Page 1

sayfa 1

2/12/11

12:30 PM

Page 1

Enerji Sen Bülteni, Say› 1, fiubat 2011

SEND‹KADAN Ö. Kamil Kartal Genel Baflkan AKP iktidar› ve sermaye Türkiye iflçi s›n›f›na karfl› çok yönlü bir sald›r› sürdürüyor. fiu an sald›r›n›n ad› olan Torba Yasa buzda¤›n›n görünen yüzü. AKP bürokratlar›n›n haz›rlad›¤› Ulusal ‹stihdam Strateji Belgesi sald›r›n›n ana kayna¤›. Buna göre k›dem tazminat› kald›r›lacak, çocuk iflçilik yasal hale getirilecek, bölgesel asgari ücret uygulanacak ve güvenceli çal›flma tarihe gömülecek…

Güvencesizleştirmeye, taşeronlaştırmaya HAYIR! Enerji iflçileri güvencesizli¤e itiliyor; iktidar, sermaye ve sar› sendikalar iflçilerin hayatlar›n› masaya yat›r›yor

I ‹flten at›lan tafleron BEDAfi iflçileri direnifle geçti, ‹flletme önünde çad›r kurdular.

Ancak bu süreç o kadar sorunsuz ilerlemeyecek; enerji iflçileri kaderlerini kendi ellerine al›yor, sendikam›zda birlefliyor

SAYFA 4-5

SAYFA 6

Arka kapak

Torba Yasaya neden karfl›y›z?

Elektrik üretimi özellefliyor

Ulusal istihdam stratejisi


Sayfa 2son

2/11/11

6:22 PM

Page 1

2 h ab e rl e r

Türk-‹fl, AKP ve Sermaye 12 Eylül yasalar›ndan vazgeçmiyor!

1

2 Eylül’de Türkiye işçi sınıfı ve halkına karşı bir darbe yapıldı. Amaç sermayenin yağmasının ve talanının önünü açmaktı. DİSK kapatıldı, sendikal mücadele veren yüzlerce arkadaşımız tutuklandı, hapse atıldı ve hatta bazıları hayatlarını kaybetti. 12 Eylül’ün darbeci generalleri işçi sınıfı mücadelesinin önünü kesmek için 2821 sayılı Sendikalar Kanunu ile 2822 sayılı Toplu İş Sözleşmesi, Grev ve Lokavt Kanunu’nu çıkardı. Bu kanunlarla yüzde 10’luk işkolu barajı, üyelik için noter şartı gibi zor koşullar getirildi. Türk-İş tek konfederasyon halini aldı ve sınıfın mücadelesi denetlenmeye çalışıldı. Ancak mücadelemizi zaptedemediler. 1989 Bahar Eylemleri ile gerek bağımsız sendikalar gerek Türk-İş içindeki muhalif sendika şubeleri işçi sınıfının sesi olmaya devam ettiler. DİSK yeniden açıldı. Yıllar içinde mücadele büyüdü ve Taksim ‘1 Mayıs Alanı’ kazanıldı. Artık sıra 2821 ve 2822 sayılı yasaları değiştirmeye geldi!... Bu noktada ILO normları ve Avrupa Birliği Müktesebatı çerçevesinde 2821 ve 2822 sayılı yasalarda yapılması düşünülen değişiklikle ilgili olarak Çalışma Bakanlığı, DİSK, Türkİş, Hak-İş ve TİSK’ten üçer temsilcinin katılımıyla birkaç yıldır sürdürülen ve 2008’de ILO normlarına kısmen yakın hale gelen Bursa Mutabakatı, Bolu’da yapılan 15-16 Ocak 2011 tarihli toplantılarda daha da geliştirilen düzenlemeler Türk-İş ve TİSK’in karşı çıkmasıyla reddedildi.

TİSK ve Türk-İş, bugüne kadar sendikal hak ve özgürlükler, baraj ve noter şartı, örgütlenme özgürlüğü ve grev haklarına ilişkin yürüttüğümüz mücadelenin her aşamasında engel oldukları gibi, son olarak 2821 ve 2822 sayılı yasalarda yapılması düşünülen değişiklere de karşı çıkarak, işçi sınıfını 12 Eylül yasalarına mahkum etmişlerdir. DİSK Başkanı Süleyman Çelebi yaptığı açıklamada Türk-İş’i eleştirdi: “İşverenlerle işbirliğine giderek işçi sınıfını nefessiz bırakmaya çalışanlara karşı söylenecek çok söz var. Dileriz ki işverenlerle uzlaşmayı gelenek haline getirerek, işçi sınıfının hak ve özgürlüklerine karşı “üstün” direnç gösteren Türkİş, Torba Yasa konusunda işçi sınıfının karşısında değil, sınıfın haklarını gasp eden yasaya karşı aynı direnci gösterebilsin. AKP iktidarına da Bursa Mutabakatı çerçevesinde düzenlemeyi Meclis gündemine taşıması çağrısını yapan Çelebi, “Türkiye işçi sınıfının sendikal yasaklardan kurtulması konu-

sunda başta Torba Yasa olmak üzere, sınıfı cendere altına sokan bütün yasa ve yasaklara karşı DİSK olarak mücadelemizi sürdüreceğiz” dedi. D‹SK’ten 2821 ve 2822 say›l› yasalara karfl› uluslararas› kampanya 2 Şubat’ta uluslararası sendikal örgütlere bir çağrı yayınlayan DİSK, Türkiye'de 12 Eylül Askeri darbesinin damgasını taşıyan sendikal kanunların değiştirilmesi için hükümetten adım atılmasını istedi. Kampanya kapsamında, ilerleyen günlerde somut adımlar atılmaması durumunda, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın yurt dışı temaslarında o ülkedeki sendikalar çeşitli eylem ve etkinliklerde bulunarak sendikal kanunların değiştirilmesi ve DİSK'in taleplerinin hayata geçirilmesi için girişimlerde bulunacak. DİSK Genel Sekreteri Tayfun Görgün, sendika yasalarının değiştirilmesi yönünde yıllardır sürdürülen hiçbir çabanın sonuç vermemesi nedeniyle ulus-

