Page 1

BAŞAKŞEHİR BELEDİYESİ VE İ.Ü. HUKUK FAKÜLTESİ İŞBİRLİĞİ İLE DÜNYADA SES GETİRECEK KÜLTÜR ORGANİZASYONU

23-30 EYLÜL 2011

SAYI:18 / EYLÜL 2011 ÜCRETSİZDİR


Geleneksel

Toplu Nikah kayıtlarımız başlamıştır.

05-30 Eylül

Başakşehir Belediyesi Hizmet Binaları ve Muhtarlıklar


ARINMA VE YENİLENME MEVSİMİ

O

nbir ayın sultanı Ramazan rüzgar gibi geldi ve üzerimizde birçok tatlı hatıra bırakarak geçti, gitti. Bizi rahmet ve bereketiyle sarıp sarmaladı. Bize, unuttuğumuz birçok şeyi yeniden hatırlattı; kardeşliği, komşuluğu, dostluğu tekrar gündemimizin baş sıralarına taşıdı. Paylaşmanın ve yardımlaşmanın erdemini bize öğretti, toplumsal birlik ve beraberliğimizi perçinledi. Bizi bir safta, bir sofrada, bir amaçta buluşturdu. Hepimize, aynı anda, aynı duyguları yaşattı. Bireysel olduğu kadar toplumsal olarak da bizi onardı. Başakşehir Belediyesi olarak bizler kurumsal anlamda da bu rahmet sağanağından faydalanmak için yoğun çalışmalar yürüttük. Ramazanın manasını sokaklarımıza ve alanlarımıza taşımak için büyük bir gayret sarfettik. Bütün imkanlarımızı, vatandaşlarımızın bu mübarek ayı huzurlu ve dolu dolu geçirmeleri için seferber ettik. Başakşehrimizin dört bölgesinde kurduğumuz etkinlik alanlarımızda, sokak iftarlarımızda hep bu manayı yakalamaya çalıştık ve zaten mübarek olan bu ayın bereketini ilçemizin her karışına taşımaya gayret ettik. Netice olarak, İstanbul’da, Ramazan ayını en yoğun, en hareketli geçiren ilçe olduğumuzu rahatlıkla söyleyebiliriz. Sokak iftarları için özel bir başlık açmamız gerekir. Ramazanın bereketini sokak ve caddelere taşımak ve komşuluk ilişkilerini daha da güçlendirmek amacıyla organize ettiğimiz sokak iftarlarında, her gün binler-

RAMAZAN, TATLI HATIRALARLA GEÇTİ VE BAYRAMA ERDİK, ŞÜKÜRLER OLSUN. RAMAZAN YOĞUNLUĞUNDAN SONRA BELEDİYE OLARAK ÇALIŞMALARIMIZ HIZ KESMEDEN DEVAM EDİYOR. 23-30 EYLÜL TARİHLERİ ARASINDA ÖNEMLİ BİR FESTİVALE EV SAHİPLİĞİ YAPMAYA HAZIRLANIYORUZ.

Mevlüt UYSAL Belediye Başkanı

ce, bazen onbinlerce komşumuzla birlikte iftarımızı ettik. Özellikle Sular vadisindeki büyük iftarımızda, yaklaşık 30 bin Başakşehirli kardeşimizle aynı sofranın etrafında bir araya gelmek, unutulmaz bir tablo olarak belleklerimizde iz bıraktı. Bununla beraber her fırsatta, Afrika’daki yardım bekleyen kardeşlerimizi gündemde tutmaya çalıştık. Bir dilim ekmeğe, bir bardak suya muhtaç insanlar için, tüm kardeşlerimizi duyarlı olmaya davet ettik. Bir araya gelmek, kaynaşmak, tanışmak kadar, paylaşmanın ve yardımlaşmanın faziletine de vurgu yaptık ve tüm ilçemizde bu anlayışı yaygınlaştırmaya çalıştık. Ramazan, bereketiyle, tatlı hatıralarıyla geçti ve bayrama erdik, şükürler olsun. Tabii belediye olarak çalışmalarımız hız kesmeden devam ediyor. Önümüzdeki günlerde, kültür-sanat çevrelerinin merakla beklediği Uluslararası Suç ve Ceza Film Festivali’ne ev sahipliği yapacağız. İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi ile birlikte organize ettiğimiz Festivali, birçok yerli ve yabancı sanatçının katılımıyla gerçekleştiriyoruz. Alanında ilk olan bu festivalle hem kültürel anlamda önemli bir çıkış yapacağımıza, hem de ilçemizin tanıtımının ve marka değerinin artmasını sağlayacağımıza inanıyorum. Bültenimizde, hem Ramazan etkinliklerimiz, hem de bu büyük festivalle ilgili haberlere geniş yer ayırdık. Sağlıcakla kalın...


08

5

16

İlçeden Haberler

7

Bitkisel Atık Yağlar Tehdit Oluşturuyor!

14

RAMAZANI BAŞAKŞEHİR’DE YAŞAMAK...

Aynı Sofrayı Paylaştık

19

“ŞEHİRLERİMİZE RUH KATMALIYIZ”

23

23-30 EYLÜL

ADALETİN TERAZİSİ MERCEK ALTINDA

Başakşehir Belediyesi Adına Sahibi: Mevlüt Uysal Sorumlu Yazıişleri Müdürü: Ömer Lütfi Tama Yayın Yönetmeni: Saadettin Acar Yayın Kurulu: Saadettin Acar, Haluk Dikbaş, Ömer Lütfi Tama, Şaziye Civelek Editör: Ömer Sercan Röportajlar: Emre Baktıroğlu, Yasemin Atadeniz

Fotoğraf: Elif Gürses, Serhat Aksungur, Murat Demir, İsa Buhur Sanat Yönetmeni: İhsan Çanakcı

BAŞAKŞEHİR İLÇE MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRÜ:

“EĞİTİMDEKİ GELİŞMELER UMUT VERİCİ”

Başakşehir Belediyesi’nin Aylık Bültenidir Eylül 2011 Yıl:2 Sayı:18

Yapım ve Baskı: Promat Yönetim Yeri: Bahçeşehir 2. Kısım Mah. Şehit Polis Gaffar Okkan Cad. No: 5 Başakşehir / İstanbul Tel: 0212 444 0 669 Faks: 0212 669 42 10 www.basaksehir.bel.tr belediye@basaksehir.bel.tr


HABER

Başkan İKTİSAD’ın İftarına Katıldı

Cüneyt Arkın, Uysal’ı Ziyaret Etti Türk sinema tarihinin en bilinen isimlerinin başında gelen, filmleriyle büyükküçük herkesin tanıdığı bir isim olan sinema sanatçısı Cüneyt Arkın, Başakşehir Belediyesi’ni ziyaret etti. Başakşehir Belediye Başkanı Mevlüt Uysal ile tanışmak için

geldiğini söyleyen Cüneyt Arkın, Başakşehir’in modern bir kent olduğunu ve çok ilgisini çektiğini dile getirdi. Başkan Uysal’la kurduğu samimiyet gözlerden kaçmayan Arkın’a, ziyarette, Murat ve Kaan isimli iki oğlu da eşlik etti.

Başakşehir Belediye Başkanı Mevlüt Uysal, kısa adı İKTİSAD olan İkitelli Sanayici ve İşadamları Derneğinin iftarına katıldı. Dernek üyelerinin yoğun katılım gösterdiği iftarda, dernek başkanı Mehmet Maciter Başkan Uysal’ı aralarında görmekten memnuniyet duyduklarını belirtti. Maciter, üyelere ilgilerinden dolayı teşekkür etti. Bir süre derneğin faaliyetleri hakkında bilgi veren Maciter’den sonra Belediye Başkanı Mevlüt Uysal söz aldı. “Ramazan dostluk

ve kardeşlik ayıdır. Ramazan boyunca belediyeler, dernekler ve işadamları çeşitli çalışmalar yürütüyor. Herkes, hayırlı ve faydalı bir şeyler yapmak için çabalıyor.” diyen Uysal, bu hassasiyetin tüm bir yıla yayılması gerektiğini belirtti. Konuşmalardan sonra, Başakşehir Belediye Başkanı Mevlüt Uysal, İkitelli Sanayici ve İşadamları Derneği Başkanı Mehmet Maciter, Genel Sekreter Murat Aktaş ve dernek yönetim kurulu üyeleri ile bir süre görüştü.

Ruhsatlar Esnafa Elden Dağıtıldı Uysal Şehit Ailesini Ziyaret Etti Başakşehir 1. Etap’ta oturan ve askerliğini Gaziantep 5. Zırhlı Tugay Komutanlığı’nda yaparken bir kaza sonucu şehit olan Burak Varol, Habibler Yayla Mezarlığı’nda toprağa verildi. Başkan Mevlüt Uysal’ın da katıldığı cenaze

töreninde gözyaşları sel oldu. Burak Varol’un evine giden Başakşehir Belediye Başkanı Mevlüt Uysal, ailesine ve yakınlarına başsağlığı dileyerek kısa bir ziyarette bulundu.

Başakşehir Belediyesi Ruhsat ve Denetim Müdürlüğü bir ilke imza atarak yeni işyeri açacak esnafın ruhsatlarını elden dağıttı. İlki Başakşehir Piramit AVM’de gerçekleştirilen projenin ikincisi, Başakşehir Prestige AVM’deki esnaflar için gerçekleştirildi. Özellikle Belediyeye uzak ve ulaşım problemi yaşayan esnafın ruhsatla ilgili işlemlerini kolaylaştırmak ve

zaman kaybını en aza indirmek amacıyla gerçekleştirilen projeye çok sayıda esnaf başvurdu. Söz konusu proje kapsamında ruhsat başvuruları ve evraklar elden teslim alındı, işlemleri tamamlanan ruhsatlar Başakşehir Ruhsat ve Denetim Müdürlüğü görevlileri tarafından tek tek esnafların işyerlerinde dağıtıldı.

