Page 1

T.C. M‹LLÎ E⁄‹T‹M BAKANLI⁄I AÇIK Ö⁄RET‹M L‹SES‹

Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi 2 Ders Notu

Haz›rlayan ‹lhami SAZAK

AÇIK Ö⁄RET‹M L‹SES‹ YAYINLARI - ANKARA-2006


M.E.B E⁄‹T‹M TEKNOLOJ‹LER‹ GENEL MÜDÜRLÜ⁄Ü YAYINLARI AÇIK Ö⁄RET‹M L‹SES‹ DERS K‹TAPLARI D‹Z‹S‹

Copyright MEB E¤iTek Her hakk› sakl›d›r ve Millî E¤itim Bakanl›¤›na aittir. Tümü ya da bölümleri izin al›nmadan hiçbir flekilde ço¤alt›lamaz, bas›lamaz ve da¤›t›lamaz.

Dizgi

: Nazmi KEP‹R

Resim - Grafik : Nuh ARLIER TTK ‹nceleyen : Osman ALTINOK

Bu ders notu Talim ve Terbiye Kurulu Baflkanl›¤›n›n 13/07/2006 gün ve 270 say›l› karar› ile ders notu olarak kabul edilmifl, MEB E¤itim Teknolojileri Genel Müdürlü¤ünün 01/08/2006 tarih ve 254 say›l› olurlar›yla 62.050 adet bas›lm›flt›r.


‹Ç‹NDEK‹LER ÜN‹TE I DE⁄ERLER VE A‹LE 1 De¤er Nedir ve Nas›l Oluflur? . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 2 De¤erlerin Oluflumuna Dinin Etkisi . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 2.1 Örf ve Âdetlerin Dinle ‹liflkisi . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 2.2 Ahlaki De¤erlerin Dinle ‹liflkisi . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 3 Kiflilik Gelifliminde De¤erlerin Etkisi . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 4 Toplumu Birlefltiren Temel De¤erler . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 4.1 Vatan ve Ülkü Birli¤i . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 4.2 Bayrak ve ‹stiklâl Marfl› . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 4.3 Hürriyet ve Ba¤›ms›zl›k . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 4.4 ‹nsan Haklar›na Sayg› . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 4.5 Millî Seciye Kavram› ve Atatürk . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 5 Aile Toplumun Temelidir . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 6 Dinler Evlili¤e Önem Verir . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 7 Kur’an’dan ve Hz Peygamber’den Aile ile ‹lgili Ö¤ütler . . . . . . . . . . . . . . . 7.1 Ailenin Kurulmas› ve Korunmas› ile ‹lgili Ö¤ütler . . . . . . . . . . . . . . . . . 7.2 Aile ‹çi ‹letiflim ‹le ilgili Ö¤ütler . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 7.3 Aile ‹çi Görev ve Sorumlulukla ‹lgili Ö¤ütler . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 7.4 H›s›m ve Akrabalarla ‹lgili Ö¤ütler . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . Okuma Parças›: Hz Fât›ma ve Aile Fertleriyle ‹liflkileri . . . . . . . . . . . . . . . . . . . De¤erlendirme sorular› . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .

3 3 4 5 6 7 7 9 10 11 13 13 15 19 19 20 20 23 25 28

ÜN‹TE II LA‹KL‹K VE D‹N 1 Din Bireyi Esas Al›r . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 2 Laikli¤i Do¤uran Nedenler . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 3 Laik Devlet . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 4 Laiklik Din ve Vicdan Özgürlü¤ünün Güvencesidir . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 5 Atatürk’ün Laiklik Anlay›fl› . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . Okuma Parças› (Atatürk’ün Bal›kesir Hutbesi) . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . De¤erlendirme sorular› . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .

33 34 35 36 37 39 41


ÜN‹TE III TÜRKLER VE MÜSLÜMANLIK 1 Türklerin Müslüman Oluflu . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 2 Türklerde ‹slâm Anlay›fl›n›n Oluflmas›nda Etkili Olan fiahsiyetler . . . . . . . . 2.1 Ebû Hanife . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 2.2 Mâturidî . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 2.3 fiafiî . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 2.4 Efl’arî . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 2.5 Ahmet Yesevî . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 2.6 Ahî Evran . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 2.7 Hac› Bektafl Veli . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 2.8 Mevlânâ . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 2.9 Yunus Emre . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 2.10 Hac› Bayram Veli . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 3 Türklerin ‹slam Medeniyetine Katk›lar› . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . Okuma Parças› (45.Hikmet) . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . Okuma Parças› (Haktan ‹nen fierbeti) . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . De¤erlendirme sorular› . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .

45 46 46 47 47 48 48 49 51 53 54 56 57 61 62 64

YANIT ANAHTARI . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 67 SÖZLÜK . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 68 KAYNAKÇA . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 73


D‹N KÜLTÜRÜ VE AHLAK B‹LG‹S‹ 2

&

ÜN‹TE I

DE⁄ERLER VE A‹LE 1. De¤er Nedir ve Nas›l Oluflur? 2. De¤erlerin Oluflumuna Dinîn Etkisi 2.1. Örf ve Âdetlerin Dinle ‹liflkisi 2.2. Ahlâkî De¤erlerin Dinle ‹liflkisi 3. Kiflilik Gelifliminde De¤erlerin Etkisi 4. Toplumu Birlefltiren Temel De¤erler 4.1. Vatan ve Ülkü Birli¤i 4.2. Bayrak ve ‹stiklâl Marfl› 4.3. Hürriyet ve Ba¤›ms›zl›k 4.4. ‹nsan Haklar›na Sayg› 4.5. Millî Seciye Kavram› ve Atatürk 5. Aile Toplumun Temelidir. 6. Dinler Evlili¤e Önem Verir. 7. Kur’an’dan ve Hz Peygamber’den Aile ile ‹lgili Ö¤ütler 7.1. Ailenin Kurulmas› ve Korunmas› ile ‹lgili Ö¤ütler 7.2. Aile ‹çi ‹letiflim ‹le ilgili Ö¤ütler 7.3. Aile ‹çi Görev ve Sorumlulukla ‹lgili Ö¤ütler 7.4. H›s›m ve Akrabalarla ‹lgili Ö¤ütler Okuma Metni: Hz. Fât›ma ve Aile Fertleriyle ‹liflkileri


D‹N KÜLTÜRÜ VE AHLAK B‹LG‹S‹ 2

☞ * * * * * * * * * * * * *

BU BÖLÜMÜN AMAÇLARI

Bu üniteyi çal›flt›¤›n›zda (bitirdi¤inizde) De¤erleri oluflturan süreçleri s›ralay›p, kendi de¤erlerinizi fark edeceksiniz Bulundu¤u toplumdaki dinî ve ahlâkî de¤erlerin etkilerini gözlemleyecek, dinin etkilerine iliflkin ç›kar›mlarda bulunacaks›n›z. Ahlâkî de¤erlerin dinle iliflkisini aç›klayabileceksiniz. Dinî de¤erleri do¤ru anlaman›n önemini kavrayacaks›n›z Kiflilik gelifliminde dinî ve ahlâkî de¤erlerin etkisini kavrayacaks›n›z. Kendi de¤erleriniz ile eylemleriniz aras›nda iliflki kuracaks›n›z. Toplumu birlefltiren de¤erleri korumaya özen göstereceksiniz. Ailenin toplumun temeli oldu¤unu fark edeceksiniz. Dinlerin evlili¤e verdi¤i önemi fark edeceksiniz. Kur’an’›n ve Hz. Muhammed(s.a.v.)’in aile içi iletiflimle ilgili ö¤ütlerini ö¤reneceksiniz. Ailenin kurulmas› ve korunmas›nda düflülen hatalar› çözümleyebileceksiniz. Aile içi görev ve sorumluluklar› yerine getirmenin önemini kavrayacaks›n›z. Kur’an›n ve Hz. Muhammed(s.a.v.)’in akraba ve h›s›mlarla ilgili ö¤ütlerini ö¤renecek, bunun toplumun huzuru için önemli oldu¤unu kavrayacaks›n›z.

NASIL ÇALIfiMALIYIZ?

* Konu içinde ilk kez karfl›laflt›¤›n›z kavram ve deyimleri, konu içerisindeki tan›mlardan ya da kitab›n›z›n sonunda yer alan sözlükten bulup okuyun. * Uyar›lar› dikkatle okuyun, gerekiyorsa yaz›n. * Sorular› cevaplay›n, kald›¤›n›z yerden çal›fl›n. * Konuyu daha ayr›nt›l› ö¤renmek için kitab›n›z›n sonundaki kaynaklardan yararlan›n.

2


D‹N KÜLTÜRÜ VE AHLAK B‹LG‹S‹ 2

ÜN‹TE I DE⁄ERLER VE A‹LE 1. De¤er Nedir ve Nas›l Oluflur? ‹nsan›n bütün eylemleri birtak›m temellere dayan›r. Bu temeller onun eylemlerini yönetir. ‹flte insan›n hareket ve faaliyetlerini yöneten temele de¤er ad› verilmektedir. ‹nsanlar›n birlikte yaflamas›n› gerçeklefltiren hareket ve faaliyetlerden “iyi-kötü” denilenler ahlakî de¤erleri, “sevap-günah” dinî de¤erleri, “güzel-çirkin” ise sanat de¤erlerini ifade eder.

De¤er nas›l oluflur?

‹nsan›n eylem ve davran›fllar›na yön veren de¤erlerin bir k›sm› insan›n kendi varl›k yap›s›nda bulunur. ‹nsan onlar› do¤ufltan getirir. Baz› de¤erler ise toplum ve kültür çevresinde bulunan de¤erlerdir. Bu de¤erler insan›n do¤ufltan getirdi¤i de¤erlerin etkisiyle oluflmufl maddi-manevi kültür kal›plar›d›r. Do¤ufltan gelen de¤erler dinî ve ahlakî de¤erlerdir. Bunlar olumlu ya da olumsuz olarak evrensellik arz eder. ‹nanma, ba¤lanma, itaat etme, sayg› duyma, merhametli olma, yard›msever olma vb. gibi de¤erler her ça¤da ve toplumda ayn› anlam› tafl›r. Yalanc›l›k, haks›zl›k ve zulüm de her yerde olumsuzlu¤u ifade eder. Dinî ve ahlakî de¤erlerin yönetti¤i eylemlerle toplumda oluflmufl maddi-manevi kültür kal›plar› fleklinde ortaya ç›kan de¤erler ise evrensel de¤illerdir. Bunlar milletten millete, kültürden kültüre de¤ifliklik arz eder. Bu de¤erlere göre gerçeklefltirilen eylemler toplumlar aras›nda yanl›fl anlafl›lmalara da yol açabilir. Yani bir toplumda bir de¤ere göre yap›lan ve hofla giden bir eylem baflka toplumlarca benimsenmeyebilir ve hofl karfl›lanmayabilir. 2. De¤erlerin Oluflumuna Dinîn Etkisi ‹nsan yap›s› itibar›yla bir tak›m de¤erlere sahip olarak do¤ar. ‹nanma, itaat etme, sevgi sayg› duyma, do¤ruluk, dürüstlük, ahde vefa, merhametli olma vb. gibi de¤erler, her insan›n yarat›l›fl›nda mevcuttur.

3


D‹N KÜLTÜRÜ VE AHLAK B‹LG‹S‹ 2

Ancak insan bu de¤erleri, davran›fl olarak nas›l ifade edece¤ini bilemez. Örne¤in: insan tafl›d›¤› inanma, ba¤lan›p itaat etme de¤erinden ötürü kendisini ve âlemi yaratan yüce bir yarat›c›ya Allah’a inanma, ona ibadet etme gere¤i duyar. Din bu aflamada devreye girerek do¤ufltan gelen de¤erlerin eylem alan›nda ifadesini sa¤lar. ‹nsanl›k tarihi boyunca muhakkak bir dine ba¤l› olarak yaflam›fl ve getirdi¤i de¤erleri mensubu oldu¤u dinîn ö¤retileri do¤rultusunda davran›fl›na dökmüfltür. ‹lahî dinlere göre yarat›lan ilk insan ve ilk peygamber Âdem(a.s.)’dir. Allah(c.c.) ona, kendisine nas›l iman ve ibâdet etmesi gerekti¤ini bildirmifl, o da nesillerine, içinde yaflad›¤› toplulu¤a bunu göstererek ve yaflayarak anlatm›flt›r. Demek ki insandaki mevcut de¤erlerin aksiyona dönüflmesi için, Allah insanlar içerisinden birisini seçip(peygamber) vahiylerle insana yarafl›r eylem ve davran›fllar› bildirmifltir. Onlar da bu de¤erlerin davran›fl olarak en do¤ru flekilde nas›l yap›lmas› gerekti¤ini anlatm›fllard›r. Bu hususta Kur’an’› Kerim’de “ Namaz› k›l›n, zekât› verin. Peygambere de itaat edin ki merhamet göresiniz” (Nur suresi, 56.ayet) Baflka bir ayette de “…peygamber size ne verdiyse onu al›n, size neyi yasaklad›ysa ondan da sak›n›n…”(Haflr suresi, 7. ayet) ayeti ile bu durum anlat›lmaktad›r. ‹slam dininin insan eylem ve davran›fllar›na yönelik ortaya koydu¤u emir ve yasaklar do¤ufltan gelen de¤erlere en uygun olan eylemleri içermektedir. Bu eylemleri de insan›n do¤ufltan getirdi¤i de¤erlerin aç›l›m› olarak sunar. Sevap-günah, helal-haram, bu de¤erler grubundand›r. Bir Müslüman’›n yapt›¤› herhangi bir eylemin ölçüsü bu de¤erlerdir. ‹nsan›n eylemlerini yöneten bu de¤erler toplum yaflay›fl›na da etki ederek kültürel de¤erlerde de kendini hissettirir. Kültürel de¤erler dinî de¤erleri anlay›fl, co¤rafi ve etnik yap›n›n etkisiyle tam bir mozaik oluflturur. Bu nedenle bu de¤erler bölgesellik arz eder. Netice olarak dinî de¤erler insan›n faaliyetlerini yönetmekte ve onlar› yönlendirip etkilemektedir. 2.1 Örf ve Âdetlerin Dinle ‹liflkisi ‹nsan dünyaya geldikten sonra onun hayat›n› tanzim eden kurallarla karfl›lafl›r. Bu kurallardan baz›lar› yaz›l›, baz›lar› da yaz›l› olmayan kurallard›r. Örf ve âdetler yaz›l› olmayan kurallardand›r.

4


D‹N KÜLTÜRÜ VE AHLAK B‹LG‹S‹ 2

Bir toplulukta benimsenmifl ortak al›flkanl›k ve usullerin tamam›na örf denir. Örne¤in evliliklerde dü¤ün yapmak bir örf’tür. Âdet ise topluluklar da yerleflmifl usul, kaide ve göreneklerdir. Örne¤in baz› bölgelerde gençlerin erken evlendirilmeleri bir âdettir. Dinin konular›ndan biri de insan davran›fllar›d›r. ‹nsan davran›fllar›n›n bir k›sm› örf ve âdetlere dayal› yap›l›r. Dolay›s›yla örf ve âdetler de din ile do¤rudan iliflkilidir. fiöyle ki dinin koymufl oldu¤u de¤erlere ters düflen örfler ve âdetler terkedilmifl ve b›rak›lm›flt›r. Örne¤in, kan davas› ve tefecilik yapmak, ‹slam öncesinde birer örf ve âdet halini alm›flt›. Ancak ‹slam geldikten sonra bunlar kald›r›lm›flt›r. (Bak›n›z veda hutbesi). Buna ra¤men özellikle kan davas› kolay kolay terk edilememifltir. Müslüman bir toplumun ‹slam’› kabul edifllerinden günümüze kadar ‹slam dininin etkisiyle oluflmufl örf ve âdetleri de bulunmaktad›r. Genelde bu örf ve âdetler ‹slam’a ters düflmez. Bunun yan›nda ‹slam öncesinden gelen ve islâm’a ters düflmeyen örflerde varl›klar›n› devam ettirmifllerdir. Ebû Hanife ve ‹mam Malik gibi F›k›hç›lar Hz. Muhammed(s.a.v.)’in “Müslümanlar›n güzel gördü¤ü fley, Allah kat›nda da güzeldir.” (Müsned c1, s379) hadisini ölçü olarak, f›k›h usulünde örfleri hüküm vermede baflvurulacak bir kaynak olarak görmüfllerdir. Denilebilir ki toplum hayat›n› tanzim eden kurallardan biri de örf ve âdetlerdir. Bizde büyük tecrübeler sonunda oluflmufl bu de¤erlere sahip ç›kmal› ve yaflatmal›y›z. Unutmayal›m ki bir toplumu ayakta tutan, geçmifliyle gelece¤i aras›ndaki köprü görevi gören, kültürü, örf ve âdetleridir.

2.2 Ahlakî De¤erlerin Din ile ‹liflkisi Tarih boyunca insanlar topluluk halinde yaflam›fllar ve muhakkak bir dine inanm›fllard›r. Topluluk yaflam›nda izleri aç›k ve net olarak görülen dinî ve ahlakî kültür unsurlar›n›n de¤erleri onun do¤ufltan getirdi¤i varl›k yap›s›nda bulunan de¤iflmez niteliklerdir. ‹nsan ancak bu temel de¤erleriyle insand›r. Bunlars›z insan› düflünemeyiz. ‹nsan› öteki canl›lardan ay›ran da insana özgü bu temel de¤erlerdir. Buna göre dinî de¤erlerin de ahlakî de¤erlerin de kökleri insandad›r. Tarihe bak›ld›¤›nda dinî yaflant›s› olan toplumlar›n muhakkak bir de ahlak anlay›fllar›n›n oldu¤u görülür. Bununla beraber, din yaflay›fl›n›n d›fl›nda ahlakl›l›¤›n

5


D‹N KÜLTÜRÜ VE AHLAK B‹LG‹S‹ 2

olamayaca¤›n› söylemek de yanl›fl olur. Çünkü nas›l dinî de¤erlerin temeli insan varl›¤›nda bulunmaktaysa ahlakî de¤erlerin temeli de insan›n varl›¤›nda bulunmaktad›r. Ahlakî de¤erlerin din ile yak›n bir iliflkisi söz konusudur. Ahlak insan›n ve toplumun belli bir amaçla bilinçli olarak yapt›¤› iyi ya da kötü olarak nitelenebilen bütün davran›fllar›n›, örf ve âdetlerini konu edinir. Bütün bunlar ayn› zamanda dinin de konular› içerisinde yer al›r. Bütün dinler ahlaka önem vermifl, ahlakî ilkeler, aras›nda yer alm›flt›r. ‹slam’›n emir ve yasaklar› da ahlak› güzellefltirmeye yöneliktir. Yahudilik’in on emir olarak bilinen ilkelerinde ahlakî ilkelerde yer al›r. Konfüçyanizm, Budizm gibi dinlerde de ahlakî ilkeler bulunmaktad›r. Ahlakî de¤erlerin amac› insan› iyiye do¤ruya yönlendirip kötülüklerden uzak tutmakt›r. Dinin amac› ise dünya ve ahiret mutlulu¤una ulaflt›rmakt›r. Din bunu gerçeklefltirmek için insana; hay›rseverlik, cömertlik, do¤ru söyleme, dürüst davranma gibi davran›fllar› emreder. Yalanc›l›k, k›skançl›k, cimrilik, geçimsizlik gibi davran›fllar› da yasaklar. Bu flekilde emir ve yasaklar›na uyanlar› güzel ahlakl› olarak isimlendirir. Din ahlakî de¤erlerin insan üzerindeki yapt›r›m gücünü etkinlefltirir. Çünkü insandaki din inanc›, onu kötü hal ve hareketlerden uzak tutup iyili¤e yönlendirir. Görüldü¤ü gibi, din, ahlak ve de¤erleri ile yak›n bir iliflki içerisindedir. Din ve ahlak, hem konular›, hem amaçlar› itibariyle her zaman beraber hareket etmifllerdir. 3. Kiflilik Gelifliminde De¤erlerin Etkisi

Kiflilik nedir?

