Page 1


on y›llarda dünya toplumlar›n›n yaflad›¤› dine yönelifl, bugün art›k aç›kça görülen bir gerçektir. Yap›lan araflt›rmalar, düzenlenen kamuoyu yoklamalar› dinin insanlar›n hayat›nda çok önemli bir yer tuttu¤unu, eskiye k›yasla çok daha fazla insan›n dini de¤erlere önem vermeye bafllad›¤›n› ve maneviyata yöneldi¤ini göstermektedir. Amerikal› yazar Patrick Glynn, 1997'de yay›nlanan “God: The Evidence, The Reconciliation of Faith and Reason in a Postsecular World” (Allah'›n Delilleri, Sekülerizm Sonras› Dünyada Ak›l ve ‹nanc›n Uzlaflmas›) kitab›nda, bu konuda flu yorumu yapar:

S

“Geçen iki on y›l›n araflt›rmalar›, daha önceki neslin seküler ve ateist düflünürlerinin Allah hakk›ndaki tüm varsay›mlar›n› ve öngörülerini tersine çevirmifltir. (Söz konusu) Modern düflünürler, bilimin evrenin daha da mekanik ve rastlant›sal oldu¤unu ortaya ç›karaca¤›n› sanm›fllar; aksine bilim, evrende ak›l almaz derecede genifl bir 'büyük tasar›m' oldu¤unu gösteren hiç beklenmedik hassas düzenin boyutlar›n› keflfetmifltir. Modern psikologlar dinin bir nevroz olarak tan›mlan›p terk edilece¤ini öngörmüfller, aksine dini inançlar›n temel zihin sa¤l›n›n çok hayati bir parças› oldu¤u ampirik (bulgusal) olarak ortaya ç›km›flt›r…”

Patrick Glynn’in üzerinde durdu¤u bu dönüflümün en net gözlemlenebildi¤i ülkelerden birisi de kuflkusuz Amerika Birleflik Devletleri’dir.

Amerika’da ‹nanç Amerika kuruldu¤u günden beri dini de¤erlere önem veren bir toplum yap›s›na sahip olmufltur. Bu konuda yap›lan en son araflt›rmalardan birisi de U.S. News dergisi ve PBS televizyonu taraf›ndan ortaklafla gerçeklefltirilen ‘Amerika’da ‹nanç’ bafll›kl› araflt›rmad›r. Bu araflt›rma daha sonra U.S. News dergisinin kapak konusu olarak da ele al›nm›fl ve dergide konuya yaklafl›k 10 sayfal›k bir bölüm ayr›lm›flt›r. Araflt›rma esnas›nda yaln›zca Amerikal›lar›n dini de¤erler hakk›ndaki görüflleri al›nmam›fl, ‘Allah’a yak›nl›k’, ‘ibadetlerin yerine getirilmesi’, ‘dinler aras› hoflgörü’, ‘baflka dinler hakk›ndaki düflünceler’ gibi farkl› konularda da halk›n yaklafl›mlar› belirlenmifltir. Bu kapsaml› araflt›rma sonucunda ortaya ç›kan tabloyu de¤erlendiren U.S. News dergisinde yer alan haberde verilen tespit son derece çarp›c›d›r: ‘Buna göre ABD, dünyan›n hem en zengin, en güçlü, en e¤itimli hem de 2 ARAfiTIRMA, Temmuz 2002


en dindar ülkelerinden birisidir.’ Rakamlar incelendi¤inde, U.S. News dergisinin bu yorumunun hiç de abart›l› bir yorum olmad›¤› görülmektedir. Bu rakamlar 1960’lardan beri yap›lan araflt›rmalarda elde edilen en yüksek rakamlard›r: ■ Amerikal›lar›n yaklafl›k 2/3’si dinin hayatlar›nda çok önemli bir yere sahip oldu¤unu söylemektedir. ■ ‘Dinin sizin hayat›n›zdaki önemi nedir?’ sorusuna Amerikal›lar›n, %69’u çok önemli derken, %24 oldukça önemli oldu¤unu belirtmifltir. ■ Nüfusun yar›s›na yak›n› haftada bir kere ibadetini yerine getirmekte, dini bir törene kat›lmaktad›r. ■ Halk›n %22’si ise haftada birden fazla defa ibadetini yerine getirmek üzere dini törenlere kat›lmaktad›r. ■ Befl Amerikal›dan dördü hayat›nda en az bir kere Allah’›n yak›nl›¤›n› ve gücünü hissetti¤ini söylerken, toplumun %49’u ise bunu oldukça s›k hissettiklerini belirtmektedirler. Bu rakamlar›n 60’lardan bu yana en yüksek veriler olmas›, Amerikan halk›n›n gün geçtikçe daha çok dindarlaflt›¤›n› göstermektedir. Nitekim araflt›rmay› gerçeklefltiren ünlü Gallup flirketinin yöneticilerinden George Jr. Gallup da insanlar›n manevi bir aray›fl içinde oldu¤unu ve bu aray›-

Üste May›s 2002 tarihli U.S. News dergisinin kapa¤› gözüküyor. www.arastirma.org

fl›n ancak dini duygularla tatmin edilmesinin mümkün oldu¤unu söylemektedir. Amerika’da dinin yükseliflinin bir di¤er göstergesi de, gün geçtikçe artan ibadethanelerdir. Amerika’n›n en güneyinden en kuzey noktas›na, bat›s›ndan do¤usuna kiliselerin, sinagoglar›n ve camilerin say›s›nda önemli bir art›fl görülmektedir. Bunlar aras›nda en çok dikkat çekeni ise cami say›s›n›n büyük bir h›zla ço¤al›yor olmas›d›r. Bugün Amerika, dünyan›n kifli bafl›na en çok cami düflen ülkesi konumundad›r. Amerika’da 865 kifliye bir cami düflmektedir. ‹slam, Amerika’n›n en h›zl› büyüyen dinlerinden birisidir ve cami say›s›n›n art›fl› bu yükseliflin iflaretlerinden sadece bir tanesidir. Ayn› araflt›rma ile ortaya ç›kan bir di¤er önemli tespit de dinler aras› hoflgörü ve tolerans›n Amerika’da son derece yayg›n olmas›d›r. Nitekim Atlanta Emory Üniversitesi’nden Gary Laderman Amerikan halk›n›n ço¤ulculuk anlay›fl›ndaki

geliflmeyi, ‘fiu anda yaflad›¤›m›z ço¤ulculu¤un geçmiflte bir örne¤i görülmedi’ sözleri ile tarif etmektedir. Amerika’n›n dini ço¤ulculu¤unda en çok dikkati çeken yönlerden birisi de, Müslümanlar›n -bu vesile ile- toplum hayat›nda gittikçe daha fazla yer edinmeleri ve daha çok güçlenmeleridir. Özellikle Baflkan Bush’un yönetime gelmesinin ard›ndan, camiler de devlet adamlar›n›n pek ço¤unun ilgi sahas›na girmifltir. Ramazan ay› için özel toplant›lar düzenlenmekte, papazlar ve hahamlarla birlikte art›k Müslümanlar da yasama ve yürütme organlar›n›n aç›l›fl törenlerine kat›lmakta ve onlarla birlikte dua etmektedirler.

Amerika ve ‹slam Bundan otuz k›rk sene önce Amerikan halk›n›n büyük ço¤unlu¤u ‹slam hakk›nda hemen hiçbir bilgiye sahip de¤ilken, bugün ‹slam, Amerika’da üzerinde en çok konuflulan, hakk›nda en çok program haz›rlanan, yaz› yaz›lan, rapor düzenlenen, araflt›rma yap›lan din haliARAfiTIRMA, Temmuz 2002 3


www.turkislamkulturu.net ne gelmifltir. Kuflkusuz bu durumun Amerikan toplumunun ‹slam’› ö¤renmesinde büyük pay› vard›r. Bir yandan bu programlar›, yaz›lar›, araflt›rmalar›, raporlar› haz›rlayanlar ‹slam hakk›nda detayl› bilgiye sahip olurken, di¤er yandan bu bilginin aktar›ld›¤› kitleler de, belki de hayatlar›nda ilk defa ‹slam’la ilgili bilgi edinme f›rsat› elde etmektedirler. Böylece bilgisizlik veya yanl›fl bilgilendirme nedeniyle ‹slam’dan uzak kalm›fl olan insanlar da dalga dalga ‹slam’a yönelmektedir. Yukar›da da de¤indimiz gibi Amerika, dini de¤erler üzerine infla edilmifl bir ülkedir. Amerikal›lar›n ülkelerinden bahsederken önemle vurgu yapt›klar› konulardan biri de, her dinden insan›n bu topraklarda huzur ve güvenlik içinde birarada yaflayabilece¤idir. Bu durum Amerika’ya göç eden Müslümanlar›n dinlerini yaflamak ve anlatmak

için rahat bir ortam bulmalar›n› ve say›lar›n›n gün geçtikçe artmas›n› sa¤lam›flt›r. Buna ra¤men y›llar boyunca Müslümanlar say›ca az, ekonomik ve siyasi olarak da zay›f konumda kalm›fllard›r. Son on y›lda ekonomik, siyasi ve sosyal alanda karfl›lafl›lan zorluklar tek tek ortadan kalkmaya bafllad›. Pek çok eyalette mevcut camiler dolup taflt›¤› için bir çok yeni cami infla edildi. ‹slami e¤itim veren yüzlerce okul aç›ld› ve bu okullar kendilerine gelen talepleri karfl›layabilmek için kapasitelerini art›rd›lar. Pek çok büyük flirket kendi bünyesinde çal›flan Müslümanlar için mescidler açt›, çeflitli bankalar ‹slami kurallara göre faaliyet gösteren bölümler oluflturmaya bafllad›lar, pek çok devlet kurumunda üst düzey mevkilerde Müslümanlar görev 4 ARAfiTIRMA, Temmuz 2002

almaya bafllad›. Ayn› flekilde son y›llar Müslümanlar›n Amerikan siyasetinde ilk defa bu derece etkin oldu¤u bir dönem oldu. Baflkan Clinton döneminde Hillary Clinton’›n Beyaz Saray’da bayram kabulü gelene¤ini bafllatmas› ile ilk defa resmi olarak Müslümanlar› a¤›rlayan Amerikan yönetimi, 2001 y›l›nda da Baflkan George Bush’un iftar daveti ile ilk defa Müslümanlar› iftar yeme¤inde konuk etti. Baflta Amerikan Baflkan› ve bakanlar› olmak üzere devlet yöneticileri konuflmalar›nda s›k s›k Kuran’dan ayetler kullanmaya, ‹slam’› övmeye, Müslüman organizasyonlar›n liderleri ile birebir ba¤lant›lar kurmaya, camileri ziyaret etmeye bafllad›lar. Amerikan Kongre ve Senatosu’nda bu y›l ilk defa, ‹ncil ve Tevrat'la birlikte Kuran’dan ayetler okundu. Amerika’n›n ünlü dergilerinden The Christianity Today dergisi ise ‘Are Christians Ready for Muslims?’ (H›ristiyanlar Müslümanlar için Haz›r m›?) bafll›¤› ile yay›nlad›¤› haberde, ‹slam’›n Amerika’daki yükselifline flöyle yer vermekteydi: “2015 y›l›na gelindi¤inde ‹slam’›n Yahudili¤i geçerek Amerika’n›n ikinci en büyük dini olaca¤› tahmin ediliyor. Bat›’ya göç eden Müslümanlar Bat›n›n kültürel ve dini de¤erlerinde bir tak›m de¤ifliklilere neden oldular. Detroit’de bir hastane Müslüman hastalar›na Kuran da¤›t›yor, Denver Uluslararas› Havaalan›nda Müslümanlar›n ibadet edebilmesi için bir mescid aç›ld›, Amerikan Senatosu aç›l›fl töreni için Müslüman bir din adam› davet etti, ordu Müslüman din adamlar›n› göreve ald›, Beyaz Saray Ramazan bayram› için tebrik kartlar› yollamaya bafllad›, Washington’daki S. Arabistan Büyükelçili¤i her ay hapishanelere 100 Kuran hediye ediyor


ve imamlar gönderiyor. Ira Rifkin’in Religion News Service’de bildirdi¤i habere göre (30.11.1999), Kongrede çal›flan Müslümanlar düzenli olarak ibadetlerini yerine getiriyorlar. “ Bu konuda tespitte bulunan önemli isimlerden birisi Ço¤ulculuk Projesi ad›n› verdi¤i dinler aras› diyalog projesi ile tan›nan Prof. Dianne Eck idi. (Eck bu projesi ile özel bar›fl ödülüne lay›k görüldü.) Eck, Yeni Bir Dindar Amerika kitab›nda ‹slam’›n yükselifli ile ilgili tespitlerini flöyle aktar›yordu: “Müslümanlar gün geçtikçe Amerikan toplumu içerisinde daha kalabal›k ve görünür hale geliyorlar. Halka hitap edilen konuflmalarda eskiden yaln›zca, ‘kiliseler ve sinagoglar’dan bahsedilirken, bugün ‘kiliseler, sinagoglar ve camiler’ deniliyor. Müslümanlar için kutsal olan Ramazan ay› flimdi art›k kamuoyunun da dikkatini çekiyor ve Dallas Morning News, Minneapolis Star Tribune gibi gazetelerin sütunlar›na tafl›n›yor. Günün sonunda yenen ve iftar ad› ile an›lan yemekler ise art›k herkes taraf›ndan biliniyor. 1990’lar›n sonlar›ndan itibaren Kongre’de, Pentagon’da ve D›fliflleri Bakanl›¤›nda çal›flan Müslümanlar taraf›ndan iftar yemekleri organize edilmeye baflland›. 1996 y›l›nda ilk defa, Beyaz Saray Ramazan Bayram› için Müslümanlar› konuk etti. Bu gelenek halen devam ediyor. Ayn› y›l Amerikan donanmas›, Norfolk Deniz Üssü’nde, ilk defa Müslüman bir din adam›n› göreve ald›. Te¤men Noel’in imaml›¤›nda bu üsde her Cuma 50 denizci toplu olarak Cuma namaz› k›l›yorlar. Tüm bunlar bize Amerika’n›n din hayat›nda yeni bir dönemin bafllad›¤›n› iflaret ediyor.”

Dianne Eck’in de üzerinde durdu¤u gibi geliflmeler yeni bir ça¤›n bafllad›¤›n›n iflaretidir. Bu ça¤ yaln›zca Amerika’da de¤il, tüm dünyada ‹slam’›n h›zla yay›ld›¤› bir ça¤ olacakt›r.

www.arastirma.org

‹slam’›n Ayd›nl›k Gelece¤i Amerika’da büyük bir dine yönelifl yaflanmakta ve ‹slam Amerika’da gittikçe güçlenmekte, h›zla yay›lmaktad›r. Din ahlak› dalga dalga tüm dünyaya yay›lmaktad›r. Bunlar›n her biri ola¤anüstü geliflmelerdir ve Allah’›n izni ile, çok daha önemli geliflmelerin ilk iflaretleri niteli¤indedir. (Harun Yahya, Bat› Dünyas› Allah’a Yöneliyor)

Allah Kuran’da hak dinin muhakkak galip gelece¤ini bildirmifltir. Bu ayetlerden birisi flu flekildedir: “Allah, içinizden iman edenlere ve salih amellerde bulunanlara va'detmifltir: Hiç flüphesiz onlardan öncekileri nas›l 'güç ve iktidar sahibi' k›ld›ysa, onlar› da yeryüzünde 'güç ve iktidar sahibi' k›lacak, kendileri için seçip be¤endi¤i dinlerini kendilerine yerleflik k›l›p sa¤lamlaflt›racak ve onlar› korkular›ndan sonra güvenli¤e çevirecektir. Onlar, yaln›zca Bana ibadet ederler ve Bana hiç bir fleyi ortak koflmazlar. Kim bundan sonra inkar ederse, iflte onlar fas›kt›r.” (Nur Suresi, 55) Bu nedenle tüm bu geliflmeleri de¤erlendirirken bunlar›n Allah’›n birer vaadi oldu¤unu unutmamak gerekir. Yaflan›lan geliflmelerin bu bak›fl aç›s›yla de¤erlendirilmesi, konunun öneminin gere¤i gibi takdir edilmesi aç›s›ndan da önemlidir. Söz konusu geliflmeler bu bilinçle de¤erlendirildi¤inde, Allah’›n bizi bu önemli geliflmelerin yafland›¤› dönemde yaratm›fl olmas›n›n flükredilmesi gereken bir nimet oldu¤u da anlafl›l›r. Çünkü yaflan›lan her bir olay çok daha önemli ve büyük geliflmelere arac› olmakta, Müslümanlar›n as›rlard›r bekledikleri kutlu dönemin yaklaflt›¤›n› müjdelemektedir. Bu nimet karfl›s›nda yap›lacak flükür ise hem sözlü olarak hem de fiili olarak gerçeklefltirilmelidir. Fiili olarak yap›lacak flükür, Kuran ahlak›n›n dünyaya hakim olmas›n› h›zland›rmak için çal›flmakt›r. Bu da bir yandan bu hakimiyete engel olmaya çal›flan din d›fl› ideolojiler ile fikri olarak mücadele etmeyi, bir yandan da Kuran ahlak›n› her f›rsatta insanlara ulaflt›rmak için çaba göstermeyi gerektirir. ARAfiTIRMA, Temmuz 2002 5


11 Eylül sald›r›s›n›n ilk gününden itibaren baflta Baflkan George W. Bush olmak üzere pek çok Amerikal› devlet adam›, ‹slam'›n bir bar›fl dini oldu¤unu aç›kça belirttiler. Örne¤in Bush, Washington'daki ‹slam Merkezi'nde yapt›¤› 17 Eylül 1999 tarihli konuflmas›nda flöyle diyordu: "Terörün ‹slam’da yeri yoktur. ‹slam böyle bir din de¤ildir. ‹slam bar›fl dinidir. Bu teröristler bar›fl› temsil etmiyorlar. Onlar savafl› ve kötülü¤ü temsil ediyorlar. ‹slam’› düflündü¤ümüz zaman, dünya genelinde bir milyar insan›n tabi oldu¤u bir dini düflünüyoruz. Milyonlarca insan bu din ile huzur ve tatmin buluyor. Ve her ›rktan insan›n bir arada kardefller olarak yaflamas›n› sa¤l›yor. Amerika’da da vatandafllar›m›z aras›nda milyonlarca Müslüman var ve onlar›n bu ülkeye büyük katk›lar› oluyor

John Esposito, Graham Fuller gibi di¤er pek çok Ortado¤u uzman› ve stratejisyen, ABD'nin ‹slam dini veya ‹slam medeniyeti ile de¤il, ‹slam dünyas›nda ortaya ç›kan bir grup fanatik ile karfl› karfl›ya oldu¤unu, buna karfl›n dünya Müslümanlar›n› dost edinmesi gerekti¤ini savunuyor. Bu görüflü dile getiren Ortado¤u uzmanlar›n›n en ünlüsü ise Daniel Pipes. Amerikan gazetelerinin ve televizyonlar›n›n görüfllerine en s›k baflvurdu¤u otoritelerden biri olan Pipes, "ABD'yi hedef alan düflman, ‹slam dünyas› içindeki baz› militanlard›r, buna karfl› ABD'nin her yerde ›l›ml› ‹slam'› desteklemesi gerekir" tezini savunuyor. Pipes'›n "›lml› ‹slam" olarak tan›mlad›¤› kavrama bakt›¤›m›zda ise bunun ‹slam'›n bizzat kendisi oldu¤unu görüyoruz. Çünkü Pipes'›n ve di¤erlerinin "›l›ml› ‹slam" sözüyle kast ettikleri kavram, yeryüzünde bar›fl›n, adaletin, hoflgörünün hakim olmas›n› savunan, kan dökülmesine ve çat›flmaya 6ARAfiTIRMA, Temmuz 2002

Asl›nda ABD yönetiminin ‹slam'a yönelik olumlu tavr›, 11 Eylül'den çok daha önce bafllam›flt›. Clinton döneminde Beyaz Saray'da Bayram kabulü ve kutlamalar› bafllat›ld›. Baflkan Clinton Kuran ayetleri okunarak bafllanan bu kutlamada flu önemli yorumlar› yapm›flt›: “‹mam’›n Kuran’da okudu¤u bölümde, Allah’›n insanlar› birbirleri ile çat›flmalar› için de¤il, tan›flmalar› için farkl› ›rklarda yaratt›¤› bildiriliyordu. Bence bu çok etkileyici... Kuran’da Allah’›n milletleri ve ›rklar› birbirlerini tan›s›nlar, düflüncelerini paylafls›nlar diye yaratm›fl oldu¤unun belirtilmesi bence muhteflem bir fley... fiunu söylememe izin verin, bence dünyan›n ‹slam’dan ö¤renece¤i çok fazla fley var. Dünyada her dört insandan biri Müslüman. Amerikal›lar üniversitelerde ve liselerde ‹slam’› ö¤reniyorlar. Benim de k›z›m lise ö¤rencisi iken ‹slam tarihi dersi alm›fl ve Kuran’›n büyük bölümünü okumufltu...”

karfl› ç›kan bir din anlay›fl›. Bu da zaten Kuran'da Allah'›n tarif etti¤i gerçek Müslümanl›k. Pipes'›n sözünü etti¤i militanlar ise, kendi ifadesiyle, "faflizm ve Marksizm/Leninizme benzer bir ideolojiyi savunanlar." Pipes, bu ideolojiye ve onun do¤urdu¤u terörizme karfl› savafl›rken Müslümanlar›n korunmas›na büyük önem verilmesini ›srarla vurguluyor. Örne¤in ona göre; "Kiflisel olarak Müslümanlara veya cami ve benzeri ‹slami kurumlara çok büyük sayg› gösterilmeli. Müslümanlar hakk›nda hiçbir önyarg›l› yorum ve aç›klama yap›lmamal›. Müslümanlar›n mülklerine ve kendilerine yönelik sald›rganl›k ve holiganizm giriflimlerine karfl› ekstra koruma önlemleri al›nmal›. Bas›n, politikac›lar ve di¤er kanaat önderleri bu konular hakk›nda topluma yön vermeli." (The Daily Telegraph, September 14, 2001)


www.ahirzaman.net arun Yahya’n›n gerek ülkemiz gerekse tüm dünyada büyük bir h›zla devam etmekte olan hizmetlerinin son halkalar›ndan biri yeni aç›lan bir internet sitesi. www.ahirzaman.net. Harun Yahya, 200’e yak›n kitab›, 30’u aflk›n internet sitesiyle gerçek bir hizmet insan›d›r. Bu ay dünya çap›nda dört bir k›taya yay›lan bu hizmet aflk›n›n son halkas› olan ahirzaman.net’ den bahsedece¤iz. www.ahirzaman.net sitesi, ad›ndan da anlafl›laca¤› üzere, içeri¤i ahir zaman ve bu dönemde yaflanacak olan Kuran ahlak›yla ilgili. Peygamber Efendimizin hadisi fleriflerinde müjdeledikleri bu kutlu dönemin alametlerinin günümüzde yaflanmakta oldu¤u, sitede vurgulanan konulardan biri. Sitede ifllenen konular birbirinden ilginç 8 ana bafll›k alt›nda derlenmifl. Bu bafll›klar s›ras›yla: Ahir Zaman Ne Demek?, Kuran’da K›yamet Alametleri, Ahir Zaman ve Mehdi Alametleri, Hz. ‹sa Ahir Zamanda Yeryüzüne Dönecek-

H

tir, Alt›nça¤, Kehf Suresinden Ahir Zamana ‹flaretler, Hz. Süleyman’›n Hayat›ndan Ahir Zamana ‹flaretler, Mehdi ve Ahir Zaman. Bu kutlu dönem hakk›nda e¤er yeterli bilgiye sahip olmad›¤›n›z› düflünüyorsan›z sitenin içeri¤i size yol gösterici nitelikte. Yine sitede verilen linklerde Harun Yahya’n›n eserlerinden faydalan›larak haz›rlanm›fl olan bu konuyla ilgili di¤er internet adreslerini ve Harun Yahya'n›n ahir zamanda yaflanacaklar hakk›nda yazd›¤› kitaplar›n› da okuma imkan›na sahip oluyorsunuz. ‹çinde bulundu¤umuz dönemi elimizdeki bilgiler ›fl›¤›nda de¤erlendirdi¤imizde, ahir zamanda oldu¤umuzu hemen anl›yoruz. Site, bu çok önemli zaman dilimini daha iyi anlayabilmek için tam anlam›yla bir yard›mc› niteli¤inde. Siteyi inceledi¤inizde günlük hayatta düflünmeden üzerinden geçti¤imiz olaylar›n asl›nda Kuran ahlak›n›n yaflanaca¤› y›llar›n müjdecisi oldu¤unu anlayacaks›n›z.