BAŞAKŞEHİRBÜLTENİ

5


HABER

Önceliğimiz

Bilgievi Öğrencilerinin

SBS Başarıları %25 Arttı Başakşehir Belediyesi’nin ilçe öğrencilerine eğitim, kültür ve sosyal konularda hizmet vermek amacıyla kurduğu Bilgievleri çocukların eğitim hayatlarında daha başarılı olmalarını sağlıyor. Şahintepe Mahallesi’nde yer alan 2010-2011 eğitim öğretim döneminde Şahintepe Bilgievi’nin SBS kurslarına devam ederek sınava giren 8. sınıf öğrencilerinden 23 kişi Anadolu Liselerini kazandı. 7. Sınıf öğrencilerin SBS’deki başarıları ise %25 oranında arttı. Bilgievi’nde özellikle kitap okuma alışkanlıklarını geliştirmek için, çeşitli uygulamalarla öğrenciler teşvik ediliyor. Bu bağlamda Cevdet Kılıçlar Bilgi Evi’nde

yürütülen bir uygulamada ay boyunca en çok kitap okuyan öğrenci ödüllendirilerek panoya fotoğrafı asılıyor. Şahintepe Bilgievi kütüphanesinde düzenlenen okuma yarışmalarında ise, dönem içersinde en fazla kitap okuyan öğrenciler ödüllendiriliyor. Bilgievi’nin, çeşitli müzik sınıflarına devam eden öğrencilerin sayısı ise her geçen gün artıyor. Gitar, bağlama, tiyatro, keman ve koroya devam eden öğrencilerin sayısı 651’e ulaştı. Söz konusu bu kurslara devam eden öğrenciler 2010-2011 eğitim döneminde 37 farklı programda hünerlerini gösterecek konserlere çıkma fırsatı buldular.

Başakşehir Belediyesi ve İŞKUR

Yeni Meslekler Kazandırmaya Devam Ediyor İŞKUR İl Müdürlüğü ile Başakşehir Belediyesince ortaklaşa düzenlenen kurslar vasıtasıyla istihdam garantili eğitimlere Çağrı Merkezi Operatörlüğü de eklendi. 14 Temmuz 2011 Şahintepe Bilgievi’nde, Kavram Meslek Yüksek Okulu desteğiyle gerçekleşen ve 25’er kişilik sınıflarda eğitim alan öğrenciler diksiyon eğitiminden, müşteri ilişkileri yönetimine ve müşterilerle nasıl diyalog kurulması gerektiği

6

BAŞAKŞEHİRBÜLTENİ

ile ilgili teorik ve pratik eğitimlere kadar birçok konuda iş hayatına kendilerini hazırladılar. 44 gün süren eğitimin ilk 22 günlük teorik eğitimi 11 Ağustos tarihinde sona erdi. Burada kursu başarıyla bitiren kursiyerler Garanti Bankası bünyesinde geriye kalan 22 günlük pratik (staj) eğitimine başladılar. Staj eğitimini de başarıyla bitirecek öğrenciler sertifikaları ve iş deneyimlerini çalışacakları firmalara taşıyacaklar.

Kadın Sağlığı Başakşehir Belediyesi Sağlık İşleri Müdürlüğü’nün, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Sağlık Daire Başkanlığı ile ortaklaşa yürüttüğü “Kadın Sağlığı Taraması” sona erdi. Bu yıl 3.’sü düzenlenen ve 1,5 aydır devam eden taramalar İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne ait Gezici Sağlık Tırları ile çeşitli bölgelerde gerçekleştirildi. Güvercintepe, Şahintepe, Ziyagökalp, Onurkent, Göçmen Konutları, Deprem Blokları, Çamlık, Şamlar, Kayabaşı, Kiptaş, Yeşiltepe, Boğazköy, Kayaşehir 3-5-7-10. bölgeleri, Tekstilkent gibi 17 farklı noktada 4500 kadına ulaşılan taramalarda; kemik yoğunluğu, kan şekeri, kolesterol ölçümleri ücretsiz olarak yapıldı.

Bu yıl önceki yıllardan farklı olarak 55 yaş üstü erkeklerin de dahil edildiği taramalarda, 200 erkek de kan şekeri, kolesterol ölçümleri yönünden değerlendirildi. Taramalarda elde edilen sonuçlara göre riskli grupta bulunan kişiler, bağlı oldukları Aile Hekimlerine ve Başakşehir Devlet Hastanesinin ilgili polikliniklerine yönlendirildi. Kuruluşundan beri sağlıklı toplumun merkezine kadın ve çocuk sağlığını yerleştiren Başakşehir Belediyesi yetkilileri,hastalıkların öncesinde geç kalmadan tanı koyabilmek amacıyla yapılan, koruyucu halk sağlığı kapsamında gerçekleşen bu ve benzeri taramaların ileriki yıllarda da devam edeceğini belirttiler.


HABER

ATIK YAĞLAR BÜYÜK TEHDİT OLUŞTURUYOR! Ülkemizde son yıllarda yağda kızartılmış patates ve diğer yiyeceklerin kullanımında önemli artışlar oldu. Bunun sonucu olarak da kullanılmış bitkisel yağ atıklarında ciddi bir artış gözleniyor. Türkiye’de, yılda 1.500.000 ton bitkisel yağın gıda amacı ile kullanıldığı, bundan da yaklaşık olarak 350.000 ton atık yağın oluştuğu belirtiliyor. Bu tehlikeyi dikkate alan Başakşehir Belediyesi, konuyla ilgili ilçe genelinde yoğun bir çalışma yürütüyor. Vatandaşların bilgilendirilmesi ve bu konuda ortak bir bilincin oluşturulması amacıyla broşür ve afiş çalışması gerçekleştiren Belediye, atık yağların okullardan toplanması ve çocuklara bu bilincin aşılanması için de okullarda çeşitli yarışmalar düzenliyor. Bu çalışmaların sonucu olarak Ocak-Ağustos 2011 tarihleri arasında Başakşehir ilçesinde, belediye tarafından 6410 kg atık yağ toplandı.

SAĞLIĞIMIZ İÇİN CİDDİ BİR RİSK Başakşehir Belediyesi yetkilileri, atık yağların zararları konusunda şu bilgileri veriyor: 1- Bitkisel atık yağların kalorileri çok yüksektir. Bu atık yağlar, suya, kanalizasyona döküldüğü zaman su yüzeyini kaplar, su sistemine zarar verir, havadan suya oksijen transferini önler, zamanla sudaki oksijenin tükenmesini hızlandırır. 2- Atıksu arıtma tesisinin işletme maliyetini artırır. Atık su kanal borularına yapışarak boru kesitinin daralmasına ve tıkanmasına neden olur.

3- Daralma ve tıkanma nedeniyle tamir ve değiştirmenin verdiği maddi zararın yanında, kullanılmış bitkisel yağlar atık su kirliliğinin %25’ini oluşturmaktadır. Denize, akarsuya ve göle ulaşan bitkisel atık yağlar, kuşlara, balıklara ve diğer canlı türlerine zarar vermektedir.

BAŞAKŞEHİR BELEDİYESİ YETKİLİLERİ, ATIK YAĞLARIN ZARARLARI VE ÇEVREYE YAYDIĞI TEHLİKELER KONUSUNDA, VATANDAŞLARI BİLİNÇLENDİRMEK AMACIYLA YOĞUN BİR ÇALIŞMA YÜRÜTÜYOR.

4- Kanalizasyona dökülen yağlar, atık su arıtma tesislerine zarar verir ve işletme maliyetini artırır. Sonu arıtma ile bitmeyen atık suların içindeki bitkisel ve hayvansal atık yağlar; denizlere, göllere ve akarsulara döküldüğü zaman o suyun kirlenmesi ve sudaki oksijenin azalmasına sebebiyet verir. Bunun sonucu olarak; ortamdaki, başta balıklar olmak üzere diğer canlılar büyük zarar görür. 5- Çöpe dökülen atık yağlar çöp depolama alanında sık sık yangın çıkmasına neden olmaktadır.

Lütfen dikkat! Belediye yetkilileri, Başakşehirlilere şu hususlarda uyarılarda bulunuyor: -Kullanılmış kızartmalık yağları diğer atıklardan ayrı olarak, temiz ve ağzı kapalı bir kapakta biriktiriniz. -Kullanılmış kızartmalık yağları çevrenin korunması amacıyla kanalizasyona, toprağa, denize ve benzeri alıcı ortamlara dökmeyiniz. -Atık yağlarınızı biriktirip geri kazanım tesislerinde değerlendirilmek üzere Belediye görevlilerine teslim ediniz. BAŞAKŞEHİRBÜLTENİ

7


K A PA K

BAŞAKŞEHİR’İ RAMAZAN’DA,

RAMAZAN’I BAŞAKŞEHİR’DE

YAŞAMAK...

ıl içerisinde düzenlediği kültür sanat etkinlikleriyle, İstanbul’da adından sözettiren Başakşehir Belediyesi, bu yıl ki iddialı Ramazan etkinlikleriyle “Ramazan Başakşehir’de yaşanır” sloganının ne kadar haklı olduğunu gösterdi. Ramazanın heyecanını tüm ilçeye yaymak için gayret sarfeden Belediye, Başakşehir Sular Vadisi, Bahçeşehir Gölet, Şahintepe Mahallesi ve Altınşehir-Güvercintepe Mahallelerinde 4 ayrı etkinlik alanı oluşturdu. Vatandaşların beklentileri dikkate alınarak hazırlanan etkinliklerin gördüğü yoğun ilgi bu hassasiyetin doğru okunduğunu gösteriyor. İki yıldır olduğu gibi bu yıl da, Ramazan ayının ruhuna ve manasına uygun programlar hazırladıklarını belirten Başakşehir Belediye Başkanı Mevlüt Uysal, düzenledikleri tüm etkinliklerde bu hassasiyetle hareket ettiklerini, asla popülizme itibar etmediklerini belirtti. Mevlüt Uysal, geçtiğimiz yıl, İstanbul’un birçok ilçesinden Ramazan programlarını takip etmek için Başakşehir ilçesine gelen vatandaşlar olduğunu, bu yıl ki Ramazan programlarına da ilginin ciddi bir şekilde arttığını vurguladı. 8

BAŞAKŞEHİRBÜLTENİ

BAŞAKŞEHİR BELEDİYESİ, ÖNCEKİ İKİ YILDA OLDUĞU GİBİ BU YIL DA RAMAZAN AYININ RUHUNA VE MANASINA UYGUN PROGRAMLAR HAZIRLADI.


