Page 1

TOPALOĞLU,“BARIŞ VE ÇÖZÜM SÜRECİNE KIYMAYIN!” Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi Eş Zonguldak Sözcüsü Ali Topaloğlu, Barış ve Çözüm Süreci'nin başlamasının üzerinden 15 ay geçtikten sonra yeniden kan dökülmesi ve Lice iki vatandaşın hayatını kaybetmesi son derece vahim bir gelişme olduğuna dikkat çekti ve "Tokat'taki linç girişimi ve Türk Bayrağının indirilmesi ise meydana gelebilecek kötü olayların habercisidir." Topaloğlu, "Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi Barış ve Çözüm Süreci'nin kesintiye uğramamasını çok önemli görmektedir. Bu amaçla Kürt kimliğinin tanınması, anayasal ve yasal gereklerini yerine getirilmesi için ortak mücadele ve dayanışma içinde olmaya devam edecektir"dedi. Haberi 6’da SUSMA GÖNÜLLÜ OKURLARIN DESTEĞİYLE ÇIKIYOR ABONE OL ABONE BUL

11 HAZİRAN 2014 HAFTALIK YEREL GAZETE YIL: 18 SAYI: 602

Ederi: 1.00 TL

“Zonguldak kaçak yapý cenneti haline geldi”

Hukuk nizamý kayboldu

Oktay-Olcay Yurtbay Anadolu Lisesi 16'ncý mezunlarýný verdi Haberi Sayfa 7’ de

Aralarında STK Temsilcisi, Zonguldak Belediye Meclis Üyesi, Avukat, yazar ve sanatçıların bulunduğu bir grup Vali Ali Kaban, Zonguldak Belediye Başkanı Muharrem Akdemir, TTK Genel Müdürü Burhan İnan, Defterdar Hüseyin Çeven, Milli Emlak Müdürü Ayhan Aksu, Enerji-Sa Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Selahattin Akman hakkında görevi kötüye kullanmak ve mahkeme kararlarını uygulamadıkları gerekçesiyle suç duyurusunda bulundu. Zonguldak Adliyesi'ne giden; Zonguldak Kültür ve Eğitim Vakfı (ZOKEV) Mütevelli Heyeti Başkanı Ahmet Öztürk, Tüketici Hakları Derneği Zonguldak Şube Başkanı ve Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi Zonguldak İl Sözcüsü Ali Topaloğlu, KESK Zonguldak Şubeler Platformu Dönem Sözcüsü Tahsin Kumkumoğlu, KESK'e bağlı Haber-Sen Zonguldak eski İl Temsilcisi İsmail Yıldız, Zonguldak Belediye Meclisi'nin CHP'li Üyesi aynı zamanda Yaşanabilir Zonguldak Platform temsilcisi Leyla Karakulak, Avukat Mustafa Akgün, sanatçılar Fahri Bozbaş, Gülden Işık ve Saniye Cicibaşoğlu, basın açıklaması yaptı. Ortak basın açıklamasını ZOKEV Mütevelli Heyeti Başkanı Ahmet Öztürk okudu

Erdemir'e verimlilik ödülü verildi Haberi Sayfa 7’ de

Birleþik Kamu-Ýþ'ten CHP'ye ziyaret

Suç duyurusunda, “Zonguldak'ta pek çok yapının yıkımına gerek mahkemeler, gerekse Encümence karar verilmiş olmasına karşın hiçbiri uygulanmamaktadır. Bu da kimi art niyetli insanların iştahını kabartmakta kaçak, ruhsatsız yapı yapmaya teşvik etmektedir.”denildi Haberi Sayfa 3’ de

Fotoðrafçýnýn gözüyle Kentsel dönüþüm Zonguldak Fotoğraf Derneği tarafından fotoğraf gösterisi ve söyleşi düzenlendi.Zonguldak Atatürk Kültür Merkezi küçük salonda düzenlenen etkinliğin konuğu, Ali Öz idi. Öz, "Tarla Başı Ayıp Şehir Çalışması" çalışmasını başlangıcı ve sonrasında onu etkileyen yönlerini aktardı. Haberi Sayfa 8’de

Ege Doðaltaþ iþçilerinin direniþi sürüyor Haberi Sayfa 8’ de

Haberi Sayfa 4’ de

Ali Kara, “19 altýn yýlý geride býraktýk”

Zonguldak TSO'dan, selden zarar gören üyelerine danýþmanlýk hizmeti Zonguldak Ticaret ve Sanayi Odası, son yaşanılan selden etkilenen üyelerini bilgilendirip bilinçli şekilde başvurularını yapabilmesi için çalışma başlattı. Zonguldak TSO Yönetim Kurulu Başkanı M. Salih Demir, sel afetinden zarar gören üyeler için hukuki ve sigorta danışmanlığı hizmeti vereceklerini açıkladı. Haberi Sayfa 5’ de

Haberi Sayfa 4’ de


Zonguldak’ýn Sur borusu çaldý

Bahaddin Arı susmagazetesi@yahoo.com

Sayfa 2

SUSMA -YORUM

11 Haziran/2014/602 31 Mayıs'ta 2013'te Taksim'de patlayan halk ayaklanması, müthiş bir enerji üreterek bütün ülkeye yayıldı. İki hafta süren Taksim Komününü Alev Yayınları Yazarı Yusuf Zamir, "31 Mayıs ayaklanması, yaklaşmakta olan dünya çapındaki devrimci patlamanın öncü depremidir:"demişti ve eklemişti, "Dünya uzun yıllar sürecek olan büyük toplumsal çalkantıların, küresel kasırgaların eşiğindedir. Yeni bir evreye geçmekte olan küresel kriz, ülkeyi bir süredir sert sarsmaktadır. 31 Mayıs'ta, Taksim'de başlayan ayaklanma, bu görmüş geçirmiş halkın yaklaşan kıyamete karşı derin bir taktik seziyle yaptığı ön alıcı vuruştur. Yüzyılların mücadele birikimiyle yoğrulu bu kadim coğrafyada sur borusu çalmıştır, halk ön ayaklanmayla pozisyon almıştır." Şimdi Zonguldak'ta her ne kadar Sur Boru'su değilse de hafızalarda Çaydamar Borusu'nun çalışını kimse unutmamıştır.Zonguldak'ın belki de son zamanların en önemli ve kayda değer tutumu geçtiğimiz günlerde içlerinde siyasetçi, sanatçı, sendikacı avukatın olduğu bir grup yurttaşın Zonguldak Adliyesine giderek yaptıkları suç duyurusu Gezi'nin kente kazandırdığı etkili biçimlerden biri

olarak değerlendiriyorum. Bu daha başlangıç da diyebiliriz. Çünkü bölgenin her tarafında suç duyurusunda gündeme getirilen konular yaşanmakta. Hemen yanı başımız da Kozlu'da imar plan notlarındaki değişiklikle katledilen doğal yaşam alanları gözümüze batarcasına orada duruyor.Kilimli'den Filyos'a oradan Çaycuma'ya kadar benzer uygulamalar yaşanıyor.Suç duyurusunda, "Devlet belediyesi, kolluk gücü, savcısı velhasıl tüm kurumlarıyla teyakkuz halindeyse, bunlar hala nasıl yapılabiliyor? Ya birileri kamuoyunu aldatıyor ya da söylemeye dilimiz varmıyor ama Zonguldak'ta hukuk nizamı kayboldu."denildi. Bu çıkış Gezi Ruhu'nun aynı zamanda demokrasinin, emeğin başkentinin kaybolmaya yüz tutmuş olumlu geleneğinin de dışarı vurumu, bir anlamıyla bir başlangıcı olarak sayabiliriz. Umarız bu suç duyurusunun sonucu tıpkı Soma'daki madenleri denetleyenlerin tutukları raporlara ya da başbakanın telefon dinlemelerinin 'montaj' olduğunu söyleyen TUBİAK'ı raporlarına benzemez ve örnek alınmaz.

Temel Hocam bu tutum hiç yakýþmýyor CHP Kozlu İlçe Başkanı Temel Kıral ve Yönetim Kurulu üyeleri, 6 Haziran Cuma günü Kozlu Belediyesi meclis salonunda olanları isterseniz şapkanızı önünüze kayarak bir değerlendirin. Meclis toplantıları hareketli geçmez ise, basına kamuoyuna bir şey yansımaz ise bir terslik var demektir.Çünkü Ayda iki kez gerçekleşen Belediye Meclis toplantılarında o kent ile ilgili konular, bazen sorunlar bezen gelecekle yada var olan durum ile ilgili birçok konu gündeme gelir ve tartışılır,tartışılmalı. Terslik nerede tahammülsüzlükte, ilkesizlikte, otorite boşluğunda ve tutarsızlıkta.Kozlu'da yerel seçim atmosferi bugünlerin habercisiydi. CHP'de adayu adayı olarak iki aday çıkmış ve iki adaydan Hakkı Yayalar seçimi kazanmasına rağmen Yerel seçimde ipi göğüsleyememişti. İşte bu aday adayı seçiminde CHP İlçe Başkanı Temel Kıral hocamız, arkadaşımız CHP'deki karşı aday destek vermişti.İyi, olur bunlar iş, bitti, yaşam harıl gürül devam ediyor.Ama

nedense Kıral, ve yönetimi hal kendine gelemedi.CHP Meclis üyesini Belediye Başkanı Meclisten atıyor,bunun için önce zabıta sonra polis çağırıyor,iş iyice kavgaya dönüşmesin diye CHP'li Meclis üyesi (Hüdai Dökmeci-aynı zamanda geçmişte Kozlu Belediye Başkanlığı görevini yapmıştı) meclis terk ediyor, bu tutuma destek vermek için diğer CHP'li iki meclis üyesi Behçet Danış ve İsmet Dilmaç salondan ayrılmasına karşı CHP'li diğer meclis üyeleri ise Ertan Şahin'e destek verircesine salonda kalmaya devam ediyor.Şimdi meclis toplantısından bugüne geçen sürede ne CHP Kozlu İlçe Başkanı Temel Kıral'dan nede İl Başkanı Halil Furat'tan konuya ilişkin bir tepki gelmedi. İnsanların kendilerini haklı çıkarmak için kentin geleceğine dinamit koyması gerekmiyor.Kıral “Benim adayımı koysaydınız şimdi O Belediye Başkanlığı koltuğunda CHP'li başka oturuyordu …” türünden safsatalar çok geride kalması lazım.Ne örgüte nede örgütün başına bu tür davranış uymuyor.Hele Temel Hocam sana hiç yakıştıramıyorum. Ya çizmeleri giy, Kozlu'nun gidişine müdahil ol yada gereğini yap.Bu duruş sana yakışmıyor.

Emek, Emekçi ve Türkiye'nin Mevcut Ekonomi Politikası Üzerine (2) 12 Haziran 1941 - Naziler Sovyetlere saldırdı. 1960 - Menderes Hükümeti'nin ABD'yle 5.3.1959'da imzaladığı İşbirliği Anlaşması, Milli Birlik Hükümeti'nce yasalaştırıldı. 13 Haziran 1951 - Türkiye Barışsever Cemiyeti kapatıldı. 1968 - Atom silahlarının yayılmasını önleme anlaşması imzalandı. 1969 - Çorum-Alpagut'ta 786 isçinin direnişe geçti. Alpagut işgal edildi. 14 Haziran 1936 - Maksim Gorki öldü. 15 Haziran (Arjantin öğrencileriyle uluslararası dayanışma günü) 1826 - Yeniçeri Ocağı kaldırıldı. 1970 - Büyük isçi direnişi. (Üç isçi öldü; Yasar Yıldırım, Mustafa Baylan ve Mehmet Gidak) 16 Haziran 1970 - Büyük isçi direnişi. 100.000'i askın isçi yürüdü. Sıkıyönetim ilan edildi. DISK yöneticileri,ilericiler, aydınlar tutuklandı. Grevler yasaklandı. Binlerce isçi isten atıldı. Tarihe İşçi Sınıfının 15-16 Haziran Direnişi olarak geçti 17 Haziran (Uluslararası Silahsızlanma Günü) 1938 -Nazım Hikmet Harp Okulu Askeri Mahkemesi'nce 15 yıl ağır hapse mahkûm edildi.

