Page 5

EYLÜL - ARALIK 2017 | SAYI: 17

mış en geniş kapsamlı tiyatro etkinliği olarak tarihe geçmişti. Böylece 1991 yılında Ankara’da, Tülay Yongacı, Cüneyt Sezer, ve Müjdat Albak olarak ‘Can Şenliği Oyuncuları’ ismi ile başlattığımız, 1998’den günümüze kadar Frankfurt’ta Güneş Tiyatrosu adı ile sürdürdüğümüz ve Batı Avrupa’ya kadar uzanan tiyatro, kültür, sanat serüvenimizin yepyeni bir boyutta devam edecek olmasının sevincini yaşıyoruz.” Albak, Internationales Theater Frankfurt’un (ITF), 20 yıllık bir kurum olduğunu, ancak Türkçeye pek yer verilmediğini hatırlatırken, sürekli bir Türkiyeli sanat programının Frankfurt’ta şimdiye dek hiç yer bulamadığının altını çizdi. “Bu kaderi değiştirmeye kararlı oldukları” sinyalini veren Müjdat Albak, birçok yenilik planladıklarını belirtti:

BU İŞ BİR MİSYON ASLINDA… “Bu süreğen program, zaten kendi başına özgün bir durum. Diğer bir özgünlük unsuru, bizim ‘Transkültürel Sahne’ olarak adlandırdığımız, Almanya’da yetişen genç kuşakların dilsel ve kültürel varlığını ifade etme iddiası taşıyan yapımların yine ITF’de süreğen bir şekilde yer bulabilecek olması… Bunların dışında hemen hemen  dünyanın her yerinden gelen sanatsal yapım ve gösterimlere kucak açan ITF’nin bu yaklaşımı devam edecek. Seyircinin yaş ortalamasını da biraz aşağıya, 30-55 aralığına çekmeyi hedefliyoruz. Bu işi biz bir mis-

Tülay Yongacı: Müzik ortak bir zemin, ama... Kurucu ekibin kadın üyesi Tülay Yongacı, oyunculuğun yanı sıra şarkı da söylediğini belirterek, müziğin ortak bir zemin oluşturduğunu, ancak buradaki sanatçı ve sanatsever Türkçeli toplumun bazı şeyleri gözden geçirmesi gerektiğini hatırlattı. Yongacı, şunları söyledi:

“Ben sadece Türkiye’de üretilen şarkıları değil, burada bizim Almancıların yazıp bestelediği şarkıları da söylüyorum. İşte bu şarkılar da bizi ortaklaştıran, anılarımızı tazeleyen bir şey. Ben neler yapılmadığını söyleyip yapılanları eleştirecek bir durumda değilim. Her sanatçı kendi estetik olanakları, beğenisi dolayısıyla bir mozaiği tamamlar aslında, onun için ben kendi alanımla ilgileniyorum. İlgi alanım derken tek bir alan değil bu. Ben başka dillerden, üslup ve ustalardan söylüyorum, bu alanı da genişletmek istiyorum doğrusu. Sanat böyle bir arayış yani. Her sanatçı yolunu kendi bulmalı. Ama gördüğüm kadarıyla Almanya’da düğünler ve barlarda yaşananlar, sanata, müziğe yaklaşımı çok belirliyor. Gençler hep Türkiye’ye bakarak, oradan etkilenerek kendilerine bir yol çiziyorlar. Özellikle müzik okulları, Alman müzik okullarından hocalar getirmeli ve Türkiye’den direkt olarak iyi müzisyenler burada ‘workshoplar’ düzenlemeli ve gençlere yeni şeyleri denemeleri için platformlar sunulmalı. Yani, derneklerde gençlerin kendi çalışmalarını sergilemeleri için olanak sağlanmalı. Yoksa hepsi düğüncü olacak. Futbolcu, dizi oyuncusu gibi kestirme yollar bizi çıkmaz sokaklara iter…”

5

Profile for Ali YILDIRIM

AVRUPA KULTUR 17  

Aylık Kültür ve Sanat Dergisi AVRUPA KÜLTÜR'ün 17. Sayısı

AVRUPA KULTUR 17  

Aylık Kültür ve Sanat Dergisi AVRUPA KÜLTÜR'ün 17. Sayısı

Profile for aypa