K A PA K

Kur’an Ayı Ramazan’da

Kur’an-ı Kerim Ziyafeti Bilindiği üzere yüce kitabımız Kur’an-ı Kerim’in nazil olmaya başladığı Kadir Gecesini içinde bulundurması nedeniyle Ramazan aynı zamanda Kur’an ayı olarak da kabul edilir. Geleneğimizde bu ayda tutulan oruçlar ve kılınan namazlarla birlikte bol bol Kur’an okumak da vardır. Bu bilinçle Ramazan boyunca etkinliklerin öncesinde ülkemizin sayılı hafızları tarafından Başakşehirlilere Kur’an-ı Kerim ziyafeti verildi. Ayrıca dünyaca ünlü hafızlardan Mısırlı Ahmet Naina, İranlı Rahim Kirhaki ve Türkiye’den İshak Danış’ın birlikte icra ettikleri “Maide-i Kur’an” programı Kur’an aşıklarına unutulmaz bir gece yaşattı.

BAŞAKŞEHİRBÜLTENİ

9


K A PA K

Ahmet Özhan’la

Muhteşem Açılış Ramazanın birinci günü, ünlü tasavvuf müziği sanatçısı, büyük yorumcu Ahmet Özhan mübarek ayın ruhani havasını duru sesiyle taçlandırdı. Ayrıca Ramazan ayı boyunca dört sahnede Erkan Mutlu, Veysel Dalsaldı, Ender

İz Bırakanlar Onlar Önden gittiler, yol oldular. Işık oldular koyu karanlığın bağrında. Hayatları da ölümleri de şiir gibiydi.

Doğan, Mustafa Demirci, Fatih Koca, Grup Degah gibi Tasavvuf Müziğinin en seçkin yorumcuları, yüzyıllardan süzülüp gelen eserleri Başakşehirlilerle buluşturdu. Ömer Karaoğlu ve Eşref Ziya unutulmaz ezgileri ile Ramazan gecelerine ayrı bir renk kattılar. Fas’ın dünyaca ünlü sanatcısı Raşid Gulam, Bosna Hersek’ten Burhan Şaban ve Irak’tan Grup Kerkük bu Ramazanın uluslararası sürprizleri idi.

Gittiler ama yankılanıp durmakta hoş sadaları gökyüzünde ve yeryüzünde, doğuda ve batıda, kuzeyde ve güneyde. Ramazan’ın manasını, fikirleri ve yaşam biçimleri ile bulundukları coğrafyaya aktarmış, inandığı değerler doğrultusunda mücadele ederek tarih sayfalarında ve insanlık hafızasında iz bırakmış sembol isimleri Ramazan boyunca o izlerin takipcileri tarafından yad edildi. Abdurrahman Dilipak Çöl Arslanı Ömer Muhtarı, Selahattin Yusuf Bilge Kral Aliya İzzetbegoviç’i, Ahmet Taşgetiren Savunan Adam Necmettin Erbakan’ı, Ekrem Demirli Doğunun Işığı Muhammed İkbal’i, Tarık Tufan

10

BAŞAKŞEHİRBÜLTENİ


K A PA K

Kara Derili Vicdan Malcolm X’i, Yavuz Bahadıroğlu Kafkas Kartalı Şeyh Şamil’i anlattıl. Bununla beraber herbiri için hayatlarının en önemli evrelerini gösteren karelerden oluşan fotoğraf sergileri düzenlendi. Ayrıca her programda, program konusu şahsiyetin posteri dağıtıldı. BAŞAKŞEHİRBÜLTENİ

11


K A PA K

Öğrenmenin En Etkili Yolu:

Bunun geleneğimizdeki en etkili yolu da sohbet metodudur şüphesiz. Başakşehir Belediyesi bütün etkinlik sahnelerinde ve ilçenin bir çok camisinde düzenlediği sohbet programlarında Nihat Hatipoğlu, Ömer Döngeloğlu, Mahmut Toptaş, İhsan Süreyya Sırma, Ali Rıza Temel, İhsan Atasoy, Abdullah Yıldız gibi ülkemizin önde gelen hatiplerini Başakşehirlilerle buluşturdu.

Sohbetler

Ramazan ayı tutulan oruçlar, kılınan namazlar ve okunan Kur’anlarla bir ibadet ve Allah’a yaklaşma ayıdır. Bu ay inananlar için dinlerini öğrenmek, bilgilerini tazelemek ve daha iyi bir insan olma bilincini takviye etmek için de bir fırsattır aynı zamanda.

K A PA K

Şiir Gibi Geceler Şiir nasıl bir sanat ise onu güzel okumanın da bir sanat olduğu artık herkesin kabul ettiği bir gerçektir. Yazdıkları şiirlerle bizleri mest eden şiirin sultanları olduğu gibi, sesleri ve yorumları ile bizleri alıp başka diyarlara

12

BAŞAKŞEHİRBÜLTENİ

götüren şiir yorumcuları da var. İşte onların en önde gelenleri Bedirhan Gökçe, İbrahim Sadri, Dursun Ali Erzincanlı, Serdar Tuncer, Uğur Arslan ve İkbal Gürpınar ilçenin dört bir yanında kurulan sahnelerde Başakşehirlilere doyumsuz şiir ziyafetleri çektiler.


Hikmet Dolu Türküler Herbirinin arkasında birer hayat dersi olan ve asırlar boyunca imbikden süzülmüşcesine rafine sözleri ile türkülerimiz, kültür dünyamızın vazgeçilmez parçalarıdır. Türkü dostu Başakşehirliler bu Ramazanda türküye de doydular. Orhan Hakalmaz, Gülay, Latif Doğan, Urfa Sıra Geceleri Grubu, Bayram Bilgi

Tokel, Yeni Türkü, Necdet Kaya, Muammer Ketencoğlu gibi Türk Halk Müziği sanatçılarımız bizleri buğulu gözlerle yurdun dört köşesinde gezintiye çıkardılar. Bahçeşehir Gölet sahnesinde sanat müziğinin usta seslerinden Zekai Tunca’nın seslendirdiği parçalar ve klasik müziğin dahi çocuğu Tuluyhan Uğurlu’nun, Mehter takımı ile verdiği görkemli konser Ramazan etkinliklerine ayrı bir renk kattı.

Sular Vadisinden Kanal7 Aracılığı ile Tüm Dünyaya

Ömer Döngeloğlu İle Sahur Özel Bu yıl Ramazan gecelerinin en gözde mekanı ünvanını iyice pekiştiren Sular Vadisi, birbirinden güzel etkinlikler ve doyumsuz ortamıyla geç saatlere kadar süren hareketliliğini sahur programıyla taçlandırdı. Ömer Döngeloğlu Hoca’nın sunduğu ve

Kanal7 ekranlarından canlı olarak yayınlanan sahur programı sahur yemeği ikramı eşliğinde doyumsuz sohbetler ve ilahi ziyafetleri ile Ramazan gecelerini doya doya yaşamak isteyen İstanbullular için gecenin son durağı...

BAŞAKŞEHİRBÜLTENİ

13


Sokak İftarlarında

Aynı Sofrayı Paylaştık

Ramazanın manevi iklimini hep birlikte yaşamak, aynı binada oturup birbirinin farkına varamamış komşuların tanışmalarına vesile olmak, Ramazan neşesini birlikte hissetmek amacıyla düzenlenen sokak iftarları bu Ramazanda da bütün mahalleleri bir araya getirdi. Oruç tutan-tutmayan yediden yetmişe herkesi aynı sofra etrafında toplayan programlar maddi manevi ziyafetlerin yanısıra bir çok Başakşehirliye kalıcı dostluklar ve sağlam komşuluk ilişkileri kazandırdı.

Çocuk Programları Çocukların dünyasında Ramazanın ayrı bir yeri vardır. Onlar birçok dini ve insani duyguyla Ramazan ayında daha yoğun bir şekilde tanışırlar. Zihin dünyalarında Ramazanda yaşadıkları ömür boyu silinmeyecek izler bırakır. O yüzden hepimiz çocukluğumuzun Ramazanlarını “nerde o eski Ramazanlar” diye yadederiz hep. Başakşehirli çocuklar bu yönden çok şanslılar. Çünkü Ramazan etkinlikleri planlanırken en büyük payı hep onlar alıyor. Bu yıl da öyle oldu. Bütün sahnelerde Hacivat Karagözden orta oyununa, jonklörden ip canbazına, sihirbazdan birbirinden sevimli şişme karakterlere kadar onlar için herşey düşünüldü.

14

BAŞAKŞEHİRBÜLTENİ

İLÇEDE OTURAN HER İKİ KİŞİDEN BİRİ SOKAK İFTARLARINA İŞTİRAK ETTİ.

Sular Vadisinde, 30 bin kişilik iftar sofrası Toplam 120.000 kişinin iştirak ettiği sokak iftarlarının en ihtişamlısı Başakşehir’in gözbebeği Sular Vadisi’nde gerçekleşti. Yalnızca bir mahalleyi kapsayan programa yaklaşık 30.000 mahalleli katıldı. Mahallede oturan her iki kişiden birinin davete icabet ettiğini gösteren bu rakam, böyle programlar için rekor bir katılım anlamına geliyor.


İftara, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, Ak Parti İstanbul Milletvekilleri Harun Karaca, Mehmet Doğan Kubat ve Ünal Kacır, Başakşehir Belediye Başkanı Mevlüt Uysal, KİPTAŞ Genel Müdürü İsmet Yıldırım ve Ak Parti Başakşehir İlçe Başkanı Ayhan Özgürel de katıldı. Hep birlikte ev sıcaklığında açılan iftardan sonra yaklaşık 30 bin kişi, ilahiyatçı-yazar Ömer Döngeloğlu’nun sofra duasına eşlik etti. Döngeloğlu, özellikle Afrika’daki insanlar içinde dua etti.

