DIP Sayı 2

Page 1

ASPEG

2011-2013


ASPEG


Akseki “Mağara Keşif” Projesi Sayfa 4-16

Yazı İşlerinden Sorumlu

Ender Usuloğlu ve Mehmet Sait Taylan

Yönetim Yeri

Gürz Sokak Erler Apt 17/a Kavacık Beykoz İstanbul

Belgesel Çekimine Yolculuk Sayfa 17-22

Grafik Tasarım

Ender Usuloğlu Özge Kahraman

Düzelti ve İngilizce

Özge Kubat Mehmet Sait Taylan Turgay Gönülalan

Katkıda bulunanlar

İÇİNDEKİLER

Metin Albukrek Anıl Alkan Ali Reza Balaghi Oana Chachula Hakan Eğilmez S. Hasheminejad Meysam Hoshadam Cenk Levi Gökmen Özüt Mesut Şen Deniz Şirin Ender Usuloğlu Orkun Uzel Steilos Zakarias

Seydişehir Boynuzcu Mağarası “Bir ihbar, Bir Koruma Önerisi” Sayfa 23-25 İran Mağaracılığının Tarihçesi Sayfa 27-30 İçimizden Biri “Ali Aytan” Sayfa 31-33 Milyonlarca Yıldır Mağaracılık Yapıyoruz Sayfa 34 Sarıkaya Düdeni Sifon Sonrası Sayfa 35-38 Meysam Hoshadam “Mağara Fotoğrafçısı” Sayfa 39-41 Tübitak Projesinde Veri Alma İşlemi Sayfa 42 Taşeli Platosu Mağaraları Araştırma Projesi “2011-2013” Sayfa 43-67 Abstracts Sayfa 68-70

Ön Kapak Fotoğrafı

Çukurpınar Düdeni, Meysam Hoshadam

İç Kapak Fotoğrafı

Çukurpınar Düdeni, Meysam Hoshadam

Arka Kapak Fotoğrafı

Akseki Giden Gelmez Dağları, Ender Usuloğlu

Baskı ve Ciltleme Zümrüt Matbaa ve Promosyon (Tel: 0216 455 59 49) © Tüm hakları saklıdır. Yayın içeriği kaynak belirtmek koşuluyla ticari olmayan amaçlarla kullanılabilir

www.aspeg.org.tr Facebook / ASPEG sayfası ve grup sayfası Instagram /aspeg_cave Vimeo / aspeg * Üye olmak isteyenler, websitemizden üyelik formuyla veya yonkur@aspeg.org.tr’ye başvurabilirler.

ASPEG

İmtiyaz Sahibi Anadolu Speleoloji Grubu Derneği Adına Ender Usuloğlu


ASPEG


Mehmet Sait TAYLAN, Turgay Gönülalan (Jeoloji) Oana CHACHULA, Ender USULOĞLU ASPEG, Akseki Kaymakamlığı ve Akseki Eğitim Hayratı Derneği işbirliğinde yürütülen projemizde, Akseki ilçesindeki bilinen mevcut mağaraların araştırılması/envanterinin hazırlanması, bilinmeyen yeni mağaraların keşfedilmesi, doğal halleriyle gelecek nesillere bırakılmasının sağlanması ve belgesel çekimi yapılarak Akseki İlçesi’nin mağaralarının tanıtılmasını amaçlanmıştır. Proje, mayıs 2012’de başlamıştır. Bugüne kadar üç ayrı dönemde arazi çalışmaları yapılmış, mağara belgeseli hazır hale getirilmiş ve çok sayıda mağara haritalanmıştır. Ekim 2014 tarihinde sonlanması planlanan projemizde yapılan çalışmalar ve haritalanan mağaralar aşağıda sunulmuştur. 1. Akseki yöresindeki speleolojik çalışmaların tarihçesi - 1966 Temuçin Aygen Oymapınar barajı tetkikleri (3 İngiliz, 3 Fransız ve 3 Türk’ten oluşan ekip) - 1966 Türk ve Fransızlardan oluşan bir ekibin araştırması - 1967 T. Aygen ve Fransız mağaracılardan oluşan bir ekip - 1967 Paris Speleology Group (10 Fransız) ve 4 Türk’ten oluşan ekibin araştırması - 1968 M. Bakalowich harita çizimi - 1973 Association Speleologique Alpine, C. Dobrilla (harita çizim) - 1974 Oldham (yayın) - 1976 Chabert (harita çizim) - 1977 Başar (yayın) - 1978 BÜMAK araştırması - 1978 Oldham (yayın) - 1979 Imperial Colloage (IC) ve BUMAK ortak çalışması - 1979 G. E. Schmitt (harita çizim) - 1980 MTA “Akseki-Toroslar” araştırması - 1980 J. C. Schellino (harita çizim) - 1980 Fransız mağaracılar (E. Gilli’den harita çizim) - 1986 BÜMAK ve İspanyol mağaracıların araştırması - 1986 MTA çalışmaları ve haritaları

- 1989 Toroslar-Türkiye araştırması (Çekoslavak ve İngiliz ekip) - 1992 Manavgat 92 Araştırması (Fransız Mağaracılar) - 1998 Mağara Araştırma Derneği araştırması - 2009 Mayıs ASPEG çalışması - 2009 Ekim ASPEG çalışması - 2010 ASPEG çalışmaları ve haritaları - 2010 DEÜMAK araştırması - 2011 ASPEG “mağara keşif projesi” - 2011 DEÜMAK araştırması - 2012 DEÜMAK araştırması - 2012 ASPEG “mağara keşif projesi” 2. Bölgenin Jeolojisi Orta Toroslardaki çalışma alanı (Şekil 1), Dumont ve Kerey (1975), Dumont (1976)’a göre AnamasAkseki Birliğinde, Özgül (1976)’e göre Geyik Dağı Birliğinde, Demirtaşlı (1987)’ya göre Batı Toros Otoktonu içindeki Akseki Bloğunda, Şenel vd. (1992, 1996)’ya göre Anamas-Akseki Otoktonu içinde yer alır. Özgül (1976, 1984), Demirtaşlı (1987), Şenel vd. (1992, 1996, 1998) Şenel (2010 a, b)’e göre Anamas-Akseki Otoktonu, Orta Torosların Otokton Kaya Birimlerini oluşturur. Demirtaşlı (1987)’ya göre Batı Toros Otoktonu Akseki Bloğu, Akdağ-Yelekdağ Bloğu ve Pirnos-Tepedağ bloklarından oluşur. Akseki Bloğunun en yaşlı birimi Liyas Yaşlı Üzümdere formasyonudur. Bu bloktaki karbonat çökelimi Orta Jura’dan Orta Eosen’e kadar süreklilik göstermiştir. Geç Lütesiyen’den sonra bu blokta kırıntılar çökelmeye başlamış (gümüş damla formasyonu) ve Geç Eosen’de Beyşehir, Hoyran ve Hadim Naplarının yerleşimi tamamlanmıştır. Akseki Bloğu Akseki Bindirmesi boyunca Akdağ-Yelekdağ Bloğuna bindirmiş durumdadır. Akseki Bloğuna göre daha güneyde bulunan Akdağ-Yelekdağ Bloğunda, karbonat çökelimi geç Kretase’ye kadar devam etmiş, Paleosen’de ise kırıntılı almaya başlamıştır. Akdağ-Yelekdağ Bloğu, Akdağ Bindirmesi boyunca PirnosTepedağ Bloğuna bindirmiş durumdadır. En

ASPEG

AKSEKİ “MAĞARA KEŞİF” PROJESİ


ASPEG

güneyde bulunan Pirnos-Tepedağ Bloğunda ise platform karbonatları, KanpeniyenMaastrihtiyen’den itibaren pelajik-kalsitürbiditçört ardalanmasına dönüşmüş ve özellikle Antalya naplarından türeyen kırıntılar ile ardalanmaya başlamıştır. Geç Maastrihtiyen’de Pirnos-Tepedağ Bloğunun güney kenarından çökme derinleşme devam ederken Antalya Naplarına ait olistostrom ve olistolitler PirnosTepedağ Bloğunun güney kenarında gelişen bir vahşi filiş havzasında çökelmişlerdir (Çukurköy Formasyonu). Özellik Orta Antalya Napına ait bitkili kum taşları Hallobia’lı kireçtaşları ve bunlarla ardalanmalı yastık lavlara ait büyük boyutlu olistolitler Murtiçi-Güzelsu-Gündoğmuş bölgesinde oldukça yaygındırlar ve bunlar Monot (1977) tarafından Orta Antalya Napı olarak yorumlanarak haritalanmışlardır. Bu bölgede sıkça rastlanan ofiyolik olistostromlar ve bunların üzerinde bulunan Katrandağ gibi büyük boyutlu kireçtaşı olistolitleri Monot (1977) tarafından Üst Antalya Nabı olarak yorumlanmıştır. Bölgenin güneyinde bulunan ve en üst tektonik dilimi oluşturan Antalya Napının Maastrihtiyen’de bölgeye yerleşmesinden sonra Geç Paleosen yaşlı kireçtaşları ve Erken-Orta Eosen yaşlı kırıntılılar vahşi filişi, Üst Antalya ve Alanya Naplarını trasgresif olarak örtmüş ve çimentolamıştır. Orta Eosen’den sonra meydana gelen tektonik hareketler nedeniyle Pirnos-Tepedoğ Bloğu kendi içinde dilimlenmiş ve Akseki Bloğu, AkdağYelekdağ Bloğu üzerine Akdağ-Yelekdağ Bloğu da Pirnos-Tepedağ Bloğu üzerine itilmiştir. Akseki Bloğunda, alttan üste doğru kumtaşı ile birlikte kireçtaşı ara tabakalarını da kapsayan Orta-Geç Liyas Yaşlı Üzümdere Formasyonu; yer yer kumlu, siltli ve bol makro ve mikro fosil bulunduran kireçtaşlarından oluşan, üst seviyelere doğru dolomitik, kireçtaşına ve dolomite geçen, Geç Liyas-? Erken Dogger yaşlı Pisarçukuru kireçtaşı; kalın tabakalı dolomitlerden oluşan, yanal olarak yer yer dolomitik kireçtaşı ve krıntılı kireçtaşına geçen, Geç Dogger yaşlı, Hendos dolomiti en altta çok ince ve düzgün tabakalı, üste doğru killi, plaket kireçtaşlarından oluşan, plaket kireçtaşlarının arasında asfaltlı ve bitumlu şeyl tabakaları ve bitki izleri görülen, Berriasiyen –Senomaniyen yaşlı Akkuyu Formasyonu; tabanda yer yer oolitik kireçtaşlarından oluşan, üste doğru çört bantları görülen, en üstte ise boksit seviyesi bulunan, Berriasiyen –Senomaniyen yaşlı Akseki kireçtaşı; kalın tabakalı kireçtaşları ile başlayıp, üste

doğru masif kalın tabakalı bol rudistli, kırıntı resifal kireçtaşlarından oluşan, Senoniyen-Erken Lütesiyen yaşlı Serendağ kireçtaşı; kumtaşı-marn ardalanması ile başlayan ve kumtaşı-marn ara tabakaları içeren, yer yer yastık lavlardan oluşan bir volkanik seviye ile devam eden, üstte ise kumtaşı-çakıltaşı ardalanması gösteren Eosen yaşlı Gümüşdamla Formasyonu bulunur. AkdağYelekdağ Bloğunda Senoniyen-Maastrihtiyen yaşlı Seyrandağı kireçtaşı, Paleosen-Orta Eosen yaşlı Bakalasay Formasyonu; Pirnos-Tepedağ Bloğunda ise Geç Trias yaşlı Kırkkavak Formasyonu, Geç Noriyen-Resiyen yaşlı andızlı kireçtaşı, ResiyenErken Jura yaşlı Karadere Formasyonu, Geç Dogger yaşlı Hendos Dolomiti, Geç Jura-Kretase yaşlı Akdağ kireçtaşı, Geç Liyas-Malm yaşlı Belen kireçtaşı, Geç Kretase yaşlı Dumanlı Formasyonu, Geç Maastrihtiyen yaşlı Çukurköy Formasyonu bulunur. Şenel vd. (1998) Güzelsu Koridoru ve kuzeyinin jeolojisini incelediği çalışmasında Geç TriyasOrta Eosen alanında çökelen ve genelde platform tipi kayalardan oluşan AnamasAkseki Otoktonunun bölgede birbiri üzerine ekaylanmış Akseki, Yelekdağ, Oğuz, Tepedağ, Pirnos Blokları olmak üzere beş blok ile temsil edildiği belirtilmiştir. Akseki Bloğunda Üzümdere Formasyonu, Pisarçukuru kireçtaşı, Hendos dolomiti, Akkuyu Formasyonu, Akseki kireçtaşı, Seyrantepe kireçtaşı ve Gümüşdamla Formasyonu; Yelekdağ Bloğunda Kurucaova Formasyonu, Seyrandağ kireçtaşı ve İbradi grubu; Oğuz Bloğundan Kurucaova Formasyonu, yanal yönde birbirleri ile girik Dumanlı Formasyonu ile Seyrandağ kireçtaşı ve İbradı grubu; Tepedağ Bloğundan Hendos Dolomiti, Belalan Formasyonu, Dumandı Formasyonu, Çamlıdere olistostromu ve ibradi grubu; Pirnos Bloğunda ise Menteşe dolomiti, Leylek kireçtaşı, Üzümdere Formasyonu, Alıçbeleni Formasyonu, Hendos dolomiti, Çamkuşağı Formasyonu, Karlıgın Formasyonu, Susuzkır Formasoyu, Dumanlı Formasyonu ve Çamlıdere olistostromu bulunur. Şenel (2010 a, b)’ye göre bölge genelinde AnamasAkseki Otoktonuna ait olan birimler: Triyas’ta; Orat Triyas yaşlı Subaşı kireçtaşı, Orta-Geç Triyas yaşlı Kasımlar Formasyonu, Geç NoriyenResiyen yaşlı Menteşe dolomiti, Resiyen yaşlı Leylek kireçtaşı, Geç Resiyen-Erken Liyas yaşlı Üzümdere Formasyonu, Jura’da; Orta LiyasGeç Kretase yaşlı Kurucaova Formasyonu, Orta-Geç Liyas yaşlı Alıçbeleni Formasyonu ve


2.a Akseki Formasyonu (K.a) Tanım ve Dağılım Birim ilk defa Martin (1969) tarafından “İnfra Boksitik Kretase” ve daha sonra Demirtaşlı (1976, 1979) tarafından “Akseki kireçtaşı” olarak adlandırılmıştır. Akseki Formasyonu geniş bir alanda yayılım göstermektedir. Litoloji Birim Akkuyu Formasyonunun yumuşak topografyası üzerinde sarp bir görünüm sunar. Formasyon orta-kalın tabakalı, erime boşluklu ve bol çatlaklı kireçtaşlarından oluşur. Yer yer kireçtaşı tabakaları şeker dokulu ve kötü kokulu dolomitler ile ara tabakalıdır. (şekil 2). Kireçtaşlarından oluşan birim boksit seviyeleri ile son bulmaktadır. Kireçtaşları örneklerinin Petrografik incelemesinde, hakim bileşenin fosil, pellet, intraklast ve makrokavkı parçaları olduğu ve matriksin ise kötü yıkanmış sparitten oluştuğu izlenir. Bazı seviyeleri ooid ve onkoid bileşenleri içeren istiftaşı özelliğindedir. Alt ve Üst Yanal Sınırlar Birimin alt sınırı Akkuyu Formasyonu ile uyumlu, üst sınırı Seyrandağ Formasyonu ile açısız uyumsuzluk gösterir. Kalınlık Formasyonun kalınığı 700-800 metre arasındadır. Fosil Topluluğu ve Yaş Birimden alınan örneklerde Cuneolina sp., Nummoloculina sp., Textularia sp., Nezzazata sp., Aeolisaccus sp., fosilleri ve Miliolidae familya temsilcileri tespit edilmiştir. Bu fosillere göre

formasyonun yaşı Erken Kretase’dir. 2.b Kuyucak Çakıltaşı Üyesi (Tegk) Tanım ve Dağılım İstifin son tabakalarını teşkil eden bu seviyeler Gümüşdamla ve Kuyucak köyleri arasında gözlenmektedir. Litoloji

ASPEG

Hendos dolomiti, Dogger-Malm yaşlı Çamkuşağı Formasyonu ve Akkuyu Formasyonu, Kretase’de: Kretase yaşlı Akseki kireçtaşı, KampaniyenMaastrihtiyen yaşlı Seydandağ kireçtaşı ve Dumanlı Formasyonu, Senozoyik’te ise Geç Paleosen-Eosen yaşlı ibradi grubu, Geç PaleosenErken Eosen yaşlı Gedikli Formasyonu ile Eosen yaşlı Gümüşdamla Formasyonu yüzlek verir. Bölgedeki başlıca formasyonlar aşağıda verilmiştir.


