Issuu on Google+

© Burak AYGÜN

1

HUMAN # 3 "BUILDING YOUR BRAIN"

00:48 **ANLATICI

Bu adam kör.

00:53 Ama dünyanın en ürkütücü zirvelerine tırmanabiliyor. 01:03 Bu balıkçılar, su altında yeryüzündeki herkesten daha iyi görüyorlar. 01:13 Ve bu neşeli genç kız, yarım bir beyne sahip olmasına rağmen hayat dolu. 01:22 Onların öyküsü, sizin de öykünüzün bir parçası. 01:28 Sizi insan yapan şeyin öyküsü. 01:35 Sizin derinliklerinizde muhteşem bir iç evren saklı. 01:48 ...çağlayan ırmaklar... elektrik fırtınaları... ve tüm engellere karşın kazanılan zaferler. 02:01 Bu, yeryüzündeki en karmaşık organizma içinde muhteşem bir yolculuk. 02:32


© Burak AYGÜN

2

Size tuhaf gelse de, bu acayip yaratık sizsiniz... ya da daha doğrusu, sizin ana rahmine düşmenizden üç hafta sonraki haliniz. 02:49 Beyniniz o zaman doğmuştu. 02:57 Bu büyüleyici bir dönüşümün başlangıcıydı. 03:05 Bir avuç beyin hücresinin... 03:11 ...halen kafanızın içinde taşıdığınız yüz milyar beyin hücresinden oluşan zarif ağa dönüşümü. 03:18 Bu dönüşüme çocukluk diyoruz. 03:23 Bu kayda değer süreci her biri muazzam bir değişimin eşiğinde bulunan üç genç kızla paylaşacağız. 03:31 Bebek yaştaki Phoebe, bir yandan duyularını keşfederken bir yandan da hızla beyin bağlantıları geliştiriyor. 03:40 11 yaşındaki Wendy, konuşmayı öğreniyor. Sadece ana dilinde değil, 11 dilde daha. 03:51 Ve Stephanie'nin ergen beyni, onu vahşi yönünü keşfetmeye teşvik ediyor. 04:03 Üçü birlikte, beyninizi nasıl yapılandırdığınızın olağanüstü öyküsünü ortaya koyuyorlar. 04:13


© Burak AYGÜN

3

Her şey siz daha doğmadan başlamıştı bile. Ana rahminde saniyede 8000 yeni beyin hücresi geliştirdiniz. 04:25 Doğmaya hazır olduğunuz sırada ömür boyu ihtiyaç duyacağınız tüm beyin hücrelerine sahiptiniz. 04:34 Ama bu bebek, hayatının şokunu yaşamak üzere. 04:39 **HEMŞİRE

Haydi. İyice ıkın. Ikın. İt bebeği... Güzel. İyice ıkın. Öfkelenmişsin gibi. Bebeği aşağı it. Haydi. İt.

04:57 Güzel. 05:02 **DOKTOR

53.

05:06 **ANLATICI

Bu Phoebe.

05:10 Dünyaya açtığı gözleri ışıktan kamaşıyor. 05:18 Karanlık ve sulak bir dünyayı geride bırakıp aydınlık ve gürültülü bir mekana adım attı. Annesiyle babasıyla tanışma vakti. 05:33 **CHARLOTTE

Bayağı zordu.

**BABA

Evet.

**CHARLOTTE

Kan ter içinde kaldım.

05:39 **HEMŞİRE

Orasını biz de fark ettik.


© Burak AYGÜN

**CHARLOTTE 05:47 **ANLATICI **BABA 06:00 **ANLATICI

4

Ve çok sancılıydı... Boşuna doğum sancısı dememişler. Phoebe'nin beyni yeni duygulanımlarla dolup taşıyor... Doğumhanenin serinliği... Babasının kokusu. Merhaba. Hepsinden daha kafa karıştırıcı olanı, gözleri yoluyla beynine hücum eden garip imgeler.

06:23 Gözün ortasında yer alan mercek, bir şeye uzun süre odaklanamaz. 06:33 Yine de yeni doğmuş bebekler annelerinin yüzünü birkaç saat sonra tanımaya başlarlar. 06:47 Gözün arkasında ağtabakanızın kırmızı bir bölümü vardır. 06:57 Dışarıdan gelen ışık buraya düşer ve ağtabaka yüzeyine imgeler yansıtır. 07:11 Işınlar bu yüzeyin hemen altında ışığa duyarlı 125 milyon hücreden oluşan gür bir ormana girer. 07:23 Bu çubuk hücrelerin her biri, bir imgenin sadece küçük bir parçasını algılar. Parçalar halindeki veriler, daha sonra beyniniz tarafından birleştirilir. 07:39 Phoebe çubuk hücreleri sayesinde hızla hareket eden cisimleri görebiliyor... Karanlıkta görmesini sağlayanlar da çubuk hücreler... Ve Phoebe daha


