Page 1

Özgür Bas›n YIL: 22 SAYI: 261 - 262

Basın Konseyi Abdi İpekçi’nin ölüm yıldönümünde açıklama yayınladı Basın Konseyi, 1 Şubat 1979’da uğradığı silahlı saldırı sonucunda yaşamını yitiren gazeteci Abdi İpekçi için bir açıklama yayınladı. Açıklama şöyle; “Basın tarihimizin en seçkin kalemlerinden olan Abdi İpekçi’yi, katledilmesinin otuz ikinci yılında saygı ve özlemle anıyoruz. Abdi İpekçi, gazetecilik mesleğini taçlandıran uygulamalarının yanında, Türkiye Gazeteciler Cemiyeti, Türkiye Gazeteciler Sendikası, Basın Enstitüsü gibi önemli kurumlarda başkanlık ve ikinci başkanlık görevlerinde bulunarak, mesleğin gelişimine katkılarını meslek örgütleri kanalıyla da sürdürmüştür. Basın Şeref Divanı’nın kurulmasında önemli yere sahip olan Abdi İpekçi, bu kurumun Genel Sekreterliğini de üstlenmiş ve Türkiye’nin ilk basın özdenetim deneyiminin mimarı olmuştur. Gazetecilik ilkelerine bağlı olarak kamuoyunun bilgi edinme hakkına önemli hizmetlerde bulunan Abdi İpekçi’nin, onun gibi basın şehidi olan Çetin Emeç ile Uğur Mumcu’nun ve diğer basın şehitlerinin katledilmelerinin arkasındaki kirli güçlerin ortaya çıkartılamamasını Türkiye için büyük bir utanç olarak görüyoruz. Sayın Cumhurbaşkanı’nın Hrant Dink suikastına ilişkin girişimlerini olumlu karşılıyor ve devletin ilgili birimlerince faili meçhul cinayetlerinin aydınlığa çıkartılması için sonuç getirecek somut adımlar atılmasını ümit ediyoruz. Ayrıca başta siyaset kurumu olmak üzere tüm yetkililere, toplumu aydınlatma görevini üstlenmiş meslektaşlarımıza yapılan saldırıları aydınlatmak konusundaki görevlerini hatırlatıyor, bunun takipçisi olacağımızı bir kez daha vurguluyoruz.

Basın Konseyi Başkanlığına Orhan Birgit seçildi Oktay Ekşi’den boşalan Basın Konseyi Başkanlığına Konsey Yüksek Kurulu Orhan Birgit’i seçti.Cumhuriyet Gazetesi Yazarı Orhan Birgit, yaptığı teşekkür konuşmasında özetle şunları söyledi: Basın Konseyi Başkanlığını 22 yılı aşkın bir süredir yürüten ve kurumsallaştırılmasında sorumluluk yüklenen Oktay Ekşi’den nöbeti oylamanızla devraldım. Basın Konseyi bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da hiçbir kurum ve kuruluşun ne yanında ne de karşısında yer almama ilkesini sürdürecektir.

OCAK - ŞUBAT 2011

www.basinkonseyi.org.tr

BASIN KONSEYİ YÜKSEK KURULU’NUN ODA TV AÇIKLAMASI

Gazetecilerin ofislerinin aranarak tüm belgelere el konması, iletişim özgürlüğünün ağır bir ihlalidir

B

asın Konseyi Yüksek Kurulu 16 Şubat 2011 tarihinde toplanarak oy birliğiyle aşağıdaki açıklamayı yayınlamaya karar vermiştir. 13 Ocak günü Oda Tv binasında ve bu basın yayın organı yetkililerinin evlerinde arama işlemleri yapılmıştır. Bu aramalarda Oda TV’nin ve orada görev yapan gazetecilerinin -kişisel notları da dahil olmak üzere- tüm belgelerine el konulmuştur. Bir basın yayın organının ve gazetecilerin ofislerinin aranarak burada bulunan tüm belgelere, iddia edilen suça ilişkin olup olmadıkları ayrımı yapılmadan el konması, iletişim (ifade, basın) özgürlüğünün ve dolayısıyla demokrasinin ağır bir ihlalidir. Zira çoksesliliğe dayalı demokrasinin var olabilmesi için, iletişim özgürlüğü çatısı altında bulunan toplumun bilgiye ulaşma hakkı ve bilgi ve düşünceleri iletebilme özgürlüğünün güvence altında olması gerekir. Kamuoyunun doğru bilgiye ulaşma hakkına hizmet eden basın yayın organlarının ve gazetecilerin bu faaliyeti sürdürebilmeleri ancak

belge ve bilgi toplamalarıyla mümkün olabilir. Bu sürecin güvence altına alınması da gazetecilere gerek Basın Yasası’nda gerekse de ulusalüstü insan hakları belgelerinde tanınan, kaynakların gizliliğini koruma hakkıyla sağlanmaktadır. Bir basın yayın organının ve gazetecilerin tüm belgelerine el konması, kamuoyunu bilgilendirme görevinin ifasını fiilen imkansız kılmakla birlikte, dolaylı olarak haber kaynaklarının korunması hakkının da, kamu otoritesince ihlalini sağlayabilmektedir. Yapılan aramalarda, iddia edilen suça ilişkin delillerin aranması yerine tüm belgelere hiçbir ayrım yapılmadan el konması da demokratik hukuk devletinin temel prensipleriyle ve yürürlükteki mevzuatla çelişmektedir. Yukarıda açıkladığımız vahim gelişmelerden ciddi kaygı duyduğumuzu vurguluyor ve varoluşunu iletişim (ifade, basın) özgürlüğüne borçlu olan tüm meslek kuruluşlarıyla toplumu bu gelişmeler konusunda ortak bir tepki vermeye çağırıyoruz.

Uğur Mumcu’nun ölümünün 18. yılında yayınlanan açıklama Basın Konseyi, 24 Ocak 1993’te aracında düzenlenen bombalı saldırı sonucu yaşamını yitiren gazeteci Uğur Mumcu’nun ölümünün 18. yılında bir açıklama yayınladı. Açıklama şöyle: “Türkiye’de öncülüğünü yaptığı araştırmacı gazetecilikle kamuoyunun doğru ve güvenilir bilgiyle aydınlatılmasını sağlayan ve gazetecilere de meslek uygulamalarında ışık tutan seçkin meslektaşımız Uğur Mumcu’yu ölümünün on sekizinci yılında saygı ve özlem ile anıyoruz. Uğur Mumcu’nun uğradığı bombalı saldırının sırrının halen çözülememiş olmasını, Abdi İpekçi, Çetin Emeç ve Hrant Dink gibi gazetecilerin öldürülmesinin arkasındaki güçlerin açığa çıkartılamamasını Türkiye’nin büyük bir ayıbı olarak görüyoruz. Başta siyaset kurumu olmak üzere tüm yetkililere, toplumu aydınlatma görevini üstlenmiş meslektaşlarımıza yapılan saldırıları aydınlatmak konusundaki görevlerini hatırlatıyor, bunun takipçisi olacağımızı vurguluyoruz. Uğur Mumcu ve onun gibi seçkin gazetecilerin çizdiği yolda yürüyen meslektaşlarımız var oldukça, Türkiye karanlığa gömülmeyecektir.”

Basın Konseyi 23. yılını kutluyor Türkiye’nin etkin olarak faaliyetini sürdüren yegane basın özdenetim kuruluşu olan Basın Konseyi yirmi üçüncü yılını kutluyor. 6 Şubat 1988 tarihinde kurulan Basın Konseyi, bu güne kadar iki binin üzerinde başvuruyu değerlendirdi ve geçen yirmi üç yıllık sürede iletişim (ifade, basın) özgürlüğüne yönelik tehditlerle mücadele etti. ◊ Devamı 20. sayfada


Özgür Bas›n 2

Ocak - Şubat 2011

YÜKSEK KURUL KARARLARI

EMO’nın yasal haklarını kullanmasını ‘tehdit’ ve ‘terör’ olarak nitelendiren Sabah ve Takvim Gazetesi ile Mehmet Nayır kınandı Basın Konseyi Yüksek Kurulu, Sabah Gazetesi’nin 12.08.2010 tarihli nüshasında manşetten “Odadan Tehdit” başlığıyla anons edilen ve dokuzuncu sayfasında “Elektrikte Oda Terörü” başlığıyla yayınlanan haber ile aynı tarihte Takvim Gazetesi’nde “Elektrikte Oda Terörü” başlıklarıyla yayımlanan haberlerle ilgili olarak aşağıdaki kararı vermiştir.

KARAR ŞİKAYETÇİ: Elektrik Mühendisleri Odası adına Yönetim Kurulu Başkanı Cengiz Göltaş ŞİKAYET EDİLENLER: 1) Sabah Gazetesi, 2) Takvim Gazetesi, 3) Mehmet Nayır ŞİKAYET KONUSU: Elektrik Mühendisler Odası (EMO) adına Yönetim Kurulu Başkanı Cengiz Göltaş, Mehmet Nayır imzasıyla Sabah Gazetesi’nin 12.08.2010 tarihli nüshasında manşetten “Odadan Tehdit” başlığıyla anons edilen ve dokuzuncu sayfasında “Elektrikte Oda Terörü” başlığıyla yayınlanan haber ile aynı tarihte Takvim Gazetesi’nde “Elektrikte Oda Terörü” başlığıyla yayınlanan haberin Basın Meslek İlkeleri’ni ihlal ettiğini belirterek Basın Konseyi’ne başvurmuştur. Sabah Gazetesi’nde yayınlanan haberde Elektrik Mühendisleri Odası’nın “Devletin kasasına 5.8 milyar dolar kazandıran dört ihalenin iptali için” dava açacağı belirtilmiş ve bu “Bir elektrik Mühendisleri Odası Klasiği” olarak nitelenmiştir. Haberde, EMO’nın daha önce 15 ihaleyi yargıya taşıdığı ve haberde bahsedilen ihaleleri de şeffaf yapılmadıkları, rekabet ortamının yaratılmadığı ve dağıtım hatlarının özelleştirilmesinin kamu tekelinin özel tekele devri olduğu ve kamu yararı taşımadığı gerekçesiyle yargıya taşıyacağını açıkladığı belirtilmiştir. Özelleştirmenin rekor fiyatla yapıldığı ve Enerji Bakanı Taner Yıldız’ın “ona buna itiraz et mantığında olanlar Türkiye’ye ayak bağı olmasın” şeklinde şeklindeki ifadelerine yer verilen haberde “Mimarlar Odası gibi Elektrik Mühendisleri Odası da ekonomide dava terörü estirmeye hazırlanıyor” ifadelerinin yer verilmiştir. “Elektrik dağıtım bölgelerinin 25 yıllık hizmet imtiyazını özel sektöre devreden Türkiye, pazartesi günü tarihinin en başarılı özelleştirmelerinden birini gerçekleştirmiş, sadece Boğaziçi dağıtım bölgesi için verilen fiyat, TÜPRAŞ ve Telekom’un ardından Türkiye’nin en büyük 3. özelleştirmesi olmuştu.” İfadelerine yer verilen haberde Başbakan Tayyip Erdoğan’ın “muhtelif zamanlarda Danıştay ve idari mahkemelerin özelleştirmelere yönelik kararlarını eleştirdi(ği)” ve bir mitingde “Danıştay’ın tamamen ideolojik yaklaşımla 6 özelleştirme ihalesini oyalayarak Türkiye’ye ödettirdiği fatura 2.6 milyar dolar. Danıştay hiçbir bedel ödemiyor. Danıştay’ın ülke gibi bir derdi yok” ifadelerini kullandığı belirtilmiştir. Haberde ayrıca “Bunların hangisi kamu yararına aykırı?” altbaşlığı kullanılış ve “Altyapıya 15 milyar dolar”, “Mülkiyet TEDAŞ’ın”, “Kaçağı indiremezse cebinden öder”, “Zammı EPDK belirler”, Kâr oranı %.33”, “Gelir Tavanı var” başlıklı maddeler altında açıklamalar verilmiştir. Takvim Gazetesi’nde yayınlanan haber şu şekildedir; “Elektrik Mühendisleri Odası (EMO), 3.5 milyar dolar beklenirken, 5.8 milyar dolarlık rekor fiyatla özelleştirilen Boğaziçi, Gediz, Trakya ve Dicle elektrik dağıtım bölgelerinin

ihalelerini, kamu yararı olmadığı gerekçesiyle yargıya taşıyor. Bu gelişmeyi değerlendiren Enerji Bakanı Taner Yıldız, “Kimse Türkiye’ye ayak bağı olmasın” dedi. Yıldız, elektrik dağıtım özelleştirmelerinin bir varlık satışı değil, sadece elektrik dağıtım hizmetinin özel sektör eliyle yürütülmesi olduğunu ifade etti. EMO’nun bu ilk davası değil. Bugüne kadar özelleştirme ihalesi gerçekleştirilen 15 dağıtım bölgesi için iptal davası açtı. Ancak bu davaların çoğunluğu mahkeme tarafından reddedildi.” Takvim Gazetesi’nin haberinde de Başbakan’ın, Danıştay’ın ve İdare Mahkemelerinin Türkiye’yi zarara uğrattığı yönündeki beyanlarına yer verilmiştir. Elektrik Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu başkanı Cengiz Göltaş başvurusunda EMO’nun hukuki yollara başvurma hakkını kullandığı için terör estirmekle ve tehditle, suçlandığını belirtmiştir. Ayrıca haberlerin yayınlandığı gazetelerin sahibi olan Çalık Holding’in, haberlere konu olan elektrik dağıtım ihalelerine katıldığını ve Yeşilırmak Elektrik Dağıtım A.Ş’nin ihalesinde de kazanan konumunda bulunduğunu belirtmiştir. Gazete sahibinin çıkar bağlantısının habere yansıdığını iddia eden Cengiz Gönültaş, Sabah Gazetesi, Takvim Gazetesi ve Mehmet Nayır’ın Basın Meslek İlkeleri’nin; “Kamusal bir görev olan gazetecilik, ahlaka aykırı özel amaç ve çıkarlara alet edilemez” şeklindeki üçüncü ve “Kişileri ve kuruluşları, eleştiri sınırlarının ötesinde küçük düşüren, aşağılayan veya iftira niteliği taşıyan ifadelere yer verilemez” şeklindeki dördüncü maddelerini ihlal ettiğini ileri sürerek ve gerekli işlemin yapılmasını istemişlerdir.

ŞİKAYET EDİLENLERİN YANITI:

Takvim Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Ergün Diler’e şikâyetle ilgili bilgi veren Genel Sekreterlik mektubu 3 Eylül 2010 tarihinde, 0212 347 06 77 no’lu faksa iletilmiş, mektubun ulaştığını isim belirtmek istemediklerini bildirdiler. Sabah Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Erdal Şafak’a şikâyetle ilgili bilgi veren Genel Sekreterlik mektubu 3 Eylül 2010 tarihinde, 0212 354 34 72 no’lu faksa iletilmiş, mektubun alındığı Serap Oğur, Mehmet Nayır’a şikâyetle ilgili bilgi veren Genel Sekreterlik mektubu 3 Eylül 2010 tarihinde, kargo ile gönderilmiş, Erhan Özçelik’in mektubu teslim aldığı kargo şirketi tarafından bildirilmişse de taraflardan herhangi bir yanıt gelmemiştir.

DEĞERLENDİRME VE SONUÇ: Basın Konseyi Yüksek Kurulu, 3 Kasım 2010 tarihli toplantısında dosyayı ele alarak aşağıdaki değerlendirmeyi yapmıştır. Şikayet konusu yayınların topluma somut vakıalar hakkında objektif bilgi vermeyi amaçlayan birer haber olarak kaleme alındığı, bununla birlikte birçok yoruma da yer verildiği tespit edilmiştir. Haber konusunu teşkil eden olay EMO’nın, elektrik dağıtım ihalelerinin iptali için yargıya başvuracağı yönündeki açıklamasıdır. EMO, mevzuat uyarınca kamu tüzelkişiliğine haiz bir meslek örgütüdür ve faaliyet alanına giren haber konusu ihaleleri yargıya götürme hakkına sahiptir. Gazetelerde yer alan haberlerde, EMO’nın bu hakkı kullanması tehdit olarak nitelenmiş ve Oda’nın “dava terörü” yaratacağı

belirtilmiştir. Sabah Gazetesi’nde yer alan haberde ihale şartlarına değinilerek “Bunların hangisi kamu yararına aykırı?” alt başlığı kullanılmıştır. EMO’nun daha önceki 15 ihalenin iptali için de dava açtığı bunlardan ikisinin reddedildiği, yalnızca birinde yürütmenin durdurulması kararı alındığı belirtilmiştir. Enerji Bakanı’nın bu konuya ilişkin açıklamalarına ve Başbakan’ın başka ihalelere ilişkin Danıştay ve İdare Mahkemeleri kararlarına yönelik eleştirilerine yer verilmiştir. Netice olarak, toplumu somut bir vakıa hakkında objektif biçimde bilgilendirmek amacıyla kaleme alınması gereken bir haber, EMO’nın yasal yollara başvurmasının yersiz olacağı kanısı yaratacak biçimde ve objektiflikten uzak olarak kaleme alınmıştır. EMO Yönetim Kurulu Başkanı Cengiz Göltaş, Gazete sahibinin çıkar bağlantısının habere yansıdığını iddia etmektedir. Sabah Gazetesi ve Takvim Gazetesi Çalık Holding bünyesindeki Turkuvaz Medya Grubu çatısı altında faaliyetini sürdürmektedir. Çalık Holding enerji sektöründe de faaliyet göstermektedir. Çalık Holding’in haber konusu ihalelerden en az birine katıldığı Hürriyet, Milliyet ve Zaman gazetelerinin internet sitelerinde yer alan haberlerle sabittir. Ayrıca Çalık Holding internet sitesinde şu ifadelere yer verilmiştir. “..., diğeri ise özelleştirme kapsamında satın alınan ve yaklaşık 1,5 milyon aboneye elektrik dağıtımından sorumlu Yeşilırmak Elektrik Dağıtım şirketidir.” Bu suretle Çalık Holding’in Enerji sektöründe ihalelere katıldığı ve Yeşilırmak Elektrik Dağıtım A.Ş.’yi özelleştirme kapsamında satın aldığı sabittir. Gerek Sabah Gazetesi’nde yer alan haberde “Elektrik Mühendisleri Odası, bugüne kadar özelleştirme ihalesi yapılan 15 dağıtım bölgesi için iptal davası açtı” ifadesiyle gerekse de Konsey’e sunulan mahkeme zaptıyla EMO’nın Çalık Grubu’nun kazandığı ihalenin iptali için dava açtığı sabittir. Yukarıda açıklandığı üzere objektiflikten uzak biçimde kaleme alınan elektrik dağıtım ihalesi iptali davası haberinin, elektrik dağıtımı alanında faaliyet gösteren ve başka bir ihaleyi kazanmış olan holding bünyesindeki gazetede yayınlanması şüphe yaratacak niteliktedir. Ayrıca iptal davasını açacak kuruluş ile Medya grubunun bünyesinde olduğu holding arasında ihtilaf yaratan bir dava sürecinin olduğu da değerlendirilerek, Basın Meslek İlkeleri’nin “Kamusal bir görev olan gazetecilik, ahlaka aykırı özel amaç ve çıkarlara alet edilemez” şeklindeki üçüncü maddesinin ihlal edildiği sonucuna ulaşılmıştır. Haberde EMO’nın yasal haklarını kullanarak dava açacağını belirtmesi “tehdit” ve “terör” olarak nitelendirilmiştir. Haberin geneli ve bu ifadeler dikkate alınarak haberin, EMO’nı küçük düşürmeye yönelik olduğu ve Basın Meslek İlkeleri’nin “Kişileri ve kuruluşları, eleştiri sınırlarının ötesinde küçük düşüren, aşağılayan veya iftira niteliği taşıyan ifadelere yer verilemez” şeklindeki dördüncü maddesini hilal ettiği kanaatine varılmıştır. Yukarıda açıklanan sebeplerle Basın Meslek İlkeleri’nin üç ve dördüncü maddelerini ihlal eden Sabah Gazetesi, Takvim Gazetesi ve Mehmet Nayır’ın “kınanmalarına” oyçokluğuyla karar verilmiştir. (Karar No: 2010/48-49-50)


Ocak - Şubat 2011

Özgür Bas›n 3

YÜKSEK KURUL KARARLARI

Türkiye Emekliler Derneği Başkanı ile ilgili kullandığı ifadeler iletişim özgürlüğü sınırları içinde değerlendirilen Sözcü Gazetesi hakkındaki şikayet ‘yersiz’ bulundu Basın Konseyi Yüksek Kurulu, Sözcü Gazetesi’nde 13 Ekim 2010 “Zammı bir tek o beğendi” başlığıyla anons edilip devamı 9. sayfada “Zamma bir tek pirzolacı sevindi” başlığıyla yayınlanan haber ile 14 Ekim 2010 tarihinde “Sadaka mı bu?” başlığıyla yayınlanan yazıyla ilgili olarak aşağıdaki kararı vermiştir.

KARAR ŞİKAYETÇİ: Kazım Ergün Türkiye Emekliler Derneği Başkanı ŞİKAYET EDİLENLER: Sözcü Gazetesi

ŞİKAYET KONUSU: Kazım Ergün Sözcü Gazetesi’nde 13 Ekim 2010 “Zammı bir tek o beğendi” başlığıyla anons edilip devamı 9. sayfada “Zamma bir tek pirzolacı sevindi” başlığıyla yayınlanan haber ile 14 Ekim 2010 tarihinde “Sadaka mı bu?” başlığıyla yayınlanan yazının Basın Meslek İlkeleri’ni ihlal ettiğini ileri sürerek şikayette bulunmuştur. 13 Ekim 2010 tarihli yayında emeklilere yapılan % 4 oranındaki zam haber konusu yapılmış ve eleştirilmiştir. Haberin şikayet konusu bölümünde Kazım Ergün’un Türkiye Emekliler Derneği Başkanı olduğu belirtilerek “Sorsan ‘7.5 milyon emeklinin temsilcisiyim” der. Ama Ankara’daki genel merkezde gününü gün ediyor. Yiyip içip saltanat sürüyor” ifadeleri kullanılmıştır. Kazım Ergün’ün “Tayyip’in yaptığına her zamma alkış” tuttuğu belirtilen haberde kendisinin geçen yıl yapılan 60 TL’lik zamma çok sevindiği, bunun için Başbakan’a çiçek verdiği iddia edilerek “Pirzola yiyen başkan olarak tanınan Ergün, ‘Başbakan yine 60 TL zam verdi. Yine çiçek verecek misiniz?’ sorusuna ise kaçamak yanıt verdi” ifadelerine yer verişlmiştir. Kazım Ergün’ün fotoğrafı, üzerinde “Kazım bey öğlenleri pirzola yiyor” ifadesine yazılarak yayınlanmıştır. 14 Ekim 2010 tarihli yayında ise iktidarın emeklilere verdiği zam ağır biçimde eleştirilmiş ve “İşin tuhaf yanı emeklilerin ödediği

paralarla keyif yapan Türkiye İşçi Emeklileri Derneği Başkanı Kazım Ergün’ün emeklilere yapılan şaka gibi zammı beğenmesi... Sen kimi temsil ediyorsun, kimi savunuyorsun arkadaş? İktidar şakşakçılığını bırak, emeklinin hakkına bak! Emekli parasıyla yiyip içerek keyifli bir hayat süren ama temsil ettiği emeklileri düşünmeyen bu tip başkanlar oldukça emekli vatandaşlarımız sürünmekten kurtulamaz!” ifadelerine yer verilmiştir. Kazım Ergün, şikayet konusu yayınlarda kendisi ve mensubu bulunduğu kurum hakkında gerçek dışı bilgiler verildiğini belirtmiş ve bu ifadelerin kendisini ve kurumunu kamuoyunda küçük düşürmeye yönelik olduğunu iddia etmiştir. Yayında kullanılan fotoğrafın, dernek genel merkezinde Sözcü Gazetesi muhabirinin de katıldığı bir yemekte çekildiğini, o gün bütün dernek çalışanlarına çıkan menüde pirzola olduğunu ve bu yemek sırasında çekilen fotoğrafın kendisini gösteren bölümün kesilerek yayınlandığını belirten Kazım Ergün, sürekli pirzola yiyen başkan olarak gösterildiği haberlerin kendisi ve kurumu için küçük düşürücü olduğunu belirtmiştir. Kazım Ergün bu suretle Basın Meslek İlkeleri’nin; “Kişileri ve kuruluşları, eleştiri sınırlarının ötesinde küçük düşüren, aşağılayan veya iftira niteliği taşıyan ifadelere yer verilemez” şeklindeki dördüncü, “Soruşturulması gazetecilik olanakları içinde bulunan haberler, soruşturulmaksızın veya doğruluğuna emin olmaksızın yayınlanamaz” şeklindeki altıncı ve, “Basın organları, yanlış yayınlardan kaynaklanan cevap ve tekzip hakkına saygı duyarlar” şeklindeki on altıncı maddelerinin ihlal edildiğini ileri sürerek gerekli işlemlerin yapılmasını istemiştir.