Kiflili¤in pek çok tan›m› yap›lm›flt›r. Öz olarak, bir insan›n kendine özgü ve az çok her zaman gözlenebilen davran›fl ve al›flkanl›klar›n›n tümüdür.

Kiflilik Oluflumu nerelerde bafllar?

‹nsan do¤ufltan itibaren sürekli kendisine yap›lan etkilerle büyümekte ve kiflili¤i oluflmaktad›r. Bu etkilerin en önemlisi ve bafllang›ç yeri ailedir. ‹çinde bulundu¤u toplum ve ald›¤› e¤itimde kiflili¤inin oluflmas›nda önemli rol oynamaktad›r. Elbette kiflili¤in oluflumunda etki eden faktörler, bunu yaparken sahip olduklar› de¤erlere göre hareket ederler. fiüphesiz ki bu de¤erlerin bafl›nda da dinî ve ahlakî de¤erler gelir.

6


D‹N KÜLTÜRÜ VE AHLAK B‹LG‹S‹ 2

Muhakkak insanl›k çocukluk y›llar›nda, do¤ru sözlülük, büyüklerine sayg›, küçüklerine merhametli olma, yard›m sever olma, paylafl›mc› olma, canl›lara eziyet etmeme gibi telkinlerle yetiflirler. Bütün bu ö¤ütler ve telkinler dinî ve ahlakî de¤erler grubundad›r ve insan›n kiflili¤ini bulmas›nda önemli bir rol oynar. Din ve ahlak›n insana etki eden bu de¤erleri, kültür de¤erlerinden olan örf ve âdetlerce de desteklenir. ‹çinde yaflad›¤›m›z toplum da bu de¤erlere sahip ç›karak olumsuz eylemlerde tepki göstererek kiflili¤in gelifliminde etki eder. E¤itimde muhakkak bu de¤erleri destekleyici mahiyette olmal›d›r. Böyle bir ortamda yetiflen biri, elbette kiflili¤i oturmufl, hayat›n her safhas›nda, bak›fl› ve duruflu net olan kimsedir. Ancak de¤erleri insana kazand›rmaya çal›flanlar, bu de¤erlerden yoksun, söylemleri farkl›, eylemleri farkl› iseler, ya da de¤erler, kiflili¤in oluflmas›na etki eden unsurlar›n biri taraf›ndan umursanmaz ise bu durum kiflilik geliflimini olumsuz yönde etkiler. Böyle ortamlar, kifliliksiz, özü sözüne uymaz, hep kendi egosunu ön plana ç›karan fertler yetifltirir. Demek ki insan›n kiflili¤ini bulmas›nda de¤erlerin büyük bir etkisi vard›r. E¤er vatan›na milletine faydal› kiflilikli bireyler yetifltirmek istiyorsak, de¤erlerin teorik ö¤retiminin yan›nda prati¤ini de bireylere vermek durumunday›z. Bireyin hayat›nda uygulamad›¤› ancak bildi¤i bir de¤erin hiçbir faydas› yoktur. Örne¤in kifli dürüstlük ve do¤ru sözlülü¤ün, dinin ve ahlak›n bir de¤eri oldu¤unu bilir. Ancak ifl ve meslek hayat›nda insanlar› aldat›r, hile yaparsa bu tür insanlar›n kifliliklerinde bir bozukluk var demektir. Sonuç olarak kiflilik oluflumunda de¤erler kadar, de¤erleri alg›lay›p, e¤itimini verenler de önemlidir. De¤erler öncelikle e¤itimini verenlerin hayat›nda yer etmeli ki, yetiflecek nesillere de etki etsin ve kiflilikli bireyler yetiflsin. 4. Toplumu Birlefltiren Temel De¤erler Toplum, belli bir co¤rafya üzerinde yaflayan etnik olarak farkl› olsalar bile o co¤rafya için mücadele etmifl belli de¤erleri benimsemifl insanlardan oluflur. Türk milletini de birlefltiren baz› de¤erler vard›r. Bunlar: Vatan ve ülkü birli¤i, bayrak ve ‹stiklâl Marfl›, hürriyet ve ba¤›ms›zl›k, insan haklar›na sayg›, millî seciye kavram› ve Atatürk gibi de¤erlerdir. 4.1 Vatan ve Ülkü Birli¤i Vatan milleti oluflturan de¤erlerin bafl›nda gelir. Millet, vatan topraklar› üzerinde yaflar. Vatan yaln›zca do¤up büyüdü¤ümüz üzerinde yaflad›¤›m›z toprak parças› de¤ildir. fiairin de dedi¤i gibi “Toprak e¤er u¤runda ölen varsa vatand›r.”

7


D‹N KÜLTÜRÜ VE AHLAK B‹LG‹S‹ 2

Yani vatan, topra¤›n alt›nda yatan flehitlerin kanlar› ve hat›ralar›yla kutsald›r. Vatan flairimiz Mehmet Âkif de bu durumu ‹stiklâl Marfl›nda: “Bast›¤›n yerleri 'toprak!' diyerek geçme, tan›: Düflün alt›nda binlerce kefensiz yatan›. Sen flehit o¤lusun, incitme, yaz›kt›r, atan›: Verme, dünyalar› alsan da, bu cennet vatan›” diyerek vatan topraklar›n›n kutsall›¤›na ve önemine iflaret etmifltir. Müslüman Türk milletinde “vatan sevgisi imandand›r” inanc› hâkimdir. Bu inanç ayn› co¤rafyada yaflayan insanlar› vatan savunmas›nda omuz omuza vermelerini sa¤lam›flt›r. Tarihimiz bu örneklerle doludur.

Resim 1.1 : Vatan sevgisi ve savunmas›n›n en güzel örne¤i Çanakkale’de verilmifltir.

Ülkü ise, ayn› vatan üzerinde yaflayan bir toplumun gelecekte ulaflmak istedi¤i yüce bir amaçt›r. Ülkü, milletçe istenen bir beklenti ve özleyifltir. Ülkü birli¤i, milleti oluflturan bireylerin kuvvetini ve cesaretini art›r›r. Onlar›, ülküleri için bir arada ve elbirli¤iyle fedakarl›kta bulunmaya zorlar. Türk milletinin ülküsü kendi topraklar› üzerinde ba¤›ms›z yaflamak, yükselmek ve ileri gitmektir. Millî kültürünü ça¤dafl uygarl›k düzeyine ulaflt›rmakt›r.

8


D‹N KÜLTÜRÜ VE AHLAK B‹LG‹S‹ 2

4.2 Bayrak ve ‹stiklâl Marfl›

Bayrak neyi temsil eder?

Bir milletin bayra¤› varl›¤›n›n ve ba¤›ms›zl›¤›n›n sembolüdür. Bayrak olmadan ba¤›ms›zl›ktan söz etmek mümkün de¤ildir. Bundand›r ki, bayrak yere düflürülmez, at›lmaz, y›rt›lmaz, yak›lmaz. Bayrak çekilirken selam durulur. Çünkü bayrak, insan›n flerefidir, namusudur. Ona önce sayg› duymak, sonra sayg› duyulmas›n› sa¤lamak, haysiyetini ve yüceli¤ini korumak, kendimizi ve inand›¤›m›z de¤erleri korumak demektir. Ayr›ca bayra¤›m›z, u¤runda canlar›n› seve seve feda eden atalar›m›z›n hat›ras›n› ve kahramanl›¤›n› hat›rlat›r. Milletimizin vatan ve istiklâl u¤runda verdi¤i büyük mücadeleyi dile getirir. Bayra¤›m›z›n de¤eri en güzel flekilde istiklâl marfl›m›zda ifade edilmifltir.

Resim 1.2 : Bayrak sevgisi kutsald›r.

‹stiklâl Marfl› neden önemlidir?

9


D‹N KÜLTÜRÜ VE AHLAK B‹LG‹S‹ 2

‹stiklâl Marfl›, s›radan bir marfl ve fliir de¤ildir. O, milletimizin varl›¤› hürriyeti ve istiklâli demektir. Millî marfl›m›zda, milletimizin hayat›, görüflü, düflüncesi ve gücü vard›r. Onda bu yüce milletin iman›, destanlaflm›fl kahramanl›¤›, ba¤›ms›zl›¤› ve ba¤›ms›zl›¤›n›n flanl› tarihi yatmaktad›r. ‹stiklâl Marfl› söylenirken ayakta selam dururuz. Böylece hür ve ba¤›ms›z olman›n onur ve flerefini duyar›z. ‹stiklâl Marfl›’m›z›n her kelimesinde aziz milletimizin her oca¤›ndan ç›kan, her flehit ve gazinin emaneti vard›r. Bunun için ‹stiklâl Marfl›’m›za sayg› duymak, onu gönlümüzde ve hayat›m›zda yaflatmak görevlerimizdendir. Bayra¤›m›z ve ‹stiklâl Marfl›’m›z, milletimizi tek fikir, tek amaç etraf›nda birlefltiren millî de¤erlerimizin biri ve en baflta gelenidir.

Resim 1.3 : ‹stiklâl Marfl›’m›z› Törenlerde gür bir sesle okumal›y›z.

4.3 Hürriyet ve Ba¤›ms›zl›k Türk milletini birlefltiren temel de¤erlerden biri de hürriyet ve ba¤›ms›zl›kt›r. Bu konuyu Atatürk en güzel flekilde afla¤›daki sözleriyle aç›klamaktad›r; “Türk halk›, as›rlardan beri hür ve müstakil yaflam›fl ve istiklâli yaflamak için vazgeçilmez bir unsur kabul etmifl bir kavmin kahraman evlatlar›d›r. Bu millet istiklâlsiz yaflamam›flt›r, yaflayamaz ve yaflamayacakt›r” (Haziran 1922)

10


D‹N KÜLTÜRÜ VE AHLAK B‹LG‹S‹ 2

“Hürriyet ve istiklâl benim karakterimdir…Bence bir millette flerefin haysiyetin, namusun ve insanl›¤›n varl›¤› ve varl›¤›n›n devam edebilmesi, mutlak o milletin hürriyet ve istiklâline sahip olmas›yla mümkündür. Ben flahsen sayd›¤›m bu ö zelliklere çok önem veririm; ve bu özelliklerin kendimde var oldu¤unu iddia edebilmek için milletimin de ayn› özellik ile donanm›fl olmas›n› flart bilirim.” (Ankara gazetesi, Nisan 1921) 4.4 ‹nsan Haklar›na Sayg›

‹nsan haklar› kavram›n›n anlam› nedir?

‹nsan haklar› bütün insanlar›n sadece insan olmalar›ndan dolay› sahip olduklar› haklard›r. ‹nsan› di¤er canl›lardan ay›ran ve insan› insan yapan baz› özellikleri vard›r. Bu özelliklerinin korunmas›, insan haklar›n›n temelini oluflturur. ‹nsanlar›n sahip olduklar› haklar üç grupta toplanabilir: Birincisi: ‹nsan›n insan olmas›ndan dolay› sahip oldu¤u haklar. Yaflamak , inanmak, özgürlük, eflitlik, güvenlik vb. haklar. ‹kincisi: Yaflad›¤› ülkenin vatandafl› olmakla sahip oldu¤u haklar. Beslenme, e¤itim, sa¤l›k, çal›flma, seçme ve seçilme gibi haklar. Üçüncüsü ise: Vatandafl ve devletin ortak sorumluluk ve ödevleri aras›nda yer alan haklard›r. Çevreyi koruma, bar›fl› sa¤lama ve dayan›flma bu tür haklardand›r. ‹nsanlar›n insanca yaflayabilmesi için bu haklara sayg› duyulup korunmas› gerekir. Bu durum insanlar› daha mutlu eder ve toplumsal bar›fla katk› sa¤lar. ‹nsan haklar›na gereken önem verilmeli ve herkesin bu haklardan yararlanmas› sa¤lanmal›d›r. Bunun için öncelikle insan›n kendi haklar›na sahip ç›kma bilincinde olmas› ve baflkalar›n›n haklar›na da sayg› göstermesi gerekir. ‹nsan haklar›n› evrensel ilkeler olarak görmeli ve korumal›, aksi takdirde sadece belli bir az›nl›¤a ya da bir ulusa ait haklar olarak kal›r.

11


D‹N KÜLTÜRÜ VE AHLAK B‹LG‹S‹ 2

Resim 1.4 : ‹nsan haklar› evrenseldir. Belli bir az›nl›¤a ya da bir ulusa ait de¤ildir.

‹nsan haklar›na sahip ç›k›l›p korunmad›¤› takdirde ne gibi olumsuzluklar yaflan›r?

* * * * *

‹nsan, de¤eri korunmayan bir varl›k durumuna düfler. ‹nsan onuruna yak›flmayan cezalar verilebilir. Özel yaflama ve aile yaflam›na sayg› gösterilmez. ‹nsanlar›n inanç, ibadet ve vicdan özgürlü¤ü ortadan kalkar. Vatandafllar›n siyasi hak ve özgürlükleri kalmaz. Bu olumsuzluklar daha da çok art›r›labilir.

Netice olarak her insan ve fert, insanca yaflayabilmek için, öncelikle kendi haklar›na sahip ç›kmal›, sonra da din, ›rk, cinsiyet fark› gözetmeksizin de her insan›n sahip oldu¤u temel haklara sayg› duymal›d›r.

12


D‹N KÜLTÜRÜ VE AHLAK B‹LG‹S‹ 2

4.5 Millî Seciye Kavram› ve Atatürk

Millî seciye nedir?

Millî seciye bir toplumun, bir milletin ahlak›n›, karakterini, ruhî ve manevi özelliklerini ifade eder. ‹nsanlar nas›l ki fizikî ve ruhsal özelliklerinden ötürü farkl› mizaç ve yap›da iseler, milletleri de birbirinden ay›ran ve kendine has k›lan özellikleri bulunur. Atatürk Türk Milletinin millî seciyelerini, ona has olan mertlik, minnetsiz yaflama, yi¤itlik, hoflgörü, sa¤lam irade, büyüklere sayg›, gibi manevi ahlakî özellikleri olarak belirtiyor ve “Milletimizin tarihini, ruhunu, geleneklerini, do¤ru, sa¤l›kl› dürüst bir flekilde görmeliyiz.” demesiyle de Türk Milletinin geçmiflten beri getirdi¤i de¤erlerin do¤ru bir flekilde ö¤retilip benimsetilmesini istemektedir. Atatürk Türk Milletinin hoflgörüsünü flu sözleriyle dile getirmifltir. “Hiçbir millet, milletimizden çok, yabanc› unsurlar›n inan›fl ve âdetlerine sayg› göstermemifltir.” ‹stanbul’un fethinde de Fatih’in H›ristiyanlara tan›d›¤› serbestlikle de ilgili olarak “‹stanbul’un fethinden beri Müslüman olmayanlar›n sahip k›l›nd›klar› bu genifl imtiyazlar, milletimizin dinen ve siyaseten dünyan›n en hofl görülü ve iyilik sever bir milleti oldu¤unu kan›tlayan en aç›k delildir.” (Atatürkçülük c1, s51) demifltir. Atatürk, milletimizin sahip oldu¤u ahlak ve seciyesinin çok yüksek oldu¤unu belirterek, ba¤›ms›zl›k mücadelesine ç›karken buna güvendi¤ini flu sözleriyle beyan etmifltir: “ Ben 1919 senesi may›s içinde Samsun’a ç›kt›¤›m gün elimde maddi hiçbir kuvvet yoktu. Yaln›z büyük Türk Milletinin asaletinden do¤an ve benim vicdan›m› dolduran yüksek ve manevi bir kuvvet vard›. ‹flte ben bu ulusal kuvvete, Türk Milletine güvenerek ifle bafllad›m.” Atatürk millî seciye kavram›n›n yerine, millî karakter, millî terbiye ve millî ahlak terimlerini de kullanm›flt›r.

13


D‹N KÜLTÜRÜ VE AHLAK B‹LG‹S‹ 2

Aile nedir? 5. Aile Toplumun Temelidir. Aile evlilik ve kan ba¤›na dayanan, kar›, koca ve çocuklardan oluflan en küçük topluluktur. Bu tür aile çekirdek aile olarak da adland›r›l›r. Aile evlilik ba¤› ile kurulur. Çekirdek aileye büyükbaba, büyükanne, amca, hala, teyze gibi kan ba¤› olan yak›n akrabalar da kat›l›rsa genifl aile olarak adland›r›l›r. Aile kifliyi toplumsal hayata haz›rlayan bir okuldur. Çocuklar ilk bilgilerini, görgülerini aileden al›r. Dinî ve ahlakî de¤erlerini, do¤ruluk, dürüstlük, sevgi, sayg›, flefkat, merhamet vb. davran›fllar› da ailede kazan›r.

Resim 1.5 : Toplumlar›n en küçük temel yap›s› çekirdek ailedir.

☛ 14

Aile içinde iliflkiler nas›l olmal›d›r?


D‹N KÜLTÜRÜ VE AHLAK B‹LG‹S‹ 2

Türk toplumunda aileye büyük önem verilir. Türkiye Cumhuriyetinin kurucusu Atatürk aileyi toplumsal yaflam›n kayna¤› olarak görmüfl ve “Aile bir hayat arkadafll›¤› oldu¤u kadar bir fleref ortakl›¤›d›r. Ailenin en mühim vazifesi çocuklar›n terbiyesidir.” (Atatürkçülük c2, s205) diyerek ailenin önemini belirtmifltir. Aile bireyleri aras›nda sevgi, sayg› ve yard›mlaflma esas olmal›d›r. Bu de¤erlerin hakim oldu¤u ailelerin mutlu olduklar› gözlenir. Baz› aileler vard›r ki kendi içerisinde ve di¤er insanlara gösterdikleri sevgi, sayg›, hoflgörü, do¤ruluk, iffetlilik, dürüstlük, yard›mseverlik, öz olarak güzel ahlaklar›ndan ötürü herkesçe bilinir tan›n›rlar. Böyle aileleri Kur’an’› Kerim’de övmekte, örnek al›nmas› aç›s›ndan da bize bildirmektedir. “Allah, Adem’i, Nuh’u, ‹brahim ailesi ve ‹mran ailesini seçip alemlere üstün k›ld›.” (Al-i ‹mran suresi, 33. ayet) Ailede büyükler küçüklere sevgi, flefkat ve merhamet göstermeli, küçükler de büyüklere, sayg›l› davranmal›, onlar›n sözlerini dinlemelidir. Özellikle çocuklar, üzerinde büyük emek ve fedakarl›klar› olan anne ve babaya sayg›da kusur etmemeli Kur’an’›n deyimiyle onlara “öf !” bile dememelidir. (‹srâ suresi, 23. ayet) Ahlakî de¤erleri bilen, önemseyen ve yaflant›s›nda uygulayan ailelerin oluflturduklar› toplumlarda huzur ve mutluluk hakim olur. Ancak de¤erleri önemsemeyen, iflin sadece maddi boyutu ile ilgilenen bireylerin oluflturdu¤u ailelerde zamanla çöküntüler bafllar. Aileler bilhassa anne ve babalar çocuklar›na gereken manevi terbiyeyi vermez, aile içerisinde güzel ahlakl›l›k örne¤i olmazlarsa elbette bu durum çocuklara da yans›makta ve hofl olmayan durumlar ortaya ç›kmaktad›r. O halde ne yap›lmal›? Aile de anne ve babaya düflen görev: efllerin birbirlerinin haklar›na sayg›l› olmalar›, ebeveynlere flefkat ve merhamet etmeleri, çocuklar›na millî ve manevi de¤erleri kazand›rarak onlar aras›nda hakkaniyetle davranmalar› gerekir. Çocuklar›nda büyüklerine sayg›l› davranmalar›, kendilerine verilmifl görevleri yerine getirmeleri, anne ve baban›n sözlerini dinlemeleri gerekir.

