Page 1

Nükleer Enerji Tepkiliyiz! Belki de her zaman devam edecek bu tepkimiz… Nedenleri ve sonuçları önemli değil işte istemiyoruz, ikna edilmemiz de çok zor bunu da biliyorum… FAKAT;

Hepimiz bir şekilde görüyoruz ki enerji bugün ülkelerin ekonomik, siyasi ve gelişim sürecini dolaylı değil, birebir etkileyen en önemli denge halini aldı. Bu denge bazen kendisini öyle bir kaybetti ki uğruna savaşları göze alan ülkeler bile var. Bazılarına göre maalesef enerji insan hayatından bile daha önemli artık. Hal bu boyutlara ulaşmışken enerji elde etmenin teknik açıdan insan hayatını ve beraberinde çevreyi tehlikeye atan bazı acı sonuçları da bu duruma ilave edilince toplumda yaşanan bu gerginlik tabi ki normal. Hepimiz bir şekilde haklıyız. Bu nedenle enerji kaynaklarının çeşitlendirilmesi böylece tek bir kaynağa ve tek bir ülkeye bağlı kalınmaması en akılcı yol, bu da doğru! Nükleer santraller tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de taraf olanları ve karşı çıkanları ile yoğun olarak tartışılan hassas bir konu. Ülkemizde çeşitli kesimler tarafından Nükleer santrallere karşı alternatif diğer enerji kaynaklarına öncelikler verilmesi ve bu sorunun böyle çözülmesi talep edilmekte. Fakat, talep edilen enerjinin karşılanabilmesi için bu alternatif enerji kaynakları ne kadar yeterli olacak bu tartışılmalı? Hem sağlıklı, İstanbul temizlik hem ucuz hem de çevre açısından zararsız enerji üretimi! Kabul ediyorum kulağa oldukça ütopik geliyor. Elektrik enerjisi üretiminde nükleer santrallerin ticari amaçla gündeme gelmesi ilk defa 1964 yılında üçüncü Cenevre Konferansı ile başlamış ve özellikle 600 MWe ve daha fazla güçlere yöneldikçe daha ucuz elektrik üretimi yapılabileceği belirlenmiştir. 1973 yılında ortaya çıkan ve tüm dünyayı etkileyen petrol krizi nedeni ile nükleer santrallere olağanüstü bir yönelme olmuştur. Ancak gelişmiş ülkelerdeki ekonomik durgunluk ve uygulamaya konulan tasarruf önlemleri ile elektrik enerjisine olan talep önemli ölçüde azalmıştır. Aynı zamanda çevre sorunları yaratabileceği endişesi, nükleer silahların yayılmasına sebep olacağı ve yayılmayı hızlandıracağı düşünceleri nedeniyle tüm tahminlerin aksine 1975 – 1980 yılları arasında Nükleer santral siparişlerinde önemli ölçüde bir azalma meydana gelmiştir. ABD’deki TMI – 2 kazasından sonra başta ABD olmak üzere birçok Avrupa ülkesinde ‘’ antinükleer’’ gelişmeler artmıştır. 1980’li yılların hemen başlarında sadece doğu bloğuna ait ülkeler dışında tüm dünyada Nükleer santral siparişleri hemen hemen durma noktasına gelmiştir. 1983 yılından itibaren söz konusu ülkeler başta olmak üzere tüm dünyada önemli ekonomik gelişmeler kaydedilmesi nedeniyle elektrik üretiminde de önemli artışlar ve ihtiyaçlar ortaya çıkmış ve nükleer alanda bir hareketlenme meydana gelmiştir. Ancak 1986 yılında meydana gelen ‘’ Çernobil ‘’ kazası ile tekrar antinükleer hareketlerde ciddi bir artış meydana gelmiştir.


Nükleer enerji  

nükleer enerji yazısı ayka temizlik tarafından yayınlanmıştır. www.aykatemizlik.com

Advertisement
Read more
Read more
Similar to
Popular now
Just for you