Issuu on Google+

Arý,”Kamu çalýþanlarý kentin yönetiminde yer almalýlar" Zonguldak Belediye Başkan Aday Adayı ve Belediye Meclis Üyesi Bahaddin Arı MemurSen Zonguldak Şubesine ziyarette bulundu. Ziyarete Zonguldak Belediye Meclis Üyesi İzzet Bildirici'de eşlik etti. Arı'yı Memur-Sen İl Temsilcisi Kamuran Aşkar ve bağlı sendikaların şube başkan ve yöneticileri karşıladı. Haberi Sayfa 2’de

CHP Zonguldak Belediye Başkan Aday Adayı, Belediye Meclis Üyesi Bahaddin Arı, Birleşik Kamu-İş'e bağlı Eğitim İş Zonguldak Şubesine Ziyarette bulundu.Arı'ya Zonguldak Belediye Meclis üyesi İzzet Bildirici eşlik etti. Arı'yı Eğitim-İş Zonguldak Şube Başkanı Metin Kahveci ve Yönetim Kurulu üyeleri karşıladı.

Haberi Sayfa 4’de

SUSMA GÖNÜLLÜ OKURLARIN DESTEĞİYLE ÇIKIYOR ABONE OL ABONE BUL

13 KASIM 2013 HAFTALIK YEREL GAZETE YIL: 17 SAYI: 572

ZTSO’dan destek arayýþý

Ederi: 1.00 TL

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Zonguldak İl Başkanı Halil Furat, parti binasında düzenlediği basın toplantısında, AKP’li yöneticiler ile Kozlu Belediye Başkanı ve Zonguldak Belediye Başkan Aday Adayı Ali Bektaş'ı topa tuttu.

Zonguldak Ticaret ve Sanayi Odası Başkan ve Yönetim Kurulu üyeleri, Zonguldak Belediye Başkanı Muharrem Akdemir ve Bülent Ecevit Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mahmut Özer'i ziyaret ederek gündemdeki konularla ilgili görüş alışverişinde bulundular.

“Soyulma’yý Kozlu ve Kilimli’de gördük” CHP İl Başkanı Halil Furat; "Zonguldak'ın nasıl soyulduğunu biz çok iyi biliyoruz" diyen Furat, Ali Bektaş'ın aday adaylığını da gündemine aldı. Furat, Ulutan Barajı'nda yaşanan olumsuzluklardan Bektaş'ı sorumlu tuttu. Furat, ayrıca Bektaş'ın Zonguldak'a gelirken neden meclis üyelerini de yanında getirdiğini merak ettiğini ifade etti.

Haberi Sayfa 7’de

AKP’den Akdemir’e aðýr eleþtiri

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Zonguldak İl Başkanı Halil Furat, parti binasında düzenlediği basın toplantısında, AKP'li yöneticiler ile Kozlu Belediye Başkanı ve Zonguldak Belediye Başkan Aday Adayı Ali Bektaş'a yönelik ağır eleştirilerde bulundu.Furat, AKP İl Başkanı Hamdi Uçar ve Belediye Meclis üyelerinin Ankara Köprüsü ile ilgili ortak yaptığı açıklamaya sert yanıtlar veren Furat, kimsenin belediye üzerinden puan toplaması-

na izin vermeyeceklerini söyledi."Zonguldak'ın nasıl soyulduğunu biz çok iyi biliyoruz" diyen Furat, Ali Bektaş'ın aday adaylığını da gündemine aldı. Furat, Ulutan Barajı'nda yaşanan olumsuzluklardan Bektaş'ı sorumlu tuttu. Furat, ayrıca Bektaş'ın Zonguldak'a gelirken neden meclis üyelerini de yanında getirdiğini merak ettiğini ifade etti. Haberi Sayfa 8 de

Ali Aslankılıç, aday adaylığını açıkladı, vatandaşlara ve aday adaylarına seslendi

“Ben eksik kalan iþlerimi yapacaðým”

AKP İl Başkanlığı Ankara Köprüsü olarak bilinen ve şehir merkezi ile Çaydamar ve Karaelmas bağlantısını sağlayan tarihi köprünün tadilatı ile ilgili olarak basın açıklaması yaptı.

Kilimli eski Belediye Başkanı Ali Aslankılıç, Cumhuriyet Halk Partisi'nden (CHP) Kilimli Belediye Başkan Aday Adayı olarak başvuru dosyasını CHP Kilimli İlçe Başkanı Filiz Karademir'e teslim etti ve ardından kendisini bekleyen Kilimli halkına bir konuşma yaptı. Ali Aslankılıç, konuşmasında, "Milletler tıpkı; rüzgara, yangına, sele benzerler. Milletin önünde durmak, devletlere bile zor gelir." dedi

Haberi Sayfa 2’de

Engiz; “Kadýnlý erkekli direnmeye devam ediyoruz!

Haberi Sayfa 6 da

Öðrenciler, YÖK'ü protesto etti Bülent Ecevit Üniversitesi'nde (BEÜ) eğitim gören bir grup öğrenci, Yükseköğretim Kurumu'nun (YÖK) 32'nci kuruluş yıldönümü nedeniyle protestoda bulundu. Haberi Sayfa 5’ de

Haberi Sayfa 5’ de

Emek kentinin yeni simgesi oldu Zonguldak Belediyesi tarafından Karaelmas diyarının simgesi olan ve Zonguldak'ın derin toprakları altından çıkarılan taşkömürünün madenci tarafından zor şartlar altında çıkarılmasını anlatan, Madenci Heykeli'nin açılışı gerçekleştirildi. Haberin Ayrıntısı Sayfa 5’de


SUSMA -YORUM

13 Kasım/2013/572

Sayfa 2

Aþkar, “Aslolan birbirimizi anlayabilmek birbirimizle iletiþim kurabilmektir” Aşkar; “Bahaddin Bey'i tanıdığımız kadarıyla iletişim noktasında bütün camialarla iletişime açık ortak aklı ön plana çıkaran ortak akılla hareket etmeyi önemseyen Bir kişi. Bunu da bu zamana kadar bulunduğu görevlerde yakinen teyit ettiğimiz bir arkadaşımız. Biz şunu çok önemsiyoruz. Bahaddin Bey gibi bir arkadaşımızın olmasını ben Memur Sen Başkanı olarak şahsen çok önemsediğimi belirtmek istiyorum. İnşallah Bahaddin Bey bu yolculukta da başarılı olur, bunu gönülden ve samimi olarak söylüyorum.”

Z

onguldak Belediye Başkan Aday Adayı ve Belediye Meclis Üyesi Bahaddin Arı Memur-Sen Zonguldak Şubesine ziyarette bulundu. Ziyarete Zonguldak Belediye Meclis Üyesi İzzet Bildirici'de eşlik etti. Arı'yı Memur-Sen İl Temsilcisi Kamuran Aşkar ve bağlı sendikaların şube başkan ve yöneticileri karşıladı. Samimi, sıcak ve oldukça kalabalık bir grupla karşılanan bahaddin Arı bundan oldukça memnun olduğunu ifade etti ve aday olması durumunda kent yönetimine kamu çalışanları mutlaka ortak edeceğini dile getirdi.

nedeni kurumlar arasındaki diyalog eksikliğidir. Bu gün sen Belediye olarak TTK ile iyi bir diyalog kuramıyorsan eğer kentte adım atma yapılaşma konusunda kirlenirsin. Emniyetle devletle iyi diyalog kuramazsan trafikteki sorunu çözemezsin ulaşımı sağlayamazsın. Yani bir çok alanda ortak akıl dediğimiz birlikte karar alma olayında eksiklikler var.

Aşkar, "Aslolan birbirimizi anlayabilmek birbirimizle iletişim kurabilmektir" 11 Kasım Birinci Dünya Savaşı'nın sonu (1918). *KESK'in 7 Kasım da beş ayrı koldan başlattığı ve 100 bin kişinin katıldığı miting (2000). *4305 sayılı varlık vergisi yasası kabul edildi (1942). 13 Kasım *Ali Osman Eser'in kurduğu Gündem Gazetesi Ereğli'de ilk sayısını çıkardı (1989). *PKK lideri Abdullah Öcalan İtalya'nın başkenti Roma'da yakalandı (1998). 15 Kasım *Zonguldak maden işçilerinin grevi (1911). 16 Kasım *Süveyş Kanalı'nın açılışı (1869). 17 Kasım *Son padişah Vahdettin'in Türkiye'den ayrılışı (1922). 18 Kasım *Büyük Millet Meclisi'nin Abdülmecit Efendi'yi halifeliğe seçmesi (1922). * TKP yöneticilerinden Zeki Baştımar öldü (1974). * TKP'nin 7. genel sekreteri İsmail Bilen (Marat )' in ölüm yıldönümü (1983). 19 Kasım *Avrupa güvenlik ve işbirliği konferansı (AGİK)'nın toplanması, Paris Sözleşmesi'nin imzalanması (1990). *Enver Gökçe öldü.(1920'de Erzincan da başlayan yaşamı 61 yaşında düşkünler evinde don buldu. Toplumcu şair Gökçe yaşamı boyunca şiirlerinin tümünü toplumsal konulara ayırdı. 1951-57 yılları arasında TKP davasından hapis yattı)

Susma KURUCU Bahaddın Arı Sahibi: Çark Yayıncılık,Reklamcılık Adına:Sevim ARI

Sorumlu Yazıişleri Müdürü: Bahaddin ARI Webmaster : S.Üstüngel ARI Yönetim Yeri ve Adresi: Mithatpaşa Mah.B. Ecevit Cad. Kızılay Kanmerkezi Karşısı Kat: 5 No: 52 ZONGULDAK Tel/Faks 0372 252 42 99 Web: www.susmagazetesi.net e-posta: susmagazetesi@yahoo.com Dizgi-Düzenleme: SUSMA Baskı: MATBAA 69 Tel:251 40 44

Kururluş 28 Nisan 1997 Temsilcilikler Kozlu; ; Bilal Kara Bartın : Ahmet Güneş Amasya : Mehmet MENEKŞE Berlin : Mehmet Ballıkaya Kongre İlanı;50. TL Tüzük İlanı:150 TL Yitik İlanı: 20 TL Gazete Satış Fiyatı: 1. 00 TL Yıllık Yayınlı Kurumsal Abone: 1000.TL Yıllık bireysel abonelik 100.TL Banka Hesap No: Ziraat Bankası Zonguldak Şb.00569815 Posta Çeki Hesabı: Bahaddin Arı 0148 52 40

Susma; Hak ve Sorumluluk Bildirgesi İlkelerine Uyar. Cevap ve düzeltme hakkına saygı gösterir. Gazetede yayınlanan yazıların sorumluluğu yazara aittir

