Issuu on Google+

MÜCEVHER

pırlanta & elmas & montür ’nin ücretsiz ekidir.

MART - NİSAN - MAYIS - 2014

PIRLANTA-ELMAS-MONTÜR MART 2014

1


MÜCEVHER haber

2  PIRLANTA-ELMAS-MONTÜR MART 2014


PIRLANTA-ELMAS-MONTÜR MART 2014

3


MÜCEVHER haber

EYLÜL-EKİM-KASIM 2013

“Alırken kazanmak” Ülkemizdeki ticari hayatın en önemli kavramlarından birisi olan “alırken kazanmak” anlayışından yola çıkarak hazırladığımız eklerle sektör içi ticaretin yönlendirilmesi ve gelişimine katkıda bulunmaya çalışıyoruz. Yıllardır 3 ayda 1 yayınladığımız Alyans ve Bilezik ekleri ile bu kategorideki üreticilerle perakende mağazalar arasındaki iletişimi geliştirmeye devam ediyoruz. Bu yayınlarımıza gösterdiğiniz ilgi için teşekkür ederiz. Sektörün önemli gelişim yönü olan pırlantalı mücevher kategorisindeki firmaları bir arada toplayan bir çalışmanın eksikliğini duyuyorduk. Bu yüzden 3 ay önce ilk sayısını hazırladığımız bu ekte sektörde pırlantalı mücevher, elmas, montür, çıplak taş ve renkli taş kategorilerinde faaliyet gösteren firmaları bir araya getirdik. Bundan sonraki süreçte de bu kategorinin lider firmalarını, son trendleri, pırlantalı mücevher kategorisinde meydana gelen gelişmeleri 3’er aylık periyodlarla sizlere aktarmaya devam edeceğiz. İsterseniz “bitmiş” ürün alıp satmayı isterseniz kendi mücevherlerinizi kendiniz üretmeyi tercih edin. Markalı pırlantalı mücevher firmalarının son koleksiyonlarını da montür üreticilerinin son modellerini de çıplak taş ve renkli taş ithalatçılarının çalışmalarını da değerli taş laboratuvarlarının faaliyetlerini de bu ekten takip edebileceksiniz. Sizden gelen eleştiriler ve talepler doğrultusunda içeriğimizi gelişitrmeye devam edeceğiz.

ÖTV’de geri adım Genel Yayın Yönetmeni REMZİ ÇELEN

4  PIRLANTA-ELMAS-MONTÜR MART 2014

Geçtiğimiz sayının en önemli konusu değerli taş ithalatında ÖTV’nin kalkması hakkında Mehmet Şimşek’in verdiği müjdeli haberdi. Bu haber sektörümüzde büyük bir sevinçle karşılanmış, yıllardır bu amaçla yapılan çalışmaların neticesi alınmıştı. Pek çok firma bu değişiklik sonrasında gelecek stratejilerinde revizyon yapmayı dahi tasarlarken, son


anda söz konusu değişiklik tasarısının torba yasadan çıkartıldığını öğrendik. Değişiklik tasarısının KDV ile ilgili maddelerinde ortaya çıkan problemin giderilememesi sebebi ile alınan bu karar başa dönmemize sebep oldu. Ancak, her ne kadar bu konuda netice alınmamış olsa bile bu noktaya kadar gelinmiş olması da son derece önemli. Ekonomi yönetiminin, ÖTV’nin kaldırılması ile birlikte sektörün yaratacağı katma değerin, sağlayacağı istihdamın ve gerçekleştireceği ihracatın farkında olması, bundan sonraki süreçte hatta yakın bir zamanda bu konuda sonuç alınma noktasına son derece yakın olduğumuzun bir göstergesi. Uygulama eskisi gibi devam ediyor. Bu konudaki değişiklikleri takip ediyor olacağız.

Karta taksit yasağı ciroları düşürdü BDDK aldığı karar ile kuyumcu mağazalarında kredi kartına taksitli satışı yasaklamıştı. Özellikle sektörün cirosunun önemli bir kısmının elde edildiği özel günlerden birisi olan Sevgililer Günü öncesinde alınan bu karar sektörde şok etkisi yarattı. Sevgililer Günü öncesinde perakende mağazaların üreticilere verdiği siparişlerin önemli bir kısmı iptal edildi. Sevgililer Günü döneminde de cirolarda ciddi düşüş yaşandı. Bu düşüş bölgesine göre farklılık göstermekle birlikte %30 - %50 civarında gerçekleşti. Taksit yasağından çok fazla etkilendiği-

ni söyleyenlerin yanı sıra hiç etkilenmediğini söyleyenler de var. Tabi, bu kesimin sayısının son derece düşük olduğunu da belirtelim.

Mart fuarı sektörün umudu Sektör özellikle son aylarda pek çok olumsuz faktörün etkilerini üst üste yaşadı ve yaşamaya devam ediyor. Yerel seçimlerin yaklaşması ile birlikte 17 Aralık sonrasında yaşanan siyasi gerilim, siyasi gerilimin döviz fiyatlarında sebep olduğu dalgalanma, kredi kartlarına getirilen taksit yasağı, ekonomi yönetiminin daraltıcı para ve maliye politikaları, ihraç pazarlarımızda yaşanan istikrarsızlıklar sektörümüzü olumsuz etkileyen faktörler olarak karşımıza çıktı. Bütün bunlar yetmiyormuş gibi Ukrayna’da yaşanan gelişmeler uluslararası bir siyasi kriz ortamının doğmasına sebep oldu. Tüm bu gelişmelerin gölgesinde bir fuara giriyoruz. Her şeye rağmen geçen yıllarda olduğu gibi yüzlerce firma fuar hazırlıklarını tamamlamaya başladı. UBM Rotaforte’nin düzenlediği fuarların gerek katılımcı gerekse ziyaretçilerinde her geçen sene artış gözleniyor. Özellikle geçtiğimiz Ekim fuarı ihracat siparişleri bakımından oldukça olumlu geçmişti. Organizatör firmanın tanıtım faaliyetlerini takip etme fırsatı buluyorum. Her ne kadar pek çok olumsuz gelişme yaşansa da bu fuarın beklentileri karşılayacak şekilde geçeceğini tahmin ediyorum. Yeni sezonun habercisi olan İstanbul Jewelry Show’un sektörümüz için son derece verimli geçmesini dileriz.

PIRLANTA-ELMAS-MONTÜR MART-NİSAN-MAYIS 2014

Yayın Dünyası Gazetecilik Yayıncılık ve Dağıtım A.Ş. Adına, Sahibi ve Genel Yayın Yönetmeni: REMZİ ÇELEN YAZI İŞLERİ MÜDÜRÜ ZEHRA KAŞIKOĞLU ÖRS EDİTÖR ASLI ÇELEBİOĞLU

REKLAM SATIŞ YÖNETMENLERİ MELEK SANCAKLI KADER YAŞAR DİLA ECEM ÇAKIR BUSE GÜNGÖR GÖRSEL YÖNETMEN İSMAİL BATI GRAFİK TASARIM SELİN BEŞİRYAN MUHASEBE SORUMLUSU VE İDARİ İŞLER ERDAL BUDAK

Yönetim Yeri: K.Ayasofya Mah. Aksakal Sk. No: 31 Eminönü/Fatih/‹stanbul Tel: 0212 518 84 01 (pbx) info@yayindunyasi.com Baskı: GEZEGEN BASIM 100. Yıl Mah. Matbaacılar Sit. 2. Cad. No: 202/A Bağcılar - İstanbul Tel: 0212 325 71 25 Sertifika No 12002

Altın Dünyası Gazetesi yerel süreli bir yayındır. Altın Dünyası Gazetesi’nde yayınlanan haber, yazı, resim ve fotoğrafların FSEK ve Basın Kanunu’ndan kaynaklanan her türlü hakları Yayın Dünyası A.Ş.’ne aittir. İzin alınmaksızın kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez. Altın Dünyası Gazetesi Basın Meslek ilkelerine uymayı taahhüt eder.

PIRLANTA-ELMAS-MONTÜR MART 2014

5


MÜCEVHER haber MÜCEVHER haber

TOBB Kuyumculuk Sanayi Meclisi Başkanı ve Altınbaş Yönetim Kurulu Başkanı İmam Altınbaş Altınbaş

Pırlantalı mücevher ile katma değer yaratabiliriz 6  PIRLANTA-ELMAS-MONTÜR MART 2014 6  PIRLANTA-ELMAS-MONTÜR MART 2014


TOBB

Kuyumculuk Sanayi Meclisi Başkanı ve Altınbaş Yönetim Kurulu Başkanı İmam Altınbaş tüm sektörlerde olduğu gibi kuyumculuk ve mücevherat sektöründe de önemli bir değişim yaşandığını, kuyumculuk ve mücevherat sektöründe 10 yılı aşkın süredir altın takıdan pırlantalı mücevhere doğru yönelişin devam ettiğini belirtti. Bu yönelişi etkileyen en önemli unsurun tüketici tercihlerinde yaşanan değişim olduğunu belirten Altınbaş, bu sürecin önümüzdeki yıllarda da devam edeceğinin altını çizdi. Sektörde gerçekleştirilen cironun çok önemli bir kısmının altın takı satışı ile gerçekleşiyor olmasına rağmen, katma değer yaratan ürün kategorisinin pırlantalı mücevher olduğunu ifade eden Altınbaş konu ile ilgili şunları söyledi; “Tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de tüketici profilinde ve buna bağlı olarak da tüketim tercihlerinde hızlı bir değişim yaşanıyor. Her ne kadar özellikle Anadolu’daki kuyumcu ve mücevhercilerde elde edilen cironun önemli bir kısmı altın takı grubundaki ürünlerin satışından elde edilse de pırlantalı mücevher kategorisinin mağazaların toplam ciroları içindeki payı sürekli artış eğiliminde. Bu iki kategoriyi karlılıkları açısından karşılaştırdığımızda da önemli sonuçlar ortaya çıkıyor. Bundan sonraki süreçte pırlantalı mücevhere olan yönelişin devam edeceğini düşünüyorum. Her ürünün tasarımının ve fiyatının hemen hemen aynısı olduğu günümüz rekabet koşullarında pırlantalı mücevher kategorisinin, bir mağazanın kendi bölgesinde fark yaratması adına önemli artılar katacağını düşünüyorum. Tabi burada kritik bir nokta var. Bölgemde fark yaratacağım diye, bölge talebini karşılayabilecek bir kimlikten de uzaklaşmamak gerekiyor.”

Kredi kartına taksit sınırlaması sektörü olumsuz etkiledi BDDK’nın kuyumcu mağazalarında kredi kartına taksitli satışları yasaklama kararı almasının sektörü son derece olumsuz etkilediğini belirten İmam Altınbaş konu ile ilgili düşüncelerini şu şekilde ifade etti; “Her

sektörde olduğu gibi kuyumculuk sektöründe de kredi kartına taksitli satışlar mağaza cirolarının önemli bir kısmını oluşturuyor. BDDK’nın bu sınırlamaları tüm sektörleri etkileyecektir. Ancak diğer sektörlerde 6 ya da 9 ay olarak gerçekleştirilen sınırlamaların sektörümüzde taksitin tamamen kaldırılması şeklinde olması sektörler arası adaletsizlik yaratmaktadır. Bu uygulamanın başlamasından sonra bizler için son derece önemli olan dönemlerden birisini, Sevgiler Günü’nü geride bıraktık. Sevgililer Günü öncesinde yaptığım açıklamalarda tüm sektörde en az %30 civarında bir ciro kaybı yaşanabileceğini belirtmiştim. Nitekim öyle de oldu. Bu oran bazı bölgelerde daha da yükseldi. BDDK’nın bu kararı alırken, POS tefeciliği, hane halklarının tasarruf eğilimlerinin azalması ve cari açık gibi konuları gözönünde bulundurduğunu biliyoruz. TOBB Kuyumculuk Sanayi Meclisi olarak konu ile ilgili girişimlerimiz devam ediyor.

ÖTV’de başa döndük Değerli taş ithalatında alınan %20’lik özel tüketim vergisinin kaldırılması adına uzun zamandır gayret gösteriyoruz. Geçtiğimiz yıl Aralık ayında Maliye Bakanı Sayın Mehmet Şimşek’in ÖTV’nin kaldırılabileceği yönündeki açıklamaları ile sevinmiştik. Ancak sonrasında sözkonusu düzenlemenin torba yasadan çıkartıldığı haberini alınca üzüldük. Bu düzenlemenin, önümüzdeki dönemde, her yönü ile, kuyumculuk ve mücevherat sektörünün gelişim ivmesini hızlandıracak şekilde gerçekleştirilmesi adına çalışmalar yapmaya devam edeceğiz. Türk kuyumculuk ve mücevherat sektörü ülke ihracatına ve istihdamına çok önemli katkılar sağlayabilme potansiyeline sahip bir sektördür. Ekonomi yönetimi de potansiyelimizin farkındadır. ÖTV ile ilgili düzenlemenin en doğru şekilde hazırlanarak tekrar gündeme geleceğini düşünüyoruz. Bu düzenlemenin olması gerektiği şekilde hayata geçmesi ile birlikte, Türkiye’nin 2023 yılında koyduğu 500 milyar dolarlık ihracat hedefini gerçekleştirme noktasında, sektörümüzün ihracat hedeflerini gerçekleştireceğine olan inancım tamdır.”

PIRLANTA-ELMAS-MONTÜR MART 2014

7


MÜCEVHER haber

8  PIRLANTA-ELMAS-MONTÜR MART 2014


PIRLANTA-ELMAS-MONTÜR MART 2014

9


MÜCEVHER haber

Assos iş ortakları ile büyüyor Mücevherin sembol markalarından birisi olan Assos, rekabetin arttığı günümüz koşullarında, iş ortakları ile birlikte uyguladığı “katma değer yaratmak” anlayışına dayalı iş modeli ile büyümeye devam ediyor. Türkiye’nin dört bir yanındaki yüzlerce firma Assos ayrıcalığını yaşıyor.

10  PIRLANTA-ELMAS-MONTÜR MART 2014


G

ünümüz rekabet koşullarında, yalnızca kuyumculuk ve mücevherat sektöründe değil hemen hemen tüm sektörlerde aynılaşma ve sıfır kar baskısı gibi tehlikelerin sözkonusu olduğunu belirten Assos Yönetim Kurulu Başkanı Nusret Altınbaş, mücevherat sektöründe “fark yaratan” ve paydaşlarına değer katan iş modelleri ile büyümeye devam ettiklerini söyledi. Türkiye’nin dört bir yanında yüzlerce kuyumcu ve mücevhercinin Assos ayrıcalığını yaşadığını belirten Nusret Altınbaş sözlerine şöyle devam etti; “Kuyumculuk ve mücevherat sektörü pek çok faktörün de etkisiyle çok hızlı bir değişim süreci yaşıyor. Tüketici profilindeki değişim bizim de değişmemizi zorunlu kılıyor. Bundan 20 sene önce son derece sınırlı sayıda ve ağırlıklı olarak altın kategorisindeki ürünler talep görüyorken artık günmüzde pırlantalı mücevherler ön plana çıkmaya başladı. Elbette, özellikle insanımızın bir yatırım ve tasarruf aracı olarak gördüğü altın halen yoğun olarak talep görüyor. Ancak bu kategoride perakende mağazaların yüksek ya da tatminkar bir kar oranıyla çalışabilmeleri zorlaştı. Biz, pırlantalı mücevher kategorisinde sürdürülebilir ve karlı iş fırsatlarının olduğunu düşünüyoruz. Bu yüzden pırlantalı mücevher kategorisinde uzmanlaşma adına önemli çalışmalar ortaya koyuyoruz. Ortaya koyduğumuz bu başarılı çalışmalar neticesinde pırlantalı mücevher kategorisinde önemli firmalardan birisi konumuna geldik.”

Marka ile değer yaratmak Mücevher kategorisindeki kritik başarı faktörünün “değer yaratmak” olduğunu belirten Nusret Altınbaş, Assos’ta tüm organizasyon yapılarını bu anlayış üzerinde inşaa ettiklerinin altını çizdi. Pırlantalı mücevher iş modelinin, yalnızca taşı ucuza almak, kaliteli mıhlama ve cila ustalığı uygulamaktan çok farklı bir şey olduğununun altını çizen Nusret Altınbaş konu ile ilgili şunları söyledi; “Mücevher kategorisinde elbette etkin bir tedarik ve üretim süreçleriniz olacak. Mü-

cevherde kullanacağınız taşları doğru fiyatlarla, doğru zamanda ve doğru kalite düzeylerinde temin etmeniz çok önemli. Aynı şekilde tasarım da son derece önemli. Biz Assos olarak bu konularda oldukça önemli avantajlara sahibiz. Gerek yurtiçi ve gerekse yurtdışında son derece etkin bir tedarik zinciri yönetim sistemimiz var. İlgili ekibimiz dünyanın dört bir yanındaki mücevher fuarlarını ziyaret ediyor. Ülkemizdeki ve dünyadaki mücevher trendlerini yakından takip ediyoruz. Tasarım ekibimiz de bu yönde koleksiyonlar hazırlıyor. Bununla birlikte ülkenin dört bir yanında faaliyette bulunan iş ortaklarımız ile sürekli iletişim halinde olmamızı mümkün kılan bir dağıtım kanalı ve bayii yönetim sistemine sahibiz. Dolayısıyla müşterilerimizin beklentilerini son derece hızlı bir şekilde tespit edecek ve bu beklentileri karşılayabilecek durumdayız. Bu, iş ortağı olarak gördüğümüz müşterilerimize sunduğumuz hizmetin kalitesini artıran önemli unsurlar. Bununla birlikte ortaya koyduğumuz profesyonel pazarlama iletişimi çalışmaları ile de nihai tüketici gözünde fark ve değer yaratan bir marka algısına sahibiz. Assos mücevherleri yalnızca değerli taşların, montüre mıhlanması ile oluşmuş emtialar değildir. Ülkenin önemli mücevher markalarından birisi olan Assos’un bir mücevherini takan kadınlar, Assos’un zarafetlerini tamamlayan bir unsur olduğunu bilir. Bütün bu unsurları gözönünde bulundurduğumuzda Assos iş ortağı olan Türkiye’nin dört bir yanındaki kuyumcu ve mücevherciler son derece memnun bir ticari performans yakalayabiliyorlar. Bizler de merkez organizasyonumuzda, iş ortaklarımızın memnuniyet düzeylerini yükseltmek ve onlarla birlikte büyümek için var gücümüzle çalışıyoruz. Geçtiğimiz günlerde dahil olduğumuz Turquality marka programının da desteği ile Türkiye’de başarı ile sürdürdüğümüz marka yolculuğumuza dünya ölçeğinde de devam edeceğiz. Assos’u bir dünya markası yapmak için iş ortaklarımızdan güç alarak büyüyeceğiz.”

PIRLANTA-ELMAS-MONTÜR MART 2014

11


MÜCEVHER haber

Assos, 20 – 23 Mart 2014 tarihleri arasında

İstanbul Jewelry Show’da!

İstanbul Jewelry Show / CNR Fuar Merkezi Hall 7, Stand No: 7H02-16

MARMARA FORUM AVM • NURUOSMANİYE • TRUMP AVM • VIALAND AVM • METRO CITY AVM • MARK ANTALYA AVM ve seçkin satış noktalarında...


MÜCEVHER röportaj

“Tüketici talepleri, markalaşmayı işaret ediyor” 1300’e yakın perakende satış noktası

Son yıllarda gelişen ve uzmanlara göre gelişmeye devam edecek olan dünya pırlanta pazarı, markaların ürün kategorisi bazında pırlantalı mücevher kategorisine ayırdıkları payın artmasını sağladı. Jival, hem ürün yapısı hem de mağazalaşma ve markalaşma stratejisiyle kuyumculuktan mücevherciliğe yönelen öncü firmalardan biri. Jival Yönetim Kurulu Başkanı Naim Gençoğlu Jival’in cirosunun %35’ini pırlantalı ürün grubunun oluşturduğunu söylüyor. 14  PIRLANTA-ELMAS-MONTÜR MART 2014


“Kuyumculuk sektörü atölyecilikten markalaşmaya doğru ilerliyor” diyen Gençoğlu Jival’i, yeni yatırımlarını ve kuyumculuk sektörünü Altın Dünyası’na değerlendirdi.” Türkiye’nin dev üreticilerinden biri olarak hizmet verdiğiniz sektörde, Türkiye genelinde kaç perakendeciye ulaşıyorsunuz? Mağazalaşma stratejileriniz ve hedefleriniz neler? Türkiye genelinde 1300’e yakın perakende satış noktamız bulunmaktadır. Mağazalaşma yolunda ilerlerken önceliklerimiz doğru lokasyon, süreklilik ve hedef kitleye ulaşabilmektir. En son mağazamız geçen yıl Ekim ayında yatırımcısı olduğumuz Antakya Palladium AVM’de açıldı. Gelecekte de mağaza sayımızı çoğaltarak, ilerlemeyi düşünüyoruz. Sektörde kurumsallaşma ve markalaşma çalışmaları hız kesmeden devam ederken, Jival marka oluşumunu sağlayabilmiş, sektörün sayılı markalarından biri durumunda. Sizin markalaşma konusunda şirket prensibi olarak göz önünde bulundurduğunuz hususlar var mı? Sizce sektör, marka olmanın değerini kavradı mı? Bizim için marka olmadaki önemli unsurlar, kaliteli ürün, satış öncesi ve sonrası hizmet, müşteri memnuniyeti kavramlarıdır. Günümüzde kuyumculuk sektörü atölyecilik anlayışından, markalaşmaya doğru ciddi bir ilerleme kaydetmiştir. Tüketicilerin de daha çok markalı ürün tercih etmeleriyle, markalaşmanın değeri artmıştır. Kredi kartına taksit yasağı gelmesinin pırlantalı ürün satışlarını nasıl etkileyeceğini düşünüyorsunuz? Jival olarak ciromuzun %65’ini altın, %35’ini pırlantalı ürün satışlarından elde etmekteyiz. Bu nedenle kredi kartlarında taksit uygulamasının kaldırılması altın tarafında bizi çok fazla etkilemiyor. Ancak, yapılan bu düzenlemeyle tüketici açısından baktığımızda pazarda %30’luk bir daralmanın yaşanacağını düşünüyorum.

Jival’in geleneksel “Yıldız Kuyumcular” organizasyonu için bu yılki hazırlıklarınız neler? Geleneksel olarak düzenlediğimiz ve artık Jival markası ile bütünleşen Yıldız Kuyumcular Buluşması’nda, Türkiye çapındaki satış noktalarımızı buluşturarak, yeni koleksiyonlarımızı beğenilerine sunacağız. Altın ve pırlanta segmentinde, zarif ve ince çizgilerin kullanıldığı mücevher ve takılar yer alacak. Gençoğlu Grup olarak turizm yatırımlarınız oldukça ses getiriyor. Geçtiğimiz günlerde taksimde açılan YOO2 Taksim Square Hotel’in ardından gerçekleştirilmeyi bekleyen farklı projeleriniz var mı? Gençoğlu Grup olarak yatırımlarımızı daha çok kuyumculuk ve turizm alanında değerlendiriyoruz. Ortak olduğumuz grup ile de alışveriş merkezi ve ofis binalarındaki işbirliğimizi sürdürüyoruz. Turizm anlamında ilk yatırımımız olan, yoo2 Taksim Square Hotel’i geçen ay hizmete açtık. Yakın bir süreçte inşaatına başlayacağımız; Karaköy Salı Pazarı’ndaki otel projesi ile bu alandaki çalışmalarımıza devam edeceğiz. 2014 yılında Jival için koyduğunuz hedefler neler? Yeni açılacak olan alışveriş merkezlerinde mağazalaşma yönündeki çalışmalarımıza 2014 yılında da devam etmeyi planlıyoruz. Ürün kategorilerimizde, bu yıl da yeni modelleri ve çeşitliliği ön planda tutarak müşteri memnuniyetimizi daha çok ilerletmeyi hedefliyoruz. Kurumsal pazarlama tarafındaysa, özel günlerde yapılan kampanyalar ve indirimlerle satışları hareketlendirmek için dönemsel çalışmalar yapıyoruz. Böylelikle müşterilerimizin, marka ilgisini canlı tutuyoruz.

