Issuu on Google+

ORTA

TÜRKÇE Yrd.

Doç. Dr. Burhan Paçacıoğlu

EYLÜL-1995


"Bu çalışmayı üzerimde "Hocalık hakkı" bulunan bütün büyüklerime hürmet ve minnetle

sunuyoru1Jı"

Kapak Kompozisyonu: Ahmet Turan Alkan


ISBN : 975-95951-0-9

EYLÜL 1995

BİRİNCİ BASKI

Baskı: Dilek

Ofset Matbaacılık Telf.: 221 19 63 Sivas il


İÇİNDEKİLER ÖN SÖZ

BİRİNCİ BÖLÜM

KARAHANLI TÜRKÇESİ

Vll-X 1- 2

KARAHANLI TÜRKÇESİNİN ÖZELLİKLERİ SES ÖZELLİKLERİ

1. ÜNLÜLER

2-4

il. ÜNSÜZLER

4-6

ŞEKİL ÖZELLİKLERİ

1. İSİM ÇEKİM EKLERİ

6- 8

il. YAPIM EKLERİ

8 -13

111. SIFAT - FİİLLER

14

iV. ZARF - FİİLLER

14 -16

V. İKTİDAR ŞEKLİ

16

VI. BİRLEŞİK FİİLLER

16-17

Vll. FİİL ÇEKİMLERİ A. Basit ·Kipler

18-26

B. Birleşik Kipler

26- 27

KARAHANLI TÜRKÇESİ METİNLERİ Yusuf Hass Hacib

28-29

Kutadgu Bilig

29- 32

Kutadgu ·Bilig1ten Metin - İnceleme

33-68

Edib Ahmed b. Mahmud Yükneki

69

Atabetü1ll - Hakayık

69- 71

Atabetü1l - Hakayık'tan Metin - İnceleme

72- 99

Kaşgarlı Mahmut

100-101

Divan-ı LOgati't Türk'ten Metin - İnceleme

101-113

111


İKİNCİ BÖLÜM HAREZM TÜRK ÇES İ

HAREZM 1.

TÜRKÇESİNİN ÖZELLİKLERİ

İMLA ve SES ÖZELLİKLERİ

115-116

117 -120

il. GRAMER ÖZELLİKLERİ 120 123 '

A. Yapım Ekleri

-

B. İsim Çekim Ekleri

111. F İ İ L

123'- 124

ÇEKİMLERİ

A. Basit Kipler

124 - 126

8.

126

Birleşik Kipler

HAREZM TÜRKÇESİ METİNLERİ Nehcü'I - Feradis'ten Metin - İnceleme Mukaddimetü'I - Edeb'ten Metin - İnceleme

127 - 129 130

-

145

147 -156

ÜÇÜNCÜ BÖLÜ� KIPÇAK TÜRKÇESİ

157-161

KIPÇAK TÜRKÇESİNİN ÖZELLİKLERİ SES ÖZELLİKLERİ 1. il.

ÜNLÜLER

161

163

163-164

ÜNSÜZLER

ıv


ŞEKİL ÖZELlİKLERİ 1. İSİM ÇEKİM EKLERİ il. Fiil ÇEKİMLERİ

166 - 169

A. Basit Kipler 8.

Birleşik Kipler

169-170

111. SIFAT - FİİLLER iV.

1 70 -1 71 1 71 -1 72

ZARF. - FİİLLER

KIPÇAK TÜRKÇESİ METİNLERİ

Gülistan Tercümesi'nden Metin - İn celeme

172

-

191

DÖRDÜNCÜ BÖLÜM ESKİ ANADOLU TÜRKÇESİ

193- 1 97

ESKİ ANADOLU TÜRKÇESİNİN ÖZELLİKLERİ SES ÖZELLİKLERİ 1. ÜNLÜLER il.

198 - 202 203 - 206

ÜNSÜZLER

ŞEKİL ÖZELLİKLERİ 1.

207 - 209

İSİM ÇEKİM EKLERİ

11. FİİL ÇEKİMLERİ 210 A. Basit Kipler

B. Birleşik Kipler 111. SIFAT - FİİLLER 215 iV.

ZARF - FİİLLER 2 1 5-21 6

v

211-21 4 214


ESKİ ANADOLU TÜRKÇESİ METİNLERİ Yusuf ve Zeliha Metin - inceleme

217- 232

Çarhname Metin - İnceleme

233- 248

Kitabu Evsat-ı Mesacidrş- Ş erife Metin - İnceleme

249 - 268

Hoca Dehhani - Gazel Metin - İ n celem e

257 - 268

Dede Korkut Kitabı Metin - incel eme

269. 288

BİBLİYOGRAFYA

289 - 295


ÖN SÖZ On iki asırlık yazılı edebiyata dayanan ve çok geniş bir coğ­ rafyanın kültür merkezlerinde gelişip yayılan Türk dilinin tarihi

gelişimi, bugüne kadar bir çok yerli ve yabancı Türkolog tarafın­

dan ilmi tahlillere tabi tutularak araştırılmış ve neşredilmiştir. Ne yar ki kapsam itibariyle çok geniş bir zaman dilimini içine alan Or­

ta Türkçe dönemi metinlerini, mukayeseye imkan verecek tarzda

düzenlenmiş tek bir kaynakta bir arada görmek mümkün olmu­

yordu. Bu çahşma, üniversitelerimizin Türk Dili ve Edebiyatı bö­

lümü öğrencilerine Orta Türkçe dönemi metinlerini derli-toplu bir

kaynak halinde sunmayı gaye edinmiştir.

