Page 7

7 Rasyonalizm ve Aydınlanma İlkay Sevgi Norman Hampson aydınlanmayı “Tarihsel olguların, sanat yapıtlarının, bilimsel buluş ve felsefi spekülasyonların birbiriyle etkileşimlerinden oluşan ve bu etkileşimin insanın tarihe, sanata, bilime ve felsefeye bakışını değiştirmesiyle biçimlenen bir ilişkiler ağı” olarak tanımlıyor.1 Üstelik 15. Ve 16. Yüzyılda tohumları atılmaya başlanan 19. Yüzyılın ortalarına kadar süratle gelişen aydınlanma düşüncesinin yukarıdaki tanımda öne çıkan sanat yapıtları, bilimsel buluşlar ve felsefe gibi konuların her birinde yaptığı sıçrama olağanüstüdür. Öyle ki tüm toplumu etkilemekle kalmayıp tüm dünyayı etkileyecek, imparatorlukları sarsacak, yeni ülkeler kurulmasına neden olacak, halen geçerli olduğunu söyleyebileceğimiz modern devletin, hukukun önceliğinin ve rasyonalizmin temellerini kuracaktır. Her şeyin dinle bağlantılı olarak açıklandığı ve insan aklının gerilerde kaldığı için boşluklar açılarak, metafizik düşüncenin bu boşlukları doldurduğu ortaçağ dönemi boyunca, her sorunun cevabı Tanrıydı ve Tanrı’nın görüşlerini insanlara aktarma göreviyle çeşitli din adamları – ruhban sınıfı- , kendi yargılarını ve fikirlerini Tanrı otoritesiyle insanlara sunuyordu. Savaşlar çağında bir çeşit düşünce tembelliği yaşanıyordu ve bu tembellik ve savaşlar birbirini güçlendirdikçe, düşünceden korkulmaya başlanmış, deney yapanlar ya da toplumun sıkı dayatmalarına uymayanlar cadı olarak nitelendirilerek Engizisyonun gazabına uğramıştı.

Kilise baskısı ve dogmaların düşünceyi nasıl olumsuz

1

Norman Hampson. 1991. Aydınlanma Çağı. Doğan Kitap

Azizm Sanat E-Dergi Nisan 2018  
Azizm Sanat E-Dergi Nisan 2018  
Advertisement