Page 1


GEZİ

Kurucu Galip ÖZTÜRK İmtiyaz Sahibi Metro Turizm Sey. Org. Tic. A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Çiğdem ÖZTÜRK GÖBÜLÜK Yayın Koordinatörü Mustafa YILDIRIM Genel Yayın Yönetmeni Damla ULUDAĞ Grafik Tasarım Ufuk CERGENÇ Yayın Danışma Kurulu Başkanı Necmi HATİPOĞLU Yayın Danışma Kurulu AKIN PERVAZ BERTAN SÖĞÜT AV. BURÇİN BAŞAK MUHAMMED RESUL KILINÇ ŞENOL AYYILDIZ Hukuk Müşaviri Av. Tuncay ÇALTEKİN Editörler Elif ÖZYILMAZ YEŞİL Nurcan GÜNEŞ YAVAŞ Adem Burak YAZAR Murat BAŞARAN Reklam Pazarlama Atlas Yazılım ve Bilişim Hiz. Tic. A.Ş. 0530 760 51 97 Adres Büyük İstanbul Otogarı Yönetim Binası Kat: 2 Bayrampaşa / İSTANBUL BASKI TARİHİ ARALIK 2016 Yerel Süreli BASKI Matsis Matbaa Hizmetleri Tel: 0212 624 21 11 4


İÇİNDEKİLER

YENİ YILDA KENDİN YAP; ÇORAPTAN KARDAN ADAM

ESKİŞEHİR

10 50

STRESİN DİYETE ETKİSİ

28 38 42 62 64 66

22

ORTA AVRUPA’NIN TARİH KOKAN ÜLKESİ: MACARİSTAN

32

TARİHTE BUGÜN SİNEMA KİTAP DÜNYASI GURME EĞLENCE ASTROLOJİ - BURÇLAR 5


mücadeleye dur durak demeden devam ederek ve FETÖ’nün hain emellerine ulaşmasını engelleyerek ödeyebiliriz. Benim de şahsen böyle bir misyonum var artık. Ömrüm yettiği, dilim döndüğü müddetçe FETÖ’nün nasıl eli kanlı bir çete olduğunu anlatmaya çalışacağım. Ki zaten bu çalışmalara Türkiye’ye döner dönmez başlamıştım. Son olarak Kanal A’ da katıldığım televizyon programında FETÖ’nün bilinmeyen, görünmeyen yüzünü, çarkların nasıl işlediğini, nasıl herkesin sindirildiğini ve bir korku imparatorluğu kurulduğunu anlattım. Bundan sonraki hayatımda da nefesim yettiğince FETÖ’nün karanlık yüzünü deşifre etmeye devam edeceğim.

GÜZEL GÜNLER GÖRECEĞİZ 2 yılı aşkın bir süre sonra güzel ülkemize vasıl oldum. Bir avuç toprağı bile cihana bedel ülkemizi ne kadar özlediğimi, vatan toprağına ayak basar basmaz ailemle, dostlarımla, arkadaşlarımla yani sevdiklerimle doya doya kucaklaşınca bir kere daha anladım. Önce doğduğum topraklara, Samsun’a giderek hem memleketimin havasına suyuna olan hasretimi giderdim hem de dostlarımla hasret giderdim. Daha sonra İstanbul’a olan özlemimizi gidermek üzere Şehr-i İstanbul’a geçtik ama zaman durmak zamanı değildi. Vefa borcumuzu ödemek üzere yeniden yollara düştük. Türkiye’nin demokrasi tarihinde kara bir leke olarak yerini alan 15 Temmuz gecesinde Özel Kuvvetler Komutanlığı’nda görevliyken, komutanlığı ele geçirmeye kalkışan darbe yanlısı Tuğgeneral Semih Terzi’yi alnından vurarak öldüren ve tarihin akışını değiştiren kahraman askerimiz Ömer Halisdemir’in kabrini ziyaret ederek kendisine ve ailesine şükranlarımızı ilettik. O gece Ömer Halisdemir orada olmasaydı belki tarih çok farklı yazılacaktı, belki de FETÖ’cü güçler hain emellerine ulaşacaklardı. Bu nedenledir ki Şehit Ömer Halisdemir’e ve onu yetiştirenlere borcumuzu ödememiz mümkün değil. Ona borcumuzu ancak ve ancak FETÖ’ye karşı

Bu hedef doğrultusunda 8 Kasım 2016 Salı günü, TBMM’de 15 Temmuz Darbe Girişimini araştırmak için kurulan komisyona davet üzerine gidip, bildiklerimi yüce meclisin çatısı altında da dile getirdim. Komisyonda sorulan bütün sorulara açık yüreklilikle cevap vermeye çalıştım. Yaratılan korku imparatorluğundan ancak ve ancak herkes mücadele ederse çıkabileceğimiz yönündeki kanaatimi paylaştım. Ben bu kanaat doğrultusunda çaba harcamaya naçizane devam edeceğim ancak burada altını çizmek istediğim çok önemli bir nokta daha var. FETÖ’cü olduğu için görevinden ihraç edilen, hakkında yakalama kararı çıkınca da firar eden eski savcı Muammer Akkaş, attığım tweette kendisine ‘militan’ dediğim için hakkımda şikâyette bulundu ve dava açıldı. 15 Kasım Salı günü, Beykoz Adliyesi’ne giderek talimatla ifade verdim. Fetullahçı Terör Örgütü’nün (FETÖ) 17-25 Aralık’taki sivil darbe girişiminde aktif rol almasının yanı sıra, hakkımda kurulan yargı kumpasında da aktif rol alan Akkaş hakkında söylediğim her sözün hala arkasındayım. Burada asıl önemli olan FETÖ üyesi olduğu için Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu (HSYK) kararıyla meslekten ihraç edilmiş bir şahsın şikâyeti üzerine dava açılmasıdır. Hukuk mantığıyla baktığınızda bu davanın yok hükmünde olması gerekir. Demek ki hukuk sistemimizde halen önemli sıkıntılar var. Artık gerekli anayasal ve kanuni düzenlemeler yapılmalı ve bu tür aksaklıklar acilen giderilmelidir. Son olarak Koza- İpek Holding’e talip olmamızla ilgili sürecin devam ettiğini belirtmek isterim. Konu ile ilgili yasal süreç işlemeye devam ediyor, bu sürecin sonunda Koza- İpek Holding Türk milletinin bir değeri olarak Türk ekonomisine katkı vermeye devam edecektir.

GALİP ÖZTÜRK

Metro Ticari ve Mali Yatırımlar Holding A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı

6


yolcularımızı güvenle taşımaya devam ediyoruz. Şehirlerarası yolcu taşımacılığını uluslararası boyuta büyük bir başarıyla taşıyan Metro Turizm, Almanya, Bulgaristan, Yunanistan, Arnavutluk, Azerbaycan, Gürcistan’a karşılıklı seferlerle yolcu taşırken, o ülkelerin kentleri arasında da hizmet verir hale geldi. 2012 yılında Türkiye İtibar Endeksi’nin araştırması sonucunda Türkiye’nin en itibarlı ulaşım markası seçilen firmamız yolcu sayısını da istikrarlı bir şekilde artırarak, her yıl kendi rekorlarını kırdı. Taşıdığı yolcu sayısı komşumuz Yunanistan‘ın nüfusunun 2 katını aşan Metro Turizm’in yolcu potansiyelinin daha da artması hedeflerimizin ilk sırasında yer alıyor.

NİCE 25 YAŞLARA 1992 yılının Kasım ayında 3 otobüsle kurulan Metro Turizm bugün 25. yaşına bastı. 25 yılda dev bir marka haline gelen firmamız hem filosundaki otobüs sayısı, hem de taşıdığı yolcu sayısı açısından Türkiye’nin en büyük yolcu taşımacılığı şirketi olarak yoluna devam ediyor. Kasım 1992’de Metro Holding Yönetim Kurulu Başkanı Galip Öztürk tarafından kurulan şirketimiz, aradan geçen çeyrek yüzyılda hem sektör lideri oldu hem de sektörün tüm iş yapış şekillerini değiştirdi, geliştirdi. Bu sürede ‘”Konuğumuzsunuz” ile başlayıp “Aklınızda neresi varsa oraya Metro Turizm var” sloganlarımız ise kelimenin tam anlamıyla hakkını vermeye başladı. Bugün Türkiye’nin bütün illerine, hatta en uzak ilçelerine, her türlü toplumsal olaya rağmen

Kaliteli, güvenli ve konforlu yolculukların adresi olan Metro, daha uzun yıllar öğrenciyi, öğretmeni, işçiyi, memuru, kadını, erkeği, askeri, hakimi, savcıyı, yani toplumun her kesiminden her yaştan insanı misafir etmeye, sevdiklerine kavuşturmaya devam edecektir. Bunun için “Değişmeyen tek şey değişimdir” düsturundan hareket ediyoruz. İnovasyona değer veriyor, sektörün öncülüğünü yapıyoruz. Önümüzdeki süreçte, tahminlerin aksine karayolu yolcu taşımacılığı sektörünün daha da önem kazacağına inanıyoruz. Çünkü entegre taşımacılığın da ana unsuru karayolu yolcu taşımacılığı olacak. Değişim ve dönüşüm sürecinde de sektörün lider firması Metro Turizm’in yine ana omurgayı oluşturacağını göreceğiz. Metro Turizm’i ikinci çeyrek asrında da büyük başarılar bekliyor. Buna inanıyor bunun içinde çalışıyoruz. Bizi izlemeye devam edin… Nice nice 25 yıllara hep birlikte…

ÇİĞDEM ÖZTÜRK GÖBÜLÜK

Metro Turizm Seyahat Org. ve Tic. A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı

7


9PÀPIJįdÃğįōíØqĽØĽÖįÃxÃç

=ŅğÕÃōĜæÃçį:ŒōPÀPIJį PııŠ 7 / 24

0 850 222 34 55


Dünya Madenciler Günü Kutlu Olsun!


GEZİ

TÜRKİYE’NİN KÜLTÜR BAŞKENTİ

ESKİŞEHİR Eskişehir’in sınırlarını ve doğal yapısını Karadeniz’e dökülen Sakarya Nehri ve ona katılan Porsuk Nehri oluşturur. Bu iki nehrin beslediği verimli ovaları, çevrelerindeki dağlar ve geniş ormanlık alanlar zenginleştirir. Tarih boyunca Sakarya ve Porsuk Ovalarının bu nimetlerinden yararlanmasını bilen kültürler parlak uygarlıklar oluşturmuşlardır.

1

9. yüzyılın ortalarından itibaren Kafkaslar’dan, Kırım’dan ve Balkanlardan yoğun göç alan Eskişehir, asıl gelişmesini 1892 yılında Haydarpaşa-Bağdat demiryolunun şehre ulaşmasıyla sağlamaya başlamıştır. Demiryolunun gelişi ile birlikte ekili arazinin on katına çıkması şehrin ekonomik olarak büyümesini sağladığı gibi, 1894 yılında bugünkü adı ile TÜLOMSAŞ’ın kurulması ileride bir sanayi şehri olması için ilk adımların atılmasına imkân sunmuştur. 14 Mart 2009 tarihinde, İlk Yüksek Hızlı Tren Ankara - Eskişehir arasında tarifeli seferlerine başlamıştır. Ankara’ya 1,5 saat,

10


GEZİ

Köprübaşı Havadan Görünüm

Konya’ya 2 saat yakınlıktadır. Ayrıca Ankara’dan Bursa’ya gidecek yolcular YHT ile Eskişehir’e gelerek Eskişehir Garı’ndan otobüslerle Bursa’ya devam edebilmektedir. 1923 yılında Cumhuriyet’in ilanından sonra il olan Eskişehir, yaptığı atılımlarla Türkiye’nin en önemli illerinden biri konumuna gelmiştir.

11


GEZİ

Bugün, Türkiye’nin en önemli kültür ve sanayi şehirlerinden biri olan Eskişehir, kara yolu ile Bursa’ya 152, Ankara’ya 233, İstanbul’a 323, Konya’ya 342, İzmir’e 415 ve Antalya’ya 421 km uzaklıktadır. Türkiye İstatistik Kurumu 2012 Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi’ne göre yaklaşık 750 bin nüfusu vardır. Alpu, Beylikova, Çifteler, Günyüzü, Han, İnönü, Mahmudiye, Mihalgazi, Mihalıççık, Sarıcakaya, Seyitgazi ve Sivrihisar ilçeleri ile Merkezde Odunpazarı ve Tepebaşı ilçeleri bulunmaktadır. Kuzeyden Bolu, doğudan Ankara, güneyden Afyon ve Konya, batıdan Bilecik ve Kütahya illeri ile çevrilidir. İlin kuzeyinde Bozdağ ve Sündiken Sıradağları, güneyinde ise Türkmen Dağı, Emir Dağları ve Yazılıkaya Yaylası bulunur. Denizden yüksekliği ortalama 792 metredir. Şehrin iklimi İç Anadolu tipi karasal iklimdir. Kışları soğuk ve kar yağışlı, yazlar sıcak ve yağışsızdır. Yağışlar (dağlık kesimler hariç) az ve kısa sürelidir. Temmuz, ağustos ve eylül ayları en az yağışı olan aylardır. Sıcaklık rejimi karasal niteliktedir. Bitki örtüsü İç Anadolu Bölgesi’nin tipik bitki örtüsü olan bozkırdır.

İLKLER ŞEHRİ; ESKİŞEHİR 1. 2. 3. 4. 5. 6. 7. 8. 9.

Osmanlı’da ilk verginin alınması (Pazar Baçı) Osmanlı’da ilk hutbenin okunması (Osman Bey Dönemi) İlk Temyiz Mahkemesi’nin açılması (1923) İlk Tarımsal Araştırma Enstitüsü’nün kurulması (1925) İlk Eğitmen Kursu’nun açılması (1936) İlk Köy Enstitüsü’nün açılması (1940) İlk Türk otomobili Devrim’in üretimi (1961) İlk Türk lokomotifi Karakurt’un üretimi (1961) Dünyada öğrencilerin ve oyuncuların kanlarını satarak kurduğu ilk tiyatro (1961)

10. İlk akülü yük aracı üretimi 11. İlk cadde süpürme aracı üretimi 12. İlk otobüs yıkama aracı üretimi 13. İlk damperli kamyon üretimi 14. İlk kantar üretimi 15. İlk jet motoru yenilemesi 16. İlk F-16 motoru üretimi 17. İlk helikopter parçası üretimi 18. Türkiye, Başbakanlık ve

Cumhurbaşkanlığı kupalarını kazanan ilk Anadolu takımı (1970-1971)

19. İlk Açıköğretim Fakültesi (1982) 20. İlk Lületaşı Müzesi (1989) 21. İlk Türk 4x4 ticari araç üretimi; Türkar (2009)

22. İlk Yüksek Hızlı Tren seferinin yapıldığı şehir (2009).