lararası bir kampanya başlattıklarını söyledi. Türkiye'de sendikal hakların uluslararası düzeye ulaşması, işçilerin insanca koşullarda çalışması ve yaşaması, uluslararası sendikal hareketin gündeminde olduğunu vurgulayan Görgün, bu nedenle Türkiye'nin sendikal yasalarının uluslararası bir özelliği taşıdığını ifade etti. Kampanyanın ilk aşamasında hükümete e-mail, faks ve mektup yoluyla uyarılar yapılacağını anlatan Görgün, daha sonra kampanya kapsamında uluslararası bir sendikal heyeti ülkemize davet edeceğiz. Sendika üyesi olduğu için işten atılan işçilerin kurduğu direniş çadırlarını ziyaret edecekler, grevci işçilerle birlikte halay çekecekler.' Bu arada çağrıya ilk yanıtı Macaristan sendikaları verdi. Macaristan Sendikalar Konfederasyonu Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Ömer Dinçer'e bir mektup yazarak DİSK’in taleplerine destek verdi.


Sayfa 3

2/12/11

12:25 PM

Page 1

3 bi z de n KP iktidarı ve sermaye Türkiye işçi sınıfına karşı çok yönlü bir saldırı sürdürüyor. Şu an saldırının adı olan Torba Yasa buzdağının görünen yüzü. AKP bürokratlarının hazırladığı Ulusal İstihdam Strateji Belgesi saldırının ana kaynağı. Buna göre kıdem tazminatı kaldırılacak, çocuk işçilik yasal hale getirilecek, bölgesel asgari ücret uygulanacak ve güvenceli çaÖ.Kamil lışma tarihe göKartal mülecek… Saldırının Enerji Sen Genel Başkanı enerji işkolundaki görüntüsü ise yaşanan piyasalaştırma uygulamalarıdır. AKP iktidarı, elektrik enerjisinin tamamen özelleştirilmesi, üretim maliyetlerinin düşürülmesi ve ülkemiz yeraltı–yerüstü enerji kaynaklarının lisans alan şirketlere (tekellere) açılması noktasında bir icraat izleyeceğini açıklamıştır. Bu noktada elektrik dağıtım şirketlerinin özelleştirilmesinde son aşamaya gelinmiş ve üretim tesislerinin özelleştirme ilanları başlamıştır. Ancak bu saldırı karşısında sürecin yıkıma uğrattığı toplumsal kesimlerde yeni mücadele dinamikleri filizlenmektedir. Enerji işçileri bu sürece tepkilidir ve sesini duyurmaya hazırlanmaktadır.

A

Enerji Sen’le birleflik mücadeleye Bugün özelleştirilen ve özelleştirme kapsamında bulunan elektrik dağıtım, üretim ve iletim şirketlerinde çalışan kadrolu işçilerin tamamı Tesİş sendikasının üyesidir ve Türkiye'nin en büyük örgütlü güçlerinden birini oluşturmaktadır. Ancak Tes-İş yönetimi devletin enerji işçilerini kontrol etme görevini yerine getirmektedir. Çünkü enerji işçileri, on binlerce olan sayısıyla ve sanayinin temel girdisi, ticari hizmetlerin ve gündelik hayatın vazgeçilmezi olan enerji kaynaklarına hükmetmektedir. Diğer yandan özelleştirme süreci, Tes-İş’in sermaye yanlısı olan politikasını da gözler önüne sermiştir. AKTAŞ özelleştirmesine karşı koyan İstanbul 1 No’lu Şube’ye karşı mücadeleye giren Tes-İş, özelleştirilen Anadolu Yakası elektrik hizmetleri şirketinden hisse almıştır. Tes-İş’in bu tavrı son olmamıştır. Yine son iki yılda yapılan özelleştirmelerde hisse satın almıştır. Bunu da “yönetime etki edecek kadar hisse almıyoruz”, “işçilerin çıkarı için yatırım yapıyoruz” gibi söylemlerle savunmuşlardır. Tes-İş yönetimi işçileri yüzüstü bırakmıştır. Şu an ise fiili devir aşamasında olan işletmelerde üyelerinin karşısına çıkamayacak durumdadır. Diğer yandan iktidar partisi AKP Tes-İş salonlarında kurulmuştur. Tes-İş Başkanı Türk-İş Başkanlığı

görevine getirilmiş ve hükümet politikalarına paralel bir noktada konumlanmıştır. Yine son Tes-İş kongresi rüşvetler ve milletvekilliği adaylığı vaatleri etrafında yapılmıştır. Geleceğimiz için Enerji-Sen’de birleşiyoruz! Hiç şüphesiz Tes-İş devlet sendikası olma işlevini bugüne kadar başarıyla yürütmüştür. Bir taraftan işverenle sıkı (!) ilişkiler tesis edilmiş, sendikal bürokrasi tam bir diktatörlük işlevi görerek işçilerin üzerinde “Demokles’in kılıcı” gibi sallanmıştır. Elbette bu saltanat sonsuza kadar sürdürülemez, yıllarca baskı ile susturulan, özne olmaktan çıkarılıp pasifleştirilen enerji işçileri sonsuza kadar sessizliğe gömülemezdi. Şimdilerde enerji işçileri üzerlerindeki ölü toprağını silkip atıyor ve yeni bir mücadele sürecinin ilk adımlarını atıyor, sendikamızda birleşiyor. Tam da bu aşamada altını çizmemiz gereken önemli bir nokta var. Enerji işçilerindeki bu arayış tek başına Tes-İş'e duyulan kızgınlık ve öfkeden değil çok daha önemlisi güvencesizleştirmeye karşı yeni bir mücadele deneyimi yaratmaya ikna olmalarından ve bunu tüm iradeleriyle ortaya koymalarından kaynaklanmaktadır. Enerji Sen'e geçişler başladı Kadrolu-taşeron ayrımı yapmaksızın tüm enerji işçilerini örgütleme he-