Zonguldak Belediye Başkan Aday Adayı ve Belediye Meclis Üyesi Bahaddin Arı Memur-Sen'in ziyaretinde ilk sözü Memur-Sen İl temsilcisi Kamuran Aşkar aldı Aşkar şu ifadelere yer verdi, " Bahaddin Bey Zonguldak Belediye Meclis Üyesi, Aynı zamanda da CHP Belediye Başkan Aday Adayı. Biz kendisine öncelikle çıkmış olduğu bu yolda başarılar diliyoruz. Bizler Memur Sen olarak defalarca şunu dile getirdik. Farklılıklarımız zenginliğimizdir. Farklılıklarımız ayrıştırma nedeni değildir. Bu kültürün içindeki zenginliğimiz aynı mozaiğin parçaları olarak gördüğümüzü defalarca deklere ettik. Aynı zamanda aslolan birbirimizi anlayabilmek birbirimizle iletişim kurabilmektir. Bu manada biz Bahaddin Bey'i tanıdığımız kadarıyla iletişim noktasında bütün camialarla iletişime açık ortak aklı ön plana çıkaran ortak akılla hareket etmeyi önemseyen Bir kişi. Bunu da bu zamana kadar bulunduğu görevlerde yakinen teyit ettiğimiz bir arkadaşımız. Biz şunu çok önemsiyoruz. 1980 öncesi ideolojilerin birbirine sokaklarda kurşun attığı dönemlerden, bu gün ideolojik ayrımcılıktan ziyade ideolojilerimizi konuşarak ortak akıl üzerinde buluşturma noktasında gelinen süreci ve geldiğimiz nokta çok önemli bunların temel hikmeti sebebi de diyalog olduğuna inanıyoruz. Bahaddin Bey'in az öncede ifade ettiğim gibi bizimle özellikle CHP gibi bize kısmen mesafede olan siyasi görüşün içerisinden, Bahaddin Bey gibi bir arkadaşımızın olmasını ben Memur Sen Başkanı olarak şahsen çok önemsediğimi belirtmek istiyorum. İnşallah Bahaddin Bey bu yolculukta da başarılı olur, bunu gönülden ve samimi olarak söylüyorum. Az önce söyledim ideolojik bağnazlıktan artık ideolojik birlikteliklere ortak akıla kolektif akla geçmenin Zonguldak için zamanı geldi de geçiyor. Çünkü hepimiz bu şehirde yaşıyoruz hepimiz bu şehrin ortak sıkıntılarından muzdaripiz, çevre kirliliğinden, trafiğinden, yol sorunundan bunlardan muzdaripsek ortak akılda uzlaşabileceğimiz kişilerle diyalog içerisinde olmamız gerekiyor. Ben bu noktada tekrar Bahaddin Bey'i çok önemsiyorum kendisini Memur Sen de görmekten ziyadesiyle memnun ve mutlu olduğumu belirtiyor kendisisine başarılar diliyorum.

"Kentimize gelenler mavi yakalılar beyaz yakalılar dediğimiz kesimden"

Zonguldak Belediye Başkan Aday Adayı ve Belediye Meclis Üyesi Bahaddin Arı Bahaddin Arı ziyaret sırasında kamu çalışanlarının kentin yönetimde yer lamlarını çünkü çağdaş yaşanabilir kent ancak böyle oluşturulabileceğine dikkat çekti ve şöyle dedi, ": Ben kamu çalışanlarının mücadelesini başladığı günden bu yana takip eden birisiyim, hem gazeteci olmam hem de 16 yaşından bu yana siyaset yapan bir arkadaşınız olarak, ülkemizde devlet memurlarının sendikal mücadelesinde zayıf kalan ülkeler arasındayız demokrasi açısından baktığımızda son 15-20 yılda Türkiye'de kamu çalışanları önemli bir ivme kazandı ciddi mücadeleler verildi. Yeri geldi sokakta gaz yediler sendikalar arasında önemli yetki aldılar. Türkiye'de ki kamu çalışanlarının yetkili sendikaları arasında en önemli örgütlerinden bir tanesisiniz bende bu gün burada olmaktan memnunluk duyuyorum. Ayrıca Kamuran Aşkar başkanımızla da dostane bir ilişimiz var.O nedenle bu yakınlığımız bizleri daha da yakınlaştırıyor.Biraz önce başkanımın da söylediği gibi gibi artık bu kentte bir şeylerin değişmesi lazım. Bu kentin sevgiye barışa ihtiyacı vardır. O nedenle yönetim adına gelen kişinin bunu yaratması lazım. Birilerini öteleyerek birilerinin çıkarları doğrultusunda çalışma dönemlerinin bitmesi gerektiğine inanıyorum. "4 yıldır meclis üyeliğimde önemli deneyimler elde ettim" Ben 4 yıldan bu yana Belediye Meclis Üyeliği yapıyorum. Hiç sakınmadan söylüyorum yoksa Belediye Başkan Aday adayı da olmazdım. Zonguldak'ın bütününe adaletli eşit sağlıklı hizmetler götürdük mü? Hayır. Yani bir takım çalışmalar eksik geliyor. Bu sadece bizim dönemimizde değil öteden beri eksik geliyor. Öyle olduğunda da hizmet bekleyen geniş halk kitleleri kamu çalışanları ve benzeri kişi ve kuruluşlar bir takım hizmetlerden mahrum kalıyor. Bu ulaşımdan konuta yerleşim alanlarına kadar her alana yansıyor. Bunun

Artık her şey insan odaklı gelişiyor. Kentte düne göre her şey değişti. Dün TTK nedeni ile 1900'lerin başında buraya kol emeği yoğunlukla göç geliyordu. Şimdide göç geliyor ama yoğunlukla kol emeği dolayısıyla değil, mavi yakalılar beyaz yakalılar dediğimiz kesimden geliyor. Buraya artık öğrenciler, doktorlar kamu çalışanları hemşireler akademisyenler geliyor. O nedenle de siz kamu çalışanları sendikalarının sorumlulukları artıyor. Buraya göç olarak gelen insanlara Belediyelerin yeni yaşam alanları yaratması gerekiyor. Biz burada kentin daha güzel ve yaşanabilir bir kent olması yolunda bu anlamda da mücadele veren sendika ve örgütlerle olan diyalog ayağında eksiklikler olduğuna inanıyoruz. "Kamu çalışanları kentin yönetiminde yer almalılar" Kentin daha iyi yaşanabilir kent oluşumunda belediyeler, sendikalar, örgütler ortak çalışma içinde olmamalılar. Bu nedenle memurların ,kamu çalışanlarının kentin yönetiminde katılımcı olarak söz sahibi olmalarının yanı sıra tüm memurların siyasete girebilmesini de istiyorum. Artık memurlar açısından siyaset kapılı kapılar arkasından yürümemeli. Memurların da direk olarak toplumda siyaset yapma özgürlüğünü kazanması lazım. Ben bu anlamda tüm kamu çalışanlarının haklarının kazanılması için bu güne dek verdikleri mücadeleden dolayı tebrik ediyor başkanımızın nezninde tüm kamu çalışanlarına teşekkür ediyorum. Ayrıca bizi bu gün buraya kabul ettiğiniz içinde çok teşekkür ediyorum. Önümüzdeki günlerde adaylığımız gerçekleşirse Zonguldak'la ilgili projelerimizi de hep birlikte tartışıp konuşabileceğimiz görüşmelerimiz olacaktır. Ziyaret sırasında Memur-Sen İl Temsilcisi Kamuran Aşkar, Arı'ya Kitap seti hediye etti


SUSMA -YORUM

13 Kasım/2013/572

Sayfa 3

Rize'de HES Nöbeti

"Baþbakan Gazete Sayfalarýný Hizaya Çekmeye Çalýþýyor"

Rize'de Andon deresine yapılmak istenen hidroelektrik santral (HES) projesine tepki göstererek çalışmayı durduran Küçükçayır köylüleri nöbet tutmaya başladı.Nöbetin sürdüğünü ve şimdilik iş makinelerinin geri dönmediğini söyleyen Derelerin Kardeşliği'nden Cemal Şan planlanan HES'in dokuz belediye ve 26 köyde yaklaşık 300 bin kişinin içme suyunun sağlandığı Andon İçme Suyu Tesisleri'ne suyun geldiği su kaynakları üzerine yapıldığını söyledi.Şan'ın verdiği bilgiye göre, içme suyu tesislerine takviye yapılması kapsamında çalışma yaptığı öne sürülen Smart adlı firma aslında Rize Belediyesi'nin bünyesinde faaliyet gösteren Rizesu Yap-İş firması tarafından ihale edilen HES için çalışıyor.

Hükümet Sözcüsü ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'ın "kızlı erkekli ev" tartışmasında Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a tepki göstermişti. Taraf'tan Hüseyin Özay'ın haberine göre Arınç'ın konuşmasının ardından Başbakan'ın bazı danışmanları medya yöneticilerini arayarak haberin "küçük görülmesini" ve "sitem" başlığıyla verilmesini istedi.bianet'e konuşan Basın Konseyi Başkanı Pınar Türenç durumun kabul edilemez olduğunu söyleyerek "Öyleyse danışmanlar açıkça künyelere isimlerini yazsınlar" dedi.

Kilimli eski Belediye Başkanı Ali Aslankılıç, Cumhuriyet Halk Partisi'nden (CHP) Kilimli Belediye Başkan Aday Adayı olarak başvuru dosyasını CHP Kilimli İlçe Başkanı Filiz Karademir'e teslim etti

Emeğin Başkent'ini yönetmede emekçiler yok.

“Kin, nefret, intikam hizmetle beraber yürümez” Kilimli eski Belediye Başkanı Ali Aslankılıç, Cumhuriyet Halk Partisi'nden (CHP) Kilimli Belediye Başkan Aday Adayı olarak başvuru dosyasını CHP Kilimli İlçe Başkanı Filiz Karademir'e teslim etti ve ardından kendisini bekleyen Kilimli halkına bir konuşma yaptı. Ali Aslankılıç, konuşmasında, "Milletler tıpkı; rüzgara, yangına, sele benzerler. Milletin önünde durmak, devletlere bile zor gelir." Ali Aslankılıç, konuşmasında şu ifadelere yer verdi, " Ben 13 sene burada belediye başkanlığı yaptım. Gücümü hep sizlerden aldım. Dolaylı yerlerden almadım. Bana kapılarını açtığı için, Kilimli'ye sahip çıktığı için hem sizlere, hem de Cumhuriyet Halk Partisi'ne teşekkür ediyorum. Kilimli'ye sahip çıkan, vatanına sahip çıkmış olur. Biz hep beraberiz. Benim üzerime birileri beton döktü, birileri başka şeyler yaptı. Ama yemedi. Neden? Bu millet onlara onu yedirmedi. Çünkü milletin önünde kimse duramaz. Milletler tıpkı; rüzgara, yangına, sele benzerler. Milletin önünde durmak, devletlere bile zor gelir."

Arslankılıç, “Kilimli Belediyesi'nin şu anki halini görüyoruz. Satın alan ve satılan bir belediye var. Bizim çocuklarımız gidip Soma'larda çalışmayacaklar. Bizim çocuklarımıza bu Kilimli'de ekmek var. Ben zamanımda 500 kişiye maaş veriyordum da, şimdi bunlar neden maaş veremiyorlar? Çünkü insana değer vermiyorlar. Biz üreten bir belediye olacağız. Kilimli'ye sahip çıkacağız.”