23. İlk Türk Dünyası Kültür Başkenti (2013)

24. İlk Somut Olmayan Kültürel Miras Başkenti (2013)

12


GEZİ

Tarih sayfalarında Eskişehir Eskişehir ve civarı, 1180 tarihlerinde tamamen bir Türk yurduna dönüşür. 13. yüzyılın sonunda Eskişehir, bir Türk kenti olarak Mahruse-i Sultanyüği adı ile uçta Anadolu Selçuklu Devleti’nin Sultanyüği (Sultanönü) Sancağı’nın merkezi olur. Eski ve Orta Çağlarda Dorylaion, Latince Dorylaeum ismi ile tanınan şehrin geçmişi, şehrin ilk kurulduğu yer olan Şarhöyük ören yerinde devam eden kazılara göre bugün için MÖ 3000 yıllarına (İlk Tunç Çağı) kadar uzanır. Bununla birlikte Eskişehir’in güneydoğusunda Mahmudiye ilçesinden başlayarak Seydi Suyu boyunca Mesudiye, Hamidiye, Doğançayır, Bardakçı/ Keçiçayırı yakın çevresinde yapılan arkeolojik çalışmalar, Eskişehir yöresinin geçmişinin Paleolitik Çağ’a (Eski Taş Çağı: GÖ 600000-12000) kadar geri gittiğini gösterir. Neolitik Çağ’da (Yeni Taş Çağı: MÖ 100005500) başlayan ilk yerleşik topluluklara ait izler Demircihöyük, Kalkanlı ve Keçiçayırı Höyüklerinde saptanmıştır. Bu dönemi takip eden Kalkolitik Çağ (Bakır Taş Çağı: MÖ 55003200/3000) Yukarı Porsuk Vadisi’nde Orman Fidanlığı, Kes Kaya ve Kanlıtaş gibi yerleşmelerle temsil edilir.

13


GEZİ

Kazı ve araştırmalar Eskişehir bölgesinin, İlk Tunç Çağı boyunca (MÖ 3000-2000) yoğun olarak iskân edildiğini gösterir. Demircihöyük ve Sarıket Mezarlığı ile kazısı devam eden Küllüoba Höyüğü sayesinde bu dönem hakkında ayrıntılı bilgi sahibi olunmuştur. Orta (MÖ 2000- 1500) ve Son Tunç Çağı’nda (MÖ 15001200) yerleşme yerlerinin sayısında bir düşüş meydana gelir. Bununla birlikte, bu yerleşmeler daha kalabalık nüfusu barındıran büyük birer merkeze dönüşmüştür. Eski Hitit dönemine ait Çavlum mezarlık alanı, Şarhöyük kazılarında ortaya çıkartılan Hitit tabakaları, Karahöyük gibi yerleşim yerleri Eskişehir ve çevresinin Eski Hitit (Orta Tunç Çağı) ve Hitit İmparatorluk Çağı’ndaki (Son Tunç Çağı) önemini açık bir şekilde gösterir. Eskişehir yöresi, stratejik konumu nedeni ile İslam fetihleri döneminde de önemli rol oynar. Eskişehir Ovası; önce Arap, daha sonra Selçuklulara karşı yapılan savaşlarda Bizans ordularının toplantı yeri olur. Dorylaion’un adı Arap kaynaklarında Darauliya/Drusilya olarak geçer. Araplar Anadolu’ya yaptıkları seferler sırasında 708 ve 838 tarihlerinde Dorylaion önlerine kadar gelir. 11. yüzyılın ikinci yarısında Selçuklu akınları Anadolu’ya yayılmaya başlar. Dorylaion, Türk akınları karşısında Bizans’ın elinden çıkan ilk mevkilerden biri olur. Türkler, 1074’te Eskişehir ve yöresini ele geçirdiler. Anadolu Selçuklu Devleti kurucusu Kutalmışoğlu Süleyman, Türklerin yayılmasını durdurmaya çalışan Bizanslılarla Eskişehir önlerinde savaşır ve İznik’e kadar ilerler. I. Kılıç Arslan zamanında Anadolu Selçuklu Devleti, batıdan gelen çok önemli bir tehlike ile karşı karşıya kalır. I. Haçlı orduları karşısında önce başkent İznik kaybedilir. Bundan sonra I. Kılıç Arslan, Haçlı ordularını karşılamak üzere Dorylaion’da karargâh kurar. Tarihe Dorylaion Meydan Savaşı olarak geçen savaşta I. Kılıç Arslan yenilir (1 Temmuz 1097). Bunun sonucunda Eskişehir ve çevresindeki Türk gücü azalır. Ancak bölge tamamen kaybedilmez. 25 Ekim 1147’de Selçuklu Sultanı Mesud, yine Dorylaion yakınlarında yapılan savaşta bu kez II. Haçlı ordularını büyük bir bozguna

14

uğratır. Selçuklu tahtına çıkan II. Kılıç Arslan (1155-1129) ile çağdaşı Bizans imparatoru Manuel Komnenos (1143-1180) arasında yapılan saldırmazlık anlaşması çerçevesinde Selçuklularla Bizanslılar bölgede uzunca bir süre barış içinde yaşadılar. Ancak, ilerleyen zaman içinde anlaşma karşılıklı olarak ihlal edildi. Bu durum Bizans’la Anadolu Selçuklularının arasını yeniden açtı. İki devlet arasındaki üstünlük savaşları, Miryakefalon Savaşı’nın Selçuklularca kazanılmasıyla noktalandı(1176). Eskişehir, Anadolu sağ kol güzergâhında yol kavşağı üzerinde olduğundan bir menzil olarak da büyük bir öneme sahiptir. Sefer sırasında ordunun konakladığı menzil noktalarından biri olan Eskişehir, 16. yüzyılda da bir menzil olarak hizmet verir. Resmî haberleşmenin sağlanmasında ve ordunun ihtiyaçlarının karşılanmasında üstlendiği askerî işleviyle önemini korur. 16. yüzyılda Osmanlı tapu tahriri defterlerinde Dorylaion Kalesi “Şehröyük” olarak geçer. Fatih Sultan Mehmet ve Kanuni Sultan Süleyman dönemi vakıf defterlerinde Şehröyük, saraya tay yetiştirmek üzere vakfedilir. Eskişehir ve civarı, 1180 tarihlerinde tamamen bir Türk yurduna dönüşür. 13. yüzyılın sonunda Eskişehir, bir Türk kenti olarak Mahruse-i Sultanyüği adı ile uçta Anadolu Selçuklu Devleti’nin Sultanyüği (Sultanönü) Sancağı’nın merkezi olur.


GEZİ

PORSUK VADİSİ Porsuk (Tembris) Vadisi, Sakarya (Sangarios) Vadisi ile birlikte Eskişehir’in en önemli iki vadisini oluşturur. Kentin güneybatısında Porsuk Nehri boyunca uzanan vadide yer alan Kızılinler, Gökçekısık, Uluçayır, Yenisofça ve İncesu köyleri, volkanik tüf kayalıklar üzerinde konumlanmış Frig, Roma ve Bizans dönemlerine ait kaya yerleşmeleri ve anıtlarını görebileceğiniz kent merkezine en yakın yerlerdir.

FRİG KRALI MİDAS’IN KENTİ KARAHÖYÜK/ MIDAION Frig Kralı Midas tarafından kurulmuş bir şehir olarak bilinen Midaion/Karahöyük, Eskişehir’in büyük ve ünlü höyüklerinden biridir. Eskişehir’in 30 km doğusunda, Porsuk Nehri kenarında, verimli Alpu Ovasına hâkim bir yerde konumlanmıştır. 500 m çapında, 20 m yüksekliğindedir. İlk Tunç Çağı’ndan Bizans Çağı’na kadar kesintisiz yerleşim görmüştür. Yerleşim alanı höyüğün eteklerinde yaklaşık 500 m çapında bir alana yayılmakta ve kuzeydoğu eteklerinde nekropolle son bulmaktadır. Roma Çağı’nda adına sikke basılan şehirde Eskişehir ETİ Arkeoloji Müzesi Müdürlüğünce yapılan kazılarda aynı dönemde yapılmış köprü ayakları ortaya çıkartılmıştır. Höyükte ve çevresinde daha önceki yıllarda yapılan kaçak kazılar sırasında ele geçirilen eserlerden Apollon’un oğlu, tıbbın ve sağlığın tanrısı Asklepios heykeli, iki adet Asklepios heykelciği, mermer steller ve sikkeler Eskişehir ETİ Arkeoloji Müzesi’nde koruma altına alınmıştır.

15


GEZİ

SİVRİHİSAR VE ÇEVRESİ Frig kralı Midas tarafından kurulan Pessinus (Ballıhisar) kenti buradadır. Dönemin ünlü Pers Kral Yolu ilçe sınırları içinde Pessinus’tan geçer. Sivrihisar, 1074 yılında Selçukluların hâkimiyeti altına girer. Bu dönemde Karahisar adını alan ilçede imar hamlesi başlar; birçok camii, medrese, hamam gibi yapı inşa edilir.

SİVRİHİSAR’IN KISA TARİHİ Sivrihisar Eskişehir’in en büyük ilçesidir. İlçe merkezi; Ankara, Eskişehir ve İzmir karayollarının kesişme noktası üzerindedir. Çal Dağı’nın uzantısı olan volkanik bir kaya kütlesinin eteğinde, gökyüzüne doğru yükselen sivri kayalıklarıyla dikkat çeker. İlçeye ismini bu kayalıklar vermiştir. Kayalıkların Hisarönü- Balkayası Mevkii’nde Eskişehir ETİ Arkeoloji Müzesi Müdürlüğü’nce boyalı kaya resmi tespit edilmiştir. Kaya yüzeyine kırmızı boya ile at, insan ve köpek figürlerinden oluşan bir sahne resmedilmiştir. Kalkolitik Çağ’a tarihlenen bu resim sadece Sivrihisar yöresinde değil, şimdilik Orta Anadolu’da bilinen ilk ve tek örnek olması

16

bakımından önemlidir. Arkeolojik araştırmalar Sivrihisar yöresinin Tunç çağları boyunca yoğun olarak iskân edildiğini gösterir. Bölge, Demir Çağı’nın güçlü krallığı Frigler’in de ana yerleşim sahasıdır. Sivrihisar dağlarının kayalık yamaçlarında Frig yerleşmesi ve kaya anıtlarına ait güzel örnekler vardır Anadolu Selçuklu Devleti’nin 1308’de yıkılmasından sonra İlhanlıların hâkimiyetine giren Sivrihisar; bu devletin Anadolu’da etkisinin azalmasıyla bağımsızlıklarını ilan eden Türkmen beyliklerinden, merkezi Kütahya’da olan Germiyanoğulları beyliği sınırları içinde kalmıştır. Sultan I. Murad zamanında Ankara vilayetinin merkez sancağına bağlı bir kazadır. 1912 yılında Eskişehir’e bağlanır. I. Dünya Savaşı’ndan sonra Yunan işgaline uğrayan ilçe toprakları, 20 Eylül 1921’de işgalden kurtulur.


Sivrihisar’ın Simgesi :SAAT KULESİ Saat Kulesi 1899 yılında dönemin kaymakamı Mahmut Bey tarafından yaptırılmıştır. İlçenin her tarafından rahatça görülebilmesi için yüksek bir kaya kütlesi üzerine inşa edilmiştir. Kesme taşlarla yapılmış olup dört tarafında da saat vardır. Haftalık kurma ile çalışır. Pirinçten yapılma tokmakla saat başı çalar. Sivrihisar’ın simgelerinden biridir.

Anadolu’nun Kâbe Minyatürlü İlk Mescidi: HAZİNEDAR MESCİDİ İlçenin en önemli tarihî eserlerinden birisi olan Hazinedar Mescidi ilçe merkezindedir. Anadolu Selçuklularından Hazinedar (Maliye Nazırı) Necibiddin Mustafa’nın kendi adına 1274 yılında yaptırdığı mescidin içerisi 15. yüzyıla tarihlenen minyatürlerle bezelidir. Hazinedar Mescidi, muhteşem hat ve süsleme sanatıyla, mihrap üzerindeki freskiyle, 1967’de Cambridge’de Uluslararası III. Türk Sanatları Kongresi’nde bildiri konusu olmuştur. Anadolu’da fresk olarak yapılmış olduğu bilinen Kâbe motifli ilk örnek Hazinedar Mescidi’nde bulunmaktadır. Hazinedar Mescidi’nin Hazinedar Medresesi öğrencilerince dershane olarak kullanıldığından minaresiz olduğu ve yanı başına Hoşkadem Camii’nin yapıldığı sanılıyor. Bu mescidi yaptıran Necibiddin Mustafa ve Emineddin Mikail’in kızkardeşi Esma Sultan’ın kabirleri mescid önünde bulunuyor.

GEZİ

NASREDDİN HOCA’NIN MEZARI Anadolu Üniversitesi Sanat Tarihi Bölümü Başkanı Prof. Dr. Erol Altınsapan ve ETİ Arkeoloji Müzesi Müdürü Dursun Çağlar 2003 yılında Akşehir Taş Eserler Müzesine giderek 1965 yılında Sivrihisar’dan Konya Müzesine, oradan da Akşehir Müzesine nakledilen Hoca’nın kızı o zaman bilinen adıyla Fatıma Hatun’a ait mezar taşının tescil fişini kayda alıp taşın fotoğraflarını çekmişlerdir. Bunun üzerine Orhan Keskin dilekçeyle başvurarak bir tespit ve kurtarma kazısı talep etmiştir. Sonrasında Altınsapan’ın bilimsel başkanlığında ve ETİ Arkeoloji Müzesi Müdürü Çağlar’ın resmî sorumluluğunda Nasreddin Hoca’nın kızının, belirlenmiş olan mezar yerinde bir lokasyon kazısı yapılmış ve kemiklere ulaşılmıştır. 1888 Ankara Sâlnamesi’ndeki bilgiler ile 1929 yılında yayınlanan Maarif Vekâleti Umumi mecmuasında yer alan bilgiler ışığında bir tarih; gün yüzüne çıkarılmıştır. Selçuklu dönemine ait özellikler taşıyan taş sanduka ve mezar taşı üzerinde mukayeseli çalışan Tulum’un araştırmaları sonucunda ulaşılan tarihî gerçekler şunlardır: 1.Nasreddin Hoca’nın kızının adı “Hatun”dur, “Fatıma” uydurmadır. 2.Nasreddin Hocanın tam adı “Nasrüddin Hoca Nusrat’tır. 3.Hatun’un mezar taşı tam ve doğru olarak okunabilmiştir. 4.Hocanın adına dâhil olan “Nusrat” kızının taşında da mevcuttur. 5.Hocanın taş sandukasında kırık olan yerde de “Nusrat” yazar. 6.Hocanın babasının adı “Şemsüddin Baba”dır. 7.Nasreddin Hoca “Sivrihisarlı”dır.

