Issuu on Google+


zen_Sektorel_46x33cm.pdf

C

M

Y

CM

MY

CY

CMY

K

6

17.04.2013

14:11


Başyazı Sektör zirveye hazırlanıyor Sektör bu yıl dördüncüsü düzenlenecek olan Altın ve Mücevher Zirvesi’ne hazırlanıyor. Geçtiğimiz yıllarda olduğu gibi bu yıl da Çırağan Sarayı’nda düzenlenecek olan zirve ekonomi yönetimi, bürokratları, bankacılık ve kuyumculuk sektörü mensuplarını bir araya getirmesi açısından büyük önem arzediyor.

Sahibi ve Genel Yayın Yönetmeni

REMZİ ÇELEN remzicelen@yayindunyasi.com www.twitter.com/altindunyasi www.facebook.com/altindunyasiyayingrubu

“2023 Vizyonu Kapsamında Altın ve Mücevher Merkezi Olma Yolunda İstanbul’’ başlığı ile düzenlenecek zirveye Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, T.C. Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı, dünyanın önemli ekonomistlerinden yatırım danışmanı ve fon yöneticisi Dr. Marc Faber, SPK Başkanı Vahdettin Ertaş, BDDK Başkanı Mukim Öztekin, Borsa İstanbul Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Turhan gibi önemli isimlerin katılması planlanıyor. Özellikle altın fiyatlarında yaşanan dalgalanma, altın bankacılığında yaşanan gelişmeler, sektörün değerli taş ithalatında yaşadığı ÖTV problemi ve Kuyumcukent’te yaşanan değişim gibi önemli gündem maddelerinin ele alınacağı zirve yalnızca sektör tarafından değil tüm ekonomi çevreleri tarafından ilgi ile takip edilecek. Zirve’nin ana sponsorluğunu İstanbul Altın Rafinerisi üstleniyor. Sektör mensuplarının Haziran ayı ajandalarını planlarken zirveyi göz önünde bulundurmalarında fayda var. Kuyumcukent’te değişim devam ediyor. Av. Özcan Halaç’ın Kuyumcukent Kat Malikleri Yönetim Kurulu Başkanı seçilmesinden sonra başlayan değişim hız kazandı. Ortaya konan çalışmalarla birlikte sektörün üretim merkezi olma yolunda hızla yol alan Kuyumcukent, pazarlama merkezi olma yolunda da büyük adımlar atacaktır. Kuyumcukent ile ilgili gelişmeleri ilerleyen sayfalarda bulacaksınız. Sosyal medya yönetimi mücevherat sektörü mensuplarının iletişim planlarında ilk sıralarda yer almaya başladı. Sektörün önde gelen firmalarının sosyal medya uygulamaları ile ilgili bilgileri bu sayımızda sizin için derledik. İlerleyen sayfalarda konu ile ilgili sektörümüzden örnekleri ve görüşleri bulabilirsiniz. Bankacılık ve kuyumculuk birbirini tamamlayan sektörler. Özellikle son yıllarda sektörün kurumsallaşma düzeyinin artması ve kayıtdışılığın azalması ile birlikte firmaların finansman kaynaklarına ulaşmalarıyla önündeki sıkıntılar da ortadan kalkmaya başladı. Pek çok firma bankaların uygun koşullarda sağladığı altın kredilerinden faydalanabiliyor. Bu gerek kuyumculuk gerekse bankacılık sektörleri için önemli bir gelişme olarak nitelendirilebilir. Bankacılık sektörü de genişleyen altın kredisi hacmine bağlı olarak kuyumculara yönelik kredi ürünlerini de genişletmeye başladılar. Bu sayıda bankaların bu konudaki çalışmalarını da sektör için derledik. Hepinize bol kazançlı günler dileriz.

Remzi Ç elen

AYLIK KUYUMCULUK SEKTÖRÜ GAZETESİ

SAYI: 92 • MAYIS 2013 • YIL: 8 Yayın Dünyası Gazetecilik Yayıncılık ve Dağıtım A.Ş. Adına, Sahibi ve Genel Yayın Yönetmeni:

REMZİ ÇELEN YAZI İŞLERİ MÜDÜRÜ

ZEHRA KAŞIKOĞLU ÖRS EDİTÖR

ASLI ÇELEBİOĞLU

20 ALTIN DÜNYASI • SAYI 92

REKLAM SATIŞ YÖNETMENLERİ

KATKIDA BULUNANLAR:

MELEK SANCAKLI KADER YAŞAR DİLA ECEM ÇAKIR İREM YÜRÜK

MEHMET ÇELİK • BURHAN GEZGİN SALİHA ASCENSİO • EMRE ALKİN MEHMET CAN ÖZDEMİR AYLİN GÖZEN

GÖRSEL YÖNETMEN

İSMAİL BATI GRAFİK/TASARIM

SELİN BEŞİRYAN DİJİTAL MECRA VE PAZARLAMA UZMANI

SELİN ARSLAN MUHASEBE SORUMLUSU

ERDAL BUDAK

Altın Dünyası Gazetesi yerel süreli bir yayındır. Gazetede yayınlanan haber, yazı, resim ve fotoğrafların FSEK ve Basın Kanunu’ndan kaynaklanan her türlü hakları Yayın Dünyası A.Ş.’ne aittir. İzin alınmaksızın kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez. Altın Dünyası Gazetesi Basın Meslek İlkelerine uymayı taahhüt eder. Yönetim Yeri: Küçükayasofya Mah. Aksakal Sk. No: 27 Fatih/İstanbul Tel: 0212 518 84 01 (pbx) • Fax: 0212 518 84 02 info@yayindunyasi.com • www.altindunyasi.org BASKI: GEZEGEN BASIM / 100. Yıl Mah. Matbaacılar Sit. 2. Cad. No: 202/A Bağcılar - İstanbul • Tel: 0212 325 71 25 İşletetme Müdürü: Sedat Baranoğlu / Basım Tarihi: Mayıs 2013


altınhaber

Ortadoğu Altın ve Mücevher Fuarı’nın ilgi odağı Altınbaş oldu Altınbaş’ın katkılarıyla gerçekleştirilen 9. Ortadoğu Altın ve Mücevher Fuarı Gaziantep’te açıldı. Kuyumculuk sektörünün en önemli etkinliklerinden biri olan fuarda, Altınbaş sergilediği yeni tasarımlarıyla ziyaretçilerin büyük beğenisini topladı.

B

u yıl dokuzuncusu gerçekleştirilen Ortadoğu Altın ve Mücevher Fuarı, Bosna - Hersek Eski Cumhurbaşkanı Haris Silajdzic, Gaziantep Valisi Erdal Ata, Gaziantep Kuyumcular Odası Başkanı Sedat Özdinç, Altınbaş Holding Yönetim Kurulu Başkanı İmam Altınbaş’ın da katıldığı törenle ziyarete açıldı. Gaziantep’te doğan Altınbaş’ın katkılarıyla gerçekleştirilen fuara; başta Irak olmak üzere Ortadoğu ülkelerinden ve çevre illlerden birçok sektör profesyoneli katıldı.

Altınbaş ürünleri defilede büyük beğeni topladı 110 markanın ürünlerini sergilediği fuar, Türk markalarının Ortadoğu’ya açılması ve tanıtımı adına büyük önem taşıyor. Ortadoğu, Rusya, Birleşik Arap Emirlikleri, Dubai gibi pek çok ülkeden sektör profesyonelinin katıldığı fuarda Altınbaş, sergilediği tasarımları ile fuarın ilgi odağı oldu. Altınbaş, 27 Nisan Cumartesi akşamı Anatolian Otel’de düzenlenen gala yemeğinde gerçekleştirdiği mücevher defilesi ile katılımcılardan büyük alkış aldı.

Altınbaş, 9. Ortadoğu Altın ve Mücevher Fuarı'nda sergilediği yeni koleksiyonlarıyla ziyaretçilerin büyük ilgisini gördü. 22 ALTIN DÜNYASI • SAYI 92


altınzirve

İstanbul Altın Rafinerisi;

Altın ve Mücevher Zirvesi’nin ana sponsoru Sektör sorunlarının gündeme alındığı en önemli platform olan Altın ve Mücevher Zirvesi bu yıl da İstanbul Altın Rafinerisi ana sponsorluğunda gerçekleştirilecek. İstanbul Altın Rafinerisi ve Kuyumcukent Kat Malikleri Yönetim Kurulu Başkanı Av. Özcan Halaç, Altın ve Mücevher Zirvesi’nin sektör ve Kuyumcukent açısından önemi ile ilgili değerlendirmelerde bulundu.

A

ltın ve Mücevher Zirvesi her geçen yıl daha da artan bir ilgi ile takip edilen bir organizasyon haline geldi. Özellikle ekonomi yönetiminden sorumlu bakanlar, ilgili bürokratlar ve bankacılık sektörünün tepe yöneticileri ile kuyumculuk ve mücevherat sektörünün bir araya gelmesi açısından son derece önemli hale gelen zirve ile ilgili hazırlıklar hızla devam ediyor. “2023 Vizyonu Kapsamında Altın ve Mücevher Merkezi Olma Yolunda İstanbul” başlığı ile bu yıl 4. kez düzenlenecek zirveye; Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, T.C. Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı, dünyanın önemli ekonomistlerinden yatırım danışmanı ve fon yöneticisi Dr. Marc Faber, SPK Başkanı Vahdettin Ertaş, BDDK Başkanı Mukim Öztekin, Borsa İstanbul Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Turhan, Altın Madencileri Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Ümit Akdur gibi önemli isimlerin katılması bekleniyor. Özellikle altın fiyatlarında yaşanan dalgalanma, altın bankacılığında yaşanan gelişmeler, sektörün değerli taş ithalatında yaşadığı ÖTV problemi ve Kuyumcukent’te yaşanan değişim gibi önemli gündem maddelerinin ele alınacağı zirve yalnızca sektör tarafından değil tüm ekonomi sektörü tarafından ilgi ile takip edilecek. Pek çok firma da

bu prestijli organizasyonda yer almak için planlarını yaptı. Zirve ile ilgili hazırlıklar tüm hızıyla devam ederken, merak edilenleri İstanbul Altın Rafinerisi ve Kuyumcukent Kat Malikleri Yönetim Kurulu Başkanı Av. Özcan Halaç’tan dinledik.

Geçtiğimiz yıl olduğu gibi bu yıl da Altın ve Mücevher Zirvesi’nin ana sponsoru oldunuz. Zirvenin sektör açısından önemi ile ilgili neler söylemek istersiniz? Ana sponsorluğumuzda düzenlenecek olan Altın ve Mücevher Zirvesi pek çok açıdan sektörümüz için önemli bir organizasyon. Öncelikle sektör sorunlarının ekonomi yönetimine doğrudan aktarılabilmesinin mümkün olduğu bir platform olması açısından son derece önemli. Siz de takdir edersiniz ki sektörlerin yalnızca iç dinamikleri ile belli bir gelişim düzeyinin üzerine çıkmaları mümkün değildir. Ekonomi yönetimlerinin uyguladığı para, maliye ve istihdam politikaları bir sektörün gelişimi için son derece önemlidir. Ancak, ekonomi yönetimleri, bu politikaları dizayn ederken yalnızca bir sektörü değil tüm sektörlerin ihtiyaçlarını ve ortaya çıkacak diğer sonuçları da değerlendirmek durumundadırlar. Örneğin; değerli taş ithalatında uygulanan %20’lik ÖTV’nin kalkması durumunda sektörümüz çok önemli bir atılım gerçekleştirebilecek bir potansiyele sahiptir. Fakat, ekonomi yönetimi bunun siyasi sonuçlarını da değerlendirdiği ve kamuoyunda oluşabilecek yanlış algılardan çekindiği için bu konuda adım atamamaktadır. Aynı şekilde son zamanlarda altın bankacılığında ya-

“Altın ve Mücevher Zirvesi sektörel birlik ve beraberliğin gösterilmesi açısından da son derece önemli bir platform” 24 ALTIN DÜNYASI • SAYI 92


“Kuyumcukent’te yer almak rasyonel bir gerekliliktir”

şanan gelişmeler de bu duruma örnek olarak gösterilebilir. Ekonomi yönetiminin altın bankacılığı ile ilgili yaptığı düzenlemeler sektörümüzde de belirli bir düzenin değişmesi sonucunu doğurmuştur. Örnekleri çoğaltmak mümkündür. İşte bu tür organizasyonlar, tüm tarafları bir araya getirmesi açısından son derece önemli. Görevi özetle “Optimizasyon” olan ekonomi yönetimi karar süreçlerinde ihtiyaç duyacağı her bilgiyi zirve süresinde sektörün önemli isimlerinden sağlıklı bir şekilde alacak. Sektörün sorunlarının doğrudan ekonomi yönetimine aktarılması açısından zirvenin son derece önemli bir fırsat olduğunu düşünüyorum.

Zirve, bankacılık ve kuyumculuk sektörlerini bir araya getirmesi açısından da ayrı bir öneme sahip. Bu iki sektör arasındaki iletişimin güçlenmesi açısından da zirvenin faydalı olacağını düşünüyor musunuz? Altın fiyatlarında yaşanan dalgalanma ve ekonomi yönetiminin yastık altında atıl olarak bekleyen kayıt dışı altınlarla ilgili aldığı karar sonrasında altın bankacılığında önemli gelişmeler oldu. Altın bankacılığında yaşanan gelişmeler doğrudan ya da dolaylı olarak sektörümüzde de mevcut yapının değişmesi sonucunu da doğurdu. Bu değişim bazı çevreler tarafından yanlış değerlendirilerek, aslında birbirini tamamlayan iki sektörün birbirinin rakibiymiş gibi gösterilmesi sonucu dahi ortaya çıktı. Bu süreçte bilgi kirliliği ve bilgi dejenerasyonu yaşandı. Bunun sonucunda kuyumculuk sektörü ile bankacılık sektörü arasında gereksiz bir gerilim gözlendi. Bu gerilim gereksiz bir şekilde halen de devam ediyor. Birbirinin rakibi değil, birbirinin tamamlayıcısı ve desteçisi olan bu iki sektörün önemli temsilcilerinin bir arada olması, aradaki sorunların çözülmesine zemin hazırlayabilecek olması açısından da bu zirveyi önemli kılan bir unsur. Umarım tüm taraflar bu fırsatı olumlu bir şekilde kullanırlar.

Altın ve Mücevher Zirvesi sektör sorunlarının gündeme getirildiği en önemli platform. Bu sene zirvenin gündem maddeleri neler olacak? Zirvede pek çok konunun ele alınabileceğini düşünüyorum. Elbette ekonomi yönetiminin yastık altında atıl olarak bekleyen kayıt dışı altınlara yönelik politikası, değerli taş ithalatında alınan %20’lik ÖTV’nin sektör ihracatı ve istihdamına etkileri, altın bankacılığı faaliyetleri gibi ko-

nular ana gündem maddeleri olacaktır diye tahmin ediyorum. Tabi biz de sektörün en önemli değerlerinden birisi olan, yalnızca Türkiye’nin değil dünyanın en önemli altın ve mücevher üretim merkezlerinden birisi niteliğindeki Kuyumcukent’in sorunlarını da zirvenin gündemine taşıyacak ve yalnızca ekonomi yönetiminden değil, tüm sektörden hatta bankacılık sektöründen dahi destek bekleyeceğiz. Aslına bakarsanız bizim beklentimiz “destek” değil. Kuyumcukent, sektörün mevcut ihtiyaçlarını karşılayabilecek her türlü potansiyele sahip. Ancak uzun yıllar bu avantajların anlatılması noktasında sıkıntı yaşandı. Ekonomi yönetimleri ve sektör bu avantajları öğrenirse zaten Kuyumcukent bu desteği bulacaktır. Kuyumcukent’in gelişmesi destekle değil rasyonel kararlarla olacaktır. Kuyumcukent’te yer almak rasyonel bir gerekliliktir. Biz zirvede bunu da gündeme getireceğiz.

Kuyumcukent’te başlayan yeni dönemin gerek sektöre ve gerekse ekonomi yönetimine anlatılması açısından zirvenin önemi nedir? Kuyumcukent Kat Malikleri Yönetim Kurulu Başkanı olarak bizim gündemimiz elbette ki Kuyumcukent. Kuyumcukent’in sahip olduğu potansiyelin, performansa dönüşmesi adına ekonomi yönetiminden, bankacılık sektöründen ve tabi ki sektörümüzden beklentilerimizi bu zirvede etraflıca anlatacağız. Kuyumcukent’in çalışanlar, firmalar, sektör ve ülke için ortaya koyabileceği faydaları dile getireceğiz. Bu açıdan bu zirve bizim için son derece önemli.

Son olarak eklemek istedikleriniz nelerdir? Zirve sektörel birlik ve beraberliğin gösterilmesi açısından da son derece önemli bir platform. Sektörel bütün kurum ve kuruluşların yöneticileri de bir arada olacak. Birlik ve beraberlik içinde sektörümüzü ekonomi yönetimine anlatabileceğiz. Zirve her geçen sene daha da artan bir ilgi ile takip ediliyor. Geçtiğimiz yıl olduğu gibi bu yıl da zirveyi Çırağan Sarayı’nda gerçekleştiriyor olacağız. Zirvenin sektörümüz ve Türkiye ekonomisi için olumlu çalışmalar ortaya koymasını dilerim.

“Kuyumcukent’in sahip olduğu potansiyelin, performansa dönüşmesi adına ekonomi yönetiminden, bankacılık sektöründen ve tabi ki sektörümüzden beklentilerimizi bu zirvede etraflıca anlatacağız” SAYI 92

• ALTIN DÜNYASI

25


altınfuar

Sektör temsilcileri bu kez Gaziantep Fuarı’nda buluştu

Gaziantep Kuyumcular Odası işbirliği ile Start Fuarcılık tarafından düzenlenen 9. Ortadoğu Altın ve Mücevher Fuarı 26-29 Nisan tarihleri arasında gerçekleştirildi.

G

aziantep Kuyumcular Odası işbirliği ile bu yıl dokuzuncusu gerçekleştirilen Gaziantep Fuarı, sektör temsilcilerini bir araya getirdi. Altınbaş Mücevherat’ın katkıları ve Cemcem Kuyumculuk’un ana sponsorluğunda gerçekleştirilen fuarda Türkiye’nin dört bir yanından, sektörde söz sahibi olmuş, yaklaşık 110 firma ürünlerini sergiledi. 26 Nisan Cuma günü, protokol üyeleri ve davetlilerin katılımı ile açılışı gerçekleştirilen 9. Ortadoğu Altın ve Mücevherat Fuarı açılış töreninde konuşan Gaziantep Valisi Erdal Ata, altının tarih boyunca daima bir tasarım aracı ve takas aracı olarak kullanıldığını belirterek, “Burada düzenlenen fuar sayesinde bu sektörde yapılan yenilikler, yeni üretimler, üreticilerle, pazarlamacıları bir araya getirecek onların buluşmasını sağlayacak aynı zaman da ilimizin tanıtılmasına da önemli katkısı olacaktır. Burada katılanların büyük bir bölümü Gaziantep dışından gelen üreticiler ve pazarlamacı-

26 ALTIN DÜNYASI • SAYI 92

lar. Onlar sayesinde Gaziantep’in biraz daha tanınmasında katkıda bulunacaktır. Bu fuarın düzenlenmesinde emeği geçen herkese teşekkür ederim” dedi. Gaziantep Kuyumcular Odası Başkanı Sedat Özdinç, her yıl düzenlenen fuarla ilgili olarak şöyle konuştu: “Bu yıl dokuzuncusunu gerçekleştirdi��imiz Ortadoğu Altın ve Mücevher Fuarımızı her yıl olduğu gibi Gaziantep’imize yakışır bir şekilde düzenledik. Start Fuarcılık tarafından düzenlenen, gerek ilimiz gerekse kuyumculuk sektörü için büyük önem arz eden fuarımızın Gaziantep ilimizde düzenlenmesi ilimizin hem ekonomisine hem de tanıtımına büyük katkı sağlamaktadır. Şu anda ilimizde bütün oteller %90 doluluk oranında hizmet vermektedir. Bu durum bile fuarımızın ilimiz için ne kadar önemli olduğunu anlatmaya yetmektedir.” Başta Gaziantep Valiliği olmak üzere Büyükşehir Belediyesi, Ticaret Odası, Sanayi Odası, Organize Sanayi Bölge Başkanlığı, İstanbul, Ankara, Adana, Konya, Kayseri, Kahramanmaraş, Mersin, Antakya, Tarsus, Osmaniye, İskenderun, Diyarbakır, Şanlıurfa, Adıyaman, Erzurum, Malatya, Elazığ, Mardin, Midyat, Kilis, Siirt, Batman, Bingöl, Van, Bismil kuyumcu odalarının destek verdiği 9. Ortadoğu Altın ve Mücevherat Fuarı Açılış töreninde konuşan Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Kuyumculuk Sanayi Sektörü Meclisi Başkanı İmam Altınbaş, kuyumculuk sektörü için oldukça önemli olan Gaziantep Fuarı’nın önümüzdeki yıllarda daha da güçleneceğini söyledi. Yapılan açılış töreninin ardından protokol üyeleri kuyumcuların stantlarını ziyaret etti. Vitrinleri süsleyen, mankenlerin taşıdığı altın ve mücevherler ise göz kamaştırdı.


Fuar esnasında gerçekleştirilen defilede katılımcı firmaların ürünlerini sergileyen ünlü mankenler göz kamaştırdı. SAYI 92

• ALTIN DÜNYASI

27


altınhaber

Altınbaş, Kahramanmaraş Piazza AVMʼde mağaza açtı Pırlanta ve altın sektörünün lider markası Altınbaş, Kahramanmaraş’taki ikinci mağazasını, Piazza AVM’de açtı. Mücevher sektörünün lideri Altınbaş, her yaş ve zevke hitap eden mağaza zincirine Kahramanmaraş Piazza AVM mağazasını ekledi. Yeni açılan Piazza AVM’de elmas, pırlanta ve altından oluşan özel koleksiyonlarını mücevher severlerle buluşturan Altınbaş, yine büyük beğeni topluyor. Koleksiyonlarını farklı hikayeler ve tasarımlarla harmanlayarak mücevher tutkunlarının beğenisine sunan Altınbaş, önümüzdeki dönemde yurt içi ve yurt dışında birçok yeni mağaza açmayı hedefliyor. 114’üncü ile mağazasasını Kahramanmaraş’ta açan Altınbaş mağazalaşma yolunda hızlı adımlarla ilerlemeyi sürdürüyor. Altınbaş, zengin mücevher çeşitliliği ile Piazza AVM’deki yeni mağazasında, Kahramanmaraşlıları bekliyor.

Kurtulan Las Vegas’ta showa hazır Kurtulan Kuyumculuk, dünyanın önde gelen kuyumculuk fuarları arasında yer alan Las Vegas’a yepyeni tasarımlarıyla ve yüksek kaliteli işçiliğiyle hazır.

H

er yıl Mayıs ayının son günlerinde başlayan ve yıllardır düzenlenen Las Vegas Jewellery Show, dünyanın önde gelen kuyum markalarını bir araya getiriyor. Ülkemizden az sayıda firmanın katılım gösterdiği JCK Las Vegas Jewellery Show’a uzun bir dönemdir katılan Kurtulan Kuyumculuk, saf altından imal ettiği birbirinden şık takılarıyla ülkemizin kuyum sektöründeki başarılı çalışmalarını gözler önüne serecek. Kurtulan Kuyumculuk firma sahibi İsmet Naci Kurtulan; Las Vegas fuarının seçkin kuyum markalarını bir araya getirdiğini ve seçici davranan fuar organizasyonunun belirli kriterleri sağlamayan markaları fuara kabul etmediğine dikkat çekti. Kurtulan’ın saf altından üretilen özgün takılarının Amerika pazarında önemli bir müşteri kitlesi tarafından tercih edildiğini ve bu zorlu pazarda yıllardır ticaret yapan markalarının yüksek kaliteli üretim anlayışı sayesinde kalıcı olduğunu vurgulayan Naci Kurtulan, “Amerika pazarı tüm Dünya pazarının küçük bir örneği. Çok farklı kültürleri içinde barındıran Amerika’da uzun yıllar var olmak için özgün ve hikayesi olan yenilikçi tarzlar ortaya koymalısınız. Geçmiş medeniyetlerin kültürlerini bile kendi yorumunuzla günümüze taşımalısınız” diye konuştu. Amerika pazarına Dünyanın çok farklı ülkelerinden ürünlerin servis edildiğini ve rekabetin çok yoğun yaşandığına vurgu yapan Kurtulan, Amerika pazarında başarılı olan bir markanın Dünya pazarında da gideceği çok yol olacağını ve bu açıdan ABD’nin kozmopolit yapısının ürünün geleceğinde belirleyici bir etki ortaya çıkardığını ifade etti. Amerika pazarının birçok ürün grubunda doyuma ulaştığını kaydeden Kurtulan; “Sürekli farklılık arayan bu pazarda tercih edildiğiniz zaman doğru işler yapmış olduğunuz ortaya çıkıyor. Bu da size gelecek için güç veriyor” dedi. Kurtulan Kuyumculuk, JCK Las Vegas Jewellery Show’da tasarımcılar bölümü, No S-10621’de yer alacak. 28 ALTIN DÜNYASI • SAYI 92


altınröportaj

Yeni stratejileriyle

“Jival yenileniyor!”

Genç, dinamik, yenilikçi ve modern yapısıyla mücevher sektörünün lider markalarından Jival, yeni konseptiyle birlikte “Jival yenileniyor” projesini hayata geçirdi. “Türkiye genelinde yeni konseptimizi yaygınlaştırarak mağazacılıkta ilerlemeyi hedefliyoruz” diyen Yönetim Kurulu Başkanı Naim Gençoğlu ile Jival’in yeni rotası üzerine konuştuk. 2012 yılında başlayan “Jival yenileniyor” projesi kapsamında ilk olarak mağaza konseptinin yenileme çalışmalarına başladınız. Bu projenin detaylarından ve önümüzdeki dönem projelerinizden bahsedebilir misiniz? “Jival yenileniyor” projesi için uzun süredir çalışmalarımızı sürdürüyorduk. 2012 Mayıs ayında başlayan uzun bir araştırma sürecinin ardından Kasım ayında konsept çalışmaları başladı ve 2013 Mart ayında mimari proje tamamlandı. Yeni konseptimizle ilk mağazamız Palladium AVM’de 08 Nisan’da açıldı. Jival Mağazacılık konseptinin ana renklerinde ağırlıklı olarak vizonun farklı tonları kullanıldı. Mağaza içerisindeki tüm malzemelerde, şıklığı aynı zamanda sade çizgileri tercih ettik. Duvar yüzeylerde boydan boya aynalar kullanılarak şeffaflık ön plana çıkarıldı. Pırlanta servis masaları için özel kesim ham mermerler seçildi. Mağaza zemininin genelinde halı kullanılırken, tavanda barisol ile aydınlatma kurgusu zenginleştirildi. Konseptimizin en önemli alanı vitrinler iki ayrı bölüm olarak tasarlandı. Altın ve pırlanta vitrin dekorasyonunun sade ve çarpıcı olmasına özen gösterildi. Bu projenin Jival’e ne tür avantajlar sağlayacağını düşünüyorsunuz? Jival, yenileme projeleri ile sektörde ilerleme kaydederek, sürekli inovasyon içinde olan genç ve çağdaş markalardan biri olduğunu hatırlatmaktadır. Çalışmalarımıza bu çizgide devam ederek, akıllardaki modern algısını pekiştirmeyi planlıyoruz. Jival; Türkiye genelinde yeni konseptini yaygınlaştırarak mağazacılıkta ilerlemeyi hedefliyor. Sürdürülebilir büyüme son yıllarda şirketlerin gündeminde yoğun olarak yer alıyor. Sektörümüzde bu konu doğru bir şekilde ele alınıyor mu? Jival olarak sürdürülebilir büyümeyi sağlamak adına ne tür çalışmalar yapıyorsunuz? 2007 sonunda başlayan krizin sektörümüzü olumsuz etkilemesiyle beraber sektördeki toparlanma 2011’in başından itibaren başladı. Dolayısıyla Jival, bu dönemden itibaren her yıl bir önceki yıla oranla %10 ile %30 arasında bir büyüme ile ilerlemektedir. 2013 yılında, 2012’ye göre %20 daha yüksek hedef koyarak yolumuza devam ediyoruz. Tabii ki sürdürülebilir büyümeyi sağlayabilmek adına ilk başta konseptimizi gözden geçirerek yenileme yoluna gittik. Alışverişe daha uygun, sakin ve yumuşak tonlarla bir konsept oluşturduk. Bunun yanında krizin başladığı dönemden itibaren, maliyet30 ALTIN DÜNYASI • SAYI 92

lerimizi geçmişe nazaran daha sağlıklı yönetmeye başladık. Ürün çeşitliliği açısından farklı ve talep gören tasarımlara yer verdik. İleriki dönemlerde de, ürün yelpazemizin geliştirilmesinde, hem altın hem pırlanta bölümlerinde doğru ürün üzerine yoğun ve ciddi çalışmalarımız devam edecektir. Nesilden nesile uzanan bir sektörde hizmet veriyorsunuz. Yeni neslin yönetimi devralması, sektör ve firmalar açısından büyük yenilikleri de beraberinde getiriyor. Sektörde önemli bir tecrübeye sahip olarak yeni nesle başarıyı yakalamak adına unutulmaması gereken en önemli maddeleri sıralayabilir misiniz? Sektöre 37 senedir emek vermekteyim. Bugüne baktığımda, aslında sektörün kendi markalarını yarattığını görsek de, bazı konuların hala değişmediğini çok net görüyorum. Benim yeni nesle tavsiyem; herkesin bir duruşu olması gerektiğidir. Böylelikle dürüstlükten ödün vermeden, günü kurtarmak yerine, geleceklerini uzun vadeli düşünerek, keyif alacakları işi yapmalarını öneririm. Bundan öncesinde sektör, kendi içinde yetiştirdiği birçok çalışanla ilerlerken, son dönemlerde eğitimli personellerin katılımıyla kurumsal yapısını daha da kuvvetlendirmektedir. Altın fiyatlarında yaşanan dalgalanmalar beraberinde birçok sorunu da getirdi. Fiyatların seyri konusunda birçok farklı fikirler ortaya atılıyor. Sizin bu konudaki görüşleriniz nedir, Jival olarak bu durum karşısında nasıl bir tutum izleyeceksiniz? Her zaman söylediğim gibi altın fiyatları ve krizin etkisiyle beraber sektör sıkıntılı bir süreç yaşadı. Geçen yıl itibariyle altının 2000 dolar seviyesine gelmesini beklerken, Amerika’nın gelecek yıl para basmayacağı, hatta faiz artırabileceği söylentisi altın fiyatlarının belli bir ölçüde geri gelmesine neden olmuştur. Şahsen, dünyadaki yapının hala tam oturmadığını ve önümüzdeki dönemde bugünkü oranın daha üstüne doğru ivme kazanacağını düşünüyorum.