7 ARAfiTIRMA, Temmuz 2002


‹NCELEME

‹slam kaynaklar›nda, dünyan›n son dönemlerinlerde, aralar›nda Mesih'in ortaya ç›k›fl› da dahil olmak üzere son derece büyük olaylar›n yaflanaca¤› anlat›l›r. Bu zaman dilimi, k›yametten k›sa bir süre öncedir ve "ahir zaman" (son zaman) diye adland›r›l›r. Ahir zamanda neler yaflanaca¤› Peygamberimiz (sav)'in hadislerinde ayr›nt›lar›yla tarif edilmektedir. Ahir zaman, insanlar›n›n ço¤unun sapk›nl›¤a düflece¤i, ‹slam ahlak›n›n zay›flayaca¤›, din aleyhtar› ve zalim sistemlerin tüm dünyaya egemen olaca¤› bir dönemle birlikte bafllayacakt›r. Ahir zamanda ortaya ç›kacak olan zulüm ve inkar sistemi, "fitne" olarak tan›mlan›r. "Fitne" insanlar›n manevi yönden sapmalar› (Allah'› tan›mamalar›, O'nun hükümlerinden yüz çevirmeleri) yan›nda büyük bir anarfli ortam›n›, savafl, zulüm ve kan dolu bir sistemi ifade etmektedir. ‹flte bu ortam içinde, pek çok güvenilir hadiste haber verildi¤i gibi Allah, tüm insanl›¤›n kurtuluflu için "Mehdi" olarak tan›mlanan bir manevi lideri seçip gönderecektir. Mehdi, din aleyhtar› düflünce sistemini y›karak insanlar› imana yöneltecek, ‹slam'› hurafelerden kurtararak as›l saf haline döndürecektir. Ancak Mehdi ‹slam'› “ihya edip (hayata döndürüp) Kuran ah8 ARAfiTIRMA, Temmuz 2002

lak›n› yayg›nlaflt›r›rken, öte yandan karfl›t bir güç ve güçlü bir deccal (sapt›r›c›) ortaya ç›kacakt›r. Bu deccal, hadislerde bildirildi¤i üzere, kendisinin Mesih oldu¤unu öne sürecektir. Mesih-i Deccal parapsikolojik yeteneklere, hipnoz gücüne sahip olacak, büyü yoluyla ola¤anüstü ifller yapacak ve böylece ba¤l›lar›n›n say›s›n› art›racakt›r. Hz. ‹sa, çok say›da güvenilir hadiste bildirildi¤i üzere, ahir zamanda yeniden yeryüzüne dönecektir. Hz. ‹sa, Mehdi ile birleflecek ve onunla birlikte Mesih-i Deccal'in liderli¤indeki kötülerin ittifak›na karfl› mücadeleye giriflecektir. Yine hadislerde bildirildi¤i üzere, H›ristiyanlar›n önemli bir bölümü, Hz. ‹sa'n›n ortaya ç›k›fl›ndan bir süre sonra, gerçek Mesih'in o oldu¤unu anlayarak Mesih-i Deccal'i terk edip, ‹slam ahlak›n› kabul edeceklerdir. Böylece Mesih-i Deccal, ba¤l›lar› ile birlikte yaln›z kalacak ve iki taraf aras›nda büyük bir mücadele yaflanacakt›r. Kitab-› Mukaddes'te Armagedon olarak bilinen bu savafl, asl›nda Mesih-i deccalin temsil etti¤i inkarc› sistem ile Mehdi’nin temsil etti¤i Hak sistemin aras›nda yaflanacak fikri ve ilmi mücadeleyi ifade eder. Bu büyük mücadele Müslümanlar taraf›ndan kazan›lacak, Mesih-i Deccal’in inkarc› sistemi yeryüzünden silinecektir. Tüm dünya ‹slam ahlak›n›n egemenli¤i alt›na girecek; ahir zamanda yeryüzünü


www.ahirzaman.net ölüm ve ac›, bu kötülük düzeninin sonuçlar›ndand›r. Kötülük ittifak›n›n zirveye t›rmand›¤› 20. yüzy›l, daha önceki dünya tarihiyle k›yaslanamayacak kadar kanl›d›r. Bozgunculu¤u kuran ve yöneten önde gelenler, "... yeryüzünde bozgunculu¤a çal›fl›rlar..." (Maide Suresi, 64) ayetinin hükmü uyar›nca, yeryüzünde karmafla ve ölüm üretmifllerdir.

Armagedon!...

adaletsizlik ve zulümle dolduran fitne, yerini ilahi adalet, bereket ve bar›fla b›rakacakt›r.

Ahir Zaman›n Gelifli Hadislerde ahir zaman›n ilk evresinde büyük bir fitne olaca¤› haber verilmektedir. Bu fitnenin en büyük özelli¤i insanlar›n Kuran ahlak›ndan uzaklaflmalar›, ikincisi ise dünyada büyük bir kargafla, savafl ve adaletsizlik yaflanmas›d›r. Bediüzzaman Said-i Nursi de, Mektubat'ta ahir zaman fitnesinden flöyle söz eder: “Tabiatç› ve materyalist felsefeden do¤an bir "nemrudi" ak›m, ahir zamanda maddeci felsefe sayesinde yay›larak kuvvet bulup, Allah'› inkar edecek bir dereceye gelecektir.” Bu inkar sistemi, dünya tarihinde insanlar› Allah’tan ve Allah korkusundan uzaklaflt›rm›fl, dinden koparm›flt›r. Protestanl›k ve Ayd›nlanma ile Avrupa'da do¤an inkarc›l›k ak›mlar› tüm di¤er co¤rafyalara ihraç edilmifl, insanlar›n Allah'tan uzak, O'ndan ba¤›ms›z bir hayat yaflayabilece¤i yalan› zihinlere enjekte edilmifltir. Maddeci felsefenin yeryüzünde oluflturdu¤u anarfli ve zulüm de ahir zaman fitnesinin tan›m›na uymaktad›r. Düzen, tüm yeryüzünü kana bo¤mufltur. Avrupa'daki mezhep savafllar›ndan Frans›z ya da Bolflevik devrimleri gibi ihtilallere, ulus-devlet çat›flmalar›ndan dünya savafllar›na, ideolojik çarp›flmalardan Üçüncü Dünya katliamlar›na kadar pek çok toplu www.arastirma.org

Asl›nda bugün dünya Müslümanlar›na karfl› giriflilen soyk›r›m ve katliamlar›n Armagedon'un bir ön safhas› oldu¤unu düflünebiliriz. Tüm dünyada saran materyalist ve zalim sistem, büyük olas›l›kla, Mehdi ve Hz. ‹sa geldi¤inde Müslümanlar›n fikri mücadele edecekleri yegane ak›m olacakt›r. Bugün dünyan›n dört bir yan›ndaki materyalist ve ateist örgütlenme, bu mücadelenin uzun vadedeki düflman› olan kötülerin ittifak›n› oluflturmaktad›r. ‹nsanlar›n kalbinden Allah sevgisi ve Allah korkusunu almaya çal›flan kötülük ittifak› tarihte efli benzeri görülmemifl bir fikri yenilgiyle karfl›laflacakt›r. ‹flte bu savafl sonunda kesin bir zafer ve hakimiyet kazanacak olan ‹slam ahlak›n› yaflayanlar Alt›nça¤› yaflamaya bafllayacaklard›r. Dünyadaki geliflmelerden, Alt›nça¤›n yaklaflmakta oldu¤u ve Allah’›n izni ile, ‹slam ahlak›n›n dünya hakimiyetinin, güçlü bir lider millet öncülü¤ünde, çok k›sa sürede gerçekleflebilece¤i anlafl›lmaktad›r. Dünya üzerinde bu birikime ve deneyime sahip olan yegane millet Türk Milleti’dir. Bu, günümüzde pek çok Bat›l› siyasetçi ve stratejist taraf›ndan da dile getirilen aç›k bir gerçektir. Hadislerde sözü edilen Hz. Mehdi de Türk Milletinin flahs› manevisini ifade etmektedir. 21. yüzy›l Allah’›n izni ile Türk Milleti’nin dünyaya ‹slam ahlak›yla yön verdi¤i ve cennet gibi bir dünyan›n oluflmas›nda öncülük etti¤i kutlu bir dönem olacakt›r. ARAfiTIRMA, Temmuz 2002

9


er insan gün içinde belli bir zaman› uyuyarak geçirmek zorundad›r. Ne kadar çok ifli olsa da, ne kadar istemese de belli bir süre sonra uyumas› ve bedenini dinlendirmesi, en az›ndan gününün 1/4'ünü bir yerde yatarak geçirmesi kaç›n›lmazd›r. Aksi takdirde hayat›n› sürdürmesi imkans›z hale gelir. Her gün yaflad›¤› 24 saatin asl›nda en fazla 18 saatini fluurlu olarak geçirir, geri kalan minimum 6 saatlik uykuda bilinci tamamen kapal›d›r. Bu aç›dan bak›nca karfl›m›za flöyle çarp›c› bir rakam ç›kar: Ortalama 60 senelik bir yaflam›n en az 1/4'ü yani 15 senesi "bilinçsiz" olarak geçmektedir. Peki uykunun bir alternatifi var m›d›r? "Ben uyumak istemiyorum" diyen insan için durum nas›l olur? ‹ki gün uyumayan insan›n gözleri kanlan›r, cildi bozulur, rengi solar. Bu süre daha da uzayacak olursa, fluur kayb›na kadar varabilecek durumlar oluflur. ‹nsan istese de istemese de bir günün sonunda mutlaka gözleri kapan›r, dikkati da¤›l›r ve kendini birdenbire uykuya dalm›fl olarak bulur. (Harun Yahya, Gerçe¤i Bilmek)

H

10 A R A fi T I R M A , T e m m u z 2 0 0 2


Bu kaç›n›lmazd›r; en güçlüsünden en zay›f›na, en güzelinden en çirkinine, en zengininden en fakirine; bu, herkes için de¤iflmez bir kurald›r. Uykunun hemen öncesinde, vücut adeta ölür gibi duyars›zlaflmaya bafllar, hiçbir fleye tepki veremez hale gelir. Biraz önce sesi duyan ve alg›layan kulaklar, fiziksel aç›dan sa¤lam bir durumda olmalar›na ra¤men duyamaz, fonksiyonlar›n› yerine getiremezler. Beden bütün faaliyetlerini minimum seviyeye indirir, dikkat azal›r, konsantrasyon düfler, hareketler yavafllar. Ölümü ruhun bedenden ayr›lmas› olarak tan›mlad›¤›m›za göre, bu da bir tür ölümdür. Çünkü insan›n bedeni yata¤›nda yatmaktad›r ama o anda ruhu çok farkl› bir mekanda, çok farkl› olay-

Ama her nedense insanlar, hayatlar›n›n dörtte birini alg›ya dair hiçbir fonksiyonlar›n› yerine getiremez bir durumda "ölü" halde geçirdikleri halde, bunun anlam›n› pek düflünmezler. Uykuya dalmalar› ile birlikte dünyada kendileri için önemli olan ne varsa bir kenara b›rakt›klar›n› hiç ak›llar›na getirmezler. Oysa insan uykuya dald›¤› an, o gün içerisinde kazand›¤› para, girdi¤i önemli bir s›nav, ald›¤› güzel bir hediye art›k onun için hiçbir fley ifade etmez. Bu, bir nevi dünya ile hiçbir ba¤lant›s›n›n kalmamas› anlam›na gelir.

60 y›l yaflayan bir insan asl›nda bu yaflam›n›n yar›s›n› "fluursuz" olarak geçirmektedir. Di¤er yar›s› ile ilgili ise pek çok rakam verilebilir. Örne¤in, çok uzun bir zaman dilimi yemek haz›rlayarak ve yiyerek, bedenini ve çevresini temizleyerek ya da trafikte bir yere ulaflmaya çal›flarak geçmektedir. Bu örnekleri çok fazla artt›rabiliriz. Sonuçta ortaya ç›kan ise "koskoca ömür"den geriye do¤al ihtiyaçlar›n› karfl›lamas› d›fl›nda belki 3-5 y›ll›k bir vaktin kald›¤›d›r. Peki bu kadarc›k bir zaman›n sonsuz hayat yan›nda nas›l bir de¤eri olabilir?

"Sizi geceleyin öldüren ve gündüzün 'güç yetirip etkilemekte olduklar›n›z›' bilen, sonra ad› konulmufl ecel doluncaya kadar onda sizi dirilten O'dur" (Enam Suresi, 60) lar yaflad›¤›n› sanmaktad›r. Belki kendisini deniz kenar›nda, s›ca¤›n alt›nda hissetmektedir, ama asl›nda o an odas›nda yatmaktad›r. Ölüm de insana ayn› etkiyi yapar: Onu bu dünyada kulland›¤› bedenden ay›r›r ve yeni bir bedenle yeni bir dünyaya tafl›r. Uyku ile ölüm aras›ndaki bu benzerlik, Kuran'da da vurgulan›r. Bir ayette, "Sizi geceleyin öldüren ve gündüzün 'güç yetirip etkilemekte olduklar›n›z›' bilen, sonra ad› konulmufl ecel doluncaya kadar onda sizi dirilten O'dur" (Enam Suresi, 60) fleklinde buyrulmaktad›r. Ölüm ile uykunun benzer iki olay gibi anlat›ld›¤› bir baflka ayet ise flöyledir: “Allah, ölecekleri zaman canlar›n› al›r; ölmeyeni de uykusunda (bir tür ölüme sokar). Böylece, kendisi hakk›nda ölüm karar› verilmifl olan› tutar, öbürünü ise ad› konulmufl bir ecele kadar sal›verir. fiüphesiz bunda, düflünebilen bir kavim için gerçekten ayetler vard›r.” (Zümer Suresi, 42) www.arastirma.org

www.maddeninardindakisir.com Buraya kadar verilen tüm örnekler, insan hayat›n›n asl›nda ne kadar k›sa oldu¤u ve ne kadar "zaruri" ifllerle geçirildi¤ini anlatmaktad›r. Bu hayattan, zaruri ifllere harcanan tüm zamanlar› ç›kard›¤›m›zda; bir insan›n e¤lendi¤ini düflündü¤ü, isteklerini yapabildi¤i, "dünyada istedi¤im gibi yafl›yorum" diyebildi¤i anlar son derece azd›r. Geriye dönüp bakt›¤›nda, sadece beslenmeye, giyinmeye, temizlenmeye, uyumaya ve daha iyi flartlarda yaflamak için çal›flmaya harcad›¤› y›llar› kapsayan çok uzun bir zaman dilimi ile karfl› karfl›ya kal›r. ‹nsan›n dünyada geçirdi¤i zamanla ilgili hesaplamalar kuflkusuz düflündürücüdür. Daha önce de belirtti¤imiz gibi ortalama 60 y›ll›k bir ömrün en az 15 y›l› kesin olarak uykuda geçmektedir. Geriye kalan 40-45 senenin ise ilk 5-10 y›l› çocukluktan kaynaklanan bir fluursuzluk dönemidir. Yani

‹flte bu noktada gerçek iman sahibi insanlar ile inkarc› insanlar aras›ndaki fark ortaya ç›kar. ‹nkarc› insan hayat›n›n yaln›zca bu dünyada yaflad›¤› y›llardan ibaret oldu¤unu sanm›flt›r. Ve "göz aç›p kapay›ncaya kadar" geçen dünyan›n kendince "tad›n› ç›karmaya" çal›fl›r, ama bofluna yorulur. Çünkü bafltan beri anlatt›¤›m›z gibi bu dünya hem çok k›sad›r, hem de çok say›da eksikliklerle doludur. Dahas›, Allah'a güvenip dayanmad›¤› için, dünyan›n bütün s›k›nt›lar›n›n, endifle ve korkular›n›n ac›s›n› çeker. ‹man sahibi olan insan ise, tüm hayat›n› Allah'›n r›zas›n› kazanmak için çal›flarak geçirmifl, Allah'a teslim olman›n huzuru sayesinde dünyan›n tüm korku ve hüzünlerinden kurtulmufltur. Ancak böyle bir insan sonsuz bir mutluluk yurdu olan cenneti kazanmay› umabilir.