15


D‹N KÜLTÜRÜ VE AHLAK B‹LG‹S‹ 2

6. Dinler Evlili¤e Önem Verir

☛ ❂

Evlilik nedir? Evlilik bir erkekle kad›n›n hayat boyu beraber yaflamalar› için yapm›fl olduklar› akittir. Evlilik tabii bir ihtiyaçt›r. Ço¤alma ve neslin sa¤l›kl› aç›dan devam etmesinin bir flart›d›r. Tarihin bütün dönemlerinde evlilik kutsal bilinmifl ve önemsenmifltir. Toplumun inanç ve kültürüne göre de belirli esas ve flartlar› da oluflmufltur. Evlilik dinler taraf›ndan da önemsenmifltir. Hem befleri hem de ilahi dinlerde baz› farkl›l›klar olsa da evlilik bütün dinlerce teflvik edilmifltir. Befleri dinlerde evlilik. 1. Konfüçyüsçülük ve Taoizm: Çinin millî dinleri aras›nda yer al›r. Evlilik nesli devam ettirme ve aile oca¤›n› tüttürme anlay›fl› üzerine kurulan bir ittifakt›r. Bu inanca göre insan›n evlenmeden ölmesi büyük bir günah olarak görülür. Tek evlilik esast›r. Zina haramd›r. Evlenmede kad›n taraf›na belli hediyeler verilir. 2. Hinduizm: Evlilik kad›n ile erkek aras›nda ölüme kadar süren bir ba¤d›r. Evlilikte bakirelik esast›r. Bakire olmayanlar›n evlenmesi zordur. Meflru sebepler olmad›kça boflanma olmaz. Çok eflli evlilik normal kabul edilir. Zina ciddi bir suç kabul edilmekte ve boflanma sebebi say›lmaktad›r.

Resim 1.6: Hindistanda evlenen hindu çift.

16


D‹N KÜLTÜRÜ VE AHLAK B‹LG‹S‹ 2

3. fiintoizm: Aile toplumun bir birimidir ve evlilikle kurulur. Evlilik neslin devam› için flartt›r. Evlilikler fiinto tap›naklar›nda rahipler gözetiminde yap›l›r. Zina yasaklanm›flt›r. Zina yoluyla boflananlar›n yeniden evlenmesi yasakt›r. ‹lahî Dinlerin Evlili¤e Bak›fl›.

Yahudilikte evlilik anlay›fl› nas›ld›r? Evlilik aile hayat›n›n en önemli olay›d›r. Nikahla bafllayan bir anlaflmad›r. Tevrat’ta “….semereli olun, ço¤al›n ve yeryüzünü doldurun” “Ahd-i Atik, Tekvin 1/28) prensibine göre evlenme dinî ve millî bir görev kabul edilir. Evlenmek övülür. Bekarl›k ise yerilir. Evlenme nikahla bafllar. Yahudilikte evlilikte bekaret aran›r. Bakire olmayanlar baba evine gönderilirler. (“Ahd-i Atik, Tesniye XX 11/13-23) Boflanma hakk› tamamen kocaya aittir. (Tesniye XXIV/1-4) Zina, aldatma yasakt›r. Ailede sadakat ve samimiyet aran›r. (Ç›k›fl XX/14- Say›lar V/11-13) Yahudilikte nesli devam ettirmenin yolu meflru evliliktir.

Resim 1.7 : Aile yap›s› evlilikle kurulur.

17


D‹N KÜLTÜRÜ VE AHLAK B‹LG‹S‹ 2

Hristiyanl›kta evlilik anlay›fl›. Hristiyanl›kta Tanr›’n›n insan› bir kad›nla bir erkekten yaratm›fl olmas›, evlenmenin ilk kayna¤› kabul edilir. Hristiyanl›kta da iffeti koruman›n ve nesli sürdürmenin yolu evlilikten geçmektedir. “Evlenen kad›n kocas›na, Rabb’ine tabi oldu¤u gibi tabii olacakt›r. (Pavlusun Efesoslulara mektubu, V/22-23) Pavlus’un düflüncelerinden hareketle bakirelik kutsal kabul edilir. Boflanma, zina say›lmakta ve kesin olarak yasaklanmaktad›r. (Yeni Ahit Markos incili, X/6-12) Katolik kiliselerde zina d›fl›nda boflanmaya müsaade edilmez. Protestanlar da bu durum daha yumuflakt›r. Günümüzde bu dinî kurallar›n d›fl›na da ç›k›lmaktad›r. ‹slam dininde evlilik anlay›fl› ve önemi ‹slam her hükmünde oldu¤u gibi evlilik konusunda da di¤er dinlerdeki afl›r›l›klar› gidermifl ve orta yolu benimsemifltir. ‹slam’da evlilik insani ve medeni bir muamele, dinî bir vazifedir. Evlilik hem neslin devam etmesi için bir vesile hem de kifliyi dince günah say›lan fleylerden koruyan bir vas›tad›r. Allah (c.c.) Kur’an’da: “Kaynaflman›z için size kendi cinsinizden efller yarat›p, aran›zda sevgi ve merhamet peyda etmesi de onun delillerindendir. Do¤rusu bunda iyi düflünen kavimler için ibretler vard›r.” (Rum suresi, 21. ayet) buyurmas›yla insan için sevip ba¤lan›lacak efller yaratt›¤›n› belirtmifltir. Peygamberimiz (s.a.v.)’de “ Kad›nlarla evlenirim. Her kim benim bu yolumdan gitmezse, ondan yüz çevirirse benden de¤ildir.” (Tecrid cII, s289) buyurarak evlili¤i teflvik etmifltir. Bir baflka hadisinde de “Günahtan ar›nm›fl olarak Cenab-› Hakka mülâkî olmas›n› murat eden kimse evlenmelidir.”(Cami’us sa¤ir, Kenzil ‹rfan, s133) buyurmufltur. Dinîmizde neslin devam› ve korunmas› için evlilik esast›r. Bunun d›fl›ndaki iliflkiler zina olarak isimlendirilmifl ve haram k›l›nm›flt›r. Bu flekilde bir yaflant› hem aileleri da¤›tmakta hem de neslin bozulmas›na yol açmaktad›r. Kur’an-› Kerim, insanlar› uyararak “Zinaya yaklaflmay›n. Zira o bir hayas›zl›kt›r ve çok kötü bir yoldur.” (‹srâ suresi, 32. ayet), yine zina edenlerle ilgili olarak da zina eden bir erke¤in zina eden bir kad›nla evlenebilece¤ini, bu tip insanlar›n efl olarak müminlere haram k›l›nd›¤›n› beyan eder. Baflka bir ayette de kötü ahlakl› insanlar›n efl olarak ancak birbirlerine yaraflacaklar› uyar›s›nda bulunur (Nur suresi, 24-26. ayetler).

18


D‹N KÜLTÜRÜ VE AHLAK B‹LG‹S‹ 2

Hz. Muhammed (s.a.v.)’de “ Zina’dan kaç›n›n›z, zira zinada dört hal vard›r: Yüzdeki nuru ve r›zktaki bereketi giderir. Allah’›n gazab›na ve uzun müddet cehennem atefli ile azaba sebep olur.” (Kenzil ‹rfan, s121) buyurmufltur. ‹slam evlilikte getirdi¤i esaslarla insan fleref ve haysiyetini korumufl, evlilikte tek efllili¤i tavsiye etmifl, çok evlilikte ise bir insan›n kolay kolay güç yetiremeyece¤i flartlar koymufltur. Boflanmaya hofl bakmamakla beraber fliddetli geçimsizlik ve zina suçunun sabit olmas› durumunda izin vermifltir. Görüldü¤ü gibi bütün dinler evlili¤i önemsemifl ve teflvik etmifltir. Zina hiçbir dinde hofl karfl›lanmam›flt›r. 7. Kur’an’dan ve Hz. Peygamber (s.a.v)’den Aile ile ‹lgili Ö¤ütler ‹slam dini aileye büyük önem vermifltir. Bunu Kur’an’da, peygamberin uygulama ve sözlerinde aç›kça görmekteyiz. Kur’an ve hadisler bize ailenin nas›l kurulmas› ve korunmas› hususuyla, ailedeki bireylerin iletiflimi ve sorumluluklar› hakk›nda yol gösterip ö¤ütler verir. H›s›m ve akraba ziyaretlerinin önemine iflaret eder. fiimdi aile ile ilgili Kur’an’da ve hadislerde yer alan bu ö¤ütleri inceleyelim. 7.1 Ailenin kurulmas› ve korunmas› ile ilgili ö¤ütler. Bir erkekle kad›n›n evlenmesi ile aile hayat› bafllar. Peygamberimiz aile kurarak, evlilik yapacak kad›n ve erkeklerin efl seçerken arayacaklar› en önemli flart›n güzel ahlakl›l›k flart› oldu¤unu beyan etmifltir. (Buharî, 1086) Elbette güzel ahlakl› insanlar›n kurdu¤u yuvalar sa¤lam olur, kolay kolay y›k›lmaz. Peygamberimiz ailenin korunmas› hususunda anne ve babalar› “Hepiniz elinizin alt›ndakilerden (sorumlu oldu¤unuz kimse ve fleylerden) mesulsünüz” (Buharî, 484) diyerek uyarm›flt›r. Ailenin korunmas› demek gücün yetti¤i ölçüde ailenin maddi ve manevi ihtiyaçlar›n› karfl›lamakla olur. Bunun için öncelikle ailenin bar›nma, beslenme gibi ihtiyaçlar› karfl›lanmal›d›r. Hz. Peygamber (s.a.v.) bir hadisinde “Allah yolunda harcanan paralar›n sevab› en çok olan› , aile fertlerine harcanan parad›r.” ( Riyazüs-salihin, c1, s329) buyurmufltur.

19


D‹N KÜLTÜRÜ VE AHLAK B‹LG‹S‹ 2

Aile fertlerine güzel ahlakl› olmalar› hususunda örnek olmal›, onlar› kötülüklerden uzaklaflt›rmal›, günah ve haram olan davran›fllara yönlendirmemelidir. Bu hususta Kur’an bizleri uyararak “Ey inananlar! Kendinîzi ve ailenizi yak›t› insanlar ve tafllar olan ateflten koruyun….” (Tahrim suresi, 6. ayet) ayetiyle kendimizin ve ailemizin kötü say›labilecek her türlü davran›fltan uzak durmam›z› ö¤ütlemektedir. 7.2 Aile ‹çi ‹letiflimle ‹lgili Ö¤ütler Dinimiz aile içinde bireylerin birbirlerine karfl› sevgi, sayg›, flefkat, merhamet ve güler yüzle hitap etmelerini, k›r›c›, eziyet edici tav›r ve davran›fllardan da kaç›nmalar›n› istemektedir. Eve girildi¤inde aile efrad›na selam verilmeli, onlar›n hat›rlar› sorulmal›d›r. Peygamberimiz bir hadisinde “O¤lum, ailenin yan›na girdi¤inde selam ver ki sana ve ev halk›na bereket olsun” (Riyazüs-salihin, s347) buyurmufltur. Efllerin birbirlerine sevgi ve muhabbet içerisinde olmalar› tavsiye edilerek “Bir Müslüman efline sevgiyle bakt›¤›, efli de ayn› flekilde ona bakt›¤› zaman Allah her ikisine de rahmetle bakar…” (500 hadis, s83) buyrulmufltur. Anne ve babalar çocuklara sevgi ve flefkatle yaklaflmal›d›r. Onlar› yapt›klar› yaramazl›klar›ndan ötürü güzellikle uyarmal›d›r. Bu hususta flüphesiz en güzel örnek peygamberimizdir. O torunlar›n› s›rt›na bindirmifl, öpüp, okflam›flt›r. Çocuklar da anne ve babalar›na karfl› çok sayg›l› davranmal›d›r. Bu hususta Kur’an-› Kerim’de “Rabbin kesin olarak flunlar› emretti: Ancak kendisine ibadet edin, anne ve babaya iyilik edin. Onlardan biri veya her ikisi senin yan›nda yafllan›rsa, sak›n onlara "öf" bile deme ve onlar› azarlama. ‹kisine de tatl› ve güzel söz söyle. ‹kisine de ac›yarak tevazu kanatlar›n› indir. Ve flöyle de: "Ey Rabbim! Onlar›n beni küçükten terbiye edip yetifltirdikleri gibi, sen de kendilerine merhamet et." (‹sra suresi, 17-23-24 ayetler). denilerek anne ve babaya sayg›yla, iyilik ve flefkatle davran›lmas› gerekti¤i vurgulanm›flt›r.

☛ 20

7.3 Aile ‹çi Görev ve Sorumluluklarla ‹lgili Ö¤ütleri Ailede mutluluk ve huzurun olmas› bir yönüyle de her ferdin üzerine düflen görev ve sorumluluklar› yerine getirmesiyle olur. Efllerin birbirlerine olan görev ve sorumluluklar› nelerdir?


D‹N KÜLTÜRÜ VE AHLAK B‹LG‹S‹ 2

‹slam dinî kad›n ve erke¤e ayr› ayr› haklar ve sorumluluklar vermifltir. Hz. Muhammed (s.a.v.) bir hadisinde “Dikkat ediniz, sizin kad›nlar›n›z üzerinde, kad›nlar›n›z›n da sizin üzerinizde haklar› vard›r…” (Riyazus Salihin c1, s318) buyurmufltur.

Kocan›n görev ve sorumluluklar› nelerdir? 1. Koca, efline sad›k olmal›, onu aldatmamal›d›r. 2. Erkek, ailesinin ihtiyaçlar›n› helal yönden temin etmeli. 3. Erkek, han›m›na nazik ve yumuflak davranmal›. Peygamberimiz (s.a.v.): “…Sizin en hay›rl›n›z, kad›nlara karfl› en iyi davranan›zd›r” (Riyazus Salihin c1, s 320) buyurarak kocan›n kar›s›na karfl› yumuflak davranmas› gerekti¤ini ö¤ütlemifltir.

Kad›n›n görev ve sorumluluklar› nelerdir? 1. Kad›n, kocas›na sevgi ile ba¤lanmal›, ev idaresinde ona yard›mc› olmal› 2. Tutumlu olmal›, kocas›n›n kazand›klar›n› israf etmemeli 3. Kad›n, kocas›na sad›k olmal›, namusunu korumal›d›r. Peygamberimiz (s.a.v.) “Kad›n befl vakit namaz›n› k›lar, ramazan orucunu tutar, namusunu korur ve kocas›na itaat ederse, kendisine: hangi kap›s›ndan istersen cennete gir denir “ (250 hadis, s 186) buyrulmufltur.

Anne ve baban›n çocuklar›na karfl› görev ve sorumluluklar› nelerdir?

Çocuklar ailenin bir meyvesi, Allah’›n anne ve babaya vermifl oldu¤u emanetidir. Dinimiz anne ve babalardan çocuklar› güzel ahlakl› olarak yetifltirmelerini istemektedir.

Çocuklar› hangi nasihatlerle e¤itmeli? Bu hususta da bize Hz. Lokman’›n o¤luna vermifl oldu¤u ö¤ütler en güzel örnektir. “Lokman o¤luna ö¤üt vererek: “Yavrucu¤um! Allah’a ortak koflma! Do¤rusu flirk büyük bir zulümdür demiflti.” (Lokman suresi, 13. ayet) Ö¤ütlerine devamla “Yavrucu¤um! Namaz› k›l, iyili¤i emret, kötülükten vazgeçirmeye çal›fl, bafl›na gelenlere sabret. Do¤rusu bunlar azmedilmeye de¤er ifllerdir. Küçümseyerek,

21


D‹N KÜLTÜRÜ VE AHLAK B‹LG‹S‹ 2

insanlardan yüz çevirme ve yeryüzünde böbürlenerek yürüme. Zira Allah kendinî be¤enmifl, övünüp duran kimseleri asla sevmez. Yürüyüflünde tabii ol, sesini alçalt, unutma ki seslerin en çirkini merkeplerin sesidir.” (Lokman suresi, 17-18-19. ayetler) Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.v.)’ de “ Hiçbir baba çocu¤una güzel terbiyeden daha üstün bir ba¤›flta bulunmam›flt›r. “(250 hadis, 204) buyurarak çocuk terbiyesinin önemini vurgulam›flt›r. Anne ve baba çocuklar›n› sevmeli, flefkat göstermeli, aralar›nda ayr›m yapmamal›d›r. Onlar›n e¤itimlerini yapmalar›n› sa¤lamal›, nafakalar›n› temin etmeli, evlenmek istediklerinde de yard›mc› olmal›d›r. Peygamberimiz (s.a.v.) “Bir insan›n bakmakla yükümlü oldu¤u aile fertlerini ihmal etmesi günah olarak kendisine yeter.” (Riyazüs-salihin, s331) Uyar›s›nda bulunmufltur. Demek ki çocuklara öncelikle dinini diyanetini ö¤reterek, güzel ahlakl› yetiflmelerini sa¤lamak, bunun yan›nda maddi ihtiyaçlar›n› gücümüzün ölçüsünde israfa yol açmadan karfl›lamak her anne ve baban›n görevidir.

Çocuklar›n ana-baba ve büyüklerine karfl› görev ve sorumluluklar› nelerdir? Yüce Allah Kur’an-› Kerim’de “Biz insana ana-babas›na iyi davranmas›n› tavsiye etmiflizdir. Çünkü anas› onu nice s›k›nt›lara katlanarak tafl›m›flt›r. Sütten ayr›lmas› da iki y›l içinde olur. (‹flte bunun için) önce bana, sonra da ana-babana flükret diye tavsiye de bulunmufluzdur. Dönüfl ancak banad›r.” (Lokman suresi, 14. ayet) diye buyurarak, ana- baban›n de¤erine iflaret etmifltir. Peygamberimizde “Allah’›n en sevdi¤i amel, vaktinde k›l›nan namaz ile anaya babaya iyilik yapmakt›r.”(Riyazüs Salihin c1, s347) buyurarak çocuklar›n anne ve babalar›na olan sorumluluklar›n› hat›rlatm›fl, bir baflka sözüyle de; “Allah’›n k›yamet gününde yüzlerine bakmayaca¤› kiflilerden biri de anas›na babas›na asi oland›r.” (Et-Tergib ve’t Terhib c3, s327) buyurarak bu durumun önemine iflaret etmifltir. Yine bir hadisinde; “ Allah bütün günahlardan dilediklerinin (cezas›n›) k›yamet gününe tehir eder, yaln›z ana-babaya yap›lan isyan›n cezas›n› Allah sahibine ölmeden önce verecektir.” (seçme hadisler, s58) buyurarak anne- babaya nas›l özenle davranmam›z gerekti¤ini belirtmifltir. Öyleyse anne ve babalar›n Allah’a küfür içermeyen emir ve isteklerini gücümüz ölçüsünde yerine getirmeli, onlara ihtiyarl›klar›nda sevgi ve flefkatle muamele edilmelidir. Dinî edebiyat›m›zda da ana babaya yap›lan olumlu ya da olumsuz davran›fllar› anlatan ibretlik menk›belerle doludur.

