Page 8

8 etkilediği konusunda Giardano Bruno’nun hayatı bize çok şey anlatır. Öncelikle Herakleitos, Giardano Bruno, Spinoza ve Yunus Emre arasındaki ortak noktayı anlatarak söze başlayabilirim. 17. Yüzyıl Hollanda filozofu olan ve düşünceleriyle aydınlanmanın özünü kuran Spinoza, 16. Yüzyıl filozofu olan ve düşünceleriyle din baskısının yıkılmasına yardımcı olan Bruno, Milattan Önce 6. Yüzyıl filozofu Herakleitos ve 13. Yüzyıl mistiği Yunus Emre arasında nasıl bir ortak nokta olabilir? Saydığım filozofların ilk akla gelen ortak noktası, kutsal ve yaratıcı gücün evrenin kendisi olduğu fikri olabilir ki bu fikir tek tanrılı dinler için materyalizmden bile daha radikaldir. Bu fikirle birlikte sorumluluk, insanın kendisine geçmekte ve dini duyguların yetki devri ya da istismarı mümkün olmamaktadır. Eğer ortak nokta bu içkin anlayış olsaydı, Antik Yunan filozoflarından Herakleitos yerine Plotinos ya da Parmenides sayılabilirdi. Bir diğer ortak nokta, sonsuzluk fikrinin bu düşünürlerde özel bir yer tutmasıdır. Hem sonsuzluk hem de birlik, düşünürlerin değindiği temel fikirlerdir. Herakleitos, felsefede ilk kez bir sistem oluşturan filozof olarak bilinir. Herakleitos, hiçbir şeyin durağan olmadığını, her şeyin değiştiğini sisteminde anlatır. Bununla birlikte değişimin bir düzeni vardır. Değişimdeki birlik, sonsuz bir döngüdür. Yunus Emre, evrende ilk var olmaya başlayan olgunun deveran (hareket) olduğunu, daha sonra hareket nedeniyle ortaya çıkan cereyan (elektrik) ile varlıkların vuku bulduğunu anlatır. Bruno, Spinoza ve Yunus Emre, cevherden, monad ya da farklı isimlerle söz ederler. Ancak bana göre asıl ilginç ortak nokta, felsefelerinde hareketin yeridir. “İnsanın teninin doğası bütün cisimlerde olduğu gibi hareket ve sükûna bağlıdır. Hareket ve sükûn halinde bulunan bir cisim, hareket ve sükûn halinde bulunan diğer cisimlerden her zaman etkilenir. Bu sonsuza kadar böyle gider. Bir başka deyişle ten ve

Azizm Sanat E-Dergi Nisan 2018  
Azizm Sanat E-Dergi Nisan 2018  
Advertisement