Page 1


Merhaba Değerli Okuyucularım, Duyguları, düşünceleri, hayalleri, inançları kalıcı kılan; geçmişin ve günümüzün geleceğe taşınmasına vesile olan en kadîm varlık: Kalem Kumluca Anadolu Öğretmen Lisesi idarecileri, öğretmenleri, öğrencileri ve yardımcı personeli “Kalem”le merhaba diyor sizlere. Okulumuz Kumluca Anadolu Öğretmen Lisesi, 2009 -2010 Eğitim Öğretim Yılı’nda 60 öğrencisiyle eline kalemi aldı ve ülkemizin eğitim sayfalarına yazmaya, çizmeye başladı. Bugün 330 öğrencisi, 4 idarecisi, 24 öğretmeni ve 7 yardımcı personeli ile Antalya’nın batısında kaliteli bir eğitim vermeye devam ediyor. Okulumuz, ilk mezunlarını bu yıl (2013) verirken ilk okul dergimiz “Kalem”i de huzurlarınıza sunuyor. Bu güzel başlangıcın heyecanını da sizlerle paylaşıyoruz. İnşallah “Kalem”i eline alan okulumuz, eğitim hayatını sürdürdüğü sürece doğrulukları, iyilikleri, güzellikleri, milletimizin milli ve manevi değerlerini; öğrencilerimizin, öğretmenlerimizin öğretim yılı içindeki çalışmalarını yazmaya; hem akademik hem sosyal alandaki başarılarımızı sizlerle paylaşmaya devam edecek, yılda bir kez sizlerle buluşacaktır. Okulumuz Kumluca Anadolu Öğretmen Lisesi, düzenlenen bir protokol gereği kendi okul binamız yapılıncaya kadar, Kumluca Belediyesi’ne ait Huzur Evi olarak inşa edilen binada eğitimini sürdürmektedir. Okulumuzun ilçemize kazandırılmasında büyük gayretleri olan Antalya Valimize ve Kumluca Kaymakamımıza, Kumluca Belediye Başkanımıza, İl ve İlçe Milli Eğitim Müdürümüze; bu güzel binayı hem okul hem pansiyon olarak bize tahsis eden Kumluca Belediyesi Yetkililerine ve Portakal Çiçeği Derneği Yöneticilerine, binanın yapımında destekleri olan tüm hayırsever vatandaşlarımıza teşekkür ediyorum. Kendi okul, pansiyon ve spor salonu binalarımızın inşaatına devletimizce başlanmış olup 2014 yılı Ekim ayında tamamlanması planlanmıştır. Vizyonunu “Türk Milli Eğitiminin amaçları ışığında okul kültürünü oluşturmuş; öğretmen, öğrenci ve velileriyle bütünleşmiş, sosyal ve kültürel etkinliklerle adından söz ettiren gözde okul olmak”, Misyonunu “Milli ve manevi değerlere bağlı, gelişen modern dünyaya ayak uydurabilecek bilgi ve donanıma sahip, düşünce özgürlüğüne saygılı, çağdaş Büyük Türkiye’yi oluşturacak sanat ve estetik duygusu gelişmiş, hoşgörü sahibi toplum mimarlarını yetiştirmek.”, Eğitim Sloganını da “Hayallerin Gerçekleştirildiği Nokta” olarak belirleyen okulumuz Kumluca Anadolu Öğretmen Lisesi, Batı Antalya’da “eğitimde marka” olma yolunda ilerlemektedir. “Kalem”in hazırlanmasında emeği geçen tüm öğretmen ve öğrencilerime teşekkür ediyor, sağlık, mutluluk ve başarı dolu günler dilerim. Gönlünüzden sevgi, elinizden “Kalem” düşmesin. Mehmet Ali GİRGİN Okul Müdürü

KUMLUCA ANADOLU ÖĞRETMEN LİSESİ ADINA SAHİBİ M. Ali GİRGİN Okul Müdürü GENEL YAYIN YÖNETMENİ Emine OKAN EDİTÖR Zekeriya ATAN Türk Edebiyatı/Dil ve Anlatım Öğretmeni YAZI SEÇME KURULU Derya KOCABAŞ Fatma KOCAKAYA Dolunay GENÇDOĞAN Yağmur GÜNGÖR Şevval ÇETİNTÜRK Merve KALAYCI Rahime Hilal ULUSOY Cennet Melek CENGİZ Ezgi TATLIDİL Selma ERBAŞ Atakan TUNCEL Ayşegül ÖZKAN Özge ÇAĞLAR Hakan İŞCAN Nadire ŞERKARA Gamze ALPTEKİN YAZI İNCELEME KURULU Kadriye ÇETİNTÜRK Zekeriya ATAN İmren AYDOĞAN DERGİ ADI TASARIMI Kubilay TIRAŞ GRAFİK & TASARIM İlyas DEĞİRMENCİ YAZIŞMA ADRESİ Kasapçayırı Mah. Vefa Tepesi. Kumluca / Antalya 0242 887 72 11 (12 Fax) aol0713@gmail.com

http://mebk12.meb.gov.tr/meb_iys_dosyalar/07/11/971628

4


İSTİKLÂL MARŞI Korkma, sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak. O benim milletimin yıldızıdır parlayacak! O benimdir, o benim milletimindir ancak! Çatma, kurban olayım, çehreni ey nazlı hilal! Kahraman ırkıma bir gül... ne bu şiddet, bu celâl? Sana olmaz dökülen kanlarımız sonra helal. Hakkıdır, Hakk’a tapan milletimin istiklal. Ben ezelden beridir hür yaşadım, hür yaşarım; Hangi çılgın bana zincir vuracakmış? Şaşarım! Kükremiş sel gibiyim, bendimi çiğner, aşarım. Yırtarım dağları, enginlere sığmam, taşarım. Garbın âfâkını sarmışsa çelik zırhlı duvar. Benim iman dolu göğsüm gibi serhaddim var. Ulusun, korkma! Nasıl böyle bir imânı boğar, ‘Medeniyet!’ dediğin tek dişi kalmış canavar? Arkadaş, yurduma alçakları uğratma sakın; Siper et gövdeni, dursun bu hayâsızca akın. Doğacaktır sana va’dettiği günler Hakk’ın, Kim bilir, belki yarın, belki yarından da yakın. Bastığın yerleri ‘toprak’ diyerek geçme, tanı! Düşün altındaki binlerce kefensiz yatanı. Sen şehid oğlusun, incitme, yazıktır, atanı. Verme, dünyâları alsan da bu cennet vatanı. Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki feda? Şühedâ fışkıracak toprağı sıksan, şühedâ! Cânı, cânânı, bütün varımı alsın da Hudâ, Etmesin tek vatanımdan beni dünyâda cüdâ. Rûhumun senden İlahî, şudur ancak emeli: Değmesin ma’ bedimin göğsüne nâ-mahrem eli! Bu ezanlar-ki şehâdetleri dinin temeliEbedî yurdumun üstünde benim inlemeli. O zaman vecd ile bin secde eder -varsa- taşım. Her cerîhamdan, İlâhî, boşanıp kanlı yaşım; Fışkırır rûh-ı mücerred gibi yerden na’şım; O zaman yükselerek arşa değer belki başım! Dalgalan sen de şafaklar gibi ey şanlı hilâl! Olsun artık dökülen kanlarımın hepsi helâl. Ebediyyen sana yok, ırkıma yok izmihlâl; Hakkıdır, hür yaşamış, bayrağımın hürriyet, Hakkıdır, Hakk’a tapan milletimin istiklâl!

Mehmet Âkif Ersoy

GENÇLİĞE HİTABE Ey Türk gençliği ! Birinci vazifen, Türk istiklâlini, Türk Cumhuriyeti’ni, ilelebet muhafaza ve müdafaa etmektir. Mevcudiyetinin ve istikbalinin yegâne temeli budur. Bu temel, senin en kıymetli hazinendir. İstikbalde dahi, seni bu hazineden mahrum etmek isteyecek dahilî ve harici bedhahların olacaktır. Bir gün, istiklâl ve Cumhuriyet’i müdafaa mecburiyetine düşersen, vazifeye atılmak için, içinde bulunacağın vaziyetin imkân ve şerâitini düşünmeyeceksin! Bu imkân ve şerâit, çok namüsait bir mahiyette tezahür edebilir. İstiklâl ve Cumhuriyetine kastedecek düşmanlar, bütün dünyada emsali görülmemiş bir galibiyetin mümessili olabilirler. Cebren ve hile ile aziz vatanın bütün kaleleri zaptedilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir. Bütün bu şerâitten daha elîm ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalâlet ve hattâ hıyanet içinde bulunabilirler. Hattâ bu iktidar sahipleri, şahsî menfaatlerini, müstevlîlerin siyasi emelleriyle tevhid edebilirler. Millet, fakr ü zaruret içinde harap ve bîtap düşmüş olabilir. Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi vazifen, Türk istiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır! Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur! Gazi Mustafa Kemâl ATATÜRK 5


İÇİNDEKİLER 10

12

14

Mehter Gösterileri

Spor Köşesi

Hayata Tatlı bir Bakış

16

17

18

Bir Cennettir Kumluca

Biçare - Memleketim

Şiir Demeti

20

21

22

Sen

Çiçekler Büyürken

Sevgi Engel Tanımaz

23

24

26

İyyyy Köşesi

Öğrencilerden İnciler

Resim Köşesi

28

30

32

Okulumuzdaki Etkinliklerimiz Kumluca Anadolu Öğretmen Lisesi

Kurslarımız 6

AB Ortaklık Projesi 2013


Kalem Dergisi

34

36

38

Piknik ve Gezilerimiz

Basında Okulumuz

Okulumuzdan Görüntüler

41

42

43

Pansiyondan İzlenimler

Sen Çok Yaşa Kumluca

Güneş Doğuyor

44

45

46

Dünyadan Mektup

Ölümsüzlük İksiri

Coğrafik Bilgiler

48

50

51

Şair ve Yazarların İlginç Dünyaları

Bir Kaç Kitap

Bir Söyleşi

52

53

54

Bulmaca

Sosyal Etkinliklerimiz

Necip Fazıl Kısakürek

56

62 Mezuniyet Törenimiz

Kumluca Anadolu Öğretmen Lisesi

Şiir Dinletimiz 7

2013


Merhaba Değerli Okurlar, Kumluca Anadolu Öğretmen Lisesi, her alanda hızla gelişen ilçemizin eğitim alanındaki lokomotifi konumunda bir okulumuz olmuştur. Anadolu Öğretmen Lisesi’nin ilçemize açılması için emek harcamış ve bu konuda sorumluluk almış bir kişi olarak çok önemli bir eğitim kurumunu Kumluca’ya kazandırmanın mutluluğunu her zaman yaşayacağım. Huzur Evi olarak yapılan bir binada kendi okul ve pansiyon binaları yapılıncaya kadar bir protokol ile eğitime başlayan okulumuzun ilçemize kazandırılmasında bize destek olan o günkü Milli Eğitim Bakanımız ve Bakanlık Yetkililerine, Antalya Valiliğimize, İl Milli Eğitim Müdürümüze bu vesile ile tekrar teşekkür ediyorum. İlçemizde Belediye Başkanımız başta olmak üzere o günkü İlçe Milli Eğitim Müdürümüz ve ilçenin diğer bürokratları ile koşturarak 2009 yılında açılış onayını aldığımız okulumuz, sadece ilçemizin değil Antalya ilimizin batısında bir bölge okulu niteliği kazanmıştır. 2009 yılında Aksu ve Alanya’dan sonra ilimizin üçüncü Anadolu Öğretmen Lisesi olarak ülkemizin eğitim kervanına katılan okulumuz, okul türünde bölgenin önemli bir ihtiyacını karşılamıştır.

lumuza tahsisini sağlayan Kumluca Belediye Başkanı ve meclis üyelerine teşekkür ediyorum. Bu okuldan mezun olan öğrencilerimiz inşallah ülkemize, insanlığa hayırlı hizmetlerde bulunarak Kumlucalı hayırseverlerin katkılarına güzel karşılık vereceklerdir. İlk Mezunlarını bu yıl (2013) verecek okulumuzun öğrencilerinin vatanımıza, milletimize, insanlığa hayırlı hizmetler verecek; ülkemizi muasır medeniyetler seviyesine ulaştıracak kişiler olacağına inanıyor, saygılar sunuyorum.

