Page 1

“Boyun eðme,Güzel günler göreceðiz çocuklar” Özgürlük ve Dayanışma Partisi (ÖDP) ve Türkiye Komünist Partisi (TKP) Zonguldak İl Başkanlıkları, Çatalağzı Termik Santrali'nin (ÇATES) özelleştirilmesine eylem yaparak tepki gösterdi. Madenci Anıtı'nda toplanan ÖDP ve TKP ve Öğrenci Kolektifi üyeleri, "Bütün direniş tutsaklarını istiyoruz", "Boyun eğme", "Güzel günler göreceğiz çocuklar', "Ne AKP, ne cemaat halkın iktidarı" yazılı dövizler taşıyarak hükümeti protesto etti. Haberin Ayrıntısı Sayfa 2’de SUSMA GÖNÜLLÜ OKURLARIN DESTEĞİYLE ÇIKIYOR ABONE OL ABONE BUL

8 OCAK 2014 HAFTALIK YEREL GAZETE YIL: 17 SAYI: 580

Ederi: 1.00 TL

Oyuncu Akdemir,Yönetmen Koçal,Yardýmcý yönetmen Eþref

CHP'nin önseçim sandığından mevcut Belediye Başkanı Muharrem Akdemir çıktı ancak seçimin gerçek galibi Ali Koçal oldu. Seçimde Harun Akın'ın kazanmaması için yapılan tüm çabalar sonuç verdi. Sahnenin önünde aktif oyuncu, Muharrem Akdemir, arkasında başyönetmen eski Milletvekili Ali Koçal, yardımcı yönetmen eski Belediye Başkanı İsmail Eşref yer aldı. Aynı ekip Eşref'in Belediye Başkanlığından istifası sırasında da ortak hareket etmiş ve İdris Şahin'in Belediye Başkanlığına seçilmesi engellenmişti. CHP Merkez Yönetim Kurulu'nun (MYK) aldığı

Yorum

CHP NE KADAR TEMİZ ?

Haziran 2013 Ülkede başka bir şeyin varlığına işaret etti.O günde bugün ülkede hız kesmeyen olaylar yaşanıyor.Doğruden demokrasi kuralları yaşamın her alanında kendini gösteriyor.Bu daha başlangıç demiştik öylede oluyor.İşin ters yanı bunu kast örgütlerin henüz farkına varmaması.5 Ocak’ta CHP Zonguldak Belediye Başkan Adayını belirlemek için ön seçim yaptı.Kazanan aday ve arkasındaki ilişkileri,örgütün tutumu,kamuoyuna yansıyanlar Gezi’nin buralarda yaşam bulması bugün için öyle kolay görünmüyor. AKP’ye yolsuzluk ve rant eleştirisi yapan CHP’nin Camlıköşkte sergilediği tablo AKP’den geri kalır yeri olmadığını çok açık gösterdi.Tüm bunlar ortada dururken temiz,dürüst, adalet ve eşitliği kendi içinde sağlamadığın sürece Temiz eller CHP’ye hakim olmadan kimse hayale kapılmasın. ‘Gezi’nin işaret ettiği yön ile CHP’nin gittiği yön bugün aynı istikamet değil.

Susma

prensip kararı gereği önce kamuoyu yoklamaları ardından önseçim takviminin belirlenmesinin ardından düğmeğe basan ekip, 8 aday adayı ile ön seçim kararı aldırdı. Ardından kendine yakın aday adaylarının çalışmalarını da organize eden Koçal, kentte yerleşik olarak ilişkisi olmayan, Kenan Köktürk ve Güngör Topaloğlu'na açık destek verdi.Kimi gazetecilerin yazdığı gibi kazanan Orhan Yücel değil Ali Koçal ve İsmail Eşref oldu,bu oyunun içinde çok sayıda duplörde yer aldı

Bektaþ, “Fincancý katýrlarýný ürkütüyoruz”

Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) Zonguldak Belediye Başkan Adayı Ali Bektaş, sandık toplantıları kapsamında Bağlık Mahallesi sakinleri ile buluştu. Toplantıya; Merkez İlçe Başkanı Metin Karaduman, Zonguldak Belediye Meclisi AKP Grup Başkanvekili Abdullah Karagüzel, parti yöneticileri ve mahalle sakinleri katıldı.Bekta;\ `Büyük ihtimalle belediye başkanı seçildiğimde tehdit de edileceğim. Memleketin köşe başları tutulmuşsa ve biz buna sessiz kalıyorsak, adam da değiliz, insan da değiliz. Hayatından korkup karısının eteği altına sığınan adamlar belediye başkanı olmasın. Masaya vuramıyorsan, belediye başkanı olmayacaksın. Bu memlekette eser bırakabilirsem çok mutlu olacağım. İşinizin üstünde durursanız, işinize sahip çıkarsanız yapılmayacak hiç bir şey yoktur. Ben 110 bin kişinin belediye başkanı olacağım. Görün bakın milletin menfaatine yetkinin nasıl kullanıldığını göreceksiniz." dedi Haberi Sayfa 8’ de

Haberin detayı Sayfa 3’ te

Köktürk'ten Ulupýnar'a Sert Eleþtiri CHP Milletvekili Ali İhsan Köktürk yaptığı basın açıklamasında; “AKP Zonguldak Milletvekili Sayın Özcan Ulupınar’ın 3 Kasım 2011 tarihinde gerçekleştirilen genel seçimlerin hemen öncesinde verdiği, TTK’ya 2500 işçi alma sözünü gerçekleştirememesine Haberi Sayfa 7’ de açıklık getirdiği beyanatı oldukça trajiktir.

"Taþkömürü, demir-çelik, enerji ve Zonguldak gerçeði paneli" Haberi Sayfa 4’de

Kahveci, “Bu olay AKP'nin Susurluk vakasýdýr” Haberi Sayfa 6’ da

Þahinhan; “Halil Furat, ‘Muharrem Akdemir bir tek Ali Koçal’ý dinliyor’ dedi”

Personel Alýnacaktýr

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Zonguldak İl Başkanlığı Yönetim Kurulu Üyesi Cevdet Şahinhan, hem yönetim kurulu üyeliğinden, hem de partisinden istifa etti. Şahinhan, daha önce ihraç istemiyle disipline verilen ve önseçim sonucuna göre aday gösterilecek olan mevcut Belediye Başkanı Muharrem Akdemir'in kendi iradesi ile hareket edemeyeceğini gerekçe gösterdi. Önseçime karşı olmadığını, ancak herkesin bildiği bazı şeylerin açık açık konuşulmadığına dikkat çeken Şahinhan, Akdemir'in kirli ilişkileri ile partiyi lekelediğini ileri sürdü. Sayfa 5’ de

Gazete ve Dergimizde yeni dönem çalýþmalarý nedeniyle bayan personel alýnacaktýr Başvurular şahsen alınacaktır GSM: 0 541 253 69 04


SUSMA -YORUM

8 Ocak/2014/580

27 Oy veren Geçek Can’lara teþekkür ediyorum

Bahaddin Arı susmagazetesi@yahoo.com

Yaklaşık 6 Aydır bu köşeden sizlerle iletişim kuramadık. Eksikliğini oldukça hissettiğimi belirtmek isterim.Zonguldak Belediye Başkanlığı aday adaylığı başvurumla beraber ilke olarak aldığım yazmama kararı 5 Ocak 2014’te Camlı Köşk’te gerçekleşen ön seçimin sonuncunda ortaya çıkan taplo sonrası tekrar buluştuk. Öncelikle şunu belirtmeliyim ki; Moralin nasıl derseniz “Vallahi, turp gibiyim, gayet iyiyim vb”. salatadan konuşmaya gerek yok.İnsanız çıkan sonuçtan üzüntü duyduğumu belirtmek isterim. Üzüntümün nedenlerini belki bugün tek tek sıralamayacağım, ama yüz yüze geledikçe,başını öne eğenleri, gözünü benden kaçıranları,yalancıları,iki yüzlüleri,vefasız ları gördükçe zaman zaman buradan yazacağım, sizlerle paylaşacağım.Bundan kimsenin kuşkusu olamasın. Buradan şunu belirtmek isterim ki ön seçimde bana 27 oy çıktı.Sadece ben değil umuyorum parti üyesi olmayan yüzlerce dostum-

da, arkadaşımda üzüldü ve şaşırdı.Ama 27 oy veren dostum arkadaşımı neredeyese isim isim biliyorum onlara buradan sevgi ve saygılarımı iletiyorum.Sayı 27 değilde 127, 227 vs. olsaydı etrafımızı, toplumu saran, bu karanlık, iki yüzlü,hiyakar,çıkar ilişkilerine bulaşmış,vefasız insanların varlığından bukadar net ayrım yapma imkanımız olmayacaktı. Beni tanıyanlarla başladığım 30 yılı aşkın mücadelede onların nerelere, benim nerelere geldiğimizinde açık imtihanı oldu. Ben bu yarışta irade gösterdim,hiçbir angajmana girmeden, bana güvenen samimi ve dost parti üyesi bir avuç arkadaşım ve parti dışından farklı meslek gruplarından bir ekiple yaklaşık 6 aydır çok disiplinli,programlı,fedekar bir çalışma yaptık.Kamuoyunda, halktan,meslek ve kitle örgütlerinden oldukça taktir topladık,destek gördük buradan bu çabama değer biçen tüm dostlarıma teşekkür ediyorum. Basına verdiğim demeçlerde “Halkın, gönüllerin başkanıyım”

bunun için dedim.Çünkü biliyorum ki bu bir başlangıç; Siz hiç adayları,açık, şeffaf,katılımcı,demokrat ve halktan yana bir belediye yöneteceğine inanıyormusunuz? Siz hiç bir adayın Yaşanabilir bir Zonguldak, temiz çevre, temiz kent, temiz su, ucuz ulaşım yapacağına inanıyormusunuz? Ben inanmıyorum.Çünkü adayları destekleyen grupların kimler olduğu,adayların arkasındaki ikişkiler sistemi bu kadar ayyuka çıkmışken hala inanıyorum demek o çarkın içinde yer almaktan başka bir anlam taşımıyor. İşte bu süreç, bu çarkın içinde ve dışındakilerin kalın çizgilerle ortaya serildiği ve bundan sonrada hız kesmeden devam edeceğinin işaretlerini verdi. Bu daha başlangıç dedik; Türkiye’de ‘Gezi Ruhu’ da kendini ifade eden toplumsal muhalefet, adalet,eşitlik,yaşam hakkı,özgürlükler ve daha iyi daha temiz çevre isteyen toplumsal kesimler ülkede kazandı, ama kentimizde şimdilik öne çıkamadı.Hakın gönlüne girdi ama

Sayfa 2 CHP’nin karanlık sandığını aydınlatamadı. Önemli dersler çıkartıyoruz. Nerede eksik yaptık, kiminle mücedele edeceğimizi, kiminle kol kola gireceğimizi daha net görme mize yaradı. Bu hafta Ustanın sözleriyle bitirelim; ..... Yürümek; dost omuzbaşlarını omuzlarının yanında duyup, kelleni orta yere yüreğini yumruklarının içine koyup yürümek!.. Yürümek; yolunda pusuya yattıklarını, arkadan çelme attıklarını bilerek yürümek... Yürümek; yürekten gülerekten yürümek...