Fosil Topluluğu ve Yaş Birimin altındaki filiş ile uyumlu olması ve üst sınırın Lütesiyen sonrası hareketlerle yerleşen allokton birimlerle tektonik dokunaklı olması muhtemelen Orta Eosen’de depolandığını göstermektedir. Yararlanılan kaynaklar Özgül, N., 1976, Torosların bazı temel jeoloji özellikleri:T.J.K., Bult., 19,1,65-78. Özgül, N., 1984, Stratigraphy and tectonic evolution of the Central Taurides, Geology of the Taurus Belt, p: 77-90, Ankara Toker, V., Sonel, N., Ayyildiz, T., Albayrak, M., 1993, Stratigraphy of the northern portion of Akseki and Üzümdere(Antalya) Vicinity: T.J.K., Bult., 36,57-71.

Karbonat çimentolu çakıltaşı ve kumtaşı ara tabakalarından oluşmaktadır. Birimin alt seviyeleri tabakalı, üst seviyeleri masif görünümlüdür ve alt seviyelere oranla kompakt çakıltaşlarından oluşmuştur (Şekil 3). Bileşenlerin çoğunluğu kireçtaşı ve dolomit, ayrıca ofiyolit kayalardan türemiş serpantin, metamorfik ve kumtaşı parçaları oluşturmaktadır. Alt ve Üst Yanal Sınırlar Alt sınırı filişlerle uyumlu olup, üst sınırı tektonik dokunaklıdır. Birimin yanal devamlılığı değişkendir.

ASPEG

Kalınlık Birimin kalınlığı Kuyucak Köyüne doğru gidildikçe artmaktadır. Üst sınırı tektonik olduğu için kalınlık değişkendir. Kuyucak köyünde 150 metre kalınlık ölçülmüştür.


3.1. İlk gezide (23 Haziran-1 Temmuz 2012) yapılan çalışmalar İlk geziye Anıl Alkan, Aylin Ülkümen, Ayşegül Esen, Cem Yürek, Ceyhun Uludağ, Elif Uzel, Ender Usuloğlu, Ertan Köseoğlu, Gönül Aral, Hakan Eğilmez, İlker Gürbüz, Leyla Tutar, Mehmet Sait Taylan, Metin Albükrek, Merve Karakılıç, Nesip Aral, Nezihi Ekizoğlu, Oral Ülkümen, Orkun Uzel, Özge Kubat, Selin Tez, Su Ülkümen ve Turgay Gönülalan’dan oluşan 23 kişilik bir ekip katıldı. İstanbul, Ankara ve Antalya’dan yola çıkan ekipler, 23 Haziran Cumartesi günü Akseki’de buluştu. Buluşmanın ardından belgesel çekimi için Akseki Kaymakamı Sayın Mekan Çeviren ile röportaj yapıldı. Akseki İlçesi’ndeki belgesel çekimlerinin ardından Düdencik Mağarası üzerindeki açık alanda kamp kuruldu. Perşembe gününe kadar, Düdencik ve Bucakalan Mağarası’nda belgesel çekimleri yapılırken, 3 farklı ekip, Gidengelmezler, Kuyucak ve Geyran Yaylasındaki ihbarlara incelediler. 28 Haziran Perşembe kamp toparlanarak, Düdensuyu (Altınbeşik) mağarasına doğru yola çıkıldı. Burada da ekibin çoğu Altınbesik’te kamp ve belgesel için çekim yaparken, diğer ekipler ihbarlara devam ettiler. 3.2. İkinci gezide (21 Temmuz-24 Temmuz 2012) yapılan çalışmalar İlk gezide toplanan ihbar doğrultusunda mağaraların araştırılması, bulunan mağara veya obrukların ölçümlerinin alınıp envantere kazandırılması ve bölge de yüzey taraması yapılması amacıyla Elif Aytekin Uzel, Ender Usuloğlu, Ertan Köseoğlu, Hakan Eğilmez, Leyla Tutar, M.Sait Taylan, Nazmi Koçak, Nezihi Ekizoğlu, Orkun Kuntay Uzel, Özge Kubat, Turgay Gönülalan’dan oluşan ekip, Akseki’de bir araya geldi. Ana kamp Geyran Yaylası’na kuruldu. Araştırmalara daha sonradan Melisa Ekizoğlu, Kubilay Ekizoğlu, Tankut Ekizoğlu, Mehmet Ali Ekizoğlu, Eniz Ekizoğlu, Aylin Ekizoğlu, Sude Baş ve Polat Ekizoğlu’da katıldı. 4 günlük kısa süre içerisinde, Isırganlı Oruğu, Katrandibi Mağarası, Ortayolak Mağarası, Ağaçlı

Oruğu, Kızlar Düdeni, Çankayaağıl, Yayla önü Mağarası, Sinekli Oruk mağaraları araştırılarak, ölçümleri alındı. Geyran yaylasında bir mağaranın devam ettiği tespit edildi, mağara girişi çok dar olduğundan genişletme çalışmaları yapıldı Mağaraları yapısından bahsetmekte fayda var. Çoğunlukla obruk ama Çankayağıl’ı görülmeye değer bir yer ve geyran düdeni ise mağaracılık açısından ilginç ve dar bir düdendir ve devam etmektedir (gibi gibi..) Biraz daha karşılaştığımız mağara tiplerinde ve yaptığımız yüzey araştırmalarından bahsetmekte fayda vardır. 3.3. Üçüncü gezide (12 Eylül-15 Eylül 2012) yapılan çalışmalar Daha önceki gezilerde tespit edilen ve devam eden mağaraları ilerletmek ve bazı yeni ihbarlara bakmak amacıyla Hakan Eğilmez, Turgay Gönülalan, Oktay Pöhenk, Cem Emiroğlu, Anıl Alkan ve Dide Banoğlu (HÜMAK)’ndan oluşan ekip, Akseki’de toplandı. Kuyucak mevkiinde -50 metrelik bir mağara ölçüldü, diğer taraftan Geyran Yaylası’nda içeride genişletme çalışmaları yapılan düdende, -60 metrede çok dar bir su çıkışı ile sonlanan ağızdan sonrasına bakmak üzere (Hakan ve Anıl) giriş gerçekleştirdi. Mağaranın sonrasında baş hizası ya da sifonla sonlanabilecek bir şekilde mağaranın aktif düdenin devam ettiği gözlendi. Sulak mevsimde çok tehlikeli olabilecek bu mağarada sadece kurak mevsimde TemmuzEylül ayları dışında çalışmanın çok riskli olabileceği sonucuna varıldı. Ancak mağaranın bulunduğu irtifa 1450 metre ve bağlantılı yayla su sistemlerinin varlığı, mağaranın devam edebileceğini gösteriyor. Çıkıştan sonra kampa geri dönüldü, ertesi gün kamp toplanıldı ve geri dönüşe geçildi. Sonuç olarak Akseki Mağara Araştırma Projesi kapsamında şu ana kadar, Akseki Mağara Keşif Belgeseli tamamlanmış ve aşağıda haritası verilen mağaralar, Akseki ilçemizin mağara envanterine katılmıştır. Çalışmalar esnasında, özellikle iaşe, ulaşım ve konaklama konusunda yardımcı olan Akseki Kaymakamı Sayın Mekan Çeviren’e, Akseki Eğitim Hayratı Derneği Başkanı Mürşit Pişkin’e, Duruk Otel ve Duruk Market’e, ihbarlarda

ASPEG

3. Akseki Mağara Keşif Projesinde yapılan arazi çalışmaları


yardımcı olan, Dozer Dayı, Mustafa Çoban, Nebi Çoban ve Dozer Dayı’ya ve projede emeği geçen herkese teşekkür ederiz. Sponsorlarımız Akseki Eğitim Hayratı Derneği

Duruk Otel

Akseki Belediyesi

ASPEG

Aromsa


ASPEG


AKSEKİ “MAĞARA KEFİŞ” PROJESİ HARİTALAR HALLIOĞLUBAŞI MAĞARASI Akşahap, Akseki, Antalya Ölçüm Ekibi: Ölçüm Tarihi: Ölçüm Derecesi: Uzunluk: Derinlik: Çizen:

Anıl Alkan, Dide Banoğlu, Hakan Eğilmez Cem Emiroğlu 19 Eylül 2012 3c 82 m -50 m Hakan Eğilmez

Giriş +/- 0 m

m 24 m

PLAN

-50 m

Traverten Oluşumları

KESİT

Giriş +/- 0 m 24 m

0 1,7 2,4 m 0 1 2 cm 0 0

1,7 2,4 m 1

2 cm

AĞAÇLI ORUĞU

İSMİ OLMAYAN OBRUK

Güzelsu, Aksek�, Antalya Rakım: 1300 m GPS Koord�natları: 36.92061° K, 31.86454° D Ölçüm Ek�b�:El�f Aytek�n Uzel, Özge Kubat, Ertan Köseoğlu Ölçüm Tar�h�: 23.07.2012 Ölçüm Hassaslığı: 3C Der�nl�k: -12,4 m

Güzelsu, Aksek�, Antalya Rakım: 1300 m Ölçüm Ek�b�:El�f Aytek�n Uzel, Özge Kubat, Ertan Köseoğlu Ölçüm Tar�h�: 23.07.2012 Ölçüm Hassaslığı: 3C Der�nl�k: - 9 m

0m

0m

KESİT

** ** ** ** ** **

KESİT ?

ASPEG

****** ***

12,4 m

9m


ASPEG

ÇANKAYAĞIL ORUĞU Eski Konya Yolu, Akseki, Antalya Ölçüm ekibi: Hakan Eğilmez, Mehmet Sait Taylan, Ender A Usuloğlu, Elif Uzel Ölçüm Tarihi: 21/07/2012 Ölçüm Hassaslığı: 3b Rakım: 1475 m 1a Derinlik: -46,5 m Uzunluk: 158 m Enlem: 37.085075° Boylam: 31.818930°

Isırganlı Oruğu

PLAN

Katrandibi Oruğu

Geyran Yaylası, Akseki, Antalya Ölçüm Ekibi: Hakan Eğilmez, Mehmet Sait Taylan Ölçüm (3c): Uzunluk: 18 m Derinlik: -15 m Ölçüm Tarihi: 22.07.2012 Koordinatlar: K: 36.92.505, D: 31.85.959

1a, -10 m

Geyran Yaylası, Akseki, Antalya Ölçüm Ekibi: Hakan Eğilmez, Mehmet Sait Taylan Ölçüm (3c): Derinlik: -15 m Ölçüm Tarihi: 22.07.2012 Koordinatlar: K: 36.92.5299, D: 31.86.494

mK Giriş +/- 0 m

KESİT -46,5 m

Döküntü Taşlar

0

6

12 m

0

1

2 cm

0

6

12 m

0

1

2 cm

Ortayolak Mağarası

Geyran Yaylası, Akseki, Antalya Ölçüm Ekibi: Hakan Eğilmez, Mehmet Sait Taylan Ölçüm (3c): Derinlik: -20 m Ölçüm Tarihi: 23.07.2012 Koordinatlar: K: 36.91.958, D: 31.87.994

Giriş +/- 0 m

KESİT

KIZLAR MAĞARASI

PEYNİRLİK MAĞARASI

Boğazkuyu Mevk��, Aksek�, Antalya Rakım: 1228 m GPS Koord�natları: 37° 3'47.65"K, 31°49'20.82"D Ölçüm Ek�b�:El�f Aytek�n Uzel, Özge Kubat Ölçüm Tar�h�: 24.07.2012 Ölçüm Hassaslığı: 3C Der�nl�k: -19 m

Geyran Yaylası, Akseki, Antalya Ölçüm Tarihi: Temmuz 2012 Ölçüm Ekibi: Nezihi Ekizoğlu, Leyla Tutar Ölçüm Derecesi: BCRA 3C Derinlik: -21 m Uzunluk: 93 m Koordinatlar: K 36.92708, D: 31.84676 Rakım: 1285 m

Giriş +/- 0 m

0m

Dar geçilemez 3m

PLAN

6m

Giriş +/- 0 m 9m

KESİT 13 m

M.Kuzey

16 m

Dar geçilemez

19 m

? ? 2,5 m gidiyor ama dar

0

2

4m

0

1

2 cm


GEYRAN DÜDENİ Geyran Yaylası, Akseki, Antalya Ölçüm Ekibi: Ölçüm Tarihi: Ölçüm Derecesi: Uzunluk: Derinlik: Çizen:

Hakan Eğilmez, Leyla Tutar 20 Eylül 2012 3c 87 m -44 m Hakan Eğilmez

m devam ediyor ?

PLAN

?

?

0

1,5

3m

0

1

2 cm

GİRİŞ +/-0 M

YONCALI MAĞARASI

Yoncalı Mevkii, Kuyucak Beldesi, Akseki, Antalya Koordinatlar: K 37.28360, D 031.55836 Ölçüm (3c): Nezihi Ekizoğlu, Anıl Alkan Ölçüm Tarihi: 27.06.2012 Çizim: Ender Usuloğlu D: -15, 5 m U: 18,5 m

M.Kuzey Ku zey

Giriş +/- 0 m

ASPEG

KESİT

PLAN -15,5 m

0

0,9

1,8 m/cm

0

0,3

0,6 m/cm


ASPEG

Kovandibi Oruğu

Geyran Yaylası, Akseki, Antalya Ölçüm Tarihi: 22.07.2012 Ölçüm Ekibi: Ertan Köseoğlu, Nezihi Ekizoğlu, Özge Kubat Ölçüm Derecesi: 3b Çizim: Ender Usuloğlu Derinlik: -28 m 0

5

10

15

20

25 28

AÇIK KESİT


SULTAN ÇUKURU Kuyucak, Akseki, Antalya Ölçüm Ekibi: Ölçüm Tarihi: Ölçüm Derecesi: Uzunluk: Derinlik: Çizen:

Anıl Alkan, Dide Banoğlu, Hakan Eğilmez 13 Eylül 2012 3c 52 m -41 m Hakan Eğilmez

m

PLAN

0 0,8 1,6 m 0

1

2 cm Giriş +/- 0 m

SULTAN ÇUKURU Kuyucak, Akseki, Antalya Ölçüm Ekibi: Ölçüm Tarihi: Ölçüm Derecesi: Uzunluk: Derinlik: Çizen:

Anıl Alkan, Dide Banoğlu, Hakan Eğilmez 13 Eylül 2012 3c 52 m -41 m Hakan Eğilmez

+/- Giriş

ASPEG

AÇIK KESİT

0 2,1 4,2 m 0

1

2 cm

-42 m


ASPEG

? kolon 15

14

K

20 16

13

19

12

17

18

?

11

6

5

6

7

10

kolon

11

8 7

7 9

6

6

0 (m)

5

10

15

20

25

30

35

40

45

50

18

12 1

MUHARREM MAĞARASI İBDALI/ ANTALYA

5

17

37.0126 / 31.5766 Rakım 874 metre

? 2b 2

30 Haziran 2012 Ölçüm Ekibi; Anıl Alkan, Hakan Eğilmez, İlker Gürbüz Ölçüm istasyon sayısı; 20 (mağara girişi; 20) Uzunluk;214 metre Derinlik; -41 metre Çizim; İlker Gürbüz

2a 3

4

kolon

?