ŞİKAYET EDİLENLERİN YANITI: Sözcü Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Metin Yılmaz’a şikâyetle ilgili bilgi veren Genel

Sekreterlik mektubu 22 Ekim 2010 tarihinde, 0212 698 49 49 no’lu faksa iletilmiş, mektubun alındığı Gönül Demir tarafından bildirilmişse de Metin Yılmaz’dan herhangi bir yanıt gelmemiştir.

DEĞERLENDİRME VE SONUÇ: Basın Konseyi Yüksek Kurulu 1 Aralık 2010 tarihli toplantısında dosyayı ele alarak aşağıdaki değerlendirmeyi yapmıştır. Şikayet konusu yayınlar incelendiğinde, emeklilere %4 oranında zam yapan iktidarın ve bu zammı yeterli gördüğü belirtilen Türkiye Emekliler Derneği Başkanı Kazım Ergün’ün eleştirildiği görülmektedir. Kazım Ergün’ün -kendi beyanında da belirttiği üzereemeklilerin haklarını savunmak amacıyla kurulan bir sivil toplum örgütünün başkanı olduğu dikkate alındığında, emeklilere yapılan bir zam konusundaki tutumuna yönelik eleştirilerin, iletişim (ifade, basın) özgürlüğünce geniş biçimde korunacağı kabul edilmelidir.Kazım Ergün’ün yediği bir yemekte çekilen fotoğrafı yayınlanmış ve kendisinin pirzola yemesi simgeleştirilmiştir. Bu doğrultuda Kazım Ergün’ün “Pirzola yiyen başkan” olarak tanındığını belirtilmiş, “Ankara’daki genel merkezde gününü gün ediyor. Yiyip içip saltanat sürüyor” şeklindeki ifadelere yer verilmiştir. Yukarıda da açıklandığı üzere Kazım Ergün’ün pozisyonu gereği bu ifadeler iletişim (ifade, basın) özgürlü sınırları içinde değerlendirilmiştir. Kazım Ergün’ün cevap hakkının kullandığına dair bir belge sunulmadığından, cevap hakkının kullandırılmadığına ilişkin iddianın da yersiz bulunması gerekecektir. Yukarıda açıklanan sebeplerle Sözcü Gazetesi hakkındaki şikayetin “yersizliğine” oybirliğiyle karar verilmiştir. (Karar No: 2010/52) Not: Basın Konseyi Sözleşmesi ve Çalışma Kuralları gereğince, hakkında şikâyette bulunulan medya grubu veya gazeteciyle ilişkisi olan Yüksek Kurul üyeleri, görüşmelerde oy kullanamazlar.


Özgür Bas›n 4

Ocak - Şubat 2011

YÜKSEK KURUL KARARLARI

Ergin Ergül tarafından gönderilen beyanları yayınlayarak hatasını telafi eden Akşam Gazetesi ve muhabir Süreyya Üstünel Akbalık hakkındaki şikayet ‘yersiz’ bulundu Basın Konseyi Yüksek Kurulu, Akşam Gazetesi’nin 2 Ekim 2010 tarihli nüshasında manşetten “İşte Hrant Dink savunmasını yazan başkan” başlığıyla anons edilip “Dink Savunmasının mimarı ‘kamu müsteşarlığında’” başlığıyla yayınlanan haberle ilgili olarak aşağıdaki kararı vermiştir.

KARAR ŞİKAYETÇİ: Ergin Ergül ŞİKAYET EDİLENLER: 1) Akşam

Gazetesi, 2) Süreyya Üstünel Akbalık - Akşam Gazetesi muhabiri

ŞİKAYET KONUSU: Ergin Ergül Akşam Gazetesi’nde 2 Ekim 2010 tarihli nüshasında manşetten “İşte Hrant Dink savunmasını yazan başkan” başlığıyla anons edilip “Dink Savunmasının mimarı ‘kamu müsteşarlığında’” başlığıyla yayınlanan haberin Basın Meslek İlkeleri’ni ihlal ettiğini ileri sürerek şikayette bulunmuştur. Şikayet konusu yayında, Devletin Hrant Dink davasında Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne sunduğu ve Nazi savunması benzetmesiyle tepki çeken cevabı, dönemin Adalet Bakanlığı Uluslararası Hukuk ve Dış İlişkiler Genel Müdür Yardımcısı Ergin Ergül’ün kaleme aldığının öğrenildiği belirtilmiştir. Ergin Ergül’ün Kamu Güvenliği Müsteşarlığı Hukuk İşleri Daire Başkanlığı’na atandığı belirtilen haberde, Devletin Hrant Dink davasında sunduğu savunmanın detaylarına ve Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’nun “Esas itibariyle bu kabul edebileceğimiz bir savunma değil” şeklindeki beyanlarına yer verilmiştir. Adalet Bakanı Sadullah Ergin’in de beyanlarına yer verilen haberde Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün devreye girdiği ve Hrant Dink’in Kardeşi Hosrof Dink’i köşkte ağırladığı belirtilmiştir. Haberin sonunda “Hakkındaki iddiaları reddeden Ergül, savunmayı kendisinin hazırlamadığını söyledi” ifadeleri kullanılmıştır. Ergin Ergül bu yazı üzerine Akşam Gazetesine e-posta ve belgegeçer yoluyla bir düzeltme metni gönderdiğini belirtmekte ve bu beyanlarının 3 Ekim 2010 tarihli Akşam Gazetesi’ne yansıdığını belirtmektedir. İlgili haberde Ergin Ergül’ün Akşam Gazetesi’ne konuştuğu belirtilmiş ve “Dışişleri’ne giden belgede imzam var ama savunmayı ben yazmadım” başlığı kullanılmıştır. Ergül’ün, yasal mevzuatta Adalet Bakanlığı Uluslararası Hukuk ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü’nün (UHDİGM) görevinin “AİHM’e Türkiye Cumhuriyeti devleti aleyhine yapılan başvurulara karşı yapılacak savunmalar için bilgi ve belge sağlamak, gerektiğinde oturumlara temsilci göndermek” şeklinde tanımlandığını belirttiği aktarılan yayında, Ergül’ün, bu çerçevede Dink savunmasına ilişkin belgelerin UHDİGM’den istendiğini ve iç işleyiş uyarınca tetkik hakimi tarafından hazırlanan dosyayı, Genel Müdür ve diğer Genel Müdür yardımcılarının olmaması sebebiyle kendisinin vekaleten imzalayarak Dışişleri bakanlığına gönderildiğini belirttiği ifade edilmektedir. Haberde Ergül’e atfen; söz konusu yazıyla başsavcılıklardan alınan bilgi ve belgelerin, Yargıtay Ceza Genel Kurulu Kararları’nın ve AİHS’nin ifade özgürlüğünü

düzenleyen bir elkitabına atfen Kuhunen – Almanya vakıasına ilişkin kararın iletildiği belirtilmiştir. Ergin Ergül başvurusunda Süreyya Üstünel Akbalık’ın kendisine kolaylıkla ulaşabilecek olmasına rağmen bunu yapmadığını ve kendisiyle görüştüğünü beyan ederek gerçeğe aykırı bilgi verdiğini ileri sürmüştür. Gönderdiği düzeltme ve cevap metninin özetlenerek ve ilk yayını desteklediği düşünülen ifadelerin öne çıkarılarak yayınlandığını belirten Ergül, savunmanın Dışişleri Bakanlığı tarafından hazırlandığı gerçeğinin Akşam Gazetesi’ne yansıtılmadığını belirtmiştir. Ergin Ergül bu suretle basın Meslek İlkeleri’nin; “Soruşturulması gazetecilik olanakları içinde bulunan haberler, soruşturulmaksızın veya doğruluğuna emin olmaksızın yayınlanamaz” şeklindeki altıncı ve “Basın organları, yanlış yayınlardan kaynaklanan cevap ve tekzip hakkına saygı duyarlar” şeklindeki on altıncı maddesini ihlal ettiğini ileri sürmüştür. Kendisi nitelikleri doğrultusunda yeni göreve atanmışken, Hrant Dink davasındaki hükümet savunmasıyla ilişkilendirilmesinin ve arşivlerdeki eski bir fotoğrafının sağlanmış olmasını kişisel saiklerle hareket edildiğinin bir göstergesi olarak değerlendiren Ergün Basın Meslek İlkeleri’nin “Gazeteci, kaynaklarının gizliliğini korur. Kaynağın kamuoyunu kişisel, siyasal ekonomik vb. nedenlerle yanıltmayı amaçladığı haller bunun dışındadır” şeklindeki on birinci maddesi göz önünde bulundurularak haber kaynağının açıklanması konusunda gereğinin yapılmasını istemiştir.

ŞİKAYET EDİLENLERİN YANITI:

Süreyya Üstünel Akbalık adlarına gönderilen e-posta ile Hrant Dink davasına ilişkin savunmanın kamuoyunun gündemine gelmesinin ardından yaşanan süreci özetlemiş ve savunmanın Ergin Ergül tarafından hazırlandığına ilişkin bir istihbaratın geldiğini, bu istihbaratın teyit ederek haberleştirildiğini belirtmiştir. Haberde Ergin Ergül’ü suçlamaktan ve kesin ifadeler kullanmaktan kaçındıklarını belirten Süreyya Üstünel Akbalık, Ergin Ergül’e cep telefonundan ulaştıklarını ve kendisinin savunmayı hazırlamadığı yönünde bilgi aldıklarını ancak başka kaynaklardan teyit ettikleri haberi Ergin Ergül’ün beyanına da yer vererek yayınladıklarını ileri sürmüştür. Süreyya Üstünel Akbalık, Ergin Ergül’ün Gazete’ye gönderdiği beyanlarında da, farklı kurumlarla birlikte kendi kurumlarından da rapor istendiğini ve Genel Müdür Yardımcısı sıfatıyla kendisinin de bir yazıyı imzalayarak Dışişleri Bakanlığı’na gönderdiğini belirttiğini ifade etmiş ve bu doğrultuda Ergin Ergül’ün savunmanın hazırlanmasında rol oynadığının sabit olduğunu iddia etmiştir. Süreyya Üstünel Akbalık, Basın Meslek İlkeleri’ne olan saygıları doğrultusunda Ergin Ergül’den gelen cevabı bir gün sonra yayınladıklarını belirterek düzeltme ve cevap metninde Ergin Ergül’ün Dışişleri Bakanlığına gönderdiği yazıda Kuhunen – Almanya kararının hatırlatıldığını belirttiğini ifade etmiştir. Süreyya Üstünel Akbalık amacının kimseyi hedef almaksızın Basın Meslek İlkeleri çerçevesinde haber

yapmak olduğunu belirtmiştir.

DEĞERLENDİRME VE SONUÇ: Basın Konseyi Yüksek Kurulu 1 Aralık 2010 tarihli toplantısında dosyayı ele alarak aşağıdaki değerlendirmeyi yapmıştır. Şikayet konusu yayının toplumu somut vakıalar hakkında bilgilendirmeyi amaçlayan bir haber olarak kaleme alındığı tespit edilmiştir. Haberde Ergin Ergül’ün ismi ve resmi ile birlikte “İşte Hrant Dink savunmasını yazan başkan” başlığı kullanılmıştır. Ergin Ergül’ün Konsey’e sunduğu beyanlarda Hrant Dink savunmasının hazırlanması için Dışişleri Bakanlığı’na sunulan belgelerin bir bölümünün ve savunmada kullanılabilecek bir AİHM kararının kendisi tarafından imzalanan bir belgeyle Dışişleri bakanlığı’na gönderildiğini belirtmiştir. Bu belgenin savunma niteliğinde olmadığı ve yürürlükteki yasal mevzuat uyarınca AİHM’e Türkiye adına Dışişleri Bakanlığı’nın savunma sunabileceği açık olmakla birlikte, bu belge gazetecinin yanılmasına yol açabilecek niteliktedir. Kaldı ki Gazete şikayet konusu haberin yayınlanmasının ardından bu hatayı düzeltmek için Ergin Ergül tarafından gönderilen beyanları yayınlamış ve gazetecilik kusurunu telafi etmiştir. Ergin Ergül tarafından imzalandığı kendi beyanıyla sabit olan ve gazetecinin araştırmasında yanılmasına sebep olacak nitelikteki belge dolayısıyla yapılan haber ve bir gün sonra gazetenin hatayı düzeltmek için yayınladığı haber birlikte dikkate alındığında Basın Meslek İlkeleri’nin “Soruşturulması gazetecilik olanakları içinde bulunan haberler, soruşturulmaksızın veya doğruluğuna emin olmaksızın yayınlanamaz” şeklindeki altıncı maddesinin ihlal edilmediği kanaatine varılmıştır. Şikayet konusu yayının ardından Gazete’de Ergin Ergül’ün düzeltme ve cevap metnine yer verildiği görülmektedir. Ergül’ün iddiasının aksine, savunmanın Dışişleri Bakanlığı tarafından hazırlandığına ilişkin beyanı, cevabın başlığı olarak yayınlanmıştır. Ayrıca Gazete’nin internet sitesinde yapılan araştırmada habere ilişkin bir düzeltme ve cevap metninin 3 Ekim tarihli haberden bağımsız olarak yayınlandığı da görülmektedir. Dolayısıyla Basın Meslek İlkeleri’nin on altıncı maddesinin ihlal edildiği yönündeki başvurunun yersiz olduğu kanaatine ulaşılmıştır. Ergin Ergün, haber kaynağının kamuoyunu kişisel sebeplerle yanıltmaya çalıştığını düşünmekte ve bu sebeple de haber kaynağının açıklanması hususunda gereğinin yapılmasını istemektedir. Basın Konseyi Sözleşmesi ve Çalışma Kuralları uyarınca Konseyi’nin böyle bir hususta karar vermesi mümkün değildir. Zira ortada madde ihlali iddiası yoktur. Kaldı ki Basın Yasası’nın 12. maddesi gazetecilerin haber kaynaklarını saklama hakkın istisna gözetmeden güvence altına almıştır. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi de içtihatlarında, kaynakları saklama hakkının gazetecilik faaliyetinin sekteye uğramaması için gerekli olduğunu vurgulamaktadır. Yukarıda açıklanan sebeplerle Akşam Gazetesi ve Akşam Gazetesi Muhabiri Süreyya Üstünel Akbalık hakkındaki şikayetin “yersizliğine” oybirliğiyle karar verilmiştir. (Karar No: 2010/53-54)


Ocak - Şubat 2011

Özgür Bas›n 5

YÜKSEK KURUL KARARLARI

Somut veriler yerine söylentilere dayanarak Berrak Tüzünataç hakkında küçük düşürücü nitelikte haber yapan Sabah Gazetesi Günaydın Eki ve yazar Başak Çokan uyarıldı Basın Konseyi Yüksek Kurulu, Sabah Gazetesi Günaydın Eki’nin 30 Temmuz 2010 tarihli nüshasında “Şahan’a aile vetosu” başlığıyla yayınlanan haberle ilgili olarak aşağıdaki kararı vermiştir.

KARAR

ŞİKAYETÇİ: Birsen Berrak Tüzünataç adına vekili Av. Gökçe Kılıç Gülsaran ŞİKAYET EDİLENLER: 1) Sabah Gazetesi Günaydın Eki 2) Başak Çokan - Sabah Gazetesi Günaydın Eki yazarı ŞİKAYET KONUSU: Birsen Berrak Tüzünataç adına vekili Av. Gökçe Gülsaran Yıldırım, 30 Temmuz 2010 tarihli Sabah Gazetesi Günaydın Eki’nde “Şahan’a aile vetosu” başlığıyla manşetten verilen haberin Basın Meslek İlkeleri’ni ihlal ettiğini ileri sürerek Basın Konseyi’ne başvurmuştur. Şikayet konusu yayında Berrak Tüzünataç’ın ailesinin Şahan Gökbakar’ı kara listeye aldığı, Tüzünataç’ın annesinin Gökbakar’ı arayarak “kızımdan uzak dur” dediği iddia edilmiştir. Haberde, evinin terasında Şahan Gökbakar ile öpüşürken yakalanan Berrak Tüzünataç’ın babası tarafından evlatlıktan reddedildiği ve psikolojik destek aldığı yönünde iddialar olduğu ileri sürülmüştür. Berrak Tüzünataç’ın sanat camiasına girmesine karşı olduğu iddia edilen babasının, öpüşme olayından sonra eski eşini arayarak ciddi tepki gösterdiği, Anne Hülya hanımın da Şahan Gökbakar’ı arayarak kızından uzak durmasını söylediği ileri sürülmüştür. Şahan Gökbakar’ın arkadaşları aracılığıyla görüşme çağrısı gönderdiği Berrak Tüzünataç’tan olumsuz yanıt aldığı yönünde ifadelere de haberde yer verilmiştir. Berrak Tüzünataç vekili başvurusunda, haberde yer alan ifadelere de değinerek, Berrak Tüzünataç ve ailesi hakkında gerçeklik taşımayan ve toplumda

olumsuz düşünceler oluşturacak nitelikte yayın yapıldığını ileri sürmüştür. Yayınlanan iddiaların asılsız olduğunu iddia eden Berrak Tüzünataç vekili, Berrak Tüzünataç’ın babası tarafından evlatlıktan reddedildiği, Berrak Tüzünataç’ın babasının annesini arayarak sert tepki gösterdiği gibi iddiaların Berrak Tüzünataç’ı küçük düşürücü nitelikte olduğu ve aile kurumunun temellerini sarstığını ileri sürmüştür. Haberde irdelenen hususların özel hayat kapsamında olduğunu da belirten Berrak Tüzünataç vekili, özel hayat kapsamındaki konuların araştırılmadan ve küçük düşürücü biçimde yayınlanmasının gazetecilik sıfatının saygınlığına da gölge düşürdüğünü belirterek Sabah Gazetesi Günaydın Eki ve Başak Çokan’ın Basın Meslek İlkeleri’nin; “Düşünce, vicdan ve ifade özgürlüğünü sınırlayıcı; genel ahlak anlayışını, din duygularını, aile kurumunun temel dayanaklarını sarsıcı yada incitici yayın yapılamaz” şeklindeki ikinci, “Kişileri ve kuruluşları, eleştiri sınırlarının ötesinde küçük düşüren, aşağılayan veya iftira niteliği taşıyan ifadelere yer verilemez” şeklindeki dördüncü, “Kişilerin özel yaşamı, kamu çıkarlarının gerektirdiği durumlar dışında, yayın konusu olamaz” şeklindeki beşinci, “Soruşturulması gazetecilik olanakları içinde bulunan haberler, soruşturulmaksızın veya doğruluğuna emin olmaksızın yayınlanamaz” şeklindeki altıncı ve “Gazeteci görevini, taşıdığı sıfatın saygınlığına gölge düşürebilecek yöntem ve tutumlarla yapmaktan sakınır” şeklindeki on ikinci maddelerini ihlal ettiğini ileri sürmüş ve gerekli işlemin yapılmasını istemiştir.

ŞİKAYET EDİLENLERİN YANITI:

Sabah Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Erdal Şafak’a şikâyetle ilgili bilgi veren Genel Sekreterlik mektubu 5 Ekim 2010

tarihinde, 0212 354 34 72 no’lu faksa iletilmiş, mektubun alındığı Serap Oğur, Sabah Gazetesi Günaydın Eki muhabiri Başak Çokan’a şikâyetle ilgili bilgi veren Genel Sekreterlik mektubu 5 Ekim 2010 tarihinde, 0212 354 35 90 no’lu faksa iletilmiş, mektubun alındığı Başak Çokan, tarafından bildirilmişse de taraflardan herhangi bir yanıt gelmemiştir.

GENEL DEĞERLENDİRME VE SONUÇ: Basın Konseyi Yüksek Kurulu

1 Aralık 2010 tarihli toplantısında dosyayı ele alarak aşağıdaki değerlendirmeyi yapmıştır. Şikayet konusu yayının toplumu somut vakalar hakkında bilgilendirmeyi amaçlayan bir haber olarak kaleme alındığı, bununla birlikte somut verilerden çok söylentilere yer verildiği tespit edilmiştir. Berrak Tüzünataç’ın babası tarafından evlatlıktan reddedildiği ve psikolojik destek gördüğü gibi bilgilerin söylentilere dayanarak yayınlandığı haberde açıkça belirtilmektedir. Basın Meslek İlkeleri’nin giriş bölümünde de belirtildiği üzere gazetecilikte temel işlev, gerçekleri bulup bozmadan, abartmadan kamuoyuna yansıtmaktır. Bu araştırma yapılmadan yalnızca söylentilere dayanarak haber yapılmış olması dolayısıyla Basın Meslek İlkeleri’nin “Soruşturulması gazetecilik olanakları içinde bulunan haberler, soruşturulmaksızın veya doğruluğuna emin olmaksızın yayınlanamaz” şeklindeki altıncı maddesinin ihlal edildiği saptanmıştır. Yukarıda açıklanan sebeplerle Basın Meslek İlkeleri’nin altıncı maddelerini ihlal eden Sabah Gazetesi Günaydın Eki ve Başak Çokan’ın “uyarılmalarına” oybirliğiyle karar verilmiştir. (Karar No: 2010/55-56) Not: Basın Konseyi Sözleşmesi ve Çalışma Kuralları gereğince, hakkında şikâyette bulunulan medya grubu veya gazeteciyle ilişkisi olan Yüksek Kurul üyeleri, görüşmelerde oy kullanamazlar.

Konseye nas›l şikayet edilir? Şikayet edeceğiniz yay›n üzerinden 2 aydan fazla zaman geçmemiş ise, Türkiye’de yay›mlanan her türlü gazete, dergi, haber ajans›, radyo, TV, internet yay›n› veya gazeteci hakk›nda, o yay›n sizinle ilgili olsun olmas›n Konseye başvurabilirsiniz. Ancak: Başvurunuzun yaz›l› olmas›, Bas›n Meslek ‹lkeleri’nden hangisinin (hangilerinin) ihlal

edildiğinin belirtilmesi, Söz konusu yay›n›n asl›n›n, ses yahut görüntü kayd›n›n veya fotokopisinin Konseye gönderilmesi şartt›r. Elinizde BASIN MESLEK ‹LKELER‹’nin metni yoksa Bas›n Konseyi’nden isteyiniz veya Konseyin www.basinkonseyi.org.tr adresli web sitesinden temin ediniz. Konseyin hiçbir işlemi paral› değildir.

Konseyin adresi: Halaskargazi caddesi No: 110 Kat: 7; Osmanbey/‹stanbul Telefonlar›: (212) 224 95 13 ve 224 95 15 Faks No: (212) 224 95 14 e-mail adresi: baskon@ basinkonseyi.org.tr’dir. Ayr›nt›l› bilgiyi Bas›n Konseyi’nin www.basinkonseyi. org.tr adresindeki web sitesinde bulabilirsiniz.