ARAfiTIRMA, Temmuz 2002

11


KURAN B‹LG‹S‹

www.harunyahya.org 12 A R A fi T I R M A , T e m m u z 2 0 0 2


z. ‹brahim Kuran’da kendisinden s›kl›kla bahsedilen, Allah’›n kendisinden övgüyle bahsetti¤i ve hanif bir Müslüman oldu¤u belirtilen bir peygamberimizdir. Kuran’da ‹brahim Peygamberle ilgili olarak flöyle buyrulmaktad›r: “‹yilik yaparak kendini Allah'a teslim eden ve hanif (tevhidi) olan ‹brahim'in dinine uyandan daha güzel din'li kimdir? Allah, ‹brahim'i dost edinmifltir.” (Nisa Suresi, 125) Hz. ‹brahim’in ayette haber verilen "Allah’›n dostu" s›fat›na lay›k görülmesi O’nun Allah’a olan sevgi ve korkusunun bir göstergesidir. (Harun

H

Yahya, Kuran Bilgisi)

Hz. ‹brahim’in Putperest Kavmi Hz. ‹brahim'in zaman›nda Mezopotamya Ovas›nda, Orta ve Do¤u Anadolu'da yaflayan birçok kavim, gö¤e ve y›ld›zlara tap›yorlard›. Ayr›ca bu kavimler sahte tanr›lara ait birçok kabartma resim ve heykelcik yap›yor ve bunlara tap›yorlard›. Oldukça yayg›n olan bu inanç, özellikle Yak›ndo¤u'da kendisine oldukça uygun bir yaflam sahas› bulmufl ve bu sayede uzun zaman varl›¤›n› sürdürmüfltü. Bölgede yaflayan insanlar MS 600'lü y›llara kadar bu sahte tanr›lara tapmaya devam ettiler. Bu inanc›n bir sonucu olarak, Mezopotamya'dan Anadolu'nun içlerine kadar olan bölgelerde "Ziggurat" ismiyle bilinen ve hem gözlem evi hem de tap›nak olarak kullan›lan yap›lar infla edilmiflti. Günümüzde ancak arkeolojik kaz›larla belirlenebilen bu inanç flekli, Kuran'da günümüzden as›rlar önce haber verilmifltir. Kuran'da belirtildi¤ine göre, Hz. ‹brahim bu sahte ilahlara tapmay› reddetmifl ve sadece tek gerçek ilah olan Allah'› tan›m›flt›. Kuran'› Kerim’de Hz. ‹brahim'in bu davran›fl› flöyle anlat›l›r: “Hani ‹brahim, babas› Azer'e (flöyle) demiflti: ‘Sen putlar› ilahlar m› ediniyorsun? Do¤rusu, ben seni ve kavmini apaç›k bir sap›kl›k içinde görüyorum.’” (Enam

Hani Biz İbrahim'e Evin (Kabe'nin) yerini belirtip hazırladığımız zaman (şöyle emretmiştik:) “Bana hiçbir şeyi ortak koşma, tavaf edenler, kıyam edenler, rükua ve sücuda varanlar için Evimi tertemiz tut.” (Hac Suresi, 26) beraber bir baflka yere göç (hicret) ile etmek zorunda kalm›flt›r. Ayetlerde flöyle buyrulur: “Sizden ve Allah'tan baflka tapt›klar›n›zdan kopup-ayr›l›yorum ve Rabbime dua ediyorum. Umulur ki, Rabbime dua etmekle mutsuz olmayaca¤›m. Böylelikle, onlardan ve Allah'tan baflka tapt›klar›ndan kopup-ayr›l›nca ona ‹shak'› ve (o¤lu) Yakup'u arma¤an ettik ve her birini peygamber k›ld›k.” (Meryem Suresi, 48-49)

Kabe’nin ‹nflaas› Hz. ‹brahim kavminden ayr›l›p yola koyulur, Mekke’ye geldi¤inde Allah’tan gelen vahiy üzerine bir yerde konaklayarak, bir ev infla eder. ‹flte o ev Müslümanlar›n bugün de kutsal kabul ettikleri Kabe’dir. Bu durum Kuran’da flöyle bildirilmektedir: “Hani Biz ‹brahim'e Evin (Kabe'nin) yerini belirtip haz›rlad›¤›m›z zaman (flöyle emretmifltik:) ‘Bana hiç bir fleyi ortak koflma, tavaf edenler, k›yam edenler, rükua ve sücuda varanlar için Evimi tertemiz tut.’” (Hac Suresi, 26)

onlara ilgi duyar k›l ve onlar› birtak›m ürünlerden r›z›kland›r. Umulur ki flükrederler." (‹brahim Suresi, 37) Hz. ‹brahim Mekke’ye geldi¤inde Mekke bir flehir havas›ndan çok uzakta, bofl ve ›rak bir yer durumundad›r. Hz. ‹brahim’in bu yeri seçmesindeki amac›n ne oldu¤unu yine ayetteki “dosdo¤ru namaz› k›ls›nlar diye (öyle yapt›m)” ifadesinden de anlamaktay›z. Samimi kalple kat›ks›z olarak Allah’a yönelebilmek ve Allah’a flirk koflan bir insan toplulu¤unun içinden ç›karak ayr›lmak Kuran’da örnek verilen di¤er peygamberlerin de uygulad›klar› bir yöntemdir. Allah Hz. ‹brahim’in yukar›da aktard›¤›m›z duas›na icabet etmifl ve Mekke bugün hala o dönemden bu yana insanlar›n ak›n ak›n gitti¤i bir flehir haline gelmifltir. Allah Hz. ‹brahim’i Kabe’yi infla etmesinden sonra, insanlar› hacca ça¤›rmas› ile ilgili olarak da vazifelendirmifltir. Bu durum ayetlerde flöyle haber verilmektedir: "‹nsanlar içinde hacc› duyur; gerek yaya, gerekse uzak yollardan (derin vadilerden) gelen yorgun düflmüfl develer üstünde sana gelsinler. Kendileri için bir tak›m yararlara flahid olsunlar ve kendilerine r›z›k olarak verdi¤i (kurbanl›k) hayvanlar üzerine belli günlerde (kurban adarken) Allah'›n ad›n› ans›nlar. Art›k bunlardan yiyin ve zorluk çeken yoksulu da doyurun.” (Hac Suresi, 27-28) Allah Kuran’da Kabe’nin insanlar üzerinde çok önemli bir etkisinin olaca¤›ndan da bahsetmifltir. Yukar›daki ayette haber verilen, “Kendileri için birtak›m yararlara flahid olsunlar” fleklindeki ifadede de bu durum aç›kça belirtilmifltir. Kabe’nin insanlar için kutlu ve hidayet dolu bir yer oldu¤u Ali-‹mran Suresi, 96-97’inci ayetlerde belirtilmifltir. Kabe Hz. ‹brahim döneminden beri Müslümanlar›n hac için ziyaret etti¤i çok önemli bir yer olmufltur. Peygamberimiz Hz. Muhammed döneminden önce müflriklerin çeflitli putlarla doldurdu¤u bir yer haline gelen Kabe, Peygamberimiz (sav)'in gelifliyle beraber tekrar putlardan temizlenerek Allah’›n evi s›fat›n› tafl›maya bafllam›flt›r. (Everett C. Blake, Anna G.

Bunun üzerine Hz. ‹brahim, o¤lu Hz. ‹smail ile birlikte Kabe’yi yapmaya bafllar ve çal›fl›rken de Allah’a dua ederler. Bunu haber veren ayet flöyledir: "Rabbimiz, gerçekten ben, çocuklar›mdan bir k›sm›n› Beyt-i Haram yaSuresi, 74) n›nda ekini olmayan bir vadiye yerleflAncak baflta babas› Azer olmak tirdim; Rabbimiz, dosdo¤ru namaz› üzere kavmi, Hz. ‹brahim’e inanma- k›ls›nlar diye (öyle yapt›m), böylelikle y›p inkar etmiflti. Kavminin bask›lar› Sen, insanlar›n bir k›sm›n›n kalblerini Edmonds, Biblical Sites in Turkey) art›nca Hz. ‹brahim, efli ve ailesi ile www.arastirma.org

ARAfiTIRMA, Temmuz 2002

13


abe; Müslümanlar›n k›blesidir. Mekke flehrinde Harem-i fierif Camii'nin ortas›nda bulunur. Hz. ‹brahim taraf›ndan yapt›r›ld›¤› bilinmektedir. ‹slamiyet'ten önce de Araplar taraf›ndan kutsal say›lan Kabe'de birçok put bulunmaktayd›. Mekke'nin fethinden sonra Kabe putlardan temizlenmifl ve onar›lm›flt›r. Kabe'nin duvarlar› siyah tafllardan yap›lm›flt›r. 25 cm yükseklikte ve 30 cm kadar ç›k›nt›l› bir mermer kaide üzerinde bulunmaktad›r. Bu duvarlar yere kadar inen ve yer hizas›nda kaideye bak›r halkalarla ba¤lanan siyah bir örtü ile

K

örtülüdür. Tek parça olup her y›l yenilenen örtünün yaln›z kap› ve damdaki olu¤un hizas›na gelen k›sm› kesiktir. Örtü ipekli bir kumafltan dokunmufl olup, üzerine kelime-i flehadet ifllenmifl, dama yak›n k›sm›nda çevresine alt›n ifllemeli bir flerit geçirilmifl; kemer biçiminde olan bu fleride de Kur'an ayetleri ifllenmifltir. Kabe'nin kuzey-bat› duvar›nda yerden 2 m. kadar yükseklikte, yer yer yald›zl›, gümüfl kapl› bir kap› bulunmaktad›r. Kap›ya özel olarak yap›lm›fl tekerlekli bir merdivenle ç›k›lmakta ve kap› öyle aç›lmaktad›r. Kabe'nin içinde tavana ç›kmak için bir

14 A R A fi T I R M A , T e m m u z 2 0 0 2

merdiven ve üç a¤aç sütun bulunmaktad›r. ‹ç duvarlar ve yerler mermer kapl›d›r. Tavanda alt›n ve gümüfl kandiller as›l›d›r. Kap›ya yak›n bir yerde Hacer-i esved yerlefltirilmifl ve gümüfl bir çemberle çevrilmifltir. Hacer-i esved'in tam karfl›s›nda Zemzem kuyusunun bulundu¤u bina vard›r. Kabe'nin çevresindeki tavaf yeri mermer döflelidir. Kanuni Sultan Süleyman taraf›ndan tavan› onar›lan Kabe, beflinci onar›m›n› I. Ahmed döneminde görmüfl, IV. Murad döneminde ç›kan sel bask›n› sonucunda üç cephesi y›k›lm›fl ve yine ayn› padiflah taraf›ndan onar›lm›flt›r.


B‹L‹M / İBRAHİM İLYAS

Hava, su, da¤lar, hayvanlar, bitkiler, vücudunuz, oturdu¤unuz koltuk, k›sacas› en a¤›r›ndan en hafifine kadar gördü¤ünüz, dokundu¤unuz, hissetti¤iniz herfley atomlardan meydana gelmifltir. Elinizde tuttu¤unuz derginin her bir sayfas› milyarlarca atomdan oluflur. Atomlar öyle küçük parçac›klard›r ki, en güçlü mikroskoplarla dahi bir tanesini bile görmek mümkün de¤ildir. Bir atomun çap› ancak milimetrenin milyonda biri kadard›r. Bu küçüklü¤ü bir insan›n gözünde canland›rmas› pek mümkün de¤ildir. O yüzden bunu bir örnekle aç›klamaya çal›flal›m: Elinizde bir anahtar oldu¤unu düflünün. Kuflkusuz bu anahtar›n içindeki atomlar› görebilmeniz mümkün de¤ildir. Atomlar› mutlaka görmek istiyorum diyorsan›z, elinizdeki anahtar› dünyan›n boyutlar›na getirmeniz gerekecektir. Elinizdeki anahtar dünya boyutunda büyürse, iflte o zaman anahtar›n içindeki her bir atom bir kiraz büyüklü¤üne ulafl›r ve siz de onlar› görebilirsiniz. Yine bu küçüklü¤ü kavrayabilmek ve her yerin nas›l atomlarla dolu

16 A R A fi T I R M A , T e m m u z 2 0 0 2

oldu¤unu görebilmek için bir örnek daha verelim: Tek bir tuz tanesinin tüm atomlar›n› saymak istedi¤imizi düflünelim. Saniyede bir milyar (1.000.000.000) tane sayacak kadar h›zl› oldu¤umuzu da varsayal›m. Bu dikkate de¤er beceriye karfl›n, bu ufac›k tuz tanesinin içindeki atom say›s›n› tam olarak tespit edebilmek için beflyüz y›ldan fazla bir zamana ihtiyac›m›z olacakt›r. Peki bu kadar küçük bir yap›n›n içinde ne vard›r? Bu derece küçük olmas›na ra¤men atomun içinde evrende gördü¤ümüz sistemle k›yaslanabilecek kadar kusursuz, eflsiz ve kompleks bir sistem bulunmaktad›r. Her atom, bir çekirdek ve çekirde¤in çok uza¤›ndaki yörüngelerde dönüp-dolaflan elektronlardan oluflmufltur. Çekirde¤in içinde ise proton ve nötron ismi verilen baflka parçac›klar vard›r.

Kuarklar›n Muhteflem Tasar›m› Günümüzden 20 y›l öncesine kadar atomlar› oluflturan en küçük parçac›klar›n protonlar ve


nötronlar olduklar› san›l›yordu. Ancak çok yak›n bir tarihte, atomun içinde bu parçac›klar› oluflturan çok daha küçük parçac›klar›n var oldu¤u keflfedildi. Bu bulufltan sonra, atomun içindeki "alt parçac›klar›" ve onlar›n kendilerine has hareketlerini incelemek üzere "Parçac›k Fizi¤i" isimli bir fizik dal› ortaya ç›km›flt›r. Parçac›k fizi¤inin yapt›¤› araflt›rmalar flu gerçe¤i a盤a ç›karm›flt›r: Atomu oluflturan proton ve nötronlar da asl›nda "kuark" ad› verilen daha alt parçac›klardan oluflmaktad›rlar. ‹nsan akl›n›n kavrama s›n›rlar›n› aflan küçüklükteki protonu oluflturan kuarklar›n boyutu ise daha da hayret vericidir: 10-18 metre. (0,000000000000000001) Protonun içinde bulunan kuarklar hiçbir flekilde birbirlerinden çok fazla uzaklaflt›r›lamazlar; çünkü, çekirde¤in içindeki parçac›klar› birarada tutmaya yarayan "güçlü nükleer kuvvet" burada da etki etmektedir. Bu kuvvet, kuarklar aras›nda adeta bir lastik bant gibi görev yapar. Kuarklar›n aras› aç›ld›kça bu kuvvet büyür ve iki kuark birbirinden en fazla 1 metrenin katrilyonda biri kadar uzaklaflabilir. Kuarklar aras›ndaki bu lastik ba¤lar, güçlü nükleer kuvveti tafl›yan gluonlar sayesinde oluflur. Kuarklarla gluonlar birbirleriyle son derece güçlü bir iletiflim halindedir. Ancak, bilim adamlar› bu iletiflimin nas›l gerçekleflti¤ini halen keflfedememifllerdir. (Harun Yahya, Atom

"Parçac›k Fizi¤i" alan›nda hiç durmadan parçac›klar dünyas›n› ayd›nlatmak için araflt›rmalar yap›lmaktad›r. Fakat insano¤lu, sahip oldu¤u ak›l, bilinç ve bilgiye ra¤men kendisiyle birlikte herfleyi oluflturan özü ancak yeni yeni keflfedebilmektedir. Üstelik bu özün içine girdikçe konu daha da detaylanmakta, insan kuark ismini verdi¤i parçac›¤›n 10-18 m s›n›r›nda tak›lmaktad›r. Peki bu s›n›r›n da alt›nda ne vard›r? Bugün bilim adamlar› bu konu ile ilgili çeflitli tezler öne sürerler, ama yukar›da da belirtti¤imiz gibi bu s›n›r fiziksel evrenin son noktas›d›r. Bunun alt›nda bulunacak olan herfley madde ile de¤il, ancak enerji ile ifade edilebilir. As›l önemli olan nokta ise, insan›n tüm teknolojik imkanlar›na ra¤men yeni keflfedebildi¤i bir mekanda çok büyük dengelerin, fizik kanunlar›n›n zaten bir saat gibi iflliyor olmas›d›r. Üstelik bu mekan evrendeki tüm maddenin ve insan›n da yap› tafl›n› oluflturan atomun içidir. ‹nsan ise kendi vücudundaki organlarda, sistemlerde her saniye iflleyen bu kusursuz mekanizmadan yeni yeni haberdar olmaya bafllam›flt›r. Bu sistemleri oluflturan hücrelerin mekanizmalar›n› ö¤renmesi ise ancak son birkaç on y›la dayan›r. Hücrenin temelindeki atomlar›n, atomlar›n içindeki proton ve

nötronlar›n ve bunlar›n da içindeki kuarklar›n mekanizmalar›ndaki üstün yarat›l›fl ise, inançl› olsun ya da olmas›n herkesi hayrete düflürecek bir mükemmelliktedir. Burada as›l üzerinde düflünülmesi gereken konu ise, tüm bu kusursuz mekanizmalar›n insan yaflam›ndaki her saniye boyunca, insan›n herhangi bir müdahalesi olmadan, tamamen kontrolü d›fl›nda muntazam bir flekilde çal›flmas›d›r. Tüm bunlar› üstün bir güç ve bilgi sahibi olan Allah’›n var etti¤i ve denetiminin de yine Allah'a ait oldu¤u, ak›l ve vicdan sahibi her insan için çok aç›k bir gerçektir. Ayetlerde flöyle buyrulmaktad›r:

www.maddeninardindakisir.com

Mucizesi)

www.arastirma.org

ARAfiTIRMA, Temmuz 2002

17


GÜNCEL / SÜLEYMAN DAVUT

irinci Dünya Savafl› ile birlikte Osmanl› hakimiyetinden ç›kan Filistin, bu dönemden sonra bir daha bar›fl ve huzura kavuflamad›. Yaklafl›k bir as›rd›r binlerce masum insan ‹srail terörünün, katliamlar›n›n, k›y›mlar›n›n ve iflkencelerinin sonunda hayat›n› yitirdi. Pek çok insan sakat kald›. Hiçbir suçu olmayan milyonlarca Filistinli evlerinden ve yurtlar›ndan sürülüp, mülteci kamplar›nda, açl›k s›n›r›nda, sefalet içinde yaflamaya mahkum edildi. Tüm dünyan›n gözleri önünde halen devam eden bu bask› ve zulme kal›c› bir çözüm getirilebilmesi ve bölgede hasretle beklenen bar›fl›n infla edilebilmesi için bugüne kadar yap›lan tüm giriflimler hep baflar›s›zl›kla neticelendi. Bat›l› devletlerin gözetiminde yap›lan suni bar›fl süreçlerinin ise, ‹srail'e yeni katliamlar yapmas› için zaman kazand›rmaktan baflka bir ifle yaramad›¤› zaman içinde ortaya ç›kt›.

B

Kudüs Müslümanlar›n da Kutsal Kentidir Belirtmek gerekir ki, Filistin'de yaflanan olaylar bir Arap-‹srail Savafl›'ndan çok daha öte anlamlar ifade etmektedir. Filistin'de, haklar› ve topraklar› iflgalci 18 A R A fi T I R M A , T e m m u z 2 0 0 2

‹srail güçleri taraf›ndan zorla gasp edilmifl Müslüman halk›n var olma mücadalesi yaflanmaktad›r. Üstelik söz konusu mücadelenin geçti¤i topraklar ‹slamiyetin kutsal mekanlar›n›n bulundu¤u topraklard›r. Müslümanlar›n ilk k›blesi olan ve Peygamber Efendimiz'in


Harun Yahya’dan Filistin sorununa yeni bir bak›fl aç›s› ve gerçek çözümleri F‹L‹ST‹N kitab›nda bulabilirsiniz.

mucizevi "mirac" yolculu¤unun gerçekleflti¤i Kudüs, Müslümanlar aç›s›ndan Filistin'in önemini bir kez daha art›rmaktad›r. Ayr›ca Filistin yaln›z Yahudiler ve Müslümanlar için de¤il, H›ristiyanlar için de kutsald›r. Dolay›s›yla Filistin topraklar›n› özellikle de Kudüs'ü tek bir dinin hakimiyeti alt›nda tutmaya çal›flmak, sadece bir dinin mensuplar›na varl›k hakk› tan›maya kalk›flmak büyük bir yan›lg›d›r. Filistin üç ‹lahi dinin mensuplar›n›n birarada, huzur içinde yaflayabilecekleri, ibadetlerini diledikleri gibi yerine getirebilecekleri bir toprak olmal›d›r. Ne var ki bugün Filistin'de iki toplum aras›nda ac›mas›zca bir mücadele devam etmektedir. Bir yandan tam teçhizatl› ‹srail ordusu Filistin halk›na karfl› toptan bir imha operasyonu yürütmekte, öte yandan Filistinli radikal www.arastirma.org

gruplar ‹srail’e karfl› intihar eylemlerinde bulunmaktad›r. Mevcut sorunlar› fliddete baflvurarak çözmeye çal›flman›n ne kadar büyük bir hata oldu¤u ve çözümün ne flekilde gerçeklefltirilebilece¤i bu yaz› dizisinin ilerleyen bölümlerinde ele al›nacakt›r. Müslüman Filistin halk›n›n tüm dünyan›n gözleri önünde ezilip zulüm görmekte oldu¤u göz ard› edilmemesi gereken önemli bir gerçektir. Filistin'de sivil halk her gün tam teçhizatl› ‹srail askerlerinin kurflunlar›na hedef olur, milyonlarca insan onlarca y›ld›r mülteci kamplar›nda açl›k ve sefalet içinde yaflar, pek çok Müslüman ‹srail hapishanelerinde türlü iflkencelere maruz kal›rken, Allah'a inanan ve ahiret gününün hesab›ndan korkan her Müslüman›n yerine getirmesi gereken çok büyük yükümlülükler vard›r. Bu yükümlülüklerin en bafl›nda ise, yeryüzünde yaflanan her türlü haks›zl›k ve adaletsizli¤in temelini oluflturan dinsizlik ile fikri alanda gere¤i gibi mücadele etmek gelmektedir. Unutmay›n ki, siz bu sat›rlar› okurken Filistin'de yaflayan ve topraklar›n› terk etmemek için büyük bir mücadele veren binlerce zay›f b›rak›lm›fl insan›n mücadelesi, tüm fliddeti ile devam ediyor. Belki iflgalci ‹srail kuvvetleri Filistin kentlerini veya mülteci kamplar›n› bombal›yor olacaklar. Veya çocuklar okullar›na helikopterlerin açt›¤› atefl alt›nda gidiyor, bundan elli y›l önce evlerinden ve topraklar›ndan zorla ç›kar›lm›fl olan aileler ise hala kamplarda binbir güçlük alt›nda yaflamlar›n› devam ettirmeye çal›fl›yor olacaklar. Gazze'nin, Bat› fieria'n›n, Do¤u Kudüs'ün herhangi bir yerinde, herhangi bir köflesinde Filistinliler, "Müslüman" olduklar› için, bask› ve zulüm görüyor olacaklar.