·Türk milletinin kültür değerlerini, dünya görüşünü, inançları­

nı, duygularını, sanat ve teknik alanındaki ilerle.melerini bünye­

sinde saklayarak nesilden nesile aktaran Türk dili, yüzyıllardan beri süregelen süreçte pek çok gelişme ve değişmeye konu teş­

kil etmiştir. Savaşlar, göçler, farklı kültürlerle temas ve etkileşme,

ilim ve teknik alandaki yenilikler, dini ve fikri hayattaki farklılaş­

ma tezahürleri, yaşayan her organizma gibi Türk dilini de zaman

içinde tabii değişim kanunlarına itaat etmeye zorlamıştır. Türk dilinin tarihl seyri içinde

11

Orta Türkçe

11

olarak adlan­

dırılan devre; Xl-XV. yüzyılları içine almaktadır ve bu döneme ait eserler genellikle, Karahanlı, Harezm sahası ile Oğuz ve Kıpçak

sahasında meydana getirilmiş ürünlerdir. Orta Türkçe dönemi,

İslamiyetin kitle halinde kabulünden sonra dilin nasıl dönüşmeye başladığım anlamamıza imkan vermesi bakımından çok ilgi çe­ kici özellikler arz ediyor. Daha önce tek bir koldan ilerleyen Türk

yazı dili, Oğuz ve Kıpçak gibi bazı Türk boylarının farklı coğrafi

sahalara göçüp oralara yerleşmeleri ve oranın insanları ile mü­

nasebetleri sonunda değişik bir boyut kazanmış ve böylece Türk

şiveleri teşekkül etmeye başlamıştır.

Ahmet Caferoğlu, Orta- Türkçeyi iki devreye ayırmakta ve bu Vll


dönemi,

"

11

Müşterek Orta Asya Türkçesi

ve

11

Çağatay, Kıp­ · çak ve Oğuz şivelerine dayanan yazı dillerinin oluşturdu­ ğu devir 11 diye nitelendirmektedir ki bunlardan Müşterek Orta Asya Türkçesinin ilk halkasını Karahanlı, ikinci halkasını ise Ha­ rezm Türkçesi teşkil etmektedir.

Bu çalışmada, Çaftatay -rürkçesi dışında kalan Orta Türkçe

dönemi ni esas alınmış ve kitap dört bölüm halinde düzenlenmiştir. Her bölümün başında o dönemle ilgili fonetik ve

morfolojik özellikleri kısa olarak verilmek suretiyle dönemin dil özelliklerine işaret edilmiş, daha sonra dönemin belli başlı

eserlerinden tıpkıbasım örnekler verilerek, o döneme dair yazı

dilinin imla hususiyetlerinden bahsedilmiştir. Bölüm başlarında

gösterilen imla ve gramer özellikleriyle ilgili bilgilerin pekiştirilmesi amacıyla, metinlerin okunuş biçimi transkripsiyon işaretleriyle

verilerek, metinlerde geçen kelimelerin fonetik ve morfolojik

yönden i ncelenmesi özellikle tercih edilmiştir. Müstensih hatas(ndan kaynaklanan yazım yanlışlıkları parantez içinde

kelimelerin yanına

değişmelerinin

yazılarak

seyri ni

belirtilmiş,

göstermek

kelimelerdeki ses

amacıyla,

incelenen

kelimelerdeki bazı ses değişikliklerine dikkat çekilmiştir. Metinlerde

geçen

kelimelerin

morfolojik

incelemesi

yapılırken, öğrencilerin anlayabileceği düzeyde kelime köklerinin

ilk şekillerine kadar gidilerek, kullanılan kelimelerin hangi kökten ve hangi eklerle türetildiği gösterilmiş ve böylece ek-kök

münasebetleri ile keli me hazi nesinin ortaya konması amaçlanmıştır. Ayrıca, eklerin fonksiyon değişiklikleri gösterilip,

o dönemde itibar edilen kLJllanış şekilleriyle günümüz Türkçesi

arasında mukayese imkanı sağlanmaya çalışılmıştır.

Kelimelerin incelemesinde işaretleme sistemi esas alınmış, 11+11

, fiillere isim durL:Jmunda olan kelimelere gelen eklerin başına 11 11 gelenlere ise - işareti konmuştur. Eklerin sonuna konulan

işaretler,

keli .m enin o eki aldıktan sonraki durumuna göre

belirlenmiş, kelimenin içinde geçen yardımcı ünlü veya ünsüzler

iki tire ·arasında gösterilmiştir.

Metinler günümüz Türkçesine çevrilirken mümkün olduğu

ölçüde kelimelerin ifade ettiği anlama

gösterilmiş, ancak çok az da olsa bazı

bağlt kalınmaya özen cümlelerin günümüz

Türkçesiyle uyum sağlaması için eklemeler yapmak mecburiyeti VIII


hasıl olmuş ve bunlar da parantez içinde belirtilmiştir. Metinlerin müellifleri ve metinlerhakkmda tanıtıcı bilginin verilmesine de aynca itina gösterilmiştir. Son kısımda, bu döneme ait daha fazla bilgi edinme ihtiyacı duyan öğrencilere yardımcı o lma amacıyla gen i ş bir bibliyografya sunulmuştur. Bu çalışmanın asıl amacı; öğrencilerimize Türk milletihin o dönemde meydana getirdiği eserleri ve bu eserler üzerinde yapılan çahşmalan tanıtmak, diğ�r taraftan da bu eserlere hakim olan dil özelliklerini aktararak, Türk dilinin geçmişi ile günümüzdeki durumu arasmda mukayese imkanım sağlamak olmuştur. Her dil çahşması, son tahlilde ondan istifade edecek okuyucunun dil şuurunu yükseltmek amacma yönelmiş olmalıdır; çahşmamin bu çerçevede faydah olacağım görebilmek, her türlü yorgunluğu unutturacak ölçüde mutluluk verecektir.

Yrd. Doç. Dr.

Burhan

IX

PAÇACIOGLU


KARAHANLI TÜRKÇESİ

Orta Asya' da Uygurl ar dönemi n in -parl ak devri, 840 yılında Kırgızların sal d ı rısı sonunda bu devl et i n ikiye bölün mes iyle son bu lur . Bir kısım Uygur halkı Çi n ' i n Kansu eyaleti sınırına göç eder. Bu gü n e ka dar ge len S ar ı -Uy ­ gur ların , ,bunların bir dev amı olduğu kabul edill)l.ektedir. Uygurları n önemli bir kısmı ise, Tarım bölgesindeki şehirlere yerleşerek y erl eş i k mede niy ete geçm i ş ler ve XII. yü zyılın baş l arına kadar bağımsızlıklarını korudukları gibi, kültür ve me den i yetl er in i de dah a uzun bi r süre devam ettirebilmişlerdir.