Şahsım ve yönettiğim firmalar adına en önemli prensibim; dürüstlük, sözünde durmak ve yapabileceklerimizi vaat etmektir. Aynı hassasiyeti ve duyarlılığı çalıştığımız bütün firmalardan da bekliyor ve belli kuralların dışına çıkmadan disiplinli bir şekilde yönetmeye çalışıyoruz.


altınhaber

Halaç bölgenin nabzını tuttu, sektörü Kuyumcukent’e davet etti 9. Ortadoğu Altın ve Mücevher Fuarı’nda Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahin ile sektörün ve Kuyumcukent’in sorunlarını değerlendiren İstanbul Altın Rafinerisi ve Kuyumcukmet Kat Malikleri Yönetim Kurulu Başkanı Av. Özcan Halaç, fuar sonrasında çevre illerdeki esnaf ve oda başkanlarını ziyaret ederek Kuyumcukent’te yaşanan gelişmeleri anlattı.

G

aziantep, Start Fuarcılık tarafından bu yıl 9.’su düzenlenen Ortadoğu Altın ve Mücevher Fuarı’na ev sahipliği yaptı. Sektörün öncü firması İstanbul Altın Rafinerisi de fuarda yerini alan firmalar arasındaydı. İstanbul Altın Rafinerisi ve Kuyumcukmet Kat Malikleri Yönetim Kurulu Başkanı Av. Özcan Halaç fuara katılarak gerek katılımcı ve gerekse ziyaretçi firmalar ile istişarede bulundu. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahin ile birlikte katılımcı firmaları ziyaret eden Halaç fuarla ilgili şu değerlendirmelerde bulundu; “İstanbul Altın Rafinerisi olarak sektörün biraraya geldiği her organizasyonda yerimizi alıyoruz. Biz bu tür organizasyonları ticari gereklilik olarak değerlendirmiyor, fuar katılımlarına sektörel görev bilinci çerçevesinden bakıyoruz. Gaziantep Fuarı da bu bilinçle yer aldığımız bir organizasyon. Bölgedeki malum konjonktür gereği ciddi anlamda ticaret hacmi ortaya çıkmasa bile sektörün bir araraya gelmesi açısından bu fuarın önemli olduğunu düşünüyorum. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Sayın Fatma Şahin’in de fuarı ziyaret etmesi önemliydi. Kendisi ile yaptığımız görüşmede gerek sektörün ve gerekse Kuyumcukent’in sorunları ile ilgili bilgileri aktarma fırsatımız oldu. Her fırsatta ve her platformda sektörel sorunlarımızı resmi makamlara aktarmaya devam edeceğiz.” Fuarın ardından çevre illlerdeki kuyumcu ve oda başkanlarını da ziyaret eden Av. Özcan Halaç ziyareti ile ilgili şunları söyledi; “Sektörün merkezi olan İstanbul ile Anadolu arasındaki iletişime yıllardır önem veren bir firmayız. Kurduğu sağlıklı ilişkilerle Türkiye’nin dört bir yanına hizmet veren bir organizasyonuz. Sektördeki gelişmeleri ve oluşan ihtiyaçları eşzamanlı ve yerinde takip ediyoruz. Çalışma arkadaşlarımın yanısıra ben de bizzat bu ziyaretlerde bulunuyorum. Bu ziyaretlerimiz de onlardan biri… Tabi artık ziyaretlerimizde öne çıkan gündemimiz Kuyumcukent. Ziyaret ettiğimiz her oda başkanına ve her esnafa Kuyumcukent’te yaşanan değişimini anlatıyor, Kuyumcukent’in yalnızca üretim merkezi olmadığını, sektörün pazarlama merkezi olma yolunda da önemli yol katettiğini söylüyor ve Türkiye’nin dört bir yanından esnaflarımızı Kuyumcukent’e davet ediyoruz.” 32 ALTIN DÜNYASI • SAYI 92


altınhaber

Her kuyumcu bu konforu yaşamalı Geçtiğimiz yılın pırlantalı mücevher dalında ihracat ikincisi olan sektörümüzün deneyimli markası Mert Alyans, kuyumcular için hazırlamış olduğu “Comfortline” alyans setleriyle benzersiz avantajları bir arada sunuyor. Mert Alyans; dünya genelinde en çok tercih edilen, trend alyansları özel bir kutu içinde kuyumculara hazırladı.” Comfortline” isimli bu seride; ultra hafif, yüksek üretim tekniğine sahip, ergonomik birbirinden şık 25 çift alyans bir kutuda buluşuyorlar. Başarılı ihracat çalışmalarıyla binlerce çift ürününü dünyanın beğenisine sunan Mert Alyans, şimdi farklı ülkelerindeki çiftlerin en çok tercih ettiği alyans modellerini özenli bir seçimin ardından ülkemiz kuyumcuları için “Comfortline” serisi adı altında bir araya getirdi. Mert Alyans Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Saraç; markalarının bu sistem ile kuyumcu dostlarının satışlarını daha kolay bir hale getirmeye çalıştıklarını ve bu serinin siparişlerinin 24 saat gibi kısa bir sürede müşterilerine ulaşabildiğini ifade etti. İleri teknoloji, özgün ve farklı tasarım anlayışıyla üretilen “Comfortline” serisi alyansların, ultra hafif özelliğiyle çok uygun fiyatlara tüketiciye sunulduğuna dikkat çeken Saraç, sözlerini şöyle sürdürdü: “Standart alyanslardan %50 daha hafif olan “Comfortline” serimiz, bu özelliğine rağmen standart alyanslara göre daha dayanıklı bir yapıya sahip. Ürünü hem hafifletmek hem de daha dayanıklı bir hale getirmek için kendimize ait özel üretim tekniklerini kullanıyoruz. Her ölçüde hazırladığımız ve 25’erli çiftler halinde topladığımız “Comfortline” koleksiyonumuz için özel stok çalışması yaptık. Bunun için bu serinin siparişlerini 24 saat içinde teslim etme gücüne sahibiz. Bu benzersiz hızlı ve kaliteli servis ile kuyumcu dostlarımızın müşterilerini maksimum oranda memnun etmelerini arzu ettik. Patentini aldığımız bu hizmetimizi, sadece ülkemizde değil dünyanın farklı noktalarındaki müşterilerimize de sunuyoruz. Bizimle çalışan kuyumcu dostlarımız mükemmel bir çalışma konforunu “Comfortline” ile doyasıya yaşayacaklar.” Sınırsız müşteri memnuniyeti ilkesiyle hareket eden ve “Comfortline” koleksiyonuna büyük güven duyan Mert Alyans; bu seriyi 3 aylık ücretsiz deneme süresi ile kuyumculara sunuyor. İsteyen kuyumcu bu üç ayın sonunda koşulsuz ve bedelsiz ürün iadesi gerçekleştirebilir. 34 ALTIN DÜNYASI • SAYI 92


altınhaber

artık aranan bir marka! Kuruluşundan itibaren hedeflediği projeleri başarıyla hayata geçiren Lizay Pırlanta, başarılı lokasyon çalışmaları ve stratejileriyle toptan ve perakende mağazacılık altyapısını kuvvetlendirmeye devam ediyor. Lizay Pırlanta’nın son dönem çalışmalarını firma sahibi Mahmut Serbes’ten dinledik. Kısaca Lizay Pırlanta’nın faaliyet alanlarından bahseder misiniz? Lizay markası pırlanta elmas, altın (gerdanlık, bilezik, bileklik, küpe, takı seti) alyans ve çıplak taş kategorilerinde sektöre hizmet veriyor. Takı ve mücevher koleksiyonu üretimi ile toptan ve perakende ticaretini kapsayan entegre bir faaliyet alanına sahibiz. Bu ürün grupları ile perakende  kuyumculuk sektöründe faaliyet gösteren firmalara toptan olarak hizmet vermekteyiz. Toptancılık hizmetine 2 sene önce geçtik, toptancılık konusunda da mücevher ve kuyum firmaları tarafından aranan bir marka haline geldik.  Kısacası firmalar ve nihai tüketiciler tarafından talep edilen her kategori için kendi alanlarında uzman olan kadromuzla birlikte sektörün tüm ihtiyaçlarını karşılıyoruz.

Türkiye genelinde perakende satış mağazalarınıza nerelerden ulaşılabilir? Lizay Pırlanta markası olarak Adapazarı merkezde 4 tane,  İstanbul’da ise Maltepe cadde, Sapphire AVM, Perlavista AVM,  Viaport AVM de mağazalarımız yer alıyor, kuyum ve mücevher sektörünün kalbinin attığı Nuruosmaniye ve Şeref Efendi’de toptan ofislerimiz mevcut. Ayrıca yeni açılacak olan Vialand AVM’de de mağazamızı tüketici ile buluşturacağız. Yurtiçi ve Yurtdışında toplam 200 civarında satış noktasında da ürünlerimizin satışı yapılmakta.

Sektör firmaları sizden nasıl ürün tedarik edebilir? İstanbul ve Adapazarı’nda toplam 10 perakande Mağazamız, Nuruosmaniye’de toptan ofisimiz ve çıplak taş ofisimiz, İzmir’de ise alyans kategorisi için bölge müdürlüğü bazında şubemizi açmış olup bölge ve çevresindeki bayilerine merkeze ulaşım gerekmeksizin hızlı ve kesintisiz şekilde hizmet veriyoruz. Bu bölgelerin dışındaki müşterilerimize geniş bir route planı ile hizmet veren satış ekiplerimiz müşteri ziyaretleri gerçekleştirerek hizmet veriyor. Bunun dışında özellikle firmamızı arayıp ürünlerimizi görmek isteyen kuyumcuların talepleri de oluyor, bu talepler doğrultusunda o bölgelere gidip orada da ürün hizmeti veriyoruz.

Hazırladığınız yeni koleksiyonlarınızdan biraz bahseder misiniz? Önümüzdeki günlerde ya da yakın zamanda mücevher severlerin beğenisine sunmuş olduğunuz bir koleksiyonunuz var mı? Yılbaşı, Sevgililer Günü, Anneler Günü gibi özel günler için özel kampanyalar hazırlıyoruz. Geçtiğimiz günlerde Anneler Günü için altın ve pırlanta kategorisinde iki ayrı kampanya hazırladık, sosyal medyadan ve mağazalarımızdan bunu duyurduk, güzel satışlar elde ettik. İlerleyen dönemlerde de kampanyalarımız devam edecek, insanlar tarafından güvenli liman olarak görülen altının daha da ulaşılabilir olması adına herkesin bütçesine uygun kampanyalar hazırlamaya devam edeceğiz.  

36 ALTIN DÜNYASI • SAYI 92


altınhaber

İş dünyası duayenini kaybetti

Yakup Tahincioğlu

son yolculuğuna uğurlandı Kent Gıda’nın kurucusu ve Onursal Başkanı Yakup Tahincioğlu, Süryani Kadim Mezarlığı Kilisesi’nde düzenlenen törenle son yolculuğuna uğurlandı.

S

üryani Kadim Mezarlığı Kilisesi’nde düzenlenen cenaze törenine sanayi sektörünün önde gelen isimleri ve çok sayıda aile yakını katıldı. Tahincioğlu ve Mioro Kuyumculuk Yönetim Kurulu Başkanı İlyas Gençoğlu taziyeleri kabul ederken, Altınbaş Holding Yönetim Kurulu Başkanı İmam Altınbaş, Zen Pırlanta Yönetim Kurulu Başkanı Emil Güzeliş, İnnova Kuyumculuk Yönetim Kurulu Başkanı Can Özkök, Ariş Pırlanta Yönetim Kurulu Başkanı Kerim Güzeliş, Hemera Kuyumculuk Yönetim Kurulu Başkanı İsa Çiftçi ve birçok iş adamı cenazede hazır bulundu. İçişleri Bakanı Muammer Güler, Galatasaray Spor Kulübü Başkanı Ünal Aysal, Bakırköy Belediye Başkanı Ateş Ünal Erzen’in yanı sıra iş adamları ve aile dostları cenazeye çelenk göndererek taziyelerini iletti. Cenaze töreninin ardından Yakup Tahincioğlu’nun naaşı Süryani Kadim Mezarlığı’na defnedildi.

Yakup Tahincioğlu

Mardin’de 1933 yılında doğan Yakup Tahincioğlu, İstanbul İktisadi ve Ticari İlimleri Akademisi’nde okurken, Kent Gıda Maddeleri AŞ’nin ilk nüvesini oluşturan ufak bir imalathane kurarak, sanayi sektörüne ilk adımını attı. Türk sanayisinin duayenlerinden olan Tahincioğlu, 25 yıl Türkiye Gıda İşverenleri Sendikası Yönetim Kurulu üyeliği yaptı. Mardinliler Eğitim ve Dayanışma Vakfı (MAREV), Deyrulzafaran Manastırı Bakım, Onarım ve Yaşatma Derneği başta olmak üzere birçok vakıf ve derneğin kuruculuğu ve başkanlığı ile çok sayıda hayır kurumunda çeşitli görevler üstlendi. İstanbul Süryani Ortodoks Vakfı’nın Yönetim Kurulu Başkanlığı’nı da yapan Yakup Tahincioğlu, 2011 yılında yayınlanan “Tarihleri, Kültürleri ve İnançlarıyla Süryaniler” kitabını da kaleme almıştı. 38 ALTIN DÜNYASI • SAYI 92


altınhaber

Altınbaş’tan İstanbul Shopping Fest’e Özel İndirim Mücevher sektörünün lider markası Altınbaş, alışverişin festival haline geldiği İstanbul Shopping Fest kapsamında; alışveriş tutkunlarına, pırlanta ürünlerde yüzde 20, altın ürünlerde ise yüzde 10 indirim fırsatı sunuyor.

K

oleksiyonlarını dünyadaki trendleri ve yenilikleri izleyerek tasarlayan Altınbaş, İstanbul Shopping Fest kapsamında tasarımlarını mücevher tutkunlarının beğenisine sunarken, pırlanta ürünlerde yüzde 20, altın ürünlerde yüzde 10 indirimli alışveriş keyfi yaşatıyor. Birbirinden renkli etkinlik ve kampanyalarla 8-30 Haziran tarihleri arasında düzenlenecek İstanbul Shopping Fest yurtiçi ve yurtdışından birçok misafiri ağırlayacak. İstanbul’u dünyanın alışveriş, kültür ve eğlence merkezine dönüştüren İstanbul Shopping Fest’e Altınbaş İstanbul mağazaları ile katılıyor.

40 ALTIN DÜNYASI • SAYI 92


altındosya

Hazırlayan: Aslı Çelebioğlu

Sosyal Medyada Mücevher firmaları

Sosyal medyanın markaların kurumsal hedefleri içerisindeki yeri her geçen gün daha fazla önem kazanıyor. Sosyal medyanın, reklam ve pazarlama faaliyetleri açısından önem kazanmasıyla birlikte; markaların güçlenen dijital sektörde var olmak adına geliştirdikleri stratejiler de güçleniyor. önem vermesi ve iyi planlaması gereken bir yer olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz.”

“Sosyal medya bir markanın gittiği yolu en iyi, en yoğun ve en ekonomik olarak anlatabileceği alan”

Sektörün önde gelen firmalarının kurumsal iletişim sorumluları, sosyal medya yönetiminde izledikleri stratejileri dergimizle paylaştılar.

Sosyal medyanın, reklam ve pazarlama faaliyetleri açısından önem kazanmasıyla birlikte; markaların güçlenen dijital sektörde var olmak adına geliştirdikleri stratejileri, sosyal medyanın marka için önemi ve kurumsal hedeflerin içerisindeki yeri de önem kazandı. Her geçen gün gelişen ve değişen bu yeni medya düzeni ile markaların müşterileriyle yoğun etkileşimde bulunabileceği bir fırsat oluştu. Müşterilerin dünyasına ulaşabilmek, sosyal medya sayesinde zor olmaktan çıktı. Yapılan araştırmalar insanların, vakitlerinin çoğunu bu sanal gerçeklik içinde geçirdiklerini ve gün geçtikçe daha fazla vakit harcadıklarını ortaya koyuyor. Lüks bir tüketim ürünü olan mücevher için sosyal medya, belki birçok sektör içerisinde en çok fayda sağlanabilecek mecra. Ulaşılamaz bir mücevher ile hayallerde yer ederek marka algınızı güçlendirilebilir, reklam çalışmalarına milyon dolarlar ödemeden de müşterilere ulaşılabilir, yeni müşteriler kazanılabilir. Zen Pırlanta Kurumsal iletişim Müdürü Sinem Irmak Aksöyler sosyal medya doğru kullanıldığında bir şirketin en büyük PR araçlarından biri olabileceğini söylüyor ve ekliyor “Bugün Türkiye'nin dünyadaki facebook kullanımında 3. sırada olduğunu düşünürsek bu mecranın markaların 42 ALTIN DÜNYASI • SAYI 92

Sosyal medya, müşteri ilişkileri yönetimi açısından tüketiciyle direkt iletişim kurmanızı sağlarken marka farkındalığı yaratmak ve marka algısını güçlendirmek bakımından markaların değer yönetimine katkı sağlıyor. Ancak müşterilerin sürekli olduğu bir platformda istediğiniz anda var olabilmeyi bir avantaja çevirmek doğru sosyal medya yönetimi ile mümkün. Jival Kurumsal İletişim ve Pazarlama Müdürü Yasemin Öztürk de bununla ilgili olarak, “Son yıllarda medyanın tartışmasız gücü kuvvetli olduğu kadar, yanlış kullanıldığında markanıza ciddi zararlar da verebilir hale gelmiştir” diyor. Bu nedenle markaları için tüm yenilikleri olabildiğince yakından takip ettiklerini dile getiren Öztürk, ilk etapta Jival resmi web sitesini yenileyerek çalışmalarınıza başladıklarını sözlerine ekliyor.

Sosyal Medya 10 yıl sonra nerede? Değişime ayak uydurmak, gelişen teknolojiyi takip etmek ve sürekli yenilenmek şirketlerin çok dikkat etmesi gereken bir nokta. Her şeyin dijitale döneceği düşünülen önümüzdeki bu süreç köklü değişiklikleri de beraberinde getirecek gibi görünüyor. Yeni gelişen teknolojiyle üretilen yeni araçlar, yeni sosyal mecralar yaratacaktır. Sosyal mecra kişiler için dahi tercih edilen bir alan değil, olmak zorunda hissedilen bir platform halini alırken markaların bundan uzak kalması imkânsız görünüyor. Pera Pırlanta Kurumsal İletişim Müdürü Sinem Kayıarslan Özgüler de genel medya düzeninde eğlence anlayışının önümüzdeki 10 yıl içinde köklü bir değişikliğe uğra-


Sosyal Medya Kullanım Rakamları Facebook

350 milyon kişi Facebook’u bağımlılık derecesinde kullanıyor. Ülkemizdeki en popüler sosyal ağ olarak dikkat çekiyor. Türkiye’de 32 milyondan fazla kullanıcısı bulunan Facebook, her 10 kişiden 4’ünün sosyalleşme aracı.

Twitter

yacağını öngörüyor. “Özellikle Youtube’un televizyonların yerini alacağını, audio-visual içeriğin şuankinden çok daha kolay ulaşılabilir ve çok daha hızlı tüketilir olacağını düşünüyoruz” diyen Özgüler ,“Sosyal medya ve daha genel olarak düşünürsek dijital medya planlarımızı ve hatta pazarlama stratejilerimizi bu öngörüler üzerinden kurguluyoruz” dedi.

Altınbaş Kurumsal İletişim Direktörü

Derya İrepoğlu ETKİLİ BİR İLETİŞİM VE PAZARLAMA Günümüzde markalar, kendilerine uygun stratejiler oluşturarak sosyal medya sayesinde tüketicilerine kolaylıkla ulaşabiliyor. Uygulanan strateji doğru bir şekilde ilerlerse satış ve markalar pazarlama ağlarını gün geçtikçe artırabiliyor. Markanın web sitesi, facebook, twitter ve diğer sosyal mecralar üzerinden verilen bilgi ve içeriklerle kitlelere ulaşmak, katılımcı sağlamak sosyal medyanın en büyük gücüdür. Ayrıca internet üzerinde yapılan etkili reklam planlaması sayesinde kullanıcıların kendi grupları içinde de bilgi paylaşımıyla hızla ulaşılan kişi sayısı artabilir. Böylece etkili bir iletişim ve pazarlama hayata geçirilmiş olur. SOSYAL MEDYA UZMANLARIMIZDAN BEKLENTİMİZ İnternet üzerinde markanın imaj ve kimliğini sosyal medya uzmanları yansıtıyor. Bu alanda uzman bir ekip ile çalışıldığında sosyal medyada etkili ve geçerli kampanyalar yapabilmek mümkündür. Diğer alanlarda olduğu gibi internette de yapılacak her çalışmada gerçekçi ve dikkatli bir yaklaşım sergilemek çok önemli. Bu alanda yapılan herhangi bir yanlış adım markanın imajını olumsuz etkileyecek sonuçlar doğurabilir. Sosyal medya uzmanlarımızdan öncelikli beklentimiz Altınbaş’ın öne çıktığı güven, itibar ve kalite ifadelerini sosyal medyada korunmasını sağlamaları. Sonrasında ise sosyal medyanın gerektirdiği doneleri kullanarak takipçi ve hedef kitlemizi arttırmayı hedefliyoruz. STRATEJİMİZ Altınbaş adına sosyal medyada tüketicimizin her anında yanında olmaya çalışıyoruz. İlgili alanlarda sadece markamızdan bahsetmektense Altınbaş ile bağdaşan hayatın diğer alanlarından da içeriklere yer veriyoruz. Hedef kitlemiz ile her zaman etkileşim içerisindeyiz; soru ve taleplerine anlık geri dönüşler yapıyor, duygu ve talepleri doğrultusunda bir strateji sürdürüyoruz. Ayrıca sektörde öne çıkan 3 özel gün olan Anneler Günü, Sevgililer Günü ve Yılbaşında sosyal medya üzerinde hareketi arttıracak çalışmalara yer veriyoruz. Altınbaş olarak öncelikle yeni medyada hangi mecraların öne çıktığını gözlemiyor, ilerleyen dönemlerde hangi mecraların öne çıkacağını ise takip ediyoruz. Yaygınlaşacağını düşündüğümüz mecralar ile ilgili ön bilgi sahibi olduğumuz için “Var olmalı mıyız?” değerlendirmesi yapıyoruz ve uygun stratejiler oluşturarak gereken atılımları planlıyoruz. Dünyada e-ticaret alanının giderek büyümesi ile şirketimiz bünyesinde internet teknolojileri ekibi oluşturuldu. Ekibimiz internet üzerinde ilerleyen dönemlerde geçerli olacak planlamaları bizlerle paylaşıyor; aynı zamanda internet ve mobil mecralarda Altınbaş’ın var olması için uygun iletişimin sağlaması adına Altınbaş’ı destekliyorlar.

Ülkemizde günde ortalama 8 milyon tweet gönderiliyor. Bu rakam saniyede 92 tweete denk geliyor.

Instagram

Facebook tarafından 1 milyar dolara satın alınan, dünyanın en popüler fotoğraf paylaşım uygulaması olan Instagram, 100 milyon üye sayısını geçtiğini açıkladı. Instagram’a her gün saniyede 5 milyonu aşkın fotoğraf yükleniyor. Her gün saniyede 600 fotoğraf beğeniliyor.

Sosyal medya yönetiminde şirketlerin dikkat etmesi gerekenlere ilişkin birkaç not:

- Şirketler kendileri hakkında sosyal medyadaki tartışmaların içinde olmak ve onlara yön verebilmek için dürüst ve olabildiğince şeffaf olmalı. - Monolog yapma k ve tek taraflı mesaj vermek yerine diyaloga girmeli, müşterileriyle iş odaklı iletişim kurma k yerine daha insanî bir yaklaşım benimsemeli. - Sosyal medyada iletişiminiz sürekli olmalı. - Müşteriler, dinliyormuş gibi yapanlarla gerçekten dinleyenleri anlarlar. Gerçekten dinleyin ve bunu da onlara hissettirin. ilerinizin söylediğini iş fırsatlarına ve Müşter ürünlerinizde fark oluşturacak yenilikçiliğe dönüştür ün. - Tartışma başladığında bırakın müşterileriniz sizi savunsun. En iyi pazarlamanın “ağızdan ağza” olduğunu unutmayın. - Eğer farklı müşteri profili için ürünleriniz varsa sosyal medyadaki mesajlarınızı tek hesaptan vermey in. Farklı kitlelerle farklı hesaplardan iletişim kurun. - Unutmayın, geleneksel ve kontrolcü anlayış artık yeni medyada işe yaramıyor. - Başarı, insanı odağına alan açık liderlikten geçer. “Açık liderlik nedir?” diye soranlara da işin ayrıntısını anlattığı kitabı okumanızı öneririm. - Benim de bir önerim var; siz kitabı okuyun ama sosyal medya yönetim işini mutlaka profesyonellere yaptırın. - Ve yukarıda yazılan ları hem şirket hem de müşteri tarafı gibi algılay ıp kül yuttur mayın, kül yutmay ın! SAYI 92

• ALTIN DÜNYASI

43


altındosya “Sosyal medya, markanın gülen yüzü…” Pera Pırlanta Kurumsal İletişim Müdürü

Sinem Kayıarslan Özgüler Sosyal medya markanın dışa açık, iletişime hazır gülen yüzü olarak tanımlanabilir. Her şeyden önce konvansiyonel medyaya göre çok daha ölçeklenebilir bir platform. Doğru sosyal medya araçlarını kullanarak yaptığınız bir çalışmanın etkisini hemen görebilirsiniz. Vermek istediğiniz mesaj alınmış mı, markanız tüketicinin gözünde olmasını istediğiniz yerde mi anlayabilir ve buna göre hızla reaksiyon alıp yeni stratejiler geliştirebilirsiniz. Geniş kitlelere çok kısa zamanda ve düşük maliyetle ulaşabilir, isterseniz hedef kitlenizi ilgi alanlarına göre rahatlıkla segmente edip nokta atışları da yapabilirsiniz. Bir firmanın kendisini sosyal medyada güçlü marka profilleriyle doğru konumlandırması, artık tercihten çok bir zorunluluk. Bu nedenle biz sosyal medya iletişimini sadece inhouse ekibimizle sınırlı tutmuyor ve bir dijital medya ajansıyla işbirliği yapıyoruz. Markamız adına kullandığımız sosyal mecralarımızda markamızın vizyonuna, kısa, orta ve uzun dönem stratejilerine uygun sosyal medya planlamalarıyla, mesajımızın her mecranın diline uygun şekilde hedef kitlemize aktarılması, hedef kitlemizle çift yönlü, samimi bir iletişim sağlanması ve elbette içerik kalitesi dikkat ettiğimiz noktalar. Marka olarak stratejimiz Pera’yı bir mücevher firması olduğu kadar bir moda ve tasarım markası olarak da konumlandırmak. Özel günlerin her birinde yarışmalar ve uygulamalar yaparak hedef kitleyle etkileşimli bir iletişim kurmak ve markamızla ilgili online deneyimi artırmak. Beraber çalıştığımız ünlüleri sosyal medya kanalıyla hedef kitlemize daha da yakınlaştırmak, hatta onlarla bire bir konuşmalarını sağlamak.

“Gelecek için yatırım yapılması gereken bir mecra” Zen Diamond Kurumsal iletişim Müdürü Sinem Irmak Aksöyler “Bugün bilgi ve eğlence paylaşımı amacıyla kullanılan sosyal medya, bir markanın kendine, gittiği yolu en iyi, en yoğun ve en ekonomik olarak anlatabileceği bir alan. Biz sosyal medya yönetimi için bu konuda uzman olan ajanslardan destek alıyoruz. Markamızı, yeni koleksiyonlarımızı, sunduğumuz hizmetleri birçok kişiye ulaştırabilmek adına çalışmalarımız oluyor. Facebook, twitter hesaplarımızda sürekli bilgi paylaşımında bulunuyoruz. Paylaşımların karşılıklı olması, sosyal medya kullanıcılarının markamızla iletişiminin sürekliliğini sağlamak ya da iletişimde olduğumuz kişi sayısını arttırmak adına çeşitli oyunlar, yarışmalar düzenliyoruz. Önümüzdeki dönemde de bu mecranın kullanımı artarak devam edecek, gelecek için yatırım yapılması gereken bir mecra.” 44 ALTIN DÜNYASI • SAYI 92

Jival Kurumsal İletişim ve Pazarlama Müdürü Yasemin Öztürk “İnternetin gelişmesiyle Facebook, Twitter, Instagram, linkedln ve bloglar gibi sanal bilgi ve haber paylaşımı ile sosyal medya ortamı yaratıldı. Günümüzde bu sayede internet sosyal medyanın kendisi oldu. Markalar sosyal medya sayesinde pazarlama stratejilerini daha iyi yönetebilir ve ölçümleyebilir hale geldiler. Marka olarak sosyal medyadaki planlamanızı ne kadar anlaşılabilir ifade ederseniz satış ve pazarlama hareketleriniz aynı oranda yükselir. Sosyal medya üzerinden marka adına yapılan etkili kampanyalar ve firma kimliğinin doğru anlatılması sosyal medya uzmanlarından beklenen en önemli unsurlardır. Özellikle Facebook son yıllarda en önemli iletişim aracıdır. Facebook üzerinden markamız adına görsel ve içerik anlamında birçok reklam çalışması yapılmaktadır. Dönemsel olarak yapılan farklı ve etkili yarışmalar, kampanyalar ile katılımcılarımıza ürün ve hizmetlerimiz hakkında bilgi verebiliyoruz.”

