Page 1


GEZİ

Kurucu Galip ÖZTÜRK İmtiyaz Sahibi Metro Turizm Sey. Org. Tic. A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Çiğdem ÖZTÜRK GÖBÜLÜK Yayın Koordinatörü Mustafa YILDIRIM Genel Yayın Yönetmeni Damla ULUDAĞ Grafik Tasarım Ufuk CERGENÇ Yayın Danışma Kurulu BERTAN SÖĞÜT AV. BURÇİN BAŞAK ŞENOL AYYILDIZ Hukuk Müşaviri Av. Tuncay ÇALTEKİN Editörler Elif ÖZYILMAZ YEŞİL Nurcan GÜNEŞ YAVAŞ Adem Burak YAZAR Murat BAŞARAN Halkla İlişkiler Sorumlusu Nagihan KAYA GÖRGÜN Reklam Pazarlama Atlas Yazılım ve Bilişim Hiz. Tic. A.Ş. 0530 760 51 97 Adres Büyük İstanbul Otogarı Yönetim Binası Kat: 2 Bayrampaşa / İSTANBUL BASKI TARİHİ MART 2017 Yerel Süreli BASKI GD Ofset Matbaacılık ve Ticaret San. A.Ş. Atatürk Bulvarı Deposite İş Merkezi A5 Blok 4.Kat No:407

İkitelli OSB Başakşehir / İSTANBUL Tel: 0212 671 91 00 Fax: 0212 671 91 90

4


İÇİNDEKİLER EVİNİZİ BALIKLARLA SÜSLEYİN ÇANAKKALE ZAFERİ

26

ERZURUM

10 38

KİLO KORUMA PROGRAMI

12 30 34 52 62 64

16

TARİHTE BUGÜN SİNEMA KİTAP DÜNYASI GURME EĞLENCE ASTROLOJİ - BURÇLAR 5


hepimiz üzerimize düşeni yapmak zorundayız. Oy vermesi gerekenler sandığa giderek oylarını kullanmalı. Bu noktada da bizim üzerimize düşen görevler olacak. Türkiye’nin en geniş otobüs filosuna sahip, sefer sayısı en yüksek karayolu yolcu taşımacılığı şirketi olarak biz de üzerimize düşeni yapacağız. Yaşadığı yer ile oy kullanacağı yer birbirinden farklı olan vatandaşlarımızı en önemli vatandaşlık görevini yerine getirmeleri aşamasında ücretsiz taşıyacağımızı bugünden taahhüt ediyoruz. 14-15-16 Nisan tarihlerinde gerçekleştirilecek oy verme amaçlı seyahatlerde Metro Turizm ile gidiş-dönüş biletinizi hediye ediyorum. Bu sayede bizim de demokrasi sınavında bir tuzumuz olacak.

GÜÇLÜ DEMOKRASİ, GÜÇLÜ TÜRKİYE İÇİN METRO TURİZM Türkiye’nin geleceğinin oylanacağı 16 Nisan Referandumu için artık sayılı günler kaldı. Yaklaşık 45 gün sonra oy sandıkları bir kez daha siz değerli vatandaşlarımızın önüne gelecek. Her şeyden önce söylemek istediğim, siyasi görüşünüz, vereceğiniz oy ne olursa olsun sandığa gitmenizin gerekliliğidir. Zira bu ülke hepimizin ve geleceğini hepimizin belirleme hakkı var. Bu hakkınızdan vazgeçmeyin, oyunuzun değerini bilin ve mutlaka oyunuzu kullanın… Türkiye’nin vereceği bu en önemli demokrasi sınavında

15 Temmuz’da oluşan birlik ruhuna hizmet etmeye naçizane devam edeceğiz. Diğer taraftan söz etmek istediğimiz bir gelişmemiz daha var. Türkiye’nin içinde bulunduğu heyecanlı ve hareketli sürecin bir benzerini biz de şirket olarak yaşıyoruz. Her fırsatta Metro Turizm’in kendi sektörünün lideri ve öncüsü olduğunu söylüyoruz. Bu söylemimizin doğruluğu hemen her platformda doğrulanıyor. Son olarak Metro Turizm’in halka arz sürecini başlattık. 2014 yılında rafa kaldırılan bu sürecin başlaması ile birlikte Avrupalı fon şirketlerinin ilgisine mazhar olduk. Şu anda Avrupalı fon şirketleri Metro Turizm’i değerlendirmeye aldı. Bu değerlendirmelerin bu ayın sonuna kadar tamamlanmasını bekliyoruz. Fon şirketinden destek alsak da almasak da bu süreç devam edecek ve hisselerimizin yaklaşık 3’te 2’sini yatırımcılarımıza açılacak. ‘Türkiye’nin Metro’su olma yolundaki bu sürecimizi adım adım sizlerle paylaşmaya devam edeceğiz.

GALİP ÖZTÜRK

Metro Ticari ve Mali Yatırımlar Holding A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı

6


en aza indiği dönemin yani, sektörel dilde “Ölü sezonun” bitiyor olması. Şimdi yeniden yolculuk zamanı, gezme, keşfetme zamanı… Şimdi yeniden otobüsler dolu bir şekilde yollara çıkacak, sefer saatleri artacak ve sevenler birbirine kavuşacak… Doğanın canlanışı ile birlikte seyahatler zorunluluktan çıkıp keyif için yapılmaya başlayacak. Biz de Metro Turizm olarak hazırlıklarımızı yaptık. Durgun kış dönemini meslek içi eğitimleri, araç filosunun yenilenmesi, hizmet çeşitliliğinin arttırılması, kalite standardının daha da yükseltilmesi, her yolcumuzun araçlarımızdan güvenli, memnun ve mutlu ayrılması için yapılan çalışmalarla geçirdik. Metro Holding Yönetim Kurulu Başkanımız ve yol göstericimiz Sayın Galip Öztürk tarafından Kasım

HOŞGELDİN BAHAR Karlı, yağmurlu, çamurlu, soğuk, içimizi titreten kış günlerini sonunda geride bıraktık. Doğanın da yenilenmek için kendi içine çekildiği kış ayları, cemrelerin 19-20 Şubat’ta havaya, 26-27 Şubat’ta suya ve 5-6 Mart’ta da toprağa düşmesiyle sona erdi.

1992’de kurulan ve bugün 25 yaşında, sektörünün en uzun soluklu firmaları arasında yer alan şirketimizin gün be gün büyümesine tanıklık ettim. Yönetim Kurulu Başkanlığı görevini gururla yürüttüğüm Metro Turizm, bu yıl da en çok yolcu taşıyan seyahat şirketi olacaktır. Bütün çalışmalarımız, personelimizin verdiği emek, kaptanlarımızın direksiyon başında harcadığı saatler hep bunun için. Yolculuklar, ancak keşfetme arzusu olursa devam eder. Türkiye’de; Adıyaman’da Nemrut Dağları, Nevşehir’de

Güneşin sıcak yüzünü göstermeye başlaması,

Kapadokya, Erzurum’da Tortum Şelaleleri, Konya’da

içimizdeki yaşam sevincimizi de artırdı. Baharın

Hz. Mevlana, Trabzon’da Uzungöl, Şanlıurfa’da Harran

mutlulukla yakından ilgili olduğunu düşünen biri olarak

Antik Kenti, Gaziantep’te Zeugma, Mimar Sinan’ın

ilkbaharın gelmesi beni çok mutlu ediyor. Şairin de

şehri Edirne, Denizli’de Ege’nin Beyaz İncisi Pamukkale

dediği gibi “Mutlu olmak için büyük nedenlere gerek

ve daha nice yolculuk durakları keşfedilmeyi, gezilip

yok. Cebimde 75 kuruşum var, havada bahar.” Benim

görülmeyi bekliyor. İçinizdeki keşfetme arzusunu hiç

mutluluğum da o hesap.

kaybetmemeniz dileğiyle, bizimle kalın...

Bu mutluluğun sebeplerinden biri de aynı zamanda

Baharın ve takip eden yaz döneminin sektörümüze bol

insanların evlerinde oturmayı tercih ettiği, yolculukların

yolcu, ülkemize ise refah ve istikrar getirmesi dileğiyle.

ÇİĞDEM ÖZTÜRK GÖBÜLÜK

Metro Turizm Seyahat Org. ve Tic. A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı

7


(ĽĤĽğĤľŕįdÃğįōíØqĽØĽÖįÃxÃç =ŅğÕÃōĜæÃçįGÀPıĤPĉĉįŒĤıŒÖį PııŠ

WHATSAPP DESTEK HATTI

0505 182 34 55 Sektörde bir ilke imza attık! Kusursuz bir yolculuk için WhatsApp destek hattımız hizmetinizde!


25 Yıldır Hep Birlikte Olmanın Gururunu Yaşıyoruz ! 2016 yılında yine 20 milyonun üzerinde yolcu taşıdık, kalpleri kazandık. “Aklınızda neresi varsa oraya Metro var” sloganımızla 25. yaşımızı kutladığımız 2017 yılında da,yolları kısaltmaya, gönülleri buluşturmaya devam edeceğiz.

Teşekkürler


GEZİ

18 MART ÇANAKKALE ZAFERİ DALGALAN SEN DE ŞAFAKLAR GİBİ EY ŞANLI HİLAL!

Bir milletin ülkesini destansı bir güçle savunduğu, sayı, ekipman ve maddi açıdan üstünlüğü olan düşmanlarını yenmesi ve bu gücüyle tüm dünya harp tarihine geçen Türk kahramanlık ve şeref abidesi: 18 Mart Çanakkale Zaferi! Türk bağımsızlık savaşının başlangıcı sayılabilecek bu mücadele, Mustafa Kemal Atatürk’ün tarihe geçen ilk kahramanlığı niteliğindedir. Çanakkale savaşında Atatürk komutasındaki kahraman Türk ordusu, emsali görülmemiş bir mücadeleyle tüm ülkeyi saracak bağımsızlık mücadelesinin fitilini ateşlemiştir. Çanakkale savaşlarında kanlarıyla vatanımızı kurtaran şehitlerimizi bu sene de saygıyla anıyoruz.

10


GEZİ

Deniz Savaşları

Çanakkale Savaşlarının Önemi Çanakkale Cephesi’nin başta deniz harekâtı (Boğaz’ın zorlanması) ve onu izleyen kara hareketleri, kuşkusuz sıradan birer askeri operasyon ya da savaş olayları gibi irdelenemez. Boğazların (Çanakkale ve İstanbul), klasik, dar bir çerçeve ve anlamda sadece Akdeniz’in Karadeniz’e, Avrupa’yı Asya’ya bağlayan su geçitleri ya da köprülerden ibaret olduğu düşünülemez. Türk Boğazları, coğrafyadan kaynaklanan durumuyla Akdeniz’in birbirinden önemli diğer stratejik değer taşıyan su geçitlerinden Cebelitarık ve Süveyş Kanalıyla da bütünleşmektedir. Böylece Çanakkale ve İstanbul Boğazlarının, aynı zamanda Atlas ve Hint Okyanusları gibi dünyanın diğer büyük deniz ve kıta kara parçalarını da birbirine bağlayan geniş kapsamlı jeopolitik konumuyla dünya siyaset ve ekonomisi üzerine olan etkilerini bugün de korumakta olduğu görülür. Gerçekten Türk Boğazları, uluslararası ilişkilere yön vermede, bölgesinde daima bir odak noktası oluşturmuştur. Bu nedenlerledir ki, tarihin eski dönemlerinden beri bu önemli pozisyonla Avrupa, Asya ve Afrika ülkeleri arasında başlamış olan ekonomik, ticari ve siyasi ilişkilerle askeri operasyonların, hep Boğazlar bölgesinde cereyan ettiği görülür. Başka bir deyişle, Boğazlar, hemen hemen tarih boyunca dünyanın diğer bölgelerinde pek görülmemiş ardı arkası kesilmeyen mücadelelere sahne olmuştur.

Kara Savaşları Dünya Savaşı başında Sofya’da ateşe militer olarak görev yapmakta olan Mustafa Kemal, orduda ısrarla aktif görev istemesi üzerine 18 Ocak 1915 tarihinde 19. Tümen Komutanı olarak atanmıştır. Bu tümen, 57. Alay ve iki Depo Alayı’ndan (Acemi Alay) oluşmaktaydı. İlerleyen günlerde iki depo alayı 72. ve 77. Alaylar’la yer değiştirilmiştir. 77. Alay, çoğunluğu Suriyeli ve çok karışık unsurlardan (Arap, Maruni, Yezidi ve Nusayri) oluşmaktaydı. Mustafa Kemal, depo alaylarını yeniden istediyse de dinletemedi. Daha bu alaylar gelip tümen kuruluşunu tamamlamadan 24 Şubat 1915’te Tekirdağ’dan Maydos’a (Eceabat) hareket eder. Yeni görev yerine geldiğinde 9. Tümen’den 26. ve 27. Alaylar ile bazı bataryalar Mustafa Kemal’in emrine verilerek “Maydos Bölgesi Komutanlığı”’na atanır. Yarbay Mustafa Kemal’in görev alanı tüm yarımadayı kapsayan bölgeydi. Ayrıca, 3. Kolordu ve Çanakkale Müstahkem Mevkii Komutanlıkları’na da bağlı olacaktı. Balkan Savaşları esnasında bölgeyi çok iyi tanıma fırsatı bulan Mustafa Kemal 26. Alay’ı Seddülbahir’e, 27. Alay’ı Kabatepe kıyıları, 57. Alay’ı Sarafim Çiftliği’ne yerleştirmiş, başka birlikler geldikçe Maydos (Eceabat) bölgesine tertiplemiştir.

Harekat Öncesi Boğaz’ın Durumu 2 Ağustos 1914’te Almanya ile bir askeri antlaşma imzalanır. Bu antlaşmadan sonra 4 Ağustos’ta boğazın kısmen mayınla kapatılmasına karar verilir ve 22 mayınlık hattın döşenmesi Çanakkale Boğazı’ndaki ilk çalışmadır. Yine 4 Ağustos’ta Boğaz yabancı gemilere tamamen kapatılmıştır. Daha önceden İngiltere, bedeli 11 milyon altın olan ve parası önceden peşin ödenen “Sultan Osman” ve “Reşadiye” isimli iki savaş gemisine el koyduğunu bildirmiştir. Buna karşı oluşan kamuoyu tepkisini Almanya iyi değerlendirmiş, Akdeniz’de bulunan Goben ve Breslau adlı iki gemiyi hibe edeceğini söylemiştir. Bu gemiler Harbiye Nazırı Enver Paşa’nın talimatıyla 10 Ağustos 1914’te Çanakkale Boğazı’ndan girerek Nara Burnu’nda demirlerler. 4 gün sonra Osmanlı Devleti gemileri satın aldığını bildirir. Gemilerin isimleri “Yavuz” ve “Midilli” olarak değiştirilir. Bu gemilerin liderliğinde Karadeniz’e açılan Osmanlı Donanması 29 Ekim 1914’te Rusya kıyılarını bombalamış ve Osmanlı savaşa girmiştir. Bu bombardımana karşılık olarak İngiliz ve Fransız gemilerinden oluşan İtilaf Donanması 3 Kasım 1914’te Kumkale ve Seddülbahir Kaleleri’ni bombalamıştır. Bu tarih oldukça önemli bir tarihtir. Zira Çanakkale Boğazı’nın ilk bombalandığı tarihtir.

