Issuu on Google+

ISSN 1300-5316

Ayrıbasım / Offprint

TÜRK DİLLERİ ARAŞTIRMALARI    

Cilt 20  

İstanbul 2010


KURUCUSU (Founded by) Prof.Dr. Talat Tekin YAYIMLAYAN (Edited by) Prof.Dr. Mehmet Ölmez Bu sayının editör yardımcısı / Co-editor of this issue

Dr. Tülay Çulha YAZI KURULU (Editorial Board) Prof.Dr. Doğan Aksan Prof.Dr. Mustafa Canpolat Prof.Dr. Kâmile İmer Prof.Dr. Mehmet Ölmez Prof.Dr. Talat Tekin DANIŞMA KURULU (Consulting Editors) A. Bodrogligeti (Los Angeles), B. Brendemoen (Oslo), L. Bazin (Paris), G. Doerfer (Göttingen), M. Erdal (Frankfurt), G. Hazai (Budapest), L. Johanson (Mainz), T. Hayashi (Tokyo), Geng Shimin (Beijing) A. M. Şçerbak (St. Petersburg) Ş. Tekin (Harvard), A. Tietze (Wien), E. Tryjarski (Warszawa), P. Zieme (Berlin)

Yazışma Adresi (Mailing Address) Prof.Dr. Mehmet Ölmez Yıldız Teknik Üniversitesi Fen-Ed. Fak. TDE Bölümü Davutpaşa Yerleşim Birimi 34210 Esenler-İSTANBUL Tel. (90.212) 383 44 47 olmez.mehmet@gmail.com © Mehmet Ölmez ISSN 1300-5316 Baskı: Kitap Matbaası

Tel: (90.212) 567 48 84 dağıtım : Sanat Kitabevi http://www.sanatkitabevi.com.tr


I. Uluslararası Türk Diyalektolojisi Çalıştayı, 15-20 Mayıs 2008, Gazi Magosa/Kıbrıs Türk Dilleri Araştırmaları, 20, 2010: 167-174

Doğu Grubu Ağızlarında -miş ve imiş

Filiz Kıral - Astrid Menz (İstanbul) 1. Doğu Grubu Ağızları Leyla Karahan’ın Anadolu Ağızlarının Sınıflandırılması adlı çalışmasına göre Türkiye Türkçesi ağızlarının Doğu Grubunun batı sınırını, Gümüşhane, Erzincan, Elazığ, Tunceli illeri ile Urfa ilinin büyük bir kısmı oluşturur. Bu illerden daha doğudaki bulunan bütün iller de bu gruba dâhildir. Kuzeyde Trabzon, Rize ile Artvin (kuzeybatı parçası hariç) farklı bir grup -Kuzeydoğu grubu- oluşturur. Anadolu ağızları arasında Doğu Grubu Türkçe ağzı konuşulan iller aşağıda listelenmiştir:1 Ağrı Artvin (Kuzey-Batı) Batman Bayburt Bingöl Bitlis Diyarbakır Elazığ

Erzincan Erzurum Gümüşhane Hakkari Iğdır Kars Kilis Mardin

Muş Siirt Şırnak Tunceli Urfa Van

Ağız gruplarını belirlemek için Karahan, 14 tane sesbilgisel, 8 tane biçimbirimsel ve bir sözdizimsel ölçüt (isogloss) kullanmıştır. Kullandığı biçimbirimsel özelliklerin arasında bizi bu yazıda, “Duyulan geçmiş za1

Bu illerden bazıları hakkında yapılan çalışmalar ya yetersiz ya da eksiktir. Mardin, Siirt, Şırnak ve Hakkâri hiç araştırılmayan illerdendir.