Assos Diamond Kurumsal İletişim Müdürü Serap Kaptanoğlu'ndan Assos Diamond'un Sosyal Medya Stratejileri Bağ Kurmak ve Farkındalık Yaratmak: Sosyal Medya kanallarında şirketler için en büyük hedef; doğru uygulanan bilgi ve içerikler ile kitlelere ulaşmak, katılımcı sağlamak ve ulaşılabilirliği kolaylaştırmaktır. Etkileşimi Arttırmak ve Gündemde Yer Edinmek: Assos Diamond Sosyal Medya Uzmanları; hedef kitle ve erişilebilirlik üzerinde çok hassas çalışmalar yapmaktadır. Son kullanıcının gerçek profile sahip olması, yapılan çalışmalara ve markaya verdiği tepki, yorum ve öneriler stratejilerimizi belirlemede bir yol haritası oluşturmaktadır. Süreklilik: İş ortaklarımız ile var olan teknolojiye ve medyaya uyum sağlamak adına değil, her zaman ileri teknolojiyi ve ileri medyayı hedefleyip yatırım kanallarını bu şekilde değerlendirerek sosyal medya ve bilgi teknolojilerinde sektörün öncüsü olmayı sürdürmeyi hedefliyoruz. Kurumsal İletişimi İyileştirmek: Bu bir maraton ve bu maratonda marka değeriniz, alt yapınız ve ekip çalışmanızın kalitesi ortaya çıkıyor. Assos Diamond, Bilgi Sistemleri ekibi ve Kurumsal İletişim ekibi ile sosyal medyada büyük bir güce sahiptir.


advertorial

Kuyumculuk Sektöründe İnternet ve Kurumsallık Hazırlayan Emre Yapıcı / İnter Yazılım

Kuyumculuk ve mücevherat sektöründe, büyük umutlarla yola çıkılan, yanlış yönetilen ve çoğunlukla hayal kırıklığı ile sonuçlanan girişimlerin başında ‘’İnternet’’ geliyor. Genellikle bir internet sitesi yaptırmaktan ibaret zannedilen ve ‘’Tanıdık bilgisayarcı arkadaş’’ tarafından yönetilen bu süreç kuyumculuk sektörü için bilinmezler ve şevk kırıcı çok sayıda başarısız deneyimlerle dolu. Gerçek anlamda internet atılımı gerçekleştirmek isteyen kuyumcular için uzun yıllardır kuyumculuk sektörüne hizmet veren İnter Yazılım’dan bilgi aldık.

K

urumsal bir firmasınız ve bunu internete taşımak, internette de devam ettirmek istiyorsunuz. Ya da kurumsallaşmak isteyen bir firmasınız ve bunu en çok müşteriye ulaştığınız internet yüzünüzde de oluşturmak istiyorsunuz… Öncelikle internet demek sadece web sitesi demek değildir. Artık herkesin ezbere sayacağı İnternetin tanıtım, pazarlama, satış için kullanılacak onlarca aracı var. Web sitesi, e-ticaret sitesi, bayi satış ve yönetim kanalı, sosyal medya yönetimi, mobil web sitesi, mobil uygulamalar, Google ve Facebook reklamları, Facebook uygulamaları, eposta kullanımı, toplu sms gönderimi, toplu e-posta gönderimi bunların en önemlileri, olmazsa olmazları. İnternetin bu yaygın ve güçlü araçlarını kurumsallığınıza güç katacak, marka bilinirliliğinizi arttıracak şekilde kullanmak istiyorsanız şu temel kurallara mutlaka uymanız gerekli: - Web siteniz, e-ticaret siteniz var olan kurumsal yapınız ile aynı kimliğe (renk, logo, görseller, resimler, resim kaliteleri, tasarım kalitesi vb.) sahip olmalıdır. - Web siteniz, mobil web siteniz veya e-ticaret siteniz mutlaka hedef müşterilerinizin dillerinde de yayın yapmalıdır. ( Türkçe, İngilizce, Rusça, Arapça vb.) - Web sitenizin tüm arama motorlarına şirket ismi ve markanızla kayıt edilmesi ve şirket ismi ya da markanız ile arandığında mutlaka 1. Sayfada ilk 2-3 sırada bulunması gerekir. - Şirket içinde kullanılan, kartvizitlere yazılan eposta adresleri Hotmail, Yahoo, Gmail gibi web mail hizmeti veren sitelerden değil kendi şirketinize ait olan epostalar olmalıdır. - Web sitenize sürekli ulaşılabilir olmalıdır. Kesintisiz bir sunucu hizmeti hem ulaşılabilirlik hem de arama motorunda bulunabilmek ve yerinizi kaybetmemek için temel ihtiyaçtır. - Web sitesi küçük şirketleri büyük göstereceği gibi büyük bir şirketi küçük ve güvensiz olarak gösterebilir. İnternette yer alan tüm sitelerinizin (web sitesi, e-ticaret, mobil, mikro web siteleri) belirli bir kali46 ALTIN DÜNYASI • SAYI 92

te düzeyinin üzerinde tasarıma ve fonksiyonel çeşitliliğe sahip olması gerekir. Sizi internette ziyaret eden kişinin algısını değiştirmeniz, mağaza veya ofisinize geldiğindeki algıdan daha kolay ve az maliyetle kontrol edilebilir. - İnternette yer alan tüm sitelerinizin (web sitesi, e-ticaret, mobil, mikro web siteleri)aynı kurumsal tasarımda olması gerekir. - İnternette yer alan tüm sitelerinizin (web sitesi, e-ticaret, mobil, mikro web siteleri) güncel tutulması, ziyaretçilerinizin sitelerinizi tekrar ziyaret etmesi için son derece önemlidir. Sitenizde eski bilgileri olması, ziyaretçiye “Burayı ziyaret etmene gerek yok” demektir. - Tüm pazarlama materyallerinizde kurumsal eposta ve web adreslerinizin bulunmasına dikkat edin. - iphone, Samsung, ipad gibi cihazlardan web siteniz ve ürünleriniz rahatça dolaşılabilmelidir. Bugün mobil kullanıcılara hitap etmiyorsanız internette hem kurumsallık ve prestij hem de ulaşılabilirlik alanında büyük kayıptasınız demektir. - Üretimini ya da satışını yaptığınız ürün ve hizmetlerde, arama motorlarında yapılan aramalarda önlerde geliyor olmanız hem marka bilinirliliğinizi arttırır hem de kurumsal duruşunuza güç katar. - Sosyal medyadaki varlığınız bireysel çabalara terk edilmemelidir. Başta Facebook, Twitter, LinkEdin olmak üzere tüm mecralarda bulunmalı ve bunu kurumsal kimliğinize uygun olarak yapmalısınız. Sizin adınıza açılan ve size zarar veren sayfalardan kurtulmanın yolu, resmi sayfalarınızı oluşturmak ve onu güçlü tutarak, yapılan aramalarda taklitlerin önünde yer almaktan geçer. Kurumsallaşma; tanıtım, pazarlama, satış faaliyetlerinin tabanında yer almalıdır. Burada bahsettiğim noktalar bu altyapıyı oluşturmanızda çok faydalı olacak ana noktalar. Bu konularda sürekliliği sağladığınız sürece sonraki adımlara da ihtiyacınız olacak.

Detaylı Bilgi İçin: Rauf Emre Yapıcı e-mail: emre@interyazilim.com Tel: 0541 961 76 56


altınhaber

Kesintisiz Güç Kaynağı seçerken dikkate alınması gereken temel kurallar

Özellikle yatırım maliyetlerini de yakından ilgilendiren Kesintisiz Güç Kaynakları hakkında bilinmesi gereken en önemli konuları açıklayan Germen Elektronik Genel Müdürü Murat Germen, dikkat edilmesi gerekenleri anlattı…. Ana ürün grubu olan Kesintisiz Güç Kaynakları’nın (KGK) yanı sıra servo ve statik voltaj regülatörleri, invertör, konvertör ve redresör (akü şarj cihazları) üretiminin yanında, ürünlerin pazarlama, satış ve sonrası hizmetlerini de sunan Germen Elektronik, tamamen yerli tasarım ve üretici olarak 16 yıldır sektörde hizmet veriyor. Kesintisiz Güç Kaynaklarınız hakkında bilgi verebilir misiniz? Kesintisiz Güç Kaynakları (KGK) elektrik kesintilerinde cihazların çalışmalarına devam etmelerini sağlamak için geliştirilmiş cihazlardır. Zaman geçtikçe Kesintisiz Güç Kaynakları bunun ötesinde bir yarar sağlar hale gelmiş, elektrik şebekesindeki düzensizliklerin zararlı etkilerinden kendine bağlı cihazları koruyacak özellikte geliştirilmiştir. Tamamen yerli tasarım ve üretici olarak 16 yıldır hizmet verdiğimiz sektörümüzde iş ilişkisi içerisinde olduğumuz müşterilerimizin donanım yatırımlarını koruyabilmek için teknolojik gelişmeleri yakından takip etmekte ve yeni geliştirdiğimiz KGK sektöründe son teknoloji ürünlerimizi kullanıma sunmaktayız. Bu ilkeden hareketle 1,5 yıl boyunca sürdürdüğümüz AR-GE faaliyetlerimiz sonucunda 2008 senesinden beri; Verimliliği AC’den AC’ye tam yükte %94, Güç Faktörü Düzeltmeli (PFC) IGBT doğrultuculu, DSP Kontrollü, akü gerilim dalgalılığı minimuma çekilmiş özel şarj sistemli Blue-Line Serisi yeni ürünümüzü üretmekteyiz. Kesintisiz Güç Kaynağı satın alırken dikkat edilmesi gereken kriterler nelerdir? Kesintisiz Güç Kaynağı’nın seçiminde dikkat etmemiz gereken kriterleri aşağıdaki gibi sıralayabiliriz: - Yatırım maliyetinin uzun vadeli hesaplanması gerekmektedir. Kalitesi düşük bir KGK için, ilk başta daha az bir miktar ödemiş gibi görünsek de garanti süresi sonrasında çıkabilecek problemlerin giderilmesi için ödeyeceğimiz miktar ya da kendisine bağlı cihazlara verebileceği zararlar ve bunların işletmeye maliyeti satın alma değerinin üzerinde olacaktır. - İşletim maliyetlerinin düşük tutulması amacıyla güç kaynağının verimi yani ekstra olarak harcadığı kayıp enerji seviyesinin düşük olması son derece önemlidir. - Bakım ve servis kalitesi de bir diğer önemli faktördür. Bakım, KGK’nin periyodik olarak gözden geçirilerek arıza yapmamış olsa bile arıza riski taşıyan birimlerin önceden belirlenmesi ve değiştirilmesi, akülerin kalite ve ömürlerinin yüksek tutulması işlemidir ve üretici firma tarafından desteklenmelidir. Ek olarak yedek par50 ALTIN DÜNYASI • SAYI 92

ça temini ve kalitesi de üretici firma tarafından garanti edilmelidir. - KGK satın alırken cihaz kalitesi, dolayısı ile içerisinde kullanılan malzemelerin ve akülerin kalitesine dikkat edilmelidir. - Amaca yönelik ve ileride ihtiyaç duyulabilecek güçte ve sürede Kesintisiz Güç Kaynağı’nı belirlemek en önemli unsurdur. KGK’nin çıkışına bağlanacak cihaz sayısı ve toplam güç, seçilmesi gereken KGK’nin gücünü belirler. - KGK bir jeneratörle birlikte kullanılacaksa jeneratörün nominal gücü doğru tespit edilmelidir. - Cihazda aşırı yük ve kısa devre korumaları bulunmalıdır. - Yedekleme süresi dediğimiz; elektrik kesildiğinde bu gücün aküden ne kadar süre alınabileceğini belirleyen akü grubunun isabetli seçimi iş sürekliliğini ve verimini artırmış olacaktır. - Yukarıdaki özelliklerin yanı sıra küçük hacim, kompakt yapı, az gürültü, güç kaynağından beklenen diğer özelliklerdir. - KGK satın alınırken dikkate alınacak teknik özelliklerin yanı sıra sektörde uzun geçmişe sahip, köklü firmaların tercihi de önemlidir. Ürünlerinizi kullandığınız sektörler hangileridir? Germen ürünleri başta IT sektörü olmak üzere; tekstil makineleri, CNC ve lazer kesim makineleri, bilişim, otomotiv sektörü, sağlık ve medikal sektörleri, denizcilik ve tersaneler, rüzgar ve diğer yenilenebilir enerji projelerinde ve daha bir çok sektörün yanı sıra konutlarda da kullanılmaktadır. Ürün çeşidindeki artışta müşteri talebi ve AR-GE faaliyetlerinin payı nedir? Firmanız için AR-GE ve buluş çalışmaları ne önemdedir; bu konuda yürütülen çalışmalar nelerdir? Halihazırda tasarlanmış ve üretimi süren ürünlerimizin iyileştirme ve geliştirme çalışmaları her zaman devam etmektedir. Tamamıyla yerli üretim yapan bir firma olarak gelişmenin ve büyümenin en önemli şartı olan AR-GE çalışmalarına gereken önemi vermekteyiz. Geçmiş dönemlerde olduğu gibi bundan sonra da AR-GE desteği veren kurumları arkamıza alarak gelişme çalışmalarımıza devam edeceğiz. Teknolojiyi kopyalayan değil üreten bir firma olmak ilkesinden hareketle geçmiş yıllarda hız verdiğimiz AR-GE çalışmalarımız sonucunda; Sayısal İşaret İşlemci (DSP) Kontrollü, IGBT Doğrultuculu, Geniş Giriş Gerilim Aralığı’na sahip ve Güç Faktörü Düzeltmeli (PFC) cihazlarımızı kullanıcılarımıza sunmuş bulunmaktayız. Bahsettiğimiz ürünler KGK sektöründe son teknoloji olarak nitelendirilmektedir.


altınhaber

İstanbul Ticaret Odası Meslek Komiteleri Seçimi’ne Sayılı Günler Kaldı

Birlik Grubu İTO Seçimlerine Hazır

İstabul Ticaret Odası Meslek Komiteleri Seçimi 22 Mayıs’ta Türk Telekom Arena’da yapılacak. Birlik Grubu olarak güçlü bir ekiple seçimlere hazır olduklarını belirten Erhan Hoşhanlı seçimle ilgili görüşlerini Altın Dünyası ile paylaştı.

İ

stanbul Ticaret Odası Meslek Komitesi ve Meclis Üyeliği Seçimleri 22 Mayıs 2013 tarihinde Türk Telekom Arena’da yapılacak. İstanbul Ticaret Odası’na kayıtlı yaklaşık 350.000 seçmen, toplam 81 meslek dalından 550 kişiyi kendilerini temsilen görevlendirecek. Uzun yıllardır sektörel kurumlarda kuyumculuk ve mücevhe-

52 ALTIN DÜNYASI • SAYI 92

rat sektörüne hizmet eden Erhan Hoşhanlı, listesindeki İlhami Yazıcı, Cemal Turgut, Minas Arslan, Mirat Kökler, Ömer Dinçel ve Ercan Özboyacı gibi önemli isimlerle Birlik Grubu olarak Kuyumculuk Meslek Komitesi seçimlerine katılarak sektöre hizmet etmeye devam etmeyi hedefliyor. İstanbul Ticaret Odası Meslek Komiteleri Seçimi ile ilgili sizden bilgi alabilir miyiz? İstanbul Ticaret Odası yaklaşık 350.000 kayıtlı üyesi ile Türkiye’nin önemli kurumlarından birisi durumunda. Ticaret Odası bünyesinde 81 meslek grubu temsil ediliyor. Meslek gruplarından toplam 550 kişi mesleklerini İstanbul Ticaret Odası’nda temsil etmek için seçilecekler. Kuyumculuk Meslek Komitesi de bu 81 komiteden biri. Böylesine önemli bir kurumda, sektörümüzün sorunlarının gündeme getirilmesi bizler için son derece önemli. Bu yüzden İlhami Yazıcı, Cemal Turgut, Minas Arslan, Mirat Kökler, Ömer Dinçel ve Ercan Özboyacı gibi önemli isimlerle bir araya gelerek Birlik Grubu’nu oluşturduk.


Birlik Grubu çatısı altında sektöre hizmet etmeye devam edeceğiz. Sektör mensuplarımızın desteğini bekliyoruz. Siz uzun zamandır İTO bünyesinde sektöre hizmet veriyorsunuz. Bu süre zarfında ortaya koyduğunuz çalışmalar ile ilgili neler söyleyemek istersiniz? Meslek komiteleri, yasal konumları gereği sektörleri ile organik ilişkileri zayıf olmakla birlikte, İstanbul Ticaret Odası’nın kimliğini ve desteğini arkasına alabildiği için siyaset ve bürokraside etkili olabilmektedir. Biz de kuyumcuları temsilen Kuyumcular Komitesi ve Demir Dışı Metaller Komitesi mensupları olarak İstanbul Ticaret Odası yönetim kurulunun destekleri ile bir çok sektörel konuda çözüm üretilmesine gayret ettik. Eğitimler, paneller ve seminerler düzenledik. Sektörümüzün önemli bir sorunu olan taşlardan alınan %20 ÖTV’nin kaldırılması veya düşürülmesi için Ankara’da bürokrat ve siyasetçileri ziyaret ettik. Sektörün darphane ile ilgili problemlerinde çözüm üretmeye çalıştık. En son bankaların ziynet altın satışına müsade edilmesini önleyici girişimlerde bulunduk. Ticaret Odası’nda sektörümüz adına görev aldığımız süre zarfında katkıda bulunduğumuz önemli çalışmalardan birisi de İstanbul Ticaret Üniversitesi bünyesinde kurulan Mücevher Mühendisliği Bölümü’nün sektörümüze kazandırılması oldu. 4 yılllık eğitim veren bu bölüm meslek komitemizin gayreti ve İTO yönetimin desteği ile 2 yıl önce faaliyete başladı. Bununla birlikte, Mücevher Mühendisliği bölümünün daha nitelikli mezunları sektörümüze kazandırması adına, kuyumculuk ve mücevherat sektörünün çok önemli bir değeri olan Kuyumcukent’te açılan Araştırma Geliştirme Laboratuarı, sektörün teknik sorunlarına ve eğitim eksikliğine çözümler üretmeye devam etmektedir. Birlik Grubu’nun Kuyumculuk Meslek Komitesi’nde gündeme getireceği ve çözümüne katkı sağlayacağı sektörel sorunlar nelerdir? Bundan sonraki süreçteki hedeflerimizle ilgili olarak da şunları söyleyebilirim. Mücevherde kullanılan taşlardaki %20’lik ÖTV’nin kaldırılması, Avrupa Birliği uyum yasaları çerçevesinde Kuyumculuk Meslek Standartlarının oluşturulması, bankaların faaliyeterinin sektöre zarar vermesini önleyici tedbirlerin alınması, sektörde eğitime ve inovasyona önderlik edilmesi, rekabet gücünün desteklenmesi, sektörde kurumsallaşmaya yönelik çalışmaların desteklenmesi, ürünlere sertifika verilmesinin teşfik edilmesi, sektör kurumları arasında var olan dayanışma ve işbirliğinin sürdürülmesi önümüzdeki dönemde ajandamızın ilk sıralarında yer alacak konular. Seçim günü, seçmenlerin dikkat etmesi gereken hususlar nelerdir? Seçim 22 Mayıs 2013 Çaramba günü Türk Telekom Arena Stadyumu’nda yapılacak. Seçim sahada değil loca katlarında gerçekleştirilecek. Seçimde yaklaşık 140 sandık kurulacak. Oy verme işlemi saat 09:00’da başlayıp 17:00’da son bulacak. Seçmenlerimizin bağlı bulundukları grup kodunu öğrenmeleri ve vergi numara-

“İstanbul Ticaret Odası Mücevher Mühendisliği Bölümü yalnızca Türkiye’de değil dünyada bir ilk olması açısından büyük önem taşıyor. Bu bölüm gerek inovasyon ve gerekese sektörün eğtim eksikliğinin giderilmesi açısından önemli bir eksikliği dolduracak.

larının odaya kayıtlı olup olmadığını teyid etmelerinde fayda görüyoruz. Seyrantepe’de bulunan Türk Telekom Arena’ya ulaşımı kolaylaştırmak için organize edilen servisler seçmenlerin hizmetinde olacak. Servisler Kuyumcukent, Kapalıçarşı ve semtlerden seçmenlerin ulaşımına katkı sağlayacak.

Birlik Grubu

İlhami Yazıcı

Mirat Kökler

Ercan Özboyacı

Cemal Turgut

Minas Aslan

Ömer Dinçel

ERHAN HOŞHANLI KİMDİR? 1956 yılında Malatya’da doğdu. İlk, orta ve lise öğrenimini Malatya’da, yüksek öğrenimini Adana İktisadi ve Ticari Bilimler Akademisi’nde tamamladı. 2 dönem Malatya Kuyumcular Odası Başkanlığı görevinde bulundu. 2 dönem İTO Kuyumculuk Meslek Komitesi Başkanlığı ve Meclis Üyeliği yaptı. MÜSİAD ve TUSKON üyesi olan ve 20 yıldır İstanbul’da ithalat, ihracat, üretim ve perakende alanlarında ticari faaliyetine devam eden Erhan Hoşhanlı 3 çocuk babasıdır. SAYI 92

• ALTIN DÜNYASI

53


altınhaber

Denizbank’tan Kocaeli Kuyumcular Derneği’ne tam destek! Sahip olduğu finansal portal anlayışıyla müşterilerinin ihtiyaçlarına uygun ve yenilikçi çözümler sunan DenizBank, altın bankacılığı konusunda da müşterilerine en iyi hizmeti verebilmek için çalışmalarını sürdürüyor. DenizBank için niş sektörlerden biri olarak öne çıkan altın sektörüne desteğini göstermek üzere her fırsatta Kuyumcu Odaları ve Dernekleri ile bir araya gelen DenizBank Altın Bankacılığı, son olarak 17 Nisan 2013’de İzmit’te Kocaeli Kuyumcular Derneği Başkanı Mehmet Bayram, DenizBank Krediler Bölge Müdürü Ahmet Mahir Gültekin ve DenizBank Altın Bankacılığı Grup Müdür Cem Turgut Gelgör’ün katılımı ile akşam yemeğinde Oda Üyeleri ile buluştu.

Birçok ilk var

DenizBank Altın Bankacılığı Grup Müdürü Cem Turgut Gelgör gecede Kocaeli Kuyumcular Derneği üyelerine özel olarak sunulan ürün ve hizmetlerin yanı sıra kuyum sektörünün dinamiklerini göz önüne alarak yapılan sektöre özel kredi değerlendirmesine değindi. Konu ile ilgili açıklama yapan Gelgör, “Altın bankacılığı konusunda sektörde birçok ilke imza attık. Taksitli altın kredisi ile müşterilerimiz kredi geri ödemelerini 24 aya varan vadeler ile aylık eşit taksitli olarak gram cinsinden yapabiliyorlar. Ayrıca bir diğer ilk olarak hayata geçirdiğimiz İmalatçıya Altın Destek Kredisi ile de kuyumcuların nakit akışına uygun bir şekilde has altın alım imkânı sağlıyoruz. 3 aya varan ödemesiz dönemin de bulunduğu İmalatçıya Altın Des54 ALTIN DÜNYASI • SAYI 92

tek Kredisi’nde öteleme süresi sonrasında 9 ay veya 12 ay vade üzerinden taksitlendirme seçeneği de bulunuyor. Yeni ürünümüz ile sektör firmalarının vadeli satışlarının finanse edilebilmesi de mümkün hale geldi. İmalatçıya Altın Destek Kredisi, taksitli altın kredisi kapsamına giriyor. Üreticiye hammadde sağlama imkânı getiren üründe kredi gram altın olarak kullandırılıyor ve kuyumcu da krediyi gram altın olarak geri ödüyor” dedi

Hizmet yelpazesi geniş

DenizBank Altın Bankacılığı imalatçıdan toptancıya, küçük üreticiden perakendeciye kadar altın ticari ile uğraşan tüm sektör müşterilerine hizmet veriyor. DenizBank’ın Altın Bankacılığı hizmetine şubelerin yanı sıra ATM, call center ve AçıkDeniz İnternet Bankacılığı aracılığı ile tüm kanallardan ulaşabiliyor. DenizBank Altın Bankacılığı, sektörün ileri gelen kurum ve kuruluşları ile yaptığı exclusive proje ortaklıkları ile sektöre ayrıcalıklı ürün ve hizmetler sunabilmek için çalışmalarına devam ediyor.

DenizBank Altın Kredileri avantajları

DenizBank Altın Bankacılığı’nun sunduğu kredileri sayesinde üretici firmalar hammadde, perakendeci müşterilerimiz ise kendilerine mamül sağlıyor. Bunun yanı sıra altın kredileri altın sektöründeki tüm müşterilerimiz için finansman gideri oluşturuyor, stok değerliliğini dengeliyor, peşin alım avantajı yaratıyor ve altın sermayesini kur riskine karşı korumuş oluyor. Ayrıca müşterilerimiz külçe olarak aldıkları altın kredilerini yine külçe olarak geri ödeyebiliyorlar, kredi faizleri de gram cinsinden işliyor.


Vadeli İşlem ve Emtia Piyasaları Uzmanı

Ateşan Aybars

Altın piyasasında uzun vadeli yapısal bir değişim başlıyor

A

ltın fiyatı üzerine temel analiz yapabilmek artık son derece güç, hatta anlamsız bir uğraşı olarak görülüyor. Merkez bankalarının işlemleriyle belirsiz talep dalgalanması bir yandan, fiziki talep denge arayışı ve türev fiyatlamadan ayrışması diğer yandan analiz etkinliğini zorluyor. Ancak, altın fiyatının belirlenmesi spot faaliyetlerinden çok yatırım aracı olarak, özellikle türev enstrümanlar vasıtası ile belirleniyor. Son haftalarda genel olarak kabul gören bir görüş altın fiyatında beklenti oluşturmanın ya da doğru analiz yapabilmenin ne kadar güç olduğunu gösteriyor. Şöyle ki; Batı merkez bankaları anemik istihdam ve büyüme çabalarının devamı ya da kısaca ekonomi yönetimi için, dolar ve tahvil talebini desteklemek zorundalar, oysa yüksek altın fiyatı engel. Bilindiği gibi geçen ay büyük el’in (merkez bankaları ve külçe bankaları) altın fiyatlarını nasıl düşürdükleri konusunda bir hayli yorum yapıldı. Kısaca, büyük el, kağıt enstrümanları satarak spot altın piyasasını etkileyebilirler. Bunu önemli ölçüde başardılar ama düşük altın fiyatı spot piyasada beklenmedik şekilde talep görüyor. Özellikle Uzakdoğu, Hindistan ve Türkiye’de spot altın fiyatı kağıt varlıkların dikte ettiğinden farklı fiyatlanmaya başladı. Bunun anlamı nedir? Altın piyasasında uzun vadeli yapısal bir değişim başlıyor. Piyasalarda batı merkezli altın talebinin yükselmekte olan (EM) doğu ülkelerine kaydığı görülüyor. Batıda yatırım fonlarında (ETF) altın satışı hızlanırken doğu ülkelerinde talep artıyor. Önümüzdeki yıllar için altın piyasasında yeni bir dönem başlıyor. Uzun vadede yatırımcılar, kısa vadeli manipülatif zig-zag’lardan endişe etmeden uzun vade için altın satın alıyorlar. Teknik olarak altın fiyatı dramatik çöküşü ardından toparlanma çabası kritik 1500 dolar/ons seviyesini aşamadılar. Kontrol hala “ayı”ların elinde. Aşağı yönde beklentilerin artmasına rağmen, fiziki talebin devam etmesi ve altına dayalı yatırım fonlarında (ETF) satış baskısının azalması yeni dip seviyesi yapmadan altın fiyatında toparlamaya yol açmalıdır.

Harem Altın’ın avantajları gayet “net” Harem Döviz ve Kıymetli Madenler Tic. Ltd. Şti; döviz, altın alış ve satışlarında en avantajlı fiyatlarını tüm müşterilerine www.haremaltin.com internet sitesinden net bir şekilde yansıtıyor.

Yılların deneyimli döviz ve altın aracı kurumu Harem Altın, fiyat avantajlarına yüksek hizmet kalitesini ekleyerek çalışmalarını başarıyla sürdürüyor. Canlı ve güncel internet sitesini hizmete sokan Harem Altın, kısa bir süre içinde aylık ortalama 30 bin tıklanma sayısına ulaştı. www.haremaltin.com; online fiyat takibi üzerine ülkemizde en etkin sitelerinden biri olmuştur. Yakın tarihte Iphone özel uygulamasına geçen Harem Altın’ın mobil cihazların tamamında 12.000 üyesi oldu. Harem Altın Genel Müdürü Anet Miraşoğlu; altın veya döviz alıp satarken adeta markalarının son danışma noktası olduğunu ve yüksek hizmet kalitesi nedeniyle yüzlerce kilometre uzaktan bile geniş bir müşteri portföyüne sahip olduklarını ifade etti. İnternet sitelerinin yapımı ve sürekli güncelliği için çok büyük çaba sarf ettiklerini vurgulayan Miraşoğlu, “Bizde saf altını tabir eden 995 ayardan esinlenerek çağrı telefonumuzun sonunu 995 yaptık. Ülkemizin her yerinden 444 4 995 no’lu numaramızı arayan müşterilerimiz en güncel ve avantajlı fiyatları bizden alıyorlar” dedi. Online chat ile internet ortamında tüm bilgileri paylaştıklarını kaydeden Anet Miraşoğlu, Harem Altının piyasa koşullarından bağımsız olarak kuvvetli bir stoka sahip olduğunu, müşterilerine yok cevabı kesinlikle vermediklerini ve ister 1 gram ister 1000 gram altın alınsa dahi Harem Altın ile çalışmanın avantajını herkesin yaşadığına vurgu yaptı. 56 ALTIN DÜNYASI • SAYI 92


altınhaber

Babalar Günü’ne Özel Hediyeler Altınbaş’ta Mücevher sektörünün lider markası Altınbaş’ın, eşsiz tasarımlarıyla oluşan pırlanta ürünleri ve Hanedan koleksiyonu babanıza çok yakışacak!

A

ltınbaş, Babalar Günü’nde kalıcı ve değerli bir hediye arayanlar için birbirinden şık alternatifler sunuyor. Osmanlı İmparatorluğu’nun kuruluş dönemi padişahlarından ve önemli olaylarından esinlenerek hazırladığı yedi farklı yüzük tasarımından oluşan “Hanedan” koleksiyonu ve yıllarca sevgiyle hatırlanacak “yüzük, kravat ve kol düğmeleri”nden oluşan eşsiz pırlanta tasarımları babanıza unutulmaz bir hediye olacak. Babalar Günü’ne özel olarak hazırlanan Hanedan koleksiyonu; yedi farklı yüzük tasarımından oluşuyor. Koleksiyonda yer alan Kayı, Taht, Rüya, Hüdavendigar, Yıldırım, Saltanat ve Zihgir (Okçu)

yüzükleri ayrı hikayelere sahip… Erkek koleksiyonlarında şık tasarımları ile dikkat çeken Altınbaş’ın Hanedan Koleksiyonu çok beğeniliyor… Her ailenin “CEO’su” ve lideri babalar için tasarlanan Altınbaş erkek koleksiyonları, birbirinden şık ve değerli ürünlerden oluşuyor. Sonsuz sevginizin yanında babanıza yıllarca kullanabileceği Hanedan koleksiyonu ve pırlanta ürünlerden hediye edebilirsiniz…

Babalar Günü’nde babanıza sevginizi yansıtabilecek en güzel hediye seçenekleri tüm Altınbaş Mağazaları’nda.