“Emeðin Türkiye'sini kuralým” 12 Aralık Etiyopya ile Eritre Arasında 2 Yıl Süren Savaşa Son Veren Barış Anlaş ması, Eritre Devlet Başkanı İssaias Afevorki ve Etiyopya Devlet Başkanı Meles Zenavi Tarafından Cezayir'de İmzalandı (2000). 14 Aralık George Washington'un Ölümü (1799). Şili'de İlk Demokratik Seçimler (1989). 15 Aralık 2. Sultan Selim'in Ölümü (1574). 16 Aralık Londra Konferansı, Dört Büyükler Almanya Konusunda Uzlaşa madılar (1947). 17 Aralık Pakistan'ın, Hindistan'a Karşı Yenilgisi ve Ateşkes (1971). 18 Aralık Demokratik Parti Kuruldu. Kurucuları Ferruh Bozbeyli, Saadettin Bilgiç, Talat Asal ve Yüksel Menderes İdi (1970). 19 Aralık Mustafa Kemal ve Heyeti Temsiliye'nin, Sivas'tan Ankara'ya Hareketi (1919). * 19-26 Aralık 1978 yılı, tarihe Maraş Katliamı olarak kara leke olarak geçti 20 Aralık Brüksel Paktı İstişare Konseyi'nin Batı Birliği Askeri Organizasyonu NATO'ya Katılmasını Kararlaştırması (1950). 1954 Seçimlerinden Sonra Bazı Milletvekilleri DP'den Ayrılarak "Hürriyet Partisi"ni Kurdular (1955). 21 Aralık III. Murat'ın Tahta Çıkışı (1574).

Susma KURUCU Bahaddın Arı Sahibi: Çark Yayıncılık,Reklamcılık Adına:Sevim ARI

Sorumlu Yazıişleri Müdürü: Bahaddin ARI Webmaster : S.Üstüngel ARI Yönetim Yeri ve Adresi: Mithatpaşa Mah.B. Ecevit Cad. Kızılay Kanmerkezi Karşısı Kat: 5 No: 52 ZONGULDAK Tel/Faks 0372 252 42 99 Web: www.susmagazetesi.net e-posta: susmagazetesi@yahoo.com Dizgi-Düzenleme: SUSMA Baskı: MATBAA 69 Tel:251 40 44

Kururluş 28 Nisan 1997 Temsilcilikler Kozlu; ; Bilal Kara Bartın : Ahmet Güneş Amasya : Mehmet MENEKŞE Berlin : Mehmet Ballıkaya Kongre İlanı;50. TL Tüzük İlanı:150 TL Yitik İlanı: 20 TL Gazete Satış Fiyatı: 1. 00 TL Yıllık Yayınlı Kurumsal Abone: 1000.TL Yıllık bireysel abonelik 100.TL Banka Hesap No: Ziraat Bankası Zonguldak Şb.00569815 Posta Çeki Hesabı: Bahaddin Arı 0148 52 40

Susma; Hak ve Sorumluluk Bildirgesi İlkelerine Uyar. Cevap ve düzeltme hakkına saygı gösterir. Gazetede yayınlanan yazıların sorumluluğu yazara aittir

Özgürlük ve Dayanışma Partisi (ÖDP) ve Türkiye Komünist Partisi (TKP) Zonguldak İl Başkanlıkları, Çatalağzı Termik Santrali'nin (ÇATES) özelleştirilmesine eylem yaparak tepki gösterdi. Madenci Anıtı'nda toplanan ÖDP ve TKP ve Öğrenci Kolektifi üyeleri, "Bütün direniş tutsaklarını istiyoruz", "Boyun eğme", "Güzel günler göreceğiz çocuklar', "Ne AKP, ne cemaat halkın iktidarı" yazılı dövizler taşıyarak hükümeti protesto etti. Grup, 5 Şubat'ta yapılacak olan Çatalağzı Termik Santrali'nin özelleştirilme ihalesine karşı örgütlenerek karşı durulması talebinde bulundu. Açıklama yapan Elçin Kınay Bayrak, 2014 yılının muhalefet ve direniş yılı olacağını söyledi. Halkın malı olan kuruluşlara peşkeş çekilmesine karşı olduklarını ifade eden Bayrak, 1991 yılındaki madenci yürüyüşü ruhuna denk düşecek bir kitleselleşmeyle örgütlenmeleri gerektiğini ifade etti. Atılan sloganların ardından 5 Şubat tarihinde yapılacak olan ÇATES ihalesine karşı örgütlenilmesi gerektiğini vurgulanırken, bir açıklama yapan ÖDP İlçe Başkanı Elçin Kınay Bayrak, "2013 haziran ayı, direniş, dayanışma, özgürlük ve eşitlik yılı oldu. 2013,halkın kendi söz eylemiyle ülkenin kaderine el koyduğu, Türkiye'nin devrimci anlayışla yeniden kuruluşunun başlangıç yıl oldu. Sokakları dolduran milyonların umut ve eylemi, 30 yıllık 12 Eylül karanlığını ülkemizin üzerinden söküp attı" diyerek şunları söyledi:

“Düzen kendi pisliğinde boğulup, çürümüş diş, kokmuş et gibi”

Elçin,“Zonguldak'ta 5 Şubat'ta yapılacak ÇATES özelleştirmesine karşı, ÇATES işçilerinin yanında yer alarak halkın malı olan kuruluşların peşkeş çekilmesine, 1991 Büyük Madenci Yürüyüşü ruhuna denk düşecek bir kitleselleşmeyle karşı koyuşu örgütlememiz gerektiğini, bugün buradaki birlikteliğimizi yarınlara taşımamız gerektiğini düşünüyoruz. 2014 bu anlamda direniş ve muhalefet yılı olacağı kadar, bu sorumlulukla direnişin geliştirilmesi için birleşik bir mücadelenin de yılı olmalıdır. Ülkemizin geleceğinin birbirinden farklı olmayan gerici iktidar güçlerinin ellerinde karanlığa sürüklenmesine izin vermeyeceğiz. İnsanca, onurlu bir yaşam için emeğin Türkiye'sini kuralım, artık kokuşmuş bu sömürü düzeninin sonlandıralım"

"2013 yılı 11 yıllık AKP iktidarının, tüm kirli ve karanlık ilişkilerinin ortalığa saçıldığı bir yıl oldu. Ülkeyi nasıl yönettikleri ülkenin kaynaklarını nasıl çaldıklarını artık bilmeyen kalmadı. Evet, düzen kendi pisliğinde boğulup, çürümüş diş, kokmuş et gibi nasıl lime lime döküldüğü görülüyor. Yalnız ülkemizde değil, emperyalist, kapitalist düzen kriz içersinde tüm parçalarıyla bir bir çözülüyor. Zonguldak'ta 5 Şubat'ta yapılacak ÇATES özelleştirmesine karşı, ÇATES işçilerinin yanında yer alarak halkın malı olan kuruluşların peşkeş çekilmesine, 1991 Büyük Madenci Yürüyüşü ruhuna denk düşecek bir kitleselleşmeyle karşı koyuşu örgütlemem-

iz gerektiğini, bugün buradaki birlikteliğimizi yarınlara taşımamız gerektiğini düşünüyoruz. 2014 bu anlamda direniş ve muhalefet yılı olacağı kadar, bu sorumlulukla direnişin geliştirilmesi için birleşik bir mücadelenin de yılı olmalıdır. Ülkemizin geleceğinin birbirinden farklı olmayan gerici iktidar güçlerinin ellerinde karanlığa sürüklenmesine izin vermeyeceğiz. İnsanca, onurlu bir yaşam için emeğin Türkiye'sini kuralım, artık kokuşmuş bu sömürü düzeninin sonlandıralım" Yapılan konuşmanın ardından bir süre slogan atan grup, ardından dağıldı


SUSMA -YORUM

8 Ocak/2014/580 Cemal Þahin Ön Seçim Sonucunu Deðerlendirdi

Zonguldak BKM'den Yeni Projeler

Cumhuriyet Halk Partisi Zonguldak Merkez İlçe Başkanı Cemal Şahin CHP'nin Zonguldak belediye başkanlık adayını belirlemek için yapılan önseçimi değerlendirdi."Bir eğilim yoklaması gerçekleştirildi. Genel merkez tarafından alınan bir karar. Ben alınacak her karara saygılıyım diye o zamanda söylemiştim. Pazar günü eğilim yoklaması yapıldı.Bu bir aday belirleme yöntemiydi. İki aday arasında at başı geçen bir sonuç ortaya çıktı. Çıkan sonuçta genel merkeze gönderildi. Adayın kesinleşmesine MYK onaylayacak ve onun ardından Parti Meclisi onaylayacak. Bunlar bir veri toplama yöntemi. Kesin kararı verecek olan genel merkez. Artık top genel merkezde. Doğru olan söylem bu."

Zonguldak BKM Müdürü Abdullah Bakır, "Engelsiz Sanat" adında yeni bir projeleri oluşturduklarını belirtirken, engelli vatandaşlarımızı sanatla buluşturmak istediklerini söyledi. 2014 yılında Zonguldak'tan yeni yetenekler çıkacağını belirten Bakır, şu şekilde konuştu:"Zonguldak Belediye Kültür Merkezi olarak 2014 çalışmalarına başladık. Normal standart kurslarımız olan resim, müzik ve tiyatro kurslarımız devam ediyor. Bunun yanında Türk sanat müziği ve halk müziği korolarımız çalışmaların başladılar. Türk sanat müziği koromuz 50 kişilik dev kadrosuyla 15 Ocak'ta Atatürk Kültür Merkezi'nde bir konser verecektir.

Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) Zonguldak Belediye Başkan Adayı Ali Bektaş, sandık toplantıları kapsamında Bağlık Mahallesi sakinleri ile buluştu.

İktidarın topluma maliyeti

Bektaþ,“Bana 'kötü' diyenlere bakýn” Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) Zonguldak Belediye Başkan Adayı Ali Bektaş, sandık toplantıları kapsamında Bağlık Mahallesi sakinleri ile buluştu. Toplantıya; Merkez İlçe Başkanı Metin Karaduman, Zonguldak Belediye Meclisi AKP Grup Başkanvekili Abdullah Karagüzel, parti yöneticileri ve mahalle sakinleri katıldı.