Kumlucalı hayırseverlerin Huzur Evi yapımı için verdiği yardımlarla yapılan bina daha hayırlı bir hizmeti karşılamış oldu. Kendi okul ve pansiyon binası yapılıncaya kadar Kumluca Anadolu Öğretmen Lisesi’ne tahsis edilen bu binanın yapımında maddi – manevi katkısı olan tüm hayırseverlere ve binanın oku-

Salih IŞIK Kaymakam

“KUTLU YOLCULUK”

ön çalışmayla açılış için müracaatta bulunuldu. Açılış aşamasında İl Milli Eğitim Müdürü Osman Nuri GÜNAY, Milli Eğitim Bakanlığı Öğretmen Yetiştirme ve Geliştirme Genel Müdürü Ömer BALIBEY, Milli Eğitim Bakanlığı Strateji Geliştirme Başkanı Nurettin KONAKLI ve zamanın TBMM Başkanı ve Antalya Milletvekili Mehmet Ali ŞAHİN’in direkt müdahaleleri ile Kumluca Anadolu Öğretmen Lisesinin 2009 – 2010 öğretim yılında açılması kararı alındı. Mülkiyeti Kumluca Belediyesine ait, Belediyemiz öncülüğünde, Portakal Çiçeği Derneği aracılığı ile Kumlucalı hayırseverlerce huzurevi olarak yapılan binada eğitim – öğretime başlayıp, devam eden Kumluca Anadolu Öğretmen Lisesi ilçemiz eğitimindeki ağırlığını yaptığı çalışmalarla çok kısa sürede hissettirmiştir.

Öğretmen; topluma şekil veren hem ressam hem de şekil verdiği toplumun aynasıdır. Onun için toplumların değer verdiği, sözünü dinlediği meslek mensuplarıdır. Bir milleti, devleti yüceltmek isterseniz öğretmenlik mesleğinin değerini, saygınlığını artırmanız gerekir. 1989 – 1990 öğretim yılında zamanın Milli Eğitim Bakanı Rahmetli Avni AKYOL Öğretmen Liselerinde bir hamleyle bugünkü Anadolu Öğretmen Liseleri uygulamasına başlamış, meslekle ilgili diğer bazı değişikliklerle kutsal mesleğin ülkemizde hak ettiği saygınlığa ulaşmasında önemli katkı sağlamıştır. Anadolu Öğretmen Liseleri seçkin öğrencilerin eğitim gördüğü, kaliteli eğitimin verildiği, bulundukları yerleşim yerlerinin eğitim kalitesine önemli katkı sağlayan eğitim yuvalarıdır. 2009 seçimlerinde seçim beyannamemizin eğitim hedefleri arasında ilçemize Anadolu Öğretmen Lisesini kazandırmayı da koymuştuk. Seçim sonrasında da eğitim alanında yaptığımız ilk önemli çalışma bu lisemizle ilgili oldu. İlçe Kaymakamımız Salih IŞIK, İlçe Milli Eğitim Müdürü Seydi DOĞAN ve ilçemizde ki iligili bürokratlarımızla yaptığımız

Kumluca Anadolu Öğretmen Lisesi

Okul Müdürü Mehmet Ali GİRGİN öncülüğündeki eğitimcilerin, öğrencilerle beraberce yaptıkları uyumlu, özverili çalışmalar dikkat çekmektedir. Semeresini en iyi şekilde göreceğimiz inancındayız. Eğitim Kampüsü; 2011 yılı yatırım programına alınmış olup bugün inşaatı devam etmekte, 2013 yılı sonunda tamamlandığında en donanımlı fiziksel altyapıya sahip Kumluca Anadolu Öğretmen Lisesi, Kumlucamızın Eğitim Şehri imajına en çok katkı sağlayacak kurumu olacaktır. Bütün bu çalışmaların sonunda; • İyi insanların yetiştiği, • İyi meslek mensuplarını yetiştiği, • Ülkesini, insanları seven gençliğin yetiştiği, ….. özet olarak; “İnsanların en hayırlısı, insanlara en faydalı olandır” felsefesinde geleceğin sahiplerini yetişmiş görmek en büyük dileğimizdir, diyor. Kumluca Anadolu Öğretmen Lisesinin yönetici, öğretmen ve öğrencilerine bu kutlu yolculuklarında başarılar diliyorum. 24.05.2013 Hüsamettin ÇETİNKAYA Belediye Başkanı

8

2013


Milli Eğitim Müdürlüğü olarak Antalya’da özellik arz eden, eğitim başarısında lokomotif görevi üstlenecek okulların İlimize kazandırılmasında büyük bir gayret göstermekteyiz. Bu itibarla, İlimizde 1 olan Anadolu Öğretmen Lisesi sayısı, son üç yılda 6’ya çıkarılmıştır. Toplumsal değişimin öncüsü olan öğretmenlerimiz; cehaletin karşısında araştıran, sorgulayan, bilimsel düşüncenin, aydınlığın temsilcileridirler. Vatanın her bir karış toprağında yükselen fabrika bacası, yapılan her türlü yatırım, bilimsel ve teknolojik alanda yaşanan gelişmeler şüphesiz ki öğretmenlerimizin eseridir. Geleceğimizin teminatı olan çocuklarımızın ve gençlerimizin, tarihsel ve kültürel değerlere, milli, ahlaki ve evrensel değerleri benimsemiş insanlar olarak topluma kazandırılmalarında ve eğitimli toplum olgusunun yakalanmasında önemli bir rol üstlenmişlerdir. Sevgili öğrenciler, içinde bulunduğumuz yüzyılda en büyük yatırım insana yapılan yatırımdır. Bu bağlamda eğitim, geleceğimiz ve insanımız için büyük önem arz etmektedir. Yoğun çalışmalarımızın tek bir amacı vardır; sizleri, çağdaş gelişmelere uygun, dünya ile birlikte nefes alabilen, sağlıklı kişilik yapısına sahip bireyler olarak topluma kazandırmaktır. Toplumların geleceğine yön verenler, bilgilerini azimli bir çalışma disiplini ile birleştirerek hayata geçirebilenlerdir. Günümüzde sadece bilgili olmanız yeterli değildir, sahip olduğunuz bilgi ve becerileri birer projeye dönüştürerek başkalarına örnek olacağınız çalışmalar ortaya koyabilmelisiniz. Bu doğrultuda, sizlere fırsatlar sunmak ve çalışmalarınızı desteklemek adına hepimize büyük görevler düşmektedir. Sizlerin geleceği, ülkenin geleceğidir. En başta devletimize, ülkemize, insanlığa ve çevrenize karşı sorumluluk bilincinizi asla kaybetmeyiniz. Hepinize sağlık, başarı, mutluluk dolu bir ömür temenni ediyor, gözlerinizden öpüyorum.

Bilgiye ulaşmanın son derece kolaylaştığı günümüzde, yarınlarımızın teminatı olan çocuklarımızın ve gençlerimizin, çağdaş normlara uygun bireyler olarak yetiştirilmeleri en başta gelen görevlerimizdendir. Hedefimiz, 21. yüzyıl standartlarında bir gençlik yetiştirmektir. Türkiye Cumhuriyeti’ni daha ileriye ve daha yükseğe taşıyacak bilim adamları, öğretmenler, doktorlar, hukukçular, iş adamları ve sanatçılarımız sayesinde ekonomik, sosyal ve kültürel alanda dünyanın önde gelen ülkeleri arasında yerimizi alacağız. Mayası sevgi, saygı, sabır, hoşgörü olan öğretmenlik mesleğinin hamurunun yoğrulduğu öğretmen okullarımızın, eğitim hayatımızdaki yeri asla tartışma getirmez bir gerçektir. Anadolu Öğretmen Liselerimizin; Mesleğin ruhunu özümsemiş, alt yapısı hazır öğretmen adaylarını yetiştiren bir kurum hüviyetinde olması, bu okullarımızın önemini her geçen gün daha da arttırmaktadır. Bu okullarımız, araç, gereç ve donatım yönüyle daha ciddi manada desteklenmektedir. Dünyadaki gelişmelere paralel hareket edebilen bir irfan ordusunun oluşturulması yolunda, daha dikkat çekici seviyeye ulaşmış olması, millet olarak hepimizi mutlu kılmaktadır. İl

Osman Nuri GÜLAY Antalya İl Milli Eğitim Müdürü

Merhaba Değerli Okurlar,

Anadolu Öğretmen Liseleri, Millî Eğitimin genel amaç ve temel ilkelerine uygun olarak, öğretmen yetiştiren yüksek öğretim kurumlarına öğrenci hazırlamak, öğrencilerine öğretmenlik mesleğini sevdirmek, öğretmenlik mesleğinin gerektirdiği bilgi, beceri, tutum ve davranışları kazandırmak, orta öğretim düzeyinde ortak bir genel kültür vermek, ülke kalkınmasına sosyal, kültürel ve ekonomik yönden katkıda bulunma bilincini ve gücünü kazandırmak, dünyadaki gelişme ve değişmeleri izleyebilecek düzeyde yabancı dil öğrenmelerini sağlamak, öz güven, öz denetim ve sorumluluk duygularının geliştirilmek, her bireyin farklı ve ayrı bir değer olduğu ve ekip çalışmasıyla ortak başarının elde edilmesinde önemli katkı sağlayacağı inancını verilmesine yönelik çağdaş bir eğitim ortamı hazırlamak amacıyla kurulmuş sınavla öğrenci alan önemli ortaöğretim kurumlarımızdan birisidir. Kumluca Anadolu Öğretmen Lisesi de yukarıdaki amaçlar doğrultusunda 2009-2010 Eğitim Öğretim Yılı’nda eğitime başlayan önemli bir okulumuzdur. Bu okulumuz, kendi türünde Antalya ilinin batısında önemli bir eğitim kurumu olarak görevini yerine getirmektedir. İlk mezunlarını bu öğretim yılında verecek okulumuz, öğrencilerini dürüst, güvenilir, alanında başarılı, vatanını ve milletini seven; ülkemizi Atatürk’ün gösterdiği muasır medeniyetler seviyesine ulaştıracak kişiler olarak yetiştirecektir. Daha önce Anadolu Öğretmen Liselerinde öğretmenlik ve yöneticilik yapmış bir kişi olarak ilçemizin Kumluca Anadolu Öğretmen Lisesi

bu güzide okulu Kumluca Anadolu Öğretmen Lisesi’ne ayrı bir önem verdiğimi ifade etmek istiyorum. Okulumuzun ilçemizde açılmasında emeği geçen herkese şükranlarımı dile getiriyorum. Okulumuzun faaliyetlerini, güzel eğitim ortamını başka yerlere ulaştıracak bu okul dergisini hazırlayan idareci, öğretmen ve öğrencileri tebrik ediyor; nice başarılı çalışmalar diliyorum. Osman ŞAHİN İlçe Milli Eğitim Müdürü

9

2013


M. Ali GİRGİN Okul Müdürü

İsmet ERASLAN Müdür Başyardımcısı

Hasan ARICAN Müdür Yardımcısı

Emine OKAN Müdür Yard. (Pansiyon)

