Issuu on Google+

GAZETE ÖZEL LOKMAN HEKİM HASTANELERİ AYLIK YAYIN ORGANIDIR // ÜCRETSİZDİR // YIL:1 // SAYI: 8 // EKİM 2011

Zincire 3’üncü halka eklendi km

kim He an

Etlik

Hastanesi

Lo

Lo

Lokman Hekim Sağlık Grubu Etlik ve Sincan’dan sonra şimdi de Van’da şifa dağıtıyor. Medisina Van Hastanesi, artık Lokman Hekim markası altında hizmet sunacak.

km

kim He an

astanesi Van H

Kansız, dikişsiz hemoroid ameliyatı Hemoroid hastalarına müjde! Lokman Hekim’de artık “Ligasure teknolojisi” ile kansız ve dikişsiz hemoroid ameliyatı yapılıyor.

SAYFA 7 Hava ambulansı yine can kurtardı

Beypazarı’nda kalp krizi geçirdiği anlaşılan Mustafa Eralp 112 hava ambulansıyla Lokman Hekim Sincan Hastanesi’ne sevk edildi.

İlk 6 ay sadece

Dumansız hava sahası için Sigarayla mücadeleye devam

ANNE SÜTÜ!

Lokman Hekim Hastaneleri, sosyal sorumluluk projeleri kapsamında, “Sigarasız bir dünya” için etkinliklerini sürdürüyor. Seminerler verilerek vatandaşlar sigaranın zararlarına karşı uyarılıyor. Dr. Ruhsar Ofluoğlu ve Dr. Sibel Meryem Alpar sigaranın nasıl bırakılabileceği hususunda katılımcıları bilgilendiriyor. Sayfa / 11

Araştırmalar, ülkemizde binlerce bebeğin sırf anne sütünden doğru bir şekilde yararlanamadığı için yaşamını yitirdiğini ortaya koymaktadır. Anne sütünün önemine dikkat çeken uzmanlar, anne sütünün başta sağlık olmak üzere; gelişimsel, psikolojik, sosyal ve ekonomik yönden önemli faydaları olduğunu belirtti. Sayfa / 6

3

SAYFA

KANSER DÜŞMANI YIYECEKLER

SAYFA11 Biyonik kulakla duymayan kalmayacak

Kalıcı işitme bozukluğu bulunanlar “biyonik kulak” ile işitme şansı elde edebiliyor. Dr. Abdullah Ahmed, biyonik kulak hakkında bilgi veriyor.

SAYFA 7 DR. KEMAL KARTAL Stratejik performans yönetimi

3

AYSEL KARAGÖZ İş ortamında başarılı olmanın ipuçları

11 4

KADINLARIN PEŞINI BIRAKMAYAN HASTALIK

SAYFA

133 yataklı Medisina Van Hastanesi, bundan böyle Lokman Hekim markası altında yer alacak. “Lokman Hekim Van Hastanesi” adıyla Van’da sağlık hizmeti sunumuna yeni soluk getirecek olan 3’üncü büyük sağlık yatırımı zincire yeni bir halka olarak eklenecek.

Sermaye piyasasına açılan Lokman Hekim Engürüsağ A.Ş. yatırımlarına yenilerini ekliyor. “Şifa kapınız” sloganıyla Ankara’da yıllardır sağlık hizmeti sunumunda rüştünü ispat eden Lokman Hekim Sağlık Grubu, Ankara’nın ardından artık Van halkına da şifa verecek.

SAYFA

3’üncü büyük yatırım

SAYFA

Van halkına şifa verecek


2

AKTUEL // LOKMANHEKİM

Kanserin bu türü çığ gibi büyüyor Lokman Hekim Sincan Hastanesi Üroloji Uzmanı Operatör Dr. Metin Taş prostat kanserinin hızla yayıldığına dikkat çekti. Dünya genelinde her yıl 679 bin yeni tanı konulduğunu, sadece Avrupa’da yılda 346 bin yeni prostat kanseri olgusu saptandığını belirten Lokman Hekim Sincan Hastanesi Üroloji Uzmanı Operatör Dr. Metin Taş Türkiye’de ise prostat kanserinin akciğer kanserinden sonra 2. sıraya yerleştiğini ifade etti. Dr. Metin Taş kanser tanısı almış erkeklerin yüzde 24,1’ine prostat kanseri teşhisi konulduğunu, prostat kan-

Prostat

serinin erkeklerde en sık görülen kanser türü olduğunu, ürolojik şikayetleri olan kişilerin tıbbi yardıma başvurmayı ihmal etmelerinin en önemli nedenleri arasında utanma ve semptomların belirlenmemesinin yer aldığını dile getirdi. Tüm dünyada her yıl 679 bin yeni prostat kanseri tanısı konuluyor. Kanser tanısı almış erkeklerin yüzde 24,1’inde prostat kanseri teşhis ediliyor. Prostat kanserinin erkeklerde vücuttaki kötü huylu tümörler arasında sıklık olarak tüm dünyada ikinci sırada yer aldığı belirtiliyor.

Risksiz ve acısız ameliyat

Prostat hastalığına yakalanıp da ameliyat olmaktan korkanlara müjde. Artık hem risksiz hem acısız modern bir prostat ameliyatı sistemi geliştirildi. Özel Lokman Hekim Sincan Hastanesi’nde uygulanan “plasma vaporizasyon” yöntemi ile prostat bezi üzerinde problem oluşturan fazlalık, özel bir cihazla buharlaştırılarak ortadan kaldırılıyor.

Tüberküloz vakalarında tehlikeli artış

Avrupa’daki tüberküloz vakalarında tehlikeli artış yaşandığı bildiren uzmanlar uyarılarda bulunuyor Lokman Hekim Hastaneleri Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Sibel Meryem Alpar, tüberkülozun akciğere yerleşen fakat kan ve lenf yoluyla tüm vücuda dağılabilen mikrobik, bulaşıcı ve süregelen bir hastalık olduğunu söyledi. Dünyadaki en yaygın hastalıkların başında tüberkülozun geldiğini vurgulayan Dr. Alpar, Dünya Sağlık Örgütü’nün raporunu hatırlatarak, “İlaca dirençli tüberküloz vakalarında yaşanan artış endişe verici boyutlara ulaştı ve gerekli önlemler alınmazsa hastalık binlerce ölüme yol açabilir” dedi.

Alpar, eski bir hastalık olarak nitelendirilen tüberkülozun aslında hiç ortadan kaybolmadığını belirtirken, son dönemde bildirilen vakaların sayısında korkutucu bir artışın yaşandığını kaydetti. Dünya Sağlık Örgütü’nün araştırması da bu tezi destekliyor. Araştırmada şu bilgiler yer alıyor. Genellikle akciğerleri etkileyen bir hastalık olan tüberküloz, dünya çapında her yıl yaklaşık 1,7 milyon kişinin ölümüne neden oluyor. Hastaların antibiyotik tedavisine cevap vermediği ‘’çoklu ilaca dirençli’’ tüberküloz vakalarının hızla artıyor.

SAĞLIK TURU Boğaz İltihabı

Tıp dilinde farenjit veya anjin adı verilen bu hastalığın nedenleri; nezle ve grip gibi ateşli hastalıklarla, havadaki zararlı maddeler, sinüzit, alkol veya sigaradır. Yapılacak ilk iş; istirahat etmektir. Mümkün olduğu kadar az konuşmak da yararlıdır.

