Issuu on Google+


Önsöz Diyanet ‹flleri Baflkanl›¤› Yay›nlar› : 625 P

Çocuk Kitaplar› : 159 P

Metin Yazarlar› Alparslan Durmufl Hatice Ifl›lak ‹lyas Aslan Neriman Gökçegöz Karatekin P

Pedagojik Dan›flman EDAM P

Düzelti Mustafa Kaya Ramazan Özalpdemir P

Bask› Sistem Ofset Strazburg Cd. No: 7/A • S›hh›ye/Ankara Tel : (0.312) 229 18 81 - 395 81 12 P

Ankara, Temmuz 2005 ISBN : 975-19-3595-4 P

© Diyanet ‹flleri Baflkanl›¤› Dini Yay›nlar Dairesi Baflkanl›¤› P

‹letiflim Adresleri Eskiflehir Yolu 9. km. Çankaya / Ankara Tel : 0(312) 295 73 06 • Faks : 284 72 88 web : www.diyanet.gov.tr e-mail : diniyayinlar@diyanet.gov.tr P

Bu kitap, Din ‹flleri Yüksek Kurulunun 15.07.2004 tarih ve 128 say›l› karar›yla bas›lm›flt›r.

Göz ayd›nl›¤›m›z olan sevgili yavrular›m›z, Kalplerimiz, hayat›n ilkbahar›n› ve e¤itim bak›m›ndan en verimli ça¤›n› yaflayan siz çocuklar›m›z için sevgiyle titriyor. Yeni güzellikleri sizinle yakalamak istiyoruz. Yarat›l›fl›m›z, ‹slâm’la, güzellik ve iyiliklerle bezenmifltir. Allah sevgisi ve ahlâk güzelli¤i e¤itimle hayat›m›za yans›r. Ancak o zaman Allah’a yarafl›r güzel insan oluruz. Elinizdeki kitap, bu düflüncelerden hareketle çocuk yarat›l›fl›m›zdaki güzellikleri ortaya ç›karmak yükümlülü¤ü ile haz›rland›. Hacmi küçük olsa da bilgi, duygu ve davran›fl dünyan›za anlaml› bir katk› sa¤layaca¤›na inan›yoruz. Çünkü bu kitapta, dinin ö¤retilmesini istedi¤i faydal› bilgileri bulacaks›n›z. O’nun ad›yla bafllaman›n verdi¤i iç huzuru, selâmlaflman›n yak›nlaflt›ran gücünü hissedeceksiniz. Söz ve davran›fl bütünlü¤ü içinde en iyi modeli, aile ve toplum yaflam› için temel ahlâk ilkelerini ve bir k›sm›n› da merak›n›za b›rakt›¤›m›z konular› okuyacaks›n›z. ‹nan›yoruz ki okurken düflünecek ve duyacak; Rabbimizin yapmam›z› istediklerini, hoflunuza giderek yapacaks›n›z. Yapma dediklerinden de sak›nacaks›n›z. Dile¤imiz, iyiliklere sevinmek, kötülüklerden s›k›nt› duymak, kalbimizin bir kar›ncay› ezmeyecek kadar hassaslaflmas› ve bütün bunlar› özümsemek. Tercihlerimizi iyilikten yana kullanabilmek… Bunlar, bizim sorumluluklar›m›z ve siz de sorumluluk alabilecek durumdas›n›z. Size güveniyoruz ve sizi önemsiyoruz. Sevgiyle büyüyün ve gelece¤e umutla yürüyün. D‹YANET ‹fiLER‹ BAfiKANLI⁄I


‹çindekiler ‹MAN

4

I.

Ünite Yüce Yarat›c›m›z ve Rabbimiz : Allah . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .6 II. Ünite 1. Rabbimizin Emrindeki Manevî Görevliler : Melekler . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .11 2. ‹lâhî Bilgi Kaynaklar› : Kutsal Kitaplar . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .12 3. Allah’›n Gönderdi¤i Seçkin Rehberler : Peygamberler . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .13 4. Bu Dünyadan Ötesi : Ahiret Hayat› . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .15 5. Allah’›n fiaflmaz Ölçüsü : Kader ve Kaza . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .17

‹BADET

20

I.

Ünite Rabbimizin Huzurunda Günde Befl Kez : Namaz . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .23 II. Ünite Kötülüklerden Uzaklaflmay› Ö¤reten : Oruç . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .28 III. Ünite 1. Allah’›n Verdiklerinden Onun ‹çin Harcamak : Zekât . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .31 2. Kutsala Yolculuk : Hac . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .33

AHLÂK I. 1. 2. II.

36

Ünite ‹slâm Güzel Ahlâkt›r . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .38 Ahlâk›n Kayna¤› Olarak Sevgili Peygamberimiz (a.s.) . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .40 Ünite Kendimize ve Ailemize Karfl› Görevlerimiz . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .42 III. Ünite Çevremize ve Bütün ‹nsanlara Karfl› Görevlerimiz . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .46


‹man ‹ncele-Araflt›r-Düflün ‹ M A N

4 D ‹ N ‹ M ‹ Ö ⁄ R E N ‹ Y O R U M

“Ey iman edenler! Allah’a, Peygamberine, Peygamberine indirdi¤i kitaba ve daha önce indirdi¤i kitaba iman edin. Kim Allah’›, meleklerini, kitaplar›n›, peygamberlerini ve ahiret gününü inkâr ederse derin bir sap›kl›¤a düflmüfl olur.” (Nisâ Sûresi, 136)

1. fiu kelimelerin anlamlar›n› ulaflabildi¤iniz sözlüklerden araflt›r›p defterinize yaz›n›z: iman, mümin, ‹slâm, Müslüman, vahiy. 2. Günlük dilde s›kl›kla kulland›¤›m›z ve içinde afla¤›daki kelimelerden birisinin bulundu¤u birer deyim veya atasözü belirlemeye çal›fl›n›z: Allah, melek, Kur’an, peygamber, ahiret, k›yamet. Bu ifadelerin niçin kullan›ld›klar›n› arkadafllar›n›zla tart›fl›n›z. 3. Din kültürü ve ahlâk bilgisi, ders kitab›n›zdan veya Diyanet ‹flleri Baflkanl›¤›n›n yay›mlam›fl oldu¤u afla¤›daki kitaplardan imanla ilgili bölümleri okuyunuz: a) ‹nand›m ve Mutluyum, A. Mahir Pekflen. b) Allah’a ‹nan›yorum, Ramazan At›lgan. c) Allah’›m Seni Çok Seviyorum, Zarife Canan.


Allah’›n yaratt›¤› bütün varl›klar aras›nda insan, ayr›cal›kl› bir yere sahiptir. Ona bu ayr›cal›¤› kazand›ran en temel özellik düflünebilmesidir. ‹nsan düflünme yetene¤i sayesinde iyi ile kötüyü, güzel ile çirkini, do¤ru ile yanl›fl› birbirinden ay›rt eder. ‹nsan›n yeme, içme, uyuma gibi çeflitli istek ve ihtiyaçlar› vard›r. Bunlar sa¤lanamazsa beden kendi ifllevlerini yerine getiremez, varl›¤›n› sa¤lam bir flekilde sürdüremez. Ayn› flekilde inanma, düflünme, sevme, sevinme, üzülme, erdemli olma gibi fizyolojik olmayan ihtiyaçlar› da bulunmaktad›r. ‹nsan›n en çok ihtiyaç duydu¤u manevî ihtiyac› ise inanmak, iman etmektir. Ancak bu ihtiyaçlar karfl›lan›rsa insan, gerçek anlamda mutlu ve huzurlu olur. ‹man, bir fleye hiçbir flüphe duymadan inanmak ve güven duymak demektir. ‹man eden kifliye de mümin denir. Dinimiz ‹slâm’›n inanç (iman) esaslar› alt› maddede özetlenebilir: Allah’a, meleklerine, kitaplar›na, peygamberlerine, ahiret gününe, kaza ve kadere iman etmek. Bunlar “Amentü” diye bilinen metinde s›ralan›r.

Amentü’yü bilmiyorsan›z bir büyü¤ünüzden ö¤reniniz.

‹ M A N

5 D ‹ N ‹ M ‹ Ö ⁄ R E N ‹ Y O R U M


I. ÜN‹TE

Yüce Yarat›c›m›z ve Rabbimiz: Allah “... Kim Allah’a iman ederse, Allah onun kalbini do¤ruya iletir. Allah her fleyi hakk›yla bilendir.”

‹ M A N

6 D ‹ N ‹ M ‹ Ö ⁄ R E N ‹ Y O R U M

(Te¤âbun Sûresi, 11)

“En güzel isimler Allah’›nd›r. O’na o güzel isimleriyle dua edin.” (A’râf Sûresi, 180)

‹man esaslar›n›n merkezini “Allah’a iman” oluflturur. Allah’a iman, O’nu tan›may› gerektirir. Biz O’nun sahip oldu¤u özellikleri, gönderdi¤i peygamberlerden ve Kutsal Kitaplardan ö¤renebiliriz. Bu bilgi, O’nun, “esmâ-i hüsnâ” dedi¤imiz güzel isimlerinde özetlenmifltir.


Allah’›n S›fatlar› ‹man edip sevdi¤imizi dile getirdi¤imiz Allah, en güzel ve en üstün özelliklere sahiptir:

Zâtî S›fatlar

Sübûtî S›fatlar

Vücûd

Hayat

K›dem

‹lim

Beka

Semi

Vahdaniyet

Basar

Muhalefetün li’l-Havadis

Kelâm

Vard›r. Bafllang›c› yoktur. Sonsuzdur. Birdir.

Yarat›lm›fllara benzemez.

K›yam bi-Nefsihi

Hiçbir fleye ve hiç kimseye ihtiyac› yoktur.

Mutlak diridir. Her fleyi bilir.

‹ M A N

Her fleyi iflitir. Her fleyi görür. Do¤ru ve güzel söz söyler.

‹rade

Mutlak irade sahibidir.

Kudret

Her fleye gücü yeter.

Tekvin

Diledi¤ini yarat›r.

Allah, en yüce varl›kt›r. O ezelî ve ebedîdir. Hep vard› ve daima var olacakt›r. Birdir ve benzersizdir. Hiçbir varl›k O’na benzemez. O hiçbir fleye muhtaç de¤ildir. Herkes ve her fley O’na ihtiyaç duyar. Evrende ne varsa hepsinin gerçek sahibi O’dur.

7 D ‹ N ‹ M ‹ Ö ⁄ R E N ‹ Y O R U M


O ölümsüzdür, mutlak diridir. O’ndan baflka her fley geçicidir. O her fleyi ve herkesi engin bilgisiyle bilir. Hiçbir fley O’ndan gizlenemez. Akl›m›zdan geçen her fleyden haberdard›r. Nerede olursak olal›m, her sözü iflitir ve her fleyi görür. Dua eden herkesi duyar ve onlar›n isteklerine karfl›l›k verir. Emir ve isteklerini peygamberleri arac›l›¤›yla insanlara bildirir. Ne isterse kimseye muhtaç olma‹ M A N

dan yapar, kimse O’nun iste¤ine engel olamaz. Diledi¤ini diledi¤i flekilde yarat›r. Bir fleye “Ol!” dedi¤inde o fley oluverir. Bütün evreni O yaratm›flt›r. Yaratt›klar›na bak›l›nca her birinde bir amaç bu-

8 D ‹ N ‹ M ‹ Ö ⁄ R E N ‹ Y O R U M

lundu¤u ve her fleyin birbiriyle uyumlu oldu¤u görülür.

fgodrhpuiekmlyw

b

Çevrenizdeki varl›klar›n niçin yarat›ld›klar›n› düflününüz. Bunlar›n aras›nda size bofluna yarat›lm›fl gibi görünenler var m›? Bu konuyu arkadafllar›n›zla tart›fl›n›z. Her varl›¤›n yarat›l›fl amac›n› keflfetmeye çal›fl›n›z.


Allah’›n Ad›yla...

Bismillahirrahmânirrahîm

Allah’a iman etmek, O’nu sevmeyi gerektirir. Sevmek ise sadece söylemekle olmaz, sevginin davran›fllarla ortaya konmas› gerekir. Allah’a iman eden kiflinin O’nun emir ve isteklerini yerine getirmeye çal›flmas› bundan dolay›d›r. Allah’›n, kendisini her an gördü¤ünün bilincinde olan insan bütün davran›fllar›nda O’nun hoflnutlu¤unu kazanma amac› tafl›r. Bu da Allah’› daima hat›rlamakla olur. Kiflinin Allah’› hat›rlamas›n›n belirtilerinden biri de bafllayaca¤› her iflten önce “besmele” çekmesidir. Besmele çekmek, “Bismillahirrahmanirrahim” cümlesini söylemek demektir. Bu cümlenin anlam› fludur: “Rahman Rahim olan Allah’›n ad›yla.” Bu ifadeyi k›sa olarak “Bismillah” diye de söyleriz. Bunun anlam› ise “Allah’›n ad›yla” demektir. Bizler, besmele çekerek üç fley yapm›fl oluruz: • Allah’a olan inanc›m›z› ifade ederiz. • Bafllayaca¤›m›z iflte Allah’tan yard›m isteriz. • O’nun her an bizimle oldu¤unu dile getiririz.

Allah’›n güzel isimlerinden yedisini ö¤renip haftan›n her bir günü bunlardan birisiyle O’na dua ediniz. Örnek: “Sen Hafîz’sin, koruyans›n; beni tüm kötülerden ve kötülüklerden koru Allah’›m!”

‹ M A N

9 D ‹ N ‹ M ‹ Ö ⁄ R E N ‹ Y O R U M


Afla¤›da günlük dilde s›k s›k kulland›¤›m›z deyimler ve özdeyifller bulunmaktad›r. Çevrenizdekilere sorarak listeyi geniflletiniz. Dilimizde niçin içinde “Allah” ad› geçen bu kadar çok deyim ve ifadenin bulundu¤u hakk›nda arkadafllar›n›zla konuflunuz.