20 19

1

18

? 2b

2a

2

0

14 13 12

3 4 5

6

7

8

9

214 m

10

11

15

16 17

-41


BELGESEL ÇEKİMİNE YOLCULUK Ender USULOĞLU, Orkun Kuntay UZEL Ender USULOĞLU Mağara araştırma gezilerinde yıllardır amatörce video çekip, bunlara basit video kurgu programları ile kurgu yapıp, kendi içimizde, biraz gaza gelmek/getirmek, biraz nostalji yapmak, biraz da elimizde görsel belge olsun diye kısa video sunumlar ürettik. Türkiye’de mağaralar üzerine yapılan belgesellerin azlığının üzerine, NG ve BBC’nin mağara ile ilgili çok güzel çekilmiş belgeselleri üst üste gelince bu konuya biraz daha ciddi eğilmeye karar verdik. Tesadüfen, televizyon’da yayınlanan dizilerden bir tanesinin yapımcısı bir arkadaş, mağaracı olmak isteyerek derneğimize üye olması, işi hızlandırdı. İlk olarak 2011 yılının şubat ayında kışın gideceğimiz Düdenyayla’da çekim yapmaya

ASPEG

karar verdik. Yapımcı üyemiz, bize teknik olarak herşeyi sağladı ve bir kameraman arkadaşı da mağaraya girip çekim yapabilmesi için eğitim verdik ve yola çıktık. -15 derece soğuk olmasına rağmen hava güzeldi ve mağara dışında çok iyi çekimler yaptık. Hatta, hava fazla güzeldi karlar eriyip deli gibi Düdenyayla’nın içine boşalıyordu, -100 m’ye kadar indik ama kameraman arkadaşımızı bir türlü ikna edemedik mağaraya inmeye. Hayatı boyunca ilk defa çadırda kalan, üstelik, -15 derece soğukta ilk defa kaldığından dolayı, kameraman arkadaş kesinlikle mağaraya inmek istemedi. Sonradan normal olduğunu, şok üzerine şok yaşayan bir kişi için normaldi. Geziden birçok çekimle döndük ama mağara içi çekimleri yoktu. İkinci maceramıza, Dupnisa’da benim video çekimi yapmak istememle başlandı. Hem mağara içi çekimlerine odaklanacaktık hem de Dupnisa’da yeni üyelerimizi eğitecektik. Karpit ışıkları az geldiği için, Hakan Eğilmez arkadaşımızdan sualtı ışık kaynağı bulduk,

mağaraya girdik ve çekimlere başladık. Çekim sonuçlarını gene amatörce bir araya getirip, kendi içimizde seyrettik. Sorunların çok olmasına rağmen bizim fark ettiğmiz bir iki tane oldu. Sualtı ışık kaynağının spot olarak sadece belli yerleri çok aydınlattığı, bir çok yerde çekimin patladığını (beyazlaşma) gördük. Işığı tutanla video çekimi yapan arasında iletişim az olduğu için ve ışık sabit olmadığından, çekimlerde bir karanlık bir aydınlık çıkıyordu. Bir de bazı çekimleri elle yaptığımız için görüntü sallanıyordu, ilk bakışta bir şey değilmiş gibi gözükse de, TV’da izlediğinde rahatsızlık verdiğini gördük. Aynı zaman diliminde, evli çift olan Orkun ve Elif

Uzel, derneğimize üye oldular. Bizimle tanışmak için geldiği daha ilk akşamda gösterdikleri Kaçkar videosundan çok etkilendim. Beraber konuşurken aldığım enerji oldukça pozitifti. Videoda çok güzel çekimler vardı ve amatör seviyesinden yukarıdaydı. Bu arada bende kendi içimde muhasebe yapıyordum ve bazı sonuçlara ulaştım kendimce. En önemlisi, eğer kameraman gerçekten mağaracı olmak istemiyorsa, bir çekim yapmak için birini eğitme, kesinlikle işe yaramıyor. İkinci çıkarım, mağara içi çekimlerinde ışık kaynağı lazımdı veya tersine düşük ışıkta çekecek daha iyi kamera lazımdı. Bu işi bilmediğimiz sonucuna vardım. Evet, alaylı fotoğrafçıydım ama bu başka idi. Bizi eğitecek birileri dolayısıyla alaylı olacak bir durumda yoktu. Belgesel çekimi eğitimi almamız lazımdı ama nereden? İşte tam bu sırada Orkun devreye girdi ve bir dernekten eşiyle beraber eğitim aldıklarını, istersek oraya başvurabileceğimizi söyledi. Aradığım fırsat çıkmıştı, üyelerimizden iki kişi zaten eğitimliydi


ASPEG


demek ki bir ekip kurma şansımız vardı. Ufak bir nabız yoklamadan sonra, Süha Yararbaş, Metin Albükrek, Sami Ayhan ve ben, bir sinema derneğinden eğitim almaya başladık. Yaklaşık her perşembe (olabildiğince) 3-4 ay eğitime devam ettik. En azından kendi adıma rahatlıkla bir perde aralandığını söyleyebilirim. Sinema endüstrisinde çalışanları daha çok takdir ettim. Kamera çekim teknikleri, senaryo, akış yazma, ışık, ses, kurgulama, yönetmenlik ve daha birçok başlığı üç-dört aya sığdırdık. Kesinlikle çok şeyler öğrendik ve daha da bilinçlendik. Eğitimi alırken, dernekçe AKSEKİ projemiz için Akseki Kaymakamı Sayın Mekan Çeviren ile imzalar atıldığında, proje kapsamında Akseki mağaralarını tanıtacak bir belgesel çekmekte vardı. Yapımcı üyemiz, Ahmet Kayımtu’nun desteği ile işe dört elle sarıldık. İlk işimiz iki senarist arkadaşla tanışıp, belgesel akışının üzerinden geçmek oldu. Gide gele, ortaya bir akış çıktı ve buna göre her mağarada çekilecek sahnelerin tek tek planını çıkarttık. Orkun’la Cinlikuyu’da fırsat bu fırsat deyip, onun düşük ışıkta çeken kemarasını denedik ve sonuç itibarıyla iki tane kamera edindim. Ahmet’ten dışarıdaki çekimler için destek kameraman istedik çünkü biz içeride çekecektik, mağaranın döşenmesi, toplanması, videoların çekilmesi, harddisklere kopyalanması zaten zamanımızı alacaktı. Ahmet’ten onay aldıktan sonra İstanbul’da yapacağımız çekimlere odaklandık.

ASPEG

Teknik malzeme yetersizliğimiz vardı özellikle ışık kaynakları, kameralar, monitör, sabitleme aletleri v.b., onları da Sirkeci’ye gide gele ve yurtdışından temin ederek hallettik. İlk önce malzemeleri ve malzeme toplama çekimlerini hallettik. Daha sonra, gezi öncesi ufak bir toplantıyı çektik tek kamera ile ve ilk eksiğimiz burada çıktı. Biz tabii bunu sonradan öğrendik. Röportaj ve benzeri çekimlerde 2-3 kamera ile çekim yaparak, tek kamera çekim durağanlığını (konuşulan konu ne kadar heyecanlı olursa olsun) kaldırmak gerektiğini anladık. Belgesel akışında, tecrübesiz bir mağaracı (Elif Uzel) ile tecrübeli bir mağaracı (Metin Albukrek) Akseki’deki seçtiğimiz Düdencik, Kayaağıl, Bucakalan ve Altınbeşik mağaralarında hem mağaraları tanıtacaklar hem de mağaracılığı. Dolayısıyla, özellikle mağara çekimlerini tüm mağaralar için sahne sahne çıkardık (Sahne-1).

ama evdeki hesabın gene çarşıya uymadığı gördük çünkü döşeme yapan mağaracı eksikliğinden dolayı, çekim ekibinde yer alan bazı arkadaşlarımız, hem döşeme hem çekim hem toplama yapmak zorunda kaldı. Düdencik mağarasında sahne sahne çekimlere uyduk ama diğerlerinde döşemelerdeki aksaklıklardan dolayı, çekimlerin çoğu yarıda kaldı. İkinci dersimizi böylece aldık; döşeme ekipleri ve çekim ekibi tamamen ayrı ekiplerden oluşması gerekiyor veya en azından birkaç (döşeme, çekim v.b. işler) işi yapacak kadar zaman olması gerekiyor. Şöyle ya da böyle Düdencik ve Altınbeşik çekimleri tatminkar oldu ama aynısını Kayaağıl ve Bucakalan için başaramadık. Mağara dışı çekimler için profesyonel kameraman gelecekti, son dakika da gelemedi, bu da çekim yapan bizlerin üzerine ek bir yük olarak geldi ve maalesef farkında olmadan akış dışına çıktık ve düzgün çekim yapamadık, bu da akışa göre kurgulamayı zorlaştırdı. Üçüncü dersimiz: Akış/Senaryo neyse ona uyarak mutlaka çekim yapmalıyız çünkü kurgulama ona göre yapılıyor. Kurguda, profesyonel arkadaşlar kullandık ve akışa uymadığımız için (en azından dış çekimlerde) kurgulamada zorluk çektiler. Çekim yapan ekiple birlikte giren ve ışık ve aydınlatma için yardımcı olan mağaracı arkadaşları da baştan uyarmak gerekiyor. Mesela; yukardan inen bir mağaracıyı aydınlatmak için ışık tutan arkadaşlar elini, kolunu hareket ettirdiğinde, aydınlatma sabit durmadığından


ASPEG


filmde ışık hareketlerini rahatlıkla görebiliyorsunuz. Bu da çekilen filmin biraz daha kalitesini (profesyonelce değil amatörce çekildiği izlenimi vererek) düşürüyor. Ayrıca nerenin nasıl aydınlatılması gerektiğini de iyi bilmek gerekiyor. Evet, bir çok eksiğimiz olmasına rağmen ilk defa bu kadar ciddi çekim yaptığımız Akseki mağaraları belgeselimizde, en azından aldığımız geri bildirimden anladığımız, o kadar da kötü olmamış. Çok daha iyisini yapabilmek için belgesel çekimlerine devam edeceğiz. Şahsen, sinema ve dizi endüstrisindeki verilen emeğin farkına varmak benim için ilginç bir tecrübe oldu. Aldığımız eğitimlerde, işin esas olanı ekip halinde bir düzen içinde çalışabilmek. Ayrıca çekimlerin daha iyi olabilmesi için profesyonel ekipman çok önemli. Eskiden bilinçsiz bir şekilde “alt tarafı bir kameraman çekiyor, diğerleri de bön bön bakıyor” diye yaptığımız ukalalığın boş olduğunu film ya da belgesel çekme işinin bir ekip işi olduğunu öğrendik. Çekim ekibinin, mağaraya giren ekipten çok daha fazla insanla ancak düzgün çekim yapabileceğini anladık. Bu sebeple yapacağımız çekimleri daha önceden en ince ayrıntısına kadar hesaplayarak, dakika dakika görevlendirmeler yaparak iş akışı ile yapacağız.

ASPEG

Daha da almamız gereken çok yolumuz var..


ASPEG


ASPEG


Ender USULOĞLU Kasım 2012 tarihinde Orman ve Su Bakanlığı Milli Parklar Müdürlüğü Mağara Koruma Biriminden Selim Erdoğan’ın telefonla ihbar etmesiyle bir anda kendimizi Aralık ayının soğuk ama bir o kadar da güzel bir gezisinde bulduk. Eski BÜMAK’lı arkadaşımız Bülent Genç’in de “vaktim var bende gelirim” demesiyle, Antalya havalimanına inmemiz ve Bülent’in arabasıyla Seydişehir Taraşçı ilçesine doğru yola koyulmamız çok uzun sürmedi. Taraşçı Belediye Başkanı Yasin Şahin bey sağolsun klasik Türk misafirperverliğini gösterdi ve çadır ya da kamp atmak durumunda kalmadık. Kendilerine buradan çok teşekkür ederiz. Boynuzcu mağarası, adını mevkiisinden almaktadır. Taraşcı’nın güneyine düşen dağların üstünde olan mağaraya iki tane avcı-rehberle gittik. Yerlerde kar olmasına rağmen yağmıyordu ama hava oldukça soğuktu. Çöküntü bir 7-8 m’lik inişle, başlayan mağara iki ana kola ayrılıp devam etmektedir. İnişe göre sağdan devam eden kol, Kocain mağarasından sonra gördüğüm en büyük sütun oluşumlarına sahiptir. Yer yer 12 m’ye kadar ulaşmaktadır. Zemin traverten ve eski kuru traverten kurnalarla kaplıdır. Diğer kolun zemini ise daha çok tavandan düşen birçok irili ufaklı kayalarla kaplıdır.

koyuldu; bir iniyor bir çıkıyor ama mağara, ağzını kardan göstermiyordu. Nihayet aramaktan vazgeçen başkan, bize bir obruk’un yerini gösterdi. Tam boğazda yer alan bu obruk’a Hakan ve Bülent girdiler ve döşediler. Ben ise kendimi “Yüzüklerin Efendisi”’indeki doğa manzaralı ardıç ağacının dibine sinmiş kah rüzgardan kah yandan kırbaç gibi vuran yağmurdan korumaya çalışıyordum. Yaklaşık 2 saat bekledikten sonra nihayet kafaları obruk’un ağzında gözükmüştü ve artık benimde gitme vaktim gelmişti. Arabada onları bekledikten sonra bir hız Taraşçı’ya vardık ve gezinin özetini başkan ve meraklı köylülerle kahvehane’de paylaştık. Yörenin turizmle ilgisinin pek olmadığı ve mağaranın anayola uzaklığı sebebi ile mağaranın turizme açılmasının doğru olmayacağını söyledik. Yer yer kazılar görmüştük mağarada. Definecilerin boşa kürek salladığını ballandıra ballandıra anlattık ve hemen mağaranın alt tarafından milli park sınırının geçtiğini öğrendik. Hemen Selim Erdoğan’a raporu ve haritayı yollayıp, Boynuzcu mağarasını korumak adına milli parkın sınırını mağarayı içine alacak şekilde, olabilirse tabi, kaydırma önerisini getirdik. Mağarayı korumak adına yapabileceğimizin en iyisini yapmıştık artık bundan sonrası resmi makamların elinde diye düşünerek, Gidengelmez dağlarının yanından manzarayı seyrede seyrede Antalya’ya geri döndük. Uzun zamandan beridir beraberce mağara yapmadığımız Bülent’le güzel bir haftasonu geçirmemiz çok hoşuma gitmişti.

