Page 1

Çaðlayan; Fener Halkýndýr Platformu'na "Politize olmuþ sivil toplum kuruluþlarý"dedi AKP Merkez İlçe Başkanı Mustafa Çağlayan Elmas TV'de Atilla Öksüz'ün sorularını yanıtladı.24 Haziran seçimleri ve sonuçlarının da değerlendirildiği programda, Fener semtinde bir alanın TÜGVA'ya verilmesi konusuna değindi.Çağlayan; "Fener'de bulunan bir alanın TÜGVA'ya verilmesi deniyor ama TÜGVA buraya talip olmuştur. Burayı istemiştir ve herkesin buraya talip olma hakkı vardır. TÜGVA'da Türkiye Gençlik Vakfı'dır. Gençlerle ilgilenen ve gençlere bu toprakların kültürünü, örf ve adetlerini, geleneklerini ve kutsallarını aşılamaya çalışan ve de özveriyle bu işi yapmaya gayret eden yeni nesil bir gençlik vakfıdır” Fener’de bir bölgenin Vakfa verilmesini protesto eden palatforma “ Fener Halkındır Platformu'na "Politize olmuş sivil toplum kuruluşları"dedi Haberi Sayfa 5’de SUSMA GÖNÜLLÜ OKURLARIN DESTEĞİYLE ÇIKIYOR ABONE OL ABONE BUL

11 TEMMUZ 2018 HAFTALIK YEREL GAZETE YIL: 22 SAYI: 810

Mutfakta son 15 yýlýn rekoru kýrýldý Caner; Transferdeki geliþmeleri deðerlendirdi Zonguldakspor Kulüp Başkanı Süleyman Caner yeni sezon öncesinde iç ve dış transferler hakkında bilgi verdi. Caner iyi bir ekip oluşmaya çalıştıklarını belirterek kaynak arayışları için milletvekilleri ile bir araya geleceklerini söyledi. Haberi Sayfa 8’de

Yýlmaz; 'Kozlu Revaçta'Sloganýyla Fuardaydýk Kozlu Belediyesi İlçenin ulusal ölçekli tanıtımına katkı sağlamak amacı ile İstanbul'da düzenlenen Batı Karadeniz Tanıtım Turizm ve İş birliği Fuarı (BAKAF)'a katıldı. Haber 7’de

Baş Yazı Cinayetlere Sessiz kalan kent 24 Haziran seçimlerinde muhallifler “DİP Dalgası” olacak, “Hayır’ı TAMAM”layacağız diyerek çalışma yürüttüler.Olmadı.Olan birşey varsa kentimizin DİP yaptığıdır. Neden mi? hafta sonu Kilimli ilçesinde Kayıt Dışı (Kaçak) Ocakta iki Maden İşçisi yaşamını yitirdi,iş cinayetinde.Basın yayın kuruluşları yazmasa neredeyse kimse duymayacak.DİP yapan ekonomik durum kent insanını 1800’deki gibi yerin onlarca metre altından elle kömür çıkarmanın, ekmeğini kazanmanın peşinden koşturuyor.Yönetenler gelişmiş ülkeler sıralarında yükseldiğimizi söyleye dursun, son iki maden işçisinin hangi şartlarda yaşamını yitirdiği ülkemizin nerede olduğunu açıkça gösteriyor Peki yönetenler öylede; İşçi sınıfının dostları nerdeydi?. Nerede Maden Mühendisleri, GMİS, ESM, Çevre örgütleri, CHP;ÖDP, EMEK,Yeşil Sol Parti, neden bu cinayete sesiz kaldılar. Dün 2 Temmuz Sivas Katliamına, bugün 2 Maden işçisinin ölümüne sesiz kalan kent. Sessizliği bozma zamanı gelmedi mi hala?

Susma

Mutfak giderleri yüzde 6.52 arttý Genel Maden İşçileri Sendikası'nın Zonguldak'ta yaşayan 1 çalışan, 1 ev hanımı, 2 çocuk toplam dört kişiden oluşan çekirdek ailenin aylık gıda harcaması Haziran 2018'de mutfak harcaması bir önceki aya göre yüzde 6,52 oranında arttı. Mutfaktaki yıllık artış ürün bazında yüzde 15,58 seviyesinde gerçekleşti. Aynı dönemde mutfaktaki yıllık enflasyon ise yüzde 18,83 düzeyinde gerçekleşti. Gıda harcamasında meydana gelen aylık yüzde6,52 lik artış aile bütçesinde bir önceki aya göre yaklaşık 104 TL ek yük getirdi. Haberi Sayfa 4’de

Zaman; “Oy kaybýndan Akdemir sorumlu deðil” CHP Zonguldak Merkez İlçe Başkanı Fikret Zaman, Zonguldak'ta alınan seçim mağlubiyetinden Belediye Başkanı Muharrem Akdemir'in sorumlu tutulamayacağını dile getirdi Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Zonguldak Merkez İlçe Başkanı Fikret Zaman seçim sonuçlarının açıklanmasından sonra ilk kez açıklama yaptı. Açıklamasında Zonguldak Belediye Başkanı Muharrem Akdemir'in tarafsız kalarak herkesin belediye başkanı olduğunu ve bunun seçimlere olumsuz bir etki yaratmadığını savundu. Bazı Belediye Başkanları'nın siyasi görüşünü açıklamasının tarafsız durma olduğunu

göstermediğini dile getiren Zaman açıklamasında şunları dile getirdi: 'Erken seçim takvimi açıklandığının ertesi günü tüm seçmenlerin yaklaşık %85'i tarafını belirlemişti. O tarihten itibaren tüm siyasi partilerin meydan mitingleri veya diğer her türlü çalışmaların bahsedilen seçmenler üzerinde etkisi olmadığı inancındayım. Ancak %15'lik kararsızlara etki edebileceği kanısındayım” dedi. Devamı Sayfa 3’de.

Eðitim-Sen; “Ýktidarýn Hukuksuz KHK'lerine Boyun Eðmeyeceðiz!” KESK'e Bağlı Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası(Eğitim-Sen) Basın açıklaması yayınladı."20 Temmuz 2016'da ilan edilen OHAL neredeyse iki yıldır devam etmektedir. Hukuksuz uygulamalarına OHAL'i kalkan yapan siyasi iktidar, hiçbir kaygı ya da engel tanımadan peş peşe çıkardığı kanun hükmünde kararnameler ile hiçbir hukuk kuralı, yasa ya da sınırlama tanımamaktadır. OHAL süresince emekçilerin en temel haklarına ve güvencelerine göz dikenler,emek, demokrasi, barış ve adalet taleplerimizi yayınlanan ihraç kararnameleri ile boğmaya çalışmaktadır”dedi Haberi Sayfa 6’da.


SUSMA -YORUM

11 Temmuz 2018/810

Bizim Mahalle Ters Köşe oldu

Bahaddin Arı bahaddinari@gmail.com

“Anı yaşa”, “Günü Kurtar”, “Mutlu ol”, “Bugün varsın”, “Geçmişe sünger çek”, sözleri aslında iktidarların,yönetenlerin kendi geleceklerini dahada sağlamlaştırmak, geleceklerini garanti altına almak için bizleri günlük düşün,hemen hareket et matığıyla günümüzü geçirmeye, bunun biraz ötesi “şükretmeye”, “ney se bugünü de kazasız belasız atlattık” demeye kadar getiriyorlar.Oysa bizler,daha önceleri, Program-strateji-taktik konularında, uzak ve yakın hedefler üzerine ne tezler-tartışmalar yapmış bir mahallenin çocuklarıydık. İşte bu bizim mahalle son günlerde bu yetişme ve gelişme tarzlarını terketmeye,tıpkı yukarıda saydığım kavramlara kendini teslim etmeye kadar geldi. Tüm bu davranışlar, bizim mahalleyi uzun süredir ters köşe yaptırıyor. Son hafta da yaşanan bir iki konuya değinerek örnek vermek isti yorum. Geçtiğimiz haftalarda Pusula Gazetesi Muhabirleri.(Zamanlamayıda iyi yaparak) Zonguldak Müftüsüne “Yaz Mevsimi geldi Kadın ve

Erkeklerin birlikte nasıl denize girmeleri konusunda fikrini”soruyor. Kime? İl Müftüssüne.Yani Hal Müdürüne,Zabıta Müdürüne,Milleğitim Müdürüne değil.Müftü Rüstem Can’da konumu gereği,Diyanet’in ve doğal olarak Kuran-ı Kerime kaynak olarak değerlendirmede bulundu. Bizim mahallenin değimiyle ilkesel olarak söylemesi gerekeni söyledi. Bizim mahalle bu açıklamadan hareketle Kadın Platformunu toplandı ve Mühtüyü kınamak için karar aldılar.Karar alıcıların kendi içlerindeki ayrışmaya değinmiyorum.Orada bile ortak duramadık.Yani soruyu soran ve soru sorulan kurum arasındaki konu bizim mahalllede, laik yaşam elden gidiyora kadar geldi.Sonuç Kapuz Plajında herkez kadınlı erkekli denize girmeğe devam ediyor.Ama bizim mahalledeki kavga derinleşiyor. İkinci konu; Bizim mahallede Fener Semti ile ilgili olarak gelişti. Yine basında çıkan habere göre şekillenen bizim mahalle “Fener Bizimdir ,Fenerden Elinizi Çekin” diyerek “Fener Halkındır Platformu” kuruldu. Bizim Mahalle bu platform kur-

maya ve dağıtmaya çok alışkın. Son yıllarda kaç platform kuruldu,dağıldı ben sayısını ve ismini unuttum. Aslında sadece Fener mi Bizim? Bu kent kimin? Bu kentin caddeleri, sokakları, dağları,taşları tahrip edilirken,işgaller yapılırken bu kent bizim olmuyor mu?Hatırlar mı Bizim Mahalle Memurlar Lokali kat kat çıkarken Sahilde yine bir platform eylem yapmıştı.Hatta o açıklamada “Bu yapı yıkılıncaya kadar buradayız”denilmişti o akşamın ertesinde ne gelen oldu ne giden, ama Memurla Lokali dahada büyüdü ve şuan Ruhsatlı Düğün Salonuna dönüştü.Bizim Mahalle seviyor böyle popülist,günlük hatta mümkünse akşam vakti eylemlerini. Bizim Mahalle bu konuda da Ters köşe oldu.Neden? İsmi geçen Vakıf için öyle bir algı oluşturuldu ki; Dersiniz ki Fener’in tümünü istemiş, o bölgeyi rant alanına çevirecekmiş gibi bir kamuoyunda tartışma yarattı.Oysa istenen bölgeyi Platform Sözcüleri oluşturanlar,koca koca vekiller bili yor.Fener Semtinde tıpkı diğer sosyal tesisler kadar hatta dahada dar bir