Astigmatlık

Göz yuvarlağı çaplarının düzensiz olması sonucu ortaya çıkan bir çeşit göz bozukluğudur. Hasta; noktaları bir çizgi halinde görür. Çoğunlukla doğuştandır. Miyopluk veya hipermetroplukla beraber de görülebilir. Bazı astigmat hastaları, baş ağrılarından da şikayet ederler.

Saman nezlesi

Ot veya bitki tozlarının neden olduğu bir çeşit alerjik hastalıktır. Daha ziyade, çiçeklerin açtığı aylarda görülür. Hastada şiddetli aksırmalar, burun tıkanıklığı, gözlerde kızarma ve sulanma, fazla miktarda berrak burun akıntısı ve öksürük görülür.


3

LOKMANHEKİM // GÜNCEL

Beslenme şekli kalp krizinde belirleyici Lokman Hekim Hastaneleri Kalp ve Damar Cerrahisi uzmanlarından Dr. Abdullah Çolak, kalp damar hastalıklarının genel nedeninin yeme alışkanlıkları olduğuna dikkati çekti. Dr. Çolak yaptığı açıklamada, kalp hastalıklarında kolesterol, yüksek tansiyon, şeker hastalığı ve genetik rahatsızlıkların çok etkili olduğunu, insanların belli bir yaştan sonra düzenli kontrol yaptırması gerektiğini belirterek, “Erken teşhis, kolay tedavi demek. Kalp krizi geçirdikten sonra hastada tedavi koşulları zorlaşıyor” dedi. Çolak, “Kalp damar hastalıklarının genel nedeni yeme alışkanlıklarıdır. Bazı bölgelerde kahvaltıda bile kırmızı et tüketiliyor. Sebze yemeği diye yapılan yemeklerin hepsinin içerisinde kırmızı et var. Kahvaltıda bolca tereyağı ve yağlı kavurma mevcut. Sa-

Kalp sağlığı ihmale gelmez! Kalbinizin sesini dinleyin

bah kahvaltısından akşam yatıncaya kadar kırmızı et çok yağlı olarak her yemekle birlikte tüketiliyor” diyerek beslenmenin kalp sağlığındaki önemine dikkat çekti.

Kanser düşmanı yiyecekler Yanlış beslenme alışkanlıkları, yetersiz fiziksel aktivite ve hareketsiz yaşam, sigara ve alkol kullanımı, güneş ışınlarına yoğun olarak maruz kalınması ve stres gibi etmenler kanserin oluşmasına neden oluyor. Dünya Kanser Araştırmaları Fonu ve Kanser Araştırmaları Enstitüsü uzmanları, kanserle mücadelede yarar sağlayan gıdaları sıraladı: Mantar: Lentinan sayesinde özellikle mide kanserine iyi geliyor ve içerdiği protein, beyin ve kas sistemini güçlendiriyor. Baklagiller: Zengin protein ve asitlerle meme ve prostat kanserine neden olan tümörlerle mücadele ediyor. Sıcak Çikolata: Çikolatadaki antioksidan, prostat ve meme kanseri başta olmak üzere kanser oluşumunu yavaşlatıyor. Keten Tohumu: Tomurcuklarında bulunan

zengin protein, özellikle prostat kanserini önlemede etkili. Soğan, Sarımsak: Mide, gırtlak ve bağırsak kanserine karşı etkili. Balık: Tümörü tedavi etmeye yarıyor. Üzüm: Üzümdeki resveratrol, kansere neden olan kimyasalları öldürmede etkili. Fındık: Beta-karoten ve E vitamini, tümörlerin büyümesini engelliyor. Soya: İçeriğindeki protein ve vitamin, vücuttaki östrojen hormonunu artırıyor, meme kanserine k a r ş ı etkili.

Dr. Kemal Kartal Lokman Hekim Sincan Hastanesi Başhekim Yardımcısı

Stratejik performans yönetimi İnsan; kendisini, ailesini, işini, sosyal çevresini yönetir, performans sergiler ve performansını ölçebildiği oranda hedeflerine, hayallerine emin adımlarla ulaşabilir. Ölçemediğimiz hiçbir şeye değer biçemeyiz. İyileştirme, geliştirme yol ve yöntemlerini de belirleyemeyiz. Kalitemizi ve yeteneklerimizi yükseltmek, gücü doğru ve kontrollü kullanmak, yaşamımızı sürdürülebilir değerler zincirine kavuşturmak kişisel stratejik performans yönetimiyle mümkündür. Bireylerin stratejik performans yönetimlerindeki içerik ve başarısı; çekirdek aileden toplumun tüm katmanlarını kapsayan egemen bir kültür ve başarı öyküsüne yol açar. Bu durum zamanla medeniyetleri ve uygarlıkları oluşturan evrensel değerlere dönüşür. Uygarlık ayrıntılarda gizlidir. Uygarlığı tanımak ve anlamak içinde barındırdığı bireyin yaşam tarzını, kültürünü, sanatını, ilmini, irfanını, inancını, başarısını, bir başka ifadeyle stratejik performans yönetimini tanımak ve anlamakla mümkündür. Her bir insanın yaşam toplam kalitesi; içinde bulunduğu ailesini, mahallesini, kurumunu, kuruluşunu, şehrini, ülkesini, medeniyetini temsil eden bir sancaktır. Bu sancağın daima burçlarda dalgalanması ve temsil kabiliyeti stratejik performans yönetiminin sürdürülebilir başarısıyla mümkün olacaktır. Stratejik performans yönetimi birey düzeyinde olduğu gibi, aile, mahalle, kurum, kuruluş, iş yeri, şehir, ülke ve medeniyet düzeylerinde de mutlaka olmalıdır. Halkalar büyüdükçe stratejik performans yönetimi karmaşık ve zor bir hal alır. Aile, mahalle, kurum, kuruluş, iş yeri, şehir ve ülke, yaşam toplam kalitesini yükseltir ve içinde barındırdığı bireyi mutlu ederse, halkanın dışındaki bireyler için de cazibe merkezi olur. Başarılarımızı deneyimlerimize, deneyimlerimizi doğru kararlarımıza, doğru kararlarımızı da yanlış kararlarımıza borçluyuz. Öyle ise, stratejik performans yönetimi birey için de, lider için de cesaret, kararlılık, risk üstlenme, sorumluluk, inisiyatif alma ve sonuçta hem kendisine hem de mensubiyetindekilere hesap verebilmeyi gerektirir ki başarının sırrı budur. Zoru başarmak, imkansızın sınırlarını zorlamak, sıradan bir yıldız değil kutup yıldızı olmak, hem kişisel stratejik performans yönetim başarımıza hem de içinde bulunduğumuz halkanın stratejik performans yönetimine olan katkımızla mümkün olacaktır. Bir istiridye komşu istiridyeye derki: “İçimde büyük bir sancı var, bana çok ıstırap veriyor.” Diğer istiridye ona tepeden bakıp, keyifle karşılık verir “Gökyüzünü ve denizi huzurla seyrediyorum. Benim ne bir ağrım, ne de bir sızım var…” Oradan geçmekte olan bir yengeç, iki istiridyenin konuşmasını duyar, keyiften dört köşe olan, o dertsiz istiridyeye; “İyisin, kedersizsin… Ama komşunun taşıdığı sancı, çektiği ıstırap gerçekte son derece güzel ve kıymetli bir incidir.”