Ülkenin dört yan›nda iflçilerle bulufltuk

BEDAfi iflçileri direnifle geçti BEDAfi Gaziosmanpafla Bölgesi’nde çal›flan enerji iflçileri haklar›n› arad›klar› için iflten ç›kar›ld›. ‹lk aflamada 10 iflçnin ifline son verilirken bir hafta içinde iflten at›lan iflçi say›s› 17’yi buldu. ‹flçiler GOP BEDAfi Bölge ‹flletmesi önünde çad›r açarak ifllerine geri dönmek için direnifle geçti. ‹stanbul Gaziosmanpafla bölgesinde BEDAfi’ta çal›fl›rken iki günlük ifl b›rakma eylemi yaparak ödenmeyen ücretlerini alan iflçiler, haklar›n› arad›klar› için iflten ç›kar›ld›. ‹flten ç›kar›ld›klar›n› sözlü olarak duyan iflçiler 24 ocak günü iflyerlerine gittiklerinde Alkama flirketi yetkilileri, sözleflme yenilediklerini ve BEDAfi’›n ismi geçen 10 iflçiyle çal›flmak istemedi¤ini söyledi. Ayn› hafta içinde iflçiler Tes-‹fl’e gidip durumlar›n› anlatt›; ancak Tes-‹fl yetkililerinden ‘U¤raflamayaca¤›z’ cevab›n› ald›lar. 1 fiubat’ta iflçiler GOP BEDAfi

defi ile 2. Olağan Genel Kurulu'muz sonrası hız verdiğimiz örgütlenme çalışmaları çerçevesinde ülkenin dört bir yanında bölge toplantıları gerçekleştirdik. Yaptığımız her toplantı enerji işçilerinin yoğun ilgisi ile karşılandı. Sorunlar paylaşıldı ve bu sorunlar karşısında neler yapılabileceği tartışıldı. Gerçekleştirdiğimiz toplantılarda özelleştirme sürecinin tamamlanması ardından yeni bir mücadele sürecinin başladığı, kendi hak ve çıkarlarımızı korumak için örgütlü bir mücadele vermek zorunda olduğumuzu, ancak mücadele ederek devir işlemleri sonrası haklarımızı koruyabileceğimizi anlattık. İşçi arkadaşlarımız da mücadele iradelerini ortaya koydular. Tes-İş'le artık yürünemeyeceğini açıkça beyan ettiler ve istifa sürecini başlattılar. Ülkenin dört bir yanında enerji işçileri Tes-İş'ten istifa ederek sendikamıza üye oluyor. Aramıza her gün yeni arkadaşlarımız katılıyor. Şurası açık ki önümüzde zor bir mücadele dönemi durmakta. Eğer biz hazırlığımızı tam yapamaz, mevzilerimizi doğru yerlerde kuramazsak on binlerce enerji çalışanı güvencesizlik cenderesi altında ezilmiş olacak. Birleşmek ve mücadele etmekten başka şansımız yok!

önünde çad›r kurarak direnifle geçti. ‹flçilerin direnifli so¤uk havaya ra¤men sürüyor. ‹flçilerin yak›nlar› ve çal›flan arkadafllar› iflçileri ziyaret etti. Sendikam›z Baflkan› Kamil Kartal ve Genel Örg. Sekreteri Ali Tosun direniflin bafl›ndas itibaren iflçilerin yanlar›nda yerlerini ald›lar. fiirket taraf›ndan iflçilere imzalat›lmaya çal›fl›lan bofl para makbuzlar› ve ibranameler hakk›nda savc›l›¤a suç duyurusunda bulunan sendikam›z ayn› zamanda yasalara ayk›r› flekilde gerçeklefltirilen tafleron çal›flt›rma ile ilgili “muvazza tespiti” baflvurular›n› da yapt›.

Sendikam›z örgütlenme faaliyetleri kapsam›nda Türkiye’nin dört bir yan›nda enerji iflçileri ile biraraya geldi. Toroslar, F›rat ve Dicle bölgelerindeki flehirlerde enerji iflçilerinin yo¤un ilgi ve alakas› ile düzenlenen toplant›lara enerji çal›flanlar›n›n mücadele iradesi damgas›n› vurdu.‹çinden geçti¤imiz özellefltirme süreci, yaflan›lan sorunlar ve sorunlar karfl›s›nda nas›l bir tutum almam›z üzerine yap›lan tart›flmalarda yeni bir mücadele döneminin aç›ld›¤› vurgusu öne ç›karken önümüzdeki bu dönemde ‘ancak örgütlü gücümüzle mücadele edersek hak ve ç›karlar›m›z› koruyabilece¤imizin’ alt› çizildi. Toplant›lar›m›z bültenimiz yay›ma haz›rland›¤› s›ralarda Karadeniz, Ege ve Akdeniz bölgelerinde, baflta Samsun, Trabzon, Ayd›n, Manisa, Antalya olmak üzere birçok flehirde devam ediyordu.


Sayfa 4

2/11/11

6:23 PM

Page 1

4 h ab e rl e r

Torba Yasaya Neden Karfl›y›z

?

Torba Yasa çok genifl ve kapsaml› bir yasad›r. Hükümet toplumun beklentisi olan ve emek örgütlerinin de karfl› ç›kmad›¤›, kamu alacaklar›n›n yeniden yap›land›r›lmas›, ö¤renci aff› vb. ile birlikte emekçilerin hak gasplar›n› ayn› yasan›n içine koymufltur. ‹tiraz›m›z bunad›r. • Yasadan hak gasplar›n› içeren maddelerin ay›klanmas› öncelikli talebimizidir. Yasa emek örgütlerinden kaç›r›larak bir oldu bitti ile Meclis’e getirilmifltir. • Emek örgütlerinin görüflleri dikkate al›nmal›d›r. Deneme süresi ilk defa ifle girenler için, 2 aydan 4 aya ç›kacakt›r. • Deneme süresi düflürülmelidir. ‹fl ö¤renimi ad› alt›nda, daha kurals›z ve düflük ücretle çal›flman›n arac› olan stajyerlik uygulamas›nda ücretler düflmekte, sömürü artmaktad›r. Stajyer uygulamas› geniflletilmekte, uygulaman›n yap›labilece¤i yerlerde iflçi s›n›r› 20’den, 5’e çekilmekte, böylelikle denetimin en az oldu¤u alanlar stajyer kullan›m›na aç›lmaktad›r. Meslek Yüksek Okulu ö¤rencileri, meslek