Karaduman: "Hesap günü 30 Mart olacak" AKP Merkez İlçe Başkanı Karaduman, toplantının açılışında yaptığı açılış konuşmada, "Sandık toplantılarımız kapsamında seçmenlerimizle bir araya geliyoruz. Zonguldak Belediye Başkan Adayımızı seçmenlerimizle buluşturarak, kendisinin gelecekteki projelerini aktarmak, düşüncelerini paylaşmak istiyoruz. 30 Mart'a az bir süre kaldı. 19 mahallemizi kapı kapı gezerek, Zonguldak'la ilgili düşüncelerimizi anlatacağız. Yerel yönetimlerle ilgili çok ciddi sıkıntılar var. Her mahallemizin kendine özgü sıkıntılar var. Bunların hesap günü 30 Mart olacaktır. Bütün seçmen arkadaşlarımız 5 yılın hesabını sandıkta soracaktır" dedi. Zonguldak Belediye Başkan Adayı Bektaş ise, hakkındaki söylentilerle ilgili kimsenin aklında soru işareti kalmayacak şekilde yanıtlamaya hazır olduğunu belirtti. Bektaş , "Lütfen beni çok iyi dinleyin. Belki beni ön yargılarınızla değerlendirmişsinizdir. Bu mahallede de tapu sıkıntıları olduğunu biliyorum. Bunların hepsinin

Kýzýlay, Zonguldak'ta 17 Bin 93 Ünite Kan Topladý Zonguldak Kızılay Kan Bağışı Merkezi Müdürü Dr. Ömer Selim Alan, 2013 yılında 17 bin 93 ünite kan topladıklarını, bu yıl hedeflerinin 19 bin ünite olduğunu söyledi.Dr. Ömer Selim Alan, 18 ile 65 yaş arası gönüllülerin bağışlarıyla toplanan kanların ihtiyaç sahibi hastalara ulaştırılması için çalıştıklarını söyledi. Tüm eğitim faaliyetlerine rağmen kan bağışının bekledikleri düzeyde olmadığını belirten Dr. Alan, "Günde ortalama 4 veya 5 vatandaşımız kan merkezimizde kan bağışında bulunuyor. Biz istiyoruz ki bu rakam günde ortalama 20-25'e yükselsin. Rakamın düşük olması bizi üzüyor. Gezi ekiplerimizle bağışları artırmaya çalışıyoruz" dedi. Kimsenin kanla ilgili bir sıkıntı yaşamasını istemediklerini ifade eden Dr. Alan, şöyle konuştu:"Hastanede tedavi gören insanlarımızın yakınları, kan ihtiyacı olduğu zaman panik ve telaşa kapılıyor. Biz bunları yaşıyoruz. Biz istiyoruz ki vatandaşımız bu tip acıları yaşayarak öğrenmesin. Gittiğimiz kurumlarda, üniversite kampüslerinde, derneklerimizde, okullarımızda, atölye ve fabrikalarda biz bu eğitimi vermeye çalışıyoruz. Amacımız insanları bu konuda bilinçlendirmek.

Kozlu'da benim kadar hiçbir belediye başkanı sevilmedi, benim kadar da eleştirilmedi. Eğer yatarsanız, hiç kimse size bir şey söylemez. Ama bir iş yaparsanız, memnun olmayan bir grup vardır. Bizden memnun olmayan gruba bakarsanız, tamamen bu memleketin kanını emmeye çalışan, asalak takımıdır. Onlar beni asla sevmezler. Çünkü şahsi menfaatleri olmaz. Kozlu'ya bugüne kadar kabadayı ve mafya tipi adamlar giremediği için sadece dedikodu yaparlar. O tip yerlerde birisine bir ödün verdiğinde gerisi gelmez. Ben böyle bir adamın...

çözümü var. Ama bu işler yukarıdan baskıyla yapılmaz. Baskıyla yapmaya kalktığın zaman herkesi karşına alırsın. Buradaki sorun hiç kimse mağdur olmadan çözülmelidir."

"Zonguldak'ta belediyecilik yapacaksanız işiniz çok zor" Zonguldak Belediye Başkan Adayı Bektaş konuşmasını şu sözlerle sürdürdü, "Kozlu'da benim kadar hiçbir belediye başkanı sevilmedi, benim kadar da eleştirilmedi. Eğer yatarsanız, hiç kimse size bir şey söylemez. Ama bir iş yaparsanız, memnun olmayan bir grup vardır. Bizden memnun olmayan gruba bakarsanız, tamamen bu memleketin kanını emmeye çalışan, asalak takımıdır. Onlar beni asla sevmezler. Çünkü şahsi menfaatleri olmaz. Kozlu'ya bugüne kadar kabadayı ve mafya tipi adamlar giremediği için sadece dedikodu yaparlar. O tip yerlerde birisine bir ödün verdiğinde gerisi gelmez. Ben böyle bir adamın... O satma meselesine gelince; madem bu memleket bu kadar değerliydi, bu kadar gelir yapıyordu; niye adamlar İzmir'den, Antalya'dan mal alıyorlar. Zonguldaklı adam parasını Zonguldak'a yatırsın. Sattığımız da 5 arazi, oralarda bir sürü insan çalışıyor. Eğer böyle ucuz politikalara yapılacaksa ben buyum. Zonguldak'ta belediyecilik yapacaksanız işiniz çok zor. Yaklaşık 6 aydır mahalleleri tek tek geziyorum. Yapılacak o kadar çok iş var ki. Bu yaşam kalitesizliği de insanları dışarıya sevk ediyor. Lütfen beni çok iyi dinleyin. Belki beni ön yargılarınızla değerlendirmişsinizdir. Bu mahallede de tapu sıkıntıları olduğunu biliyorum. Bunların hepsinin çözümü var. Ama bu işler yukarıdan baskıyla yapılmaz.

Sayfa 3

Baskıyla yapmaya kalktığın zaman herkesi karşına alırsın. Buradaki sorun hiç kimse mağdur olmadan çözülmelidir."

Bektaş; "Hep şahsi menfaatler var" 21'inci yüzyıla gelmişiz, hala kanalizasyon ve yol sorunlarıyla karşı karşıyayız. Hala yol ve kanalizasyonlarla uğraşıyorsak zaten ölmüşüz demektir. Buraya yaşayacak değeri getirmeliyiz. Benim 10 senelik belediye başkanlık deneyimim var. Geldiğimiz birinci gün işe başlayacağız. Eğer biz bunları 'Yapacağız' diyorsak, yapmak için geliyoruz, sadece koltuk ikbali için olsaydı Kozlu'daki desteğim yüzde 73,4'tü. Yüzde 100 ceketimi koysam belediye başkanı seçilirdim. Sorun kendim değilim ki, kendim için olsa Kozlu'da kalırdım. Asla ve asla ayırım yapmayacağım. Herkes beni evladı, kardeşi olarak görecek. Kimilerine göre çok iyi, kimilerine göre çok kötü bir adamım. Bana 'kötü' diyenlere bakın, memlekete faydası olan adam bana 'kötü' diyorsa siyaseti bırakırım. Hep şahsi menfaatler var. Fincancı katırlarını ürkütüyoruz. Bu memleketin sırtından salakça kan emenlerin tekerine çomak soktuğumuz için kötüyüz. Asla ve asla bu adamlara memlekette ödün verilmeyecek. Büyük ihtimalle belediye başkanı seçildiğimde tehdit de edileceğim. Memleketin köşe başları tutulmuşsa ve biz buna sessiz kalıyorsak, adam da değiliz, insan da değiliz. İşinizin üstünde durursanız, işinize sahip çıkarsanız yapılmayacak hiç bir şey yoktur. Ben 110 bin kişinin belediye başkanı olacağım. Görün bakın milletin menfaatine yetkinin nasıl kullanıldığını göreceksiniz."

Bilal Kara

Her iktidarda olduğu gibi AKP iktidarının da ülkeye, topluma bir maliyeti oldu. Bugünlerde iktidar zorlanıyor, giderek yalnızlaşıyor ve bir yardım eli uzansın istiyor. Hükümet olur olmaz, başta Başbakanın kendisi olmak üzere AKP kadroları ülkeyi bilimden uzak, metafizik yöntemlerle yönetmeye başladılar. Tercihleri baştan metafizik yöntemle farklı bir toplum mühendisliği idi ama bunun topluma bir maliyeti olacaktı. Maliyette metafizik ölçü yoktu. Hesaplar yanlış çıkmak ve ölçütler bilimsel olmak durumundaydı. AKP icraatlarının topluma maliyetine bakıyoruz ve karşımıza şimdi neler çıkıyor? Yığınların verdiği iktidar gücünü tanrının verdiğine önce kendisi inanarak yığınları da buna inanmaya zorladılar. İlahi gücün adaleti sağlayacağına, bu sayede yokluk, yoksulluk ve yolsuzluğun bitirileceğine inandırıldı. Ancak yoksulluk ve yolsuzluk, toplumun karşısına her gün kocası tarafından öldürülen kadın cinayetlerini çıkardı. İşsizlerin yaşamı tehlike sınırını aştı, çalışanlar daha yoksullaştı, asgari ücret yoksulluk sınırının çok altında kaldı. Sendikalar iktidarların arka bahçesi yapıldı ve işlevsiz bırakıldı. Demokratik kitle örgütlerinin toplum ayağı kesildi. İktidar kibrini kontrol etmedi. Adalet, küçük mülkleri, büyük mülklere katarken yargı, egemeni, daha güçlü kıldı. Güçlü devlet isteği karşımıza çıktı. Bankalar iyice şişindiler. Hak arayanın karşısına polis copu, biber gazı ve toma çıktı. Gezi direnişi, iktidara kurulmuş komplo olarak algılandı. Komşularla savaş en büyük arzu olarak karşımıza çıkarıldı. Marksistler, metafizik yönteme karşı diyalektik yöntemi savunur ve anlık aldatıcı görünüşlerin ötesinde gerçeğe doğrudan bakarlar. Metafizik yöntem ise, doğa da ve toplumda kesin biçimleriyle her şeyi değişmez olarak kabul eder. Metafiziğin konusu, doğanın ötesinde bulunan varlığın incelenmesidir. Hareket halinde olduğu halde, ona göre doğaötesi varlık, değişmez ve sonsuzdur. Bilime dayanan materyalistler bu varlığın "imgesel" olduğunu kabul eder. Toplumsal değişim sayesinde iktidar olan AKP bu değişimi durdurmak adına metafizik yöntemlere başvurdular. Ancak genel hareket yasaları herkesi değiştirirken AKP'nin kendisini de değişime zorladı ve şimdi AKP yöneticileri kendi değişimleri için Sayın Baykal ile Türkiye Barolar Birliği Başkanından yardım ister duruma gelmiş durumdalar. Yaşam, bize bir iktidarın aynı zamanda hem diktatör, hem demokrat olabileceğini öğretiyor. Burjuva devlet (Birleşik Amerika, İngiltere, Türkiye) bütün haklara, bütün iktidara, para ve mülkiyete sahip azınlık için demokratiktir. Çoğunluk üzerinde ancak aldatıcı hakları olan insanlar üzerinde diktatörlüktür. Tersine halk devleti, halk düşmanlarına karşı iktidardan uzaklaştırılan sömürücü azınlık için diktatörlüktür. Büyük çoğunluk, ezilmekten kurtulmuş emekçiler için demokratiktir. Metafiziği kullanan iktidar, toplumu değişmez tanımladığı için iki karşıtın aynı anda olamayacağını düşündü. Ona göre bir varlık ya ölüdür, ya canlıdır. Bir bedende hem ölü hem canlı hücrelerin olduğu gibi toplumun da hem ölü hem canlı olduğunu kavrayamamış, dolayısıyla toplumdaki hareketi ve değişimi fark edememiştir. Ancak kutsal ittifak bozulup kılıçlar çekildiğinde anladı. Şimdi artık giderek yalnızlaşıyor, ufku daralıyor ve adını anmak istemediği Deniz Baykal bile çıkış yolu gösteriyor. * * * Darbeden bu yana ilk defa, CHP'liler 5 Ocak 14 günü önseçimle Zonguldak belediye başkan adayını belirlediler. İlki 15 gün evvel Kozlu'da belirlenmişti. Güzel de oldu. Önseçimi halen görev başında olan Muharrem Akdemir kazandı. Kendisini tebrik ediyor başarılarının 30 Martta da devamını diliyorum. Ancak söylemek istediğim iki cümle var. Kentin sisli puslu, kurumlu ve kükürtlü zehir saçan havasına rağmen rengarenk aydınlatılması kente renk katmış, ama aynı cadde ve sokaklar "madenci feneri" ile aydınlatılmış olsaydı, kentimiz daha da farklı olacaktı. Sosyal demokratların yapıcı, yaratıcı ve üretken oldukları bilinciyle iki önemli projeye daha imza atmalarını isterim. Biri ÇATES ve EREN ENERJİ'nin sıcak suyunun kenti ısıtma projesine, diğeri lavuar alanının kentine emek kimliğine yakışır şekilde dizayn edilmesi projesine. İktidarların gelip geçici olduğunu, baki olanınsa eserler olduğunu, Sayın Başkan bizden daha iyi bilir

bilalkara67@hotmail.com


SUSMA -YORUM

8 Ocak/2014/580

Sayfa 4

ÇATES'te, 22 Yýlýn En Düþük Üretimi

Maden Ocaðýnda Ölen 8 Ýþçi Dualarla Anýldý

Zonguldak'ta kurulu Çatalağzı Termik Santralinde (ÇATES) geçen yıl en az kömür yakılarak 1 milyar 386 milyon 637 bin kilovat saatle 22 yılın en düşük elektrik enerjisi üretildi.Normal çalışma koşullarında yakıt olarak yılda 1 milyon 600 bin ton civarında kömür, 7 bin 200 ton fuel-oil ve 480 ton motorin kullanılan santralde, 2013 için programlanan 1 milyar 357 milyon 560 bin kilovatsaat enerji üretimi 29 milyon 77 bin kilovat saat aşılmasına karşın, ünitelerde revizyon çalışmaları nedeniyle 1992'den itibaren gerçekleştirilen üretim oranlarının gerisinde kaldı.