Alyans kategorisinde ürün çeşitliliği ve model tasarımları… Jival, alyans koleksiyonu ile özellikle nişan ve düğün sezonlarında daha hareketli bir dönem yaşıyor. Alyans kategorisi, seçimi sırasında gelin setlerine de ilgi çekiyor ve altın satışını destekliyor. Jival alyans modellerini diğer ürün kategorilerinde olduğu gibi o yılın moda renkleri ve çizgilerine göre belirliyoruz. Gelinlerin en beğendiği tasarımlar ile klasik alyansların yanı sıra, çiftlerin hayalindeki alyansları da üretebiliyoruz. Son yıllarda gelinler daha çok taşlı ve yeşil, beyaz altın alyansları tercih ediyorlar. PIRLANTA-ELMAS-MONTÜR MART 2014

15


MÜCEVHER haber

Pırlanta & Elmas

16  PIRLANTA-ELMAS-MONTÜR MART 2014


PIRLANTA-ELMAS-MONTÜR MART 2014

17


MÜCEVHER haber

Lizay

mücevherde de fark yaratıyor Son yıllarda sektörün en hızlı büyüme ivmesine sahip olan firmalardan Lizay, mücevher kategorisinde de fark yaratıyor. Perakende kökenli olmanın avantajı ile müşteri ihtiyaçlarını çok iyi tespit edip bunları karşılayan firma, sağladığı yüksek müşteri memnuniyeti ile öne çıkıyor. Lizay’ın çalışmaları ile ilgili Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Serbes’in görüşlerini aldık. 18  PIRLANTA-ELMAS-MONTÜR MART 2014


S

on yıllarda kuyumculuk ve mücevherat sektöründe en istikrarlı büyüme performansına sahip firmalardan birisi olan Lizay mücevher katerosininin de önemli markalarından birisi haline geldi. Perakende kökenli olması sebebiyle müşterilerin beklenti ve ihtiyaçlarını çok iyi analiz edebildiklerini belirten Mahmut Serbes çalışmaları ile ilgili şunları söyledi; “Bir yandan zincir mağazacılık alanında çalışmalarımız devam ederken diğer taraftan da Lizay markamız ile toptan ve ihraç pazarlarında da büyümeye devam ediyoruz. Perakende kökenli olmamız sebebiyle hizmet verdiğimiz kuyumcu ve mücevherci müşterilerimizin beklentilerini çok sağlıklı bir şekilde analiz edebilme şansına sahibiz. Bu açıdan baktığımızda sahip olduğumuz perakende mağazalar zincirinin, üretim ve toptan organizasyonumuz için araştırma ve geliştirme laboratuvarları işlevi gördüğünü de söyleyebiliriz. Dolayısıyla nihai tüketicilerin mağazalardan beklentileri nelerdir, pazarda trend ürünler, talep edilen fiyat düzeyleri, ürünü farklılaştıran hizmetler nelerdir, gibi soruların cevaplarını sağlıklı bir şekilde bulabiliyoruz. Bununla birlikte üretim ve tedarik zinciri yönetimi alanlarında da çok önemli gelişmeler katettik. Kendi alanında son derece başarılı arkadaşlarımızın da katılımı ile oldukça güçlü bir ekip olduğumuzu söyleyebilirim. Bu sebeple hemen hemen tüm süreçlerimizde oldukça yüksek etkinlik ve verimlilik performansına sahibiz.’’

Satın alma ve üretim süreçlerimizdeki etkinlik müşterilerimize maliyet avantajı olarak yansıyor Pırlantalı mücevher kategorisinde faaliyet gösteren firma sayısının artması ile birlikte rekabetin de arttığını dile getiren Mahmut Serbes, pazardaki rekabet koşullarında öne çıkabilmek için gerek katma değer yaratma gerekse maliyetleri aşağıya çekebilme konularının çok önemli olduğunun altını çizdi. Üretim ve satın alma süreçlerindeki etkinliğin çok önemli maliyet avantajı sağladığını belirten Mahmut Serbes bunun da iş ortaklarına olumlu yansıdığını belirtti. Mevcut pazar koşullarında yalnızca düşük maliyet avantajı ile çalışmanın yeterli olmayacağını ifade eden Serbes katma

değer yaratma konusunda da şunları söyledi; “Elbet- Pırlantalı te ki düşük maliyet düzey- mücevher, lerine sahip olmak son derece önemli. Sektörümüzde elmas ve “malı alırken kazanmak’’ çıplak taş diye yerleşmiş son derece kategorilerinde doğru bir kavram var. Ancak günümüz rekabet ko- büyümeye şullarında yalnız başına bu devam ediyoruz da yeterli değil. Artık katma değer yaratabildiğiniz ölçüde başarılı olabileceğimiz pazar koşullarındayız. Bu da markalaşma ile mümkün olabilir. Uzun süredir Lizay markasına önemli yatırım yapıyoruz. Lizay daha şimdiden ülkenin önmli markalarından birisi haline geldi. Türkiye’nin önemli noktalarındaki iş ortaklarımız Lizay markasının ayrıcalıklarını yaşıyor.’’

Başarının perde arkasında yatan faktörler

Lizay’ın sektörün önemli markalarından biri haline gelmesinde pek çok faktörün olduğunu belirten Mahmut Serbes sözlerine şöyle devam etti; “Kalite anlayışı bizim için çok öenmlidir. Üretim ve tedarik aşamasından müşteri sunumuna kadar olan tüm süreçlerde kaliteyi ön planda tutarız. Müşteri talep ve ihtiyaçlarına uygun ürünler tasarlar, erişilebilir ve uygun fiyat politikası uygularız. Bununla birlikte satış ve satış sonrası verdiğimiz hizmette en yüksek standartlara ulaşmayı hedefler, kalıcı ilişkiler inşaa edebilmek için bu konulara son derece büyük önem veriririz. İş ortaklıkları kurarken karşılıklı fayda anlayışını ön planda tutarız. Markamızın değerine sahip çıkar ve kalite çizgimizden taviz vermeyiz. Marka ruhu ve bilincini paydaşlarımızla birlikte yaşar, marka bilinirliğimizi arttırmak için profesyonel pazarlama iletişimi çalışmalarımıza önem veririz. Tüm bu faktörler başarımızın perde arkasında yatan kritik başarı faktörlerimizdir.’’

PIRLANTA-ELMAS-MONTÜR MART 2014

19


MÜCEVHER haber

20  PIRLANTA-ELMAS-MONTÜR MART 2014


PIRLANTA-ELMAS-MONTÜR MART 2014

21


MÜCEVHER röportaj

Pırlantanın sembolü

ZEN DIAMOND

Pırlantanın Türkiye’deki lideri Zen Diamond, dünya standartlarındaki profesyonel uygulamalarıyla kaliteli ve güvenilir bir dünya markası olma yolunda…

Z

en Pırlanta’nın Yönetim Kurulu Başkanı Emil Güzeliş ile marka oluşumu sektörel gündem ve pırlanta üzerine bir röportaj gerçekleştirdik. “Kredi kartına taksitli satış yasağından sektörün %20 küçülme ile zarar göreceğini belirten Güzeliş, uzmanlara göre önümüzdeki dönemde 12 kat büyüyeceği söylenen dünya mücevher sektörünü büyük fırsatların beklediğini de dile getirdi. 14 yıl önce kurulan Zen Diamond, uzun yıllardır mücevherat sektöründe bulunan köklü bir ailenin 3.kuşak temsilcisi Emil Güzeliş liderliğinde bir dünya markası olma yolun-

22  PIRLANTA-ELMAS-MONTÜR MART 2014

da emin adımlarla ilerliyor. Zen Diamond; yurt içi ve yurt dışında bulunan toplam 50 mağazasına 2014 yılında yenilerini katmayı planlarken, üretimden satışa dünya standartlarında profesyonel uygulamalarla ilerliyor ve kontrollü gelişimiyle dünyaya açılmayı hedefliyor. Zen Diamond Yönetim Kurulu Başkanı Emil Güzeliş, hem kuyumculuk mesleğinin doğasından gelen samimi tavrı, hem de yenilikçi ve modern yüzüyle sektörü layığıyla temsil eden başarılı bir lider. Emil Güzeliş Zen’i başarıya taşıyan stratejilerini şöyle sıralıyor: “Sektörde üretimden satışa her alanda yılların kazandırdığı büyük bir

bilgi birikimimiz, tecrübemiz var. Geldiğimiz noktada bu deneyim ve birikimin payı çok büyük. Tabii başarı sağlamak ve büyümek için yeniliklere açık olmak, dünyayı, gelişmeleri yakından takip etmek ve en önemlisi istikrarlı olmak çok önemli. Zen, sadece pırlanta ve pırlantalı mücevher tasarlayan, üreten ve satan bir marka. Tasarımından, satışına, üretimden pazarlamaya, reklama kadar dünya ölçeklerinde bir profesyonel bakış açısıyla ve uygulamalarla ilerliyoruz. Tüm çalışmalarımızı ve yatırımlarımızı pırlanta üzerine yaparak uzmanlaştık, bu bizi başarıya götüren en büyük etken oldu.”


Zen Pırlanta’yı Türkiye’nin lider pırlanta markası olarak konumlandırıyorsunuz. Bu doğrultuda oluşturduğunuz liderlik stratejileriniz neler? Rakiplerinizden farklı olarak müşterilerinize ne gibi ayrıcalıklar sunuyorsunuz? Türkiye’nin lider pırlanta markası olarak, öncelikle sektörün gelişmesi adına önemli bir adım attık. 2004 yılında kurduğumuz Pırlanta Akademisi sayesinde pırlanta ve değerli taşlardaki uzmanlığımızı sektör çalışanları ile paylaşmaya başladık. GIA eğitimli uzmanlardan oluşan ekibimiz bugüne kadar 3000’in üzerinde sektör çalışanına pırlanta ve değerli taşlar konusunda eğitimler verdi. Sektör bilgi sahibi oldukça, pırlanta satmaya başladı. Bugün Türkiye’de pırlanta satılıyorsa, bunda Zen’in büyük emeği vardır. Liderlik stratejimiz doğrultusunda, ulaşılabilir olmak, bize kolaylıkla ulaşılabilmesi için doğru lokasyonlarda sürekli büyümek, en iyi hizmeti sunarak var olmak, trendleri takip ederek her zaman güncel ve farklı ihtiyaçları karşılamak, satış sonrası hizmetlerle müşterilerimizin yanında olmak önceliklerimiz. Ürünlerimiz, fiyat politikamız, kampanyalarımız, hem dekorasyonu hem de konumları ile mağazalarımız ve satış sonrası hizmetlerimizle müşterilerimize hep en iyisini sunmak için çalışıyoruz. Sunduğumuz hizmetlerle markamızı ayrı tutmaya çalışıyoruz. Tüm ürünlerimizin üzerinde Zen imzası bulunuyor. Ayrıca ürünlerimizi Zen sertifikası ile satışa sunuyoruz. Sektörde kendi “Pırlanta Laboratuvarı”na sahip tek markayız. Ürünlerimizin değişimi ya da iadesi durumunda uyguladığımız standart koşullarımız bulunuyor. Satış sonrası hizmet konusunda sektörümüzde bir “ilk”e imza attık. Zen mücevherleri 1 yıl hırsızlığa karşı sigortalı olarak satışa sunuluyor.

Kredi kartına taksit yasağının sektöre yansıması ile ilgili değerlendirmeleriniz nelerdir? Kuyum sektöründe yapılan alışverişin çok büyük kısmı kredi kartıyla yapılıyordu. Anadolu’da biraz daha az olsa da büyük şehirlerde yapılan alışverişlerin %70-%80’inin kredi kartı ile gerçekleştiğini söyleyebiliriz. Bunların yarısı, hatta yarısından da fazlası taksitli satıştı. Taksit imkanı sektörümüz için alışverişi teşvik edici çok önemli bir unsurdu. Kuyumcuların satacağı her üründe taksidin kaldırılmasını yanlış buluyorum. Tasarruf sağlanması amacıyla taksit kısıtlamasına gidildiğini düşünsek bile, yine de bu uygulamanın yanlış olduğunu görüyoruz, çünkü kuyumculuk ve altın ülkemizde önemli birer tasarruf aracı. Bu kısıtlamadan sonra sektörün %20 küçüleceğini tahmin ediyoruz. Bu oran sektördeki 30.000 kuyumcudan 6000’inin kapanacağı anlamına geliyor. Tüm bu veriler göz önüne alınarak bu konuda düzeltilme yapılacağına inanıyorum. Geçtiğimiz haftalarda Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in açıklamasıyla sektörün yapısal problemlerinin başında gelen ÖTV’nin kaldırılmasına yönelik bir açıklamada bulunmuştu. Ancak bu madde daha sonra torba yasadan çıkarıldı. Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz, sizce ÖTV’nin kaldırılması sektöre nasıl etki eder? Uzmanlara göre dünya mücevher sektörü önümüzdeki dönemde 12 kat büyüyecek. 2023 yılında dünya değerli taş ve pırlanta pazar hacminin 600 milyar $’a ulaşması bekleniyor. Bu büyük bir fırsat. ÖTV düzenlemesi vize nedeniyle sıkıntı yaşayan Belçika, güvenlik nedeniyle sıkıntı yaşayan İsrail ve yerli ortakla girişim mecburiyeti getiren Dubai yerine, Türkiye’nin bölgenin en

önemli elmas ticaret merkezi olmasını sağlayacak. Elmas Borsası aktif hale gelecek, istihdam artacak. Türk kuyumculuk ve mücevherat sektörü dünyanın en önemli merkezlerinden biri haline gelebilecek. Sektör daha fazla kayıt altına girebilecek. Sektörün 2023 yılında hedeflenen toplam 500 milyar $’lık ihracat rakamından payına düşen 12-15 milyar $ ihracat hedefini gerçekleştirmesi mümkün olacak. Zen Diamond’ı bir dünya markası yapmak yolunda Yönetim Kurulu Başkanı olarak çok büyük sorumluluklarınız olmalı. Bu önemli görevde yanınızda olan destekçileriniz kimler? Ben yöneticiliğin yanında liderliğe de çok inanıyorum. Gitmek istediğiniz yolu, hedefinizi çizip bunu birlikte çalıştığınız kişilere doğru bir şekilde aşılamak çok önemli. Hedeflerimiz doğrultusunda tek yürek olarak yürüğümüz ve aynı yöne baktığımız bir ekibimiz var; konusunda çok önemli isimler olan danışmanlarımız var. Markamızı istikrarlı bir şekilde birlikte geliştirip, büyütüyoruz. Tabii bunun yanında ailemin de çok büyük desteğim olduğunu belirtmem gerek. Zen Diamond’ı bundan 5-10 yıl sonra görmek istediğiniz yer neresi? Zen, Türkiye’de pırlanta dendiğinde akla gelen ilk marka. Dünyada da pırlanta dendiğinde akla gelen ilk marka olmak istiyoruz. Bunu gerçekleştirmek için her bölgede markamızı temsil edecek güçlü franchiseeler ile çalışacağız. Öncelikli hedefimiz Arap Yarımadası, bu bölgeden başlayarak tüm dünyaya yayılacağız. PIRLANTA-ELMAS-MONTÜR MART 2014

23


MÜCEVHER haber

24  PIRLANTA-ELMAS-MONTÜR MART 2014


PIRLANTA-ELMAS-MONTÜR MART 2014

25


MÜCEVHER röportaj

Yüksek hizmet standardında değerli taş tedariki…

Değerli taş tedarikinde oldukça hızlı bir yol alarak sektör devlerinin bu konudaki partneri haline gelen Ediz Dereli, tüketici grubunda yaşanan gelişmelere paralel olarak pırlanta talebinde yaşanan artış sonucu başarı grafiği yükselen önemli bir isim. Kuyumculuktan mücevherciliğe geçiş sürecinde pırlanta pazarının her geçen gün daha da genişleyeceğine işaret eden Ediz Dereli, kuyumculuk ve mücevherat sektörünün gelişiminin önüne geçen sorunları değerlendirdi ve değerli taş tedarikinde başarıya götüren kritik faktörleri Altın Dünyası ile paylaştı.

E

diz Dereli, iş ortaklarıyla yürüttüğü koordineli çalışma sistemi, müşteri ihtiyaç analizleri doğrultusunda oluşturduğu stok yönetimi ile yüksek kalitedeki taşlara en uygun fiyatlarda sürekli olarak ulaşabilme kolaylığı sağlıyor. Bu gibi nitelikleriyle sektörün önde gelen markaları-

26  PIRLANTA-ELMAS-MONTÜR MART 2014

nın tedarikçisi olan Ediz Dereli, firmalara sürdürülebilir başarı sunuyor. Gerek toptancılar gerekse perakende mağazalar için büyük önem gösterilmesi gereken bir nokta olduğuna dikkat çeken Ediz Dereli, verdikleri hizmetin kritik önemiyle ilgili şöyle konuştu: “Mücevher sektöründe fark oluşturulacak en önemli fonksiyon

değerli taş tedariki. Profesyonel olmayan bir değerli taş tedarik sistemi ile haksız rekabetin yaşandığı günümüz koşullarında ayakta durabilmek çok zor.” Değerli taş tedarikinde sektörün dev firmalarına profesyonel hizmet veren ve gün geçtikçe daha da


önemli hale gelen bir isimsiniz. Bu başarı performansınızı orta koymadaki kritik başarı faktörleriniz nelerdir? Firmaların ihtiyaçlarını yerlerine ve zamanlarına uygun olarak belirleyerek, stok yapmamalarını sağlamaya çalışarak ilerlemeye çalışıyoruz. Şöyle ki firmaların kullandıkları ürünlerin geçmiş performanslarına ve istatistiklerine bakarak stoklarımızı ona göre belirliyoruz. Firmaların stok yapmamasına vesile oluyor, bu stokları kendimiz yapıyoruz. Kendi marjinal faydamızı maksimize etmek için de bu stokları dönemsel olarak arttırıyoruz ve tedarikçilerimizi de buna göre çok önceden yönlendiriyoruz. Gerekli finansmanları sağlıyoruz ve müşterilerimizin stok dışı kalmamasını sağlıyoruz. Müşterilerimizi önemli günler, kampanya dönemlerinde aylar öncesinden ziyaret edip ihtiyaçlarını belirleyip tedarikçilerimizi de bu ihtiyaçlara göre yönlendirip zamanında ürünlerin gelmesini sağlıyoruz. Bu vesileyle biz de stok dışı kalmıyoruz, tedarikçisi olduğumuz firmalarda stok dışı kalmıyor. Bu vesileyle onlar gereksiz finansman yükünü taşımıyorlar biz de taşımıyoruz. Bizim performansımızın müşteriyi daha iyi anlamaktan geçtiğine inanıyorum. Kuyumculuktan mücevherciliğe dönüş her geçen gün hız kazanıyor. Pırlanta pazarının gelişim süreci ile ilgili neler düşünüyorsunuz? Bir ankette okumuştum, pırlanta pazarı Çin’de son 5 yılda 2 kat artmış. Bence bu kesin bir rakam değildir azdır bile. Pırlanta pazarının artması, internetin hayatımıza girmesi, hobilerin, ihtiyaçların değişmesi ve yatırım alanlarının farklılaşması neticesinde gelişim bence zaten çok doğal. Türkiye’de bundan payını alıyor. Türkiye insanının da alışkanlıkları değişiyor, internet kullanımı değişiyor. Artık insanlar yastık altındaki yatırımlarını günlük hayatta da kullanıma geçirmek istiyorlar. Pırlan-

ta pazarının gittikçe artacağına inanıyorum. Kredi kartına taksit yasağının sektöre yansıması ile ilgili değerlendirmeleriniz nelerdir? Hükümetin harcamayı sınırlandırma çabasının sonucu olan mücevhere kredi kartında taksitin kaldırılmış olması sınırlandırma çabasına belki suni bir etkisi olsa dahi, orta ve uzun vadede mücevher sektörüne fevkalade negatif etkisi olacaktır. Tahmin ediyorum ki hükümet bu yanlış ve taraflı kararından kısa zamanda dönecektir. Nitekim bu karar vesilesiyle kuyumculuk ve mücevher sektörü zarar görecektir. Tahminen %20-25 oranında küçülme yaşayacaktır. Binlerce kuyumcu kapanma seviyesine gelecektir. Bu karar cari açığın desteklenmesi anlamında ve tüketimin kontrolü anlamında ilk etapta olumlu ve üretken bir karar gibi gözükse de, hükümetimizin son 11 yılda zaten karnesindeki en düşük notlardan biri olan istihdam ile ilgili ciddi açıklar oluşacaktır. Tahmin ediyorum hükümet bu karardan dönecektir ve dönmelidir. Yalnızca kuyumculuk sektörü ya da telefon insanların iktisadı ile ilgili tek günah keçisi değildir. Farklı özel harcamalarda da insanlar çok rahat lüks harcamalar yapabilmektedir. Bu vesileyle, kredi kartına taksit bütün anlamlarda belirli bir seviyeye getirilirse belki biraz daha anlaşılır bir durum olur, ama bu da demokratik platformda başka tartışmalara yol açabilir. Ülkemiz belirli bir süreçten geçiyor ve ben bu karardan döneceklerine inanıyorum. Geçtiğimiz haftalarda Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in açıklamasıyla sektörün yapısal problemlerinin başında gelen ÖTV’nin kaldırılmasına yönelik bir açıklamada bulunmuştu. Ancak bu madde daha sonra torba yasadan çıkarıldı. Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz? Sizce ÖTV’nin kaldırılması sektöre nasıl etki eder?

ÖTV zaten başlı başına sektörümüze yapılmış büyük bir haksızlık. Türkiye kuyumculuk sektörünün Orta Asya’nın kuyumculuk merkezi olma çabası var ancak 2023 ihracat hedefimizle örtüşmeyen bir yapıda ilerliyor. Nitekim Dubai’de ya da Amerika’da bu tarz yaptırımlar yokken, insanlar rahat rahat ticaretini yapabiliyorken, Türkiye’de ÖTV hem sektörün kayıt altına girmemesine vesile oluyor hem de ciddi bir yük getiriyor. Bu vesileyle ÖTV’nin kaldırılmasının, belki Dubai’de olduğu gibi geçici getirenlere % 5 ithalat yapan firmalara %1 gibi küçük ama sabit oranlar olduğu takdirde ithalat – ihracatımızı pozitif yönde fevkalade etkileyeceğini düşünüyorum. Bizim kıymetli taşta yoğunlaşmış bir firma olarak zaten yasada yerimiz yoktu, kıymetli renkli taş yasaya dâhil değildi. Böyle bir yasa olduğu takdirde kıymetli renkli taşın da bu kapsamda değerlendirilmesi gerektiğini düşünüyorum. Yurt içi ve yurtdışında gerçekleştirilen fuarlara katılımda bulunuyor musunuz? Mart ayında gerçekleşecek olan İstanbul Jewelry Show’a katılacak mısınız? Fuara özel hazırlıklarınızdan bahsedebilir misiniz? Biz 2008 senesinden beri Türkiye içindeki fuarlara katılmıyoruz. Yurt dışındaki fuarlara ise yalnızca vizyonumuzun gelişmesi, müşteri ziyareti ve pazardaki yerimizi daha iyi anlamak için ziyaret ediyoruz. Yurt içindeki fuarlara katılmamamızın sebebi; hem müşterilerimizi hem tedarikçilerimizi kendi araştırma yöntemlerimiz ile 4 güne sıkıştırmadan 365 gün araştırarak bulmaya çalışıyoruz. Diğer taraftan sektörün zaten büyük oyuncularına hizmet veren bir yarı mamul firması olmamızdan dolayı fuarın bizim sunum zamanımız ve alanımız olmadığına, müşterilerimizin sunum zamanı olduğuna inandığımızdan dolayı, müşterilerimizin sunumlarını kuvvetlendirmek için katılmamayı tercih ediyoruz. PIRLANTA-ELMAS-MONTÜR MART 2014

27


MÜCEVHER haber

28  PIRLANTA-ELMAS-MONTÜR MART 2014


PIRLANTA-ELMAS-MONTÜR MART 2014

29


MÜCEVHER röportaj

“Mücevherin ihtişamı montüründedir”

Efe Montür kalitesi ve zengin ürün yelpazesi ile yurtiçinde olduğu kadar uluslararası alanda da etkin bir rol oynuyor. Katıldığı fuarlarla gündemi yakalama ve sektörü ulusal ve uluslararası pazarlarda analiz etme olanağı bulan Efe Montür Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Can, elde ettikleri başarıyı sürdürülebilir kılmak için çalıştıklarını söyledi. Adnan Can, “En büyük referansımız uzun vadede karşılıklı memnuniyeti yakaladığımız müşterilerimiz” dedi.

