Page 43

larca, yıllarca, kar, buz, çamur içinde sürünür. Arkadaşları yanı başlarında paramparça olur, kendilerinin kolları ve bacakları kopar, gözleri çıkar. O zamana dek hiç böylesi görülmemiş bir salgın hastalık çığ gibi yayılır: Savaş nevrozu. Çaresizlik ve korku askerleri çıldırtır, intiharlar, arkadaşını öldürmeler, öldürüleceğini bile bile siperden fırlamalar, psikolojik kaynaklı felçler, durdurulamayan bayılma nöbetleri, sürekli ağlayarak katılmalar, bitmek bilmeyen gece kâbusları vb. yüz binlerce askeri esir alır. Freud ve tuzu kuru hempalarının savaş nevrozuna yorumu basit ve kesindir: Kadınsı erkeklerde görülen histerik belirtiler ve hepsi de 3-6 yaş Ödip şeysine bağlı. Freud’un en yakın gözdesi, katı takipçisi Abraham’a göre “askerlerin dehşet semptomları, sürekli ölümle, öldürmeyle ve sakat kalmakla yüz yüze olmaktan değil, siperlerde başka erkeklerle fazla yakın olmanın uyandırdığı “homoseksüel libido”dan kaynaklanıyordu. Aynı Abraham dokuz yaşındaki bir kız çocuğunun tecavüze uğradıktan sonra bunu anne babasına geç haber verişini, onun bu işten zevk aldığına yormuştu ve bunu yazdı. Bu adam daha ileri gitti, savaş nevrozu vakalarının kadınsı erkeklerde görüldüğünü, bedenin yaralı bölgelerinin erojen bölgeye dönüştüğünü de yazdı. Savaş nevrozlarıyla hiç ilgilenmemiş olan Freud efendi de (çünkü bu nevrozlarla uğraşması için evinden biraz uzaklaşması gerekebilirdi ve üstelik o tip hastalar para da bırakmıyordu) uzaktan ahkâm kesti, kuramlar geliştirdi ve Abraham’ın tüm saptamalarına onay verdi. Bunlar kadınsılıktan kaynaklanıyorsa (üç yönlü hakaret var işin içinde, üç cinsin de aşağılanması) savaşın ortasında kalmış kadınların veya kadın askerlerin neden acaba hepsinde savaş nevrozu ortaya çıkmıyor, hatta kadınlar daha dirençli çıkabiliyor diye bir tane adam gibi adam veya kadın gibi kadın çıkıp sormadı. Üstelik basbayağı cesaret-

43

Azizm Sanat E-Dergi Nisan 2017  
Azizm Sanat E-Dergi Nisan 2017  
Advertisement