17


GEZİ

Tarihin Sır Vermediği Anıt MİDAS ANITI Frig kaya fasadlarının en görkemli örneğidir. Midas şehri platosunun kuzeydoğu eteğinde, öne doğru çıkıntı yapan kaya kütlesi üzerinde yer alır. İlk olarak 1800 yılında W. M. Leake ve arkadaşları tarafından incelenerek kabataslak çizimi yapılmıştır. G. Koehler’e ait bu çizim, birçok hata ve eksikliklerine rağmen, Frig fasadlarının genel görünüşü hakkında fikir veren ilk çizim olması nedeniyle özel bir yere sahiptir. 1834’de Ch. Texier, anıtı inceleyerek gravürünü yapmıştır. Bu, anıtın aslına uygun ve tüm görkemini yansıtan ilk ve tek gravürdür. Anıtın sol üst kısmında, düzleştirilmiş ana kaya üzerindeki Frigce yazıtta geçen Midai kelimesinden dolayı anıta bu ad verilmiştir. Yöre halkı ise üzerindeki yazıtlar nedeni ile anıtı, Yazılıkaya olarak adlandırmıştır. Günümüzde her iki isim de kullanılır. Doğuya bakan anıt 17.00 m yüksekliğinde, 16.50 m genişliğindedir. Yerden yüksekliği, 1.20-1.80 m’dir. Tepe akroteri karşılıklı iki daire parçasından oluşur. Alınlık ve cephe duvarı geometrik motiflerden

18

oluşan zengin bir bezeme ile süslüdür. Anıtın merkezinde kapıyı simgeleyen büyük bir niş yer alır. Burası dinî törenler sırasında içine tanrıça Matar’ın heykelinin yerleştirildiği en kutsal bölümdür. Anıtın üzerinde Frigce yazıtlar vardır. Birinci yazıt, anıtın sol üst kısmında, düzleştirilmiş ana kaya üzerine kazınmıştır. 11.00 m. uzunluğundadır. Burada Kral Midas’ın ismi okunmaktadır. İkinci yazıt, sağ yan çerçeve üzerindedir. Bezeme ile çerçeve kenarı arasında kalan boşluğa yanlamasına soldan sağa doğru yazılmıştır. 4.75 m uzunluğundadır. Baba sözcüğü ilginçtir. Okunabilmekle birlikte anlamları kesin olarak çözülemeyen bu yazıtlardan birincisi konum itibarıyla anıtın tümü ile ilgilidir. İkincisi ise daha özeldir. Ayrıca, nişi çevreleyen ikinci çerçevenin her iki yanında ve nişin sağındaki bezemenin alt kısmında çıplak gözle güçlükle seçilebilen birkaç Frigce kelime vardır. Bunlar oldukça kaba ve yüzeysel olarak kazınmıştır. Bunlarda Ana Tanrıça Matar’ın adının geçmesi önemlidir. Anıtın solundaki nişin içinde bulunan yazıt, nişin sol duvarından başlar, arka duvarı ve sağ duvarı üzerinde devam eder. 4.45 m uzunluğundadır.


GEZİ

Eskişehir’de Doğa ve Spor HAVA SPORLARI

YAMAÇ PARAŞÜTÜ

Eskişehir, gerek tarihinden gelen havacılık birikimi ve geçmişi, gerek sahip olduğu uygun hava koşulları ile ülkemizin en önemli sportif havacılık merkezlerinden birisidir. Atatürk’ün emri ile 1936 yılında kurulan THK İnönü Uçuş Eğitim Merkezi ülkemizde birçok dalda sportif havacılık eğitiminin verildiği en önemli merkezlerden biridir.

Yamaç paraşütü Türkiye’de ve dünyada sportif havacılığın en gözde dallarından birisidir. Yaşanan adrenalin duygusu ve hava ile aranızda hiçbir sınır olmadan yapılan yamaç paraşütü uçuşları insanlara kuşlar gibi uçmanın özgürlüğünü tattırıyor. Bu husus belki de yamaç paraşütünün bu kadar öne çıkmasının en temel sebebi. Yamaç paraşütünün diğer dallara göre donanım ve lojistik konularındaki avantajları da bu sporun öne çıkmasındaki diğer etkenlerden sayılabilir.

KAMPÇILIK Akçeşme Bölgesi Yazılıkaya Köyü-Han İlçesi Avlakkaya Bölgesi Mihalgazi İlçesi Taştepe Bölgesi Tandır köyü Tepebaşı İlçesi Karaören Göleti Çevresi Büyükyayla Köyü-Seyitgazi İlçesi Yapıldak Göleti Çevresi Yapıldak Köyü- Seyitgazi İlçesi Gökçekaya Barajı ile Porsuk, Gürleyik Akarsuları Çevresi Sündiken Dağı ve Çevresi Mihalıççık İlçesi Türkmen Baba Dağı ve Çevresi Yukarı Kalabak Köyü- Odunpazarı İlçesi Musaözü Barajı Musaözü Köyü

Türkiye’nin İlk Otomobili: DEVRİM 16 Haziran 1961’de Devlet Demiryolları Fabrikaları ve Cer Dairelerinin yönetici ve mühendislerinden 20 kadarı Ankara’ da bir toplantıya çağrılır. Toplantıda Ulaştırma Bakanlığından alınan yazı okunur. Yazıda “Ordunun cadde binek ihtiyacını karşılayacak bir otomobil tipinin geliştirilmesi” görevinin TCDD işletmesine verildiği ve bu amaçla 1.400.000 TL ödenek ayrıldığı yazılıdır. Tanınan süre 29 Ekim 1961’e kadardır, yani 4,5 aydır. Bu süre içinde mevcut imkânlarla otomobil imali bir mucizedir. Ülkede ise üniversiteden basınına, bir avuç sanayicisinden politikacısına kadar herkes Türkiye’de ne otomobil ne de motor yapılabileceğine inanır. Fakat bu inanılmaz şey gerçekleşir ve 29 Ekim 1961 sabahı Türkiye’de yapılan ilk otomobil, kaportası pürüzsüz olmasa da, kendi tekerlekleri üzerinde ve yine Türkiye’ de yapılan kendi motorunun gücüyle Büyük Millet Meclisi binasının önüne götürülerek Cumhurbaşkanı Cemal Gürsel’e sunulur. Devrim, Cumhurbaşkanı’nı Anıtkabir’e götürür, sonra da Hipodrom’daki geçit resmine katılır. 1961 yılında Cumhurbaşkanı Cemal Gürsel’in talimatlarıyla 4,5 ayda üretilen Devrim, 1250 kg ağırlığında ve saatte maksimum 140 km hız göstergesine sahiptir. Egzoz borusu yanda olan, uzun ve kısa farları ayak ile çalışan, kontak anahtarı elle çalıştırılabilen Devrim, bu özellikleriyle ilgi çeker.

19


(ĽĤĽğĤľŕįdÃğįōíØqĽØĽÖįÃxÃç =ŅğÕÃōĜæÃçįGÀPıĤPĉĉįŒĤıŒÖį PııŠ

Wha

050

tsAp

7/24

p De

5 18

s te k

2 34

h at

55

Sektörde bir ilke imza attık! Kusursuz bir yolculuk için WhatsApp destek hattımız hizmetinizde!

metroturizm

MetroTurizm

metroturizm

0 850 222 34 55


MACERA

ORTA AVRUPA’NIN TARİH KOKAN ÜLKESİ MACARİSTAN Yazı ve Fotoğraf: Fatih Yayla

Budapeşte / Macaristan

A

klımda yer eden dünyadaki en güzel ve tarihi şehirden bir tanesi de Macaristan’ın başkenti Budapeşte oldu. 2015 yılında geldiğim bu şehre motosikletimle 2016 Ağustos’unda yine geldim ve özlediğimi farkettim. Budapeşte ismi 1873 yılında inşa edilen Chain Köprüsünün inşa edilmesinden sonra ortaya çıkmıştır. Öncesinde Tuna Nehri Budin ve Peşte’yi ayırdığı için iki şehirden oluşmaktaydı. Köprünün yapımından sonra ismi değişerek Budapeşte olmuştur. Mutlaka bu köprüden geçip üzerinde fotoğraflar çekilmelisiniz. Tuna nehrine Macarlar “Duna” diyorlar. İngilizcede ise “Danube” olarak geçiyor. Budapeşte Orta Avrupa’nın en büyük ikinci şehridir. Budapeşte tarihi ve doğal güzelliğiyle Avrupa’nın öne çıkan güzel şehirlerinden olmuştur. Kanuni Sultan Süleyman tarafından fethedilen Budapeşte yaklaşık 150 yıl boyunca Osmanlı hakimiyetinde kalmıştır. Bu süre zarfında birçok eser inşa edilmiştir. Osmanlı döneminden kalma eserler halen daha Budapeşte’de görülmektedir. Özellikle Osmanlı döneminde yapılmış olan içerisinde termal havuzlar barındıran tarihi hamamlar oldukça yaygındır.

22

Budapeşte’de yazın ve kışın bulunmuş biri olarak; yazın gitmenizi tavsiye ederim. Çünkü kışı gerçekten soğuk ve çetindir. Macaristan, Avrupa Birliği üyesi bir ülke olduğu için Schengen vizesi almanız yeterli olacaktır. Avrupa Birliği’nde olmalarına rağmen para birimleri değişmemiş, HUngarian Froint, yani HUF. Yanınızda Euro götürüp Froint’e çevirtebilirsiniz.


MACERA

KONAKLAMA Konaklamayı Peşt tarafında yapmak çok doğru bir karar olur çünkü bütün restoran bar ve hareketli sokaklar Peşt tarafında yer almaktadır. 1- Gellert Hill (Gellert Hegy) Gellert tepesi, Budapeşte’yi tepeden görebileceğiniz en güzel noktalardan bir tanesidir. Şehrin siluetini bu noktadan izleyebilir ve özgürlük heykelini yerinde görebilirsiniz. 2- Castle Hill (Varhegy) 3- Royal Palace (Kiralyi Palota) Nehrin hemen kenarında yer alan bu sarayı her yerden görmeniz mümkün.

Matthias Kilisesi (Matyas Templom) Matthias kilisesi Buda tarafında tepe noktada yer almakta. Görüntüsü muazzam çatısı özel mozaik taşlar kaplı ve rehberin söylediğine göre bu taşlar kirlenmiyor her daim temiz kalıyormuş. Osmanlı döneminde camii olarak kullanılmıştır.

Balıkçı Burcu (Fisherman’s Basiton - Halaszbastya) Kilisenin bulunduğu tepe nokta sizi etkileyecek manzaralardan bir tanesi de tam bu noktada yer almakta.

Szent Istivan Bazilikası Yeme - İçme Macar mutfağı yemeklerin yapılışında çok fazla hayvansal yağ kullanıldığı için ağır bir mutfak olarak bilinmektedir. Genellikle yemeklerde domuz yağı kullanılmakta olduğu için yemek yemekte biraz zorluk çekebilirsiniz. Ancak Budapeşte’de birçok Türk restoranı bulmak da mümkündür. “Gulaş” çorbası buranın en meşhur yemeklerinden biridir.

Peşt tarafında Budapeşte’nin en büyük binası ve simgelerinden bir tanesidir. Bu devasa katedral şehrin birçok noktasından görülebilmektedir.

Gül Baba Türbesi Buda tarafında görebileceğiniz yerlerden biri de Gül Baba Türbesi. Osmanlı hakimiyeti zamanında Budapeşte’de yaşamış bir dervişin türbesinin etrafında yoğun bir gül kokusu duyabilirsiniz.

23


MACERA

Ulaşım İstanbul’dan tarifeli seferlerle Budapeşte’ye 2 saat gibi bir sürede ulaşmak mümkün. Havaalanı şehir merkezi yaklaşık 25km havaalanından şehir merkezine toplu taşıma kullanarak kolayca ulaşabilirsiniz. Budapeşte Türkiye’ye yakın olmasından dolayı iki üç günlük bir kaçamak için harika bir destinasyon mutlaka gitmenizi tavsiye ederim Hoşçakalın.

Sosyal Medya /geziyoruzabi

24


Aklınızda Avrupa Varsa

Oraya METRO Var! SOFYA -

EDİN

İ Z L M E İ A R V E L RUPAY R E F E S I FET N İ L R H BE

Sofya

BERLİN DRESDEN BUDAPEŞTE BRATISLAVA HALLE LEİPZİG BRNO SELANİK PRAG

www.metroturizm.com.tr

0850 222 34 55


ÇANAKKALE İSTANBUL

2+1 Suit seferlerimiz ile hizmetinizdeyiz


TARİHTE BU AY

3 ARALIK 1967

4 ARALIK 1955

Türkiye’nin 1 ARALIK ilk borsası 1931 sayılan İlk sesli Türk Dersaadet filmi “İstanbul Tahvilat Sokaklarında” Borsası gösterildi. açıldı..

İlk kalp nakli ameliyatını, Güney Afrikalı kalp cerrahı Dr. Christiaan Barnard, Cape Town’da yaptı; hasta 18 gün yaşayabildi.

15 ARALIK 1986

17 ARALIK 1903

18 ARALIK 1975

2 ARALIK 1873

Olimpiyat şampiyonu halterci Naim Süleymanoğlu, Türk vatandaşı oldu.

28

16 ARALIK 1967

Stanford Üniversitesinde bir grup bilim adamı, eşi tekrar yapılabilen DNA’yı ayrıştırmayı başardı.

Wright Kardeşler benzin motorlu uçakları ile Kitty Hawk’ta (Kuzey Karolina) ilk uçuşu geçekleştirdi: Uçuş mesafesi: 37 m, Uçuş süresi : 12 saniye

Türkiye’de ilk elektrikli tren, İstanbul’da SirkeciHalkalı arasında çalışmaya başladı.

İlk Türk denizaltısının yapımına Gölcük Tersanesi’nde başlandı.

5 ARALIK 1492

6 ARALIK 1877

7 ARALIK 1972

19 ARALIK 1966

20 ARALIK 1915

21 ARALIK 1937

Kristof Kolomb, Haiti’yi keşfetti.

Thomas Edison ilk ses kaydını gerçekleştirdi.

Koç Grubu Arıburnu tarafından Zaferi üretilen kazanıldı. ilk Türk otomobili Anadol satışa sunuldu. Peşin fiyatı 26 bin 800 lira idi.

Apollo 17, ay görevine doğru yola çıktı

İlk uzun, sesli ve renkli çizgi film olan ve Walt Disney’in yapımcılığındaki Pamuk Prenses ve Yedi Cücelerin galası yapıldı.


TARİHTE BU AY

12 ARALIK 1901

8 ARALIK 1868

İstanbul Modern Sanat Müzesi açıldı.

24 ARALIK 1923

25 ARALIK 1921

26 ARALIK 1898

27 ARALIK 1921

28 ARALIK 1997

29 ARALIK 1992

30 ARALIK 1898

31 ARALIK 1879

9 ARALIK 1893

İlk ışıklı trafik lambaları Londra’da kullanılmaya başlandı.

İstanbul’da günlerce süren soğuk hava yüzünden Haliç dondu.

22 ARALIK 1829

23 ARALIK 1986

İlk, yolcu taşıyan demiryolu hattı olan BaltimoreOhio demiryolu açıldı.

İlk Nobel ödülleri verildi.

İtalyan mucit Guglielmo Marconi, telsiz-telgraf sistemini geliştirdi ve Birleşik Krallık’tan Atlantik aşırı ilk mesajını gönderdi.

