Issuu on Google+

1 -7 Temmuz.qxp

30.06.2008

14:38

Page 1

INTERNATIONAL NEWSPAPER

AVUSTURYA

HAFTALIK

Fiyatý 1, 25 Euro YIL: 1 Nr.: 26

www.zamanavusturya.at

1 - 7 TEMMUZ 2008

ule / Kapýk Ýpsala ayrýmý yol

anlý yol t Harm ýna dikka ayrým

!

idir hediyes arýna uyucul sinin ok I RGAHrad, Nis Gazete N GÜte,ZESzeged, Belg ÝSTA apeþ AR na, Bud I AC Viya M sau, Linz, RGAH rad, Nis Pas eb, Belg A3 ‘ten GÜZE , Zagr ENYA Maribor i Graz, SLOV burg, t rehber ih, Salz

F

tan Yunanis

sýla onya donya en raðm Maked lamayan Make asýna sýn km uzatmSýrbistan ý o Vize uygu ilir. u 272 munkapýs sý duru an yolun n ilgi göreb e sýnýr giþ dolu olmaHarmanlý’dyön- yoðu ki Tabanovcgiriþ, 6 çýkýþile ö r ule’nin ,8 Dena ü Kapýk ar yetkililer Dereköy’e Euro rýnda a geniþ lýk ücretini an geçiþ gelec nhagen, YOL da Bulg yli ya da ýzda 4 bin edin. dukç Otoban ýndan istan n bir haftaEuro Otob ov Kope in yolu h taraf Mün Hamzabe k. Yanýn a beyan r. Sý- var. daha karlý. a-M ladin Bulgar Sýnýrda alýna. Anca k2 þehrinde, gelecekler iyor. , Züric A8’den rilece ko, sýnýrd mýyo mek anov Veles Grad Paris Münih yönünden nde kesiþ yok. 5 Euro 2 Euro da Euro lendi para varsa geri alýna i istas- leri: Kum yü a’nýn risCent), üsler ve many e Vize t ücreti erdam r ve ýndak berg þehriiye’ye Maca ne, m9 r (90 Minib i üzeri Amst ücreti vinye euro yerin koyuyorla etre yakýninlerin temize dena r (1 Euro). an toplam fekte k üzere toplasýnýrýndak sel ve nya’nýn Nürn da Türk Viyana yönü El 13 nuz. dezen olma larýn 50 kilom n benz ler sadec tan dena lý. Otob n çekmeyin. ödüy orsu ar yol ise Alma me nokta k isteyenler enler ise SalzKapýkule nýrýn Sýrbis satýla . Polis , para daha paha girip kart 39 euro ristan’akad Sela- misyo kesiliyor. kapýsýndan 160 kilo- yonunda söyleniyor sahip Bu kesiþ nden gitme gitmek istey kiyor. m 460 bu kez Bulga lý. Niþ’ten Niþ para ina sýnýr yolunda an Kapý- olmadýðý a yetkisine vermeyin. n , Topla leri gere sonra tan üzeri üzerinden ista bu irse slava Kalot Belkm. en yazm Ýsten nya Sýrb vize istemiyor. yol bakým 1005 ne gitme Brno, Brati Is- 370 km. Ve n. Kalotina’dyla Sofya ceza ez. ýndan oto- Niþ’t Slove kapýs nden þeritli, Istanbul z yönü i a, isti- tahsil edem sýrasý it otoba Trans vçi sýnýrotoban ücret). Oto- tek 415 km, Sofya üzeri a miktarý metresi gitmek için - Harmanlý burg-Gra den, Prah bourg, gere- km. Batro nik 160 km, taþým ris- kule’ye iyor. Stars ÝN, Dres masý km ve (6,5 Euro iyor. sý, Nakit Haskovo gerek Bulga BERL peþte brücken,hen, rafý buluným çanta ü grad 108 500 dinar k da öden oto- Sofya l 730 km. stan ve onlarýn- Plovdiv - takip etmek Buda , Saar llere olara yard Györ, tanbu euro. Sýrbi in istasy ve az olan ktörl un fotoð tini s, Metz burg, Münc kame çocuð Araçta ilk ul, refle malý. mobi ücreti Euro 240 km Reim edin benz Augs , ere 1080 10 bin . PARÝS Ulm, hen 306 ki- kiyor lasti k, amp eri bulun u- ban ad-Niþ arasýotom obill a otoba- tan’da OMValmayý tercihnýn. n, Köln stan m ruhe, Münc Esse bozd , k , Topla çok aðýr. yede Karls a Belgr n ücre ti Sýrbistan’d uz, öde- dan benzin Dinar kulla malzemel r para Hýrvati etmiyor. cezal Augsburg arý Nijmegen baný ý 300 yelek gibi Euro kada daha ucuz orsun Euro). ek için ZÜRÝCH AM Utrecht, berg kfurt, Vize talepama trafikamanýn cezas ve Sýnýrda 50 ile alýþveriþ Euro 7.265 dinar (13 en kart çekiy orsunuz. Oto- ödem , Nürn , Fran 1 ama tre euro AMSTERD , Würzburg a yapýy giþesinden ya en, Köln ko- run. KunaHýrv atist an r 13 km ve na girerk an 5,10 ’da lome üz far yakmkemeri takm TIR nuyla Sýrpa meyi ise çýkýþt muz or. Günd iyet Sloven ol yok. Þu Frankfurt Hasselt, Aach en sakýn over, eb’e kada eb’ten 2 geliy kontr ücreti 1 Tem sý baþ- Kuna. Emn da cep telefoKuna. Ebegirerk , Hann SEL la- Kuna. ZagrCent) Zagr kuna (14.6 bana lama Giriþte BRÜK an siyon Nürnberg Hamburg berg ý ise 500 lý çocuk (65 105 Ro- alan otob vinyet uyguücreti 1 Tem- direk Euro) burg, a Lübeck, burg, Nürn anýn cezasatine kayýt pasaportu Kuna 261 km kuna (22 Würz ve yerine bir yýllýk nuþm vinyet bir or- kada r Würz NHAGEN üs 139 Romanyiyor. Sýrbistan k isteyenler ý kalkacak Euro, 10 bin lerin refak Ayrý 6 aylýk pasap KOPE Frankfurt, gitme yollar layacak. itibaren 35 arda a veyndikkat edin. annesinin büyük Euro), minib Fakat e Vize istem nden dan ve k. Kapýl ýn sýnýrd Kassel, ra tavsiy Sýr- manya üzeri edebilir. muz’dan olaca mayan olan 7 yaþýn mutlaka çesiyle olan yol ise 55 Euro istan Kontrolleryapýlý deki paran Altýn taký bulun sinde yolu tercih gerek üstün iyor. kayýtlý t hane Macar olü kalktý. giriþi nde için bu uk olmasý m 350 km giden- Euro’nun esi gerek i yeni alýn- tuna refaka ði kontr nden sýnýr edilm üzerindek üðe tabi. çocuklarýn nboz Topla anya sý Sýnýr ve Rom i ödenmediboydan edilmiyor. Bükreþ üzeri(Rusçuk) , beyan175 Euro arý da gümr Ceza i. ücret bistan Ruse rya ristan n. l Maca Giriþte sýnýr tek þeritl ristan’a Ruseyapý yor. ovo, gibi ziynet eþyalra el konuyor. Avustualmayý unutmayýnu aldýktanna yor. Tüne yý li. mýþ Bulga Gabr tasarruflu. pulu ve ücretvinyeti alma or ler sýnd an giriþ ovo, Hasköy Kayýtsýz takýla camý , Vinyet . Vinyet sað ön a ya- daha otoban o Tarn ödüy an kapý boya aracýn Cam a otob ya ceza )ya da Byala, VelikDimitrovgrad 150 Euro içerden gerekiyor. li sayýlmý- kapýsýnd n. Yoksa arasý ve nlýk, sonra nýz t geçer zaman unutmayý ile 255 Euro z. Ön er Kaza izleniyor rsunu kem yapýþtýrma an vinye landýðý or. güzergahý yaka (60 Euro lýya alýyo nlarýn ý alýnýy pýþtýrýlmay paha cezas otura sürücü i 9.50 yor ve Euro para rn tünel i 6.50 daha koltukta u var. ücret fi- arka a zorunluluð yine 150 paralý. Taue tüneli için takm anken Tüneller karavanlar Karaw Euro, minibüs ve pahalý. 50 daha Euro, yüzde yatlar

? ALIM IL YAP ÝNÝ NAS yolu Al- eklerin Brük TERCÝH

Sýla yolcu

sunun üc

ret

ve dikka

a lund o y , izin acak! n a m Za z ol i n i r e Sayfa 19-20-21-21 rehb

FPÖ Lideri Heinz Christian Strache

Zaman, okurlarýný þenlikte buluþturdu

Ýçiþleri Yeni Bakaný Fekter

Yeni Devlet Bakan Silhavy

Dýþiþleri Bakaný Ursula Plassnik

Zor günler geçiren hükümet, kabinede revizyona gitti OSMAN TÝMURTAÞ

VÝYANA

Koalisyon hükümeti içinde son günlerde artarak devam eden problemler, koalisyonu oluþturan Sosyal Demokrat Partisi (SPÖ) ile Halk Partisi’nin (ÖVP) kabinede birer deðiþikliðe gitmesine neden oldu. ÖVP’li Günther Platter’in Tirol Eyalet

Dünyanýn 100 entelektüeli anketinde Fethullah Gülen birinci oldu

Valiliði’ne kaydýrýlmasýyla boþalan içiþleri bakanlýðý koltuðuna yine ÖVP’li Maria Fekter otururken, SPÖ’lü Doris Bures’in SPÖ’nün federal direktörlük görevine kaydýrýlmasýyla boþalan kadýndan sorumlu devlet bakanlýðý koltuðuna ise SPÖ’lü Heidrun Silhavy oturdu. ÖVP’nin yetkili organlarýnýn geçtiðimiz hafta yaptýðý toplantý neticesinde

Sayfa

26

Fekter’in içiþleri bakanlýðýna getirilmesine karar verildi. Yeni görevine baþlayan Fekter’in ilk tepkisi, “içiþleri bakanlýðý görevine getirilmiþ olmam beni heyecanlandýrdý” þeklinde oldu. Ýçiþleri bakanlýðý için favori gösterilen Çevre Bakaný Josef Pröll ise, “spekülasyonlar vardý ancak, ben çevre bakaný olarak kalmayý istiyordum” ifadesini kullandý. Devamý 4’te

Dört yýllýk hikâyede mutlu son:

Macar mahkemesi Mehmet'i babasýna verdi

Sayfa

25

Viyana (ZAMAN) - Zaman Avusturya Gazetesi, gelenekselleþtirmeyi düþündüðü ‘Okur Þenliði’nin ilkini gerçekleþtirdi. Okurlarýnýn bir birleriyle tanýþmalarýna ve aileleri ile güzel vakit geçirmelerine ortam saðlamak amacýyla düzenlenen þenlik, Viyana’nýn 11. Bölge’sinde bulunan Kinderfreunde’nin tesislerinde gerçekleþti. Þenliðe okurlarýmýzýn yaný sýra Viyana’da yaþayan Türk vatandaþlarý da katýldý. Sosyal Demokrat Partili (SPÖ) 11. Bölge Belediye Baþkaný Renate Angerer de þenlik alanýný ziyaret ederek, organizeye destek verdi. Halký bir araya getirerek kaynaþtýrdýðý için Zaman Gazetesi ekibini kutlayan Belediye Baþkaný Angerer, Türk ve Avusturyalarýnýn çeþitli vesileler bularak daha çok biraya gelmesi gerektiðini ifade etti. Baþkan Angerer, “ancak bu þekilde karþýlýklý önyargýlarýmýzý kýrarýz” dedi. Devamý7‘de

“Mimardan tasarruf edilmez, mimar sayesinde tasarruf edilir” RÖPORTAJ

Sayfa

8


1 -7 Temmuz.qxp

30.06.2008

12:14

Page 2

GÜNDEM 1 - 7 TEMMUZ 2008



ZAMAN

2

AVUSTURYA

AVUSTURYA ZAMAN’DAN 

Kim demiþ Türkler sevilmiyor diye! Avusturya’daki en güzel haftalarýmdan ifade etti: “Ben bu iþyerinde sabah 6’birini geçirdim diyebilirim sevgili okur- da iþbaþý yapýyorum. Eðer maç uzasa, lar. Farklý ülkelerin taraftarlarýný Viyana hatta penaltýlara gitse, o penaltýlarýn sokaklarýnda görebilmek, her ülkenin sabaha kadar süreceðini ve sonunda kültürünün futbolla yorumlanmýþ haline Türkiye’nin kazanacaðýný bilsem tanýk olmak mutluluk vericiydi. Ýspan- sabaha kadar uyumadan beklemeye yol boðasý modundaki taraftardan, Step- razýyým.” Ýþte futbolun birleþtirici yönünü görmek isteyenhansplatz’ý, dama tahtalere okkalý bir örnek, sýna çeviren Hýrvatlara, bu mudur, budur..* kýrmýzý beyaz þölenin Heute gazetesinin mimarlarý Avusturyalý ve Türkçe baþlýklarý, Türklere kadar herkes resmi kurumlarýn ayrý bir tat býraktý damabizzat bizlere ifade ðýmýzda. Son dörde kalSEYÝT ettikleri insanýmýzýn mýþ bir takýmýn taraftarý medenice sevinmeleolmak ta ayrý bir karizma ARSLAN rinden duyduklarý vesilesiydi ne yalan söyleseyit.arslan@gmail.com memnuniyetler bir yeyim.. taraftan bizleri de Bu kupayla neler keþfetmedik ki, mesela Avrupa’daki doru- sevindirirken, diðer taraftan Türk tanýða ulaþan Türk sempatizanlýðý. Bu ülke- mýnýn hangi yanlýþ zemin üzerine kurullerde ne kadar çok sevilirmiþiz de haberi- duðunu bir kez daha gösterdi. Umarým miz yok! Sanýrsýnýz müzakereleri Güney bu þampiyona daha saðlýklý diyaloglar için güzel bir baþlangýç olur. Amerika ülkeleri ile yürütüyoruz.. Ülkemizin en önemli kalemlerinden Beni en çok ilgilendiren yaþadýðým, hatta artýk özlemeye bile baþladýðým Ahmet Turan Alkan Bey’i bir hafta ülke Avusturya. Yolda hangi Avusturyalý Avusturya ve Macaristan’da aðýrlamak dostumla karþýlaþsam Türkiye’nin son nasip oldu. Tirol’deki okur þenliðimiz dakikada kaybettiði maçýn üzüntüsünü için Avusturya’ya teþrif eden Alkan, paylaþýyordu benimle. Bu durum (yarý Viyana, Salzburg ve Budapeþte’de de finalde kaybettiðimiz takýmýn Almanya okurlarýmýzla buluþtu. Okurlarýmýza, olmasýnýn insanlarýn üzüntüsünü artýran engin bilgi birikiminden faydalanma önemli bir unsuru olduðu gerçeðini hiç imkânýný sunan gazetemizin önemli hatýrlama gayretine düþmeden) beni ola- yazarlarýndan Alkan’a tüm Zaman Doðu Avrupa okuyucularý adýna teþekbildiðince sevindirmiþti. Havaalanýnda yaþadýðým olayý paylaþ- kür ediyorum. Gazetemiz Temmuz ortasýndan itibamadan edemeyeceðim; Son dakikada yediðimiz gole üzülmüþtük, ancak en iyi ren dört hafta tatilde olacak. Yeni sezooyunla yenilmenin verdiði gururu taþý- na hazýrlanma ve yoðun geçen ilk altý yarak Viyana havaalanýnda dolaþýrken aydan sonra yeni döneme enerjik girebir Kamerunlu bir de Avusturyalý dük- bilmek için sizlerden kýsa bir süre ayrý kan görevlilerinin yenildiðimiz için bizi kalacaðýz. Tatil öncesi son sayý önümüzteselli etme sürecince (Almanlar için deki hafta, haftaya görüþmek üzere düzdükleri methiyelerden bahsetmiyo- efendim. Tatile erken çýkanlara þimdirum) Avusturyalý kardeþimiz þunlarý den iyi tatiller…

INTERNATIONAL NEWSPAPER

ÖSTERREICH

WOCHENTLICH

1 - 7 TEMMUZ 2008, YIL: 1 SAYI 26

KÜNYE Ýmtiyaz sahibi : World Media Group A.G.

Verantwortlicher Redakteur Sezai Danabaþ

Genel Koordinatör Ýdari Sorumlu Yayýn Yönetmeni Danýþman Haber Merkezi Almanca Sayfalarý Sor. Reklâm Abone

: Ali Tokul : Seyit Arslan : Menaf Alýcý : Fatih Serdar : Selçuk Þeker-Osman Timurtaþ : Ramazan Aktaþ : Alpaslan Kökten Y. Emre Gürsoy : Ýsmail Yýlmaz

Adres: Rotenturmstr.1- 3/3, 1010 Wien Tel: 06506334499 Telefax: + 43 (0) 1 958 00 21, Reklam Tel: 0660 9808 138 E-Mail: zaman@zamanavusturya.at

Avusturya çileklerinde fazla kimyasal var Steiermark Ýþçi Odasý’nýn yiyecek perakendecilerinin ürünleri üzerinde yaptýðý araþtýrmada, Avusturya’da üretilen çileklerdeki kimyasal madde miktarýnýn Ýspanya’dan ithal edilenlerdekinden yaklaþýk iki kat daha fazla olduðu ortaya çýktý. Avus-

turya’da üretilen çileklerde, çoðu küfle mücadelede kullanýlan 8 ayrý kimyasal bulundu. En kötü perakendeci sattýðý çileklerde sekiz kimyasal bulunan Spar firmasý olurken, Spar’ý sattýðý çileklerde yedi çeþit kimyasal bulunan Hofer firmasý izledi.

NAMAZ VAKÝTLERÝ


30.06.2008

11:42

Page 3

ZAMAN

TURYA’ S U

3

AVUSTURYA

DA

AV

1 -7 Temmuz.qxp

BÝZÝM ÝZLERÝMÝZ - 24 ZAMAN * VÝYANA

Türkenkugel Türk Güllesi

Bir yandan bir savunma sembolü olarak görülen, diðer bir yandan ise II. Viyana Kuþatmasý’nýn ardýndan Türklerin her þeylerini geride býrakarak gidiþlerini sembolize eden Türk güllelerinin orijinalleri ve taklitleri Viyana’daki pek çok evin diþ cephesini bir zafer anýsý olarak süslemekteydi. Özellikle II. Viyana Kuþatmasý’nýn ardýndan bir moda halini alan bu güllelerin çoðu zaman içerisinde kayboldu. Ancak bugün halen þehrin farklý semtlerinde I. ve II. kuþatmadan kalan bu gülleri görmek mümkün. 1. Bölge’de þehrin en eski misafirhanelerinden olan “Griehenbeisl”in (Griechengasse 9 / Fleischmarkt 11, A-1010 ) birinci katýna çýkan merdivenlerin kenarýna sývanmýþ üç tane taþ gülle, bu anlamda görülmeye deðer sembollerdir. Güllelerin yanýna iliþilen yazýya göre 1529 yýlýnda bu misafirhanenin yerinde þehir surlarý bulunmaktaydý ve bu mekân Türklerin saldýrý noktalarýndan biriydi. 1963’de yapýlan yenileme çalýþmalarý esnasýnda, yýkýk duvarlar arasýnda, I. Viyana Kuþatmasý’ndan kaldýðý düþünülen üç tane Türk güllesi bulundu ve bu taþ gülleler bugünkü

yerine bir hatýra olarak asýldý. Ancak kimi tarihçilere göre bu üç Türk güllesi, II. Viyana Kuþatmasý’ndan yadigâr kalmýþtýr. Bunun yaný sýra, 1734’de inþa edilen Sterngasse 3, A-1010 adresindeki bir evin diþ cephesine asýlý 35,5 kilo aðýrlýðýndaki orijinal taþ, Viyana’da þehrin içinde bulunan en büyük Türk güllesidir. Eldeki bilgilere göre bu gülle, 20 Temmuz 1683 günü havanla Leopoldstadt tarafýndan þehre atýlmýþtýr.

1 - 7 TEMMUZ 2008 GÜNDEM


1 -7 Temmuz.qxp

30.06.2008

16:07

Page 4

GÜNDEM 1 - 7 TEMMUZ 2008

ZAMAN

4

AVUSTURYA

Zor günler geçiren hükümet, kabinede revizyona gitti Eyalet seçimlerinde aldýðý kötü sonuçlardan sonra koalisyonun büyük ortaðý SPÖ, parti içinde yeniden bir düzenlemeye gitmiþ ve Baþbakan Alfred Gusenbauer, parti baþkanlýðýný Werner Faymann’a býrakmýþtý. Kadýndan Sorumlu Devlet Bakaný Doris Bures ise SPÖ’nün federal direktörlüðüne kaydýrýlmýþtý. Bures’in yerine ise, Baþbakanlýk Müsteþarý Heidrun Silhavy getirilmiþti. Silhavy’nin bakan olarak kabineye girmesinden sonra boþalan baþbakanlýk müsteþarlýðý koltuðuna da 2006’dan beri Parlamento’da bulunan Andreas Schieder oturdu. 52 yaþýndaki yeni Bakan Silhavv, mahremiyet kanununun çýkmasýnda büyük rol oynamýþtý. Silhavy ayrýca, devletin sunduðu hizmetlerde internetin daha etkin kullanýlmasý ve Avusturya’nýn, Avrupa Birliði’nin (AB) e-devlet þampiyonu olmasý için büyük çaba göstermiþti.

Plassnik, Maria Fekter’i tebrik etti Dýþiþleri Bakaný Ursula Plassnik, yeni Ýçiþleri Bakaný Fekter’i tebrik etti. Fekter’in tecrübeli bir politikacý olduðunu söyleyen Plassnik, “içiþleri bakanlýðýna Fekter���in atanmasý çok doðru bir karar oldu. Kendisi korkusuz, cesur ve çalýþkan bir politikacýdýr” dedi. Maria Fekter’in daha önce avukatlýk yaptýðýný dile getiren Plassnik, “Fekter, uzun yýllar adalet bakanlýðýnda da çalýþtý. Bundan dolayý ciddi tecrübe sahibi. Hükümet iþlerinde de ekonomi bakanlýðýndaki sekreterlik zamanýndan kalma tecrübeleri bulunuyor” dedi. Günther Platter’in Tirol Eyaleti

Valiliði’ne geçmesinden sonra boþalan içiþleri bakanlýðý pozisyonuna bir bayanýn getirilmesi Dýþiþleri Bakaný Plassnik‘i bir hayli mutlu etti. Plassnik ayrýca Platter’e yapmýþ olduðu çalýþmalarýndan dolayý teþekkür etti.

Gusenbauer, SPÖ’nün yaz festi valini iptal etti SPÖ’de yaþanan problemler bitmek bilmiyor. Baþbakan Alfred Gusenbauer þimdi de, SPÖ’nün her yýl düzenli yapýlan yaz festivalini iptal etti. Gusenbauer’in festivali iptal etme nedeniyle ilgili kendisine yöneltilen soruya cevabý ilginç oldu: “Kutlanacak bir þey göremiyorum.” Partisinin liderliðinden ayrýlan Gusenbauer, baþbakanlýðýyla ilgili herhangi bir problemin bulunmadýðýný, son seçimleri kazandýðýný ve hükümeti yönetmek için milletten yetki aldýðýný söyledi. Gusenbauer, “bu bir ego sorunu deðildir. Benim baþbakanlýðým, Avusturya halkýnýn bir tercihidir” ifadelerini kullandý. Festival tarihi olarak daha önceden belirlenen 2 Temmuz’da çalýþacak olan Gusenbauer, bir sonraki seçim yýlý olan 2010’a kadar çalýþmalarýný sürdürmeyi planlýyor. Gusenbauer, bir sonraki seçimlerde partisinin baþbakan adayý olacaðýný ümit ederken, gazeteciler Gusenbauer’in günlerinin sayýlý olduðunu savunuyor.

ÖVP’li Plassnik, SPÖ’ye yüklendi ÖVP’li Dýþiþleri Bakaný Ursula Plassnik, Avusturya Devlet Televizyonu’na (ORF) yaptýðý açýklamada, hükümetin tepesinde son günlerde bir panik yaþandýðýný söyle-

di. ÖVP’nin, Avusturya’daki Avrupa Birliði uyum politikalarýný güçlendirmeye çalýþýrken, SPÖ’nün kendi içinde bölünmeye baþladýðýný dile getiren Plassnik, Gusenbauer ile Faymann’ýn izlediði yolun da yanlýþ olduðunu vurguladý. Plassnik, SPÖ’nün aksine ÖVP’nin geliþmeleri halkla paylaþtýðýný ileri sürdü. ‘Koalisyon yoksa bölünüyor mu?’ þeklindeki soruya ise Plassnik, “bu konu hakkýnda daha görüþeceðiz. Bakalým Gusenbauer ve Faymann’ýn konuþmalarý ne derece geçerli. Lizbon ziyaretinde, Avrupa Parlamentosu’nda Gusenbauer ile beraberdim. Böyle bir olay Avrupa genelinde yok” dedi. Plassnik, þu ana kadar dýþ politika tartýþmalarýnýn Avusturya’nýn imajýný sarsmadýðýný ve bundan sonra da sarsmayacaðýný belirterek, “bundan kimsenin endiþesi olmasýn” ifadesini kullandý.

aksine, biz kiþisel problemler yaþamýyoruz ve yeni seçim için hazýrlýklarýmýzý tamamladýk” dedi. “FPÖ öyle güçlü olmalý ki, diðer partiler de FPÖ’nün çizgisine gelsin” ifadesini kullanan Strache, hükümeti, sosyal olmayan ‘buz gibi politikalarý’ Avusturya’ya sokmakla itham etti. FPÖ’nün gözünde bu konudaki en büyük suçlu da ÖVP. Strache, Baþbakan Alfred Gusenbauer’i ise ÖVP’nin suç ortaðý ilan etti. FPÖ, ÖVP Lideri ve Baþbakan Yardýmcýsý Wilhelm Molterer için meclise gensoru önergesi vermeyi planlýyor.

Strache: Seçime hazýrýz Aþýrý saðcý Özgürlükçüler Partisi’nin (FPÖ) Lideri Heinz Christian Strache erken seçim ihtimali bulunduðunu belirterek, seçime hazýr olduklarýný söyledi. Strache, “SPÖ ile ÖVP’nin

Baþbakan Alfred Gusenbauer

Avusturyalý, kutlama yapan Türklere ateþ etti

Avusturya - Azerbaycan iliþkileri güçleniyor

Platini'ye 'Avusturya Büyük Onur Ödülü' verildi

Avusturyalý, kutlama yapan Türklere ateþ etti Vorarlberg Eyaleti’nin Bregenz Kenti’nde 22 yaþýndaki bir Avusturyalý, Türkiye’nin Hýrvatistan’ý yenerek çeyrek finale çýktýðý gün bu zaferi kutlamaya çýkan Türklerle dolu bir araca ateþ ederek, 18 yaþlarýndaki bir Türkü baþýndan yaraladý. Heinz Metlzer ismindeki

Liderliðini Yeþiller’den Karl Öllinger’in yaptýðý delegasyonun Azerbaycan’a yaptýðý ziyaretin Avusturya ile Azerbaycan arasýndaki iliþkileri güçlendirdiði ifade edildi. Azerbaycan Ekonomi Bakaný Haydar Babayev tarafýndan karþýlanan delegasyon, Avusturya Parlamentosu milletvekilleri Kurt Gartlener, Alois Gradauer ile Sigisbert Dolinshek’ten oluþtu. Ekonomik kalkýnmaya vurgu yapan Öllinger, iki ülke arasýndaki iliþkilerin çok güçlü olduðunun altýný çizdi. Öllinger, iki ülke arasýndaki ekonomik iliþkileri geliþtirecek her türlü yardýma hazýr olduðunu dile getirdi. Misafirlerine ülkesinde yapýlan reformlarla ve elde edilen baþarýlarla ilgili bilgi veren Babayev, petrol dýþý sektörün 2007’de yüzde 11 oranýnda büyüdüðünü belirtti.

Avusturya Baþbakaný Alfred Gusenbauer, UEFA Baþkaný Michel Platini'ye, “Avrupa Futbol Þampiyonasýný baþarýyla organize ettiði” için büyük onur ödülü verdi. Baþbakanlýk binasýnda yapýlan ödül törenine, spor, siyaset ve diplomasi dünyasýndan ünlü simalar katýldý. UEFA Baþkaný Michael Platini'nin, Euro 2008 Avrupa Futbol Þampiyonasýný baþa-

polis yetkilisi, Avusturyalý gencin, ‘fanatiklerin baðýra çaðýra zaferi kutlamalarýna ve çok gürültü yapmalarýna artýk dayanamadým ve balkonumdan önümden geçen arabaya ateþ ettim’ dediðini aktardý. Metzler, Avusturyalý gencin Türklere ateþ etmesinin ýrkçýlýkla ilgisi bulunmadýðýný vurguladý.

rýyla organize ettiðini ifade eden Baþbakan Alfred Gusenbauer, “bu baþarýlý organizasyonun þampiyonaya ev sahipliði yapan Avusturya'nýn da uluslararasý camiada olumlu tanýtýmýna katkýda bulunduðunu” kaydetti. Avusturya Baþbakaný Gusenbauer, UEFA Baþkaný Michel Platini'ye ülkesinin büyük onur ödülünü vermeyi kararlaþtýrdýklarýný bildirdi.


1 -7 Temmuz.qxp

30.06.2008

15:38

Page 5


1 -7 Temmuz.qxp

30.06.2008

16:38

Page 6

GÜNDEM 1 - 7 TEMMUZ 2008

ZAMAN

6

AVUSTURYA

Avrupa Konseyi’nden Entegrasyon uyarýsý Avrupa Konseyi Parlamenterler toplantýsýnda alýnan kararla uyumun demokrasi kalitesi açýsýndan önemli bir gösterge olduðu vurgulandý. Konsey, Avrupa toplumundaki çok kültürlü yapý ile göçmenlerin uyumunun iþleyen demokrasilerin vazgeçilmez bir unsuru olduðunu belirtti. Parlamenterler toplantýsýnda ayrýca, çok kültürlü yapýnýn, farklý dillerin,dinlerin yaþanmasý olanaklarýn saðlanmasý ve insan haklarýnýn korunmasý konusunda gereken önemin verilmesini karara baðladý. Bunun yanýnda ülkelere entegrasyon asimilasyonla karýþtýrmamalarý uyarýsý yapan Konsey, göçmenlerden de toplumsal hayata katýlmalarýný, yaþadýklarý ülkelerin dillerini öðrenip anayasaya uy-

Avrupa Konseyi Parlamenterler toplantýsýnda iþleyen demokrasilerde göçmenlerin ve entegrasyonun rolü konusu görüþüldü. malarýný talep etti. Toplumdaki uyumun kaliteli demokrasi için önemli bir ön þart olduðu alýnan kararlar arasýnda dikkati çekiyor. Ýsviçreli üye Andreas Gross’un teklifi ile yapýlan oturumda Avrupa’daki demokrasi ve kültürel çeþitlilik konusu ele alýndý. Demografik deðiþim ve geliþimin küreselleþen liberal ekonomiler Günther Platter ve demokrasi için öneminin vurgulandýðý oturumda 64 milyon göçmenin yaþadýðý Avrupa’da bu oranýn kýtada toplam nüfusun yüzde 8’ni oluþturduðu bu nedenle göçmenlerin siyasi hayata ve karar sürecine dahil olmalarýnýn saðlanmasý gerektiði öne çýkan konu baþlýklarý. Hala göçmenlerin büyük çoðun-

luðunun demokratik karar alma sürecine katýlýmlarýnýn saðlanamadýðýnýn eleþtirildiði oturumda Avrupa ülkelerine vatandaþlýða geçiþin kolaylaþtýrýlmasý ve yerel yönetimlerde oy hakký verilmesi çaðrýsý yapýldý. Ýsmail Çevik, Frankfurt

Slovenya:“Parti kapatma konusunda AB’nin tutumu net" Kerem Karakaya-Ljubljana Dönem baþkanlýðý sözcüsü, Türkiye'de siyasi partileri kapatma istemiyle açýlan davalarý yakýndan izlediklerini belirterek, ''AB, sonucun Avrupa Ýnsan Haklarý Mahkemesi kararlarýna ve Avrupa Konseyinin Venedik Komisyonunca belirlenen ilkelere uyumlu olacaðýna güvenmektedir. AB Türkiye'deki tüm siyasi aktörlere, hukukun üstünlüðüne, tüm vatandaþlarýn temel özgürlüklerine, anayasaya ve demokratik laikliðe saygý göstererek görüþ ayrýlýklarýný diyalog ve uzlaþma ruhu içinde çözmeleri çaðrýsý yapar'' dedi. Türkiye'den bu dönemde, Kopenhag siyasi kriterleriyle uyumu ve Katýlým Ortaklýðý Belgesindeki önceliklerin

Avrupa Birliði (AB) dönem baþkaný Slovenya, AB'nin parti kapatmalarla ilgili tutumunu deðiþtirdiði yönündeki haberleri yalanlayarak, ''AB'nin tutumunun net ve ayný olduðunu'' bildirdi. hayata geçirilmesini güvence altýna alma iradesiyle dikkatini reformlardan ve bunlarýn uygulanmasýndan baþka yöne çevirmemesini beklediklerini kaydeden sözcü, Slovenya Dýþiþleri Bakaný Dimitrj Rupel'in parti kapatmalarýna iliþkin görüþlerini þöyle özetledi: “AK Parti'nin kapatýlmasý istemiyle açýlan dava çok olaðan dýþýdýr. Ýlgili AB kurumlarýnca incelenecektir. Þu an için müzakere süreci ve kapatma davasý arasýnda doðrudan bir baðlantý yoktur. Fakat karar çýktýðýnda kapatma davasý ve etkileri dikkatlice incelenecek, gereken tepkiler verilecektir.”

HASAD, halk oyunlarý ekibi Macaristan’a geliyor Ramazan Söðüt / Budapeþte Zonguldak Halkoyunlarý Sergileme ve Araþtýrma Derneði (HASAD) halk oyuncularý, uluslararasý gençlik festivallerine katýlmak için Macaristan’a geliyor. HASAD, 24 Haziran 2008 tarihinden itibaren 20 gün boyunca Macaristan, Romanya ve Fransa'da gerçekleþtirilecek olan uluslararasý gençlik festivallerine katýlarak Zonguldak'ý temsil edecek. Kargo alanýndan 37 kiþilik halk oyunu ekibini, aileleri yolcu etti. Dernek Baþkaný Orhan Yazýcý, katýlacaklarý festivallerde Zonguldak'ý temsil ederek ülkelerle kültür alýþveriþlerinde bulunacaklarýný söyledi.

24 Haziran -1 Temmuz 2008 tarihleri arasýnda Macaristan, 1-5 Temmuz tarihleri arasýnda Romanya, 6-12 Temmuz tarihleri arasýnda da Fransa'da uluslararasý geçlik festivallerine katýlacaðýný ifade eden Baþkan Orhan Yazýcý, “37 kiþilik kafile ile yola

çýkýyoruz. Katýlacaðýmýz festivallerde Artvin, Burdur, Zonguldak yöresine ait halk oyunlarý ve Aþuk-Maþuk ekipleri ile gösteriler sergileyeceðiz” dedi. Orhan Yazýcý sözlerini þöyle sürdürdü: “Gittiðimiz ülkelerdeki gruplarla kültür alýþ veriþinde bulunacaðýz. Festivallerde Zonguldak'ý ve Türkiye'yi en iyi þekilde temsil edeceðiz. Bizler Zonguldak'ýn kültür elçileriyiz. Bizlere katkýda bulunan Zonguldak Valisi Erdal Ata'ya, Zonguldak Belediye Baþkaný Secaattin Gonca'ya, Zonguldak Ticaret ve Sanayi Odasý (TSO) Baþkaný Salih Demir'e, iþ adamý Fatih Keleþ’e ve diðer iþ adamlarýna teþekkür ediyorum” þeklinde konuþtu.

Kültür Baþkentliði Dayanýþmasý Ýstanbul Büyükþehir Belediyesi ve Macaristan’ýn Pécs Belediyesi arasýnda “2010 Avrupa Kültür Baþkenti Projesi Ýyi Niyet Mektubu” imzalandý. Protokol kapsamýnda tarihi baðlarýn özellikle kültür ve turizm alanýnda daha da güçlendirilmesi için ortak hareket edilecek… Konuk Belediye Baþkaný Péter Tasnadi ile Topkapý Sarayý’nýn Mecidiye Köþkü’nde bir araya gelen Baþkan Kadir Topbaþ, Ýstanbul Büyükþehir Belediyesi’nin yatýrýmlarý ve hizmetleri hakkýnda detaylý bilgiler verdi. Ýstanbul’da depreme karþý alýnan tedbirler ve uygulanan kentsel dönüþüm çalýþmalarýný anlatan Kadir Topbaþ, Ýstanbul’un her alanda dünya ile yarýþýr hale geldiðine dikkat çekti. Görüþmenin sonunda Ýstanbul Büyükþehir Belediyesi ve Macaristan’ýn Pécs Belediyesi arasýnda “2010 Avrupa Kültür Baþkenti Projesi Ýyi Niyet Mektubu” imzalandý. 2010 Avrupa Kültür Baþkenti ünvanýný taþýyan þehirlerden ikisi olan Ýstanbul ile Pécs arasýndaki dostluk baðlarýný güçlendirmek ve daha da geliþtirmek amacýný taþýyan protokol kapsamýnda, “tarihi ve kültürel baðlar çerçevesinde, iki þehir arasýndaki karþýlýklý menfaatleri kapsamýnda ve 2010 Avrupa Kültür Baþkenti unvaný çerçevesinde etkin iþbirliði” teþvik edilecek.

Bosch, Fransa fabrikasýný Macaristan’a taþýyor Alman markasý Bosch'un, Fransa'daki araba fren sistemleri fabrikasýný Macaristan'a kaydýracaðý bildirildi. Bosch'un Orta ve Doðu-Avrupa sorumlusu Wolfgang Chur, Macaristan Haber Ajansý MTI'ye yaptýðý açýklamada, dünya genelinde 272 bin kiþinin çalýþtýðý dev firmanýn 2007 yýlýndaki toplam cirosunun 46,1 milyar Euro olduðunu, Bosch'un Macaristan'da dört þehirde üretim yaptýðýný ve 8 bin çalýþanýnýn olduðunu kaydetti. Chur, Bosch'un Macaristan'daki üretimi arttýrarak, istihdam sayýsýný yükselteceðini söyledi.


1 -7 Temmuz.qxp

30.06.2008

16:44

Page 7

ZAMAN

7

AVUSTURYA

1 - 7 TEMMUZ 2008 GÜNDEM

Okurlarýmýz þenlikte buluþtu

Haider: “Ýyi vatandaþ” Asner’i vermeyeceðiz Aþýrý saðcý politikacý Jörg Haider, Hýrvat kökenli eski Nazi Þefi Milijov Asner’i “iyi vatandaþ” þeklinde niteleyerek, “Avusturya Asner’i teslim etmeyecek. Asner, kalan ömrünü barýþ içinde yaþayabilmeli” dedi. Asner’in þuan yaþadýðý Kaernten Eyaleti’nin valisi olan Haider, “Asner’in kalan ömrünü bizimle güzel bir þekilde yaþamasýný saðlayacaðýz. Asner, yýllarca Kaernten’ýn sakin bir vatandaþý olarak yaþadý. Ýyi bir aileden geliyor. Onun bizim aramýzda bulunmasýna büyük önem veriyoruz” ifadelerini kullandý. Haider, Hitler’in kiþisel muhafýzlýðýný yapmak üzere kurulan “Silahlý SS Örgütü” askerlerinin bir toplantýsýna katýlmýþ ve askerlere “sizler ülkenize iyi hizmet eden nezih insanlarsýnýz” demiþti. Uluslararasý camiadan büyük tepki toplayan Haider, toplama kamplarýný ise “cezalandýrma kamplarý” olarak nitelemiþti. Asner’in mahkemede yargýlanabilecek kadar saðlýklý olmadýðýný açýklasa da, Asner gazetecileri evine davet ederek onlarla içki içip ismini temize çýkarma yönünde çaba gösterebiliyor. 95 yaþýndaki Asner elinde viski bardaðýyla, bir televizyon muhabirine geçmiþini savunmuþtu.

Platter, entegrasyon politikalarýnýn sýkýlaþtýrýlmasýný istiyor Ýçiþleri Bakanlýðý, entegrasyon politikalarý kapsamýnda dil gerekliliðinin daha sýký hale getirilmesini istedi. Eski Ýçiþleri Bakaný Günther Platter, Avusturya’ya gelecek olan aile bireylerinin Almancayý Avusturya’ya gelmeden önce öðrenmelerini istemiþti. Platter ayrýca, zorunlu Almanca kurs saatinin de 300’den 600 saate çýkarýlmasýný ve Almancanýn üst seviyede öðrenilmesini istemiþti.