‹ M A N

10 D ‹ N ‹ M ‹ Ö ⁄ R E N ‹ Y O R U M

Allah anal› babal› büyütsün. • Allah bereket versin. • Allah bir kap›y› kaparsa bin kap› açar. • Allah emek yemez. • Allah iyili¤ini versin. • Allah korusun. • Allah rahatl›k versin. • Allah rahmet eylesin. • Allah dost olduktan sonra k›l›c›n • a¤açtan da olsa keser. Allah bir, Peygamber hak; pekmez • kara, yo¤urt ak.

• Allah sab›r versin. • Allah sevdi¤ine kavufltursun. • Allah uçamayan kufla alçac›k dal verir. • Allah verirse el getirir, sel getirir, yel getirir. • Allah’a ›smarlad›k. • Allah’›n dedi¤i olur. • Kork Allah’tan korkmayandan! • Söz bir, Allah bir! • Allah insana bir a¤›z iki kulak vermifl, bir söyleyip iki dinlesin diye. • Allah yard›m ederse kuluna, her ifl girer yoluna.

Allah’a ‹man Eden ‹nsan… N Allah’› sever, Allah’›n da kendisini sevdi¤ini bilir. N Allah’›n her fleyi gördü¤ünü ve her sözü iflitti¤ini bildi¤i için yaln›zken de, baflkalar›n›n yan›ndayken de dürüst ve erdemli davran›r, içi d›fl› bir olur. N Allah’›n adil oldu¤unu, adil olanlar› sevdi¤ini bilir; kimseye haks›zl›k etmez ve haks›zl›¤a da boyun e¤mez. N Dünyadaki her fleyin Allah taraf›ndan yarat›ld›¤›n› bildi¤inden dolay› bütün varl›klara sevgi ve merhametle davran›r. N Allah’›n bütün dualar› iflitti¤ini bilir; her zaman Allah’a s›¤›n›r ve güvenir. Böylece her türlü zorlu¤un üstesinden gelme gücü kazan›r. N Yarat›l›fl amac›n›, nereden geldi¤ini ve nereye gidece¤ini bilir ve kendisini güvende hisseder.


II. ÜN‹TE

1. Rabbimizin Emrindeki Manevî Görevliler : Melekler Allah’›n nurdan yaratt›¤› ve gözümüzle göremedi¤imiz varl›klara melek denir. Meleklerin cinsiyeti yoktur. Onlar yiyip içmezler, Allah’›n emirlerini hiç itiraz etmeden yerine getirirler. Sürekli olarak, gece gündüz Allah’› anarlar. Müminler için dua ederler. Her birinin farkl› görevleri olan meleklerin kesin say›s›n› sadece Allah bilir. Meleklerden dört tanesi Cebrail, Mikail, ‹srafil ve Azrail’dir.

“Göklerde ve yerde bulunan canl›lar ve melekler büyüklük taslamadan Allah’a boyun e¤erler…” (Nahl Sûresi, 49)

Meleklere ‹man Eden ‹nsan… N Hiçbir zaman yaln›z olmad›¤›n›, koruyucu (hafaza) melekleri arac›l›¤›yla Allah’›n, kendisini koruyup kollad›¤›n› bilir. N Yaz›c› meleklerin (kirâmen kâtibîn), kendisinin yapt›¤› iyi ve kötü her fleyi kaydettiklerini bilir; davran›fllar›nda daha dikkatli olur. N Meleklerin kendisi için dua ettiklerini bilir; o da hem kendisi hem de di¤er Müslümanlar için dua eder.

‹ M A N

11 D ‹ N ‹ M ‹ Ö ⁄ R E N ‹ Y O R U M


2. ‹lâhî Bilgi Kaynaklar› : Kutsal Kitaplar “…Allah, müjdeciler ve uyar›c›lar olarak peygamberler ‹ M A N

gönderdi ve beraberlerinde, insanlar›n anlaflmazl›¤a

12

düfltükleri fleyler konusunda,

D ‹ N ‹ M ‹ Ö ⁄ R E N ‹ Y O R U M

aralar›nda hüküm vermek üzere kitaplar› hak olarak indirdi...” (Bakara Sûresi, 213)

Kutsal kitaplar, Allah’›n mesaj›n›, emir ve yasaklar›n› insanlara bildirdi¤i bilgileri içeren kitaplard›r. Bunlar, insan›n dünyada iyiyi, do¤ruyu ve güzeli bulabilmesi ve kötü fleylerden sak›nmas› için Allah taraf›ndan insanlara gönderilen yol gösterici birer k›lavuzdur. Bu kitaplar flunlard›r: Tevrat, Zebur, ‹ncil ve Kur’an. Kutsal kitaplar farkl› zamanlarda farkl› toplumlara gönderilmifl olsa da hepsi ayn› ça¤r›y› yapar: Sa¤lam bir iman, do¤ru bir davran›fl, güzel bir ahlâk. Di¤er kitaplar belirli bir topluma, son kitap Kur’an ise bütün toplumlara gönderilmifltir. Allah’›n en son mesaj› Kur’an, dünyan›n sonuna kadar geçerli olmak üzere sevgili peygamberimiz Hz. Muhammed’e (aleyhisselam) indirilmifltir. Di¤er kitaplar›n orjinalleri korunmam›flt›r. Kur’an ise bir harfi bile de¤iflmeden korunmufltur. K›yamete kadar da hiç de¤iflmeden varl›¤›n› sürdürecektir. Dünyada en çok okunan kitap Kur’an’d›r. Okunmas› da ibadettir.

Allah’›n, Kur’an’dan önceki kitaplar› hangi peygamberlere gönderdi¤ini araflt›r›n›z.


Kitaplara ‹man Eden ‹nsan… N Allah’›n, insanlar› dünya hayat›nda rehbersiz b›rakmad›¤›n›, onlara yol gösterdi¤ini bilir; Allah’a olan güveni artar. N Allah’›n mesaj›n› anlamaya ve anlad›klar›n› uygulamaya çal›fl›r. N Allah’›n kitab›n› okur; okuduklar›n›n gönüllere huzur ve flifa verdi¤ini bilir. N Kur’an-› Kerîm’i eline ald›¤›nda kendisi gibi milyonlarca Müslüman›n ayn› kitab› okudu¤unu bilir ve böylece birlik ve beraberlik duygusu geliflir.

Kur’an

‹ M A N

13

3. Allah’›n Gönderdi¤i Seçkin Rehberler : Peygamberler Allah, çeflitli zamanlarda do¤ru yolu göstermek üzere, gönderdi¤i kitaplar› insanlar›n en do¤ru flekilde anlamalar› ve uygulamalar› için rehberler göndermifltir. Bu rehberlere peygamber denir. Peygamberler, Allah’›n mesaj›n› anlatma, ö¤retme ve uygulama görevlerini eksiksiz olarak yerine getirmifllerdir. Onlar hayat›n her alan›nda örnek olurlar. Peygamberler, iman edip iyi ve yararl› ifller yapan insanlara ulaflacaklar› güzel ödülleri müjdelemifllerdir. Ayr›ca, Allah’›n buyruklar›na uymazsak

“Biz peygamberleri ancak müjdeleyiciler ve uyar›c›lar olarak göndeririz. Kim iman eder ve kendini düzeltirse onlara korku yoktur. Onlar mahzun da olacak de¤illerdir.” (En’âm Sûresi, 48)

D ‹ N ‹ M ‹ Ö ⁄ R E N ‹ Y O R U M


karfl›laflaca¤›m›z kötü sonuçlar hakk›nda da bizleri uyarm›fllard›r. Onlar kendi toplumlar›nda dürüst, güvenilir, erdemli, zeki ve günah ifllemeyen kifliler olarak öne ç›km›fllard›r. Allah insanlara pek çok peygamber göndermifltir, ancak Kur’an’da sadece yirmi befl peygamberin ad› geçer.

‹ M A N

14

Allah’›n en son mesaj› Kur’an’› bize ulaflt›ran son rehber ise sevgili peygamberimiz Hz. Muhammed (a.s.)’dir. O, Allah’›n gönderdi¤i peygamberlerin sonuncusudur. Bütün insanlara bir merhamet kayna¤› olarak gönderilmifltir. O, Kur’an mesaj›n› hayat›na uygulayan örnek insand›r.

Peygamberlere ‹man Eden ‹nsan... N Her alanda onlar› kendisine örnek al›r.

D ‹ N ‹ M ‹ Ö ⁄ R E N ‹ Y O R U M

N Dürüstlük ve do¤ruluk örne¤i olan peygamberler gibi dürüst olmaya çal›fl›r. N Peygamberlerin davran›fl ve uygulamalar›n› ö¤renir, bunlar› kendi hayat›nda uygulamak için çaba gösterir. N Peygamberlerin herkese adil davrand›klar›n› bilir, kendisi de onlar gibi adil olmaya çal›fl›r.

Kur’an’da ad› geçen peygamberleri ö¤reniniz. Günümüzde bu adlardan hangilerinin kullan›ld›¤›n› araflt›r›n›z.


4. Bu Dünyadan Ötesi : Ahiret Hayat› Hayat› da ölümü de yaratan Allah’t›r. Canl› olan her fley dünyaya gelmekte, yaflamakta ve ölmektedir. Sonbahar geldi¤inde a¤açlar›n yapraklar› sarar›p dökülmeye bafllar; ilkbaharla birlikte a¤açlar yeflerir, çiçeklenip meyve verir. ‹nsanlar da böyledir. Her insan bir gün ölecektir. Ancak ölüm bir son de¤il, yeni ve farkl› bir hayat›n bafllang›c›d›r. Her canl›n›n bir sonu oldu¤u gibi içinde yaflad›¤›m›z evrenin de bir sonu vard›r. Evrenin varl›¤›n›n son bulup yok olmas›na k›yamet günü denir. K›yametin zaman›n› Allah’tan baflka kimse bilemez. O ans›z›n gelecektir. K›yametten sonraki dönemin ad› ahiret hayat›d›r. Allah, dünya hayat›n› iyiler ile kötüleri birbirinden ay›rt etmek üzere bir s›nav yeri olarak var etmifltir. Kimseye haks›zl›k etmeyen ve adaletli olan Allah, buyruklar›na uyanlar ile uymayanlar› ahirette adil bir flekilde yarg›layacakt›r. Dünya hayat› ahiret için bir haz›rl›kt›r. Bu dünyada yapt›¤›m›z ifller, ahirette yolumuzu ya ayd›nlatacak ya da karartacakt›r.

“fiüphesiz Allah’a karfl› gelmekten kaç›nanlar, cennetler içinde ve p›narlar bafl›ndad›r. Onlara, ‘Girin oraya esenlikle, güven içinde’ denilir. Biz onlar›n kalplerindeki kini söküp att›k. Art›k onlar sedirler üzerinde, kardefller olarak karfl›l›kl› otururlar. Onlara orada hiçbir yorgunluk dokunmaz, onlar oradan ç›kar›lacak da de¤illerdir.” (Hicr Sûresi, 45-48)

Dilimizde mahflerle ilgili kullan›lan deyimleri belirleyiniz. Arkadafllar›n›zla bunlar›n hangi durumlar için kullan›ld›¤›n› tart›fl›n›z.

‹ M A N

15 D ‹ N ‹ M ‹ Ö ⁄ R E N ‹ Y O R U M


Ahiret hayat› herkesin yeniden dirilece¤i ve adaletle yarg›lanaca¤› günle bafllayacakt›r. Yarg›lanma gününde (mahfler) herkes Allah’›n huzuruna ç›kacakt›r. Sonuçta kim ufac›k iyilik yapm›flsa onu görecek, kim ufac›k kötülük yapm›flsa o da onu görecektir. Dünya hayat›nda Allah’›n buyruklar›na uygun yaflamayanlar, tövbe edip ba¤›fllanmazsa ceza yeri olarak cehenneme gireceklerdir. Allah’›n buyruklar›na uygun yaflayanlar ise efli benzeri olmayan çeflit çeflit ödüllerin, her türlü meyvenin ve her türlü nimetin bulundu¤u cennette yaflayacaklard›r. Orada ne yak›c› s›cak, ne dondurucu so¤uk vard›r. Cennette herkese gözünün gördü¤ü ve can›n›n çekti¤i her fley ikram edilecektir.

‹ M A N

16

Ahirete ‹man Eden ‹nsan… N ‹yi ya da kötü, yapt›¤› hiçbir fleyin karfl›l›ks›z kalmayaca¤›n› bilir.

D ‹ N ‹ M ‹ Ö ⁄ R E N ‹ Y O R U M

N Allah’›n cennette kendisi için haz›rlad›¤› nimetlere kavuflmak için O’nun buyruklar›n› yerine getirmeye çal›fl›r. N Dünya hayat›n›n bir tarla, ahiretin de ürün toplama zaman› gibi oldu¤unu bilir; dünyadaki hayat›n› en güzel flekilde de¤erlendirmeye çal›fl›r. N Zay›f›n güçlüden hakk›n› alaca¤› bir günün mutlaka olaca¤›n› bilir; kimseye haks›zl›k yapmaz.

?

Cennette Allah’›n size ne tür nimetler sunmas›n› istersiniz?


5. Allah’›n fiaflmaz Ölçüsü : Kader ve Kaza Allah, evrende neyin, ne zaman ve ne flekilde olaca¤›n› daha o fleyler olmadan önce s›n›rs›z ve mutlak bilgisiyle bilir. Çünkü evreni yaratan ve ondaki her fleye ince ve flaflmaz bir ölçü koyan Allah’t›r. Allah, insan› yaratm›fl, davran›fl ve hareketlerinde onu serbest b›rakm›flt›r. ‹steyen do¤ruyu, isteyen yanl›fl› tercih eder. Allah, insan›n nas›l hareket edip hangi sonuçla karfl›laflaca¤›n› da engin ilmiyle bilir. Allah’›n her fleye bir ölçü ve düzen belirlemesine, her fleyi bilip takdir etmesine kader; vakti gelince bu bilginin gerçekleflmesine ve olaylar›n meydana gelmesine de kaza denir.