10 ARALIK 1901

11 ARALIK 2004

Geliştirilmiş Arnavutluk’ta Gaziantep’in kompozit cumhuriyet Fransız malzemelerden ilan edildi. işgalinden yapılmış kurtuluşu Voyager adlı uçak, dünya etrafındaki turunu, durmaksızın ve yakıt ikmali yapmaksızın tamamladı.

Marie Curie ve Pierre Curie, radyumu keşfettiklerini ilan ettiler. Curie’ler, 1903’de bu buluşlarıyla Nobel Fizik Ödülünü aldılar.

Kültür ve Sanat Büyük Ödülü, yazar Yaşar Kemal’e verildi.

13 ARALIK 1903

İtalyan asıllı ABD’li dondurma satıcısı Italo Marcioni, ilk dondurma külahının patentini aldı.

Mersin’in Tarsus ilçesinin Fransız işgalinden kurtuluşu

Gülhane Askerî Tıp Mektebi açıldı.

14 ARALIK 1900 Bilim adamı Max Planck, kuantum teorisini Berlin Fizik Birliği’ne sundu.

Ankara Metrosu açıldı.

Thomas Edison elektrik ampulunu kamuya tanıttı.

29


IP TABANLI YENİ NESİL ÖDEME KAYDEDİCİ

YAZARKASAPOS FUSIONS 410G

Nakit Para Çekmecesi

Desktop Set

ÜCRETSİZ GSM HATTI 81 İLDE TEKNİK SERVİS BARKOD-QR KOD OKUYUCU BANKALARLA SORUNSUZ İŞLEM ERGONOMİK TASARIM

OTOBÜS İÇİ EĞLENCE SİSTEMLERİ

10’’ HD ANDROID TABLET TV TELİFLİ FİLM SATIŞI ONLINE MARKET HD IP TELEVİZYON HD IP RADYO ONLINE BİLET SATIŞI BANKACILIK İŞLEMLERİ HAVALE VE EFT ANDROID OYUNLAR MOBİL UYGULAMALAR 3D & HD FİLMLER ÜYELİK PROGRAMI FABRİKA: Melih Gökçek Bulvarı 1368. Cadde No:113/2 İnfoteks Alfa Plaza İVOGSAN Yenimahalle/ANKARA

0850 433 14 14 infoteks.com.tr


DEKOASYON

YENİ YILDA KENDİN YAP! ÇORAPTAN KARDAN ADAM

Aralık ayı, yeni yılın habercisidir Kar yağışının başladığı bu günlerde evdeki eski çorapları değerlendirip, kar temasına uygun minik kardan adamlar yapabilirsiniz. Hem evinizi güzelleştirebilir, hem de eski çoraplarınızı daha verimli şekilde değerlendirebilirsiniz. Bunların yanı sıra çocuklarınızla birlikte eğlenceli bir aktivite haline getirerek, motor becerilerinin gelişmesine katkıda bulunabilir, aile aktiviteleriyle aile bağlarını güçlendirebilirsiniz.

32


DEKORASYON

MALZEMELER

Eski beyaz çorap - Düğme ( her bir kardan adam için yaklaşık olarak 3 adet kullanılıyor.) - Makas - Paket Lastiği - Yapıştırıcı - Göz ve burun yapmak için 2 adet minik boncuk - Kardan adama atkı ve şapka için istediğiniz renkte kumaş parçaları Pirinç

Ö

ncelikle çorapları tam topuk kısmından resimde görüldüğü gibi kesin. Kestiğiniz bilek kısmının kesildiği noktadan paket lastiği ile bağlayın. Daha sonra bu parçayı ters yüz yaparak, lastikli kısmın içte kalmasını sağlayın. Dik durması ve hoş görünmesi açısından genellikle iç doldurma malzemesi olarak pirinç kullanılmaktadır. Ancak siz başka malzemeleri de doldurma malzemesi olarak kullanabilirsiniz. İçerisine taşmayacak şekilde pirinçleri doldurun. Doldurma işleminden sonra boğum oluşturmak için şekildeki gibi bağlayın

ve en ucundan tekrar paket lastiği ile tutturun. Görünürde kardan adımınız hazır. Şimdi süsleme zamanı! Göz ve burnunu oluşturmak için minik boncukları yapıştırıcı yardımıyla yapıştırın. Kardan adamınızın şapkası için kullanmadığınız çorap parçasını kıvırın. İster süsleyerek ister de sade olarak kullanabilirsiniz. Ayırdığınız istediğiniz renkteki kumaşı ince şerit halinde keserek, kardan adamınızın boynuna bağlayın. Atkı bitim noktasından itibaren düğmelerini de yapıştırın. Sevimli kardan adamınız hazır!

33


KÜLTÜR - SANAT

15 ARALIK

KÜLTÜR - SANAT

Nat Geo Live: MARS’TA YAŞAMAK 20:30 Zorlu Center PSM –Drama Sahnesi Mars’a yapılan ilk insanlı yolculuğa hoş geldiniz, şu an 2032 yılındayız.. Önünüzde ise sizi milyonlarca, milyarlarca kilometrelik bir uzay boşluğu bekliyor. Önümüzdeki 18 ay boyunca her yerinde neredeyse her an kum fırtınaları oluşan, ortalama sıcaklığı -55 derecede seyreden ve tüm atmosferi zehirli karbondioksit gazından meydana gelen bir gezegene hayatınızın en heyecanlı yolculuğunu yapacaksınız.. Mars’ta Nasıl Yaşayacağız kitabının yazarı Stephen Petranek ve Nat Geo’nun MARS belgeseli oyuncularından Clementine Poidatz size bu yolculukta eşlik edecekler. 15 Aralık Çarşamba günü saat 20.30’da Zorlu PSM Drama sahnesi’nde bu muhteşem yolculuğa hep birlikte tanık olacağız.

Oscar ödüllü yönetmen Ron Howard ve Brian Grazer’ın yapımcılığını üstlendiği MARS belgeselinden yola çıkılarak düzenlenen Nat Geo Live: Mars’ta Yaşamak etkinliğinde, Selma Ergeç’in moderatörlüğünde, insan ırkı olarak Mars’a nasıl gideceğimizi, ilk kolonimizi ne koşullarda kuracağımızı, hayatımızın devamlılığını hangi esaslar üzerine kuracağımızı ve hepsinden önemlisi Mars’ta nasıl yaşayacağımızı Stephen Petranek ve Clementine Poidatz ile tartışacağız, belgeselden büyüleyici görüntüler izleyeceğiz. Mars’a ayak basmamıza 20 yıldan az bir süre kaldı ve Nat Geo Live: Mars’ta Yaşamak bu dev adımı atmamızı sağlayacak mühendis ve bilim insanlarının zihinlerine bir pencere açıyor!

10 ARALIK FINDIKKIRAN 13:00 ANKARA DEVLET OPERA VE BALESİ - OPERA SAHNESİ Clara’nın ailesinin evinde yılbaşı partisi verilmektedir. Clara, erkek kardeşi Fritz ile anne ve babaları, dev yılbaşı ağacının altında dostlarıyla eğlenmektedir. Clara’nın vaftiz babası Drosselmeyer çocuklar için bir çuval dolusu oyuncakla gelir. En güzel oyuncak ise Clara’ya hediye ettiği Fındıkkıran’dır. Ablasına gelen hediyeyi kıskanan Fritz, oyuncağı kırsa da Drosselmeyer onu tamir eder. Parti sona erip misafirler gittiğinde herkes odasına çekilir. Clara Fındıkkıran’ı almak için yılbaşı ağacının yanına geri döner. Drosselmeyer de uyuyamamış, Clara’nın yanına gelmiştir. Ancak birden tuhaf şeyler olmaya başlar. Fareler Kralı’nın önderliğindeki bir fare ordusu Clara’yı kovalar fakat Fındıkkıran komutasındaki kurşun askerler İyilik Perisi’nin de yardımıyla Fareler Kralı’nın ordusunu yenerler. Bir prense dönüşen Fındıkkıran ve İyilik Perisi ile birlikte düşsel bir yolculuğa çıkan Clara’yı bu yolculukta pek çok sürpriz beklemektedir.

36


SİNEMA

Sen Benim Herşeyimsin Vizyon tarihi: 9 Aralık 2016 Yönetmen: Tolga Örnek Tür: Komedi Küçük yaşlarda öksüz kalan başkarakter Sedat babasının ona kattığı en önemli hayat dersini beynine kazır. “Korkunun gözünün içine bakmadığın sürece onu yenemezsin” cümlesiyle hayatı tamamen farklılaşan Sedat, günübirlik işlerle hayatını sürdürmektedir. Monoton hayatın akışında günübirlik ilişkilerinden biri olan Pınar, Sedat’ın kucağına bebek bırakıp, ortadan kaybolur. Bu noktada serseri hayatını geride bırakan Sedat kızıyla birlikte masal gibi geçen eğlenceli bir hayat yaşarlar. Bir anda çıkagelen annesiyle hayatları bir kez daha karmaşık hale gelen Sedat ve kızının hikayesinde eğlenceli vakit geçireceksiniz.

The Space Between Us Vizyon tarihi: 16 Aralık2016 Yönetmen: Peter Chelsom Tür: Romantik, Bilimkurgu, Dram Sarah Elliot, Mars’ta insan kolonisi oluşturmak için görevlendirilmiş bir projeyle Mars’a giden mekiktedir. Mars’a iniş yaptıklarından kısa süre sonra bir erkek çocuğu dünyaya getirirken hayatını kaybeder. Projedeki diğer astronotlar tarafından büyütülen Gardner’ın Elliot 16 yaşına geldiğinde yalnızca 14 kişiyi tanıyan Mars’ta hayata gelmiş bir çocuktur.Dünyayla ilgili tek bilgisi kitaplardan okudukları olan Gardner, dünyaya geri gönderilmesine karar verilmiştir. Macera bu noktada başlar.Dünyaya alışmakta sıkıntı çeken Gardner’ın dünya macerası hem romantik hem de dramatik sahnelerle birlikte sizi bambaşka bir yolculuğa çıkaracak.

38


SİNEMA

Değiştir Bakalım Vizyon tarihi: 23 Aralık 2016 Yönetmen: Eda Fatma Gürbüz Tür: Komedi Kadınların evin reisi, erkeklerin de yuvayı kuran dişi kuş olduğu bir kasaba düşünün. Kadın ve erkeklerin görev ve davranışlarının tamamen yer değiştirdiğini. İşte komedi burada başlıyor. Eda Fatma Gürbüz’ün yönettiği komedi türündeki Değiştir Bakalım, oldukça eğlenceli ve toplumdaki kadın-erkek anlayışını sizi gülümsetecek biçimde ele almış. 23 Aralık gösterim tarihli filmde bol bol kahkaha atacaksınız.

Kartopu Savaşları! Vizyon Tarihi: 23 Aralık 2016 Yönetmen: Jean-François Pouliot, François Brisson Tür: Animasyon, Komedi, Aile Kış tatilleri en eğlenceli tatillerden biridir. 11 yaşındaki Luke ve Sophie de bunun farkındadır. Kış tatili geldiğinde Luke’un arkadaşları ve Sophie elele vererek bütün hafta sürecek bir kartopu savaşı başlatır. Luke ve Sophie de iki ayrı grubun liderleri olurlar. Sophie ve arkadaşları karşı taraftan korunmak için bir kale yaparlar. Kurala göre tatil sonunda kaleyi kim ele geçirirse, kazanan taraf o olacaktır. Ancak çocuklar arasındaki rekabet kış boyunca giderek büyüyecektir ve eğlence yerini ciddi bir kavgaya bırakacaktır...

39


0 850 222 34 55


KİTAP

Harry Potter ve Lanetli Çocuk Yazar: John Tiffany, Jack Thorne, J. K. Rowling Çevirmen: Sevin Okyay, Kutlukhan Kutlu Yayınevi: Yapı Kredi Yayınları Sekizinci Hikâye. On Dokuz Yıl Sonra... Harry ait olduğu yerde durmayı reddeden bir geçmişle boğuşurken, en küçük oğlu Albus da istemediği bir aile mirasının yükünü omuzlarında taşımakta zorlanır. Geçmişle gelecek uğursuzca iç içe geçerken hem baba hem oğul tedirgin edici bir gerçeği, bazen karanlığın beklenmedik yerlerden geldiğini öğrenir. “Harry Potter ve Lanetli Çocuk”, J.K. Rowling, John Tiffany ve Jack Thorne’a ait yeni bir özgün hikâyeden yola çıkarak Jack Thorne’un yazdığı yeni bir oyun. Bu oyun sadece sekizinci Harry Potter hikâyesi değil, aynı zamanda tescilli olarak sahneye koyulan ilk Harry Potter hikâyesi. 30 Temmuz 2016’da Londra West End’de gerçekleşen prömiyerin hemen ardından Sahne Metni Özel Baskısı, dünyanın dört bir yanındaki okuyucuları Harry Potter, arkadaşları ve ailesinin devam eden yolculuğuyla buluşturuyor.

Sputnik Sevgilim Yazar: Haruki Murakami Çeviri: Ali Volkan Erdemir Yayınevi: Doğan Kitap Sen benim bir parçamsın... Ben âşık oldum. Şüphe yok. Buz soğuktur, gül kırmızı. Ve bu aşk beni sürükleyip bir yerlere götürmeye çalışıyor; öyle güçlü bir akıntı ki ondan kendimi korumam neredeyse olanaksız. Ama artık dönüş yok. Kendimi bu akıntıya bırakmak dışında bir şey yapamam. Yanıp kül olsam da, yok olup gitsem de. Japonya’dan bir Yunan adasına uzanan, üç kişiyi birbirine kenetleyen büyüleyici bir aşkın hikâyesi. Haruki Murakami’den düşlerinize sızacak bir roman...

42


KİTAP

Kurt Gölü Yazar: John Verdon Çeviri: Ender Nail Yayınevi: Koridor Yayıncılık - Roman Dizisi Gördüğünüz bir kabus, cinayet silahı olarak kullanılabilir mi? Ülkenin farklı yerlerinde yaşayan dört kişinin tek ortak noktası; aynı rüyayı gördüklerini ve bu rüyada kurt başlı bir hançerle öldürüldüklerini söylemiş olmalarıdır. Dördü de bu ifadelerinden hemen sonra, bilekleri kesilmiş halde bulunur ve yanı başlarında hepsini ölüme götüren kurt başlı bir hançer duruyordur. Onları intihara götüren bu kabuslar mıydı? Bir anda tüm dikkatler, ürkütücü atmosfere sahip Kurt Gölü diye bilinen yerde, hipnoz terapileri yapan Psikolog Richard Hammond’a yönelir. Her bir kurban ölmeden kısa bir süre önce Hammond ile Kurt Gölü’nde hipnoz terapisi görmüştür. Kurt Gölü’nün şeytani esrarengizliğinde en az onu tuzağa düşüren kar fırtınası kadar acımasız olan düşmanları, ne pahasına olursa olsun Gurney’i gerçeklerden uzak tutmaya kararlıdırlar. Duygusal açıdan kırılma noktasına gelen Gurney, şimdiye kadarki en korkunç düşmanı ile kendini ölümcül bir oyunun içinde bulur.