www.lokmanhekim.com.tr // 444 99 11


4

GÜNCEL // LOKMANHEKİM

Kadınların peşini bırakmayan hastalık

Kemik erimesinin en yoğun olarak hissedildiği menopoz döneminde bir yandan ateş basmaları, öte yandan uyku bozuklukları ortaya çıkabilir. Lokman Hekim Hastaneleri Kadın Doğum Uzmanı Dr. Seda Tamsoy Atlıman, kadınlarda menopoz döneminde ortaya çıkan kemik erimesinden kurtulmak için kalsiyum oranı yüksek su içilmesini önerdi. Güçlü kemiklere sahip olmak için 35 yaşından sonra günde 1000 mg. kalsiyum alınması gerektiğini vurgulayan Atlıman, bu ihtiyacın süt, balık, koyu yapraklı sebzelerin yanı sıra kalsiyum oranı yüksek sulardan da alınabileceğini belirtti. Kalsiyum açısından zengin doğal mineralli su içmenin, günlük kalsiyum ihtiyacını karşılamada yardımcı olduğunu söyleyen Dr. Atlıman, şu bilgileri verdi:

“Kemik erimesinin en yoğun olarak hissedildiği menopoz döneminde bir yandan ateş basmaları, öte yandan uyku bozuklukları ortaya çıkabilir. Östrojen eksikliğine bağlı idrar yapmakta zorlanma, yanma, kaşıntı, cinsel isteksizlik, disparaniya denilen cinsel ilişkilerde zorlanma ve ağrı görülmektedir. Östrojen eksikliğine bağlı olarak menopoza girmiş kadınlarda kalp krizi geçirme riskinin 5 kat daha fazla arttığı bilinmektedir. Bu durumun östrojen eksikliğine bağlı kolesterol, lipo proteinler, düşük ve yüksek dansiteli lipo proteinlerin dengesinin bozulmasına bağlanmaktadır.”

Tedavi edilemeyen bacak reflüsü risk Bacak reflüsü, tedavi edilmezse ciddi rahatsızlıklara yol açabiliyor. Bacak reflüsü ve bunun sonucunda ortaya çıkan varis, kozmetik değil, bir dolaşım hastalığıdır.

Lokman Hekim Sincan Hastanesi Kalp Damar Cerrahisi Op. Dr. Sami Gürkahraman, kadınların en büyük sorularından biri olan bacak reflüsü nün (venöz reflünün), tedavi edilmezse ciddi rahatsızlıklara yol açabildiğini belirterek, bacak reflüsünün 60 yaşına gelen

kadınların % 75, erkeklerin de yüzde 45’in de görüldüğünü kaydetti. Gürkahraman, özellikle hareketsiz, sürekli oturarak ya da uzun süreli ayakta çalışmayı gerektiren çalışma koşullarının, çalışan kadınların büyük bir bölümünü bacak reflüsü hastalığı açısından riskli gruba soktuğunu dile getirerek, hastalığın en belirgin belirtilerinin de bacaklarda yorgunluk, ağrı ve şişme olduğunu ifade etti. Op. Dr. Sami Gürkahraman, bacak reflüsünün ilk belirtisinin diz altında ve bileklerde görülen ve gün içinde artan ödem (şişlik) olduğunu kaydetti. Hastalık ilerledikçe bacaklarda damarların görülmeye başladığını, önce 1-3 milimetre çapında, örümcek ayağı veya ağaç kökü manzarasında mavi, yeşil, kırmızı kılcal damarların belirdiğini anlatan Gürkahraman, tedavi edilmeden geçen sürenin, bu kılcal damarların çaplarını ve sayılarını artırırken, renklerini koyulaştırdığını ifade etti. Gürkahraman, ‘’Hastalığın son aşamalarında ciltte renk değişiklikleri ve bilek düzeyinde gelişip aylarca iyileşmeyen yaralar belirir’’ dedi.

www.lokmanhekim.com.tr // 444 99 11

Diş çürüğünü engellemenin yolu Lokman Hekim Sincan Hastanesi Diş Hekimi Özlem Garip, diş çürümelerinin önüne doğru fırça ve düzenli diş fırçalama ile geçilebileceğini söyledi. Ağız bakımının genelde ihmal edildiğini belirten Garip, bunun sonucu olarak da diş çürüğünün oluştuğunu aktardı. Garip, şekerli ve unlu yiyeceklerin ağızda kalan artıklarından asit oluşturduğunu ve bu asitin dişin yüzeyinde hasara yol açtığını kaydetti. Garip, ihmal edilirse derin çürüğün dişin özüne kadar ulaşmasıyla bakteri ve toksinlerinin burada bulunan damar ve sinirleri tahribata uğratması sonucu iltihap olayı başladığına dikkat çekti. Diş çürüğünü önlemenin mümkün olabileceğini anlatan Diş Hekimi Garip, şunları söyledi:

“Ağız ve diş sağlığına gereken önemi verip, dişleri düzenli olarak fırçalayarak diş çürüğünü önleyebiliriz. Doğru fırça seçmek diş bakımının ilk aşamadır. Fırça kılları orta sertlikte olmalıdır, yumuşak olan diş fırçaları besinleri yeterli derecede uzaklaştıramaz, sert olanlar ise dişlerde aşınmalara ve dişeti çekilmelerine neden olur. Diş macununun katkısı ise ağza ferahlık hissi vermesi ve içerisinde bulunan flor gibi maddelerden dolayı dişi çürüğe karşı koruma etkisi olmasıdır. Fırça kıllarının bozulmamış olmasına da dikkat etmek gerekir. Fırça seçimini yaptıktan sonra sabah ve akşam günde en az iki kere diş fırçalamak ağız ve diş sağlığımızı korumak için çok önemlidir.”


5

LOKMANHEKİM // MANŞET

Zincire yeni bir halka

“Lokman Hekim” markasını Van’a taşımanın haklı gururunu yaşadıklarını belirten Lokman Hekim Engürüsağ A.Ş. Genel Müdürü İrfan Güvendi, Van’daki hastane yatırımı ile zincir hastanelerine bir yenisini daha eklediklerini söyledi. Halka arzı gerçekleştirmiş firmaların çok daha hızlı büyüdüğünü, kabuk değiştirdiğini ve kurumsallaşmalarının daha iyi olduğu vurgulayan Güvendi, sektörün de zincir hastaneler konseptine doğru gittiğini belirtti. Lokman Hekim Sağlık Grubu olarak hastane zincirlerine yenilerini eklemeye devam edebilecekleri mesajı veren İrfan Güvendi, tıp merkezlerinin zamanla devreden çıkacağını ifade etti.

i

an Hekim Etli

s ne

m Lok

nükleer tıpa kadar çok sayıda dalda hizmet verecek. Lokman Hekim Hastaneleri’ni bünyesinde bulunduran Lokman Hekim Engürüsağ A.Ş., Sincan ve Etlik’te bulunan hastanelerinin ardından iştiraki olduğu Lokman Hekim Van Hastanesi ile 3’üncü büyük yatırımını yapmış oldu.