Kadriye ÇETİNTÜRK Türk Dili ve Edebiyatı

Zekeriya ATAN Türk Dili ve Edebiyatı

İmren AYDOĞAN Türk Dili ve Edebiyatı

Halime TUNÇ Matematik

Ramazan ULUSOY Matematik

Burçin KARASU Matematik

Veli ÜNSAL İngilizce

Ferhat SARI İngilizce

Pınar KAPLAN İngilizce

Mustafa ÖZTÜRK Almanca

Tuba ÇANDIR Coğrafya

Bayram KESKE Fizik

G. Fırat GÖKKAYA Kimya

Cemal KULAKSIZ Biyoloji

Ramazan SÖYLER Öğrt. Meslek Bilgisi

Ayşe DÖNMEZ Resim

Bayram Ali TURGUT Din Kült. ve Ahlak Bilgisi

Barış EKEN Müzik

Azem FARSAK Öğrt. Meslek Bilgisi

Yavuz Ali AVŞAR Beden Eğitimi

Ramazan SÜEL Tarih

Nuray GÜRLEK Hemşire

Süleyman AKBAŞ Memur

Dilek TAŞ YAVUZ Edebiyat

Levent ÇAPON Aşçı

Deniz ZORBA Aşçı Yardımcısı

Kumluca Anadolu Öğretmen Lisesi

Zühal ÖZCAN Aşçı Yardımcısı

Esma ÇELİK Pansiyon Hizmetlisi

10

Şaban ÖZER Hizmetli

Huri TANAY Hizmetli

Esra ÇAPUN Kantin İşletmecisi

2013


İstasyon Günlüğü

Saat 04.30 Günlerden Cuma. Son tren de geldi, Ve sen yine yoksun… Sabaha az kaldı. Her taraf soğuk. Buz tutuyor kaldırımlar. Hafiften kar serpeliyor. Gece inatçı bitmek bilmiyor. Ama ben de inatçıyım bekliyorum. Donacağımı bilsem de Bekliyorum. Öleceğimi hissetsem de Bu zemheride. Gitmiyorum, Çünkü düşünüyorum gülüm. Seni beklerken bile, Güzel geliyor ölüm… Saat 06.30 Tan ağarmaya başladı, Sancısında gecenin. Yeni bir gün, yeni bir umut. Seherde nazlanıyor güneş Ağır ağır doğuyor üstümüze. Ve sabahın ilk treni geliyor. Birden veda ediyor İstasyon, ölüm sessizliğine. İnsanlar geliyor, gidiyor. Bir telaş var bitmez tükenmez. Ama bir sen yoksun Bu muamma dehlizinde. Geceyi yırtıp gelen, Sabahın fecrinde… Bir bardak çay Isıtıyor ellerimi. Ama içim, Soğuk titriyorum. Bir veda havası soluyorum sanki Asla gelmeyeceksin diye… Saat 10.00 Yolcular artık, Yol olup uzaklaşırken, Bir başıma… Boğazımda takılıyor Bir lokma simit, Geçmiyor seni görmeden… … Artık bilmiyorum saat kaç? Ağır ağır kapanıyor gözlerim. Kuruyan yaşlarında Bekliyorum bad-ı sabahı, Parkama sarılıp, Uzanıp bir köşe başında. Ve seni düşünemiyorum Sadece düşlüyorum. Sensiz geçen her anımı, Ukbada bir gülle süslüyorum. Barış EKEN Müzik Öğretmeni

Kumluca Anadolu Öğretmen Lisesi

11

2013


MEHTER TAKIMIMIZ

Kumluca Anadolu Öğretmen Lisesi

12

2013


Kumluca Anadolu Öğretmen Lisesi

13

2013


i s e ş ö K or

Sp

Beşiktaş’tan Manisa’ya Holosko’nun bonosu, Fenerbahçe’den Trabzon’a Gökhan Ünal’ın bonosu olarak gitti, şimdi Manchester United’ın transfer listesine giren, devlerin rüyalarını süsleyen bir golcüye dönüştü. İşte Burak YILMAZ’ın hikâyesi…

DEVLERİN YENİ RÜYASI

Sergen Yalçın’dan sonra 4 büyüklerin formasını giyen tek futbolcu Burak Yılmaz… Çok değil daha birkaç sezon önce Beşiktaş’tan Manisa’ya Holosko transferinin bonosu olarak gitmişti. Soyadı gibi yılmadı, tekrar tırmandı Fenerbahçe’ye gitti: ama orada da tutunamadı, gol bile atamadan Trabzon’a gönderildi hem de Gökhan Ünal’ın bonosu olarak. Yeniden doğuşu Trabzon’da Ama ne olduysa Trabzon’da oldu. Şenol Güneş’le kendini bulan Burak, ilk sezonunda ligde 19 gol atarken, ikinci sezonunda patlama yaşadı ve 33 golle krallık koltuğuna oturdu. 5 milyon Euro bonservis bedeli karşılığında kendisini Florya’da buldu. Burada birkaç seviye daha atlayan Burak, Şimdi Şampiyonlar Ligi’nde attığı gollerle Christiano Ronaldo’yu krallıkta zorluyor. Ligde de 14 golle zirveye oturan Sarı-Kırmızılı oyuncu, devlerin rüyası haline geldi. Adı artık Manchester United’la anılan Burak, Atletico Madrid’de de Falcao’nun veliahdı olarak görülüyor.

Derya KOCABAŞ Hakan İŞCAN

BURAK AVRUPA’NIN EN İYİ 3. GOLCÜSÜ

A

ttığı 6 golle Şampiyonlar Ligi’nin Ronaldo’dan sonra en golcü ikinci ismi Burak Yılmaz, tüm kategorilerdeki son 70 maçlar esas alındığında Avrupa’nın en skorer üçüncü ismi konumunda. Bu periyotta 60 gole ulaşan Burak, Messi ve Ronaldo’nun arkasından geliyor. Mario Gomez, İbrahimoviç, Falcao, Van Persie gibi dünyaca ünlü isimlerin de aralarında olduğu dünya çapında 22 ismi geride bırakan Burak, Torres’i 4’e katladı. Oyuncumuz Devler Ligi’nde bu sezon en çok kafa golü atan isim oldu.

Oyun Tarzını Değiştiriyor

Ancak Galatasaray’ın onu bırakmaya niyeti yok. Sarı-Kırmızılılar böyle bir transferin 15-20 milyon Euro’dan aşağı gerçekleşmeyeceğine inanıyor. Burak ise hem kafa vuruşlarını geliştiriyor hem de oyun tarzını. Teknik patron Fatih Terim’in hayali ise onunla birlikte çok daha büyük başarılara imza atmak.

Kumluca Anadolu Öğretmen Lisesi

14

2013


ASRIN EN İYİ HOCASI FERGUSON Manchester United’in tecrübeli çalıştırıcısı Alex Ferguson 21. yüzyılın en iyi teknik adamı seçildi. Uluslar arası Futbol Tarihi ve İstatistikleri Federasyonu, 21. yüzyılın en iyi antrenörlerini belirledi. İlk sırada 180 puanla Ferguson yer alırken, Portekizli çalıştırıcı Jose Mourinho 174 puanla ikinci, 165 puanla Arsene Wenger de üçüncü oldu. Türk teknik adamlardan Şenol Güneş 56, Fatih Terim ise 78. sıraya yerleşti. KOBE’DEN FARKLI BİR REKOR NBA’de LA Lakers’ın yıldızı Kobe Bryant, 14 yıllık kariyerinde toplam 15.310 atış kaçırarak bu alanda NBA’nın zirvesine yerleşti. Kobe’nin gerisinde kalan isimler şöyle: John Havlicek (15.295), Karl Malone (14.707), Michael Jordan (14.654), Kareem Abdul Jabbar (15.536).

FİLEDE AVRUPA’NIN EN BÜYÜĞÜ VAKIFBANK Voleybolda Devler Ligi Şampiyonu Vakıfbank oldu. CEV Şampiyonlar Ligi Finalinde Azerbaycan’dan Rabıta Bakü’yle karşılaşan Vakıfbank, rakibini 3-0 yenerek tarihinde ikinci kez bu kupayı kazanmayı başardı. Organizasyonda İtalyan Yamamay, ev sahibi Galatasaray Daikin’i 3-2 geride bırakarak üçüncülüğü elde etti.

ARDA, MADRİD’İN KALBİ Atletico Madrid ile sözleşmesini 4 sezon için uzatan Arjantinli teknik adam Pablo Simeone, milli futbolcumuz arda Turan’a sahip çıktı. Simeone, “Arda takımın kalbi,kalırsa mutlu olurum” diye konuştu.

EUROLİG’E BOGDANOVİC DAMGASI Eurolig Top 16 turunda Fenerbahçe Ülker’in Hırvat oyuncusu Bojan Bogdanovic, en skorer ve en değerli oyuncu sıralamasında ilk sırada yerini korudu. Bogdanovic, maç başına attığı ortalama 21,33 (toplam 192) sayıyla en skorer oyuncu oldu.

MESSİ 300’Ü GEÇTİ. Lionel Messi, Barcelona’da 300 golü geçti. Yıldız oyuncu, önceki gün Granada deplasmanında attığı 2 golle Barca forması altında 301. gole ulaştı. Barcelona Teknik Direktörü Tito Vilanova, “Messi için söyleyecek sözüm yok.” dedi. (Biz bu haberi yaparken bile gol atıyor olabilir.) Kumluca Anadolu Öğretmen Lisesi

15

2013


a Hayata t a y a H Tatlı Bir Bakış kış

a B r i B ı l t a T ŞİİRLERİM NASIL? Genç bir şair, saçmasapan şiirlerini Victor Hugo’ya okuduktan sonra: -Üstat, şiirlerimi nasıl buldunuz? diye sormuş. Victor Hugo: -Vezinsiz, kafiyesiz ve manasız bir şey yazmak istemiş ve tam başarılı olmuşsun, diye cevap vermiş.

Fatma KOCAKAYA 10-A

ATEŞ PAHASI Kanuni Sultan Süleyman avlanırken yağmura yakalanmış. Sırılsıklam ıslanmış ve soğuktan titremeye başlamış. Dağda önüne çıkan ilk kulübeye sığınmış. Kulübenin sahibi, konuklarına güzel bir çoban ateşi yakmış. Padişah ateşin karşısına geçmiş ve biraz kendini

BAYTAR Zamane gençlerinden biri, bir toplantıda Mehmet Akif’i küçük düşürmeye çalışıp: -Siz baytardınız değil mi? demiş. Akif, istifini bozmadan şu cevabı vermiş. -Evet, bir yeriniz mi ağrıyordu?

toparlayınca: -Bu ateş yüz altına değer, demiş. Bir müddet sonra elbiseleri kurumuş. Kulübeden çıkarken köylüye birkaç altın uzatmış. Padişahı tanımayan ama misafirlerinin önemli kişiler olduğunu anlayan köylü: -Demin ateşe yüz altın değer biçmiştiniz, bana ateşin parasını verin yeter, demiş. Padişah çıkarıp yüz altın vermiş: **Ateş pahası deyimi bu hadiseden sonra kullanılır olmuş.

SIR Yavuz Sultan Selim birçok Osmanlı padişahı gibi sefere çıkacağı yerleri gizli tutarmış. Bir sefer hazırlığında, vezirlerden biri ısrarla seferin yapılacağı ülkeyi sorunca, Yavuz Sultan Selim ona: -Sen sır saklamayı bilir misin? diye sormuş. Vezir: -Evet hünkarım, bilirim, dediğinde Yavuz cevabı yapıştırmış: -Ben de bilirim.

Kumluca Anadolu Öğretmen Lisesi

MUSLUKLAR HARİÇ HER YER Şair Eşref Kırkağaç, kaymakamlık binasının aktığını, tamiri gerektiğini merkeze yazmış. Merkezden yazı gelmiş: -Nerelerin aktığını tek tek bildiriniz. Bunun üzerine Eşref meseleyi şöyle izah eder: -Efendim, musluklar hariç her yer akıyor.

16

2013


ş

ROMANIN İYİSİ Tanıdıklarından biri, yazdığı romanın müsveddelerini, Neyzen Tevfik’e göstererek fikrini sorar, Neyzen, beğenmediğini ifade edince, adam: -İyi ama, siz hiç roman yazmadınız ki! Demiş Neyzen Tevfik şu cevabı verir: Ben yumurtanın tazesini bayatını iyi anlarım; ama bu güne kadar hiç yumurtlamadım.

MATEMATİKÇİ Matematikçiye sordular: -Birinin kafasını karıştırmak için ne dersin? -54 derim, dedi matematikçi. Çevresindekiler şaşırdılar: -Şimdi bu da nereden çıktı, neden 54 dedin durduk yerde? Matematikçi keyifle gülümsedi: -Bak gördünüz mü? Kafanız nasıl da karıştı bir anda.

ÜÇ AYRI DİLDE CEVAP Şair Nabi’nin Sultan’a yakınlığını çekemeyen bazı şairler, onu imtihan etmek için biri Arapça, biri Farsça, biri de eski Türkçe olmak üzere “nereye?” manasına gelen “Eyne, kuca, kanceru” dediklerinde Nabi: -Fevke, bala, yukaru, diyerek üç ayrı dilde cevap verir ve hiç aldırmadan yoluna devam eder.

MOTORLU TESTESERE Temel ve arkadaşları, daha çok ağaç kesebilmek için Amerika’dan motorlu testere getirtmeye karar vermişler. Gerekli bağlantılar kurulduktan sonra para ödenmiş ve birkaç tane motorlu testere alınmış. Garanti kağıdında da günde en az 500 tane ağaç keseceği belirtiliyormuş. Her neyse, bizimkiler koyulmuş işe. Akşam olduğunda en fazla ağaç kesen Temelmiş ve sadece 50 tane ağaç kesmiş. Doğal olarak herkes şaşırmış. Bir sonraki gün, Temel zorlayarak sayıyı 100’e çıkarmış. Daha sonraki gün akşam Temel yerinden kalkamaz hale gelmiş ama sadece 150 ağaç kesebilmiş. Artık bizimkiler Amerika’dan bir yetkili çağırmaya karar vermişler. Yetkili gelmiş ve birlikte ormana gitmişler. Amerikalı motorun ipini çekip çalıştırmış ve çıkan ses üzerine bizimkiler hep bir ağızdan: - Uyy o da ne daaa?