Zonguldak'ta, Türkiye Taşkömürü Kurumu Kozlu Müessese Müdürlüğü maden ocağında 7 Ocak 2013'te meydana gelen iş kazasında ölen 8 maden işçisi, kazanın 1'inci yıldönümünde ocak girişinde dualarla anıldı. Ölen madencilerin yakınları törende gözyaşlarını tutamadı.Ölen madenciler için Kuran okundu ve dua edildi. Törende acıları yeniden tazelenen madencilerin yakınları gözyaşlarını tutamadı. Törenin ardından maden işçileri, ölen arkadaşlarının yakınlarına başsağlığı dileğinde bulundu. Mevlit şekeri dağıtılan madenciler, daha sonra maden ocağına inerek mesailerine başladı.

Türkiye'nin başına gelenler Türkiye dünyanın birçok ülkesi gibi kimliksiz politikalarla, ufuksuz anlayışlarla yönetiliyor. Bu politikalar içinde işçiler, çiftçiler, esnaflar, işsizler, gençler ve bilim dünyası yok. Kimler var? Tarikatlar, askerler, bürokrasi, yerli tefeci sermaye, dinci sermaye, yabancı tefeci ve yatırımcı sermaye ile bunların siyaset yapan hizmetkarları var. Sonuç, kocaman bir felaket. Bu rol ve etkinlik sahibi tarafların hangileri yaptıklarının, kötü sonuçlarından sorumlu olduklarının farkında ve bilincinde midirler? Çocukların aç kalmasının, açık kalmasının, eğitimsiz kalmasının, hırsızlıkların, hastalıkların artmasının, kadınların ezilmesinin, şiddet görmesinin sebebi olduklarının farkındadır mırlar? Herkes yapıkları ve yapacaklarının sonuçlarını çok iyi sorgulamalıdır. Bu ülkede yolsuzluk denen olgu, insanların DNA'sına kadar işlemiştir. Ben hayatım boyunca bu tür insanlarla mücadele ettim; fakat yolsuzluk yapmak isteyenlere yardım etmek isteyenler veya sesiz kalıp; bana dokunmayan yılan bin yaşasın diyenler çoğunlukta olunca bana da orayı terk etmek düştü! Bu arada ikinci cumhurbaşkanı İsmet İnönü'nün sözü aklıma geldi. Şöyle diyor: Bir ülkede namuslular en az namussuzlar kadar cesaretli olmadıkça, o ülkede huzur ve gelişme olmaz. Bu arada sorumluları da biraz karıştırmak gerekir. Bu ülkede yukarıda olumsuzluk yayan ve uygulayan kesimleri sayarken bir şeyi unuttuk sanıyorum. Bu Bezirganları kim yarattı? Evet, bu kesimler var ama; bunların anası ve babası da var. Kim olabilir bunlar? Dış güçler ve silahlı kuvvetler. 1946 yılından bu yana devlete egemen olan dış sermaye ve bu gücün içerideki temsilcisi silahlı kuvvetler ve bürokrasi sürekli olarak yerli sermayenin, eğitimin, üretimin başında nöbet tutmuş; halkın başını kumdan çıkarmamak için elinden geleni yapmıştır. Yeterli olmadığında ise yönetime el koymuş, bizzat kendisi yönetmiştir. Peki, TC, ABD mandası olmasaydı nasıl bir ülke ve devlet olurdu? Bunu enine boyuna sorgulamak gerekir. Örneğin ihtilaller, öğrenci kıyımları, PKK savaşları, işçi kıyımları ve yoksulluğu, din ve milliyetçilik bezirganlığı olur muydu? Kişi başına düşen milli gelir, eğitim ve bilim seviyesi, dış ve iç borç seviyesi ne olurdu? Veya Türkiye diye bir devleti emperyalistler yaşatır mıydı? Yolsuzlukları da ayrıca tahlil etmek gerekir: Yolsuzluk nedir? Bir insanın veya tüzel kişiliğin hak etmediği ekonomik çıkarı elde etmesidir. Peki, bunun için bu kişiler ne yaparlar? Çıkar sağladıkları işletmelerden, kurumlardan işbirliği yapacakları satılık insanlar bulurlar ve bire on, bire 100, belki de bire 1000 kazanç sağlarlar. Bu, kapitalist ve hatta tüm sınıflı toplumlarda geçerlidir. Geçmiş zamanlarda batılı sermayedarların büyük makam sahiplerine elde ettikleri çıkarların yüzde 20'sine varan rüşvetler dağıttığını öğrendik basından. Bu büyük makam sahiplerinin gelirlerinin bin katı varlık sahibi olmalarının altında, aldıkları rüşvetlerden başka bir şey yatmıyor! Bunlar bakanlar, başbakanlar, devlet başkanları ve diğer üst düzey görevliler.. Bu kişiler manda devletlerinde, anti demokratik devletlerde yönetimlerdeki görevliler. Sizinle bir anımı paylaşmak istiyorum: İstanbul'da inşaat malzemesi mağazasında bir yazı gördüm, şöyle yazıyordu: "Allah, faizi eritir, sadakayı çoğaltır". Bence bu anlayış temelden yanlıştır. Zira insanlık, dağlar gibi faizin altında inim inim inliyor; sadaka ise insanlığın zehrinden başka bir şey değildir. Alanı da zehirliyor vereni de… Yani faiz de yolsuzluktur, sadaka da…

GMİS, 4-8 Ocak 1991 Büyük Madenci yürüyüşü'nün 23. Yıldönümünde panel düzenledi

"Taþkömürü, demir-çelik, enerji ve Zonguldak gerçeði paneli" Hüsamattin Ayvacı

Genel Maden İşçileri Sendikası (GMİS), 4-8 Ocak 1991 ZonguldakAnkara Büyük Madenci Yürüyüşü'nün 23'üncü yıldönümünde, "Taşkömürü, Demir-Çelik, Enerji ve Zonguldak Gerçeği" konulu bir panel düzenledi. Paneli Gazeteci-Yazar Şükran Soner yönetirken, konuşmacı olarak Aksaray Üniversitesi İİBF Öğretim Üyesi Prof. Dr. Celalettin Sencer İmer, TMMOB Elektrik Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu Başkanı Cengiz Göltaş ile TMMOB Maden Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Torun katıldı. Paneli, Türkiye Taşkömürü Kurumu (TTK) Genel Müdürü Burhan İnan, TTK Genel Müdür Yardımcısı Mustafa Şimşek, BEÜ Maden Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nuri Akçin, Zonguldak Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Başkanı Muharrem Coşkun, TMMOB MMO Şube Başkanı Erdoğan Kaymakçı, MHP İl Başkanı Hamdi Ayan, TKP İl Başkanı Sami Baykurt, BBP İl Başkanı Ahmet Pulat, İP İl Başkanı Mehmet Uslubaş, CHP Kozlu İlçe Başkanı Temel Kıral, MHP ilçe Başkanı Ahmet Şehit, SP İlçe Başkanı Yusuf Çetin, ÖDP İlçe Başkanı Musa Altay, Maden Şehitleri Derneği Başkanı Ayhan Gökgöz, ADD Şube Başkanı Tayfun Özdemir, Tes-İş Sendikası Zonguldak Şube Başkanı Ahmet Hasanefendioğlu, Tez-Koop-İş Sendikası Şube Başkanı Sedat Ölmez, Belediye-İş Sendikası Şube Başkanı Tahsin Atayan, Hattat Enerji ve Madencilik Amasra İşletme Müdürü Suat Ölmez, Eğitim-İş Şube Başkanı Metin Kahveci, TTK Maden Makinaları Fabrikası Müdürü Aydın Balekoğlu, Bartın Derneği Başkanı Ahmet Ardıç, Mesiad Başkanı Ümit Velioğlu, CHP İl Genel Meclisi Üyesi Seyfettin Ceylan, Yeniceliler Derneği Başkanı Yaşar Karaman, Zonguldaklılar Derneği Başkanı Necati Başar, ZGC Başkanı Derya Akbıyık ile siyasi parti ve STK temsilcileri, maden işçileri, enerji işçileri ve kalabalık bir vatandaş topluluğu izledi. GMİS Şemsi Denizer Salonu'nda 5 Ocak 2014 tarihinde gerçekleştirilen panel saygı duruşu ve istiklal Marşı'nın okunmasıyla başladı. Maden işçilerinin 30 Kasım 1990 tarihinde başlayan büyük grevi ve 4-8 Ocak 1991 Zonguldak Ankara Büyük Madenci Yürüyüşü'nün konu edildiği "Demokrasi Arayışı" isimli belgesel filmin gösteriminin ardından GMİS Genel Başkanı Eyüp Alabaş açılış konuşmasını yaptı.

