Page 1

“16 Mart’lar AKP’yle Sürüyor” 16 Mart 1978'de İstanbul Üniversitesi Eczacılık Fakültesi'nde gerçekleştirilen bombalı saldırıda öldürülen Hatice Özen, Baki Ekiz, Ahmet Turan Ören, Abdullah Şimşek, Hamit Akıl, Cemil Sönmez ve Murat Kurt ile Gezi direnişinden bu yana öldürülen Abdullah Cömert, Ethem Sarısülük,Mehmet Ayvalıtaş, Ali İsmail Korkmaz, Ahmet Atakan, Hasan Ferit Gedik,Medeni Yıldırım ve Berkin Elvan "Yaşıyor" sloganlarıyla anıldı. Sayfa 4’de SUSMA GÖNÜLLÜ OKURLARIN DESTEĞİYLE ÇIKIYOR ABONE OL ABONE BUL

19 MART 2014 HAFTALIK YEREL GAZETE YIL: 17 SAYI: 590

Ederi: 1.00 TL

Belediye-Ýþ’te “Kirli medyanýn içerisinde Toplusözleþme tertemiz kalmasýný bildi” Katılımcılar yaptıkları konuşmalarda Sezgin'i anlattılar. Gazeteci Ali Bahadır: "Çetin Sezgin, tek kelimeyle ifade etmek gerekirse, dürüst bir insandı. Mertti, çalışkandı. Uyanış Gazetesi döneminde birlikte çalışma şansını yakalamıştım. Şu günlerde, kirli medyanın içerisinde tertemiz kalmasını bilen nadir insanlardan biriydi. Ruhu şad olsun. Hepimizin başı sağolsun." Zonguldak Belediyesi ile Belediye-İş Sendikası arasında 2014 yılına ait toplu iş sözleşmesi imza töreni gerçekleştirildi. Belediye Nikâh Salonu'nda gerçekleştirilen imza törenine; Zonguldak Belediye Başkanı Muharrem Akdemir, Belediye İş-Sendikası Genel Sekreteri Nihat Ayçiçek, Belediye İşSendikası Zonguldak Şube Başkanı Tahsin Atayan, komisyon üyeleri ve Belediye personeli katıldı. 205 işçiyi ilgilendiren toplu iş sözleşmesinde; ilk yıl yüzde 23, ikinci yıl yüzde 13 oranında zam yapıldı. Haberi 6’da

Aþkar;“14 Mart Týp Bayramýndan söz etmek mümkün müdür?

Yakalandığı amansız hastalığın ardından Ankara Medicana Hastanesi'nde kardeşi Altan Sezgin'den alınan ve başarıyla gerçekleşen ilik nakline karşın akciğerinde oluşan enfeksiyon nedeniyle yoğun bakıma alınan Karaelmas Gazeteciler Derneği (KGD) Yönetim Kurulu Üyesi ve Halkın Sesi Gazetesi Kültür-Sanat Editörü, "Zonguldakspor Tarihi" kitabının yazarı, araştırmacı gazeteci M. Çetin Sezgin, önceki gün sabah Ankara'da yaşamını yitirdi. Ambulansla önceki akşam Zonguldak'a getirilen Sezgin'in cenazesi, Atatürk Devlet Hastanesi'ne morguna konuldu. Dün sabah Atatürk Devlet Hastanesi'nden alınan Sezgin'in

cenazesi, önce İnağzı TOKİ Konutları'ndaki evine getirildi. Burada yapılan duaların ardından komşularından helallik alındı. Gazeteci Sezgin için KGD'nin ve Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) İl Temsilciliği'nin de bulunduğu Zonguldak Belediyesi Kültür Merkezi (BKM) önünde tören düzenlendi ve anı defteri açıldı. Törene, AKP Zonguldak Milletvekili Özcan Ulupınar, Zonguldak Belediye Başkanı Muharrem Akdemir, Zonguldak Barosu Başkanı İbrahim Kerem Ertem, TMMOB Maden Mühendisleri Odası Şube Başkanı Erdoğan Kaymakçı, Genel Maden İşçileri Sendikası (GMİS) Genel Başkanı Eyüp Alabaş, AKP İl

Başkanı Hamdi Uçar, CHP Merkez İlçe Başkanı Cemal Şahin, Karaelmas Gazeteciler Derneği Başkanı Osman Sav ve Yönetim Kurulu üyeleri, Zonguldak Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Derya Akbıyık, Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) Şube Başkanı Tayfun Özdemir, Zonguldak Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanı Muharrem Coşkun,

ZOFOD Başkanı Mehmet Yıldız, BKM Müdürü Abdullah Bakır, ailesi, sanat, spor ve siyaset dünyasından çok sayıda isim, okurları ve meslektaşları katıldı.

Haberin devamı 8’de

Sosyalistler Seçime yönelik deðerlendirme yaptýlar Bektaþ,

“Gençlerimiz özledikleri saðlýklý ve keyifli kent yaþamýna kavuþacaklar”

KESK'e bağlı Sağlık Emekçileri Sendikası (SES) 14 Mart Tıp bayramı nedeniyle basın toplantısı düzenledi.Toplantıya KESK'e bağlı sendikaların yöneticileride destek verdi.SES Zonguldak Şubesinde gerçekleşen basın toplantısında Şube Başkanı Esat Aşkar yaptığı açıklamada, Böylesi bir ortamda 14 mart tıp bayramından söz etmek mümkün müdür"dedi.

Haberi Sayfa 3’de

Özgürlük ve Dayanışma Partisi 30 Mart Yerel Seçimler nedeniyle Zonguldak'ta nasıl bir tutum aldıklarını, hangi noktalarda aday gösterdiklerini, diğer sosyalist sol ve CHP'ye ilgili olarak parti politikalarını dile getirdiler. Sevim Arı ÖDP İl Başkanlığında Zonguldak

Merkez Turan Karagöz, Kozlu Mehmet Ali Karadağ, Kilimli Musa Altay ile görüştü sosyalist adayların yerel seçimlere yönelik değerlendirmelerini aldı.

Haberi 5’de

AKP Zonguldak Belediye Başkan Adayı Ali Bektaş gençlerle bir araya geldi., "Lavar alanında hayata geçireceğimiz Kültür Sanat merkeziyle; gençlerin bütün güncel etkinlikleri izlemelerinin ve kendilerini sanatın her dalında ifade etmelerinin önünü açacağız."

Haberi 4’de


SUSMA -YORUM

19 Mart/2014/590

Bektaþ “Hýrsýz var'

diye baðýrdýlar”

Bahaddin Arı susmagazetesi@yahoo.com

Halen Kozlu Belediye Başkanı ve AKP Zonguldak Belediye Başkan Adayı Ali Bektaş seçim gezilerini sürdürüyor.Ali Bektaş gazeteleri ziyaretinde dile getirmişti. “Zonguldak’tan adaylığını düşündüğümde arabama binerek zaman zaman Zonguldak’ın mahallelerini sık sık gezmiş,genel bir izlenim oluluşturmuştum”demişti.Adaylığını açıkladıklatn sonra Ali Bektaş yoğun tempo ile geziyor.Gezdikçe kendi deyimiyle “Taşın kendi yerinde ağır olduğunun farkına varıyor” Şunu kabul etmek lazım.Anadolu kültürü çok zengin yer yer fıkra ile deyimlerle günümüze kadar aktararak geliyor.Kavgaya giren için, “Her horoz kendi çöplüğünde öter”derler. Ali Bektaş fıkrayı çok sevdiği için bende bir fıkra ile devam edeyim.Temel’in hanımı Fadime kediyi çok seviyormuş.Temel ise tam tersi.Temel kafaya koymuş kediyi evden defedecek.Fadime evde yokken Temel kediyi alıyor uzak bir yere bırakıyor dönüyor bakıyor kedi evde.Temel hiç bozuntıya vermiyor.Bir iki derken en sonunda kızıyor, kediyi çok uzak ve karmaşık yollardan geçirerek bırakıyor.Bu kez Temel evin yolunu bulamıyor.Evi arıyor Fadimeye hal hatır sorduktan sonra ‘Kedi evdemi’diyor Evet Cevabını alınca Söyle o .... kediye gelsin bana yolu göstersin yolu kaybettim”

AKP’nin Zonguldak Belediye Başkanı Ali Bektaş, seçim gezileri sırasında kendisine tavır koyan vatandaşlara seslenerek şunları söyledi: "Ben bu insanları anlamıyorum. Geçenlerde bir mahalleye gittik. Arkadaş bizimle selamlaşmak istemedi. Bir eve gittik 'Hırsız var diye bağırmaya başladılar. Ötekileştirmek budur. Bizim gelenek ve göreneklerimizde insana insan gibi davranmak vardır. Benim alnım ak. Benim hayalimde kentime iyi hizmet etmek var. Bazen düşünüyorum. Kozlu'dan aday olsaydım, yüzde 80 oy alır belediye başkanı seçilirdim. Rahattım. Herkesi isim isim tanırdım. İnsanlar Zonguldak'ta böyle bir yaşantıya layık değiller.”dedi.(Halkınsesi) Evet Sayın Başkanım bugünlerin iletişim dili ‘Algı’ yönetimi.Kitleler son yılların en dinamik, en politize günlerini yaşıyor.O nedenle tepkileride o oranda anlamak ve düşünmek lazım.Halk gerçekten temiz,dürüst,adaletli başkanı arıyor.O partiden bu partiye kayarak mesaj veriyor.

Abdullah Yýlmaç’a geçmiþ olsun Abdullah Yılmaç’ı ben tanıyorum ama benden başka birçok kişide tanıyor.Çünkü bir biçimde kente mal olmuş, yaşamın bir çok alanında ve bir çok insanla yine bir biçimde ilişki içinde

20 Mart 1978 - İki saatlik faşizme ihtar direnişi yapıldı. 1995 - Kuzey Irak harekâtı başladı. 21 Mart (Irk Ayrımıyla Savaşım Günü, Gece=gündüz NEWROZ) 1973 - Asık Veysel Şatıroğlu öldü. 1995 - MLKP'li Hasan Ocak gözaltında kayboldu. 22 Mart 1920 - İzmir Kuvai Milliye Genel Kurulu'nun toplantısı. 1923 - Tahir Karaoguz'un kurarak sahip ve sorumlu müdürlüğünü yaptığı "Zonguldak" gazetesi Zonguldak'ta, kendi tesisleri "Karaelmas Basımevi"nde ilk sayısını yayınladı. 23 Mart 1975 - İzmir'de Türk-İs'in "Lokavtları Protesto Mitingi" 1960 - Said-i Nursi (Kürdi) öldü. 24 Mart 1930 - Kadınlara seçme ve seçilme hakki tanindi. 1975 - Adana'da plastik sanayi isçileri greve başladı. 1978 - Ankara Cumhuriyet Savcısı Doğan Öz 08.30'da arabası içinde öldürüldü. Suikastı gerçekleştiren kişi 6 el ateş ettikten sonra kayıplara karıştı. Tanıklar tarafından teşhis edilen İbrahim Çiftçi Askeri Mahkeme'de 4 kez idama mahkûm olmuştu. Askeri Yargıtay Daire Kurulu beraatına karar verdi.

