Page 1

GEZİ

TURİZMİN GÖZ BEBEĞİ, AKDENİZ’İN BAŞ TACI

Antalya

1


GEZÄ°

2


GEZÄ°

3


GEZİ

Kurucu Galip ÖZTÜRK İmtiyaz Sahibi Metro Turizm Sey. Org. Tic. A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Çiğdem ÖZTÜRK Yayın Koordinatörü Mustafa YILDIRIM Genel Yayın Yönetmeni Damla ULUDAĞ Görsel Yönetmen Ufuk CERGENÇ Yayın Danışma Kurulu Başkanı Necmi HATİPOĞLU Yayın Danışma Kurulu Av. Aslı ÇOKGÜLER Mustafa SARI Sema CEYLAN Şenol AYYILDIZ Hukuk Müşaviri Av. Tuncay ÇALTEKİN Editörler Elif ÖZYILMAZ YEŞİL Nurcan GÜNEŞ Adem Burak YAZAR Murat BAŞARAN Reklam Pazarlama Metro Turizm Sey. Org. Tic. A.Ş. Ezgi GÜLÜM- 0530 880 59 46 Atlas Yazılım ve Bilişim Hiz. Tic. A.Ş. 0530 760 51 97 Adres Büyük İstanbul Otogarı Yönetim Binası Kat: 2 Bayrampaşa / İSTANBUL BASKI TARİHİ TEMMUZ 2016 Yayın Türü Yerel Süreli BASKI Matsis Matbaa Hizmetleri Tel: 0212 624 21 11 4


İÇİNDEKİLER V1 CHALLENGE 2016 BAŞLIYOR ANTALYA

54

SİSLİ TEPELERE DOĞRU: DALAMAN

10 58

DETOKS NEDİR?

34 44 46 70 72 74

22

TARİHTE BUGÜN SİNEMA KİTAP DÜNYASI GURME EĞLENCE ASTROLOJİ - BURÇLAR 5


Komşu komşunun külüne muhtaç 24 Kasım 2015 günü bir Rus uçağının Türk hava sahasında düşürülmesi, temelleri 15. yüzyıla dayanan Türk- Rus ilişkilerini derinden sarstı. Bu sarsıntı kendini özellikle Türk turizminde gösterdi. Yılın büyük kısmında Antalya bölgesinde olan Rus turistlerin Türkiye’den elini ayağını çekmesi turizm sektörünü zora soktu. Türk turizminin başkenti Antalya’ya Haziran ayının ilk iki haftası boyunca gelen Rus turist sayısının, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 98,5 azaldığı açıklandı. Bu rekor düşüş elbette turizm ile birlikte pek çok sektörü de etkileyecek nitelikteydi. Bu düşüşün gıdadan, ulaşıma, konaklamaya kadar pek çok sektörü zincirleme etkilediğini de kabul etmemiz gerekiyor. Rusya’yı da olumsuz etkileyen bu durumun ortadan kalkması, yüzyıllardır devam eden ilişkinin daha fazla sekteye uğramaması ve ilişkilerin normale dönmesi gerektiği konusunda herkes hem fikirdi. Öyle ki Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 12 Haziran Rusya Milli Günü nedeniyle Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’e, Başbakan Binali Yıldırım ise Rusya Başbakanı Dimitri Medvedev’e mektup gönderdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Başbakan Yıldırım gönderdikleri tebrik mesajları ile Rus tarafına zeytin dalı uzattı. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın mesajında “Yakın zamanda Rusya ve Türkiye’nin ilişkilerinin hak edilen düzeye yükselmesini diliyorum” ifadelerini kullanması Türk- Rus ilişkilerinin eski seviyeye gelmesi isteğinin Türkiye’nin 1 numaralı ismi tarafından dillendirilmesiydi. Devam eden süreçte, 27 Haziran akşamı, Atatürk Havalimanı’nda hepimizi derinden üzen terör saldırıları gerçekleşti. Ertesi gün Rusya Devlet Başkanı Sayın Vladimir Putin, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan ile bir telefon görüşmesi yaptı ve taziyelerini bildirdi. Bu

görüşme iki ülke arasında adeta yeni bir milat oldu, Türkiye’ye yönelik kısıtlamaların kaldırılacağı ve ilişkilerin düzeleceği müjdesini hem Sayın Putin’den hem de Sayın Erdoğan’dan aldık. Dahası iki liderin Eylül ayında Çin’de yapılacak G-20 zirvesinde özel bir görüşme yapacağı da ifade edildi. Bunlar her iki ülkenin vatandaşlarının yüreğini ferahlatan adımlar oldu. “Atalarımızın komşu komşunun külüne muhtaçtır” diye çok güzel bir sözü var. Bizim Rusya ile Karadeniz’den gelen bir komşuluk bağımız var. Komşular arasında dargınlık, küskünlük olmamalı. Soğuk Savaş döneminden sonra Rusya ile ekonomik ve siyasi ilişkilerimiz ilerlemeye başlamış, 2002 yılı yani AK Parti iktidarı sonrasında da zirveye çıkmıştı. Komşuların arasının açılmasına neden olan, 2015 yılı Kasım ayında meydana gelen o hadiseyi bir nazar olarak görelim. Geçmiş geçmişte kaldı. Bundan sonra ileriye bakmamız ve ilişkileri daha ileri seviyeye taşımamız gerekiyor. Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın dış politikada esas aldığı çok önemli bir ilke var; ‘kazan-kazan ilkesi’. Yeni dönemin de anahtar ilkesi bu olmalı diye düşünüyorum. İki komşunun beraber kazanacağı daha çok başarılar var. Ekonomik, kültürel ve siyasi ilişkilerin eskisi devam edebilmesi ve karşılıklı çıkarların sürdürülebilmesi için, kadim dostlar Türkiye ve Rusya’nın bir an evvel aynı masaya oturması gerekiyordu. Çok şükür bunun için gerekli adımlar atıldı. İlişkiler kaldığı yerden yeniden başlaması Türk turizminin yanısıra Rusya’nın Türkiye’ye yaptığı ihracatın da önü açacaktır. Tabi ki Rusya ile krizin aşılması turizmin ulaşım kanadı olan biz karayolu yolcu taşımacılarına da büyük fayda sağlayacaktır. Sözlerimi burada noktalarken, mübarek Ramazan Bayramı’nızı kutluyor, ülke olarak nice bayramlarda buluşmayı temenni ediyorum.

GALİP ÖZTÜRK Metro Ticari ve Mali Yatırımlar Holding A.Ş. Kurucu ve Onursal Başkanı

6


Mutlu bayramlar Türkiye Karayolu yolcu taşımacılığı sektörünün dört gözle

yolcu taşımacılığının en büyük filosuna sahip, lider

beklediği “sezon” 17 Haziran Cuma günü okulların

taşıma şirketi Metro Turizm olarak biz de bayram

yaz tatiline girmesiyle resmen başlamış oldu. Tatil yörelerinin yanı sıra memleketlerine seyahat edenler sektörümüzün özlediği hareketli ve bereketli günleri geri getirdi. Son birkaç yıldır Ramazan ayının yaz sezonunun ortasına denk gelmesi, tatil planlarının ertelenmesine, dolayısıyla da yolcu rakamlarımızın düşmesine neden oluyordu. Ancak bu yıl Temmuz’un 5’ine denk gelen Ramazan Bayramı ve tatilin 9 güne uzatılması umutlarımızı artırdı. Hem firmam hem de tüm sektörümüz, yolcularımızın peronları doldurduğu bereketli günleri büyük umut içinde bekliyor. Sezon her ne kadar Haziran’ın 17’sinde okulların kapanmasıyla başlamış sayılsa bile bizim için asıl sezon 9 günlük bayram tatili ile başlayacak. Geçtiğimiz yıl ülke genelinde faaliyet gösteren 353 otobüs firmasının 8 bin 500 aracına ilave olarak Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı’nın izniyle D2 belgeli bin 500 otobüsle birlikte toplam 10 bin otobüs Ramazan Bayramı’nda hizmet vermiş ve 15-21 Temmuz tarihleri arasında 7 milyon kişi otobüsle seyahat etmişti. Kurban Bayramı’nda ise 18-29 Eylül tarihleri arasında düzenlenen 220 bin

boyunca üzerimize düşenin fazlasını yapmaya gayret göstereceğiz. Bayramdan bir hafta önce ve sonra olmak üzere neredeyse tüm seferlerimizde doluluk en üst seviyeye çıktı. Bu doluluk oranına istinaden günlük yaklaşık 450 ek sefer açacağız. Yani bayram boyunca yaklaşık 10 günlük sürede bin 500’ün üzerinde ek seferle, araçlarda yer bulamayan yolcularımızı sevdiklerine kavuşturmayı hedefliyoruz. Yurt genelinde taşıyacağımız yolcu sayısı ise günlük ortalama 120 bin. Toplamda ise bir buçuk milyon yolcuya ulaşacağız. En yoğun gün olacağını tahmin ettiğimiz bayram dönüşünde ise Türkiye genelinde 2 bin 800 sefer planlıyoruz. 9 günlük bu tatil, kış aylarını yeni sezona hazırlık yaparak, hem teknoloji, hem yeni araç, hem de kalifiye çalışan için yatırım yapan sektörümüze rahat bir nefes aldıracak. Bayram sonrasında ise yaz sezonunda yaşanan yolcu hareketliliği Türkiye’nin dört bir yanına doğru devam edecek. Başta tüm İslam aleminin olmak üzere herkesin Ramazan Bayramı’nı en içten dileklerimle kutluyor,

seferde toplam 8,5 milyon yolcu taşınmıştı.

her gününüzün bayram tadında geçmesini

Bu yıl da ülke genelinde taşınması planlanan yolcu

diliyorum. Keyifli Metro Turizm yolculuklarında

rakamları aşağı yukarı bu civarda olacak. Karayolu

buluşmak dileğiyle…

ÇİĞDEM ÖZTÜRK Metro Turizm Seyahat Org. ve Tic. A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı

7


GEZÄ°

8


PōğPàĜŠį=ŅğÕÃōĜ‚ŒÕÄ Œğįʼnį=PĤŠōíğľŕž GEZİ

9


GEZİ

TURİZMİN GÖZ BEBEĞİ, AKDENİZ’İN BAŞ TACI

Antalya

10


GEZİ

Tarih, mit ve efsane fısıldayan antik kentlerin, huzur veren yemyeşil ormanların ve Akdeniz’in ışıltılı sularının bir araya geldiği turkuaz sahil Antalya, deniz, kum ve güneşin kucağında ve ötesinde bir tatil için en iyi tercih! Antalya, eşsiz güzellikteki koyları ve yaylaları, tarihin ötesine alıp götüren kültürel mirası, tertemiz plajları, konforlu marina ve otelleri, renkli eğlence mekanları ve sanat dolu festivalleri ile konuklarına sınırsız seçenek sunan bir turizm destinasyonudur.

11


GEZİ

TARİHÇE

Eşsiz güzellikleriyle dünyaca meşhur olan Antalya’nın tarihi oldukça eski dönemlere dayanıyor. Antik Çağ’da Akdeniz kıyısında “Pamphilya” olarak adlandırılan bölgede yer alan Antalya, Paleolitik Dönemde “Arzava Memleketleri” olarak kabul edilmekteydi. M.Ö. 13. Yüzyıl sonlarındaki “ Kavimler Göçü” sonucunda Hitit İmparatorluğu’nun yıkılması ile Antalya ve civarı kent devletçiklerinden oluşan bir siyasi yapıya bürünmüştür. 560-546 yılları arasında Lidyalılar, bu tarihten sonra ise Lidya Devleti’ni yıkan Persler, bölgede hakimiyet kurmuştur. Bu durum İskender’in Anadolu’yu ele geçirdiği 334-333 yıllarına kadar sürmüştür. 7. yüzyıldan sonra Selçuklular ve Bizanslılar arasında sık sık yer değiştiren Antalya, 1207 yılında I. Gıyaseddin Keyhüsrev tarafından Selçuklu topraklarına katılmıştır. 1391 yılında Yıldırım Beyazıt tarafından Yıldırım Beyazıt tarafından Osmanlı topraklarına katılan Antalya, Selçuklular ve Osmanlı İmparatorluğu dönemlerinde mimari ve kültürel açıdan önemli gelişmeler kaydetmiştir. Tarihe damgasını vurmuş pek çok kişi, gezgin, Kraliçe Kleopatra’dan Hadrian’a, Alaaddin Keykubat’tan Atatürk’e kadar önemli liderler Antalya’yı ziyaret ederek, buranın adeta bir cennet olduğu görüşünde birleşirler. Attalos’un “yeryüzünün cenneti” sıfatını yakıştırdığı yöreyi Atatürk, “dünyanın en güzel yeri” olarak tarif etmiştir.

12

Antalya, hem ülkemizde hem de dünyada ses getiren festivallere de ev sahipliği yapmaktadır. Bunlardan en önemlileri;

• Expo 2016 • Antalya Film Festivali • Aspendos Opera ve Bale Festivali

• Kum ve Heykel Festivali

• Çiçek Festivali’dir.


GEZİ

KALEİÇİ Modern şehir ile antik yerleşimin iç içe bir görünüm sergilediği Antalya’da eski kent merkezi Kaleiçi, içten ve dıştan surlarla çevrilidir. 2 bin yılı aşkın süre yaşamış tüm uygarlıkların eseri olan ve bugün bir kısmı ayakta kalabilmiş bu surlarda, 80 adet burç bulunmaktadır.Surların çevrildiği alanda ise limandan yukarıya doğru uzanan dar sokaklar etrafına dizilmiş geleneksel Antalya evleri vardır. Bir cephesi sokağa bakan diğer cephesi ise bahçeye açılan iki veya üç katlı evler eski Antalya atmosferini mükemmel bir şekilde yansıtır. Kaleiçi antik limanı, günümüzde modern bir yat limanı olarak kullanılmaktadır. Yat limanı ve eski kent bir bütün halinde izlendiğinde muhteşem bir manzara ortaya çıkmaktadır. Pek çok ressam, yazar ve şair eserlerini verirken bu manzaradan esinlenmiştir. Günümüzde koruma altına alınmış olan Kaleiçi’nde yapılan restorasyon projesi ile Kültür ve Turizm Bakanlığı, 1984 yılında Uluslar Arası Yazar Birliği tarafından Altın Elma Turizm Oskar ödülüne layık görülmüştür.

