Page 1

Hatay Valisi Rahmi Doğan İstanbul Hatay Günleri değerlendirme toplantısında zarar eden firmalara zararlarının ödeyeceklerini belirtti ve ekledi:

Zararlarınızı Karşılayacağız, Ama Bir Daha Bu Etkinliye Sizi Almayacağız!

Tuba ÖNMEN’in Haberi Sayfa 3’te

Atayurt Sessiz çoğunluğun sesi

www.atayurtgazetesi.com.tr

GÜNLÜK SÝYASÝ GAZETE

YIL : 23 e-mail: info@atayurtgazetesi.com.tr

Hatay Valisi Rahmi Doğan, İstanbul Hatay Günleri değerlendirme toplantısında Samandağ-Arsuz yolu ile Meclis binasında hakkında yapılan eleştirilere yanıt verdi:

Biz Ne Yaptığımızdan Eminiz! yapılan eleştirilere de yanıt veren Vali Rahmi Doğan şunları söyledi: “ Meclis binası da fiyatından dolayı eleştirilmiş. Meclis binasında kimin ne yaptığını herkes bana anlattı ben görmedim. Daha önce bu meclis binasının hangi amaca yönelik kullanıldığını burada herkes çok iyi biliyor. Şimdi biz bu meclis ATAYURT Biz ne yaptığımızdan binasını hiçbir bakanlıktan kuruş almadan, Tuba ÖNMEN eminiz. Gideriz hep Hatay valiliğinin inberaber bakarız. isiyatifiyle 30 milyonu atay Valisi Şimdi biz yolu ilana Rahmi Doğan, çıktığımızda 29 Ekim biz ödedik. Ha bu para pahalı diyenler İstanbul Hatay Gün2019 tarihinde bu işi var. Biz bunu alırken leri değerlendirme alacak firma işi bize bir komisyon kurduk. toplantısında Saman- teslim edecek diye dağ-Arsuz yolu ile ilana çıktık. Gizli saklı Kurmuş olduğumuz komisyonun belirMeclis binasında yok. Sonra bizim bu lemiş olduğu raiç bir hakkında yapılan işi ihaleyi alan firbedel var. Bu raiç eleştirilere cevap mayla sözleşmeyi bedel üzerinden biz verirken, “ Ne yapimzalarken 29 Ekim adamla oturup tığımızdan eminiz” 2019 tarihinde bu işi pazarlık yaptık ve vurgusunu yaptı. bize teslim edecek 50 yıldır açıladiye sözleşme imzal- aldık. Burayı ne yamayan Samandağ adık. Şimdi bu yol 29 pacağımızda belli. Arsuz yolunun Ekim’ de bitmeyebilir. Fiyat kişiseldir. Kimine göre yüksek bitmemesinden dolayı Yolun 23 kilometresi olur kimine göre eleştirilen Hatay Valisi şuan asfalta hazır. 3 Rahmi Doğan, eleştir- kilometrelik bir yerde düşük. Ben bütün partilerden olumlu ilere şu sözlerle yanıt firma sorun yaşıyor. verdi; Firma 1 aylık bir süre dönüş aldım. Hatay’ ın büyük bir “ Samandağ-Arsuz istedi. Bizden kayyolunun yapıldığının naklı bir sebep değil. ayıbını ortadan aksini iddia eden Hatay 50 yıl beklemiş kaldırdınız bu binayı iyi ki aldınız dediler. birisi varsa burada bu yolu ama 1 ay Ben bunu da kahiç vakit kaybekleyemiyorsa ben muoyuna burada betmeden altına bir Hatay valisi olarak tane araba veriyim Hatay halkından özür sunuyorum., Meclis binasını almakla iyilik buradan gitsin o diliyorum.” mi ettik, kötülük mü yolda hangi seviyeye Hatay Valiliği ettik? Burayı da Hatay gelindiğini tespit tarafından kamuhalkının hizmetine etsin. Bu kadar da id- laştırılan Meclis bisunacağız.” dialı konuşuyorum. nasının fiyatı ile ilgili

H

Türkiye’nin siyasi geleceği Sayfa 2’ de

Hüseyin Güler

Mehmet ÇARDAK

Gümrük Dünyası

SAYI : 6683

11 EKİM 2019 CUMA

Fiyatı 75 Kuruş

Hatay Asayiş Toplantısı Yapıldı ATAYURT Haber Merkezi

H

atay Valisi Rahmi Doğan başkanlığında geniş katılımlı aylık İl Asayiş Toplantısı gerçekleştirildi. Dün Sabah Valilik Tayfur Sökmen Toplantı Salonu’ nda gerçekleştirilen toplantıda il asayiş konularının yanı sıra Barış Pınarı Harekâtı ile ilgili Hatay’ da alınacak tedbirler ve yapılacak çalışmalar görüşüldü. Toplantıya Vali Rahmi Doğan’ ın yanı sıra 39. Mekanize Piyade Tugay Komutanı Tuğgeneral Alpaslan

Kılınç, 2. Hudut Alayı Komutanı Piyade Albay Ümit Durmaz, Vali Yardımcıları Şenol Bozacıoğlu, Nursal

Çakıroğlu, Salih Altun, Yusuf İzci, İlçe Kaymakamları, İl Jandarma Komutanı Jandarma Albay Uğur Ertekin, İl

Hatay Büyükşehir Belediye Meclisi Ekim Ayı Olağan Toplantısını Hatay Büyükşehir Belediyesi Meclis Salonu’ nda, Büyükşehir Belediye Başkanı Doç. Dr. Lütfü Savaş başkanlığında gerçekleştirildi:

Antakya ve Arsuz’daki EXPO Alanları İçin İhale Süreci Başlatıldı ATAYURT Haber Merkezi

hir Belediyesi Meclis Salonu’ nda, Büyükşehir Belediye atay Büyükşe- Başkanı Doç. Dr. Lütfü hir Belediye Savaş başkanlığında Meclisi, Antakya ve gerçekleştirirken, 3’ ü Arsuz ilçelerindeki ek olmak üzere EXPO 2021 alanlarının toplam 48 maddenin ihale sürecinin görüşülerek karara başlatılmasına karar bağlandı. verdi. Mali Hizmetler Hatay Büyükşehir Dairesi Başkanlığının Belediye Meclisi Ekim Mahalli İdareler Bütçe Ayı Olağan Toplanve Muhasebe Usulü tısını Hatay Büyükşe- Yönetmeliğinin 36. maddesinin 2. Fıkrası, 5216 sayılı Büyükşehir Kanununun 12. maddesi ve 5393 Sayılı Kanun’ un 18’ inci maddesine istinaden fonksiyonel sınıflandırmanın 1. düzeyleri arasında yapılması teklifi görüşülerek oy birliği ile kabul edildi. Sayfa 6’ da Fen İşleri Dairesi

H

‘GÜVENLİ BÖLGE’ DE HANGİ DEVLETİN OTORİTESİ GEÇERLİ OLACAKTIR?

Başkanlığının Antakya ilçesi EXPO ile Arsuz ilçesi EXPO alanlarının yapım işine ait ihale süreci ve mali yönden imalatları 2019 yılında bitmeyeceği teknik olarak hesaplanırken, söz konusu işlerin 2019-2020 ve 2021 yılları içerisinde yaptırılması ve bütçe ödeneğinden %10’ unun 2019 yılından, %50’ sinin 2020 yılından ve geriye kalan %40’ ının ise 2021 yılı bütçesinden karşılanması ile ilgili teklifi görüşülerek oy birliği ile kabul edildi. Toplantının ikinci oturumunun 14 Ekim Pazartesi günü saat 10.00’ da gerçekleştirilmesine karar verildi.

Emniyet Müdürü Vedat Yavuz, Sahil Güvenlik Grup Komutanı Binbaşı Oğuz Emre Çiçek katıldı.

Hatay Emniyet Müdürlüğü Narkotik ve Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şubeleri Başarılı Operasyonlara imza attı:

Suçlulara Göz Açtırmadı Anıl Ozan SABANCI’nın Haberi Sayfa 2’de

CHP Hatay Milletvekili Serkan Topal, Yüksek Öğrenim gençliğinin yurt ve burs sorununu Parlamento gündemine taşıdı:

Türkiye; Devlet Olarak Üniversite Gençliğinin Yurt Sorununu Çözmelidir! Haber Sayfa 3’te


D

eğerli okurlarım, hiçbir şey sonsuza kadar devam etmez! Dünyadaki canlı varlıkların da, cansız cisimlerin de, her şeyin bir sonu vardır. Siyasi iktidarların da sonu vardır! AKP 2002 seçimlerinde yüzde 34.5 oy oranı ile iktidara gelmişti. AKP 17 yıllık iktidarı döneminde, Cumhuriyetin temsil ettiği değerleri tümden yıkmıştır. AKP iktidarı döneminde, Cumhuriyetin yönetim sistemi bile değiştirilmiştir. Türk ordusu darmadağın edilmiştir. Devletin kurumları itibarsızlaştırılmıştır. Türkiye zayıflatılmıştır. Cumhuriyetin ‘ Yurtta Sulh, Cihanda Sulh’ ilkesinden uzaklaşılmıştır. Türkiye’ nin dış politikasında kriz var! Ortadoğu, dünyanın en tehlikeli bataklıklarından biridir. O bataklığa adım atanın çıkması çok zor olur. Şimdi bu bataklıkta Türkiye’ de vardır. Entrika, hile, yalancılık, kirlilik, ihanet ve çeşitli çıkar hesapları hep oradadır ve tarih boyunca bu durum hiç değişmemiştir. Çoğu aşiret ve terör örgütü kaynaklı, sonu gelmez savaşlardan Türkiye’ nin uzaklaşması artık çok zor olacaktır. AKP’ nin bu savaş politikaları yüzündün ülkemiz de, bölgemizde büyük hasar görecektir. Türkiye, son iki yıldır bölgede yakalanan DEAŞ militanlarının da sorumluluğunu üstlenecektir. Bundan böyle, bölgedeki cezaevlerinde bulunan ve operasyonlarda ele geçirilecek DEAŞ mensupları, Türk güvenlik güçleri tarafından yerel güçlere ve Özgür Suriye Ordusu’ na (ÖSO) teslim edilecektir. Türkiye’ de AKP kadar kesintisiz ve uzun iktidarda kalan başka bir parti yoktur. Ancak bütün amaçları Suriye olayını iç siyaset malzemesi olarak

Atayurt Haber kullanmaktır. Suriye’ ye dalacaklar, ele geçirip iç siyasette oy avcılığına soyunacaklardır. Bu aşamada önümüze yeni haritalar, hiç bilmediğimiz yeni sözcükler ve kavramlar çıkaracaklardır. Suriye’ de yine Mehmetçikler şehit olacaktır. Suriyeliler için yine milyarlarca dolar para harcanacaktır. TOKİ Suriye topraklarında binlerce konut yapacaktır. Sonra okullar ve hastaneler yapılacaktır. Suriye’ nin kuzeyinde ele geçirilecek bölgenin bütün altyapısı onarılıp Suriye halkının hizmetine sunulacaktır. Bir hiç uğruna yine ABD ve AB ülkelerinden bir sürü azar işitilecektir. AKP iktidarının hayalci Suriye planları yüzünden Türk toplumuna verdiği zararlar hafızalardan silinmeyecek ve bunu tarih kaydedecektir. Ayrıca iktidarın en son açıkladığı 9,26’ lık enflasyon rakamları da inandırıcı değildir. İşçiye, memura emekliye kaşıkla verdikleri maaş zammı, kepçeyle geri alınmaktadır. Seçimden hemen sonra başlayan zam yağmuru hız kesmeden sürmektedir. Son üç ayda elektrik ve doğalgaza yüzde 30 zam gelmiştir. Bunların açtığı yara kapanmadan köprü ve otoyol geçişlerine, tren biletine ve posta ücretlerine yüzde 20 zam yapılmıştır. Bu zam yağmuru yüzünden zaten geçinemeyen vatandaş perişan haldedir. Tarihin kayıt altına aldığı hiçbir olay unutulmaz! AKP iktidarının Türk siyasi tarihinde hayırla yad edilmeyeceği kesindir. Çünkü AKP lideri, hem T.C. Cumhurbaşkanı hem de BOP Eş Başkanı’ dır. Aslında AKP iktidarının Türkiye’ yi aydınlığa çıkarma gibi bir görevi yoktur. İktidarın görevi, egemen güçler tarafından kendisine dikta edilenleri uygulamaktan ibarettir.