1)

2) 3) 4)

Ankara’da gerçekleştirilen protesto sırasında yapılan açıklamada “Yasa taslağının gündeme gelmesiyle birlikte harekete geçen emek ve meslek örgütlerinin itirazları ya tam olarak anlaşılmamakta veya iktidar yanlısı çevrelerin çarpıtmalarıyla kamuoyu yanlış yönlendirilmek istenmektedir” denildi. Bu nedenle, DİSK’in Torba Yasa’yı protesto etmesinin nedenlerinin anlaşılabilmesi için itiraz noktaları madde madde belirtildi.

lisesi ve ç›rakl›k okulu ö¤rencileri ile ayn› kategori içine sokulmakta, uygulanan stajyerlik ücretleri 20’nin üzerinde iflçi çal›flt›ran iflyerlerinde 229 TL’den 178 TL’ye, 20 kifliden az çal›flt›ran iflyerlerinde ise 100 TL’nin alt›na çekilmektedir. • ‹flverenler üzerindeki yapt›r›mlar›n art›r›lmas› do¤rudur ancak talebimiz

stajyer ücretlerinin düflürülmemesi, Meslek Yüksek Okulu ö¤rencileri için bu ücretin art›r›lmas›, ö¤rencilere insani koflullar alt›nda ifl ö¤renebilecekleri ortamlar›n haz›rlanmas›d›r. Resmi 3 milyon iflsize karfl›n, sadece 170 bin kiflinin faydalanabildi¤i ‹flsizlik Fonu’nun prim gelirlerinin yar›s›n›n, tafleron firmalara, Özel ‹stihdam

5)

Bürolar›na aktar›lmas›n›n yolu aç›lmakta. Fonun, iflverenlerin sosyal güvenlik primlerinin ödenmesinde kullan›lmas› uygulamas› devam ettirilmektedir. • Talebimiz ‹flsizlik Fonu’nun iflsiz maafllar›n›n ödenmesi için kullan›lmas›, ya¤malanmamas›d›r. Belediye iflçileri norm kadrodaya de¤il, “‹htiyaç fazlas›” ilan edildik

6)

Tayyip sonun Mübarek olsun ! Ankara’da, TBMM’de Torba Yasa görüşülürken 81 ilden yola çıkan DİSK, KESK, TTB ve TMMOB üyeleri ve binlerce emekçi polis barikatına yüklendi. Polis, emekçilere cop, biber gazı ve tazyikli su kullanarak saldırdı Emeğe yönelik büyük bir saldırı paketi olan Torba Yasa’ya karşı emekçiler 1 Şubat’ta Ankara yürüyüşüne başladı. Geçtikleri her ilde coşkulu bir şekilde karşılanan emekçiler buralarda kitlesel yürüyüşler yaptı. İzmir yürüyüş kolu, Aydın’da, Diyarbakır yürüyüş kolu da Mersin’de polis tarafından keyfi bir şekilde bekletildi; ancak tüm emekçiler 3 Şubat sabahı Ankara’da buluştu. Emekçiler Ankara’ya doğru ilerlerken Ankara Valisi Alaaddin Yüksel, Meclis’e yürüyüşe izin vermeyeceğini söyledi. Valinin, eyleme katılımı azaltma çabaları sonuçsuz kaldı. 15 bin emekçi 3 Şubat günü saat 10.00’da Kurtuluş Parkı’nda buluştu ve yürüyüşe geçti. Emekçiler yürürken İçişleri Bakanı Beşir Atalay da Ankara Valisi ile aynı açıklamayı yaptı. Başbakan Erdoğan, daha

2 gün önce Mısır’da Mübarek’e karşı ayaklanan halkı destekler nitelikte açıklamalar yapmıştı. Ankara’da TBMM’de torba yasa görüşülürken 15 bin emekçi polis barikatına yüklendi. Tepkiler tüm yurda yayıldı Torba Yasa’ya tepkiler tüm yurda yayılarak devam etti. 8 Şubat’ta KESK’in çağrısıyla başta İstanbul, Adana, Trabzon ve Mersin olmak üzere ülkenin birçok kentinde emekçiler AKP il binalarına yürüyerek tepkilerini dile getirdiler.


Sayfa 5

2/11/11

6:24 PM

Page 1

5 h ab e rl e r leri taktirde, Milli E¤itim veya Emniyet teflkilat›n›n taflra teflkilatlar›na gönderilecektir. Atand›klar› yere 5 günde bafllamazlarsa ifllerini kaybedecekler. ‹flçiyi yollayan belediye 5 y›l boyunca yeni kadrolu iflçi alamayacak. Hizmet al›m yöntemiyle tafleron ile anlaflacak. Tafleronlaflma yayg›nlaflacak. • Talebimiz kazan›lm›fl haklar›n gasp edilmemesidir. Kriz döneminde, flirketler krizdeyiz diyerek iflçi ücretlerini ‹flsizlik Fonu’ndan ald›. fiimdi bu uygulama sadece genel kriz koflullar›nda olmayacak, flirket her dara düfltü¤ünde ücretsiz izinler, k›sa çal›flma ödene¤i devreye girecek. Bu uygulaman›n oldu¤u iflyerlerinde iflten ç›kartmalar kolaylaflacak. • Talebimiz maddenin geri çekilmesi ifl güvencesinin kapsam›n›n geniflletilmesidir. fiirketler art›k daha az kadrolu istihdam› tercih edecek. Sadece iflçiye ihtiyac› oldu¤unda iflçi çal›flt›racak. Uzaktan, evden, ça¤r› üzerine çal›flma yayg›nlaflacak. Bu uygulamalarda primler eksik yat›r›l›yor. Sa¤l›k için eksik primleri iflçi cebinden verecek, emeklilik ve ‹flsizlik Fonu için ise dar geliri ile prim yat›rabilecek. • Talebimiz k›smi çal›flman›n azalt›lmas›, primlerinin tam olarak yat›r›lmas›, iflçilere fazladan yük getirilmemesidir. Turizm sektöründe ise azami iki ay olarak belirlenmifl denklefltirme süresi dört aya ç›kacak. Bu uygulama ile fazla mesaiden kaynakl› haklar gasp edilecek.