HADRIAN KAPISI Antalya’daki en iyi korunmuş tarihi yapılardan biri olan Hadrian Kapısı, M.S. 130 yılında Roma İmparatoru Hadrian adına inşa edilmiştir. Şehir surlarının zamanla kapının dış kısmını kapatmasıyla kapı uzun yıllar kullanılmamış ve bu sayede günümüze kadar yıkılmadan gelebilmiştir. İki katlı inşa edilmiş Hadrian Kapısı’nda yuvarlak kemerli üç adet kapı açıklığı vardır. Bir yönünde modern kent, arkasında eski Antalya ve yanlarında kulelerle Hadrian Kapısı, Antalya’nın geçmişe açılan bir penceresidir. Çağlar boyu birbirinin ardı sıra yaşamış medeniyetlere ait kalıntıların uyum içinde kaynaşmasını simgeleyen kapının önünde durup, etrafı izleyebilir ve zaman tünelinde keyifli bir yolculuk yapabilirsiniz.

13


GEZİ

ANTALYA MÜZESİ Kendine özgü koleksiyonları ile dünyanın sayılı müzeleri arasında yer alan Antalya Müzesi’nde bölgenin tüm tarihini aydınlatan seçkin eserler sergilenmektedir. 1988 yılında Avrupa Konseyi Özel Ödülü’nü almış olan müzedeki sergi salonları, konuklarına göre ve kendi içlerinde kronolojik olarak düzenlenmiş ve böylelikle bölgenin geçmişindeki tüm detaylar verilmeye çalışılmıştır. Eserler arasında dönemin güzel örnekleri olması dolayısıyla ilginizi çekebilecek pek çok başyapıt mevcuttur. Müzede kendilerine ayrılan salonlarda tarih öncesi döneme ait buluntular, imparator heykelleri, mozaik ve ikonalar, mermer portreler, lahitler, seramikler, sikkeler ile Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinden çeşitli etnografik eserler sergilenmektedir.

ANTALYA ATATÜRK EVİ MÜZESİ Antalya’yı 3 kez ziyaret eden Atatürk, 6 Mart 1930’daki ilk ziyaretinde Lara yolu üzerindeki Erenkuş mevkisine gelerek buradan denizi, sahilleri ve karla kaplı Beydağları manzarasını seyretmiş ve “Şüphesiz ki Antalya dünyanın en güzel yeridir.” demiştir. Bugün de Antalya’yı ziyaret edenler, Atatürk’le aynı duygu ve düşünceleri paylaşıyor ve bu kentin doğal ve kültürel değerleriyle eşsiz bir yer olduğunu kabul ediyorlar. Antalya’yı ziyaretleri sırasında Atatürk’e tahsis edilmiş olan bu köşk onun anılarını yaşatmak üzere müzeye dönüştürülmüştür. Dikdörtgen planlı ve iki katlı köşk, 1986 yılından beri Atatürk Evi Müzesi olarak hizmet vermektedir. Köşkün alt katında, Atatürk’ün Antalya ziyaretleriyle ilgili resim sergisi, Atatürk ve Antalya konulu belgesellerin izlenebileceği barkovizyon odası, yemek odası ve büro, üst katında ise Atatürk’ün kişisel eşyalarının sergilendiği oda, çalışma odaları, yatak odası ve çeşitli hatıra paraların sergilendiği ayrı bir bölüm yer almaktadır.

14


GEZİ

ASPENDOS TİYATROSU Gezginlerin hayranlıklarını dile getirdikleri Aspendos Tiyatrosu, dünyanın en muhteşem ve iyi korunmuş antik yapılarından biri ve Roma’nın Asya ve Afrika’da inşa ettiği tiyatroların günümüze ulaşmış en diri ve en görkemli örneğidir. Yazıtından anlaşıldığına göre Roma İmparatoru Marcus Aurelieus zamanında (161-180), Theodoros oğlu Mimar Zeno tarafından inşa edilmiştir. Sahne binası, taş döşemeli orkestrası ve yaklaşık 15-20 bin kişi kapasiteli oturma sıraları tiyatronun ana unsurlarını oluşturmaktadır. Oturma sıralarının üst kısmı kemerli galerilerle çevrilmiştir. Antik mimarlığın ulaştığı doruk noktayı simgeleyen bu başyapıt, mükemmel bir plana ve akustik sisteme sahiptir. Dışa kapalı bir görünüm yansıtan yapının içerisinde, zemindeki orkestra bölümünde çıkartılan en küçük ses bile en üstteki galerilerden net olarak duyulabilmektedir.

Aspendos Tiyatrosu her yıl Aspendos Uluslararası Opera ve Bale Festivali’ne ev sahipliği yapıyor.

15


GEZİ

KARAİN MAĞAZASI Toros Dağları’nın eteklerine kurulu olan Antalya ili, mağara oluşumları bakımından oldukça zengindir. Yaklaşık 500 adet mağaranın saptandığı ilde Karain, Kocain, Geyikbayırı, Konanaltı, Küçükdipsiz, Papazkayası, Yerköprü, Beldibi ve Büyük Dipsiz merkeze yakın bazı mağaralar arasında sayılabilir. Uluslararası üne sahip bu mağaralardan Karain, Antalya’yı ziyaret eden doğa tutkunlarının önemli uğrak yerlerinden biridir. Karain Mağarası, Antalya’nın yaklaşık 30 km kuzeybatısında eski Antalya-Burdur karayoluna 5-6 km uzaklıktaki Yağca Köyü sınırları içinde bulunur. Doğal özelliklerinin yanı sıra Anadolu’daki en eski yerleşim yerlerinden biri olma özelliğini de taşır. Mağara içinde yapılan arkeolojik kazılarda Eski Taş, Orta Taş, Yeni Taş, Bakır Taş ve Bronz çağlarına ve daha sonraki devirlere ait eserlere ele geçmiştir. Böylesine uzun bir sürede sürekli iskan görmüş olmasından dolayı mağarada yaklaşık 11 metreyi bulan bir kültür katmanı oluşmuştur. Bununla birlikte mağara, daha çok Eski Taş Çağı’nın en önemli yerleşim yerlerinden biri olması yönüyle öne çıkmaktadır.

YUKARI DÜDEN ŞELALESİ Muhteşem bir doğaya sahip olan Antalya’yı ziyaret ettiğinizde mutlaka görmeniz gereken doğal güzelliklerden biri olan Yukarı Düden Şelalesi, Düden Çayı üzerinde, kent merkezinin yaklaşık 10 km kuzeyinde cennetten bir parçadır adeta. Kırkgöz mevkisinden doğan su burada 20 metrelik bir mesafeden aşağıya dökülüyor. Döküldüğü yerde bulunan yemyeşil görünümlü mesire yeri ve piknik alanı ile birlikte harika bir manzara yaratıyor. Söylentiye göre Büyük İskender bölgeye geldiği sırada burada atlarını sulamış. Bu nedenle şelale için “İskender Şelalesi” adı da kullanılıyor. Çevresinde ziyaretçilere hizmet veren irili ufaklı tesisler bulunan şelaleye özel araçların yanı sıra otobüs, minibüs gibi çeşitli toplu taşıma araçlarıyla ulaşmak da mümkün.

16


GEZİ

AŞAĞI DÜDEN ŞELALESİ Aşağı Düden Şelalesi, “ Karpuzkaldıran” adıyla da anılmaktadır. Sularını yukarı şelaleye göre daha da yüksekten boşaltan şelale, Düden Çayı’nın denize döküldüğü yerde, Lara yolu üzerinde bulunur. Antalya kent merkezine ise yaklaşık 8 km uzaklıktadır. Şelale, 40 metreye varan bir yükseklikten denize dökülürken muhteşem bir su bulutu oluşturuyor. Yanı başındaki Gençlik Parkı ise şelaleyi izlemek için ideal bir yer. İmkanınız varsa bu büyüleyici manzarayı deniz tarafından da görmenizi öneririz.

KURŞUNLU ŞELALESİ Kurşunlu Şelalesi, yemyeşil bir doğada, 18 m yükseklikten dökülen ve küçük çağlayanlarla 7 göleti birbirine bağlayan eşsiz bir yerdir. Zengin flora ve faunaya sahip şelale çevresi doğa yürüyüşü, bitki ve hayvan gözlemciliği gibi eko-turizm faaliyetleri için oldukça elverişlidir. Kurşunlu’nun böğürtlen, yaban gülü ve daha yüzlerce çeşit bitki ile donatılmış doğal atmosferinde enfes kokular eşliğinde dolaşırken, eğer şanslıysanız tavşan, sincap, ağaçkakan ve kaplumbağa gibi pek çok hayvanla karşılaşabilirsiniz. Tertemiz havası ve büyüleyici manzarasıyla bu tabiat parkı, günübirlik bir dinlenme ve piknik alanı olarak da kullanılıyor. Piknik alanında seyir terasları, oyun alanları, otopark gibi ziyaretçiler için düşünülmüş çeşitli bölümler mevcut.

DENİZ-GÜNEŞ-KUM Türkiye’nin en önemli turizm merkezi olan Antalya, 640 kilometreyi bulan çok uzun bir kıyı şeridine sahiptir. Sahil bandı irili ufaklı koylarla dantel gibi işlenmiş adeta. Akdenizgüneş-kum keyfinin en iyi yaşandığı Antalya sahillerinde, muhteşem doğal manzaranın yanında dünyanın en iyi konaklama ve eğlence tesisleri de mevcut. Temizliği, düzeni ve üstün hizmet kalitesiyle pek çoğu mavi bayrak sahibi Antalya plajları her yıl milyonlarca turistin akınına uğramaktadır. Buralarda sörf, su kayağı ve parasailing gibi akla gelebilecek pek çok sportif aktiviteyi gerçekleştirmek de mümkün.

17


GEZİ

KONYAALTI

LARA

Konyaaltı, Antalya’nın 3 km kadar batısında, yerli yabancı ziyaretçilerin sıkça tercih ettiği bir sahildir. Sahil boyunca uzanan halk plajlarının yanı sıra yeme-içme, alışveriş, konaklama, su sporları ve eğlence imkanları sunan özel işletmelere ait plajlar da mevcuttur.

Antalya’nın 12 km doğusunda ince kumlu ve çevresi çam ormanlarıyla kaplı bir plajdır. Konyaaltı’ndaki gibi burada da halka açık plajlarla birlikte yeme-içme ve eğlence gibi çeşitli ihtiyaçların karşılanabileceği her türlü tesis mevcuttur.

KALEİÇİ YAT LİMANI VE YAT TURLARI Akdeniz’in en önemli turizm merkezlerinden biri olan Antalya’da kent merkezindeki Kaleiçi’nde bir yat limanı bulunuyor. Attaleia antik kentinin kuruluşundan günümüze kadar kesintisiz kullanılan limanda, yatlar için her türlü yeme-içme, palamar, su, elektrik gibi temel gereksinimlerin karşılanması çevre temizliği gibi birçok hizmet sunulmaktadır. Yaz tatillerinin vazgeçilmez alternatiflerinden biri olan tekne turları, Antalya tatillerinin de vazgeçilmezlerindendir. Kaleiçi yat limanında özel mülkiyete ait yatların yanı sıra çevre turları ile ziyaretçilere hizmet sunan yatlar da bulunuyor. Antalya kıyıları boyunca uzanan şelaleler, falezler, deniz ve adaların bulunduğu bölgelere turlar düzenlenmektedir. Gündüz turlarını tercih edebileceğiniz gibi gece turlarını da tercih ederek ay ışığı eşliğinde kelimelerin anlatamayacağı güzellikteki kıyılarını bambaşka bir atmosferde seyretme ve fotoğraflama olanağı bulacaksınız.

18


GEZİ

DALIŞ FALEZLER Antalya kıyılarında dalışa elverişli falez oluşumları Konyaaltı ve Lara plajları arasındaki bölgede konumlanıyor. Yaklaşık 15-25 m derinliğe sahip olan bu doğa harikaları oldukça ilgi çekicidir. Bunlardan biri Konyaaltı Plajına inen varyantın altındaki yerdedir. Girişin kolay olduğu bu noktadan yapılan dalışlarda su altındaki büyüleyici falezleri ve bunlar üzerindeki canlı yaşamını görmek mümkün.

YEME-İÇME Antalya, mutfak kültürü bakımında da oldukça zengindir. Kıyı kesimlerde daha çok sebze, iç kesimlerde ise tahıl üretiminin yapılıyor olması yöresel mutfağı da farklı tatlarla zenginleştirilmiştir. Bu özelliğiyle Antalya yöresel lezzetleri, dünyanın önemli üç mutfağından biri olan Türk mutfağı içerisinde önemli bir yere sahiptir.

KATKILARINDAN DOLAYI ANTALYA İL KÜLTÜR-TURİZM MÜDÜRLÜĞÜ, ANTALYA TANITIM VAKFI VE ANTALYA CONVENTION BUREAU’YA TEŞEKKÜR EDERİZ.

