Page 87

Ateş gecesi Afifenin bu sualleri, benden ziyade kendi kendine sorar gibi bir hali vardı. Böyle olduğu halde benim cevap vermemi bekliyor, inatla sustuğumu gördükçe geçen seneki halimle simdiki arasındaki fark hakkında bazı seyler söylüyor ve sözünü hep ayni cümle ile bitiriyordu: — Niçin bıraktınız bu kadar kendinizi? Niçin mi bu kadar bıraktım kendimi? Bunu söylemek imkânsızlığı karsısında gözlerimden damla damla yaslar sızmağa basladı. Afifenin bunları yarı kapalı kirpiklerimden gözbeb eki erime isliyen günese atfedeceğini ve belki de hâlâ saçlarım ve alnımdan gözkapaklarıma sızmakta devam eden su damlalarile karıstıracağını umuyordum. Fakat o anladı ve devam etti: — Yapmayınız bu kadar Murat Bey... Belki burada mes'ut değilsiniz... Sevdiklerinizi göreceğiniz geliyor., amma ne yapabiliriz? Biliyorsunuz benim de çocuğum var uzakta... Bazı o da hasta oluyor., yüreğim yanıyor... Fakat yapılacak sey yok... Pek farkında değilim. Fakat Afife bana galiba çocuğundan ilk defa bahsediyordu. Belki de babasına olan kininden istemiyerek ona da bir pay ayırdığı için baska zamanlarda küçük Sklavakiden bahsedildikçe hattâ biraz hırçınl astığını ve araya baska lâkırdılar ATES GECESİ 13/ karıstırdığını görmüstüm. Fakat simdi sırf ona ait olduğundan süphe etmediğim bir teessürle gözleri bulanıyor, basını uzaklara çeviriyordu. Kalbim çarparak sordum: — Evet, fakat siz çocuğunuzu yakında göreceksiniz, öyle değil mi? O, düsüncelerinden kendini alamıyarak müphem bir hareket yaptı. Israr ettim: — Belki pek yakında... Öyle değil mi? Yine dalgın ve bir sey ifade etmiyen bir cevap: — Bilinmez ki... Utanıp sıkılmayı bırakıyorum, saygısız bir ısrarla suallerime devam ediyorum: — Belki birkaç güne kadar... Meselâ haftaya bugün İzmrrde olabilirsiniz. — Zannetmiyorum. — Büyük abla çok yakın olduğunu söyledi. — Öyle mi? . — Hattâ bugün ona elbiselikler, oyuncaklar aldı. Afife istemiyerek gülümsedi: — Abla benden ayrılmaktan korkuyor... Onun için sanıyor ¦ ki, gideceğim gün çok yakındır. — Demek o kadar değil? — Belki kısa doğru... Biliyorsunuz, onun Çinede, Aydında isleri var. — Su halde kısa kadar muhakkak buradasınız. — Öyle görünüyor. Vücudumu bastan basa bir sıcak dalgası sarmıstı. Saçlarımın bir ocak karsısında gibi kendiliğinden kuruyup kıvrıldığını, rengi-min kızardığım, yalnız vücut hareketlerime değil, üzerimdeki cansız esyaya, kol ve bacaklarımdan sarkan elbiselerime, boynumdan sarkan kravatıma kadar bir kıvraklık geldiğini hissediyordum. Demek büyük abla kendisile beraber beni de aldatmıs! Afife kısa kadar burada... Kısa kadar... Ne Reşat nuri güntekin

86

ATE_ GECES_  
ATE_ GECES_  
Advertisement