GMİS Genel Başkanı Alabaş Açılış konuşmasında Osmanlı İmparatorluğu döneminden itibaren sanayileşmenin sürecini anlatan GMİS Genel Başkanı Alabaş, taşkömürü, demir-çelik ve enerji sektörünün bugünkü durumu ve Çatalağzı Elektrik Santrali'nin (ÇATES) önemini anlattı. Alabaş, "Koklaşabilir nitelikli Taşkömürü ile Kardemir ve Erdemir'i, yüksek kalorisi ile diğer sanayiyi ve

GMİS Genel Başkanı Eyüp Alabaş, “Çünkü biz biliyoruz ki, bu saldırılar ülkemizin ve milletimizin geleceğini hedef almıştır. Zonguldak'ın gücünün kırılması, 1990'lardan sonra gelişmesinin engellenmesi ve hızla küçültülmesi, ne yazık ki sanayimizi de dışarıya bağımlı hale getirmiştir. Sanayisi dışarıya bağımlı olan bir devlet, hiçbir kararını bağımsızca alamaz. Biz ülkemiz sanayisinin daha da bağımlı hale getirilmesine, izin vermeyeceğiz”

atık kömürü ile ÇATES'i bağrında taşıyan Zonguldak Kömür Havzası ayrılmaz bir bütündür. Enerji, kamu ya da özel sektör eliyle üretilsin, her şart altında devletin kontrolünde olmak zorundadır. Biz, bu gerçekler ışığında, ÇATES'in özelleştirilmesi girişimlerine karşı çıkmaya devam edeceğiz" dedi.Alabaş, “ "Türkiye'nin, taşkömürü ithalatı için her yıl 4-5 milyar dolar ödeyecek lüksü yoktur. Zonguldak'ın tespit edilebilmiş 1.3 milyar ton taşkömürü rezervi var. Yılda 5 milyon ton üretim kapasitesine sahip olan Türkiye Taşkömürü Kurumu'nun, 1.4 milyon ton üretim ile çalıştırılmasını açıklayacak haklı bir gerekçe yoktur. Kurum yöneticileri, yıllardır işçi talebinde bulunmasına rağmen, işçi almayan ve üretimi artırmayarak göz göre göre kurumun zarar etmesine sebep olanların, devlet ve millet adına söyleyecek haklı bir gerekçeleri olamaz. Zonguldak kömür havzasındaki rezervi değerlendirmeyenler ve bunun için imkanları zorlamayanlar, vatan, millet, devlet hikayeleri anlatamazlar."dedi

Prof. Dr. Celalettin Sencer İmer Panelistlerden Prof. Dr. Celalettin Sencer İmer ise büyük madenci yürüyüşü sırasında dönemin Cumhurbaşkanı Turgut Özal'ın danışmanı olduğunu hatırlatarak bir itirafta bulundu. Yürüyüş öncesi Zongudak'ta

madenci eylemlerinin başladığı dönemde köşkte yapılan toplantıya katıldığını belirten Prof. Dr. İmer, toplantıda TTK'nın kapatılmasının gündeme geldiğini, kendisinin ise buna karşı çıktığını söyledi. Prof. Dr. İmer, şöyle konuştu: "Toplantıda söz alanlar, 'Zonguldak'ı kapatmak lazım, çok zarar ediyor' dediler. Bakanlar da aynısını söyledi. Hazine aynı şeyi söylüyor. Ben, 'Kapatamazsınız' dedim. Merhum Özal, 'Niye kapatamazmışım söyle bakalım' dedi. Ben Türkiye'nin taşkömürüne ihtiyacı olduğunu söyledim. Burada yapılan yatırımların kaybedileceğinden söz ettim. Burada yaşayan 200 bin insandan bashettim. 'Bunlar ne olacak, bunun yaratmış olacağı dolaylı istihdam olayını nasıl çözeceksiniz?' dedim. Öbürleri yine, 'Efendim kapatmak lazım' dediler. Toplantı bitti ve Özal kapıdan çıkarken, 'Sencer sen haklısın. Kapatmayalım orayı biz' dedi ve orada kapandı bu konu." İmer'i konuşması salondaki madenciler tarafından alkışlanırken, panel, diğer sunumların ardından sona erdi.


8 Ocak/2014/580

SUSMA -HABER

Sayfa 5

Þahinhan,“Muharrem bey birilerine teslim olmuþ”

Ön Seçim’den Akdemir çýktý CHP'nin önseçim sandığından mevcut Belediye Başkanı Muharrem Akdemir çıktı ancak seçimin gerçek galibi Ali Koçal oldu. Seçimin Harun Akın'ın kazanmaması için yapılan tüm çabalar sonuç verdi. Sahnenin önünde aktif oyuncu, Muharrem Akdemir, arkasında başyönetmen eski Milletvekili Ali Koçal, yardımcı yönetmen eski Belediye Başkanı İsmail Eşref yer aldı. Aynı ekip Eşref'in Belediye Başkanlığından istifası sırasında da ortak hareket etmiş ve İdris Şahin'in Belediye Başkanlığına seçilmesi engellenmişti. CHP Merkez Yönetim Kurulu'nun (MYK) aldığı prensip kararı gereği önce kamuoyu yoklamaları ardından önseçim takviminin belirlenmesinin ardından düğmeğe basan ekip, 8 aday adayı ile ön seçim kararı aldırdı. Ardından kendine yakın aday adaylarının çalışmalarını da organize eden Koçal, kentte yerleşik olarak ilişkisi olmayan, Kenan Köktürk ve Güngör Topaloğlu'na açık destek verdi.Kimi gazetecilerin yazdığı gibi kazanan Orhan Yücel değil Ali Koçal ve İsmail Eşref oldu,bu oyunun içinde çok sayıda duplörde yer aldı Uzun süren tartışmalar ve polemiklerin ardından 5 Ocak Pazar günü CHP Zonguldak Belediye Başkan Adayı için ön seçim yapıldı. Gerçekleştirilen ön seçimden mevcut Belediye Başkanı Muharrem Akdemir çıktı. Sabah 08.00'de başlayan oy verme işlemi saat17.00'de sona erdi. Seçim CHP Sakarya Milletvekili Engin Özkoç gözetmenliğinde gerçekleştirildi. Bin 568 üyenin oy kullandığı seçimde oyların bin 48'i geçerli sayıldı. İptal edilen 3 oy yakılarak imha edildi. Sandıklar açıldığı andan itibaren yarış Muharrem Akdemir ve Harun Akın arasında geçti. Bu sırada aday adaylarının büyük heyecanı dikkat çekti.

diğer partililerin uzaklaşması istendi. İl Başkanı Halil Furat ile Harun Akın'ı destekleyen eski Merkez İlçe Başkanı Ertuğrul Koltuk arasında gerginlik yaşandı. Merkez İlçe Başkanı Cemal Şahin de, gerilimi yatıştırmak isterken, gerilime ortak oldu.

Haberal ve Köktürk yoktu

Akdemir, 600 oy alırken Akın 520'de kaldı. Önseçime çok iddialı giren Kenan Köktürk 284'de kaldı. Güngör Topaloğlu 45, Turgut Aydın 36, Bahaddin Arı 27, Yaman Ayözger 25, Ali Turan Başar 8 oy aldılar. Sonuçların açıklanmasının ardından Akdemir ve taraftarları büyük sevinç yaşadı. Akın, Köktürk ve diğer aday adayları ise Camlı Köşk'ten büyük hayal kırıklığı ile ayrıldı. Akdemir'in kazanmasıyla birlikte baştan beri kendisine destek olan ve kazanması için birebir çalışan İl Başkanı Halil Furat da büyük sevinç yaşayanlar arasındaydı. Akdemir'i tebrik etmeye ilk gelenler arasında oğlu ve eşi vardı. Akdemir'in eşi ve oğlu mutluluk gözyaşlarına boğuldular. Adaylık konuşması yapan Akdemir, "Zonguldak bir demokrasi şölenini hep birlikte yaşadı.. Biz 8 aday adayı bir kardeş, bir dost, CHP'ye yakışan bir hava içerisinde dostluk içerisinde, görüşmelerimiz ve konuşmalarımızda son derece dikkatli olarak yürütmeye çalıştık. Her zaman benim yanımda olan, zor şartlarımda bana destek veren, sabır gösteren değerli eşime ve çocuklarıma sizin huzurunuzda teşekkür ederim. Zonguldak demokrasiye inanan, bunu yüreğinde özümsemiş ve mükemmel bir şekilde uygulayan bir şehirde yaşamaktan gurur duyuyo-

rum. Bizi çok iyi şekilde değerlendiren sizlere çok teşekkür ediyorum" dedi.

CHP İl Başkanı Furat'ın ağzı kulaklarında CHP İl Başkanı Furat ise "Çok meşakkatli, çok uzun bir mücadeleli bir yoldan geldik. Burada demokrasi şöleni yapacağız dedik, bugün de Zonguldak halkına demokrasi şöleni örneği verdik. Bunu genel merkezden talep ederken tek amacımız vardı. 7 aday adayı arkadaşımızın hukukunu savunmak, demokratik hakkını savunmaktı. Sizlerin önderliğinde ve eşliğinde bu demokrasi şölenini yaşadık. İnşallah 30 Mart'ta belediye yine bizim olacak" Akdemir'in kazanması nedeniyle Halil Furat'ın mutluluğu gözden kaçmadı, Furat'ın bir anlamda ağzı kulaklarına vardı.

Sinirler gergindi Önseçimde aday adayları ve ekip arkadaşları adeta diken üzerindeydi. İlk gerginlik sabah saatlerinde yaşandı. Aday adaylarından Güngör Topaloğlu, diğer aday adaylarının üyeleri etkilemeye çalıştığını belirterek, divan üyelerine şikayette bulundu. Sandık çevresinde aday adaylarına yakın isimlerin ve

Önseçimde Zonguldak Milletvekilleri Mehmet Haberal ile Ali İhsan Köktürk'ün katılmaması dikkat çekti. Her iki milletvekilinin önseçim öncesi yaşanan tartışmalar ve gerilim nedeniyle katılmadıkları ve gelişmeleri telefon ve internet kanalıyla an ve an takip ettikleri öğrenildi. Bazı partililer, neden ne olursa olsun milletvekillerinin önseçime iştirak etmeleri gerektiği görüşünü savundu.

Merkez İlçe Başkanı süreci yönetemedi CHP İl ve Merkez İlçe'de önseçim öncesi yönetimler içinde yaşanan gerilim, dün de fazlasıyla hissedildi. Aday adayları, her ne kadar kazananın yanında olacaklarını beyan etseler de, örgüt içinde çatlağın devam etmesi kaçınılmaz görülüyor. Bu süreçte farklı görüşleriyle öne çıkan ve Harun Akın'a daha yakın duran Merkez İlçe başkanı Cemal Şahin süreci yönetemedi bu nedenle yönetiminin istifa edip etmeyeceği merak ediliyor.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Zonguldak İl Başkanlığı Yönetim Kurulu Üyesi Cevdet Şahinhan, hem yönetim kurulu üyeliğinden, hem de partisinden istifa etti. Şahinhan, daha önce ihraç istemiyle disipline verilen ve önseçim sonucuna göre aday gösterilecek olan mevcut Belediye Başkanı Muharrem Akdemir'in kendi iradesi ile hareket edemeyeceğini gerekçe gösterdi. Önseçime karşı olmadığını, ancak herkesin bildiği bazı şeylerin açık açık konuşulmadığına dikkat çeken Şahinhan, Akdemir'in kirli ilişkileri ile partiyi lekelediğini ileri sürdü. Şahinhan, yönetim kurulu üyeliğine getirilişinden bu yana İl Başkanı Halil Furat ile aralarında geçen konuşmalar ve istifa gerekçeleriyle ilgili şunları söyledi:

"Halil Furat, 'Muharrem Akdemir bir tek Ali Koçal'ı dinliyor' dedi" "Ben 18 yaşımı doldurduğum gün bu partiye üye olmuş, başka siyasi partilerde yer almamış birisiyim. Zonguldak'taki bizi tanıyan insanlar, bu siyasi tavrımızı bilir. Bu son seçimlerde il yönetim kurulu yedek üyesiydim. Bilahare belediye başkanlığı ve meclis üyeliği müracaatları sonucu il yönetiminden arkadaşlarımızda müracaatta bulundu ve ben de yönetim kurulu üyeliğine getirildim. Bu süreç içerisinde devamlı partiyle işimiz olduğu için belediyelerle de ilişkiler içerisindeyiz. Belediyede hizmet satın alma olayı olduktan sonra müracaatta bulundum. 'Benim de çocuğum var. Kıstaslara uyarsa taşeron firmada değerlendirin' dedim. Belediye başkanı; 'Sorun olur ben bunu kaldıramam" dedi. Benim çocuğumu taşeron firmaya almadığı gibi belediye meclis üyelerinin çocuklarını sözleşmeli olarak aldı. O dönem İl Başkanı'na, 'Bizim çocuklarımızı il yönetiminin diye taşerona almıyorlardı, şimdi bu nasıl iş? Midemizi bulandırdı. Etik olmak lazım... Genel Başkan da bastırıyor, ama bu adam yine bildiğini yapıyor' dedim. İl Başkanı, 'Bu ne partiyi tanıyor, ne de Genel Merkezi. Bu Ali Koçal'ı dinliyor. Partiyle falan bunun işi yok' dedi. Onun üstüne, 'Sen şimdi böyle diyorsun, ama yarın bunu aday gösterirlerse ne olacak?' dedim. Cevap olarak, 'Kim aday gösterecek?' dedi."

