Page 1


GEZİ

Kurucu Galip ÖZTÜRK İmtiyaz Sahibi Metro Turizm Sey. Org. Tic. A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Çiğdem ÖZTÜRK GÖBÜLÜK Yayın Koordinatörü Mustafa YILDIRIM Genel Yayın Yönetmeni Damla ULUDAĞ Görsel Yönetmen Ufuk CERGENÇ Yayın Danışma Kurulu Başkanı Necmi HATİPOĞLU Yayın Danışma Kurulu AKIN PERVAZ BERTAN SÖĞÜT AV. BURÇİN BAŞAK MUHAMMED RESUL KILINÇ ŞENOL AYYILDIZ Hukuk Müşaviri Av. Tuncay ÇALTEKİN Editörler Elif ÖZYILMAZ YEŞİL Nurcan GÜNEŞ YAVAŞ Adem Burak YAZAR Murat BAŞARAN Reklam Pazarlama Atlas Yazılım ve Bilişim Hiz. Tic. A.Ş. 0530 760 51 97 Adres Büyük İstanbul Otogarı Yönetim Binası Kat: 2 Bayrampaşa / İSTANBUL BASKI TARİHİ EKİM 2016 Yerel Süreli BASKI Matsis Matbaa Hizmetleri Tel: 0212 624 21 11

4


İÇİNDEKİLER DUBROVNİK ANKARA

24

ESKİ BARDAKLARINIZI DEĞERLENDİRİN

12 58

ÇOCUĞUNUZUN KİLO ALMA NEDENİ OKUL KANTİNİ OLABİLİR

28 40 44 74 76 78

32

TARİHTE BUGÜN SİNEMA KİTAP DÜNYASI GURME EĞLENCE ASTROLOJİ - BURÇLAR 5


Durmak Bize Yakışmaz Fetullahçı terör örgütünün kurduğu kumpaslar neticesinde vatanından uzakta yaşamak zorunda kalan bir Türk vatandaşı olarak, bulunduğumuz her yerde ülkemizin bayrağını en yükseğe çıkarma hedefinde olduğumuz gibi, gittiğimiz her yere değer katma ilkesini kendimize şiar edindik. Gürcistan’ın Özerk cumhuriyeti Acara’nın başkenti Batum’da yaşarken de bu felsefeye göre hareket ediyoruz ve Türk Bayrağı’nı her yerde dalgalandırmaya çalışıyoruz. Yurtdışında faaliyet gösteren cemaat okullarının bazılarının kapatılması ve bu okullardan Türk Bayrağı’nın bizzat FETÖ tarafından indirilmesi üzerine, ilk adımı Metro Holding olarak attık ve Batum’daki ilk Türk okulunun açılmasına önayak olduk. Okul binasının temelini 11 ay önce atmıştık. Bu eğitim-öğretim döneminde okulun açılmasının gururunu yaşadık. Bina alanı 5 bin 200 metrekare olan 4 katlı okulda 24 derslik, üç laboratuvar, bir resim atölyesi, müzik dersliği ve çok amaçlı salonların yanı sıra spor alanları da geleceğimizin teminatı çocuklarımızın hizmetinde olacak. 25 eğitimcinin görev yapacağı okulumuzdan vatanını, milletini seven nesillerin yetişeceğine inancımız tamdır. Öte yandan Metro Holding iştiraklerinden Avrasya Terminal İşletmeleri A.Ş’nin, 2014

yılı Eylül ayında Batum’da temelini attığı, 5 yıldızlı otel, rezidans ve alışveriş merkezinin inşaatında sona gelindi. Proje içerisinde yer alan Gürcistan’ın en büyük ve en lüks oteli unvanını alan Batum Euphoria Hotel Resort, METROCITY adıyla yükselen rezidanslar ve Batum’un ilk alışveriş merkezi 23 Eylül tarihinde açıldı. Otelimizin bütün odalarının açılışın ilk haftasında dolması ne kadar doğru bir yatırım yaptığımızı gösterdi. Otelimiz iki ülke arasında ilişkileri güçlendireceği gibi, otelimizde konaklayan Türk misafirlerimiz kendilerini evlerinde hissedecekler. Durmak elbette ki bize yakışmaz. Bulunduğumuz her yerde ülkemizin bayrağını en yükseğe çıkarma hedefiyle yatırımlarımız da sürecek. Bu projemizin tamamlanmasının ardından yeni bir proje ile yolumuza devam edeceğiz. METROCITY adıyla yükselen rezidansların 2. etabı olarak başlayacak proje 1. etabın hemen yanında yer alacak. Buradan yurt dışında yaşayan ya da yatırım yapan tüm Türk işadamlarına bir çağrıda bulunmak istiyorum. Güzel ülkemizin ileri gitmesini hazmedemeyen, her türlü çelmeyi takmak isteyenlere inat, Türk Bayrağı’nın dünyanın dört bir köşesinde dalgalanması için sizler de elinizi taşın altına koyun ve sizler de yatırım yapın. Bu yatırım okul, hastane, yurt ya da fabrika fark etmez, yeter ki Türk’ün imzası her yerde kendini göstersin ve ülkemizin büyüklüğünü dost da düşman da görsün.

GALİP ÖZTÜRK Metro Ticari ve Mali Yatırımlar Holding A.Ş. Kurucu ve Onursal Başkanı

6


Rekorların Sahibi hep Metro Turizm Türkiye’nin hem filo hem düzenlenen sefer sayısı hem de taşıdığı yolcu bakımından en büyük şirketi unvanını yıllardır hiçbir rakibine bırakmayan Metro Turizm, 9 günlük Kurban Bayramı tatilinin de rekortmeni oldu.

karışmadı ve her bir yolcumuzu güvenle gitmek istediği yere ulaştırdı. Burada en büyük rolün düştüğü kaptanlarımız, görevlerini hakkıyla yerine getirmenin derin huzuru ile yollarına devam etti.

Bu yılın son uzun tatilinde hem deniz-kumgüneş demek isteyenler hem memleketlerine gidip kışlık erzakını getirmek isteyenler otobüs yolculuğunu tercih etti. Bu tercih içinde ilk sırayı ise Metro Turizm aldı.

Bu noktada, bayram tatilini kapsayan 1018 Eylül tarihleri arasında yaşanan trafik kazalarının bilançolarını da hatırlatmak isterim. 9 günlük bayram tatilinde ülke genelinde toplam 147 trafik kazasında 74 kişi öldü, 615 kişi de yaralandı. Bu kazaların çoğunluğu özel otomobillerin karıştığı kazalar olarak kayıtlara geçti. Bu nokta göz önüne alındığında tatil yolculuklarını toplu taşıma araçları ile yapmanın daha güvenli olduğu gerçeği bir kez daha ortaya çıkıyor.

9 günlük bayram tatili süresince toplam 24 bin seferde, günlük 110 bin yolcu taşıdık otobüslerimizde. Toplam yolcu sayımızın 1 milyona ulaşması en üst yöneticisinden, kaptanına, host ve hostesinden dinlenme tesislerindeki çalışma arkadaşlarımıza kadar hepimiz için ayrı bir gurur vesilesi oldu. Bu başarıda Türkiye’nin dört bir yanındaki binlerce Metro Turizm çalışanın ortak emeği var, bu vesileyle tüm çalışma arkadaşlarımıza teşekkürü de borç biliyorum. Bu tatilde bizi yolcu ve sefer sayısı açısından kırdığımız rekor kadar sevindiren bir başka noktaya da dikkat çekmek istiyorum. Türkiye’nin doğusundan batısına, kuzeyinden güneyine kadar dört bir yanda seyr-ü seferde olan otobüslerimiz herhangi bir kazaya

Diğer taraftan bayramda yaşanan bu hareketlilik 15 Temmuz darbe girişiminin yanı sıra, ardı ardına yaşanan terör olaylarının toplum üzerindeki etkisinin nispeten azaldığını göstermesi açısından da oldukça önemli. Yaşam Türkiye’nin geriye doğru gitmesini isteyenlere inat normal akışında devam ediyor. Gelecek günler Türkiye ve bu coğrafyada yaşayan herkes için çok daha güzel olacaktır. Gelecek güzel ve aydınlık günlerde buluşmak dileğiyle…

ÇİĞDEM ÖZTÜRK GÖBÜLÜK Metro Turizm Seyahat Org. ve Tic. A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı

7


9PÀPIJįdÃğįōíØqĽØĽÖįÃxÃç

=ŅğÕÃōĜæÃçį:ŒōPÀPIJį PııŠ 7 / 24

0 850 222 34 55


29 Ekim Cumhuriyet Bayramımız Kutlu Olsun! “Benim naçiz vücudum elbet birgün toprak olacaktır. Fakat Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır.”

0 850 222 34 55


TARİH

29 EKİM

CUMHURİYET BAYRAMI “YARIN CUMHURİYET’İ İLAN EDECEĞİZ.” M.KEMAL ATATÜRK ( 28 EKİM 1923,ÇANKAYA)

10


TARİH

T

ürkiye Büyük Millet Meclisi’nin 29 Ekim 1923’te Cumhuriyet rejimini ilan etmesi anısına her yıl Türkiye ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde kutlanan milli bir bayramdır. Osmanlı İmpratorluğu zamanında, II.Meşrutiyet ilanından sonra I.Dünya Savaşı başladı. Dört yıl süren savaş sonunda Osmanlı İmparatorluğu’nun da içinde bulunduğu devletler yenildi. Ülkemiz İngilizler,

Yunanlılar, Fransızlar ve İtalyanlar tarafından paylaşılmıştı.

Dumlupınar’da savaştılar. Yurdumuz düşmanlardan kurtarıldı.

Ulusa inanan, güvenen Mustafa Kemal Paşa 19 Mayıs 1919’da Samsuna’a geldi. Erzurum’da Sivas’da kongreler düzenledi. Meclis, Mustafa Kemal Paşa’yı başkan seçti. Mustafa Kemal Paşa Önderliğinde Büyük Millet Meclisi Ulusal Kurtuluş Savaşı’nı başlattı. Bir yandan efeler, dadaşlar, seğmenler bulundukları yörede düşmana karşı koydular. Düzenli ordular İnönü’de Sakarya’da,

II. Dönem Büyük Millet Meclisi 11 Ağustos 1923’te ilk toplantısını yaptı. 13 Ekim 1923’te Ankara başkent oldu. Atatürk; düşmanın ülkeden atılıp sınırlarımızın belirlenmesinden sonra Cumhuriyet hazırlıklarına başladı. 28 Ekim 1923 akşamı yakın arkadaşlarını Çankaya’da yemeğe çağırdı. ”Yarın Cumhuriyet’i ilan edeceğiz.” Dedi.

“Tek bir egemenlik var, o da Milli egemenliktir. Ülkeyi yine ulusun kendi gücü kurtaracaktır.” 29 Ekim 1923 günü Atatürk, milletvekilleri ile görüştükten sonra taslağı hazırlanan önergeyi TBMM’ye verdi. Meclis önergeyi kabul etti. Böylece ülkemizde

Cumhuriyet kuruldu. Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk Cumhurbaşkanı Atatürk oldu. Cumhuriyet’in ilanı yurtta sevinç ve coşku ile karşılandı.

Cumhuriyet; yurttaşların seçme ve seçilme hakkının olduğu bir yöntemdir. Yönetimde söz ulusundur.

11


GEZİ

KÜLTÜRLERİN HARMANLANDIĞI TÜRKİYE CUMHURİYETİ’NİN BAŞKENTİ

O

ANKARA

rta Anadolu Bölgesi’nde yer alan Ankara, doğuda Kırıkkale ve Kırşehir, kuzeyde Çankırı, kuzeybatıda Bolu ve batıda Eskişehir, güneyde Konya ve Aksaray illeriyle çevrilidir. Kızılırmak ve Sakarya nehirlerinin oluşturduğu ovalarla kaplı bölgede 26.897 km2’lik bir alana sahip olan Ankara’nın deniz seviyesinden yüksekliği ortalama olarak 890 metredir. İlin orta kesimlerinden kuzeye doğru yaklaştıkça Kuzey Anadolu sıradağları yükselir. Güneybatı- kuzeydoğu doğrultusunda çeşitli dağ sıraları arasında çöküntü alanları ve kıvrılmalarından dolayı oluşan ovalar, doğu-batı yönünde uzanan Ankara ovasının güney kısmında ise Tuz Gölü çanağı ve düzlükler yer alır. İlin topraklarını, Sakarya ve Kızılırmak nehirleri ile Çubuk, İncesu ve Ova çayları sular. İl sınırları içinde Mogan, Eymir, Karagöl, Kurumcu ve Samsam doğal gölleri bulunur. Ayrıca, Çamlıdere, Kesikköprü, Kurtboğazı ve Sarıyar gibi barajların su havzalarında bu barajların adını taşıyan yapay göller de yer almaktadır.

12


GEZİ

DÜNDEN BUGÜNE ANKARA Ankara ve yakın çevresinde yapılan araştırmalar, yöredeki yerleşmelerin tarih öncesine kadar indiğini göstermektedir. MÖ 3000’ne tarihlenen Tunç Çağı yerleşmeleri arasında yer alan Ahlatlıbel, Koçumbeli, Etiyokuşu, Karaoğlan çağın Orta Anadolu kültürünün özelliklerini ortaya koyacak güçtedir. Hitit eserlerinde sık rastlanan Ankuwa şehri muhtemelen bugünkü Ankara kentinin bulunduğu yerdir. Ankara’nın kent olarak ilk kuruluşu Frigya dönemidir. Frigya’nın başkenti Gordion İç Anadolu’nun en önemli antik kentlerinden birisidir. Efsanelere göre, Ankara şehrini büyük Frigya kralı Midas kurmuştur. Frigler, buraya “gemi çapası”anlamına gelen Ankyra adını vermişlerdir. Yörede bulunan mezarlar, özellikle MÖ 750–500 yılları arasında Frigya yerleşmesinin önemini göstermektedir. Frigya devletinin yıkılmasından sonra Lidyalıların ve daha sonra Perslerin Dünden Bugüne Ankara hâkimiyetine geçen kentin, Pers kralı I. Dareios döneminde (MÖ 522–486) yapılmış olan ünlü Kral Yolu üzerinde küçük bir ticaret merkezi olduğu bilinmektedir. Makedonya kralı Büyük İskender (MÖ 336- 323) Gordion’dan sonra MÖ 333 yılında burada beklemiş ve Anadolu’daki Pers egemenliğine son vermiştir. MÖ 278–277 yılında Avrupa’dan Anadolu’ya gelen Galatlar’ın bir kolu olan Tektosağ’ların Ankara ilini başkent yaptıkları bilinmektedir. Roma İmparatoru Agustus MÖ 25 yılında kenti Galatlardan alarak bu bölgeyi Roma İmparatorluğu’na bağlamış ve Ankara’yı Galatya eyaletinin başkenti yapmıştır. MS 1. ve 2. yüzyıllarda Ankara, Anadolu’da Roma yol ağının çok önemli bir kavşağı niteliğini kazanmış, yönetimsel ve askeri işlevleri gelişmiş bir kentti. MS 395 yılında Roma İmparatorluğu’nun ikiye ayrılmasından sonra Ankara yöresi Doğu Roma (Bizans) yönetiminde kalmış ve bu dönem boyunca önemini koruyarak çok sayıda yeni yapıyla donatılmıştır. 11. yüzyılın sonlarında Anadolu topraklarına girmeye başlayan Selçuklu Türkleri 1073 yılında kenti fethederek Bizans egemenliğine son vermişlerdir.