Ýki gün boyunca devam eden okur þenliði kapsamýnda, çeþitli derneklerin futbol takýmlarý ve okuyucularýmýzýn kendi aralarýnda kurduðu yedi takýmýn katýlýmýyla bir de futbol turnuvasý düzenlendi. Turnuvada Yünalaný Birliði Futbol Takýmý birinci olurken, gazetemiz okurlarýnýn kurduðu Ýhtiyar Delikanlýlar Futbol Takýmý ikinciliði ve Penylagerteam Takýmý da üçüncü oldu. Ýlk üç takým, Zaman Okur Þenliði Kupasý’ný gazetemizin Genel Koordinatörü Ali Tokul’un elinden aldý. Programýn ilk günü akþamý ekibiyle birlikte sahne alan Ses Sanatçýsý Orhan Çakmak, açýk havada seslendirdiði bir birinden güzel parçalarla þenliðe renk kattý. Osman Caner’in yönetimindeki

Anadolu Kültür Merkezi (AKM) halk oyunlarý ekibi de ortaya koyduðu performans ile takdir topladý. Programa, Viyana’da bayanlara yönelik faaliyetler yürüten Stern Bayan Derneði de destek verdi. Stern Bayan Derneði aktiviteleri için maddi destek saðlamak amacýyla bir de kermes düzenledi.

Molterer: Bütçe açýðý hedefimizde deðiþiklik yok Avusturya ekonomisinin büyüme oranlarýndaki düþüþe ve planlanan vergi reformuna raðmen, Maliye Bakaný Wilhelm Molterer, 2010 yýlýnda bütçe açýðýný kapatma yönündeki hedeflerinde bir deðiþikliðin söz konusu olmadýðýný söyledi. Molterer, her ikisini baþarmanýn gittikçe zorlaþtýðýný ancak, hedeflerinden

vazgeçmediklerini vurguladý. Avusturya Merkez bankasý geçtiðimiz hafta yaptýðý açýklamada, resmi bütçe planlarýnýn yüksek büyüme oraný beklentilerine göre yapýldýðýný ancak þu anki tablonun yüksek büyüme oranlarýnýn gerçekleþmeyeceðini gösterdiðini açýkladý. Hükümet, 2010 yýlý için Gayri Safi Milli Hasýla’nýn (GSMH) yüzde

0.4’ü kadar bir bütçe açýðý beklerken, Merkez Bankasý bu rakamýn yüzde 0.5 olacaðýný tahmin ediyor. Avrupa Birliði (AB) standartlarýna göre ise bütçe açýðý, saðlýklý bir rotada ilerliyor. AB, Avrupa ülkelerine yüzde 3’ün altýnda bir oranda bütçe açýðý diktasýnda bulunurken, Fransa, Almanya ve Ýtalya bu rakamý sürekli aþýyor.

Yaz Kuran kurslarý baþladý Yaz sonuna kadar devam edecek olan Kuran kurslarý baþladý. Budapeþte Orcy ter, Türk Mescidi’nde verilen kurslara bay ve bayan hocalar eþliðinde her yaþ grubuna Kuraný Kerim, ilmihal ve siyer dersleri verilecek. Konuyla ilgili gazetemize bilgi veren kurslarýn organizatörlüðünü yapan Gülbaba Vakfý Genel Sekreteri Zafer Bay, “baþta Kuran-ý Kerim, Sünnet olmak üzere, dini ve kültürel deðerlerimizi öðrenmek, yaþamak ve en yakýnýmýzdan baþlayarak çevremize öðretmek veya öðretilmesini saðlamakla mükellefiz” dedi. Zafer Bay, bu vesile ile en müsait zaman olan yaz aylarýnýn iyi deðerlendirilmesi gerektiðini söyledi. Detaylý bilgi için 06 70 284 49 51 nolu telefondan bilgi alýnabilir.

Türkiye kitap okuyor Cumhurbaþkaný Abdullah Gül’ün eþi Hayrünnisa Gül’ün himayelerinde gerçekleþtirilen ‘Türkiye kitap okuyor’ kampanyasý Ýstanbul Sultanahmet Meydaný’nda baþladý. Sanat, spor, edebiyat dünyasýnýn tanýnmýþ isimleri, kurulan çadýrlara gelip 15’er dakika kitap okudu. Etkinlik, Hayrünnisa Gül’ün kitap okumasý ile baþladý. Toplumda okuma bilinci oluþturmak,

teþvik edici çalýþmalarla insanlara okuma alýþkanlýðý kazandýrmak ve okumayý insan yaþamýnýn vazgeçilmez bir unsuru haline getirmek amacýyla düzenlenen etkinlikte ünlü isimler 15’er dakika kitap okudu. Çeþitli yayýnevleri de, yayýnlarýnýn yaný sýra, imza günü düzenleyip yazarlarý ile þenliðe katýlarak, ‘Türkiye kitap okuyor’ kampanyasýna destek verdiler.


1 -7 Temmuz.qxp

30.06.2008

16:39

Page 8

ROPÖRTAJ 1 - 7 TEMMUZ 2008

ZAMAN

8

AVUSTURYA

“Mimardan tasarruf edilmez, OSMAN TÝMURTAÞ

Melih Yerlikaya, Avusturya’da yaþayan önemli bir Türk mimar. Birçok baþarýya imza atmýþ olan Yerlikaya ile hayatý, tecrübeleri ve mesleði ile ilgili koyu bir sohbetimiz oldu. Kendi aðzýndan Melih Yerlikaya: 1959 Bolu Göynük doðumluyum. 76’da Ýstanbul Teknik Üniversitesi Mimarlýk Bölümü’nden mezun oldum. 80’de Avusturya’ya geldim. Hem çalýþtým, hem okudum. 92’de Graz Teknik Üniversitesi’ni bitirdim. Bitirdikten sonra Graz’da kendi büromu açtým. 98’de de Viyana’da BG4 firmasýný kurdum. Ýki senedir evliyim. 7 aylýk bir oðlum var.

“O dönemde ATÝB’in camii projeleri vardý. Kendi yaptýðým camide ilk teravihi kýldým. Allah bana onu nasip etti. Allah’tan o zaman, çocuðumla gelip Cuma namazýný kýlmayý nasip etmesini istemiþtim. Ýnþallah, Allah bana o günleri de gösterir” Teknik Üniversite’yi bitirenlere “Dip. Ing.” diye bir “Titel” verirler. “Architekt” unvanýný almak için sivil tekniker sýnavýný vermek lazým. En büyük imtihanlardan biri olan bu sýnavý verdim ben. On kiþiden oluþan bir komisyon, bir-bir buçuk saat boyunca sizi aklýnýza gelebilecek her konuda sorgular. Ondan sonra o eyaletin baþkaný kendi eliyle sivil tekniker unvanýný size verir. “Architekt” bir unvandýr, “Dip. Ing.” ise bir titel’dýr. Bu sýnava girmek için, beþ sene bir büroda çalýþmýþ olmanýz gerekiyor. Kaç kiþilik bir ekibiniz var?

Firmanýzýn ismi BG4 nereden geliyor? Bir firmada proje müdürü olarak çalýþýyordum. Birlikte çalýþtýðým 10 kiþiyle birlikte o firmadan ayrýlarak BG10’u (Büro Gemeinschaft) kuracaktýk. Ýþ ciddiye binince dört kiþi kaldýk ve dolayýsýyla BG4’ü kurduk. Bir sene sonra herkes bir yerlere gidince, BG4’ü tek baþýma yürütmeye baþladým. Avusturya’ya gelmek nerden icap etti? Graz Teknik Üniversitesi, Ýstanbul’da çok iyi bilinen bir üniversite. Ayrýca, Profesör Domenik diye çok meþhur bir hoca vardý. O da Graz’daki üniversitedeydi. Bunun dýþýnda Graz Þehri, mimarlýk açýsýndan önemli bir þehirdir. Birçok mimarlýk bürosunun bulunduðu bir þehirdir. O yüzden Viyana’dan çok, Graz’da okumak istemiþtim zaten. Graz Teknik Üniversitesi beni kabul edince hemen geldim. Siz “Architekt” unvanýna sahipsiniz. Bu unvan ne anlam ifade ediyor?

BG4’ün Viyana ekibi sekiz kiþiden oluþuyor. Bundan iki sene önce 25 kiþilik bir ekibimiz vardý. Çok büyük bir firmaydýk. Almanya ve Romanya’daki bürolarýmýzda çalýþanlarýmýzla birlikte 40 kiþiydik. Anlaþýlan firmayý küçültmüþsünüz. Sizi buna iten neden neydi? Büyük bir firmanýn 40 civarýnda inþaatýný üstümüze almýþtýk. O firma iflas etti. Sonuçlarý bize de dokundu tabii. Onun üzerine biz de firmamýzý küçülttük ve bir daha böyle bir proje almamaya karar verdik. Firmayý küçültmeden önce epey yoðun bir iþ hayatýnýz vardý anlaþýlan... Evet. Almanya, Romanya ve Türkiye’de birçok projemiz vardý. Sabahlarý uyandýðým zaman nerede olduðumu, hangi ülkede bulunduðumu bilmiyordum.

Yatakta beþ-on dakika durup, ‘neredeyim ben þuan’ diye düþünüyordum. Çok dolaþýyordum. Ýki yýl önce yaptýðýnýz evlilik, ilk evliliðiniz miydi? Evet. 59 doðumluyum, ilk evliliðimi yaptým. Türk aile grubu burada çok önemliymiþ. Ben bunu unutmuþtum. Onu tekrar buldum. Hayatta, çalýþmanýn her þey olmadýðýný anladým. Ailenin ne kadar güzel bir þey olduðunu anladým. Hayatýma bambaþka bir kalite geldi. Bankalar, hesabýmý onlarýn bankalarýna taþýmam için peþimden koþarlardý. Çok fazla çalýþaným vardý. Fakat meðerse esas kalite o deðilmiþ. Esas kalite akþam evime gidince çocuðumu elime alarak, o aile olayýný hissetmekmiþ. Onu ben þimdi anladým. O zamanlar ben bir baþarýdan öteki baþarýya koþuyordum. Büroyu küçültmek zorunda kalmam bana Allah’ýn gönderdiði bir fýrsat oldu. Ben de onu deðerlendirdim. O dönemde ATÝB’in camii projeleri vardý. Kendi yaptýðým camide ilk teravihi kýldým. Allah bana onu nasip etti. O zaman, Allah’tan çocuðumla gelip Cuma namazýný kýlmayý nasip etmesini istemiþtim. Ýnþallah Allah bana o günleri de gösterir. Þuan baþka ülkelerde ofisleriniz var mý? Þuan Viyana’nýn dýþýnda sadece Ýstanbul’da ofisimiz var. Avusturyalý büyük firmalardan hangileriyle çalýþtýnýz þu ana kadar? Þu ana kadar Libro firmasýna ait 90’ýn üzerinde maðaza planladým. Bunun dýþýnda Hervis, Pagro, Nordsee, Mediamarkt ve Marionnaud gibi birçok firmanýn yüzlerce iþini yaptým. BG4 olarak sunduðunuz hizmetler tam olarak nelerdir? Planlama, belediyeden izin alma, ihalesini hazýrlama, firmalarý bulma, inþaatýn kontrolü ve teslim. Bunlarýn hepsini sunuyoruz. Yurtdýþýnda fizibilite çalýþmasý çok yaptýk. Mesela firmalar kendileri için yer aramamýz istiyorlar. Onlara yer buluyoruz. Danýþmanlýk hizmeti de veriyor musunuz? Doðu Avrupa’nýn açýlmasýyla birlikte, oradaki Türk firmalarýn çoðalmasýný istedik. Biz oraya Avusturyalý firmalarla gittik. Prag’a, Romanya’ya Avusturyalý firmalarý götürdükten sonra Türk firmalarýna da oralarda iþ yapmalarýný teklif ettim ama maalesef gitmediler. Türklerin mimarla çalýþma alýþkanlýðý

var mý? Maalesef yok. Türkler, mimariyi tasarruf edilecek alan olarak görüyorlar. Halbuki, mimardan tasarruf edilmez, mimar sayesinde tasarruf edilir. Ýyi bir mimarla çalýþmazsanýz, zamandan kaybedersiniz, paranýzdan kaybedersiniz, her þeyden kaybedersiniz. Danýþmanlýðýný yaparak Türkiye’ye götürdüðünüz Avusturyalý, ya da Avusturya’ya getirdiðiniz Türk firma var mý? Avusturya’dan Türkiye’ye götürdüðümüz iki tane firma var. Ýki tane de Türkiye’den buraya getirdiðimiz firma var. Ayrýca þuan, Avusturya ve Orta Avrupa’da yatýrým yapmak isteyen iki tane büyük Türk holding var. Bizden her gün burayla ilgili bilgiler alýyorlar. Su, çimento, enerji, turizm, alýþveriþ merkezi gibi alanlarda yatýrým yapmak isteyen birçok Avusturyalý firma da bizden Türkiye ile ilgili bilgi alýr. Türkler Avusturya’da daha çok ne tür yatýrýmlar yapýyor? Türkler Avusturya’da daha çok gayrimenkul alýmlarý yapýyor. Bunun dýþýnda, otel yatýrýmlarý var. Müþterileriniz kimlerden oluþuyor? Müþterilerimin yüzde ellisi Türk, yüzde ellisi ise Avusturyalý. Þuan hemen hemen bütün dernekler benimle irtibata geçmiþ durumda. Türklerin yaptýðý iþlerin standartlaþmasýný nasýl görüyorsunuz? Türklerin sermaye alýp yola çýktýklarý düþünce yanlýþ. Oradan bulduklarý iskemle, buradan bulduklarý masayla baþlýyorlar, ‘gerisi gelir nasýlsa’ diyorlar ve yüzde ellisi batýyor maalesef. Çünkü, o görünüþ ve iskemleyle kimse gelip oradan döner yemez. Türkün imajý bugün maalesef dönere indirildi. Eðer biz duygularýmýzý, dinimizi sembollere indirgersek, saldýrýlacak duruma gelir. Türkler olarak Avrupa’yý dönerci dükkanýna çevirdik. Ýmajýmýzý dönere indirdik. Adamlar Türkiye’yi dönere benzetince de kýzýyoruz. Döner çok güzel bir yemektir ama döner, sandviç iki Euro-bir Euro olmaz. Bu, kültürümüzün ayaklar altýna alýnmasý demektir. Buna neden olan da biziz. Bin bir çeþitliliðe sahip Türk mutfaðýný kendimiz ayaklar altýna aldýk. Daha da vahimi, ‘döner’i de ‘kebap’ diye satýyoruz. Projesini sizin yürüttüðünüz ATÝB’in 20. Bölge’deki camisinin son durumu nedir? Ýnþaat iznini yazýlý olarak aldýk. Her þey tamamlandý. 20. Bölge Belediyesi ikinci bir merciye gidecek büyük ihtimalle. Eðer


1 -7 Temmuz.qxp

30.06.2008

16:39

Page 9

ZAMAN

9

AVUSTURYA

1 - 7 TEMMUZ 2008 ROPÖRTAJ

mimar sayesinde tasarruf edilir” Ýnsan bazen hiç bir þeyle ilgilenmek istemez. Yaklaþýk iki-üç sene önce bende de böyle bir durum oluþtu. Hiç bir þeyle ilgilendim. Her þey çok geldi. O an, benim için bir kýrýlma noktasýydý. Herkese þunu tavsiye ederim: 40 ile 50 yaþ arasýnda çalýþmaya bir sene ara versinler. Düþünsünler, ara versinler tekrar devam etsinler. Ara verdikten sonra bambaþka þeyler yaparlar. Çalýþma hayatýnýn içindeyseniz, ne yapacaðýnýzý göremiyorsunuz. Baþarý tanýmýnýz da sonradan deðiþti galiba? Baþarý, hayattan ne öðrendiðinizdir. Ya da bir günde kaç tane dost kazandýðýnýzdýr, kaç kiþiye iyilik yaptýðýnýzdýr. Baþarý odur aslýnda. A Firmasý, bilmem kaç milyon Euro ciro yaptým diyor vs. Baþarý bunlar deðil. Ben kendimi bu güne kadar baþarýlý görüyordum. Deðilmiþim. Baþarý, bir aile kurabilmekmiþ meðersem. Yani gerçekten bambaþka þeymiþ o baþarý. Türk mimarisiyle Avusturya mimarisini karþýlaþtýrýr mýsýnýz?

Melih Yerlikaya

Türklerin sermaye alýp yola çýktýklarý düþünce yanlýþ. Oradan bulduklarý iskemle, buradan bulduklarý masayla baþlýyorlar, ‘gerisi gelir nasýlsa’ diyorlar ve yüzde ellisi batýyor maalesef. Çünkü, o görünüþ ve iskemleyle kimse gelip oradan döner yemez. Türkün imajý bugün dönere indirildi. giderlerse, projenin baþlamasýný altý ay kadar geciktirebilirler. Ondan sonra da 18 ay gibi bir sürede her þeyiyle bitmiþ olur. Yani bugünden itibaren yaklaþýk iki yýl içinde bitmiþ olur. Ýkinci merci diye bahsettiðiniz yerden negatif sonuç çýkma ihtimali var mý? Yok. Çünkü oraya biz daha önce danýþmýþtýk. Zaten bugüne kadar yaptýðýmýz bütün planlar ikinci merciye baþtan soruldu. O nedenle, ikinci merciden negatif sonuç çýkmaz. ‘Bugüne kadarki en güzel projemdi’ diyebileceðiniz projeniz hangisi? Projenin büyüklüðü açýsýndan en büyük projem, ATÝB’in 10. Viyana’daki merkeziydi. En heyecanlandýðým bölümü de, oranýn camii bölümüydü. Fakat, en çok hoþuma giden proje, Quam isimli bir

Ýspanyol GSM operatörünün Avusturya’ya açmak istediði maðazalarýnýn projesiydi. Bunlarýn yaptýklarý yarýþmalarý kazandým arka arkaya. Her yeri camla kaplý maðazalar olacaktý. Zamana uygun bir projeydi. Bire bir örnek bir dükkan yaptým bunlara. Anlaþma günü 12 Eylül’dü. 11 Eylül olaylarýndan sonra Avusturya’ya girmeme kararý aldýlar. Ancak, proje olarak nefis bir projeydi. O projenin resimleri, modelleri hala bende. Bir röportajýnýzda, ‘iyi bir aþçýydým, o nedenle restoran açtým fakat yürümedi. Anladým ki, iyi bir aþçý olmakla, iyi bir i þ l e t m e c i o l m a k a y n ý þ e yl e r d e ð i l m i þ ’ diyorsunuz. Neden yürümedi o iþ? Allah bazen yürü kulum der. Öyle bir dönemi ben yaþadým. Elimi nereye attýysam iþlerim iyi gitti. Böyle bir dönemde elime bir para geçti. Ben de evde severek

yemek yapan biriyim. Yemek yapma güdümü tatmin etmek ve akþam iþten çýkýnca kendi lokalime gitmek için bir yer açmak istedim. Naschmarkt’ta öyle bir yer denk geldi ve Ýranlý biriyle birlikte restoraný açtýk. Sonra ortaðýmla problem yaþayýnca ve orayla yeterince ilgilenemeyince orayý ortaðýma býraktým. Ben mimarým, aslýnda o iþe hiç girmemem lazýmdý. O bir tatmindi, ama pahalýya mal oldu. Oturup düþündüðünüz bir dönem de olmuþ?

Ortak yönlerini söyleyeyim. Her iki ülkenin de mimarlýk eðitimleri çok kötü. 15 ile 15’i kafadan hesaplayamayan, tuðlanýn aðýrlýðýný bilemeyen, eliyle perspektif çizemeyen arkadaþlar geliyor bize. Bir mimarý mimar yapan unsurlardan uzak bir eðitim alýyorlar. Ayrýca, Türk mimarisinin geçmiþi çok coþkulu ve renkli. Türk mimarisinin zengin bir geçmiþi var ama maalesef hiç bir þey öðrenememiþiz geçmiþten. Bugün Türkiye’de bin tane fotoðraf çekiliyorsa bini de Osmanlý döneminden kalma eserlerindir. Cumhuriyet döneminde yapýlmýþ bir tane binanýn bile fotoðrafý çekilmez. Çünkü fotoðrafý çekilmeye deðer bir yapý yapýlmamýþtýr.


1 -7 Temmuz.qxp

30.06.2008

11:55

Page 10

GÜLMECE 1 - 7 TEMMUZ 2008

ZAMAN

10

AVUSTURYA

HAFTANIN FIKRASI Temel, Fadime'nin kedisinden nefret etmektedir. Bir gün kararýný verir ve Fadime evde yokken kediyi yakalayýp, arabasýna koyar. 1-2 kilometre kadar ileride, bir köprünün yanýna býrakýp evine döner. Kapýyý açýp eve döndüðünde bir de bakar ki, kedi sepetinde oturuyor. Ertesi gün, Fadime'nin evden çýkmasýný bekleyip, kediyi yine arabaya atar. Bu kez 5-6 kilometre ötedeki bir kasabada, bir çöp konteynerinin içine býrakýr. Eve döner, kapýyý açar, kedi yine baþ köþeye kurulmuþ, Temel'e kötü kötü bakýyor...

Ertesi gün iþi iyice inada bindirir, kediyi yakaladýðý gibi 10-15 kilometre direksiyon sallar, bulduðu her tali yola girer, kedi yönünü kaybetsin diye çeþitli þaþýrtmaca yollara girer, daireler çizer. Sonunda yaptýðý iþten iyice emin olunca, arabayý durdurur ve kediyi býrakýr. Arabasýna atlayýp, evinin yolunu tutar. Saatler sonra Temel evine, Fadime'ye telefon açar; - Uy Fadime, kedi yaninda mi? - Evde, niye soriysun da? - O kediyi telefona ver hemen. Kayboldum; yolu tarif etsin.

Bardaktaki buzlar niçin birbirlerine yapýþýr? Buzun erimesi için yalnýzca sýcaklýk deðil basýnç da önemlidir. Daðlardaki buzullarýn kayma nedeni de budur. Basýnçla alt tabaka erir ve kayma oluþur. Bir kabýn içinde ya da bir bardakta üst üste duran buzlarýn her biri altýndakine deðdiði noktada bir basýnç oluþturur ve bu noktada çok küçük kýsým erir. Buradan hareket eden su çok az yanda iki buz küpçüðünün birleþtiði noktada tekrar donar. Ýki buz parçasý kaynak yapýlmýþçasýna birbirlerine yapýþýr ve orada bir daha erime olmaz.

Ömrün Nuru Gece gündüz fikirdesen, Allah üçün zikirdesen Sen bir ömür þükürdesen Allah sene komey olsun. Özü vermiþ ayý günü Bexs eyleyib biri mini Çünkü dinin Ýslam dini Allah sene komey olsun

Kötümser yalnýz tüneli görür, iyimser tünelin sonundaki ýþýðý görür, gerçekçi tünelle birlikte ýþýðý ve de gelecek treni görür.

J. Harris HAFTANIN FOTOÐRAFI

Bu ömre nur imandadýr Hagga varmag bu candadýr Ýstek damarda gandadýr Allah sene komey olsun Getdiðin yol hak yoludur Bu yol ululardan uludur Mü’min Allah’ýn guludur Allah sene komey olsun. Gönderen: Azeri Emin

Sensiz bir kiþi eksiðiz! Yazý, þiir, fýkra, fotoðraf ve bizlerle paylaþmak istediðiniz her türlü eserinizi bizlere gönderebilir, bu sayfalarý beraber doldurabilir ve söylenmiþ tüm sözlerden daha ne kadar çok þeyin olduðunu gösterebiliriz. Unutma! Sensiz bir kiþi eksiðiz.

menaf@chello.at


1 -7 Temmuz.qxp

30.06.2008

11:56

Page 11

ZAMAN

11

AVUSTURYA

ÇOBAN

GÖRÜNÜÞE ALDANMA ir gün güzellik ve çirkinlik bir deniz kýyýsýnda karþýlaþtýlar. Hadi, denize girelim dediler ve giysilerini çýkartýp sularda yüzdüler. Bir süre sonra, çirkinlik kýyýya dönüp güzelliðin giysilerine büründü ve yoluna gitti. Güzellik de denizden çýktý; ama kendi giysilerini bulamadý. Çýplak olmak utandýrýyordu

B

1 - 7 TEMMUZ 2008 DÜÞÜNCE

onu, çaresiz çirkinliðin giysilerine büründü ve yoluna devam etti... O gün bugündür erkekler ve kadýnlar onlarý birbirine karýþtýrýr. Ancak içlerinden güzelliðin yüzünü önceden görmüþ kimileri vardýr ki, giysilerine bakmaksýzýn tanýrlar onu. Ve yine çirkinliði tanýyan bazýlarý vardýr ki, güzelliðin elbisesi onu gözlerinden gizleyemez...

Gözleri görmeyen bir kiþi, bu durumundan kurtulmak için çareler aramaya baþlamýþ. Baþvurmadýðý hekim ve bilge kalmamýþ. Kimse ona yardýmcý olamamýþ. Günün birinde bir bilge, ona þöyle bir öneride bulunmuþ: “Eðer hiç derdi tasasý olmayan birini bulur ve onun gömleðini gözlerine sürersen, gözlerin o an görmeye baþlar.” demiþ. Gözleri görmeyen kiþi, yollara koyulmuþ. Dað, tepe dolaþmýþ, fakat dertsiz tasasýz birini bulamamýþ. Tam umudunu kesmek üzereyken, bir köyde karþýlaþtýðý yaþlý bir adam, ona bir umut vermiþ, “Þu daðýn tepesinde bir çoban yaþar.” demiþ. “Onun hiç derdi tasasý yok gibi gözükür.” Kör kiþi, daða yönelmiþ ve zar zor tepeye dek çýkarak çobana ulaþmýþ. Kendisiyle uzun uzun söyleþerek, bir derdi, tasasý olup olmadýðýný denetlemek istemiþ. Çoban, hiçbir derdi, tasasý olmadýðýný söylemiþ ve huzurlu bir sesle þükretmiþ. Onun bu durumuna çok sevinen yolcu, oraya kadar gelmesinin nedenini açýklamýþ ve çobana, isteðini bildirmiþ: “Þu gömleðini ver de, ben de dünyayý bir seyredeyim.” demiþ. Çoban bir süre sessiz kaldýktan sonra, þu karþýlýðý vermiþ: “Fakat, benim gömleðim yok ki...”

ç Ruhlar fesada açýk hale geldi

çünkü...

uhunu fesattan korumak isteyenler çok dikkatli olmak zorundadýr. Çünkü günümüzde yoðun bir enformatik bombardýman yaþanmaktadýr. Üzerimize boca edilen haber ve bilgilerin doðrusunu eðrisinden, faydalýsýný zararlýsýndan ayýrt etmek çok zorlaþmýþtýr. Bunun iki ana sebebi vardýr: - Akýl ve mantýk ciddi þekilde yara almýþtýr. - His ve heves muhakemenin önüne geçmiþtir.

R

Þu noktalara dikkat etmemiz gerekir: Çevremizde ve dünyada birçok olay meydana gelmektedir. Bunlar çok defa anlaþýlmasý ve açýklanmasý zor bir formatta gerçekleþmektedir. Bu durumda failleri kim olursa olsun ilk bakýlacak þey hak ve hakikat noktasýndan olaylarýn ne ifade ettiðidir. Eðer hakka, ada-

lete ve insanlýða sýðacak þeyler deðilse peþinen reddedilmelidir. Ýkinci olarak da þu esaslara dikkat edilmelidir: Çevremizde meydana gelen olaylarý gerçek sebep ve saikleriyle tespit etmek ve yerli yerine oturtarak deðerlendirmek. Bunun için fikir suretindeki heveslerden sakýnmak gerekir. (Özellikle kin ve nefrete dayalý, düþmanlýðý esas alan propaganda maksatlý kitap, makale, sempozyum konferans, panel ve açýk oturumlar bu açýdan dikkatlice deðerlendirilmelidir.) Çünkü birçok insan fikri veya akademik üsluplarý kullanarak aslý astarý olmayan kendi hayallerini pazarlamaktadýr. Bize lazým olan fikir suretine bürünmüþ hevesler deðil, düþünce namusu ihtiva eden objektif mülahazalardýr. Bu nedenle çilesi çekilmiþ fikirlere müþteri olmalý, fikir urbasý giymiþ hayalleri iyi ayýklamalýyýz.


1 -7 Temmuz.qxp

30.06.2008

11:56

Page 12

ROPÖRTAJ 1 - 7 TEMMUZ 2008

ZAMAN

12

AVUSTURYA

“Ýtalya’da pizza yiyip de memnun kalaný görmedim” OSMAN TÝMURTAÞ

Favoriten caddesi üzerinde bahçeli ve nezih bir mekân olan La Favorita isimli Ýtalyan Restoraný’nýn sahibi Ömür Al, ilginç bir hayat hikâyesine sahip. Astsubay olarak uzun yýllar Türkiye’de görev yaptýktan sonra Avusturya’ya gelen Al, “Avusturya’ya geldiðimde ekonomik olarak arkamda bir destek olmadýðýndan, Almanca kursuna giderken hayatýmý sürdürebilmek için bir Türk iþ yerinde yaklaþýk sekiz ay bulaþýkçýlýk yaptým” diyor. Þu anki parayla saati bir Euro’ya çalýþan Al, zor geçen o günleri þöyle anlatýyor: “Sabah 8’den öðlen 12’ye kadar Almanca kursuna gidiyordum, öðlen 1’den gece 1’e kadar da bulaþýkçýlýk yapýyordum. Ýþ yerim ikinci Viyana’daydý, ben ise Friedensbrücke’nin orda oturuyordum. Ýþten çýkýnca, iþ yerinden 12. Viyana’daki evime yürüyerek gidiyordum.” “Bahçe, hiç bir restoranýn sunamadýðý önemli bir imkân” Ömür Al’ýn La Favorita dýþýnda Viyana’nýn çeþitli yerlerinde iki restoraný daha bulunuyor. Bahçesiyle dikkat çeken üçüncü restoraný La Favorita’yý 2000 yýlýnda açtýðýný belirten Ömür Al, restoran kýsmýnýn masalarýndan, sandalyelerine kadar her þeyini bizzat kendilerinin yaptýðýný söylüyor. Al, içinde pizza piþirdikleri taþ fýrýný kurmak için ise ta Ýtalya’nýn Floransa kentindeki Ýtalya’nýn en eski fýrýn fabrikasýna gitmiþ. Fabrika’da fýrýnýn nasýl yapýlacaðýný öðrenen Al, kendi fýrýnýný bizzat kendisi yapmýþ. La Favorita’yý açmadan önce fizibilite çalýþmasý yapan Al, herkesin elektrikli fýrýnla çalýþtýðýný, odun fýrýnýyla pizza yapan çok

1963 Samsun doðumlu olan Ömür Al, 1981 yýlýnda askeri okul mezun olmuþ ve 90’a kadar Hava Savunma Bilgisayar Merkezi’nde astsubay olarak çalýþmýþ. 90 yýlýnda doktora yapmak üzere Viyana’ya gelen Al, Viyana’da beþ yýl öðretmenlik yapmýþ. Öðretmenlik yaparken bir arkadaþýyla birlikte, emekliye ayrýlan bir Avusturyalýdan bir Ýtalyan restoraný satýn almýþ. Daha sonra ikinci ve üçüncü restoranlarýný açan Ömür Al, evli ve bir kýz babasý.

“Ýtalya aslýnda hamur iþine çok yatkýn bir ülke deðil fakat Ýtalya hamur iþi ürünlerini dünyaya çok iyi pazarlamasýný biliyor. Hâlbuki hamur iþi yemeklerin Ýtalya’ya Araplar ve Mýsýrlýlar tarafýndan aktarýlmýþ bir kültür olduðunu düþünüyorum” az yer olduðunu fark etmiþ. Restoranýnýn el emeðiyle yapýlmýþ ve çok antik bir görünüme sahip olmasýnýn kendileri için bir avantaj olduðunu belirten Al, kendilerini diðer restoranlardan ayýran özellikleri þöyle sýralýyor: “Burayý ilk açtýðýmýzda evlere yemek servisi yapan yoktu. Biz evlere yemek servisi yaptýk. Ayrýca, menülerimizi standart Ýtalyan restoranlarýnýn menülerinden farklý hale getirdik. Bununla beraber bahçe devreye girdi. Bahçe, hiç bir restoranýn sunamadýðý önemli bir imkân.” “65 çeþit pizzamýz var” Bfi’de altý ay garsonluk, aþçýlýk, restoran iþletmeciliði, restoran yöneticiliði, otel yöneticiliði gibi eðitimlerin verildiði gastronomi kursuna giden Ömür Al, bu kursun sýnavlarýný vererek aldýðý belgeyle, Avrupa’nýn her tarafýnda beþ yýldýzlý otel ve restoran açma hakkýna da sahip olmuþ. 120 metrekare kapalý mekâný, 670 metrekare bahçesi bulunan La Favorita’da, Ýtalyan mutfaðýnýn hemen hemen tüm çeþitleri sunuluyor. 65 çeþit Pizza, Ýtalyan salatalarý, çorbalarý, antipastalarý, deðiþik makarna çeþitleri sunan La Favorita’nýn menüsünde balýk çeþitleri de bulunuyor. Müþterilerinin yüzde 70’i Avusturyalý, yüzde 25’i turist, yüzde 5’i de Türklerden oluþan La Favorita, müþterilerine beþ personeliyle hizmet veriyor. Yaklaþýk 250 kiþilik davet, kutlama, düðün, iftar gibi program taleplerine de cevap verebildiklerini ifade eden Ömür Al, “böyle bir davette çay ve kahve servisi, çorba, tatlý, ana yemek, ara yemek servisi

þeklinde bir menü oluþturulabilir. Böyle bir menünün ortalama maliyeti kiþi baþý 10 Euro civarýnda olur. Fakat burasý bir hof olduðu için canlý müzik yapamýyoruz” þeklinde konuþuyor. “Ýnsanlar bizi daha çok fýsýltý gazetesinden duyuyor” Ýnsanlarýn kendilerini daha çok fýsýltý gazetesinden öðrendiðini kaydeden Al, sözlerini þöyle sürdürüyor: “Dördüncü, beþinci ve onuncu Viyana’nýn tümüne hemen hemen iki ayda bir 50 bin tane el ilaný daðýtýyoruz. Bu tanýtýmlardan elde ettiðimiz 13 bin tane kayýtlý müþterimiz var. Bu müþterilerin evlerine yemek servisi yapýyoruz. Evlere yemek servisi ciromuzun üçte birini oluþturuyor. Ýki tane þoförümüz var. Bütün menüyü evlere servis yapabiliyoruz. Yaklaþýk 20–25 dakika içerisinde en uzak mesafeye sipariþleri götürebiliyoruz. Tabii bu müþterilerin çoðu yaz döneminde bahçeye de geliyor.” Restoran bölümünün yaz kýþ 11 ile 24 saatleri arasýnda açýk olduðunu dile getiren Ömür Al, evlere hizmet servislerinin ise 11 ile 23 saatleri arasýnda devam ettiðini vurguluyor. Bahçe kýsmýnýn ise akþam 11’e kadar açýk olduðunu bildiren Al, bahçeyle ilgili bir anýsýný þöyle anlatýyor: “Bahçe yaz akþamlarýnda çok güzel olduðu için bazý gruplar bazen kalkmak bilmiyor. Onlara da sessiz olmalarý durumunda izin veriyoruz. Þikâyet de oluyor tabii. Ýki – üç defa polis geldi. Bir tanesinde, polis içeriye girdi ve ‘ben þikâyet üzerine geldim buraya ama

Ömür Al, misafirlerini hep güler yüzle karþýyýor

öyle güzel bir bahçe ki, þikâyeti boþ ver. Yarýn ailemle yemeðe geleyim’ dedi. Böyle bir espri yaptý gitti.” “Ýtalyan mutfaðýnda, ne istenirse istensin sýfýrdan yapýlýr” Pizzanýn, hamur ile süt ürünleri, et mamulleri ve sebzenin hem görünüþ, hem tat, hem de sunum itibariyle çok güzel bir kompozisyon olduðuna deðinen Ömür al, Ýtalyan mutfaðýyla Türk mutfaðýný þu ifadelerle karþýlaþtýrýyor: “Ýtalyan mutfaðýnýn tüm yemekleri, müþteriden talep geldiði andan itibaren hazýrlanýp sunuluyor. Dolayýsýyla hiç bir malzeme kaybýnýz olmuyor. Türk yemekleri ise, önceden hazýrlanýp piþirilir. Satýlan yemekler satýlýr, satýlmayan yemek ise atýlýr. Ýtalyan mutfaðýnda ise, ne istenirse istensin sýfýrdan yapýlýr. Bunun dýþýnda, Ýtalyan mutfaðýnýn evlere servisi çok rahattýr. Türk yemeklerini evlere servis edemiyorsunuz. Örneðin, döneri evlere servis yaptýðýnýzda, sipariþ verilen eve gidene kadar dönerin yaðý donar.” Ýtalya’ya belki 20–25 sefer gittiðini anlatan Al, “ben de dahil, Ýtalya’ya gidip pizza yiyip de memnun kalan hiç kimseyi görmedim” diyor. Al, pizza çeþitlerinin her birinin bir Ýtalyan þehri ismi taþýdýðý bilgisini vererek, Ýtalya’nýn pizzayla dünyaya nam salmasýný ise þu sözlerle eleþtiriyor: “Ýtalya aslýnda hamur iþine çok yatkýn bir ülke deðil fakat, hamur iþi ürünlerini dünyaya çok iyi pazarlamasýný biliyor. Hâlbuki hamur iþi yemeklerin Ýtalya’ya Araplar ve Mýsýrlýlar tarafýndan aktarýlmýþ bir kültür olduðunu düþünüyorum. Ýtalya’da restoranlarýn birçoðunu da zaten Mýsýrlýlar, Faslýlar, Cezayirliler vs. iþletiyor. Ýtalyanlar bunu çok iyi pazarlýyor ve kaymaðýný da yiyor diye düþünüyorum.”