Kumluca Anadolu Öğretmen Lisesi

BAL İLE SİRKE Hocaya, bal ile sirke uyuşmaz derler. Hoca: -Niçin uyuşmasın? demiş. Gidip yarım okka bal yer, yarım okka da sirke içer. Gelir oturur. Yüzünün yemyeşil olduğunu görenler sorar: -Bal ile sirke uyuşmadı değil mi? Hoca yiğitliği hiç elden bırakmaz ve: -Yok yok onlar uyuştular da şimdi beni aradan çıkarmaya uğraşıyorlar, der.

17

2013


Bir Cennettir Kumluca Portakal çiçeğinin buram buram kokusunun, Domatesin limonun sulusunun, Güneşin denizden doğuşunun, Memleketidir Kumluca. Doyum olmaz yemeklerin, Topak kızarma lezzetinin, Hanımların, beylerin meziyetlerinin, İlhamıdır Kumluca. Rhadiopolis’te canlanan tarihin, Ticaretin turizmin, Çeşit çeşit köylerin, Sahibidir Kumluca Yemyeşil sarnıcının, Kıyı üzerinde Beydağları’nın, Yazın kahramanı yaylaların, Taşı, toprağıdır Kumluca. Yörük göçündeki yerlilerin, Kıran kırana deve güreşinin, Tarım ve seracılık festivallerinin, Mucididir Kumluca. Gençlerin ve yaşlıların, Farklı farklı hayatların, Yaz kış çalışan seracıların, Sımsıcak yuvasıdır Kumluca. Her mevsimin getirdiği ayrı nimetlerin, Seracılığın başkentinin, Yaşamaya değer bir cennetin, Ta kendisidir Kumluca. Dolunay GENÇDOĞAN 10-A

Kumluca Anadolu Öğretmen Lisesi

18

2013


Yağmur GÜNGÖR 12-C

Biçâre Kalpler sokağında sessiz Geziyor, kalmış çaresiz Bakıp geçmekse yersiz Elinden tutasım var Gözü yaşlı, alnı düz Saçı karışmış fakat pürüzsüz Hüzünlü ve masum bir yüz Durup durup bakasım var. Yeni yırtık, dizi yama Paltosu da yok ama Yerler bezenmiş kana Üstüne altın saçasım var

Memleketim Bir rüzgar ki alıp götürdü beni, Esti duman duman boğdu yordu beni, Deryadan gelen derviş şimdi sordu beni, Sarılıp kucaklamak isterim memleketimi. Vücudum harap düştü, dinçliği yeğler oldum, Daha dün al gül iken şimdi sararıp soldum. Bir türlü bitmeyen uzunca bir yoldum, Yine de uzanıp varmak isterim memleketimi. Derinden bir çukur kazıp içine beni koydular, Ateşte demir yakıp onla gözümü oydular, Kör edip karanlığa, gecelere boğdular, Yine de bakıp, görmek isterim memleketimi.

Kumluca Anadolu Öğretmen Lisesi

19

2013


Siir , Demeti ÖLÜMSÜZ DİZELER Seni düşünürken Bir çakıl taşı ısınır içimde Bir kuş gelir yüreğimin ucuna konar Bir gelincik açılır ansızın Bir gelincik sinsi sinsi kanar ----------------------Kuleden, Ses geliyor kuleden Beni sana kul eden? İnsan dallarla bulutlarla bir, Aynı mavilikten geçmiştir. Yaşamaktan vazgeçip İnsan nasıl ölebilir Yaşamak bu kadar güzelken? ----------------------Şunlar ki çoktur malları Gör nice oldu halleri Sonucu bir gömlek imiş Onun da yoktur yenleri

SENİ DÜŞÜNDÜKÇE Ne zaman seni düşünsem Bir ceylan su içmeye iner Çayırları büyürken görürüm Her akşam seninle Yeşil bir zeytin tanesi Bir parça mavi deniz Alır beni Seni düşündükçe Gül dikiyorum elimin değdiği yere Atlara su veriyorum Daha bir seviyorum dağları İlhan BERK

Kumluca Anadolu Öğretmen Lisesi

20

2013


Sümeyra KARAÖZ 12-C

ONLAR ANCAK KARDEŞTİRLER

Sevda dolup taşmışsa yürekte İliklerine kadar işlemişse iman Dönüp dolaşıp Hakk’a varıyorsa tüm yollar Düşünmeyin hiç, onlar ancak kardeştirler. Söyleyen her söz yalnız O’nun Varlığı için var oluyorsa Ve gönüller bir olmuşsa Hakk yolunda Onlar mümindirler Ve ancak kardeştirler. Yalnız bir kabul görmüşse kitap Yalnız bir kabul görmüşse gül yüzlü sevgili Tenler farklıymış, ne fark eder? Onlar ancak kardeştirler Bırakın farklı olsun diller Farklı olsun renkler, ırklar “Ne olursan ol gel.” diyen Mevlana’nın Dilinden haykırıyorsa tüm iman edenler Onlar ancak mümindirler Ve ancak kardeştirler.

Kumluca Anadolu Öğretmen Lisesi

21

2013


S E N

Bir gökyüzü andırır seni bir deniz bir toprak Neden her şey düşman ki bana her şey uzak Senden yana olmuş rüyalarım Aldığım nefes bile sen kokuyor bak.

Her beden sen oluyor ellerimde Her gülüş her bakış sen Kaldırım taşları seni çiziyor bana Her gece kadehime sen doluyor bak

Her sabah sen doğuyor dünyama Her akşam sen batıyor Sen yiyorum sen içiyorum artık Attığım adım bile sen diyor bak

Her gölge sen doluyor gözlerimde Her anım her anım sen Karanlıklardan sen doğuyor Yemeğimin tadı bile sana çalıyor bak

Okuduğum her şiir seni söylüyor bana Senli geçmiş zamanlar saklanmış tüm satırlara Seni görüyorum baksam ne yana Artık ben bile sen oluyor bak

Kumluca Anadolu Öğretmen Lisesi

Merve KALAYCI 10-C

22

2013


ÇİÇEKLER BÜYÜRKEN Kar taneleri yağarken üzerimize minik bir serçeyi sevgimizle ısıtmıştık. Fersah fersah aşmıştık denizleri. Kardeşçe selamlamıştık yepyeni, milletleri. Gökkuşağından köprüler kurmuştuk. Kumdan kaleler yapmıştık harçlarını alın teriyle kardığımız kalemlerimizle savaşmayı istiyorduk. Rahime Hilal ULUSOY 12-A

H

eyecanla girmiştim ilk sınıfıma. Sanki okula yeni başlayan bir çocuk gibi sığmıyordu içim içime. O gün anlamıştım ilk kez bazı çiçeklerin sadece baharda değil her mevsim açabildiğini. Sınıfı neşeyle doldururlarken yayılmıştı kokuları her yere. Sonsuz bir güven ve teslimiyetle bakıyorlardı gözlerime. Minik yüreklerinin sıcaklığını hissetmiştim kalbimin en derin yerinde. Bembeyaz bir sayfa serilmiş gibi önüme, coşkuyla aldım ilim kalemini elime. Cümleler satır satır dökülmeye başladı. Önce insanlığı öğretmiştim onlara. İyiliği, güzelliği, dostluğu ve nice erdemleri yaşatarak anlatmıştım. Önce çalışmayı, emek harcamayı öğretmiştim de zaten sonra başarı gelip onları bulmuştu. O zaman bir adım geri çekilmiş de çocuksu gururlarını seyretmiştim tebessümle. Bir gün yere düşmüştü biri. Hemen koşmuştum yanına. Gözyaşlarımız karışmıştı birbirine. Usulca sarmıştım yarasını. Koşulsuz bir sevgiydi benimki. Elinden tutup kaldırmıştım, kaldığı yerden tekrar devam edebilsin diye. Birkaçı başaramayacaklarını sanmıştı günün birinde. Çalışmak ağır gelmişti de bu zor ve meşakkatli yolda yürümek yerine kestirme gibi görünen karanlık çıkmaz sokaklara sapmak istemişlerdi. O zaman dimdik durmuştum önlerinde. Karanlığı nasıl aydınlatırsa bir fener öyle yol göstermiştim. Doğruluğa, geleceğe çevirmiştim yönlerini. Başarmak için sabretmek gerektiğini,

Kumluca Anadolu Öğretmen Lisesi

pes etmemeyi, mücadeleyi öğretmiştim ve alın terinin değerini göstermiştim. Sayıların büyülü dünyasına dalmıştık hep birlikte derslerde yedi iklimi ve tüm diyarları bir seyyah misali dolaşmıştık. Dünyanın çevresini ölçmüş ve martılarla yarışmıştık. Her derse aslında onlarca serüven sığdırmıştık öğrencilerimle birlikte. Kar taneleri yağarken üzerimize minik bir serçeyi sevgimizle ısıtmıştık. Fersah fersah aşmıştık denizleri. Kardeşçe selamlamıştık yepyeni, milletleri. Gökkuşağından köprüler kurmuştuk. Kumdan kaleler yapmıştık harçlarını alın teriyle kardığımız kalemlerimizle savaşmayı, kitapların büyülü dünyasında dolaşmayı, muhtaç olduğumuz kudretin damarlarımızdaki asil kanda mevcut olduğunu öğrenmiştik. Okulun sadece eğitim yuvası değil hayatın ta kendisi olduğunu da öğretmiştim. Yağmurlu bir günde bulutların ardında parlayan güneşi görebilmeyi, araba gürültüleri arasında kaybolan serçenin sesini duyabilmeyi ve engin denizlerde yol almalarını sağlayacak pusulanın yüreklerinde olduğunu öğretmiştim. Değerlerimizin kutsallığını ve her ne olursa olsun doğru bildikleri yoldan ve inançlarından sapmamalarını öğretmiştim. Zaman bir su misali kayarken avuçlarımızdan ben bir elimde bavulum bir elimde her karışından toplanmış çiçeklerimle Anadolu’yu köşe bucak gezdim. Kararmış kalplere merhamet tohumları serptim, avuç 23

avuç. Ve yeşerdi günden güne. Emek emek kokuyor vatanımın her toprağı şimdi. Her yerde, her koşulda hissediyorum. Aslında ben hep aynıydım da bambaşkaydı gezdiğim diyarlar. Öğrencilerim bambaşkaydı. Bazen İbn-i Sina, Farabi, Gazali bazen Edison, Arşimet, Einstein… isimleriydi onları ayıran, uluslarıydı da bendim hep İskender’lerin, Fatih’lerin, Mustafa Kemal’lerin yanında olan. Edirne’den Ardahan’a böyle uzanır ayak izlerim ve Van’da sonlanır. Tuğba öğretmenler, gözde öğretmenler gibi burada biter masalım. Bir çalıkuşu gibi sonsuzluğa kanatlanır ve yüreklerde yaşarım. Ben öğrencilerime doyamadın ona yanarım. Bıraksalar daha öğreteceklerim çoktur benim, bana sorsalar aslında yolun yarısındayım. Ama geldiyse gitme vakti bilirim engel olunmaz buna ardımda nice Tuğbalar, Gözdeler bırakmanın haklı huzurunu yaşarım.ayrılırken bu dünyadan ben yepyeni çalıkuşlarını gökyüzüne havalandırırım. Ve ben doğru bildiğim yolda ilerledim yıllarca bu uğurda emek harcadım, ilerlemeye de devam ediyorum. Herkesin karanlık olduğunu düşündüğü bir anda ben aydınlığa yürüyorum. Hani demiş ya şair, ben dünyanın bütün çiçeklerini kokladım, şimdi de onlarla örtülmek istiyorum. Ben dünyanın bütün çiçeklerini istiyorum.

2013


Z A M I N A T L NGE

E İ G V SE

Sıcacık, şefkatli dokunuşunu hissedebiliyordum. Ama bir yerlerde bir şeyler eksikti, bir yerlerde bir şeyler hep karanlıktı.