13


GEZİ

Bu tarihten başlayarak Osmanlılar tarafından Anadolu’nun siyasal birliğinin kurulmasına kadar geçen sürede kent Türk Beylikleri, Bizans ve Moğol egemenliği altında değişik dönemler yaşamıştır. 1300 yılından sonra Ahi merkezlerinden biri olarak ticari işlevlere sahip olan Ankara, Osmanlı İmparatorluğu’nun önemli bir ticaret merkezi olmaya devam etmiştir. 1920 tarihinden sonra Kurtuluş Savaşı’nın idare edildiği bir merkez olarak, adı Milli Mücadele’nin sembolü haline gelen Ankara, 13 Ekim 1923 tarihinde Türkiye Cumhuriyeti’nin başkenti olmuştur.

Tarihi ve Kültürel Değerler

ANITKABİR

Ankara’nın merkez ilçeleri: Akyurt, Altındağ, Çankaya, Çubuk, Elmadağ, Etimesgut, Gölbaşı, Keçiören, Mamak, Sincan, Pursaklar ve Yenimahalle’dir. Taşra ilçeleri ise Ayaş, Bala, Beypazarı, Çamlıdere, Evren, Güdül, Haymana, Kalecik, Kazan, Kızılcahamam, Nallıhan, Polatlı ve Şereflikoçhisar’dan oluşur.

Türkiye Cumhuriyetinin kurucusu büyük önder Mustafa Kemal Atatürk 10 Kasım 1938 tarihinde ebediyete ulaştı. 11 Kasım günü Cumhurbaşkanlığı seçimleri yapıldı ve İsmet İnönü’nün Cumhurbaşkanı seçilmesinin ardından Atatürk’ün defin işlemleri başladı. Ata’nın naaşı 19 Kasım 1938 tarihinde Dolmabahçe Sarayı’nda top arabasına konarak Sarayburnu’na

14

getirildi. Tabut burada önce Zafer torpidosuna daha sonra Yavuz Zırhlısına kondu. Zırhlıya Hamidiye, Zafer, Tınaztepe ve 2 denizaltı gemisi ile Savarona ve yabancı ülke gemileri eşlik ettiler. Yavuz zırhlısı İzmit Mayın İskelesine yanaştı ve cenaze buradan İzmit Garına ulaştırıldı. Tabut burada Ata’nın sağlığında yurt gezilerinde kullandığı ve şu anda

Ankara Gar Binasında korunan Beyaz Trene kondu ve Ankara Garına taşındı. Günümüzde Anıtkabir’in Barış Kulesi’nde korunan top arabası ile I.TBMM önüne oradan da devlet töreni ile Etnografya Müzesine taşındı ve 21 Kasım 1938 tarihinde müzede kendisine ayrılan yerde defnedildi. Ata’nın naaşı burada 15 yıl boyunca kalmış, bu arada da Türk Ulusu ona bağlılığının


GEZİ

simgesi olarak “Burada çok güzel bir anıt mezar olur” sözünden hareketle kendisine Rasattepe adı verilen tepede bir anıt mezar- Anıtkabirhazırlamıştır. Anıtkabir, Anıt Bloğu ve Barış Parkından oluşur. Barış Parkı, ülkemizin değişik bölgelerinden ve dünyanın çeşitli ülkelerinden ülkelerini temsil etmek üzere gönderilen 48.500 civarında bitki ve

ağacın bir araya gelmesiyle oluşan sembolik bir Milletler Cemiyeti olup Atanın “ Yurtta Sulh Cihanda Sulh” ilkesini hayata geçiren bir parktır. Tandoğan Kapısı’ndan girildiğinde Barış Parkı içinden yürünerek Anıt Mezara uzanan yolun iki yanında 24 Oğuz boyunu temsil eden 24 aslan heykeli yer alır. Dikdörtgen bir plan üzerine kurulu

Anıt Mezar dört yandan kolonlarla çevrilmiş olup, duvarlarında altın yaldızlarla yazılmış Ata’nın “Türk Gençliğine Hitabı” ve Cumhuriyetin kuruluşunun 10. yıldönümünde söylemiş olduğu “Nutuk” yer almaktadır. Şeref Salonu’nun zemini ve duvarları renkli mermerlerle kaplıdır. Düz tavan 16. ve 17. yüzyılların halı ve kilim desenlerinden oluşan mozaiklerle süslenmiştir.

15


GEZİ

ANKARA KALESİ Ankara’ya hâkim bir tepenin üzerinde kurulmuş olan ve zaman içinde kentin simgesi haline gelen Ankara Kalesi’nin ilk yapım tarihi kesin olarak bilinmemektedir. MÖ II. yüzyılda Galatlar zamanında var olduğu bilinen kale, Romalılar döneminde onarım görmüştür. İç ve dış kale olmak üzere iki kısımdan oluşan kalenin iç surları büyük bir olasılıkla VII. yüzyılda Bizanslılar tarafından inşa edilmiştir. Arap saldırıları sırasında çok tahrip olan kalenin surları IX. yüzyılda Bizanslılar tarafından yeniden onarılmıştır. Dış surların ne zaman eklendiği kesin olarak saptanamamıştır. 1073 yılında Selçukluların eline geçmiş, Osmanlılar döneminde çeşitli onarımlar görmüş, son yıllarda yapılan yenileme çalışmalarıyla sağlamlaştırılmıştır. Dış kalede dörtgen şeklinde 20 kule, batıda “ Dış Kale Kapısı” ve güneyde “Hisar Kapısı” olmak üzere iki kapısı vardır. Hisar Kapısı’nın üzerinde İlhanlılar dönemine ait 1330 tarihli Farsça bir yazıt bulunmaktadır. Şekil olarak dikdörtgeni andıran içi kale, kısmen Ankara taşı, kısmen de karışık malzemeden yapılmıştır. İç Kale, yükseklikleri 14–16 metre arasında değişen beşgen şeklinde 42 kuleden oluşmaktadır. Kale içindeki XVII. yüzyıl Osmanlı döneminden kalan Ankara Evleri ve Alâeddin Camisi halen ayaktadır.

16

ROMA HAMAMI Ulus Meydanı’ndan Yıldırım Beyazıt Meydanı’na uzanan Çankırı Caddesi üzerinde yer alır. İki bölümden oluşan hamamın spor salonu dört tarafı revaklarla çevrilmiş, yaklaşık kare planlı büyük bir alandır. Soğukluk, Ilıklık ve Sıcaklık bölümleri spor salonuna bir bütün olarak bağlıdır. Çeşitli avlular, külhan olarak adlandırılan ocaklar, servis kısımları ve su depoları ile yapı anıtsal bir bütün haline getirilmiştir. Hamamın bugün görülebilen

kalıntıları alttaki ısıtma katları ile servis kısımlarıdır. Kazılar sonucunda ele geçirilen sikke ve yazıtlar ile korinth başlıkları gibi mimari buluntulardan yapının İmparator Caracalla döneminde (211 – 217) inşa edildiği ve Bizans döneminde de onarılarak kullanılmış olduğu anlaşılmaktadır. Son yıllarda kısmen restore edilmiş olan Roma Hamamı’nın spor salonunda bugün Roma devri Ankara’sından toplanmış olan yazıtları kapsayan zengin bir koleksiyon sergilenmektedir.


GEZİ

Kültür ve Turizm Bakanlığı’na Bağlı Müzeler ve Ören Yerleri ANADOLU MEDENİYETLERİ MÜZESİ Anadolu Medeniyetleri Müzesi Anadolu Medeniyetleri Müzesi, Atpazarı olarak adlandırılan semtte, Ankara Kalesi’nin dış duvarının güneydoğu kıyısında yeni işlev verilerek düzenlenmiş iki Osmanlı binasından oluşmaktadır. Mahmut Paşa Bedesteni’nin Fatih dönemi baş vezirlerinden Mahmut Paşa tarafından 1464–1471 yılları arasında yapıldığı tahmin edilmektedir. Kurşunlu Han’ın ise Fatih dönemi baş vezirlerinden Mehmet Paşa’nın İstanbul’un Üsküdar ilçesindeki imaretine vakıf olarak yaptırılmıştır.

1881 yılındaki yangından sonra terk edilen her iki yapı daha sonra Atatürk’ün isteği ile Anadolu’dan toplanan eserleri sergilemek amacıyla uzun yıllar süren yenileme çalışmaları sonucunda müzeye dönüştürülmüştür. Bugün kendine özgü koleksiyonları ile dünyanın sayılı müzeleri arasında yer alan Anadolu Medeniyetleri Müzesi’nde Anadolu Arkeolojisi, Paleolithik Çağ’dan başlayarak günümüze kadar Osmanlı devrinin bu tarihi mekânlarında kronolojik bir sırayla sergilenmektedir.

17


GEZİ

CUMHURİYET MÜZESİ (II. TBMM Binası) Bina 1923 yılında mimar Vedat Tek tarafından Cumhuriyet Halk Fırkası toplantı yeri olarak tasarlanmış ve inşa edilmiştir. Ancak, I. TBMM binası yeterli gelmeyince bu binanın işlevi değiştirilerek Meclis binası olarak düzenlenmiş ve 18 Ekim 1924 tarihinde hizmete açılmıştır. II. TBMM 1924–1960 yıllarında Atatürk ilke ve devrimlerinin gerçekleştirildiği, Cumhuriyetimizin gelişmesi için çok önemli kararların alındığı önemli bir yapıdır. Türk siyasi tarihinde önemli bir yeri olan II. Türkiye Büyük Millet Meclisi binası işlevini 27 Mayıs 1960 tarihine kadar 36 yıllık bir dönem boyunca sürdürmüştür. Binanın ön kısmı onarım ve yenilenmelerden sonra düzenlenerek 30 Ekim 1981 tarihinde müze olarak ziyarete açılmıştır. Müzede ilk üç Cumhurbaşkanımız olan Mustafa Kemal Atatürk, İsmet İnönü ve Celal Bayar’ın kişisel eşyaları, Mecliste kullanılan çeşitli kırtasiye araçları, Meclis görüşme tutanakları, milletvekili yoklama defterlerinden birer örnek ile Atatürk ilkeleri ve devrimlerine ilişkin eserler sergilenmektedir. 1924–1960 yıllarında TBMM Genel Kurul Salonu olarak kullanılan salonda en çok 600 milletvekili görev yapmıştır. Atatürk 15–20 Ekim 1927 tarihleri arasında “Büyük Nutku”nu burada okumuştur. Salonun tavan süslemeleri Selçuklu ve Osmanlı süsleme sanatlarından esinlenilerek yapılmıştır.

18

ETNOGRAFYA MÜZESİ Etnografya Müzesi, Ankara’nın Namazgâh adı ile anılan semtinde bulunan tepede kurulmuştur. Yapının mimarı Cumhuriyet Dönemi’nin önemli mimarlarından Arif Hikmet KOYUNOĞLU’dur. Türkiye’de müze binası olarak yapılan ilk yapıdır. Müzenin önünde bulunan bronzdan yapılmış at üzerinde Atatürk Heykeli 1927 yılında İtalyan heykeltıraş Pietro Canonica tarafından yapılmıştır.


GEZİ

TÜRK HAVA KURUMU MÜZESİ Tarihi nitelikteki yapıların yer aldığı bir bölge olan Ulus’ta bulunan Müze, 19 Mayıs 2002 tarihinde hizmete açılmıştır. Müze yerleşkesi 287 metre kare kapalı alan ve 7294 metrekare açık alandan oluşmaktadır. Yerleşke içinde, Tarihi Paraşüt Kulesi (Tescilli Anıt Eser), orijinal uçakların sergilendiği bahçe ve belgelerin teşhir edildiği müze binası yer alır. Müze, THK ve Türk Sivil Havacılık Tarihi hakkında 747 adet belge ve fotoğraf sunumu ile her yaştan ziyaretçinin havacılık bilgisini zenginleştirmektedir. Ziyaretçilere, müze bahçesinde sergilenen helikopterin pilot köşkünü inceleme imkânı sağlanmaktadır. Tarihi kuleden paraşüt öğretmenleri gözetiminde atlayışlar yapılabilmektedir.

GÖRMEDEN GELMEYİN KOCATEPE CAMİİ Kocatepe semtinde, 1967 yılında yapımına başlanan cami, dört minaresi ile Selimiye Camisini, merkezi kubbe ve yarım kubbeleri ile de Sultan Ahmet Camisini andırır. Harim kısmı, kubbe etrafında dört yarım kubbe ile örtülüdür. Caminin kuzey kısmında, ana giriş kapısı önünde yer alan revaklı avluyu bir mermer şadırvan süsler. Mihrap ve minberi beyaz mermerden özel süslemelerle işlenmiştir. İç süslemede klasik Osmanlı mimarisi örnek alınmış, malzeme olarak, çini, mermer ve sarı maden ile özel boyalar kullanılmıştır. Caminin iç süslemeleri arasında ayrı bir yeri olan vitraylar, ithal özel camdan edilmiş olup, klasik Osmanlı tarzı ile modern tarz arasında bir geçiş teşkil eder.

19


GEZİ

ALTERNATİF TURİZM AKTİVİTELERİ Kış Turizmi Kamp ve Karavan Turizm Mağara Turizmi Rüzgar Sörfü Bisiklet Turizm Sportif Olta Balıkçılığı Dağ ve Doğa Yürüyüşü Kuş Gözlemciliği Atlı Doğa Yürüyüşü Yamaç Paraşütü Bitki İnceleme

Yöresel Özellikler Seğmenlik Bayram günlerinde, düğünlerde törene yöresel giysilerle katılarak gösteride bulunan seğmenler, yiğit ruhlu efeliğin, mertliğin, vatanseverliğin simgeleridirler. Kökeni Yeniçeri Ocağı’ ndaki “Sekban” adı verilen birliğe dayanmasına rağmen, seğmenlik geleneği Ankara ve civarına yerleşmiş olan Oğuz Türk boylarına dayanmaktadır. Çubuk ilçesin’de Kargın, Çavundur

ve Büğdüz, Elmadağ ilçesinde Bayındır, Yenimahalle ilçesinde Kayı, Kınık ve Dodurga, Hüseyin Gazi Dağı eteğinde yer alan Peçenek ve Yazır, Bala ilçesinde yer alan Avşar köylerinin adları 24 Oğuz boyunun adından gelmektedir. Kayı beylerinin Söğüt ilçesine gitmeden önceki yerleşim alanı Gölbaşı ilçesidir. Seğmen Alayları “Milli Ruh”un coştuğu zamanlarda kurulurdu. Son büyük Seğmen

Alayı düzenlenmesi 27 Aralık 1919 tarihinde gerçekleşir. Anadolu’nun işgal altında olduğu dönemde Mustafa Kemal Ankara toprağına ayak bastığında Seğmen Alayı kurulur ve tıpkı Oğuz töresinde olduğu gibi lider seçimi yapılır. Ata onlara “Buraya neden geldiniz” diye sorduğunda Ankara seğmenleri “ Seni görmeye, yolunda ölmeye geldik” diye cevap verirler.

Yöre Mutfağı Eski Ankara mutfağı evin en büyük kısmını meydana getirirdi. Evlerde bir yanda ocak ve tandır, bir yanda da kışlık erzakın saklandığı kiler bulunurdu. Kilerler genellikle iki katlı olur ve yukarı kısmına müsandere denilirdi. Mutfağın bir kenarına odun istifedilirdi. Yemekler yere serilen sofralarda yenir, önce büyükler, sonra ev halkı sofraya otururdu.