Susma KURUCU Bahaddın Arı Sahibi: Çark Yayıncılık,Reklamcılık Adına:Sevim ARI

Sorumlu Yazıişleri Müdürü: Bahaddin ARI Webmaster : S.Üstüngel ARI Yönetim Yeri ve Adresi: Mithatpaşa Mah.B. Ecevit Cad. Kızılay Kanmerkezi Karşısı Kat: 5 No: 52 ZONGULDAK Tel/Faks 0372 252 42 99 Web: www.susmagazetesi.net e-posta: susmagazetesi@yahoo.com Dizgi-Düzenleme: SUSMA Baskı: MATBAA 69 Tel:251 40 44

Kururluş 28 Nisan 1997 Temsilcilikler Kozlu; ; Bilal Kara Bartın : Ahmet Güneş Amasya : Mehmet MENEKŞE Berlin : Mehmet Ballıkaya Kongre İlanı;50. TL Tüzük İlanı:150 TL Yitik İlanı: 20 TL Gazete Satış Fiyatı: 1. 00 TL Yıllık Yayınlı Kurumsal Abone: 1000.TL Yıllık bireysel abonelik 100.TL Banka Hesap No: Ziraat Bankası Zonguldak Şb.00569815 Posta Çeki Hesabı: Bahaddin Arı 0148 52 40

Susma; Hak ve Sorumluluk Bildirgesi İlkelerine Uyar. Cevap ve düzeltme hakkına saygı gösterir. Gazetede yayınlanan yazıların sorumluluğu yazara aittir

olan bir dostum,arkadaşım. Benim ile Abdullah arasındaki ilişki bu saydıklarımla aynı değildir mutlaka çünkü daha gerilerden gelen bir ilişki yumağına dayanıyor. Uzatmayayım Abdullah Yılmaç geçtiğimiz Cumatresi Günü Kariyer Gazetesi’nin Deniz Kulübünde kutladığı 5.Yıl etkinliğine katılmış.Ortam belli siyasilerin yoğun geldiği,ileri geri konuşlamalarında yapıldığı bir ortam, hep olur bu. Ama nedense bu kez tahammülsüzler, bahane arayanlar yada hırsını başka yerden çıkarmak isteyenlerin adresi Abdullah Yılmaç olmuş. Abdullah’ı darp etmişler, yetmemiş hızını alamamışlar Atatürk Devlet Hastanesine kadar gitmiş ve oradada aynı davranılarına devam etmişler.Konu savcılıkta olduğu için detaya girmiyorum. İşin asıl ilginç olanı, Abdullah’ın yanındaki koca vucutlular,hatta gelecekte belediyeyi teslim edeceğimiz meclis üyesi daylarıda varmış.Vay anam vayy.Yanınızda kişi adam akıllı dövülüyor ve siz kılınızı kıpırdatmıyorsunuz.Vay belediyenin geleceğine.Muharrem Hocam şimdiden yanındakileri tanısın olurya başına birşey gelirse kendisine dikkat etsin. Başka, bugün günlerden Çarşamba ben konuyu duyduğumda Pazar Günü akşamdı.Yani aradan kaç gün

Sayfa 2 geçti.Abdullah Yılmaç kim, CHP Kozlu İlçe Yöneticisi bu dakikaya kadar Partinin olayı kınayan bir açıklaması oldu mu? Başka, Abdullah Yılmaç gazeteci peki gazeteci örgütlerinden özellikle de Kozlu Gazeteciler Derneği’nden bir açıklama vb. var mı? yok. Abdullah Yılmaç Kozlu Gazeteciler Derneği Kurucu üyesi. Küçük yerleşim yerinde adam olmak çok zor.İlkeli,dürüst ve adaletli davranmak için kimseyle göbek bağın, para bağın,ilişkilerinin seviyesi hiç aşağı düşmemesi gerekiyor. Siyasetçi(!) gazetelerinizi para ile bağlarsa yazamazsın.Peki, ya siyasetçi de ilke,kendine güven yoksa, ne kendine ne de başkasına yapılanı çıkıp açıklayamazsa ne olacak.O zaman koltuk sadece geleceğini değil kimliğini, kişiliğinide teslim almış demektir,tepki koyamazsın. Peki o zaman, Abdullah bunu yaşıyorsa kendini adamdan sayanlar sesini çıkarmıyorsa vatandaşı düşünün.Haydi duymadım diyenler şimdi duydunuz yapın gereğini bakalım. Ülkenin başını saran adaletsizlik,yolsuzluk,çıkar ilişkileri aslına bakarsan bizim etrafımızı sarmış onun için kımıldanmıyor, ses çıkmıyor.Aynaya bakma zamanına az kaldı. Tekrar Abdullah Yılmaç’a geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum.Yapılan saldırıyı kınyorum, her zaman yanında olduğumu belirtiyorum.


SUSMA -YORUM

19 Mart/2014/590 Ramazan Akyürek Açýða Alýndý

Taksim Dayanýþmasý Davasý Haziran'da

Hrant Dink'in öldürülmesine ilişkin davada ismi geçen ve sanık Tuncel'in "Cinayet Akyürek ve çetesinin işidir" diyerek işaret ettiği eski İstihbarat Daire Başkanı Ramazan Akyürek açığa alındı.Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink'in öldürülmesine ilişkin davada ismi geçen eski İstihbarat Daire Başkanı Ramazan Akyürek İstanbul'da yürütülen bir soruşturma kapsamında açığa alındı.Akyürek cinayetten sonra Emniyet Genel Müdürlüğü Teftiş Kurulu Başkanlığı'na terfi ettirilmiş, 17 Aralık yolsuzluk operasyonu sonrası görevden alınmıştı.İdare mahkemesine dava açan Akyürek hakkında mahkeme yürütmeyi durdurma kararı vermişti.(BİA)

Taksim Dayanışması üyelerinin "örgüt kurmak ve yönetmek" ile suçlandığı iddianame kabul edildi. Davanın ilk duruşması 12 Haziran'da görülecek. Polisin yaraladığı kişilerin başvurularıyla ilgili bir gelişme yok.Gezi direnişinin yıldönümüne yakın bir tarihte, Taksim Dayanışması üyeleri de yargılanmaya başlanacak. Direniş sırasındaki polis saldırısı sonucu yaralananların yaptığı suç duyuruları ilgili ise henüz hiç dava açılmadı.Taksim Dayanışması üyesi beş kişinin de aralarında olduğu 26 kişi hakkında "örgüt kurmak ve yönetmek" ile "toplantı ve gösteri yürüyüşleri kanununa muhalefet" suçlamasıyla hazırlanan ikinci iddianame İstanbul 33. Asliye Ceza Mahkemesi'nce bugün kabul edildi ve dava açılmış oldu.Mahkeme, ilk duruşma tarihini 12 Haziran 2014 olarak belirledi.(BİA)

Saðlýk emekçileri

Devlet ve iktidar

14 Mart týp bayramýndan söz etmek mümkün müdür? KESK'e bağlı Sağlık Emekçileri Sendikası (SES) 14 Mart Tıp bayramı nedeniyle basın toplantısı düzenledi.Toplantıya KESK'e bağlı sendikaların yöneticileride destek verdi.SES Zonguldak Şubesinde gerçekleşen basın toplantısında Şube Başkanı Esat Aşkar yaptığı açıklamada, "Sağlık çalışanları da bu ülkenin hemen tamamı gibi mutsuzdur, geleceğinden kaygılıdır, öfkelidir, şiddet sarmalı içinde kalmıştır, mesleğini hakkıyla yerine getiremediğini, hakkını alamadığını düşünmektedir.Böylesi bir ortamda 14 mart tıp bayramından söz etmek mümkün müdür"dedi. SES Zonguldak Şubesinde gerçekleşen basın toplantısında Şube Başkanı Esat Aşkar, yaptığı değerlendirmede şu görüşlere yer verdi, "Her yer hırsızlık, her yer yolsuzluk, rüşvet, her yerde çürüme kokusu. Polisin, kafasından vurarak öldürdüğü 14 yaşında bir çocuğumuzun acısı sardı yüreğimizi. Yasını tutmak, gönlünce ağlamak isten insanlara dahi izin verilmiyor. Acısını yaşamak isteyen insanların kafası kırılıyor, gözü çıkarılıyor, onlara hakaret ediliyor. Hükümet yetkileri. Ethem'e, Ali İsmail'e, Berkin'e, Mehmet'e, Abdullah'a, Medeni'ye, Ahmet'e üzüldüğünü gösteren hiçbir belirti göstermemiş, yakınlarına baş sağlığı bile dileyememiştir. Şimdi de bugünkü eylemlerinden dolayı sağlık çalışanlarını halkın sağlığının önünde engel çıkarmakla suçlamaktadır. Üzüntü vericidir, sağlık çalışanları açısından mevcut iktidarın sağlık politikalarının, sağlık Bakanı'nın güvenilirliği ve inandırıcılığı kalmamıştır.

"Sağlık ticaretleştirerek parayla alınıp satılan üzerinden kar elde edilen bir hizmete dönüştü" Gaz odasına dönmüş kentlere,TOMA'ya, Akrep'e, plastik mermiye, kimyasal gazlara, her türlü polis şiddetine karşı çıkıyoruz. Sağlık

Sayfa 3

KESK'e bağlı Sağlık Emekçileri Sendikası (SES) 14 Mart Tıp bayramı nedeniyle basın toplantısı düzenledi.Toplantıya KESK'e bağlı sendikaların yöneticileride destek verdi.SES Zonguldak Şubesinde gerçekleşen basın toplantısında Şube Başkanı Esat Aşkar yaptığı açıklamada, "Sağlık çalışanları da bu ülkenin hemen tamamı gibi mutsuzdur, geleceğinden kaygılıdır, öfkelidir, şiddet sarmalı içinde kalmıştır, mesleğini hakkıyla yerine getiremediğini, hakkını alamadığını düşünmektedir.Böylesi bir ortamda 14 mart tıp bayramından söz etmek mümkün müdür"dedi.

hizmeti almak herkesin , göstericilerinde hakkıdır diyoruz, göstericilere ilk yardım hizmeti verdiğimiz için suçlanıyoruz, Ankara ve Hatay Tabip Odalarının yönetim ve onur kurullarını görevden almak için dava açıyor.A K P hükümeti döneminde daha da hızlandırılan sağlıkta dönüşüm programına karşı birlikte bir mücadele yürüttük ve bu mücadeleyi sürdürüyoruz. Yıllardır sağlık ve sosyal hizmeti hak olmaktan çıkaran ticaretleştirerek parayla alınıp satılan üzerinden kar elde edilen bir hizmete dönüştüren çalışanların iş yeri güvencesi kaldıran performansa göre çalıştırarak rekabet ettiren ağır iş yükü altına sokan her türlü şiddetle karşı karşıya getiren bu programa karşı yürüttüğümüz ortak mücadeleyi daha da büyütme

18 Mart Şehitleri Anma Günü ve Çanakkale Deniz Zaferi'nin 99. yıldönümünde başta Başkomutan Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere, Çanakkale Şehitlerini ve vatanları uğruna hayatlarını feda eden tüm şehitlerimizi rahmet, minnet ve saygıyla anıyoruz.

zamanıdır. Sağlık çalışanları da bu ülkenin hemen tamamı gibi mutsuzdur, geleceğinden kaygılıdır, öfkelidir, şiddet sarmalı içinde kalmıştır, mesleğini hakkıyla yerine getiremediğini, hakkını alamadığını düşünmektedir.Böylesi bir ortamda 14 mart tıp bayramından söz etmek mümkün müdür,

CHP Kozlu İlçe Yönetim Kurulu Üyesi, Gazeteci Abdullah Yılmaç darp edildi.Kariyer Gazetesi'nin Cumatesi Günü Deniz Kulübünde 5.Yıl Kutlamasında meydana gelen olayda Gazeteci dostumuz Abdullah Yılmaç darp edilmiştir.Abdullah Yılmaç daha sonra Atatürk Devlet Hastanesinde tedavi altına alınmış, gerekli sağlık kontrolünden geçirildikten sonra taburcu edilen Yılmaç evinde istirahat etmektedir.Abdullah Yılmaç kendisini darp edenlerle ilgili olarak savcılığa suç duyurusunda bulunduğunu dile getirmiştir.Susma olarak Abdullah Yılmaç'a geçmiş olsun dileklerimizi iletiyor, yapılan saldırıyı kınıyoruz.