Si n ca

luk getirecek olan 133 yataklı hastanenin alım işlemleri tamamlandı. Van halkının sağlık hizmeti sunumundaki beklentilerini en üst düzeyde karşılamayı amaç edinen Lokman Hekim Van Hastanesi, son teknoloji ile donatılarak çocuk sağlığından ortopediye, kadın hastalıklarından

n

es tan s Ha

i

Lokman Hekim

Halka arz sürecini başarı ile tamamlayan Lokman Hekim Engürüsağ A.Ş. hastane zincirine bir yenisini daha ekledi. Medisina Van Hastanesi, artık Lokman Hekim markası altında hizmet verecek. “Lokman Hekim Van Hastanesi” adıyla Van’da sağlık hizmeti sunumuna yeni bir so-

kH as ta

Lokman Hekim Sağlık Grubu şimdi de Van’da şifa dağıtıyor

RAKAMLARLA LOKMAN HEKİM VAN HASTANESİ *133 yatak kapasitesi *32 yeni doğan yoğun bakım *8 çocuk genel yoğun bakım *11 erişkin yoğun bakım *3 KVC yoğun bakım *2 koroner yoğun bakım *5 ameliyathane *77 hasta yatağı *10 gözlem yatağı *39 poliklinik *Radyoloji ünitesi (B,MR, İndirekt ve direk grafi çekimeleri, KMD, Mamografi; USG; Doopler USG) *Nükleer Tıp Ünitesi *Biyokimya ve Mikrobiyoloji Laboratuvarı *Patoloji Laboratuvarı *Ayda ortalama 23.000 poliklinik hizmeti, 950 yatan hasta, 450 ortalama ameliyat… www.lokmanhekim.com.tr // 444 99 11


6

ÇOCUK SAĞLIĞI // LOKMANHEKİM

Hatalı beslenme okul performansını etkiliyor Uzmanlar, çocukların kişiliklerinin okul çağlarında şekillendiğine işaret ederek, okul çağında sağlıklı beslenme alışkanlıklarının kazanılmasının önemini vurguladı. Yetersiz ve dengesiz beslenen öğrencilerin, dikkat sürelerinin kısaldığı, algılamalarının azaldığı, öğrenmede güçlük ve davranış bozuklukları çektikleri ve okul başarılarının düşük olduğu belirtildi. Hızlı büyüme ve gelişmeden dolayı okul çağında vücudun beslenme ihtiyacının yaşamın diğer dönemlerine göre çok daha fazla olduğunu ifade eden uzmanlar, bu süreçte çocukların yeterli ve dengeli beslenmelerinin oldukça

önem taşıdığını belirtti. Uzmanlar, okul döneminde çocukların, yavaş ancak sürekli büyüme evresi içinde olduklarını anlatarak şu uyarılarda bulundu: “Büyümenin standartlara uygun bir şekilde gerçekleştirilebilmesi için enerji ve besin öğelerinin yeterli ve dengeli miktarda olması gerekir. Büyüme ve gelişmenin önemli olduğu bu dönemde başta enerji, protein, kalsiyum, demir ve B grubu vitaminler olmak üzere tüm besin öğeleri ge-

reksinimleri artmaktadır. Ancak, bu artan gereksinimlerin doğru besin tercihleriyle sağlanması önem kazanmaktadır. Özellikle çocukluk dönemindeki

y İlk 6 a e sadec ANNE SÜTÜ

Bebek sakatlıklarında “erken tanı” önemli Lokman Hekim Etlik Hastanesi Çocuk Hastalıkları Uzmanı Dr. Necmettin Din, bebeklerde görülen sakatlıkların erken tanısının, tedaviyi kolaylaştırarak, hiçbir iz kalmadan iyileşme şansı sunduğunu söyledi. Doğuştan kalça çıkığının çocuklarda sık görülen, erken anlaşılıp tedavi edilmezse kalıcı sakatlıklara yol açabilen bir sorun olduğuna dikkat çeken Din, “Her yeni doğan yüz bebekten birinde görülmekle birlikte bebeğin ailelerinde kalça çıkığı varsa bu oran yüzde 20–30 olmaktadır” dedi. Dr. Din, “Doğuştan kalça çıkığı kızlarda, ilk bebeklerde, makat gelişiyle doğan bebeklerde ve ailede kalça çıkığı öyküsü olanlarda daha sık görülmektedir. Bebeğinizde kalça çıkığı oluşmaması için

kundaklamaktan, hareketini kısıtlayacak sıkı kıyafetler giydirmekten, küçük bez kullanılmaktan kaçınılmalıdır” dedi. Doğuştan kalça çıkığının hiç belirti vermeyebileceğinin altını çizen Necmettin Din, şunları söyledi: “Geç kalınmış vakalarda ameliyat gerekli olabilir. Unutmayın tedaviye ne kadar erken başlanırsa sonuç o kadar kolay olacaktır. Bebeğin rutin takiplerinde yapılacak zararsız bir yöntem olan ultrason ile teşhise gitmek mümkündür. Aksi taktirde basit yöntemlerle tedavi şansını kaçırmakla, küçük bir ihmal çocuğunuzun bir dizi ameliyat geçirmesine veya ömür boyu sakat kalmasına neden olabilir.”

bu hatalı beslenme alışkanlıkları, çocuğun büyümesi ve gelişmesinin yanında okul performansını da olumsuz yönde etkilediği görülmektedir.

Bebek için 6 ay yeterli

Uzmanlar, anne sütünün başta sağlık olmak üzere; gelişimsel, psikolojik, sosyal ve ekonomik yönden önemli faydaları olduğunu söyledi. Anne sütünün, yeni doğan bebekler için yeri doldurulamaz bir besin kaynağı olduğunu kaydeden uzmanlar, “Anne sütü ve emzirme, kuşkusuz gerek anne gerekse bebeğe sayısız yararlar sağlıyor. Her açıdan sağlıklı bir anne olmak ve sağlıklı bebekler yetiştirmek için bebeğinizi ilk 6 ayında sadece anne sütüyle besleyin, ardından 2 yaşına kadar ek gıdalarla

birlikte anne sütüne devam edin” diyor. İshal ve kabız az görülüyor Anne sütünün protein, yağ, demir, vitamin, su gibi, bebeğin tüm gereksinimlerini karşılayan eşsiz bir besin olduğunu dile getiren uzmanlar şöyle uyarıyor: “Anne sütü, bebekler için yaşamsal bir öneme sahiptir. Bebeğin ihtiyacı olan besin maddelerini en uygun oranda ve tam olarak karşılamanın yanında, annenin ve bebeğin sağlığını korur ve aileye duygusal, ekonomik yararlar sağlar. Anne sütü alan bebeklerde ishal, karın ağrısı ve kabızlık daha az görülür. Bu konuda yapılan çeşitli araştırmalar da anne sütüyle beslenen bebeklerin ishalden ölme riskinin, hiç anne sütü almamış bebeklere oranla 14 kat az olduğunu gösteriyor. Tüm bunlara ek olarak, sütün içindeki koruyucu maddeler bebeğin bağışıklık sistemini güçlendirir. Aynı zamanda anne sütü alan bebeklerin zekâ puanları diğer besinlerle beslenenlere göre daha yüksek olur.”