20


GEZİ

Ankara Yemekleri Çorbalar: Aş çorbası, dutmaç, keşkek çorbası, miyane çorbası, sütlü çorba, tarhana çorbası ve toyga çorbası en çok bilinen çorbalardır. Et Yemekleri: Ankara tavası, alabörtme, calla, çoban kavurması, ilişkik, kapama, orman kebabı, patlıcanlı et, sızgıç, siyel ve siyer sayılabilir. Pilavlar: Bici, bulgur pilavı, oğmaç aşı, pıt pıt pilavı yer alır. Köfteler: Kadınbudu köfte, mücirim köftesi, yumurtalı köfte, tohma, tiridi

köfte belli başlı köfte türleridir. Dolmalar: Efelek dolması, mantı, şirden dolması (bumbar), yalancı dolma ve yaprak dolması en sevilen dolmalar arasında yer alır. Börekler- Çörekler: Altüst böreği, ay böreği, bohça böreği, entekke böreği, hamman, kaha kol böreği, papaç, pazar böreği, tandır böreği, yalkı en göze çarpan örneklerdendir. Yemekler: Carcıran, bici aşı, çılbır, çırpma, göçe, göter,

kale, keşkek yemeği, köremez, mıhlama, omaç, papara, saz, tatmak tiridi, topaç sayılabilir. Hamur İşi Yemekler: Bazlama, cızlama, gözleme, nevizme, öllüğün körü, su böreği sayılabilir. Tatlılar- Kompostolar: Ayva boranası, baklava, bırtlak, daşlak, ekir, fıslak, höşmerim, kabak tatlısı, karga beyni, kar helvası, kaygana, köyter, omaç, perçem, saraylı, tiltil helvası, tuhafiye, zerdali boranası, zerdali hoşafı yer alır.

Ankara’nın Doğal Sembolleri Ankara kendine özgü bitki ve hayvan topluluğu yönünden zengin bir şehirdir. İle özgü hayvanlardan olan Ankara keçisi, 13. yüzyılda Anadolu toprağına Türkler tarafından getirilmiş ve Orta Anadolu’nun kurak toprağı ve iklimine uyum sağlamıştır. Birçok ülkede Mohair diye adlandırılan tiftik bu hayvanın yününden elde edilir. Bu yüzden de Tiftik keçisi dünyada Ankara keçisi ismiyle bilinir. İlin ikinci bir doğal sembolü sayılabilecek hayvanı, Ankara kedisi ana yurdu Ankara olan doğal ve saf bir kedi ırkıdır. İpeksi, orta uzunlukta tüylü ve ince uzun yapılı olan bu kedilerin kafaları küçük ya da orta büyüklükte burun kısımları ise üçgendir. Uçları tüylü, uzun, biri diğerine çok yakın, büyük ve dik kulakları, badem biçimli iri ve yeşil, sarı, bakır ya da mavi renklerde gözleri vardır. Tüyleri birçok renkte olmasına rağmen en bilineni beyazdır. Narin yapılı ve avcılık özellikleri gelişmemiş kedilerdir.

21


GEZİ • • • • • • • • • • • • • • • • •

• • •

Kurtuluş Savaşı Müzesinin Cumhuriyetin ilan edildiği ilk meclis binası olduğunu, Adnan Ötüken İl Halk Kütüphanesinin bulunduğu binanın ilk Milli Kütüphane olarak kullanıldığını, Anadolu Medeniyetleri Müzesinin 1997 yılında Avrupa’da yılın müzesi seçildiğini, İl Kültür ve Turizm Müdürlüğünün bulunduğu hizmet binasının daha önce Ankara’nın Adliye Binası olarak kullanıldığını, Ankara Kalesi’nin altında II. Dünya Savaşı sırasında Almanlar tarafından yapılan 1200 kişilik büyük bir sığınak olduğunu, 1402 yılında Yıldırım Beyazıt ile Timur arasında geçen Ankara Savaşı’nın Ankara’nın Çubuk İlçesinde yapıldığını, Frig Kralı Midas’ın mezarının Ankara’nın Polatlı ilçesi ( Gordion ) Yassıhöyük Köyü’nde bulunduğunu, Atatürk’e Ankaralılar tarafından 5 Ekim 1922 tarihinde hemşehrilik beratının verildiğini, Sevgi Çiçeği’nin ( centaurea tchihatcheffii) dünyada yalnızca Ankara’nın Gölbaşı ilçesinde yetiştiğini, Türkiye’nin ilk çocuk kütüphanesi Ali Dayı Çocuk Kütüphanesinin Ankara’da olduğunu, Türk mutasavvıf ve şairi Hacı Bayram-ı Veli’nin, Ankara’nın Zül-Fadl (Solfasol) Köyü’nde doğduğunu, Yunus Emre’nin hocası Taptuk Emre’nin mezarının Nallıhan ilçesinde olduğunu, Sakarya Meydan Muharebesi’nin 23 Ağustos - 13 Eylül 1921 tarihleri arasında Ankara’nın Polatlı ve Haymana ilçeleri sınırları içerisinde yapıldığını, 23 Nisan Uluslararası Çocuk Şenliği’nin 1979 yılında ilk defa Ankara’da yapıldığını, Ankara’da ilk müzenin, 1921 yılında Kale’nin Akkale olarak isimlendirilen kısmında Eti Müzesi adıyla kurulduğunu ve halen Anadolu Medeniyetleri Müzesinin Taş Eserler deposu olarak kullanıldığını, İlk Devlet Konservatuarının ( Musiki Muallim Mektebi - 1924 ) Ankara’da kurulduğunu, 27 Aralık 1919’da Cumhuriyetimizin Kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün Dikmen sırtlarında Seymenlerin de aralarında olduğu büyük bir topluluk tarafından karşılandığını, • Tiftik Keçisi ve Ankara Keçisi olarak bilinen keçi türünün, 13. yüzyılda Orta Asya’dan Anadolu’ya göçen Türkler tarafından Hazar Denizi’nin doğusundan Ankara’ya getirildiğini, • Cumhuriyet tarihinin ilk orkestrası olan Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası’nın (CSO) 1924 yılında Ankara’da kurulduğunu, • Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından 12 Mart 1921 tarihinde kabul edilen İstiklal Marşımızı Mehmet Akif Ersoy’un Ankara’nın Hamamönü Semtinde bulunan Tacettin Dergâhı’nda yazdığını, • Anadolu’nun birçok yerinde oyun havası olarak icra edilen Misket’in Ankara’ya ait olduğunu, • Türkiye’nin ilk paraşütçülük okulunun 1935 yılında Ankara’da açıldığını, • Ankara yemekleri içinde en çok tanınanlarının Ankara Tava ve Ankara Döneri olduğunu, Türkiye Büyük Millet Meclisinin II. Binasının Cumhuriyet Müzesi olduğunu, Mustafa Kemal Paşa’nın 36 saat 33 dakika süren Büyük Nutku’nun Cumhuriyet Müzesinde okunduğunu, Boğazların Türkiye’nin egemenliğine geçişini sağlayan Montreux Boğazlar Sözleşmesi’nin Cumhuriyet Müzesi binasında onaylandığını,

Biliyor Musunuz?

22


IP TABANLI YENİ NESİL ÖDEME KAYDEDİCİ

YAZARKASAPOS FUSIONS 410G

Nakit Para Çekmecesi

Desktop Set

ÜCRETSİZ GSM HATTI 81 İLDE TEKNİK SERVİS BARKOD-QR KOD OKUYUCU BANKALARLA SORUNSUZ İŞLEM ERGONOMİK TASARIM

OTOBÜS İÇİ EĞLENCE SİSTEMLERİ

10’’ HD ANDROID TABLET TV TELİFLİ FİLM SATIŞI ONLINE MARKET HD IP TELEVİZYON HD IP RADYO ONLINE BİLET SATIŞI BANKACILIK İŞLEMLERİ HAVALE VE EFT ANDROID OYUNLAR MOBİL UYGULAMALAR 3D & HD FİLMLER ÜYELİK PROGRAMI FABRİKA: Melih Gökçek Bulvarı 1368. Cadde No:113/2 İnfoteks Alfa Plaza İVOGSAN Yenimahalle/ANKARA

0850 433 14 14 infoteks.com.tr


MACERA

MUHTEŞEM DOĞASI VE GÖZLERE HİTAP EDEN MANZARASIYLA

DUBROVNİK Yazı ve Fotoğraf: Fatih YAYLA

Ağustos/Eylül aylarında yine motorsikletimle çıkmış olduğum 15 günlük Avrupa turumda aklımda kalan şehirlerden birincisi şüphesiz Dubrovnik oldu. Ben de bu tarihi şehri size anlatmak istiyorum. Umarım faydalı olur.

Tarih Dubrovnik, Hırvatistan’ın Adriyatik denizi kıyısında bulunan ortaçağdan kalma ve içerisinde bir çok tarihi eser barındıran şehridir. Dubrovnik tarihinin 7.yy a kadar dayanmakta ve Türk kaynaklarında adı Dubrovnik olarak değil şehrin eski adı olan “Ragusa” olarak geçmektedir. 1.Murat Dönemi’nde Ragusa şehir devletine ayrıcalıklar tanınarak Osmanlı himayesine alınmış ve buna karşılık Ragusa yıllık vergiye tabi tutulmuştur. Son yıllarda popülerliği oldukça artan şehri yaz ayında birçok turist ziyaret etmektedir. Hırvatistan’a gitmek için Schengen vizenizin olması gerektiğini hatırlatmakta fayda var. Adriyatik Denizi’ne kıyısı olan Dubrovnik’te Akdeniz iklimi hakimdir. En uygun ziyaret edilebilecek zaman yaz dönemini kapsayan Haziran, Temmuz, Ağustos ve Eylül aylarıdır. Şehri çevreleyen surlar bu tarihi şehrin muazzam görüntüsünü oluşturmaktadır. Sırp saldırıları sonucu zarar gören şehir tarihi görünümüne 2005 yılından itibaren tekrar kavuşmuştur.

24

Hırvatistan’ın birçok şehrinde olduğu gibi yine Old Town ( Eski Şehir ) denilen bölgesi surlarla çevrili alandan oluşmakta ve şehre giriş kapıları bulunmaktadır. Şehir UNESCO dünya mirasları listesinde bulunmaktadır. Tarihi yerleşim yerleri kiliseler ve tarihi yapılar bu surlarla çevrili Old Town’ da bulunmaktadır.


MACERA

Yaz aylarında gündüzleri sıcaklık 35 dereceyi buluyor. Bu yüzden öğle vakti yüzebilir. Old Town ziyaretini de akşamüstüne bırakabilirsiniz. Yüzmek için en ideal yerlerden biri ise Benje Plajı’dır. Old Town’un yakınında ve yüzmek için güzel bir yer. Tarihi kapıdan içeri girdiğiniz andan itibaren kendinizi orta çağ’da yaşıyormuş gibi hissediyorsunuz. İçerideki ambiyans sizi tarihte bir yolculuğa çıkarıyor. İçeride tarihi çeşmeler, evler, kiliseler ve katedraller bulunmakta. Tabii ki çağımıza uygun olarak bu tarihi surların içinde restoranlar da bulabilirsiniz. Surların üstüne çıkıp yürüyebilir ve eşsiz Adriyatik manzarasının tadını çıkarabilirsiniz. Old Town’da yürüyün ara sokaklara girin dar sokaklarında kaybolun v ve o tarihi yaşayın eminim kendinizi çok güzel hissedeceksiniz. Dilerseniz Adriyatik kıyılarına uzanan tekne turlarına katılabilir ve gününüzü Adriyatik denizinin kıyılarında geçirebilirsiniz. Ünlü dizi Game of Thrones’un bazı bölümlerinin burada çekilmiş olması birçok turisti buraya çekmiş olacak ki Game of Thrones turu bile vardı. Dilerseniz şehri tepeden görebileceğiniz noktalar bulup güneşin batışını buralardan izleyebilirsiniz. Şehri tepeden görebileceğiniz yerlerden bir tanesi de Dubrovnik Teleferiği’dir. Old Town manzarasını net olarak görebilir ve güzel kareler yakalayabilirsiniz.

25


MACERA

Başlıca gezilecek yerler;

Fransisken Manastırı. Çan Kulesi Orlando Sütunu Rektör Sarayı Pile kapısı Ploce Kapısı Aziz Blaise Kilisesi

Sosyal Medya /geziyoruzabi

Para Birimi Dubrovnik’te Hırvat para birimi olan Kuna kullanılıyor. Otogarda, havaalanında ve Old Town içinde döviz bozdurabilirsiniz. 100 Kuna yaklaşık 45 lira yapıyor. Diğer balkan ülkelerine göre Hırvatistan’da ulaşım yeme içme ve konaklama biraz daha pahalı.

Yeme-içme Hırvatistan’da yemek kültüründe İtalyan etkisini görmek mümkün. Özellikle pizza ve makarna bunların başında geliyor. Malesef Dubrovnik’te deniz ürünleri biraz daha pahalı. Old Town da yemek yemek isterseniz oturmadan önce menüleri incelemenizi tavsiye ederim. Şundan eminim ki Dubrovnik’e bir kez daha gitmek istiyorum. Bir sonraki gezide Görüşmek Üzere...

26


Aklınızda Avrupa Varsa

Oraya METRO Var! SOFYA -

EDİN

İ Z L M E AVRUPA İ R E L R E F E S YI FET N İ L H BER

Sofya

BERLİN DRESDEN BUDAPEŞTE BRATISLAVA HALLE LEİPZİG BRNO SELANİK PRAG

www.metroturizm.com.tr

0850 222 34 55


TARİHTE BU AY

7 Ekim 1966

3 Ekim 1926

11 Ekim 1922

İlk Türk otomobiline Anadol adı verildi.

Atatürk’ün ilk heykeli Sarayburnu’na dikildi.

15 Ekim 1937

Mudanya Mütarekesi imzalandı.

Yeni harflerle basılan kağıt paralar tedavüle çıktı.

9 Ekim 1951

5 Ekim 1921

1 Ekim 1905

Galatasaray Spor Kulübü kuruldu.

İngiltere’de Uluslararası Yazarlar Birliği PEN kuruldu.

6 Ekim 1926

2 Ekim 1957

4 Ekim 1983

İstanbul’u Paris’e bağlayan Şark Ekspresi( Orient Express) ilk yolculuğuna çıktı.

13 Ekim 1923

Ankara TBMM tarafından başkent ilan edildi.

14 Ekim 1925

10 Ekim 1926

Türkiye’de ilk uçak fabrikası Kayseri’de açıldı.

ODTÜ’nün temeli atıldı.

28

I. Akdeniz Oyunları sona erdi. Türkiye serbest güreşte 8 siklette altın madalya alarak takım halinde şampiyon oldu.

İlk betonarme köprü Menderes Nehri üzerine yapıldı.

Kıyafet Kanunu kabul edildi.

8 Ekim 1912

Balkan Savaşı başladı.

12 Ekim 1992

TEMA Vakfı kuruldu.


TARİHTE BU AY

19 Ekim 1945

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi açıldı.

23 Ekim 1993

31 Ekim 1831

Karun Hazinesi 28 yıl sonra Türkiye’ye getirildi.

Takvim-i Vekayi yayına başladı.

29 Ekim 1923

17 Ekim 1951

Türkiye’nin NATO’ya katılmasıyla ilgili protokol imzalandı.

21 Ekim 1981

Atatürk Barajı’nın temelleri atıldı.

25 Ekim 1985 Hepatit virüsü bulundu.

20 Ekim 1903

16 Ekim

24 Ekim 1992

Türkiye’nin ilk spor klubü Beşiktaş kuruldu.

Topkapı Sarayı müze olarak ziyarete açıldı

18 Ekim 1976

Fırat Nehri üzerindeki Karakaya Barajı ve hidroelektrik santralinin temelleri atıldı.

Türkiye Cumhuriyeti kuruldu ve TBMM’deki oylamada Mustafa Kemal Atatürk oy birliği ile ilk cumhurbaşkanı seçildi.

28 Ekim 1938

1938 Ankara Radyosu hizmete girdi.

Türkiye’nin ilk özel havaalanı olan Hezârfen ,İstanbul Büyükçekmece’de hizmete girdi.

22 Ekim 1997

30 Ekim 1905

Aspirin ilk kez satışa sunuldu.

Kültür Bakanlığı Oscar’a gidecek film olarak Eşkıya’ı seçti.