19


GEZÄ°

20


GEZİ

9PÀPIJįdÃğįōíØqĽØĽÖįÃxÃç

=ŅğÕÃōĜæÃçį:ŒōPÀPIJį PııŠ 7 / 24

0 850 222 34 55

21


Sisli

tepelere doÄ&#x;ru

22


Dalaman Weekend ile çıktığımız yolculuğun ikinci ayağında, Köyceğiz'e tepeden bakan Sandras Dağı'na dağ bisikletleri ile tırmanıyoruz Yazı TUFAN SAĞNAK Fotoğraf ERKMEN ERAKKUŞ

23


Çam ağaçları arasından Avla Köyü'ne kadar bize eşlik eden asfalt zemin, dağ bisikletlerimizin içindeki yetenekleri henüz açığa çıkarmıyor

90

CYCLIST

24

azen olur ya, çok güzel bir yere seyahat edersiniz ve oradan bir türlü ayrılasınız gelmez. Sanki o hep aranan huzur ve mutluluk duygusunu bir nebze yakalamışsınızdır artık. İşte Dalaman Weekend ile geldiğimiz Köyceğiz de bizde benzer hisler uyandırdı. Tabiri caizse buraya dadandık ve yalnızca bir sürüşle yetinemeyeceğimize karar verdik. Her türlü bisiklet aktivitesi için ideal bir bölge olan Dalaman ve çevresinde, çok sayıda iki tekerlekli macera yaşamak mümkün. Buradaki ev sahibimiz ve aslında yaman bir dağ bisikletçisi olan Tarkan Erbil’in tavsiyeleriyle, geçtiğimiz sayının konusu olan harika Köyceğiz-Dalaman yol turunun keyfi henüz hafızalarımızdan silinmeden, bir de uzun dağ bisikleti turu yapmaya karar verdik. Yol bisikleti için harika manzaralarla donatılmış bir çok alternatif rota sunan Dalaman bölgesi, hareketli coğrafyası ve yoğun ormanlarıyla gerçek potansiyelini dağ bisikleti

Kartal Gölü Milli Parkı

https://goo.gl/wj91Dt

Yayla

Sazak

Köyceğiz

Beyobası

Toplam mesafe 101 km Toplam irtifa 2745m

1,500m 1,000m 500m 0m 0,0km

10,0km

20,0km

30,0km

40,0km

50,0km

60,0km

70,0km

80,0km

90,0km

100,0km


Yerli Tur Dalaman

için saklıyor. Ege ile Akdeniz’in birleştiği köşede yer alan bölgenin bir ana yolunda seyrederken, neredeyse her kilometrede, tepelere doğru tırmanan bir patikaya rastlamak mümkün. Köyceğiz’de tercihini dağ bisikletinden yana kullanan bisikletçilerin çokluğu da bu durumun bir getirisi. Burada tanıştığımız pek çok macerasever bisikletçi, hafta sonlarını orman içlerindeki uzun tırmanışlar ve derelerin üzerinden uçarak geçebildiğiniz hızlı inişlerle değerlendiriyor. İçlerinde oldukça güçlü arkadaşlar olduğunu belirterek buradan kendilerine selam gönderelim. Turda kullanacağımız dağ bisikletlerini hazırlamak için sabahın erken saatlerinde Tarkan Bisiklet’te buluştuk. Çevredeki tüm patikaları ve dağ rotalarını avucunun içi gibi bilen Tarkan, gülümseyerek çok eğleneceğimizi

söylüyor. Böyle sıcak bir günaydın karşısında bir yandan sevinirken, diğer yandan rotanın zorluğu karşısında hafiften bir endişe duymaya başlıyorum. Taze demlenmiş kahvelerimizi içerken, yol arkadaşım eğlence kısmının ağır basacağını söyleyerek içime su serpiyor. Tarkan benim kadro boyu tam bana göre, küçük bir bisiklet hazırlamış. Kendisi ise bu turda Carraro’nun Deore grup setli 2920 modelini test edeceğini söylüyor. Çıkmadan önce son olarak haritadan rotamızı inceliyoruz. İlk durağımız Ağla ya da diğer ismiyle Yayla Köyü olacak. Başlangıçtan itibaren irtifa almaya başlayacağımız bu turda ilk yirmi kilometre tırmanış var. Rotamızı incelerken yüz kilometreyi bulan bir mesafeyi dağ bisikleti ile kat edeceğimizi duyunca yüzümdeki rahatlık yeniden yok olmaya başlıyor. P

Yüz kilometreyi bulan turun ilk yirmi kilometresi durmaksızın yükselen saf bir tırmanış içeriyor

Köyceğiz'den Kuzeye... Sandras Dağı'na bizim rotamızdan tırmanın

Köyceğiz’de başlayan rotamız, ilk olarak kuzeye doğru düz bi şekilde çıkan Turizm Caddesi ile başlıyor. Çam ormanının arasından kıvrılarak devam eden asfalt yol Yayla Köyü’ne kadar devam ediyor. Bu noktadan sonra devam eden toprak zeminli patika kuzeye doğru ilerliyor. İlk yirmi kilometre sürekli tırmanarak 1700 metre seviyesine çıkılıyor. Ardından inişli çıkışlı bir seviyede Kartal Gölü Doğal Parkı arazisine ulaşılıyor. Buradan doğu yönüne doğru sapılarak Sandras Dağı’nın güney yamacından inişe başlıyoruz. Güneye doğru geri inen dönüş rotası sırasıyla Sazak, Pınar ve Beyobası’ndan geçerek yeniden batıya doğru kıvrılıyor ve D400 karayoluna bağlanıyor. Köyceğiz Gölü yanından geçerek Köyceğiz merkeze bağlanıyoruz ve rotamızı tamamlıyoruz.

Avla Köyü'nü geride bıraktığımız anda toprak zemine kavuşuyoruz

CYCLIST

25

91


Üç renk: Sisin beyazı, toprağın kırmızısı ve çamın yeşili . Sağda: Kaynak suyu bakımından zengin olan Köyceğiz tepeleri, pek çok su markasının şişeleme tesislerine de ev sahipliği yapıyor

Bisikletçinin bisikleti CARRARO BIG 2920, 2925 TL, carrarobisiklet.com

2016 Carraro MTB serisinin en üst modeli olan bisiklet, bu uzun dağ bisikleti rotasında Tarkan’ın tüm zorlamalarına başarıyla karşılık verdi. Agresif bir geometriye sahip olan kadroda bunu sağlamak üzere alın borusu oldukça kısa tutulmuş. Buna uyumlu olarak gidon boğazı kısa ve sert bir açıyla negatif eğime sahip. Bu aslında profesyonel yarışçıların, performans için 29’luk kadrolarda daha aşağı yatabilmek adına yaptığı bir uygulama. Ancak bu bisiklette fabrika çıkışında böyle boğaz tercih edilmiş olması, modelin performansa yönelik olduğu hissini güçlendiriyor. 29 jant olan bisikletin üzerinde sürücünün yatabilmesi Deore grupsete ek olarak arka aktarıcı XT olarak seçilmiş. Gidondan kilitlemeli havalı Suntour XCR model maşa ve diğer tüm komponentler bisikletin renklerine uyumlu olarak seçilmiş. Tarkan Erbil tarafından uzun uzun test edilen bu canavar, her türlü arazi macerası için tavsiye edilebilecek bir bisiklet.

92

CYCLIST

26


Yerli Tur Dalaman

Köyceğiz’in tam olarak kuzeyine doğru soğuk asfalt yoldan tırmanmaya başlıyoruz. Turizm Caddesi adındaki yolda eğim yüzde beş ila yedi arasında değişirken, küçük dişli oranlarına sahip bisikletlerimiz bizi rahatlıkla yukarı taşıyor. Isınmaya başlayan sabah heyecanıyla cıvıldayan kuşlara, asfalt üzerinde hırıldayarak ilerleyen dişli mtb lastiklerin sesi eşlik ediyor. İlk beş kilometrenin ardından eğim sertleşmeye başlıyor. En tatlı kaynak suyu burada! Yayla köyüne ulaşana kadar üç adet çeşme ve hayratın yanından geçiyoruz. Tarkan, bir çeşmedeki suyun tadının çok iyi olduğunu söyleyerek durmamızı şiddetle tavsiye ediyor. Mataralarımızı tazelerken, çevredeki rotalarda susuz kalmanın neredeyse olanaksız olduğunu

öğreniyoruz. Burada bisiklete binerken birçok hayrata ya da doğal olarak akan dağ sularına sıklıkla rastlıyorsunuz. Birkaç kilometre sonra ise ünlü bir markanın doğal kaynak suyu şişeleme tesisine ulaşıyoruz. Tırmanmaya devam ederek 12 kilometre sonra ilk durağımız olan Yayla Köyü’ne ulaşıyoruz. Buradaki köy kahvesinin müdavimleri, sürüşler arasında çay-kahve molası veren bisikletçilere epeyce aşina. İnsanlarla selamlaştıktan sonra kahvelerimizi alıp kenardaki banktan manzara ve sohbete dalıyoruz. Bir fincanlık bu molayı bitirip hemen yola koyulmaya karar veriyoruz. Zira dağ bisikletindeki bu 100 kilometre gerçekten çok uzun zaman alacak. Köyün hemen çıkışında asfalt bitiyor ve yerini sıkı toprak yola bırakıyor. P

CYCLIST

27

93


Yerli Tur Dalaman

Fondaki Sandras Dağı (Çiçekbaba) ile taçlanmış Gökçeova Göleti, bir insanın ölmeden görmesi gereken yerlerden biri. Altta ve sağda: Göletin sularının aktığı ufak şelaleyi geçer geçmez inişe başlıyoruz

94

CYCLIST

28


Yerli Tur Dalaman

PBu bölüme geçer geçmez bisikletler de ait oldukları zemine kavuşmanın rahatlığını bize hissettirmeye başlıyor. Lastikler toprak zemine daha iyi tutunuyor ve akışları rahatlıyor. Gerçekten de her bisikleti ait olduğu ortamda kullanmak lazım diyerek birbirimizi onaylıyoruz. Çöken sis ve değişen renkler Bundan sonra bu toprak yol kıvrıla kıvrıla bizi Kartal Gölü’nün bulunduğu zirveye taşıyacak. Doğanın irtifa arttıkça değişen renk geçişlerine hayran kalmamak elde değil. Tırmandıkça toprağın rengi yavaş yavaş kızıla dönerken, çam ormanlarının içine çöken sis kümeleri de beyaz bir fon oluşturmaya başlıyor. Azalan oksijen nedeniyle gitgide küçülen çamların rengi de nedense daha bir yeşil olmaya başlıyor. Belki de sis yüzündendir… Sis yüzünden dibi gözükmeyen bir vadinin kenarından tırmanışımıza devam ederken yaklaşık 1700 metre civarında, kardeş oldukları belli iki beyaz köpek oynayarak bizleri karşılıyor. Biraz ilerlediğimizde ise yemyeşil bir minibüsün kenarda park etmiş olduğunu görüyoruz. Karavan haline getirdikleri minibüsün ve köpeklerin sahibi olan genç bir çifte, çıktıkları uzun Anadolu yolculuklarındaki molalardan birinde rast gelmişiz. Büyük bir nezaketle bizi buyur eden çiftin ikram ettiği sıcacık çayları hızla ve keyifle yudumluyoruz. Ekstra enerji için tükettiğimiz multi-shake’in ardından devam ettiğimiz rotamızda, arkamızda bıraktığımız 22 kilometrenin ardından nihayet tırmanış bitiyor. 1850 metre irtifada inatçı kar kümelerinin yanında ilerlerken ara ara başlayan yağmur serpintileri artık rüzgarlıkları giyme zamanının geldiğini hatırlatıyor. Sandras Dağı efsaneleri Bu bölgenin en yüksek dağı olan Sandras Dağı, diğer adıyla Çiçekbaba tepesi 2265 metre yükseklikte. Tırmanmakta olduğumuz toprak patika, başladığımız gibi kuzeye doğru devam edersek, zirvenin kuzey yamacındaki Kartal Gölü’ne ulaşıyor. Efsanelere göre burada Çiçekbaba adında şifa dağıtan bir erenin yaşamış olduğu söyleniyor. Eren yeri olarak da bilinen göl, şifa arayan insanlar tarafından ziyaret edilip kurbanlar kesilirmiş. Muğla - Denizli il sınırında kalan Kartal Gölü ve çevresi, Orman Bakanlığı tarafından doğal sit alanı olarak koruma altına alınmış. Eşsiz bir güzelliğe sahip olan göl yakın zamanda kaçak kazı yapan definecilerin talanına uğramış. P

Bölgedeki doğal zenginliklerin başında kaynak suları geliyor. Bu da en çok susuz bisikletçilerin işine yarıyor

Sayılarla

Sayılar içlerinde pek çok detay barındırır

101 2 2745 6 14 4 kilometre sürüldü

oyuncu beyaz köpek

metre irtifa

tüketilen protein bar sayısı

km/saat ortalama hız

su tazelemek için durulan çeşme sayısı

1

muhteşem manzaralı göl

CYCLIST

29

95


Yerli Tur Dalaman

Köyceğiz'e iniş hızlı ve keyifli ancak parmaklarınızın fren sıkmak konusunda antrenmanlı olması gerekiyor. Sağda: Kuzey yamaçlarda inatçı kar birikintileri hala mevcut

78

CYCLIST

30


İçinde çift başlı kartalların geçtiği pek çok efsaneye konu olan Sandras Dağı diğer adını, şifa dağıttığına inanılan bir eren olan Çiçekbaba'dan alıyor P Definecilerin, efsanelerin boş olduğunu fark etmesi ve yetkililerin aldığı önemlerle kurtularak eski güzelliğine yeniden kavuşmuş. Gölün yakınında dünyanın en yaşlı karaçam ormanı bulunuyor. Burada belirlenen en eski iki ağacın birinin yaşı 1320, diğerinin ise 1214 olarak tespit edilmiş. Bu rotada patikanın halen karla kapalı olması nedeniyle Tarkan’ın tavsiyelerine uyuyoruz ve yönümüzü Sandras Dağı’nın güney yamacına doğru çeviriyoruz. Kartal Gölü’nün görememenin bıraktığı burukluk ise az sonra dağılıyor. Buradaki bir başka doğa harikası olan Gökçeova Göleti, tüm güzelliğiyle bizi karşılarken gözlerimizi istemsiz bir şekilde faltaşı gibi açıyoruz. Daha önce buradan defalarca geçmiş olan Tarkan ise muhteşem manzara yerine, gülerek benim şaşkın ifademi seyrediyor. Göletin kenarında Japonların ünlü bonsai ağaçları gibi minyatür kalmış çamlar ve fonda tepesi halen beyaz zirve ile süslü manzara tüm yorgunluğumuzu unutturuyor. Böylelikle yolculuğumuzun zirve noktası da tamamlanmış oluyor.