Zay›f B›rak›lanlar ‹çin Mücadele Etmek Vicdan sahibi her insan›n bu zulmü göz önünde bulundurmas› gerekmektedir. Bu zulmün ve ac›mas›zl›¤›n haberlerini her gün gazetelerden okuyor, televizyonlardan izliyorken hiçbir fley yokmufl gibi yaflamaya devam etmenin sorumlulu¤u kuflkusuz büyük olur. Nitekim Kuran'da Allah vicdan›n›n sesini

dinleyen ve iman eden her insana bu sorumlulu¤unu hat›rlatmakta ve zay›f b›rak›lm›fl olanlar için mücadele etmeleri gerekti¤ini bildirmektedir: “Size ne oluyor ki, Allah yolunda ve 'Rabbimiz bizi halk› zalim olan bu ülkeden ç›kar, bize kat›ndan bir veli (koruyucu sahib) gönder, bize kat›ndan bir yard›m eden yolla' diyen erkekler, kad›nlar ve çocuklardan zay›f b›rak›lm›fllar ad›na savaflm›yorsunuz?” (Nisa Suresi, 75) Bu emri bilen ve zulüm gören insanlar›n yard›m›na koflmak isteyenlerin üzerine düflen sorumluluk ise "Sizden; hayra ça¤›ran, iyili¤i (marufu) emreden ve kötülükten (münkerden) sak›nd›ran bir topluluk bulunsun. Kurtulufla erenler iflte bunlard›r." (Al-i ‹mran Suresi, 104) ayetiyle bildirilmektedir. Bu sorumluluk, tüm dünyay› Allah'a iman etmeye, din ahlak›n›n getirdi¤i güzellikleri yaflamaya davet etmek ve Kuran ahlak›n›n karfl›s›nda yer alan din düflman› ideolojilerle fikri bir mücadele yapmakt›r.

Filistin Sorunu Nas›l Çözülür? Kuran ahlak›n›n gerektirdi¤i hoflgörü prensipleri içinde, son 50 y›ld›r Ortado¤u'yu kana bulam›fl olan Filistin sorununun çözümü de mümkündür. Bu konuda kurulmas› gereken bar›fl, bizce flu iki flarta dayanmal›d›r: 1) ‹srail, 1967 Savafl›'nda iflgal etti¤i tüm topraklardan geri çekilmeli, o zamandan bu yana süren iflgale bir son vermelidir. Bu, hem uluslararas› hukukun, hem bu konuda yay›nlanm›fl Birleflmifl Milletler Güvenlik Konseyi Kararlar›n›n, hem de adalet kavram›n›n bir gere¤idir. Tüm Bat› fieria ve Gazze, ba¤›ms›z Filistin Devleti'nin topraklar› olarak tan›nmal›d›r. 2) Kudüs, Birleflmifl Milletler'e ba¤l› uluslararas› bir komisyon taraf›ndan yönetilmelidir. Bu komisyonda, eflit say›da Müslüman, H›ristiyan ve Yahudi üye olmal›d›r. Bu kutsal flehir, her üç ‹lahi dinin de büyük önem verdi¤i bir "dini merkez"dir. Dolay›s›yla Kudüs hiçbir devletin baflkenti olamaz. Her Yahudi, her Müslüman veya her H›ristiyan Kudüs'ü kendisinin manevi baflkenti olarak kabul edebilir, ama siyasi baflkent iddias› yanl›flt›r. Kudüs silahs›zland›r›lmal› ve üç dinin insanlar›n›n bar›fl içinde birarada ibadet edebildikleri serbest bir flehir haline getirilmelidir.

ARAfiTIRMA, Temmuz 2002

19


DA⁄ITIM F‹RMALARI: KÜLTÜR YAYINCILIK (0212 5114403) . . . . . . . . . . . . . . . (ANKARA) AKÇAĞ DAĞITIM (0312 4321798) . . . . . . . . . . . . ANKARA ALPEREN DAĞITIM (0312 3127231) FİNAL DAĞITIM (0212 5129572) . . . . . . . . . . . . . . . . . . . (İZMİR) ANADOLU DAĞITIM (0232 4255983) . . . . . . . . . . . . .İSTANBUL DAĞITIM (0212 5112504) ADANA BİLGİ DAĞITIM (0322 4322760)

TÜRKİYE GENELİNDE HARUN YAHYA ESERLERİNİN SATIŞININ YAPILDIĞI MARKETLER: ADESE, AFRA, ÇET‹NKAYA, Y‹MPAfi, MAXI

HARUN YAHYA ESERLER‹N‹N ‹LLERE GÖRE SATIfiININ YAPILDI⁄I K‹TABEVLER‹: ADANA . . . . . . . . . . . . . . İPEK KİTABEVİ. . . . . . . . . . . . . . . . . . . 0322 3634727 ADANA . . . . . . . . . . . . . . ALFABE KİTABEVİ . . . . . . . . . . . . . . . . 0322 3635954 ADANA . . . . . . . . . . . . . . MERKEZ DAVET . . . . . . . . . . . . . . . . . 0322 3519965 ADANA . . . . . . . . . . . . . . FATİH KİTABEVİ. . . . . . . . . . . . . . . . . . 0322 3529499 ADANA . . . . . . . . . . . . . . KİTAP DÜNYASI . . . . . . . . . . . . . . . . . . 0322 3630356 ADANA . . . . . . . . . . . . . . BİLGİ DAĞITIM. . . . . . . . . . . . . . . . . . . 0322 4322760 ADANA . . . . . . . . . . . . . . NOBEL KİTABEVİ . . . . . . . . . . . . . . . . 0322 2830029 ADANA KOZAN. . . . . . . . TUĞBA KİTAP KIRTASİYE . . . . . . . . . . 0322 5153710 ADAPAZARI . . . . . . . . . . SEMA KİTABEVİ. . . . . . . . . . . . . . . . . . 0264 2730305 ADAPAZARI . . . . . . . . . . ŞEYMA KİTABEVİ . . . . . . . . . . . . . . . . 0264 2727522 AYDİN . . . . . . . . . . . . . . . SILA KITABEVİ . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 0256 2121349 ADIYAMAN . . . . . . . . . . . BEŞİR KİTABEVİ . . . . . . . . . . . . . . . . . 0416 2138155 ADIYAMAN . . . . . . . . . . . ÇAĞRI KİTABEVİ . . . . . . . . . . . . . . . . . 0416 2134369 ADIYAMAN . . . . . . . . . . . ŞAFAK PAZARLAMA . . . . . . . . . . . . . . 0416 2149282 ADIYAMAN KAHTA . . . . . ZAFER KIRTASİYE. . . . . . . . . . . . . . . . 0416 7255225 AFYON . . . . . . . . . . . . . . MEDRESE KİTABEVİ . . . . . . . . . . . . . . 0272 2156337 AĞRI . . . . . . . . . . . . . . . . BİRLEŞİK KİTAP. . . . . . . . . . . . . . . . . . 0472 2158795 AMASYA . . . . . . . . . . . . . AKADEMİ KİTABEVİ. . . . . . . . . . . . . . . 0358 2186616 AMASYA . . . . . . . . . . . . . YENİ AYDIN KİTABEVİ . . . . . . . . . . . . . 0358 2182680 ANKARA . . . . . . . . . . . . . AKÇAĞ KİTABEVİ . . . . . . . . . . . . . . . . 0312 4321798 ANKARA . . . . . . . . . . . . . ALPEREN KİTABEVİ . . . . . . . . . . . . . . 0312 3127231 ANKARA . . . . . . . . . . . . . DİLARAM KİTABEVİ . . . . . . . . . . . . . . . 0312 3105662 ANKARA . . . . . . . . . . . . . FURKAN KİTABEVİ . . . . . . . . . . . . . . . 0312 2701452 ANTALYA. . . . . . . . . . . . . MEDİNE PAZARI . . . . . . . . . . . . . . . . . 0242 2430487 ANTALYA. . . . . . . . . . . . . FEZA KİTABEVİ . . . . . . . . . . . . . . . . . . 0242 3111274 ANTALYA MANAVGAT. . . TÜTER KIRTASİYE . . . . . . . . . . . . . . . 0242 7422270 ANTALYA MANAVGAT. . . EROL KIRTASİYE . . . . . . . . . . . . . . . . 0242 7467828 ANTALYA MANAVGAT. . . MEDİNE PAZARI . . . . . . . . . . . . . . . . . 0242 7427403 ANTALYA ALANYA . . . . . ÖZ KIRTASİYE . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 0242 5129530 AKSARAY . . . . . . . . . . . . UYANIŞ KIRTASİYE . . . . . . . . . . . . . . . 0382 2135664 AKSARAY . . . . . . . . . . . . BUHARA KİTAPEVİ . . . . . . . . . . . . . . . 0382 2121290 AYDIN . . . . . . . . . . . . . . . KÜLTÜR KİTABEVİ. . . . . . . . . . . . . . . . 0256 2254093 BALIKESİR BANDIRMA . MARMARA KİTABEVİ. . . . . . . . . . . . . . 0266 7182767 BALIKESİR EDREMİT . . BEDİR KİTAP . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 0266 3740253 BALIKESİR . . . . . . . . . . . OKU KİTABEVİ . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 0226 2419065 BALIKESİR . . . . . . . . . . . BAHADIR KİTABEVİ . . . . . . . . . . . . . . . 0226 2459449 BALIKESİR . . . . . . . . . . . BEŞERİ KİTAPEVİ . . . . . . . . . . . . . . . . 0266 2396186 BALIKESİR GÖNEN. . . . ÜSTÜNER KİTABEVİ . . . . . . . . . . . . . . 0266 7621574 BALIKESİR BANDIRMA . HALİL PAZARLAMA . . . . . . . . . . . . . . . 0266 7133236 BARTIN . . . . . . . . . . . . . . BİLGE. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 0378 2278388 BARTIN AMASRA . . . . . . GALERİ HİKMET . . . . . . . . . . . . . . . . . 0378 3151102 BATMAN . . . . . . . . . . . . . EZHER KİTABEVİ. . . . . . . . . . . . . . . . . 0488 2133676 BAYBURT . . . . . . . . . . . . DEMİRHAN KİTABEVİ . . . . . . . . . . . . . 0458 2117108 BİNGÖL. . . . . . . . . . . . . . İSLAM KİTABEVİ . . . . . . . . . . . . . . . . . 0426 2142585 BİLECİK . . . . . . . . . . . . . ÇELİK TİCARET . . . . . . . . . . . . . . . . . . 0228 2128287 BİLECİK BOZÖYÜK . . . . KUĞU KIRTASİYE . . . . . . . . . . . . . . . . 0228 3141037 BOLU . . . . . . . . . . . . . . . BOLULU REHBER . . . . . . . . . . . . . . . . 0374 2155702 BOLU . . . . . . . . . . . . . . . ASHAB-I SUFFE. . . . . . . . . . . . . . . . . . 0374 2126496 BOLU . . . . . . . . . . . . . . . AHİLER . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 0374 2158115 BOLU . . . . . . . . . . . . . . . ÖZNİL. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 0374 2150937 BURDUR. . . . . . . . . . . . . BERAT KİTABEVİ . . . . . . . . . . . . . . . . . 0248 2341192 BURSA . . . . . . . . . . . . . . AKSA KİTABEVİ . . . . . . . . . . . . . . . . . . 0224 2240047 BURSA GEMLİK . . . . . . . YÜKSEL HAC MALZEMELERİ . . . . . . . 0533 3000051 BURSA KARACABEY . . . GÜVEN KIRTASİYE . . . . . . . . . . . . . . . 0224 6768077 BURSA İNEGÖL . . . . . . . BAYRAM KİTABEVİ . . . . . . . . . . . . . . . 0224 7139337 BURSA . . . . . . . . . . . . . . ESMA99 KİTABEVİ. . . . . . . . . . . . . . . . 0224 2226189 BURSA . . . . . . . . . . . . . . FİNAL KİTABEVİ. . . . . . . . . . . . . . . . . . 0224 2242316 BURSA . . . . . . . . . . . . . . FİMA KİTABEVİ . . . . . . . . . . . . . . . . . . 0224 2256290 BURSA KEMALPAŞA . . . İKLİM KİTABEVİ . . . . . . . . . . . . . . . . . . 0224 6140535 BURSA . . . . . . . . . . . . . . ŞURA KİTABEVİ . . . . . . . . . . . . . . . . . . 0224 2229454 BURSA . . . . . . . . . . . . . . SERİYYE KİTABEVİ . . . . . . . . . . . . . . . 0224 2245052 BURSA . . . . . . . . . . . . . . YAĞMUR KİTABEVİ . . . . . . . . . . . . . . . 0224 2246885 ÇANAKKALE BİGA . . . . . FURKAN KIRTASİYE . . . . . . . . . . . . . . 0286 3164282 ÇANAKKALE . . . . . . . . . HİCRET KİTABEVİ . . . . . . . . . . . . . . . . 0286 2176053 ÇANAKKALE . . . . . . . . . CANDAN KIRTASİYE . . . . . . . . . . . . . . 0286 2136741 ÇANKIRI . . . . . . . . . . . . . ATILGAN . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 0376 2130405 ÇANKIRI . . . . . . . . . . . . . BİLGİ . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 0376 2130582 ÇORUM. . . . . . . . . . . . . . FATİH KİTABEVİ. . . . . . . . . . . . . . . . . . 0364 2240803 ÇORUM. . . . . . . . . . . . . . MEDİNE PAZARI . . . . . . . . . . . . . . . . . 0364 2241628 ÇORLU . . . . . . . . . . . . . . HİLAL KIRTASİYE. . . . . . . . . . . . . . . . . 0282 6534505 ÇORLU . . . . . . . . . . . . . . KÜLTÜR KIRTASİYE . . . . . . . . . . . . . . 0282 6531205 DENİZLİ. . . . . . . . . . . . . . HİCRET KİTABEVİ . . . . . . . . . . . . . . . . 0258 2658607 DENİZLİ. . . . . . . . . . . . . . YENİ ASYA KİTABEVİ. . . . . . . . . . . . . . 0258 2630786 DENİZLİ. . . . . . . . . . . . . . ÇİĞDEM KİTABEVİ. . . . . . . . . . . . . . . . 0258 2411944 DENİZLİ. . . . . . . . . . . . . . FAZİLET KİTABEVİ. . . . . . . . . . . . . . . . 0258 2643472 DENİZLİ. . . . . . . . . . . . . . FATİH KİTABEVİ. . . . . . . . . . . . . . . . . . 0258 2618836 DİYARBAKIR . . . . . . . . . . HAKİKAT KİTABEVİ . . . . . . . . . . . . . . . 0412 2295722 EDİRNE. . . . . . . . . . . . . . SELİMİYE KİTABEVİ . . . . . . . . . . . . . . 0284 2251635 EDİRNE. . . . . . . . . . . . . . BAŞKENT KİTABEVİ . . . . . . . . . . . . . . 0284 2122691 ELAZIĞ . . . . . . . . . . . . . . GENÇLER FOTOKOPİ . . . . . . . . . . . . . 0424 2339368 ERZİNCAN . . . . . . . . . . . ERZİNCAN KIRTASİYE . . . . . . . . . . . . 0446 2245267

ERZURUM . . . . . . . . . . . KÜLTÜR EĞİTİM VAKFI . . . . . . . . . . . . 0442 2188294 ESKİŞEHİR . . . . . . . . . . . YEDİLER KİTABEVİ . . . . . . . . . . . . . . . 0222 2205550 GAZİANTEP . . . . . . . . . . İRŞAD KİTABEVİ . . . . . . . . . . . . . . . . . 0342 2180629 GAZİANTEP . . . . . . . . . . MİLLİ GENÇLİK . . . . . . . . . . . . . . . . . . 0342 2203766 GAZİANTEP . . . . . . . . . . ÇAĞRI KİTABEVİ . . . . . . . . . . . . . . . . . 0342 2212191 GAZİANTEP . . . . . . . . . . YENBU KİTABEVİ. . . . . . . . . . . . . . . . . 0342 2330674 GAZİANTEP . . . . . . . . . . ÇETİNKAYA MAĞAZASI. . . . . . . . . . . . 0342 3257300 GAZİANTEP . . . . . . . . . . CEVİZLİ MAĞAZASI. . . . . . . . . . . . . . . 0342 2311521 GAZİANTEP NİZİP . . . . . ABC KİTABEVİ . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 0342 5171513 GEBZE . . . . . . . . . . . . . . GEBZE KİTAP FUARI. . . . . . . . . . . . . . 0262 6431639 GEBZE . . . . . . . . . . . . . . BEYZA KİTABEVİ . . . . . . . . . . . . . . . . . 0262 6439749 GEBZE . . . . . . . . . . . . . . BİLGİ KIRTASİYE . . . . . . . . . . . . . . . . . 0262 6423749 GEBZE . . . . . . . . . . . . . . GEZGİN BİLİŞİM . . . . . . . . . . . . . . . . . 0262 6420932 GEBZE . . . . . . . . . . . . . . ENSAR VAKFI . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 0262 6919768 GİRESUN . . . . . . . . . . . . MİRAÇ KİTABEVİ . . . . . . . . . . . . . . . . . 0454 2169921 GÜMÜŞHANE . . . . . . . . . GÜVEN KİTABEVİ . . . . . . . . . . . . . . . . 0456 2136101 ISPARTA . . . . . . . . . . . . . BİLİM KİTABEVİ . . . . . . . . . . . . . . . . . . 0246 2285790 ISPARTA . . . . . . . . . . . . . PINAR KİTABEVİ . . . . . . . . . . . . . . . . . 0246 2323477 ISPARTA . . . . . . . . . . . . . MEKKE PAZARI . . . . . . . . . . . . . . . . . . 0246 2186297 ISPARTA . . . . . . . . . . . . . MEDİNE PAZARI . . . . . . . . . . . . . . . . . 0246 2183975 İST. ATAKÖY . . . . . . . . . . ATRİUM AYÇETİN KIRT.. . . . . . . . . . . . 0212 6612889 İST. AVCILAR . . . . . . . . . AKÇAY KİTABEVİ . . . . . . . . . . . . . . . . . 0212 5917457 İST. BAĞLARBAŞI. . . . . . M.Ü. İLAHİYAT FAK. VAKFI . . . . . . . . . 0216 3424787 İST. BAĞCILAR . . . . . . . . GÜLNUR KİTABEVİ . . . . . . . . . . . . . . . 0212 6345631 İST. BAĞCILAR . . . . . . . . YILMAZ KIRTASİYE . . . . . . . . . . . . . . . 0212 4336598 İST. BAKIRKÖY. . . . . . . . HUZUR KİTABEVİ . . . . . . . . . . . . . . . . 0212 6603090 İST. BAYRAMPAŞA . . . . . MERCAN KIRTASİYE. . . . . . . . . . . . . . 0212 5455024 İST. BAYRAMPAŞA . . . . . ESİN KIRTASİYE . . . . . . . . . . . . . . . . . 0212 6402429 İST. BEBEK . . . . . . . . . . . REKDAĞ YAYINCILIK. . . . . . . . . . . . . . 0212 2873741 İST. BEYAZIT. . . . . . . . . . ELİF KİTABEVİ . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 0212 5222096 İST. BEYOĞLU . . . . . . . . SİNEM KİTABEVİ . . . . . . . . . . . . . . . . . 0212 2430113 İST. BEYOĞLU . . . . . . . . SEL KİTABEVİ . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 0212 2499967 İST. BEYOĞLU . . . . . . . . LİTERATÜR . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 0212 2924120 İST. BEŞYÜZEVLER . . . . İSLAMİ KİTABEVİ . . . . . . . . . . . . . . . . . 0212 6179289 İST. CAĞALOĞLU . . . . . . KİTABEVİ . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 0212 5124328 İST. CAĞALOĞLU . . . . . . VURAL KİTABEVİ . . . . . . . . . . . . . . . . . 0212 5114230 İST. ÇEMBERLİTAŞ . . . . BİRLİK VAKFI . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 0212 5164127 İST. ESENLER . . . . . . . . AKBİR DAĞITIM . . . . . . . . . . . . . . . . . . 0212 5680674 İST. ERENKÖY . . . . . . . . ERENKÖY EKKO KIRTASİYE . . . . . . . 0216 3584558 İST. EYÜP . . . . . . . . . . . . HİCRET ŞİFA BAHARATÇISI . . . . . . . . 0212 6169355 İST. FATİH . . . . . . . . . . . . AĞAÇ-BİRUN-ANKA K.EVİ. . . . . . . . . . 0212 6218331 İST. FATİH . . . . . . . . . . . . FATİH ENES. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 0212 6350354 İST. FATİH . . . . . . . . . . . . MURAT KIRTASİYE . . . . . . . . . . . . . . . 0212 6351244 İST. FATİH . . . . . . . . . . . . MERKEZ KİTABEVİ . . . . . . . . . . . . . . . 0212 5254367 İST. FATİH . . . . . . . . . . . . SEHA KİTABEVİ . . . . . . . . . . . . . . . . . . 0212 5317758 İST. FATİH . . . . . . . . . . . . YASİN KİTABEVİ . . . . . . . . . . . . . . . . . 0212 6353055 İST. GÜNEŞLİ.. . . . . . . . . HAKAN KIRTASİYE . . . . . . . . . . . . . . . 0212 5504070 İST. G.O.P.. . . . . . . . . . . . GONCA KİTABEVİ . . . . . . . . . . . . . . . . 0212 6158078 İST. KADIKÖY . . . . . . . . . BEYAZ SARAY KİTABEVİ. . . . . . . . . . . 0216 3301711 İST. KADIKÖY . . . . . . . . . GÜVEN KİTABEVİ . . . . . . . . . . . . . . . . 0216 4141359 İST. KADIKÖY . . . . . . . . . DON KİŞOT . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 0216 3465263 İST. KARTAL . . . . . . . . . . BP ADİL OTOMOTİV . . . . . . . . . . . . . . 0216 3068306 İST. KARTAL . . . . . . . . . . CİHAN KIRTASİYE . . . . . . . . . . . . . . . . 0216 3532100 İST KÜÇÜKYALI . . . . . . . REHA KİTAPEVİ. . . . . . . . . . . . . . . . . . 0216 3888775 İST. KÜÇÜKKÖY . . . . . . . DÜRÜST AJANS . . . . . . . . . . . . . . . . . 0212 5453358 İST. 1. LEVENT . . . . . . . . ÇARŞI KIRTASİYE . . . . . . . . . . . . . . . 0212 2644615 İST. LALELİ . . . . . . . . . . . ANKA . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 0212 5133030 İST. LALELİ . . . . . . . . . . . MURAT YAYINEVİ . . . . . . . . . . . . . . . . 0212 5282880 İST. LALELİ . . . . . . . . . . . GONCA KİTABEVİ . . . . . . . . . . . . . . . . İST. LALELİ . . . . . . . . . . . BAŞAK KİTABEVİ. . . . . . . . . . . . . . . . . 0212 5122881 İST. LALELİ . . . . . . . . . . . SALAH BİLİCİ. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 0212 5166226 İST. LALELİ . . . . . . . . . . . BAŞAK KİTABEVİ. . . . . . . . . . . . . . . . . 0212 5122881 İST. LALELİ . . . . . . . . . . . TİTİZ KİTABEVİ . . . . . . . . . . . . . . . . . . 0212 5207269 İST. MALTEPE. . . . . . . . . BARIŞ KİTAP KIRTASİYE. . . . . . . . . . . 0216 3522203 İST. MALTEPE. . . . . . . . . NİDA KİTABEVİ . . . . . . . . . . . . . . . . . . 0216 4591987 İST. MALTEPE. . . . . . . . . SEZGİ KİTABEVİ . . . . . . . . . . . . . . . . . 0216 3834283 İST. PENDİK . . . . . . . . . . ELİF KİTABEVİ . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 0216 3908803 İST. PENDİK . . . . . . . . . . ALPER KİTABEVİ . . . . . . . . . . . . . . . . . 0216 3546433 İST. PENDİK . . . . . . . . . . RADYO PENDİK KİTABEVİ . . . . . . . . . 0216 4830958 İST. SİLİVRİ. . . . . . . . . . . ÇINAR KİTABEVİ . . . . . . . . . . . . . . . . . 0212 7274774 İST. SUADİYE . . . . . . . . . NEZİH KİTABEVİ . . . . . . . . . . . . . . . . . 0216 3023201 İST. SULTANBEYLİ . . . . . AŞIKLAR KİTABEVİ . . . . . . . . . . . . . . . 0216 4963918 İST. TAKSİM . . . . . . . . . . NEDİM PRESS YABANCI YAY.. . . . . . . 0212 2356154 İST. ŞİŞLİ . . . . . . . . . . . . KELEPİR BOOKSTORE . . . . . . . . . . . 0212 2465881 İST. ÜMRANİYE . . . . . . . DENGE KİTABEVİ . . . . . . . . . . . . . . . . 0216 3358784 İST. ÜMRANİYE . . . . . . . ALPER KIRTASİYE. . . . . . . . . . . . . . . . 0216 5231259 İST. ÜSKÜDAR . . . . . . . . MERVE KİTABEVİ . . . . . . . . . . . . . . . . 0216 3104794 İST. ÜSKÜDAR . . . . . . . . KIZKULESİ KÜLTÜR MER.. . . . . . . . . . 0216 3410865 İST. ÜSKÜDAR . . . . . . . . RAĞBET KİTABEVİ . . . . . . . . . . . . . . . 0216 3105916 İST. ÜSKÜDAR . . . . . . . . EBRAR- PINAR EĞİTİM . . . . . . . . . . . . 0216 3421965 İST. ÜSKÜDAR . . . . . . . . ÇAĞRI KİTABEVİ . . . . . . . . . . . . . . . . 0216 3417200