“Hiçbir fley yoktur ki hazineleri yan›m›zda olmas›n. Biz onu ancak belli bir ölçüyle indiririz.”

‹ M A N

(Hicr Sûresi, 21)

17

N Allah’›n her fleyi bildi¤ine, O’nun bilgisi olmaks›z›n bir yapra¤›n bile k›m›ldamad›¤›na inan›r. N Allah’›n evrende var etti¤i dengeyi korumaya ve bozmamaya dikkat eder. N Allah’›n her fleyi bir düzen içinde yaratt›¤›n› bilir ve bu düzenin bir parças› olarak karfl›laflt›¤› zorluklarla mücadelede Allah’a güvenir.

Amentü gemisine binen kurtulur.

©1994, Hasan Ayc›n, Bocurgat, YediGeceKitaplar›

Kadere ‹man Eden ‹nsan…

D ‹ N ‹ M ‹ Ö ⁄ R E N ‹ Y O R U M


Bulmaca B u l m

‹ M A N

18 D ‹ N ‹ M ‹ Ö ⁄ R E N ‹ Y O R U M

< 1. Allah’›n mesajlar›n› peygamberlere tafl›y›p bildiren mele¤in ad›. < 2. Peygamberlerin, Allah’tan ald›klar› buyruklar› ve yasaklar› insanlara eksiksiz bir flekilde ulaflt›rmalar›. < 3. Adalet, yi¤itlik, a¤›rbafll›l›k, cömertlik gibi güzel özelliklere sahip olan Peygamber Efendimizin (a.s.) “seçilmifl” anlam›na gelen ismi. < 4. ‹nsanlar›n dünyada yapt›klar›n›n karfl›l›klar›n› görecekleri sonsuz yaflam.

a c a

< 5. Allah’›n “varl›¤›n›n sonu olmamas›, sonsuz olmas›” anlam›ndaki s›fat›. < 6. Allah’›n üstün özellikleri ve güzel isimleri anlam›na gelen ifade. < 7. Hiçbir flüpheye yer vermeyecek biçimde içten ve yürekten inanmak. < 8. Yüce Allah’›n “her fleyi bilen” anlam›ndaki ismi. < 9. Allah’a, Hz. Peygamber’e ve onun bildirdi¤i fleylere yürekten inanan kimse. < 10. Hz. ‹brahim’in, kendisi de peygamber olan büyük o¤lu. < 11. ‹man›n en özlü ve k›sa ifadesi olan “Lâ ilâhe illallah Muhammedün Resûlullah” cümlesinin ad›. < 12. Allah’›n, kullar›na yol göstermek ve onlar› ayd›nlatmak için, son elçisi Hz. Muhammed’e indirmifl oldu¤u yüce kitab›m›z›n ad›. < 13. Yüce Allah’›n “koruyucu, besleyici, e¤itici, efendi” anlamlar›na gelen ismi. < 14. Rabbimizin “dost” ve “yard›mc›” anlam›ndaki ismi. < 15. “Yüce Allah’a boyun e¤mek, Hz. Peygamber’in din ad›na bildirmifl oldu¤u fleylerin hepsini kalp ile onaylay›p dil ile söylemek, inand›klar›n› yaflamak, bu inanc› benimsedi¤ini söz ve davran›fllar›yla göstermek” anlam›na gelen dinimizin ad›. < 16. Kur’an’da imanla birlikte bahsedilen, “bilinçle yap›lan iyi ifl, güzel davran›fl, olumlu eylem” anlam›ndaki kavram. < 17. Allah’›n bir ve tek olmas›; varl›¤›n›n, s›fatlar›n›n ve fiillerinin efli, benzeri ve orta¤›n›n bulunmamas› anlam›ndaki s›fat›. < 18. ‹nan›lmas› zorunlu olan ilke, iman esas›, itikat. < 19. Allah’›n Hz. ‹sa’ya gönderdi¤i kutsal kitab›n ad›. < 20. Çeflitli nimetlerle bezenmifl olan ve müminlerin sonsuza kadar içinde kalacaklar› yer.


Allah'›m!

Rahmâns›n; ayr›m yapmadan merhametini gösterensin, bize merhamet göster. Rahîmsin; seni sevenleri sevginle kuflatans›n, bizi sevdiklerinin aras›na kat. Kuddûssün; her türlü eksiklikten uzaks›n, bizi kirlerimizden temizle. Selâms›n; her türlü tehlikeden korursun, bizi korkular›m›zdan kurtar. Mü’minsin; kalplere güven salans›n, bizi sana olan güvenimizle dinç k›l. Azîzsin; sonsuz ve yüce onur sahibisin, bizi onursuz eyleme. Mütekebbirsin; her fleyden büyüksün, bizi büyüklenmekten koru. Bârîsin; her fleyi birbirine uygun yaratans›n, bizi bu uyumdan uzaklaflt›rma. Musavvirsin; her varl›¤a güzel flekil verensin, bize bu güzelli¤i koruma gücü ver. Gaffârs›n; çok çok affedensin, bizi aff›ndan mahrum etme. Vehhâbs›n; bol bol hediyeler verensin, bizi hediyelerinle sevindir. Rezzâks›n; herkese r›zk›n› verensin, sofram›z› nimetsiz b›rakma. Fettâhs›n; her fleyi sonuna kadar açans›n, yüzümüze kap›n› kapama. Alîmsin; her fleyi hakk›yla bilensin, bizi cahil olmaktan koru. Kâb›ds›n; istedi¤ini daraltans›n, bizi darl›¤a düflürme. Bâs›ts›n; istedi¤ini geniflletensin, bizi genifllikle solukland›r. Hâf›ds›n; diledi¤ini alçaltans›n, bizi küçük düflürme. Râfisin; diledi¤ini yükseltensin, bizi yücelere ç›kar. Muizsin; izzet ve fleref verensin, bize fleref nasip et. Müzilsin; hor ve hakir k›lans›n, bizi hakir k›lma. Semîsin; gizli aç›k her sözü iflitensin, bizi sana seslenmekten uzaklaflt›rma. Basîrsin; her fleyi bütün incelikleriyle görensin, bize inceli¤i görecek göz ver. Adlsin;. adaleti hakk›yla uygulayans›n, bizi zulümden uzak eyle. Latîfsin; lütfu ve keremi bol olans›n, bizi lütuf denizinde yüzdür. Habîrsin; her fleyden haberdar olans›n, bizi kendimizden habersiz eyleme. Halîmsin; yarat›klar›na yumuflak davranans›n, bize yumuflak davranmay› ö¤ret. Azîmsin; azamet ve büyüklük sahibisin, bizi küçük düflürme. Gafûrsun; kullar›n›n günahlar›n› ba¤›fllayans›n, günahlar›m›z› un ufak eyle. fiekûrsün; flükürleri kabul edensin, bize flükretme imkân› ver. Hafîzsin; her fleyi koruyans›n, bizi çirkinliklerden koru. Hasîbsin; her fleye hesap sorans›n, bizi veremeyece¤imiz hesaba düflürme. Kerîmsin; iyilik ve ikram› bol olans›n, bize cömert olmay› ö¤ret. Rakîbsin; bütün varl›klar üzerinde gözcü olans›n, bize gözlendi¤imizi unutturma. Mucîbsin; dualar› kabul edensin, dualar›m›z› karfl›l›ks›z b›rakma. Hakîmsin; her fleyi yerli yerince yapans›n, bizi yarars›z ifllerden uzaklaflt›r. Vedûdsun; kullar›n› çok sevensin, bize sevmeyi ö¤ret. Bâissin; ölüleri diriltensin, bizi mutlu olarak dirilt. fiehîdsin; her fleye flahit olans›n, seni sevdi¤imize flahit ol. Haks›n; tek hakikat sensin, bize hakikatinden ilham et. Vekîlsin; kendisine güvenilensin, bize sana güvenmeyi unutturma. Kavîsin; güç ve kuvvet sahibisin, bizi sevginle güçlendir. Metînsin; hiç sars›lmayans›n, bizi zay›fl›¤›m›zla bafl bafla b›rakma. Velîsin; inananlar›n dostusun, bizi dostlu¤una kabul buyur. Hamîdsin; övgüye lây›k olans›n, bize seni övme zevkini tatt›r.

‹ M A N

19 D ‹ N ‹ M ‹ Ö ⁄ R E N ‹ Y O R U M


‹badet ‹ncele-Araflt›r-Düflün ‹ B A D E T

20 D ‹ N ‹ M ‹ Ö ⁄ R E N ‹ Y O R U M

“De ki: fiüphesiz benim namaz›m da, di¤er ibadetlerim de, yaflamam da, ölümüm de âlemlerin Rabbi Allah içindir.” (En’âm Sûresi, 162)

1. Kelime-i flehadet, namaz, oruç, zekât ve hac kelimelerinin anlamlar›n› ya da bu ibadetlerle ilgili fliir, öykü, bilmece bilip bilmediklerini büyüklerinize sorunuz. Ö¤rendiklerinizi defterinize kaydediniz. 2. Bu üniteyi iflleyece¤iniz zaman süresince arkadafllar›n›zla birlikte karar vererek her bir haftay› bir konuya ay›r›n›z: Camiler ve Din Görevlileri Haftas›, Yoksullar› Gözetme Haftas› gibi. 3. “Allah’›n sevgisini kazanmak için yap›lan her ifl ibadettir.” sözü üzerine gündelik hayat›n›zdan örnekler vererek arkadafllar›n›zla konuflunuz. 4. Ramazan ay› neden önemlidir ve Kadir Gecesi niçin bin aydan hay›rl›d›r? Arkadafllar›n›zla bilgilerinizi paylafl›n›z. 5. Din kültürü ve ahlâk bilgisi ders kitab›n›zdan veya Diyanet ‹flleri Baflkanl›¤›’n›n yay›mlam›fl oldu¤u afla¤›daki kitaplardan ibadetle ilgili bölümleri okuyunuz: a) Cep ‹lmihali, Mehmet Soymen b) Ramazan ve Oruç, Seyfettin Yaz›c› c) ‹slam Dininde Haramlar ve Büyük Günahlar, Lütfi fientürk


‹badet, Allah’a gönülden isteyerek yönelmek, boyun e¤mek ve itaat etmek demektir. ‹badet, Yaratan’a olan sevginin sonucudur ve sadece Allah için yap›l›r. Bütün ibadetlerin temelinde Allah’a iman bulunur. ‹nsan, Yaratan’a olan sevgisini nas›l gösterir? Onun neden hoflnut olaca¤›n› nas›l bilir? Kur’an-› Kerîm’de Peygamber Efendimize (a.s.) insanlara flu ça¤r›y› yapmas› emredilmifltir: “De ki: E¤er Allah’› seviyorsan›z bana uyun ki Allah da sizi sevsin ve günahlar›n›z› ba¤›fllas›n. Çünkü Allah çok ba¤›fllayand›r, çok merhamet edendir.” (Âl-i ‹mrân Sûresi, 31) Demek ki gerekti¤i flekilde ibadet etmek, ancak Peygamber Efendimize (a.s.) inan›p onun izinden gitmekle mümkündür. Zaten bütün ibadetlerin esas›, Allah’a ve Peygamber Efendimize (a.s.) inanmak ve ba¤l›l›¤›n› ifade etmektir ki bu da kelime-i flehadette özetlenmifltir:

Kabul ederim ki Allah’tan baflka tanr› yoktur. Ve flahidim ki Muhammed O’nun kulu ve elçisidir. ‹nsan›n, inanc› gere¤i yapt›¤› iyi, olumlu ve faydal› her davran›fl› ibadet say›l›r: Allah yolunda çaba göstermek, iyili¤i özendirmek, kötülü¤e engel olmak, Kur’an okumak gibi. Namaz, oruç, hac ve zekât ise ‹slâm’›n temel ibadetleridir. Bu ibadetlerin zaman›, yeri, yap›l›fl tarz› ve miktar› dinimizce belirlenmifltir.

‹ B A D E T

21 D ‹ N ‹ M ‹ Ö ⁄ R E N ‹ Y O R U M


Ak›l sahibi, ergenlik ça¤›na ulaflm›fl ve gerekli flartlar› tafl›yan her müslüman bu ibadetleri yerine getirmekle yükümlüdür. Bu özellikleri tafl›yan insanlara mükellef denir. Dinimize göre mükelleflerin bütün davran›fllar›n›n bir ad› vard›r:

‹ B A D E T

22 D ‹ N ‹ M ‹ Ö ⁄ R E N ‹ Y O R U M

Bir günde k›l›nan befl vakit namaz esnas›nda “Allahu Ekber” sözünü kaç kere tekrarlad›¤›m›z› say›n›z. Büyüklerinizle bu sözün anlam› ve hayat›m›zdaki yeri üzerine tart›fl›n›z.

Farz

Yap›lmas›n› dinimizin kesin bir dille emretti¤i, mükelleflerin yapmalar› zorunlu olan, yapmad›klar›nda da günahkâr say›lacaklar› davran›fllard›r. Sözünde durmak, namaz k›lmak, adaletli davranmak gibi.

Haram

Yap›lmas›n› dinimizin kesin bir dille yasaklad›¤›, mükelleflerin yapmamalar› gereken, yapt›klar›nda da günah ifllemifl olacaklar› davran›fllard›r. Yalan söylemek, dedikodu yapmak, h›rs›zl›k yapmak gibi.

Sünnet

Peygamberimizin yapt›¤› ve yap›lmas›n› tavsiye etti¤i davran›fllard›r. Güler yüzlü olmak, diflleri f›rçalamak, güzel giyinmek gibi.

Mekruh

Dinimizce kesin olmayan bir delil ile yap›lmas› yasaklanan davran›fllard›r. Yerlere çöp atmak, namaz k›larken etraf›yla ilgilenmek gibi.

Mübah

Dinimizin mükellefleri yap›p yapmamakta serbest b›rakt›¤› davran›fllard›r. Yiyip içmek , gezip dolaflmak, israfa kaçmadan al›fl verifl yapmak gibi.