Dünya Elmas Borsalarının Başkanları İstanbul’da Buluşuyor Borsa İstanbul ev sahipliğinde Dünya Elmas Borsaları Federasyonu (WFDB) ve IDMA (Uluslararası Elmas Üreticileri Birliği) Başkanlar Toplantısı 16 – 18 Haziran 2013 tarihlerinde İstanbul’da Shangri-La Otel’de gerçekleşiyor. Toplantıda 20 ülkeden 28 Borsa Başkanı bir araya gelerek dünyadaki elmas piyasaları kurallarını belirleyecek. Toplantı yurt içi ve yurt dışı elmas patronlarını ve mücevher sektörünün önde gelen firmalarını bir araya getirmeyi amaçlıyor. “Dünya Elmas Borsaları Federasyonu (WFDB) Başkanlar Toplantısı”, Borsa İstanbul ev sahipliğinde 16 – 18 Haziran 2013 tarihleri arasında İstanbul Beşiktaş’taki Shangri-La Hotel’de gerçekleşiyor. İstanbul, 3 gün boyunca yurtiçi ve yurtdışından mücevher sektörüne yön veren borsalar, şirketler, mücevher üreticileri ile sektör temsilcilerini ağırlayacak. Dünyadaki elmas ticaretinin merkezi olan tüm borsaların üyesi olduğu ve piyasa kurallarını belirleyen Dünya Elmas Borsaları Federasyonu (WFDB) tarafından her yıl düzenlenen Başkanlar Toplantısı, 20 ülkeden 28 Borsa Başkanını bir araya getiriyor. 2013 yılı elmas ticaret kanunlarının belirleneceği toplantı, elmas konusundaki en yüksek söz sahibi kişileri bir araya getirmek ve bu başkanların kendi ülkelerinde Türkiye’ye benzer deneyimlerini paylaşmalarını sağlayarak, ülkemizdeki taş ve kuyumculuk sektörünün gelişimine katkı sağlamak amacıyla düzenleniyor. Türkiye’nin 2023 hedefleri arasında yer alan 500 milyar dolar ihracat hedefine ulaşmak için 19 alt sektörü ilgilendiren elmas ticaretinin önemine dikkat çekecek toplantıda, kuyumculuk sektörü temsilcileri ile global elmas ticareti yapan yurtdışı piyasa katılımcılarının işbirliği ve ticaret imkanlarının geliştirilmesi hedefleniyor. Türk kuyumculuk sektörünün uluslararası elmas piyasalarında adını duyurmak, global elmas işlemleri yapan kişi ve kuruluşların geleceğin cazibe merkezi olarak Türkiye’ye ilgilerini artırmak da organizasyonun temel hedefleri arasında yer alıyor. 58 ALTIN DÜNYASI • SAYI 92


altınhaber

Bankalardan, kuyumculara

kredi seçenekleri

Bankalar kuyumcu müşterilerini, ihtiyacı olan ürünlere bir arada ulaşabilmelerini sağlayacak cazip fırsatlar sunuyor. Akbank geliştirdiği "Kuyumcu Destek Paketi", DenizBank, “İmalatçıya Altın Destek Kredisi” TEB ise Taksitli ve Değişken Altın Kredisi seçenekleriyle öne çıkan bankalar arasındalar…

A

kbank’ın geliştirdiği, kuyumculuk faaliyetlerini sürdürmekte olan tüm müşterilerinin yararlanabilecekleri “Kuyumcu Destek Paketi” kapsamında sunulan ürünlerin başında "Altın Kredisi" ve “Altın Mevduat Hesabı” geliyor. Akbank'ın kuyumcu müşterileri için geliştirdiği Altın Kredisi ile kuyumcular işletme sermayesi finansmanı sağlarken, "Altın Mevduat Hesabı" ile de birikimlerini güvenli bir şekilde Akbank hesaplarında değerlendirebilecekler. DenizBank Altın Bankacılığı, son olarak hayata geçirdiği İmalatçıya Altın Destek Kredisi ile kuyumcuların nakit akışına uygun bir şekilde has altın alım imkânı getirdi. 3 aya varan ödemesiz dönemin de bulunduğu İmalatçıya

Akbank Ticari ve KOBİ Bankacılığı’ndan sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Kaan Gür

“KOBİ’lerimiz Türkiye’nin Gücü, Akbank KOBİ’lerimizin Gücüdür. Bu gerçekten hareketle kuyumcu KOBİ’ler için özel ürünlerin gerekliliğini fark ederek Kuyumcu Destek Paketi’ni geliştirdik. Paketteki 18 ay vadeye kadar kullanılabilen Altın Kredisi, kuyumcu müşterilerimiz için altın değerinde bir üründür. Bunun yanında, kuyumcularımızın birikimlerini değerlendirebilecekleri, gram cinsinden altın alımına imkan tanıyan Altın Mevduat Hesabını geliştirdik. Bu hesap ile müşterilerimiz diledikleri zaman yatırımlarını TL, dolar, euro veya başka bir döviz olarak geri alabiliyorlar. Ayrıca Altın Mevduat Hesabı sahibi kuyumcu müşterilerimizin Altın Mevduat Hesaplarından bir yıl süreyle hesap işletim ücreti tahsil etmiyoruz. Diğer taraftan bu müşterilerin Kiralık Kasa hizmetini kullanmaları halinde, ücretleri yüzde 50 indirimli olacak ve 3 ay süreyle şubelerden 10 adet, şube dışı kanallardan ise sınırsız havale işlemlerini masrafsız gerçekleştirebilecekler.” 60 ALTIN DÜNYASI • SAYI 92

Altın Destek Kredisi’nde öteleme süresi sonrasında 9 ay veya 12 ay vade üzerinden taksitlendirme imkânı da bulunuyor. DenizBank’ın yeni ürünü ile sektör firmalarının vadeli satışlarının finanse edilebilmesi de mümkün hale geldi. İmalatçıya Altın Destek Kredisi, taksitli altın kredisi kapsamına giriyor. Üreticiye hammadde sağlama imkânı getiren üründe kredi gram altın olarak kullandırılıyor ve kuyumcu da krediyi gram altın olarak geri ödüyor. TEB ise peşin mal alımlarında işçilik iskontosundan yararlanmak, vitrini zenginleştirmek, imalata ilave maden sokmak, müşteri portföyünü arttırarak pazarda önemli paya sahip olmak ve işini büyütmek isteyen kuyumcular için oldukça cazip fırsatlar sunuyor. Değişken Altın Kredisi Taksitli Altın Kredisi, Altın Tahsilat Sistemi, Kuyumcu Paket Sigortası seçenekleriyle kuyumculara Altın Kredisi kullandırıyor.

DenizBank Altın Bankacılığı Grup Müdürü Cem Turgut Gelgör

“Mücevher ve kuyumculuk sektöründe özellikle fuar dönemlerinde alınan siparişlerin hazırlanması ile vadeli satış bedellerinin tahsilatı, sektör firmalarına yüksek tutarlarda işletme sermayesi ihtiyacı doğuruyor. Firmaların ürünü tasarlamasından sipariş zamanına, sipariş zamanından tahsilat zamanına kadar geçen süreç 12 ayı bulan vadelere ulaşabiliyor. Sektör firmalarının finansman ihtiyacında en önemli girdisi ise has altın. DenizBank Altın Bankacılığı olarak bu konuda sektör taleplerinin karşılanacağı İmalatçıya Altın Destek Kredisi’ni sunduk. Bu kredimizde müşterilerimiz 3 ay ödemesiz dönem ile dilerlerse 9 dilerlerse 12 taksit seçeneğinden yararlanabiliyorlar. Sektörümüzü altın bankacılığı konusunda ilklerle tanıştırmaya, mücevher ve kuyumculuk sektörüne de en yeni ve kaliteli ürünleri sunmaya devam edeceğiz.”


Mehmet Can Özdemir Renkli Taş Eğitimlerine Artan Talep

TEB Altın Bankacılığı Satış Direktörü Selami Erten

“Kuyumculuk sektöründe faaliyet gösteren imalat, ihracat, toptan ve perakende kuyumculara ihtiyaç duydukları finansman desteğini sağlamak amacıyla “Altın Kredisi” ürünlerimizi Türkiye’de bulunan 500’ü aşkın şubemiz aracılığıyla sunuyoruz. İstanbul, Ankara, İzmir, Adana, Antalya, Bursa ve Gaziantep kuyumcu odalarıyla yaptığımız protokoller çerçevesinde, bu odalara bağlı kuyumcuların 1 kg tutara kadar teminatsız olarak 12-24 ay vadeli Taksitli ve Değişken Altın Kredisi taleplerini, sektörden muteber bir kefil ve/veya şahsi kefalet karşılığı değerlendirerek, banka tarafından uygun görülen kuyumcularımıza Altın Kredisi kullandırıyoruz. Altın Tahsilat Sistemi ile ise toptancı firmaların bayi ve satış noktaları ile olan nakit akışlarını Bankamız üzerinden gerçekleştirmelerini sağlayarak, bayi ve satış noktalarının toptancı firmadan yaptıkları mal alımlarını kredilendiriyoruz. Bu sayede hem işçilik iskontosundan yararlanmak hem ana firma gücüyle düşük komisyonlu kredi kullanmak hem de borcu uzun vadede ödemek gibi kuyumcularımıza avantajlı fırsatlar sunuyoruz. TEB olarak, finansal ürünlerin yanı sıra sektörün gelecek stratejisini ortaya koyan çalışmalar hazırlayarak ve sektörün bir araya geldiği fuar, toplantı, seminer vs etkinliklerde yer alarak kuyumcularımızın yanında olmaya devam ediyoruz. Son iki yıldır İstanbul Altın Fuarı, İzmir Altın Fuarı ve 9. Ortadoğu Altın ve Mücevherat Fuarı’nın ana sponsorluğunu üstlendik. Söz konusu fuarlar sadece sektöre destek vermemize imkan tanımasıyla değil, aynı zamanda geniş ürün portföyümüzü çok sayıda katılımcıya tanıtmamızı sağlayan bir platform olmasıyla da büyük önem taşıyor.”

E

ğitime verilen önem sektörümüzde gitgide artıyor. HRD Antwerp olarak 5 yıldır vermiş olduğumuz pırlanta eğitimleri ile mezun sayımız 500’ü aştı. Geçtiğimiz yıl eğitimlerimize eklediğimiz Mücevher Satış Eğitimi ile de sektördeki büyük bir açığı doldurduk. Bu sayede mezunlarımız hem teknik hem de bu teknik bilgiyi müşterilerine yönelik satışta kullanabilecek düzeye geldiler. Mezunlarımızdan artarak gelen bir istek var. Türkiye’de renkli taşlar üzerine teknik bir eğitim programı başlatmamız... Renkli Taş Eğitimi’ne bu talebin oluşuyor olması esasında dünyada yaşandığı gibi Türkiye’de de yaşanan bir ihtiyaç ile doğrudan alakalı. Bu ihtiyacı sektörümüzün tüm değer zincirleri taşıyor... Üretim, renkli taşları tam olarak bilerek almak istiyor, toptan satış kanalı perakende müşterisine güvenle satış yapmak istiyor. Keza perakende ayağına geldiğimizde de renkli taşlarla bezenmiş bir mücevheri müşterilerimiz ile güven tabanında buluşturmak her esnafımızın dileği... Tüm bu istekler ise renkli taş üzerinde pratik ve teorik bilginin uyumu ile verilecek; günlük ticaret hayatına uygun bir renkli taş eğitimi ile direk bağlantılıdır. Renkli Taşlar üzerine aldığımız bu eğitim talebini doğuran bilgi ihtiyacı esasında dünyadaki teknolojik ilerlemenin ilk yansımasıdır. Teknoloji ilerledikçe çeşitli teknolojilerle üretilmiş farklı iyileştirme işlemleri görmüş renkli taşlar ile ve yeni sentetik üretim yöntemleri ile karşı karşıya kalıyoruz. Haliyle renkli taşları çokça talep eden ve seven bir müşteri kitlesine sahip olduğumuz için bu teknolojileri takip etmek, bu işlemleri taşı alırken ayırt edebilir düzeye ulaşmak tüm sektörün hakkıdır. Sadece ansiklopedik teorik bilgi renkli taş eğitimi için yeterli değildir. Önemli olan hem teorik bilgiye sahip olurken; sektörün bu eğitimde öğrendiklerini günlük ticaretlerine uyarlayabilmesi ve en önemlisi ise renkli taşlar üzerinden doğru yorumlama yeteneğine güven duyarak gönül rahatlığı ile alış ve satış yapabilmeleridir. Bunun için ayrı AR-GE departmanı olan ve her teknolojik ilerlemeyi zamanında takip ederek eğitim programlarına yansıtabilecek hareket kabiliyetine sahip olmak gerekir. Teknolojik ilerlemeleri takip ederek eğitimleri sürekli yeni teknolojiye göre adapte etmek ve bu adaptasyonu günlük ticarete uygun hale getirmek önemlidir. Bu sebeple HRD Antwerp Türkiye Ofisi’nde kurduğumuz Eğitime yönelik AR-GE departmanımız Belçika ofisimizdeki AR-GE departmanımız ile doğrudan çalışarak var olan renkli taş eğitimlerimizi pazara uyarlama görevini üstlendi. Bu sayede eğitim katılımcılarımızı günlük ticaretlerinde pratik olarak uygulanabilir, hem teorik hem de pratik bilgiyi özümseten hem de bu bilgileri yorumlayabilme düzeyine getirebilen bir renkli taş eğitimi ile buluşturabilmek en büyük amacımızdır. SAYI 92

• ALTIN DÜNYASI

61


altınhaber

Altınbaş Life,

iPad ve iPhone’da

Mücevher sektörünün lider markası Altınbaş tarafından hazırlanan “Altınbaş Life”ın birinci yılını kutladığı yeni sayısı, iPad ve iPhone uygulamaları ile dijital ortamda da okuyucusu ile buluşuyor. Şehirli kadına rehberlik yapan dergi Altınbaş Life, beşinci sayısında yepyeni bir uygulama hayata geçiriyor. Altınbaş Life birinci yılını kutladığı özel sayısında iPad ve iPhone üzerinden yayın hayatına başlıyor. Artık dijital ortamda da ulaşılabilen, yaşam rehberi niteliğindeki Altınbaş Life zengin içeriği ile göz dolduruyor. Her zevke hitap eden koleksiyon örneklerinden Anneler ve Babalar Günü detaylarına; ünlü düğün fotoğrafçıları, yaz dekorasyonu, yaz düğün önerilerinden özel dikim evlerine; seyahat ve kilo verme ipuçlarına kadar birçok konu Altınbaş Life’ta yer alıyor. Altınbaş Life’ın 1. yılını doldurduğu bu sayısında dünyadaki ünlü anne-babalar ve çocukları ile röportajlar da dikkat çeken konular arasında yer alıyor.

62 ALTIN DÜNYASI • SAYI 92


altınhaber

Değerli taşta doğru adres; Diyamandi 30 yılı aşkın sektör deneyimi temelinde kurulan Diyamandi, değerli taşlar ve mücevher alanında sektörün öncü firmalarından birisi konumuna geldi. Kısa bir süre önce Nuruosmaniye Caddesi’ndeki yeni ofisini hizmete açan firma, müşterilerine sunduğu hizmet kalitesinin çıtasını yükseltmeye devam ediyor. Diyamandi Yönetim Kurulu Üyesi Ercan Hendek, mücevherat sektöründe yaşanan değişim ve firmasının gelişim süreci ile ilgili sorularımızı yanıtladı.

S

ektörümüzde kuyumculuktan mücevherciliğe doğru dönüşüm hız kazandıkça mücevherat ve özellikle de değerli taş konusunda uzmanlaşan firmaların önemi gittikçe artıyor. Bu yüzden değerli taş konusunda hizmet veren firmalar son zamanlarda oldukça yüksek bir gelişim performansı ortaya koyuyor. Bu alanda adından gün geçtikçe daha çok söz ettiren firmalardan birisi de Diyamandi. Özellikle değerli taş konusunda uzmanlaşan firma, mücevher üretiminde ihtiyaç duyulan taşların tedarikinde müşterilerine önemli avantajlar sunuyor. Son derece profesyonel ve etkin satın alma sistemine sahip olan firma, dünyanın önemli tedarik merkezlerinden son derece uygun fiyatlarla tedarik ettiği değerli taşları son derece uygun fiyat kalite oranıyla müşterilerine sunabiliyor. Aynı zamanda oldukça geniş çeşit ve stok miktarı ile hizmet veren firma mücevher üreten firmaların tercih ettiği önemli adreslerin başında geliyor.

“Pek çok firma yüksek karlılık oranlarına pırlantalı mücevher satışı ile ulaşabileceklerinin farkında” Diyamandi’nin zengin ürün çeşidi ve uygun fiyatın yanı sıra son derece yüksek müşteri memnuniyetine sahip olduğunu ve müşterileri ile kurduğu yakın ilişkiler sebebiyle, onların ihtiyaçlarını en doğru şekilde tespit edip, bu ihtiyaçların en kısa sürede ve en yüksek kalitede karşılanması noktasında önemli avantajlara sahip olduklarını belirten Yönetim Kurulu Üyesi Ercan Hendek, değerli taş tedariki konusunda sundukları hizmetin her geçen gün daha da artmaya devam edeceğini söyledi. Mücevherata yönelişin hız kazandığının altını çizen Hendek sözlerine şu şekilde devam etti; “Sektörümüz yıllar önce sarraflıktan kuyumculuğa geçiş sürecini tamamladı. Günümüzde ise kuyumculuktan mücevherciliğe geçiş süreci yaşıyoruz. Bu oldukça hızlı yaşanan ve gelişen bir süreç. Bundan yalnızca bir kaç sene önce mağazasında pırlantalı ürün dahi bulundurmayan pek çok firma artık cirolarının önemli bir bölümünü pırlantalı mücevherlerden gerçekleştirmeye başladı. Artık perakendecilerin önemli bir bölümü çok yüksek sermayeler bağladıkları bilezik ticareti ile arzuladıkları karlılık oranlarına ulaşamadıklarının bilincinde. 930 milyeme bilezik satılan bir rekabet ortamında perakendecilerin bırakın kar etmeyi yaşamla64 ALTIN DÜNYASI • SAYI 92

rını sürdürebilmeleri bile mümkün değil. Elbette ki sektörümüzün gerçekleri sebebiyle bilezik satışından vazgeçilmesi özellikle kısa dönemde mümkün görünmüyor. Ancak artık pek çok firma yüksek karlılık oranlarına pırlantalı mücevher satışı ile ulaşabileceklerinin farkına vardı. Biz de bu noktadan hareketle, 30 yıla yakın pırlantalı mücevher tecrübemizi sektör mensupları ile paylaşıyor ve ihtiyaç duydukları değerli taşları en uygun koşullarda tedarik etmelerine imkan sağlıyoruz. Sektörümüzün merkezi olan Nuruosmaniye’de faaliyet gösteriyoruz. Müşterilerimize daha sağlıklı ve profesyonel hizmet verebilmek için ofisimizi kısa bir süre önce Nuruosmaniye’de bulunan Gold Park Plaza’ya taşıdık. Artık müşterilerimiz çeşitlerimizi çok daha rahat bir ortamda inceleyebilme imkanı bulabiliyorlar. İstanbul’daki üreticilerin yanında Türkiye’nin dört bir yanındaki pek çok firmaya da hizmet verebilen bir dağıtım kanalına sahibiz. Artık pek çok firma kendi mücevherlerini kendisi üretme yoluna gidiyor. Bu noktadaki en önemli destekçileri de bizler oluyoruz. Şu anda oldukça geniş

ürün çeşidi ile hizmet veriyoruz. Satın alma süreçlerimiz oldukça profesyonel olarak işliyor. Bu yüzden dünyanın önemli bölgelerinde temin ettiğimiz değerli taşları oldukça uygun fiyat düzeylerinden müşterilerimize sunabiliyoruz. Bundan sonraki süreçte de müşteri memnuniyetimizi yükselterek sektöre hizmet vermeye devam edeceğiz.


altınhaber

KUYUMCULARA TEMİNATSIZ 1 KG ALTIN KREDİSİ

Karakaş Atlantis ve TEBʼden Büyük İşbirliği! Türkiye’nin halka arz olmuş en büyük altın ve mücevherat markalarından biri olan Karakaş Atlantis ile Türk Ekonomi Bankası (TEB) büyük bir işbirliğine imza attı. Kazan-kazan prensibine dayanan Altın Tahsilat Sistemi Projesi kapsamında Nisan ayı itibariyle kuyumculara teminatsız 1 kg altın kredisi sağlanarak, kuyumculara hem destek verilecek hem de

sektörün canlı tutulması sağlanacak.

43 yıldır kuyumculuk sektöründe hizmet veren marka Karakaş Atlantis, TEB ile uzun soluklu bir işbirliğine gitti. Hem TEB’in altın bankacılığı konusundaki uzmanlığından hem de Karakaş Atlantis’in sektörel gücü ve Türkiye çapındaki geniş ve güçlü kuyumcu müşteri ağından faydalanılarak, kuyumculara teminatsız 1 kg has altın kredisi sağlanacak. Bu proje ile kuyumculara önemli bir girdi sağlanarak hem vitrinlerin zenginleşmesi ve ürün çeşitliliğinin artması hem de altın sektörünün kayıt içine alınması sağlanacak. Kuyumcular bu projeyle birlikte, peşin mal alımında işçilik iskontosu, borcunu uzun vadede ödeme imkanı, düşük komisyonlu kredi kullanım imkanı, zengin vitrin, ürün çeşitliliği, işletme sermayesi desteği gibi avantajlardan sistem içinde yararlanmış olacaklar. Kuyumcular ayrıca kredi borçlarını 6 ay içinde küçük bir vade oranıyla (%5) 1000 gr altını 1030 gr olarak bankaya ödeyebilecekler. Konuya ilişkin görüş bildiren Karakaş Atlantis Yönetim Kurulu Başkanı Kamil Karakaş: “Bu proje aslında TEB ve Atlantis projesi gibi görünse de TEB-Atlantis-Kuyumcu üçgeninde yer

alan bir proje. Bu üçgende yer alan isimlerden birinin olmaması projenin gerçekleşememesi demek. O yüzden Atlantis olarak gücümüzü Anadolu’nun birçok yerinde yer alan bayiilerimizden aldığımızı unutmuyoruz. Bir yandan şirketimizi düşünürken bir yandan da müşterilerimizin koşullarını iyileştirmek, onları daha ileriye taşımak adına projeler düşünüyor ve hayata geçirmeye çalışıyoruz. Çünkü şirketimiz kadar kuyumcularımız da bizler için önemli.”

1 Kg’l��k Kredi Devamlı Kullanılabilecek Proje kapsamında kuyumculara sağlanacak olan 1 kg’lık kredi, devamlı kullanılabilirliğiyle de dikkat çekiyor. Kuyumcular maksimum 6 ay sonunda borçlarını kapattıklarında limitleri doğrultusunda tekrar krediden faydalanabilecekler. Bu sistem içerisinde kalan, borçlarını zamanında kapatan, potansiyeli yüksek olan kuyumcular için zamanla limit artışı da gerçekleştirilebilecek. Kuyumcular ürün tedarik ederken daha rahat hareket etme özgürlüğünü Karakaş Atlantis farkıyla sağlamış olacaklar.

Tektaş yüzükler söz ve nişan yüzüğünün yerini alıyor Yıllardır evlilik öncesinde, parmaklara alyanslar takılmadan önce çiftlerin ilişkilerindeki ciddi boyutu yansıtan söz ve nişan yüzükleri, tektaşa olan yoğun ilgi karşısında ikinci planda kalmaya başladılar. Tektaş, toplumumuzda adeta bir fenomen oldu. Bayanların, ister pırlanta olsun ister zirkon taşlı olsun çoğunun parmağında bir tektaş yüzüğü yer alıyor. Peki, nasıl oldu da tektaş böylesine popüler bir hale geldi? Bu sorumuzun cevabını Falko Kuyumculuk Firma Sahibi deneyimli kuyum ustası Şahin Taşar yanıtladı. Taşar, 2000’li yılların başında piyasaya ilk tektaş yüzükleri kendilerinin sunduğunu ve tektaşa böylesi büyük bir ilgi olacağını tahmin ettiğini söyledi.

Anneler Günü’nde sıralıtaş yüzüklere ilgi var…

Falko’nun anneler gününe ağırlıklı olarak sıralıtaş yüzükler ve anturaj mini setler hazırladığını belirten Taşar, “Anneler gününde 8 ayar değil 14 ayar takılar tercih ediliyor” dedi. 66 ALTIN DÜNYASI • SAYI 92


altınhaber

“Kuyumcukent’in kronikleşmiş sorunlarını kısa sürede çözmek için göreve geldik” İstanbul Altın Rafinerisi Genel Müdürü olarak görev yapan Emekli Kurmay Albay Selami Tütüncüoğlu, 27 Mart 2013’te yapılan KİAŞ Genel Kurulunda Yönetim Kurulu Üyeliğine; 28 Mart 2013’te yapılan KİAŞ Yönetim Kurulunda ise Ynt. Krl. Başkan Vekilliği ve Genel Müdür görevlerine getirildi. Elektrik-Elektronik Mühendisliği okuyan, Personel Yönetimi ve Uluslararası İlişkiler, Uluslar arası Güvenlik ve Askeri Bilimler konularında 4 ayrı Fakültede yüksek lisans programını başarıyla tamamlayan, uzun yıllar yurtdışında resmi görevde bulunan, üst düzey yöneticilik yapan ve 2 yabancı dil bilen Tütüncüoğlu, Kuyumcukent’in sorunlarını kısa sürede çözeceği sözünü vererek, projeleri hakkında bilgi verdi. Yapılan seçimle KİAŞ Yönetim Kurulu Başkan Vekili ve Genel Müdürü görevlerine seçildiniz. Çalışmalarınızdan ve hedeflenen projelerinizden kısaca bahseder misiniz? Öncelikle beni bu görevlere layık gören Kuyumcukent Kat Maliklerine (Genel Kurula) ve Yönetim Kurulu Üyelerine şükranlarımı sunuyorum. Öncelikle şunu söyleyeyim ki; biz Yönetim olarak, Kuyumcukent’in belirlenmiş olan hedeflerine ulaşmasını temin için; üyelerine “müşteri velinimetimizdir” anlayışı ile yaklaşarak “müşteri memnuniyetini” ön planda tutan, saygılı davranan, birikmiş olan sorunlarına sürekli çare arayışında çaba sarf eden, şeffaf ve modern bir yönetim anlayışını benimsedik. Bunu başarabilmek için; hem sektörde itibar sahibi hem de ahlak değerleri ile Kuyumcukent halkının hakkını her daim korumak ve hizmet etmek düşüncesine sahip bir kadro oluşturduk. Kuyumcukentin sorunlarını ve bunları çözmek için neler yapılması gerektiğini biliyoruz. Bu yerleşkede yaşayan 10 binin üzerindeki çalışanın beklentilerini karşılamak için, maiyetime verilen KİAŞ kadro personeli ve Taşeron Firma çalışanları ile birlikte, belirlenen hedeflere ve taahhüt ettiğimiz işleri sonuçlandırmak için elimizden gelen her türlü çabayı sarf edeceğiz. İnanıyorum ki bizi bu görevlere seçen insanlar, 2 Selami Tütüncüoğlu senenin sonunda Kuyumcukentin çehresinin 68 ALTIN DÜNYASI • SAYI 92

değiştiğini göreceklerdir. Göreve geldiğimiz günden bugüne, yoğun bir çalışma temposu ile Kuyumcukent İşletme A.Ş.’nin mevcut durumunu ve çözülmesi gereken tüm sorunlarını tespit ettik. Bunları çözecek yöntemleri uygulamaya başladık ve taahhüt ettiğimiz tüm projelerimizi teker teker gerçekleştirmeye başladık. Bunlardan ilki; şeffaf bir idarenin tesisi ve KİAŞ yönetim anlayışının “müşteri her zaman haklıdır” düşüncesine dönüşmesidir. Bunu geldiğimiz ilk günden itibaren kurmaya başladık, bize gelen herkese kapımızı açtık ve herkesin derdini dinlemeyi bir yönetim anlayışı haline getirmeyi hedefledik. Çeşitli nedenlerle kadro çalışanlarımızda oluşmuş olan ataleti kırdık ve her arkadaşım aldığı sorumluluğun bilinci ile daha dikkatli ve verimli görev yapmaya başladı. Diğer önemli bir yönetim anlayışımız; maliklerden toplanan aidatın “kendi paramız gibi tasarruflu bi-


çimde harcanmasıdır”, bu konuda ilk günden itibaren çok dikkatli tedbirler alınmış, gereksiz harcamaların önüne geçilmiş, modern bir Satınalma sistemi kurulmuş, harcanan 1 kuruşun bile hesabı verilebilecek yapılar oluşturulmaya başlanmıştır. Bunun ötesinde ciddi bir borcu olan ve bilançosunu her ay zararla kapatan İşletmenin, önce kanayan yaralarını durdurarak kendi kendine yeter hale getirmek için; bütçe kalemlerinde ciddi bir yekûn oluşturan elektrik, su ve doğal gaz tüketimlerine el atacağız. Bunun için ortak ve özel alanlarda tespit ettiğimiz ciddi boyuta ulaşmış olan kaçakları önleyeceğiz, daha sonra da bunları daha ucuza mal etmek için modern teknolojilerden istifade ile kendini kısa sürede amorti eden ucuz kredilerle enerji üreten tesisler kuracağız, hatta bununda ötesinde enerji fazlasını çevredeki tesislere satarak İşletmeyi kar eden bir kuruluş haline getireceğiz. Mevcut Artıma Tesisimizi daha modern bir hale getirmek için çalışmalara başladık. Bunun dışında seçim sürecinde belirttiğimiz; bölgedeki ulaşım problemlerinin çözülmesi, işletmenin daha modern bir alt yapıya kavuşturulması ve yerleşkedeki trafik, park, temizlik ve tertip-düzen gibi günlük sorunlarının çözülmesi için ciddi bir çaba sarf edeceğiz.