22


D‹N KÜLTÜRÜ VE AHLAK B‹LG‹S‹ 2

Çocuklar di¤er büyüklerine de sayg›l› olmal› küçük kardefllerine de merhamet ve sevgi beslemelidirler.

Resim 1.8 : Büyüklerimize karfl› her zaman sevgi ve flefkatle yaklaflmal›y›z.

7.4 H›s›m ve Akrabalarla ‹lgili Ö¤ütler H›s›m ve akrabalar›m›z genifl anlamda ailemizin bir parças›d›r. Akrabalar s›k s›k ziyaret edilmeli, uzakta olanlar› ise hiç de¤ilse telefonla aran›p halleri hat›rlar› sorulmal›d›r. Yard›ma muhtaç olanlar›n ihtiyaçlar› giderilmeli, bayram gibi özel günlerde ziyaret edilip gönülleri al›nmal›d›r. ‹slam kültüründe akraba ziyareti s›la-i rahim olarak da adland›r›l›r. Kur’an-› Kerim h›s›m ve akrabal›k üzerinde önemle durmufltur. Bu ayetlerden baz›lar›n› belirtelim . “….As›l iyilik, o kimsenin yapt›¤›d›r ki, Allah’a ahiret gününe, meleklere, kitaplara, peygamberlere inan›r, yak›nlara, yetimlere, yoksullara, yolda kalm›fllara, dilenenlere ve kölelere sevdi¤i maldan harcar, namaz k›lar, zekât verir.” (Bakara suresi, 177. ayet) “…De ki: Maldan harcad›¤›n›z fley ebeveyn, yak›nlar, yetimler, fakirler ve yolcular için olmal›d›r…” (Bakara suresi, 215. ayet) “…Akrabal›k haklar›na riayetsizlikten sak›n›n…” (Nisa suresi, 1.ayet)

23


D‹N KÜLTÜRÜ VE AHLAK B‹LG‹S‹ 2

“…fiüphesiz ki Allah, adaleti, iyili¤i, akrabaya yard›m etmeyi emreder, çirkin iflleri, fenal›k ve azg›nl›¤› da yasaklar. O düflünüp tutas›n›z diye size ö¤üt veriyor.” (Nahl suresi, 90. ayet) “…bir de akrabaya, yoksula, yolcuya hakk›n› ver. Gereksiz yere de saç›p savurma” (‹srâ suresi, 26. ayet). Görüldü¤ü gibi Allah, akrabam›z› her hususta görüp gözetmemizi ö¤ütlemektedir. Hz. Muhammed (s.a.v.) yaflant›s›nda, akraba ziyaretlerini, onlara yard›m etmeyi benimsemifl ve bizlere de örnek olmufltur. O da akrabal›k hak ve iliflkileri hususunda flunlar› beyan etmifltir: “

Yak›nlar› ile ilgisini kesen kimse cennete giremez” (Riyazüs Salihin c1, s 370)

“Aralar›nda akrabas› ile ilgisini kesen kimseler bulunan topluma rahmet inmez.” (Seçme hadisler, s208) Görüldü¤ü üzere gerek Kur’an gerekse, Hz. Muhammed (s.a.v.) akraba ile olan iliflkilerimizin nas›l olmas› gerekti¤ini bize tafsilatl› olarak aç›klamaktad›r. ‹nsanlar bu ö¤ütlere kulak verirlerse, aileler aras›nda sevgi, sayg› oluflur. Aksi taktirde en yak›nlar›m›zla bile yabanc›laflmaktan kurtulamay›z.

Resim 1.9 : Akraba ziyaretleri birlik ve beraberli¤i art›r›r.

24


D‹N KÜLTÜRÜ VE AHLAK B‹LG‹S‹ 2

Okuma Parças› HZ. FÂTIMA VE A‹LE FERTLER‹YLE ‹L‹fiK‹LER‹ Hz. Fât›ma, Hz. Peygamberin k›zlar›n›n en küçü¤üdür. Kendisine “Beyaz, parlak ve ayd›n yüzlü kad›n” anlam›na gelen “Zehrâ” denilmifltir. Ayr›ca “namuslu kad›n” anlam›na gelen “Betül” de denilmektedir. Çocuklu¤u Mekke’de geçmifltir. Annesi vefat etti¤inde Hz. Fât›ma 10 yafllar›ndayd›. Hz. Fât›ma, Mekke’den Medine’ye, güç flartlar alt›nda hicret eden babas›yla birlikte hicret edemedi ve Mekke’de kald›. Bir müddet sonra, k›z kardefli Ümmü Gülsüm, Hz. Ebû Bekir’in ailesi, ileride kay›nvalidesi olacak Fât›ma bint Esed’in de aralar›nda bulundu¤u bir grupla birlikte Medine’ye hicret etti. Bir müddet sonra da Hz. Ali onu babas›ndan istedi. Hz. Peygamber de k›z›ndan izin ald› ve Hz. Ali ile evlendirdi. Hz. Fât›ma, evlendikten bir y›l kadar sonra ilk çocu¤u Hasan’›, ondan bir y›l sonra da ikinci çocu¤u Hüseyin’i dünyaya getirdi. Daha sonraki y›llarda Ümmü Gülsüm ve Zeynep adl› k›zlar› ile, Muhsin adl› o¤lu dünyaya geldi. Ancak bu sonuncusu küçükken vefat etti. Hz. Fât›ma’n›n ‹slam kültüründe ün kazand›¤› hususlardan birisi, sa¤l›k ve sosyal yard›m alan›ndaki hizmetleridir. Uhud Savafl›’nda gazilere su ve yiyecek tafl›m›fl, yaral›lar› tedavi etmifltir. Difli k›r›lan babas›n›n yüzündeki kanlar› temizlemifltir. Hz. Fât›ma’n›n en büyük özelliklerinden birisi, kanaatkâr olmas› ve sade bir hayat sürmesidir. Evlenirken çeyizi bir kadife örtü, iki su kab› ve bunlar›n yan›nda birkaç sade eflyadan olufluyordu. Ev eflyas›, giyim ve yiyecek bak›m›ndan da son derece sade bir hayat yaflad›¤› bilinmektedir. O, hayat›nda maddi eflyalardan ve imkânlardan daha çok, iyili¤e, ahlak güzelli¤ine, sevgi ve sayg›ya önem vermifltir. Babas›n›n terbiyesiyle büyüyen ve onu çok seven Hz. Fât›ma, onun ahlakî özelliklerine de sahipti. Söz gelifli Hz. Aifle, onun do¤ru ve aç›k sözlü oldu¤unu söylemifltir. Baz› fizikî özellikleri de babas›na benzerdi. Meselâ konuflmas› ve yürüyüflünün babas›na benzedi¤i bilinmektedir. Fât›ma bint Esed, Hz. Peygamberi sekiz yafl›ndan itibaren evinde büyüten, himaye eden Ebû Tâlib’in han›m›d›r. O, bir bak›ma Hz. Peygambere annelik yapm›flt›. Hatta öyle ki, kendi çocuklar›ndan önce onu doyurdu¤u söylenir. Hz. Fât›ma’n›n, kay›nvalidesi ile birlikte yaflamas›, onun babas›na yap›lan iyili¤i unutmamas›n›, kocas›n›n annesine derin sayg›s›n› ve ayn› zamanda uyumlu geçimini ortaya koymas› bak›m›ndan anlaml›d›r.

25


D‹N KÜLTÜRÜ VE AHLAK B‹LG‹S‹ 2

Hz. Fât›ma, s›k s›k babas›n› ziyaret eder, onun hizmetinde bulunurdu. Peygamberimiz k›z› Fât›ma’y› görünce sevinir, onu ayakta karfl›lar ve yan›na oturturdu. Hem Hz. Fât›ma’ya ve hem de Hz. Ali’ye derin bir sevgi besleyen Hz. Peygamber, zaman zaman onlar›n evine giderek, k›z› ile damad›n›n aras›na otururdu. Bazen aralar›nda meydana gelen ufak tefek anlaflmazl›klarda aralar›n› bulur, kendilerine nasihat ederdi. Hz. Fât›ma da babas› evine geldi¤inde, onu sevgi ve sayg›yla karfl›lay›p a¤›rlard›. Peygamberimizin soyu, Hz. Fât›ma’n›n çocuklar›yla devam etmifltir. Hz. Peygamber di¤er çocuklar› sevdi¤i gibi, Hz. Fât›ma’n›n çocuklar›n› da çok sever ve sevgisini ölçülü bir flekilde aç›kça ifade ederdi. Onlara ilgiyi camide ve ibâdet esnas›nda bile ihmal etmezdi. Bir gün Hz. Peygamber minberde iken Hz. Hasan ve Hüseyin düfle kalka Mescid’e girerler. Hz. Peygamber konuflmas›n› yar›da keserek afla¤› iner ve onlar› önüne oturtarak, konuflmas›n› b›rakt›¤› yerden sürdürür. (Prof. Dr. ‹brahim SARIÇAM, Hz. Muhammed ve Evrensel Mesaj› Ankara 2003. s. 293’ten yazar› taraf›ndan gelifltirilmifltir.)

26


D‹N KÜLTÜRÜ VE AHLAK B‹LG‹S‹ 2

6

ÖZET ‹nsan›n hareket ve faaliyetlerini yöneten temele, de¤er ad› verilir. Dinî ve ahlakî eylemleri yöneten de¤erler, insan›n kendi varl›k yap›s›nda bulunur. Din de¤erlerin oluflumuna etki ederek faaliyet alan›nda kendisini belli eder. Dinin örf ve âdetlerle yak›ndan bir iliflkisi söz konusudur. Din kendisine uygun olmayan örf ve âdetleri benimsemez. Ahlakî de¤erlerin de dinî de¤erlerin de kökleri insandad›r. Bu yüzden insan eylemlerinde ço¤u zaman ortak hareket ederler. ‹nsan›n kiflilik oluflumuna, aile, çevre ve ald›¤› e¤itim ortam›, benimsedikleri de¤erler ölçüsünde etki eder. Kiflilik bu de¤er ölçülerine göre flekillenir. Bir toplumu birlefltiren baz› ortak de¤erler vard›r. Türk milleti de vatan, ülkü, bayrak, istiklâl marfl›, hürriyet, ba¤›ms›zl›k, insan haklar›na sayg›, millî seciye kavram› ve Atatürk gibi de¤erler etraf›nda birleflir. Aile toplumun en küçük nüvesidir. Çocuk bilgi ve görgüsünü öncelikle ailesinden al›r. Aile içerisinde sevgi, sayg›, flefkat, merhamet, yard›msever olmaya dayal› bir yap› olmal›d›r. Baz› aileler, bu özeliklerinden dolay› övülmüfl ve herkesçe bilinen ailelerdir. Bütün dinlerde neslin devam› için evlilik esast›r. Evlilik d›fl›ndaki iliflkiler ise yasakt›r. ‹slam dini de evlili¤i teflvik eder. Kur’an’da ve hadislerde aile kurma teflvik edilmifl, evlenecek insanlar›n güzel ahlakl› olma prensibini bir flart olarak benimsemeleri ö¤ütlenmifltir. Kur’an anne ve babaya büyük de¤er vermifl, ne flekilde olursa olsun, onlar›n çocuklar› taraf›ndan incitilip üzülmelerine karfl› ç›km›fl, cayd›r›c›, uyar› ve ö¤ütler vermifltir. ‹slam ailede herkesin görev ve sorumlulu¤unu tayin etmifl, bunda adalet ilkesini gözetmifltir. ‹slam dini, h›s›m, akraba haklar›n›n önemine iflaret ederek, onlarla iliflkilerin kopar›lmamas› gerekti¤ini vurgulam›flt›r.

27


D‹N KÜLTÜRÜ VE AHLAK B‹LG‹S‹ 2

TEST I 1- De¤erler ile ilgili olarak verilen bilgilerden hangisi yanl›flt›r? A) B) C) D)

De¤erler, insanlar›n eylemlerini yönetir. Baz› de¤erler, insan›n kendi varl›k yap›s›nda bulunur. ‹yi ve kötü, ahlakî de¤erlerin ölçüsüdür. Maddi manevi kültür kal›plar› haline gelen de¤erler evrenseldir.

* * *

Toplum hayat›n› tanzim eden kurallardand›r. Tecrübelerle oluflmufl, nesilden nesile aktar›l›rlar. Yaz›l› olmamalar›na ra¤men yapt›r›m güçleri vard›r.

2- Yukar›da verilen bilgilerle afla¤›dakilerden hangisi anlat›lmaktad›r? A) B) C) D)

Örf ve âdet Yasalar Ahlak Din

3- Düzgün kiflilikli bireyler yetifltirmenin en geçerli yolu hangisidir? A) B) C) D)

De¤erlerin teorik olarak ö¤retilmesi, De¤erlerin eylemlerle ifade edilmesi De¤erleri önemsemeyenlerin bu ifli üstlenmeleri Bireyin de¤erlere, kendi kendine ulaflmas›

4- Üzerinde yaflad›¤›m›z topraklar›n vatan›m›z olmas›n›n en gerçekçi sebebi hangisidir? A) B) C) D)

U¤runda canlar verilmesi Uzun müddet üzerinde yaflamam›z Do¤du¤umuz bir yer olmas› Bereketli ve zengin topraklar olmas›

5- Bayra¤›m›z›n y›rt›l›p, yak›lmas› hakk›nda afla¤›dakilerden hangisi söylenebilecek sözlerden biri olamaz? A) B) C) D)

28

Milletin ba¤›ms›zl›¤›na kastedilmifltir Türk milleti yok say›lm›flt›r Bir metrelik bir bez yak›lm›flt›r. fiehitlerin emeklerine sayg›s›zl›kt›r.


D‹N KÜLTÜRÜ VE AHLAK B‹LG‹S‹ 2

6- Afla¤›dakilerden hangisi, insan›n, insan olmas›ndan dolay› sahip oldu¤u haklar aras›nda yer almaz? A) B) C) D)

Yaflama hakk› ‹nanma hakk› Özgürlük hakk› E¤itim hakk›

7- Bir ailenin hem flu anda hem de gelecekte mutlulu¤u yakalamas› için, ana babalar afla¤›dakilerden hangisini yapmamal›d›r? A) B) C) D)

Birbirlerinin haklar›na sayg› duymal›d›r Büyük anne ve babalara sayg›l›, flefkatli olmal›lar Baflar›l› olan çocuklar›n›n her iste¤ine cevap vermeliler Çocuklara, millî ve manevi de¤erleri sevdirmeliler

8- Bütün dinlerde afla¤›daki davran›fllardan hangisi yasaklanm›flt›r? A) B) C) D)

Çok kad›nla evlenmek Evlilik d›fl› iliflkide bulunmak Uzak akrabalarla evlenmek ‹badet ederken örtünmek

9- Dinimiz evlenecek olanlar›n, birbirlerinde arayacaklar› en önemli özelli¤in afla¤›dakilerden hangisi oldu¤unu beyan eder? A) B) C) D)

Güzel ahlak Güzellik Zenginlik Soyluluk

10-Peygamberimiz(s.a.v.)’in “Allah’›n en sevdi¤i amel, vaktinde k›l›nan namaz ile…….” fleklinde bafllayan hadisinin devam› afla¤›dakilerden hangisidir? A) B) C) D)

Ramazanda tutulan oruçtur Mal›n›n zekât›n› vermektir Anaya babaya iyilik yapmakt›r. Kâbe’yi tavaf etmektir.

29


D‹N KÜLTÜRÜ VE AHLAK B‹LG‹S‹ 2

&

ÜN‹TE II

D‹N VE LA‹KL‹K 1. Din Bireyi Esas Al›r. 2. Laikli¤i Do¤uran Nedenler 3. Laik Devlet 4. Laiklik Din ve Vicdan Özgürlü¤ünün Güvencesidir. 5. Atatürk’ün Laiklik Anlay›fl› Okuma Parças›. “Atatürk’ün Bal›kesir Hutbesi”


D‹N KÜLTÜRÜ VE AHLAK B‹LG‹S‹ 2

☞ * * * * * *

BU BÖLÜMÜN AMAÇLARI

Bu üniteyi çal›flt›¤›n›zda (bitirdi¤inizde) Dinîn bireyi esas ald›¤›n› kavrayacak, Laikli¤i do¤uran sebepleri aç›klayacak, Laik devletin, toplumun tüm kesimlerine ve inanç ve davran›fl özgürlü¤ü tan›d›¤›n› kavrayacak, Din ve vicdan özgürlü¤ünün güvencelerinden birinin de laik devlet oldu¤unun fark›na varacak, Laik devlet anlay›fl›n› toplum ve birey aç›s›ndan irdeleyecek, Atatürk’ün laiklik anlay›fl›n› kavrayacaks›n›z.

NASIL ÇALIfiMALIYIZ?

* Konu içinde ilk kez karfl›laflt›¤›n›z kavram ve deyimleri, konu içerisindeki tan›mlardan ya da kitab›n›z›n sonunda yer alan sözlükten bulup okuyun. * Uyar›lar› dikkatle okuyun, gerekiyorsa yaz›n. * Sorular› cevaplay›p kald›¤›n›z yerden çal›fl›n. * Konuyu daha ayr›nt›l› ö¤renmek için kitab›n›z›n sonundaki kaynaklardan yararlan›n.

32


D‹N KÜLTÜRÜ VE AHLAK B‹LG‹S‹ 2

ÜN‹TE VI D‹N VE LA‹KL‹K 1. Din Bireyi Esas Al›r

Dinin bireyi esas almas›n›n sebepleri nelerdir?

‹nsan ruhsal yap›s› itibariyle bir tak›m de¤erlere sahip olarak do¤ar. O ayn› zamanda, irade, ak›l ve düflünce sahibi bir varl›kt›r. Her sa¤l›kl› birey bu melekelere sahiptir. ‹flte insan, di¤er canl›larda olmayan bu özelliklerinden ötürü, bireysel anlamda sorumludur. Di¤er canl›lar›n davran›fllar› önceden, üyesi bulundu¤u türe özgü olarak verilmifl, art›k o türe mensup canl›lar ayn› davran›fllar› gösterirler. ‹nsan›n ise fiziksel olarak ayn› yap›da olmalar›na ra¤men, de¤iflik davran›fllar göstermesi, birine hofl gelen bir fleyin di¤erine hofl gelmemesi, sahibi oldu¤u melekelerden kaynaklan›r. Yeryüzündeki dinlere bak›ld›¤›nda emir ve yasaklar›n öncelikle bireye yönelik oldu¤u görülür. ‹lahi dinlerde de ilk insan ve ilk peygamber Hz. Adem(a.s.)’dir. Dolay›s›yla dinin ilk emir ve yasaklar› da O’na teklif edilmifltir. Yani din ilk insanla bafllam›flt›r. Âdem(a.s.)’e teklif edilen emir ve yasaklardan elbette öncelikle kendisi sorumludur. Yani kendisine teklif edilenleri yerine getirip getirmemesinden ötürü görece¤i mükafat ta, ceza da ferdidir. Çünkü fert eylemlerini kendi ak›l ve iradesiyle yapar. Nitekim Kur’anda Allah buyurdu ki “Ey Adem, sen ve eflin cennette yerleflip, diledi¤iniz yerden yiyin. Ancak flu a¤aca yaklaflmay›n! Yoksa zalimlerden olursunuz.” (Araf suresi, 19. ayet) Görüldü¤ü gibi emir ikisine birden yöneliktir. Yani sorumluluk aç›s›ndan fert fert ikisi de sorumlu tutulmufltur. ‹slam dini de bireyi esas almakla, getirmifl oldu¤u emir ve yasaklar›n öncelikle bireylerin hayatlar›nda yer etmesini istemektedir. “…Emrolundu¤un gibi dos do¤ru ol…”(Hud suresi, 112. ayyet) ayetiyle öncelikle dürüstlük ve do¤rulu¤un peygamberin hayat›nda yer etmesi istenmektedir. Sorumluluk sahibi insan›n eylemlerinin neticesini de bireysel anlamda görecek olmas› dinin bireyi esas ald›¤›n›n iflaretidir. “… Hiçbir günahkar, di¤erinin günah›n› çekmez…”(Zümer suresi, 7. ayet) Baflka bir ayette de “ Kim zerre miktar› hay›r yapm›flsa onu görür. Kim de zerre miktar› fler ifllemiflse onu görür.”(Zilzal suresi, 7-8. ayetler) Görüldü¤ü gibi ayetlerde dinin emir ve yasaklar›ndan her bireyin ayr› ayr› sorumlu tutulaca¤›, anlafl›lmaktad›r. Öncelikle bireyin kendi davran›fl ve fiilleri düzeltilmek istenmektedir.