"Ben eksik kalan işlerimi yapacağım" "Benim için, 'Ali intikam almaya gelecek' diyorlar. Ben denendim. Ben 13 sene burada belediye başkanlığı yaptım ve 3 sefer seçim kazandım. Kimden intikam aldım? İntikam benim işim değil. Kin, nefret, intikam hizmetle beraber yürümez. Benim işim hizmet. Ben eksik kalan işlerimi yapacağım ve onun için bu işe talibim. Hiçbir zaman koltuk sevdalısı olmadım. Ben millet sevdalısı oldum. 24 saat bu milletin emrinde oldum. Her zaman da bundan gurur duydum." "Kimse de benim için kimseyle kötü olmasın" "Kilimli Belediyesi'nin şu anki halini görüyoruz. Satın alan ve satılan bir belediye var. Bizim çocuklarımız gidip Soma'larda çalışmayacaklar. Bizim çocuklarımıza bu Kilimli'de ekmek var. Ben zamanımda 500 kişiye maaş veriyordum da, şimdi bunlar neden maaş veremiyorlar? Çünkü insana değer vermiyorlar. Biz üreten bir belediye olacağız. Kilimli'ye sahip çıkacağız. Bunu hep beraber yapacağız. Zaman zaman aranıza gelip bizim birlik ve beraberliğimizi bozmak isteyen bir sürü insanlar olacak. Çünkü başka çareleri yok. İnsanlar bizimle uğraştı, ama yemedi. Cenab-ı Allah onları yemeye ulaştıramadı. Benim aday olama-

mam için birçok yere ulaştılar. Adliyelerde nelerle uğraştığımı ben bilirim, ama Allah'ın izniyle ben ak bir şekilde geldim karşınıza çıktım. Şimdi bizi birbirimize düşürecekler. Ama benim istediğim, kimsenin burnunun kanamamasıdır. Kimse de benim için kimseyle kötü olmasın. Biri benim için kötü olacaksa, ben her ikisine de acırım. "Ben sokaklardan, o insanların arasından geliyorum" Ben 13 sene burada belediye başkanlığı yaptım. Benim kimseye zulmüm, eziyetim oldu mu? Kimse bana öyle bir şey diyemez. Ama ben çizmeleri de ayağıma çektim, 24 saat bu insanlarla çalıştım. Çünkü ben

sokaklardan, o insanların arasından geliyorum. Ben bu memlekette sütçülük, suculuk, gazetecilik her şeyi yaptım. Sonunda da bu millet beni muhtar yaptı ve belediye başkanı yaptı. Cenab-ı Allah'ıma şükürler olsun, onlara hizmet ettim. Sizlere de ayrıca teşekkür ediyorum.Tüm siyasi partilerde ki aday adaylarına başarılar diliyorum. Ben istiyorum ki; tüm partilerin aday adaylarıyla kol kola şu caddedeki esnafı gezelim, beraber olalım. Yarın da biz burada hep beraber olacağız. Birbirimizi kötüleyeceğiz de ne olacak. Onun için sizlerden istediğim, herkes gayet sakin olacak. Aday olduğumuz zaman ben sizlere daha iyi açıklamalar yapacağım. Gerekeni de o zaman yapacağız."

CHP Gençliði, “Ahlak bekçiliði yapma, yurt yap” CHP Gençlik Kolları Başkanı Ahmet Ateş, Başbakan Erdoğan'ın iktidara geldiği ilk günden itibaren kendisi gibi olmayan her kesime karşı büyük bir hukuksal ve psikolojik savaş yürüttüğünü ileri sürdü. CHP Gençlik Kolları Başkanı Ahmet Ateş, Başbakan Erdoğan'ın iktidara geldiği ilk günden itibaren kendisi gibi olmayan her kesime karşı büyük bir hukuksal ve psikolojik savaş yürüttüğünü ileri sürdü. Ateş, Son olarak

Başbakan Erdoğan'ın kadın ve erkek öğrencilerin birlikte kaldığı öğrenci evlerinin denetleneceğini duyurması, siyasi iktidarın 10 yıllık baskıcı, gerici ve faşizan politikalarını dahi aşmış ve o malum gömleğini tekrar giymeye çalışması gözlerden kaçmamıştır dedi.Grup, basın açıklamasının ardından kaldırımdan parti il binasına kadar yürüdü. Parti önünde "Andımız"ı okuyan grup, daha sonra dağıldı

Bilal Kara

Madenci, Zonguldak'ı Emeğin Başkenti yaptı. Onu başkent yaparken de tarih yazdı. Grizu ve iş kazalarında toplu ölümler, ölümcül meslek hastalıkları yakasını bırakmadı. Grevlerle dünyaya sesini duyurdu, lakin kenti yönetmeden uzak kaldı, ona kendi kimliğini veremedi. Dışardan gelen bir yabancının kentte madenci kimliği arayıp da bulamadığını hemen herkes biliyor, konuşuyor. Madenci elindeki lavuar alanını da kaptırmak üzere. Yoksulluğun kol gezdiği Osmanlının son dönemiyle Cumhuriyetin ilk dönemlerinde, kömürü yüzlerce metre derinden kazma ucuyla kazıp sırtındaki küfeyle yeryüzüne çıkararak ülkesini kalkındıran maden işçisiyle kömür ocaklarını teknik yönden geliştiren ve işleten insanların herhangi bir caddeye, sokağa, işyerine bile adları verilmemiş, kente tek başına damgasını sermaye vurmuştur! Devrek'te birlikte çalıştığımız eğitimci, tarih araştırmacısı sevgili dostum Nihat Yasa'nın bir tarih araştırmasından hareketle Kurucaşile'de doğmuş ve kömür havzasına sayısız hizmetleri olmuş Miralay Veli Bey'in, Zonguldak ve Kozlu Belediyelerinin cadde ve sokaklarından birine, TTK'nın da uygun göreceği işyerlerine adının verilmesini yazmıştım. Dostum Nihat Yasa iki gün önce tekrar aradı ve "Zonguldak, emeğin başkenti ama Karaelmas diyarı Zonguldak, kendini emeğin başkenti yapanları hatırlamıyor, onları yok sayıyor. Onlar olmasaydı madenci olmazdı, maden mühendisleri olmazdı, Zonguldak esnafı hiç olmazdı. Madenciliği var eden değerler olmasaydı, emeğin başkenti de, Zonguldak da olmazdı" dedi. Çok doğru. Ben de dostum Nihat'tan yararlanarak Miralay Veli Bey'den kısaca bahsetmek istedim: Kurucaşile'nin Tekkeönü Bölgesi, Çayaltı (Turabi) Köyünde 1849'da dünyaya gelen Veli Bey, ilköğrenimini Haliç Ayvansaray'da yapar ve 1868'de Bahriye mektebine girer. Dört sene sonra Bahriye'de çarkçı subayı olur. Daha sonra Ereğli Maden-i Hümayunu'nda maden nazırı muavini olarak çalışır. Mirliva Hasan Paşa'nın yardımcısı olarak hem nazır muavini hem fen komisyonu reisi olur. Ereğli'nin Kozlu mevkiinde Korcu Kumpanyasının kömür ocağında baş gösteren olayın tahkiki için görevlendirilir. 1892'de Ereğli kömürler işletmesinde nazır yardımcı iken, Tersane-i Amire'de ateş tuğlası üretir ve yetkililerce ödüllendirilir. Miralay Veli Bey'in oğlu İhsan Atukeren de "Cumhuriyetin 16. yılında Bartın Çevresi ve Ortaokulu" kitabında babasını anlatır: "Ereğli Havzasını tesadüfen bulan Uzun Mehmet idi. Fakat bu ocaklara fennin kudret ve vasıtalarını yoksuzluklar ve engeller içinde ilk sokan Veli Atukeren olmuştur. Ereğli kömür havzamız tarihinde çok şerefli bir hatırası olan bu fen adamı, yurdumuzda yetişen ilk maden ve makine mühendisidir. Aziz babamın, aziz hatırasını ve bu suretle kayd ve yâd ederken birçok kadirşinas vatandaşın da duygularına tercüman olduğuma kaniyim. Veli Bey ilk Türk çimentosunu yapan, briket-kalıp kömürü, zift, ateş tuğlası fabrikasını o zamanlar kuran zattır. Ayrıca, Bartın'ın en mühim madeni, Kapısuyu-Arıt havzasında bulunan ve dâhile doğru yürüyen kömürün kalori itibariyle Zonguldak havzası kömüründen daha yüksek ve miktar itibariyle daha zengin olan bu madenin arz sathına çok yakın oluşu yüzünden çıkarma masrafının azlığını ve dâhile doğru, seçkin evsafını keşfetmiştir." Veli Bey bölgeye geldiğinde önce kok fabrikası kurmayı planlar. Kok için 2000 derece ısıya dayanıklı ateş toprağı madenini Kozlu-Kılıç bölgesinde bulur. Bahriyenin çelik dökümhanelerinde, tophanede, bütün gemilerin cehennemliklerinde artık hep bu topraktan yapılan tuğlalar kullanılır. 1896'da bölgedeki kömür damarlarını isimlendirerek tasnif eder, kuvars madenini bulur, Kurucaşile bölgesinde son döneme kadar üretimi yapılan maden kömürünü keşfeder. Memleketi için fedakârca çalışır, fakat bunu kendileri için zararlı gören nüfuzlu yabancı iş çevrelerinin baskıları sonucu dönemin yönetimi tarafında Hayfa'ya sürgün edilir. Nihat Yasa, şimdi soruyor: Maden havzasına bu kadar hizmeti geçmiş Veli Bey'le ilgili bilgi sahibi olan, hizmetlerini bilen kaç kişi var? Onun hizmetleri BEÜ Maden Mühendisliği bölümünü hiç ilgilendirmez mi? Maden Mühendisleri Odasının Veli Bey'le ilgili bir araştırması, çıkardığı bir bülten var mıdır, bunu kendilerine dert edinmişler midir? Bir sokağa, bir caddeye, bir parka adı verilmiş midir? Valiliğin, belediyenin, TTK'nın, GMİS'in, Ereğli, Kozlu, Kilimli Belediyelerinin veb sitelerinde böyle bir bilgiye hiç rastlanmamaktadır. Emeğin başkentine böyle bir vefa yakışmaz mı, diyor. Yerel seçimler yaklaşırken emeğin başkentine madenci kimliği kazandırmayı dert edinenler çıkacak mı bakalım, göreceğiz


13 Kasım/2013/572

SUSMA -YORUM GMIS'ten Madencilere Seminer

"Ýþkenceye Göz Yuman" Müdüre Müebbet Hapis Engin Çeber davasında Yargıtay kararını açıkladı, Cezaevi 2. Müdürü'ne "işkence suçunda ihmalden" verilen müebbet hapis cezasını onadı. İlk kez bir görevli işkenceye katılmadığı halde sorumluluğundan dolayı müebbet hapis cezası aldı.Metris Cezaevi'ndeki başgardiyanlar Selahattin Apaydın ve Sami Ergazi ile dönemin Metris 2. Cezaevi Müdürü Fuat Karaosmanoğlu'na verilen müebbet hapis cezası onandı.Çeber ailesinin avukatı Taylan Tanay, 1 Ekim 2012'de yerel mahkemenin kararının ardından yaptığı açıklamada, "neticesi sebebiyle ağırlaşmış işkence suçundan ceza alan Karaosmanoğlu'nun işkenceye katılmadığı halde olaydaki sorumluluğundan dolayı müebbet hapis cezası bir ilk oldu.