Dünyayı Güzellik Kurtaracak Yazar: Fyodor Mihailoviç Dostoyevski Çeviri: Emre Murat Bozer Yayınevi: Aylak Adam “Dünyayı Güzellik Kurtaracak”, Dostoyevski’nin tüm eserlerinden özenle derlenmiş bir seçkidir. “İnsan olmanın sırrı kişinin yaşamasında değil, uğruna yaşayacağı bir şeyi olmasındadır.” “İnsanın mutluluğu keşfetmesi için tek bir gün yeterlidir.” “Muhtemelen tüm hayatım boyunca hiçbir şeye başlamamış ya da hiçbir şeyi bitirememiş olduğum için kendimi zeki biri olarak görüyorum.” “İnsanlar dertlerini saymaya bayılırlar, çok azımız mutluluklarını hesap eder.”

43


YAZAR

VATAN ŞAİRİ; MEHMET AKİF ERSOY 20 ARALIK 1873 - 27 ARALIK 1936 Mehmet Akif Ersoy, Türkiye Cumhuriyeti ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin ulusal marşı olan İstiklal Marşı’nın yazarıdır. Kendisine “Vatan Şairi” ve “Milli Şair” unvanları verilmiştir. İstiklal Marşı’nın yanı sıra Çanakkale Destanı, Bülbül ve 1911-1933 yılları arasında yayımladığı 7 şiir kitabındaki şiirlerin bir araya getirildiği Safahat en önemli eserlerindendir.

2

0 Aralık 1876 tarihinde İstanbul, Fatih ilçesine bağlı Sarıgüzel mahallesinde dünyaya gelen Mehmet Akif Ersoy’un annesi Buhara’dan Anadolu’ya göç etmiştir. Babası Kosova doğumludur. Okul hayatına Fatih Emir Buhari Mahalle Mektebi’nde başlayan Mehmet Akif Ersoy, Arapça ve Farsça dillerinde başarılı oldu. Ardından Fransızca’yı da öğrenen Mehmet Akif Ersoy, okul hayatında oldukça başarılı bir öğrenci olarak öne çıktı. 1885 yılında dönemin en gözde okullarından biri olan Mülkiye İdadisi’ne kayıt oldu. Talihsizlikler yaşayan Mehmet Akif Ersoy babasını kaybettikten sonra büyük Fatih yangınında evini de kaybederek maddi problemler yaşamaya başladı. Hem yatılı okumak hem de meslek sahibi olmak adına Mülkiye İdadisi’ni bıraktıktan sonra Ziraat ve Baytar Mektebi’ne kayıt oldu. Yatılı okuduğu sıralarda şiire olan ilgisi arttı. Her alanda başarılı olan Mehmet Akif Ersoy, bu okulunu da birincilikle bitirdi.

Okulu bitirdikten hemen sonra Ziraat Bakanlığı’nda (Orman ve Vaadin ve Ziraat Nezareti) memur olan Mehmet Âkif, memuriyet hayatını 1893–1913 yılları arasında sürdürdü. Bakanlıktaki ilk görevi veteriner müfettiş yardımcılığıydı. Görev merkezi İstanbul’du, ancak memuriyetinin ilk dört yılında teftiş için Rumeli, Anadolu, Arnavutluk ve Arabistan’ da bulundu. Bu sayede halkla yakın temas halinde olma imkânı buldu. Bir seyahati sırasında babasının doğum yeri olan İpek Kasabası’na gidip amcalarıyla tanıştı. 1898 yılında Tophane-i Âmire veznedârı Mehmet Emin Beyin kızı İsmet Hanım’la evlendi; bu evlilikten Cemile, Feride, Suadi, Emin, Tahir adlı çocukları dünyaya geldi. Mehmet Âkif, edebiyata olan ilgisini şiir yazarak ve edebiyat öğretmenliği yaparak sürdürdü. Resimli Gazete’de Servet-i Fünun Dergisi’nde şiirleri ve yazıları yayımlandı. İstanbul’ da bulunduğu sırada bakanlıktaki görevinin yanı sıra önce Halkalı Ziraat ve Baytar Mektebi (1906)’nde kompozisyon (kitabet-i resmiye), sonra Çiftçilik Makinist Mektebi’nde (1907) Türkçe dersleri vermek üzere öğretmen olarak atandı.

45


YAZAR

İSTİKLAL MARŞI Korkma, sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak; Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak. O benim milletimin yıldızıdır, parlayacak; O benimdir, o benim milletimindir ancak. Çatma, kurban olayım, çehreni ey nazlı hilâl! Kahraman ırkıma bir gül... Ne bu şiddet, bu celâl? Sana olmaz dökülen kanlarımız sonra helâl; Hakkıdır, Hakk’a tapan, milletimin istiklâl. Ben ezelden beridir hür yaşadım, hür yaşarım. Hangi çılgın bana zincir vuracakmış? Şaşarım! Kükremiş sel gibiyim: Bendimi çiğner, aşarım; Yırtarım dağları, enginlere sığmam taşarım. Garb’ın âfâkını sarmışsa çelik zırhlı duvar; Benim îman dolu göğsüm gibi serhaddim var. Ulusun, korkma! Nasıl böyle bir îmânı boğar, Medeniyyet! dediğin tek dişi kalmış canavar? Arkadaş! Yurduma alçakları uğratma sakın; Siper et gövdeni, dursun bu hayâsızca akın. Doğacaktır sana va’dettiği günler Hakk’ın... Kim bilir, belki yarın, belki yarından da yakın.

İstiklal Marşı Millî Eğitim Bakanı Hamdullah Suphi Bey’in ricası üzerine arkadaşı Hasan Basri Bey kendisini ulusal marş yarışmasına katılmaya ikna etti. Konulan 500 liralık ödül nedeniyle başlangıçta katılmayı reddettiği bu yarışmaya, o güne kadar gönderilen şiirlerin hiçbiri yeterli bulunmamıştı ve en güzel şiiri Mehmet Âkif ’in yazacağı kanısı mecliste de hâkimdi. Mehmet Âkif ’in yarışmaya katılmayı kabul etmesi üzerine kimi şairler şiirlerini yarışmadan çektiler. Şairin orduya ithaf ettiği İstiklâl Marşı, 17 Şubat günü Sırat-ı Müstakim ve Hâkimiyet-i Milliye’de yayımlandı. Hamdullah Suphi Bey tarafından mecliste okunup ayakta dinlendikten sonra 12 Mart 1921 Cumartesi günü saat 17.45’te ulusal marş olarak kabul edildi. Âkif, ödül olarak verilen 500 lirayı Hilal-i Ahmer bünyesinde, kadın ve çocuklara iş öğreten ve cepheye elbise diken Dar’ül Mesai vakfına bağışladı.

46

Bastığın yerleri «toprak! » diyerek geçme, tanı! Düşün altındaki binlerce kefensiz yatanı. Sen şehîd oğlusun, incitme, yazıktır, atanı: Verme, dünyâları alsan da, bu cennet vatanı. Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki fedâ? Şühedâ fışkıracak toprağı sıksan, şühedâ! Cânı, cânânı, bütün vârımı alsın da Hudâ, Etmesin tek vatanımdan beni dünyâda cüdâ. Rûhumun senden İlâhî şudur ancak emeli: Değmesin ma’bedimin göğsüne nâ-mahrem eli; Bu ezanlar -ki şehâdetleri dînin temeliEbedî, yurdumun üstünde benim inlemeli. O zaman vecd ile bin secde eder -varsa- taşım; Her cerîhamdan, İlâhî, boşanıp kanlı yaşım, Fışkırır rûh-i mücerred gibi yerden na’şım! O zaman yükselerek Arş’a değer, belki, başım. Dalgalan sen de şafaklar gibi ey şanlı hilâl! Olsun artık dökülen kanlarımın hepsi helâl. Ebediyyen sana yok, ırkıma yok izmihlâl: Hakkıdır, hür yaşamış, bayrağımın hürriyyet; Hakkıdır, Hakk’a tapan, milletimin istiklâl.


SAĞLIK

Diyetisyen

TUĞÇE SERT

İstanbul Onkoloji Hastanesi

STRESİN DİYETE ETKİSİ Kilo almayı etkileyen en büyük nedenlerden biri stres faktörüdür. Diyet sürecinde, bayanlarda daha sık karşılaştığımız stres faktörü, kilo verimini olumsuz etkilemektedir. Genellikle stres anında yeme isteği artar, bu durum kilo artışına ve daha fazla suçluluk duygusuna neden olur. Bugüne kadar kilo vermekte zorlanan çoğu kişinin aynı cümleleri kurduğunu ve benzer stresler yaşadığını fark ettim.

Ya Kilo Veremezsem Diyet yapmaya böyle bir cümleyle başladığınızda, kilo vermekte zorlanabilirsiniz. Zayıflamak bir süreçtir, sabır ve zaman ister. Bu nedenle kilo vermek için karar aldığınızda elinizden geldiği kadar rahat olmaya çalışın. Kan tahlillerinizde zayıflamanıza engel bir durum yoksa, herhangi bir sağlık sorununuz yoksa, dengeli beslenerek size özel bir diyetle kilo verebilirsiniz. Olumlu düşünün ve kilo vermeye odaklanın.

50


SAĞLIK

Çok Yavaş Kilo Veriyorum

Kilo Vermem Durursa

Zayıflamanızı etkileyen en önemli etmenlerden biri hızlı kilo kaybetme beklentisidir. Metabolizma hızımız hepimizin parmak izi gibi birbirinden farklıdır. Bu yüzden herkes aynı hızda kilo veremez. Öneriler, sağlıklı bir kilo kaybının haftada 0,5-1 kg arasında olması gerektiğini söylemektedir. Diyet yaparken böyle bir durum sizde stres yaratıyorsa, daha küçük hedefler koymaya çalışın. Örneğin haftada en az yarım kilo hedeflediğinizde ayda 2 kilo, 3 ayda 6 kilo yapar. 6 kilo yağ yakmak demek, vücudunuzdan 24 paket margarin atmanız anlamına gelir. Bu nedenle verdiğiniz her gram için mutlu olun. Her hedefe ulaştığınızda kendinizi ödüllendirin.

Diyet yaparken en çok sterse girilen durumlardan bir diğeri de, kilo vermem durursa endişesidir. Kilo vermeye başlamadan bunun endişesini yaşamak ve kilonun duracağı günü beklemek zayıflamanızı daha çok zorlaştıracaktır. Vücudumuz, belli oranda kilo verdikten sonra, yeni kiloya adapte olabilmek için yavaşlar. Bu nedenle de bir süre duraksama yaşanması doğal bir süreçtir. Bu süreçte farklı diyetler uygulanarak ve egzersizi arttırarak direnç kırılabilir. Strese girdiğinde vücudunuzun direncini arttırırsınız.

Ne Yesem Kilo Alacakmış Gibi Hissediyorum Diyet psikolojisine giren çoğu kişide, farklı bir besin tükettiğinde bu suçluluk duygusu oluşmaktadır. Aslında yasak besin yok, yasak porsiyonlar vardır. Her besinin doğru miktarlarda tüketildiğinde, vücudumuz için farklı yararları vardır. Canınız o anda 1 dilim pasta yemek istiyorsa, miktarına dikkat ederek tüketebilirsiniz. Pasta yediğiniz öğünü, diğer bir öğünde daha az meyve ve ekmek tüketerek dengelemeye çalışın. Ya kilo yaparsa, ya göbeğim çıkarsa diye stres yapmak tükettiğiniz her besin kilo olarak size geri dönmesine neden olur. Bu nedenle her konuda olduğu gibi yedikleriniz konusunda da pozitif düşünün.

Kabızım ve Şişkinliğim Geçmiyor Kabızlığa neden olan en önemli etmenlerden biri strestir. Bunun dışında çok su tüketmemek, tek yönlü ve lif açısından fakir beslenmek de sindirim sistemini etkileyen önemli faktörlerdir. Dengeli ve düzenli yapılan bir diyet, bağırsaklarınızın düzenli çalışmasını sağlar ve bu durum kilo vermenizi kolaylaştırır.

51


METRO

Metro Yatırım Yönetim Kurulu Başkanı Fatma Öztürk Gümüşsu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile bir araya geldi. Galip Öztürk ve beraberindekiler, 23 Kasım Çarşamba günü düzenlenen Borsa İstanbul ile İslam Kalkınma Bankası arasında İmzalanan Stratejik İşbirliği İçin Mutabakat Zaptı Gong Töreni sonrasında Cumhurbaşkanı Erdoğan ile sohbet etme imkânı buldu.

CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN’A TEŞEKKÜR

İşadamı Galip Öztürk Cumhurbaşkanı Erdoğan ile biraraya geldi Metro Holding Yönetim Kurulu Başkanı Galip Öztürk, Borsa İstanbul ile İslam Kalkınma Bankası arasında imzalanan Stratejik İşbirliği Mutabakat Zaptı Gong töreninde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile biraraya geldi. Öztürk Cumhurbaşkanı Erdoğan’a FETÖ/PDY ile yıllardır süren mücadelesinde kendisine verdiği destekten dolayı teşekkür etti. Metro Holding Yönetim Kurulu Başkanı Galip Öztürk ve kızları Metro Turizm Yönetim Kurulu Başkanı Çiğdem Öztürk Göbülük ile

52

Öztürk bu buluşmada Cumhurbaşkanı Erdoğan’a, yıllardır süren FETÖ/PDY mücadelesinde kendisine verdiği destekten dolayı teşekkür etti. Öztürk; “Türkiye’nin çalışkan, vatanperver ve gerekirse canını bu ülke için feda edebilecek evlatlarının kanını emen bu terör örgütüne karşı mücadele veren ilk isimlerden biri olmaktan onur duyuyorum. Bu mücadelem nedeniyledir ki başımıza gelmeyen kalmadı. Ardı ardına kurulan kumpaslarla itibarımızı zedelemeye, ticari hayatımıza son vermeye çalıştılar. Yine bu mücadele nedeniyle hazırlanan sözde iddianamelerle bizleri hapislerde çürütmeye çalıştılar. O zamanlar bana “Her şeyin altında ‘Paralel’ arıyorsun diyenler, ne kadar haklı olduğumu 15 Temmuz gecesi anladı. Ancak tüm bu kumpaslar FETÖ gerçeğini gören ve bu yapıyla sonuna kadar mücadele edilmesi gerektiğini her fırsatta, her platformda dile getiren Sayın Cumhurbaşkanımızın da desteğiyle çöktü ve ben ülkeme geri dönebildim. Bundan sonra da FETÖ karşıtı haklı mücadelem sürecek. Bu süreçte devletimize ve hükümetimize de elimizden gelen her türlü desteği vereye devam edeceğiz” dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan da Öztürk’ün FETÖ’ye karşı ilk mücadele veren, FETÖ’ye karşı dik duruş sergileyen işadamlarından olduğuna dikkat çekerek, Öztürk’ün her türlü yıldırma politikasına karşı doğru bildiği yoldan dönmediğine ve mücadelesine ne olursa olsun devam ettiğine dikkat çekerek bu yolda verdiği mücadele için Öztürk’e teşekkür etti.