168

FİLİZ KIRAL - ASTRID MENZ

man ekinin tek şekilli olması” başlığı altında ele aldığı altıncı ölçüt ilgilendirir. Karahan’a göre Doğu Grubu ağızları Batı Grubundan – Kuzeydoğu ağızları gibi - ağırlıklı olarak ünlü uyumuna uymayan tek şekilli miş kullanımı ile ayrılır. Batı grubuyla aynı sınırı paylaşan illeri, geçiş bölgesi olarak algılayabiliriz. Çünkü burada hem önlük/artlık ve düzlük/ yuvarlaklık uyumuna uyan şekli, hem de tek şekilli -miş ekini görebiliriz. Doğu grubunda tek şekilli -miş ekini kullanan ağızların arasında Erzurum, Kars ve Muş illerinden oluşan dikkat çekici istisnai bir bölgeye rastlarız: Bu bölgede -miş ekinin ses uyumu Batı grubundaki gibidir (Karahan 1996: Harita 22). Doğu ve Kuzeydoğu Grubu, bu ölçüt karşısında ortak özellik sergilerken, -miş ekinin çekiminde kullanılan 2. çokluk kişi eki kullanımında birbirlerinden ayrıldıklarını görebiliriz: Kuzeydoğu grubundaki -miş çekiminde 2. çokluk kişi eki -sXnXz şeklinde iken, Doğu Grubunda -sXz kullanılır. Karahan bu ekin şekillerini ayrıca biçimbirimsel bir isoglos olarak değerlendirir (1996: 36, 3. ölçüt). 2. Ağız çalışmalarında biçimbilimsel özellikler Bugüne kadar yapılan ağız çalışmalarında genellikle -ister bir ağzın incelenmesinde ister sınıflandırılmasında olsun - ağırlıklı olarak sesbilimsel ölçütler kullanılmıştır. Bunun yanında sınırlı bir biçimde olsa da, sözvarlığı ve biçimbirimi de araştırma konusu olarak ele alınmıştır (İmer 2000: 8-14). Biçimbirimlerin tanımlarında genellikle ağızda var olan biçimlerin verilmesiyle yetinilir, işlevleri hakkında çoğu zaman ayrıntılı bilgi verilmez. Bir başka deyişle, var olan biçimlerin ölçünlü dilden olası değişik kullanımı hakkında bilgi verilmez. Oysa bir isoglos saptarken bir biçimbirimin var olma ya da olmama ölçütüne ek olarak olası işlev değişikliği de ölçüt olarak kullanılabilinir. Makalenin devamında -miş eki ve imiş parçacığını ele alarak işlevsel bir isoglos oluşturmaya çalışacağız. 3. Ölçünlü Türkiye Türkçesinde -miş ve imiş 3.1. -miş ve di