Özgür Bas›n 6

Ocak - Şubat 2011

YÜKSEK KURUL KARARLARI

Basın Konseyi, gerçekleri saptıran ve yazılarındaki tutumuyla gazetecilik görevinin saygınlığına gölge düşüren Egenin Sesi İnternet Sitesi yazarı Süleyman Gençel’i kınadı Basın Konseyi Yüksek Kurulu, Ege’nin Sesi İnternet Gazetesi’nde; 1 Eylül 2010 tarihinde, “Büyükşehir ile “Yemekteyiz” Programı...”, 3 Eylül 2010 tarihinde, “Yakışır Bir Eylem: Sansür...”, 5 Eylül 2010 tarihinde, “İzmir’i İyi Analiz et; Kılıçdaroğlu”, 7 Eylül 2010 tarihinde, “Sadece Hızır mı Suçlu?”, 10 Eylül 2010 tarihinde, “Daha Yazacak Çok Şey Var!”, 12 Eylül 2010 tarihinde, “Bana Muhtaçsın Kocaoğlu”, 15 Eylül 2010 tarihinde, “Ekip ve Kocaoğlu’nun İflası”, 11 Ekim 2010 tarihinde, “Balaskas: O Yemek Hiç Yenmedi”, 20 Ekim 2010 tarihinde, “Yemekte 4 Kişiydik” başlıklarıyla ve Süleyman Gençel imzasıyla yayımlanan yazılarla ilgili olarak aşağıdaki kararı vermiştir.

KARAR

ŞİKAYETÇİ: Aziz Kocaoğlu - İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı ŞİKAYET EDİLENLER: Süleyman Gençel - Egenin Sesi İnternet Sitesi yazarı ŞİKAYET KONUSU: İzmir Büyükşehir Belediye (İzBB) Başkanı Aziz Kocaoğlu, Süleyman Gençel’in Egenin Sesi internet sitesinde yayınlanan yazılarıyla Basın Meslek İlkeleri’ni ihlal ettiğini ileri sürerek Basın Konseyi’ne şikayette bulunmuştur. Süleyman Gençel 1.9.2010 tarihli ve “Büyükşehir ile ‘Yemekteyiz’ Programı” başlıklı yazısında, İzBB Genel Sekreteri Ersu Hızır’ın kendisini aratarak İzBB’de yaşanan olumsuzluklar konusunda bilgi ve belge paylaşmak üzere yemeğe davet ettiğini ve bir gün saat 20.00’da Sipari adındaki bir restoranda buluştuklarını belirtmiştir. Bu toplantıda Ersu Hızır’ın kendisine belediyede her şeyin ‘karman çorman’ olduğunu ve kendisinin de altında imzası olan bir belgeyi saklamamış olsaydı, belediye yetkililerinin büyük sorun yaşayacağını belirttiğini ileri süren Süleyman Gençel, Ersu Hızır’ın bu yemekte kendisine belge vermediğini, ancak İZSU, İZFAŞ, İZULAŞ, ESHOT gibi kurumları işaret ettiğini belirtmiştir. Süleyman Gençel, bu kurumlardaki yolsuzluk belgelerine ulaşamaması durumunda Ersu Hızır’ın devreye gireceği sözünü verdiğini belirttiği yazısında, söz konusu yemekte metronun açılmasıyla küçük otobüslere ihtiyaç duyulacakken körüklü otobüs alımlarına ve İzmir’de bulunan şirketler yerine Bursa’da bulunan şirketlerin belediye ihalelerini almasının şüphe yaratıcı olduğuna dikkat çekildiğini belirtmiştir. Gençel’in İZBB Başkanı Aziz Kocaoğlu’nun bu ilişki ağında nerede olduğu sorusunu yönelttiği ve Ersu Hızır’ın “Bu işler birinci adamın bilgisi olmadan yapılamaz. Kendisi ve yakın çevresi de bu işin içindeler” cevabını verdiği yönündeki ifadeler yazıda yer almıştır. Süleyman Gençel yemekte edindiği bilgiler doğrultusunda yolsuzlukların yapıldığı iddia edilen kurumlara ulaştığını ancak bilgi ve belgeye ulaşamadığını, bunun üzerine Ersu Hızır’dan bir dostu vasıtasıyla belgeleri toplamasını istediğini, bu talebe başta olumlu yanıt gelse de daha sonra yedikleri yemeğin duyulması sebebiyle belgelerin ancak “zamanın soğuması”ndan sora verilebileceği bilgisinin geldiğini belirtmiş ve yemekten bir ay sonra bu yazıyı kaleme aldığını ifade etmiştir. Süleyman Gençel yazısına Aziz Kocaoğlu’na

yönelik eleştirilerle devam etmiştir. Süleyman Gençel 03.09.2010 tarihli ve “Yakışır Bir Eylem: Sansür” başlıklı, 05.09.2010 tarihli ve “İzmir’i İyi Analiz Et Kılıçdaroğlu” başlıklı, 07.09.2010 tarihli ve Sadece Hızır mı Suçlu”, 10.09.2010 tarihli ve “Daha Yazacak Çok Şey Var” başlıklı yazılarında bu yemeğin yendiğini belirtmekte ve ilk yazısında ileri sürdüğü iddiaların arkasında durmaktadır. Süleyman Gençel 12.09.2010 tarihli ve “Bana Muhtaçsın Kocaoğlu” başlıklı yazısında İzBB’de Ersu Hızır için bir soruşturma başlatıldığını ve Ersu Hızır’ın söz konusu yemekte kendisiyle birlikte olduğunu reddedeceğini belirtmiş ve kendisinin de bu yemeği reddetmesi durumunda Aziz Kocaoğlu’nun soruşturmayı nasıl tamamlayacağını sormuştur. Süleyman Gençel Ersu Hızır hakkında soruşturma açılmasını değinerek “Ama bir gerçek var ortada. ‘Büyükşehir ile yemekteyiz programı’ başlıklı bir yemek yazısı ve bu yazıyı kaleme alan yazarın doğrultusunda hareket eden bir büyükşehir belediye başkanı...” ifadelerine yer vermiş ve “Sanal yemek bahane, tartışmalar şahane..” şeklindeki cümleyi yazısında kullanmıştır. Süleyman Gençel 15.09.2010 tarihli “Ekip ve Kocaoğlu’nun İflası” başlıklı yazısında “Aziz Kocaoğlu’nu çok merak ediyorum bugünlerde... Odasında bir oraya, bir buraya gidip geliyor, “Ben bu işin içinden nasıl çıkacağım?” diye düşünüyordur. Kolay değil. Yerinde olmak istemezdim açıkçası. Ama o “her şeyi bilen adam” olarak bu duruma da bir çare üretecektir. Mesela Alaattin Yüksel’e başvurabilir. Kadim dostuna... Ya da büyükşehir meclisi grup toplantısında konuyu tüm CHP’li meclis üyeleriyle tartışır ve bir çözüm bulabilir. Benimle konuşmayı deneyebilir. Bunu yapacak ise lütfen odada Ersu Hızır bulunmamalı... Cinayet nedeni olabilir herhalde. Peki, ben ne söyleyebilirim ki? Zaten söylediklerimi ve söyleyeceklerimi bu köşeden kaleme alıyorum. “Bir yemek mi yenmiş?” “Nerede yenmiş?” “Kimler yemiş?” “Benim bundan neden haberim olmamış, yoksa olmuş mu? Ben mi yazmışım yemeği?” “Yemekteyiz programı mı çekilmiş bir yerlerde?” “Show TV ile ne alakam var ki benim?” “Yemekte kapuska mı pişirmişim? Ben salatadan başka bir şey yapamam ki” “Kamera kayıtlarında ben mi varmışım? Hakkımda kaset iddiaları mı var şimdi de?” “Susma hakkımı kullanmak istiyorum. Ersu Hızır kullanıyor da, benim kullanma hakkım yok mu? Hem belediyenin iç işlerine beni neden bulaştırıyorsunuz? Anlamıyorum” ifadelerine yer vermiştir. 11.10.2010 tarihinde Süleyman Gençel’in yazılarını yazdığı bölümde “Balaskas: O yemek hiç yenmedi” başlıklı bir yazı yayınlanmıştır. Yazıda “Süleyman Gençel’in çok yakın arkadaşı, 14 yıldır Türk-Yunan diyalogunda birlikte çalıştığı Yunanlı gazeteci Stratis Balaskas, İzmir’in güncel tartışmalarına ve geleceğine yönelik çok önemli bir köşe yazısı kaleme aldı. Biz de bu yazıyı Gençel’in kendisine darbe yaparak, Ege’nin Sesi’ndeki köşesinden olduğu gibi yayınlıyoruz.” ifadelerine yer verilmiştir. Yazıda

Ersu Hızır’ın Gençel ile yemek yemek istediğini belirttiği ifade edilmiş ve şu cümlelere yer verilmiştir; “Ancak yemek Gençel’in istediği gibi değildi. Ortada yenen bir yemek vardı ve yemek iki kişi olarak yenmişti. Ama yemek yiyenler o kişiler değildi. Hızır da bunu zaten net biçimde ortaya koymuştu. Gençel, Ersu Hızır’ın ruhu ile yemek yemişti, bedeni ile değil. Karşısında Hızır’ın düşüncelerini kendisine Hızır gibi aktardığını belirten bir dost vardı. Zira Süleyman’ın dostunun ifadesiyle Hızır aynı gün bir operasyon geçirmişti.” Bu yazıya halen Egenin Sesi internet sitesinde Süleyman Gençel’in yazıları arasında yer almaktadır ve Süleyman Gençel’e ait blogdan okunabilmektedir. Süleyman Gençel 20.10.2010 tarihli ve “Yemekte 4 Kişiydik” başlıklı yazısında “Evet, ben bir yemek yedim... Her gün yemek yiyorum ki ben. Sizlere ne yahu... Yemektekiler 4 kişiydi. Güney Kore otomotiv devinin patronu Chung Mong-Koo’nun danışmanı Hong Al Yung, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin eski bir genel müdürü, Bornovalı bir esnaf ve ben... ... Ve size işte gerçek. O gün yemek yediğim kişi eski genel müdür Birol Soylu idi. Baş başa yenen bu yemekte ortaya çıkan gerçek şuydu. Beni bir taraftan Ersu Hızır’a karşı kışkırtıyor, diğer taraftan da tahmin ettiğim kadarıyla Hızır’ı bana karşı hazırlıyordu. O yemekte bunu dile getirdi ve büyükşehirde yaşananları net biçimde ifade etti. Ben farklı ruhları olan o kadar insan tanıdım da böyle bir örneğe ilk kez rastlıyorum. Ancak bu eski genel müdürün arkasında kimlerin olduğunu tahmin ediyorum. Kanıtlarına ulaştığım gün tüm gerçeği net bir biçimde ifade edeceğimden kimsenin kuşkusu olmasın.” Aziz Kocaoğlu başvurusunda Süleyman Gençel’in 01.09.2010 tarihli yazısında ileri sürdüğü iddiaların, hiçbir bilgi ve belgeye dayanmamasına rağmen, İzBB Genel Sekreteri tarafından ifade edilmiş gibi sunulduğundan ciddiye alınarak haber niteliği kazandığını belirtmiş ve bu ifadeler dolayısıyla şahsı ve İzBB hakkında soru işaretleri yaratan yorumların yapıldığını ileri sürmüştür: Aziz Kocaoğlu başvurusunda bu tip haberlere yer vermiş ve Cumhuriyet Başsavcılığı ve İçişleri Bakanlığı’nın bu yazılar doğrultusunda harekete geçtiğine ilişkin haberleri Konsey’e sunmuştur. Süleyman Gençel’in iddiaları ve bu iddiaları sunuş biçimindeki tutarsızlıklara dikkat çeken Aziz Kocaoğlu bu tutumun yol açtığı sonuçların da dikkate alınarak konunun Basın Meslek İlkeleri’nin; “Kamusal bir görev olan gazetecilik, ahlaka aykırı özel amaç ve çıkarlara alet edilemez” şeklindeki üçüncü, “Kişileri ve kuruluşları, eleştiri sınırlarının ötesinde küçük düşüren, aşağılayan veya iftira niteliği taşıyan ifadelere yer verilemez” şeklindeki dördüncü, “Soruşturulması gazetecilik olanakları içinde bulunan haberler, soruşturulmaksızın veya doğruluğuna emin olmaksızın yayınlanamaz” şeklindeki altıncı, “Yasaların suç saydığı eylemler, gerçek olduğuna inandırıcı makul nedenler bulunmadıkça kimseye atfedilemez” şeklindeki onuncu ve, “Gazeteci görevini, taşıdığı sıfatın saygınlığına gölge düşürebilecek yöntem ve ◊ Devamı 16. sayfada


Ocak - Şubat 2011

Özgür Bas›n 7

YÜKSEK KURUL KARARLARI

Erol Işık hakkındaki söylemleri eleştiri sınırlarını aşan www. sacitaslan.com.tr İnternet Sitesi İmtiyaz Sahibi Sacit Aslan kınandı Basın Konseyi Yüksek Kurulu, www. sacitaslan.com.tr İnternet Sitesi’nde; 3 Haziran 2010 tarihinde, “Dersimiz “MGD” Başkan Vekili’nin görevleri!..”, 7 Haziran 2010 tarihinde, “Medrano sirkinden kaçan soytarı!..”, “E’nsesinden I‘şık saçan soytarı hesabı doğru yap!” başlıklarıyla ve Sacit Aslan imzasıyla yayımlanan yazılarla ilgili olarak aşağıdaki kararı vermiştir.

KARAR

ŞİKAYETÇİ: Erol Işık - Magazin Gazetecileri Derneği Başkan Vekili ŞİKAYET EDİLENLER: Sacit Aslan - www.sacitaslan.com.tr İnternet Sitesi İmtiyaz Sahibi ŞİKAYET KONUSU: Hürriyet Gazetesi Magazin Müdür Yardımcısı ve Magazin Gazetecileri Derneği Başkan Vekili Erol Işık, Sacit Aslan’ın vwww. sacitaslan.com internet sitesinde yayınlanan “Dersimiz “MGD” Başnkan Vekili’nin görevleri”, “Medrano sirkinden kaçan soytarı!...” VE “E’nsesinden I‘şık saçan soytarı hesabı doğru yap” başlıklı yazılarıyla Basın Meslek İlkeleri’ni ihlal ettiğini ileri sürerek Basın Konseyi’ne şikayette bulunmuştur. Şikayet konusu yazılarda Erol Işık’ın Hürriyet’in magazin müdüründen sonra gelen kişi olduğu ve MGD’nin başkanvekilliği görevlerini yürüttü belirtildikten sonra Altın Kelebek Ödülleri gecesinde Bülent Ersoy’u kapıda karşıladığı ve Ajda Pekkan ile birlikte sahneye çıkması eleştirilmiştir. Erol Işık’ın birçok kişinin ödül aldığı bir gecede yalnızca Ajda Pekkan ile sahneye çıkmasını anlamadığını belirten Sacit Aslan yazısında “Acaba Ajda’nın ayağındaki sakatlık devam ediyor da sen baston görevi mi yaptın” ifadelerine yer vermiştir. Yazıda ayrıca; “Yoksa.. Şöhretleri bir arada görüp, ‘ya benim neyim eksik, böylesi renkli gece bir daha zor bulunur’ deyip, kendini göstermek miydi amacın?.. Aslında, böyle düşünüyorsan da haksız sayılmazsın!... Bu modelle, ben senin yerinde olsam şansımı korku filmlerinde veya mafya dizilerinde arardım!..” Yazıda MGD’yi eleştiren ifadelere de yer verilmiştir. “Medrano sirkinden kaçan soytarı!..” başlıklı yazı şöyledir; “Bitirimliği kendine vehm etmiş, kabadayı jargonuyla yazmaya çalışan ancak yavşaklıkta ön saflardaki yerini kimseye kaptırmamak için her boku yeme hazır zavallı bir başkan vekili(!).. Kapılarda yerlere kadar eğilip, dünyada eşi emsali görülmemiş, kendine özgü selam verme şekliyle kendini çok önemli olduğunu zanneden sahte OKEY bir HOKKABAZ!.. ULAN SOYTARI... Bilmediğin işler hakkında ahkam kesme.. Ben, 58 yaşına gelene kadar senin gibi konuşup sonradan “Bokunu yiyim abi” diyen çok sahtekarlar tanıdım, başta aynen senin gibiydiler ama sonra bir etek giymedikleri kaldı!.. “At arabasının yanında yürüyen it gibi arabanın gölgesini kendi gölgen zannedip” çoşma!.. Unutma, sen çok önemli biri değilsin, senin çalıştığın gazete ÖNEMLİ... Sayeler sayesinde sayebent olduğun besbelli, hiç değilse o kuruma saygılı ol da yavşaklığı özellikle şu yalakalığı bırak!.. Göbeğinden işiyen delikanlıysan, çalıştığın gazetenin gücünü bir kenara bırak kendi şahsiyetinle, varsa bir hesabın o kuvvetli matemati-

ğinle problemi sakin bir yerde çözelim!.. Ben bu siteyi 3 sene evvel kurduğumda kimseye aba altından sopa göstermek veya bazı meslektaşların gibi şantaj yapmak için açmadım... Neden ve niçin kurulduğunu merak ediyorsan yanında görev yapan “karga burunlu” meslektaşın çok iyi bilir, sor o sana anlatsın Mr. CAMAKO!.. Meslektaşlarından bazıları muhterem şahsiyetlere “muhabbet tellallığı” yaptığında üzülmüyorsun, alınmıyorsun!. Türkiye’nin en önemli restaurantlarında avanta yiyip içip, aylığa bağlanmış bazı kişilere köşe yazıyor üzülmüyorsun, utanmıyorsun ama sana teşrifatçımısın dediğim için çok üzülüyorsun öyle mi!... A zurnanın son deliği HAMŞO!.. Bakıyorum benim miras davam seni bayağı germiş!.. Olayı bilmediğin o kadar belli ki ama yazacak başka bir şeyin olmadığı için lafolsun diye sallamışsın... Ulan hiç bir şey bilmiyorsan, bari dava dosyasını bul da bir oku bakalım neler oluyor.. Ben miras peşinde değilim.. Ben sadece attığım imzanın karşılığında bana ödenmesi gereken paranın ödenmediğinden dolayı davalığım... Merak etme davamı kazanırsam sana da bir koltuk çıkarım... Şimdi gelelim siteye attığın boka!.. Bu sitenin yıllık giderinin 1000 dolar olduğunu iddia etmişsin!.. Şimdi, ben bu sitenin giderlerini, yılda en az 41.000 TL olduğunu ispat edemezsem ETEK GİYİP GEZECEĞİM... Ödenmiş faturalarla yıllık giderin en az yazdığım rakkam olduğunu ispat edersem SEN ETEK GİYİP GEZECEKMİSİN?.. Haydi ulan HODRİ MEYDAN!.. Sana anlatsam anlar mısın acaba bilmiyorum ama en iyisi, sen GRİD ELEKTRONİK servisine müracaat et bu sitenin kapasitesinde bire bir aynı olan bir hizmet iste bakalım sana ne diyecekler?... Bu siteye 3 senedir harcadığım parayı acaba sen avanta almadan büyük fedakarlıklar(!) yaparak bulunduğun işinden kazabiliyormusun?.. Tabi maaş olarak söylüyorum aldığın avantaları karıştırma!.. Ayrıca, senin zannettiğin gibi düzenli bir reklam gelirim yok sadece “adilik” gelirim var o kadar... Reklam almak içim de kimseye bir kahpelik yapmadım ama yalakalıkta yapmadım... Bu avanta ve şantaj konularını sen ve senin gibi olanlar çok iyi bilirsiniz, ben değil... Bak CAMAKO KARDEŞ!.. Bazı insanlar bir yerlere kendi bilgi ve emeği ile gelirler, yaşamları boyunca sevgi ve saygı görürler çünkü haketmişlerdir... Ama senin gibileri ise hasbelkader gelir ve gitmemek içinde her boku yer!.. Dolayısla ikide birde “bu makamları boş yere vermezler” diye kendini de beni de şişirme!... Unutma ki “BAZI MAKAMLAR NE KADAR YÜKSEK VE ÖNEMLİ OLURSA OLSUN KOLTUĞUNA OTURAN KİŞİYE ŞAHSİYET KAZANDIRMAZ, ŞAHSİYETLİ KİŞİLER O MAKAMLARI DEĞERLİ KILAR..” Ama ne yazık ki hasbelkader bulunduğun makamlar sayende yerlere yeksan olmuş...onun için, sen BENİM AYAĞIMA 10 NUMARA DAR GELİRSİN!...

Dolayısıyla, ağzına pelesenk ettiğin bu RAMİZ DAYI tarzı “kardeş, yeğen” uslubundan vazgeç... Şunu ayna gibi kazıttığın KEL KAFANA iyi yerleştir!.. Sen, ne zaman nerde olmamı istersen ben, orada hazır ve nazır olacağım bundan adın kadar emin ol!.. Anladın mı?.. “ÇAKMA” YUL BRYNNER...” “Ensesinden Işık saçan soytarı hesabı doğru yap” başlıklı yazsında Sacit Aslan sitesinin maliyetine ilişkin bilgiler verip yazısına şu ifadelerle devam etmiştir; Demek oluyor ki bu iş, senin “işkembe-i kübra” dan attığın gibi yıllık 1000 $ dolar değil!.. Ama avantalar alarak yolunu bulmaya alışık olduğun için neyin ne kadar ettiğini bilemez durumdasın!.. Bu hesaplardan sonra kendi güzel iki tane “ETEK” al ve faturasını bana yolla, sokakta giyemezsin ama evde giyersin... Aynada kendine şöyle bir bak bakalım yakışmış mı?.. Şimdi gelelim şu meşhur lafına; hani diyorsun ya “iki kişinin bildiği bir şey sır” değildir falan gibi beylik bir laf!.. Benim hayatım boyunca, yüz kızartacak veya gayri meşru bir “sır” gibi sakladığım veya biriyle paylaştığım bir olayım olmadı.. Yaşadığın süreler içerisinde benimle ilgili ahlaka aykırı, gayri meşru veya yüz kızartıcı bir olayımı, şahitleriyle ve belgeleriyle bulup ortaya çıkarmazsan seni “ŞEREFSİZ OĞLU ŞEREFSİZ” olarak kabul ederim... Şayet bir gün, söylediğim şartlarda milyarda bir bile ihtimali olmayan bir şey bulursan, sana ŞEREF VE NAMUS sözü veriyorum ki seni dava etmeyeceğim... Ancak, hiç bir belge ve şahit olmadan bir “iftirayı” gerçek gibi göstermek için “ŞEREFSİZLİK” yaptığında yine seni dava etmeyeceğim ama O KEL PARLAK KAFANI ÇIKTIĞIN YERE KENDİ ELLERİMLE SOKMAZSAM, ANAM KARIM OLSUN!.. Ben bu güne kadar şerefimle yaşamış bir adamım... Beni, organizasyonlarınıza sponsor olan müteahhitlere hertürlü servis(!) veren bazı meslektaşlarınla sakın olaki karıştırmayasın!... Sana “teşrifatçı” demiştim, sözümü geri alıyorum... Sen olsan olsan, avanta yolunu bulmak adına hertürlü emri yerine getiren biçare, zavallı bir “KAPI KULU” olursun... Erol Işık başvurusunda, Hürriyet Altın Kelebek Ödülleri’ne katılacak sanatçıları Bebek’te yatla karşılamakla görevlendirildiğini ve o gün yata binen bütün sanatçıları karşıladığını ve tören sırasında da Ajda Pekkan’ın isteği üzerine kendisine sahnede eşlik ettiğini belirtmiştir. Bunun üzerine Sacit Aslan’ın kendisini ve MGD’yi küçük düşüren bir yazı yazdığını belirten Erol Işık, MGD internet sitesinde buna bir cevap yayınladığını, Ardından da Sacit Aslan’ın daha ağır yazılar yazarak kendisine açıkça hakaret ettiğini belirtmiştir. Saçlarının olmaması sebebiyle de aşağılandığını belirten Erol Işık, Sacit Aslan’ın şikayet konusu yazılarıyla Basın Meslek İlkeleri’nin; “Yayınlarda hiç kimse; ırkı, cinsiyeti, yaşı, sağlığı, bedensel özrü, sosyal düzeyi ve dini inançları nedeniyle kınanamaz, aşağılanamaz” şeklindeki birinci, “Düşünce, vicdan ve ifade özgürlüğünü ◊ Devamı 10. sayfada


Özgür Bas›n 8

Ocak - Şubat 2011

YÜKSEK KURUL KARARLARI

Onur Güntürkün’ü küçük düşürücü nitelikte haber yapan www. airporthaber.com.tr internet sitesi ile yazar Murat Herdem kınandı Basın Konseyi Yüksek Kurulu, www.airporthaber.com İnternet Sitesi’nde; 11 Ekim 2010 tarihinde, “Ordinaryus Onur Güntürkün...” başlığıyla yayımlanan yazıyla ilgili olarak aşağıdaki kararı vermiştir.