METRO

Galip Öztürk TBMM’ye FETÖ’yü anlattı FETÖ mağduru olan Metro Holding Yönetim Kurulu Başkanı Galip Öztürk, TBMM’de FETÖ’nün 15 Temmuz Darbe Girişimini araştırmak için kurulan komisyonda önemli açıklamalar yaptı. FETÖ’nün iş dünyasını korku ile sindirdiğini belirten Öztürk, kendisinin boyun eğmediği için bedel ödediğini söyledi. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) Fetullahçı Terör Örgütünü’nün (FETÖ) 15 Temmuz Darbe Girişimini araştırmak için kurulan komisyon, 8 Kasım Salı günü işadamı Galip Öztürk’ü dinledi. FETÖ’nün mağdur ettiği iş adamları arasında yer alan Metro Holding Yönetim Kurulu Başkanı Galip Öztürk’ün verdiği önemli bilgiler, TBMM Araştırma Komisyonu’nda geniş yankı uyandırdı. 1992 yılında çocuğunu kolejlerine vermesiyle, o zamanlar eğitim hizmetleriyle uğraşan bir cemaat zannettiği FETÖ ile tanıştığını aktaran Öztürk, 2009 yılında kozmik odaya girilmesine kadar söz konusu yapının yaptıklarına maddi ve manevi destekte bulunduğunu ancak bu tarihten sonra kafasında soru işaretleri oluştuğunu söyledi. FETÖ’nün Kuzey Irak İmamı Talip Büyük’ün, o bölgede yapılacak okulları için kendisinden daha önce yardım talebinde

bulunduğu bilgisini veren Galip Öztürk, söz konusu şahsın kendisine yapılan kumpası itiraf ettiğini de açıkladı.

FETÖ’NÜN TEHDİTLERİYLE BAŞLAYAN SÜREÇ FETÖ’nün sözde imam adını verdiği yöneticileriyle her fırsatta kendinden para talebinde bulunduğunu belirten Metro Holding Yönetim Kurulu Başkanı Galip Öztürk; “FETÖ’nün imamlarından Ahmet Kara, Afrika’da yapılacak okulları için benden 8 milyon dolar para talep etti ve beni ikna etmeye çalıştı. Artık benim de Türkiye’de hızlı büyüyen yapıda bir iş adamı olduğumu, kendilerine bu konuda sorgulamadan yardım yapmamın

53


METRO

daha doğru olacağını söyledi. Ben bunlardan daha fazla şüpheler duymaya başladığımda polisten baskılar, tehditler almaya başladım” dedi. O günlerde FETÖ’nün Samsun İmamı Bilal Karaduman ile görüştüğünü ve kendisine yapılan tehdidi anlattığını söyleyen Galip Öztürk, aynı şahsın Canik Başarı Ünivesitesi’nin kapalı alan inşaatı için gerekli olan 4 milyon 650 bin TL’yi vermesi durumunda tehdidi ortadan kaldıracağı sözünü verdiğini de açıkladı.

FETÖ’YE BOYUN EĞMEDİ HAPSE GİRDİ Canik Başarı Üniversitesi’nin 27 bin 500 metrekarelik kapalı alan inşaatını yaptırmasının ardından da FETÖ’nün imamlarının kendisinden yeni taleplerde bulunmaya devam ettiğini belirten Galip Öztürk; “Daha sonra benden İstanbul-İstinye’de yaptırmak istedikleri bir okul için 6,5 milyon TL para talebinde bulundular. Ben para taleplerini kabul etmeyeceğimi, İstanbul’da bir inşaat şirketimin olduğunu, şirketim kanalıyla okulu yapıp kendilerine teslim edebileceğimi söyledim. Bu cevap hoşlarına gitmedi ve para taleplerini yinelediler” diye konuştu. Devam eden süreçte, İstanbul’da mimarlık yapan Sezgin Yılmaz’ın FETÖ adına kendisinden para talep etmeyi sürdürdüğü bilgisini veren Galip Öztürk; aynı şahsın; “Sizin bu parayı vermenizde yarar var. Sizin için çok iyi olur. Yıllardır hizmete emeğiniz var ama içimizde çelişkiler oluştu. Lütfen bu 6,5 milyonu verin.” dediğini de aktardı. Öztürk, Sezgin Yılmaz’ın FETÖ adına istediği paranın daha sonra 2 milyon 750 bin liraya kadar inmesi üzerine bu miktarın kendisinden okul ve yurt için istenmediğini anladığını da sözlerine ekledi. FETÖ’nün baskıları ve tehditlerinin ardından, 24 Şubat 2012’de gözaltına alındığını ve FETÖ’cü eski savcı Muammer Akkaş’ın yürüttüğü soruşturma kapsamında tutuklandığını hatırlatan Metro Holding Yönetim Kurulu Başkanı Galip Öztürk; “Hapishanede de talepleri sürdü. Ankara’dan bir avukat grubu gönderdiler ve FETÖ’ye 60 milyon dolar verdiğim takdirde hapisten çıkabileceğimi söylediler. Taleplerini yine reddettim. Daha sonra iddianame ile demiyorum magazinel bir iftiraname ile beni suçladılar” diyerek kumpasın dehşet verici boyutlarını anlattı.

54

FETÖ İŞ DÜNYASINI KORKUYLA SİNDİRDİ FETÖ’nün o dönemde iş dünyası üzerinde korku ve sindirme politikası uyguladığının da altını çizen Metro Holding Yönetim Kurulu Başkanı Galip Öztürk şunları söyledi: “Türkiye’deki iş camiasının yüzde 80’ine nüfuz etmiş durumda olduklarını düşünüyorum. Orta ve üst düzey para kazanan tüm iş adamlarımızın minimum yüzde 80’ine, belki daha fazlasına nüfuz etmiş durumda olduklarını biliyorum. Çünkü ben bunlardan sadece bir tanesiyim. Her yöntemle para alıyorlar. Kestiğimiz kurbanın derisinden de para alıyorlar, ihaleden de para alıyorlar. Birçok iş adamımızın burada veya mahkemelerimizde olamayışı, gerçek yüzlerini ortaya koyamayışı hala korkuya dayalı veya bir ihalede kendilerinden aldıkları destekle alakalıdır. Ben bugüne kadar bu yapı ve benzeri hiçbir yapıdan destek almadığım için karşınızdayım. Bana göre, Koç ve Sabancı grubu dahil herkesin bunlara bir şekilde destek olduğunu, bunların bize, bizim ülkemizin milli değerlerine verdiği zarara bedel ödediğini hep beraber göreceğimizden hiç şüphem yok.”

17-25 ARALIK DÖNEMİNDE SUSMAMI İSTEDİLER

FETÖ’nün 17-25 Aralık’taki darbe girişiminin ardından yaşadıklarını anlatmaya karar verdiğini belirten Galip Öztürk; “Yaşadıklarını anlatacağımı söylediğim zaman Sızıntı Dergisi’nin o dönem başında bulunan Mehmet Ali Şengül’ün oğlu, Fetullah Gülen ve babasının selamıyla beni ziyarete geldi.” Galip Bey sen bu dönemde konuşma. Önümüzde yeni bir dönem var. Önümüzdeki dönemin, yeni Türkiye’nin önemli iş adamlarından olmak istiyorsan bu sözlerimize itibar et.” dediğini aktardı. Öztürk, FETÖ’nün o teklifini de reddettiğini ve reddin cezasını da iki yıl Gürcistan’da sürgünde kalarak çektiğini söyledi.

HÜSEYİN GÜLERCE O TARAFIN ADAMI Metro Holding Yönetim Kurulu Başkanı Galip Öztürk, kendisinin FETÖ tarafından tehdit


METRO

edildiği dönemde Zaman Gazetesi Yazarı Hüseyin Gülerce ile görüştüğünü açıkladı ve şu bilgileri verdi: “2011 sonları Hüseyin Gülerce’ye gittim. Polislerin baskısını anlattım. Bu söyledikleriniz çok vahim, biz bu noktaya gelmiş isek, o zaman yanlış işler yapıyoruz, araştırayım dedi. ‘Size döneceğim’ dedi. Talip Büyük ile birlikte Taksim’de bir otelde kahve ısmarlamak istedi. Ufak tefek sıkıntılar olmuş. ‘Sana baskı yapan, rapor veren bizim polisler değil’ dedi. ‘Yanlış olmasın hocam’ dedim. ‘Bu Tayyip Bey’in polisi’ dedi. Gülerce, o gün muktedir bir adam olarak konuşuyordu, bir tarafın adamı olarak konuşuyordu. Onu kimin gemisi kalkarsa ona binmeye çalışan yazar olarak görüyorum. Hüseyin Gülerce’nin, çok bilip çok konuşan ama bu örgüt, bu yapı hakkında hiçbir şey söylemeyen bir adam olduğunu düşünüyorum.”

FETÖ GÜRCİSTAN’DA DA TEHDİT ETTİ İşadamı Galip Öztürk zorunlu olarak Gürcistan’da yaşadığı dönemde FETÖ’cü olduğunu öğrendiği Edirne Eski Milletvekili Ali Ayağ ile yaşadığı ilginç diyaloğu ise şöyle aktardı: “Gürcistan’a gittiğimde Edirne eski Milletvekili Ali Ayağ’ın oğlu Mehmet Ayağ ile tanıştım. Ali Ayağ, Özal döneminde Gülen hareketinin Balkanlardaki yapılanmasına öncülük ettiğini söyledi. Darbeden 70 gün öncesine kadar bu Mehmet Ayağ denilen şahıs 200-300 milyon dolar büyüklüğündeki şirketlerin en tepesindeki arkadaştı. Babası ve kayınpederi kızına bir doğum günü yapıyorlardı. Ali Bey şeker hastası, o doğum gününde biraz yemeği fazla yiyince şekeri çıkmış. Kayınpederi İsmail Türk, Meral Akşener’le birlikte hareket etmiş bir isim. Kendisiyle Akşener’in proje olduğunu, MHP’yi bölmeye yönelik bir girişim olduğu, uzak durması gerektiği şeklinde sohbet ediyorduk. Ali Ayağ, İsmail beyle sohbet ederken bana çıkışarak ‘sen çok paralel safsatası yapıyorsun. Yakında paralel ne onu görürsün. Bir de Akşener’in bu memleketin hangi makamına oturacağını yakında göreceksin’ dedi. ‘Yanlış anladın’ deyince ‘hadi lan, paralel dediğin benim, halk o zaman’ dedi.”

ÖZTÜRK’ÜN GÜRCİSTAN’DA ÖĞRENDİĞİ ZEKERİYA ÖZ SIRRI Edirne Eski Milletvekili Ali Ayağ ile aralarında geçen bu diyalogun FETÖ’nün 15 Temmuz Askeri Darbe Girişimi’nden 15 gün önce yaşandığı bilgisini de veren Galip Öztürk, sözlerini şöyle sürdürdü: “Ali Ayağ’ın çok büyük bir tehlike olduğunu düşünerek oğlu Mehmet Ayağ’ı kendisine yakın 5 kişilik kadrosuyla o gece işten çıkararak ilişkimi kestim. Mehmet Ayağ, Gürcistan’ı terk etmedi. İsmail Türk bana aynen şunu dedi; ‘Galip Bey, ama bildiğin gibi değil. Artık Türkiye Cumhuriyeti’nde farklı şeyler olacak, senin de buradaki mallarına el konacak’ diyordu.” İşadamı Galip Öztürk, FETÖ’cü olduğunu öğrendiği Mehmet Ayağ’ın, FETÖ’cü eski Savcılar Zekeriya Öz ve Celal Kara’nın Gürcistan’a kaçış sürecinde rol aldığı bilgisine ulaştığını da aktardı.

KOZA-İPEK’İ SATIN ALACAĞIZ Metro Holding Yönetim Kurulu Başkanı Galip Öztürk; TBMM Araştırma Komisyonu’nda Koza- İpek Grubu’nu satın alma girişimleri hakkında da açıklamalarda bulundu ve şunları söyledi: “Fetullahçı Terör Örgütü’nün elinden alınan şirketlerin bir an evvel satılması gerektiğini düşünüyorum. Bu çerçevede biz Metro Holding olarak, Koza-İpek Grubunu satın almak istiyoruz. FETÖ’cü işadamlarına ait olan ve teröre finans kaynağı yaratan şirketlerin başıboşluktan kurtarılması gerekiyor. TMSF tarafından el konulan şirketlerin milli ekonomiye kazandırılması lazım. Zira bunlar milli servettir. Biran evvel milli nitelikli iş adamlarına satılmalı ve geliri hazineye irat kaydedilmeli. Böylece ataletten kurtarılıp yeniden ekonominin içinde aktif olmalı. Biz de Metro Grubu olarak, Koza-İpek Grubu’na talibiz, satın almak için hazırlıklarımızı sürdürüyoruz. Milli değerlerimize önem veren diğer işadamlarımız da bu istikamette çalışmalıdır.”

55


METRO

Galip Öztürk FETÖ Kumpasını Anlattı FETÖ’nün yargıdaki uzantılarıyla kurduğu kumpasın çökmesi ve hakkında yeniden yargılama kararının verilmesinin ardından, Kanal A’da yayınlanan A Politik programına canlı yayın konuğu olarak katılan İşadamı Galip Öztürk önemli açıklamalarda bulundu.

Metro Holding Yatırımcılarına Müjde Kendisi gibi Metro Holding yatırımcılarının da FETÖ mağduru olduğunu belirten Metro Holding Yönetim Kurulu Başkanı Galip Öztürk; “Ancak sıkıntılı dönem sona erdi. Yeni yatırımlarla daha güçlü olacağız. Altıntepe’deki maden yatırımlarımız için yeniden harekete geçtik. Milli İrade’nin desteğiyle madenlerimizi yeniden çıkaracağız. Ayrıca, birkaç yabancı şirketle de görüşüyoruz. Koza İpek’i Metro Grubu olarak satın almaya kesinlikle talibiz” dedi. Fetullahçı Terör Örgütü’nün (FETÖ) mağdur ettiği işadamları arasında yer alan Metro Holding Yönetim Kurulu Başkanı Galip Öztürk, 2 Kasım Çarşamba akşamı, Kanal A televizyonunda, moderatörlüğünü Mehmet Toprak’ın üstlendiği A Politik programına katıldı ve önemli açıklamalarda bulundu. FETÖ’yü, 1992 yılında çocuğunu kolejlerine vermesi

56

sebebiyle tanıdığını, eğitim hizmetleri yapan bir hareket zannederek 2012 yılına kadar çeşitli bağışlarda bulunduğunu belirten Galip Öztürk; “1992 yılından itibaren 20 yıl bir fiil bağışlar yaptım. Sadece onlara değil, memleketimize milletimize hizmet ediyoruz, insan yetiştiriyoruz diyen başka gruplara da gücüm nispetinde yardımlarım oldu. Bugüne kadar gelirimin yüzde 30’unu hayır işlerine harcadım. 22 yaşımda doğduğum köye bir ilkokul yaptırdım. Bugüne kadar birçok sosyal projenin içinde oldum. Kızılay’ın, yardımlarımdan dolayı 145 yıllık tarihinde merhamet madalyası verdiği dördüncü kişiyim. O dönem hizmet olarak bilinen hain şebekenin çalışmalarına ‘hayır’ adına katkı sağlarken iç yüzleri para taleplerini belli bir dönem sonra kabul etmememle ortaya çıktı. Vermedim, başıma bunlar geldi ama o hainlerin iç yüzünü de net görmüş oldum” dedi.


