Page 14

Araştırma, düşündürücü başka farklıları da somut biçimde gözler önüne sermiş. Örneğin Fransa’da ortalama aylık net gelir 1679 avro, göçmen kökenli Fransızlar arasında 1600, göçmenler arasındaysa 1500 avroymuş. 2010 yılında 25-64 yaş arası aktif nüfus içerisindeki işsiz oranı yüzde 7’de seyrederken, bu oran göçmen kökenli Fransızlar arasında yüzde 12, göçmenler arasındaysa yüzde 15’e yükseliyormuş. Öte yandan ilk kuşak göçmenler arasındaki yoksulluk yüzde 37’yi bulurken bu rakam, onları çocukları veya göçmen kökenli Fransızlara arasında yüzde 20’ye düşüyormuş. Fransa’daki ortalama yoksulluk oranıysa nüfusun yüzde 14’ünü kapsıyor.

İstisna Türkler Göçmen kökenli Fransızlar veya göçmenler arasında en az sayı ve oranda Fransız vatandaşlığına geçen büyük göç gruplarının başında Türkler geliyor. Fransa’da yaşayan 1,2 milyon İtalyan’ın yüzde 75’i, 840 bin İspanyol’un yüzde 55’i, 1 milyon 350 bin Cezayirlinin ve 415 bin Tunuslunun yaklaşık yarısı, 1 milyon 30 bin Portekizlinin yüzde 45’i, 960 bin Faslının yüzde 35, hatta yaklaşık 270 bin Hindiçini kökenlinin yüzde 30’u Fransız vatandaşlığını seçerken, (2008 itibariyle) Fransa’da kayıtlı 320 bin Türk ve Türkiye kökenlinin ancak dörtte biri Fransız uyruğuna geçmiş. Kaldı ki son tahmini rakamlar bu oranın şimdilik daha da düşük olduğunu gösteriyor. Türkiye verilerine göre şu anda Fransa’da 500 binin üstünde Türk vatandaşı bulunuyor ve Türk makamlarına bakılırsa Fransız vatandaşlığı oranının göreli olarak çok daha düşük olduğu söyleniyor. Türk istisnasına, Türklerin toplumsal uyum konusunda ciddi yetersizliğine dair bir başka örneğe de eğitim alanında rastlıyoruz. Geçtiğimiz haftalarda yayınlanan resmi bir araştırmaya göreTürk göçmen çocukları diğer göçlerin çocuklarına oranla en başarısız topluluk. Bu tespit bir anlamda Duisburg-Essen Üniversitesi Türkiye ve Uyum Araştırmaları Merkezi (TAM) araştırmacılarından Türk göçü uzmanı Marina Sauer’in çalışma ve gözlemleriyle de çakışıyor. Sauer Almanya’da yaşayan Türklerin 40-50 yıllık geçmişlerine karşın hâlâ kendilerini Alman toplumunun bir parçası olarak göremediklerini hatırlatıyor. Bugün Türk kökenli göçün yüzde 10’u hâlâ Almanca konuşamıyormuş. Yarısından çoğunun herhangi bir diploması yokmuş. Aktif nüfusun yüzde 70’inden fazlası bugün bile işçi statüsünde çalışırken, yüzde 10’un altında bir kesim serbest meslek sahibiymiş. Her ne kadar yüzde 40’ı sosyal hayatta Alman çevreleriyle iyi

ilişkiler geliştirmiş olsalar da Almanya Türkleri yüksek dozda bir ayrımcılık duygusu ve algılamasıyla yaşıyorlarmış. Bunun son kanıtını biri Türk, üç göçmen kökenli kadın gazetecinin Die Zeit gazetesinde ortaklaşa imzaladıkları “Biz Yeni Almanlar” başlıklı bir makalede görmek olasıymış. Üç kadın gazeteci kuşkularını şu sözlerle özetlemişler: “Bu ülkeye ‘Bizim Almanyamız mı’, ‘Sizin Almanyanız mı’ diyelim, bilemiyoruz...” (*) Araştırma “göçmen”i, Fransız vatandaşlığına geçsin geçmesin, başka bir ülkede, yabancı olarak doğmuş ama Fransa’da yaşayan bir insan şeklinde tanımlıyor. “Göçmen kökenli”yi ise, ya annesi, ya babası ya da her ikisi de yabancı olan fakat Fransa’da doğmuş veya çok küçük yaşta Fransa’ya yerleşmiş ve burada yaşayan bir insan olarak tanımlıyor.

Orhan Pamuk’a Légion d’honneur nişanı Paris’te düzenlenecek törenle Nobel ödüllü yazar Orhan Pamuk’a Légion d’honneur liyakat nişanı verilecek. Pamuk’a nişanı Fransa Kültür Bakanı Aurélie Filippetti takacak. Orhan Pamuk, 27 ve 28 Ekim günleri Louvre Müzesi’nin genişletilmiş İslam Sanat Eserleri bölümünde kitaplarıyla ilgili bir konferans, bir de okumaya katıldı. Ünlü yazarın cumartesi günkü “L’innocence des oeuvres” (Eserlerin Masumiyeti) başlıklı konferansı Paris Sorbonne Üniversitesi Fransız Edebiyatı profesörlerinden Sophier Basch ile sohbet biçiminde gerçekleşti. Sanatçı dün de Fransa’da kısa bir süre önce yayınlanan “Öteki Renkler” başlıklı deneme kitabından Théatre National de l’Opéra-Comique / Ulusal Komik Opera Tiyatrosu müdürü, tanınmış oyuncu ve rejisör Jérôme Deschamps eşliğinde okumalar yaptı.Yazarın tüm kitaplarını basan Gallimard yayınları, ekim ayında Pamuk imzalı “Le romancier naïf et le romancier sentimental” (Saf Yazar ve Duygusal Yazar) ve “L’Innocence des Objets” (Nesnelerin Masumiyeti) adlı yapıtları da yayımladı.

AvrupaGüN

| 14

Helmut_Schmidt_Almanya_Avrupa  
Helmut_Schmidt_Almanya_Avrupa  

Alman ve Avrupa muhafazakârlığının sosyal demokrat yüzü: Helmut Schmidt

Advertisement