Bilal Kara

Halkın, devlet ve onu yöneten AKP İktidarıyla kavgası sürüyor. Sermayenin işçi sınıfına nefes aldırmayan baskısı, Gezi olayları, İktidarın tam ortadan ikiye ayrılması, devletin hızla burjuva hukukundan uzaklaşması ve Kürt siyasal hareketi gibi çok sayıda neden, kutsallaştırılarak dokunulamaz hale getirilen Türk İslam Sentezci Devleti, tartışılır hale getiriyor. Aslında her politik aydının, onu kutsal olmaktan çıkartıp "kral çıplak" dedirtecek, yaptıklarıyla tartışılır ve sorgulanır hale getirmesi gerekiyor. Kutsal devletin sır perdesi komünistler tarafından tam aralanıyor derken 12 Eylül ürünü Türk İslam Sentezci perdeyle yeniden kaplandı ve devlet, cinayetler, toplu katliamlar işlemeye devam etti. Devlet sorunu, teorik bakımdan, pratik bakımdan, siyasal bakımdan olsun, her zaman özel bir önem kazanmıştır. Yaşanan iki emperyalist savaştan ve reel sosyalizmin çöküşünden sonra tekelci kapitalizmi, tekelci devlet kapitalizmine dönüşme sürecini yoğunlaştırdı. Devlet güçlü kapitalist topluluklarla daha sıkı şekilde kaynaştı. Çalışanlar üzerindeki baskıyı arttırdı, sayısız korkunç yıkımlarla yığınların durumu dayanılmaz hale getirdi, öfkelerini arttırdı. Artık sömürülüp köleleştirilen küçük ve güçsüz halkları, çalışan yığınları, genel olarak emperyalist burjuvazinin baskısından kurtarma savaşımı, devlet üzerindeki oportünist (fırsatçı, faydacı) önyargılara karşı bir savaşım olmaksızın olanaksızdır. Devlet nedir? Uzlaşmaz sınıf çelişkilerinin ürünü olarak devlet. Devlet konusunda en büyük otorite olan Friedrick Engels, "Ailenin, Özel Mülkiyetin, Devletin Kökeninde", "Devlet, topluma dışardan dayatılmış bir erk değildir. Ahlak düşününün gerçekliği, aklın imgesi ve gerçekliği değildir. Devlet daha çok toplumun gelişmesinin belirli bir aşamasındaki bir ürünüdür. Bu, toplumun önlemekte yetersiz kaldığı uzlaşmaz karşıtlıklar biçiminde bölündüğünden, kendi kendisiyle çözülmez bir çelişki içine girdiğinin itirafıdır. Karşıtlıkların yani ekonomik çıkarlara sahip sınıfların kendilerini ve toplumu kısır bir savaşım içinde eritip bitirmemeleri için, görünüşte toplumun üstünde yer alan, çatışmayı hafifletmesi, düzeni sınırları içinde tutması gereken bir erklik gereksinimi kendini kabul ettirir. Toplumdan doğan ve onun üstünde yer alan ve ona gitgide yabancılaşan işte bu erklik devlettir." der. Devlet, sınıf çelişkilerinin uzlaşmaz olmaları olgusunun ürünü ve belirtisidir. Sınıflar arası çelişkilerin uzlaşması nesnel (kendi doğal gelişimi içerisinde) olarak olanaklı değilse, orada devlet ortaya çıkar. Küçük burjuva ideologlara göre devlet, "Sınıfların bir uzlaşma organı"dır. Marks'a göre, eğer sınıflar arası uzlaşma olanaklı olsaydı, devlet ne ortaya çıkar ne de ayakta durabilirdi. Ham kafa prof ve gazete yazarlarına (bugün de) göre, devletin rolü sınıfları uzlaştırmaktır. Devlet bir sınıf egemenliği organı ve bir sınıfın diğer sınıf zerindeki baskı organıdır. Devlet, sınıflar arası çatışmayı hafifleterek bu baskıyı yasallaştırıp pekiştiren bir düzenin kurulmasıdır. "Hırsız ve Burjuva" romanının yazarı, "Ne yazık, işledikleri cinayetlerle, uyguladıkları baskılarla geçinen, bütün bunları yaparken de devletten maaş alan insanlar var. 12 Eylülde yüzbin insan işkenceden geçti. Kürt köyleri kendiliğinden alev almadı. Bugün de gazetecilerin evlerini basanlar, Erkin'i öldürenler aynı adamlar. Bunlar adam öldürdükleri için para alıyor. Devlet böyle bir şeydir. Masumları öldürenlere para öder. Boyun mu eğeceğiz, silkinecek miyiz?" diyor (Radikal 15.03.14) Hüsnü Arıkan, Bedia Ceylan Güzelce ile röportajında. Başbakan, İzmit'te seçim konuşmasında, "Her zaman yaşama siyasetini savunduk. Beni yaratan Allah sizleri de yarattığı için sizleri seviyorum" diyor ve sınıf kavgasının üzerini "Allah" mistik örtüsüyle örtüyor. Beni sevme de, zararın da dokunmasın! "Modern öncesinde de hukukla yönetme ideali vardı, Cicero ve A.Thomas eserlerinde yöneticilere, 'Halk okuma yazma bilmiyor, Hukukla bağlı olun, belli oranda kurallara uygun yönetin ki diğer sınıflar sizin karşınızda ayaklanmasınlar, böylece siyasi istikrar sağlansın' demişler, diyerek sınıfsal çelişkiyi hatırlatıyor Berke Özenç (Hukuk Devleti, İletişim Yayın, 2014) kitabında. Ve "Bugün için de büyük ders" diye ekliyor.

bilalkara67@hotmail.com


19 Mart/2014/590

SUSMA -YORUM

Sayfa 4

Veli Küçük'e Tahliye

TTK'daki Kömür Üretiminde Artýþ

Ergenekon davasından tutuklu bulunan emekli tuğgeneraller Veli Küçük ve Levent Ersöz ile emekli Albay Fuat Selvi ve avukat Serdar Öztürk'ün tahliyesine karar verildi.Ergenekon davasından tutuklu bulunan emekli tuğgeneraller Veli Küçük veLevent Ersöz ile emekli Albay Fuat Selvi ve avukat Serdar Öztürk'ün tahliyesine karar verildi.Sanıklar Küçük, Ersöz ve Öztürk'ün tahliye taleplerine ilişkin pazartesi günü İstanbul 3. Ağır Ceza Mahkemesi, 5 yıl tutukluluk süresini doldurmadıkları gerekçesiyle red kararı vermişti.Üç sanık avukatının itirazını değerlendiren üst mahkeme İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesi, itirazı yerinde bularak dün tahliye kararı verdi. (BİA)

TTK maden ocaklarından bu yılın ocak-şubat ayında, geçen yılın aynı dönemine göre 9 bin 913 ton artışla 230 bin 686 ton kömür üretildi.Kozlu, Armutçuk, Karadon, Amasra ve Üzülmez müessese müdürlüklerinin işlettiği maden ocaklarında geçen yılın ocak-şubat döneminde 220 bin 773 ton kömür üreten TTK, 2014'ün aynı döneminde çıkarttığı kömür miktarını arttırdı.TTK, ocak ayında geçen yılın aynı ayına göre 9 bin 80 ton, şubatta da 833 ton fazla kömür üreterek toplamda programladığı üretimi de 3 bin 936 ton aştı.Aylar 2013 Kömür Üretimi (ton) 2014 Kömür üretimi (ton) Ocak 117.894 126.974 Şubat 102.879 103.712 Toplam 220.773 230.686

Ekonomik krizlerimiz Günümüzün ekonomik krizi üzerine iki yazı okudum son günlerde. Birisini 12 Martta Cumhuriyet'te Erinç Yeldan yazmış, diğerini de 14 Mart 2014'te Selva Demiralp yazmış Milliyet'te. İkisi de krizin neden aşılamadığını açıklamaya çalışmışlar. "Erinç Yeldan'ın krizdeki nedenleri ve sonuçları şunlar: 1- Finans kapitalin kumarhane kapitalizmine kapılması ve reel sektör lehine işleyişten uzaklaşması, 2- Devlet sisteminin fiyat Hüsamattin istikrarı uğruna muhafazakâr(neoliberal) poliAyvacı tikalar uygulaması, 3- Ücretlerin Avrupa'da yüzde 10, Amerika'da yüzde 12 ve Çin'de yüzde 20 civarında azalması, 4- Sabit sermaye yatırımlarının yüzde 20-25 civarında gerilemiş olması. Selva Demiralp ise şöyle ifade ediyor krizin aşılamamasındaki nedeni: Avrupa Merkez Bankasının FED gibi davranması ve piyasaya para sürmemesi; zira FED, pompaladığı 2.5 trilyon doları piyasaya süreceğine bankalarda tutmayı yeğliyor. O'da FED gibi parayı bankalarda tutarak para ihtiyacını birinci elden tatmin etmiş oluyor. Bu tutumun sonunda düşük enflasyon ve düşük talep artışı ve büyümeler ortaya çıkıyor. Eğer deflasyon bir başlarsa sonu nereye varır bilinmez…" 2008 yılından buyana süren kriz dünya ekonomik yapısıyla teknolojik gelişmeler, silah sanayi, savaşlar nedeniyle birliktelik yaşanıyor; birisi birisini besler gözükürken aslında köstekliyor, hatta yok eden darbeler vuruyor. Demek ki; finans kapital, silah, savaş, teknoloji bir bütün; üretim ise bunların elinde oyuncak! Sabit sermaye yatırımlarının yüzde 25 gibi büyük oranda gerilemesi ekonomik büyümenin olmadığının göstergesi olsa da kaliteli üretimin ve yüksek teknolojilerin olasılıklarının da göstergesidir. Böylece tüketiciler her gün daha kaliteli, daha ucuz ve daha uzun ömürlü ürünlere ulaşmanın zevkini yaşayacaklar; hatta bu gelişme yaşanmaktadır. Herkesin ne üretirse sattığı çağlar bitmiştir(!) Diğer taraftan kalite ve uzun ömürün hayata geçmesiyle tüketicilerin kazandığı avantajlar söz konusuyken, uzun ömürün ortaya çıkardığı olgu, üretim hammadde ve araçlarında kullanılan ekonomik varlıklarda doğan tasarruflardır. Bu, daha az hammadde, daha az enerji ve daha az emek demektir. Bu sonuç bir çelişkiler yumağı kabul edilebilir. Oysa bu tüketime harcanan veya harcanacak emek zamanının bilimsel, sosyal ve kültürel alanlara harcanmasını asla unutmamak gerekir. Bunun için eğitim ve kültür alanlarını ve hizmetlerini olabildiğince artırılmalı. Kumarhane ekonomisinin elinde oyuncak olan finans kapital, bu durumda nasıl büyüyor/büyüyecek? Neden pek fazla şikâyet etmiyor? Çünkü bu kumarhanelere her gün taze kaynaklar girdiği ve sürekli büyüdüğü için şikâyet etmiyor. Peki, bu yeni kaynak, üretim artmadığı, ekonomiler büyümediği halde nereden geliyor? Üretimi terk eden işletmelerin elinde kalan finanslardan. Bu finanslar finans sistemine katıldıkça büyük savaşlar veriliyor, bu konuda becerikli olanlar, büyük olanlar şişinmeye devam ediyorlar! Bu çağda sermaye, emeği alt etme başarısını göstermiş görünüyor ve sıra üretim sermayesiyle finans sermayesini savaşına gelmiştir. Bakalım finans kapital mi galip gelecek üretim kapital mi? Bu yüzyılda yeni bir dünyanın kurulduğunu yaşayanlar görüp, yaşayacaklar. Üretim sermayenin en büyük dostu, üretimde ve tüketimde emektir, emekçilerdir. Eğer, ayakta kalmak istiyorsa işbirliği ve ortaklık sözleşmesi imzalamalıdır.