KARAR ŞİKAYETÇİ: Onur Güntürkün ŞİKAYET EDİLENLER: 1) www. airporthaber.com.tr İnternet Sitesi 2) Murat Herdem - www.airporthaber. com.tr İnternet Sitesi yazarı

ŞİKAYET KONUSU: Onur Güntürkün www.airporthaber.com. tr İnternet Sitesi’nde 11 Ekim 2010 “Ordinaryüs Onur Güntürkün...” başlığıyla yayınlanan yazının Basın Meslek İlkeleri’ni ihlal ettiğini ileri sürerek şikayette bulunmuştur. Şikayet konusu yazıda öncelikle Ord. Prof. Dr Onur Güntürkün’ün başarıları anlatılmış, ardından şikayetçi Onur Güntürkün hakkında şu ifadelere yer verilmiştir; “Biliyorum ki dün sarıldığı değerlere bugün küfreden, dün küfrettiği değerlerin bugün en hararetli savunucusu olan birinin böyle bir ödülü alabilmesi pek olası değildi. Kendisinin kişi veya kurumlara karşı beslediği kin ve nefreti başkalarına da aşılamaya azami gayret gösteren, DHMİ, THT, THY, ve TT’de hizmetlerinden yararlanılamadığı için işine son verilen, yerli yersiz açtığı davalarla Türk mahkemelerini gereksiz işgal eden, kaybedeceğinden adı gibi emin olduğu davaları açmak için insanları tahrik ve teşvik eden, hatta kendi işe dönüş davasını dahi kaybeden, bir dönem savunduğu şirketin bir anda karşısına çıkabilen, ne zaman hangi safta yer alacağına maddi çıkarların büyüklüğüne göre karar verebilen, üzülüyormuş havasında işten çıkarılan işçilere ‘geçmiş olsun’ mesajları atarak dava kapmaya çalışan ve daha burada sayamayacağım sayısız erdem’e haiz bu arkadaşa hangi üstün hizmet ödülünün verileceğini ben çok iyi biliyorum. Çok az daha sabredin, o ödül beklide onu sokağa çıkamayacak hale getirecek. Önce mahkemelere suç duyurusunda bulunup daha sonra da davanın taraflarından birisinden aldığı ödülün(!) karşılığında, onlarca canın hesabını sormayı nasıl bir kenara bıraktığını çok yakında herkes görecek... Bu hayatı kimi adına uygun olarak onur’lu yaşlar, kimisi de onur’unu üç kuruşa satar...” Şikayetçi Onur Güntürkün başvurusunda İstanbul Barosu’na bağlı

olarak avukatlık yaptığını belirtmiş ve hiçbir bilgi ve belgeye dayanmadığını iddia ettiği haberle kamuoyu nezdinde küçük düşürüldüğünü ileri sürmüştür. Şikayet konusu yazıyla ilgili düzeltme ve cevap metni gönderdiğini ve yayınlanmaması üzerine mahkemeye başvurarak hüküm çıkmasını sağladığını belirten Güntürkün, buna rağmen düzeltme ve cevap metninin yayınlanmadığını iddia etmiştir. Onur Güntürkün şikayet konusu yazının Basın Meslek İlkeleri’nin; “Kişileri ve kuruluşları, eleştiri sınırlarının ötesinde küçük düşüren, aşağılayan veya iftira niteliği taşıyan ifadelere yer verilemez” şeklindeki dördüncü maddesinin, “Kişilerin özel yaşamı, kamu çıkarlarının gerektirdiği durumlar dışında, yayın konusu olamaz” şeklindeki beşinci maddesinin, “Suçlu olduğu yargı kararıyla belirlenmedikçe hiç kimse “suçlu” ilan edilemez” şeklindeki dokuzuncu maddesinin, “Yasaların suç saydığı eylemler, gerçek olduğuna inandırıcı makul nedenler bulunmadıkça kimseye atfedilemez” şeklindeki onuncu maddesinin, “Gazeteci görevini, taşıdığı sıfatın saygınlığına gölge düşürebilecek yöntem ve tutumlarla yapmaktan sakınır” şeklindeki on ikinci maddesinin, “Şiddet ve zorbalığı özendirici, insani değerleri incitici yayın yapmaktan kaçınılır” şeklindeki on üçüncü maddesinin ve “Basın organları, yanlış yayınlardan kaynaklanan cevap ve tekzip hakkına saygı duyarlar” şeklindeki on altıncı maddesinin ihlal edildiğini ileri sürerek gerekli işlemin yapılmasını istemiştir.

ŞİKAYET EDİLENLERİN YANITI: Airport Haber İnternet Sitesi yazarı Onur Herdem, Konsey’e sunduğu beyanında şikayet konusu yazısından sonra Onur Güntürkün’ün yazı yazdığı internet sitesi üzerinden kendisi hakkında ağır hakaretler içeren bir yazı yazdığını ve bu sebeple İstanbul Barosu ve Cumhuriyet Savcılığı’na şikayette bulunduğunu, yazısında geçen iddiaların kanıtının Onur Güntürkün’ün yazıları olduğunu ve yazısının basın meslek ilkeleri çerçevesinde yapılan eleştirileri içerdiğini belirtmiştir. Airport Haber İnternet Sitesi Genel Yayın Yönetmeni Ali Kıdık, Konsey’e sunduğu beyanlarında Onur Güntürkün’ün Murat Herdem’in yazısına istinaden yazdığı yazıda etik ilkelere aykırı hareket ettiğini ve bu yazıyla ilgili yasal sürecin devam ettiğini belirtmiştir.

Onur Güntürkün’ün kendi yazısıyla şikayet konusu yazının somut verilere dayandığını kabul ettiğini belirten Alı Kıdık, Basın Konseyi’nin gerekli işlemi yapmasını istemiştir.

DEĞERLENDİRME VE SONUÇ: Basın Konseyi Yüksek kurulu 26 Ocak 2011 tarihli toplantısında başvuruyu inceleyerek aşağıdaki kararı almıştır. Şikayet konusu yazı incelendiğinde toplumu somut vakalar hakkında bilgilendirmeyi amaçlayan bir haberden çok, görüş ve düşünceleri açıklama amacına hizmet eden bir fikir yazısı olduğu görülmektedir. Yazar, Av. Onur Güntürkün’e yönelik sert eleştirilerde bulunmuş ve açıkça bir davada karşı taraftan aldığı bir “ödül(!)” karşılığında kendi müvekkillerinin aleyhine hareket ettiğini belirtmiştir. Yayında bu iddia ile birlikte ileri sürülen diğer iddiaların da kaynağı belirtilmemiştir. Bir kamu görevi olan avukatlığın bu şekilde kullanılması suç teşkil edecektir ve yazıda aktarılış biçimi de göz önünde bulundurulduğunda Basın Meslek İlkeleri’nin “Yasaların suç saydığı eylemler, gerçek olduğuna inandırıcı makul nedenler bulunmadıkça kimseye atfedilemez” şeklindeki onuncu maddesi ihlal edildiği tespit edilmiştir. Ayrıca kullanılan ifadelerin de eleştiri sınırlarını da aşar nitelikte olduğu saptanmıştır. Bu suretle de Basın Meslek İlkeleri’nin “Kişileri ve kuruluşları, eleştiri sınırlarının ötesinde küçük düşüren, aşağılayan veya iftira niteliği taşıyan ifadelere yer verilemez” şeklindeki dördüncü maddesi de ihlal edildiği kanaatine varılmıştır. Şikayetçi Av. Onur Güntürkün’ün internet sitesine düzeltme ve cevap metni gönderdiği görülmektedir. Her ne kadar bu metin şu anda sitede yayınlanmaktaysa da, noter kanalıyla yapılan bildirimin ardından yayınlanmadığı, bu sebeple yargı mercilerine başvurma zorunluluğu doğduğu ve alınan karar neticesinde metnin yayınlandığı anlaşılmaktadır. Bu sebeple Basın Meslek İlkeleri’nin “Basın organları, yanlış yayınlardan kaynaklanan cevap ve tekzip hakkına saygı duyarlar” şeklindeki on altıncı maddesinin de ihlal edildiği kanaatine ulaşılmıştır. Yukarıda açıklanan sebeplerle basın Meslek İlkeleri’nin dört ve onuncu maddelerini ihlal eden Murat Herdem ile dört, on ve on altıncı maddelerini ihlal eden Airport Haber İnternet Sitesi’nin “kınanmalarına” oybirliğiyle karar verilmiştir. (Karar No: 2010/63-64)


Ocak - Şubat 2011

Özgür Bas›n 9

YÜKSEK KURUL KARARLARI

Yıldırım Belediyesi ile ilgili yolsuzluk iddialarını haber yapan Kent Gazetesi hakkındaki şikayet ‘yersiz’ bulundu Basın Konseyi Yüksek Kurulu, Kent Gazetesi’nde; 13 Ağustos 2010 tarihinde, “BURSA’YI ZARARA UĞRATAN İHALE TAKTİKLERİ” ve 17 Ağustos 2010 tarihinde, “ŞEFFAFLIK VE REKABET NEREDE” başlıklarıyla yayımlanan haberlerle ilgili olarak aşağıdaki kararı vermiştir.

KARAR ŞİKAYETÇİ: Yıldırım Belediye Başkanlığı adına Av. A. Kadir Zengin ŞİKAYET EDİLENLER: Kent Gazetesi ŞİKAYET KONUSU: Yıldırım Belediye Başkanlığı adına Hukuk Müşaviri Av. A. Kadir Zengin Kent Gazetesi’nde yayınlanan “Bursa’yı zarara uğratan ihale taktikleri”, ve Şeffaflık ve Rekabet Nerede” başlıklı yazılarla ilgili şikayet başvurusunda bulunmuştur. Şikayet konusu haberde Yıldırım Belediyesi’nin uygulamalarında Bursalıların parasının nasıl çarçur edildiğinin anlatılacağı belirtilmiş ve çeşitli iddialara yer verilmiştir. Haberde bir parkın yeşil alanlarının ağaçlandırılması için ihale açıldığı ve en ucuz fiyat teklifini veren İnka A.Ş.’ye ihalenin verilmediği ve ihalenin rekabet ortamının sağlanamaması nedeniyle iptal edildiği belirtilmiş, daha sonra aynı, işler için pazarlık usulü ihaleye çıkılırken, Kamu İhale Kanunu uyarınca en düşük teklifi veren üç firmanın davet edilmesi yerine en yüksek teklifi veren firmaya işin dört aylığına verildiği belirtilmiştir. Aynı iş için 120 gün sonra tekrar ihaleye çıkıldığı belirtilen haberde ilk ihaledeki hizmet alımı işlerine inşaat ve atölye işlerinin de eklenerek ve işin istenilen firmaya verildiği belirtilmiştir. Kent Gazetesi’nin en az on kez Yıldırım Belediyesi’ne başvurduğu ve bilgi istediği belirtilen haberde Yıldırım Belediyesi’nden sorulara cevap alınamadığı belirtilmiştir. Yıldırım Belediyesi adına başvuran Av. Kadir Zengin, şikayet konusu haberlerle Yıldırım Belediyesi’nin ihaleye fesat

karıştırmakla, kamuyu zarara uğratmakla, usulsüzlük ve yolsuzluk yapmakla itham edildiği belirtilmiştir. Haberin içeriğinin gerçekleri yansıtmadığı belirtilen başvuruda haberler için düzeltme ve cevap metinlerinin gönderildiği ancak bunların yayınlanmadığı belirtilmektedir. Bu yayınlarla Basın Meslek İlkeleri’ni; “Soruşturulması gazetecilik olanakları içinde bulunan haberler, soruşturulmaksızın veya doğruluğuna emin olmaksızın yayınlanamaz” şeklindeki altıncı “Suçlu olduğu yargı kararıyla belirlenmedikçe hiç kimse “suçlu” ilan edilemez” şeklindeki dokuzuncu maddesinin, “Yasaların suç saydığı eylemler, gerçek olduğuna inandırıcı makul nedenler bulunmadıkça kimseye atfedilemez” şeklindeki onuncu maddesinin, “Gazeteci, kaynaklarının gizliliğini korur. Kaynağın kamuoyunu kişisel, siyasal ekonomik vb. nedenlerle yanıltmayı amaçladığı haller bunun dışındadır” şeklindeki on birinci ve “Basın organları, yanlış yayınlardan kaynaklanan cevap ve tekzip hakkına saygı duyarlar” şeklindeki on altıncı maddelerinin ihlal edildiğini ileri süren Yıldırım Belediyesi vekili gerekli işlemin yapılmasını istemiştir.

ŞİKAYET EDİLENLERİN YANITI: Kent Gazetesi vekilleri Konsey’e sundukları beyanlarında, kamu yararına ilişkin güncel bir konuda olması ve sunuluş biçimi dikkate alındığında, yayınların ifade özgürlüğü sınırları içinde değerlendirilmesi gerektiğini belirtmiş, Yıldırım Belediyesi tarafından gönderilen düzeltme ve cevap metinlerine keşide edilen bir ihtarnameyle cevap verildiğini ileri sürmüşlerdir. Kent Gazetesi vekilleri yapılan yayının Cumhuriyet Savcılığınca suç duyurusu olarak değerlendirildiğini ve bu kapsamda işlem başlatıldığını da ifade etmişleridir. Ayrıca Yıldırım Belediye Başkanı’nın yayınlanan haberler

dolayısıyla yaptığı suç duyurusunda Başsavcılığın; “ihale evrakları üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesinde habere konu ihale evraklarında görevi kötüye kullanma, görevi ihmal ve ihaleye fesat karıştırma ihtimali bulunan fiillerin olduğu” ve bu durumun kamuoyuna duyurulmasının Basın Yasası’nın üçüncü maddesi çerçevesinde ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirileceği belirtilen kovuşturmaya yer olmadığı kararı verdiği belirtilmiş ve kararın bir örneği Basın Konseyi’ne sunulmuştur.

DEĞERLENDİRME VE SONUÇ: Basın Konseyi Yüksek Kurulu 26 Ocak 2011 tarihinde toplanarak aşağıdaki kararı almıştır. Şikayet konusu yayınlar incelendiğinde bir Belediyedeki ihalelerde kamu yararı gözetilmediği ve kaynakların olumlu kullanılmadığı yönündeki iddialarının, ihaleye katılan şirketlerin adları ve teklif ettikleri rakamlar detaylı biçimde belirtilerek verildiği görülmektedir. Haberin konusunu teşkil eden unsurun bir idarenin kamuyu ilgilendiren işlemleri olması dolayısıyla, bu konudaki haberlere ilişkin ifade özgürlüğünün geniş yorumlanması gerekecektir. Her ne kadar Yıldırım Belediyesi vekilleri haberde geçen bilgilerin gerçekleri yansıtmadığını ve -örneğinİnka isimli şirketin ihale mevzuatına uygun teklif vermediğini belirtmekteyse de, bu bilgileri belgeleyememektedir. Konsey’e sunulan ve haber konusu ihalelerde suç işlenmiş olabileceği şüphesinin tespit edildiği kovuşturmaya yer olmadığı kararı dikkate alındığında, gazetecilerin gerekli soruşturma görevini yaptığı ve Basın Meslek İlkeleri’nin on altıncı maddesi çerçevesinde de “yanlış” bir yayın yapmadıkları için düzeltme ve cevap hakkının doğmayacağı TESPİT EDİLMİŞTİR. Yukarıda açıklanan sebeplerle Kent Gazetesi hakkındaki şikayetin “yersizliğine” oybirliğiyle karar verilmiştir. (Karar No: 2010/65)

Basın Konseyi Genel Sekreteri Ersü Oktay Huduti, Süheyl Batum’un Yüksek Kurul üyeliğinden ayrılması ile ilgili bir açıklama yayınladı Bir Basın Konseyi Yüksek Kurul Üyesi Süheyl Batum’un Yüksek Kurul’dan ayrılma olayını yanlış algılamalara yol açacak şekilde yorumlaması üzerine Basın Konseyi Genel Sekreteri Av. Ersü Oktay Huduti bir açıklama yaptı. Açıklama şöyle; Bir Basın Konseyi Yüksek Kurul Üyemiz Sayın Prof. Dr. Süheyl

Batum ile Basın Konseyi’nin ilişkisinin kesildiğini belirten bir açıklama yayınlamıştır. Sayın Prof. Dr. Süheyl Batum’un Yüksek Kurul üyeliği, kendisinin görüş ve düşüncelerini yansıtan bazı sözleri nedeniyle değil, Yüksek Kurul Üyelerinin üst üste üç toplantıya katılmaması durumunda Yüksek Kuruldan ayrılmış

sayılacağını düzenleyen onuncu maddesi gereğince, 19 Ocak 2011 tarihinde sona ermiştir. Sayın Prof. Dr. Süheyl Batum’un Yüksek Kurul üyeliği sona ermiş olmakla birlikte, Basın Konseyi Üyeliği devam etmektedir. Kamuoyuna saygıyla duyurulu Av. Ersü Oktay Huduti Basın Konseyi Genel Sekreteri


Özgür Bas›n 10

Ocak - Şubat 2011

YÜKSEK KURUL KARARLARI

Nazmi Kavasoğlu’nun yazısını kaynak belirtmeden yayınlayan www.sabah.com.tr ve www.takvim.com.tr siteleri uyarıldı Basın Konseyi Yüksek Kurulu, www.takvim. com.tr ve www.sabah.com.tr internet sitelerinde Galeri Bölümü’nde; 2 Ağustos 2010 tarihinde, “Türklere has özellikler” başlıklarıyla yayımlanan haberlerle ilgili olarak aşağıdaki kararı vermiştir.

KARAR

ŞİKAYETÇİ: Nazmi Kavasoğlu vekili Av.

Meliha Selvi

ŞİKAYET EDİLENLER: 1) www.sabah.

com.tr, 2) www.takvim.com.tr

ŞİKAYET KONUSU: Nazmi Kavasoğlu

adına vekili Av. Meliha Selvi www.takvim.com. tr ve www.sabah.com.tr internet sitelerinde “Türklere has özellikler” başlıklarıyla yayınlanan ifadelerin Nazmi Kavasoğlu’nun 2004 yılında yayınlanan yazılardan alınarak ya tamamen aynı veya küçük değişiklikler yapılarak yayınlandığını belirtmiştir. Şikayet konusu yayınlarda Nazmi Kavasoğluna ait olduğu belirtilen ve Konsey’e sunulan yazılarda kullanılmayan fotoğrafların da kullanıldığı görülmektedir. Nazmi Kavasoğlu’nun 14.07.2004 tarihli ve “Aranıyor...” başlıklı yazısında şu ifadelere yer verilmiştir; “Kağıt mendili kumaşı gibi günlerce buruşuk bir şekilde cebinde taşır Rüzgarlı havalarda küller uçmasın diye, küllüğe su koyar. Serçe parmağını kulağına iyice sokup, güçlü bir şekilde karıştırır. Gazetedeki bulmacayı başkalarına sora sora çözer; Kendisi çözdü diye sevindirik olur. Sakal traşı olduktan sonra, kanayan yerlere küçük kağıtlar yapıştırır. Çayı soğumasın diye, çay tabağının içine sıcak su koyar. Nezle olunca, tuvalet kağıdını uzun bir şerit yapıp, mendil olarak kullanır. Dış fırçasını -aynı zamanda- saçını boyarken de kullanır. Hayvanlara küfür etmesini öğretmek ister. Mayosunu kabinde giymek yerine,

arkadaşlarına havlu tutturarak giyer; “Bakmayın Ulan!” diye bağırır. Güneşlendikten sonra, sırtına yoğurt sürerek tedavisini yapar. Para ödemesi yaparken, arkasına dönüp, gizli gizli paralarını sayar. Denizde suyun altında ”Nefessiz ne kadar kalabiliyorum” denemesi yapar; Boğulma tehlikesi geçirir. Beton döker, karşısına geçer, büyük bir sanat eseri yapmış gibi, imzasını atar. Simit yedikten sonra, masaya dökülen susamları parmağını ıslatarak tek tek toplar ve yutar” Nazmi Kavasoğlu bu tür yazılarını sonraki birkaç gün de sürdürmüştür. Şikayet konusu yayınlarda ise bu ifadelerin birçoğuna aynen, bir bölümüne de ufak değişiklikler yapılarak yer verilmiştir. Nazmi Kavasoğlu vekili başvurusunda yayınların Nazmi Kavasoğlu’nun yayını örnek alınarak ve bazı değişiklikler yapılarak yayınlandığını ve kaynak gösterilmediğini ileri sürmüştür. Yayının öncelikle sabah.com. tr internet sitesinde yayınlandığını, buna karşı ihtarname gönderilmesinin ardından aynı şirket bünyesinde faaliyet gösteren takvim. com.tr’de yayınlanmaya devam edildiğini ileri sürmektedir. Ayrıca Nazmi Kavasoğlu’nun Türklere atfettiği özellikler olmamasına rağmen, bu özelliklerin yayınlarda Türklere has özellikler olarak gösterilmelerinin kendisini Türklüğe hakaret eden bir kişi olarak göstereceği ileri sürülmüştür. Şikayetçi vekilleri yayınlarla Basın Meslek İlkeleri’nin; “Bir basın organının dağıtım süreci tamamlanmadan o basın organının özel çabalarla gerçekleştirdiği ürün, bir başka basın organı tarafından kendi ürünüymüş gibi kamuoyuna sunulamaz. Ajanslardan alınan özel ürünlerin kaynağının belirtilmesine özen gösterilir” şeklindeki sekizinci ve “Gazeteci görevini, taşıdığı sıfatın saygınlığına gölge düşürebilecek yöntem ve tutumlarla yapmaktan sakınır” şeklindeki on

ikinci maddelerini ihlal ettiği ileri sürerek gerekli işlemin yapılmasını istemiştir.

ŞİKAYET EDİLENLERİN YANITI:

www.sabah.com.tr İnternet Sitesi Genel Yayın Yönetmeni Özgür Yici ve www.takvim.com.tr İnternet Sitesi Genel Yayın Yönetmeni Ergün Diler’e şikâyetle ilgili bilgi veren Genel Sekreterlik mektubu 25 Ekim 2010 tarihinde kargo ile gönderilmiş, Adem Özer’ mektupları teslim aldığı kargo şirketi tarafından bildirilmişse de taraflardan herhangi bir yanıt gelmemiştir.