Kuyumcukent’in çok önemli bir tesis olduğu aşikâr. Dünyanın birçok ülkesi bu tesisi örnek alıyor. Blok Kat Malikleri Ynt. Krl. Bşk. Özcan Halaç seçim sonunda; “Kuyumcukent bir ailedir. Bu yüzden kaybeden yok, kazanan Kuyumcukent oldu” dedi. Siz bu konuda neler söyleyebilirsiniz? Bu göreve talip olmaya karar verdiğimiz zaman Kuyumcukent’in hangi sorunları olduğunu, bu sorunları nasıl aşacağımızı, belirlediğimiz hedeflere kaynakları etkin kullanarak nasıl ulaşabileceğimizi profesyonel yöntemlerle belirledik. Bu çalışmaları da çok kısa bir süre içerisinde, ayrım yapmaksızın herkesi kucaklayarak gerçekleştirdik. Seçimde de tek liste olarak oybirliği ile göreve geldik. Burada yaşayan insanlar bizlere güvendi, biz bu güveni asla boşa çıkarmayacağız ve onları mahcup etmeyece-

ğiz. Bunu da, yürüttüğümüz her faaliyette şeffaf davranarak sağlayacağız, yaptığımız her işi periyodik olarak çağdaş bilgilendirme yöntemlerini kullanarak sizlere duyuracağız ve her projede Kat Malikleri’nin fikirlerini topladıktan sonra işe girişeceğiz. Türk kuyumculuk sektörünün gelişmesi ve Ortadoğu’nun Altın ve Mücevher Merkezi olmak için 2004-2005 yıllarında faaliyete geçmiş olan Kuyumcukent projesinin hedeflerine ulaşabilmesi için, görev süremiz içerisinde çok ciddi bir mesafe alacağımıza inanıyorum. Çünkü biz profesyonel bir kadroyuz ve hizmet etmek için bu göreve talip olduk. Bunu başarmak ancak Kuyumcukentte yaşayanların bize destek olması ve yardım etmesiyle mümkün olacaktır. Dolayısıyla iyi niyetli düşüncelerimizin ve projelerimizin Kuyumcukentte yaşayanlarca bilinmesi, sabırla ve dikkatle izlenmesi ve güvenilmesi ve beklediğimiz desteğin sağlanması bize güç verecektir.

Göreve geldiğimiz günden bugüne, yoğun bir çalışma temposu ile Kuyumcukent İşletme A.Ş.’nin mevcut durumunu ve çözülmesi gereken tüm sorunlarını tespit ettik. Bunları çözecek yöntemleri uygulamaya başladık ve taahhüt ettiğimiz tüm projelerimizi teker teker gerçekleştirmeye başladık.

SAYI 92

• ALTIN DÜNYASI

69


altınhaber

KİAŞ Yönetim Kurulu Başkanı Nevzat Sudaş

Kuyumcukent’i hakettiği noktaya taşıyacağız Yalnızca Türkiye’nin değil dünyanın en önemli altın ve mücevher merkezlerinden biri olma potansiyeline sahip Kuyumcukent, önemli bir değişim süreci yaşıyor. Bu değişimin en önemli aktörlerinden biri de KİAŞ Yönetim Kurulu Başkanı Nevzat Sudaş. Sudaş, Kuyumcukent’ i arzulanan noktaya ulaştırmak için hazırladıkları yol haritasını Altın Dünyası ile paylaştı.

Kuyumcukent’in Türk Kuyumculuk ve Mücevherat Sektörü açısından önemi nedir?

Kuyumcuknet, yalnızca Türkiye’nin değil aynı zamanda dünyanın en önemli altın ve mücevher üretim ve pazarlama merkezlerinden biri durumunda olan dev bir tesistir. Bünyesinde fabrika ölçeğinde 7 dev yapı bulunan kompleks içinde aynı zamanda 2200 civarında firma yer almaktadır. Bu yönü ile dünyanın en önemli kompleksi konumunda olduğunu söyleyebiliriz. Kuyumcukent bütün üretim birimlerini tek çatı altında toplaması açısından da son derece büyük bir öneme sahiptir. Bu dev yapı aynı zamanda binlerce kişiye istihdam sağlamakta, bünyesinde çalışan binlerce kişiye uluslararası standartlarda sağlıklı çalışma ortamı sunmaktadır. Kuyumcukent’te yer alan firmalar da çok önemli avantajlara sahiptir. Güvenlikten, tedarikçilere kolay ulaşmaya, iklimlendirmeden ulaşıma kadar çok ciddi kolaylıklar sunan bu kompleks, Türk üreticilerin dünya ile rekabetinde ihtiyaç duyduğu altyapıyı kendilerine sunabilecek kapasitede bir yerdir. Bu yüzden her ne kadar kurulduğu ilk zamanlarda doluluk oranları çok düşük seviyede kalmış olsa da, son zamanlarda özellikle atölye bloğunda hızla artan firma sayısı göze çarpmaktadır. Atölye bloğunun doluluk oranları %90’ı geçmiştir. Daha önceki yıllarda aidat karşılığı kiralanan atölyeler, günümüzde oldukça yüksek fiyatlar hatta hava paraları ile el değiştirmeye başlamıştır. Kuyumcukent’in atölye bloğuna artan talep neticesinde Vizyon Park projesi de doğmuş ve hayata geçmiştir. Kısacası Kuyumcukent sektörün üretim merkezi konumuna ulaşmış dev bir komplekstir.

Kuyumcukent’in bundan önceki süreçte ve mevcut durumda karşı karşıya kaldığı sorunlar nelerdir?

Kuyumcukent’in kuruluşundaki hukuki yapısında yaşanan prob70 ALTIN DÜNYASI • SAYI 92

lemler, kompleksin gelişiminin önündeki en önemli sıkıntılar olmuştur. Mülkiyetlerde havuz sisteminin uygulanamamış olması özellikle AVM bloğunun gelişiminde olumsuz sonuçlar ortaya çıkarmıştır. 1650’ye yakın ortağın tek bir kararı alması neredeyse imkansız olduğundan burasının gelişimi son derece yavaşlamıştır. Bu süreçten sonra bu konu ile ilgili bir şey yapılamayacağı ortadadır. Bizim yapmamız gereken, mevcut imkanlar dahilinde yapabileceğimizin en iyisini ortaya koymaktır. Atölyeler bloğumuzda doluluk oranları ile ilgili hiç bir problem yoktur. Hatta, söylediğim gibi kira fiyatları yükselmekte, hava paraları karşılığında devirler gözlenmektedir. Ancak, AVM bloğu için aynı şey söz konusu değildir. Tüm bu olumsuz duruma karşın AVM bloğu da son zamanlarda hareketlenmeye başlamıştır. Bu hareketlenmenin devamı için özellikle tanıtım faaliyetlerine özel önem verecek, yeni evlenen çiftler nasıl ki Masko ya da Modako’ya gidiyorsa, evlilik alışverişi için de Kuyumcukent’e gelecekler.

Bu sorunların çözümüne ilişkin planlarınızla ilgili neler söylemek istersiniz?

Bu sorunların çözümü için en önemli dayanağımız şeffaf yönetim ve iş başarma arzumuz. Ancak bu anlayışa sahip olursak ortakların bizden beklentilerini karşılayabilir, onlarla sağlıklı bir iletişim kurabiliriz. İlk aşamada problemlerin tespiti ile ilgili önemli çalışmalar yaptık. Bu analizler neticesinde özellikle gider yönetimi konusunda önemli radikal kararlar almak zorunluluğunda olduğumuzu bir kez daha gördük. Kuyumcukent’in en önenki gider kalemi enerji. Toplanan aidatlar gelen elektrik faturasını dahi karşılayabilecek durumda değil. Gelirlerin aidatlara zam yapmak yolu ile artırılmasını arzu etmiyoruz. Bu yüzden alternatif çözüm yolları üretme gayretindeyiz. Bunlardan birisi Kuyumcukent’in kendi elektriğini üretmesi. Hatta çevredeki fabrika ve sanayi sitelerine satması. Bu bir alternatif. Aynı şekilde tasarruf tedbirleri de bizim için çok önemli. Bütün bu konularda önemli çalışmalar yapıyoruz.

Kuyumcukent’in arzulanan duruma gelmesi adına sektöre düşen görevler nelerdir?

Kuyumcukent kişilere değil sektöre mal olmuş bir değer. Bu yüzden Kuyumcukent’in gelişimi tüm sektöre fayda sağlayacak bir konu. Tüm sektörün bu bilinçle hareket etmesinde fayda var. Zayıf bir Kuyumcuknet’in hiç kimseye faydası yok. Dünyada söz sahibi olabilmemiz için uluslarası standartlarda üretim komplekslerine ihtiyacımız var. Kapalıçarşı ve çevresindeki ya da semtlerdeki apartman bodrumlarındaki üretim imkanları ile dünya ile rekabet edebilmemiz mümkün değil.


İş ortaklarımıza değer katıyoruz Sektörün güçlü markası ONSA RAFİNERİ, özellikle üretim alanında faaliyet gösteren firmaların en önemli destekçisi olmaya devam ediyor. İş ortaklarına tüm süreçlerde rehberlik eden ONSA RAFİNERİ Satış Müdürü Kenan Görgü sorularımızı yanıtladı. Onsa Rafineri, alanında sektörün önde gelen firmalarından birisi. Faaliyet alanınızla ilgili bilgi alabilir miyiz? Onsa Rafineri yalnızca sektörün değil Türkiye ekonomisinin dev markası Altınbaş Holding çatısı altında faaliyet gösteren bir firma. Ana faaliyet konusu değerli metal rafinasyonu. Biz sektörde üretim alanında faaliyet gösteren firmaların ihtiyaç duyduğu değerli maden tedariği ve dönüşümü noktasında hizmet veriyoruz. Firma olarak uzun yıllara dayanan bir üretim geçmişine ve tecrübesine sahibiz. Dolayısıyla hizmet verdiğimiz ve iş ortağı olarak gördüğümüz müşterilerimizin ihtiyaçlarını son derece iyi analiz edip belirleyebilecek durumdayız. Bu yüzden ortaya koyduğumuz ürün ve hizmetler de müşterilerimizin ihtiyaçlarını karşılar düzeyde. Bu bizim sahip olduğumuz en önemli avantajlardan biri. Çünkü konulara ve sorunlara müşterilerimizin gözünden bakabiliyor ve onların açısından yaklaşarak çözümler üretebiliyoruz. Bu Sayın Nusret Altınbaş’ın bizlere aktardığı kurum kültürümüzün önemli bir parçası.

Gerek faaliyet tanımınız ve gerekse sektör deneyiminiz gereği özellikle üretici firmalar ile birlikte çalışıyor ve onlara rehberlik yapıyorsunuz. Bu konu ile ilgili bilgi alabilir miyiz? Söylediğim gibi, hizmet verdiğimiz firmaların tüm süreçleri ile ilgili bilgi sahibiyiz. Hangi aşamada neler yapılması gerektiği ile ilgili en az onlar kadar konuya hakimiz. Bu yüzden faaliyetlerimiz ve hizmetlerimizin bir bölümünün danışmanlık hizmeti olduğunu da söyleyebiliriz. Örneğin, bir müşterimiz dökümde ya da madenin renginde sıkıntı yaşıyorsa bu konuda kendilerine destek sağlayabiliyoruz. Hurdaları ya da takozları ile ilgili problemlerde rehberlik yapıyoruz. 30 yılı aşkın sektör tecrübemizi müşterilerimiz ile paylaşıyoruz.

Son zamanlarda sıklıkla karşılaştığınız problemler ve kuyumcuların yapması gerekenler nelerdir? Altın fiyatlarının yükselmesi ile birlikte uzun zamandır rastlamadığımız düşük ayar sahteciliği vakaları gözlenmeye başladı. Biz rafineriler bir nevi sektörün merkezinde yer alan firmalarız. Dolayısıyla toplanan hurda altınların önemli bir bölümü bizim süzgecimizden geçiyor. Bu yüzden yaşanan problemlerden ilk bizim haberimiz oluyor. Son zamanlarda ayar konusunda ciddi sıkıntılar yaşanıyor. Takozlarda beklenen ayarlara ulaşılamıyor. Örneğin; 800 – 850 milyem gelen 22 ayar bilezikler sözkonusu. Bu yüzden perakendecilerden çantacılara kadar herkesin hurda alırken mutlaka detaylı incelemesini hatta ayar suyunu sıklıkla kullanmalarını öneriyoruz.

SAYI 92

• ALTIN DÜNYASI

71


altınhaber

MDM’den iş Sektörden garantili sertifika Zafer Şen eğitimleri başladı! Mücevher sektöründe tüketici ile markanın buluştuğu noktada en iyi hizmeti sunabilmek amacıyla kurulan Mücevher Danışma Merkezi (MDM), alanında uzman ekibiyle tüketiciye yön veriyor. MDM, mücevher konusunda merak edilen tüm sorulara yanıt verirken, sertifikalı ve iş yerleştirmeli programıyla da profesyonel mücevher danışmanları yetiştiriyor.

M

DM, mücevher mağazalarındaki personelin mükemmel servis anlayışıyla kişiye özel danışmanınız olmasına kadar, müşterilere farklı deneyimler yaratacak pek çok hizmeti bir arada sunuyor. Ayrıca uyguladığı sertifika eğitimleri ile mücevher sektöründeki firmaların dönemsel ya da daimi insan kaynağı ihtiyacını karşılıyor. Mücevher Danışma Merkezi kurucusu, Mücevher Uzmanı Aylin Gözen tarafından verilen iş garantili sertifika programını tamamlayan Mücevher Uzmanları, mücevher tarihinden akımlara, taşların tüm özelliklerinden, trendlere ve satışına kadar her konuda donanıma sahip oluyor.

İlk dönem eğitimleri başladı… Yeni bir meslek edinmek isteyenlerin yanı sıra, sektörde çalışanlar için de ufuk açıcı niteliğinde olan eğitim programının ilki Mart ayı sonunda başladı. Sektöründe öncü bir mücevher markasının çalışanları için verilen eğitim sonunda katılımcıların her biri mesleklerinin ayrı bir boyutunu tanıyacaklar. 2,5 ay sürecek eğitimler için şu anda kadar başvuranların sayısı ise 1000’i aşmış durumda. 72 ALTIN DÜNYASI • SAYI 92

Sizin atölyeniz ne üretir her şey mi, yoksa tek bir ürün mü?

Kimse her şeyi tek başına yapamaz. Siz yapabilir misiniz? Bu ayki yazımda son dönemde sektörümüzde yoğunlaşan alyans üretimine değinmek istiyorum. Yıllar öncesine dayanan ve gelenekselleşmiş bir ürün olan alyans bulunduğu alyans sektörü içerisinde büyük bir değişim göstermekte. Bu değişim ve gelişimi dışarıdan izlediğimde gerek perakendeci gerek üretici nezdinde yoğun bir değişim ve arayış olduğunu gözlemlemekteyim. Bu noktada üzerinde durmak istediğim konu, sektörümüzdeki branşlaşma eksikliği. Sektör içerisinde dönemsel olarak popüler olan ürün çeşitliliği hangisi ise, meslektaşlarımız kendi firmasının bu ürün konusunda alt yapısının var olup olmadığına bakmaksızın popüler olan ürünü üretmeye ve pazarlamaya çalışıyorlar. Bu durum sadece alyansta değil diğer kategorilerde de yaşanmakta. Buna benzer bir örnek de 2008 yılında mücevher sektöründe yaşandı. O dönemde mücevher sektöründe yaşanan firma yoğunluğu bu güne baktığımızda görülmemektedir. Bu doğrultuda istikrarlı olan ve yaptığı işi devamlı yenileyen, işine yatırım yapmaktan kaçmayan firmalar uzun vadeli olmaktalar. Ancak dönemsel yatırımlar yapan firmalar ne yazık ki girdiği işin inceliklerini ve tecrübelerini elde edemeden, ürünün popülaritesini kaybetmesiyle hemen başka sektörlere ya da başka ürünlere yönelmekteler. Alyans sektörünün de bu süreci yaşamaması adına meslektaşlarımızın yatırımlarını ve kurumsal alt yapılarını uzun yıllar sürdürmek amacıyla kurmalarını ve bu konuda ar-ge çalışmaları yapmalarını tavsiye ederim. Türkiye’de ve yurtdışında alyans ürünlerinin daha fazla gündeme geleceğini ve talep göreceğini düşünüyorum, fakat bunun için gerek üreticinin gerek perakendeci meslektaşlarımızın tercihlerini ve çalışmalarını özenle yapmaları ve beraber çalışacakları iş ortaklarını seçerken belirleyecekleri yol haritasının önemine dikkat etmeleri gerekiyor. Üreticilerimize ar-ge ve üretim atölyelerine yatırımlarını yapmadan önce pazar oluşturmalarını hangi pazara çalışmayı düşünüyorlarsa o pazarın taleplerine bakarak yatırım yapmalarını tavsiye ediyorum. Pazarlama stratejilerini, sırf rakipleri alt etmek için ucuz ürün üreterek değil, özel ve firmanın kimliğini ve karakterini yansıtan ürün üreterek oluşturmalı ve tercih edilen firma olmak konusunu önemsemeliyiz. Perakendeci meslektaşlarımıza da çalışacakları firmaları tercih ederken, firmanın üretim kapasitesi, model ve ar-ge başarısı, kurumsal anlayış ve hizmetin devamlılığının var olup olmadığını tespit ederek doğru üreticiyle temas kurmalarını tavsiye ederim.


Zen Pırlanta Samsun Piazza AVM mağazası açıldı

Türkiye’nin lider pırlanta markalarından Zen, Samsun’daki ilk mağazasını Piazza AVM’de açtı. Son dönemde mağazalaşma atağı ile dikkat çeken Zen, Samsun’daki ilk mağazasını Piazza AVM’de açtı. Sadece pırlantalı ürünlerin satışa sunulduğu mağaza, şık ve zarif dekorasyonu ile bölge halkının dikkatini çekiyor. Mağazada pırlantanın asaletini yansıtan tektaşlar, beştaşlar ve alyansların yanı sıra, en zarifinden en gösterişlisine birçok model bulunuyor. Ayrıca, erkeklere pırlantanın sunan pırlantalı aksesuar koleksiyonu ve ZEN markalı pırlantalı saat koleksiyonu da mağazada sergileniyor. Zen Pırlanta mağazası geniş fiyat aralığında birçok seçeneğe sahip. Mağazada her bütçeye uygun bir alternatif mutlaka bulunuyor.

Zen Pırlanta, tektaş koleksiyonu Zen Pırlanta, pırlantanın vazgeçilmez klasiği tektaşın farklı modellerini içeren koleksiyonunu genişleterek yeni sezona giriyor… Zen Pırlanta, düğünlerin yoğun olarak yaşanacağı yeni bir sezona girerken, tektaş koleksiyonuna yeni modeller ekledi. Klasik modellerden, modern detaylara sahip tasarımlara uzanan geniş bir tektaş koleksiyonu sunuyor. Pırlanta tektaş satın alacaklara, en kaliteli taşları en uygun fiyatla, garanti sertifikasıyla ve markasının güvenirliği ile sunarak avantaj sağlıyor. Sezonun yenilikleri arasında kolları da küçük taşlarla süslenmiş tektaş yüzükler dikkat çekiyor. Klasik tektaşlar ise karşımıza farklı montürlerle çıkıyor. Zen Pırlanta, tektaşını büyütmek isteyenler için de avantaj sağlıyor. Zen markalı tektaş, satın alınan fiyatın iki katı fiyattaki bir tektaş ile değiştirilmek istendiğinde, müşteri değişimi kayıpsız olarak gerçekleştirebiliyor. Zen müşterileri, Zen Pırlanta mağazalarına, Zen sertifikalı tektaşlarını getirerek bu avantajdan faydalanabiliyorlar.

Storks’ta leylekli etiket dönemi başladı!

Zarif tasarımları ve geniş ürün yelpazesi ile mücevher modasına yön veren Storks, Haziran ayında başlatacağı “Leylekli Etiket” kampanyası ile mücevher severlere çok özel fırsatlar sunuyor… Marka maskotu olan Leyleklerden yola çıkarak 3 ay boyunca tüm mağazalarında “Leylek Etiket”li mücevherler sergileyecek olan Storks, tüm mücevher severleri mağazalarına davet ediyor. Tüm mağazalarında 1 Haziran-1 Eylül tarihleri arasında geçerli olacak kampanyanın amacı; tüketiciyi uygun fiyatlı ve avantajlı ödeme koşullarına sahip olan, kaliteli mücevherlerle buluşturmak.

Mücevher sektörünün lokomotif markası Storks…

Storks mücevherat franchising sistemiyle çalışan, iç ve dış pazarda mağazaları bulunan, 1997 yılından bu yana mücevher sektörünün öncü markasıdır. Nuruosmaniye’de tarihi İpek Yolu caddesinde bulunan merkez binasında Rolex ve Storks mağazaları ile yer alan marka, İstanbul Zeytinburnu’nda 1000 m2 kapalı alanı ile perakende satış mağazasına sahip. Mücevher sektörünün öncü markası Storks, Ekim 2008’de Akaretler’de açtığı (D) Storks mağazası ile yine bir ilke imza atarak Türkiye’de D kalitede mağaza açan ilk Türk mücevher markası olmuştur. ‘‘D’’ harfi, doğada nadir bulunduğu için elmas ve pırlantada en değerli kabul edilen renksiz, saf ve şeffaf beyazlığı simgeliyor. Şıklığın ve zarafetin simgesi Rolex’in Türkiye’deki resmi temsilcilerinden biri olan Storks; Antalya Laura AVM ve Beşiktaş Akaretler Storks’dan sonra Bursa Anatolium AVM’de de Rolex tutkusunu yaşatıyor. Storks mücevher mağazaları zincirinin İstanbul Nişantaşı’nda satış sonrası hizmeti veren bir de resmi Rolex servisi bulunuyor. Storks resmi Rolex servisi, Avrupa Yakası’ndaki ilk teknik servis olma özelliğini taşıyor. Rolex saatler, teknik serviste orijinal sistemler kullanılarak uzman kontrolünden geçiriliyor. SAYI 92

• ALTIN DÜNYASI

73


altınhaber

Sektörel yazılım seçiminde dikkat edilmesi gerekenler İş yaşamının giderek karmaşık hale gelmesiyle birlikte firmaların kullandıkları yazılımların önemi de her geçen gün artıyor. Bu nedenle firmaların kullanacakları yazılımı seçerken çok dikkatli davranmaları gerekiyor. Sektörel yazılımların önemi ve yazılımların seçilmesi sürecinde dikkat edilmesi gereken kriterler hakkında uzun yıllardır kuyumculuk ve mücevherat sektörünün dev firmalarında yöneticilik yapmış, aynı zamanda bilgisayar mühendisi olan CiciGold Genel Müdürü Mehmet Akyürek, konuyla ilgili görüşlerini dergimizle paylaştı.

Sistemimizin etkin işlemesi için hangi yazılımı kullanmalıyız?

Bu sorunun cevabını kimseden beklememize gerek yok zira bunu sadece kendimiz tespit edebiliriz. Altının büyük dünyasında birçok usta ve sanatkâr meslektaşımız var. Gerçekten konularında uzman bu kişiler mesleki konularda rakipsizler. Ancak çoğumuzun mesleki konular dışında kendimizi çok fazla geliştirme şansımız olmadı; zira bu mesleğin içinde buna vakit ve fırsat bulmamız da imkânsız. Ben kuyumculuk dünyasına üniversitede bilgisayar üzerine eğitim almış olarak giren belki de tek kişiyim. Büyük kuyumculuk şirketlerinin bilgi işlem departmanlarında elbette uzman donanımcı ve yazılımcılar vardır. Ama gerek dünya pazarları, gerek iç pazarlar, gerekse her türlü imalat noktasında, altın işini meslek olarak yapan çok az bilgisayar mühendisinden biriyim. Bu sebeple iş hayatında bu konularda bana danışan çok kişi var. Mesleğimiz icabı en hassas olduğumuz konular, perakende mağazalarımızın ya da atölyelerimizin tartım, muhasebe, alacak - verecek ve stok durumlarıdır. Her kuyumcunun hayalinde kendisi gibi birinin, hatta kendi kopyasının tezgâhına, kasasına, alacak verecek hesaplarına, genel takibine bakması ve bu sayede kendisinin rahat çalışması, atılım yapmaya fırsat bulması için ihtiyacı vardır. “Benden bir tane daha olsa bu işi çok büyütürüm” diye düşünür dururuz. Tabii ki böyle birisi yoktur; olması da çok zordur. Olsaydı da iki günde kavga çıkar, iki kişiden biri mutlaka giderdi; zira hatalarımızı en iyi kendi kopyamız görür ve yüzümüze vurur. Bu sebeplerle hayalimizde robotik çözümler dolaşır pek çoğumuzun. Bunun adı “sistem” dir. Yani sihirli bir yapı… Hani büyük şirketlerde, mesela tekstil ve otomotiv devlerinde olduğu söylenen, her şeyin kaydını tutan, işlerin sorunsuzca yürümesini sağlayan, suiistimalleri engelleyen, hırsızlıklara karşı kesin çare olan, ürünlerin karsız satılmasına izin vermeyen ve pahalı tedariklere dur diyecek bir “sistem”. Bu hayali sistemin zaman zaman o kadar abartıldığına şahit oldum ki, bazı patronların içeride maaş verecek, sigortasını ödeyecek 1-2 elemanla hatta onlar bile olmadan, neredeyse sadece kendisi ve sistemi ile paraları kazanıp kasaya istiflemeyi düşlediklerini gördüm. Tabi sistem kendiliğinden çalışıp hatasız olan, düğmeye basınca işi yönetip diğer taraftan kazanç üreten bir şey değildir. Ama biz onu 74 ALTIN DÜNYASI • SAYI 92

hep öyle zannederiz. Örneğin; hırsızları kamera, hataları ise tek bir muhasebeci engellesin isteriz. Sistem adeta ilahi bir güçle her şeyi yerli yerine koymalı, bize olanları izlemek kalmalıdır. Elbette ki bunlar, işimize çok zaman ayırdığımız için kendimize bu yükü paylaşacak, işten, çalışmaktan, zorluklardan yılmayacak, bunlar karşılığında da cüzi bir ücret isteyecek sadık bir ortak arayışımızdan kaynaklanıyor. Bu yönden bakınca da bu bilinçaltı arayışımız bizi haliyle sözde ekmek istemeyen, su istemeyen, izin istemeyen bilgisayar sistemlerine yöneltiyor. Yani işleyiş sistemimiz çağımızın gerçekleri gereği bir bilgisayar sistemi ile desteklenmelidir sonucuna varıyoruz. 90’lı yılların başında üniversiteyi bitirdiğimde, ülkemizde çok az bilenin bulunduğu bir konuda, yani bilgisayar ve yazılım konusunda bir uzmandım. O zamanlar sanayide çok sayıda bilgisayar mühendisi ve yazılımcı aranırdı. Teklif üzerine teklifler alır, boş zaman olmamacasına çalışır donanım ve yazılım sistemleri ile meşgul olurduk. 90’ların sonlarında kuyumculuk sektörüne yolum düştüğünde, bu sektörün diğer sektörlere göre bilişim sistemleri konusunda 5 yıl geriden geldiğini gördüm. Hatta bilgi işlem departmanında işe girdiğim dev firmanın bir network ağı bile yoktu. Üretilen altın takıların tonlarla ifade edildiği bu fabrikada, her bilgisayar bağımsız çalışır, internet bağlantısı ayrı modemler üzerinden yapılırdı. Buna inanmakta zorluk yaşamakla birlikte 2 ay içinde network sistemini kurup, iyi bir yazılım sistemi kurmak konusunda büyük öngörüleri olan ve bu konudaki kararlılığı ve uygulamaları için halen çok takdir ettiğim o zamanki patronumuz için önemli bir adım atmış olmuştuk. Bu iş için kendilerinden bir servet istenirken, biz fabrika elektrikçisi ve 2-3 km kablo ile işi bitirmiştik zira işi biliyorduk. Şimdilerde bilgisayarları birbirine bağlamak, sanal ortamda iletişim kurmak eskisi gibi zor değil. Bu neredeyse otomatik olarak sağlanan bir şey. Ancak halen hiçbir şirkette yapılan donanım ve yazılım altyapısı yatırımlarının doğru dürüst kullanıldığına şahit olamadım. Milyonlarca dolarlık yazılım ve donanımlar, barkot basma ve basit cari hesap ve masraf tutma anlamındaki muhasebe işleri için kullanılmaktan başka bir işe yaramıyor. Bazı firmalar pos cihazlarını entegre etmişler, temassız sayımı kolaylaştıran RFID sistemlerini kurmuşlar, ama o kadar. Sektörümüz hala bilgisayar sistemlerini işlerine yön vermek için kullanmıyor çünkü patronlarımız sadece cari hesapları takip etmekle meşguller. Sektördeki yönetici altyapısı da bu yönde şekillenmiş. Bakiye takibi, satış fiyatları, satış adetleri gibi konular dışında istatistikî çalışma ve raporlamaya dayalı strateji geliştirme yok. Kuyumcu dükkânlarındaki basit satış ve stok takibi işlemi dışında kimsenin doğru dürüst bir rapor çekip stok incelemesi yaptığını, buna göre alımları şekillendirdiğini görmedim. Hâlbuki elimizdeki yazılımları, o yazılımı yapan firma ile görüşüp öyle raporlarla donatabiliriz ki, çantalardan ürün alınırken ne hatalar yaptığımızı, çalı-


şanların bu hatayı kasti ya da bilmeden yaptıklarını çok net görebiliriz. Bunun haricinde imalat yapanlar, atölye ya da fabrikalarında ürünlerin üretim süreçlerini detaylarla boğuşmadan takip edebilir, nerede neler olduğunu, verimsiz noktaları kolayca görebilirler. İmalattan sonra ürünleri fiyatlandırma aşamasında, o ürünü oluşturan parça sayısı, işlem zorluğu gibi verilerle doğru fiyatlama yapmak, KPI (key performance indicator) analizleri ile yapılan imalatın verimliliğini takip etmek, çağımızın imalat sektörünün olmazsa olmazlarındandır. Örneğin; şu ana kadar makine verimliliğinin takip edildiği bir kuyumcu fabrikasına rastlamadım. Milyon dolar leasinglerle alınan hassas CNC tezgahlarını, o tezgahın ürettiği katma değerle karşılaştırmazsanız, şu anda sektörde çok sık görd��ğüm üzere, ucuz ihracat malının imalatına mecbur kalıp ayakta kalma mücadelesi vermek zorunda kalırsınız. Makinenin çalışma saati, harcadığı elektrik, kullanan personelin giderleri, bakım sigorta giderleri gibi değerler hesaplanmadan o makinede üretilen ürünün satış fiyatının belirlenmesi mümkün değildir. Ancak sektörümüzde her nasılsa oluyorsa bu başarılıyor. Patronlarımız, onlara bağlı üst düzey yöneticiler, ustalar, kalfalar, çıraklar sadece fireye bakıyorlar. Makineye 200 bin dolar para ödenmiş, aylık 6000 dolar leasing ödemesi var. 5 sene sonra bu makinenin işi bitecek ama o sürede sadece fire hesabı yapmayı biliyoruz. Kendini asla amorti etmeyecek cihazları alıp atölyelerine kuran koca koca şirketler var, üstelik o makineden para kazandıklarını zannediyorlar. İşimizi doğru anlamda yazılımla takip etmediğimizi veya yanlış yazılım yatırımı yaptığımızı, bu yatırımı kullanamadığımızı anlatacak çok örnekler var ama bunu burada noktalayıp ne yapmamız gerektiğinden bahsedelim.