7)

8)

9)

• Hak kay›plar›na yol açan denklefltirme uygulamas› kald›r›lmal›d›r. Torba Yasa ile kamuda esnek istihdam art›k yasal hale getirilmektedir. Öngörülen de¤ifliklik ile bir kamu emekçisi birkaç farkl› kurumda çal›flt›r›labilece¤i gibi, 8 saatlik çal›flma süresinin d›fl›nda farkl› flekillerde çal›flt›r›labilecektir. • ‹nsan faktörünü göz ard› eden, ifli korumay› insan› koruman›n önüne alan bu uygulamalar kabul edilmemelidir. Kamu emekçileri, r›zalar› d›fl›nda kurum içi ve kurumlar aras›nda 1 y›ldan 6 aya kadar görevlendirilebilecek. Sürgün kural haline gelecek. • Yandafl sendikalar› güçlendirecek, sürgünü yasalaflt›racak bu uygulama geri çekilmelidir. Özel sektörde 10 y›l›n üzerinde yöneticilik yapm›fl kifliler, kamu kurumlar›n›n bafl›na getirilecekler. Böylelikle kamu yarar› ilkesinin yerine, piyasa koflullar›na uyum sa¤lanmaya çal›fl›lacak. Özel sektör zihniyeti kamuyu yönetilecek. • Kamu hizmetlerini, kâr amac› de¤il kamu yarar› esas alarak sürdürmek gerekir. Kamu kurumlar›n› ticarethaneye dönüfltürecek bu uygulama kabul edilemez. ‹flyeri denetimlerini ifl müfettifllerinin yerine Çal›flma Bakanl›¤›’n›n memurlar› yapacak. ‹flçi daha korumas›z hale gelecek. Böylelikle kamuda nüfuzu olan, denetimden kaçabilecek. ‹flçi ma¤dur edilecek. • Bu teklif geri çekilmelidir.

10)

11)

12)

13)

SUSKUN TÜRK ‹fi ‹STEM‹YORUZ Türk-‹fl yönetiminin 'torba yasa'ya karfl› ihanetçi bir tutum sergileyerek suskun kalmas›, Türk-‹fl ‹stanbul fiubeler Platformu taraf›ndan 4 fiubat’ta gerçeklefltirilen yürüyüfl ve bas›n aç›klamas›yla protesto edildi. Türk-‹fl fiubeler Platformu imzas›yla “Suskun Türk-‹fl istemiyoruz”, “Haklar›m›z› torbalatmayaca¤›z!” pankartlar›n›n aç›ld›¤› eyleme Belediye-‹fl, Yol-‹fl, Tez-Koop-‹fl ve Harb-‹fl pankartlar›yla kat›ld›. Pankartlarda Türk-‹fl yönetimini hedef alan söylemler öne ç›kt›. Atatürk Kültür Merkezi önünde saat 18.30'da bir araya gelen iflçiler, buradan Türk-‹fl ‹stanbul 1. Bölge Temsilcili¤i önüne yürüdü. Kitle oldukça coflkulu ve Türk-‹fl yönetimine öfkeliydi. Özellikle Türk Harb-‹fl Anadolu Yakas› ‹stanbul fiubesi pankart› arkas›nda yürüyen kitle att›klar› sloganlar ve coflkular›yla dikkat çekti. Yolun trafi¤e kapat›ld›¤› yürüyüfl boyunca “Yaflas›n s›n›f dayan›flmas›!”, “Suskun Türk-‹fl istemiyoruz!”, “Kumlu sonun Mübarek olsun!”, “‹flbirlikçi Kumlu ‹stifa!”, “Zafer direnen emekçinin olacak!” sloganlar› at›ld›. Bölge Temsilcili¤i yumurta ya¤muruna tutuldu Kitle Türk-‹fl ‹stanbul 1. Bölge Temsilcili¤i önüne yaklafl›rken sloganlar› daha gür hayk›rmaya bafllad›. Öfkeli iflçiler temsilcilik önünde “AKP ufla¤› Kumlu istifa!”, “Türk-‹fl istifa!”, “Hükümet istifa!” sloganlar› atarak Türk-‹fl ‹stanbul 1. Bölge Temsilcili¤i binas›n› yumurta ya¤muruna tuttular. Bas›n aç›klamas›n› Belediye-‹fl 2 No’lu fiube Baflkan› Hasan Gülüm gerçeklefltirdi. Gülüm, torba yasaya karfl› emekçilerin mücadele etti¤ini belirterek, Türk-‹fl yönetiminin torba yasa karfl›s›nda ak›l almaz bir sessizlik ve tepkisizlik içerisinde oldu¤unu vurgulad›. Gülüm, Ankara'da 3 fiubat günü Torba yasaya karfl› gerçeklefltirilen eyleme polisin biber gaz› ve coplarla sald›rmas›na da de¤inerek buna ra¤men Türk-‹fl yönetiminin sessiz kalmas›n› kabul edilir bulmad›klar›n› ifade etti. Türk-‹fl içinde, mücadele eden sendikalar›n bir plan içerisinde tasfiye edilmek istendi¤ine vurgu yapt›. Gülüm bas›n aç›klamas›n› “Bizler Türk-‹fl'e ba¤l› ‹stanbul flubeleri olarak Türk-‹fl yönetiminin bu ölü sessizli¤inden bir an önce uyanmas›n› ve mücadele etmesini istiyoruz.” dedi.