Göleti geçtikten sonra yavaş yavaş iniş profili de başlıyor. Bundan sonra sürekli iniş yapacağımızı düşününce hidrolik disk freni bisikletlere taşıyan mühendise içimden teşekkür ediyorum. Yeniden sisin hakim olduğu patikalardan geçerken iniş ustası olan Tarkan’a yetişmekte zorlanıyorum. Bu bölümde patika dökülen kayalar nedeniyle toprak yollar otomobillerin geçişini imkansız hale getirmiş. Zeminde akan suların oluşturduğu yarıklar ve slalom yaparak geçtiğimiz kayalar inişin heyecanını arttırıyor. Yeniden 1200 metrelere ulaştığımızda düzelen zeminden hızla aşağıya inerek sırasıyla Çövenli Yaylası, Sazak ve Beyobası’ndan geçiyoruz. D400 karayoluna çıkarak Köyceğiz’e ulaşıyoruz ve rotamızı tamamlıyoruz. Yüksek irtifada geçen keyifli ve yorucu saatlerin sonunda Günbatımında Köyceğiz Gölü kıyısına ulaşmak ise sürüşü taçlandırdı. ]

Nasıl gittik www.dalamanweekend.com adresinden; uçak bileti, havalimanı karşılama, transfer ve konaklama hizmetlerinin tümünü kapsayan ve 299 TL'den başlayan farklı opsiyonlardaki paketlerle keyifli bir haftasonu ve bisiklet turu yaşayabilirsiniz. İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanı'ndan haftanın her günü yapılan Pegasus Havayolları seferleriyle Dalaman'a ulaşmak mümkün. Bisikletinizi çanta ya da kutuya koymak ve lastik havalarını indirmek şartıyla ekonomik bir ücret karşılığında uçakla taşıyabiliyorsunuz.

CYCLIST

31

97


GEZÄ°

32


GEZİ

TÜRKÇE

Türkiye

KONUŞAN

BİSİKLET

Digital Dergi

DERGİSİ

YAYINDA

Temmuz Sayısı

Ağustos Sayısı

Bisikletin Şampiyonlar Ligi Fransa Bisiklet Turu İstanbul’dan Kamboçya’ya 18.000km'lik bisiklet öyküsü Bisiklet televizyonda daha çok görünecek! Fuat Akdağ ile bisiklet söyleşisi

Bisiklet Festivali deyince akla... Salcano Kapadokya Bisiklet Festivali O da bisiklete biniyor! Çağla Kubat’la bisikleti konuştuk Bisiklette performans; Performansım yaşa bağlı düşer mi?

Abonelik hattı T: 0216 504 01 63

33 www.cyclistmag.com.tr/abonelik


TARİHTE BU AY

7 Temmuz 1943

3 Temmuz 1928

11 Temmuz 1859

İstanbulLondra uçak seferleri başladı

Londra’da ilk renkli televizyon yayını gerçekleşti.

Charles Dickens’ın “İki Şehrin Hikayesi” adlı romanı yayımlandı.

15 Temmuz 1954 Boeing 707 ilk uçuşunu gerçekleştirdi.

9 Temmuz 1952

Türkiye’de ilk televizyon yayınları İstanbul Teknik Üniversitesi tarafından gerçekleştirildi.

5 Temmuz 1996

1 Temmuz 1911 Kandilli Rasathanesi kuruldu.

Dolly adı verilen bir koyun, bir erişkin hücreden klonlanmış ilk memeli oldu.

6 Temmuz 1885

2 Temmuz 1917

Fransız bilimci Louis Pasteur’ün bulduğu kuduz aşısı ilk kez insana uygulandı.

Uçakla ilk dünya turu için yola çıkan Amelia Earhart ve Fred Noonan kayboldu.

4 Temmuz 1865

Lewis Carroll’un Alis Harikalar Diyarında adlı romanı yayımlandı.

34

10 Temmuz 1962

13 Temmuz 1930 İlk Dünya Futbol Şampiyonası Uruguay’da başladı.

14 Temmuz 1936

Amerika Birleşik Devletleri, kıtalararası haberleşmeyi sağlayacak Telstar uydusunu uzaya gönderdi.

8 Temmuz 1954

Türkiye’de ilk gece maçı, Ankara 19 Mayıs Stadı’nda Gençlerbirliği ile Ankara Demirspor arasında yapıldı.

Türkiye, olimpiyatlarda ilk altın madalyayı aldı. Yaşar Erkan, Berlin Olimpiyatları’nda, güreşte 61 kiloda birinci geldi.

12 Temmuz 1932 Türk Dil Kurumu kuruldu.


TARİHTE BU AY

27 Temmuz 1972

23 Temmuz 1926

19 Temmuz 2009

Fox Film Şirketi film şeridi üzerine ses kaydını mümkün kılan Movietone ses sisteminin patentini satın aldı.

Türkiye’de tüm lokanta, alışveriş merkezi gibi kapalı alanlarda sigara yasağı uygulaması başladı.

Apollo 11 mürettebatından Neil Armstrong ve Buzz Aldrin Ay’daki ilk insan adımlarını gerçekleştirdiler.

Atatürk Kurtuluş Savaşı’ndan sonra ilk kez Bolu’ya geldi.

Ford ilk arabasını üretti.

18 Temmuz 1968 Intel şirketi, Santa Clara, Kaliforniya’da kuruldu.

ASELSAN, ilk Türk telsizini üretti.

29 Temmuz 1958

25 Temmuz 1978

NASA kuruldu.

Dünyanın ilk tüp bebeği Louise Brown doğdu.

20 Temmuz 1903

Apollo 11, Cape Kennedy uzay üssünden fırlatıldı.

31 Temmuz 1980

21 Temmuz 1969

17 Temmuz 1934

16 Temmuz 1969

Kartal kod adlı avcı uçağı F-15 ilk uçuşunu yaptı

24 Temmuz 1955

28 Temmuz 1992

Ekrem Koçak 800 metrede Akdeniz Oyunları rekoru kırarak birinci oldu.

22 Temmuz 1919

Erzurum Kongresi toplandı.

Barcelona’da yapılan 25. Olimpiyat Oyunlarında, halterci Naim Süleymanoğlu, 60 kiloda şampiyon oldu.

26 Temmuz 1951

Türkiye’deki ilk petrol Raman Dağı yöresinde bulundu.

30 Temmuz 2009 3G Türkiye’de resmi olarak kullanılmaya başlandı.

35


GEZÄ°

36


GEZÄ°

37


DEKORASYON

TERTİPLİ EVLER İÇİN DÜZENLEYİCİLER FORA! Bir önceki sayımızda mutfak düzenleme sanatından bahsetmiştik. Bu sayımızda da düzenli evler için kolları sıvadık ve sizler için düzenleme sanatının inceliklerine doğru yolculuk hazırladık. İnsanlar karmaşık eşyaları hem sever hem de bir süre sonra gözlerine dağınık gelmeye başlar. Ayrıca çok eşyalı evin temizliği, sade evlere nazaran oldukça zordur. Çok fazla eşyanın düzenli durmasını sağlayabilirsiniz. İşte düzen sağlamanız için birkaç ipucu;

ÇOCUK ODALARINDAKİ DAĞINIKLIĞI KOLAYCA KALDIRMANIN YOLU Çocuklarımız başımızın taçları, geleceğimizin yapı taşlarıdır. Yetişme çağında olan çocukların oyuncaklarını ortalığa saçmalarına ve tüm odalarını dağıtmalarına engel olamıyoruz. Çoğunlukla odaları toplamak için pratik çözümler arar dururuz. Hem ucuz hem de oldukça pratik bir çözüm geliyor sizler için; Kapaklı Saklama Filesi. Bu fileyi çocuk odasındaki oyuncakları toplarken kullanabildiğiniz gibi kirli çamaşır sepeti olarak da değerlendirmek mümkün. Piyasada birçok versiyonunu bulabileceğiniz bu filelerin ortalama fiyatı; 15 TL- 50 TL

AYAKKABI DAĞLARINA SON Başta kadınlar olmak üzere herkesin biraz da olsa ayakkabı takıntısı vardır. Kılık kıyafeti şık gösteren ana unsurlardan birisi olan ayakkabıları ev içerisinde istiflemek oldukça zor olabiliyor. Büyük bir eviniz ve büyük bir ayakkabılığınız yoksa yazlıkları kışın, kışlıkları yazın nereye koyacağınızı bilemeyebilirsiniz. Tam da bu karmaşayı ortadan kaldıracak ve taşımayı kolaylaştıracak bir ürün; Ayakkabı hurcu. Eski hurçlardan farklı olarak bölmeleri olan ve saydam olarak tasarlanmış kapağı sayesinde hangi ayakkabınızın nerede olduğunu bileceksiniz. Piyasada oldukça ucuza bulabileceğiniz bu ayakkabı hurçlarının ortalama fiyatı; 15 TL- 30 TL

38


DEKORASYON

KUMANDA KAYBETMEYE SON! Hepimizin evinde o kumanda illa bir yere saklanacak ve bulunamayacak. Bu sırada televizyon sesini kısmanız, televizyonu kapatmanız gereken durumlarda adrenalin daha da artarak kumandayı bulmanızı zorlaştıracaktır. İşte tam da bizler için üretilmiş bir ürün ; kumandalık. Tüm kumanladaları bir araya toplayarak, kaybetmeyi önleyecek bir yapıda tasarlanmış. Ayrıca oldukça dekoratif de durmuyor değil. Piyasadaki ortalama fiyatı; 10 TL- 60 TL

ÇANTALARINIZA YER BULAMIYOR MUSUNUZ? Kadınların vazgeçilmez tutkularından biri olma özelliği taşır, çantalar. Aldıkça alası gelir insanın. Sürekli alınan çantaları ev içerisinde nereye istifleyeceği hakkında düşünmez genelde kadınlar. Bu denli büyük olan tutkuya saygı duyuyor ve evdeki istifleme sorununu çözen pratik askıdan bahsetmek istiyoruz. Sayıca fazla çantaları üst üste bir dolap içerisinde muhafaza etmek demek hem çantalarınızın yapısına zarar veriyor hem de hangi çantanızın nerede olduğunu görmekte zorlanabilirsiniz anlamına geliyor. Kapı arkası çanta askılığı bu soruna çözüm getirmek için geliyor. Ortalama fiyatı; 20 TL- 80 TL

MAKYAJ MALZEMELERİNİZİ DÜZENLEYİN Son zamanlarda oldukça popüler olan bir ürün daha karşımıza çıkıyor. Makyaj düzenleme stantlarına rağbet oldukça artmış durumda. Önceleri tornavida, çivi gibi malzemelerin konulduğu küçük raf sistemleri artık kadınların makyaj malzemelerini çok da güzel bir şekilde toparlıyor. Küçüklü büyüklü yapıda farklı tasarlanmış raflara mağazalardan daha çok e-ticaret sitelerinden ulaşabilirsiniz. Piyasadaki ortalama fiyatı; 20 TL- 150 TL

39


GEZİ

SICAK YAZ GÜNLERİNDE

SERİN İKRAMLARIMIZ İLE YOLCULUKLARIMIZ

0 850 222 34 55

40

0 850 222 34 55


GEZÄ°

41


METRO

2016 Yaz Sezonu Kreasyonlarımız!

2016 yaz sezonu Kaptanlarımızın

ve Servis Memurlarımızın kıyafet kreasyonunu sizler için toparladık.

Tamamı kurumsal renklerimize uygun, pantolonundan gömleğine kravatından fularına kadar özenle seçtiğimiz kıyafetlerimiz ile servise başlayacağız. Kaptanlarımızın ve servis memurlarımızın rahatlığını düşünerek bir kreasyon çıkardık.

Çalışmalarımızı tamamladık

en kısa süre içerisinde hizmet vermeye başlayacağız. Yolcumuza daha kaliteli ve şık görünümlerle hizmet vereceğimiz icin heyecanlı ve mutluyuz.

42


METRO

43


SİNEMA

TARZAN EFSANESi Vizyon tarihi: 8 Temmuz 2016 Yönetmen: David Yates Tür: Macera, Aksiyon Tarzan Efsanesi, Edgar Rice Burroughs’un nesiller boyu yaşamını sürdüren, büyük küçük herkesin bildiği, zaman tanımayan masalından yeniden beyaz perdeye aktarılıyor. Başrollerini Alexander Skarsgård ve Margot Robbie üstlendiği film, bolca macera ve aksiyon sahneleri içeriyor. Anne ve babasını kaybettikten sonra ormanda goriller tarafından büyütülen Tarzan, İngiltere’nin Londra şehrinde eşi Jane ile yaşamaktadır. Kongo’da kurulan bağımsız devlete ticaret elçisi olarak giden Tarzan’ı büyük bir komplo beklemektedir.

BUZ DEVRİ 5: BÜYÜK ÇARPIŞMA Vizyon tarihi: 15 Temmuz 2016 Yönetmen: Mike Thurmeier, Galen T. Chu Tür: Animasyon , Komedi Herkesin çok sevdiği animasyon film serisinin 5. Filmi 15 Temmuz Cuma günü beyaz perdeyle buluşuyor. Scrat meşe palamudunun peşinde koşmaktan bu filmde de yorulmuyor. Bitmek bilmeyen takibi bu sefer Dünya’nın dışına çıkmasına sebep oluyor.. Scrat dünyanın yok olmasına sebep olacak olaylar zincirini başlatıyor. Scrat’ın başlattığı bu son gidişte, dünyaya çarpacak olan göktaşından kaçmaya çalışan film kahramanlarımız, hiç görmedikleri yerler ve yaratıklarla karşılaşacakları eğlenceli bir yolculuğa çıkıyorlar.

