Page 9

08 NSU Cinayetleri:Layout 1

28.10.2012

14:25 Uhr

Seite 9

manya’da neonazileri örgütlemek için maddi ve kadro desteği verildiği, bölgede birçok örgütün bizzat devlet tarafından kurulduğu da artık rahatlıkla söylenebilir. Bütün bunlar elbette Almanya’da yaşayan göçmenler, antifaşistler ve demokratlar arasında devlete ve onun güvenlik birimlerine karşı tepki ve güvensizlik yaratmıştır, yaratmaya da devam edecektir. Halbuki, göçmen esnafların faşist NSU tarafından katledilmesinin ortaya çıkması, Alman devletine her bakımdan geçmişle yüzleşme, ırkçılıktan arınma fırsatı da sunmuştu. Devlet tarafından 15 Şubat 2012’de Berlin’de kurbanlar için düzenlenen anma töreninde, Başbakan Angela Merkel açıktan özür dilemiş ve sonuna kadar olayın üzerine gideceği sözünü vermişti. Ama öyle olmadı. Sözde dilenen özürlerin pratik bir değerinin olmadığı bugün daha iyi anlaşılıyor. Bu nedenle tarihte yaşanan ırkçılıkla bir hesaplaşma gerçekleştirilememiş, “devletin sağ gözünün kör kalmaya” devam etmesinden yana tutum alınmıştır. Gelinen aşamada, cinayetleri işleyenlerin arkasındaki güçlerin akıllardaki sorulara şüphe bırakmayacak şekilde aydınlığa kavuşturulmadığı sürece, bir yıl önce yöneltilen sorular bundan sonra da sorulmaya devam edecektir. Buradan geriye kalan, ırkçılıkla kararlı mücadelenin ancak bu ülkede yaşayan bütün uluslardan insanların el ele vererek omuz omuza mücadelesinden geçtiği gerçeğidir. Bu nedenle Almanya’da yaşayan Türkiye kökenli göçmenlerin bir yıl içinde olanlardan çıkaracağı sonuç, umutsuzluğa kapılıp içine kapanmak değil, ırkçılığa karşı her alanda direnme, mücadele olmalıdır.

“Bilinmeyenler bilinenlerden çok” Federal Parlamento NSU Cinayetlerini Araştırma Komisyonu’nda yer alan Yeşiller Partisi Federal Meclis milletvekili Memet Kılıç, geçen bir yıl içinde yapılan çalışmalar ve neonazilerle istihbarat örgütlerinin ilişkileri konusunda Almanya'da yayımlanan 15 günlük“Yeni Hayat”gazetesinin (yenihayat.de) sorularını yanıtladı. - Meclis Araştırma Komisyonu üyesi olarak bugüne kadar yapılanları ve sonucu nasıl değerlendiriyorsunuz?

MEMET KILIÇ - Bir yıllık sürenin sonucunda şunu söylemek mümkün: Bilinmeyenler bilinenlerden daha çok. Son derece karmaşık bir olayla karşı karşıyayız. Güvenlik birimlerinin, kabul edilmese dahi sağ gözlerinin özürlü olduğu her hallerinden belli. Birçok olay var ve bunların çoğu kaza, tesadüf gibi ifade ediliyor. - Meydana gelen olaylara baktığımızda ortada istisnai durumlardan öte, istihbarat örgütleriyle ırkçılar arasında sistematik bir ilişki mi var?

MEMET KILIÇ - Bunu söylememiz doğru olmaz. “İstihbarat ırkçılarla işbirliği yapıyor” dersek bu araştırmaya yarardan çok zarar getiririz. Ancak, istihbarat örgütleri içerisinde doğru çalışmayan, ideolojik görüşleri nedeniyle bir istikameti görmeyen insanların olduğu düşünülebilir. Öte taraftan da istihbarat birimleri arasında bazı konulara yoğunlaşma olurken, bu gayretin diğer bazı konularda olmadığını gözlemledik. Örneğin sol görüşlü insanlar izlenirken daha gayretli davranılıyor. Irkçılara karşı ise aynı gayretle davranılmamıştır. - Kassel’deki cinayet sırasında “Küçük Adolf” lakaplı istihbarat elemanı cinayet işlendiğinde olay yerindeydi. Bir yıl içinde olanlar aynı zamanda var olan bilgilerin de üstünün örtülmeye çalışıldığı şeklinde değerlendirilebilir mi?

MEMET KILIÇ - Her halükarda şunu söylemek mümkün: O zaman devlet erkini elinde bulunduranlar, (ki o zaman eyalet içişleri bakanı olan sayın Volker Bouffier, şimdi Hessen başbakanıdır), yetkilerini bu cinayetin ortaya çıkarılması için kullanmadı. Tam tersine devleti,

AvrupaGüN

|9

Helmut_Schmidt_Almanya_Avrupa  
Helmut_Schmidt_Almanya_Avrupa  

Alman ve Avrupa muhafazakârlığının sosyal demokrat yüzü: Helmut Schmidt

Advertisement