I. ÜN‹TE

Rabbimizin Huzurunda Günde Befl Kez : Namaz ‹slâm’›n temel esaslar›ndan biri namaz k›lmakt›r. Namaz, Allah’› anma ve O’na yakarma amac›yla belirli flart ve hareketlerle günde befl defa yerine getirilen bir farzd›r. Kifliyi manen Allah’a yükseltir. Namaz, imandan sonra dinin en önemli emridir. Namaz›n vaktinde k›l›nmas› Allah’›n en sevdi¤i davran›fllar aras›ndad›r. Daha önceki dinlerde de namaz farz k›l›nm›flt›r. Herhangi bir mazeret veya meflru bir gerekçe olmaks›z›n namaz›n terk edilmesi büyük günaht›r. Su bulunmad›¤›nda teyemmüm yaparak, hasta olundu¤unda oturarak ya da yatarak da olsa namaz k›l›nmas› emredilmifltir.

Namaz dinin dire¤i, Müminin mirac›, Gözümüzün nuru, Cennetin anahtar›d›r.

“fiüphe yok ki Ben Allah’›m. Benden baflka hiçbir ilâh yoktur. O hâlde Bana ibadet et ve Beni anmak için namaz k›l.” (Tâ Hâ Sûresi, 14)

‹ B A D E T

23 D ‹ N ‹ M ‹ Ö ⁄ R E N ‹ Y O R U M


Namaz›n Farzlar› Namaz›n 12 farz› vard›r. 6’s› namaza bafllamadan önce yap›l›r; bunlara namaz›n flartlar› denir. 6’s› da namaz›n içinde uygulan›r; bunlara da namaz›n rükünleri denir.

I. Namaz›n fiartlar›

‹ B A D E T

24 D ‹ N ‹ M ‹ Ö ⁄ R E N ‹ Y O R U M

Namaz, insan ile Allah aras›nda bir tür buluflmad›r. Böyle önemli bir buluflma haz›rl›ks›z olmaz. Namaza bafllamadan önce yerine getirilmesi gereken baz› flartlar vard›r: 1. Hadesten taharet: Hükmî kirlilikten temizlenmek demektir. ‹nsan, Yaratan’›n karfl›s›na her türlü olumsuzluktan ar›nm›fl ve temizlenmifl olarak ç›kmal›d›r. Abdest ve gusül, namazdan önce pisliklerden temizlenmek demektir. 2. Necasetten taharet: Namaz k›l›nacak yerin ve namaz k›lacak kiflinin üzerindeki k›yafetlerin temiz olmas› gerekir. Peygamber Efendimiz (a.s.) “Namaz›n anahtar› temizliktir.” buyurmufltur (Ebu Davud, Taharet, 31/61) 3. Setr-i avret: Avret yerini örtmek demektir. Namaz k›lacak kiflinin örtülmesi gereken yerlerini örtmesi gerekir. 4. ‹stikbal-i k›ble: Kâbe’nin bulundu¤u yöne dönmek demektir. Kalbin Allah’a yönelmesi anlam›n› ifade eder. 5. Vakit: Her namaz›n kendine ait bir vakti vard›r ve o vakitte k›l›n›r. Uyuma ya da unutma durumunda vaktinde k›l›namayan namazlar en k›sa zamanda kaza edilmelidir. 6. Niyet: Namaz yaln›zca birtak›m flekillerin yerine getirilmesi de¤ildir. Bu hareket ve flekillerin namaz amac›yla yap›lmas› flartt›r. Bunu ayr›ca dil ile ifade etmek de güzeldir.


“Kitaptan sana vahyolunan› oku, namaz› da dosdo¤ru k›l. Çünkü namaz, insan› hayas›zl›ktan ve kötülüklerden al›koyar. Allah’› anmak elbette en büyük ibadettir. Allah yapt›klar›n›z› biliyor.” (Ankebût Sûresi, 45)

II. Namaz›n Rükünleri Namaz›n flartlar›n› yerine getiren kifli art›k namaz›n› k›labilir. Namaz esnas›nda da yap›lmas› gerekenler vard›r. Bunlara namaz›n rükünleri denir: 1. ‹ftitah tekbiri: Her namaza mutlaka Allah’›n yüceli¤ini ifade eden “Allahu Ekber” sözüyle bafllamakt›r. 2. K›yam: Gücü yetenlerin namaz› ayakta k›lmas› gerekir. 3. K›raat: Kur’an okumakt›r. 4. Rükû: Elleri dize koyarak Allah’›n huzurunda e¤ilmektir. 5. Secde: Al›n, burun, iki diz, iki el, iki aya¤› yere koyarak Allah’›n huzurunda yere kapanmakt›r. 6. Ka’de-i ahîre: Namaz›n sonunda Ettehiyyatü duas›n› okuyacak kadar oturup beklemektir. Dinin özünde birlik ve beraberlik bulundu¤undan, namazlar›n cemaatle k›l›nmas› özendirilmifltir. Bunun yan› s›ra cemaatle k›l›nmas› zorunlu olan namazlar da vard›r: haftada bir kez cuma namaz› ve y›lda iki kez bayram namazlar›.

Peygamberimiz bir gün arkadafllar›na “Kap›n›z›n önünden akan bir nehir olsa ve günde befl kere bu nehirde y›kansan›z sizde hiç kir kal›r m›?” diye sormufl, arkadafllar›n›n “Hay›r!” cevab› vermesi üzerine “‹flte, befl vakit namaz da böyledir. Allah, namaz ile günahlar› siler.” buyurmufltur. (Buhari, Mevakit, 6)

‹ B A D E T

25 D ‹ N ‹ M ‹ Ö ⁄ R E N ‹ Y O R U M


Abdestin Farzlar› 1. 2. 3. 4.

Ellerimizi ve yüzümüzü y›kamak Kollar›m›z› dirseklerimizle birlikte y›kamak Bafl›m›z›n en az dörtte birini mesh etmek Ayaklar›m›z› küçük topuklar›m›zla birlikte y›kamak

Guslün Farzlar› ‹ B A D E T

26

1. A¤z›m›z› y›kamak 2. Burnumuzun içini y›kamak 3. Bütün bedenimizi y›kamak

Teyemmümün Farzlar› 1. Niyet etmek 2. Elleri iki kez temiz topra¤a vurup birinci vuruflta yüzleri, ikinci vuruflta kollar› mesh etmek.

D ‹ N ‹ M ‹ Ö ⁄ R E N ‹ Y O R U M

<

4 5

3

1 2

6

Yandaki cami plân›n› inceleyiniz. Bir cami görevlisinden, plânda rakamlarla gösterilen k›s›mlar›n isimlerini ö¤renip yaz›n›z.


Namaz K›lan ‹nsan… N Çirkin ve kötü olan her türlü davran›fltan korunur. N Allah’›n büyüklü¤ünü tekrar tekrar dile getirerek O’na olan ba¤l›l›¤›n› kuvvetlendirir. N Daima Allah’› hat›rlar, gün boyu her davran›fl›nda Allah’›n memnuniyetini kazanmaya çal›fl›r. N Abdest alarak temizli¤ine dikkat eder, temizlik al›flkanl›¤› kazan›r. Ayr›ca abdest, kendisine manevî bir destek sa¤lar. N Belirlenmifl zamanlarda namaz k›lmakla zaman›n› plânlamay› ö¤renir. N Günlük u¤rafl›lardan, kofluflturma ve telâfltan s›yr›larak belirli zaman dilimlerinde Rabbiyle iletiflim kurman›n mutlulu¤unu yaflar. N Yüce Allah’›n “Ey iman edenler! Sabrederek ve namaz k›larak Allah’tan yard›m dileyin. fiüphe yok ki Allah sabredenlerle beraberdir.” (Bakara Sûresi, 153) ça¤r›s›na uymufl olur ve bu sayede güçlüklere karfl› direnç kazan›r. N K›ld›¤› namazlarla içini ayd›nlat›r, kalbindeki nuru art›r›r. N Beden, dil, ak›l, gönül, zaman ve mekân ile yap›labilecek bütün teflekkürleri Allah’a sunma f›rsat› bulur.

‹ B A D E T

27 D ‹ N ‹ M ‹ Ö ⁄ R E N ‹ Y O R U M


II. ÜN‹TE

Kötülüklerden Uzaklaflmay› Ö¤reten : Oruç ‹ B A D E T

“Ey iman edenler! Allah’a karfl› gelmekten sak›nman›z için oruç,

28

sizden öncekilere farz k›l›nd›¤› gibi,

D ‹ N ‹ M ‹ Ö ⁄ R E N ‹ Y O R U M

size de farz k›l›nd›.” (Bakara Sûresi, 183)

Ramazan orucu, ‹slâm’›n temel esaslar›ndan biridir. Oruç, mükellef olan erkek ve kad›nlar›n, imsak vaktinden iftar vaktine kadar, bilinçli olarak hiçbir fley yememesi, içmemesi ve cinsel iliflkide bulunmamas›d›r. Oruç, Allah r›zas›n› kazanma amac›yla tutulmal›d›r. Yolculuk ve hastal›k gibi durumlarda oruç tutulmayabilir. Bu durumlar ortadan kalk›nca kifli orucunu kaza eder. Oruç tutmaya engel sürekli bir hastal›¤› olan kimseler oruç tutamad›¤› her gün için bir fidye verir. Oruç tutamayanlar›n, insanlar›n görece¤i flekilde yiyip içmekten sak›nmalar› oruca, oruçlulara ve Ramazan ay›na sayg›dand›r. Herhangi bir fleyi bilerek yemek, içmek ya da cinsel iliflkide bulunmak orucu bozar. “Oruç tutmak”, “oruç açmak”, “oruç bozmak” ne demektir? Sözlüklerden bakarak anlam›n› ö¤reniniz.


‹msak : Oruca bafllama zaman›d›r. fiafa¤›n sökmesinden az önceki vakit olup sabah namaz› vaktinin bafllang›c›d›r. ‹ftar : Orucun sona erdi¤i, güneflin batt›¤› ve akflam namaz› vaktinin girdi¤i zamand›r. Kaza : Yolculuk ve hastal›k gibi hâllerden dolay› oruç tutulamad›¤›nda, Ramazan ay› d›fl›nda, kiflinin istedi¤i bir zamanda tutmad›¤› gün say›s›nca oruç tutmas›d›r. Fidye : Vaktinde tutulamayan, devaml› bir mazeret sebebiyle daha sonra da kaza edilemeyen bir günlük oruca karfl›l›k kiflinin kendi yedi¤i bir günlük yemek tutar›n› bir fakire vermesi ya da bir fakiri bir gün doyurmas›d›r.

Oruç Tutan ‹nsan… N Ayr›cal›kl› bir ödüle hak kazan›r. Peygamber Efendimiz (a.s.), Allah’›n “Oruç Benim içindir, onun karfl›l›¤›n› Ben verece¤im.” buyurdu¤unu (Buhari, Savm,9) haber verir. N Arzular›ndan kendi iste¤iyle uzak durarak bir irade e¤itiminden geçer. N Açl›k ve susuzluk gibi belirli nimetlerden uzak kalman›n verdi¤i zorlu¤a dayanarak tahammül ve sab›r s›n›rlar›n› geniflletir. Peygamber Efendimiz (a.s.) “Oruç, sabr›n yar›s›d›r.” der (Ter¤ib ve Terhib, 11/208). N Kendi s›n›rs›z istek ve zevklerini dizginler, insanlar aras›nda huzursuzlu¤a yol açan taflk›nl›klar›n›n önüne geçer. N Dilini kötü ve çirkin sözlerden korur. Peygamber Efendimiz (a.s.), “Birisi size sataflacak ya da dalaflacak olursa ‘Ben oruçluyum’ deyin.” buyurmufltur (Müslim, S›yam,163). N Kendisinden daha fazla ihtiyaç içinde olanlar›n hâlini anlar ve onlar›n s›k›nt›lar›n› giderme yönünde çaba gösterir. N ‹nanarak ve karfl›l›¤›n› sadece Allah’tan bekleyerek oruç tuttu¤u için geçmifl günahlar›n›n ba¤›fllanaca¤›n› bilir ve hayat›n›n geri kalan k›sm› için temiz bir sayfa açar; kendini kötülüklerden, günahlardan uzak tutar. N On bir ay boyunca sürdürdü¤ü gündelik hayat ak›fl›n› de¤ifltirebildi¤ini görür, böylece kendini de iyiye ve güzele do¤ru yönlendirebilece¤ini kavrar.

‹ B A D E T

29 D ‹ N ‹ M ‹ Ö ⁄ R E N ‹ Y O R U M


Afla¤›da bir günlükten al›nm›fl bir bölüm var. E¤lenerek okuyacaks›n›z. Çünkü baz› sözcükler flifrelendi. Bakal›m flifreyi çözebilecek misiniz?

“An›lar Defterinde Bir Gül Yapra¤›” ‹ B A D E T

30 D ‹ N ‹ M ‹ Ö ⁄ R E N ‹ Y O R U M

25 Aral›k Bugün evde farkl› bir heyecan var. Annem ifllerini yap›p alelâcele al›fl verifle ç›kt›. Dedem babaannemden kahve isteyip duruyor. Babaannem onu uyard›kça ha bire “fiikâyet etme. Senden ¿a1a—aO ay› boyunca kahve istemeyece¤im.” diyor. Dedem kahvesiz yapamaz. Sözünde nas›l duracak bilmiyorum. Bugün ilk P§¿a?^ namaz› k›l›nacak, ilk a^”¿a kalk›lacak. Anneme bu y›l Ramazan’›n bafl›ndan sonuna kadar w¿”© tutaca¤›m› söyledim. Çok sevindi. Akflam yeme¤ini yedikten sonra abdest al›p camiye gittik. Cami t›kl›m t›kl›md›. Namazdan sonra camiden ç›kan insanlar› seyrettim. Coflku içindeki insan selini görünce Allah’a flükrettim. 26 Aral›k Okulda bir ara oruçlu oldu¤umu unutup su içtim. Babaannem orucumun bozulmad›¤›n› söyleyerek bu olay› “Allah seni seviyor. Baksana senin susuzlu¤unu gidermek istemifl.” diye yorumlad›. “Ben de Allah’› seviyorum.” dedim. Ben ac›kt›¤›m› söyleyince dedem “Kendine bir u¤rafl› bul.” dedi. Dedemi de buldu¤um u¤rafl›ya ortak ettim. Birlikte gazetenin verdi¤i oruç bulmacas›n› çözdük. Ben sorular› okudum, dedem cevaplar› söyledi. fiu dedem ne çok fley biliyor! Annem Ramazan’a özel bir tatl› yapm›fl. Ramazan’›n gülü güllâç. Tatl› taba¤›n› önüme çekince, dedem “‹nsan›n kendini terbiye etmesi için ¨Pa¿ sofras› iyi bir vakittir.” dedikten sonra bafl›m› okflad›. ¹_­a1 §—aO3n›n okunmas›na az kalm›flt›; ama vakit bir türlü geçmek bilmiyordu. Ezan okundu¤unda “Aman Allah›m, ezan› duymak ne güzel!” dedim. Herkes güldü.