Mehmet ÇARDAK

2

Gümrük Dünyası

Türkiye’nin siyasi geleceği

m-cardak@windowslive.com

AKP iktidarı döneminde, tamamen egemen güçlerin istediği bir dış politika hayata geçirilmektedir. AKP, Türkiye’ nin sorunlarını bilen; doğadan, insandan sevgiden yana çözüm üreten bir parti değildir. AKP işçi, memur, emekli, çiftçi, esnaf ve sanayici düşmanıdır. AKP’ nin vesayetçiler, darbeciler, terör örgütleri, iç-dış siyasi ve ekonomik tetikçiler gibi özel gündemi var! AKP’ nin gündeminde Türkiye’ nin gerçek sorunlarını çözmek ve Türkiye’ yi Suriye bataklığından çekip çıkarmak gibi bir konu yok! AKP iktidarının hedefinde; güney sınırımızda oluşturulmaya çalışılan terör koridorunu yok etmek ve bölgeye barış ve huzur getirmek var! SİYASİ GÖÇ AKP iktidarında yargı dünyası 2016 yılında bir terör örgütü niteliğine bürünecek olan cemaat yapılanmasının işgali ile karşı karşıya kalmıştır. Demokratik bir ülkede ‘ ifade özgürlüğü’ kapsamında değerlendirilen söz, beyan ve düşünceler bizim ülkemizde devlet büyüklerine hakaret, terörü övme, terörü teşvik suçları kapsamına sokularak, farklı olanların seslerini kesme aracı olarak kullanılmıştır. Dünyada, cezaevlerinde 300 bine yakın tutuklu ve hükümlü barındıran başka bir ülke yoktur. Sonuçta kurgu ve kumpas nitelikli davalar Anayasa Mahkemesi’ nin ‘ Hak ihlali’ kararları

11 EKİM 2019 CUMA

ile çökertilerek daha fazla hayatların karartılması önlenmiştir. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi yüzünden Türkiye bugün ciddi bir darboğaz ile karşı karşıya kalmıştır. Cumhurbaşkanlığı seçiminde yüzde 50+1 uygulaması, küçük partiler tarafından büyük partileri esir alma yoludur. Seçim ittifakları yüzünden Türk siyasi hayatı yolundan çıkmıştır. Cumhurbaşkanlığı seçimindeki yüzde 50+1 şartı kaçınılmaz olarak siyasetin gündemine düşmüştür. AKP lideri 50+1 tartışmasına noktayı koysa da %50 sınırı vazgeçilmez bir kriter değildir. Aslında yeni sistemin ismi değil, kuvvetler ayrılığının yerli yerine oturtulması çok önemlidir. Sistemin ‘ Kuvvetler Birliği’ ne dönüşmesinden dolayı toplumda çok büyük sıkıntı yaşanmaktadır. Ayrıca Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ nin uygulamaya geçirilmesiyle birlikte AKP, sırça köşklerde siyaset yapan, halka tepeden bakan, kendi çıkarından başka bir şey düşünmeyen ve milletin derdiyle dertlenmeyen siyasetçilerin yeri haline gelmiştir. Bu sistemde, dindar ve kindar yöneticilerin adalet ve özgürlük alanlarına yaptıkları katkı sadece kendi mahalle sakinlerinin bir bölümünü mutlu etmektir. Toplumun büyük bölümünün yaşadığı adalet ve özgürlük sorunları görmezden gelinmektedir. Türkiye’ de 2003 yılından sonra ortaya çıkan siyasi iradenin güçlenerek uzun yıllar iktidarda kalmasının tek ve tartışmasız nedenlerinden biri, hiç şüphesizdir ki dayatmacı ve militan laiklik anlayışının çektirdiği acılardır. Ancak ayrıştırıcı ve ötekileştirici AKP zihniyeti ve politikaları da Türk toplumuna yeni acılar çektirmektedir.

Hatay Emniyet Müdürlüğü Narkotik ve Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şubeleri Başarılı Operasyonlara imza attı:

Halkın çektiği acılar, 23 Haziran 2019’ da gerçekleşen İstanbul seçiminde sandığa da yansımıştır. 31 Mart seçimlerinden sonra, artık tüm siyasi mahallelerden bir göç hareketi başlamıştır. Bu ne beyin göçü ne de savaş göçüdür. Gönül göçü olarak nitelenen bu taşınmayı başlatanlar, kendilerine yeni bir parti, yeni bir lider aramaktadırlar. İçinden geçtiğimiz dönemin gerçeği şudur: Türk siyasi hayatı raydan çıkmıştır. Türkiye, Suriye bataklığına gömülmek üzeredir. Suriye’ de son çare orduyu savaşa sokmak olmamalıdır. Barış Pınarı Harekâtı Türkiye’ nin güvenlikle ilgili kaygılarını ortadan kaldırmayacağı gibi, maddi ve insani büyük zararlara da neden olacaktır. Türkiye’ yi diledikleri gibi yönlendirmeyi alışkanlık haline getirenler, 9 Ekim’ de Barış Pınarı Harekâtı’ nı başlatmıştır. Bu harekâtın bölgeye barış ve huzur getirip getirmeyeceği bugünden belli olmaz! Bu harekâtın tezgâh mı, tuzak mı, yoksa planlanmış bir senaryo mu olduğunu hep birlikte yaşayarak göreceğiz. Zira şeytanla dans edenler geç uyanıyor. Barış Pınarı Harekâtı’ nın sebebi inşallah AKP iktidarının ömrünü uzatmak değildir. Türk Milleti yeni bir siyaset dönemine hazırlanmaktadır. Yeni nesil siyasetçilerin görevi; Türkiye’ yi Suriye bataklığından kurtarmak ve aydınlığa çıkarmak olmalıdır. Türkiye’ de ne kadar çok siyasi parti olursa, Türkiye o kadar güçlü olur! Askeri hareketler, siyasi faaliyetlerin ümitsiz olduğu noktada başlar. Savaş zorunlu ve hayati olmalıdır. Türk Ulusu’ nun hayati tehlikeye girmedikçe, savaş bir cinayettir!

Dörtyol Ticaret ve Sanayi Odası’nın Meslek komitesi toplantısında konuşan Başkan Ercan Yıldırım:

İran Çeliği, Yerli Üreticiye Baskı Yapıyor ATAYURT Sedat İSKENDEROĞLU

D

Suçlulara Göz Açtırmadı

ATAYURT Anıl Ozan SABANCI

Kaçakçılık ve Organize suçlarla mücadele şube müdürlüğü tarafından atay Emniyet Müdür05.10.2019 tarihinde Antakya lüğü Narkotik ve ilçesinde gerçekleştirilen opKaçakçılık ve Organize erasyon kapsamında 6400 Suçlarla Mücadele Şubeleri Paket Sigara, 200 Kg Nargile Başarılı Operasyonlara imza Tütünü ele geçirilmiştir. Olay atarak, adeta Suçlulara Göz ile ilgili A.A. ve C.T.isimli şahısAçtırmadı. lar çıkarıldıkları mahkemece Hatay İl Emniyet Müdüradli kontrol şartıyla serbest erasyonlar şu şekilde; ilçesinde gerçekleştirilen oplüğü Narkotik Şubesi ve kalmışlar, A.E. isimli Suriyeli Narkotik suçlarla mücadele erasyon kapsamında 21.500 Kaçakçılık ve Organize şahıs ise alınan ifadesinin şube müdürlüğü tarafından Paket kaçak sigara ele geçir- ardından serbest bırakılmıştır. Suçlarla Mücadele Şubesi 30.09.2019 tarihinde Reyhanlı ilmiştir.Olayla ilgili Y.Y isimli Ekipleri’ nin son 10 gün Kaçakçılık ve Organize şahıs gözaltına alınmış şahıs içerisinde gerçekleştirdiği op- ilçesinde gerçekleştirilen opsuçlarla mücadele şube erasyon kapsamında: ifadesinin ardından serbest erasyonlarda, yasa dışı yolmüdürlüğü tarafından 49.65 KG Takoz bırakılmıştır. larla Türkiye’ ye geçirilip 08.10.2019 tarihinde Antakya Esrar,43.000 Adet Captagon Narkotik suçlarla mücadele ilçesinde gerçekleştirilen Tefepiyasaya sürülmeye hazırHap, 1 Adet Ruhsatsız Taşube müdürlüğü tarafından lanan uyuşturucu madde ve cilik operasyonu kapsamında kaçak tütün maddeleri, insan- banca ele geçirilmiştir. Olay ile 02.10.2019 tarihinde Antakya 952.500 TL Tutarında 48 Adet ilgili Suriye uyruklu D.D, I.E, ilçesinde gerçekleştirilen opları tehdit şantaj yada Senet, 6 Adet Defter, 1 adet A.E.M, A.O, İ.M, A.M isimli erasyon kapsamında 176.820 Pos Cihazı, 2 Adet Tabanca, 1 kandırma yoluyla mağdur Adet Özel Reçeteye Tabi eden tefecilik çetesi üyeleri ele şahıslara adli işlem yapılmış, Adet Av Tüfeği, 469 Adet şahıslar çıkarıldıkları mahkePragabalin hap ele geçirgeçirildi. Fişek,1 Adet Laptop, 9 Adet mece tutuklanmıştır. ilmiştir. Olay ile ilgili A.U. isimli Bilezik ve 6 Adet Cep Telefonu Suçlulara göz açtırmayan Kaçakçılık ve Organize şahıs gözaltına alınmış Narkotik şube ve Kaçakçılık ve ele geçirilmiştir. Olay ile ilgili suçlarla mücadele şube çıkarıldığı mahkemece Adli organize suçlarla mücadele İ.B,S.B. ,E.A. , Ö.K. ,A.A. ve müdürlüğü tarafından Kontrol Şartı ile serbest şube ekipleri’ nin son 10 A.Ç. isimli şahıslar gözaltına 02.10.2019 tarihinde Antakya bırakılmıştır. günde gerçekleştirdikleri opalınmıştır.