© Burak AYGÜN

5

annesinin karnındayken bu hücreler işlemeye başlamışlardı bile. 07:58 Çubuk hücreler o kadar duyarlıdırlar ki annenin karnından içeri giren loş ışığı bile algılayabilirler... Siz daha doğmadan aylar önce beyninizi siyah beyaz görmeye alıştıran bu çubuk hücrelerdir. 08:15 Ama gün ışığında çevredeki ışık miktarı bunun bir milyon katına ulaşabilir. Tıpkı doğum anınızdaki gibi. Buysa gece görüşünüzü felce uğratır. Burada yepyeni bir hücre türü devreye girer: Koni hücreler. 08:32 Koni hücreleriniz iki değil üç rengi algılayabildiği için dünyayı pek çok memeliden daha zengin biçimde deneyimlersiniz. 08:43 Ağtabaka üzerinde yoğunlaştıkları ve bir kabartı oluşturdukları bir bölge vardır. 08:55 Yıllar boyunca yükselmeye devam eder ve yanardağı andıran bir yapı meydana getirirler. 09:07 Siz ancak dört yaşına geldiğinizde bu yükselti de son halini alır. 09:16 Bu sizin "fovea" çukurunuzdur. 09:22 Gözünüzde görüşün kristal berraklığında olduğu tek yer burasıdır. Fovea, koni hücreleriniz sayesinde milyonlarca farklı rengi algılayabilir. 09:38 Ancak insan gözünün karmaşıklığı ve güzelliği, beyniniz olmadan bir hiçtir.


© Burak AYGÜN

6

09:56 Dakikada 20 kere göz kırparsınız... Her göz kırpışınız yarım saniyeden az sürer. Ama bu yarım saniyeleri topladığınızda, gözünüzün gün için bir saati aşkın bir süre karanlıkta kaldığını görürsünüz. 10:14 Beyniniz bu boşlukları doldurmakta öyle ustadır ki siz farkına bile varmazsınız. 10:29 Gözleriniz, beyninizin bir uzantısıdır. Uyarlanabilmede o denli beceriklidirler ki normalde insan gözünün zorlanacağı yerlerde görmeyi bile öğrenebilirler. 10:47 Burası Tayland'ın ücra bir köşesindeki Koh Surin adası... Mokaen adıyla bilinen bir grup deniz çingenesinin memleketi. 11:00 Mokaen'ler, su altından topladıklarıyla geçimlerini sağlamada ustalaşmışlar. 11:10 Su altında yiyecek bulmak güç. Hele su altı gözlüğü takmadan. 11:19 Bunun sebebi, gözlerimizin ancak su üstünde berrak görmeye uyarlanmış oluşu. 11:33 Suyun içinde, görüntü bulanır. 11:44 Derinlere indikçe, ışık da giderek azalır. 11:50 Gözünüzün buna tepkisi, içeri daha fazla ışık alabilmek için iris'i açmak ve gözbebeğinizi büyütmek


© Burak AYGÜN

7

olur... İmge daha parlak hale gelir ama su altında genişleyen gözbebeği yüzünden görüntü bulanıklaşır. 12:13 Ama Goon, gözün bu refleksini devre dışı bırakmayı öğrenmiş... Kızılötesi kamera görüntülerinde apaçık fark edilen bu hayret verici uyarlama sayesinde. 12:26 Goon, gözbebeklerini açmak yerine, mümkün olabildiğince kısıyor. 12:32 Bu sayede suyun altında bizlerden iki kat daha iyi görebiliyor. 12:40 Son araştırmalar, her çocuğun bu numarayı çabucak öğrenebildiğini gösterdi. 13:05 Mokaen'ler, beynin insan vücudunu ihtiyaçlara uygun biçime uyarlayabildiğine güzel bir örnek. 13:13 Bu uyarlanabilme sayesindedir ki türümüz yeryüzünün yedi kıtasına da yayılabilmiştir. 13:23 **CHARLOTTE 13:32 **ANLATICI

Hey. (Güler) Ama henüz üç aylıkken Phoebe'nin beyni hemen hemen her konuda yetersiz.

13:44 Ağzına emme komutu verebiliyor ama kendini beslemekten aciz. 13:51 Vücut sıcaklığını düzenleyemiyor. Tuvalete çıkacağı anı bile kontrol edemiyor.


© Burak AYGÜN

14:03 **CHARLOTTE

8

Artık başka bir insanın tüm sorumluluğunu taşıyorum. Bu insanın yeri hayatımdaki her şeyden önce geliyor.

14:13 Önce gelmek de zorunda. Yoksa hayatta kalamaz. 14:18 **ANLATICI

Phoebe bu derece aciz çünkü beyni hâlâ organize olma aşamasında.