III. ÜN‹TE

1. Allah’›n Verdiklerinden Onun ‹çin Harcamak : Zekât ‹slâm’›n temel esaslar›ndan biri olan zekât, mal ile yap›lan bir ibadettir. Zekât, temel ihtiyaçlar karfl›land›ktan sonra, üzerinden bir y›l geçen belirli bir miktar mal›n belli bir oran›n›n (genelde k›rkta birinin) y›lda bir kere ihtiyaç sahiplerine verilmesidir. Zekât, Kur’an-› Kerîm’de hemen hemen her yerde namazla birlikte an›lmaktad›r. Demek ki zekât, Müslümanlar›n hayat›nda namaz kadar yo¤un bir flekilde yer almal›d›r: “...Allah, bana yaflad›¤›m sürece namaz› ve zekât› emretti.” (Meryem Sûresi, 31) Zekât, zenginin fakire bir lütfu de¤il, fakirin zenginin mal›ndaki hakk›d›r. “Mallar›nda (yard›m) isteyen ve (iffetinden dolay› isteyemeyip) mahrum olanlar için bir hak vard›r.” (Zâriyât Sûresi, 19) Zengin kifli, zekât›n› verirken karfl›s›ndakini incitmemek için elinden gelen gayreti göstermelidir. Çünkü iyilik yap›p da bunu insanlar›n bafl›na kakmak, yap›lan iyili¤in bofla gitmesine sebep olur. Zekât, ilk bak›flta mal›n eksilmesi olarak görülebilir; ancak zekât› verilen mal, Allah’›n bereketlendirmesiyle art›p ço¤al›r: “Mallar›n› Allah yolunda harcayanlar›n durumu, yedi baflak bitiren ve her baflakta yüz tane bulunan bir tohum gibidir. Allah diledi¤ine kat kat verir. Allah lütfu genifl oland›r, hakk›yla bilendir.” (Bakara Sûresi, 261)

“Onlar›n mallar›ndan, onlar› kendisiyle ar›nd›raca¤›n ve temizleyece¤in bir sadaka al ve onlara dua et...”

‹ B A D E T

(Tevbe Sûresi, 103)

31 ddddddd

“Müminler gerçekten kurtulufla ermifllerdir. Onlar ki namazlar›nda derin sayg› içindedirler. Onlar ki faydas›z ifllerden ve bofl sözlerden yüz çevirirler. Onlar ki zekât› öderler.” (Mü’minûn Sûresi, 1-4)

D ‹ N ‹ M ‹ Ö ⁄ R E N ‹ Y O R U M


Yunus Emre’nin yandaki dörtlü¤ünü zekât aç›s›ndan düflünüp görüfllerinizi arkadafllar›n›zla paylafl›n›z.

Mal sahibi, mülk sahibi Hani bunun ilk sahibi Mal da yalan, mülk de yalan Var biraz da sen oyalan.

Zekât Veren ‹nsan… ‹ B A D E T

32 D ‹ N ‹ M ‹ Ö ⁄ R E N ‹ Y O R U M

N Cimrilik, bencillik, gurur gibi kötü huylardan kendini temizler. N Verdi¤i nimetler için Allah’a teflekkür etmesi gerekti¤inin, teflekkürün ise sadece söz ile olmad›¤›n›n bilincine var›r. N Zenginler ile fakirler aras›ndaki ekonomik dengesizli¤in giderilmesine katk› sa¤lar. Böylece zengin ve yoksul aras›nda duygusal yak›nlaflmaya, karfl›l›kl› sayg› ve sevginin geliflmesine, toplumsal bar›fl ortam›n›n oluflmas›na katk›da bulunur. N Toplumda dilencilik, h›rs›zl›k ve yankesicilik gibi kötü ve yüz k›zart›c› durumlar›n azalmas›na arac›l›k eder. N Toplumsal görevlerinin fark›na var›r, birlik ve beraberlik ruhu kazan›r. Vücudun bir organ› hastaland›¤›nda di¤er organlar›n da rahats›zl›ktan etkilenmesi gibi toplumda var olan sorunlardan ac› duyar ve çözüme kendi çap›nda katk› sa¤lar. N Kendisini, sahip oldu¤u para ve eflyan›n kölesi olmaktan kurtar›r; elindeki varl›¤›n gerçek sahibinin Allah oldu¤unu ifade etmifl olur. N Verme, paylaflma, yard›mlaflma, bir insan kardeflinin derdine çare olma gibi temel insanî erdemlerle olgunlafl›r ve Peygamber Efendimizin (a.s.) “Veren el alan elden üstündür.” (Buhari, Nefekat,1) müjdesiyle mutlu olur. “Az sadaka çok belâ savar.” sözünün anlam›n› arkadafllar›n›zla tart›fl›n›z.


2. Kutsala Yolculuk : Hac ‹slâm’›n temel esaslar›ndan biri olan hac, hem mal hem beden ile yap›lan bir ibadettir. Hac, y›l›n belli bir zaman›nda Mekke’de bulunan Kâbe’yi ve belirlenmifl olan kutsal yerleri ziyaret etmektir. Irk›, rengi, cinsiyeti, dili, sosyal konumu ve yafl› farkl› insanlar›n birbirleriyle denk bir hâlde bir araya geldikleri y›ll›k bir toplanma an›d›r. Hac yolculu¤unda Mekke flehrindeki Kâbe baflta olmak üzere Safa, Merve, Arafat, Müzdelife ve Mina gibi kutsal yerler ziyaret edilir.

“...Yolculu¤a gücü yetenlerin Kâbe’yi haccetmesi, Allah’›n insanlar üzerinde bir hakk›d›r...” (Âl-i ‹mrân, 97)

Çevrenizden hacca giden birine nereleri ziyaret etti¤ini, oralarda neler hissetti¤ini sorunuz.

‹ B A D E T

33

Mekke çevresinde, mikat denilen yerler, harem bölgesinin s›n›rlar›n› çizer. Bu s›n›rlara ulafl›ld›¤›nda giysiler, ayakkab› ve çoraplar ç›kar›l›p iki havluya bürünülür; hacca niyet edilir ve telbiye getirilir. Böylece ihrama girilmifl ve hac ibadetine bafllanm›fl olunur. Hac aylar› içinde hacc›n di¤er menasiki, usulüne uygun olarak yerine getirilir. Hacc› nasip eden Allah’a teflekkürün bir ifadesi olarak kurban kesilir ve hac tamamlan›r.

Hacc›n Farzlar› ‹hram: Hac yapmaya niyet edip telbiye getiren kiflinin, normal zamanlarda yapabildi¤i, çiçek koparmak, a¤aç kesmek, saç-sakal t›rafl› olmak, dikiflli elbise giymek, avlanmak gibi baz› davran›fllardan hac süresince uzak durmas›d›r. Kâbe’yi Tavaf Etmek : Hacerülesved’in bulundu¤u köfleden bafllayarak Kâbe’nin etraf›nda usulüne uygun yedi kez dönmektir. Arafat’ta Vakfe Yapmak: Hac›lar›n, Mekke’nin güney do¤usunda bulunan Arafat’a gelerek Kurban Bayram›’ndan bir gün önce bir süre burada kalmalar›d›r.

D ‹ N ‹ M ‹ Ö ⁄ R E N ‹ Y O R U M


Telbiye Emrin bafl üstüne Allah’›m, bafl üstüne… Emrin bafl üstüne ey ortaks›z olan! Bafl üstüne… Tek övece¤im Sensin, tüm övgülerim Sana… Kavufltu¤um nimetlerin hepsi Senindir, her fley de Senin... Yoktur orta¤›n Senin.

‹ B A D E T

34 D ‹ N ‹ M ‹ Ö ⁄ R E N ‹ Y O R U M

Kurban ibadeti hem birey hem de toplum aç›s›ndan çeflitli yararlar sa¤layan bir ibadettir. Kurban kesen kifli Allah’a ba¤l›l›¤›n› gösterir, toplumda kardefllik ve dayan›flma duygular›n›n geliflmesine katk›da bulunmufl olur.

Hacca Giden ‹nsan… N Sade bir k›yafet içinde, di¤er hac›larla ayn› flartlarda hareket ederek eflitlik duygular›n› gelifltirir. N Makam, unvan, mal, mülk gibi maddî de¤erlerin bugün var olsa bile yar›n yok olaca¤›n›n fark›na var›r, böylece adalet duygusu geliflir. N Irk, renk, cinsiyet, dil, yafl gibi her türden farkl›l›¤›n geçici ve önemsiz oldu¤unu anlar. ‹slâm kardeflli¤i etraf›nda bütün insanlarla tan›fl›p kaynaflman›n önemini kavrar. N Allah’›n huzurunda insanlar›n yapt›klar›n›n hesab›n› verece¤i mahfler gününü hat›rlar ve ahiret için kendini haz›rlama bilinci kazan›r. N Sab›r, zorluklarla bafl edebilme, toplu hâlde hareket edebilme, yard›mlaflma, dayan›flma gibi güzel nitelikler kazan›r. N Allah’›n kendisine verdi¤i sa¤l›k, yetenek, mal, mülk gibi nimetlere flükretmifl olur. N Hz. Peygamber ve arkadafllar›n›n yaflad›¤› yerleri gezip görerek onlar›n b›rakt›¤› mesaj› daha güçlü sahiplenir. N Dinin bireysel yönünün yan› s›ra toplumsal taraf›n›n da bulundu¤unu fark ederek toplum içi hak ve görevlere yönelik sorumluluklar›n› üstlenir.


Bulmaca

< 1.

“Befl çeflit yemifl, / Birbirine de¤memifl. / ‹kisi gün görmüfl, / Üçü gün görmemifl.” < 2. Ramazan ay›ndan ve bereketinden faydalanm›fl olman›n teflekkürü olarak ve Allah’›n bizi var etmesine duyulan flükran amac›yla Ramazan ay›nda, bayram namaz›ndan önce verilmesi gereken sadaka. < 3. Farz olmayan ibadetlere verilen genel ad. < 4. Namazlarda da sürekli tekrarlanan, Allah’›n büyüklü¤ünü ifade eden “Allahu ekber” sözüne verilen ad. < 5. Kur’an-› Kerîm’de bazen zekâtla efl anlaml› olarak kullan›lan, Allah yolunda yap›lan her türlü harcamay› ifade eden kelime. < 6. Namaz›n, bir k›yam, bir rükû ve iki secdeyi içeren k›sm›. < 7. Peygamberimizin bereketli oldu¤unu söyledi¤i ve imsak vaktinden önce yenilen yemek. < 8. Cuma namaz›n›n flartlar›ndan birisi olan, mutlaka Allah’a hamd ile bafllayan, müjdeli veya sak›nd›r›c› ifadeler içeren, müminlere yönelik konuflma. < 9. Su bulunmad›¤›nda ya da kullan›lamaz oldu¤unda, abdest ve gusül yerine geçmek üzere, ellerle yüzü ve iki kolu toprakla ovmak fleklinde yap›lan sembolik temizlik. < 10. Gecenin ortas›nda uykudan uyan›p k›l›nan iki, dört ya da sekiz rekâtl›k namaz. < 11. Yats› namaz› k›l›nd›ktan sonra sabah namaz› vaktine kadar k›l›nabilen, üçüncü re-

< 12. < 13. < 14.

< 15.

< 16.

< 17.

< 18. < 19.

< 20.

kât›nda Kunut duas›n›n okundu¤u, üç rekâtl›k namaz. Yats› namaz› ile vitir namaz›n›n aras›nda k›l›nan, ramazana özel bir namaz. Ramazan ay›nda, Kur’an’›n indirilmeye baflland›¤›, bin aydan daha hay›rl› olan gece. Farz namazlar›n vaktinin geldi¤ini müminlere bildirmek için sabah, ö¤le, ikindi, akflam ve yats› vakitlerinde, günde befl kez tekrarlanan özel sözler, namaza ça¤r›. Allah’›n hoflnutlu¤unu elde etme amac›yla kiflinin kendi mal varl›¤›ndan karfl›l›ks›z harcama yapmas›, muhtaçlara yard›mda bulunmas›; zekât›, fitreyi ve gönüllü olarak yap›lan her türlü hayr› içeren kavram. Farz namazlarda, ezanla vaktin girdi¤i duyurulduktan sonra farz namaz›n k›l›nmak üzere oldu¤unu haber vermek için okunan, “Kad kameti’s-salâh” (namaz bafllad›) cümlesinin eklenmesi d›fl›nda sözleri ezanla ayn› olan ça¤r›. “Bir gün vard›r, bilirsiniz, / Pek sever onu hepimiz, / Gümbür gümbür gelir, / Arefesinden bellidir.” Namaz› birlikte, bir imama uyarak k›lan Müslümanlar›n oluflturdu¤u topluluk. Farzlar›; a¤za su almak, burna su çekmek ve bütün vücudu suyla y›kamak olan temizlik flekli; boy abdesti. Cemaatle k›l›nan namaza önderlik eden kimse.