"Genel merkezin yerinde olsam partiden ihraç ederim" "Yarın çıkarlar, oğlumu işe sokmak istememi gündeme getirirler ve 'ondan istifa etti' derler. Ama olaylar bundan ibarettir. Ama Genel Merkez, 'Meclis üyelerinin çocuklarını kadrolu işe almayın' demesine rağmen, 'Bu benim tercihim, geri adım atmam' dedi. Bu Genel Merkeze meydan okumaktır ve Genel Merkezin yerinde ben olsam hemen onu partiden ihraç ederdim. Kimse partiden büyük değildir, ama burada belediye başkanı bugünkü günü görerek bazı arkadaşlara yatırım yaptı."

"Kendi iradelerini kullanmayan biriyle ben çalışmak istemiyorum" "Belediyeler parlamento gibidir. Ama burada parti, bazı meclis üyeleri parti yönetiminin, belediye başkanının önüne geçmiş ve parti ahbap çavuş ilişkileriyle yönetiliyor. Muharrem Bey birilerine teslim olmuş. Kendi iradelerini kullanmayan biriyle ben çalışmak istemiyorum. Seçimi kaybederse, partime gider yine aday olurum. Kazanırsa ve 5 sene sonra başkası aday gösterilirse yine aday olurum. Ben partimden vazgeçmedim. Kenan Köktürk, 'Bu belediyeyi ben cezaevinden, sokak mafyalarıyla yönetmem' dedi. Bunu benim partimin adamı dedi. Bunları da herkes biliyor. Bizi de herkes biliyor. Ben hep demokratik sistemi ve kuralları savundum."

"Ben kendimi değnek olarak kullandırmam" "Arkadaşlarımızın büyük bir kısmı zaten bu belediye başkanının peşinde oy istediler, dolaştılar. İstifa oluşumu olacağını sanmıyorum. Benim bu saatten sonra bir beklentim ya da şöhrete ihtiyacım yok. Beni oraya seçin insanların ve mahallemin toplumsal talepleri için oralarda oldum ama baktım ki buralar ahbap çavuş ilişkileriyle yönetiliyor, sayı tamamlamak için vitrinlik olmanın anlamı yok. Ben kendimi değnek olarak kullandırmam. Kimseyi de kullanmadım. Yaptırımımın olmadığı yerde hiç durmam. Belediyede il başkanının ya da ilçenin de bir yaptırımı yok. Meclis üyeleriyle güle oynaya geçinip gidiyorlar."


8 Ocak/2014/580

SUSMA -YORUM

Sayfa 6

BEÜ'de e-kaynak sayýsý 3 milyonu geçti

Kahveci, “Bu olay AKP'nin Susurluk vakasýdýr” Birleşik Kamu-İş'e bağlı Eğitim-İş Sendikası Zonguldak Şubesi, 17 Aralık'ta yapılan rüşvet ve yolsuzluk operasyonu ile operasyonun ardından yaşananlarla ilgili basın açıklaması yaptı. Madenci Anıtı'nda toplanan Eğitim-İş üyeleri, "Ranta, talana, yolsuzluğa hayır" diyerek, AK Parti hükümetinin meşruluğunu kaybettiğini ve istifa etmesi gerektiğini söylediler. Eğitim-İş Sendikası Zonguldak Şube Başkanı Metin Kahveci, yaptığı açıklamada, cumhuriyet tarihinde görülmemiş soygun düzeninin 11 yıllık AK Parti iktidarında gerçekleştiğini savunarak, şunları dile getirdi:

"Bu olay AKP'nin Susurluk vakasıdır" "Boğazına kadar yolsuzluk ve rüşvet bataklığına saplanan AKP, bugün, devlet kurumlarının işlevlerinin ve görevlerinin sorgulanır hale gelmesi, halkın kurumlara olan güveninin zayıflaması ve kurumlar arası çatışma ile yönetilemeyen bir Türkiye tablosu yaratmıştır. Cumhuriyet tarihinde görülmemiş soygun düzeni 11 yıllık AKP iktidarında gerçekleşmiştir. Yolsuzluklar ve devletin içindeki tüm kirli ilişkiler teker teker ortaya dökülürken, Başbakan görülmemiş bir pişkinlikle ve tehditkar konuşmalarıyla yolsuzlukların üzerini örterek, soruşturmanın kendisine ulaşmasını engellemeye çalışmaktadır. Bu sebeple son olarak mecliste çıkarttığı yasayla amirlerine sormadan hiç bir kamu görevlisi soruşturma açamayacak, tahkikat yapamayacaktır. Bu tutum, hukuk devletinin bittiğini göstermektedir. Ülkemizde hırsızlık son sürat devam edecek, fakat hiç kimse müdahale edemeyecek anlamı çıkmaktadır. Diğer taraftan da emniyet teşkilatında görülmemiş sürgünlerin yapılması telaşın ve sıkıntının ne kadar büyük olduğunu göstermektedir. İstifa eden Bakan'ın, Başbakan'ı için söylediği söz 'Her şeyde Başbakan'ın haberi olduğu ve imzası olduğu' hukuksuzluğun ve vahametin adresini göstermektedir. 11 yıldır bu ülkeyi yöneten AKP hükümeti, bu soygun ve talanla birlikte tüyü bitmemiş yetimlerin hakkının yenmesinin karşısında kendisini suçsuz ilan etmeye çalışmaktadır. 'Paralel devlet', 'cunta', 'yabancı güçler', 'suikast girişimi', 'Yahudi lobisi' diye diye halkı manipüle etmek isteyerek halkı kandırmanın peşindedir. Dünyanın 17'nci ekonomisine sahip olduklarını ve bizleri çekemeyen dış güçlerin komplolarıyla karşılaştıklarını ifade ederek, mağdur edebiyatına sığınmaları boşunadır. 'Mademki ekonominiz bu kadar güçlü ise, bir yolsuzluk olayında piyasanız şaşıyorsa, ülkenizde yüzde 20'lik enflasyon oluyorsa, ekonominiz pamuk ipliğine bağlı mıdır, değil midir?' diye soruyoruz. Hükümete yönelik uluslararası komplonun varlığından söz ederek mağdur edebiyatı yapanlar, iç politikada terör estirirken, dış politikamızı da teröristlere teslim etmiştir. İhale Kanunu'nun 28 kere değiştirilmesi, yer altı ve yer üstü zenginliklerin peşkeş

Eğitim-İş Şube Başkanı Metin Kahveci, “11 yıldır bu ülkeyi yöneten AKP hükümeti, bu soygun ve talanla birlikte tüyü bitmemiş yetimlerin hakkının yenmesinin karşısında kendisini suçsuz ilan etmeye çalışmaktadır. 'Paralel devlet', 'cunta', 'yabancı güçler', 'suikast girişimi', 'Yahudi lobisi' diye diye halkı manipüle etmek isteyerek halkı kandırmanın peşindedir. Dünyanın 17'nci ekonomisine sahip olduklarını ve bizleri çekemeyen dış güçlerin komplolarıyla karşılaştıklarını ifade ederek, mağdur edebiyatına sığınmaları boşunadır.

çekilmesi, yandaşların bürolarında sayısız çelik kasaların çıkması, yatak odalarında para sayma makinelerinin bulunması, ayakkabı kutularının içerisinden yeşilliklerin çıkmasının ardından, şimdi de Hatay'da yakalanan silah yüklü TIR, hükümetin karanlık yüzünü bir kez daha ortaya çıkarmıştır. Terör örgütleri ile yapılan işbirliği deşifre edilmiştir. Bu ülkede bağırsak temizliği yaptıklarını ifade ederek, kavram kargaşası yapanların bu olaylar karşısında kendilerine soruyoruz: Bu ülkeyi soymak, soydurmak peşkeş çekmek, soyguncuları korumak teröristlere yardım etmek midir bağırsak temizliği?"

Zonguldak TSO dergisi, Çates sürecisi "yol ayrýmý" baþlýðýyla verdi

hizmetindedir" Konuyla ilgili görüşlerine başvurduğumuz Bülent Ecevit Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mahmut Özer, Üniversitelerin öğretim ve araştırma faaliyetlerinin gerçekleşmesinde birinci derecede görev yapan kuruluşlar olduğunun altını çizerek "Üniversiteler içerisinde bulundukları coğrafyanın eğitim, bilim ve kültür ile ilgili tüm gelişim ve değişimlerine yön verirler. Üniversitelerin bir görevi de bu değişim ve gelişimi desteklemek adına gerekli olanakları sunmaktır. Üniversitemizde ulaşılabilir kaynakların sayısındaki artışla Zonguldak halkına ve akademisyenlerimize gelişimin kapıları aralanmaktadır. 2013 yılı itibarıyla 3 milyonun üzerine çıkan elektronik kaynaklarımızı Zonguldak halkının ve üniversitemizin hizmetine sunmaktan mutluluk duyuyoruz" şeklinde konuştu.

Verem haftasýnda kursiyer öðrencilere veremin önemi anlatýldý

'Cemaat-AKP kavgası' deyip sessiz kalmayın Yerel seçim sürecine girdiğimiz bu dönemde emekçilerden yana tüm demokrasi güçlerini, halkımızı 'CemaatAKP' ikileminden kurtaracak bir iktidar alternatifi yaratmak gibi tarihsel bir görev ve sorumluluk beklemektedir diyen Eğitim-İş Şube Başkanı Metin Kahveci açıklamasının son bölümünde şu ifadelere yer verdi, "Kendi Bakanı'nın da itiraf ettiği gibi yaşanan yolsuzlukların baş sorumlusu olan Başbakan, cumhuriyet tarihinin en büyük yolsuzluk ve rüşvet skandalını basit demagojik söylemlerle, ninnilerle, gerçek olmayan cümlelerle geçiştiremez. Gözünü iktidar hırsı bürüyen bilmelidir ki, artık geri dönüş yoktur, artık hükümet meşruluğunu yitirmiştir, güven bunalımı katlanarak artmıştır daha fazla zarar vermeden derhal istifasını sunması kaçınılmaz olmuştur. Bu gelişmeler karşısında emekçilerden yana olan güçlerin 'Cemaat-AKP kavgası' deyip sessiz kalması doğru bir tavır olmayacaktır. Yerel seçim sürecine girdiğimiz bu dönemde emekçilerden yana tüm demokrasi güçlerini, halkımızı 'CemaatAKP' ikileminden kurtaracak bir iktidar alternatifi yaratmak gibi tarihsel bir görev ve sorumluluk beklemektedir. Eğitim-İş olarak, artık patlayarak dışa vuran bu kokuşmuşluğa karşı tüm halkımızı, hükümetin istifası için birlikte hareket etmeye davet ediyoruz."