Susma KURUCU Bahaddın Arı Sahibi: Çark Yayıncılık,Reklamcılık Adına:Sevim ARI

Sorumlu Yazıişleri Müdürü: Bahaddin ARI Webmaster : S.Üstüngel ARI Yönetim Yeri ve Adresi: Mithatpaşa Mah.B. Ecevit Cad. Kızılay Kanmerkezi Karşısı Kat: 5 No: 52 ZONGULDAK Tel/Faks 0372 252 42 99 Web: www.susmagazetesi.net e-posta: susmagazetesi@yahoo.com Dizgi-Düzenleme: SUSMA Baskı: MATBAA 69 Tel:251 40 44

Kururluş 28 Nisan 1997 Temsilcilikler Kozlu; ; Bilal Kara Bartın : Ahmet Güneş Amasya : Mehmet MENEKŞE Berlin : Mehmet Ballıkaya Kongre İlanı;50. TL Tüzük İlanı:150 TL Yitik İlanı: 20 TL Gazete Satış Fiyatı: 1. 00 TL Yıllık Yayınlı Kurumsal Abone: 1000.TL Yıllık bireysel abonelik 100.TL Banka Hesap No: Ziraat Bankası Zonguldak Şb.00569815 Posta Çeki Hesabı: Bahaddin Arı 0148 52 40

Susma; Hak ve Sorumluluk Bildirgesi İlkelerine Uyar. Cevap ve düzeltme hakkına saygı gösterir. Gazetede yayınlanan yazıların sorumluluğu yazara aittir

Hasan Şahingöz (*)

İŞÇİLERİN VAZGEÇİLMEZ HAKLARI VARDIR Evet, yukarıda bahsettiğimiz özgün durumlardan kaynaklı, emek satıcıların/işçilerin, diğer yaşam gereği satıcılardan farklı olarak asla devredilemez, asla vazgeçilemez temel hakları vardır. Bu hakların başında da satışı (kiralaması) gerçekleştirdikleri emeklerinin hoyratça kullanılmaması ve çalışma esnasında; hayatlarının, sağlıklarının ve diğer doğal insani etkinliklerinin tam tamına garanti altına alınması gerekir. Elbette ki hayatlarını ve sağlıklarını işçiler kadar hiç kimse önemsemeyip düşünemez. İşçiler, tek amacı kâr olan bu nedenle de kendi hayatlarının sağlıklarının ve diğer doğal insani etkinliklerin güvenliği için gerekli harcamaları/yatırımları yapmayan işverenlere karşı mücadele etmeyi de çok iyi bilirler. Fakat bu konuda hükümetler ellerinde bulundurdukları devletin gücü ile, işçilerin değil de işverenlerin (emek alıcıların) yanında durur, mücadelelerini engellemek amacı ile örgütlenmelerini, grev yapmalarını, toplantı ve gösteri yürüyüşünde bulunmalarını vb. Baskı altına alır ve yasaklarsa, bu durumda işçiler “İş Kazalarını” önlemek, önleyip hayatlarını ve sağlıklarını korumak noktasında bir şey yapamazlar ve her yıl, rahatlıkla önlenebilir kazalar nedeni ile birer birer yaralanmaya, sakat kalmaya ve ölmeye devam ederler. Bu nedenle çalışma esnasında meydana gelebilecek yaralanmaları, sakat kalmaları ve ölümleri önlemek için işverenlerin gerekli tedbirleri almaya zorlayacak yasal düzenlemeleri yapmanın yanı sıra, işçilerin temel hak ve özgürlükleri için yürütecekleri mücadelelerin önündeki her türlü engeli kaldırmakta hükümetlerin görevidir. Görevden öte mecburiyettir. HER AILEYE "ÜÇ ÇOCUK" ÇAĞRİSİ,DÜŞÜK ÜCRETLERE VE CINAYETLERE BIR ÇAĞRİDİR. Piyasa ekonomisinde kuraldır: Bir malın talebi aşarsa, o malın fiyatı düşer. İktisat fakültesi mezunu olan

Tayip Erdoğan elbette ki bu iktisat kuralını/yasasını çok iyi biliyor. İşte bu nedenle Tayip Erdoğan, zaten emek arzının (işsiz sayısının) fazla, haliyle de ücretlerin hayli düşük olduğu Türkiye'de, her aileye ısrarla , “En az üç çocuk yapın” diyor. Çünkü Tayip Erdoğan, emekteki arz fazlasını artırarak, zaten ucuz ola emeğin değerini daha da düşürmek istiyor. Böylelikle de üretim araçları üretiminden, üretim için gerekli teknik bilgi, teknoloji ve sermaye yeterliliğinden yoksun olan ülke ekonomisini, yoğun ve ucuz emeğe dayalı olarak ayakta tutmayı hedefliyor. Zira Tayip Erdoğan'a göre, ucuz emek maliyetin düşmesine, maliyetlerinde düşmesi de hem yabancı sermayenin ülkeye gelmesine, hem de yerli sermayenin üretim ve uluslar arası piyasalarda ki rekabet gücünün artmasına yol açacaktır. Bu politik anlayış, ülkesini ve halkını düşünen ve siyasetçinin anlayışı olamaz. Bu anlayış olsa olsa, devletin ve sermaye kesiminin bir kriz içine düşmesini istemeyen, sermayenin ve devlet bütçesinin sürekli kârda olmasını hedefleyen faydacı ve bencil bir siyasetçinin anlayışı olabilir. Üstelik bu yanlış olduğu kadar, oldukçada öngörüsüz bir anlayıştır. Çünkü kendi halkının mutluluk, huzur ve refahını düşünmeyen; ülkesinin ekonomik sorunlarına kalıcı çözümler bulmaya çalışmayan bir siyasi iktidarın geleceği de olamaz. Çünkü emeğin değerini ucuzlatmak, iş cinayetlerine göz yummak, temel hak ve özgürlükleri devletin gücü ile gasp etmek gibi bir yöntemlerle, kendi halkına büyük bedeller

ödeterek “ekonomik büyüme” hedefleyen bir iktidar, halkının da kendisine bedel ödetmesinden kurtulamaz. Böylelikle de bu politik anlayıştan herkes büyük zarar görür. Bugüne kadar fazlasıyla görülmeye başlanmış olan bu zararın daha fazla büyümemesi için, mevcut ekonomi politikasından derhal vazgeçilmelidir. Kısa vadeli değil uzun vadeli düşünülmelidir. Dindar değil, bilim ve irfan sahibi nevilerin yetiştirilmesi hedeflenmelidir. Ucuz ve yoğun emeğe dayalı, "ekonomik büyüme" değil; modern üretim araçlarına, teknik bilgi ve teknolojisiyle her açıdan yeterli donanıma ve iş güvenliğine dayalı, emeğine ve yaşamına saygı gösterilen, çalışanlara dayalı, ihtiyaçların karşılanması hedefli bir üretim anlayışı benimsenmelidir. Bunun için de üretim araçları üretimine, teknik bilgi ve teknolojisiyle ve bunun gerçekleştirilecek insanların eğitimine yatırım yapılmalıdır ve elbette ki temel insan hak ve özgürlükler güvence altına alınmalı; adil, bağımsız ve tarafsız bir yargı sisteminin inşası daha fazla gecikilmeden derhal başlanılmalıdır.

(*) Tekirdağ 1 No’lu F Tipi Hapisanesi C Tek 55 Tarih; 22.05.2014

Bitti


11 Haziran/2014/602 Eðitim-Sen Resim Sergisi açýldý Eğitim Sen Zonguldak Şubesi olarak dün (10 haziran 2014) saat 18.00'de Devlet güzel sanatlar galerisinde (Emral çarşısı yanı) Fotoğraf sergisi açılışı yapıldı.Öğretmenlerin müzik dinletisi de sunuldu. Sergi 15 Haziran'a kadar açık kalacak.

SUSMA -YORUM MHP Ýl Baþkaný Hamdi Ayan Ýstifalarý deðerlendirdi

Milliyetçi Hareket Partisi(MHP) İl Başkanı Hamdi Ayan, Erdal Güney'in istifasını değerlendirdi, "Ayana, "Böyle süreçlerde bunlar olur. Arkadaşlarımızın istifaları beklediğimiz istifalardı. Devamı da gelebilir. Asla unutulmamalıdır ki, MHP Zonguldak'ta yolunu almıştır, rüzgarlanmıştır. Biri gider bini gelir. İnsanlar zannetmesinler ki MHP bu yapılan çalışmalarda bir zaafa uğruyor. Aksine ve inadına MHP'ye bir sahiplenme başlamıştır. Bunun semeresini nasıl görürsünüz, bunun semeresini yapılacak seçimlerde sandıklardan alacağımız oyla belli olacaktır. Arkadaşlarımızdan istirhamımız şudur; her şeyi kamuoyuyla paylaşmalarına gerek yok. MHP'yi kimseye yem ettirmeyiz" dedi

Vali,Belediye Baþkaný ve bürokratlar için suç duyurusu yapýldý

“Belediyenin vurduðu mühürler bozuluyor” Adliye önünde yapılan açıklamanın son bölümünde;”Bugün başlattığımız bu hukuksal mücadelenin sonuna kadar takipçisi olacağımızın bilinmesini istiyoruz. Duyarlı Zonguldak halkı ile basın yayın kuruluşlarının, hukukun üstünlüğü, kamu yararı ve daha yaşanabilir bir Zonguldak için yanımızda olmasını diliyor, mücadelemizin kimilerinin iddia ettiği gibi kimi kişi ya da kuruluşa karşı değil, kent suçlarının tamamına yönelik olduğunu kamuoyuna ısrarla duyuruyoruz.” Vali Ali Kaban, Zonguldak Belediye Başkanı Muharrem Akdemir, TTK Genel Müdürü Burhan İnan'ın da aralarında bulunduğu yöneticiler hakkında görevi kötüye kullanmak ve mahkeme kararlarını uygulamadıkları gerekçesiyle suç duyurusunda bulunuldu. Zonguldak Adliyesi'ne giden; Zonguldak Kültür ve Eğitim Vakfı (ZOKEV) Mütevelli Heyeti Başkanı Ahmet Öztürk, Tüketici Hakları Derneği Zonguldak Şube Başkanı ve Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi Zonguldak İl Sözcüsü Ali Topaloğlu, KESK Zonguldak Şubeler Platformu Dönem Sözcüsü Tahsin Kumkumoğlu, KESK'e bağlı Haber-Sen Zonguldak eski İl Temsilcisi İsmail Yıldız, Zonguldak Belediye Meclisi'nin CHP'li Üyesi aynı zamanda Yaşanabilir Zonguldak Platform temsilcisi Leyla Karakulak, Avukat Mustafa Akgün, sanatçılar Fahri Bozbaş, Gülden Işık ve Saniye Cicibaşoğlu, basın açıklaması yaptı. Ortak basın açıklamasını ZOKEV Mütevelli Heyeti Başkanı Ahmet Öztürk okudu "Bir grup Zonguldaklı olarak kent suçlarına karşı yürüttüğümüz savaşın bir adımını daha atmak üzere buradayız. Birazdan Zonguldak Cumhuriyet Başsavcılığına, kentte bir türlü önüne geçilemeyen kaçak yapılaşma, kamu arazilerin işgali ve uygulanamayan mahkeme kararları nedeniyle sorumlu olduğunu düşündüğümüz kamu görevlileri hakkında suç duyurusunda bulunacağız. "İnsanlarda kamu gücüne olan inancı yok oldu" Hepimiz üzüntüyle izliyoruz, kentimiz bir kaçak yapı cenneti haline geldi. Gözünü karartan canının istediği yere