1 -7 Temmuz.qxp

30.06.2008

11:56

Page 13

ZAMAN

Hak yerini buldu Yargýtay Ceza Genel Kurulu tarihî bir hangi izana sýðabilirdi ki! Nitekim bu asil toplantý yaptý ve yýllardýr sürüncemede millet medyatik linç denemelerinden hiçkalan Fethullah Gülen davasýna son birine inanmadý. Adaletin er ya da geç noktayý koydu. Bilindiði üzere 11. Aðýr tahakkuk edeceðine dair umudunu hiç Ceza Mahkemesi oybirliðiyle Gülen'in kaybetmedi. beraatýna karar vermiþ, daha sonra Yargý- Evet, doðrudur; bu uzun süreçte çok göztay 9. Ceza Dairesi de oybirliðiyle beraat yaþý döküldü. Ýnsanlar hasretlerini hýçkýkararýný onamýþtý. Çifte beraatýn anlamý rýklarla bastýrdý; özlem türküleri dinleyebüyüktü; ancak Yargýtay Cumhuriyet cek derman kalmadý yüreklerde. Ancak hiçbir zaman umut Baþsavcýlýðý, 9. Ceza Dairekesilmedi. Zira ortada si'nin beraat kararýna itiraz suç sayýlabilecek en etti ve bunun üzerine dosya küçük bir eylem yoktu. Yargýtay Ceza Genel KuruNe var ki kader vefa lu'na taþýndý. Sonuç ayný: testinden geçiriyordu Beraat! herkesi. Ýnsan sevgisiyZor bir davaydý. Bir tarafta EKREM le, ülke sevdasýyla tepeSayýn Gülen'e karþý baþlatýlan DUMANLI den týrnaða dopdolu amansýz ve insafsýz bir psikoe.dumanli@zaman.com.tr insanlarýn suç adýna lojik harp vardý; diðer tarafta yapacaðý ne olabilirdi kanayan bir maþerî vicdan. Zaman zaman yanlýþ bilgiler sýzdýrýldý ki! basýna; zaman zaman doðru bilgiler Dün çok sayýda insan gördüm sevinç gözkarartýldý ve istendi ki Gülen hakkýnda yaþlarýyla paylaþýyordu beraat kararýný. Bu verilen beraat kararlarý bozulsun. Oysa ülkede adaletin tam da bitmediðine, hâlâ bir ferdin üzerinden bir millet yargýlaný- vicdanlarýyla karar veren hâkimlerin var yordu. Fethullah Gülen hayatta hiçbir olduðuna inanýyorlardý. Bu duygunun makama talip olmamýþ, kendini bu mille- yaþatýlmasý çok önemli. Adalet mekanizte adamýþ bir düþünce adamý, hayatý masýnýn saðlýklý çalýþmasý ancak ve ancak boyunca sevgiden, saygýdan, hoþgörüden kamu vicdanýnýn desteðiyle mümkündür. ayrýlmamýþ bir gönül insanýydý. Bu duru- Fethullah Gülen maþerî vicdanda zaten ma raðmen toplumsal barýþýn saðlanmasý beraat etmiþti. Gülen'e karþý amansýz bir uðruna kendini feda edercesine ezber düþmanlýk besleyenlerin kimlerden mütebozan bir fikir adamý yýllardýr sanýk san- þekkil olduðunu kamuoyu zaten biliyordalyesinde alýkonuyordu. Aslýnda ortada du. Daha önemlisi bu millet, hayatýnýn suç yoktu ki suçlu olsun. Eðitim faaliyet- her safhasýnda kendisi için deðil, hep baþleriyle gönüllere taht kurmuþ bir insaný kasý için yaþayan Gülen'i yakýndan tanýbu kadar hýrpalamak hangi vicdana, yordu. Ýsnat edilen suçlarý kamuoyu zaten

Hakikatin beraati Ajanslar Saraybosna'nýn o gün nere- küçük baþarý bile ezilenlerin dünyasýna deyse uyumadýðýný haber ediyordu. Ayný ne kadar da büyük umutlar aþýlayabilihaberler Üsküp'ün Ýstanbul'dan farksýz yor. Türkiye'nin baþarýlý olmasý bu olduðunu, açýk alanlara kurulan dev nedenle çok önem arz ediyor. Baþarýnýn ekranlarda maçý izleyen Üsküplülerin yolu da önce büyük düþünmekten geçiyor. Türkiye'nin yarý finale çýkFethullah Gülen bu masýný sabaha kadar kutlaülke insanýna büyük dýðýný anlatýyordu. düþünmeyi öðretti. Makedonya'nýn GostiDaha önce sadece belirli var, Kalkandelen, Ohri ve bir kesimin yapabildiði Radoviþ þehirlerinde yaþapek çok þeyi bütün Türnanlar da bundan farksýzkiye'nin de yapabilecedý. Hele Mostar. Mostar'ýn ðini gösterdi. Anadokeyfine diyecek yoktu. lu'nun sýradan insanlarýArnavutluk, Azerbaycan, m.kamis@zaman.com.tr na baþarabilme duyguKosova, Irak ve en önemlisunu aþýladý. Kendisini si Filistin. Kim bilir daha dünyanýn neresinde dinleyenlere, çocuklarýný Kur'an kurslahangi ülkede Türk Milli Takýmý'nýn rýnda deðil kolejlerde okutmalarýný öðütAvrupa Þampiyonasý'nda elde ettiði baþa- ledi. Hatýrýný sayan iþadamlarýndan okulrý için kimler dua etti, kimler sevinç çýð- lar açmasýný isteyerek yeni nesillerin lýklarý attý. Ajanslara yansýmayan ne kut- dünya standartlarýnda iyi eðitim almasýný lamalar oldu da biz haberdar olamadýk. saðladý. Kapýkule ile Habur arasýnda sýkýBelki orta Asya steplerinin kuþ uçmaz þan ufkumuzu dünyaya açtý. Eskiden kervan geçmez yerlerindeki bir okulda sadece iþçi ve vasýfsýz eleman ihraç eden kimselerin duymadýðý sevinç çýðlýklarý Türkiye artýk yurtdýþýna öðretmen, sanakoptu. Ya da Afrika'nýn kavurucu sýcak- yici, iþadamý veya üst düzey yönetici gönlarýnda ezilmiþ, sömürülmüþ insanlara deren bir ülke oldu. Gülen, Afrika'dan yardým elini uzatanlarýn sevinç çýðlýklarý Pasifik ülkelerine kadar yüzlerce ülke ile Amazon ormanlarýnda ya da çöl kumla- ticaret yapan binlerce iþadamýnýn ortaya rýnda yankýlandý. Baþarabilmeyi ne kadar çýkmasýna zemin hazýrladý. Anadolu zenda özlemiþiz. Allah'ýn bize de baþarý nasip ginleþiyordu. Türkiye'nin baþýný kaldýrmamasý için etmesine ne kadar da susamýþýz. Bir

MEHMET KAMIÞ

13

AVUSTURYA

ona karþý yapýlan haksýzlýklar hanesine kaydetmiþti. Dün elde edilen hukuki sonuç vicdanlardan yükselen sesin mahkeme kararýyla tesciliydi... Ýlginçtir, üç gün önce dünyaca ünlü Foreign Policy Dergisi, Fethullah Gülen'i dünyanýn en önemli entelektüelleri arasýna yazýyordu. Bunu bile hazmedemeyenler oldu. Ýnternet oylamasý bir yana; dünyaca ünlü bir dergi Sayýn Gülen'i ve onun insanlýða hizmetini fark ediyor ve onu dünyaca ünlü mütefekkirler arasýnda aday listesine alýyordu. Dünyanýn pek çok üniversitesinde araþtýrma ve tez konusu haline gelen Fethullah Gülen'i linç etmek için bu ülkede debelenip duranlar ne maþerî vicdaný anlayabiliyor ne de uluslararasý entelektüel kalite çýtasýný. Ceza Kurulu öncesi basýna "daha ne duruyorsunuz?" diyerek fesat peþinde koþanlar oldu. Ne yazýk ki onlardan bir kýsmý kendini hâlâ hukukçu sayabiliyor, birtakým derneklerin zýrhýna bürünüp militanlýk yapmaktan çekinmiyor. Neyseki Ankara'nýn hâkimleri bu tür meþum baskýlara boyun eðmedi. Tarih bir yandan onlarý alkýþladý, diðer yandan da son bir hamleyle beraatýn önüne geçmek için çýrpýnanlarý bir kenara kaydetti. Ayný hezeyan goygoycularý þimdi de "Fethullah Gülen dönüyor mu?" sorusuyla güya korku üretmeye; en azýndan polemik yapmaya çalýþýyor. Tabii ki dönecek; ancak hemen söylemek lazým ki vuslat üzerinden yeni gerginlik hesaplarý yapanlarýn hevesi yine kursaklarýnda kalacak. Çünkü Fethullah Gülen kargaþanýn deðil huzurun, kavganýn deðil barýþýn, çatýþmanýn deðil kavuþmanýn adresidir.

çýkartýlan her türlü kargaþaya ve kutuplaþmaya karþý ýsrarla diyaloðu ve barýþý savundu. Bu ülkede yaþayan herkesi kendisi gibi kabul edip el uzattý. Açýlmasýna vesile olduðu okullar sayesinde Türkçe bir dünya dile haline geldi. Türkçe olimpiyatlarýndaki manzara herkesi coþtururken, kendi kendimize baþarmaya ne kadar da susamýþýz diye düþündük. Týpký Milli Takým gibi. Dün, Türkiye'nin en anlamsýz davalarýndan birisi daha beraatla sonuçlandý. Türkiye için hiçbir þey yapmayanlar, yapýlan hiçbir güzelliði de cezasýz býrakmýyorlardý ama hakikat er geç kendi mecrasýyla buluþuyordu. Fethullah Gülen Hocaefendi'nin davasý; kamuoyunda Rahþan affý diye bilinen 4616 sayýlý kanunla yeni bir merhaleye girmiþti. Þartla salýverilme ve cezalarýn ertelenmesi olarak özetleyeceðimiz bu kanundan 45 binden fazla insan yararlandý. Gülen'in de yargýlandýðý 313. madde de kanun kapsamýndaydý ve süren mahkemelerin durdurulmasý, kesin hüküm verilmesinin ertelenmesi saðlanýyordu. Gülen, avukatlarý aracýlýðýyla yargýlamanýn devamý ve aklanma hakkýný kullanmak istedi. Temel insan hakký olarak Avrupa Ýnsan Haklarý Sözleþmesi baþta olmak üzere bütün hukuk düzenlerinin esasý olan bu talep yerine getirilerek yargýlama tamamlandý ve Gülen haksýz suçlamalardan aklandý. Artýk hiç kimse Fethullah Gülen'in insanlýk için yaptýklarýný suç olarak göremeyecek.

1 - 7 TEMMUZ 2008 YORUM

Babanzade Ahmet Naim “Sahabeden sonra en çok sevdiðim adam!” M Akif Babanzade Ahmet Naim, gerek þahsiyeti gerekse fikri mücadelesi ile gönlümde ayrý bir yere sahip. Mehmet Akif Ersoy’un, Babanzade ile ilgili sözlerini okuduktan sonra gönlümde var olan Babanzade sevgisi ve hayranlýðý birkaç kat daha arttý. Akif onun hakkýnda der ki: “Bizim biçare Naim’in aniden vefatý beni çok sarstý. Evim barkým yýkýlmýþ da ben altýnda kalmýþým sandým. Bu zavallý þark öyle kýymetli vücutlarý bundan sonra çok zor yetiþtirir. Bilemiyorum, hükümet hesabýna tercüme etmekte olduðu Tecrid-i Buhari son bulmuþ muydu? Ýnþallah nakýs kalmamýþtýr. Çünkü öyle bir tercüme baþka hiçbir babayiðidin harcý deðil.”. Alimler yeryüzünün kandilleri, tüm insanlýðýn kendisine yolu gösterecek ve en küçük bir rüzgarda kendisini karanlýkta býrakmayacak kandillere aydýnlatýcýlara ihtiyacý var. Babanzade Ahmet Naim’in kameti kýymeti ölçüsünde bilinmediði kaygýsýný taþýdýðýmdan Sezai Karakoç’la baþladýðýmýz tanýtým yazýlarýna Babanzade ile devam etmeyi uygun buldum. Babanzade Ahmet Naim yaþadýðý dönemdeki Osmanlý Devletinin, coðrafya, sosyal ve kültürel alandaki tüm deðiþimlerinin þahididir. Mutlakiyet, Meþrutiyet ve Cumhuriyet gibi üç farklý yönetim biçimini görmüþ ve dönem aydýnlarýnýn en büyük problemi FATÝH olan batýcýlýk özentisi ile fikirleri ve sunduðu reçeSERDAR telerle mücadele etmiþtir. f.serdar@zamanavusturya.at Babanzâde Ahmet Naim, 1872 yýlýnda Baðdat’ta doðdu. Son devrin hem felsefe, hem dini ilimler sahasýnda en kapasiteli âlimlerinden olan Naim, Baðdat Rüþtiyesi’ni bitirdikten sonra Ýstanbul’a gelir. Sýrasýyla Galatasaray Sultanisi, ardýndan Mülkiye Mektebi’ni bitirdikten sonra ayný yýl 1894 Hariciye Nezareti (Dýþiþleri Bakanlýðý) tercüme kaleminde çalýþmaya baþlar. Ayný zamanda mektep tahsilinin yanýnda medreselerde okutulan Ýslami bilgileri de tamamlayarak Arapçasýný da ilerletti. Milli Eðitim Bakanlýðý Tedrisat Müdürlüðü de yapan Ahmet Naim, mezun olduðu Galatasaray Lisesi’nde Arapça derslerine girdi. Ýstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi’nde profesörlük yaptý. Üniversitede, felsefe, psikoloji, ahlak, mantýk, metafizik derslerini okuttu. Kýsa bir dönem üniversitenin rektörlüðü de yaptý. Daha sonra bazý arkadaþlarýyla birlikte okula alýnmayarak, emekliye ayrýlmak zorunda býrakýldý. Buhari Tercümesi ve Ahmet Naim Bey; Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde 21 Þubat 1925 tarihinde Kur’an-ý Kerim’in ve gerekse Ýslami eserlerin Türkçeye tercümesine karar verir. Kur’an meali Mehmet Akif Ersoy’dan, Buhari’nin tercümesi de Babanzâde Ahmet Naim’den istenir. Babanzâde Ahmet Bey, Buhari’nin iki cildini bitirip üçüncü cildinin müsvettesini tamamlamýþtý ki, ömrü kafi gelmez. Bayraðý Kamil Miras devralýr. Tamamlanan Buhari Tercümesi, “Tecrid-i Sarih” olarak 12 cilt ve bir de fihrist olarak hizmete sunulur. Babanzâde Ahmet Naim ve Mehmet Akif Ersoy; Akif ile Naim, Mevlana ile Þems gibidirler. Daima beraberlerdir. Akif, Naim Bey için: "O ne büyük insandý, ne faziletli adamdý. Ben ki, ölümü çok tabii bulurum, bazen çok sevdiðim birinin ölümünü benden saklarlardý. Yahut yavaþ söylerlerdi. Ben de için için gülerdim, bundan tabii bir þey olur mu? Beni hiç anlamýyorlar. Böyle bir haber karþýsýnda düþüp bayýlacaðýmý sanýyorlar, derdim. Fakat vaktaki Naim’in ölümünü haber aldým. Ne diyeyim. Cihan yýkýlmýþ da ben altýnda kalmýþým zannettim. Bana öyle geldi. Zaten ondan sonra hayatýn bir zevki, bir neþesi kalmadý. Meðer ben Naim’i ne kadar severmiþim!.. Mithat Cemal Kuntay da Ahmet Naim Bey için þöyle diyor: “Baþý iki kýsýmdý. Þark ve garp. Ýkisi birbirine karýþmayarak yan yana duruyordu ve Naim’i Avrupa’nýn filozoflarý deðiþtiremediler. Bu filozoflara, Naim, þaþýlacak kudretle nüfuz ediyordu, fakat bu filozoflar þaþýlacak acizle Naim’e nüfuz edemiyorlardý." Yine çok yakýn bir dostu olan ve kendisinden Fransýzca dersi alan Elmalýlý Hamdi Yazýr onun ölümüne, yazdýðý þiirde þöyle yanmaktadýr: “Secdeden gitti Hüda’ya Naim.” Kaynaklar 1) Babanzade Ahmet Naim.Hüseyin Hansu, Kaynak Yay, 2007 2) Osmanlý’dan Cumhuriyete Ýslam Alimleri, Vehbi Vakkasoðlu, Cihan Yay., 1987.


1 -7 Temmuz.qxp

30.06.2008

11:56

Page 14

BASINDAN YORUM 1 - 7 TEMMUZ 2008

ZAMAN

Mezarýmý taþtan oyun Ne olduðunu anlayan beri gelsin. Ýçeride baþka bir süreci baþlatýyor. Yoksa siyaseti ve dýþarýda herkes, hepimiz, dikkatimizi etkilemeye kalkan birden fazla el mi söz Ak Parti'yi kapatmayla sonuçlanabilecek konusu? süreç üzerinde yoðunlaþtýrmýþken, bir anda CHP'liler içeride karþýlaþtýklarý sorunu CHP'yi topun aðzýna koyan eþzamanlý bir önemsemez görünüyorlar. Ýddialarýn yargýbaþka süreç baþlýyor gibi: CHP'nin bir par- dan döneceðine duyduklarý güvenle ilgili çasý olduðu 'Sosyalist Enternasyonal' örgü- olabilir bu durum. Oysa Kanaltürk'e kaytü ihraç mekanizmalarýný çalýþtýrmaya nak aktarýldýðý iddiasýný hafife almasalar iyi baþladý... Daha da önemlisi içerideki olur; iliþkinin faturaya baðlanmýþ olmasý Anayasa Mahkemesi geliþme: Kanaltürk ile CHP denetçileri tarafýndan iliþkisini 'faturalama' açýsýndan yeterli bulunabilir; sorunsuz bulan Anayasa ancak ayný faturalar ceza Mahkemesi, CHP adýna yapýdavasýnda kanýta dönülan bazý harcamalarda usul þebilir. hatalarýna rastladýðýný açýkladý. 1 trilyon davasý ise hafiHem de 1 trilyon lira kadar bir FEHMÝ fe almaya hiç gelmiyor. hata... FP kapatýlýrken bir yan Fazilet Partisi (FP) kapatýlma KORU geliþme olarak baþlayan sürecinde Anayasa Mahkemesi Yeni Þafak Gazetesi Yazarý dava çok yönlü sonuçlar yine 1 trilyonluk bir hata bulmuþtu ve bu sebeple çok sayýda FP'linin doðurmuþtu; CHP için de kendi 1 trilyon baþý aðrýdý; bir eski baþbakan 'evde hapis' davasýnýn öyle bir potansiyeli var. Nedense 'Sosyalist Enternasyonal' ile iliþkicezasý çekiyor. Anayasa Mahkemesi'nin böyle bir görevi lerinde kopma meydana gelmesi ihtimali var; siyasi partilerin hesaplarýný o denetliy- CHP'yi daha fazla rahatsýz ediyor. Örgütle or. Hesaplarda bir hata bulduðunda geçmiþte veya þimdi iliþkisi bulunan bazý konuyu mahkemeye intikal ettiriyor. aydýnlarýn mektuplarý CHP'lilerin öfkesini Mahkemenin aleyhte kararý önemli; yal- çekti. Oysa o mektuplar olmasa da nýzca para ve hapis cezasý gelmiyor kusurlu Sosyalist Enternasyonal bir süreden beri partililere; kusur 'yüz kýzartýcý suç' kapsa- CHP'yi yakýn takibe almýþtý ve üyelikten mýna girdiði için suçlu bulunanýn siyasi ihracý düþünüyordu. 'Sosyalist' ve 'enternasyonal' sözcüklerinin hayatý da kararýyor. Sanki bir el bir yandan Ak Parti'yi kapat- taþýdýðý anlamlarla bugünkü CHP'nin esamayla sonuçlanacak bir süreci sürdürür- sen hiçbir iliþkisi yok. 'Sosyal' ve 'demoken, bir yandan da CHP'yi dönüþtürecek krat' olma iddiasý da havada CHP'nin.

Atatürk ve Gülen testi Atatürk, Kurtuluþ Savaþý'yla yurdumuzu yenler "müritler uçurdu" demeye baþladý. düþmanlardan arýndýrdý. Fakat yaþanan Bir Türk'ün birinci olmasýna kahrolacak olaylar gösteriyor ki zihinler esaretten kur- hale geldiler. Orhan Pamuk'un dereceye tulamadý. Yedi düveli ülkesinden kovmuþ, girmiþ olmasý da bu arada kaybolup gitti... muzaffer insanlarýn ruh halini yaþamak Bir de Hocaefendi'ye bakalým. Hocaefendi yüz entelektüel arasýnda birinci seçilmiþ nasip olmadý bir türlü. Aksine, sömürge ülkelerin insanlarý gibi, olmayý önemsemiyor, "Onlarýn birinci seçsömürenlere karþý bir hayranlýk duygusu mesiyle insan birinci olmaz." diyor. taþýyor her taraftan. Onlarýn her iþinde Hocaefendi'nin birinciliðinden rahatsýz olanlarýn dedikleri, on yýl keramet ararken, milletimiönce yapýlan bir baþka zi küçük görmekten; kenanketi hatýrlattý. Yer yine dimizin farklý olduðunu Amerika ve anketi yapan gösterebilmek için ülkemizi da Time dergisi.Dergi ve milletimizi aþaðýlamakyüzyýlýn devlet adamlarýný tan kurtulamadýk bir türlü. seçmek üzere anket Belki de o yüzden Birinci HAMDULLAH düzenlemiþti. Ankette Dünya Savaþý'nýn galipleri ÖZTÜRK Atatürk'ün de yer alabilcenahýndan yapýlan ufak bir h.ozturk@zaman.com.tr mesi için Hürriyet gazeteetki Türkiye'de fýrtýnalar si bir haber yapmýþ: "koparmaya yetiyor. Belki de o yüzden kendisini o cenaha beðendir- Haydi oylar Atatürk'e" kampanyasý baþlatmeyi çok önemseyenler, umduðunu bula- mýþtý. Anket sonuçlarýna göre Churchill'in önde gittiðini gören Hürriyet, ikinci bir mayýnca hezeyanlara giriyor. Amerika'da yüzlerce yazardan birisi Türki- haber daha yapmýþ ve haberin sonucunu ye, ya da Türkiye'deki taraflardan birisi okurlarýna þöyle duyurmuþtu: hakkýnda iki satýr yazsa gündemin tam "Hürriyet'in yayýnýyla harekete geçen ortasýna oturabiliyor. Neden böyle olsun vatandaþlarýmýzýn oylarý sonucu Atatürk, ki? Onlar sekiz bin kilometre uzaktan Time Dergisi'nin kampanyasýnda rakipleribakýp, bizim ülkemizde cereyan eden olay- ne yeniden fark atmaya baþladý. Atatürk, devlet adamlarý listesinde Churchill'in, larý bizden çok daha iyi mi görüyorlar? Foreign Policy dergisi yaþayan yüz entelek- kahramanlar listesinde ise Mandela'nýn tüel kiþi arasýnda bir anket düzenledi. açýk ara önünde." Anket sonuçlarý Fethullah Gülen Hocae- Þimdi düþünelim bir kere. Time dergisi fendi'nin "açýk ara" önde olduðunu ortaya Atatürk'ü aday göstermeseydi, ya da Hürkoydu. Açýk ara diyorum, çünkü anketi riyet kampanya yaparak oylarý artýrmasayçok önemseyen fakat sonucu hazmedeme- dý Atatürk küçülmüþ mü olacaktý?

14

AVUSTURYA

Bütün bu sözcüklerin zihne üþüþtürdüðü 'parti' profili ile CHP arasýnda daðlar kadar fark bulunuyor. Geçen yýlýn Nisan ayýndan itibaren, CHP, siyaset-dýþý kalmasý gerekenlerle kol kola girerek iktidara ve sivil siyasete karþý bir yere konuþlandýrdý kendisini... Orduyu bir tür 'sivil toplum örgütü' olarak gördüðünü açýklamýþtý Deniz Baykal... Anayasa Mahkemesi 367 konusunda karar açýklamaya hazýrlanýrken, CHP lideri Baykal'ýn yaptýðý “Ýç savaþ çýkar” tehdidi de unutulacak gibi deðil. Birbiri ardýna ortaya serilen belgelerden toplumu biçimlendirme için mühendislik çalýþmalarýnýn bugün de yürütüldüðü anlaþýlýyor; CHP siyasete müdahale anlamýný taþýyan bu çalýþmalar konusunda da sus pus. Daha bir yýl önce halkýn hakemliðine müracaat için sandýða gidilmiþken, dýþtan müdahalelerle yapay iktidar formülleri ortaya atanlara kaþlarýný çattýðýný görmüyoruz CHP sözcülerinin... Bunlarýn her biri CHP'nin içinde yer aldýðý ve kalmaya devam etmek istediði uluslararasý örgütler açýsýndan ciddi birer sorun teþkil ediyor. Ak Parti'yi devre dýþý býrakmayý amaçlayan süreçten mutluluk duyduðu her halinden belli olan CHP'nin kendisinin içte ve dýþta köþeye sýkýþmasý gerçekten çok ilginç. “Kazma kuyumu kazarlar kuyunu” atasözünü herhalde hatýrlýyordur CHP liderleri. Mezar kazma ekipleri, hazýr elleri alýþmýþken, kendilerine mezar kazdýranýn da mezarýný kazabiliyor. CHP'yi zor günler bekliyor.

Neden Ýzmir'den denize döktüðümüzü, Lozan'da haklarýmýzý söke söke aldýðýmýzý döndüre döndüre anlattýðýmýz dünyadan birilerinin bizi seçmesini bu kadar önemsiyoruz ki? Dergi Gülen Hocaefendi'yi aday göstermeseydi koskoca bir realite yok mu olacaktý? Hem o kadar büyük bir insan deðilse neden bu kadar önemseniyor ki? Bu köþeden bir kere duyurmuþtum. Ýlhan Selçuk ve Hikmet Çetinkaya'nýn bir senede yazdýklarý yazýnýn toplamýnýn üçte ikisi Hocaefendi'ye ayrýlmýþ durumda. Madem Hocaefendi o kadar büyük bir insan deðil, o zaman aleyhinde neden bu kadar yazýyorlar ki? Atatürk'ü listeye sokabilmek ve birinci çýkartabilmek için kampanya düzenlenirken, Hocaefendi'nin birinciliðini "müritlerin uçurmasýna" baðlayanlar tarih boyunca hep ayný hatayý yaptýlar. En son Þerif Mardin'in "Hoca, öðretmeni yendi" yaklaþýmýnda da ayný hataya düþtüler. Hoca ile öðretmeni çarpýþtýrýrken bilgiyi parçaladýklarýný fark etseler, bunu yapmayacaklar. Ayný þekilde Ýstiklal Harbi'yle kazandýðýmýz baðýmsýzlýðýn, hür düþünce ve o düþünce tarafýndan üretilen bize özgü projelerle tamamlanarak "ilelebet" var olabileceðini anlasalar, devlet için deyip, dünyanýn dört bir tarafýna daðýlan eðitim sevdalýlarýný yok etmeye kalkmayacaklar. Çünkü baðýmsýzlýðýný kazanarak yeniden kurulan Türkiye Cumhuriyeti'nin, dünyaya arz ettiði en önemli projelerden biri Hocaefendi'nin önderlik ettiði eðitim seferberliðidir. Kemalizmi dondurarak, iktidar aracý haline getirmek isteyenler Gülen testinden geçiyor. Kurtuluþ Savaþý'na raðmen zihnini esaretten kurtaramayanlar bakalým bu testten nasýl çýkacak!

AKPM’de ne görüþüldü? Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi 26 Haziran Perþembe günkü oturumunda AK Parti’nin kapatýlmasýna iliþkin devam eden davanýn Avrupa Konseyi, Avrupa Ýnsan Haklarý Sözleþmesi ilkeleri açýsýndan endiþe verici olduðuna ve sürecin yakýndan izleneceðini karara baðladý. Bendeniz de o tarihte Avrupa Konseyi’nin merkezinin bulunduðu Fransa’nýn Strasbourg kentinde olduðum için bu oturumu canlý olarak izleme olanaðý buldum. Avrupa Konseyi Türkiye’nin kurucu üyesi olduðu bir örgüt ve üye ülkelerdeki hukuk devleti ve demokrasiye iliþkin geliþmeleri yakýndan izliyor; 1980 askeri darbesi sonrasýnda da Avrupa Konseyi bizi tam dýþlamadý, gözetim altýnda ülke statüsüne aldý ve bu onur kýrýcý durumdan Türkiye ancak 2004 senesinde, 2003 sonrasý gerçekleþen demokrasi reformlarý sayesinde çýkabildi. Avrupa Konseyi’nin 47 üyesi var ve kurumsal olarak Avrupa Birliði ile doðrudan iliþkisi olan bir kurum deðil; yukarýda da belirttiðim gibi Avrupa Konseyi aðýrlýklý olarak demokrasi ve insan haklarý konusunda üye ülkelerin daha iyi performans göstermesini amaç edinESER miþ bir kurum. 26 Haziran’da KARAKAÞ Avrupa Konseyi ParlaStar Gazetesi Yazarý menterler Meclisi’nde (AKPM) AK Parti hakkýnda açýlan kapatma davasý görüþüldü. AKPM’deki milletvekilleri ülke parlamentolarýnda görev yapan milletvekilleri ve ek olarak da burada, AKPM’de görev yapýyorlar; Türkiye’nin de AKPM’de 12 milletvekili var, bunlarýn sekizi AKP’li, 2’si CHP’li, ikisi de MHP milletvekili. AKPM’de görüþülen konu ise Türkiye’de daha bir sene önce demokratik bir seçim sürecinde yüzde 47 oy almýþ bir partinin Avrupa Konseyi ilkeleri ile ne kadar kesiþtiði belli olmayan bir iddianame üzerinden kapatýlmasý talebi meselesi ve bu meseleyi bu biçimiyle Avrupa Konseyi parlamenterlerine anlatmak, anlatabilmek gerçekten kolay deðil. Nitekim görüþmeler sonrasý yapýlan oylamada 71 kiþi oy kullandý, bu 71 kiþinin 65’i oluþan metni destekledi, üç kiþi çekimser kaldý, üç kiþi ise hayýr oyu verdi. Hayýr oyu kullanan üç kiþi de bizim muhalefet partileri yani CHP ve MHP milletvekilleri. Burada kanýmca üzerinde durulmasý gereken iki çok önemli nokta var; birincisi uluslararasý bir siyasi platformda bizim muhalefet partilerimizin mensuplarýnýn geleneksel bir devlet yanlýsý oy kullanma geleneði ve bu geleneðin ciddi bir biçimde sorgulanmasý gereði. Devlet dediðimiz teþkilat þayet hukuk ve demokrasi kavramlarý ile sorunlu bir yapýya tekabül ediyorsa bu yapýya karþý özellikle uluslararasý siyasi ortamlarda tavýr almanýn gerçek bir devlet için gerekli olduðunu düþünüyorum; muhalefet milletvekilleri ancak evrensel hukuk ve yine evrensel ölçülere göre iþleyen bir demokrasiden yana olduklarý müddetçe devlet dediðimiz soyut yapýnýn iyileþmesine katký koyabilirler, aksi durumda sözde bir milli çýkar savunuyoruz derken devleti çökertme riskine girebilirler. Ýkinci çok önemli bir konu da siyasi kiþilerin önce kendi varoluþ nedenleri olan siyaseti savunmalarýnýn zorunluluðu; geçen sene bu günlerde cumhurbaþkanlýðý seçim sürecinde siyaseti yani parlamentoyu boykot eden siyasi partilerin sandýkta nasýl periþan olduklarýný çok net gözlemledik. Bugün de benzeri bir süreç yaþanmaktadýr; CHP ya da MHP’nin AK Parti’ye deðil ama siyasete destek verme, yani siyasi sürece siyaset dýþý müdahalelere kendi zeminlerini korumak adýna karþý çýkma hem pratik hem de etik mecburiyetleri vardýr. Sandýkta kurtulmalarý güç bir siyasi hareketi siyaset dýþý manevralarla yenmeye çalýþmanýn hiçbir siyasetçiye ve siyasi harekete yararý olmamýþtýr; aralarýndan birileri ara rejimlerde bakanlýk ya da baþbakanlýk kapabilir ama bunun ne kadar onur verici bir þey olduðu tartýþmalýdýr.


1 -7 Temmuz.qxp

30.06.2008

11:57

Page 15

ZAMAN

15

AVUSTURYA

Bir ilim ýþýðý daha göçtü Türkiye’nin Ýlk Atom Mühendisi ünvaniyla 1969 yýlýnda Profesör olan Özemre Ýstanbul Üniversitesi Fen Fakültesi Teorik Fizik Kürsüsü ve Matematiksel Fizik Anabilim Dalý baþkanlýklarýný 11 yýl yürüttükten sonra 1984'de kendi isteðiyle emekliye ayrýlmýþtýr. Ayrýca Çekmece Nükleer Araþtýrma ve Eðitim Merkezi Müdürü, Ýst.Üniv. Fen Fakültesi Dekaný, Türkiye Bilimsel ve Teknik Araþtýrma Kurumu (TÜBÝTAK) Bilim Kurulu Üyesi, TÜBÝTAK Marmara Bilimsel ve Endüstriyel Araþtýrma Merkezi kurucu kurul üyesi, Türkiye Atom Enerjisi Kurumu (TAEK) Baþkaný, Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanlýðý Danýþmaný ve Nükleer Santral Proje Koordinatörü gibi görevlerin yanýsýra Türkiye'yi NATO Bilim Komitesi'nde, OECD Nükleer Enerji Ajansý Yönetim Kurulu'nda, CERN (Avrupa Nükleer Araþtýrmalar Merkezi) Konseyi'nde ve Uluslararasý Atom Enerjisi Ajansý nezdinde de yýllarca temsil etmiþtir. 1998-2000 arasýnda Türkiye Elektrik Üretim Ve Ýletim A.Þ. nin Genel Müdürü'nün "Akkuyu

Ýlim ve fikir adamý, Ahmet Yüksel Özemre vefat etti. Özemre, Karacaahmet Mezarlýðý'nda defnedildi. Nükleer Santral Ýhâlesi" konusunda Danýþmaný olarak çalýþmýþtýr. Pozitif, sosyal ve dinî ilimler konularýnda 400 kadar makale ve raporu bulunan Prof. Özemre'nin hâlen üniversitelerimizde okutulan ve defalarca yeniden basýlmýþ olan 12 cild ders kitabý yanýnda 40 cild kadar da genel kültür meselelerine ait kitaplarý ve tercümeleri vardýr. Gebze Sanayici ve Ýþadamlarý Derneði (GESÝAD) Prof. Özemre'ye 1993 yýlý Türkiye'de Yýlýn "Ýlim Adamý" ödülünü vermiþtir. Türkiye Yazarlar Birliði kendisini: 1996 yýlýnda Üsküdar'da Bir Attâr Dükkâný (6 baský) isimli eseriyle Hâtýrat Dalý'nda ve 1998 yýlýnda da Prof.Dr. Toshihiko Ýzutsu'dan çevirdiði Ýbn Arabî'nin Fusûs'undaki Anahtar-Kavramlar (3 baský) baþlýklý çevirisiyle Çeviri Dalý'nda "Yýlýn Sanatçýsý" ödüllerine lâyýk görmüþtür. Üsküdar Belediyesi ise, Prof. Özemre'nin Üsküdar'a hizmetlerinden ötürü, 2002 yýlýnda Çengelköy'de inþâ ettirdiði bir

Kültür Merkezi'ne Ahmed Yüksel Özemre Kültür Merkezi adýný vermiþ bulunmaktadýr. Özemre Fransýzca, Ýngilizce, Ýtalyanca, Almanca ve Ýspanyolca bilmekteydi.

ABD'de Türkçe kursu

Ankara sokaklarýnda inek var! Paris, New York, Monaco, Moskova, Sidney, Tokyo ve Londra'nýn da aralarýnda bulunduðu dünyanýn pek çok önemli kentinde düzenlenen ve büyük ilgi gören "COW Parade" etkinliði rengarenk 150 inek heykeliyle bu kez Ankara'yý þenlendirecek. Fiberglastan gerçek boyutlarda yapýlan ve her biri deðiþik firmalarýn desteðiyle birbirinden farklý desenlerde hazýrlanacak inek heykelleri, 15 Aðusto'stan itibaren 2 ay boyunca Baþkent sokaklarýný mekan tutacak. Ýnekler, etkinliðin ardýndan oluþturulan müzayedede açýk artýrmayla satýlacak ve elde edilen gelir, çeþitli yardým kuruluþlarýna ve vakýflara baðýþlanacak. Etkinlik, geçen yýl 1 Aðustos-31 Ekim tarihleri arasýnda rengarenk inek heykelleriyle Ýstanbul'da düzenlenmiþ ve büyük ilgi görmüþtü.

Ýstanbul Turkish Cultural Center, Türk Kültürünü, Dilini ABD’ye tanýtma çerçevesinde organize ettiði Türkçe kursunun ilk mezunlarýný verdi. Mezuniyet programýna aileleriyle birlikte katýlan öðrencilerin Türk diline olan ilgisi dikkat çekti. Lexington Avenuede bulunan merkezde Türkçe Kursu Bitirme belgelerini alan öðrencilere Türk

mutfaðýndan yemeklerin ikram edildiði gece özel bir müzik ziyafeti ile son buldu. Türkçe hocasý Emre Püsküllüoðlu; ABD’de her geçen gün Türkçeye olan ilginin arttýðýný ve talebi karþýlayamadýklarýný belirtti. Tatillerini Türkiye’de geçirecek olan öðrenciler oldukça heyecanlý gözüktü. Türkçe kursuna önümüzdeki sezon için kayýtlarýn baþladýðý, ilginin bir hayli fazla olduðu açýklandý

Robert De Niro ve Al Pacino ayný filmde Hollywood'un iki ünlü aktörü Robert De Niro ve Al Pacino'yu bir araya getiren 'Dürüst Katil - Righteous Kill', 12 Eylül'de ABD ile ayný anda Türkiye'de de vizyona girecek. Yönetmenliðini 'Kýzarmýþ Yeþil Domatesler', '88. Dakika' ve 'Kýzýl Köþe' filmlerinden tanýnan Jon Avnet'in yaptýðý filmin senaryosunu Russell Gewirtz kaleme aldý. Film, New York þehir polisine baðlý iki emektar dedektifin yasadýþý yoldan huzuru saðlamaya çalýþan bir seri katilin izini sürmesini konu alýyor.

1 - 7 TEMMUZ 2008 KÜLTÜR

“Kürtler millî maçlarý nasýl izler?”e takriz Bejan Matur`un, Zaman Gazetesi’nin Türkiye baskýsýnda yayýnlanan ve baþlýðýný týrnak içine aldýðým yazýsý malum… Mevzuya direk giriyorum: Bejan Haným, bendeniz ve diðerleri… Anadili Kürtçe olan ama sözcüklerin o büyülü dünyasýný Türkçeyle keþfeden sanatçýlar. Belki de Türkçeyi en az Yahya Kemal`ìn “Aðzýmdaki anamýn ak sütü” ifadesi kadar yasayan, hisseden ve onun maviliklerine kulaç açmaktan hep mistik bir haz alan yolcular… Bizler bu ülkedeki Kürt gerçekliðinin sanattaki, düþüncedeki yansýmalarýyýz hani! Peki milli maçlarý izlerken, Türkçe öyküler kurgularken, Türk þiirini konuþurken yahut gecenin bir vaktinde yorganýmýzý baþýmýza çekerken ortak kaderimiz hep arafta olmak mý sahiden? Bejan Matur meseleyi kendinden hareketle irdeliyor; ben de diasporadan bir örnekleme olarak kendimden devam edeyim o halde: Akþamki Almanya maçýný beklerken göðsümdeki Türk bayraðýyla ve sýrtýma da bir yafta gibi aldýðým bu sualle dolaþýyorum Viyana sokaklarýnda. Benim gibi yedi ceddi Kürt olan hanýmýn evin dört bir yanýný bayraklarla donatmýþ olmasý ve heyecan dolu doksan dakika bir nebze sanalHÜSEYÝN laþtýrýp alýyor bu yaftadan, BAYÇÖL ama talihsiz yenilgi bir kez h.baycol@zamanavusturya.at daha yakýcý bir þekilde yüzleþtiriyor beni o dayatýlmýþ etiketle. Bejan Matur`ùn indirgemeci mantýðýný da, düþtüðü açmazý anlamak zor deðil, lakin bir hakikat var bilinmesi gereken: Bu iþler de bu fikirler de bizim irademizle geliþmedi. Daha açýðý þu: Kürt entelenjansiyasi meseleyi bir türlü anlayamadýðý için Araflara düþüyor. Zira Kürtler modern zamanlardaki ilk isyanlarýný Fransýzlarýn Kürdistan`da okul açmalarýna karþý gösterdiler. Tamamen soldaki ve araftaki Kürt aydýnlarýnýn da, resmi ideolojinin de anlayamadýðý nirengi nokta burasýdýr. Sadeleþtirirsek: Derinlerdeki, en derinlerdeki problem modernitenin dayatmacýlýðýna isyandýr. Avrupa’nýn baþkentlerindeki reddiyeci Kürtsistlerle gelinen noktadaki sol Kürt kuþaðý bu derinlerdeki isyanýn lümpen savrulmalarýdýr ve kesinlikle tablonun özü deðildir. Bu yüzden kiþisel durum tespitlerinden toplumsal reçeteler aramanýn hiçbir anlamý yoktur. Bütün genellemeler yanlý ve yanlýþ olur. Bejan Matur basliktan itibaren genellemeyle haksizlik yapýyor, kitleleri tek tipleþtiriyor ve ateþe körükle gidiyor. Tabi ki bahse konu olanlarýn Türkiye’deki ve diasporadaki varlýklarýný kimse inkar edemez ama çizilen kompozisyon bütün Kürtleri deðil, her toplumda görülebilecek marjinal bir kitleyi tarif etmektedir. Biz de genelleme yapmayalým; lakin o yazýyý okuyanlarýn çoðu bilir ki Kürtler de milli maçlarda Türkler kadar heyecanlýdýrlar. Hatta meseleye yüreklerinin de tenleri gibi esmer olmasý katýlýrsa; ihtimal karakterlerinden dolayý, atýlan gollere Türklerden daha fazla sevinmekte yenilenlere daha fazla üzülmektedirler. Araftakilerin varlýðýný kabul etmemek elde deðil; ancak Kürtlerin batýdakiler tarafýndan karþý tribüne gönderildiði genellemesi de en açýk ifadesiyle bir yaftadýr, bir haksýzlýktýr. Meselenin kýrýlma noktasý aslýnda altmýþlarda köyden kente inen moderniteyle sorunlu Kürt örgencilerinin ve kentlerdeki Kürt orta sýnýfýnýn o yýllarda dünyaya egemen hazýr ideolojik þablonlarý giymesi ve bunu þimdilerde Kürtleri tarif etmede kullanmasýdýr. Yoksa Bejan Haným ve þürekâsý bu çok büyük gereçekliði göremeseler de milli maçlarda kitleler pekâlâ birlikte coþuyor, birlikte hüzünleniyor. Entelektüel birikimi Troçkist yorumlardan öteye gidemeyen ve kendi toplumlarýna asla selim bir kalple bakamayan Kürt aydýn gettolarý bilmeseler de, benim anam gibi Türkçe okuma yazma bile bilmeyen nice analar, kendi esmer çocuklarýndan hiçbir farký olmayan ekranlardaki o delikanlýlara, yürekten hem de çok yürekten dua ediyorlar. Anamýn çocuklarýnýn heyecanla izlediði maça dualar yaptýðýný da bu ülkedeki okuma yazma bilmeyen diðer Türk analarý biliyor; her ne kadar dile getiremeseler de… Zaman Gazetesi’nin cesur bir þekilde her sese açýk durmasýný alkýþlýyoruz, lakin maþer-i vicdanýn sesi Bejan Matur`un genellemesiyle haksýzlýk yaptýðý þeklindedir. Bu meselelerin bir de maþer-i vicdanin sesi olacak Kürtler tarafýndan tartýþýlmasý gerek. Kim bilir, belki de zamaný geldi artýk.