Yeni sisteme yeni muhalefet! 14 Temmuz 1789 - Fransız Burjuva Devrimi. 1889 - 2. Enternasyonal kuruldu. 1889 - 1 Mayıs "Uluslararası Emekçi Dayanışması Günü" ilan edildi. 15 Temmuz 2016 Türkiye’de Askeri Darbe girişimi oldu 1963 - Grev ve Lokavt yasası çıktı. 1968 - ABD 6. Filosu İstanbul'a geldi. 1975 - SSCB-ABD ortak uzay uçuşu. 16 Temmuz 1964 - Eski Başbakanlardan Rauf Orbay öldü. 1974 - Kıbrıs olayları başladı. 17 Temmuz 1942 - Bulgaristan'da Vatan Cephesi kuruldu. 1968 - 15 Temmuz'da İstanbul'a gelen ABD 6. Filosu'nu protesto eylemleri başladı. 1968 - Vedat Demircioglu öldürüldü. 1986 - İnsan Hakları Derneği kuruldu. 18 Temmuz 1932 - Ezan Türkçe okunmaya başlandı. 20 Temmuz 1960 - İnsanoğlu Ay'da. ABD astranotları Armstrong ve Aldrin ilk kez aya ayakbastılar. 1971 - TIP kapatıldı. 1974 - Kıbrıs'a Türk askersel müdahale.

Susma KURUCU Bahaddın Arı Sahibi: Çark Yayıncılık,Reklamcılık Adına:Sevim ARI

Sorumlu Yazıişleri Müdürü: Bahaddin ARI Webmaster :S.Üstüngel ARI Yönetim Yeri ve Adresi: Mithatpaşa Mah.B. Ecevit Cad. Üstüngel Kreş üstü Kat: 5 No: 52 ZONGULDAK Tel/Faks 0372 252 42 99 GSM: 0544 246 09 17 Web: http://susmagazetesi.com e-posta: susmagazetesi@hotmail.com susmagazetesi67@gmail.com Dizgi-Düzenleme: SUSMA

Kururluş 28 Nisan 1997 Baskı: MATBAA 69 Tel:251 40 44

Kozlu; Bartın

Temsilcilikler ; Bilal Kara : Ahmet Güneş

Kongre İlanı;50. TL Tüzük İlanı:150 TL Yitik İlanı: 30 TL Gazete Satış Fiyatı: 1. 00 TL Yıllık Yayınlı Kurumsal Abone: 2500.TL Yıllık bireysel abonelik 200.TL Posta Çeki Hesabı: Bahaddin Arı 0148 52 40

Susma; Hak ve Sorumluluk Bildirgesi İlkelerine Uyar. Cevap ve düzeltme hakkına saygı gösterir. Gazetede yayınlanan yazıların sorumluluğu yazara aittir

Türkiye yeni bir döneme başlıyor. Başkanlık sistemi fiilen yürürlüğe girdi. Adına her ne kadar Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi de dense, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın da gazetecilere söylediği gibi artık bunun adı Başkanlık Sistemi ve bizim de yeni bir başkanımız oldu! Muhalefet partileri kabul etmeseler de, meşruiyet tartışmaları yapılsa da, Türkiye yeni bir yönetim modeline geçti ve toplum olarak buna alışmak zorundayız. Dün itibariyle açıklanan Bakanlar ve Başkana doğrudan bağlı çalışacak başkanlık, ofis ve kurullarla, onlara bağlı oluşacak taşra teşkilatlarıyla Türkiye yeni bir modelle yönetilmeye başlanacak. Dünyadaki örnekleriyle kıyaslanarak sistem eleştirisi yapılabilir, işleyişine ilişkin çıkabilecek sorunlar ve olası çözümsüzlükler, eksikler tartışılabilir. Ancak tüm bunlar yapılırken alternatifini ortaya koymak ve halka bunu doğru anlatmak, anlaşılır bir dille kamuoyuyla paylaşmak zorundasınız. Yalnızca meşruiyet tartışması açarak bu yeni sisteme karşı mücadele etmeniz mümkün değil. 24 Haziranda bir seçim yapılmış ve kim ne derse desin, halk iradesi yeni sistemden yana oluşmuş ve bir dönem daha mevcut iktidara yeniden görev vermiştir. Adil, eşit koşullarda yapılmış bir seçim olmadığı tespiti saklı kalmak kaydıyla, muhalefete düşen görev; her koşuldameclisin hiçbir yetkisi kalmadıbahanesi arkasına sığınmadan etkili muhalefet ve denetim görevini sürdürmek olmalıdır. Siyasetin uzun soluklu bir mücadele olduğu gerçeğini unutmadan, somut durumun, somut tahlilini yaparak, pratik ve halkta karşılık bulacak projelerle iktidara hazırlanmak muhalefetin ana görevi olmalıdır.

Kuşkusuz kimi protesto biçimleri denenebilir ama oraya çok fazla takılmadan; şekilden çok öze yönelik mücadele yöntemleri uygulamak daha doğru olur diye düşünüyorum. Açıklanan icracı bakanlar yeni sistemin ruhuna ve beklentilerine uygun görünüyor. Bakan olarak beklenen bazı isimlerin Başkanın çevresinde kimi organlarda görevlendirileceği tahmin ediliyor. Burada üzerinde durulması gereken muhalefetin alacağı pozisyondur. Güçlendirilmiş Parlamenter sistem hayali kurmak yerine verili duruma uygun muhalefet tarzı geliştirmek gerekir. Eskiden olduğu gibi, istemezük! Mantığıyla bir yere varılamayacağını görmek gerek. Siyasi etik, moral değerler, demokratik tavır gibi gerekçelerle bu iktidarı yok saymak, kabul etmemek yerine, "yarın bu iktidarı ben kullanacağım" iddia ve hedefiyle yola çıkmak, bir yandan da iktidara yol göstermek, daha doğru ve akılcı bir muhalefet anlayışı olur. Üstelik de üyeleri arasında birbirlerine geçişkenliği olan partilerden oluşmuş bir meclisin varlığı da muhalefet açısından bir şans, önemli bir avantaj sayılabilir. Nasıl 24 Haziran seçimleri öncesi uygulanan seçim kampanyalarında estirilen rüzgarla "iktidar olunabilirmiş" olgusu yaratıldı, toplumda bir heyecan dalgası oluştuysa, bugün de yeni ve yaratıcı muhalefet yol ve yöntemleriyle halkın çoğunluğuna hitap eden politikalar geliştirilebilir. İktidar, öyle sanıldığı gibi kaf dağının ardında değil elbet. Ama siz iktidar olabilmek adına eksik olan oylarınızı tamamlamak için ihtiyacınız olan, bugün iktidar partisine oy vermiş seçmenin aidiyat duygusunu dikkate almayan, onun manevi değerlerini aşağılayan,

Sayfa 2 bölge olan bugüne kadar atıl olan bir yer. Neden Ters köşe oldu Bizim Mahalle? AKP Merekz İlçe Başkanı Mustafa Çağlayan Elmas TV’de Atilla Öksüz’ün Günün Manşetlerine bağlanarak TÜGVA’ya neresinin tahsis edilmesini açıkça belirtti.Ama devam etti ve şöyle dedi, “Fener'de çevredeki dernek lokallerinin nasıl alınıp işletildiğine bakmak gerekmektedir. Hadi buyurun, hepsini masaya yatırıp nerelerde ne olması gerektiğine dair bir çalışma yapalım ve ilk önce sizin toplantı yaptığınız yerden başlayalım. Sakatlar Derneği'ne bir yer verilmesi gerekiyor mu? Buyurun, lokal her yerde işletilebilir; Lokali Sakatlar Derneği'ne verelim, yan tarafında da çay bahçelerinin olduğu geniş bir alan var orayı da Derneğe verelim. Belediyemiz ile bu çalışmayı yapalım, Sakatlar Derneği hem Maden Mühendisleri Lokali'ni kullansın hem de yan tarafında Engelsiz Park ile birlikte bir sosyal donatı alanı yapalım”dedi Bakalım Bizim Mahallei Ters Köşe olmaktan ne zaman kurtulacak?

Ayhan Ongun önemsediği lider ve partiye olan bağlılığından dolayı ötekileştiren tavrınızı sürdürürseniz peşinen muhalefette kalmayı kabul etmişsinizdir, demektir. Uygulama başladıktan sonra daha net olarak görülecek eksik ve yanlışlarını, sistemde görülen aksamaları takip ederek, düzeltilmesi için çaba göstermek, kamuoyu oluşturmak görevini eksiksiz ve önyargısız gerçekleştiren bir muhalefet, halkta mutlaka karşılık ve ilgi görecektir. Bunu yapmaz, o bildik klasik muhalefet yöntemlerini sürdürürseniz; bütün eksiğine, gediğine rağmen vatandaş iktidar partisine oy vermeye devam edecektir. Daha erkene alınmazsa, en geç sekiz ay sonra yerel seçimler yapılacak. Bu iktidarın, yerel yönetimlerdeki başarılarının üzerinde yükseldiği gerçeğini unutmamak gerekir. Zaman su gibi akıp gidiyor, bir bakmışsınız yerel seçimin zamanı gelmiş. Liyakati, bilgi ve donanımı; hepsinden önemlisi, yöre halkının tercih ve beklentilerini dikkate almadan yine merkez atamasıyla belediye başkan adaylarını belirlemeye kalkarsanız, bugün olduğu gibi yarın da, sonuçlarına katlanmak zorunda kalırsınız. Görünen o ki; parti içi iktidarı hedef alan, kısır tartışma ve çekişmelerden kurtulamayan yöneticiler oldukça, biz ne başkandan ne de başkanlık sisteminden kurtulamayız. Unutmamak gerekir ki, tek adamlığın karşıtı demokratik yönetimdir ve bunu önce kendi içinizde uygulayabilirseniz bir anlamı vardır. Yani demem o ki; önce kendi içimizdeki başkanlardan kurtulmak gerek.


