Page 28

28

Cehennem çukurunda debelenenler, yarattıkları o karmaşayı insanlığın üzerine bir gök kubbe gibi gerdiler. Ve zulüm eden zulmün sahipleri aynı zamanda hüküm sahipleri insanlığın çanına ot tıkamaya devam etmektedirler. Soluğu kesilen insanlık, zamanın kırbacının izini taşıyarak yürür belirsizliğin çarmıhına. Gökte İsa’ya çölde Hüseyin’e karışıp da yoldaş olur mu bilemem, ama şunu iyi bilirim ki bozuk düzenin bozuk çarkının dişlilerinin arasında, Pir Sultan gibi saltanata yumruk kaldırarak dirilmenin vaktinin gelip de geçmekte olduğunu bilmelidir. İsa gibi çarmıha, Hüseyin gibi yezit in kuşattığı kerbübelaya direnmek; var olabilmenin gerekliliğidir artık. Asla ve asla unutmayınız ki! Devrilmez sandığınız dağları, yıkılmaz sandığınız çınarları, tükenmez sandığınız devri devranları, hayat bir göz kırpmasıyla yerle yeksan eder. Belki şimdi zaman o zaman değil, ama o göz kırpmanın da elbet gelecektir zamanı. Başka bir canlı daha yoktur ki, insan kadar kendi nefsine zalim olsun. Ey zalimler, günahkârlar ve günahkârların koruyucuları, zamanın kırbacına karşı umarsız olmayın, günü gelir sırtınızda şaklayarak, ölümün öpücüğüyle kendi kanınızda sizleri boğacaktır. Ne toprak kabul eder, ne de kefen. Gerçeğin aynası her daim berrak olur, bir gün gelecek ki kendi pisliğinizle kendinizi göreceksiniz, işte o gün geldiğinde kendi nefislerinizin mezarlığına gömüleceksiniz. Duymazlıktan gelmeyin bu sesi, görmezlikten gelmeyin bu gerçeği. Bu ses ki tüm gerçekleri siz gören kör, duyan sağırlara iletendir. Her zaman duyan sağır gören kör oldunuz, yürekleri parçalayan vahşeti, kulakları sağır edecek feryadı duymadık diyecek kadar alçaksınız. Yaratılmışlık geldiği gözeyi hiç

Profile for Azizm Sanat Örgütü

Azizm Sanat E-Dergi Ağustos 2019  

Azizm Sanat E-Dergi Ağustos 2019  

Profile for azizm
Advertisement