DEĞERLENDİRME VE SONUÇ: Basın Konseyi Yüksek Kurulu, 26 Ocak 2011 tarihli toplantısında dosyayı ele alarak aşağıdaki değerlendirmeyi yapmıştır. Şikayet konusu yayınlar ve Nazmi Kavasoğlu’nun yazıları incelendiğinde aralarındaki ilişkinin benzer konularda yazılan yazılar eşiğini fazlasıyla aştığı ve alıntı niteliğinde olduğu tespit edilmiştir. Bu yazıları daha önce başka bir köşe yazarının kullandığı ve medyanın gündeminde yer aldığı bilinmektedir. Aynı yazının daha önce başka bir yazar tarafından Nazmi Kavasoğlu’ndan alınarak yayınlandığı yönündeki Alman Mahkemesi Kararı da dikkate alındığında, anonim nitelik kazandığı söylenebilecek yazının ilk yazarının Nazmi Kavasoğlu olduğu ve yazıyla ilgili hakların kendisine ait olması gerektiği kanaatine varılmıştır. Bu yazıların izinsiz kullanılmış olması Basın Meslek İlkeleri’nin “Bir basın organının dağıtım süreci tamamlanmadan o basın organının özel çabalarla gerçekleştirdiği ürün, bir başka basın organı tarafından kendi ürünüymüş gibi kamuoyuna sunulamaz. Ajanslardan alınan özel ürünlerin kaynağının belirtilmesine özen gösterilir” şeklindeki sekizinci maddesinin ihlalini teşkil etmektedir. Zira bu madde telif haklarını korumaya yöneliktir. Yukarıda açıklanan sebeplerle Basın Meslek İlkeleri’nin sekizinci ve maddesini ihlal eden www.sabah.com.tr ve www.takvim.com.tr internet sitelerinin “uyarılmasına” oyçokluğuyla karar verilmiştir. (Karar No: 2010/66-67)

Erol Işık hakkındaki söylemleri eleştiri sınırlarını aşan www. sacitaslan.com.tr İnternet Sitesi İmtiyaz Sahibi Sacit Aslan kınandı ◊ Baştarafı 7. sayfada

sınırlayıcı; genel ahlak anlayışını, din duygularını, aile kurumunun temel dayanaklarını sarsıcı yada incitici yayın yapılamaz” şeklindeki ikinci, “Kamusal bir görev olan gazetecilik, ahlaka aykırı özel amaç ve çıkarlara alet edilemez” şeklindeki üçüncü, “Kişileri ve kuruluşları, eleştiri sınırlarının ötesinde küçük düşüren, aşağılayan veya iftira niteliği taşıyan ifadelere yer verilemez” şeklindeki dördüncü ve “Şiddet ve zorbalığı özendirici, insani değerleri incitici yayın yapmaktan kaçınılır” şeklindeki on üçüncü maddelerini ihlal ettiğini belirterek gerekli işlemlerin yapılmasını istemiştir.

ŞİKAYET EDİLENLERİN YANITI:

www.sacitaslan.com.tr İnternet Sitesi İmtiyaz Sahibi Sacit Aslan’a şikâyetle ilgili bilgi veren Genel Sekreterlik mektubu 12 Temmuz 2010 tarihinde, 0212 342 27 02 no’lu faksa iletilmiş,

mektubun alındığı Sacit Aslan tarafından bildirilmişse de kendisinden herhangi bir yanıt gelmemiştir.

DEĞERLENDİRME VE SONUÇ: Basın Konseyi Yüksek Kurulu 12 Ocak 2011 tarihli toplantısında dosyayı ele alarak aşağıdaki değerlendirmeyi yapmıştır. “Dersimiz MGD! Başkan Vekili’nin görevleri başlıklı yazıda, önemli bir gazetecinin magazin müdür yardımcısının mesleki davranışlarının ağır biçimde eleştirildiği görülmektedir. Bu çerçevede kullanılan ifadelerin iletişim (ifade, basın) özgürlüğü sınırları içinde kaldığı değerlendirilmesi gerekecektir. Bununla birlikte Sacit Aslan’ın, daha sonraki bir yazısında kullandığı “Bitirimliği kendine vehm etmiş, kabadayı jargonuyla yazmaya çalışan ancak yavşaklıkta ön saflardaki yerini kimseye kaptırmamak için her boku yeme hazır zavallı bir başkan vekili(!)..”ifadelerinin ve bunlara benzer söylemlerin eleştiri sınırlarını

aştığı tespit edilmiştir. Böylece Sacit Aslan’ın Basın Meslek İlkeleri’nin “Kişileri ve kuruluşları, eleştiri sınırlarının ötesinde küçük düşüren, aşağılayan veya iftira niteliği taşıyan ifadelere yer verilemez” şeklindeki dördüncü maddesini ihlal ettiği saptanmıştır. Erol Işık’ın saçlarının olmaması sebebiyle aşağılanmasının Basın Meslek İlkelerinin birinci maddesi çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiği yönündeki görüşünü kabul etmek mümkün değildir. Zira bu madde esas olarak ayrımcığı önleme amacına hizmet etmektedir. Erol Işık’ın bu yöndeki menfaatinin de yukarıda belirtilen dördüncü madde kapsamında korunduğu değerlendirilmiştir. Ayrıca Sacit Aslan’ın gazeteciliği kişisel çıkarları doğrultusunda kullandığına dair bir delil de bulunmamaktadır. Yukarıda açıklanan sebeplerle Basın Meslek İlkeleri’nin dördüncü maddesini ihlal eden Sacit Aslan’ın “kınanmasına” oybirliğiyle karar verilmiştir. (Karar No: 2010/58)


Ocak - Şubat 2011

Özgür Bas›n 11

YÜKSEK KURUL KARARLARI

Gaziantepspor Kulübü Sözcüsü Levent Kızıl’ın, kulübün resmi internet sitesinde yayınlanan açıklamalarını geniş biçimde kullanan Güneş Gazetesi hakkındaki şikayet ‘yersiz’ bulundu Basın Konseyi Yüksek Kurulu, Gaziantep Güneş Gazetesi’nde 1 Haziran 2010 tarihinde, “Menfaat Kavgası” ve 2 Haziran 2010 tarihinde, “Kızıl, Karanlık oyunlar aydınlanmaya başladı” başlıklarıyla yayımlanan haberlerle ilgili olarak aşağıdaki kararı vermiştir.

KARAR

ŞİKAYETÇİ: Ökkeş Özekşi vekili Av. Bülent Öztürk

ŞİKAYET EDİLEN: Gaziantep Güneş Gazetesi

ŞİKAYET KONUSU: Gaziantep27 Gazetesi Başyazarı Ökkeş Özeşki adına vekili Av. Bülent Öztürk, Gaziantep Güneş Gazetesi’nde “Kızıl, Karanlık oyunlar aydınlanmaya başladı” başlığıyla yayınlanan haberin Basın Meslek İlkeleri’ne aykırı olduğunu ileri sürerek Basın Konseyi’ne başvurmuştur. Şikayet konusu haberde Gaziantepspor Basın Sözcüsü Mehmet Kızıl’ın, kulüp resmi internet sitesinde yer alan açıklamasına yer verilmiştir. Açıklamanın haberde yer alan kısmı şöyledir: “Dün yapmış olduğumuz zorunlu açıklamanın ardından Kulübümüze ve bizlere vermiş olduğunuz destek ve güven için tüm Gaziantepspor camiasına ve halkımıza teşekkür ediyorum. Dünkü yaptığım açıklamaların ardından, bugün gördük ki Ökkeş Özekşi’nin karanlık oyunları aydınlanmaya başladı. Uzun süredir kendi yazıp kendi oynadığı sahnesinde ne gibi işlerin döndüğünü, çok azda olsa bir kısmını sizlerle paylaştım. Bütün amacı ve tek çıkarı para olan bu kafaların karşısında artık sessiz kalmayacağımızı bilmelerini istiyoruz. Öncelikle bilmenizi isterim ki bu gibi zihniyetler le uğraşmak yüzünden inanın Gaziantepspor’umuza zaman kaybettiriyoruz. Taraftarlarımızın hasretle beklediği teknik direktör ve transferleri en kısa zamanda tamamlayıp, onların da desteğiyle güçlü bir Gaziantepspor kuracağız. Dünkü açıklamalarımızın ardından, Sayın Özekşi kendi gazetesinde bugün sizlerin önüne 10 Aralık 2009 tarihlerinde kesilmiş faturalar çıkardı. Ama nasıl oluyorsa bizden borç olarak aldığı paralar 12 Şubat ve 25 Şubat 2009 tarihli. Ticaretle uğraşan insanlar bilirler ki herhangi bir kurumdan veya iş yerinden alacağınız varsa faturasını önceden keser tahsilatınızı yaparsınız. Kulüp muhasebesinde yaptığım araştırmada bize kestiğini ve gönderdiğini iddia ettiği faturalar muhasebe kayıtlarımızda görünmüyor. Bu işin maliye tarafından incelenmesi gereken bir konu olduğu için bu olaya fazla girmeyeceğim. Sayın Özekşi’ye soruyorum, 15 Bin Dolar

ilan reklam ödemesi ise, farklı tarihlerde Kulübümüzden ilan-reklam ödemesi olarak tahsil ettiğiniz 7 bin TL, 3 bin TL, 2 bin TL ve 2 bin TL ödemeleri neyin ödemesi. Ben değerli taraftarlarımızla bu ödemelerin makbuzlarını paylaşıyorum. Gazetesinde bugün yaptığı açıklamada dört yıldır kulübümüzden alacaklarını tahsil edemediği yalanını yazan Sayın Özekşi, lütfen bu ödemelerin ne için yapıldığını bizlere açıklasın. Bizden borç olarak aldığı 15 bin doları ilan ve reklam parası olarak göstermeye kalkışması gayet normal. Kendi iddiası bizim bu parayı fatura karşılığı vermiş olmamız. O zaman soruyorum kendisine, bu parayı fatura karşılığı verdik ise neden alacak davası açalım mahkemelere gidelim. Kendi söylediği yalanlara kendisi inanıyor mu çok merak ediyorum doğrusu. Para verince Büyük Başkan, vermeyince Küçük Başkan, bu işlerin bu kadar kolay olmadığını hep beraber yaşayıp göreceğiz. Vermiş olduğumuz ilanların ödemeleri TL olarak ayrıca kurumuna ödendi. Ne zamandan beri ilan paralarını dolar’a çevirip tahsil ediyor ve yerel gazetede verilen ilanlar 15 bin dolar gibi bir rakam tutuyor onuda sizlerin takdirine bırakıyorum. Değerli Kamuoyu; Bizler yönetim olarak Gaziantepspor için gecemizi gündüzümüze katarak kendi imkanlarımız ile Gaziantepspor’umuzun çıtasını yükseltmeye çalıyoruz. Şuna inanmanızı isterim ki gerek Başkanımız gerekse de Yönetim Kurulu’ndaki arkadaşlarımız Gaziantepspor’a ailemizden ve işlerimizden daha çok zaman ayırıyoruz. Gaziantepspor’a verdiğimiz bu emekler bizler için büyük bir zevk’dir sevgidir. Biz Gaziantepspor’umuzun adını kullanarak hiçbir şekilde maddi çıkarlar içine girmedik girmeyizde. Bu Ökkeş Özekşi gibi insanların yapacağı işlerdir. Sürekli Gaziantepspor’a sahip çıkılması yönünde çağrılar yapan bu zihniyet, sistemli bir şekilde karanlık kapılar ardında çevirdikleri bu oyunlarda kaybolup gidecekler. Kalıcı olacak olan tek şey Gaziantepspor ve ona yapılan hizmetlerdir. Taraftarlarımız bilmelidirler ki Gaziantepspor’a yaptığımız hizmetler yavaş yavaş meyvesini vermeye başlayacaktır” Ökkeş Özeşki vekili, yayınlanan haberde Ökkeş Özeşki’nin Gaziantepspor kulübü Başkanı’ndan menfaat temin etmek suretiyle yanlı haber yaptığı yönündeki iddialara yer verildiğini ve bu iddiaların gerçekleri yansıtmadığını belirtmiştir. Bu durumun Ökkeş Özeşki’nin saygınlığına gölge düşürdüğü belirtilen başvuruda yapılan haberle Basın Meslek İlkeleri’nin; “Kişileri ve kuruluşları, eleştiri sınırlarının ötesinde küçük düşüren,

aşağılayan veya iftira niteliği taşıyan ifadelere yer verilemez” şeklindeki dördüncü, “Kişilerin özel yaşamı, kamu çıkarlarının gerektirdiği durumlar dışında, yayın konusu olamaz” şeklindeki beşinci, “Soruşturulması gazetecilik olanakları içinde bulunan haberler, soruşturulmaksızın veya doğruluğuna emin olmaksızın yayınlanamaz” şeklindeki altıncı ve “Yasaların suç saydığı eylemler, gerçek olduğuna inandırıcı makul nedenler bulunmadıkça kimseye atfedilemez” şeklindeki onuncu maddelerinin ihlal edildiği ileri sürülerek gerekli işlemin yapılması istenmiştir.

ŞİKAYET EDİLENLERİN YANITI: Güneş Gazetesi Yazı İşleri Müdürü Ramazan Taşkın sunduğu beyanda, Gaziantepspor Kulübü sözcüsü tarafından yapılan açıklamaların kamuoyunda ilgi uyandıracağını ve makbuzlar da sunularak ileri sürülen iddiaların haber niteliği taşıdığını düşündüklerini belirtmiştir. Açıklamada Gaziantep27 isminin açıkça kullanılmasına rağmen haberde bu ismi kullanmamaya özen gösterdiklerini belirten Taşkın Basın Meslek İlkeleri’ni ihlal ettikleri yönündeki iddialara katılmadığını belirtmiştir.

DEĞERLENDİRME VE SONUÇ: Basın Konseyi Yüksek Kurulu 2 Şubat 2011 tarihinde toplanarak aşağıdaki kararları almıştır. Şikayet konusu haberde, Gaziantepspor Kulübü Sözcüsü Levent Kızıl’ın kulübün resmi internet sitesinde yayınlanan açıklamalarının geniş biçimde kullanıldığı tespit edilmiştir. Levent Kızıl’ın kulüp resmi internet sitesinde yaptığı yayın ile ileri sürdüğü bu iddiaların, kendisine atfen yayınlanmasının ifade özgürlüğü içinde değerlendirilmesi gerektiği açıktır. Kaldı ki şehirdeki sporseverlerin ilgisini çekebilecek ve güncel nitelikte olan bu haberin yayınlanması gazetenin halkı bilgilendirme sorumluluğunun gereğidir. İddiaları ileri süren kişinin Gaziantepspor Kulübü Sözcüsü olduğu ve açıklamanın kulübün resmi internet sitesinden yayınlandığı göz önünde bulundurulduğunda, gazetecilerin bu açıklamaları yansıtırken daha ileri bir araştırma yapmalarına gerek olmadığı kanaatine varılmıştır. Ökkeş Özeşki’nin de kamusal bir görev olan gazetecilik mesleğini ifa ettiği göz önüne alındığında, mesleğini etik dışı şekilde yürüttüğüne ilişkin iddialara katlanması gerekecektir. Yukarıda açıklanan sebeplerle Gaziantep Güneş Gazetesi hakkındaki şikayetin “yersizliğine” oybirliğiyle karar verilmiştir. (Karar No: 2010/69)


Özgür Bas›n 12

Ocak - Şubat 2011

YÜKSEK KURUL KARARLARI

Levent Kızıl’ın kulübün resmi internet sitesinde yer alan iddialarının kendisine atfen yayınlanmasını ifade özgürlüğü içinde değerlendiren Basın Konseyi, Oluşum Gazetesi hakkındaki şikayeti ‘yersiz’ buldu Basın Konseyi Yüksek Kurulu, Gaziantep Oluşum Gazetesi’nde 1 Haziran 2010 tarihinde, “Karalama Kampanyası Menfaat Amaçlıdır” ve 2 Haziran 2010 tarihinde, “Söz tekrar Kızıl’da” başlıklarıyla yayımlanan haberlerle ilgili olarak aşağıdaki kararı vermiştir.

KARAR

ŞİKAYETÇİ: Ökkeş Özekşi vekili

Av.

Bülent Öztürk

ŞİKAYET EDİLEN: Gaziantep Oluşum

Gazetesi

ŞİKAYET KONUSU: Gaziantep27 Gazetesi Başyazarı Ökkeş Özeşki adına vekili Av. Bülent Öztürk, Oluşum Gazetesi’nde Karalama kampanyası menfaat amaçlıdır” ve “Söz Tekrar Kızıl’da” başlıklarıyla yayınlanan haberin Basın Meslek İlkeleri’ne aykırı olduğunu ileri sürerek Basın Konseyi’ne başvurmuştur. Şikayet konusu haberlerde Gaziantepspor Basın Sözcüsü Mehmet Kızıl’ın, kulüp resmi internet sitesinde yer alan açıklamalarına yer verilmiştir. Karalama kampanyası menfaat amaçlıdır” haber şöyle; “Yaklaşık 1 yıldır Gaziantepspor ve başta başkan İbrahim Kızıl olmak üzere Gaziantepspor yönetimini taraftarın hedefi haline getirmeye çalışan, kamuoyunu sürekli yalan ve maksatlı haberlerle yanlış bilgilendiren, gazetesini kendi menfaatleri ve çıkarları için kullanan, Gaziantepspor başkanını, yönetimini ve kulübün marka değerini nasıl düşürürüm anlayışıyla, kişisel hesaplaşmalarını kulübün menfaatlerinin üstünde tutan, gazetesini kimden nasıl para kopartırım hesaplarıyla herkese olduğu gibi kulübe karşı tehdit olarak kullanan Gaziantep’te yayımlanan yerel gazete sahibine dur deme ve tepki verme zamanı gelmiştir.’’ ‘’HABERLER VE YAZILAR MENFAAT AMAÇLI’’ Bir yerel gazetede yer alan haberler ve yazıların menfaat amaçlı olduğunu ileri süren Kızıl, açıklamasında şunları kaydetti: ‘’Değerli kamuoyunun, Gaziantep halkının, taraftarlarımızın bilmesi gerekmektedir ki, bir yıldır gazetesinde sistemli bir şekilde yürütülen karalama kampanyası menfaat amaçlıdır. Ökkeş Ö, geçen yıl personelinin maaşını ödeyemediğini söyleyerek Başkan İbrahim Kızıl’dan yardım istemiş ve iki ay içinde ödemek kaydıyla iki ayrı tarihte toplam 15 bin dolar borç para almıştır. Daha aldığı parayı ödemeden iki ay sonra ev alacağım eksiğim var diyerek tekrar yardım istemiştir. Üçüncü defa yardım etmek istemeyen İbrahim Kızıl, daha önce yaptığı ödemeleri tahsil etmek istemesine rağmen bugüne kadar netice alamamıştır. Bizden gazetesini kullanarak sürekli para almaya çalışan bu zihniyet ne yazık ki ülkemizde gazeteci olarak kendini tanıtıyor. Ökkeş Ö. ve gazetesinin, bizle ilgili iyi haber yapsın diye büyük mücadelelerle emeğimizle kazandığımız maddiyatımızı, kendisine vermek ve gazetesinin finansmanını sağlamak zorunda değiliz. Bizim bundan çıkardığımız sonuç, gazeteci diye dolaşan Ökkeş Ö’nin kalemini 15 bin dolara satabilecek olmasıdır.’’ Mehmet Kızıl, taraftarın ve Gaziantep halkının maksatlı haberlere itibar etmemelerini istedi. (aa)” “Söz tekrar Kızıl’da” başlıklı haberde ise yukarıda belirtilen açıklamaların ardından Gaziantep27 Gazetesi’nin bu paraları reklam ve ilan ücreti olarak aldığı yönündeki iddialara değinilmiş ve Mehmet Kızıl’ın bu ifadelerle ilgili

cevaplarına yer verilmiştir. Haberde yer alan açıklamalar şöyledir; “Dün yapmış olduğumuz zorunlu açıklamanın ardından Kulübümüze ve bizlere vermiş olduğunuz destek ve güven için tüm Gaziantepspor camiasına ve halkımıza teşekkür ediyorum. Dünkü yaptığım açıklamaların ardından, bugün gördük ki Ökkeş Özeşki’nin karanlık oyunları aydınlanmaya başladı. Uzun süredir kendi yazıp kendi oynadığı sahnesinde ne gibi işlerin döndüğünü, çok azda olsa bir kısmını sizlerle paylaştım. Bütün amacı ve tek çıkarı para olan bu kafaların karşısında artık sessiz kalmayacağımızı bilmelerini istiyoruz. Öncelikle bilmenizi isterim ki bu gibi zihniyetler le uğraşmak yüzünden inanın Gaziantepspor’umuza zaman kaybettiriyoruz. Taraftarlarımızın hasretle beklediği teknik direktör ve transferleri en kısa zamanda tamamlayıp, onların da desteğiyle güçlü bir Gaziantepspor kuracağız. Dünkü açıklamalarımızın ardından, Sayın Özeşki kendi gazetesinde bugün sizlerin önüne 10 Aralık 2009 tarihlerinde kesilmiş faturalar çıkardı. Ama nasıl oluyorsa bizden borç olarak aldığı paralar 12 Şubat ve 25 Şubat 2009 tarihli. Ticaretle uğraşan insanlar bilirler ki herhangi bir kurumdan veya iş yerinden alacağınız varsa faturasını önceden keser tahsilatınızı yaparsınız. Kulüp muhasebesinde yaptığım araştırmada bize kestiğini ve gönderdiğini iddia ettiği faturalar muhasebe kayıtlarımızda görünmüyor. Bu işin maliye tarafından incelenmesi gereken bir konu olduğu için bu olaya fazla girmeyeceğim. Sayın Özeşki’ye soruyorum, 15 Bin Dolar ilan reklam ödemesi ise, farklı tarihlerde Kulübümüzden ilan-reklam ödemesi olarak tahsil ettiğiniz 7 bin TL, 3 bin TL, 2 bin TL ve 2 bin TL ödemeleri neyin ödemesi. Ben değerli taraftarlarımızla bu ödemelerin makbuzlarını paylaşıyorum. Gazetesinde bugün yaptığı açıklamada dört yıldır kulübümüzden alacaklarını tahsil edemediği yalanını yazan Sayın Özeşki, lütfen bu ödemelerin ne için yapıldığını bizlere açıklasın. Bizden borç olarak aldığı 15 bin doları ilan ve reklam parası olarak göstermeye kalkışması gayet normal. Kendi iddiası bizim bu parayı fatura karşılığı vermiş olmamız. O zaman soruyorum kendisine, bu parayı fatura karşılığı verdik ise neden alacak davası açalım mahkemelere gidelim. Kendi söylediği yalanlara kendisi inanıyor mu çok merak ediyorum doğrusu. Para verince Büyük Başkan, vermeyince Küçük Başkan, bu işlerin bu kadar kolay olmadığını hep beraber yaşayıp göreceğiz. Vermiş olduğumuz ilanların ödemeleri TL olarak ayrıca kurumuna ödendi. Ne zamandan beri ilan paralarını dolar’a çevirip tahsil ediyor ve yerel gazetede verilen ilanlar 15 bin dolar gibi bir rakam tutuyor onuda sizlerin takdirine bırakıyorum. Değerli Kamuoyu; Bizler yönetim olarak Gaziantepspor için gecemizi gündüzümüze katarak kendi imkanlarımız ile Gaziantepspor’umuzun çıtasını yükseltmeye çalıyoruz. Şuna inanmanızı isterim ki gerek Başkanımız gerekse de Yönetim Kurulu’ndaki arkadaşlarımız Gaziantepspor’a ailemizden ve işlerimizden daha çok zaman ayırıyoruz. Gaziantepspor’a verdiğimiz bu emekler bizler için büyük bir zevkdir sevgidir. Biz Gaziantepspor’umuzun adını kullanarak hiçbir şekilde maddi çıkarlar içine girmedik girmeyizde.

Bu Ökkeş Özeşki gibi insanların yapacağı işlerdir. Sürekli Gaziantepspor’a sahip çıkılması yönünde çağrılar yapan bu zihniyet, sistemli bir şekilde karanlık kapılar ardında çevirdikleri bu oyunlarda kaybolup gidecekler. Kalıcı olacak olan tek şey Gaziantepspor ve ona yapılan hizmetlerdir. Taraftarlarımız bilmelidirler ki Gaziantepspor’a yaptığımız hizmetler yavaş yavaş meyvesini vermeye başlayacaktır” Ökkeş Özeşki vekili, yayınlanan haberde Ökkeş Özeşki’nin Gaziantepspor Kulübü Başkanı’ndan menfaat temin etmek suretiyle yanlı haber yaptığı yönündeki iddialara yer verildiğini ve bu iddiaların gerçekleri yansıtmadığını belirtmiştir. Bu durumun Ökkeş Özeşki’nin saygınlığına gölge düşürdüğü belirtilen başvuruda yapılan haberle Basın Meslek İlkeleri’nin; “Kişileri ve kuruluşları, eleştiri sınırlarının ötesinde küçük düşüren, aşağılayan veya iftira niteliği taşıyan ifadelere yer verilemez” şeklindeki dördüncü, “Kişilerin özel yaşamı, kamu çıkarlarının gerektirdiği durumlar dışında, yayın konusu olamaz” şeklindeki beşinci, “Soruşturulması gazetecilik olanakları içinde bulunan haberler, soruşturulmaksızın veya doğruluğuna emin olmaksızın yayınlanamaz” şeklindeki altıncı ve “Yasaların suç saydığı eylemler, gerçek olduğuna inandırıcı makul nedenler bulunmadıkça kimseye atfedilemez” şeklindeki onuncu maddelerinin ihlal edildiği ileri sürülerek gerekli işlemin yapılması istenmiştir.