11


TARİHTE BU AY

1 Mart 1929 İstanbul Boğazı kuzeyden gelen buz kütlelerinin hücumuna uğradı. Buzların yoğunluğu nedeniyle vapurlar çalışamadı.

15Mart 1892

Jesse W. Reno tarafından yürüyen merdivenin patenti alındı

12

7 Mart 1984 3 Mart 1989

KKTC bayrağı

6 Mart 1899 Kuzey

2 Mart 1956 İstanbul’da Fas, Fransa’dan bağımsızlığını ilan etti.

Kadıköy Haldun Taner Tiyatrosu açıldı.

4 Mart 1934 5 Mart 1920 Bayer, aspirini Kıbrıs Türk Ankara Radyosu yayınına başladı.

Türkiye Yeşilay Cemiyeti kuruldu.

ticari bir marka olarak kayıt altına aldı.

Cumhuriyeti Meclisi tarafından onaylandı.

16 Mart 1926

17 Mart 1995

18 Mart 1915

19 Mart 1883

20 Mart 1916

21 Mart 1964

Robert H. Goddard ilk sıvı yakıtlı roketi fırlattı.

Michael Jordan basketbola geri dönme kararı aldı.

Çanakkale Deniz Harekâtı: Birleşik Donanma Çanakkale Boğazı’nda ağır hasar gördü ve geri çekildi.

ABD’li ayakkabıcı ustası Jan Ernst Matzeliger bir ayakkabıyı bir seferde bütünüyle imal eden ilk makineyi icat ederek ayakkabı sanayisinde bir devrim yarattı.

Albert Einstein görecelik kuramını yayınladı.

Boulanger Müzik Ödülü’nü Türk piyanist İdil Biret kazandı.


TARİHTE BU AY

11 Mart 1988 9 Mart 1956 10 Mart Ali Sami 1876

8 Mart 1911 Yen Stadı Dünya Kadınlar Günü ilk kez kutlandı.

Galatasaray Spor Kulübü’ne devredildi.

Graham Bell ile yardımcısı Watson, ilk telefon görüşmesini yaptılar.

22 Mart 1993

23 Mart 1903

24 Mart 1923

Intel Pentium satışa sunuldu.

Wright Kardeşler ilk sabit kanatlı uçakları için patent başvurusunda bulundular.

Mustafa Kemal Paşa, Time dergisine kapak oldu.

13 Mart 1899

Montajının tamamı Türkiye’de yapılan ilk F-16, Hava Kuvvetleri Komutanlığı’na teslim edildi.

12 Mart 1894

Coca-Cola ilk kez şişede satılmaya başlandı.

Mustafa Kemal, ‘1283’ yaka numarasıyla Kara Harp Okulu’nun piyade sınıfına yazıldı.

25 Mart 1821

26 Mart 1999

27 Mart 1961

28 Mart 1930

29 Mart 1989

30 Mart 2006

31 Mart 1909

Yunanistan Osmanlı İmparatorluğu’ndan bağımsızlığını ilan etti.

Melissa virüsü tüm dünyada e-posta sistemlerini etkiledi.

Londra’da dünyanın ilk tüp beşizleri doğdu.

Dünya Tiyatro Günü Uluslararası Tiyatrolar Birliği (International Theatre Institute) tarafından yaratıldı.

14 Mart 1923

Gençlerbirliği Spor Kulübü Ankara’da kuruldu.

Türk Devleti yabancı ülkelerden Türk şehirleri için Türkçe adlarını kullanmalarını resmen talep etti. Bu tarihten sonra posta idaresi Angora veya Constatinople olarak adreslenmiş mektupları Ankara ve İstanbul’a ulaştırmadı.

Marcos RMS Titanic’in Pontes yapımına uzaya çıkan başlandı. ilk Brezilyalı astronot oldu.

13


mart Metro Turizm Ailesi Olarak Tüm Kadınlarımızın 8 Mart Dünya Kadınlar Gününü Kutlarız.


+Œığîį=ĽğÉàĜ‚Œç 3ŕŒÙįÃ؍į(PßĉPæōPĤŠ

Kampanya 10.02.2017 - 31.05.2017 tarihleri arasında ve acenteden alınan biletlerde geçerlidir. Üçüncü ve dördüncü aile bireyi için %15 ile %20 indirim uygulanacaktır. Kampanya dahilinde indirimler aynı aileden bireylerin kimlik ibraz etmeleriyle gerçekleşecektir. Çift soyada sahip yolcular, rezervasyon sırasında soyadı kısmına beraber seyahat edeceği ailesine ait soyadını girerek indiriminden yararlanabilecek çift soyadı kullanmayı terciheden yolcular, ikinci soyadını isim hanesinden belirterek yine bu indirimden yararlanabilir. Bu kampanya başka bir kampanya ile birleştirilemez. Kampanya şartları Metro Turizm tarafından belirlenir ve değiştirme hakkına sahiptir.


MACERA

7 KAPIDAN GİRİLEN ŞEHİR ERZURUM Yazı: Sema POLAT semapolat@sonsuzmedya.com Fotoğraf: Mehmet Erdem Aksoy Doğu Anadolu Bölgesinin en büyük şehri olan Erzurum, ülkemizin de en büyük 19. Şehridir. Erzurum, Anadolu’nun en eski yerleşimlerinden biri. Palandöken’in eteklerinde kurulu, tarihi yapılarla çevrili bir şehir olan Erzurum’da keşfedeceğiniz pek çok tarihi ve doğal güzellik var. Palandöken Kayak Merkezi, gelenleri kendine hayran bırakacak kadar güzel. Bir zamanlar 7 kapısı bulunan Erzurum’un şimdi 4 kapıya inen kapıları hala mevcut fakat ben size bütün kapılarının isimlerini yazacağım. İlk olarak, İstanbul Kapı, Tebrizkapı, Gürcükapı, Kilisekapı, Karskapı, Yenikapı, Erzincankapı ve çok eskilerden bilinen ve artık olmayan 8.Kapı Kavakkapı….. Erzurum’un bilinen ilk adı Doğu Roma (Bizans) İmparatoru II.Theodosios’ a (408-450) izafe edilen Theodosiopolis’ ti, şimdiki Erzurum’un yerinde kurulmuştu. IV. asır sonuna doğru Roma imparatorluğu sınırları içine alınmış ve 415 tarihinde Theodosios’ un emriyle Şark Orduları Kumandanı Anatolius tarafından kurulmuştur. Urfalı Mateos’ a göre bu şehir Garin mıntıkasında Fırat’ın kaynağına yakın bir yerde bulunuyordu. Belazurî. bölgeye hakim olan Ermenyakos’ un ölümü üzerine yerine geçen Kali adlı karısı tarafından kurulduğu için Araplarda Kalikala (Kali’ nin ihsanı) adını vermişlerdir. Belazuri Kalîkala’ yı dördüncü Ermeniyye şehirleri arasında sayar ve Ermeniyye şehirlerinden biri olarak kabul eder. X. asır İslam coğrafyacıları Kalikala şehri hakkında bize malumat vererek, doğuda ev

16

eşyasının en önemlisi sayılan Kali (halı)nın burada yapıldığını ve adını bu şehirden almış olduğunu kaydetmektedirler. Hudud Alalam’ ın yazarı bu şehrin müstahkem bir kalesi bulunduğunu ve her taraftan gelen gazilerin burayı nöbet tutarak korudukları Ve şehirde tüccarların çok olduğunu bildirmektedir. Bugünkü Erzurum adı ise, Erzen’ in Selçuklular tarafından fethedilmesi üzerine ahalisinin Theodosiopolis’ e (Kalikala=Karin) göç etmelerine müteakip bu şehre Erzen ve Türk hâkimiyetinin ilk safhalarında bu adın sonuna, Meyyafarikin (Silvan) ile Siirt arasındaki Erzen’ den ayırmak ve Anadolu’ya ait olduğunu belirtmek üzere Rum kelimesi ilave edilerek, Erzen al-Rum denilmesinden kaynaklanmıştır.


MACERA

Selçuklular tarafından Erzurum’da basılmış paraların üzerinde şehrin adı Arzan al-Rum şeklinde yazılmıştır. M.Ö 4900 uzanan tarihsel bir geçmişe sahip olan şehir, tarih boyunca bir çok medeniyete de ev sahipliği yapmıştır. Bunun sonucu olarak da kültürel zenginliğe sahiptir. Özellikle yemek kültürü olarak, kimi yerde ise Acem, Kafkas, Ahıska kültürleri ile karşı karşıya gelebiliyorsunuz.

Kongreye çoğunluğu işgal altındaki 5 doğu ili Trabzon, Erzurum, Sivas, Bitlis ve Van’dan gelen 62 delege katılmış; 2 hafta süren kongrede alınan kararlar Kurtuluş Mücadelesi’nde izlenen çizgide önemli ölçüde belirleyici olmuştur. Erzurum gezilecek turistlik ve tarihi yerler konusunda oldukça zengin bir şehir, Gerek medreseleri olsun, gerekse camileri ve hanları olsun genişçe zaman geçirebileceğiniz ve bu tarihi atmosferde kendinizi huzurlu hissedebileceğiniz bir şehir.

Erzurum, Milli Mücadele döneminin de başlatıldığı önemli şehirlerden biridir. 23 Temmuz-7 Ağustos 1919 tarihleri arasında, toplanan, Erzurum Kongresi Mustafa Kemal’in sivil olarak görev aldığı ilk yerdir.

17


MACERA

GEZİLECEK YERLER Erzurum Kalesi Bizanslılar tarafından yapıldığı tahmin edilen Erzurum Kalesi, şehrin gezilecek yerlerinin başında gelmektedir. Erzurum’un tarihi zenginlikleri arasında kendini gösteren kale, bulunduğu tepede hem iç hem de dış kaleden meydana gelmektedir. Günümüze kadar dış kale surlarının çoğu yıkılmış olup, dört yöndeki kapılarının sadece isimleri kalmıştır. Tebriz Kapısı, Erzincan Kapısı, Gürcü Kapısı ve İstanbul Kapı… İç kalenin ise sur duvarlarının üzerindeki burçlar görülmeye değerdir. Kale duvarları dönem dönem yenilenmiş olsa da kimler ne zaman yenilendiğini belgeleyen bir yazıt bulunmamaktadır.

Erzurum Saat Kulesi’nin yapımında kırmızı tuğla kullanılmıştır. Taş kaide üzerinde yuvarlak gövdeli bir mimariye sahiptir.

Rüstempaşa Bedesteni Rüstempaşa Bedesteni, Osmanlı mimarisini yansıtan en güzel örneklerinden biridir. Erzurum’un tarihine eşlik eden bu mimari eser, halk tarafından Taşhan olarak da adlandırılmaktadır. Bedesten 1561 yılında Kanuni Sultan Süleyman’ın sadrazamı ve aynı zamanda damadı olan Rüstem Paşa tarafından inşa ettirilmiştir. Günümüzde dükkanların sıralandığı bir çarşı olan bedestende genellikle oltu taşı satıcıları görülür.

Üç Kümbetler Anadolu Selçuklu mezar yapılarının en güzel örneklerindendir Üç Kümbetler. Erzurum’un tarihi yapıları arasındaki Üç Kümbetler, Çifte Minareli Medrese’nin güneyinde bulunur. Kümbetlerin en büyüğünün Emir Saltuk’a ait olduğu ve XII. yüzyıl veya XIV. yüzyıl başlarında yapıldığı tahmin edilmektedir. Diğer kümbetler hakkında ise pek fazla bilgi yoktur. Kim tarafından ve ne zaman yaptırıldıklarına dair bilgi olmamakla birlikte, 14. yüzyılda yapıldıkları tahmin edilmektedir. Muazzam mimarilere sahip olan Üç Kümbetler, şehrin önemli tarihi yapılarından biri olup, yerli ve yabancı turistler tarafından sürekli olarak ziyaret edilmektedir.

Erzurum Saat Kulesi Erzurum’un tarihsel sürecine eşlik eden ve şehrin simgelerinden biri olan Saat Kulesi, 1124-1132 yıllarıyla tarihlendirilmektedir. Kule, İç Kale Camii’ne minare olarak yaptırılmış olsa da gözetleme kulesi olarak da kullanılmıştır. Halk arasında Tepsi Minare ve Kule olarak adlandırılmaktadır. Kuledeki saatin hangi dönem yerleştirildiği hakkında kesin bir bilgi bulunmamakla birlikte; 1843 yılından önce konulduğu tahmin edilmekte. Fakat ilk konulan saat Kırım savaşı sırasında Ruslar tarafından sökülmüş olup, günümüzdeki saat ise 1877 yılında Londra’da yapılmış olan ve İngilizler tarafından hediye edilen saattir.

18

Çifte Minareli Medrese Erzurum’un sembolü olan Çifte Minareli Medrese’nin kitabesi olmadığından yapılış tarihi tam bilinmese de 13. yüzyılın sonlarında yapıldığı tahmin edilmektedir. Selçuklu Sultanı Alaattin Keykubat’ın kızı Hundi Hatun veya İlhanlı hanedanlarından Padişah Hatun tarafından yaptırılmış olabileceği düşüncesi ile adına Hatuniye Medresesi de denilmektedir.


Metro Üni ile Avantajlı ve Keyifli Yolculuk! Para Puan Cebinizde!

ite Ünivers e lerin Öğrenci Özel


MACERA

LALA PAŞA CAMİİ

Erzurum Murat Paşa Camii

Erzurum’un şehir merkezinde Yakutiye Medresesi’nin doğu kısmında bulunan cami, esasında bir külliyenin parçasıdır ve Mimar Sinan Eserleri arasında gösterilir. Klasik Osmanlı camilerinin örneklerinden olan Lalapaşa Camii’nin ortadaki ana kubbesi dört ayak tarafından taşınmaktadır. Avlusuz inşa edilmiştir ve Merkezi planlı yapılar arasındadır. Günümüzde ise işlevselliğini hala korumakta olup, turistik ziyaretlere de ev sahipliği yapmaktadır. Lalapaşa Camii’nin ortadaki ana kubbesi dört ayak tarafından taşınmaktadır.

II. Selim döneminde inşa edilen, kare planlı bir mimariye sahip olanErzurum Murat Paşa Camii, şehrin önemli ibadet mekanları arasındadır.