İST. ZEYTİNBURNU . . . . KAFDAĞI KÜLTÜR MERKEZİ. . . . . . . . 0212 5473586 İZMİR . . . . . . . . . . . . . . . ANADOLU DAĞITIM. . . . . . . . . . . . . . . 0232 4255983 İZMİR . . . . . . . . . . . . . . . HİSAR PAZARI . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 0232 4832631 İZMİR . . . . . . . . . . . . . . . ÖZER KİTABEVİ. . . . . . . . . . . . . . . . . . 0232 4897394 KAHRAMANMARAŞ . . . . YUNUS KÜLTÜR SARAYI . . . . . . . . . . 0344 2214140 KAHRAMANMARAŞ . . . . SEHA KİTABEVİ . . . . . . . . . . . . . . . . . . 0344 2129552 KARABÜK . . . . . . . . . . . . KARACAOĞLAN . . . . . . . . . . . . . . . . . 0370 4243033 KARABÜK . . . . . . . . . . . . EROL KIRTASİYE. . . . . . . . . . . . . . . . . 0370 7127237 KARAMAN. . . . . . . . . . . . SEVGİ KİTABEVİ . . . . . . . . . . . . . . . . . 0338 2135670 KARAMAN. . . . . . . . . . . . YILDIZ KIRTASİYE . . . . . . . . . . . . . . . . 0338 2130979 KASTAMONU . . . . . . . . . ELİF KIRTASİYE. . . . . . . . . . . . . . . . . . 0366 2129664 KASTAMONU . . . . . . . . . PANDA . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 0366 2141727 KAYSERİ . . . . . . . . . . . . . ALTINOLUK KİTABEVİ . . . . . . . . . . . . . 0352 2310880 KAYSERİ . . . . . . . . . . . . . AKABE KİTABEVİ. . . . . . . . . . . . . . . . . 0352 2222065 KAYSERİ . . . . . . . . . . . . . KIVILCIM KİTABEVİ . . . . . . . . . . . . . . . 0352 2227412 KAYSERİ . . . . . . . . . . . . . UZELLİ CENTER . . . . . . . . . . . . . . . . . 0352 2211854 KIRIKKALE . . . . . . . . . . . CEVAHİR TİCARET . . . . . . . . . . . . . . . 0318 2125626 KIRIKKALE . . . . . . . . . . . YEDİ İKLİM KİTABEVİ . . . . . . . . . . . . . 0318 2126861 KIRŞEHİR . . . . . . . . . . . . BURÇ KİTABEVİ. . . . . . . . . . . . . . . . . . 0386 2127446 KIRŞEHİR . . . . . . . . . . . . ÖĞRENCİ KİTABEVİ . . . . . . . . . . . . . . 0386 2120701 KOCAELI GÖLCÜK. . . . . MESTAŞ. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 0262 4125738 KOCAELI KARAMÜRSEL MUSTAFA TUHAFİYE . . . . . . . . . . . . . 0262 4525703 KONYA . . . . . . . . . . . . . . ENES KİTABEVİ . . . . . . . . . . . . . . . . . . 0322 3504845 KONYA . . . . . . . . . . . . . . KİTAP DÜNYASI . . . . . . . . . . . . . . . . . . 0332 3534811 KONYA . . . . . . . . . . . . . . NÜKTE KİTABEVİ. . . . . . . . . . . . . . . . . 0322 3508075 KONYA . . . . . . . . . . . . . . HÜNER KİTABEVİ . . . . . . . . . . . . . . . . 0332 3509105 KONYA . . . . . . . . . . . . . . UYSAL KİTABEVİ . . . . . . . . . . . . . . . . . 0332 3516217 KONYA . . . . . . . . . . . . . . TEKİN DAĞITIM . . . . . . . . . . . . . . . . . 0332 3503017 KOCAELİ. . . . . . . . . . . . . KİTAP KULÜBÜ . . . . . . . . . . . . . . . . . . 0262 3258678 KÜTAHYA . . . . . . . . . . . . NAZLI KİTABEVİ. . . . . . . . . . . . . . . . . . 0274 2121015 KÜTAHYA . . . . . . . . . . . . ÜNİVERSİTE KİTABEVİ . . . . . . . . . . . . 0274 2248585 KÜTAHYA SİMAV . . . . . . ELİF KİTABEVİ . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 0274 5138805 KÜTAHYA GEDİZ . . . . . . OKUL PAZARI . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 0274 4128507 MALATYA . . . . . . . . . . . . NEHİR KİTABEVİ . . . . . . . . . . . . . . . . . 0422 3211839 MALATYA . . . . . . . . . . . . FİDAN KİTABEVİ . . . . . . . . . . . . . . . . . 0422 3234300 MALATYA . . . . . . . . . . . . SES-YAY KİTABEVİ . . . . . . . . . . . . . . . 0422 3228854 MANİSA . . . . . . . . . . . . . ZÜMRÜT KİTABEVİ . . . . . . . . . . . . . . . 0236 2385882 MANİSA . . . . . . . . . . . . . İLİM KÜLTÜR VAKFI. . . . . . . . . . . . . . . 0236 2313256 MANİSA . . . . . . . . . . . . . BEŞERİ KİTABEVİ . . . . . . . . . . . . . . . . 0236 2399489 MARDİN KIZILTEPE . . . . DAVET KİTABEVİ . . . . . . . . . . . . . . . . . 0482 3122109 MERSİN . . . . . . . . . . . . . FATİH KİTABEVİ. . . . . . . . . . . . . . . . . . 0324 2379040 MERSİN . . . . . . . . . . . . . ÇETİNKAYA MAĞAZASI. . . . . . . . . . . . 0324 2384300 MERSİN ANAMUR . . . . . TEVHİD . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 0324 8147479 NEVŞEHİR . . . . . . . . . . . YAVUZ KİTABEVİ . . . . . . . . . . . . . . . . . 0384 2135106 NİĞDE. . . . . . . . . . . . . . . AKMEDRESE KÜL. SARAYI. . . . . . . . . 0388 2135106 NİĞDE. . . . . . . . . . . . . . . KÜLTÜR KİTAPEVİ. . . . . . . . . . . . . . . . 0388 2618836 ORDU . . . . . . . . . . . . . . . ÇAĞRI KİTAPEVİ . . . . . . . . . . . . . . . . . 0452 2250832 ORDU FATSA . . . . . . . . . DERYA KİTABEVİ . . . . . . . . . . . . . . . . . 0452 4233744 OSMANİYE . . . . . . . . . . . HİCRET KİTABEVİ . . . . . . . . . . . . . . . . 0328 8120525 RİZE . . . . . . . . . . . . . . . . KARADENİZ BASIN YAYIN. . . . . . . . . . 0464 2121431 RİZE . . . . . . . . . . . . . . . . ÖNDER YAYINCILIK. . . . . . . . . . . . . . . 0464 2144614 RİZE . . . . . . . . . . . . . . . . HİCRET KİTAP KIRTASİYE . . . . . . . . . 0464 2141614 SAMSUN. . . . . . . . . . . . . EBABİL KİTABEVİ . . . . . . . . . . . . . . . . 0362 4200570 SAMSUN. . . . . . . . . . . . . MEDİNE PAZARI KİTABEVİ . . . . . . . . . 0362 4327455 SAMSUN. . . . . . . . . . . . . SUTAŞ KİTABEVİ . . . . . . . . . . . . . . . . . 0362 4316566 SAMSUN. . . . . . . . . . . . . SELAMET KİTABEVİ . . . . . . . . . . . . . . 0362 4315946 SAMSUN. . . . . . . . . . . . . MERVE KİTABEVİ . . . . . . . . . . . . . . . . 0362 4326076 SAMSUN. . . . . . . . . . . . . ENDÜLÜS KİTABEVİ . . . . . . . . . . . . . . 0362 4359607 SİİRT . . . . . . . . . . . . . . . . BİLGİLİ KİTABEVİ. . . . . . . . . . . . . . . . . 0484 2234710 SİVAS . . . . . . . . . . . . . . . İSLAM KİTABEVİ . . . . . . . . . . . . . . . . . 0346 2221888 SİVAS . . . . . . . . . . . . . . . GENÇ BİLGİ KİTABEVİ . . . . . . . . . . . . 0346 2231634 ŞANLIURFA . . . . . . . . . . GÖKKUŞAĞI KİTABEVİ . . . . . . . . . . . . 0414 3158666 ŞANLIURFA . . . . . . . . . . NUR-U HALİLİYE KİTABEVİ. . . . . . . . . 0414 2161204 ŞANLIURFA . . . . . . . . . . BİLGİ KİTABEVİ . . . . . . . . . . . . . . . . . . 0414 3157991 ŞANLIURFA . . . . . . . . . . ÖZBEK KİTABEVİ. . . . . . . . . . . . . . . . . 0414 2152679 TARSUS . . . . . . . . . . . . . YENİ HİLAL KİTABEVİ . . . . . . . . . . . . . 0324 6222704 TOKAT. . . . . . . . . . . . . . . KİTAP DÜNYASI . . . . . . . . . . . . . . . . . . 0356 2149115 TOKAT. . . . . . . . . . . . . . . GÜLİZAR KİTAP-KIRTASİYE . . . . . . . . 0356 2125519 TEKİRDAĞ . . . . . . . . . . . ASLAN KİTABEVİ . . . . . . . . . . . . . . . . . 0282 2618484 TEKİRDAĞ . . . . . . . . . . . HEDEF AJANS . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 0282 2641606 TRABZON . . . . . . . . . . . . BEŞİKÇİ KİTABEVİ. . . . . . . . . . . . . . . . 0462 3269842 TRABZON . . . . . . . . . . . . AKSAKAL KİTABEVİ. . . . . . . . . . . . . . . 0462 3262034 UŞAK . . . . . . . . . . . . . . . TUBA KİTABEVİ . . . . . . . . . . . . . . . . . . 0276 2275841 UŞAK . . . . . . . . . . . . . . . GİMPA . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 0276 2121249 VAN. . . . . . . . . . . . . . . . . VAKIF KİTABEVİ. . . . . . . . . . . . . . . . . . 0432 2152432 YALOVA . . . . . . . . . . . . . DÖRTYOL KIRTASİYE . . . . . . . . . . . . 0226 8129597 YOZGAT . . . . . . . . . . . . . NİL KİTAP-KIRTASİYE . . . . . . . . . . . . . 0432 2152432 YOZGAT . . . . . . . . . . . . . ÇİLE KİTAPEVİ. . . . . . . . . . . . . . . . . . . 0354 2121628 ZONGULDAK . . . . . . . . . GÜNEŞ. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 0372 2512170 ZONGULDAK . . . . . . . . . HUZUR. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 0372 2531043 ZONGULDAK . . . . . . . . . NİL . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 0372 2524647


‹NCELEME / CAVİT YALÇIN

20. yüzy›lda, art›k önünde engel kalmad›¤›n› düflünen masonluk, siyasi komplolarla, devrim haz›rl›klar›yla, ayaklanma k›flk›rtmalar›yla u¤raflmaktan ziyade, kendi felsefesini toplumlara yayma yolunu seçmifltir. Masonlu¤un, materyalizm, hümanizm ve evrimcilik kavramlar›yla özetlenebilecek felsefesi, bilim, sanat, medya, edebiyat, müzik ve her türlü popüler kültür arac›l›¤›yla kitlelere yay›lm›flt›r. yüzy›lda masonluk, dini kurumlar›n, dini inançlar›n ortadan kald›r›ld›¤› bir "yeni düzen" kurmay› hedeflemifl, bu amaçla da dini de¤erlerin korundu¤u monarflileri y›kmaya çal›flm›flt›r. Fransa, Almanya, ‹talya, Rusya gibi ülkelerdeki rejim aleyhtar› masonik faaliyetler, masonlu¤un amac›n›n bir "düzen de¤iflikli¤i" ol-

19.

22 A R A fi T I R M A , T e m m u z 2 0 0 2

du¤unu aç›kça göstermektedir. Pek çok Avrupa ülkesinde masonluk, din karfl›tlar›n›n buluflma yeri olmufl, bu buluflma yeri çok kez darbe, ayaklanma, suikast gibi kararlar›n al›nd›¤› merkezlere dönüflmüfltür. 1789'daki Büyük Frans›z Devrimi'nden 20. yüzy›la kadar uzanan süreç içinde irili ufakl› pek çok devrim, darbe giriflimi, ayaklanma, siyasi komplo veya din karfl›t› siyasetin ard›nda masonlu¤un etkisi vard›r. (Harun Yahya, Yeni Masonik Düzen)

Bir di¤er deyiflle, masonluk "mevcut düzeni y›kmak" hedefine 20. yüzy›l›n bafllar›nda büyük ölçüde ulaflm›flt›r. Amerikal› bir mason, masonlu¤un bu yöntemini flöyle özetler: "Masonluk çal›flmas›n› sessiz bir flekilde yürütür fakat bu çal›flma, okyanusa do¤ru sessiz bir flekilde vuran derin bir nehrin iflleyifli gibidir." ABD'nin Georgia eyaletinin "Büyük Üstad" dereceli masonlar›n biri olan J. W. Taylor ise, ayn› konuda flu ilginç yorumu yapmaktad›r: “Eski kavramlar›n terk edilmesi ve yerine yenilerinin yerlefltirilmesi, her zaman dünya-


n›n ilk olarak dikkatini çeken alg›lanabilir sebeplerden kaynaklanmaz, daha çok insanlar›n zihninde uzun y›llard›r ifllev gören prensiplerin bir toplam›d›r. Ancak son anda uygun flartlar oluflur ve elveriflli bir çevre meydana gelir, o zaman gizli olan gerçek hayata aktar›l›r... Böylece her insan› büyük bir ortak hedefe do¤ru teflvik eder ve büyük hedeflere varmak için tüm uluslar› sanki hepsi birer insan gibi hareket ettirir. ‹flte masonluk kurumunun, dünyadaki insano¤lu üzerindeki etkisi bu prensip üzerinde gerçekleflmektedir. Sessiz ve gizli olarak çal›fl›r, ama çok yönlü iliflkileri sayesinde toplumun her detay›na ve bofllu¤una s›zar; masonlu¤un eserlerini görenler bu eserlere karfl› hayrete düflerler, ama kayna¤›n›n ne oldu¤unu bilip söyleyemezler.” (The Catholic Encyclopedia, "Masonry (Freemasonry)", New Advent, http: //www. newadvent.org)

Chicago Büyük Locas›'n›n yay›nlad›¤› Voice dergisine göre ise, "Masonluk sessiz bir flekilde, fakat kesinlikle ve sürekli olarak insan toplumunun harc›n› infla etmektedir". Söz konusu "harç inflas›", masonik felsefenin temelleri olan materyalizm, hümanizm ve Darwinizm'in topluma empoze edilmesiyle gerçekleflmektedir. Masonlu¤un bu sessiz ve derinden iflleyen stratejisinin en büyük özelli¤i, bu stratejide görev alan masonlar›n, bunu masonluk ad›na yapt›klar›n› hemen hiçbir zaman aç›klamamalar›d›r. Farkl› kimliklerle, farkl› s›fatlarla, farkl› makamlarda görev yapar, ama masonluk arac›l›¤›yla benimsedikleri ortak bir felsefeyi topluma empoze ederler. Türk localar›n›n büyük üstadlar›ndan Halil Mülküs, y›llar önce kendisiyle yap›lan bir röportajda, bu www.arastirma.org

Amerika’da bulunan bir mason locas› üyeleri toplu halde görünüyor.

gerçe¤i flöyle aç›klam›flt›r: “Masonluk, masonluk olarak ortaya ç›k›p hiçbir fley yapmaz. Masonluk bireyleri yönlendirir, burada yetiflen bireyler, zikir talimi üretimine kat›lan Masonlar d›fl alemde bulunduklar› yerlerde, çeflitli seviyelerdeki mesleklerdedirler. Bunlar üniversitelerdedirler, rektördürler, bunlar profesördürler, bunlar devlet adam›d›rlar, bakand›rlar, doktordurlar, hastane baflhekimidirler, avukatt›rlar, vs. Bulunduklar› yerlerde bu Masonlu¤un talim etti¤i fikirleri yayg›n bir biçimde topluma aktarma gayreti içinde olurlar.” ("Masonluk Gücünü Yitiriyor mu?". Nokta Dergisi,13 Ekim 1985. say› 40)

dü¤ü "kitleleri dinsizlefltirme" program›, ›rkç›l›k, faflizm, komünizm gibi kan dökücü ideolojilerin do¤mas›na neden olmufltur. Sosyal Darwinizm'in yay›lmas›, insanlar› "çat›flmak için yaflayan hayvanlara" dönüfltürmüfl, bunun kanl› sonuçlar› 19. yüzy›l›n ikinci yar›s›nda ve 20. yüzy›lda ortaya ç›km›flt›r. I. Dünya Savafl›, Darwinist telkinler sonucunda savafl› ve kan dökmeyi "biyolojik bir gereklilik" olarak gören Avrupa liderlerinin eseridir. Bu savaflta 10 milyon insan bir hiç u¤runa ölüme gönderilmifltir. Ard›ndan gelen II. Dünya Savafl›, yine masonlu¤un att›¤› dinsizlik tohumlar›n›n ürünleri olan faflizm ve komünizm gibi totaliter ideolojilerin eseridir ve tam 55 milyon insan› yok etmifltir. 20. yüzy›l boyunca dünyan›n dört bir yan›na ac› veren savafl, çat›flma, zulüm, adaletsizlik, sömürü, açl›k, ahlaki dejenerasyon gibi belalar, temelde dinsiz felsefe ve ideolojilerin ürünüdür. (Harun Yahya, Darwinizm'in ‹nsanl›¤a Getirdi¤i Belalar)

K›sacas› masonlu¤un felsefesi Bu aldan›fl›n sonuçlar› ise çok çok ac› meyveler vermifltir. Baflka türlü olmas› da düflünülemez, ac›d›r. Masonlu¤un 18. ve 19. çünkü bu ‹lahi bir kurald›r. yüzy›l boyunca sürdürAllah'›n dinini reddederek atalar›n›n dinini, geleneksel hurafelerini tercih eden tarihteki tüm pagan kavimler, kendilerini helaka sürüklemifllerdir. Bu paganlar›n ça¤dafl temsilcisi olan masonluk ise, kendisiyle birlikte tüm dünyay› helaka do¤ru sürüklemektedir. Ve iflte bu nedenle, insanl›¤› bu felaketten korumak, Bediüzzaman'›n ifadesiyle "maddiyun ve tabiyyun taununun" (maddecilik ve tabiatç›l›k hastal›¤›n›n) telkinlerini k›rmak ve bu yolla kitlelerin iman›n› kurtarmak gerekmektedir.