dilediği yapıyı dikiyor. Bu hukuksuzluğu engellenmesi gereken yetkililerse yalnızca seyrediyor. Körün gözüne sokup, insanların aklıyla alay edercesine yapılan inşaatlar, tüm devlet otoritesinin sözde girişimlerine karşın bir türlü durdurulamıyor. Kamu arazilerinin belli bir alanını kiralayanlar, sözleşmelerinde belirtilen alanların onlarca katına yayılıyor, park alanlarını, çit bile yapılması yasak olduğu kıyıları, sahil kenarlarını işgal ediyor. Bu duruma da hiçbir devlet görevlisi müdahil olmuyor. Devlet, yurttaş ilişkilerini zedeleyerek insanlarda kamu gücüne olan inancı yok eden bu durumu kabul etmiyoruz…

kamuoyunu aldatıyor ya da söylemeye dilimiz varmıyor ama Zonguldak'ta hukuk nizamı kayboldu. Belediyenin vurduğu mühürler bozuluyor, sorumluları hakkında hiçbir işlem yapılmıyor. Mahkemelerce kaçak yapılar hakkında yıkım kararları alınıyor, bu kararlar çeşitli bahanelerle uygulanmıyor. Buna şiddetle itiraz ediyoruz. Kentimizin yerin altında binlerce şehit vererek kazandığı emeğin başkenti payesinin yanına hukuksuzluğun başkenti payesinin eklemesine izin vermeyeceğiz.

"Emeğin başkenti'ne hukuksuzluğun başkenti payesinin eklemesine izin vermeyeceğiz."

Tüm bu nedenlerle Zonguldak Valisi Ali Kaban, Zonguldak Deftarı Hüseyin Ceven, Mili Emlak İl Müdürü Ayhan Aksu hakkında kamu arazilerin işgal edilerek üzerine kaçak yapılar yapılmasına göz yummak suretiyle görev ihmali yaptıkları ve kamu zararına neden oldukları için TCK 230'a göre; Zonguldak Belediye Başkanı Muharrem Akdemir hakkındaysa bunlara ek olarak mahkemece alınmış yıkım kararlarını uygulamayarak görevini kötüye kullandığı gerekçesiyle TCK 257'ye göre, soruşturma yapılmasını istiyoruz.

Gazetelerden okuyor, olan biteni çıplak gözle seyrediyoruz. Belediye başkanından daire amirine kadar herkes kaçak yapılarla mücadele ettiği, kamu arazilerin işgalinin önüne geçebilmek için yasal sorumluluklarını sonuna kadar yerine getirdiğini iddia ediyor. O halde bize de sormak düşüyor: Devlet belediyesi, kolluk gücü, savcısı velhasıl tüm kurumlarıyla teyakkuz halindeyse, bunlar hala nasıl yapılabiliyor? Ya birileri

Sayfa 3

"Hukuksal mücadelenin sonuna kadar takipçisi olacağımızın bilinmesini istiyoruz"

TTK Genel Müdürü Burhan İnan hakkında kamu arazilerine sahip çıkmadığı, kiracısı durumda olan şahısların kurum yapılarına eklenti yapmalarına, bahçelerinde kaçak inşaat başlatmalarına göz yumduğu, yasalara aykırı davrandığı açık olan kişi ya da kuruluşlarla kira sözleşmesini sürdürmek suretiyle görev ihmali yaptığı ve denetim görevini ihmal ettiği için TCK 230 ve 251'e göre işlem yapılmasını talep ediyoruz. Enerji SA Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Selahattin Akman'ın iş ve işlemlerininse projesi onaylanmamış, ilgili makama yasal başvurusu yapılmamış yapılara elektrik bağlamak suretiyle görevini kötüye kullandığı gerekçesiyle TCK 257'ye göre soruşturulmasını istiyoruz. Bugün başlattığımız bu hukuksal mücadelenin sonuna kadar takipçisi olacağımızın bilinmesini istiyoruz. Duyarlı Zonguldak halkı ile basın yayın kuruluşlarının, hukukun üstünlüğü, kamu yararı ve daha yaşanabilir bir Zonguldak için yanımızda olmasını diliyor, mücadelemizin kimilerinin iddia ettiği gibi kimi kişi ya da kuruluşa karşı değil, kent suçlarının tamamına yönelik olduğunu kamuoyuna ısrarla duyuruyoruz."

Sosyalizm neden çöktü? (1) Bu hafta, ikinci sefer okumaya başladığım, TKP Genel Sekreterlerinden Rıza Yürükoğlu'nun Alev yayınlarından çıkan üç ciltlik “Sosyalizm Nedir”* adlı eserin önsözünde bulunan bazı tespitleri paylaşmak istedim. Sosyalist sistemin çöküş nedenlerinin tartışılmaya devam edildiği bugünlerde, bu üç ciltlik eser okunduğunda, kanımca bazı bilinmeyenlere daha iyi yanıt bulunacaktır. "Sovyetler Birliği ve sosyalist sistemin çöküşüyle birlikte dünya komünist partilerinin tümünde yaşanan krizlerin Marksistler için önemli teorik sorunlar ortaya çıkardığı, yanlışlığın “Leninci yeni tip parti”de mi, Bilal Kara Marksizm'in sosyalizm üzerine olan fikirlerinde mi, yoksa bu fikirlerin uygulanış biçiminden mi” soruları yanında, önsözde, sosyalizmin henüz zamanı gelmemiş bir düşünce olmasında ya da geri bir ülkede uygulanmaya çalışılmasında, asıl olarak nesnel miydi, yoksa komünist topluma geçiş sürecindeki teorik yetersizliklerden kaynaklanan asıl olarak öznel miydi, sorularına yanıt aranıyor. (sayfa 3) Sosyalist ülkelerdeki çöküş reddedilemez olunca, ortalığı birdenbire açıklamalar sardı. Bu açıklamalardan ilki dünya burjuvazisinden ve onunla dost yaşamak isteyenlerden geldi ve “Zaten hayalci bir sistemdi, insan doğasına, topluma tersti, dolayısıyla işlemesi beklenmezdi” dediler. Açıklamalardan ikincisi, çöküşü, yapılan hatalar, ihanetler ve hatta CIA ilişkileriyle ilgiliydi. Bunlar Sovyetçi yörüngede kalmış, sisteme eleştiri getirmemiş çevrelerdi. 3. tür açıklamalarsa, Kautski ve Plehanofçu açıklamalardı ve “Geri bir ülkede sosyalizm kurulamaz, işçi sınıfı erki uzun süre elinde tutamazdı” diyen açıklamalardı (Sayfa 4). “Aslında işçi sınıfı bir ülkede, iktidarı ele geçirebiliyor, yanlışlar yapmaz, ortama uygun reçeteler geliştirebilirse, zor ama, erkini koruyabilir, metropol ülkelerde devrimlerin gerçekleşmesini beklemek üzere zaman kazanabilir” deniliyordu (Sayfa 6). Moskova Üniversitesinden Paşintsef bir seminerde; "Mercedes üretiminin dörtte biri Rusya'ya gidiyor, Mercedes alanların başında öğretmenler, işçiler değil, SBKP'nin çeşitli bölgelerdeki birinci sekreterleri geliyordu. Yeltsin SBKP politbüro üyesi, Nazarbayef Rıza Kazakistan komünist parti sekreteri, Şevardnadze Yürükoğlu Gürcistan komünist parti, Kravçuk Ukrayna Komünist 1999 yılında parti sekreteriydi. Bugün tüm eski politbüro, komünist kendi isteği ile parti sekreterleri iktidardalar. Batılı liderler nedense bu TKP Genel komünist liderlere saldırmıyorlar. Çünkü bunlar uzun Sekreterligin süredir komünist değillerdi, proletarya diktatörlüğünün den ayrıldı. bürokratik devlete dönüşümü sürecinde komünizme Parti üyesi ihanet edip servet biriktirdiler. Bugünkü sürecin ana olarak çalışhalkası bu kesimin mülkiyeti ele geçirmesi, erkte malarına gücünü göstermesidir” (Sayfa 7.) devam etti. “Siyaset işin her zaman ana noktasıdır” denilen Yillardır yaz- önsözde, "Tüm gerilikler- ilerilikler, tarihsel- ekonomik makta oldugu koşullar, her şey sonunda gelir siyasal kararlarda kristalize olur. Siyaset, tüm sınıf kavgasının, tüm toplumsal “Sosyalizm uğraşın can damarıdır. Siyaset her koşulun gelip bağNedir?” adlı landığı, birleştiği, kendini anlattığı yerdir. Aşırı hızkitabına landırılmış ve hedefleri zaman içinde çok yanlış beliryogunlaştı. lenmiş bir endüstrileşme, halka karşı zorbalıkla Birinci cildi bitirdi. Diger yürütülen bir kollektivizasyon, açıkçası siyasal kararlar, devralınan ortama uymadı. Sovyetler Birliği'nde, tarihtciltleri en devralınan siyasal karar mekanizması işlemedi. bitiremeden Sovyetler birliğinin yıkılma nedeni, son çözümlemede, 11 Aralık siyasal kararlardır, siyasettir. Bu saptamayı reddeden her 2001’de, çeşit çözümleme tarihsel, ekonomik, siyasal ve toplum56 yaşında sal gericiliğe açılır. Siyaseti küçümsemek yanlıştır. Londra'da Komünizmin altyapısı olgunlaştığında, insanlar vefat etti. komünistlerin öncülüğüne gerek duymadan ne yoldan Vasiyeti yürüneceğini zaten göreceklerdir. (Sayfa 8) uyarınca Sovyetler birliği 70 yıl boyunca yiyecek sorununu cenazesi çözemedi. Oysa Sovyetlerin tahıl ambarları kaç tane yakılmış ve dünya beslerdi. Bunun altında zorla kolektifleştirme külleri yatar. Verili ekonomik alan bir anda, iradi kararla ve Heybeliada iktidarı alıştaki gibi zor kullanımıyla değiştirilemez(Say çevresinde 9). denize Üretici güçler, sosyalist devlete egemen olan asker döküldü. ve bürokrasiyi çözemeyince kamu mülkiyetine Alev yayınları geçilemedi. Sosyalizme geçiş, sosyalist- siyasal kararYörükoğlu’nu lılık ve nesnel şartlarda başarılabilirdi. n çalışmasını Devamı Gelecek Sayıda 3 kitap halinde yayın(*) Sosyalizm Nedir, Birinci Kitap, Rıza Yürükoğlu, Alev ladı Yayınları

bilalkara67@hotmail.com


SUSMA -HABER-YORUM

11 Haziran/2014/602

Sayfa 4

Türk Kýzýlayýnýn 146. Kuruluþ Yýl Dönümü

Soma’da Madenci Eþinin talebini mahkeme haklý buldu

Türk Kızılayı Zonguldak Şube Başkanı Nihat Aygün, Türk Kızılayının 146. kuruluş yıl dönümü dolayısıyla kutlama mesajı yayımladı.Aygün, mesajında, Türk Kızılayının 11 Haziran 1868 yılında bir grup idealist Osmanlı hekimi tarafından kurulduğunu belirtti.Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk'ün Kızılay ismini verdiği kurumun, 146 yıldır ihtiyaç sahiplerini yalnız bırakmadığını vurgulayan Aygün,Türk Kızılayı dün olduğu gibi bugün ve yarın da insan onurunun korunması doğrultusunda ihtiyaç sahiplerinin yanında olmaya devam edecektir”dedi

MANİSA’nın Soma İlçesi’nde 301 işçinin hayatını kaybettiği facianın ardından madencilerden Mustafa Kocabaş’ın ailesi adına tazminat davası açan avukatları Soma Kömür İşletmeleri A.Ş.’nin mallarına tedbir konulmasını istedi.Bu talebi değerlendiren Soma Birinci Asliye Mahkemesi, firmanın tüm banka hesaplarına, araçlarına ve gayrimenkullerine tedbir konulmasına karar verdi. Mahkeme kararının bir an önce uygulanması için de, Türkiye Kömür İşletmeleri, tüm bankaların genel müdürlüklerine ve tapu müdürlüklerine yazı yazdı.