14:27 Beyni, parçalar halinde onun zihnini yaratıyor. 14:36 Bu hızlandırılmış görüntülerde, canlı beyin hücrelerinin dokunaç benzeri kollarla birbirine bağlanma sürecine tanık oluyoruz. 14:45 Phoebe'nin 100 milyar beyin hücresinin her biri, ortalama olarak 10 bin farklı bağlantı yapacak... Ve biz bunu dışarıdan takip edebiliyoruz. 14:59 **CHARLOTTE 15:02 **ANLATICI

Bak, gittim. Yokum. Altı aylık Phoebe, görmediği birinin dünyadan tamamen yok olduğunu sanıyor.

**CHARLOTTE

Bak, şimdi geldim! Evet!

15:12 **ANLATICI

Charlotte saklanırken Phoebe'nin yüzüne bakın.

**CHARLOTTE

Şimdi beni görmüyorsun.

**ANLATICI

Derhal ilgisini kaybediyor.

**CHARLOTTE

Nereye gitti anne? Nereye gitti? Geleyim mi geri?

15:23


© Burak AYGÜN

9

**ANLATICI

Ama annesi yeniden ortaya çıkınca...

**CHARLOTTE

Bak, geldim.

**ANLATICI

...nasıl da seviniyor.

15:27 **CHARLOTTE

Evet. Geri geldim. Buradayım.

15:33 Nereye gitti anne? 15:34 **ANLATICI

**CHARLOTTE 15:47 **ANLATICI

Phoebe'nin beyni üç ay sonra artık saklanan bir şeyin ortadan tamamen kaybolmuş olmayabileceğini öğrenmiş durumda. Evet. Cee-eee! İşte buradayım. Evet. Bebeklerle oynanan yüz saklamaca oyunu, Phoebe'nin ömrü boyunca kullanacağı beyin bağlantılarını kurmasına yardımcı oluyor.

15:59 Phoebe'nin beyninin yapacağı en uzun bağlantıysa, başıyla ayak parmakları arasında olacak. 16:13 Başınızla ayak parmaklarınız arasındaki bağlantının, ancak üç yaşınızda olgunluğa erişmesi kayda değer... Ama beyniniz bundan çok daha önce siz yürümeye çalıştığınızda ilk adımını atıyor. 16:41 Vücudun dengesini ve eşgüdümünü sağlamayı öğrenmek o kadar karmaşık bir olay ki beyinde bu göreve ayrılan bölüm, beynin geri kalanındaki hücrelerin toplamı kadar hücreden oluşuyor. 16:57


© Burak AYGÜN

10

Bazıları yürümeyi diğerlerinden daha çabuk öğrenir. Ama dünyada insanların bu beceriye diğer herkesten çabuk kavuştukları bir yer var. 17:17 Bu Koarmba... Kossini adlı kız bebeğin annesi... Kamerun'un kuzeyindeki ücra yaylalarda, Rhumsiki adlı küçük bir köyde yaşıyorlar. 17:38 Bu köyde annelerin ortak arzusu, bebeklerini bir an önce sırtlarından indirmek ve yürütmek. 17:50 Kossini daha bir aylıkken annesi ona "hoplama" anlamına gelen "kitete" uygulamasını yaptırmaya başlamıştı bile. 18:00 Her gün, onu koltuk altlarından tutup kaldırıyor ve hoplatıyor... Kossini bu şekilde hoplatılmaya adım atma refleksiyle tepki veriyor. 18:11 Aynı refleks sizde de vardı. Ama birkaç ay sonra kaybolmuştu. 18:17 Ama Rhumsiki'de her gün teşvik edilen bu refleks kaybolmuyor ve zamanla gelişerek yürüme melekesine dönüşüyor. 18:32 Kossini artık yedi aylık. Kendi başına ayağa kalkmayı deneme vakti geldi. 18:41 Annesi, başka bir törensel uygulamayı başlatıyor. 18:51 Bebeğini ılık bir şifalı ot suyuyla yıkayacak. Bebeğin bacaklarını uyaran bu uygulama, onu yürümeye hazırlayacak.


© Burak AYGÜN

11

19:04 Artan ılık yapraklar yere serpiliyor ve Kossini onların üstüne yerleştiriliyor... Rahatsız bir yere oturduğu için çok geçmeden ayağa kalkmak istiyor. 19:18 Ayağa kalkma ihtiyacı, onu bacaklarını kullanmaya teşvik edecek. 19:24 Bu ayinler, Kossini'nin beyniyle ayakları arasında bağlantılar kurmasını hızlandırır gibi. 19:34 Ama bırakın yürümeyi, ayaklarınız üzerinde durabilmeniz için bile, vücudunuzun öyle bir yeri var ki beyniniz onun dilinden anlamayı öğrenmek zorunda. 20:01 Bu oyuk, kafanızın içinde gömülü. Tamamı bir sıvı içinde yer alan dolambaçlı tünellerden oluşmuş bir labirentin parçası. 20:16 Bu tüneller, yarımdaire kanallarınızı oluşturan üç büyük halka. 20:29 Her halkanın içinde şişkin ve etli bir tepecik var. Bunlara ibik denir. 20:42 Bu ibiğin yamaçları, kirpiksi hücrelerden oluşan gür bir ormanla örtülü. 20:53 Kirpikler şu an kımıldamadan duruyor. 21:02 Ama bu iç deniz, asla dinginliğini uzun süre korumaz.