DOĞU GRUBU AĞIZLARINDA -MİŞ VE İMİŞ

169

Bilindiği gibi ölçünlü Türkiye Türkçesinde -miş eki yüklemde (finite) kullanımda geçmiş zaman (Anteriorität) ve sınır ötesi bakışı (Postterminalität) yanında dolaylılık (indirectivity) nüansları içerir. Sınır ötesi bakışı olayın önemli sınırının (kritische Grenze) geçilmiş olduğunu ifade eder. Dolaylılık nüansları birinden duyma, durumdan algılanan tespit gibi anlamlar kapsar (Johanson 1971:280, 291). Ölçünlü dilde bu ek -di geçmiş zaman ekiyle bir çift oluşturur, aralarındaki fark dolaylılıktandır. İmiş parçaçığı ise -miş ekinden farklı olarak geçmiş zamanı değil sadece dolaylılığı ifade eder. Aşağıda verilen iki küçük örnek karşılaştırıldığında ikincisinde imiş parçacığının bugün zarfıyla beraber kullanıldığı ve dolayısıyla geçmiş zaman ifade edilmediği açık olarak görülür. Ali hastalanmış. ≠ Ali bugün hastaymış. 4. Ağızlarda -miş ve imiş Ağızlarda -miş eki kullanımında ölçünlü Türkiye Türkçesinden ayrı olan daha önce değindiğimiz şekillerin yanı sıra işlevsel farkları ele almak istiyoruz. 4a. Karadeniz ağızları Bu bağlamda Bernt Brendemoen’un (1997) Kuzeydoğu Grubu ağız çalışmalarıyla ilgili -miş ekinin işlevi hakkında yazdığı makalesini kısaca özetlemek faydalıdır. Brendemoen -ve ondan önce de Turgut Günayaraştırmaları esnasında Kuzey Karadeniz ağızlarında -miş ekinin nadiren kullanıldığını tespit etmişlerdir. Aynı zamanda imiş parçacığının kullanımı da enderdir. Brendemoen’a göre bu ağız grubunun içinde, dolaylılık ifade eden -miş eki sadece en batıdaki Çepniler arasında ölçünlü dildeki sıklıkla kullanılır. Bunun yanında -miş Kuzey Karadeniz ağızlarında bir geçmiş zaman olarak sınır ötesi bakışını ifade eder. Bu kullanımı Brendemoen bir arkaizm olarak algılar. -miş bu ağız grubunda nadir kullanılır ve kullanıldığında ise dolaylılık taşımaz. Bu durum Brendemoen’a göre Rumcanın etkisine bağlanabilir. Böylece Kuzey Karadeniz ağızlarında aynı şeklin kulanımında hem arkaizm hem de yenileme (inovasyon) görebiliriz. 4b. Doğu Grubunda -miş ve imiş Doğu grubunda -miş ekinin 3 şekli var:


170

FİLİZ KIRAL - ASTRID MENZ

1. hem önlük/artlık hem yuvarlaklık uyumuna uyan şekil: -mXş 2. sadece önlük/artlık uyumuna göre değişen şekil: -mIş (Urfa) ve en yaygın olarak, 3. hiç değişmeyen şekil: -miş. Ünlüsü hiç değişmeyen bu ekin de aslında iki alt çeşidi vardır: Birisi sondaki kişi ekinin ünlü uyumunu bloke eden şekil ve ötekisi bloke etmeyen şekildir. Örneğin Erzurum ilinin İspir ağzında -miş eki ünlü uyumuna uymazken ardından gelen kişi eki eylemin köküne önlük/artlık durumuna göre uyar: gelmişem şekline karşıt oχumişam (Gemalmaz 19952: 349). Tortum’da ise hem -miş eki hem de kişi eki değişmez: görmişem şekline karşıt almişem (Gemalmaz 19952: 350). Bu örneklerde o bölgenin ikinci bir özelliğini de görebiliriz. Kişi eki çekimi ölçünlü Türkçeden farklıdır ve bazı şekiller Eski Anadolu Türkçesindeki -miş çekimine benzer (Adamović 1985: 188). Doğu Grubu ağızlarındaki kişi çekiminin genel hatlarını şu şekilde verebiliriz: tekil çoğul 1.

-mIşAm

-mIşIχ/-mIşUχ

2.

-mIşsAn

-mIşsIz

3.

-mIş

mIşlAr

Şekil 1: Doğu Grubu ağızlarındaki kişi çekimi

Eski Anadolu Türkçesinde ise tekil

çoğul

1.

-mIşAm

-mIşIz

2.

-mIşsIn

-mIşsIz

3.

-mIşdUr

-mIşlArdUr

Şekil 2: Eski Anadolu Türkçesinde kişi çekimi

Şekil 1’de görüldüğü gibi ölçünlü Türkçeye karşın Doğu grubu 1. ve 2. şahıs tekilde geniş, yuvarlaklaşmayan ünlü kullanır. Çoğulda ise 1. Şahısta kişi eki olarak -Iχ/-Ik kullanılır. Bu ek Doğu ve Orta Anadolu ağızlarında da yaygındır. İkinci şahıs çoğulun kişi eki ise Doğu Anadolu ağız-