1 -7 Temmuz.qxp

30.06.2008

11:57

Page 16

AÝLEM 1 - 7 TEMMUZ 2008

ZAMAN

16

AVUSTURYA

Neden

Tatile

cikiyoruz ? . “Kararýnýzý verdiniz. “tatile gidiyoruz.” Tatile gitmeye niyet etmek kadar, ne amaçla tatil yapacaðýmýzý bilmek de önemlidir. En iyisi biz bunun adýna “tatile çýkmak” deðil, “sýla-ý rahim yapmak” diyelim. Halil Þimþek ailem@eurozaman.de atile çýkýyoruz: Önce niyet þart. Neden tatile çýkarýz? Elbette ki çýkarýmýz için. Bir yýlýn yorgunluðunu atmak için. Evet, baþlamak üzere. Ýþyerinde, evde, arkadaþlar arasýnda hep tatil konuþuluyor, tatil planlarýndan bahsediliyor. Artýk siz de tatil havasýna girdiniz. Haksýz da deðilsiniz. Bir yýl çalýþtýnýz, yoruldunuz. Memleketi aradýðýnýzda babanýz, anneniz her defasýnda telefonda: ‘yavrum artýk yaþlandým. Gelecek seneye kadar yaþar mýyým? Bilemiyorum. N’olur son bir defa torunlarýmý koklamak istiyorum.’ Diyorlar. Onlarýn bu isteði tatile çýkma arzunuzu, hasret ateþi olup sizi yakmaya baþladý. Kararýnýzý verdiniz. “tatile gidiyoruz.” Tatile gitmeye niyet etmek kadar, ne amaçla tatil yapacaðýmýzý bilmek de önemlidir. En iyisi biz bunun adýna “tatile çýkmak” deðil, “sýla-ý rahim yapmak” diyelim. Mademki ‘niyet, eþyanýn mahiyetini deðiþtiren bir iksirdir.’ Öyleyse sýla-ý rahim yapma niyetiyle tatile gidelim. O zaman gidiþimiz sevap, yapýlan harcamalar da sadaka olsun. Tatil kelimesi sihirli bir kelimedir. Yoðun iþ temposu yok, telefon yok, bilgisayar yok, erken uyanmak yok, telaþ yok, koþuþturma yok, gazete yok, televizyon yok, trafik yok... Geç saate kadar uzun uykular, saatlerce güneþ altýnda miskinlik, geceleri geç yatmak... bir çok insanýn tatil hayallerini bunlar süsler. Evet, beklide miskinlik yapmayý hak ettiniz, aylarca yoðun tempoda çalýþtýnýz. Vücudunuzun tek ihtiyacýnýn uyku, miskinlik ve hiçbir þey yapmamak olduðunu düþünüyorsunuz, ama yanýlýyorsunuz! Ýþin uzmanlarý; hiçbir aktivitede bulunmadan, beyninizi

T

ve vücudunuzu tembelliðe alýþtýrýrsanýz, böyle bir tatilin hiç de sanýldýðý gibi yararlý olmadýðýný söylüyorlar. Eðer tatil boyunca hiç bir aktivitede bulunmazsanýz, aklýnýz tatilinizin ilk günleri sürekli iþinizde, son günlerinde ise, iþe dönüþ stresi içinde olacaktýr. Hâlbuki biz dinlenmeye, yýlýn yorgunluðunu atmaya gelmiþtik. Yorulup dönmeyelim.

Tatile çýkmanýn faydalarý Her þeyin hakkýný verelim. Eðer tatil yapacaksak, tatilde ‘tatil yapmasýný’ bilelim. Yapacaðýnýz bilinçli bir tatil, bedeniniz ve zihniniz için büyük kazanç getirecektir. 1- Stresiniz azalacak Tatil, rahatlamanýz ve stresten uzaklaþmanýz için size þans verir. Gideceðiniz yer ister yurtiçinde, ister yurtdýþýnda olsun, stresten uzaklaþýp, yorgunluðunuzu atmanýza ve enerji toplamanýza sebep olur. 2- Monotonluktan uzaklaþacaksýnýz “Bir deðiþiklik yapmak, en az dinlenmek kadar iyidir.” Küçük de olsa kýsa bir tatil, sizi günlük yaþantýnýzdan uzaklaþtýracak, yalnýz kalmak size enerji verecektir. Ayrýca bedeninizin ve zihninizin durgunlaþmasýný önleyecektir. Ýþiniz, hobileriniz ve sosyal yaþantýnýzla ilgili heyecanýnýzý yeniden kazanacaksýnýz. 4- Aktif olacaksýnýz Tatil, ilave aktiviteler içerir. Planlarýnýz arasýnda yüzme, yürüyüþ ya da voleybol vardýr. Bunlar size canlýlýk kazandýracaktýr. Zamanýnýzýn tümünü evde dinlenerek geçirmek isteseniz de normal yaþantýnýzýn dýþýna çýkmak için kýsa mesafeli geziler, piknikler, yürüyüþler yapmanýn da

iyi geldiðini göreceksiniz. 5- Ýnsanlarý tanýyýp, bakýþ açýnýz deðiþecek Seyahat etmek size, farklý kültürler ve yaþam biçimlerini deðerlendirme þansý tanýr. Ayrýca yaþadýðýnýz þehre farklý bir açýdan bakmanýzý saðlar. Gezdiðiniz þehrin insanlarýný daha yakýndan tanýma, kaynaþma imkâný bulacaksýnýz. Seyahat etmek dünyanýn birçok yerinden gelen insanlarla tanýþmanýz için iyi bir fýrsattýr. Sosyalleþmek en iyi terapidir ve diðer kültürleri öðrenmenize yardýmcý olur. 6-Tarih bilinci kazanmanýza vesile olur Özellikle yurt dýþýnda yaþayan bizler için çocuklarýmýza tarih þuurunun kazandýrýlmasý ancak gezdirip göstermekle olur. Bir Çanakkale’yi kitaplardan ne kadar okutursanýz okutun yerinde gezmek kadar etkili olmayacaktýr. Bunun gibi anlatmakta zorlandýðýnýz pek çok þeyi müze, cami ve tarihi mekân gezilerinde kolalýkla öðrenmiþ ve öðretmiþ olacaksýnýz. 7- Ailenize daha çok zaman ayýracaksýnýz Tatil, aile üyeleriyle özellikle de eþinizle kaliteli vakit geçirmenizi saðlar. Sene içerisinde birbirinizi ihmal etmenin kazasýný yapmýþ olacaksýnýz. Küllenen aþkýnýz yeniden alevlenecektir. 8- Sýla-i rahim sevabý kazanýr, dua alýrýz. Çocuklarýmýza akrabalarýmýzý öðretmiþ oluruz. Bir zamanlar yaþadýðýmýz köyümüzü, çocukluk arkadaþlarýmýzý ailemize tanýtýrýz.

Yola çýkmadan önce unutulmaycak! Bilet, para, pasaport, biletinizi, pasaportunuzu evden çýkarken mutlaka kontrol ediniz. Uçuþ saatini, pasaportun süresini önceden kontrol edin. Bagajýnýzýn üzerine adýnýzý ve cep telefonunuzu yazmayý sakýn unutmayýn. Ocaklar, elektrik sigortalarý, kapýlarýn kilitlenmesi unutulmamalýdýr. Para ve kredi kartlarý, uzun yolculuklarda uçak ve arabada rahat edebileceðiniz kýyafetleri tercih edin. Gidilecek bölgeye uygun otel ve dýþarýda giyilecek kýyafetler. Pijama, yeterli sayýda iç çamaþýrlar, çoraplar, Hafif bir yaðmurluk (Hava deðiþimlerine karþý) Elbisenize uygun renk ve modelde ayakkabýlar. Saðlýk çantasý Hanýmlar için bavul hazýrlama sanatý Yolculuða çýkma zamaný geldi. Alýþ veriþler yapýldý. Hediyeler alýndý. Hepsi bir kenara yýðýldý. Sýra geldi bunlarý yerleþtirmeye… Evet, kaç gündür erteleyip durduðunuz en zor iþ: bavul hazýrlamak... O kadar çamaþýrý kýrýþtýrmadan ve ayakkabýlarý deforme etmeden nasýl sýðdýracaksýnýz?


1 -7 Temmuz.qxp

30.06.2008

11:57

Page 17

ZAMAN Sadece kendi çamaþýrlarýnýz deðil ki, eþinizin, çocuklarýnýzýn giysilerini ortaya koyduðunuzda içinden çýkýlmayacak gibi gözüküyor. Hanýmlar ve valiz hazýrlayacak olanlar için tatile çýkmadan önce yapýlmasý en önemli iþ, yanýnýza alacaðýnýz eþyalarý, hediyelikleri bavullara sýðdýrmaya çalýþmaktýr. Ama her seferinde olduðu gibi yolculuk sonunda kýrýþýk kýyafetlerle ve patlamýþ þampuan þiþeleriyle karþýlaþmak istemiyorsunuz. Bu durumdan kurtulmanýn inceliklerini bilmeniz gerekiyor. Elbiselerin buruþmamasý, aranan þeyin kolayca bulunmasý ve ayakkabýlarýn kalýbýnýn bozulmamasýnýn tek yolu iyi bir bavul hazýrlamadan geçer. En birinci iþ, son güne býrakmamak, bol vakit ayýrmaktýr. Kaç gün kalacaksýnýz? Hangi gün akþam yemeðine çýkma ihtimaliniz var? Yüzme, yürüyüþ için gerekli olan giysiler tamam mý? Düðün, nikâh ve resmi bir toplantýya katýlacak mýsýnýz? Bunlarý düþünerek tatil programýnýzý bir kâðýda dökün. Bunun ýþýðýnda bir liste yapýn ve her gün ve her toplantý için o gün ne giymek istediðinizi yazýn. Sonra bunlarý eþiniz ve çocuklarýnýzla birlikte bir daha gözden geçirin ve en az dörtte birini eleyin. Zor olacak ama yapmalýsýnýz. Bütün elbiseleri bir valize týkýþtýrmak yerine çocuklarýnkini ayrý, eþinizinkini de ayrý bir valize koymak, kullanma açýsýndan daha pratik olur. Yanýnýza alacaðýnýz kýyafetlerin birbirine yakýn renklerde olmasýna çok dikkat edin. Böylece hem kombine etme þansýnýz olur hem de her kýyafetin altýna baþka renk ayakkabý taþýmaktan kurtulmuþ olursunuz. Hanýmlar için siyah bir pantolon, bir etek ya da siyah bir elbiseyi çantanýza koymayý kesinlikle unutmayýn. Renkli aksesuarlar ya da bir bluz sayesinde, her gece farklý giyinmenin keyfini yaþarsýnýz. Kalacaðýnýz otel veya pansiyonun imkânlarýný araþtýrýn; odalarda ütü, kuru temizleme servisi var mý? Diye sormayý sakýn unutmayýn. Eðlenirken öðrenin ve öðretmeyi unutmayýn Önce, tatil anlayýþýmýzý deðiþtirmeliyiz. Tatil demek; öðlen saatlerine kadar uyunur, öðle yemeði vaktinde sabah kahvaltýsý yapýlýr. Akþam yemeði yerine de öðle yemeði yenilip, gecenin geç saatlerine kadar oturulur ve eðlenilir. Ayrýca gündüz saatleri ve akþam saatlerinin büyük çoðunluðu ya televizyon seyretmekle ya bilgisayar baþýnda ya da saatlerce süren ismine “geyik” denilen sohbetlerle doldurulur. Bir müslümanýn, özellikle bir dava adamýnýn hayatý bu kadar ucuz olamaz. Böylesine basit harcanamaz. Öðrenme ve öðretme hayatýmýzýn her anýnda aktif olarak yer almalýdýr. Tatil günleri; deðiþik mekân ve deðiþik kültürden insanlarý görerek düþünce ve davranýþlarýmýzý zenginleþtirme günleridir. Tatil günleri; bal arýsý gibi hem alma, hem de verme günleridir. Esas görevimiz olan dinimizi anlatmanýn tatili olmaz. Yerinde davranýþlarýmýzla yerinde tatlý dilimizle her vesileyi, her fýrsatý deðerlendirerek karþýlaþtýðýmýz insanlara bizde olan güzellikleri aktarabiliriz. Tatille birlikte baþlayan mübarek üç aylarýnda kitap okumak, özellikle de Kur’an okumak önemli bir iþtir. Avrupa’dan Türk iye’ye gittiðimizde bu ülkelerdeki yaþadýðýmýz, yaptýðýmýz güzel þeyleri pozitif bir yaklaþýmla

Gelecek seneye kadar belki biz yaþamayýz. Belki de muhataplarýmýz yaþamazlar. Öyleyse bu tatil son tatil, bu fýrsat son fýrsat diyelim. Ýletiþimde bulunduðumuz bütün insanlara dostça eðilelim. Bizi mutlu kýlan, ümitlendiren, dostluklar kazandýran güzelliklere kucak açmak bizim elimizdedir.

17

AVUSTURYA

1 - 7 TEMMUZ 2008 AÝLEM

abartýya kaçmadan anlatmak onlar için önemli oluyor. Merakla dinliyorlar. Zihinleri bulandýracak kötü þeylerin anlatýlmasýnda fayda yoktur. Yanýmýza gelenleri býktýrmadan, her akþamý tatlý bir sohbet meclisine döndürebiliriz. Yaþadýðýmýz her zaman diliminin bize yüklediði sorumluluklar vardýr. Bu sorumluluklarý yerine getiren inançlý insanlar olarak, tatilin de her anýný dolu dolu geçirmeliyiz. Geriye dönüþ ve yarýndan avans almanýn mümkün olmadýðýný bilen herkes, bugünleri nitelikli yaþamalýdýr. Tatil bahanesiyle asli görevimizi terk etmeyelim. Kulaðýmýz daima ötelerden yapýlacak çaðrýda olsun.

en önemli aný bu ziyaretler olacaktýr. Çünkü artýk o büyükler hayatta olmayacaklardýr. O zatlar uzun yýllara dayalý birikimleriyle, damýtýlmýþ tecrübelerin kazandýrdýðý bilgelikle, okunacak cilt cilt kitaplar gibidirler. Tatilimizde; gazete okuyarak, televizyon izleyerek yeni çýkan kitaplarý inceleyerek dünyadan, sosyal hayattan ve dostlardan kopmayalým. Arkadaþlarýmýzý, sosyal çevremizi ihmal etmeyelim. Bu tatilin bir de dönüþü var. Arkadaþlarýnýz tarafýndan “ vefasýz, tatile gidince bizleri unuttun” kelimelerini duymak, hoþunuza gitmeyecektir. Gittiðiniz yerlerden bol bol sevdiðiniz gönül dostlarýna sms –mesajlar- gönderin. Seni özledim, seni burada andýk vs. deyin.

“Tatilden döndüm, tatile ihtiyacým var” demeyelim. Tatili iyi deðerlendirelim.

Çocuklar için tatil programlarý yapýn

“Tatilden döndüm, tatile ihtiyacým var” “kendimi çok bitkin hissediyorum” “hiçbir þeye adapte olamýyorum” bu kelimeleri tatilden dönen birçok insandan duymuþsunuzdur. Ya da birçok kere tatil dönüþünde kendinizi bu ruh hali içinde bulmuþsunuzdur. Demek ki yorulup da geliyoruz. Din-le-ne-mi-yo-ruz. Peki, gerçek dinlenmek nasýl olur? Tatil; sadece yatýp uzanmak, bolca uyumak deðildir. Gayesiz, hedefsiz bir tembelliðin adý tatil yapmak olamaz. Buna miskinlik denilir. Evet, tatile çýktýnýz yatýp uzanmak en doðal hakkýnýz. Ancak unutmamanýz gereken bir nokta var; insan beyni, yeni þeyler öðrenerek, yeni yerler keþfederek, yeni insanlarla tanýþarak daha iyi dinlenir. Sosyal iletiþimde bulunmak bir çeþit terapidir. Yeni bir þeyler öðrenme çabasý içinde olalým. Yeni bir þeyler öðrenen beynimiz, daha fazla mutluluk hormonu salgýlar. Öðrenme sayesinde kendimizi yenilemiþ oluruz. Bu duygu ile rahatlar, ruhumuzu motive etmiþ oluruz. Cami, müze ve tarihi mekânlar hakkýnda bilgi edinerek bilinçli olarak gezelim. Sadece lay-lay-lom gezileri çocuklarýmýza ve bizlere hiçbir þey kazandýrmayacaktýr. Tatilde örnek insanlarýn, model olmuþ gönül dostlarýnýn ziyaretlerine çocuklarýmýzla birlikte gidelim. Dualarýný almayý fýrsat bilelim. Ýleriki yaþlarýnda çocuklarýmýz için

Tatilde, çocuklarýn toprak ile tanýþmasýna, tabiattaki diðer canlýlarý daha yakýndan tanýmasýna destek olan memleket veya köy ziyaretlerini ciddiye almalýyýz. Köy hayatýnda gördüðü böceklerin, tavuklarýn hayvanlarýn doðumu, ölümü sebebiyle ölümü anlatmak biraz daha kolaylaþacaktýr. Ölüm ve ahiretle ilgili kafasýndaki pek çok soruya bizlerin de katkýsýyla cevap bulmuþ olacaktýr. Tatilde çocuklar, tertipli düzenli evlerini, odalarýný özlesinler. Her çocuk evini, aile bireylerini sever ve önemser. Tatilde, çocuklarý, dedelerin, ninelerin ve diðer akrabalarýn yanýna göndererek onlara hem ailelerini, hem evlerini özlettirelim. Çocuklar için hazýrlanýlacak tatil programýna zevk alýnacak aktiviteleri eklemeliyiz.

Zararsýz aktiviteler seçin Sevilen ve zararsýz televizyon programlarýnýn izlenmesi, kitap okuma programlarý ve yaz okuluna gidilmesi, yakýnlarýn ziyareti, yeni arkadaþ edinmelerine imkân hazýrlama, arkadaþlarla bir araya gelip ortak bir takým aktiviteler yapýlmasý, hobilere daha çok zaman ayrýlmasý þeklinde olabilir. Ancak, tüm bunlarý yaparken ölçülü olmak, ipin ucunu kaçýrmamak da önemlidir. Tatilde öðrencinin saðlýðýna da dikkat etmesi oldukça önemlidir. Tatil boyunca alýnan besinlere dikkat etmek, öðünleri düzenli ve zamanýnda yemek, kalkýþ ve yatýþ saatlerinin düzenli olmasýna çalýþmak ve riskli aktivitelerden sakýnmak sadece çocuklar için deðil, biz yetiþkinlerin saðlýðý için de önemlidir. Tatil zamanlarý kimi zaman çocuklar için yapacak bir þeyin bulunamadýðý, sýkýcý geçen ""boþ zamanlar"" halini alabilir. Tatilin baþlangýcýnda görülen heyecan, heves geçmeye baþlayýnca, yeni uðraþ ve aktivitelerle çocuðun vaktini eðlendirici ve eðitici geçirmesine yardýmcý olmalýyýz. Böyle durumlarda mümkün olduðu birlikte zaman geçirmeliyiz. Tatil, anne baba ile çocuklarýn birbirlerini daha iyi tanýmak, anlamak ve birbirlerinin arkadaþlýðýndan zevk almak için iyi bir fýrsat olarak deðerlendirilmeli-


1 -7 Temmuz.qxp

30.06.2008

11:58

Page 18

AÝLEM 1 - 7 TEMMUZ 2008

ZAMAN

18

AVUSTURYA

Tatilde yeme içme rehberi

dir. Çocuðu önümüzdeki seneye motive etmek için karamsar ifadeler, kaygý ve tehdit yolu kullanýlmamalýdýr. ""Sen bu gidiþle önümüzdeki sene sýnýfta kalýrsýn; bu kadar çalýþmayla baþarýlý olamazsýn"" türündeki ifadeler kaygýyý arttýrýr. Çocuk, her þeye raðmen, koþulsuz sevildiðini ve ona güvenildiðini hissetmelidir. Çocuklarýmýzla beraber öyle bir tatil yapalým ki, çocuðumuzu kazanalým. Ona güven verelim. Zedelenmiþ iliþkilerimizi yeniden güçlendirelim. Bak seni en iyi tatil yerlerine getirdik, yine de mutlu edemedik, sen nankörsün, iyilikten anlamýyorsun türünden ifadeler kullanmaktansa tatile gitmeyelim daha iyi.

Tatil anýlarýný taze tutmalý Yaz geldi, tatil planlarý yapýlmaya baþlandý. Gidilecek yerler seçildi ve rezervasyonlar yapýldý. Alýþveriþe çýkýp eksikler tamamlandý. Bavullar yerleþtirildi. Yeni yerler görmek, yeni insanlar tanýmak güzeldir de bunlarý unutmamak dana güzeldir. Hani ne demiþler: “kaydetmediðini kaybedersin.” Öyleyse hiçbir ayrýntýyý kaybetmemek için her þeyi kaydetmek lazým. Böcek, çiçek, aðaç, ne bulursa fotoðrafýný çeken Japonlar gibi olmasa da hiç çekmemek olmaz. Önemli anýlarý ölümsüzleþtirmek için bolca fotoðraf çekip video kameraya kayýt yapýn. Özellikle ziyaret ettiðiniz akrabalarý, arkadaþlarý, karþýlaþtýðýnýz güzel manzaralarý fotoðraflayýn. Tatil bitip evinize döndüðünüzde, anýlarýnýzý tekrar tekrar yaþamak ve arkadaþlarýnýzla paylaþmak için iyi bir fotoðraf makinesi, video kamera temin etmelisiniz. Çantanýzda fazla yer kaplamayacak, aðýrlýk yapmayacak modellerden seçmeniz isabetli olur.

Yiyecek temini ve su kaynaklarý yolcular için tatilde ihtiyaç duyduklarý vazgeçilmez unsurlardýr. Asýl problem temiz olmayan içinde parazit, bakteri ve virüs gibi mikrobik canlýlar barýndýran su ile yýkanmýþ veya hiç yýkanmamýþ sebze ve meyveler yolcular için hastalýk kaynaðý olmasýdýr. • Ellerinizi devamlý olarak temiz su ile sabunlayarak yýkamak birçok hastalýðý geçiþini engeller. • Temiz ve saðlýklý olmayan yemek ve içecekler tüketilmemelidir. • Ambalajlý olarak satýlan tüm gýdalarýn son kullanma tarihlerine dikkat ediniz. • Tamamen piþmiþ ve sýcak yemekleri tercih edin • Birkaç saattir oda sýcaklýðýnda bulunan piþmiþ yiyecekleri yememeli, • Pastörize olmayan (çið )sütleri içmeden önce kaynatmalý, • Güvenliðinden þüpheli olduðunuz içme sularýný kaynatýnýz; kaynatmak mümkün deðilse, onaylý ve iyi bakýmlý bir filtre ve/veya bir dezenfektan ajan kullanýlabilir. • Güvenli bir sudan yapýlmamýþ buzlar kullanmamalý. • Güvenli olmayan su ile diþler fýrçalamamalý • Þiþedeki veya paketteki soðuk içecekler, kapalý olduðu müddetçe güvenlidir; sýcak içeceklerde genellikle güvenlidir. • Sokak satýcýlarýndan yemek almamalýyýz. • Sokak satýcýlarý gibi güvenilir olmayan yerlerden dondurma alýnmamalýdýr. • Þiþeden su içilirken dikkat edilmeli þiþe kapaðý ve aðzý iyice temizlenmeli gerekirse içecek kamýþ yardýmý ile içilmelidir. Gidilecek bölgeye veya ülkeye özgü yemekler veya fazla karýþýk beslenme mevcut barsak alýþkanlýklarýnýz etkileyebilir ve ishal ya da kabýzlýk yapabilir. Ýshal durumunda su kaybýný dengelemek için bolca temiz su tüketilmeli, kanlý ishalli dýþkýlama varlýðýnda doktora baþvurulmalýdýr.

Yaz tatilinde okunacak kitap:

Kâinat Abdullah Müezzinoðlu Kâinat, yazýlý olmayan bir kitaptýr. Kâinat kitabý en baþta okunmasý gereken muhteþem bir kitaptýr. Onun ihtiþamý yazarýndan dolayýdýr. Bu kitabý yazan Allah’týr. Bu kitabý okumanýn adýna tefekkür, okuyana da mütefekkir diyoruz. Kur’an’dan baþka hiçbir kitabý okumak bu kadar sevaplý deðildir. Bir saat kâinat kitabýný okumak, bir yýl nafile ibadet yapmaya denk sayýlmýþtýr Peygamber dilinde (sav). Tatil; tabiat kitabýný okumanýn, daha önce fark etmediðimiz özelliklerini, inceliklerini ve sanat harikalarýný keþfetmenin, fark etmenin tam zamanýdýr. Öðrenmede sadece dinlemek ve okumak yeterli olmayabilir. Görmek, dinlemek ve bizzat müþahede etmek öðrenmek için çok önemlidir. Kâinat Kitabýnýn öðretmeni buyurdu ki: "Bu gece Yüce Allah bir ayet indirdi. Beni bu ayet aðlatmaktadýr." Dedi ve ayetleri okudu: "Göklerin ve yerin yaratýlýþýnda, gecenin ve gündüzün gidip geliþinde elbette akl-ý selim sahipleri için ibret verici deliller vardýr” (Âl-i Ýmrân, 190) Ondan sonra da: "Bu ayeti okuyup da üzerinde tefekkürde bulunmayan, düþünmeyen kiþilere yazýklar olsun" dedi. Kâinat, muazzam manalarýn ifade edildiði muhteþem bir kitap; insan ise, bu kitabýn en anlayýþlý muhatabýdýr. Bir arýnýn çiçekten çiçeðe konup bal yapmasý gibi, insan da kâinat kitabýnýn sayfalarýnda seyahat ederek, tefekkür balý yapar. Kalbinde marifet peteði oluþur. Kâinat kitabýný okumak demek, varlýklara Allah namýna bakmaktýr. Þüphesiz, pencereye bakmakla pencereden bakmak bir deðildir. Pencereye bakanlar lekeleri görür, pencereden bakanlar ise, güzellikleri seyrederler. Bayram Yüksel aðabeyin anlattýðýna göre: "Üstadýmýz kýrlarý gezerken kâinat kitabýný mütalaa ederdi. Bizlere de keçeliler siz de bu kitab-ý kebir-i kâinatý okusanýza!” derdi. Evet, kâinat bir kitaptýr. O kitapta Rabbimizi, O'nun sonsuz güzellikte ve mükemmellikte olan isim ve sýfatlarýný anlatan sayýsýz ayetler buluruz. Bediüzzaman’ýn bu görülen, müþahede edilen kâinat kitabýný okurken sergilediði tavýr da çok ibret vericidir. Bir rahlenin önünde diz çöküp ayet ayet, Kur'an-ý Kerim’i büyük bir huþu ile okuyan hafýz gibi böcekleri, sinekleri, yýldýzlarý, kuþ seslerini her þeyi ciddiyetle okuyordu. Biz de bu kitabý okumasýný öðrenebilirsek kâinatýn hakikaten var ve mevcut olan tesbihatýný duyar, görür ve müþahede ederiz. O zaman hayatýmýz anlam kazanýr. Þimdi okunmak üzere bekleyen kâinat kitabýyla sizleri baþ baþa býrakýyoruz.


1 -7 Temmuz.qxp

30.06.2008

11:58

Page 19

ZAMAN ZAMAN’dan kýsa ve özlü Ýzin Yolu Rehberi Avusturya’da yaþayan 300 bine yakýn vatandaþýmýzdan 100 bine yakýný her yýl ol¬duðu gibi bu yýl da yine izin yollarýna dökülme¬ye baþladý. Bu yýl da Avusturyalý Türkleri, karadeniz veya hava ile izin yolunda dikkat etmeleri gereken birçok husus bekliyor. Trafik cezalarý, karayolundaki rüþvetler, hýrsýzlýklar derken yine iyi kötü birçok yol anýlarýyla Türkiye’ye gidilecek. Okuyucularýnýn yoðun talebini göz önünde bulundurarak, izin yolu için sizlere elinizin altýnda bulundurabileceðiniz özlü bir rehber hazýrladýk. Sýla yollarýnda tedbiri elden býrakmamanýzý hatýrlatarak sizleri Allah’a emanet ediyor, hayýrlý yolculuklar diliyoruz. Tatil mi dinlenme mi? Garip bir tatil anlayýþýmýz var. Her þeye boþ vermiþlik içinde, günü gün etmek, saatleri günleri mirasyedi gibi harcamak literatürümüze “tatil” diye geçmiþ. Tatilden maksat “dinlenme” olmalý. Tecrübelerime dayanarak öne çýkardýðým þu noktalardan belki okuyucularýmýzda istifade eder. * Öncelikle gideceðiniz yer hakkýnda önceden kýsa bir araþtýrma yapýn. Bu çocuklu aileler için. Bekarlar ve yalnýz çiftler maceraya katlanabilir. Belki de, beklenmeyen mekan ve olaylar iþi daha zevkli kýlar. * Tatilde gerekli malzemeleri iyi seçin. Lüzumlu ile aðýrlýklarý ayýrt etmelisiniz. Karþýdan bakýldýðýnda “taþýnýyorlar” denilmemeli. * Çocuklara otel, pansiyon, motelde yaþamanýn kurallarý öðretilmeli. Tabii ki, önce kendimiz öðrenerek. Tatilden maksat dinlenmektir. * Kendinize, ailenize zaman ayýrýn. * Þehrin gürültüsünden, stresinden uzaklaþmak için fýrsatý deðerlendirin. Spor yapýn, günlük gezintiler yapýn, çeþitli konularda kitaplar okuyun ve insanlarla diyalog kurmaya çalýþýn. * Denize gidenlere bir tavsiyemiz var. Yakýcý güneþ ýþýnlarýna dikkat!. Güneþlenmek için bütün gün güneþ altýnda kalmak akýl kârý deðil. * Bizim meslekten olanlara bir hatýrlatma. Güzel ve ilginç yazýlar özellikle gezi yazýlarý derlemek için tatil bir fýrsat olabilir. Onun için artýk mesleðimizin vazgeçilmezi olan notbook’unuzu yanýnýza almayý unutmayýn. * Yazlýk edinmekten kaçýnýn. Her yýl ayrý yöre ve yerlere giderek bu ülkeyi hatta dünyayý tanýyýn. * Ýmkanlarýnýz kýtsa, gideceðiniz köyünüzde mutlaka tabiatla iç içe olun.

19

AVUSTURYA

Otoban seyehatine dikkat..! Otobanda yapýlan kazalarýn çoðu, terlik giyen sürücülerin suçudur. Bu yüzden sürücü koltuðuna yerleþtiðiniz an, ayakkabýnýzýn topuðunun kapalý olmasýný kontrol edin! Gözleri tam görmeyen herkesin yanýnda yedek gözlük bulundurmasý gerektiðini de hatýrlatalým. Ayrýca bir güneþ gözlüðü de, þart olmamakla beraber, yolculuðunuzu hissedilir derecede kolaylaþtýrabilir. Yolda resmi benzincilerin dýþýnda hiç kimseden benzin veya mazot almayýn. Uygunsuz yakýt, çok uygunsuz bir anda aracýnýzýn bozulmasýna yol açabilir. Yanýnýza ilaçlarýnýzý almayý unutmayýn. Ancak, direksiyondayken dikkatinizi köreltecek ve konsantrenizi daðýtacak aðýr hap almayýn. Uyku durumunuza dikkat etmenizde fayda var. Yaðmurlu havada arabanýn kontrolünü kaybettiyseniz asla fren yapmayýn; bir an önce debriyaja basýn ve direksiyonu oynatmayýn. Kaza anýnda yapýlacaklar:Kaza mahallini koruma altýna alýn. Ýkaz üçgenini mutlaka kullanýn. Olay yerinin resmini yapýn veya fotoðraf çekin: Fren izleri, kýrýk cam, araçlarýn duruþu... vs. Araçlarýn plaka numaralarýný, sürücülerin isim, soyisimlerini, adreslerini ve sigortalarýný not edin. Þahitlerin bilgilerini yazýn. Üye olduðunuz sigorta þirketini kazadan sonra hemen veya bir hafta içinde mutlaka arayýn. Polisten kaza protokolünün bir nüshasýný almayý unutmayýn. Ýçeriðini anlamadýðýnýz hiç bir evrakýn altýna imza atmayýn. Baþka türlü olmuyorsa, imzanýzýn yanýna mutlaka ‘Ýçeriðini anlamadým’ ilavesini yapýn. Ülkeye göre yetkililere haber verme þekli de deðiþebiliyor. Yugoslavya ve Yunanistan’da ise her kazadan sonra (çok ufak olsa dahi!) polise haber vermek zorundasýnýz. Trafik imdat numaralarý:Herhangi bir Avrupa ülkesinde arýza veya kaza yaptýðýnýzda, yerel polis ve ambülans numaralarýný bilmiyorsanýz, Avrupa otomo-

Harita almayý unutmayýn Arabanýzda navigasyon sistemi olsa da, mutlaka yanýnýza HARÝTALARINIZI almayý ihmal etmeyin. Özellikle Balkan ülkelerinde yapýlan yoðun yol çalýþmalarýndan dolayý navigasyonlarýn tatilcileri sýk sýk alakasýz yollara soktuðu bir gerçek. Grup halinde yolculuk yapýyorsanýz, haritanýn üzerinde mutlaka güzergâhýnýzý belirleyip, kaybolmanýz

Önemli telefonlar Araç arýzasý halinde baþvurulacak kurum olan ÖAMTC’nin telefon numarasý 120’dir. Yurt dýþýndan +43 1 25 120 00 nolu tel aranmalý. (Almanca):

T.C. Viyana Büyükelçiliði Prinz Eugen Str. 40, 1040 Wien Tel: (+43-01) 505 73 38 (+43-01) 505 04 27 (+43-01) 504 12 85 Faks : (43-1) 505 36 60

1 - 7 TEMMUZ 2008 SILA YOLU

bil kulüpleri aðýna aþaðýdaki numaralardan ulaþabilirsiniz. Bu telefon numaralarýný otoban üzerindeki ‘acil’ iþaretli telefonlardan veya cep telefonunuzdan çevirebilirsiniz.

ÝPSALA ve KAPIKULE Müdürlüðü’nün istekleri 1. Aracýn kendi adýnýza kayýtlý olmasý. Baþ¬kasýna aitse veya kiralýksa, geçerli vekalet. 2. Taþýt giriþ çýkýþ formundaki (eski adýyla TRÝPTÝK) süreye uymak. Çýkýþ süresi bir gün dahi geçirilse aracý ithal etmiþ gibi ceza kesilir. Bu sürenin aþýlmasýnda geçerli bir gerekçe varsa, aracý en yakýn gümrüðe teslim etmek þarttýr. 3. Taþýt giriþ çýkýþ formunu (Triptik) kaybetmemek. 4. Türkiye'de 6 ay (180 gün) kaldýktan sonra çýkan yabancý plakalý araçlar, en az altý ay yurtdýþýnda kaldýktan sonra tekrar Türkiye'ye girebilir. Sýnýrda çýkýp kýsa süre sonra tekrar giriþ kabul edilmez. 5. Türkiye’den çýkmadan önce, Türkiye’de iþlemiþ trafik cezasý varsa, bunu 10 gün içinde ödeyip makbuzunu da gümrükte sorulursa göstermek. Cezayý yatýrdýðýnýz halde, makbuzla belgeleyemezseniz tekrar ceza ödemeden çýkýþýnýza müsaade edilmez. 6. Ýpsala gümrüðünden çýkýþta Yunanlýlar çok sýký gümrük kontrolü yapýyor. Bu nedenle kuyruklar 20 kilometreye kadar uzuyor. Dolayýsýyla vatandaþlar bulunduklarý ülkedeki iþlerine yetiþmeye iki gün kala gümrüðe gelmeyip, dönüþlerini bir-iki gün daha erkene almalýlar. 7. Kapýkule'den çýkýþta Bulgarlar transit vize istiyor. Bazý vatandaþlar gelirken tek yönlü transit vizesi aldýklarý için çýkarken tekrar vize kuyruðuna girmek zorunda ve bütün bunlar sýnýrda yýðýlmalara sebep oluyor. 8. Avrupa’da bulunduðunuz ülkeden çýkýþtan itibaren, geçilen güzergahlarda ve Türkiye’de yapýlmýþ kaza veya polislik bir olay varsa kaza veya olay anýnda tutulan belge mutlaka muhafaza edilmeli. Ýstendiðinde gösterilmeli.

halinde yol üstünde buluþacaðýnýz yerleri kararlaþtýrýnýz. Artýk þehir içi dahil bütün yolculuklarda, izin güzergahýnýzdaki ülkelerden geçerken de fosforlu turuncu-beyaz çizgili yelekler arabada mutlaka bulundurulacak. Arýza durumunda veya yolda kaldýðýnýzda, araba için üçgen ikaz iþareti konulmasýnýn yanýnda sürücü tarafýndan yeleðin giyilmesi mecburi. Aksi halde ceza var.

Bulgaristan önemli telefonlarý: T.C. Sofya elçilik: 00359.2.9355500 Bulgaristan’da Dýþiþleri Bakanlýðý Nöbetçi Memur: 00359.2.9482404 veya 9482707 Bulgaristan yol yardým servisi (24 saat teknik servis): 00359.2.9803308 veya 00359.146

T.C. Salzburg Baþkonsolosluðu Struber Str. 9, 5020 Salzburg Tel: (43-0662) 44 21 33-44 21 20 Faks: (43-0662) 44 21 334

T.C. Bregenz Baþkonsolosluðu Arlbergstr.117, 6900 Bregenz Tel: (43-05574) 42 083-44 815 Faks : (43-5574) 42 441

Ýsviçre: 140 Ýsviçre cep tel: 0318505311 Yunanistan: 2109601266 Ýtalya: 02661591 Hýrvatistan: (01) 344 06 66 Avusturya: 012512060 Sýrbistan: 2422801 Macaristan: 0613451717


1 -7 Temmuz.qxp

30.06.2008

12:01

Page 20

SILA YOLU 1 - 7 TEMMUZ 2008

ZAMAN

20

AVUSTURYA

Münih / Salzburg / A8 Otoban’ýndan

Regensburg / Passau A3 Otoban’ýndan

Ýpsala / Kapýkule yol ayrýmý

Gazetesinin okuyucularýna hediyesidir YOL TERCÝHÝNÝ NASIL YAPALIM? Paris, Zürich tarafýndan geleceklerin yolu Almanya’nýn Münih þehrinde, Kopenhagen, Brüksel ve Amsterdam yönünden geleceklerin yolu ise Almanya’nýn Nürnberg þehrinde kesiþiyor. Bu kesiþme noktalarýnda Türkiye’ye Macaristan üzerinden gitmek isteyenler Viyana yönüne, Slovenya üzerinden gitmek isteyenler ise Salzburg-Graz yönüne gitmeleri gerekiyor. BERLÝN, Dresden, Praha, Brno, Bratislava, Györ, Budapeþte PARÝS Reims, Metz, Saarbrücken, Starsbourg, Karlsruhe, Ulm, Augsburg, München, ZÜRÝCH Augsburg, München AMSTERDAM Utrecht, Nijmegen, Essen, Köln, Frankfurt, Würzburg, Nürnberg BRÜKSEL Hasselt, Aachen, Köln, Frankfurt, Würzburg, Nürnberg KOPENHAGEN Lübeck, Hamburg, Hannover, Kassel, Frankfurt, Würzburg, Nürnberg

MACARÝSTAN GÜZERGAHI A3 ‘ten Passau, Linz, Viyana, Budapeþte, Szeged, Belgrad, Nis

SLOVENYA GÜZERGAHI A8’den Münih, Salzburg, Graz, Maribor, Zagreb, Belgrad, Nis

Sýla yolcusunun ücret ve dikkat rehberi

Avusturya

Macaristan

Romanya

Slovenya

Hýrvatistan

Vinyet almayý unutmayýn. Cezasý 150 Euro. Vinyet pulunu aldýktan sonra içerden aracýn sað ön camýna yapýþtýrmanýz gerekiyor. Cama yapýþtýrýlmayan vinyet geçerli sayýlmýyor ve sürücü yakalandýðý zaman yine 150 Euro para cezasý alýnýyor. Tüneller paralý. Tauern tüneli 9.50 Euro, Karawanken tüneli ücreti 6.50 Euro, minibüs ve karavanlar için fiyatlar yüzde 50 daha pahalý.

Sýnýr kontrolü kalktý. Kontroller Sýrbistan ve Romanya giriþinde yapýlýyor. Tünel ücreti ödenmediði için daha tasarruflu. Macaristan boydan boya otoban ve ücretli. Giriþte sýnýr kapýsýnda otoban vinyeti almayý unutmayýn. Yoksa ya ceza ödüyor (60 Euro ile 255 Euro arasý)ya da daha pahalýya alýyorsunuz. Ön ve arka koltukta oturanlarýn kemer takma zorunluluðu var.

Vize istemiyor. Sýrbistan yerine Romanya üzerinden gitmek isteyenler bu yolu tercih edebilir. Fakat yollarý nbozuk olmasý gerekçesiyle tavsiye edilmiyor. Toplam 350 km olan yol tek þeritli. Bükreþ üzerinden gidenler Bulgaristan’a Ruse (Rusçuk) sýnýr kapýsýndan giriþ yapýyor. Ruse, Byala, Veliko Tarnovo, Gabrovo, Kazanlýk, Dimitrovgrad, Hasköy güzergahý izleniyor

Giriþte kontrol yok. Þu an 5,10 euro alan otoban ücreti 1 Temmuz’da kalkacak ve vinyet uygulamasý baþlayacak. 6 aylýk vinyet ücreti 1 Temmuz’dan itibaren 35 Euro, bir yýllýk ise 55 Euro olacak. Kapýlarda 10 bin Euro’nun üstündeki paranýn sýnýrda beyan edilmesi gerekiyor. Altýn taký gibi 175 Euro üzerindeki yeni alýnmýþ ziynet eþyalarý da gümrüðe tabi. Kayýtsýz takýlara el konuyor.

Vize talep etmiyor. Toplam 306 kilometre ama trafik cezalarý çok aðýr. Gündüz far yakmamanýn cezasý 300 Kuna. Emniyet kemeri takmama ve direksiyonda cep telefonuyla konuþmanýn cezasý ise 500 Kuna. Ebeveynlerin refakatine kayýtlý çocuklara dikkat edin. Ayrý bir pasaportu bulunmayan ve annesinin pasaportuna kayýtlý olan 7 yaþýndan büyük çocuklarýn refakat hanesinde mutlaka

Sýrbii çocuðun fotoðrafý bulunmasý gerekiyor. Araçta ilk yardým çantasý, yedek lastik, ampul, reflektörlü yelek gibi malzemeleri bulunmalý. Sýnýrda 50 Euro kadar para bozdurun. Kuna ile alýþveriþ daha ucuza geliyor. Hýrvatistan 1 Euro 7.26 Kuna. Zagreb’e kadar 13 km ve 5 Kuna (65 Cent) Zagreb’ten Sýrpa kadar 261 km 105 kuna (14.62 Euro), minibüs 139 kuna (22 Euro)

Transit km. Ba grad 10 mobille ban ücr Belgrad banýn dinar (1 na gire meyi is bana gi


1 -7 Temmuz.qxp

30.06.2008

12:55

Page 21

ZAMAN

21

AVUSTURYA

1 - 7 TEMMUZ 2008 SILA YOLU

ala / Kapýkule yol ayrýmý

asý gereçantasý, ektörlü lunmalý. bozdua ucuza uro 7.26 km ve 5 en Sýrpa (14.62 Euro)

Harmanlý yol ayrýmýna dikkat

!