Gözlerimize bakın Pusula Gazetesinin 7 Kasım 2013 tarihli nüshasının birinci sayfasında BEÜ öğrencilerinin resmini gördüm. Başbakanın kız ve erkek öğrencilerin aynı evde kalamayacaklarına ilişkin söylemini protesto etme yürüşünde çekilmişti. Öğrenciler, bizim Başbakanın söylediği tarzda bir ilişkimiz yok diyorlardı. Bu protestoya türbanlılar da, türbansızlar da katılmışlardı. Evet, evlerde kızlı erkekli bir araya geliyoruz ama cinsel açıdan birbirimizden faydalanmak için değil ders çalışmak, yemek yemek ve çay içmek için. Gençlerin bu resmi içimi acıttı… Gençler objek- Hüsamattin Ayvacı tife bakamamışlar, önlerine veya sağa-sola bakmışlardı. Ne kadar kötü bir durum… Onları bu psikolojik duruma düşürenler utanmalıdır. İşte böyle yok ediliyor insanın özgüveni, karşılıklı güveni, iç barışı, toplumsal barışı. İnsanlar neden bir araya gelmek isterler? İnsanlaşmak için. Kendini geliştirmek, ekonomik, sosyal, psikolojik zenginleşme için. İnsanlar kahvehaneye neden giderler? "Gönül ne çay ister ne çayhane; gönül sohbet ister çay bahane" olgusu her şeyi ifade ediyor. Sayın Başbakan İstanbul'da büyüdü ve üniversiteyi de İstanbul'da okudu. Gurbet nedir, yokluk nedir, yoksunluk nedir bilmiyor. Gurbetteki bir insanın içinde hep bir boşluk vardır, sahipsizlik vardır. Bu eksikliğini işyerindeki, okuldaki arkadaşlarıyla ve komşu olarak gördükleriyle, esnaflarla gidermeye çalışır. Onların bir güler yüzü, bir tatlı dili bağlar hayata gurbetçiyi. Artık anası, babası, arkadaşı, kardeşi onlardır. Aslında bu duyguları memleketimizdeki(sılada) çevremizde de yaşarız. Evimizin olduğu şehirdeki, sokaklardaki insanlar da aynı duygu ve düşünce içinde olmalılar değil mi? Bu anlamda sorumsuzca konuştu Sayın Erdoğan! Tabii toplumun içinde cinselliği ön plana çıkaranlar, istismar edenler, kullananlar olabilir. Bunun sorumlusu toplumun ve sistemin kendisidir. Çünkü çocuk doğduğunda melek kadar saf, temiz, güzel ve sevecendir. İyiler de kötüler de toplumun eseridir. Toplumdaki insanlar diğer insanları eleştirmeden önce kendilerini defalarca sorgulamalı, eleştirmelidir. Ormandaki üç-beş çürük ağaç için orman yakılmaz. Bizim yaşadığımız sınıflı, kokuşmuş bu sistemde insanlar da kokuşuyor. Bu olumsuzluğun içine en çok da yönetenler, işadamları, ağalar ve beyler girmektedirler. 800 TL. asgari ücretle, günde 15 saat çalışarak, iş güvencesi olmadan, bilimsel olmayan eğitimle, bir kişinin çalıştığı on kişinin hazır yediği dünyada ahlak, hukuk, adalet, barış, özgürlük ve eşitlikten bahsedilemez. Eğer ahlaklı bir insan ve toplum yaratmak istiyorsak, üreten ve bilimsel bir toplum yaratmalıyız. Ahlak sadece cinsellik değildir. Cinsel yaşam ise tüm canlılar gibi, insanlar için de doğal bir ihtiyaçtır. Sağlıklı, özgür, ahlaklı, bilgili toplum için bu düzen değişmelidir. Dinle, polis baskısıyla, toplum baskısıyla terbiye olmaz. Ekonomik düzen toplumsal, bilimsel öğreti doğacı olmalı ve sosyal düzen ikisinden faydalanılarak yeniden kurulmalıdır. Yetiştirelim çocuklarımızı bilimsel olarak, salalım dünyaya, kendilerine yetsinler, bu kokuşmuş düzeni haktan, doğadan yana değiştirsinler. Bir pislik atıldı ortaya, sanki Gezi felsefesini yıkmak için. Bu felsefeye destek verenlerin AKP'yle hiçbir bağları yoktu, intikam mı almak istediler? Gezi ruhunu dağıtmak mı istediler? Hoş ikisi de aynı kapıya çıkıyor! Ama ne yaparlarsa yapsınlar dereleri tersine akıtamazlar; yobazlar, sermaye ve çanak yalayıcılar elbet yıkılacaktır. Bunun yolu hazır. Önümüzde seçimler var; kim halktan yana, hangi parti bilimsel, ekonomik, sosyal ve kültürel özgürlükten yana proje sunarsa oyumuzu o partiye veririz

Sayfa 4

Genel Maden Isçileri Sendikasi (GMIS), üyelerine verilen egitim seminerlerinin devam etti bildirdi. GMIS'ten yapilan yazili açiklamada, maden ocaklarinda çalisan üyelerine yönelik olarak baslatilan egitim seminerlerinin ikincisinin Amasra'da gerçeklestirildigi belirtildi.Egitim seminerinden 80 isçinin yararlandigi anlatilan açiklamada, seminere isçilerle birlikte GMIS Genel Baskani Eyüp Alabas ve sendika yöneticilerinin yani sira Hattat Enerji ve Maden A.S Amasra Isletme Müdürü Suat Ölmez'inde katildigi kaydedildi.

Kahveci; "Biz kendisiyle uyumlu bir þekilde çalýþacaðýmýzý biliyoruz" CHP Zonguldak Belediye Başkan Aday Adayı, Belediye Meclis Üyesi Bahaddin Arı, Birleşik Kamu-İş'e bağlı Eğitim İş Zonguldak Şubesine Ziyarette bulundu.Arı'ya Zonguldak Belediye Meclis üyesi İzzet Bildirici eşlik etti. Arı'yı Eğitim-İş Zonguldak Şube Başkanı Metin Kahveci ve Yönetim Kurulu üyeleri karşıladı.Sendikal mücadelenin dünü ve bugününden, kentteki yaşam alanlarına kadar birçok konuda karşılıklı görüş alışverişin de bulunuldu.Ülkenin geçtiği kritik sürece ilişkin değerlendirmeler yapıldı.Arı Eğitim-İş'ten aday daylığı sürecinde ve adaylık konusunda destek istedi.Ziyarette ilk sözü Eğitim-İş Zonguldak Şube Başkanı Metin Kahveci yaptı.Kakveci, Arı'nın dürüst ve ilkeli kişiliğinde ve belediyeyi yönetecek donanım da olduğunu ifade etti ve şöyle dedi, "Bahaddin Bey'i tanıdığımızdan bu yana ilkeli dürüst bir insan olduğundan biz kendisine imzamızı atarız. Kendisiyle ilgili en ufak bir kuşkumuz yoktur biz kendisine Belediye Başkan Aday Adaylığı konusunda çıkmış olduğu bu yolda başarılar diliyoruz. Bahaddin Bey önemli bir şahsiyet toplum adına da sivil toplum kuruluşlarında aynı zamanda yerel bir gazetesinin de sahibi bu çerçevede Zonguldak'ın sorunlarını biliyor hemen hemen tüm konulara hakim. Bu gün Zonguldak'ta nasıl bir sorun varsa bu sorunu çok iyi bilen biridir. Siyasette Türkiye genelinde baktığımızda dürüstlük ve ilkelilik son derece önemlidir. Ne zaman bu düşünce iktidar olur Türkiye'de o zaman bu ülkede çok büyük değişimler çok büyük dönüşümler olur. Bu noktada biz Bahaddin Arı'yı dürüstlük alanında önemli bir şahsiyet olarak görüyoruz. Keşke Türkiye'de dürüstlük ve ilkelilik bu gün bugündür dün dündür siyasetinden ziyade insanlar savunduğu düşünceleri günden dışına çıkarmadan ileriye kadar getirebilmeleri lazım. Bakıyorsunuz günümüzdeki siyaset tarzına bu gün başka bir yerde ötekisi başka bir yerde böyle bir siyaset tarzıyla Türkiye'nin kurtuluşa çıkması mümkün değildir. Zonguldak'ta da çözüm bekleyen birçok sorun vardır. Zonguldak'ta Belediye'ye gelen kişinin de açık ve net olarak söylüyoruz. Cumhuriyet değer ve yargılarına da sahip çıkması lazım. İsteriz ki; milli bayramlarda da belediye otobüsleri vatandaşa ücretsiz hizmet versin. Kahveci; "Biz kendisiyle uyumlu bir şekilde çalışacağımızı biliyoruz" Biz halk teveccüh ederde Bahaddin kardeşimiz Belediye Başkanı olursa biz kendisiyle uyumlu bir şekilde çalışacağımızı biliyoruz. Çünkü kendisi yakından tanıdığımız bir arkadaşımız. Basın açıklamalarında katılımcı bir Belediye Başkanı olacağını ifade ediyor. Biz bunu da çok önemsiyoruz. Bu bizim için çok önemli bir gelişmedir. Bizim için Bahaddin arkadaşımız kazamazsa eğer en azından Bahaddin arkadaşımızın bu söyleminden etkilenir ve ilimiz için olumlu gelişmeler olur. Bizim Eğitim İş olarak daha önceden de ifade etmiş olduğumuz gibi başkan adaylarıyla ilgili olarak ilkeli bir duruşumuz var bu devam ediyor. Tüm adaylara başarılar diliyoruz ama bizim kapımız herkese açık bu anlamda da bizi ilk defa ziyaret eden Bahaddin

Kahveci, “Biz halk teveccüh ederde Bahaddin kardeşimiz Belediye Başkanı olursa biz kendisiyle uyumlu bir şekilde çalışacağımızı biliyoruz. Çünkü kendisi yakından tanıdığımız bir arkadaşımız. Basın açıklamalarında katılımcı bir Belediye Başkanı olacağını ifade ediyor. Biz bunu da çok önemsiyoruz. Bu bizim için çok önemli bir gelişmedir.”

Arı'ya da teşekkürlerimizi sunuyoruz çünkü bizi şu ana kadar aday adayları arasından bizi ilk kez ziyaret eden kendisidir. Biz bunu söylemekten de çekinmeyiz. Biz düşünce tarzı olarak da birbirimize yakınız. Tekrar geldiğiniz için teşekkür ediyor çıkmış olduğunuz yolda başarılar diliyoruz. Daha sonra söz alan Zonguldak Belediye Başkan Aday Adayı Bahaddin Arı Daha sonra söz alan Zonguldak Belediye Başkan Aday Adayı Bahaddin Arı, ziyaretten duyduğu memnuniyeti ifade etti ve "destek verin kenti yaşanabilir çağdaş demokrat bir anlayışla yönetelim" dedi.Bahaddin Arı çalışmalarıyla ilgili olarak şu görüşleri ifade etti, " Metin Bey'i uzun süredir tanıyorum. Zonguldak ve ülke genelindeki sorunlara dair sık sık konuşup tartıştığımız bir arkadaşımız o nedenle de kendisiyle özel bir hukukumuz var. Eğim-İş'i gerek kamu çalışanları içerisindeki vermiş olduğu mücadelede gerekse ülke genelindeki sorunlara yaklaşımlarıyla tanıyoruz. Bu nedenle de bu gün hem destek istemek hemde birlikte olduğumuzu ifade etmek için ziyaret etmek istedik. Bizi kabul ettiğiniz için teşekkür ediyorum. Biz şimdiye kadar ki söylemlerimizde deklere ettiğimiz konuları istiyoruz ki kenti bütün meslek örgütlerini sendikaları katarak kenti yaşanabilir çağdaş demokrat bir anlayışla yönetelim. Arı; "Ben ne dersem o olur" mantığıyla kent yönetilemez" Çünkü öbür türlüsü "ben ne dersem o olur" mantığıdır. Bu da bu güne kadar uygulanan sistemdir. O nedenle bende size bu anlamda katılıyorum. Elbette kentin sorunları hep var bu gün de var. Nasıl ki sendikal alanda sorunlar varsa bunu daha devasal düşünelim kentte de çok sorun var ama bütün sorunları ortak akılla ortak düşünceyle karşılıklı iyi ilişkilerle çözebiliriz. İlk günden bu yana söylüyorum bu kentte