www.darwinizmdini.com


Haziran 1989 günü Halk›n Ordusu, Tiananmen'de gösteri yapan ö¤rencilerin üzerine yürüdü ve Çin K›z›l Haç›'n›n verdi¤i rakamlara göre 2.600 kifliyi öldürdü (Çin K›z›l Haç›'n›n verdi¤i rakamlara, Çin ordusu taraf›ndan gizlice gömülenler veya ak›betleri hiçbir zaman ö¤renilemeyen kifliler dahil de¤ildi). Baflka kaynaklar ise ölü say›s›n›n 7 bin ile 20 bin aras›nda de¤iflti¤ini tahmin etmekteydiler. Olaylar s›ras›nda 7 binden fazla kifli yaraland›. 40 bin kifli tutukland› (daha sonra bunlar›n bir ço¤u da halk›n gözü önünde idam edildi). Ve böylece komünist Çin, kendisine muhalif olanlar› etkisiz hale getirmekte ne kadar "baflar›l›" oldu¤unu bir kez daha tüm dünyaya göstermifl oldu. Çünkü Çin yönetimi, karfl›s›ndakilerin henüz 1920 yafllar›ndaki kendi vatandafllar› olmas›n› önemsemiyordu. Komünist Çin'e göre önemli olan rejimin tehlike alt›nda olmas› ihtimali idi ve politbüro bu üniversite gençlerinin rejimi tehdit etti¤i kanaatine varm›flt›. ‹flte bu kanaat binlerce insan›n katledilmesine, binlercesinin yaralanmas›na, on binlercesinin tutuklan›p

4

4 Haziran 1989 tarihi, komünist Çin'in vahfletine tüm dünyan›n bir kez daha tan›k oldu¤u bir gün oldu. Pekin'in ünlü Tiananmen Meydan›'nda daha fazla demokrasi ve daha fazla özgürlük için gösteriler yapan üniversite ö¤rencileri karfl›lar›nda kendi devletlerinin ordusunu buldular. iflkence görmesine neden oldu. Tiananmen, 1919'da da Çin halk›n›n Bat›l› sömürgeci devletlere karfl› bafllatt›¤› genifl kat›l›ml› demokrasi hareketinin en önemli merkezi olmufltu. Dolay›s›yla bu tarz gösteriler için sembolik bir anlam tafl›yordu. Pek çok devlet binas›n›n bu meydan›n etraf›nda bulunuyor olmas› da, zaman zaman yap›lan gösterilerde hep buras›n›n tercih edilmesine neden oluyordu. 1989'daki gösteriler ise Pekin'deki üniversite ö¤rencilerinin, reformist

24 MA A ,, TT ee m mm m uu zz 22 00 00 22 24 AA RR AA fifi TT II RR M


görüflleri ile tan›nan ve gösterilerden k›sa bir süre önce ölen Parti eski Genel Sekreteri Hu Yaobang'› anmak istemeleri ile bafllad›. Asl›nda ö¤rencilerin taleplerine hep s›cak yaklaflan Hu Yaobang'›n ölümünden sonra, üniversitelerde Yaobang'› anma toplant›lar› yapmak bir tür gelenek haline gelmiflti. Ve bu toplant›lar bir müddet sonra daha çok demokrasi, üniversitelere ba¤›ms›zl›k, daha çok ifl imkan› ve bas›n özgürlü¤ü isteyen toplant›lara dönüflmüfltü. Ancak bu seferki anma töreni hepsinden farkl›yd›. Hu Yaobang'›n ölüm tarihi olan 22 Nisan'da yüz binlerce

ö¤renci meydan› doldurdu ve taleplerini hükümete sunmak istediler. Ö¤rencilerin bu hareketi ve talepleri göz ard› edildi. Bunun üzerine ö¤renciler Pekin Üniversitesi Otonom Federasyonu'nu kurduklar›n› aç›klad›lar. K›sa sürede harekete, iflçilerden de destek geldi ve Pekin ‹flçileri Otonom Federasyonu da harekete kat›ld›. Bu durum Polit Büroyu fazlas› ile rahats›z etmiflti. Çünkü hareket gittikçe basit bir ö¤renci hareketi olmaktan ç›k›yor, her kesimden insan›n kat›ld›¤›, komünist rejimi tehdit eden bir harekete dönüflüyordu. Politbüro dikta rejimini kaybetmek korkusuna kap›lm›flt›. 26 Nisan günü hükümet tüm gösterileri yasaklad›¤›n› aç›klad›. Hükümetin resmi yay›n organ› olan People's Daily gazetesinin, "Ayr›l›kç›klara Karfl› Gereken Önlemlerin Al›nmas› fiartt›r" fleklindeki manfleti, Polit Büronun gösteriler karfl›s›nda taviz vermeyece¤ini gösteriyordu. Haberde yer alan, "ö¤rencilerin komplocular›n oyununa geldi¤i" fleklindeki yorumlar, ö¤renciler aras›nda tansiyonun yükselmesine neden olmufltu. Haberden bir gün sonra, 27 Nisan günü onlarca farkl› kampüsten 100 bine yak›n ö¤renci meydanda topland› ve hükümet taleplerini kabul edinceye kadar meydandan ayr›lmayacaklar›n› aç›klad›lar. (Harun Yahya, ‹slam›n K›fl› ve Beklenen Bahar› )

w ww ww w .. aa rr aa ss tt ii rr m m aa .. oo rr gg

4 May›s'ta ö¤renciler Tiananmen Meydan›'nda okuduklar› bir bildirge ile hükümeti yolsuzluklarla mücadele etmeye, anayasal haklar›n korunmas›n› garanti alt›na almaya, siyasi ve ekonomik reformlara h›z vermeye, yeni bir bas›n kanunu ç›kararak özel gazetelerin ç›kar›lmas›na izin vermeye davet ettiler. Ülkenin dört bir yan›ndan ö¤renciler Pekinli arkadafllar›na destek vermek için Pekin'e hareket etmifl, Pekin halk› meydan›n etraf›na toplan›p büyük bir set oluflturmufl, ülkenin çeflitli kesimlerinden iflçiler ise ö¤rencilere destek verdiklerini aç›klam›fllard›. Ancak Çin Hükümeti ö¤rencilerin taleplerini kabul etmenin, rejimde bir çözülme bafllataca¤›n› düflünüyordu. Ö¤rencilere tan›nacak herhangi bir hakk›n di¤er kesimlere de tan›nmas› gerekecekti. Bu da insanlar› birer üretim arac› olarak de¤erlendiren ve onlar›n hak sahibi olmalar›n› de¤il sadece çal›flt›r›lmalar› gerekti¤ini düflünen komünist rejim için ciddi bir tehlikeydi. Ö¤rencilerin 13 May›s'ta bafllatt›klar› açl›k grevi, ayd›nlardan ve ö¤retim görevlilerinden destek gördü, onlar da greve kat›ld›lar. Birkaç hafta içerisinde açl›k grevi milyonlarca insan›n deste¤ini alm›flt›. Meydanda gösteri yapanlar›n say›s› ise yar›m milyonu geçmiflti. Bu, komünist Çin tarihinin en büyük gösterilerinden birisiydi. Ö¤renciler ile hükümet aras›nda diyalog kurmaya çal›flan ve ›l›ml› siyaseti ile tan›nan Zhao Ziyang bir müddet sonra, Deng Xiaoping'in tavizsiz tutumu karfl›s›nda görevinden ayr›lmak zorunda kald›. Zhao'yu görevinden ayr›lmak zorunda b›rakan konu ise, Xiao ping'in ve yafll› politbüro üyelerinin

ARAfiTIRMA, Temmuz 2002

25


neredeyse tamam›n›n savafl hali ilan edilmesi ve ö¤renci hareketinin fliddet kullan›larak bast›r›lmas› gerekti¤i yönündeki düflünceleri idi. Bu düflünce, Kültür Devrimi günlerinde yaflanan vahfletten beri Çin'in en çok kana buland›¤› operasyonlardan birinin gerçekleflmesine neden olacakt›. 3 Haziran sabah› askerler meydan› kuflatmaya bafllad›lar. Ö¤leden sonra çat›flmalar bafllad›, akflam oldu¤unda ise ordu birlikleri barikatlar› aflm›flt›. Sadece ö¤renciler de¤il pek çok Pekinli de çat›flmalar s›ras›nda hayat›n› kaybetti. Çünkü Çin ordusu insanlar üzerine rastgele atefl aç›yor, tanklar önlerine geçen herfleyi ezip geçiyordu, hatta masum insanlar› bile. 4 Haziran sabah› Tiananmen'e gelen bütün yollar kesilmiflti, bir iki gün daha süren çat›flmalar 9 Haziran günü ard›nda binlerce ölü b›rakarak sona erdi. Temizlik operasyonu meydandaki kalabal›¤›n da¤›t›lmas› ile bitmiyordu. Ayd›nlar, iflçiler, politikac›lar, ö¤renciler ve Pekin vatandafllar› aras›nda on binlerce insan tutukland›. Il›ml› bir çizgi izleyen Polit Büro üyeleri ise Partiden ihraç edilip, hapse at›ld›lar.

Katliam sonras› manzaralar 1989 y›l›nda yaflanan Tiananmen Katliam› komünizmin vahfli yüzünü unutanlar için ibret verici bir hat›rlatma oldu. Komünist ideolojinin kendi iktidar›n› korumak u¤runa ne derece vahfli, ac›mas›z ve gaddar olabilece¤ine tüm dünya bir kez daha tan›kl›k etti. Asiaweek dergisi, kat- liam emrini veren Çin yöneticilerini, "Paranoya, ak›l d›fl›, kana susam›fl gibi kelimeler bile Pekin liderlerini tarif etmekte

yetersiz kal›yor" sözleri ile tan›ml›yordu.(Asiaweek, Jonathan Mirsky, Revolution's Dark Legacy, cilt 27, no 2, 19 Ocak 2001)

Katliam›n detaylar›n› ve komünist Çin ordusunun ac›mas›zl›¤›n› anlatan binlerce görgü tan›¤›n›n ifadesi vard›r. Bu katliamda hayatlar›n› kaybedenlerin yak›nlar›n›n ifadeleri de vahfleti dile getiren di¤er deliller aras›ndad›r. Bunlardan birisi de, katliam›n 10. y›l dönümde katledilenlerin yak›nlar›n›n kurmufl oldu¤u "4 Haziran Kurbanlar› Derne¤i" adl› organizasyonun, 105 kiflinin ifadesini biraraya getirerek yay›nlad›¤› rapordur. Raporda yer alan ifadelerin birkaç› flöyledir: “S›rt›ndan vurulmufltu, omuzlar›nda, kolunda, dirse¤inde kurflun yaralar› vard›. Göbek deli¤inin alt›nda 7-8 cm geniflli¤inde bir süngü deli¤i izi görünüyordu. Vücuduna pek çok kurflun isabet etmifl olmas›na ra¤men hemen ölmedi¤i, süngü darbesi ile öldürüldü¤ü anlafl›l›yordu. Avuçlar›nda

da süngü yaralar› vard›. Süngüyü ç›karmaya çal›flm›flt›. Vücudunu gördü¤ümüzde, bedeninin üst k›sm› tamamen kan ile kapl›yd›. Berbat bir manzarayd›. (20 yafl›nda bir ö¤renci olan Wu Guofeng'in ailesinin ifadesinden) (O¤lumu bulabilmek için) Hastane hastane dolaflt›k. Her hastanenin giriflinde ölülerin ve yaral›lar›n isimlerinin yaz›l› oldu¤u uzun bir liste vard›, her liste ortalama 400 isimden olufluyordu. Listenin bafl›nda yak›nlar›n›n izini bulmaya çal›flan insanlar toplanm›flt›. O¤lumuzun ismini bulmak için pek çok listeye bakt›k, kimli¤i tespit edilememifl cesetleri inceledik. Çok korkunçtu, kan içinde kalm›fl bedenlerin, gözlerindeki dehflet ifadesi donup kalm›flt›.” (Boynundan ald›¤› bir kurflunla hayat›n› kaybetmifl olan Wu Xiangdong'un ailesinin ifadesinden) (James Conachy, Victims' Families Campaign for Reassessment of Tiananmen Square Massacre, WSWS, 14 Temmuz 1999)

Tüm bu ifadeler, 1989'da Tiananmen Meydan›'nda yaflanan insanl›k dram›n›n boyutlar›n› göstermektedir. Komünist Çin yönetimi geçmiflte Büyük At›l›m veya Kültür Devrimi döneminde yapt›¤› gibi, insan hayat›na de¤er vermedi¤ini, komünizmin bask›c› ve despot bir dikta rejimi oldu¤unu, insanlar›n bafl›na nas›l büyük felaketler getirdi¤ini bir kez daha göstermifltir. Bugün halen Çin hapishaneleri Tiananmen olaylar› s›ras›nda gözalt›na al›nan kiflilerle doludur.

www.muhammedyahya.com 2 MA A ,, TT ee m mm m uu zz 22 00 00 22 26 6 AA RR AA fifi TT II RR M


nsan› di¤er canl›lardan ay›ran en önemli özelliklerinden biri, nefsi ve vicdan› ile birlikte yarat›lm›fl olmas›d›r. Her insanda kendisine kötülü¤ü emreden bir nefis ve kötülükten nas›l sak›naca¤›n› ilham eden bir vicdan vard›r. ‹nsan vicdan›n›n ilham etti¤i sevgi, fedakarl›k, merhamet, tevazu, flefkat, do¤ruluk, dürüstlük, sadakat, nezaket ve yard›mseverlik gibi güzel özelliklerinin yan› s›ra, nefsinden kaynaklanan y›k›c› ve olumsuz özelliklere de sahiptir. Ancak inançl› bir insan vicdan› sayesinde do¤ru ile yanl›fl› birbirinden ay›rabilir ve her zaman güzel ahlak› tercih eder. Allah'a olan güçlü iman› ve korkusu, ahiretin varl›¤›na olan inanc›, sonsuz cehennem azab›ndan duydu¤u fliddetli korku ve cennet ha-

yat›na duydu¤u özlem onu nefsinin azg›nl›klar›ndan uzak tutar. ‹nsanlara karfl› güzellikle davran›r, her zaman affedici olur, kötülü¤e karfl› iyilikle cevap verir, ihtiyaç içinde olan›n hemen yard›m›na koflar, merhametlidir, sevgi doludur, flefkatli ve hoflgörülüdür. Teröristler ise nefislerinin sesini dinleyip, her türlü kötülü¤ü rahatl›kla iflleyen, vicdanlar›n›n sesini dinlemeyen insanlard›r. Bu nedenle de sevgisiz, sald›rgan, her türlü ahlaks›zl›¤› kolayl›kla yapan, insanlara hiç vicdani s›k›nt› duymadan eziyet edebilen kimselerdir. Bunun nedeni ise bu kiflilerin Allah korkusuna sahip olmamalar› ve din ahlak›n› bilip uygulamamalar›d›r. Çünkü Allah'tan korkmayan bir in- san› suç ifllemekten engelleyebilecek

28 A R A fi T I R M A , T e m m u z 2 0 0 2

hiçbir güç yoktur. (Harun Yahya, ‹slam Terörü Lanetler)

Toplumun mevcut kurallar› insanlar› suçtan ve kötü ahlaktan ancak bir noktaya kadar al›koyabilir. Devlet, kamuya aç›k yerleri, sokaklar›, merkezi


www.islamterorulanetler.com bölgeleri güvenlik birimleri sayesinde k›smen koruyabilir, toplumun düzenini sa¤layabilir, güçlü bir adalet sistemi sayesinde suç oran›n› düflürme konusunda gereken önlemleri alabilir. Ancak her insan›n yirmi dört saat kontrol edilmesi mümkün olmad›¤›na göre, belli bir yerden sonra insan›n vicdan› devreye girmelidir. Vicdan›n› dinlemeyen insan, yaln›zken ya da kendisi gibi düflünen kimselerle birlikteyken kolayl›kla suç iflleyebilir. Bu durumda gerekti¤inde yalana baflvuran, haks›z kazanç sa¤lamaktan çekinmeyen, mazlumu ezmekten hiçbir rahats›zl›k duymayan insanlardan oluflan bir toplum modeli ortaya ç›kar. Allah korkusunun olmad›¤›, manevi de¤erlerin yitirildi¤i bir toplumda fiziksel tedbirlerin ve uygulamalar›n yeterli neticeyi vermeyece¤i aç›kt›r. Oysa din ahlak›, insana, yaln›z bafl›na da olsa, yapt›¤› kötülük nedeniyle çevresindeki hiç kimse onu cezaland›rmayacak da olsa, kötülükten sak›nmay› emreder. Hayat› boyunca yapt›¤› her hareketten, ald›¤› her karardan, söyledi¤i her sözden dolay› Allah kat›nda hesaba çekilece¤ini ve sonsuz ahiret hayat›nda bu yapt›klar›na göre karfl›l›k bulaca¤›n› bilen bir insan›n kötülükten fliddetle sak›naca¤› aç›kt›r. ‹nsanlar›n kendi r›zalar›yla kötülükten sak›nmay› ö¤rendikleri bir toplumda, terör örgütlerinin yaflam sahas› bulmalar› mümkün de¤ildir. Çünkü din ahlak›n›n hakim oldu¤u bir toplumda, fliddet yanl›s› pek çok örgütün ortaya ç›kmas›na neden olan sorunlar da do¤al olarak ortadan kalkm›fl olur. Toplumun geneli dürüstlük, fedakarl›k, sevgi, flefkat, adalet gibi yüksek erdemlere sahipse bu toplumda fakirlik, gelir eflitsizli¤i, adaletsizlik, haks›zl›k, mazlumun ezilmesi, özgürlüklerin k›s›tlanmas› gibi olumsuzluklarla karfl›lafl›lmaz. Tam tersine ihtiyaç içinde olanlar›n ihtiyaçlar›n›n giderildi¤i, zengin olan›n fakir olan› kollad›¤›, güçlü olan›n zay›f olan› korudu¤u, sa¤l›k, e¤itim, ulafl›m gibi sosyal imkanlarda herkesin en iyisini kullanabildi¤i bir topwww.arastirma.org

lum düzeni olur. ‹flte bu nedenledir ki, güzel ahlak, pek çok toplumsal sorunun çözümünün anahtar›d›r. Bu ahlak›n kayna¤› da, Allah'›n insanlara bir rehber olarak gönderdi¤i Kuran'd›r. Rabbimiz Hud Suresi'nin 116. ayetinde "... yeryüzünde bozgunculu¤u önleyecek fazilet sahibi kifliler bulunmal› de¤il miydi?" fleklinde b u y u r m a k t a d › r. ‹man edenler Al-

lah'›n ayetlerde tarif etti¤i, bu fazilet sahibi kimselerdir. Teröristler neticeyi fliddette ararken, onlar gerçek baflar›n›n ancak Allah'›n dinine s›ms›k› sar›lmakla elde edilece¤inin bilinciyle hareket edeceklerdir. Müslümanlar, Yahudiler ve H›ristiyanlar birlik olup, bu fikri mücadeleyi her inanca ve her fikre sayg›l› bir anlay›flla yürütecek ve Allah'›n izniyle mutlak bir baflar›yla karfl›laflacaklard›r. Bu, Allah'›n tüm inanç sahibi kullar›na olan ve mutlaka gerçekleflecek bir vaadidir. Teröristler kendilerini hem dünyada hem de ahirette gerçek mutlulu¤a ve esenli¤e kavuflturacak olan apaç›k bir gerçekten habersizdirler. Hayatlar› boyunca dinsiz ideolojilerle, yaflam›n sa-

dece güçlüler lehinde geliflen bir mücadele meydan› oldu¤u fikriyle e¤itilmifllerdir. Bu sapk›n fikirlerde ayakta kalabilmek için fliddetten, zorbal›ktan baflka bir yol yoktur. ‹flte bu noktada hangi dinden olursa olsun, iman sahibi her insana çok büyük bir sorumluluk düflmektedir. Yahudiler Eski Ahit'te yer alan ve insanl›¤› bar›fla ve hoflgörüye ça¤›ran aç›klamalar› göz ard› etmemeli, tüm Yahudileri terörün karfl›s›nda durmaya davet etmelidirler. H›ristiyanlar da Allah'›n

hoflnut olaca¤› güzel ahlak› kendilerine rehber edinerek, tüm H›ristiyanlar› terörizmle mücadeleye davet etmelidirler. Terörist ideoloji çürük temeller üzerine kurulmufltur ve topyekün bir e¤itim seferberli¤i ile kolayl›kla ortadan kald›r›lmas› mümkündür. Samimi müminler de çözüm yollar› üretmekle, halk› bilgilendirici, Allah’›n emretti¤i güzel ahlak› anlat›c› eserler ortaya koymakla terörizmin ve cehaletin önünü kesebilirler. Dünya üzerinde Allah'›n emretti¤i hoflgörünün, bar›fl›n ve esenli¤in hakim olmas›, terörizmi geri dönmeyecek flekilde tarihin sayfalar›na göme-