30  PIRLANTA-ELMAS-MONTÜR MART 2014


Efe Montür’ün gelişim süreci ve bu süreçte uyguladığı kritik başarı faktörleri nelerdir? Efe Montür’ün kurulduğu günden itibaren hızla büyüyen bir ivmeye sahip olduğunu söyleyebiliriz. Bunu en başta piyasanın ihtiyacını analiz edebilme başarımıza bağlayabiliriz. Biz her şeyden önce planlı ve programlı çalışmanın mutlak başarıya ulaştıracağına inanıyoruz. Yalnızca mücevher sektörü için değil, üretimin ve devamlılığın amaç olduğu tüm iş sahalarında başarı bu şekilde sağlanabilir. Deneyimli ekibimizle, iyi bir analiz sonucu; piyasayı okuyarak, bulunduğumuz konumu kalıcı kılmak için efor sarf ediyoruz. Bu noktada en önemli unsur; müşteri portföyünün beklenti ve taleplerini karşılayabilmek. Nitekim en büyük referansımız uzun vadede karşılıklı memnuniyeti yakaladığımız müşterilerimiz. Mücevheri değeri kılan üretim zincirinin halkalarından biri de montür. Bu noktada toptan montür pazarlaması yapan Efe Montür’ü tercih edilen konuma getiren çalışma sisteminizden bahsedebilir misiniz? Koleksiyonlarınızı belirlerken neleri göz önünde bulunduruyorsunuz? Montür için kısaca mücevherin iskeleti diyebiliriz. Mutlak suretle vitrinlerde ihtişamla alıcının beğenisine sunulan mücevhere esas yön veren unsur. Az önce de belirttiğimiz gibi, biz tercih edilen firmalardan biri olmanın vermiş olduğu sorumlulukla çok daha disiplinli bir mesai harcıyoruz. Mücevher sektörü kesinlikle müşterilerin yön verdiği sektör. Bu bağlamda piyasayı okuyabilmek, güncel kalmak, yeniliklere açık olmak ve farklı pazarların eğilimlerinin nabzını tutmak çok önemli. Efe Montür’ü geldiği noktada tutabilmenin en önemli püf noktası budur diyebiliriz. Efe Montür; nihai tüketicinin satın alma alışkanlıklarına göre şekil alan bir üretim politikası sergiliyor. Genel olarak gözünüze çok şık gelen bir mücevher, bazı bölgelerde hiç tercih edilemeyebiliyor. Dolayısıyla o bölgenin nabzına göre bir üretim söz konusu. Her yıl çok sayıda yurtdışı fuar ziyaret ediyorsunuz. Yaptığınız gözlemlere dayanarak Türkiye mücevherat sektörünün dünyadaki konumunu nasıl değerlendiriyorsunuz? Türkiye, dünyanın birçok ülkesiyle kıyaslandığında; kaliteli işçiliğini daha makul fiyatlarla sunabilme imkânına sahip. Her ne kadar Uzakdoğu Ülkelerinin işçilikte zayıf olduğu tartışılsa da, iş gücünün ucuz olması, ciddi bir avantaj kazandırıyor. Bu durum da bizi tercih edilme konusunda, değişken bir konuma taşıyor. Biz Türkiyeli üreticiler olarak ihracatta potansiyelimizin al-

tındayız ancak bu durumun ilerleyen yıllarda lehimize döneceğini düşünüyoruz. Sizin de altını çizdiğiniz gibi; dünyanın değişik lokasyonlarında, birçok uluslararası fuara katılımcı veya ziyaretçi olarak katılarak gündemi yakalamaya çalışıyoruz. Az önce de belirttiğim gibi söz konusu pazara çalışmanın yanı sıra, farklı kültürlerin harmanlanmasıyla Türkiye’nin sektöre yön veren ülkelerden biri olmaması işten bile değil.

Mart ayında gerçekleştirilecek olan İstanbul Jewelry Show’a katılımda bulunacak mısınız? Yakın dönemde sunmaya hazırlandığınız bir koleksiyon ya da projeniz var mı? Evet. İstanbul Jewelry Show’a katılımcı olarak katılıyoruz. İstanbul fuarına dünyanın birçok noktasından katılım gerçekleştirmesini bekliyoruz. Çünkü İstanbul konum itibariyle, birçok saygın mücevher firması için merkezi ve cazibe uyandıran bir buluşma noktası. Bunun bilincinde olarak hummalı bir çalışma gösteriyoruz. Tabii ki bu bağlamda fuar için özel tasarımlarımız da söz konusu. Misafirlerimizi yeniliklerle karşılamayı ve İstanbul’dan mutlu ayrılmalarını sağlamak mutlak amacımız. Gelecek dönem planlamanızda koleksiyonlarınızda bitmiş ürüne yer vermek gibi bir düşünceniz var mı? Efe Montür, yıllarca toptan montür satışı yapan firma misyonunu yüklendi. Dolayısıyla biz bu alanda hizmet vermeye devam edeceğiz. Bitmiş ürüne yer vermek gibi bir düşüncemiz söz konusu değil. PIRLANTA-ELMAS-MONTÜR MART 2014

31


MÜCEVHER haber

Elmasta renk tedavisi

Gemolog / Martin Metin

IDL International Diamond Laboratory Değerli Taş Uzmanı Martin Metin elmasta renk tedavisi ile ilgili önemli açıklamalarda bulundu. Pırlantanın renginin ya da renksizliğinin değerini en çok etkileyen faktörlerden biri olduğunu söyleyen Martin Metin elmasta renk tedavisinin gemolojik laboratuarlar için önemini oldukça büyük olduğunu söyledi. 32  PIRLANTA-ELMAS-MONTÜR MART 2014


Yüksek Basınç Yüksek Isı Pırlantanın rengi – ya da renksizliği – değerini en çok etkileyen faktörlerden biridir. Elmasın karbondan oluştuğunu biliyoruz. Ancak karbonların arasına renk veren elementler girdiği vakit – en sıklıkla Azot (Nitrogen) – elmasta sarılık ya da kahverengilik, grilik ve hatta çok farklı renkler görülebilmektedir. En çok görülen renk tonu sarı veya kahverengidir. Ayrıca Bor atomları veya kristal kafeste bulunan boşluklar, deformasyonlar da renge etki etmektedir. Elmasın kristal kafesinde bulunan ve ona renk veren her türlü faktöre Renk Merkezi (Color Center) denir. Bunun gemolojik laboratuarlar için önemi çok büyüktür. Ticari açıdan bakıldığında renksiz elmas, mükemmel olarak algılanır. Elmasın renksizliğini gölgeleyen sarımtırak ya da kahverengimsi renk tonu kusur olarak düşünülür. Bundan dolayı sarılık arttıkça, pırlanta mükemmellikten uzaklaşacaktır. Ancak her yazımda özellikle belirttiğim gibi, elmasların her biri kendi içinde mükemmellik barındırır ve hatta J, K gibi renk tonları D, E gibi renksiz elmaslara göre çok daha sıcak ve civelektir. Dolayısıyla elmasta görülen renk tonlarının her biri güzeldir ve kusur olarak algılanmamalıdır. Hatta çok değil 10 sene önce Türkiye’de J, K gibi renklerin sıklıkla satıldığını ve I renk tonunun beyaz olarak algılandığını unutmayalım. Zamanımızda ise I tonu sarı olarak algılanmakta, yerine F,G gibi renkler beyaz olarak satılmaktadır. HPHT muamelesi-tedavisiyle ilgili ilk gelişmeler General Electric ve Lazare Kaplan tarafından, 1999 yılında açıklanmıştır. Type 2a elmasların daha satılabilir renklere, pembeye ve hatta renksize çevrilebildiği duyurulmuştur. (Type 2a, elmas türü içinde neredeyse hiç Azot barındırmaz. Çok nadir bulunur. Genelde renksiz ya da kahverengi, pembe ve hatta kırmızı renktedir.)

PIRLANTA-ELMAS-MONTÜR MART 2014

33


MÜCEVHER haber Öncelikle şunu belirtmem gerekiyor ki, HPHT ile üretilen sentetik elmas başka bir konu, HPHT yöntemi ile doğal elmasın renginin değiştirilmesi ise başka bir konudur. Ancak ikisi için de kullanılan makine aynıdır. Biriyle elmasın sentetiği üretilir, diğeriyle ise doğal olan elmasın üzerinde ticari bakış açısıyla makbul olan beyaza dönüştürme, daha açık renge çevirme, iyileştirme, tedavi işlemi gerçekleştirilir. Ancak elmasta renk tedavisi bu kadar kısa bir geçmişe sahip değildir. 1900’lü yılların başında radyoaktif yöntem ile elmasın rengi yeşile çevrilmiş, ancak elmasın daha doğrusu içindeki izlerin-kapanımların radyoaktif kalması sorun yaratmıştır. Sonrasında çeşitli ışınlama yöntemleriyle, elmas radyasyon ışınıma maruz bırakılmış, atomların pozisyonları değiştirilmiş, ya da kristal kafeste boşluklar yaratılarak. Elmasların rengi yeşile ve hatta maviye dönüştürülmüştür. (Nötron ve Elektron Işınlama Yöntemleri geliştirilmiştir.) Zamanımızda ışınlama yöntemi ile rengi yeşile veya maviye dönüştürülen elmaslar daha sonrasında ısıl işlem (annealing) ile – yaklaşık 800 C ısı kullanılır – sarı, turuncu, pembe, mora ve hatta kırmızı elmaslara dönüştürülebilmektedir. Bu tür elmaslardaki renk değişimi tespiti ancak spektroskopik cihazlar kullanılarak mümkün olmaktadır.

HPHT ile ilgili önemli bilgiler: 1 ) HPHT yöntemi diğer metodlara göre çok daha masraflı bir tedavi işlemidir. Sağlığa zararı yoktur, çok yüksek ısılarda bile elmas eski rengine dönmez. Dolayısıyla, HPHT tedavisi görmüş elmasın tekrar eski haline dönmesi mümkün değildir, yöntem kalıcıdır. 2 ) HPHT tedavisiyle rengi kahverengiden beyaza (renksize) dönüştürülen elmaslar Type 2a ve çok nadir olsa da Type 1ab’dir. Elmasın kristal kafesi, çok yüksek ısıya maruz kaldığında, atomların yer değişimi sağlanabilmektedir, kristal kafesteki düzensizlikler giderilmektedir. Bununla beraber yüksek basınç uygulanmasının sebebi, elmasın grafite dönüşmesini engellemektir. Yaklaşık 2000 derece ısı kullanılır. HPHT’nin başarısı tamamiyle elimizdeki elmasın ilk haline, kristal kafesindeki renk merkezlerinin yapısına bağlıdır.

34  PIRLANTA-ELMAS-MONTÜR MART 2014


Elmas HPHT ile sadece renksize değil, fantezi renklere de dönüştürülebilmektedir. Farklı elmas türleri mavi, sarı-turuncu, pembe ve sarı-yeşil renklere dönüştürülebilmektedir. Azot grupları ısı ile daha farklı gruplar oluşturur ve daha derin renkler elde edilebilir. Genelde UV altında yüksek düzeyde floresans gösterirler, yeşil-sarı renkte, ancak bu doğal pırlantalarda da görülebildiği için kesin ayırt edici değildir. Sadece şüphe duymamızı sağlar.

HPHT tespiti üst düzey spektroskopik ve foto lüminesans cihazlar kullanılarak yapılabilmektedir. Ancak bunun için makineden ziyade çok ciddi tecrübe ve yeni yöntemlerin takibi esastır. HPHT tedavisi gemolojik sertifikalarda ‘HPHT Processed’ olarak belirtilir. Ayrıca bazı HPHT ile tedavi görmüş pırlantaların kemer kısmında ‘GE POL’ veya ‘Bellataire’ gibi tedavi yapan firmanın imzası niteliğinde yazılar bulunabilmektedir.

Unutulmamalı ki eski dönemlerde tedavi yöntemlerinin tespiti çok fazla önemsenmemiş, sentetik daha çok korkutmuştur. Zamanımızda ise laboratuarlar için sentetik pırlantayı tespit etmek kolay ancak doğal elmas üzerindeki renk tedavilerinin tespiti son derece zordur.

Bu konuda detaylı bilgi almak için IDL Gemoloji Laboratuvarı’nı arayabilirsiniz. Süreyya İrge Artun: 0212 527 88 60 info@idlpirlanta.com Martin Metin

PIRLANTA-ELMAS-MONTÜR MART 2014

35


MÜCEVHER Başarı Hikayesi

150 yıllık bir mücevher tutkusu; Boucheron

150 yıllık bir geçmişe sahip olan Boucheron, dünyanın en iyi beş mücevher markasından biri. İran Şahı Rıza Pehlevi’den Edith Piaf’a; Greta Garbo, Rita Hayworth ve Marlene Dietrick’den Penelope Cruz, Nicole Kidman ve Diane Kruger’e kadar pek çok ismin mücevhercisi haline gelen Boucheron tarihteki ilk modern mücevherci unvanına sahip.

boucheron-1887

36  PIRLANTA-ELMAS-MONTÜR MART 2014

Frédéric Boucheron

boucheron-1968


Cannes ve Oscar gecelerinin ünlü mücevherleri olarak bilinen Boucheron, yılda 2 koleksiyon çıkarıyor. 20 ülkede 300 noktadan fazla yerde yer alana marka; Krallara, çarlara, şahlara ve mihracelere hazırladığı 2000’den fazla taçla soyluların mücevher markası olarak anılıyor. Şu anda ise Boucheron denince ilk önce akla mücevherleri daha sonra saatleri ve parfümleri geliyor.

B

Ava koleksiyonu, Boucheron’un tutkunlarından Ava Gardner’dan alınan ilhamla kendisine ithafen hazırlandı.2003

oucheron’un kurucusu Frédéric Boucheron 1858’de henüz 28 yaşındayken kendi mücevher mağazasını açan bir isim. 1893’te Paris’in ünlü meydanı Place Vendome’daki ilk kuyumcu da markanın kurucusu Frédéric Boucheron. Versailles Sarayı ile aynı mimariye sahip Place Vendôme’da daha sonra efsaneleşecek olan 26 numaralı dükkanı tutmasının sebebi, buranın en güneş alan köşe olmasaydı. Pırlantalar güneşin altında çok daha iyi parlıyordu. Tarihteki ilk modern mücevherci unvanına sahip olan Boucheron, Paris’te yaşayan mücevher tutkunlarının artmasıyla birlikte özel tasarımlar yapmaya başladı. Bu sayede de Boucheron mücevherlerinin ünü dünyaya yayılmaya başladı. Markanın 150 yıllık tarihinde birbirinden önemli tasarımlara imza atılmış. İngiltere Kraliçesi Elizabeth’in ünlü

tacı ve Ürdün Kraliçesi Rania’nın tacı da Boucheron’a ait eserlerden birkaçı. Place Vendôme’un, Frédéric için büyük bir ilham kaynağı oluşturduğu söylenirken bu markanın ününü ve kalitesini sürdürmek için tasarımcılarının ortalama 14 yıl eğitim almaları gerektiğinin altı çiziliyor. Tasarımlarında kusursuz işçiliğin, nadir bulunan taşların ve kalitenin eksiksizce yer aldığı mücevherler, her zaman bir hikayeye sahip oluyor. Kimi zaman bir aşk hikayesiyle yola çıkan tasarımlar, kimi zaman bir tılsım olarak hazırlanmaya başlandı. Zamanla “Aşk kuyumcusu” olarak anılmaya başlayan Boucheron, soylu erkeklerin sevdikleri kadınlara nişan yüzüklerini almak için ilk tercih ettikleri marka haline geldi. 150 yıllık hikayesinde birçok ilki, projeyi, ihaleyi, tasarımı hatta tutkulu aşkı barındıran Boucheron mücevherleri her geçen gün gizemli, şık ve göz kamaştırıcı tasarımlarıyla mücevherseverlerle buluşuyor.

İran Şahı’nın büyük sırrı… Frédéric Boucheron, 1902’de vefat ettiğinde görevini oğlu Louis devralır. Hindistan, Moskova, Londra ve New York’a gerçekleştirdiği ziyaretleriyle Boucheron’un ününü dünyanın dört bir yanına taşır. İran Şahı Rıza Şah Pehlevi, Louis Boucheron’u dünyanın en büyük iki pembe elmasının da bulunduğu imparatorluk hazinesine, değerinden ölene dek kimseye bahsetmemesi şartıyla, paha biçmek üzere davet eder. O güne dek hiçbir mücevherciye bu denli önemli bir misyon yüklenmemiştir. Louis Boucheron, 1959’da ölene kadar hazinenin değerini kimseyle paylaşmaz.

Launch of Quatre the Maison’s Signature ring -2004

boucheron-2011

boucheron-2010

PIRLANTA-ELMAS-MONTÜR MART 2014

37


MÜCEVHER röportaj

“Pırlantalı mücevhere olan talep artıyor”

FD Group çatısı altında FD Diamond, FD Döviz, FD Gold markalarıyla geniş bir yelpazede hizmet veren FD Group, İstanbul Kapalı Çarşı’da bulunan merkezinden tüm Türkiye’ye ürünlerini ulaştırıyor. FD Diamond markası ile pırlantalı mücevher üretimi gerçekleştiren firma, bu ürünlerini birçok satış noktasında nihai tüketici ile buluşturuyor. 38  PIRLANTA-ELMAS-MONTÜR MART 2014


FD Diamond satış öncesinde olduğu kadar sonrasında da müşterilerine sunduğu ayrıcalıklarla rakiplerinden bir adım öne çıkıyor. Dergimize verdiği röportajda ürünlerinin son kullanıcıda oluşturduğu memnuniyetin önemine değinen Firma Sahibi Cemalettin Şahin, FD Diamond’ın çalışmalarından bahsetti. FD Diamond’ın, faaliyet alanları ve ürün yelpazesinden bahsedebilir misiniz? FD Diamond markamız ile pırlantalı mücevherler üretiyoruz. Ürettiğimiz mücevherleri, FD Group çatısı altında bulunan perakende mağazalarımızda ve birçok farklı şehirdeki kuyumcu firmalarının vitrinleri aracılığıyla nihai kullanıcı ile buluşturuyoruz. Dağıtım ve satış kanalı yapınız ile ilgili neler söylemek istersiniz? FD Group bünyesinde perakende mağazacılık yapan işletmeler de mevcut. Ürünlerimizi, bu perakende mağazalarda ve FD Diamond mağazalarında tüketici ile buluşturuyoruz. Bunun dışında FD Diamond ürünlerini vitrinlerinde bulunduran ve müşterilerinin beğenisine sunan farklı illerde birçok kuyumcu ve mücevher mağazası bulunmakta. Ayrıca internet üzerinden de ürünlerimizi tüketici ile buluşturuyoruz. FD Diamond, satış sonrası hizmeti konusunda tüketicinin fayda sağlayacağı, markanıza ait garanti içeren uygulamalarınız var. Geri dönüşümde değerleme garantisi, fiyat koruma garantisi, gibi… Bunlarla ilgili bilgi verebilir misiniz? Öncelikle tüm FD Diamond markalı ürünler ömür boyu ücretsiz bakım ve onarım hizmetine sahiptir. İkinci olarak FD Diamond markalı bir ürüne sahip olan kimse şunu biliyor ki; ne kadar kullanılmış, yıpranmış ya da alımın üzerinden ne kadar zaman geçmiş olursa olsun, elindeki ürünü geri vererek nakde dönüştürmek istediğinde satın alırken ödediği bedelin dolar bazında % 80’ini geri alabiliyor. Üçüncüsü; müşterilerimiz kullandığı FD Diamond markalı ürünü değiştirmek istediğinde satın alırken ödediği bedel dolar bazında geri alınarak, yeni ürün ile aradaki fiyat farkı alınarak değişim yapılıyor.

Satış sonrası müşteri memnuniyeti… Pazarlama stratejilerinizi belirlerken göz önünde bulundurduğunuz unsurlar neler? FD Diamond için önemli olan markayı kullanacak olan nihai kullanıcıdır. FD Diamond’ı tercih eden müşterile-

rimiz ürünlerimize hem kolay ulaşabilmeliler, hem de ürünlerimizi en uygun fiyatlarla satın alabilmeliler. Satın alırken de, kullanırken de mutlu olmalılar. Mücevher talep eden müşterinin internetin de yardımıyla bilinç düzeyinin artmasıyla birlikte sektörde sertifikalı ürünlere olan talep de artıyor. Sizce pırlantada sertifikasyon bir zorunluluk mu? Size göre sertifikalı mücevherler rekabet üstünlüğü sağlıyor mu? Türk halkının mantığında biraz “Bize bir şey olmaz” düşüncesi vardır. Bir de “Sattığım ürünün garantisi benim” diyen satıcılara güven vardır. Bu iki düşünce sertifikasız ürünlerin de satılabilmesine olanak sağlamaktadır. Ancak biz FD Diamond olarak sertifikasız ürün üretmiyoruz. Çünkü ürünlerimizin uluslararası geçerliliğinin olmasını istiyoruz. Ayrıca ürünümüz nereden satın alınırsa alınsın, üreticisi olan FD Diamond’ın da ötesinde bir laboratuvar tarafından gerçek olduğunun garantisinin tespit edilmiş olması göğsümüzü gererek hareket etmemizi sağlıyor. Kredi kartına taksit yasağı gelmesinin pırlantalı ürün satışlarını nasıl etkileyeceğini düşünüyorsunuz? Kesinlikle olumsuz etkileyecektir. Ancak her değişen durumda olduğu gibi piyasaların buna da alışacağını ve var olan duruma göre hareket edileceğini düşünüyoruz. Ancak bu alışma döneminde oluşacak piyasa şartları tabii ki birçok işletmeye ticari olarak keyifsiz günler yaşatacaktır. Mart ayında gerçekleştirilecek olan İstanbul Jewelry Show’a katılımda bulunacak mısınız? Yakın dönemde sunmaya hazırlandığınız bir koleksiyon ya da projeniz var mı? Mart 2014 İstanbul Jewelry Show’a, Ekim 2013 fuarında olduğu gibi bu defa da katılıyoruz. Ancak bu defa alanımız öncekinin 4 katı kadar büyüdü. Biz FD Diamond ürünlerinin tamamının bir koleksiyon olduğunu düşünüyoruz, ancak fuarda bazı yeni yaklaşımlarımız olacak tabii ki. PIRLANTA-ELMAS-MONTÜR MART 2014

39


MÜCEVHER haber

40  PIRLANTA-ELMAS-MONTÜR MART 2014


PIRLANTA-ELMAS-MONTÜR MART 2014

41


MÜCEVHER haber

(6015680) Elmas 0.15 ct. H VS1 Elmas 0.56 ct. H VS1

(6015821) Elmas 0.16 ct. H VS1 Elmas 0.12 ct. H VS1 Pırlanta 0.14 ct. H VS1

(6015544) Pırlanta 0.14 ct. H VS1 Yakut 0.33 ct.

(6011038) Elmas 1.40 ct. H VS1

42  PIRLANTA-ELMAS-MONTÜR MART 2014


(6016032) Pırlanta 0.54 ct. H VS1 Safir 0.82 ct.

(6007210) Pırlanta 0.32 ct. H VS1 Pırlanta 1.84 ct. H VS1

(6016031) Pırlanta 0.31 ct. H VS1 Safir 0.86 ct.

(6016033) Pırlanta 1.03 ct. H VS1 Safir 1.72 ct.

(6005705) Pırlanta 1.41 ct. H VS1

(6015870) Pırlanta 1.76 ct. H VS1 (6006910) Pırlanta 0.47 ct. H VS1 Pırlanta 1.13 ct. H VS1

(6015871) Pırlanta 1.85 ct. H VS1 (6015787) Pırlanta 0.45 ct. H VS1 Pembe Quartz 2.00 ct. (6015847) Pırlanta 0.17 ct. H VS1 Pembe Quartz 1.00 ct.

(6004794) Pırlanta 1.42 ct. H VS1

(6007252) Pırlanta 1.56 ct. H VS1

(6015785) Pırlanta 0.24 ct. H VS1 Pembe Quartz 1.00 ct.