YAKUTİYE MEDRESESİ Yakutiye Medresesi, 1310 yılında Emir Hoca Cemalettin Yakut tarafından yaptırılmıştır. Günümüze kadar gelebilmiş bu tarihi yapı, yerli ve yabancı turistlerin yoğun ilgisini görmektedir. İl merkezinde bulunur ve 1991 yılında onarılarak İslami Eserler Müzesi olarak hizmet vermeye başlamıştır. Erzurum gezinizde Yakutiye Medresesi’ni mutlaka görmelisiniz. Medresenin önündeki alan, Ramazan aylarında birçok sosyal ve kültürel etkinlikler için kullanılıyor.

Erzurum Ulu Camii Erzurum Ulu Camii, şehrin en büyük ibadet mekanı özelliğini taşımaktadır. Günümüzde ibadete açık olan Erzurum Ulu Camii, Atabey Camii olarak da adlandırılmakta. Cami, 1179 yılında Saltuklu Melik Nasirüddün Muhammed Bey’in döneminde inşa edilmiştir. İsmini ise Irak Selçukluları Sultanı Atabeg Kızıl Arslan’dan almıştır. Selçuklu mimarisinin en güzel örneklerinden biridir ve 6000 kişilik bir cemaat kapasitesine sahiptir. Bu kapasite, şehrin en büyük camisi olduğunun bir kanıtı… Caminin ikisi doğuda, üçü kuzeyde olmak üzere beş kapısı bulunmakta olup, hiçbir kapı mimari açıdan birbirine benzememekte… Kitabelerinin her biri incelendiğinde günümüze kadar beş kez onarım geçirdiği görülüyor. IV. Murat döneminde erzak deposu olarak kullanılan günümüzde ise cami olarak işlevselliğine devam eden Erzurum Ulu Camii, görkemli mimarisiyle turistlere de ev sahipliği yapmaya devam ediyor.

20

1573 yılında yapılan caminin banisi Sadrazam Kuyucu Murat Paşa’dır. Kuyucu Murat Paşa sadrazamlık görevindeyken inşa ettirmiştir camiyi. Caminin merkezi kubbesi, mukarnaslı altı sütun taşımaktadır. Kubbenin Avrupa üslubundaki çiçek ve yaprak motifleriyle bezenmiş durumda. Mihrabı ise taştan ve mukarnas süslemelidir. Minaresi caminin sağında olup tek şerefeli taş kaide üzerindedir.

İbrahim Paşa Camii İbrahim Paşa Camii, Erzurum Merkez’de bulunan Eski Hükümet Konağı’nın çok yakınında bulunmakta… Şehrin tarihi ibadet mekanları arasındaki İbrahim Paşa Camii, kitabesindeki bilgiye göre 1748 yılında Erzurum Valisi Yazıcızade Hacı İbrahim Ethem Paşa tarafından inşa ettirilmiştir. Caminin mimarisi kare planlı olup, tek bir kubbesi vardır. Yapımında beyaz renkte mermer taş kullanılmıştır ve mihrabı da mermerden yapılmıştır. Erzurum İbrahim Paşa Camii’nin minaresinde ise kesme taş görülmektedir.Osmanlı mimarisinin tipik örneklerinden biri olan cami, günümüzde de ibadete açıktır.

Öşvank Kilisesi 961-966 yılları arasında yaptırılan Öşvank Kilisesi, görkemli mimarisiyle Erzurum’un simgelerinden biridir. Şehre gelen turistlerin ise ilk ziyaret noktaları arasındadır. Uzundere ilçesine bağlı Çamlıyamaç Köyü içerisinde yer alan Öşvank Kilisesi’ni en çok ziyaret eden kesim Hristiyan Gürcüleridir. Bunun sebebi Hristiyan Gürcüler için kutsal bir mekan olmasıdır. Öşvank Kilisesi Bagrad Hanedanlığı döneminde inşa edilmiş olup, mimarı Öşklü Grigor’dur.Kilisenin yapımı sırasında renkli taş bezemeler ve kabartma figürlerle süslenmiştir. Süslemeleri oldukça dikkat çeken bu yapı, haç planlıdır.

Erzurum Arkeoloji Müzesi Erzurum’daki arkeolojik kazılarda gün yüzüne çıkarılan tarihi eserler 1942 yılında Çifte Minareli Medrese’de toplanıyordu. Sonraki yıllarda medresenin yetersiz kalmasından dolayı yeni bina çalışmalarına başlanmıştır.


MACERA

Yeni müze binası Murat Paşa Mahallesi’ndeki bir arsada inşa edilmiştir. Erzurum’da devam eden arkeolojik kazılardan çıkan eserler müzenin zenginleşmesini sağlamıştır. Erzurum Arkeoloji Müzesi’nde sergilenen eserlerin başında; Urartu keramikleri, Urartu yazıtları, madeni kaplar, silahlar, adak stelleri ve mühürler gelmektedir. Bunların yanı sıra; heykeller, kutsal ocaklar, pişmiş topraktan yapılan lahitler, cam şişeler, sikkeler müzede sergilenen eserler arasındadır.

ERZURUM KONGRE BİNASI VE ATATÜRK MÜZESİ Kongrenin yapıldığı okul, 1877-1878 OsmanlıRus savaşlarından sonra Ortaokul olarak yaptırılmıştı Kongreden sonra 1920-1921 yıllarında Sanat Okulu, 1922-1923 yıllarında Sultani (lise), 1924 yılında da ilkokul olarak kullanılmış ayni yılın sonunda, çıkan bir yangınla tamamen yanmıştı. Erzurum ili özel idaresi, yanan okulun yerine, yeni bir okul yaptırmış, 1926-1927 ders yılı başında (Gazi İlkokul) adıyla hizmete açmıştı. Daha sonra okul, 1940 yılında (Atatürk Yapı Sanat Okulu) olarak kullanılmaya başlanmıştır. Her ne kadar, Erzurum Kongresi’nin yapıldığı bina, 1924 yılında yanmışsa da yerine yapılan okulun bir salonu, 1960 yılında (Atatürk ve Erzurum Kongresi Müzesi) olarak düzenlenmiş ve ziyarete açılmıştır. Müze salonundaki geniş bir masanın üzerinde, Kongreye katılan 53 delegenin adları yazılı mermer plakalar vardır. Ayrıca duvarlarda ve vitrinlerde Kongre ile ilgili tutanakların, yazışmaların, beyanname ve telgrafların fotokopileri, delegelerin fotoğrafları ile birlikte kası biyografileri, Atatürk’ün çeşitli fotoğrafları, Onuncu yıl Nutku’nun el yazısı ile fotokopisi, Erzurum’daki tarihi anıtlardan bazılarını yağlıboya tabloları yer almaktadır.

NARMAN PERİBACALARI Erzurum’da bulunan Narman Peribacaları, 2-3 milyon yıl öncesinde oluşmaya başlamıştır. Narman ilçesindedir ve şehirde en çok merak edilen noktalardan biridir. Narman-Pasinler otoyolunun 7. kilometresinde yer alır ve Yanıktaş Köyü’ne oldukça yakındır. Turistler Narman Peribacalarına yoğun ilgi göstermektedir. Peribacalarının bulunduğu vadi, renk bakımından Amerika’da bulunan Colorado Kanyonu’na benzerliğiyle de dikkat çeker. Bölgenin tanıtımı için Atatürk Üniversitesi tarafından birçok etkinlik düzenlenmektedir.

6300 hektarlık Narman Peribacaları, şehrin doğal güzelliklerinin başında gelir.

ÇOBANDEDE KÖPRÜSÜ Erzurum’un tarihi yapılarından biridir Çobandede Köprüsü. 1297-1298 yılları arasında Veziri Salduzlu Emir Çoban Noyin tarafından inşa edilmiştir. Selçuklu ve İlhanlı üslubunun yansıtıldığı köprü Aras Nehri üzerinde bulunmaktadır. Gündüz saatlerinde sıradan bir köprü gibi görünse de sabah güneşin ilk ışıklarıyla gizemli bir görüntüye sahip olur. Çobandede Köprüsü, kırmızı, siyah ve gri kesme taştan yapılmış olup; dönem dönem onarımlardan geçmiştir. Köprü günümüzde kullanılmamaktadır. 7 kemer gözlü olarak inşa edilmiş olsa da, bugün sadece 6 gözü bulunmaktadır. Erzurum-Horasan yolu üzerinden 58 kilometre sonra karşınıza çıkıyor.

Tortum Gölü adını bulunduğu Tortum ilçesinden alır ve ilçe merkezine 35 kilometre uzaklıktadır. Genişliği ise 100 metre ile 1 kilometre arasında değişmektedir. Bölgeye 1960’ta hidroelektrik santrali kurulmuştur. Gölün en güzel parçalarından biri de Tortum Şelalesi’dir. Yüksek debisiyle ve heybetli görüntüsüyle göz dolduran şelale Tortum Gölü ile etkileyici bir bütünlük içindedir. Erzurum gezinizde bu doğal güzelliği mutlaka ziyaret etmelisiniz. Kemerlidağ’dan inen bir heyelan kütlesinin Tortum Çayı’nı kesmesiyle oluşan göl, çevresinde bulunan keşfedilmemiş güzellikleriyle sizleri büyüleyecek.

Aziziye Tabyası Osmanlı-Rus savaşının yaşandığı yıllarda, Kars yolunu tutmak amacıyla kurulmuş tabyanın adıdır. Üç ayrı tabyadan oluşan Aziziye Tabyaları, 1867-1872 yılları arasında Sultan Abdülaziz tarafından yaptırılmıştır ve 1877-1878 yılları arasında 93 Harbi’ne sahne olmuştur. Erzurum’un 10 kilometre kuzeydoğusunda Top Dağı’ndaki Aziziye Tabyası büyük bir kahramanlık göstergesidir ve bir Osmanlı kadınının büyük cesaretini akıllara getirir. Rus tabyaları Erzurum’u ele geçirmek için Türkçe bilen Ermenilerle Aziziye Tabyasındaki nöbetçileri öldürür. Bunu duyan 20’li yaşlarındaki Nene Hatun, kundaktaki bebeğini ve ondan

21


MACERA

biraz büyük oğlunu evde bırakıp elinde satırla tabyaya koşar. Nene Hatun’un kardeşi şehit olmuş babası ise ağır yaralanmıştır. Nene Hatun’un koştuğunu gören Erzurumlular da koşarak tabyayı kurtarmıştır. Nene Hatun deyinde akla gelen Aziziye Tabyasına, 1952 yılında Aziziye Şehitleri Anıtı dikilmiştir. Nene Hatun’un mezarı da bu noktada bulunmaktadır.

Nene Hatun Milli Parkı Henüz 20 yaşındayken 93 Harbi sırasında ele geçirilen Aziziye Tabyası’nın geri alımı için kadın erkek herkesin hücumuna önderlik eden Nene Hatun’un adı verildiği milli park, Erzurum ilçesinde bulunmaktadır.Büyük bir kahramanlığa adın yazdıran ve tabyaların geri alınmasında önderlik etmiş olan Nene Hatun, 1955 yılında Yılın Annesi olarak ilan edilmiştir. Adını tarihe yazdırmış ve hatırası olarak Erzurum’da bir doğa alanına ismi verilmiştir.Nene Hatun Milli Parkı, o dönemde doğudaki Mecidiye ve Aziziye Tabyaları’nın olduğu alandır. Erzurum’un 10 kilometrelik bir mesafesinde yer alan milli parka Aziziye Şehitleri anıtı dikilmiştir.

YEME-İÇME

ERZURUM EVLERİ Erzurum şehrine ait bütün kültürü burada bulmanız mümkün, işletmecisi Kurtuluş Kırkkeseli bizi evin girişminde gülümseyerek karşıladı. Otantik bir ortam, tarihi 2 asra yakın olan Eski Erzurum evleri 11 ev ve 1 sokağın birleşiminden meydana geliyor. Evlerin içleri burada aslına uygun olarak aktarılmış. Dönemin zorlu kış şartları ve güvenlik açısından evler yan yana ve sırt sırta inşa edlmiştir. Duvarlar 80 cm’lik taşlarla örülmüş olup,evlerin üstü kırlangıç ve pasin örtüyle kapatılıp, 1 metreye yakın toprak tabakasıyla izalasyon amaçlı örtülmüştür. Her ev yaklaşık 40- 50 m2 büyüklüğünde olup, tek hücre evlerdir. Her evin kapısı bağımsızdır. Evlerde uzun avlu, Tandır, seki ve kırlangıç tavan ön plandadır. Anadolu’da yaygın şekilde kullanılan “Başımın üstünde yerin var” kelimesinin anlamını da orada bize Sayın Kurtuluş Kırkkeseli anlatıyor. “Evlerde oturma bölümü iki ayrı bölümden oluşuyor, yüksek bir çıkma ile evin için iki katlı bir ortama kavuşuyor, bu üst tarafta olan bölüme de SEKİ deniyor,alt kısımı ise ev halkı kullanıyor. İşte gelen misafirler bu kısımda ağırlanıyor, birkaç merdiven ile seki’de oturtulan konuklara, tandır

22


MACERA

kısmında hazırlanan yemek ve içecekler ikram ediliyor. Bu sebeple misafir yukarıda ağırlandığı için başımızın üstünde yeri oluyor”. 90’lı yıllara kadar, oturulan evlerin çoğu terk edilmiş, daha sonra yine Erzurumlu bir iş adamı olan Siyami Demir tarafından sahiplerinden alınıyor ve orjinaline uygun olarak restore ediliyor. 20.000’den fazla antik eşyanın sergilendiği bir nevi müze olan bu mekanda, Erzurum’a ait nefis yemekleri tadabilir, yöreye ait canlı müzik eşliğinde çayınızı yudumlayabilirsiniz. Benim de kaldığım süre içinde birkaç kez gitme şansı bulduğum mekanlarda favorim, Erzurum’un meşhur lor dolması, mantısı ve sobada közlenmiş patatesinden tatmalısınız.

ÇORBACILAR ve ÇAYHANELER. Erzurum’da gece sabahlara kadar açık olan ve gittiğinizde her daim gülümseyerek kaşılandığınız iki mekan var. Çorbacılar ve Çayhaneler. Şehir çok soğuk olduğu için içinizi ısıtacak çay ve çorba için ayrı ayrı mekanlar var, her çorbacıda da 8- 10 çeşit çorba bulunmakta, bunların içinde benim favorim ise ayran aşı ve kesme çorbası oldu, fakat sakatat ile aranız iyi ise, kelle paça- tırnak ve işkembeyi tadabilirsiniz. Ardından şehirde kiminin sabaha dek açık olduğu çayhanelerden birinde kıtlama ile çayınızı yudumlayabilirsiniz.