29


DEKORASYON

ESKİ BARDAKLARINIZI DEĞERLENDİRMENİN ZAMANI GELMEDİ Mİ?

Bardakların, ister porselen ister cam olsun, belirli bir kullanım ömrü vardır. Zamanla aşınmakta ve üzerinde ya lekeler ya da desenlerinde bozukluklar oluşmaktadır. Bizler de hem hijyen hem de görüntü açısından bu bardakları kullanmaktan vazgeçerek ya başka bir amaçla, kalemlik, makyaj bardağı olarak, ya da hiç değerlendirmeden çöpe atmaktayız. Çatlak olmayan ancak eskimiş bardaklarınızı yepyeni gösterecek bir yöntemi Ekim sayımızda sizlerle buluşturuyoruz. Bu evdeki kullanmadığınız ojeleri de değerlendirmenin en güzel yolu da olacak.

Malzemeler • Bardağınızı boyamak

istediğini renklerde ojeler

• Kürdan • Bardak-Kupa • Alüminyum kullan-at tabak • Gazete kağıdı • Aseton • Pamuk (makyaj temizlemek

için olan pamuk diskler veya toplar) • Sıcak su

32


DEKORASYON

Öncelikle ojenin her yere bulaşmaması için uygulama yapacağınız alanın altına gazete kağıtlarını serin. Sıcak suyunuzu bardağınızın hangi seviyesine kadar boyama yapacağınıza göre doldurun. Ardından hangi renge boyamak istiyorsanız, o renkteki ojeyi su içerisine dökün. Mermer deseni vermek için kürdan ile su içerisinde ojeyi karıştırın. Bu sırada hızlı davranmalısınız.

Yavaş hareket ederseniz, ojeler su üzerinde kuruyarak bardağınızda kötü bir kalın tabaka oluşturacaktır. Hızlıca ojeyi kürdan yardımıyla karıştırdıktan sonra bardağınızı su içerisine dikkatlice daldırın. Bu işlemi yukarıdan aşağıya şeklinde iki kez tekrarlayın ve kupanızı alın. Kuruması için bardağınızı gazete kağıdına koyabileceğiniz gibi iki şiş üzerine de oturtarak

hem gazete deseni çıkmasını önleyebilir hem de daha az desen kaybıyla kurutabilirsiniz. Her farklı renk için farklı su hazırlamanız gerekiyor. Beklettiğiniz ojeler su üzerinde kuruyarak çirkin görüntü oluşturacaktır. Hazırladığınız kupalar kuruduktan sonra bulaşık makinesinde de yıkayabilirsiniz. Ancak biz yine de elde yıkamayı tercih ediyoruz. Güle güle kullanın.

Püf Noktaları • Her kupa için ayrı su hazırlamalısınız.

• Oje döktükten

sonra hızlı hareket etmelisiniz. • Sıcak su kullanmalısınız. • Sıcak su

33


MODA

SONBAHAR SOĞUKLARIYLA BİRLİKTE GERİ DÖNDÜ! UZUN HIRKALARLA SOĞUKLARA MEYDAN OKUYUN!

Eylül ayı bir soğuk bir sıcak geçti. Genelde son günlerine kadar sıcaklıklar yazdan kalma esintilerle birlikte bizlere güzel günler geçirse de son haftaları bol yağmurlu ve soğuk geçti. Ekim ayında iyice sonbaharın soğuk havaları bizleri üşütmeye başladı. Orta mevsimin güzelliklerinin yanı sıra dezavantajları da var.

Bunlardan biri de bir sıcak bir soğuk olması. Kalın giyseniz terliyor, ince giyseniz üşüyorsunuz. Bunu da moda tasarımcıları uzun hırkalarda çözümünü buldular. Geçen senelerde de sezon kataloglarında yerini alan hırkalar bu sezon oldukça ön planda olacak. Rengarenkten tutun pastel tonlara, siyahlardan bordolara tam bir hırka yılı olacak, bu senenin soğuk günleri. Hem spor hem de klasik olarak kullanabileceğiniz uzun

hırkalar sizi ne üşütecek ne de terletecek. Bileklere kadar olan modellerin yanı sıra diz ve diz altı boylarında da hırkalardan bulabilmeniz mümkün. Boyu kısa olanların bileklere kadar olan modellerden kendilerine uygun olacak şekilde bulması zor olsa da kumaşın yapısına göre dilerseniz terzide kısalttırabilirsiniz. 2016 sonbahar kış sezonu için tarzınıza tarz katacak öneriler;

Stradivarius Bordo Hırka

89,95 TL

Bershka Gri Hırka

49,95 TL

36


MODA

LC Waikiki Su Yeşili Hırka

29,95 TL

Mango Bej Hırka

99,99 TL Defacto Leopar Desenli Hırka

59,99 TL

Koton Lacivert Hırka

59,99 TL 37


OTOBANDAN 2+1 SUİT ARAÇLARLA HAREM EKSPRES İZMİT - GÖLCÜK KARAMÜRSEL

0 850 222 34 55


SİNEMA

Jack Reacher: Asla Geri Dönme Vizyon tarihi: 21 Ekim 2016 Yönetmen: Edward Zwick Tür: Aksiyon, Gerilim İlk filmde olduğu gibi bu filmde de bizleri aksiyon ve gerilim bekliyor. Lee Child’ın “Never Go Back” kitabından uyarlanan Jack Reacher’ın 2 filminde başrolü yeniden Tom Cruise üstleniyor. Eski üssüne geri dönen Jack, büyük bir iftırayı engellemek için büyük uğraşlar verir. Eski binbaşının casuslukla suçlandığını ancak binbaşının suçsuz olduğunu bilen Jack, suçlarının peşinde büyük aksiyon sahnelerine imza atıyor.

Pete ve Ejderhası Vizyon tarihi: 7 Ekim 2016 Yönetmen: David Lowery Tür: Macera, Komedi, Fantastik, Aile Çocuk ve animasyon türündeki filmleriyle dünya çapında sevilen aile filmleri yaratıcısı Disney’in yeniden çekimi olan “Pete ve Ejderhası” 7 Ekim’de vizyona giriyor. Yetim bir çocuk olan Pete’nin en iyi dostu bir ejderhadır. Filmde birçok macera yaşayan Pete ve ejderhası Elliot sığınak aramaya koyulurlar. Üvey annesi ve babasının ona karşı kötü davranışlarına karşı büyük bir maceraya atılırlar. Keyifli ve ailecek izleyebileceğiniz bir film sizleri bekliyor.

40


SİNEMA

İkimizin Yerine Vizyon tarihi: 21 Ekim 2016 Yönetmen: Umur Turagay Tür: Romantik 21 Ekim’de vizyona girecek olan filmde uzun süredir beyaz perde ve ekranlardan uzak kalan Nejat İşler’i göreceğiz.Küçük bir kasabada büyümüş, sürekli kendi hayatına dair cevaplayamadığı sorulara sahip olan Çiçek’in (Serenay Sarıkaya) hayatı, edebiyat öğretmeni Doğan (Nejat İşler) ile tamamen değişir.

Yolsuzlar Çetesi Vizyon tarihi: 14 Ekim 2016 Yönetmen: Ali Ayyıldız Tür: Komedi Eğlenceli bir film 14 Ekim’de vizyona giriyor. Filmde Türkiye’de oldukça popüler olan Pascal Nouma’yı ilk kez komedi filminde izleyeceğiz. Ali Ayyıldız’ın yönetmenliği ve senaristliğini üstlendiği filmin yapımcılığı ise Hakan Mataracı’ya ve Kar Film’e ait. Mafya komedisinin oyuncu kadrosunda ise Beyti Engin, Osman Sonant, Özge Sezince, Pascal Nouma ve Kadir Çöpdemir’in yanı sıra Burak Güneş, Başak Özbay Canbolat gibi isimler de yer alıyor.

41


KİTAP

Ve Dağlar Yankılandı Yazar: Khaled Hosseini Yayınevi: Everest Yayınları - Çağdaş Dünya Edebiyatı Dizisi Gece vakti, çölü bir el arabasını çekerek geçen bir baba. Arabanın içinde annesiz iki çocuk; iki kardeş; biri kız, biri erkek. Küçük Peri için ağabeyi Abdullah, ağabeyden çok öte. On yaşındaki Abdullah’a sorsanız Peri, her şey demek. Köylerinden Kâbil’e varmak için çıktıkları yolculuğun sonunda aileyi yürek parçalayıcı bir son bekliyor. Fakat aslında bu bir son değil... Kardeşlerin başlarına gelenler -yakın ya da uzak- ilişki kurdukları tüm insanların hayatlarında nesiller boyu yankılanacak... Hayat farklı aileleri sevgi ve fedakârlık, ihanet ve sadakat gibi ortak duygularla sınarken, karakterlerin başlarına gelenler ve yaptıkları seçimler, kitabın her biri ayrı bir renk ve lezzet taşıyan katmanlarını oluşturuyor. Afganistan’ın küçük bir köyünde doğan ve okuru Kâbil’den Paris’e, San Francisco’dan Tinos adasına taşıyan bu öykü, her sayfada renklenip güçleniyor. Ve Dağlar Yankılandı, bizi biz yapan değerler üzerine düşündüren, ustalıkla yazıldığını her bölümde yeniden kanıtlayan, büyüleyici bir roman. Uçurtma Avcısı ve Bin Muhteşem Güneş ile dünya çapında sevilen bir yazar olan Khaled Hosseini’nin yazarlığında bir dönüm noktası.

Hayat Evde Başlar Yazar: Gözde Erdoğan Yayınevi: Destek Yayınları Ebeveyn olarak çocuğumuzu güçlü, kendi ayakları üzerinde durabilen, kendine güvenen ve başarılı bireyler olarak yetiştirmek istiyoruz. Peki, çocuğun kimlik ve kişiliğinin geliştiği, hayata karşı duruşunun belirlendiği 0-6 yaş döneminde hayalimizdeki çocuğu nasıl yetiştirmeliyiz? “0-6 yaş döneminde çocuğun hayatında, beslenme, uyku ve oyun vardır. Oyun bir çocuğun hayatında her koşulda bir ebeveyne bağımlı olmadan kolaylıkla gelişebilir. Peki, yemek ve uyku alışkanlığı? Bana göre yemek ve uyku alışkanlığı, çocuğunuzun temel ve fizyolojik ihtiyacı olsa da çocuğunuz ile iletişime en sık geçtiğiniz araçlardır. İşte bu kitapta, anne babanın çocuğu ile ilişkisini belirleyen yemek ve uyku ihtiyaçlarında, anne babanın nasıl davranması gerektiğini, ebeveynin çocuğun ihtiyacına göre nasıl şekil alabileceğini, aslında çocuğun gerçek ihtiyaçlarını çoğu zaman göremediğimiz detaylardan anlayabileceğimizi sizlerle paylaşmak istedim.”

44


KİTAP

Yeni Soyadının Hikayesi Yazar: Elena Ferrante Çevirmen: Eren Yücesan Cendey Hazırlayan: Cem Alpan “Napoli Romanları”nın ikinci kitabı Yeni Soyadının Hikâyesi’nde Lila ile Lenu tüm zorluklara rağmen büyür, gelişir... Yeni evli, kocasıyla sorunlar yaşayan Lila, aile işinde çalışmaya başlar. Lenü ise hayatı ve kendisini sorgulayarak eğitimine devam ederken, doğup büyüdüğü tutucu ortamın dışına çıkmanın yollarını aramaktadır. İki dostun bir adada geçirdikleri yaz tatilinde yaşananlarla tüm dengeler alt üst olur. Gözüpek ve tutkulu Lila için evliliğin dar kalıplarına sığmak gittikçe güçleşirken, Lenü, kendisini bulmak için köklerinden kopmayı göze alır. Aşk ve özgürlük; evlilik ve ayrılık; kıskançlık, sadakat, dostluk ve annelik… Gençlik döneminden yetişkinliğe doğru yol alan iki genç kadın, dolu dolu yaşamayı seçmekle bu duyguların sarkacında gidip gelerek, onları en etkili, en şiddetli halleriyle tecrübe eder. “Bu öylesine aslına sadakatle anlatılmış bir kadın hikâyesi ki gözlemle değil, ancak hissedilerek yazılabilir.” -Amy Rowland, The New York Times-

Boş Koltuk Yazar: J. K. Rowling Çevirmen: Dost Körpe “Barry Fairbrother kırklı yaşlarındayken beklenmedik bir şekilde öldüğünde, küçük bir kasaba olan Pagford sarsılır. Pagford arnavut kaldırımlı pazar yeri ve eski manastırıyla görünüşte tipik bir İngiliz kasabasıdır; fakat bu şirin görüntünün arkasında savaşta olan bir kasabadır. Zenginler fakirlerle, gençler ebeveynleriyle, karılar kocalarıyla, öğretmenler öğrencileriyle savaştadır. Pagford ilk göründüğü gibi değildir. Ve Barry’den boşalan belediye meclisindeki koltuk yakında kasabanın bugüne kadar gördüğü en büyük savaşın katalizörü haline gelecektir. Kin hırs, ikiyüzlülük ve beklenmedik açığa vurmalarla dolu bir seçimde zafer kazanacak?”

45


YAZAR

DÜNYA YAZARI: WILLIAM SHAKESPEARE Dünyanın seçkin drama yazarlarından biri olarak kabul edilen İngiliz şair, 26 Nisan 1564 tarihinde hayata gelmiş, 23 Nisan 1616 tarihinde de veda etmiştir. İngilizcenin en büyük yazarı olarak kabul edilen Shakespeare, “Avon’un Ozanı” olarak da anılmaktadır. Yazdığı oyunlar neredeyse tüm dillere çevrilmiştir. Günümüze kadar ulaşan eserleri bazı ortaklaşa yazılanlarla birlikte 38 oyun, 154 sone ve iki uzun öykü şiirden oluşmaktadır. Shakespeare’nin “Avon’un Ozanı” olarak anılmasının sebebi de Stratford-Avon’ da doğup, yetişmesidir. Erken yaşında Anne Hathaway ile evlenmiş ve üç çocuğu olmuştur. 1585 ile 1592 arası, Londra’da bir aktör, yazar ve Lord Chamberlain’s Men (daha sonra King’s Men olarak da bilinir) adında bir tiyatro şirketinin sahibi olarak başarılı bir kariyere başladı. Ölmeden 3 yıl önce 1613’te, 49 yaşındayken Stratford’da emekli olarak görülür. Shakespeare’in kişisel yaşamına dair bazı kayıtlar günümüze ulaşmıştır.

Shakespeare’in olduğu bilinen iki eser dışındaki tüm dramatik eserlerini içeren bir derleme baskıyı, Birinci Folyo’yu yayınladı. Önsözü Ben Jonson’ın bir şiiriydi. Şiirde ileri görüşle Shakespeare için “bir döneme değil, tüm zamanlara ait” şeklinde bahsedilmiştir. Shakespeare bilinen eserlerinin çoğunu 1589 ile 1613 yıllarında üretmiştir. İlk oyunları çoğunlukla komedi ve tarihîydi. Bu türlerle 16. yüzyıl sonunda kültür ve sanatın zirvesine yükseldi. Daha sonra 1608’e kadar trajedilere yöneldi. İngilizcenin en iyi ürünlerinden bazıları kabul edilen Hamlet, Kral Lear, Othello, ve Macbeth’i bu dönemde yazdı. Son aşamasında, dram olarak da bilinen trajikomedilerini yazdı ve diğer oyun yazarlarıyla işbirliği yaptı. Oyunlarının birçoğu hayatı boyunca değişik kalitede ve doğrulukta basınlarda yayınlandı. 1623’te, Shakespeare’in iki arkadaşı ve aktör dostu John Heminges ve Henry Condell, şimdi

“Tüm dünya bir sahne, ve tüm erkek ve kadınlar yalnızca birer oyuncu: çıkışları ve girişleri var hepsinin; ve herkes kendi rolünde birçok bölüm oynar...” —Size Nasıl Geliyorsa, Oyun II, Sahne 7, 139–42

48

Shakespeare yaşadığı zamanda saygın bir şair ve oyun yazarıydı, ama ünü 19. yüzyıla kadar günümüzdeki yüksekliğine erişmedi. Özellikle romantikler, Shakespeare’in dehasını çok beğenmiş ve Victoria döneminde yaşayanlar Shakespeare’e George Bernard Shaw’ın “bardolatry” (Shakespeare hayranlığı) olarak tabir ettiği bir hürmetle davranmışlardır. 20. yüzyılda, eserleri bilim ve tiyatrodaki yeni akımlar tarafından defalarca benimsendi ve yeniden keşfedildi. Oyunları bugün popülerliğini büyük ölçüde sürdürmektedir ve sürekli olarak incelenmekte, sergilenmekte ve tüm dünyada farklı kültürel ve politik bağlamlarda yeniden yorumlanmaktadır.