11 Temmuz 2018/810

SUSMA -HABER- YORUM

Zaman; “Oy kaybýndan Akdemir sorumlu deðil” CHP Zonguldak Merkez İlçe Başkanı Fikret Zaman, Zonguldak'ta alınan seçim mağlubiyetinden Belediye Başkanı Muharrem Akdemir'in sorumlu tutulamayacağını söyledi… "Akdemir tarafsız kaldı" Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Zonguldak Merkez İlçe Başkanı Fikret Zaman seçim sonuçlarının açıklanmasından sonra ilk kez açıklama yaptı. Açıklamasında Zonguldak Belediye Başkanı Muharrem Akdemir'in tarafsız kalarak herkesin belediye başkanı olduğunu ve bunun seçimlere olumsuz bir etki yaratmadığını savundu. Bazı Belediye Başkanları'nın siyasi görüşünü açıklamasının tarafsız durma olduğunu göstermediğini dile getiren Zaman açıklamasında şunları dile getirdi: 'Erken seçim takvimi açıklandığının ertesi günü tüm seçmenlerin yaklaşık %85'i tarafını belirlemişti. O tari-

hten itibaren tüm siyasi partilerin meydan mitingleri veya diğer her türlü çalışmaların bahsedilen seçmenler üzerinde etkisi olmadığı inancındayım. Ancak %15'lik kararsızlara etki edebileceği kanısındayım. Görülen bu gerçek ışığında ilimizde ve ilçelerimizde, hatta beldelerimizde bazı belediye başkanları siyasi görüşünü ortaya çıkartarak çalışmışlardır.

Bu her siyasi parti için geçerlidir. Ancak bunların dışında kalan birçok belediye başkanı özellikle şu tavrı göstererek; "Ben herkesin belediye başkanıyım" tarafsız durma olgunluğunu göstermişlerdir. Özellikle Belediye Başkanlarının etkilerinin 24 Haziran seçimlerinde olmadığı düşüncesindeyim. Başta kendi ilimizden CHP açısından durumu değer-

lendirirsek gözde olan, çalışkanlığı başarıları il sınırlarını aşmış Belediye Başkanlarının kendi bölgelerinde dahi seçimlere önemli etkilerinin olmadığı çıkan sonuçlardan bellidir. Keza; Türkiye genelinde isimleri öne çıkan İzmir,Eskişehir,Mersin,Çan akkale,Edirne gibi CHP'li belediyelerin olduğu bölgelerde sonuçlar düşüncelerimi kanıtlamaktadır. Bu anlamda CHP'li Zonguldak Belediye Başkanı'da tarafsız kalarak sadece belediyecilik hizmetlerini yürütmeye çalıştığı için Merkez İlçe'de seçmenler üzerinde sayın Muharrem Akdemir'in olumsuz etkisinin olmadığını herkes ile paylaşmak isterim. Seçim sonuçlarının tekrar ülkemize hayırlar getirmesi dileklerimle bu yaşanacak bir süreçtir diyorum.'

Maden Ýþçileri topraða verildi 3 ton tavuk daðýtýlacak Gökçebey Belediyesive Zonguldak Kanatlı Hayvan Eti Üreticileri Birliği Başkanlığı'nca"6'ncı Ulusal Gökçebey Tavuk ve Kültür Festivali" düzenlenecek.22 Temmuz 2018 Pazar günü Gökçebey'de gerçekleştirilecek festivalde, 3 ton tenekede tavuk dağıtılacak.Zonguldak Kanatlı Hayvan Eti Üreticileri Birliği Başkanı Osman Bayraklı, herkesi festivale davet ederek, şunları söyledi: "Zonguldak'ımızda hem tavuğu sevdirmek, hem de ilimizi tanıtmak maksadıyla bu festivalleri düzenliyoruz. Gökçebey ilçemizin hem kültürel anlamda tanınmasını ve hem de üniversiteye gelen öğrenciler açısından da tanınmasına vesile olacağız. Birinci festivalimiz, Gökçebey'de başladı ve aynı anda 300 tane teneke tavuk kebabı yaparak rekorumuzu kırdık. 6'ncısı düzenlenen 'Ulusal Teneke Tavuk Kebabı Festivali' hep beraber Zonguldak ve ülkemizle beraber yapacağız." "Marşlarla ve meşaleler ile 13.30'da hükümet konağı önünde Gökçebey'de başlayacak olan festival, sanatçılarla halkı eğlendirecek.

Cenaze törenine Vali Yardımcısı ve Kozlu Kaymakamı Ahmet Karakaya, GMİS Genel Başkanı Ahmet Demirci, Kilimli Belediye Başkanı Ali Arslankılıç ve madencinin yakınları katıldı. Hasan Yıldız'ın babası Erol ve iki ağabeyi de kardeşlerinin tabutu başında taziyeleri kabul etti. Zonguldak Kilimli ilçesine bağlı Subatan Mahallesi'nde Kayıtdışı (kaçak) olarak işletildiği iddia edilen maden ocağında Hafta sonu akşam 18.00 sıralarında göçük meydana geldi. Göçükte ilk belirlemelere göre Erkan Cankurt (46) ve Hasan Yıldız (30) isimli maden işçileri mahsur kaldı. Olay yerine gelen AFAD, 112 acil sağlık, polis ve TTK tahlisiye ekiplerinin arama kurtarma çalışmaları sonrasında iki işçiye saat 23.00 sıralarında ulaşıldı. Kalp masajı

yapılarak hastaneye yetiştirilen işçilerden Hasan Yıldız tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Erkan Cankurt'un ise cansız bedenine ulaşıldı. Zonguldak'ta kaçak(Kayıtdışı) maden ocağındaki göçükte iş cinayetinde yaşamını yitiren işçiler, otopsi işlemlerinin ardından son yolculuklarına uğurlandı. İşçilerden birinin bir süre önce özel maden ocağından emekli olduğu 13 gün önce kaçak maden ocağında işe girdiği öğrenildi.

Atatürk Devlet Hastanesi morgunda otopsi işlemi tamamlanan iki çocuk babası Erkan Cankurt'un cenazesi maden ocağının bulunduğu mahalleye getirildi. Karadon Mahallesi Site Camii'nde helallik alınan Cankurt için dua edildi. Kılınan cenaze namazı sonrası Cankurt'un cenazesi defnedilmek üzere Bartın'ın Kayadibi köyü Serdaroğlu Mahallesi'ne götürüldü. Cankurt'un acı haberi ise Bitlis'te askerlik görevini yapan oğluna verildi.

Sayfa 3

Yaşamda yeni paradigmalar gerekli

Bilal Kara

Ülkede gün geçmiyor ki iş kazası olmasın. En son, Kilimli'de kaçak olarak işletilen bir kömür ocağında göçük oldu ve Hasan Yıldız ile Erken Conkur isimli işçiler öldü. Ailelerine baş sağlığı dilemekten başka,şu anda yapılacak başka bir şey yok. İki hafta önce başkanlık sistemimilletten onay aldı. RT Erdoğan, başka ülke devlet ve hükümet başkanlarının katıldığı yemin töreni ile göreve başlarken CHP kendi içinde kongreyi tartışıyor. Gerçi uygulamalar iktidarınson on yılında zaten başlamıştı. Muharrem İnce şansını Cuma namazı ile kıramazken, seçmen için iş kazası, yokluk yolsuzluk, yasaklar boş şeylerdi. Fikret Başkaya'nın (ABC Kritik 07.07.2018)'teseçimle ve sosyal demokrasi ile ilgili yaptığı bir değerlendirmede "CHP'nin başkanlığa değil paradigmaya ihtiyacı var" dedi. ABC Kritikte F Başkaya, "Sosyal Demokrasi (Refah devleti) ikinci dünya savaşından sonra 30 yıl sürdü. Bunu sürdüren de sosyal demokrat partiler değildi.Faşist yenilgiile politik alanda ezilen sömürülen halklar ve dünya işçi sınıfı lehine güç dengesi oluştu. İşçisınıfının pazarlık gücü arttı, Batıda işçi sınıfının morali yüksekti. Sömürgelerdebağımsızlık bayraklarıaçılmış, Sovyetler Birliğininprestiji ile güçler dengesi sermayeyi ödün vermeye zorlamıştı. Sonra sahnede olan sosyalist, komünist, sosyal demokrat partiler düzen partisi haline gelerek kapitalizmi aşma perspektifine yabancılaştılar. İnandırıcılıkları kalmadı." Başkaya, "CHP, müesses nizamın partisidir. Malum devleti kurandır, Batı'da olduğu gibi işçi sınıfı ile bağı olan bir parti değil, diğerlerden ayrıldığı taraf, modernite ve laikliğe vurgu yapmasıdır. Tabanının TİP'e kayması ile bir tedbir olarak ortanın solunda göründü. CHP'de sorungenel başkanlık değil Neoliberalizm cepheden meydan okuyamamakla ilgilidir. Neoliberalizm, sorun edilmedikçe, direksiyona ben geçeyim arabayı daha iyi sürerim demenin bir karşılığı yok. Emperyalizmin bizdekiuzantısı komprodor sermaye ile ikirciksiz cephedenhesaplaşmayı göze alamayan bir siyasi partinin şansı yoktur.Yağma, talan, ekoloji yıkımı aldı başını gidiyor. Yaşamın temeli hızla aşındırılıyor. Sömürü görülmemiş boyutlarda." "Bir sosyo- ekonomik