Falk Verlag D- Ostfilden

Sýrbistan Transit vize istemiyor. Toplam 460 km. Batrovçi sýnýr kapýsýndan Belgrad 108 km ve otoban ücreti otomobillere 500 dinar (6,5 Euro). Otoban ücreti Euro olarak da ödeniyor. Belgrad-Niþ arasý 240 km olan otobanýn ücreti otomobillere 1080 dinar (13 Euro). Sýrbistan’da otobana girerken kart çekiyorsunuz, ödemeyi ise çýkýþta yapýyorsunuz. Otobana girerken sakýn TIR giþesinden

Bulgaristan girip kart çekmeyin. 13 euro yerine bu kez 39 euro ödüyorsunuz. Niþ’ten sonra Bulgaristan’akadar yol tek þeritli, yol bakýmlý. Niþ’ten Selanik 415 km, Istanbul 1005 km. Niþ Sofya 160 km, Sofya üzerinden Istanbul 730 km. Nakit taþýma miktarý 10 bin euro. Sýrbistan ve Bulgaristan’da OMV benzin istasyonlarýndan benzin almayý tercih edin ve az ödemek için Dinar kullanýn.

Vize yok. Sýnýrda alýnan bir haftalýk vinyet ücreti 5 Euro. Ancak 2 Euro dezenfekte ücreti ve 2 Euro da komisyon olmak üzere toplam 9 Euro para kesiliyor. Sýrbistan sýnýrýndaki Kalotina sýnýr kapýsýndan Kapýkule 370 km. Ve bu yolunda 160 kilometresi otoban. Kalotina’dan Kapýkule’ye gitmek için sýrasýyla Sofya Plovdiv - Haskovo - Harmanlý istikametini takip etmek gerekiyor.

Kapýkule’nin dolu olmasý durumunda Bulgar yetkililer Harmanlý’dan Hamzabeyli ya da Dereköy’e yönlendirilecek. Yanýnýzda 4 bin Euro üzeri para varsa, sýnýrda beyan edin. El koyuyorlar ve geri alýnamýyor. Sýnýrýn 50 kilometre yakýnýndaki istasyonunda satýlan benzinlerin temiz olmadýðý söyleniyor. Polisler sadece ceza yazma yetkisine sahip, para tahsil edemez. Ýstenirse vermeyin.

Makedonya

Yunanistan

Vize uygulamayan Makedonya sýla yolunu 272 km uzatmasýna raðmen yoðun ilgi görebilir. Sýrbistan sýnýrýndaki Tabanovce sýnýr kapýsý oldukça geniþ, 8 giriþ, 6 çýkýþ giþesi var. Otoban ücretini Denar ile ödemek daha karlý. Otoban geçiþ ücretleri: Kumanova-Mladinovci 50 denar (90 Cent), Veles Gradsko 60 denar (1 Euro). Minibüsler yüzde 50 daha pahalý. Otoban toplam 6 Euro.

Otoyollar ücretsiz. Selanik’e 40 km kala tabelalar Atina’yý düz, Selanik’i saða veriyor. Selanik’e 10 km kala ise Kavala sola veriyor. Sonra yol yine havaalaný ve Kavala diye ayrýlýyor. Bu kavþaklarý kaçýrmayýn. Dönüþte (Makedonya-Havaalaný) tabelasýna mutlaka dikkat edin. Dikkat etmezseniz sizi adý Makedonya olan Selanik havaalanýna götürüyor. Makedonya için Skopje’yi takip edin.


1 -7 Temmuz.qxp

30.06.2008

12:04

Page 22

TATÝL 1 - 7 TEMMUZ 2008

ZAMAN

22

AVUSTURYA

Kaplýcaya gidiyor musunuz? Kaplýcaya bilinçli gidin Ekseriyetini romatizmal hastalýðý olanlarýn tercih ettiði kaplýcalara bilinçli gidilmeli. Öncelikle hangi hastalýklarýn kaplýca tedavisine iyi gelmediði bilinmeli. Kaplýcada olabilecek krizler, rahatsýzlýklar için de doktor kontrolü olan iþletmeler seçilmeli. Araþtýrmalara göre, Türkiye’de kaplýcalara yýlda 10 milyon insan gidiyor, bunlarýn yüzde 95’ini romatizma hastalarý oluþturuyor. Türkiye’de bulunan yaklaþýk 3 bin kaplýcanýn 300 tanesi Saðlýk Bakanlýðý tarafýndan denetleniyor.

haplý hastalýklarda ise uygulanan sýcaðýn, kiþiyi daha da kötü duruma soktuðunu belirterek "Zaten doktorlar, iltihapsýz aðrýlarda kaplýca suyu gibi sýcak tatbikleri önerir. Bu tür hastalarda soðuk daha fazla aðrý yapar.'' dedi. Ýltihaplý romatizmal hastalýklarda ise sýcak uygulamasýnýn, hastalýðýn daha fazla yayýlmasýna yol açacaðýný vurgulayan Tunç, "Bu hastalara da soðuk iyi gelir. Ancak ülkemizde kaplýca tanýtýmlarý yapýlýrken, (Romatizma hastalýklarýna iyi geliyor) sloganý, herhangi bir ayrým yapýlmadan kullanýlýyor. Burada bir ayrýmýn yapýlmamasý çok tehlikeli.'' diye konuþtu.

Her aðrýda kaplýcaya git Sýcak havalarda kaplýca sizi meyin Ýç Hastalýklarý Romatoloji Ana çarpmasýn! Bilim Dalý Baþkaný Doç. Dr. Recep Tunç, romatizmanýn, birçok doktor da dahil, çok fazla kiþi tarafýndan yeterince bilinmediðini söyleyerek, "Vücudunda aðrýsý sýzýsý olan birçok kiþi, soluðu kaplýca ya da deniz kumunda alýyor." dedi. Romatizmanýn iltihapsýz ve iltihaplý olarak ikiye ayrýldýðýný dile getiren Tunç, iltihapsýz romatizmalara kaplýca ve kumun iyi geldiðini, ilti-

Uzman Doktor Dursun Bostancý, havalarýn çok sýcak olduðu bu günlerde kaplýca ve hamamlara gidenlerin çok dikkat etmesi gerektiðini belirtti. Sýcak havada günün her saatinde vücutta su ve tuz kaybýnýn yaþandýðýný vurgulayan Bostancý, "Kaplýca ve hamam bu kaybý daha da artýrýr. Özellikle yaþlýlar, çocuklar, tansiyon hastalarý, solunum

güçlüðü çekenler, obezite tedavisi görenler ve son aylarýnda olan hamilelere yazýn hamam ve kaplýcalara gitmelerini tavsiye etmiyoruz. Bu mekanlardaki sýcak çarpmasý vahim olan neticelere sebep olabilir." dedi. Vücuttaki su ve tuz dengesinin çok hassas olduðunu vurgulayan Bostancý, özellikle tansiyonu yüksek ve kalp sorunu olan kiþilerin daha çok dikkatli olmalarý gerektiðini vurguladý.

Kaplýcalar neye iyi geliyor? Kireçlenmeler, iltihaplý romatizmalar, yumuþak doku romatizmalarý mekanik bel ve boyun problemleri, çalýþma þart ve ortamýna baðlý aðrýlý tablolar, ortopedik problemler, ameliyat komplikasyonlarý, spor yaralanmalarý, kas hastalýklarý, nörolojik hasarlanmalara baðlý problemler. Kadýn hastalýklarý, iç salgý sistemi hastalýklarý, sinir sisteminin uyarýlmasý, sindirim sistemi hastalýklarý, böbrek ve idrar yollarý hastalýklarý, kemik ve kireçlenme rahatsýzlýklarý, solunum yolu hastalýklarý, metabolizma bozukluklarý, deri hastalýklarý, kan dolaþýmý ve kalp hastalýklarý.

ZAMAN Bürolarý size bir telefon kadar yakýn Sýla yolu bürolarý Makedonya:: Enverr Çelik Tel: 00.389.91 61 78 88 Bulgaristan:: Kamill Demirkaya Tel: 00.359 2 927 00 33 Romanya:: Salih h Yýldýzcý Tel: 00.40 21 327 27 35 L ÝSTANBUL BÖLGESÝ AVCILAR (212) 552 10 20 BA AG ÐCILAR (212) 552 10 20 BAYRAMPASA (212) 418 00 00 G.O.PASA (212) 418 00 00 BAKIRKÖYY (212) 552 10 20 LIÝEVLER BAHÇEL (212) 552 10 20 Z BEYKOZ (216) 413 68 77 LIÝKDÜZÜ BEYL (212) 852 65 86 E BÜYÜKÇEKMECE (212) 552 10 20 BOSTANCI (216) 373 72 36 (216) 361 02 58 EMÝNÖNÜ (212) 534 74 80 (212) 534 37 76 EYÜP (212) 418 00 00 GÜNGÖREN (212) 552 10 20 KADIKÖY (216) 545 03 74 (216) 545 03 75 K.ÇEKMECE (212) 552 10 20 LEVENT (212) 212 34 05 MALTEPE (216) 441 21 71 (216) 441 19 83 PENDÝK (216) 354 19 57 (216) 390 19 26 SULTANBEYLÝ (216) 398 50 46 (216) 398 57 54 ÞÝRÝNEVLER (212) 552 10 20 ÞÝÞLÝ (212) 212 34 05 TAKSÝM (212) 212 34 05 ÜMRANÝYE (216) 329 62 58 (216) 412 72 80 ÜSKÜDAR (216) 343 71 00 (216) 341 90 54 ZEYTÝNBURNU (212) 552 10 20 BAHÇELÝEVLER (212) 642 93 65 SEFAKÖY (212) 552 10 20 GEBZE (262) 642 13 52 ED DIÝRNE (284) 213 52 82 (284) 214 28 75 Kesan (284) 714 15 84 LIÝ KIRKLAREL (288) 214 40 25 (288) 214 80 40 Lüleburgaz (288) 417 87 99 (288) 417 46 82 TEK KIÝRDAÐ (282) 261 79 51 Çorlu: 651 98 20 Çerkezköy (282) 726 88 33 Malkara: 427 44 23 BIÝLECÝK K (228) 212 12 75 Bozöyük (228) 314 19 50 BURSA (224) 224 81 10 (224) 224 81 11 Mudanya:54435 25 Orhangazi (224) 572 19 89 Yeniþehir (224) 773 22 34 Gemlik:514 04 87 Ýnegöl: 715 01 60 Karacabey (224) 676 48 36 M.kemalpasa (224) 613 31 54 DÜZCE (380) 523 66 94 KOCAEL LIÝ (262) 322 05 53 (262) 321 62 84 Gebze: 642 13 52 Karamürsel (262) 452 89 08 Körfez: 527 23 46 Gölcük: 414 75 77 KÜTAHYA (274) 216 00 20 Simav: 513 70 40 Gediz: 412 53 40 Tavþanlý:614 14 39 SAKARYA (264) 278 47 70 (264) 274 72 62 Akyazi: 418 25 24 Hendek: 614 81 55 Sapanca:582 8999 YALO OVA (226) 813 06 75 (226) 813 37 31 ZONGULDAK (372) 253 15 53 Alaplý: 378 02 17 Çaycuma:6154881 Devrek: 556 59 19 Ereðli: 316 30 08 Ormanlý:344 65 69

ÝZMÝR R BÖLGESÝ AYDIN (256) 213 11 51 Ýncirliova:585 2286 Koçarlý: 781 42 80 Kuþadasý:613 0144 Çine: 711 53 02 Söke: 512 73 05 Nazilli: 312 21 25 BALIKES SIÝR (266) 244 64 94 (266) 249 29 04 Edremit :373 67 29 Sýndýrgý: 516 47 28 Ayvalýk: 312 81 71 Susurluk:865 29 01 Bandýrma:7148626 Gönen: 762 74 67 Bigadiç: 614 27 78 ÇANAKKALE (286) 217 94 84 Yenice: 474 23 49 Çan : 447 92 27 Biga : 316 63 12 DENÝIZLÝ (258) 263 87 19 (258) 265 59 51 Tavas: 613 15 82 Çivril: 713 78 82 Kale: 671 31 90 Çal: 751 24 95 Sarayköy:41526 25 Serinhisar (258) 591 52 54 ÝZ ZMÝR R (232) 262 91 91 (232) 452 35 40 (232) 368 00 98 Aliaða: 616 43 44 Buca : 452 35 40 Bornova:339 97 26 Ödemiþ: 544 57 71 Selçuk: 892 91 24 Torbalý: 856 21 67 Karþýyaka (232) 368 00 98 (232) 369 54 27 Hatay: 262 91 91 Bergama:63251 92 Foça: 812 10 16 Urla: 754 24 24 Karabaðlar (232) 262 91 91 Kýnýk: 687 45 06 Tire: 511 44 81 Dikili: 671 73 25 Bayýndýr:581 37 03 Menemen (232) 831 05 50 Altýndað:452 35 40 Kemalpaþa (232) 878 25 77 Menderes (232) 782 63 33 NÝS SA MAN (236) 231 89 39 (236) 237 77 17 Salihli: 713 06 75 Demirci: 462 34 02 Sarýgöl: 867 47 95 Akhisar: 412 22 63 Kýrkagaç:588 39 57 Soma: 613 94 11 Alaþehir:653 13 80 Turgutlu:313 72 78 Kula: 816 23 06 Saruhan:357 38 42 UG ÐLA MU (252) 214 05 80 (252) 212 54 39 Fethiye:612 09 69 UÞAK (276) 223 06 39 (276) 213 11 51 Eþme: 414 37 50 Banaz: 315 53 08 Ulubey:716 27 26 ANKARA A BÖLGESÝÝ AFYON (272) 213 83 83 (272) 214 05 82 Sandýklý: 512 68 80 Emirdað (272) 442 77 47 Dinar: 355 05 12 Bolvadin (272) 612 48 06 Çay: 632 62 87 Þuhut: 718 41 44 AKSARAY (382) 212 39 77 Ortaköy (382) 351 41 20 ANKARA (312) 320 28 00 Beypazarý (312) 762 67 88 Çubuk: 837 65 97 Elmadað:86308 33 Polatlý: 623 29 65 Þereflikoçhisar (312) 687 65 40 BARTIN (378) 227 01 70 (378) 227 83 50 BOLU (374) 212 23 43 Gerede (372) 311 37 79 ÇANKIRI (376) 213 32 23 ÇORUM (364) 212 42 73 Ýskilip: 511 67 79 Sungurlu:31150 26 Osmancýk:6117315

ESK KIÝÞE EHÝR R (222) 221 46 50 (222) 221 46 51 KARABÜK (370) 412 56 57 KARAMAN (338) 214 20 65 KASTAMONU (366) 214 68 91 Taþköprü:41739 74 Tosya: 313 58 75 KAYSER RIÝ (352) 222 12 28 (352) 222 23 62 Bünyan: 712 04 20 Develi: 621 72 93 Pýnarbaþý:51221 11 Yahyalý: 611 77 75 KIRIKKALE (318) 225 66 00 (318) 225 66 01 KIR RÞEH HÝR R (386) 212 74 46 (386) 213 01 65 Kaman: 712 72 51 KONYA (332) 321 83 20 (332) 321 83 21 Aksehir: 813 14 73 Ereðli: 712 35 68 Seydiþehir (332) 582 75 08 Beysehir:512 54 12 Ilgin: 881 01 70 NEVSEH HIÝR (384) 212 03 61 NIÝÐD DE (388) 232 20 85 (388) 232 67 35 Bor: 311 57 50 YOZGAT (354) 212 46 62 Sarýkaya:772 35 13 Sorgun:415 45 65 Þefaatli: 564 17 84 Yerköy: 516 27 90 GÝRESUN (454) 216 55 16 Bulancak:31824 61 ORDU (452) 225 27 03 (452) 225 27 04 Fatsa: 423 31 91 Ünye: 323 15 41 SAMSUN (362) 435 11 45 (362) 435 42 44 Bafra: 542 57 52 Çarþamba (362) 833 68 00 Terme: 875 01 70 Havza: 714 57 81 Vezirköprü (362) 647 06 83 Alaçam: 621 33 94 SIÝNOP (368) 261 64 35 Boyabat:315 31 08 Ayancýk: 613 48 73 AMASYA (358) 218 70 90 Suluova:417 13 03 Merzifon:513 26 59 SIÝVAS (346) 224 58 82 (346) 221 63 33 Gemerek (346) 654 80 69 Kangal: 457 10 90 Suþehri: 311 75 66 Þarkýþla: 512 26 88 Yýldýzeli: 751 25 14 TOKAT (356) 212 15 02 Erbaa: 715 66 70 Niksar: 527 90 00 Reþadiye:46127 62 Turhal: 275 33 41 Zile: 317 71 16 ANTALYA Manavgat (242) 742 00 80 Kumluca (242) 887 49 32 Korkuteli (242) 643 46 89 Kas: 836 37 55 BURDUR R (248) 233 79 92 Gölhisar:411 38 18 Bucak: 325 51 15 ISPARTA (246) 218 91 02 (246) 232 40 19 Eðirdir: 311 65 87 Yalvaç:441 45 51 UG ÐLA MU (252) 214 05 80 (252) 212 54 39 Fethiye: 612 09 69 ADANA A BÖLGESÝ ADANA (322) 363 04 43 (322) 363 01 34 Ceyhan:612 50 94 Kozan: 515 69 81 Pozantý:581 21 39 ADIYAMAN (416) 213 49 59 Besni: 318 08 01 Gölbaþý: 781 65 93 Kahta: 725 54 69 BATMAN (488) 212 16 25 BIÝNGÖL (426) 213 78 68 (426) 213 19 96 DIÝYARBAKIR (412) 228 65 35 (412) 228 33 60 Ergani: 611 15 56 Ð ELAZIIG (424) 233 80 32 G.ANTEP (342) 215 21 21 Nizip: 517 22 19 Islahiye: 862 37 13 HATAY (326) 213 89 67

(326) 214 71 81 Dörtyol: 712 58 14 Ýskenderun (326) 613 59 57 Kýrýkhan:345 27 45 Reyhanlý:413 02 95 Payas:755 56 83 Belen: 441 46 47 K.MARA AS Þ (344) 225 32 18 (344) 221 50 77 (344) 225 27 56 Elbistan: 415 07 89 Afþin: 511 43 14 Türkoðlu:618 22 68 Göksun: 714 10 38 KIÝLÝS S (348) 813 63 53 MALATYA (422) 323 54 16 (422) 321 80 80 Darende (422) 615 37 35 Pütürge (422) 561 27 91 DIÝN MARD (482) 213 10 91 (482) 213 22 53 Kýzýltepe (482) 312 82 13 Midyat (482) 462 40 61 Nusaybin (482) 415 85 32 MERS SIÝN (324) 237 13 50 (324) 237 92 82 Erdemli: 515 57 05 Bozyazý: 851 55 66 Anamur:814 75 67 Gülnar:751 37 05 Mut: 774 57 15 Tarsus:622 39 51 Silifke: 714 55 49 MU US Þ (436) 212 31 98 NIÝYE OSMAN (328) 812 37 97 Kadirli (328) 718 96 49 Düziçi (328) 876 40 40 Bahçe (328) 861 49 31 SIÝIÝRT (484) 223 41 63 Þ..URFA (414) 313 81 50 (414) 312 87 37 Ceylanpýnar (414) 471 48 31 Birecik: 652 46 30 Viranþehir (414) 511 25 98 Bozova: 711 51 38 Hilvan: 681 35 06 Siverek: 552 40 97 Suruç: 611 32 26 ÞIRNAK/Cizre (486) 616 32 54 ERZURUM M BÖLGESÝÝ AG ÐRI (472) 215 23 28 Doðubeyazýt (472) 312 54 59 Patnos: 616 36 41 ARDAHAN (478) 211 38 90 ARTV VIÝN (466) 212 72 24 (466) 212 73 23 Þavþat: 517 38 97 Borçka: 415 15 71 Hopa: 351 61 67 BIÝTLÝS S (434) 226 99 27 (434) 226 12 30 Ahlat (434) 412 42 27 Tatvan (434) 827 94 05 BAYBURT (458) 211 49 05 ERZ ZIÝNCAN (446) 223 51 80 (446) 214 86 30 ERZURUM (442) 234 41 02 (442) 234 01 80 Çat: 611 22 45 Ýspir: 451 24 86 Aþkale: 415 14 43 Horasan:711 36 25 Narman: 741 20 79 Oltu: 816 15 04 Pasinler:661 39 84 HAKKAR RIÝ (438) 211 46 40 (438) 211 15 79 RIÝZE (464) 213 12 50 Çayeli: 532 15 28 Güneysu:344 3171 Kalkandere (464) 331 30 63 Pazar: 715 44 50 IG ÐDIR (476) 227 81 41 KARS (474) 212 40 68 (474) 212 19 46 Kaðýzman:3517413 Sarýkamýþ:4135043 VAN (432) 216 62 17 (432) 210 09 78 Erciþ: 351 67 87 GÜMÜ ÜS ÞHANE (456) 213 50 26 Kelkit: 317 26 47 TRABZON (462) 326 38 22 (462) 326 67 78 Akçaabat (462) 228 55 59 Of: 771 62 90 Sürmene (462) 746 47 33 Vakfýkebir (462) 841 44 38


1 -7 Temmuz.qxp

30.06.2008

12:04

Page 23

ZAMAN

23

AVUSTURYA

1 - 7 TEMMUZ 2008 YEMEK

Adýnýn ‘Kuzukulaðý’ olduðuna bakmayýn;

Bu ot, kuzu etinden daha faydalý… Bayýlýyorum Türkçedeki zekice verilmiþ, muzip ot adlarýna.. Sadece adlarýna deðil.. Tadlarýna da hayraným.. Baharlý.. Ekþimsi.. Bin bir çeþit kokuda ve tadda.… Doða ne büyük bir hazine, biz kadir kýymet bilmeyen insanlar için… Topla ve ye.. Tek yapýlmasý gereken bu.. Saðlýk sigortasý için binlerce milyon dökmeye gerek yok.. Yeþillik ve doðal beslenme saðlýðýn garantisi.. Ama kim dinliyor.. Dünyanýn belki binde biri… Ee sonra kanser, ülser niye artýyor, kolesterol nasýl yükseliyor, saðlýk kalitemiz nasýl düþüyor diye kara kara düþünmemek lazým.. Süt kadar saðlýklý bir besini üreten süt bankasý koyun, keçi ve ineklerin besin kaynaðý otlar bizlerin hayal gücüyle çok daha lezzetli ve yarar duruma getirilir ya.. Herkes aklýný baþýna toplayacak bir gün.. Belki bu hafta.. (köþemi okuduktan sonra) Eskiden olsa yeþillikleri aðzýna sürmeyen, pazar alýþveriþinden hiç hoþlanmayan, otu sebzeyi pek iyi tanýmayan kardeþim, Salathane’nin açýlýþýndan sonra yeþillik tutkunu bir adam oldu çýktý.. Bayýlýyor semt pazarlarýna giderek yeþil sebze ve ot almaya.. Zira hepsinden farklý salatalar hazýrlýyoruz müþterilerimiz için… Tabi ayný salatayý evlerimizde de hazýrlýyoruz, ev halkýnýn da saðlýðýný düþünerek… Bu iþe en çok sevi-

nense annem.. Kýrklý yaþlarda olmamýza raðmen faydalý otlarla beslenmemiz onu çok mutlu ediyor.. Ýþte çocuklarýmýzý sadece sevmekle olmuyor, onlara iyi eðitimler vermek, doyurmak yetmiyor.. Saðlýklarýný korurken doðal ürünlerle, sebze meyveyle beslemek, faydalý otlarý yýlda en az birkaç kez yemelerini saðlamak gerekiyor. Sizce de öyle deðil mi sevgili mide dostlarým… Benim çocuðum asla bu otu, bu sebzeyi aðzýna sürmez yok.. Mutlaka bir þekilde yedirilecek.. Böreðimi yapýlýr.. Salata yapýlarak mý sunulur.. Yoksa çorbasý, zeytinyaðlý yemeðimi hazýrlanýr iþin orasý evdeki mutfak sorumlusunun mahareti.. Yada annelerin, babalarýn sabrý… Sýk sýk iþyerimizde salata ve zeytinyaðlý yiyen otuzlu yaþlardaki genç bir müþterimiz geçen gün gençlerin günümüzde aþýrý yaðdan, kýzartmadan, etten oldukça uzaklaþtýðýný söylüyordu.. Günümüz gençliði beslenme hususunda çok bilinçli… Birde þu faydalý otlarý yeme alýþkanlýðýný edinebilseler… Nasýl saðlýk fýþkýracak her hücrelerinden… Kuzenimle ciddi ciddi bir miktar toprak alýp ekip biçmeyi, çocuklarýmýz için organik tarým yapmayý düþünüyoruz þimdilerde… Tabi bugünlerde þehirdeki her insanýn hayali bu.. Mesela bir arkadaþým sýrf yaprak sarma için bahçesinde yapraklýk üzüm yetiþtirmeye baþladý… Salathane’de kendi yetiþtirdiðim organik ürünleri de satmak benim de hayallerimden biri… Salatalar , zeytinyaðlý yemekler kendi ellerimle dalýndan topladýðým ürünlerle yapýlacak.. Offf inanýlmaz bir mutluluk bu.. Zaten insanýn kendi yetiþtirdiði sebzeyle yemek yapmasý boðazda Ferrari’yle piyasa yapmanýn yaþatamayacaðý bir zevk..Ne alaka diyebilirsiniz gençler.. Ama ben çocukken de düþkündüm bu ‘kendin yetiþtir, kendin piþir ye’ durumlarýna.. Orman mühendisi akrabalarýmýza misafirliðe giderdik.. Onlara gideceðim zaman içimi garip bir sevinç kaplardý.. Nedeni ne çok sevimli çocuklarý, ne büyük uçsuz bucaksýz bahçelerinde özgürce koþuþturabilmek, ne de baþka bir þey.. Sadece bahçelerinde yetiþtirdikleri patlýcanlarý, biberleri, salatalý-

klarý küçücük ellerimle toplamak, güler yüzlü ev sahibi hanýmýn bahçede onlarý piþirmesi... Bahçeye hazýrlanan sofrada çoluk çocuk neþe içinde yemek yenirken, benim çocuk halimle o taze sebzelerin tadýný damaðýma ve zihnime kazýma çabam…Yýllar geçse de unutmamak için.. Belki de bugün beni sizlerle buluþturan en büyük etken gurme yanýmýn çocukluktan gelmesidir.. Damaðýmýn lezzete olan saygýsýnýn doðuþtan var olmasýdýr.. Þimdi biz faydalý otlarýmýzdan kuzukulaðýna dönelim tekrar… Deneyin bir.. Sofranýzdan eksik edecek misiniz bakalým.. Ama kolesterol ve böbrek hastalarý biraz temkinli yemeliymiþ.. Bakýn nelere iyi geliyor bu hafif ekþimsi, lezzetli mi lezzetli koyu yeþil galiba biraz da kuzukulaðýný andýran ot.. Egzamalara, kaþýntýlara… Ýdrar söktürmeye.. Mide þiþkinliðine… Fakat hafif ekþimsi olduðundan çok limonlamamak lazým.. Ama sarý bambu biberle zenginleþtirilebilir.. Hatta tulum peynir ve cevizle de trilyoner bir salata haline getirebilirsiniz.. Sizin hayal dünyanýzý hayal edemiyorum.. Bana yazdýðýnýz mailler de açýkça belli oluyor.. Sað olun var olun.. Aman þimdi yeþilliðin tam mevsimi sakýn otlardan uzak kalmayýn.. Siz siz olun kendi saðlýðýnýza kendiniz bakýn… Haftaya kadar saðlýcakla kalýn…

Biberli Kuzukulaðý Salatasý Malzemeler: 1 demet kuzukulaðý 2-3 adet kýrmýzý misket turp 2 adet sarý bambu biber 1 diþ sarýmsak 1 yemek kaþýðý limon suyu 1 çay kaþýðý elma sirkesi 2 yemek kaþýðý zeytinyaðý Yarým çay kaþýðý tuz Hazýrlanýþý: *Kuzukulaðý yýkanýr, ayýklanýr, elle bir kaseye doðranýr. Bambu biberler fýrýnda közlenir, kuzukulaðýnýn üzerine þerit halinde kýyýlýr. Turplar küp küp doðranýr. Ayrý bir kasede tuzla dövülmüþ sarýmsak, yað, limonsuyu ve sirke iyice çýrpýlýr. Salatanýn üzerine dökülür ve hafifçe karýþtýrýlarak servise sunulur…


1 -7 Temmuz.qxp

30.06.2008

12:04

Page 24

BULMACA 1 - 7 TEMMUZ 2008 Ýçten baðlýlýk

Bir tür balýk

G. Afrika’da çöl

Bir kýþ sebzesi

Avrupa’da bir bölge

Bir asalak

Görülen alemin ötesi

24

ZAMAN

AVUSTURYA

Ýtalya’a þehir

Bir yaz ayý

Film çekme aleti

Birbirini geçmeye çalýþma

Bir nota

Ev

Avrupa’da nehir

Bir nota

Öykü

Kamufle etmek

Bir tür parlatýcý

Bozulma, iþlevini yitirme

Büyük otobüs

Gece gündüz eþikliði

4

SUDOKU BULMACA

Düþmanca oyun, hile

Kýþýn yaðar

Özsu

8

4

1

Sahilde gösteriþli ev

Ýhtimal

Çok güzel

2

4

8

5 Ýktisadi

7

6

8

2 Bir baðlaç Ayla ilgili

Ek

Anlam

Yama

Avrupa’da bir baþkent

5

6

3

7

9

2

Bir mevsim

8

4

3

Faiz

9

2

5

Bir millet

Diþi kurt

Stil, uslüp

Kýrmýzý

4

8

1

2

Tanrý tanýmaz

6

9

1

8

Erkek adý

1

Kare desenli kumaþ

Hafif deðil

Alçak gönüllü

Kadýnlar Güzel kokulu ellerine yakar bir çiçek, bitki Bir ilimiz

3

8

7

7

Köpek

Tablodaki tramlý kalýn çizgilerle belirlenmiþ 3'e 3'lük karelere, 1'den 9'a kadar rakamlarý birer kez kullanarak yerleþtirin. Öyle yerleþtirme yapmalýsýnýz ki, bütün 3 lükleri doldurduðunuzda tablonun bütün kutularý yukarýdan aþaðýya ve soldan saða 1'den 9'a kadar rakamlardan birer kez kullanýlmýþ olsun.

Yazýn, literatür

Yabancý bir uzuluk birimi

Hamam

Bir kaðýt kuruluþu

Bir bakan (Faruk ...)

Medine müslümanlarý

DÜNKÜ SUDOKU ÇÖZÜMÜ 7 5 2 6 4 9 1 8 3

4 6 9 3 8 1 5 2 7

8 1 3 7 5 2 6 4 9

1 9 5 2 6 8 7 3 4

2 4 6 5 3 7 8 9 1

3 7 8 9 1 4 2 6 5

9 2 4 1 7 6 3 5 8

5 8 7 4 2 3 9 1 6

6 3 1 8 9 5 4 7 2

6

Ad

Müsaade

Tahlil

Kan damlasýnýn ilmi adý

Bir sayý

Bir nota

Kur’an’da bir sure Kaplýca

Demirin remzi

Tahýlýn öðütülmüþü

Üye

Pozitif elektrot

Bazý yerlerde kadýn hapishanesi

Kör

Dalgýç

Bir renk

Hayati sývý

Þans

Maden ocaðý yolu

Bir spor spikeri (... Yasin)

Kokulu bir bitki

Edebiyatta bir devre

Bir içecek

Tarla sýnýrý

Yapma

Baþbakanýn eþi

Ýlkel silah

Rütbesiz asker

Bayýndýr

Büyük çivi

2

Balkanlarda bir ýrmak

Nikelin remzi

Muðla ilçesi

Ýkaz

Sapkýnlýk

Göz rengi

Ýlave

Sahip

Arkasýndan hafifçe iterek götürmek

Akma özelliði olan

Sýtma yapan sinek

Harap

Malýn 40’da birimi fakire verme ibadeti

Kýta

Cimri Büyü

Þ ÝFRE K ELÝME: K E L Ý M E

Hayvanlara vurulana damga

1

2

3

4

5

Ç

Z

Ç

G

A

T

H

N

A

G

R

U

Þ

Þ

R

Z

A

N

N

Ý

B

Y

A

H

K

O

R

Ý

Z

A

L

R

L

E

T

Ç

D

Ý

E

Ç

U

R

Ý

V

K

Y

N

E

L

D

L

Z

D

S

L

M

C

G

E

A

S

M

A

S

S

E

R

F

Ý

Ü

A

O

N

A

V

C

M

Ý

N

G

Ý

D

V

3

Ý

N

O

B

A

Ü

E

K

N

T

L

K

K

H

4

A

M

G

N

R

L

N

C

O

Ý

V

E

Ç

A

5

T

6

KARE BULMACA RÜSTEM AYDIN r.aydin@zaman.com.tr

L

Ç

Ü

K

U

T

I

S

R

Þ

Ç

D

Ç

E

M

A

Ý

D

K

T

E

F

K

L

Ü

C

Ý

U

R

Ý

S

M

Ý

D

H

K

E

U

N

A

N

Ý

R

S

O

N

Ý

Þ

R

Z

V

N

T

L

D

E

Ç

N

Z

F

J

E

H

A

F

Y

O

N

D

Ý

E

U

A

Z

Z

L

O

A

N

Z

M

Þ

Ç

T

R

B

K

Ö

T

E

Z

O

Y

A

S

M

S

E

D

H

N

Ð

N

G

N

A

B

N

Ü

T

M

O

Ç

R

E

S

R

A

L

S

Y

H

Y

E

E

S

R

T

Ý

M

R

L

R

E

Ý

Ý

U

Ç

Ü

Ý

Ç

Ý

G

Ý

Ü

G

M

M

Ð

K

P

Ü

Ç

C

Y

L

H

S

L

N

Ý

G

Z

E

G

S

A

E

U

E

Ð

E

Ý

K

Ð

D

R

A

Ç

N

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 1 2

N

Z

H

L

A

Þ

Ç

Ý

V

E

Y

N

Ü

KORKUT, LEGAL, MÜHÝM, NECÝS, OBRUK, ÖZERK, PÝYAZ, RESSAM, STENO, ÞEHÝR, TAHVÝL, URGAN, ÜNYE, VAKAR, YAHÞÝ, ZEHÝR.

1) Ýlahi emirlere aykýrý davranýþ, ters amel, uygunsuz fiil.- Son, bitiþ, nihayet. 2) Kuyruksuz kurbaðanýn yumurtadan yeni çýkmýþ kurtçuðu.- Çorak, çamurlu, verimsiz toprak. 3) Mikroskop camý.- Semada dönen derviþ. 4) Bir binek hayvaný.Kur’an-ý Kerim’i baþtan baþa okuma.- Bir soru þekli. 5) Yerküresi üzerinde çizildiði varsayýlan, Ekvator’a paralel çemberlerden her biri.- Fas’ýn plaka iþareti. 6) Bir ilimiz.- Güzel söz söyleme, hitabet sanatý. 7) Toplumun duygularýný inciten olay veya durum, kepazelik, maskaralýk.- Anlam. 8) Pis koku.- Genellikle gerçek anlamýndan az çok ayrý, ilgi çekici bir anlam taþýyan kalýplaþmýþ söz öbeði, tabir.

7

8

bulunan, þiþkince kas kitlesi. 4) Eski dilde su.- Türk, Moðol ve Tatar hanlarý için “hükümdarlar hükümdarý” anlamýnda kullanýlan bir unvan. 5) Bir hadise, bir iþ veya fiil sýrasýnda meydana gelen zarar, ziyan.Bir tür cetvel. 6) Sevinç, þenlik, neþe. 7) Aydýn yakýnlarýnda antik bir kent. 8) Verimsizlik, sonuçsuzluk. 9) Üniversitelerde öðrencilerin veya öðretim üyelerinin hazýrlayýp bazen bir sýnav kuruu önünde savunduklarý bilimsel eser.- Togo’nun baþkenti. 10) Bir kumaþ türü.- Tren yolu. 11) Küçücük ve sevimli. 12) Rütbesiz asker.Klasik Türk müziðinde bir müzik parçasý veya þarkýnýn iþleniþ biçimi. 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 1 S Ö M Ü R G E Ç A B A

2Zihinsel Ý L AiyiL Hbeyne O S A M A Njimnastik

1) Kuzey ve Orta Anadolu’da yetiþen, beyaz renkli çiçekler açan, kýrmýzý renkli meyvesinden meyve suyu elde edilen, 2-4 m yükseklikte bir aðaççýk. 2) Ürik asit tuzu.- Önder, lider. 3) Yarý, yarým.- Kolun omuz ile dirsek arasýndaki bölümünde

neLfaydasý 3gelir. Ý H A S A S Ý M R E Bulmacanýn 4var T A V Ý A R demeyin,

ÖDÜLLÜ BULMACA

hoþunuza Z A N Z

bulmaca 5gidiyorsa, A R Ý B A Hçözün, Y E N C 6Bulmaca F R S A K AhazneÝ C A R ile kelime 7niz zenginleþecektir. A K A L Ý B E S A Y Y dahada 8 E R A M Ý

T E N Ý S A L E K A

L

K E L Ý M E

DÜNKÜ BULMACALARIN ÇÖZÜMLERÝ

A V I

N

Ý

L

E

Z

A

H

Ý

N

E

S

M

H

Ü

L

F

K

N

O

Y

Ý

F

Y

Ö

E

R

L

Sevgili bulmaca severler,

Z

N

A

Ü

Ç

A

Z

Z

K

S

E

P

Ü

Ý

Ü

L

H

T

D

N

O

C

H

A

G

Z

K

G

Zaman Avusturya, Divan Kitap Evi sponsorluðunda, çengel bulmacamýzý çözen ve bize ‘Þifre Kelime’yi gönderen ilk iki kiþiye her hafta bir birinden deðerli çeþitli konularda kitaplar hediye edecek. Divan Kitap Evi bu hafta sizler için “Seyahatnameden Seçmeler ve Akasya Hikayeleri 5” kitaplarýný seçti. Þifre Kelime’yi künyede bulunan büromuzun adresine mektupla yada e-mail ile gönderebilirsiniz.

C

O

E

N

E

Z

Þ

Y

Ý

A

R

H

Ý

R

Ü

U

A

S

D

R

M

T

Z

M

S

P

D

D

O

G

N

R

R

S

O

E

Ý

E

R

N

E

T

U

A

Ý

O

U

U

T

J

T

J

A

Ý

P

U

A

V

R

N

Y

E

N

G

T

H

U

Þ

E

G

N

Ý

Ý

E

N

T

Ý

P

F

G

Ý

H

O

N

K

Ý

P

J

A

E

C

K

A

K

Ý

Y

E

E

R

L

S

H

M

E

Ç

L

E

T

H

M

E

J

A

Ü

A

R

E

Ý

A

Ü

Z

N

Z

Ð

U

Ý

V

Þ

L

H

L

R

R

R

E

Ö

Ý

S

M

S

A

K

Ö

E

O

V

A

M E

A

L

N

Ð

K

L

Ý

K

A

B

U

E

Ý

O

R

A

B

M

Ý

A

K

Ý

Z

E

J

H

Favorittenstrasse 79 1100 Wien

Tel. & Faks: 01 600 400 44

Aþaðýdaki kelimeleri tablonun içine serpiþtirdik. Bunlarý bulabilir misiniz? AFYON, BÝNNAZ, CÜRÜM, ÇEKÝRDEK, DÝRHEM, ENKAZ, FÝLÝSTÝN, GEZGÝN, HÝLYE, ÝMLA,

SOLDAN SAÐA

YUKARIDAN AÞAÐIYA

Divan Buch & Papier O

5

A V I

N

E

7

6

www.divanbuchhandlung.at

N

Geçen hafta þifre kelimeyi (ANTiKA) K M L V G M R A S A doðru bilen þanslý yarýþmacýmýz: O Ü T A R J E A R M

Ý

Asiye Keskin,T Vorarlberg Z J H S A P Hatice Muhtaroðlu R U M A- Graz H E M

T

E

T

V

R

E

A

T

Ý

S

S

A

K

R

Z

E

E

M

U

K

B

J

R

L

P

T

O

A

Yukarýda ismi geçen okuyucularýmýz, E Y Ý V bu A gazete Z D R ile Ö VbirZ C E likte Divan Kitap Evi’ne giderek kitaplarýný alabilirler. Aþaðýdaki kelimeleri tablonun içine serpiþtirdik. Bunlarý bulabilir misiniz?

A

ASPÝRÝN, BARON, CÝMRÝ, ÇÝLEK, DAMPER, EKSTRA, FÝYONK, GAZETE, HAMUR, ÝNEK, JAGUAR, KEVSER, LEMAN, METHÝYE, NURSEL, OKLAVA, ÖZMEN, PEDÝKÜR, RAHÝM, SENÝHA, ÞÝKE, TEMBEL, UGANDA, ÜZÜCÜ, VAHAP, YEZÝD, ZAVÝYE.