© Burak AYGÜN

12

21:22 Başınızı oynatmanız, tünelden geçerek bu tepeciği döven bir şok dalgasına neden olur. 21:31 Tepeciğin yamaçlarındaki kirpiksi hücreler, bu çalkantılı sularda oraya buraya savrulur. 21:37 Basınç artar. 21:41 Oluşan elektrik... 21:45 ...güçlü bir elektrik akımı yaratır. 21:56 Yarımdaire kanallarınızda gerçekleşen tüm bu etkinlik, sizin altıncı hissinizi, yani denge duyunuzu oluşturur. 22:14 Yürüyebilmeniz için, beyniniz ağırlığınızı ne zaman bir tarafa fazla verdiğinizi algılayabilmek zorundadır. 22:25 Ki ağırlığınızı tekrar merkeze doğru kaydırmanız gerektiği talimatını vücudunuza verebilsin. 22:31 Tüm bunlar bir saniyeden kısa bir süre içinde olmalıdır. 22:38 Bu başlıbaşına büyük bir mücadeledir. 22:46 Ama Kossini'nin üvey kardeşi Tizemha, iki ayaklılıkta şimdiden ustalaşmış bile. 22:53


© Burak AYGÜN

13

Daha 10 aylık. Çoğu çocuk bu yaşta daha emeklemiyor bile. 23:03 Yürümek bundan böyle ve hayatı boyunca Tizemha için otomatik bir eylem olacak. 23:25 1 yaşına geldiğinizde beyniniz 500 trilyon bağlantı kurmuş oluyor. Bu da hayatın önünüze çıkarabileceği hemen hemen her şeyle başedebilmeniz için yeterli. 23:40 1 yaşındaki Angelina kayda değer bir bebek çünkü sağlıklı bir beynin ancak yarısıyla dünyaya gelmiş. 23:50 Başının sol tarafındaki kılcal damarları etkileyen ender bir rahatsızlığı var. 23:58 Mutlu ve hayat dolu küçük bir kız. Ama arada sırada... 24:03 **LISA

Angelina, Angelina. Angelina. Angelina.

24:10 İyi misin? Bir şeyin yok ya? 24:16 Angelina arada sırada karmaşık bir tür nöbet geçiriyor. Gördüğünüz gibi, çok hareketliyken birden dünyayla ilişkisi kesilmiş gibi oluyor. 24:23 Bunun bir göstergesi, başını yana yatırması. Nefes alıp verişi de ağırlaşıyor. 24:30 **ANLATICI

Angelina'da ender rastlanır Sturge Weber Sendromu var.


© Burak AYGÜN

24:26 **LISA 24:42 **ANLATICI

14

Bu seferki bayağı uzun sürdü, değil mi? Angelina? Angelina. Anne babası Lisa ve Stephen, doğduğu günden beri Angelina'nın nöbetleriyle boğuşuyor.

24:50 Nöbetlerin sebebi, Angelina'nın beyin taramalarından anlaşıldığı üzere, burada beynin sağ tarafında beyaz renkte görülen anormal kılcal damarlar. 25:00 Ama yine taramalardan anlaşılıyor ki beynin sol yarısı gayet sağlıklı. 25:11 Bu durumun bir tedavisi var. Ama radikal bir cerrahi müdahaleyle Angelina'nın beyninin hasarlı yarısının diğerinden ayrılmasını gerektiriyor. 25:23 **STEPHEN

25:40 **ANLATICI 25:48 **WILLIAM 25:59 **ANLATICI

26:10

Ameliyat sonrası neyle karşılaşacağımızı bilemez bir pozisyondayız. Tanrı'ya onu bize bağışlaması için dua ediyorum. Ama bize ne halde dönerse dönsün onu kabul edeceğiz. Angelina'nın minicik beynini ameliyat edecek olan cerrah William Harkness. Kemiği kaldırdık ve kafatasının içine doğru bir yol açtık... Şimdi de beyin göründü. Beynini ikiye ayırdığınızı birinin iyileşmesini beklemeniz ümitsiz bir çaba gibi görünebilir. Ancak cerrahlar şu an tam da bunu yapıyorlar.


© Burak AYGÜN

**WILLIAM

26:21 **ANLATICI

26:30 **WILLIAM 26:39 **ANLATICI

26:58 **WILLIAM

15

Beyin bu yaşta adapte olabiliyor. İşlevlerin büyük kısmının beynin diğer tarafına transfer olmasını bekliyoruz. Dört saatlik mikro-cerrahinin ardından Angelina'nın beyninin iki yarısını birbirine bağlayan köprüyü buluyorlar. "Nasırsı Madde" dediğimiz bu köprü, beynin iki yarısını birbirine bağlayan bir geçit. Ve cerrah bu sinir demetini kesiyor. Angelina'nın sağlıklı beyni, nihayet hasarlı sağ yarının neden olduğu kesintilerden kurtuldu. Bu çocuğun geçirdiği nöbetler son bulacak ve gelecekte daha sağlıklı bir hayat yaşaması için ona büyük bir iyilik etmiş olacağız. Çünkü ondaki epilepsi, hayatını tehdit eder cinsten.