H

örtyol Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Ercan Yıldırım, İran çeliğinin, yerli üreticiye baskı yaptığını öne sürdü. Dörtyol Ticaret ve Sanayi Odası Müşterek Meslek Komite toplantısını Çarşamba günü gerçekleştirdi. Dörtyol Ticaret ve Sanayi Odası’ nda Müşterek Meslek Komite Başkanlarına sabah verilen kahvaltının ardından meclis salonunda gerçekleştirilen toplantının açılış konuşmasını yapan Dörtyol Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Ercan Yıldırım şunları söyledi: “ Odamız meslek komitelerinin başkanları ile sektörlerin sorunlarını tartışmak, çözüm önerilerini almak ve müşterek bir hareket çizgisi belirlemek adına bir araya gelmiş bulunuyoruz. Meslek komitelerimizle yılda iki defa rutin toplantı gerçekleştiriyoruz. İhtiyaç hissedilmesi halinde de çağrı usulüyle bir araya gelerek oluşan sorunları ve çözüm yollarını belirliyoruz. İştiraklerinizden ötürü hepinize teşekkür ediyorum. Sizlerden aldığımız güç ve yetkiyle bir dizi faaliyet gerçekleştirdik. Malumunuz üzere ilçemizde taşımalı eğitim kapsamındaki öğrencilerin öğle yemekleri ilçe dışından geliyordu. Bu konuda yaptığımız girişimler olumlu sonuçlar verdi. İlçemizdeki yemek firmaları ile konunun üzerine giderek yerel yönetimlerinde desteğiyle sorunu çözüme kavuşturduk. Bir diğer önemli husus ta Ücretli otobanın çevre yoluna dönüşmesi idi. Bu konuda İskenderun’ dan Erzin ilçemize kadar bölgemizdeki odalar ve sivil toplum kuruluşlarının imzalarını alarak ilgili bakanlığı gittik. Otoban turnikelerinin Erzin Gözeneler mevkisine alınmasını istedik. Gözeneler ile İskenderun arasındaki ücretin Erzin Gişelerinde peşin tahsil edilmesi teklifini yaptık. Teklifimiz olumlu karşılandı. Yakın zamanda

ücretli otobanı çevre yoluna dönüştürmüş olacaklar. Erzin, Dörtyol ve Payas’ tan bu çevre yoluna alternatif bağlantı yolları kurularak ulaşım hizmetlerinde önemli bir rahatlama sağlanacak.” İRAN’ DAN ÜLKMİZE MAMUL GELİYOR OLMASI SIKINTIYI ARTTIRIYOR Bölgedeki demir çelik sektörünün önemli sıkıntılar yaşadığını da belirten Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Ercan Yıldırım konuşmasını şöyle sürdürdü: “ Ülkemizdeki bir çok sektörde olduğu gibi girdi maliyetlerinde gözle görülür bir artış var. Özellikle elektriğe gelen zamlar bütün imalat sektörünü olumsuz etkiledi. Demir çelik sektöründe ise özellikle İran’ dan ülkemize mamul geliyor olması sıkıntının boyutlarını daha da arttırdı. Demir çelik üreticimiz, üretim maliyetleri yüzünden rekabet şansını tamamen yitirmiş durumda. Bu konuyu bir rapor halinde Türkiye Odalar ve Borsalar Birliğine rapor ettik ve ilgili bakanlıklarla görüşülmesini istedik. Konuyu aynı zamanda Ak Parti Hatay Milletvekili ve MKYK Üyesi Sayın Hacı Bayram Türkoğlu’ na, CHP Hatay milletvekili Sayın Av. Suzan Şahin’ e ve MHP Milletvekili Sayın Lütfi Kaşıkçı’ ya da ileterek desteklerini talep ettik. Bu süre zarfından Dörtyol Devlet Hastanemize eskisi kullanım dışı kaldığından yeni bir NST cihazını sizlerin destekleriyle alarak hibe ettik. Ayrıca Toplu Konut İdaresi marifetiyle bölgemizde soğuk hava depolarının kurulması için girişimde bulunduk.” Dörtyol Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Ercan Yıldırım’ ın yaptığı açıklamaların ardından sektör temsilcileri sırayla söz alarak meslek alanlarıyla ilgili sorun ve talepleri dile getirdi. Öneriler not edilerek ileriki günlerde her meslek komitesi için ayrı ayrı raporların düzenlenmesi kararlaştırıldı.


Atayurt Haber

11 EKİM 2019 CUMA

3

Hatay Valisi Rahmi Doğan İstanbul Hatay Günleri değerlendirme toplantısında zarar eden firmalara zararlarının ödeyeceklerini belirtti ve ekledi:

Zararlarınızı Karşılayacağız, Ama Bir Daha Bu Etkinliye Sizi Almayacağız! ATAYURT Tuba ÖNMEN Hatay Valisi Rahmi Doğan, İstanbul’ daki tanıtım günlerine katılan ve zararla dönen firmaların zararlarını karşılayıp, bir sonraki etkinliklere almayacaklarını söyledi. Hatay Valisi Rahmi Doğan önceki gün düzenlediği basın toplantısında, İstanbul Hatay Günlerini değerlendirirken, basın mensupları önünde firmaların temsilcileriyle artıyı, eksiyi, doğruyu, yanlışı tartıştı. Toplantıda kimi firmalar kar ettiklerini ve Ankara günlerinin ne zaman yapılacağını sorarken, bazı firmalar Hatay’ daki sattıkları ürünleri iki katına satarak zarar ettiklerine yönelik açıklamaları karşısında Vali Rahmi Doğan şu değerlendirmede bulundu: “ Biz bir konsept değişikliği yaptık. Dedik ki bu günler Hatay markasına yakışmıyor. Biz burada bir sorumluluk aldık. Bu sorumluluk çerçevesinde de kamu kurumlarıyla birlikte, Sivil Toplum Kuruluşlarıyla birlikte bir faaliyette bulunalım dedik. Benim kanaatim güzel bir organizasyon yaptık. Bunun maliyetinden şüphe eden, parasından şüphe eden, şuna peşkeş çekildi diyen bir tane Allah’ ın kulu varsa bütün faturalar burada. Biz 45 firma götürdük. Şimdi eleştirilerden birisi şu; ‘ Bu giden firmalar zaten Hatay’ ın zengin kesimi zaten güçlü adamlar bunları niye götürdünüz? Siz fakir fukarayı götürseydiniz de bunlar biraz para kazansaydı! Biz tam 6 TIR’ la 135 ton mal götürdük. TIR’ ların yükümlüğünü Antakya Ticaret Odası Meclis Başkanı Selahattin Eskiocak Bey aldı. Para da almadı. Medeniyetler korosunu götürelim dedik. Koronun bütün masraflarını İskenderun organize sanayi bölgesi ile İskenderun ticaret ve Sanayi Odası karşıladı. Bizden bir kuruş para çıkmadı. Oradaki alanın tamamını İstanbul büyükşehir Belediyesi kirasız verdi bize. Kuruş para ödemedik. Bu işte kuruş kar amacı güdülmedi. Bu işte Hatay’ ın tanıtımı yapılsın.

Hatay’ ın kaliteli ürünleri tanınsın diye böyle bir yükümlülüğün altına girdik. Ben başarılı olduğumuzu düşünüyorum. Ama bu heyeti toplamamızın sebebi bizim görmediğimiz varsa eleştiriler öneriler bunları da dinleriz.” İstanbul’ da Hatay Turizm ve Gastronomi Günleri etkinliğinin değerlendirildiği konuşmaların ardından soru cevap şeklinde devam eden toplantı basına açık olarak gerçekleştirildi: SAYIN VALİM KİRA BEDELLERİ ÇOK YÜKSEKTİ Tanıtım günlerine katılan bazı firmaların temsilcileri, “ Sayın valim kira bedelleri çok yüksekti” eleştirilerine Vali Rahmi Doğan şöyle karşılık verdi: “ Biz 6608 liraya bizim verdiğimiz yerleri 3 gün önce 16 bin TL’ ye Kastamonu kiraya vermiş. Biz onlardan zaten devraldık burasını. Biz zaten burada kar amacı gütmeden bir takım desteklerle kendi oturduğumuz yerlerin kirasını da ödeyerek biz burada faaliyette bulunduk. “ KALİTE KONUSUNDA ŞİKÂYETİMİZ VAR Pastabank firması temsilcisinin, “ Sayın valim şimdi orada yeme içme stantlarında sağlam çalışan kaliteli ürün satan bir Konak restoran

vardı, bir Home kek vardı birde Göçmen restorant vardı. Kalite konusunda şikâyetçiyim” sözlerine karşılık Vali Rahmi Doğan şöyle cevap verdi: “ O zaman bu eleştiriyi bize değil buradaki heyete sunmak lazım. 45 firma gitti. Şimdi bu firmalardan sadece 3 yerden yemek yeniyor diğerlerinden yenemiyorsa bu eleştirinin sahibi burası. Yemekleri de benim yapacak halim yok. Burada 45 firmanın tamamı Hataylıydı. Hataylı firmalar dışında bir firma gördük diyen var mı? Bu sırada salonda bulunan firma temsilcileri, “ Birkaç firma vardı onları da dışarı attılar” karşılığını verdiler. ÇİNÇİN: TÜM FİRMALAR YERLİYDİ Organizasyon katılanlardan Antakya Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Hikmet Çinçin, katılan firmalara ilişkin bu açıklamayı yaptı: “ Sayın Hatay Büyükşehir Belediye Başkanımızla beraber standları gezdim. Lütfü beyin aynen kelimesini söyleyeyim, “ Her girdiğim standta beni tanıyorlar. Demek ki bunların hepsi Hataylı” dedi. Daha önceki senelerde tanımamazlık oranı çok yüksekti.” Bu arada Hatay Valisi

Rahmi Doğan, eleştirilerden bir tanesi de, “ Hatay günleri yaptılar hiç kimse gitmedi. Siz esnaflar olarak gerçekten bu günlere katılım az mıydı?” şeklinde soruya katılan firmalardan Elmas Teyze Yöresel ürünleri satan firmanın temsilcileri şu cevabı verdi. “ Gerek müşteri portföyü olarak gerek gelen misafirlerimiz olarak çok olumlu izlenimler aldık. Kaliteli bir katılım vardı diye gördük.” Şennur gıda: “ Bizde 4 yıldır katılıyoruz. Bu sene organizasyon çok güzeldi. Gelen müşteriler memnundu. Satışlarımız çok güzel oldu. “ Home Kek Restoran, “ Hatayımızı güzel tanıtmak için sizler elinizden geleni yaptınız. Tabi ki eksiklikler vardı. İlk iki gün satışlar düşüktü. Deprem oldu çünkü. Benim daha sonraki seneler için yapılmasını istediğim o iki gün konser ağırlıklı olursa halkı daha iyi dikkat çekeriz.” Firma temsilcilerinin bu açıklamalarından sonra Vali Rahmi Doğan değerlendirmelerine şöyle devam etti: “ O eleştiriyi bizde yaptık. Mesela Medeniyetler Korosunun konser saatinin yanlış olduğunu arkadaşlarla konuştuk. Home kek adına bir fatura var. Adam demiş ki siz bunu Valilik olarak düzenliyor-

sunuz bu düzenlediğiniz fiyat buysa bu yediğim yemek kaç lira eder? Müdür beyde demiş ki şu kadar eder. Adam aradaki farkı istedi. Sizin Home Kek adına kesmiş olduğunuz maklube 2 kişi 100 lira, mumbar yarım porsiyon 35 lira, su iki tane 7 lira. Hatay’ da da bu fiyata mı satıyorsunuz?” Home kek temsilcisi şu cevabı verdi: Hayır Hatay’ da yarı fiyatına satıyorum. Ama bizim oraya gitmemizin bir maliyeti var.” Vali Rahmi Doğan Home Kek’ in temsilcisini dinledikten sonra, “ Yükünüzü biz taşıdık. Stant parası uygundu. Aldığımız bazı demirbaşlar bize kaldı. Şimdi ilk yapım maliyetini aldık ama bundan sonra bunlar bize bedavaya kalmış olacak” dedi. Home Kek temsilcisi şu savunmayı yaptı: “ Fiyatı buraya göre yani Hatay’ a göre 2 kat arttırdım. Çünkü başka masraflarım da oldu. Bunu çıkarmak için mecburdum. 2 katına satmış olmama rağmen ben zararla döndüm. 10 eleman götürdüm buradan. Aşağı yukarı 7-8 bin zarar ettim” açıklamasına Vali Rami Doğan, “ 7-8 bin TL’ lik zararınızı karşılayalım bir daha ki günlere de sizi götürmeyelim” diyerek sözlerini şöyle sürdürdü.