Her bebek gibi ağlayarak gelmiştim dünyaya. Bir anda ciğerlerime dolan havayla solumuştum hayatı. Büyük bir dikkatle dinlemiştim etrafımdaki tınıları. Beni annemin kollarına verdiklerinde onun kokusunu duyabiliyordum. Sıcacık, şefkatli dokunuşunu hissedebiliyordum. Ama bir yerlerde bir şeyler eksikti. bir yerlerde bir şeyler hep KARANLIKTI… Yürümeyi öğrenirken halının kıvrılan ucuna takılıp düştüğümde ellerimi sımsıkı tutup beni kaldıran babam ve acıyan dizlerimi okşayan annem en büyük destekçilerim olmuştu. Zaman geçtikçe farkındalığım artmaya başlamıştı. Yaşıtlarım gökyüzünün neden mavi olduğunu tartışırken, ben mavinin nasıl bir renk olduğunu düşünürdüm. Ben nasıl görünüyordum acaba? Babamın prensesi olduğuma göre prensesler kadar da güzel miydim? Ya annem ve babam… Onlar neye benziyorlardı? Sesle-

rinden hissettiğim sevgileri bakışlarına da yansıyor muydu? Başlarda eksiklik olarak gördüğüm engelimle barışmıştım artık; çünkü her insan farklıydı. Beni ben yapan da buydu işte. Kör olmak Aşık Veysel’in ölümsüz eserler vermesinin önüne geçebilmiş miydi? Hayır. Öyleyse benim önümden de çekilmeliydi. Benim gözümde engeller yalnızca aşılmak için vardı artık. Şimdi on altı yaşındayım ve kendime ait bir resim atölyem var. Bana sağlanan olanaklarla bambaşka hayatlara rengarenk fırçalar dokunduruyorum. Pembeye boyuyorum düşlerini. Masmavi bir gökyüzü ile bembeyaz bulutlar çiziyorum. Kırmızı arabalar, sarı papatyalar… Yürekten inandığım bir şey var: Sevgi engel tanımaz…

Ezgi TATLIDİL 11-B

Kumluca Anadolu Öğretmen Lisesi

24

2013


i s e ş ö K ! Iyyyyyy

Bugün saatler geri alınıyor, vermeyi unutmayın. Uçağa atla gel dedim, uçağa atla gelmiş. Uzaylılar neden çok terler? Ufoları olduğundan. Yemeğin suyuna kim bandı? Koli bandı. Hünkârbeğendi. Hadi sen de beğen. Bak şu karşıdaki uçak pisti, fakat temizlediler. Bu ericson, başka erik yok… Şizofreni bırak. Araba hareket etsin. Halı dokuma sudoku Pardon şuradaki demiri uzatır mısınız? Demir uzamaz ki! Canım sıkıldı. Gevşet o zaman? O kadar kibar ki yumurtayı bile kıramam. Annem unu eledi, finale kaldı. İngilizcem çok zayıf fakat Fransızcam çok şişman. Uykum o kadar ağır ki, yine yatak çöktü. Sarımsağı havanda dövmüşsün, ha Muş’ta. Keskin sirke yeni akrobatlar gelmiş. Çorabım kaçtı, bilme, kaçtı? Tahtadakileri ister yazın, ister kışın. Tencere yuvarlanmış, yemek ziyan olmuş. Allah kaza bela vermesin, ördeğe de vermesin. Dayak yiyenlere müjde! Eşek sudan geldi. Gözbebeklerim büyüdü, okula yazdıracağım. Her gideni kafama, her geleni koluma takmam Mehmet Okur dedik basketçi oldu. Olay sandığın gibi değil, bavulun gibi Geçen kursa gidecektim, kurmadı, gidemedim. Sütten ağzı yanmış, yoğurttan ağzı düz. Herkes iyiliğimizi istiyor ama vermeyeceğiz. Bakarsan bağ olur, bakmazsan göremezsin. Kadın bankada sıra bekliyormuş, adam da masa. Anne, okumayı söktüm, diker misin? Caps lock tuşun açık kalmış, büyük konuşuyorsun. Şişmanlar güneş yağı kullanmaz, kendi yağlarıyla kavrulur. En şişman kız kimdir? FATma.

Pil arıyoruz biz ya, pil var mı? -Kalem mi? -Yok, pil.

-Üzgünüz hastanızı kaybettik. -Ühü ühü görebilir miyim? -Kaybettik dedik ya bulamıyoruz. -Babaanne how are you? -Ne olsun yavrieem.yuvarlanıp gidiyoruz işte. -Pardon üçüncü cadde Telekom nerede? -Üçüncü caddede. -Ha! -Saatiniz var mı acaba? -Var. -Kaç olabilir acaba? -Ahmet çok üşüdüm. -Üşüdüysen git üstüne google earth -Kitabım evde kaldı. -Aaa ben kitabını evli sanıyordum.

Fatma KOCAKAYA 10-A

Kumluca Anadolu Öğretmen Lisesi

25

2013


ÖĞRENCİLERDEN İNCİLER Nadire Şerkara & Gamze Alptekin

-Maki nedir? Akdeniz’de yaşayan kısa boylu cücelerdir.

Muhasebe Sınavı: -Kasa sayımında 100 bin TL eksik çıkmıştır. Bunu büyük defterde muhasebeleştiriniz. -Tekrar sayın, eksik çıkmaması lazım.

Zekeriya ATAN -Hoca Dehhani’nin Türk edebiyatı açısından önemini belirtip eserlerini yazınız. -Hoca Dehhani Divan edebiyatının Anadolu’daki ilk temsilcisidir. Eserlerini bilmiyom.

-Ormanların faydalarını sayınız: -Ormanların faydaları saymakla bitmez. (Öğrenciye tam puan verilmiştir.)

Zekeriya ATAN -Mevlana hakkında kısaca bilgi veriniz. Öğrenci yarım sayfa boş bilgi verdikten sonra alta şu yazıyı yazar: -Saçmaladığımın farkındayım hocam. (Saçmaladığının farkında olan bu öğrenciye tam puan verilmiş.)

Sosyoloji kitabının içindekiler ve kaynakça bölümlerinden 5’er başlık yazınız. Soru değeri 50 puan.

Burçin KARASU Endüstri Meslek Lisesi’nde edebiyat dersinden ortalama yükseltme sınavındaki soru şöyleymiş: -Yukarıdaki şiirin ölçüsünü bulunuz. Öğrenci şu cevabı vermiş: -7 cm .

Bayram Ali TURGUT Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Sınavı: -Müfessirin özellikleri nedir? -Tıpkı sizin gibi olmalı hocam.

Mustafa ÖZTÜRK Almanca Sınavı: Öğrenci sınavda Almanca bir kelimeyi tam olarak yazamaz ve: -Hocam yazılışın tam hatırlayamadım “nolur” 2 puan verin.

Azem FARSAK Felsefe Sınavı: Yazılı için öğrencilerden Ütopya adlı bir kitabın okunması istenir. -Ütopya kitabı hakkında bilgi veriniz. -Hocam daha okumadım. Okuyunca size bilgi veririm.

26 Kumluca Anadolu Öğretmen Lisesi

2013


Sabahlara kadar çalışılan Borçlar Hukuku bütünleme sınavı sorusu: -5 soru yazıp 3 üçünü cevaplayınız.

-Mikrosoft Word programını nasıl çalıştırırız? Adım adım anlatınız. -Başlata tıklanır ötesi kolaydır.

İlkokul 3. Sınıf, sınıfa müfettiş gelmiştir. -İsa kimdir? -Geçen sene bizim sınıftaydı, artık gelmiyor.

Türk Edebiyatı yazılısı: -Nefes nedir? -Soluk alışverişidir öğretmenim.

-Selçuklu devletinin kurucusu kimdir? -İmparator birinci Selçuk.

Tuba ÇANDIR Coğrafya Sınavı: İç Anadolu’daki volkanik dağları yazınız., sorusuna öğrenci Doğu Anadolu’daki volkanik dağları yazar ve: -Hocam ne olur 5 puan verin.

Tuncay BABUR Hıdır isminde bir öğrencisi varmış. Her yazılısın sonuna,: -Benim adım Hıdır elimden gelen budur, yazarmış.

Gökhan Rıfat GÖKKAYA: Öğretmenliğinin ilk günleridir. Ağız özellikleri farklı olan bir yerdedir. İki öğrenci birbirine çok benzerdir. Bir gün birbirine benzeyen öğrenciler den biri gelmez. Hoca diğer öğrenciye -Arkadaşın nerede? -Bilmem -O senin neyin oluyor? -Belem -Ne ne ne? -Belem, belem -O ne? Başka bir öğrenci söz ister ve: -Hocam siz Antalyalı sosyeteler kuzen der biz belem deriz.

Kumluca Anadolu Öğretmen Lisesi

Yavuz Ali AVŞAR Futbol maçında oyuncu kafasıyla vurması gereken topa ayağıyla vurmaya çalışmış ve vuramamış. Top karşı takıma geçmiş. Hoca: -Oğlum kafan yok mu senin, niye kafanla vurmuyorsun? -Yok benim kafam! -Çık o zaman oyundan. Kafası olmayanın oyunda işi yok!

27

2013


Resim Köşesi

Arzu Keçekülah 11-A

Esin Altıntaş 9-C Keziban Uslu 11-B

Mert Şahin 9-A

Ayşe DÖNMEZ Resim Öğretmeni

Elif Okumuş 11-A Arzu Keçekülah 11-A

Büşra Karakoç 10-A

Kumluca Anadolu Öğretmen Lisesi

28

2013


Halis Aydoğmuş 9-B

Halis Aydoğmuş 9-B

Hüseyin Kaynar 9-B

Fatma Yarbaş 11-D

Öznur Akpınar 11-A

Hüseyin Kaynar 9-B Mert Şimşek 10-C

Mert Şahin 9-A

Kumluca Anadolu Öğretmen Lisesi

29

2013


OKULUMUZDAKİ ETKİNLİKLERİMİZ Okulumuzdaki etkinliklerimizde değerler eğitimine önem verdik.

Kumluca Anadolu Öğretmen Lisesi

30

2013


Kumluca Anadolu Öğretmen Lisesi

31

2013


OKULUMUZDAKİ KURSLARIMIZ

Kumluca Anadolu Öğretmen Lisesi

32

2013


Kumluca Anadolu Öğretmen Lisesi

33

2013


AB COMENIUS OKUL ORTAKLIKLARI PROJESİ ETKİNLİKLERİMİZ Okulumuz ev sahipliğinde gerçekleştirilen AB Projesi kapsamında ülkemize gelen İtalya, Romanya, Litvanya ve Polonya’lı öğretmen ve öğrencileri okulumuzun mehteran ekibiyle karşıladık.