Uyg ur l ar , ötüken ' i . .terk edip Tarım h avzasına yerleşiı:ken Karluklar ve d iğer bazı Tü rk ka vi mler i de· Uygur.Devletinin batısı na , yani Kaşgar ve yöre­

sine ye rle Şm i ş l erd ir . Bu ka vi m ler arasında, daha sonra bat ıya göç ed ecek olan Kıpçak ve Oğuz boyları da bulunuyordu. İslamiyet yayılmaya başlayınca Araplar, önce İ ran'a, sonra Emeviler zamanın da Türklerin bulunduğu bölge­ lere kadar h ak i miyetleri n i genışletmişlerdir. B öy lec e Türk ve Arap münase­ betleri başlamış, Abba s iler döneminde bu· münasebetler o kadar ·.rıeri bir saf­ haya ulaşmıştır 'ki , Halife Mu'tasım zamanında (833-842), Türkler i k ti da rd a söz sahi bi olma d u�u muna gel mişl erd ir . Ni h ayet Batı Türk i st an ' d a ,

merkez Kaş g ar olmak üzere y�ni bir Tür k de vleti olan Karahanlı Devleti k u rul mu ştur (932-1212) Kar ah an lı Devleti dö­ nemi nd e Kaşgar, B al a s agun , Buhara ve Semerkant gibi şehir ler birer kültür merkezi haline gel mişti r . Karah anlı hükümdarı Abdülkerim Saltuk Buğra Han tarafından 960 y ı lında İ slam i y etin resmen kabul edilmesi ile yeni bir dö­ nem başlam ış tır . y eni dön em Türk yaz ı dil i açısından da öne m arz etmekte­ dilinin devrelerinin incelenmesinde, bti döneme 'OrtaTürkçe'

Başlayan bu

dir � Türk yazı

adı verilmektedir. Bu dönemin birinci merhalesini ise 'Karahanlı veya Ha­ kaniye Türkçesi' diye adlancirrılan yazı dil i te şki l etmektedir. Bu döneme ad. olarak verilen Karahanlı ismi, bir kavim veya devlet adı değildir.. Sadece bu s ül alede n gelen hükümdarların lakabında kara kelimesinin bulunmas.ındaıı dolayı, Batılı ilim çevrelerince d öneme bu .ad verilmi ş ti r . Eski Türk yazı dilin­ den gel i ş en Kar alı .an lı Tü rkç es i , XI ve XII. yüzyıllar arasındaki hlJ.ml-Türk ed eb i yatı ürünlerini kapsayan İ slami edebiya (d ihdir. Bu yazı diline 'Hakani­ ye Türkçesi' de de n il mes in in sebebi ise, İslam kaynaklarının bu si.ılileden 'el­ Hakaniye' diye bahsetmeleridir. Bu yazı di lini Harezm Türkçesi takip eder

Or ta Tür kçe dönemi, Macar bilgini L i get ti 'ye göre, Türk yazı 1

diliııln XI-·


XV.

yü zyı l la r

arasındaki devresidir. Macar tarihçisi L . R ason y i ise 'Tarihte

Türklük' ad l ı eserinde, Ligetti'ye

dayanarak Orta Türkçe dönemini IX-XV.

yü zy ı l lar arasındaki dönem olarak göstermektedir. Ligetti böylece Uygur ede­ bi y atın ın gel i ş miş devrin i de Orta Türkçe'nin içine almaktadır.

yazı dilini ik i ana devreye ayı r mak tad ı r : B u nlard an b i r in ci s i Uygur devresi, ikincisi ise Uygur devresinden b u g ü ne ka­ dar olan devredir. Arat, buna yazılı metinlerden önceki devı:i ve Yakut, Ç uvaş lehçeleri ile bu g ün kü Türk şi velerini de ekleyerek, Türk dilinin tarihi ge l i ş i ­ min i dört grupta t op la mı ştı r .

Reşit Rahmeti Arat

ise, Türk

Türk di li nde meyd an a gelen gel i ş me ve d e ğ i şmeler, bu dilin devrelere ayr ı l m as ında göz önünde b u lunduru l ma s ı gereken hususların da başı nd a yer almaktadır. Bu konu da semantik (anlam) ve senta ks (c ü mle ) de ğ i ş i kl i kler i ile kelime hazinesinde meyd ana gelen geli ş meler in de önemli old uğ u unutulma­ malıdır . Bu bakı mdan heme kadar, U yg u r yazı dili ve edebiyatı deva m et­ mekte i se de, bat ıdak i Tü rk l e r i n İsia miyeti kabul etmeleri ve ilk İsiaml e se r � lerle ba şl ay an Tü rk yazı difüıi Orta Tü rkçen i n baş l an g ı c ı ol ar ak g öster me k yeri n d e olac aktı r. Böylece Tü rk yazı d i lin in Ort a Tü rk çe devres in i, XI-XV. yüzyıllar arası dönem olarak n itelend i rme k gerekmekted ir . Orta T ürk çen i n birinci devresini 'Müşterek Orta As y a Türkçesi' i kinc i devresini ise Çağa­ tay Kıpçak ve Oğuz şivelerine dayanan yazı dil ler i n i n olu ş t u rd u ğ u devre olarak kabul etmek mümkündür. Buna göre Karahanlı Türkçes i ve Harezm Tü rkçesi, Mü ştere k Orta As y a Türk çes i iç i nde mü ta ı aa ed i l mekted ir . ·

Karahanl ı Tü rkçesi dönemi nde Arap ve Uy g ur alfabeleri birlikte kulla­ harfleri k u ll an ı l ırken Uygur yazısının imlası de vam et­ tirilmiştir. B u dönemde y a zı lan eserler; Kutadgu Bilig, Divanü Lugati't­ Türk, Atebetü' l-Hakayık ve Kur ' an tercümesi'dir. m lmışt ı r . Ancak Arap

Karahanlı Türkçesi, kelime hazinesi b a kı mı ndan Eski Türkçe dönem i n e göre dah a zen gin bir hal al mış ve y azıt di l i nden çok bir edebi yazı dili ne y a ra­ şır ze n gin l i ğe k avu ş m u ş tur . Esk i T ü r kçe döneminde ku l l an ı lan bazı kelimeler kaybolurken bazıları da şekil ve anlam aç ı sı ndan de ğ i şikliğe u ğ r a yara k kulla­ nı l m aya devam et m i şt i r .