İşimizi bilgisayar ortamına taşırken izlememiz gereken 3 aşama İhtiyacımızı belirlemek Bu konuda ne yapmak istediğimizi kâğıt üzerinde çalışmalıyız. İşyerimizdeki personelin tümü ile toplantılar yapmalı, bilgisayardan anlamasak da sanki işi defter üzerinde devam ettirecekmiş gibi bir akış planı oluşturmalıyız. • Perakende mağaza isek; Mal alımı, satış, kur bağlantıları, stok takibi, hurda işlemleri, taş fireleri, işletme masrafları, genel envanter, performans takibi, PDKS gibi işlemlerin hepsini takip edebileceğimiz bir yapıyı kağıt üzerinde kurmalı, herkesin alacağı görevi belirlemeliyiz. Bu konuda personelimizden belli itirazlar gelecektir. Hatta bir noktada bu işler yapılırsa satışa vakit kalmayacağı bahanesi ile en hassas noktamıza atışlar yapılacaktır. İtirazların hepsini değil ama bir kısmını bu şekilde değerlendirmek gerekir. En çok tıkanmalar bu noktada yaşanır. Kendi bilgimizle baş edemeyeceğimiz konularda profesyonel yardım almamız doğru olandır ancak profesyonel yardım aldığımız kişi ya da kişilere donanım veya yazılımı onlardan almayacağımızı kesin olarak baştan belirtmek çok önemli. • İmalat yapan bir şirket isek; Burada asla yeni mezun değil, ama en az 10 sene iş tecrübesi olan bir endüstri mühendisi ya da sektörde az bulunan ama mühendislik formasyonu olan tecrübeli kişilerden faydalanmanız gerekir. İmalatla ilgili sistem kuranların çok detayda boğulup büyük emek verilen altyapılardan hiçbir netice alamadığına çok şahit oldum. Detayı, bilmeniz gerektiği kadar, takip etme gücünüzün yeteceği kararda tutmanız gerekir. Asla kaç no’lu kauçuk kalıpla kaç adet mum bastığınız bilgilerine boğulmayın. Sadece o ürünü imal etmek için hangi kalıba ihtiyacınız var bilin yeter. Adetleri zaten son üründen takip edebileceksiniz. Bütün bunları iyi hesaplayamayan şirketlerde bilgisayardan önce 100 kişi çalışırken, yanlış yapılanmalar yüzünden aynı miktar imalat için bilgisayar sistemine geçildikten sonra 120 kişi çalışmaya başlıyor. Üstelik ilgili firmaların sahibinin doğru dürüst rapor bile okumadığı, bu yatırımın neticesinden hiç faydalanmadığı da çok görülen bir sonuç. ERP sistemleri kurulurken hem sektörü hem bilgisayarla yapılabilecekleri, hem de bunları iyi tecrübe etmiş kişileri bulup üç kuruşu esirgemeden danışmanlık hizmeti almalısınız. Eğer yapmazsanız kaybedebilirsiniz demiyorum, kesin kaybedeceksiniz! Örnek: Bir set takımın ayar dışında her süsleme, her renk versiyonu için ayrı kod veya no vermeye kalkarsanız, orta büyüklükte bir şirket için 1 milyon ürüne ulaşmanız ve kodlarda boğulmanız en fazla 1-2 sene sürer. Bunun nasıl yapılacağını öğrenmek için tecrübelerden faydalanacaksınız.

“Bilgisayar sistemlerini kurarken bilgisayar donanımı ve yazılımı satan şirketlere sormak yerine bu konuda danışmanlık hizmeti alıp ihtiyaç belirlemek ve bu ihtiyacı donanım şirketlerine ihale edip, sonrasında yazılım kurdurmak çok daha doğru olacaktır.” Hedeflere göre donanım ihtiyacını belirlemek

100 tane bilgisayarı olan bir imalatçıda çalıştım. Bilgisayarların 100 adedi birden bürolarda, beyaz yaka personelin önündeydi. İmalatta insanları yönlendirecek, ağırlık, süsleme gibi özellikleri doğru uygulamalarını sağlayacak bir bilgisayar bile yoktu. Şimdiki atölyemizdeki bilgisayarlarımızı ise ağırlıklı olarak imalattaki arkadaşlarımızın kullanımına sunduk. Demek istediğim, bilgisayar ve ilgili donanım nerede lazımsa orada kullanılmalı. Her yana bilgisayar ve onun başına adam dikmek sizi dijitalleştirmez, hantallaştırır. Bunun sihirli bir oranı var bu oran işin akış ve kırılım noktalarını doğru belirlemekle ortaya çıkar. Unutmayın kuyumculukta bilgisayar kullanarak personel tasarrufu yapamazsınız ama dijitalleşme hamleniz size ekstra personel ihtiyacı doğuruyorsa hemen dümeni başka yöne kırın zira o yön yanlıştır. Önemli olan kaç istasyonunuz yani, bilgisayar kontrolü kurulan kaç nokta olacak. Bunları, yani adetleri belirleyip satın alma yapmadan 3. aşamaya geçilmeli zira alınacak yazılım sistemin iç mimarisini belirleyecektir.

Hangi yazılım?

Kuyumculuk diğer mesleklere benzememekle beraber, şu anda gördüğüm uygulamalar baz alındığında aslında her programla bu iş yapılabilir çünkü gerek dükkanlar, gerek imalatçılar sadece cari hesap tutmak için program kullanıyor. Ama işyerimizde tam olarak bu işi yapacağız diyorsanız, piyasada yazılım anlamında ihtiyacı tam olarak asla karşılamayan ama belli bir noktaya gelmeye çalışan 3-4 seçenek var. Elbette marka vermeyeceğim. Aslında varmak istediğiniz hedefe göre çok kapsamlı, az kapsamlı, basit veya daha karmaşık yazılımlar görmek mümkün sektörümüzde. Önemli olan yazılımı almak değil, onu kullanacak kalifiye çalışanlarınızın olması. Çalışan sayısını artırmamanız lazım ama gerekirse belli bir ölçekte yenilemeniz, biraz daha kalifiye elemanlarla çalışmanız gerekiyor. Yazılım kendi başına hiçbir şey veremez size. Onu doğru kullanmak, ihtiyaç duyulan verileri süzmek, doğru yerlerde doğru ve etkin girişleri yaptırmak için doğru kişilerle çalışmalısınız. Not yazmakta bile zorlanan kişilerle dijitalleşemezsiniz! Doğru sistem, doğru kişiler ve doğru yazılımla birleşmelidir. Yazılımın nasıl kullanılacağı konusunda yetkin kişiler, size doğru raporlama ve rapordan strateji oluşturma konusunda yardımcı olacaktır. Bu şu anda Türkiye’de hemen hemen hiçbir kuyumcunun yapmadığı bir şey. Yani bunu önce yapanlar karlı çıkacaktır. Doğru şekillendirilmiş ve ehil kişilerce kullanılan bir yazılımla, satış yaptığınız bölgelerdeki rakiplerin hareketlerini, talepleri, muhtemel ihtiyacı bile önceden görebilmek bile mümkündür. Her sene aynı dönemde o bölgede belli gram aralıklarındaki modellerinizin satışlarına bakarsınız, pazarı ne oranda muhafaza ettiğinizi veya ne oranda kaybettiğinizi tespit edersiniz. Hele bilezik, alyans, içi boş, küpe, zincir gibi her dönemde belli bir satış potansiyeli olan ürünleriniz varsa, satış yaptığınız dükkânların hangisinin işinin arttığını, hangisinin azaldığını, bölgesel bazda başarılı olan perakendecileri hemen görebilir, onlarla olan işinizi artırmak için gerekli hazırlığı yapabilirsiniz. Ama mesela bu analizi herkesin yaptığı gibi genel satış analizi olarak yaparsanız, sadece kendi satışlarınızı görebilirsiniz ama ürün, bölge, dükkan bazında raporlamalar size çok ilginç neticeler verebilir. Bu iyi yazılımı iyi kullanmakla elde edebileceğiniz binlerce değerli bilgiden sadece biridir. Peki, doğru yazılım hangisi? İşte buna karar vermek için işimizi en iyi şekilde öğrenmeliyiz. Evet, kendi işimizi öğrenmekten bahsediyorum. Senelerce çalışıp büyütüp sonra yardımcılara, tezgâhtarlara, personele emanet ettiğimiz işimizi iyi öğrenmeli, akışları takip edip noktaları tespit ettikten sonra personelimiz üzerinde çalışıp en iyi düzeni ve personel altyapısını oluşturmalıyız. Bunu yaptıktan ve bilenlere danıştıktan sonra doğru yazılımın bir markası olmadığını, işin bizim kullanımımızla şekillendiğini anlayabileceğiz. SAYI 92

• ALTIN DÜNYASI

75


altınhaber

Besay’dan marifetli yüzükler Sektörün deneyimli ve yenilikçi markası Besay Kuyumculuk; her parmağınıza anında uyum sağlayabilen, değişken, marifetli yüzükler hazırladı. Sürekli yeni ürünler üretme ve daha önce yapılmamış olanı ortaya çıkarma gayretinde olan Besay Kuyumculuk, yine çok ses getirecek bir tasarıma imza attı. “Marifetli Yüzük” ismiyle piyasaya sunulan bu yüzükler, anında istediğiniz parmağınızın ölçülerine uyum sağlıyor. Böylelikle farklı modellere sahip bu yüzüklerden aldığınızda, istediğiniz parmağınıza özgürce takabiliyorsunuz. 14 ayar beyaz ve sarı altından imal edilen yüzüklerin bazıları taşlı olarak takıseverlere sunuldu. Besay Kuyumculuk Firma Sahibi Ömer Kaya, Besay’ın “Marifetli Yüzük” tasarımı ile parmaklara özgürlük getirdiklerini, ciddi bir AR-GE çalışmasının ardından ortaya çıkan kilit sistemi ile herkesin 1 saniyede yüzüğün ölçüsünü parmaklarının ölçüsü ile aynı hale getirebileceğini söyledi. “Marifetli Yüzük” sayesinde takısever güne başladığında bugün hangi parmağında yüzük olmasını istiyorsa o parmağının ölçüsüne, yüzüğün boyunu özel clips sistemi ile getireceğini ve böylelikle sadece yüzük parmağında yüzük kullanmak zorunluluğundan kurtulacağını belirten Kaya, şöyle konuştu: “Bu ürünümüz gerçekten basit bir sistem ile çalışıyor. Ama biz bu basit görünen sistemin, tüketici tarafından sorunsuz ve yıllarca kullanılması için çok büyük çaba sarf ettik. Bir hareketinizle büyüyen ve küçülen marifetli yüzüklerimizi piyasaya yeni sürdük. “Marifetli Yüzük”, yine bizim bu sektördeki deneyimimizi ve engin hayal gücümüzü ortaya koymaktadır. Altın emzikte son dönemde elde ettiğimiz yoğun ilgiyi bu ürünümüzde de göreceğimize inanıyoruz.”

Geçen Kuyumculuk yeni koleksiyonunu tanıttı Geçen Kuyumculuk, yaklaşık 40 parçadan oluşan yeni set koleksiyonunu ünlü manken Tuğba Altıntop ile tanıttı. Sürekli yeni modeller üreten Geçen Kuyumculuk, bu yaz büyük ses getirmesini beklediği set koleksiyonunun tanıtımında ünlü isim Tuğba Altıntop ile işbirliği yaptı. Özel bir stüdyoda gerçekleşen çekimlerde birbirinden güzel yeni model setler, Altıntop’un özel pozlarıyla hayat buldu. Geçen Kuyumculuk Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Geçen, ilk olarak Istanbul Jewelry Show’da tanıttıkları yeni koleksiyonlarının çok büyük ilgi gördüğünü ve bu özel koleksiyonun özel bir isimle tanıtılmasını arzu ettiklerini söyledi. Tuğba Altıntop ile çok başarılı bir çekim gerçekleştirdiklerini belirten Geçen; “Büyük emek harcayarak ürettiğimiz setlerimizin herkeste Altıntop’ta durduğu gibi çok güzel duracağına inanıyorum” dedi. 76 ALTIN DÜNYASI • SAYI 92

Rumeli’de bu yaz çok renkli geçecek Yaza adım atmaya hazırlandığımız şu günlerde birçok firma yeni ürünlerini piyasaya sunma telaşında. Sektörümüzün deneyimli markalarından Rumeli Altın, bu yaza damga vuracak “Renkli Yaz” isimli koleksiyonunu kuyumcu vitrinlerine taşıdı. Her ay birbirinden farklı yeni tasarımlarını vitrinlere taşıyan Rumeli Altın, rengarenk yarı değerli taşlardan oluşan takı set koleksiyonu “Renkli Yaz” ile takıseverlerin gönlünü fethetmeye hazırlanıyor. Kırmızıdan yeşile, turuncudan maviye, sarıdan laciverte kadar yaklaşık 40 farklı tondaki “Renkli Yaz” koleksiyonu, yüze yakın modeliyle üretim bandından çıktı. Rumeli Altın Genel Müdürü Caner Yılmaz; Yaz aylarının, takıların özgürlüğe kavuştuğu mevsim olduğunu ve yaz mevsiminde güneşin renkli taşları bir başka güzel yansıttığını söyledi. Tamamen doğanın çeşitli sembollerinden ve figürlerinden esinlenerek “Renkli Yaz” koleksiyonunun montürlerinin şekillendiğini kaydeden Caner Yılmaz, “14 ayardan ve yarı değerli taşlardan hazırlanan yeni koleksiyonumuzun oluşumu için tasarım grubumuzu daha rahat kılacak özgürlüğü sağladık. Bu nedenle, ürünlerimiz terazilerde mini setler kadar hafif , fakat görünümde gösterişli oldular. Yine her zaman olduğu gibi en uygun fiyat politikasıyla yüksek kaliteli ürünlerimizi kuyumcu dostlarımızla buluşturmaya devam ediyoruz. Ortaya çok güzel bir koleksiyon çıktı. Her rengin ayrı bir seveni bulunuyor. Yaz güneşi her renkten muhteşem yansıyacaktır” diye konuştu.


Expo Silver Antalya Gümüş, Takı ve Saat Fuarı sektörle 16’ıncı kez buluştu Sereks Fuarcılık tarafından 15 yıldan bu yana aralıksız düzenlenen “Gold Antalya Takı, Gümüş Mücevher ve Saat Fuarı”, artık tamamen ismini de değiştirerek 17'nci kez gümüş ve saat sektörünün önde gelenlerini 12-15 Nisan 2013 tarihleri arasında Antalya Cam Piramit Fuar Merkezi’nde bir araya getirdi.

A

ntalya’da her yıl Nisan ayında organize edilen Gold Antalya fuarı iki yıldır artık ismini de değiştirerek, Expo Silver Antalya Gümüş, Takı ve Saat Fuarı adı altında bu yıl 12-15 Nisan 2013 tarihleri arasında kapılarını ziyaretçilere açtı. Gümüş ve saat sektörünün önde gelen 80’in üzerinde markanın katılımının gerçekleştiği fuara, başta Antalya olmak üzere, çevre illerden çok sayıda gümüş ve saat toptancıları ziyaretçi olarak katıldı. Dünyanın ilk ve tek gümüş fuarı olma özelliğini taşıyan “Expo Silver Antalya” Gümüş, Takı ve Saat Fuarına; CSF Silver, Sezgin Silver, İpekyolu Silver, Akgün Silver ve Hazar Silver gibi gümüş ve takı sektörünün önde gelen firmaları katıldı. Ayrıca bu sene fuarın ana sponsoru olan Jack Pierre, Loja’s, Sezgin

Saat, KYG Saat, Sette ve Creo Saat gibi ülkemizin önde gelen saat firmaları da katılımcı olarak yer aldı.

Dünyanın ilk ve tek gümüş takı fuarı…

Sereks Fuarcılık Genel Koordinatörü Faruk Aşık, “Expo Silver Antalya 2012 Gümüş, Takı ve Saat Fuarı’nın dünyanın ilk ve tek gümüş takı fuarı olduğunu belirterek, her sene büyüyen ve genişleyen fuarın, bu sene gümüş takı sektörünün geldiği en üst boyutu göstereceğini söyledi. Fuarın ana sponsoru olan Jack Pierre’in düzenlediği takı defilesi ziyaretçi ve katılımcılardan büyük ilgi gördü. Altın fiyatlarının son dönemlerde aşırı değer kazanması, son yıllarda atılım içinde olan gümüş ve çelik takıları daha da popüler hale getirdi. Antalya başta olmak üzere tüm turizm bölgesi esnaflarından yoğun ilgi gören fuar, seneye daha farklı konseptle gerçekleşecek” dedi.

Sereks, 5. Gold Expo Karadeniz Fuarı’na iddialı hazırlanıyor… 5. Gold Expo Karadeniz Mücevher, Altın, Gümüş, Malzeme ve Saat Fuarı, 25 - 27 Mayıs 2013 tarihleri arasında kapılarını açmaya hazırlanıyor. 2012 yılı organizasyonunda fuarı ziyaretçilerle dolduran Sereks Fuarcılık, 2013 randevusuna da iddialı hazırlanıyor. Fuara sayılı günler kala Sereks Fuarcılık hazırlıklarına hız kesmeden devam ediyor… 2012 Gold Expo Karadeniz Fuarı’nda Assos, Zen Diamond, Blue Diamond, Midas- Antaş, On Mücevherat, İstanbul Altın Rafinerisi, Özcan Silver, CSF Silver, Creo Steel, Jack Pierre ve Creo Saat gibi markalarla katılımcı profilini zenginleştiren Sereks Fuarcılık, 5. Gold Expo Karadeniz Fuarı’na da iddialı hazırlanıyor. 25-26-27 Mayıs 2013 tarihlerinde düzenlenecek 5. Gold Expo Karadeniz Mücevher, Altın, Gümüş, Malzeme ve Saat Fuarı katılımcılarının tüm beklentilerini karşılayacak, 2000 m² fuar alanında 40 firmanın katılım sağlayacağı bu organizasyon da tanıtım faaliyetlerine ağırlık veriyor. Hatırlanacağı gibi geçtiğimiz yıl, 26- 28 Mayıs 2012 tarihleri arasında düzenlenen organizasyonda Adapazarı, Antalya, Kayseri, Samsun, İzmir, Amasya, Giresun, Çayeli ve Rize’den de katılımcı firmalar yer almıştı. Üç gün süren etkinlikte katılımcı firmalar, yeni model ve koleksiyonlarını Türkiye’nin dört bir tarafından gelen binlerce alıcının beğenisine sunmuştu. Fuar, özellikle Sereks Fuarcılık’ın etkili tanıtımları sonucunda cumartesi ve pazar günü ziyaretçilerin yoğun ilgisiyle karşılaşmıştı. Bu yıl da tanıtımlara önem veren Sereks Fuarcılık bölgesel kanallarda televizyon reklamları, Trabzon’un en işlek merkezi yerlerinde afiş ve billboard’larla tanıtım faaliyetlerini sürdürüyor. Ayrıca fuarda profesyonel ekiplerden horon ve kolbastı showlar’la renklenecek. Sereks, dört yıldır olduğu gibi bu yıl da Karadeniz’e imzasını atmaya hazırlanıyor. SAYI 92

• ALTIN DÜNYASI

77


altınhaber

Outlet çılgınlığı bir kez daha anneler için gerçekleşti… Türk Kuyumculuk Sektörü’ne hareket ve yepyeni bir ivme kazandıran Sereks Fuarcılık, üreticileri nihai tüketicileriyle buluşturma yolunda, organizasyonlarına durmadan yenisini ekliyor. Anneler Günü Özel versiyonu ile bir kez daha karşınıza çıkan Sereks Fuarcılık, büyük ses getiren bir organizasyona daha adını yazdırdı.

A

ralık ayında sezon sonu olarak başlattığı organizasyonla Sereks, yakaladığı furyayı organizasyonlar silsilesine çevirdi. Bu işten hem ziyaretçiler, hem de katılımcılar çok memnun kaldı. Mücevher satışlarına yeni bir soluk getiren Outlet Günleri, kulaktan kulağa yayılmaya devam ediyor.Organizasyonlarında yakaladığı ziyaretçi potansiyelinden sonra Sereks, reklam bütçelerini televizyon ve gazetelere daha ağırlıklı olarak kaydırması sonucu, bu kez de müthiş bir kalabalıkla karşılaştı. Outlet Günleri Organizasyonu’na yurt genelinde adını yazdıran Sereks Fuarcılık, bu organizasyonunun da başarılı geçmesiyle, yeni organizasyonlarının sinyalini vermeye başladı. Bu kararda özellikle katılımcıların talepleri, organizasyondan memnun ayrılmaları ve Sereks’in bu işteki başarısından dolayı yola devam edeceklerini bildirmeleri etkili oldu.

“Organizasyon, sektör için yeni bir ivme, yeni bir satış mecrası olmaya devam edecek” Düğün sezonun açılmasıyla birlikte fuara gelen ziyaretçiler hem annelerine hediye aldılar hem de yaklaşan düğünleri için alışveriş yapma fırsatı buldular. Yıllardır perakendecilerle muhatap olan tüketici, bu organizasyon ile direkt üretici firma ile iletişime geçtiğinde ürünle ilgili hem detaylı bilgi alma fırsatı buldu, hem de her türlü sorununda birebir iletişime geçebileceği muhatabını tanıdı. Firmaların sevecen tavırlarını fark eden ziyaretçinin yorumu “vatandaşa saygı var, güven veren bir yaklaşım içindeler. Fiyatlar da gayet uygun. Gelmeden önce çok tereddüt ettim, acaba gerçekten indirimli midir diye ama iyi ki gelmişim, burada fiyatlar gerçekten outlet” oldu. Ziyaretçiden beklenenin üzerinde bir ilgi gören organizatör firma yetkilileri “Herkesin bir sonraki organizasyonu da mutlaka ziyaret etmesini bekliyoruz. Zamanınızı daha değerli aktivitelerinize ayırmanız için ve indirimli fırsat ürünlerden yararlanabilmeniz için sizleri organizasyonlarımıza bekliyoruz. Tüm firmalarımızda çeşitli indirim fırsatları var. Kimisi ücretsiz tamir ve bakım yapıyor, kimisi de alışveriş yapan herkese hediye veriyor, hatta hiç alışveriş yapmayıp sadece içeri giren 250 ve katları ziyaretçilere sürpriz hediyeler veren firmalarımız da var. Daha birçok avantaja, gerçekleştireceğimiz organizasyonlarımıza geldiğiniz takdirde sahip olabiliyorsunuz” açıklamasında bulundular.

Organizasyon için etkili tanıtım atağı! Anneler Günü Özel organizasyonu da bir önceki organizasyonda olduğu gibi doğru bir lokasyon olduğu tespit edilen Harbiye Askeri Müze’de gerçekleşti. Bu lokasyon İstanbul’un göbeği diye tabir edildiği, Nişantaşı, Harbiye, Kurtuluş, Şişli, Osmanbey, Beşiktaş ve Taksim gibi kalabalık olan semtlerin tam ortasında yer aldığı ve toplu taşıma araçlarıyla, ulaşımın çok kolay olduğu için özellikle seçilmiştir. Annelere alınabilecek en değerli hediye grubunu halka arz eden organizasyon, değerli mücevher alıcılarına sunduğu çeşit ve indirimli ürün gruplarıyla herkesin yüzünü güldürdü. Organizasyon tanıtımı için, televizyon programları, ana haber bültenleri, Türkiye’nin en çok okunan ilk 3 gazetesinde organizasyon ile ilgili reklamlar yayınlandı. Bununla birlikte 90’ın üzerinde internet haber portallarında organizasyonla ilgili bülten yayınlanırken, 27 farklı televizyon programında ve ana haber bülteninde yayınlandı. 78 ALTIN DÜNYASI • SAYI 92


İTÜCÜ’nün Araştırma ve Uygulama Laboratuvarı açıldı Geçen yıl Mücevherat Mühendisliği bölümü açarak Türkiye'de bir ilki gerçekleştiren Ticaret Üniversitesi, öğrencilerinin pratiklerini artırmak ve kuyum sektörünün ihtiyacı olan teknik bilimsel çalışmalara dayalı, katma değer oluşturmanın ilk somut adımını Kuyumcukent'te açtığı laboratuvarla attı. İlk adımda 500 bin liralık yatırımın gerçekleştirildiği laboratuvarda sektöre hem akademik hem de katma değeri olan eserler oluşturulacak. Açılışa İstanbul Ticaret Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Erhan Erken, mütevelli heyeti üyesi ve Demirören Holding Yönetim Kurulu Başkanı Erdoğan Demirören, üniversitenin mütevelli heyeti üyeleri, Rektörü Prof. Dr. Nazım Ekren, Mühendislik ve Tasarım Fakültesi Mücevherat Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Zeki Çizmecioğlu, Mücevher İhracatları Birliği ve İMMİB Koordinatör Başkanı Ayhan Güner, İstanbul Kuyumcular Odası Başkanı Alaattin Kameroğlu, KİAŞ A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Nevzat Sudaşı, İTO Meclis üyeleri, Eyüp Kaymakamı Osman Kaymak ve çok sayıda davetli katıldı. Eğitim alanlara sertifikaları verildi. Sektörün büyük gelişme kaydettiğini, devletin 1985 yılından itibaren kıymetli taş ve metal ithalatını serbest bıraktıktan sonra sektörün çok büyük boyutlara ulaştığını söyleyen İstanbul Ticaret Üniversitesi Mühendislik ve Tasarım Fakültesi Mücevherat Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Zeki Çizmecioğlu, “Eğitimli eleman ihtiyacı ortaya çıktığı için İstanbul Ticaret Odası meslek komiteleri mücevherat mühendislik bölümünün açılmasını talep ettiler. Üniversitelerimizin diğer vakıf üniversitelerinden farkı iş dünyası ile çok yakın ilişkisi olması. Talepler göze alınarak dünyada ilk defa mücevherat mühendisliği bölümünün bu üniversitede eğitime başlaması için bu talepleri YÖK'e iletti. 2011-2012 yılında üniversitemizde mücevherat lisans eğitimi başladı” diye konuştu.

"Meslektaşlarımıza görev düşüyor" Sektörün bir mensubu olarak böyle bir açılışa katkısı olan herkese teşekkür ettiğini kaydeden Mücevher İhracatları Birliği ve İMMB Koordinatör Başkanı Ayhan Güner ise, “Sektöre katkı sağlamak için birimlerin başındayız. İstanbul Kuyumcular Odası’yla birlikte yaptığımız yetişmiş insan kaynağını Küçükçekmece Kuyumculuk Meslek Lisesi’ni hayata geçirdik. Atölyeler ve öğrenciler hazır. Oradan yetişen öğrenciler İstanbul Ticaret Üniversitesi’ne alt yapı olacaktır ve büyük katkı sağlayacaktır. Okul, üniversite sektörle beraber olursa daha kaliteli üre-

tim yapabiliriz. Kaliteli üretim demek daha çok ihracat demektir” dedi. İstanbul Kuyumcular Odası Başkanı Alaattin Kameroğlu da, “Burada eğitim alacak öğrencilerin çok şansı var. Öğrencilerin pratik eğitim almalarında, bunun haricinde diğer meslek okullarımızın da öğrencilerinin de eğitim ve stajlarında Kuyumcukent'e meslektaşlarımıza çok büyük görev düşüyor” şeklinde konuştu

Üniversite, sektör işbirliği Üniversite olarak böyle projenin sürekli destekçisi olduklarını ifade eden İstanbul Ticaret Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nazım Ekren, öğrencilerin bilgi birikimi ve tecrübelerinin aktarılacağı bir yapıyı oluşturdukları için memnun olduklarını belirtti. Ekren, desteklerinden dolayı İTO'ya ve sektör temsilcilerine teşekkür etti. İstanbul Ticaret Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Erhan Erken ise konuşmasında, “Kuyumcukent'e yapılan bu çalışma üniversitenin reel sektör ilişkisinde yaptığı en önemli atılımlardan bir tanesi olduğunu vurguladı. Erken, ''Üniversitemiz içinde çok önemli bir aşamayı beraber getiriyor. Burada sektörden gelen isteklerle birlikte akademik bir formata büründürülmesi ve bir müfredat oluşturulması sayesinde böyle bir okul ortaya çıktı. Hepinizin bildiği gibi dünyada tek ve ilkokul burası. Sorumluluğumuzun farkındayız. Laboratuvarın açılması sembolik olarak önemli, bizden sonra pek çok üniversite böyle faaliyetlere geliştireceğini düşünüyoruz. Bende kuyumcu bir ailenin çocuğuyum böyle bir gelişmenin olduğunu görmek mutluluk verici” dedi.

Şehrin göbeğinde laboratuvar Erhan Erken,“Kuyumcukent'in içerisinde böyle bir laboratuvar olması direk akademisyenlerin sektör mensuplarıyla beraber fikir alışverişi içinde bulundukları bir saha sağlıyor. Biz burada kuyumcuların yaptıkları işleri yapma noktasında değiliz ama kuyumcuların beraberce istifade edebilecekleri bir laboratuvar ortamı oluşturup onların daha iyi kazanabilmelerini sağlayan teknikler oluşturacağız. Kuyumculuk esnaf işiydi, zamanla kuyumculuk bir endüstri haline gelmeye başladı. Bugün Türkiye'nin ihracat noktasında en önemli sektörlerinden biri kuyumculuk olmaya başladı. Biz de bu gelişen sektöre akademik bir destek vermek açısından tam sektörün göbeğinde böyle bir laboratuvar kurduk. Şu ana kadar 500 bin lira harcama yaptık ama bu şimdilik başlangıç” diye konuştu.