100.Yýl'a Evet, Ilýksu Plajýna Hayýr dediler Mecliste; 2004-2013 yılları arasında 1 milyon 761 bin 618 TL zarar eden 100'üncü Yıl Tesisleri'nin Özel İdare'ye ait olan yüzde 45'lik hissenin 3'üncü kişilere devredilmesi görüşüldü. Meclis Başkanı Durdubaş, tesisten hiç çıkarları olmadıklarını ifade ederek, "2003 yılından bugüne yaptığımız yatırımlar boşa gitti. Her sene burası zarar ettiğinde sermaye artışına mı gideceğiz? Nasıl yapacağız?" dedi. Recep Demirtaş

Birleþik Kamu-Ýþ'ten CHP'ye ziyaret Birleşik Kamu İş Konfederasyon'u Şube başkanları ve temsilcileri CHP'ni ziyaret etti. Ziyarette CHP İl Başkanı Furat, “Bizim yaptığımız etkinliklerde Eğitim İş yanımızda oldu. Düşünce birliğimiz var ve bu düşünce birliğimizi önümüzde ki süreçte devam ettireceğiz.”dedi Birleşik Kamu İş Konfederasyon'u Şube başkanları ve temsilcileri CHP'ni ziyaret etti. Ziyarette konuşma yapan Birleşik Kamu İş Konfederasyonu Sözcüsü Metin Kahveci Şunları dile getirdi. "Barış ve özgürlük mücadelesinde elbette yerimizi almaya çok önem veren değer veren bir sendikalaşma sürecini başlatmak istiyoruz. Türkiye'de Cumhuriyet değer ve yargıları ile derdi olanların, laikle derdi olanların, birlik ve bütünlükle derdi olanların ve insanca yaşamayı ifade edenlerle birlikte bir bütün içerisinde artık net bir şekilde ayrışmanın zamanı gelmiştir. Bir tarafta bölücüler diğer tarafta radikal dinciler rantçılar

artık çokta arka çıktığı dönemde bu iki unsura karşı mücadelenin de tek bir yumruk ve çatı altında yürütülmesini önemseyen bir yapımız olduğunu bir kez daha ifade etmek istiyorum. Zonguldak'ta ki kamu çalışanlarında bu çatı altında örgütlenmesinin artık kaçınılmaz olduğunu iddia ediyoruz."dedi CHP İl Başkanı Halil Furat'ta ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getirdi, Eğitim İş olarak sizi çok ağırladık ve ziyaret ettik. Toplumlaşma olarak ağırlanmakta büyük mutluluk duyduğunu ifade etti. Furat, "Emek kesimi Cumhuriyet Halk Partisinin olmazsa olmazı yani bizi var

eden bizi siyasi anlamda yaşatan ve oy kaynağımız olan emek kesimi çalışan memur işçi bizim yani oy aldığımız kesim onun için Atatürkçü düşünce çizgisinde olduğumuz tabi bizi çok daha yakından ilgilendiriyor ve etkiliyor."dedi. Bugüne kadar CHP'nin tüm eylemlerinde Eğitimİş'in destek verdiğini, yanlarında olduğu söyledi.Furat Eğitim-İş'le düşünce birliğimiz var ve bundan sonrada devam edecek diyerek sözlerini noktaladı Bizim yaptığımız etkinliklerde Eğitim İş yanımızda oldu. Düşünce birliğimiz var ve bu düşünce birliğimizi önümüzde ki süreçte devam ettireceğiz.

Vacit Durdubaş Zonguldak İl Genel Meclisi'nin Cuma günü meydana gelen sel nedeniyle ertelenen Haziran ayı 5'inci birleşimi, Pazartesi günü Vacit Durdubaş başkanlığında gerçekleştirildi. Mecliste, ikisi önerge olmak üzere 12 gündem maddesi görüşüldü. Meclis, bir önceki birleşimin tutanak özetinin okunup oylanmasıyla başladı. Açılış konuşmasını yapan İl Genel Meclisi Başkanı Vacit Durdubaş, geçtiğimiz Cuma günü yoğun yağışlar sonucu meydana gelen sel nedeniyle "geçmiş olsun" dileklerinde bulunarak, "Ciddi derecede zarar gören köylerimiz ve mahallelerimiz var. Zarar gören halkımıza 'geçmiş olsun' diyoruz. Allah'ım bizi doğal afetlerden korusun. Özel İdare elemanlarımız, AFAD, Gıda, Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğü

Valilikten gelen teklifle Ilıksu Plajı Tesisi'nin satışı gündeme geldi. AKP Terzi, plajın dar gelirli vatandaşlar tarafından kullandığını belirterek, "Arkadaşlar da uygun görürse, burayı yine Kozlu Belediyesi'ne kiralayalım" önerisinde bulundu. Ilıksu Plajı'nın satış teklifi, meclis üyeleri tarafından kabul edilmedi. Plajın satışı değil, belediyeye 3 yıllığına kiralanması oy birliğiyle kabul edildi.

Nebahattin Yılmaz elemanları zarar tespit çalışmalarını yapıyor. Herkesin yarası zamanında sarılacak. Özle İdare olarak, bazı girişimler yapmak istiyoruz. Köy yollarında ciddi derecede bozulmalar var. Kanallar dolmuş, acilen kanal kazıcı iş makinelerinden yararlanılması gerekiyor" dedi. İl Özel İdare Genel Sekreteri Recep Demirtaş, zarar gören vatandaşların yaralarını sarmaya başladıklarını

Ali Kara, “19 altýn yýlý geride býraktýk” Memur Sen"e bağlı SağlıkSen Zonguldak Şube Başkanı Mehmet Ali Kara, "19 altın yılı geride bırakıp, 20. yılımıza 205 bin 737 kişi olarak girdik'' dedi. Kara yapmış olduğu yazılı açıklamada , " 6 Haziran 1995 yılında kuruldu. Bugün 19 altın

yılı geride bırakıp, 20. yılımıza 205 bin 737 kişi olarak girdik. Kurulduğumuz günden beri sendikacılığı, kamu görevlileri, ülkemiz ve insanlık için yaptık. Bunu yaparken medeniyet değerlerimize bağlı kaldık, değerler sendikacılığı yaptık. Geçen süre

içinde bu ilkelerimizden taviz vermeden başımız dik, alnımız ak yürüdük. Gelişen, büyüyen ve bölgesinde lider, dünyada sözü dinlenen geleceğin Türkiye'sinde yer almak, sağlam temeller üzerine kurulmuş, geleceğe dönük vizyon ve misyonu olanların başarabileceği bir iştir. Hedefinde evrensel hak ve özgürlükler bulunan Sağlık-Sen, bu süreçte bilimsel kriterleri de gözeterek, elde ettiği başarı ve kazanımlarla temsil ettiği değerleri geleceğe taşıyacaktır. Sendikacılığın aynı zamanda sivil toplum örgütü olarak görülmesini sağlayacak kriterlere sahip bir Sağlık-Sen, gelecekte de, bugün olduğu gibi dimdik ayakta olacaktır. Hep söylediğimiz gibi, biz büyük bir aileyiz. Bu aileyi ayakta tutan ise genel merkez yönetiminden şube yönetimlerine, temsilcilerine kadar teşkilatımızdır. Gecesini gündüzüne katarak,

ülkesi ve temsil ettiği değerler uğruna bu ailenin büyümesi için ter döken arkadaşlarımız, bu başarının en büyük mimarlarıdır. Ailelerinden bile fedakârlık yapılarak gerçekleştirilen bu çalışmalar, başarıyı getirmiştir. Büyük fedakârlıklarla bugünlere gelmemizi sağlayan teşkilatımıza sonsuz teşekkürlerimizi sunuyoruz.Sendikacılığı sorundan beslenen değil, çözümünü ortaya koyarak sorunları çözen bir anlayışta yürüten Sağlık-Sen, ek ödemelerin emekliliğe yansıması, ek ödemeden, diğer kurumlarda olduğu gibi vergi kesintisi yapılmaması, kamu personeli olmayan aile sağlığı çalışanları ile vekil ebe ve hemşirelere kadro verilmesinin yanı sıra, görevde yükselme sınavını kazanmasına karşın kadrosuzluktan dolayı ataması yapılamayan 2351 VHKİ'nin atamasının yapılması için çalışmalarını sürdürecek.”dedi

belirterek, "Arkadaşlar iki gündür çalışıyor. Özellikle Devrek, Ereğli ve Alaplı'nın köylerinde hat safhada zarar var. Bazı köylere su verilemiyor. Bugünden (dün) itibaren köylere su boruları gönderildi. Arkadaşlar can havliyle çalışıyor. İnşallah en kısa zamanda yaraları saracağız" diye konuştu. CHP'li üye Nebahattin Yılmaz ise, Beycuma'da Cuma gününden beri suların kesik olduğunu hatırlatarak, "Beycuma'da en fazla su cezaevinde kullanılıyor. Şu an orası taşıma su ile idare ediliyor. Bugün (dün) Zonguldak Belediyesi de tankerle su gönderdi. Ama taşıma su ile dönecek gibi değil. 'Aman' diyeyim, basına düşmeyelim" dedi. Meclisin 9'uncu maddesinde; Bakacakkadı 100'üncü Yıl Atatürk Hizmet Köyü Tesisleri'nin yüzde 45 hissesinin 3'üncü kişilere devredilmesi konusu görüşüldü. İl Özel İdare Genel Sekreteri Recep Demirtaş, konuyla ilgili bilgi vererek "100'üncü Yıl Tesisleri, her yıl zarar ediyor. Orman Bölge Müdürlüğü ve Vakıf ile birlikte yapılan sözleşme gereği bize verilmiş. Orman Bölge ve Vakıf ile beraber yapılan sözleşmede 3'üncü şahıslara verilememesi ile ilgili bir madde vardı. 3'üncü

şahıslara verilmesi için vakıftan izin alma durumu var. Biz de Özel İdare'yi zarardan kurtarmak için izin talebinde bulunduk" diye konuştu. CHP'li üye de elden çıksın dedi CHP'li Üye Nebahattin Yılmaz, tesisin hisselerinin devredilmesi fikrine sıcak baktıklarını belirterek, "İlke olarak bu tesisin elden çıkarılmasına ve bu kamburdan kurtulmasına biz taraftarız. Ancak Meclisimizin sorumluluk altında kalmaması için hukuk müşavirliğimizle birlikte komisyon kurarak, iyi bir rapor hazırlayarak, bizi onaylarsa daha sağlıklı olur" dedi. Konuşmaların ardından Başkan Durdubaş, konunun Çevre ve Sağlık, İmar Bayındırlık, Plan ve Bütçe ile Eğitim Komisyonlarına havalesini yaptı. Valilikten gelen teklifle, Ilıksu Plajı Tesisleri'nin satışı da gündeme geldi. Özel İdare Genel Sekreteri Recep Demirtaş, söz alarak, "Kanunlara göre Ilıksu Tesisleri'nin satışı için meclisten yetki istiyoruz. Kira sözleşmesi 6 Haziran'da bitti" dedi.