sevgiyi, kardeşliği, barışı getirerek karşılıklı bu kenti daha yaşanabilir bir hale getirebiliriz. Arı; "Son 15 yıldır kentte olağan üstü bir değişim var" Kentin 25-30 yıl öncesine baktığımızda sorunlarımız böyle değildi. Birçok alan TTK üzerinden yürüğü için kentte huzur ve gelişkinlik vardı. Türkiye'nin dört bir yanından göç etmiş insanlarımızın gerek yaşam tarzları, ücret politikaları, gerekse sosyal yaşam açısından diğer illere göre oldukça ilerideydi. Ayrıca ekonomik olarak da ülkenin ekonomisine önemli katkı yapan bir noktadaydı. Son 15 yıldır kentte olağan üstü bir değişim var. Aslında bu sadece buraya alakalı değil, Türkiye'yle, küresel dünyayla alakalı. Biz kent olarak dün göçü maden üzerinden alıyorduk bu gün daha çok kamu çalışanı ve hizmet sektöründen alıyor. Buda sizlerin ve bizlerin kente gelen insanlara sorumluluklarımızı artıyor. "Kente yaşayanlar; "güzel, temiz, çağdaş bir kente yaşıyorum" demesi lazım" Dün insanlar buraya madenlerde çalışma üzere geliyordu bu gün değişik meslek grupların kamu çalışanları geliyor. Dünle bu gün arasında insan yapısı davranışı ve kentten beklentisi anlamında değişimler oluyor. Kamu çalışanları ve Belediyenin bu değişime dönük olarak ortak projeler yapması gerekiyor. Başka şehirlerden buraya gelen kamu çalışan arkadaşımız hangi sektörden gelirse gelsin yada bu kentte yaşayan herkes "güzel, temiz, çağdaş bir kente yaşıyorum" demesi lazım. Bunu da yaratmanın yolu Belediye Başkanının doğal olarak hem sizlerle hem de kentteki diğer kamu kuruluşlarıyla projeler üretmesi gerekiyor.


SUSMA -HABER

13 Kasım/2013/572

Sayfa 5

AKP İl Başkanlığı Ankara Köprüsü olarak bilinen ve şehir merkezi ile Çaydamar ve Karaelmas bağlantısını sağlayan tarihi köprünün tadilatı ile ilgili olarak basın açıklaması yaptı.

AKP’den Akdemir’e aðýr eleþtiri AKP İl Başkanlığı Ankara Köprüsü olarak bilinen ve şehir merkezi ile Çaydamar ve Karaelmas bağlantısını sağlayan tarihi köprünün tadilatı ile ilgili olarak basın açıklaması yaptı. Açıklamada Başkan Akdemir'e ağır eleştirilerde bulunarak, "Burada yaşanan tehlikeyi göz ardı eden, 2 vatandaşımızın yaşamını yitirdiği Pazar yeri faciasına neden olan anlayıştan başkası değil."dedi.AKP Zonguldak İl Başkanlığından yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi, "Zonguldak Belediyesi'nin basiretsiz ve gösterişe meraklı hizmet anlayışının yanında devam eden ihmaller ve alınmayan tedbirler nedeniyle vatandaşlarımızın canı ve malı tehlikededir. Yaşanan acı olaylardan ders çıkarmayan Zonguldak Belediyesi aynı ihmallere devam etmektedir. Bunlardan biri de Ankara Köprüsü olarak bilinen ve şehir merkezi ile Çaydamar ve Karaelmas bağlantısını sağlayan tarihi köprüdür.Uzun zamandır uyarı veren, Ankara Köprüsü yanlış ve bilinçsiz tamirat sonrasında beton kamyonun çarpması sonucu kullanılmaz hale gelmiş ve yaklaşık iki haftadır trafiğe kapalıdır.Her şeyi 'yapacağız, halledeceğiz' sözleriyle geçiştiren kentin Belediye Başkanı Sayın Muharrem Akdemir ve yönetimi suçu başkalarına atarak geçiştirmek yoluna gitmektedir. Burada yaşanan tehlikeyi göz ardı eden, 2 vatandaşımızın yaşamını yitirdiği Pazar yeri faciasına neden olan anlayıştan başkası değil.Burada yaşanan tehlikeyi göz ardı edenler, Fevkani Köprüsü'nün taşıdığı riske rağmen sorunu geçiştirenlerden başkası değil.

"Havuz, şelale, ışıklandırma gibi fuzuli işler yaparak halkımızın soyulmasına çanak tutuyor" AKP Zonguldak İl Başkanlığından

AKP; "Zonguldak Belediyesi'nin basiretsiz ve gösterişe meraklı hizmet anlayışının yanında devam eden ihmaller ve alınmayan tedbirler nedeniyle vatandaşlarımızın canı ve malı tehlikededir. Yaşanan acı olaylardan ders çıkarmayan Zonguldak Belediyesi aynı ihmallere devam etmektedir.”

Emek kentinin yeni simgesi oldu

yapılan açıklamada, Ankara Köprüsü şehir trafiğinin işleyişi açısından önemli bir işlev gördüğüne dikkat çekti ve şu görüşler dile getirildi, "Zonguldak belediye Başkanı Sayın Muharrem Akdemir, sorunlarla mücadele adına sorunlardan kaçma yoluna gitmektedir.İş bilmezlikleriyle Zonguldak'a zaman kaybettiren bu anlayışın en büyük sermayeleri bahanedir.Ankara Köprüsü'de bunlardan sadece birisidir. Köprünün kapalı olması nedeniyle vatandaşlarımız mağdur edilmekte ve günübirlik çözümlerle sorunlar geçiştirilmeye çalışılmaktadır. Oysa 2007-2008 yıllarında projelendirilmiş

kavşak ve köprü burada ki sorunu ortadan kaldırdığı gibi Ankara Köprüsü tarihi miras olarak korunacak ve sadece yayaların kullanılabileceği hale getirilecekti. Bunlar yapılmadığı için tarihi Ankara Köprüsü şehir trafiğinin işleyişi açısından önemli bir işlev görmektedir.Asıl sorumluluğu olan işleri yapmaktan aciz durumdaki belediye başkanımızı, yandaşlarının cebini doldurmak adına havuz, şelale, ışıklandırma gibi fuzuli işler yaparak halkımızın soyulmasına çanak tutmaktan vazgeçip acilen çözülmesi gereken sorunların üzerine gitmeye davet ediyoruz.

Zonguldak Belediyesi tarafından Karaelmas diyarının simgesi olan ve Zonguldak'ın derin toprakları altından çıkarılan taşkömürünün madenci tarafından zor şartlar altında çıkarılmasını anlatan, Madenci Heykeli'nin açılışı gerçekleştirildi. 8 Kasım Uzunmehmet'i Anma ve Kömür Günü'nde gerçekleştirilen açılışa, Belediye Başkanı Muharrem Akdemir, Gökçebey Belediye Başkanı Zeki Kılınçarslan, GMİS Genel Başkanı Eyüp Alabaş, CHP İl Başkanı Halil Furat, CHP İlçe Başkanı Cemal Şahin, sivil toplum örgütleri ve siyasi parti temsilcileri, maden işçileri ve vatandaşlar katıldı. Açılış, Uzunmehmet anısına saygı duruşunun ardından İstik-

lal Marşı'nın okunması ile tören başladı. GMİS Genel Başkanı Eyüp Alabaş, yapmış olduğu konuşmasında; TTK'nın üretim düşüklüğüne dikkat çekerek, Zonguldak maden ocaklarında hala en az 100 yıllık kömürün olduğunu ifade etti. Alabaş; yapılan anıtın Zonguldak'ı simgelediğini belirterek de emeği geçen herkese teşekkür etti. Zonguldak Belediye Başkanı Muharrem Akdemir, madencilere seslenerek "İyki varsınız. Bu kömürü yeryüzüne sadece çıkarmakla değil, Türk ekonomisine çok büyük katkı verdiğinizi ifade etmek istiyorum. Hepinize çok teşekkür ediyorum." dedi.

Öðrenciler, YÖK'ü protesto etti

KESK “Erkek egemen zihniyete karþý mücadeleye devam” KESK Şubeler Platformu Zonguldak Madenci Anıtında basın açıklaması yaptılar.Açıklamayı KESK Kadın Platformu adına Zühal Engiz yaptı.KESK'e bağlı sendikaların başkan yönetim kurulları ve üyelerinin katılımıyla gerçekleşen açıklamaya Bülent Ecevit Üniversitesi Öğrenci Kolektifleri de destek verdi. KESK Kadın Platformu adına Zühal Engiz yaptığı basın açıklamada, "Biz KESK'li kadınlar, iktidarın bedenimizin, kimliğimizin, yaşam tarzımızın, emeğimizin ve var oluşumuzun sınırlarını belirlemeye çalışmak yoluyla, kadınlığımız üzerinde sürekli bir denetim kurmak istemesini kabul etmiyoruz.Her fırsatta eteğimizin boyundan saçımıza; çalıştığımız işten; hangi zamanda nerelerde ve nasıl bulunabileceğimize, gittiğimiz yerlere kadar yaşamamamızın her alanın siyaset malzemesi yapmaktan çekinmeyenler, şimdi de evlerimizi kiminle paylaşacağımız hakkında söz sahibi olduklarını sanmakta; evlerimize burunlarını sokmaya cüret etmekteler. Devlet aklı kadını üç-beş çocuk doğurmasını buyurarak, kürtaj olmasını engelleyerek annelik görevini yerine getirmek üzere evine hapsediyor. Normların dışına çıkmadığı sürece "annelik'i kadınlığın tek var olma imkanı olarak işaretliyor. Aynı akıl hamileliğin görünürlüğünden duyduğu rahatsızlığı dile getirmekle kalmıyor; şimdi de kadın ve erkeğin yan yana bulunabilmesinin koşullarını izaha girişiyor. Tüm toplumda ve yansıması olarak kamuda cinsiyetçi, piyasacı, muhafazakar ve otoriter ideolojisini dayatmakta olan AKP iktidarı, yaşamlarımızı hedefe alan politikalarla, yaşam biçimlerinin ve kimliklerin sınırlarını çizmekte; kendisi gibi olmayanları baskı altına almaktan çekinmemektedir. Dün kürtaj hakkımızı elimiz-

den almaya çalışırken, bugün 18 yaşını doldurmuş, oy kullanan üniversitelilerin barınma sorununu çözmek için yurt yapmak yerine ihbarcı vatandaşlar yaratmaya çalışmaktadır.Gezi Parkı'nda, savaş karşıtı mücadelede, emek hakkı ve kadının eşitliği ve özgürlüğü mücadelesinde olduğu gibi, yıllardır yoldaşlarıyla, arkadaşlarıyla, kardeşleriyle, anneleriyle, çocuklarıyla alanlara çıkan biz kadınlar, kararlığımızla ve örgütlülüğümüzden aldığımız güçle yaşamlarımızın sınırlarını belirlemeye cüret eden eril tahakküme karşı sesimizi yükseltiyoruz.Kadın erkek, LGBTTİ bireyler olarak yıllardır sürdürmekte

olduğumuz demokrasi, emek ve özgürlükler mücadelemizin içinden sesleniyoruz. Nerede, nasıl yaşayacağımızı sizden öğrenecek değiliz! KESK Şubeler Platformu'nun açıklamasının son bölümünde son günlerin konusu olan kızlı erkekli öğrenci evlerine yönelik ise şu ifadelere yer verildi, "Öngöremediğimiz ve sınırlarına müdahale edemeyeceğiniz zenginlikte yaşıyor ve çoğullukta var oluyoruz; gözünüzü diktiğiniz evlerimizde olduğu gibi, işyerlerimizde ve sokaklarda, erkek egemen zihniyete karşı mücadelemize devam edeceğiz.”

