Page 37

EYLÜL - ARALIK 2017 | SAYI: 17

çe bilgilendirdi. Farklı malzemeler kullanmayı sevdiğini ifade eden Denizli'nin yapıtlarında günlük yaşamın her alanından malzeme kullanılıyor. “Asıl olan farklı malzeme kullanmak değil, farklı olan malzemeye farklı bakıp, onu farklı anlamaya çalışmak” diyor Yıldırım Denizli... İçinde büyüdüğü Anadolu kültürünü modern sanatın teknik olanakları ve yer yer de şakalarıyla birleştirerek evrensel bir üslup yakalamaya çalışan Yıldırım Denizli, yapıtlarında çocukluğu, aşkı, doğayı, ölümü, cinselliği, kısacası hayata dair her durumu kendi filtresinden geçirerek işlemeye çalışıyor. Resim, heykel, düzenleme gibi birçok tarzın iç içe üretime katıldığı Denizli yapıtlarında, “dünya içre ama aynı zamanda sıkıştırıldığımız dünyanın da dışına çıkmaya çalışan” bir sanat çabası hemen göze çarpıyor. Bu yöntemle çeşitli kısıtlara, sınırlara, duvarlara, önyargılara ve savaşlara meydan okuyabilen bir yeni dünya yaratılmasına katkıda bulunacağını düşünen Yıldırım Denizli, sergisiyle ilgili sorularımızı yanıtladı. Çalışmalarınızla ilgili sorular sorulmasından pek hoşlanmıyorsunuz... YILDIRIM DENİZLİ – Ben bu soru sözcüğünden oldum olası hazzetmedim. Benim

için öğretmenle özdeşleşmiş bir sözcük. Doğal olarak, öğretmen varsa, orada öğrenci de olur. Ama nasıl? Öğrenci var, öğrenci var... Hangi türden öğrenci? Önemli olan o. Örneğin ben, sınıfın en gerisinde, en dipte, sınıfın içinde, sınıftan en uzak köşede, neredeyse ulaşılmaz sırada oturan, okulun içinde olup, okulla asla bir araya gelemeyen, bir kez dahi tökezlemeden sınıf geçmek şöyle dursun, “belge” almaktan bile zor kurtulan, hatta lise bitirme sınavında resim dersinden ikmale kalmayı başarmış bir Yıldırım... Böyle sınıflarda öğretmen masasından geriye doğru gidildikçe, soru cevaplarında bir tenhalaşma, kalkan parmaklarda bir seyrelme olur, benim oturduğum yere gelindiğinde ise, artık kalkan parmak da yoktur, soru moru da kalmaz, ucu bucağı belirsiz, bitmez bir kırk beş dakikadır var olan. Hep şaşırmışımdır, ders saatlerindeki dakikalarla, teneffüs dakikaları aynı dakikalar mıdır diye... Birisi geçmek bilmez, diğeri bir nefeste tükenir. Ama hakkını yemeyelim, öğretmen müsaitse, dersi “kaynatmak” olanaklıysa, sınıfın önüyle arkasının farkı ortaya çıkar ve hemen roller değişir, üzerinde ölü toprağı olan sınıfın arka kısmı, birden canlanır, en hesaba kitaba gelmeyen sorular, en can alıcı vuruşlar, bu sefer hep ora-

37

✤ Bu sergideki işlerimin merkezinde kendileri var, başka da bir şey yok

Profile for Ali YILDIRIM

AVRUPA KULTUR 17  

Aylık Kültür ve Sanat Dergisi AVRUPA KÜLTÜR'ün 17. Sayısı

AVRUPA KULTUR 17  

Aylık Kültür ve Sanat Dergisi AVRUPA KÜLTÜR'ün 17. Sayısı

Profile for aypa