Page 31

(7) Ve sabahın kör fecrinde, fırtınanın savurduğu toz zerresi gibidir zaman. Ve zamanın girdabına savrulan sen, ben, biz, siz, onlar, esince ömrümüzün üstünde karayeller, ne zaman kalır ne de mekân. Ne hudut kalır ne de devran. Halen anlayamadınız mı ömrünüz bir yumruk sıkımlığı kadar hele bir açılmaya görsün parmaklar. Bir kartopu kadar mesnetsiz, hele bir gelmeye görsün sıcaklar. Yani sana diyeceğim o ki; feriştah olsan kar etmez, bir kez kalk borusu çalındı mı, aldı mı yükünü kervan, yeterse gücün durdurursun. Durdurabilirsen aşk olsun o gidişe dur diyebilene, aşk olsun o gidişi durdurabilene. Bütün köşe bucaklardan çıkarın kendinizi, silip atın üzerinizdeki tozu toprağı, beyinlerinizi sarmalayan örümcek ağlarını ve de loşluğu. Süpürün ve açın gelecek olan kızıl şafağa ömür pencerenizi. Bütün utanç ve ikiyüzlülükten arındırın kendinizi. Ömür pencerenizde tertemiz ve berrak çıkın güneşin alnacına. Tabiat ana kabul etmeli ona dönülen yönünüzü. Fırtına gibi hayır demeyi, acık gökyüzü gibi evet deme hakkını kendinize verin. Boyun eğip, diz çökmekten sakının kendinizi, onurunuzu, kişilik ve karakterinizi. Vaz geçirin kendinizi bir kırıntının uşaklığından. En güzel geceleri, en güzel sabahları ve bütün özlemleri gecenin renginde sabahın fecrinde, ömrünün üzerine dök, bir çınar ağacı gibi büyüt, bir asma gibi kuşatsın bütün erdemlerini, su gibi yürüyerek en kılcal dallara yürüt.

31

Profile for Azizm Sanat Örgütü

Azizm Sanat E-Dergi Ağustos 2019  

Azizm Sanat E-Dergi Ağustos 2019  

Profile for azizm
Advertisement