KARAHANLITÜRKÇESİNİNÖZELLİKLER:i SES.ÖZELLİKLERİ 1. ÜNLÜLER:

Eski Tü rkçe ' de ki 9'lu ü n lü kullanımı Karahanlı döneminde de aynen de­ e t m iş ti r . Bu ü n lüle r : a, açık e, k apa l ı -e, ı, i, o, ö, u, ü sesl e r i d ir . Bunların yanında uzun ü n lü ler de v ard ır . D i v anü L G g at i ' t- Tü rk ' te A r ap haf­ leri kullanıldığı i ç i n sadece uzun . a ünlüsünü g öster mek mü mkü n olmuştur . Bu eserde uzun a , çift elif ile y azı l m ı şt ır:

vam

2


aat at

11

c.:..ı

ad, 1

aac � 1 1 : aç, tok olmayan,

at, beygir,

aç -

�1

aç-

Orta Türkçe döneminde ilk hecedeki kapalı e ile i ünlüleri arasında bir oynaklık söz konusu. olmasına karşılık, Karahanlı Türkçesinde çoğunlukla bu tür kelimelerde i'li yazılışının hakim olduğu görülmektedir: yitig, bitig, ti-, illig, ki ç e , yimek, işit- vb. Gerçi Divanü-Lugati 't-Türk'te kapalı e ile .yazılan kelimeler bulunuyor­ sa da elimizdeki Karahanlı Tür�çesi metinleri , bize bu konuda açıkça fikir ·vermemektedir. Ancak, araştırmacılar Uygur harfli metinlerin okunuşunda kapalı e sesini kullanmaktadır. Biz, Karahanlı yazı dilinde kapalı e sesinin varlığını kabul etmekle birlikte metin·l�rdeki imlayı esas almayı uygun bulu­ yoruz. ı > i,

Karahanlı Türkçesinde bunun dışında az olmakla birlikte a > ı, a > e, a > ı, ve ı > u ünlüleri arasında da d�ğişmelere rastlanmaktadır:

arınçu>erinçü(günah), arlun>arlc.un (gelecek yıl), bulıt>bulut, alımga> ılımga (unvan), asaç > asıç (çanak) Karahanlı Türkçesinde ünlülerin kalınlık ve incelik uy.umluluğu, Eski Türkçede olduğu gibi kendisini kuvvetli bir şekilde korumaktadır. Ancak bu dönemde düzlü,k-yuvarlaklık uyumu için aynı şeyi söylemek mümkün değil-, dir. A. YUVARLAKLAŞMA:

Karahanlı Türkçesinde yuvarlaklaşma hadisesi bazı durumlarda ortaya çıkmaktadır. Bunda b, p, m, v, f dudak ünsüzlerinin yuvarlaklaştıncı etkisi önemli rol oynar. Bunları şöyle sıralamak mümkündür:

1) Dudak ünsüzlerinde ile r ley ici yakın benzeşme olarak: awıçl.rn> awuçlca (reis), ewir- >ewür-, belek > bölek (hediye), min > mün (çorba), J.rnpıg >lc ap!)g

2) İle rleyici uzak benzeşme olarak: atnnl>amrul (rahatla), ew1ig>ewlüg ( ev sahibi), çawlıg> çawluğ (şöhretli)

3) Du dak ünsüzlerinde gerileyici yakın benzeşme 3

olarak:


ewlenip> ewlenü p, cevap> cuvap

4) Dudak ü nlü lerinde ilerleyici benzeşme olarak:

bulıt> bulut, körkit- > körküt-, mum > munu, tumşıl.<-> tumşulc: (gaga),

5) Dudak ü nlü lerinde gerileyici benzeşme olarak: arut > orut (ince bitki), talu > tolu (isabetli)

B.DÜZLEŞME : Karahanl ı Türkçesinde görülen düzleşıpe h adisesinde, dah a çok d, t, s,

z, n d iş ünsü7leri ile c, ç, ş, j dişeti ü nsüzlerinin düzleştirme öze ll iğine sahip

olmaları etkilı olmuştur.

1) Diş ve dişeti ,ünsüzlerinde gerileyici yakın benzeşme �larak:

sünüş> süniş, u mun ç > umınç (um u t) , yumut- > yumıt- (topla-)

2) Dudak sesi olmayan ünlü lerde ilerleyici benzeşme olarak :

erü > eri, k c nd ü > kendi, yaşu� > yaşılc: (miğfer)

3) Diş ve dişeti seslerinde ilerleyici benzeşme olarak : süçüg > sü ç i g (tat l ı, şarap), yünçü> yünçi

Karahanlı Tü rkçesinde, sık olmamakla birlikte açık orta hece ü nlü sü,.. nün dü.)tnC\ı ola\ ma da rastlanmaktadır:

erenek > emek (parmak), yanduru> yandru (yine), a�uru> alc:ru (yavaş), ilinür > ilnür (yakalanır), ötürü> ötrü il. ÜNSÜZLER:

Eski Türkçe devresinde kullanılan ü n sü zler , büyük bir ekseriyetle Kara­ hanlı Türkçesi döneminde de kendisini korumuştur. Ancak bu devirde j sesi­ nin belirli kelimelerde ortaya çıkışı dikkat çeken bir özelliktir : jağıla- (ç ağl a­ ), erejlen- (sıhh atlı ol-), lc:oruğjun (kur ş un)

Bu dönemde nazal fi iç in d:s' ng h arfleri ; s sesi Türkçe ve türkçe­ leş mı � kel!melenie, kalın sıradakiler de dahil ıJ"' sin harfiyle ; ç sesi � ve p sesi � harfiyle gösterilmiştir. Ayrıca Eski Türkçe döneminde kullaıılm:r., m c;l ü n s ü zü j ve çift dudak µnsüzü ola ı:ı w, � harfi ile yazılm ı şt ıı

l\.arahanh Ttirkçesinde kullanılan Arap yazısının imlfısı, U y gur y azı sis4


teminin bir transliterationundan(harf çevirisinden) ibarettir. Eski Türkçedeki Uygur yazısında yazılmayan ünlüler burada da yazılmamıştır.