ARAfiTIRMA, Temmuz 2002

29


nsanlar› bir hayvan türü olarak gören, dolay›s›yla hayvanlar için geçerli kurallar› insanlara uygulayan bir zihniyetin ürünü olan öjeni, insan neslinin de inekler veya köpekler gibi "hayvan yetifltiricili¤i" yöntemiyle gelifltirilmesini hedefliyordu. Öjeniye göre bir toplumdaki sakatlar›n ve hastalar›n ço¤almas› önlenmeli, (gerekirse bunlar öldürülmeli) sa¤l›kl› bireyler ise bolca "çiftlefltirilerek" sa¤l›kl› ve güçlü nesiller oluflturulmal›yd›. Bu politika, pagan dünyas›n›n savaflç› flehir devleti olan Sparta'da uygulanm›fl ve Platon taraf›ndan da savunulmufltu. Öjeni, H›ristiyanl›¤›n hakimiyetiyle birlikte tarihin tozlu raflar›na kalkm›flt› ki, Charles Darwin Türlerin Kökeni adl› kitab›n› yay›mlad›. Darwin, kitab›n›n ilk bölümlerini hayvan yetifltiricili¤i konusuna ay›rm›fl, verimli inek veya at cinsleri türeten yetifltiricilere dikkat çekmifl, daha sonra da ‹nsan›n Türeyifli adl› kitab›nda bu yöntemlerin insanlar üzerine uygulanabilir oldu¤unu ileri sürmüfltü. Darwin'in açt›¤› öjeni yolunu geniflleten ve öjeniyi kapsaml› bir program olarak tarif edip dünya gündemine getiren kifli ise, Darwin'in kuzeni Francis Galton oldu. Galton, tahmin edilebilece¤i gibi, Darwin'in ateflli bir hayran› ve takipçisiydi. Memories of My Life (Hayat›m›n An›lar›) bafll›kl› otobiyografisinde flöyle yaz›yordu:

30 A R A fi T I R M A , T e m m u z 2 0 0 2


www.darwinizminsonu.com “1859 y›l›nda Türlerin Kökeni'nin Charles Darwin taraf›ndan yay›mlanmas›, insano¤lunun genel düflüncesinde oldu¤u gibi benim kiflisel zihni geliflmemde de çok büyük bir dönüm noktas› olmufltu. Bu (kitab›n) etkisi, bir sürü dogmatik engelin tek bir darbe ile bir anda y›k›lmas›, tüm eski otoritelere karfl› bir isyan ruhunun yükselmesi... anlam›na geliyordu.” (Francis Galton, Me-

sabit ve de¤iflmez bir olgu oldu¤unu ileri sürüyordu... Galton'un bu argüman›n›n sonucu ise, insanl›¤›n yarar› için, üstün gen havuzunun afla¤› gen havuzuyla kar›flmas›n›n her ne pahas›na olursa olsun engellenmesi gerekti¤iydi.” (Ian Taylor, In The Minds of Men, TFE Publishing, 1991, s. 404)

Galton "üstün ›rkla afla¤› ›rklar›n kar›flmas›n›n engellemesi" için yasal tedbirler mories of My life, AMS Press, Francis uygulanmas› gerekti¤ini de s. 287) savunuyordu. Galton'a göGalton re evlilikler bu evrimsel Galton'un kendince "dogamaç gözönünde bulundumatik engeller" ve "eski otorularak yasayla düzenlenriteler" gibi kavramlarla kömeliydi. O zaman bir süre tüleyerek sözünü etti¤i kavsonra "çok üstün bir insan ramlar, dini inançlar ve dini ›rk› üretilebilecekti". Galton kurumlard›. Yani Darwin, Galton'un "büyük bir dönüm nokta- bu ›rkç›-evrimci teorisine isim buls›" yaflamas›na ve inanc›n› yitirip din- mak için de, teorisinin bir zamanlar somut flekilde uyguland›¤› pagan sizleflmesine neden olmufltu. Galton'un dinsizleflmesi, pagan dünyas›na yöneldi. Yunanca "iyi dodünyas›n›n ›rkç›l›¤›n› benimsemesiy- ¤um" anlam›na gelen "öjeni" kelimesini o buldu ve ilk kez kulland›. Öjele sonuçland›. Galton, Darwin'in yan›s›ra bir di- ni, dönemin ilkel bilim anlay›fl› içinde k›sa sürede yayg›n bir destek ka¤er evrimci ideolog olan Frans›z fizand›. Darwinizm'i kabul edenler zikçi Paul Broca'dan da etkilenmiflti. kaç›n›lmaz olarak öjeniyi de kabul Broca insan zekas›n›n beyin (ve doediyorlard›. Sonunda 1901 y›l›nda lay›s›yla kafatas›) hacmiyle do¤ru Londra Üniversitesi bünyesinde Euorant›l› oldu¤unu ileri sürmüfl ve bugenic Education Society (Öjeni E¤inu sözde "ispatlamak" için de Paris tim Derne¤i) kuruldu. Hemen ard›nmezarl›klar›n› delik deflik ederek dan kurulan British Eugenics Society yüzlerce kafatas› ölçmüfltü. Galton, ise, öjeni amac›yla toplumdaki tüm Broca'n›n beyin hacmi ile ilgili -ve sakatlar›n "sterilize edilmesi", yani yanl›fll›¤› sonradan kesin olarak isk›s›rlaflt›r›lmas› gerekti¤ini savundu. patlanacak olan- hurafeleri ile amCharles Darwin'in o¤lu Leonard cas› Charles Darwin'in "hayvan yeDarwin, 1911-28 y›llar› aras›nda bu tifltiricili¤i" mant›klar›n› birlefltirdi. derne¤in baflkan› ve gelmifl geçmifl Sonuç, baz› insan ›rklar›n›n di¤erleen aktif üyesiydi. (Harun Yahya, Korinden daha üstün oldu¤u ve üstünmünizm Pusuda) lerle zay›flar›n birbirinden mutlaka Öjeni ‹ngiltere'den sonra ABD' de ayr›flt›r›lmas› gerekti¤i fleklindeki de kendisine taraftarlar buldu. "öjeni" teorisiydi. 1920'li ve 30'lu y›llarda Amerika'daKanadal› yazar Ian Taylor, Darwi- ki evrimci çevreler öjeni konusunda nizm'in sosyal etkilerini ele ald›¤› In büyük bir propaganda yürüttüler ve the Minds of Men adl› kitab›nda flöy- baz› eyaletler "Sterilizasyon Yasalar›" le yazar: olarak bilinen ›rkç› kanunlar ç›kard›“Galton, baz› ›rklar›n kal›tsal ola- lar. Bu kanunlar, genetik yönden zarak üstün olduklar›n› ve üstünlü¤ün y›f veya hastal›kl› oldu¤u düflünülen geçmiflten gelen ve gelece¤e uzanan kad›n ve erkeklerin ameliyat yoluyla www.arastirma.org

k›s›rlaflt›r›lmas›n› öngörüyordu. Bu kanunlar bugün ABD'de "yüz karas› bir ›rkç›l›k örne¤i" olarak kabul edilmektedir. Dahas›, öjeni teorisinin bilimsel gerçeklere tamamen ayk›r› bir hurafe oldu¤u da kabul edilmektedir. 2000'li y›llarda ç›kar›lan insan genom haritas›, farkl› insan ›rklar› ve bireyleri aras›ndaki genetik fark›n çok çok küçük oldu¤unu ve bu farkl›l›klara dayal› bir üreme politikas› gelifltirmeye çal›flman›n çok saçma oldu¤unu göstermifltir. Allah bir ayette üstünlü¤ün ›rkla veya baflka birfleyle de¤il sadece takva ile oldu¤unu flöyle belirtmifltir: “Ey insanlar, gerçekten, Biz sizi bir erkek ve bir difliden yaratt›k ve birbirinizle tan›flman›z için sizi halklar ve kabileler (fleklinde) k›ld›k. fiüphesiz, Allah kat›nda sizin en üstün (kerim) olan›n›z, (›rk ya da soyca de¤il) takvaca en ileride olan›n›zd›r. fiüphesiz Allah, bilendir, haber aland›r.” (Hucurat Suresi, 13) Zay›f ve kal›tsal yönden hasta olan insanlara karfl› uygulanacak çözüm ise, onlar› birer hayvan gibi "sterilize etmek" de¤il, flefkat ve merhamet prensipleri gere¤ince tedavi etmek, korumak ve kollamak olmal›d›r. Ancak Allah'›n bize ö¤retti¤i din ahlak›n›n bir gere¤i olan bu yaklafl›m yerine, Bat› dünyas›nda 20. yüzy›l›n bafllar›nda pagan kültürün ve evrim teorisinin bir sonucu olan öjeni yaklafl›m› kabul görmüfltür. Bu pagan ve evrimci teorinin ne denli büyük bir vahflete yol açt›¤› ise, komünizmin ve faflizmin kanl› tarih sayfalar›nda rahatl›kla görülebilmektedir.

Evrimciler Paganizmi uyand›rmak için sanat›da kulland›lar. Aryan ›rk› temsil eden güçlü erkek ve kad›n tasvirleri, eski Yunan’›n heykellerine benzetilerek yap›l›yordu.

ARAfiTIRMA, Temmuz 2002

31


S‹YASET

P2, ‹talya'n›n üst düzey yöneticilerinin büyük bir bölümünü içinde bar›nd›ran bir mason locas›yd›. Kuflkusuz bu gerçe¤in ortaya ç›kmas› tüm ‹talya'y› floka soktu. Araflt›rmalar locan›n devlet yönetiminde büyük rol oynad›¤›n›, ayr›ca ‹talya'n›n bitmektükenmek bilmeyen yolsuzluk olaylar›nda da büyük etkisi oldu¤unu ortaya ç›kard›. Kuflkusuz P2 skandal› ‹talya için oldu¤u kadar baflka ülkeler için de e¤itici olmal›yd›. Çünkü bu skandalla birlikte masonlu¤un bir ülke içinde "görünmeyen hükümet" haline gelebildi¤i ve bir mafya örgütü gibi devleti soyabilece¤i ortaya ç›km›flt›. 981 y›l›n›n Mart ay›nda, iki Milan savc›s›, 1979 y›l›nda sahte bir kaç›r›lma olay›yla ortadan kaybolan Sicilya do¤umlu uluslararas› banker Michele Sindona'n›n durumunu araflt›r›yorlard›. Vatikan'›n mali dan›flman› olan Sindona'n›n ayn› zamanda mafya ile de yak›n ba¤lant›lar› oldu¤unu düflünüyorlard›. Araflt›rmalar› s›ras›nda ilginç bir fley buldular: Sindona polisten kaçarak Palermo'da sakland›¤› s›rada tam 600 mil kuzeydeki Arezzo kentine gitmifl ve orada Licio Gelli adl› bir tekstil üreticisi ile görüflmüfltü. Sindona gibi bir kiflinin, "yeralt›nda" oldu¤u bir s›rada, kendisiyle görüflmek için 600 mil yol tepti¤i bu Licio Gelli, kuflkusuz önemli birisi olmal›yd›. Bu nedenle savc›lar Gelli'nin araflt›r›lmas› emrini verdiler. 17 Mart günü polisler bu ilginç sanayicinin ofisinde gizli bir liste buldular. Listede tam 962 isim vard›. Ve bu liste

1

32 A R A fi T I R M A , T e m m u z 2 0 0 2


da da geçerli oldu¤u bir kez daha ortaya ç›kt›. Çünkü P2'nin önemli bir "Yahudi ba¤lant›s›" vard›. The Middle East International dergisi, Temmuz 1981 say›s›nda locan›n ‹srail'le ve özellikle de Mossad'la çok yak›n iliflkileri oldu¤unu ortaya koymufl, P2'nin bu "‹srail ba¤lant›s›"nda ‹talya içindeki Yahudi cemaatinin de önemli bir rolü oldu¤unu bildirmiflti. ‹talya'n›n ikinci büyük zengini olan Yahudi cemaatinden Carlo de Beneditti'nin de P2'yle yak›n iliflki içinde oldu¤u sonraki y›llarda ortaya ç›km›flt›. Ayr›ca locan›n ABD ve Avrupa'daki Yahudi çevreleri ile de çok yak›n iliflkileri vard›. Henry Kissinger, Edmond de Rothschild ve David Rockefeller P2'ye son derece yak›n olan isimlerin bafl›nda geliyordu. Öyle ki Baron Ellie de Rothschild'›n, P2'ye ihanet etmeye kalkan Roberto Calvi'nin az önce sözünü etti¤imiz "masonik" as›l›fl› için gereken paray› temin etti¤i bile, ‹talyan Panorama dergisinde yay›nlanm›flt›. Henry Kissinger ise do¤rudan P2'nin üst düzey kadrosundayd›: U¤ur Mumcu, Papa Mafya A¤ca adl› kitab›nda "P2'nin 33. dereceye yükselmifl masonlardan oluflan üst konseyi Monte Carlo Komitesi ad› ile tan›nmaktad›r. Monte Carlo locas›na Henry Kissinger da üye" diyordu. P2'nin ‹srail ve özellikle de Mossad'la olan "ittifak›", eski Mossad ajan› Victor Ostrovsky'nin çok yank› uyand›ran By Way of Deception'dan sonra

s›radan bir liste de¤ildi; Propaganda 2, ya da k›saca P2 ad›ndaki bir mason locas›n›n üyelerinin listesiydi. Gelli ise bu locan›n Büyük Üstad›yd›. Listeyi bulanlar› flaflk›na çeviren fley ise, locan›n üyelerinin ‹talya'n›n en önemli kiflileri olmas›yd›. P2 üyeleri aras›nda; 3 bakan, 43 Parlamento üyesi, 43 general, 8 amiral, gizli servis flefleri, yüzlerce üst düzey bürokrat ve diplomat, ‹talya'n›n dört büyük flehrinin polis flefleri, sanayici ve finansörler, ünlü Corriere Della Sera gazetesinin editör ve yay›nc›s› da dahil olmak üzere 24 gazeteci ve ayr›ca baz› ünlü televizyon y›ld›zlar› yer al›yordu. Michele Sindona da locan›n üyesiydi. Bir baflka loca üyesi banker ise, daha sonra Londra'daki Blackfriars köprüsünde -ki bu köprü Ortaça¤'da Tap›nakç›lar'a ait olan bir kilisenin

yaln›zca birkaç yüz metre uza¤›ndaki anlaml› bir köprüydü- masonik ritüellere göre as›larak "infaz" edilecek olan Roberto Calvi idi. K›sacas› P2 locas› ülkenin üst düzey isimlerinin büyük bir bölümünü içinde bar›nd›r›yordu. Kuflkusuz bu gerçe¤in ortaya ç›kmas› tüm ‹talya'y› floka soktu. Araflt›rmalar locan›n devlet yönetiminde büyük rol oynad›¤›n›, ayr›ca ‹talya'n›n bitmek-tükenmek bilmeyen yolsuzluk olaylar›nda da büyük etkisi oldu¤unu ortaya ç›kard›. www.arastirma.org

Mason kardinaller sayesinde Vatikan'› da "para aklama merkezi" haline getiren loca, efsanevi ‹talyan mafyas›n›n en güçlü koluydu. P2, suikast, bombalama gibi pek çok terör eyleminin de arkas›ndayd› ve ünlü kontrgerilla örgütü Gladio ile de yak›n ba¤lant›lar› bulunuyordu. Masonlar ve Yahudiler aras›nda her zaman gelenekselleflmifl bir iliflki mevcuttur. Skandalla birlikte bu iliflkinin buraARAfiTIRMA, Temmuz 2002

33


Salvatore Riina 1994'te yay›nlad›¤› Licio Gelli The Other Side of Deception adl› kitab›nda da bildirildi. Ostrovsky, bir Mossad-P2-Gladio ba¤lant›s›ndan söz ediyordu. Eski ajan›n yazd›¤›na göre, Licio Gelli, yani P2 mason locas›n›n ünlü üstad›, "Mossad'›n ‹talya'daki müttefiki"ydi ve Gelli'nin yönetti¤i P2 ile, yine Gelli'yle yak›n iliflkisi olan kontrgerilla örgütü Gladio da Mossad'la ittifak içindeydi. Mossad, Gelli- 1993'ün son günlerinde ‹talyan poliP2-Gladio ba¤lant›lar›n› kullanarak since yakalanan ve mafyada "babala80'li y›llarda ‹talya üzerinden silah ti- r›n babas›" olarak tan›nan Salvatore Riina'n›n da mason oldu¤u ortaya ç›kt›. careti yapm›flt›. Riina, La Stampa gazetesinde yay›nla‹ngiliz gazeteci-yazar Martin Short, nan ifadesinde, di¤er pek çok mafya P2'nin masonik kurallara göre kurulan babas›n›n da mason oldu¤unu ve birve iflleyen "gerçek ve düzgün" bir maçok yarg›c›n da mason olmalar› nedeson locas› oldu¤unu, ‹ngiltere Büyük niyle mafya babalar›na yard›mc› oldukLocas› ile yak›n iliflki lar›n› söylemiflti. Hatta bu nedenle daiçinde bulundu¤uha sonra ‹talyan Yüksek Hakimler Kunu delilleriyrulu bir aç›klama yaparak yarg›ç ve savle anlat›r. c›lar›n mason olmas›n›n yasakland›¤›Short'un yazn› bildirmiflti. d›¤›na göre ‹talya'da masonlu¤a bulanm›fl tüm bu locan›n bu yolsuzluk skandallar›n›n ard›ndan di¤er localargelen "Temiz Eller" adl› tasviye harekedan tek fark›, ti de gerçekte bir fleye yaramad›. K›sa"gizli" tutulmacas› P2, masonlar›n skandal› ört-bas s› için al›nm›fl edebilmek için söyledikleri gibi bir "isolan karard›r. ‹talya tisna", bir "kaza" de¤ildi. Aksine, maBüyük Locas› Büyük ÜstaRoberto Calvi sonlu¤un bir ülkedeki üst düzey kadrod› Lino Salvini, 1977 y›l›nda Gelli'ye P2'nin çal›flmalar›n›n sürdürülmesini lar› içinde bar›nd›rabilmesi için P2 taremretmifl, ancak P2'nin di¤er ‹talyan z› "gizli ve izole" localar› tercih etti¤i anlafl›lmaktad›r. "‹stisna" ya da localar›ndan izole edilmesi ve "kaza" olan bir fley varsa, gizli tutulmas› yoluna gidilbu da P2'nin ortaya ç›kmifltir. m›fl olmas›d›r. Nitekim P2'nin ortaBu yarg›y› güçlenya ç›kmas›n›n ard›ndiren bir baflka ilginç dan masonlu¤un mafya haber de 1995 y›l› baile iliflkilerinin sürmesi, fl›nda ‹ngiltere'den "Baba" lakapl› Andreotti geldi. ‹ngiliz siyasetingibi efsanevi bir politikadeki yolsuzluklar› araflt›rc›n›n mason oldu¤unun ormak için Lord Nolan bafltaya ç›kmas› ya da Sosyal DeBettino Croxi kanl›¤›nda kurulan ve "‹ngiliz mokrat Baflbakan Bettino CraTemiz Elleri" ad› verilen komisxi'nin masonlarla olan iliflkisinin su yüyon, olay›n içinde masonlar›n büyük züne ç›kmas› da, P2'nin istisnai bir dubir rolü oldu¤unu fark etmifl ve araflt›rrum olmad›¤›n› göstermekteydi. Zaten mas›n› bu örgüt üzerinde yo¤unlaflt›rbu nedenle ‹talyan bas›n›nda bir ara bir maya karar vermiflti. 21 Ocak tarihli "P3"ün var olup olmad›¤› konufluldu. 34 A R A fi T I R M A , T e m m u z 2 0 0 2

The Independent'›n manfletten verdi¤i habere göre, ‹ngiltere tarihinde ilk kez masonlar hakk›nda böyle bir araflt›rma yap›l›yordu. Haberde, 300 bin üyesi olan mason localar›n›n; emniyet, hükümet, yarg›, bankac›l›k, siyaset ve "sistemin di¤er tüm alanlar›nda" üst düzey konumda olduklar› belirtilmifl, masonlar›n etkisinin Kraliyet ailesine, Lordlar Kamaras›'na, Yüksek Mahkeme'ye (bizdeki Anayasa Mahkemesi) ve ülkenin en büyük flirketlerinin yönetim kurulu odalar›na uzand›¤› vurgulanm›flt›. Haberde ayr›ca masonlar›n örgütlenme flekliyle ilgili önemli bir bilgi daha verilmiflti: ‹ngiltere'de, ayn› ‹talya'daki P2 örne¤inde oldu¤u gibi normal localardan daha k›demli ve daha gizli "özel localar" vard›. Örne¤in bu özel Rizzoli localardan biri, üyelerini yaln›zca Savunma Bakanl›¤›'ndan, üst düzey subaylardan ve silah flirketleri yöneticilerinden seçiyordu. Masonik örgütlenme gücünü siyasi veya maddi ç›karlar peflinde koflan politikac›lardan, ifladamlar›ndan al›yordu. Örgütün sa¤lad›¤› menfaat ve yeralt›nda faaliyet göstermek toplumlar›n üst düzey kadrolar›n› masonlu¤un için girmelerini sa¤l›yordu. Localarda kurulan komplolar ve tuzaklar masonluk karfl›tlar›n› toplum karfl›nda küçük düflürmek, hayali suçlamalarla hapse atmak ya da kimi zaman faali meçhul cinayetlerle ortadan kald›rmak için kullan›l›yordu. K›sacas› localar her nevi yasad›fl› ve ahlakd›fl› faaliyetin odakland›¤› fler yuvalar› haline gelmiflti. (Harun Yahya, Yeni Masonik Düzen)

Henry Kissinger


KURAN B‹LG‹S‹

man sahibi bir kifli, bütün kalbiyle sevmesi, yak›nlaflmas›, ba¤lanmas› gereken varl›¤›n Allah oldu¤unu bilir. Kendisine iman etti¤i ve itaat etti¤i takdirde onu hem dünyada hem de ahirette çok büyük ve sonsuz bir nimetle, Kendinden bir sevgi ve hoflnutlukla müjdelemektedir. Bütün bunlar› da yaln›zca Kendisinden bir rahmet ve lütuf olarak karfl›l›ks›z bir flekilde vermektedir. O halde gerçek anlamda, herkesten çok sevilmeye, ba¤lan›lmaya lay›k olan yaln›zca Allah't›r. Nitekim Allah, müminleri "Ve yaln›zca Rabbine ra¤bet et" (‹nflirah Suresi, 8) ayetiyle uyarmaktad›r. ‹nsanlara duyulan sevgi de Allah sevgisinden kaynaklan›r. Allah'› seven insan, Allah'a itaat eden kullara karfl› flefkat hisseder. Bu da, Allah'›n bu insanlar üzerindeki tecellilerine duyulan gerçek sevgiyi oluflturur. Bütün bunlardan dolay›, sevgi ancak Allah'›n zat›na duyulur. O'nun tecellilerine karfl› duyulan sevgi ise, ancak Allah kalpten ve hat›rdan ç›kar›lmadan, O'nun ad›na beslenebilir. ‹nsan›n bir kimseyi veya bir eflyay› Allah'tan ba¤›ms›z, müstakil bir varl›k olarak görüp de, onu, Allah'› sever gibi sevmesi ise, flirk kofltu¤unun en belirgin alametlerinden birisidir. (Harun

Yahya, fieytan›n Bir Silah›: Romantizm)

fiirk koflman›n toplumda çok çeflitleri vard›r. Babas›n› flirk koflma, o¤lunu flirk koflma, kar›s›n›, kocas›n›, ailesini, atalar›n›, idarecilerini flirk koflma bunlardan belli bafll›lar›d›r. Hepsinin de temelinde yanl›fl ve haks›z bir sevgi vard›r.