Belli bir süre ölçüm, video ve fotoğraf kayıdı aldıktan sonra sabahın bir vakti (hala karanlık) titreye titreye mağaradan çıktık. Yavaş yavaş kar yağıyordu. Neyse çok debelenmeden izimizi bulduk ve dönüş yoluna geçtik. Arabalara yaklaşık 800 m yaklaşmıştık ki, inanılmaz hızda esen rüzgar, bizi neredeyse devirecekti. Bir hayli Misafirperverliği için Yasin bey’e, Bülent Genç’e soğuk bir ortamdan olabildiğince hızlı bir şekilde ve eşi Meltem’e çok teşekkürler. otelimize ricat ettik. Ertesi sabah, kas ağrılarıyla beraber uyanıp, Taraşçı’nın yolunu tuttuk bir kere daha. Yasin bey, bir iki ihbar daha verdi ve bu sefer kendisi de bize katıldı. Dünden kalan rüzgar hız kesmemişti ve biz Taraşçı’yı gören bir dağın tepesine doğru ağır ağır tırmanmaya başlamıştık. Nihayet tepeye yakın bir yere geldiğimizde, başkanımız fellik fellik mağaranın ağzını aramaya

ASPEG

SEYDİŞEHİR-BOYNUZCU MAĞARASI “Bir İhbar, Bir Koruma Önerisi”


BOYNUZCU MAĞARASI Boynuzcu Mevkii, Taraşçı, Seydişehir, Konya

Giriş

Ölçüm Ekibi: Bülent Genç, Hakan Eğilmez Ender Usuloğlu Ölçüm Tarihi: 17.12.2011 Ölçüm Hassaslığı: BCRA 3C Çizim: Ender Usuloğlu Derinlik: -51 m Uzunluk: 388 m

Travertenler

Taşlar (çökme) Süslü Alt Oda

Sütun

Fosil Traverten Havuzlar

4m

-47 m

PLAN

8m

12m

8m

Dikit

ey uz .K

M

Kuzey

ASPEG

+4 m

0m

4m/cm


ASPEG


ASPEG


Ali Reza BALAGHİ, S. HASHEMİNEJAD Meysam HOSHADAM Gökmen ÖZÜT (Tercüme) Her ne kadar yerel ve diğer ilgili insanlar tarafından geçmişte mağaralar ziyaret ediliyorsa da, Manocher Mehran liderliğindeki Tehran ve Shiraz Pykan Dağcılık kulübü; 1945 yılında Shahpour mağarasına (1995’ten itibaren Ravanshad) ziyaret için organize olan ilk amatör gruptur. 1949 yılında, Power and Truth Dağcılık kulübü İran Kürt bölgesindeki Konto mağarasını ve Zanjan bölgesindeki bazı diğer mağaraları; özellikle 1948 yılında Katalekhor mağarasını ziyaret etmiştir. Diğer öncü İran mağaracılık toplulukları; Fars Dağcılık Kulübü ( Marefat önderliğinde), İran Speleoloji Grubu (1946) ve Alp Dağcılık Kulübü’dür (1947). 1950 Yılından sonra bazı büyük İran şehirlerinde, mağaracılık ile de ilgilenen bazı amatör dağcılık kulüpleri, kurulmaya başlamıştır. Changiz Shikh-Ali, İran Speleoloji Topluluğunun kurucusu olup, 1946 yılında oluşturduğu bu organizasyon İran Dağcılık Federasyonu tarafından 1955 yılında kabul edilmiştir. Changiz Shikh-Ali, 1973 yılından 1977 yılına kadar (1995’ten itibaren Ravanshad) Speleoloji komitesinin başkanlığını yapmıştır. Yaklaşık 1000 mağaradan çok değerli bilgiler toplamasına rağmen, yetersiz destek ve bütçe kısıtlaması sebebiyle hiçbiri yayınlanamamıştır. İran mağaracılık kulüpleri sürekli olarak malzeme, eğitim ve uluslararası bağlantıların eksikliklerinden dolayı sıkıntı yaşamalarına rağmen; Farsça yayımlanan mağara haritaları ve listeleri konusunda oldukça başarılı sonuçlar elde etmişlerdir (ör. Marefat 1994, Ravanshad 1995, Hajiloo 1998, Salahi 1999). Bu rapor kısmen bu listelere dayandırılmıştır. Yetmişli yılların ilk dönemlerinde, öncelikle İngiliz ekipler (ör. Judson 1972/73, Napier College 1973, Lewis 1977, Smith 1977, Farr 1984), ve ayrıca Fransız ( ör. Farci 1975, Dumas 1996), İtalyan ve Polonyalı yabancı mağarabilimciler İran’ı ziyaret etmeye başlamışlardır. Bazı istisnalar dışında araştırmaları daha çok, derinlik rekorlarının beklendiği yüksek Zagros dağlarına odaklanmıştır. Araştırmalar, İran’ın en derin mağaralarının keşfedilmesine önayak olmuştur.

Ghar Parau’ya yapılan İngiliz ekspedisyonunun en önemli katkısı, bugün bile varlığını sürdüren ve bütün dünyada İngiliz mağaracılık projelerini destekleyen İngiliz Mağara Araştırmaları Kurumu’nun oluşturduğu “Ghar Parau Fonu” olmuştur. En nihayetinde; Mazandaran ve Golestan bölgelerindeki Golestan Milli Parkı olarak adlandırılan alanda, 1976, 1977 ve 1978 yıllarında gerçekleştirilen İran-İtalyan speleoloji araştırmalarını takiben, Guidi ve Tommasini (1978) İran’daki ilk speleolojik bibliyografyayı yayınlamışlardır. Ne yazık ki, bu haritalama faaliyetlerinin büyük çoğunluğu İranlı speleolojistlerin pek bir katkısı olmadan gerçekleşmiştir. Dahası, 1979’da ki İslam devriminden sonra yaklaşık 20 yıl boyunca, yabancı speleolojik araştırmalar durma noktasına gelmiştir. 1997 yılından itibaren Çek mağaracılar, İran’da tekrar speleoloji projeleri yürütmeye başlamışlardır. 2001 yılına kadar her sene, Shiraz Üniversitesi Yer Bilimleri bölümü ve Qeshm serbest bölge organizasyonu ile birlikte haritalama gezileri düzenlemişlerdir. Projeleri, tuz formasyonu içindeki kayda değer uzunluktaki mağaraları keşfettikleri güney İran’daki Hormoz bölgesine yoğunlaşmıştır. Bu mağaralardan bir tanesi, 6,580 m ile tuz formasyonu içinde dünyanın en uzun mağarası olan Tri Nahacu’dur (Bosák et al. 1999, 2001; Bruthans 2000a, 2000b; Bruthans et al. 2005, 2006 ). İran’daki speleoloji uygulamalarının gelişiminin yavaş olmasının ve İran’daki speleolojik durumun yurtdışında az bilinmesinin sebebinin dil farklılıklarından kaynaklanan engeller olduğu; İran-Alman-İngiliz işbirliği ile 2000 ve 2001 yılında yürütülen iki projede görülmüştür. Belirtilen bu iki proje, yıllık ziyaretçi sayısına göre tüm dünyada ilk on gezi mağarası içinde yer alan (600,000’den fazla ziyaretçi(Laumanns et al. 2001)) Ghar Ali Sadr (11,440 m long, Hamadan bölgesi) mağarasının

ASPEG

İRAN MAĞARACILIĞININ TARİHİ


ASPEG

detaylı haritasının oluşturulmasını sağlamıştır.

etmektedir. Takım ayrıca Zard Kooh (Geyer 2003, 2006; 2008) bölgesindeki yüksek dağlarda mağara ERE del CEC (Barcelona)’dan gelen İspanyol keşif çalışmaları yürütmüştür. Diğer başarılı ve speleologlar, 2002 yılında Chahar Mahal ve küçük ölçekli çalışmalar, İran-Alman-İngiliz Bakhtiari bölgesinde (Orta Zagros) Ghar Sarab takımları tarafından yapılmıştır. 2006 yılındaki ve Ghar Pa Alam mağaralarını haritalandırdıkları araştırmalar, kısmen, yukarıda belirtilen Rus çok başarılı bir araştırma gerçekleştirmişlerdir. araştırmacılar ile birlikte yapılmıştır. Aralarında Ayrıca aynı bölgedeki Pire Ghar mağarasını da Sahoolan mağarası (Mahabad yakınlarında), ziyaret etmişlerdir. Biospeleolojik ve arkeolojik Ghar Sar-Ab mağarası (Hamadan bölgesinde) gözlemler yapıp, kendi yayınlarında en uzun ve en ve Ghar-e-Danial mağarasının da bulunduğu derin İran mağaralarının listesini göstermişlerdir. (Mazandaran bölgesi) birçok mağaranın haritası 2003 yılında İran Jeolojik Etüt bölümü işbirliği çıkarılmıştır (Brooks 2007, 2008, 2009). ile İran, İsveç ve Alman mağaracıları tarafından Ghar Katalehkhor (Zanjan bölgesi) mağarasında Eylül 2008’de, UIS tarafından desteklenen diğer bir speleoloji projesi yürütülmüştür. Bu ve 5 yabancı ülkeden 14 mağaracı ve ekspedisyon ile, bu mağaranın İran’da bilinen mağarabilimcinin katıldığı; İran’lı mağaracılara mağaralar içinde, yeni en uzun mağarası (12,860 ip, mağarada haritalama ve fotoğraflama m, Arshadi & Laumanns 2004) olduğu tespit tekniklerinin eğitimlerinin verilmesini hedefleyen edilmiştir. Bunun, haritalandırma çalışmalarında bir uluslararası ekspedisyon (ISEI2008) aktif olarak görev alan İran’lı mağara düzenlenmiştir. Yaklaşık 40 İranlı mağaracı, Fadi uzmanlarının (Shiraz Üniversitesinden Dr. Javad Nader (UIS Genel Sekreteri) ve Javad Nezamdoost Ashjari ve İran Jeolojik Etüdünden Bay Hossin ortak liderliğinde başarıyla eğitimlerini Akbarzadeh), odağında bulunduğu ilk yabancı tamamlamışlardır. Ertesi yıl, İranlı mağaracılar, speleolojik keşif olduğu önemle belirtilmelidir. Lübnan’da başka bir eğitim ekspedisyonuna Orta Zagros’ta bulunan Karkeh nehri boyunca katılmışlardır. 9 İranlı mağaracı, Johnny Twak uzanan kireçtaşı bölgesinden ilginç karst ve Saeed Hasheminezhad ortak liderliğinde, özellikleri, daha da ilginç mağara girişi ve sifon gelişmiş ip teknikleri, haritalama ve dikey mağara fotoğrafları Cucchi & Zini (2003) tarafından kurtarma konularında eğitilmiştir. Bu iki olay, yayınlanmıştır. Gerçi, somut mağara tanımları 2010’da ICSA’nın (Iranian Cavers & Speleologists sağlanmamıştır. Association) kuruluşuna giden yol olmuştur. Diğer bir önemli olay da, ICSA tarafından 2012 İran’da 2005/06 yılındaki bir Rus keşif projesini, Nisan ayında Qeshm ve Shiraz’da organize edilen, Ghar Parau ve Hamadan bölgesinde RusyaUluslararası Tuz Kubbe ekspedisyonudur. Bu Ukrayna-İran/Alman-İngiliz’lerden oluşan ekspedisyon; İran’ın Tuz mağaralarının, Unesco tam katılımlı bir keşif projesi takip etmiştir. tarafından dünya mirası sayılması amacıyla Rus ekspedisyonları Rusya Coğrafya Topluluğu yapılan bir girişimdi. Uluslararası boyutta tanınan tarafından organize edilip Yuri Evdokimov jeolog Paul Williams, ünlü İran’lı Prof. Ezatallah (Moskova) önderliğinde gerçekleşmiştir. Raeesi ve Shiraz üniversitesinden kendisine eşlik Maalesef, araştırmaların başarısına ve İran’lı eden diğer profesörler, UIS görevlilerinin varlığı speleologların şaşırtıcı katkısına rağmen, bugüne ile İran’lı mağaracılar ve mağarabilimcilerin yakın kadar Ghar Parau bölgesinden yeni bir mağara işbirliğinde etkili bir adım olmuştur. haritası yayınlanmamıştır (Brooks 2007, 2008). Bir Ghale-Jogh (Hamadan bölgesi) haritası takım Bununla birlikte,1990 yılında dağcılık federasyonu tarafından yapılmıştır. tarafından Fransız eğitmenin katıldığı bir kurs düzenlenmiştir; ayrıca 2008 yılında 5 eğitmenden Aynı zamanda, bazı küçük ölçekli fakat oluşan bir takım, mağaracılık kursunda yer çok başarılı keşif projeleri, İran mağaraları almaları ve bazı mağaracılık aktivitelerine hakkında oldukça fazla bilgi sağlamıştır. Bir katılmaları amacıyla Avrupa’da Polonya’ya İran-Avusturya takımı Ghar Rood-afshan gönderilmiştir. Sonrasında federasyon, mağara mağarasının haritalandırma işlemini yürütmüş haritacılığı, jeoloji, medikal gibi bazı mağara ve Ghar-e-Bournic’in keşfine başlamışlardır. bağlantılı kurslar düzenlemiştir. Harita, mağaranın uzunluğunu 1,080 m’ye kadar götürmüştür, fakat mağara daha da devam 2011’de, 6 katılımcı ile ilk mağara dalışı kursu


Referanslar: 1- caving-in-iran.org 2- irancaves.com

ASPEG

düzenlenmiştir. Bütün yukarıdakilerin anlamı; yabancı mağaracılarla daha fazla işbirliği yapılması, daha fazla mağaracılıkla; geniş ve derin mağaraların yolda olduğudur.


ASPEG


Hakan EĞİLMEZ 2008 senesinde, ASPEG ile, Topkapı projesinde başlayan tanışıklığım, eğitim alma sürecine taşındığında, grup eğitmenlerinden Ali Aytan ile tanışma imkanım oldu. Aslında ilk tanışmamız eğitim sürecinde değil grubun organize ettiği, kışın çok ciddi kar yağışı altında, Karlık Kuylucu’na yapılan benimde misafir olduğum ilk ASPEG gezisi idi. Gerçi orada yoğun kar yağışı altında, kot pantolonla geziye gelmesi beni şaşırtmıştı ama ‘Anadolu Rock’ felsefesine yakınlığını sonradan öğrendiğim, Kafkasya göçmeni Ali’nin aslında ‘Krubera’ mağarasının yanındaki köyden göç ettiğini, asıl amacının önümüzdeki senelerde, yurduna geri döndüğünde, yeni ‘Krubera’lar keşfetmek olduğunu belirtmişti. ASPEG grubu dernek olduktan sonra, ilk genel başkanımız olan kendisi, mağaracılığı, hobisi dışında, hayatını anlamlandırdığı, işinden, ailesinden zaman çalıp, mağaracılık yapmak, keşfetmek, aynı heyecanı, ekip arkadaşları ile yaşamak ve yaşatmak istediğinden, grubumuzun mihenk taşlarındandır. Ali ile olan hikayeler o kadar çok ki, dergimizin genel konseptine sadık kalarak ve hatırlayarak, aktarmak istediğim anılarımın başında, tabii ki benim eğitim aldığım 2008 kış ayı vardır. Sağolsun, Gülşen ve Ender’le 3’ü benimle çok oynadılar. Sonra ilk gezim olan Akseki gezisinde, Düdencik mağarası döşenirken, bir bakmışım Ali ile beraber -90 metredeyim. Mavi tulumu ile ‘Casper’ edası takınsada, kaskın içine giydiği bence bir beden büyük balaklavası içinde, gayet mutlu gözüküyordu. Sonrasında, Düdenyayla (kış), Bucakalan, Sorkun ve Pınargözü’nde Ali ile hep beraber mağaralarda idik. Düdenyayla gezimizde buzdan oluşmuş ilk 100 metreyi döşerken, ya da akşam çadırda -18 derecede kar üstünde, ‘ne işimiz var ya burada?’ derken, ağzımızdan çıkan buharın buza dönüşmesini izlerken, hep beraberdik. ASPEG dernek olarak ilk kurulduğunda başkan

ASPEG

İÇİMİZDEN BİRİ “Ali Aytan”

Ender USULOĞLU

olarak sorumluluğunu üstlenmesi, özellikle ilk sene yönetim kurulunda çok yerinde yaptığı eleştiri ve farklı bakış açıları ile, işlerin daha sağlıklı yürümesine destek vermiştir. Topkapı ve Ayasofya müzelerinin altında bulunan sarnıç ve tünellerin haritalarının çizilmesi, Çatalca bölgesinde tespit edilen arkeolojik değeri olan mağaraların haritalanmasında çok katkısı olmuştur. Ali’yi hepimizden farklı kılan, belki de gruptaki herkesin farklı özelliklerinden dolayı, zenginlik sağladığı, öznel olmasıdır. Herkesin doğru dediği yerde, belki de bir yanlış olduğunun uyarısını yapabilmesi, mağaracılığa ben mağaracılık yapmak istiyorum diyerek, Karaköy’deki doğa malzemesi satan dükkanlara sorarak Ender’e ulaşması, eğitimine başlaması ve bu yolda tutku boyutunda mağaracı aşkı kazanmasıdır. Ülkemiz genelinde insanlarımız maalesef çaplarını kırmada çabasız kalmaktadır. Sevgili Ali belkide çok yabancısı olduğu bir ortamı, sora sora bulmuştur. Bugün Türkiye’nin herhangi bir şehrindeki birisi mağaracılık yapacağım dese, mağara derneklerini bulur ama eğitim alması için sebat eylemesi gerekebilir ama Ali, bu aşamada fırsatçılığını konuşturmuştur. Aslında içimizden birisi köşesinde Ali AYTAN hakkında yazmak fikri enteresan oldu. Mağaracılar mağarada iken, ekip arkadaşlarına %100 güven duyarlar çünkü aşağıda siz ve diğer arkadaşlarınız vardır ama yanınızda Ali Aytan varsa önceden şunları garantilersiniz; 1-Çok gülersiniz 2-Progressive döşeme tekniklerinizi geliştirirsiniz 3-Mavi tulum ve iç yün don/atlet kreasyonu nasıl olur anlarsınız. 4-En dar yerlerde, Ali size şov yapar Yani, Ali ile mağara bir başka olur. Mağara dışında kamp yerinde iseniz, süper bir şov sizi bekler, Anadolu Rock örgüsü ile beslenmiş, Ali


ASPEG

Aytan dansları ile kareografisi tamamlanmış, stand up teknikleri ile birleştirilmiş hikayeler, kamp ateşi etrafında canlanır. Ali, mağaracı olarak doğmuş ancak en zor sanatlardan komedi

dünyasında da hiç fena değildir. İyi ki varsın Ali Aytan, hayatımız seninle hep keyifli, daha renkli.