Sayfa 6

2/11/11

6:25 PM

Page 1

6 h ab e rl e r

AKP hükümeti’nden sermayeye büyük peflkefl

Elektrik Üretimi Özellefliyor Enerjide özellefltirmelerin ikinci hamlesi bafll›yor. Termik ve Hidrolik (HES) santraller sat›fla ç›kar›l›yor. 28 Ekim’de Resmi Gazete’de yay›nlanan Özellefltirme ‹daresi Baflkanl›¤› (Ö‹B) karar›na göre Hamitabat Termik Santrali 31 Aral›k 2012’ye kadar blok sat›fl yoluyla özellefltiriliyor. S›rada Soma A-B, Çan ve Seyitömer var. Ö‹B termik ve hidrolik santralleri 9 grupta satmay› planl›yor. 1. grupta Afflin Elbistan A-B termik santralleri, 2. grupta Ambarl› termik santralleri, 3. grupta Alia¤a, Kangal, Tunçbilek ve Çatala¤z› termik santralleri, 4. grupta Bursa ve Orhaneli termik santralleri ile Gökçekaya, Sar›yer ve Yenice HES’leri, 5. grupta Kemerköy, Yata¤an ve Yeniköy termik santralleri ve Demirköprü, Ad›güzel, Kemer, Karacaören-1 ve Gezende HES’leri, 6. grupta Alt›nkaya, Derbent, Hirfanl›, Kesikköprü ve Kapulukaya HES’leri 7. grupta Hasan U¤urlu, Suat U¤urlu, Almus, K›l›çkaya ve Çaml›göze HES’leri 8. grupta Çatalan, Aslantafl, Menzelet, K›s›k ve Karkam›fl HES’leri 9. grupta ise Do¤ankent, Kürtün, Tortum ve Özlüce HES’leri var. Enerji sektörüne birçok tekel el at›yor. Bunlardan ül-

s›na halka satacaklar. Yani özellefltirme halk›m›z›n da gelece¤ini satmakt›r. AKP sermayeye hizmet ediyor! AKP hükümeti sermayeye peflkefl konusunda evvelki iktidarlar› çoktan sollad›. AKP’nin sekiz y›ll›k icratlar›na bakmak yeterlidir. Sadece 2005 y›l›nda yap›lan özellefltirmeler bile 1985 ile 2002 y›llar› aras›nda yap›lan özellefltirmelerin toplam›ndan fazlad›r. AKP ülkemizin yeralt› ve yerüstü kaynaklar›n› uluslararas› sermayeye ve yandafllar›na peflkefl çekmifltir. S›rada üretim santralleri vard›r. kemizle ilgilenen önemli çokuluslu tekeller flunlar: EDF (Fransa), E.On (Almanya), RWE (Almanya), Endesa (‹spanya), Vattenfall (‹sveç), Electrabel (Belçika), GDFSuez (Fransa), Enel (‹talya), EnBW (Almanya), Iberdrola (‹spanya), CEZ (Çek Cum.), Fortum (Finlandiya), Verbund (Avusturya), Elia (Belçika), National Grid (‹ngiltere). Bu tekeller santrallerin ihalelerine yerli ortaklar›yla girmekte ya da arka planda kalmaktad›r. Çal›k ve Kiler gibi AKP yanl›s› flirketler ile MMEKA, AKSA, Sabanc› gibi flirketler enerji özellefltirmelerinde bu tekellerle boy gösterecekler. Türkiye’nin can›, kan›, damar› olan ve halk›n paralar›yla yap›lan, enerji iflçilerinin al›nteriyle üretim yapan

bu santraller de¤erinin çok alt›nda üç otuz paraya peflkefl çekilecek. Y›llard›r çal›flan ve hatta 2005 y›l›yla birlikte KPSS ile ifle giren iflçilerin de geleceklerini, hayatlar›n› satacaklar. Bu talan›n bir baflka noktas› ise termik santral bölgesindeki kömür rezervlerinin sermayeye “bedava” verilecek olmas›d›r. EÜAfi’›n elindeki Afflin Elbistan, Sivas Kangal ve Ankara Çay›rhan kömür sahalar› da sat›lacakt›r. Bununla da yetinilmeyecek, termik santrallerin bulundu¤u bölgelerde santrallerin temel girdisi olan kömür madenleri de sermayeye bedava verilecektir. Özellefltirilen santrallerde elektrik üretimini istedikleri gibi yapacaklar ve kat kat fazla-

Tes-‹fl özellefltirmelere çanak tutuyor Bu geliflmeler tüm h›zla devam ederken Tes-‹fl yönetimi sermayeye ve AKP hükümeti’ne ses ç›karm›yor. Sermayeden nemalanan ve AKP Hükümeti’ni destekleyen bir sendikadan ne beklenebilir ki? Aksine da¤›t›m özellefltirmelerinden pay al›n›yor, özellefltirmeye karfl› ç›kan sendika flubeleri ve iflyeri temsilcileri görevden al›n›yor, susturuluyor. Termik ve hidroelektrik santrallerde çal›flan enerji iflçisi arkadafllar›m›za ça¤r›m›zd›r. Gelin özellefltirmelere karfl› Enerji-Sen’de birleflelim! Santrallerimizi, gelece¤imizi sermayeye teslim etmeyelim!


Sayfa 7

2/11/11

6:26 PM

Page 1

7 h ab e rl e r

S

ermaye, son 30 yıldır neo-liberalizm adıyla bir saldırı programı uyguluyor. Bu saldırının temelinde de işçileştirme ve yeniden işçileştirme olgusu yatıyor. Türkiye’de işgücüne katılım oranı

leri, güvenlik kemerinin olmaması, eldiven ve pense gibi yüksek voltajlı akıma dayanıklı malzeme kullanılmaması, baraj gibi ustalık isteyen inşaat işlerinde uzman eleman ve yeterli teçhizatın kullanılmaması gibi

Peki devletin ve sermayenin enerjide yaşanan kazalara karşı tavrı ne oldu? Başbakan Erdoğan, Limak Holding’i “vatansever” ilan etti. Sermaye medyası bu açıklamalara günlerce yer verdi. Ama aynı medya yukarı-