27:15 **LISA

Angelina... Hâlâ uykuda.

27:24 **STEPHEN

Onu daha öpemedim.

**LISA

Öpemedin mi?

**STEPHEN

Hayır.

27:31 Haydi, güzelim. **LISA 27:35 **STEPHEN

Merhaba, tatlım. Ne güçlü bir kızsın sen öyle. Neredeymiş babasının kızı?


© Burak AYGÜN

**LISA 27:44 **ANLATICI

16

Güzel rüyalar gördü. Anne babasının elinden ümit dolu bir bekleyişten fazlası gelmiyor.

27:49 Angelina'nın bu ameliyatı bu yaşta olması çok önemliydi. Çünkü 1 yaşını dolduran çocuklarda beyin esnekliğini kısmen yitiriyor. 28:00 Beynin gelişimi ondan sonra daha uzun süre devam etse de kök salacak değişimler için artık çok geç. 28:14 Ancak genç beyin dünyayı artık yerden yükselmiş yeni konumundan keşfe koyulduğunda bunun ani ve harika bir de sonucu oluyor. 28:32 Zira yürümek, iki güçlü ve doğal aracı serbest kılıyor. 28:38 Ellerinizi. 28:40 **DYNAMO

Geliştirdiğim bir yetenek var. Nesnelerle konuşarak onlardan bilgi edinebiliyorum.

28:48 Ortalama bir insanın edinebileceğinden daha fazla. 28:59 **ANLATICI 29:10 **DYNAMO

29:23

Sokak sihirbazı Dynamo, genç yaştan başlayarak ellerinin kontrolünü geliştirmiş. Elinize bir deste iskambil kağıdı koysam, siz sadece kartların kenarını hissedersiniz. Bense elimde kaç kart tuttuğumu algılayabiliyorum.


© Burak AYGÜN

17

Bunu yapabilmemi sağlayan bir duyum var. 29:31 **ANLATICI

Elleri o kadar çevik ki beynimiz onların hızına ayak uyduramıyor.

29:37 **DYNAMO

Bir kağıt söyle.

29:40 **KADIN 1

Sinek 5'li.

**DYNAMO

Sinek 5'li, öyle mi?

**KADIN 1

Evet.

29:43 **DYNAMO

İlla da o kağıdı mı istiyorsun?

**KADIN 1

Evet.

**DYNAMO

Öyle mi? Emin misin?

**KADIN 1

Evet.

29:48 **DYNAMO

Pekala. Cebimde bir deste kağıt var. Ama sana söylemeyi unuttum. Destedeki kağıtlardan biri ters.

**KADIN 1

Tamam.

29:56 **DYNAMO

Tamam mı? Bak şimdi.

30:01 Sadece bir kart ters, tamam mı? **KADIN 1

Tamam.

30:03 **DYNAMO

Hangi kart demiştin?

**KADIN 1

Sinek 5'li.


© Burak AYGÜN

18

30:05 **DYNAMO

Çevir onu.

**KADIN 1

Olamaz!

**KADIN 2

Ne?

**KADIN 1

Nasıl olur?

30:11 **ANLATICI

Ellerimizi çok yönlü kullanabilme yetimiz, onların hem güçlü hem de duyarlı olmaları sayesinde.

30:18 Vücudumuzun hiçbir yerinde sinir uçlarımız, parmak uçlarımızdaki kadar yoğun değil. 30:26 Dokunduğunuz şeylerin sıcaklığını, basıncını ve titreşimini beyninize hep bu sinirler bildiriyor. 30:37 O kadar hassaslar ki bir milimetrenin yüzde birinden küçük çıkıntıları bile algılayabiliyorlar. 30:47 **DYNAMO

Evet. Uzanıp bir kart çek desteden... Göster onlara.

30:56 Destenin ortalarına bir yere koyacağım. Birkaç tane daha. Burası ortası sayılır, değil mi? **KADIN 1

Evet.

**KADIN 2

Evet.

31:01 **DYNAMO

Ellerini şöyle açar mısın?

31:05 Ben arabaya konsantre olacağım. İzleyin şimdi.


© Burak AYGÜN

19

31:09 **KADIN 2

Ah!... (Güler)

31:11 **KADIN 1

İnanılmazdı. Dynamo, senden büyük yok.

31:14 **KADIN 2

Muhteşemdi. Dynamo, senden arkadaşlarıma bahsedeceğim.

**KADIN 1

(Güler)

**DYNAMO

Et tabii.

**KADIN 2

Arkadaşlarıma söyleyeceğim.