44


SİNEMA

HAYALET AVCILARI Vizyon tarihi: 29 Temmuz 2016 Yönetmen: Paul Feig Tür: Bilim Kurgu , Aksiyon, Komedi 1980’li yıllarda oldukça popüler olan ve bir ikon haline gelen “Hayalet Avcıları” filminin devamı niteliğinde olan filmde, hayaletler Manhattan’ı ele geçirmeye çalışıyorlar. Yıllar sonra yeniden bir araya gelen Hayalet Avcıları, bu hayalet grubunu ortadan kaldırmak için maceraya başlıyorlar. Yönetmenliğini Paul Feig’in üstlendiği film, 80’li yılların ikonik heyecanı ve farklı mizahi komedisiyle sizleri bekliyor.

COLONIA Vizyon tarihi: 29 Temmuz 2016 Yönetmen: Florian Gallenberger Tür: Dram, Tarihi, Gerilim Senaryosunu Torsten Wenzel ile birlikte yazan Gallenberger, dönem atmosferini başarılı bir biçimde perdeye taşıyan, nitelikli bir dram örneğine imza atmış gibi görünüyor. Filmin başrollerinde Emma Watson, Daniel Brühl, Michael Nyqvist, Richenda Carey yer alıyor.1973 yılında Pinochet rejiminin halka baskı uyguladığı döneme kamerasını çeviren Gallenberger, bu sıkıntılı ortamda ayakta kalmaya çalışan ve Pinochet’in baskısından köşe bucak kaçan bir çiftin öyküsünü beyazperdeye taşıyor.

45


KİTAP

Bana Seni Seviyorum Deme Hissettir Yazar: Miraç Çağrı Aktaş Yayınevi : Olimpos Yayınları Sevmekten daha önemli şeyler vardır. Hissettirmek gibi, koklayarak öpmek gibi. Bazen sevilmekten çok varlığını hissetmek istersiniz. Varlığını hissedemediğiniz birini sevemezsiniz. Kadınlar sevildiğini duymaktan çok hissetmek ister. Sevdiği adamın sevgisini hisseden kadından daha güzeli yoktur. Sevdiği kadına sevgisini hissettiren erkeğin aşkına doyum olmaz. Ben bu kitapta kendimi sana hissettirmeye geldim. Ben sevdikçe hissettirdim, sen hissettikçe gittin. Oysa sen benim kalbimin kafası güzel haliydin. Ve o gün öyle bir gittin ki, ben o günden sonra kendimi hissetmedim. Ve o kalple seni sevdim...

Ölüme Fısıldayan Adam Yazar: Büşra Yılmaz Yayınevi : Epsilon Yayınları “Yanmış kibrit çöplerini âdeti olduğu gibi mumların altına koyup üzerlerine erimiş mum döktü. Sanki yanan kibrit çöpleri bizdik, mum dipleri de mezarımız... Kibrit çöpü mezarlığı, bizim gibi kırık ve kaybedenler için ne güzel bir benzetmeydi... Yana yana yaşa, yanarak öl ve öldükten sonra da yanmaya devam et. Yanmak tüm varoluşunu tanımlıyormuş gibi...” Geçmişindeki acıların küllerinden doğmuş, zeki bir dolandırıcı... Arı kovanına giren kelebek. Yaşamadığı için ölmeyi bile beceremeyen, hayata küskün bir kız...Sudan korkan balık. Tanrı’nın birbirlerinde çare bulmaları için bir araya getirdiği iki kişi. Peki ya, bir gün ömrü olan bir kelebek yarına aşık olursa ne olacak?

46


KİTAP

Aziz Sancar ve Nobel’in Öyküsü Yazar: Orhan Bursalı Yayınevi : Kırmızı Kedi “Bilim gazeteciliği” denilince ülkemizde akla ilk gelen isim olan Orhan Bursalı, 2015 Nobel Kimya Ödülü’ne değer görülen Aziz Sancar’ın yaşamını ve çalışmalarını anlatıyor. Mardin’in Savur ilçesinden Stockholm’deki Nobel törenine uzanan müthiş bir başarı öyküsü yer alıyor elinizdeki kitapta. Laboratuvarlarda geçen bir ömrün ve bilim dünyasını sarsan keşiflerin yanı sıra Aziz Sancar’ın özel dünyasına çok yakından bakıyor, bu büyük bilim insanının tutkularına tanıklık ediyorsunuz. Aziz Sancar ve Nobel’in Öyküsü, futbol tutkusundan kanser tedavisinde açtığı yeni kapılara, altı şişe birayla eve kapanmasından en çok etkilendiği Nobel tebrikine, ailesinden çalışma arkadaşlarına kadar, Nobelli bir bilim insanının dört dörtlük portresini sunuyor.

Incognito - Beynin Gizli Hayatı Yazar: David Eagleman Çevirmen: Zeynep Arık Tozar Yayınevi : Domingo Yayınevi Ünlü nörobilimci David Eagleman, 20 dilde yayımlanan -ve neredeyse şimdiden klasikleşen- kitabı Incognito ile beynimizin derinlerine dalarak, yaptığımız, düşündüğümüz ya da hissettiklerimizin çok büyük bir kısmının bizden başka bir biz tarafından yönetildiğini ürkütücü bir berraklıkla ortaya koyuyor. Sadakat geninden sizi olmadığınız birine dönüştüren beyin zedelenmelerine; optik yanılsamalardan striptizcilerin neden ayın belirli zamanlarında daha çok para kazandığına; Truva fatihi Odysseus’tan renkleri işitip biçimleri tadabilen sinestezik insanlara kadar geniş bir yelpazeden vakaları ve araştırmaları bir araya getiren Incognito, beynimizin işleyişi ve çelişkileri hakkında olağanüstü bir keşif yolculuğu sunuyor.

47


YAZAR

EFSANEVİ KİTAPLARIN UNUTULMAZ YAZARI: AGATHA CHRISTIE

Ülkemizde ve tüm dünyada her yaştan insanın hayatında illa ki bir kez okuduğu yazarlardan birisidir, Agatha Christie. Yazdığı sürükleyici polisiye, gerilim ve korku türü romanlarıyla tüm dünyada en çok satan yazarlar listesinde 2. sırada yer almaktadır.

BAŞLICA ESERLERİ • Ölüm Sessiz Geldi-1920 • Gizli Düşman-1922 • Dersimiz Cinayet-1923 • Kahverengi Elbiseli Adam-1924 • Köşkteki Esrar-1925 • Roger Ackroyd Cinayeti- 1926 • Büyük Dörtler-1927 • Mavi Trenin Esrarı-1928 • Dört Neşeli Arkadaş-1929 • Ölüm Çığlığı- 1930 • Sittaford Malikanesinin Gizemi-1931 • Cesetler Ağlamaz- 1932 • Lord Edgware’yi Kim Öldürdü- 1933 • Doğu Ekspresinde Cinayet- 1934 • Üç Perdelik Cinayet- 1935 • Ölüm Diken Üstünde-1935 • Cinayet Alfabesi- 1936 • Gece Gelen Ölüm-1936 • Ölümle Randevu- 1938 • Ölüm Saatleri- 1963

48

AGATHA CHRISTIE KİMDİR? Agatha Mary Clarissa Miller Christie Mollowan (15 Eylül 1890 – 12 Ocak 1976), İngiliz yazar, polisiye edebiyatın en önemli isimlerinden biri ve dedektif Hercule Poirot karakterinin yaratıcısıdır. Mary Westmacott takma adıyla aşk romanları da yazmıştır. Ancak asıl ününü, yazdığı 80 dedektif romanına ve West End tiyatrolarında sahnelenen oyunlarına borçludur. Babası Frederick Alvah Miller, Agatha henüz küçük yaştayken öldü. Annesi tarafından evde eğitilen küçük kız, yalnız bir çocukluk geçirdi. Küçük yaşta öyküler yazmaya başladı. 16 yaşında, şan öğrenimi görmek üzere Paris’e yollandıysa da kısa sürede bundan vazgeçti. Ciddi anlamda ilk edebi denemeleri, duygusal konuları ele alan öyküler oldu. 1914’te pilot Albay Archibald Christie ile evlendi ve yeniden Fransa’ya gitti. Dislektik olmasına rağmen öykü, roman okumayı çok seviyordu. Fransa’dayken vakit geçirmek üzere okuduğu dedektif öykülerinin daha iyilerini yazabileceğini düşünerek ilk polis romanı olan The Mysterous Affair at Styles’ı (Styles’daki Esrarengiz Olay) yazdı. Kitap çeşitli yayınevinlerince geri çevrildikten sonra 1920’de Bodley Head Yayınevi tarafından kabul edildi. Bu roman, Agatha Christie’nin ilk Hercule Poirot’lu romanıdır. ROMANLARINDAKİ ÜNLÜ DEDEKTİF HERCULE POIROT Hercule Poirot, zekası, espri yeteneği, keskin gözlemciliği ve Avrupalı nezaketi ile dikkat çeken Belçikalı bir dedektiftir. Cinayetleri “küçük gri hücreler” dediği beynini kullanarak çözmesi ve bu arada da İngiliz yüksek sınıfının özel yaşamının saklı yönlerini ortaya dökmesi ile tanınır. Agatha Christie’nin arka arkaya yazmaya başladığı polis romanları Poirot tipine uluslararası ün kazandırdı. Yazar ayrıca Miss Marple adını verdiği bir tip daha yarattı. Sevimli bir yaşlı kadın olan amatör dedektif Miss Marple da çok tutuldu. 1928’de ilk kocasından boşanıp Max Mallowan’le evlendikten sonra birçok ülke gezip görme fırsatı bulan Christie’nin romanları 1930’larda çoğunlukla uluslararası mekânlarda geçmeye başladı. Hayranlarınca her kitabı beğenilmekle birlikte, Agatha Christie’nin edebi kaygılarla yazdığı bazı romanlar eleştirmenlerin de dikkatini çekti. On Küçük Zenci ise polis romanının klasikleri arasındadır. Agatha Christie, İngiliz töre romanı geleneğinde yazdığı polis romanları ile dünya edebiyatında kendine özgü bir yerin sahibi olmuştur. Christie 1971 yılında, İngiltere’nin en yüksek onur unvanı olan Britanya İmparatorluğu Kadın Komutanı unvanını almıştır. Yazar, 12 Ocak 1976 tarihinde yaşama veda etmiştir.


GEZÄ°

49


BİLİM - TEKNOLOJİ

GEÇMİŞ YILLARA DAMGASINI VURAN, TELEFON SEKTÖRÜNÜN ÖNCÜSÜ NOKİA GERİ DÖNÜYOR Cep telefonu sektörünün büyümesinde ve gelişmesinde oldukça önemli bir yere sahip olan, gelişen teknoloji ve artan rekabetin karşısında son 3 senedir sektörde yer almayan Finlandiyalı Nokia şirketi, HDM Global ile sözleşme imzalayarak Nokia markasıyla yeniden cep telefonu üreteceklerini açıkladı. Cep telefonlarının insan hayatına girdiği günlerde birçok telefon markası biliniyordu. Bunlar arasında en çok satış yapan ve dünyada en çok marka bilinirliğine sahip olan marka ; Nokia’ydı. Gelişen teknoloji ile Apple’ın Iphone’u piyasaya sürmesi, Nokia’nın rekabetini önemli ölçüde değiştirdi. Bu gelişmeler sonucu Microsoft ile anlaşarak sektörden çekilen Nokia, modem gibi telekomünikasyon cihazlarının üretimine yoğunlaşmıştı. HDM şirketiyle yaptığı anlaşma sonrasında tam tarih vermeyen Nokia, cep telefonu sektörüne bomba gibi döneceği haberleri yayılmış durumda.

TEKNOLOJİ DEVİ GOOGLE AR-GE PROJELERİNE DEVAM EDİYOR Teknoloji devi olarak bilinen Google, trafik kazalarında hasar ve can kayıplarını azaltmak için yeni bir teknoloji geliştirdi. Projenin adı “Yapışkan Yüzey”. Otomotiv sektöründe oldukça uzun zamandır yayaları korumaya yönelik önlemler geliştiriyorlar. Citroen ve Jaguar firmaları kaza meydana geldiği anda otomobil kaputunun 6.5 cm yükselmesini sağlayan, kaput ile motor arasında yumuşatıcı etki yaratan bir cihaz geliştirmişlerdi. Land Rover, Volvo gibi ünlü firmalarında birden fazla çalışması bulunuyor. Ancak dünya çapında yapılan araştırmalar sonucu geliştirilmiş teknolojilerin yetersiz olduğu gözleniyor. Dünya devi Google bu anlamda arabanın dış yüzeylerini yapışkan hale getiren bir sistem üzerinde çalışıyorlar. Amaç, aracın ön tarafındaki yapışkan yüzeyin kaza anında harekete geçerek yayayı araca yapıştırması olarak planlanmış. Projenin patenti, sürücüsüz arabaların yayalara çarpma olasılığı düşünülerek alınmış.

50


BİLİM - TEKNOLOJİ

ROBOTLAR DA ACI ÇEKECEK Robot teknolojisinde çalışmalarını sürdüren Almanya, robotlara acı hissetmeyi öğretmek için yapay bir sinir sistemi üzerinde çalışıyor. Bilim insanlarının çalışmalarında, robotlara yerleştirilecek sisteme gelebilecek herhangi bir hasara hızlıca yanıt verebilme olanağı verirken, robotlarla çalışan insanların güvenliği ön planda tutuluyor. Yapılacak olan yapay sinir sistemi, insan ağrısı biçimine göre tasarlanmaya çalışılıyor. Hannover kentinde bulunan Leibniz Üniversitesi araştırmacıları, robotların beklenmeyen fiziksel durum ve rahatsızlıkları sınıflandırabilecekleri, potansiyel hasarı değerlendirebilecekleri, refleks verebilecekleri bir sistem geliştirdiklerini açıkladı. Bu sistem insan beynindeki nöronların acı ve rahatsızlığı iletmesi göz önüne alınarak, yapay nöronların geliştirilmesiyle çalışacak. Yapay nöronların acıyı hafif, orta ve şiddetli seviyelerinde iletebilecek çalışma aşamaları olacak.