Mağaracılığı spor, bilim, vs. olarak tanımlamak ve tartışmalar, bazen geziden daha uzun süre kesinlikle eksik olacaktır. Her mağara gezisi ayrı alabilmektedir. Bu hazırlık sürecinin birçok erkek bir projedir ve her proje kendi içinde değişik mağaracıya oldukça zevk verdiğine bizzat şahit süreçleri barındırır. oldum. Yaptığım araştırmalar sonucunda bunun Örneğin, tipik bir mağara gezisinde bu süreçler da milyonlarca yılda erkeklerde oluşmuş olan “ava aşağıdaki gibi olabilir: hazırlanma güdüsüne” hizmet ettiğini anladım. - Hangi mağaraya gidileceğine karar verilmesi. İnsanların erkek cinsleri, yüzbinlerce yıldır, bir - Malzemelerin hazırlanması. sonraki büyük ava kimlerin katılacağını ve hangi - Geziye gidilmesi. rolleri üstleneceğini tartışıp durdular. Buna - Elde edilen sonuçlardan zevk alınması. da zorunlu idiler, zira iyi planlanmamış bir av partisi, hayvanın avlanamamasına ve kabilenin aç Her sürecin içinde ayrı dinamikler yer alır. Bu kalmasına, hastalanıp ölmesine sebep oluyordu. dinamiklerin dürtüsünün, milyonlarca yıldır Av partisinde roller de önemli idi. Kim soldan varolmamızı sağlayan temel güdülerden geldiğini saldıracak, kim mızrak atacak vs. Hiçbir işe fark etmek, şaşırtıcı olabilir. yaramayan kişilerin avı kaçırtması işten bile değildi. Bugün de, mağara gezisine katılan Aşağıda buna birkaç örnek vermek istiyorum: erkek mağaracılar arasında aynı uygulamaları Örneğin en basitinden “araştırma” dediğimiz görmek mümkün. Kim döşeme yapacak ? kim olay, milyonlarca yıldır oluşmuş genetik ölçüm yapacak ? Sanki birini eksik yapsan av güdülerimizden bir tanesinin bugünkü sosyetik kaçacak ve kabile aç kalacak. Bugün de, hazırlığı yüzüdür. Bu güdü, aslında yeni yaşam alanları uzun süren iddialı mağara gezilerinde, hiçbir ve gıda kaynakları bularak yayılma ve türünün işe yaramayacağı düşünülen yeni mağaracılar devamlılığını garantiye alma güdüsünden başka mağaraya giremiyorlar. bir şey değildir. Bu, her canlı türünde olduğu gibi, insanlarda da mevcuttur. Zira, bu güdüye sahip Mağaranın diplenmesi, avın yakalanması olmayan canlı toplulukları, doğanın belirsizlikleri anlamına geliyor. Geziye katılanların tümü, karşısında devamlılıklarını sürdürememişlerdir. “mağara bitti” haberini aldıklarında, paylarına Bu güdüye kapılarak yeni yerlere gidilmesi, daha düşecek avı düşünerek mutlu oluyorlar. Mutlu evvel kimsenin girmediği mağaraları haritalayıp mutlu şehire dönüp, gezi yemeklerinde, raporlayarak sanal olarak sahiplenilmesi, birbirlerine av partisini anlatıp hava atıyorlar ve sanki yeni av alanları bulup sahiplenmiş gibi, grup içerisindeki konumlarını güçlendiriyorlar. mağaracıları mutlu etmektedir. Çoğu kez Böylece bir sonraki ava katılmayı ve ailelerine mağaracılar, kendi gruplarının (kabilelerinin) yiyecek götürmeyi şimdilik garantiliyorlar. bulup araştırdıkları mağaralara (av alanlarına) başka mağaracı gruplarının girmelerinden Özetle, (iddialı) bir mağara gezisini (iddialı) bir rahatsızlık duymaktadırlar. av partisine benzetmek yanlış olmayacaktır. -Hangi mağaraya gidileceğine karar verilmesi = Dernekler arası tartışmalara kadar gidebilen hangi bölgede avlanılacağına karar verilmesi. bu rahatsızlık, aşırısına ırkçılık dediğimiz, -Malzemelerin hazırlanması = mızrak ve okların milliyetçilik güdüsünün mağaracılardaki bakımının yapılması, gerekli yedeklerin alınması yansımasıdır. Oysa bugün, bulduğu mağarasına -Geziye gidilmesi = av partisinin gerçekleşmesi. başka bir grubun girdiği mağaracıların gıda -Elde edilen sonuçlardan zevk alınması = kaynaklarında bir azalma olmamaktadır. Elde edilen avın paylaşılması, en çok katkıda Mağaracılıkta bir gezi için yapılan hazırlıklar bulunanın en fazla zevk alması.

ASPEG

MİLYONLARCA YILDIR MAĞARACILIK YAPIYORUZ ! Metin ALBÜKREK


ASPEG

SARIKAYA DÜDENİ SİFON SONRASI Ender USULOĞLU İlk olarak 1993 yılında BÜMAK tarafından bulunan Sarıkaya mağarası Düzce’nin Yığılca kasabasına bağlı Sarıkaya köyündeki fındık tarlalarının ortasından akan derenin açtığı aktif bir düden mağaradır. Eskiden öğrenci ve BÜMAK’lı iken, en az 2-3 defa gitmiş hem yazın hem de kışın bu mağaraya girerek değişik güzelliklerini tatmıştım. Sarıkaya mağarası, 150 m derinliğe nadiren de olsa ipsiz, fazla teknik malzeme yardımı olmadan dibine kadar “hagada hugada” gidebileceğiniz bir mağaradır. Sarmaşıklarla kaplı büyük ağzından gürültüyle akan suyla beraber girdiğinizde ilk büyük salona köşeyi döndüğünde gelirsiniz. Çok büyük tavanlı bu salonda dere ortada yaklaşık 8-10 m’lik bir düşüşle kaybolur. Tavanlardan ve duvarlardan eski akmataşlar ve sarkıtlar oluşmuştur. Oluşumların üzerinden ine ine salonun ortasında yaklaşık 10 m aşağıda derenin açtığı yola inmek için “hagada hugada” yapma zamanı gelmiştir. Bu bölümde çoğu zaman ekipmansız inilebilmekle beraber bazen yeni mağaracılıkla tanışanlar için sadece basit bir ip veya merdiven atarak inilebilir.

Mağara da buradan itibaren tamamen yürüyerek, kah sürünerek kah taşların altında süzülerek, kah taştan taşa atlayarak devam ediliyor. Baharda veya kışın giderseniz, içeri giren dere size gürültüyle ve şelalerle eşlik eder. Bu mağarada kullanmadığınız kas kalmıyor o yüzden yıllardır bu mağarayı yeni üye eğitmek için gözüme kestirdim. Dupnisa gibi basit (ama çok güzel) bir mağaraya götürmektense, hep biraz daha zorlu olan bu mağarayı seçtim. Mağaranın girişinin üstü ve orman başlangıcında olması münasebetiyle kamp alanı için ideal bir yerdir. Mağaranın en son dibine vardığımızda, yıllardır, suyun tavanla buluştuğunu gördük. 1993 yılında buradan başlayarak girişe doğru ölçümünü aldık ve haritasını çizdik ve ondan beridir 2007 yılına kadar ilk derneğimiz BUMAD’la gidene kadar da nedense sifonu geçmek aklımıza gelmedi. 2007 yılında, bu sefer BUMAD olarak suyun


ASPEG

SARIKAYA DÜDENİ (Sifon sonrası) Sarıkaya Köyü Yığılca Düzce Ölçüm ekibi: Selin Tez, Ender Usuloğlu, Cem Yürek Ölçüm tarihi: 14.Nisan.2012 Uzunluk: 212 m Derinlik: +53 m

0,6

PLAN

0,6

ey uz M.K

0

tavanla buluştuğu yere bakıyoruz ama suların alçalmış olduğunu ve yaklaşık 30-40 santimlik bir açıklık olduğunu gördük. Ekibimizdeki Mehmet Döker, ilk geçmem için beni gaza getirmeye çalışıyor ama yemiyor. Su soğuk, komando gibi suyun içinde yatıyorum ama daha sırtıma su gelmedi, geldiği anda tir tir titreyeceğimi biliyorum. Mehmet, benden ümidi kesip önden giriyor buz gibi suya. Tavanın en alçak olduğu noktada suyun derinliği artıyor, çömelerek rahatça geçebiliyor. Suya girdiğim gibi çıkmam bir oluyor. Su geçişi yaklaşık 4-5 m kadar. Öbür tarafa geçtiğimizde, yukarı doğru ilerleyen sürünmeli ve bol çamurlu bir pasajla mağara devam ediyor. Kıvrıla kıvrıla kah bazen genişleyerek kah bazen darallar şeklinde ama mutlaka çamur içinde sürüne sürüne ilerliyoruz. İlk büyük salona geldiğimizde mağara ikiye ayrılıyor. Her iki kolda yukarı doğru tırmanışlarla son buluyor. Bir tanesinin içi çok güzel oluşumlarla dolu olduğunu görüyoruz. Zevk ve şevkle geriye dönüyoruz. Mağara tam anlamıyla (sanırım) bitmiş sayılırdı. Yanımızda ölçüm aletleri olmadığı için, sifonumsu yerden sonrasının ölçümünü almak için gene yılların geçmesini beklemek durumunda kaldık. Bir sürü yeni üyenin eğitimi için geldiğimiz Sarıkaya mağarasında en son ASPEG olarak Cem Yürek, Selin Tezcan ve benden oluşan ekip çok

5,2 m

hızlı bir şekilde geçerek, mağaranın en dibinde sifona kadar olan ölçümü en nihayet bitirmiş olduk. 20 yıldır, baştan sona kadar haritasını çizdiğim ve keşfettiğim Sarıkaya mağarası benim için özel olduğu için, gitmeye devam edeceğim. Sarıkaya Mağarasının Yapısal Özellikleri GB-KD yönlü; yüzeyden kapalı bir uvalanın kuzey kenarında yer alan ve geçirimsiz birimler üzerinden gelen İçmesuyu ve Merhemçukur derelerinin sularını drene eden mağara; kireçtaşları erimesiz kayaların kontağında; kireçtaşlarının doğrultusu ve dalım yönüne uygun şekide eğimli olarak; başlangıçta doğubatı; sonra KB-GD yönünde gelişmiştir. Kaynakça: www.tayproject.org “Hagada hugada inmek: Teknik malzeme gerekmeden iniş çıkışlara verilen mağaracı deyişidir”


SARIKAYA DÜDENİ Sarıkaya Köyü Yığılca Düzce

0 m, Giriş

Ölçüm ekibi: Osman Demirel, Emre Kuruçayırlı, Asım Samlı, Ender Usuloğlu Ölçüm tarihi: Aralık 1994 Uzunluk: 789 m Derinlik: - 152 m

AÇIK KESİT KESİT

ASPEG

Ölçüm ekibi: Selin Tez Ender Usuloğlu, Cem Yürek Ölçüm tarihi: Nisan 2012 Uzunluk: 212 m Derinlik: +53 m

0

25


ASPEG

50 m ?

M5

Ender UsuloÄ&#x;lu


ASPEG


ASPEG

Meysam HOSHADAM “Kısa otobiyografi” İsmim Meysam Hoshadam. Yaklaşık 4 yıl evvel UIS’den gelen eğitmenlerle İran’da mağaracılık alanında Tek İp Tekniği, haritalama ve fotoğraf çekme konusunda eğitim aldım. Bu eğitimim aynı zamanda pratik olarak gezilerde de devam etti ve iki üç yıldır mağara ve doğa fotoğrafları çekmekteyim. Mağara fotoğrafçılığını çok seviyorum çünkü mağarada her türlü detaya dikkat etmen gerekiyor. Bununla birlikte İran’daki diğer mağaracı arkadaşlarımız işin daha çok sportif mağaracılık yönünü seviyorlar. Genel olarak mağarada Canon 500D makine ve 18:500 lens kullanmaktayım.


ASPEG


Üyelerimizden Biyolog Dr. Mehmet Sait TAYLAN’ın, Yrd. Doç. Dr. Deniz ŞİRİN (Namık Kemal Üniversitesi, Biyoloji Bölümü) danışmanlığında, TÜBİTAK Yurt içi Doktora Sonrası Araştırma Projesi kapsamında sürdürmekte olduğu, “Ülkemizin Farklı İklim Bölgelerinde Bulunan Mağaralardaki Sıcaklık ve Nisbi Nem Faktörlerinin Yıllık Değişimi Ve Bu Faktörlerin Model Grup Rhaphidophoridae (Mağara Çekirgeleri)’nin Biyocoğrafik Yayılışı Üzerine Etkileri” isimli projede bir yıllık veri alma işlemi tamamlandı. Proje kapsamında ülkemizde bulunan 3 farklı iklim bölgesini temsilen Antalya, Geyikbayırı Mağarası (Akdeniz İklimi), Ankara, Tuluntaş Mağarası (Karasal İklim) ve Bartın, Sipahiler Mağarası’nda (Karadeniz İklimi), bir yıl süreyle sıcaklık ve nisbi nem ölçümleri yapıldı. Bu amaçla bu mağaralara saat başı sıcaklık ve nem ölçümleri alan, data loggerlar yerleştirildi. Mağaraların, dışı atmosfer iklimindeki değişimlerden nasıl etkilendiğini ortaya koymaya çalışan bu projede mağara dışı, mağara içi, giriş zon, alacakaranlık zon ve karanlık zon olmak üzere her mağaraya 4 data logger yerleştirildi. Üç aylık periyotlar halinde her üç mağaraya gidilerek, veriler alındı ve bir yıllık veri alma süreci tamamlandı. Elde edilen sonuçlar analiz edilerek, proje sonuç raporu ardından, ulusal ve uluslar arası yayınlar halinde bilim ve mağaracılık dünyasına aktarılacaktır. Arazi çalışmaları esnasında, Semih Tan, Özgür Can Sönmez (AKÜMAK), Ferdi Uğurlu, Dide Banoğlu (HÜMAK), Bartın Küre Dağları Milli Parkları Müdürlüğü’ne ve ASPEG Derneği’nden değerli arkadaşlarım Ceyhun Uludağ, Anıl Alkan, Nezihi Ekizoğlu ve Merve Kılıç’a yardımlarından dolayı teşekkür ederiz.