(6007050) Pırlanta 1.26 ct. H VS1

PIRLANTA-ELMAS-MONTÜR MART 2014

43


MÜCEVHER röportaj

Karakaş Atlantis yeniden yapılandırma sürecinde

Özellikle bilezik ürün grubundaki başarısıyla adından söz ettiren Karakaş Atlantis, mücevherdeki yükselişiyle de başarı eğrisini yükseltmeye devam ediyor. LOVE ATLANTIS markasıyla pırlanta üretimi gerçekleştiren Atlantis, tüm ürün gruplarında profesyonel hizmet sunuyor ve hedeflerini bu doğrultuda belirliyor. Türkiye genelinde 11 bölge müdürlüğü, 2.023 adet kuyumcu müşterisi ile hizmet veren Karakaş Atlantis, gelişimi ve bu doğrultuda attığı somut adımlarla kurumsal kimliği ile ön plana çıkan firmalar arasında. Bundan 10 yıl sonrasında Atlantis’i tüm sistemleri oturmuş bir dünya markası olarak hedefleyen Yönetim Kurulu Başkanı Kamil Karakaş, “Tüm taşlar yerine oturduğunda ve tüm süreçler istediğimiz şekilde birleştiğinde vizyonumuzu oluşturmuş olacağız” dedi. 44  PIRLANTA-ELMAS-MONTÜR MART 2014


Tüketici paradigmasında yaşanan değişimin paralelinde pırlantalı mücevherin, mağazaların toplam Satışlar içerisindeki payı her geçen gün artış eğiliminde. Aynı durum sizin için geçerli mi? Ürün kategorisi bazında Altantis’in stratejisi hakkında neler söyleyebilirsiniz? Evet. Tüketici alışkanlıkları günden güne değişiyor, tüketiciler gün geçtikçe daha çok, taşlı veya tasarımlı ürünler tercih etmeye başladılar. Biz de bu değişim doğrultusunda hızlıca hareket ederek LOVE ATLANTIS Pırlanta markamızı oluşturduk. Kendi pırlantamızı kendimiz üretiyor ve çok uygun koşullarda kuyumcular ve nihai tüketiciler ile buluşturuyoruz. Bununla ilgili reklam ve bayileşme sürecimiz tüm hızıyla devam ediyor. Diğer ürün gruplarımız açısından da, bilezikte pazarda lider konumda olduğumuzu düşünüyoruz. Alyans grubunda da pazarda çok önemli yere sahibiz, 14 takı grubunda 2013 yılı sonu itibariyle hem insan kaynağı, hem ürün çeşitliliği hem de satış stratejisi bakımından revizyona gitmiş bulunmaktayız. 14 takı üretimine de başladık, bu grupta çok kısa sürede olumlu geri dönüşler aldık, daha çok müşteriye daha çok ürün çeşidiyle daha sık periyotlarda hizmet veriyoruz. Elmas grubumuz beklentilerimiz doğrultusunda tüm Türkiye’deki satış bayilerimize hizmet vermeye devam ediyor. Gümüş grubumuzu da 2014’te tekrar yapılandıracağız, bununla ilgili altyapı çalışmalarımız devam ediyor. Gümüş grubunda 2014’ün ikinci yarısından itibaren hedeflerimiz doğrultusunda istediğimiz yapılandırmayı tamamlamayı arzu etmekteyiz. Karakaş Atlantis olarak amacımız, tüm mücevherat ürün gruplarının (ürün kalitesi, işçilik, güven ekseninde) eksiksiz yer aldığı komplike bir şirket olmak. Dağıtım kanalı yapınız ile ilgili bilgi verebilir misiniz? Şuan için Türkiye’de 11 bölge müdürlüğümüz bulunmakta (İzmir, De-

nizli, Antalya, Gaziantep, Alanya, Konya, Kayseri, Ankara, Ordu, İstanbul, Kemeraltı). Tüm Türkiye’de de toplam 2.023 adet kuyumcu müşterimiz mevcut. Gelecek planlarımız ile ilgili olarak; yakın gelecekte öncelikle mevcut müşterilerimizde ürün gruplarımızı ve verimliliğimizi artırmak istiyoruz, tüm Türkiye çapında pazar araştırmalarımız da devam ediyor. Uygun yeni bölgeler buldu��umuzda bölge müdürlüğü sayımızı artırabiliriz. Daha ileriki aşamalarda franchise bayi sistemi de planlarımız arasında yer almakta. “Altın sektöründe kredi kartı kullanımında 12 ay ve üzeri vadelendirme kaldırılsın” şeklinde bir demeciniz vardı. Kısa bir süre önce tamamen kaldırılan kredi kartı ile taksitli satış konusunda ne düşünüyorsunuz? Bu uygulamanın sektöre yansıması nasıl olacak? Evet, sektörümüzden kötü niyetli kişilerin beslenmemesi için 12 ay ve üzerinde vadelendirmenin kaldırılmasından yanaydık. Çünkü son zamanlarda sektörümüz, kötü niyetli küçük bir kesimin kredi kartlarını uygunsuz kullanmasından dolayı yanlış şekilde anılmaya başlanmıştı. İşini gerçekten kuyumculuk üzerinden gerçekleştiren kesimlerin bu olumsuz durumdan etkilenmemesi taraftarıydık. Hatta kredi kartı taksitlendirmesiyle ilgili BDDK ile resmi görüşmeler de gerçekleştirdik. Aslında yaptığımız görüşmelerimiz olumlu geçmişti, sektörümüzü ve konuyu ayrıntılarıyla anlatma fırsatımız oldu. Ama maalesef, yılsonunda resmi gazetede yayınlanan yeni düzenleme ile sektörümüzde kredi kartlarıyla taksitli satış tamamen kaldırıldı. Sonuçlarını şubat ayında biz de şirket olarak hemen hissettik. Kredi kartı ile satışlar tüm sektöre olumsuz yansımış durumda, Mücevher İhracatçıları Birliğinin yapmış olduğu çalışmaya göre, bu alınan kararla birlikte şuan 4.000 kuyumcu işyerinin kapanma riski ile karşı karşıya. Bu çok ciddi bir rakam ve belki

birçok kuyumcu esnafımız bu alınan kararla birlikte kepenk kapatmak zorunda kalacak. Biz sektörümüzde en azından 6 taksite kadar kredi kartı ile vadelendirme yapılması taraftarıyız. Çünkü altın bir tüketim maddesi değil, çoğu zaman gelecek için bir yatırım aracı. Devletimizin yatırım araçlarıyla ile ilgili birçok noktada desteği var iken, altın ile ilgili böyle bir karar resmiyet problemi de olan sektörümüz için ciddi anlamda yara açmış durumdadır. Resmi makamlardan bu uygulamanın daha yapıcı bir kararla revize edilmesini beklemekte ve talep etmekteyiz. Bu yönde görüşmelerimiz de sürmektedir. Karakaş Atlantis’in gelecek hedeflerinde neler var? Bundan bir 10 yıl sonra Karakaş Atlantis’i nerede görüyorsunuz? Gelecek hedeflerimiz arasında, tüm ürün gruplarımızla (bilezik, alyans, 14 takı, pırlanta, elmas, gümüş) tüm müşterilerimizde yer almak, sistemleşme çalışmalarımızı sonlandırmak, markamızı ön plana çıkarmak, halka açılma ile başlayan kurumsallaşmamızı orta vadede tamamlamak yer alıyor. Franchise bayi sistemi de orta vadede planlarımız arasında yer almakta. İhracata daha da önem vermeye başladık, yeni müşteri ve yeni ülke bakımından çeşitliliğimizi artırmak da hedeflerimiz arasında. 10 yıl sonrasında da, tüm sistemleri oturmuş bir dünya markası olmak ve dünyada sektörel anlamda gerçekleştirilmeyeni gerçekleştiren bir şirket olmak istiyoruz. Tüm taşlar yerine oturduğunda ve tüm süreçler istediğimiz şekilde birleştiğinde nihai tüketiciye kadar ulaşan vizyonumuzu oluşturmuş olacağız. Çalışmalarımız ve altyapı çalışmalarımız tüm hızıyla devam ediyor. Planlarımız ve hedeflerimiz doğrultusunda 10 yıl sonra Karakaş Atlantis olarak belki de dünyada bir ilki gerçekleştirmiş olacağız. Halka açık bir firma olduğumuz için şimdilik çok ayrıntılı bir bilgi paylaşmamız doğru olmaz.

2013 yılı sonu itibariyle birçok departmanında revizyona giden Karakaş Atlantis hedefleri doğrultusunda oluşturduğu yol haritasına göre birçok ürün grubunda gerçekleştirdiği altyapı çalışmalarını 2014 yılı içerisinde tamamlamayı planlıyor. PIRLANTA-ELMAS-MONTÜR MART 2014

45


MÜCEVHER röportaj

“Sertifikalı ürünlere olan talep, dürüst ve güvenilir markaları güçlendiriyor”

Diyamandi kaliteli ve güvenilir hizmetinin yanı sıra hızlı tedarik sistemi ile de tercih edilen değerli taş markalarından biri. Yurtdışında bulunan ofisleriyle yürüttüğü profesyonel işleyişi ile kalite ve fiyat kadar önemli olan zamanında teslimat konusuna da çözüm getiriyor. Diyamandi Yönetim Kurulu Başkanı Bahri Ağaoğlu dergimize verdiği röportajda son zamanlarda yaşanan en önemli problemlerden biri olan sentetik mücevherlerin sektörde oluşturması beklenen olumsuz etkiye önlem olarak, laboratuarlarını genişleteceklerini ve gerçek taş ile sentetik taşın birbirinden ayırt edilmesini sağlayacak makineleriyle marka güvencelerini koruyacaklarını belirtti. 46  PIRLANTA-ELMAS-MONTÜR MART 2014


Ürün yelpazenizden bahsedebilir misiniz? Bizler Diyamandi olarak pırlanta, elmas, safir, zümrüt gibi ürün gruplarımızda geniş stoklarımızla müşterilerimize hizmet ediyoruz. -2 ct pırlantadan 5 ct pırlanta ya kadar ürün grubu stoklarımızda mevcut. 5 ct üzeri pırlanta isteyen müşterilerimiz için ise verdikleri siparişler doğrultusunda, yurt dışındaki ofislerimizden, maksimum 1 hafta içerisinde temin edebiliyoruz. Ürün tedarik sisteminiz ne şekilde işliyor? İş ortaklarınızla yürüttüğünüz çalışma sisteminizden bahsedebilir misiniz? Ürün tedarik sistemimizin işleyişi konusunda yurtdışında bulunan ofislerimiz devreye giriyor. Ürünlerimizi yurtdışında başta Belçika olmak üzere Tayland, Hong Kong ve Dubai’de bulunan ofislerimizden tedarik ediyoruz. Ayrıca Belçika’da bulunan ofisimizin Belçika borsasına kayıtlı olması sebebi ile dünyanın önde gelen firmaları (sighteolder) ile stratejik ortaklık yapmamız, ürünlerimizi daha uygun ve güvenli şekilde tedarik etmemize olanak sağlamaktadır. Mücevher talep eden müşterinin internetin de yardımıyla bilinç düzeyinin artmasıyla birlikte sektörde sertifikalı ürünlere olan talep de artıyor. Sizce pırlantada sertifikasyon bir zorunluluk mu? Mücevher sektörünün bilinç düzeyinin artması en çok da bizim gibi kaliteye, doğruluğa ve güvene önem veren firmaları memnun etmektedir. Sertifika tabii ki de satılan üründe güven arz ediyor. Sertifikalı satışlarda müşteri ürününü alırken daha bir gönül rahatlığı ile şüphe ve tereddütlerinden arınmış şekilde alışverişini yapıyor. Bu durum tabii ki de taşçısı olan, markasının bilincinde, düzgün ve dürüst satış yapan firmaları rekabet konusunda bir adım daha öne çıkarıyor. Sektörde son zamanlarda yaşanan en önemli problemlerden biri de sentetik mücevherler. Sizin bu konuda düşünceleriniz nelerdir? Diyamandi olarak, kurulduğumuz ilk günden beri ürünümüzün devamlılığını, kalitemizi ve güvenirliliğimizi

sürekli üst seviyede tutmak adına çok seçici davrandığımızı söyleyebilirim. Bu seçiciliğimizden dolayı Belçika borsasına kayıtlı tek Türk firması ofisimiz, Belçika borsasının en önemli firmaları ile çalışmaktadır. Bu tehlikelere karşı markamızı korumak adına laboratuarımızı daha da genişleterek, sentetik taşları ayırt eden cihazların siparişini verdik. 1 ay içerisinde faaliyete geçirerek markamızı koruma altına almış olacağız. Bizce geçmişi olan, kendini bu alanda kanıtlamış güvenilir firmalar ile çalışmak bu sorunu minimum hale getirecektir. Kredi kartına taksit yasağı gelmesinin pırlantalı ürün satışlarını nasıl etkileyeceğini düşünüyorsunuz? Kredi kartı özellikle tek seferde ödeme yapamayacak güce sahip olmayan insanlar tarafından yoğun olarak kullanılıyordu. Ürün bedelleri yükseldikçe sunulan taksit imkânı da nihai tüketici acısından satışları destekliyordu. Fakat bu kararın diğer sektörlere karşı haksız rekabet oluşturarak alımları düşürdüğü görülmekte. Perakende kuyumcuların yaşadığı bu sıkıntılar doğal olarak biz toptancıları da etkisi altına aldı. Bu durum bu hali ile devam ederse sektörde bulunan perakende kuyumcuların %10’u bu zorluk karsısında zor durumda kalıp mağazasını kapatma yolunu seçebilir. Bu da sektör açısında acı bir durum diyebilirim. En kısa zamanda bu uygulamadan dönüleceğini umuyorum. 2014 yılı için hedefleriniz neler? 2014 yılında Diyamadi olarak daha ısrarcı olmayı ve tüm müşterilerimize ulaşmayı düşünüyoruz. Direkt sıcak temaslar kurarak, ekiplerimizin mağazalarda birebir satış yapması hedeflerimiz arasında. Ayrıca taş konusunda gerekli bilgilendirmeleri müşterilerimize bire bir yaparak, dünyadaki gelişmeleri aktarmayı planlıyoruz. Kurumsallığa verdiğimiz önemi de baz aldığımızda profesyonel bir çalışma sistemi ile müşteri-satıcı ilişkilerini geliştirme planlarımız arasında yer almaktadır. PIRLANTA-ELMAS-MONTÜR MART 2014

47


MÜCEVHER haber

48  PIRLANTA-ELMAS-MONTÜR MART 2014


PIRLANTA-ELMAS-MONTÜR MART 2014

49


MÜCEVHER röportaj

Güven ve Kalite ön planda Her geçen gün profesyonelleşen değerli taş pazarı, yerini sağlamlaştıran firmalarla gelişmeye devam ediyor. Sektörün güvenilir ve kaliteli taş talebine karşılık veren firmalardan biri de MYSTONE.

50  PIRLANTA-ELMAS-MONTÜR MART 2014


Tedarik sistemi ve değerli taş piyasasını yakından ilgilendiren gelişmeler ile ilgili düşüncelerini Mystone Firma Ortağı Gökhan Dalbudak Altın Dünyası ile paylaştı.

Doğal taşların tedarik süreci hakkında neler söyleyebilirsiniz? Stokumuzdaki taşları, piyasa taleplerini analiz ederek temin ediyoruz. Yurtdışında birçok ciddi ve güvenilir tedarikçilerimiz mevcut. Bu yüzden stok konusunda çok ciddi bir endişemiz yok. Her yabancı firmayla çalışmak gibi bir geleneğimiz yok. Bu konuda dikkatli ve seçiciyiz. Taşları temin ederken ilk tercihimiz firma güvenilirliği ve taş kalitesi, daha sonra fiyat konusunu değerlendiriyoruz. Yalnızca fiyatı uygun olduğu için alım yapmayı mantıklı bulmuyoruz. Bunun için uzun süreçler sonunda belirlediğimiz güvenilir taş kesim fabrikaları ve atölyeleriyle çözüm ortaklığı yapıyoruz. Bu titizliğimizi, bilgimiz ve tecrübelerimizle harmanlayıp müşterilerimizin beğenisine huzur ve güvenle sunuyoruz. Kullanılan taşın kalitesi bakımından piyasayı nasıl değerlendirirsiniz? Yakın döneme kadar ürünlerde kullanılan safir, zümrüt ve yakutun kalitesine çok önem verilmiyordu. Taşın fiyatının ucuz olması, taşın alınmasında en büyük etkendi. Fakat şimdi taş ofislerimize ve mücevher firmalarımıza bak-

tığımızda, renkli taş kullanımında kaliteyi yukarı taşıdıklarını çok net görüyoruz. Firmalarımız artık kaliteli ve güvenilir taş kullanmayı ilke edindiler. Bu tercihleri, bizleri stokumuzda daha üst kaliteli taşları bulundurma konusunda motive etti.

“Sentetik taşlar ticaretimizi olumsuz etkiliyor” Sektörel değişkenlerin fazla olduğu bir dönemden geçiyoruz, piyasamız sürekli değişim içerisinde. Fakat kırmızı çizgilerimizden taviz verirsek bu değişim negatif bir hareket izler. Son zamanlarda birçok kafa karıştırıcı, bilgi diyemeyeceğimiz söylemlerle karşılaşıyoruz. Yakın zamanda sentetik, iyileştirilmiş, laboratuar vs. gibi isimlerle piyasaya sunulmuş olan taşların yarattığı çekimserlik, ticaretimizi olumsuz yönde etkiliyor. Buna ülkemizde değişen prosedürler, döviz ve altındaki belirsizlik de eklenince manzara çok hoş görünmüyor. Döviz ve altınla ilgili piyasa dinamiklerindeki belirsizlik aşılacaktır, kısa sürelidir. Fakat değerli taşlardaki gerçek mi, sentetik mi belirsizliği, tüketiciler için sürekli manipüle edilen bir konu. Bu noktada sanırım 4c nin yerini artık 5c alacak. Clarity+C ut+Color+Carat+Confidence (Güven) Bir mücevherin belki de en önemli maddesi, üzerinde kullanılan değerli taş ve bu taşın kalitesi. Ancak bilindiği gibi büyük firmalar için kalite kadar zamanında teslimat ve stok yönetimi de tercih edilmede etkili unsurlar. Bu başlıkları ön planda tutarak oluşturduğunuz bir sistem var mı? Ofisimize gelen müşterilerimize rahat bir çalışma ortamı ve servis sağlamaktayız. MYSTONE, öncelikle piyasanın sık kullandığı ürünlerde kuvvetli bir stoka sahip, ürün çeşidi konusunda da iddialı bir durumda. Fakat amacımız daha kaliteli taşları müşterilerimizin beğenisine minimum farklarla sunabilmek. Güçlü stokumuz sayesinde müşterilerimiz, kendilerine uygun ürünleri farklı kalite ve fiyat alternatifleriyle değerlendirebiliyor. Ayrıca sto-

kumuzda bulunmayan bir ürün talep edildiğinde kısa zamanda temin edebiliyoruz. MYSTONE sadece ofiste değil, belli periyotlarla şehir içi ve şehir dışında da müşterilerine sunum hizmeti verme konusunda da aktiftir. Tamir ve kesim konusunda da işinin ehli firmalar aracılığıyla müşterilerimize yardımcı oluyoruz. Ürün çeşidimizi sürekli taze tutma çabasındayız.

Yurtiçi ve yurtdışındaki fuarlara katılımda bulunuyor musunuz? İstanbul Jewelry Show Mart a katılımda bulunacak mısınız? Evet. Yurtiçinde Istanbul Jewelry Show fuarlarına 7 yıldır iştirak ediyoruz, 2014 Mart’ta da olacağız. Ayrıca yurtdışında Ukrayna ve Hong Kong’ta düzenlenen fuarlara katılıyoruz. Bu Mart fuarında da yeni ürün çeşidimizi ziyaretçilerimizin beğenisine sunma fırsatımız olacak. Bu fuarın, öncekilere göre daha aktif olacağına inanıyoruz. MYSTONE olarak 2014 yılı için hedefleriniz nelerdir? MYSTONE olarak bu senede müşterilerimize aktif hizmet sunmaya devam edeceğiz. Firma olarak sürekli trendi sıkı takip ediyoruz. Ayrıca tedarik için belirlediğimiz farklı noktalar var. Yakın zamanda mümkün olursa bu noktalara ziyaretler yapmayı planlıyoruz. İşimizi ileri taşıma adına teorilerimiz var, bunları zamana yayarak pratiğe dönüştürme çabasındayız. Müşterilerimize verdiğimiz hizmeti ve kendimizi geliştirmek adına araştırma yapıyoruz. PIRLANTA-ELMAS-MONTÜR MART 2014

51


MÜCEVHER haber

52  PIRLANTA-ELMAS-MONTÜR MART 2014


PIRLANTA-ELMAS-MONTÜR MART 2014

53


MÜCEVHER haber

54  PIRLANTA-ELMAS-MONTÜR MART 2014


PIRLANTA-ELMAS-MONTÜR MART 2014

55


MÜCEVHER haber

56  PIRLANTA-ELMAS-MONTÜR MART 2014


PIRLANTA-ELMAS-MONTÜR MART 2014

57


MÜCEVHER haber

Ekonomik durgunluk pırlanta talebi için risk oluşturuyor Bain & Company’nin Anvers Dünya Pırlanta Merkezi (AWDC) işbirliği ile hazırladığı “Küresel Pırlanta Endüstri Raporu 2013”e göre, Avrupa’daki krizin derinleşmesi, Asya’daki politik istikrarsızlık, Çin ve Hindistan’da ekonomik büyümenin yavaşlaması nedeniyle bu ülkelerde pırlantaya olan talebin azalacağı ifade ediliyor. Küresel Pırlanta Endüstri Raporunda işlenmemiş elmasa olan talebin yıllık ortalama yüzde 5.1 artışla 2023 yılında 26 milyar dolara ulaşacağı belirtilirken, işlenmemiş elmas arzının ise 2018’e kadar yılda ortalama 4.8 oranında artacağı, ancak 2019’dan itibaren arzın düşüşe geçeceği belirtiliyor. Türkiye pazarını değerlendiren Bain & Company Istanbul Ortağı Serhan Nadir, “Türkiye’de özellikle kadınların yönlendirdiği pırlanta pazarında son yıllarda büyüme ve profesyonelleşme gözlemleniyor. Özellikle büyük oyuncuların yeni açılan AVM’lere girmesi, perakende mağaza sayısında da bir artışa neden oldu. 2014’te pazarı etkileyecek üç unsur var: artan dolar paritesi, yürürlüğe giren kredi kartıyla taksitli alışveriş sınırlaması ve ÖTV’deki potansiyel değişiklikler” dedi. İşlenmemiş elmas 2023’te 153 milyon karata ulaşacak Raporda işlenmemiş elmas talebinde beklenen yıllık yüzde 5.1 artış hızı, bu pazarının gelişmesinde önemli rol oynayan Çin ve Hindistan’daki büyüme hızı, buna bağlı olarak artan orta sınıf ve gelişmiş pazarlardaki gelişmeler gibi makro düzey ekonomik etkenlerden kaynaklanıyor. Bu makro etkenlerin şu anda beklenenden daha farklı gelişmesi durumunda, işlenmemiş elmas talebi artışının yüzde 6.4 ve yüzde 4.2 arasında değişebileceği belirtiliyor. Arz tarafına bakıldığında, 2012 yılı 128 milyon karat işlenmemiş elmas ile seneyi kapatmıştı. Rapora göre, işlenmemiş elmas arzının 2018’e kadar yüzde 4.8 oranında artarak toplam 169 milyon karata ulaşacağı bekleniyor. Ancak raporda, mevcut elmas madenlerinde üretimin azalmasına bağlı olarak işlenmemiş elmas arzının 2019-2023 arasında düşüşe geçerek 2023 sonunda toplam 153 milyon karat seviyesine erişeceği ifade ediliyor. Araştırma, pazara hâkim olan elmas madeni işletmecilerinin önümüzdeki 4 yıl içinde kârlılığa, operasyonel iyileştirmeye ve verimliliği artırmak üzere teknolojiye yatırım yapmaya odaklanacaklarına dair önem-

58  PIRLANTA-ELMAS-MONTÜR MART 2014

li bulgular içeriyor. İkinci segmentte yer alan şirketler ise kârlarını en üst seviyeye çıkarmak için şirket birleşmelerine veya işbirliklerine yönelecekler. “Küresel Pırlanta Endüstri Raporu 2013”de yer alan ekonomik ve demografik göstergeler, işlenmemiş elmas arzının 2016’ya kadar güçlü bir biçimde artma eğilimi göstereceğinin altını çiziyor. Buna karşılık 2017’den 2023’e kadar olan süreçte mevcut rezervlerin tükenmesi ve yeni rezervlerin yetersiz kalması ile birlikte arz-talep arasındaki uçurumun hızla artacağı, bunun da fiyatlara doğrudan yansıyacağı ifade ediliyor. Türkiye pazarı profesyonelleşiyor Türkiye pazarı ile ilgili bilgiler veren Serhan Nadir, “Türkiye’de özellikle kadınların yönlendirdiği pırlanta pazarında son yıllarda büyüme ve profesyonelleşme gözlemleniyor. Markalaşma ve AVM artışı büyümeyi tetikleyen önemli etkenler arasında. Özellikle büyük oyuncuların yeni açılan AVM’lere girmesi sonucu, perakende mağaza sayısında da bir artış oluştu” dedi. Pazarın profesyonelleşmesi konusun-

da en önemli etkenin pırlanta sertifikası olduğuna dikkat çeken Serhan Nadir, “Birkaç yıl öncesine kadar üreticiler kendi sertifikalarını kullanırken, büyük markaların tanıtımları ve artan eğitim seviyesinin de etkisiyle gelişen müşteri bilinci uluslararası geçerliliğe sahip sertifikalara olan talebi gün geçtikçe arttırıyor. Buna paralel olarak, bu hizmeti sunan şirketler de Türkiye’de gelişmeyi sürdürüyor” diye konuştu. 2014’te satışları düşürecek faktörler 2014 yılının pırlanta sektörü için çok da kolay bir yıl olmayacağını bildiren Serhan Nadir, pazarı etkileyecek üç önemli faktörü şöyle sıraladı: “Pazarı etkileyecek üç temel faktör sayılabilir: Artan dolar paritesi işlenmemiş elmas ve pırlanta fiyatlarını yukarı iterek, müşteriye yüksek perakende fiyatları olarak yansıyor ve talep artışını olumsuz etkiliyor. Kredi kartıyla taksitli alışveriş sınırlaması da piyasada daralma riskini arttırıyor. Son olarak da ÖTV’deki potansiyel değişiklikler pırlanta sektörünü şekillendirecek önemli bir faktör olarak öngörülüyor.”


etkinlik MÜCEVHER

Bvlgari, yeni koleksiyonunu Zorlu Center’da tanıttı Dünyaca ünlü mücevher markası Bvlgari, yeni koleksiyonunu Zorlu Center’da açtığı mağazasında mücevher tutkunlarına tanıttı.