1 -7 Temmuz.qxp

30.06.2008

12:05

Page 25

ZAMAN

25

AVUSTURYA

1 - 7 TEMMUZ 2008 MACARÝSTAN

Dört yýllýk hikâyede mutlu son:

Macar mahkemesi Mehmet'i babasýna verdi Ahmet Dönmez / Avusturya Mehmet'in hikâyesi 4 yýldýr iki ülkeyi meþgul ediyor. Özellikle Macar basýný uzun süre onunla yatýp onunla kalktý. Macera, 2004 yýlýnda Mehmet'in babasý tarafýndan Türkiye'ye kaçýrýlmasýyla baþladý. Gerekçe, Macaristan'dan ABD'ye çalýþmaya giden baba Mehmet Tüysüz'ün eþi tarafýndan aldatýlmasýydý. Macar anne, eþine haber vermeden baþkasýyla evlenmiþ ve dava açarak çocuðun velayetini almýþtý. Baba, bu yüzden Amerika'dan dönerek oðlunu kaçýrmýþtý. Baða-oðul, uzun süre kaçak yaþadý. Kimse Türkiye'de olduklarýný bilmiyordu. Macarlarýn "Mehmet Türkiye'de" iddiasý hep inkâr edildi. Olay iki ülke arasýnda diplomatik krize yol açtý. Macaristan, Türkiye'nin AB üyeliðine destek verme karþýlýðýnda çocuðun iadesi þartýný koþuyordu. Cumhurbaþkaný Laszlo Solyom, Temmuz 2006'da ülkesini ziyaret eden Cumhurbaþkaný Ahmet Necdet Sezer'den çocuðun Macaristan'a iade edilmesi için yardým istemiþti. Daha önce Macaristan Baþbakaný Ferenc Gyurcsay da Baþbakan Recep Tayyip Erdoðan'dan basýn mensuplarý önünde ayný talepte bulunmuþtu. Bu esnada Mehmet'in Türkiye'de olduðunu ilk duyuran Zaman oldu. Gazeteye konuþan Mehmet, "Babamla çok mutlu-

Dört yýl önce velayeti Macaristan ve Türkiye arasýnda krize sebep olan Mehmet Karoly, Macar mahkemesinin kararýyla Türkiye'de kaçak hayatý yaþamadan sokakta oynayabilecek. Macaristan ile Türkiye arasýnda gidip gelen küçük Mehmet'in film gibi hikâyesi mutlu sonla bitti. Türkiye'deki mahkemeyi kaybeden baba Mehmet Tüysüz, Macaristan'da hukuk zaferi kazandý.

Mehmet Karoly Tüysüz

yum. Macaristan'a dönmek istemiyorum. Lütfen beni býrakmayýn." diye seslenmiþti. Haberin ardýndan Macar anne Edina Papp, Türkiye'de dava açmýþ ve Zeytinburnu 1. Aile Mahkemesi, Temmuz 2005'te çocuðun anneye iadesine karar vermiþti. Yargýtay, 20 Haziran 2006'da yerel mahkemenin kararýný onamýþ ve Mehmet'in iadesi kesinleþ-

Macar mahkemesi, Mehmet Karoly Tüysüz (11)'ün velayetini babasýna verdi. Aylar sonra yeniden Türkiye'ye dönen küçük Mehmet, artýk kaçak hayatý yaþamadan sokakta oynayabilecek. Macar yargýsýnýn bu kararýnda, anne Edina Julianna Papp'ýn ikinci kocasý Bogos Attila ile Yugoslavya sýnýrýnda uyuþturucu kaçýrýrken yakalanmasý etkili oldu.

Baba Mehmet Tüysüz Oðlu ile zaferin tadýný çýkarýyor

miþti. Buna raðmen baba-oðul, Ýstanbul'da gizlenerek yaþamlarýný sürdürmüþtü. Anne Papp, Türkiye'ye gelerek basýn aracýlýðýyla oðlunun yerini ihbar edene 4 bin Euro ödül vaadinde bulunmuþtu. Kýsa bir süre sonra da, 2007 Nisan ayýnda bir ihbar sonucu baba-oðul yakalanmýþtý. Çocuk, Atatürk Havalimaný'nda annesine teslim edilmiþti. Daha sonra Macaristan'da ilginç bir kaçakçýlýk operasyonu yapýlmýþtý. Operasyonun adresi, çocuðun kaçýrýlýþýný ulusal mesele haline getiren ve medyayý örgütleyen Egymasert Egy-Masert (Birimiz Birimiz Ýçin) adlý dernekti. Anne Edina Papp'ý finanse etmesiyle tanýnan derneðin baþkaný Földesi Szabo Laszlo'nun yardýma muhtaç kiþilere daðýtýlmak

üzere Çin'den getirdiði 8 bin 500 ton gýdayý marketlere sattýðý ve bu yolla 1,4 milyar forint (yaklaþýk 600 milyon Euro) vurgun yaptýðý tespit edilmiþti. Bu olayýn ardýndan asýl þok, anne Edina Papp'ýn uyuþturucu ile yakalanmasýyla yaþandý. Geçtiðimiz kasým ayý baþýnda Papp ve ikinci eþi Attila, Yugoslav sýnýrýndan otomobille Macaristan'a uyuþturucu hap sokmaya çalýþýrken yakalandý. Tüm bunlar, Macar kamuoyunu anne Papp aleyhine çevirdi. oðluyla birlikte Türkiye'ye dönen baba Tüysüz, "Hak yerini buldu. Çok mutluyum. Oðlumu annesinden asla gizlemeyeceðim. Eski eþimin Macaristan'da yurtdýþý yasaðý var ama oðlum istediði zaman annesini görmeye gidecek." dedi.

Macaristan’ýn Ankara Büyükelçiliði'nde mültecilere yardým programý düzenlendi Macaristan’ýn Ankara Büyükelçiliði'nde mültecilere yönelik düzenlenen programa, Macaristan'ýn Ankara Büyükelçisi Zsolt Szalay, eþi Evelyn Forro Szalay, Birleþmiþ Milletler (BM) Yüksek Mülteciler Komiserliði temsilcisi Michael Gaude, Ankara Halk Ekmek Genel Müdürü Ali Ýlkbahar, büyükelçi eþleri ve çok sayýda davetli katýldý. Büyükelçi Szalay, konuþmasýnda Macaristan Cumhuriyeti ile BM Komiserliði arasýndaki yoðun iþbirliðine dikkat çekerek, yüksek komiserliðin bazý müdürlüklerinin Budapeþte'ye taþýnarak yoðun çalýþmalar Büyükelçi Zsolt Szalay gerçekleþtirdiðini ifade etti. Szalay,

Macarlarýn geçen yüzyýllarda çok göç verdiðini belirterek, Macar mültecilerini kabul eden ülkelere teþekkür etti. Macaristan Büyükelçiliði olarak Türkiye'de bulunan mültecilere yardým edeceklerini dile getiren Szalay, Türkiye'de mültecilere yardýmda bulunan kurum ve kuruluþ temsilcilerine plaket verdi. Halk Ekmek Genel Müdürü Ali Ýlkbahar ise, Ankara Büyükþehir Belediyesi'nin yardým konusunda en önemli faktörlerden biri olduðuna deðinerek, alýnan plaketin onur verici olduðunu söyledi. Ýlkbahar, alýnan bu plaketi Büyükþehir Belediye Baþkaný Melih Gökçek ve Ankaralý tüketiciler adýna aldýklarýný belirterek, "Ankara Büyükþehir Belediyesi, Ankara'da yaþayan mültecilere kamplar açtý. Büyükþehir Halk Ekmek olarak ekmek yardýmýnda bulunduk. Yardýmlarýmýz uzun yýllardan beri devam ediyor" diye konuþtu.

Macaristan'da helikopter düþtü 5 kiþi yaralý Ülkenin en büyük bankasý olan OTP Bank'ýn Genel Müdürü Sandor Csanyi'ye ait Gazella tipi Fransýz yapýmý helikopterin, güneybatýdaki Nagybajom kasabasý yakýnlarýnda kalkýþ sýrasýnda henüz 100 metre yükseklikteyken ormanlýk alana düþtüðü açýklandý. Helikopterde bulunanlarýn Csanyi'nin yakýn arkadaþlarý olduðu, dördünün aðýr, birinin hafif yaralandýðý belirtildi


1 -7 Temmuz.qxp

30.06.2008

12:05

Page 26

GÜNDEM 1 - 7 TEMMUZ 2008

ZAMAN

26

AVUSTURYA

Dünyanýn 100 entelektüeli anketinde Fethullah Gülen birinci oldu Uluslararasý iliþkiler alanýndaki en seçkin dergilerden Foreign Policy'nin düzenlediði "Yaþayan En Büyük 100 Entelektüel' anketinde Fethullah Gülen birinci oldu. Derginin seçtiði 100 isme internet kullanýcýlarýnýn verdiði oylarla belirlendi. Ankette ilk 20 kiþi arasýna birçok Müslüman ismin girmesi dikkat çekti. Derginin yeni çýkan sayýsýnda, anket sonuçlarýyla birlikte, oylamayla ilgili bir deðerlendirme de yer aldý. Açýklamada, ankete 500 binden fazla kiþinin oy kullandýðý ifade edildi. Oy kullananlarýn sayýsýyla ilgili olarak 'çýð' benzetmesini kullanan dergi, þu deðerlendirmeyi yaptý: "Bu kadar büyük ilgi, seçtiðimiz kadýn ve erkeklerin gücü hakkýnda özel bir þeyi ortaya çýkarýyor. Listeye eklenen aydýnlar, fikirlerinin etkisi nedeniyle seçildiler. Fakat 'halk aydýný' olmak geniþ ve çeþitli kitlelerle iletiþim kurma yeteneðine de sahip olmak demektir." Foreign Policy, listedeki bazý aydýnlarýn kiþisel internet sitelerini kullanarak, bir kýsmýnýn da basýn açýklamalarýyla anket hakkýnda kamuoyunu bilgilendirmeyi tercih ettiðini hatýrlattý. Dergi, anketin en etkili biçimde ise Fethullah Gülen ismiyle birlikte tanýtýldýðýný vurgulayarak, Gülen'e yakýnlýðýyla bilinen Zaman Gaze-

tesinin ilk sayfasýnda anket haberinin yayýnlanmasýndan sonra oylarýn akmaya baþladýðýný belirtti. Gülen'in destekçilerini, 'sýnýf atlamaya istekli, eðitimli Müslümanlar' olarak tanýmlayan dergi, bu kiþilerin verdiði oylarla Gülen'le birlikte diðer Müslüman aydýnlarý da ilk 10'a taþýdýðýna dikkat çekti. Ýlk 10'a giren Müslümanlarýn fikirlerinin birbirinden farklý olduðu yorumunu yapan dergi, oy verenlerin dini kimliklere bakarak tercihlerini yaptýðýný yazdý. Dergi, oluþturduðu ilk 100 isme ulaþarak onlarýn hangi isimleri listede görmek istediklerini sordu. Bu kategoride Amerikalý ünlü Ýslam uzmaný Prof. John L. Esposito'yu teklif eden Gülen, tercih nedenini þöyle ifade etti: "Esposito için Ýslamopobya (Ýslam korkusu) dünya barýþýný tehdit eden önemli faktörlerin baþýnda geliyor. Onun dinlerarasý anlayýþ ve diyaloða katkýsý göz ardý edilemez". Ýkinciliði Bangladeþli ekonomist Muhammed Yunus'un aldýðý sýralamada Mýsýrlý Ýslâm âlimi Yusuf Kardavî üçüncü, Nobel ödüllü Orhan Pamuk da dördüncü oldu. Anket sonuçlarýný haberleþtiren Ýngiliz Guardian gazetesi, sonuçlarýn organizatörleri þaþýrttýðýný ifade etti. Gazetenin anket hakkýndaki sorularýný cevaplandýran Today's Zaman Genel Yayýn Yönetmeni Bülent Keneþ, sonuçlarýn, bir grubun kampanyasýyla belirlendiði görüþünü redderek,

dünyada Gülen'in fikirlerini destekleyen birçok kiþi bulunduðunu ve bu fikirlerin uluslararasý diyalog ve hoþgörüye çaðýrarak dünya barýþýna katký yaptýðýna dikkat çekti.

?

Ne olacak bu sosyal demokratlarýn hali Usulsüzlüklerle çalkalanan CHP, anti-demokratik tutumu nedeniyle Sosyalist Enternasyonal'den çýkarýlma tehlikesiyle karþý karþýya. 28 Þubat sürecinde iktidara gelen DSP'de ise baþarýsýzlýk liderlik krizine dönüþtü. Kendilerini 'sosyal demokrat' olarak niteleyen CHP ve DSP'nin içinde bulunduklarý durum bir zamanlar sol partiler için kullanýlan “Ne olacak bu aslan sosyal demokratlarýn hali?” sorusunu gündeme getirdi. Antidemokratik tutumu nedeniyle Sosyalist Enternasyonal'den çýkarýlma noktasýna gelen CHP bir yandan da yolsuzluklarla boðuþuyor. 28 Þubat sürecine destek vererek Ecevit'le iktidara gelen ve yüzde 1'e gerileyen DSP'de ise liderlik krizi patlak verdi.

CHP yolsuzluða gömüldü Kanaltürk ve Halk TV'ye yapýlan yasadýþý ödemeler ile Anayasa Mahkemesi'nin parti hesaplarýnda 1 milyon YTL'lik yolsuzluk tespit ettiði CHP skandallarla anýlmaya baþladý. Edirne Belediye Baþkaný Hamdi Sedefçi ve Çorlu Belediye Baþkaný Altan Ersin gibi CHP'lilerin yolsuzluklar nedeniyle tutuklanmasý da partide ÝSKÝ yolsuzluklarýnýn ayyuka çýktýðý SHP dönemini hatýrlattý. Yolsuzluklarla baþý derde giren CHP, AK Parti'ye açýlan kapatma davasý, AB üyeliði, Anayasa deðiþikliði, Ergenekon operasyonu gibi konularda gösterdiði antidemokratik tutumu nedeniyle de Sosyalist Enternasyonal'den 'faþist'

damgasýyla ihraç tehlikesi ile yüzyüze kaldý.

Tek parti döneminden kalma Türkiye'de solun önemli isimleri CHP ve DSP'nin halktan kopuk politikalarý nedeniyle baþarýsýzlýða uðradýðýný söylediler. Bayýndýrlýk eski Bakaný Onur Kumbaracýbaþý “CHP ve DSP gerçekte vatandaþý tatmin eden bir politika izlemeyedi. CHP'nin son zamanlardaki tavrý bir belirsizlik havasý meydana getirmiþtir. Çaðdaþ sosyal demokrasi deðerleri açýsýndan ne yaptýðý, neyi takip ettiði belli olmayan parti görüntüsünde' dedi. ÖDP Genel Baþkan Yerdýmcýsý Hakan Tahmaz da CHP'nin hiçbir zaman sosyal demokrat parti olmadýðýný belirterek 'Cumhuriyet'in tek partili merkeziyetçi yapýsýna sýký sýkýya baðlý kalan CHP'nin Sosyalist Enternasyonal'e üye olmasý kitleleri kandýran bir durumdu. Umarým Sosyalist Enternasyonal bu yanlýþtan döner' þeklined konuþtu.

Faþist damgasý yiyebilir Sosyalist Enternasyonal'e üye olduðu 1977 yýlýndan bu yana oluþumun tüm faaliyetlerine iþtirak eden CHP, Atina'da 30 Haziran'daki baþlayacak toplantýya katýlmýyor. CHP lideri Baykal'ýn darbe yanlýsý tutumu nedeniyle eleþtirilerden çekindiði için 2 Temmuz'da sona erecek toplantýya katýlmama eðiliminde olduðu öðrenildi. Alman sosyal demokratlarýn CHP'nin

Keneþ ayrýca, Fethullah Gülen ismini "yaþayan en büyük 100 entelektüel" listesine taraftarlarýnýn deðil bizzat derginin aday gösterdiðini hatýrlattý.

'faþist' olduðu gerekçesiyle üyelikten çýkarýlmasý talebiyle hazýrladýðý önergenin toplantýda ele alýnmasý bekleniyor.

Onbinler ‘darbeye hayýr’ dedi Akademisyenler, yazarlar, STK’lar, medya mensuplarý, kanaat önderleri ve sivillerin katkýlarý ile oluþturulan ‘Ortak Akýl Hareketi’ ilk mitingini Malatya’da yaptý. 24 ilden 100 bin kiþinin katýldýðý mitingde daha demokratik bir Türkiye istendi ORTAK Akýl Hareketi’nin yeni anayasa çalýþmalarýna toplumun bütün kesimlerinin katýlýmýný saðlamak amacýyla baþlattýðý mitinglerin ilki dün 100 bin kiþinin katýlýmýyla Malatya’da yapýldý. Kernek meydanýnda toplanan onbinler ‘Darbeye hayýr’ diyerek, daha demokratik bir Türkiye istedi. Türk bayraklarý ile ‘Ortak akýlla çýktýk yola demokrasi yolunda vermeyeceðiz mola. Egemenlik ne yargýnýn ne de darbelerindir egemenlik kayýtsýz þartsýz milletindir’ yazýlý pankartlar açan vatandaþlar, ‘Dur de dur de darbelere dur de, Hemen þimdi kesintisiz adalet, Darbeye hayýr’ þeklindeki sloganlar attýlar.


1 -7 Temmuz.qxp

30.06.2008

16:48

Page 27

ZAMAN

27

1 - 7 TEMMUZ 2008 GÜNDEM

AVUSTURYA

Fransýz senatosu, Türkiye'ye karþý 'iki yüzlülüðe' geçit vermedi Fransa Senatosu genel kurulu, Türkiye'nin AB üyeliði için Fransa'da doðrudan referandum öngören anayasa deðiþikliðini reddetti.

Ali Ýhsan Aydýn Fransýz senatosu, beklenildiði üzere Fransa Milli Meclisi'nde geçtiðimiz ay kabul edilen tartýþmalý Türkiye önergesini reddetti. Milli Meclis'teki görüþmede iktidardaki Halk Hareketi Birliði (UMP) üyesi bir grup milletvekili tarafýndan sunulan önergeyi destekleyen hükümet, dün gece yarýsý yapýlan görüþmede tavýr deðiþtirerek bu kez kaldýrýlmasýný istedi. Senatodaki dört büyük siyasi parti grubu, doðrudan Türkiye'yi hedef alan maddenin silinmesine destek verirken bir tek Komünist Parti, bütün Avrupa Birliði geniþlemelerinin halkoyuna sunulmasýný savundu. Fakat, baþarýlý olamadý. Senato, nüfusu AB nüfusunun yüzde 5'inden fazla olan ülkelerin üyeliðinin otomatik olarak referanduma götürülmesini öngören düzenlemeyi 7'ye karþý 297 oyla ezici bir çoðunlukla anayasa reform paketinden çýkardý. Oturumda söz alan senatörler, sildikleri düzenleme için çok aðýr ifadeler kullandý. Senatonun müdahalesiyle, Türkiye maddesinin bulunduðu anayasa deðiþikliði paketinin 33. maddesinde baþa dönüldü. Paketi hazýrlayan Balladur Komisyonu, eski cumhurbaþkaný Jacques Chirac'ýn 2005'te anayasaya koydurduðu Hýrvatistan'dan sonra AB'ye girecek ülkelerin üyeliðinin Fransa'da referanduma sunulmasýný þart koþan maddenin kaldýrýlmasýný önermiþti. Komisyon, bu doðrultuda referanduma götürme ya da parlamentoda onaylatma tercihinin önceden olduðu gibi cumhurbaþkanýna verilmesi yönünde bir madde hazýrladý. Fakat, Ermeni asýllý siyasetçi Patrik Deveciyan liderliðindeki iktidardaki UMP üyesi 36 milletvekili, otomatik referandum þartýnýn Türkiye için devam etmesi yönünde bir önerge hazýrlayarak meclisten geçirdi.

Birçoðu, Ermeni nüfusunun yoðun olduðu bölgelerin temsilcisi olan bu vekiller, Cumhurbaþkaný Nicolas Sarkozy'yi ziyaret ederek önerilerinin desteklenmemesi halinde pakete oy vermeyeceklerini bildirerek þantaj yapmýþlardý. Bu tehdide mecliste boyun eðen Elysee Sarayý ve hükümet, senatoda, gelen tepkiler üzerine yön deðiþtirdi. Oturumda hükümet adýna görüþ bildiren Adalet Bakaný Raþida Dati, sözkonusu düzenlemenin tartýþmalara yol açtýðýný belirterek hükümetin bunlara duyarsýz kalamayacaðýný bildirdi. Görüþmede söz alan Yeþiller üyesi senatör Alima Boumédiene-Thiery, düzenlemenin "skandal, yakýþýksýz ve küçük düþürücü" olduðunu belirterek tepki gösterirken, muhafazakar Merkez grubundan senatör Pierre Fauchon, "Bu madde, ikiyüzlü ve üzücü." dedi.

tonun bu kararýyla her þey bitmiþ deðil. Fransa'da bir yasanýn parlamento tarafýndan onaylanmýþ sayýlabilmesi için meclis ve senatonun virgülü virgülüne ayný metin üzerinde uzlaþma saðlamasý ve onay vermesi gerekiyor. Temmuz ayýnda senato ve meclisin ortak oturumu olan Kongre'de oylanmasý planlanan paketin, buraya gelebilmesi için senatörlerin ve milletvekillerinin bir uzlaþmaya varmasý gerekiyor. Zaman'a konuþan Fransýz siyasi kaynaklar, bu noktada siyasi müdahalelerin olacaðýný kaydediyor. Paketin Kongre'den geçebilmesi içinse, parlamentonun beþte üçünün desteði gerekiyor. Bu çoðunluðu tek baþýna saðlayamayan UMP, muhalefet partilerinin de desteðine ihtiyaç duyuyor.

Her þey bitmiþ deðil Senato Dýþ Ýliþkiler Komisyonu Baþkaný Josselin de Rohan ise meclisin kabul ettiði önergeye hayýr demenin "Bu büyük ülkeye (Türkiye) bir dostluk delili verme fýrsatý" olduðunu kaydederek destek isterken FransaTürkiye Senato Dostluk Grubu Baþkaný Jacques Blanc, anayasada "dost bir ülkenin hedef alýnamayacaðýný" savundu. Fakat, sena-

Lagendijk'ten 'kapatmaya AB'den güçlü tepki gelir' uyarýsý Türkiye-Avrupa Birliði Karma Parlamento Komisyonu Eþbaþkaný Joost Lagendijk, hükümette olan bir partinin kapatýlmasýný anlamanýn kendileri için çok güç olduðunu belirterek, böyle bir karar çýkarsa AB'den güçlü bir tepki olacaðýný ifade etti. Joost Lagendijk ve Avrupa Parlamentosu Yeþiller Grubu Türkiye Danýþmaný Ali Yurttagül, Gaziantep Ticaret Odasý (GTO) Yönetim Kurulu Baþkaný Mehmet Aslan'ý ziyaret etti. Burada gazetecilerin sorularýný cevaplayan AB yetkilisi, "Eðer, AK Parti kapatýlýrsa AB'nin tabii ki buna bir reaksiyon vermesini bekliyorum. Ama, müzakere sürecinin durdu-

rulmasýný ya da ertelenmesini tavsiye etmem.'' þeklinde konuþtu. 2003 ve 2004 yýllarýnda Türkiye'de AB üyeliði konusunda altýn bir dönem yaþandýðýný kaydeden Lagendijk, iktidar ve muhalefetin yine birlikte AB hedefi için çalýþýrsa ayný dönemin yaþanacaðýndan emin olduðunu dile getirdi. GTO Baþkaný Mehmet Aslan'ýn "Avrupa Kupasý'ný kim kazanýr?" þeklindeki sorusunu da cevaplayan Joost Lagendijk, ülkesi Hollanda'nýn Rusya'ya yenilmesine üzüldüðünü belirterek, "Hayalimdeki final TürkiyeHollanda arasýndaydý. Kendi ülkem elendiði için Türkiye'yi tutuyorum." þeklinde konuþtu.

Piskopos Wolfgang Huber

Piskopos Huber: Müslümanlarla daha saðlam diyalog kurmalýyýz

Joost Lagendijk

Hollanda yeni üyelere sýnýrlarý hemen açmýyor Hollanda’da Temsilciler meclisinin çoðunluðu, ülke sýnýrlarýnýn Romanya ve Bulgaristan’dan gelecek iþçilere 1 Ocak 2009 tarihinde açýlmasýna karþý çýkýyor. Hollanda’da koalisyon partilerin-

den CDA,PvdA ve CU’nun yaný sýra muhalefet partilerin meclis gruplarý, Polonyalý iþçilerle ilgili olarak özellikle büyük kentlerde yaþanan sorunlara iþaret ederek, Sosyal Ýþler ve Çalýþma Bakaný Piet Heijn

Donner’den önce sorunlarýn çözümlenmesini istediler. Özellikle Polonyalý iþçilerin vasýfsýz ve ucuz iþgüçleri nedeniyle Türk ve Hollandalý iþverenlerin tepkilerini çekiyor. Basri Doðan

Almanya Evangelikler Konseyi Baþkaný Piskopos Wolfgang Huber, "Almanya'da Müslümanlarla saðlam bir diyaloða ihtiyaç olduðunu" söyledi. Hannover'de düzenlenen bir programda konuþan Huber, "Müslümanlar bizim deðer ve normlarýmýzýn dýþýnda tanýmlanmamalý" açýklamasýný yaptý. Dini özgürlüklere ve toleransa Müslümanlarýn da ortak edilmesini isteyen Huber,"Ben Müslümanlarn bina arkalarýndaki avlularda deðil camilerde olmasýný isterim" diyerek cami yapýmýna destek verdiðini belirtti. Buradaki dini özgürlüklerin Türkiye yada Suudi-Arabistan tartýþmaya alýnarak düzenlenemeyeceðini vurgulayan Huber, bunun tartýþmaya açýlmasýnýn gereksiz olduðunu sözlerine ekledi.


1 -7 Temmuz.qxp

30.06.2008

16:48

Page 28

GÜNDEM 1 - 7 TEMMUZ 2008

ZAMAN

28

AVUSTURYA

Olasý savaþta ABD, Ýran ve tüm bölge zarar görür Nelson Mandela’nýn Londra'daki 90. yaþ günü kutlamasýna birçok ünlü aktör katýldý

Amerika, Mandela'nýn terörist olmadýðýna karar verdi! Amerikan Senatosu, Güney Afrika Cumhuriyeti'nin ilk siyahi devlet baþkaný olan Nelson Mandela ile partisi Afrika Ulusal Kongresi'ni (ANC) ABD'nin terör listesinden çýkardý. Senatör Sheldon Whitehouse "Mandela'nýn terör zanlýlarýný izleme listesinde yeri yoktur. Senato'nun kararý, Güney Afrikalý liderlere haksýzlýk eden, ABD için de sýkýntý oluþturan bir meselenin halledilmesine olanak saðlayacaktýr." ifadelerini kullandý. Ülkesinde ýrkçý rejime karþý mücadelenin simgesi olan Mandela, Nobel Barýþ Ödülü sahibi. 1970-80'li yýllarýn Güney Afrika'sýnda siyahlara karþý ayrýmcý rejim hüküm sürerken ANC'nin baþkaný olan Mandela, ABD'nin kara listesindeydi. Mandela'nýn hâlâ listede olduðu, birkaç ay önce ABD'ye giriþi için özel izin gerektiði belirtilince ortaya çýkmýþtý.

ABD-Meksika sýnýrýna 'yeþil duvar' Meksika, ABD'nin iki ülke arasýndaki sýnýra çit inþa etmesine protesto olarak "yeþil duvar''la karþýlýk veriyor. "Yeþil duvar" protestosu çerçevesinde ABD sýnýrýna dikilmesi planlanan 400 bin aðacýn bir bölümü, Meksika'nýn Coahuila eyaletiyle ABD'nin Teksas eyaleti arasýndaki 512 kilometrelik sýnýra dikilmeye baþlandý. Coahuila Valisi Humberto Moreira Valdes, kendi "duvarlarýnýn" utanç ve nefretle yarýþtýðýný söyledi. Aðaç dikme törenine Teksas'ýn sýnýr kasabasý Eagle Pass'in çit inþaatýna karþý olan belediye baþkanýnýn da katýldýðý belirtildi. Amerikan hükümeti Meksika sýnýrýndaki çitin güvenlik için son derece önemli olduðu görüþünü savunuyor. Uzmanlar ise çitin iki ülke arasýndaki düþmanlýðý körüklediðini, çevresel ve özel mülkiyetle ilgili kaygýlarý artýrdýðýný belirtiyor.

Ali Ekber Haþimi Rafsancani

Ýran'da Düzenin Yararýný Teþhis Konseyi ve Uzmanlar Meclisi Baþkaný Ayetullah Ali Ekber Haþimi Rafsancani, Ýran'a yönelik olasý bir saldýrýda tüm taraflarýn zarar göreceðini söyledi. Rafsancani, Ýsrail ve ABD'nin Ýran'a saldýracaklarýna iliþkin iddialar konusunda El Cezire televizyonuna verdiði mülakatta, savaþý ihtimal dýþý gördüklerini ve söz konusu iddialarýn "psikolojik harp" olduðunu belirtti. Ýsrail'in Ýran'a saldýracak kapasiteye sahip olmadýðýný kaydeden Rafsancani, olasý bir saldýrýya verecekleri karþýlýðýn "kesin" ola-

caðýný, "saldýrgan taraf ve iþbirlikçilerinin piþman olacaklarýný" ifade etti. Rafsancani, olasý ABD saldýrýsýna iliþkin olarak, "Sýrça köþklerde yaþayan ABD yöneticileri, yanlýþ bir karar alýrlarsa kesinlikle Ýran'ýn cevabýnýn tadýna varacaklar. ABD'nin hata yapma ihtimali var, ancak onlar Ýran'ý çok iyi tanýyorlar. Ýran halký hem onlarý, hem de Þah'ý kovdu." ifadelerini kullandý. ABD'nin Ýran'a saldýrmasýnýn "akýllýca bir karar olmayacaðýný" ifade eden Rafsancani, "Amerikalýlar böylesi tehlikeli bir iþe el atarsa, þüphesiz hem ABD, hem Ýran ve hem de bölge zarar görür" diye konuþtu.

Parayý aldý nükleer bacayý yýktý Pyongyang ABD'nin Kuzey Kore'nin nükleer programýnýn simgesi haline gelen Yongbyon reaktörünün soðutma kulesinin imha edilmesi için 2,5 milyon dolar verdiði bildirildi. Adýnýn açýklanmasýný istemeyen Amerikalý yetkili, ABD'nin kulenin yýkýmý için 2,5 milyon dolar verildiðini doðruladý, ancak Kuzey Kore'nin bu kulenin yýkýmý için gereken paranýn 5 milyon dolar olduðu iddiasýnýn gerçeði yansýtmadýðýný kaydetti. Kulenin yýkýmý, Amerikan CNN televizyon kanalý tarafýndan yayýmlandý.

Kuzey Kore'nin ana nükleer reaktöründe yer alan 20 metre uzunluðundaki soðutma kulesinin imhasý, Pyongyang'ýn nükleer silah için gerekli plütonyum üretimine son verme vaadinin bir iþareti ve iyi niyet gösterisi olarak deðerlendiriliyor. Pyongyang yönetimi, önceki gün nükleer programýyla ilgili belgeleri altýlý müzakerelere baþkanlýk eden Çin'e sunmuþ, ABD de buna karþýlýk Kuzey Kore'yi teröre destek veren ülkeler listesinden çýkarmaya ve bazý yaptýrýmlarý kaldýrmaya dönük adýmlar atacaðýný belirtmiþ, ancak bu sürece iliþkin uyarýlarýný da ihmal etmemiþti.

Nepal'de ilk Kur'an tercümesi yazýldý Nepal'de 5 yýllýk bir çalýþma ile Kur'an-ý Kerim'in Nepal dilinde ilk meali yazýldý. Daha önce Kur'ân-ý Kerim'in sadece bir kýsmý Nepal diline çevrilmiþti. Tercüme çalýþmasý için Türkiye'den de ÝHH Ýnsani Yardým Vakfý maddi destek de bulundu. Güneydoðu Asya'da Nepal dilini konuþan insanlara Ýslam'ý anlatma projesinin bir parçasý olarak Kur'ân-ý Kerim ilk kez bir bütün olarak Nepal diline çevrildi. Nepal'deki en büyük Ýslami kuruluþ olan Ýslami

Sangh'ýn beþ yýl önce baþlattýðý bu proje, faaliyetlerini Londra'da sürdüren El-Kur'ân Akademisinin destekleriyle tamamlandý. Türkiye'den de ÝHH Ýnsani Yardým Vakfý, tercüme çalýþmalarý için maddi destekte bulundu. 2 milyona yakýn Müslüman'ýn yaþadýðý Nepal'de, bugüne kadar küçük bölümler halinde yayýmlanmýþ Kur'an tercümeleri dýþýnda Nepalce yayýmlanmýþ Kur'an-ý Kerim meali bulunmuyordu. Nepal'in 30 milyonluk nüfusunun yüzde 80'ini Hindular oluþturuyor. Nepalce'de Kur'an tercümesinin bugüne kadar yapýlmamýþ olmasý Ýslam'ýn Nepal'de yayýlmasýnýn önündeki en büyük engeli teþkil ediyordu. "Artýk Allah'ýn mesajýný kendi dilimizden öðreneceðiz" diyen Ýslami Sangh üyesi Cemile Meryem'e göre bu meal, birçok Nepalli Müslüman ve gayr-i Müslimlerin Ýslam'ý daha iyi anlamalarý için önemli bir kapý açacak. Nepal dilinde Kur'an-ý Kerim tefsirinin tanýtýmý Nepal'in baþkenti Katmandu'da düzenlenen özel bir törenle gerçekleþtirildi. Törene Müslüman din bilginlerinin yaný sýra Hindu ve Budist din adamlarý da katýldý. Törende konuþan Nepal Ýslami Sangh Teþkilatý Baþkaný Mevlana Nazrul Hasan Falahi, yaptýðý açýklamada, "Kur'an-ýn Nepal dilinde çevirisini hazýrlayarak Nepal halkýna Allah'ýn (c.c.) mesajýný ulaþtýrmak istedik" dedi. Ýslami Sangh Genel Sekreteri Faizan Ahmad de "Kur'an hayatýn tam bir þifresidir ve bütün insanlýk için doðru bir rehberdir" diye konuþtu.


1 -7 Temmuz.qxp

30.06.2008

12:06

Page 29

ÇEK - SLOVENYA - POLONYA

Prag’da turistler, özel bir birlik ile korunacak Sait Öztürk Prag (ZAMAN) Prag emniyeti turistler tarafýndan dillendirilen ve sýklýkla meydana gelen hýrsýzlýk ve diðer sorunlardan dolayý turistlere özel ‘The Royal Mile’ timini kurdu. Timin, merkezi üstlerinin Wencelas Meydaný, Eski Þehir Meydaný ve Çarls Köprüsü’nün olduðunu bildiren emniyet yetkilileri, söz konusu bölgelerde en az yedi polisin geç saatlere kadar görev yapacaðý bildirildi. Timin yaný sýra belediyeye baðlý yabancý dilleri olan polislerin de görev yapacaðý kaydedildi.

ZAMAN

29

1 - 7 TEMMUZ 2008

AVUSTURYA

Polonya Okulu, Altýnoluk Kardeþ Çavuþoðlu Lisesi ile kardeþ oldu Avrupa Birliði (AB) projesi kapsamýnda Polonya'nýn 15. Marii Currie Lisesi ile kardeþ okul seçilen Çavuþoðlu Lisesi'nin sekiz öðrencisi ile bir eðitimci Polonya'ya geldi. Krakowie þehrinde bulunan 15. Marii Currie Lisesi ile eþleþen Altýnoluk Kardeþ Çavuþoðlu Lisesi, geçtiðimiz haftalarda Polonya’ya bir ziyarette bulundu. Geçtiðimiz yýl da iki ülkenin kardeþ okul öðrencileri arasýnda ziyaretlerin gerçekleþtiði proje kapsamýnda sekiz öðrenci ve bir eði-

timci, yaklaþýk 10 gün süreyle Polonya'nýn tarihi ve kültürel yapýsýný inceleme fýrsatý buldu. Havaalanýndan alýnan Türk öðrenci grubu, üst düzey protokol yetkililerine saðlanýlan ayrýcalýklar kullanýlarak önce. Marii Currie Lisesi'ne ve daha sonra Krakowie Belediye Baþkaný ile kültür müdürlüðüne götürüldü. Þehirdeki Jagollar Üniversitesi Türkoloji Bölümü'nü de ziyaret eden heyet, Polonya'nýn eðitim sistemi hakkýnda detayla bilgi aldý. Öðretmen Kadir Yerli, "Polonya

gezimizde yetkililerin ve halkýn yoðun sevgi gösterileriyle karþýlandýk. Onlar Türkleri çok seviyor ve Türkleri yakýndan takip ediyorlar. Üniversite ziyaretimizde öðrencilerimiz incelemeler yaptý ve okulu gezdi. Kültürel amaçlý olarak þehir merkezindeki müze ve katedraller gezildi. Ausulk ve Birkonaw'daki 2. Dünya Savaþý sýrasýnda Almanlarýn Nazi iþgali altýndaki toplama kamplarýný rehberler eþliðinde gezdik. Veliçka'da bulunan 800 yýllýk tarihi tuz madenlerini gezdik" dedi.

Polonya Irak’taki askerlerinin görev süresini uzattý Polonya Cumhurbaþkaný Lech Kaczynski, Irak’taki Polonyalý askerlerin görev süresini 31 Ekim 2008’e kadar uzattý. Cumhurbaþkanlýðý basýn servisinden yapýlan açýklamada, Kaczynski’nin Irak’ta görev yapan 900 kadar Polonyalý askerin görev süresini uzattýðý belirtildi. Cumhurbaþkanýnýn bu kararýnýn, Irak’taki Polonya varlýðýna bir son vermek isteyen yeni Baþbakan Donald Tusk’un liberal hükümetine de bu þekilde cevap vermiþ olduðu yorumlarý yapýldý.

Polonyalý savcý: “Aðca'yý sorgulayalým” Polonya Komünist ve Nazi Suçlarýný Araþtýran Enstitüsü yetkililerinden Eva Koj, Papa Jean Paul’a yönelik suikast giriþimiyle ilgili belgeleri Aðca'nýn söyleyecekleriyle karþýlaþtýrmak istediklerini söyledi. Koj, TVP1 kanalýnda yaptýðý açýklamada, Ýtalyan adaletinin, 1981 yýlýnda Papa’ya yönelik suikast giriþimiyle ilgili verdiði belgeleri Aðca'nýn söyleyecekle-

Rice, radar antlaþmasý için Çek’e geliyor Amerika Birleþik Devletleri (AB) Dýþiþleri Bakaný Condolezza Rice, 8 Temmuz’da Çek Hükümeti ile Radar Üssü Antlaþmasý’ný imzalamaya geliyor. Çek Dýþiþleri Bakaný Karel Schwarzenberg, Rice’ýn Çek Cumhuriyeti’ndeki programý güvenlik açýsýndan kamu oyuna duyurulmayacaðýný belirtti. Rice’in bulunduðu zaman aralýðýnda Çek Hükümeti ile Radar meselesi’nin ikinci boyutu konuþulacak. Ülke çapýnda yapýlan araþtýrmalara göre, Çek halkýnýn 3’de 2’si bu anlaþmaya karþý geliyor. Radar Üssü sisteminin kurulmasý, Ýran nükleer sistemine karþý bir caydýrýcý güç olmasý dolayýsýyla kurulmasý gerektiði vurgulanýyor. Rice, Çek Cumhuriyeti’nde oluþturulmasý muhtemel füze sistemlerine ek olarak Polonya’da 10 adet uçak savarýn iþleve geçeceðini bildirdi. Geliþmelerden memnun olmayan Rusya’nýn, bu geliþmelere karþý, yeni güvenlik sistemleri oluþturmasý bekleniyor. Sait Öztürk/ Prag

riyle karþýlaþtýrmak istediðini belirterek, bu amaçla Türkiye'ye ziyarette bulanmayý arzuladýðýný ifade etti. Enstitü, Papa 2. Jean Paul'ü hedef alan suikast giriþiminde istihbarat servisinin rolünü 2006 Haziran’ýndan bu yana araþtýrýyor. Koj, belgeler alýndýktan sonra, soruþturmalarýnýn bizatihi suikastý hedef almadýðýný belirtmiþ ve gizli servislerin bu iþte parmaðý olup olmadýðýný araþtýrdýklarýný söylemiþti.

Polonya, ABD'nin füze kalkaný planý'ný deðerlendiriyor

Polonya sezonluk iþçi alýyor

Polonya'nýn yeni liberal hükümeti, ABD'nin ülkeye kurmayý planladýðý füze kalkaný projenin artý ve eksilerini deðerlendirmeye çalýþýyor. Dýþiþleri Bakaný Radoslaw Sikorski, ülkenin önde gelen gazetelerinden Gazeta Wyborcza'ya verdiði demeçte, "Polonya'da bir füze kalkaný inþa etmek ABD'nin çýkarýna olacaktýr. Ayný durum NATO için de geçerli, çünkü füze üssü, ittifakýn çok geniþ alanlarýný koruyabilecek" dedi. Bununla birlikte bazý risklerin de bulunduðunu kaydeden Sikorski, "Bu riskler ve getireceði faydalar

Polonya, Avrupa Birliði'ne (AB) üye olmasýnýn ardýndan diðer birlik ülkelerine verdiði göç karþýsýnda, çareyi dýþarýdan sezonluk iþçi almakta buldu. Ülkede yürürlüðe giren yönetmeliðe göre, tarým sektöründe çalýþacak iþçi sýkýntýsý çekilmesi nedeniyle Rusya, Ukrayna ve Belarus'tan gelecek sezonluk tarým iþçilerine kapýlar koþulsuz açýlacak; üç aya kadar kalacak iþçilerin çalýþma iznine baþvurmalarýna gerek kalmayacak. Yönetmelik kapsamýnda, Rusya, Belarus ve Ukrayna'nýn yanýsýra Polonya'nýn sýnýr komþusu olan diðer ülkeler ve AB üyelerinden gelecek iþçilere de kolaylýklar getiriliyor.

dengeli ve uygun þekilde daðýtýlmalýdýr. Ýþin bütün maliyetini yüklenmek zorunda kalacaðýmýz bir durum söz konusu olamaz" þeklinde konuþtu. ABD planýna iliþkin olarak henüz verilmiþ bir karar olmadýðýný ifade eden Sikorski, "Bu bizim deðil, Amerikan'ýn bir projesidir. Biz kendimizi Ýran'ýn tehdidi altýnda hissetmiyoruz. Bununla birlikte önemli bir müttefikimiz önemli bir meselede talepte bulunduðunda, bunu ciddi bir þekilde ele alýrýz" diye konuþtu.