Zonguldak TSO'dan, selden zarar gören üyelerine danýþmanlýk hizmeti Zonguldak Ticaret ve Sanayi Odası, Zonguldak'ta yaşanan ve birçok kesimi etkileyen sel felaketiyle ilgili çalışma başlattı. Zonguldak Ticaret ve Sanayi Odası Meclis Başkanı Zafer Sağlam, Zonguldak TSO Yönetim Kurulu Başkan Vekili Zeki Tosun ve Yönetim Kurulu Üyelerinin katılımıyla 7 Haziran Cumartesi günü sel bölgesi gezilip selden zarar gören esnaf ziyaret edilmişti. Ziyarette dinlenen selden zarar gören üyelerden alınan bilgiler doğrultusunda harekete geçen Zonguldak Ticaret ve Sanayi Odası Yönetimi, hukuki ve sigorta danışmanlığı hizmeti vermeye başladı. Selden zarar gören Zonguldak Ticaret ve Sanayi Odası üyelerinin zararlarının karşılanması hususunda nasıl bir yol izlemesi konusunda bilgi eksikliklerini tamamlamayı amaçladıklarını ifade eden Zonguldak Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı M. Salih Demir, "Zonguldak'ta yetkili birimler hasar tespitine başladı. Hasar tespitleri resen ve başvuru üzerine yapılıyor. Sel afetinden zarar gören üyelerimizin tespitle ilgili başvuru yapmaları ilerde doğabilecek zararları önleyecektir. Zarar gören üyelerimizin sigorta şirketleri, AFAD ve hukuki açıdan işlemlerini yürütmesi gerekir. Bu konularla ilgili tereddüt yaşayan üyelerimize başvuruların kime nasıl yapılması gerektiğiyle ilgili hukuki ve sigorta danışmanlığı hizmeti ücretsiz olarak Oda'mız tarafından sağlanacaktır. Üyelerimizin Oda'mızı arayıp hangi konuda yardım istediğini söylemesi

Sayfa 5

SUSMA -HABER- YORUM

11 Haziran/2014/602

Zonguldak Ticaret ve Sanayi Odası, son yaşanılan selden etkilenen üyelerini bilgilendirip bilinçli şekilde başvurularını yapabilmesi için çalışma başlattı. Zonguldak TSO Yönetim Kurulu Başkanı M. Salih Demir, sel afetinden zarar gören üyeler için hukuki ve sigorta danışmanlığı hizmeti vereceklerini açıkladı

SEKTÖRDEN

BUGÜN

BURADAYIZ, ARAYIN HAFTAYA SİZDE OLALIM

Bu hafta “Sektör” köşemizde özellikle araç muyanesi, eksoz pulu konusunda hizmet veren ayrıca RotBalans, lastik vb hizmetlerinide hassas olarak gerçekleştiren Üzülmez Yeni Sanayii Sitesinde faaliyet gösteren Deniz Oto işletmecisi Altan Şanlı’yı konuk ettik. Sevim Arı: Ticari faaliyetiniz ne zaman başladı, oto lastiği satışı ağırlıklı çalışıyorsunuz değimli? Altan Şanlı: 2008 yılından bu yana ticari faaliyetimiz devam ediyor. Öncelikle bayiliği yaptığımız lastik satışlarıyla ticari hayatımıza başladık. Petlas, Toyo Tıres, Starmaxx, Sumıtomo tıre, Millestone, Apollo, Hankook, Falkon, Maxxıs, Sevim Arı: Satışını yaptığınız araba lastikleri ile ilgili neler dikkat ediyorsunuz? Satış sonrasında da hizmetiniz devam ediyor mu?

yeterli olacaktır" dedi. Selden zarar gören Zonguldak TSO üyeleri, Zonguldak TSO Basın Danışmanı Osman Sav'a 251 11 11 numaranın 119 dahili hattından veya 0 505 275 42 01 numaradan ulaşıp soru-

larını yöneltmeleri durumunda en kısa sürede cevapların kendilerine iletileceği belirtildi.

Topaloðlu'ndan Kumkumoðlu'na tepki

KGD Yönetim Kurulu'nda görev deðiþikliði Karaelmas Gazeteciler Derneği (KGD) Yönetim Kurulu'na atama ve görevlendirme yapıldı. KGD Yönetim Kurulu Üyesi ve Başkan Yardımcısı Harun Ersoy'un vefatı nedeniyle boşalan Yönetim Kurulu üyeliğine, yedek listede bulunan Demir Medya İnternet Sitesi Editörü Eda Demir getirildi. Daha önce de Çetin Sezgin'in vefatı üzerine DHA muhabiri Gürkay Gündoğan, Yönetim Kurulu üyeliği görevine getirilmişti. Diğer yandan KGD Mali Sekreteri Mustafa Emen de, Yönetim Kurulu Başkan Vekili olarak görevlendirildi. KGD Yönetim Kurulu Başkanı Osman Sav, son dönemde, Yönetim Kurulu'nda da görev alan çok değerli iki gazeteciyi yitirdiklerini belirterek, "Değerli büyüklerimiz, ustalarımız, Zonguldak basınının önde gelen isimleri olan Çetin Sezgin ve Harun Ersoy Ağabeyleri kaybetmiş olmanın üzüntüsünü yaşıyoruz. Onların anılarını her zaman taze tutacağız. Harun Ağabeyimizin vefatı nedeniyle boşalan Yönetim Kurulu üyeliğine, yedek listeden Demir Medya İnternet Sitesi Editörü Eda Demir arkadaşımızı çağırdık. Daha önce de Çetin Sezgin Ağabeyimizin vefatı üzerine DHA Zonguldak Muhabiri Gürkay Gündoğan arkadaşımızı Yönetim Kurulu üyeliğine çağırmıştık. Eda Demir ve Gürkay Gündoğan arkadaşımızın çalışmalarımıza katkı vereceğine inanıyoruz. Diğer yandan Yönetim Kurulu Başkan Vekili olarak Mali Sekreterimiz Mustafa Emen'i görevlendirdik. Arkadaşlarımıza yeni görevlerinde başarılar diliyoruz" dedi.

Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi Zonguldak il sözcüsü Ali Topaloğlu basın açıklaması yaptı.Topaloğlu yaptığı basın açıklamasında KESK'in yaptığı ve iktidarın taşeron uygulamalarını eleştiren basın açıklamasının içeriğinde kendi siyasal düşüncelerinin de eleştirilmesine tepki gösterdi.Topaloğlu açıklamasında KESK açıklamasını yapan KESK Dönem Sözcüsü ve ESM Şube Başkanı Tahsin Kumkumoğlu'nu da bu tutumundan dolayı kınadı. Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi Zonguldak il sözcüsü Ali Topaloğlu basın açıklaması yaptı.Topaloğlu yaptığı basın açıklamasında KESK'in yaptığı ve iktidarın taşeron uygulamalarını eleştiren basın açıklamasının içeriğinde kendi siyasal düşüncelerinin de eleştirilmesine tepki gösterdi.Topaloğlu açıklamasında KESK açıklamasını yapan KESK Dönem Sözcüsü ve ESM Şube Başkanı Tahsin Kumkumoğlu'nu kınadı. Topaloğlu açıklamasında şu ifadelere yer verdi, "06.6.1014 Tarihinde Taşeron uygulamalarına karşı açıklama yapılacağını Demokrasi platformu toplantısına katılan arkadaşlardan öğrendim ve bu basın açıklamasına katıldım. Açıklamayı KESK ESM adına şube başkanı Tahsin Kumkumoğlu yaptı. 301 Madenci kardeşimizin hayatını kaybettiği ve TBMM Önemli bir yasanın görüşüldüğü süreçte ,Böylesine bir basın açıklaması önemli idi ve siyasi iktidarı uyarmak ve taleplerimizi sıralamak haykırmak kamuoyu oluşturmak doğru bir yaklaşımdı kuşkusuz.. Ancak KUMKUMOĞLU 2010 Anayasa referandumuna gönderme yaparak. Taşeron yasa tasarısıyla

hiç ilgisi olmayan bir konuda, içine yer aldığımız ve sözcülüğünü yaptığım Partimin' AKP zihniyetine Hayır Referanduma evet' demesini, diğer yandan HDP içinde Yer alan ve referandumu Boykot eden zihniyetlerin bugün yaşanan sürecin sorumlusu ilan etme çabasını anlamış değiliz. Hele AKP İktidarını desteklediğimizi söylemek komik olmanın ötesinde bir durumdur.üstelik bunu söylerken bizleri 12 eylül darbecilerini yargılanması ile ilgili anayasa değişikliğinin arkasına saklanarak yaptığımızı iddia etmiştir. Sayın KUMKUMOĞLU bugün yaşadığımız her şeyin 12 Eylül darbesinin sonucu olduğunu unutmuşa benzemektedir. Sayın KUMKUMOĞLU'nu buradan bir kez daha uyarıyoruz böylesine can alıcı konularda açıklama yaparken böylesine ucuz politik çıkışlar kimseye bir şey kazandırmaz Hele KESK'e hiçbirşey kazandırmaz. Bu durumun tekrarında tepkimizin çok daha sert olacağının bilinmesini istiyor. Tahsin KUKKUMOĞLUNU Bir kez daha kınıyorum. Basına ve Kamuoyuna saygıyla duyururum

Altan Şanlı: Ana başlıklar altında şunları söyleyebilirim. Garanti süresi malın teslim tarihinden başlar 2 yıl veya 1,6mm diş derinliği (güvenlik sınırına ininceye) kadardır. İthal ettiğimiz her lastik; üretim malzeme ve işçilik hatalarına karşı firmamızın garantisi altındadır. Lastiğin garanti süresi içinde arızalanması sonucunda tamirde veya incelemede geçen süre garanti süresine eklenir. Malın tamir ve inceleme süresi en fazla 30 iş günüdür. Bu süre ithalatçı firma veya yetkili satıcı firmaya bildirim tarihinden itibaren başlar. Lastiklerin garanti süresi içerisinde üretim, malzeme ve işçilik hatalarından dolayı arızalanması durumunda ve tamirinin mümkün olduğu hallerde işçilik masrafı veya herhangi bir ad altında hiç bir ücret talep etmeksizin tamiri yapılmaktadır. Lastiklerin ;Tüketiciye teslim edildiği tarihinden itibaren, garanti süresi içinde kalmak kaydı ile 1 yıl içerisinde; aynı arızanın 2'den fazla tekrarlaması veya farklı arızaların dörtten fazla meydana gelmesi veya belirlenen garanti süresi içerisinde farklı arızalarının toplamının altıdan fazla olması unsurlarının yanı sıra, bu arızaların maldan faydalanamamayı sürekli kılması, tamiri için geçen sürenin aşılması, arızanın tamirinin mümkün bulunmadığının firmamız tarafından düzenlenecek bir rapor ile belirlenmesi durumlarında ücretsiz olarak değiştirme işlemi yapılmaktadır. Malın kullanım kılavuzunda yer alan hususlara aykırı kullanılmasından kaynaklanan konularda ve özellikle aşırı kullanım nedeni ile taban diş derinliğinin emniyet seviyesi olan ve resmi kuruluşlarca tespit edilen en düşük diş derinliğine kadar aşınması ile lastik kullanım ömrünü tamamlamış olacağından garanti kapsamı dışında kalmaktadır.