B

vlgari’nin Zorlu Center’deki yeni mağazasında verilen davete İstanbul cemiyet hayatının tanınmış simalarından Didem Antebi ev sahipliği yaptı. Ağırlığı olan tasarımlarıyla bilinen Bvlgari bir yenilik daha yaparak daha genç ve daha dinamik müşterileri için yeni bir koleksiyon yarattı. Yüzüklerin, kolyelerin, saatlerin bulunduğu bu çok özel koleksiyonda fiyatlarda olduğundan daha uygun bir duruma getirilmiş. PIRLANTA-ELMAS-MONTÜR MART 2014

59


MÜCEVHER haber

İstanbul Jewelry Show’a büyük bir aşkla hazırlanıyor

Yaklaşan İstanbul Jewelry Show Mart için firmaların hazırlıkları tüm hızıyla devam ediyor. Sektörümüzün deneyimli mücevher ve montür markalarından biri olan Sina Montür; fuara büyük bir aşk ile hazırlanıyor. “Pırlantanıza pırlanta alın” sloganı ile yola çıkan Sina Montür; bu fuarda özellikle özgün ve çarpıcı tektaş yüzük tasarımlarıyla adından söz ettirecek. 60  PIRLANTA-ELMAS-MONTÜR MART 2014


Y

aklaşık 8 yıldır İstanbul Jewelry Show’a düzenli bir katılım gösteren, geçtiğimiz yıl bitmiş ürün grubunda da önemli bir atılım yaparak hizmet ağını genişleten Sina Montür; birçok yeni ürününün ilk lansmanını fuar bünyesinde yapmaya hazırlanıyor. Çıplak taştan montüre, bitmiş üründen yarı mamüle kadar çok farklı dallarda müşterilerinin taleplerine karşılık veren Sina Montür; bu fuarda yeni konseptini müşterilerinin beğenisine sunacak. Bu yıl özellikle aşkın tercümanı olarak kabul edilen tektaş yüzüklerde önemli tasarım değişikliklerine giden Sina Montür; bu ürün grubundaki tecrübe ve teknolojisini fuar süresi boyunca cömertçe sergileyecek. “Aşkın günü yoktur hergün aşkla başlar” düşüncesiyle hareket eden Sina Montür; hem yurtdışından hem de yurtiçinden gelecek müşterilerine yeni ürünlerini sunma heyecanında. Sina Montür Firma Sahibi Barış Lek; “Pırlantanıza pırlanta alın” isimli yeni tektaş koleksiyonlarının bu fuarda ilk kez görücüye çıkacağını, farklı açılardan bakıldığında kalbin üstüne oturtulan pırlantanın öne çıktığı bu koleksiyonun yoğun ilgi görmesini beklediklerini söyledi. Mart fuarının sektör açısından bir sezon açılışı, gala gecesi anlamları taşıdığını kaydeden Barış Lek; “Son dönemde iç piyasada yaşanan durgunluğun ve istikrarsızlığın bu önemli fuar ile durmasını ümit ediyoruz. Fuar için hazırladığımız bu yeni konseptte pırlantada kalp figürünü öne taşıyarak; kalpteki aşkın, huzurun ve mutluluğun mücevhere yansımasını hedef kıldıklarını belirten Barış Lek; hafif, gösteriş-

li set ve kolye tasarımlarıyla Mart Fuarı’nda iddialı olduklarını söyledi. Bugün itibariyle yükselen altın fiyatlarının mücevherin kasasının pahalı hale gelmesine, yükselen dolar fiyatının da mücevherin üzerindeki taşın ve işçiliğinin ani yükselmesine yol açtığına fakat yeni tasarımlarından çok ümitli olduğunu belirten Lek, fuarda tüm müşterilerini özel sürprizlerin beklediğini ifade etti.


MÜCEVHER haber

62  PIRLANTA-ELMAS-MONTÜR MART 2014


PIRLANTA-ELMAS-MONTÜR MART 2014

63


MÜCEVHER haber

64  PIRLANTA-ELMAS-MONTÜR MART 2014


PIRLANTA-ELMAS-MONTÜR MART 2014

65


MÜCEVHER haber

Altınbaş ile Pırlanta

ve Elmasın Büyülü Dünyasına Yolculuk Altın ve pırlanta sektörünün lider markası Altınbaş, göz kamaştıran tasarımları ile yeni yılda da ışıldamaya devam ediyor. Altınbaş koleksiyonları arasında yer alan elmas ve pırlantalar mücevherler tasarımlarıyla olduğu kadar farklı hikâyeleriyle de dikkat çekiyor.

A

ltınbaş, pırlantanın büyülü hikayesinden yola çıkarak, yüzyıllardır aşkın ve sadakatin temsilcisi olan bu değerli taşı yeniden yorumluyor.Mücevherlere şekil veren ustaların elinde sevgiyle işlenen pırlantalar, evlilik teklifinden, yıldönümüne bir ömür boyu en unutulmaz anların tanığı olarak ışıldıyor.En güzel aşk hediyesi olma özelliğini yüzyıllar önce kazanan pırlanta, günümüzde de hala temeli sarsılmayan aşkları temsil ediyor. Tüm kadınların arzuladığı standartlarda ve son trendlere göre tasarlanan Bouquet Koleksiyonu, G- colour, VS berraklığında taşlar ile birlikte ışıldıyor. Şıklığı ile göz kamaştıran Bouquet ürünleri, merkezinde bir pırlanta taş, çevresi küçük taşlarlarla bezenmiş uzaktan bakıldığında tek bir taş görünümünden oluşuyor. Bouquet ürünlerinin gerçek bir tektaş kadar etkili ve göz kamaştırıcı olabilmesi için, koleksiyonun üretiminde çok özel bir mıhlama tekniği kullanılıyor. Böylece göz kamaştıran bir görünüm ve rahat bir kullanım sağlanıyor. Gecenin durağanlığı, gündüzün hareketi siyahın asilliği ve beyazın zarafeti Altınbaş’ın Day&Night koleksiyonunda bir araya geldi. 18 ayar beyaz altının kullanıldığı “Day&Night” koleksiyonunda siyah ve beyaz pırlantalardan oluşan birbirinden şık tasarımlar arasında seçim yapmakta zorlanacaksınız.

66  PIRLANTA-ELMAS-MONTÜR MART 2014


haber MÜCEVHER

Mücevherin renkleri hayatınıza ışık versin…

R

enk danışmanı Oya Komar’ın eşsiz analizleri ile Altınbaş pırlantalar, hayat buluyor. Pırlantanın renkleri ile enerjinizi 2014 yılında yenilerken, stilinizi size en uygun kombinler ile tamamlayabilirsiniz. Şeffaf ve sıra dışı pırıltısı ile tüm kadınların hayranlığını kazanan elmas ve pırlanta, sahip olduğu renksiz ve parlak yapısı ile sadakat ve arınmayı temsil ediyor. Hayat amacını bulma yolunda sezgilerimize rehberlik eden mor, ametist taşlar ile hayat buluyor. Mor rengin gücü; gerçekçilik, vizyon ve hayatın temelini bizlere sunuyor. Ametist taşın etkisi ise konsantre olmamızı sağlarken, gündelik hayatın yorgunluğunu hafifletiyor. Yakutun izleri aşk ve sadakatin yansıması olarak görülüyor. Yakutu stiline katan moda severler insanları mutsuzluğa karşı da koruyor. Aşk taşı olarak bilinen Pembe Kuvars ise romantik bakış açısını sunmamızı sağlarken dış dünyayı algılamamız için bize rehberlik ediyor. Sarı rengin şımartıcılığı ise kişisel zevklerimizi ön plana çıkartacak Lemon Topaz ile stilimize şıklık katacak. PIRLANTA-ELMAS-MONTÜR MART 2014

67


MÜCEVHER röportaj

Esta’nın yeni projesi 20 Mart’ta tanıtılacak

Kuyumculuk sektörünün tanınan firmalarından Esta Pırlanta yeni projesini 20-23 Mart tarihleri arasında iş ortaklarına tanıtacak. Türkiye’nin ilk para transfer markasını hizmete sokmaya hazırlanan Esta’nın yeni projesiyle ilgili detayları Genel Müdür Zafer Şen anlattı. 68  PIRLANTA-ELMAS-MONTÜR MART 2014


“Sektörün tedarik markası” olma hedefi üzerine kurulu bir yapıya sahipsiniz. Gelişen teknoloji, tüketici tercihlerinde yaşanan değişim ve sektörde yaşanan gelişmeler Esta’nın nasıl bir stratejiyle hareket etmesini gerektiriyor? Esta Pazarlama, yoluna sabırlı ve emin adımlarla devam ediyor. Genç bir şirket olan Esta, geçmişte yaşadığı mesleki tecrübeyle dünyada yaşanan ekonomik daralmalar ve değişimleri de dikkate alarak yeni projeler üretiyor. Esta’nın pazarlama firması olarak kurulmasındaki amaç, değişen dünyaya ayak uydurmak bunun yanında ülkemizdeki değişen tüm takı trendlerini de alanda takip ederek müşterisine cevap verebilmek. Esta Pırlanta’yı rakiplerinden ayıran özellikleri neler? İş ortaklarınız sizi neden tercih etmeli? Esta’nın profesyonelleştiği ve branşlaştığı alan, ülke geneline yayılmış pazarlama organizasyonlarıdır. Bu konuda sürekli olarak sıcak müşteri temasları ekiplerimiz tarafından sağlanmaktadır. Ülke genelinde bölgesel marka olmuş değerli iş ortaklarımıza hizmet etmekten mutluluk duymaktayız. Bölgelerinin gerek ekonomik gerek mesleki birikimlerinin üst düzeyinde bulunan meslektaşlarımızı kendimize iş ortağı olarak seçtik. Çalıştığımız değerli meslektaşlarımızın, Esta’nın sunduğu ayrıcalıkları kazanmaları adına özel sipariş, ürün zenginliği, değiştirme güvencesi vb tüm gerekli lojistik (Sertifika, Kutu vb) destekleri de kendilerine sunuyoruz. Geniş bir bakış acısı ile müşterisini kısıtlamadan, zengin ürün çeşitliliğini müşterisine sunarak tüm dünyaya kucak açan bir anlayışı benimsedik. Üretim ve takip organizasyonları hazırlayarak müşterilerimize doğru ve güvenilir hizmeti sunuyoruz.

ÜRETİM PROJESİ &TRIA & DIAMOND İş ortaklarınıza sunmuş olduğunuz Tria&Diamond projeniz hakkında bilgi verebilir misiniz? Proje nasıl işliyor? Üç Aşamalı Ürün & Hizmeti. Mücevher sektöründe nihai tüketici hala klasik ürünlere talep göstermekte ve bu sebepten dolayı da meslektaşlarımız riski olmayan ürünleri kendileri üretmeyi tercih etmektedirler. Esta üretim olarak biz, bu taleplerine üretim takip ekibimizle cevap vermekteyiz. Değerli meslektaşlarımız ürettirdikleri mücevher için gerekli olan lojistik destek; kutu, barkot, sertifika vb. argümanları da kendileri organize etmek durumunda kalırlarken, şimdi Esta bu ihtiyaçlara Tria & Diamond projesi ile çözüm sunuyor. Gelecek yıllarda hizmet sektörünün önem kazanacağını düşünerek Esta, İstanbul’da güvenecekleri bir kurum anlayışı ile meslektaşlarının iş yükünü almaya kararlı. Güvenli firma, güvenli organizasyon, müşterisine sorun

değil çözüm üreten firma Esta Pırlanta, uluslararası bağlantılarını ve mesleki tecrübelerini ülkenin dört bir yanındaki kuyumcu meslektaşlarının hizmetine bu proje ile sunmanın mutluluğunu yaşıyor. Sadece ürün satışı değil, hizmet odaklı, paylaşmayı bilen, sektörüne değer katan, günü değil geleceği düşünen anlayışı benimseyen firmamız Esta Pırlanta, meslektaşlarının her sorununa çözüm olacak projelerde iş ortaklarıyla birlikte olacak. İş ortaklarınıza sunmaya hazırlandığınız farklı projeleriniz var mı? Şirketimizin kuruluş amacına uygun Esta Danışmanlık birimi olarak kuyumculuk sektörüne çok faydalı olacağını düşündüğümüz bir proje. Mevcut mağazalarımızda bir yatırıma ve değişikliğe gerek olmadan yapacağımız yeni bir iş önereceğiz. Türkiye’nin ilk para transfer markasını siz değerli meslektaşlarımızla 20 Mart 23 Mart tarihleri arasında buluşturacağız. Türkiye genelinde kuyumculuk sektörü için tespit etdiğimiz sınırlı sayıda 500 yetkili bayi ile fuarda anlaşmalar imzalamak için teklifler toplayacağız. Türkiye’de hizmet verdiğiniz kategoriyi değerlendirecek olursanız, rekabet ortamını, fiyat oranlarını ve hizmet kalitesini nasıl değerlendirirsiniz? Esta olarak rakiplerimizle rekabet etmenin yolunun düşük fiyat olmadığını, gerçek rekabetin ürün, hizmet ve müşteriyle bire bir iletişim ile olacağı inancıyla hareket ederek başarılı oluyoruz. Hedef kitlenize internet aracılığıyla da ulaşıyorsunuz. İnternet sitesinin markanıza kazandırdığı avantajlar neler, ağırlıklı olarak hangi ürünler, hangi bölgelerden daha çok tercih ediliyor? Hedef kitlemiz kuyumcu meslektaşlarımız. Bu neden ile internet ile kendilerine stok takibi ve sipariş takibi konularında hizmet vermekteyiz. Önümüzdeki günlerde gerçekleştirilmesi beklenen İstanbul Jewelry Show Mart için hazırlıklarınız ne yönde sürüyor, fuarın firmanıza katkısını nasıl değerlendiriyorsunuz? Türkiye’de sektörümüzün en önemli fuarı olarak gördüğümüz ve sezon öncesi iş bağlantılarının en yoğun olduğu Mart Fuar’ını çok önemsiyor ve hazırlıklarımızı da ara vermeden sürdürüyoruz. Yurtdışında gerçekleştirilen fuarlara katılım gösteriyor musunuz? Yurtdışı fuarlarını takip etmek için sürekli şirketin pazarlama ve üretim birimlerinden arkadaşlarımızı yurtdışında düzenlenen fuarları takip etmeleri ve sektörümüzde gerçekleşen yenilikleri yerinde görmelerini sağlıyoruz. PIRLANTA-ELMAS-MONTÜR MART 2014

69


MÜCEVHER haber

70  PIRLANTA-ELMAS-MONTÜR MART 2014


PIRLANTA-ELMAS-MONTÜR MART 2014

71


MÜCEVHER koleksiyon

SWAROVSKI 2014 İlkbahar/Yaz Koleksiyonu

Swarovski 2014 İlkbahar / Yaz Koleksiyonu doğa, çağdaş sanat, farklı kültür ve becerilerin etkilerini taşıyor.

S

warovski bu sezon; doğa, çağdaş sanat, farklı kültür ve becerilerin etkilerini her zamankinden daha fazla taşıyan bir koleksiyonla mücevher severlerin karşısına çıkıyor. 2014 İlkbahar / Yaz sezonu için Swarovski ilk kez sanata övgü niteliğinde bir koleksiyon hazırladı. Kavimsel el sanatlarından, çağdaş sanata kadar farklı etkiler taşıyan bu yeni koleksiyonda toprak tonları ve parlak renkler göze çarpıyor. Swarovski’nin kendine has tasarımları, etnik kültürler ve sanat akımlarıyla birlikte kullanılıyor. Sadeliği ve ışıltıyı kaynaştıran koleksiyonda gelenek ve el sanatları en ileri takı teknikleriyle birleştiriliyor. Rahat ve doğal “kavimsel ihtişam” ile “monokrom mavi” konseptleri bu sezon koleksiyonun iki ana teması olarak takıları şekillendiriyor. “Kavimsel İhtişam” temasında

72  PIRLANTA-ELMAS-MONTÜR MART 2014

Afrika’nın sanat ve el işçiliğinden esinlenen kavimsel çizgilere şehirli bir vurgu katıldığı görüyoruz. Altın sarısı, altın ve gümüş kaplama malzemelerin ağaç, deri ya da kordon gibi basit malzemelerle birlikte kullanılması sonucunda ortaya çıkan çağdaş tasarımlara hayvan izleri, dövme aletler ve hareketli püsküller ile cesur vurgular veriliyor. Tüm bunlar kristale yepyeni bir çekicilik katıyor. “Monokrom Mavi” temasında yazdan esinlenen turkuaz ve deniz mavisi, daha zarif hatlı parçalarda kullanılıyor. İnci kolyeler, avize küpeler, bileklikler ve şık kolye uçları bu temanın dikkat çekici parçaları arasında yer alıyor. Figüratif floral motiflerle romantik vurgular katılmış, tatlı hayat hissi veren bu parçalar hem sanatsal hem de kendine has bir yaşam biçimini yansıtıyor.


röportaj MÜCEVHER

Mücevher sektörünün hızla yükselen markası; Lizay Pırlanta! Lizay Pırlanta, şık tasarımları, kampanyaları ve müşteri memnuniyetiyle sektörün parlayan yıldızı olacağının sinyallerini veriyor. Biz de altın ve pırlanta diyince akla ilk gelen marka olma yolunda ilerleyen Lizay Pırlanta’nın Yönetim Kurulu Üyesi Yeliz Serbes ile hem sektör hem de markanın koleksiyonları üzerine konuştuk.

Mücevher stiliniz oldukça dikkat çekiyor. Bize Lizay Pırlanta koleksiyonlarından bahsedebilir misiniz? Özel günlerde ürettiğimiz koleksiyonlar haricinde 5 ayrı koleksiyonumuz var. Size kısaca bahsedeyim: Neredeyse hepimiz Osmanlı torunu olmaktan gurur duyuyoruz. Bunu son zamanlarda öne çıkan dizilerimizde de görmek mümkün. Biz de içimizdeki Osmanlı sevdasından yola çıkarak Saraylı Koleksiyonu’nu müşterilerimizin beğenisine sunduk. Müşterilerimizin Saraylı’ya olan ilgisi bizi fazlasıyla memnun etti.

Ayrıca Türkiye’de ilk Lizay Pırlanta tarafından üretilen Kıpır Kıpır Koleksiyonu bizim göz bebeğimiz. Kıpır Kıpır’ı diğer pırlantalı ürünlerden ayıran bir özelliği var: Teninizde titremesi. Yani siz Kıpır Kıpır’dan bir kolye ya da bileklik taktığınızda, o üründeki pırlantalar sürekli olarak titriyor ve bu sayede dikkat çekici bir şekilde devamlı parlıyor. Kıpır Kıpır koleksiyonundaki mücevherler sahibinin üzerinde can buluyor. Only Girls, adından da anlaşılacağı gibi genç müşterilerimize hitap eden bir koleksiyon. Only Girls ile altın sadece büyükler tarafından kullanılabilecek bir takı olmaktan çıkıyor, çıtı pıtı diyebileceğimiz modellerle gençlerin hem günlük yaşamlarında hem de özel günlerde takabilecekleri şık birer tamamlayıcı oluyor. Bunların yanında Be Kids, miniklerimiz için şirin mi şirin bir koleksiyon. Herşeyin miniği güzel diyebileceğimiz cinsten ürünler hepsi. Beyleri de unutmadık tabi... Business koleksiyonumuzda iş hayatının tamamlayıcıları olan özel tasarım kalemler, kol düğmeleri ve yüzükler yer alıyor. Günümüzde her şey internet üzerinden yürüyor. İnternet alışverişleri hakkında ne düşünüyorsunuz? Altın, değerli bir maden, tüketicinin gözünde değerli olduğu kadar pahalı bir ürün grubu olarak görünüyor. Al-

tın alırken güvenilir bir markayı, güvenilir bir platform üzerinden almak son derece önemli. Aslında bu sadece altın için değil internetten yapılan tüm alışverişler için geçerli. E-ticaret günümüzde önem verilmesi gereken bir konu. Yeni nesil internetten alışveriş yapmayı seviyor. Bu yüzden bizde firma olarak e-ticaret bölümüzü geliştirmeye özen gösteriyoruz. Peki siz mücevherler ve Lizay Pırlanta hakkında ne düşünüyorsunuz? Kendi düşüncelerinizi alabilir miyiz? Küçüklüğümden beri takılara olan ilgimden dolayı baba mesleğini devam ettireceğimi biliyordum. Çocukken de takılara çok meraklıydım. Bu merakım zamanla babamında desteğiyle büyük keyifle yaptığım işime dönüştü. Hala çevrede ilk algıladığım, en çok dikkat ettiğim şey altınlar, pırlantalar, yeni tasarımlar oluyor. Biz Lizay olarak üretimden, pazarlamaya kadar her aşamada yenilikçi yaklaşımları öne çıkarmaya çalışıyoruz. Tasarımlarımızda zarafete, trendlere ve kaliteye çok özen gösteriyoruz. Önceliğimiz, müşterilerimizin memnuniyeti. Bu yüzden her konuda kendimizi geliştirmeye özen gösteriyoruz. Ben sevdiği işi yapan şanslı insanlardanım ve bu konudaki şansımı çok çalışarak, devraldığım işi daha da ileri götürerek değerlendirmek en büyük dileğim. PIRLANTA-ELMAS-MONTÜR MART 2014

73


MÜCEVHER haber

74  PIRLANTA-ELMAS-MONTÜR MART 2014


PIRLANTA-ELMAS-MONTÜR MART 2014

75


MÜCEVHER haber

VAV Diamond

hedef kitlesini genişletecek İstanbul Jewelry Show Mart fuarına firma tarihinde ikinci kez katılmaya hazırlanan VAV Diamond; geçen yıla göre ürün grubunu çok daha fazla çeşitlendirecek ve her bütçeye uygun ürünleri vitrinlerine taşıyacak.