33


D‹N KÜLTÜRÜ VE AHLAK B‹LG‹S‹ 2

“Ancak tövbe edip, hallerini düzeltenler, Allah’a s›ms›k› sar›l›p, dinlerini (ibadetlerini) yaln›z onun için yapanlar baflkad›r. ‹flte bunlar müminlerle beraberdir…” (Nisa suresi, 146. ayet) Baflka bir ayette de “…Gerçek flu ki: sizden kim bilmeyerek bir kötülük yapar, sonra ard›nda tövbe edipte kendini ›slah ederse, bilsin ki Allah çok ba¤›fllayan, çok esirgeyendir.” (En’am suresi, 54.ayet) ‹nsan›n iyiyi güzeli seçmesinin tamamen kendi özgür iradesinde oldu¤u belirtilmektedir. fiu ayette aç›kça gösteriyor ki din öncelikle bireyi esas almaktad›r. “ve de ki: Hak Rabbinizdendir. Öyle ise dileyen iman etsin, dileyen inkar etsin…”(Kehf suresi, 29. ayet) Allah; sa¤l›kl› her insana do¤ruyu yanl›fltan, iyiyi kötüden, güzel olan› çirkinden ay›rt edebilme kabiliyeti vermifltir. Gönderdi¤i kitaplarla da onlar›n ak›l ve düflüncelerini kullanarak, do¤ru yolu bulmalar›n› istemifltir. “Dinde zorlama yoktur…”(Bakara suresi, 256. ayet) ayeti ile de bireylerin dini kabul etmelerini de tamamen özgür iradelerine b›rakm›flt›r. 2. Laikli¤i Do¤uran Nedenler.

❂ ☛

Laiklik, din ve devlet ifllerinin birbirlerinden ayr›lmalar›, dinin de devletinde birbirlerine kar›flmamalar› anlam›na gelir.

Kifliye bakan yönü ile laiklik nedir?

Kiflileri ilgilendiren yönüyle, ak›l ve vicdan›n kendi alanlar›nda hür olduklar›n› belirterek bir dokunulmazl›k alan› çizer. Kiflilerin dinî inançlar› yüzünden, ya da benimsemifl olduklar› dinin kurallar›n› yerine getirip getirmemelerinden ötürü, bask› ve ayr›m görmeme ilkesini ifade eder.

Devlete bakan yönü ile laiklik nedir?

Hukuki anlamda kanun koyucunun, dinî kurallardan etkilenmeden, bu kurallara uygunluk endiflesi olmaks›z›n sosyal yaflam› düzenlemesidir.

☛ 34

Laiklik nas›l do¤mufltur?


D‹N KÜLTÜRÜ VE AHLAK B‹LG‹S‹ 2

Laiklik bat› dünyas›nda Katolik Kilise’sinin merkezi ve bask›c› yap›s›na karfl› duyulan tepkiden do¤mufltur. Kiliseler ve papazlar, din ve mezhep ad›na, vicdanlara ve hayat›n her alan›na müdahale etmifltir. Bunun neticesinde de Bat›’da kitlesel ya da bireysel büyük zulüm ve katliamlara yol açm›flt›r. Bu bask›lardan kaç›p Amerika’ya yerleflen göçmenler 1776 tarihli Amerikan Anayasas›’na devletin bir dini olmad›¤›n› ve fertlerin din hürriyetlerini ana ilke olarak koymufllard›r. Avrupa’da da reform ve rönesans›n katk›lar›yla bafllayan ayd›nlanma ça¤›, kiliselerin ve din adamlar›n›n, bilim, siyaset, sanat ve felsefe üzerindeki bask›s›na karfl› ç›k›lmas›na yol açm›fl; bu anlam›yla laiklik Frans›z ihtilaliyle tüm Avrupa’ya yay›lm›flt›r. Osmanl›larda ise 1774 tarihli Küçük Kaynarca antlaflmas›ndan sonra Osmanl› sultanlar›, halife s›fat›yla, padiflah s›fat›n› siyasi anlamda bir arada kullanmaya bafllam›fllard›r. Bu da devlet yönetiminde dinî rengi art›rm›flt›r. Bat› bilimde ve teknolojide h›zla ilerlerken Osmanl› Devletinde, bilimsel icat ve geliflmelerin dine uygun olup olmad›¤› hususunda tart›flmalar sürüp gitmifltir. Laiklik 18. yüzy›ldan itibaren Osmanl› Devletini etkilemeye bafllam›flt›r.

Türkler, laik devlet anlay›fl›na ne zaman geçmifllerdir?

Cumhuriyetin ilan›ndan sonra, yeni anayasan›n kabulü, saltanat ve halifeli¤in kald›r›lmas›, tevhid-i tedrisat kanunu ile e¤itim ve ö¤retimin de birlefltirilmesiyle laik devlet düzenine geçilmifltir. 3. Laik Devlet Laik sistem din hürriyetini, ana ilke olarak kabul eder. Herkese dinini seçmek, icaplar›n› yerine getirmek serbestisi tan›r. Ancak inanc›n›n gere¤ini yerine getirmeyenlere de dayatma yap›lmas›n› engeller. Laik devletin resmi bir dini yoktur. Yani laik devlet, belli bir dinin kurallar›n› vatandafla zorla benimsetmez, uygulatmaz, dinin gereklerini uygulamak isteyenlere de yard›mc› olur. Laik devlet ne bir dine ba¤l›d›r. Ne de bir dini vard›r. Dini, bir vicdan meselesi olarak görür. Laik devlet din ayr›m› gözetmez. Kanun önünde herkes eflittir. ‹nanç, cins, s›n›f ayr›m› yoktur.

35


D‹N KÜLTÜRÜ VE AHLAK B‹LG‹S‹ 2

Laik devletin kanunlar› haz›rlan›rken, din kurallar›na uygunluk k›stas› aranmaz. “Laiklikle, akla, bilimsel esaslara dayanan demokratik, ço¤ulcu, özgürlükçü bir devlet sistemi kurulabilmifltir.” (Gülnihal Bozkurt “Atatürk’ün hukuk alan›nda getirdikleri, AKM Dergisi, Say› 1, 1985”) Atatürk, asla dine karfl› olmam›flt›r. “Gerçe¤e nas›l inan›yorsam dinime de öyle inan›yorum” diyen Atatürk’ün çabas›, devlet sistemini laik bir temele oturtmaya yönelik olmufltur. 4. Laiklik Din ve Vicdan Özgürlü¤ünün Güvencesidir. Din ve vicdan özgürlü¤ü, her insan›n en do¤al hakk› oldu¤u gibi, laikli¤in de bir gere¤idir. Bu durum devletimizde anayasayla güvence alt›na al›nm›flt›r. Laiklik ilkesine göre, devlet, bireyleri, bir dine inan›p inanmamak hususunda serbest b›rak›r. Bireylerin inanc›na, ayin ve törenlerine müdahale etmez. Laikli¤in sa¤lad›¤› din ve vicdan hürriyeti sayesinde hiç kimse bir baflkas›n›n inanc›na ve ibadetlerine kar›flamaz, bunlara sahip olmas›ndan ötürü de k›nayamaz. Atatürk bu konuyla ilgili olarak “Laiklik yaln›z din ve devlet ifllerinin birbirinden ayr›lmas› demek de¤ildir. Bütün yurttafllar›n vicdan, din ve ibadet özgürlü¤ünü de üstlenmek demektir.” (Ahmet Bekir Palazo¤lu, Atatürk E¤itim ile ilgili düflünceleri, s 89) Laiklik ilkesi devlet yönetiminde millî egemenli¤i esas al›r. Laikli¤in gere¤i devlet, insanlar›n dinî inanç ve duygular›n›n sömürülmesine izin vermez. Atatürk, din sömürücülü¤ü yapanlar hakk›nda:”softa s›n›f›n›n din simsarl›¤›na izin verilmemelidir. Dinden maddi menfaat temin edenler i¤renç kimselerdir. ‹flte bu duruma karfl›y›z ve buna müsaade etmiyoruz.” (Atatürkçülük, c1, s111) demifltir. Yüce dinimizde, dinin, hele hele Kur’an’›n kullan›larak, maddi menfaat elde edilmesine “…Allah’›n ayetlerini az bir karfl›l›k ile satmay›n…”(Bakara suresi, 41. ayet) ayetiyle karfl› ç›km›flt›r. Devletimiz, dini bir sömürü arac› olarak kullananlar› engellemek ve dinin do¤ru, ö¤retilmesini sa¤lamak için, Diyanet ‹flleri Baflkanl›¤›n› kurmufl ve ilahiyat fakülteleri açm›flt›r. Devlet laiklik ilkesinin bir gere¤i, vatandafllar›n›n din e¤itimi görme taleplerine, Millî E¤itim Bakanl›¤›’na ba¤l› okullarda okuttu¤u Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersleri ile cevap vermektedir. Yine bu Bakanl›¤›n denetim ve gözetiminde e¤itim yapan ‹mam-Hatip Okullar› da açm›flt›r.

36


D‹N KÜLTÜRÜ VE AHLAK B‹LG‹S‹ 2

Atatürk de, din e¤itiminin yeri ve önemi ile ilgili olarak “Bizde ruhbanl›k yoktur. Hepimiz eflitiz. Dinimizin hükümlerini eflit olarak ö¤renmeye mecburuz. Her fert dinini, diyanetini, iman›n› ö¤renmek için bir yere muhtaçt›r. Oras› da okuldur.” (Atatürk’ün e¤itim ile ilgili görüflleri, s331) demifltir. Laiklik ilkesinin kabulüyle ülkemizde herkesin din ve vicdan hürriyeti güvence alt›na al›nm›flt›r. Yasalar önünde kad›n ve erkek eflit haklara sahip olmufltur. Böylece toplumsal bar›fl›n ve huzurun korunmas›na katk›da bulunulmufl, millî birlik ve beraberlik güçlendirilmifltir.

Resim 2.1 : Yasalar önünde kad›n ve erkek eflit haklara sahiptir.

5. Atatürk’ün Laiklik Anlay›fl›

Atatürk’ün laiklik anlay›fl› nas›ld›r?

Atatürk’ün laiklik anlay›fl›, her hangi bir ülkenin laiklik anlay›fl›ndan kopya edilmifl bir anlay›fl de¤ildir.

37


D‹N KÜLTÜRÜ VE AHLAK B‹LG‹S‹ 2

Atatürk’ün laiklik anlay›fl›nda beliren nitelikleri flöyle s›ralayabiliriz:

➠ ➠ ➠ ➠ ➠

38

Laiklik inançs›zl›k veya din karfl›tl›¤› demek de¤ildir. Bu konuda “…baz› kimseler ça¤dafl olmay›, inançs›z olmak san›yorlar. As›l inançs›zl›k, onlar›n bu inan›fl›d›r. Bu yanl›fl yorumu yapanlar›n amac›, Müslümanlar›n inançs›zlara esir olmas›n› istemek de¤il de nedir?...”(Atatürkçülük, c1, s 457) Laiklik, dinsizlik demek de¤ildir. Aksine, sahte dindarl›kla ve büyücülükle mücadele kap›s›n› açt›¤› için, gerçek dindarl›¤›n geliflmesini sa¤lar. Din, her türlü istismar ve sömürüden uzak tutulmal›d›r. “Din ve mezhep, herkesin vicdan›na kalm›fl bir ifltir. Hiçbir kimse, hiçbir kimseyi ne bir din, ne de bir mezhebi kabul etmeye zorlayabilir. Din ve mezhep hiçbir zaman politika aleti olarak kullan›lamaz.” (Atatürkçülük, c1, s 111) Laiklik, insanlar›n din ve vicdan hürriyetlerini garanti alt›na al›r. “Türkiye Cumhuriyetinde her fert dinini seçmekte serbesttir. Her fert istedi¤i dinin merasimini de yerine getirebilir. Yani ülkede tam olarak bir ibadet hürriyeti vard›r.” (Atatürkçülük, c1, s 111) Atatürk’ün laiklik anlay›fl›nda taassup asla hofl görülmemifltir. Taassup, ister dinî, isterse dine karfl› flekilde olmas›, asla hofl görülemez ve laiklik anlay›fl›yla ba¤daflmaz.


D‹N KÜLTÜRÜ VE AHLAK B‹LG‹S‹ 2

OKUMA PARÇASI ATATÜRK’ÜN BALIKES‹R HUTBES‹ Ey millet, Allah birdir. fian› büyüktür. Allah'›n selâmeti, at›feti ve hayr› üzerinize olsun. Peygemberimiz Efendimiz, Cenâb-› Hak taraf›ndan insanlara hakây›k-› dinîyyeyi tebli¤e me'mur rasûl olmufltur. Kanun-i Esâsîsi, cümlemizce malûmdur ki, Kur'an› azümiflflan'daki nusustur. ‹nsanlara feyz vermifl olan dinîmiz, son dindir. Ekmel dindir. Çünkü dinîmiz akla, mant›¤a, hakikate tamamen tevâfuk ve tetâbuk ediyor. E¤er akla, mant›¤a, hakîkate tevâfuk etmemifl olsayd›, bununla di¤er kavânin-i tabiiyye-› ilâhiyye beyninde tezad olmas› icab ederdi. Çünkü bilcümle kavanin-i kevniyyenin menba› Cenab-› Hakt›r. Arkadafllar; Cenab-› Peygamber mesaisinde iki dâra, iki hâneye mâlik bulunuyordu. Biri kendi ikâmet eyledi¤i hânesi, di¤eri din iflleriyle ifltigal buyurdu¤u Allah'›n evi idi. Kendi husûsi ifllerini kendi evinde görür, âmmenin, ümmetin hizmetini de Allah'›n evi olan câmi-i flerîf'te ru'yet eylerdi. Biz de hazret-i peygamber'in usûlüne ikdida ederek, milletimize teallük eden husus için flu Beytullah'ta topland›k. fiimdi Hazret-i Allah'›n huzurunday›z. Bunu bana müyesser eden Bal›kesir'in dindar ve kahraman insanlar›na arz-› flükran ederim. Çok memnunum ve bu vesile ile büyük bir sevâba nâil olaca¤›m› ümid ediyorum. Efendiler, câmiler birbirimizin yüzüne bakmaks›z›n yat›p kalkmak için yap›lmam›flt›r. Her fleyden evvel itâat ve ink›yâd-› tâmme ile ibadet, din ve dünya için neler yap›lmas› lâz›m geldi¤ini düflünmek için yap›lm›flt›r. Millet ifllerinde her ferd bafll› bafl›na bir hizmet ifa etmelidir. ‹flte biz de burada din ve dünya için istiklâl ve istikbâlimiz iç:in, bilhassa hâkimiyetimiz için neler düflündü¤ümüzü meydana koyal›m. Ben yaln›z kendi düflüncemi söylemek istemiyorum. Hepinizin düflüncelerini anlamak istiyorum.mal-i millîyye, irâde-i millîyye yanl›z bir flal›s›n düflüncesinden de¤il, bil"umum efrâd-› milletin arzular›n›n, emellerinin muhassalas›ndan ibârettir. Binaenalyh benden ne ö¤renmek, ne sormak istiyorsan›z serbestçe sorman›z› rica ederim. 07.02.1923 (Türkçelefltirilmifl Hâli)

39


D‹N KÜLTÜRÜ VE AHLAK B‹LG‹S‹ 2

6

ÖZET Dinin ortaya koydu¤u emir ve yasaklar, ahlakî ilkeler, öncelikle bireye yöneliktir. Bunun sebebi insan›n özgür bir iradeye sahip olmas›, ak›l ve muhakeme yetene¤inin olmas›ndand›r. ‹slam’›n emirleri de öncelikle fertlere yöneliktir. Laiklik, kiliselerin ve din adamlar›n›n, din ve mezhep ad›na hayat›n her alan›na müdahale etmesine karfl› do¤mufltur. Laik devlette, devletin resmi bir dini yoktur. Devlet dini bir vicdan meselesi olarak görür ve bütün inançlara eflit mesafede yer al›r. Laiklik, din ve vicdan hürriyetini garanti alt›na al›r. Bir fert, di¤er bir ferde inanc›ndan dolay› müdahale edemez, k›nayamaz. Laiklik ilkesi gere¤i, devlet insanlar›n dinî inanç ve duygular›n›n sömürülmesine izin vermez. Atatürk’ün laiklik anlay›fl›nda, laiklik, dinsizlik olmad›¤› gibi sahte dindarl›kla ve büyücülükle mücadele kap›s›n› açt›¤› için, gerçek dindarl›¤›n geliflmesini sa¤lar.

40


D‹N KÜLTÜRÜ VE AHLAK B‹LG‹S‹ 2

TEST II 1- Afla¤›dakilerden hangisi, insan›n bireysel anlamda, sorumluluk sahibi oldu¤unun delillerinden biri de¤ildir? A) B) C) D)

iradesi akl› düflüncesi konuflmas›

2- 1776 tarihli anayasalar›na; “devletin bir dini olmad›¤›n› ve fertlerin din hürriyetlerinin oldu¤u” ilkesini koyan ülke hangisidir? A) B) C) D)

Osmanl› Devleti Amerika Fransa ‹ngiltere

3- Afla¤›dakilerden hangisi Bat› dünyas›nda laikli¤in oluflumunu haz›rlayan sebeplerden biri de¤ildir? A) B) C) D)

Katolik kilisesinin bask›c› tutumu, Din adamlar›n›n dünyevi hayat›n her alan›na müdahale etmesi, Dinin bireylerin vicdanlar›nda yaflat›lmaya çal›fl›lmas›, Reform ve rönesans hareketlerinin bafllamas›

4- Afla¤›dakilerden hangisi laik devlet için söylenemez? A) B) C) D)

Yasalar›n› belirlemede halk›n›n inançlar›n› k›stas al›r. Dini bir vicdan meselesi olarak görür. Demokratik, ço¤ulcu, özgürlükçü bir sistemi benimser. Vatandafllar›n›n hepsini kanun önünde eflit görür.

5- “…Allah’›n ayetlerini az bir karfl›l›k ile satmay›n…” meali verilen ayete göre afla¤›dakilerden hangisinin yap›lmas› do¤ru de¤ildir? A) B) C) D)

Ticaret yapanlar›n dininin gereklerini yerine getirmesi, Maddi kazanç için dinî de¤erleri kullanma, Hiçbir maddi karfl›l›k beklemeden dinin ö¤retimini sa¤lama, Helal yollardan eme¤inin karfl›l›¤›n› alma.

41


D‹N KÜLTÜRÜ VE AHLAK B‹LG‹S‹ 2

6- Afla¤›dakilerden hangisi, devletimizin dinin bir sömürü arac› olarak kullan›lmas›n› engellemek için yapm›fl oldu¤u çal›flmalar içerisinde yer almaz?. A) B) C) D)

Diyanet iflleri baflkanl›¤›n›n kurulmas›, ‹lahiyat fakültelerinin aç›lmas›, Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersinin konulmas› Yasalar›n yap›m›nda din alimlerinden olur almas›.