Bülent Ecevit Üniversitesi'nde (BEÜ) eğitim gören bir grup öğrenci, Yükseköğretim Kurumu'nun (YÖK) 32'nci kuruluş yıldönümü nedeniyle protestoda bulundu. Üniversitenin merkez kampüsünde toplanan yaklaşık 30 öğrenci, sloganlarla yürüdü. "Özgürlüğümüz 'YÖK' olmasın" pankartının yanında, "Kahrolsun YÖK gericiliği", "Hepimiz Ali'yiz, öldürmekle bitmeyiz", "Eşit, parasız, anadilde eğitim", "Polis defol, üniversiteler bizimdir" yazılı dövizler taşıyan öğrenciler, kampüsün daha çok öğrencilerin kullandığı bölümünden çıkıp Rektörlük girişine kadar yürüdü. Rektörlük binası önünde öğrenciler adına konuşan Fatoş Yiğit, şunları söyledi: "Dünden bugünü sömürü ve zulüm kaynağı olan YÖK'ün kuruluşunun 32'nci yılı olmuştur. Egemenlerin halk üzerinde baskı kurmak için uyguladığı 12 Eylül kararlarının sonucu olan ve 6 Kasım 1981'de kurulan YÖK, mevcut eğitim sistemini tamamen gerici bir kimliğe büründürerek eğitimi ser-

mayedarların çıkarlarını koruyan kurumlar haline getirmiştir. Eğitimin ticarileştirilmesi, üniversitenin 'işletme', öğrencinin 'müşteri' haline getirilmesi sağlanmış ve 'apolitik' bir gençlik yaratmayı hedefleyen, bilimsellikten uzak bir anlayış yerleştirilmiştir. YÖK ile birlikte ekonomik sosyal saldırıların (Yurtlardaki cinsiyetçi ayrım ve yurtların kapasitesinin yetersiz olması, yemekhanedeki zamlar) daha da yoğunlaştığı üniversitelerde, öğrencilerin demokratik eylemliklerinin, en ufak hak arayışlarının üzerinde hakimiyet kurabilmek için çeşitli gerekçeler dayanak gösterilerek saldırılar meşrulaştırılmaya çalışılmaktadır. ODTÜ'de doğasına sahip çıkmaya çalışan öğrenciler giriştikleri hak mücadelesinde gelinen nokta AKP hükümeti cephesinden bir dizi manipülasyonlara tabi tutulmaktadır. Üniversite öğrencilerinin demokrasi mücadelesindeki etkisini bilen egemenler, üniversite gençliğinin önüne bir dizi setler örmektedir."


13 Kasım/2013/572

SUSMA -YORUM

Sayfa 6

CHP Zonguldak Belediye Başkan aday adayı Gazetemiz Kurucusu Bahaddin Arı’nın Denge Gazetesinde çıkan değerlendirmelerini aynen veriyoruz.

Arý; ’Mutluluðun resmini birlikte yapacaðýz ’ Denge Haber/Seda Fidan

CHP Zonguldak Belediye Başkan aday adayı Bahaddin Arı gazetemizi ziyaret etti.Gazetemiz Genel yayın Yönetmeni Cevdet Akgün ile görüşen Arı seçim çalışmalından ve projelerinden bahsetti. Genel Yayın Yönetmeni Cevdet Akgün ziyaretle ilgili olarak; 'Gazetemizi ziyaret ettiğiniz için öncelikle teşekkür ediyorum. Bu yolda size başarılar diliyorum. Biz yüreğimizle de kalemimizle de gücümüz yettiğinde sizlere destek olmaya devam edeceğiz. İyi bir yoldasınız. Bu süreçte güzel bir performans gösteriyorsunuz. Bunları takip ediyoruz. Bizlere projelerinizden bahsederseniz biz de sizin adınıza kamuoyuna bilgiler veririz. Tekrar hayırlı olsun' dedi.

'Gazetecilik dördüncü kuvvettir' CHP Zonguldak Belediye Başkan Aday Adayı Bahattin Arı ise; 'Mesleki olarak aslında sen bizim büyüğümüzsün. Tecrübe olarak bizlerin önündesin. Bu artık Zonguldak'ta kanıksanmış, tescillenmiş bir durum. Seda arkadaşımız da zaten sektöre ilk girdiğinden beri gazetecilik mücadelesini en iyi veren, mesleğinin hakkını veren bir kardeşimiz. Bu sürecin başından beri de bizden desteğini esirgemeyen bir kardeşimiz. Ben sizin vasıtanızla meslekte emek veren, bana destek veren bütün gazete sahiplerine, çalışanlarına bir kez daha teşekkür etmek istiyorum. İyi bir yola girdik, çalışıyoruz. Zonguldak Belediye Başkanlığı dediğimiz mevkide kenti yönetilmesi noktasında bir gazetecinin kenti yönetebileceğini ilk günden beri dile getiriyordum. Gazetecinin değeri bazen siyasette, ticarette çok yerlerde geziyor, ama nasıl mühendisler, hukukçular, iktisatçılar meslekse, gazeteciliğinde bir meslek dalı olduğunu unutmamak gerek. Diğerlerinden farklı olarak dördüncü kuvvet dediğimiz tüm mesleklerin birleşimi noktasında. O anlamda da meclis üyeliğinden bugüne hem kendi gurubumuzda hem de kamuoyunda gazeteciliğin önemli bir görev olduğunu göstermek adına önemli bir çaba sarf ettik. Bunu başardığımıza inanıyorum. Bende adaylığımı açıkladıktan bu yana çok olumlu tepkiler aldık. O nedenle birinci derecede kamuoyu her geçen gün daha da önemli bir yere getirdi. Şuana kadar çalışmalar gerçekten iyi gidiyor. 27 Ağustos'ta ilk açıklamamızı yaptık. Ogün bugün kentte elimizden

geldiğince, zamanımız olduğunca gece gündüz tüm toplum kesimlerini kucaklayacak çalışmalarımız devam ediyor. Çünkü biz sadece siyasi partinin adayı olmamıza rağmen tüm kenti yöneteceğiz. Geçlerden, çocuklara, tüm meslek örgütlerine kadar, tüm sivil toplum kesimlerinin temsilcisi olacağız. O nedenle de çalışmalarımız şuana kadar çok iyi gidiyor.

'Halkı belediye yönetimine ortak etmek istiyorum' Projelerimize gelince, çıkış noktamızda hep bir şeyi vurguladık. Kentin gelişimine yönelik halkı ortak etmeyen bir anlayış var. Ben halkı bu yönetime ortak etmeyi istiyorum. Çünkü Halkın belediyesi, halkın belediye başkanı olmak istiyoruz. O nedenle de katılımcı belediyeciliği ilke olarak benimsedim. Güçlü insandan korkmam, güçlü insanla çalışmayı severim. Halkın gücüne inanırım. Halkın katılımını sağlayacağım.

'Şeffaf bir belediyecilik olacak' Bunu n dışında açık ve şeffaf olacağız. Yani halktan gizli hiçbir kişinin bir iş yapmasına müsaade etmeyeceğiz. Birinci derece ben olmak üzere. Hesap verilebilirlik olması lazım. Bugün belediyede bende dâhil tüm meclis üyesi arkadaşlarımız, birimdeki arkadaşlarımız da dahil kendi adına tüm çalışmaları halka açık, şeffaf yapıyor dersek kendimizi kandırmış oluruz. Şuan teknolojik bir devirde yaşıyoruz. Bu çok basit. Şuan internet üzerinden bütçeden, projelere kadar her şey paylaşılabilir. Katılımcı, adaletli, halkçı bir bütçe yapacağız. Eğer bunu sağlamazsak bugüne kadar olduğu gibi yük halka bindirilecektir.Hani bir söz varya “Sen mutluluğun resmini yapabalirmisin,işin kolayına kaçmadan” bu işi çözüme kavuşturmamız lazım.

'Kentin sevgiye, kardeşliğe, barışa ihtiyacı var' Kentin sevgiye, kardeşliğe, barışa ihtiyacı var. Bırakın toplumu bugün belediyede birimler arasında bile kopukluk var. Dikkat ederseniz ben ziyaretlerimi toplumun değişik kesimlerinden yapıyorum. Kentte kopukluk var. Kurumlar arasında, devletin birimleri arasında bir kopukluk var.

“Açık ve şeffaf olacağız. Yani halktan gizli hiçbir kişinin bir iş yapmasına müsaade etmeyeceğiz. Birinci derece ben olmak üzere. Hesap verilebilirlik olması lazım. Bugün belediyede bende dâhil tüm meclis üyesi arkadaşlarımız, birimdeki arkadaşlarımız da dahil kendi adına tüm çalışmaları halka açık, şeffaf yapıyor dersek kendimizi kandırmış oluruz. Şuan teknolojik bir devirde yaşıyoruz. Bu çok basit. Şuan internet üzerinden bütçeden, projelere kadar her şey paylaşılabilir. Katılımcı, adaletli, halkçı bir bütçe yapacağız. Eğer bunu sağlamazsak bugüne kadar olduğu gibi yük halka bindirilecektir. İşin kolayına kaçmadan bu işi çözüme kavuşturmamız lazım.” Kurumlar arası bir kentte yaşıyoruz. Örnek veriyorum derelerimiz kirleniyor, halk derelerin temizlenmesini istiyor. Bu görev kanunen DSİ’nin belediye temizlemeyecek anlamı çıkmaz ama o zaman belediye ile DSİ arasında uyum yok. Bunu sağlamak çok mu zor. Ben bunu sağlayacağıma inanıyorum. Zonguldak üniversite kenti diyoruz. Öğrencilerimiz Türkiye'nin birçok yerinden geliyorlar. Biz öğrenci kardeşlerimize kaba tabirle yolunacak kaz gözüyle bakıyoruz. Kiralarımız almış başını gidiyor. Ulaşımdan barınmaya kadar birçok sorunları var. Yani üniversite bir kurum. Bu bağı birinci kişilerin kurması lazım. TTK bir kurum. Kentin ana damarı. Bu TTK ile Zonguldak kentte yapılması gerekenleri nizami yapmalılar. O anlamda sevgiye, kardeşliğe, barışa ve iyi bir diyaloga ihtiyaç var. Ben bunu sağlayacağıma inanıyorum.