‹ B A D E T

35 D ‹ N ‹ M ‹ Ö ⁄ R E N ‹ Y O R U M


Ahlâk ‹ncele-Araflt›r-Düflün A H L Â K

36 D ‹ N ‹ M ‹ Ö ⁄ R E N ‹ Y O R U M

1. Ahlâk, erdem, fazilet, huy kelimelerinin anlamlar›n› sözlüklerden araflt›r›n›z. 2. Güzel ahlâkl› olmay› kendimize ilke olarak edinirsek neler yapmam›z gerekir? 3. Önemli bir insan›n hayat hikâyesini araflt›r›p örnek davran›fllar›n› arkadafllar›n›za tan›t›n›z. 4. Be¤endi¤iniz en güzel ahlâkî davran›fl›n›z› düflünüp size sa¤lad›¤› yararlar› söyleyiniz. 5. Kendisine ve ailesine karfl› ahlâkî görevlerinin fark›nda olan bir Müslüman neler yapar? 6. Peygamberimizin (a.s.) “Bütün çocuklar Müslüman olarak do¤ar” (Müslim, Kader, 25) sözünden ne anl›yorsunuz? 7. Çevrenizdekilerle röportaj yaparak Peygamberimizin (a.s.) ahlâk›-

n›n onlarda yapt›¤› ça¤r›fl›mlar› söylemelerini isteyiniz. 8. Çevresine ve bütün insanlara karfl› görevlerinin fark›nda olan bir Müslüman neler yapar? 9. Peygamberimizin (a.s.) Veda Hutbesi’ni okuyarak ahlâkî ö¤ütlerini bulunuz. 10.Bir arkadafl›n›za güzel ahlâkl› olman›n yararlar›n› nas›l anlat›rs›n›z? 11.Din kültürü ve ahlâk bilgisi ders kitab›n›zdan veya Diyanet ‹flleri Baflkanl›¤›’n›n yay›mlam›fl oldu¤u afla¤›daki kitaplardan ahlâkla ilgili bölümleri okuyunuz: a) ‹slam Ahlak› ve Manevi Vazifeler, ‹brahim Agâh Çubukçu b) ‹yili¤in Mükafat›, Zarife Canan c) Ayet ve Hadislerin Ifl›¤›nda Sevgi ve Dostluk, ‹smail Karagöz d) Model fiahsiyet Olarak Hz. Peygamber ve Hoflgörüsü, Yaflar Yi¤it


Hayat›n Yank›s› Bir adam ve o¤lu yürüyüfl yap›yorlard›. Çocuk birden tak›l›p yere düfltü. “Ah!” diye ba¤›rd›. ‹leride bir da¤›n tepesinden “Ah!” diye bir ses duyuldu. Çocuk merakla “Sen kimsin?” diye sordu, “Sen kimsin?” karfl›l›¤›n› ald›. Bu kez k›zd› ve “Sen bir korkaks›n!” diye ba¤›rd›. Da¤dan gelen ses “Sen bir korkaks›n!” oldu. Çocuk babas›na döndü. “Baba, ne oluyor böyle?” Babas› da¤a dönüp “Sana hayran›m.” diye ba¤›rd›. Gelen cevap “Sana hayran›m.” oldu. Baba tekrar ba¤›rd›. “Sen muhteflemsin!” Gelen cevap “Sen muhteflemsin!” oldu. Çocuk çok flafl›rd›; ama hâlâ ne oldu¤unu anlayam›yordu. Babas› aç›klamas›n› yapt›: “Buna yank› denir. Asl›nda bu hayatt›r. Hayat, daima sana, senin ona verdiklerini geri verir.”

‹nsanlar birbirinin aynas›d›r. Hayat›m›z› ve iliflki biçimimizi belirleyen, birbirimize yönelik davran›fllar›m›zd›r. Bize nas›l davran›lmas›n› istiyorsak o flekilde davranmal›y›z. Ne görmek istiyorsak onu sunmal›y›z: Sevgi bekliyorsak sevgi, flefkat istiyorsak flefkat, sayg› umuyorsak sayg›… Neyle karfl›laflmak istemiyorsak onu da yapmamal›y›z. Düflmanl›kla karfl›laflmamak için düflmanl›ktan, bencillik görmemek için bencillikten, haks›zl›¤a u¤ramamak için haks›zl›ktan kaç›nmal›y›z.

Alt›n Kural: Sana nas›l davran›lmas›n› istiyorsan sen de öyle davran.

A H L Â K

37 Sevgili Peygamberimiz (a.s.) flöyle buyurur: “Sizden birisi kendisi için istedi¤ini kardefli için de istemezse gerçekten iman etmifl say›lmaz.” (Buhari, ‹man, 7)

D ‹ N ‹ M ‹ Ö ⁄ R E N ‹ Y O R U M


I. ÜN‹TE

1. ‹slâm Güzel Ahlâkt›r

A H L Â K

38 D ‹ N ‹ M ‹ Ö ⁄ R E N ‹ Y O R U M

Güzel ahlâk, do¤ru ilkelerin insanda davran›fl hâline gelmesi, do¤ru davran›fllar›n da al›flkanl›¤a dönüflmesidir. ‹slâm’›n en önemli amac›, insanlar›n güzel ahlâk sahibi olmalar› ve olgunlaflmalar›d›r. Peygamber Efendimiz (a.s.) “Ben güzel ahlâk› tamamlamak için gönderildim.” buyurur (Muvatta, Hüsnü’l-Hulk, 8). Bir Müslüman’›n de¤eri, ahlâk›n›n güzelli¤i ile ölçülür. Peygamber Efendimiz (a.s.), iyi ahlâk sahibi olanlar› sevdi¤ini bildirmifl, “Allah kat›nda en çok sevilen kullar kimlerdir?” sorusuna da “Ahlâk› en güzel olanlard›r.” cevab›n› vermifltir (Ter¤ib ve Terhib, 4/182). ‹slâm dini, iman ve ibadet esaslar›yla insanlar›n kötü huy ve al›flkanl›klardan kurtulup güzel ahlâk sahibi olmalar›n› hedeflemektedir. Önceki bölümlerde, Allah’a, meleklerine, kitaplar›na, peygamberlerine, ahiret gününe, kaza ve kadere iman eden, namaz k›lan, oruç tutan, hacca giden ve zekât veren bir insan›n kazand›¤› güzel özellikleri gördük. Bunun yan› s›ra kiflinin iman›n›n ve ibadetlerinin de¤eri de ahlâk›n›n güzelli¤i ile ba¤lant›l›d›r. Allah’›n hoflnutlu¤unu kazanman›n yolu güzel ahlâktan geçer. “Kim iyilik yaparak kendini Allah’a teslim ederse flüphesiz en sa¤lam kulpa tutunmufltur. ‹fllerin sonu Allah’a var›r.” (Lokman Sûresi, 22)

‹man ve ibadet esaslar›n› Kur’an-› Kerîm’den ve Peygamber Efendimizin (a.s.) sünnetinden ö¤rendi¤imiz gibi neyin iyi, güzel ve faydal› oldu¤unu; neyin kötü, yanl›fl ya da zararl› oldu¤unu da ayn› kaynaklardan ö¤reniriz. Güzel ahlâka sahip olabilmek için


Allah’›n emirlerine sar›l›r, yasaklar›ndan kaç›n›r›z. Bu emir ve yasaklar›n hepsi birbirleriyle ba¤lant›l›d›r. Sahip oldu¤umuz güzel bir al›flkanl›k beraberinde di¤er güzel huylar› getirir, kötü huylardan da uzak kalmam›z› ve kurtulmam›z› sa¤lar. Örne¤in adaletli olmaya çal›flan bir kifli, baflkalar›n›n haklar›na sayg›l› olur. Anne babas›na, arkadafllar›na, akrabalar›na, kendinden küçüklere ve büyüklerine, Allah’›n yaratt›¤› her fleye sayg› gösterir. Allah’a duydu¤u sayg› ona sorumluluklar›n› hat›rlat›r. Kanad› k›r›k bir kufla, köfle bafl›nda a¤layan bir çocu¤a, kendisinden yard›m isteyenlere karfl› sorumluluk duyar. Bencillikten uzaklafl›r, fedakâr davranmaya bafllar. Çevresine merhamet ve hoflgörüyle bakar ve sahip oldu¤u nimetler için Allah’a flükreder. fiükrü iman›n› art›r›r, iman› da cesaretini… Haks›zl›k ve zulümle cesurca mücadele eder, mücadele ettikçe azmi ve sabr› geliflir. Sabr› onu kinden uzak tutar; böylece kötülü¤ü iyilik yaparak önlemeyi ö¤renir. Verdi¤i sözleri tutmayan arkadafl›na, kendisi her verdi¤i sözü yerine getirerek örnek olur. Sözünü tuttu¤u için sayg› görür, samimi dostluklar kurar. Dostluk onu k›skançl›ktan uzaklaflt›r›r, ona vefal› olmay› ö¤retir. Kendisine ve topluma eme¤i geçenlere de vefa gösterir. Eme¤in k›ymetini bilir, hiç kimseyi ve hiçbir fleyi hor görmez. Allah’›n yaratt›¤› her fleyde bir güzellik oldu¤unun fark›na var›r. Hayata iyimser bakar, mutlu olur. Mutlulukla selâmlar arkadafllar›n›, mutlulu¤unu çevresindekilerle paylafl›r. Sevgili Peygamberimiz (a.s.) buyurur: “Küçüklerimize sevgi ve flefkat göstermeyen ve büyüklerimizin de¤erini bilmeyen bizden de¤ildir.” (Ebu Davud, Edep, 58)

A H L Â K

39 D ‹ N ‹ M ‹ Ö ⁄ R E N ‹ Y O R U M


2. Ahlâk›n Kayna¤› Olarak Sevgili Peygamberimiz (a.s.)

A H L Â K

40

“Andolsun, Allah’›n Rasûlünde sizin için; Allah’a ve ahiret gününe kavuflmay› uman, Allah’› çok zikreden kimseler için güzel bir örnek vard›r.” (Ahzâb Sûresi, 21)

D ‹ N ‹ M ‹ Ö ⁄ R E N ‹ Y O R U M

Peygamber Efendimiz (a.s.) Allah’›n mesaj›n› insanlara iletme görevini yerine getirirken ayn› zamanda bu mesaj›n gerekliliklerini en güzel flekilde yaflayan kifli olmufltur. Onun hayat› nas›l davranmam›z gerekti¤i konusunda bize en güzel flekilde rehberlik eder. ‹çinde bulundu¤umuz durum ne olursa olsun onun hayat›ndan bir örnek bulabilir ve kendimizi Peygamber Efendimizin (a.s.) rehberli¤inde flekillendirebiliriz. O hangi durumda nas›l davranm›flt›? Onun hayat›n› ö¤rendikçe size nas›l yol gösterdi¤ini de keflfedeceksiniz. Kendi hayat›n›zda karfl›laflaca¤›n›z durumlarda Peygamber Efendimizin (a.s.) size nas›l örneklik yapabilece¤ine dair iflte birkaç örnek: N Zengin ve varl›kl› oldu¤unda Peygamber Efendimizin (a.s.) ticaretle u¤raflt›¤›, kervanlar› götürüp getirdi¤i zamanki cömertli¤ini hat›rla. N Fakir ve yoksul oldu¤unda Peygamber Efendimizin (a.s.) vatan›n› ve bütün mal›n› mülkünü terk ederek Mekke’den Medine’ye hicret etti¤i zamanki sabr›n› düflün. N S›n›f baflkan› oldu¤unda dönemin ileri gelenleri kendisine itaat etti¤inde Peygamber Efendimizin (a.s.) onlara nas›l adaletli davrand›¤›n› hat›rla.


N Kendini zay›f ve kimsesiz hissetti¤inde Peygamber Efendimizin (a.s.) Mekke’de bafl›na gelen s›k›nt› ve eziyetleri gözünün önüne getir. N Bir iflte galip geldi¤inde Peygamber Efendimizin (a.s.) Bedir, Huneyn ve Mekke’de düflmana üstün geldi¤i günlere bakarak onun davran›fllar›ndan kendine ders ç›kar. N Ma¤lup oldu¤unda Peygamber Efendimizin (a.s.) Uhud harbinde flehit ve a¤›r yaral› arkadafllar› aras›nda üzgün bir flekilde dolaflt›¤›n›, ama yine de ümidini yitirmedi¤ini düflün. N Birisine bir fley ö¤retiyorsan Peygamber Efendimizin (a.s.) mescitte arkadafllar›na nas›l ö¤retmenlik yapt›¤›n› hat›rla. N Birisinden bir fley ö¤reniyorsan Peygamber Efendimizin (a.s.), Cebrail’in karfl›s›nda nas›l diz çöküp ilâhî bilgileri ö¤rendi¤ini düflün. N Hiçbir yard›mc›n olmad›¤› hâlde adaleti gerçeklefltirmek, iyili¤i hayk›rmak istiyorsan Mekke’deki zay›f hâline ra¤men Peygamber Efendimizin (a.s.), hakk› ve adaleti aç›kça ilân etti¤i zaman› hat›rla. N Bir olay ya da oyunda hakem olursan ‹slâm gelmeden önce, Kureyfl reisleri birbirine girmek üzereyken, Hacerülesved’i yerine koymak için Peygamber Efendimizin (a.s.) onlar taraf›ndan niçin hakem kabul edildi¤ini ve Peygamber Efendimizin (a.s.) nas›l bir hüküm verdi¤ini düflün. Arkadafllar›n›zla birlikte bir Müslüman›n kendisine ve ailesine karfl› görevlerini düflününüz. Herkes alfabedeki harflerin s›ras›n› gözeterek o harfle bafllayan bir cümle söylesin. Örnek: [A] Allah’a ibadet etmek Müslüman›n görevlerindendir. [B] Büyüklerine sayg›l› davranmak Müslüman›n görevlerindendir. S›ra kendisine geldi¤inde uygun bir cümle kuramayanlar oyun d›fl› kals›n.

A H L Â K

41 D ‹ N ‹ M ‹ Ö ⁄ R E N ‹ Y O R U M


II. ÜN‹TE

Kendimize ve Ailemize Karfl› Görevlerimiz “Rabbin, kendisinden baflkas›na A H L Â K

asla ibadet etmemenizi, ana-babaya iyi davranman›z› kesin olarak emretti.