ASPEG

TÜBİTAK PROJESİ’NDE VERİ ALMA İŞLEMİ Mehmet Sait TAYLAN Deniz ŞİRİN


ASPEG

TAŞELİ PLATOSU MAĞARALARI ARAŞTIRMA PROJESİ “2011-2013” Ender Usuloğlu, Muzaffer Siler (Jeoloji)


Kuzey’de: 36o 31’ 13.73’ K, 32o 382 22.85 D

Projenin Coğrafi Konumu:

Güney’de: 36o 15’ 28.67’ K, 32o 40’ 52.91’ D

Taşeli projemiz, 2012-2016 tarihleri arasında toplam 5 yılı kapsayacak bir şekilde yapılması planlanmıştır. Taşeli platosunun doğuya doğru uzantısı devam etmekle beraber aşağıdaki koordinatlar çerçevesinde projenin sınırlarını belirledik. Buna göre;

Batı’da: 36o 27’ 40.65 K, 32o 27’ 56.72’ D Doğu’da: 36o 23’ 34.83’ K, 32o 48’ 4.28’ D Bu koordinatlar çerçevesinde, Proje alanımız yaklaşık 900 km2’den biraz daha büyüktür.

ASPEG

ARAŞTIRMA YAPILAN BÖLGE: TAŞELİ


TAŞELİ PLATOSUNUN JEOLOJİK ÖZELLİKLERİ Anamur çevresinde, karstik şekillerin geniş alanlar boyunca görüldüğü 8 ayrı litoloji bulunmaktadır. Aşağıdaki haritada bu formasyonların dağılışı verilmiştir. Ancak bu raporda Taşeli platosunun yapısını oluşturan kayaç gurupları değerlendirilmiştir. Platoda yer üstü ve yer altında karstın zengin olduğu bu litolojiler; Çakozdağı, Köselerli ve Mut formasyonlarıdır. Çakozdağı formasyonu:

ASPEG

Anamur çevresinde karstlaşma açısından en önemli yapılardan biri olan ve tamamen karbonatlı kayalardan oluşan Çakozdağı formasyonu kireçtaşı ve dolomit istifidir. Formasyon alt seviyelerde gri, açık gri renkli, orta-kalın tabakalı, iri kristalli, yer yer dolomitik kireçtaşı ara seviyeli dolomitlerden, orta-üst seviyelerde gri-bej renkli, orta kalın tabakalı, yer yer oolitik kireçtaşlarından ve üst seviyelerde rudistli kireçtaşlarından oluşur (Dalkılıç ve Balcı, 2009). Çalışma alanında farklı kalınlıklar sunan birimin kalınlığı en fazla 1250 m’dir. Birimin alt kesimlerini oluşturan dolomitik seviyeler yanal olarak dolomitik kireçtaşlarına geçmektedir. İnceleme alanının kuzey ve kuzeydoğusunda geniş alanlar kaplayan bu formasyon, karstik şekiller sunması ile tipik olup kolayca tanınmaktadır. Ayrıca yüzeylendiği tepelerde dik kayalıklar şeklinde morfolojiler sunması ile de belirgindir. Dolomitleşmenin az geliştiği seviyelerde kireçtaşları mikritik karakterdedir. Formasyonun üst kesiminde pembe, açık grigri renkli, orta-kalın tabakalı, karstik boşluklu, oolitik kireçtaşlarından oluşur. Formasyonun bu üst kesimi en tipik olarak Kaş Yayla civarında gözlenmektedir (Altuncu, 1996). Abanoz yaylasında izlendiği gibi, Mut denizel Miyosen havzasının resifal kireçtaşları, Çakozdağı birimini açılı uyumsuz olarak örter. İnceleme alanında morfolojik olarak bölgenin belirgin zirvelerini oluşturmaktadır.

kireçtaşlarında gelişmiş karstik çukurlukların yamaçlarında belli seviyelerde göze çarpmaktadır. Dikey mağaralar ise Ülkemizin en önemli ve en derin dikey mağaralarıdır. Araştırma alanında Sugözü köyünün kuzeybatısında Taşeli platosu üzerinde ve 1870 m seviyesinde oluşan Peynirlikönü (-1429 m) ve Çukurpınar (-1196 m) Mağaraları bu formasyonun sınırında bir fay hattı üzerinde gelişmiş birer düdene karşılık gelmektedir). Bu formasyon için sonuç olarak, karstik şekillerin karakteristik olduğu karstlaşma için uygun, zengin karst olgusuna sahip bir yapıdır denilebilir. Köselerli Formasyonu: Adını Mut güneyindeki bir köyden alan Köselerli Formasyonunun araştırma alanındaki hakim litolojisi killi kireçtaşı, kireçtaşı, marn olup, kumtaşı ve çakıltaşı bantları içerir. Köselerli formasyonu araştırma alanında özellikle Taşeli platosunun kuzey, kuzeydoğu bölümlerinde ve Ermenek çayı havzasına doğru olan kesimlerinde yaygındır (Gedik vd.,1979). Köselerli formasyonu yatay ve yataya yakın duruş sergilemektedir. Bu özelliğinden dolayı formasyonun görüldüğü alanlarda derinliği çok fazla olmayan kastik çukurluklar gelişmiştir. İnceleme alanının kuzeydoğu kesimlerinde formasyon hafif dalgalı ve parçalanmış bir görünümdedir ve dalgalı topoğrafya kuzeye ve doğuya gidildikçe belirginleşerek karstlaşma yer yer ortadan kalkar. Bu yapının kireçtaşı üyesi Mut formasyonu ile benzerlik göstermekte ve yatay olarak Mut formasyonuna geçişli karakterdedir. Köselerli formasyonu için, karstlaşma açısından oldukça uygun olan kireçtaşı üyesi, marnlarla ardalanmalı olduğu için kesintiye uğramaktadır. Mut Formasyonu:

Kartlaşma ve karstik şekiller açısından yine önemli kayaç guruplarından biri olan Mut Formasyonu en geniş alana sahip kireçtaşı tabakalarını kapsamaktadır. Çalışma alanında Taşeli platosunun özellikle batı, orta ve doğusunda yayılış gösteren Mut formasyonu Çakozdağı formasyonu arazilerinde yatay ve dikey oldukça arızalı ve çevresine göre belirgin doğrultulu mağara oluşumları sözkonusudur. yükseltiler oluşturmaktadır (Gedik vd., 1979). Daha çok in şeklinde büyüklüğü fazla olmayan Bu kireçtaşlarından alınan fosil örnekleri Orta ve bugün genellikle hayvan barınağı olarak Miyosen yaşını verir (Tanar, 1989). Araştırma kullanılan yatay mağaralar, özellikle Abanoz alanında Taşeli platosu yüzeyinde genel olarak yaylasının batı kesimlerinde bu formasyona ait yatay yapıda bulunan Mut formasyonu yer yer


KAYNAKÇA ALTUNCU, A., 1996, Anamur (İçel) Kuzeyinin Jeolojisi, Mersin Üniversitesi Fen Bil. Enst. Jeol. Müh. Anabilim Dalı Yayımlanmamış Y.L. Tezi, Mersin DALKILIÇ VE BALCI, 2009, MTA 1/100.000 Ölçekli O-30 Jeoloji Paftası İzahnamesi GEDİK, A., BİRGİLİ, Ş. YILMAZ, H. ve YOLDAŞ, R., 1979, Mut-Silifke-Ermenek Havzası’nın Jeolojisi ve Petrol Olanakları, Türkiye Jeoloji Kurumu Bülteni, e. 22, 7-26, 1979, Ankara., TANAR, Ü.,1989, Mut havzası Tersiyer istifinin stratigrafik ve mikropaleontolojik (Ostrakod ve Foraminifer) incelemesi; Ç.Ü. Fen Bilimleri Enst. Doktora Tez., 199 s, 12 lev., Adana. USULOĞLU, E., SİLER, M., 2014, “Taşeli Projesi Kapsamında Çukurpınar Düdeni Araştırma Sonuçları”, VII. Speleoloji Sempozyumu, 30 Ekim-2 Kasım 2014.

ASPEG

monoklinal yapıda da görülmektedir. Birim, karstlaşma ve karstik şekillerin neredeyse tamamının oluşabildiği zengin karst ortamına sahiptir. Mut formasyonunu oluşturan tabakalar arasında da farklılıklar gözlenmiştir. Nitekim kırıntılı doku onun üstünde ise daha masif görünümlü ancak bol çatlaklı litoloji neredeyse tüm Taşeli platosunda hakimdir. Bu nedenle yüzey oldukça arızalıdır.


ASPEG

Anamur Çevresinde Karbonatlı Kayaç Formasyonlarının Dağılışı


Taşeli Bölgesinde sistematik araştırmalar 1989 Temmuz ayında BÜMAK1 tarafından başlatılmıştır. Taşeli Bölgesinin mağaracılık açısından incelenmesi, Dr.Temuçin Aygen’in BÜMAK’ın 16 Aralık 1988 tarihindeki 15. Kuruluş yılı kutlamaları ile tohumu atılmıştır.2 Bu kutlamadan sonra Anamur’da yaşayan arkadaşı Güngör Türkeli’nin “bizim yayla’da çok büyük bir mağara girişi var ve çok derin” ihbarını yaz aylarında BÜMAK’ı ziyaret ettiğinde “Bu mağaraya girebilecek bir tek BÜMAK var” diyerek ihbarı paylaşmıştır. Bölgeye ilk keşif amaçlı gezi 1989 yılının Temmuz ayında BÜMAK tarafından 6 kişilik ekip, Temuçin Aygen ve Güngör Türkeli ile beraber yapılmıştır.3 İlk gezide -149 m’ye inilmiş ve sadece Çukurpınar’ın değil bölgenin mağara açısından potansiyelinin farkına varılmıştır. Bu gezide, Anamur’un batısında turizme açılmış olan Köşekbükü Mağarası da ziyaret edilmiş ve bölgenin (Çukurpınar ve civarı, mağaracılık açısından) ilk jeolojik müşahadeler, Temuçin Aygen tarafından arazi gözlemleyerek yapılmıştır. İkinci gezi yine BÜMAK tarafından aynı yılın Eylül ayında yapılmıştır. Bu gezide BÜMAK, 10 kişilik ekiple, -394 m’ye inerek yıllardır kırılamayan “Türkiye’nin en derin mağara” rekorunu kırmıştır.4 Bölgeye üçüncü gezi yine BÜMAK tarafından Ağustos-Eylül 1990 aylarında bitmeyen Çukurpınar Düdeni’ni ilerletmek için yapıldı. -824 m derinliğe inen BÜMAK için Çukurpınar, “seneye devam edin” diyordu ve yine aynı aylarda 1991 yılında tekrar gelindi. Bu gezide Abanoz yaylasındaki Suyungözü düdeni’ne bakıldı ama kapısı kilitli olduğu için inceleme yapılamadı. Yine Anamur-Ermenek yolu 10. km’de sağa sapan toprak yolda Öğüdeliği, su çıkan aktif bir mağara da incelendi. Sifon yapan mağarada yankollar araştırılamamıştır. Ayrıca 1990 yılında Sugözü köyünden çıkılırken üst yaylada fark edilen ufak bir düdene (Peynirlikönü Düdeni) ilk giriş yapılmış ve ilk dikey inişten, “devam ettiği” görüldüğünden, geri dönülmüştür. 1991 yılında BÜMAK, Çukurpınar Düdeni’ninde 1 2 3 4

-1020 m’ye inerek ilk defa Türkiye’de 1000 m’nin altına inen bir mağarada araştırmaya imza atmıştır.5 Peynirlikönü’ne de giriş yapan BÜMAK, bu düden’de -64 m derinliğe ulaşmıştır. Ayrıca bu gezide Taşeli mağaralarıyla ilgili ilk video/ belgesel deneme çekimleri yapılmıştır. 1992 yılında bölgeye tekrar gelen BÜMAK ekibi, Çukurpınar’da -1096 m’ye inerek Çukurpınar’ın en derin seviyesine inerek bu mağaradaki araştırmayı tamamlamıştır. Aynı yıl Fransızlar, Abanoz Yaylasının kuzeybatısında yer alan Evcialanı bölgesindeki 2 tane düdeni incelemiş ve birisinde -170 m’ye diğerinde ise -130 m’ye inerek araştırma yapmışlardır. Çukurpınar’ın biten araştırmasından sonra BÜMAK 1993 yılından itibaren konsantrasyonunu, Peynirlikönü Düdenine verdi aynı yıl -232 m’ye derinliğe kadar araştırdı.6 1995 yılıında Peynirlikönü araştırması devam etti ve -530 m derinliğe inildi. 1996 yılında bölgeye tekrar gelen BÜMAK ekibi, Peynirlikönü Düdeninde -1040 m’ye ulaşarak Türkiye’de ikinci 1000 m’nin altına inen mağaranın araştırılmasına imza attı. Aynı yıl, alınan ihbarlar ve köylülerle konuşmalardan Gazipaşa tarafından Taşeli’ne ufak bir ekip, keşif amaçlı bir gezi düzenledi. Bu gezide Saçayağı, Gavurkırıldığı, Macar yaylasındaki düdenler ve daha birçok irili ufaklı mağara keşfedildi. Bu geziyle, yıllardır Çukurpınar ve Peynirlikönü araştırması için gelen BÜMAK artık bölgeyi araştırmaya başladı.7 1997 yılında, Peynirlikönü Düdeni çalışmaları devam etti ve Türkiye Derinlik Rekoru -1377 m’ye inilerek tekrar BÜMAK tarafından kırıldı. 1998-2000 yılları arasında Peynirlikönünde meydana gelen aksaklıklar ve tecrübeli mağaracıların kulüpten uzaklaşması, araştırmalara köstek olmuştur. Tecrübeli mağaracılardan mahrum kalan BÜMAK araştırmalarını 1996’da Gazipaşa’da bulduğu mağaraların araştırılmasının tamamlanmasına yönlendirmiştir. 1997 ve 1999 yazlarında birer etkinlik düzenlenmiş, Saçayağı ve Su Kırıldığı düdeni bitirilmiştir. 2001 yılının yazında tekrar Peynirlikönü’ne dönen BÜMAK, yağan yoğun yaz yağmur/doludan dolayı derinlerdeki ekip sele kapılmış ve maalesef bir mağaracı arkadaşımızı kaybetmişlerdir. Bu elem kazadan sonra Taşeli’ndeki araştırmalar durakladı ve Temmuz 2004 yılında tekrardan Peynirlikönü Düdeni’ni

Boğaziçi Üniversitesi Mağara Araştırma Kulubü Delta-4 1988-1989 BÜMAK Yayınları Sayfa 7 Delta-4, 1988-1989 BÜMAK Yayınları Sayfa 52 Delta-4, 1988-1989 BÜMAK Yayınları Sayfa 52

5 6 7

Delta-5, 1990-1991 BÜMAK Yayınları Sayfa 11-13, Sayfa 23-24 Delta-7, 1994-2003, BÜMAK Yayınları, Sayfa 89-91 Delta-7, 1994-2003, BÜMAK Yayınları, Sayfa 75-81

ASPEG

TAŞELİ BÖLGESİ MAĞARALARI ARAŞTIRMA TARİHİ


bitirmek için BÜMAK bu sefer Bulgar mağaracılarla beraber yayladaydı. Bu etkinlikle Peynirlikönü, -1429 m’ye inerek Türkiye’nin en derin mağarası olmuştur. Bu zorlu mağaraların araştırılması bittikten sonra BÜMAK, bulgar (SCVJ) mağaracılarla beraber, 2005 yazında Gazipaşa’daki araştırmalara yöneldi. Daha evvelden araştırılan Saçayağı düdeni’nin haritası ile 8 tane yeni (Macar düdeni dahil) mağaranın araştırılması yapılmış ve haritaları çizilmiştir. 2007 yılında BÜMAK, BUMAD ve Bulgar mağaracılar, Macar Düdeni’nin araştırmasını tamamlamak ve civardaki alınan ihbarlara bakmak için tekrar geldi. Macar Düdeni harici yaklaşık 4-5 tane mağara ve obruk incelendi, 1996 yılında bulunan Düğünalanı’nın üstündeki Ulyak obruğunun patlatma ile devam ettirilip ettirilemiyeceğine bakıldı.1

ASPEG

2007 yılından sonra Taşeli bölgesindeki araştırmalar 2011 yılına kadar duraklamaya girmiştir. 2011 Kurban bayramında ASPEG ilk ön araştırmasını Taşeli’ne gerçekleştirmiştir.