METRO

FETÖ’NÜN KUMPASI NASIL BAŞLADI? FETÖ’nün 2010 yılındaki bir para talebini kabul etmemesiyle olayların peşpeşe geliştiği bilgisini veren Metro Holding Yönetim Kurulu Başkanı Galip Öztürk şu bilgileri verdi: “Eski İstanbul sorumlusu Güney Afrika’da görev yapmış bölge imamı olarak bilinen Ahmet Kara ile Murat Yıldırım Beykoz’daki evime gelerek Afrika’da okul yapmamı istediler. 8-10 milyon liralık bir okuldu. Projeyi istedim, yapabileceğimi söyledim. Tabi benden parayı nakit istediler. Ben de gözümle görmediğim, projesine bakmadığım bir yardıma para vermeyeceğimi söyledim. Ortada proje yok, evrak yok. Neye göre bağış yapacağım dedim. Ben bunları söyleyince sıkıntı başladı. Bana hemen, ‘Senin İstanbul polisinde dosyaların olduğu söyleniyor’ dediler. Ben de, ‘Ne varsa getirilsin, yıllardır bu ülkeye hizmet veriyoruz, bizim hukuksuz bir işimiz olmaz’ dedim. Tabi baskıları sürdü.”

FETÖ’NÜN BİTMEYEN PARA TALEPLERİ İşadamı Galip Öztürk, Canik Başarı Üniversitesi’nin yapılış sürecini ise şöyle anlattı: “İlerleyen dönemde Samsun imamı olarak bilinen Bilal Karaduman bana geldi. Samsun’a üniversite yapmak istiyoruz, 27 bin 500 metrekare kapalı alan inşaatı var, 4 milyon 650 bin TL tutuyor, yardım topluyoruz, bize yardım edebilir misin dedi. Tamamını ben vereyim dedim. Sonrasında Ahmet Kara ve Murat Yıldırım’ın olayını ve bana tehditlerini anlattım. Yanlış anlaşılma olmuş, üniversite için bu parayı verirsen sorunu çözeriz dediler gittiler.” Canik Başarı Üniversitesi’nin temel atma töreninden sonra, o dönem Sızıntı Dergisi’nin başında olan Mehmet Ali Şengün’ün yeni bir talepte bulunduğunu da aktaran Galip Öztürk; “6,5 milyon TL para istediler. Dedim ki tamam Samsun’daki üniversite için para verdik ama İstanbul’da kendi inşaat şirketimiz var, ekibimiz, mühendislerimiz var, bunu kendimiz yaparız. Size lazım olan okul,yurt, bina değil mi! Bu cevaba bozuldular. Sonrasında, defalarca yine geldiler, parayı illa ki nakit istiyorlardı, makbuz dahi vermek istemiyorlardı” dedi. FETÖ’nün, Sezgin Yılmaz aracılığıyla daha sonra da kendisinden 6,5 milyon TL istemeye

devam ettiğini belirten İşadamı Galip Öztürk, taleplerini kabul etmeyince, FETÖ’nün emniyet ve yargıdaki militanlarını kullanarak kendisine Şubat 2012’deki operasyonu yaptığını anlattı. İşadamı Galip Öztürk; Şubat 2012’de tutuklanması ve 14 aylık hapishane sürecinde, FETÖ’nün serbest bırakılma karşılığında kendisinden 60 milyon dolar para talebinde bulunduğunu da açıkladı.

METRO HOLDİNG YENİDEN DOĞACAK Metro Holding Yönetim Kurulu Başkanı Galip Öztürk, son beş yıllık süreçte FETÖ’nün sadece kendisini değil bütün Metro Holding yatırımcılarını mağdur ettiğinin altını çizdikten sonra bundan sonraki süreçte yeni yatırımlarla daha da güçlü olacaklarını ifade etti. TMSF’de bulunan Koza İpek Grubuna talip olması ve firari FETÖ’cü İşadamı Akın İpek’in tepkisiyle ilgili bir soruya da cevap veren Galip Öztürk şunları söyledi: “Akın İpek bir örgütün bir yapının desteğini alarak zengin oldu. FETÖ’nün gücünü kullanarak, Metro Maden’in İzmir Altıntepe’deki ruhsatlarını iptal ettirdi. Oradaki bütün yatırımlarımız durmuştu.Ancak sıkıntılı dönem sona erdi.Yeni yatırımlarla daha güçlü olacağız. Altıntepe’deki maden yatırımlarımız için yeniden harekete geçtik. Milli İrade’nin desteğiyle madenlerimizi yeniden çıkaracağız. Ayrıca, birkaç yabancı şirketle de görüşüyoruz. Koza İpek’i Metro Grubu olarak satın almaya kesinlikle talibiz. Ortadoğu sermayeli bir grupla da görüşüyoruz. İnşallah altınımızı çıkaracağız.”

57


METRO

FETÖ’cü İpek’in şirketine Galip Öztürk talip FETÖ’cü Akın İpek’in yurt dışına kaçmasından sonra TMSF tarafından el koyulan şirketi Koza İpek Holding AŞ.’ye Galip Öztürk’ün şirketi Metro Holding talip oldu. Metro Holding’in 12 Ekim Çarşamba günü yapılan Yönetim Kurulu toplantısından sürpriz bir karar çıktı. Hakkında FETÖ’nün kurduğu kumpaslar sonucu verilen hapis cezaları nedeniyle uzun bir süre Gürcistan’da yaşayan ve yeniden yargılanma kararı ile Türkiye’ye dönen Metro Holding Kurucu Onursal Başkanı Galip Öztürk Koza İpek Holding AŞ’ye talip oldu. Metro Holding Yönetim Kurulu, FETÖ’cü işadamı Akın İpek’in yurt dışına kaçmasından sonra TMSF’nin el koyduğu Koza İpek Holding AŞ.’nin bütün hisselerinin alınması hususunda görüşmelere başlamak üzere TARA Danışmanlık ve Finansal Projeler Ltd. Şti’ye yetki verdiğini Kamuyu Aydınlatma Platformu’nda duyurdu. Bu haber Türkiye gündeminde geniş yankı uyandırdı.

KARŞILIKLI TWEETLER Bu haberin gündeme bomba gibi düşmesinin ardından Koza İpek’in kaçak sahibi Akın İpek, twitter üzerinden yaptığı açıklama ile konuya dâhil oldu. İpek, ”Koza İpek Grubu’na talip var diye bir haber çıkmış. Ciddiye almayayım dedim ama medyada yer bulmuş. Değeri 10 milyon bile olmayan bir şirket kasasında 600 milyon nakdi, 20 milyon dolarlık SPK onaylı maden kaynağı olan bir grubu satın alamaz. Arkasında başka işler vardır” şeklinde tweet atınca Öztürk’ün cevabı da gecikmedi. Öztürk ilk olarak “Vatanı satan hainler hala boş boş konuşuyorlar. Koza İpek Grubu’na kimse talip olamaz zannediyordunuz değil mi“ şeklinde tweet attı.

DEĞERİMİZ 415 MİLYON DOLAR Öztürk daha sonra “Koza İpek Grubu’nu alamazsınız diyenlere duyurulur. Başvurumuzu yaptık alacağız inşallah” twetini attı ve Metro’nun değeri ile ilgili spekülasyonlara da

58

belgeleri ile cevap verdi. “Metro 10 milyon dolar falan diyorlar. Sadece halka açık şirketlerimizin defter değeri 1. 278. 297.401 yani 415 milyon dolar” açıklamasını yapan Öztürk ayrıca “Akın İpek sahte mehdinin çocukları, milletin malını şantaj montajla aldınız. Milletin toprak altındaki malını da hesaba katmışsın kardeş. Akın İpek diyor ki; 20 milyon rezerve sahibiz. Metro’nun Altıntepe’deki rezervi de 25 milyar dolar. Ama ruhsatımızı iptal ettirdiniz” açıklaması ile tartışmaya son noktayı koydu. Metro Holding’in, Koza İpek Holding AŞ’yi almak için girişimlere başlaması, Kurucu Onursal Başkanı Galip Öztürk’ün 2015 yılında yaptığı bir açıklamayı da akıllara getirdi. Öztürk bu açıklamasında, Metro Holding’in iştirak şirketlerinden biri olan Metro Altın İşletmeleri Sanayi ve Ticaret AŞ’nin, Akın İpek’in sahibi olduğu Koza Holding’e ait altın madenine sınır komşusu olan bir madeni satın almasından sonra yaşadıklarını şu sözlerle anlatmıştı: “Akın İpek’in sahibi olduğu Koza Holding’e ait altın madenine sınır komşusu olan madeni alırken, bu iş için Koza Holding’in icazetini almak zorunda olduğum, ona bildirmeden bu sektöre giremeyeceğim, aksi halde bu işi yapmama müsaade etmeyecekleri söylenmişti. Bu söylemlere itibar etmeyerek yola çıkmıştım. Ancak paralel yapının baskısı ve gizli gücü ile ruhsatımız, 2011 yılında Maden İşleri Genel Müdürlüğü (MİGEM) tarafından 10 yıl süreyle uzatılmış olmasına rağmen iptal edildi.”


METRO

ÖZTÜRK: ÖZGÜRLÜĞÜMÜN SİMGESİ 15 TEMMUZ’DUR Metro Holding Yönetim Kurulu Başkanı Galip Öztürk, Ankara Samsunlu İş Adamları Derneği (ASİYAD)’ni ziyaret etti. Öztürk ziyarette yaptığı açıklamada; “Özgürlüğümün simgesi 15 Temmuz’dur” dedi. 3 Kasım Perşembe günü gerçekleştirilen nezaket ziyaretinde, Öztürk’ü, ASİYAD Başkanı Osman Yıldırım, ASİYAD Başkan Vekili, aynı zamanda TŞOF Başkanı Fevzi Apaydın, ASİYAD Başkan Yardımcısı, MEB Mesleki Ve Teknik Eğitim Daire Başkanı Şennur Çetin ve ASİYAD üyeleri karşıladı. Batum’da yaşadığı dönemde Kanal A Televizyonunda yayınlanan bir programa canlı bağlantı ile bağlandığını ve programda yer alan Tanju Çolak ile Mehmet Toprak’a Türkiye’ye döndüğünde ilk Kanal A’da programa çıkma sözü verdiğini belirten Öztürk, bu söze istinaden Ankara’da bulunduğunu belirtti.

15 TEMMUZ KAHRAMANLARINA SAYGIYLA Türkiye’nin önemli bir değişim yaşadığını belirten Öztürk, 15 Temmuz darbe gecesiyle ilgili önemli açıklamalarda bulundu. 15 Temmuz

gecesinin bir kahramanlık gecesi olduğuna dikkati çeken Öztürk, özgürlüğünü de bu geceye borçlu olduğunu belirterek şu açıklamayı yaptı; “Halkımızın ne kadar duyarlı olduğunu 15 Temmuz’da hep beraber gördük. Gizliden gizliye, devleti ele geçirmek, devlet-millet kavramını ayrıştırmak ve bizi yabancı gizli servislere hizmet eden bir topluluk olarak yıllarca sömüren bu zihniyet 15 Temmuz’da gerçek idarecinin millet olduğunu gördü. Bu gece bana göre; Türk tarihinde ilk defa gösterdiğimiz bir kahramanlık gecesidir. O gece sokağa çıkan, duygularını ortaya koyan, dua eden, tankların altına yatan, şehit olan milletimiz bütün dünya milletleri tarafından alkışlanıyor. Halk gerçekten bir milli mücadeleyi kazandı. Hepsine şükranlarımı, minnetlerimi sunuyorum. Çünkü eğer bugün burada sizlerle birlikteysem kesinlikle özgürlüğümün simgesi o geceye ruhunu koyan Türk milletidir.”

Mehmet Ağar’ın acı günü İçişleri ve Adalet Eski Bakanı Mehmet Ağar’ın gelini Badısabah Ağar, kanser tedavisi gördüğü hastanede vefat etti. Merhume Badısabah Ağar’ın cenazesine, Metro Holding Yönetim Kurulu Başkanı Galip Öztürk de katılarak acı günlerinde Ağar Ailesi’ni yalnız bırakmadı. İçişleri ve Adalet Eski Bakanı Mehmet Ağar’ın gelini Badısabah Ağar, kanser tedavisi gördüğü hastanede 4 Kasım Cuma günü vefat etti. Genç yaşta vefat ederek herkesi ayrı bir hüzne boğan Badısabah Ağar’ın naaşı; 5 Kasım Cumartesi günü, Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakütesi Camii’nde, öğle namazına müteakip kılınan cenaze namazının ardından, Zincirlikuyu Mezarlığı’na defnedildi.

CENAZE TÖRENİNE YOĞUN KATILIM Cenazeye; Metro Holding Yönetim Kurulu Başkanı Galip Öztürk; TOFED Genel Başkanı Birol Özcan, Metro Holding İletişim Direktörü Necmi Hatipoğlu, Eski Başbakan Yardımcısı Hüsamettin Özkan, İş adamı Ali Koç, Galatasaray Başkanı Dursun Özbek, Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın kardeşi Mustafa Erdoğan, Türkiye Milli Takımlar Teknik Direktörü Fatih Terim’in de aralarında bulunduğu iş, sanat, siyaset ve spor dünyasından birçok isim katıldı. Gelinini kaybetmenin acısını yaşayan Eski İçişleri Bakanı Mehmet Ağar, “Ne diyebiliriz ki, yüreğimiz yanıyor” dedi.

59


METRO

FETÖ’cüye ‘militan’ dedi hakkında dava açıldı Metro Holding Yönetim Kurulu Başkanı Galip Öztürk, kendisine kumpas kurulmasında aktif rol oynayan FETÖ’cü sanığı firari eski savcı Muammer Akkaş’ın açtığı ‘hakaret’ davasında ifade verdi.

ÖZTÜRK: SÖZLERİMİN ARKASINDAYIM FETÖ’cü firari eski savcı Muammer Akkaş’ın açtığı hakaret davası sebebiyle Beykoz Adliyesi’nde talimatla ifade veren Metro Holding Yönetim Kurulu Başkanı Galip Öztürk şunları söyledi: “ Adı geçen şikayetçi basında da yer aldığı üzere, FETÖ’nün 17-25 Aralık darbe girişiminde, Çağlayan Adliyesi’nin önünde bildiri dağıtan, suç tarihinde Cumhuriyet Savcısıyken FETÖ üyeliği sebebiyle meslekten ihraç edilen bir kişidir. Ben söylediğim sözlerim tamamen arkasındayım. Sözlerimin doğruluğu sonraki süreçte de kendisini göstermiştir. Beraatımı istiyorum.”