42

E¤er onlardan biri ya da her ikisi senin yan›nda

D ‹ N ‹ M ‹ Ö ⁄ R E N ‹ Y O R U M

ihtiyarl›k ça¤›na ulafl›rsa sak›n onlara ‘öf!’ bile deme;

Allah’›n, her zaman her fleyi gördü¤üne, yap›lanlar› bildi¤ine, gizli-aç›k her fleyden haberdar oldu¤una inanan bizler, davran›fllar›m›z› bu inançla biçimlendiririz. Bu inanç, insan›, kendi davran›fllar›n›n sonuçlar›n› üstlenmeye, görevi olan iflleri hakk›yla yerine getirmeye yöneltir. Buna sorumluluk denir. Hem Allah’a, hem di¤er insanlara, hem de bütün yarat›lm›fllara karfl› sorumluluklar›m›z oldu¤u gibi kendimize ve ailemize karfl› da sorumluluklar›m›z vard›r. ‹nsan, baflkalar›na karfl› sorumluluklar›n› yerine getirebilmek için de önce kendisine karfl› sorumluluklar›n› yerine getirmelidir.

onlar› azarlama; onlara tatl› ve güzel söz söyle. Onlara merhamet ederek tevazu kanad›n› indir ve de ki: ‘Rabbim! T›pk› beni küçükken koruyup yetifltirdikleri gibi sen de onlara ac›.” (‹srâ Sûresi, 23-24)

n u¤u d n u rol ol.” “Em ¤ru ) o d s do 112 gibi Sûresi, d (Hû

“...Ke ndi k endin tehlik iz eye at may›n i (Bak › z ara S ...” ûre si, 19 5)


Peygamber Efendimiz (a.s.) “Bütün çocuklar Müslüman olarak do¤ar.” buyurmufltur. Yarat›l›fl›m›zdaki do¤rulu¤u ve temizli¤i korumak kendimize karfl› görevlerimizin bafl›nda gelir. ‹nanmak insan›n en temel ihtiyac›d›r. ‹nsan ancak iman ile huzur bulur. Vicdan› ancak iyi ve güzel davran›fllarla rahata kavuflur. ‹nsan akl›n›n ve zekâs›n›n ihtiyac› ise bilgidir. Bilgi, iman ile birleflti¤inde insan› her türlü kötülük ve çirkinlikten korur. Bilgi edinebilme yetene¤i insana verilmifl çok önemli bir nimettir. Bu yetene¤ini kullanmayan insan kendi akl›na ve zekâs›na haks›zl›k etti¤i gibi Allah’›n verdi¤i bu nimete de teflekkür etmemifl olur. ‹nsan, bilgi ve iman sahibi oldu¤unda ibadetlerini yerine getirmesi gerekti¤inin de fark›na var›r. ‹badetler, Allah’a sayg›n›n ifadesi oldu¤u gibi kiflinin dünya ve ahiret mutlulu¤unun da flart›d›r. Dünya ve ahiret mutlulu¤una kavuflmak isteyen insan›n kendine karfl› görevlerinin en önemlilerinden birisi de ibadetlerini yerine getirmesidir. Bütün bu görevleri yerine getirebilmek için insan, beden sa¤l›¤›na dikkat etmekle sorumludur. Bedenimiz ve sa¤l›¤›m›z Allah’›n bize verdi¤i bir emanettir. Hepimiz bu emaneti korumakla sorumluyuz. Peygamber Efendimiz (a.s.) “Senin bedeninin sende hakk› vard›r.” buyurmufltur (Taç, 2/100). ‹nsan, öncelikli olarak en yak›nlar›na karfl› görevlerini yerine getirmelidir. Bu kiflilerin bafl›nda da anne ve baba yer al›r. Anne ve babam›z› söz ya da davran›fllar›m›zla, hiçbir flekilde incitmemek, onlara güler yüzlü ve tatl› sözlü davranmak, onlar›n isteklerini yerine getirmeye çal›flmak görevlerimiz aras›ndad›r. “Allah’›n en sevdi¤i davran›fl vaktinde k›l›nan namaz ile anne ve babaya iyilik yapmakt›r.” (Tirmizi, Salât, 127/176)

A H L Â K

43 D ‹ N ‹ M ‹ Ö ⁄ R E N ‹ Y O R U M


Kendisine ve Ailesine Karfl› Ahlâkî Görevlerinin Fark›nda Olan Bir Müslüman… N Yapt›¤› ifli en iyi biçimde yapmaya çal›fl›r. Çünkü Allah’a ve kendi vicdan›na hesap vermesi gerekti¤ini düflünür. N Kendisine ö¤retilenleri en güzel flekilde ö¤renmeye çal›fl›r, bilgisini art›rmak için gayret gösterir. N Sadece baflkalar›na karfl› de¤il, kendisine karfl› da dürüsttür.

A H L Â K

44 D ‹ N ‹ M ‹ Ö ⁄ R E N ‹ Y O R U M

N Genifllik ve bollu¤a ulafl›rsa flükreder, darl›k ve s›k›nt›ya düflerse y›lg›nl›k göstermez. Karfl›laflt›¤› her fleyde kendisi için hay›r ve güzellikler oldu¤unu bilir. N Kapasitesinin üstünde herhangi bir fleyle sorumlu tutulmad›¤›n› bilir. Sorumlu oldu¤u fleylerin gere¤ini yerine getiremeyece¤i endiflesi tafl›maz. Çünkü “Allah bir kimseyi ancak gücünün yetti¤i fleyle yükümlü k›lar.” (Bakara Sûresi, 286) N ‹yi ve kötü bütün davran›fllar›n›n karfl›l›¤›n› görece¤ini bilir ve aile içindeki sorumluluklar›n› baflkalar›na yüklemeye çal›flmaz. N Bencillikten uzaklafl›r, aile bireylerine sevgisi ve yak›nl›¤› artar, bunun da iliflkilerine olumlu katk› sa¤layaca¤›n› bilir. N Peygamber Efendimizin (a.s.) hayat›n› örnek al›r. Ailesiyle ve akrabalar›yla iliflkilerini onun davran›fllar› ›fl›¤›nda düzenler. N Problemler karfl›s›nda zay›fl›k göstermez, üstesinden gelmeye çal›fl›r. N Cahilce davran›fl›n cesaret de¤il, cür’etkârl›k ve kendini bilmezlik oldu¤unu bilir. N Her zaman do¤ru olan› yapmaya çal›fl›r. Kendinizi hayalinizdeki mesle¤e ulaflm›fl bir kifli olarak düflünün. Doktor, mühendis, ö¤retmen, müftü, imam hatip, pilot, mimar… Görevinizi yaparken nelere dikkat etmeniz gerekti¤ini söyleyiniz.


Afla¤›daki durumlar› tart›fl›n›z: • Vücudumuzdaki organlar›n görevlerini düflünün. Organlar›m›zdan biri ifllevini yerine getirmezse ne olur? • Aile fertlerine düflen görevler nelerdir? Yerine getirilmezse ne olur? N Hiçbir zaman ve hiçbir kimseye karfl› dürüstlü¤ünden ödün vermez. N ‹sraf etmez, cimrilikten de kaç›n›r. N Büyüklerine ve küçüklerine flefkatli, sab›rl›, sayg›l› davran›r. N Olumsuz durumlar karfl›s›nda kendisini anl›k tepkilerden korur. Olaylara, acele etmeden, telâfla kap›lmadan, sakinli¤ini koruyarak yaklafl›r. Kararl› ve azimli davran›r. N Hayat›n› Allah’›n koydu¤u ölçülere göre düzenleyerek korkusuzca ve dikkatli bir flekilde sonuna kadar, zorluklara direnir. N Kardefllerini yada baflkalar›n› k›skanmaz, herkese karfl› hoflgörülüdür. N Bütün davran›fllar›nda ve sözlerinde samimiyeti hissedilir.

Afla¤›da baz› davran›fl örnekleri verilmifltir. ‹yi bir Müslüman›n yapmas› uygun olan davran›fllara D, yapmas› uygun olmayan davran›fllara Y koyunuz. () () () () () () ()

H›rs›zl›k yapmaz. Laf tafl›r, dedikodu yapar. Kumar oynamaz. Bencildir, hep kendini düflünür. Çevresinde ihtiyac› olanlara yard›m eder. Baflkas›n›n mal›n› izinsiz al›r ve kullan›r. Kendi ç›karlar›n› korur, baflkalar›nkini önemsemez. ( ) Kendisine zarar verecek içecekleri kullanmaz. ( ) Kendine emanet edilen mal› korumaz. ( ) Kul hakk›ndan sak›n›r, kimseye haks›zl›k etmez.

() () () () () () () () () () () () ()

Haram yemez, helâl kazanc› gözetir. Sözünde durmaz. Ölçüden ve tart›dan çalar. Yetim ve öksüzleri korur. Sab›rs›z ve acelecidir. Karfl›s›ndakini kand›r›r. Zina yapmaz. Güler yüzlüdür, kimseyi terslemez. Rüflvet al›p verir. Borcuna sad›k de¤ildir. Yapt›¤› iyili¤i bafla kakar. Her fleye karfl› insafl› ve merhametlidir. Yalan söylemez.

A H L Â K

45 D ‹ N ‹ M ‹ Ö ⁄ R E N ‹ Y O R U M


III. ÜN‹TE

Çevremize ve Bütün ‹nsanlara Karfl› Görevlerimiz

A H L Â K

46 D ‹ N ‹ M ‹ Ö ⁄ R E N ‹ Y O R U M

“Ey iman edenler! Allah için hakk› titizlikle ayakta tutan, adalet ile flahitlik eden kimseler olun. Bir topluma olan kininiz sizi adaletsizli¤e itmesin. Adil olun. Bu, Allah’a karfl› gelmekten sak›nmaya daha yak›nd›r.” (Mâide Sûresi, 8)

‹slâm ahlâk› her insan›n temel haklar›na sayg› göstermeyi gerektirir. Her insan; yaflama, helâl flekilde mal mülk edinme, kiflili¤ine karfl› sayg› duyulma, di¤er insanlarla eflit muamele görme, özel hayat›na kar›fl›lmama, yeme-içme-bar›nma gibi temel ihtiyaçlar›n› karfl›lama gibi haklara sahiptir. Peygamber Efendimize (a.s.) “En hay›rl› insan kimdir?” diye soruldu. Peygamberimiz, “‹nsanlara en faydal› olanlard›r.” buyurdu. (Camiu’s-Sa¤ir, 9/47)

Müslümanlar birbirlerinin ve tüm insanlar›n haklar›na sayg› gösterirler. Bunun ötesinde, kardefl olduklar›n›n bilinciyle, birbirlerinin s›k›nt›lar›n› gidermeyi, yüklerini paylaflmay›, karfl›laflt›klar› güçlüklerde yard›mlaflmay› görev kabul ederler. Güç duruma düflenin sorununu istekle, içtenlikle, hiçbir s›k›nt› hissetmeksizin gidermeye çal›fl›rlar. Kendilerine bir kötülük yap›ld›¤›nda affederler, kin tutmazlar. Ayn› kötülükle bir kez daha karfl›laflmamak için dikkatli olmay› ve tedbir almay› da ihmal etmezler.


?

“Özü sözü, içi d›fl› bir olmak” ne demektir? Aç›klay›n›z.

“Onlar Allah’› ve müminleri aldatmaya çal›fl›rlar. Oysa sadece kendilerini aldat›rlar da fark›nda de¤ildirler.” (Bakara Sûresi, 9)

“Kendini aldatmak” ne demektir? Aç›klay›n›z.

Müslümanlar ayr›ca her zaman nezaketle davran›rlar. ‹nsanlarla karfl›lafl›nca selâm verirler, güzel sözlerle konuflurlar. ‹htiyac› olan birini gördüklerinde baflkas›n›n yard›m etmesini beklemezler, kendileri yard›m ederler. Çevrelerinde olumlu de¤ifliklikler yapacak gücü her zaman kendilerinde bulurlar. Onur, de¤er ve haklar›na bir sald›r› olursa bunlarla sonuna kadar mücadele ederler. Haks›zl›k kime karfl› yap›lm›fl olursa olsun buna raz› olmazlar, haks›zl›¤a u¤rayanlar›n hakk›n› savunurlar. Kazançlar›n› helâl yoldan elde etmeleri gerekti¤ini bilirler, Peygamber Efendimizin (a.s.) “Ticarette do¤ruluktan ayr›lmayan kimse k›yamet gününde peygamberlerle beraber olacakt›r.” sözünü (Tirmizi, Buyû’, 4) ak›llar›ndan ç›karmazlar. Zengin-fakir, güçlü-zay›f fark› gözetmeden herkese eflit davran›rlar. Güçlünün hakl› de¤il, hakl›n›n güçlü oldu¤u gerçe¤ine inan›rlar. Sahip oldu¤u fleylerin Allah’›n kendisine verdi¤i emanetler oldu¤unu bilirler. Yard›m ettikleri kiflinin kendilerine borçlu oldu¤unu düflünmezler.