DAŞHANE Çayınız veya kahveniz ile saatlerce oturabileceğiniz, ışık oyunlarının sürekliliğini görebileceğiniz harika bir mekan, yemekleri gayet lezzetli, ortam çok sıcak, görevlilerden öğrendiğimize göre, eski bir evden oluşmuş, birkaç evin bir araya gelmesinden dolayı, iç içe odalar oluşmuş. Dinginlik ön planda, eski planlar, eskiye ait ne varsa burada görebiliyorsunuz, duvarlarda İran kültürüne ait halılar, eski Rus sisteminden kalma birkaç tablo da buna eşlik ediyor. Gitmeniz ve görmeniz gereken bir mekan.

CAĞ KEBAP Erzurum’a ait bu kebabı yiyebileceğiniz birçok mekan bulunmakta, Koç Cağ Kebap bu konuda en iyilerinden olduğu söylenmekte. Tabi şehrin arka taraflarında da, bu tadı yiyebileceğiniz yerel ve küçük mekanlar bulunmakta, Ali Usta da bunlardan biri. Ben kaldığım Polat Otel’in Mangal Restoran’ında ki Cağ Kebabı tavsiye ediyorum.

Yapmadan Dönmeyin • Çifte Minareli Medreseyi ve yanında bulunan Tebrizkapı Çarşısını gezmeden,

• Erzurum halkının yerel lezzeti olan cağ kebabı yine yerel tatlar yapan bir esnaf lokantasında yemeden,

• Taşhan’dan kendinize oltutaşı bir aksesuar KADAYIF DOLMASI Yine Erzurum’un simgelerinden olan kadayıf dolmasını genel olarak, halk evinde yapıyor, bizim gibi gezmeye gidenler için ise sayısız mekan var, Kadayıfçı Muammer Usta’da bunlardan sanırım en iyisi, ben sıcak yemenizi tavsiye ederim.Ama vakumlu paket olarak yaptırıp sevdiklerinize de götürebilirsiniz.

almadan,

• Erzurum Evlerinde canlı müzik ve Kurtuluş

Beyin harika sohbeti eşliğinde lor dolması yemeden,

• Daşhane’de İran ve Ahıska kültürünü içinize çekerek kahvenizi yudumlamadan,

• Palandöken Kayak Merkezi’nde kayak yapmanın tadına varmadan,

• Ve son olarak, bulabilirseniz aşıklar kahvesinde aşık atışması izlemeden dönmeyin…

23


MACERA

OLİMPİYATLAR ŞEHRİ ERZURUM

13. AVRUPA GENÇLİK OLİMPİK KIŞ FESTİVALİ- EYOF Avrupa Olimpiyat Komitesi (EOC) tarafından iki yılda bir düzenlenen EYOF’un 2011 yılında yaz festivalini düzenleyen Türkiye, bu kez 13. Avrupa Gençlik Olimpik Kış Festivaline ev sahipliği yaptı. Avrupa’nın en önemli kış sporları merkezlerinden biri olan Erzurum, uluslararası organizasyonlar künyesine bir yenisi daha eklemek için tüm hazırlıklarını tamamladı ve Avrupa’nın dört bir yanından gelen genç misafirlerini en iyi şekilde ağırladı. 11-18 Şubat tarihleri arasında düzenlenen organizasyonda alp disiplini, snowboard, biatlon, kayaklı koşu, kayakla atlama, Curling, Buz hokeyi, sürat pateni ve artistik patinaj branşlarında mücadele verildi. Alp disiplini ve snowboard Palandöken Kayak Merkezi’nde, kayaklı koşu ve biatlon Kandilli Kayak Merkezi’nde, kayakla atlama Kiremitlik Tepe Atlama Kuleleri’nde, Curling Erzurum Curling Arena’da, sürat pateni Yenişehir’deki Sürat Pateni Salonu’nda, artistik patinaj Yenişehir’deki Buz Pateni Salonu’nda, Buz hokeyi müsabakaları da Buz Hokeyi Salonu’nda düzenlendi. 34 ülkeden, 14- 18 yaş arası 650 sporcunun katıldığı, EYOF’ta 39 dalda madalyalar dağıtıldı.

Türkiye, EYOF 2019’a ev sahipliği yapmaya hazırlanırken Bosna Hersek’in 2017’yi yapamayacağını bildirmesi üzerine takas edilen organizasyonun hazırlıkları, bir yıldan az bir sürede tamamlandı. Kısa bir süre içinde Kronos Bilişim, yaklaşık 450 kişilik ekibiyle hazırlıklara başladı, EVENTUM etkinlik yönetim sistemleri, zamanlama, skorlama ve yerinde sonuç sistemi, led ve ses sistemleri, enerji altyapısı, canlı yayın hizmetleri için gerekli alt yapı ve donanımın kurulumu ve sorunsuz işletimi için çalışarak, 100.000 metreden fazla Network kablosu döşendi, 200 adet erişim noktası oluşturuldu. 7 Canlı yayın aracı ile birçok kanaldan ve internet üzerinden yayın yapıldı. 20.000 adet akreditasyon kartı dağıtıldı ve güvenlik sağlandı. 500 m2 Açık ve kapalı alan Led ekran ile seyircilere ulaşıldı. 126 db pürüzsüz ses düzeyi ile tüm sahalardaki ses sistemi en iyi şekilde sağlandı. 14 milyon web sitesi sunucusuna hizmet verildi. Olimpiyat sayfasını, 116 Farklı Ülkeden, 90.000’in üzerinde Kullanıcı, 400.000’den fazla sayfa görüntülendi, 8.265 Mobil Uygulama indirme gerçekleşti.

Açılışını Spor Bakanımız Sayın Akif Çağatay KILIÇ’ın yaptığı Kış Festivali, katılımcı sporcuların geçiş töreni, meşalenin yakılması ve ardından dans gösterileri ile renkli bir şölene dönüştü. Şehir halkı da katılımcı ülkelerin sporcularını ve ekibini en iyi şekilde ağıladı, güvenlik en yüksek seviyede tutuldu.

471 GB data aktarımı, web sitesi ve mobil uygulamadan veri aktarımı sağlandı ve 14.396 web sitesine saldırı önlendi.

Ülkemize Snowboard’da, Milli sporcumuz Aydan Karakulak- Bronz Madalya, Curling Kızlar takımı Gümüş Madalya, Sürat Pateninde Hazar Karagöl Gümüş Madalya kazandırdı.

Gençlik ve Spor Bakanlığı’nın son yıllarda yaptığı tesis ve altyapı çalışmaları ile Avrupa’nın en önemli kış spor merkezlerinden biri olan Erzurum’u kış sporlarında önemli bir noktaya taşıdı.

24

Bunun yanı sıra 600 gönüllü, yaklaşık 2 bin de görevli, EYOF 2017’nin düzenlenmesi için, yoğun ve hummalı bir çalışma gerçekleştirdi.


9PÀPIJįdÃğįōíØqĽØĽÖįÃxÃç

=ŅğÕÃōĜæÃçį:ŒōPÀPIJį PııŠ 7 / 24

0 850 222 34 55


DEKORASYON

Dekorasyon EVİNİZİ BALIKLARLA SÜSLEYİN

Evlerinizdeki kullanılmayan ya da bozulmuş olan cdleri balık haline getirmeye ne dersiniz? Bu kendin yap projesini çocuklarınızla birlikte yapabilir ve kaliteli bir zaman geçirebilirsiniz. Son zamanların en popüler etkinlikleri arasında yerini olan “Kendin Yap-Do It Yourself (DIY)” projelerini internetten ve kendi yaratıcılığınızla gerçekleştirebilirsiniz. Bu sayımızda evdeki eski cdleri nasıl güzel bir şekilde değerlendirebileceğinizi anlatıyoruz. İşte bu güzel etkinlik için malzemeler;

MALZEMELER

Kullanmadığınız ya da eski 2 adet CD, İstediğiniz renklerde 4 adet fon kartonu Siyah CD kalemi ya da asetat kalemi, Silikon tabancası ve silikon Makas, Kurşun kalem 26


DEKORASYON

Öncelikle balıkların kuyruk, dudak ve yüzgeçlerini oluşturmak için kurşun kalemle fon karton üzerinde kalıp çizin ve çizdiğiniz sınır alanlarından kesin. Onlar en son aşamada yapıştırılmak üzere bir kenarda bekleyecekler. Ardından cd üzerine resimde görüldüğü gibi balık pullarını asetat kalemi ya da cd kalemiyle desenler oluşturun. Yüzgeç ve kuyruktan farklı renkte bir kağıdı yelpaze gibi katlayın. Bu balığımızın görünen süslü yüzgeci olacak. Daha önceden kestiğiniz yüzgeç, kuyruk ve dudağı cdnin arka tarafından silikon ile yapıştırın. Süslü yüzgeci cdnin tam ortasındaki delik yanına yapıştırın. Deliğin gözükmemesi için de ortasının büyüklüğünde yuvarlak bir fon kartonu yapıştırın. Balığınız artık hazır. Bu aşamada isterseniz kirpikler ve gözler de ekleyebilir ve arkasına ip yapıştırarak duvara asabilir hale getirebilirsiniz. Güle güle kullanın.

27


SİNEMA

Neşeli Dalgalar: Dalgamanya Vizyon tarihi: 10 Mart 2017 Tür: Animasyon, Aile, Komedi Sörf konusunda uzmanlaşmış olan Cody ve arkadaşları, sörf dünyasının en meşhur yeri olarak da bilinen bir sörf mekanına doğru yola çıkarlar. Sörf takımları arasında rüya takımı olarak adlandırılan bu takım çıktıkları yolculukta birbirinden ilginç maceralara atılacak ve yaşadıkları zorluklara takım olarak karşı gelecekler. Tavuk Joe, Lani ve tabii ki ilk filmin de başrolü olan Cody ile eğlenceli bir maceraya hazır olun! Çocuklarınızı hem eğlendirecek hem de ekip çalışmasının önemini anlatacak film Türkçe dublaj olarak vizyona giriyor.

Biz Size Döneriz Vizyon tarihi: 3 Mart 2017 Tür: Komedi, Dram Üniversiteden yeni mezun olmuş gençlerin iş ararken yaşadıklarını eğlenceli bir dille anlatan filmin başrollerinde Hande Soral, Bestemsu Özdemir, Ceyda Kasabalı ve Fırat Albayram yer alıyor. Üniversiteden mezun olduktan sonra İstanbul’da iş bulmaya çalışan gençlerin iş görüşmelerinde yaşadıkları başarılar, heyecanlar ve gerginlikleri eğlenceli bir anlatımla izleyeceksiniz. İş bulma serüveninin yanında ciddi ilişki adımlarını da atmaya çalışan altı gencin kendilerini bulmalarına tanıklık edeceksiniz.

30


SİNEMA

Güzel ve Çirkin Vizyon tarihi: 17 Mart 2017 Tür: Fantastik, Romantik Ünlü Disney masalı yeniden beyazperdeye uyarlandı. Bu sefer Harry Potter film serisinden tüm dünyanın tanıdığı Emma Watson başrolü üstleniyor. Hikaye efsane masallardakiyle aynı işlenmiş. Deniz yoluyla ticaret yapan bir tüccar evine dönüş yolculuğunda bir fırtınaya yakalanır. Fırtına dinene kadar sığınacağı bir yer ararken yakınlardaki şatoyu görür. Şato sahibini ortalıkta göremeyen tüccar şatoya sığınır. Fırtına dindiği sırada şatodan ayrılmaya karar verir. Tam şatodan ayrılacakken kızının babasından gül istediğini hatırlar. Şato bahçesinde yer alan güllerden koparmak isterken ev sahibi canavar ile karşılaşır ve hayatına karşılık kızını canavara teslim etmeye karar verir. Bu kararı kabul eden kızı Belle’yi korkunç bir hayat beklediğini zannederken büyük bir aşk beklemektedir.

Hayat Vizyon Tarihi: 24 Mart 2017 Tür: Bilimkurgu, Gerilim Uzay konusunu içeren bilim-kurgu filmlerine bir yenisi daha ekleniyor. Hayat, uluslararası bir uzay istasyonunda görevli altı kişilik bilim insanlarının Mars’ta hayat olduğuna dair ipuçları bulmasıyla macera dolu bir film haline geliyor. Bu ekip, çalışmalarını ilerlettikçe Mars’ta yaptıkları keşfin ne kadar önemli olduğunu ve keşfettikleri hayat formunun oldukça zeki varlıklar olduğunu anlarlar. Macera ve gerilim dolu film beyazperdede uzay filmleri sevenlerle buluşuyor.

31


KİTAP

Arayış Yazar: Arda Erel Yayınevi: İnkılap Kitapevi Bu hayata bir kere geliyoruz ve gelmemizin amacı bir arayıştır bana göre. Bak etrafına. Huzur arayışında biri, diğeri para arayışında, başka biri aşk, ötekisi sağlık... Ben bu arayışıma çocukken başladım. İlk önce dışarıda aradım, sonra döndüm içime, kalbimde aradım. Yolculuk yaptım insanların hayatlarında. Koştum hayattan hayata. Ama en önemlisi, içine dönmekmiş. En son da içime yaptığım yolculukla birleştirdim tüm parçaları... Ve aradığımı buldum sonunda... Sonra istedim ki, bu arayışım bir kitap olsun ve ulaşsın binlerce kalbe... Hayat yolculuğunda kalbine misafir olmayı çok isterim.

Ev Kızı Evren Yazar: Filiz Şakar Yayınevi: Müptela Yayınları Wattys 2015 Kazananı - 56 hafta boyunca Macera Kategorisi birincisi olarak kaldı - 54 bin yorum, 107 bin oy aldı. Salata yaparken bıçağı ne kadar hızlı kullandığınızla övündünüz mü hiç? Övünün ! Ya da beşinci katta cam silerken en uzak noktayı bile pırıl pırıl yapabilmek için ne kadar güç sarf ettiğinizi fark ettiniz mi? Edin! Peki, halıya dökülen mürekkebi nasıl çıkaracağınızı biliyor musunuz? Bilin! Bütün bunları bilince bir ev kızının neler yapabileceğine hayret etmeyeceksiniz. Ev Kızı Evren polisiye bir olayı mizahi diliyle anlatırken, heyecanla kalkıp en yakındaki tavayı sapından sıkıca kavramanızı sağlayabilir. Ve sıradan bir tavayla, bir kahraman yaratmış olabilir… Kitaplar, gizem ve cinayet; mükemmel birleşim. -Tess Gerritsen-

34


KİTAP

Halüsinasyon Yazar: Alein Kentigerna Yayınevi: Panama Yayıncılık Doğradığı her kurbanın üzerine başka bir kadının ismini dağlayan bir sapık. Katilin saplantı haline getirdiği 118 rakamının gizemi. Soluğunuzu kesecek, zihninizi allak bullak edecek, sarsıcı, gerçekçi bir psikolojik-gerilim kurgu. Bildiğiniz her şeyi unutun ve aklın sınırlarını zorlayacak bu gizemli hikâyenin kapılarından geçin; kitabı bitirdiğinizde hayat çok farklı olacak. Çünkü zihninizde açtığı tahribatı kolay kolay tamir edemeyeceksiniz! Hiç düşmeyen bir tempo! Tedirgin edici bir gerilim! Baş döndürücü ve karmaşık bir gizem! Tahmin edilmesi imkânsız bir son!