7

LOKMANHEKİM // GÜNDEM

Hemoroid hastalığına yakalanıp da hekime gitmekten korkanlara müjde. Lokman Hekim’de artık kansız ve dikişsiz ameliyat mümkün.

Hemoroid ameliyatı artık daha kolay Lokman Hekim Hastanelerinde uygulanan “Ligasure teknolojisi” ile hemoroid ameliyatında süre kısalırken, ameliyat sonrası ağrılar da en aza iniyor. Akademik kabul görmüş en yeni yöntemlerden biri olan Ligasure teknolojisi, hemoroid tedavisinde yeni bir çığır açıyor. Bu teknoloji ile ileri evre hemoroid hastalarının ameliyatları artık daha etkin, daha güven-

li gerçekleştirilebiliyor. Klasik teknikler kullanılarak yapılan bir hemoroid ameliyatı 30-45 dakika sürerken, bu yöntemle süre 10-15 dakikaya kadar düşüyor. Kanama riski diğer ameliyatlara göre çok daha azdır. Operasyon sonrası hissedilen ağrı diğer yöntemlere göre yüzde 50 oranlarında daha hafiftir. Dikiş kullanılmadığı için hastalarda ameliyat sonrası batma

gibi yakınmalar az görülür. Çok nadir olsa da klasik ameliyatlardan sonra gelişen makatta ıslaklık hissi, gazı veya dışkıyı hissedememe gibi yan etkiler bu ameliyat tekniğinde görülmez. Genel anestezi ile uygulanan yöntem ile ameliyatlar daha kısa sürüyor ve hastalar bir gecelik yatışın ardından normal hayatlarına dönebiliyor.

Biyonik kulak sayesinde duymayan kalmayacak “Dr. Ahmed Iraklı Tamara’yı daha önce başarılı bir operasyon sonrasında sağlığına kavuşturmuştu.”

Doğuştan işitme kaybına, doğum sonrası ateşli hastalık ya da uzun süre sarılığa, tüberküloz tedavisine ve bağışıklık sistemi bozukluğuna bağlı ortaya çıkabilen kalıcı işitme bozukluğu bulunanlar “biyonik kulak” ile işitme şansı elde edilebiliyor. Koklear implant’ın ileri veya çok ileri işitme kaybı olanlarda kısmi duymayı sağlayan elektronik bir araç olduğunu belirten Lokman Hekim Sincan Hasta-

nesi Kulak Burun Boğaz Uzmanı Op. Dr. Abdullah Ahmed, seslerin şiddetini yükselten işitme cihazlarının aksine, koklear implantların beyine ses sinyalleri sağlamak için iç kulağın hasarlı parçalarının işini yaptığını belirtti. Biyonik kulak hakkında bilgi veren Doktor Ahmed, şu bilgileri verdi: “Koklear implantın amacı çalışmayan saçlı hücreleri geçip doğrudan duyma sinirinin uya-

rılmasını sağlamaktır. Mikrofon ve sinyal üretici bir işitme cihazı gibi vücudun dış kısmına yerleştirilir. Elektriksel uyarılar vücudun içine yerleştirilen elektrotlara gönderilir. Elektriksel uyarılar işitme sinirini uyarır ve bu sinyal beyine gönderilir. Ve bunlar beyinde ses olarak algılanır.” Dr. Ahmed, uygulamanın cerrahisinin genel anestezi altında yapıldığını belirtti. Ahmed, şu bilgileri verdi: “Kulak arkası yapılan bir kesi ile posteriyor timpanotom yapılarak aparat cilt altına ve elekrod probu da kokleadaki oval pencereye açılacak bir deliğe yerleştirilir. Bilgisayarla cihaz test edilir ve kesi yeri için estetik yöntem uygulanır. Operasyon yaklaşık 1.5 ile 2 saat sürer.”

Düşük tansiyon hakkında bilmedikleriniz Etlik Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Dr. Semra Topçu, düşük tansiyon, sol kalbin kanı vücuda pompalamaya çalışırken, gerekli olan basıncın düşük olması anlamında geldiğini söyledi. “Bu söz konusu basınç ölçüldüğünde, ilk basınç 120’den düşük, ikincisi ise 80’den düşük olması gerekir” diyen Topçu şu bilgileri verdi. Nedenleri nelerdir? Düşük tansiyonun birçok farklı sebebi vardır. Örneğin, adale zayıflaması, aç kalmak, böbrek üstü bezlerinin çalışmasında meydana gelen bozukluklar, kalp hastalıkları, stres, beyinde tümör oluşumu, aniden hareket etmek gibi nedenler sayılabilir. Belirtileri nelerdir? Kişi düşük tansiyon hastası olduğundan şüphelenmesi için sık sık tekrar eden baş dönmeleri, bayılmalar, çok fazla terleme, mide bulantısı, sürekli yorgunluk ve halsizlik gibi şikâyetler dikkat çeker. Tedavisi nasıl yapılır? Düşük tansiyon tedavisi için, aynı yüksek tansiyon tedavisinde olduğu gibi öncelikle hastalığın nedeni tespit edilmeye çalışılır. Ortaya çıkan sonuca göre hastalığa sebep olan etken ya da etkenler ortadan kaldırılır. Gün içinde bir iki defa duş almak, tuzlu ayran tüketmek, aç kalmamaya özen göstermek, su içmeye özen göstermek düşük tansiyon tedavisi için ilaç tedavisinin dışında uygulanabilecek faktörlerdendir.

www.lokmanhekim.com.tr // 444 99 11


8

AKTUEL // LOKMANHEKİM

?

Burun kanaması hastalık habercisi midir Lokman Hekim Etlik Hastanesi Kulak Burun Boğaz Uzmanı Dr. Mustafa Başarır, burun kanamalarının endişeye mahal olmayan sebepler yüzünden meydana geldiğini belirtirken, “Ender de olsa önemli hastalıklıların belirtisi olabilir” uyarısında bulundu. Burun içindeki damarların aşırı büyümesi sonucu tümörler oluşabileceğini ve bunun da kanama meydana getirebileceğini kaydeden Başarır, şunları söyledi: “Çok zararsız gibi görünen enfeksiyon hastalıkları, nezle, şiddetli öksürük, sinüzit, kızamık, gibi hastalıklar burun kanamasının sebeplerinden olabilir. Yaşı ilerlemiş kişilerin burun damar yapılarında zamanla bozukluklar meydana gelmesiyle burun kanamaları başlayabilir. Kişinin kullandığı aspirin gibi kan pıhtılaşmasını sağlayan ilaçlar burun kanamasını gerçekleştirebilir. Akut lösemiler yani kan kanseri

“Çok zararsız gibi görünen enfeksiyon hastalıkları, nezle, şiddetli öksürük, sinüzit, kızamık, gibi hastalıklar burun kanamasının sebeplerinden olabilir. belirtisi de burun kanaması olarak kendini gösterebilir. Alerjik burun hastalıkları, ani basınç değişiklikleri de burun kanamasına sebep olabilir. Kuru hava şartlarında ve kimyasal madde buharlarının olduğu yerlerde uzun süre kalma burun kanaması sebeplerindendir.” “Her burun kanaması aynı değildir. Burun kanamasının şiddetine, tekrarlamasına göre değişiklikler gösterir. Doğal olarak da burun kanamasının tedavisi de sebebine göre farklılıklar gösterir” diyen Dr. Mustafa Başarır, şu uyarılarda bulundu:

Burun kanaması tehlikeli midir? Burun kanaması genelde endişelenecek bir sebepten kaynaklanmasa da, ender de olsa hayati bir tehlike sebebiyle gerçekleşebilir. Burun damarları ince bir mukoza ile örtülü olduğu için, vücudun diğer organlarına nazaran daha naziktir ve daha çabuk kanayabilir. Bu sebeple genelde burun kanaması tehlike arz etmese de,

uzun sürmesi veya çok sık tekrar etmesi halinde kesinlikle ihmal edilmeden doktora gidilmelidir. Ne yapmak gerekir? Burun kanaması halinde ilk yapılacaklar iki parmak ile burnu 5 dakika kadar sıkıştırmaktır. Oturur pozisyonda durularak, baş bedenden yüksekte olacak şekilde durulmalıdır.