YAZAR

KOMEDİLER ‘”Bir Yaz Gecesi Rüyası”’ bir büyü ve yanlışlıklar komedisidir. Atina yakınlarındaki bir koruda yollarını şaşıran dört sevgili, Periler Kralı Oberon ile kavgacı hizmetkârı Puck’ın büyüsüne kapılırlar. Kentten bir grup işçi de, gözden uzak bir yerde oyunlarını prova etmek için koruya gelir. Onlar da perilere katılırlar ve ortaya bir sürü karışıklık ve komik durum çıkar. Sonunda her şey düzelirse de, en komik sahne işçilerin Dük Theseus’un düğün şöleninde oyunlarını oynadıkları sahnedir.

‘”On İkinci Gece”’ de bir yanlışlıklar komedisidir. Kadın kahraman Viola’nın gemisi yabancı bir ülkenin açıklarında batar. Erkek kılığına giren ve “Cesario” adını alan Viola, ülkenin yöneticisi Dük Orsinonun hizmetine girer. Erkek kılığındayken Dük’e aşık olur. Orsino’nun aşık olduğu zengin Kontes Olivia da “Cesario”ya tutulunca durum karışır. Gene en komik sahneler, neşeli Sir Tobby Belch ve arkadaşlarının Olivia’nın kendini beğenmiş ve süslü uşağı Malvolio’yu kandırmak için oyun

oynadıkları sahnedir.

sevgili kızı Cordelia’nın kendisini ne kadar sevdiğini ablaları gibi abartmalı bir dille açıklamaması üzerine, öfkeye kapılarak onu sürgüne gönderir ve tüm servetini öbür kızları Goneril ve Regan arasında paylaştırır. Oysa iltifat dolu sözlerine karşın bu iki kardeş zalim ve haindir. Çok geçmeden Lear onların gerçek yüzlerini görür. Fırtınalı bir gecede sokağa atılan Lear, Cordelia’ya yaptığı haksızlığın acısıyla çıldırmaya başlar. Sonunda onu kurtarmak için geri dönen

Cordelia da düşmanları tarafından öldürülür. Üzüntüden perişan olan kral kızının ölüsüne sarılarak son nefesini verir.

‘”Venedik Taciri”’ de bir komedi olmakla birlikte ciddi bölümler de içerir. Oyundaki kötü adam Yahudi tefeci Shylock’tur. Borç aldığı parayı ödeyemeyen tüccar Antonio’dan, kendi vücudundan kesilecek yarım kilogram et ister. Shylock’un açgözlülükle bıçağını bilediği gerilimli bir duruşmadan sonra Antonio kendisini savunan genç bir avukatın zekâsı sayesinde kurtulur.

TRAJEDİLER Shakespeare’in tüm oyunları arasında en çok sahnelenen Romeo ile Juliet`tir. İtalya’nın Verona kentinde yaşayan birbirlerine düşman ailelerin çocukları olan Romeo ile Juliet’in, aileleri arasındaki nefret yüzünden son bulan aşkları anlatılır. Hamlet`te, babası öldükten sonra annesiyle evlenen amcasının aslında babasının katili olduğunu öğrenen Danimarka Prensi Hamlet derin bir acıya kapılarak öç almaya karar verirse de, bunu bir türlü gerçekleştiremez. Oyun, yalnızca amcası Claudius’un değil, kraliçe ve Hamlet’in de öldükleri bir sahneyle biter. “Kral Lear” Shakespeare trajedilerinin en korkuncu, ama belki de en önemlisidir. Gururlu ve bencil olan yaşlı Kral Lear, sadık ve

49


0 850 222 34 55


NOSTALJİ

TÜRK SİNEMASININ DAMADI; TARIK AKAN Tarık Akan olarak tanıdığımız Türk Sinemasının jönü Tarık Tahsin Üregül, 13 Aralık 1949 tarihinde İstanbul’da doğmuştur. 1970’li yıllarda oynadığı filmlerle 1970 yılında Ses dergisinin oyunculuk yarışmasına katılarak birinci olmuştur. 1971 yılında ilk sinema filmi Emine ile oyunculuk kariyeri başlamıştır. Bir anda Yeşilçam’ın en yakışıklı oyuncularından birisi haline gelmiştir.

D

aha sonra 1972 yılında oynadığı film Suçlu ile 1973 yılında Altın Portakal Film Festivali’nde En İyi Erkek Oyuncu ödülünü almıştır. 1973 yılında Yeşilçam’ın en iyi duygusal filmlerinden birisi olarak bilinen Canım Kardeşim adlı filmde Halit Akçatepe ile başrol oynadı. 1974 yılında Ertem Eğilmez’in yönettiği Rıfat Ilgaz’ın aynı adlı eserinden uyarlanan Hababam Sınıfı (1975) adlı filmde Damat Ferit adlı karakteri canlandırmıştır.

52

Hababam Sınıfı, Türkiye’nin gelmiş geçmiş en iyi filmlerinden birisi olur ve bir klasik haline gelir. Ardından Hababam Sınıfı Sınıfta Kaldı adlı, serinin ikinci filminde de rol almıştır. Film Akan’ın oynadığı son Hababam Sınıfı filmi ve serinin gelmiş geçmiş en çok hasılat yapan filmi olmuştur. Gülşen Bubikoğlu ile oynadığı her filmde büyük başarı elde eden Akan’ın, 1975 yılında Gülşen Bubikoğlu ile birlikte oynadıkları Ah Nerede adlı romantikkomedi filmi ile büyük

başarı elde etmiştir. Günümüzde de hala izlenen filmler arasında yer almaktadır. Tarık Akan, boyu, giyinişi ve saç stili ile 70’li yıllara damgasını vurarak Yeşilçam’ın büyük jönleri arasına adını yazdırmıştır. Yeşilçam’ın “cici çocuğu” olarak bilinen Akan, 1977 yılında Zeki Ökten’in yönetmenliğini üstlendiği başrollerini Melike Demirağ ve Tuncel Kurtiz ile paylaştığı Sürü adlı filmde oynamıştır. 70’li yıllardaki tarzından uzak ve


NOSTALJİ

1990 yılında başrolünü oynadığı Karartma Geceleri adlı film Yeşilçam’ın klasikleri arasında yer almıştır. Tarık Akan, Altın Portakal Film Festivali adlı ödül yarışmasında yedi ödül alan tek erkek oyuncudur.

artık genelde bıyıklı olarak film çekmiştir. Sürü adlı film ile çok büyük başarı sağlamıştır. Ardından 1978 yılında Cüneyt Arkın ile beraber başrol oynadığı Maden adlı film ile artık her türlü filmde oynayabileceğini kanıtlamıştır. 1982 yılında Şerif Gören ve Yılmaz Güney’in yönettiği

efsane olan Yol filmi ile çok büyük başarı elde etmiş ve dünyaya adını duyurmuştur. Film 1982 yılında Cannes Film Festivali’nde Altın Palmiye ödülünü alan tek film olmuştur ve Akan, En İyi Erkek Oyuncu kategorisinde aday olmuştur. Türk Sinemasına bu derece

önemli izler bırakan Tarık Akan yakalandığı akciğer kanseri sebebiyle 16 Eylül Cumartesi günü hayatını kaybetmiştir. Filmleri ile sonsuza kadar kalplerde yaşayacak olan Tarık Akan, Türk Sinemasında bize kimi zaman güldüren kimi zaman duygulandıran izler bırakmıştır.

53


AİLE

OKUL ZİLİ ÇALDI! ÖDEVLER BAŞLADI Ev Ödevlerinde Anne-Babaların Rolü Ev ödevleri geçmişte her anne-babayı da sorun olacak seviyeye kadar zorlamıştır. Genellikle dinlenemeyen çocukların en büyük korkusu haline geliyor. Günümüzde ev ödevinin ne kadar gerekli olup olmadığı konusunda birçok araştırma yapılıyor. Genel görüş ise oldukça gerekli olduğu yönünde sonuçlar doğuruyor. Yeni bir konu öğrenen beyin, o konuyu pekiştirecek aktivitelerde bulunmazsa unutma yönüne doğru harekete geçiyor. Öyle ki genç yaşlarda oldukça hızlı öğrenen beyin, aynı seviyede unutma kapasitesine de sahip oluyor. İlerleyen yaşlar için de bu durum geçerli. Yeni bir dil öğrenenler bilirler. Öğrendiğiniz kelimeyi on kez tekrarladığınız zaman öğrenmiş oluyor musunuz? Yoksa bu sözcüğü değişik cümleler içinde kullanınca mı bilincinizde yerini alıyor? Bu sözcüğün hem kullanıldığı farklı cümleleri okumak, görmek, duymak, hem de kendinizin yaptığı cümlelerde kullanmak en iyi kalıcılığı sağlıyor. Çocuğunuz da yepyeni bir konu öğreniyor. Öğrendiğini farklı örneklerde görmesi, kendi düşüncesine göre biçimlendirmesi ve tahlil etme yeteneğini konu üzerine yoğunlaştırması ev ödevleri sayesinde gerçekleşmiş oluyor. Bunun yanı sıra ödevin oldukça avantajları faydaları da var. Sorumluluk duygusunun gelişmesi, zamanı yönetme yeteneğinin oluşması gibi başlıca olumlu etkiler, ödevler sayesinde çocuklarınız aşılanıyor. Anne, babaların rolü bu noktada nerede başlıyor, nerede sona eriyor? Çoğu ebeveyn bu konuda sınırları aşıyor. Ya çok fazla yardımcı oluyor ya da ilgisiz kalıyor. 1.sınıfa başlayan öğrencilerin ebeveynlerinin mutlaka çocuklarıyla yakından ilgilenmeleri gerekiyor. Çünkü okula yeni başlayan çocukların ödev yapma sorumlulukları henüz gelişmemiş oluyor.

56


AİLE

Okul hayatına alışmış çocuklar içinse okuldan eve geldikten sonra belirli bir dinlenme süresinin mutlaka olması gerektiğini unutmayın. Okul ortamından ev ortamına geçişte konsantrasyon ve motivasyonlarını toplamaları gereken çocuklarınıza serbest zaman dilimi ayırmalısınız. Ders çalışma programı ile disiplinli bir hayatı çocuğunuza öğretmeniz mümkün. Bu programı da çocuğunuzla birlikte hazırlamalı ve eğlenceli bir hale getirmelisiniz. Kimi çocuk ödev yapmak istemez, yorgun olduğunu belirtir. Bu durumda anne baba çocuğa ödevini yapması konusunda zorlamak yerine, öğretmeni ile işbirliğine

girerek, ödevini yapmamasının sonucunu okulda yaşamalıdır. Bu konuda cezalar vermek yerine, davranışının sonucu ile çocuğu karşılaştırmak daha yerinde olacaktır. Ödevlerinde zorlanan çocuklarınıza ise sadece onun yönlendirmesi ile problemi çözmeye yönelik destek vermelisiniz. Sizin vereceğiniz direkt çözüm yoluyla kendi problem çözme yeteneğini geliştirmesi zorlaşacak, sizi taklit edecektir. Ödevleri keyifli hale getirmek de sizin elinizde ödevlerden sonra kaliteli zaman için ev içi aktivitelere de yönelebilir, çocuğunuzun mutlu bir şekilde ödev yapmasını sağlayabilirsiniz.

57


SAĞLIK

Çocuğunuzun Kilo Alma Nedeni Okul Kantini Olabilir?

Diyetisyen

TUĞÇE SERT

İstanbul Onkoloji Hastanesi

Her geçen gün artan obezite, çağımızda çocuklarda da önemli bir sağlık problemi haline gelmiştir. Erişkin dönemde obez olanların 1/3’ ünde obezite, çocukluk çağında başlar. Geleceğimiz olan çocuklarda şişmanlık sıklığının artması, hipertansiyon, insülin direnci, kolesterol, kalp damar hastalıkları gibi çeşitli sağlık sorunlarının artmasına neden olacaktır. Sağlık Bakanlığının yaptığı ‘Çocukluk Çağı Obezite Araştırması sonuçlarına göre Türkiye’de her 5 çocuktan birisi şişmandır. Çocukluk döneminde ki şişmanlığı hormonal ve genetik faktörler dışında kızartılmış, hamur ağırlıklı, yağ, şeker ve tuz oranı yüksek besinleri sık tüketmeleri, meyve sebze tüketimlerinin az olması, fast-food ağırlıklı beslenmeleri, hareketsiz olmaları tetiklemektedir.

Çocuklar, zamanlarının büyük çoğunluğunu okulda geçirmekte, bu nedenle gün içinde beslenmelerinin büyük kısmını okul kantinlerinden karşılamaktadırlar. Kantinlerde satılan cips, çikolata, patates kızartması, meyve suları, asitli içecekler, poğaça tarzı karbonhidrat oranı yüksek besinler çocuklarda kilo alımını tetiklemekte ve obezitenin artmasına neden olmaktadır. Milli Eğitim Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığı obeziteyi önleme amaçlı okul kantinlerine düzenlemeler getirmiş, okul kantinleri denetimleri artmıştır. Çocuklarda, şişmanlığa, diyabete ve kalp hastalıklarına neden olabileceğinden, enerji yoğunluğu yüksek, besin değeri düşük olan gazlı içecekler, kızartmalar ve cipslerin satışı yasaklanmış, bunların yerine süt, yoğurt, ayran, taze sıkılmış meyve suyu ve meyvelerin tüketimine yer verilmiştir. 58

Ülkemizde yapılan bu düzenlemelerin yanında en büyük görev ailelere düşmektedir. Çocuklar ailede gördüklerini uygulamakta, ebeveynlerini örnek almaktadırlar. Bu nedenle çocuklara doğru ve dengeli beslenme alışkanlıkları kazandırmak, spor yapmaya yönlendirmek hem bedensel hem bilişsel olarak daha sağlıklı büyümelerini sağlayacaktır.


SAĞLIK

Çocuklarınızı kahvaltı yaptırmadan okula göndermeyin. Her sabah kahvaltı yapmaları, ders başarılarını da arttıracaktır. Okula götürmeleri için ara öğün şeklinde yiyebilecekleri ceviz, fındık, badem gibi yağlı tohumlar, kuru kayısı, incir, üzüm gibi kuru meyve tarzı sağlıklı atıştırmalıklar hazırlamaya özen gösterin. Eğer çocuğunuz öğle yemeğini okulda yiyorsa, kantinden alacağı abur cubur yerine, peynirli, etli veya tavuklu sandviç tarzı besinler, besinler beslenmesine eklemeye çalışın. Çocuklarınıza fiziksel aktivite ve hareket etme alışkanlığı kazandırın. Asansörler yerine merdivenleri kullanmalarını, sevdikleri spor dallarına yönelmelerini sağlayın. Olabildiğince kantinden alacakları besinlerinde sağlıklı besinler olmasına dikkat edin ve bu konuda çocuklarınızı bilinçlendirin.