Ali Bektaþ, “Gençlerle buluþtu” AKP Zonguldak Belediye Başkan Adayı Ali Bektaş gençlerle bir araya geldi., "Lavar alanında hayata geçireceğimiz Kültür Sanat merkeziyle; gençlerin bütün güncel etkinlikleri izlemelerinin ve kendilerini sanatın her dalında ifade etmelerinin önünü açacağız."diyen Ali Bektaş yaptığı değerlendirmelerde şu görüşleri dile getirdi, "Kentimizdeki yaşam kalitesinin düşüklüğü sebebiyle, özellikle gençlerimizin mutsuzluğu hepimizin malumudur. Layık olduğu sosyal yaşam olanaklarını bulamayan geçlerimiz ya şehir dışına gitmekte ya da evlerinde TV ve bilgisayar başına hapsolmaktadır. Lavar alanında hayata geçireceğimiz Kültür Sanat merkeziyle; gençlerin bütün güncel etkinlikleri izlemelerinin ve kendilerini sanatın her dalında ifade etmelerinin önünü açacağız. Mekân sorunu yüzünden Zonguldak'a gelemeyen konser, tiyatro, gösteri gibi bütün büyük organizasyonları Kentimize getireceğiz. Her yıl 19 Mayısta Uluslararası düzeyle gençlik şöleni düzenleyeceğiz. İstisnasız tüm mahallelerimize halı sahaları da olan spor tesisleri kuracağız. Gençlerimizi zararlı alışkanlıklardan ve TV esaretinden kurtaracağız. Amatör spor kulüplerimizin ve kültür sanat derneklerinin hamisi olacağız, maddi manevi yanlarında olacağız. Ecdadının fedakârlıklarını unutmayan, Millî bilince sahip bireyler olarak yetişmeleri için her yıl 2.500 gencimizi Çanakkale kültür gezisine göndereceğiz. Çanakkale ruhunu içi boş sloganlarla geçiştirmeyeceğiz, gençlerimizin ruhuna nakşedeceğiz; Çanakkale Ruhu böyle yaşayacak. Ulu önderin ve izinden ayrılmamaları için İlk

AKP Zonguldak Belediye Başkan Adayı Ali Bektaş,“Dünyayı tanıyacaklar, ufukları genişleyecek. Üniversite öğrencilerimize vereceğimiz burs desteğiyle gençlerimizin kafaları rahat edecek, sadece eğitimlerine yoğunlaşacaklar. Hükümetimizce hayata geçirilmekte olan gençlik merkezi, kapalı havuz, kapalı spor salonu gibi projeler de yakın zamanda hizmete girecek.”

Meclisi, Anıtkabir'i ve müzeleri kapsayan Ankara kültür gezimize her yıl 2.500 gencimizi bizzat götüreceğiz. Okullarımızla işbirliği yaparak; eğitim hayatında üstün başarı gösteren öğrencilerimizi, yurtdışı gezilerine göndereceğiz. Dünyayı tanıyacaklar, ufukları genişleyecek. Üniversite öğrencilerimize vereceğimiz burs desteğiyle gençlerimizin kafaları rahat edecek, sadece eğitimlerine yoğunlaşacaklar.

Hükümetimizce hayata geçirilmekte olan gençlik merkezi, kapalı havuz, kapalı spor salonu gibi projeler de yakın zamanda hizmete girecek. Belediye eliyle hayata geçireceğimiz projelerimizle birlikte, gençlerimiz özledikleri sağlıklı ve keyifli kent yaşamına kavuşacaklar.

“16 Mart'lar AKP'yle Sürüyor”

Ýþsizlik Oraný Çift Haneye Yükseldi Üniversite öğrencileri Beyazıt ve Halepçe Katliamları için "16 Mart'lar AKP'yle sürüyor" pankartıyla Beyazıt Meydanı'ndaydı.Katliamın gerçekleştiği Eczacılık Fakültesi önüne bu yıl karanfil yerine ekmek bırakıldı. Üniversite öğrencileri Beyazıt ve Halepçe Katliamları'nın yıldönümü için bugün Beyazıt Meydanı'nda toplandı. Yürüyüş, Türkçe ve Kürtçe "16 Mart'lar AKP'yle sürüyor. Beyazıt'ın Halepçe'nin Hesabını Soracağız" pankartlarıyla Edebiyat Fakültesi önünden başladı. "16 Mart unutma, unutturma", "AKP'den hesabı gençlik soracak", "Katil devlet hesap verecek", "Beyazıt'ı, Halepçe'yi, Roboski'yi,

Sivas'ı, Maraş'ı, Çorum'u unutmadık", "Berkin Elvan onurumuzdur" gibi sloganlarla Edebiyat Fakültesi'nden çıkan öğrenciler Beyazıt Meydanı'nda diğer öğrencilerle buluştu. 16 Mart 1978'de İstanbul Üniversitesi Eczacılık Fakültesi'nde gerçekleştirilen bombalı saldırıda öldürülen Hatice Özen, Baki Ekiz, Ahmet Turan Ören, Abdullah Şimşek, Hamit Akıl, Cemil Sönmez ve Murat Kurt ile Gezi direnişinden bu yana öldürülen Abdullah Cömert, Ethem Sarısülük,Mehmet Ayvalıtaş, Ali İsmail Korkmaz, Ahmet Atakan, Hasan Ferit Gedik,Medeni Yıldırım ve Berkin Elvan "Yaşıyor" sloganlarıyla anıldı.(BİA)

TÜİK'in Aralık 2013 verilerine göre işsizlik çift haneli rakamlara yükselerek yüzde 10 oldu. Geç işsizlik ise 1,1 puan azaldı: yüzde 18,7. Türkiye'de işsizlik oranı Mart 2013'ten bu yana ilk kez tekrar çift haneli oldu.TÜİK'in açıkladığı rakamlara göre, Türkiye genelinde işsiz sayısı 2013 Aralık döneminde geçen yılın aynı dönemine göre 19 bin kişi artarak 2 milyon 809 bin kişiye yükseldi. İşsizlik oranı Kasım, Aralık 2013 ve Ocak 2014 aylarını kapsayan Aralık döneminde geçen yılın aynı dönemine göre 0.1 puan azalarak yüzde 10 oldu. Tarım dışı işsizlik oranı ise 0,3 puanlık azalış ile yüzde 12,1 olarak açıklandı.15-24 yaş grubunu içeren genç işsizlik oranı ise 1,1 puan azaldı: yüzde 18,7.İstihdam edilenlerin oranı, bir önceki yılın aynı dönemine göre 0,2 puanlık artış göstererek yüzde 44,9'dan yüzde 45,1'e yükseldi


19 Mart/2014/590

SUSMA -YORUM

Sayfa 5

Sosyalistler Seçime yönelik deðerlendirme yaptýlar

Özgürlük ve Dayanışma Partisi 30 Mart Yerel Seçimler nedeniyle Zonguldak'ta nasıl bir tutum aldıklarını, hangi noktalarda aday gösterdiklerini, diğer sosyalist sol ve CHP'ye ilgili olarak parti politikalarını dile getirdiler. Sevim Arı ÖDP İl Başkanlığında Zonguldak Merkez Turan Karagöz, Kozlu Mehmet Ali Karadağ, Kilimli Musa Altay ile görüştü sosyalist adayların yerel seçimlere yönelik değerlendirmelerini aldı. İlk söze ÖDP il yöneticisi ve yerel seçim nedeniyle Kilimli'den ÖDP İl Genel Meclisi adayı Musa Altay ile söze başlayalım Musa Altay yerel seçim politikalarını şu ifadelerle dile getirdi; "Partimiz özellikle Gezi Eylemlerinden sonra ki yönelimler sonucunda Türkiye'de seçimlere girme kararı aldı. Gezi Eylemleri sürecinde birlikte olduğumuz kitlelerle birliktelikler kurduk ve yerelde bölgelere göre kararlar aldık. Bölgeler göre bizim çatı partisi olduğumuz yerler, ya da çatı partisi olan partilerin içinde bizlerde olduk. Tonya ve Avonos'ta böyle oldu. Ayrıca bazı yerlerde de kendi adaylarımızla Belediye Başkanlıklarına aday olduk. Ankara'da solun ortak adayı belirlendi. Çalışmaları bu yönde devam ediyor. Kırşehir ve Uşak'ta ve İstanbul Silivri'de kendi adaylarımızla seçime giriyoruz. Hopa'da ÖDP; Halkevleri, halk insiyafiyle beraber çatı partisi olarak seçime giriyoruz. Tüm Türkiye'de İl Genel Meclislerine aday gösterdik ve seçime giriyoruz. Zonguldak'ta da bütün ilçelerde İl Genel Meclisine adayız ve bu bağlamda seçime giriyoruz. Gerçekten kariyer olarak da bu işi yapabilecek adaylarımız var. Seçimi kazanırsak ta İl Genel Meclislerinde halkın çıkarları talepleri doğrultusunda seçim sloganımızda da belirttiğimiz gibi "çaldırmayacağız" sloganıyla ortaya çıktık. Yerel yönetimlerde, ÖDP'nin mücadelesi sermaye saldırılarına karşı direnişle haklarımızın savunulmasını esas alacak, bu direniş içerisinde yeni bir hayatın ve kentsel yaşamın nüvelerinin yaratılmasını hedefleyecektir. Demokratik politikaların hayata geçirilmesi sermaye iktidarları eliyle gerçekleşmez, aksine, doğrudan halkın kendi iradesinin sonucu olabilir. Bunun için milyonlarca insanın yeni bir toplumsal yaşamı tahayyül etme ve kurma iradesini kuracakları bir iklimin yaratılmasına ihtiyaç vardır. Halkın yönetim ve karar alma süreçlerine doğrudan katılarak bireysel ve kolektif iradesini yansıttığı ortak zeminlerin çoğalması ile birlikte yerellerde gerçek bir demokrasiden söz edilecektir. ÖDP, bu durumun hem merkezi siyasi iktidar hem de yerel yönetim iktidarlarını hedefleyen bütünlüklü bir siyasi mücadele ile olanaklı olduğunu, bilerek yerel seçim politikalarını belirlemekte ve her açıdan ve her yerde halkın iktidarının öznel ve nesnel koşullarının yaratılmasını hedeflemektedir. "CHP'nin destekçisiymişiz gibi bir pozisyon yaratılıyor" Zonguldak'ta Belediye Başkanı adayımız yok. Biz İl Genel Meclisine adayız. Belediye başkanı adaylarıyla ilgili