Burunda şekil bozukluğu ve tıkanıklığına “Elveda” deyin “Burun ameliyatı korkulması gerekmeyen hafif bir operasyondur. Uzman doktorlar tarafından gerçekleştirilen ameliyatlar ortalana 1,5 saat sürer.”

Burun, insan yüzündeki en önemli estetik organlardan birisidir. Yapılan bilimsel çalışmalarda insan yüzüne bakıldığında göz ve burunun en dikkat çeken organlar olduğu ortaya çıkmıştır. Burun aynı zamanda çok önemli bir solunum organıdır. Maalesef burun tıkanıklığı ve şekil bozuklu-

ğu sorunlarına toplumda sıklıkla rastlanır. Bazen burun tıkanıklığı şekil bozukluğuyla beraber olup şekil düzeltilmeden iyi nefes almak da mümkün olmaz. “Eğri burun doğru nefes almaz” diyen Lokman Hekim Kulak Burun Boğaz Kliniği doktorlarından Sezgin Bekdemir, estetik burun ameliyatındaki amacın çok iyi nefes alan ve yüz harmonisine uyum sağlayan bir burun yapmak olduğunu vurgulayarak yüzü göz önüne almadan sadece burun

www.lokmanhekim.com.tr // 444 99 11

şeklini ön plana almanın yanlış olduğunu belirtiyor. “Burun yüzle bir bütün olarak düşünülmelidir. Biz burun içi ve burun dışı muayenesini yaptıktan sonra 6 değişik pozisyonda fotoğraflar çekmekteyiz. Fotoğraflar üzerinde değişik burun şekillerini yaparak olası burun üzerinde tartışmaktayız. Bu fotoğraflar yapılacak burun hakkında bize bilgi vermektedir. Biz her zaman hastanın isteği doğrultusunda, fakat tavsiyelerimizi de sunarak burnun yeni şeklini oluşturuyoruz” diyen Bekdemir, ortalama ameliyat süresinin 2.5 saat olduğunu, hastaların çoğunluğunun ameliyattan 6 saat sonra evlerine döndüğünü ve burun ameliyatının korkulması gerekmeyen hafif bir operasyon olduğunu da sözlerine ekliyor.

Yüzünüz kırışmasın

Gece boyunca yüzün bir tarafını yastığa gömerek uyumak, yüzde vaktinden önce ve asimetrik kırışıklıklar oluşmasına neden olur. Bunu önlemek için uykuya dalmadan önce sırt üstü yatış pozisyonuna alışarak, bu şekilde uyumaya çalışın. Eğer bunu yapamıyorsanız, yüzünüzün her iki tarafını da yastığa gömerek uyumaya alışmalısınız. Bu şekilde yüzünüzde oluşacak kırışıklıklar simetri kazanır.


9

LOKMANHEKİM // MEVSİMSEL

Gribe yakalanmamanın püf noktası beslenme Eğer “Nefesim daralıyor, eskisi gibi rahat nefes alamıyorum” diyorsanız, bunu hiçbir zaman olağan olarak görmeyip, mutlaka bir hekime başvurmalısınız.

Nefes darlığının kesinlikle ciddiye alınması gereken bir sorun olduğuna dikkat çeken Lokman Hekim Etlik Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı. Dr. Nurhan Sarıoğlu, nefes darlığının ciddi hastalıklara işaret edebileceğini söyledi. Sarıoğlu, nefes darlığı nedenlerinin ayrıntılı olarak araştırılması gerektiğini belirtti. Sarıoğlu, nefes darlığı çeşitleri ve hastalık belirtileri hakkında şu açıklamaları yaptı: Soğuk havada nefes almakta güçlük çekme: Astıma işaret edebiliyor.

Eforla artan nefes darlığı: KOAH, fibrozis, romatolojik hastalıklar, anemi, tiroit hormon bozuklukları veya kalp hastalıkları gibi birçok hastalığın belirtisi olabiliyor. Geceleri artan nefes darlığı: Nefes darlığı özellikle yatınca artıyorsa, kalp yetmezliği ve astıma işaret edebiliyor. Oturulduğunda bile nefes almakta güçlük çekme: Kişinin oturduğu yerde bile nefes darlığı hissetmesi; astım, KOAH, akut bronşit, zatürree, akciğerde kitle, akciğer zarları arasında sıvı

toplanması, damar tıkanıklığı ve fibrozis gibi birçok akciğer hastalığına ait olabiliyor. Aynı zamanda anemi, romatizmal hastalıklar, kalp hastalıkları, böbrek yetmezliği, hormonal bozukluklar, reflü ve uykuda solunum apnesi gibi vücudun hemen tüm sistemlerini ilgilendiren hastalıklarda da ortaya çıkabiliyor. İstirahat halindeyken oluşan nefes darlığı: Astım, pulmoner emboli, zatürree, akciğer kanserleri, akciğer zarında sıvı toplanması ve aneminin belirtisi olabiliyor.

SAĞLIK TURU Çiçek hastalığı

Tıp dilinde variola denilen bulaşıcı bir hastalıktır. Hastalık şiddetli titreme ve 41 derece ateşle ortaya çıkar. Hastalık mikrobunun vücuda girmesiyle ortaya çıkması arasında geçen süre 10-14 gündür. Hasta istirahat ettirilir, başkaları ile görüşmesi yasaklanır. Doktorun tavsiyelerine uyulur. Bol su ve şerbet içirilir.

Ağız yaraları

Ağız yaraları, çoğunlukla, üşütme veya hazımsızlıktan kaynaklanır. Yaraların etrafı, kırmızı bir çizgi ile çevrilidir. Başlangıçta, içi su dolu kabarcıklar halindedirler. Sonradan patlayarak etrafa yayılır ve sancılı ağrılara neden olurlar. Çocuklarda; kızamık ve çiçek hastalıkları sırasında da aynı yaralar meydana gelebilir.