STK İftarları Sivil Toplum Kuruluşları, Modern Belediyeciliğin vazgeçilmezlerinden “birlikte yönetim” ilkesinin hayata geçirilmesinde en önemli unsurlardır. Başakşehir Belediyesi ilçedeki STK’ların güçlü ve yaygın bir şekilde sosyal hayatta etkili olmaları için onlarla sürekli iletişim ve dayanışma içinde olmaya gayret göstermektedir. Bu amaçla Sular Vadisi Gölet Kafe’de düzenlenen ve artık geleneksel hale gelen STK iftarları 29 gün boyunca ilçedeki önde gelen sivil toplum kuruluşlarının yönetici ve gönüllülerini aynı sofra etrafında topladı.

BAŞKANIN RİCASI ÜZERİNE ONBİNLERCE KİŞİ AYNI ANDA MESAJ ATARAK AFRİKAYA YARDIM GÖNDERDİLER.

Afrika’ya Binlerce SMS Desteği Ev sahibi sıfatıyla açılış konuşmasını yapan Başakşehir Belediye Başkanı Mevlüt Uysal, konuşmasının sonunda Afrika’yı kasıp kavuran açlık konusuna da değindi ve katılımcılardan, cep telefonlarını çıkarıp Diyanet İşleri Başkanlığı’nın kampanyasına destek olmalarını istedi. Başkan’ın bu ricası üzerine onbinlerce kişi aynı anda cep telefonlarından mesaj atarak Afrika’ya yardım gönderdiler.

Filistin Karikatür Sergisi Büyük İlgi Gördü Çizginin büyük ustası Naci Ali anısına, Filistin Halkıyla Dayanışma Derneği’nin desteğiyle düzenlenen sergi, 2010 Uluslararası Filistin Karikatür Yarışmasında ödül alan ve sergilenmeye değer görülen karikatürlerden oluşan sergi, ziyaretçilerden büyük ilgi gördü.

BAŞAKŞEHİRBÜLTENİ

15


HABER

O BİR BAŞAKŞEHİRLİ

Yusuf Ziya Cömert, edebiyat kökenli bir gazeteci. Türkiye’nin en köklü edebiyat dergilerinde edebi ürünleriyle boy gösterdi, bazı dergilerin kuruluşuna öncülük etti. Bunun yanında birçok gazetede de yazarlık ve yönetcilik yaptı. Kuruluşundan itibaren Yeni Şafak gazetesinde bulunan Cömert, yayın koordinatörlüğü, yazı işleri müdürlüğü görevlerinden sonra şu an gazetenin genel yayın yönetmenliğini yapıyor. Başakşehir’de ikamet eden Cömert’le medyayı ve Başakşehir’i konuştuk.

Yeni Şafak Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Yusuf Ziya Cömert:

“ŞEHİRLERİMİZE RUH KATMALIYIZ” Eczacılık ve siyasal bilgiler fakültesine girdiniz, sonrasında ODTÜ’de hazırlık okudunuz. Basın alanından farklı bir kariyere adım atmışken basınla olan ilişkiniz ne zaman ve nasıl başladı? Önce Edebiyatla nasıl tanıştığımdan başlamam lazım. İstanbul İmam-Hatip ve İstanbul Yüksek İslam Enstitüsü mezunu olan babam, İstanbul’daki kültürel ortamlar ile iç içeydi. Milli Türk Talebe Birliğinin faaliyetlerine babam beni de götürürdü. Mavi Kırlangıç dergisini bulur okurduk. Babam da beni teşvik ederdi. Bugün gazetesi bizim evimizin gazetesiydi. Bugün Gazetesi’nden enteresan şeyler hatırlıyorum. Solcular 6. filoyu protesto ediyorlardı. Güya sağcılar da solculara karşı çıkıyorlardı. Bugün gazetesinde Şevket ağabeyin resim altına yazdığı şöyle bir yazıyı hatırlıyorum: “Meydanda ağaçlardan uçuşan yaprakları taş zannederek kaçtılar” İlkokuldan aklımda kalanlardan biri de: “Bay İlerici”, “Topuz’un Maceraları” biz bunları okur takip ederdik. Lise çağlarında da Yeni Devir ve Milli Gazete’den arkadaşlarımız vardı. 16

BAŞAKŞEHİRBÜLTENİ

“ÇEKİÇ TAM İNERKEN BİR ŞEYLER SÖYLERSİN. SEN SÖYLEDİN DİYE Mİ ÇEKİÇ İNDİ, YOKSA ZATEN İNECEK MİYDİ DE SEN SÖYLEDİN, ORASINI ALLAH BİLİR. “

Biz bir okuma ortamının içinde büyüdük. Diriliş, Mavera, Varlık gibi dergileri takip ediyorduk. Üniversite döneminde ise Eczacılık bölümünde fazla kalmadım. Annemin hatırı için yazmıştım. Benim mizacıma uygun değildi. Ankara Siyasal Bilgilerde de okurken adam gibi talebelik yapmadım. Benim şiire, edebiyata meraklı arkadaşlarım vardı. Mavera dergisinden Cahit, Erdem, Rasim, Alaattin ağabeylerin de bulunduğu herkese açık sohbet ortamlarımız vardı. Bu meclislerde söyleyecek lafın varsa söylerdin, yoksa dinlerdin. Bu durum beni böyle bir mesleğe doğru çekti. Ben haylaz bir çocuktum, disiplinden, kurallardan sıkılan bir yapım vardı. Dolayısıyla memurluğu hiç düşünmedim. Devlet memurluğu okuyup-yazmak isteyenler için ana rahmi gibi rahattır. Benim kendime en yakın hissettiğim meslek yine basındı. İlk olarak, edebiyat dergilerinde yazılar yazarak başladım. 1985-1986’da Zaman Gazetesinde dış haberlerde çalıştım. Araya askerlik girdi. Düzce’de bir müddet ikamet ettim.


HABER İstanbul’daki yayınevlerine çeviri yaptım. İstanbul’a geldim. Bazı dergilere katkılarım da oldu. Zaman gazetesini oluşturan çekirdek kadroda yer aldınız. Bir gazetenin kuruluş aşamasındaki sancılar nelerdir? Gazetenin kimliği nasıl oluşturuluyor? Yanında Nabi Avcı, Adnan Tekşen, Fikret Ertan, Mehmet Doğan gibi isimlerde vardı ama Zaman gazetesini Fehmi Koru kurmuştur. Önce Milli Gazete’yi çıkarttılar fakat uzlaşamadılar. Zaman Gazetesi, 3 kişinin sermayesi ve ortaklığı ile kurulmuştur: İhsan Akcan, Alaattin Kaya, Necati Akçın. Lokomotifi ise Fehmi Koru’dur. Milli Gazete’nin okul niteliği de olmuştur. Birçok gazeteci oradan yetişmedir. Hatırı sayılır siyasi bir misyon da yüklenmiştir. Daha aktüel, kültürle, sanatla daha yakından ilgilenen, içinde Yeni Devir damarı bulunduran bir gazete olmuştur. Yeni Şafak gazetesinde şimdi kimler varsa bir dönem Milli Gazete’de yazdı. Böyle başladı gazetecilik hayatım, bir yıla yakın zaman devam etti. Kayıtlar adlı bir edebiyat dergisi çıkarttık. Ben derginin editörlüğünü yaptım. Çeşitli dergilerin yönetim kadrolarında yer aldınız, dergicilik ve gazeteciliği karşılaştırırsak, farkları nelerdir? Siz hangi alanda çalışmayı seviyorsunuz? Dergicilik geçim kaynağı olabilse, yeterince etkili yapılabilse daha uygundur bana. Dergicilikten gelme birinin gazeteciliğe katacağı çok şey vardır. Şairlerle, edebiyatçılarla doğru bir ilişki kurmak zorundasınız. Dergicilikte, edebiyat okurunun mutlu olacağı bir kalite sunacaksınız. Bunu gazetecilikte de devam ettirmenin gazeteye çok katkısı olmuştur. Gazetecilik ve dergicilik arasındaki temel fark şudur: İyi bir editör dergiyi kendi başına da çıkarabilir, yoktan var edebilir ama gazetecilik bir ekip işidir. Tek başınıza gazete çıkaramazsınız. Dergiler haber olup bittikten sonra bir şey söylerler, herkesten önce söylerse sürpriz olur. Nokta dergisi bir ara herkesten önce haber veriyordu. Fakat erken öten horoz misali başını koparttılar. Nokta dergisi çıkamadı. Gazetecilikte iş herkesten önce söylemektir. Basının kamuoyu oluşturma, yönlendirme gücü var mı? Böyle bir güç elinde varsa; bunu doğru yönlendirebiliyor mu? Basında, çekiç tam inerken bir şey söylersin. Çekice örse sen vurmuş kadar tatmin olursun. Bir gazeteci olarak “söyledik, onun için çekici vurdu” diye düşünürsün. Haklı mısın haksız mısın Allah bilir. Belki çekiç zaten

“BİR ŞEYİ DOĞRU SÖYLEYEREK DE YALAN SÖYLEYEBİLİRSİN. ÖRNEĞİN: DOĞRU BİR HABERİ MANŞETTEN DE VEREBİLİRSİN TEK SÜTUNDAN DA. KELİMELERİ AYNI OLSA BİLE ARALARINDA ETKİ YARATMA ADINA BİR FARK VARDIR. HABER YA POZİTİF ANLAMIYLA YALANDIR, YA NEGATİF ANLAMIYLA.”