1 -7 Temmuz.qxp

30.06.2008

17:10

SPOR 1 - 7 TEMMUZ 2008

Page 30

ZAMAN

30

AVUSTURYA

Sabri’yi kulübeye gönderen Arda 11’e alınmadı

Milli Takýmlar Teknik Direktörü Fatih Terim’in Portekiz maçý sisteminde Nihat Kahveci ileri uçta yalnýzlarý oynadý. Arda Turan da bu karþýlaþmada forma þansý bulamadý.

FOTOÐRAFLAR: M.BURAK BÜRKÜK

Ýlk hazýrlýk maçýnda Slovakya’yý 1-0 yenen A Milli Takým, Uruguay karþýsýndaki 3-2’lik maðlubiyetin ardýndan Finlandiya’yý 2-0’la deviriyordu. Bielefeld yakýnlarýnda küçük bir kasaba olan Marienfeld’de yaptýðý Almanya kampýný tamamlayan Ay-Yýldýzlýlar, 1 Haziran’da Ýsviçre’ye geçiyordu. Fatih Terim, taktik idmanlarda Arda Turan’ý 11’de hiç düþünmüyordu. Solda Tuncay Þanlý’yý tercih ediyordu. Saðda ise Mevlüt Erdinç’e forma vermiþti. Son taktik çalýþmada as takýmýn savunmasýnýn saðýnda Sabri görev yapýyordu. Onun karþýsýnda ise yani yedek takýmýn orta sahasýnýn solunda ise Arda oynuyordu. 6 Haziran’da medyaya açýk son taktik çalýþmada Terim, Portekiz’in kanat oyuncularý Simao ve Ronaldo’ya önlem almak için özel çalýþmalar yaptýrýyordu. Bu taktik varyasyonlar sýrasýnda Sabri ile Arda karþý karþýya geliyordu. Fatih Terim, ayný hareketleri tekrarlatýyor; ancak Sabri bir türlü Arda’yý durduramýyordu. Portekiz karþýsýnda ilk 11’ler açýklandýðýnda Sabri, kulübeye çekilmiþ, savunmanýn saðýna Hamit geçmiþti. Orta sahada Hamit’in yerine ise Kazým ilk 11’de görev yapýyordu. Türkiye, ne savunmada, ne orta sahada ne de hücumda bekleneni veremeyince Portekiz’e Pepe ve Meireles’in golleriyle 2-0 maðlup oluyordu.

HOCAM BU SÝSTEMDE NÝHAT KAHVECÝ’YE YAZIK OLMUYOR MU?

Almanya kampý sýrasýnda Slovakya, Urugu- oyun sistemimiz gereði yalnýz kalýyor. Hazýrlýk ay ve Finlandiya ile oynadýðýmýz hazýrlýk maçlarýnda pozisyona bile giremedi. Bu sistemmaçlarýnda oyun sistemimiz ortaya çýkmýþtý. Hü- de Nihat gibi bir golcüye yazýk olmuyor mu?” Fatih Terim, hiç beklemediði bu soruya þu cuma çýkarken 4-3-3, savunmaya çekildiðimizde 4-5-1’le mücadele edecektik. Teknik Direktör Fa- cevabý veriyordu: “Ýçiniz rahat olsun. Nihat fortih Terim, defans blokunu Sabri Sarýoðlu, Servet vette yalnýz kalmaz. Orta sahadan Arda Turan, Çetin, Gökhan Zan, Hakan Balta’dan oluþturur- Tuncay Þanlý forvete gelir ve Nihat’a yardýmcý ken, orta saha ise Hamit Altýntop, Mehmet Au- olur. Zaten dikkat edin, hazýrlýk maçlarýnda bu relio ve Emre Belözoðlu’ndan kurulmuþtu. Bu üç sistemle hem Arda hem de Tuncay gol attý.” oyuncunun hemen önünde görev yapan Tuncay Þanlý ve Mevlüt Erdinç ise hem orta sahada sa- Karþý yakadan takým çalýþtýrsam fena olmaz! vunmaya yardým edecek hem de hücumda tek Almanya’da son günlerini geçiren Ay-Yýldýzlý forvet oynayan Nihat Kahveci’yi destekleye- ekibin misafiri, bu kez Futbol Federasyonu Baþcekti. Hakan Þükür ve Fatih Tekke’nin kadro- kaný Hasan Doðan’dý. Kamp çalýþmalarý hakkýnya davet edilmemesi, Halil Altýntop’un ise gön- da bilgi alan Doðan, gazetecilerle de sohbet etderilmesiyle Türkiye, pivot santrforsuz kalmýþtý. meyi ihmal etmiyordu. Bu sýrada antrenmandan Ýspanya’da 18 gole ulaþan Nihat Kahveci, Ay- yeni gelen Fatih Terim de konuþmaya katýlmýþtý. Doðan ile Terim’in arasýndaki resYýldýzlý ekiple oynadýðý üç hazýrlýk miyet hemen fark ediliyordu. Fatih maçýnda sadece bir kez frikikten Terim, Ýtalya Konsolosluðu’ndan alrakip fileleri havalandýrmýþtý. Nidýðý Ýtalya Devlet Niþaný törenine hat’ýn gol atamamasýnýn yanýnda federasyondan hiçbir yöneticinin pozisyonlara da girememesi, þamMİLLİ TAKIM’IN katýlmamasýna bozulmuþtu. Ne kapiyonayý takip eden bütün gazetedar saklamaya çalýþsa da bunu harecilerin dikkatini çekiyordu. Finlanketlerine ve yüz ifadesine yansýtýdiya’yý 2-0 yendiðimiz maçýn ertesi SERÜVENİ yordu. Zaten gazetelerde Fatih Tegünü Fatih Terim, kamp yapýlan rim’in Milli Takým’dan ayrýlýp AvruKlosterpforte Hotel’in bahçesinde HACI HASDEMÝR pa’ya gideceði yazýlýp çiziliyordu. gazetecilerle sohbet ediyordu. SoFatih Terim, bunlarý yalanlamak bir nuç ve oynanan futbol, tecrübeli tarafa istenen teknik adam olmanýn teknik adamýn yüzünü güldürüyorsevincini yaþadýðýný gizlemiyordu. du. Þampiyonada iz býrakan bir taUzun sohbetin ardýndan söz, döndü dolaþtý kým olacaðýmýzý anlatýyordu. Özellikle oyun sisteminde güçlü bir orta sahadan bahsediyor, hem Fatih Terim’in Milli Takým’daki durumuna gelhücumda hem de savunmada çoðalan bir ekip di. Bir gazetecinin, biraz da Fatih Terim’in isteolacaklarýný belirtiyordu. Fatih Terim, oyun siste- diði, “Milli takým hocasý ayný zamanda kulüp minin pozitif yanlarýný ortaya koyarken, sohbette takýmý çalýþtýrabilir mi?” sorusuna karþýlýk, Hasöz alan Milliyet Gazetesi yazarý Mehmet Demir- san Doðan, “Bizim iþimiz çok. Hocamýzýn baþkol, birçok gazetecinin düþündüðünü dile getiri- ka bir takým çalýþtýrmasýna izin vermeyiz.” açýkyordu: “Hocam elinizde Nihat Kahveci gibi iyi bir lamasýný yapýyor, Terim’in þakayla karýþýk, “Kargolcü var. Bence Nihat, Portekiz’de oynasa Por- þý yakadan bir takýmý çalýþtýrsam fena olmaz.” tekiz kesinlikle þampiyon olur. Çünkü Portekiz’in sözleri ortamýn gürültüsüne karýþýp gidiyordu. en büyük derdi hücumda gol üretecek oyuncularýnýn olmamasý. Bizde böyle bir oyuncu var; ama

Belözoğlu’nun gözyaşı dinmedi Portekiz maçýndan bir gün sonra yapýlan çalýþmanýn yarým saatlik bölümü basýna açýktý. Ay-Yýldýzlý oyuncular bir kenarda kondisyon çalýþýrken orta sahanýn tam ortasýnda Fatih Terim, yardýmcýlarý Metin Tekin, Müfit Erkasap ile basýn danýþmaný Yiðiter Uluð, koyu bir sohbetin içinde girmiþlerdi. Öyle ki Terim’in kahkahalarý antrenmaný tribünden izleyen Futbol Federasyonu Baþkaný Hasan Doðan, yöneticiler ile basýn mensuplarýna kadar geliyordu. Terim bu hareketiyle hem Baþkan ve yöneticilere hem de gazetecilere önemli bir mesaj veriyordu: “Siz bizi ne kadar eleþtirirseniz eleþtirin. Biz rahatýz ve gruptan çýkacaðýz. Moralimiz ve neþemiz yerinde.” Terim, “Orta sahada elimde Emre ve Tümer var. Onun için Yýldýray Baþtürk’ün yedek kalmasýna gönlüm razý deðil.” diyerek Yýldýray’ý kadrodan çýkarmýþtý. Belözoðlu’nun aðrýlarý Ýsviçre maçý öncesi bir hayli artmýþtý. Emre, doktorlarýn oynayamayacaðýna dair verdiði haberle, gözyaþlarýna hakim olamamýþtý. Hasan Doðan, bu tablo karþýsýnda, “Emre oynamayacaðý için aðladý. Böyle bir takýmýn baþarýlý olacaðýna inanýyorum.” diyordu. Emre’nin gözyaþlarý, herkesi çok etkilemiþti; ancak Arda, bir baþka etkilenmiþti. Emre aðabeyinin üzüntüsünü dindirmek istiyordu: “Emre aðabey, Ýsviçre karþýsýnda gol atarsam sana hediye edeceðim.”

İsviçre maçında dört yeni isim

Ýlk yarýsýný Türk asýllý Hakan Yakýn’ýn golüyle 1-0 yenik kapattýðýmýz Ýsviçre maçýnda Arda Turan, galibiyeti getiren golü kaydetti. Yýldýz oyuncu, eliyle ‘5’ iþareti yaparak kulübedeki Emre’ye koþtu.

Ýsviçre maçýnýn 11’inde 4 yeni isim vardý. Sakat Emre, Gökhan Zan ile Mevlüt Erdinç ve Kazým kulübeye çekilmiþti. Arda, Tümer, Emre Aþýk ve Gökdeniz ilk 11’de sahaya çýkmýþtý. 10. dakikada baþlayan yaðmur, sahayý göle, maçýn gidiþatýný da Ýsviçre lehine çevirmiþti. Hakan Yakýn’ýn golüyle Terim, ikinci yarýya deðiþikliklerle baþlamýþtý. Tümer ve Gökdeniz kenara alýnmýþ, sahaya Semih ve Mehmet Topal çýkmýþtý. Forvette Nihat ve Semih etkili oynarken orta sahada Mehmet Topal, takýma büyük katký saðlamýþtý. Semih’in beraberlik golü, ardýndan Arda’nýn uzatma dakikalarýnda attýðý gol, galibiyeti getiriyordu. Arda’nýn golden sonra eliyle ‘5, 5, 5’ diyerek yedek kulübesine gelmesi herkesi þaþýrtmýþtý. Arda, bunu telefon mesajýyla açýklýyordu: “Golüm Emre aðabeye hediye.”


1 -7 Temmuz.qxp

30.06.2008

17:27

Page 31

ZAMAN

31

1 - 7 TEMMUZ 2008 SPOR

AVUSTURYA

SPOR

ZAMAN

35

Avusturya ve Ýsviçre’nin ev sahipliðini yaptýðý 2008 Avrupa Þampiyonasý’nýn final maçýnda Almanya’yý 1-0 maðlup eden Ýspanya kupaya uzandý. 50 bin kiþi kapasiteli Viyana Ernst Happel Stadyumu’nda oynanan karþýlaþmanýn tek golü 33. dakikada Fernando Torres’ten geldi. Euro 2008’de merakla beklenen final maçýnda iki dev, Almanya ve Ýspanya kozlarýný paylaþtý. Ýspanya’da sakat David Villa dýþýnda eksik bulunmazken, Almanlar tam kadro sahadaydý. Turnuvada oynadýðý tüm maçlarý kazanan ve ortaya koyduðu futbol ile taraflý-tarafsýz futbolseverlerin beðenisini kazaALMANYA ÝSPANYA nan Boðalar, final karþýlaþmasýna da iyi baþlayan taraftý. 0 1 Ayaða hýzlý paslar ve yetenekli ALMANYA: Lehmann 6, Friedrich 5, oyuncularý ile Almanya’dan daha Mertesacker 4, Metzelder 4, Lahm 3 (Dk. 46 kaliteli bir takým olduðunu belli Jansen 4), Schweinsteiger 6, Frings 5, eden Ýspanya, ilk 45 dakikada Ballack 5, Hitzlsperger 4 (Dk. 58 Kuranyi 3), oyunu domine eden taraftý. AlPodolski 5, Klose 5 (Dk. 78 Gomez?). manlar ise fizik güçleri ve disiplinli ÝSPANYA: Casillas 8, Ramos 8, Puyol 7, oyunlarý ile Ýspanyollarýn güzel Marchena 7, Capdevila 7, Senna 7, Iniesta 8, Xavi 8, Fabregas 8 (Dk. 63 Alonso 5), Silva 7 oyununu bozmaya çalýþtý. Sürekli (Dk. 66 Cazorla 4), Torres 8 (Dk. 77 Güiza 4). üstünlük sayýsýný düþünen ÝspanGOL: Fernando Torres (Dk. 33) ya aradýðý gole ise 33. dakikada SARI KARTLAR: Ballack, Kuranyi maçýn adamý Torres ile ulaþtý. Bu / Casillas, Torres. dakikada Xavi’nin, Alman savunHAKEMLER: Roberto Rosetti 6, Alessandro masýnýn arkasýna attýðý derin topa Griselli 7, Paolo Calcagno 7 (Ýtalya) hareketlenen Torres, sað kanatta topla buluþtu ve Lahm’ý geçti, kaSTAT: Ernst Happel-Viyana leci Lehmann’ýn da üzerinden topu aþýrttý ve takýmýný öne geçiren gole imza attý. Ýlk yarý bu skorla biterken ikinci 45 dakikaya 1-0 geride baþlayan Almanya’da Löw, 58. dakikada yaptýðý oyuncu deðiþikliði ile büyük bir risk aldý. Ön liberosu Hitzlsperger’i kenara alan Löw, Kuranyi’yi sahaya sürdü. Ancak F.Bahçe’nin yeni hocasý Aragones’in yönetimindeki Ýspanyollar, Panzerlere gol þansý tanýmadý ve tam 44 yýl sonra Avrupa þampiyonu oldu. Spor Servisi

Ýspanyollar 44 yýl sonra zafere ulaþtý Ýspanyollar, 44 yýl sonra kupaya uzandý 1964’te Avrupa þampiyonu olduktan sonra ne dünya ne de Avrupa’da büyük bir turnuva kazanan Ýspanyollarýn 44 yýl sonra yüzü güldü. Boðalar, Avrupa Þampiyonasý’nda en son 1984’te Fransa ile final oynamýþ ve maçý 2-0 kaybetmiþti. Euro 2008’deki bütün maçlarýný kazanarak kupayý müzesine götüren Ýspanyollar ayrýca, Romanya’ya 1-0 yenildiði 2006 Eylül’ünden sonra yaptýðý 22 karþýlaþmada 19 galibiyet ve 3 beraberlik alýrken hiç yenilmedi. Bu arada Almanya ile oynanan final karþýlaþmasýnda sakatlýðý nedeniyle takýmdaki yerini alamayan Ýspanyol golcü David Villa, Euro 2008’de attýðý 4 golle turnuvanýn gol kralý oldu. Turnuvada üçer gol atan milil futbolcumuz Semih Þentürk, Rus Roman Pavluychenko ve Alman Lukas Podolski ikinciliði paylaþtý. Almanya’nýn 39 yaþýndaki file bekçisi Jens Lehmann ise Avrupa Futbol Þampiyonasý finaline çýkan en yaþlý oyuncusu oldu. Öte yandan turnuvalarýn baþarýlý takýmý Almanya, 6 kez oynadýðý finalde bu kez istediðini alamadan evine döndü.

Ýspanyol futbolcular maçtan sonra F.Bahçe ile anlaþan Aragones’i coþkulu bir þekilde uðurladý.

F.Bahçeliler final maçýný farklý bir gözle seyretti Euro 2008’in final maçý dün gece milyonlarca futbolseveri ekran baþýna çekerken Fenerbahçeliler bu dev karþýlaþmayý farklý bir gözle izledi. Zira Almanya’nýn baþýnda bulunan Joachim Löw, 1998-99 sezonunda Sarý-Lacivertli takýmý çalýþtýrmýþ, Ýspanya’nýn hocasý Luis Aragones ise Kanarya’nýn yeni sezonda teknik patronluðunu üstlenecek isimdi. Alman ve Ýspanyo taraftarlar kadar olmasa bile final maçýný büyük heyecanla seyreden Fenerbahçeliler, sonuçta Aragones’in takým Ýspanya’nýn kupayý kazanmasýyla tebessüm etti Aragones’in yaný sýra Sarý-Lacivertli takýmýn büyük ölçüde renklerine baðladýðý Güiza’nýn da Ýspanya kadrosunda bulunmasý ve son 13 dakika oynamasý finali ilginç kýlan ayrý bir detaydý. Bu arada Ýspanya’yý þampiyonluða taþýyan 70 yaþýndaki Aragones, Avrupa Þampiyonasý’ný kazanan en yaþlý teknik adam oldu. Ahmet Uykan, Ýstanbul

Euro 2008'de finalde Almanya'yý tek golle deviren Ýspanya, 44 yýllýk kupa hasretine son verdi ve yenilgisiz þampiyonluða ulaþtý. Matadorlarýn baþarýlý kalecisi kaptan Casillas, kupayý kaldýrarak takým arkadaþlarý ile büyük bir sevinç yaþadý.

Hamit, en iyiler listesinde Frankfurter Rundschau gazetesi, Avrupa Futbol Þampiyonasý’nýn ‘en iyi 11’inde milli futbolcu Hamit Altýntop’a yer verdi. Gazeteye göre, en iyi kaleci Hollandalý 37 yaþýndaki Edwin van der Sar olurken, defansta Rus Juri Schirkow, Çek Cumhuriyeti’nden Tomas Ujfalusi, Portekizli Pepe ve Ýspanyol Sergio Ramos yer aldý. Orta sahanýn en iyi isimleri arasýnda Hamit’in yaný sýra Ýspanyol David Silva ve Hamit’in Bayern Münih’ten takým arkadaþý Alman Bastian Schweinsteiger, forvette de Ýspanyol David Villa, Rusya’dan Roman Pavljutschenko ve Adrej Arshawin gazetenin ‘en iyi 11’inde yerlerini aldýlar. Hamit için, ‘Orta sahanýn motoru olarak çalýþtý. Özellikle son dakikalarda güzel asistler yaptý.” denildi. Gazeteye göre, Yunan kaleci Antonis Nikopolidis, Almanya’dan Christopf Metzelder ve Ma-

MEHMET YILMAZ

rio Gomez, dünya þampiyonu Ýtalya’dan Simone Perrotta, Marco Materazzi ve Luca Toni, Fransa’dan Willy Sagnol ve Florent Malouda, Ýsviçere’den Ludovic Mgnin, Avusturya’dan Ronald Linz ve Ýsveç’ten Fredrik Ljungberg turnuvanýn ‘en kötü 11’ini oluþturdu. Spor Servisi

Romanya için baþarýnýn yolu yabancý oyuncularý milli takýma çaðýrmaktan geçiyor. Mehmet Aurelio örneðini veren Hagi, Romanya’nýn da böyle kaliteli yabancýlarý milli takýma dahil etmesini istedi. Milli takýmýn teknik direktörü Victor Piturca ise bu öneriye karþý çýkýyor. Piturca, kendisi görevde kaldýðý sürece yabancýlara milli takým kapýlarýnýn kapalý olduðunu söylemiþti. Final maçýnda Ýspanya’ya daha çok þans veren Hagi, Ýspanya’nýn bütün maçlarda iyi ve baskýlý oynayan tek takým olduðuna vurgu yaparak, “Ýspanya, Euro 2008’in en güzel ve deðerli ekibi. Almanya onlara nazaran finale daha kolay ulaþtý.” dedi. Necdet Çelik, Bükreþ

Eren Derdiyok

Valon Behrami

Müslüman futbolcular, Euro 2008’de kabuklarýný kýrdý HABER YORUM

Hagi: Turnuvanýn gerçek sürprizi Türkiye oldu Galatasaray’ýn efsanevi futbolcularýndan Gheorghe Hagi, Euro 2008’in sürprizini Türkiye’nin yaptýðýný söyledi. Avrupa Futbol Þampiyonasý öncesi Romanya’nýn sürpriz yapabileceðini dile getiren Hagi, þampiyona sonunda yaptýðý deðerlendirmede Türkiye’ye övgüler yaðdýrdý. Dünya futbol kamuoyunun Türkiye’yi keþfettiðini belirten Hagi, “Türklerin üzülecek hiçbir þeyleri yok. Onlar adýna ben de çok sevindim. Çünkü hak etmiþlerdi. Sergiledikleri azim, irade ve hýrsla bütün dünyayý büyülediler. Bu turnuvanýn gerçek sürprizi Türkiye, ardýndan da Hýrvatistan oldu.” dedi. Hagi’ye göre gelecek turnuvalarda

FOTOÐRAF: AP

AVRUPA’NIN YENÝ KRALI ÝSPANYA

FOTOÐRAF: REUTERS

PAZARTESÝ 30 HAZÝRAN 2008

Yaþ itibarýyla Muhammed Ali’nin aðýr sýklet boks maçlarýný sabaha karþý radyodan dinleyen kuþaktan deðilsek de o hikâyelerle büyüdük. Türkiye’de bir ABD’li boksörü bu kadar önemli kýlan unsurlardan birisi de onun dini inancý idi. Sonradan Müslüman olan bu dev adam sadece Türkiye’de deðil Müslümanlarýn yaþadýðý bütün ülkelerde hassaten sevilmiþ ve saygý görmüþtür. Çünkü o dönemde Ýslam ülkelerinden sportif anlamda kitleleri peþine takabilecek kadar büyük ve dünya çapýnda sporcular pek çýkmýyordu. Nitekim ayný þey futbol için de geçerli idi. Kabul edelim ya da etmeyelim Türkiye’nin Dünya Kupasý ve Avrupa þampiyonalarýndaki büyük baþarýlarý bizler kadar Türk-Ýslam coðrafyasýnda da geniþ yanký bulup, sevince neden oldu. Artýk dünya çapýnda baþarýlý Müslüman sporcular çýktýðý gibi 1990’lý yýllara kadar ezilmiþ ve arka planda kalmýþ olan Müslüman ya da Afrika-Asyalý sporcular kabuklarýný kýrmaya baþladýlar. 1990’larýn baþýnda George Weah, Yekini, Boli, Abedi Pele, Omam Býyýk, Yeboah gibi Afrika kökenli nadir futbolcularýn bulunduðu, Fransa, Ýngiltere gibi ülkelerin bile siyahî vatandaþlarýna nadiren milli forma verdiði bir ortam vardý. Sonralarý Zidane çýktý ortaya ve kendisi çok vurgulamasa da Cezayirli kökleri çokça ön plana çýktý; sosyolojik tartýþmalara ve yeni Fransýz toplum modeline konu edildi. 1990’larýn ortalarýndan itibaren deðiþim baþlamýþ ve göçmen

alan ülkelerin ikinci hatta üçüncü kuþaðýna mensup Müslüman/siyahi futbolcularý vitrine çýkmaya baþlamýþtý. Özellikle 1998 Dünya ve 2000 Avrupa þampiyonu olan Fransýz Milli Takýmý’nýn etnisite ve renk bakýmýndan çok çeþitli olmasý gözlerden kaçmýyordu ve Almanya bile siyahî bir futbolcuya 2002 kadrosunda yer veriyordu. Dünya futbolunda hýzlý bir devþirme süreci baþlarken Müslüman kökenli oyuncularýn da doyduklarý yeri tercih etmeleri durumu ortaya çýkýyordu. Özellikle Fransa, K.Afrika kökenli göçmenler için kendini ispat etme imkâný sunuyordu. Mesela Ýspanya’da siyahî bir oyuncuya yer verilirken, Almanya’da Polonyalýlar, Ýtalya’da Arjantinli, Portekiz ve Polonya’da Brezilyalý oyuncular forma giydi. Daha da ilginci bizim için de benzer bir hal çýktý ortaya ve Brezilya kökenli Aurelio ile Ýngiltere doðumlu Colin Kazým milli formayý giydi. Nihayet 2008 Avrupa Þampiyonasý geldiðinde bu gerçek daha açýk bir þekilde çýktý ortaya. Devþirme oyuncular çok fazla idi; týpký bu yazýnýn konusu olan Müslüman futbolcular gibi. Turnuvaya katýlan 16 ülke arasýnda tek Müslüman ülke Türkiye idi ve bizim 23 futbolcumuzdan 21’i Müslüman’dý. Geriye kalan 15 ülkenin 345 futbolcusundan 19’u daha Müslüman’dý. A grubunda yer alan Ýsviçre’nin 23 kiþilik kadrosunun 5’i Ýslam’a mensuptu. Türk asýllý Hakan Yakýn, Gökhan Ýnler ve Eren Derdiyok’un yaný sýra Boþnak Eldin Yakupoviç ve Kosovalý Arnavut Valon Behrami de Ýsviçre’nin Müslüman sporcularýydý. Bir diðer ev sahibi Avustur-

ya’nýn ise kadrosunda iki tane Türk kökenli Müslüman sporcusu vardý. Yedek kaleci Ramazan Özcan ile yýldýzý parlayan Ümit Korkmaz. Hollanda’da eþi Faslý olan Robin Van Persie gibi sonradan Ýslam’la müþerref olan bir futbolcunun yanýnda Kuzey Afrika menþeli Khalid Boulahrouz ve Ýbrahim Afellay da forma giydiler. Geçmiþte Sabri Lamouchi, Zinedine Zidane, Djibril Cisse gibi Müslüman futbolcularýn oynadýðý Fransa’nýn kadrosunda 5 tane Müslüman vardý. Bunlardan Eric Abidal, Nicolas Anelka ve Frank Ribery sonradan Müslüman olmuþ isimlerken Samir Nasri ve Kerim Benzema K.Afrika kökenli oyunculardý. SSCB zamanýndaki efsane kaleci Dasaev’in isminin Rinat ve kendisinin Tatar olduðunu 2000’li yýllarda öðrenebilmiþ bizler için Rusya kadrosunda yer alan iki Müslüman Tatar’ý keþfetmek þaþýrtýcý olmadý. Renat Yanbaev ve Diniyar Bilyanetdinov… Ýsveç’te ise birisi kesin diðeri tartýþmalý iki Müslüman futbolcu vardý. Yedek kaleci Rami Shabaan, isminden de fark edileceði gibi bir Müslüman ve Mýsýrlý. Zlatan Ýbrahimoviç ise kesin ve net olmamakla birlikte Müslüman bir baþka oyuncu olarak kabul ediliyor. Turnuva boyunca Müslüman futbolcularýn yaþadýklarý ülkenin futbol takýmýna uyum saðladýklarý ve ortak bir amaç için diðer futbolcu arkadaþlarýyla birlikte mücadele ettikleri görülürken futbolun renk, dil, din, millet ayrýmý yapmadan insanlýðý müþterek bir noktada birleþtirebildiðini bir kez daha görmüþ olduk.


1 -7 Temmuz.qxp

30.06.2008

12:06

Page 32

ÇOCUK ÇOCUK 1 - 7 TEMMUZ 2008

ZAMAN

32

AVUSTURYA

Hazýrlayan: Nuri Balta

Televizyonun icadý: Televizyon tek bir kiþi tarafýndan icat edilmedi. Birçok insanýn küçük buluþlarý ve fikirleri birleþip sonunda televizyonu ortaya çýkardý. Hani damlaya damlaya göl olur diyoruz ya iþte onun gibi bilgiler zamanla toplanarak televizyon ortaya çýktý. Televizyon ile ilgili ilk çalýþmalar 1884 yýlýnda baþladý. 1923 yýlýnda ilk televizyon yayýný yapýldý.

Televizyon nasýl çalýþýr? Televizyonlarýn arkasýnda biraz uzunca bir tüp vardýr. Bu tüp içerisinde elektriðin yönü deðiþtirilebiliyor. Elektrik saða-sola ve aþaðýyayukarýya hareket ettirilerek ekran üzerinde istenilen noktaya gönderi-

Televizyon ve beynimiz Televizyona baktýðýmýz zaman bir saniyede bir adamýn 25 resmini görürüz. Bu resimler peþ peþe çok hýzlý gelirler. Beynimiz de adamý hareket ediyormuþ gibi algýlar. Çizgi filmler de benzer þekilde yapýlýr. Önce resimler tek tek çizilir. Sonra bunlar çok hýzlý bir þekilde gözünüzün önünden geçirilir. Siz de hareket eden þeyler görürsünüz. Bir dakika televizyona baktýðýnýzda 1500 resim görürsünüz. Bir saatte ise 90 bin resim... Yazýk beynimizi bu kadar yormayalým!

TV yayýný evinize nasýl ulaþýr? Önce bir kamera ile görüntüler ve ses kaydedilir. Sonra bu görüntüler ve sesler elektriðe çevrilir. Görüntüler ve sesler anten vasýtasý ile

Necla Nazýr

elektrik þeklinde atmosferde her tarafa ýþýk hýzý ile yayýlýr. Sonra televizyonumuzdaki antenler bu elektrikleri yakalayýp televizyonumuza verirler. Televizyonumuzun içinde bu elektrikler tekrar görüntüye ve sese dönüþtürülüyor.

Ülkemizde ilk TV yayýný: Ülkemizde ilk televizyon yayýncýlýðý 1952 yýlýnda Ýstanbul’da test yayýnlarýyla baþladý. 1964 yýlýnda TRT kuruldu. 1968 yýlýnda ülkemizin ilk resmî televizyonu yayýn hayatýna baþladý. Ülkemizde siyah-beyaz yayýnlar yapýlýrken ABD’de 1953 yýlýndan itibaren renkli yayýnlar baþlamýþtý bile. Türkiye’de ilk renkli yayýn 1981 yýlýný 1982 yýlýna baðlayan yýlbaþý gecesi gerçekleþtirildi.

Aklýnýzda olsun Televizyon, insanlara hizmet etmelidir. Onlarý esir etmemelidir. Televizyonu uzun süre izleyenlerin zamanla gözleri bozulur, iþlerini yapmayý unuturlar, hareket etmedikleri için þiþmanlarlar. Televizyon izlemeden önce hangi program-

lar bize göre ise onlarý anne ve babamýza danýþarak seçmeliyiz.

Bir soru bir cevap: Günde kaç saatimiz televizyon baþýnda geçiyor?: Haydi yaklaþýk bir hesapla günde 3 saat TV izlediðinizi varsayalým. Ýlk baþta hiç ürkütücü gelmiyor. Ancak günler damlaya damlaya hafta olur, ay olur, yýl olur, sonunda bir ömür olur. Günde 3 saat TV izliyorsanýz, bu, yýlda 45 gün eder. Yani 12 ayýnýzýn bir buçuk ayý sadece televizyon baþýnda geçer. Acaba bu kadar zamanda ne yapýlabilir? Mesela bir dil öðrenebilirsiniz. Birkaç ansiklopediyi okuyup bitirebilirsiniz… Ýlüstrasyon: Kadir Karasul

Hemen her evde bulunur. Hem de baþ köþede. Günde 2 saatten 12 saate kadar kendisini ona baðlayan insanlar var. Haber, spor, eðlence, eðitim gibi birçok alanda ondan istifade ederler.

liyor. Elektrik hangi yere çarparsa orada renkli bir nokta meydana getiriyor. Ekran üzerinde bir çiçek resmi meydana getirmek için ayný anda binlerce noktaya elektrik ulaþtýrmak gerekiyor.

Ýlüstrasyon: Daðýstan Çetinkaya

Televizyon

bu kadar basit bir çarpma iþlemini niye soracaksýn ki? Mutlaka bu iþin içinde bir oyun olmalýydý.” “Var mýymýþ?” “Evet. Ansiklopedilere gidip baktým: Doðru cevabý þimdi açýklýyorum: 77 santim! Çünkü, birinci cildin ilk sayfasý en solda a n deðil, birinci cildin ikinciyð o d r E le bitiþtiði yerde. Bu yüzden bir cildi saymýyoruz. Son cildin son sayfasý da en saðda deðil, son cildin bir öncekiyle bitiþtiði yerde. Son cildi de saymýyoruz. Bu durumda 22 cilt çarpý üç buçuk santim eþittir 77 santim.” “GDPKNDNBK yöntemi iþe yarýyormuþ, deðil mi?” “Evet ama þu adýný koydun diye senin icadýn olmasý aklýma yatmadý. Diyelim, daðda bir çiçek gördük, adýný bilmiyoruz; ama yapraðýnda su damlalarý var ve biz ona ‘terli çiçek’ dedik. Bu ismi herkesin kabul etmesini nasýl saðlayacaðýz? Ayrýca herkes ona baþka baþka isimler vermiþ olabilir?” Haklýydý. “Haklýsýn” dedim. “Belki de bu yüzden bilimciler bitkilerin Latince adlarýný kullanmayý yeðliyorlar. Ama örneðindeki çiçek çok yaþamayabilir.” “Neden?” “Çiçeklerin yapraðýný ýslatmamak gerekir; çünkü ýslanýrsa güneþten zarar görür, söyle bakalým neden?”

a

car, geçen sayýdaki “ansiklopedik” bilmeceyi GDPKNDNBK yöntemiyle çözümledi. Çoðu kez iþe yarayan, harika bir yöntemdir; ancak her durumda uygulanamaz tabii. Efendim? Bu yöntemi bilmiyor musunuz? O halde bilmeyenler için Fatih açýklayalým:GDPKNDNBK yöntemi en basit tarifiyle “GiDiP KeNDiN BaK” yöntemi olarak açýklanabilir. Herkes tarafýndan kullanýlan bir yöntemdir; ama tek bir eksiði vardý bu yöntemin: Adý konmamýþtý! Ýþte ben bu yöntemin adýný koyan kiþi olarak, bu yöntemin mucidi de sayýlýrým. Bu sözlerime Acar katýla katýla güldü. Onun güldüðünü görünce Ozan da katýla katýla güldü. Ama Acar’ýnki kadar baþarýlý olmamýþtý; çünkü aslýnda neye güldüðünü bilmiyordu. “Ne yani?” dedi Acar, “Bir þeyin adýný koydun diye, o þey senin icadýn mý oluyor?” “Tabii,” dedim. “Örneðin seni ele alalým. Senin adýný ben koydum ve sen benim icadýmsýn!” Acar bir daha güldü. Tabii, Ozan da... “Söylesene” dedim. “Ansiklopedi bilmecesini nasýl çözdün?” “Önce” dedi Acar: “Her biri üç buçuk santimden yirmi dört cildin ne kadar yer tutacaðýný soruyor olamayacaðýna karar verdim. Yani

A

Yo l

Ansiklopedinin boyu kaç santimetre! ym Hazýr yan: Þe la

1 Güzel isim Þekûr: Þükredenlere bol sevaplar veren. Rabbimiz, verdiði sayýsýz nimetler için sadece O’na þükretmemizi ister. O kendisine þükredenlere bol sevaplar verir ve verdiði nimetleri artýrýr. Bu yüzden en büyük teþekkürü Rabbimiz’e etmeliyiz.

1 Dua Allah’ým! Verdiðin güzellikler için sana sonsuz þükürler olsun. Dünyamýzdaki güzellikleri çoðalt!

1 Hadis “Ýnsanlara teþekkür etmeyen Allah’a da þükretmez.”

1 Güzel söz “Þükür, nimetlerin devamýný saðlar.” Hz. Ali

Teþekkür etmeyi unutmayalým! Yaþantýmýza baktýðýmýzda teþekkür edilecek birçok þey görürüz. Sabah kahvaltýmýzý hazýrlayan annemiz, bizimle oyunlarýný paylaþan arkadaþýmýz, bir dediðimizi iki etmeyen babamýz... Büyüklerimize, arkadaþlarýmýza ve kardeþlerimize bize verdikleri þeylerden sonra ya da yaptýklarý iyilikler için ‘teþekkür ederim’ demeliyiz. Çünkü teþekkür etmek çocuklarý daha da güzelleþtirir. En çok teþekkürü ise Rabb’imize etmeliyiz. Her yemekten sonra suyumuzu içerken, sabah gözlerimizi açtýðýmýzda, akþam olduðunda huzurla gözlerimizi kapattýðýmýzda... Bir de oynadýðýmýz kýrlar için, dünyamýzý renklendiren kelebekler ve çiçekler için, gökyüzündeki dostlarýmýz yýldýzlar için Rabb’imize teþekkür unutmayalým!


ÝLGE USLUCN

ZMN

8

  7 JULÝ 8

ÖSTERREC

FUSSBALL VERBINDET Ernst Happel Der große österreichische Fußballstar wurde am 29. November 1925 in Wien geboren. Schon als Kind spielte er Fußball. Während des zweiten Weltkrieges rückte er von der Jugendmannschaft in die Kampfmannschaft Rapids auf. Der „Wödmasta“ war bekannt für sein Ballgefühl, sein Tackling und seine taktische Reife. Seine Freunde nannten ihn in Anlehnung an einen türkischen Schauspieler, dem er zum Verwechseln ähnlich sah, „Aschyl“. Er besaß einen sehr wichtigen Trickreichtum. Happel hörte mit dem Fußball auf, widmete sich jedoch weiterhin dem runden Leder. Er war 30 Jahre lang Trainer in Österreich, Belgien und Niederlande. Während seiner Karriere schaffte es Happel, 18 Titel sein eigenes zu nennen. Bis zu seinem Tod am 14. November 1992 war er Trainer der österreichischen Nationalmannschaft. Zwölf Jahre nach seinem Tod benannte der Österreichische Fußballbund das größte Stadion von Wien nach ihm.

Andreas Ivanschitz Andreas Ivanschitz, geboren am 15. Oktober 1983 in Burgenland, begann seine Fußballkarriere beim Fußballverein seines Heimatortes. In seinem 16. Lebensjahr nahm man ihn in die Kampfmannschaft von Rapid auf. Dort wurde er zum jüngsten Spieler in der österreichischen Fußball-Geschichte. Einige Jahre später wechselte er zu Salzburg und von dort aus vermietete man ihn an den griechischen Erstligisten Panathinaikos Athen. Im Jahre 2000 wurde er beim Profikader der österreichischen Nationalmannschaft aufgenommen. Beim EM-Qualifikationsspiel gegen die Tschechische Republik trug er mit nur 19 Jahren die Kapitänsschleife.

ÖFB (Österreichischer Fußballbund) Österreich begann sich im Jahre 1890 für den Fußball zu interessieren. Dazu ließen sich Österreich durch englische Gärtner, die in Wien bei der Bankiersfamilie Rothschild arbeiteten, inspirieren. Die englischen Gärtner jagten in ihrer Freizeit dem runden Leder hinterher und begeisterten somit auch viele Österreicher für diese Sportart. 1894 wurden die ersten Fußballvereine gegründet. 1904 wurde der Österreichische Fußballbund gegründet und bereits ein Jahr später wurde der ÖFB Mitglied beim internationalen Fußballverband FIFA. Heutzutage gibt es in Österreich 2.309 Vereine und 285.000 gemeldete Spieler und Spielerinnen.

Erfolge der österreichischen Fußballmannschaft In Österreich wird Cordoba 1978 als das „Wunder von Cordoba“ genannt. Damit bezeichnet man das Fußballländerspiel, das am 21. Juni 1978 im Rahmen der Fußball-Weltmeisterschaft 1978 in Cordoba, Argentinien, gespielt wurde. Bei dieser Weltmeisterschaft spielte die deutsche Nationalmannschaft gegen die österreichische. Bei diesem Spiel gewann Österreich gegen Deutschland mit 3:2. Dadurch schieden die Deutschen aus dem Turnier aus. In der Geschichte der österreichischen Fußballmannschaft gibt es noch weitere wichtige Erfolgen: Bei der EM 1954 in der Schweiz erreichte Österreich den 3. Platz.