7- Afla¤›dakilerden hangisi, Atatürk’ün laiklikle ilgili görüflleri aras›nda yer almaz? A) B) C) D)

Dinsizlik demek de¤ildir, Büyücülükle mücadele eder, Kendisi de dinî bir özellik arz eder, Dindarl›¤›n geliflmesini sa¤lar.

8- Afla¤›dakilerden hangisi laikli¤in kabul edilmesinin bir sonucu de¤ildir? A) B) C) D)

Din ve vicdan hürriyetinin güvence alt›na al›nmas› Din alan›nda yaz›lan eserlerin azalmas› E¤itim ve ö¤retimin birlefltirilmesi Yasal olarak kad›n ve erkeklerin eflit haklara sahip olmas›

9- “…Baz› kimseler ça¤dafl olmay› inançs›z olmak san›yorlar. As›l inançs›zl›k onlar›n bu inan›fl›d›r. Bu yanl›fl yorumu yapanlar›n amac› Müslümanlar›n inançs›z olanlara esir olmas›n› istemek de¤il de nedir?” Atatürk’ün bu sözünden afla¤›daki yarg›lardan hangisi ç›kar›lamaz? A) B) C) D) 10-

Baz›lar›n›n ça¤dafl olmay› dinsizlik olarak görmesi, Baz›lar›n›n ça¤dafl olman›n yolunu dinsizlikte görmesi, Dindarlar›n da pekala ça¤dafl olabilece¤i, Ça¤dafl olan dindarlar›n birer esir gibi görülmesi. “Kim zerre miktar› hay›r yapm›flsa onu görür, Kim de zerre miktar› fler ifllemiflse onu görür” (Zilzal suresi, 7-8. ayetler)

Yukar›da verilen ayetlerde vurgulanmak istenen as›l düflünce hangisidir? A) B) C) D)

42

Fert iyi ya da kötü her davran›fl›n›n karfl›l›¤›n› al›r.. Zerre miktar› da olsa kötülükten kaç›nmal›d›r. Herkes gücünün yetti¤i oranda sorumludur. ‹nsan zerreden büyük iyilikler yapmal›d›r.


D‹N KÜLTÜRÜ VE AHLAK B‹LG‹S‹ 2

&

ÜN‹TE III

TÜRKLER VE MÜSLÜMANLIK 1. Türklerin Müslüman Oluflu 2. Türklerde ‹slâm Anlay›fl›n›n Oluflmas›nda Etkili Olan fiahsiyetler 2.1. Ebû Hanife 2.2. Mâturidî 2.3. fiafiî 2.4. Efl’arî 2.5. Ahmet Yesevî 2.6. Ahî Evran 2.7. Hac› Bektafl Veli 2.8. Mevlânâ 2.9. Yunus Emre 2.10. Hac› Bayram Veli 3. Türklerin ‹slâm Medeniyetine Katk›lar›


D‹N KÜLTÜRÜ VE AHLAK B‹LG‹S‹ 2

☞ * * * *

BU BÖLÜMÜN AMAÇLARI

Bu üniteyi çal›flt›¤›n›zda (bitirdi¤inizde) Türklerin ‹slâm’› niçin benimsediklerini kavrayacak, Türklerde ‹slâm anlay›fl›n›n oluflmas›nda etkin olan tarihi flahsiyetleri tan›yacak, Türk bilginlerinin ‹slâm medeniyetine katk›lar›n› kavrayacak, Türklerin ‹slâm medeniyetine olan katk› alanlar›n› irdeleyebileceksiniz.

NASIL ÇALIfiMALIYIZ?

* Konu içerisinde ilk kez karfl›laflt›¤›n›z kavram ve deyimleri, konu içerisindeki tan›mlardan veya kitab›n›z›n sonunda yer alan sözlükten bulup okuyun * Sorular› cevaplay›n, kald›¤›n›z yerden çal›fl›n * Uyar›lar› dikkatle okuyun, gerekiyorsa yaz›n * Konuyu daha ayr›nt›l› ö¤renmek için kitab›n›z›n sonundaki kaynaklardan yararlan›n.

44


D‹N KÜLTÜRÜ VE AHLAK B‹LG‹S‹ 2

ÜN‹TE VII TÜRKLER VE MÜSLÜMANLIK 1. Türklerin Müslüman Oluflu Türklerin Müslüman Araplarla ilk temaslar› Hz. Ömer zaman›na rastlar. Ancak bu dönemde ciddi bir iliflki olmam›flt›r. Türklerin Müslümanlarla ilk ciddi münasebetleri Emeviler zaman›nda bafllam›flt›r. Ancak Emevilerin olumsuz tutumlar› yüzünden Türklerin ‹slamiyet’e geçiflleri yavafl olmufltur. Emevilerin y›k›l›fl›ndan sonra 750 y›l›nda bafla geçen Abbasiler Türklere karfl› çok iyi davrand›lar.

Abbasilerle Türkleri birbirine yaklaflt›ran sebepler neleredir? Türklerin Emevilere karfl› Abbasileri desteklemesi, bir de Abbasilerin Çinliler ile yapt›¤› Talas savafl›nda (751) Türklerin Abbasilerin yan›nda yer almas›d›r. Bu savaflla Türkleri daha yak›ndan tan›yan Abbasiler onlara ordu içerisinde çeflitli görevler vermifllerdir. Böylece Türkler ordu ve devlet yönetiminde söz sahibi olmaya bafllam›fllard›r. 930’lu y›llara gelindi¤inde Karahanl› devletini kuranlar›n ‹slamiyet’i toptan kabul etmeleri ile Türk boylar›n›n büyük bir ço¤unlu¤u Müslüman olmufltur. Türkler ‹slamiyet’i k›l›ç zoruyla de¤il, kendi istekleriyle benimsemifllerdir. Türklerin ‹slam dinini seçmesindeki sebepler; Birinci sebep: ‹slam’›n ve medeniyetinin üstünlü¤ü ve çekicili¤i ikinci sebep: Türklerin eski inançlar›n›n ‹slam’›n inanç sistemine yak›n olmas› ve Müslümanl›¤›n Türk ruhuna uygun düflmesidir. Türklerin Eski inan›fllar›yla ‹slam Dininin Benzeyen Yönleri: - Eski Türklerde “tek tengri” (kendi özüne benzer yüce tanr›) ifadesi kullan›lmaktad›r. Bu tarif ‹slam’›n efli ve benzeri olmayan Allah inanc›yla benzeflmektedir. Türkler Müslüman olduktan sonra da Tanr› tabirini kullanmaya devam etmifllerdir. - Yine Türklerin eski inançlar›nda; ruhun ölümsüzlü¤ü cennet ve cehennem inançlar› da ‹slam’›n ahiret inanc› ile benzeflir. - ‹slam dininin ahlak esaslar› Türklerin f›tri özelliklerine uygundur.

45


D‹N KÜLTÜRÜ VE AHLAK B‹LG‹S‹ 2

Türkler do¤ufltan savaflç›d›r. ‹slamiyet de her an vatan için savaflmay› emreder. Yi¤itlik, mertlik, dürüstlük Türklü¤ün fliar›ndand›r. Bütün bu hasletler ‹slam dinince övülen özelliklerdendir. Yine yalan, h›rs›zl›k ve riya benimsenmeyen ve cezas› olan davran›fllard›r. ‹slam dini de bu tür davran›fllar› yasaklam›flt›r. Türkler temizdirler. ‹slam da temizli¤i emreder. Türkler sahip olduklar› inançlar›, vatanlar›, gelenekleri u¤runa savaflan bir millettir. ‹slam ise Allah yolunda vatan u¤runda savaflmay›, flehitlik ve gazilikle isimlendirip inananlar›n› cennetle müjdelemektedir. ‹flte Türklerin inanç, ahlak ve yaflay›fl tarzlar›n›n ‹slam’a uygun oluflu, onlar›n Müslüman olmalar›n› kolaylaflt›rm›flt›r. 2. Türklerde ‹slam Anlay›fl›n›n Oluflmas›nda Etkili Olan fiahsiyetler. Türklerin ‹slam’› do¤ru anlay›p yaflamalar›, dinin özünün anlat›lmas›, kavrat›lmas› hususunda Türk ‹slam alimlerinin, mutasavv›flar›n büyük etkileri olmufltur. Bu alimlerden özellikle Anadolu Türkleri üzerinde etkisi olanlar› ve ismi herkesçe bilinen baz›lar›n› tan›yal›m. 2-1 Ebu Hanife

Ebu Hanife kimdir?

Ebu Hanife H. 80/M. 699 y›l›nda Kûfe’de dünya’ya gelmifltir. As›l ad› Nu’man b. Sabittir. F›khî mezheplerden Hanefî mezhebinin kurucusudur. Ünvan› ‹mam-› Azam (büyük imam) d›r. Bir Türk alimi olan Ebu Hanife küçük yafltan itibaren iyi bir e¤itim görmüfl, Kur’an’› Kûfe’de ezberlemiflti. Arapça, f›k›h ve hadis ilimlerini de iyi bilmekte idi. 16 yafl›nda gitti¤i Hicaz’da sahabeden hadisler dinlemifltir. Kufe’de, yirmi yafl›ndan itibaren hocas› Hammad b. Ebi Süleyman’dan 18 y›l ders alm›flt›r. Hocas›n›n ölümünden sonra dersler vermeye bafllam›flt›r. binden fazla talebe yetifltirmifltir. Bunlar›n içerisinde en meflhurlar› ‹mam Ebu Yusuf, Muhammed b. Hasan efl- fieybani, ve Zufer b. Huzeyl’dir. Ebu Hanifenin görüfl ve düflünceleri ölümünden sonra yay›lm›fl ve sistemleflmifltir. Bugün elimizde görüfl ve düflünceleri tamamen kendisine ait F›kh-› Ekber isimli eseri mevcuttur. Kendisine izafe edilen di¤er eserleri ö¤rencileri taraf›ndan yaz›lm›flt›r.

46


D‹N KÜLTÜRÜ VE AHLAK B‹LG‹S‹ 2

Ebu Hanife ‹slam’›n do¤ru anlafl›l›p do¤ru yaflanmas›na çal›flm›fl büyük alimlerdendir. Bugün dünyada birçok Müslüman, onun, ibâdetlerin yap›l›fl› (amel) ile ilgili görüfllerini benimsemifltir. Ülkemizin büyük ço¤unlu¤u da bu büyük ‹mam’›n mezhebine göre ibâdet eder. ‹mam-› Azam Ebu Hanife M.767 y›l›nda vefat etmifltir. 2-2 Maturîdî As›l ad› Ebu Mansur Maturîdî’dir. Hicri üçüncü y›l›n ortalar›na do¤ru Semerkand’›n Maturid beldesinde dünyaya gelmifltir. ‹tikadî (inanç esaslar›) mezheplerden olan Ehl-i sünnet’in Maturidiyye ekolünün kurucusudur. F›k›h ilminde Hanefî mezhebinin görüfllerini benimsedi. Ebu Hanife’nin inanç esaslar› ile ilgili F›kh-› Ekber’ini okumufltur. Görüflleri ‹mam-› Azam’›n görüflleriyle paralellik arz etmektedir. Bafll›ca eserleri: Te’vil-el Kur’an, Makalat fi’l-Kelam ve Kitab-el Cedel’dir. Maturîdî itikad esaslar›n›n do¤ru olarak anlafl›lmas› için ‹slam’a ve Türk dünyas›na büyük hizmetleri olmufltur. Türklerin büyük ço¤unlu¤u itikadî konularda onun görüfllerini benimsemifllerdir. Ebu Mansur Maturîdî M. 944 y›l›nda vefat etmifltir. 2-3 fiafiî ‹mam fiafiî 767 y›l›nda Gazze’de do¤mufl, 820 y›l›nda Fustat’ta vefat etmifltir. F›khî alandaki büyük mezheplerden fiafiî Mezhebi’nin kurucusudur. Aslen Kureyfl kabilesine mensuptur. Mekke’de yetiflmifl olan ‹mam fiafiî yedi yafl›nda Kur’an’› ezberlemifl, on yafl›nda da ‹mam Malik’in Muvatta adl› eserini ezberlemifltir. Medine’ye giderek ‹mam Malik’ten f›k›h ile ilgili dersler alm›flt›r. Daha sonra da Irak’a gelip Ebu Hanife’nin ö¤rencileri ile görüfltü. Onlar›n f›k›hlar› hakk›nda bilgi sahibi oldu. Bundan ötürü önceki fikirlerinin baz›lar›ndan vazgeçti. ‹mam fiafii f›khî alandaki görüfllerini M›s›r’da yaymaya bafllam›fl ve çok taraftar bulmufltur. Bu gün ülkemizin do¤u ve güneydo¤u’sundaki vatandafllar›m›z›n bir k›sm› ‹mam fiafiî’nin görüflleri üzerine ibâdet ederler. ‹mam fiafii’nin birçok eseri vard›r. Bunlardan baz›lar›, Kitabü’l-ümm ve Kitabu’r-Risale’dir. ‹mam fiafiî’de ‹slam F›kh›’n›n do¤ru anlafl›lmas›, yaflanmas› için çal›flm›fl ve bu meyanda eserler vermifl büyük bir islam alimi’dir.

47


D‹N KÜLTÜRÜ VE AHLAK B‹LG‹S‹ 2

2-4 Efl’arî Ehl-i Sünnet mezhebinin itikadî alandaki Efl’ariyye kolunun kurucusudur. H. 260’da Basra’da do¤mufltur. K›rk yafl›na kadar Mu’tezile mezhebi’nin tesirinde kalm›fl, onlar›n fikirlerini savunmufltur. Ancak baz› konularda hocalar›yla fikir ayr›l›¤› da yaflad›¤› olmufltur. Gördü¤ü bir rüyada Hz. Muhammed (s.a.v.)’in sünnet yoluna girmesini emretmesi üzerine Mu’tezile’den ayr›ld›. Hadis ve tefsir ilmini de ö¤renmifl olan Efl’arî Ehl-i Sünnet mezhebini müdafaa etmifl, böylece fikirleri yay›lmaya bafllam›flt›r. Tu¤rul Bey ve özellikle onun yerine geçen Alparslan zaman›nda görüfl ve düflünceleri yay›lm›flt›r. Efl’arilik özellikle M›s›r ve Ma¤rib’de yayg›nd›r. Efl’arî’nin günümüze kadar gelmifl bafll›ca eserleri flunlard›r. Makalat’el ‹slamiyyin, El ‹bane an Usul ed-Diyane ve Risalet-el ‹man’d›r. ‹mam Efl’arî’nin de itikadî konular›n aç›klanmas› ve yorumlanmas› ile ilgili önemli hizmetleri olmufltur. 2-5 Hoca Ahmed Yesevî Bat› Türkistan’›n Sayram flehrinde do¤mufltur. Do¤um tarihi hakk›nda kesin bir bilgi yoktur. Hoca Ahmet Yesevî dinî ilimleri, Buhara civar›nda edinmifltir. Bir flair ve din büyü¤ü olarak Türk dünyas›n›n manevi hayat›na etki etmifl nadir flah›slardand›r. Tasavvuf e¤itimini ilk olarak yaflad›¤› flehir olan Yesi’de, Arslan Baba’dan ald›. Sonra Buhara’ya gidip fieyh Yusuf Hemedânî’nin müridi olarak onun sevgisini kazand›. Hemedânî ölünce Yesi’ye geri döndü. fiehir halk›na ve bölge insan›na büyük tesirleri oldu. Göçebe Türkler de onun kurdu¤u Yesevîye Tarikat›ndan etkilenmifllerdir. Yesevilik Mo¤ol istilas› ile Horasan, ‹ran ve Azerbaycan Türkleri aras›na geçti. ‹lk fetihlerle birlikte Alp-Erenler, Horasan erenleri olarak Anadolu’ya girdi. Hac› Bektafl Veli ve Sar› Saltuk, Ahmet Yesevî’nin Anadolu’ya manevi fetihler için yollad›¤› halifeleridir. Hoca Ahmet Yesevî Allah ve Peygambere büyük bir aflkla ba¤l›d›r. Türkistan’da ona “Hazreti Türkistan” (Türkistan Büyü¤ü) denilmektedir.

48


D‹N KÜLTÜRÜ VE AHLAK B‹LG‹S‹ 2

Resim 3.1 : Hoca Ahmed Yesevi

Hoca Ahmet Yesevî, dinî, ahlaki ö¤ütleri, peygamber ailesine olan sevgisini, dünya zevkleri ve düflkünlü¤ünün zararlar›n›, hikmetler halinde mant›k gücü ve iman kuvvetiyle yaym›flt›r. Divan› Hikmet isimli bir eseri mevcuttur. Hoca Ahmet Yesevî 120 y›l yaflam›fl ve 1166 y›l›nda vefat etmifltir. 2-6 Ahî Evran Anadolu’da esnaflar aras› Ahilik (kardefllik) teflkilat›n›n kurucusudur. 1171 y›l›nda ‹ran’›n Bat› Azerbaycan taraf›nda bulunan Hoy kasabas›nda do¤mufltur. As›l ad› Mahmut b. Ahmet el Hoyi’dir. Ahî Evran zaman›n›n büyük alimi Fahrettin Razi’nin derslerine devam edip fen ilimlerini ve dinî ilimleri ö¤renmifltir. Hoca Ahmet Yesevî’nin talebelerinin derslerine devam ederek de tasavvuf dersleri ald›. Ayr›ca fi. Sühreverdi’nin derslerinde de bulunmufltur. Daha sonra Muhyiddin ‹bni Arâbî ve Hocas› Evhadüddîn ile Anadolu’ya geldi.Anadolu’nun çeflitli flehirlerini dolaflan Ahî Evran yapt›¤› vaazlarla halk› ayd›nlatm›fl, özellikle esnafa ‹slam’› anlatarak nasihatlerde bulunmufltur. Daha sonra Kayseri’ye yerleflen Ahî Evran debba¤l›k(dericilik) yapm›flt›r. Esnaf taraf›ndan çok sevgi ve sayg› gösterilen Ahî Evran, esnaflar aras›nda Ahilik teflkilat›n› kurdu.

49


D‹N KÜLTÜRÜ VE AHLAK B‹LG‹S‹ 2

Resim 3.2 : Ahî Evran An›t› (K›rflehir)

Nüfusu yo¤un yerleflim yerlerinde esnaflar›n sohbet edecekleri, görüfl al›flveriflinde bulunacaklar› misafirlerin konaklayabilece¤i dergahlar›n kurulmas›n› sa¤lad›. Talebeleri de gittikleri yerde Ahilik teflkilatlanmas›na önem verdiler. Mo¤ollar›n Anadolu’yu istilas›nda Kayseri’yi, Ahî teflkilat› milis kuvvetler olarak savunmufltur. Ahî Evran Kayseri’nin Mo¤ollar’›n eline geçmesiyle befl y›l tutuklu kalm›flt›r. Serbest kal›nca önce Denizli, sonra da Konya’ya gitti. Oradan da K›rflehir’in Gülflehir ilçesine yerleflti. Burada halk› ayd›nlat›c› vaaz ve nasihatlerde bulundu. Dünya mal›na ehemmiyet vermeyifli ve ahlak›n›n güzelli¤i halkta kendisine karfl› ba¤l›l›k ve sayg›y› art›rd›. Ahî Evran’›n halk üzerinde nüfuzunun artmas›ndan rahats›z olan çevrelerce 1262 y›l›nda flehid edilmifltir.