DOĞU GRUBU AĞIZLARINDA -MİŞ VE İMİŞ

171

larını diğer Anadolu ağızlarından ayırır, dolayısıyla bu grubu oluşturmak için isoglos olarak kullanılabilir. İkinci şahıs çoğul kişi ekinin Anadoludaki dağılımı (Karahan’ca 1996: Harita 19)’da gösterilmiştir. Söz konusu olan Doğu Grubu ağızlarının bazılarında -miş paradigması için Standart Azeri Türkçesinde olduğu gibi -ip ekine rastlanır. Örneğin şekil 3'te verilen Iğdır ağzındaki çekim Standart Azeri Türkçesine olan yakınlığı gösterir (Gültekin 1975): tekil

çoğul

1.

-mXşAm

-mXşXχ

2.

-XpsAn

-XpsXηXz / -XpsXz

3.

-Xp

-XplAr

Şekil 3: Iğdır ağzındaki kişi çekimi

Aynı olguya, Kars (Olcay, Ercilasun & Aslan 1988: 20) ve Elazığ (Buran & Oğraş 2003: 154) ağzında da rastlarız. -miş ekinin işlevine baktığımız ağız araştırmalarının çoğunda, bu konuda çok az bilgi verilir. Genelde sadece başlık olarak “belirsiz geçmiş zaman”, “görülmeyen geçmiş zaman” gibi ifadeler kullanılır. Bu durum, ekin kullanımının ölçünlü Türkçedeki kullanımıyla örtüştüğü düşüncesine yol açabilir. Oysa Brendemoen’un -yukarıda özetlediğimiz (1997)- çalışmasında böyle bir durumun her zaman söz konusu olmadığı anlaşılır. Doğu grubu ağız çalışmalarında da durum genellikle aynıdır. İstisna olarak Olcay (1966: 51) Erzurum Ağzı adlı kitabında şöyle der: “Bu kip bazen görülen geçmiş zaman yerine de kullanılır.” Olcay’ın bu tespiti Günay 1978: 153’te Rize ağzındaki -miş kullanımı için dediklerine çok benziyor: “yani görülen geçmiş zaman kipi, kesinlik anlatımına eş bir anlatım taşımaktadır.” -miş ekinin kullanımına ilişkin bir de söyleme (discourse) dikkat etmek gerekir. Örneğin masal ve hikâyelerde kullanıldığında dolaylılık anlamları ifade etmez, -miş orada sadece söylemin temel geçmiş zamanı olarak kullanılır. Bu metin tiplerine ağız çalışmalarında çokça rastlanır ve bu durum -miş ekinin işlevinin araştırılmasını zorlaştırır.


172

FİLİZ KIRAL - ASTRID MENZ

Ağız çalışmalarındaki metinleri taradığımızda -miş ekinin çoğu zaman batı ağızlarından farklı bir kullanımına rastladık. Aşağıda verilen dört örnekte -miş ekinin dolaylılık anlamı taşımadığı çok açıktır: 1. bögün heş namaz ġılmamışam 2. ecemisdandan gelmişem

