Page 16

BİTKİLERLE YAŞAM

Zeytinburnu Tıbbi Bitkiler Bahçesi

Melda KESKİN Açık Radyo Program Yapımcısı

F

atoş Altuncan: Türkiye’nin ilk tıbbi bitkiler bahçesi olan ZTBB, ziyaretçilerin, eğiten ve eğlendiren bir tabiat parçasından yararlanabilmeleri, ekosistemimizin farkına varabilmeleri amacıyla 2005 yılında, 14 dönümlük alanda kuruldu. Zeytinburnu Belediyesi ile Merkezefendi Geleneksel Tıp Derneği’nin farklı iklim ve coğrafyalarda yetişen bitkileri biraraya getirerek birlikte yürüttükleri bu projede, ekili ve etiketli tıbbi bitki sayısı 600’ü aşmış durumda. Bahçemizdeki bitkiler 68 ada, kaya bahçesi, sera ve ada dışı alanlarda sergileniyor. MK: Bir yılı aşkın bir süredir arada sırada gelip gittiğim Bahçe’yi farklı mevsimlerde çok farklı halleriyle görme fırsatım oldu. Manavda, pazarda yaz kış çilek, portakal, enginar gören insanlar, özelikle de bitkileri neredeyse hiç tanımayan gençler ve çocuklar için bu çok önemli bir fırsat, diye düşünüyorum. ZTBB’de neleri, nasıl yetiştiriyorsunuz? FA: Zeytinburnu Tıbbi Bitkiler Bahçesi, burada yetiştirilecek bitkilere karar verirken, etkinlik ve güvenliği araştırılmış ve geleneksel kullanımı yaygın olanlara öncelik tanıyor. Bahçe yerleşiminde, bitkilerin familyaları, özellikleri ve yetişme istekleri dikkate alınıyor. Kaya bahçesinde, biberiye, dağ mayasılotu, damkoruğu, kekik gibi kayalık alanlarda yetişen tıbbi bitkilerden örnekler sergileniyor. Sıcak ve ılıman iklim bitkilerinin yetiştirildiği seramızda ise ülkemizde yetişen muz, limon, portakal, turunç gibi bitkilerin yanısıra, guava, demirhindi, havlıcan, kedibıyığı, mango, neem ağacı, papaya, tatlı patates, sago palmiyesi, tarçın, zencefil, zerdeçal gibi ülkemizde doğal olarak yetişmeyen bitkiler bulunuyor. Dediğiniz gibi, Bahçe her mevsim gezilirse, bitkilerin bütün evreleri görülebilir. İlkbaharda, patlamış tomurcukları ve pembe-beyaz çiçeklerle kaplanmış meyve ağaçlarını; yazın, rengarenk çiçekleri ve olgunlaşan meyveleri; sonbaharda, yeşilden sarıya, turuncuya, kahverengiye dönen yaprakları ve bitkilerin tohuma hazırlanışını; kışın, karlar altındaki her dem yeşilleri görmek

Fatoş Altuncan

2008

yılı benim için oldukça zor bir yıldı. Babamın bir gece evde düşüp başını sehpaya çarpması ve 24 saat içinde beyin kanaması geçirdiğinin anlaşılmasıyla, yaşamımız altüst oldu. “Başarılı” geçtiği iddia edilen beyin ameliyatının ardından, zaman zaman 40 derece ateşle 3 hafta kadar yoğun bakımda yatan babam, 80 küsur yıllık hayatında görmediği yoğunluktaki çeşitli tıbbi müdahalelere maruz kaldı; sonraki 11 ay boyunca kendisine verilen çeşit çeşit ilaçlar sağlam organlarını da bozdu; yürüyerek gittiği ameliyatın ardından, hiç yataktan kalkıp yürüyemedi, bir daha bizimle konuşamadı. Maddi, manevi şokların birbirini kovaladığı ve kesif bir acının hakim olduğu o yıl içindeki tek kazancım, haftasonları Cuma akşamı iş çıkışı babama refakate giderken, yoldaki bir levhada adını gördüğüm, ama aylar sonra ancak ziyaret fırsatı bulabildiğim Zeytinburnu Tıbbi Bitkiler Bahçesi’ni keşfimdi. Bahçe’de geçirdiğim ilk dakikalar bile bana çok iyi geldi. Hazır babam için her haftasonu o taraflara gidiyordum, Pazar günleri birkaç saat ayırıp oradaki Fitoterapi kursuna devam edebilirim, diye düşündüm. Sonbaharda kurs başlamadan babam ölmüştü. Kursa yazılmıştım bir kere...başladım. Benim gibi doğal tedavilerle ilgilenen başkalarıyla 7 haftasonu bir arada bulunmak ve kursta öğrendiklerim, acımı hafifletti, içimi yeniden umutla doldurdu. Bu söyleşi, henüz tanışmadıysanız ZTBB ile tanışmanız için. İstediğiniz herhangi bir kursa devam edebilir, gönüllü bahçıvan olabilir ya da doğanın yeniden canlandığı bu günlerde sadece Bahçe’yi ziyaret ederek mutlu olabilirsiniz. Daha önce çalıştığı reklamcılık sektöründen uzaklaşmak, bir nevi “karma temizlemek” ihtiyacıyla kendisiyle ilişkilendirebileceği bir iş ve işyeri imkânı ararken, Tıbbi Bitkiler Bahçesi’nin karşısına bir vaha gibi çıktığını söyleyen Fatoş Altuncan ile yaptığımız söyleşiyi yararlı bulacağınızı umuyorum. Fatoş Hanım, Bahçe’nin işletme sorumlusu olarak bütün faaliyetleri ve ihtiyaçları ile ilgileniyor. Melda Keskin: Zeytinburnu Tıbbi Bitkiler Bahçesi (ZTBB) kent içinde rantın bu denli yüksek olduğu bir alanda, beton binaların istilasından kurtarılmış bir vaha adeta. Kuruluşu ile ilgili bilgi verir misiniz?

16

mümkün.

Stajyerler

MK: En son, Prof Dr. Ulvi Zeybek’in Aromaterapi kursuna katılmak için geldiğimde, yeni doğum yapmış olan anne kedi ve yavrularını bir de herkese kendini sevdirmek için can atan bir başka tekir kediyi sık sık görmüştüm. Bahçe’de bitkiler dışında diğer canlılardan da var anlaşılan... FA: Evet, Bahçemiz, köpek, kedi, horoz, tavuk, ördek, tavşan, kaplumbağa, arı, kuş ve böceklere ev sahipliği yapıyor. Bu özelliğiyle de

Avangart Kadın Dergisi Haziran Sayısı  

Özüne Dönen Kadının Dergisi