“ Bugün herkes eteğindeki taşları döksün. Kalbinden geçen bir şeyi söylemeyen varsa hakkımızı helal etmiyoruz. Bu kadar net söylüyorum. Birileri bizi alkışlasın diye biz yapmıyoruz bunları. Evimize götürdüğümüz para helal olsun diye yapıyoruz.” Bazı basın mensuplarının “ Bazı ilçelerimizin unutulduğu söylendi “ sorularına karşılık Vali Rahmi Doğan, “ Onu açıklayalım: Ben onu sordum arkadaşlara. Bunu Defne Belediyesinden biri unutuldu denen ilçeleri kasıtlı olarak alındığını söyledi. Ben bunu tespit edin talimatı verdim. Bunu da Defne Belediyesi biliyor” bilgisini paylaştı. Yine Basın mensuplarından gelen, “ Önceki Hatay günlerinden çok güzeldi. Fakat bu güzellik ne HESOB’ un nede ATSO’ nun organizasyonundan kaynaklı bir şey değildi. Bu İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ nin yenilemiş o çadırlarda standtların çok muntazam oluşundan. HESOB ve ATSO’ nun orada bir emeği yoktur. Arda Türkmen gibi Türkiye’ de ve dünyada tanınmış bir gurmeyi oraya getirdik. Ama saat kaçta getirdik. Ve kim dinledi, her yer bomboştu” sözlerine karşılık Vali Rahmi Doğan, “ Biz onların saatlerini ayarlarken istediğimiz gibi ayarlayamıyoruz. Onların da uygun olduğu saatlere ayarlayabiliyoruz. Bu dediğinize ben de katılıyorum” cevabını verdi. Yine Basın mensuplarından gelen sorularda, “ Birçok şeyi bedavaya yaptınız. Benim anlayamadığım nokta şu buradan toplanan para ne oldu? Kimden ne kadar para alındı nereye ne masraf yapıldı?” sorusuna da Vali Rahmi Doğan, “ Hesaba toplam giren rakam 1 milyon 524 bin184 lira. Bizim aldığımız para. Alamadığımız para ise 43 bin 159 lira. Hesaptan toplam çıkan para 08.10.2019 tarihi itibariyle söylüyorum. 1 milyon 440 bin 793 lira. Bize kalan para 126 bin 550 Lira. Detaylarına bakabilirsiniz” karşılığını verdi.


4

Atayurt Haber

CHP Hatay Milletvekili Serkan Topal, Yüksek Öğrenim gençliğinin yurt ve burs sorununu Parlamento gündemine taşıdı:

Türkiye; Devlet Olarak Üniversite Gençliğinin Yurt Sorununu Çözmelidir! ATAYURT Haber Merkezi

C

umhuriyet Halk Partisi Hatay Milletvekili Serkan Topal, Devlet olarak Türkiye’ nin Üniversite gençliğinin yurt sorununu çözme gerektiğini savundu. CHP Hatay Milletvekili Serkan Topal, Yüksek Öğrenim gençliğinin yurt ve burs sorununu Parlamento gündemine taşıdı. Türkiye Büyük Millet Meclisi’ nde konu ile ilgili bir basın toplantısı düzenleyen Hatay milletvekili Serkan Topal, “ Anayasa’ nın 58. Maddesinde belirtildiği üzere gençlerimizi korumak, devletin asli görevleri arasındadır, hiçbir gencimiz cemaat, dernek ve vakıf yurtlarına mahkum edilmemelidir” diyerek, açıklamalarında şu görüşleri dile getirdi: GENÇLERİ KORUMAK DEVLETİN GÖREVİDİR “ Yüksek Öğrenimde 2019-20 eğitim yılı Eylül ayında başladı. Ancak her yıl olduğu gibi öğrencilerimizin barınma sorunu katlanarak devam ediyor. Üniversite sınavlarında başarılı olarak yerleştirilen öğrenci sayımız ek kontenjanlarla birlikte 750 bin civarındadır. Bununla birlikte Yükseköğrenimdeki öğrenci sayımız 7 milyonu aşmış durumdadır. Bu rakamlar ülkemizin geleceği açısından olumlu rakamlardır. Ancak öğrenimdeki sayılardan daha da önemli olan niteliktir. Biz bu gençlerimizi hangi koşullarda eğitiyor, hangi koşullarda barındırıyor, hangi koşullarda besliyoruz. İşte sorun tamda buradadır. Sadece diploma odaklı bir eğitimin topluma bir yarar getirmeyeceği gibi, donanımdan yoksun gençlerimize bireysel olarak ta bir yarar getirmeyeceği aşikardır. Türkiye; devlet olarak üniversite gençliğinin yurt sorununu çözmelidir. Bakınız Türkiye Büyük Millet Meclisi 16 Ağustos 1961 tarihinde 351 sayılı kanun ile “ yurt içinde ve dışında yükseköğrenim gören öğrenciler için yurtlar yapmak ve bunların işletmesini sağlamak, beslenme yardımı yapmak, eğitim, sosyal, kültürel ve sportif faaliyetlerle milli ve manevi gelişmelerine katkı sağlamak, yükseköğrenim öğrencilerine kredi veya burs vermek, öğrencilerin yükseköğrenimlerini kolaylaştırmak..” amacıyla Kredi ve Yurtlar Kurumu’ nun kuruluşunu gerçekleştirmiş. Yani Anayasa 58. Maddesinde belirtildiği üzere gençlerimizi korumak devletin asli görevleri arasındadır. YEDİ MİLYON ÖĞRENCİ, YEDİYÜZBİN YATAK Peki Anayasal zorunluluğa karşın Yurt-Kur kendisine verilen görevleri yerine getiriyor mu? Tabi ki hayır. Öğrenci Sayımızın 7 milyona ulaştığı bir dönemde eğer Yurt-Kur ,Yatak sayısı olarak 700 bini yani öğrenci sayısının sadece yüzde 10’ unu

hedefliyorsa bu kurumun vizyonunu ve misyonunu tartışılır hale getirir. Bu gün Üniversitelerin yerleşme sonuçlarına bakıldığında yurt talep eden öğrenci oranı kontenjanların yüzde %60’ ının üzerindedir. Yani bu 4 milyon yatağa ihtiyaç var anlamını taşır. Peki Yurt –Kur yılda ne kadar yatak kapasitesi üretebiliyor, gelecek planlaması nedir? İşte bu konuda elle tutulur hiçbir planlama yoktur. Ülkede yaşanan her olumsuz yurt vakalarında hükümet çocuklarımızı ortada koymayacağız açıklamaları yapıyor, yurt kur derhal 1-2 yurt binası kiralama faaliyetine giriyor ve sonrası yine gelmiyor. GENÇLİK, EKONOMİK VEYA ENDÜSTRİYEL BİR ÜRÜN DEĞİLDİR. Cumhuriyetimiz, Atatürk’ ün dediği üzere; Kimsesizlerin kimsesi, felsefesini kuruluş aşamasında temellendirmiş ve bununla ilgili kurumlar oluşturmuştur. YurtKur’ un kuruluşu bu felsefenin ürünüdür. Sorunun temelinde hükümetin izlediği yanlış eğitim ve gençlik politikası yatmaktadır. Kamuyu her alanda yatırımdan çekmek, kimi ticari ve ideolojik sebeplerle; özel sektöre, vakıf ve derneklere alan açmak, olanak sağlamak hükümetin görevi olmamalıdır. Gençlik, ekonomik veya endüstriyel bir ürün değildir. Milletimizin bekası, devletimizin teminatıdır. Özel sektöre bırakılmayacak kadar kıymetli bir varlığımızdır. Mutlaka devlet eliyle korunmalı ve eğitim için barınma ve beslenme olanağı sağlanmalıdır. Kamu Yurtlarına başvuruları incelediğimizde genellikle alt gelir gurubuna mensup ailelerin çocuklarının olduğunu görüyoruz. Zaten Yurt-Kur’ da bu koşullarda öğrenci kabul etmektedir. Peki başvuru yapan bu gençlerin ancak 4’ te biri yerleşiyor ise geri kalan 4’ te 3’ ü ne olacak? Bu çocuklar nerede barınacak? Bunun yanıtı nedir? Cumhurbaşkanı’ nın sıkışınca söylediği gibi, “ üniversiteye giderken bana mı sordunuz” mu olacak. Bu gençlere ne diyeceğiz. Devlet kendi evlatlarını kendi ülkelerinde göçebe durumuna sokabilir mi? Hükümet kendi gençlerine gidin nerde kalırsanız kalın diyebilir mi? Böyle bir hakkı var mı? TOKİ YURT YAPSIN Bakınız, hükümet sözcüleri her fırsatta yaptıkları ile rakamlar açıklar ve bununla övünürler. Şu kadar Adliye sarayı yaptık, şu kadar Cezaevi yaptık. TOKİ şu kadar konut yaptı