ŞİKAYET EDİLENLERİN YANITI:

Oluşum Gazetesi Yazı İşleri Müdürü H. Hüseyin Küpeli Konsey’e sunduğu beyanda, Gaziantepspor Kulübü sözcüsü tarafından yapılan açıklamaların kamuoyunda ilgi uyandıracağını ve makbuzlar da sunularak ileri sürülen iddiaların haber niteliği taşıdığını düşündüklerini belirtmiştir. Açıklamada Gaziantep27 isminin açıkça kullanılmasına rağmen haberde bu ismi kullanmamaya özen gösterdiklerini belirten Küpeli, Basın Meslek İlkeleri’ni ihlal ettikleri yönündeki iddialara katılmadığını belirtmiştir.

DEĞERLENDİRME VE SONUÇ: Basın Konseyi Yüksek Kurulu 2 Şubat 2011 tarihinde toplanarak aşağıdaki kararları almıştır. Şikayet konusu haberde, Gaziantepspor Kulübü Sözcüsü Levent Kızıl’ın kulübün resmi internet sitesinde yayınlanan açıklamalarının geniş biçimde kullanıldığı tespit edilmiştir. Levent Kızıl’ın kulüp resmi internet sitesinde yaptığı yayın ile ileri sürdüğü bu iddiaların, kendisine atfen yayınlanmasının ifade özgürlüğü içinde değerlendirilmesi gerektiği açıktır. Kaldı ki şehirdeki sporseverlerin ilgisini çekebilecek ve güncel nitelikte olan bu haberin yayınlanması gazetenin halkı bilgilendirme sorumluluğunun gereğidir. İddiaları ileri süren kişinin Gaziantepspor Kulübü Sözcüsü olduğu ve açıklamanın kulübün resmi internet sitesinden yayınlandığı göz önünde bulundurulduğunda, gazetecilerin bu açıklamaları yansıtırken daha ileri bir araştırma yapmalarına gerek olmadığı kanaatine varılmıştır. Ökkeş Özeşki’nin de kamusal bir görev olan gazetecilik mesleğini ifa ettiği göz önüne alındığında, mesleğini etik dışı şekilde yürüttüğüne ilişkin iddialara katlanması gerekecektir. Yukarıda açıklanan sebeplerle Oluşum Gazetesi hakkındaki şikayetin “yersizliğine” oybirliğiyle karar verilmiştir. (Karar No: 2010/70)


Ocak - Şubat 2011

Özgür Bas›n 13

YÜKSEK KURUL KARARLARI

Halkı bilgilendirme sorumluluğunun gereği Levent Kızıl’ın açıklamalarını yayınlayan Gaziantep Gap Gazetesi hakkındaki şikayet ‘yersiz’ bulundu Basın Konseyi Yüksek Kurulu, Gaziantep Gap Gazetesi’nde; 2 Haziran 2010 tarihinde, “Karanlık oyunlar aydınlığa çıkıyor” başlığıyla yayımlanan haberle ilgili olarak aşağıdaki kararı vermiştir.

KARAR

ŞİKAYETÇİ: Ökkeş Özekşi vekili Av.

Bülent Öztürk

ŞİKAYET EDİLEN: Gaziantep Gap

Gazetesi

ŞİKAYET KONUSU: Gaziantep27 Gazetesi Başyazarı Ökkeş Özeşki adına vekili Av. Bülent Öztürk, Gaziantep Gap Gazetesi’nde “Karanlık oyunlar aydınlığa çıkıyor” başlığıyla yayınlanan haberin Basın Meslek İlkeleri’ne aykırı olduğunu ileri sürerek Basın Konseyi’ne başvurmuştur. Şikayet konusu haberde -başka hiçbir ifadeye yer verilmeden- Gaziantepspr Kulübü sözcüsü Mehmet Kızıl’ın, kulüp resmi sitesinde yayınlanan açıklamalarına yer verilmiştir. Açıklama şöyledir; “Değerli Gaziantepspor’a gönül veren sporseverler; Dün yapmış olduğumuz zorunlu açıklamanın ardından Kulübümüze ve bizlere vermiş olduğunuz destek ve güven için tüm Gaziantepspor camiasına ve halkımıza teşekkür ediyorum. Dünkü yaptığım açıklamaların ardından, bugün gördük ki Ökkeş Özekşi’nin karanlık oyunları aydınlanmaya başladı. Uzun süredir kendi yazıp kendi oynadığı sahnesinde ne gibi işlerin döndüğünü, çok azda olsa bir kısmını sizlerle paylaştım. Bütün amacı ve tek çıkarı para olan bu kafaların karşısında artık sessiz kalmayacağımızı bilmelerini istiyoruz. Öncelikle bilmenizi isterim ki bu gibi zihniyetlerle uğraşmak yüzünden inanın Gaziantepspor’umuza zaman kaybettiriyoruz. Taraftarlarımızın hasretle beklediği teknik direktör ve transferleri en kısa zamanda tamamlayıp, onların da desteğiyle güçlü bir Gaziantepspor kuracağız. Dünkü açıklamalarımızın ardından, Sayın Özekşi kendi gazetesinde bugün sizlerin önüne 10 Aralık 2009 tarihlerinde kesilmiş faturalar çıkardı. Ama nasıl oluyorsa bizden borç olarak aldığı paralar 12 Şubat ve 25 Şubat 2009 tarihli. Ticaretle uğraşan insanlar bilirler ki herhangi bir kurumdan veya iş yerinden alacağınız varsa faturasını önceden keser tahsilatınızı yaparsınız. Kulüp muhasebesinde yaptığım araştırmada bize kestiğini ve gönderdiğini iddia ettiği faturalar muhasebe kayıtlarımızda görünmüyor. Bu işin maliye tarafından incelenmesi gereken bir konu olduğu için bu olaya fazla girmeyeceğim. Sayın Özekşi’ye soruyorum, 15 Bin Dolar ilan reklam ödemesi ise, farklı tarihlerde Kulübümüzden ilan-reklam ödemesi olarak tahsil ettiğiniz 7 bin TL, 3 bin TL, 2 bin TL ve

2 bin TL ödemeleri neyin ödemesi. Ben değerli taraftarlarımızla bu ödemelerin makbuzlarını paylaşıyorum. Gazetesinde bugün yaptığı açıklamada dört yıldır kulübümüzden alacaklarını tahsil edemediği yalanını yazan Sayın Özekşi, lütfen bu ödemelerin ne için yapıldığını bizlere açıklasın. Bizden borç olarak aldığı 15 bin doları ilan ve reklam parası olarak göstermeye kalkışması gayet normal. Kendi iddiası bizim bu parayı fatura karşılığı vermiş olmamız. O zaman soruyorum kendisine, bu parayı fatura karşılığı verdik ise neden alacak davası açalım mahkemelere gidelim. Kendi söylediği yalanlara kendisi inanıyor mu çok merak ediyorum doğrusu. Para verince Büyük Başkan, vermeyince Küçük Başkan, bu işlerin bu kadar kolay olmadığını hep beraber yaşayıp göreceğiz. Vermiş olduğumuz ilanların ödemeleri TL olarak ayrıca kurumuna ödendi. Ne zamandan beri ilan paralarını dolar’a çevirip tahsil ediyor ve yerel gazetede verilen ilanlar 15 bin dolar gibi bir rakam tutuyor onuda sizlerin takdirine bırakıyorum. Değerli Kamuoyu; Bizler yönetim olarak Gaziantepspor için gecemizi gündüzümüze katarak kendi imkanlarımız ile Gaziantepspor’umuzun çıtasını yükseltmeye çalıyoruz. Şuna inanmanızı isterim ki gerek Başkanımız gerekse de Yönetim Kurulu’ndaki arkadaşlarımız Gaziantepspor’a ailemizden ve işlerimizden daha çok zaman ayırıyoruz. Gaziantepspor’a verdiğimiz bu emekler bizler için büyük bir zevktir sevgidir. Biz Gaziantepspor’umuzun adını kullanarak hiçbir şekilde maddi çıkarlar içine girmedik girmeyizde. Bu Ökkeş Özekşi gibi insanların yapacağı işlerdir. Sürekli Gaziantepspor’a sahip çıkılması yönünde çağrılar yapan bu zihniyet, sistemli bir şekilde karanlık kapılar ardında çevirdikleri bu oyunlarda kaybolup gidecekler. Kalıcı olacak olan tek şey Gaziantepspor ve ona yapılan hizmetlerdir. Taraftarlarımız bilmelidirler ki Gaziantepspor’a yaptığımız hizmetler yavaş yavaş meyvesini vermeye başlayacaktır. Ayrıca yeni sezonda iddialı bir takım oluşturmak için ince eleyip sık dokuyarak, takımımıza katkı yapacağına inandığımız en iyi kadroyu kurmak için çalışmalarımıza devam ediyoruz. Son olarak 02 Haziran Çarşamba günü saat 13:00’da resmi web sitemizden sizlere çok önemi bir haberi daha paylaşacağım. Saygılarımla; Mehmet KIZIL Gaziantepspor Kulübü Basın Sözcüsü” Ökkeş Özeşki vekili, yayınlanan haberde Ökkeş Özeşki’nin Gaziantepspor kulübü Başkanı’ndan menfaat temin etmek suretiyle yanlı haber yaptığı yönündeki iddialara yer verildiğini ve bu iddiaların gerçekleri yansıtmadığını belirtmiştir. Bu durumun

Ökkeş Özeşki’nin saygınlığına gölge düşürdüğü belirtilen başvuruda yapılan haberle Basın Meslek İlkeleri’nin; “Kişileri ve kuruluşları, eleştiri sınırlarının ötesinde küçük düşüren, aşağılayan veya iftira niteliği taşıyan ifadelere yer verilemez” şeklindeki dördüncü, “Kişilerin özel yaşamı, kamu çıkarlarının gerektirdiği durumlar dışında, yayın konusu olamaz” şeklindeki beşinci, “Soruşturulması gazetecilik olanakları içinde bulunan haberler, soruşturulmaksızın veya doğruluğuna emin olmaksızın yayınlanamaz” şeklindeki altıncı ve “Yasaların suç saydığı eylemler, gerçek olduğuna inandırıcı makul nedenler bulunmadıkça kimseye atfedilemez” şeklindeki onuncu maddelerinin ihlal edildiği ileri sürülerek gerekli işlemin yapılması istenmiştir.

ŞİKAYET EDİLENLERİN YANITI:

Gaziantep Gap Gazetesi Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Semiyha Nursel Alaz’a şikâyetle ilgili bilgi veren Genel Sekreterlik mektubu 27 Ağustos 2010 tarihinde, faks makinelerinin çalışmaması nedeniyle gaziantepgapgazetesi@hotmail. com mail adresine iletilmiş, mektubun alındığı Semiyha Nursel Alaz tarafından bildirilmişse de kendisinden herhangi bir yanıt gelmemiştir.

DEĞERLENDİRME VE SONUÇ:

Basın Konseyi Yüksek Kurulu 2 Şubat 2011 tarihinde toplanarak aşağıdaki kararları almıştır. Şikayet konusu haberde, Gaziantepspor Kulübü Sözcüsü Levent Kızıl’ın kulübün resmi internet sitesinde yayınlanan açıklamalarının geniş biçimde kullanıldığı tespit edilmiştir. Levent Kızıl’ın kulüp resmi internet sitesinde yaptığı yayın ile ileri sürdüğü bu iddiaların, kendisine atfen yayınlanmasının ifade özgürlüğü içinde değerlendirilmesi gerektiği açıktır. Kaldı ki şehirdeki sporseverlerin ilgisini çekebilecek ve güncel nitelikte olan bu haberin yayınlanması gazetenin halkı bilgilendirme sorumluluğunun gereğidir. İddiaları ileri süren kişinin Gaziantepspor Kulübü Sözcüsü olduğu ve açıklamanın kulübün resmi internet sitesinden yayınlandığı göz önünde bulundurulduğunda, gazetecilerin bu açıklamaları yansıtırken daha ileri bir araştırma yapmalarına gerek olmadığı kanaatine varılmıştır. Ökkeş Özeşki’nin de kamusal bir görev olan gazetecilik mesleğini ifa ettiği göz önüne alındığında, mesleğini etik dışı şekilde yürüttüğüne ilişkin iddialara katlanması gerekecektir. Yukarıda açıklanan sebeplerle Gaziantep Gap Gazetesi hakkındaki şikayetin “yersizliğine” oybirliğiyle karar verilmiştir. (Karar No: 2010/71)


Özgür Bas›n 14

Ocak - Şubat 2011

YÜKSEK KURUL KARARLARI

Levent Kızıl’ın iddialarının yayınlanmasını ifade özgürlüğü içinde gören Basın Konseyi, Zafer Gazetesi hakkındaki şikayeti ‘yersiz’ buldu Basın Konseyi Yüksek Kurulu, Gaziantep Gaziantep Zafer Gazetesi’nde; 1 Haziran 2010 tarihinde, “Kızıl’dan şok iddia!..” başlığıyla yayımlanan haberle ilgili olarak aşağıdaki kararı vermiştir.

KARAR

ŞİKAYETÇİ: Ökkeş Özekşi vekili Av.

Bülent Öztürk

ŞİKAYET EDİLEN: Gaziantep Zafer

Gazetesi

ŞİKAYET KONUSU: Gaziantep27 Gazetesi Başyazarı Ökkeş Özeşki adına vekili Av. Bülent Öztürk, Gaziantep Zafer Gazetesi’nde “Kızıl’dan şok iddia!..” başlığıyla yayınlanan haberin Basın Meslek İlkeleri’ne aykırı olduğunu ileri sürerek Basın Konseyi’ne başvurmuştur. Şikayet konusu haberde Gaziantepspor Kulübü Basın sözcüsü Mehmet Kızıl’ın kulüp internet sitesinden yayınlanan açıklamalarına yer verilmiştir. Açıklalar şöyledir; “Yaklaşık 1 Yıldır Gaziantepspor ve başta Başkanımız olmak üzere Gaziantepspor Yönetimini taraftarın hedefi haline getirmeye çalışan, kamuoyun’u sürekli yalan ve maksatlı haberlerle yanlış bilgilendiren, Gazetesini kendi menfaatleri ve çıkarları amacında kullanan, Gaziantepspor Başkanını, Yönetimini ve Gaziantepspor’un marka değerini nasıl düşürürüm anlayışıyla, kişisel hesaplaşmalarını Gaziantepspor menfaatlarının üstünde tutan, Gazetesini kimden nasıl para kopartırım hesaplarıyla herkese olduğu gibi Gaziantepspor Kulübüne ve yönetimine de tehdit olarak kullanan Gaziantep27 Gazetesi sahibi Ökkeş Ö.’ye dur deme ve tepki verme zamanı gelmiştir. Değerli Kamuoyunun, Gaziantep halkının, Taraftarlarımızın bilmesi gerekmektedir ki, bir yıldır gazetesinde sistemli bir şekilde yürütülen karalama kampanyası menfaat amaçlıdır. Ökkeş Ö., geçen yıl gazetesi personelinin maaşını ödeyemiyorum diyerek Başkan İbrahim Kızıl’dan yardım istemiş ve İbrahim Kızıl’dan iki ay içinde ödemek kaydıyla iki ayrı tarih de toplam 15 bin Dolar borç para almıştır. Daha aldığı parayı ödemeden iki ay sonra ev alacağım eksiğim var diyerek tekrar yardım istemiştir. Üçüncü defa yardım etmek istemeyen İbrahim Kızıl, daha önce yaptığı ödemeleri tahsil etmek istemesine rağmen bugüne kadar netice alamamıştır. Bizden gazetesini kullanarak sürekli para almaya çalışan bu zihniyet ne yazık ki ülkemizde gazeteci olarak kendini tanıtıyor. Ökkeş Ö. ve gazetesinin, bizle ilgili iyi haber yapsın diye büyük mücadelelerle emeğimizle kazandığımız maddiyatımızı, Ökkeş Ö.’ye vermek ve gazetesinin finansmanını sağlamak zorunda değiliz. Daha önce dostane bir duyguyla İbrahim Kızıl, geri ödemek kaydıyla Özeşki’ye 15 Bin Dolar borç para vermiştir. Bu sıralar ne hikmetse gazetesinde öve öve bitiremediği insanları şimdi düşman ilan etmiştir. Bizim bundan çıkardığımız sonuç, “Gazeteci olarak dolaşan Ökkeş Ö.’nin Kalemini 15 Bin Dolar’a satabilecek olmasıdır.” “KENDİ YAZIYOR KENDİ OYNUYOR” Değerli sporseverler, bir yıldır süre

gelen bu sistemli karalama kampanyasını kavramanıza yardımcı olmak adına Ökkeş Ö. ve Tahir Tekin Özkan sohbetini sizlerle paylaşmak istiyorum. Sürekli Gaziantepspor sevdasından bahseden, yazan çizen Ökkeş Ö.’nin ne gibi bir işler içinde olduğuna, nelerin peşinde olduğuna sizler karar verin. Tahir: Abi işler çok kesat Bey... beni bitirdi, müşteri buraya gelmez oldu, zor ayakta tutuyorum, İstanbula dönmeyi düşünüyorum. Ökkeş: Dur hele ne çabuk pes ettin, hayallerine ne oldu. Hani Gaziantep’i seviyordun. Tahir: Abi antebi sevmek başka iş başka. İşlerim çok ters gitti. Antepspor dan da umudumu kestim. Ökkeş: Ammada ağladın, tamam tamam bir daha senden para istemem. Aldığım evim satıp sana iade edeceğim. Tahir: Beni yanlış anladın lafı mı olur verdiğimin, her zaman emrindeyim. Antepspor nasıl gidiyor. Ökkeş: Başkanı tahrik ediyorum. Hata yaptırmaya çalışıyorum kesin hata yapacaklar, ortamı bekliyorum. Sabah gel gazeteye senin adına güzel bir yazı hazırladım. Çok beğeneceksin, arasıra kamuoyunda görünmede fayda var. Büyük düşün antepspor olmaz Belediye Başkanlığı olur. Basın görünmende fayda var. Tahir: Abi bende antebe ne umutlarla geldim, bana bir sürü vaadler verildi. Ama şuan yüzüme bakan yok. Büyükşehirspor’a ne hizmetler verdim hepsi boşuna gitti. Ökkeş: Sen hata yaptın. Kızıl’a baksana Kulübe oluk gibi para aktarıyor. Sen 200 bin Tl için Belediyespor’a haciz koydurdun, orda çok hatalısın. Ben seni hakketen iyi görmedim. Toparlan ben tahrik edeceğim sende arasıra çık iyi bir kamuoyu yaratırsak seyirciyi mevcut yönetimin üzerine salarız. Sabırlı ol aynı gemideyiz. Değerli sporseverler, sohbette de anlaşıldığı gibi kendilerine bu kurdukları tezgahları geçim malzemesi, Gaziantepspor’u işlerini düzeltmek adına kurtuluş kapısı olarak gören bu zihniyetin, Gaziantepspor’a, Gaziantep Şehrine ve Gaziantepspor Markasına ne kadar çok zarar verdiğini sizlerin vicdanına bırakıyorum. “Daha öncede belirttiğim gibi şirketimizden oğlu Serdar Özeşki vasıtasıyla aldıkları ve halen tahsil edemediğimiz 15 bin dolarlık borç paranın makbuzunu değerli kamuoyunun bilgilerine sunuyorum.” Bu ödemedikleri para ve yaptıkları yalan ve hakarete varan haberler için ayrıca da hukuki mücadele başlattığımızı kamuoyunun bilmesini isterim. Bugünden itibaren bütün amaçları ve gayretleri Gaziantepspor’u yıpratmak olan, zarar vermek ve kasasını kendi kasası gibi kullanmak isteyen Gaziantep27 gazetesi ve muhabirleri, Gaziantepspor Kulübü’nün menfaatlarını korumak amacıyla Celal Doğan Tesislerine alınmayacaktır. Taraftarlarımızdan ve Gaziantep halkından isteğimiz bu gazetede çıkan maksatlı ve yalan haberlere itibar etmemeleridir. Şehrimizin marka değeri olan Gaziantepspor’u en güzel yerlere getirmek için Yönetim olarak maddi manevi elimizden gelen her şeyi yapacağımızdan kimsenin şüphesi olmasın. Saygılarımla; Mehmet KIZIL

Gaziantepspor Kulübü Basın Sözcüsü” Ökkeş Özeşki vekili, yayınlanan haberde Ökkeş Özeşki’nin Gaziantepspor kulübü Başkanı’ndan menfaat temin etmek suretiyle yanlı haber yaptığı yönündeki iddialara yer verildiğini ve bu iddiaların gerçekleri yansıtmadığını belirtmiştir. Bu durumun Ökkeş Özeşki’nin saygınlığına gölge düşürdüğü belirtilen başvuruda yapılan haberle Basın Meslek İlkeleri’nin; “Kişileri ve kuruluşları, eleştiri sınırlarının ötesinde küçük düşüren, aşağılayan veya iftira niteliği taşıyan ifadelere yer verilemez” şeklindeki dördüncü, “Kişilerin özel yaşamı, kamu çıkarlarının gerektirdiği durumlar dışında, yayın konusu olamaz” şeklindeki beşinci, “Soruşturulması gazetecilik olanakları içinde bulunan haberler, soruşturulmaksızın veya doğruluğuna emin olmaksızın yayınlanamaz” şeklindeki altıncı ve “Yasaların suç saydığı eylemler, gerçek olduğuna inandırıcı makul nedenler bulunmadıkça kimseye atfedilemez” şeklindeki onuncu maddelerinin ihlal edildiği ileri sürülerek gerekli işlemin yapılması istenmiştir.

ŞİKAYET EDİLENLERİN YANITI:

Zafer Gazetesi adına Konsey’e sunulan beyanda Gaziantepspor Kulübü yöneticilerinin yaptıkları açıklamaların kent halkı için çok önemli olduğunu ve bir gazetecinin –doğru veya yanlış- ağır bir meslek etiği ihlali yaptığına ilişkin açıklamaların yayınlanmasında kamu yararı olduğunu belirtmişlerdir. Haberde kullanılan ifadelerinin Mehmet Kızıl’ın iddiaları olduğu ve bunun net biçimde gösterildiği belirtilen beyanda, Zafer Gazetesi’nin Basın Meslek İlkeleri’nin ihlal etmediği görüşüne yer verilmiştir.