Akdemir, dernek ve sendika ziyaretlerine devam etti kıstasımız da şudur. Sol, sosyalist, ekolojik, halktan yana olan adayları destekleme yönünde eğilimimiz var. Biz Zonguldak'ta isterdik ki ortak bir adayla seçime girelim. Fakat bu konuda herhangi yönde bir yaklaşım olmadı. Biliyorsunuz HDP kendi Belediye Adayı ile birlikte seçim startını verdi. " Biz doğu illerinde BDT, batı illerinde HDP olarak seçime gireceğiz" dediler ve burada aynı şekilde davrandılar. Seçime ortak girme konusunda hiç kimseden bize herhangi bir talep gelmedi. Kendi ifadeleriyle de sanırım uzun süreçli siyasette BDP ve HDP birleşerek siyasi hayatlarına HDP olarak devam edecekler. Bizim açımızdan bir çatı oluşumu gerçekleşmedi. CHP konusunda ise şunu söyleyebiliriz CHP'nin destekçisiymişiz gibi bir pozisyon yaratılıyor. "Adayınız olmazsa bize oy verirsiniz gibi" yaklaşılıyor. Peki bunu bizden bekleyen CHP'liler hiç şunu düşünüyor mu? Bizim aday göstermediğimizde CHP'ye oy vermemizi gerektiren şartlar sizde mevcut mu? Her zaman olduğu gibi bu yerel seçimlerde de CHP'den de resmi olarak hiç kimse bize gelip bizim fikrimizi almadı. Fakat seçimi kaybettiklerinde "sizin yüzünüzden seçimi kaybettik diyebiliyorlar".Yani bu tür şeylerde yaşıyoruz Zonguldak özelinde. "Halk karar süreçlerinin dışında tutulmaktadır" Biz diğer partilerden farklıyız. Çünkü inanarak söylüyoruz ki; Biz halktan ve halkın çıkarları doğrultusunda talepleri olan bir partiyiz. Biz özelleştirmelere ve taşeronlaşmaya karşıyız. Biz ekolojik yapının bozulmasına, kadına şiddete karşıyız. Biz İş güvenliği yasasının tamamen değiştirilerek yeniden geliştirilerek uygulanmasını ve iş kazalarının en aza indirgenmesini savunuyoruz. Biz kadınlara karşı pozitif ayrımcılık yapılmasını savunuyoruz. Termik santralin kontrolsüz şekilde yapılamasına ve işletilmesine karşıyız. Demokrasiden yanayız ve partimizde de demokrasiyi en iyi şekliyle işletiyoruz. Çünkü tüzüğümüzü o şekilde yapılandırdık. Partimizde herkesin söyleyecek sözü var.30 Mart'ta yalnızca Belediye Başkanları'nı değil, Belediye Meclis üyelerini de seçeceğiz. Belediye Meclisleri yetkileri geniş, önemli organlardır. Belediye Meclisleri, yatırım ve çalışma programlarını belirler, bütçeyi kabul eder, imar planlarını karara bağlar. Borçlanmaya, belediyeye ait kuruluşların özelleştirilmesine karar verir. Bu gün yerel yönetimler, adeta derebeyliğe dönüştürülmüş durumda. Tüm kararlar, Belediye Başkanı tarafından alınmaktadır. Halk karar süreçlerinin dışında tutulmaktadır. Alınan kararlar konusunda, halka bilgi dahi verilmemektedir. Bu yüzden, yerel yönetimler bir kamu hizmeti alanı olmaktan çıkmış, bugün görüldüğü gibi rant şebekelerinin yolsuzluk aracı haline gelmiştir. ,

"Rantın değil halkın temsilcisi olacağız" Belediye Meclislerini halkın denetim aracı yapacağız. Belediye Meclis üyelikleri, halkın yerel yönetimlere katılım ve denetim aracına dönüştürülebilir. ÖDP bunun için Belediye Meclis üyeliklerine adaydır. Belediye Meclislerinde ÖDP varsa, kimse çalamaz, halka sormadan kimse karar alamaz. Belediye Meclisi'ndeki varlığımız halkın sesi soluğu, gözü kulağı olmak içindir. Rantın değil halkın temsilcisi olacağız. Belediye meclislerinde bu bilinçle hareket edeceğiz. Yönetimleri denetleyeceğiz. Oturumların internetten canlı yayınlanmasını, tüm oturumların video kayıtlarının belediyelerin internet sitelerine ve diğer paylaşım sitelerine konulmasını sağlayacağız. Halk, kendini ilgilendiren konularda kimin ne konuştuğunu, ne karar verdiğini bilecek. Belediye meclislerindeki temsilcilerimiz karar alma süreçlerinde yönetimin noteri gibi olmayacak. Halkın çıkarlarını koruyacak. Kenti yönetecek olanlar parababaları ve onlardan beslenen yozlaşmış yerel siyaset esnafı değildir. Söz, yetki, karar, iktidar halkın olacak. Bizim fikrimiz ve iddiamız budur. Yerel yönetimleri, halkın çıkarları için halkla beraber denetlemeye adayız. Merkez İlçeden İl Genel Meclis Adayı Turan Karagöz Zonguldak'ta biliyorsunuz lavuar alanı var. Pek çok iş adamının orayla ilgili olarak ağzının sulandığını biliyoruz. Orası çok değerli bir yer. Biz oranın halkın yayarına bir alan olarak değerlendirilmesinden yanayız. Oranın bir yapı alanı, rant alanı, bir AVM alanı olarak görmek istemiyoruz. Zonguldak Belediyesi'ne piyasacı sistemler gelirse bunlar rant alanı olarak belli kişilere sunulacak yerler. Bu anlamda Zonguldak halkının da buna hazırlıklı olması lazım. Ben il genel meclisi adayı olarak orayı çok önemsiyorum. Kozlu İlçeden İl Genel Meclis Adayı Mehmet Ali Karadağ Ben Kozlu için AKP döneminde satılmış, haksızca verilmiş yerlerin milletin zararına olduğunu bunun için tekrar halka dönülmesi için elimizden geleni yapmaya çalışacağız. ÖDP İl Genel Meclisi Adayları Zonguldak Merkez Turan Karagöz, Kozlu Mehmet Ali Karadağ, Kilimli Musa Altay, Gökçebey Döndü Altay, Ereğli A.Sibel Uyrum Şener, Devrek Çetin Karabaş, Çaycuma Cemal Kaynar, Alaplı Behiye Kalıncı.

CHP Zonguldak Belediye Başkan Adayı Muharrem Akdemir ve bazı belediye meclis üyesi adayları ile birlikte, Türk Hava Kurumu Şube Başkanı Hüseyin Demirel'i ve yönetim kurulu üyelerini, Türkiye İşçi Emeklileri Derneği Şube Başkanı Hüseyin Memiş'i ve yönetim kurulu üyelerini, Diyabet ve Kronik Hastalar Derneği Başkanı Çetin Terzioğlu'nu ve yönetim kurulu üyelerini ve Eğitim-İş Sendikası Şube Başkanı Metin Kahveci'yi ve üyelerini ziyaret etti.

Zonguldak Belediye Başkanı ve CHP Zonguldak Belediye Başkan Adayı Muharrem Akdemir, İnağzı Mahallesinde ev ve kahve toplantılarına devam etti.

Akdemir, “'Mıh çakıyorum mıh' CHP Zonguldak Belediye Başkan Adayı Muharrem Akdemir, beraberinde, CHP İl Başkanı Halil Furat, CHP Kadın Kolları Başkanı Yüksel Parmak ve bazı belediye meclis üyesi adayları ile birlikte, İnağzı'nda ev ev ve İnağzı Mahallesi Burçak Sokakta kahve toplantısına katıldı. "Beni birileri eleştiriyor. Eleştireceksiniz doğrudur. Üslup ve kullandığın cümle çok önemlidir. Siyaset yapıyorsun. Siyaseti kabul etmişsin ve bir işe girmişsin. Ama ağzından çıkan lafları da kulağın duyacak. Silahtan çıkan mermi geriye dönüyor mu, o zaman dikkat edeceksin. Ben hayatım boyunca buna dikkat ettim. O üslup onun üslubudur. Kendisini de seviyorum. Ama diyorum ki, bu üsluplarınıza siyaseten dikkat

edin. Eleştirirken dikkat edin. Aday arkadaşımız daha önce hep Muharrem abi diye bahsederdi. Şimdi 'Bu adam diyor' bu adam 'Çivi bile çakamaz' diyor. Ben çok çivi çaktım ama şimdi de 'Mıh çakıyorum mıh' halkın gözüne baka baka da onları çakacağım. Çünkü iş yapıyoruz. 'Aynası İş'tir kişinin lafa bakılmaz' Çünkü iş yapıyoruz. Hem ekonomik olacaksınız. Kimin adına ekonomik olacaksınız. Halkın adına ekonomik olacaksınız. Parayı çarçur etmeyeceksiniz. Ben bu konuda teşekkür aldım. Sayıştay denetçileri çok önemlidir. Sayıştay denetçisinden teşekkür aldım. Ben övünç duyuyorum. Niye teşekkür aldım. Bu ekonomik tavrımdan ve yaptığım işlerden dolayı teşekkür aldım. Çoğu belediye başkanı teşekkür almaz ama ben aldım. Ben her yaptığım işin cevabını veririm ve vermeye de hazırım. Kafamın arkasında ve önünde asla bir art niyet olmadı olamaz ve olmayacaktır. Ben size asla ve asla yalan söylemeyeceğim. Yapamayacağımın hiç bir iş için söz vermeyeceğim"


19 Mart/2014/590

SUSMA -YORUM

Sayfa 6

Belediye-Ýþ’te Toplusözleþme ilk yýl yüzde 23, ikinci yýl yüzde 13 oranýnda zam yapýldý Zonguldak Belediyesi ile Belediyeİş Sendikası arasında 2014 yılına ait toplu iş sözleşmesi imza töreni gerçekleştirildi. Belediye Nikâh Salonu'nda gerçekleştirilen imza törenine; Zonguldak Belediye Başkanı Muharrem Akdemir, Belediye İş-Sendikası Genel Sekreteri Nihat Ayçiçek, Belediye İşSendikası Zonguldak Şube Başkanı Tahsin Atayan, komisyon üyeleri ve Belediye personeli katıldı. 205 işçiyi ilgilendiren toplu iş sözleşmesinde; ilk yıl yüzde 23, ikinci yıl yüzde 13 oranında zam yapıldı. Belediye İş-Sendikası Zonguldak Şube Başkanı Tahsin Atayan, Belediye Başkanı Muharrem Akdemir'e teşekkür ederek; "Sözleşmemizi 2 yıllık yaptık. Bu sözleşmemizi Sayın Başkanımız ve komisyon üyelerimiz ile beraber imzaladık. Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum" şeklinde konuştu.