Genç Prens’in Dönüşü Yazar: A. G. Roemmers Yayınevi: Timaş Yayınları Genç Prens’in Dönüşü, yayımlanışından bugüne yediden yetmişe her yaştan okurun kalbine dokunmayı başarmış bir kahramanın, çocukluğumuzun Prensi’nin Dünya’ya dönüşünün hikâyesi... Patagonya’nın çorak topraklarında yalnız başına arabasıyla seyahat eden bir adam, yolda yardıma ihtiyacı olan bir gençle karşılaşır. Adam, genci arabasına alır ve birlikte seyahat etmeye başlarlar. Birbirinden çok farklı hayatlara ve karakterlere sahip iki kahramanımız, yol boyunca hayat ve insanlık üzerine derinlikli sohbetler gerçekleştirir, hikâyelerini paylaşırlar. Kahramanlar için bir manevi yolculuğa dönüşen bu seyahatte paylaştıkları kalp kırıkları, mutlulukları, inançları, çocukluktan olgunluğa attıkları adımlar, vicdani sorgulamaları, coşkuları; okuyan herkese yeni kapılar açacak öğütler taşıyor.

35


DİYET

Diyetisyen Tuğçe SERT

KİLO KORUMA PROGRAMI Birçok kişi kilo verme sürecinde yediklerine dikkat eder, düzenli spor yapar ve diyetisyen kontrollerini aksatmadan düzenli gider. Ancak istenilen kiloya gelindiğinde spor ve diyet genellikle bırakılır, yavaş yavaş eski beslenme hataları yapılmaya başlandığı anda verilen kilolar da alınmaya başlar. Verilen kiloların tekrar geri gelmesinin en büyük nedeni sağlıklı beslenme alışkanlıklarının sürdürülememesidir. Bugün sizlere, daha önceki başlığımda bahsetmiş olduğum kilo vermenize yardımcı 5 kural dışında, sağlık ve kaliteli bir yaşama erişmek için uyulması gereken yeni maddelerden bahsedeceğim. En önemli süreç diyet sonrası başlar. Zayıflama sürecinde uyguladığınız diyet kadar, sonrasında da uygulamanız gereken koruma programı o kadar önemlidir. Örneğin 6 ay diyet yaptıysanız, 6 ay da koruma programıyla devam etmeniz ve beslenme alışkanlıklarınızı oturtmanız gerekir. Kilonuzun vücudunuzda tam olarak oturması için 1 yıl geçmesi gerekir.

Beslenme alışkanlıklarını değiştirmek kilonuzu korumanıza yardımcı olur İdeal kilonuza inmeye çalışırken, diyetinizdeki kuralları alışkanlık haline getirmeye özen gösterin. Örneğin; diyet sürecinde ve sonrasında hep tam tahıllı ekmek tüketin. Günde 2-3 fincan yeşil çay içmeyi alışkanlık haline getirin.

Ara öğünlerinizi ihmal etmeyin Kilo almanızın en büyük nedenlerinden biri, gün boyunca aç kalıp akşam yemeğine yüklenmektir. Ara öğünler genellikle diyet sürecinde uygulanır ve daha sonra istenilen kiloya gelince bırakılır. Tekrar kısır döngü başlar. Bunun yerine kilo koruma döneminde de ara öğünlerinizi ihmal etmezseniz, kan şekeriniz dengeli gider ve daha kontrollü beslenirsiniz.

38


DİYET

Öğünlerinizi dengelemek kilonuzu korumanızı sağlar Battı balık yan gider mantığı verdiğiniz kiloyu hızla almanıza neden olur. Bunun yerine öğle öğününde fazla kalori aldıysanız akşam öğününde, gün boyu kaçamak yaptıysanız, ertesi gün dengelemeye çalışın. Örneğin; öğle yemeğinde 1 orta boy pide yediyseniz, akşam yemeğinde 1 tabak zeytinyağlı sebze yemeği ve yanında 4 kaşık kadar yoğurt tüketmeniz yeterli olacaktır. Veya tüm gün dışarıdaydınız ve hiç dikkat edemediyseniz, ertesi gün daha kontrollü beslenip egzersizi arttırabilirsiniz.

Su tüketiminizi ihmal etmeyin Diyet zamanı dikkat edilen, diyet bittikten sonra tekrar azaltılan en önemli besinlerden biri de sudur. Su içmek metabolizmanızı hızlandırır ve kilo veriminizi kolaylaştırır. Kilo verme sürecinde 2.5 litre içiyorsanız, koruma döneminde 2 litreye indirebilirsiniz. Ancak düzenli su içemeye özen gösterin.

Kilo takibi yapın Her gün tartılmak motivasyon kaybı yaratacağından, kilo koruma döneminde haftada 1 gün sabah aç karnına iç çamaşırlarınızla tartılın ve kilonuzu kaydedin. Kilonuzda haftalık olarak artış oluyorsa, bu durum bir şeylerin yanlış gittiğini gösterir ve hemen önlem almanıza yardımcı olur.

Spor yapmaktan vazgeçmeyin Kilo vermek amaçlı yapılan yoğun egzersizler, ideal kiloya gelindiğinde son bulmaya başlar. Vücut, fazla aldığınız kalorileri yakamayınca, kilo alımı hızlanır. Bu nedenle diyet sürecinde sürdürebileceğiniz egzersizler tercih edin ve normal zamanda da spor yapmaktan vazgeçmeyin. Gün içerisinde aldığınız fazla kaloriyi, hareket ederek yakmaya çalışın. Her gün yarım saatlik yürüyüşler kilonuzu daha kolay korumanızı sağlar.

Düşük yağlı diyetler kilo korumanıza yardımcı olur Yapılan çalışmalar, kilo verme döneminde düşük kalorili, koruma döneminde düşük yağlı diyetlerin daha etkin olduğunu göstermektedir. Karbonhidrat ve proteini dengeli alırsanız kilonuzu korumakta kolay olacaktır.

39


Aklınızda Avrupa Varsa

Oraya METRO Var! SOFYA -

EDİN

İ Z L M E AVRUPA İ R E L R E F E S YI FET N İ L H BER

Sofya

BERLİN DRESDEN BUDAPEŞTE BRATISLAVA HALLE LEİPZİG BRNO SELANİK PRAG

www.metroturizm.com.tr

0850 222 34 55


AYIN SEBZESİ

Ayın Sebzesi BİR KÜÇÜK YEŞİL AĞAÇ; BROKOLİ Genellikle sebze sevmeyen çocuklara, sevilmeyen sebzelerin başını çeken brokoliyi sevdirmek için kullanılan bir tabirdir; küçük yemyeşil ağaç . Dış görünüş olarak minik bir ağaca benzeyen brokoli, Mart ayında iyice olgunlaşarak, ayın sebzesi oluyor. Bu kadar herkes tarafından sevilmeyen ve ülkemizde ancak son yıllarda yayılmaya başlayan brokolinin şifaları oldukça fazla. Dış görünüş olarak karnabahara benzese de karnabahar brokoliden daha fazla tüketilmekte.

NASIL TÜKETİLİR? Pişmiş olarak tüketebileceğiniz gibi çiğ olarak salatalarınızda kullanabilir ve ara öğün olarak oldukça doyurucu ve besleyici bir şekilde tüketebilirsiniz. Çocuklarınıza bu sebzeyi sevdirmenin yolu da biraz sizin yeteneğinize kalmış. Ne kadar farklı ve çocuğunuza hitap edecek kadar güzel bir sunum yaparsanız, çocuğunuz o kadar sevecek ve belki de ilk kez bu sebzeyi tadacaktır. Sadece çocuklar değil, büyükler için de bu sevimli sunum yöntemlerini deneyebilirsiniz.

Brokoli suyu da detox etkisi göstererek diyetinize de yardımcı olacaktır. Sadece brokoli suyunu tüketmek tat açısından sizi tatmin etmeyebilir. Limon ve havuç suyuyla karıştırarak tüketebilirsiniz.

Brokoli, sahip olduğu demir, potasyum ve çinko gibi minerallerin yanı sıra A, B ve C vitaminiyle sağlığımız üzerinde önemli etkiler göstermektedir.

42

Katı olarak kendiniz de tüketemiyorsanız, kremalı brokoli çorbasını mutlaka denemelisiniz.


AYIN SEBZESİ

MİDE HASTALIKLARINA KARŞI Brokoli düzenli ve iyi yıkanmış bir şekilde tüketilirse gastrit, ülser gibi hayat kalitesini oldukça düşüren mide hastalıklarına karşı mide koruyucu görev üstlenerek savaşçı rolünü oynar.

KALP SAĞLIĞINDA BROKOLİ Yapısındaki vitamin ve mineraller sayesinde kalp hastalıklarına karşı kan damarlarının korunmasını sağlayarak kalp sağlığında korumacı görev alır. Ayrıca kan şekerini de düzenleyerek kolesterolü dengede tutar. Kan basıncını dengede tutar.

Toksin maddelerden arındırma özelliği sayesinde temizleme işlevi gören brokoli, cildin güzelleşmesini, yaşlılığın gecikmesini sağlar. Aynı zamanda radyasyonun özelliklerini azaltarak C Vitamini yönünden zengin olan brokoli, akciğer, mide bağırsak, yemek borusu ve meme kanserine karşı koruma sağlar. Herşeyin fazlası zararlı olduğu gibi brokolinin de fazlası vücuttaki iyot emilimini azaltarak sağlığınızı olumsuz yönde etkileyebilir. Bu sebepten dozunda tüketmeniz oldukça önemli.

Vücudu toksin maddelerden arındırma özelliği olan brokoli, bağışıklık sistemini de güçlendirir.

43


IP TABANLI YENİ NESİL ÖDEME KAYDEDİCİ

YAZARKASAPOS FUSIONS 410G

Nakit Para Çekmecesi

Desktop Set

ÜCRETSİZ GSM HATTI 81 İLDE TEKNİK SERVİS BARKOD-QR KOD OKUYUCU BANKALARLA SORUNSUZ İŞLEM ERGONOMİK TASARIM

OTOBÜS İÇİ EĞLENCE SİSTEMLERİ

10’’ HD ANDROID TABLET TV TELİFLİ FİLM SATIŞI ONLINE MARKET HD IP TELEVİZYON HD IP RADYO ONLINE BİLET SATIŞI BANKACILIK İŞLEMLERİ HAVALE VE EFT ANDROID OYUNLAR MOBİL UYGULAMALAR 3D & HD FİLMLER ÜYELİK PROGRAMI FABRİKA: Melih Gökçek Bulvarı 1368. Cadde No:113/2 İnfoteks Alfa Plaza İVOGSAN Yenimahalle/ANKARA

0850 433 14 14 infoteks.com.tr


DUDULLU TESİS - İZMİT GÖLCÜK - KARAMÜRSEL Seferlerimiz ile hizmetinizdeyiz!

0 850 222 34 55


SAĞLIK

Uzm. Klinik Psikolog Gülşah ÖZTÜRK ERTEN ÇOCUKTA TUVALET EĞİTİMİ OTORİTE SAVAŞINA DÖNMESİN

Uzmanlar, birçok ebeveynin tuvalet eğitimi sırasında zorlandığını ve çocuklarına nasıl davranacağını bilemediğini vurguluyor. Tuvalet eğitiminde çocuğun hem fizyolojik hem de psikolojik bakımdan hazır olması gerektiği dikkat çeken Uzman Klinik Psikolog Gülşah Öztürk Erten, tuvalet eğitiminin verileceği ideal zaman aralığının 1836. aylar olduğunu belirtiyor. Tuvalet eğitiminin verildiği yaşın, 2 yaş sendromu olarak da anılan çocukların yoğun inatlaşma dönemlerine denk geldiğini ifade eden Uzman Klinik Psikolog Gülşah Öztürk Erten, “Çocukların, bu yaş dönemlerinde bir nevi kişisel alanlarını oluşturmaya çalışıyor ve ebeveyn ile güç savaşına girebiliyor. Böylece sınırlarını öğreniyorlarr. Bu dönemde anneyle kıyafet seçimi, yemek seçimi gibi birçok konuda savaş başlıyor. Tuvalet eğitiminde durum farklı. Bu süreçte anne birden çok hassas davranmaya başlıyor. Ses tonu çok yumuşak ve heyecanlı oluyor. Çocuk bir yandan kaslarını kendi başına kullanabilmenin, tutma ve bırakma eyleminin hazzını yaşarken bir yandan da anneyi bu şekilde kontrol edebildiğinin farkına varıyor. Annenin tuvalet için bu bekleyişi çocuk için bir zafer olarak nitelendirilebilir. İlk defa bir alanda sadece kendisi karar verebiliyor.”

olması açısından aileye yeni bir kardeş gelmesi, boşanma, kreşe başlama, bir yakını kaybetme, önemli hastalık geçirme ve ev değişikliği gibi dönemlere denk gelmemesine dikkat etmekte fayda var’’ şeklinde açıklama yaptı.

Ailelere tuvalet eğitimi konusunda tavsiyeler Çocuğunuzun içinde bulunduğu dönemin özelliklerini iyi bilin ve tuvalet eğitimini çocukla otorite savaşı haline getirmeyin. Bu dönemin, fizyolojik ve psikolojik hazır bulunuşluk gerektirdiği unutmayın ve eğitime başlamak için çocuğunuzu zorlamayın. Sabırlı olun ve çocuğunuza sert tepkiler ve ceza vermekten kesinlikle kaçının. Çocuğunuzun bunlara maruz kalması ileride kişilik olarak otorite karşısında sıkıntı yaşayan, özgüveni düşük, aşırı düzenli bireyler olmasına neden olabilir. Çocuğunuz tuvalet eğitimine başladığında aşırı sevinç ya da beklentiye girmeyin, bunun doğal bir süreç olduğu aklınızdan çıkarmayın.

Tuvalet eğitimi bu dönemlere denk gelmemeli

Bu dönemde çocuğunuza teşvik için büyük ödüller koymak çocuğun bu durumu kullanabileceği bir süreç haline gelebilir, dikkatli olun.

Çocuklarda tuvalet eğitimine başlama sürecinde çevresel koşulların eğitimin başarısında önemli olduğunun altını çizen Gülşah Öztürk Erten, “Konunun psikolojik boyutları düşünüldüğünde çocuklar için sıkıntılı bir dönem. Eğitimin sağlıklı

Eğitimin çocuğunuzun kişiliğini etkileyen önemli bir süreç olduğunu unutmayın. Tuvalet eğitimi konusunda sorun yaşarsanız bir uzmandan destek almaktan çekinmeyin.