vurulacaktı oraya, belki de vurayım mı vurmayayım mı derken senin sesini duydu da vurdu. Basının kamuoyuna karşı bir vebali vardır. Gazeteciler açısından basının en korkulacak tarafı şudur: Birincisi yalan söyleme. Yalan, hem kişiye, hem de Allah’a karşı bir isyandır. Allah’ın bunu böyle yarattığını da söylemiş oluyorsun. Bir şeyi doğru söyleyerek de yalan söyleyebilirsin. Örneğin: Doğru bir haberi manşetten de verebilirsin tek sütundan da verebilirsin. Kelimeleri aynı olsa bile aralarında etki yaratma adına bir fark vardır. Haber ya pozitif anlamıyla yalandır, ya negatif anlamıyla. Basının bir anlamda ülke gündemini de oluşturma gücü var. Basın bu gücü nasıl kullanıyor? Basın, toplumun nabzını tuttuğu ölçüde, toplumun ne tarafa yürüyeceğini bildiği ölçüde gündem oluşturabilir Basın elbette ki gündem oluşturuyor. Bazen toplumun nabzını tutar, bunu söylersem gündem oluşturur dersin. Bazen de çok güçlü bir şekilde bir realiteyi bulur, toplumun önüne koyarak gündem oluşturursun. Bazen de uğraşırsın gündem oluşturamazsın. O zaman anla ki toplumun nabzını tutamıyorsun. Toplumun ne tarafa yürüyeceğini bilmek gerekiyor. Biz basın olarak bir ambalaj yapıyoruz. Sunduğumuz şey haberin, olayın kendisi değil. Haberle bizim yazdığımız şey aynı şeyler değil. Basında kim tarafsızım diyorsa en büyük yalanı söylüyordur. Gazeteci olarak doğruyu söylemek gerekiyor. Doğruyu söyleyen herBAŞAKŞEHİRBÜLTENİ

17


R Ö P O RTA J kes de az veya çok taraflıdır. Doğruyu söylemenin de türlü şekilleri vardır, gazeteciler de bunu kullanırlar. Mesela; bir bakan önemli bir açıklama yapar. Bir gazeteci bakanın yaptığı açıklamadan bir haber yapar getirir. Diğeri bakan’ın delik çorabını görür haber yapar. Bana göre de bakanın söylediklerinden daha önemlidir çorabındaki deliği bulmak. Ama yine de habere, kendi dünya görüşüme göre bakarım. Bakanın çorabındaki delikle bu haberi gizlemeli miyim, gizlememeli miyim derim. Genelde de bakanın söylediklerini haber yapar, delik çorabı da aralara sıkıştırırım.

ti de vardır. Gecen gündüzün pek olmayacak. İki türlü gazeteci vardır. Birisi mesaisi bitince evine gider, işle ilgili bir şey düşünmez, diğerininse işle ilişkisi kesilmez. Buna benzer bir ilgisi varsa sürekli mesleğinde yükselir. Biraz da oturduğunuz yer olan Başakşehir’den söz edelim. Başakşehirle ilgili gözlemleriniz nelerdir? Başakşehir odağı merkezi olan bir şehir değil. Şehirlerin meydanları olur. Küçük caddeleri olur. Sokakları olur. Başakşehir baştan şehir olarak değil, toplu konut olarak planlanmış bir yerleşim. Şimdi şehre dönüştürülmeye çalışılıyor. Toplu konut olarak da düşünüldüğünde diğer bölgelere, şehirlere göre daha az sorunlu bir bölge. Yaşadığımız şehri de tatmamız gerekiyor. Bizim yeni kurulan şehirlerimize bir ruh katmamız gerekmektedir.

Ben yayınlamayacağım haberi yapana da prim veririm haber iyiyse. İlkelerime haber uymasa da muhabirin o konudaki çabasını sevdiğim için takdir ederim. Gazetecilikte sansür son zamanlarda çoğu gazetecinin dilinde. Siz sansür konusunda Türkiye’yi nerede görüyorsunuz? Sansürden kasıt şudur: Bir şeyi söylemek sakıncalı mı, değil mi? Bu bakış açısıyla haberi kırparsam bu sansürdür. Muhabirden kaynaklanan, anlatımlardan kaynaklanan bir haberi yayınlatmamak sansür değildir. Herkes sansür uygular. Sen hükümeti dikkate alırsın kendi haberine sansür uygularsın. Biz Yeni Şafak gazetesi olarak, ilk gün ne düşünüyorsak, hangi politik çizgide isek, şimdi de aynı çizgimizi, söylemimizi sürdürüyoruz. Yeni Şafak gazetesinin çizgisi rağbet gördü. Şimdi bize benzeyen gazeteler çıkıyor. Yeni Şafak’tan giden gazeteciler başka gazetelerde kendi yaptıkları işe bir Yeni Şafak mayası çalmaya gayret etti. Yeni yetişen gazetecilerin gerçek manada gazeteciliği öğrendiklerini düşünüyor musunuz? Genç gazetecilere önerileriniz nedir? Genç Gazeteciler, meslekte ilerlemek istiyorlarsa okumaları lazım, zihinlerinin açık olması lazım. Benim hep söyleyip de kendi mesleğimden hiç kimseye dinletemediğim bir şey var. “Okumak”, adam gibi yetişmek. Herkes boyuyla, posuyla, gözüyle kendisinin bir şeyleri yapabileceğini zannediyor. Eğer meslekte mesafe kat etmek istiyorsanız okuyacaksınız, gazeteci olacaksınız. Yalnızca mesleki okumak değil gazetecinin her konuda bilgisinin olması lazım, yelpazesinin geniş olması lazım. Gazetecinin de geniş bir çağrışım dağarcığı olacak ki ondan yararlanabilsin. Yani çok okuyacaklar, bir de antenleri, zihinleri açık olacak. Gazeteciliğin bir itibarı, prestiji varsa, külfe18

BAŞAKŞEHİRBÜLTENİ

BAŞKAN MEVLÜT UYSAL BAŞAKŞEHİR’DE YAŞAYAN, BÖLGEYİ YAKİNEN BİLEN BİRİSİ. BU DA BAŞAKŞEHİR İÇİN CİDDİ BİR ŞANS.

Başakşehir’de her türlü sosyal imkân var, spor alanları, resmi kurumlar, okul, sokak var ama şehir tadı vermiyor. Her şehrin kendine has tadı vardır. Manisa’nın, Antep’in, Urfa’nın bir karakteri, lezzeti vardır. Bizim yeni kurulan şehirlerimize bir ruh katmamız gerekmektedir. Belediyecilik anlamında da zor bir bölgedir. Siz bu uçurumu nasıl değerlendiriyorsunuz? Ben söz konusu zorluğunu kabul ediyorum. Ama Bağcılar, Esenler kadar zor bir ilçe değil. Boş alanlarınız çok fazla. İstanbul’da Üsküdar, Beşiktaş, Kadıköy, Beyoğlu, Eminönü, Fatih gibi kadim ilçelerin bir kimliği var. Başakşehir’de canlı sayılabilecek bir kültürel hayat var. Bunun lokomotifi de Başakşehir Belediyesi’dir ve iyi bir çalışma yürütüyor. İnsanların modern ihtiyaçlarının karşılanabileceği alışveriş merkezleri, sinemalar, Sular Vadisi gibi insanların vakit geçirebileceği, alanlar var. İlçenin böyle şeylerden mahrum olan bölgelerine de bu hizmetin gitmesi lazım. Mevlüt Bey de Başakşehir’de yaşayan, bölgeyi yakinen bilen birisi. Bu da Başakşehir için ciddi bir şans. Başkan Mevlüt Uysal birinci döneminde çözemezse bile, sorunları ikinci başkanlık döneminde bitirir. Vakit ayırdığınız için teşekkür ederiz. Ben teşekkür ederim, çalışmalarınızda başarılar dilerim.


ETKİNLİK

www.uscff.com

SUÇ VE CEZA FİLMLERİ İLE

ADALETİN TERAZİSİ MERCEK ALTINDA Başakşehir Belediyesi kültürel etkinlikler yelpazesinde sanatın en renkli ve etkili alanı olan 7.sanata destek veriyor. Başakşehir Belediyesi, Başbakanlık Tanıtma Fonu’nun katkılarıyla İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Suç ve Ceza Filmleri Festivaliyle Adaletin terazisini mercek altına alınıyor. 23-30 Eylül 2011 tarihleri arasında gerçekleştirilecek film festivali, zengin film seçkisi ve kapsamlı akademik programıyla, izleyici karşısına çıkmak için gün sayıyor. İstanbul’un kültür, sanat ve akademik hayatına yeni bir soluk katması beklenen festivalde paneller, söyleşiler, atölyeler, sergiler ve ünlü sinemacıların deneyimlerini aktaracakları bir sinema semineri de düzenlenecek. Film gösterimleri ve festival etkinliklerinin gerçekleşeceği salonlar şöyle: İ.Ü. Hukuk Fakültesi 1. Amfi ve Doktora Salonları, İ.Ü İletişim Fakültesi Sinema Salonu, Beyoğlu Sineması, Bahçeşehir Muhsin Ertuğrul Tiyatrosu, Nişantaşı City’s Sineması.

Danışma Kurulu’nda Tanıdık Yüzler

BAŞAKŞEHİR BELEDİYESİ, İSTANBUL’UN KÜLTÜR, SANAT VE AKADEMİK HAYATINA SOLUK KATACAK ÖNEMLİ BİR FESTİVALE EV SAHİPLİĞİ YAPMAYA HAZIRLANIYOR.

İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Adem Sözüer’in Başkanlığını yaptığı festivalin onursal başkanları, İ. Ü. Rektörü Prof. Dr. Yunus Söylet ve Başakşehir Belediye Başkanı Mevlüt Uysal. Festivalin danışma kurulu, akademi, psikoloji, hukuk, sinema, iletişim, edebiyat alanında uzman ve deneyimli olan şu isimlerden oluşuyor: Prof. Dr. Füsun Sokullu Akıncı, Ayda Aksel, Prof. Dr. Jörg Arnold, Fadik Sevin Atasoy, Zeki Demirkubuz, Ziya Er, Prof. Dr. Semih Gemalmaz, Prof. Dr. Walter Gropp, Prof. Dr. Aydın Gülan, Yaşar İlksavaş, Prof. Philip Kunig, Prof. Nikolaus Livos, Prof. Dr. Aydemir Okay, Prof. Dr. İzzet Özgenç, Prof. Dr. Bahri Öztürk, Prof. Dr. Bengi Semerci, Işıl Baysan Serim, Prof. Dr. Cumhur Şahin, Alin Taşçiyan, Prof. Stephen Thaman, Tarık Tufan, Yrd. Doç. Dr. Gülin Terek Ünal, Derviş Zaim, Luis Arroyo Zapatero. BAŞAKŞEHİRBÜLTENİ

19


ETKİNLİK

Festival birbirinden değerli konukları da ağırlayacak Festival izleyicileri filmleri izlerken aynı zamanda beyaz perdede görüp sevdikleri sinema yıldızlarını da yakından görme şansı bulacaklar. Ünlü Hollywood yıldızı, Hırvat asıllı Rade Serbedzija, oğlu Danilo Serbedzija’nın yönetmenliğini yaptığı 72 Gün/ Sedamdeset i Dva Dana /72 Days isimli filmle birlikte, festivalin konukları arasında yer alacak. Butterfly Man, Ghost of Mae Nak, The Elephant King’ın yapımcısı, De Warrenne Pictures’ın sahibi Tom Waller de konuklar arasında. Hem ülkesi Tayland’da, hem de Amerika’da pek çok bağımsız filmde rol alan aynı zamanda Tayland’da urban/hiphop müziğin öncüsü sayılan ödüllü grup Thaitanium üyesi Prinya ‘Way’ Intachai festivalde izleyici ile buluşacak. Uluslararası Moskova Film Festivali’nde En İyi Film seçilerek St. George heykeline layık görülen Kardeş/ Hermano adlı filmin Venezuelalı yönetmeni, Marcel Rasquin de festivalin konukları arasında. Adaletin terazisinde hukuk ve insan haklarının sorgulanacağı festivalin bölümleri ise şöyle: -Askıda Hukuk ve İnsan Hakları -Adalet Terazisi -Aşk ve Suç, Aşk ve Ceza -Suç Hikayeleri -Panorama -Kısa Film Yarışması

17 Saat / 17 Hours 23-F la película

Yönetmen: Chema De La Peña İspanya, 2011, 100’

Soykırımla Yüzleşme / Facing Genocide - Khieu Samphan and Pol Pot Yönetmen: David Aronowitsch, Staffan Lindberg İsveç, Norveç, 2010 94’ Belgesel

Çatışma / Clash / Engkwentro

Yönetmen: Pepe Diokno Filipinler, 2009, 60’

Kaçırma ve Ölüm / Abduction and Death / Secuestro y muerte Yönetmen: Rafael Filippelli Arjantin, Meksika, 2010, 95’

Kolorado Kid

Hukuk Devleti Işığında Geçmişle Hesaplaşma Geçmişle bir bağlamda sorgu ve hesaplaşma yaşanacağı festival kapsamında, “Türkiye’de Askeri Darbeler ve İnsan Hakları”, “Suç ve Ceza Bağlamında Psikiyatri ve Sinema”, “Duvar Yıkıldıktan Sonra Eski Sosyalist Cumhuriyetlerde Gelişmeler ve Askeri Darbeler Bağlamında Anayasayı İhlal Suçu” başlıkları altında paneller ve “Hukuk Devleti İlkesi Işığında Geçmişle Hesaplaşma” başlığıyla bir sempozyum da düzenlenecek.

Yönetmen: Andras B. Vagvolgyi Macaristan, 2010, 93’

Sırra Kadem/ Into Thin Air

Yönetmen: Mohammadreza Farzad İran, 2010, 26’, Belgesel

Askıda Hukuk ve İnsan Hakları Festival’in belki de en önemli kısmını oluşturan Askıda Hukuk ve İnsan Hakları bölümünde Festival takipçileri, gösterildiği dönemde izleyici üzerinde derin etkiler bırakmış olan birçok filmi yeniden izleme fırsatı da elde edecekler.

20

BAŞAKŞEHİRBÜLTENİ

Kinyarwanda

Yönetmen: Alrick Brown Ruanda, ABD, 2011, 100’


ETKİNLİK

ULUSLARARASI KISA METRAJ FİLM YARIŞMASI

Festival kapsamında büyük ustaların çektiği film ve belgesellerin yanında yeni nesil’in adalet ve hukuk sistemine olan bakışlarını, sorgulamalarını beyaz perdeye yansıtacakları uluslararası yarışmaya katılan kısa filmler de izleyicinin beğenisine sunuluyor.

Baydara (Edra’nın Kaderi)

Dicle

Yönetmen: Can Eren

Yönetmen: Seren Gel

En Sevdiğinden

Fırın

Asansör görevlisi olan ve işin çok seven güler yüzlü Edra, kendisine çok bağlı annesi Jimnaz’la birlikte yaşamaktadır. Bir gün asansöre kokoş, orta yaşlı, huysuz bir kadın biner. Zemin kata geldiklerinde asansör arıza yapar ve kadınla asansörde kalan Edra’nın kaderi bir anda değişir.

6 Ekim 2009’da “Çok acı var, dayanamıyorum” yazılı bir not bırakarak intihar eden sosyolog Dicle Koğacıoğlu anısına çekilmiş olan film, onu temsil eden karakterin bir namus cinayetinin gerçek yüzüne şahit oluşuyla içine girdiği  vicdan muhasebesine ve son gününe  odaklanmaktadır.

Yönetmen: Efecan Kağanoğuzbeyoğlu

Yönetmen: Fuat Erbey

Korkuluk

O An

Yönetmen: Adem Demirci

Yönetmen: Erman Zambak

Pişti İlone

Sesler

Yönetmen: Ramazan Güneş

Yönetmen: Deniz Dargı

Toros Canavarı

X Win

Yönetmen: Fırat Yavuz

Yönetmen: Serhat Karaaslan

Yaprak sarması bağımlısı olan genç için sıradan bir gündür. Tıkanan tuvaleti yüzünden çağırdığı tesisatçı eve gelecek ve artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktır...

Bir kasabada yaşayan 20’li yaşlarında genç bir kadın, kocasının ölümünden sonra tarladaki bir korkuluğu kocasının yerine koyar.

Tek başına yaşayan ve müzik kasetlerini çok seven yaşlı bir adamın trajikomik hikâyesi. 12 Eylül askeri darbe sonrası Kürtçe müzik kasetler yasaklanmıştır. Kasetlerinden vazgeçemeyen yaşlı adam onları saklamak için bahçesinde bir çukura gömer. Fakat müziksiz yapamadığı için sürekli korku içinde kasetlerini çıkarıp tekrar saklamaktadır.

Bir zamanlar neredeyse her mahallede, her caddede hatta her sokakta aniden beliriveren, “Toros” adlı arabanın korkutucu hikâyesidir. Toros, acımasızlaşmış insanlığın sembolik figürüdür.

Aslı ve Veysel aynı mahallede yaşayan, 9-10 yaşlarında iki çocuktur. Aslı ve Veysel’in bir gününü anlatan flm, aynı mahallede yaşamalarına rağmen birbirlerini hiç tanımayan insanların, aslında ne kadar da iç içe olduklarını ve bu yaşam kargaşasında umursanmayan çocukların maruz kaldığı kötülükleri gözler önüne sermektedir.

Gerçek kavramı, onu nasıl anladığımız ya da gördüğümüzle değil, ona ne kadar yakın olduğumuzla ilgilidir. Film, gerçeği fotoğraf üzerinden anlatır.

Bazen bir ses bizi başka dünyalara götürür. Hayaller kurdurur, anılarımızı canlandırır, hatırlatır… Hele ki uzaksak… Tutsaksak ya da erişemiyorsak… Bunlar bazen, Ada vapurunun düdüğü, bazen sahile vuran dalga sesleri, bazen çocuk gülüşlerindeki neşedir. Bazen de sadece bizi yutan kalabalığın gürültüsüdür.

Gerdek gecesi istenen kanlı çarşaf üzerine tek planlık diyalogsuz bir film.

BAŞAKŞEHİRBÜLTENİ

21


ETKİNLİK

ULUSLAR ARASI SUÇ VE CEZA FİLM FESTİVALİ

AKADEMİK PROGRAM 24 Eylül 2011, Cumartesi İstanbul Üniversitesi, Doktora Salonu AÇILIŞ PANELİ Tarihi ve Hukuki Perspektiften Türkiye’de Askeri Müdahaleler (15.00 - 18.00) Yönetici: Prof.Dr. Aydın GÜLAN Konuşmacılar: Prof.Dr. Fethi GEDİKLİ

Tanzimattan 27 Mayısa Askeri Müdahaleler

Sinemada Bir Ceza Yöntemi Olarak Psikiyatrinin Kullanımı Yağmur TAYLAN Sinema ve Psikiyatri Durul TAYLAN Sinema ve Psikiyatri

15.00 - 15.30 Ara KONFERANS II Radbruch Formülü (15.30 - 16.30) Konuşmacı: Prof.Dr. Wolfgang FRISCH

Prof.Dr. Şükrü HANİOĞLU Prof.Dr. Osman DOĞRU

27 Eylül 2011, Salı İstanbul Üniversitesi, Doktora Salonu

Prof.Dr. Nihat Bulut

PANEL IV Askeri Darbeler Bağlamında Anayasayı İhlal Suçu (10.00 - 12.00) Yönetici: Prof.Dr. Adem SÖZÜER Konuşmacılar: Prof.Dr. Nikolaos LIVOS Anayasayı İhlal Suçunun

27 Mayıs Rejimi

Açılış Töreni 19.30 25 Eylül 2011, Pazar İstanbul Üniversitesi, Doktora Salonu PANEL - I Türkiye’de Askeri Darbeler ve İnsan Hakları (09.00 - 10.30) Yönetici: Prof. Dr. Füsun SOKULLU - AKINCI Konuşmacılar: Prof.Dr. Semih GEMALMAZ 12 Eylül Rejimi