Zonguldak Belediyesi ile Belediye-İş Sendikası arasında 2014 yılına ait toplu iş sözleşmesi imza töreni gerçekleştirildi.

Yýlmaz, “Türkiye halklarý yalnýz ve seçeneksiz deðildir”

Belediye İş-Sendikası Genel Sekreteri Nihat Ayçiçek Belediye İş-Sendikası Genel Sekreteri Nihat Ayçiçek, Türkiye'deki şuanda kaos yaşandığını bu ortamda böyle bir sözleşmenin gerçekleştirilmesinin başarı olduğunu belirtti. Ayçiçek;"Belediye İş-Sendikası sendikalar arasında çok saygın yeri olan ve beni bu saygın sendikada, Genel Sekreterliğe kadar getirmede çok katkısı olan dava arkadaşlarım olarak hepinizi selamlıyorum. Bugünü anlamlı kılan ve Türkiye'nin çok zor süreçlerden geçtiği bu dönemde, Zonguldak Belediyesi'nde çalışan işçiler adına yapılmasıdır. Daha önce birçok toplu sözleşmeler yaşadım. Bu bölgede, 10 yıl şube başkanlığı yaptım. Hiçbir zaman bu dönemdeki gibi toplu sözleşme anlamlı olmamıştı. Türkiye şuanda kaosun içerisinde, kişiler birbirleri ile kavgalı, siyaset üslubu çok bozuk. Böylesi durumlarda toplu iş sözleşmesinin yapılabilmesi çok önem taşıyor. Çalışma hayatının önünde temel sorunlarımız var. En önemli sorunlarımızın başında işsizlik var. Bugün Tüik'in rakamlarına göre, Türkiye'de işsizlik oranları, yüzde 10 ama asıl işsizlik oranı yüzde 20'dir. Gençlerimiz de bu rakam yüzde 30'lar seviyesidir. Örgütsüz toplumun uygar toplum olması da mümkün değildir. Örgütlemenin önünde de çok büyük sorunlar vardır. Ülkemizde, hukukun üstünlüğü de tartışılır duruma geldi. Taşeron işçilerin sayısı 1 milyon oldu. Taşerondaki arkadaşlarımızı maalesef üye yapamıyoruz. Taşeronlaşma eşittir, sendikasızlaştırma demektir. Taşeron işçi askeri ücret alıyor ama işverene maliyeti daha yüksektir. Bu işçi arkadaşlarımızı sendikalı yapalım. Sendikaları olmaları maliyeti daha düşürüyor. Bunları anlatmamın sebebi, bu ortamda toplu iş sözleşmesi yapmak, kimin işidir? Demokrat olan, işçisini seven kişinin,

alınterini bilen ve emeğe saygısı olan kişinin işidir. Dolayısıyla Sayın Belediye Başkanımıza ve ekibine şükranlarımı sunuyorum. Bu toplu iş sözleşmesinin her satırında, emeğe olan saygı vardır. Toplu sözleşmenin sizlere hayırlı olmasını diliyorum." şeklinde konuştu.

Zonguldak Belediye Başkanı Muharrem Akdemir Zonguldak Belediye Başkanı Muharrem Akdemir, toplu iş sözleşmesinin tüm işçilere hayırlı olmasını dileyerek, "Sizin gibi çalışkan arkadaşlarla bir arada çalışmaktan dolayı ve bugün sizinle birlikte bu güzel güne tanıklık etmekten dolayı çok mutluyum. Birbirimizi çalışma yaşamımızda yakından tanıdık. İş felsefem her zaman saygılı, sevgili, disiplinli bir çalışma yaşamı olmuştur. Zonguldak zor şehir… Ancak biz bu zorlukları hep birlikte aşmaya çalışıyor, birlikte hareket ediyoruz. Emek ve emekçinin, örgütlenmenin önemini biliyoruz.

Belediye Kültür Merkezi Tiyatro Topluluğu 19 Mart Çarşamba Günü Saat: 20:00 da Belediye Kültür Merkezi sahnesinde Yasmina Reza'nın yazmış olduğu "SANAT" adlı tiyatro oyununu sahneleyecektir. Abdullah BAKIR, Fedai MADAN, Mustafa OKUYAN'ın oynadığı oyunun yönetmenliğini Fedai MADAN, Genel Sanat Yönetmenliğini Abdullah BAKIR, Işık-Ses: Emrah BAKIRCIK, AfişFotograf Tasarım: Emrah KOZAK'ın yaptığı oyun 3 samimi arkadaşın dostluklarını sorgulamasını anlatıyor.

Belediyemizin kendi imkânları doğrultusunda bu sonuca ulaştık. Hepinize hayırlı olmasını diler, saygılarımı sunarım." Şeklinde konuştu. Konuşmaların ardından Zonguldak Belediye Başkanı Muharrem Akdemir, Belediye İş Sendikası Genel Sekreteri Nihat Ayçiçek, Belediye İş-Sendikası Zonguldak Şube Başkanı Tahsin Atayan, Belediye Başkan Yardımcısı Kemal Cangöz, Hukuk İşleri Müdürü Av. Reyhan Ertem, Muhasebe Müdürü Mevlüt Dağkıran, ve İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürü Hatice Alın tarafından toplu iş sözleşmesi imzalandı.

Hakların Demokratik Partisi (HDP) Zonguldak Belediye Başkan Adayı Bekir Yılmaz basın açıklaması yaptı.Yılmaz ülke gündemine yönelik yaptığı açıklamada, "AKP'ye ve Başbakan Erdoğan'a, gencecik yaşlarında aramızdan alınan bu çocukların analarındanbabalarından insanlık dersi almalarını ve halkları birbirine düşürme gayretlerine bir an evvel son vermelerini salık veriyoruz."dedi Hakların Demokratik Partisi (HDP) Zonguldak Belediye Başkan Adayı Bekir Yılmaz açıklamasında Gezi Direnişi sırasında polis saldırısı nedeniyle yaşamını yitiren Berkin Elvan ile ilgili olarak şu düşüncelere yer verdi, "Başbakan Erdoğan'ın kendi yanında durmayanlara karşı uzun zamandır sürdürdüğü düşmanca üslup ve yürüttüğü gerilim politikası, 'bizden olanlar ve olmayanlar' tutumu Berkin Elvan'ın cenaze töreni sonrasında Türkiye'nin geleceğini tehlikeye atan bir boyuta geldi. Cenazeye katılanlara yönelen polis saldırısı, kalabalıkların sağduyusu sayesinde ölüme sebebiyet vermeden atlatıldı. Ancak gece vakitlerinde Başbakan'ın gerilim siyaseti, Burak Can

Karamanoğlu'nun ölümüne sebep olacak şekilde insanları karşı karşıya getirdi. Bizler, bugüne kadar nasıl hiç bir halkın devlet ve hükümetler tarafından ezilmesine, horlanmasına, öldürülmesine göz yummadıysak, bugün de bu nefret siyasetinin, düşmanca üslubun Alevilere ve diğer Türkiye halklarına yönelmesine izin vermeyeceğiz. Türkiye halkları yalnız ve seçeneksiz değildir. Halkların Demokratik Partisi, tüm halkların yanındadır ve onların tüm sorunlarına sahip çıkmaktadır. Başbakan, AKP bünyesinde Madımak katillerinin avukatlarına yer vermiş olabilir. Ancak bu, yeni Madımaklar, Gaziler ve Maraşlar yaratılmasına izin verileceği anlamına gelmez. Bu vesileyle bir kez daha Berkin Elvan ve Burak Can Karamanoğlu'nun ailesine, komşularına ve arkadaşlarına başsağlığı ve sabır diliyoruz. AKP'ye ve Başbakan Erdoğan'a, gencecik yaşlarında aramızdan alınan bu çocukların analarından- babalarından insanlık dersi almalarını ve halkları birbirine düşürme gayretlerine bir an evvel son vermelerini salık veriyoruz.

Þubat 2014 'te gýda fiyatlarý yüzde 1.78 arttý Genel Maden İşçileri Sendikası (GMİS) her ay yaptığı 4 kişilik ailenin gıda araştırmasını yayınladı.GMİS'in yayınladığı araştırmaya göre, "Ailelerin bütçesinde; en büyük harcama grubunu oluşturan mutfak giderinde Şubat 2014'te mutfak harcaması bir önceki aya göre yüzde 1.78 oranında arttı. Mutfaktaki yıllık enflasyon yüzde 12 seviyesinde gerçekleşti. Gıdadaki ilk 12 aylık toplam fiyat artışı ise yüzde 17,08 oldu. Gıda harcamasında meydana gelen aylık yüzde 1,78' lük artış aile bütçesinde bir önceki aya göre yaklaşık 15,51 TL. ek yük getirdi. Buna göre Şubat 2014'de Zonguldak'ta yaşayan 4 kişilik bir ailenin aylık gıda harcaması 962,45 TL oldu. Ailelerin bütçesinde; en büyük harcama grubunu oluşturan mutfak giderinde Şubat 2014'te mutfak harcaması bir önceki aya göre yüzde 1.78 oranında arttı. Mutfaktaki yıllık enflasyon yüzde 12 seviyesinde gerçekleşti.