İş’in 9. Olağan Genel Kurulu’nda söz alan Enerji ve tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, “Bizler gelişmekte olan Türkiye olarak mutlaka yeri gelecek 16-18 saat çalışabileceğiz... Ben biliyorum ki benim

‹fl Kazalar› Kader De¤ildir! 2010 yılında 41 enerji işçisi arkadaşımız hayatını kaybetti, 83 arkadaşımız yaralandı. İş kazalarının nedeni uzun ve yorucu çalışma saatleri, alınmayan 3 kuruşluk önlemler, taşeron çalıştırma… giderek yükseliyor. Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı Ekim 2010 istihdam verilerine göre 10 milyonu kayıtdışı olmak üzere 23 milyon çalışan nüfus var. Gerçek, bu sayıların çok üstünde… Bu işçileştirme süreci emek gücü pazarındaki rekabeti aşırı şiddetlendiriyor ve başta taşeron olmak üzere ortaya çıkardığı çalıştırma biçimleriyle işçiyi korunmasız – örgütsüz bırakıyor, güvencesizleştiriyor. İşçi sağlığı ve iş güvenliği de bu korunmasız bırakılmanın en çıplak biçimlerini gözler önüne seriyor. Enerji sektöründe iş kazaları taşeron / kadrolu, işçi / teknisyen / mühendis demeden, farklı konumlarda çalışan bütün çalışanları etkiledi. İş kazaları barajlarda, elektrik dağıtım işleri ve termik santraller gibi birçok farklı birimde gerçekleşti. Öne çıkan kaza nedenleri ise ezilme, düşme, elektrik çarpması ve servis kazaları. Bu olaylar özelleştirme, taşeronlaştırma, mevsimlik çalıştırma, uzmanlığı olmayan işlerde çalıştırma, yoğun ve hızlı iş saat-

nedenler sonucu meydana geldi. Öne çıkan iş kazalarından ilki elektrik dağıtım şirketlerinde çalışan taşeron işçilerin geçirdiği kazalardır. Örneğin 22 Ağustos’ta İstanbul İkitelli Organize Sanayi Bölgesi’nde 1 yıl önce vasıfsız işçi olarak işe alınan Erkan Karataş ve Satılmış Çolakoğlu trafo bakım, temizlik ve onarım işinde çalıştırılıyorlardı. Trafo devre dışı bırakılmadan, bakım için trafoya girmeleri istendi. Elektrik akımı kesilmeyen ve topraklama işlemi yapılmayan trafonun çalışmaya başlaması sonucu 35 bin volta kapılan işçiler hayatlarını kaybettiler. Diğer öne çıkan kazalar ise barajlarda meydana gelenlerdir. En görülür örneği Limak Holding’in 5 ila 7 yılda bitmesi gereken barajı 3 yılda yapmakla övündüğü Siirt Alkumru Barajı’dır. Bu barajda elektrik çarpmasından düşmeye, ezilmeden servis kazalarına kadar birçok nedenden dolayı iş kazaları gerçekleşti. Bu kazalar sonucu 2 işçi hayatını kaybetti, 18 işçi yaralandı.

da bahsettiğimiz İkitelli’deki kazaya ancak 1 hafta sonra kısaca değindi. Veya 4 Ağustos’ta Aydın’ın İncirliova İlçesi’ne bağlı İkizdere Barajı’nda deneme amaçlı su bırakılması sırasında hayatını kaybeden 64 yaşındaki işçi Ali Karataş’ın hayatını kaybetmesini, “Başbakan’ın yarın açacağı barajda talihsiz ölüm” haber başlığı ile verdi. Ama Başbakan’ın referandum evveli yaptığı toplu açılış şovu için barajın vaktinden önce açıldığına, işçilerin 16 saat çalıştırıldığına ve 64 yaşındaki bir işçinin neden hala çalışmak zorunda kaldığına dair iki satır yazmadılar. Türkiye işçi sınıfını, bütün bu saydıklarımızı ve gördüğünüz, dokunduğunuz her şeyi üretenleri yok saydılar. İşçilerin ölümleri ve yaralanmaları adli bir vaka olarak sayıldı. Bir sonuca varmayan soruşturmalara devam edildi. İsimlerimiz, yaşlarımız, öldüğümüz günler ve arkada bıraktıklarımız, eşlerimiz, çocuklarımız önemsenmedi. İşçiler ölüyor Tes-İş susuyor! Aralık ayında yapılan Tes-

işçim işini bitirmeden çıktığı direkten inmez. O direkte sorunu 8 saatte çözerse 8 saat, 18 saatte çözerse 18 saat çalışır. O yüzden biz uzlaşı içerinde bütün emeklerimizi beraber ortaya koyarak Türkiye’yi geliştireceğiz” dedi ve esnek çalışmayı övdü. Tes-İş Yönetimi ve Mustafa Kumlu Bakan’ın işçi düşmanı sözlerine gıkını çıkarmadı. Bu gelişmeler karşısında bir açıklama yapan Genel Başkanımız Kamil Kartal, Enerji Bakanı Yıldız’ın konuşmasına karşılık “Bu ölümcül kazaların zaten en önemli nedeni, taşeronlaştırma ve bunun neticesinde insanları 13-14-15 saat çalıştırılmalarıdır” dedi. Enerji iş kolunun, kendi doğasından kaynaklı, normal çalışma saatlerinin üzerinde bir çalışmayı kaldırmayacağını dile getiren Kartal, “Enerji Bakanı insanlara 18-20 saat çalışmayı önereceğine, iş güvenliği kurallarına gerçekten uyulmasını ve 20-30 bin işçiyle yapılacak işin 10 bin işçinin sırtına yüklenmemesini sağlasın” diye konuştu.