Prof.Dr. Stephen THAMAN Bizim Çocuklar Yaptı

KONFERANS I Amerika ve Rusya Perspektifinden On İki Kızgın Adam (11.00 - 12.00) Konuşmacı: Natalya MAKAROVA

PANEL V Tek Kişi İktidarından Demokratik Rejime Geçişte Mısır ve Tunus Örnekleri (13.30 - 16.00) Yönetici: Konuşmacılar: Prof.Dr. Mohammed AKIDA Mısır Raporu Dr. Alaa Al ASWANIE 25 Ocak Devrimi 28 Eylül 2011, Çarşamba İstanbul Üniversitesi, Doktora Salonu

PANEL II Duvar Yıkıldıktan Sonra Eski Sosyalist Cumhuriyetlerde Gelişmeler (13.30 - 15.50) Yönetici: Prof. Dr. Bahri ÖZTÜRK Konuşmacılar: Prof.Dr. Lasar GRUEV Bulgaristan Raporu Dr. Krisztina KARSAI Macaristan Raporu Denisa FIKAROVA Çek Cumhuriyeti Raporu

SEMPOZYUM Hukuk Devleti İlkesi Işığında Geçmişle Hesaplaşma

26 Eylül 2011, Pazartesi İstanbul Üniversitesi, Doktora Salonu

10.00 - 10.30 : Tartışma 10.30 - 10.50 : Ara

PANEL III Suç ve Ceza Bağlamında Psikiyatri ve Sinema (13.00 - 15.00) Yönetici: Prof.Dr. Bengi SEMERCİ Konuşmacılar: Prof.Dr. Mert SAVUN Seri Katillerin Anatomisi Doç.Dr. Mustafa BİLİCİ 22

Gerçekleşme Koşullarına İlişkin Tartışmalar Prof.Dr. İzzet ÖZGENÇ Eski ve Yeni Türk Ceza Kanununda Anayasayı İhlal Suçu

BAŞAKŞEHİRBÜLTENİ

Açılış Oturumu: 09.00 - 10.30 Prof.Dr. Peter Andre ALT Nasyonal Sosyalizm ve Kötülüğün Estetiği

Prof.Dr. Philip KUNIG

Hukuk Devleti İlkesi Bağlamında Geçmişle Hesaplaşma - Alman Yeniden Birleşme Örneği

1. Oturum: 10.50 - 12.20 Oturum Başkanı: Prof. Dr. Walter GROPP 10.50 - 11.50 Prof.Dr. Albin ESER

Geçiş Tedbirleriyle, Uluslararası Hukuk Suçlarının Daha İyi Ulusal Ceza Kovuşturmasına Yönelik Hukuk Politikası Yansımaları

Prof.Dr. Jörg ARNOLD Geçiş Ceza Hukuku ve Geçmiş Politikası

11.50 - 12.20: Tartışma 12.20 - 14.00: Öğle Yemeği 2. Oturum : 14.00 - 16.00 Oturum Başkanı: Prof.Dr. İzzet ÖZGENÇ 14.00 - 15.30 Prof.Dr. Ana SABADELL Brezilya Raporu Dr. Pablo Galain PALERMO Uruguay Raporu Dr. Salvador Millaleo HERNANDEZ Şili Raporu 15.30 - 16.00: Tartışma 16.00 - 16.20: Ara 3. Oturum: 16.20 - 17.00 Oturum Başkanı: Prof.Dr. Mustafa Ruhan ERDEM 16.20 - 17.20 Prof. Dr. Włodzimierz WRÓBEL Polonya’da 1989 Yılındaki Dönüşüm Sonrası Ceza Hukukuyla Geçmişle Hesaplaşmanın Yolları Dr. Ludmilla OBIDINA Rusya Raporu

17.20 - 17.50: Tartışma 29 Eylül 2011, Perşembe İstanbul Üniversitesi, Doktora Salonu 1. Oturum: 09.00 - 10.30 Oturum Başkanı: Prof.Dr. Cumhur ŞAHİN 09.00 - 11.00 Dr. Jan-Michel SIMON İnsan Hakları İhlallerinin Bitirilmesinde Ceza Muhakemesinde Gerçek Kavramının Sınırları

Dr. Stefanos KAREKLÁS Suç ve Ceza : Yunanistan’daki Askeri Diktatörlüğe (1967 - 1974) Yönelik Ceza Hukuku Yoluyla Hesaplaşma Dr. Julie TRAPPE Romanya Raporu

10.30 - 11.00: Tartışma 11.00 - 11.20: Ara 2. Oturum: 11.20 - 12.50 Oturum Başkanı: Prof.Dr. Veli Özer ÖZBEK 11.20 - 12.20 Prof. Dr. Cho BYUNGSUN Kore Raporu Dr. Thomas Richter Çin Raporu 12.20 - 12.50 : Tartışma 12.50 - 13.00 : Sempozyum Değerlendirme ve Kapanış Konuşmaları 13.00 - 14.30 : Öğle Yemeği


R Ö P O RTA J

Başakşehir, tüm Türkiye’de olduğu gibi, üç aylık yaz tatilinin ardından yeni eğitim-öğretim yılına hazırlanıyor. Okullar açılırken aileler çocuklarının kırtasiye eksiklerini tamamlamaya çalışıyor, eğitimciler de yeni ders yılının planlarını yapıyor. Başakşehir İlçe Milli Eğitim Müdürü İsmail Baltacı ile hem bu süreci, hem de Başakşehir’in yeni dönem çalışmalarını ve ilçenin eğitimdeki hedeflerini konuştuk.

Başakşehir İlçe Milli Eğitim Müdürü İsmail Baltacı:

“ŞAHİNTEPE LİSESİ BÖLGEYE RAHAT BİR NEFES ALDIRACAK” Başakşehir alt ve üst gelir seviyeleri arasındaki farkların yüksek olduğu bir yer. Siz bu anlamda yönetici olarak neler yaşıyorsunuz? Bu gelir farklarını eğitim açısından nasıl dengeliyorsunuz? Eğitim adına bizi zorlayan konu, öğretmen ihtiyaç farklılıklarıdır. Bir okulda hiç öğretmen ihtiyacı yokken diğer bölgede 5-10 öğretmen açığı olan okullarımız var. Öğretmenler orta bölgelerde sosyal imkânların yeterli olamamasından dolayı ev tutup kalmak istemiyor. Başka bölgelerden ev tutuyorlar, bu sefer birkaç vasıta ile okula ulaşmak zorunda kalıyorlar. Zorunlu olarak atanan öğretmen de birkaç yıl içersinde başka bölgeye tayin isteyip atanıyor. Bu nedenle de açık kapatılamıyor. Biz Başakşehir’in bu bölgelerdeki öğretmen açığını ücretli öğretmenler ile gidermeye çalışıyoruz. Boş geçen ders olmuyor. Bu seneki ücretli öğretmen alımı için başvuruları almaya başladık bile. Bakanlık 11 bin öğretmen atayacak. Bizim bölgemize atanacak öğretmenler de olacak. Bir diğer sorunumuz okul, yani bina yetersizliği. Bu konuda Başakşehir Belediye Başka-

EN SORUNLU OKULLARIMIZDAN BİRİSİ OLAN HACI ALİ OSMAN GÜL İLKÖĞRETİM OKULUNU YENİLEDİĞİ İÇİN BAŞAKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANIMIZA TEŞEKKÜR EDİYORUM.

nımıza çok teşekkür ediyorum. En sorunlu okullarımızdan birisi olan Hacı Ali Osman Gül Okulunu bağış temin ederek yeniledi. Okul donanımlı bir bina haline geldi., Başakşehir’de 2011-2012 eğitim-öğretim dönemi için hazırlıklar ne durumda? Geçen sene neler yapıldı, bu sene ne gibi hazırlıklar yapılıyor? Özellikle fiziki durumda sıkıntı var demiştik. Altınşehir Lisesi ile Ticaret Lisesi aynı binada eğitim veriyor. Şahintepe’de ise lise yoktu, Belediyemizin temin ettiği bağışçı bir vatandaşımız bir lise yapıyor. Bu projeler bittiği zaman bu bölgede bir ferahlama sağlayacak. Eğitim kalitesi yükselecek ve o bölgedeki öğrencilerin çevre okullara gidip gelmesinin de önüne geçildiği için maddi anlamda aileler de rahatlama sağlayacak. Belediye başkanımız isabetli bir yatırım yaptı. Kayaşehir bölgesinde bu eğitim-öğretim döneminde 2 tane anaokulu, 2 tane ilköğretim okulu, 2 tane liseyi öğretime açıyoruz. Bu okullar anaokulunu saymazsak 2 bin öğrenci kayıt alabilecek konumda. İlçede toplam 5 tane devlet lisesi vardı. Bunlardan biri AnaBAŞAKŞEHİRBÜLTENİ

23


HABER

dolu Lisesine dönüştü. 2 tanesi Genel Lise, 1 tane Ticaret Lisesi, 1 Endüstri Meslek Lisesi mevcuttu. Bu sene Kayaşehir’de yeni bir Ticeret Lisesi ve Anadolu Lisesi açtık. Ticaret Lisesinin binası çok büyük olduğu için bu Lise binası içersinde İmam Hatip Lisesi de bu yıl hizmet verecek. İmam Hatip Lisesi için bakanlığa başvuruldu. Belediyemizin, İmam Hatip Lisesine yer tayini için çalıştığını biliyorum. Bu gerçekleşirse gelecek yıla kadar İmam Hatip Lisesi de kendi binasında hizmet verebilecek. SBS ve ÖSS’de sınavları sonuçlandı. Başakşehir’in başarı düzeyi nedir? Çıtayı daha da yükseltmek için neler yapılıyor? Geçen senenin sayısal verileri elimizde mevcuttur. Bu yılda okullardan geri bildirimler geliyor. SBS ve ÖSS’de toplu sonuçlar henüz elimize geçmese de çok başarılı öğrenciler var. Toplu başarıda geçen senede genel sıralamada İstanbul genelinde 5.- 6. sıradaydık. Ümit ediyorum ki bu sene geçen seneye göre başarımız daha da yükselecek. İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü olarak uyuşturucu maddeler, trafik eğitimi vb. konularda sivil ve resmi kurumlarla beraber yürüttüğünüz çalışmalarla ilgili bilgi alabilir miyiz? Emniyet Müdürlüğü ile yapılan çalışmalar var, emniyet bu konularda son yıllarda çok duyarlı. Eski polis teşkilatı sadece vaka olduğunda müdahale ederken, son yıllarda eğitim kurumları ile beraber çalışarak öğrenciler bilinçlendiriliyor, tedbirler alınıyor. İlçe Milli Eği24