Gıdadaki ilk 12 aylık toplam fiyat artışı ise yüzde 17,08 oldu. Gıda harcamasında meydana gelen aylık yüzde 1,78' lük artış aile bütçesinde bir önceki aya göre yaklaşık 15,51 TL. ek yük getirdi. Buna göre Şubat 2014'de Zonguldak'ta yaşayan 4 kişilik bir ailenin aylık gıda harcaması 962,45 TL oldu. Şubat 2014 itibarıyla net 846 TL olarak belirlenen yeni asgari ücret, Zonguldak'ta yaşayan 4 kişilik bir ailenin sadece 27 günlük gıda harca-

masını karşılayabiliyor. Ailelerin gıda harici zorunlu giderleri olan; yakacak, barınma, giyim, ulaşım, eğitim, kültür, sağlık gibi zorunlu giderleri dikkate alındığında içinde bulundukları yaşam koşulları net olarak ortaya konulmaktadır. Şubat 2013'te mutfak harcaması bir önceki aya göre yüzde 0,83 oranında artmış, mutfaktaki yıllık enflasyon yüzde 7,10 seviyesinde gerçekleşmişti. Şubat 2014'ün mutfak harcamasındaki artışta özellikle bakliyat, tahıl, bazı yağ çeşitleri, tavuk eti ve yumurtadaki artışlar etkili oldu. Süt ürünleri, sebze ve meyve grubundaki bir önceki aya göre yaşanan fiyat durgunlukları gıda harcamasında olumlu etki yarattı. Gruplar içinde yer alan ürünlerin aylık değişim hareketleri şöyle oluştu. Süt ürünleri grubunda beyaz peynir ve kaşarda kampanyalı satışlar etkili oldu. Yüzde 10'lara varan gerilemeler tespit edildi.


19 Mart/2014/590

SUSMA -HABER-YORUM

Sayfa 7

Türkiye Kamu-Sen'e bağlı Türk Sağlık-Sen Zonguldak Şubesi, Bülent Ecevit Üniversitesi (BEÜ) Uygulama ve Araştırma Hastanesi önünde "14 Mart Tıp Bayramı" dolayısıyla basın açıklaması yaptı.

Arzu Kara; “Saðlýkçýlarda bayram kutlayacak hal býrakýlmadý” Türkiye Kamu-Sen'e bağlı Türk Sağlık-Sen Zonguldak Şubesi, Bülent Ecevit Üniversitesi (BEÜ) Uygulama ve Araştırma Hastanesi önünde "14 Mart Tıp Bayramı" dolayısıyla basın açıklaması yaptı. Şube Başkanı Arzu Kara, yaptığı konuşmada, "'Bayram gelmiş neyimize' diye sağlık çalışanları çekmeye devam eder. Sağlık çalışanlarının sorunlarının çözüldüğü, adil ve huzurlu bir çalışma ortamının tesis edildiği günleri görmek istiyor ve önümüzdeki dönemlerde çok zor gözükse de, bizde 'bir gün inşallah 14 Mart'ı bir bayram gibi kutlarız' diyoruz."dedi Şube Başkanı Arzu Kara, açıklamasında, şunları söyledi:

Arzu Kara, ““Sağlık çalışanlarının günden güne eriyen; mali, sosyal ve özlük hakları dile getirdiğimiz bir tarih olarak kalır. 'Bayram gelmiş neyimize' diye sağlık çalışanları çekmeye devam eder. Sağlık çalışanlarının sorunlarının çözüldüğü, adil ve huzurlu bir çalışma ortamının tesis edildiği günleri görmek istiyor ve önümüzdeki dönemlerde çok zor gözükse de, bizde 'bir gün inşallah 14 Mart'ı bir bayram gibi kutlarız' diyoruz.

"Kul hakkı, anayasal ilke, kanun önünde eşitlik yalan oldu" "2013'ün Ocak ayında yeni bir Sağlık Bakanı göreve başladı. Ama o da eskisini aratmadı. Çalışan hakkını, hukukunu gündeme getirmedi. Çalışan sorunlarına kulak tıkadı. Bürokratlar 'çalışanlara nasıl baskı yaparız'ın derdinde oldular. Siyasetçilerle birlikte ayrımcılık yaptılar. Ötekileştirmeler ve fişlemeler yaşandı. Çalışanlar mağdur edildi. Sözleşmeli yöneticilikle idareciler esir alındı. Siyasetin gölgesinde, makam koltuklarına sırtlarını dayayarak sendikacılık yapanlar ise, Bakanla pinpon oynamayı, bakan yardımcısının peşinde kukla gibi gezmeyi marifet saydı. Çalışanlara hizmet etme yerine fotoğraflarla gözdağı vermeyi iş sandı. İşte böyle bir düzenin kurulduğu ortamda doktorundan hemşiresine, ebesinden ATT'sine, sağlık memurundan hizmetlisine kadar herkes yandı. Hak kaybı yaşadı. Son

yapılan toplu sözleşmede mücadele dururken, müzakere devam edecekken Memur-Sen hemen imzayı attı. 500 bin sağlık çalışanının toplu sözleşmeyi zararla kapatmasına neden oldu. Kamu çalışanlarının iki yılı heba edildi. Performans ödemeleri son yıllarda adeta bir yalana döndü. Sağlık çalışanları 5-6 yıl önce aldıkları ücretleri mumla arar hale geldi. Bugün üniversite hastanelerinde hekimlerin haricindeki sağlık çalışanlarına 3,5 TL gibi performans ücretlerinin verildiği utanılacak bir hal ortaya çıktı. Ayrıca

üniversite hastanesi çalışanlarının başka bir kuruma geçmesi engellendi. Döner sermayede adaletsizlik, nöbet ücretinde eşitsizlik, geçici görevlendirmelerde adam seçmecilik gibi ne kadar hukuka ters, etiğe aykırı iş varsa hepsi mubah sayıldı. Kul hakkı, anayasal ilke, kanun önünde eşitlik yalan oldu. İş yükü sürekli arttırıldı. 'Kar etmemiz lazım, çok çalışın, modern kölemiz olun' denildi. Aile hekimine hastanede nöbet geldi. Yıpranma payı, lisans tamamlama gibi sağlık çalışanlarının beklentileri yok sayıldı. 'Çalışma hayatını zehir ettiniz, bari emekliliği sefil etmeyin, döner sermayeleri emekliliğe yansıtın' talebini ilettik, hep bahaneler üretildi. 'Hiçbir şey yapmıyorsunuz, hiç olmazsa çalışanların can güvenliğinden endişe etmeden hizmet sürmesini sağlayın' dedik. İşte halimiz böyle iken, hangi sağlık çalışanına dokunsak, bin ah duyarken, nasıl bayram kutlayacağız? Lafa değil, icraata bakıyoruz ve ortaya çıkan bu tablo ile sağlık çalışanı olarak sadece ve sadece kahroluyor, ızdırap duyuyoruz. 14 Mart, bizim için keşke bayram coşkusu ve sevinci ile kutlayabileceğimiz bir tarih olsaydı. Bize bayramı zehir edenlere ve bayramı kutlamamıza mani olanlara hakkımızı helal etmiyoruz. 14 Mart'ta yılın doktorunu seçip 15 Mart'ta tüm sağlık çalışanlarına sırtlarını dönenlere sağlık çalışanları hesap soracaktır. Sağlık çalışanlarının günden güne eriyen; mali, sosyal ve özlük hakları dile getirdiğimiz bir tarih olarak kalır. 'Bayram gelmiş neyimize' diye sağlık çalışanları çekmeye devam eder. Sağlık çalışanlarının sorunlarının çözüldüğü, adil ve huzurlu bir çalışma ortamının tesis edildiği günleri görmek istiyor ve önümüzdeki dönemlerde çok zor gözükse de, bizde 'bir gün inşallah 14 Mart'ı bir bayram gibi kutlarız' diyoruz. Çağrımıza ve isyanımıza kulak verilmediği, sorunlara çözüm bulunmadığı takdirde hizmet üretmekten kaynaklı demokratik hakkımızı kullanıp ileriki tarihlerde iş bırakma eylemi yapacağız."Sağlık çalışanları, basın açıklamasının ardından "Sağlık politikalarından memnun musunuz?" anketi yaparken, anketten, "Hayır" yanıtı çıktı.

Baþeskioðlu; “Ýktidara ya 'dur' denecek, ya da yol verilecek”

Eski Bakanlardan, Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) İstanbul Milletvekili ve Merkez Yönetim Kurulu Üyesi Murat Başesgioğlu, partisinin Zonguldak Belediye Başkan Adayı Gürkan Gülay'a destek vermek için dün Zonguldak'a geldi. MHP İl Başkanlığı'nda, beraberinde İl Başkanı Hamdi Ayan, Merkez İlçe Başkanı Ahmet Şehit, Belediye Başkan Adayı Gürkan Gülay ile birlikte basın toplantısı düzenleyen Başesgioğlu, iktidarın eldeki medya imkanlarıyla 17 Aralık rüşvet ve yolsuzluk operasyonunu unutturmak, itibarsızlaştırmak için sabah-akşam propaganda yaptığını söyledi. Başesgioğlu, "Türkiye olarak demokrasiden ve hukuk devletinden uzaklaşmak konusunda çok ciddi endişelerimiz var. Yürütmenin, yasamanın ve yargının tek elde toplandığı bir sistemin adı 'demokrasi' olmaz. Biz bunu engellemeye çalışıyoruz" dedi. Başesgioğlu, yerel seçimlerin mahalli boyutu aşan bir seçim olduğunu belirterek, "Vatandaşlarımız Türkiye'nin geleceğiyle ilgili tercihte bulunacaklar. Yaklaşık 13 yıldır iş başında bulunan iktidara ya 'dur' denecek, ya da yol verilecek. Bugüne kadar gelen siyasi iktidarların içerisinde, hiç bir iktidar millete bu kadar ağır yük olmamıştır. Yürütmenin, yasamanın ve yargının tek elden toplandığı sistemin adı 'demokrasi' olmaz. Biz bunu engelle-

meye çalışıyoruz. İnanıyorum ki, halkımız hükümetin bu yanlış yönlendirmesine oylarıyla karşı çıkacak" dedi. 30 Mart'tan sonra cumhurbaşkanlığı, arkasından da milletvekilliği seçimleri yapılacağını hatırlatan Başesgioğlu, şöyle konuştu: "Siyasi tansiyonun yüksek olduğu bir süreç Türkiye'de devam edecek. Bunun ekonomik, toplumsal huzura yansımaları var. Bu anlamda iktidar yetkililerinin çok dikkatli olmaları lazım… Toplumu kamplaştıracak dillerden, ayrıştıracak dillerden, ötekileştirecek dillerden uzaklaşmaları lazım. Şu ana kadar bunu göremedik. Ayrışma konusunda, ikileşme konusunda ne laf varsa hepsi ediliyor. Biz parçalanmış bir Türkiye istemiyoruz, parçalanmış bir Zonguldak istemiyoruz. Bütünüyle bir Zonguldak, bütünüyle bir Türkiye istiyoruz. Ama kritik süreçler var. Güneydoğu meselesi büyük bir tehdittir. Suriye sınırında 3 özerk bölge ilan edildi. Seçimden sonra Türkiye'nin sınırlarında da alınacak belediyelere göre özerk bölge ilan edilme iddiaları var. Bu, bölücü terör konusunda, etnik bölücülük konusunda bizi sıkıntıya sokacak bir hadisedir. Çok dikkat etmemiz gereken bir süreç." Başesgioğlu ve beraberindekiler, daha sonra Zonguldak caddelerinde gezerek, vatandaşlarla sohbet ettiler.