31:18 **KADIN 1

Şahane. Kucaklaşalım. Çok teşekkürler. İnanılmazdı.

31:23 **ANLATICI

Ellerimiz sayesinde uzanıp dünyayı değiştirebiliyoruz... Bunun sonucundadır ki bir uygarlık kurabilen tek tür bizimki olmuş.

31:39 Dik durmak ve yürümek, ellerinizi kullanma potansiyelinizi açığa çıkarıyor. Bunun ardından gelen de bir diğer kilometre taşı. Bizi hayvanlardan ayıran bir başka özellik: Konuşma becerimiz. 31:55 **WENDY

1 yaşımdayken, sadece Vietnamca konuşuyordum. Daha bebektim o zamanlar.

32:04 2 yaşıma geldiğimde İngilizce, Vietnamca, İspanyolca ve Çince konuşur olmuştum. Dört dil birden alışılmadık bir durumdu. En azından öğrenmeye başlamıştım. 32:14 **ANLATICI

Wendy Vo'nun beyni, genç yaşından beri dillerle dolup taşıyor... Dört dille kalmamış tabii.


© Burak AYGÜN

20

32:25 Wendy her haftanın bir saatini bir dizi farklı insanla onların ana dillerinde konuşmaya ayırmış. 32:31 **WINITA 32:42 **RASHIDA 32:50 **İSPANYOL

Ben Hindistan'dan Winita. Wendy'ye Hintçe öğretiyorum. Ben Raşide. Wendy'ye Yemen Arapçası öğretiyorum. Ben de Wendy'ye İspanyolca öğretiyorum. Halen çoğu İspanyol çocuktan daha iyi İspanyolca konuşuyor.

32:59 **RUS

Wendy, Rus dilinde gayet iyi.

33:04 **PORTEKİZ

Portekizce...

33:08 **KIRMIZI

Bu konuda onun üstüne yok. Çünkü bir dilden diğerine iki saniyede geçebiliyor.

33:17 Düşünebiliyor, konuşabiliyor, yazabiliyor. İnanılmaz. 33:22 **WENDY

33:31 **ANLATICI

Vietnamca, İngilizce, İspanyolca, Çince, Fransızca, Japonca, Hintçe, Arapça, Rusça, Hong Kong Çincesi ve Portekizce. Wendy'nin beyninde birbirinden farklı 11 insan sesi olduğunu söylemek yanlış olmaz.

33:47 Ama konuşmak, öykünün daha yarısı... Anlamların bir insandan diğerine aktarılabilmesi için kelimeler vücudunuzun derinliklerine yol almalı.


© Burak AYGÜN

21

34:01 Kulağınızın içinde karmaşık bir olaylar zinciri başlatan sesler, kulak zarınızı itip çekerek titreştiren basınç dalgaları halinde kulağa giriyorlar. 34:20 Bu titreşimler, kulak zarının diğer tarafında bir dizi kemiği yerinden oynatıyor. 34:31 Bu kemiklerin sonuncusu, vücudunuzdaki kemiklerin en küçüğü olan üzengi. Bir pirinç tanesinden daha küçük. 34:41 Bu kemikler sayesinde duyuyorsunuz... Bir ses çok yüksekse... 34:49 ...üzengi bir kas tarafından çekilerek duyarlı kısımlardan ayrılıyor. Geçici olarak sağırlaşsanız da kulağınızın geri kalanı korunmuş oluyor. 35:06 Üzenginin ardından sıvı dolu bir oyuk olan salyangoz geliyor. 35:14 İçeri giren ses dalgaları salyangozun tabanındaki kirpiksi alıngaçları gıdıklıyor... Bunlar, dış dünyanın seslerine göre dans etmeye başlıyorlar. 35:29 30 bin alıngacınız var. Her biri sesin farklı bir kısmını algılıyor ve doğruca beyninize yolluyor. 35:39 Salyangoz, sedalarından insan seslerini ayırabilme hassasiyetine sahip. 35:54 **POLİS

Bunun mümkün olduğuna inanmak gerek.


© Burak AYGÜN

36:02 **ANLATICI

22

Keskin kulaklar ve çok amaçlı kullanılabilen bir ses.

36:08 Bunlar sayesinde insanlar 7000'den fazla dil icat edebilmiş. 36:23 Hepimiz, büyürken yılda binden fazla yeni kelime öğreniyoruz. 36:32 10'lu yaşların başlarında, kelime haznemiz 10 bin sözcükten oluşurken beyin bir sonraki zorluk düzeyine, ergenlik çağına adım atıyor. 36:59 Stephanie Bean 14 yaşında. Tüm ergenler gibi o da fiziksel olgunlaşma sürecinde. 36:17 **STEPHANIE

Ergenliği aramızda pek konuştuğumuz yok. Bilemiyorum. Kimi kızlar bundan utanıyor olabilir.

**HOCA

Merhaba.

**STEPHANIE

Merhaba.

**HOCA

Geç kaldın. Çikleti çıkar ağzından.