51


GEZİ

GEZİ

Resort • Convetion • SPA

3 Gece 4 Gün 09 Temmuz 09 Eylül Arası

UÇAK / TRANSFER / OTEL 1500 TL Yerine Sadece 1150 TL PEGASUS hava yolluyla SABİHA GÖKCEN • ANKARA • İZMİR • ADANA • ANTALYA • HATAY • GAZİANTEP kalkışlı

Konseptimiz Tam Pansiyon Plus ve Kampanya Kontenjanlarla sınırlıdır. 0-12 Yaş 1 Çocuk Ücretsiz olup Fiyatlar 2 kişilik odada kişi başıdır. Acentenin kampanya şartlarında değişiklik yapma hakkı saklıdır.

52

0 212 371 16 00 52 metrotravel.com.tr


GEZÄ°

53


SPOR

V1 Challenge 2016 BaSlIyor V1 CHALLENGE’DA GERİ SAYIM BAŞLADI

V1 Challenge , 2016 sezonu ile birlikte İzmir’e geliyor. Heyecan kaldığı yerden devam ediyor. Pistlerin efsane şampiyonu Ümit Ülkü tarafından organizasyonu üstlenilen V1’de hazırlıklar bütün hızıyla sürüyor. V1, Ümit Ülkü ve ekibi yönetiminde, bambaşka bir heyecan kazanıyor. Dünyanın değişen ekonomik koşullarına göre tasarlanan ve otomobil sporlarını sadece izlemekle yetinmek istemeyen geniş kitleler için, uygun maliyetlerle yarışma imkanı sunan V1 Challenge, merkez üssünü İzmir’e taşıdı. Ümit Ülkü ve ekibine emanet edilen şampiyona, bugünlerde ses getirecek bir sezon açılışına hazırlanıyor. 2011 yılında başlayan ve Türkiye’de sadece 5 yılda rekabetçi yapısı, seyircisi, Tv yayınları, ekonomik ve kazandıran organizasyonu ile milyonların sevgilisi haline gelen V1 Challenge, 2016 sezonunda yepyeni bir kimlik ve heyecan için gün sayıyor.

YÜKSEK MÜCADELEYE TAM GAZ

2016 sezonunda, 12 yarış üzerinden koşulacak olan V1 Challenge’a, rekabeti geliştirmek için bazı yenilikler eklenerek heyecan ve mücadele dozu artırıldı. Bunun dışında V1 Challenge, pilotların ve motor sporseverlerin alışık olduğu format ve kurallarla devam edecek. 20 pilotun katılması hedef şampiyona için, ilginin yüksek olduğu belirtiliyor ve kısa sürede kayıtların dolması bekleniyor.

54


SPOR

EKİP HAZIR

V1 Challenge Kupası için İzmir Ülkü Yarış Pisti’nde, özel bir teknik ekip kuruldu. Araçların bakımları ile birlikte şampiyona hazırlıklarını da gerçekleştiren ekip, ayrıca workshop eğitimleri de sunuyor ve İzmirliler’in Volkicar’a olan ilgisini canlı tutuyor. Ümit Ülkü ve ekibinin önderliği ile Volkan Işık’ın danışmanlığı ve desteğindeki V1’in, böylece tüm zamanların en farklı ve güçlü organizasyonuna sahne olacağı belirtiliyor.

TRT’DEN YAYINLANACAK

V1 Challenge Kupası, 2016 sezonunda da Tv’den yayınlanarak milyonlar ile buluşmaya devam edecek. V1’in bu yıl TRT’den yayınlanacak olması, şampiyonanın çok daha geniş kitlelere ulaşmasını sağlayacak.

ESKİ PİLOTLARA ÖNCELİK

V1’de, geçen yıllarda yarışmış pilotlara, kayıt sırasında eskisi gibi öncelik tanınacak. V1 pilotları 2016 sezonunda da yarışmak isterlerse ilk öncelik kendilerinin olacak.

YENİLİKLER

Para kazandıran yapısıyla bilinen şampiyona, toplam ödül miktarını bu sene arttırarak devam edecek. Pilotlarına toplamda, 102.000 TL rekor para ödülü dağıtılmış olacak.

Bu arada, V1 mobil oyun uygulamaları da yeni pilotlar ve sponsorlar ile güncellenmeye devam ediyor. Uygulama, kayıtlar kapandıktan sonra son halini alacak ve ilgililerin kullanımına sunulacak.

ŞAMPİYONA TAKVİMİ

2016 sezonunda V1 Challenge Kupası, toplam 6 hafta sonunu kapsayacak ve 12 yarış üzerinden koşulacak. Her hafta sonu Cumartesi veya Pazar günü, tek gün süreli yapılacak olan organizasyonlarda, antrenman, sıralama turları, 1. yarış ve 2. yarış olmak üzere toplam 2 yarış yapılacak. Her yarıştan ayrı ayrı puan ve para ödülü kazanılacak.

55


GEZÄ°

56


GEZÄ°

57


SAĞLIK

Diyetisyen TUĞÇE SERT

İstanbul Onkoloji Hastanesi

DETOKS NEDİR ?

Detoks programlarında amaç zayıflamak değil, vücuttaki kimyasal toksinleri doğal besinlerle vücuttan temizlemektir. Detoks kürleri 2 haftada 1 gün, ayda 2-3 gün, 3-6 ayda 1 hafta süreyle uygulanabilir. Detoks, kimyasal temizlenmeyle başlar. Kafein, zararlı kimyasalların en önemlisidir. Kahve, çay, çikolatalı yiyecekler ve enerji içeceklerinden uzak durulmalıdır. Bunun dışında bu süreçte alkol ve sigaradan kesinlikle uzak durulmalıdır. Hayvansal proteinler, yağ, rafine şeker ve nişasta detoks için yararsız olmakla kalmaz aynı zamanda büyük bir asidik atık üreterek temizlenme sürecini engeller. Bu yüzden detoks diyetinde kesinlikle elimine edilmelidir. En önemli adım, kanı asitleştirecek yiyecek ve içeceklerden tamamen kaçınılmalıdır. Bu tarz yiyecekler detoksa başlamadan 1 hafta önce yavaş yavaş bırakılmalıdır. Bu süreçte et, süt ürünleri ve yumurta dâhil olmak üzere tüm hayvansal gıdalar çıkartılmalıdır. Bunun dışında

ekmek, makarna, kek, pasta gibi unlu ürünler ve rafine nişasta detoks boyunca tüketilmemelidir. Detoks diyetinin iki temel taşı taze meyve ve sebzelerdir. Meyvelerin, önemli temizleme ve arındırma özellikleri varken sebzeler daha çok iyileştirici ve tamir edicidir. Her ikisi de alkali yapıcıdır, çok az atık üretirler ve sindirimleri için fazla enzim ve enerji gerektirmez. Meyveler ve sebzeler ayrı tüketilmelidir.

Detoksun Sakıncalı Olduğu Durumlar • Organ yetmezliği olanlar • Hamileler • Emziklilik • Yüksek tansiyon • Yaşlılar • Diyabet • Çocuklar

58


GEZİ

DETOKS SEBZELERİ NELERDİR? Sebzelerle ilgili seçim yaparken bedeni aktif olarak temizleyenleri ve iyileştirenleri, kanı ve dokuları alkali yapanları seçmek gerekir. Bu sebzeler; • Kabak • Havuç • Kereviz • Maydanoz • Pancar • Lahana grubu sebzeler • Tüm koyu yeşil yapraklı sebzeler Sarımsak, soğan ve zencefilde güçlü temizleyici besinlerdir. Bu nedenle sebzeleri tatlandırmak amacıyla kullanabilirsiniz. Detoks sırasında sebzeler 3 şekilde hazırlanabilir; 1. Sebze çorbası şeklinde, 2. Buharda, 3. Buğulama veya tavada pişirilerek Çiğ sebzeler ise bu süreçte sadece taze sıkılmış olarak tüketilmelidir. 1. HAVUÇ: Detoks için en önemli sebze suyudur. Karaciğeri toksit kalıntılardan temizler. 2. PANCAR: Pancar, güçlü bir karaciğer temizleyicisidir. Kırmızı kan hücrelerini besler. Günlük tüketimi 250 ml’yi geçmemeli. 50- 100 ml’ si 175-250 ml havuç veya bir başka sebze suyuyla karıştırılarak içilmelidir. 3. KEREVİZ: Güçlü temizleme ve alkalik yapma özelliği vardır. Kereviz suyu; uykusuzluk ve sinirsel gerginlik için etkilidir. Bedeni detoks sürecinde rahatlatır.

DETOKS SÜRECİNDE DİKKAT EDİLMESİ GEREKENLER • Detoks süreci boyunca her gün 6-8 bardak su içilmelidir. İlk olarak sabah kalkar kalkmaz 2 bardak içilmelidir. Daha sonra kahvaltı ve öğle arasında, öğle ve akşam arasında da 2 bardak ve geri kalan miktar yatana kadar bitirilmelidir. • Bu süreçte diğer önemli içecek bitki çaylarıdır. Arınma sürecinde çok önemli destek sağlarlar. Hemen hemen tamamı alkali yapıcıdır. • Detoksa başlamadan önce sigara ve alkol tamamen bırakılmalıdır. • Kafeinli yiyecek ve içeceklerden uzak durulmalıdır. • Detoks sürecinde bulunduğunuz yeri sık sık havalandırmaya özen gösterin. • Program boyunca tüketeceğiniz meyve ve sebzelerin taze olmasına özen gösterin. • Bol miktarda güvenli kaynak ve alkali suyu kullanın. • Uyanır uyanmaz 2 bardak limonlu su tüketin. • Kahvaltıdan önce yarım saatlik hafif bir yürüyüş ve derin nefes alma çalışmaları yapın. • Kuşluk ve ikindi ara öğününde özel hazırlanmış sebze suları tüketmelisiniz. • Akşam yemeklerini en geç 19.00 da tamamlamalısınız. • Akşam yemeğinden sonra da yarım saatlik hafif yürüyüşler yararlı olacaktır.

4. MAYDANOZ: Böbrekler ve mesane için güçlü bir alkalik yapıcıdır. Maydanoz suyu diğer sular ile karıştırılarak ve günlük 75 ml’yi aşmamalıdır. 5. BUĞDAY ÇİMİ SUYU: İdeal detoks besinidir. Kanı ve dokuları alkali yapar. Kanı temizlemek ve güçlendirmek için taze organik klorofil içerir.

59


60


ÇEVRE KİRLİLİĞİ İLE MÜCADELE VE SAĞLIKLI BİR YAŞAM İÇİN BİSİKLETLERİNİZİ ÜCRETSİZ TAŞIYORUZ!*

*Her Otobüsün bisiklet kapasitesi 2 bisiklet ile sınırlıdır. Taşıma için bir sonra ki sefer’den bilet talep edilebilir. Bisiklet’i ile gelen yolcularımızın bisiklet’e ek bagaj taşıma kapasiteleri 20 Kg dir. Detaylı bilgi için 0 850 222 34 55 arayınız.

61


HABER

Metro filosuna 10 Maraton daha eklendi Yeni sezon öncesi Temsa’dan 100 tane yeni araç alarak dev bir yatırıma daha imza atan Metro Turizm, araçlarını peyderpey teslim almaya devam ediyor. Ankara, Samsun, Gürcistan ve İzmir hatlarında çalışacak 10 araç daha filoya eklendi. Adana’dan yola çıkarak, 9 Haziran Perşembe günü Büyük İstanbul Otogarı’na ulaşan 10 yeni Temsa Maraton, otogarda attıkları turun ve kesilen kurbanların ardından, yola çıkmak üzere Metro Suit Park’ta yerlerini aldı. Teslimat törenine katılan Metro Otomotiv Pazarlama Sanayi A.Ş Yönetim Kurulu Üyesi Levent Göbülük yaptığı açıklamada; “Temsa ile alım anlaşmasını imzaladığımız 100 araçlık yatırımızın 10 adedini daha filomuza ekledik. Müşterilerimize daha kaliteli ve en son donanımlı araçlarla hizmet verebilmek için yeni sezon öncesi yaptığımız yatırımla filomuz daha da büyüdü. Yeni araçlarımızın hem sektörümüze hem de misafirlerimize hayırlı olmasını diliyorum” dedi.

62


HABER

Metro’da sezon öncesi eğitimler aralıksız devam ediyor 25. yıl “Eğitim ve Kalite Yılı” kapsamında başlatılan personel eğitimlerine ara vermeden devam eden Metro Turizm, 27 Nisan - 12 Mayıs tarihleri arasında Ankara, Kayseri, Konya, İzmir, Çorum ve Samsun’da banko görevlileri ve servis memurlarına yönelik hizmet içi eğitimler düzenledi. Metro Turizm Eğitim Koordinatörü Hakan Çakır tarafından düzenlenen eğitim programlarına, bölge yöneticileri, yazıhane sahipleri ve çok sayıda personel katıldı. Eğitime katılan Metro Turizm çalışanlarına, güler yüzlü ve hızlı hizmet sağlanması, etkili beden dili, müşteri ilişkileri yönetimi, pazarlama ve satış konularında gerekli eğitimler verildi. 11-12 Mayıs tarihleri arasında da Samsun bölgesi çalışanları için düzenlenen eğitim, Ayvacık Legend Hotel Konferans Salonu’nda gerçekleşti. Samsun ve çevre illerde çalışan tüm personellerin yer aldığı eğitimlere ayrıca işletme müdürleri ve yazıhane sahipleri de katıldı. Metro Turizm Eğitim Koordinatörü Hakan Çakır, personellerin kurumsal standartları iyi bir şekilde nasıl uygulayabileceği, kılık kıyafet yönetmeliği, araç içinde çalışan personellerin araç içi temizliği, bankoda çalışan personellerin de yolcuları karşılamadan, uğurlamaya kadar nasıl davranılacağına ilişkin birçok konuda bilgi verdi.