59


AYIN MEYVESİ

EKİM AYININ SON GÖZDESİ ÜZÜM Üzüm, başımızın tacı, Ekim ayının son gözdesi. Kış aylarına girerken kendini son kez hem de lezzetli bir şekilde gösteren meyvelerin başında üzüm geliyor. Faydaları saymakla bitmeyen üzümün çekirdeği de şifa deposudur. Yeryüzünün en eski bitkilerinden biri olduğu bilinen üzüm, M.Ö. 50006000 yıllarında Kafkas ve Anadolu kültürüne yerleşmiştir. Dünyanın hemen her noktasında üzüm yetiştiriciliği ve üzüm ürünleri üretimi

60

yapılmaktadır. Diğer meyvelerle kıyaslandığında en fazla çeşide sahip olan türlerden biri olan üzümün 15.000’nin üzerinde çeşidi bulunduğu tahmin edilmektedir. Anavatanı Anadolu olan çeşitler 1200’ün üzerindedir. Bu

çeşitlerden oluşturulmuş Milli Koleksiyon Bağı Tekirdağ Bağcılık Araştırma Enstitüsünde bulunmaktadır. Bunların 50-60 kadarının ekonomik üretimi yapılmaktadır.


AYIN MEYVESİ

Üzümün güçlü antioksidan özelliği, E vitamininden 50, C vitamininden ise 30 kat daha fazladır. Üzüm şırasında; su (%70-80), karbonhidratlar (%15-25), organik asitler (%0,3-1,5), tanenler (%0,01-0,10), azotlu bileşikler (%0,030,17), mineral bileşikler (%0,3-0,5) bulunmaktadır. Birden fazla çeşidi bulunan üzüm, çok miktarda potasyum, demir, magnezyum ve mineralleri yapısında barındırmaktadır. Faydaları saymakla bitmeyen üzüm, sağlıklı yaşamın vazgeçilmezleri arasında yerini alıyor. Üzüm çekirdeği önemli bir antioksidandır. Kan damarlarının güçlendirilmesi ve onarımı konusunda oldukça etkili olan üzümün çekirdeğini üzümle birlikte çiğneyerek yenmesi öneriliyor.

Üzüm bol miktarda enerji, protein ,ve bol miktarda lif içerir. Ayrıca folatlar,Niasin, Pantotenik, Piridoksin, Riboflavin , Tiamin yanında, C,E,K vitaminleri içermektedir. Potasyum, sodyum, kalsiyum, bakıri manganze, demir,magnezyum, çinko,Karoten-α,Karoten-ß ,Kripto-ksantin, Luteinzeaksantin açısından zengindir. Yani faydaları saymakla bitmiyor. Doktorlar tarafından da üzümün migrene, Alzheimer hastalığına iyi geldiği, hazımsızlığı giderdiği, göz sağlığını ve görme

yeteneğini koruduğu da ortaya konmuştur. Bol miktarda C vitamini içermesi sebebiyle cilt ve deri sağlığına zarar veren serbest radikallere karşı etkili olmaktadır. Üzümün içerdiği bol miktardaki C vitamini serbest radikallerin cilde verdiği zararın onarılmasında önemli rol oynamaktadır. Genel anlamda üzüm her yaştan insanın güvenle tüketebileceği sağlık açısından çok faydalı bir meyvedir. Özellikle mevsiminde taze ve aynı şekilde üzüm sirkesi ve üzüm çekirdeği yağının doğal ev ortamlarında hazırlanıp tüketmeniz ve her şeyin bir dozu olduğu gibi üzüm tüketiminde de dozu aşmamanız gerekiyor.

61


HABER

Pataradze, Batum Euphoria Hotel Resort’e hayran kaldı Acara Özerk Cumhuriyeti Hükümeti Başkanı Zurab Pataradze, METROCITY Batum Euphoria Hotel Resort’a hayran kaldı. Metro Holding Kurucu Onursal Başkanı Galip Öztürk’ü ziyaret eden Pataradze, 23 Eylül tarihinde kapılarını açacak olan otelin Karadeniz’de gezdiği oteller arasında en iyisi olduğunu söyledi.

64

Metro Holding iştiraklerinden Avrasya Terminal İşletmeleri A.Ş’nin, 2014 yılı Eylül ayında Acara Özerk Cumhuriyeti’nin başkenti ve liman kenti Batum’da temelini attığı, 5 yıldızlı otel, rezidans ve alışveriş merkezinin inşaatında sona gelindi. Proje içerisinde yer alan Gürcistan’ın en büyük ve en lüks oteli unvanını alan Batum Euphoria Hotel Resort, METROCITY adıyla yükselen rezidanslar ve

Batum’un ilk alışveriş merkezi 23 Eylül tarihinde açılıyor. BATUM’UN ÇEHRESİ DEĞİŞECEK Açılışına sayılı günler kalan otel önemli ziyaretçiler ağırladı. Yaklaşık 1 ay önce Acara Özerk Cumhuriyeti Hükümeti Başkanlığı koltuğuna oturan Zurab Pataradze Galip Öztürk’ü ziyaret ederek Batum’daki yatırımlar ile ilgili bilgi aldı ve


HABER

otelde incelemelerde bulundu. Başkan Pataradze, öncelikle 15 Temmuz gecesi yaşanan darbe girişimi nedeniyle geçmiş olsun dileklerini iletirken, Öztürk’ün ev sahipliğinde oteli gezdi. Pataradze, 23 Eylül tarihinde kapılarını açacak olan otelin Karadeniz’de gezdiği oteller arasında en iyisi olduğunu söyledi. Başkan Pataradze “Batum’un çehresi bu projeyle değişecek ve kentimizin gerçek bir turizm merkezi olması yolunda önemli bir adım atılmış olacak” dedi.

Öztürk’ün kızı Metro Turizm Yönetim Kurulu Başkanı Çiğdem Öztürk ve Levent Göbülük’ün düğün töreni ile yapılacak.

Otelin açılışı Metro Holding Kurucu Onursal Başkanı, Samsunlu işadamı Galip

Otelin işletmesi için Prince Group ile anlaşma yapıldı. Euphoria Hotel’ler zincirinin

PROJE İLE BİRÇOK İLKE İMZA ATILDI Dönemin Acara Özerk Cumhuriyeti Hükümeti Başkanı Archil Khabadze’nin de katılımı ile 2014 yılının Eylül ayında temelleri atılan proje çok kısa bir zamanda tamamlanarak, Batum’un birçok ilkine imza attı.

en yeni halkası olacak Batum Euphoria Hotel Resort, Batum’da bir ilk “Ultra her şey dâhil” sistemi ile hizmet verecek. 38 bin 525 m2 arazi üzerine 101 bin m2 inşa edilen proje içerisinde; 523 odalı Batum’un en büyük oteli, Batum’un ilk alışveriş merkezi, rezidans ve sağlık merkezleri yer alıyor. Bu projenin tamamlanmasının ardından şirket yeni bir projeye hazırlandığını da duyurdu. METROCITY adıyla yükselen rezidansların 2. Etabı olarak başlayacak proje 1. Etabın hemen yanında yer alacak.

Gürcistan’da ilk Türk devlet okulu açıldı Metro Holding Yönetim Kurulu Başkanı Galip Öztürk’ün desteğiyle, Gürcistan’ın Batum kentinde inşa edilen Batum Türk Okulu’nda 2016-2017 eğitim yılı düzenlenen törenle başladı. Törenden önce şehitler için saygı duruşunda bulunuldu. Törende konuşma yapan okul müdürü Mehmet Kabakçı, bina alanı 5 bin 200 metrekare olan 4 katlı okulda 24 derslik, üç laboratuvar, bir resim atölyesi, müzik dersliği ve çok amaçlı salonların yanı sıra spor alanlarının da bulunduğu bilgisini paylaştı. Okul binasının temelinin 11 ay önce atıldığını hatırlatan Kabakçı, inşaatın kısa sürede tamamlanarak okulun yeni eğitim-öğretim yılına yetiştirilmesinden dolayı

65


HABER

Galip Öztürk’e teşekkür etti. Kabakçı, ayrıca okulun yapımı ve hizmete açılışı sürecinde her türlü özveriyi gösteren ve desteği sağlayan Tiflis Büyükelçiliği ile Batum Başkonsolosluğu’na da teşekkürlerini ileterek, çocuklara yeni öğretim yılında başarı diledi. Tiflis Büyükelçiliği Eğitim Müşaviri Tufan Karadeniz de törende yaptığı konuşmada, Milli Eğitim Bakanlığı’nın himayesinde, tamamen Türk müfredatıyla eğitim verecek yeni bir devlet okulunun açılmasının, burada yaşayan

Türk öğrenciler kayıt sırasında Kamuoyunda Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) ile bağlantılı olarak bilinen Batum Şahin İlköğretim Okulu ve Lisesi’nden kayıtlarını sildiren Türk öğrencilerin, Batum Türk Okulu’na kayıt yaptırdığı da bildirildi. Okul müdürü Kabakçı, yaptığı açıklamada, yüzden fazla Türk öğrencinin Batum

66

Türk vatandaşları için yeni bir hayat ve rahat bir nefes anlamına geldiğini vurguladı. Batum Başkonsolosu Yasin Temizkan da “Hepinizin bildiği gibi 15 Temmuz travmasını atlattık. Çocuklarımızın beyinlerini yıkayarak, bize karşı dönüştüren bir çeteyle, terörist bir örgütle maalesef karşı karşıya kaldık. Bu bakımdan okullar çok önemli. Velilerden özel bir ricam var: Çocuklarınıza sahip çıkın, kötü niyetli insanlara fırsat vermeyin. Prensiplerimiz belli. Bayrağımız belli. Baş

Şahin İlköğretim Okulu ve Lisesi’nden ayrılarak Batum Türk Okulu’na kayıt yaptırdığını, bu sürecin hızlı bir şekilde ilerlediğini söyledi. Kabakçı FETÖ ile bağlantılı söz konusu okulda kısa süre içinde hiç Türk öğrenci kalmayacağını belirtti. Türk öğrencilerin velileri de Batum’da daha önce Türk devlet okulu olmadığından çocuklarını mecburen Batum

öğretmenimiz Mustafa Kemal Atatürk’tür. Milli değerlerimiz belli. Başka hiç kimsenin düşüncelerine ihtiyacımız yok. Biz çocuklarımızı yetiştirip makamımızı ve bayrağımızı onlara devredelim. Çocuklarımız ülkemizi daha ileriye taşısın” dedi. Türkiye’nin dünyanın önden gelen ülkelerinden biri olduğunu vurgulayan Temizkan, Somali’den Afganistan’a kadar dünyanın her yerine yardım sağlayan Türkiye’nin eğitim almış gençlere ihtiyaç duyduğunu sözlerine ekledi.

Şahin İlköğretim Okulu ve Lisesi’ne verdiklerini, bugün Batum Türk Okulu’nun açılışını büyük sevinçle karşıladıklarını dile getirdi. Batum Türk Okulu’nda ilk ve ortaokul ile çok programlı Anadolu Lisesi bulunuyor. Okulda 2016-2017 öğretim yılında Milli Eğitim Bakanlığının gönderdiği 4’ü sınıf, 21’i branş öğretmeni olmak üzere toplam 25 eğitimci görev yapacak.


HABER

15 Temmuz Şehitleri Çanakkale’de de yaşayacak Avrasya Terminal İşletmeleri A.Ş. bünyesinde hizmet veren bütün otogarların ismini geçtiğimiz ay alınan bir yönetim kurulu kararıyla “15 Temmuz Demokrasi Otogarı” olarak değiştirmişti. Bu kapsamda, Çanakkale Otogarı’nın da ismi değiştirildi, 28 Ağustos tarihinden itibaren Çanakkale 15 Temmuz Demokrasi Otogarı olarak hizmet vermeye başladı.

AVTER Genel Müdür Yardımcısı Burak Güneş ve Yönetim Kurulu Üyesi Tekin Küçükali, Çanakkale Belediye Başkanı Ülgür Gökhan’ı ziyaret ederek verdikleri destekler dolayısıyla kendisine teşekkür etti. Yeni tabelayı gururla astıklarını belirten Çanakkale 15 Temmuz Demokrasi Otogarı Müdürü Ferruh Tankuş; “Kendisi de bir FETÖ mağduru olan Kurucu Başkanımız Sayın Galip Galip Öztürk’ün talimatıyla, Avrasya Terminal İşletmeleri

A.Ş. Yönetim Kurulu, 15 Temmuz günü ülkemizi karanlığa sürüklemek isteyenlere karşı büyük cesaret örneği göstererek, işletmekte olduğu Çanakkale Otobüs Terminali’nin adını Çanakkale 15 Temmuz Demokrasi Otogarı olarak

değiştirilmesine karar vermiştir. Bu karar Çanakkale Belediye Başkanımız Sayın Ülgür Gökhan’ın katkılarıyla 28 Ağustos 2016 tarihinde uygulamaya geçirilmiştir” dedi.

67


HABER

FETÖ’NÜN IRAK İMAMI TALİP BÜYÜK’TEN ŞOK EDEN İTİRAF: “KUMPASCILAR GÜÇ ZEHİRLENMESİ YAŞADILAR” FETÖ/PDY’nin kumpasları sonucu hakkında çeşitli hapis cezaları verilen ve yurt dışında yaşamak zorunda bırakılan İş Adamı Galip Öztürk, attığı tweet’le yine gündem yarattı. Daha önce Fettullahçı Terör Örgütü’nün en önemli gelir kaynaklarından biri olan Fatih Kolejlerinin Genel Müdürlüğü’nü yapan ve daha sonra Irak İmamı olan Talip Büyük’le tweeter üzerinden mesajlaşan Öztürk, firari teröristin yazdıklarını deşifre etti.

Örgüt mensubu olan Bürokratların ve Medya Mensuplarının güç zehirlenmesi yaşadığını itiraf eden Talip Büyük, mesajlarında şu ifadelere yer verdi: “Çocukları bizde okuduğu için tanıdığım ilçe müdürlerinden başka polis tanımadım. İnanın buna ve öteden beri size kumpas kokularını hep sizinle paylaştım. Maalesef çok zarar verdiler. Güç zehirlenmesi yaşayan resmi zevattan tutun medyacılara kadar. Ancak bahsettiğiniz karakteri bozuk, size kumpas

kuran hakim ve savcılar eğer cemaatle alakaları sabit ise bunları ben de reddediyorum. Lanetliyorum. Özellikle bu sahtekarların seni yakın takibe aldıklarını ben de hissediyor ve ‘aman abi dikkat et’ diye her defasında size söylüyordum.” Öztürk’e kurulan kumpası itiraf eden firari imam Talip Büyük, geçmişte kumpas kurulmasıyla ilgili uyarılar yaparak bu yolla Galip Öztürk’e Kuzey Irak’ta iki okul yaptırmıştı. Büyük’ün İngiltere’de olduğu belirtiliyor.

Metro Turizm bu bayram da rekor kırdı Bayramda 1 milyon yolcu Karayolu yolcu taşımacılığının devi Metro Turizm, 9 günlük bayram tatilinde yaklaşık 24 bin sefer yaparak günlük 110 bin yolcu taşıdı. Metro Rent A Bus Genel Müdürü Resul Kılınç, Metro Turizm Genel Müdür Yardımcısı Bertan Söğüt, Metro Rent A Bus Genel Müdür Yardımcısı Erdal Öztürk, İstanbul Anadolu Yakası Bölge Müdürü Hakan Öztürk ve Bursa Metro İşletmecisi Metin Korkmaz geride bıraktığımız kurban bayramını değerlendirdi.