46


SAĞLIK

Op. Dr. Hasan FINDIK

SAÇ-SAKAL-BIYIK EKİMİ KONUSUNDA MERAK EDİLENLER Saçsızlık bilindiği gibi erkeklerde ve kadınlarda ortaya çıkan bir olgudur. Bir insanın saçsızlık sorunu yaşayıp yaşamayacağı aslında daha anne karnındayken genetik geçişle bellidir. Estetik ve Plastik Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Hasan Fındık, saçsızlık ve çözümleri hakkında bilgiler verdi… Saçsızlığın derecesi ve dökülmeye başlama yaşı ise beslenme faktörleri, stres, hijyen, çevresel faktörler gibi nedenlere bağlı olarak kişinin hayatında 20’li yaşlar gibi çok erken yaşlarda başlamasına, çok şiddetli ve hızlı bir dökülmeye neden olabilir. Yani bir erkeğin saçına çok özenle bakması dökülmeye

engel olamaz sadece dökülmeyi yavaşlatır. Bu nedenle saçlı deriye prp (Platelet Rich Plasma) uygulamaları, mezoterapi uygulamaları, lazer bakımları, somon dna’sı uygulamaları ya da saçı güçlendiren çeşitli solüsyon ve ürünlerin kullanımı saçın dökülmesini engellemeyecektir.”

Güzel bir saç ekimi sonucu elde etmek için birkaç faktöre dikkat etmek gerekir: 1- Ön saç çizgisinin yüz şekline uygun olarak programlanması ki; bu erkek ve kadında farklıdır. 2- Doğal görünümün olmazsa olmazlarından biri de ekilen saç kıllarının ekim yönüdür. 3- Ekilecek saç köklerinin (greftlerinin) kaç tane saç kılına sahip olduğudur. Örneğin saç çizgisi oluştururken tekli ya da en fazla ikili greft ekmek gerekirken tepe bölgesine çoklu greftler ekilmelidir ki, ekildiği bölgede doğal görünümü sağlayabilsin. 4- Eğer saç tek renk değilse yani beyaz saç telleri de var ise doğal bir görünüm elde edebilmek için dökülmemiş yerdeki siyah beyaz saç oranını ekilen yerde de sağlamaya çalışmak gerekir. 5- Mümkün oldukça dökülmemiş alanlardaki saç sıklığına ulaşmaya gayret etmek gerekir. Tam da bu noktada sorunlarla karşılaşılır çünkü dökülmüş saçsız alan büyük ama dökülmeyen saçlı alan küçük kalır genelde. Bu tür durumlarda değişik çözümler üretmeye çalışılır. Bunlardan biri eğer vücutta, göğüs veya sırt bölgesinde güçlü kaliteli kıllar var ise bunlar da ekimde kullanılabilir. Bir başka yardımcı yöntem ise saç simülasyonu uygulanabilir.

47


SAĞLIK

Saç Simülasyonu nedir? Saç simülasyonu, (saç efekti, saçlı deri mikro pigmentasyonu) saçlı deriye kıl varmış görüntüsü verilmesidir. Bu saç simülasyonu aynı zamanda saçı tam dökülmemiş ama seyrekleşmeye başlamış kişilerde de dolgun ve daha sık bir görüntü elde etmeye katkıda bulunan yardımcı bir yöntemdir.

Bıyık ve Sakal Ekimi Aynı saçlı deride olduğu gibi bıyık ve sakal bölgesine de kıl ekimi yapılarak kılsız bölgeler, bıyıklı veya sakallı görünüme kavuşmasına yardımcı olunabilir. Bazı durumlarda bıyık ve sakal ekim işlemlerinde kıl efekti mikro pigmentasyonu uygulanarak doğal bir sonuçta elde edilebilir.

Prof. Dr. Gürkan ÇETİN

DOĞUMSAL KALP HASTALIKLARI

Doğuştan kalbinde delik, darlık, büyük damar anomalileri olan bebeklerin günümüzde tanısı anne karnında konabilmektedir. Kalpte bulunan dört odacık ve bu odacıklara tüm vücuttan oksijenlenmek üzere kan getiren, akciğerlerde oksijenlenmiş kanı getiren damarlarda, alt odacıklardan çıkan akciğerlere, vücuda, kan taşıyan büyük arterler ile bu odacıklar arasında ve büyük damarların ağzında kapakçıklar bulunur. Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Gürkan Çetin, bu yapıların herhangi birinde embriyolojik yaşamda anne karnında oluşabilecek defekt ya da kompleks defektler topluluğu sonucu “doğumsal kalp hastalıklarının” meydana geldiğini belirtiyor. Bazı patolojiler ise doğduktan sonra Pediatrik Kardiyoloji Bölümünce yapılan bazı özel testlerle tespit edilebilmektedir. Bu bebeklerde kalp patolojilerine göre değişik derecelerde morarma, kalp yetersizliğine bağlı sık nefes alma, beslenememe, hırıltılı solunum ve değişik derecelerde büyüme, gelişme geriliği bulunması aileleri doktora yönlendirir. Yapılan muayene ve tetkikler sonucu doğumsal kalp hastalığı saptanan çocuklarda patolojiye ve çocuğun yaşı, gelişimine göre cerrahi girişimin zamanlaması Kalp Cerrahisi ve Çocuk Kalp Cerrahisi Bölümlerince verilen karar aileye ve 4 yaşından büyük çocuklarda, anlayabileceği şekilde patoloji ve yapılacak cerrahi girişim hakkında ayrıntılı bilgi verilir. Operasyon ve sonrası yoğun bakım, servis izlemleri, ameliyat sonrası kontroller, tekrar girişim gerekip gerekmediği, operasyonun palyatif yani geçici çocuğun durumunu düzeltecek ve ana ameliyata dek çocuğun büyümesine imkan tanıyacak bir girişim mi, yoksa tek seferde tam düzeltme sağlayacak bir prosedür mü olduğu tüm ayrıntılı ameliyat

48

şemaları ile hasta ailesine detaylı anlatılır. Ailenin, çocuğun tedavisine ortak katılımı dolayısıyla ameliyat sonrası nekahat döneminde neler yapılıp neler yapılmamalı, çocuğu ilerideki yaşamında neler bekliyor, yaşıtları gibi normal gelişebilecek mi, ameliyat sonrası hangi şikayetler gelişirse hemen doktoruna başvurmalı gibi temel kavramlar hakkında hasta ailesi bilgilendirilir ve eğitim verilir.

Doğumsal (Konjenital) kalp hastalıkları, genellikle bebeğin anne karnında organlarının gelişim dönemi olan gebeliğin ilk 8 haftası içinde ortaya çıkar. Risk faktörleri olarak; ailede bu tür bir hastalığın olması, yaşlı anne gebeliği, insülin kullanan şeker hastası kadınların gebelikleri, gebeliğin ilk 8 ayında ilaç kullanılması, röntgen ışınları, kızamıkçık gibi enfeksiyonlar sayılabilir. Ancak bu tür hastalıkla başvuran ailelerde çoğunda bir neden yoktur. Doğumsal kalp hastalığı 1000 doğumdan 9’unda görülür. Bunların çoğunun tedavisi cerrahidir.


SAĞLIK

Asiyanotik (morluk yapmayan ) ve siyanotik (morluk yapan) hastalıklar olmak üzere ikiye ayrılır. Asiyanotik Konjenital Kalp Hastalıklarında şant (ASD, VSD, PDA,) ağırlıklı olarak soldan sağa doğrudur. Yani oksijenlenmiş temiz kan kalbin sol tarafından sağ tarafına doğru, var olan bu defektlerden geçer, ve pulmoner akım (akciğer dolaşımı), sistemik akımdan daha fazladır. Defektin ve şantın (geçen kan miktarı) büyüklüğüne göre erken dönemde kalp yetmezliği gelişebilir ve ameliyat gerekir. Siyanotik Konjenital Kalp Hastalıklarında ise şant genellikle, sağdan sola doğrudur (oksijenlenmemiş kan sola geçip oradan da tüm vücuda pompalanır) ve akciğere giden kan azalır. Vücutta oksijeni düşük kan dolaştığı içinde bu bebekler mor olarak görünür.

Konjenital Kalp Hastalıkları sıklıklarına göre; Ventriküler septal defekt (VSD) %30.5, atrial septal defekt (ASD) %9.8, patent duktus arteriosus (PDA) %9.7, pulmoner stenoz (PS) %6.9, aorta koarktasyonu %6.8, konjenital aort stenozu %6.1, fallot tetralojisi %5.8, büyük damarların transpozisyonu %4.2, trunkus arteriosus %2.2, triküspit atrezisi %1.3, diğerleri %16.7 olarak sıralanabilir. Fallot Tetralojisi dışındaki Siyanotik Konjenital Kalp Hastalıklı çocuklar, müdahale edilmezse nadiren bir yaşını geçer. Çocuk kalp ameliyatları erişkin kalp ameliyatlarından oldukça farklıdır. Ameliyat öncesi, ameliyatta ve ameliyat sonrası çok özel takip gerektirmektedir. Kompleks kalp ameliyatlarından sonra taburcu süresi özellikle yeni doğan açık kalp ameliyatlarından sonra oldukça uzundur. Bu süre genellikle 10 günün üstünde ve bazen 20-30 günü bulabilmektedir. Bu nedenle yeni doğan dönemindeki bu karmaşık kalp hastalığının tanı ve tedavisi için bu konuda deneyimli, pediatrik kardiyolog, pediatrik kalp cerrahı, yeni doğan kalp ameliyatları konusunda deneyimli anestezist, perfüzyonist, tecrübeli yoğun bakım ve servis hemşireleri gerekmektedir.

Doç. Dr. Seçkin ULUSOY

VERTİGO (BAŞ DÖNMESİ)

Türkçemize baş dönmesi olarak çevirilen kelime kökeni latinceye dayanan “Vertigo” oldukça yaygın ve birçok branşı ilgilendiren bir sorundur. Bazıları tarafından insanın yaşayabileceği en kötü his olarak da tarif edilmiş bir semptomdur (yani hastanın şikayetidir) ve bir hastalık değildir. Kulak Burun Boğaz Baş Boyun Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Seçkin Ulusoy, bunun anlamının bir çok hastalıkta da bulunabilen bir bulgu olduğunu, altındaki hastalığın aydınlatılması gerektiğini belirtti. DENGESİZLİK Vertigo dan farklı olarak hastalar bazen dizzines dediğimiz yani dengesizlik şikayeti ile başvururlar. Bu durumun, gemi ya da otobüs yolculuğu sonrası, ya da alkol alımı sonrası ertesi gün sıklıkla karşılaşılan bir durum olduğunu anlatan Doç. Dr. Seçkin Ulusoy, psikolojik ya da sebebi bilinmez şekilde, genellikle kendiliğinden kısa sürede geçen bir durum olduğunu dile getirdi.

49


SAĞLIK

ANİ İNİŞ VE KALKIŞLARDAN UZAK DURULMALI… Bu gibi durumlarda baş dönmesi olmaz, hafif boşlukta gibi dengesizlik hissi olur. Ayrıca gerçek vertigo ile sıklıkla karışabilen “Ortostatik hipotansiyon” dediğimiz “pozisyona bağlı tansiyon düşmesi” olarak tanımlanan durum vardır ki, bu durum genelde kadınlarda görülür. Yerçekimine karşı yapılan ani hareketlerde tansiyon düşüklüğü ile birlikte göz kararması ve hafif dengesizlik durumudur. Bu durumdaki hastalarımıza ani iniş kalkış hareketlerinden sakınmalarını öneriyoruz. Denge sistemimizin oluşumuda başlıca iç kulaktaki yarım daire kanlalları, göz, eklemler, beyin-beyincik sorumludur. Bunlardan beyin ve beyincik ile ilgili olanına santral yani merkezi vertigo sebepleri diyoruz. Bunlar Nöroloji branşının ilgi alanına girerler. Bu durumu hastalar yer ayağımın altından kayıyor, boşlukta gibiyim, sandalda ayakta sallanıyomuşum gibi his oluyor, başım sizin etrafınızda dönüyor gibi tarfilerler. Bunlar dışındaki baş dönmeleri periferiktir (yani çevreseldir) ve bunlarda tipik olarak çevrenin döndüğü hissi ön plandadır. Hastalar bu durumu etraf fırıl fırıl dönüyor şeklinde ifade ederler. Çevresel sebeplerin başlıcaları ise iç kulak yarım daire kanalları ve salyangoz kaynaklıdırlar. Bu tip kaynaklı baş dönmeleri ani ve gürültülü başlarlar, genelde şiddetlidirler ve beraberinde bulantıkusma çoğunlukla bulunur. Özellikle iç kulak kaynaklı olanlarına bazen işitme kaybı ya da kulak çınlaması eşlik edebilir. Özetle Nörolog mu KBB mi ilk ayırımı da: Etraf dönüyorsa, ani ve şiddetli başladıysa, işitme kaybı ve çınlama varsa KBB; yavaş yavaş başladı ve hafif ise başınız kişinin etrafında dönüyor veya boşlukta kalıyor hissi ise Nöroloji ye başvurmak uygun olur İç kulak kristalleri kaynaklı baş dönmesi pozisyonel baş dönmeleridir ki yarım daire kanallarında kristallerin birikimden oluşur. Bu çeşit baş dönmeleri en sık görülen Vertigo nedenidir. Burada baş dönmesinin başın bir tarafa hareketiyle ortaya çıkması tipiktir. Bunları Dix-Hallpike, Semond dediğimiz manevralarla ( ki bunlar sedyede yapılan basit muayene yöntemleridir) kolayca tanı koyarak

50

hemen sonrasında serbestleştirici manevralar dediğimiz Epley ve Barbekü manevralarıyla genelde 1 seansta bazen bir kaç seansta kolayca tedavi edebiliyoruz. Bazen bu hastalara evde uyguladıkları Brand Daroff ve Cooksey ekzersizleri de önerebiliyoruz. Doç. Dr. Seçkin Ulusoy, diğer sık baş dönmesi sebeplerinden başlıcalarının ise Vestibuler nörinitis ( denge sinirinin iltihaplanması, Meniere hastalığı ( iç kulak tansiyonu), Psikolojik baş dönmeleri, Vertebrobaziller yetmezliğe ( boyundan geçen atardamarların çeşitli sebeplerle daralması) bağlı olanlar olduğunu belirtti. Bunlardan kısaca bahsedecek olursak; ‘’Vetibuler nörinitis genelde solunum yolları enfeksiyonları sonrası olup bir kaç hafta sürekli baş dönmesiyle ve bulantı-kusma ile karakterize bir durumdur. Baş dönmesi oldukça rahatsız edici olup bunları bir kaç gün hastaneye yatırmak gerekebilmektedir’’. Diğer sık karşılaştığımız durum ise; ‘’Meniere hastalığı olup bu iç kulak sıvısının basıncının yükselmesine bağlıdır. Burada dalgalı işitme kaybı dediğimiz değişiklik gösteren işitme kaybı ve kulakta dolgunluk tipiktir. Atakları çok şiddetli olup atak sonrasında başlangıçta işitmesi normala gelir fakat zamanla atak sıklığı artarak işitme kayıpları kalıcı olmaya başlar. Meniere hastalığının tedavisinde ve korunmasında farklı tedaviler uyguluyoruz. Korunma için tuz kısıtlaması ve orta kulak basıncını düşüren idrar söktürücüleri başlıca kullanıyoruz. Atak esnasında şiddetli baş dönmesi olduğundan hastaneye yatırarak bir iki günlük serum içinde ilaçlar uyguluyoruz. Bu hastalıkla ayrıca kulak içine antibiyotik (gentamisin) veya kortizon uygulayarak oldukça başarılı olduğumuzu söyleyebilirim’’. Diğer sık gördüğümüz durum ise; ‘’Aslında nöroloji branşını ilgilendiren Vertebrobaziller yetmezlik konusunda da kısaca bilgi vermek isterim. Bu durum kalpten çıkıp beyincik ve beyine kan götüren damarların tıkanmasına bağlı olup boyun fıtıkları ve kireçlenmeleriyle birlikte görülür, özellikle 60 yaş üzeri kişilerde daha sık görülür. Bunlar doğru teşhis edilmeleri doppler ultrasonografi ile olmakta olup ilaç tedavileriyle veya varsa boyun fıtık ve kireçlenmesine yönelik tedavilerle oldukça rahatlamaktadırlar’’.


