Page 4

4 EDİTÖRDEN

Bu köşede kimi zaman geleceğe dair söylem geliştirirken, küreselleşmiş gerici-piyasacı zihniyet ne yaparsa yapsın tarihsel ilerlemenin durdurulmasının mümkün olmadığını, ancak yavaşlatmayı ve bir ihtimal gezegenimizin sonunu getirmeyi başarabileceklerini dile getiriyoruz. Bu saf/salak bir umut söyleminden öte söz konusu yapılanmanın bir gelecek tasvirinin olamayışından kaynaklanıyor. Yegâne geleceklerini şimdide yaşarlarken, inşa ettikleri güncel distopyalarına, geriye kalan herkesi hapsetmeyi umuyorlar. Koskoca ortaçağın sonunu getirmeyi başaran insanlık, yeni ortaçağın da sonunu getirecektir. Ülkemiz özelinde ise 16 Nisanda gerçekleşecek referandum, bizler açısından değil ancak krallar açısından bir varoluş mücadelesine sahne olacak. Bir bakıma kralın çıplak olup olmadığına yönelik oylama yapılacak. Aydınlanmanın bilinci ve aklın yol göstericiliğinden doğan berraklık sayesinde, iliklerine kadar çağ ve akıldışılığa batmış sistemin uzantılarının ne kadar çıplak olduğunu zaten ortada. Andersen’in ünlü masalından ayrıldığımız nokta ise, ülkemizde çıplaklığın ne demek olduğundan bihaber seçmenlerin epey fazla oluşu. Oran olarak bu fazlalık çoğunluğu sağlayacak mı bilinmez fakat “Başkanlığa Hayır!” diyebilme onuru ve cesaretinin, ülkemizin ve türümüzün üstüne karabasan gibi çökmeye yeltenen zihniyetin çıplaklığına yönelik farkındalığı arttıracağı kesin. Azizm Sanat Örgütü olarak başkanlığı reddederken, gerilim dozu yüksek bu ayda popülist çağrılarla okurlarımızın hâlihazırda vakıf oldukları konuları yineleyerek onlardan beğeni alma ve kitlesel mastürbasyona ayak uydurmak gibi bir derdimiz olmadığını belirtmeliyiz. Farklı tonlarda ve çağrışımlarda

Azizm Sanat E-Dergi Nisan 2017  
Azizm Sanat E-Dergi Nisan 2017  
Advertisement