Erzurum Erzurum

3. diyarbakırı görmamışıχ 4. Geceden beri tarlada yatmışım

Elazığ Erzincan

Olcay 19952: 51 Gemalmaz 19952: 2, 31 Buran 1997: 105 Sağır 1995: 343

Birinci şahısta verilen bu örneklerde çok açık olarak dolaylılık anlamı yoktur. Ölçünlü Türkçede bu örneklerde -di’li geçmiş zamanı kullanmak gerekirdi. Dolayısıyla doğu grubu ağızlarında -miş eki sadece geçmiş zamanı, sınır ötesi bakışı ifade eder. Burada sadece üç ağızdan örnek vermekte yetindik, fakat 2008 senesinde Van’da katıldığım konferans sırasında zamanımız olsaydı Van ağzından binlerce örnek toplayabilirdik. Bitlis’te de durumun aynı olduğunu söyleyebiliriz. Doğu grubunun -miş eki kullanımı, ilk bakışta Kuzeydoğu grubu ağızlarındaki durumu andırır. Fakat, her iki gruptaki -miş kullanımını detaylı incelediğimizde aralarında önemli bir fark olduğunu görebiliriz: kullanım sıklığı. Kuzeydoğu ağızlarında Brendemoen’un tespit ettiği gibi miş kullanımı enderdir. Buna karşın Doğu grubu ağızlarında -miş eki kullanımı sıklığında bir azalma görülmez. Brendemoen -miş ekinin sırf sınır ötesi bakış ifade işlevini arkaizm olarak algılar. Tespiti doğruysa Doğu ağız grubunda da -miş ekinin bir dolaylılık ifadesi taşımadığını farz edebiliriz. Bu durumda iki grubun arasındaki sıklık farkını nasıl açıklayabiliriz? Bu soruya cevap verebilmek için araştırma konusu ağızlardaki bakış, (Aspekt) -zaman sisteminin tümünü incelememiz gerekir. Bunu gerçekleştirebilmek için alan çalışması esnasında değişik derleme yöntemlerinden faydalanmak gerekir. Daha önce belirlediğimiz gibi imiş parçacığı ölçünlü Türkçede sadece dolaylılık ifade eder, fakat masal ve hikâye anlatımında -miş’li geçmiş zaman temel geçmiş zaman olarak kullandığında ad tümcelerinin yüklemi de imiş ek-fiilini taşır ve böylece dolaylılık ifadesi kaybolur.


DOĞU GRUBU AĞIZLARINDA -MİŞ VE İMİŞ

173

Gündelik konuşma dilinde imiş özel bir anlam değeri taşır ve sınırlı bağlamlarda kullanılır. Dolayısıyla taranan metinlerde -masal dışında- hemen hemen hiç rastlanmaz. Bu durumda da özel derleme yöntemleri gerektirir. Sonuç olarak gördüğümüz gibi ağız çalışmalarında biçimbirimlerin tanımlarını verirken sadece envanterini vermekle yetinmemek lazımdır. İşlev ve sıklık da önemli ölçütleri oluşturur. İşlevsel ve sıklıksal ölçütleri ele alarak yeni isogloslar üretmek mümkündür. Gelecek ağız çalışmalarında bu yöntemden faydalanmak çok verimli olabilir.

Kaynakça Adamović, Milan 1985. Konjugationsgeschichte der türkischen Sprache. Leiden: Brill. Brendemoen, Bernt 1997. Some Remarks on the -mIş Past in the Eastern Black Sea Coast Dialects. Turkic Languages 1. 161-183. Buran, Ahmet & Oğraş, Şerife 2003. Elazığ İli Ağızları. Elazığ: Elazığ Kültür Kurultayı. Buran, Ahmet 1997. Keban, Baskil ve Ağın Yöresi Ağızları. Ankara: Türk Dil Kurumu. Gemalmaz, Efrasiyap 19952. Erzurum İli Ağızları. Ankara: Türk Dil Kurumu. Gültekin, Sunay 1975. Iğdır ağzı üzerine bir inceleme. Mezuniyet tezi: İstanbul Üniversitesi. Günay, Turgut 1978. Rize İli Ağızları. Ankara: Kültür Bakanlığı. İmer, Kâmile 2000. Türkçe’nin Ağızlarının Sınıflandırılmasında Temel Alınan Ölçütler. Özsoy, A. Sumru & Taylan, Eser E.: Türkçe’nin Ağızları Çalıştay Bildirileri. İstanbul: Boğaziçi Üniversitesi Yayınları. 5-16. Johanson, Lars 1971. Aspekt im Türkischen. Vorstudien zu einer Beschreibung des türkeitürkischen Aspektsystems. Uppsala. Karahan, Leylâ 1996. Anadolu Ağızlarının Sınıflandırması. Ankara: Türk Dil Kurumu.