50


D‹N KÜLTÜRÜ VE AHLAK B‹LG‹S‹ 2

Resim 3.3 : Ahî Evran Türbesi

Eserlerinden baz›lar›: Metaliu’l-‹man, Menahic-i Seyfi ve Mürflidü’l- Kifaye’dir. 2-7 Hac› Bektafl Veli (1281-1338) As›l ad› Seyyid Muhammed b. ‹brahim Ata’d›r. Horasan’›n Niflabur flehrinde do¤du. E¤itimini Hoca Ahmet Yesevî’nin talebelerinden fieyh Lokman-› Perende’den ald›. E¤itimini tamamlad›ktan sonra Anadolu’ya gelen ve çeflitli yerlerini dolaflan Hac› Bektafl Veli Nevflehir’in Hac› Bektafl ilçesine yerleflti. Burada halk› irflat edici çal›flmalar yapt›, talebeler yetifltirdi. Kendisinin de üyesi oldu¤u “ahilik teflkilat›” ile önemli hizmetlerde bulunan Hac› Bektafl Veli, kurulma aflamas›nda olan Osmanl› Devleti sultanlar›ndan da sevgi ve hürmet gördü.

Osmanl›lar›n kurulufl aflamas›nda sa¤lam temeller üzerine oturmas›nda büyük hizmetleri oldu. Orhan Bey zaman›nda kurulan yeniçeri ordusunun ve yeniçerili¤in piri, manevi üstad› olarak bilindi. Bu durum halk ile yeniçeriler aras›ndaki ba¤› güçlendirdi. Hac› Bektafl Veli’nin Makalât adl› Arapça bir eseri vard›r.

Makalât incelendi¤inde Hac› Bektafl Veli’nin ‹slam dinînin emir ve yasaklar›na s›k› s›k›ya ba¤l›l›¤› gözlenir. O ‹slam’a uymayan davran›fllara fliddetle karfl› ç›km›flt›r.

51


D‹N KÜLTÜRÜ VE AHLAK B‹LG‹S‹ 2

Resim 3.4: Hac› Bektafl Veli

Hac› Bektafl Veli’nin sohbetlerine kat›l›p ona ba¤lananlara tasavvuftaki usule göre “Bektafli” denilmifltir. Hac› Bektafl Veli 1338’de vefat etmifltir.

Resim 3.5: Hac› Bektafl Veli Dergah› (Nevflehir)

52


D‹N KÜLTÜRÜ VE AHLAK B‹LG‹S‹ 2

2-8 Mevlânâ Mevlânâ (1200-1207) tarihleri aras›nda Horasan’›n Belh flehrinde do¤du. Soylu bir aileden geliyordu. Babas› Sultan Velet en büyük ‹slam alimlerinden biridir. Belh flehrinde Sultan’ul-Ulema (alimlerin sultan›) diye isimlendirilmifltir. Bilinmeyen bir sebeple Belh’ten ayr›lan Sultan Velet; o¤lu Celaleddin, ailesi ve ö¤rencilerinden oluflan bir kafileyle uzun bir yolculuktan sonra Anadolu’ya geldi. Malatya, Erzincan, Sivas, Kayseri ve Ni¤de’de konaklad›. Karaman’a yerleflti. O¤lu Mevlânâ Celaleddin, burada Gevher hatunla evlendi. Mevlânâ babas›n›n müderrisli¤ini yapt›¤› Karaman Medresesi’nde yetiflip say›l› alimlerden biri olmufltu. 1228’de Selçuklu Sultan› Alaeddin Keykubat’›n daveti üzerine Konya’ya yerleflti. Babas›na ba¤l› olanlar babas›n›n ölümüyle Mevlânâ’n›n etraf›nda toplanmaya bafllad›lar. Seyyid Burhaneddin’den tasavvuf ilmini de tamamlayan Mevlânâ Konya’n›n oda¤› olan bir müderris haline gelmiflti. Mevlânâ sohbet ve vaazlar›yla halk› ayd›nlatma faaliyetlerinde bulunurken fiemsi Tebrizi ile karfl›laflm›flt›r. Bu Mevlânâ’n›n hayat›nda bir dönüm noktas›d›r. fiemsi Tebrizi’nin coflkun ve cezbeli hali Mevlânâ’y› etkilemifltir. Coflkulu bir mutasavv›f olan fiems, Allah aflk› yolunda Mevlânâ’n›n mürflidi olmufltur. Mevlânâ Celaleddin bütün ça¤lara tuttu¤u hoflgörü, nefle ve umut meflalesi gibi; yüce kiflili¤i ile kendi ça¤›n› da ayd›nlatm›fl bir alimdir. Zaman›n›n Anadolu insan› ve ‹slam dünyas› ona bir maneviyat sultan› gözüyle bakarlard›.

Resim 3.6 : Mevlânâ Türbesi (Konya)

53


D‹N KÜLTÜRÜ VE AHLAK B‹LG‹S‹ 2

O kimsesizlerin s›¤›na¤›, her düflüncenin ve medeni cesaretin bar›na¤› idi.Sohbetlerinde ney, rebab ve santur çald›r›yor, sema ediyor, her türlü meclislere kat›l›yordu. Mesnevisi ve di¤er eserleri Kur’an›n özü ve özeti denilecek kadar peygamberin ve ‹slam’i bak›fl›n bir timsalidir. Mevlânâ 1273 y›l›nda vefat etmifltir. Bafll›ca eserleri: Mesnevi, Divan-› Kebir, Mektubât, Mecalis-i Seb’a ve Fihi mafih’dir. (Resim 7.6)

Resim 3.7: sema eden insanlar

2-9 Yunus Emre (1240-1241) (1329-1334) 82 y›l ömür süren Yunus Emre’nin do¤um ve ölüm tarihleri tam olarak tespit edilememifltir. O’nun menk›beleflen hayat› flöyledir. Hac› Bektafl Veli, Horasan’dan Rum’(Anadolu)a gelince ünü her tarafa yay›ld›. O tarihlerde Yunus Sivrihisar’a ba¤l› Sar› köy’de yaflamakta ve çiftçilikle u¤raflmaktayd›. Yunus’un yaflad›¤› civarda k›tl›k yaflanmaktayd›. Yunus erenlerin güzel vas›flar›n› duymufl, öküzüne al›ç yükleyip Hac› Bektafl Velinin huzuruna vard› ve bu¤day istedi. Bir süre orada kald›. “sorun bakal›m ne ister, bu¤day m› nefes mi?” sorusuna: “Bana bu¤day gerek” cevab›n› verdi. Soru tekrarlanmas›na ra¤men bu¤day da ›srar etti. Yolda kendi kendine “ ne olmayacak ifl ettim, gafil oldum. fiimdi bu¤day belli bir süre sonra tükenir, nefes ise ölünceye kadar tükenmez” diyerek piflman oldu. Tekrar geri dönen Yunus nefes istedi. “O flimdiden sonra olmaz. Biz o kilidin anahtar›n› Tapduk Emre’ye verdik, vars›n nasibini O’ndan als›n” cevab›n› alan Yunus, Tapduk Emre’yi buldu ve hizmete bafllad›. 40 y›la yak›n dergaha odun tafl›yan Yunus’a Tapduk Emre:”Yunus, vakit oldu. O hazinenin kilidini açt›k, nasibini al›verdin…” sözleriyle icazet alm›fl oldu.

54


D‹N KÜLTÜRÜ VE AHLAK B‹LG‹S‹ 2

Resim 3.8: Yunus Emre

Yunus Emre’yle ilgili anlat›lan menk›beler de O’nun tasavvufta önemli bir mertebeye sahip oldu¤u anlafl›l›r. Allah aflk›, peygamber sevgisi ile dolup taflan Yunus’un bu durumu fliirlerinde göze çarpar.

Resim 3.9: Tapduk Emre dergah›na odun tafl›yan Yunus Figürü

55


D‹N KÜLTÜRÜ VE AHLAK B‹LG‹S‹ 2

fiiirlerini Türkçe yazm›flt›r. Türk insan› taraf›ndan çok sevilmifltir. Nerede öldü¤ü ve mezar›n›n nerede oldu¤u hakk›nda ihtilaflar vard›r. Yunus Emre’nin Divan ve Risalet’ün-Nushiyye olmak üzere iki eseri vard›r. 2-10 Hac› Bayram Veli 1352- 1429 y›llar› aras›nda yaflam›fl olan Türk mutasavv›f›d›r. As›l ad› Numan olan Hac› Bayram Veli, Ankara yak›nlar›ndaki Solfasol köyünde do¤du. Çiftçilik yapan babas› okuma e¤iliminde olan Numan’› Ankara’daki Kara Medrese’ye verdi. Buray› bitirince Bursa’ya gidip bir sürede orada e¤itim gören Numan, Ankara’ya dönüp vaaz ve irflatlarda bulundu. Ününü duyan fieyh Hamidüddin O’nu Kayseri’ye ça¤›rd›. Numan ondan tasavvufla ilgili dersler ald›. fieyhi ona Bayram ad›n› verdi. Tasavvufla ilgili düflüncelerinin bir k›s›m insanlarca anlafl›lamamas›ndan kendisine kuflkuyla bak›ld›. Bunun üzerine Sultan II. Murat onu Edirne’ye getirtti. Sultan, Hac› Bayram Veli’nin bilgisinin derinli¤i, yüre¤inin ar›nm›fll›¤› karfl›s›nda duygulanarak, söylenenlere itibar etmedi. O’nu önce Ankara’daki Kara Medrese’ye sonra da Bursa Medrese’sine Müderris olarak atad›. Hac› Bayram, fieyh Hamidüddin’in ölümünden sonra müderrisli¤i b›rakt›. Hayat›n› çevresinde toplananlar› yetifltirmekle geçirdi. Hac› Bayram Veli’nin tasavvufla ilgili görüflleri kendinden sonra gelenlerce belli bir sistem olarak benimsenen, Bayramîlik’te son biçimini alm›flt›r. 1429 y›l›nda vefat eden Hac› Bayram Veli’nin mezar› Ankara Ulus’taki Hac› Bayram camisinin yan›ndad›r ( Resim 7.10) Hac› Bayram Veli, insan› Allah’a yaklaflt›rma amac›na yönelik irflat ve faaliyetlerde bulunarak, halk›n manevi dinamiklerinden biri olmufltur. 3. Türklerin ‹slam Medeniyetine Katk›lar› Türkler, Müslüman olufllar›n›n daha ilk y›llar›ndan itibaren ‹slam kültür ve medeniyetini yüceltmek için çal›flmaya bafllad›lar. Emeviler ve Abbasiler döneminde yüksek bir seviyede olan ‹slam Medeniyeti, Türklerin ilim, kültür ve sanat alan›nda ortaya koyduklar› eserlerle daha da yüksek bir seviyeye ç›km›flt›r.

☛ 56

Türkler ‹slâm medeniyetine hangi alanlarda katk›da bulunmufllard›r?


D‹N KÜLTÜRÜ VE AHLAK B‹LG‹S‹ 2

Resim 3.10: Hac› Bayram Veli Camii ve Türbesi

Türklerin kurduklar› medreselerde tefsir, hadis, f›k›h, kelam, tasavvuf gibi dinî ilimlerle, matematik, astronomi, t›p, fizik gibi müspet bilimler alan›nda da çal›flmalar bafllat›lm›flt›r. Buralardan Ebu Hanife, Maturîdi, Zemahflerî, Razî gibi din alimleri, Harezmi, Bîruni, Ulu¤ Bey, Ali Kuflçu gibi müspet ilimlerle ilgilenen bilim adamlar› yetiflmifltir. fiimdi bunlar› k›saca tan›yal›m; D‹NÎ ‹L‹MLER ALANINDA YET‹fiM‹fi AL‹MLER Ebu Hanîfe; As›l ad› Numan olan Ebu Hanîfe, dinî bilimler alan›nda genifl bir bilgiye sahiptir. Akla ve mant›¤a çok önem vermifl, k›yas metodunu genifl bir flekilde uygulam›flt›r. F›k›h aylan›ndaki görüflleri zamanla bir ekol hâlini alm›fl ve Hanefî mezhebi olarak an›lm›flt›r. Maturidî; Semerkant’›n Maturid buca¤›nda dünyaya gelmifltir. Ehli Sünnet mezhebinin itikadi (inanç) konular›ndaki esaslar›n› ortaya koymufltur. Kelam ve tefsir konular›nda eserler vermifltir. Zemahflerî; As›l ad› Mahmut’tur. Harzem’e ba¤l› Zemahfler’de do¤mufltur. Tefsir, edebiyat alan›nda yetiflmifl büyük bilginlerdendir. Keflflaf isimli tefsiri büyük ün yapm›flt›r.

57


D‹N KÜLTÜRÜ VE AHLAK B‹LG‹S‹ 2

Raz’i; Fahrettin Raz’i olarak da bilinir. Rey fiehri’nde dünyaya gelmifltir. Büyük bir kelam alimidir. Tan›nm›fl eseri Mefatihu’l Gayb’d›r. MÜSPET (FEN) ‹L‹MLER‹ ALANINDA YET‹fiM‹fi AL‹MLER Harezmî; ‹lk büyük Müslüman Matematikçi’dir. Türkistan’da dünyaya gelmifltir. Matemati¤in yan›nda astronomi, co¤rafya ve takvim konular›nda da orjinal bulufllar› vard›r. Harezmî Latin dünyas›nda Algorismus ad›yla tan›n›r. Cebir diye adland›r›ylan Matematik dal› da onun taraf›ndan yyaz›lm›fl olan bir kitab›n bafll›¤›ndaki el-cebr kelimesinden gelmektedir. Biruni; Harzem’in Kas kasabas›nda do¤mufltur. Fizik, matematik, astronomi, tarih, co¤rafya, eczac›l›k, gibi dallarda eserler vermifltir. Ünlü bilim tarihçisi Sartoy onun yaflad›¤› asra Biruni asr› ad›n› vermifltir. Biruni’nin bilime pek çok katk›lar› olmufltur. Ulu¤ Bey; Bu ünlü Türk bilgini Semerkant’ta bir rasathane kurdu ve ansiklopedik tarzda önemli bir eser haz›rlad›. Ulu¤ Bey eski astronomi ile modern astronomi aras›nda bir halka say›l›r. Ulu¤ Bey bir çok Türk bilgininin yetiflmesine yard›mc› olmufltur. Ali Kuflcu; Fatih Sultan Mehmet döneminin gözde bilim adamlar›ndan birisidir. Ulu¤ Beyin ö¤rencisidir. “Ulu¤ Bey Zici” diye adland›r›lan cetveller üzerinde bir aç›klama ( flerh) yazd›. BU aç›klama Zic’deki sav (tez) bafllar›n›n ispat›n› yüksek matematikle yapt›¤› için büyük önem tafl›maktad›r. Türkler ‹slam inanc›n› sanat eserlerinde somutlaflt›rm›fl, sanatla ‹slam’› kaynaflt›rm›fllard›r. ‹slam sanatlar›nda, sonsuzluk ifade eden girift çizgiler,soyut kavramlar kullanm›fllard›r.

‹slam sanatlar› nelerdir?

‹slam sanatlar›: Mimari, tezyinat, minyatür, tezhip, güzel yaz› (Hüsnü hat) edebiyat ve musiki gibi bölümlere ayr›l›r.Türkler bu sanat dallar›nda ünlü sanatç›lar ve ölmez sanat eserleri b›rakm›fllard›r. Mimari Türkler yapt›klar› cami, medrese, çeflme, saray, köprü gibi her türlü yap›da ihtiyaç ile sanat zevkini ve güzellik duygusunu ön planda tutmufllard›r. Bu eserlerde tezyinat(süsleme) sanat›na da önem vermifller ve çok güzel eserler ortaya koymufllard›r. Konya ince minareli, Erzurum’daki Yakutiye ve çifte minareli medreseler, Selimiye ve

58


D‹N KÜLTÜRÜ VE AHLAK B‹LG‹S‹ 2

Süleymaniye camileri vb daha nice eserler Türk mimarlar› taraf›ndan yap›lm›flt›r. Bunlar›n en tan›nm›fl› da Mimar Sinan’d›r.

Resim 3.11: selimiye camii

Minyatür, Türklere has bir sanatt›r. ‹slam alemine Türkler vas›tas›yla yay›lm›flt›r. Nakfli, Levni ve Nigari, Türklerin bu alandaki ünlü minyatürcüleridir. Tezhip (süsleme), Kitap kenarlar›n›n ve sat›r aralar›n›n alt›n tozu, çiçek ve nak›fllarla süslenmesidir.

Resim 3.12:

59


D‹N KÜLTÜRÜ VE AHLAK B‹LG‹S‹ 2

Güzel yaz› (hüsnü hat), bir çizgi sanat› olarak do¤an ve Arap harfleriyle yaz› yazma sanat› olarak geliflen, kufi, sülüs, nesih gibi çeflitleri olan sanatt›r. Güzel yaz› yazanlara hattat denir. Bu sanat Türk hattatlarla en parlak dönemini yaflam›flt›r. Haf›z Osman, Karahisari, Mustafa Rak›m gibi ünlü hattatlar yetiflmifltir.

Resim 3.13: besmele

Edebiyat: Türklerin bu alanda da ‹slam’a büyük hizmetleri olmufl, dinî konular› Türkçe iflleyerek insanlara, ‹slam’› sevdirmifllerdir. Hoca Ahmet Yesevî, Hac› Bektafl Veli ve Yunus Emre gibi din büyükleri yetifltirmifllerdir. Türkler 600 y›ldan fazla ‹slam’›n bayraktarl›¤›n› yapm›fl, gittikleri her yere de Türk-‹slam medeniyetinin izlerini ve eserlerini b›rakm›fllard›r.

Resim 3.14: Mostar Köprüsü - Bosna Hersek

60


D‹N KÜLTÜRÜ VE AHLAK B‹LG‹S‹ 2

OKUMA PARÇASI I 45. H‹KMET

On sekiz bin âleme server olan Muhammed; Otuz üç bin ashâba rehber olan Muhammed. Ç›plakl›k ve açl›¤a kanaatli Muhammed; Âsi, câni ümmete flefaatli Muhammed. Gece yat›p uyumaz, tilâvetli Muhammed; Garip ile yetime mürüvvetli Muhammed. Yoldan azan flaflk›na hidayetli Muhammed; ‹htiyaç olsa kime, kifayetli Muhammed. Ebû Cehl, Ebu Leheb’e siyasetli Muhammed; Melâmetin sabunu, selâmetli Muhammed. Namaz, oruç k›l›c›, ibâdetli Muhammed; Daim tesbih diyici, riyâzetli Muhammed. Melun, lâin fleytana siyasetli Muhammed; fieriat›n yoluna inayetli Muhammed. Dualar› müstecap, icabetli Muhammed; Kötülü¤e iyilik, kerametli Muhammed. Tevfik veren zâlime, celâletli Muhammed; Secde k›lan e¤ilip, itaatli Muhammed. Arfl ve kürsü pazar›, inayetli Muhammed; Sekiz cennet sahibi velayetli Muhammed. Miskîn Ahmet kuluna yazd›r›c› Muhammed; Yetim fakir, garibe sahavetli Muhammed. Hoca Ahmet Yesevî

61


D‹N KÜLTÜRÜ VE AHLAK B‹LG‹S‹ 2

OKUMA PARÇASI II HAK'TAN ‹NEN fiERBET‹ Hak'tan inen flerbeti / içtik Elhamdülillah fiol kudret denizini / geçtik Elhamdülillah fiol karfl›ki da¤lar› / mefleleri da¤lar› Sa¤l›k safal›k ile / geçtik Elhamdülillah Kuru idik yafl olduk / ayak idik bafl olduk Havaland›k kufl olduk / uçtuk Elhamdülillah Vard›¤›m›z illere / flol safa gönüllere Halka Taptuk manisin / saçt›k Elhamdülillah Beri gel bar›flal›m / yad isen biliflelim At›m›z eyerlendi / efltik Elhamdülillah Derildik p›nar olduk / irkildik ›rmak olduk Akt›k denize dald›k / taflt›k Elhamdülillah Taptuk'un tapusunda / kul olduk kapusunda Yunus miskin çi¤ idik / pifltik Elhamdülillah Yunus EMRE

62


D‹N KÜLTÜRÜ VE AHLAK B‹LG‹S‹ 2

6

ÖZET Türklerin Müslümanlarla ilk ciddi münasebetleri Emeviler döneminde olmufl, ancak ‹slam’›, topluluklar halinde kabul etme, Abbasiler döneminde bafllam›flt›r. Türkler ‹slamiyet’i kendi istekleriyle kabul etmifllerdir. Bunda eski inançlar›n›n ‹slam dinînin baz› inançlar›na benzemesinin etkisi de olmufltur. Türklerin ‹slam anlay›fllar›n›n oluflmas›na baz› büyük din alimi, Allah dostlar› ve mutasavv›flar etki etmifllerdir. Bunlardan: Ebu Hanife ve fiafiî’nin f›khi alanda, Maturîdi ve Eflarinin, itikadi konularda etkileri olmufltur. Hoca Ahmet Yesevî, Ahî Evran, Hac› Bektafl Veli, Mevlânâ, Yunus Emre ve Hac› Bayram Veli gibi Mutasavv›flar ise, Allah sevgisi, Kur’an-›n anlafl›l›p hayata yans›t›lmas› hususunda insanlara yön vermifllerdir. Türkler ‹slam’› kabul ettikten sonra ortaya koyduklar› eserlerle ‹slam medeniyetinde ölmez eserler ortaya koymufllar, gittikleri yerlere bu medeniyeti de tafl›m›fllard›r.