**STEPHANIE

Ah!

37:34 **ANLATICI

Diğer ergen arkadaşları gibi Stephanie'nin beyni de olgunlaşma sürecinde. Ve bunu tuhaf bir yoldan yapıyor.

37:43 10'lu yaşlarını sürerken on küsur yılda kurduğu beyin bağlantılarının %40'ını kaybedecek. 37:53


© Burak AYGÜN

23

Bu olağanüstü imge, yüzlerce ergenin beyin taramasından elde edilmiş. 37:57 Beynimiz olgunlaşırken, bağlantı açısından yoğun olan ve burada kırmızı ve sarıyla gösterilen bölgeler, yerlerini mavi renkli daha az bağlantı içeren bölgelere bırakıyor. 38:11 Beyin, ihtiyaç duymadığı bağlantıları adeta buduyor. 38:18 Bilimciler, bu sayede daha verimli ve daha hızlı düşündüğümüz kanısında. 38:28 Ama ergenlikte gerçekleşen en şaşırtıcı değişim belki de beynin karanlık yola sapmadaki kararlılığı ve pervasızca risk alma eğilimi. 38:43 Amigo kızlık dışında Stephanie Bean'in bir hobisi daha var. Kendisi aynı zamanda dünyanın en genç modifiyeli araba yarışçısı. 39:00 **STEPHANIE 39:09 **ANLATICI

Modifiyeli araba yarışlarına katılmaya 10 yaşımda başladım. Dört yıldır yarışıyorum. Bugün dünyanın en hızlı yarım mili olarak ün yapmış Winchester pistinde yarışacak.

39:19 37 derecelik eğimleriyle bunlar Amerikan motor sporlarındaki en dik virajlar. 39:28 **STEPHANIE

Müthiş bir şey çünkü yarış pistinde tur atarken içinizdeki tüm hızı dışarı kusar gibi oluyorsunuz. Gitmek, hep daha hızlı gitmek istiyorum.


© Burak AYGÜN

39:52 **ANLATICI

24

Çoğu yetişkin rakibinin aksine Stephanie, risk almaya hazır.

39:59 Bunun bir sebebi, ergen beyninin riskli davranışları teşvik eden nöro-kimyasal maddeler salgılıyor olması. 40:05 **STEPHANIE

40:18 **ANLATICI

40:26 **STEPHANIE

20 kadar araba pistte saatte 150-160 km hızla seyrediyor olacak. Birbirlerine ve duvara belki birkaç santim mesafeden geçecekler. Ne zaman bir risk alsa, ergen beyni onu yetişkin rakiplerinin deneyimleyeceğinden çok daha güçlü bir tatmin duygusuyla ödüllendirecek. Bir araba bana yaklaştığında içimden daha da hızlanmak geliyor.

40:32 Bir boşluk gördüğüm an şansımı denemek istiyorum. 40:38 **ANLATICI

Onu risk almaya iten, beynindeki gaz pedalı.

40:45 **ANTRENÖR

Haydi, Stephanie! Haydi!

40:51 **ANLATICI

Ama gelişmekte olan beyin tarandığında başka bir şey daha göze çarpıyor.

40:59 Beynin en son maviye dönüşen ve olgunlaşan kısmı, önde bulunan ve risk almanın sonuçlarını enine boyuna tartan bölüm. 41:12


© Burak AYGÜN

25

Stephanie'nin beyni henüz olgunlaşmış değil. Bir şeyin tehlikeli olduğunu kabul etse bile onu yine de yapacaktır. 41:24 Peki ergenlerin beyni niçin risk almaya programlanmış? 41:28 Bir teoriye göre, erişkinliğe ulaşıp durulmanızdan önce, sizi mümkün olduğunca fazla şey denemeye teşvik etmek için. 41:45 Küçücük bir embriyon olduğunuz günlerden beri, uzun zamandır beyin hücrelerinizi geliştirmekle meşgulsünüz. 41:57 O kadar çok beyin hücresi biriktirdiniz ki sayıları artık galaksimizde yer alan 100 milyar yıldızla yarışabilecek durumda. 42:10 Bu dev ve muazzam iletişim ağını, sizin deneyimlediğiniz görüntüler, sesler ve hislerin oluşturduğu bir kaleidoskop biçimlendirdi. 42:25 Ve nihayet, 20 yılın ardından, yapı tamamlandı. 42:32 Artık erişkin beyninizle gurur duyabilirsiniz. 42:39 Kısa bir süre önceye kadar, bilimciler beynin öyküsünü bu noktada sonlandırıyorlardı. Onlara göre, beyin bundan sonra yokuş aşağı iniyor ve işlevleri geriliyordu. 42:53 Ama artık biliyoruz ki beynimiz o çocuksu öğrenme yeteneğini bir ömür boyu koruyor.


© Burak AYGÜN

26

43:13 Maceraperest Erik Weihenmayer, orta yaşlı bir beynin yeni zorluklara nasıl iyi tepki verebileceğini gösteren çarpıcı bir örnek. 43:22 **GREG

Bir adım daha, Erik.

