Page 47

neden önemlidir gibi temel sorunlara değinecek ve Freud’a yeniden döneceğiz. Sosyalistler insanlığa asırlar öncesinin bilgisiyle bakıyor İnsanın bir tür olarak doğasını, evrimsel gelişim sonucu edindiği genetik yapısı belirliyor. Tek tek insanların yazgısını da büyük ölçüde genetik ve kalıtım belirliyor. Birçok hastalıkta kalıtsal veya genetik yükün başat etkisi gösterildi. Organik hastalıklarda, organik yapısal özelliklerde olduğu gibi, ruhsalakli bozukluklarda da genetik yükün etkisine dair çalışma sonuçları dağ gibi yığılıyor. Sadece ruhsal bozukluklarda değil, birçok kişilik özelliğinde de genetik etmenin baskınlığı çok sayıda araştırmayla gösterildi. Bir olguyu tüm yönleriyle bildiğinizde, o olguya dair çok net bir kavrayış oluşuyor kafanızda. Ancak olgunun ancak tek veya birkaç yönünü bilip değerlendirenler, aynı olgunun öteki yönleri hakkında donanımı bulunmayanlar, sizin bu çok net kavrayışınızı kabul edilmez görüyorlar. Sizi kafası karışık olmakla veya olgunun bir yanını abartmakla, indirgemecilikle, toptancılıkla, bilumum kötüleyici yaftalarla beziyorlar, basbayağı bir faşizan çoğunluk baskısı kuruyorlar ve kendi kafaları içinde iman dolu, huzur içinde yaşamaya devam ediyorlar. Genetik belirleyiciliği görüp göstermek hiçbir şekilde çevre etmenini yok saymak anlamına gelmiyor. İstiyorlar ki, siz, her şeye kadir ve tek başına yaşam bulan bir genetiği savunasınız, onlar da huşu içinde sizi yargılayıp “Bakın gördünüz mü, tipik bir genetik indirgemeci!” diyebilsinler. Genetik, kalıtım, evrim gibi konularda ancak çok yüzeysel bilgisi olanlar çevresiz bir evrimden, çevresiz bir genetikten bahsedebilirler. Konunun büyük uzmanlarının hiçbiri çevresiz bir genetik belirleyicilik tezi savunmamıştır zaten bugüne dek. Dolayısıyla Lewontin gibilerin büyük bir buluşmuş gibi “üçlü sarmal”dan bahsetmeleri, DNA’nın ancak çevresel etkenle birlikte bir anlam kazanacağını “dahiyane” şekilde ortaya çıkarmaları, ancak genetiği-evrimi-

47

Azizm Sanat E-Dergi Nisan 2017  
Azizm Sanat E-Dergi Nisan 2017  
Advertisement