63


D‹N KÜLTÜRÜ VE AHLAK B‹LG‹S‹ 2

TEST III 1- Türklerin Müslüman olufllar›n›n tarihçesini anlatan bilgilerden hangisi yanl›flt›r? A) Emeviler döneminde devlet yönetiminde söz sahibi oldular B) Müslümanlarla ilk ciddi temaslar› Emevilerle olmufltur. C) Talas savafl›nda Abbasilerin yan›nda yer ald›lar. D) Karahanl› Devleti’ni kuranlar ‹slamiyet’i toplu kabul ettiler.

2- ‹slam dinînin inanç esaslar›yla Türklerin önceki inan›fllar›n›n hangisi aras›nda benzerlik bulunmaz? A) B) C) D)

Allah inanc› aç›s›ndan Peygamber inanc› aç›s›ndan Ahiret inanc› aç›s›ndan Ahlak anlay›fl› aç›s›ndan

3- 699 y›l›nda Kufe’de do¤du. As›l ad› Numan b. Sabit’tir. F›k›h alan›ndaki görüflleri zamanla bir mezhep halini alm›flt›r. ‹mam-› Azam unvan› ile de bilinen Türk alimi hangisidir. A) B) C) D)

Maturîdi fiafiî Efl’ari Ebu Hanife

4- Efl’ari hakk›nda verilen bilgilerden hangisi yanl›flt›r? A) B) C) D)

40 yafl›na kadar Muzetile’nin tesirinde kalm›flt›r. Ehl-i Sünnet mezhebinin itikadî kollar›ndan birinin kurucusudur. Fikirleri Alaaddin Keykubat döneminde yay›lm›flt›r. Makalat’el ‹slamiyyin adl› eser ona aittir.

5- Türkistan’da “Hazreti Türkistan” (Türkistan’›n büyü¤ü) diye bilinen alim hangisidir? A) B) C) D)

64

Sultan Veled Hoca Ahmet Yesevî Ahî Evran Yunus Emre


D‹N KÜLTÜRÜ VE AHLAK B‹LG‹S‹ 2

6- Ahilik teflkilat›n› oluflturan grup afla¤›dakilerden hangisidir? A) B) C) D)

Devlet erkan› fiairler Çiftçiler Esnaflar

7- Osmanl› ‹mparatorlu¤unun kurulufl aflamas›nda büyük hizmetleri olan ve yeniçeri oca¤›n›n manevi üstad› kabul edilen Türk alim ve mutasavv›f› hangisidir? A) B) C) D)

Hac› Bayram Veli Mevlânâ Celaleddin Hac› Bektafl Veli Ebu Hanife

8- Mevlânâ hakk›nda verilen bilgilerden hangisi yanl›flt›r? A) B) C) D)

Toplant›lar›nda ney, rebab ve santur gibi müzik aletleri kulland›rm›flt›r. Zaman›n›n maneviyat sultan› olarak bak›lm›flt›r. fiemsi Tebrizi’den etkilenmifltir. Kendisine Sultan’ül ulema da denmifltir.

9- Afla¤›dakilerden hangisi ‹slam Medeniyetine müspet ilimler alan›nda hizmet eden alimlerden biri de¤ildir? A) B) C) D)

Harezmi Biruni Zemahfleri Ulu¤ Bey

10-Müslüman Türkler taraf›ndan gelifltirilen ve, tüm ‹slam alemine yay›lan sanat hangisidir? A) B) C) D)

Mimari Minyatür Edebiyat Musiki

65


D‹N KÜLTÜRÜ VE AHLAK B‹LG‹S‹ 2

YANIT ANAHTARI TEST I

TEST II

TEST III

1-D 2-A 3-B 4-A 5-C 6-D 7-C 8-B 9-A 10-C

1-D 2-B 3-C 4-A 5-B 6-D 7-C 8-B 9-D 10-A

1-A 2-B 3-D 4-C 5-B 6-D 7-C 8-D 9-C 10-B

67


D‹N KÜLTÜRÜ VE AHLAK B‹LG‹S‹ 2

SÖZLÜK A Agnostisizm Ahir Aksiyon Alg›lamak Ateizm At›fet

: : : : : :

Bilinemezcilik Son Hareket, ifl. ‹drak etmek: Tanr›tan›mazl›k. ‹yilik, ba¤›fl, kayra, lütuf, ihsan, inayet. B

Bahfletmek Bilinç Boy

Boykot Buyruk

: Karfl›l›ks›z olarak vermek, ba¤›fllamak, sunmak : ‹nsan›n kendisini ve çevresini tan›ma yetene¤i, fluur. : Ortak bir atadan türediklerine inan›lan toplumsal ve ekonomik iliflkilerinde anaerkil, ataerkil anlay›fl› uygulayan geleneksel topluluk, kabile, klan: : Bir kimse, bir topluluk veya bir ülkeyle amaca ulaflmak için her türlü iliflkiyi kesme. : Belirli bir davran›flta bulunmaya zorlay›c› söz, emir, ferman. C-Ç

Celalet Cezbe

: Büyüklük, ululuk. : Bir duygu veya bir inan›fl›n etkisiyle afl›r› ölçüde coflup kendinden geçme durumu: D

Dâr Defnetmek Dergah

: Dünya,yer,mekan : Ölüyü gömmek, topra¤a vermek : Tarikattan olanlar›n bar›nd›klar›, ibadet ettikleri ve törenler yapt›klar› yer, tekke. E

Eda etmek Ego Ehemmiyet Ekolojik Emel Etken

68

: : : : : :

Yerine getirmek Ben Önem Ekolojiyle ilgili olan. Gerçeklefltirilmesi zamana ba¤l› istek Etki eden, müessir, faktör


D‹N KÜLTÜRÜ VE AHLAK B‹LG‹S‹ 2

F Farz Ferman F›k›h

F›trat

: Müslümanl›kta, özür olmad›kça yap›lmas› zorunlu, yap›lmamas› günah say›lan ibadet. : Buyruk, emir. : ‹slâm hukukunda din ve dünya iflleri ile ilgili ana kaynaklardan yararlanarak konulmufl olan kurallar›n bütünü. : Yarad›l›fl, hilkat. G

Gayb Gazap Gnostisizim Gusül

: Haz›r olmama, gizli kalma. Haz›r olmayan gizli kalan, görünmeyen. : Öfke, k›zg›nl›k, hiddet : Gizemcilik : Boy abdesti. H

Halife

Haslet Haysiyet Haz Heves Hidayet Hikmet

: 1- Hz. Muhammed'in vekili olarak Müslümanlar›n imaml›¤›n› ve din koruyuculu¤unu yapmakla görevli kimse 2- Hükümdar. : ‹nsan›n yarad›l›fl›ndan gelen özellik, huy. : 1-De¤er, sayg›nl›k, itibar 2- Onur, öz sayg›, fleref : Hofla giden duygulanma, hofllanma, zevk : 1- ‹stek, e¤ilim, arzu, flevk 2- Gelip geçici istek : Do¤ru yol, hak olan Müslümanl›k yolu : Bilgelik. I-‹

Islah ‹bret ‹cat ‹çgüdü

: : : :

‹htiva ‹ktidâ ‹mtiyaz

: : :

‹nayet ‹nfak

: :

Düzeltme, iyilefltirme Kötü bir olaydan al›nmas› gereken ders, uyar›c› sonuç Yeni bir fley yaratma, bulma, bulufl Bir canl› türünün bütün bireylerinde ak›l ve düflünceden ba¤›ms›z olarak do¤ufltan gelen bilinçsiz her türlü hareket ve davran›fl, insiyak, sevkitabii ‹çine alma, içinde bulundurma, içerme Tâbi olmak, uymak. Taklit etmek Baflkalar›na tan›nmayan özel, kiflisel hak veya flart, ayr›cal›k ‹yilik, kayra, at›fet, ihsan, lütuf. Nafaka verip bir kimsenin geçimini sa¤lama

69


D‹N KÜLTÜRÜ VE AHLAK B‹LG‹S‹ 2

‹nk›yad ‹rflat ‹stiklal ‹taat ‹tibar ‹zafe

: : : : :

Boyun e¤me, uyma. Do¤ru yolu gösterme, uyarma. Ba¤›ms›zl›k Söz dinleme, boyun e¤me, buyru¤a uyma. Sayg› görme, de¤erli, güvenilir olma durumu, sayg›nl›k, prestij : 1- Bir fleye veya bir kimseye ba¤lama, mal etme, yak›flt›rma2- Katma, ekleme, ilave etme. K

Kabzetmek Kâfir Kâinat Kategori Kifayet

: : : :

Teslim almak. Allah'›n varl›¤›n› ve birli¤ini inkâr eden kimse. 1- Evren 2- Dünya Aralar›nda herhangi bir bak›mdan ilgi veya benzerlik bulunan fleylerin tamam›, grup, ulam : Yeterli miktarda olma, yetme, kâfi gelme. L

Lakin Liyakat

: Ama, fakat : Lay›k olma, yarafl›rl›k, uygunluk. M

70

Mabet Makbul Malik Mel’un Melamet Meleke

: : : : : :

Mertebe Mesaj

: :

Meshetmek Misyon Monoteizm Muamele Muhafaza Muhassala Mukaddes Mutasavv›f

: : : : : : : :

Tap›nak Kabul edilen. Sahip, iye Allah taraf›ndan lanetlenmifl olan, lanetli. K›nama, ay›plama, azarlama, ç›k›flma. 1- Tekrarlama sonucu kazan›lan yatk›nl›k, al›flkanl›k 2- Yeti. Aflama, derece, rütbe Bir devlet büyü¤ünün, bir sorumlunun belirli bir olay veya durum dolay›s›yla ilgililere gönderdi¤i bildiri. Bir uzva veya sarg›ya ›slak eli sürme. Bir kimseye veya bir kurula verilen özel görev Tek Tanr›c›l›k Davranma, davran›fl. Koruma, saklama, korunum Elde edilen sonuç. Kutsal Tasavvuf inançlar›n› benimseyerek kendini Allah'a adam›fl kimse, sofi.


D‹N KÜLTÜRÜ VE AHLAK B‹LG‹S‹ 2

Mü’min Müessese Münaf›k Mürüvvet

Müspet Müflrik

: ‹nanan, inançl›, imanl›, mutekit. : Kurulufl, kurum : 1- Arabozan.2- Dinî kurallara inanmad›¤› hâlde inanm›fl gibi görünen. : 1- Bir ailede çocuklar›n do¤umu, sünneti, evlili¤i, iyi bir göreve geçmeleri vb. olaylardan duyulan mutluluk, sevinç. 2- Yi¤itlik, mertlik. : Olumlu. : Allah'a ortak koflan. N

Nasip Nesil Nev Nüans

: : : :

Birinin pay›na düflen fley.: Kuflak Çeflit, cins, tür Ay›rt›, çalar, fark P

Pagan Papirus Peyda Peyderpey Politeizm Prensip

: : : : : :

Çok tanr›l› dinden olan Eski M›s›rl›lar›n bu bitkinin saplar›ndan yapt›klar› k⤛t. Belli, aç›k. Azar azar, bölüm bölüm, yavafl yavafl. Çoktanr›c›l›k ‹lke, umde R

Rebap Riayet Riyazet Rü’yet

: Gövdesi Hindistan cevizi kabu¤undan yap›lm›fl uzun sapl› saz. : 1- Sayma, sayg›, a¤›rlama, itibar etme.2- Uyma, boyun e¤me : Nefsin isteklerini k›rma : Görme. S

Sahabe Sahavet Santur Seciye Semere Server

: Hz. Muhammed'i görmüfl, ve onun sohbetinde bulunmufl Müslümanlar, ashap. : El aç›kl›¤›, ak›l›k, seleklik, cömertlik. : Kanuna benzeyen, tokmaklarla çal›nan bir tür telli çalg›. : Yarad›l›fl, huy, karakter : 1- Yemifl, meyve, ürün. 2-‹stenilen sonuç, verim. : Efendi,üstünlü¤ü olan zat

71


D‹N KÜLTÜRÜ VE AHLAK B‹LG‹S‹ 2

fi fiiar fiifre

: 1- Duyufl, düflünüfl ve inan›fltaki ay›r›c› özellik, belgi 2- Ülkü, düstur. : Gizli haberleflmeye yarayan iflaretlerin tümü T

Tanzim Taalluk Tebli¤ Tefecilik Tehir Teskin etmek Tetabuk Tevafuk Tevhit

: : : : : : : : :

S›raya koyma, s›ralama. ‹lgisi olma, ilgisi bulunma, ilgi, ilinti. Bildirme, haber verme Tefecinin ifli, faizcilik, murabaha, murabahac›l›k Sonraya b›rakma, erteleme. Ac›, öfke, heyecan vb. duygular› yat›flt›rmak, dindirmek Uyma, uygun gelme. Birbirine uyma, uygun gelme. Allah'›n birli¤ine inanma, bir sayma, bir olarak bakma. U-Ü

Unvan Usul

: Bir kimsenin ifli, mesle¤i veya toplum içindeki durumu ile ilgili olarak kullan›lan ad, san : 1- Bir kimsenin ana, baba, dede ve nineleri. 2- Bir amaca eriflmek için izlenen düzenli yol, tutulan yol, yöntem, tarz V

Vaaz

Vefât

: 1- Cami, mescit vb. yerlerde vaizlerin yapt›¤›, genellikle ö¤üt niteli¤i tafl›yan dinî konuflma. 2- Bir kimseye kalbini yumuflatacak, kendisini do¤rulu¤a, iyili¤e götürecek biçimde söz söyleme. : Ölüm Y

Yetim

: Babas› ölmüfl olan çocuk, babas›z Z

Zayi Zerre Zina Ziyade Ziynet

72

: Kaybolma, yitme. : Çok küçük parçac›k : Aralar›nda evlilik ba¤› olmayan kifliler aras›ndaki cinsel iliflki. : Çok, daha çok, daha fazla : Süs, bezek.


D‹N KÜLTÜRÜ VE AHLAK B‹LG‹S‹ 2

KAYNAKÇA 1. Atatürkçülük, Genel Kurmay Bflk, MEB Bas›mevi, ‹stanbul 2001 I.,II.,III. Ciltler 2. Atatürk'ün Hukuk Alan›nda Getirdikleri, Bozkurt, Gülnihal, Atatürk Kültür Merkezi Dergisi, say› 1, 1985. 3. Ateizmden ‹nanca, Emin Ar›k, Marifet Yay›nevi, ‹stanbul 1997 4. Din Kül.ve Ah. Bil-7, Seyfi Özkan, A.‹.Ö.Ders notu, Ankara 2002 5. Din Kül.ve Ah. Bil-8 , Sadullah Sar›, A.‹.Ö.Ders notu, Ankara 2002 6. Din Kül.ve Ah.Bil-8, Komisyon, Devlet Kitaplar›, ‹stanbul 2005 7. Din Kül.ve Ah.Bil-8, Dr.‹lyas Çelebi, Yrd.Doç. Adil Bebek, Dr.Nebi Bozkurt Salan Yay›nlar, ‹stanbul 1994 8. Din Kül.ve Ah.Bil-1, Komisyon, A.Ö.L.Ders notu, Ankara 2003 9. Din ve ‹nanç Sözlü¤ü, fiinasi Gündüz, Vadi Yay›nlar›, Ankara 1998 10. Din ve Laiklik , A. Fuad Baflgil, Kubbealt› Nefl, ‹stanbul 1998 11. Dinler Tarihi, Prof.Dr. Abdurrahman Küçük, Prof. Dr. Günay Tümer, Ocak Yay›nlar› Ankara 1997 12. Dinlerde Evlilik Anlay›fl›na Bak›fl, Prof.Dr.Abdurrahman.Küçük, Türk Yurdu Dergisi, Ankara 1990 13. Genel Psikoloji, Feriha Baymur, ‹nk›lâp Kitabevi, ‹stanbul 1997 14. ‹slam’da Emir ve Yasaklar›n Hikmeti, Prof. Süleyman Uluda¤, T.D.Vakf› Yay›nlar› Ankara 2001 15. ‹slam’da Evlilik ve Mahremiyetleri, Osman Karabulut , Uysal Kitabevi, Konya 1984 16. ‹slam’da ‹nanç ‹badet ve Ahlak, A.HamdiAkseki, Nur Yay›nlar›, Ankara 1993 17. Karfl›laflt›rmal› Dinler Tarihi, Doç.Dr.BakiAdam, MEB Yay›nlar›, Ankara 2003 18. Kur’an-› Kerim Bilgileri, Dr. Osman Keskio¤lu, Diyanet Vak.Yay›nlar›, Ankara 1993 19. Kütüb-i Sitte, Muhtasar› Tercüme ve fierhi, Prof. Dr. ‹brahim Canan, 2. cilt, Akça¤ Yay›nlar›, Ankara, 2002. 20. Peygamberimizin Hayat›, Salih Suruç, Nesil Yay›nlar›, ‹stanbul 1997 21. Temel Dinî Bilgiler, SeyfettinYaz›c›, T.T.K.Bas›mevi, Ankara 2000 22. Türk Edebiyat›, Ahmet Kabakl›, Ota¤ Yay›nc›l›k, ‹stanbul 1978 23. T.C.Tarihi-2, A.Bekir Palazo¤lu, Osman Bircan, Bem-Koza Yay›nlar›, Ankara 1996 24. Vat.ve ‹nsan Haklar›-7, Ayflin Taktak, Aysel Göçer, Hasan Dinçer, M.E.B Bas›mevi ‹stanbul 1999 25. www.dallog.com 26. www.kulturturizm.gov.tr 27. www.turkcebilgi.com 28. www.agnostic-net

73

Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi 2 Ders Notu  
Read more
Read more
Similar to
Popular now
Just for you