A. ÜNSÜZ DEÖİŞMELERİ: ç > ş: çöpik > şöpik (çöp) fi > m: agsuii > absum (kavgacı), tırnak- > tırmal- (tırmala-) fi > y,. n : koii > koy, kDn (koyun), leaöda > l.rnyda (nerede), çığan > çıgay (fakir) k > b : �alı > balı, kulkak > lmlbak, yakşı > yabşı ğ > b : sığıt > sıbıt (ağlama) z > s : Özellikle olumsuz geniş.zamanda görülür: ötnümez men > ötnümes men, bolmaz> bolmas, kögüz> kögü s, yalıfiuz> yalıfius z > r : ba�ğan > bargan (meyve), izde- > irte-(ara-) fi > n : erfiek > emek (parmak), otuö > otun (odun) b > w : öbke > öwke, yabuz > ya·ıuz d > çi: Eski Türkçedeki d, Karahanlı Türkçesinde çI olmuştur: adak > a«;lak, adın > a«;lın (ayrı), ked > ke«;l (iyi), kuduğ > kudug (kuyu), \(od-- > l.rn<;lçl > y : eçigü > eygü , l.cod-> koy-, kedim> keyim (elbise) B. ÜNSÜZ DÜŞMESİ: r düşmes i : İç ve son seste sık görülen bir hadisedir: berk > bek, birle > bik) kirgür- > kigür-, kurtul-> l.cutulBu ses hadisesi sık olmasa da çokluk ekinde +lar /+ ler > + la I + 1 t ve şart ekin de -sar /- ser > -sa/ -se şekiilerfode de görülür. g/ g dü şmesi : Bu ses bazı kelimelerde dhşmü ştür: eşgek > ·eşek, lculğak > kula{c, kergek > kerek Bunun yanında pek çok kelimede ve eklerin ilk ·�.eslerinde bıı ünsüzlerin

çimgen, emgek, \cısğa� y�lga-. (yala-); -gan /-gen ; -ğın /- gin ; .. gu /-gü y dü şmesi : Genellikle kelimç başında gör ü lü r: yaşuk > aşuk (miğfer), yığla- > ığla- (ağla-), yıpar > ıpar (koku), yikle- > ikle- (bas-, çiğne-) korunduğu görünmektedir:

C. HECE DÜŞMESİ: Oldukça s�yrek ol arak görülür: kütgüçi> 'kütçi (çoban), \(agadaş > lcadaş (akrJba) D. İKİZLEŞME: 5


iki > ikki;

otuz> ottuz

E. YER DEÖİŞTİRME:

boğday > bodğay, çağmur > çamğur, ögren- > örgen-

F. GENİZLEŞME: n I fi tesiriyle b > m olur:

bana> mafia, beiiiz > mefiiz, bonculc. > monculc.

G.DUDAKSILAŞMA: Öndeki veya sondaki yuvarlak ünlü ler sebebiyle

ort��ya çıkar·

lrn lağuz > lc.ulabuz, \culawuz, yağu{c > yawu.l< (yakın akraba)

süglin> süwlin,

ŞEKİL ÖZELLİKLERİ 1. İSİM ÇEKİM EKLERİ �arahanlı Türkçesind� kullanılan isim çe ki m

ğişiklikleri şu şekilde

bel ir t memiz mümkündür:

ekleri ve bu eklerdeki de­

A. İYELİK EKLERİ: Karah anlı Tü rkçesinde kulJanılan iyelik ekleri şunlardır:

1 . Tş. : -m; -ım / - im, -um / -ü m :· ogl-um, ew-im, bıçgu-m 2. Tş. : -fi; -ıfi I -ifi, -uii I -ün: ata-fi, açla]:<-ıfi, y ü z-ü n 3. Tş . : -sı /-si ; - ı /-i: ata-sı, közgü -si, yüz-i 1 . Çş . : -mız/ -miz� -muz /- müz ; -ımız /- imiz, -umuz /� ü müz: uya-mız, baş-ı mız, I:<ul-umuz 2. Çş.: -fiız/-fiiz, -fi.uz/- iiüz; -ıfiız/-ifiiz, -uiiuz/ -üfiüz : ata-fiız, uyl<u-fiuz, ton-unuz 3 . Çş. : -lan / -leri: ata-lan, ew-leri

B ildirme Eki (Cevher fiili) : Karahanlı Türkçesinqe bildir me eki, şimdiki zamanda şahıs za�irleriyle verilir. Ancak üçüncü şah ıslar için bildirme, çekimde görüldüğü gibi değişik şeki ller ku il an ar ak sağlanabilmektedir. 1. Tş. : men : men ök men (ben oyurn) 2. Tş : sen: buc;Iunl<:a ·başı sen (milletin başısın) 3.Tş. : Eksfa : anıng tü pi tüzi kim (onun so yu sopu kimdir?) ol : körklüg ol (güz.eldir) turur: köni s öz turur (doğru sözdür) e rür : yağı erür (dü şmandır) b ol - : agır lı.l< ı boldı bilig, ög, .u.l<ug (onun değeri bilgi, ak ı l ve anlayıştır) .

6


1. Çş. : - mız/ -miz: Bayat lrnllarımız (Tan r ı kullarıyız) 2. Çş. : -siz/- sizler: sizler kimler sizler 3. Çş.: -lar /-ler: ec;igüler

B. HAL EKLERİ Karahanlı Türkçesinde kullanılan hal eklerini ve bunların değişi fonksi­ yonlarda kullanılış şekillerini şu şekilde özetlememiz mümkündür: 1) İlgi Hali: -nıfi/- nifi, -nufi/-nüfi ; -ung/-üng: el-nifi, �uş-nufi, kim-ü ng

2) Belirtme Hali: a) -g / -g : aş-ı-g (yemeği), dünyag (dünyayı) b) -nı / -ni: eçlgü-ni, ölügler-ni c) - ı / -i : iş:.i, kitab-ı ç) -n : (3. şahıs iyelikten sonra) ölgüsi-n, tili-n d) -nı /-ni: (3. şahıs iyelik ekinden sonra) dinJeri-ni, yüzi-ni e) Eksiz: aş yidi

3) Yönelme Hali:

. a) -ka / -ke, -ga /-ge: er-ke, biJgeler-ke, RGmılar-ga(Rornalılara). Bu ek 3. şahıs iyelikten sonra, n + g birleşerek nazal fi 'ye dönüşür : uçıffa teg b) -a /-e : közüm-e, atam-a Bu hal ekinin bazen değişik fonksiyonlarda kullanıldığı da görülür: BulunmaFonksiyonunda: közi yol�a bol­ UzaklaşmaFonksiyonunda: iş-ke aşnu (işten önce) İçin anlamında kullanılır: aşla�a tergi ur- (yemek için sofra kur-), igke ot (hastalık için ilaç )

4) Bulunma Hali: -da /-de, -ta/-te budun - da, çog - da (korda)

5) Uzaklaşma Hali: a) -dın /-din, -tın/ -tin: busıg - dm çı�-, yalın - dırı kıtar (yolundan uzaklaştır), suw - dın keçür b) -dan/ -den: kişi-den, Tefiri-den Uzaklaşma hfrl eki, ana fonksiyonu dışında şu fonksiyonlarda da kullanılır:

Bulunma Fonksiyonunda: közi taŞ�J�!1 bol- (gözü dışarda ol- ) berim,

7


din babıl ( vermede cimri), sınardın yarı Yönelme Foksiyonunda: yerdin çal- ( yere çal-), taştın bar- (dışarıya git-) Vasıta Fonksiyonunda: Ayastın oz ( Ayas vasıtasıyla geç) Bu hfil eki, 3. şah ıs iyelik eki almış isimlerden sonra gelirse araya n ünsüzü girer. 6) Vasıta Hali : a) -n : küçi-n tut- (kuvvetle tu t-), tili-n tüg- (dille düğümle-) b) - la / - le : tün-le ( geceleyin ).

7) Eşitlik Hali: -çal- çe

tilek- çe (dilediği kadJr), y an an- ça bol- (fil gibi ol-) Bu halin aynı zamanda yön bildirme fonksiyonunda da kullanıldı &ı görü lmekte<lir: lcan- ça, sol- ça kel- (soldan gel-) 8) Yön Gösterme Hali: a) -ğaru /-geril : yolc,-ğaru > yo{caru, yağı- ğaru (düş, mana karşı) b) -ru /-rü : be- rü, ke- rü, keng-rü (geniş) c) -ar /-er : yolc- ar (yukarı) ç) -ra /-re : taş- ra, iç- re, tüp- re (dibe) d) -r : taş- ı - r -dm (dışardan) C. SORU

EKİ:

Karahanlı Türkçesinde kullanılan soru eki olarak genellikle mu ekleri kullamlmıştı.

taşra _mu, düşman mu, esen mü

II. YAPIM EKLERİ A. Fiilden Fiil Yapma Ekleri : -ar - / -er- : kit-er- (uzaklaş-), it-er- (kaybol-), �ayıt-ar- (geri dön-)

-c;l- > -y- : ı-çl- (gönder-), 15.o-çi- (koy-), to-y-, bu-çi- (don-), kü-çl- (�oru-)

-gur- / - gür-; -le.ur- /- kü r- : kir-gür-, tir-gür-(yaşat)

-le-/ -k- : 8

ar-gur (yorul�), bat-Jqr-

I mü


al-k- (bitir-). sanç-ı- �- (yen-), aş-u-k- (acele et-), kön-ü-k- (yan-)

-1- :

açhr-ı-1- (ayrıl-), beze-1-, ört-ü-1-, tir-i-1-

-ma-/,..me: tap-ma-, kil-me-, bol- ma-n-:

ba-n- (bağla-n-), angla-n-{anlaşıl-), köz-ü-n- (görül-), sakı-n- (düşün-)

-r-:

berki-r- (sağlamlaştır-), ki-r-, belgü-r-

-

�a / se : -

-

-

bir-se ( ver mek i ste ) öl-se-, kör-se-

-ş-:

-

,

kül-ü-ş-, �r-ı-ş- ( al dat-) u�-u-ş- (anla-), -�ıl-ı-ş"7 (beraber ol-) ,

-sılc-/-sik-; sulc / siik : ..ur-sul.<.- (dövü l-),bil-sik- (bilin), ar-sı�:- (aldat-) -

-z- :

-

-

-

uçl-u-z- (takip et-), ut-u-z- (oy unda kaybet-), tap-u-z- (buldur-), tö-z- \sabret-)

-t-: ag-ı-t- (yüksel-),beçlü-t- (büyüt-) il-i-t-, tüke-1:-

-tur-/ -tür- ; -dur-/ -dür- : ur-tur-, yükün-tür-, I.<.on-dur-, bil-dir-

ur / ür : -

-

-

sıg-ur-, yal.<.-ur- (yakla�tır-), sök-ür- (yarat-)

-a-/-e-: �al-a- (sakla ), kam-a- (kaır�aş-) ...

-gar-/-ger- ; -lcar-/-ker-: ar-gar- (yorul ), o<;lı-gar- (uyandır-) -

-gez- ; -güz- : kör-gez- (göster-), kör- güz-, tir-giz9


-vur-/ -vü.r-: ki-vür- (girdir-) -gın-/-gin-: tez-gin- (dolaş�) -ı-/-i-; -U- I -ü-; ' eş-ü- (ö rt-), tat-ı- (zevk ver-), teng:..i- (yüksel.,.) -sır-/-sir-: kül-sir- (gülümse-) -çir-: kül-çir- (gülümse-) B. İsimden Fiil Yapma Ekleri: +a -/+e-: at+a-: (ad ver-), esin+e-, köz+e- (arzu et-), til+e-, miln+e- (azarla-, mün: günah), baş+a­ (yara aç-, baş: yara) +ad-/ +ed-: kuçi+ad- (mesut ol-) bung+ad-, köp+ed- (çoğal-), körg+ed- (güzelleş-) +ar-/ +er-: sang+ar"", toz+ar-, ong+ar- (düzelt-, ong: sağ), kôk+er-, tün+er+da -/+de- ; +ta-/ +te-: iz+de-, kQ+de- (gürültü et-), al+da-, kur+da- (karıştır-, kur: defa, sıra) +ı -/ +i- ; +u- / +ü-:

ol-), but+ı- ( buda-, but: dal), taş+ı- (taş: dış), k ız+u- (pahalan-) bay+ı- (zengin