Y

ıllardır yaptığı başarılı çıplak taş ticaretinin yanına geçtiğimiz yıl bitmiş mücevher ürün grubunu da ekleyen VAV Diamond; İstanbul Jewelry Show kapsamında yeni ürünlerini sergileme fırsatı elde edecek ve daha geniş kitlelere ulaşmak adına 300 dolardan 300.000 dolara kadar geniş bir skalada portföyünü şekillendirecek. VAV Diamond Yönetim Kurulu Üyesi Hakan Dinçkul; geçen yıl ilk kez adım attıkları “bitmiş ürün grubu”na başarılı bir giriş yaptıklarını, orta ve üst gelir grubuna hitap eden ürünlerini, 2014 yılı itibariyle çok daha geniş bir kitlenin alabileceği bir çeşitliliğe getireceklerini söyledi. İstanbul Jewelry Show öncesi katılmış oldukları; yılbaşı ve Sevgililer Günü outlet mücevher fuarlarından

76  PIRLANTA-ELMAS-MONTÜR MART 2014

birçok katılımcı gibi kendilerinin de herhangi bir sonuç alamadığını belirten Hakan Dinçkul; “Tanıtımından organizasyonuna, teknik sıkıntılarından otopark sorunlarına kadar daha birçok sebepten dolayı bu etkinliklerde son tüketiciyle buluşamadık. Biz de deneme yanılma yöntemiyle son tüketiciyle, üreticinin çok kolay bir araya gelemeyeceğini anlamış olduk. Bir daha bu tip içinde sıcak satış barındıran organizasyonlara katılmak adına daha seçici olmaya karar verdik” diye konuştu. İstanbul Jewelry Show’da yerli ve yabancı misafirlerine bitmiş ürün grubu ile birlikte her boyda ve kalitede HRD -GIA sertifikalı ve parsel olarak çıplak taş portföyleriyle, üretimini kendi bünyesinde organize eden müşterilerinin tüm ihtiyaçlarına cevap vereceklerini kaydeden Dinçkul; Mart fuarıy-

la birlikte özellikle ihracat çalışmalarında vites yükseltmeyi planladıklarını ifade etti. Bu yıl iç piyasada; başta altın fiyatlarının, döviz fiyatlarının yükselmesi ve kredi kartı ile taksitli satışın kuyumcularda yasaklanması nedeniyle oluşacak daralmayı, ihracat ile aşmaya çalışacaklarını vurgulayan Dinçkul; “Oluşturduğumuz yeni ihracat ekiplerimizle, geniş bir coğrafyada yeni pazarlar arayacağız. Bugün ki piyasa ortamı nedeniyle; sadece yurtiçine veya sadece yurtdışına bağımlı olmanın getireceği olumsuzlukları daha net gözlemliyoruz” diye konuştu. Geçmiş yıllara göre standını bir miktar daha genişleten VAV Diamond; yerli ve yabancı konuklarını fuar boyunca yenilikler eşliğinde ağırlayacak.


haber MÜCEVHER

Mücevher ihracatı 2014’e yüzde 26 artışla başladı

Geride bıraktığımız yılı başarılı bir performansla kapatan mücevher sektörü 2014 yılına da yükseliş trendi ile adım attı. Mücevher İhracatçıları Birliği verilerine göre; sektörün 2014 yılı Ocak ayındaki ihracatı geçen yılın aynı dönemine oranla külçe altın hariç yüzde 26,63 artışla 195 milyon 346 bin dolara ulaştı. Bu dönemin ihracat artışı ile dikkatleri üzerine çeken ülkesi ise; dünyada mücevherin merkezi olarak kabul edilen Belçika oldu. Türk mücevher sektörünün Belçika’ya Ocak ayında yaptığı ihracat, değerde yüzde 3,647, miktarda ise yüzde 7,040 oranında arttı.

M

ücevher İhracatçıları Birliği tarafından açıklanan 2014 yılı Ocak ayı verilerine göre; Türkiye’nin külçe altın hariç mücevher ihracatı değer bazında geçen yılın aynı dönemine oranla yüzde 26,63 artarak 195 milyon 346 bin dolara ulaştı. Miktar bazında ise sektörün ihracatı yüzde 17,83 artışla 233 bin 393 kilogram oldu. Ocak ayı ihracatı ürün gruplarına göre incelendiğinde; “altından mamul mücevherci ve kuyumcu eşyası” 176 milyon 825 bin dolar ile ilk sırada yer aldı. Bu ürünleri sırasıyla 8 milyon 351 bin dolar ile “gümüşten mamul mücevherci ve kuyumcu eşyası” ve 4 milyon 52 bin dolar ile “pırlantalı altın ve gümüşten mücevherci eşyası ve aksamı” izledi.

Ortadoğu’da yükseliş devam ederken, Avrupa dikkat çekiyor…

Mücevher sektörünün 2014 yılı Ocak ayında en çok ihracat yaptığı ülkeler; Irak, Birleşik Arap Emirlikleri, Belçika, Rusya Federasyonu ve Libya olarak sıralandı. Bu dönemde en dikkat çekici ihracat artışı ise geçen yılın aynı dönemine göre değerde yüzde 3,647, miktarda ise yüzde 7,040 artış ile mücevherin dünya merkezi Belçika’da oldu. Bölgeler açısından değerlendirildiğinde ise geçen yılın Ocak ayına göre; Ortadoğu yüzde 10,31 artış ve 83 milyon 220 bin

dolarlık ihracat ile ilk sırada yer alırken, bu bölgeyi yüzde 68,27 artış ve 46 milyon 953 bin dolar ile AB ülkeleri izledi. Ocak ayı ihracatını değerlendiren Mücevher İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Ayhan Güner; “Sektörümüz 2014 yılına miktarda ve değerde yakaladığı ihracat artışı ile başarılı bir giriş yaptı. Türk mücevher ürünlerinin dünyada daha fazla talep ediliyor olmasından dolayı oldukça memnunuz. Ocak ayı rakamlarımıza baktığımızda hem yeni pazarlarda hem de mevcut pazarlarımızda payımızın giderek arttığını görüyoruz. Özellikle dünyanın mücevher merkezi olarak kabul edilen Belçika’da yaşanan artış oldukça dikkat çekici” dedi. Güner, “Ancak yurtdışında yaşadığımız bu olumlu süreç devam ederken; yurtiçindeki gelişmeler için maalesef aynı şeyi söyleyemiyoruz. ÖTV’nin Torba Yasa’dan çıkarılmasının ardından kuyum alışverişlerinde kredi kartına taksit uygulaması da kaldırıldı. Kredi kartı taksiti özellikle tek seferde ödeme yapabilecek güce sahip olmayan vatandaşlarımız tarafından yoğun olarak kullanılıyordu. Şimdi tüketiciler alımlarında zorlanacak ve alışverişleri de doğal olarak azalacak. Bu durumda satışlarımızda durgunluk başlayacak. Kuyumcularımızı zor günler bekliyor. Böyle devam ederse bu yıl sayısı 40 bini aşan kuyumcuların yaklaşık yüzde 10’u kapanabilir” diyerek sözlerine son verdi. PIRLANTA-ELMAS-MONTÜR MART 2014

77


MÜCEVHER röportaj

O’nun hikayesi…

Mücevhere

ruhunu veren sadekar… Sadekar; mücevherin ruhu, tasarımın beyni… Çok az sayıdaki sadekar arasından çoğunluğu Ermeni olan ustalar tarafından sürdürülen bu özel sanat, Kapalı Çarşı’nın derinliklerinden dünyaya ulaşmaya devam ediyor. Eğitimi, geleneksel kültürü, sanatkârlıktaki yetişme tarzı ve daha birçok yeteneği ile hem eserlerine hem de sadekarlık mesleğine anlam katan bir mücevher ustası… Viktor Öcal… Aynı zamanda Kültür ve Turizm Bakanlığı Sanatçısı olan Viktor Öcal’ın saymakla bitmiyor kişisel becerileri… Sektörün kendisine ve kendisi gibi yetiştirilecek daha nice sadekara ihtiyacı var.

Viktor Öcal ile sadekarlık üzerine… 78  PIRLANTA-ELMAS-MONTÜR MART 2014


“Mücevherat, takı ve aksesuar tasarımının mühendisi” olarak tanımlıyor sadekarlığı Viktor Öcal ve sanatını anlatıyor bize tüm detaylarıyla… Bize biraz kendinizden bahsedebilir misiniz? Sadekarlığın çok az sayıdaki temsilcilerinden birisiniz. Sizi böylesi tarih kokan bir sanatın zor bulunan temsilcilerinden yapan, zorlu olduğunu bildiğimiz o süreçten bahsedebilir misiniz? 1971 yılının sonlarına doğru Kasım ayında dünyaya geldim. Küçük yaşlarda diş teknisyenliği çıraklığıyla başlayan çalışma hayatım okuluma paralel devam etti. Torna tesviye atölyesindeki devamı gelen çıraklığım ilkokulun bitmesiyle birlikte Kapalı Çarşı’ya gelişimle kuyumculukta devam etti. Başlangıçta günümüzde artık endüstriyel boyuta taşınmış olan tüm sanat ve meslek dalları gibi çıraklığını yaptığım yaldızcılık mesleği bana yeterli gelmeyince, ortaokul birinci sınıftan sonra sadekarlığa geçiş yaptım. Sadekarlığıma ek olarak dönemin büyük mıhlayıcı kalemkâr ve kakmacı ustalarından eğitimler aldım ve uyguladım. Çocukluk rüyam olan fen bilimleri merakı ile iç içe geçmiş elektronik merakı bir yandan bu süreç alınan eğitimlerle devam etti. Sadekarlığı nasıl tanımlarsınız? Sadekarlık, günümüzde modern Türkçede karşılığı olmayan bir sanat dalı. Hakkıyla yapıldığında 21 ayrı sanat dalını içine alır. Günümüzdeki moda tabiriyle tasarımcı, cad-cam (bilgisayarlı tasarım ve modelleme)operatörü, imalatçı (atölyeci), telci, şarnelci, tesviyeci, saccacı, dökümcü, ocakçı sizsinizdir. Çünkü tasarlar, maden alaşımını seçer ve hazırlar, eritir, döker, çeker, keser, biçer, şekillendirir ve yaparsınız. Mıhlama ve cila hariç tüm uygulamalar elinizden geçer. Günümüzde branşlaşma adı altında bir cehalet donemi başladı. Ama endüstri olma yolunda ve sanayi olma viz-

yonunda, olması gereken buydu. Yani bizler modern tabirle moda tasarımcısı değil mücevheratın terzileriyiz. Tasarlar, yapar, bitirir, sonlandırırız. Hatta bazen çok canımız sıkıldığında oturur mıhlar ve cilasıyla birlikte bitiririz. Ki dünyada da aslında bu işler böyleyken Türkiye’de bir garip.

“Ben tasarımlarımla dünyanın öbür ucundaki insanlara seslendim, onlar da bu çağrıya cevap verdiler. Kültürü sanatı ve bilimi paylaştık. Dünyadaki tanınan bilinen insanlar da bu yığından bağımsız değildi. Beğendiler aldılar ve bir düşü paylaştık.” Günümüzde sadekarlığı nasıl konumlandırıyorsunuz? Sadekarlık altın çağlarına doğru gidiyor ve de yükselişte. Çünkü yeni tasarımların önünün açılması için profesyonellere ihtiyaç var. Gerek müstakil çalışma yapılsın gerek danışmanlık, özellikle AR-GE konularında faz-

lasıyla ihtiyaç duyulacak. Sadekarlar mücevherat, takı ve aksesuar tasarımının mühendisleridir. Örneğin; Cad yazılımlarının sektördeki ilk örneklerinden Jewellcad bir sadekarın çalışma prensibi ve teknikleri üzerine kuruludur. Bir başka deyişle, herkesin aklında bir fikir vardır, ama bunu hayata geçirmek için teknik bilgi, açı, oran, ölçek, konstruksiyon, altyapı ve doğru malzeme seçimi gerekir ki bunların hiçbiri tesadüf değil, tam tersine bir uzmanlık konusudur... Teknolojinin sağladığı olanakları tasarımlarınızda kullanıyor musunuz? Çalışmalarımda işin tasarım, adı üstünde tasarlamak, düşünmek kısmında, kaynak taraması araştırma gibi konularda, evet yoğun bir biçimde kullanıyorum. Döküm, mine ve rodium kaplama kısmında… Ama asıl sorunuz olan cad-cam yani bilgisayarlı tasarım ve modellemeye gelince 2001 yılında kullanmayı bırakmıştım. Belki günümüz programlarıyla tekrar denerim, ama o yıllarda ve de şuan piyasada gördüğüm çıktılarıyla çok mekanik duruyorlar. Sanki sanat eseri değil de makine yedek parçası gibi... Hatta zorlasanız arabanıza piston ya da moPIRLANTA-ELMAS-MONTÜR MART 2014

79


MÜCEVHER röportaj

“Büyük ustalarının okullarda eğitim verememesi sektör için kanayan bir yara” torunuza gömlek niyetine takabilirsiniz. Bunun dışında teknolojiyi çalışmalarımın fotoğraflanması kısmında kullanıyorum, çünkü fotoğraflarımı kendim çekiyorum. Uzun yıllardır bir mücevherat kitabı hazırladığım için çalışma süreci çıktıları açısından video kayıtlar ve montaj masasında birleştirmeler yapıyorum. Bazılarını ise internette genç arkadaşlar için kaynakça olarak yayınlıyorum. Tasarımlarınızı oluştururken nelerden besleniyorsunuz? 43 yasındayım birçok alanda eğitim aldım öğrenim gördüm. Hali hazırda sosyoloji ve tarih öğrencisiyim. Yani sizin anlayacağınız sürekli hiç durmadan okuyorum. Çeşitli akademik ve akademik olmayan platformlarda konuşuyor, irdeliyor ve araştırıyorum. Ciddi bir veritabanım var ve bu da oldukça besleyici oluyor. Fotoğraf çekerim, sonra bu fotoğraflardaki insanların öykülerini öngörmeye çalışırım, değişkenleri incelerim... Öğrencilerimle girdiğim derslerde onlara yüzlerce konu hakkında anlatım yapar, onlardan da beni çürütecek şekilde bulgularla karşıma gelmelerini isterim. Bunlar beni besleyen şeyler… Genç beyinler ve bakış açıları önemlidir. Tasarımlarınızı dünyaca ünlü kişilerin üzerinde, dünyaca bilinen filmlerde görmek mümkün. Türkiye sınırlarını aşan bir başarı hikayeniz var. Bu gibi ünlü kişilerce kullanılan tasarımlarınızdan biraz bahsetmek ister misiniz? Bilemedim ki nereden başlayayım… Aslında işin öyküsü şu: Ben biraz sıra dışı bir adamım. Öykü buradan başlıyor aslında. Bir kere kendime ve öğrencilerime “yabancı” kelimesini yasakladım. “Yabancı” kelimesi bana hep komik gelmiştir... Evrimsel olarak ya da dinler acısından baktığınızda bile yabancı değilken, üzerinizdeki

80  PIRLANTA-ELMAS-MONTÜR MART 2014

Yurt içinde veya yurt dışında çalışmalarını beğendiğiniz sadekarlar var mı? Tabi ki, olmaz mı? Ben her zaman, tüm konferans, seminer ve söyleşilerimde, hangi alanda konuşuyorsam, o alanda beni eğiten ya da bir şekilde bir katkısı bulunmuş olan üstatların adıyla başlarım... Onlar olmasaydı bizler bugün bu şekilde olamayacaktık. Her zaman derim, ben en iyi değilim ama beni en iyiler eğitti. Öncelikle sevgili üstatlarım, ki bunların her birinin ismini gururla tüm röportaj ve makalelerimde tek tek yazdım, Papken Özuzun, Onno Gültaşyan, Civan Arsık, Kadim Biros, Herman Işıkçı, ala-turca ve ala-franganın efsane ismi Osgiyan Ustam gibi...

tablada taş biçimlendirmek çok yeterli gelmeyince, agad(agadlar) akik üzerine mühürler işlemeye başladım ki bunlardan bir Romalı asker olarak tanınan birinin parmağındadır... Sonra bu konunun üzerine eğildikçe, günümüzden 300 yıl öncesine kadar uzanan, reverse intaglio uygulamalarını ele aldım. İlk örneklerim bu yöndeydi. Sonra taşın sınırlarını zorlamaya karar verdiğimde Sevgili Ağabeyim Profesör Dr. Mehmet Yılmaz Savaşçın’ın ilk videosunu izlediğinde şaşırdığı tekniği geliştirdim. Taşın iç uzayında, 3 boyutlu, 8-9 eksenli calışmalar yapmaya başladım. İlk örneklerimde camiler gibi daha kolay yapılabilen örneklerden sonra Mevlana’yı, Aristo’yu, Atatürk’ü işledim. Daha sonrasında taş çalışmalarımı verdiğim insanların bunları kendileri yapmışçasına ortaya çıkışlarına biraz da kızıp çalışmaların bir kısmının video görsellerini yayınladım. Çünkü benim ellerim olan çalışma görüntüleriyle röportajlar veriyorlardı. Sol elimin işaret parmağında bir kesik ve dikiş izi vardır, beni buradan çok rahat seçersiniz. Sonrasında benden geriye bir şey kalsın ve geliştirdiğim teknik yaygınlaşsın istedim ve de bu amaçla insanlara paylaşıma açtım. Bugünlerde uygulayıcı sayısında artış gözlemliyorum. Hz.İsa ve Mevlana’nın kullandığı bir söz vardır “Bir mum, başka bir mumu yakmakla ışığından bir şey kaybetmez”. Bizler bu dünyadan gideceğiz ama bu teknik naçizane benim koyduğum isimle devam edecek.

Dünyada ilk kez Negatif heykel tekniğini kullanan sanatçı olduğunuzu bir röportajınızda okudum. Bize biraz bu teknikten ve sizi bu teknikle buluşturan hikayenizden bahsedebilir misiniz? Teknik 1997’de Lapidery’e (Kıymetli taş işlemeciliği) merak sarmamla başladı. O dönemde bu ise gönül vermiş, Sevgili Ağabeyim Ahmet Güven’in taşlar üzerine eğilmesi beni de bu alana doğru çekti. Süreç içerisinde hep daha ileri derken dvizorler ve döner

Sadekarlık aslında birçok yeteneğin ve öğrenilenin birleşiminde oluşan bir mücevher ustalığı. Sizi bu noktada birleştiren yeteneklerinizden ve aldığınız eğitimlerden bahsedebilir misiniz? Sadekarlık sanat akımlarından bağımsız değildir. Bir kültürün ya da halkın tüm biliminin ve yaşantısının yükselebildiği en yüksek nokta müziktir... Müziğin donmuş hali mimaridir. Mimarinin altında plastik ve dekoratif sanatlar gelir. Dolayısıyla her

tişört, kullandığınız, yaşamınızı çevreleyen her şey dünyadaki başka bir insanın rüyası ya da üretimi... Benim öyküm bu gerçeği anladığım gün değişmişti... Ben tasarımlarımla dünyanın öbür ucundaki insanlara seslendim, onlar da bu çağrıya cevap verdiler. Kültürü sanatı ve bilimi paylaştık. Dünyadaki tanınan bilinen insanlar da bu yığından bağımsız değildi. Beğendiler aldılar ve bir düşü paylaştık diyelim. Çünkü tek tek her birine girmek ve anlatmak fikri ve bu duyguyu anlatmak açısından yetersiz kalacaktır.


şey önce öğrenim, okuma ve müzikle başlar. Bilginiz arttıkça dinlemekte ve de hoşlanmakta olduğunuz müzik yelpazeniz genişler… Soruyla alakalı olan kısmına gelince heykelden resime, vitraya, mozaiğe, rölyefe özellikle bu alandaki mühendisliğe kadar olan eğitimlerim arasında en önemli ve belirgin olanı müziktir. Müziği duymayı ve çizgiye dönüştürmeyi öğrettiler. Tüm çalışmaların yapılabilmesi için en gerekli olan metali bilmektir. Metalin doğası, zayıflıkları, güçlü yönleri ve nasıl hafıza kazandırılacağı… İnsanlar beni yüzüklerimle, taşlarımla tanıdılar ama aslında Kapalı Çarşı’da tanındığım ve ünlü olduğum alan yaylı ve mekanizmalı kilitlerdir. Özellikle son yıllarda Güzel Sanatlar Fakültelerinde Mücevher Tasarımcılığı bölümleri açılıyor ve sayı olarak artıyor. Siz bu eğitim kurumlarında ders veren bir hoca ve eğitimini Kapalı Çarşı’da almış bir mücevher ustası olarak bu eğitimleri yeterli buluyor musunuz, nasıl değerlendiriyorsunuz? Gençlerden en çok şikâyet aldığım konulardan biri de bu konu... Öğrenciler adına size teşekkür etmeliyim. Ne yazık ki bu alanın kanayan yaralarından biri de bu okullarda eğitim veren hocalarımızın neredeyse hiç birinin bu alandan olmaması... Farklı alanlardan mezun olup kadro boşluğu nedeniyle bu bölümlerde istihdam edilmiş insanlar... Aralarından bazıları çeşitli olanaklardan faydalanarak kendini geliştirmeye gayret etse de, bu çok geniş kapsamlı bir alan. Meslek yüksek okulları ayrı bir sorun, çünkü sektörün modern teknolojik makinelerini ve sistemlerini kullanabilmek adına teknik eleman yetiştirmek amacıyla kurulmuş olmalarına rağmen, altyapı eksikliği ve de bilgi seviyesinin yetersizliği nedeniyle işlevsellikten uzaklar. Kanayan bir di-

ğer yara sektörün büyük ustalarının da bu okullarda eğitim verememesi. Çünkü ya okullara sıcak bakmıyorlar ya da okul onlardan bu alanda diploma soruyor. Oysa Batı bu isi çoktan çözmüş. Doktora yeterlilik seviyesi yalnızca üniversitelerden gelmez. Üniversite dışında da bu seviye ve üstünde insanlar olabilir. Bu insanlara fahri doktora ve fahri profesörlük vererek istihdam sağlanmalı ve bilginin dolaşıma açılması sağlanmalı. Sonuçta profesörlük, profesyonellik demektir ve bu insanlar yüz yıllardır bu seviyenin üstünde. Sorun ancak İtalya’nın ve diğer ülkelerin uyguladığı gibi çözülebilir. Tabi bu durum, bu konudan hayatını bu güne kadar kazanan, çeşmenin başını tutmuş insanları mutsuz eder ama umutlarını bu okullara bağlamış binlerce öğrenci ve aile mutlu olur. Tabi bahsettiğim şeyleri uygularken particilik veya siyasi yakınlık veyahut ikili ilişkiler değil daha çok işlevsellik ve çalışmalar gözetilmeli.

“Mücevher bir kültürdür ve üzerinde pırlanta veya değerli taşlar var diye bir parça, mücevher olarak kabul edilemez” Sektör, özellikle son yıllarda, değişen tüketici alışkanlıklarına bağlı olarak kuyumculuktan mücevherciliğe doğru bir geçiş yaşıyor. Siz kuyumculuk sektörünün bugünkü konumunu nasıl buluyorsunuz? Sektör genişleyip büyüme yolunda evrilirken kendi iç disiplinini kaybetti. Ahilik ve ehli hiref teşkilatının uygulandığı bir lonca iken, bir anda genişledi. Büyümeler çatlamalarla olur yani çatlayarak büyürsünüz. Fakat bu durum beraberinde kavram karmaşası yarattı. Çünkü aksesuarın tasarımcısı vardır, takının tasarımcısı vardır ama mücevherin ustası, sanatkârı bir ustalık, zevk ve bilgi işidir. Aksesuar ve takı bir elbiseye eklenti olarak tamamlayıcı olurken mücevher

söz konusu olduğunda durum farklı olur. Diğerleri takılırken ya da giysiyi tamamlarken, mücevher giysi konusunda belirleyicidir. Sevgili arkadaşım Barbaros’un ifade ettiği gibi elbise için düğme yapmazsınız, ama bir düğme için elbise dikersiniz. Doğru analiz etmek lazım. Tasarımlarınızı Sultanahmet’teki atölyenizde mi gerçekleştiriyorsunuz, buradan biraz bahsedebilir misiniz? Satın almak isteyenler tasarımlarınızı nerelerde bulabilir? Sultanahmet gerçek İstanbul… O dokuyu yaşayarak, sokaklarında gezerek gittiğim atölyem, her şeyin başlangıç noktası. Eş zamanlı olarak bu sanatı devam ettirecek insanlar için Türkiye’de az rastlanır bir sanat atölyesi fikrini burada hayata geçirmeye çalışıyorum. Her şey atölyede başlar ama atölye tüm dünyaya, çeşitli iletişim organlarıyla açık haldedir. Çalışmalarımın büyük çoğunluğu Amerika başta olmak üzere Rusya ve Avrupa’da alıcı buluyor. Satın almak isteyenler için Türkiye’de belli başlı şehirlerde satış noktalarım var. Buna ek olarak yakında anlaşmalar tamamlandığında internet üzerinde bize ulaşılabilecek. Bu gelişme için internet altyapısının biraz daha gelişmesini beklemiştim. 2001’de ilk web sitemi açtığımda bağlantı hızı önümdeki en büyük engeldi. Ama artık geniş bant internet bağlantısı ile bu sorunlar aşılmış oldu.