SAYI 92

• ALTIN DÜNYASI

79


altınhaber

Merkez Bankası rezervleri arttı Uluslararası Para Fonu (IMF) tarafından açıklanan verilere göre Mart ayında Türkiye, Rusya, Azerbaycan ve Kazakistan altın rezervlerinde artış yaşandı.

T

arih boyunca güvenilir liman olarak gösterilen altın, son dönemde büyük değer kaybı yaşasa da ülkeler rezervlerinde altına ağırlık vermeyi sürdürüyor. Uluslarararası Para Fonu'nun yayınladığı son verilere göre Rusya, Türkiye, Azerbaycan ve Kazakistan, altında yaşanan büyük düşüşten hemen önce değerli metalin fiyatının uzun vadede yükseleceği beklentisi ile Mart ayında elindeki altın rezervlerini artırdı. Türkiye Merkez Bankası'nın altın rezervi Mart ayında 1.1 milyon ons (yaklaşık 34,3 ton) artarak 13.15 milyon onsa ulaştı. Türkiye böylece üst üste dört ay boyunca altın rezervini artırmış oldu. En fazla altın rezervi bulunan sekizinci ülke konumunda olan Rusya Merkez Bankası ise geçtiğimiz Mart ayında 4.7 ton altın alarak rezervlerini 981,6 tona çıkardı.

Dünya Altın Konseyi'nin verilerine göre 2012 yılında merkez bankalarının altın alımları, dünyadaki toplam altın talebinin yüzde 12'sini oluştururken son 48 yılın en yüksek seviyesine tırmandı. UBS AG'nin varlık yönetim biriminin emtia araştırma müdürü Dominic Schnider, merkez bankalarının net alıcı olarak kaldığı ve büyük ihtimalle uzun vadeli yatırımcı olduklarını söyledi. Dünyanın en büyük altın destekli ETF'sinin en büyük yatırımcısı John Paulson ise, müşterilerine, merkez bankalarının ve Asya'daki talebin değerli metali kısa vadede destekleyeceğini söyledi.

80 ALTIN DÜNYASI • SAYI 92


SAYI 92

• ALTIN DÜNYASI

81


altınhaber

Jival yeni konseptiyle Palladium’da yeniden açıldı Sektörün önde gelen firması Jival, Palladium AVM’deki mağazasını, mimari konsept değişikliği ile 08 Nisan 2013 tarihinde mücevher severlerle buluşturdu.

Can Gençoğlu-Naim Gençoğlu-Muharrem İlhan

2012 yılında başlayan “Jival yenileniyor” projesi kapsamında ilk olarak mağaza konseptinin yenileme çalışmalarına başlandı. 2012 Kasım ayı itibariyle Mimar Ayça Kadıoğlu ile başlanan konsept hazırlıkları, Mart 2013’de tamamlandı. Nisan ayında yeni konseptiyle açıldı. Jival Palladium mağazası, yeni franchise ortağı Muharrem İlhan ve Jival Yönetim Kurulu Başkanı Naim Gençoğlu önderliğinde yeniden hizmete girdi. Konseptin ana renklerinde ve kullanılan malzemelerde, şık aynı zamanda sade çizgiler tercih edildi. Ayrıca, boydan boya aynaların yer aldığı duvarlar dışarıdan ve içeriden şeffaf bir görüntü oluşmasını sağladı. Ana renkler olarak, vizonun farklı tonları mağaza içerisindeki birçok noktada uygulandı. Pırlanta servis masalarında ise özel kesilen ham mermerler seçildi. Jival, çalışmalarına bu çizgide devam ederek akıllardaki modern algısını pekiştirmeyi planlıyor.

Jival yıldızı sizinle parlıyor... Evlilik teklifinin klasikleşen simgesi tektaş pırlanta yüzükler birbirinden farklı seçeneklerle çiftlerin mutluluğuna mutluluk katıyor. Farklı modelleriyle eşsiz duyguları ifade eden tektaşlar, özel zamanlarınızda sizi yıldızınızla birleştiriyor. Jival yıldızı ile yeniden yorumlanan tektaş ile evlilik teklifinizi aldığınız o an yıldızınızın parladığını hissedeceksiniz. Büyüleyici ışığıyla göz kamaştıran yıldızlar tüm pozitif enerjinizi Jival yıldızında buluşturuyor.

82 ALTIN DÜNYASI • SAYI 92


Forex firmaları kuyumculuk sektörüne ulaşıyor Türkiye’ de yoğun olarak altın ve döviz ticareti ile uğraşanların forex’ i risk yönetimi amacıyla kullanması gerektiğini belirten ALB Menkul Değerler Genel Müdürü Metin Aytekin, altında yaşanan sert düşüşün birçok kuyumcuyu zor durumda bıraktığını ifade etti. Aytekin, forex piyasalarında nasıl hareket edilmesi gerektiği ve risk yönetimi yapılmamasının şirketleri ne gibi zararlarla karşılaştıracağını anlattı.

T

ürkiye’de gittikçe genişleyen bir kullanıcı kitlesine hitap eden forex piyasalarını değerlendiren Metin Aytekin kuyumculuk sektörüne bu konuda önemli ipuçları ve detaylar aktardı. Türkiye ve forex kullanımı ile ilgili açıklamalarda bulunan Aytekin, “Türkiye, forex piyasalarında sıkı düzenlemeler yapmış nadir ülkelerden biri. Bu düzenlemeler sayesinde, bulunduğu coğrafyada forex yatırımcısını çeken bir merkez olabilir. Forex bir disiplin işi, teknik ve temel analiz olarak kendisini yetiştirenler piyasada başarılı olabilir. Tüm bunların haricinde forex bir risk yönetimidir. İhracat ve

ithalat yapanlar, borcu olanlar kendilerini olası kur hareketlerinden koruyabilir. Forex yatırımcılarının kafasında her zaman 1’e 100 kaldıracı kullanılması gerekiyor gibi bir algı var. 1’e 1 kaldıraç ile 1’e 100 kaldıraç arasında bir kaldıraç seçilerek işlem yapılabilir, kaldıracı düşük tutmak olası kârı ve zararı sınırlar. 1’e 1 kaldıraç kullanarak aynı döviz bürosundan döviz alır gibide işlem yapılabilir. Forex bu yönü ile tüm yatırımcıların istekleri ve ihtiyaçları doğrultusunda aktif olarak kullanabileceği bir enstrümandır” dedi. Bu alandaki eğitime dikkat çeken Aytekin açıklamalarını şöyle sürdürdü; “ALB Menkul’ün amaçlarından bir tanesi de eğitimi ön plana alarak Forex’in doğru ve bilinçli kullanılmasını sağlamak. Forex ile ilgili bilgi kirliğinin eğitimle ortadan kaldırılmasını sağlamak en önemli amaçlarımızdan biri.” Bunun yanında Forex, BIST, VOB ve Türev piyasalarda hizmet veren ALB Menkul Genel Müdürü Metin Aytekin, Türkiye’de yoğun olarak altın ve döviz ticareti ile uğraşanların forex’i risk yönetimi amacıyla kullanması gerektiğini belirtti. Altında yaşanan sert düşüşün birçok kuyumcuyu zor durumda bıraktığını ifade eden Aytekin, “Maalesef ülkemizde risk yönetimi bilinci oturmadığı için bu tarz durumlar yaşandı. Bu firmalar risk yönetimi yapsalardı hem Türkiye, hem şirketler kazanacaktı. Şirketlerin risk yönetimi yapmamaları ekonomiyi risklere açık hale getiriyor, devlete ödenecek vergilerin de azalmasına neden oluyor” dedi. Konuyu örneklerle açıklayan Aytekin, “Altının onsu 1580 USD seviyesindeyken 10 Kg (321,5 ons) altın aldığını düşünelim, aynı anda kendisini forex piyasalarında ya da future piyasalarında hedge etmiş (riskten korunmuş) olduğunu düşünelim, altının onsu şuan 1376 USD seviyesinde ve bu kuyumcu ortalama 65 bin 500 dolar civarında bir zarardan kendini koruyacaktı” şeklinde konuştu.

"Ticaret odaları ve meslek odalarının riske açık olan firmaları bilinçlendirmesi gerekli"

Riski yüksek olan sektörlerin, özellikle emtia bağlılığı yüksek olan firmaların yüksek döviz borcu ya da alacağı olan firmaların risk yönetimini (hedging) aktif olarak kullanmalarının özendirilmesi gerektiğini belirten Aytekin, “Ticaret odaları ve meslek odalarının riske açık olan firmaları acilen bilinçlendirmesi gereklidir. Bu hem ülkemize em de şirketlere ciddi katkıları olacaktır” dedi.

2012 Nisan ülke Bazında Global Forex İşlem Hacmi İngiltere ABD Singapur Japonya Diğer

38,1 % 17,9 % 5,6 % 5,4 % 33,0 %

54 Ülkede Forex İşlemi yapılmaktadır.

SAYI 92

• ALTIN DÜNYASI

83


altınhaber MDM - Mücevher Danışma Merkezi ICA (International Colored Stone Association) Üyesi

Baselworld 2013 ve müşteri deneyimini vitrinden başlatmak

M

ücevher ve Saat endüstrisi için en önemli fuarların başında gelen Baselworld, 25 Nisan- 2 Mayıs tarihleri arasında düzenlendi. Bu yıl, ilk bakışta dikkat çeken en önemli değişiklik, kuşkusuz Baselworld’ün, yeni yapılan ana binası ve yeni eklenen stantlarıyla tamamen yenilenmesi oldu. 2000’den fazla önemli markanın ürünlerinin görülebileceği bu fuar, toplamda 141.000 m2’lik dev bir alandan oluşuyor ve her yıl 100.000’in üzerinde ziyaretçiyi ağırlıyor. Bu ihtişamlı fuarda, tanınmış markaların açıkladıkları yeni koleksiyonlar ve düzenledikleri davetlerin yanında, 3-4 katlı dev stantları tam bir boy gösterisi halindeydi. Gerek yenilenen fuar binalarının, gerek etkileyici stantların tasarım yarışı öyle bir hale gelmişti ki, Baselworld basından katılan ziyaretçilerine trend turunun yanında bir de mimari tur seçeneği sundu. Bu özel standlarla uyum içinde tasarlanan vitrinler ise, dev fuar alanında ilgi toplayıp, ziyaretçileri içeri davet etmek için yarıştı.

Lüks üründe vitrin tasarımının olmazsa olmazı sayılan sadelik, temalarıyla ayrı gruplar halinde, uyumlu ve geometrik bir düzende ürünlerin sunumu, tüm tanınmış markaların standlarında izlendi. Örneğin Harry Winston, hazırladığı vitrine sadece bir tek saat koyuyor ve bilinçaltımızda bunun çok özel bir saat olduğu duygusunu yaşatıyordu. Dünya markalarının ziyaretçileri standlarına çekmek ve birbirinin önüne geçmek için tasarladığı vitrinlerde bir kaç yıldan beri başlayan, bu yıl ise yaygınlaşan bir özellik vardı; hareketli vitrinler. Geçtiğimiz yıl başlayan ve bu yıl sayısı artan “3D projection mapping” teknolojisiyle hazırlanan vitrinlerin önünde kuyruklar oluştu. Hublot, geçtiğimiz yıllarda da bu teknoloji ile hazırladığı vitrinlerinde kuyruklar oluşturmuştu. Bu yıl mapping teknolojisinin yanında hazırladığı mekanik hareketli vitrinleriyle de ilgi çekmeyi başardı. Baselworld, bu yıl da yeni mimarisiyle, katılan markaların tanıttığı yeni koleksiyonlarıyla, davetleri ve sosyal etkinlikleriyle, lüks ürünleri pazarlama konusundaki yenilikleriyle akıllarda yer ederek sona erdi.

Her yüzü güldüren hediye “Gram Altın” En zor işlerden biri hediye almak ve aldığımız hediyenin karşı tarafta arzu ettiğimiz mutluluğu yarattığını görmektir… Bazen aldığınız bir hediye, kişinin zevkine ve kullanımına hitap etmeye bilir. Bir hediye düşünelim: 7’den 77’ye herkesi mutlu etsin ve alındığı anda yüzlerde mutluluk oluştursun. Mutluluğu kesin olan bu hediyenin adı; son dönemin en popüler yatırım aracı “Gram Altın”. Yaklaşık 5 yıl önce yatırımcılar düşünülerek ortaya konan gram altın, günümüzde çok farklı gramajlarda ve herkesin alabileceği boyutlarda, sarrafiye altın ile büyük bir rekabet içinde. Altın fiyatlarının bir anda aşırı değer kazanması ile popülerliği artan gram altın, en düşük sarrafiye olan çeyrek altını alamayanlar için küçük yatırımlarını yönlendirme ve birikim yapma fırsatı ortaya çıkardı. Ülkemizin ilk yerli gram altınını üreten firması Nadir Metal, son dönemde tüm özel anlar için en anlamlı ve mutlu kılan hediye olarak, birbirinden şık ambalajlarda gram altınlar piyasaya sunuyor. Nadir Metal Genel Müdürü Burak Yakın, gram altının son dönemde en popüler hediye olarak toplum tarafından hızlı bir kabul gördüğünü, özellikle kurumların birçok kampanyasında gram altın hediye etmeyi tercih ettiğini ifade etti. Gram altının çok farklı gramajlarıyla her bütçenin erişebileceği ve kötü gün dostu olan altının anlamlı bir hediye olarak tercih edildiğini belirten Yakın, “Bugün itibariyle çok şık kutular içinde bir kartvizit boyutunda çeşitli gramajlarda gram altınlar hediye olarak tercih ediliyor. Gram altın hediye edenler karşı tarafın mutlu olmasını garantiye almış oluyorlar. Çünkü altın, istisnasız herkesi mutlu eden bir materyal. Firmamızın pazarlama departmanı birçok özel kurum ile çalışmaya başladı. Nadir Metal; bugün ister bir fotoğraf, ister bir yazı, isterse bir resim olsun her şeyi altının üstüne basabilecek tekniğe sahip. Bu yüzden kurumlar kendileri için özel, hatıra gram altın talep ediyorlar” diye konuştu.

Gram Altın daha az işçilik ile daha çok kar ortaya koydu…

Son dönemde altının fiyatının düşmesiyle beraber, kültürel bir geçmişi ve geleneği olan çeyrek altına yoğun talep olduğunu, fakat bu yoğun talebin biranda yüksek işçilik fiyatları ortaya çıkardığını kaydeden Burak Yakın, sözlerini şöyle sürdürdü; “Çeyrek altına olan yoğun talep piyasada çeyrek altın stoklarını eritti. Bu bağlamda Darphaneden son tüketiciye çeyrek altın ulaşana kadar müthiş bir işçilik zammı gördü. Normal şartlarda 135 liraya satılması gereken çeyrek altın, 165 liradan 170 liradan alıcı buldu. Burada esasında kaybeden son tüketici oldu. Gram altında ise böyle bir oynama olmadı. Bir kilo sarrafiye’de 250 gram işçilik meydana çıkarken, bir kilo gram altında ise sadece 10 gram işçilik oluştu. Biz Nadir Metal olarak, bu yoğun talep döneminden ekstra bir çıkarım yapmadık. İşçilik fiyatlarımızda en ufak bir oynama yapmadık. Dürüst ve ilkeli, iş ahlakına saygılı bir ticaret içinde olduk. Bu durumda; panik yapmadan altın alan ve daha akılcı düşünen yatırımcılar, gram altın alarak çeyrek altına fazladan işçilik ödememiş oldular.” 84 ALTIN DÜNYASI • SAYI 92


altınhaber

Vahap Küçük ile Cihan Kamer’den

gençlere tavsiyeler Perakende sektörünün lider markaları LC Waikiki ve Atasay’ın Yönetim Kurulu Başkanları Vahap Küçük ile Cihan Kamer, İTÜ Yatırım Kulübü tarafından düzenlenen GOBİ etkinliğinde bir araya geldiler Türkiye’nin köklü eğitim kurumlarından İstanbul Teknik Üniversitesi bünyesinde kurulan ve yaklaşık 1500 öğrencinin üye olduğu İTÜ Yatırım Kulübü tarafından düzenlenen “İş ve Yatırım Alanında Küresel Fırsatlar (GOBİ)” adlı uluslararası etkinliğin ikinci gününe LC Waikiki Yönetim Kurulu Başkanı Vahap Küçük ile Atasay Grup Yönetim Kurulu Başkanı Cihan Kamer katıldı. Prof. Dr. Kerem Alkin’in moderatörlüğünü yaptığı “Dünyada Öne Çıkan Türk Markaları” panelinde konuşan Küçük ve Kamer, öğrencilerle deneyimlerini paylaşıp, tavsiyelerde bulundular.

Atasay sektörünün “Süper Markası” Atasay dünyada 87 ülkede düzenlenen ve iki yılda bir gerçekleştirilen Superbrands Türkiye 2012 listesinde, kuyum sektöründe yer alan tek marka oldu.

T

ürk mücevherat sektörünün lider kuruluşu Atasay, gıdadan finansal hizmetlere, temizlik ve kişisel bakım ürünlerinden teknoloji ürünlerine, hizmet sektöründen iletişime kadar birçok sektörde yılın en iyi markalarına verilen Superbrands Türkiye 2012 ödülüne layık görüldü. Dünyada 87 ülkede düzenlenen ve iki yılda bir gerçekleştirilen Superbrands 2012 Marka Ödülleri, Esma Sultan Yalısı’nda düzenlenen törenle sahiplerini buldu. Şirketin büyüklüğünün yanı sıra teknolojisi, yatırımları, markalaşmaya yaptığı yatırım, marka devamlılığı ve sosyal sorumluk projelerine katkıları gibi konular dikkate alınarak belirlenen Superbrands Türkiye 2012 listesinde kuyum sektöründe “Süper Marka” seçilen tek marka Atasay oldu. Süper Marka olmanın temelinde kaliteli hizmet anlayışı ve yüksek müşteri memnuniyeti olduğunu anlatan Atasay Reklam ve Halkla İlişkiler Müdürü Elif Arıcan, Superbrand listesinin iş dünyası ve özellikle marka konusuyla ilişkili sivil toplum kuruluşlarının yöneticilerinin oluşturduğu bir seçici kurul ile uluslararası araştırma şirketi AC Nielsen’in yüz yüze yaptığı görüşmeler sonucunda belirlendiğine dikkat çekti. Arıcan, “Atasay olarak kurulduğumuz günden beri her yaşam biçimine uygun altın ve mücevherat tasarımları ile yıl boyunca tüketicilerin yaşamlarındaki tüm özel günleri ve kutlamaları değerli kılma misyonuyla hareket ediyoruz. Bu kapsamda tüketicilerin yaşam biçimlerine göre pazarı segmente ederek, farklı yaşam biçimlerine uygun 10 alt markamız ile güncel trendlerle yılda dört koleksiyon hazırlıyoruz. Bu markalarla modernden klasiğe günün her anını değerli aksesuarla tamamlamak isteyen kadınlara seçenekler sunuyoruz. Tüketici odaklı çalışmalarımız sayesinde Süper Marka listesinde yer aldık. Tüketicinin layık gördüğü bu ödüller 75 yıllık markamıza olan güven ve sadakatin bir sonucu. Önümüzdeki yıllarda da müşterilerimizin mutluluklarına ortak olacağımız kutlamalarına değer katacağımıza inandığımız ürünlerimizle tüketicilerimizin yanında olmaya devam edeceğiz.” diye konuştu. SAYI 92

• ALTIN DÜNYASI

85


altınhaber

Nisan ayında son 33 yılın en sert düşüşünü yaşayan ve yüzde 9'un üzerinde değer kaybeden altında önce yaşanan rekor düşüş ve ardından piyasada yaşanan altın sıkıntısı sonucu fiyat artışı ile kuyumculuk sektörü hareketli günler geçirdi.

A

ltın fiyatlarının son yılların en sert düşüşünü yaşamasının ardından altına gösterilen aşırı ilgi, çeyrek ve Cumhuriyet altınının karaborsa olmasına neden oldu. Kuyumcuya koşan vatandaşlar ise elleri boş döndü. Altın fiyatlarının yakın vade görünümü üzerinde analistler görüş ayrılığı yaşarken kuyumcular, bu düşüşle ilgili olarak, piyasada altın bulunmadığı için işçilik fiyatlarının arttığını ve bu nedenle fiyatların yükseldiğini söylediler. İstanbul Kuyumcular Odası Başkanı Alaattin Kameroğlu konuyla ilgili olarak yaptığı açıklamada; “Darphaneye altın verip yüklü mal bastıranlar fiyatları yükseltiyor. Kuyumcularda çeyrek ve Cumhuriyet altını ya kalmadı, ya çok azaldı” dedi. Çeyrek ve Cumhuriyet altınına yüklenen işçilik değerlerinin önümüzdeki günlerde tüketicinin zararına ola-

86 ALTIN DÜNYASI • SAYI 92

cağını ifade eden Kameroğlu, “Halkın galeyana gelmesini istemem. Biraz sürü mantığında hareket ediyoruz. Çeyrek ve Cumhuriyet altını yerine gram, külçe, has altın, 22 ayar tel bilezik almalarını öneriyoruz” dedi. Darphane ve Damga Matbaası Genel Müdürü Sadettin Parmaksız ise: “İşçilik ve fire oranımız 10 yıldır değişmedi” açıklamasını yaptı. Kamuoyu ve piyasalarda altın fiyatının artmasının nedeni olarak Darphane'nin piyasaya altın sürmesiyle ilgili yanlış algı olduğunun altını çizen Parmaksız, “Gerçek ve tüzel kişiler ellerindeki külçe altınlarını bize getirir ve talep ettikleri Cumhuriyet Altınlarını bizden isterler. Bizler bunları alır, talep edilen Cumhuriyet Altını'nı üretir ve teslim ederiz. Dolayısıyla Darphane'nin kendiliğinden piyasaya altın sürmesi mümkün değildir. Piyasadan üretim talebi gelirse üretir teslim ederiz. Altın fi-


yatlarının değişmesi bize gelen altın talebinin değişmesi dolayısıyla bizim üretim miktarlarımızı da değiştirebilir. Ancak 'fiyatlar düştüğünde talep artar, yükseldiğinde talep azalır' şeklindeki kurguya veya kesin yargıya varmak mümkün değildir" diye konuştu.

Altın fiyatları düşmeye devam edecek mi?

Altın fiyatları neden düştü?

GCM Forex Başanalisti Kudret Ayyıldır altın fiyatlarının son iki yıllık performansına bakıldığında her seferinde 1.520 dolar desteğinden güç alındığını ve bu destek noktası kırılmadığı müddetçe düşüşlerin sınırlı kalacağını öngörüyor. Ayyıldır “Teknik olarak baktığımızda, altın fiyatlarında kritik bir destek noktası olarak belirlemiş olduğumuz 1.520 dolar seviyesinin önemli olduğunu, bu destek noktası kırılması durumunda düşüşlerin başlayacağını ve 1.430 dolar seviyesine kadar gerileyebileceğini söyleyebiliriz. Ancak şuanda uzun vadeli düşüş trendinden bahsetmemiz yanlış olacaktır. Çünkü grafiğimizi incelediğimizde Altın fiyatları uzun vadeli olarak 1520-1653 dolar arasında üçgen formasyonuna devam ediyor.” şeklinde konuştu. İntegral Menkul Değerler Araştırma Departmanı Analisti Tuğba Özay ise konuya ilişkin “Bizim düşüncemiz altının ons fiyatının net olarak 1500 seviyesinin altında uzun süre kalamayabileceği ve ABD’de tüketici kaynaklı verilerde zayıflıkların devam etmesi durumunda genel bant hareketinin 1530-1615 arasında gerçekleşebileceğidir.” Yorumunda bulundu. HSBC bankası tarafından hazırlanan raporda da, altın fiyatlarının önümüzdeki dönemde üç farklı etken tarafından destekleneceği öne sürüldü. Rapora göre, altın yatırım fonlarının çoğunun iki hafta önceki satış dalgasında elden çıkarılmış olması, Merkez Bankalarının altın alımı ve Çin ve Hindistan'daki perakende altın satışlarının önümüzdeki dönemde altını destekleyen önemli bir etken olacağı belirtildi.

Yaşanan bu ani hareketin altını doldurmak için pek çok yorum gündemde yer aldı. İşte altın fiyatlarındaki düşüş senaryoları… Karakaş Atlantis Yönetim Kurulu Başkanı Kamil Karakaş AA’na yaptığı açıklamada fiyatları belirleyen en temel unsurun yatırımcı psikolojisi olduğunu dile getirdi. Karakaş, fiyatlardaki negatif baskının sebebi olarak yurt dışındaki büyük fonları göstererek şöyle devam etti: "Bazı fonlar ve yatırımcı şirketlerin altına dair ilginç ve komik felaket senaryoları var. Dikkat ederseniz ’ons fiyatı 1.920 dolarken 3.000 hatta 4.000 dolar olacak’ denilmişti. Akabinde çok mantıksız bir şekilde inanılmaz bir düşüş yaşandı. Burada dikkat edilmesi gereken konu psikoloji. Eğer ‘altın düşecek’ deniyorsa çıkma eğilimine geçeceği düzeltme hareketini yapıyor demektir. ’Çok çıkacak’ deniyorsa aynı şekilde mutlaka düşecektir. Artık büyük fonlar bunu planlıyor. İnsanların psikolojileri üzerinden para kazanma formülü bu. Altın binlerce yıl boyunca en güvenilir yatırım aracı olmuştur. Dünyadaki merkez bankaları halen altın alımlarını sürdürmektedir. Dünyada borsalar yükselirken siz olsanız elinizde değerlenen borsa kağıdını mı satarsınız yoksa altınınızı mı?" şeklinde konuştu. Cihan Haber ajansının görüşlerine başvurduğu Gaziantep Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İktisat Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Selahattin Bekmez ise, Altın fiyatlarındaki düşüşün birkaç nedeni olabileceğine dikkat çekti. Bekmez, “Öncelikle, ABD’deki işsizlik verilerinin nispi bir azalış göstermesi ve konut ve imalat sanayisinde zayıf da olsa bazı toparlanmaların görülmesi gibi nedenler altını sert bir düşüşe maruz bıraktı. İkinci olarak, uzun zamandır ekonomik krizle boğuşan Güney Kıbrıs’a Avrupa Birliği tarafından sağlanan 10 milyar dolarlık finansman yeterli olmadı. Güney Kıbrıs’ın bu krizden kurtulmak için altın rezervlerinden satışa gideceği haberleri altın fiyatlarındaki düşüş eğilimini artırdı. Üçüncü neden olarak, hızla büyüyen ve talep oluşturma konusunda lokomotif görevi gören Çin ekonomisindeki büyüme oranının beklentilerin altında kalması gösterilebilir. George Soros ve Louis Moore gibi ünlü spekülatörlerin altın rezervlerini azaltıp, hisse senedi alımına yöneldiği haberleri de altın fiyatlarına vurulan en önemli psikoloji darbe olmuştur” dedi.

Analistlerin bir kısmı önümüzdeki hafta fiyatların artmasını beklerken, bir kısmı da fiyatların daha da düşeceğini ifade etti.

Sektör, fiyatların düşmesinden memnun Altın fiyatlarının son iki yılın en düşük seviyelerine inmesi, kuyumculara olan ilgiyi artırdı. Altın fiyatlarındaki düşüşle ilgili çeşitli yorumlar gelmeye devam ederken, bu duruma en çok kuyumcular sevindi.

2008’den 2011’e dek altın fiyatlarının tırmandığını belirten İstanbul Kuyumcular Odası Başkanı Alaattin Kameroğlu, “Şuan onun doygun hale geldiğini ve indiğini görüyoruz. O dönem altın ‘güvenli yatırım’ olarak görülüyordu. Şu an altının değer artışı umut edilmiyor, onun için de büyük fonlar ve yatırımcılar başka yatırımlara yöneliyor.” diye konuştu. Trabzon Kuyumcular ve Saatçiler Odası Başkan Musa Başak, İhlas Haber Ajansı’na yaptığı açıklamada Türkiye’de altın fiyatındaki düşüşün Trabzon piyasasında olumlu karşılandığını belirterek, vatandaşların altına doğru bir yatırım yaptığını söyledi. Altın fiyatlarının düşmesi sonrasında stokların tükendiğini kaydeden Başak, “Altına doğru bir yatırım her zaman olduğu gibi söz konusu. Çeyrek altın, tam altın ve Cumhuriyet altını elimizde kalmadı, stoklar tükendi. O sıkıntıları aşmaya çalışıyoruz. İlla kart alınacak diye bir kural yok, cumhuriyet altını alınacaksa bilezik alsın, yerine uzun vadede zaten kazanacaktır. Külçe altın alsın. Diğer ürünlere doğru bir yöneliş olursa çok daha iyi olur. Bu sefer suni fiyat artışları oluyor ve işçilik artıyor. Bu halkımızın ve bizim zararımıza piyasada böyle kısır bir döngü var. Bu da aşılır birkaç gün içerisinde. Dolayısıyla altının uzun vadede bakarsak yatırımcısına kazandırıyor. Tasarrufu olanın altın alması şuanda tamamen altın alma zamanı diye düşünüyorum” dedi. Uzun süredir yüksek seviyelerde seyreden altın fiyatlarının düşmesiyle birlikte, tüketicinin çeyrek altına yöneldiğini dile getiren Ankara Kuyumcular ve Saatçiler Odası Başkanı Hasan Çavuşoğlu ise “Halk uzun zamandır altın fiyatlarının düşmesini bekliyordu. Küçük bir dalgalanmada bu durumun yaşanması bekleniyordu. Şimdi bu düşüşü fırsata çevirmek isteyen tüketici doğru yatırım yapmalı. Bizim tavsiyemiz, işçiliği olmayan altına yönelmek, alımlarımızı ona göre yapmak. Çünkü bu talebi fırsata dönüştürmek isteyenler, işçilik fiyatlarını yüksek göstererek, daha fazla kazanma telaşına düşebilir” dedi.

SAYI 92

• ALTIN DÜNYASI

87


altınhaber Frédérique Constant tarafından geliştirilen, kadınlara yönelik hazırlanan Heart Beat Serisi’nin yeni versiyonları, farklı renkleri ve orijinal kadran dizaynlarını da beraberinde getiriyor.