+\c-/ +k-: b ir+i+k-, tar+ı+�- (sıkıl-), yol+u+k- (rastla-) +lrn-/ +ke- : yarlıg+l.<.a- (yargıla-, acı-) +\cır-/ +kir- ; +le.ur-/ + kür· ; +ğır-/+gir- ; +ğur I +gür-: 10


yang+l:rnr- (yankılan-), toz+gır-, tü+kür+la-/ +le-: sil +le-, yar+ la- '(tükür-), sa�ı ş+la- (say-), yo�+la- (yukarı çık-, yo�: yukarı)

+r- : bel gü+r , çaşı+r-(iftira et-), �a9gu+r- (üzül-) -

+gar - /+ger-

:

suw+gar-, iç+ger- (içeri gir-)

+sı-/+si- :

�urug-sı (kurumaya başla-), suw+sı- (sulan-)

+sın- !+sin- : barım+sın- (gitmek iste-), ev+sin-

+ra- /+re-; +rı- l+ri- : .kök+re-, çıng+ra- (çınla-)

+sa-/+se-: b i lig+se- (bilmek iste-:), ölüg+se-, ulug+sa-

+al- / +el-: yok +al- (yok ol-)

+r\(a - I +rke- :

es+i+rke (es : fenalık), tang+ı+r�a (hayret et-)

+1-:

çaw+ı+l- (meşhur ol-), ö gdi+l- (öğül-, ögdi: alkış)

+msin- : eş+i+msin- (eş tut-, eş say-)

C. İsimden İsim Yapma Ekleri :

+aç+ I +eç+ : beg+eç +a + I +en+ : er+en, ogul+an +ç+ : ana+ç, ata+ç 11


+çı+ / +çi+: al+çı (hilekar), aw+çı, böz +çi (dokumacı) +çın+/ +çin+: kök+çin (gri) +çı):c.+/ +çik+: sıgır+ç*+dam+ /+dem+: er+de m, bir+tam (uzun zaman) +daş+ I +deş+ : ad+daş, ög+deş +dı+ I +di+; +du+ I +dü+: .ekin+di (ikinci),. öng+di +dıç+ I +diç+ : sag+dıç

+le+ I +k+: çöp+i+k (s_üprü ntü) +lem+/ +kin+: �ı r:+kın (cariye), ıkirç+kün (şüpheli)

+lc.ıya+ t +kiye:

söz+kiye (sözcük), köz+kiye (gözcük)

+Iı+/ +li+ : bilig+Ii , tırna�+l ı +lılc+/ +lik+; +lug+/ +lüg : at+lıg, otun+lul5.

+mu\(+ I +mük: �ara+muk, bula�+muk c�1n lapası) +lcan+ I +ken+ :

bur+kan (put), tar+J:can (komutan)

+sız+ I +siz+; +suz+ I +süz+ :

körk+sü z (çirkin), ata+sız

+ralc.+/ +rek+ :

az+ra� (daha az), eçlgü +rek

+t+: alp�gu+t (savaşçı), tegi+t (prens) +nçı+/ +nçi+: beş+i+nçi 12


D. Fiilden İsim Yapma Ekleri : -aç+/-eç+ : köm-eç (külde pişmiş ekmek)

-dı+/-di+ ;-du+/-dü+ : ög-di (mü kafat) -çı+/-çi+ : umdu-çı (umucu) -ğ+/ -:g+:

ersi-g (kahraman), açı-g (acı), keçi-g (geçit), kezi-g (nöbet)

ğa+/-ge+ :

� ıs-ga, yorı-ga·(aşkın yürüyen at), bi l-ge

-galc+/-gek+ : eş+gek, �ap-ga� (kapak) l+:

ile-1 (evet), tüke-1 (bütün), usa-1 (ihmalkar)

-m_+: ag-.ı-nı

(yükselme), al-ı-m (suç),

öl-ü-meg-i-n (sırt)

-nç+; -nçu+ /-nçü+: aw-ı-nç (<Jlışma), ile-nç (beddua),

sökl-ü-nçü (kebap)

-le+/-k+ :

agru-k (yük, agru-: ağırlaş-), arta-� (bozuk, arta-: bozul-)

-iş+: bi l,. iş t+ : aıJ-u-t (hediye), bas-u-t (yardım) -

-z+: bog-u-z (boğaz), uç-u-z (değersiz) -me+ /-rne+; -ma�+ / -mek+ : ke'.l-me, başla-mal5.

-ağan+/-egen :

bar-agan (daima gide n), kel-egen

-ğan+ /-gen+ : ısır-gan, keçür-gen (affedici) -gın+/-gin+: �aç-gın (kaçma), s�t-gın (satma) -ğu+/-gü+ :

awın-gu(avunma), bıç-gu, berme-gü (vermek)

-a+ / -e+ : oz-a (önce, oz-: geç-) 13


IH. SIFAT-FİİLLER:

-dulc/-dük, -tulc/-tük : Bu ekler daha çok teklik şahıs iye1ik1e birlikte ku1Ianılmıştır. Bunun yanında az da olsa eksiz kullanıma da rastlanmaktadır:

sök-dük-ü-rn (söğdüğü m), ti-dük-ü-ng (dediğin),

bir-dük-i (verdiği); elig tegme-dük, yüzin görme-dük -mış/-miş: lc urı-mış yığaçlar, oçlun-mış kişi (uyanmış kişi) bütül-miş kişi (olgunlaşmış kişi). Bu sıfat-fiil eki bazen belirtme hal eki alarak da kullanı lır:

köngülbir-miş-in, neçe lcal-mış..;ı_ğ

-r ; -a r/ -er ; -ur/ -ür ; -ı r / -ir ; -maz / -mez : tapn-urerig (hizmet eden kişi), küy-er ot (yanan ot), ak-ar suw, y�ngı1-maz' kişi

-ğlı /-gli : ögret-i-gli, })aram yi-gli, tıçl-ı-glı (mani olan) -ğan/-gen: söz u�-gan, özin bas-gan er

-ğu/-gü : kit-gü yirde, ayıt-gu sözüm, kel-gü kün

-daçı / -deçi, -taçı / -teç i :

elig tut-taçı (şefaatçi), anı kol-daçı'"'.Jar (isteyenler), kiter-teçi (gideren)

IV.

ZARF-FİİLLER

-p+ : Ünsüz ile biten fiilJerden sonra, araya ı -

girer.