43:24 **ANLATICI

Erik, 13 yaşında kör olmuş.

43:28 **ERIK

43:51 **ANLATICI

Her hafta, görüş düzeyim biraz daha kötüleşiyordu. Bunun sebebi ağtabakalarımın ayrılarak gözlerimden uzaklaşmasıydı. Erik bugün arkadaşı Greg Childs'la Utah'taki ürkütücü Castleton Kayası'na tırmanmayı deneyecek.

44:21 Erik'in buraya ilk tırmanışı. Kendisine yardımcı olması için yanında yeni teknoloji ürünü etkileyici bir gereç getirmiş. **GREG 44:33 **ERIK 44:44 **ANLATICI

Bekle burada. Bunu gördünüz mü, bilmiyorum. Bu bir beyin arayüz cihazı... Bu güneş gözlüğünün üstünde bir kamera var. Kamera, yakaladığı imgeleri veri yoluyla Erik'in belindeki bilgisayara yolluyor.

44:51 Bilgisayarın görevi, imgeleri dünyanın düşük çözünürlüklü bir resmine dönüştürmek. 45:03 Bu kaba imgeler daha sonra Erik'in vücudunun en duyarlı yerlerinden birine gönderiliyor.


© Burak AYGÜN

27

45:11 **ERIK

Bu da dil ekranı.

45:15 **ANLATICI

Yüzeyinde yüzlerce küçük elektriksel uyarıcı var.

45:22 Kameranın önündeki nesne belirgin hatlara sahipse, o hatlara işaret eden uyarıcılar etkinleşerek Erik'in dilini gıdıklıyor. 45:31 **ERIK

45:54 **ANLATICI

O noktaları hissedebiliyorum. Hep birlikte çizgiler, biçimler ve nihayet imgeler oluşturuyorlar. Beynim daha sonra bunları beni çevreleyen mekan olarak yorumluyor. 45:43 Görme duyusunu kaybetmesinin 30 yıl ardından, Erik'in beyninin görme merkezi, yani Erik'in zihin gözü, tekrar iş başında.

46:04 Tek farkı, Erik artık gözleriyle değil diliyle görüyor. 46:16 **ERIK 46:30 **ANLATICI 46:36 **ERIK

Buna görme denebilir mi? Bence denebilir çünkü görme gözlerinizden çok beyninizle ilgili bir olay. Kaya tırmanışında, riskin büyük kısmını önden çıkan tırmanıcı alıyor. Tepeye doğru Greg hep önden gitti. Ben düşecek olursam, fazla uzağa düşmeyeyim diye yaptı bunu.

46:53 Ah! Tamam. 47:07


© Burak AYGÜN

28

Kayaya bazen de ben önden tırmanıyorum. O da bana çok keyif veriyor çünkü yukarı önden çıkan ben oluyorum. Bütün riski ben almış oluyorum. 47:17 **GREG

Zirveden önceki son bacak artık.

**ERIK

Şahane.

**GREG

Pekala. Hazır mısın?

47:22 **ANLATICI

47:34 **ERIK

Erik beyin arayüz cihazını kullanırken kendinden o kadar emin ki son tırmanışta önden giden olmak istiyor. Şimdi Greg'in güvenliği bana bağlı. Kör olduğum halde hâlâ takımın bir parçası olabildiğimi görmek, benim için gerçekten büyük bir onur.

48:16 Son kenarı da aşınca dümdüz bir terasa çıkmış gibi oluyorsunuz. Rüzgar yüzünüze şaklıyor. Çöl tabanından 300 metre yüksekte, bu kaya kulesinin tepesindesiniz. 48:45 **GREG

Bu bir ayrıcalık.

**ERIK

Biliyorum. Çok güzel.

48:51 **ANLATICI

Erik, beynimizin kendini yeniden modelleme becerisinin harika bir örneği. İşte her türlü ortama adapte olmamızı sağlayan da bu.

49:25 Beynin iki yarısını birbirinden ayırma ameliyatının iki ay ardından, Angelina da yine bu adaptasyon becerisi sayesinde hayatta kalıp gelişebilecek. 49:38


© Burak AYGÜN

**STEPHEN 49:44 **LISA

29

Ondaki gelişimin artık hız kazanmış olması bizi çok sevindiriyor. Gelecek misin annene? Gel bakalım annene. Aferin kızıma.

49:48 Konuşmaya başladığını duymak, yürümeye başladığını görmek inanılmaz. 49:58 **ERIK 50:03 **ANLATICI

50:11 **ERIK

Taş, kağıt, makas. Kaç yaşında olursanız olun beyninizi çalıştırmaya devam ettiğiniz sürece onun da bu antrenmana cevap vereceğinden emin olabilirsiniz. Taş, kağıt, makas.

50:18 Macera bu işte. Asıl macera bu. 50:26

CREDITS


insan