gibi..,bir çok rakamı önceki hükümetlerle karşılaştırırlar. Hatta bir vekilimiz Türk Köylüsü tuvaleti AK Parti ile tanıdı, diyecek kadar ileri açıklamalarda bulundu. PekiYurtlarla ilgili övünç duyacakları tek kelime ediyorlar mı? Etmiyorlar. Çünkü biliyoruz ki evet; Türkiye bir çok şeyi AK Parti ile tanıdı. Mesela bu Cemaat evlerini, Vakıf ve dernek yurtlarını, Ensar’ ı, Türgev’ i, TÜGVA’ yıve yaşanan rezaletleri AK Parti ile tanıdı. Bildiğiniz gibi Devlet Yurtları bedava değil, ücretlidir. Bu gün 6 kişinin kaldığı bir odadan Devletimiz yaklaşık 3 bin lira ücret almaktadır. Dolayısı ile yurtlar devlete herhangi bir yük getirmemektedir. Vakıf ve derneklerin bu alana girmesinin altında yatan gerçeklerden birisi var olan ranttır. Yani yurt iyi bir yatırımdır. Sorun bu problemi çözecek iradenin olmayışındadır. Kamu bankalarına, sırf inşaat sektörü canlansın diye kredi indirimi yaptıran hükümet, aynı kaynakları yurt yapımında neden kullanmaz? Yine Kamu arazileri rant uğruna TOKİ Müteahhitlerine peşkeş çekilirken, neden bu anlaşmalara Yurtlar dahil edilmez. Şu kadar da Yurt yapacaksın denilmez. Gelir paylaşımında neden kamu yurtlarının bahsi dahi geçmez. Çünkü Hükümet çocuklarımızı vakıf yurtlarına mahkum etmek istiyor. Yurt Kur bina sıkıntısı yaşarken, bu vakıflara kamu binaları tahsis ediliyor. Türkiye’ nin olanakları ve kaynakları gençliğini barındıracak kadar zengindir. Bunun için sadece kamu iradesine ihtiyaç var. Öncelikle kamuya ait ve atıl durumda olan tüm binalar Yurt Kur’ a tahsis edilmelidir. Gelir paylaşımı ile TOKİ’ ye verilen arsaların bir kısmında Yurt inşa edilmesi zorunlu hale getirilmelidir. Yurt Kur’ a Yurt yaptırması karşılığı Kamu Bankaları Konut kredisi gibi uzun vadeli kredi vermelidir. Çünkü bu krediler, zaten oda kiralarından elde edilen gelir ile ödenecektir. Yani kaynak hazırdır. Vakıf ve Cemaat yurtlarının tüm denetimi Yurt Kura verilmeli ve buralarda uygulanacak tavan ücreti devlet belirlemelidir. Özellikle kız yurtlarının sayısı derhal artırılmalıdır. Kısa vadede; yurtlara yerleştirilemeyen veya yedek sıra bekleyen öğrencilerle ilgili olarak, illerde valilikler aracılığı ile

otellerle anlaşma yapılmalı ve uygun koşullarda öğrencilerin barınmaları sağlanmalıdır. Yurtta barınma, burs ve kredi için gelir düzeyi yeniden belirlenmelidir. Değerli basın mensupları, Bir diğer sorun ise Burs ve kredi sorunudur. Devletimizin Yurt-Kur aracılığı ile ihtiyaç sahibi öğrencilere verdiği burs ve kredi konusunda da kamuoyunda ve gençlerimiz nezdinde ciddi iddialar var. Aynı koşulları taşıyan hatta ekonomik durumu daha elverişli olan bir gencimize burs çıkarken durumu daha kötü olana ya kredi çıkıyor veya hiçbir ödeme çıkmıyor. Bununla ilgili bizlere de yansıyan çok ciddi iddialar var. Bu tahsisler neye göre yapılıyor, burada bir eşitsizlik mi var? Hükümet bu konuda başta gençlerimiz olmak üzere kamuoyunu tatmin edecek açıklamalar yapmak zorundadır. Anne babası asgari ücretin biraz üstünde gelir elde eden ancak geçimlerini zorlukla karşılayan aileler sırf iki maaş alıyor diye çocukları mağdur edilmemelidir. KREDİ ÖDEMELERİNDE KOLAYLIK SAĞLANSIN Kredi alarak öğrenim gören gençler daha iş bulamadan evlerine gönderilen ödeme emirleri ile karşı karşıya kalmaktadır. Bu çok incitici bir uygulamadır. Bu gençlerin ödemeleri ötelenmeli, uzun süre iş bulamayan dar gelirli ailelere mensup gençlerimizin borçları ise işsizlik fonundan karşılanmalıdır. 8 Nisan 1929 tarihinde çıkarılan 1416 sayılı bir kanunumuz var. Başarılı öğrencilerin yurt dışında eğitimi için burs veya kredi olanağı sağlayan bir kanun. Bu kanun kapsamında bir çok başarılı gencimiz yurt dışında eğitim olanağı buldu. Bu gençler aldıkları parayı döviz bazında geri ödüyorlar. Ancak içlerinden yurtdışında iş bulan geri dönmeyenlerde var. Bu arkadaşlara döviz kurundan da kaynaklı çok yüksek faizler tahakkuk ettirilmiş. Bu paraları ödeme şansları yok. Ülkeye gelseler borçlu diye geri dönemiyorlar. Ülkemizi başarı ile temsil eden bu gençlerin sorununa bir çözüm bulunmalıdır. Sözleşmelerin TL ye çevrildiği bir dönemde hala döviz üzerinden tahsilat talebi devlete yakışmıyor. Hükümet bu sorunu bir an önce çözüme kavuşturmalıdır. Bakınız biz millet olarak her şeyi kaybetmişken, 19 Mayıs 1919 da ayağa kalktık. Bizi ayağa kaldıran umutlarımızdı. Gençlerimizin umutları ile oynamak bu ülkenin geleceği ile oynamaktır. Buna hiç kimsenin hakkı yoktur. Cumhuriyetin emanetçisi olan Türk gençliği sokağa terk edilmeyecek kadar kıymetli ve asildir. Bunu başta Sayın Cumhurbaşkanı olmak üzere tüm hükümet üyelerine bir kez daha hatırlatmak isterim.”

11 EKİM 2019 CUMA

Mersin’ de 25 Eylül’ de incelemelerde bulunan CHP Heyeti, Mersin, Adana ve Hatay’daki çevre ve ekoloji örgütleriyle yaptıkları toplantı sonrasında Hatay, Mersin ve Adana’nın talepleri doğrultusunda hazırladığı raporda, iklim ve adalet vurgusu yapıldı:

CHP’den Akdeniz Çıkartması

ATAYURT Anıl Ozan SABANCI

C

umhuriyet Halk Doğa Haklarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Gülizar Biçer Karaca, Hatay, Adana ve Mersin’ i kapsayan bir Akdeniz çıkartması gerçekleştirdi. CHP Doğa Haklarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Gülizar Biçer Karaca, Mersin, Adana ve Hatay’ daki çevre ve ekoloji örgütleriyle yaptıkları toplantı sonrasında Hatay, Mersin ve Adana’ nın talepleri doğrultusunda hazırladığı raporda, İklim ve Adalet vurgusu yapıldı. Mersin’ de 25 Eylül’ de incelemelerde bulunan CHP Heyeti hazırladıkları raporu, kamuoyu ile paylaştı. Mersin, Adana ve Hatay’ daki çevre ve ekoloji örgütleriyle yaptıkları toplantıdaki görüşlerin yer aldığı raporda; her üç şehrin paydaşlarının talep ve şikayetlerinin hava kirliliği ve adil olmayan yargılama süreçleri üzerinde birleştiğinin altı çizildi. CHP Doğa Haklarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Gülizar Biçer Karaca, CHP Parti Meclisi Üyesi Fatma Güner, CHP Mersin Milletvekili Alpay Antmen, CHP Hatay Milletvekili Suzan Şahin, CHP Adana Milletvekili Müzeyyen Şevkin, CHP Adıyaman Milletvekili Abdurrahman Tutdere’ den oluşan heyet, Mersin, Adana ve Hatay’ da çevre ve ekoloji üzerine çalışmalar yapan sivil toplum örgütü temsilcileriyle yaptığı arama toplantısı sonrasında, Akkuyu Nükleer Güç Santrali projesi ve Silifke sahillerinde yapılması planlanan balık çiftlikleri ile ilgili de yerinde incelemelerde bulundu. YAŞAM SAVUNUCULARI VE STK’ LARDAN ADİL YARGI TALEBİ ve KİRLİLİK İSYANI CHP heyetinin hazırladığı ve Çarpıcı tespitler içeren raporda şu tespit

ve öneriler yer aldı: “ Mersin Saha İncelemesi kapsamında yapılan görüşmelerde, Mersin, Adana ve Hatay için hava kirliliği ve iklim konusu birincil sorun olarak ortaya çıkmıştır. Nükleer Güç Santralleri, termik santral, çimento fabrikaları, demir fabrikası, plastik fabrikası, taşocakları gibi tesisler nedeniyle hava kirliliğinin artış göstermesi, bu tesislerin etkin bir biçimde denetlenmemesi; yurttaş denetiminin bir aracı haline gelen çevre davalarında yargı organlarının adil yargılama yürütmemesi, mahkemelerce belirlenen bilirkişi heyetlerinde halk sağlığı uzmanlarına yer verilmemesi gibi nedenlerin yurttaşların tedirginliğine yol açtığından vurgu yapılarak; Çin devleti şirketi Şangay Elektrik sermayeli EMBA kömürlü termik santrali lisans iptal davasında bilirkişi heyetince bölgedeki kanser oranları tespit edilmiş olmasına rağmen davanın reddedildiğinin bilgisi paylaşılmıştır. Toprak Kirliliği Ve Tarım Sorunu Adana ve Hatay’ da faal olarak çalışan termik santral projeleri ile ilgili yurttaş yakınmalarına yer verilen raporda; bölgedeki yağmurlarda asit oranlarının artış gösterdiğinden; Hatay Erzin’ deki narenciyelerin zarar gördüğünden, Adana Yumurtalık’ ta bulunan Sugözü termik santralının etkisi altına kalan bölgede üzüm bağları kuruduğundan, zeytin ağaçları asit yağmurları nedeniyle çiçeklenmemeye başladığından, genetiği bozulmuş hayvan doğumlarının yaşandığından yakınıldığı aktarılmıştır. Balık Çiftlikleri Sorunu Raporda ayrıca, Silifke ve Anamur arasında kurulması planlanan toplam 60 balık çiftliği projesi ile ilgili de bilgilere yer verilmiştir. Rapora göre; yurttaşlar, Ege Denizi’ nde denetimsizliğin de etkisi

ile büyük tahribatlara yaratan balık çiftliklerinin, Mersin’ de de benzer sonuçlar doğuracağına inanıyorlar. HATAY’ IN ÇEVRE SORUNLARI İskenderun Çevre Koruma Derneği Başkanı Nermin Yıldırım Kara, Hatay’ ın çevre sorunları hakkında verdiği bilgilerde, Sugözü Termik Santrali, İskenderun Termik Santrali (Atlas Enerjiye ait) , İSDEMİR Demir-çelik fabrikası, Payas ve İskenderun Organize Sanayi Bölgesi gibi tesislerin, çimento fabrikası, taş ocakları gibi işletmelerin kirletici etkileri üzerine vurgu yaparken, Hatay ilinin en önemli sorununun hava kirliliği olduğunun altını çizerek, il genelinde yaşanan toprak kirliliği ve tarımsal ürünlerin gördüğü zararlardan söz ederek, Erzin ilçesindeki narenciye bahçelerinin, asit yağmurları nedeniyle zarar gördüğünü aktardı. Termik santral projelerinin çevresel tahribatlarından bahseden Nermin Yıldırım Kara, termik santrallerin denize deşarj edilmesi nedeniyle su sıcaklığının arttığını, denizlerde canlı popülasyonlarının değiştirildiğini aktararak; Süveyş kanalında daha sıcak su arayışında olan su canlılarının Hatay sahillerine geldiğinden, Hatay kıyılarındaki su canlılarının ise başka bölgelere göç ettiğine dikkat çekti. Çevresel sorunların sosyal maliyetleri bulunduğunu aktaran Nermin Yıldırım Kara, kirletici etkileri bulunan yatırımlardan kaynaklı oluşacak sağlık gibi sorunların oluşturacağı maliyetlerin de planlama sürecine dahil edilmesi gerektiğini vurguladı. İskenderun Limanında yapılan canlı hayvan sevkiyatlarına izin verilmesinden kaynaklı sorunlara değinen Nermin Yıldırım Kara, koku, sinek ve hastalık gibi şikayetlerin artış göstermeye başladığını, Brezilya’ dan canlı hayvan sevkiyatı