'Trafik sorunlarının 3 ayağı var' Bunun dışında kentin birçok toplumsal kesimlerinde sıkıntılar sorunlar var. Ben trafik komisyonu başkanlığı yapıyorum. Bugün her önüne gelen ulaşım sorunundan bahsediyor. Bu konuda aslında çok çaba sarf ettiğime inanıyorum. Ama yetti mi yetmedi. Bugün kentte adım atsanız araçlara çarpabiliyoruz. Peki, bu kadar yoğun olan trafikte araç sahipleri para kazanıyor mu dersek kazanmıyorlar. Şoförler belki de 5 yıl önceki ücretlerle devam ediyorlar. Belediyede otobüs var. Otobüsler dolmuş gibi, dolmuşlar otobüs gibi çalışıyor. Karman çorman bir düzen var. Bunlar sadece belediye üzerine yüklenmeye çalışılıyor. Ama bunun iki ayağı daha var. Burada da kopukluk var. Şoförler Odası var, emniyet var. Bunların bütünlüğünü de belediye başkanı sağlayacak. Trafik sorunlarını bu kurumları yanına alıp, onlara da anlatacak. Çünkü kenti birlikte yönetiyoruz.

'Islah imar planlarını hayata geçireceğiz' Bunun dışında çarpık kentleşmemiz var. Bununla ilgili arkadaşlarımız çalışıyorlar. Ben de üç yıldır imar komisyonunda çalışıyorum. Bu çarpık kentleşmeye baştan böyle başlanmış, belirli bir yere kadar gelmiş. Burası sanayinin bel kemiği ama ona uygun binalar yapılamamış. Kamu binaları, konutlar şehri sıkıştırmış. Doğal olarak diğer bölgelerde Site dışındaki yerler plansız durumda. Göreve geldiğimizde yapacağımız işlerden bir tanesi ıslah imar planlarını hayata geçireceğiz. Yani burayı planlı bir kent haline dönüştürmemiz lazım. AK Parti iktidarının hep söylediği kentsel dönüşüm aslında bu. Kentin 17 etabında planlama yapılması lazım. Planlı olmadıktan sonra büyük sorunlar ortaya çıkabilir. Bakın bugün Site

çöküyor diyorlar. Şaka gibi geliyor insanlara. Tek tek apartmanlar çökmüyor, komple zemin çöküyor. Orası eskiden Bahçelievlerdi. Evler iki kattan bahçeliydi. Çünkü oranın altında başka üretimler vardı. Biz onları zamanla unuttuk. Oralar vatandaşlarımız için kıymetli yerler. İki katlı binasının yerine 7-10 katlı binalar diktiler. Site artık şişti, patladı. İlk yapılması gereken şeylerden bir tanesi kentin yerleşim alanlarını planlı bir şekilde başka yere geçirmek.

'Bu çağda böyle kent olur mu deniliyor' Dün kente maden dolayısıyla işçi ağırlıklı bir göç vardı. Bugün de göç var. Bugün ama üretime göç gelmiyor. Bugün hizmet noktasında göç oluyor. Bugün kamu çalışanları, memurlar kentimize geliyor. Baktığımızda içe göçler yine oluyor fakat hizmet sektöründe daha fazla oluyor. Gelen insanlar doğal olarak bu kente ilk geldiklerinde bu çağda böyle bir kent olur mu tepkisini veriyor. Ankara'dan Zonguldak'a geldiğinde nereye geldim diye kendine soruyor. Eskiden bedenle çalışanlar geliyordu, şimdi mavi yakalılar, beyaz yakalılar dediklerimiz kentimize geliyor. Doğal olarak çağa uygun kentleşmenin olması gerekiyor. Bu daha çağdaş, daha çevreci, daha yaşanabilir bir çevrenin oluşması gerektiği anlamına geliyor.

'Kentimizin kaybolmaya yüz tutmuş o güzel kimliğini açığa çıkaracağız' Zonguldak'ın 20-30 sene öncesine bakarsak, Zonguldak'ta o yıllarda bu kültür vardı. O gün bu düzeni TTK sağlıyordu. Tiyatrosundan, sinemasına, spor komplekslerine kadar TTK organizasyon yapıyordu. 15-20 yıldır TTK daraldıkça onun yerini özel sektör ya da boşluk alanlar doldurdu. Bu nedenle çarpık kentleşme ulaşımdan yerleşime kadar yaşamın her alanında,

kültürünü de alıp götürdü. Kaybolmaya yüz tutmuş kentimizin o güzel kimliğini açığa çıkaracağız. Onun için yeni küresel dünyada, Avrupa'ya yüzünü dönmüş Türkiye'mizde kentimizin de Avrupa'ya uygun adımlarının yeniden atılması lazım. Eskinin iyi olan değerlerini yeniden alacağız, bugünün şartlarına uygun dizayn edeceğiz. Kendimi 70-80 kuşağının temsilcisi olarak ilan ediyorum. Ben aynı zamanda toplumsal bir köprüyüm. 12 Eylül’ün baskısını yaşamı, hapishane görmüşken bugün de gezi olaylarındaki gençlerimizle buluşabiliyoruz. Bu kent gezi ruhuyla yönetilsin dedik. Kimi arkadaşlarımızdan dost hane eleştiriler aldım. 'Gezi ruhu seni daraltır' dediler. Daraltmaz dedim. Çünkü gezi ruhu CHP demek değildir dedim. CHP eğer gezi ruhundaki toplumsal ruhu kucaklayamazsa zorluk oradadır. Partiye de o anlamda köprü oluyorum. Çünkü gezi ruhu taşıyan tek aday benim adayların içerisinde. Gezi ruhu içinde tek CHP'liler yok. Gençler var. Yaşlılar var, çocuklar var,doğayı çevreyi sevenler var. 90 kuşağı çocuklar var. Bu çocuklar sandığımız gibi evde oturmuyorlar. Dünyayı takip ediyorlar, sorguluyorlar, itiraz edebiliyorlar. “Benim yaşamıma dokunamazsın, ben kendi yaşamımı belirleyecek düzeydeyim” dediler. Ben çevreye duyarlıyım, çevreciyim, temiz dünya istiyorum dediler. Bir şey yapacaksan bana soracaksın, bende bu dünyada varım dediler. Bu toplumun içinde her kesimden gençler vardı. Eğer Haziran ayındaki toplumsal muhalefeti kazanabilirsek ben eminim daha iyi bir Zonguldak geliyor demektir. Eğer bunu kazanamazsak bilin ki bu gençleri ne partiye katabileceğiz, ne de topluma katabileceğiz. O nedenle ben kendime güveniyorum. Ben gençleri, engellileri, yaşlıları anlayabilecek konumdayım' dedi. (Denge Gazetesi 8 Kasım 2013 SEDA FİDAN)


SUSMA -HABER-YORUM

13 Kasım/2013/572

Zonguldak TSO'dan Belediye Baþkaný ve Rektöre ziyaret gerçekleþtirdi Zonguldak Ticaret ve Sanayi Odası Başkan ve Yönetim Kurulu üyeleri, Zonguldak Belediye Başkanı Muharrem Akdemir ve Bülent Ecevit Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mahmut Özer'i ziyaret ederek gündemdeki konularla ilgili görüş alışverişinde bulundular. Zonguldak Ticaret ve Sanayi Odası yeni yönetimi, protokol gezilerini Zonguldak Belediye Başkanı ve Bülent Ecevit Üniversitesi Rektörünü ziyaret ederek devam ettirdi. Zonguldak Belediye Başkanı Muharrem Akdemir'i ziyaretlerinde gecikmiş bir ziyaret gerçekleştirdiklerini belirterek, limanla ilgili yapılan çalışmalara değinen Zonguldak TSO Başkanı M. Salih Demir, "Zonguldak limanının 24 saat işletilmemesi nedeniyle sıkıntı yaşanıyor. Bunun düzeltilmesiyle ilgili çalışma yapıyoruz. Mevcut yapıyı düzeltmemiz durumunda ticaret artacak, Zonguldak kazanacaktır. Sizlerden de belediye olarak destek bekliyoruz" dedi. Zonguldak TSO Meclis Başkanı Zafer Sağlam da Zonguldak Limanının rantabl çalıştırılmasının önemine değinerek, "Limanın sağlıklı işlemesi ve yollarımızın bir an önce yapılması çok önemli. Gerekirse Karayollarının da dikkati çekilerek sorunların çözümü sağlanmalı" dedi. Zonguldak Belediye Başkanı Muharrem Akdemir de ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getirip, "Ticaret ve Sanayi Odaları olmazsa olmazımız. Görevleriniz hem kolay hem ağır. Zonguldak'ın gelişmesi adına yapılacak her girişimin yanında oluruz. ÇATES, Filyos Vadisi konularında görüşlerimi açıkça söylüyorum, bundan sonra da söyleyeceğim. Kömürün varlığını kimse yok sayamaz. Zonguldak'ı geliştirelim, limanı geliştirelim" dedi. Bülent Ecevit Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mahmut Özer'i ziyaretinde de gecikmiş ziyareti gerçekleştirdiklerini hazırlatan Zonguldak TSO başkanı M. Salih Demir, birlikte güzel işler yapmak istediklerini belirterek, "Bunun için görüş alış verişlerimizi sıklaştırmak gerekir. Zonguldak zor günlerden geçiyor. Bundan sonra elimizden geleni yapmaya çalışacağız. 9 Kasım'da yapılacak KamuÜniversite-Sanayi işbirliğini içeren toplantı bunun için de bir adım olacaktır"

Zonguldak TSO Meclis Başkanı Zafer Sağlam Zonguldak Limanının rantabl çalıştırılmasının önemine değinerek, "Limanın sağlıklı işlemesi ve yollarımızın bir an önce yapılması çok önemli. Gerekirse Karayollarının da dikkati çekilerek sorunların çözümü sağlanmalı" dedi.

dedi. Zonguldak TSO Meclis Başkanı Zafer Sağlam da Üniversitenin gelişimini takip ettiklerini ve takdir ettiklerini belirterek birlikte çalışmalar yapma dileğinde bulundu. Bülent Ecevit Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mahmut Özer de Üniversite olarak olumlu şeylerle gündeme gelmeye çalıştıklarını belirterek, "Hastanemiz

Kongre Ýlaný

Türkiye'de Cerrahpaşa Hastanesinden sonra 2. oldu. Bu çok önemli. Ne kadar beraber olursak, sorunları paylaşabilirsek o kadar birbirimize destek verebiliriz. Birlikte güzel şeyler yapabiliriz. Fiziki alanda ve öğrenci sayısıyla büyümekle birlikte nitelikli olarak da büyüyoruz" dedi.