SAĞLIK

51


Y E

YEMEK

M

E

K

TENCEREDE ŞİŞ KEBAP MALZEMELER Kuşbaşı et 750 gr. Soğan 3 adet Domates 4-5 adet Biber 7-8 adet

52

NASIL YAPILIR? Domatesler orta büyüklükte parçalara ayırın. Biberleri şişe takmak için boyutlarına göre 3 ya da 4 parçaya kesin. Soğanları da aynı şekilde parçalanmayacak ve şişte kullanılacak bir şekilde orta büyüklükte kesin. Daha sonra hazırladığımız malzemeyi ve kuşbaşı etleri aynen şiş kebap yapar gibi çöplere bir et bir sebze gelecek şekilde dizin. Geniş bir tencere içerisine bir büyük kaşık tereyağı koyun ve tereyağı eridikten sonra hazırladığınız şişleri tencere içerisine dizin. Pişme oranını kendi zevkinize göre belirleyebilir, kapağını kapatarak buhar etkisiyle de pişmesini sağlayabilirsiniz. Tabii ki pişirme işlemi burada sona ermiyor. Şişleriniz hafif piştiğinde fırın tepsisi ya da büyükçe bir tencereye şişlerinizi dizerek üzerine domates doğrayın. Hafif yağ ve tercihinize göre baharatlar ekleyerek önceden ısıttığınız 200 derece fırında yarım saat pişirin. Afiyet olsun..


YEMEK

NASIL YAPILIR? Temizlenmiş, yıkanmış ve doğranmış balkabağı bir tencereye düzgün bir şekilde dizilir. Kabakların üzerine toz şekeri serpilir. Üzerine 1 bardak su ilave edilir ve kapağı kapatılıp kabaklar yumuşayıncaya kadar pişirilir. Pişen kabakların altı kısılır ve parlak olması için 2 tutam şeker serpilir. Kapağı kapatılıp 5 dakike dinlendirilir. Soğuduktan sonra üzerine tercihen sade olarak tercihen de dövülmüş fındık ve hindistan cevizi ilave edilir. Afiyet olsun..

SON DEMLERİNDE KABAK TATLISI MALZEMELER 2 kg.balkabağı, 3 bardak toz şeker ını (burada tatlılık oran ıza dın ta kendi damak iz) göre ayarlayabilirsin , 1 bardak su 1 bardak dövülmüş tan fındık ya da hindis i ceviz

53


METRO

Galip Öztürk’den sektörün önünü açın talebi Karayolu Düzenleme Genel Müdürlüğü bürokratlarıyla bir araya gelen TOFED Kurucu Onursal Başkanı Galip Öztürk, sektörün önünü açacak mevzuat değişiklikleri beklediklerini söyledi. Öztürk, bireysel otobüsçünün önünü tıkayan 1’e 2 oranının sektörün gelişmesine engel oluşturduğunu da ifade etti. TOFED Kurucu Onursal Başkanı Galip Öztürk, ‘Karayolu Yolcu Taşımacılığı Mevzuat Çalıştayı’ programında, Karayolu Düzenleme Genel Müdürü Saim İlçioğlu, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı Bilgi İşlem Dairesi Başkanı Tolga Acar, Karayolu Düzenleme Genel Müdürlüğü Daire Başkanı Mahmut Gürses, İstanbul Ulaştırma Bölge Müdürü Cem Murat Yıldırım ile bir araya geldi. Görüşmede, TOFED Genel Başkanı Birol Özcan ve TOBB Karayolu Yolcu Taşımacılığı Sektör Meclisi Başkanı Mustafa Yıldırım da hazır bulundu.

1’E 2 ORANI ARTIK DEĞİŞMELİDİR Sektörün daha ileriye gidebilmesi için mevzuatta değişikliğe ihtiyacı olduğunu belirten TOFED Kurucu Onursal Başkanı Galip Öztürk, özellikle bireysel otobüsçünün önünü kesen mevcut

düzenlemeye dikkat çekerek; “ Şehirlerarası otobüsçülük firmalarında, 1’e 2 oranı sektörün önünü tıkıyor, atıl kapasite oluşturuyor. Milli servet israf oluyor. Bireysel otobüsçünün önü artık açılmalıdır. Bu sektörde emeği olan herkes için bunu talep ediyoruz. Sektörün önünü açmak için 1’e 10 oranı getirilmelidir. Mevcut düzenleme yatırımlar önünde de bir engeldir. Yatırımların önü de açılmalıdır. Eğer ki sektörümüzün talebi doğrultusunda değişikliğe gidilirse, ikinci el otobüs ihracatı da kolaylaşacak. Sektörümüzün sağladığı istihdam artacak. Önerimiz, doğrudan ve dolaylı olumlu etkisi çok olacak bir öneridir ” dedi.

KDV VE ÜST YAZILIM KONUSUNDAKİ TALEPLER Sektörün KDV indirimi konusunda da bir beklentisi olduğunu söyleyen TOFED Kurucu Onursal Başkanı Galip Öztürk; “Taşıma sistemlerinin entegrasyonuna destek veriyoruz. Bu konuda atılacak adımların yanındayız. Bizim devletimize vefa borcumuz olduğu gibi devletin de bu sektöre vefa borcu var. ÖTV’yi kaldırın demiyoruz. Ancak yolcumuzun yemek yemesi yüzde %8 KDV, konaklaması %8 KDV, otobüs

55


METRO

biletinde ise %18 KDV. Otobüs biletinde de KDV %8 olmalıdır” diye konuştu. Ulaştırma Bakanlığı’ndan bütün sektörü denetleyecek üst yazılım sistemini hayata geçirmesini beklediklerini de sözlerine ekleyen Öztürk; “ Biz sektör olarak denetimden yanayız. Sektörümüzün düzenleyicisi ve denetleyicisi Ulaştırma Bakanlığı’nın üst yazılım sistemiyle artık yeni bir dönem başlatmasını bekliyoruz. Bu

konuda gereken desteği vermeye de her zaman hazırız” şeklinde konuştu. TOFED’in IPRU’nun (Uluslararası Karayolu Yolcu Taşımacıları Birliği) kuruluşuna öncülük ederek bu sektörün neleri başarabileceğini birkez daha ispatladığına dikkat çeken Galip Öztürk; “TOFED’in artık TÜRSAB gibi mesleki yetkileri olan bir kuruluşa dönüşmesi gerekiyor. Sektörümüz bu konuda da bir adım bekliyor” diye konuştu.

Dünya barışına Metro Turizm desteği

Metro Turizm, Beyaz Hareket Vakfı’nın, Ankara’da gerçekleştirdiği, “15 Temmuz Darbesi ve Teröre Karşı 2023 Dünya Genci Türkiye’nin Yanında” sempozyumunun ulaşım sponsorluğunu yaptı. Türkiye’de üniversite eğitimi alan, 89 farklı ülkeden yaklaşık 700 genç, başta FETÖ olmak üzere her türlü teröre karşı Türkiye’nin yanında olduğunu dünyaya haykırdı. Metro Turizm, Beyaz Hareket Vakfı’nın, 23 Şubat Perşembe günü, Ankara Anfa Kültür Merkezi’nde gerçekleştirdiği, “15 Temmuz Darbesi ve Teröre Karşı 2023 Dünya Genci Türkiye’nin Yanında” sempozyumunun ulaşım sponsorluğunu yaptı. Türkiye’deki üniversitelerde okuyan, 89 farklı ülkeden yaklaşık 700 gencin katıldığı organizasyonda, bir araya gelen gençler başta FETÖ olmak üzere her türlü teröre karşı Türkiye’nin yanında olduğunu dünyaya haykırdı. Sempozyumun açılışında,

56

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mehdi Eker, AK Parti İstanbul Milletvekili Hasan Turan, 15 Temmuz Gazisi Mustafa Seyidoğlu, Beyaz Hareket Vakfı Başkanı Aydın İnci birer konuşma gerçekleştirdi. 15 Temmuzda, Türk milletinin geleceğine sahip çıktığını belirten Gazi Mustafa Seyidoğlu, “Kahramanı olmayan milletlerin geleceği de olmaz. 15 Temmuz milletimizin tarihine geçti. Ölüme meydan okuyan tüm şehitlerimize şükranlarımızı sunuyoruz” dedi.


METRO

MEHDİ EKER: “GENÇLERE GÜVENİYORUZ” Yeni bir geleceği birlikte inşa etmek istediklerini vurgulayan AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mehdi Eker; “Biz aynı değerleri paylaşan insanlar olarak, barış medeniyetini yeniden inşa etmek istiyoruz. AK Parti bir medeniyet projesi olarak kuruldu ve 2002 yılından bu yana girdiği bütün seçimleri kazandı. Önümüzdeki süreçte, zulmün artık kaldırılması, merhamet medeniyetinin yerleşmesi için sizlerin desteğine ihtiyacımız var. Biz gençliğe inanıyor ve güveniyoruz. Türkiye’nin güçlenmesi bölgesel ve küresel barışı da tesis eder. Türkiye ne kadar güçlenirse, siz de ülkelerinizde o kadar çok rahat edersiniz. Bizimle uğraşan üç terör örgütü var; PKK, DAEŞ ve FETÖ. İstiklal Harbimizde, Yunanlılar bile TBMM’yi bombalayamamıştı fakat 15 Temmuz’da FETÖ denilen bu hain terör örgütü meclisimizi bombaladı. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan dünya mazlumlarının umudu oldu. Dünya mazlumlarının umudu olan liderimizi hedef aldılar” diye konuştu.

GENÇLERDEN METRO TURİZM’E YOĞUN İLGİ Farklı ülkelerden gelip Türkiye’de üniversite eğitimi alan gençleri, Türkiye’nin kültür elçileri olarak gördüklerini söyleyen Beyaz Hareket Vakfı Başkanı Aydın İnci de; “Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan sizlerle beraber dünyanın bütün zalimlerine meydan okudu. Bizler bütün mazlumların yanındayız. Hakkı ve adaleti savunuyoruz” dedi. Gençlere, Türkiye’nin yanında oldukları için teşekkür ettiklerini belirten AK Parti İstanbul Milletvekili Hasan Turan, “Sizler ülkelerinizde bizim gönül elçilerimiz, fahri diplomatlarımızsınız. Ülkemizde eğitim almanızdan, misafirimiz olmanızdan büyük memnuniyet duyuyoruz” ifadelerini kullandı. Organizasyonun ulaşım sponsoru olan Metro Turizm, gençlerin ilgi odağı oldu. Metro Turizm’in standını ziyaret eden yüzlerce genç, üniversite öğrencilerine özel seyahat avantajı sağlayan ‘Uni Card’ı aldı.

Galip Öztürk’den sektörün önünü açın talebi Metro Holding, bağlı ortaklığı Metro Turizm`in 2014 yılında durdurulan halka arz sürecinin yeninden başlatılması kararı aldığını duyurdu. Metro Ticari ve Mali Yatırımlar Holding A.Ş. tarafından Kamuoyu Aydınlatma Platformu’na (KAP) yapılan açıklamada daha önce sonuçlandırılamayan halka arz işlemi için koşulların uygun olduğu ve halka arz için çalışmaların yeniden başlatılmasına karar verildiği bildirildi. KAP’a yapılan açıklamada şöyle denildi: “Şirketimizin yüzde 100 bağlı ortaklığı olan Metro Turizm Seyahat Organizasyon ve Ticaret A.Ş.’ nin, paylarının halka arzı işlemleri için Genel Kurul’undan yetki alınması kararına ilişkin 20.01.2014 tarihli KAP duyurumuzun gerekleri o dönemdeki koşullar nedeniyle ilerletilerek sonuca ulaştırılamamıştı. Mevcut durumda koşulların uygunluğu düşüncesiyle Metro Turizm Seyahat Organizasyon ve Ticaret A.Ş. Yönetim Kurulu, bağlı ortaklığın paylarının halka arz edilmesi çalışmalarına yeniden başlanılması hususunda ki kararını şirketimize iletmiştir.”

57


METRO

Metro Turizm’e ait 2 otobüsü kundaklayan kişi yakalandı. Kundakçının 18 yaşından küçük bir çocuk olması olayın arkasında başkalarının olduğu ihtimallerini güçlendirdi.

Metro Turizm’e ait 2 otobüsü kundaklayan şahıs yakalandı Geçtiğimiz çarşamba günü 15 Temmuz Demokrasi Otogarı’nda Metro Turizm’e ait iki otobüs alev alev yanmıştı. Otobüsleri kundaklayan şahıs önce kameralara ardından polise yakalandı. Şahsın otobüsleri benzin dökerek yaktığı belirlendi. Güvenlik kameralarını inceleyen polis ekiplerinin, otobüslerin bir kişi tarafından kundaklandığını belirlemesi üzerine araştırmayı derinleştiren Bayrampaşa İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri otobüsleri yakan şahsın kimliği belirledi. 18 yaşından küçük olan M.G yapılan çalışma sonrası yine otogarda dolaşırken kıskıvrak yakalandı. Kundakçının otobüsleri yakma anı da kameralara saniye saniye yansıdı. Görüntülerde elinde benzin bidonuyla otobüslerin arasında gezen şahıs, araçların etrafına, üzerlerine benzin döküyor ve otobüsler alev alırken, olay yerinden uzaklaşıyor. Çocuk büroya gönderilen şahıs daha sonra emniyet müdürlüğünden çıkarılarak adliyeye sevk edildi. Polis çocuğun kundaklama olayı için özellikle mi seçildiğinin, akıl sağlığının yerinde olup olmadığının ve olayın arkasında başkalarının olma ihtimalinin de araştırılacağını bildirildi.