Kumluca Anadolu Öğretmen Lisesi

34

2013


Kumluca Anadolu Öğretmen Lisesi

35

2013


PİKNİK VE GEZİLERİMİZ

Kumluca Anadolu Öğretmen Lisesi

36

2013


Kumluca Anadolu Öğretmen Lisesi

37

2013


BASINDA OKULUMUZ


OKLUMUZDAN GÖRÜNTÜLER

Kumluca Anadolu Öğretmen Lisesi

40

2013


Kumluca Anadolu Öğretmen Lisesi

41

2013


OKLUMUZDAN GÖRÜNTÜLER

Kumluca Anadolu Öğretmen Lisesi

42

2013


PANSİYONDAN İZLENİMLER PANSİYONA EV HAVASI VEREN ŞEYLER Pansiyon zili Pansiyon telefonu Esma teyze Ranzadan düşmek Halılar (önemli) Pansiyon halkı Hiç boş olmayan buzdolabı 1.Kata gelmeyen sıcak sular buharlaşıyor galiba (?) Koridorlardaki bisiklet Oda terliklerimiz Emine Hoca’nın anne şefkati (Odalarınızı dağıtmayın) Pansiyonun küçük kızı Ceyda Hafta sonu Esma Abla ve Zuhal Abla’nın yemekleri

Özge ÇAĞLAR 10-A

PANSİYON KORKULARI Emine Hoca’nın topuk sesleri Bilgisayarın önünde kanepenin kalması Sabah odada silgi tozlarının kalması Akşam yemeğinde kızartmanın olmaması Emine Hoca’nın toplantıları “Yerli malı, yurdun malı herkes onu kullanmalı” ilkesine dayanarak dolaba konan sütlerin kaybolması PANSİYONLU OLMAK Telefonunla hafta içi sadece 3 saat bakışabilmektir. Yüksek yüksek tepelere pansiyon kurmasınlar. İletişim özgürlüğü olmayan yer. Havalandırmalı cezaevi. Burada çok huzurluyuz, neticede huzurevi. Doğayla o kadar iç içeyiz ki ütülerde bile yosun besliyoruz. Halılarımız olduğu için 7/24 şükrediyoruz. Yurtta balkon ve müzik keyfi paha biçilemez. Kuş kadar özgür olmasak da kuşbakışı ne demek çok iyi biliyoruz. Sabahları gündüzlülerden daha geç inmektir. Hiç akla gelmeyecek zamanlarda bile gece 4’e kadar oturabilmektir. Çok ses çıkardığında komşu odalar tarafından duvar yumruklanarak uyarılmaktır. Sabah lavabo sırası beklemektir. Tavandaki sinekleri oda terliğiyle ve yumrukla avlayabilmektir. Gece savaş alanı gibi olan odayı sabah 5 dakikada dört bir koldan toplayabilmektir. Oda arkadaşı saat 9’da beni uyandır demesine rağmen biraz daha uyusun deyip saat 10’da uyandırmaktır. Saçma sapan şarkılar dinleyip sırf gülmek için onları ezberlemektir. Birisi mutsuz olduğunda odaca ağlayabilmektir. Sınavdan bir gün önce saat 2’de yatıp 5 buçukta kalkabilmektir. Oda arkadaşlarıyla saçma sapan anlaşmalar imzalamaktır. Etütte biri tarafından bağırılarak uyarılmaktır. Etütteyken sahanın kenarında beliren el fenerine anında bin bir şey yakıştırıp aslında polis olduğunu öğrenmektir. Cuma günü erkenden çamaşırları makineye atıp Pazar sabahı almaktır. Yaz akşamları sahada voleybol keyfi yapabilmektir. Emine Hoca’nın bir akşam elinde pastayla çıkagelmesiyle mutlu olmaktır. Arkadaş kavramını gerçekten yaşayabilmektir. Arkadaşlarla terasa çıkıp Kumluca’ya karşı dertleşebilmektir. Cumartesi akşamları kola, cips, film keyfini aksatmadan yapabilmektir. Hep beraber yardımlaşarak ders çalışmaktır.

Kumluca Anadolu Öğretmen Lisesi

43

2013


SEN ÇOK YAŞA KUMLUCA Bir rüzgârla gelmiştim buraya Heyecanla, içim kıpır kıpırdı adeta Önce Belen’e çıktım Çektim o mis havayı ciğerlerime Sonra bir baktım ki karşıya İnanılmaz bin manzara Bir taraftan kuzuların sesleri Diğer taraftan yasemin kokuları Uzun uzun selviler Ortalığı bayram yerine çeviren rengârenk çiçekler… Sonra, yavaş yavaş ilerledim Her adım atışımda başka bir manzara Bir tarafta uçsuz bucaksız mavi deniz Diğer tarafta yemyeşil bir doğa İnsanları da iklimleri kadar sıcak buranın “Geliverin gari bora” deyişleri yeter onların Düğün mü var? Hemen hazırlanıverir kazanlar, ocaklar Konu komşu toplaşır Pişiverir topak kızartmalar, dolmalar, çorbalar… İnsanları nakış nakış işler toprağı Alın teriyle sularlar domatesi, biberi, salatalığı Dalından koparırsın yemek için portakalı Sağına baksan tarih, Soluna baksan tarih kokar Kumluca Rhodiapolis’i, İdebessiois’i, Melanippe’si Hepsinde vardır, Kumluca’mın izleri Yaz yaz bitmez Oku oku tükenmez Anlat anlat doyulmaz buraya Gel gör sen de, şahit ol bu manzaraya Adınla, şanınla, ünlü olduğun tarımınla Sen çok yaşa Kumluca… Cennet Melek CENGİZ 12-A Kumluca Anadolu Öğretmen Lisesi

44

2013


GÜNEŞ DOĞUYOR Cennet Melek CENGİZ 12-A

Bir bebek, hıçkırarak ağlıyor O daha ne olduğunu anlamadan her tarafını toprak kaplıyor. Bir sağdan, bir soldan, yine sağdan ve bir daha soldan Başına toplanmış onca adam üzerine toprak atıyor O küçücük bedeni, küçücük bir çukur içinde kayboluyor. Haberi yok tabi onun ilerde “baba” diyeceği insan onu öldürüyor. Sonra yine ağlıyor, ağlıyor ama sessizce bu sefer Çünkü korkuyor, her taraf kapkara oluyor. Ama o, nefes almaya çalışıyor Bir daha, bir daha ve son defa. Melekler omuzlarında ağlıyor Bomboş kader defteri, gözyaşlarıyla ıslanıyor. Ve onun kundağı, kefeni oluyor. O, ölüyor, daha bir kere bile görmemişken güneşi Koklamamışken yağmur sonrası toprağı Daha “anne” bile diyememişken Emeklemeyi öğrenmeden, yürümeden, koşmadan Sırf “kız” olduğu için ölüyor. Ve o can verirken toprağın altında küçücük bedeniyle Arabistan toprakları şimşeklere boğuluyor Gökyüzü kapkara oluyor Sanki bulutlar, o kız bebeğin ölümüne ağlıyor. 12’sinde Rebi’ül Evvel’in bir Güneş doğuyor dünyaya, O ne doğuştur ki ısıtıyor her uzvumuzu ilmek ilmek O ne ışıktır ki aydınlatıyor kalpleri birer birer Sonra O, okudukça Kur’an’ı insanlara Artık onların kulakları kötülükleri duymuyor. O, gösterdikçe insanlara doğru yolu Artık onların gözleri haramı görmüyor O, tekrarladıkça Allah’ın doksan dokuz ismini Onlar noksansız yaşamaya gayret ediyor Ve O, kıldıkça insanlara beş vakit namazı Onlar beş vakit huzur buluyor. Kin, nefret, düşmanlık, yalan bitiyor Ve insanlar “kardeş olmayı” öğreniyor Putlar yıkılırken Kabe’den birer birer İnsanların önyargıları da beraberinde yıkılıyor.

Kumluca Anadolu Öğretmen Lisesi

45

Ve O Güneş, kız çocuklarına yaşam kaynağı oluyor. Artık kız çocukları diri diri toprağa gömülmüyor. Ve her gün gibi o gün de bitiyor. Artık Güneş batıyor Ama yerine Ay’ı bırakıyor O Ay’a ışık kaynağı oluyor. İnsanlar, O Ay’ı, Kur’an’da buluyor. Hz. Muhammed’in mirası, ışığının yansıması, O öldükten sonra insanlara yol gösteriyor Tıpkı Ay’ın geceleyin insanlara yol göstermesi gibi Ay’ın ışığından sapanlar, karanlığa mahkum oluyor Ay’ın ışığını takip edenler ise Gece sonunda Güneş’e kavuşuyor…

2013


DÜNYA’DAN MEKTUP Rahime Hilal ULUSOY 12-A “Henüz keşfedilmemiş gezegendeki dostuma; Merhaba, benim adım Doğa; Yaşadığımız gezegenin adı “dünya”. Sana buradan bahsetmek istiyorum. Dedemin anlattıklarına göre eskiden cennet kadar güzelmiş. Temiz çevre, hayvanlar, ormanlar… Ama bencil, duyarsız ve sorumsuz davranan insanlar yüzünden bu hale gelmiş. Daha önce mavinin tüm tonları denizlerde, nehirlerde, gökyüzünde görülebilirmiş. Şimdi ise nehirler kuru denizler gri. Yeşili görmek de zor artık sadece koruma altına alınan birkaç ağaç topluluğu kaldı burada. Eskiden kutuplar varmış. Bembeyaz kristal gibi buz dağları, kutup ayıları, foklar, penguenler… Şimdilerde onların sadece resimleri var. Dedemlerin çocukluğunda rüzgârlar mis kokulu bahar çiçeklerinin, lezzetli meyvelerin, denizlerin, ormanların kokusunu kucaklar kuşlarla yarışırmış diyardan diyara. Sanırım rüzgârda küs şimdi. Getirdikleri kömür ve ekzos. Eskiden insanlar göğe ulaşacak gökdelenler yerine yarınlara yetişecek fidanlar dikermiş. Kendileri yeşerdiğini göremeyeceklerse bile emanetin gelecek nesillere ulaşacağını bilirlermiş. Şimdilerde ise insanlar kendilerini emanetçi değil mirasçı görüyor.

Kumluca Anadolu Öğretmen Lisesi

Biz bahar, deniz, çiçek kokularını parfümlerden ve spreylerden öğreniyoruz. Sis bulutlarının ardından izliyoruz güneşi. Gelişmiş teknolojimiz sayesinde

iklimleri değiştiriyor, yeni beton yığınları inşa edebiliyoruz ama ne bir sedir ağacı ne de bir safran çiçeği getiriyor bunlar bizlere. Tüm bu saydıklarımı masalmış gibi dinliyorum. Şimdilerde duyduğuma göre büyüklerimiz yeni yaşam alanları arıyorlarmış. Zayıflayan ozon artık bizi koruyamayacakmış. Temiz su ve enerji kaynakları tükenmek üzereymiş. Sanırım dünyamız ölüyormuş. İşte mektubumu bu yüzden

46

yazdım. Siz saklanın da sizi sakın görmesinler arkadaşım. Bu düşüncesiz medeniyete kapılarınızı açmayın. Siz yeşilin ve mavinin tadını çıkarın. Doğal hayatı yok eden makineler yerine torunlarınıza çiçekler, ağaçlar anlatın. Siz çocuklarınıza masal anlatmayın. Onları gerçeklerle tanıştırın.” Evet, büyüklerimizin dediği gibi her şey “eskiden” daha doğal ve temizdi ve hepimizin deniz kenarlarındaki kumdan heykellerle, ormandaki salıncaklarla ilgili hikâyeleri var. Peki ya bizden sonrakiler. Böyle bir mektup yazılması ihtimali… Onları bunlardan mahrum etme hakkımız var mı? Ben göreceğimi gördüm gerisini onlar düşünsün mü diyeceğiz. Biz de “eskiden…” diye başlayan masalları mı anlatacağız. Hayır! Her şey eskiden sözü kadar basit değil. Gelecek bu duyarsızlığa bağlanacak kadar değersiz değil. Enerji tasarruf önlemleri ve doğal kaynakların verimli kullanımı, geri dönüşüm, temiz çevre… Tüm bunları uygular ve desteklersek çorak vadiler yerine portakal ağaçları, beton yığınları yerine çağlayan nehirler gösterebiliriz. Unutmayalım söz konusu gelecek ise herkes sorumludur. İnsan “ben de bunu böyle yapsam ne olur?” dememeli bencil olmamalıdır. Eğer istersek hiçbir şey zor değil. Eğer istersek hiçbir şey için geç değil!