sistemin başarısı, düne göre bugün neye sahip olduğu ile ilgili değil, karşı karşıya olduğu sorunları çözebilme yeteneği ile ölçülür", diyen Başkaya, "CHP çözümü sağa açılım da görüyor, oysa orası dolu, ona sağda yer yok. Sola döndüğünde gerçek bir güç haline gelebilir. Bugün üretim ve tüketim sürdürülebilir değil, geç kalmadan üretimin yönünü değiştirmek ve tüketim toplumundan hızla uzaklaşmak gerekir"diyor. Yaşamda Yeni Paradigmalar arayan muhalefet de zaman içerisinde dinsel referanslara başvurabiliyor. Oysa "Toplumsal ve ideolojik işlevleriyle din, yalnızca inanan insanın yaratıcı ile bağlarını güçlendirmekle kalmıyor, ait olduğu topluluğa ilişik kılan bağları güçlendiriyor. İdeolojik bir söylem olarak işlerlik kazandığında din, hem yönetenler için bir dayanak, hem yönetilenler için bir silah ve sığınak olabilir. Marks'tan hareketle konuşmak gerekirse din bir yandan sömürü ve sınıf çelişkilerini gizleyen bir söylem, öte yandan ezilenlerin ve yoksulların sefalete katlanmasını sağlayan bir müsekkin(ilaç) işlevi görüyor. Ancak sefaletin dayanılmaz olduğu bazı durumlarda gözü kara isyanların ve ölümüne ihtilalci kalkışmaların itici gücü de dinden gelir (Tayfun Atay, Din Hayattan Çıkar, say 36,36, İletişim Yayınları 2017). Yaşamda yeni paradigmalar (değerler dizisi) arayanlar için "Din mücadele edilmesi gereken değil, onu vareden ve kaçınılmaz kılan yaşam şartları, ekonomik sistemlerdir. Din, teskin ettiği, sefalet içindeki tahribata uğramış yoksul kitleleri rahatlatan manevi zenginlik vaadi ile dünyaya tahammül etmeyi sağlayan rahatlatıcıdır.Modern öncesi nabzın ağırlıklı olarak kırsal yerleşmelerde attığı, tarımcı geleneksel yaşamda, tüm toplumsal kurumların ve pratiklerin yolu dinden geçmekteydi. Eğitim, hukuk, ahlak, tıp, bilim, siyaset, tıp, bunların hepsi dinseldi. Ve tabi ki ideoloji de. Gerek yöneticilerin, yönetme hakkını geçerli kılan, resmi ideoloji, gerekse yönetilenlerin tepki ve hoşnutsuzluklarını isyana dönüştüren karşı ideolojilerin içeriğinde din, ana motifti (T. Atay 38). Muhalefet 'yaşama dair yeni paradigmaları' bir tek kent varoşlarında yakalayabilme şansına sahip gözüküyor. Çünkü yaşam kent yoksullarının sırtında


11 Temmuz 2018/810

Mutfakta son 15 yýlýn rekoru kýrýldý Genel Maden İşçileri Sendikası'nın Zonguldak'ta yaşayan 1 çalışan, 1 ev hanımı, 2 çocuk toplam dört kişiden oluşan çekirdek ailenin aylık gıda harcaması Haziran 2018'de mutfak harcaması bir önceki aya göre yüzde 6,52 oranında arttı. Mutfaktaki yıllık artış ürün bazında yüzde 15,58 seviyesinde gerçekleşti. Aynı dönemde mutfaktaki yıllık enflasyon ise yüzde 18,83 düzeyinde gerçekleşti. Gıda harcamasında meydana gelen aylık yüzde6,52 lik artış aile bütçesinde bir önceki aya göre yaklaşık 104 TL ek yük getirdi. Buna göre Haziran 2018' de Zonguldak'ta yaşayan 4 kişilik bir ailenin aylık gıda harcaması 1.602,53 TL oldu. Geçtiğimiz yıl 2017 döneminde ise mutfak harcaması aylık bazda 0,25, yıllık baz da 16,22 oranında artmıştı. Aynı dönemde mutfak gideri ise 1.460,00 TL olmuştu. Haziran 2018'deki gıda fiyatlarındaki artışta, 24 Haziran seçimleri sonrasında ülke gündeminde en çok konuşulan patates ve soğandaki olağan dışı fiyat artışlarının yer aldığı sebze grubu ve et ve et ürünleri grubu etkili oldu.

Hüsamattin Ayvacı

özellikle sebze, et ürünleri, tahıllar grubundaki fiyat artışları mutfak giderlerinin artmasında etkili oldu. Aralık 2017-Haziran 2018'i kapsayan 5 aylık dönemde mutfaktaki enflasyon artışı yüzde 13,63 dolayında gerçekleşti. Ocak 2018-Aralık 2018 dönemini kapsayan ve 1.603 TL asgari ücret 4 kişilik bir ailenin sadece 28 günlük mutfak giderini karşılaya-

biliyor. Asgari ücretli aldığı bu ücret ile, gıda harcaması sonrasında konut, eğitim, giyim vb. zorunlu giderleri karşılamak zorunda. Ailelerin gıda harici zorunlu giderleri olan; yakacak, barınma, giyim, ulaşım, eğitim, kültür, sağlık gibi zorunlu giderleri dikkate alındığında içinde bulundukları yaşam koşulları net olarak ortaya çıkıyor.

Koçaklý son yolculuðuna uðurlandý

Zonguldak'ın sevilen isimlerinden, Deniz Kulübü'nün yıllardır işletmeciliğini yapan Metin Koçaklı son yolculuğuna sevenlerinin gözyaşları arasında uğurlandı. Kanser teşhisi ile Bülent Ecevit Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Yoğun Bakım Ünitesi'nde tedavi altında bulunan Metin Koçaklı yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Metin Koçaklı önceki gün (Pazartesi) BEÜ Tıp Fakültesi Hastanesi'nden alınarak Acılık Hz. Ali Camiisi'ne getirildi. Burada kılınan ikindi namazının ardından Belediye Asri Mezarlığı'nda toprağa verildi. Cenazeye; Zonguldak Belediye Başkanı Muharrem Akdemir, AK Parti 26. Dönem Zonguldak Milletvekili Özcan Ulupınar, Kilimli Belediye Başkanı Ali Aslankılıç, Genel Maden İşçileri Sendikası Genel Başkanı Ahmet Demirci ve Yönetim Kurulu Üyeleri, Zonguldak eski Belediye Başkanları İsmail Eşref, Secaattin Gonca, Zonguldak Esnaf ve Sanatkarları Odaları

Hayat felsefesi

2018 Haziran ayında ailenin; gıdanın yanı sıra kira, yakacak, giyim, ulaşım, sağlık, eğitim, kültür ve eğlence gibi zorunlu harcamalarını da kapsayan asgari geçim düzeyi, diğer bir deyişle Yoksulluk Sınırı aylık 268 TL artış ile 4.377,00 TL oldu.

Ülke olarak dünyada kendi kendini besleyebilen 7 ülke konumundan neredeyse tüm tarım ürünlerini ithal eden Türkiye, en son Suriye'den patates ithal ederek fiyat düşürme yolunu seçti. Yani kendi çiftçisini değil yabancı ülke çiftçilerini destekleme yolu tercih edildi. Bu ithalatların bedelini de yerli üretici ile birlikte geniş halk kesimi ödüyor. Haziran 2018 döneminde

Birliği Başkanı Muharrem Coşkun, Esnaf ve Sanatkarlar Kredi ve Kefalet Kooperatifi Başkanı Ercan Şehri, Bakkallar ve Tekel Bayileri Kantinciler Odası Başkanı Kadir Habiboğlu, Zonguldak Muhtarlar Derneği Başkanı Şerafettin Nas, Türkiye Kamu-Sen il Başkanı ve Türk

Sayfa 4

SUSMA -HABER- YORUM

Büro-Sen Şube Başkanı Kadir Bacıoğlu ve bağlı sendikaların yöneticileri,Zonguldakspor Kulüp Başkanı Süleyman Caner, Zonguldakspor Teknik Direktörü Cahit Terzi, CHP İl Başkan vekili Hakkı Güney, CHP Kozlu ilçe Başkanı Cengiz Bank,

Zonguldak Belediye Meclis üyeleri, çok sayıda meslek kitle örgütü temsilcisi ve sevenleri katıldı Susma Gazetesi olarak kentin sevilen insan Metin Koçaklı'nın Ailesine, dostlarına,arkadaşlarına baş sağlığı ve sabır diliyoruz.

Türkiye'de siyasal bir sorun var: o da siyasetin kimyasının ve yelpazesinin bozuk olması! Demokrasilerin kimyasını bozan da siyasi yelpaze ve eksik yelpazenin sağında yoğun bir yığılma varken, solundaki ağırlık çok az olduğundan tahterevalli bir türlü denge kurup oynama yaratmıyor. Sağdaki yığılmada da sorun var. Dinci, milliyetçi ve liberal olarak tanımlanan partiler olarak AKP parti dinci, bu kesin. MHP milliyetçi parti, bu da kesin. Saadet Partisi dinci parti, bu da kesin. İyi Partinin ne olduğunu zaman gösterecek, MHP'den ayrılıp geldiklerine göre isterlerse milliyetçi, isterlerse tam liberal olabilirler. Ama saydığım tüm bu partiler, ekonomide liberalizmi; "bırakınız yapsınlar, bırakınız geçsinler"i savunuyor ama liberallikleri, ağır basan din, milliyetçilikle sınırlandırılmış görünüyor. Gelelim ortanın soluna: CHP nasıl bir parti? Sağda mı solda mı belli değil. CHP, 1998 yılında New York'ta liderler arasında tartışılan ve sunumunu İngiltere Başbakanı Tony Blair'in yaptığı "Gelecek Yüzyılın Siyasi Akımı" olarak nitelenen "Üçüncü Yol"u örnek alan bir politikayı zamanın Başkanı Deniz Baykal'la benimseyip kabul etmişti. İşte, ne olduysa o zamandan sonra oldu! Tüm Türkiye siyasetinin yapısı o zaman bozuldu. Peki; Türkiye'nin politik anlayışının bozulduğu gibi İngiltere'nin de bozulmadı mı? O'nunki de bozuldu. Tam bir sosyal demokrat parti olan İngiltere İşçi Partisi merkeze doğru kayınca solundaki tüm partilerin bastıkları topraklarda heyelanlar oldu ve büyük sarsıntılar geçirdiler; sosyalist partiler sosyal demokrat oldu, komünistlerin içi boşaldı, boş çuvala döndüler. Ve sonuçta, bu boşalmayı tüm Avrupa yaşamaya başladı, artık sosyal demokrasiden bahseden, öne çıkartan yok; ne malzeme var ne de enerji! Türkiye siyaseti de Avrupa'yı örnek