58

58


HABER

Amerika Birleşik Devletleri’nde Şehirlerarası OtobüsTaşımacılığı üzerine hazırlanmış bu yazıyı okuduğunuzda “iyi ki Türkiye’de yaşıyorum ve iyi ki METRO var” diyeceksiniz.

AMERİKA’DA ‘YOKLUK‘ YOLCULUĞU Amerika Birleşik Devletleri’nde otobüs firmaları, Türkiye ile kıyasladığımız zaman büyük farklılık gösteriyor. Türk otobüs firmaları, Amerika şartlarında süper lüks sayılabilir. Şunu özellikle belirtmeliyim ki; Otobüs sektörü adeta Greyhound isimli firmanın tekelinde ve firmanın otobüsleri genellikle çok eski ve bakımsız. Firma Kuzey Amerika’da 2 bin 700 noktaya filosundaki bin 300 otobüs ile 1914’ten beri ulaşım sağlıyor. Ülke genelinde 123 rotası ve 230 kendi istasyonu bulunuyor.

59

59


HABER

Otobüs terminalleri genellikle şehir merkezinde. Ancak öyle Türkiye’deki gibi servis araçları bulunmuyor, kendi imkânlarınızla buraya ulaşmanız gerekiyor. Şehir içi ulaşım yalnızca büyük kentlerde kolay. Onun dışında uygun fiyata araba alınıp, benzin de ucuz olunca toplu taşımada zorluklar yaşıyorsunuz. New York’un Brooklyn şehrinde 24.00’da başlayan yolculuğum ertesi gün saat 23.00’da sona ermişti. Ayrıca yol boyunca yolcu almak için 4 şehirde durmuş ve 2 ayrı şehirde de otobüs değiştirmiştim. Bizim gibi İstanbul’da bineyim, Kars’ta ineyim sistemi de Abd’de yok. Transferler yaklaşık 1 saat sürüyor. Yolcu almak için uğradığımız kimi yerlerde 20, kimi yerlerde 40 dakika arasında bekleyince süre iki katına çıkıyor. Otobüslerde koltuk numara mantığı da yok. İlk giden istediği yere oturuyor ve konforsuz koltuklarda yolculuk yapıyor. Aman geç kalmayın çünkü sona kalan dona kalıyor.

Öncelikle şunu bilmeniz gerekiyor; Abd’de bin dolara bile ikinci el bir araba satın almak mümkün. Benzinin litresinin de 70 cent civarında olduğunu düşünürsek, ülkede yaşayanların neredeyse tamamının araba sahibi olduğu gerçeği sanırım sizi şaşırtmaz ve Amerikalılar genelde seyahatlerinde özel araçlarını kullanır. Uçak fiyatları da keza öyle. Hem uygun hem de ülkenin her yerinde gelişmiş bir havalimanı ağı mevcut. Hal böyle olunca şehirlerarası otobüslere ilgi çok az. Bu yüzden otobüsler için maddi durumu kısmen elverişli olmayan, turist veya öğrenci profili verilebilir. Lüks otobüslerde muavin, ikram, servis ve anonslara alışkın biz Türkler için, ilk aşamada Greyhound’la seyahat etmek hafif bir şok etkisi yaratabilir. Öğrencilik yıllarımda gittiğim ABD’de, ben de şehirlerarası otobüsleri kullanmak zorunda kalmıştım. Araba kiralamak oldukça uygun fakat bilmediğim o uzunca yolları gözüm tutmadı. Bu yüzden New York’tan Chicago’ya yaklaşık 23 saat süren bir otobüs yolcuğu gerçekleştirdim. Özel araçla 12 saatte gidebileceğim bu yolculuğu meşhur Greyhound firmasıyla tam 23 saatte tamamladım!

60

Yer kalmamışsa bir sonraki otobüsü bekliyorsunuz. Kaç saat sonra gelecek Allah bilir. “Çok susadım muavin kardeş bir su verebilir misin?” diyeceğiniz kimse yok. İkram da haliyle yok. Onca yolu kek, börek ne bileyim bir meyve suyu bile içemeden gidiyorsunuz. Benzinin litre fiyatı 70 cent olunca otobüs fiyatlarının uygun olmasını bekliyorsunuz fakat öyle bir şey de yok. Yani otobüs fiyatları hayli yüksek. Ayrıca otobüs yolculuğu boyunca Türkiye’deki gibi güzel dinlenme tesisleri de yok. Hiçbir şey yok anlayacağınız. ABD şartlarına göre otobüs yolcuğu fiyatları oldukça pahalı. Arabanızla gitseniz 80 dolara malolacak yolculuğu, otobüsle aynı parayı ödeyerek ve 45 kişiyle, uzun, yorucu ve konforsuz bir yolculuk yaparak tamamlıyorsunuz. Zira ben New York’tan Chicago’ya ulaştığım zaman “bir daha otobüs mü? Tövbe!” demiştim. “Amerika’da otobüs yolculuğunda neler var?” sorusuna sanırım verilebilecek en güzel yanıt; “döküntü otobüsler var, şoför var, yolcu var, yol var ve bir de eziyet var...”

Yazı ve Fotoğraf: Anıl Sural anilsural@gmail.com


BULMACA

BULMACA

61


SUDOKU

Sudoku (sūdoku, Rakam Yerleştirme diye de bilinir) standart olarak 9x9 boyutlarında bir diyagramda çözülen ve her satır, her sütun ve her 3x3’lük karede 1’den 9’a rakamların birer kez yer alması gereken bir zeka oyunu türüdür. Japonca “Sayılar TEK olmalı” anlamına gelen “Suuji wa dokishin ni kagiru” kelimelerinin kısaltması olan Sudoku, günümüzde Asya’dan, Avrupa ve Kuzey Amerika’ya da yayılan oldukça popüler bir oyundur. Oyunun amacı dokuzar hücreden oluşan 9 eşit kutuya bölünmüş bir alan üzerinde sayıları tekrar etmeyecek şekilde dizmeyi başarmak. Her satır ve sütunda 1’den 9’a kadar olan sayıları sadece bir kez kullanarak dizmeniz gerekiyor. Aynı şekilde çizgilerle ayrılmış her kutu içerisinde de 1’den 9’a kadar olan sayılar 1 kez kullanılmak zorundadır.

62


EĞLENCE

iKi RESiM ARASINDAKi 7 FARKI BULUN

63


ASTROLOJİ

KOÇ

BOĞA

İKİZLER

(21 MART - 19 NİSAN)

(20 NİSAN - 20 MAYIS)

(21 MAYIS - 21 HAZİRAN)

2017 yılının Mart ayı kariyer anlamında oldukça yoğun geçecek. Kararlarınızı alırken tüm sonuçları düşünmeli mantığınızla hareket etmelisiniz. Uzun zamandır evinizde yapmak istediğiniz değişiklikler konusunda gerçekçi davranarak maddi planınıza uygun seçimler yapmalısınız. Bekar Koç burçları evlilik kararı alarak 2017 yılının ilk aylarında kendilerini çok mutlu bir o kadar da endişeli hissedecekler. Beslenmenize dikkat etmelisiniz.

Planlı gitmek isteyen Boğa burçları hayatlarının karmaşık ve düzensiz gittiğini düşünebilir. Aceleci davranmamalısınız. Aşk hayatınızda ummadığınız gibi giden bir ilişkideyseniz kalbinizin daha fazla kırılmasına izin vermemelisiniz. Aileniziçinde yaşanan bir takım tartışmalarda ara bulucu rolünüzü çok fazla abratmamanızda fayda var. Aksi takdirde hiçbir suçunuz olmamasına rağmen tüm suç sizin üzerinize yüklenebilir.

İletişim konusunda oldukça yetenekli olduğunuz çevrenizdekilerin de dikkatini çektiğini biliyorsunuz. İletişim becerinizi doğru yönde kullanarak kariyerinizde başarılı günlere yelken açacaksınız. Evde yemek yapmak yerine fast-food tarzı hazır yiyecekleri tercih etmeniz hem kilo almanıza sebep olacak hem de sağlığınızı olumsuz yönde etkileyecektir. Dikkatli olmanızda fayda var. Mart ayı sonlarına doğru aşk hayatınızda sürpriz gelişmeler sizi bekliyor.

YENGEÇ

ASLAN

BAŞAK

(22 HAZİRAN - 22 TEMMUZ)

(22 TEMMUZ - 22 AĞUSTOS)

(23 AĞUSTOS - 22 EYLÜL)

Şartlarınızın düzeleceğini uzun zamandır bekliyorsunuz. İş anlamında yapacağınız bir değişiklik ile şartlarınızda iyileşme olacak. Kalbinizi kıran dostlarınızla görüşmeme kararınızı bozmamak için direnmenize gerek yok. Dostlarınız sizden özür dilediği takdirde eski arkadaş ortamınıza dönmeli ve sosyal çevreden uzak kalmamalısınız. Evli ve çocuk sahibi olmaya çalışan Yengeç burçları bebek sürpriziyle hayatları değişme noktasına gelecek. Mutluluk size çok yakın.

Maddi açıdan rahatlayacağınız bir döneme giriyorsunuz. Yaptığınız planların hemen olmaması sinirinizi bozmamalı. Bu noktada oldukça sabırlı ve mantıklı davranmalısınız. Aileniz ile geçmişte yaşadığınız bir sıkıntı yeniden gündeme gelebilir ve gerginlik yaşayabilirsiniz. Tez canlı yapınız aşk hayatınızda sorunlara sebep olabilir. Biraz daha huzurlu bir hayata geçmeli ve sağlığınıza dikkat etmelisiniz. Bu ay boyunca dikkat etmeniz gereken en önemli konu krediler olmalı.

Mart ayı, çalışkan bir karaktere sahip olan Başak burçları için oldukça yoğun geçecek bir ay olacak. Hırslı yönünüzü azimle birleştirip doğru adımlar attığınız sürece kariyerinizde ve eğitim hayatınızda başarılı bir dönem sizleri bekliyor. Aşk hayatınızda karşınıza yeni biri çıkabilir ve şuanda yürüttüğünüz ilişkiniz hakkında kafanız karışabilir. En doğru kararı sizin vereceğinizi asla unutmamalı, çevrenizdeki insanlardan gelen fikirleri sadece öneri olarak almalısınız.

64


ASTROLOJİ

TERAZİ

AKREP

YAY

(23 EYLÜL - 23 EKİM)

(24 EKİM - 21 OCAK)

(22 OCAK - 21 ARALIK)

Umutsuzluğunuzun uzun süre devam edeceğine kendinizi inandırmışsanız, derhal bu ruh halinden çıkmalısınız. Çevrenizdeki insanlar ile ikili ilişkilerinizi gözden geçirmeli, iyi ve kötü insanı ayırmalısınız. İş hayatınızda yaşadığınız problemleri ev ortamına taşımayı bırakıp, aile huzurunuzu yeniden sağlamanız gerekiyor. Huzursuz bir ortam fiziksel olarak da karşınıza sağlık problemleri şeklinde çıkabilir. Beslenmenizi daha düzenli bir hale getirmelisiniz.

Altıncı hissi kuvvetli Akrep burçlarının bu ay ikili ilişkilerde ön görüleri biraz yanlış çıkacak. Bu yanlış anlaşılma sebebiyle hem iş hem de sosyal çevrenizde kendinizi kötü hissedebilirsiniz. Biraz dinlenmek ve kendinizle baş başa kalmak bu noktada size en iyi gelen şeylerden biri olacaktır. Aşk hayatınızdaki partnerinize karşı sergilediğiniz sert tavırları yumuşatmadığınız taktirde ilişkinizin ömrü uzun sürmeyebilir. Dikkatli olmalısınız.

Elinizden her iş geldiğini unuttuğunuz ve kendinizi biraz da başarısız hissedebileceğiniz bir döneme giriyorsunuz. Etrafınızdaki insanların yorumlarını sadece dinlemeli, kendi fikirlerinizi yönlendirmelerine izin vermemelisiniz. Kendinizin almadığı her karardan sonra kendinizi daha da başarısız hissedebilirsiniz. Sağlığınızı olumsuz yönde etkileyen bu ruh hali Mart ayı ortalarında alacağınız sürpriz bir bebek haberiyle tamamen ortadan kalkacak.

OĞLAK

KOVA

BALIK

(22 ARALIK - 19 OCAK)

(29 OCAK - 18 ŞUBAT)

(19 ŞUBAT - 18 MART)

Uzun süredir alacak-verecek meseleleriyle uğraşan Oğlak burçları, maddi konulardan uzak durmak isteyecekleri bir döneme giriyorlar. Kariyerinizdeki bir takım değişiklikleri yeniden düşünmenizin tam zamanıdır. Ailenize danışarak alacağınız kararlar ile yolunuzu belirlemeli ve güvencenizi dikkatli belirlemelisiniz. Korktuğunuz bir takım hayat değişikliklerini hayata geçirerek cesaretinizi ortaya koymalısınız. Aşk hayatınızın seyrindeki iyi gidişat moralinizi yükseltecek.

Mart ayında finansal açıdan risk almamanız gereken bir döneme giriyorsunuz. Bu konuda insanların uyarılarını dikkate almalısınız. Hayat kalitenizi düşürmeden tasarruf yapmanın yollarını bularak birikim yapmalısınız. Alerjik bünyeye sahip olan Kova burçları bu ay içerisinde kendinize dikkat etmeli ve doktor kontrollerinizi aksatmamalısınız. Büyüklerinizi biraz ihmal etmiş olabilirsiniz. Onları ziyaret etmniz ya da telefonlar aramanız manevi olarak size iyi gelecek.

Eğitim hayatınızda büyük kararlar alacağınız bir döneme giriyorsunuz. Aldığınız kararlar hayatınızı olumlu yönde de etkileyebilir, olumsuz olarak da. Kendinizi her duruma karşı hazırlamalısınız. Maddi ve manevi konularda risk analizi yaparak temkinli yolları tercih etmelisiniz. Aşk hayatınızda karşınıza çıkan insanlar karşı önyargılı olmanız ilişkilerinizin kısa süreli olmasına sebep oluyor. Sakin davranmalı ve karşınızdaki insanı tanımalısınız.

65


FÄ°LOMUZ

68


FÄ°LOMUZ

69


METRO

70


METRO

71


METRO

72


METRO

73


METRO METRO

74


METRO

75


METRO

C

M

Y

CM

MY

CY

CMY

K

76


“NEDEN ATS ARAÇ TAKİP SİSTEMLERİ” HIZ AŞIMINI ENGELLER KONTROLÜ SAĞLAR ZAMANDAN TASARRUF YAKITTAN KAZANDIRIR 0 (212) 658 00 32

www.atlasaractakip.com


Mlife Mart 2017  
Read more
Read more
Similar to
Popular now
Just for you