Page 42

Ateş gecesi — Peki sizinle hep rumca konusuyordu... — Rumca çok iyi biliyor. Çünkü Giritlidir. Doktor Selim Beyin kız kardesidir... Ates gecesi görmek için misafir gelmistir. — Bu çok tuhaf Stematula... Demek müslüman olduğu için gizli geldi. — E... Osmanlılar kiliseye gelmiyor... haberi yok... Kimseye söylemiyeceksiniz diye... — Merak etme Stematula... — Çok mersi Kemal Bey... Bununla beraber, Stematulanm sırrı bundar. da ibaret değildi. Selim Beyin kardesi kendini tanıtmadan beni görmek istemis ve bir yolunu bulup beni kiliseye çağırmak isini Stematulaya yüklemisti. Demek ki, ben farkında olmadan görücüye çıkmıs bir kız vaziyetinde bulunuyordum. — Benim bildiğime göre Selim Beyin bir tek kız kardesi vardır. O da İzmirli bir tüccarla evlidir. Bu kız nereden çıktı? dedim. — İste bu o İzmirli tüccarla evli kız... Biz hepimiz matmazel diyoruz ama o madamdır. — Bu kadar genç! O hemen sizden farksız gibi bir sey... — Ne zaman çarsaf ile, peçe ile çarsıda göreceksiniz, böyle söylemiyeceksiniz... O evlendi var tam dört sene... Stematula bana bu sırrı söylemekle biraz evvelki dargınlığın Belkim kardesinin de Stematula söylemistir son izlerini de silmis olduğuna emindi. Yanımdan ayrılacağı zaman ben de ona bir sır emniyet ettim: __Ben Selim Beyin kardesini Yunanlı matmazel sandığım zaman onun kasları, gözleri için birtakım münasebetsiz lâkırdılar söyledim... Sen de sakın onları kimseye söylemiyeceksin. Stematula tekrar istavroz çıkararak yemin etti ve ayrıldık. — IX — Ates gecesinden sonra çıkan ve birkaç gün ara ile birribirini takip eden iki vak'a bir parça nes'emi kaçırır gibi oldu. Bunlardan biri Milâstan iki gencin Avrupaya kaçması idi. Papaz ve muhtara göre, bu hareket padisah efendimize karst affedilmez bir nankörlüktü. Fakat gariptir ki, vak'ayı anlatırlarken ikisinin de gözlerinin içi gülüyordu. Ziyafetten sonra benimle ahbaplığı ilerletmis olan Lefter Efendi bir aksam evime uğradı ve bana tatsız bir havadis verdi. O gün öğleden sonra mahalleye iki jandarma gelmis ve evime kimlerin girip çıktığına dair kendisinden tahkikat yapmıstı. O gece pek iyi bir uyku uyuduğumu söylersem yalan olur. Ertesi sabah erkenden kaymakama kostum ve meseleyi anlattım. O, telâsımla eğlenerek yanağımı oksadı ve beni tatmin etti: — Merak edecek bir sey yok., o adamları ben gönderdim. Çocukların yaptığı cahillikten sonra merkezin bizi bir parça sıygaya çekmesi zarurî... Bu arada senin hakkında da bazı seyler sorabilirler. Uyumadığımı göstermek için vaziyetini tesbit ettirdim. Sen bu islerin içyüzünü bilmezsin. Her ihtimale karsı elde bir kâğıt bulundurmak daima faydalıdır. Kaymakam, ben yasta bir çocuğu niçin sürgüne gönderdiklerine dair olan merakından hâlâ kurtulamamıstı. Arasıra ağzımı aramak için ban açılıyor, fakat memleket ve rejim hakkında bilmediğim birçok seyleri öğretmekten baska bir netice elde edemiyordu. O zamanki sürgünler gittikleri yeri uyandıran bir nevi münevver propagandacılardı. Fakat benim için tamamile tersine olmustur. Edebiyat meraklısı kaymakam sık sık Namık Kemalden, Ziya Pasadan ve daha baska Tanzimat Reşat nuri güntekin

41

ATE_ GECES_  
ATE_ GECES_  
Advertisement