BAŞAKŞEHİRBÜLTENİ

HER OKULDA VELİLERİMİZİN KATILACAĞI BİR HOBİ SINIFI OLSUN İSTİYORUZ. VELİLERİMİZİN BU PROJEYE ZAMANLA KATILIM SAĞLAYACAĞINI DÜŞÜNÜYORUZ.

tim olarak bizlerin de seminer programları var. İlçemiz bu anlamda iyi durumdadır. Özellikle gecekondu bölgesine ağırlık verilerek çalışmalar yürütülmektedir. Bu bölgelerde nüfus kalabalık henüz ilçe sınırlarından dışarıya çıkmamış öğrencilerimiz var. Bu öğrencilerimize yönelik belediyemizin yaptığı geziler çok önemlidir. İstanbul’un kültürel yerlerine geziler düzenlenerek bu öğrenciler sosyalleştirilmeye, yaşadıkları şehri tanıtmaya çalışılıyor. Anne-babaların eğitim sürecine katılmaları ve onların çeşitli konularda bilinçlendirilmeleri ve bilgilendirilmeleri konusunda ilçemizde neler yapılıyor? Aileler için, her okulda bir hobi sınıfı açılıyor. Anne-baba eğitim seminerlerimiz var. Hem İlçe Milli Eğitimin hem de okulların rehberlik birimleri tarafından yürütülen çalışmalar var. Biz evde oturan, çalışmayan veliler için yeni bir çalışma yapıyoruz. Biz okul müdürleri ile görüşerek bu veliler için okulların halk eğitim müdürlükleri ile ortak çalışma yapmalarını sağlıyoruz. Sabah-öğlen-akşam ya da hafta sonu belirlenen saatlerde okullarda kurslar açılıyor. Her okulda velilerimizin katılacağı bir hobi sınıfı olması için çalışıyoruz. Velilerimizin bu projeye katılım bilincini tam manasıyla oturtamasak da zamanla katılımın artacağını düşünüyoruz. Biz çalışmayan tüm annelerin bu kurslara katılmalarını istiyoruz. Anneler eve kapanıp kalmasın, kendilerini toplumdan dışlanmış olarak hissetmesin, buralarda bilgi, becerileri artsın, çocuklarına daha faydalı ol-


HABER sunlar istiyoruz. Ayrıca tüm okullarımızda katılımlarda sıkıntılar yaşasak da, veli toplantıları yapılıyor. Okulla irtibatı kesik olan velilerimizi eğitim sürecine katmak için çaba sarf ediyoruz. Başbakanımızın projesi olan “Fatih projesi” (Her sınıfa akıllı tahta, Her öğrenciye tablet PC) ilçemize ne gibi yenilikler getirecek? Fatih projesi Bakanlığımızın yaptığı belki de çağın en iyi çalışmalarından biri. Öğrencilerin kullanımına sunulacak olan Tablet PC’de elektronik mürekkep kullanılıyor. 100 bin kitap kapasiteli, birçok bilgiyi hafızasında tutan bir alet. Bu proje, önümüzdeki eğitim-öğretim döneminde Bakanlık tarafından belirlenen bölgemizin iki okulunda pilot uygulama yapılarak test edilecek. Önümüzdeki dönemlerde “öğretmenlere uzmanlık sınavı” gündemde. Uzmanlık sınavının eğitime katkısı neler olacak? Bilgisayarların bile 6 ayda bir versiyon’u değişiyor. Öğretmenler çağın gerisinde kalmamalı. Ben bu uygulamayı şuna benzetiyorum. Doktorlar mezun olduktan 5-10 yıl sonra seminerlere kendini geliştirmezse geri kalır. 5-10 yıl önce mezun olmuş bir öğretmen içinde aynı şey söz konusu. Eğitim alanında da birçok değişiklik oluyor. Kendini geliştiren öğretmenlerimiz de var ama bazıları da mezun olduğu bilgiyi hiç geliştirmeden senelerce aynı şeyleri anlatıyor. Uygulamaya konulması planlanan “Öğretmenlere not sistemi, performans değerlendirme sistemi” eğitime ne gibi faydalar getirecek sizce? Biz öğretmenlerimize senelerce “nasıl öğrenirsen öğren, nasıl öğretirsen öğret” dedik. Öğretmenlerin diğer mesleklerden farklı sorumlulukları var, keyfilik kabul etmez. Onlar ülkenin geleceğini şekillendiriyorlar. İyi bir eğitim iyi bir gelecek, kötü bir eğitim kötü bir gelecek demektir. Biz eğitimde geri kalmışlığımızın bedelini ödedik senelerce. Tüm eğitim materyalleriniz son model olsa da öğretmeniniz donanımlı değilse bu materyaller hiçbir işe yaramayacaktır. Önemli olan öğretmenlerimizi donanımlı hale getirmektir. Biz ülkedeki gelişmelerden çok memnunuz. Eğitimde de açılımlar ilerlemeler var. Eğitimdeki gelişmeler, yenilenmeler 5-10 yıl sonra meyvesini verecek. Biz de bundan olumlu etkileneceğiz.

BİZ ÖĞRETMENLERİMİZE YILLARCA “NASIL ÖĞRENİRSEN ÖĞREN, NASIL ÖĞRETİRSEN ÖĞRET” DEDİK. AMA ÖĞRETMENLİĞİN DİĞER MESLEKLERDEN FARKLI SORUMLULUKLARI VAR, KEYFİLİK KABUL ETMEZ. ONLAR ÜLKENİN GELECEĞİNİ ŞEKİLLENDİRİYORLAR.

Edebiyata meraklı olduğunuzu biliyoruz. Bize bu ilginizden bahsedebilir misiniz? Yazdıkça kendimi hala öğrenci gibi hissediyorum. Yazmak beni geliştiriyor. Öğretmenlik dönemimde kitapla, edebiyatla daha ilgiliyken şimdi çalışma temposunun yoğunluğundan dolayı fırsat bulamıyorum. Ayda bir kitap okuyorsam çok iyi der hale geldim. Öğretmenlik dönemimde roman, hikaye, tiyatro ve şiir çalışmalarım vardı. Bunlarda ticari amaç gütmediğim için sadece öğrencilerime okuttum ve oyunlarımdan öğrencilerim yararlandı. Diğer idareciler gibi benim de tamamen yazmaya adapte olmam için sanırım emekliliğimi beklemem gerekiyor. Ailenize bu yoğun tempoda vakit ayırabiliyor musunuz? Ailemize çok az vakit ayırabiliyoruz. Evde de çoğunlukla çalışıyoruz. Zaman zaman sağlık kontrollerini bile yaptıramıyoruz. Daha çok dinlendirici mesire alanlarına gidiyoruz ya da evin ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik vakit ayırıyoruz. Kültürel etkinliklere katılmak için zaman bulamıyoruz. Üst bürokraside ezici bir yoğunluk var. Bu işin en güzel yanı, bir iş adamının ticaretten büyük bir kazanç sağladığında hissettiği sevinci, biz yararlı bir iş yaptığımızda hissetmemizdir. BAŞAKŞEHİRBÜLTENİ

25


BASINDAN

TAKA

İSTİKLAL

26

BAŞAKŞEHİRBÜLTENİ


l sanatları plastik sanatlar müzik ve dans eğitimleri teknik ve sosyal eğitimle ilgisayar eğitimleri dil eğitimleri türk islam sanatları arkeoloji ve sanat tari l sanatları plastik sanatlar müzik ve dans eğitimleri teknik ve sosyal eğitimle ilgisayar eğitimleri dil eğitimleri türk islam sanatları arkeoloji ve sanat tari

1.Dönem

2011-2012 eğitim yılı

kayıtlarımız

başladı!

El Sanatları Ahşap Dekoratif Süsleme Ahşap Yakma Sanatı Biçki Dikiş Cam Dekoratif Süsleme El Nakışı Folyo Gümüş Sim Örücülüğü Kristal Taş ile Obje Kaplama Kurdela Nakışı One-Stroke (Tek Vuruş) Rölyef Takı Tasarımı Tel Kırma Mozaik Vitray Sospeso İpek Koza İşlemeciliği Mis Sabun

Dil Eğitimleri İngilizce Fransızca Almanca Osmanlıca Arapça

Teknik ve Sosyal Eğitimler

Bilgisayar Eğitimleri

Diksiyon Fotoğrafçılık Bahçe ve Bitki Bakımı Cilt Bakımı ve Makyaj Ev Hayvanları Bakımı

Temel Office İleri Office Web Tasarımı Web Programlama

Müzik ve Dans Eğitimleri

Arkeoloji ve Sanat Tarihi

Türk Halk Müziği Türk Sanat Müziği Bağlama Bale Gitar Piyano Keman Ud Ney Kanun

Yunan, Roma, Bizans Tarihi ve Sanatı Türk (Selçuk-Osmanlı) Sanatı Avrupa Sanatı İstanbul Tarihi Anadolu Medeniyetleri Mısır Tarihi ve Sanatı

Türk İslam Sanatları

Plastik Sanatlar

Tezhip Porselen Dekoratif Süsleme Ebru Hat Minyatür Kaat’ı

Resim Heykel Seramik

Bahçeşehir 2.Kısım Mah. Şehit Gaffar Okkan Cad. 34538 Başakşehir/İSTANBUL


www.uscff.com

bülten eylül 2011  

başakşehir