63


HABER

Galip Öztürk’e Gürcistan’dan ‘onur’ plaketi Geçtiğimiz yıl Gürcistan Lösemili Çocuklar Vakfı’na toplam 1 milyon GEL (yaklaşık 570 bin dolar) bağışlayan hayırsever işadamı Galip Öztürk, Lösemili Çocuklar Vakfı’nın gecesi düzenlenen yardım yemeğinin onur konukları arasında yer aldı. Gecede Batum’da yapılan yatırımların yanı sıra sosyal sorumluluk projeleri ile de ön plana çıkan Öztürk’e vakfa destek ve katkıları nedeniyle onur plaketi verildi. Gürcistan’da lösemili çocukların yaşama umudu haline gelen ve daha önce hayırsever işadamı Galip Öztürk’ün toplam 1 milyon GEL (yaklaşık 570 bin dolar) bağışta bulunduğu Gürcistan Lösemili Çocuklar Vakfı’nın yararına bir yardım yemeği düzenlendi. Yemeğin konukları arasında Metro Holding Kurucu Onursal Başkanı Galip Öztürk’ün yanısıra Gürcistan Başbakan Yardımcısı Dimitri Kumsişvili, Dışişleri Bakanı Mikheil Janelidze, Gürcistan Türkiye Büyükelçisi Levent Gümrükçü, ünlü teknik direktör ve eski futbolcu Şota Arveladze, ikizi Arçil Arveladze ile ağabeyi Revaz Arveladze, Türkiye’de kanser tedavisine yoğunlaşan hastanelerin yetkilileri ve Gürcistan ile ticari ilişkileri olan Türk işadamları da vardı.

64


HABER

‘SAYIN ÖZTÜRK GÖNÜLLÜ ELÇİMİZ’

5 kişinin katılımcılara kürsüden seslendiği gecede hayırsever işadamı Galip Öztürk’e vakfa destek ve katkıları nedeniyle onur plaketi verildi. Türkiye’nin Gürcistan Büyükelçisi Levent Gümrükçü Öztürk’ün Gürcistan’da gönüllü bir elçi gibi çalıştığını söyleyerek kendisine teşekkür etti. Ekonomi Bakanı Kumsişvili ve Dışişleri Bakanı Janelidze’nin ardından kürsüye gelen Gümrükçü, “Burada Sayın Galip Öztürk’e teşekkür etmek istiyorum. Kendisi Türkiye’yi Gürcistan’da en iyi şekilde temsil ederek, gönüllü bir elçi gibi çalışıyor. Son olarak Gürcistan’dan 5 otobüsü dolduracak sayıda çocuğun 23 Nisan kutlamaları için Türkiye’ye gitmelerini sağladı. Sayın Öztürk’ü her sosyal faaliyette yanı başımızda buluyoruz. Bu tavrın diğer işadamlarımıza da örnek olmasını dilerim” diye konuştu.

‘YARDIMLAŞMA BİZİM KÜLTÜRÜMÜZDE VAR’

Gecenin onur konuğu olarak yemeğe katılan hayırsever işadamı Galip Öztürk de konuşmasında Türkiye’nin en güzel özelliklerinden birinin yardımlaşma kültürü olduğuna dikkat çekti. “Bu güzel özelliği, yaşadığımız yer neresi olursa olsun orada da var etmeliyiz” diyen Öztürk, lösemili Gürcü çocukların hayatlarına sağlıklı bir şekilde devam etmesi için Gürcistan’da yaşayan işadamlarının maddi ve manevi her türlü katkıyı vermesi gerektiğini ifade etti. Öztürk, sözlerini şöyle tamamladı: “Bir Gürcü vatandaş olarak burada gördüğüm ilgi ve değerden son derece mutlu oldum. Sayın Bakanlarımıza, Büyükelçimize ve Türk futboluna hem futbolcu hem de teknik direktör olarak emek veren Şota-Arçil Arveladze kardeşlere teşekkür ediyorum.”

Türk sporculara Galip Öztürk’ten yakın ilgi 19- 22 Mayıs 2016 tarihleri arasında Batum şehrinde düzenlenen ‘Dünya Döğüş Sanatları’ organizasyonuna katılan Türk Jiu Jitsu Federasyonu, Metro Holding Kurucu Onursal Başkanı Galip Öztürk tarafından ağırlandı. Federasyon Başkanı Orhan Özaktı önderliğindeki sporcu kafilesi ile yakından ilgilenen Öztürk, Türk sporculara Intourist Otel’de bir yemek verdi. Federasyon Başkanı Orhan Özaktı, Öztürk’e teşekkür ederken, jiu jitsunun Türkiye’de yükselen değer olduğunu, Belçika’da yapılacak olan Avrupa Şampiyonası’na güçlü bir takımla katılacaklarını söyledi.

65


HABER

GALİP ÖZTÜRK SEVGİ EVLERİ’NDE İFTAR GELENEĞİ BOZULMADI Galip Öztürk Sevgi Evleri’nde yaşayan yetim çocuklar, Gülümseyen Yüzler Derneği’nin verdiği iftar yemeği ile Ramazan ayının sevincini paylaştı. İftarda Metro Turizm Seyahat Organizasyon ve Tic. Aş’den Galip Öztürk Sevgi Evleri’ne 15 bin TL’lik bağış çeki Gülümseyen Yüzler Derneği Başkanı Bedriye Öztürk’e teslim edildi. Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu’na bağlı olarak hizmet veren Galip Öztürk Sevgi Evleri’nde yaşayan yetim çocuklar, Gülümseyen Yüzler Derneği’nin verdiği iftar yemeğinde Ramazan’ın sevincini yaşadı. Miranda Garden Hotel’de, 20 Haziran Pazartesi günü düzenlenen iftara; Gülümseyen Yüzler Derneği Başkanı Bedriye Öztürk, Başkan Yardımcısı Hüseyin Kalaycı, Galip Öztürk Sevgi Evleri Çocuk Yuvası Müdürü Kenan Şahin, EYTAM Derneği Başkanı Ahmet Barbaros, Beykoz Müftüsü Hüseyin Demirtaş, Beykoz Kaymakamı Ahmet Katırcı, Metro Holding Yönetim Kurulu Başkanı Çağla Öztürk, İcra Kurulu Başkan’ı Mustafa Yıldırım, Yönetim Kurulu Üyesi Fatma Öztürk Gümüşsu, Metro Turizm Yönetim Kurulu Başkanı Çiğdem Öztürk

66

ve Genel Müdür Şenol Ayyıldız, TOFED Başkanı Birol Özcan, Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Özcan, UATOD Başkanı Mehmet Erdoğan, Metro Madencilik Genel Müdürü Yunus Seven’in yanı sıra Galip Öztürk Sevgi Evleri’nin gönüllüleri de katıldı. Ramazan ayının rahmet ve bereketini Galip Öztürk Sevgi Evleri’nde kalan yetim çocuklarla birlikte idrak ettiklerini söyleyen Beykoz Kaymakamı Ahmet Katırcı, “Burada devletimizin, bizim, sizlerin sevgisine, şefkatine muhtaç çocuklarla beraberiz. Biz her zaman onların yanında olacağız. Bu güzel derneğin başkanına, kurucusuna tüm davetlilere teşekkür ediyorum. Böyle güzel bir organizasyon yaptıkları için onları tebrik ediyorum” diye konuştu.


HABER

METRO TURİZM’DEN 15 BİN LİRALIK BAĞIŞ Metro Turizm Genel Müdürü Şenol Ayyıldız konuşmasında Ramazan ayının 15. gününün ‘Yetimler Günü’ olarak kutlandığını hatırlatarak, çocuklarla yapılan iftarın bu güne denk gelmesinin çok anlamlı olduğunu söyledi. Ayyıldız; “Metro Turizm’in kurucusu Galip Öztürk’ün de arkasında olduğu bu çocuklar inanıyorum ki çok güzel yerlere geleceklerdir. Bu çocuklara inanıyorum, gelin bu çocuklara hep birlikte destek verelim ve onlara güvenelim” dedi. Konuşmaların ardından Metro Turizm Seyahat Organizasyon ve Tic. Aş’den Galip Öztürk Sevgi Evleri’ne 15 bin TL’lik bağış çeki Gülümseyen Yüzler Derneği Başkanı Bedriye Öztürk’e teslim edildi. Metro Turizm Yönetim Kurulu Başkanı Çiğdem Öztürk, “Çekimiz çocuklarımız için, yuvamız için, Sevgi evleri için hayırlı olsun” derken, Bedriye Öztürk “Bu güzel bağış için çok teşekkür ediyoruz. Dernek adına, yetim çocuklar adına daha güzel şeyler yapmak için çalışıyoruz” dedi.

“Sevgi Evleri’ndeki minikler Metro Holding Yönetim Kurulu Başkanı Çağla Öztürk’e plaket sunarak teşekkür etti.”

67


GEZİ

.

.

BAYRAMLARIN MÜJDECiSi . DAMAKLARIN LEZZETi

BAKLAVA

Baklava, bayram ziyaretlerinin en lezzetli, en beklenilen ikramıdır. Bayramlarımızın ananevi unsuru olan baklavanın tarihi oldukça geçmişe dayanıyor.

68

Baklava, Türk, Orta Doğu, Balkan ve Güney Asya mutfaklarında yer etmiş önemli bir hamur tatlısıdır. İnce yufkaların arasına yöreye göre ceviz, antep fıstığı, badem veya fındık konarak yapılır. Genel olarak şeker şerbeti ile tatlandırılır. Ayrıca bal şerbeti de kullanılabilir. Bazı ticari firmalar kendi özel şerbetlerini kullanırlar.

AB Komisyonu tarafından 8 Ağustos 2013 Tarihinde baklavanın Türk tatlısı olduğu tescil edilmiştir. Türkiye’de Gaziantep, baklavasıyla tanınan şehirdir. İçerisinde kullanılan malzeme, Gaziantep baklavasında antep fıstığı olsa da, bu coğrafi olarak büyük farklılıklar gösterir. Evde yapılan baklavalarda, Güneydoğu Anadolu’da antep fıstığı, Karadeniz’de fındık, İç Anadolu’da ceviz, Kıyı Ege’de badem, Edirne ve Trakya’da ise susam kullanılır. Genelde arananı antep fıstıklı tipi olsa da ekonomik nedenlerle sık sık cevizlisine de rastlanır. Yalın servis edilebileceği gibi, sade dondurma veya kaymakla da servis edilebilir. Baklavanın yufkalarının ince açılmış olması, ceviz veya fıstığının bol olması ve şerbetinin tam kıvamında olması o baklavanın kaliteli olduğunu gösterir.


BAKLAVA

Baklava denince akla ilk önce Gaziantep gelir. Orijinal Gaziantep Baklavası ustadan çırağa öğretilerek, üretim şekli ve lezzeti ile diğer baklavalardan farklılaşmıştır. Temel olarak bu farkı ortaya koyan en önemli özellik kullanılan hammaddelerdir. Baklavaya giden yolda ilkin Harran Ovasının susuz tarlalarında yetişen sert buğdayından elde edilmiş un Gaziantep’in suyuyla bir araya getirilir. Böylelikle ortaya çıkan hamur Antepli ustaların elinde, mutlaka armut ağacından imal oklavalarla, her biri kağıttan daha ince 40 kat yufkaya dönüştürülür. Bu kırk katman arasına Ağustos ayının ilk haftasında turfanda toplanan, yeni yeni olgunlaşan ve halk arasında “boz-iç” diye tabir edilen, 1 kilosunda 110-170 gr fıstık içi veren, zümrüt yeşili rengi ve zengin aromasıyla en değerli antep fıstığı, keçi ve koyun sütünden elde edilmiş ve tuz ve diğer içeriğinden arınarak %99.9 yağ barındıracak şekilde hazırlanmış, sadece ot ve çiçeklerle beslenen koyun ve keçilerin sütünden elde edilen en rafine haliyle sadeyağ, keçi, koyun veya inek sütünün 105-108 C°ye kaynatılıp, içine yine bölgeden elde edilen irmik konulur. Sonrasında fırınlanan tepsilerdeki

baklavaların üzerine hava koşulları dikkate alınarak belirlenmiş kaynama derecesinde stabilize edilen şerbet ilave edilmek suretiyle elde edilir. Baklavanın sayısız sırrı vardır. İyi baklava toprakta başlar. Hamurun yapıldığı unun kaynağı buğdayın türü ve yetiştiği toprak önemlidir. Fıstığın hasat zamanından sadeyağı oluşturan sütün sağıldığı hayvanın bahar otlarıyla beslenmesi gibi birçok detay baklavanın lezzetini belirler. İyi baklavacı fıstık, yağ, un, şeker, nişasta, süt gibi bütün hammaddelerin en iyisini seçer. Baklavada malzemenin beraberinde Hava koşulları, üretim ortamındaki nem, şerbetin derecesi, ustaların el emeği de önemlidir. Prosesin en başından müşteriye sunumuna kadar olan aralıkta her çalışanın katkısı bilgisi ve tecrübesi değer katar. Ayrıca orijinal Antep baklavası, bir de tazeyse ilk ısırışta kulağa çok hoş gelen bir hışırtı çıkarır. Nar gibi kızarmış incecik yufkaların birbiri ardınca kırılmasından gelen, kuru yaprakların rüzgarda çıkardıklarına benzer bir hışırtıdır. Baklava meraklıları için bu ses neredeyse baklavanın kendisi kadar haz vericidir.