Gribe yakalanmamak için beslenmeye her zamankinden daha fazla önem göstermek gerekiyor. Protein, demir ve kalsiyum açısından tüketilmesi son derece faydalı olan mercimek, nohut ve kuru fasulye gibi baklagiller sofralardan eksik edilmemelidir. Vücut direncini artıran ve C vitamini yönünden zengin olan semizotu, marul gibi yeşil yapraklı sebzeler ile portakal, limon ve mandalına gibi meyveler tercih edilmelidir. Kurutulmuş meyvelerden oluşan gıdaların besin değerleri çok yüksek ve potasyum yönünden zengin olduğu için evlerden eksik edilmemelidir

Soğuk algınlığı mevsimi geldi Sonbaharın etkisini göstermeye başladığı şu günlerde çocuklarda soğuk algınlığı vakaları da artıyor. Lokman Hekim Hastaneleri Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları uzmanları aileleri uyardı: “Çocuklar genelde kış aylarında ortalama 5-8 kez hastalanır. Hastalık sıklıkla; burun tıkanıklığı, burunda sulu şeffaf akıntı, hapşırık, bazen hafif ateşle boğazda yanma ve öksürük gibi bulgularla başlar. Sağlıklı çocuklarda genellikle problemsiz seyreden soğuk algınlığı; zamanında müdahale edilmezse iştahsızlığa neden olabilir. Antibiyotik ise doktora danışmadan verilmemelidir.”

Fıtık

Vücudun herhangi bir organının; genellikle bağırsağın, kaslar arasındaki zayıf bir noktadan dışarı çıkmasına fıtık denir. Fıtık olan yerde, şişlik görülür. Öksürünce veya ıkınınca büyür. Ağır işler yapmaktan, öksürmekten ve ıkınmaktan, hoplayıp zıplamaktan kaçınmak gerekir. Ameliyat olunmayacaksa, fıtıkbağı kullanmak faydalıdır

www.lokmanhekim.com.tr // 444 99 11


10

BİZDEN HABERLER // LOKMANHEKİM

Doktorlarımızdan Hayati Aslantaş ve Barış Birinci özel bir spor merkezinin düzenlediği aynı tenis turnuvasında karşılaştı. İkilinin mücadelesi keyifli anlara sahne oldu.

Aynı turnuvada ikinci kez karşılaştılar Lokman Hekim Sincan Hastanesi doktorlarından Genel Cerrahi Uzmanı Dr. Hayati Aslantaş ve Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Dr. Barış Birinci özel bir spor merkezinin düzenlediği tenis turnuvasında ikinci kez karşılaştı. Ikinci maç da ilk maçın skoru olan Dr. Aslantaş’ın 2-0 üstünlüğüyle tamamlandı. Bu sonuçla Dr. Aslantaş turnuvada yoluna devam ederken Dr. Birinci ümitlerini bir başka turnuvaya saklamak zorunda kaldı. Konuyla ilgili görüşlerini aldığımız Dr. Aslantaş öncelikle yaşam boyu sporun önemine değinirken “Spor sağlıklı ve zinde bir bedenin ve aynı zamanda ruhun vazgeçilmez bir unsurudur. Bu bağlamda tenis ise sakatlanma riskinin nispeten daha az olduğu ve artık ülkemizde bir çok alanda ve her yaş grubundan bireyin yapabileceği üst düzey bir spordur.” dedi. Maçla ilgili olarak da “Dr. Ba-

rış bey çok kabiliyetli ve çok hızlı öğrenen bir arkadaşımız. 4 sene önce benden oyun bile alamazken şimdi bazı setlerde birkaç oyun alabiliyor. 10 sene sonra turnuvalarda set bile alabilecek hale gelebileceğini düşünüyorum” şeklinde yorum yaptı. Dr. Birinci ise yine sporun insan sağlığı üzerindeki olumlu etkilerine değinirken “Uğraştığınız spor dalına ne kadar erken başlarsanız kendinizi o dalda o kadar geliştirirsiniz. Ben vatani görevimi yaptığım sırada uğraşmaya başladığım bu sporda yıllardır tenis oynayan Dr. Aslantaş’ın düzeyine gelmek için çok çalışıyorum. Bazen telefonla bile tenis konusunda kendisinden taktikler alıyorum. Önümüzdeki maçlarda yenemesem de ondan en azından set alabilecek kadar kendimi geliştireceğimi düşünüyorum” şeklinde konuştu.

Haber: Ömer Zühtü Yöndem

Genel müdürlükte kahvaltı keyfi Lokman Hekim personeli bir araya gelmeye devam ediyor. Genel Müdürlük çalışanları, belirli aralıklarla yaptığı etkinliklere bir yeni-

sini daha ekleyerek geçtiğimiz günlerde kurumda düzenlenen kahvaltıda buluştu. Eğlenceli kahvaltıya genel müdürlük personeli katıldı.

Lokman Hekim’e ulaşım kolaylaşıyor Lokman Hekim Sincan Hastanesi’ne ulaşımı olumsuz etkileyen “merkez pazarı” çilesi sona eriyor. Atatürk Mahallesinde Pazar günleri kurulan ve ilçe trafiğini felç ederek acil durumdaki hastaların hastaneye ulaşımını engelleyen merkez pazarı

kent meydanı oluyor. Pazarın oluşturduğu sıkışıklık ve yol işgalleri projenin hayata geçirilmesiyle son bulacak. Kent meydanında, saat kulesi, çocuk oyun grubu, kafe, oturma grupları, banklar, kamelyalar, süs havuzları olacak.

Hava ambulansı yine can kurtardı Beypazarı’nda kalp krizi geçiren bir kişi 112 hava ambulansıyla Lokman Hekim Sincan Hastanesi’ne sevk edildi. Evinde fenalaşan 3 çocuk babası Musta-

www.lokmanhekim.com.tr // 444 99 11

fa Eralp (66) yakınları tarafından Beypazarı Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Burada yapılan ilk müdahalenin ardından kalp krizi geçirdiği anlaşılan Mustafa

Eralp, hava ambulansıyla Sincan Lokman Hekim Hastanesi’ne sevk edildi. Mustafa Eralp, Lokman Hekim’de tedavi altına alındı.


11

LOKMANHEKİM // BİZDEN HABERLER

“Sigarasız bir dünya” için seminerlere devam... Lokman Hekim Hastaneleri, sosyal sorumluluk projeleri kapsamında, “Sigarasız Bir Dünya’ için etkinliklerini sürdürüyor. Lokman Hekim Hastaneleri, sosyal sorumluluk projeleri kapsamında, “Sigarasız Bir Dünya’ için etkinliklerine son sürat devam ediyor. Ramazan ayı öncesi Optimum AVM’de start verilen seminerler, Sincan Belediyesi çalışanlarına yönelik “Dumansız Ramazan” sloganıyla devam etti. Eryaman Kooparatifler Birliği İlköğretim Okulu ve Sincan İmam Hatip Lisesi’nde yapılan “Sigarasız Bir Dünya” seminerlerinin beşincisi ise Kalaba Kız Meslek Lisesi’sinde gerçekleştirildi. Sigaranın zararları anlatıldı Seminerlerde Lokman Hekim

Hastaneleri Göğüs Hastalıkları Uzmanları Dr. Sibel Meryem Alpar ve Dr. Ruhsar Ofluoğlu, Sincan, Etimesgut ve Keçiören İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’ne bağlı öğretmenler ile çalışanlarından oluşan katılımcılara sigaranın zararlarını anlattı. Alpar ve Ofluoğlu, slayt görüntüleri eşliğinde sigaranın zararları hakkında katılımcılara detaylı bilgi verdi. Sigarayı, “zehirli bir bitki olan tütünün ince bir kâğıt içine sıkıştırılarak sarılmış hali” olarak tanımlayan Ruhsar Oğluoğlu, sigara dumanında vücut için zararlı 4 binden fazla madde bulunduğunu ve bunlardan en tehlikelilerinin nikotin, karbonmonoksit, katran olduğunu ifade etti.