Metin Oktay Einer der besten türkischen Fußballspieler wurde am 2. Februar 1936 in Izmir geboren. Seine Fußballkarriere begann Oktay bei der Mannschaft seines Geburtsortes. Mit 17 Treffern wurde er Torschützenkönig in Izmir, wo er auch dem Jugendnationaltrainer auffiel. 1955 begann

Ernst Happel er für Galatasaray Istanbul zu spielen. Bis zum Ende seiner Fußballkarriere spielte er bei Galatasaray. Metin Oktay war weltweit für seine Tore bekannt. Er schaffte es, während seiner Karriere insgesamt 632 Ligatore zu schießen. Neben seinen Toren verzeichnete Oktay sehr viele Erfolge mit Galatasaray. Das Team wurde dreimal türkischer Meister und holte viermal den nationalen Pokal. Außerdem bekam er zweimal von der FIFA inoffiziell den „Goldenen Schuh Europas“ verliehen. 1969 endete seine Karriere als Spieler. In der türkischen Geschichte wird Oktay, der beide Füße perfekt einsetzen konnte, als ein Ikon von Galatasaray betrachtet. Aus diesem Grund war sein Spitzname „Der König ohne Krone“. Er war auch als Trainer bei Galatasaray tätig. Bis zu seinem Tod arbeitete er als Sportjournalist. Die Sportanlage von Galatasaray trägt zu seinen Ehren seinen Namen. Am 13. September 1991 verunglückte Metin Oktay bei einem Autounfall.

Arda Turan Der am 30. Jänner 1987 in Istanbul geborene türkischer Fußballspieler zählt heute zu den besten und jüngsten Fußballspielern. Seine Fußballkarriere begann bei Galatasaray, einer der größten Fußballvereine der Türkei. Sein Stern begann bei den Champions-League-Qualifikationsspielen zu leuchten. Während der Spiele schoss er zwei Tore. Daraufhin wurde er von vielen Fußballexperten in Europa gelobt. Durch seine Tore und seinen Assists wurde er zum Stammspieler seines Teams und einer der jüngsten Fußballspieler in der türkischen Nationalmannschaft.

TFF („Türkiye Futbol Federasyonu“) Das erste Fußballspiel in der türkischen Geschichte

Metin Oktay fand im Jahre 1901 statt. Damals spielten Engländer und Griechen, die in der Türkei lebten, am meisten Fußball und das erste Spiel wurde von ihnen ausgetragen. 1905 wurde schließlich seitens einer türkischen Studentengruppe mit dem Führer Ali Sami Yen eine der bis heute größten Mannschaften der Türkei gegründet. Das heutige Fußballstadion von Galatasaray wurde somit nach seinem Gründer, Ali Sami Yen, benannt. Die Mannschaften Fenerbahçe (1907) und Beþiktaþ (1903) die auch heute sehr erfolgreich sind, kamen ebenfalls dazu. TFF, der türkische Fußballbund, wurde 1923 gegründet und wurde im selben Jahr das 26. Mitglied von FIFA. Nach dieser Mitgliedschaft begann die türkische Nationalmannschaft auch gegen andere Nationalmannschaften zu spielen.

Erfolge der türkischen Nationalmannschaft Einer der wichtigen Erfolge der türkischen Nationalmannschaft ist die WM 2002. Bei der WM 2002, die in Südkorea und Japan stattfand, erreichte die Türkei den 3. Platz. Außer dieser erfolgreichen Qualifikation schrieb auch der türkische Fußballspieler Hakan Þükür von Galatasaray Geschichte. Nach offizieller FIFA-Zeitmessung erzielte Hakan Þükür nach nur elf Sekunden nach dem Anstoß einen Tor. Nicht nur die türkische Nationalmannschaft sondern auch die türkische Mannschaft Galatasaray Istanbul ließ weltweit von sich reden. Die Mannschaft gewann 1999/2000 den UEFA-Pokal und den Supercup. Bei der diesjährigen EM schaffte es die türkische Nationalmannschaft bis in die Halbfinale! BILGE Uslucan


NEWS

ZMN

7

  7 JULÝ 8

ÖSTERREC

Gülen auf Platz 1 in Foreign Policy -Umfrage AUS DER ERSTEN SEÝTE

Die Stimmabgabe zur Umfrage, bei der die zu wählenden Intellektuellen von FP bestimmt wurden, fand über Internet statt. Ein interessanter Punkt ist, dass unter den ersten 20 Personen zahlreiche muslimische Intellektuelle sind. In der neuesten FP-Ausgabe fand man neben den Umfrageergebnissen auch eine Bewertung über die Abstimmung. So wurde zum Ausdruck gebracht, dass mehr als 500.000 Personen an der Umfrage teilnahmen. Über die große Zahl der Stimmen äußerte sich Foreign Policy folgendermaßen: „So ein großes Interesse legt etwas Spezielles in den Vordergrund über die Macht dieser Frauen und Männer. Die Intellektuellen in der Liste wurden aufgrund ihrer Weltanschauungen gewählt. Aber um ein „Intellektueller aus dem Volk“ zu sein, muss man die Fähigkeit besitzen, mit weiten und verschiedenen Gruppen zu kommunizieren.“ Foreign Policy wies ebenfalls

Freude bei der Sponsion türkischer Studentinnen an der Uni Wien Zwei türkische Studentinnen, die ihr Medizin-Studium erfolgreich abgeschlossen haben, bekamen letzte Woche ihre Diplome während einer großen Sponsionsfeier für 21 MedizinstudentInnen. Im großen Festsaal der Universität Wien erhielten die Tochter der Familie Olcaydu mit türkischem Migrationshintergrund, Damla Olcaydu (26) und Emine Bicer (29), die wegen der Kopftuch-Problematik aus der Türkei nach Wien kamen, ihre Diplome. Die zwei Absolventinnen teilten ihre Freude mit ihren Familien und Freunden. Nach der Zeremonie wurde im Garten der Universität gemeinsam gefeiert. Emine Bicer über ihre Gefühle: „Vor zehn Jahren hätte ich es mir nicht vorstellen können, wenn man mir gesagt hätte, dass ich ins Ausland verreisen würde, um dort Medizin zu studieren. Aber jetzt sehe ich es anders. Ich habe hier Freunde aus verschiedenen Nationen. Ich kann sagen, dass die Reise nach Wien ein Neustart in meinem Leben war.“Bezüglich ihres Kopftuchs meinte Bicer, dass sie während ihres Studiums in Wien weder von Professoren oder Lektoren noch von anderen Personen irgendwelche Diskriminierungen erfahren habe. „Ich bekam immer Hilfe angeboten. Vor allem waren es die Professoren und Dekane, die mich in meinem neuen Leben unterstützt haben, so dass ich mich leichter daran gewöhnen konnte“, so Bicer.

darauf hin, dass manche dieser Intellektuellen die Öffentlichkeit auf ihren eigenen Web-Seiten über die Umfrage informierten. Die Zeitschrift betonte weiters, dass die Umfrage durch Fethullah Gülen sehr starken Anklang fand. Foreign Policy weiters: „Durch die Veröffentlichung der Umfrage in der Tageszeitung Zaman kamen die Stimmen wie geflossen.“ Gülens Befürworter wurden als „gebildete Muslime, die in die nächste Klasse aufsteigen wollen“ bezeichnet. Durch diese Personen wurden Gülen und andere muslimische Persönlichkeiten in die ersten zehn Plätze empor getragen. In der Liste der „lebenden Intellektuellen unserer Zeit“ wurde Muhammed Yunus, Wirtschaftler aus Bangladesch zweiter; Yusuf Kardavi, Islamwissenschaftler aus Ägypten dritter und der türkische Nobelpreisträger Orhan Pamuk vierter. Die englische Zeitung Guardian erwähnte die Ergebnisse in einem Nachricht und betonte, Zdie Ergebnisse die Organisatoren sehr gewundert hat. Bülent Kenes, Chefre-

M. Fethullah Gülen

dakteur von Today’s Zaman, der die Fragen von Guardian beantwortete, widersprach den Meldungen, dass die Wahlen verzerrt wurden und erklärte, dass weltweit sehr viele Menschen die Meinungen von Gülen vertreten. Diese versuchen durch internationale Dialoge und

Vernunftssaufrufe zum Weltfrieden beizutragen. Außerdem unterstrich Kenes, dass Fethullah Gülen in die Liste der „100 lebenden Intellektuellen unserer Zeit“ nicht durch seine Befürworter, sondern direkt durch Foreign Policy aufgenommen wurde.

Rechtsradikale Österreicher gegen türkische Nationalmannschaft Die türkische Nationalmannschaft sorgte für Beunruhigung bei den europäischen Rechtsradikalen. So meinte Jörg Haider: „Selbst wenn sie gewinnen (Anm.d.Red. türkische Nationalmannschaft), sollen ihnen die Tore zu Europa nicht geöffnet werden.“ So und ähnlich reagierten manche Europäer auf die Errungenschaften der türkischen Nationalmannschaft! Die Türkei, die seit Jahren auf den EU-Beitritt warten muss, ist dabei, in Europa einen bleibenden Eindruck von Türken zu hinterlassen, was die Rechts-Radikalen beunruhigt. Während Lega Nord in Italien meint, man solle den Türken den Siegespokal nicht überlassen, fragte Kärntens BZÖ-Landeshauptmann Jörg Haider in Kärnten: „Was suchen Russland und Türkei in der EM!“ In der italienischen Zeitung Il Giornale wurde eine Umfrage durchgeführt, wobei die Idee, dass die Türkei Champion werden könne, auf große Reaktionen stoß. So meinten manche regierenden Parteien, die Türkei sei ein Land, dessen Wurzeln aus dem Mittelosten sowie aus den arabischen Ländern stammen und dass es nichts mit Europa zu tun hätte. „Außer Brüssel sind alle dieser Meinung. Es

muss verhindert werden, dass die Türkei Champion der EM 2008 wird. Diese Aufgabe hat nun Deutschland zu erledigen. Wir hoffen Deutschland wird nicht den Fehler machen, gegen die Türkei zu verlieren“, die Meinungen aus Lega Nord. Marco Pinti, Vorstand der Jung Lega Nord: „Wenn ein Land außerhalb der Europa das Recht hat, im der EM teilzunehmen, dann hat auch Uganda dasselbe Recht.“ Renzo, Sohn von Umberto Bossi, Obmann der Lega Nord: „Falls die Türkei zum Champion wird, dann sollten wir im Namen Andrea Dorias beichten.“ Alessandro Morelli, Vertreter der Lega Nord: „Falls die Türkei den Siegespokal hochhebt, werden wir beginnend von Kebab alle türkischen Produkte protestieren.“ Massimo Giordano, Novaras Bürgermeister: „Die Türkei wird weder in der Politik noch im Fußball weiterkommen. Denn sie gehört nicht zu Europa.

Jörg Haider: „Auch wenn sie siegen, sollen ihnen die Tore zu Europa nicht geöffnet werden. Der Landeshauptmann von Kärnten, Jörg Haider, stellte in Frage,

ob Türkei und Russland, die ja beide im EM-Semifinale waren, Europaländer wären oder nicht. Jörg Haider: „Was haben diese beiden Länder mit Europa gemeinsam? Die Türkei kann in Wien im Finale spielen. Aber Europas Tore sollen der Türkei geschlossen bleiben. Ich denke, dass die Türkei nicht in der Position ist, Europas Werte und Kultur aufzunehmen.“ Jörg Haider und das BZÖ sind ja generell für ihre Einstellung bekannt, den EU-Beitritt der Türkei nicht zu unterstützen.


NEWS

ZMN

Ziellose Medien als höchstes Medienziel? Ismail Kul

Das Bundesinnenministerium (BMI) veranstaltete am 19. Juni 2008 in Berlin eine Fachkonferenz zum Thema Medien und Integration. Die Veranstaltung trug die Überschrift „Medien in Deutschland: Integrationshemmnis oder Chance?“. Im ganztägig angesetzten Programm waren auch zwei Panels vorgesehen. In dem einen diskutierten türkischstämmige Journalisten zusammen mit dem Vorsitzenden der Deutsch-Türkischen Parlamentarier Thomas Kossendey über die Frage, „Medienghetto oder Bereicherung - Rolle und Bedeutung der türkischen Medien in Deutschland“, und im zweiten Panel, das am Nachmittag stattfand, sprachen deutsche Journalisten und Parlamentarier zum Thema „Sensationslust und Meinungsmache? Die Rolle und Verantwortung der Medien im Integrationsprozess“. Den beiden Panels war jeweils eine Expertenmeinung zu einem relevanten Thema vorgelagert. Am Morgen referierte Prof. Dr. Hans-Jürgen Weiss vom Institut für Publizistik- und Kommunikationswissenschaft von der Freien Universität Berlin über die Frage der Mediennutzung der türkischen Bevölkerung in Deutschland, während der Geschäftsführer des Deutschen Presserates Lutz Tillmanns am Nachmittag über das Thema „Macht und Verantwortung der Medien im Integrationsprozess-Selbstregulierung als Garant für journalistische Qualität“ sprach. Nach Lutz Tillmanns wurden in den letzten Jahren in 24 Fällen Rügen gegen türkischstämmige Zeitungen wegen Verletzung der Prinzipien des Deutschen Presserates ausgesprochen. Diese betrafen in 18 Fällen die Zeitung Hürriyet, in 4 Fällen die Zeitung Sabah und in zwei Fällen die genauso wie Hürriyet zur DoðanGruppe gehörende Zeitung Milliyet. Professor Weiss entkräftete in seinem Vortrag die immer wieder vorgetragene Beschuldigung, dass die türkischen Medien die Integration hiesiger Türken negativ beeinflussen und ihre Leser zu einer Art Ghetto-Dasein verurteilen. Nach den Untersuchungen von Professor Weiss gibt es keine separativen Effekte türkischer Medien. Die deutschen Medien hätten insgesamt einen größeren Einfluss auf die türkische Community als die türkischen. Die türkischen Medien hätten mehr mit Identität und Selbstvergewisserung zu tun. Professor Weiss wies auch auf die Feststellung von dem renommierten Soziologen Hartmut Esser hin, wonach Integration nichts mit den Medien zu tun hat, aber viel mit dem sozialen Status der betreffenden Personen und Bevölkerungsgruppen. Die Benutzung des Begriffes Ghetto im Zusammenhang mit den türkischen Medien sei auch problematisch, wenn man die Herkunft des Begriffes und des Problems, das mit dem Begriff verbunden ist, betrachte. Der Begriff wird für Menschen benutzt, die gezwungen wurden und werden, sich abzusondern und in einem begrenzten Gebiet zu leben. Historisch betrachtet ging sowohl die Ghettobildung als auch die Befreiung aus derselben in den späteren Jahrhunderten von den Mehrheitsgesellschaften aus. Es wäre auch absurd anzunehmen, irgendwelche Gruppen würden von sich aus ein Ghettodasein wählen. Auf die Frage, warum sich dann das Gerücht, dass türkische Medien hier in Deutschland eine negative Rolle im Integrationsprozess spielen, so hartnäckig hält, konnte Professor Weiss allerdings auch keine überzeugende Antwort geben. Er meinte, dass die wissenschaftlichen Erkenntnisse es immer schwer hätten, in die alltäglichen Diskussionen hineinzufinden. In diesem Falle schiene eine selektive Wahrnehmung schon eine starke Rolle zu spielen.

6

  7 JULÝ 8

ÖSTERREC

TRIALOG: Große interreligiöse Veranstaltung Europas Das jüdisch-christlich-muslimische Friedenskonzert in Europa wurde vom Trialog-Institut veranstaltet. Veranstaltungsort war das Hotel Marriott. Trotz des heftigen Regens war der Salon überfüllt mit hochwertiger Prominenz. Ehrenmitglieder Rechtsanwalt Manfred Ainedter, Teppich-Tycoon Ali Rahimi und Bäckermeister Kurt Mann waren ebenfalls anwesend. Zur TRIALOG-Person des Jahres 2008 wurde Scheich Mohamed Bin Issa Al Jaber benannt. TRIALOG-Sportpersönlichkeit des Jahres 2008 wurde Präsident des jüdischen Sportzentrums "Hakoah“ Univ.-Prof. Dr. Paul Haber. Bischof, Scheich und Rabbiner in der gleichen Reihe. Alexander Hakan Karakaþ, Geschäftsführer des Trialog Instituts, sagte bei seiner Rede: „ Für einen richtigen Frieden muss ein Trialog herrschen. Wenn Juden nur mit Christen oder Christen nur mit Moslems reden, reicht es nicht. Es muss jeder mit jedem reden.“ Es präsentierten Vertreter der drei Religionen ihre Musikstücke auf der Bühne. Der muslimisch-türkische Sänger Ahmet Serttaþ, der seit sieben Jahren in Österreich lebt, sang auf Türkisch über den Frieden und über die Liebe. Zum Schluss seiner Performance sang Serttaþ das bekannte ägäische Volkslied “Çökertme“. Ihn unterstützte während seines Liedes das Ägäische Kulturzentrum mit seinem

traditionellen „Zeybek“-Tanz. Nach dem Konzert betonte Serttaþ zu ZAMAN: „Bei so einer wunderbaren Organisation dabei sein zu dürfen, war für mich eine Ehre. Ich wünsche Herrn Galibov und Karakaþ viel Erfolg.“ Entstanden ist TRIALOG im Rahmen der Tätigkeit von Michael Galibov und Alexander H. Karakas innerhalb der Initiative “Zukunft durch Sprache” (ZdS), die sich mit der Thematik Sprache und Bildung bei Migranten befasst. Nach einer gemeinsamen Veran-

staltung der ZdS und der USBotschaft-Wien, am 14. Juni 2007 in einer Moschee im 20. Bezirk zum Thema: “Gemeinsame Werte bei Juden, Christen und Moslems” bei der die Vize-Außenministerin der USA, Under-Secretary Karen P. Hughes teilgenommen hat, stellte sich folgendes heraus: “Auch in einem Land wie Österreich ist es schwierig sowie unüblich die trennenden Elemente innerhalb der Religionen zu überbrücken und auf den anderen zuzugehen.” Ramazan Aktaþ

Erdoðan traf Fischer und Gusenbauer AUS DER ERSTEN SEÝTE

Erdoðan führte zuerst im Bundeskanzleramt ein VierAugen-Gespräch. Anschließend wurde der türkische Premierminister von Bundespräsident Heinz Fischer empfangen. Dort fanden Gespräche zwischen Fischer und Erdogan statt. Anschließend fuhr Erdoðan zum Ernst Happel Stadion, nachdem er mit Türken, die vor der Hofburg mit Freude auf ihn warteten, Erinnerungsfotos machte.

Niederösterreich: 55.000 Arbeiter aus dem Ausland Etwa 55.000 Arbeitnehmer in Niederösterreich besitzen nicht die österreichische Staatsbürgerschaft. Die meisten von ihnen kommen aus der Türkei oder aus den Balkanländern. Diese entsprechen etwa zehn Prozent der Arbeitnehmer in Niederösterreich. Natürlich gibt es auch viele gelungene Beispiele für die Integration, sagt Ar-

beiterkammerpräsident Josef Staudinger, betont aber auch, dass viele dieser Arbeitnehmer schlecht bezahlt sind, kaum Aufstiegschancen haben und oft sehr gefährliche und krankheitserregende Arbeiten erbringen. Allerdings sei es unbestritten, dass immer mehr Arbeitnehmer benötigt werden. Viele davon werden aus dem Ausland kom-

men. Daher müsse es ein Ziel sein, diese Menschen so gut wie möglich zu integrieren. Es gehe dabei vor allem um die jetzt 14- bis 25-Jährigen, die nicht in Österreich in die Schule gingen und daher sprachliche Probleme haben. Auch Sprachkurse für ältere Arbeitnehmer schlägt die Arbeiterkammer Niederösterreich (AKNÖ) vor.


  7 JULÝ 8

ZMN

4

NEWS

ÖSTERREC

„Danke ÖSTERREICH!“ - bitte weiter so! AUS DER ERSTEN SEÝTE

Positive Leserreaktionen M.Ünal Alpat von der türkischen Botschaft schrieb per Mail an die „Heute“-Zeitung: „Ich finde es gut, wenn eine österreichische Zeitung als Geste der Wertschätzung ihrer Mitbürger ausländischer Herkunft eine Schlagzeile in Türkisch bringt.“ Auch ÖsterreicherInnen freuten sich über die türkische Schlagzeile auf dem Titelblatt. „Danke für eure türkische Titelseite. Damit zeigt ihr, dass die kulturelle Vielfalt Wiens für euch kein Fremdwort ist“, drückte Marie Ringler der „Heute“-Zeitung aus. Für uns „ZAMAN“-Journalisten und Vertreter der türkischen Community in Österreich sind Sätze wie „IMMER WIEDER ÖSTERREICH!“ ebenso kein Fremdwort. Wir freuen uns in einem Land zu leben, in dem Loyalität, Offenheit und natürlich auch die Liebe zum Fußball vorhanden sind.

5.000 Nachprüfungen in Niederösterreich Für etwa 190.000 Schüler in Niederösterreich beginnen am Freitag die Ferien. Für etwa 5.000 heißt es aber in den Sommerferien auch für die Wiederholungsprüfung lernen. Das sind deutlich mehr Schüler mit einem Fünfer als im Vorjahr. Einer von fünf Schülern gibt seinem Lehrer eine „5“ Laut dem Bericht der Austrian Presse Agentur (APA) schreibt jeder fünfte Österreicher den Lehrern eine "5" ins Zeugnis. In einer letzte Woche veröffentlichten Umfrage des Klagenfurter Humaninstituts gaben 20 Prozent der Befragten den Lehrern „im pädagogischen Bemühen um die Schüler“ ein Nicht Genügend. Für 32 Prozent reichte die Leistung der Päda-

gogen für ein Genügend, 28 Prozent beurteilten mit Befriedigend. Elf Prozent benoteten das Bemühen der Lehrer mit Gut, neun Prozent mit Sehr gut. 46 Prozent der befragten ist nicht der Ansicht, dass die „Schüler durch die Schule für die Berufs- und Lebensrealität zeitgemäß vorbereitet“ werden. 23 Prozent glauben das doch, 31 Prozent wissen es nicht. Offenbar noch nicht im wirklichen Leben angekommen sind die diversen Reformmaßnahmen im Schulbereich der vergangenen Zeit. 45 Prozent der Befragten sind nicht der Ansicht, dass die begonnene Bildungsreform in der Schulrealität erkennbar ist, 27 Prozent glauben dies doch schon erkannt zu haben.

Prohaska: „Türken haben mein Herz erobert!“ Herbert Prohaska im Talk mit Ramazan Aktaþ vor und nach dem Spiel Vor dem Spiel: Der Favorit ist natürlich Deutschland. Wenn man sich die neun Ausfälle der Türkei auch hernimmt, ist Deutschland haushoher Favorit. Die Tür-

Türkische Nationalmannschaft auf Wiener Straßen Die türkische Nationalmannschaft, die das Viertelfinale gegen Kroatien 42 gewann, gönnte sich einen Tag Pause und spazierte auf den Straßen Wiens. Nach dem Sieg im Viertelfinale der EM 2008 gegen Kroatien, ruhte sich die Nationalmannschaft erstmal aus. Während die

Spieler einen wunderschönen Sommertag im Wiener Zentrum mit Einkaufen verbrachten, wollten sich die Trainer ausruhen. Die Spieler – Ayhan Akman, Mevlüt Erdinc, Colin Kazim, Tolga Zengin, Semih Sentürk – ließen sich auch mit zahlreichen Fans fotografieren.

kei ist die Überraschungsmannschaft dieser Europameisterschaft. Beim ersten Spiel gegen Portugal waren sie chancenlos. Aber nachher: Aller drei Spiele (Schweiz, Tschechien, Kroatien) waren eine Sensation. Beim heutigen Fußball ist es schwer, einen Rückstand aufzuholen – die Türken haben es zwei Mal hintereinander gemacht. Der 3-2 Sieg gegen die Tschechen war vielleicht der attraktivste Erfolg bei der EURO, den es je gab. Gegen Deutschland wird es wie gesagt sehr eng: Tuncay und Arda sind gesperrt, Nihat und Servet sind verletzt, die eigentlich super Fußball spielen.

„Beeindruckend war für mich Servet“

Herbert Prohaska

Bei den Türken gefällt mir die Nummer „2“ –Servet. Er war eigentlich schon vor der Europameisterschaft nicht fit. Sein Kampf in der Gruppenphase war sehr vorbildlich. Trotz seines erkenn-

baren Schmerzes im Fernsehen, hat er die Zähne zugebissen und weiter gekämpft. Nach dem Spiel: Ich muss zugeben, dass die Türken inzwischen mein Herz erobert und meine Sympathien gewonnen haben. Sensationell, wie sie die Ausfälle von so vielen wichtigen Spielern verkraften konnten. Teamchef Terim war ja nicht zu beneiden. Nicht er, sondern der Arzt hat die Aufstellung gemacht.

„Ich leide mit den Türken“ Für mich war das ein Phänomen. Aufgrund der Umstände würde ich die Leistung gegen Deutschland sogar als phantastisch bezeichnen. Ehrlich gesagt: Ich leide mit den Türken! Sie hätten zumindest eine Verlängerung verdient. Den Deutschen hat eine einzige Leistung gegen Portugal gereicht, um im Finale zu spielen. Trotz allem war es eine tolle Leistung der türkischen Nationalmannschaft. Sie haben mein Herz erobert und versprechen jetzt schon gute Leistung bei der Weltmeisterschaft 2010 in Südafrika zu zeigen.


3

NEWS

ZMN

ÖSTERREC

  7 JULÝ 8

Gratulation Deutschland! Bravo Türkei! AUS DER ERSTEN SEÝTE

Am Ende blieb es auch so. Die Türkei verliert nur knapp durch ein Tor von Lahm in der 90. Minute, 3-2 für Deutschland. Im Spiel wiederum war alles klar zu sehen. Der Kampfgeist der türkischen Nationalspieler war bis zur letzten Minute aufrecht. Die gesamte türkische Nation ist stolz auf sie. 23 Helden führten zum ersten Mal die türkische Nationalmannschaft bis zum EMHalbfinale.

Fatih Terim:“Wir verlassen das Turnier als die farbenfrohste Mannschaft von allen“ Türkei: Kampf und Glaube bis zur 90. Minute Die Türkei hat Europa in diesem letzten Spiel vor Augen geführt, wie man bis zur letzten „Sekunde“ kämpft und vor allem spielt. Für manche waren die vorigen Siege etwa Glück, für die anderen Ergebnis von Kampfgeist und Wille. Für „Imperator“ Fatih Terim und seine „Soldaten“ dauerten die Spiele nicht 89 oder 119 Minuten. Sie haben gezeigt, dass ein Spiel 90 oder 120 Minuten zu spielen sind. Gegen Deutschland kam es ebenso. Es hat jedoch trotz einer von den Türken wunderbar gespielten Partie am Ende nicht gereicht. Die Türken spielten, die Deutschen gewannen. Doch wenn alles glatt läuft (Quali-Gruppe mit Spanien, Belgien und Bosnien-Herzegowina), werden vor den Toren Südafrikas 2010 auch die türkischen Fußball-Profis zu sehen sein!

„Wir haben uns der Welt wieder in Erinnerung rufen können“, freute sich Fatih Terim immerhin nach dem Ausscheiden gegen Deutschland. Reaktionen und internationale Presse über das Spiel TürkeiDeutschland: Fatih Terim (Trainer Türkei): ''Ich bin sehr traurig. Meine Spieler hätten das Finale verdient gehabt. In der Verlängerung hätten wir gewonnen. Man darf aber nicht vergessen, dass wir dem türkischen Volk viel gegeben haben. '' Franz Beckenbauer (deutsche Fußballlegende): ''Es war ein kleiner Krimi. Ich habe mir das etwas anders vorgestellt. Man hat nicht viel von Deutschland gesehen. Man hat sich sehr, sehr schwergetan.“

Gökhan Zan (Spieler Türkei) ''Wir haben heute eines unserer besten Spiele gezeigt und viel gewagt. Vor allem hat man gesehen, wie gut wir zusammenhalten. Wir werden das nie vergessen. Ich bin sicher, dass unser Volk und vielleicht ganz Europa zu uns aufschaut.'' Philipp Lahm (Verteidiger und Torschütze Deutschland): ''Das ist einer der schönsten Momente meiner Karriere. Die Türken haben uns das Leben schwer gemacht. „Die Presse“: „Deutschland-Türkei: Deutschland zittert sich ins Finale.“ "Basler Zeitung": "Sollte jemand einen Beweis dafür benötigt haben, dass im Fußball nicht immer die aktivere Mannschaft gewinnt, so hatte er ihn nach dem Abpfiff. Die Türkei hatte über das ganze Spiel stets den Angriff gesucht. Aber Deutschland reichten drei Schüsse aufs Tor, um dreimal erfolgreich zu sein. Und die Euro verabschiedete sich mit einem denkwürdigen Spiel endgültig aus Basel." "Blick": "Schweini gehabt. Der Favorit steht zwar im EM-Finale. Deutschland bezwang leidenschaftliche Türken im Bruderduell aber erst in letzter Sekunde. Wir geben es ehrlich zu: Die Türken taten uns leid. Das war pure Leidenschaft ohne Lamento. Gefühlte zehn Spieler verletzt? Egal. Sieben gesperrt? Egal. Die Türkei? Der Europameister der Leidenschaft!" "Aftonbladet"(Schweden): „DEUTSCHLAAAHM (...)Hier konnte nur eine Mannschaft dribbeln, Pässe schlagen, dominieren und einen ganzen Kontinent bezaubern. Aber die andere gewannDeutschland.“ "Corriere dello Sport"(Italien): „Ehrlich gesagt hat die Türkei besser, viel besser gespielt. Gestern Abend hat sich das Pech von Altintop und seinen Kameraden zurückgeholt, was in den letzten Tagen an sie geschenkt worden war. Deutschland hat gelitten. Für Ballack und seine Freunde war das Spiel gegen die Türkei kein Spaziergang. Am Schluss hat der kleine Lahm die Lage gerettet.“ "Tuttosport"(Italien): „Deutschland schafft es zum Finalspiel, doch was für eine Mühe! Die Türken haben bis zuletzt an den Erfolg geglaubt, sie haben jedoch nicht mit der Durchsetzungsfähigkeit der deutschen Panzer gerechnet, die in der 90. Minute das entscheidende

Tor dank Lahm geschafft haben. Es war ein fantastisches Match, das mit Offenheit gespielt worden ist. Ein ganz anderes Match als das schäbige Spiel zwischen Italien und Spanien am Sonntag in Wien. Das Duell zwischen den Deutschen und der Türkei erinnert an epische Halbfinale in der Geschichte des Fußballs wie das bekannte Italien-Deutschland (4:3) bei der WM 1970.“ "Corriere della Sera"(Italien): "Deutschland bestraft die Fehler der Türken. Terims Mannschaft spielt besser, doch Ballack und seine Gruppe wissen die Fehler der Gegner auszunutzen. Es ist die Eigenschaft der Deutschen, dass sie Geschenke der Rivalen nicht verschwenden und davon profitieren. Doch wir werden uns noch nach dieser Türkei

sehnen." „El País“ (Spanien): „Der letzte Atemzug der Deutschen wirft die Türkei um. Das Team von Trainer Löw kaschiert seinen ärmlichen Fußball mit einem Glückstreffer in der letzten Minute.“ „Sport“: «Deutschland gewinnt, aber die Türkei spielt den besseren Fußball.» "Sowjetski Sport"(Russland): "Deutschland stahl das türkische Wunder. Das Löw-Team wurde vom flinken Auftreten seines Gegners überrascht. Die Mannschaft machte nicht den Eindruck, besonders eingespielt zu sein." "Football": "Auch Deutsche können Wunder vollbringen. Nun steht die Mannschaft im Finale. Wir gratulieren und hoffen, ihr dort Gesellschaft zu leisten."


TEM

ZMN

2

  7 JULÝ 8

ÖSTERREC

Moral oder Geld? MELÝH ARAT

Wann ist ein Mensch frei? Wenn er viel Geld besitzt oder eher viel Moral? Können wir mit Geld alles erreichen? Schaut so aus. Man kann Urlaub machen, wo man will. Man kann sich das Wunschauto kaufen. Man kann das haben, was man eben besitzen will. Es sieht sogar so aus, als ob man nicht einmal zur Schule gehen muss. Aber meiner Meinung nach, ist es nur der Anschein. Freiheit ist die Möglichkeit, Alternativen zu haben. Geld bringt uns zu diese Alternativen, so sieht es zumindest aus. Aber ich denke, wenn man keine Moral hat, kann man nicht frei sein, egal wie viel Geld man besitzt. Das ist ein Dilemma. Die Moral wird von vielen als einschränkendes Faktum gesehen. Im Gegenteil kann Moral als der einflussreichste Aspekt der Freiheit bezeichnet werden. Stellen wir uns zum Beispiel einen Mensch vor, der sein Geldvermögen durch Schulden erhöht und sich Formeln ausdenkt, um die Schulden nicht zurück zahlen zu müssen. Dieser Mensch, der seine Schulden nicht zurück zahlt, obwohl es finanziell möglich wäre, hat sich dadurch seine Freiheit genommen, anderen Menschen offen zu begegnen. Ein einfaches Beispiel: Wenn sich jemand von seinem Nachbar Geld ausborgt, fühlt dieser sich eingeschränkt in seiner Freiheit, den Nachbarn zu besuchen, da er das Geld noch nicht zurück gezahlt hat. Aber ein Mensch, der seine Schulden zurück zahlt, ist in einer ganz anderen Position. Stellen wir uns einen Schüler vor, der nicht ausreichend lernt und die Prüfungen mittels Schummeln besteht. Nehmen wir an, dieses Fach ist Englisch. Dieser Schüler hat durch seine unmoralische Tat, die Prüfung bestanden, hat sich aber in eingeschränkt, Englisch zu lesen, sprechen und schreiben zu lernen. Denn er hat die Sprache nicht gelernt. Denken wir an einen Polizeibeamten. Wenn ein Polizeibeamter moralisch ist, bedeutet es, dass er aufgrund seines Berufs sich im

Vergleich zu anderen an die Regeln und Gesetze strenger hält. Aber ein Polizeibeamter, der sich unrechtmäßig verhält, wird seine Freiheit auf Achtung und Ansehen einschränken. Wenn er unmoralisch ist und beispielsweise Schmiergeld annimmt, so werden diejenigen, die das wissen, ihn nicht wirklich als einen Polizeibeamten betrachten. Wenn das offiziell festgestellt wird, verliert er sogar seine Freiheit, als Polizeibeamter tätig zu werden. Wenn ein sehr wohlhabender Unternehmer den Arbeitern nicht den verdienten Lohn zahlt, sie zu Mehrarbeit auffordert, kann man sagen, dass er unmoralisch handelt. So nimmt sich dieser Unternehmer automatisch die Freiheit, von den Arbeitern, die bestmögliche Leistung zu verlangen. Die Beschäftigten eines solchen Arbeitgebers werden dem Chef nicht freiwillig sondern durch Zwang folgen. Die Arbeiter werden nicht ihre Bestleistung geben, sondern nur die notwendigste Leistung präsentieren. Ein Fleischer der mit der Waage „spielt“, verliert seine Freiheit von Tag zu Tag mehr Kunden anzuwerben. Aber ein Fleischer, der aufrichtig handelt, besitzt die Freiheit von Tag zu Tag mehr Kunden zu bekommen. Wenn Sie diese Beispiele nicht überzeugen konnten, erinnern wir uns doch einfach an einige reiche Personen in der Türkei. Diese Menschen werden derzeit verurteilt, da sie nicht nach den Gesetzen gehandelt haben. Manche können wegen gesetzeswidriger Handlung nicht einmal zurück in ihr Heimatland. Andere haben schlaflose Nächte, da sie durch Lügen oder gesetzeswidrige Handlungen reich wurden, die auch aus gesellschaftlicher oder religiöser Perspektive absolut unvertretbar sind. Sie haben nicht die Zeit zu schlafen, da sie ständig die Sorge haben, was sie den Menschen sagen werden. Wenn Sie aber moralisch handeln, sind Sie völlig frei, egal ob Sie reich sind oder nicht. Sie besitzen die Freiheit zu wählen, wo Sie hingehen. Das Schönste aber ist, dass Sie mit reinem Gewissen einschlafen können…

INTERNATIONAL NEWSPAPER

ÖSTERREICH

WOCHENTLICH

   JUN 8 JR:  NR : 

IMPRESSUM Herausgeber : World Media Group A.G.

Verantwortlich er Redakteur

Sezai Danabaþ

Koordinator: Ali Tokul Geschäftsführer: Seyit Arslan Chefredakteur: Menaf Alýcý Journalisten: Selçuk Þeker, Osman Timurtaþ Zuständiger des deutschsprachigen Teils : Ramazan Aktaþ

Werbeabteilung: Alpaslan Kökten, Y. Emre Gürsoy Abonnentenservice: Ýsmail Yýlmaz

Adresse: Rotenturmstr.1- 3/3, 1010 Wien Tel: 06506334499 Telefax: + 43 (0) 1 958 00 21, E-Mail: zaman@zamanavusturya.at

17 türkische Hotels unter den besten 100 In einer Kundenumfrage der TUI, eines der weltweit größten Touristikunternehmen, befinden sich 17 türkische Hotels unter den weltweit besten 100. Melih Yetiþ, Produkt- und Einkaufsmanager der TUI für die Türkei und das östliche Mittelmeer, veröffentlichte die Ergebnisse der Umfrage, die mit den 35 Millionen Reisenden der TUI durchgeführt wurde. So bekamen die 17 türkischen Hotels, die unter den besten 100 Hotels sind, den „TUI Holly“-Preis. Yetis, wies darauf hin, dass sich letztes Jahr lediglich 13 türkische Hotels unter den besten 100 Hotels befanden und setzte fort, „Es ist erfreulich, dass sich diese Zahl auf 17 erhöht hat, denn dies bedeutet, dass die Qualität im türkischen Tourismus weiterhin gestiegen ist.“ Jene türkischen Hotels, die

sich unter den weltweit besten befinden, sind folgende: ''Amara Beach Resort (Side-Antalya), Barut Club Hotel Hemera (Side-Antalya), Barut Hotel Lara Resort Spa & Suites (LaraAntalya), Cornelia de Luxe Resort (BelekAntalya), Gloria Serenity Resort (Belek-Antalya), Hotel Delphin Deluxe Resort (AlanyaAntalya), Hotel Delphin Palace (Lara-Antalya), Hotel Marmaris Park (Ýçmeler-Marmaris-Mugla), Hotel Melas Resort (Side-Antalya), Hotel Papillon Ayscha (Belek-Antalya), Hotel Papillon Zeugma (Belek-Antalya), Hotel Yetkin (Alanya-Antalya), Iber Otel Sarigerme Park (Sarigerme-Muðla), Magýc Lýfe Kemer Imperial (Kemer-Antalya), Robýnson Club (Çamyuva-Kemer), Antalya Robýnson Club Nobilis (Belek-Antalya), Robýnson Club Pamfýlya (Side-Antalya)''.


JAHR: 1 NR.: 26 PREIS: 1,25 EURO

www.zamanavusturya.at

1 - 7 JULI 2008

DeutschlandTürkei. Das Spiel der Spiele entschied Deutschland trotz einer anfänglichen 1-0 Führung der Türkei für sich. Mit neun Ausfällen war die türkische Mannschaft allerdings die sympathischste“ der EM 2008.

Gratulation Deutschland! Bravo Türkei! haft Ramazan Aktaþ

WIEN

Was für ein Spiel! Die Feierlichkeiten begannen bereits in den frühen Morgenstunden. Auf den Wiener Straßen sah man fast überall die

rote Flagge mit dem Mondstern. Jeder türkische Fan war fixiert auf das Spiel um 20:45. Die internationale Presse schrieb seit Tagen über die neun kritischen Ausfälle (Verletzungen: Nihat, Emre Güngör, Cetin, Sperren: Demirel, Sanli, Arda Turan,

den Türken. Manche Zeitungen schrieben gar ihre Gründe dafür. Die interessantesten Punkte waren: Der türkischstämmige Ümit Korkmaz spielt in der österreichischen Nationalmannschaft und Österreicher zählen mittlerweile Kebab und Dürüm zu ihren Nationalspezialitäten. Für türkischstämmige Leser in Österreich ist es zweifellos eine große Freude, solche verbindende Schlagzeilen und Worte in einer österreichischen Zeitung zu lesen. Seite 4

Der türkische Premierminister Erdoðan, der nach Wien kam, um das Viertelfinal-Spiel zwischen der Türkei und Kroatien anzusehen, wurde sowohl vom Bundespräsidenten Heinz SEITE Fischer als auch vom Bundeskanzler Alfred Gusenbauer empfangen.

6

Emre Asik) der türkischen Nationalmannschaft. Dies konnte die positive Stimmung der Mannschaft und der Fans jedoch nicht verderben. Egal ob sie ausschieden oder weiterkamen, eines war klar: „En büyük Türkiye!“ Seite 3

„Danke ÖSTERREICH!“ - bitte weiter so! Neben den einheimischen Fans wurde die türkische Nationalmannschaft vor ihrem Spiel gegen Deutschland von der österreichischen Presse gleichermaßen unterstützt. Auf dem Titelblatt der Tageszeitung „Heute“ stand am Spieltag (25.06.2006) „Haydi Türkiye, ele bugün Almanya`yý!“, was auf Deutsch „Hoppauf Türken, schmeißt heute die Deutschen raus!“ bedeutet. Auch im Viertelfinale gegen Kroatien hielt die österreichische Presse zu

Erdoðan traf Fischer und Gusenbauer

Gülen auf Platz 1 in Foreign Policy -Umfrage In einer aktuellen Umfrage der renommierten amerikanischen Zeitschrift Foreign Policy wurde Fethullah Gülen unter den „lebenden SEITE 100 Intellektuellen unserer Zeit“ auf Platz 1 gewählt.

7

Return Adress A-Süral Handels GmbH P.b.b. GZ O8Z037647W Vipa: 1010 Wien


Avusturya_26