1

Delta-8, 2004-2011, BÜMAK Yayınları, Sayfa 100-109


ASPEG’in kuruluşunda eski BÜMAK’lı mağaracıların olması ve Taşeli bölgesindeki BÜMAK etkinliklerine katılmalarından dolayı bölge konusunda yabancılık çekmeyen ASPEG, hem masa çalışmalarından hem de eski mağaracılardan gelen ihbarları değerlendirmek üzere, 2011 yılı kasım ayında ufak bir ekiple Taşeli platosunun çok gidilmeyen kuzey-batı bölgesi ve Sivastı Yaylasına ön araştırma amaçlı bir etkinlik düzenlenmiştir. Arabayla ve yürüyerek araştırılan bölge aşağıdaki gibidir. Kasım ayında gelindiği için köylüler çoktan şehire indiğinden yerinde ihbar alınamadığı için 2012 yılında aynı bölgede çalışma yaptık.

Civarda köylülerin olmayışından dolayı mevkii ismini bilmediğimizden ve Şemen diye bir tabela gördüğümüz için, Ebee-1 Şemen 1 ismini koyduk. Bu düden’de büyük ovanın düdenlerinden bir tanesi ve sadece suyun bir kısmını çekmektedir. 82 metre derinliğe inen düden sifonla sonlanmıştır. Ebee-2 (Şemen 2) Düdeni Bu düden, ova’nın ortasında en büyük suyu çeken düden’dir. 1996 yılında BÜMAK tarafından bulunan düden (işaretli) ne yazık ki 2011 yılı bizim etkinliğimize kadar araştırılmamıştır. 143 m derinliğe indiğimiz bu mağarada, 2012 yılında -166 m’de sifonla araştırmamız sonlanmıştır.

Araştırılan Mağaralar

Yarık Düdeni (Ekmelen Düdeni)

Çandarlı Düdeni

2011 yılındaki araştırmamızı 2006 yılında bulup işaretlediğimiz Sivastı Yaylasındaki Yarık Düdeni’ne çevirdik. Yine köylüler olmadığı için ilkönce Ekmelen düdeni diye isimlendirdiğimiz mağarada, 1 günlük araştırma esnasında ilk inişi döşedik ama oldukça uzun bir iniş (-82 m) çıktığı için havadan geri dönmek zorunda kaldık. Hem döşeme hem de derinlik konusunda oldukça ciddi bir düden olduğundan, ekibimiz daha fazla keşif için ufaktı ve malzememiz eksikti o yüzden dönme kararı aldık.

Yunt dağı’na yakın Çandarlı mevkiindeki bu düden çok büyük olan ova’nın belli bir kısmının suyunu çekmektedir. Bu mağarada dübel izlerine rastladık, mağaranın dibine kadar indik ama haritasını vardır diye çizmedik. Daha sonra internette yaptığımız araştırmalarda bir kayda rastlamayınca 2012’de haritasını da çizdik. Ebee-1 (Şemen 1) Düdeni

ASPEG

ASPEG ARAŞTIRMALARI YIL 2011-2012


Geziden sonra bölgenin potansiyelini konuştuktan sonra Orman ve Su Bakan’lığı Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü ile kapsamlı bir çalışma için karşılıklı imzaları attık ve 5 yıllık Taşeli araştırmalarımız 2012 yaz aylarında başlamış oldu. 18-25 Ağustos 2012 Etkinliği

ASPEG

2012 yazı ayında ekibimiz maalesef az kişiden oluştuğundan AKÜMAK, KMG ve Focul Viu (Romanya) mağaracılarından destek geldi ve etkinlik etrafımızda köylülerin verdikleri ihbarlarla oldukça verimli geçmiştir. Yukarıda bahsedilen çalışmaların yanında, bulunduğumuz yayladaki Hacı’nın mağarası ve cula deliği araştırılmış ve haritalanmış, Yine Kırahmetler yaylasındaki Cula deliği, Soğancı Mağarası araştırılmış ve haritalandırılmıştır. Dede mağarası araştırılmış, ölçülmüş ama maalesef çizilmemiştir. Yine Sağmanlar’da Sağmanlı ve Köprülü Mağaraları araştırıldı, ölçüldü ve haritası çizildi. Soğancı mağarasında oldukça fazla kemik (hayvan) kemiğine rastlandı ve biyolojik canlılık ve çeşitlilik çok fazladır. Ekipte uzman kişiler olmadığı için ve açıkçası aklımıza da gelmediğinde daha sonra bu mağarada kapsamlı bir biyoloji çalışması yerinde olur. Bu gezide ayrıca “Mağara Kardeşliği” ve “Taşeli Mağaraları” ile ile ilgili video çekimleri yapıldı. Kırahmetler tarafında ihbar edilen iki tane obruğa bakmak için vakit kalmamıştır.


Taşeli bölgesine 2013 yılının Nisan ayında geri döndük. 2012 yılındaki araştırmamızın bitmesinden sonra güneyde BÜMAK’ın çalışma alanında (uzak yürünmesi gereken yerler hariç) pek bir şey kalmadığını düşünerek ve karların eridiği zamanda düdenleri bulmamız daha kolay olur diyerekten ufak bir ekiple tamamen yüzey araştırmasına dikkatimizi verdik. Dikkatimizi Çamurlu ve Çukurpınar ve Peynirliönü’nün güney kısmına verdik. Planımız Gazipaşa’dan Kaşpazarı-Çamurlu tarafından çıkıp Sugözü’ne inmek idi. 5 günde yaklaşık 51 km yürüyerek, mağara keşfettik. Bu keşiflerin sonucunda Sugözü köyünün hemen üstünden çıkan suyun mağarası dahil düden ve obruk olmak üzere yaklaşık 11 mağara keşfedildi ve işaretlendi. 2013 yılındaki yaz etkinliğimizde odak noktamızda BÜMAK tarafından araştırılan Çukurpınar Düdeni’ni vardı. Bu gezide birçok amacı birarada gerçekleştirmek istedik: bakılmadık, tırmanılmadık yer bırakmamak, üyelerimizi derin mağara araştırmalarına alıştırmak ve tecrübelendirmek, yine Çukurpınar’da biyolojik çalışmalar yapmak ve olası Peynirlikönü bağlantısına bakmaktı. Bu etkinliğimiz oldukça kalabalık bir ekiple yapıldı ve İran’dan 15 mağaracı, Almanya’dan 2

mağaracı, Lübnan’dan 1 mağaracı ve Türkiye’den AKÜMAK, HÜMAK, BUMAD’dan katılımlarla yaklaşık 40 mağaracı olduk. Bu kadar mağaracıyı bir araya toplamışken yüzey araştırmalarıda yaptık. Bu yüzey araştırmalarını yine bölgenin güney tarafında yoğunlaştırdık. Ayrıca, 2013 Nisan ayında bulduğumuz bir iki düdene de giriş yaptık ve bunlardan Morca düdeninde -200 m’ye kadar keşif yaptık ve mağaranın devam ettiğini gördük. Yüzey araştırmalarında birçok potansiyel mağara bulduk ve bunların araştırılması gelecek yıllara bırakılmıştır.

ASPEG

ASPEG ARAŞTIRMALARI YIL 2013


TAŞELİ PLATOSU MAĞARA ARAŞTIRMA PROJESİ KAPSAMINDA ETKİNLİKLERE KATILANLARIN LİSTESİ (SOYADI ALFABETİK SIRAYA GÖRE) 2011 4-11 KASIM TAŞELİ ÖN ARAŞTIRMA GEZİSİ Bülent Demir, Ertan Köseoğlu, Engin Selamsız, Ender Usuloğlu 2012 18-25 AĞUSTOS TAŞELİ KEŞİF GEZİSİ Önder Dudu (KMG), Adina Florescu (Focul Viu Romanya), Emre Göğüş, Gülşen Küçükali, Umut Özten (AKÜMAK), Razvan Sabau (Focul Viu Romanya), Selin Tezcan, Ender Usuloğlu, Devrim Yetkin (AKÜMAK) 2013 24-28 NİSAN TAŞELİ YÜZEY ARAŞTIRMA VE MAĞARA BULMA GEZİSİ Hakan Eğilmez, Turgay Gönülalan, Oktay Pöhrenk, Ender Usuloğlu 2013 9-21 AĞUSTOS ÇUKURPINAR ETKİNLİĞİ

ASPEG

Masoud Aberuzan (Iran), Metin Albukrek, Anıl Alkan, Alireza Balaghi (Iran), Hossein Boueni (Iran), Anıl Cem (HÜMAK), Chadi Chaker (Lübnan), Sencer Çoltu (BUMAD), Havva Çoltu (BUMAD), Bülent Demir, Emrah Dirmit, Hakan Eğilmez, Cem Emiroğlu (HÜMAK), Sven Fröhlich (Almanya), Moosa Hashemi (Iran), İlker Gürbüz, Mahyar Kafash (Iran), Saadat Kafshgiri (Iran), Sasan Karamkhani (Iran), Ahmad Khatooni (Iran), Meysam Khoshghadam (Iran), Gülşen Küçükali, Nergis Kokabian (Iran), Saadat Lotfizade (Iran), Vahid Masdari (Iran), Aboozar Moradbeygi (Iran), Gökmen Ozut, Umut Özten (AKÜMAK), Oktay Pöhrenk, Hossein Rezvandost (Iran), Ali Salehpour (Iran), Engin Selamsız, Selin Tezcan, Ender Usuloğlu, Barış Vahapoğlu, Norbert Weber (Almanya), Devrim Yetkin (AKÜMAK), Yağmur Yüzbaşıoğlu (HÜMAK)


ASPEG


BİYOSPELEOLOJİK BULGULARI Çukurpınar Düdeni, İçel, Türkiye

ASPEG

Örnek Muhafaza ortamı %96’lık etil alkol Örnek toplama tarihi: 12.08.2013 Örnek Toplayanlar: Umut Özten, Devrim Yetkin, Oktay Pöhrenk, Mahyar Kafash Örneklerin Teşhisi: Dr. Mehmet Sait Taylan Örnek No Alındığı Zon Bulunduğu ortam Bolluk derecesi Toplanan Saat 1

Giriş zon

Mağara Yüzeyi

?

?

2

Alaca karanlık zon

Duvar Yüzeyi -110m

?

?

3

Alaca karanlık zon

Duvar Yüzeyi -110m

?

?

4

Alaca karanlık zon

Duvar Yüzeyi -110m

?

?

5

Alaca karanlık zon

Duvar Yüzeyi -110m

?

?

6

Alaca karanlık zon

Duvar Yüzeyi -110m

?

?

7

Alaca karanlık zon

Duvar Yüzeyi -110m

?

?

8

Karanlık zon

Mağara yüzeyi -240m

?

?

9

Karanlık zon

M.Y. -420 ile -500 m arası

?

?

10

Karanlık zon

M.Y. -420 ile -500 m arası

?

?

11

Karanlık zon

M. Y. -420 ile -500 m arası

?

?

12

Karanlık zon

M. Y. -515 m

?

?

13

Karanlık zon

Su içinde -500 /-700

?

?

14

Karanlık zon

M.Y. -500 /-700

?

?

15

Karanlık zon

Mağara yüzeyi -700m

?

?


BİYOSPELEOLOJİK BULGULARI

Çukurpınar Düdeni, İçel, Türkiye

ASPEG

Örnek Muhafaza ortamı %96’lık etil alkol Örnek toplama tarihi: 12.08.2013 Örnek Toplayanlar: Umut Özten, Devrim Yetkin, Oktay Pöhrenk, Mahyar Kafash Örneklerin Teşhisi: Dr. Mehmet Sait Taylan

Regnum(Alem)

Phylum(Şube)

Classis(Sınıf) Ordo(Takım)

Familya(Aile)

Animalia

Mollusca

Gastropoda

Stylommatophora

Zonitidae

Animalia

Arthropoda

Insecta

Diptera

Limoniidae

Animalia

Arthropoda

Insecta

Diptera

Culicidae

Animalia

Arthropoda

Insecta

Diptera

Tipulidae

Animalia

Arthropoda

Insecta

Diptera

?

Animalia

Arthropoda

Insecta

Lepidoptera

Geometridae

Animalia

Arthropoda

Insecta

Trichoptera

Limnephilidae

Animalia

Annelida

Clitellata

Haplotaxida

Lumbricidae

Animalia

Arthropoda

Insecta

Coleoptera

Noteridae

Animalia

Arthropoda

Insecta

Coleoptera

Carabidae

Animalia

Arthropoda

Insecta

Trichoptera

Limnephilidae

Animalia

Arthropoda

Insecta

Coleoptera

Noteridae

Animalia

Arthropoda

Malacostraca Amphipoda

Animalia

Arthropoda

Insecta

Trichoptera

Animalia

Arthropoda

Insecta

Trichoptera

Gammaridae ?

Limnephilidae


TAŞELİ PLATOSU “MAĞARA ARAŞTIRMA” PROJESİ HARİTALARI

HACI’NIN MAĞARASI

C�mb�t� Yaylası, Taşel�, Anamur, Mers�n 36°28'1.44" K, 32°34'51.56" D Rakım: 1730 m Ölçüm Ek�b�: Umut Özten (AKÜMAK), Ender Usuloğlu Ölçüm Tar�h�: 22.08.2012 Ölçüm Hassaslığı: 3C Der�nl�k: -37,5 m Uzunluk: 108 m

M.Kuzey

-37,5 m derinlik

Giriş +/- 0 m 6m 10 m

Kristal Oluşumlar

PLAN 0

12 m

1,2 m/cm

CULA DELİĞİ

C�mb�t� Mahalles�, Taşel�, Anamur, Mers�n 36°27'44.62"K 32°34'57.01" D Rakım: 1848 m Ölçüm Ek�b�: Sel�n Tezcan, Devr�m Yetk�n (AKÜMAK) Ölçüm Tar�h�: 20.08.2012 Ölçüm Hassaslığı: 3C Der�nl�k: -49 m M.Kuzey

0

8

16

KESİT

PLAN 24

46 m Giriş +/- 0m

32

ASPEG

40

49

0

1

2m

0

1

2 cm


Kırahmet Mahalles�, Taşel�, Anamur, Mers�n 36°28'31.5"K 32°36'34.6" D Rakım: 1714 m Ölçüm Ek�b�: Ad�na Florescu, Ender A Usuloğlu Ölçüm Tar�h�: 24.08.2012 Ölçüm Hassaslığı: 3C Der�nl�k: -16 m

Candarlı Mahalles�, Taşel�, Gaz�paşa, antalya 36°30'9.75"K, 32°32'42.87" D Rakım: 1724 m Ölçüm Ek�b�: Umut Özten (AKÜMAK), Ender Usuloğlu Devr�m Yetk�n (AKÜMAK) Ölçüm Tar�h�: 23.08.2012 Ölçüm Hassaslığı: 3C Der�nl�k: -77 m Uzunluk: 123 m

0m

Giriş +/- 0 m

KESİT 9m

35 m

16 m

KESİT

Çok Dar Geçilemez 5,5 m

3,5 m/cm

0

7m -77 m

CANDARLI DÜDENİ

Candarlı Mahalles�, Taşel�, Gaz�paşa, antalya 36°30'9.75"K, 32°32'42.87" D Rakım: 1724 m Ölçüm Ek�b�: Umut Özten (AKÜMAK), Ender Usuloğlu Devr�m Yetk�n (AKÜMAK) Ölçüm Tar�h�: 23.08.2012 Ölçüm Hassaslığı: 3C Der�nl�k: -77 m Uzunluk: 123 m

5,5 m

7m

35 m

Tavan Başlangıcı 9m

M.Kuzey

Giriş +/- 0 m

PLAN

0 1,4 2,8 m 0

1

2 cm

ASPEG

CULA DELİĞİ

CANDARLI DÜDENİ


SOĞANCI MAĞARASI Kırahmetler Mahalles�, Taşel�, Anamur, Mers�n 36°28'50.4"K, 32°36'46.5" D Rakım: 1704 m Ölçüm Ek�b�: Ad�na Florescu, Ender A Usuloğlu Ölçüm Tar�h�: 24.08.2012 Ölçüm Hassaslığı: 3C Uzunluk: 76 m Der�nl�k: -11,5 m

Giriş +/- 0m

M.Kuzey

3m

PLAN

? 0

1,4 2,8 m

0

1

2 cm

SALMAN MAĞARASI

Salman Mahallesi, Taşeli Platosu, Gazipaşa, Antalya Ölçüm Ekibi: Emre Göğüş, Razvan Sabau Araştırma Ekibi: Adina Florescu, Emre Göğüş, Selin Tezcan, Razvan Sabau Ölçüm Tarihi:22.08.2012 Ölçüm Hassaslığı: BCRA 3C Derinlik: -27 m Uzunluk: 52 m Çizim: Ender Usuloğlu +/- 0 m

ASPEG

AÇIK KESİT

0

-27 m

1 m/cm


ASPEG

P 15

-

P 15

WGS84: 36.29438°N, 32.70630°E

Selin Tezcan ASPEG Sven Fröhlich, Norbert Weber Höhlenfreunde Dresden 2m

11.08.2013


KÖPRÜLÜ MAĞARA

Sökmen Mahalles�, Taşel�, Gaz�paşa, Antalya Rakım: 1717 m GPS Koord�natları: 36°28'0.69"K, 32°32'21.59"D Ölçüm Ek�b�: Emre Göğüş, Sel�n Tezcan, Devr�m Yetk�n Ölçüm Tar�h�: 21.08.2012 Ölçüm Hassaslığı: 3C Der�nl�k: -5 m Uzunluk: 32 m

PLAN

Giriş +/- 0 m

M.Kuzey

Geçilemez

0

1

2m

0

1

2 cm

Giriş +/- 0 m

Geçilemez

ASPEG

KESİT


ASPEG

460816.26 d D, 4036903.16 m K Selamsız Selamsız

82

151 metre

-82 m, sifon

5,5 m

9,5 m Hayda! Gölü

Km

PLAN

6m 4m 24m

0 0

2,3 4,6 m 1

2 cm

Giriş +/- 0 m

8m


Baca?