Sayfa 7

Dereli ZGC' yi ziyaret etti

AKP Zonguldak Belediye Başkan Aday Adayı Cem Dereli Zonguldak Gazeteciler Cemiyetini ziyaret etti.Ziyarette Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Derya Akbıyık ile görüşen Cem dereli projeleri hakkında bilgiler verdi.Zonguldak Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Derya Akbıyık Dereli'ye ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getirerek şunları söyledi. "Zonguldak için güzel projeleriniz var. Eğer şansınız olursa ve aday olursanız başkan seçildiğiniz taktirde bu projelerinizin ve sözlerinizin takipçisi olacağız. Projelerininiz içinde gazeteciler ile ilgili bir proje göremedim. Zonguldak'ta ki gazeteciler içinde sizden adımlar ve projeler bekliyor olacağız. Tekrar çıktığınız bu yolda size başarılar diliyorum dedi.AKP Zonguldak Belediye Başkan Aday adayı Cem Dereli ise Zonguldak basınını başarılı bulduğunu belirterek "Zonguldak'ta yerel basın çalışmaları çoğu ile göre çok iyi. Zonguldak'ta ender iyi diyebileceğim şeylerden biride yerel basın. Zonguldak'ta yerel basın çok önemli. Buradan söz veriyorum gazeteciler ile ilgilide çalışmalar yapacağız. Bunu cemiyetle birlikte bir proje geliştirerek ve destek alarak yapacağız" dedi.Dereli diğer çalışmaları ile ilgili olarak "Eğer seçilirsek ilk icraatım CHP zihniyetini belediyeden tamamen

temizlemek olacak. Ondan sonra icraatlarımızla verdiğimiz sözleri yerine getirmeye başlayacağız.Bunun dışında tahsilata çok önem vereceğim. Belediye borçları ile vatandaşla barışık olacağız Af çıkaracak ve borçlu olanların bütün borçlarının faizlerini affedeceğiz. Borçlarını ana parayı ödeyerek kapatma imkanı vereceğiz. İki flaş projemiz var. Bunlarla adaylık sürecimiz olursa paylaşacağız. Bunlarla 5 yıllık süre için 80 milyon TL gelir sağlayacağız. Buda aylık 1.3 milyon tl kaynak demek. Bu kaynağı yaratacağız. Bu kaynağı yarattıktan sonra hizmet anlamında bir şeyimiz eksik kalmayacak. Parasız yapılacak o kadar çok şey var ki. Ama burada ki CHP zihniyeti kendi aralarında ki kavgalar Zonguldak'ı bu hale getirdi. Ben aday adaylığı sürecinde bunlardan dert yanmak yerine net çözümler sunmak istiyorum. Kesinlikle İnağzı'nda TOKİ ile alt gelir gurubuna ev yapacağız. Belediyenin cebinden tek kuruş çıkmayacak. Her şeyi TOKİ yapacak sadece imzayı belediye atacak.Bunun dışında da müthiş bir kentsel dönüşüm hareketi başlatacağız" dedi.Yapılan ziyarette ZGC genel başkanı Derya Akbıyık , Cem Dereli' ye 1910 yıllarını gösteren Zonguldak fotoğrafını hediye etti.

CHP Aday Adayý Turgut Aydýn ZGC 'yi ziyaret etti

Erzincan ili Kültür ve Yardımlaşma Derneği’nin Olağanüstü Genel Kurulu 30 Kasım 2013 (Cumartesi) Günü Saat:13.00-16.00 Saatleri arasında (Uzunçarşı Kat 3’teki) dernek binasında yapılacaktır. Çoğunluk sağlanamadığı takdirde 7 Aralık 2013 (Cumartesi ) Günü aynı yer ve saatte aşağıdaki gündemle yapılacaktır. Saygıdeğer üyelerimize duyurulur

Gündem 1-) Açılış ve yoklama 2-) Kongre Divan Seçimi ve Saygı duruşu 3-)Yönetim ve Denetim kurulu çalışma hesap raporlarının okunması, tartışılması 4-)Aklanma 5-)Gelecek dönem tahmini bütçenin okunması,görüşülmesi ve onaya sunulması 6-)Organ seçimleri a-)Yönetim Kurulu (7 asil.7 Yedek) b-)Denetleme Kurulu (3 asil.3 yedek) 7-)Dilek ve temenniler 8-)Kapanış

Erzincan ili Kültür ve Yardımlaşma Derneği Yönetim Kurulu

Zonguldak Belediye Başkan Aday Adayı Turgut Aydın, Zonguldak Gazeteciler Genel Merkezini, heyeti ile beraber ziyaret etti. Yapılan ziyarette, ZGC Genel Başkanı Derya Akbıyık, başkan adayı ve konuklara hoş geldiniz diyerek, Aydın'a aday adaylığı süresinde başarılar diledi. Akbıyık, Aydın bugün Zonguldak Belediyesinde meclis üyesi olarak başarılı

görevlere imza atmıştır. CHP'nin önemli bir ismi ve meclis sırasında ikinci sıradan yer alması da tabi ki önemli dedi. Aydın yaptığı konuşma da; ilimizin en önemli kuruluşları arasında yer alan Cemiyeti ziyaret etmekten ve bizleri kabul ettiğiniz için teşekkür ederiz. Zonguldak'ın büyümesi ve gelişmesi için, göreve talibiz. Belediyemizin eksikliklerini biliyorum. Projelerimiz hazır, kaynak

yaratma da sıkıntımız olmayacak. Özellikle Zonguldak limanı ile ilgili gelir getirici önemli çalışmalarımız var dedi. Yapılan ziyarette; Turgut Aydın'la beraber inşaat mühendisi, mimar, esnaf ve danışmalarından oluşan heyette yer aldı.


Sayfa 8

13 Kasım/2013/572

Furat; "Elleri kire bulaþmýþ insanlarýn CHP'yi aðzýna alamaz” Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Zonguldak İl Başkanı Halil Furat, parti binasında düzenlediği basın toplantısında, AKP'li yöneticiler ile Kozlu Belediye Başkanı ve Zonguldak Belediye Başkan Aday Adayı Ali Bektaş'a yönelik ağır eleştirilerde bulundu.Furat, AKP İl Başkanı Hamdi Uçar ve Belediye Meclis üyelerinin Ankara Köprüsü ile ilgili ortak yaptığı açıklamaya sert yanıtlar veren Furat, kimsenin belediye üzerinden puan toplamasına izin vermeyeceklerini söyledi."Zonguldak'ın nasıl soyulduğunu biz çok iyi biliyoruz" diyen Furat, Ali Bektaş'ın aday adaylığını da gündemine aldı. Furat, Ulutan Barajı'nda yaşanan olumsuzluklardan Bektaş'ı sorumlu tuttu. Furat, ayrıca Bektaş'ın Zonguldak'a gelirken neden meclis üyelerini de yanında getirdiğini merak ettiğini ifade etti. CHP Zonguldak İl Başkanı Halil Furat Basın toplantısının yapma gerekçelerinden birinin de belediye ve İl Genel Meclisi üyeliği aday adaylığı için yönetimden istifa eden arkadaşlarımızın yerine gelen arkadaşlarımızı (Muharrem Çelik, Cevdet Şahinhan ve Ali Alpak) tanıştırmak kamuoyuna bilgi vermek olarak yorumladı. Furat ayrıca güncele ilişin olarak değerlendirmelerde bulundu. "Köprüyü karayolları bölge müdürlüğü'nün yapması gerekiyor" Partisini ve belediyeyi korumak adına bu açıklamaları yaptığı belirten Furat, "Ankara Köprüsü'nün kapalı olması nedeniyle belediye başkanımızı ağır bir şekilde eleştirmiş. Biz bu konuyla ilgili araştırma yaptık.

Karayolları Bölge Müdürlüğü Tarihi Köprüler Başkanlığı diye bir kurum var. 3-4 sene önce buradaki girişimler neticesinde köprü için 2,5 milyon TL para tahsis edilmiş. Karayolları Müdürlüğü'nde projesi çizilmesi gerekirken oradaki mimar ve mühendislerin bu projeyi çizmedikleri ortaya çıktı. Dolayısıyla bu konuda belediyemizin yapabileceği hiçbir şey yok. İl Başkanı Hamdi Uçar'ın bu konu üzerinden belediyeyi ve partimizi eleştirerek puan toplamaya çalışmasını normal karşılıyorum. Bunlar halkın bilgisi dışında gelişen olaylar, bizler buradan partimizi korumak adına bunları açıklıyoruz. Burada belediyenin hiçbir suçu yoktur, bunu Karayolları Bölge Müdürlüğü'nün yapması gerekiyor" diye konuştu.

Furat;“Bizler gezdiğimizde halkın memnuniyeti ile karşılıyoruz. Uçar, 'Zonguldak'ı soyacağınıza iş yapın' diyor. Ben de diyorum ki; Biz Zonguldak'ın nasıl soyulduğunu Kozlu ve Kilimli'de gördük. Oralarda neler yapıldığını hepimiz gördük. Eğer bir şey arıyorsa aynaya baksın. Eğer Zonguldak'ta bir soygun bir talan varsa bunu kendi partisinde aramasını söylerim. Kimse CHP'yi karalayamaz. CHP Türkiye'nin teminatıdır.” durumunu bozan, sular çamurlu akıyorsa, sular kesiliyorsa bunun müsebbibi Ali Bektaş'tır. Zonguldak Belediyesi üstüne düşen ödemeyi yapmıştır. Suyla ilgili sıkıntıların kaynağında Ali Bektaş yatıyor" dedi. "Buradan Sayın Valimizi uyarıyoruz"

"Elleri kire bulaşmış insanların CHP'yi ağzına alma, eleştirmeye hakları yoktur." "Sayın AKP İl Başkanı'nın belediyeyi eleştirdiği diğer konu derenin temizliği konusu. Orman ve Su İşleri Bakanı buraya gediği zaman derenin temizliğiyle ilgili bir olur vermişti. Belediyenin kendi imkanlarıyla burayı temizlemesinin mümkün olmadığını artı DSİ'nin görev kapsamı içerisinde olduğunu söylemişti. Dolayısıyla buradaki eleştiriyi manasız buluyorum. Bu derenin ıslahını, temizliğini yapması gereken DSİ'dir. Yapılan işleri ört bas edercesine, bu tip suni gündemleri yaratarak belediyeye atfederek belli spekülasyonlar yapılıyor. Belediyemiz kendi imkanların doğrultusunda her türlü çalışmayı yapmaktadır. Bizler gezdiğimizde halkın memnuniyeti ile karşılıyoruz.

Uçar, 'Zonguldak'ı soyacağınıza iş yapın' diyor. Ben de diyorum ki; Biz Zonguldak'ın nasıl soyulduğunu Kozlu ve Kilimli'de gördük. Oralarda neler yapıldığını hepimiz gördük. Eğer bir şey arıyorsa aynaya baksın. Eğer Zonguldak'ta bir soygun bir talan varsa bunu kendi partisinde aramasını söylerim. Kimse CHP'yi karalayamaz. CHP Türkiye'nin teminatıdır. Türkiye'nin ayakta kalan namus abidesidir. Elleri kire bulaşmış insanların, elleri pisliğe bulaşmış insanların

CHP'yi ağzına alma, eleştirmeye hakları yoktur." "Sular çamurlu akıyorsa, sular kesiliyorsa bunun müsebbibi Ali Bektaş'tır." "AKP'li belediyelerinde burada neler yaptığını ifşa etmek istiyorum. Zonguldak'a getirilen Kozlu Belediye Başkanı Ali Bektaş'ın taşeron işçilerini zorla partiye üye yaptırmıştı. Ulutan Barajı'na işçi alarak, barajın ekonomik

"Nebioğlu Belediye Başkanı Ertan Aydoğdu, partimizden istifa edip AKP'ye geçti. AKP'ye geçmesini burada nedenleriyle birlikte çok eleştirdik. Ama ben şunu merak ediyorum. Özel İdare Sekreteri olan eniştesi Recep Demirtaş'ın AKP milletvekilleriyle beraber Nebioğlu'na giderek el ele tutuşup el kaldırmasını, açıklama yapmasını, siyasi şov yapmasını çok yadırgadım. Eğer siyaset yapmak istiyorsa gitsin istifa etsin, nerden aday olmak istiyorsa olsun. Siyasete soyunsun. Memurlara siyaset hakkı verildi de bizim mi haberimiz yok? Öyle bir yasa çıkmadı. Buradan Sayın Valimizi uyarıyoruz. Gerekeni yapmasını bekliyorum."


Susma gazetesi 572