yapan Julia Ak isimli geminin İzmir limanları yerine İskenderun’ da boşaltılmasının sağlık tehdidi arz ettiğini aktararak, denetim mekanizmasının etkin işletilmediğinden ilgili mevzuatlardaki düzenlemelerin yetersiz kaldığından yakınmıştı. 25 Eylül tarihli incelemelerini rapora aktaran CHP heyeti, raporun sonuç kısmında önerilere yer verdi: ÖNERİLER 1.) Adana –Mersin – Hatay illeri için iklim acil durumu ilan edilmeli, acil eylem planı oluşturulmalıdır. a.) Eylem planları kapsamında; kanser vakıasına yönelik seferberlik ilan edilmeli, bu bölgede ikamet eden yurttaşlar kanser taramasından geçirilmeli, tedavi edilmelidir. b.) Eylem planları kapsamında, her üç kenti de kapsayan bölgesel kümülatif etki değerlendirmesi yapılmalıdır. Mevcut endüstriyel kuruluşların karbon salınım oranlarını düşürmelerine yönelik çalışmalar yürütülmelidir. c.) Bölgedeki hava kirliliğinin tespit edilebilmesi ve izlenmesini sağlamaya elverişli noktalarda ölçüm istasyonları kurulmalı, her üç kentin hava değerleri aktif olarak izlenmelidir. d.) Eylem planları kapsamında, her üç kentteki deniz ve tarım arazilerinde kirlilikle mücadele edilmeli, tehlikeli ve zararlı atıklardan, kimyasallardan arındırma çalışmaları yürütülmelidir. 2.) Akkuyu Nükleer Güç Santrali inşaatı durdurulmalıdır. 3.) Denizde kirlilik yaratan, kıyı balıkçılığını bitiren, deniz ekosistemine zarar veren balık çiftlikleri projeleri durdurulmalıdır. 4.) Adana –Mersin – Hatay Büyükşehir belediyeleri ve diğer belediyeler iklim krizinin etkilerini azaltabilmek için birlikte çalışmalar yürütmeli, bölgesel bazda iklim eylem planı oluşturmalıdır.


Atayurt Haber

11 EKİM 2019 CUMA

5

Armutlu Mahallesi’nde Asfalt Çalışmaları Başladı 42 Km’lik Asfaltlama Hamlesi Eski Ve Yıpranmış Yolların Sökümü İle Başladı ATAYURT Haber Merkezi

H

atay Büyükşehir Belediyesi il genelindeki sorumluluk alanlarında yürüttüğü altyapı ve üstyapı çalışmalarına hız kesmeden devam ediyor. Altyapı çalışmalarının tamamlandığı bölgelerden biri olan Defne Armutlu Mahallesi’ nde geçen günlerde zemin iyileştirme çalışmalarına başlayan Büyükşehir ekipleri, son olarak asfalt serim çalışmalarına da başladı. Armutlu Mahallesi’ nde Söğütlü Sokak ve bağlantı yollarında beton asfalt serim çalışması gerçekleştiren Büyükşehir ekipleri, diğer sokak ve yolların altyapı ve abone bağlantıları tamamlandıktan sonra asfaltlanacağını ifade etti.

ATAYURT Haber Merkezi

Yılmaz’ ın müjdesini verdiği, Antakya’ da tespit edilen ve altyapı çalışmaları tamamlanmış olan ntakya Belediyesi Fen İşleri toplam 42 km’ lik yolda geniş kapMüdürlüğü ekipleri, Ansamlı asfaltlama hamlesinin ilk etabı takya’ nın 95 mahallesinde toplam Kanatlı ve Emek Mahalleleri’ nde 42 km’ lik yolda başlatılan asfaltgerçekleştiriliyor. lama hamlesi çerçevesinde, Kanatlı Fen İşleri Müdürlüğü ekiplerinin, Mahallesi Kanatlı Caddesi Asi Nehri Antakya’ nın 95 mahallesinde tespit kenarında ve Emek Mahallesi Şehit edilen alt yapı çalışmaları tamamlanMehmet Ali Acuz Caddesi’ nde eski mış, sorumluluk alanında bulunan ve yıpranmış yolun söküm çalışması toplam 42 km’ lik yolda asfaltlama gerçekleştirdi. çalışmalarını periyodik program Antakya Belediye Başkanı İzzettin çerçevesinde sürdüreceği aktarıldı.

A

Davutpaşa Mahallesi Sosyal Tesisine Kavuştu

ATAYURT Haber Merkezi

H

atay Büyükşehir Belediyesi

vatandaşların sosyal yaşamlarına katkı sunacak tesislerin yapımını tamamlayarak hizmete

sunuyor. Büyükşehir Fen İşleri Daire Başkanlığı tarafından Reyhanlı Davutpaşa Ma-

hallesi’ nde yapılan çok amaçlı tesis tamamlandı. 5 bin 400 metrekare alan üzerine

inşa edilen 30x50 metre büyüklüğündeki halı sahayı tamamlayan Büyükşehir ekip-

leri, spor alanının mahalle sakinleri ve Reyhanlılı vatandaşlar tarafından kullanıla-

bileceğini ifade etti. Büyükşehir ekipleri, yapılan çok amaçlı sosyal tesiste halı

saha ile birlikte soyunma odaları, kantin ve taziye çadırının da olduğunu ifade etti.


6 ırat’ ın doğusuna hareketin başlaması teröre karşı olanları birleştirmiştir. Bu birleşmenin doğru değerlendirmesi siyasi partilerimize ve aydınlarımıza daha büyük sorumluluk yüklemektedir. Cumhurbaşkanlığının açıklamasında 30 km derinlik, 120 km uzunluğunda bir güvenli bölge “ barış koridoru” oluşturulacağı belirtilmektedir. AKP hükümeti döneminde terör örgütlerine karşı ciddi mücadele yaşandığını kimse yadsımaz. Birincisi FETÖ darbesinin bastırılması, ikincisi PKK’ ya karşı hendek savaşı, üçüncüsü Fırat Kalkanı hareketi ve arkasından Zeytin Dalı hareketi yapıldı. Şimdi ise Fırat’ ın doğusuna bir büyük askeri hareket başlamıştır. Diğerlerine göre büyük hedeflerden birdir. Amerika’ nın geri çekilmesi bunu göstermektedir. Türkiye açısından tarihi fırsattır. Bu fırsatlar her zaman ayağınıza gelmez. Bu anlamda doğru strateji izlemenin önemini kavramamız gerekiyor. İçinde bulunduğumuz koşullarda hedef, Güvenli Bölge olamaz. Çünkü Güvenli Bölge hedefi, PKK’ yı bitirmiyor, PKK terör örgütünü 30-40 km güneye sürüyor. PKK, bu kez de Güvenli Bölgenin güneyinde varlığını sürdürecektir. Peki o zaman ne yapılacaktır? Güvenli bölgenin de güvenli bölgesi mi kurulacaktır? Gündeme bu kez de daha güneyde ikinci bir Güvenli Bölge kurulması mı gelecektir?

Hedef, PKK’ nın imha edilmesi olmalıdır. Bilindiği gibi imha etmek, düşmanın savaş iradesini yok etmek diye tanımlanır. Bugün PKK’ nın direnme iradesini yok etme koşulları vardır. Batı Asya’ ya silahla gelen ABD, Batı Asya devletlerinin silahıyla yenilgiye uğratılmıştır. Bu durumda ABD ve İsrail güdümlü terör örgütleri sahipsiz kalmışlardır. PKK terörünün bitirilmesi için uygun koşullar oluşmuştur ve uygun zaman önümüzde bulunuyor. Suriye devleti, Astana Zirvesi’ nin Ankara toplantısı arifesinde, 14 Eylül 2019 günü genel af ilan etti. Böylece Türkiye hükümetinin denetimi altında bulunan Suriyeli örgütlerin silah bırakmaları için uygun ortam sağlanmıştır. Daha önemlisi Suriye Dışişleri Bakanı Velid Muallim, 16 Eylül 2019 günü Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri’ ne yolladığı mektupta PKK, YPG, PYD, SDG’ nin ABD ve İsrail güdümündeki terör örgütleri olduğunu bildirmiş, Suriye devletinin bu örgütleri temizleme kararlılığını vurgulamıştır. Bu açıklama herhangi bir basın toplantısında yapılmıyor, Birleşmiş Milletler’ e resmen bildiriliyor. Dolayısıyla PKK ve teferruatının terör örgütü olduğu, Suriye’ nin resmî görüşüyle teyid edilerek bir kez daha Uluslararası Hukuk değeri kazanıyor. Suriye devletinin PKK terör örgütünü temizleme kararlılığını Birleşmiş Milletler’ e bildirmesi, aynı zamanda Türkiye’ ye yapılan bir çağrıdır.

11 EKİM 2019 CUMA

sunulmuştur. Güvenli Bölge’ nin yalnızca adı ‘GÜVENLİ BÖLGE’ güvenlidir. Güvenli Bölgenin getireceği DE HANGİ DEVLETİN sorunları sıralamak bile, olayın cidOTORİTESİ GEÇERLİ diyetini anlamaya yeter. Güvenli Bölge’ nin yalnızca adı OLACAKTIR? güvenlidir. Güvenli Bölgenin getireceği sorunları sıralamak bile, olayın ciddiyetini anlamaya yeter. Suriye, Bölücü Teröre karşı birlikte Hayretler içindeyiz. Sayın Cumhurhareket etme önerisini dünya kamuoyu başkanımızın o kadar danışmanı var, önünde açıklamış bulunuyor. Dışişleri Bakanlığı’ nın o kadar geniş Rusya ve İran da, PKK terör kadrosu var, peki şu sorunları masanın örgütünün temizlenmesi konusunda Türkiye ve Suriye’ nin ortak hareketini üzerine koyan kimse yok mu: - Güvenli Bölgede hangi devletin desteklemeye hazırdır. Rusya Devlet Başkanı Putin’ in Ankara Doruğundan egemenliği olacak? Güvenli Bölgede hangi devletin sonra yapılan basın toplantısında, silahlı gücü yaptırım gücü olacak? “ Suriye’ nin terörü silahla temizleme - Güvenli Bölgede hangi devletin harekatını desteklediğini” ifade etmesi hukuku geçerli olacak? çok önemlidir. İran Cumhurbaşkanı - Ekonomik faaliyet, alışveriş, Ruhani de, terörü bitirmek için, ticaret, hangi devletin Ticaret ve “ Suriye’ nin toprak bütünlüğünü ve Borçlar Hukukuna göre yapılacak? egemenliğini” sağlama gereğine - Suç işleyenler, hangi devletin dikkat çekmiştir. Ceza Hukukuna göre yargılanacak? Suriye’ nin egemenliği, o toprak- Güvenli bölgede hangi devletin larda Suriye devleti dışında bir başka örgütün silahlı gücünün bulunmaması mahkemeleri yargılama yapacak? Türkiye, güvenli bölgeye asker anlamına geliyor. Terörü bitirecek köklü götürmenin ötesinde hukuk, çözüm budur. Bu çözüm, Türkiyemahkeme, karakol, tapu dairesi, Suriye işbirliğini gerekli kılıyor. Rusya postane, hastane, okul, üniversite, ve İran’ ın sürekli Adana Mutamüze, tiyatro, spor salonu, stadyum, bakatı’ na gönderme yapmalarının belediye, karayolu, demiryolu, başka bir anlamı yok. 20 Ekim 1998 havaalanı, topluca ifade edecek olurtarihli Adana Mutabakatı, Türkiye ile Suriye’ nin PKK terörüne karşı işbirliği sak devlet örgütü de götürecek mi? Astana süreci belgelerinde “ Suriye anlaşmasıydı ve sonuç getirdi. devletinin egemenliği” güvence altına Özetleyecek olursak, bugün alınıyor. Bunun tek bir anlamı vardır: Türkiye’ ye altın tepsi içinde bir fırsat Hüseyin GÜLER