Ev Yapımı Baklava Malzemeleri 3 yumurta 1 su bardağı süt 1 su bardağı sıvı yağ 1 adet kabartma tozu 1 tatlı kaşığı sirke 1/2 çay kaşığı tuz

69


GEZİ

GURME PATLICANIN EN GÜZEL HALİ; KARNIYARIK

Sofralarımızın baş tacıdır, karnıyarık. Patlıcan sevmeyen çocukları bile çeker kendine. Ülkemizin her yanında farklı yapılan karnıyarık, fırında ve tencerede olmak üzere 2 çeşit yapılmaktadır.

MALZEME LİSTESİ • 6 adet patlıcan İç Malzemesi • 250 gr kıyma • 3 adet domates • 2 adet kuru soğan • Yarım demet maydanoz • Sıvı yağ ( iç malzemesini çevirecek kadar) • 3 adet sivri biber • Tuz • Pul biber (tercihe göre acı) Sos Malzemesi • 1 yemek kaşığı biber salçası • 1 yemek kaşığı domates salçası • 2 su bardağı su Üzeri İçin • Domates • Sivri Biber YAPILIŞI; Önce patlıcanları alacalı olarak soyun. Ardından uçlarından çok kesmeden ortasından kesin. Kayık şeklinde kesebilirsiniz. Patlıcanların acılığını ortadan kaldırmak için tuzlu suda 15 dakika kadar bekletin. Tuzlu sudan çıkarttığınız patlıcanları iyice kuruladıktan sonra fırça yardımıyla iyice yağlayın. Önceden 200 derecede ısıtılmış fırında patlıcanlar iyice yumuşayıncaya kadar pişirin. İç malzemeleri hazırlamaya biber ve soğanları ince ince doğrayarak başlayın. Sıvı yağda doğradığınız biber ve soğanları çevirin. Ardından kıymayı da tavaya ekleyerek harmanlanmasını sağlayın. Kıymalar suyunu salıp çektikten sonra rende domates, ince kıyılmış maydanoz ve baharatları ekleyin. İç harcınızın suyu tamamen çekinceye kadar pişirin. Ardından pişirdiğiniz patlıcanların içerisine harcınızdan taşmayacak kadar ekleyin. Üstlerine domates ve biberi de ekledikten sonra sosu gezdirin. Önceden ısınmış fırınınızda 15- 20 dakika kadar pişirdikten sonra yemeğiniz servise hazır. Afiyet olsun.

70


GEZİ

VİŞNELİ MUFFİN

Vişnenin ekşiliğiyle şekerin tatlılığı bu tarifte buluşuyor. Muffin kelimesi İngilizce’den geliyor. Türkçe olarak henüz bir kullanımı olmasa da minik kekler olarak tarif edebiliriz. Özellikle çocuklarınızı sevindirecek değişik ve yaratıcı süslemeler uygulayabileceğiniz bir hamur işidir. Pişirdikten sonra nasıl sunacağınız tamamen size kalıyor.

MALZEME LİSTESİ • 4 yumurta • 1 su bardağı süt (Çeyrek bardak süt daha eklemeniz gerekebilir) • ½ su bardağı sıvı yağ • 2,5 su bardağı un • 2 yemek kaşığı yoğurt • 2 yemek kaşığı labne • 1 paket kabartma tozu • 1 paket vanilin (vanilya) • Var ise taze vişne yok ise dondurulmuş veya komposto vişne • Muffin kalıbı

YAPILIŞI; Her kek tarifinde olduğu gibi toz şeker ve yumurta kar beyazı kıvama gelinceye kadar çırpılır. Ardından sıvı yağ, süt, yoğurt ve labne peyniri ekleyin. Kar beyazı renginde güzelce köpürmüş şeker yumurta karışımınızı söndürmeden diğer malzemelerin iyice karışmasını sağlayın. Son olarak un, vanilin, kabartma tozunu da ekleyerek karıştırın. Kek hamurunuz artık hazır. Kullanacağınız muffin kalıpları kendiliğinden yağlı olan kağıt kalıplar değilse öncelikle kalıbınızı yağlayın. Muffin kalıplarının yarısına kadar kek karışımından koyun. Geriye kalan karışımınıza yarıya böldüğünüz vişneleri ekleyerek karıştırın. Yarısı dolu olan muffin kalıplarına vişneli karışımı da ekleyerek önceden 170-180 derece fırında 20 dakika kadar pişirin. Sunum için üst süsleme tamamen sizin zevkinize kalıyor. Afiyet olsun.

71


SUDOKU

Sudoku (sūdoku, Rakam Yerleştirme diye de bilinir) standart olarak 9x9 boyutlarında bir diyagramda çözülen ve her satır, her sütun ve her 3x3’lük karede 1’den 9’a rakamların birer kez yer alması gereken bir zeka oyunu türüdür. Japonca “Sayılar TEK olmalı” anlamına gelen “Suuji wa dokishin ni kagiru” kelimelerinin kısaltması olan Sudoku, günümüzde Asya’dan, Avrupa ve Kuzey Amerika’ya da yayılan oldukça popüler bir oyundur. Oyunun amacı dokuzar hücreden oluşan 9 eşit kutuya bölünmüş bir alan üzerinde sayıları tekrar etmeyecek şekilde dizmeyi başarmak. Her satır ve sütunda 1’den 9’a kadar olan sayıları sadece bir kez kullanarak dizmeniz gerekiyor. Aynı şekilde çizgilerle ayrılmış her kutu içerisinde de 1’den 9’a kadar olan sayılar 1 kez kullanılmak zorundadır.

72


EĞLENCE

iKi RESiM ARASINDAKi 7 FARKI BULUN

73


GEZİ

ASTROLOJİ KOÇ (21 MART - 19 NİSAN)

BOĞA (20 NİSAN - 20 MAYIS)

Temmuz ayında önemli gelişmeler yaşayacağınız

Maddi konulara oldukça dikkat etmeniz gereken

bir döneme giriyorsunuz. Yazın gelmesiyle birlikte, ailevi

bir döneme giriyorsunuz. Haziran ayından beri durgun

seyahatler yapacak ve aile birliğinizi kuvvetlendireceksiniz.

seyreden mali durumunuzda yükselişler meydana gelecek

Ayın hareketleriyle ruhsal karmaşa içerisine girebilirsiniz.

ve bu durumda harcamalarınızı kontrollü yapmalı, birikim

Bu ruhsal daralmayı ilişkinize yansıtmaya devam

yapmaya özen göstermelisiniz. Yeni iş fikriniz veya hayata

ederseniz, ilişkinizde büyük yaralara sebep olabilirsiniz.

geçirdiğiniz bir iş girişiminiz var ise harekete geçmenin tam

Ramazan sonrası mide problemleri yaşamamak adına

zamanı. Ailevi sorumluluklarınızı ciddiye almanız, huzurlu

yediklerinize dikkat etmelisiniz. Ekşi ve acı yiyeceklerden

bir hayat sürmenizi sağlıyor. İlişkinizde sürprizlere açık

uzak durmanız gerekiyor.

olun.

İKİZLER (21 MAYIS - 21 HAZİRAN) Temmuz ayı tam işkolik İkizler burçlarının ayı

YENGEÇ (22 HAZİRAN - 22 TEMMUZ) Haziran döneminde içsel olarak kendileriyle

olacak. İş hayatında mertebenizde sürpriz yükselme

hesaplaşan Yengeç burçları, Temmuz ayı evresinde

sizleri bekliyor. İş hayatınızla ilgili konularda, alacak

içe kapanık bir ruh hali sergileyecekler. Oldukça

verecek durumlarınızda güvensizlik yaşasanız da

sakin bir döneme giren Yengeç burçları huzuru kendi

karamsar düşünmeyi bırakıp mantıklı kararlar alacaksınız.

içlerinde bulacaklar. Aşk hayatınızda, karşınızdaki

İş ilişkilerinde ve sağlık konularında dikkatli, akıllıca,

insanın söylediklerini yanlış anlayıp, kırılabilir ve ilişki

diretmeden davranmanız gerekiyor. İkizler burcu eğitim,

sonlandırma noktasına gidebilirsiniz. Melankolik ruh

yakın çevre, bilgilenme, yolculuklar, tatil, gezmek görmek

hali hem aile hayatınız hem de sosyal hayatınızı olumsuz

yönünde deneyimlere yelken açmak isteyecekler.

yönde etkileyebilir. Huzurunuzu bozmamak adına yanlış anlaşılmalara yer vermeyin.

ASLAN (22 TEMMUZ - 22 AĞUSTOS) Bir türlü gerçekleştiremediğiniz yurt dışı planlarını

BAŞAK (23 AĞUSTOS - 22 EYLÜL) Haziran döneminde radikal kararlar alan Başak

gündeme getireceğiniz bir ay sizleri bekliyor. Zihinsel

burçları, iradeli duruşlarını sergileme devam ediyorlar.

anlamda bir mesele üzerinde odaklanarak kendinizi

Mesleki konular üzerinde akıllı ve bilinçli bir şekilde

nasıl güvence altına alabileceğinizi tekrar gözden

karar almanız gerekiyor. Evli Başak burçlarının evleri

geçireceksiniz. Ayrıca daha aktif hareket edebileceğiz,

çocuk haberi ile adeta şenlik havasına bürünecek. Aile

yolculuklar ve seyahatler de bu anlamda etkili olacak.

büyüklerinizi dinlemenin vakti geldi. Hırçın yapınızı

Temmuz ayı ortalarında aşk hayatınıza yeni bir insanla

biraz geri planda tutarak sosyal hayatınızı iyileştirmeniz

ciddi bir yola girebilirsiniz.

mümkün.

74


GEZİ

TERAZİ (23 EYLÜL - 23 EKİM) Yaz sıcaklarından pek hoşlanmayan Terazi burçları

AKREP (24 EKİM - 21 KASIM) Tüm yılın stresini atmak isteyen Akrep burçları,

için gölgelik alanda tatil yapmanın tam zamanı. Haziran

Temmuz ayı içerisinde uzunca bir tatil yapacaklar.

ayında stresten bir nebze arınan Terazi burçları, Temmuz

Sportif özelliklere sahip olan Akrep burçları, sağlıklarını

ayında iş ve sosyal hayat çizgisinde en yukarılara

korumaya devam etmeliler. Radikal kararlar alma

çıkacaklar. Yaratıcı kişiliğiniz sayesinde hem iş hem

peşinde olabilirsiniz. Radikal kararlar almak yerine

ailevi meseleleri kolaylıkla atlatabileceksiniz. Bel

mantık ve duygusallığınızı bir arda tutarak hayatınızda

problemi yaşayabilirsiniz. Doktora görünmekte fayda

önemli kararlara imza atabilirsiniz. Aşk hayatı vasat

var. Yepyeni bir sosyal çevreye girmeniz mümkün.

giden Akrep burçları, biraz daha ılımlı olarak ilişkilerini

İnsanlarla kuracağınız ilişkilerde endişeli olmayıp, doğal

kurtarabilecekler.

davranmalısınız.

YAY (22 KASIM - 21 ARALIK) Bonkör ve cömert ruha sahip olan Yay burçlarının

OĞLAK (22 ARALIK - 29 OCAK) Evlilik adımlarını atan Oğlak burçlarını düğün telaşı

maddi açıdan sorun yaşayabileceği bir döneme giriyoruz.

saracak. Bekar Oğlak burçları da aşk hayatında oldukça

İş hayatınızda yaşayabileceğiniz olumsuzluklar sizi

olumlu haberler ile karşılaşacaklar. Haziran ayında

yıldırmamalı ve çabalamaya devam etmelisiniz. Aşk

dinginliğini koruyamayan Oğlak burçları yeniden kendi

hayatında yüzü bir türlü gülmeyen, gülse de hemen büyüsü

içlerine kapanarak sakin bir hayata başlayacaklar. Tüm

kaçan Yay burçları Temmuz ayı sizler için tam bir aşk ayı

yıl çalışmış olmanın verdiği yorgunluklar kendinizi sahil

olacak. Bonkör yapınızı maddi konularda kullanmak yerine

kentlerine atacaksınız. Aman maddi konulara dikkat! Tatil

aile, aşk ve sağlık konularda kullanmalısınız. Dostlarınızla

için limitinizden fazlasını harcamamalısınız.

yaşayacağınız küçük tartışmaları büyütmemelisiniz.

KOVA (29 OCAK - 18 ŞUBAT) Özgürlüğüne düşkün olan Kova burçları için Temmuz

BALIK (19 ŞUBAT - 18 MART) Temmuz ayında Balık burçları, maddi açıdan

ayı tam bir gezme-tozma ayı olacak. Aşk hayatında farklı

oldukça şanslı bir döneme girecekler. Maddi şansı temsil

gelişmeler sizlerle olacak. Kimileri için ilişkide baskın

eden balık, bu ayda da sizlere yansıyacak. İş değiştirme

kimlikte olan ve bazen de dağılan partnerinizin yarattığı

kararınızı uygulayacak ve aldığınız bu karara ailenizden de

rahatsızlık olabilir. Evlenme teklifi, birlikte yaşama teklifi

destek göreceksiniz. Başladığınız ve geldiğiniz noktaya

olabilir. Partnerin üzerinize düşebilir ve bundan rahatsız

baktığınız zaman yapılamaz denilen çok fazla şeyi

olabilirsiniz. Maddi açıdan birikim yapmanız gereken bir

yaptığınızı fark etmelisiniz. Üstesinden gelemeyeceğiniz

dönemdesiniz. Aksi takdirde zor duruma düşebilirsiniz.

hiçbir şey yok. Temmuz ayında pek sağlık sorunu yaşamayacaksınız.

75


FÄ°LOMUZ

76


FÄ°LOMUZ

77


METRO

78


METRO

79


METRO

80


METRO

81


METRO

82


GEZÄ°

83


GEZÄ°

0 850 222 34 55 84

Mlife temmuz 2016 web  
Read more
Read more
Similar to
Popular now
Just for you