DEĞERLENDİRME VE SONUÇ: Basın Konseyi Yüksek Kurulu 2 Şubat 2011 tarihinde toplanarak aşağıdaki kararları almıştır. Şikayet konusu haberde, Gaziantepspor Kulübü Sözcüsü Levent Kızıl’ın kulübün resmi internet sitesinde yayınlanan açıklamalarının geniş biçimde kullanıldığı tespit edilmiştir. Levent Kızıl’ın kulüp resmi internet sitesinde yaptığı yayın ile ileri sürdüğü bu iddiaların, kendisine atfen yayınlanmasının ifade özgürlüğü içinde değerlendirilmesi gerektiği açıktır. Kaldı ki şehirdeki sporseverlerin ilgisini çekebilecek ve güncel nitelikte olan bu haberin yayınlanması gazetenin hakli bilgilendirme sorumluluğunun gereğidir. İddiaları ileri süren kişinin Gaziantepspor Kulübü Sözcüsü olduğu ve açıklamanın kulübün resmi internet sitesinden yayınlandığı göz önünde bulundurulduğunda, gazetecilerin bu açıklamaları yansıtırken daha ileri bir araştırma yapmalarına gerek olmadığı kanaatine varılmıştır. Ökkeş Özeşki’nin de kamusal bir görev olan gazetecilik mesleğini ifa ettiği göz önüne alındığında, mesleğini etik dışı şekilde yürüttüğüne ilişkin iddialara katlanması gerekecektir. Yukarıda açıklanan sebeplerle Gaziantep Zafer Gazetesi hakkındaki şikayetin “yersizliğine” oybirliğiyle karar verilmiştir. (Karar No: 2010/73)


Ocak - Şubat 2011

Özgür Bas›n 15

YÜKSEK KURUL KARARLARI

Halkı ilgilendiren bir açıklamayı haber yapan Gaziantep Ekspres Gazetesi hakkındaki şikayet ‘yersiz’ bulundu Basın Konseyi Yüksek Kurulu, Gaziantep Ekspres Gazetesi’nde; 2 Haziran 2010 tarihinde, “Gaziantepspor’da belgeler ardı ardına açıklanıyor” başlığıyla yayımlanan haberle ilgili olarak aşağıdaki kararı vermiştir.

KARAR ŞİKAYETÇİ: Ökkeş Özekşi vekili Av.

Bülent Öztürk

ŞİKAYET EDİLEN: Gaziantep

Ekspres Gazetesi

ŞİKAYET KONUSU: Gaziantep27 Gazetesi Başyazarı Ökkeş Özeşki adına vekili Av. Bülent Öztürk, Gaziantep Ekspres Gazetesi’nde “Gaziantepspor’da belgeler ardı ardına açıklanıyor” başlığıyla yayınlanan haberin Basın Meslek İlkeleri’ne aykırı olduğunu ileri sürerek Basın Konseyi’ne başvurmuştur. Şikayet konusu haberde Gaziantepspor Kulübü Basın Sözcüsü Mehmet Kızıl’ın, kulüp başkanı ve yönetim kurulu aleyhine yerel bir gazetede sistemli şekilde yürütülen karalama kampanyasının amaçlı olduğunu bildirdiği ifade edilerek, Mehmet Kızıl’ın kulüp internet sitesinde yayınlanan açıklamasına yer verilmiştir. Açıklamanın haberde yer alan kısmı şöyledir; “Dünkü yaptığım açıklamaların ardından, bugün gördük ki Ökkeş Özekşi’nin karanlık oyunları aydınlanmaya başladı. Uzun süredir kendi yazıp kendi oynadığı sahnesinde ne gibi işlerin döndüğünü, çok azda olsa bir kısmını sizlerle paylaştım. Bütün amacı ve tek çıkarı para olan bu kafaların karşısında artık sessiz kalmayacağımızı bilmelerini istiyoruz. Öncelikle bilmenizi isterim ki bu gibi zihniyetlerle uğraşmak yüzünden inanın Gaziantepspor’umuza zaman kaybettiriyoruz. Taraftarlarımızın hasretle beklediği teknik direktör ve transferleri en kısa zamanda tamamlayıp, onların da desteğiyle güçlü bir Gaziantepspor kuracağız. Dünkü açıklamalarımızın ardından, Sayın Özekşi kendi gazetesinde bugün sizlerin önüne 10 Aralık 2009 tarihlerinde kesilmiş faturalar çıkardı. Ama nasıl oluyorsa bizden borç olarak aldığı paralar 12 Şubat ve 25 Şubat 2009 tarihli. Ticaretle uğraşan insanlar bilirler ki herhangi bir kurumdan veya iş yerinden alacağınız varsa faturasını önceden keser tahsilatınızı yaparsınız. Kulüp muhasebesinde yaptığım araştırmada bize kestiğini ve gönderdiğini iddia ettiği faturalar muhasebe kayıtlarımızda görünmüyor. Bu işin maliye tarafından incelenmesi gereken bir konu olduğu için bu olaya fazla girmeyeceğim. Sayın Özekşi’ye soruyorum, 15 Bin Dolar ilan reklam ödemesi ise,

farklı tarihlerde Kulübümüzden ilanreklam ödemesi olarak tahsil ettiğiniz 7 bin TL, 3 bin TL, 2 bin TL ve 2 bin TL ödemeleri neyin ödemesi. Ben değerli taraftarlarımızla bu ödemelerin makbuzlarını paylaşıyorum. Gazetesinde bugün yaptığı açıklamada dört yıldır kulübümüzden alacaklarını tahsil edemediği yalanını yazan Sayın Özekşi, lütfen bu ödemelerin ne için yapıldığını bizlere açıklasın. Bizden borç olarak aldığı 15 bin doları ilan ve reklam parası olarak göstermeye kalkışması gayet normal. Kendi iddiası bizim bu parayı fatura karşılığı vermiş olmamız. O zaman soruyorum kendisine, bu parayı fatura karşılığı verdik ise neden alacak davası açalım mahkemelere gidelim. Kendi söylediği yalanlara kendisi inanıyor mu çok merak ediyorum doğrusu. Para verince Büyük Başkan, vermeyince Küçük Başkan, bu işlerin bu kadar kolay olmadığını hep beraber yaşayıp göreceğiz. Vermiş olduğumuz ilanların ödemeleri TL olarak ayrıca kurumuna ödendi. Ne zamandan beri ilan paralarını dolar’a çevirip tahsil ediyor ve yerel gazetede verilen ilanlar 15 bin dolar gibi bir rakam tutuyor onu da sizlerin takdirine bırakıyorum. Değerli Kamuoyu; Bizler yönetim olarak Gaziantepspor için gecemizi gündüzümüze katarak kendi imkanlarımız ile Gaziantepspor’umuzun çıtasını yükseltmeye çalıyoruz. Şuna inanmanızı isterim ki gerek Başkanımız gerekse de Yönetim Kurulu’ndaki arkadaşlarımız Gaziantepspor’a ailemizden ve işlerimizden daha çok zaman ayırıyoruz. Gaziantepspor’a verdiğimiz bu emekler bizler için büyük bir zevk’dir sevgidir. Biz Gaziantepspor’umuzun adını kullanarak hiçbir şekilde maddi çıkarlar içine girmedik girmeyizde. Bu Ökkeş Özekşi gibi insanların yapacağı işlerdir. Sürekli Gaziantepspor’a sahip çıkılması yönünde çağrılar yapan bu zihniyet, sistemli bir şekilde karanlık kapılar ardında çevirdikleri bu oyunlarda kaybolup gidecekler. Kalıcı olacak olan tek şey Gaziantepspor ve ona yapılan hizmetlerdir. Taraftarlarımız bilmelidirler ki Gaziantepspor’a yaptığımız hizmetler yavaş yavaş meyvesini vermeye başlayacaktır. Ayrıca yeni sezonda iddialı bir takım oluşturmak için ince eleyip sık dokuyarak, takımımıza katkı yapacağına inandığımız en iyi kadroyu kurmak için çalışmalarımıza devam ediyoruz.” Ökkeş Özeşki vekili, yayınlanan haberde Ökkeş Özeşki’nin Gaziantepspor kulübü Başkanı’ndan menfaat temin etmek suretiyle yanlı haber yaptığı yönündeki iddialara yer verildiğini ve bu iddiaların gerçekleri yansıtmadığını

belirtmiştir. Bu durumun Ökkeş Özeşki’nin saygınlığına gölge düşürdüğü belirtilen başvuruda yapılan haberle Basın Meslek İlkeleri’nin; “Kişileri ve kuruluşları, eleştiri sınırlarının ötesinde küçük düşüren, aşağılayan veya iftira niteliği taşıyan ifadelere yer verilemez” şeklindeki dördüncü, “Kişilerin özel yaşamı, kamu çıkarlarının gerektirdiği durumlar dışında, yayın konusu olamaz” şeklindeki beşinci, “Soruşturulması gazetecilik olanakları içinde bulunan haberler, soruşturulmaksızın veya doğruluğuna emin olmaksızın yayınlanamaz” şeklindeki altıncı ve “Yasaların suç saydığı eylemler, gerçek olduğuna inandırıcı makul nedenler bulunmadıkça kimseye atfedilemez” şeklindeki onuncu maddelerinin ihlal edildiği ileri sürülerek gerekli işlemin yapılması istenmiştir.

ŞİKAYET EDİLENLERİN YANITI:

Gaziantep Ekspres Gazetesi Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Semra Öztürk’e şikâyetle ilgili bilgi veren Genel Sekreterlik mektubu 27 Ocak 2010 tarihinde, 0342 230 10 50 no’lu faksa iletilmiş, mektubun alındığı Semra Öztürk tarafından bildirilmişse de kendisinden herhangi bir yanıt gelmemiştir.

DEĞERLENDİRME VE SONUÇ:

Basın Konseyi Yüksek Kurulu 2 Şubat 2011 tarihinde toplanarak aşağıdaki kararları almıştır. Şikayet konusu haberde, Gaziantepspor Kulübü Sözcüsü Levent Kızıl’ın kulübün resmi internet sitesinde yayınlanan açıklamalarının geniş biçimde kullanıldığı tespit edilmiştir. Levent Kızıl’ın kulüp resmi internet sitesinde yaptığı yayın ile ileri sürdüğü bu iddiaların, kendisine atfen yayınlanmasının ifade özgürlüğü içinde değerlendirilmesi gerektiği açıktır. Kaldı ki şehirdeki sporseverlerin ilgisini çekebilecek ve güncel nitelikte olan bu haberin yayınlanması gazetenin halkı bilgilendirme sorumluluğunun gereğidir. İddiaları ileri süren kişinin Gaziantepspor Kulübü Sözcüsü olduğu ve açıklamanın kulübün resmi internet sitesinden yayınlandığı göz önünde bulundurulduğunda, gazetecilerin bu açıklamaları yansıtırken daha ileri bir araştırma yapmalarına gerek olmadığı kanaatine varılmıştır. Ökkeş Özeşki’nin de kamusal bir görev olan gazetecilik mesleğini ifa ettiği göz önüne alındığında, mesleğini etik dışı şekilde yürüttüğüne ilişkin iddialara katlanması gerekecektir. Yukarıda açıklanan sebeplerle Gaziantep Ekspres Gazetesi hakkındaki şikayetin “yersizliğine” oy birliğiyle karar verilmiştir. (Karar No: 2010/74)


Özgür Bas›n 16

Ocak - Şubat 2011

YÜKSEK KURUL KARARLARI

Saygınlığına gölge düşürüldüğünü iddia eden Ökkeş Özeşki’nin Gaziantep Doğuş Gazetesi hakkındaki şikayeti ‘yersiz’ bulundu Basın Konseyi Yüksek Kurulu, Gaziantep Doğuş Gazetesi’nde; 1 Haziran 2010 tarihinde, 1. sayfadan “Mehmet Kızıl’dan müthiş iddialar” başlığıyla anons edilip devamı 8. sayfada “Mehmet Kızıl’dan müthiş iddialar” başlıklarıyla yayımlanan haberlerle ilgili olarak aşağıdaki kararı vermiştir.

KARAR

ŞİKAYETÇİ: Ökkeş Özeşki vekili Av.

Bülent Öztürk

ŞİKAYET EDİLEN: Gaziantep Doğuş

Gazetesi

ŞİKAYET KONUSU: Gaziantep27 Gazetesi Başyazarı Ökkeş Özeşki adına vekili Av. Bülent Öztürk, Gaziantep Doğuş Gazetesi’nde “Mehmet Kızıl’dan müthiş iddialar” başlığıyla yayınlanan haberin Basın Meslek İlkeleri’ne aykırı olduğunu ileri sürerek Basın Konseyi’ne başvurmuştur. Şikayet konusu yayında Gaziantepspor Yönetiminin, yerel bir gazetenin sahibi “Ökkeş Ö.” hakkında “inanılmaz iddialar” ortaya attığı belirtilerek Gaziantepspor Sözcüsü Mehmet Kızıl’ın, kulübün resmi internet sitesinden yayınlanan açıklamalarına değinilmiştir. Açıklamada Mehmet Kızıl’ın, Ökkeş Özeşki’nin Kulüp Başkanı İbrahim Kızıl’dan daha önce iki kez borç isteyip aldığı, üçüncüsünde alamamasının üzerine gazetede daha önce öve öve bitiremediği insanları eleştiri yağmuruna tuttuğu yönündeki iddialarına yer verildiği belirtilen haberde, -Mehmet Kızıl’ın açıklamasına atfen- bu haber ve yazıların tehdit aracı olarak kullanıldığı ve bu suretle menfaat elde edildiği savlarına yer verilmiştir. Açıklamada yer alan; “Bizden gazetesini kullanarak sürekli para almaya çalışan bu zihniyet ne yazık ki ülke-

mizde gazeteci olarak kendini tanıtıyor. Ökkeş Özeşki ve gazetesinin, bizle ilgili iyi haber yapsın diye büyük mücadelelerle emeğimizle kazandığımız maddiyatımızı, Ökkeş Özeşki’ye vermek ve gazetesinin finansmanını sağlamak zorunda değiliz.” Şeklindeki bölümü yukarıda altı çizilerek vurgulanan kesim hariç olarak yayınlanan haberde, Gaziantep 27 gazetesinin muhabirlerinin kulübün tesislerine alınmayacağı yönündeki açıklamaya da yer verilmiştir. Ökkeş Özeşki vekili, yayınlanan haberde Ökkeş Özeşki’nin Gaziantepspor kulübü Başkanı’ndan menfaat temin etmek suretiyle yanlı haber yaptığı yönündeki iddialara yer verildiğini ve bu iddiaların gerçekleri yansıtmadığını belirtmiştir. Bu durumun Ökkeş Özeşki’nin saygınlığına gölge düşürdüğü belirtilen başvuruda yapılan haberle Basın Meslek İlkeleri’nin; “Kişileri ve kuruluşları, eleştiri sınırlarının ötesinde küçük düşüren, aşağılayan veya iftira niteliği taşıyan ifadelere yer verilemez” şeklindeki dördüncü, “Kişilerin özel yaşamı, kamu çıkarlarının gerektirdiği durumlar dışında, yayın konusu olamaz” şeklindeki beşinci, “Soruşturulması gazetecilik olanakları içinde bulunan haberler, soruşturulmaksızın veya doğruluğuna emin olmaksızın yayınlanamaz” şeklindeki altıncı ve “Yasaların suç saydığı eylemler, gerçek olduğuna inandırıcı makul nedenler bulunmadıkça kimseye atfedilemez” şeklindeki onuncu maddelerinin ihlal edildiği ileri sürülerek gerekli işlemin yapılması istenmiştir.

ŞİKAYET EDİLENİN YANITI:

Gazete’den gelen yanıtta haberin tamamen Gaziantepspor Kulübü’nün resmi sitesinde Levent Kızıl imzasıyla yayınlanan açıklamaya

dayandığı ve açıklamada ismi açıkça yazılmış olmasına rağmen şikayetçinin isminin haberde Ökkeş Ö. olarak yayınlandığı belirtilmiştir. Haberin Anadolu Ajansı tarafından da aynı şekilde servis edildiği ve şehirdeki birçok gazetede yayınlandığı ifade edilen beyanda, yapılan Basın Meslek İlkelerine aykırı olmadığı ifade edilmiştir.

DEĞERLENDİRME VE SONUÇ: Basın Konseyi Yüksek Kurulu 2 Şubat 2011 tarihinde toplanarak aşağıdaki kararı almıştır. Şikayet konusu haberde, Gaziantepspor Kulübü Sözcüsü Levent Kızıl’ın kulübün resmi internet sitesinde yayınlanan açıklamalarının geniş biçimde kullanıldığı tespit edilmiştir. Levent Kızıl’ın kulüp resmi internet sitesinde yaptığı yayın ile ileri sürdüğü bu iddiaların, kendisine atfen yayınlanmasının ifade özgürlüğü içinde değerlendirilmesi gerektiği açıktır. Kaldı ki şehirdeki sporseverlerin ilgisini çekebilecek ve güncel nitelikte olan bu haberin yayınlanması gazetenin hakli bilgilendirme sorumluluğunun gereğidir. İddiaları ileri süren kişinin Gaziantepspor Kulübü Sözcüsü olduğu ve açıklamanın kulübün resmi internet sitesinden yayınlandığı göz önünde bulundurulduğunda, gazetecilerin bu açıklamaları yansıtırken daha ileri bir araştırma yapmalarına gerek olmadığı kanaatine varılmıştır. Ökkeş Özeşki’nin de kamusal bir görev olan gazetecilik mesleğini ifa ettiği göz önüne alındığında, mesleğini etik dışı şekilde yürüttüğüne ilişkin iddialara katlanması gerekecektir. Yukarıda açıklanan sebeplerle Gaziantep Doğuş Gazetesi hakkındaki şikayetin “yersizliğine” oybirliğiyle karar verilmiştir. (Karar No: 2010/72)

Egenin Sesi İnternet Sitesi yazarı Süleyman Gençel kınandı ◊ Baştarafı 6. sayfada tutumlarla yapmaktan sakınır” şeklindeki on ikinci maddeleri çerçevesinde incelenmesini istemiştir.

ŞİKAYET EDİLENLERİN YANITI:

Ege’nin Sesi İnternet Gazetesi yazarı Süleyman Gençel’e şikâyetle ilgili bilgi veren Genel Sekreterlik mektubu 9 Kasım 2010 tarihinde, kargo ile gönderilmiş, Aylin Ergün’ün mektubu teslim aldığı kargo şirketi tarafından bildirilmişse de Süleyman Gençel’den herhangi bir yanıt gelmemiştir.

DEĞERLENDİRME VE SONUÇ:

Basın Konseyi Yüksek Kurulu, 12 Ocak 2011 tarihli toplantısında dosyayı ele alarak aşağıdaki değerlendirmeyi yapmıştır. Şikayet konusu yazılar incelendiğinde, yazarın İzBB Genel Sekreteri Ersu Hızır ile bir yemek yediğini ve bu yemekte Ersu Hızır’ın kendisine İzBB’ye başlı çeşitli kuruluşlarda skandalların yaşandığını ifade ettiği yönünde iddialar ileri sürüldüğü. Bunun üzerine İzBB Genel Sekreteri hakkında soruşturma başlatılmış ve kendisinin yetkileri alınmıştır. Ayrıca medyada yer alan haberlere göre adli ve idari soruşturmalar da başlatılmıştır. Süleyman Gençel’in köşesinde yer alan ve Stratis Balaskas imzasıyla yayınlanan bir yazıda, yemekte Ersu Hızır’ın bulunmadığı belirtilmektedir. Bu yazı Süleyman Gençel’in kişisel blogunda da yer almaktadır. Daha sonraki bir yazısında da Süleyman Gençel gerçeği açıklayacağını belirterek yemekte Ersu Hızır’ın

bulunmadığını ifade etmiştir. Ayrıca Teftiş Kurulu tarafından alınan ve Süleyman Gençel’in imzası bulunduğu belirtilen belgede Gençel Balaskas’ın kaleminden yazılan görüşlere katıldığını belirtmektedir. Süleyman Gençel’in İzBB Genel Sekreteri Ersu Hızır ile yemek yediğini belirttiği yazısının, tüm bu yazı ve deliller dikkate alındığındagerçeği yansıtmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Süleyman Gençel’in açıkça gerçeği saptırdığı kanaati oluşmuştur. Basın Meslek İlkeleri’nin “Soruşturulması gazetecilik olanakları içinde bulunan haberler, soruşturulmaksızın veya doğruluğuna emin olmaksızın yayınlanamaz” şeklindeki altıncı maddesi esas olarak toplumun güvenilir bilgiye ulaşma hakkına hizmet etmektedir. Dolayısıyla bu maddenin, gazetecilerin gerçeği bilerek ve isteyerek saptırdıkları durumları da kapsayacak biçimde yorumlanması gerekmektedir. Kaldı ki İzBB’ne bağlı kurumlarda yaşandığı ileri sürülen skandallara veya kamu kaynaklarının yersiz kullanıldığına ilişkin ifadelere dayanak teşkil edecek bir belge de bulunmamaktadır. Bu iddiaların tümü Ersu Hızır’ın iddia edilen beyanların dayanarak yayınlanmıştır. Bu doğrultuda Basın Meslek İlkeleri’nin altıncı maddesinin ağır biçimde ihlal edildiği saptanmıştır. 01.09.2010 tarihli yazıda İzBB’nin çeşitli kurumlarında skandallar yaşandığı belirtilmekte ve Ersu Hızır’a atfen “ESHOT’un mal ve hizmet alımları neden Bursa be çevresine kaydırıldı? İzmir’li

firmalar devrede olunca alınan komisyonların kokusu çabuk mu yayılıyor?” ifadeleri kullanılmış ve Ersu Hızır’ın, Aziz Kocaoğlu’nun bu ilişkiler ağında nerede olduğu sorusuna, “Bu işler birinci adamın bilgisi olmadan yapılamaz. Kendisi ve yakın çevresi de işin içindeler..” yanıtını verdiği belirtilmiştir. Bu ifadelerin İzBB Genel Sekreteri tarafından söylenmiş gibi gösterilmesi, iddiaların inandırıcılığını arttıracağı gibi, Aziz Kocaoğlu’nu toplum önünde küçük düşürecek ve yasalarda suç olarak tanımlanan fiillerin kendisine atfedilmesi anlamına gelecektir. Bu çerçevede Basın Meslek İlkeleri’nin “Kişileri ve kuruluşları, eleştiri sınırlarının ötesinde küçük düşüren, aşağılayan veya iftira niteliği taşıyan ifadelere yer verilemez” şeklindeki dördüncü ve “Yasaların suç saydığı eylemler, gerçek olduğuna inandırıcı makul nedenler bulunmadıkça kimseye atfedilemez” şeklindeki onuncu maddelerinin de ihlal edildiği kanısına varılmıştır. Süleyman Gençel’in açıkça gerçekleri saptırmasının ve yazılarındaki tutumunun gazetecilik görevinin saygınlığına gölge düşüreceği açıktır. Bu çerçevede “Gazeteci görevini, taşıdığı sıfatın saygınlığına gölge düşürebilecek yöntem ve tutumlarla yapmaktan sakınır” şeklindeki on ikinci maddesi de açık biçimde ihlal edilmiştir. Yukarıda açıklanan sebeplerle Basın Meslek İlkeleri’nin dört, altı, on ve on ikinci maddelerini ihlal eden Süleyman Gençel’in “kınanması” oybirliğiyle karar verilmiştir. (Karar No: 2010/57)


Ocak - Şubat 2011

Mısır’daki şiddet olaylarını izleyen iki Türk gazetecesine yönelik saldırılar kınandı Basın Konseyi Başkanı Orhan Birgit Mısır’daki şiddet olaylarını izleyen iki Türk gazetecesine yönelik saldırıları kınadı. Birgit, yaptığı açıklamada şunları söyledi: “Mısır’da Devlet Başkanı Mübarek’e karşı olanlarla, yandaşları arasındaki çatışmaları izlemekle görevli iki Türk gazetecisine karşı göstericilerin şiddet uyguladıkları haberini derin bir üzüntüyle öğrenmiş bulunuyoruz. Bu sabah Kahire’de Başkanlık Sarayı çevresindeki gösterileri fotoğrafla görüntüleyerek bağlı oldukları medya kuruluşları aracılığı ile dünya kamuoyuna yansıtmak isteyen TRT muhabiri Metin Tuğran

Kahire meydanına giderken Mübarek yanlılarının saldırısına uğramış ve sadece kendi ülkesinin değil, tüm dünya kamuoyuna yönelik bilgi ulaştırma çabaları önlenmiştir. Metin Tuğra’nın yaralanacak şekilde şiddete maruz kalması, fotoğraf makinelerinin kırılmış olması ve hastaneye kaldırılması olayın vahametini göstermektedir. Aynı saatler de ikinci bir Türk Gazeteci Zaman Gazetesi muhabiri İsa Şimşek’de şiddet yanlılarınca dövülmüştür. Mısır’daki basın meslek örgütlerinin bu ülkede çalışan yabancı gazetecilerin güvenliklerinin sağlanması için dayanışma göstermelerini bekliyoruz.