174

FİLİZ KIRAL - ASTRID MENZ

Olcay 19952. Erzurum Ağzı: İnceleme, Derleme, Sözlük. Ankara: Türk Dil Kurumu. Olcay, Selâhattin; Ercilasun, A. Bican & Aslan, Ensar 1988. Arpaçay Köylerinden Derlemeler. Ankara: Türk Dil Kurumu. Sağır, Mukim 1995. Erzincan ve Yöresi Ağızları: İnceleme, Metinler, Sözlük. Ankara: Türk Dil Kurumu.


Ersin Teres: Çağatay Türkçesinin Sözvarlığından Birkaç Sözcük Üzerine.............................................................................. 275-284 B. TANITMALAR Zemire Gulcalı, Betül Özbay: 吐鲁番新出摩尼教文献 研 究 Tulufan xinchu monijiao wenxian yanjiu, Studies in the Manichaen Texts recovered From Turfan, Turfan Antiquarian Bureau, Cultural Relics Publishing House, 2000, 297 s. .................................................... 285-296 Mehmet Ölmez: Fragmenta Buddhica Uigurica. Ausgewählte Schriften von Peter Zieme. Herausgegeben von Simone-Christiane Raschmann und Jens Wilkens, Studien zur Sprache, Gechichte und Kultur der Türkvölker, Band 7, Klaus Schwarz Verlag, Berlin 2009, 646 s................................................................................................ 297-300 Mehmet Ölmez: Die ‘Vogelgespräche’ Gülşehrīs und die Anfänge der türkischen Literatur, Aziz Merhan, Pontus Verlag, Göttingen 2003, 479 s. ................................................ 301-304


İÇİNDEKİLER SUNUŞ ......................................................................................................... 5-6 A. YAZILAR A. Deniz Abik: Derleme Sözlüğü’nde Madde Birleştirme Önerileri ve Bu Maddeler Üzerine Değerlendirmeler ........................ 7-34 Uwe Bläsing: Ordu’daki Çal Kiraz ile Kaşgari’nin Çal Qoy’u ............... 35-74 İsmail Bozkurt: Kıbrıs Türk Ağzı/Ağızları ile İlgili Araştırmalara Bir Bakış ................................................................... 75-98 Musa Duman: Toplumsal Gelişmenin Ağızlara Etkisi ......................... 99-112 Mehmet Dursun Erdem: Eski Türkiye Türkçesi Ağızları Üzerine .......................................................................................... 113-138 Gürer Gülsevin: Anadolu Ağızlarında Etnik (Boysal) Özellikler Ve Çepni Ağızları Üzerine ........................................................... 139-152 Mustafa Kaçalin: Ağız Atasözlerinin Kelime Hazinesine Katkısı ........................................................................................... 153-160 A. Rüştü Karabeyoğlu: Tatar Türkçesindeki Bazı Tasvirî Zaman Yapıları ............................................................................. 161-165 Filiz Kıral, Astrid Menz: Doğu Grubu Ağizlarinda -miş ve imiş ...... 167-174 Birsel Oruç Aslan: Kıbrıs Türk Ağzı ile Gagauzcada Gereklilik Yapısı ............................................................................................ 175-186 Mehmet Ölmez: Anadolu Ağızları Sözlüğü’ne Ekler Projesinin 2006’daki Durumu......................................................................... 187-192 Zühal Ölmez: Diyarbakır Ağzının Sözvarlığına Katkılar.................... 193-201 Mehmet Özmen: Ağızlardan Söz Derleme Çalışmaları ve Derlemelerle İlgili Sorunlar ........................................................... 203-212 Selahittin Tolkun: Türkiye’deki Özbeklerin Dil Özellikleri .............. 213-223 Gülseren Tor: Mersin Ağızlarında {-A} Ulaç Eki ............................. 225-249 Tayyibe Uç: Anadolu Ağızlarında Adlandırma ve Kavramlaştırma ............................................................................. 251-273


Doğu grubu ağızlarında -miş ve imiş