Bülent Ecevit Üniversitesi (BEÜ) bünyesinde 2012 yılından bu yana yeni hizmet binasında hizmet veren Prof. Dr. Durmuş Günay Kütüphanesi, üniversite öğrencilerine, akademisyenlere ve Zonguldak halkına kesintisiz araştırma imkanları sunmayı sürdürüyor. Gelişen araştırma olanaklarının yanı sıra elektronik kaynak sayısındaki artış dikkat çekiyor. Prof. Dr. Durmuş Günay Kütüphanesi'nde bulunan basılı ve elektronik kaynak sayılarındaki büyük artış rakamlara da yansıyor. Bülent Ecevit Üniversitesi merkez kampüsünde bulunan ve yedi gün 24 saat hizmet veren Prof. Dr. Durmuş Günay Kütüphanesindeki bünyesinde bulunan araştırma ve geliştirme merkezlerindeki elektronik kaynak sayısı 2010 yılından 2013 yılının sonuna kadar 1.010.687'den 3.105.759'a yükseldi. . Rektör Özer, "Üniversitenin kaynakları Zonguldak halkının

Zonguldak Ticaret ve Sanayi Odası'nın "Yol Ayrımı" başlığıyla çıkan derginin son sayısında ÇATES'in özelleştirilmesi sürecindeki kentin yaşadığı yol ayrımına vurgu yapıldı. Zonguldak Ticaret ve Sanayi Odası'nın Yayın Organı olan ve 2 ayda bir çıkartılan derginin KasımAralık sayısı çıktı. Zonguldak Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı M. Salih Demir'in ÇATES'in bölge ve Türkiye için önemini anlattığı "Yol Ayrımı" başlıklı yazısı kapağa taşınırken, ithal kömür kullanacak bir firmanın eline geçmesi durumunda yaşanacak işsizlik, kaos ve ülke zararına dikkat çekildi. 5 Şubat 2014 tarihinde ihaleye çıkartılan ÇATES konusundaki tüm gelişmelerin ve yapılan girişimlerin yer aldığı dergide Dünya Gazetesi Yazarlarından Osman Arolat, Rüştü Bozkurt ve Talip Aktaş'ın gazetelerinde yer alan ÇATES ile ilgili yorumlarına yer verildi.

Zonguldak İl Halk Sağlığı Müdürlüğü tarafından bu yıl 67. düzenlenen Verem Eğitim ve Propoganda haftası etkinlikleri kapsamında Merkez Halk Eğitim Merkezi ve Akşam Sanat Okulundan Eğitim gören öğrencilere Verem hastalığının önemi anlatıldı. Verem Savaş Dispanseri İl Koordinatörü Dr. Gülhan Arslan tarafından, Kursiyer öğrencilere Verem hastalığı, korunma yolları, alınacak tedbirler, ve bu hastalık hakkında bilinçli olmak için eğitim verildi. Dr. Gülhan Arslan, sinevizyon sunumu ile verdiği eğitimde özetle şunları söyledi. " Verem solunum yolu ile akciğerlere giren verem mikrobunun yol

açtığı bulaşıcı bir hastalıktır. En sık akciğerler olmak üzere, tüm organları tutabilir. Verem bulaşıcı bir hastalıktır ve tedavi olunmazsa ölümle sonuçlanabilir. Dünyada her yıl 9 milyon kişi verem hastalığına yakalanmaktadır. Zengin fakir, genç yaşlı, herkeste hastalık yapabilir. Tedavi yöntemleri ise, tedavisi olan bir hastalıktır, ancak tedavisi uzun sürmektedir. Direnç gelişmemesi ve tedavinin başarısı açısından ilaçların bir gün bile aksatılmaması önemlidir. İlaçlarını düzenli kullanan hastalar, kendileri iyileştikleri gibi, veremi yakın çevrelerindeki kişilere bulaştırma riskleri de ortadan kalkar " dedi.


SUSMA -HABER-YORUM

8 Ocak/2014/580

Civardan

SUSMA; BAĞIMSIZ,İLKELİ, TUTARLI GAZETE

SUSMA; GÜCÜNÜ OKURDAN ALAN GAZETE SUSMA; GÖNÜLLÜ OKURLARIN DESTEKLERİYLE ÇIKIYOR

Sayfa 7

CHP Adayý Kantarcý, Gençlik Merkezi Oluþturdu

Köktürk'ten Ulupýnar'a Sert Eleþtiri CHP Milletvekili Ali İhsan Köktürk yaptığı basın açıklamasında; “AKP Zonguldak Milletvekili Sayın Özcan Ulupınar’ın 3 Kasım 2011 tarihinde gerçekleştirilen genel seçimlerin hemen öncesinde verdiği, TTK’ya 2500 işçi alma sözünü gerçekleştirememesine açıklık getirdiği beyanatı oldukça trajiktir. Sayın Ulupınar, TTK’ya 2500 işçi alım sözüne “Enerji Bakanı bana, ben de kamuoyuna söz verdim. Kendi kafamdan bu sözü vermedim.” şeklinde açıklık getirmiştir. Bu sözün anlamı son derece açıktır. Yani Enerji Bakanı Sayın Ulupınar'ı, Sayın Ulupınar da Zonguldak halkını kandırmıştır… Bu sözün verildiği tarihten 2,5 yıl sonra, yeni bir seçim öncesinde, yine “cekler” ve “caklar” havada uçuşmakta, iktidar milletvekillerinin yeni söz ve vaatleri boy boy gazete sayfalarını süslemektedir. Ancak, yerine getirilmeyen bu vaatler, bu sözler havada uçuşurken, gerçek olan tek şey vardır; o da AKP döneminde kalbinden vurulan Zonguldak hızla kan kaybetmektedir.” dedi.

''AKP Maden işçisinin yardım sandığına göz dikti'' Köktürk açıklamasını, “Bu aşamada, Enerji Bakanı tarafından kandırıldığını iddia eden Sayın Ulupınar, kime güvenerek yeni vaatlerde bulunmaktadır. Zonguldak halkı; “Valla benim suçum yok, Bakan bana söz verdi, ben de size söz

CHP Milletvekili Ali İhsan Köktürk yaptığı basın açıklamasında; “AKP Zonguldak Milletvekili Sayın Özcan Ulupınar’ın 3 Kasım 2011 tarihinde gerçekleştirilen genel seçimlerin hemen öncesinde verdiği, TTK’ya 2500 işçi alma sözünü gerçekleştirememesine açıklık getirdiği beyanatı oldukça trajiktir.

CHP Çaycuma Belediye Başkan Adayı Bülent Kantarcı, Kantarcı Çarşı’nın teras katına oluşturduğu Gençlik Merkeziyle, seçim startı verdi. Gençlerle bir araya gelen Kantarcı, seçim stratejisini de belirliyor. Sık sık toplantılar düzenleyen Kantarcı; “Çaycuma’nın çözülemeyecek sorunu yoktur. Hep birlikte daha büyük, daha

güzel, daha düzenli, daha temiz, daha çağdaş, daha rahat yaşanır Çaycuma’yı planlayacak ve adım adım onu yaratacağız. İnanıyorum ki, 2014 Mart ayından itibaren Çaycuma Belediyesi, halkının cebine göz diken ceberut bir devlet dairesi değil, Çaycuma’nın hizmetkârı olacaktır.”dedi.

Çaycuma'ya Yeni Çöp Konteynýrlarý verdim” diyerek, sorumluluktan kurtulmaya çalışan Sayın Ulupınar’a ve iktidar sözcülerine nasıl güvenecektir… Ayrıca, AKP iktidarı bırakın madenciye bir şeyler vermeyi, madencinin elindekini avucundakini de almaya çalışmaktadır. AKP İktidarı yaklaşık 2 yıldan bu yana Amale Birliği Yardımlaşma Sandığındaki işveren payını azaltmaya, yönetim yapısını değiştirerek sandığı Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına

bağlamaya ve sandığın varlıklarına el koymaya çalışmaktadır… Maden işçisinin yardımlaşma sandığına bile göz diken AKP iktidarından Zonguldak Halkının beklediği hiçbir şey kalmamıştır. Zonguldak Halkı Sayın Ulupınar’ı kandıran bakanlara da, bakanların seçim vaatlerini Zonguldak halkına gerçekmiş gibi satan iktidar milletvekillerine de güvenmeyecektir…” diyerek bitirdi.

Çaycuma Belediyesi Temizlik İşleri Birimi tarafından ihtiyaç duyulan bölgelere yeni çöp konteynırları yerleştiriliyor. Belediye Başkanı Mithat GÜLŞEN konu hakkında yaptığı açıklamada, "Çaycuma’yı daha da yaşanılabilir bir kentte dönüştürmek için yeni projeler ile 24 saat hizmet üretmekteyiz. 200 adet 60 hacimlik turuncu gövde kapaklı çöp kovası aldık. Bunları ihtiyaç duyulan alanlara yerleştiriyoruz. Ayrıca yeni alınan 35 adet 770 litrelik Mavi gövdeli geri dönüşüm konteynırını ise temizlik işlerimiz gerekli alanlara koyacak” dedi.

Malkoç, “Devrek Belediyesi'ni kazanacaðýz” "Ben hiçbir zaman hasat dönemi siyasetçisi olmadım. Daima mücadelenin içinde oldum. Ülke olarak siyasi konjektürü ayakkabı kutularının değiştirdiği bir dönemden geçiyoruz. Yaklaşık 20 gündür devam eden bu süreç, iktidar partisini muhakkak ki yaralayacaktır. Ama ben zaten 'sevgi, dürüstlük, başarı' yolculuğumuza çıkarken Devrek Belediyesi'ni Cumhuriyet Halk Partisine kazandıracağımın sözünü vererek çıkmıştım. meden Cumhuriyet Halk Partili olmanın bedelini ödediniz. Sözünde ve sevgisinde vefalı olmayı, içi-dışı, özüsözü bir olmayı, hiç tereddütsüz haklının yanında olmayı temel yaşam felsefesi olarak benimseyen biri olarak bende bu bedeli ödedim. Bugün artık ektiklerimizi biçme zamanıdır" dedi. Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Devrek Belediye Başkan Adayı Songül Malkoç, CHP'li üyelerle kahvaltıda bir araya geldi. Çınar Otel'de dün düzenlenen ve yaklaşık bin kişinin katıldığı kahvaltıda, CHP aday adayları Çetin Bozkurt ve Şeref Aydınlı da hazır bulunurken, etkinliğe CHP İlçe Başkanı Yaşar Bükrü ve Yönetim Kurulu üyeleri de katıldı. CHP'li üyelerin yoğun bir ilgi gösterdiği kahvaltıda bir konuşma yapan Devrek Belediye Başkan Adayı Songül Malkoç, "Devrek Belediyesi, şeffaf ve hesap verebilir bir hale gelecektir" dedi. Malkoç, şunları söyledi: "Bizler, 'sevgi, dürüstlük, başarı' diyerek çıktığımız yolda, bugün Cumhuriyet Halk Partisi Devrek Belediye Başkanı Adayı olarak karşınızdayım. Sizlerin sağduyusu, benim için hep yol gösterici oldu. Sizler; çocukluğunuzdan başlayarak, öğrencilikten işçiliğe, memuriyetten esnaflığa, iş ararken, iş yaparken, iş alırken; değerlerinizden, inancınızdan, onurunuzdan hiçbir zaman ödün ver-