Kad›n-Erkek ‹liflkilerindeki fiirk Sevgisi Kad›n-erkek iliflkilerinde, Allah r›zas› d›fl›nda karfl›l›kl› kurulan ba¤l›l›k ve beraberlikler, insanlar› flirke sapt›ran en önemli konulardan bir tanesidir. Bunlar evlilik ya da toplumda giderek yayg›nlaflan evlilik d›fl› beraberlikler fleklinde olabilir. Bu romantik sevgi anlay›fl›nda, Allah'a karfl› yerine getirmeleri gereken bütün vazifeleri birbirlerine karfl› getiren, birbirlerini müstakil varl›klar olarak gören, 36 A R A fi T I R M A , T e m m u z 2 0 0 2


www.gercekler.net

Allah'a duymalar› gereken hisleri birbirlerine karfl› duyan "sevgililer" ortaya ç›kar. Bu kifliler Allah'› zikretmek (anmak) yerine, sürekli birbirlerini zikrederler (anarlar). Sabah gözlerini açt›klar›nda, kendilerini yaratm›fl ve onlara yeni bir gün vermifl olan Allah'› an›p O'na flükredecekleri yerde, ilk iflleri birbirlerini düflünmek, birbirlerini hayal etmek olur. Halk aras›nda masum hatta makbul bir sevgi çeflidi olarak görülen romantik aflk, gerçekte Allah kat›nda lanetlenmifl olan "flirk koflma"n›n bir parças›d›r. Ne var ki "gerçekleri ters yüz eden fleytan" her konuyu oldu¤u gibi bu kavramlar› da asl›ndan çarp›tarak insanlara süslü göstermekte, insanlar›n ço¤u da fleytan›n gösterdi¤i yolu izlemektedir. Kuran ayetinde flöyle buyrulmaktad›r: “… Kendi yapt›klar›n› fleytan süsleyip-çekici k›ld›, böylece onlar› yoldan al›koydu. Oysa onlar görebilen kimselerdi.” (Ankebut Suresi, 38) Romantik kad›n-erkek iliflkisini alabildi¤ine yaflayan kimseler ço¤u zaman bu gerçeklerden habersizdirler. Kendilerini yine kendi elleriyle içine att›klar› tehlikenin bilincinde de¤ildirler. Çünkü ço¤u, çocukluklar›ndan beri toplumdan ald›klar› çarp›k telkinlerin ve kendilerine do¤ru yolu gösterecek tek rehber olan Kuran'dan habersiz olmalar›n›n bir sonucu olarak, ifllediklerinin Allah kat›nda bir suç oldu¤unun fark›nda de¤ildirler. Allah'›n dininden www.arastirma.org

uzak yaflad›klar› için, büyük bir bata¤›n içinde olmalar›na ra¤men kendilerini do¤ru yolda zannetmektedirler. Yaln›zca Allah'a iman etmedikleri için, ak›l ve anlay›fllar› körelmifltir. Ak›ls›zl›k içinde yaflanan söz konusu flirk sevgisi, birbirlerini ilah edinmifl olan kad›n ve erkekleri bazen çok büyük felaketlere sürükler. Örne¤in, birbirine afl›k iki gencin birlikte intihar etmekten zevk alacak derecede ak›llar› kapanabilir. Dünya flartlar›n›n, biraraya gelmelerini engelledi¤i iki genç aflklar›n› sözde "ebedilefltirmek", "ruhlar›n›n sonsuza kadar birlikte olmas›" gibi anlams›z ve gerçek d›fl› telkinlerle elele tutuflup bir köprüden atlayabilirler. Oysa bunu yaparken, asl›nda kendilerini cehennem çukuruna att›klar›n›n fark›nda de¤ildirler. Haram olan bir fiili hiçbir mahsur görmeden gerçeklefltirmekte ve öldüklerinde Allah'a kavuflacaklar›na de¤il birbirlerine kavuflacaklar›na inanmaktad›rlar. Son anda ölüm meleklerini gördüklerinde gerçe¤i anlarlar, ancak art›k ifl iflten geçmifltir. fiirke dayal› romantik sevgi anlay›fl› toplumda "aflk", "romantizm", "saf ve temiz duygular" vb. fleklinde masum gösterilir, hatta yüceltilip teflvik edilir. Özellikle genç yafltaki insanlar› etkisine alan bu romantizm telkini ak›l ve fluurun geliflmesini engelledi¤i için, dinden, imandan, yarat›l›fl amaçlar›ndan haberleri olmayan, Allah'› unutmufl, Allah sevgisini, Allah korkusunu bilmeyen, flirki do¤al bir davran›fl, bir yaflam tarz› haline getirmifl sapk›n nesiller ortaya ç›kmaktad›r. Televizyonlarda ve filmlerde ro-

mantizm ve duygusal konular çok yo¤un bir flekilde insanlara empoze edilir. Duygusall›k adeta insan›n do¤al bir ihtiyac› olarak öne sürülür. Romantizm flark›larda, fliirlerde, kitaplarda en revaçta, en ön planda ifllenen temad›r. fieytan duygusall›¤›n insanlar›n akletmelerini, gerçekleri görmelerini, Allah'› anmalar›n›, yarat›l›fl amaçlar›n› ve ahireti düflünmelerini engelleyen, onlar› dini yaflamaktan uzaklaflt›ran, flirke bat›ran bir illet oldu¤unu çok iyi bilir. Bu yüzden her kesimdeki ve her sektördeki yandafllar›n›, duygusall›k telkinini en yo¤un ve s›k olarak ayakta tutacak biçimde yönlendirir. Bu dünyada romantizm nedeniyle gözü kapal› ba¤land›¤›, ilah edindi¤i eflini kifli ahirette kendi nefsini kurtarmak için fidye olarak vermeye kalkacakt›r. Gözündeki perde kalkm›fl, kendisine vaat edilen azab›n gerçek oldu¤unu anlam›flt›r. Kuran'da bu kimselerin ahiretteki tav›rlar› flöyle tarif edilir: “Onlar birbirlerine gösterilirler. Bir suçlu-günahkar, o günün azab›na karfl›l›k olmak üzere, o¤ullar›n› fidye olarak vermek ister; kendi eflini ve kardeflini ve onu bar›nd›ran afliretini de; yeryüzünde bulunanlar›n tümünü (verse de); sonra bir kurtulsa.” (Mearic Suresi, 11-14) Bu nedenle, flirk koflmay› yaln›zca tafltan tahtadan putlara secde etmek sananlar, bu dünyada kendilerini müsta¤ni görüp ahirette de ayette haber verildi¤i gibi, "Rabbimiz olan Allah'a andolsun biz müflriklerden de¤ildik" (En'am Suresi, 22) diyenlerden olmaktan çok sak›nmal›d›rlar.

ARAfiTIRMA, Temmuz 2002

37


‹NCELEME / CAVİT YALÇIN

Draza Mihailovic

Bosna’da yaflanan felaketlerin bafl mimar› kalbinin derinliklerinde Türk ve ‹slam düflmanl›¤› yatan faflist S›rp Milliyetçili¤idir. Bu paganist ideolojinin ve benzerlerinin ortadan kalkmas› ancak Kuran ahlak›n›n evrensel boyutta benimsenmesiyle sa¤lanabilir. lman iflgali bafllad›¤›nda Bosna'da bulunan Yugoslav ordusu subaylar›ndan Albay Draja Mihailoviç, birli¤inden arta kalan adamlarla birlikte do¤uya yönelerek bat›-orta S›rbistan'daki da¤l›k Ravna Gora bölgesine yerleflti. May›s 1941'de burada Kral›n otoritesine ba¤l› olan aktif bir gerilla grubu kurdu¤unu ve Alman iflgaline karfl› silahl› direnifl bafllatt›¤›n› ilan etti. Gruba, radikal S›rp milliyetçili¤iBu dönemde "Büyük S›rbistan"›n, etnik yönnin tarihsel figürlerinden hareketle, Çetnikler ad› verilmiflti. (Harun Yahya, Darwinizmin Kanl› den düzenlenmesi gerekiyordu. "Etnik düzenleme"nin ne anlama geldi¤i, Çetnik ideologlar› ‹deolojisi Faflizm) Çetnikler, Alman iflgaline karfl› direnme iddi- taraf›ndan Haziran 1941'de haz›rlanan ve "Hoas›ndayd›lar, ama as›l amaçlar› daha farkl›yd›. mojen S›rbistan" bafll›¤›n› tafl›yan bir bildirgede Mihailoviç, Sürgündeki Hükümet'in de tavsiye- ortaya konmufltu. Bildirgeyi haz›rlayanlar, Çetsine uygun olarak, Almanlarla ciddi bir çat›fl- nik hareketinin kuramc›l›¤›n› yapan iki S›rp enmaya girmemeye özen gösteriyordu. 1941 ya- tellektüeldi; Dragifla Vasic ve Stevan Moljevic. Peki bu iki Çetnik ideolo¤u, savafl›n ard›nz›n›n sonlar›nda, Çetnik stratejisi belirginlik kazanmaya bafllad›; Almanlar›n yenilgisi kesinle- dan nas›l bir S›rbistan kurmay› öngörüyorlard›? flene kadar onlara karfl› aç›k bir isyan bafllat›l- Cevap basitti; Bildirgede flöyle deniyordu: mayacak, müttefiklerin zaferi beklenecekti. “Bütün S›rplar›n temel görevi, içinde S›rp nüAncak Çetnikler bu bekleme döneminde bofl fusunun yaflad›¤› tüm topraklar› birlefltirmek ve durmayacaklar, "evin içini" düzenleyeceklerdi. bir 'Homojen S›rbistan' kurmakt›r.”(Noel Mal‹flgalciler nas›l olsa gidecekti ve onlar›n ard›n- colm, Bosnia: A Short History, 1.b., London: Macmildan yeni bir Yugoslavya kurulacakt›. Bu yeni lan Publishers, 1994, s. 175.) Yugoslavya'n›n, eskisinden de daha keskin bir Moljevic, Çetnikler'in savafl boyunca -hatta "S›rboslavya", tam bir "Büyük S›rbistan" olmas›- daha sonra 1990'larda- uygulayacaklar› stratejin› hedefliyorlard›. Alman iflgali s›ras›ndaki "bek- yi formüle etmiflti: S›rp nüfusun bulundu¤u tüm leme dönemi", as›l olarak bu hedefin alt yap›s›- topraklar›n etnik yönden homojenlefltirilmesi, n›n haz›rlanmas› için kullan›lacakt›. yani "etnik temizlik".

A

Pavelic

Tito

Radovan Karadzic

38 A R A fi T I R M A , T e m m u z 2 0 0 2


Çetniklerin uygulamaya karar verdikleri "etnik temizlik" program›n›n en büyük kurbanlar›, Bosnal› Müslümanlar oldular. Bunun iki önemli nedeni vard›. Öncelikle, Çetnikler'in kurmak istedikleri "Homojen S›rbistan"›n içindeki en önemli "S›rp-olmayan element", Mihailovic'in emirlerinden de anlafl›ld›¤› gibi, Bosnal› Müslümanlar'd›. Bosna'daki Müslüman köyleri Çetniklerin sald›r›lar›na karfl› savunmas›zd›, bu nedenle de "etnik temizlik" program›ndan paylar›n› kolayl›kla ald›lar. ‹kinci neden ise, S›rp kültürüne yerleflmifl olan Osmanl› ve ‹slam düflmanl›¤›yd›. 19. yüzy›l radikal S›rp milliyetçileri taraf›ndan körüklenen, Petar Petrovic Njegofl taraf›ndan fliirlere dökülen nefret, Çetniklerin ideo-psikolojisinin önemli bir parças›n› oluflturuyordu. Tüm bunlardan dolay›, Çetnikler, 1942 ve 43 y›llar›nda Bosnal› Müslümanlara karfl› sistemli bir katliam program› yürüttüler. Gerçeklefltirilen k›y›m, 1990'lardaki kadar kanl›yd›. Çetnik kumandanlar›ndan Albay Djuri§i¡'in verdi¤i raporlara göre, yaln›zca 1943'ün Ocak ay› içinde, 33 Müslüman köyü yak›lm›fl, 400 Müslüman savaflç› (Müslümanlar›n Çetnikler'e karfl› oluflturduklar› savunma birliklerine ba¤l› savaflç›lar) 1.000'in üstünde de Müslüman kad›n ve çocuk, Çetnikler taraf›ndan öldürülmüfltür. Raporlar, Çetniklerin ço¤u kez b›çakla (bo¤azlayarak) öldürmeyi tercih ettiklerini bildirmektedir. fiubat ay›nda öldürülenlerin say›s› daha da fazlad›r: Djuriflic'in 13 fiubat tarihli raporuna göre, 1.200 Müslüman savaflç› ve 8.000 Müslüman sivil (kad›n, çocuk ve yafll›) Çetnikler taraf›ndan katledilmifltir.(Jozo Tomasevich, The Chetniks) Çetnikler, Müslümanlara karfl› düzenledikleri sald›r›lar› savafl›n son günlerine dek sürdüler. Ancak 1944 y›l›nwww.arastirma.org

da güçlerini yitirmeye bafllad›lar. Tito'nun Partizanlar› giderek güçlenip ve Almanlara karfl› gerçek direnifli onlar yürüttükleri için, hem müttefiklerden hem de yerel halktan daha çok destek görmeye bafllad›lar. Sonunda savafl› Partizanlar kazand›, Mihailovic yakaland› ve idam edildi. Bunun sonucunda Çetnik hareketi tarihe kar›flt› ve sosyalist Yugoslavya kuruldu...

Çetnikler düzenli ve güçlü ordular›yla zay›f olan her türlü canl›ya zulmektedirler. Çetniklerin uygulamaya karar verdikleri "etnik temizlik" program›n›n en büyük ma¤durlar›, Bosnal› Müslümanlar oldular.

Neo-Çetniklerin Örgütlenmesi; Arkan ve “Gönüllü S›rp Muhaf›zlar›” Komünizmin bütün dünyada y›k›lmas›n›n ard›ndan Yugoslavya’da da özgürlük ve

ba¤›ms›zl›k rüzgarlar› esmeye bafllad›. Beklenenin aksine bu rüzgarlar önce Yugoslavya‘ya AARRAAfifiTTI IRRMMAA, , TTeemmmmuuzz 2 0 0 2

39


ard›ndan tüm Balkanlara savafl ve zulüm getirdi. Çünkü 2. Dünya Savafl› döneminin kanl› bir örgütü bu rüzgarlarla yeniden can bulmufltu. Dünya Çetniklerin karanl›k yüzüyle bir kez daha karfl›laflacakt›. 1991'in hemen bafl›nda, Belgrad'daki ‹çiflleri Bakan› Mihalj Kertes, Bosna’da devreye sokulacak olan “etnik temizlik“ kampanyas›n› yürütecek bir grup için askeri bir e¤itim kamp› kurmufltu. Kendini "Gönüllü S›rp Muhaf›zlar›" olarak adland›ran grup, "Arkan" takma lakab›yla tan›nan Ûeyko Raznjatovic taraf›ndan komuta ediliyordu. Arkan, Interpol taraf›ndan y›llard›r aranan bir mafya suçlusuydu ve yayg›n bir inan›fla göre de uzun zaman Yugoslav Gizli Servisi ad›na yurtd›fl›ndaki muhaliflerine suikast düzenleme iflini yürütmüfltü. Nisan ay›n›n ilk günlerinde çok önemli bir geliflme yafland›. H›rvat kenti Vukovar'› "temizleme" iflini henüz yeni bitirmifl olan Arkan'›n paramiliter grubu, kuzeydo¤u Bosna'daki Müslüman a¤›rl›kl› Bijel-jina kasabas›nda beliriverdi birdenbire. Oldukça iyi silahlanm›fl olan grubun üyelerinin hemen hepsi, Bosnal› de¤il, S›rbistanl› S›rplard›. Bu sefer hedef H›rvatlar de¤il Müslümanlard›. Hedef de¤iflse de

sonuç de¤iflmeyecek ve operasyonlar Bosnal› Müslümanlara yönelecekti. Bijeljina'n›n "temizlenmesi"den birkaç gün sonra, Do¤u Bosna'daki pek çok Müslüman a¤›rl›kl› kent ve kasaba daha sald›r›ya u¤rad›. Bu ifl için, Arkan'›nkilerin yan›nda öteki neo-Çetnik gruplar› da devreye girmifllerdi. Mirko Jovic 'in kendilerine "Beyaz Kartallar" denen gerillalar› bunlar›n en ünlüleriydi. Bu "Çetnik" birlikleri, "ince ifl", yani Müslüman ahalinin etrafa büyük bir korku salacak flekilde vahflice öldürülmesi için kullan›l›yordu. Daha genifl çapl› askeri operasyonlar içinse Federal ordu birlikleri devreye girdi. Zvornik kentine tank ve topçu atefliyle gerçeklefltirilen sald›r› bunun ilk belirgin örne¤iydi. Federal ordunun iflin "kabas›n›" bombalarla halletmesinin ard›ndan ise, "ince ifl" için yine Çetnikler devreye giriyorlar ve flehri, karfl›lar›na ç›kan her Müslüman› kad›nçocuk ayr›m› yapmadan bo¤azlayarak etnik yönden "temiz" hale getiriyorlard›. Bu terörün yaratt›¤› korku dalgas› sonucunda, Zvornik ve Viflegrad kentlerinin yer ald›¤› güneydo¤u Bosna bölgesindeki Müslüman nüfusun % 95'i bir kaç hafta içinde evlerini terk ederek orta Bosna'ya do¤ru kaçt›lar. Müslümanlar› 5 y›l sürecek yeni bir Çetnik

Aliye ‹zzetbegoviç

40 A R A fi T I R M A , T e m m u z 2 0 0 2

vahfleti, bekliyordu. Ta ki Aliye ‹zzetbegoviç liderli¤inde düzenli Bosna ordusu kurulup, bu olumlu geliflmenin mütecaviz S›rplar› cayd›r›ncaya kadar. S›rp Milliyetçili¤i tarih boyunca kendisine düflman olarak Osmanl›y› ve Müslümanl›¤› görmüfltür. Oysa S›rplar 500 y›l boyunca Osmanl› egemenli¤i alt›nda bar›fl ve huzur içinde yaflam›fl, buna ra¤men Balkan halklar› Devlet-i Ali’nin y›k›l›fl›n›n ard›ndan hiç rahat yüzü görmemifltir. 20. yüzy›l, Müslüman devletler ile Avrupa devletleri aras›nda adeta bir tampon görevi gören bu bölge için savafl, açl›k, sürgün ve gözyafl› yüzy›l› olmufltur. Yaflanan felaketlerin bafl mimar› da kalbinin derinliklerinde Türk ve ‹slam düflmanl›¤› yatan faflist S›rp milliyetçili¤idir. Bu paganist ideolojinin ve benzerlerinin ortadan kalkmas› ancak Kuran ahlak›n›n evrensel boyutta benimsenmesiyle sa¤lanabilir. Bunun için yap›lmas› gereken de Hakk›n ortaya konmas›d›r. Çünkü bat›l ancak bundan sonra ortadan kalkacakt›r. Allah bu gerçe¤i bir ayette flöyle bildirir: “De ki: ‘Hak geldi, bat›l yok oldu. Hiç flüphesiz bat›l yok olucudur.’” (‹sra Suresi, 81)

Ahir zamanda tüm bat›l ideolojilerin yok olmas› ve Kuran ahlak›n›n hakim k›l›nmas› yönündeki samimi iman edenlerin çabalar›ndan hofllanmayanlar olsa da, bu, sonuca etki etmeyecek ve yeryüzü bir bar›fl diyar› haline gelecektir. “... Sonunda onlar, istemedikleri halde hak geldi ve Allah'›n emri ortaya ç›k›p-üstünlük sa¤lad›.” (Tevbe Suresi, 48)

Arastirma sayi 09 agustos 2002 tr