(29) aldığından Türkiye sol siyaseti de yok sayılıyor; dürbünle baksan ancak bulabilirsin! Bu durumda yapılması gereken aslına geri dönmektir. Onun da yolu siyaset yelpazesinde yeri boş kalan "sosyal demokrasiyi" yerine koymaktır. Bu görevi bugünkü mevcutlar içinde olan CHP'ye versek taşıyamaz, yerine getiremez; getirseydi 20 yıl önce aslını inkâr ederek, sağa kaymazdı! İkinci muhatap ise HDP'dir. HDP ise Kürt ağırlıklı(etnik) yapıyı öne çıkartan politika izliyor ama aydınlar, yurtseverler ve devrimcilerin büyük bir kısmı "insan hakları" bağlılığıyla destek verdiler, veriyorlar. Türkiye halkının çok yorulduğunu, çok enerji kaybettiğini hepimiz biliyoruz ve yaşıyoruz. Eğer PKK olayı olmasaydı, özgür, sağlıklı ve bilinçli bir devlet yönetimi olsaydı yurttaşlarımızın eğitim seviyesi 12.sınıf, kişi başına düşen milli gelir 30 bin dolar, işsizlik oranı yüzde 2-3 seviyelerinde olurdu. Bugün tüm kültürler kendilerini yaşayabilir, özgürce ifade edebilir; ortak değerler altında sevgiyle, saygıyla yaşar olurduk. Sanki bazı güçler böyle bir Türkiye'yi istemiyorlar! Bunun için diyorum ki; "sosyal demokrat" felsefeyi HDP'ye verelim ve o da bu görevi severek üstlensin siyaset yelpazesini yenilesin, sağlıklı hale getirsin. Adını da HALKLARIN SOSYAL DEMOKRASİ PARTİSİ olarak değiştirsin. Olmaz mı? Olur. Böylece tam Türkiye partisi olur. Baraj maraj sorunu da kalmaz. İktidara gelir, istediği Türkiye için söz, yetki, karar ve sorumluluk sahibi olur. Bunun için önce PKK kendisini feshetmeli! PKK kendisini feshettiğini açıkladığı gün, HSDP'yi halk bağrına basacaktır. Çünkü Türkiye halkı, her zaman barıştan, özgürlükten, demokrasiden, eşitlikten, bilimden ve bağımsızlıktan yana olmuştur. Çünkü Türkiye halkı, savaşın kötülüklerin anası olduğunu iyi bilir!


Sayfa 5

SUSMA -YORUM-RÖPORTAJ

11 Temmuz 2018/810

Çaðlayan; Fener Halkýndýr Platformu'na “Bunlar Politize olmuþ sivil toplum kuruluþlarýdýr”

AKP Merkez İlçe Başkanı Mustafa Çağlayan Elmas TV'de Atilla Öksüz'ün sorularını yanıtladı. 24 Haziran seçimleri ve sonuçlarının da değerlendirildiği programda, Fener semtinde bir alanın TÜGVA'ya verilmesi konusuna değindi.Çağlayan; "Fener'de bulunan bir alanın TÜGVA'ya verilmesi deniyor ama TÜGVA buraya talip olmuştur. Burayı istemiştir ve herkesin buraya talip olma hakkı vardır. TÜGVA'da Türkiye Gençlik Vakfı'dır. Gençlerle ilgilenen ve gençlere bu toprakların kültürünü, örf ve adetlerini, geleneklerini ve kutsallarını aşılamaya çalışan ve de özveriyle bu işi yapmaya gayret eden yeni nesil bir gençlik vakfıdır. Bu alanda çok etkin bir çalışmaları var ve burada da yerlerini açtılar; biz de gittik ve ziyaret ettik kendilerini. Çok güzel eğitim ve programlarlar yapılıyor. Üniversiteli bir çok gençle yaptıkları programlara gittik ve birçok gencimizin

bu anlamda eğitilmesi ve bunların sivil toplum kuruluşları eliyle gerçekleşmesi çok önemlidir. Çağlayan, yeni seçilen Milletvekili Deniz Yavuzyılmaz'ın tutumunu da eleştirdi ve şöyle dedi, "Ancak Zonguldak Milletvekili Deniz Yavuzyılmaz genç bir milletvekili olmasına rağmen ilk icraat olarak Maden Mühendisleri Odası Lokali'nde bu yerin istenmesi ile ilgili açıklama yapmış ve tehditte bulunmuştur. Gençlik Dernekleri ile ilgili keşke böyle bir yaklaşımda bulunmasaydı ya da TÜGVA'ya arayıp sorsaydı. Madem böyle bir durum var Sayın Milletvekili bizleri de arasaydı da konu ile ilgili bir bilgi alsaydı. Bakın bu konuyu bir araya gelip nasıl yapabiliriz diye değerlendirebilirdik. Biz bir birlik çağrısında bulunuyoruz, şehrin bütün katmanları bir araya gelelim ve nerede ne yapılacaksa beraber karar verelim diyoruz. Birlikte tartışıp muhalefet edilecekse orda muhalefet edilsin yetmiyorsa dışarıda da muhalefet edilsin ama konuşalım diyoruz.Asıl konu da şudur: Bir yerle ilgili bir tasarrufunuz veya fikriniz varsa öncelikle ve öncelikle Maden Mühendisleri Lokali'nde yaptığınız açıklamayı nerede yaptığınıza bakmanız lazım. Maden Mühendisleri orayı nasıl almıştır? Ve gene Fener'de çevredeki dernek lokallerinin nasıl alınıp işletildiğine bakmak gerekmektedir. Hadi buyurun, hepsini masaya yatırıp nerelerde ne olması gerektiğine dair bir çalışma yapalım ve ilk önce sizin toplantı yaptığınız yerden başlayalım. Diyorsunuz ki 'Sakatlar Derneği'nden daha mı kıymetli?'… Sakatlar Derneği'nin bulunduğu yere bir bakın. Zonguldak Belediyesi yıllardır sizde ve orada o dernek yıllardır hizmet etmeye, vatandaşlara kazanımlar elde etmeye çalışıyorlar. Madem imkan var elinizde haydi buyurun ve ilk olarak onları oradan kurtarın. Sakatlar Derneği'ne bir yer verilmesi gerekiyor mu? Buyurun, lokal her yerde işletilebilir; Lokali Sakatlar Derneği'ne verelim, yan tarafında da çay bahçelerinin olduğu geniş bir alan var orayı da Derneğe verelim. Belediyemiz ile bu çalışmayı yapalım, Sakatlar Derneği hem Maden Mühendisleri

Ceviz yetiþtiriciliði ve ceviz tüketimi konusunda eðitim veren Prof. Dr. Þen:

“Ceviz insanlarý sakinleþtirir” Kastamonu Üniversitesi Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi Genetik ve Biyomühendislik Bölümü Öğretim Görevlisi Prof. Dr. Seyit Mehmet Şen, cevizin insanları sakinleştirici özelliği olduğunu, özellikle erkekler üzerinde etkili olduğunu belirterek, "Ceviz yiyen erkek, karısını 18 yerinden bıçaklamaz" dedi. Gıda, Tarım ve Hayvancılık Zonguldak İl Müdürlüğü'nün"Cevizde Çeşit Islahı Yoluyla Meyve Verimini Artırma" konulu programında eğitim veren Prof. Dr. Seyit Mehmet Şen, cevizin üretilmesi, pazarlanması ve sağlığa faydalarını anlatırken, önemli noktalara vurgu yaptı, ceviz yiyen erkeğin şiddet uygulamadığını ifade etti. Prof. Dr. Mehmet Şen,yaptığı konuşmada şunları söyledi: "Cevizin fiyatı 20 lira, ancak çok değil. Günde 10 lira sigara parası veren kişi, 4 günlük sigara parasıyla aylık ceviz ihtiyacını giderebilir. Cevizi öne çıkaran en önemli şey,Omega 3'tür. Dünyanın en fazla Omega 3 olan yiyeceği cevizdir. Ceviz, mutlaka tüketmemiz gerekir. Cevizi tüketen insan; kalp hastası olmaz, Parkinson olmaz, kadınların safra kesesindetaş oluşmasını engelliyor, kan dolaşımını düzenliyor. Ceviz yemeyen

"Cevizin fiyatı 20 lira, ancak çok değil. Günde 10 lira sigara parası veren kişi, 4 günlük sigara parasıyla aylık ceviz ihtiyacını giderebilir. Cevizi öne çıkaran en önemli şey,Omega 3'tür. Dünyanın en fazla Omega 3 olan yiyeceği cevizdir.

erkekler, karılarını 18 yerinden bıçaklayıp öldürür. Beyin,Omega 3 ihtiyacını gidermezse çıldırır. Kadınlar bu yüzden dayak yiyor. O yüzden kadınlar kocalarına ve babalarına ceviz yedirmelidir. Bir avuç ceviz yiyen erkek, eşini dövmez, bıçaklamaz. Eşinekarşı yumuşacık olur, iyi davranır. Ceviz yiyen kadın da eşine zulmetmez. O yüzden mutlak gereklidir. Bir kilo hamsi yeseniz, o sizin iki günlük Omega 3 ihtiyacınızı giderir. Ancak bir kilo ceviz

yeseniz, o bir aylık Omega3 ihtiyacınızı giderir. Şeker hastalığının birinci kademesinde yeterli ceviz yiyen insan, şeker hastalığını yenebilir.Ancak cevizi sahte işlerde ve kötü emellerde kullananlar oluyor. Ceviz, bir ilaç değildir, hiçbir gıda maddesi de ilaç değildir. Cevizi ve diğer gıda maddelerini dengeli bir şekilde yerseniz, hasta olmazsınız. Sabahtan aç karnına ceviz yerseniz, açlık hissetmezsiniz."