Sevim Arı: Satışın dışında da tamir işleri yapıyorsunuz değil mi? Altan Şanlı: Servisimiz A dan Z ye tüm marka ve model araçların TÜV Muayenesi öncesi kontrollerini yapmakta ve araçlarınızı TÜV muayene standartlarına hazırlamaktadır Bünyemiz makine parkında bulunan ve TÜV standartlarında olan fren, amortisör, yanal kayma, far ayar, rot balans ayar cihazlarımız son teknolojik bilgisayar destekli olup kontrol öncesi ve sonrası rapor verebilmektedir. Sevim Arı: Sanırım sizde ekzoz pulu verebiliyorsunuz değimli? Altan Şanlı: Evet, henüz çok yaygın bir şekilde bilinmiyor ama servisimiz tarafından ekzoz pulu verebiliyoruz. Öncelikle ön muayenesini yapıyoruz gerekli ölçümlerini yapıyoruz ve sonrasında eksoz pulu veriyoruz. Önceden bu pullar senlik olarak hazırlanıyordu. Artık bu pullar 2 yılda bir veriliyor. Sevim Arı: Gerekli ölçümleri yaptıktan sonra ekzoz pulu verebiliyorsunuz peki bunun dışında da muayene ile ilgili çalışmalarınız varmı? Altan Şanlı: Biz burada muayeneye ön hazırlık yapıyoruz. Araçlarını muayene götüremeyenlere de belli bir ücret karşılığında bu hizmeti verebiliyoruz.Özellikle işleri yoğun olan bu anlamda zaman ayıramayan sürücülerimiz için bu büyük bir kolaylık.


11 Haziran/2014/602

Sayfa 6

SUSMA -HABER- YORUM

KESK Madenci Anýtýnda düzenlediði basýn açýklamasýnda iktidara yüklendi

Geçici araç muayene istasyonu KOZLU da hizmete basladý KOZLU sanayi sitesinde hizmet vermeye başlayan araç muayene istasyonu yoğun taleple karşılandı.Geçici olarak faaliyet vermeye başlayan muayene istasyonu halk tarafından yoğun ilgiyle... karşılandı. Çok sayıda aracın kuyruğa girdiği istasyonda halkın memnuniyeti gözlerden kaçmadı. Aracını ilk muayene ettirenlerden Ramazan Ertuğrul merkeze olan yakınlığından dolayı çok sevindiklerini kalıcı bir halde hizmet vermesini istediklerini ve belediye başkanı Ertan Şahin’e teşekkürlerini sunduğu belirttiler. Araç istasyonunu yerinde inceleyen başkan vekili Hikmet Aydın Kozlu’ muza yararlı bir hizmetin ilk aşamasını gerçekleştirdik. Kalıcı hale getirmenin de atılımlarını yapacağız. Burada yanımızda bulunamayan başkanımız Ertan Şahin’ nin

siz sayın halkımıza sunduğu hizmetlerden bir tanesi halkımıza hayırlı olsun

Topaloðlu; “Barýþ ve Çözüm Sürecine Kýymayýn!”

AKP hayatýnýn tamamýný taþeronlaþtýrmak istiyor KESK Madenci Anıtında düzenlediği basın açıklamasında iktidara yüklendi. KESK Dönem Sözcüsü ve ESM Zonguldak Şube Başkanı Tahsin Kumkumoğlu'nun yaptığı basın açıklamasına KESK'e bağlı sendikaların başkan ve yöneticileri katıldı. Kumkuoğlu, "12 yıllık iktidarı boyunca emekçilerin sahip olduğu en temel hakları tırpanlayarak güvencesiz çalışmanın alanını genişleten AKP iktidarı 30 Mayıs 2014 tarihinde TBMM'ye sunduğu, kamuoyunda 'taşeron yasa tasarısı' olarak bilinen tasarı ile çalışma hayatının tamamını taşeronlaştırmanın hesaplarını yapmaktadır."dedi Yıllardır emekçiler aleyhine yapılan her yasal düzenleme öncesinde izlenen yöntem taşeron yasa tasarısında bir kez daha sahnelenmektedir. Daha önce defalarca yaşandığı üzere; milyonlarca çalışanı ilgilendiren konunun doğrudan muhatabı olan sendikalar sürecin dışında bırakılmış, hiçbir şekilde görüşlerine başvurulmamıştır. Kapalı kapılar ardında hazırlanan, asıl hedefi taşeron çalışmanın yasallaştırılarak kapsamının daha da genişletilmesi olan tasarıya eklenen kısmi olumlu düzenlemeler vitrine çıkarılmakta, kamuoyuna "müjde" olarak sunulmaktadır. AKP iktidarının darbecilerin yargılanması ile ilgili tutumunu eleştiren Kumkumoğlu AKP'nin 2010 Anayasa oylamasını da gündemine taşıdı ve şöyle dedi, "12 Eylül 2010 anayasa oylamasında yasada;12 Eylül'ün faşist generallerini yargılanacak diye (Dört yıldan fazladır; ifadeleri dahi tam olarak alınamadı) ''Evet, yetmez ama evet'' diyerek veya boykot ederek faşist AKP iktidarına destek vermeye devam edenler de bilmelidirler ki 'Maden Yasa Tasarısı' ve çeşitli primlerin ve idari para cezalarının yeniden yapılandırılmasının "af" olarak yansıtıldığı yasa tasarısı "Taşeron Yasa Tasarısı" ile birleştirilmektedir. Bilinmelidir ki Taşeronlaştırmayı tüm iş hayatında yasallaştıran bu yasa ölüm demektir."diye ifade etti Sonuç olarak AKP'nin taşeron istihdamı ortadan kaldırmak ya da sınırlamak gibi bir amacı hiçbir dönem olmamıştır. Her şeyi paraya tahvil edenler için işçinin, emekçinin kölelik koşullarına itilmesi, iş cinayetlerine kurban verilmesi olağan, sıradan şeylerdir. Her şeyden önce çalıştıkları kurumlar özeleştirildiği için kamuda geçici personel kadrosunda istihdam edilen toplam 23 bin 4C'linin kadroya geçirilmesine yıllardır kulaklarını tıkayanların 1,7 milyon taşeron işçisini kadroya almasını ya da çalışma koşullarını düzeltmesini beklemenin hayal olduğu görülmelidir. Güvenceli İş, İnsanca Yaşam İçin Taleplerimiz Çalışanlar için kölelik ve ölüm anlamına gelen taşeron istihdam ve taşeronluktan farkı olmadığı Soma katliamı ile bir kez daha ortaya çıkan 'taşeron çalışma ve rodövans' yasaklanmalıdır.

 30 Mayıs 2014 tarihinde TBMM'ye gönderilen yasa tasarısının taşeron istihdamı yaygınlaştırmayı hedefleyen düzenlemeleri (özellikle 1.,10.,11.,12.,13. Maddeler) tasarından çıkarılmalıdır.  En son Soma katliamında 301 işçimizin yaşamına mal olan iş cinayetlerinin engellenmesinin bir adımı olarak, 19 yıldır imzalanmayan Uluslararası Çalışma Örgütü'nün (ILO) 176 sayılı Madenlerde Güvenlik ve Sağlık Sözleşmesi derhal imzalanmalıdır.  Kıdem tazminatının ödenmesi işverenin asli sorumluluğudur. Kıdem tazminatının kamu bütçesinden karşılanarak yağmalanması engellenmelidir.  Her yıl binlerce işçinin hayatına mal olan iş cinayetlerinin engellenmesi için bir hizmet değil hak olan işçi sağlığı ve güvenliği alanının piyasaya terk edilmesinden vazgeçilmelidir. Kamu, patronların kâr hırsının cezasını işçilerin canıyla ödemesini engellemek için alanda gerekli personel istihdam etmeli, yaygın, sürekli ve etkin denetim sağlamalıdır. KESK Dönem Sözcüsü ve ESM Zonguldak Şube Başkanı Tahsin Kumkumoğlu bölgemizde ağır hasarlara neden olan sel felaketine değinerek, Halkın mağduriyetinin derhal giderilmesini ve sorumluların hesap vermesini istedi, Kumkumoğlu "Doğa bir gün intikamını alır!"dedi ve ekledi, "Unutulmamalıdır ki; doğa dengesini bozanlardan bir gün intikamını alır. Doğaya uygun yapılaşma yapmadığınız zaman doğadan aldıklarınızı bir gün doğa sizden geri alır. Çağ atladığını iddia eden AKP Hükümeti yağmura teslim olmuştur. Siz suların akacağı yatakları rant uğruna yok ederseniz, daraltılsanız, uygun menfez yapmazsanız, doğa kendine ihanet edenlerden bir gün intikamını alır, olan suçsuz vatandaşa olur. 05.06.2014 gecesi Zonguldak ve çevresinde (Yağmur yağacağı bilinmesine ve meteorolojiden yapılan tüm uyarılara rağmen Zonguldak çevresinde özellikle Asmada Üzülmez deresinin taşması sonucu Zonguldak Ankara yolunda ciddi hasara neden olmuş, ulaşım ciddi şekilde aksamış yolu kullanan vatandaşlarla birlikte o bölgede yaşayan halk mağdur olmuştur. Zonguldak Ankara yolunun genişletme çalışmalarında çıkan hafriyatı taşıtmamak(hafriyat taşıma bedeli ödenmesine rağmen) ve buradan yandaş şirketlere rant sağlamak için derelerin doldurulmasına izin verilmiş, yapılan menfezlerin taşkın anında suyu taşıyacak şekilde yaptırılmadığından; doğadan sel sularıyla gele malzemeler menfezlerle birlikte köprüleri tıkayarak akarsuyun kanalın dışına taşmasıyla çevre ciddi şekilde zarar görmüştür. Halkın mağduriyetinin derhal giderilmesini ve sorumluların hesap vermesini istiyoruz.

Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi Eş Zonguldak Sözcüsü Ali Topaloğlu, Barış ve Çözüm Süreci'nin başlamasının üzerinden 15 ay geçtikten sonra yeniden kan dökülmesi ve Lice iki vatandaşın hayatını kaybetmesi son derece vahim bir gelişme olduğuna dikkat çekti Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi Eş Zonguldak Sözcüsü Ali Topaloğlu, Barış ve Çözüm Süreci'nin başlamasının üzerinden 15 ay geçtikten sonra yeniden kan dökülmesi ve Lice iki vatandaşın hayatını kaybetmesi son derece vahim bir gelişme olduğuna dikkat çekti ve "Tokat'taki linç girişimi ve Türk Bayrağının indirilmesi ise meydana gelebilecek kötü olayların habercisidir." Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi Eş Zonguldak Sözcüsü Ali Topaloğlu, yaptığı basın açıklamasında Dünya örnekleri de göstermektedir ki, barış ve çözüm süreçleri böylesi olayların neden olduğu umutsuzluk ve hayal kırıklığını kaldırmaz.Ardında on binlerce ölüm ve faili meçhulü; sayısız yaralı ve milyonları aşan zorunlu göç mağduru, boşaltılmış köy, mera, mezra, dağ, tepe ve yakılmış ormanıyla yıkıma uğramış olan bir coğrafyada barış ve çözüm süreci siyasal kumara gelmez. İktidar uzun zamandır uyguladığı kutuplaştırma siyasetiyle toplumu had safhada germiş durumda. Gelişmelerden rahatsızlık duyan vatandaşların protestosuna jandarmanın şiddet ve silah kullanarak yaptığı müdahale, bu ortamda ateşe dökülen benzin rolünü oynamıştır.Bu provokatif müdahale, sonunda Lice'de barışa kan bulaştırdı. İki can, Ramazan Baran ve Hacı

Baki Akdemir yaşamlarını kaybettiler. Yakınlarına baş sağlığı, yaralılara acil şifa diliyoruz.Protesto yapan halka ateş emrini ve bunu uygulayan askeri ve sivil görevliler derhal açığa alınıp, yargı önüne çıkarılmalıdır!AKP'nin yönettiği Türkiye'de toplumsal gösterilerde, protestolarda vatandaşların öldürülmesi olağan devlet davranışı haline gelmiştir. Yeter artık, devlet eliyle cinayetlere son verilmelidir!

"Bayrak indirme eylemi tamamen Provakasyona yönelik bir girişimdir"

Barış ve Çözüm Süreci'n gösteren Başbakan ve AKP Hükümetinin, bu dönemde durmaksızın yeni kalekollar inşa etmesi, eski karakolları güçlendirmesi ve askeri amaçlı barajlar kurması, iyi niyetten uzak bir tavır, samimiyetsizliktir. Buna Kürt halkının bundan kuşku duyması ve tepki göstermesi haklıdır.Kürt Sorunu'nun bir parçası olan ve son günlerde tartışılan dağdaki çocuklar konusu da hem insani, hem de evrensel düzeyde ilkesel bir yaklaşımı gerektiriyor. Tarafların sorundaki rolü tartışmasını bir yana bırakarak ve konuyu politik taktiklerin nesnesi haline getirmeden, karşılıklı diyalog yoluyla, çocukların getirilip ailelerine teslimi için ortak ve samimiyetle hemen çalışma yapılmalıdır.Ortak değerlerimize saygı duyulmalıdır. Bu Bağlamda Bayrak indirme eylemi tamamen Provakasyona yönelik bir girişimdir. Bu nedenle eylemi kınıyoruz.Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi Barış ve Çözüm Süreci'nin kesintiye uğramamasını çok önemli görmektedir. Bu amaçla Kürt kimliğinin tanınması, anayasal ve yasal gereklerini yerine getirilmesi için ortak mücadele ve dayanışma içinde olmaya devam edecektir.

"En önemli icraatım" diyerek, Türkiye'ye ve dünyaya

Aktif Sen Ýl Temsilciliði'nden Eðitim Sen' e Baþsaðlýðý ziyareti Aktif Sen İl Temsilciliği Yıldıray Uysal KESK'e Bağlı Eğitim-Sen'e başsağlığı ziyaretinde bulundu.Ziyaret nediyle menuniyetini dile getiren Eğitim-Sen Şube Başkanı Orhan Yılmaz, "Geçtiğimiz günlerde kaybettiğimiz öğretmen arkadaşımız. Öğretmen arkadaşımız yoldaşsımız yaklaşık 18 gün süren hayat mücadelesi sonrasında maalesef kaybettik. Kaybettiğimizin iki saat sonrasında falan öğrendik. Kayseri'de ki arkadaşlarımıza başsağlığı diledik. Tabi yapılması gereken orda neyse onu yaptık. Ama sizin de söylediğiniz gibi yaşadığı zamanlarda Eğitim Sen Üyelerini iş yerlerinde ağza gelmeyecek diz dize oturmalarda her türlü karalamayı yapanlar işte maalesef öldükten sonra sahip çıkmak diye gayri ahlaki yaklaşımda Endüstri Meslek Lisesinin önünde yani biz sahip çıkıyoruz izlenimi yaratmak üzere böyle belirli bir çaba harcanmalı. Ben geldiğiniz için ve bu ahlaki etik

davranışınızdan dolayı ayrıca teşekkür ediyorum. Aktif Sen İl Temsilciliği Yıldıray Uysal'da "Bu tür sorunlar geçmişte yaşandı yaşanıyor. Milli Eğitim Bakanlığı kendi doğrultusunda çalışmamaya devam ettikçe herhalde olmaya devam edecektir. Kendi itirafları var; ahlaki düzeyde bir şey veremedik neslimize diye. Yani bu toplumsal çöküş, öğretmeni itibarsızlaştırması, veli karşısında

küçük düşürülmesi bunlar neticelenecektir. Arkası da gelecektir. Tekrar ben tüm camiamıza başsağlığı diliyoruz"dedi Geçtiğimiz haftalarda Kayseri - Melikgazi Seyyid Burhaneddin Teknik ve Endüstri Meslek Lisesi' nde müdür yardımcısı olarak görev yapan Mehmet Aktaş öğrencisi tarafından öldürülmüştü


SUSMA -HABER-YORUM

11 Haziran/2014/602

Civardan

Sayfa 7

SUSMA; BAĞIMSIZ,İLKELİ, TUTARLI GAZETE SUSMA; GÜCÜNÜ OKURDAN ALAN GAZETE SUSMA; GÖNÜLLÜ OKURLARIN DESTEKLERİYLE ÇIKIYOR

Oktay-Olcay Yurtbay Anadolu Lisesi 16'ncý mezunlarýný verdi Çaycuma Oktay ve Olcay Yurtbay Anadolu Lisesi'nin 2013-2014 eğitimöğretim yılı mezuniyet töreni okul bahçesinde gerçekleştirildi. 16'ncı mezuniyet törenine; işadamı Zeki Yurtbay, Yurtbay Eğitim Vakfı Başkanı Emel Yurtbay, Bartın İl Milli Eğitim Şube Müdürü Veli Ceng, Çaycuma İlçe Milli Eğitim Şube Müdürü Seyfettin Ceylan, Okul Müdürü İlker Okumuş, öğretmenler ve çok sayıda veli katıldı. Saygı duruşuda bulunulması ve İstiklâl Marşı'nın okunmasının ardından Okul Müdürü İlker Okumuş, yaptığı konuşmada şunları söyledi: "1992 yılında Çaycuma Anadolu Lisesi adıyla kurulan okulumuz, 1993 yılında Yurtbay Eğitim Vakfı tarafından yaptırılan yeni binasına taşınarak Oktay ve Olcay Yurtbay Anadolu Lisesi adını aldığı o tarihten bu güne gelinceye kadar bölgemizin en güzide okullarından biri haline geldi. 22 yıllık bu süreçte ilçemizde kaliteli eğitimin öncüsü olarak öğrencilerimizi yükseköğretim kurumlarına göndermiş olmanın haklı gururunu ve mutluluğunu yaşıyoruz. Bu süreçte bizi her zaman destekleyen Emel-Zeki Yurtbay'a bir eğitimci olarak eğitime katkılarından dolayı sizlerin huzurunda bir kez daha teşekkür ederim." Okul birincisi olan Yasemin Yol, mezuniyet nişanını çakarak, bir konuşma yaptı. Konuşmaların ardından okulu dereceyle bitiren öğrencilere plaketleri verildi. Okul birincisi Yasemin Yol'a plaketini Emel Yurtbay, okul ikincisi Selin Hande Cebeci'ye plaketini işadamı Zeki Yurtbay, okul üçüncüsü Yasemin Ünal'a plaketini

Çaycuma Oktay ve Olcay Yurtbay Anadolu Lisesi'nin 2013-2014 eğitim-öğretim yılı mezuniyet töreni okul bahçesinde gerçekleştirildi. 16'ncı mezuniyet törenine; işadamı Zeki Yurtbay, Yurtbay Eğitim Vakfı Başkanı Emel Yurtbay, Bartın İl Milli Eğitim Şube Müdürü Veli Ceng, Çaycuma İlçe Milli Eğitim Şube Müdürü Seyfettin Ceylan, Okul Müdürü İlker Okumuş, öğretmenler ve çok sayıda veli katıldı.

Seyfettin Ceylan verdi. Törende ayrıca Okul Öğrenci Meclis Başkanı Tolga Cenk Alanya'ya da Bartın İl Milli Eğitim Şube Müdürü Veli Ceng tarafından plaket verildi. Programda daha sonra, okuldan mezun olan 81 öğrencinin diplomaları sınıf rehber öğretmenleri Sema

Özcan, Şengül Ekin Gebeş, Nurgül Savtekin ve Cemil Durguncu tarafından verildi. Okul Müzik Kulübü de izleyicilere mini bir konser sundu. Mezun olan tüm öğrencilerin birlikte seslendirdiği şarkının ardından keplerin havaya fırlatılmasıyla tören sona erdi.

Milletvekili Haberal Alaplý'da incelemelerde bulundu Zonguldak Milletvekili Prof.Dr. Mehmet Haberal, Alaplı Belediyesi'ni ziyaretinde, Belediye Başkanı Nuri Tekin'den belediyenin hem genel, hem de yaşanan sel felaketindeki çalışmalarıyla ilgili bilgi aldı. Alaplı'da şiddetli yağmurun ardından büyük bir sel felaketi ve su baskınları yaşandığını belirten Belediye Başkanı Nuri Tekin, sel ve su baskınlarından Alaplı'nın ve belediyenin en az zararı görmesi için belediyenin tüm ekipmanlarıyla birlikte 24 saat olağanüstü bir çalışma yaptıklarını belirterek, "Göreve geldiğimizden itibaren gösterdiğimiz ciddi ve disiplinli çalışmayı sel ve su baskınlarıyla mücadelede de gösterdik. Tüm belediye ekiplerimiz, iş makineleri ve tüm araç gereçlerle birlikte can siparene bir çalışma gösterdiler. Her türlü önlemi almaya çalıştık. Sadece belediye sınırlarımıza değil, belediye sınırlarımız dışına da müdahale ettik. Karayollarına da yardımcı olduk, İl Özel İdaresi'ne de yardımcı olduk. 47 vatandaşımızı su baskını yaşanan noktalarda mahsur kalmaktan kurtardık. Can ve mal kaybını önlemek için ekiplerimiz gerçekten takdire şayan bir çalışma gösterdiler. Bu vesileyle ben buradan tüm ekiplerimize teşekkür ediyorum. " dedi.

