Page 18

18

Hegel’e göre ise bilinç ve karşılaştığı varlıklar, tam olarak birbirinin aynı olmalıdırlar ki karşılaşmış olabilsinler. Bu da bize vahdeti vücut varlık ilişkisini hatırlatmaktadır. Hegel’in görüşü mutlak idealizm olarak adlandırılır, yine de Hegel’e daha yakından baktığımızda Bilincin Katmanlarını açıklayışındaki gidişte çeşitli algı farklılıklarına derinlemesine girdiğini görürüz. Hegel’e göre bilinç bir şeye bakar ve “Bu beyaz” der, fakat gece olur ve durum değişir. Burada hem duyuların değişkenliğini hem de zaman faktörünü ortaya atmış olur. Bilinç katmanlarında, bilinç kendini önce her şeyin merkezi zannedecek, her şeyde kendisini görecek, her şeyin kendisi için olduğuna inanacaktır. Bu hem felsefede Descartes dönemi ile kolektif olarak aşamayı anlamamızı sağlar (Hatırlarsanız Descartes’e göre dünya evrenin merkezindedir, güneş dünyanın etrafında dönmektedir ve insan tüm bu olup bitenlerin tek amacıdır) hem de insan hayatında genellikle ilk gençlikten orta yaşlara geçerken yaşanılan duruma benzer... Sürekli ben dediğimiz bir dönemdir. Her şeyde kendimizi görürüz ve her şeyin bizim için orada olduğunu zannederiz. Milletler hala bu evrededir ve gerçek bir çoğulculuğa geçemememiz de belki de bu yüzdendir. Hegel’e göre Bilinç, daha sonra bu durumun tam tersini yaşayacaktır. Dev evrenin içinde bir hiçtir, bir toz parçası bile olamayacak kadar küçüktür, değersizdir ve yitiktir. Evet, gerçekten de bu iki zıt aşama birbirini kovalamaktadır. Nihayetinde Hegel evrenin varlık amacını “kendi kendini anlama” olarak açıklar. Böylece akıl yine başköşeye yerleşmiştir. İlginçtir ki evren ve uzay bilimlerinin gelişmeye başlamasından iki asırdan daha fazla bir zaman önce evreni bir spiral olarak betimler bu felsefesiyle... Bu bizi şaşırttı mı? Tabii ki bilimsel akla sahip olan bizleri şaşırtmaktadır... Ancak Yunan felsefesinde mikroskobun bulunmasından neredeyse bir milenyum önce “Atomcular” diye bir grubun olması kadar ve “Kaos felsefesinin” işlenmesi kadar şaşırtmadı. İşte Leibniz,

Azizm Sanat E-Dergi Nisan 2018  
Azizm Sanat E-Dergi Nisan 2018  
Advertisement