Lokali'ni kullansın hem de yan tarafında Engelsiz Park ile birlikte bir sosyal donatı alanı yapalım. Engellilere bundan daha güzel ve daha iyi bir yer olmaz. Bizim asıl konuşmamız gereken Fener'in o alanının şehre kazandırılması ise kimin yaptığına bakmayalım, e yapılacağına bakalım. Sizden olduğunda kimin olduğuna bakmıyorsunuz, sizden olmayan bir görüşte politize olmuş sivil toplum kuruluşları olduğunda hemen ses çıkartıyorsunuz. Sizin derdiniz sadece kimin yaptığı! Bu yanlıştır. Gelin bir arada olalım ve buraya ne yapılacağı ile ilgili birlikte karar verelim, çünkü Zonguldak Belediyesi Merkez'i idare ediyor ancak Zonguldak Merkez'e gelip Fener'e uğramayan, Fener'i görmeyen ve buradan ayrılanların sayısı %80'dir. Fener çok güzel bir alandır, oranın yeniden ele alınması gerekmektedir. Hatta oradaki lokaller, işletilen yerler ve hatta kullanılan evler… Hepsinin koruma kurulunun izni ile birlikte yeniden Zonguldak'a kazandırılması lazım."

“Müftümüzün arkasýndayýz” Geçtiğimiz hafta Pusula Gazetesi'nin Zonguldak Müftüsü Rüstem Can'a yönelttiği soru üzerine, Rüstem Can'ın kadın ve erkelerin denize birlikte girdikleri yerlerle ilgili olarak Zonguldak Kadın Platformu ve siyasi parti temsilcileri açıklama yapmış ve Müftü ile ilgili tepkilerini dile getirmişlerdi.

AKP Merkez İlçe Başkanı Mustafa Çağlayan Müftü Rüstem Can'a sahip çıktı." Müftümüzün söylediği şeyler kendi sınırları içerisinde, diyanet sınırları içerisinde hatta Kuran'ı Kerim'de Allah-u Teala tarafında bizzat insanlara söylenen, emredilen şeylerdir"dedi Çağlayan açıklaması şöyle; "Zonguldak Müftüsü'nün kadın ve erkeklerin beraber denize girmesi ile ilgili yaptığı açıklama ile ilgili de fikir beyan eden Çağlayan şunları söyledi: "Sayın müftümüze bir soru sorulmuş, kendisiyle bir ropörtaj yapılmıştır ve müftümüz söylemesi gerekeni cevap olarak söylemiştir. Müftümüzün söylediği şeyler kendi sınırları içerisinde, diyanet sınırları içerisinde hatta Kuran'ı Kerim'de Allahu Teala tarafında bizzat insanlara söylenen, emredilen şeylerdir. Diyor ki 'Bu doğru olmayan bir davranıştır ve islami kurallara uygun değildir'. Siz uyarsınız ya da uymazsınız, bu sizin tercihinizdir. Bu eylemleri yapanlar zaten erkeklerle beraber yıllardır denize giren insanlar, peki bunca yıl kendilerine engel olan birisi oldu mu? Birileri onları kapıdan döndürdü mü? Yok! Bunun fetvası buysa, fetvayı dillendirmek de müftümüzün asli görevidir ve asli görevini yerine getirmiştir. Kimisi istediği yerde istediği şekilde denize girer, kimisi onu değil de alternatifleri tercih edebilir. Oruç tutmakla ilgili fetva da şudur ki oruç tutmanın belli zamanları vardır ve bu farzdır. Oruç tutmayan insanlar müftüye 'Nasıl oruç tutmak farzdır dersin' diye sorabilir mi? Tutup tutmamak insanın kendisine kalmıştır. Müftümüz açıklama yapmıştır, biz o açıklamanın arkasındayız çünkü inananlar için doğrusu budur. Ancak buna uyup uymamak insanların kendi bilecekleri iştir, insanların karar ve yaşamlarına karışmak da bizim işimiz değildir."

Yavuzyýlmaz, “Þu anda yorum yapmak için henüz erken” Cumhuriyet Halk Partisi Zonguldak Milletvekili Deniz Yavuzyılmaz, Belediye Başkanı Muharrem Akdemir'i ziyaret etti. Ziyarette CHP Merkez ilçe başkanı Fikret Zaman ve İl başkan Vekili Hakkı Güney'de hazır bulundu. Ziyareti değerlendiren Cumhuriyet Halk Partisi milletvekili Deniz Yavuzyılmaz şunları söyledi; "24 Haziran seçim sonuçları ile şekillenen Türkiye Büyük Millet Meclisinin milletvekili kadrosunda yeminlerimizi yaptık. Yeminden sonrada ilk ziyaretimizi Zonguldak belediye başkanımız Sayın Muharrem Akdemir ile başladık.Başkanımızın fikirlerini alacağız, hemde değerlendirmelerde bulunacağız.Ayrıca bugün akşam saat 18:30'da buluşarak Fener mahallemizde yapılmak istenen rantı kesmek istiyoruz. Orada tiyatro skeçleri ve gitar çalınacak. Fener mahallemizde bize yakışan şekilde küçük bir temizlik yapacağız. Fener Mahallesi sakinlerimiz ve halkında ile birlikte tüm halkımızı 'Fener halkındır' platformuna davet ediyoruz." Yeni kabineyi değerlendiren Yavuzyılmaz, "Şu anda yorum yapmak için henüz erken neticede biz diğer kişilerin karakterlerine göre ortaya koyduğu icraatlara göre değerlendirme yaparız. Biz başından beri ihtiyacı olmadığını dolayısıyla da bu şekilde de belirlenen kabinenin de Türkiye'nin Bakanlar Kurulu

olmayacağını söylüyorduk. AKP'nin elindeki kadronun oldukça azaldığını ilk on birini oluştururken futbol tabiriyle oldukça zorlandıklarını görüyoruz" dedi. Zonguldak Belediye başkanı Muharrem Akdemirde Ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getirerek şunları söyledi; "24 Haziran seçimleri

gerçekten hukuka uygun uygun bir seçimdir ve hayırlı olsun diliyoruz. Genç arkadaşım genç kardeşim vizyonu geniş Türkiye için ve Türkiyemiz için çok güzel adımlar atacağını ve kararlar alacağını gönülden inanıyorum ve tebrik ediyorum."


11 Temmuz 2018/810

Sayfa 6

SUSMA -HABER- YORUM

5 ay 20 gün çalýþmak için kura heycaný yaþandý Çaycuma Belediyesine, Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğü (İŞKUR) tarafından Toplum Yararına Program (TYP) kapsamında 5 ay 20 gün çalıştırılacak olan 20 kişi, çekilen kura ile belirlendi Çaycuma Belediyesinde, İŞKUR tarafından 12 Temmuz-31 Aralık 2018 tarihleri arasında 5 ay 20 gün süre ile çalıştırılacak olan işçiler için kura çekildi. Belediye Meclis Salonu'nda noter huzurunda gerçekleştirilen çekilişe Belediye Başkanı Bülent Kantarcı, Bilgi İşlem Müdürü Engin Arslan, Yazı İşleri Müdürü Özlem Kaydır ile Basın ve Halkla İlişkiler Müdürü Veysel Özkan katıldı.Toplamda 77 başvurunun olduğu ancak 59 kişinin katıldığı çekilişte 20 asil belirlenirken, diğer 39 kişi ise yedek kaldı. İsmi çıkamayan adaylar üzülürken kazanan adayların son derece sevinçli olduğu gözlendi.

Yeteneğine göre çalıştıracağız Çaycuma Belediye Başkanı Bülent Kantarcı, KESK'e Bağlı Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası(Eğitim-Sen) Basın açıklaması yayınladı."20 Temmuz 2016'da ilan edilen OHAL neredeyse iki yıldır devam etmektedir. Hukuksuz uygulamalarına OHAL'i kalkan yapan siyasi iktidar, hiçbir kaygı ya da engel tanımadan peş peşe çıkardığı kanun hükmünde kararnameler ile hiçbir hukuk kuralı, yasa ya da sınırlama tanımamaktadır. OHAL süresince emekçilerin en temel haklarına ve güvencelerine göz dikenler,emek, demokrasi, barış ve adalet taleplerimizi yayınlanan ihraç kararnameleri ile boğmaya çalışmaktadır. 8 Temmuz tarihinde sabaha karşı Resmi Gazete'de yayınlanan 701. KHK'nin,4 Haziran 2018 tarihinde yani 24 Haziran seçimleri öncesinde imzalandığı ortaya çıktı. Bu KHK ile 20'si 'Bu Suça Ortak Olmayacağız' başlıklı barış bildirine imza atan akademisyen olmak üzere 26 Eğitim Sen'linin de içinde olduğu 60'a yakın KESK üyesi ve çeşitli kurumlardan 18 bin 632 kişi daha kamudan ihraç edilmiştir. İktidar, özellikle üniversitelere yönelik KHK ihraçları aracılığıyla sadece dünya çapında tanınan ve alanlarında en iyi bilim insanlarını tasfiye etmekle kalmamakta, akademiyi kendi siyasal çizgisinde yeniden inşa etmenin planlarını yapmaktadır. Son ihraç kararları ile birlikte ihraç edilen barış akademisyeni sayısı 404'e çıkmıştır. Barış akademisyenlerinin KHK'ler kullanılarak özel olarak hedef alınması iktidarın barışa, demokrasiye, düşünce ve ifade özgür-

çekilişe katılacak adaylara yaptığı konuşmasında, İŞKUR ile TYP kapsamında kura çekilişi ile belirlenecek 20 kişinin Çaycuma Belediyesinde çalıştıracaklarını belirterek, "Çaycuma Belediyesinde biz herkesin elinden ne geliyorsa gücü oranında, bilgisi oranında çalışmasını istiyoruz. Çalışmada zorluk çekecek, güçlük çekecek arkadaşlarımız varsa onlar baştan söylesinler ki, çalışacak olanların hakkını gasp etmesinler. Bazı kurumlarda bizdeki gibi olmayabilir. Çok hafif işler olabilir, hatta iş olmayabilir. Ama Çaycuma Belediyesinde çalışan herkes daimi personel olduğu gibi İŞKUR'dan gelen personelin de biz yeteneğine göre iş vereceğiz, çalıştıracağız. Bu iş bize ağır geldi, zor geldi gibi durumlara sebebiyet verilmesin diyorum. 3 gün çalıştıktan sonra ben yapamıyorum' durumları olmasın. Elbette biz de eziyet yapmayacağız. Ama Çaycuma Belediyesinde çalışan diğer personel nasıl çalışıyorsa ona benzer işler vereceğiz. Bunu çok önemsiyorum. Çünkü daha önceki denemelerimizde kurada ismi

çıkıyor, işlemleri yapılıyor sonra da 'yapamıyorum veya geliş-gidiş saatime uymuyor' gibi sebeplerle vazgeçiliyor. Ben hayırlı uğurlu olmasını diliyorum" dedi.