PIRLANTA-ELMAS-MONTÜR MART 2014

81


MÜCEVHER haber

Engelliler bu proje ile mücevher ustası olacak… Mücevher İhracatçıları Birliği; başta işitme engelliler olmak üzere istihdam sorunu yaşayan toplumdaki diğer dezavantajlı gruplara ulaşmayı hedeflediği “Taşların Tılsımını Duymak” projesinde hızla ilerliyor. Birlik, Kasım ayında açılışı gerçekleştirilen proje kapsamında taş işleme ustalarını yetiştirmek üzere bir merkez kuruyor. Çalışmalar konusunda sektör temsilcilerinin bilgilendirileceği farkındalık toplantısı ise 10 Mart 2104 tarihinde gerçekleştirilecek.

M

ücevher İhracatçıları Birliği’nin; İstanbul Kuyumcular Odası, İstanbul Ticaret Üniversitesi ve İşitme Engelliler Federasyonu ile ortaklaşa hayata geçirdiği ve İstanbul Kalkınma Ajansı’nın (İSTKA) desteklediği “Taşların Tılsımını Duymak” projesi için çalışmalar hızla devam ediyor. Birlik, Kasım 2013’te açılışını gerçekleştirdiği projenin geçen üç aylık süreç içindeki gelişmelerini 10 Mart 2014 Pazartesi günü saat 15.30’da İstanbul Kuyumcular Odası’nda gerçekleştireceği toplantı ile sektör temsilcilerine aktaracak. “Taşların Tılsımını Duymak” projesi kapsamında; başta işitme engelliler olmak üzere toplumdaki dezavantajlı bireylere istihdam sağlanması amacıyla mesleki bir eğitim merkezi kurulacak. Eğitim ile birlikte mücevher sektörünün ihtiyaç duyduğu değerli taş işleme ustalarının yetiştirilmesine katkı sağlanırken, bu ustaların ürettiği ürünlerle daha yüksek katma değerli ihracata geçiş sürecine de destek olunacak. Projenin önemli bir katkısı da; ülkemizde zengin rezervleri olan dendiritli agat, kalsedon, diyaspor gibi

82  PIRLANTA-ELMAS-MONTÜR MART 2014

değerli taşların işlenmesi, kuyum ve gümüş sektörüne farklı bir ürün yelpazesinin sunulması olacak.


İngiliz Kraliyet Ailesi’nin mücevher markası Garrard, Damas Collection işbirliği ile Türkiye’ye geldi. Markanın Türkiye’ye gelişini kutlamak için İngiliz Konsolosluğu’nda verilen davete birçok ünlü katıldı.

İngiliz Kraliyet ailesinin

D

mücevhercisi Türkiye’ye geldi

amas Collection, 275 yılı aşkın bir süredir mücevher tasarımı yapan ve İngiliz Kraliyet Ailesi’nin tek mücevher markası olan Garrard’ı Türkiye’ye getirdi. Garrard, eşsiz güzellikte tasarlanmış mücevherlerin yanı sıra, gösterişli kraliyet taçları ve sembolleri, şeref madalyaları, değerli gümüş eşyalar ve ödül kupalarıyla tanınıyor. Garrard’ı, Türkiye’deki mücevher tutkunları ile buluşturan Damas Collection’ın sahibi Dilek Ertek, bu özel işbirliğini şık bir davetle ilan etti. İngiltere Konsolosluğu’ndaki davete cemiyet ve iş hayatının önemli isimleri katıldı. Gar-

rard Pazarlama Müdürü Eric Deardorff da davete katıldı. Davete, Dilek Ertek ile birlikte İngiltere Başkonsoloğu Leigh Turner ev sahipliği yaptı. Davette, Baş tasarımcı Sara Prentice’in çok özel bir çalışmayla İngiltere’nin Tudor Rose olarak bilinen geleneksel armasını, yepyeni bir anlayış ile modernize ederek farklı mücevherlere dönüştüğü belirtildi. Otuz parçadan oluşan Tudor Rose koleksiyonunda elişçiliği ile hazırlanmış yakutlar, inciler ve pırlantalarla hazırlanmış olan kolyeler ve broşların yanı sıra Tudor Rose Gülü’nün simgesi olan yüzükler ve küpeler oldukça beğeni toplayan parçalar.

PIRLANTA-ELMAS-MONTÜR MART 2014

83


MÜCEVHER haber

trendleri

2014 +

Tüm dünyadan mücevher

Renkli taşlar, inciler ve gösterişli mücevherler… 2014 yılında farklı, şık ve dikkat çekici mücevherler ön planda olacak gibi görünüyor. Türkiye’de mücevher trendleri denince akla gelen ilk isimlerden Elmas Yüksek Konseyi Mücevher Danışmanı Aylin Gözen, 2014 yılı mücevher trendlerini Altın Dünyası ile paylaştı.

COLOR COLOR COLOR

Renkli mücevher taşlarının büyülü dünyasını keşfeden mücevher tutkunları, pırlanta dahil tüm mücevherlerini kıyafetlerini renklendirmek için kullanıyor. Her zaman bilinen zümrüt, safir, yakutun yanında tsavorite, morganit gibi daha az bilinen mücevher taşları da günlük hayatta, özel davetlerde yerini alıyor. Moda, renklerini değiştirdikçe bu renklerdeki mücevherler bize yeni yeni mücevher taşlarını tanıtıyor.

84  PIRLANTA-ELMAS-MONTÜR MART 2014

BİLEKLİKLER

COLORS COLORS COLORS

Geçtiğimiz yıllarda, özellikle shamballa ile başlayan bu akım gelişen tasarımlarla devam ediyor. Deri kayışlı, ipli bilekliklerin her tarza hitap eden tasarımlarıyla popülaritesini koruyor.

BİLEKLİKLER - ROBERTO BRAVOBARBADOS COLLECTION


CAMEOS

TINY TEENY

TINY TEENY

2014’de minik mücevherler, incecik tasarımlar tüm zarafetiyle günlük hayatımızı süslüyor. Hemen hemen tüm mücevher markalarının bu tasarımlarda koleksiyonlar oluşturmasında ekonominin etkisi elbette büyük.

PEARLS İnciler, inci üreten ve tasarlayan firmaların artan tanıtımlarıyla mücevher sevenlerin kalbini kazanıyor. Altın sarısı rengindeki “golden” inciler ve sütlü kahve tonları en fazla gündemde olan modeller.

HIGH END- MOUAWADIncomparable

Tiny teeny trendinin tam karşıtı olarak, iri taşlı, gösterişli ve özel mücevherler de gecelerde ve törenlerde izleyenleri büyülüyor. Bu eşsiz taşlara özgü hazırlanan tasarımlarda, tasarımcılar en etkileyici parçaları oluşturmak için yarışıyor.

HIGH END

CHAINS

MODERN CAMEO

Victorian ve Art Nouveau dönemlerindeki klasik tasarımlarda hatırladığımız cameolar bu yıl bambaşka! Mücevher fuarlarında, aile yadigarı görünümlü klasik cameoların yerini beklenmedik şekillerde oyulmuş eğlenceli ve modern modeller alıyor.

Her kalınlıktaki uzun zincirler, kıyafetlerin tamamlayıcısı haline geldi. Aynı anda bir kaç farklı tasarımdaki kalın ve ince modellerin bir arada kullanımı gösterişli bir atmosfer yaratıyor. Bilekte, boyunda, araları pırlantalı, taşlı zincirler gündüz giyimine üst düzey bir görünüm katıyor.

PEARLS CHAINS

VICENZAORO’NUN GÖZÜNDEN...

Uluslararası mücevher fuarlarından Vicenzaoro, bir süre önce başlattığı “trend belirleyici fuar olma” hedefinde her yıl gelişerek devam ediyor. Fuarın gelecek yıl için belirlediği 4 mega trend ile ilgili seminerler en yoğun katılımcıya sahip olanlar... Trendleri satın alacak kitlenin özellikleri ve ülkeler bazında sunması fuarı tasarımcılar ve yeni koleksiyonlarını hazırlayan firmalar için cazip hale getiriyor. PIRLANTA-ELMAS-MONTÜR MART 2014

85


MÜCEVHER haber

Koçak Gold; cesaret, ruhsal gelişme, liderlik ve mutluluk duygularını artıran üçlü setten oluşan yakut koleksiyonu ile yeni yıla göz kırpıyor…

Koçak Gold’dan Yeni Yılın Rengi “Ateş Kırmızısı”

Yeni yıl için hazırlanan yılbaşı rengi kırmızıyı gözde koleksiyonunda buluşturan Koçak Gold, Koçak kadınlarını sıradan olmaktan uzaklaştırıp çarpıcı görünmelerine eşlik ediyor. Yeni yılı önemseyen ve sevdikleriyle karşılayacak olanlar için hazırlanan yakut taşlı pırlanta kolye, küpe ve yüzükten oluşan muhteşem koleksiyon fazlasıyla cezp edici… Pırlanta ve yakutu tüm estetiğiyle taşımak her kadının tutkusu… Koçak Gold bu tutkuya, tutku dolu koleksiyonuyla cevap veriyor.

Favori’nin yeni nesil

elmasları güneş gibi ışıldıyor

Huzurun ve dinginliğin simgesi olan yeşil rengi, Favori’nin yeni nesil elmaslarına sahip olan günümüz kadınlarını daha cazibeli kılıyor.

B

irbirinden özel ve şık tasarımlarıyla sektöre damgasını vuran Favori, şimdi de yepyeni elmas koleksiyonuyla kadınların yüzlerini güldürüyor. Tasarımlarında yeşil rengin dinlendiriciliğini ve gizemini kullanan Favori, elması yeniden trend haline getiriyor. Favori yepyeni elmas koleksiyonuyla, elması sadece davetlerde takılan takı olmaktan çıkarıp günlük yaşama taşıyor ve her yaştan kadının kullanımına sunuyor. Suyla temasında ışıltısını kaybetmeyen yeni nesil elmas koleksiyonunda yer alan yüzük, küpe ve kolye alternatifleri tüm kadınları Favori mağazalarına davet ediyor. Takı sektörünün lider markası Favori’nin Avrupa`nın en büyük ve modern kuyumculuk tesislerinde üretilen ürünlerinin tamamı TSE güvenceli olup, kalite garantisiyle satılıyor. Türkiye’nin dört bir yanındaki Favori mağazalarından ulaşılabilen bu seçkin ürünler uygun ödeme koşullarıyla da dikkat çekiyor.

86  PIRLANTA-ELMAS-MONTÜR MART 2014


haber MÜCEVHER

Baharın ılık rüzgarları pırlanta zarafetine büründü

Büyülü

zamanların ikonik temsilcileri…

İ

konik figürlü tasarımlardan pırlantanın zarafetini yansıtan ışıltılı mücevherlere kadar zengin bir koleksiyon sunan Asgold Gifty, Bahar aylarının sıcak enerjisini hissettiren tasarımlarıyla yükselen şehir modasının en renkli yıldızı olmaya aday.

Baharın habercisi olan “kelebek” figürünün pırlantalarla bezenmiş muhteşem el işçiliğiyle buluştuğu rose altın Asgold Gifty kolye ve küpe tasarımları, adeta ılık bahar rüzgarlarıyla hayatımıza gelecek yeniliklerin habercisi. Hayatın mucizelerine inanan, hem spor hem abiye kombinleri tamamlayarak gündüz şıklığını geceye taşıyan her stil sahibi kadının mücevher gardırobunda yer alacak bu çok özel parçalar, bahar aylarında kırmızı yakut taşının yüksek enerjisini doğanın yeniden doğuş hikayesiyle harmanlayarak adeta sonsuzluğa kapı açacak. Asgold Gifty’nin “çiçek” motif-

li rose altın kolye ve küpe tasarımları ise baharın uyanışını ve yenilikleri simgeliyor. Ortasında yedi taş pırlantanın bulunduğu bu zarif tasarımlar, stilini detaylarda gizlemekten hoşlanan, yeniliklere açık ve duygusal kadınların vazgeçilmezi olacak. En klasik stillerde bile özgürce tarzında farklılık yaratmak isteyenler için ideal bir seçim olan Asgold Gifty ürünlerine sahip olmak için Atasay mağazaları veya Asgold satış noktalarına uğramanız yeterli. PIRLANTA-ELMAS-MONTÜR MART 2014

87


MÜCEVHER haber

Serdiamond

fuarda tüm dikkatleri üzerine çekecek Büyük bir heyecanla İstanbul Jewelry Show Mart Fuarı’na hazırlanan Serdiamond; yeni tasarımları, özgün çalışmaları ve görkemli görüntüsüne karşılık kolay ulaşılabilir mücevherleriyle fuar boyunca “Ser” rüzgar estirmeyi planlıyor.

88  PIRLANTA-ELMAS-MONTÜR MART 2014

E

lmas ve pırlantalı özgün tasarıma sahip mücevherleriyle, geçtiğimiz yıl adından sıkça söz ettiren Serdiamond; İstanbul Jewelry Show’a büyük bir heyecan içinde hazırlanıyor. 2013 yılında ihracat alanında önemli altyapı çalışmaları yapan ve geçtiğimiz günlerde ihracat departmanını genişleten Serdiamond; Jewelry Show kapsamında hem yerli hem de yabancı yeni müşteriler portföyüne katmayı hedefliyor. 17 Aralık operasyonun ardından sektörün ciddi bir daralma içinde girdiğini ifade eden Serdiamond Yönetim Kurulu Başkanı Yakup Alpdoğan; “Yılbaşı ve Sevgililer Günü sektörümüze hiç heyecan vermedi. Bu iki önemli günü pas geçen sektörümüzün, Mart fuarında yüzünün gülmesi tek temennimdir” dedi. Her fuar dönemine yeni ürünlerle yeni bir heyecan ile hazırlık yaptıklarını belirten Yakup Alpdoğan; İstanbul Jewelry Show’da, herkesin rahatlıkla ulaşabileceği bütçelere mücevheri getirmek için çok ciddi bir AR-GE çalışması ortaya koyduklarını, az ve küçük ebatlı ürünleri olabildiğince ihtişamlı gösterme konusunda tüm tecrübelerini masaya yatırdıklarını söyledi. Bugün itibariyle özellikle daralan iç piyasayı rahatlatmak ve kuyumcu-

larda bir sirkülasyon elde etmek için, yeni ürün gruplarını daha light tarzda ürettiklerini kaydeden Alpdoğan, şunları söyledi: “Geçtiğimiz Ekim fuarında yepyeni modern yüzümüzle müşterilerimizin karşısına çıktık ve otantik çizgimizi bir tarafa bırakarak yeni tarzımıza hızlı bir geçiş yaptık. Müşterilerimizden olumlu tepkiler aldık. Şimdi; işçiliği daha zor, bütçesi daha uygun ve gösterişli ürünler ortaya koymak için kendimizi çok zorluyoruz. Açıkçası yıllar içinde elde ettiğimiz tüm tecrübemizi sergileme zamanı geldi diye düşünüyoruz. Tasarım departmanımız ve ihracat departmanımız hızla büyümeye devam ediyor. Her basın açıklamamda olduğu gibi yine ihracat çalışmalarının önemini vurgulamak istiyorum. İç piyasamız kırılgan bir yapıya sahip, en ufak bir olayda ekonomik veriler ciddi değişikliğe gidiyor. Bu bağlamda, artık sadece iç piyasaya bağlı üretim yapmak çok ciddi riskleri üzerinize almak anlamına geliyor. Ekonomi Bakanlığımızın da önemli destekleriyle ihracat alanındaki çalışmalarımızı arttırdık. Bu yıl uluslararası fuarların bazılarında katılımcı olarak yer alacağız. Doların bir parça yükseldiği bu dönemde ihracat çalışmalarında etkin sonuçlar almak yüz güldürecektir.”


haber MÜCEVHER

Sentetik taş konusu İTO’da masaya yatırıldı

Son dönemde kuyumculuk sektörünün önemli sorunları arasında yer alan sentetik taşların piyasaya girişi ve bu taşların doğal pırlantalardan kolay kolay ayrılamaması sorunu İTO Kuyumculuk Komitesi’nin organizasyonunda konunun uzmanlarının katılımıyla ele alındı.

İTO

Kuyumculuk Meslek Komitesi’nin sektöre fayda sağlamak adına gerçekleştirdiği çalışmalardan biri olan, “Doğal ve Sentetik Elmas Sorunları ve Çözümleri” konulu seminer geçtiğimiz günlerde İTO’da gerçekleştirildi. İstanbul Ticaret Odası Meclis Salonunda gerçekleşen seminerde; sektörün değerli taş konusunda ciddi bilgi açığı olduğu, birçok esnafın sentetik taş nedeniyle mağduriyet yaşadığı tespit edildi. Düzenlenen seminerde sadece ülkemizde değil son dönemde Dünya genelinde sentetik pırlantanın hızla yayıldığı ve çıplak gözle ayrılmasının neredeyse imkansız hale geldiğini kamuoyu ile paylaşıldı. HRD Antwerp Türkiye Genel Müdürü Mehmet Can Özdemir seminere katılanlara önemli açıklamalarda bulundu. Özdemir; sentetik taşın sektörümüze nüfus ettiği oranın sanılan kadar büyük çaplı olmadığını, tüm ülkelerde görülebilecek boyutlarda olduğunu söyledi. Ülke kuyum sektörünün pırlanta taş konusunda henüz yeterli bilgi seviye-

sine ulaşmamış olduğunu belirten Mehmet Can Özdemir; “Taş alımı yapılırken özellikle bildiğiniz, güvenilir marka ve kuruluşlarla alışveriş yapmaya azami özen göstermelisiniz. Yurtdışından tanımadığınız kişilerden aldığınız taşlarla ilgili ciddi riskler üstlenmiş oluyorsunuz. Bir ürünü size piyasa fiyatının altında satmak istiyorlarsa şüphe duymaya başlamalısınız” dedi. Sentetik elmasların bilerek ya da bilmeyerek satılması arasında çok fark görmediğini vurgulayan Özdemir, sattığımız ürünü bilmenin hepimizin en önemli görevi olduğunu ve bu taşları bilmeden satmanın bir özür olmayacağının altını çizdi. Sentetik pırlantanın orijinalinden ayrılması konusunda %98 başarıya sahip olduklarını, %2 net ortaya konulamayan taşların HRD’nin Belçika’da yer alan laboratuarına gönderildiğini kaydeden Özdemir; “Bugün HRD Türkiye olarak, sertifikalandırmanın haricinde bu tip şüphe duyulan taşın analizini yapmak gibi yeni ve uygun bütçeli bir hizmet daha müşterilerimize sunmaya başladık. Sentetik taşın özellikle piyasaların daha durgun bir

döneminde gündeme gelmesini de manidar buluyorum” diye konuştu. Bu konuların sürekli sektör gündeminde yer alabileceğini ve bu sebeple sektör dernek ve kurumlarının bir araya gelerek profesyonel bir araştırma merkezi kurulmasının çok önemli olduğunu konuşmasında vurgulayan Özdemir; bu laboratuarın kurulması için HRD’nin her türlü bilgi, teknik ve finansman desteği vermeye hazır olduklarını, ciddi bir yatırım isteyen bu laboratuarın gelişen Türkiye kuyumculuğunda hızla bir zaruriyet teşkil ettiğini sözlerine ekledi. PIRLANTA-ELMAS-MONTÜR MART 2014

89


MÜCEVHER Firma Profil

F İ R M A L AR

ŞİRKET PROFİLİ

ASSOS Assos, mücevheri modaya dönüştüren markadır. Assos “moda mücevher” kavramını Türkiye’de yaygınlaştırıp, mücevherin konumunu tamamen değiştirmeyi hedeflemektedir. Yarattığı özel konseptler ve ürünlerle sektörde birçok ilke imza atan Assos, ürün kalitesi, satış sonrası hizmeti ve verdiği güven duygusu ile müşteri beklentilerini başarı ile karşılamaktadır.

ADRES Merkez: Molla Fenari Mah. Atik Ali Paşa Medresesi Sok. No:19 Fatih-İstanbul T: +90 212 402 10 00 F: +90 212 402 10 99

Tasarım aşamasında yorumun, üretim aşamasında işçilik kalitesinin hissedildiği Assos ürünler, kullanıcısının kendini daha şık ve daha mutlu hissetmesi esasına dayanarak özenle hazırlanmaktadır. Assos, zarif ve modern çizgilerle dizayn edilmiş, pırlanta, elmas, altın, gümüş mücevherleri ve fark yaratan konseptleri ile mücevher tutkunlarına iş ve özel yaşamında kullanım alanlarına uygun alternatifler sunmaya devam etmektedir. Altınbaş Holding bünyesindeki Assos markası; 42 ülkede 1000’e yakın satış noktasında satılmaktadır.

W: www.assosdiamond.com

AYAR GRUPLARI 14K, 18K, 22K Gold

KATEGORİ Pırlanta, elmas ve değerli taşların kullanıldığı mücevherler, altın takılar.

90  PIRLANTA-ELMAS-MONTÜR MART 2014

Yönetim Kurulu Başkanı

Nusret Altınbaş

Genel Müdür

Mustafa Kemal Çeçen

Personel Sayısı

170

Kuruluş Tarihi

1994

Online Katalog

www.assospirlanta.com

Bayii Mağazaları

6

Corner Mağazaları

575


Assos, 20 – 23 Mart 2014 tarihleri arasında

İstanbul Jewelry Show’da!

İstanbul Jewelry Show / CNR Fuar Merkezi Hall 7, Stand No: 7H02-16

MARMARA FORUM AVM • NURUOSMANİYE • TRUMP AVM • VIALAND AVM • METRO CITY AVM • MARK ANTALYA AVM ve seçkin satış noktalarında...


MÜCEVHER Firma Profil

F İ R M A L AR

ŞİRKET PROFİLİ

DİYAMANDİ Kurulduğu 2004 yılından bugüne faaliyetlerini kurumsal bir şirket olarak sürdüren Diyamandi, tecrübeli ekibiyle sektördeki konumunu her geçen gün daha da sağlamlaştırıyor. Pırlanta, elmas, safir, zümrüt ve yakut ürün grubunda hizmet veren Diyamandi Grup, Belçika borsası başta olmak üzere Hong Kong, Dubai ve Amerika’da pırlanta ticareti yapmakta.

ADRES Merkez Molla Fenari mh. Nuruosmaniye cd.Goldpark Plaza 47/1A Fatih/İstanbul T: 0212 520 12 22 F: 0212 511 11 75 W: www.diyamandi.com E: diyamandi@diyamandi.com

ÜRÜN GRUPLARI Pırlanta, elmas, safir, zümrüt, yakut

FAALİYET TÜRÜ Toptancı

92  PIRLANTA-ELMAS-MONTÜR MART 2014

Her alanda kalite ve müşteri memnuniyetini hedef alarak yürüttüğü kurumsal hizmetleri ile Diyamandi, teknolojinin sunduğu tüm imkanları edindiği profesyonel satış politikasıyla işe entegre ederek dinamik büyümenin sürekliliğini sağlamayı hedefliyor.

Yönetim Kurulu:

Bahri Ağaoğlu, Ercan Hendek, Semih Göksel

Personel Sayısı:

12

Kuruluş Tarihi:

2004


PIRLANTA-ELMAS-MONTÜR ARALIK 2013

93


MÜCEVHER Firma Profil

F İ R M A L AR

ŞİRKET PROFİLİ

ADRES

Şerefefendi Sk. Şener Center No:28 Kat:5 Nuruosmaniye - İstanbul / Turkey Telefon: +90 212 520 00 45 ( pbx ) Fax: +90 212 522 19 51 Email: ediz@edizdereli.com

FAALİYET TÜRÜ İthalatçı,İhracatçı, Toptancı

KATEGORİ Zümrüt, Yakut, Safir, Tanzanite, Pırlanta

94  PIRLANTA-ELMAS-MONTÜR MART 2014

EDİZ DERELİ “Ediz Dereli” markasının gelişim süreci 1989 yılına kadar uzanır. Bu yıllarda güney sahillerimizde “Perakende Mücevherat Kuyumculuğu” ile başlayan serüvenimiz, 1998 yılında değerli taşlar ve kuyumculuk açısından farklı bir önem arz eden İstanbul Şerefahan’da mücevher imalatı ile devam etti. Markamızın temellerinin yavaş yavaş atılmaya başlandığı bir yıl olan 1999 yılında; Brezilya’nın önemli, zümrüt madeni sahibi iş arkadaşımız ve önemli müşterileri arasında Amerikan sosyetesi ve Holywood ünlülerinin de bulunduğu Recep Akdoğan ile beraber üçlü bir ortaklık olarak Universe Gem şirketini kurduk. Uzun yıllar zümrüt tedarikçiliği ile devam ettiğimiz iş yaşamımıza, 2003 yılında Tayland ofisimizi açarak safir ve yakut alanında da iddialı olduğumuzu gösterdik. Şimdilerde Rusya , Dubai , Hong Kong ABD ‘de hızla ilerliyoruz. 2005 yılında bu üçlü şirketin tüm hisselerini satın aldık. Büyük bir değişime imza atıp “Ediz Dereli” markasını oluşturmaya başladık ve 2007 yılında bu hedefimize başarı ile ulaştık. Şimdi renkli taş tedarikçiliği alanında ilk elden ulaşılabilen, sürekli ve güvenli hizmeti ile “Ediz Dereli” markasını standartları zorlayan, bu alanda ülke sınırlarını aşan ve gelişmeleri yakından takip eden bir anlayış ile geleceğe taşıyoruz.