sayfa 8

2/11/11

6:26 PM

Page 1

8 a rk a k ap a k

AKP’den iflçilere büyük sald›r› haz›rl›¤›

Ulusal İstihdam Stratejisi AKP'li üst düzey bürokratların çalışmaları sonucu ortaya çıkan Ulusal İstihdam Stratejisi metninde kıdem tazminatının kaldırılması ve esnek çalışmaya yasal kılıf bulunması dışında çocuk işçiliğinin tamamen yasal hale getirilmesi dikkat çekiyor. 12 Eylül darbesi ile birlikte emeğe yönelik birçok saldırı yapıldı. Özelleştirme ve piyasalaştırma uygulamaları sonucu birçok işçi işsiz kaldı. KİT’lerde yirmi yıl evvel 700 bin olan işçi sayısı şimdi 200 bine indi. Esnekleştirme adıyla istihdam biçimleri farklılaştırıldı. 4-B, 4-C gibi uygulamalar emekçiler için bir çeşit işkence halini aldı. Birçok arkadaşımız sendikasızlaştırıldı ve işten atıldı. Enrji sektörü hızla büyürken kayıtlı istihdam buna paralel seyretmedi. Örneğin yirmi yıl evvel elektrik sektöründe 70 bin çalışan varken sektörde şu an 60 bin civarında işçi çalışmaktadır. Oysa sektör 3 kat büyüdü. 1993 yılından sonra personel açıkları taşeron şirketler tarafından giderilmeye başlanmış, kamuda çalışanlar azaltılmış, yaklaşık 10–15 bin civarında taşeron işçi istihdamı oldu. Esnek çalışma, iş güvencesiz çalışma, sosyal güvencesiz çalışma, işçi sağlığı ve iş güvenliğinden yoksun çalışma özelleştirmeyle dayatılan bir yaşam biçimi halini aldı. Özelleştirmenin en net sonuçları işsizlik, yoksulluk ve yolsuzluk olarak yaşanıyor. Torba Yasa ile gündeme gelen saldırılar daha büyük ve kapsamlı bir saldırının kapısını aralıyor. AKP tarafından hazırlanan ve tamamı kamuoyu ile paylaşılma-

yan Ulusal İstihdam Stratejisi belgesi çok daha kapsamlı bir saldırı planı içeriyor. Buna göre:

belirlenmesi. 8. Denkleştirme uygulamasında değişiklik. Denkleştirmede esas alınacak ça-

1. Taşeron işçilik yaygınlaştırılmaktadır, asıl işin alt işverene verilmesi önündeki sınırlamalar kaldırılmaktadır. 2. Özel istihdam büroları ve ödünç iş ilişkisi ile ilgili ayrı bir yasa hazırlanmaktadır. 3. Belirli süreli sözleşme ile işçi çalıştırmanın ve zincirleme sözleşme yapılmasının önündeki engeller kaldırılmaktadır 4. Yeni esnek çalışma türleri getirilmektedir: evde çalışma, tele çalışma, iş paylaşımı. 5. Deneme süresinin 25 yaşın altındakiler için 4 ay olarak belirlenmesi. 6. Bölgesel asgari ücret getirilmesi. 7. Asgari ücretin 18 yaşından büyük ve küçükler için

lışma süreleri günlük 11 saati haftalık 54 saati aşmamak şartı getiriliyor. 9. Çocuk çalıştırma yasağının kaldırılması. 10. Kadınların yer ve su altı çalışmaların çalışma yasağının kaldırılması. Demagojinin adı: Güvenceli esneklik Metni hazırlayanlar yapılacak düzenlemelerin ‘güvenceli çalışma’yı tarihe gömmek anlamına geldiğini bildiklerinden ‘güvenceli esneklik’ kavramı kullanılıyor: İşgücü piyasalarının esnekleştirilmesi çalışanlar açısından güvencesizlik sorununu da beraberinde getirdiğinden, esneklik tartışmaları yerini “güvenceli esneklik” kavramına bırakmıştır.”

Sendikalardan, işçilerden gizlenmişti Hükümet, 8 Haziran 2010 tarihinde gerçekleştirdiği Ekonomik Koordinasyon Kurulu'nda (EKK) hazırlamış olduğu “Ulusal İstihdam Strateji Belgesi”nin son taslağını işçi ve işveren konfederasyonları temsilcilerine yaptığı bir sunuş ile aktarmıştı. Toplantı sonrasında, işçileri doğrudan ilgilendiren Taslak metnini sendika temsilcilerine vermeyen hükümet, hem işçi hem işveren kesiminden stratejiye ilişkin genel değerlendirmenin dışında, işgücü piyasasının esnekleştirilmesi, güvenceli esneklik, kıdem tazminatı, İşsizlik Sigortası Fonu, esnek çalışma modelleri, fazla çalışma süreleri, özel istihdam büroları-geçici iş ilişkisi ve bölgesel asgari ücret konularında görüş bildirmelerini istemişti. Torba Yasa Tasarısı'nda da olduğu gibi emek düşmanı düzenlemelerde temel alınacağı anlaşılan Ulusal İstihdam Stratejisi Belgesi, seçimlerden sonra tek başına iktidar olmayı uman AKP'nin kıdem tazminatı gibi çok temel işçi kazanımlarını tasfiye edeceğini gösteriyor. Bizler özelleştirmenin ve ulusal istihdam stratejisi’nin siyasi bir karar olduğunu biliyoruz. Bu karar işçi sınıfını diz çöktürme kararıdır. Bu yüzden AKP ve sermaye saldırısına sınıfsal ve siyasal karşı duruşu örmek zorundayız. Bu saldırıdan etkilenen tüm kesimler olarak ortak duruşu sergilemek zorundayız. Tüm kesimleri duyarlı hale getirmek zorundayız. Eğer bir geleceğimiz olmasını istiyorsak…

Enerji Ses Enerji Sen Sendikası Bülteni Şubat 2011 sayısı. Sahibi: Ömer Kamil Kartal, Sorumlu Yazı İşleri Müdürü: Ali Tosun Tel&Faks: 0212 533 84 22 Adres: Muratpaşa Mah. Muratpaşa Sk. No:21 Kat:1 Fatih - İstanbul Basıldığı yer: Art Matbaacılık Yay ve Amb. San. Tic. Ltd. Şti. Baskı Tesisleri İzmit / Kocaeli 0 262 335 45 29


ENERJİSES SAYI 1  

Enerji Sen bülteni sayı 1

Advertisement
Read more
Read more
Similar to
Popular now
Just for you