Sayfa 8

19 Mart/2014/590

Sonsuzluða uðurladýk Gazeteci Çetin Sezgin gözyaþlarý ve dostlarý arasýnda yolculandý Yakalandığı amansız hastalığın ardından Ankara Medicana Hastanesi'nde kardeşi Altan Sezgin'den alınan ve başarıyla gerçekleşen ilik nakline karşın akciğerinde oluşan enfeksiyon nedeniyle yoğun bakıma alınan Karaelmas Gazeteciler Derneği (KGD) Yönetim Kurulu Üyesi ve Halkın Sesi Gazetesi KültürSanat Editörü, "Zonguldakspor Tarihi" kitabının yazarı, araştırmacı gazeteci M. Çetin Sezgin, önceki gün sabah Ankara'da yaşamını yitirdi. Ambulansla önceki akşam Zonguldak'a getirilen Sezgin'in cenazesi, Atatürk Devlet Hastanesi'ne morguna konuldu. Dün sabah Atatürk Devlet Hastanesi'nden alınan Sezgin'in cenazesi, önce İnağzı TOKİ Konutları'ndaki evine getirildi. Burada yapılan duaların ardından komşularından helallik alındı. Gazeteci Sezgin için KGD'nin ve Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) İl Temsilciliği'nin de bulunduğu Zonguldak Belediyesi Kültür Merkezi (BKM) önünde tören düzenlendi ve anı defteri açıldı. Törene, AKP Zonguldak Milletvekili Özcan Ulupınar, Zonguldak Belediye Başkanı Muharrem Akdemir, Zonguldak Barosu Başkanı İbrahim Kerem Ertem, TMMOB Maden Mühendisleri Odası Şube Başkanı Erdoğan Kaymakçı, Genel Maden İşçileri Sendikası (GMİS) Genel Başkanı Eyüp Alabaş, AKP İl Başkanı Hamdi Uçar, CHP Merkez İlçe Başkanı Cemal Şahin, Karaelmas Gazeteciler Derneği Başkanı Osman Sav ve Yönetim Kurulu üyeleri, Zonguldak Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Derya Akbıyık, Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) Şube Başkanı Tayfun Özdemir, Zonguldak Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanı Muharrem Coşkun, ZOFOD Başkanı Mehmet Yıldız, BKM Müdürü Abdullah Bakır, ailesi, sanat, spor ve siyaset dünyasından çok sayıda isim, okurları ve meslektaşları katıldı. Katılımcılar yaptıkları

Haber-Sen: TRT Hükümetin Propaganda Bürosu Gibi Çalýþýyor konuşmalarda Sezgin'i anlattılar. Konuşmakta zorlanan ve birlikte çalışmanın mutluluğunu yaşadığını ifade eden KGD Başkanı ve TGC İl Temsilcisi Osman Sav, şunları söyledi:"Çetin abi, 69 yaşında aramızdan ayrıldı. 38 yıl kendini gazeteciliğe adadı. Çetin abi için sadece 'gazeteci-yazar' demek bence yetersiz. Çünkü kültür-sanattan spora kadar her alanda araştırması ve sunumları vardı. Kitapları vardı. Ayrı bir değerdi. Bütün bunların yanında gençleri utandıracak boyutta çalışkanlığı vardı. Bizlere çok büyük örnek bir kişilikti. Gazeteciliği dert edinir ve her sohbetimizde mesleğin geleceğiyle ilgili konuşurduk. 'Gençlerin hali ne olacak?' diye sitemde bulunurdu. Zonguldakspor tarihini anlatan kitabı çıktığı zaman çocuğu olmuşçasına sevinmişti. O kitabı çıkar çıkmaz 2 kitap daha hazırlamaya başlamıştı. Kitabın birinin hazır olduğunun müjdesini vermiştik, ama sevincini yaşayamadık. Çetin abinin derneğimiz ve gazetecilik için söyledikleri vasiyetimizdir. Hazırladığı kitabı basmakta boynumuzun borcudur" dedi. Emekli eğitimci ve spor duayeni Canpolat Pamay: "Çetin Sezgin aramızdan erken ayrıldı. Arkadaşlarım çok iyi konulara değindiler. Ancak benimle beraber olduğu seneler, belki bu konuşmacı

arkadaşlarım doğmamıştır. Mehmet Çelikel Lisesi'nin orta kısmında okuyordu ve ben de beden eğitimi öğretmeni ve müdür yardımcısıydım. Cimnastik salonunda denge ağaçlarımız vardı. Çetin onların en iyisini yapan bir öğrencimdi. Çetin, Zonguldakspor'un Birinci Lig ve İkinci Lig dönemlerinden bugüne en iyi spor muhabirliği yapan biridir. Rahmetliyi tekrar tekrar anıyorum. Onun dışında Zonguldak Folklor Derneği'nin üyesiydi. Çelikel'in barakasındaki salon o zaman yoktu. ZOFOD Başkanı olarak benimle beraber arkadaşlara yön verirlerdi. Çetin, mahalli basının birkaç değişik gazetesinde onurlu, düzenli, namuslu, şerefli olarak, görevlerini en iyi şekilde yapan bir Zonguldaklıydı. O bakımdan anılması çok güç. Kaybetmemiz çok üzücü. Çetin'i kaybettik ve son görevlerimizi yapıyoruz. Allah'tan rahmetler, geride kalanlara sabırlar diliyorum." Kızı Nafize Seda Sezgin: "Hastanede bir ay boyunca babamla hiç ayrılmadık. Bütün projelerini anlattı, ama babamın en büyük mirası şudur: Çocukluğumuzdan beri her zaman 'Hata da yapsanız hep doğruyu söyleyin. Doğruyu söylediğiniz sürece telafisi olur' derdi. 'Yalan söylemeyin ve tamahkar olmayın. Çalışmaktan, düşünmekten vazgeçmeyin. Gençlerin önünü her zaman açın. Kıskanç

olmayın. Ben hep onlara destek olmak için uğraştım' derdi. Babam hiçbir zaman tutamayacağı sözü vermemiştir. Her zaman onurlu, gururlu oldu ve mücadeleden vazgeçmedi. Hiçbir zaman insanlar arasında ayrım yapmadı ve o yüzden her görüşten, düşünceden, yaştan arkadaşları vardı. Dostları onu yalnız bırakmadı, inanıyorum ki, Rabbim de onu yalnız bırakmayacak." M. Çetin Sezgin'in cenazesi, törenin ardından Acılık Camisi'ne götürüldü. Cenaze namazına; Zonguldak Belediye Başkanı Muharrem Akdemir, Kozlu Belediye Başkanı ve AK Parti Zonguldak Belediye Başkan Adayı Ali Bektaş, MHP Belediye Başkan Adayı Gürkan Gülay, Saadet Partisi Zonguldak Belediye Başkan Adayı Sadık Kar, MHP İl Başkanı Hamdi Uçar, MHP Merkez İlçe Başkanı Ahmet Şehit, CHP Merkez İlçe Başkanı Cemal Şahin, Baro Başkanı İbrahim Kerem Ertem, Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürü Uğur Akdeniz, Zonguldakspor Kulübü Başkanı Süleyman Caner, siyasi partilerin temsilcileri, oda, dernek ve spor kulüplerinin başkanları, antrenörler, hakemler, sporcular ve çok sayıda meslektaşı ile yakınları katıldı. Sezgin, kılınan cenaze namazının ardından sevenlerinin gözyaşları arasında Asri Mezarlık'ta toprağa verildi.

Arýcý Otogaz / Ümit Arýcý Çaydamar Yolu üzeri Değirmen Sok.No:17 Tel: 0 372 251 22 65- GSM 0539 868 2546 / Zonguldak

Aracınızın yakıtını aldıktan sonra yıkama ve bakımını yaptırın

Haber-Sen, RTÜK'ün TRT'nin taraflı yayın yaptığına ilişkin raporuyla ilgili açıklama yaptı, TRT'nin "hükümetin propaganda bürosu" gibi çalıştığını belirterek YSK ve RTÜK'ü göreve çağırdı. Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu'na (KESK) bağlı Haber-Sen Radyo ve Televizyon Üst Kurulu'nun (RTÜK) TRT'nin taraflı yayın yaptığına ilişkin İzleme ve Değerlendirme raporuyla ilgili açıklama yaparak TRT'nin "hükümetin propaganda bürosu" gibi çalıştığını belirterek Yüksek Seçim Kurulu (YSK) ve RTÜK'ü göreve çağırdı. RTÜK'ün İzleme ve Değerlendirme Raporu'na göre TRT'nin, 22 Şubat- 2 Mart tarihleri arasında yaptığı yayınlarda 13 saat 32 dakikayı AKP'ye ayırırken, TBMM'de grubu bulunan üç muhalefet partisine toplam 95 dakika yer verdiğini hatırlatan Haber-Sen RTÜK'ün seçim yasaklarının başladığı 1 Ocak'tan itibaren rapor hazırlamamış olmasını ise "skandal" olarak değerlendirdi. "Bu oranlar, çağdaş demokratik bir hukuk devletinde asla kabul edilemeyecek bir tabloyu bütün çıplaklığı ile ortaya koyuyor. Ve görülüyor ki özerk ve tarafsız bir kamu hizmeti yayıncılığı yapması gereken TRT, hükümetin propaganda bürosu gibi çalışıyor. "Elbette ki bu tablo yeni değil. Zira miting yayınları için yapılan bu ölçüm, TRT'nin diğer yayınlarını da kapsayacak bir şekilde genişletilmiş olsa, çok daha vahim bir tablonun ortaya çıkması mümkün.

"Çünkü TRT yönetimi, ekranlarını ve mikrofonlarını sadece muhalif siyasi partilere değil, iktidar ve destekçileri dışında kalan toplumun tüm kesimlerine kapattı. "Çok uzaklara gitmemize gerek yok; 12 Eylül 2010'da yapılan referandumla ilgili yayınlarda YSK TRT'yi aynı gerekçelerle uyarmıştı. "YSK ve RTÜK görevini yapmalı" "Şimdi de RTÜK raporunu Yüksek Seçim Kurulu'na gönderecek, YSK TRT'yi uyarma kararı alacak ve büyük bir olasılıkla konu kapatılacak. TRT yönetimi de propaganda bürosu işlevini aynı şekilde yürütmeye devam edecek." Haber-Sen mevzuata göre TRT Genel Müdürü'nün ağır hizmet kusuru işlediği ya da tarafsızlığın ihlal edildiği durumda RTÜK teklifi ve Bakanlar Kurulu kararı ile görevden alındığını hatırlatarak YSK ve RTÜK'ü göreve çağırdı. Ne olmuştu? RTÜK'ün İzleme ve Değerlendirme Raporu'na göre TRT Haber, 22 Şubat- 2 Mart tarihleri arasında mitinglerden kesitler aktardığı seçim yayın süresinin partilere göre dağılımı şöyle: * 13 saat 32 dakika (% 89.52) AKP * 48 dakika (% 5.29) MHP * 45 dakika (% 4.96) CHP * 2 dakika (% 0,22) BDP. RTÜK, TRT'nin yayın ilkelerini ihlal ettiğine karar vererek raporun, "gereğini yapmak üzere" Yüksek Seçim Kurulu'na gönderilmesine karar vermişti. (BİA)

Susma gazetesi 590  

Araştır,Soruştur,Konuş;SUSMA

Read more
Read more
Similar to
Popular now
Just for you