Kavukkavla deresinin sel ve su baskınlarına karşı ıslah edilmesi için yardımcı olması talebinde bulunuldu. Yapılan bu çalışmaya rağmen, maddi hasarın büyük olduğunu

Zonguldak Milletvekili Prof.Dr. Mehmet Haberal, Alaplı Belediye Başkanı Nuri Tekin'i ziyaret ederek, belediyenin çalışmaları hakkında bilgi alıp, yaşanan sel felaketiyle ilgili "geçmiş olsun" temennisinde bulundu.

belirten Belediye Başkanı Nuri Tekin, "Henüz kesin hasar tespiti yapmadık. Hasar tespitiyle ilgili çalışmalarımız devam ediyor. Su depolarımızda, şantiyelerimizde, kanalizasyon ve yağmur suyu altyapımızçda, yollarımızda, işyerlerimizde, terfi istasyonlarımızda büyük hasarlar var. " dedi. Alaplı Belediye Başkanı Nuri Tekin de, Prof. Dr. Mehmet Haberal'a desteğinden ve ilgisinden dolayı teşekkür ederek, "Sizlerin de desteğiyle, halkımızla olan bütünlüğümüzü devam ettirerek, inşallah ilçemize hak ettiği hizmetleri kazandıracağız. Bu konuda azimli ve

kararlıyız. " dedi. Milletvekili Prof. Dr. Mehmet Haberal, su baskınına uğrayan Kavukmkavla mevkiindeki Canlı Alabalık tesislerini ziyaret ederek, işletme sahibi Ali Çalışkan'a geçmiş olsun temennisinde bulundu. İşletme sahibi Çalışkan, Milletvekili Haberal'dan Kavukkavla deresinin sel ve su baskınlarına karşı ıslah edilmesi için yardımcı olması talebinde bulundu. Haberal da, Ankara'da bu konuda gerekli girişimlerde bulunacağını söyledi.

Erdemir'e verimlilik ödülü verildi Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından ülkemizin rekabet gücünün artırılmasına ve ekonominin verimlilik temelli sürdürülebilir bir yapıya kavuşturulmasına yönelik olarak ilk kez düzenlenen Verimlilik Proje Ödülleri'nde ERDEMİR, "Büyük Ölçekli İşletme Süreç İyileştirme" kategorisinde ikincilik ödülüne layık görüldü. İşletmelerde verimlilik artışını desteklemeyi, verimlilik bilincinin ve iyi uygulama örneklerinin yaygınlaşmasına katkıda bulunmayı amaçlayan Verimlilik Proje Ödülleri, 2 Haziran'da Ankara Congresium ATO Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı'nda düzenlenen törenle sahiplerine dağıtıldı. ERDEMİR'in ödülünü, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık, ERDEMİR Genel Müdürü Sedat Orhan'a takdim etti. Verimlilik Proje Ödülleri Büyük Ölçekli İşletme Kategorisi'nde finale kalan 44 projeden 16 tanesi, "Süreç İyileştirme, Otomasyon ve Teknoloji

Yönetimi, Ar-Ge ve Sürdürülebilirlik" olmak üzere 4 alt kategoride ödüle hak kazandı. ERDEMİR, "İstatistiksel Deney Tasarımı (DOE) Tekniği ile 6513 Kalite Çeliklerde Şekillendirilebilirlik Parametreleri Optimizasyonu" konulu başvurusu ile "Süreç İyileştirme" kategorisinde ödül aldı. Törende ödül alan projelerin sunumları da gerçekleştirildi. "İstatistiksel Deney Tasarımı (DOE) Tekniği ile 6513 Kalite Çeliklerde Şekillendirilebilirlik Parametreleri Optimizasyonu" projesi ile ilgili olarak ERDEMİR Genel Müdürü Sedat ORHAN, söz konusu çelik kalitesinde müşteri beklenti ve taleplerine odaklanarak, kısa sürede ve az sayıda deneme üretimi ile müşteri beklentilerini karşıladıklarını, bu sayede bu ürün grubunda ülkemiz ithalatında olası azalma ve ihracatta artış potansiyeli elde etmeyi ve ülkemizin cari açığı ile mücadeleye de katkı sağlamayı hedeflediklerini belirtti.

Baþkan Semerci ve Uçar'dan Acar'a nezaket ziyareti

SGK Zonguldak İl Müdürü Çiğdem Acar, Devrek Belediye Başkanı Mustafa Semerci ile AKP Zonguldak İl Başkanı Hamdi Uçar'ı makamında ağırladı. Devrek Belediye Başkanı Mustafa Semerci AKP Zonguldak İl Başkanı Hamdi Uçar'la birlikte SGK Zonguldak İl Müdürü Çiğdem Acar'ı ziyaret etti. Nezaket ziyaretinde bulunduklarını belirten Devrek Belediye Başkanı Mustafa Semerci kendilerini

ağırladığı için Acar'a teşekkür etti. Karşılıklı fikir alışverişinde bulunduklarını belirten Başkan Semerci, SGK Zonguldak İl Müdürü Çiğdem Acar'a çalışmalarında başarılar diledi. Ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getiren SGK Zonguldak İl Müdürü Çiğdem Acar ziyaret dolayısıyla Devrek Belediye Başkanı Mustafa Semerci ile AKP Zonguldak İl Başkanı Hamdi Uçar'a teşekkür etti.


Sayfa 8

11 Haziran/2014/602

Fotoðrafçýnýn gözüyle Kentsel dönüþüm Zonguldak Atatürk Kültür Merkezi küçük salonda düzenlenen etkinliğin konuğu, Ali Öz idi. "Tarla Başı Ayıp Şehir Çalışması şöyle başladı. Burada kentsel dönüşüm olacağını duyduğum vakit dört yıl önce yaklaşık ben kolları sıvadım girdim Ama biz bunu bir proje usulü değil de bir mimari dokuyu ve yok olacak yaşamı belgelemek üzere ama içine girdikten sonra olay beni içine çekti sardı sarmaladı.

Ege Doðaltaþ iþçilerinin direniþi sürüyor

Zonguldak Fotoğraf Derneği tarafından fotoğraf gösterisi ve söyleşi düzenlendi. Zonguldak Atatürk Kültür Merkezi küçük salonda düzenlenen etkinliğin konuğu, Ali Öz idi. Öz, "Tarla Başı Ayıp Şehir Çalışması" çalışmasını başlangıcı ve sonrasında onu etkileyen yönlerini aktardı. Ali Öz, Sevim Arı'ya verdiği demeçte şu ifadelere yer verdi, "Tarla Başı Ayıp Şehir Çalışması şöyle başladı. Burada kentsel dönüşüm olacağını duyduğum vakit dört yıl önce yaklaşık ben kolları sıvadım girdim Ama biz bunu bir proje usulü değil de bir mimari dokuyu ve yok olacak yaşamı belgelemek üzere ama içine girdikten sonra olay beni içine çekti sardı sarmaladı. Baktım altı ay geçmiş. Altı ay sonra dedim ki zor riskli problemli bir bölge çok kültürlü çok yoğun yaşanıldığı bir bölge ve burası Venedik'in susuz hali yani Venedik mimarisiyle yapılmış 1900 yıllarında o

dönemin Rum Ermeni esnafının kendilerine yaptığı site bölgesi ve depremde de en sağlam bölgelerden de bir tanesi. Fakat burayı kentsel dönüşüm adına yağmalamak istediler. Özü şudur, burada ki yapıları yıkıp yok edip burada ki yoksulları buradan atıp işte şehir kentsel işte şehir kentsel dönüşüm işte soysuzlaştırma hareketi denen şehir merkezleri zenginlerin rant alanlına dönüştürüldüğü bir politika. Ve burada devlet özel sektör ve Bürokrasi üçü bir arada burayı dönüştürdü. Her türlü yöntemi uyguladılar. Baş edemedikleri vakit adamın elektriğini suyunu kestiler. Yada evine hırsız soktular bir sürü uzun hikaye. Sonuçta 6 ay sonra sosyal medyada kullanılmaya başladı. Çok büyük ilgi uyandırdı. Birde gece hayatı orada ki yaşamları falan arkasından bizim medya ilgilendi bütün basınımız televizyonlarımız çarşaf, çarşaf saatlerce röportaj yayınladı. Arkasından sergisini yaptık. O da çok büyük ilgi gördü. Özellikle Almanya yazılı ve görsel basınında yer buldu.

İsveç, Finlandiya radyoları falan derken zorda olsa kitabını yapmaya kalktık. İmkânsızlar içinde kitabını da yaptık, 1500 adet kitap bastık. Kitabın adı "Tarla Başı Ayıp Şehir" 1500 adet kitap bastık ve şuanda da bitti zaten herhalde fotoğraf kitabı olarak en kısa zamanda biten kitaplardan bir tanesi. Evet o insanların problemlerini çözemedim belki ama bir tarihi bir belge bırakmak anlamında ciddi bir iş yaptım yaklaşık 40

bin karelik bir fotoğraf arşivi oldu.”dedi. Fotoğraf Sanatçısı Ali Öz, çalışmalarının gerek sergilenmesi, gerekse kitap haline getirilmesi konusunda ülkemizde ne sanatçıya nede sanat eserine gerekli desteğin verilmediğini dile getirdi ve daha çok kişisel fedekarlıklarla yürüyen çalışmaların özellikle meslek odaları,belediyelerin destek vermemsinden dert yandı.

YETKİLİ ACENTESİ

İzmir'in Kemalpaşa ilçesinde kurulu bulunan Ege Doğaltaş ve Traverten Şirketi'nde çalışırken Genel Maden İşçileri Sendikası'na (GMİS) üye oldukları için işten atılan işçilerin direnişi sürüyor. Mart ayı başından beri çeşitli eylem, basın açıklaması ve yürüyüşlerle mücadelelerini sürdüren işçiler, Şirkete ait fabrika önünde 24 Nisan'da kurulan direniş çadırındaki direnişlerini de sürdürüyor. İşçileri; GMİS yöneticileri, eşleri, çocukları ve emek dostları yalnız bırakmıyor. GMİS Genel Teşkilatlandırma ve Eğitim Sekreteri Osman Tutkun, GMİS Karadon Şube Mali Sekreteri Seyfi Özkaynak, Gelik İşyeri Temsilcisi İsmet Hacıbektaşoğlu ile özel bir şirkette örgütlenme çalışması yaparken işten atılan emekli maden işçisi Recep Adıgüzel, İzmir Ege Doğaltaş fabrikasında çalışırken sendikalı oldukları için işten atılan işçilerle beraber direniş çadırında eyleme destek verdi. Ege Doğaltaş ve Traverten Şirketi işçileri, sonuç alınıncaya kadar mücadelelerini sürdürmekte kararlı olduklarını bir kez daha ifade ettiler. GMİS heyeti, Soma Maden şehitliği'ni ziyaret etti

Görkem ÖZTÜRKOÐLU GÜNGÖR

12 Katlı İş Merkezi Kat:1 N0:2/39 Merkez-Zonguldak Tel-Faks: 0 372 252 17 16

Arýcý Otogaz / Ümit Arýcý Çaydamar Yolu üzeri Değirmen Sok.No:17 Tel: 0 372 251 22 65- GSM 0539 868 2546 / Zonguldak

Aracınızın yakıtını aldıktan sonra yıkama ve bakımını yaptırın

GMİS Heyeti, 13Mayıs 2014 tarihinde Manisa'nın Soma ilçesinde bulunan maden ocağında yaşanan iş cinayetinde hayatını kaybedenlerin defnedildiği Soma Şehitliği'ni ziyaret etti. Tutkun, "Şehitlerimize Allahtan rahmet diliyoruz. Tüm işçi sınıfının başı sağolsun. Karanlık içinde çalıştılar, ışıklar altında yatsınlar" dedi. GMİS heyeti, standart profil işçilerine destek verdi Petrol-İş Sendikası'na üye oldukları için işten atılan ve 393 gündür direnişte olan Manisa Organize Sanayi Bölgesi'nde Standart Profil işçilerini ziyaret eden Sendikamız heyeti mücadeleye destek verdi.


Susma gazetesi 602  

Araştır,Soruştur,Konuş; SUSMA

Advertisement
Read more
Read more
Similar to
Popular now
Just for you