F

Atayurt Haber

Suriye topraklarında üstün otorite, Suriye devletinin rakip kabul etmeyen otoritesidir. Yasama da, yürütme de, yargı da Suriye devletinin tekelinde olacaktır. Astana belgelerinde ve bizim devlet belgelerimizde, “ Suriye’ nin toprak bütünlüğü” dokunulmaz sayılıyor. Bu durumda Suriye topraklarında yalnız ve yalnız Suriye devletinin askerî güçleri kamu düzenini sağlar. O topraklarda biricik yaptırım gücü, Suriye Devletinin ordusudur. Dost kuvvetler, Suriye topraklarında Suriye’ nin bütünlüğü için Suriye Ordusuna yardımcı olur. Devlet egemenliğinin aracı, ordudur. O nedenle Suriye’ nin egemenliği kavramının içeriği bellidir: Suriye’ de kamu düzenini sağlayacak güç, Suriye devletinin ordusudur. Suriye’ nin dostları, Suriye’ de terörün temizlenmesine Suriye devletinin rızasıyla veya en azından bilgisi altında yardımcı olurlar. Bir ülkede tek bir silahlı güç olur. İki silahlı güç olursa, bu geçicidir, kaçınılmaz olarak biri diğerini tasfiye eder. Güvenli Bölge projesine göre, “ Barış koridorunda” Suriye’ nin egemenliği, hukuku ve silahlı gücü geçerli olmayacaksa, Türkiye’ nin egemenliği ve hukuku mu geçerli olacaktır? Uluslararası hukuku bir kenara koysak bile, uluslararası koşullar bu soruya hangi yanıtı verecektir? Dünyada bu çözümü destekleyecek tek bir devlet bulunabilir mi?

Türk Silahlı Kuvvetlerinin Fırat’ ın doğusuna PKK/PYD gibi terör örgütlerini bitirmek için yapılan hareketin desteklenmesi için Vatan Partisi Hatay il başkanlığı tarafından bir basın açıklaması yapıldı:

TSK’nin Başarısı ve PKK/PYD’nin Yenilgisi İçin Türkiye-Suriye Ortak Hareket Etmelidir! ATAYURT Hüseyin GÜLER

V

atan Partisi Hatay İl Başkanlığı, Türk Silahlı Kuvvetlerinin başarısı ve PKK/PYD’ nin yenilgisi için Türkiye ve Suriye’ nin ortak hareket etmesi gerektiği görüşünü bir kez daha yineledi. Türk Silahlı Kuvvetlerinin Fırat’ ın doğusuna PKK/PYD gibi terör örgütlerini bitirmek için yapılan hareketin desteklenmesi için Vatan Partisi Hatay il başkanlığı tarafından bir basın açıklaması yapıldı. Basın açıklaması Antakya’ da yeraltı çarşısı üstünde gerçekleştirildi. Basın açıklamasına Türk Bayrakları, Vatan Partisi Bayrakları ve “ Amerika bu haritaya gömülecek” büyük afişle katıldılar. Basın açıklamasında Hatay halkı Mehmetçiğin başarısı için destek vermeye çağırıldı. Basın açıklamasının sonunda şu sloganlar atıldı:“ Türkiye-Suriye Kardeştir, Amerika Kalleştir. Mustafa Kemalin Askerleriyiz. Titre ABD Türk Ordusu Geliyor. Hepimiz Mehmetiz, PKK’ ya Yeteriz. “ Basın açıklamasına Hatay il yönetimi ve ilçe başkanları katıldı. Basın açıklamasını Vatan Partisi Hatay il başkanı Yunus Özgür Yıldırım yaptı. Başkan Yunus Özgür Yıldırım, Mehmetçiğin başarısı için Suriye ile ortak hareketin yapılmasının gerektiğine dikkat çekerek, Cumhurbaşkanı ve hükümeti kibirli davranmaması için Türkiye-Suriye devletinin hemen barışması terör örgütlerine karşı başarının

sağlanacağını ifade etti. Başkan Yunus Özgür Yıldırım, açıklamasını şöyle sürndürdü: “ Yüreğimiz Vatan Savaşı Veren Mehmetçikle Atmaktadır. Türk ordusunun teröre karşı verdiği mücadele devam etmektedir. Mehmetçiğimiz daha önce de Güneydoğu’ da PKK’ yı hendeklere gömmüştür. Arkasından Afrin, Zeytin Dalı hareketi, operasyonları ile Amerika’ nın Suriye’ nin kuzeyinde çalıştığı koridoru yarmıştır. Şimdi de

Mehmetçiğimiz Amerika’ nın taşeronu PKK/PYD’ yi Fırat’ ın doğusunda ki yuvalanmayı dağıtmak için büyük bir hareket başlatmıştır. Biz buradan Mehmetçiğimize sesleniyoruz: Size güveniyoruz, sizin arkanızdayız, zaferler getireceğinize inancımız tamdır. Mehmetçiğin kararlı duruşu karşısında hiçbir kuvvet tanımıyoruz. Türk ordusu PKK terörünü bitirecektir. Vatan savaşında Vatan Partisi Mehmetçiğimizle beraberdir. Yüreğimiz onlarla atıyor, gözümüz Mehmetçiğin gözü ile

dünya ya bakıyor. Trump’ ın Tehditlerine Türk Devleti ve Ordusu Teslim Olmaz. Değerli Hataylılar Türk ordusunun PKK terör örgütünü bitirmeye yönelik kararlı tutumu, Amerikan emperyalizmini titretmektedir. Amerika devlet başkanı Trump Türk ordusunun gelişinden ötürü duyduğu kaygıyı Amerikan askerlerini sınır bölgelerinden çekeceğini ilan etmiştir. Daha sonra Türk ordusunun kararlığı karşısında; neye uğradığını şaşıranlar, Türk

ordusunun yapacağı hareket için engelleme çabası içine girmişlerdir. Amerikan devlet başkanı Trumptivitir hesabından yaptığı açıklamada operasyon sınırları aşarsa ‘ sizin ekonominizi mahvederim’ tehditleri savurmuştur. Buradan Trump’ a sesleniyoruz: Türkiye Cumhuriyeti Devleti sizin tehditlerinize boyun eğecek bir devlet değildir. Mehmetçik sizin tehditlerinizle hareket edecek bir ordu değildir. Türk milletini ucuz tehditlerle esir alamazsınız. Türk ordusu Fırat’ ın doğusun-

daki PKK/PYD kamplarını ezecek, sayınTrump sizde Ortaasya ve Batı Asya’ dan tıpış, tıpış gideceksiniz. Bu kararlılığı bir kez daha ilan ediyoruz. Cumhurbaşkanı ve Hükümet Hemen, Suriye Devleti İle Hareket Etmelidir. Değerli Hataylılar Mehmetçiğimizin teröre karşı verdiği mücadele her gün başarı kazanmaktadır. Vatanımızın ve milletimizin geleceği için büyük başarılar kazanmaktadır. Buradan da zaferle çıkacağımız aşikardır. Bu zaferlerin daha etkin, daha kolay olması için Cumhurbaşkanı ve hükümet yetkililerine bir çağırımız vardır; Türk ordusu ve Mehmetçiğin işini kolaylaştırmak için Suriye ile bir an önce görüşmelere başlayalım. Bölge devletleri işe işbirliği yaparak, Amerikan emperyalizmini ve taşeronlarını bu topraklardan bir daha gelmemek üzeri gönderelim. Suriye ile yapacağımız işbirliği PKK terör örgütünü rahatsız etmektedir. Bunun PKK’ nın yöneticileri defalarca açıklamıştır. Kaldı ki Suriye devleti PKK, PYD ve SDG’ yi terör örgütü ilan etmiştir. Dahası son dönemde Suriye devleti aldığı kararla genel af ilan etmiş, ülkesinden ayrılan veya suça bulaşanları bir şekilde af edeceğini açıklamıştır. Bu da Türkiye için tarihi fırsattır. Suriye’ ye elimizi uzattığımız zaman hem sınır bölgemizi, güvence altına alırız, hem PKK’ yı temizleriz, hem de 2011’ den bu yana süren Suriye’ nin sorunlarını da çözüme kavuşturmuş oluruz. “


11 EKİM 2019 CUMA

7

Atayurt Haber

Altyapı Hatlarında Bakım Ve Temizlik Sürüyor

Süper lige yükselme Play Of maçlarında son dakikalarda elediği komşu ilin takımını 19 Ekim Cumartesi Antakya’ da konuk edecek:

ATAYURT Haber Merkezi

H

atay Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü(HATSU), sağlıklı yaşam ortamını sağlama ve çevre kirliliğini önleme adına kent genelinde altyapı temizlik çalışmalarının devam ettiğini bildirdi. Kanalizasyon parsel bacalarında meydana gelen tıkanıklıkların giderilmesi için 7/24 kapsamlı temizlik çalışmalarını sürdüğünü belirten HATSU, ALO 185 HATSU Çağrı Merkezi’ ne gelen bildirimler sonrasında tespit edilen noktalarda temizlik çalışması yapıldığını bildirdi. Genel Müdürlük, ana muayene ve parsel bacalarında oluşan tıkanıklıklar,

Hatayspor Haftaya Adana Demirspor’u konuk edecek ATAYURT Seyfettin UYGUN

Ekim Cumartesi günü Antakya’ da konuk edecek. atayspor Süper Türkiye Birinci FutLige yükselme bol Liginde lider ÜmPlay Of maçlarında raniyespor’ la aynı elediği dişli ekiplerden puana sahip averajla komşu ilin takımı 14 puanda bulunan Adana Demirspor’ u Hatayspor, 9. Sırada 10 bu hafta oynanacak Puanı bulunan Adana milli maç dolayısıyla 19 Demirspor karşısında

H

çevre kirliliği ve koku problem- lendiğini bildirdi. lerini gidermek amacıyla viYetersiz gelen kanalizadanjör aracıyla temizleme syon hatlarında çalışmalarının gerçekleştirerek sorunların ön- da yapıldığını hatırlatan İdare,

Hatay genelinde yağmur suyu hatları ile mazgallarında da bakım onarım çalışması yapıldığının altını çizdi.

Zeytinyağı fabrikasında çalışacak deneyimli makina ustası aranmaktadır İrtibat Tel :

0 (532) 065 41 98

ACİL SATILIK PARSEL Dursunlu Yolu Üzeri Köprüsü Civarı İki Yola Bakan Köşe Başı (Ana Yol ve Arka Cadde) 688 m2’lik İfrazlı Parsel MUHASEBE KONUSUNDA Sahibinden Satılıktır. DENEYİMLİ İrtibat: PERSONEL ALINACAKTIR 0541 575 87 75 - 0553 481 04 18

TEL : 225 29 53

mutlaka galibiyetle sahaya çıkacak. Yeni Teknik Direktör Bayram Toysal’ ın ilk çıkacağı ve derbi niteliğindeki karşılaşma 19 Ekim Cumartesi günü Antakya Atatürk stadında saat 14’ te başlayacak.