Firma Sahibi:

Ediz Dereli

Kuruluş Tarihi:

1998

Ürün Grubu:

Değerli Taşlar

Online Katalog:

www.edizdereli.com


PIRLANTA-ELMAS-MONTÜR ARALIK 2013

95


MÜCEVHER Firma Profil

F İ R M A L AR

EFE MONTÜR

ŞİRKET PROFİLİ

35 binden fazla model yapısı ve günün modasına uygun kaliteli, fark yaratan çalışma prensibi ile montür üretimine yeni bir soluk getiren Efe Montür, 2008 yılından bugüne Nuruosmaniye’deki merkezinde faaliyetlerini sürdürüyor. Efe Montür, montür ürünlerin kalitesi ve farklılığın titizliğin bir simgesi. Efe Montür genç, dinamik uluslararası ve ulusal pazarları iyi bilen ekibi ile günün ihtiyaçlarını iyi okuyabilen hızlı bir yapı ile hizmet veriyor.

ADRES Nuruosmaniye Cad. Türbedar Sk. No: 5 Nuruosmaniye-Eminönü-İstanbul T: +90 212 519 84 54 F: +90 212 519 84 55 W: www.efe-montur.com E: info@efe-montur.com

AYAR GRUPLARI 18K

FAALİYET TÜRÜ

Yönetim Kurulu Başkanı:

Adnan Can

Kuruluş Tarihi:

2008

Toptancı

KATEGORİ Altın, Montür

96  PIRLANTA-ELMAS-MONTÜR MART 2014


PIRLANTA-ELMAS-MONTÜR ARALIK 2013

97


MÜCEVHER Firma Profil

F İ R M A L AR

ŞİRKET PROFİLİ

ESTA PIRLANTA 2007 yılında pırlanta, elmas, değerli taş ve gümüş ürün grubunda tedarikçi olarak faaliyetlerine başlayan Esta Pırlanta, yurtiçi ve yurtdışındaki müşterilerine kaliteli ve güvenilir bir hizmet veriyor. Geniş ürün stoku ile tüm Türkiye pazarına hizmet götüren Esta Pırlanta, yurtdışında ise Dubai ile çalışmakta.

ADRES Merkez

Esta Pırlanta; yeniliğe açık, çözüm odaklı kadrosu ile oluşturduğu, doğru hedef ve planlamalar doğrultusunda tüm Türkiye’de kuyumcuların pazarlama ve tedarik markası olma yolunda hızla ilerliyor.

Kuyumcukent Kompleksi Atölye Bloğu 2. Kat 8. Sk. No:16 Yenibosna/İstanbul T: 0 212 603 18 75 F:0 212 603 02 15 W: www.estapirlanta.com E: info@estapirlanta.com

ÜRÜN GRUPLARI Pırlanta, Elmas, Değerli Taş, Gümüş Ürünler

AYAR GRUPLARI 18 Ayar

FAALİYET TÜRÜ Toptancı

98  PIRLANTA-ELMAS-MONTÜR MART 2014

Yönetim Kurulu Başkanı & Genel Müdür:

Zafer Şen

Genel Müdür Yardımcısı:

Uğur Şen, Osman Yavuz

Kuruluş Tarihi:

2007

Marka:

ESTA


PIRLANTA-ELMAS-MONTÜR ARALIK 2013

99


MÜCEVHER Firma Profil

F İ R M A L AR

ŞİRKET PROFİLİ

FD DIAMOND Otuz yılı aşkın süredir kuyumculuk sektöründe bulunan ve 2014 yılından itibaren tüm işletmelerini FD GROUP adı altında tanımlayan işletmeler topluluğunun Pırlanta Markası olan FD DIAMOND, sektördeki yerini 2013 yılında almıştır. Ürünlerinde pırlantanın en yüksek renk değeri olan F – E – D renklerindeki en iyi renkli taşları kullanan marka, İstanbul Kapalıçarşı’dan başlamak üzere birçok ilde bulunan gruba ait mağazaların ya da bayilerin vitrinlerini süslemektedir.

ADRES Merkez Daya Hatun Mh. Tığcılar Sk. Pastırmacı Han No:77/16 Fatih / İstanbul T: (212) 528 44 45 E: musterihizmetleri@fddiamond.com.tr W:www.fdddiamond.com.tr

KATEGORİ Pırlanta

AYAR GRUPLARI 18 Ayar

FAALİYET TÜRÜ İmalatçı, Toptancı, Perakendeci

100  PIRLANTA-ELMAS-MONTÜR MART 2014

Ürünlerinin kalitesini satış sonrasındaki hizmetlere de aktaran FD DIAMOND, tüm ürünlerine ömür boyu ücretsiz bakım ve onarım hizmeti vermektedir. FD Diamond markalı bir ürüne sahip olanlar; ne kadar kullanılmış, yıpranmış ya da alımın üzerinden ne kadar zaman geçmiş olursa olsun, elindeki ürünü geri vererek nakde dönüştürmek istediğinde satın alırken ödediği bedelin dolar bazında %80’ini geri alabiliyor. FD Diamond markalı ürün sahipleri ürünü daha yüksek bir ürünle değiştirmek istediğinde, satın alırken ödediği bedelden dolar bazında geri alınarak, yeni ürün ile sadece aradaki fiyat farkı alınarak değişim yapılabiliyor.


PIRLANTA-ELMAS-MONTÜR MART 2014

101


MÜCEVHER Firma Profil

F İ R M A L AR

ŞİRKET PROFİLİ

IDL 2007 yılında Türkiye’de hizmete giren uluslararası pırlanta laboratuarı IDL Türkiye, Türkiye’nin tüm illerinde faaliyet gösteriyor. Orta Doğu pırlanta piyasasına sertifika ile güven getirmek, ne aldığını ve ne sattığını bilen kişiler yetiştirmek ile her pırlantanın üzerine güveni işleyerek tüketicinin mağdur olmasına engel olma amacı ile hareket eden IDL, dünyanın takip edeceği bilimsel çalışmalar yapan, gerçek gemolojik araştırma ve eğitim merkezi olma hedefiyle faaliyetlerini sürdürüyor. Firma, yurtdışında da; Amerika, Orta Doğu ve Avrupa’yla çalışmalarını sürdürüyor.

ADRES Gazi Sinan Paşa Sk. No:3C 34120 Cağaloğlu - İstanbul T: 0212 527 88 60-61 W: www.idlpirlanta.com E: info@idlpirlanta.com MERKEZ IDL Headquarters 521 Fifth Avenue Suite 1700 New York NY 10175 support@idlab.us www.idlab.us

HİZMET TÜRÜ Pırlanta Sertifikası, Mücevher Sertifikası, Pırlanta Eğitimi, Mücevher Tasarımı Eğitimi.

FAALİYET TÜRÜ Pırlanta Laboratuvarı ve Eğitim Merkezi

102  PIRLANTA-ELMAS-MONTÜR MART 2014

Genel Müdür:

Martin Metin

Genel Müdür Yardımcısı:

Erdi Akgül

Marka

IDL

Kuruluş Yılı:

2007


PIRLANTA-ELMAS-MONTÜR MART 2014

103


MÜCEVHER Firma Profil

F İ R M A L AR

ŞİRKET PROFİLİ

ADRES Molla Fenari Mahallesi Vezirhan Sokak No:48/52 Nuruosmaniye Eminönü İstanbul Türkiye T : +90 (212) 520 22 22 (pbx) F : +90 (212) 520 36 36 E: jival@jival.com.tr info@jival.com.tr W: www.jival.com.tr

AYAR GRUPLARI

JİVAL PIRLANTA Kasım 2006’da kurucularının sahip olduğu büyük tecrübe sonucunda sektöre adım atan JİVAL, 2008 yılında JİVAL PIRLANTA ile pırlanta dünyasında yerini aldı. Kısa sürede mücevher sektörünün lider pırlanta markaları arasında yer almayı başaran JİVAL PIRLANTA, kalite ve estetiği özgün tasarımlarına yansıtarak bugün Türkiye çapında 1300 satış noktası ve 5 franchise mağazası ile takı severler ile buluşmaktadır. Jival ayrıca yurtdışında Avrupa ve Balkan bölgesinde birçok noktada yer alıyor. İnce işçiliği, taş berraklığı ve özgün tasarımlarıyla rakiplerinden ayrılan Jival Pırlanta Koleksiyonları pırlantanın muhteşem zarafeti ve parıltısıyla göz kamaştırıyor. Kalite ve fiyat dengesi, çeşitlilik ve özellikli ürün nitelikleriyle öne çıkan pırlantalı ürünlere JİVAL PIRLANTA kurumsal marka çatısı altında güvenle sahip olabilirsiniz. Başarılı reklam ve iletişim çalışmaları ve aynı zamanda satış sonrası hizmet kalitesi sebebiyle tercih edilen mücevher sektörünün parlayan yıldızı JİVAL PIRLANTA, ışığı ile vitrinlerinize yenilik ve farklılık getirir.

Yönetim Kurulu Başkanı:

Naim Gençoğlu

Genel Müdür Yardımıcısı:

Can Gençoğlu

Personel Sayısı:

48

FAALİYET TÜRÜ

Kuruluş Tarihi:

2006

Altın, Pırlanta, Toptan ve Perakende satış

Satış Noktası:

1300

İhracat Yaptığı Ülkeler:

Avrupa ve Ortadoğu Ülkeleri

Web:

www.jival.com.tr

14 ayar altın 8K, 14K,18K elmas ve pırlantalı ürünler

104  PIRLANTA-ELMAS-MONTÜR MART 2014


PIRLANTA-ELMAS-MONTÜR ARALIK 2013

105


MÜCEVHER Firma Profil

F İ R M A L AR

ŞİRKET PROFİLİ

ADRES Genel Merkez Molla Fenari Mahallesi Alibaba Türbe Sokak No: 17 Nuruosmaniye/İstanbul Tel: 0 212 511 32 22 Fax : 0212 511 38 88 W: www.lizaypirlanta.com M: info@lizaypirlanta.com

AYAR GRUPLARI 14K, 18K, 22 K

KATEGORİ Pırlantalı Mücevher, Elmas, Değerli Taş

FAALİYET TÜRÜ Üretim, Toptan, İthalat, İhracat, Perakende

LİZAY Sektöre ilk olarak 1978 yılında aile şirketinde adım atan Mahmut Serbes,edindiği tecrübesi ile 1994 yılında Sakarya’ da ilk mağazasını kendi adı ile açtı...

1999 yılında Sakarya depreminin ardından mağazası enkaz altında kalan Mahmut Serbes özverili çalışmalarının ardından o dönemde Sakaryanın farklı bir bölgesinde şu anki mevcut lokomotif mağazasının temellerin attı, Mahmut Serbes müşterilerine bu lokasyonda hizmet vermeye devam etti.

Sermaye gücünü ve pazar payını arttırarak mağazalaşma yoluna giden MAHMUT SERBES Değişen trendleri yakından takip ederek LİZAY markasının bilinirliliğini arttırıcı faaliyetlerde bulundu. LİZAY;altın,elmas,pırlanta,ve değerli taşlardan kendi tasarımı olan takı ve mücevher kolleksiyonu üretimi ile toptan ve perakende ticartetini kapsayan entegre bir faaliyet alanına sahip olarak günümüz mücevher endüstürisi içinde önemli bir yere sahiptir;özgün LİZAY kolleksiyonu ürünleri tasarımcıların ellerinde şekilleniyor international bir takım ürünlerin ‘’tektaş,tria,tamtur,alyans...’’ dışında unique vasfı taşıyan tamamı el işi ve tekil olarak üretilmiş özel takılar LİZAY tasarım ruhunu taşımaktadır. 
 

 LİZAY markası üstün kalitesi ve toplam kalite anlayışı içinde bugün Türkiye genelinde altın koleksiyonu ,pırlanta ve elmas ürün,pırlanta çıplak taş ve bunların yanında alyans ürün grubu ile perakende kuyumculuk sektöründe faaliyet gösteren firmalara toptan olarak hizmet vermektedir.İstanbul Nuruosmaniye’de taş ofisi İzmir de bölge müdürlüğü bazında şubesini açmış olup bölge ve çevresindeki bayilerine merkeze ulaşım gerekmeksizin hızlı ve kesintisiz hizmet veren LİZAY ayrıca her yıl İstanbul Jewellery FUAR’ında eylül ve mart aylarında bayileri ile buluşarak altın koleksiyonu ,pırlanta ve elmas ürün,pırlanta çıplak taş ve bunların yanında alyans ürün grubu ile satış ortaklarını desteklemektedir. LİZAY markası adı altında Sakaryada 4, İstanbul’da ise Maltepe, Kadıköy ve Nuruosmaniye olmak üzere üç cadde mağazasının yanısıra Kurtköy Viaport, Beylikdüzü Perlavista, Levent Sapphire, Eyüp Vialand AVM ve yakında açılacak olan Mall Of İstanbul AVM’lerde şubeler açarak perakende mağazacılık ta yerini aldı. Genel merkezini İstanbul Nuruosmaniye’ye taşıyan LİZAY, değerli taşların,pırlanta ve elmas ürünlerin yanı sıra 14, 18 ayar ve 22 ayar geleneksel ürünlerin toptan satışını İstanbul’a taşımış oldu. Yönetim Kurulu Başkanı:

Mahmut Serbes

Yönetim Kurulu Üyesi:

Hatice Serbes

Pazarlama Müdürü:

İlker Kandıralı

Personel Sayısı:

130

Kuruluş Tarihi:

1994

Markalar:

Lizay

Mağaza Sayısı:

10

Corner Sayısı:

150

Online Katalog:

106  PIRLANTA-ELMAS-MONTÜR MART 2014

www.lizaypirlanta.com


PIRLANTA-ELMAS-MONTÜR MART 2014

107


MÜCEVHER Firma Profil

F İ R M A L AR

ŞİRKET PROFİLİ

MYSTONE Mystone, 1990’lı yıllardan itibaren değerli taş sektöründeki bilgi birikimi ve tecrübesini 2007 yılında kurduğu ortaklıkla yeni bir hizmet anlayışına adım attı ve değerli taş sektöründe önemli çalışmalara imza atmaya başladı. Özellikle zümrüt, yakut ve safir konusunda uzmanlaşan Mystone, müşteri memnuniyeti ilkesinden ödün vermeden kaliteyi en uyguna müşterilerine sunma çabasıyla gelişimini ve büyümesini hız kesmeden sürdürüyor.

ADRES Vezirhan Cad. Kaya İş hanı No: 86 K: 2 Cağaloğlu-İstanbul Tel +90 (212) 527 63 25 +90 (212) 520 84 44 Fax +90 (212) 528 98 42

Hindistan, Tayland ve Brezilya’daki çözüm ortaklarıyla birlikte başarılı işlere imza atan Mystone, sektörde mücevher üretimi yapan yerli ve yabancı menşeili firmaların ihtiyaçları ve talepleri doğrultusunda hizmetlerini müşterilerinin beğenisine sunuyor. Başarılı bir pazarlama ağına sahip olan Mystone, Azerbaycan, Romanya, Bulgaristan, Ukrayna, Kazakistan, Rusya ve Cezayir’de önemli bir müşteri kitlesine sahip.

W: www.mystoenegem.com E: info@mystonegem.com

ÜRÜN GRUPLARI Zümrüt,Safir, Yakut, Tanzanite

FAALİYET TÜRÜ İthalat, ihracat, toptan, imalat

108  PIRLANTA-ELMAS-MONTÜR MART 2014

Yönetim Kurulu:

Gökhan Dalbudak, Fahrettin Akkurt

Personal Sayısı:

12

Ürün Gurupları:

Zümrüt, Safir, Yakut, Tanzanite.


PIRLANTA-ELMAS-MONTÜR MART 2014

109


MÜCEVHER Firma Profil

F İ R M A L AR

ŞİRKET PROFİLİ

PERA Pırlanta denince akla gelen ilk marka olma hedefiyle, mücevheri sektörden farklı konumlandıran ve yorumlayan PERA, özgün konseptler yaratmaya devam ediyor. PERA PIRLANTA her koleksiyonunda bir hikaye ile yola çıkıyor. Markanın logosunda da ve ambleminde de özel bir hikaye var.

ADRES A: Alemdar Mah. Divan yolu Cad. No: 80 Sultanahmet - İSTANBUL T: +90 212 455 10 00 F: +90 212 513 35 45 info@peradiamond.com info@perapirlanta.com W: www.perapirlanta.com

AYAR GRUPLARI 8K, 14K, 18K, 22K

FAALİYET TÜRÜ Franchisor, imalatçı, ihracatçı, İthalatçı, toptancı, perakendeci

KATEGORİ Pırlanta, alyans, yüzük, bileklik, bilezik, zincir, altın, küpe, üçlü set, inci ve elmas.

110  PIRLANTA-ELMAS-MONTÜR MART 2014

Amblem sırt sırta vermiş P’yi taşımakta ve PERA ile PIRLANTA’yı temsil etmekte. PERA, İstanbul’un iki farklı tarafının sentezinden alır adını. Bir yanı Avrupa... Bir yanı Asya… Biri Beyoğlu, Moda, Gençlik ve Dinamizmden beslenen, diğer taraftan ise Sultanahmet Mistisizmden, tarihten esinlenen… Her zaman ilklere imza atan PERA, önümüzdeki dönem de tüm mecralarda, yenilenen koleksiyonları ile öne çıkıyor. Hediye alternatifleri için pırlantayı vurgulayan PERAHAPPY, pırlantayı moda ile birleştiren PERAFEM, elmasın modernizm ile buluştuğu PERALAL, evlilik tekliflerinin vazgeçilmezi PERASK, koleksiyonları ile vitrinlerde yerini alıyor.

Genel Müdür

Serdar Nerezoğlu

İhracat Yaptığı Ülkeler

Bulgaristan, Sırbistan, Çek Cumhuriyeti, Avustralya, Romanya, Slovakya, Makedonya, Almanya, Belçika, Hollanda, Fransa, Avusturya Kıbrıs.

Kuruluş Tarihi

2003

Personel Sayısı

100

Corner Mağaza Sayısı

400 • Mağaza Sayısı

Ürün grubu

Pırlanta, Altın, Alyans, İnci, Elmas

Hedef Kitle Profili

B, B+, A

Kullandığı Reklam Mecrası

Dergi- Gazete- Web

Online Katalog

www.perapirlanta.com


PIRLANTA-ELMAS-MONTÜR ARALIK 2013

111


MÜCEVHER Firma Profil

F İ R M A L AR

ŞİRKET PROFİLİ

ADRES MERKEZ Molla fenari Mh. Şerefefendi Cd. No:32 Nuruosmaniye /İstanbul T: 0 212 527 50 80-81-82 F: 0 212 527 00 71 W: www.sinajewellery.com E: sinakuyumculuk@hotmail.com

AYAR GRUPLARI Tüm ayar grupları

SİNA MONTÜR 2005 yılında tektaş beştaş alyans sade montür üretim ve toptan satış üzerine hizmet vermek üzere kurulan Sina Montür önceleri yurtiçinde istanbul, Ankara, İzmir illerine hizmet götürerek başlamış sonra tüm Türkiye’de hatırı sayılır bir müşteri portföyüne ulaşmıştır. Sina Montür 2006 yılı ile istanbul’da gerçekleştirilen uluslararası fuarlar ile fuar katılımlarına start vermiş, 2008 yılında Mumbai, Dubai, Las Vegas, Hong kong fuarlarına katılımlarını başlatarak yurtdışı ihracat potansiyelini yukarı çekmeye başlamış ve bugünkü ihracat rakamlarına ulaşmıştır. Özellikle Ortadoğu, Kuzey Afrika ve Amerika’da geniş bir müşteri portföyüne sahip olan Sina Montür’ün ürün portföyü; tektaş, beştaş, alyans montürleri ile tüm fantezi kolye küpe, küçük setler, büyük setler, ince zincirli kolyeler, kelepçe bilezik ve suyolu bileziklerden oluşmaktadır. Kısa zamanda sektörün önemli firmaları arasına girmeyi başaran, ihracatta ülke ekonomisine de katkıda bulunmaya başlayan Sina Montür’ün en önemli hedefi ise Türkiye’nin en iyi montür ve pırlantalarını üretmek ve ihracatta sektörün ilk üç firması arasına girmek.

Yönetim Kurulu Başkanı:

Ali Barış Lek

Personel Sayısı:

64

Kuruluş Tarihi:

2005

Aylık Üretim Kapasitesi:

60 kg.

İhracat Yaptığı Ülkeler:

Kuzey Afrika, Orta Doğu ve Amerika

FAALİYET TÜRÜ İmalatçı, İthalatçı, Toptancı

112  PIRLANTA-ELMAS-MONTÜR MART 2014


PIRLANTA-ELMAS-MONTÜR ARALIK 2013

113


MÜCEVHER haber

Harmony eğitimlerinden 78 kişi mezun oldu

İstanbul Ticaret Odası’nda tamamlanan pırlanta eğitimlerinin ardından düzenlenen renkli mücevher taşları eğitimlerinde rekor mezun sayısı dikkat çekti.

İ

stanbul Ticaret Odası’nın Eminönü’ndeki binasında en son eğitimleri tamamlayan katılımcılara sertifikaları İstanbul Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Gökhan Murat Kalsın ve Harmony Yönetim Kurulu Başkanı Fazıl Özen tarafından törenle verildi. Fazıl Özen, gerçekleştirilen eğitimler, son günlerin gündemi olan siyah pırlanta ve taş testlerine ilişkin önemli açıklamalarda bulundu.

İTO, kuyumculuk sektöründe de eğitimlere oldukça büyük önem vermekte

Bünyesinde farklı sektörlerden yaklaşık 300.000’e varan üye sayısı ile hemen her gün pek çok eğitim ve toplantıyı organize eden İTO, üyelerini mesleki konularında bilgi açısından en üst düzeye çıkartmayı hedefliyor. Erhan Hoşhanlı’nın başkan olarak sektörü temsil ettiği kuyumculuk komitesinin hedefi tüm kuyumcu ve mücevhercilerin mesleğini bilerek yapması. Sonuçta her meslek üyesinin, her kuyumcunun mesleğini alışta veya satışta tam olarak bilmesi ve profesyonel olarak yapması amaçlanmakta. Pırlanta yanında renkli taşlı mücevher satışlarında bilgi eksikliklerinin yaratmış olduğu sıkıntılar da açılan kurslarla giderilmekte. Aslında en hafifi bile bir müşterinin karşısında mahçup durumda kalmak gibi olan bu sıkıntılarla karşılaşmamanın en sağlam yolu mutlaka teorik ve pratiği tam olarak içine alan ciddi bir eğitimden geçiyor. Her kuyumcu ve mücevhercinin en azından mesleki temel bilgileri öğrenmesi mücevher veya taş alış-satışlarında hata yapmamalarını sağlayacak en önemli faktör.

Türkiye’nin en büyük mücevher taşı koleksiyonu ile Harmony Pırlanta ve Renkli Taşlar Eğitimleri…

Türkiye’nin en geniş mücevher taşı koleksiyonu ile Harmony’de dünyadaki tüm eğitim kurumlarından farklı olarak piyasadaki tüm taşların alış ve satış fiyatları da öğretilmekte. Bununla birlikte taş ticaretinde karşılaşılabilecek oyun ve istismarlar da yine Fazıl Özen’in kişisel tecrübelerini paylaşması sonucunda artık tehlikeli olmaktan çıkıyor.

114  PIRLANTA-ELMAS-MONTÜR MART 2014


PIRLANTA-ELMAS-MONTÜR MART 2014

115


MÜCEVHER haber

Assos, 20 – 23 Mart 2014 tarihleri arasında

İstanbul Jewelry Show’da!

İstanbul Jewelry Show / CNR Fuar Merkezi Hall 7, Stand No: 7H02-16

116  PIRLANTA-ELMAS-MONTÜR MART 2014 MARMARA FORUM AVM • NURUOSMANİYE • TRUMP AVM • VIALAND AVM • METRO CITY AVM • MARK ANTALYA AVM ve seçkin satış noktalarında...


Pirlanta mart fuar eki