Kurada çıkan 20 kişinin 14' ü kadın Daha sonra ilk iki adayın çekilişini Başkan Kantarcı yaptı. Başkan Kantarcı'nın çektiği ilk kurada Necla Çuhadar ve Seher Makaracı'nın isimleri çıktı. Bazı vatandaşlar ise kura çekerek diğer adaylara şans sundu. Kura çekilişinin ardından işe girmeye hak kazanan 14'ü kadın 20 kişi mülakata tabi tutuldu. Mülakatın ardından, tahakkukları belediye tarafından yapılıp hak edişleri İŞKUR'ca ödenecek işçiler, Fen İşleri Müdürlüğü, Park ve Bahçeler Birimi, Su ve Kanalizasyon İşleri ve Temizlik İşleri Müdürlüğü arasında dağıtıldı.

Eðitim-Sen"Ýktidarýn Hukuksuz KHK'lerine Boyun Eðmeyeceðiz!"

lüğüne ve akademiye dair tutumunu ortaya koymaktadır. OHAL döneminde bugüne kadar çıkarılan KHK'lerle 130 bini aşkın kişi fişleme, kurum kanaati, sosyal medya paylaşımları, sosyal çevre soruşturması, sendika üyeliği, banka hesabı vb. gibi normal koşullarda asla suç olarak kabul edilemeyecek gerekçelerle kamudan ihraç edilmiş, hukukun temel ilkeleri ayaklar altına alınmıştır. Özellikle Eğitim Sen ve KESK'e bağlı diğer sendikalardan ihraç edilen arkadaşlarımızla ilgili ortaya somut bir suçlama veya kanıtın konulmamış olması yaşanan ihraçların tamamen siyasi tasarrufla yapıldığını açığa çıkarmaktadır. Kamudan siyasi tasarruflar sonucunda ihraç edilenlere yönelik olarak sürdürülen haksız ve hukuksuz uygulamalar, hukuksuz şekilde ihraç edilen kamu emekçileri açısından açık bir 'yargısız infaz' yaşandığını göstermektedir. 701 sayılı KHK'da yer alan

bir belge ile bu durum teyit ve itiraf edilmiştir. KHK'da ihraç edilenler listesinin 43. sayfasında, Türkiye İş Kurumu Genel Müdürlüğü'nde çalışan beş kamu görevlisinin ihraç gerekçeleri OHAL ihraçlarının neye dayanılarak yapıldığının açık bir itiraf belgesi olmuştur.Böylece hepimizin bildiği, pratikte yaşadığı yargı ve kolluk soruşturmalarının değil ihbarcılığa dayalı istihbarat bilgilerinin geçer akçe olduğu, hukuk devletinin en sıradan, en asgari ölçülerinden bile eser kalmadığı "devlet" belgeleri arasına girmiş oldu. Öyle ki, birbirine kişisel husumeti olanların, görevde yükselmesi önünde engel görülen kişilerin "kurum kanaati" adı altında ihraç edilmelerinin de mümkün hale geldiği bir devlet sistemi ile karşı karşıya olduğumuz anlaşılmaktadır. Kurum/okul idarecilerinin neredeyse tamamına yakınının yandaş konfederasyonla "iltisaklı" sendikaların üyeleri olması ise çok daha vahim ve kirli

bir durumu gözler önüne seriyor. Bu dönemin kurum ve okul yöneticileri ciddi zan altındadır. Bunu bizler değil hükümetin yayınladığı 701 sayılı KHK gözler önüne seriyor Siyasi görüşü, etnik kimliği, dini inancı, mezhebi, hatta yaşam tarzı açısından iktidarın belirlediği sınırlar içinde olmayan ya da davranmayan herkes, her kurum OHAL sürecinde hedef haline getirilmiştir. Gelinen aşamada iktidarın antidemokratik uygulamaları karşısında diz çökmeyen kesimlerin ihraçlarla tehdit edilerek, korkutulmaya ve sindirilmeye çalışılması kabul edilemez. Masa başında siyasi intikam hırsıyla alınan kararlar ve idari tasarruflarla işimizi elimizden alan, geleceğimizi karartmaya çalışanlara karşı en güçlü yanıtı, birlik ve dayanışmamızı büyüterek vereceğiz. Bugün kimsenin önünde asla diz çökmeyeceğimiz, hiçbir zaman mücadele etmekten vazgeçmeyeceğimiz bilinmelidir. Sendikal hak ve özgürlükler mücadelesi yürüttüğü için açığa alınan, ihraç edilen yönetici ve üyelerimiz de "suçlu" değil, sendikalı ve örgütlü olmanın gereğini yerine getiren kamu emekçileri mücadelesinin onurudur. Eğitim Sen olarak, hukukun en temel ilkelerini ayaklar altına alarak intikam hırsıyla KHK listelerini oluşturanların ve hazırlanmasına katkı sunanların peşini bırakmayacağız.

Zonguldak Ticaret ve Sanayi Odasýnda " Takým çalýþmasý " anlatýldý

Zonguldak Ticaret ve Sanayi Odası "Eğitim Günleri" kapsamında planlanan " Takım Çalışması " eğitimi 04.07.2018 tarihinde ZTSO Eğitim Salonunda gerçekleşti. Zonguldak Ticaret ve Sanayi Odası personeli ve üyelerinin katılım sağladığı eğitim programında çeşitli oyunlar eşliğinde takım nedir ,takım oluşturma,farklılık zenginliktir,etkili takımın özellikleri,başarısız takımlar,iyi ve kötü takım üyesi,takımda iletişim,takım iletişiminde sinerji, vizyoner takımlar,takımda liderlik,takımın başarıyla yönetilmesi,takım içi ve

dışı etkili iletişim becerilerinin sağlanması,takım ruhu, heyecan ve birlik duygusunun sağlanması,takımda başarılı görev dağılımı,takım üyelerinin güçlü yönlerinin takım başarısına kanalize edilmesi,takım üyelerinin zayıf yönlerinin geliştirilmesi,verimlilik artırıcı çalışmalar anlatıldı. Eğitim programı ilgili bilgi veren Zonguldak TSO Yönetim Kurulu Başkanı Metin Demir" Zonguldak Ticaret ve Sanayi Odası olarak bu sene planladığımız eğitimlerin üçüncüsü de üyelerimizin ve personelimizin katılımı ile

gerçekleştirdik. Oldukça verimli geçen eğitim sonunda hem personelimiz hem de üyelerimiz kendilerini geliştirme fırsatı buldular. Planladığımız eğitimler Kasım Ayına kadar devam edecek. Bu eğitimler sırası ile Çalışma Hayatında Müşteri İlişkileri Yönetimi (01 Ağustos 2018 Çarşamba), Yaratıcı Düşünme ve Yeni Fikirler(13 Eylül 2018 Perşembe), Farkındalık Odaklı Stres Yönetimi (15 Kasım 2018) şeklinde gerçekleşecek. Tüm üyelerimizi bundan sonraki eğitimlere de bekliyoruz" dedi.


SUSMA -HABER- YORUM

11 Temmuz 2018/810

Civardan

Sayfa 7

SUSMA; BAĞIMSIZ,İLKELİ, TUTARLI GAZETE SUSMA; GÜCÜNÜ OKURDAN ALAN GAZETE SUSMA; GÖNÜLLÜ OKURLARIN DESTEKLERİYLE ÇIKIYOR

Yýlmaz; 'Kozlu Revaçta'Sloganýyla Fuardaydýk Kozlu Belediyesi İlçenin ulusal ölçekli tanıtımına katkı sağlamak amacı ile İstanbul'da düzenlenen Batı Karadeniz Tanıtım Turizm ve İş birliği Fuarı (BAKAF)'a katıldı. Tanıtım etkinlikleri kapsamında Kozlu Folklor Derneği (KOFDER) in sergilediği Halk Oyunları gösterileri büyük ilgi ve taktir topladı. Kozlu Belediye Başkanı Kerim Yılmaz Fuara bizzat katılarak 'Kozlu Revaçta' sloganı ile Kozlu Belediyesi olarak amaçlarının sadece temel belediyecilik hizmetlerini getirmek değil, Zonguldak'ın en yakın İlçesi olan, yeşil ile mavinin buluşma noktası olan Kozlu'nun tanıtımını sağlayarak turizm gelirlerinden de pay almasını

Çaycuma Günleri Programý belli oldu sağlamak olduğunu dile getirdi.Fuar kapsamında başta Değirmenağzı şelalesi olmak üzere Kozlu ve yakın çevrenin

doğal ve turistik güzellikleri tanıtıldı. Kozlu Belediyesi Kültür Müdürü Hikmet Sinan'ın orga-

nizasyonun mükemmel olması için safr ettiği olağan üstü çaba ve gayret takdirle karşılandı.