16 m

5K 12 m

? Devam ediyor!

6m 4K

Giriş +/- 0m

“Ördek Yürüyüşü”

3K

4,5 m

Şemen Mevkii, Yunt Dağı, Taşeli Platosu, Mersin GPS Koordinatları (UTM): 459561.25 D, 4037393.36 K Ölçüm Ekibi: Engin Selamsız, Ender Usuloğlu, Kasım 2011 Emre Göğüş, Önder Dudu, Ağustos 2012 Araştırma Ekibi: Bülent Demir, Engin Selamsız, Ertan Köseoğlu Gülşen Küçükali, Selin Tezcan Ölçüm Derecesi: BCRA 3C D: - 166 m, U: 350 m Çizen: Ender Usuloğlu

Şemen 2 (Ebee-2) Mağarası

ASPEG

? Devam ediyor!

13 m 2,5 m

5m

7m

6,5 m

1K

2K

2K

3K

GALERİ KESİTLERİ

Km

4K

5K

0

0

1 1

2m 2 cm

1K 6,5 m

-142 m

11 m

Dübel

Doğal Bağlantı

Eğimli İniş

Taş, Kaya

Dikey İnişler

Üst Galerideki Göller

Alt Galerideki Göller

HARİTA LEJANDI

8m

4m

Sifon -166 m


Şemen 2 (Ebee-2) Mağarası

Sifon

?

Şemen Mevkii, Yunt Dağı, Taşeli Platosu, Mersin GPS Koordinatları (UTM): 459561.25 D, 4037393.36 K Ölçüm Ekibi: Engin Selamsız, Ender Usuloğlu, Kasım 2011 Emre Göğüş, Önder Dudu, Ağustos 2012 Araştırma Ekibi: Bülent Demir, Engin Selamsız, Ertan Köseoğlu Gülşen Küçükali, Selin Tezcan Ölçüm Derecesi: BCRA 3C D: - 166 m, U: 350 m Çizen: Ender Usuloğlu

-166

-142

-119

-95

-71

-47

-24

0m

?

AÇIK KESİT

ASPEG


Sth Cave

0.0 20M

Location:

N 36 18 37.52"

2080 m a.s.l.

E 32 42 17.27"

P: - 11 m

P: - 14 m

P: - 14 m

Anamur , Mersin , Turkey

Surveying by :

Saadat Lotfizadeh

ENTRANCE A

Drawing by :

Saadat Lotfizadeh

Mapping Grade : UISv2

6-3-C

_ 14 m

LEGEND

SC : 1 / 100

Gradient Arrows

P: - 11 m

Pit

Pebbles

Flowstone Bone

_ 27 m n

SC : 1 / 150

Çukurpınar’s New Chimney

PLAN

0

1

2

4m

Profile

0

1.5

3

6m

_9m

_

ENTRANCE P: - 12 m

_ 2m

_

_ 19 m

?

0.0

3m

2.5 m

SC : 1 / 200

P: - 12 m

_9m

SC : 1 / 200

2.5 m

_

_ 19 m

_ 2m

_

ENTRANCE 3m

0.0

Mapping Grade : UISv2 4

-3-C

ASPEG

Surveying by :

n 0

Drawing by :

Saadat Lotfizadeh

2

5

10m


- 140

3

3m

Anamur , Mersin , Turkey

22

2m

15 m 4

4m 32

SC : 1 / 500

- 93

1m

LEGEND Gradient Arrows

- 93

Seeping Step

1m 4m

Block & Debris

Flowstone

15 m

Mapping Grade : UISv2 4-2-C

Sinter Pools

SC : 1 / 500

Surveying by : N . Kokabian Drawing by : Saadat Lotfizadeh

n 0

- 140

5

10

20m

ASPEG

Çukurpınar Düdeni (-140 m, Kurnalı Gallery)


Çukurpınar Düdeni (-747 m, Side Gallery) - 747

2m 7m

P: - 4 m

Anamur , Mersin , Turkey

4m

? 7m

Mapping Grade : UISv2 6-3-C Surveying by :

12 m

- 783

S . Lotfizadeh P: - 9 m

A

Drawing by : Saadat Lotfizadeh A

P: - 8 m

- 820

A - 820

A

- 861

LEGEND

- 879

Block & Debris

P: - 7 m

P: - 13 m P: - 9 m

Seeping

- 894

SC : 1 / 500 0

5

15

Flowstone Stalactite

30m

Stalagmite Drapery Camp

Çukurpınar Düdeni (-747 m Side Gallery)

- 879 6 P: - 13 m

Anamur , Mersin , Turkey

P: - 9 m

- 894 P: - 7 m

Mapping Grade : UISv2 6-3-C Surveying by :

2

S . Lotfizadeh

- 861

9

12

Drawing by : Saadat Lotfizadeh

10

- 747

3

LEGEND

- 820

2m

ENTRANCE

Gradient Arrows

?

P: - 9 m

Step

10 m

3

12 m

Pit

P: - 8 m

Chimney 7m

- 783

18

Block & Debris

7m

Seeping P: - 4 m

Flowstone

9

SC : 1 / 500

Stalactite Stalagmite Drapery Camp

ASPEG

n 0

5

15

30m


ASPEG

ABSTRACTS Turgay Gönülalan “Cave Discovery” Project of Akseki pages (4-16 ) This project was a colloborative effort between ASPEG, Akseki district governorship and Akseki Education Charity Association. It aimed to survey and take inventory of the known caves and to seek for new ones. The project also included shooting of a documentary film of the Akseki area.

After providing enough gear, they went on with writing scenarios for each cave that would take part in the production. In the mean time couple of cavers were sent to get training on filmmaking techniques. Then, the new issue was that -for jobs like setting up the system, shooting and packing up in the caves- more people were needed. Lighting set-up appeared often as another problem the team had to overcome.

The area has a complicated geological history where Akseki Block is thrust over AkdağYelekdağ Block showing sandstone, dolomite, limestone, clastic sediment, shale and even volcanic lava layerings. The entire block is named “Akseki Limestone” after Demirtaşlı (1976,1979). The formation has a thickness of 700-800 m. indicating various fossilization in places.

Naturally, they have many lesson-learned stories left behind.

During the first survey (June 23- July 01, 2012), an interview with the district governor Mr. Mekan Çeviren and later shooting of a documentary film and search for potential caves took place. The second trip (July 21 – July 24, 2012) involved search for new caves, keeping track of such caves and sinkholes and their measurements. The final trip (September 12 –September 15, 2012) aimed for advancing the previous work in caves and searching for new ones. Regarding the Akseki Project, so far, a documentary video production and forming of an inventory list of mapped caves have been achieved. The Journey For Making A Documentary pages (17-22) The plan first was to do video-shooting at Düdenyayla and Dupnisa. The caving team had started with amateur-looking shots at first. But this soon did not meet their needs for well captured pictures and filmmaking. One day, they luckily met a professional film producer, Mr. Ahmet Kayimtu who would become a member and share his experience. So the cavers found out that they needed to collect the necessary equipment before they could shoot anything.

Now they think that they have in hand well shot documentaries from Düdencik and Altınbeşik Caves, and relatively poorer shots from Kayaağıl and Bucakalan. Seydişehir- Boynuzcu Cave “A notice and A Preservation Suggestion” pages (23-25) In October 2012, we received a notice of a cave from Selim Erdoğan, a responsible in The Cave Conservation Unit, Ministery of Forest and Water Affairs. A friend joined me and we travelled to the site, south of Taraşçı. Thanks to the municipal head of Taraşçı, Mr Yasin Şahin for his hospitality. The cave appeared to have two enteries at about 7-8 meters below from the start. The right passage, especially, had huge columns reaching 12 meters from the cave floor. Then we received another notice of a new cave. The location was at the top of a hill facing Taraşçı. After struggling to find a cave entrance, we finally discovered a sinkhole leading in. Installation of bolts and ropes in the walls took some time before two of the cavers could climb back out. We then prepared an informative report and a map to submit to authorities and did not forget to remind for official preservation of the caves. History of Caving in Iran pages (27-30) Despite caves of Iran were being visited by local people in the past, it was first in 1945 that an amateur group arranged an excursion to one of


the caves, namely The Shahpour Cave. The other pioneering cavers of Iran are from The Farce Mountaineering Club, Speleology Group of Iran (1946) and Alp Mountaineering Club (1947). However, more caving organisations started showing up after 1950. Changiz Shikh-Ali is the founder of Speleology Society of Iran (1973) and functioned as head of the group. In the beginning of 1970’s, British, French, Italian and Polish speleologists started to visit Iran. They concentrated on longer and deeper caves, mostly on highest points of The Zagros Mountains. In 1977, Czech explorers came to Iran to work on various caving projects. Spanish speleologists also showed an interest in caving activities in Iran, in 2002. In September 2008, cavers of Iran were sent on a training program including techniques of mapping and photography which was organised by UIS. As a major activity, in April 2012, The Iranian Cavers & Speleologists Association arranged an international expedition to the salt caves of Iran, in order to have them inscribed on the World Heritage List. One of Us “Ali Aytan” pages (31-33) “I got to know him for the first time during a trip to “Karlık Kuylucu” under heavy snow in which I was attending as a guest” says Hakan Eğilmez. Ali Aytan is a Caucasian migrant from a village near Krubera Cave (Georgia), the deepest-known cave on Earth. In one conversation he has told that his intension was to discover new Kruberas when he goes back home. Following the foundation of ASPEG Group, he became the first chairman. He is said to be a role model as a team mate providing high motivation in cave exploring. He has brought quite different viewpoints in caving to be able to make sound progresses.

ASPEG

One of Ali Aytan’s most appreciated achievement has been to contribute a good deal in mapping underground tunnels and cisterns underlying Topkapı Palace and Hagia Sophia Museum (Istanbul). We are doing Cave Exploring For Millions of Years pages (34) Cave exploring is not simply a sort of sport or

scientific activity. There is more to it. Each cave trip is made up of the following processes: - Decision on which cave to visit. - Preparing the equipment to take along. - Trip. -Thrill of the result. The dynamics of each process have been existing for millions of years in human nature. Exploring food, for example, used to be a fundemental force for early humans to go hunting out in the wild. So, this action has paralellism with the modern man who explores new caves. Mapping of caves is a natural product of such surveys. Today however, if a mapped cave would be visited by other caver groups, it might lead to controversy. In the same way, in ancient ages, sharing food resources with other tribes would have caused controversy. Respecting hunting by our early ancestors, a plan on who will join and use which weapon would surely be made beforehand. Best and strongest hunters should be allowed to come along. Today, likewise, beginner cavers are not let into challeging caves with probable risks. Finally, the thrill from eating venison and reaching the bottom of a cave are alike. Beyond The Siphon of Sarıkaya pages (35-38) Sarıkaya Cave is located in a hazelnut field in the vicinity of Sarıkaya Village, Yığılca, Düzce. It is possible to walk down to -150 m. with no difficulty. A noisy water flow accompanies you from the entrance and it does not take long before reaching the first big gallery. The creek in the center gets out of sight after descending some 8-10 m. below the cave floor. From this point on, the passage becomes challenging, you need to kneel down often to proceed. In 1993, we thought we had reached the bottom where the ceiling ended up in water. However, in 2007, we decided to go back and dive through the water. It was too cold. Beyond the siphon, we had to creep in mud along the floor. Entering a new big gallery we came across two passages to go through. One of them had marvelous formations inside. This cave will always remain to be an interesting destination for cavers.


typical karstic character in which a rich variety of cave systems might have developed.

The research work was started by Dr. Temuçin Aygen on Taşeli Plateau on December 16, 1988. The first discovery expedition to the area was carried out by Temuçin Aygen, Güngör Türkeli and a team of 6 from BÜMAK. In 1991, BÜMAK team reached a depth of -1020 m. in Peynirlikönü Cave, setting a record for going deeper than The name of the project was “The annual changes 1000m. Later, in 1996, BÜMAK advanced this of temperature and relative humidity factors in record to -1040m. In 2001 summer, BÜMAK redifferent climatic regions of our country and their visited the cave but a flash flood caused the death affect on the biogeographic distribution of cave of a team member. After a pause of 3 years, the grasshoppers”. project got started to cover a depth of 1429 m. The Peynirlikönü Cave had become the deepest in Mr. Taylan received consultancy in realising the Turkey. project from Ass. Prof. Deniz Şirin (Namık Kemal University). From 2011 October on, ASPEG took over the research in the area and organised surveys to Four dataloggers took measurements and they Yarık Düden (2011), Çandarlı Düden (2012), were placed in each cave in different zones from Ebee-1 Düden (2012) and Ebee-2 Düden (2012). entrance towards deeper areas. In August 2012, ASPEG got considerable support from Romanian caving groups and achieved map Research Project of Taşeli Plateau Cavessurveying and mapping in Hacının, Cula Deliği, 2011-2013 pages (43-67) Sağmanlı and Köprülü Caves. Taşeli Project was planned to cover an area of 900 km2 over 5 years. Geologically, The Taşeli Plateau In april 2013, ASPEG again focused on Taşeli appears to have 3 main formations; Çakozdağı, area. Including sinkholes, about 11 caves were Köselerli and Mut. Çakozdağı is fully made up discovered and marked. In the summer of 2013, of limestones and dolomites. It shows both ASPEG strengthened its team by including cavers horizantal and vertical cave systems. Vertical from Iran, Germany and Lebanon. As a result, caves of the area are among the deepest in Turkey. numerous surface surveys and discoveries were Köselerli Formation contains clayish limestone, made in the area. limestone and marn. The Mut Formation displays

ASPEG

Data Collection Process in TÜBİTAK Project pages (42) One of our members, biologist Dr. Mehmet S. Taylan has completed a project regarding changes in temperature and relative humidity of cave air in 3 climatic regions. Geyikbayırı (Antalya), Tuluntaş (Ankara) and Sipahiler (Bartın) Caves represent respectively Mediterranean, continental and Black Sea climates.


ASPEG