Heart Beat Serisi’nin yeni versiyonları daha feminen Kendinizi değerli hissettiren koleksiyon… Double Heart Beat modeli, saatlerin kadranında yer alan çift kalp şeklindeki penceresi ile dikkatleri çekiyor. Tüm Heart Beat saatlerin kadranında, denge çarkının hizasında saatin makinesinin mekanik olduğunu vurgulayan ya da diğer bir ifadeyle saatin atan bir kalbi olduğunu gösteren bir pencere bulunuyor. Bu zarif seride kalp şeklinde olan pencere, tasarımı ile markanın zamana ve mükemmelliğe olan bağlılığını simgeliyor. Bu yıl, koleksiyona yeni eklenen Black Beauty serisi, saatlerin kadranının sahip olduğu derin siyah sedef rengi ve üzerindeki pırlantaların ışığı bu modeli yalnızca zamanı gösteren bir araç olmanın çok ötesine taşıyor.

Love Heart Beat & Amour Heart Beat: Güzel bir kadın gibi… Maya Saat Geniş koleksiyonları ile dünyaca bilinen markaların Türkiye temsilciliğini yapan Maya Saat, ülke geneline yayılmış, geniş bayi ağı ile kullanıcılara ulaşıyor. Ana dizayndan birleştirmeye kadar olan saat üretim sürecinin her aşamasını aktif olarak gerçekleştiren Frédérique Constant markasının Türkiye temsilciliğini başarıyla sürdürüyor. 88 ALTIN DÜNYASI • SAYI 92

Frédérique Constant, tutkulu kadınsılığın farklı versiyonlarını “Love Heart Beat” ve “Amour Heart Beat” serileri ile sunuyor. Belli belirsiz kalp şeklindeki “guilloche” kabartmalı kadran üzerinde, çevresi ışıltılı pırlantalar ile bezenmiş 12 yönündeki açıklıktan büyük bir ihtişamla saatin kalbinin attığı yer görülebiliyor. Bu modeller erkeklere, sevgilerini zarif bir şekilde göstermenin yolunu işaret ediyor. Kadranda, saat 12 hizasında el yazısı ile yazılmış ‘Love’ veya 'Amour' imzası, zarif İsviçre saatçilik sanatına ilgisi olan kadınları tek kelimeyle baştan çıkarıyor. Tüm Heart Beat kadın koleksiyonuna ait modellerden, satılan her bir saat için Frédérique Constant; Uluslararası Çocuk Kalbi Vakfı’na bir ‘kalp check-up’ının masrafını karşılayacak miktarda bağışta bulunarak, kalp yetmezliği hastalığı ile mücadele eden çocukların tedavilerine yardımcı oluyor.


On Mücevherat’tan büyük başarı

Mücevher sektörünün 2012 ihracat ödülleri sahiplerini buldu. İMMİB “2012 İhracatın Yıldızları” ödül töreninde Pırlantalı Mücevher kategorisinde üçüncülüğü On Mücevherat aldı. Moskova, Dubai ve Kiev ofisleri ile ihracatını gerçekleştiren ON Mücevherat; yıllardır ihracata yaptığı yatırımların geri dönüşünü gururla görmektedir. Bu başarının temelinde dünya standartlarında mücevher üretimi gelmektedir. Geleceği görmek ve bunun için şartlarını geliştirmek bu başarının artarak devamlılığını sağlayacaktır. Pırlantalı mücevherat dalında üçüncülük ödülünü alan On Mücevherat Yönetim Kurulu Başkanı Ayhan Güner, “Bu gece sektörümüz açısından son derece anlamlı ve önemlidir. Ödül almak emeğimizin karşılığıdır ve bu bir örnektir. Ödül alan tüm firmaları ve meslektaşlarımı kutlarım şeklinde” konuştu.

Atlantis elmas küpeler ile göz kamaştırın Karakaş Atlantis, en özel gecelere ve en özel davetlere ışıltı katacak elmas koleksiyonu ile lüks sevenlerin karşısına çıkıyor. Işıldayan küpelerin göz kamaştırıcı güzelliği ve ihtişamın sadelikle dengelendiği koleksiyon, kadınların beğenisine sunuluyor. Atlantis’in 2013’e özel olarak hazırladığı koleksiyonda yer bulan nadide ürünler, elmas parlaklığını yansıtırken, enerjileri ile de ön plana çıkıyor. Işıltılı ve cazibeli görünümün mimarı Atlantis elmas küpe-

ler, rengârenk taşlarıyla kadınlara göz alıcı bir hava kazandırıyor. Yakuttan, zümrüte kadar elmas ihtişamının sadelikle dengelendiği koleksiyon kadınların beğenisine sunuluyor.

Atlantis elmas küpeleriyle ihtişamınız sadelikle dengelensin Altının çekici görünümü ile bir araya gelen elmas küpeler, rengarenk taşlarıyla göz alıcı bir güzellik sunuyor. Atlantis elmas küpeleri, tasarımıyla fark yaratırken, özel davetlerin vazgeçilmez aksesuarı haline geliyor. Koleksiyonun en özel parçalarını, tüm Türkiye’de 1300 satış noktasıyla hizmet veren en seçkin Karakaş Atlantis bayilerinde bulmanız mümkün. SAYI 92

• ALTIN DÜNYASI

89


altınhaber

Mücevher İhracatçıları Birliği

Olağan Genel Kurulu gerçekleştirildi

Mücevher Sektörü, Dış Ticaret Kompleksi’nde gerçekleştirilen Mücevher İhracatçıları Birliği Olağan Genel Kurulu’nda bir araya geldi.

M

ücevher sektöründeki ihracat yapan firmaların tek temsilcisi olan Mücevher İhracatçıları Birliği Olağan Genel Kurulu, 24 Nisan Çarşamba Günü, Bezek Turistik Eşya San. Tic. Ltd. Şti firma temsilcisi Süleyman Akgün’ün divan başkanlığında toplandı. 31 firma temsilcisinin katılımıyla gerçekleşen toplantıda bir konuşma yapan Mücevher İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Ayhan Güner şunları söyledi: “Geride bıraktığımız 2012 yılı % 42 ihracat artış ve 2 milyar dolardan fazla ihracatla Türkiye’nin ihracatını en çok artıran ikinci sektörü olduk. Bu yıl da yapacağımız faaliyetlerle ihracatımızın artacağına inanıyorum.” Geçtiğimiz yıl yapılan faaliyetlere değinen Ayhan Güner, sektörün yetişmiş insan kaynağı ihtiyacını karşılamak için yapılan Küçük Çekmece Kuyumculuk Meslek lisesine büyük önem verdiklerini ve okulun açılışını önümüzdeki ay yapacaklarını belirtti. Mücevher sektöründe İstanbul Maden Metal İhracatçıları Birliği bünyesinde bugüne kadar kabul edilen en büyük meblağ olan 1.8 milyon TL bütçeli 3 proje için çalışmalar yürüttüklerini belirten Ayhan Güner, projeler hakkında şu detayları verdi: “Çalışma Sosyal Güvenlik Bakanlığı ve Avrupa Birliği fonlarından hibe alınarak yapılan 275 Bin Euro bütçeli Kuyumculuk Öğretmen Eğitimi Değerli Taşlarla Geleceği İşlemek projesinin ön başvurusu kabul edildi. Projeyle 25 tane kuyumculuk meslek dersi öğretmen yetiştirilecek. Bu projenin sahibi JTR, ortaklarımız ise İstanbul Kuyumcular Odası, Küçük Çekmece Kuyumculuk Meslek Lisesidir. “Taşların tılsımını duymak” projesi ile işitme engellilere taş kesim eğitimi verilecektir. 517 bin TL’lik bütçenin

90 ALTIN DÜNYASI • SAYI 92

%75’i İstanbul Kalkınma Ajansı hibesi %25 ise Birliğimiz bütçesinden karşılanacak. “Gençlerle geleceği tasarlamak” projesiyle ise bilgisayarlı tasarım kursu verilecek, 275 bin euro bütçeli proje Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ve Avrupa Birliği fonlarından %80 hibe alınarak yürütülecektir.”

Cezaevlerinde 35 Mahkûmu Yetiştiriyoruz Toplantıda söz alan divan başkanı Süleyman Akgün ise, sektör için hayata geçirilen projelerin önemini vurgulayarak kendi firmalarının cezaevinde 35 mahkûmu eğittiklerini ve kendi çalışanları gibi görüp üretimde yararlandıklarını belirtti. Sina Montür firması adına toplantıya katılan Ali Barış Lek sektör için yeni açılımların şart olduğunu ve bu kapsamda çok hareketli bir fuar olan Mumbai ve Dubai fuarlarının milli katılım organizasyonunun JTR tarafından yapılmasını istediklerini belirtti.

İstanbul Mücevher Fuarı’nda rekor katılım İstanbul Mücevher Fuarının bu sene JTR desteği ile rekor sayıda ziyaretçi akınına uğradığını ifade eden Ayhan Güner: “Sorunlarımız var; farkındayız fakat önümüzdeki dönem bu sorunları aşmak için UBM ve Rotaforte ile temaslarımız devam ediyor, özellikle girişte yığılmaları engellemek için ziyaretçilerin giriş kartları önceden adreslerine gönderilecek” dedi.


altınhaber

Baselworld’de

Zenith rüzgarı esti Her bahar dünya mücevher ve saat sektörünün heyecanla beklediği BASELWORLD bu sene de kusursuz tasarımlarıyla göz doldurdu. İsviçre’nin Basel kentinde yapılan, dünyanın en ünlü markalarının yer aldığı BASELWORLD, yeni konseptiyle ziyaretçilere kapılarını açtı. Fuarın gözde isimlerinden Zenith; eşsiz, el yapımı ve sınırlı sayıda üretilen saatlerini tanıttı.

Dünya saat ve mücevher sektörü temsilcilerinin her yıl heyecanla beklediği BASELWORD bu sene 25 Nisan- 2 Mayıs tarihleri arasında kapılarını ziyaretçilerine açtı. BASELWORLD, lüks tutkunlarının vazgeçilmez fuarı olarak bilinirken ideal bir ağ platformu da sundu. 100’den fazla ülkeden 104.300 ziyaretçinin yer aldığı fuar, güncel tasarımları keşfetmek, saat ve mücevher sektörlerinin son eserlerini görmek için dünyanın her yerinden gelen ziyaretçilerini ağırladı. İsviçre’nin ve dünyanın en önemli fuarı olarak bilinen BASELWORLD, yeni fuar konseptiyle markaların distribütörleri ve CEO’larını bir araya getirdi. Saat ve mücevher endüstrileri ile ilgili tüm anahtar oyuncular bu sayede aynı platformda buluştu.

Zenith yeni modellerinin ihtişamı Baselworld 2013’ü sardı Zenith’in yeni koleksiyonlarını tüm dünyaya tanıtmak adına önemli bir fuar olan Baselworld’de ilgi oldukça yoğundu. Bu sene iki katı büyümeyle ibreyi hep yukarı doğru yükselten Zenith, doğru temeller üzerine kurulduğunu bir kez daha kanıtladı. Basel fuarında en çok ilgiyi, saniyede 10 titreşim hızıyla atan ve 50 saat güç rezervi olan dünyada ilk salise ölçebilen tek mekanik saat, Zenith Striking 10th ve yeni 48 mm kasa çapı ile Pilot Montre D’Aéronef gördü.

Zenith Baselworld’e 90. katılımını “Supersonic Conference” ile kutladı İlk yıllarından bu yana Baselworld’ün ayrıcalıklı bir ortağı olan Zenith, 90. katılımını basın mensupları ve dünyanın her yanından gelen perakendecilerle “Sesüstü” basın toplantısında kutladı. 150’yi aşkın konuk, Felix Baumgartner ve Zenith’in Global CEO’su Jean Frédéric Dufour, Basel’deki Von Bartha Garage galerisinde toplandı. Annina Campell’in ev sahipliği yaptığı toplantıda dünyanın en hızlı adamı Felix Baumgartner’ın uzaydan atlayışı sırasında taktığı El Primero Stratos Flyback Striking 10th saati sunuldu. Ayrıca katılımcılar, havacılık için özel geliştirilen, eşsiz el yapımı mekanizmaya sahip Montre D’Aéronef Type 20 modellerini Felix Baumgartner’ın sunumuyla görme şansı yakaladı.

SAYI 92

• ALTIN DÜNYASI

91


VA GOLD 4. yaşına 474 farklı modelle giriyor 8 ayar takının öncü markalarından VA GOLD; 4. yaşını kutlamaya hazırlandığı bugünlerde piyasaya 474 adet birbirinden iddialı fantezi kelepçe modelleri sunmaya hazırlanıyor.

G

eçtiğimiz günlerde, hasır bileziğin ardından kelepçe modellerin üretimine başlayan VA GOLD; şimdi de “aynalı fantezi kelepçe” modelinde benzersiz, göz alıcı takılar piyasaya sunuyor. Yaklaşık 4 aylık bir AR-GE çalışmasının ardından, üstün işçilik ve çarpıcı tasarımlarla hazırlanan yeni fantezi kelepçeler, 474 farklı modeliyle kuyumcu vitrinlerinde yer almaya başladı. VA GOLD Genel Müdürü Mert Kul; geçtiğimiz aylarda üretim bandına kattıkları kelepçe takıda gelen büyük talebin ardından, “aynalı fantezi kelepçe” takı üretimine de başladıklarını, daha önce denenmemiş tasarımlarla ve telkari ağırlıklı dizaynlar ile fantezi kelepçede ne kadar iddialı olduklarını ortaya koyduklarını söyledi. Fantezi kelepçeler ile birlikte “Karadeniz Koleksiyonu” adını verdikleri hasır setleri de bu dönemde kuyumculara sunmaya başladıklarını ve renkli taşlı bu yeni setlerin daha ilk günlerde büyük ilgi gördüğünü belirten Kul, sözlerini şöyle sürdürdü: “Markamız, 4. yaşına adım attı. 8 ayar üretiminde ilk yola çıktığımızda, piyasada büyük bir önyargı vardı. Bu önyargılarda doğruluk payı da bulunuyordu. Bizden önce ve sonra piyasaya sürülen 8 ayar takıların çoğunun üretim hataları nedeniyle bir süre sonra firmalara geri döndüğünü gözlemledik. Biz bugün itibariyle özel formüllerimiz, uzun AR-GE çalışmalarımız ardından 4 yılda sıfır geri dönüş ile mükemmel ötesinde bir kalite ve müşteri memnuniyeti yakaladık. Bugün artık son tüketici bile 8 ayar ürün alırken kuyumcuya “VA GOLD istiyorum” diyerek bizzat yüksek kalitemizi tercih ediyorlar. Biz işçiliği çok yoğun olan yeni ürün grubumuz “Aynalı fantezi kelepçe” takılarımızı özel bir üretim tekniğiyle olabildiğince hafif ve göz alıcı ürettik. Yüksek işçilikli bu ürünlerden çeşitli fedakarlıklar yaparak piyasanın altında bir işçilik ücreti ortaya koyduk. Sırf kelepçe ürünlerimiz için ayrı bir müşteri kitlemiz oluşmaya başladı. Yüksek kaliteyi, özgün tasarımları çok uygun fiyatlarla sunmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Bizimle çalışan kuyumcular her zaman koşulsuz ürün iadesine sahipler. Ama bugüne kadar böyle bir talep olmadı. Biz işimizi aşkla yapan kişiler olduğumuz için, ürettiğimiz ürünlerden elde ettiğimiz ticari başarının yanında kullanan kişinin mutluluğunu da kazanç olarak kabul eden bir anlayışa sahibiz.”

Seçkin Gold ürün grubuna kolye ucu ve mini set ekleme kararı aldı Sektörün deneyimli markası Seçkin Gold, yıllar sonra gelen yoğun talepler üzerine kolye ucu ve mini set üretimine başlama kararı aldı. Press set takıları, kelepçe takıları ve bilezikleriyle uzun bir dönemdir başarılı ürünler piyasaya sunan Seçkin Gold, tecrübesini kolye ucu ve mini set ürünlerine de aktarmaya başladı. Press ve döküm üretim tekniği ile yeni ürün gruplarına giren Seçkin Gold, müşterilerinin yoğun talebine kayıtsız kalamadı. İlk olarak Istanbul Jewelry Show Mart fuarında yeni ürünlerinden örnekleri vitrinlerine taşıyan Seçkin Gold, yaklaşık olarak 6 aylık bir AR-GE çalışmasının ardından yeni ürün grubunda üretim yapma kararına vardı. Seçkin Gold Firma Sahibi Murat İpçioğlu; 14 ve 22 ayardan imal edilen yeni ürün gruplarında, özgün tasarımlar ortaya koymaya gayret ettiklerini, ağırlıklı olarak yeni ürünlerinde telkari tarzı Anadolu motiflerine ağırlık verdiklerini söyledi. Kolye ucu ve mini set ürünlerinde en son tekniği kullanarak bu ürün grubunun standart ağırlığının daha altında hafif ürünler piyasaya sunduklarını kaydeden İpçioğlu; “Bu ürün gruplarında daha önce önemli tecrübe elde etmiş kişilerle bir işbirliğimiz söz konusu oldu. Onlarla yaptığımız uzun mesailerin ardından bu ürün gruplarında Seçkin Gold’un seçkin kalitesini takıya yansıtabileceğimize karar verdik. Ardından tasarımcı arkadaşlarımızla birlikte yaptığımız çalışmalarla birbirinden güzel kolye uçları ve mini setleri piyasaya sunduk. Gelen ilk tepkilerden çok memnunuz. Bu yeni ürünleri hem iç piyasaya hem de dış piyasaya aynı anda sunmaktayız. Özellikle geçtiğimiz anneler gününde bu ürün grubumuza büyük ilgi oldu. 50’nin üzerinde farklı modelleri ilk aşamada üretim bandımızdan geçirdik. Önümüzdeki günlerde model sayımızı arttırmayı planlıyoruz” diye konuştu.

Trabzon hasırı Amerika pazarında kendine yer arıyor Yüzlerce yıldır el emeği ile yapılan ve işçiliği nesilden nesile geçen, özgün yapısını kaybetmeyen Trabzon Hasırı; şimdi Akdin Kuyumculuk ile Amerika pazarında kendine yer arıyor. Geçtiğimiz günlerde Trabzon hasırının klasik çizgilerinin dışına çıkaran, “Altına Tarihi Dokunuş” koleksiyonunu piyasaya sunan ve büyük beğeni toplayan Akdin Kuyumculuk; Amerikan pazarına hızlı bir giriş yapmayı planlıyor. Trabzon hasır bileziğinin sadece ülkemiz içinde değil, tüm Dünya genelinde benzersiz el işçiliğiyle adeta tarihi bir kültür mirası olduğunu vurgulayan Akdin Kuyumculuk Genel Müdürü İhsan Akdin, “Amacımız; özgün kültürel mirasımız olarak tanımladığımız Trabzon hasır bileziğini, Dünyanın kabul göreceği evrensel ve yerel kültürel değerler ile harmanlayarak tüm takıseverlerin talep edeceği bir hale getirmek” dedi. Sektörün genel yapısına bakıldığında, seri , hızla üretilen ve özgün tasarım anlayışından uzak takıların çok daha büyük bir pazar oluşturduğuna dikkat çeken İhsan Akdin, tamamen el işçiliği ile yapılan Trabzon hasırını özüne bağlı kalarak büyük kitlelerin beğenisine sunmanın daha riskli bir iş olduğunu söyledi. Bir markanın bu alanda elini taşın altına koyması gerektiğini vurgulayan Akdin, “ Yeni koleksiyonumuz ile adeta ezber bozduk. Trabzon hasırının genel yapısını bozmadan onu çok farklı tasarımlar ve kültürel temalarla birleştirdik. Bu bir ticari riskti. Ama gelen tepkilerden çok memnun kaldık. Piyasaların bu beğenisi, bizim gelecek hedeflerimiz için motivasyon unsuru olacaktır” diye konuştu. 93


altınhaber

Konyalı saat ile teknolojiyi yakından takip edin

Konyalı Saat’ten 1000TL Üzeri Alışveriş Yapan Herkese Tablet Hediye! Modern, yenilikçi ve güçlü tasarımlarıyla saat tutkunlarının gözdesi olan Konyalı Saat Mayıs ayında 1000TL ve üzeri alışveriş yapan herkese tablet hediye ediyor. Konyalı Saat sevdikleri için farklı hediye seçeneği arayanlara özel yeni bir kampanyaya daha imza atıyor. Konyalı Saat’ten 1000 TL ve üzeri alışveriş yapan herkese tablet hediye ediyor. Birbirinden şık, modern saatlere sahip olmanın yanı sıra bir de tablete sahip olabilmek için yapmanız gereken tek şey Mayıs ayında Konyalı Saat mağazalarına uğramak. Zamanım yok diyorsanız o zaman tek tuşla Konyalı Saat online sitesinden de alışverişinizi yapabilirsiniz. Konyalı Saat modayı takip eden, zarif, şık ya da sportif marka seçenekleriyle saat tutkunlarının gözdesi olmaya devam ediyor. Kaliteli kayışları, rengarenk tasarımları ve işlevselliğiyle herkesin tarzına uygun saati bulabileceği Konyalı Saat, bu çok özel kampanyasıyla Mayıs ayında tüm saat severleri mağazalarına davet ediyor. Siz de bu yaz bilekleriniz boş kalmasın istiyorsanız en yakın Konyalı Saat mağazasına uğrayın. Sevdiklerinizi mutlu ederken tablet hediyesiyle de teknolojiden uzak kalmayın.

Babanızla geçen her saniyeniz Nacar ile daha anlamlı Her yıl Haziran ayının 3. haftası kutlanan Babalar Günü yaklaşırken hediye telaşı başladı. Siz de bu Babalar Günü’nde ilk kahramanınız babanıza olan sevginizi benzersiz bir saat ile taçlandırın. Seçkin bir zevkin ürünü olan Nacar Babalar Günü koleksiyonu, özel kutusu ile sunduğu kol düğmesi seçenekleri ve saatleri ile tüm babalar için en özel hediye olacak. Köklü tarihi ile değerli saat üreticilerinden Nacar, babalara unutulmayacak bir hediye veriyor. Nacar’ın Babalar Günü’ne özel hazırladığı koleksiyonu, kol düğmesi hediyesiyle babalara yakışacak en güzel aksesuar olmaya aday. Tasarım üstünlüğünden gelen eşsiz görünüş ve kalitenin tüm detaylarını Babalar Günü için hazırlanan bu özel kutuda bulabilirsiniz. Siz de “babamla geçen her saniye değerli” diyenlerdenseniz Babalar Günü’nde onu Nacar saatleriyle tanıştırabilirsiniz. Çok fonksiyonlu quartz makine, mineral kristal cam ve komple çelik kasası ile Babalar Günü Koleksiyonu tam babanıza yakışacak kalite ve sağlamlıkta. Hakiki deri band ve saatin estetik boyutu da en az teknik üstünlüğü kadar özel olarak tasarlanmış. Güçlü, şık ve klasik yapısıyla adından söz ettiren Nacar saatleri babanız için hem şık hem de kullanışlı bir hediye seçeneği. 94 ALTIN DÜNYASI • SAYI 92


Süpermarka Atasay Kahramanmaraş’taki üçüncü mağazasını açtı Atasay, Kahramanmaraş’taki üçüncü mağazasını Piazza Alışveriş Merkezi’nde açtı. Atasay, modernden klasiğe günün her anını değerli aksesuarla tamamlamak isteyen tüm kadınları Piazza AVM’deki yeni mağazasına bekliyor.

D

ünyada 87 ülkede düzenlenen ve iki yılda bir gerçekleştirilen Superbrands 2012 Türkiye listesinde kuyum sektöründe yer alan tek marka olarak, Süper Marka seçilen Atasay, Türkiye genelindeki mağaza sayısını artırmaya devam ediyor. Kahramanmaraş’taki bir mağaza sayısını üçe çıkaran Atasay, modernden klasiğe günün her anını değerli aksesuarla tamamlamak isteyen tüm kadınları Piazza AVM’deki yeni mağazasına bekliyor. Türk mücevherat sektörünün son üç kuşaktır birinci liginde yer alan Atasay Mücevherat, her yaşam biçimine uygun altın ve mücevherat tasarımları ile yıl boyunca tüketicilerin yaşamlarındaki tüm özel günleri ve kutlamaları değerli kılıyor. Koleksiyonlarını Moda Konsept Tasarımcısı Danışmanı Özlem Süer’in danışmanlığında hazırlayan Atasay, tüketicilerin yaşam biçimlerine göre pazarı segmente ederek, farklı profillere uygun 10 alt markası ile müşterilerine yılda dört koleksiyonda binlerce ürün seçeneği sunuyor.

Myras’tan Yüzük Partisi Sezonun yükselen yüzük trendine kültürel izler… Mimar Sinan’ın eserlerinden ilham alınarak tasarlanan özgün yüzükler sezonun renklerine hakim doğal taşlar ve altınla birleşerek göz kamaştırırken parmaklarda yüzük partisi etkisi yaratıyor. Atasay’ın tarih ve kültürüne sahip çıkan, dünya trendleriyle tarihi mirası harmanlayarak hazırladığı Myras markası, içinde öykü barındıran benzersiz mücevherler tasarlamaya devam ediyor. Modacı Özlem Süer danışmanlığında, Atasay tasarım ekibinin Kılıç Ali Paşa Camii’nin kalem işi duvar süslemelerinden ilham alarak tasarladığı “Bir Devrin Mirası: Mimar Sinan” koleksiyonundaki yüzükler, doğal taşların göz alıcı etkisiyle çarpıcı bir stile vurgu yapıyor. Kültürel izlerin ve zarafetin en ihtişamlı yansıması olan tasarım yüzükler, geçmişin izlerini bugünün trendleriyle birleştirerek farklı bir stil yaratmaktan hoşlanan, sofistike kadınların en özel mücevher tercihi olacak.

Gülaylar’a İnsana Saygı Ödülü Kariyer.net tarafından düzenlenen İnsan Kaynakları Zirvesi kapsamında Gülaylar Group, 12. İnsana Saygı Ödülleri’nde ödül almaya hak kazanmıştır. 80 seneyi aşkın tecrübesi ile kuyumculuk sektöründe tam entegre yapıda faaliyet gösteren Gülaylar, tasarımdan üretime, toptan satıştan perakende satışa, ithalattan ihracata kadar geniş bir yelpazede faaliyetlerini tam entegre bir şekilde sürdürmeye devam ediyor. Hızla büyüyen grup yapısı içerisinde insan ve insan kaynaklarına da giderek daha çok ihtiyaç duyan Gülaylar’ın, bu anlamda Türkiye genelinde sağlamış olduğu istihdamları ve iş imkanları hızla artmaktadır. Türkiye’nin iş ve insan kaynakları sitesi kariyer.net, 10.000 kişinin üzerinde başvuru alan, en hızlı ve en yüksek oranda geri bildirim yapan firmalar arasında yer aldığından dolayı, 2013 yılı “İnsana Saygı Ödülleri” kapsamında onurlandırılmıştır. Gülayların ödülünü Gülaylar Group İnsan Kaynakları Müdürü İlknur Ünlü almıştır. Sürekli daha iyisini yapma prensibi ve ortak başarı felsefesi ile hareket eden Gülaylar emin adımlarla ilerleyerek hem tüketicisine hem de çalışanlarına bir adım daha yaklaşıyor. SAYI 92

• ALTIN DÜNYASI

95


altınhaber

YÖNETİCİ KÜTÜPHANESİ

Yaz aylarının yaklaştığı, sıcak tatil günlerinin kapıya dayandığı şu günlerde, tatil süresince kendini geliştirmek ve zamanını kaliteli geçirmek isteyenler için okunması gereken kitapları sizin için seçtik. Yol gösteren, çözüm üreten ve tüyolar veren kılavuzlar olarak belirlediğimiz bu kitaplar, yönetici ve yönetici adaylarının kitaplığında mutlaka bulunmalı… İleri Düzey Marka Yönetimi / Paul Temporal İleri Düzey Marka Yönetimi, güçlü markalar inşa etmekte olan her şirkete marka yönetiminde yardımcı olabilecek iyi bir klavuz. Yöneticiler, yüzleşmek zorunda kaldıkları sorunların bir çocuğunu, çözümü kolay ve anlaşılabilir bir dille İleri Düzey Marka Yönetimi kitabında bulabilirler. Marka yönetiminde dikkat edilmesi ve bilinmesi gereken her konuya titizlikle değinen, eğlenceli ve iyi yazılmış bir kitap.

Cebinde Mucize Yarat! / Özlem Denizmen “Cebinde Mucize Yarat”, Türkiye’nin önemli girişimcilerinden biri olan Özlem Denizmen tarafından yazılmış, özellikle tasarruf ve yatırım tüyoları veren, bütçe yönetimi konusunda her an başvurulabilecek önemli bir referans kaynağı…

Görünmeyeni Satmak / Harry Beckwith Gelmiş geçmiş en iyi on pazarlama kitabından biri olarak anılan Harry Beckwith’in ‘Görünmeyeni Satmak’ isimli kitabı, hizmet ve ürün pazarlaması arasındaki farkı vurgulayarak hizmet satın almak isteyen müşterinin düşünce tarzını ve hizmet sektörünün işleyişini inceliyor. Ancak, hizmet sektörünü geniş bir çerçevede tanımlayarak, “ürün” gibi görünen, markanın pazarlanmasında bile satışa sürülen ürünün ötesinde, bir insan ilişkisi, bir beklenti, bir duygu olduğuna da dikkat çekiyor.

Duyular ve Marka / Martin Lindstrom Markanıza yeni hayat verecek bir zengin fikirler içeren bu kitap ile kitabın yazarı Martin Linstrom, şirketleri tüm duyulara hitap etmeye çağırıyor. Duyular ve Marka, markalara taze bir yaşam verecek zengin fikirler barındırıyor.

D&R’da çok satan iş kitapları 1. 2. 3. 4. 5. 6. 7. 8. 9. 10.

Ceo Gibi Düşünmek Cebinde Mucize Yarat! İknanın Psikolojisi Outliers (Çizginin Dışındakiler)-Bazı İnsanlar Neden Daha Başarılı Olur? Genç Bir İşadamına Kolay Ekonomi İş Yaşamında 100 Kanguru - Yönetim Liderlik ve İş Yaşamı Yöneticilik For Dummies Meraklısına Amaç-The Goal Buyology

96 ALTIN DÜNYASI • SAYI 92



ALTIN DÜNYASI 92.SAYI