CHP'li Milletvekillerinden Ýlçe örgütüne ziyaret gerçekleþti Cumhuriyet Halk Partisi'nden Milletvekili seçilen Ünal Demirtaş ve Deniz Yavuzyılmaz İl seçim kurulundan mazbatalarını aldıktan sonra teşkilatlara gerçekleştirdikleri ziyaretler kapsamında Kozlu İlçe örgütüne teşekkür ziyaretinde bulundular. CHP Kozlu İlçe Başkanı Cengiz Bank, İlçe yönetim kurulu üyeleri ve partililer tarafından coşku içerisinde karşılanan çiçeği burnunda milletvekilleri 24 Haziran seçimlerinde CHP olarak istedikleri sonucu alamadıklarını, halkın tercihine saygı göstermekten başka elden bir şey gelmediğini dile getirerek, kendilerine yetki veren Zonguldak halkını mahçup etmemek için yeni dönemde TBMM'de var güçleri ile çalışıp mücadele ede-

Çaycuma'nın ilçe ilan edildiği 20 Haziran tarihi ilçede "Çaycuma Günleri" adı altında, 4 güne yayılan etkinliklerle kutlanacak. 20 Haziran 1944'te Türkiye Büyük Millet Meclisine sunulan bir teklifin yasalaşmasıyla ilçe olan Çaycuma'da bu tarih "Çaycuma Günleri" adı altında bir dizi etkinlikle kutlanacak. Etkinlikler çerçevesinde yerel sanatçılar, Grup Maske, Mithat Körler sahne alırken Hindistan, Gürcistan, Bulgaristan ve Makedonya'dan gelen halkoyunları ekipleri 4 gün boyunca gösteri yapacak. Yabancı ekipler bir gün de Perşembe beldesinde gösteri sunacak. Etkinlikler kapsamında Yazar Doğu Karaoğuz Çaycuma Belediyesi Yayınları arasında çıkan yeni kitabını imzalarken, belediyenin İmar Kanunu'nun 18. maddesine göre yapılan uygulamalarla hak kazanan vatandaşların tapuları da dağıtılacak.

4 ülkeden misafirlerimiz etkinliklere büyük renk katacak Konuyla ilgili açıklamalar-

ceklerini ifade ettiler. Bundan sonraki hedeflerinin Mart 2019 da gerçekleştirilecek olan Belediye seçimlerini kazanmak olduğunu dile getiren vekiller

seçim sürecinde canla başla çalışıp kendilerine destek veren il ve ilçe teşkilatlarına teşekkürlerini ifade ettiler. Kozlu İlçe Başkanı Cengiz

Bank ve İlçe teşkilatı üyeleri yeni vekillere yeni dönemde başarılar dilediler.

Bank; “Kulaðýmýz boþ sözlere týkalýdýr” Cumhuriyet Halk Partisi Kozlu İlçe Başkanı Cengiz Bank 24 Haziran Cumhurbaşkanlığı ve 27.dönem milletvekilliği seçimleri ile ilgili değerlendirmelerde bulundu. 24 Haziran seçimlerinin ülkemize, ilimize ve Kozlu'ya hayırlı olması dileklerinde bulunan Bank şu değerlendirmelerde bulundu; 'CHP Kozlu İlçe başkanlığı olarak, yönetim kurulumuz, kadın kollarımız, gençlik kollarımız, il başkan vekilimiz ve milletvekili adaylarımızın katılımıyla ilçemizde gerçekten çok çalıştık. Ancak bu çalışma seçim sonuçlarına yansımadı. Zonguldak'tan iki milletvekili çıkartabildik. Bu sonuçlar bizi asla yolumuzdan çeviremez. Kulağımız boş sözlere tıkalıdır. Hiç kimsenin ülke genelinde elde edilen sonuçları Kozlu ilçemize mal etmeye hakkı yoktur. İlçe binamıza dahi uğramayan, seçim çalışmalarına katılmayanların ise eleştirmeye hiç hakları yoktur. Biz CHP ilçe örgütü olarak, dimdik ayaktayız. Bu dönemde ihtiyacımız olan

laik, demokratik, çağdaş Türkiye Cumhuriyeti'nin değerleri ve büyük önder Mustafa Kemal Atatürk'ün ilke ve hedefleri doğrultusunda birlik ve beraberliğimizi pekiştirmek, kavganın ve ayrışmanın değil, ulusal birliğin yolundan ilerlemek, barışın, adaletin ve özgürlüğün yaşandığı güzel günlere ulaşmak için omuz omuza

mücadele etmektir. Bu düşüncelerle çalışma arkadaşlarıma, partili ve partisiz her zaman yanımda olan bizi destekleyen, yoldaşlarımıza ve değerli Kozlulu hemşerilerime teşekkürlerimi bir borç bilirim'dedi (Kaynak Batı Karadeniz)

da Bulunan Çaycuma Belediye Başkanı Bülent Kantarcı, "Belediye olarak Çaycumalılık ruhu ve bilincini artırmak, hemşehri dayanışmasını güçlendirmek, birlikte, vatandaşlarımıza hoşça vakit geçirecek ortamlar yaratmak için çalışmalar yapıyoruz. Mayıs ayı içinde yaptığımız 'Çaycumalılar Buluşuyor' etkinliğinin ardından bu kez Çaycuma'nın ilçe olarak ilan edildiği 20 Temmuz'u merkezine alan "Çaycuma Günleri" yapıyoruz. 4 gün boyunca sürecek etkinliklerimizde konserlerin yanı sıra, 4 ülkeden gelen halkoyunları ekipleri sokak gösterileri yapacak. Hindistan, Bosna Hersek, Bulgaristan ve Makedonya'dan gelecek misafirlerimiz etkinliklerimize büyük renk katacak. Bir günü de Perşembe beldemize ayırdık. İmza günleri, tapu dağıtım törenleri var. Vatandaşlarımızın keyifle izleyecekleri bir program oluşturduk. Yalnızca Çaycumalıları değil çevre il ve ilçelerdeki tüm vatandaşlarımızı etkinliklerimize davet ediyoruz" dedi.


Sayfa 8

11 Temmuz 2018/810

Caner; Transferdeki geliþmeleri deðerlendirdi Zonguldakspor Kulüp Başkanı Süleyman Caner takımın son durumu hakkında bilgi verdi. Başkan Caner iç ve dış transferde güzel gelişmeler olduğunu belirterek Okan Eken'i kadroya dahil ettiklerini belirterek gelişmeler hakkında bilgi verdi.Başkan Caner, "Yeni sezon öncesinde takımı amatör ligden profesyonel lige çıkartan Teknik Direktör Cahit Terzi ile yeniden anlaştık. İyi bir takım oluşturmaya çalışıyoruz. Öncelikle iç transferden başladık. İçerde ki oyuncularla anlaşma

yoluna gidiyoruz. Bizde oynayıp da Keçiörengücüspor'a verdiğimiz Okan kardeşimizle de anlaştık. Onunla ilgili bazı işlemler var onları hallediyoruz. Onur'la da ayrıntılı görüşmeler yapıyoruz. Amacımız eski güçlü kadromuzu tekrar bir araya getirebilmek. Onun için yönetim anlamında elimizden geleni yapıyoruz. İyi bir ekip oluşturuyoruz''dedi. ''Büyük sorunumuz olan tesis ve antrenman sahası ile ilgili Üzülmez sahası ile ilgili çalışmalar devam ediyor.

Başbakanlık'tan olur yazısı bekliyoruz. Burada tabi antrenman ve tesis sorununu acil olarak çözmemiz gerek. Bunun için önceliğimiz Bakacakkadı olarak düşüncemiz var. Bunun için çalışmalarımız devam ediyor. Tesisi oraya alarak antrenman sahası olarak da orayı düşünüyoruz, çalışmalarımız devam ediyor" dedi. Cuma günü gerçekleştirilen yönetim kurulunda alınan karar gereği yeni seçilen 5 Zonguldak Milletvekili ile kahvaltıda bir araya gelme kararı aldıklarını

belirten Başkan Caner "Cumartesi günü yönetici arkadaşlarla bir kahvaltı yapmayı düşünüyoruz. Bölge milletvekillerimizi davet edeceğiz. İnşallah Zonguldakspor yararına fikir alışverişinde bulanacağız. Bir araya gelmemizde her zaman güç kuvvet doğar. Zonguldakspor'u hak ettiği yerlere çıkarmak için elimizden geleni yapacağız. Bu sezon inşallah her şey daha iyi olacak" dedi.

Yavuzyýlmaz,Zonguldakspor'a destek sözü verdi CHP Zonguldak Milletvekili Deniz Yavuzyılmaz, Zonguldak ?ömürspor Kulübünü ziyaret ederek yeni sezonda destek olacağını belirtti. Genel Kaptan Hakan Hürfikir, Basın Sözcüsü Erdinç Kargidan ve Teknik Patron Cahit Terzi ile kulübün sorunlarını görüşen

Yavuzyılmaz, eksikleri ve talepleri not aldı.Tesislerin iyileştirilmesi, yeni sezona hazırlanması ve sezon içinde maddi manevi her türlü desteği elinden geldiğince vereceğini belirtti

Ekranla deðil, akranla büyüyorlar

Zonguldak Emniyet Müdürü Metin Turanlı ve Zonguldak Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürlüğü ile ortaklaşa gerçekleştirilen "Ekranla Değil Akranla Büyüsün" projesi kapsamında Çocuklar Tekerlekli Paten etkinliğinin birincisi Manolya Park alanında gerçekleştirildi. Zonguldak İl Emniyet Müdürlü Ahmet Metin Turanlı'nın göreve başladığı günden itibaren özellikle kentin sosyal etkinlikleri üzerindeki katkı ve desteği taktirle karşılanıyor. Turanlı özellikle Gazipaşa Caddesi ve Valilik binası önünde tekerlekli paten kullanan çocukları böylesine tehlikeli ortamdan alıp daha elverişli ortamlara teşvik ediyor.

Manolya Park'ta oluşturulan parkurlarda hünerlerini sergileyen gençler ile sohbet eden Zonguldak Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdür Vekili Hakan Yüksel, Gençlik Merkezi Müdür Vekili Barış Özdemir ve İl Emniyet Müdürü Ahmet Metin Turanlı güzel bir atmosfer oluşturdu. Etkinlikler kapsamında pantenci gençlerle patensiz gençler ip çekme yarışı yaptılar. Panetli gençler uzun süre direnmelerine rağmen, tekerlekli paten dezavantajı nedeniyle oyunu kaybettiler. Bu yarışma ise gençlerin yanı sıra İl Emniyet Müdürü Ahmet Metin Turanlı ve Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdür Vekili Hakan Yüksel'e büyük keyif verdi.(Ender Yüksel/Pusula)

Susma  

Araştır,Soruştur,Konuş;SUSMA

Susma  

Araştır,Soruştur,Konuş;SUSMA

Advertisement