“Ey iman edenler! Sabrederek ve namaz k›larak Allah’tan yard›m dileyin. fiüphe yok ki Allah sabredenlerle beraberdir.” (Bakara Sûresi, 153)

A H L Â K

47 D ‹ N ‹ M ‹ Ö ⁄ R E N ‹ Y O R U M


Çevresine ve Bütün ‹nsanlara Karfl› Görevlerinin Fark›nda Olan Bir Müslüman…

A H L Â K

48 D ‹ N ‹ M ‹ Ö ⁄ R E N ‹ Y O R U M

“Ey iman edenler! Kendi evlerinizden baflka evlere, geldi¤inizi hissettirip ev sahiplerine selam vermeden girmeyin. Bu davran›fl sizin için daha hay›rl›d›r. Düflünüp anlayas›n›z diye size böyle ö¤üt veriliyor.” (Nûr Sûresi, 27) gggggg “Mal biriktiren ve onu durmadan sayan, insanlar› arkadan çekifltiren, kafl göz iflaretiyle alay eden her kiflinin vay hâline!” (Hümeze Sûresi, 1-2)

N Sadece kendisi için yaflamad›¤›n› bilir, dünyadaki tüm insanlar için elinden geleni yapar. N Dostlu¤a ve arkadafll›¤a önem verir. Arkadafllar›na vefal›d›r. N Kendisine bir s›r verildi¤inde bunu saklar. Baflkalar›n›n özel hayat›na sayg› duyar. N Kimsenin arkas›ndan konuflmaz. Kötü zanda bulunmaz. N Baflkalar›yla alay etmez. Karfl›s›ndakinin de kendisi gibi bir insan oldu¤unun bilinciyle hareket eder. N Sinirlendi¤i zaman öfkesini kontrol etmeyi bilir, sonradan piflman olaca¤› bir fleyi yapmamaya çal›fl›r. N Büyük küçük ayr›m› yapmadan herkese sayg›l› davran›r. N Zekât, fitre gibi maddî yükümlülüklerini yerine getirmekle kalmaz, gülümsemenin bile bir yard›mlaflma ve paylaflma oldu¤u bilincini tafl›r.


N Gerçek yard›mlaflman›n sadece iyi ifllerde yard›mlaflmak oldu¤unu bilir. Yanl›fl ifller yapanlara ise onlar› kötülükten al›koymaya çal›flarak yard›m eder. N Kendisinden yard›m isteyen kifliye, “‹steyeni sak›n azarlama.” (Duhâ Sûresi, 10) ayeti gere¤ince hiçbir flekilde kötü davranmaz. N Vermekle kendisinden bir fleyin eksilmeyece¤ini bilir, sahip olduklar›n›n paylaflt›kça bereketlenece¤ine inan›r. N Birine yard›m etmek istedi¤inde Rabbinin “Sevdi¤iniz fleylerden Allah yolunda harcamad›kça iyili¤e asla eriflemezsiniz. Her ne harcarsan›z Allah onu bilir.” (Âl-i ‹mrân Sûresi, 92) buyru¤unu hat›rlar. Hofllanmad›¤› ve atmak istedi¤i eflyalar›n› de¤il, güzel olan ve sevdi¤i fleyleri verir. N Yard›m›n› güler yüzle yapar, bafla kakmaz. N Yard›m› gösterifl için yapmaz. Öyle ki sa¤ elinin verdi¤ini sol eli duymaz. N Yönetti¤i ve birlikte çal›flt›¤› kiflilere insafl› ve merhametli davran›r. N Kimseye haks›zl›k etmemek için titiz davran›r. N Taraf tutmaz. Haks›z olan çok yak›n› da olsa hakl› olan›n yan›nda yer al›r.

“Ey iman edenler! Mallar›n›z› aran›zda bat›l yollarla yemeyin. Ancak karfl›l›kl› r›za ile yap›lan ticaretle olursa baflka. Kendinizi helâk etmeyin. fiüphesiz Allah size karfl› çok merhametlidir.” (Nisâ Suresi, 29) gggggg “fiüphesiz Rabbimiz Allah’t›r deyip sonra da dosdo¤ru olanlara hiçbir korku yoktur, onlar üzülmeyecekler de. Onlar cennetliklerdir. Yapmakta olduklar›na karfl›l›k orada sürekli kalacaklard›r.” (Ahkâf Sûresi, 13-14)

A H L Â K

49 D ‹ N ‹ M ‹ Ö ⁄ R E N ‹ Y O R U M


N Allah’›n adaletli oldu¤unu bilir ve ona güvenir. N Kimseyi kand›rmaz. Peygamber Efendimiz (a.s.) “Aldatan yahut zarar veren yahut hile yapan bizden de¤ildir.” buyurmufltur (Kenzü’lUmmal, 7825). N Verdi¤i sözde durur. Asla yalan söylemez. N Komflusu açken tok yatmaz. N Hastalar› ziyaret eder. N Yetimleri korur ve gözetir.

A H L Â K

50 D ‹ N ‹ M ‹ Ö ⁄ R E N ‹ Y O R U M

Herhangi Birine Ça¤r›

De¤erle ndirme Sorular 1. Soru ›: m lulu¤u na yük herkesin ledi¤i b bir bafl ir olay bi soru kas›yaflad›n nlar or ›z m›? Ne taya ç›k 2. Çevr git›? enizde flünsün “Bana .” dem ne, bafl eden b kalar› d sorumlu ireysel luklar›n ve toplu ü› yerin var m›? msal e getir Bu kiflil en kifl erin to k›lar› ü iler plum h zerine ayat›na arkada katfllar›n›z la tart›fl ›n›z.

Öykümüz Herkes, Birisi, Herhangi Biri ve Hiç Kimse adl› dört kifli hakk›ndad›r. Yap›lmas› gereken önemli bir ifl vard› ve Herkes, Birisi’nin bu ifli yapaca¤›ndan emindi. Gerçi ifli Herhangi Biri de yapabilirdi, ama Hiç Kimse yapmad›. Birisi buna çok k›zd›, çünkü ifl Herkes’in ifliydi. Herkes, Herhangi Biri’nin bu ifli yapabilece¤ini düflünüyordu; ama Hiç Kimse, Herkes’in yapamayaca¤›n›n fark›nda de¤ildi. Sonunda Herhangi Biri’nin yapabilece¤i bir ifli, Hiç Kimse yapmad›¤› için Herkes, Birisi’ni suçlad›.


Hz. Ömer’in Adaleti Hz. Ömer halife oldu¤u dönemde bir akflam çal›fl›yordu. O esnada bir misafiri geldi ve oturup sohbet etmeye bafllad›. Hz. Ömer hemen aya¤a kalkt› ve yanmakta olan mumu söndürüp baflka bir mum yakt›. Misafiri flaflk›n gözlerle Hz. Ömer’e bak›yordu. Hiçbir fley anlamam›flt›. Dayanamay›p sordu: “O da mum, di¤eri de mum. ‹kisi de ayn› flekilde ayd›nl›k veriyor. Niye birini söndürüp de ötekini yakt›n?” Hz. Ömer’in cevab› flu oldu: “Söndürdü¤üm mum, milletin paras› ile al›nm›flt›. Özel ifllerimi yaparken, arkadafllar›mla sohbet ederken onu kullanmaya hakk›m yok. Bunun için o mumu söndürdüm ve kendi paramla ald›¤›m mumu yakt›m.” 1. Metne göre adaletsizlik olarak adland›r›lan davran›fl nedir? 2. Küçük bir ihmalin adaletsizli¤e yol açabilece¤i durumlar yaflad›n›z m›? Bir örnek veriniz. 3. Metni göz önünde bulundurarak bir adalet tan›m› yapmaya çal›fl›n›z.

Yard›mlaflma insanlar aras›ndaki toplumsal iliflkileri nas›l etkiler? Arkadafllar›n›zla tart›fl›n›z. Çevremizdekileri yard›msever olmaya teflvik etmek için neler yapabiliriz? Arkadafllar›n›zla tart›fl›n›z.

A H L Â K

51 D ‹ N ‹ M ‹ Ö ⁄ R E N ‹ Y O R U M


Yalan söylememek, güler yüzlü olmak bir Müslüman›n çevresine karfl› sorumluluklar›ndand›r. Siz de Müslümanlar›n çevresine karfl› sorumluluklar›ndan befl tanesini yaz›n›z.

A H L Â K

52

“Müslüman, Müslüman›n kardeflidir. Ona hainlik etmez, onu yaralamaz, küçük düflürmez.” (Buhari, Mezalim, 3) gggggg

D ‹ N ‹ M ‹ Ö ⁄ R E N ‹ Y O R U M

“Mümin, insanlarla uyuflan ve insanlar›n da kendisi ile uyuflabildi¤i kimsedir. Yak›nl›k kurmayan ve kendisi ile de yak›nl›k kurulamayan insanda hay›r yoktur.” (Ahmed bin Hanbel, 4/271)

Peygamber Efendimizin (a.s.) bize ö¤rettiklerinden: Kim kardeflinin ihtiyac›n› giderirse Allah da onun ihtiyac›n› giderir. w Kim bir Müslüman› bir s›k›nt›dan kurtar›rsa Allah da onu k›yamet gününün s›k›nt›s›ndan kurtar›r. w Kim bir Müslüman› giydirirse Allah da onu k›yamet günü giydirir. (Ebu Davud, Edeb, 46)


Herkes Yard›m Edecek Güçtedir Okulun duvarlar›nda ve panolarda bofl yer kalmam›flt›. Sosyal Dayan›flma ve Yard›mlaflma Kolu geçen hafta komflu flehirde yaflanan deprem felâketine duyarl›l›¤› art›rmak için bütün okulu afifllerle donatm›flt›. Ö¤renciler, bu afette evleri y›k›lan, yak›nlar›n› kaybeden, yaralanan, aç ve susuz kalan insanlara yard›m etmek için çal›fl›yorlard›. S›k s›k “Herkes yard›m edecek güçtedir.” slogan› duyuluyordu. Hüseyin bu sözün do¤ru olmad›¤›n› düflünüyordu. Ona göre ihtiyac› olanlara yard›m edebilmek için zengin olmak gerekirdi. Babas› öldükten sonra ailesinin maddî durumu bozulan Hüseyin’in yard›m kampanyas›na verecek paras› yoktu. Kampanya üç gün sürmüfltü. Sonunda toplanan eflyalar kamyonlara tafl›nmak üzere haz›rlan›yordu. Hüseyin çekinerek elindeki paketle kamyonun yan›na yaklaflt›. Okul kap›s›nda Osman’la karfl›laflt›. Osman, Hüseyin’in s›n›f arkadafl›yd›. Onun da maddî durumu iyi de¤ildi. Günlük temizli¤e giden annesiyle birlikte yafl›yordu. Kamyona eflyalar› tafl›rken hayli yorulmufltu. Osman, Hüseyin’i görünce elindeki paketi sordu: “Ne gönderiyorsun deprem bölgesine?” Hüseyin cevap verdi: “Bu benim çocukluk yorgan›m. Annem ben do¤unca diktirmifl. Kullanmak hiç nasip olmam›fl. Onun hat›ras› diye sakl›yordum. Deprem bölgesinde çad›rlarda kalan çocuklar kim bilir ne kadar üflüyorlard›r, de¤il mi Osman? Art›k bu yorgan ihtiyac› olan birisini ›s›tacak. Asl›nda oraya büyük yard›mlar gitmeli. Böyle benimki gibi önemsiz fleyler de¤il.” Osman, arkadafl›na flöyle karfl›l›k verdi: “Hiç de önemsiz oldu¤unu düflünmüyorum. Yard›m›n büyü¤ü küçü¤ü yoktur. Yap›lan her fley yerini ve karfl›l›¤›n› bulur. Benim verecek bir yorgan›m bile yok, ama yard›m edemeyece¤imi düflünmedim. Öyle düflünseydim eflyalar› paketleyen, kamyona tafl›yan bir kifli eksik olacak; bu yüzden de kamyon belki de yola daha geç ç›kacakt›. Ben, deprem bölgesine eme¤im ve dualar›mla yard›m ediyorum.”

A H L Â K

53 D ‹ N ‹ M ‹ Ö ⁄ R E N ‹ Y O R U M


Ayfle Ne Yapmal›?

A H L Â K

54 D ‹ N ‹ M ‹ Ö ⁄ R E N ‹ Y O R U M

fiofben tüpünün parlamas› sonucunda, Ayfle’nin s›n›f arkadafl› Halide’nin elleri ve yüzü yanm›flt›. Halide’nin ameliyat› için okulda para toplan›yordu. E¤er hemen eline ve yüzüne müdahale edilmezse yan›k izleri kalabilirmifl. Ayfle yedi ayd›r bilgisayar almak için para biriktiriyordu. Do¤rusu ne yapaca¤›n› bilemiyordu. “Nas›l olsa birileri yard›m eder.” diye düflündü. Çünkü bilgisayar almas› onun için çok önemliydi. Akl› karmakar›fl›kt›. Siz olsayd›n›z böyle bir durumda ne yapard›n›z? Hikayenin devam›n› yaz›n›z.

Peygamber Efendimiz (a.s.), flöyle buyurur: “Müslüman, Müslüman›n kardeflidir. Ona zulmetmez, onu tehlikede yaln›z b›rakmaz.” (Müslim, Birr, 58)

Kur’an’da Hz. Lokmân’›n o¤luna flöyle nasihat etti¤i aktar›l›r: “Yavrum! fiüphesiz yap›lan ifl bir hardal tanesi a¤›rl›¤›nda olsa ve bir kayan›n içinde yahut göklerde ya da yerin içinde bile olsa Allah onu ç›kar›r getirir. Çünkü Allah en gizli fleyleri bilendir, (her fleyden) hakk›yla haberdar oland›r.” (Lokmân Sûresi, 16)

Bu ayetle ba¤lant›l› olarak “‹yilik yap denize at, bal›k bilmezse Hâl›k (Yaratan) bilir.” Atasözümüzü arkadafllar›n›zla tart›fl›n›z.


A H L Â K

aç›ksözlü adalet adil alçakgönüllü at›lgan bencil cesaret cesur cimri cömert çekingen dayan›flma do¤ru dürüst düzenbaz elis›k› emin

fedakar giriflken gözüpek hay›rsever h›rs hilekar hoflgörü ihmalkar infak insaf istikrar kand›rmak korkak merhamet mesuliyet nankör p›s›r›k

sab›r sadaka sa¤duyu sebat sorumlu flefkat tevekkül umursamaz vefa vicdan yalan yard›msever yi¤it zalim zekat zulüm

55 D ‹ N ‹ M ‹ Ö ⁄ R E N ‹ Y O R U M


18. Sayfadaki bulmacan›n cevab›

A H L Â K

56 D ‹ N ‹ M ‹ Ö ⁄ R E N ‹ Y O R U M

35. Sayfadaki bulmacan›n cevab›


dinimi_ogreniyorum