2013


ÖLÜMSÜZLÜK İKSİRİ

Çevremizdeki insanlar ölümlü ve gün geçtikçe yaşlanmakta iken, annemizin yüzündeki kırışıklıklar, babamızın saçlarındaki beyazlar sürekli artmakta iken sonsuza dek yaşama, güzel kalma, yakışıklı olma arzusu nereden kaynaklanmaktadır? Gençlik ve güzelliğin sonsuza dek sürdüğü, yüzümüzün hiç kırışmadığı, göz kenarlarının çukurlaşmadığı ve gün geçtikçe yaşlanmanın aksine daha genç ve daha güzel olmamızı sağlayan iksir var mıdır? Sonsuz güzellik, kalıcı güzellik ve yaşlanmamak arzusu… Çevremizdeki insanlar ölümlü ve gün geçtikçe yaşlanmakta iken, annemizin yüzündeki kırışıklıklar, babamızın saçlarındaki beyazlar sürekli artmakta iken sonsuza dek yaşama, güzel kalma,

zi yerine getirerek cennete girebilir, fani geçici gençliğimizi sonsuz bir gençliğe dönüştürebiliriz. Hem gençlikte yapılan ibadetler granit taşı üzerine yazılmış gibidir. Ne yağmur, kar, dolu ne de yıllar o yazıyı silemez. İhtiyarlıkta yapılan ibadetler de buz üzerine yazılmış gibidir. Yağmur, kar, dolu da siler, yıllar da eritir o yazıyı. Evet yaşlı birinin abdest ve namazdaki zorluğunu düşünün. Rüku, kıyam, secde ve kıraatı nasıl olacaktır? Hele oruç nasıl tutulacak? Bir de hastalıkların bahanesi eklendiği zaman belki ömrü boyunca hiç oruç tutamadan ölüp gidecektir. Allah hepimizi böyle bir akıbetten korusun. Gençliği helal dairsinde geçirmez haramla uğraşırsak çok tehlikeli sularda yüzüyoruz demektir. Alkollü ortamlarda çıkan kavgalarda ölen gencecik fidanları, alkollü araç ve motor kazalarında ölen, yaralanan, ayağını kolunu kaybeden insanları, kumar masalarında her şeyini kaybeden çocuk babalarını düşünün… İşte gençliğimizi böyle kötü akıbetten kurtarmak ve sonsuz bir gençlik kazanmak istiyorsak helal dairesinde hareket edilmeli. Helal dairesi keyfe kafidir. Harama girmeye ihtiyaç yoktur. Çeşit çeşit helal içecekler varken, haram olanlar tercih edilmemelidir. Mutluluk, sağlık, huzur ve sıkıntılara çare helal içeceklerin içildiği ortamlarda aranmalıdır. Arkadaşlıklarımız, toplantılarımız ve her bir araya gelmelerimizde helal içeceklerle muhabbetimizi tatlandıralım. Unutmayalım ki “Cennet ucuz değil, cehennem dahi lüzumsuz değil.”

yakışıklı olma arzusu nereden kaynaklanmaktadır? Bu ölümsüzlük isteği ve genç kalma arzusunu, herkes yaşlanmakta ve her insan ölmekte iken bu dünyadan öğrenmiş olamayız. Belki çok önceden bu duygular bize verildi ki ölümsüzlüğe çare arıyoruz. Ölüme çare bulundu! Artık ölümsüz olacağız. Hem de öyle bir ölümsüzlük ki hiç yaşlanmadan her türlü lezzeti tadacağız. Yaşlı bir kadın Hz. Muhammed’e (sav) “ben cennete girer miyim?” diye sormuş ve “yaşlılar cennete giremez” cevabını almıştır. Bu cevap karşısında üzülen kadına Söz Sultanı şu açıklamayı yapmıştır: “Cennete yaşlı olarak değil genç olarak gireceksin.” Yaşlı kadın bu sevinçle oradan ayrılmıştır. Gençliğimizi helal dairesinde geçirip, ibadetlerimi-

Bayram Ali TURGUT Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmeni Kumluca Anadolu Öğretmen Lisesi

47

2013


Tuba ÇANDIR Coğrafya Öğretmeni

Coğrafik Bilgiler Madagaskar’da 150.000 hayvan ve bitki türü yalnızca bu ülkeye ait endemik türdür.

2200 metreyi bulan ortalama yükseltisi ile Antartika, dünyanın en yüksek kıtasıdır.

Kestane ağacının kerestesi yaklaşık 500 yıl dayanır. Bu nedenle Karadeniz Bölgesindeki tarihi evler kestane ağacından yapılmıştır.

Keçiboynuzu, petrol aramadan kibrit üretimine kadar 17 sanayi dalında kullanılmaktadır.

Kumluca Anadolu Öğretmen Lisesi

48

2013


“Vanuatu” dünyanın en mutlu insanlarının bulunduğu ülke olarak seçilmiştir. Türkiye ise 98. sırayı almıştır. Zimbabwe ise bu listede sonuncu sırayı almıştır.

“Piraha kabilesi” ile Afrika’daki bir grup “Bushmen” yerlilerinde ortalama yaşam süresi yaklaşık 100 yıldır.

1998 yılına kadar Everest zirvesine çıkmaya çalışan 918 kişiden 146’sı ölmüştür.

Maldivler Cumhuriyeti’nin en yüksek noktasının denizden yüksekliği 2,4 metredir.

Kumluca Anadolu Öğretmen Lisesi

49

2013


Şair ve Yazarların İlginç Dünyaları Kadriye ÇETİNTÜRK Türk Edebiyatı/Dil ve Anlatım Öğretmeni

Dante Belirli bir şeye ilgisini yöneltme yönünden, benzerine az rastlanır bir insandı. Bir gün bir sokakta oturup üç saat süreyle elindeki kitabı okudu; kitap bitince oradan uzaklaştı. O sokakta o sırada bir şenlik yapıldığını söyledikleri zaman buna inanmak istemedi.

Oğuz Atay Oğuz Atay’ın büyükannesi Fransız’dı. “Melek” adını alıp Müslüman olmuştur. Başörtülü, namaz kılan bir Türk büyükannesinden pek farklı olmayan kadının Fransız olduğu çevreden hep gizlenmiştir. Oğuz Atay da babaannesinin bu durumunu pek sonra öğrenir.

Cahit Külebi Cahit Külebi’nin “Hikaye” şiirini kime yazdığı sürekli tartışılırmış. Kendisine bu konuda sorular sorulur ama o cevaplamazmış. Sevgilisine yazdığı konusunda hem fikir olanlar olmuş. 1997 yılında hastanede tedavi görürken doktorlar ısrar edince, açıklamış gerçeği. Trakya’da süvari alayında görevdeyken emir erlerinden çok sevdiği Nahif adlı erin nişanlısına göndermek üzere Cahit Külebi’den yazmasını rica ettiği bir şiirmiş bu. Nahif’in yerine kendini koyarak yazmış büyük şair bu şiiri.

İlhan Berk İlhan Berk’in, Ankara’da apartmanların zilini çalıp “Ünlü şair İlhan Berk burada mı oturuyor?” diye reklamını yaptığı söylenir.

Halikarnas Balıkçısı Halikarnas Balıkçısı, babasını öldürmekle suçlanarak on sekiz yıl hapisle cezalandırılmıştır. Bir süre sonra aftan yararlanarak serbest kalmıştır.

Attila İlhan “Başı bereli, yağmurluklu genç kız” tipini simgeleyen Pia şiiri, İstanbul’da bir belediye otobüsü yolculuğunda yazmıştır. Attila İlhan, şiirine Pia ismini Mecidiyeköy’den Taksim’e gelirken Elmadağ’da Divan Pastahanesi’nin yanında gördüğü bir tabeladan almıştır. Pia’nın açılımı Pakistan İnternational Airlines yani Uluslar arası Pakistan Havayollarıdır. Bir dönem sandallara, dolmuşlara, kamyonlara yazılan, radyo reklamlarına çıkan, herkesin platonik aşkı, gizemli dilber Pia, Pakistan Havayollarıdır.

Cemal Süreya Başlangıçta Cemal Süreyya diye yazar adını. Eskişehir Vergi Dairesinde çalışan, Üvercinka adını verdiği uzun boylu, beyaz tenli, güvercin salınışlı sevgilisiyle girdiği iddiada kaybeder, ikinci “y” harfini o günden sonra bir daha kullanmaz.

Murathan Mungan Mungan, bir pop şarkıcısının yalnızca “Ben sende bütün aşklarımı temize çektim” dizesini bir şarkısında kullanmak üzere astronomik ücreti geri çevirmiştir.

Kumluca Anadolu Öğretmen Lisesi

Orhan Veli Kanık Ankara Belediyesi’nin açtığı çukura düşüp beyin kanaması geçirmiş ve bir hafta sonra ölmüştür.

50

2013


Charles Dickens Çok güç uyuyan birisiydi. Uyuyabilmek için yatağının başını kuzeye çevirir, sonra da tam ortasına yatardı. Tam ortada olduğunu anlayabilmek için iki kolunu uzatarak ölçü alırdı.

Nedim Patrona Halil İsyanı sırasında, isyancılardan kaçarken damdan dama atlarken düşmüş ve yaşamını yitirmiştir.

Fustave Flaubert Yazdığı bir sayfada aynı sözcük iki kere geçerse sayfayı baştan sona yeniden yazarmış.

Tevfik Fikret Kendi gömleklerini ve eşinin kıyafetlerinin modellerini kendisi çizermiş. Tevfik Fikret’in çizdiği, eşi Nazime Hanım’ın diktiği bu kıyafetler İstanbul’da bir moda oluşturmuştur. Tevfik Fikret, oğlu Haluk’u İngiltere’ye okuması için göndermiş, oğlu papaz olmuştur.

Behçet Necatigil Şiir yazarken sigarayı sigaraya ekleyerek içmiştir. İçtiği sigaraların külünü ve izmaritlerini de şiir çalışmaları yaptığı kağıtlardan külah yaparak içine koyarmış, şiir çalışmasını kesmemek için o kül ve izmarit dolu külahları çöpe atmazmış. Ölümünden sonra odasındaki dağınıklık düzenlenirken kitaplığının arkasında birçok kül ve izmarit dolu külah bulunmuştur.

Halide Edip Adıvar Ulusal Kurtuluş Savaşı’na bizzat katıldığı için Atatürk tarafından “onbaşılık” rütbesiyle ödüllendirilmiştir.

Mehmet Rauf Deniz subayı olan Rauf, ilk evliliğini Tevfik Fikret’in halasının kızıyla yapmıştır. Çeşitli gönül maceraları peşinde sürüklenmiştir. Para kazanmak için imzasız olarak yazdığı Zambak adlı romanın ahlaka aykırı bulunması nedeniyle hapse mahkum edilmiş ve ordudan ilişkisi kesilmiştir.

Cervantes Osmanlıya esir düştüğü dönemde Kılıç Ali Paşa Camii’nin yapımında çalışmıştır.

Özdemir Asaf Özdemir Asaf, sözlü iletişimde “r” harfini kullanmazmış.

Ziya Gökalp Ziya Gökalp; istemediği bir evliliği yapmak ve öğrenimini devam ettirmek arasında bunalıma girerek, gençlik döneminde intihar etmiş, ömrünün sonuna kadar kafasındaki kurşunla yaşamıştır.

Balzac Başucunda yanan bir mum olmadan hiçbir şey yazamazmış. Kahve tiryakiliğiyle de tanınan Balzac’ın bir başka özelliği ise, çoğu zaman yazı yazarken başına bir yün atkı sarıp ayaklarını da suya sokması… Öyle ki, onun bu adetini abartıp roman yazarken keşiş cübbesi giydiğini bile söyleyenler var! Kumluca Anadolu Öğretmen Lisesi

Euripides Makedonya kralı Archelausun çılgın köpekleri tarafından parçalanmıştır.

51

2013


Birkaç Kitap Yazar: Ahmet Atıl Aşıcı Yetmişlerin başında “Büyümenin Sınırları” raporu yayınlandı. Rapor basit bir soruya cevap arıyordu: Büyüme ya da kalkınma daha ne kadar sürdürülebilir? Raporun bu basit ama önemli soruya verdiği cevaplar, geride kalan 40 yılda birer kehanet gibi gerçekleşmeye başladı. Ancak görmeyen gözlere, duymayan kulaklara bu kehanetler hala ulaşamıyor. Neyse ki kendini yarınlardan sorumlu tutan insanlar hâlâ var! Yeşil ekonomi, bir ekolojik sıçrama öngörüyor. Dünyanın

Yazar: Jonathan Dawson Sürdürülebilir, barışçıl ve eşitlikçi bir gelecek, belki de 21. yüzyılın sonunda insan neslinin hayatta kalabilmesi için eldeki tek şanstır. Eğer dünyaya daha az hasar vererek yaşamayı öğrenemez ve işbirliği yerine çatışmayı seçersek daha çok yıkım ile karşılaşacağımız kesindir.

biyolojik kapasitesi, insanların büyüme arzularını karşılamıyor. Bugün her insan gelişmiş Batı ülkeleri kadar tüketseydi 3 dünyaya daha ihtiyacımız olurdu. Bu tüketim toplumu hala sürdürülebilir mi? Sorular bitmiyor: Yeşil ekonomi bir çıkış yolu mu? Yoksa yeni bir ütopya mı? Kapitalizmi yeşile boyamak mı? Yoksa kapitalizmden çıkış için gereken ekonomik dönüşümün başlangıcı mı? İhtiyaçlarımızın ne kadarı gerçek? Mutluluk ekonomisi mümkün mü? Bu kitap derleme bu soruların cevaplarını ararken Türkiye’de

Ekoköyler işte bu şansı değerlendirerek şimdiden başarıya ulaşmış toplulukları anlatıyor. Ekoköy hareketi içinde ve dışında karşılaşılan en büyük zorluk, bu kıymetli bilgiyi daha büyük kitlelerle paylaşmak ve sürdürülebilir bir yaşamı toplumun uçlarından genele taşımaktır. Küresel Ekoköyler

Yazar: Özge Baykan Deneysel sınırları zorlayan bir roman. Esneyen A, Uyuyan G, ünlü gazeteci Tarık, her kazı kazan oynayışında kazanan Erik Bey, matematik öğretmeni Duygu Hanım, marketlerden ufak tefek şeyler aşıran Parivita, hayatı bir bilgisayar oyunu gibi gören Lulu, yaptığı tatlıların yenmemesini hakaret sayan Madam Mirabelle Romantique,

Kumluca Anadolu Öğretmen Lisesi

Ağı’nın başkanlığını yürütmüş olan yazar Jonathan Dawson, Hindistan’dan Auroville, Senagal’den Mbam ve Faoune, Almanya’dan Sieben Linden, Brezilya’dan Ecoovilla ekoköyleri başta olmak üzere, dünya çapından örnekler vererek doğayla dost bir yaşamı seçmiş toplulukların sırlarını anlatıyor.