Sigarayı bırakma yöntemi Sibel Meryem Alpar ise seminerlerde sigaradan ‘kendi kendine bırakma’ ve ‘etkinliğini kanıtlamış tıbbi tedavi’ ile kurtulabilineceğini anlattı. Alpar, şunları söyledi: “Bağımlıların bir kısmı sigarayı birden, kendi kendine bırakabilir. Kendi kendine bırakmakta zorlanan kişilerde en etkili tedavi ise hekim gözetiminde bilimsel yöntemlerin kullanılmasıdır.

GAZETE

www.lokmanhekim.com.tr Lokman Hekim Engürüsağ A.Ş. adına sahibi İrfan GÜVENDİ Editör-Yazı İşleri Müdürü Bora AYDIN Yayın Danışma Kurulu: Uzm. Dr. Mustafa SARIOĞLU Dr. Mehmet ALTUĞ Uzm. Dr. Necmettin DİN Doç. Dr. Celil GÖÇER Dr. Kemal KARTAL Dr. İbrahim UĞUR Uzm. Dr. Metin TAŞ Dr. Murat Kadir ERDEM Bayram GÜVENDİ Uzm. Dr. H. Ali YAKUT Nazım BİLGEN Sara FARBOUDİ Ümmühan DEMİREZEN Yönetim Yeri: Zübeyde Hanım Mah. Aslanbey Cad. No: 17 İskitler/Altındağ/ANKARA Tel: (0 312) 444 99 11 Tasarım:

21. Cadde No: 101 İvedik Yenimahalle / ANKARA 0 312 270 5 000 Baskı Yeri: AFŞAR MATBAACILIK Ağaçişleri Yapı Koop. 21. Cad. 599. Sokak No.: 29 İvedik / ANKARA 0 312 394 39 22-23 Baskı Tarihi: 8 Ekim 2011 Lokman Hekim Hastaneleri’nin Yerel süreli Yayın Organıdır. Ayda bir kez yayınlanır. Ücretsizdir.

SOLDAN SAĞA 1. Bir spor dalı – Sütte bulunan protein maddesi 2. Bir yüzölçümü birimi – Meydana gelme, olma – Akılla ilgili 3. Gerçek – Bira yapımında kullanılan bir bitki türü – Yabancı 4. Öç, intikam – Aşamasız asker, er 5. Makine Kimya Endüstrisi (kısa) – Çiftlik uşağı- Devlet İstatistik Enstitüsü (kısa) 6. Nesnel, objektif – Zeybek 7. Sodyum’un simgesi – İslam diniyle ilgili olan – İtalya’da bir ırmak 8. Şamandıralarda, rıhtımlarda halat bağlamaya yarayan, sağlam mapalara geçirilmiş demir halka – Bir hayvan, ahu 9. Temel uzunluk ölçüsü birimi – altının simgesi 10. Yünden dövülerek yapılan kaba ve kalın kumaş – Bir Kırgız destanı – Bir binek hayvanı 11. Kağıt para – Mal alıp karşılığında mal vererek ödeşme, değiş tokuş 12. Arnavutluk’un plakası – İçe dert olan şey – İşyeri, büro YUKARIDAN AŞAĞIYA 1. Şiddetli sevgi ve özlem – Geçinmek için gerekli olan şeylerin tümü 2. Azotlu besinlerin vücutta yanmasıyla oluşan azotlu madde – Eski Çin ve Moğol hükümdarlarına verilen ad – Tatlı bir besin maddesi 3. Acınma, yerinme, elden çıkan bir şey için duyulan üzüntü – Bir tür cila 4. Daha iyi, yeğ – En küçük sosyolojik birim, familya – Kıl, tüy 5. Bir işaret sıfatı – Oynamak, dans etmek 6. Kiloamper (kısa) – Bir uyarı aracı – Radyum’un simgesi 7. Hamamlarda bulunan, musluk altına konulmuş taş veya mermer tekne – Ticaretle uğraşan kurumların şubesi 8. Pepe – Bir haber ajansı 9. İrade zayıflığı, dayanamama – İddialı bir işte alınan gülünç ve başarısız sonuç 10. İlave – Büyük erkek kardeş – Lütesyum’un simgesi – Bağışlama, mazur görme 11. Herhangi bir şeye göre daha ötede olan yer – Ayak – İsyankar 12. Afrika’da bir nehir – Bir çeşit plastik madde

Aysel KARAGÖZ Personel Özlük İşleri Sorumlusu

Yoğun iş ortamlarında başarılı olmanın ipuçları

Malumunuz, hepimiz yoğun bir iş temposunda çalışmaktayız. Peki bu yoğun tempoda işlerimizi toparlamak, başarılı bir iş akışını sağlamak için neler yapmalıyız biliyor muyuz? İşte size birkaç ipucu: - Kendinize, kapasitenize güvenmelisiniz. Yapabileceğinize inanırsanız işin büyük kısmı aşılmış olur. - Rutin işlerinizi listeleyin. Planlı çalışın. Muhtemel aksaklıkları da göz önüne alarak esnek bir planlama yapın. - Düzenli olun. Verimli çalışmanın temel unsuru olan düzen zaman, evrak, para, işgücü ve benzeri kayıpları önler. - İşler kötü giderse panik yapmayın. Sakin olursanız çözüm yolunu daha kolay bulur, problemlerin büyümesini önlersiniz. - İşlerinizi önemine göre sıralayın. Başarılı bir sıralama, işleyişin sorunsuz yürümesini sağlar. - İşlerinizi çalışma alışkanlıklarınıza göre ayarlayın. Böylece daha çabuk ve verimli sonuç alabilirsiniz. - Uyumlu olun. Bu sayede huzurlu bir çalışma ortamı oluşur ve mutlu olursunuz. Uyumlu çalışmayan kişiler işlerinde ne kadar başarılı olurlarsa olsunlar sonunda tıkanırlar. - Takım çalışmasına önem verin. - Yoğun çalışma ortamına kendinizi kaptırıp çevrenizle bağınızı kopartmayın. - Yöneticileriniz ve mesai arkadaşlarınızla irtibatlı olun, onları dinleyip davranışlarınızı ona göre ayarlayın. - Mesai saatinde her şey çok hızlı gelişebilir. Bu yüzden çalışırken mutlaka not alın. Bu sayede büyük hatalar geç olmadan önlenebilir. - Mesai bitiminde, gün içinde yaptığınız işlerinizi kontrol edin. Pek çok sorunu bu anlarda fark edip çözülebilirsiniz. Mesai sonlarında yapılacak kontroller, biten işlerin cilası, süsü veya ambalajıdır. Belki de yukarıda sıraladığımız ipuçlarının farkında olmadan bazılarını yapıyoruz; ancak etkin olarak kullanmıyoruz. Bu küçük ipuçlarını kullanmak çalışma hayatımızda bize başarıyı getirecek ve hedeflerimize ulaştıracaktır.

www.lokmanhekim.com.tr // 444 99 11


GÜNDEM // LOKMANHEKİM

www.lokmanhekim.com.tr // 444 99 11


Lokman Hekim Gazetesi - Sayı:8 (Ekim 2011)