68


HABER

Başta 15 Temmuz’da yaşanan hain darbe girişimi olmak üzere son bir yıldır yaşadığımız terör olayları, siyasi ve ekonomik dalgalanmalar turizmi, dolayısıyla da karayolu yolcu taşımacılığını durma noktasına getirmişti. Kötü giden sezon nedeniyle zor günler geçiren karayolu yolcu taşımacılığı sektörü, bayramla birlikte bir nebzede olsa nefes aldı. Sektörün Kurban Bayramı’nı büyük umutlarla beklediğini belirten Metro Rent A Bus Genel Müdürü Resul Kılınç, bayramın beklenenden de iyi geçtiğini söyledi. 9 güne uzatılan bayram tatilinin, sektörün özlediği yoğun günleri geri getirdiğini, bayram dönüşlerinin okulların açılacağı tarihe denk gelmesinin de yoğunluğu artırarak otobüsçülerin yüzünü güldürdüğünü belirten Kılınç; “Yaz döneminde yaşanan olaylar nedeniyle birçok insan planlarını ertelemek durumunda kalmıştı. Ancak hain darbe girişiminin atlatılması ve normalleşme sürecinin başlamasıyla birlikte insanlar yeniden tatil planlarını gözden geçirdi. Kurban Bayramı tatili ile yıllık izinlerini birleştiren yolcular ve özellikle kurbanını kendi memleketinde kesmek isteyenler yolcu sirkülasyonunu da bir hayli artırdı” dedi. METRO BAYRAMDA 1 MİLYONDAN FAZLA YOLCU TAŞIDI Bayram süresinde özellikle Karadeniz ve İç Anadolu bölgelerinde yoğunluk yaşandığını belirten Kılınç, 9 günlük bayram tatilinin

rakamlarını da paylaştı. Karayolu yolcu taşımacılığının lider firması Metro Turizm’in, bayramda İstanbul’da günlük ortalama 750 sefer ile yaklaşık günlük 34 bin yolcu taşıdığını belirten Kılınç, bayram süresince toplan 24 bin sefer yapıldığını ve yurt genelinde günlük ortalama 110 bin yolcu taşındığını söyledi. En fazla yolcunun, düzenlenen 830 sefer ile 10 Eylül Cumartesi günü seyahat ettiğini belirten Kılınç, düzenlenen 24 bin seferin yüzde 30’luk kısmının da ek sefer olduğuna dikkati çekti. Verilen bilgiye göre; İstanbul’un yanı sıra İzmir, Antalya, Samsun, Bursa ve Ankara gibi diğer metropoller dâhil olmak üzere yurt genelinde günlük yaklaşık 600 ek sefer yapıldı. KORSANA GÖZ AÇTIRMADIK Bayram süresince yurt genelinde hiçbir kaza yaşanmadığının altını çizen Metro Rent A Bus Genel Müdür Yardımcısı Erdal Öztürk, “En güzeli de bayramda hiçbir kazanın yaşanmamasıydı. Yolcularımız mutlu bir şekilde gitmek istedikleri yere gidip döndüler. Korsana göz açtırmamaya çalıştık. Korsan sektörün kanayan yarasıdır. Bu bayram da elimizden geldiğince korsanı önlemeye çalıştık. Bildiğiniz gibi Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı Karayolu Düzenleme Genel Müdürlüğü, otobüs firmalarının özellikle bayram dönemlerinde artan yolcu talebini karşılayabilmesi ve yolcuların zor duruma düşmemesi için zaman tarifesine bağlı olmadan çalışan B2 ve D2 yetki belgeli

araçların da şehirlerarası yollarda kullanılabilmesine olanak sağlıyor. Metro Turizm olarak, D2 ile çalışan turizm araçlarını sözleşme ile bünyemize kattık. Düzenlediğimiz ek seferler ile yolcularımızın mağdur olmamasını sağladık, bilet bulabilmesini kolaylaştırdık ve korsana yönelmelerini engelledik. Sadece İstanbul’da 150 turizm otobüsü Metro Turizm adına hizmet verdi. Daha fazla ek sefer yapabilirdik ancak yolcularımızın canını riske atmak istemediğimiz için bu araçları belirli kriterlere göre seçtik” dedi. B2 VE D2’LERE BAYRAM ŞANSI Turizmcilerin de talihsiz bir sezon geçirdiğini hatırlatan Öztürk; “Piyasadaki kalifiye turizmciler ve araçları için bayram boyunca karayolu yolcu taşımacılığında iş ortamı yaratıldı. Onlar için biz bir şans olduk. Kötü giden bir sezonda yapamayacakları karı, kazancı bayram döneminde yaptılar. Böylece bir nevi de olsa ekonomik anlamda yılı dengeleyebildiler” şeklinde konuştu. Bayramın bitmesine rağmen, özellikle okul için dönüş yapması gerekmeyenlerin dönüş yoğunluğuna takılmamak için biraz daha memleketlerinde kalmayı tercih etmesi ve üniversitelerin de yeni yeni açılmaya başlaması nedeniyle İstanbul’a dönüşlerin devam ettiğini belirten Öztürk, sefer doluluk oranlarının hala yüksek olduğunu belirtti.

69


HABER

Ömer Halisdemir’in adı Canik’te yaşayacak Türkiye’nin en büyük İmam-Hatip Okulu olan Canik Galip Öztürk Anadolu İmam-Hatip Lisesi’nin adı “Şehit Ömer Halisdemir” olarak değiştirildi. 15 Temmuz darbe girişiminin kahramanlarından Şehit Başçavuş’un ismi yaşatacak okulda yeni Ömer Halisdemir’ler de yetişecek. 15 Temmuz’da, Fetullahçı Terör Örgütü’nün (FETÖ/ PDY) darbe girişimi sırasında darbe yanlısı hain generalin ve bir grup askerin Ankara’daki Özel Kuvvetler Komutanlığı’nı basarak ele geçirmek istemesi üzerine, saniyeler sonra öleceğini bile bile cuntacı komutanı alnından vurmasının ardından 30 kurşunla vurularak şehit olan Piyade Astsubay Kıdemli

70

Başçavuş Ömer Halisdemir’in adı, işadamı Galip Öztürk ve Canik Belediye Başkanı Osman Genç’in fikir birliği ile Canik Şehit Ömer Halisdemir olarak değiştirildi. OKULUN ADI ÖMER HALİSDEMİR OLDU Darbe girişiminin seyrini değiştiren en önemli isimlerden birisi olan Ömer Halisdemir’in adını yaşatmak,

gençlere 15 Temmuz’un önemini anlatmak, vatan, millet ve bayrak sevgisini gelecek nesillere taşımak ve yeni Ömer Halisdemir’ler yetişmesini sağlamak amacıyla gerçekleştirilen isim değişikliği nedeniyle Anadolu İmamHatip Lisesi önünde tören düzenlendi. Törene Canik Belediye Başkanı Osman Genç’in yanısıra Metro Holding Başkan Vekili Haluk


HABER

Tan, Başkan Yardımcıları Alican Usta, Seit İleri, Hamza Abdurrahmanoğlu, AK Parti Canik İlçe Başkanı Ercan Eler, AK Parti Canik İlçe Kadın Kolları Başkanı Gülay Korucu, Canik Kızılay Şube Başkanı Hatice Örs,Damızlık Koyun Keçi Yetiştiricileri Birliği Başkanı Ahmet Haşim Baki ve vatandaşlar katıldı. ‘FETÖ İLE MÜCADELEMİZ SÜRECEK’ Şehit Ömer Halisdemir’in 15 Temmuz darbe gecesinde vatanı, milleti ve bayrağı için saniyeler sonra öleceğini bile bile büyük bir kahramanlık örneği gösterdiğini belirten Başkan Osman Genç, “Ömer Halisdemir ile 240 şehidimizin Bedir Savaşı’nda, Çanakkale Savaşı’nda vatanı uğruna ölüme giden şehitlerden farkı yoktur. Onlar ebedi olarak kalbimizde yaşayacak ve şehitlerimizi asla unutturmayacağız. Ancak bu şehirde tek bir FETÖ/PDY terör örgütü mensubu kalmayıncaya kadar mücadelemizi sürdüreceğiz. Aksi takdirde şehitlerimize ve

vatanımıza karşı görevimizi yerine getirmemiş sayılırız” dedi.

teşekkür ediyorum. Bu isim bu okula çok yakıştı” ifadelerini kullandı.

RESMİ BAŞVURUSU 2 AĞUSTOS’TA YAPILDI Okulun adının değiştirilmesi için 2 Ağustos’ta resmi başvuruyu yaptıklarına işaret eden Başkan Osman Genç, “31 Temmuz’da eşim ve çocuklarımla evde otururken şehit Başçavuş Ömer Halisdemir’in adını yaşatmak üzere ‘Canik’te yapımı süren Fatih İmamHatip Ortaokulu’na verebilir miyiz’ diye düşündük. Ancak o okulun bu isme küçük geleceğini düşündük. Hemen ardından işadamı Sayın Galip Öztürk Bey aradı ve kendi adını taşıyan Türkiye’nin en büyük İmam-Hatip Lisesi olan Canik Galip Öztürk Anadolu İmam-Hatip Lisesi’nin adını Şehit Ömer Halisdemir olarak değiştirilmesini istediğini söyledi. Çok güzel bir tevafuk oldu. Aynı şeyi düşünmüşüz. 2 Ağustos’ta da isim değişikliği için resmi başvurumuzu yaptık. Bu anlamlı davranışından dolayı Sayın Galip Öztürk’e çok

‘YENİ ÖMER HALİSDEMİR’LER YETİŞECEK’ Okula şehit Başçavuşun adını vermelerindeki amacın yeni Ömer Halisdemir’ler yetişmesini sağlamak olduğunu ifade eden Başkan Osman Genç, şunları söyledi: “Amacımız 15 Temmuz şehitlerimizi unutturmamak, 15 Temmuz’un önemini gençlerimize anımsatmak ve Anadolu İmam-Hatip Lisesi’nden yeni Ömer Halisdemir’ler yetişmesini sağlamaktır. İnşallah bu kampüs bittiğinde Türkiye’nin en güzel eğitim kampüsü olacak. Buradan yüzlerce, binlerce Ömer’ler yetişecek.” Törene katılan Metro Holding Başkan Vekili Haluk Tan da, işadamı Galip Öztürk’ün anlamlı bir davranışa daha imza attığına vurgu yaparak, Öztürk’ün yeni Ömer Halisdemir’ler yetişmesi için böyle bir isim değişikliğini istediğini söyledi.

ÖZTÜRK’TEN SAHTE MİTÇİ UYARISI GELDİ...’ Sahte MİT’çilerden tehdit aldı Almanya’da suikasta uğradı

İşadamı Galip Öztürk, FETÖ/PDY hakkındaki iddialarına bir yenisini daha ekledi. Öztürk, Ordu’dan milletvekili aday adayı olan Rahmi Çağan ile ilgili MİT’te çalıştıklarını öne süren FETÖ bağlantılı kişiler tarafından ziyaret edildiğini ve daha sonra Çağan’ın Almanya’da suikasta uğradığını açıkladı. Fetullahçı Terör Örgütünün kumpasları sonucu hakkında usulsüz davalar açılan ve Batum’da yaşamak zorunda bırakılan Metro Holding

Kurucu Onursal Başkanı Galip Öztürk, kendisi gibi paralel yapı mağduru olan Rahmi Çağan’ın geçtiğimiz aylarda Almanya’da maruz

kaldığı suikast girişimiyle FETÖ’nün bağlantısı olabileceğini ileri sürdü. Suikast olayından bir-iki ay önce Orduspor eski

71


HABER

başkanlarından Av. Ali Mertan ve Ordulu işadamı Ufuk Ateş’in Batum’a giderek kendisiyle görüşme talep ettiğini belirten işadamı Öztürk, “Mayıs ayı gibi Batum’a gelen iki isim, kendilerini MİT Müsteşarı Hakan Fidan’ın gönderdiğini söyleyip MİT adına bir ricada bulunmaya geldiklerini ifade ettiler. Bana, ‘Ordu Belediye Başkanı hakkında çalışma var, soruşturmanın sekteye uğramaması için Rahmi Çağan’a rica edin, Başkan’ın fazla üstüne gitmesin. Sosyal medya hesaplarından Enver Yılmaz hakkında yazmayı bıraksın’ telkininde bulundular” açıklamasını yaptı. Bu olaydan iki ay sonra Çağan’ın, Almanya’nın Mannheim kentinde 2 yaşındaki çocuğuyla seyahat ederken arabada suikasta uğraması, saldırganın Alman polisi tarafından

yakalanması ve daha sonra soruşturma hakkında gizlilik kararı alınması, ‘olayda FETÖ parmağı mı var’ sorularını beraberinde getirdi. Öztürk, twitter hesabından son yaptığı açıklamada ise, “Av. Ali Mertan’ı aradım. MİT adına kendilerini FETÖ örgütünün nasıl bana gönderdiklerini deşifre etmesini istedim” ifadesini kullandı. Suikast olayının Başkan Enver Yılmaz’la ilişkisi olup olmadığı konusu henüz netlik kazanmazken, suikast girişiminden yara almadan kurtulan Rahmi Çağan’ın Başkan Yılmaz’la ilgili ortaya attığı iddialardan sonra bu olayların yaşanması ve akabinde çocuğunun yanında suikasta uğraması ise merak uyandırdı. Bilindiği gibi Rahmi Çağan, Ordu’dan AK Parti milletvekili aday adayı olmuş ancak hakkında ortaya atılan çeşitli söylentiler nedeniyle

aday yapılmamıştı. Çağan, aday yapılmamasına gerekçe olarak ise FETÖ’ye karşı mücadele vermesi ve işadamı Galip Öztürk’le yakın arkadaş olmasını göstermiş, karalama kampanyasının sorumlusu olarak Belediye Başkanı Enver Yılmaz’ı suçlamıştı. Çağan, FETÖ’nün hedefinde olduğunu ve sürekli tehditler aldığını da vurgulamıştı. Ordulu iş adamı ve Ak Parti milletvekili aday adayı olan Rahmi Çağan’a Almanya’nın Mannheim kentinde silahlı saldırı düzenleyen ülkücü kökenli Ali Ulus, saldırının hemen ardından Alman polisince yakalandı ve cezaevine konuldu. Hakkı’nda kasten Ada’m öldürmeye teşebbüs suçundan dava açılması beklenen Ulus’la ilgili soruşturmada gizlilik kararı alındı. Ulus’un olayla ilgili olarak Fetö ve Türkiye’deki diğer bağlantıları araştırılıyor...