Özgür Bas›n 17

Orhan Birgit: Medya kurumlarında terör örgütü ile bağlantı şüphesi öne sürülerek yapılan aramalar, haber alma kaynaklarına ulaşma amacı taşıyor Basın Konseyi Başkanı Orhan Birgit, Gazetecilere Özgürlük Platformu Dönem Başkanı Atilla Sertel ve Platformun İstanbul’da bulunan temsilcileri ile birlikte Oda Tv merkezini ziyaretten sonra gazetecilere bir açıklama yaptı. Birgit, medya kurumlarında terör örgütü ile bağlantı şüphesi öne sürülerek yapılan aramaların, o kurumların haber alma kaynaklarına ulaşmak amacını taşıdığı söyleyerek, “gazeteci dünyanın hiçbir yerinde kaynağını açıklamaya zorlanamaz” dedi. Medyaya yönelik şiddet uygulama ve ürkütme amaçlı

baskılar nedeni ile Konseyin çalışma temposunun da arttığını söyleyen Orhan Birgit “Şuan da ben Oda Tv’deki arkadaşlarımızın durumları ile ilgileniyorum. Yüksek Kurul Üyemiz Avukat Sayın Turgut Kazan bu arkadaşlarımız dilerlerse kendilerine hukuksal destek vermek için buradadır. Konsey Genel Sekreteri Av. Oktay Huduti, Silivri’de Mustafa Balbay ve Tuncay Özkan’ın yargılamalarını izliyor. Sadece bu tablo bile Türk Medyasının içinde bulunduğu ortamı göstermeye yeter sanırım. Ülkemiz son günlerde batı basınında bu görünümü ile gündemdedir” dedi.

Basın Konseyi Genel Sekreteri Ersü Oktay Huduti Oda TV’de yapılan aramalardan kaygı duyduklarını dile getirdi Basın Konseyi Genel Sekreteri Av. Ersü Oktay Huduti, Oda TV ve yöneticilerinin evlerinde yapılan aramalardan kaygı duyduklarını belitti. Basın Konseyi’nden yapılan açıklama şöyle; “Bugün (14 Şubat 2011) sabah saatlerinde Oda TV ve bu basın - yayın organının yöneticilerinin evleri -ulaşabildiğimiz bilgiler doğrultusunda- terör örgütü üyeliği ve halkı kin ve düşmanlığa tahrik gibi suçlamalarla aranmaya başlamıştır. İletişim özgürlüğü ve bu özgürlüğün önemli bir görünümü olan basının

özgürlüğü, demokrasinin vazgeçilmez yapı taşlarındandır. Toplumun doğru bilgiye ulaşabildiği ve bu bilgilerin farklı görüşlere sahip kişilerce yorumlanarak başkalarına iletilebildiği çok sesli bir ortam yaratılmadıkça, demokrasiden söz etmek mümkün değildir. Bu süreçte özellikle medyanın oynadığı rol dikkate alındığında, basın – yayın organlarına ve gazetecilere yönelik idari ve hukuki işlemlerin, ifade özgürlüğünü asgari biçimde tehdit eder şekilde gerçekleştirilmesine özen gösterilmelidir.

Soner Yalçın: Bu Oda TV’nin meselesi değil, basın özgürlüğü meselesidir Basın Konseyi Genel Sekreteri Av. Ersü Oktay Huduti, 17 Şubat’ta Beşiktaş’taki İstanbul Adliyesi’nde Soner Yalçın, Barış Terkoğlu ve avukatlarıyla görüştü. Gazetecilere Özgürlük Platformu temsilcilerinin Oda TV’de yaptığı basın açıklamasının ardından Beşiktaş’taki adliyeye giden GÖP temsilcileri adına Av. Ersü Oktay Huduti’nin gerçekleştirdiği görüşmede Soner Yalçın Şunları söyledi;

“Bu yaşananlar ne Oda Tv’nin ne de Soner Yalçın’ın meselesidir. Biz bu olaya basın özgürlüğü meselesi olarak bakıyoruz. Basın özgürlüğü uğruna bugüne kadar Abdi İpekçi, Çetin Emeç, Uğur Mumcu gibi birçok büyüğümüz canlarını verdiler. Bizim dört gün gözaltına alınsak, hatta mahkum olsak ne olur. Bununla birlikte hangi görüşte olursak olalım basın özgürlüğü meselesinde hep birlikte mücadele vermek gerekir.”

Bugün (14 Şubat 2011) yapılan aramaların -gerekçeleri açıkça bilinmemekle birlikte- muhalif bir medya organının toplumun haber alma hakkına hizmet eden faaliyetleri neticesinde gerçekleştirildiği izlenimi ortaya çıkmaktadır. Ülkemizde muhalif yayınlara karşı var olan hoşgörüsüzlüğün bir uzantısı gibi görünen bu işlemler bizi kaygılandırmaktadır. İşlemleri yürüten yargı mercilerini bu işlemlerin hukuki gerekçelerini en kısa sürede ve toplumu tatmin edici biçimde açıklamaya davet ediyoruz.”

Basın Konseyi Başkanı Orhan Birgit ve Genel Sekreter Oktay Huduti, 25 Şubat’ta gazeteci Mustafa Balbay ile Tuncay Özkan’ın duruşmasını izledi Basın Konseyi Başkanı Orhan Birgit ve Genel Sekreteri Av. Oktay Huduti, 25 Şubat’ta Silivri’de 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nde gazeteci Mustafa Balbay ile Tuncay Özkan’ın duruşmasını izlediler. İki Gazetecinin de mahkemede düşünce suçlusu olduklarını söyleyerek yaptıkları savunmadan sonra Konsey Başkanı ve Genel Sekreteri’nin Balbay ve Özkan’ı duruşma arasında görüşme isteği hakim tarafından kabul edilmedi.


Özgür Bas›n 18

Ocak - Şubat 2011

BASIN KONSEYİ DAYANIŞMA VE GELİŞTİRME VAKFI İKTİSADİ İŞLETMESİ 31/12/2010 TARİHLİ AYRINTILI BİLANÇOSU 1-DÖNEN VARLIKLAR........................................................................................................................................... 13.339,22 A-HAZIR DEĞERLER............................................................................................................................................... 2.257,19 1-Kasa.................................................................................................................................................................... 124,96 2-Bankalar........................................................................................................................................................... 2.132,23 Ziraat Bankası Osmanbey Şb. (50253578-5001).............................................715,23 Ziraat Bankası Osmanbey Şb. (50253578-5004).............................................. 1.417 G-DİĞER DÖNEN VARLIKLAR............................................................................................................................... 11.082,03 1-Devreden K.D.V.......................................................................................1.571,01 2-Peşin Ödenen Vergiler ve Fonlar............................................................9.184,43 3-İş Avansları.................................................................................................326,59 2-DURAN VARLIKLAR........................................................................................................................................... 22.104,00 B-TİCARİ ALACAKLAR........................................................................................................................................... 5.685,14 1-İştiraklerden Alacaklar.................................................................................5.685,14 Fikri Haklar A.Ş...........................................................................................5.685,14 D-MADDİ DURAN VARLIKLAR.............................................................................................................................. 10.394,39 1-Demirbaşlar........................................................................................... 15.466,57 2-Birikmiş Amortismanlar..................................................................... (-) 5.072,18 E-MADDİ OLMAYAN DURAN VARLIKLAR............................................................................................................... 5.721,03 1-Haklar.......................................................................................................1.547,33 2-Özel Maliyetler........................................................................................7.678,78 3-Birikmiş Amortismanlar...................................................................... (-) 3.505,08 G-GEL.YIL. AİT GİDERLER VE GELİR TAHAKKUKLARI............................................................................................. 303,44 1-Gelecek Yıllara ait Giderler........................................................................303,44 AKTİF (VARLIKLAR) TOPLAMI.............................................................................................................................. 35.443,22 1-KISA VADELİ YABANCI KAYNAKLAR................................................................................................................ 12.147,62 B-TİCARİ BORÇLAR................................................................................................................................................ 5.315,19 1-Diğer Ticari Borçlar.................................................................................5.315,19 Beyaz Kalem Bilgisayar................................................................................. 96,61 Dağlar Oto Kiralama Turizm........................................................................... 82,60 Yurtiçi kurye A.Ş.........................................................................................4.100,98 Teknik Bilgisayar Hizmetleri.........................................................................150,00 Leartes Bilgi İşlem, Digital Yayıncılık............................................................885,00 C-DİĞER BORÇLAR................................................................................................................................................. 2.984,64 1-Personele Borçlar.......................................................................................304,68 Ödenecek Personel yol ücretleri...................................................................250,00 Ödenecek A.G.İ .............................................................................................. 54,68 2-Diğer Çeşitli Borçlar................................................................................1.048,31 Ergun Tamur...............................................................................................1.048,31 3-İştiraklere Borçlar....................................................................................1.631,65 Basın Konseyi Vakfı....................................................................................1.631,65 E-ÖDENECEK VERGİ VE DİĞER YÜKÜMLÜLÜKLER............................................................................................... 3.847,79 1-Ödenecek Vergi ve Fonlar.......................................................................3.407,81 Gelir stopajları............................................................................................3.353,15 Stopaj Damga Vergisi..................................................................................... 54,66 2-Ödenecek Sosyal Güvenlik Kesintileri.......................................................439,98 Ödenecek SGK Primleri.................................................................................398,07 Ödenecek İşsizlik Primleri.............................................................................. 41,91 3- ÖZ KAYNAKLAR................................................................................................................................................ 23.295,60 D-GEÇMİŞ YIL KÂRLARI....................................................................................................................................... 46.628,52 1- 2008 Yılı Net Kârı.................................................................................. 25.328,66 2- 2009 Yılı Net Kârı.................................................................................. 21.299,86 E-GEÇMİŞ YILLAR ZARARLARI (-)........................................................................................................................ 1.388,36 1-2007 Yılı Net Zararı..................................................................................1.388,36 F-DÖNEM NET ZARARI......................................................................................................................................... 21.944,56 1-2010 yılı Net Zararı................................................................................. 21.944,56 PASİF (KAYNAKLAR) TOPLAMI............................................................................................................................ 35.443,22

BASIN KONSEYİ DAYANIŞMA VE GELİŞTİRME VAKFI İKTİSADİ İŞLETMESİNİN 31/12/2010 TARİHLİ GELİR-GİDER TABLOSU A-BRÜT GELİRLER................................................................................................................................................ 163.731,38 1-DİĞER GELİRLER....................................................................................... 17.546,29 2- ETİK HİZMET GELİRLERİ.................................................................... 146.185,09 C-NET GELİRLER................................................................................................................................................ 163.731,38 D-MALİYETLER(-).................................................................................................................................................... 8.781,43 1-DİGER GELİRLERİN MALİYETİ.................................................................8.781,43 BRÜT GELİR FAZLASI......................................................................................................................................... 154.949,95 E-FAALİYET GİDERLERİ (-)................................................................................................................................. 164.321,45 1-GENEL YÖNETİM GİDERLERİ.............................................................. 164.321,45........................................................ FAALİYET GİDER FAZLASI (-)................................................................................................................................. 9.371,50 F-DİĞER FAALİYETLERDEN OLAĞAN GELİR VE KÂRLAR..................................................................................... 1.365,13 1- FAİZ GELİRLERİ.......................................................................................1.189,43 2- KAMBİYO KÂRLARI....................................................................................175,70 OLAĞAN GİDER FAZLASI (-).................................................................................................................................. 8.006,37 I-DİĞER OLAĞAN DIŞI GELİR VE KÂRLAR....................................................................................................................8,09 1-DİĞER OLAĞAN DIŞI GELİR VE KÂRLAR....................................................... 8,09 J-DİĞER OLAĞANDIŞI GİDER VE ZARARLAR...................................................................................................... 13.946,28 1-KANUNEN KABUL EDİLMEYEN GİDERLER........................................... 13.918,89 2-DİĞER ÇEŞİTLİ GİDERLER........................................................................... 27,39 DÖNEM GİDER FAZLASI (-)................................................................................................................................... 21.944,56 DÖNEM NET GİDER FAZLASI (-)........................................................................................................................... 21.944,56


Ocak - Şubat 2011

Özgür Bas›n 19

BASIN KONSEYİ DAYANIŞMA VE GELİŞTİRME VAKFI 31/12/2010 TARİHLİ AYRINTILI BİLANÇOSU 1- DÖNEN VARLIKLAR............................................................................................................................................... 115.057,82 A- HAZIR DEĞERLER................................................................................................................................................ 115.057,82 1-Kasa...............................................................................................................................................................................447,26 2-Bankalar.................................................................................................................................................................. 114.610,56 Ziraat Bankası (1692745-5001) ....................................................................... 15.732,23 Vakıfbank (2012233)...............................................................................................66,60 Garanti Bankası Boğaziçi Şubesi.................................................................... 98.811,73 Ziraat Bankası (1692745-5011) Vakıfbank (00158018010230539) Ziraat Bankası (1692745-5002) 3-Diğer Menkul Kıymetler.................................................................................................................................................... 0,19 Ziraat Bankası(1692745-5007)..................................................................................0,19 4-Peşin Ödenen Vergi ve Fonlar 2- DURAN VARLIKLAR................................................................................................................................................. 32.459,06 B-DİĞER ALACAKLAR...................................................................................................................................................5.866,64 1-İştiraklerden Alacaklar................................................................................... 5.866,64 C-MALİ DURAN VARLIKLAR..........................................................................................................................................4.250,00 1-İştirakler......................................................................................................... 4.250,00 D-MADDİ DURAN VARLIKLAR................................................................................................................................ 22.073,14 1-Tesis, Makine ve Cihazlar.............................................................................. 8.727,76 2-Demirbaşlar.................................................................................................. 13.345,38 E- GEL. YIL. AİT GİDER VE GELİR TAHHAKKUKLAR.......................................................................................................269,28 1- Gelecek yıllara ait giderler..............................................................................269,28 AKTİF (VARLIKLAR) TOPLAMI.................................................................................................................................. 147.517,07 1- KISA VADELİ YABANCI KAYNAKLAR.......................................................................................................................1.198,78 C-DİĞER BORÇLAR..........................................................................................................................................................898,78 Diğer Çeşitli Borçlar.............................................................................................898,78 E-ÖDENECEK VERGİ VE DİĞER YÜKÜMLÜLÜKLER........................................................................................................300,00 Ödenecek vergi ve fonlar.....................................................................................300,00 3- ÖZ KAYNAKLAR.................................................................................................................................................... 146.318,29 A-ÖDENMİŞ SERMAYE..................................................................................................................................................1.254,00 Sermaye............................................................................................................ 1.254,00 D-GEÇMİŞ YILLAR GELİR FAZLASI........................................................................................................................... 158.759,65 2000 yılı gelir fazlası.......................................................................................... 3.971,53 2001 yılı gelir fazlası.......................................................................................... 5.518,56 2002 yılı gelir fazlası.......................................................................................... 9.863,92 2003 yılı gelir fazlası........................................................................................ 25.657,90 2004 yılı gelir fazlası........................................................................................ 25.603,58 2005 yılı gelir fazlası........................................................................................ 42.503,03 2006 yılı gelir fazlası........................................................................................ 34.236,76 2007 yılı gelir fazlası.......................................................................................... 5.277,48 1996 yılı gelir fazlası.......................................................................................... 4.790,12 1997 yılı gelir fazlası.......................................................................................... 1.336,77 E-GEÇMİŞ YILLAR GİDER FAZLALARI (-)....................................................................................................................9.997,57 2009 yılı gider fazlası............................................................................................991,36 2008 yılı gider fazlası......................................................................................... 2.404,28 1995 yılı gider fazlası............................................................................................269,53 1998 yılı gider fazlası............................................................................................785,46 1999 yılı gider fazlası......................................................................................... 5.546,94 F-DÖNEM NET GELİR (GİDER)......................................................................................................................................3.697,79 1-Dönem net gider fazlası................................................................................ 3.697,79 PASİF (KAYNAKLAR) TOPLAMI................................................................................................................................. 147.517,07

BASIN KONSEYİ DAYANIŞMA VE GELİŞTİRME VAKFI’NIN 31/12/2010 TARİHLİ GELİR-GİDER TABLOSU A- BRÜT GELİRLER........................................................................................................................................................9.195,00 1- DİĞER GELİRLER.............................................................................................490,00 2- BİREYSEL ÜYE KATILIM PAYLARI................................................................ 6.625,00 3- BAĞIŞ VE YARDIMLAR................................................................................. 2.080,00 C- NET GELİRLER..........................................................................................................................................................9.195,00 BRÜT GELİR FAZLASI.............................................................................................................................................9.195,00 E- FAALİYET GİDERLERİ (-)......................................................................................................................................... 21.250,10 1. GENEL YÖNETİM GİDERLERİ (-)................................................................. 21.250,10 FAALİYET GİDER FAZLASI (-)..................................................................................................................................... 12.055,10 F- DİĞER FAALİYETLERDEN OLAĞAN GELİR VE KÂRLAR..........................................................................................9.085,51 1- FAİZ GELİRLERİ............................................................................................ 9.044,02 2- MENKUL KIYMET SATIŞ KÂRLARI....................................................................41,49 G- DİĞER OLAĞAN DIŞI GİDER VE ZARARLAR (-)..........................................................................................................728,20 1- ÖNCEKİ DÖNEM GİDER VE ZARARI (-)...........................................................728,20 DÖNEM NET GİDER FAZLASI (-)...................................................................................................................................3.697,79


Özgür Bas›n 20 ◊ Bas›n Konseyi Yüksek

Kurulu’nun ald›ğ› kararlar› www.basinkonseyi. org.tr adresinden izleyebilirsiniz. ◊ Bas›n Konseyi’yle ilgili her türlü etkinliği www. basinkonseyi.org.tr adresinden izleyebilirsiniz. ◊ Bas›n Konseyi üyelerine duyurular› www. basinkonseyi.org.tr adresinden izleyebilirsiniz.

Özgür Bas›n BASIN KONSEY‹ AYLIK BÜLTEN‹ Bas›n Konseyi Dayan›şma ve Geliştirme Vakf› ad›na sahibi

Dr. TAMER ATABARUT

Ocak - Şubat 2011

ÜYELER‹M‹ZE ÇA⁄RI Bas›n Konseyi’nin kas› şubeleri taraf›ndan faaliyetlerini devam üyelerimize kolayl›k BASIN ettirmesi, siz üyelerimizin KONSEY‹’NE sağlamak amac›yla havale y›ll›k kat›l›m paylar›n›za ücreti al›nmamaktad›r. DESTE⁄‹N‹Z‹ Ödeme yapan kişi veya ve olanaklar dahilinde yapacağ›n›z bağ›şlar›n›za BEKL‹YORUZ kurumlar›n isimlerini bağl› bulunmaktad›r. banka dekontuna kaydet2011 Yılı için katılım tirmelerini özellikle rica payları bireysel üyelerimiz için 100 ediyoruz. Çünkü bu isimler TEŞEKTL, yerel basın organları için de 150 KÜR L‹STEM‹ZDE yay›nlanacakt›r. TL’dir. Bu oran üyemiz olan cemiyet, Ayr›ca üyelerimizin, yerel medya dernek ve sendikalar için de 200 organlar›n› (yaz›l›, sözlü, görüntülü), TL’dir. Konseyimizin daha iyi hizmet bunlarda çal›şan gazetecileri ve yerel verebilmesi için üyelerimizin 2011 medya derneklerini Konseyimize üye yılı katılım paylarını bir an önce olmalar› konusunda teşvik etmelerini ödemelerini rica ediyoruz. rica ederiz. Üyelerimiz, ya ofisimizi ziyaBize (0212) 224 95 13-15 nolu ret ederek (Halaskargazi Cad. No: telefonlar, 224 95 14 nolu fakstan 110 Kat: 7 Osmanbey ‹stanbul) ya ulaşabilirsiniz. da Bas›n Konseyi T.C. Z‹RAAT e-mail: baskon@basinkonseyi.org.tr BANKASI OSMANBEY-‹STANBUL Daha özgür ve daha sayg›n bir ŞUBES‹’nde bulunan 1692745-5001 Türk medyas› dileğiyle hoşçakal›n. numaral› (IBAN: TR77 0001 0008 5001 Y›ll›k kat›l›m paylar›n› ödemiş 6927 4550 01) hesaba yat›rarak bu bulunan değerli üyelerimizin isimleri ödeme ve bağ›şlar›n› yapabilirler. aşağ›daki Teşekkür Listesi’nde Yap›lan ödemelerde Ziraat Banbulunmaktad›r.

Sorumlu Yaz›işleri Müdürü

Av. Ersü Oktay Huduti (Genel Sekreter) Başkanl›k Fahri Dan›şman›

N‹LÜFER YALÇIN Y›l: 22 Say›: 261-262 / Ocak - Şubat 2011

Halaskargazi Cd. No: 110 Kat: 7 34260 Osmanbey - ‹stanbul - Tr. Tel: (90)(212) 224 95 13-15 Faks: (90)(212) 224 95 14 Banka hesap numaras›: Bas›n Konseyi Dayan›şma ve Geliştirme Vakf› hesab›: Z‹RAAT BANKASI OSMANBEY ŞUBES‹ (‹STANBUL) HESAP NO: 1692745-5001 IBAN NO: TR77 0001 0008 5001 6927 4550 01 Ofset haz›rl›k: Doğan Ofset A.Ş. Bask›: Doğan Ofset Had›mköy - ‹STANBUL Yay›n Türü: Yayg›n süreli http:// www.basinkonseyi.org.tr e-mail: baskon@basinkonseyi.org.tr Özgür Bas›n’da yay›nlanan görüşler aksi belirtilmedikçe yaz›n›n yazar›na aittir. Bas›n Konseyi’nin tüm gelir-gider hesaplar› herkesin incelemesine aç›kt›r.

2011 YILI TEŞEKKÜR L‹STES‹ (KATILIM PAYINI YATIRAN B‹REYSEL ÜYELER) ADNAN AVUKA BURHAN AYERİ GÜVEN TANER İBRAHİM ARIKAN

İBRAHİM SARAÇOĞLU KENAN AKIN LÜTFÜ AKDOĞAN NİHAT UYTUN

NURCAN ALİOĞLU ORHAN BİRGİT ORHAN GÜRDİL TAMER ATABARUT

Basın Konseyi 23. yılını kutluyor ◊ Baştarafı 1. sayfada

Basın Konseyi’nin yirmi üçüncü kuruluş yıldönümü, 4 Şubat akşamı Başkan Orhan Birgit’in ev sahipliğinde Büyük Kulüp’te verilen bir yemekle kutlandı. Bu yemeğe Basın Konseyi Yüksek Kurulu üyeleri ve Basın Konseyi Onur Üyeleri ile birlikte Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Orhan Erinç ve eşi de katıldı. Basın Konseyi Başkanı Orhan Birgit, yirmi iki sene Basın Konseyi başkanlığı yapan ve geçtiğimiz günlerde Basın Konseyi Başkanlığı ve Yüksek Kurul Üyeliği’nden ayrılan Oktay Ekşi’ye, Basın Konseyi Yüksek Kurulu’nun 4 Şubat 2011 tarihli kararı ile verilen Onur

Üyeliği’nin bir sembolü olarak gümüş bir plaket sundu. Orhan Birgit yaptığı konuşmada, Basın Konseyi’nin kurulması ve saygın bir basın meslek örgütü haline gelmesi sürecinde büyük emeği olan Oktay Ekşi’ye teşekkürlerini sundu. Orhan Birgit, Basın Konseyi’nin görevini bu güne kadar olduğu gibi bağımsız bir biçimde yerine getirmeye devam edeceğini de sözlerine ekledi. Oktay Ekşi ise yaptığı konuşmada “Mesleğim açısından beni belki de en fazla mutlu eden şeyi yaşıyorum. Çünkü bu lütufkar şükran ifadesi içeren bu plaket benim bu meslekte geçmiş yıllarımın bana verebileceği en büyük ödüldür” dedi.

Özgür Basın Ocak Şubat 2011  

Ozgur Basın