METYÜ MOTOR

Honda Yetkili Bayii Michelin Lasik Bayi - Motor Kask ve Ekipmanları Özen Motor Bayiliği - Motul Yağ Yetkili Bayi Mithat KAZAN 535 545 29 59

Tel: 0326 513 05 74 Çiğdede Mah. Sivas Şehitleri Cad. No: 149 Samandağ

www.atayurtgazetesi.com.tr Günlük Siyasi Gazete / Yerel Süreli Yayýn Kurucusu ve Ýmtiyaz Sahibi

Ahmet ABDULLAHOÐLU Genel Yayın Yönetmeni : Serdar İBRAHİMOĞLU Yazýiþleri Müdürü : Erhan UNAY Genel Yayın Koordinatörü : Seyfettin UYGUN Genel Müdür : Neval ALTINÖZ Foto Muhabiri : Anıl Ozan SABANCI Muhabir : Tuba ÖNMEN Kuruluþ Tarihi : 06/Ocak/1997 Adres : Silahlý Kuvvetler Cd. Beyluni Azar Ap. 2/5 Haber Merkezi Tel.: 213 58 33 Antakya /HATAY e-mail: info@atayurtgazetesi.com.tr atayurt_gazetesi@hotmail.com ......................................................... Fiyatý: 75 Kuruþ (KDV dahil) Abone - Yýllýk : 300 TL. 6 Aylýk : 200 TL. Dizgi : Atayurt Bilgi Ýþlem Merkezi Silahlı Kuvvetler Cd. Beyluni Azar Apt. 2/5 Baský: Deniz Ofset Matbaacılık Küçükdalyan Mah. Atatürk Cad. No:11 ANTAKYA/HATAY Matbaa Tlf: 0326 216 63 11


Sessiz çoğunluğun sesi

Atayurt www.atayurtgazetesi.com.tr

GÜNLÜK SÝYASÝ GAZETE

YIL : 23 e-mail: info@atayurtgazetesi.com.tr

SAYI : 6683

11 EKİM 2019 CUMA

Fiyatı 75 Kuruş

SES Hatay Şube Eş Başkanı Meryem Avcı, 10 Ekim Katliamına ilişkin Antakya köprübaşında basın açıklaması yaptı:

İktidarını Korumak İçin Toplumu Kaos Ve Şiddet Sarmalına Sürükleyenleri Asla Unutmayacağız ATAYURT Neval ALTINÖZ

bomba ile kana bulandı. IŞİD üyesi iki canlı bomba tarafından gerçekleştirilen bu ES Hatay Şube Eş kanlı saldırı sonucunda 103 Başkanı Meryem Avcı, arkadaşımız hayatını yitirdi. iktidarını korumak için toplumu 500’ e yakın arkadaşımız yarakaos ve şiddet sarmalına landı ve sakat kaldı. sürükleyenleri asla unutmayaTürkiye tarihinin en büyük caklarını söyledi. kitle katliamında kaybettiğimiz 10 Ekim Ankara Gar bütün arkadaşlarımızı saygı ve katliamının Antakya özlemle anıyoruz. köprübaşında Basın açıklaArkadaşlarımıza olan hasreması yapan eş Başkan timiz, her geçen gün daha da Meryem Avcı, açıklamasında büyüyor. şu ifadelere yer verdi; Değerli Basın Emekçileri, “ Değerli Basın Emekçileri Sevgili Arkadaşlar Bundan tam dört yıl önce, Bildiğiniz gibi geçtiğimiz yıl ülkemizi yaşanmaz hale geAğustos ayında 10 Ekim tiren çatışma ortamının sona Davası karar bağlandı ve 9 kişi erdirilmesi ve barışın tesis hakkında 101 kez ağıredilmesi için Türkiye’ nin dört laştırılmış müebbet cezası verbir yanından binlerce insan ildi. Dosyaları ayrılan 16 firari Emek, Barış ve Demokrasi sanık hakkındaki davanın Mitingi için Ankara’ ya gitmişti. üçüncü duruşması 21 10 Ekim 2015 sabahında Kasım’ da görülecek. yüreklerinde sevgi, gözlerinde Katliama ilişkin dava iddigülücük, dillerinde barış türkü- anamesi mahkemeye sunulleri olan on binlerce kişi duğu günden itibaren kardeşçe yan yana bulunuyyürütülen soruşturmanın olayı ordu. O karanlık dönemde tüm boyutlarıyla açıklığa hepimize umut veren bu kavuşturmaktan uzak olduğu coşkulu birliktelik saat 10’ u 4 bir gerçektir .Ne yazık ki geçe birbiri ardına patlayan iki mahkeme bu doğrultuda cesur

S

bir adım atmadı ve bu eksik karar sonucunda kamuoyu vicdanında adalet tecelli etmedi. Saldırı sonrasında yaptığı “ patlama sonrasında oylarımız yükseliyor” sözleriyle hafızalarımızda yer eden dönemin Başbakanı, geçtiğimiz aylarda “ 7 Haziran-1 Kasım seçimleri arası dönemdeki defterler açılırsa birçok siyasetçi insan içine çıkamaz” açıklamasında bulundu. Bu sözler, katliamın siyasal boyutları konusundaki endişe ve iddialarımızın haklılığını göstermiştir. Buradan davanın görülmekte olduğu mahkeme heyetini bir kez daha göreve çağırıyoruz: Bu açıklama hem bir ihbar, hem de itiraf kabul edilmelidir. Başta dönemin başbakanı ve içişleri bakanı olmak üzere dönemin siyasilerini davaya dâhil edilmelidir. Türkiye’ nin barış umuduna darbe vuran, insanları sokağa çıkamaz hale getiren 7 Haziran ile 1 Kasım 2015 seçimleri arasında yaşanan olayların arkasında hangi siyasetçiler var? Suruç ve Ankara Garı’ nda yaşanan katliamların

siyasal sorumluları kim? Bilinmelidir ki, insanlığa karşı işlenen bu suçların faillerini gizleyenler, bu suçların ortağıdır. İktidarını korumak için toplumu kaos ve şiddet sarmalına sürükleyenleri asla unutmayacağız. Kardeşlerimizin hayatlarından, bizlerin acılarından oy devşirenleri asla affetmeyeceğiz. Değerli basın emekçileri; Türkiye’ yi yönetenlerin yıllardır tüm uyarılara kulak tıkayarak ve hatta uyarıda bulunanları “ hain” ilan ederek Suriye’ deki savaşa müdahil olmaları ülkemize ve bölgeye bugüne kadar büyük bedeller ödetti. Dört yıl önce bugün, 10 Ekim 2015’ te Ankara’ da Emek-Barış-Demokrasi mitinginde yaşanan ve 103 insanımızı yitirdiğimiz katliam, bu ağır bedellerden sadece biridir. Ortadoğu’ daki savaş politikalarının besleyip, büyüttüğü, Türkiye’ de yüzlerce insanımızı aramızdan alan katliamları gerçekleştiren IŞİD’ in, dünyanın dört bir yanından gelen ve yurttaşı

oldukları hiç bir ülkenin geri almak istemediği binlerce üyesinin “ gardiyanlığı” gibi ciddi bir tehlikeyle karşı karşıyayız. Böylesi bir askeri maceranın hiçbir sorunu çözmeyeceğini, aksine ülkemizin temel sorunlarını derinleştireceğini görenler için, göz göre göre susma zamanı değildir. Ülkemizin temel sorunu rekorlar kıran işsizliktir, yağmur gibi yağan zamlardır, yoksullaşan milyonlardır. Ülkemizin temel sorunu demokrasinin ve adaletin yıkımıdır. Ülkemizin temel sorunu bir arada, barış içerisinde, kardeşçe yaşama umudunun karşına dikilen ayrımcı, kutuplaştırıcı, ötekileştirici politikalardır. Değerli Basın Emekçileri, Sevgili Arkadaşlar 103 arkadaşımızı yitirdiğimiz 10 Ekim Ankara katliamının dördüncü yıl dönümünde bir kez daha söz veriyoruz: Emeğin, barışın ve demokrasinin egemen olduğu Türkiye’ yi yitirdiğimiz canlara

armağan edeceğiz Eşitlik, özgürlük, demokrasi ve barış mücadelesi yitirdiğimiz arkadaşlarımızın en büyük emanetidir. Bizler bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da bu doğrultuda kararlı mücadelemizi sürdürmeye devam edeceğiz. Kaybettiklerimizi unutmayacağız, unutturmayacağız!Sorumlularını unutmayacağız, affetmeyeceğiz!Yaşasın Emek, Barış ve Demokrasi Mücadelemiz ,Yaşasın Halkların Kardeşliği”

Eğitim-İş Şube Yönetim Kurulu adına Şube Başkanı H. Suat Sadış, 10 Ekim Katliamı’ na ilişkin basın açıklaması yaptı:

10 Ekim Katliamı’nı Unutmamak Şimdi Daha da Önemli! ATAYURT Haber Merkezi

göbeğinde “ barış” talebiyle bir araya gelen, çoğunluğunu gençlerin oluşturduğu kitle, ğitim-İş Şube Yönetim yapmak istediği miting Kurulu adına Şube öncesinde Ortadoğu’ nun şeBaşkanı H. Suat Sadış,10 riatçı kabusu IŞİD tarafından Ekim Katliamı’ nı unutmamak bombalı saldırıya uğradı.103 şimdi daha da önemli vuryurttaşın can verdiği bu gusu yaptı. Sadış, 10 Ekim saldırı, birçok insanımızı da katliamına ilişkin yaptığı açık- sakat bıraktı. Planlı bir miting lamada şu ifadelere yer verdi; olduğu halde, büyükşe“ 4 yıl önce bugün takvim hirlerde düzenlenen tüm mityaprağı, bu topraklara acıyı, inglerin aksine giriş-çıkış kederi ve savaşın kirli yüzünü alanlarında arama yapılmagösterdi. Başkent’ imizin masıyla başlayan ihmal zin-

E

ciri, yaralılar yerde yatarken polislerin gaz sıkması ve ambulansların geç gelmesiyle daha da unutulmaz hale geldi. Dönemin Başbakanı Ahmet Davutoğlu’ nun “ Sonrasında oylarımız arttı” dediği bu katliama dair işletilen yargı süreci de, katliamın kendisi kadar vahim oldu. 10 Ekim katliamı, güzide vatanımızı cihatçı güçlerin yol geçen hanına çeviren, Orta-

doğu’ daki savaş bataklığına yanlış hesaplarla ve yanlış güçlere güvenerek giren, AKP iktidarının ülkemize ödettirdiği en acı faturalardan biri oldu. 10 Ekim’ de sadece barış istediği için katledilen canları unutmayarak, bu zor zamanda doğru durmak, tüm ilerici kamuoyunun vazifesidir. Eğitim-İş olarak 10 Ekim Katliamı davasında adalet talebimizi yineliyor, yakınlarını kaybeden ailelerin hala taze olan acısını paylaşıyoruz.”

Profile for ATAYURT GAZETESİ

11-10-2019  

11-10-2019  

Advertisement