VOLKAN & METRO FİLOSUNA 12 YENİ TEMSA Metro Turizm’in Edirne’de ki temsilcisi Volkan Metro araç filosuna 10 adet Temsa Maraton VIP ve 2 adet Prestij SX ekledi. Edirne Belediyesi yanında gerçekleştirilen törenle teslim alınan otobüslerin deneme sürüşünü Belediye Başkanı Recep Gürkan yaptı. Edirne Belediye Başkanı Recep Gürkan, Edirne Milletvekili Erdin Bircan, Metro Rent A Bus Yönetim Kurulu Başkanı Resul Kılınç, Metro Turizm Genel Müdür Yardımcısı Bertan Söğüt, Metro Rent A Bus Yönetim Kurulu Üyeleri; Mustafa Sarı, Metin Korkmaz, Altunhan Şirketler Grubu Yönetim

72

Kurulu Başkanı Mustafa Altunhan, Yönetim Kurulu Üyesi Salim Altunhan, Gökhan Altunhan, Temsa Satış Direktörü Murat Anıl, Satış Müdürü Baybars Dağ, Bölge Satış Yöneticisi Sonat Demirci, Ant Oto İstanbul Genel Müdürü Efe Selçuk, Ant Oto Satış Müdürü Şafak Kıyar ve çok sayıda davetli katıldı. Gerçekleştirilen törende ilk

deneme sürüşünü yapanlardan birisi de Belediye Başkanı Recep Gürkan oldu. 15 TEMMUZ ŞEHİTLERİ ANISINA SİYAH OTOBÜSLER 15 Temmuz demokrasi şehitleri anısına tamamı siyaha boyanan otobüsler için düzenlenen törende ilk konuşan Altunhan Şirketler


HABER

Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Altunhan oldu. Edirne’ye 12 adet son model otobüs kazandırmanın heyecanı içinde olduklarını söyleyen Altunhan; “Demokrasi şehitlerimiz unutulmasın diye araçlarımızı siyaha boyattık. Araçları gördüğümüz zaman o karanlık geceyi hatırlayacağız. Bir daha o karanlık günleri yaşamamak için de elimizden gelen her şeyi yapacağız” ifadelerini kullandı.

biz her zaman Edirnelilerin hizmetinde olduk. Filomuza yeni kattığımız bu otobüslerde bizim değil Edirnelilerin. ‘Halka hizmet hakka hizmettir’ derler. Bu son model araçları Edirnelilerin ve Türkiye’nin hizmetine sunmaktan dolayı gurur duyuyoruz” dedi. Törene katılan TEMSA Pazarlama ve Satış Direktörü Murat Anıl da Altunhan Grubu ve Edirnelilere hayırlı olmasını diledi.

HALKA HİZMET HAKKA HİZMETTİR Daha sonra sözü aile bireylerinden Salim Altunhan aldı. Salim Altunhan; “Dedemin ve babamın 1946 yılında traktörle başlattıkları yolcu taşımacılığı işi yıllar içinde gelişerek ilerledi. Bugün işin başında 4. Kuşak var ve

MÜŞTERİ HİZMETTE YENİLİK İSTER Törende Edirne Belediye Başkanı Recep Gürkan’da bir konuşma gerçekleştirdi. “Müşteri daima haklıdır ve hep bir basamak yukarısını ister” diyen Gürkan, hizmet sektörünün diğer dallara benzemediğini ve her

gün bir yenilik istediğini belirterek konuşmasını şöyle sürdürdü; “Altunhan Ailesi hizmet sektöründe önemli bir yatırım yapmıştır, ancak yetmez. Çünkü müşteri daima haklıdır ve müşteri hizmette yenilik ister. Edirne ulaşımda böyle bir yenlik olduğu için mutluyuz. Sadece Altunhan ailesi değil tüm taşımacılar yenilik yapmalı. Ben Altunhan grubunu kutluyor ve Edirnelilere verdikleri hizmetler için hem belediye başkanı olarak hem de bir Edirneli olarak teşekkür ediyorum” şeklinde konuştu. Gürkan ayrıca Edirne şehir içi ulaşımı ETUS’a da 50 yeni araç alındığının bilgisini paylaşarak, yakın zamanda araçların teslim alınacağını söyledi.

73


GEZİ

GURME ANKARA’NIN MEŞHUR YEMEĞİ: ANKARA TAVA

Bayramların, düğünlerin, aile toplanmalarının en meşhur lezzetlerinden biri “ Ankara Tava” olarak adlandırılan et yemeğidir. Geleneksel olarak düğün, ölüm, hıdrellez, mesire gibi toplanılan özel zamanlarda yenir. Yanında cacık, turşu, salata ya da hoşaf ile yenir. Günümüzde yemekhane ve kafeteryalarda çıkartılan her türlü pilav üzeri etli yemeğe “Ankara Kebabı” da denilmektedir.

MALZEME LİSTESİ • 7 kg et • 2 kg pirinç • 700 gram tereyağı • 1 adet domates • 100 gram yeşil biber • Tuz

YAPILIŞI; En az bir gün önceden kesilip dinlendirilen toklunun (Bir yıllık erkek kuzu) kol ya da kaburgasının alt çeyreğinden hazırlanan etler zarlarından temizlenerek el ayası büyüklüğünde parçalara ayrılır. Özel bakır tavanın içerisine yerleştirilen etlerin üzerini örtecek miktarda su konur. Tuzu atılarak fırınına verilir. Bu sırada fırın orta hararette olmalıdır. Etin fırında kalma süresi 5 saat kadardır. Fırından çıkan etin suyuna ayıklanmış pirinç salınır, tereyağı ilave edilir. İçine yeşil biber ve domates doğranır. Pişmesi için fırına verilir, pilavın fırında pişme süresi yaklaşık 40 dakikadır. Fırında pişen pilavın üzerine daha önce fırından çıkan etler döşenir; tekrar fırına verilerek 10 dakika daha kızartılıp servise hazır hale getirilir. Afiyet olsun.

74


BALDAN TATLI BALKABAĞI TATLISI

Anneannelerin, babaannelerin zamanından beri çok sevilen bayram, aile toplantıları, misafirlikte yapılan hem doyurucu hem de sağlıklı bir tatlı olan bal kabağı tatlısı Ankara bölgesinde de çokça yapılan ve yöresel olarak kabul edilen bir tatlıdır. Baldan tatlı bal kabağı tatlısı için;

MALZEME LİSTESİ • 1 kg bal kabağı, • 2,5-3 su bardağı toz şeker • 1 su bardağı ceviz, • Yarım limon

YAPILIŞI; Bal kabağını 1 kg olarak da kullanabileceğiniz gibi şeker miktarını da arttırarak daha büyük kabaklar kullanabilirsiniz. Öncelikle kabağın çekirdeklerini temizleyerek, balkabağının kabuklarını soyun. Soyulan kabağı karpuzu dilimler gibi dilimleyin. Dilimlerin iki parmak kalınlığında olmasına dikkat edin. Daha kalın doğrarsanız pişme süreniz artar ve yenmesi zor olur. İnce doğrarsanız da eriyebilir. Dilimlediğiniz balkabaklarını yıkadıktan sonra genişçe bir tencere içerisine koyun. Üzerini örtecek şekilde toz şekeri gezdirin. 2-3 damla limon suyunu da sıktıktan sonra tencere kapağını kapatarak kabakları kısık ateşte pişirin. Ara ara kontrol ederek kabakların istediğiniz yumuşaklıkta pişmesini sağlayın. Pişme süresi kabakların altında servis yapmaya yetecek kadar şerbet kaldığı zaman sonra erer. Bal kabağı soğuyunca üstüne şerbet gezdirip, dövülmüş ceviz ile servis edin. Afiyet olsun.

75


SUDOKU

Sudoku (sūdoku, Rakam Yerleştirme diye de bilinir) standart olarak 9x9 boyutlarında bir diyagramda çözülen ve her satır, her sütun ve her 3x3’lük karede 1’den 9’a rakamların birer kez yer alması gereken bir zeka oyunu türüdür. Japonca “Sayılar TEK olmalı” anlamına gelen “Suuji wa dokishin ni kagiru” kelimelerinin kısaltması olan Sudoku, günümüzde Asya’dan, Avrupa ve Kuzey Amerika’ya da yayılan oldukça popüler bir oyundur. Oyunun amacı dokuzar hücreden oluşan 9 eşit kutuya bölünmüş bir alan üzerinde sayıları tekrar etmeyecek şekilde dizmeyi başarmak. Her satır ve sütunda 1’den 9’a kadar olan sayıları sadece bir kez kullanarak dizmeniz gerekiyor. Aynı şekilde çizgilerle ayrılmış her kutu içerisinde de 1’den 9’a kadar olan sayılar 1 kez kullanılmak zorundadır.

76


EĞLENCE

iKi RESiM ARASINDAKi 7 FARKI BULUN

77


ASTROLOJİ KOÇ (21 MART - 19 NİSAN) Ekim ayının ortalarında gerçekleşecek olan dolunay

BOĞA (20 NİSAN - 20 MAYIS) Gerçeklerle yüzleşmeye başlayacağınız bir dönem

Koç burçlarının karakteristik özelliklerinin değişmesinde

sizleri bekliyor. Sosyal çevrenizde sorunlar yaşıyorsanız,

önemli bir rol oynuyor. Hayatınızda birçok değişikliğe

bu ay tüm sorunları çözme yönünde adımlar atacaksınız.

gidebilirsiniz. İş konusunda büyük problemler yaşayan

Ancak sosyal çevrenizdeki konuşmalar ve gerçeklerle

Koç burçları rahata erecek ve istediği konuma gelecekler.

karşı karşıya kalmanız, bu durumuna üzülmeniz söz

Dolunayın etkisi aile ve aşk ilişkilerinizde olumsuz sonuçlar

konusu olabilir. Kendinizi bu durumda yorgun ve keyifsiz

doğurabilir. Kararlarınızı alırken mantıklı düşünmeli,

hissedebilirsiniz. Olumsuz durumu olumluya çevirmek

sonuçlarını iyi tartmalısınız. İştahınızı kontrol etmeniz

için işinize odaklanabilir ve iş hayatında yükselişe

gerekebilir.

geçebilirsiniz.

İKİZLER (21 MAYIS - 21 HAZİRAN) Zaten sosyal olan İkizler burçlarını oldukça

YENGEÇ (22 HAZİRAN - 22 TEMMUZ) Ekim ayında biraz daha alınganlık tarafları ağır

kalabalık ortamlar bekliyor. Belki de kendi düğün, nişan

basacak olan Yengeç burçlarını takıntılı bir dönem bekliyor.

organizasyonlarında yer alabilirler. Kim bilir sürprizler

Takıntılarınızdan kurtulduğunuz an iş hayatınızda da

sizleri bekliyor olabilir. Hayatınıza yeni birçok insan

yükseliş sizi bekliyor. Uzun zamandır ilişkisi devam eden

girecek. Samimi bir karakter olmanız sebebiyle insanlara

Yengeç burçları beklentilerinizi düşürmelisiniz. Aksi

hemen güveniyorsunuz. Ancak bu dönemde bu tarafınızı

takdirde ilişkinizde sallantılar meydana gelebilir. Takıntılı

biraz geri planda bırakmanız gerekebilir. Mesafeli

olan Yengeç burçları sağlık konusunda da bu takıntıları

olmalısınız. Maddi konularda geçmişte borç verdiğiniz

devam ettiriyorlar. Sağlıklı yaşamak herkes için büyük

ancak unutulmaya yüz tutmuş bir miktar sizi rahatlatacak.

önem taşıyor, sürekli bu konuda düşünmemelisiniz.

ASLAN (22 TEMMUZ - 22 AĞUSTOS) Ekim ayında her konuda haklı olduğunuzu düşünen

BAŞAK (23 AĞUSTOS - 22 EYLÜL) Dolunayın etkisi Başak burçlarını maddi olarak

tarafınızı bastırmanız gereken dönemleriniz olacak.

biraz sallantıya düşürebilir. Maddi konularda dikkatli

Karakterinize bağlı olarak istemsiz şekilde sürekli kendinizi

davranmalısınız. İnsanlara olan güveniniz alacak-verecek

haklı görmeniz size zaman zaman problemler çıkartabilir.

meselelerinde stres ve üzüntü yaşamanıza sebep olabilir.

Eğitim hayatınızda yeni atılımlara imza atabilirsiniz. Uzun

Maddi konularda alacağınız ciddi kararları bir sonraki

sürecek seyahatler sürpriz olarak hayatınızda karşınıza

döneme bırakmanızda fayda var. Hassas yapınız ailevi

bu dönemde çıkabilir. Yeni bir aşka yelken açmak isteyen

ilişkilerinde en ufak bir olayda kırılmanıza sebep oluyor.

Aslan burçları hiç beklemedikleri an ve beklemedikleri

Ailevi konularda daha dirençli ve güçlü davranmalısınız.

kişiyle mutluluğu bulacaklar.

78


TERAZİ (23 EYLÜL - 23 EKİM)

AKREP (24 EKİM - 21 KASIM)

Ekim ayında birlikte hareket edebildiğiniz, uyumlu

Üzerine yüklenen sorumluluklar konusunda

davrandığınız insanlar ile aranızda sürtüşmeler meydana

kendilerini baskı altında hisseden Akrep burçları,

gelebilir. Onların gergin ve öfkeli tavırları sabrınızı

gerginliklerini kontrol edemeyerek tartışmalara

sınayabilir. Keskin kararlar almak için bu dönem hiç de

girebilirler. Sorumluluklarınızı yerine getirmeli ve

doğru bir dönem olmayacaktır. Sağlığınızı ihmal etmeniz

öfkenizi kontrol etmelisiniz. Detaylı işlerle karşılaşabilir

sebebiyle olumsuz sonuçlarla karşılaşabilirsiniz. Kalp

ve biraz bunalabilirsiniz. Sabırlı olmalı ve çalışmanızın

sağlığınıza dikkat etmeli, mutlaka doktora görünmelisiniz.

meyvelerini toplamalısınız. Bu kadar stresli bir dönemde

Aşk hayatında güven problemi yaşayan Terazi burçları,

tabi ki sizi oldukça mutlu edecek sürprizler bekliyor. Aşk

sabretmenin sonuçlarını alacaklar.

hayatınız canlanacak ve evliliğe giden bir mutluluğa adım atacaksınız.

YAY (22 KASIM - 21 ARALIK) Ekim döneminde oldukça sinirli tavırlara

OĞLAK (22 ARALIK - 29 OCAK) Ekim ayında Oğlak burçları uzun zamandır

bürünebilirsiniz. Adeta etrafınızdakilere kök

hayatlarıyla ilgili yaptıkları planları hayata geçirecekler.

söktüreceksiniz. Sizinle iletişim kurmak isteyen

Bu planları hayata geçirmek için birçok fırsat

insanları kırabilir ve geri dönüşü olmayan davranışlarda

yakalayabilirsiniz. Fakat bu fırsatlar hiç beklenmedik

bulunabilirsiniz. Biraz dikkatli olmanızda fayda var. Ailevi

olaylar sonucu ortaya çıkabilir. Olumsuz olaylara

konularda huzura sonunda ulaşacaksınız. Çocuğu olan Yay

karamsa bakmamalı ve her durumun sonunda fırsatlarla

burçları korumacı davranışları bu dönemde artabilir. İş

karşılaşabileceğinizi unutmayın. Ailede yaşanan

hayatınızda mantıklı düşünmeden, kalbinizi dinliyorsunuz.

tartışmalarda ortada kalabilir ve iki tarafta orta yolu bulma

Sonuçları canınızı sıkabilir.

görevini üstlenebilirsiniz.

KOVA (29 OCAK - 18 ŞUBAT) Etrafınızda olup bitene fazla anlam yüklemeniz bazı

BALIK (19 ŞUBAT - 18 MART) Ekim döneminde Balık burçları şanslı olacaklar.

konularda yanlış anlamanıza sebebiyet verebiliyor. Olağan

Maddi durumundan memnun olmayan Balık burçları

sürece kendinizi bırakmalı ve olacakları sürekli kestirmeye

kendilerini maddi açıdan tatmin edecek yeni iş planlarına

çalışmaktan vazgeçmelisiniz. Ailevi konularda birlik

girişebilirler. Sevdiğiniz insanlar tarafından mutlu

olmanı söz konusu olabilir. Küslükler ortadan kalkacak.

edilmeniz söz konusu. Sürprizler peşi sıra sizinle olacak.

Aşk hayatınızda olumlu gelişmeler peşi sıra gelecek. Maddi

Bunlara karşılık sevdiğin insanlara bugünlerde pahalı

konularda çelişkilerden kurtulmanızın zamanı geldi.

jestlerde bulunmak isteyebilirsin. Harcamaların konusunda ölçüyü fazla kaçırmamaya çalışmalısın.

79


FÄ°LOMUZ

82


FÄ°LOMUZ

83


METRO

84


METRO

85


METRO

86


METRO

87


METRO

88


0 850 222 34 55

Ekim 2016  
Read more
Read more
Similar to
Popular now
Just for you