şeker hastası Elektra, hiçbir şeyi içine atmayan Dr. Khan, günde en az yüz kere özür dileyen Bade, gönüllü sürgün M, gizli feminist fettan Nunufar, etine dolgun dişi kedi Arlene, hayaller âlemindeki Hristina, kendisini İstanbul’un yeni entelektüel kuşağı içinde yükselen değer olarak gören Rüya, dilbilimci Türkân Hanım, sevdiğini söylemenin önemli olduğunu

52

alanında yayımlanan ilk kitaplardan biri olma özelliğini taşıyor. Kitap teoriyi, somut politika önerileriyle birleştiriyor. İTÜ’de öğretim üyesi olan iktisatçı Ahmet Atıl Aşıcı’nın ve yeşil düşünce alanında önde gelen düşünürlerden biri sayılan Fransız iktisatçı Alain Lipietz’in yazıları yeşil ekonomi ve yeşil yeni düzenin teorik ve tarihsel arka planını ele alırken, Avrupa Yeşilleri’nin yeşil ekonomi üzerine hazırladığı yazılar somut, uygulanabilir ve reformcu politik önerilerin içerdiği olanakları gösteriyor.

düşünen Suzan ve sevildiğini bilmenin önemli olduğunu düşünen Bjørn, boyunduruk altına girmekten korkan Dunya, kütüphanelerden çıkmayan patlak gözlü kütüphaneci Fernando, çilli akupunktur uzmanı Bay Huang, piyangocu Herr Tobias… Özge Baykan’dan, yeni dünyanın insanları.

2013


Bir Söyleşi

“Öğretmen örnek bir insandır.” Mustafa Kemal Özer öğretmenimden böyle öğrenmiştim.

Selma Erbaş, Atakan Tuncel, Ayşegül Özkan

Bize kendinizi kısaca tanırı mısınız? 1941 yılının Şubat ayının 18’inde Kasapçayırı Mahallesi’nde doğdum. Beni ailemin en şanslı kişisi olarak kabul ediyorlardı; çünkü devlet 5. çocuktan sonra yol parasını almıyordu. 4. sınıfa kadar ayakkabım bile yoktu. Annemin bize kıyafet dikmek için gittiği Ahmet Ağa’nın orada lokum verirlermiş. Anneciğim de lokumunu yazmasına sarıp bize getirirmiş ve sekiz çocuğuna paylaştırırmış. İşte ben böyle bir zamanda yetiştim. 5. sınıfa kadar sıfır bir çocuktum. Öğretmenim beni sözlüye kaldırmıştı ve hiçbir şey bilememiştim. Bunun üzerine bana ertesi gün yine sözlü yapacağını söyledi ve ben ertesi gün için çok çalıştım. Ama bana güvenmediği için 5 vermek yerine 4 verdi. Ben o 4’ü almamla çalışmaya başladım. Okul birincisi oldum. Finike’deki sınıfımda iki arkadaş kazandık ve okuyup öğretmen olduk. Öğretmenlikten gazeteciliğe niye geçtiniz? Okul müdürüme, dersini izlemeden, okulun fiziki yapısına bakarak çok güzel bir rapor hazırladım. O da benim dersime girip beni teftiş etmek istedi. Bu olaydan sonra da emekliliğimi istedim. Eşinize hiç şiir yazdınız mı? Tabi ki yazdım. Yazarken de çok mutlu olKumluca Anadolu Öğretmen Lisesi

dum. 1960 yılında eşimi tanıyıp ona aşık oldum ve 51 yıldır da devam ediyor aşkımız. Teğmenim şiirinin sizin üzerinizdeki etkisi nedir? Geçtiğimiz yıl Çanakkale’de Perihan Hanım (eşi) bu kadar kalabalığın önünde teğmenim şiirini okuyacağımı söyledim. Perihan Hanım bana yapmamamı söyledi. Kendimi tutamayıp okudum. Şiir bittiği zaman çok büyük bir alkış koptu. Kendinize kimi örnek almıştınız? “Öğretmen örnek bir insandır.” Mustafa Kemal Özer öğretmenimden böyle öğrenmiştim. Onu örnek almıştım. Unutamadığınız bir olay var mı? 1987 yılında öğretmenlik mesleğinden ayrıldım. 1987 yılında bana ikramiye verdiler. Verilen bu parayla Kumluca’da 6 m2 bir yer alabiliyordum. Profesör yetiştiren bir öğretmenin emekli olduğu zaman 6 m2 ‘lik bir yer alıyor olması beni ziyade-

53

siyle üzdü. Ben de Finike’de bir kayık tuttum. Kocaman bir taş, taşın ucuna da bir ip taktım. Onunla da kendimi bağladım. Kendimi taşla beraber atacaktım denize. Postacı geldi ve dedi ki: “Hocam size mektup var.” Mektup Ahmet Ali Özcan’dan ve şöyle yazıyor: “Eşim, kızım ve ben ellerinizden öpüyoruz. Dünyanın en iyi hocasına.” Bu mektubu gördükten sonra kayıkla gitmeye gerek kalmadı. Öğretmenliğin paradan da öte bir şey olduğunu o gün daha iyi anladım. Sizce bir öğretmen nasıl olmalıdır? Bence öğretmen olacak bir kişinin öğrendiği bilgilerle beraber pratik yapmaları gerekiyor. Öğretmen bir artisttir ve rol yapmak zorundadır. Değerli fikirlerinizi bizimle paylaştığınız için teşekkür ederiz. Ben teşekkür ederim. İyi çalışmalar. 2013


bulmaca Kumluca Anadolu Öğretmen Lisesi

54

2013


Sosyal Etkinliklerimiz

Kumluca Anadolu Öğretmen Lisesi

55

2013


Kalem Dergisi

Ben, bu rütbelerin en yükseği içinde, O’nun ümmetlik liyakatinin en alçak ferdi olarak, o mukaddes eşiğin süpürücüsüyüm! Hayat, mayat diyorlar; Benim gözüm mayat’ta. Hayatın eksiği var; Hayat eksik hayatta.

Ve aşksız yobaz… işi gücü, Namazla cennet takasında Tam dört asırlık Müslümanlık, Cansız etiket markasında Kur’an kalbi kör ezbercide, Din, üfürükçü muskasında Batı, Batı der, çırpınırlar, Batı tükürük hokkasında Hürriyet nerde, söyleyeyim Hakka esaret halkasında Ey insan, sana son sığınak, Son peygamberin hırkasında!

Takınsam, kanat, manat Kuş, muş olsam seğirtsem. Bomboş vatana inat, Matan’a doğru gitsem

Minarede “ölü var!” diye bir acı sala… Er kişi niyetine saf saf namaz… Ne ala! Böyledir de ölüme kimse inanmaz hâlâ! Ne tabutu taşıyan, ne de toprağı kazan…

Ölenler yeniden doğarmış; gerçek! Tabut değildir bu, bir tahta kundak. Bu ağır hediye kime gidecek, Çakılır çakılmaz üstüne kapak? Bilmem, kaçı kaç geçe, Bilmem, kaça kaç kala, Ya erkence, ya geçce, Sıram gelir, hoppala Altımda gacır gucur, Kişner durur cansız at… İşte servili çukur; Ve ölümsüz hakikat!

Bir zaman dünyaya bir adam gelmiş; Okunu kör nefsin, kılıçla çelmiş… Bir zaman dünyaya bir adam gelmiş; Sayıları silmiş, BİR’e yönelmiş

Zekeriya ATAN - Türk Edebiyatı/Dil ve Anlatım Öğretmeni Kumluca Anadolu Öğretmen Lisesi

56

2013


İLK MEZUNLARIMIZI HÜZÜN VE ÇOŞKUYLA UĞURLADIK... 2009-2010 Eğitim Öğretim yılında eğitime başlayan okulumuzun ilk mezunları olan 58 öğrencimiz için mezuniyet töreni düzenledik. Okulumuzun bahçesinde gerçekleştirilen mezuniyet törenimize Kaymakamımız Salih Işık, Belediye Başkanımız Hüsamettin Çetinkaya, Milli Eğitim Şube Müdürleri, daire amirleri, siyasi parti ilçe başkanları, öğretmenlerimiz ve öğrenci velilerimiz katıldı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşının okunmasının ardından konuşan Okul Müdürümüz Mehmet Ali Girgin, okulumuzun 2009-2010 eğitim öğretim yılında eğitime başladığını, bu gün ilk 58 öğrencisini mezun verdiğini söyledi. Okulun kurucuları olarak ilk mezunlarını veriyor olmaktan dolayı hem sevinçli hem de buruk bir mutluluk yaşadıklarını ifade eden Girgin, mezun öğrencilere “Sizlerle iyi, güzel, belki de çok zor bir dört yıl geçirdik. Sizlerden bundan sonraki hayatınızda ailenize, devletinize, milletinize bağlı faydalı bir yaşam sürmenizi istiyorum. Bizler öğretmenleriniz olarak sizlere hakkımızı helal ediyoruz, sizlerde hakkınızı helal edin” diye konuştu. Konuşmanın ardından okulumuzun halk oyunları ekibi gösteri sundu.Gösterinin ardından okul müzik grubumuz konser verdi.Konserin ardından Okul birincimiz ve okul müdürümüz yaş kütüğüne plaket çaktı. Dereceye giren öğrencilere Kaymakam Salih Işık ve protokol üyeleri tarafından plaket ve hediyeler verildi. Mezun öğrencilere temsili diplomalarının verilmesinden sonra, mezun öğrenciler hep birlikte keplerini havaya fırlattılar. Öğrencilerimize budan sonraki hayatlarında başarılar diliyoruz.

Kumluca Anadolu Öğretmen Lisesi

58

2013


Kumluca Anadolu Öğretmen Lisesi

59

2013


Kumluca Anadolu Öğretmen Lisesi

60

2013


Kumluca Anadolu Öğretmen Lisesi

61

2013


ÖĞRETMEN OKULLARININ 165. YIL DÖNÜMÜ ETKİNLİKLERİ

Kumluca Anadolu Öğretmen Lisesi

62

2013


Kumluca Anadolu Öğretmen Lisesi

63

2013


Şiir Dinletimiz Okulumuz Kültür Edebiyat ve Müzik Kulübünün ortaklaşa düzenlediği“Şiir Dinletisi” etkinliği izleyenlerden büyük beğeni topladı. Kumluca Kalekule Amfi Tiyatro’da gerçekleştirilen etkinlikte okudukları şiirlerle yüreklere sevgi taşıyan öğrencilerimiz büyük alkış aldı. Yağmura rağmen yoğun ilgi gören gecede öğrencilerimiz şiirlerini okulumuz müzik grubunun canlı müziği eşiliğinde seslendirdiler.

Okul Müdürümüz Mehmet Ali Girgin, programın yüreklere sevgi taşıdığını, dolayısıyla etkinliğin amacına ulaştığını belirterek, “Programın hazırlanmasında emeği geçen öğrenci ve öğretmenlerimizi yürekten kutluyorum, yağmura rağmen programı izleyen misafirlerimize de teşekkür ediyorum” dedi.

Kumluca Anadolu Öğretmen Lisesi

64

2013


Kumluca Anadolu Öğretmen Lisesi

65

2013


Kumluca Anadolu Öğretmen Lisesi

66

2013


Profile for KAÖL

Kumluca Anadolu Öğretmen Lisesi Okul Dergisi  

Kalem isimli dergimiz yayın hayatına başlamıştır.

Kumluca Anadolu Öğretmen Lisesi Okul Dergisi  

Kalem isimli dergimiz yayın hayatına başlamıştır.

Profile for barieken
Advertisement