"Siyaset, asla ego tatmin yeri değildir" "Bugün Devrek için bir dönüm noktası, yeni bir başlangıçtır. Biz büyük bir heyecanla Devrek'in sorunlarını siyasi parti farkı gözetmeden bir bir çözmeye geliyoruz. Çabamız, heyecanımız, bireysel değil, toplumsaldır. Bu mücadele hepimizin mücadelesidir. Sorunlara çare bulacaklar bu salonları dolduranlardır. Heyecanımız isteğimiz her gün biraz daha artmaktadır. Bunun önüne de kimse geçemez. Bize yol gösteren temel ilkemiz, çalışmak çok çalışmaktır. Hoşgörüden uzlaşmadan, sadakatten ayrılmadan birbirimize daha çok sarılacağız. Ben bu mücadeleye 'parti içinde her türlü barışa, parti dışında da her türlü yarışa hazırım' diyerek çıktım. Siyaset, asla ego tatmin yeri değildir. Siyasetin malzemesi ve muhatabı insandır ve insan merkezli siyaset yapılmalıdır. Siyaset çözüm odaklı olmalı, milletin sesine kulak verilmelidir. Mevkiler de, makamlar da geçicidir. Mevkiler de makamlar

da, ancak sizlere hizmet etmek içindir. En büyük ve kalıcı olan makam ise sizlerin gönüllerinde kazandığımız makamdır." "Devrek Belediyesi'ni kazanacağız" "Ben hiçbir zaman hasat dönemi siyasetçisi olmadım. Daima mücadelenin içinde oldum. Ülke olarak siyasi konjektürü ayakkabı kutularının değiştirdiği bir dönemden geçiyoruz. Yaklaşık 20 gündür devam eden bu süreç, iktidar partisini muhakkak ki yaralayacaktır. Ama ben zaten 'sevgi, dürüstlük, başarı' yolculuğumuza çıkarken Devrek Belediyesi'ni Cumhuriyet Halk Partisine kazandıracağımın sözünü vererek çıkmıştım.17 Aralık sürecine değil, ben sizlere, hemşehrilerime güvenerek aday adayı oldum. Bu yolculuğun sonunda da o ayakkabı kutularını yeni istihdam alanları yaratmak adına boşaltacağımızın da sözünü veriyoruz. Genel Başkanımız Sayın Kemal Kılıçdaroğlu, bilgi, birikim ve deneyimini, Cumhuriyet Halk Partisi'nin politikalarına yansıtıyor. Sayın Kılıçdaroğlu, şeffaf ve hesap verebilir bir devlet politikasını ilke olarak önümüze koyuyor. Sayın Genel Başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu'nun ilke haline getirdiği bu politika, Devrek Belediyesi'nin de vazgeçilmezlerinden biri olacak. Devrek

Belediyesi, şeffaf ve hesap verebilir bir hale gelecektir. Sayın Genel Başkanımız bu anlayışa en az belediyeleri kazanmak kadar önem veriyor; bizde bundan asla taviz vermeyeceğiz. Sorunları da, çözümleri de biliyorum. Biz bu kentin sahibiyiz. Ancak; yönetimde söz sahibi değiliz. Sizler Devrek Belediyesi'ni yönetmek için ilk yetkiyi bana 8 Aralık günü verdiniz. Birlikte yönetmek, yeniden kurmak, değiştirmek, Devrek'imizi daha yaşanabilir bir kent yapmak adına verdiniz bu yetkiyi. Sizlere bir kez daha teşekkür ediyorum ve en büyük özleminizi; en büyük özlemimizi gidereceğimin sözünü

burada bir kez daha veriyorum. Devrek Belediyesi'ni sizlerle beraber yönetmeye ve bu şehri yeniden kurmaya hazırım. Kadromuz, planımız, programımız ve her şeyden önemlisi inancımız var. Bugünden itibaren her platformda gelin bu sözü hep bir ağızdan haykıralım ve 'halkımıza hizmet etmeye hazırız' diyelim… Gelin hep bir ağızdan 'sorunları biz çözeriz' diye haykıralım… Gelin, bizim kavga etmemizi, ayrışmamızı ve bölünmemizi bekleyenlere birlik ve beraberlik dersi verelim... Gelin el ele verelim ve güzel günlere yürüyelim..."


Sayfa 8

8 Ocak/2014/580

Demirpark' ta Milli fitness sporcusuyla sabah sporu

Kýrmýzý Lacivertlerden “Korkun bizden”mesajý Ligde aldığı başarılı sonuçlarla devreyi zirvede tamamlayan Kırmızı-Lacivertliler, Antalya kampında oynadığı hazırlıklar maçlarında ortaya koyduğu futbolla rakiplerine “Korkun bizden” mesajı gönderdiler. Bölgesel Amatör Lig’de PlayOff’ları kovalayan Kumluca Belediyespor’u 2-1, Spor Toto 3. Lig’de Şampiyonluğu kovalayan Tekirova Belediyespor’u 1-0 sonuçla deviren Zonguldak ekibi son provasını Cuma günü Akçaabat Sebatspor ile yapacak.

Bölgesel Amatör Lig ekiplerinden Zonguldak Kömürspor, Antalya kampında oynadığı hazırlık maçlarında aldığı başarılı sonuçlarla moral buldu. Ligde aldığı başarılı sonuçlarla devreyi en yakın takipçisine 5 puan fark atarak kapatan Kırmızı-Lacivertlilerde keyifler yerinde. 29 Aralık’tan itibaren Antalya’nın Kemer ilçesinde kampta bulunan Zonguldak ekibi, kampta 9. günü geride bıraktı. Devre arasında kadrosunu Kozlu Belediyespor’dan Onur Mengi, Rıdvan Okuş ve Salih Topyay ile güçlendiren Kırmızı-Lacivertliler, forvet hattına bir takviye daha yaparak transferi tamamlamak istiyor. Antalya kampında devre arası çalışmalarını sürdüren Zonguldak ekibi, şuana kadar 2 hazırlık maçı oynadı. Ligde ki başarısını hazırlık maçlarında da sürdüren Kırmızı-Lacivertliler, Bölgesel Amatör Lig’in yanı sıra Spor Toto 3. Lig ekibini devirdi. İlk hazırlık maçında Bölgesel Amatör Lig 7. Grupta Şampiyonluk mücadelesi veren Kumluca Belediyespor’u 2-1 sonuçla, ikinci hazırlık maçında ise Spor Toto 3. Lig 1. Grupta Şampiyonluğun en büyük adaylarından Tekirova Belediyespor’u 1-0 yenerek ‘korkun biz-

den’ mesajı verdiler. Zonguldak ekibi son hazırlık maçını ise yine Spor Toto 3. Lig 1. Grupta ikinci sırada bulunan Akçaabat Sebatspor ile yaparak kampı tamamlayacak.

Zonguldak ekibi 3. hazırlık maçında berabere kaldı!

Antalya'da devre arası kamp çalışmalarını sürdüren Kırmızı-Lacivertliler, Spor Toto 3. Lig ekiplerinden Ankara Demirspor ile hazırlık maçı yapıyor. Zonguldak Kömürspor ilk yarıda Erdal'ın attığı golle maçı 1-0 önde getiriyor. Hazırlık karşılaşması 1-1 beraberlikle sonuçlandı.

DemirPark Alışveriş ve Yaşam Merkezi’nde her Cumartesi ücretsiz sabah sporu dersleri devam ediyor. Zonguldak Dedeman Oteli Sağlık Spor Kulübü Müdürü ve Milli Fitness sporcusu Fatma Çiftçi tarafından her Cumartesi DemirPark AVM giriş katında saat: 10.00 11.00 saatleri arasında verilen ücretsiz spor dersimize kayıtlar devam ediyor. AMV Yönetimi’nden yapılan açıklamada; “Kayıt işlemlerinizi giriş katındaki Danışma Bankosundan yapabilirsiniz. DemirPark Alışveriş ve Yaşam Merkezi’ de tüm ziyaretçilerimiz sağlıklı ve zinde kalmaları adına her Cumartesi spor derslerine davetlidir” denildi.

HASAD devreye Ýstanbul'da baþlýyor

HASAD Gençlik Spor Kulübü Voleybol takımı hafta sonu ikinci devre maçlarına başlıyor. Voleybol 3. Ligi Erkekler A Grubu'nda ilk perdeyi iki mağlubiyetle kapatarak önemli bir başarıya imza atan Zonguldak ekibinde tek hedef Play-Off'lara kalmak. Takımın tecrübeli Antrenörü Cahit Özçelik yönetiminde ikinci yarı hazırlıklarını sürdüren HASAD Gençlik Spor Kulübü'nde sakatlığı bulunan Müslüm Tiryaki takımla birlikle çalışmalara başladı. Müslüm Tiryaki, ilk devre Balıkesir deplasmanında Bigadiç Belediyespor'la oynanacak olan kritik karşılaşma öncesi Zonguldak'ta köpek saldırısına uğramış ve bacağına 9 dikiş atılmıştı.İlk devre topladığı 22 puanla ikinci sırada tamamlayan HASAD Gençlik Spor Kulübü, ikinci perdeye ise İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) deplasmanında başlayacak.İTÜ maçının hazırlıklarını sürdüren Zonguldaklı voleybolcular, sezonun ilk yarısında mağlup olduğu rakibini bu kez devirerek moralli başlamak istiyor. İstanbul temsilcisi 20 puanla 4. sırada bulunuyor. İTÜ HASAD Gençlik Spor Kulübü arasındaki karşılaşma 12 Ocak Pazar günü oynanacak.

Kongre Ýlaný Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendika Zonguldak Şubemizin 8. Olağan Genel Kurulu 01/02/2014 tarihinde, saat 11:00 'de Zonguldak Belediye Nikah Salonu'nda toplanacaktır.Çoğunluk sağlanamadığı taktirde 2. toplantı 08/02/2014 tarihinde Zonguldak Belediye Nikah Salonu'nda saat 11:00'de toplanacaktır.

Arýcý Otogaz / Ümit Arýcý

GÜNDEM 1- Yoklama 2- Saygı duruşu 3- Divanın oluşturulması 4- Açılış konuşması 5- Kongreye katılan konukların konuşması 6- Gereksinme duyulacak kurul ve komisyonların oluşturulması 7- Çalışma raporunun okunması 8- Mali raporun okunması 9- Denetleme kurulu raporunun okunması 10-Raporların aklanması 11-Tahmini bütçe ve onaylanması 12- Kararlar 13- İlgili organlara adayların belirlenmesi 14- Seçimler 15- Kapanış

Çaydamar Yolu üzeri Değirmen Sok.No:17 Tel: 0 372 251 22 65- GSM 0539 868 2546 / Zonguldak

Aracınızın yakıtını aldıktan sonra yıkama ve bakımını yaptırın

Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası Yönetim Kurulu

Susma gazetesi 580  

Araştır,Soruştur,Konuş; SUSMA

Read more
Read more
Similar to
Popular now
Just for you