HUKUK SİSTEMİNDE REFORM İHTİYACI İşadamı Galip Öztürk; FETÖ’cü olduğu için görevinden ihraç edilen, hakkında yakalama kararı çıkınca da firar eden eski savcı Muammer Akkaş’a, attığı tweette ‘militan’ dediği için hakkında dava açılmasının, hukuk sistemimizdeki sıkıntıları da ortaya koyduğunu söyledi. Metro Holding Yönetim Kurulu Başkanı Galip Öztürk, FETÖ’cü olduğu için meslekten ihraç edilen eski savcı Muammer Akkaş’ın açtığı ‘hakaret’ davası nedeniyle, 15 Kasım Salı günü, Beykoz Asliye’sine giderek talimatla ifade verdi. Söz konusu dava, 2016 yılının başında, FETÖ’cü firari eski savcı Muammer Akkaş’ın şikâyetiyle başlamış; Akkaş, işadamı Galip Öztürk’ün sosyal medya hesabından kendisine ‘militan’ diyerek hakaret ettiği iddiasında bulunmuştu. Muammer Akkaş, Fetullahçı Terör Örgütü’nün (FETÖ) 17-25 Aralık’taki sivil darbe girişiminde aktif rol almasının yanı sıra, İşadamı Galip Öztürk’e kurulan yargı kumpasında da aktif rol almış, Galip Öztürk Davası’nda FETÖ’nün tetikçiliğini yapmıştı.

60

Mahkeme sonrasında değerlendirmelerde bulunan Metro Holding Yönetim Kurulu Başkanı Galip Öztürk, bir teröriste militan demesi sebebiyle yargılanmasının ve bu sebeple ifade vermesinin hukuk sistemimizdeki mevcut sıkıntıları da ortaya koyduğunu belirterek; “Muammer Akkaş’ı ben kendi davamda savcı kılığına girip FETÖ adına tetikçilik yapması sebebiyle tanımıştım. Ancak Türkiye bu kişiyi 17-25 Aralık darbe girişiminde, mahkeme önünde FETÖ adına bildiri dağıtma şovuyla tanıdı. Bu şahıs FETÖ üyesi olduğu için Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu (HSYK) kararıyla meslekten ihraç edilmiş bir şahıstır. Şimdi öyle ilginç bir durum var ki, bu şahsın kendisine ‘militan’ dediğim için açtığı dava kabul edilmiş ve ben mahkemede ifade veriyorum. Hukuk mantığıyla baktığınızda bu davanın yok hükmünde olması gerekir. Demek ki hukuk sistemimizde halen önemli sıkıntılar var. Bir vatandaş olarak düşüncem, gerekli anayasal ve kanuni düzenlemeler yapılmalı ve bu tür aksaklıklar giderilmelidir” diye konuştu.


GEZİ

GURME ÇİBÖREK

Çibörek, Eskişehir’le özdeşleşmiş bir börektir. Türkiye’de pek çok yerde yapılır ama Eskişehir’deki çiböreğin tadını başka yerde bulmanız kolay değildir. Eskişehir’e ilk yerleşen Kırım Tatar kültürünün eseri olan çibörek; kıyma, soğan ve baharat karışımının açılmış yufkaya konulup yağda kızartılmasıyla yapılan geleneksel bir börektir. Genellikle yarım ay şeklinde olur. Mantarlı, peynirli, patatesli vs. çeşitleri de mevcuttur. Ama geleneksel olarak kıyma ile yapılır. Soğuk ve köpüklü ayranla birlikte eşsiz bir tattır.

Hamur Malzemesi • 4-5 su bardağı un • 1 tatlı kaşığı tuz ve su İçinin Harcı İçin; • 250 gr. kıyma • 1 adet orta boy soğan • 1 çay kaşığı tuz • 1/2 Karabiber • 1/2 Çay bardağı su

YAPILIŞI;

Bir kabın içinde un, su tuz karıştırılır ve kulak memesi kıvamına gelene dek yoğrulur. Soğanlar çok ince rendelenir, üzerine kıyma, tuz, karabiber ve su ilave edilerek iyice karıştırılır ve harç hazırlanır. Hazırlanan hamurdan ceviz büyüklüğünde parçalar alınarak yaklaşık 15-20 cm. çapında hamur açılır. Hazırlanan harç daire biçiminde açılmış hamurun yarısına ince bir tabaka olarak konur. Hamurun diğer kısmı harcın üzerine kapatılır ve yarım ay biçimine gelmiş hamur kapama tırtılı ile kesilir. Kesilen çibörekler çok kızgın yağa atılarak, iki tarafı da hafif pembeleşecek gibi kızartılır.

62


SİVRİHİSAR BAKLAVASI

Sivrihisar’da baklava yapımı çok köklü bir geçmişe sahiptir.

Hamur için: • 3 yumurta • 1 su bardağı yoğurt • 1 su bardağı sıvıyağ • Tuz • Yarım limonun suyu • 1 şişe maden suyu • Aldığı kadar un İç harcı için: • 250 gram iri çekilmiş ceviz içi Üzeri için: • 250 gram tereyağı • 1 su bardağı sıvıyağ Şerbet için: • 6 su bardağı şeker • 6.5 su bardağı su • Çeyrek limon

YAPILIŞI;

Baklava hamuru için tüm malzeme bir kaba alınıp yoğurulur. Hamur 8 parçaya bölünür. 8 parça kendi içinde 10 bezeye ayrılır. Bezeler nişasta ile kahve tabağı büyüklüğünde açılır. Açılan 10 beze üst üste yerleştirilip servis tabağı büyüklüğünde açılır. Kare şeklinde kesilip içine ceviz koyularak muska şeklinde kapatılır. Yağlanmış fırın tepsisine dizilir. Üzerine eritilmiş tereyağı ve sıvıyağ karışımı gezdirilir. Önceden ısıtılmış 180 derece fırında üzeri kızarana kadar pişirilir. Şerbet için şeker, su ve limon kaynatılır. Kızaran baklavalar soğukken üzerlerine soğuk şerbet gezdirilir. Afiyet olsun.

63


SUDOKU

Sudoku (sūdoku, Rakam Yerleştirme diye de bilinir) standart olarak 9x9 boyutlarında bir diyagramda çözülen ve her satır, her sütun ve her 3x3’lük karede 1’den 9’a rakamların birer kez yer alması gereken bir zeka oyunu türüdür. Japonca “Sayılar TEK olmalı” anlamına gelen “Suuji wa dokishin ni kagiru” kelimelerinin kısaltması olan Sudoku, günümüzde Asya’dan, Avrupa ve Kuzey Amerika’ya da yayılan oldukça popüler bir oyundur. Oyunun amacı dokuzar hücreden oluşan 9 eşit kutuya bölünmüş bir alan üzerinde sayıları tekrar etmeyecek şekilde dizmeyi başarmak. Her satır ve sütunda 1’den 9’a kadar olan sayıları sadece bir kez kullanarak dizmeniz gerekiyor. Aynı şekilde çizgilerle ayrılmış her kutu içerisinde de 1’den 9’a kadar olan sayılar 1 kez kullanılmak zorundadır.

64


EĞLENCE

iKi RESiM ARASINDAKi 7 FARKI BULUN

65


ASTROLOJİ

KOÇ

BOĞA

İKİZLER

(21 MART - 19 NİSAN)

(20 NİSAN - 20 MAYIS)

(21 MAYIS - 21 HAZİRAN)

Yılın son ayında kararlarınızı gözden geçireceğiniz bir dönem sizler bekliyor. Bu dönemde her bir olasılığı değerlendirebilecek bir noktada kendinizi kararsız ve sabırsız hissetmeniz mümkün. Mantığınızı kaybetmeme konusunda ihtiyatlı davranmalısınız. İş hayatınızdaki başarınız giderek artacak. Aşk hayatınızda sürprizlerle mutluluğunuz artmaya devam edecek. Sağlık problemlerinizi ertelememe konusunda ciddi düşünmelisiniz.

Aralık ayının yaratıcılığınıza olan etkisini somut bir şekilde görebileceğiniz bir dönem sizleri bekliyor. Karşınıza çıkan problemleri mantığınızla çözerek, kendinizle gurur duyacaksınız. Sahip olduğunuz kararlı duruşunuz ile iş hayatınızda yükselmeniz mümkün olacak. Bu süreçte bahane üreten yapınızı bir kenara bırakarak enerjinizi azim ve çalışmanıza yönlendirmelisiniz. Aile içi problemlerinizde orta yolu bulan insan rolünde olmanız, olayların akışı açısından önemli olacak.

Duygusal yapıda olan İkizler burcu için kendilerini yalnız hissedebilecekleri bir dönem geliyor. Olaylar karşısında mantığınızla değil de duygularınızla yönlendirdiğiniz duruşunuz, hesaplamadığınız ve sonuçları karşısında nasıl davranacağınızı bilemediğiniz etkiler meydana getirebilir. Maddi açıdan rahatlayacağınız bir döneme sonunda giriş yapıyorsunuz. Hesaplamalarınız ve istikrarlı harcamalarınız sayesinde yeni bir ev ya da araba düşünebilirsiniz.

YENGEÇ

ASLAN

BAŞAK

(22 HAZİRAN - 22 TEMMUZ)

(22 TEMMUZ - 22 AĞUSTOS)

(23 AĞUSTOS - 22 EYLÜL)

Aralık ayı biraz karışık geçecek, Aslan burçları için. Partnerinizle yaşadığınız sorunlar sebebiyle de üçüncü bir kişinin aklınızı karıştırması mümkün. Kalbinizi dinlemekte fayda var. Eğitim hayatınızı geri plana atmamalısınız. Gelecek planlarınızı yapmada biraz daha cesaretli olarak hayatınızı ona göre yönlendirmelisiniz. Ailevi konularda huzurunuzu bozan konuları ortaklaşa çözümlemeniz gerekiyor. Beslenmenize dikkat etmeli, kış soğuklarında üşütmemeye çalışmalısınız.

Kırılgan Başak burçlarının yakın zamanda yaşadığı duygusal çöküntülerin üstesinden gelmelerinin tam zamanı. Hayatınıza girecek olan yeni insanlara biraz daha fazla şans tanımalı, duvarlarınızı kaldırmalısınız. Önyargınız, karşınızdaki insanları da sizden uzak durmaya yöneltiyor. Kırılgan yapınız sağlığınızı da olumsuz etkiliyor. Stres altında hem sağlığınız hem de iş hayatınızda olumsuz sonuçlar yaratabilir. Dikkatli olmalısınız.

Geçmişinizle yüzleşeceğiniz, korku ve endişelerinizden arınacağınız huzurlu bir Aralık ayı geçirebilirsiniz. Kalbinize söz geçiremediğiniz kişinin size karşı olumlu yaklaşımı, kendinizi depresif ruh halinden çıkaracak. Eviyle ilgili sorun yaşayan Yengeç burçlarını yeni ev ve taşınma planları bekliyor. İş hayatınızla koordineli bir şekilde planlama yapmalısınız. Aksi takdirde tez canlı yapınızın sebebiyle de işleri karmaşıklaştırıp, içinden çıkılmaz hale getirebilirsiniz.

66


ASTROLOJİ

TERAZİ

AKREP

YAY

(23 EYLÜL - 23 EKİM)

(24 EKİM - 21 KASIM)

(22 KASIM - 21 ARALIK)

Aralık ayında adalet duyguları oldukça ön planda olacak Terazi burçlarını hareketli bir ay bekliyor. Karşınıza çıkabilecek fırsatlar konusunda gözünüzün açık olması gerekiyor. Ailenize göstermeniz gereken özveri ve ilgiyi aksattığınızı düşünüyorsanız, derhal bu durumu değiştirmeniz gerekiyor. Ailevi tartışmalar yaşamamak için yaşananları alttan almalısınız. Aşk hayatınızda sürpriz bir gelişme sizi bekliyor.

Fırsatlar ayı olarak nitelendirebileceğimiz bir ay bekliyor, Akrep burçlarını. Şans sizden yana olacak. Tüm yıl sabrettikleriniz ve istedikleriniz gerçekleşmeye başlıyor. Olaylara karşı korkusuzca yaklaşmanız mantığınızla bütünleştiğinde sizi herkesten bir adım öne geçiriyor. Bu özellikleriniz sebebiyle iş hayatınızda yükselmeniz mümkün. Evli Akrep burçları, çocuk sürpriziyle çok mutlu olabilirler.

Uzun süredir, yaşadığı olaylar karşısında suskunluğunu koruyan Yay burçlarının patlama yaşayabilecekleri bir dönem olacak, Aralık ayı. Sabrın burcu olarak bilinen Yay burcu olarak sizler, uzun zamandır üstesinden gelmeye çalıştığınız olaylar karşısında sabrınızın tükendiğini hissederek, karşı tarafı kıracak kadar yükselebilirsiniz. Sakin olmaya çalışın. Ailevi huzura ereceğiniz ve ailenizle mutlu vakitler geçireceğini güzel günler sizi bekliyor.

OĞLAK

KOVA

BALIK

(22 ARALIK - 19 OCAK)

(29 OCAK - 18 ŞUBAT)

(19 ŞUBAT - 18 MART)

Karşılıklı inatlaşmaların başrolü oynayacağı Aralık ayında Oğlak burçları oldukça inatçı bir ruh hali sergileyecekler. İş, aile ve aşk hayatının her birinde bu inadı sergilemeniz sebebiyle biraz gerilebilirsiniz. Bu inatlaşmanız iş hayatında size olumlu sonuçlar getirebilir.

Sürekli aynı sorunlarla uğraşmaktan yorulan Kova burçları, tatile çıkma fikrine iyice adapte olmuş durumdalar. Bu kararınızı iş v ev hayatınıza göre ayarlamalı ve kafanızı dinlemelisiniz. Tüm yıl durmadan çalıştığınız için bu derece yorulmanız oldukça normal. Sağlık sorunları ve yorgunluğunuzu kafanıza takmanız sizi daha da yorgun hale getiriyor. Neşenizi kaybetmemeli ve yeniden umut dolu olmalısınız.

Aralık ayında aşkı bulacak olan Balık burçları, mutluluğa yelken açıyorlar. Karşınıza çıkan kişiyle aranız daha da iyi olacak. Mantık çerçevesinden çıkmadan dengeli davranmalısınız. Yakın çevrenizden gelen destekle yapacaklarınız konusunda daha da cesaretli davranacaksınız. Aile içi huzursuzlukların çözümü konusunda biraz da olsa destek olmasınız. Geri çekildiğiniz her an sizi de suçlu gösterecek.

67


FÄ°LOMUZ

68


FÄ°LOMUZ

69


“NEDEN ATS ARAÇ TAKİP SİSTEMLERİ” HIZ AŞIMINI ENGELLER KONTROLÜ SAĞLAR ZAMANDAN TASARRUF YAKITTAN KAZANDIRIR 0 (212) 658 00 32

www.atlasaractakip.com


0 850 222 34 55

Aralık 2016  
Read more
Read more
Similar to
Popular now
Just for you