-

bi l - i- p, ser -i- p, ülgüle--p (tartıp)

,

-i-, ,..u;.., -ü - yardımcı ünlüleri

Bu şekilde yapılan zarf-fiillerin bir kısmını -mele suretiyle ' veya erek' şeklinde günümüz Türkçesine çevirmek mümkündür: bil-i-p (bilerek),

14


körkin it-i-p (süslenmek suretiyle) -u+ /-ü+:

Bu zarf-fiil, bil-, bir-, tur-, kel-, bar- yardı mcı fiil1eri ile birleşerek birleşik fiiller de meydana getirirler. sına-y-u, sevn-ü, yi-y-il, tıngla-y-u Bu ek, +la- I +le- isimden fiil yapma ekiyle birleşerek 'gibi' anlamını kazanmıştir: arslan-la-y-u (arslan gibi) Bu ekin aynı zamanda kalıplaşarak zarflar ve edatlar meydana getirdiği de görülmekted ir aşnu (önce), bütrü

(tamamiyle), körü (göre), yandru( sonra) -a / -e :

sew-e balc.tı , yalwar-a, elgin tut-a Bu ekin de bazı örneklerde kalıplaştığı görülü r: tap- a ( -e doğru), oz- a (önce), yan-a (tekrar)

-madın /-medin ; -madı/-medi: yir - medin (hakir görmeden), bil-medin tınmadı -gınça/-ginçe : Bu ek, -gın / -gin fii l de n isim yapma eki ile ça / çe birleşmesiyle ortaya çıkmıştır.

e ş i t lik

ekinin

yetıne-ginçe, ölme-ginçe, bolma-gınça, körün-ginçe -galı/ -geli : Bu ek, '-mak için, -mekiçin' anlamında kullanılır. tapın- galı, öl- geli� al - galı Yukarıda belirttiğimiz zarf-fiillerden başka iki türlü zarf-fiil daha kullanılmıştı r ... Bunlar: a) Sıfat-fiil e kleriyle hal e klerinin birleşmesinden ortaya çıkan zarf­ fiiller: -gul_(a/-güke:

Bu zarf-fiil eki, -mak için, -mek için anlamını ifade eder: it-güke, bul­ ğulc.a, bir-güke -arda/-erde ;-urdal-ürde ; -rda/-rde: Bu zarf-fiil eki , -ken, -dığı zaman anlamını ifade eder: çık-arda (çıkarken), yorı-rda ( yü rürke n ), kör-ürde(gördüğü zaman) 15


-dulcta/-dükte, -tu�ta/-tükte: ayıt-tu]5:ta, ti- d ü k te

1

Bu zarf-fiil eki bazen araya iyelik eki alarak da kullanılır: bir -dü k-i - n-de b) 'Er- ' fiiliyle meydana getirilen zarf-fiil : Er- fiili. -ken ekini alarak çeki mli fii llerden sonra zaman ifade eden bir zarf-fiil meydana getirir: yi-r erken ;tepre- rerken, tut-maz erken B azen, fiillerin görü len geçmiş zaman çeki minden sonra, er- fiilinin - sa / - se şart eki almış şekli getirilerek zaman ifade eden zarf-fiiJler kullanılmı ş­ tır. Bu şekilde kurulan zarf-fii11er , '-ınca/-ince' anlamını i fade eder: togdı erse(doğunca), kördüm, erse (ben görü nce)

V. İKTİDAR ŞEKLİ: Karahanl ı Türkçesinde iktidar şeklinin olumlusu bil- yardımcı fiili ile yapılmaktad ır. Ancak az olmakla beraber olumlu şekli için 'u-' fiilinin kull anı ldığı da görü lmektedir. Olumsuz şekillerde ise genellikle 'u-ma-' ve az da olsa 'bil-me-' şekilleri kullanılmıştır. negü teg bar-u- gay sanga bu özü m (Nasıl senin y anına gelebilirim. ) adın k i m it-ü-gey ot , em ya tolum (Artık kim ona i lac, deva ve silah bulabilir.) �a�ı ngnı ötey-ü-medimmen sening ö�ü g ötün-ü-mez men (söz söyleyemedim)

VI. BİRLEŞİK FİİLLER: Karahanlı Tü rkçesi döneminde birleşik fiiller iki şekilde yapılmaktadır :

A1• Bir tarafı isim , bir tarafı fiil olan birleşik fiiller : Bu gruba giren birleş ik fiillerdç, isim unsuru genellikle tek kelimeden ibarettir. Bu unsur isim olabileceği gibi sıfat·ve zarf da olabilir. İsim unsuru çoğunlukla yalın halde bulunmasına karşılık, bazen iyelik ve isim hal eklerini de alabilmekted ir . Bu dönemde sayıları çok fazla olan bu tµr birleşik fiiller genellikle mecazlı bir ifade taşımaktadır.

� u şeklinçle ortaya çıkan birleşik fiillerde; bol-, \(ıl-, tut-, ur- sık olarak;' b�r- , yi- , tü r- , kör- , al- , alın- , ıc;l- (sal-, görder-), it-, itin16


(hazırlan-) vb. yardı mcı fiil ler ise daha az kul lanılmıştır . a) Sıfatla: alu bol- (cömert ol-), esen bol-

b) Sıfat -fi-ille: körilnmez bol-, ötemiş bol-

e) Zarflarla: lcodı bol (aşağıda ol-), tükel bol- (yerine gel-) ç) İy el ik ekli isimlerle: asgı bol- (faydası ol-), ödi bol - (yerine gel-) ol-)

d) Birden fazla isimle: boyunlca yük bol- , elig tuttaçı bol-(şefaatçi

Ay nı gruplara giren isim unsurl arı, yu karıd a sıraladığımız diğer yardımcı fiillerle de birleşerek bi r leşik fiilleri ortaya çıkarmıştı r: ağır lcıl­ (endişe et-), edgil tul-, eng lcızıl tul- { memnun et-) ; dosttut-, esentut-, bek tuta, işke tut- (tatbik et-) ; ada� ur- (ortaya çık-), köng ü l ög ur­ (kalbinden ve aklmdan geçir-) ; arlca bir- ; al{cış bir- ( öğmek) ; ajun yi­ (hükü m sü r-), berge yi- (dayak ye-); emgek teg- (zahmet çek-), in ç ke teg- (huzura k avu ş- ), ·yalcınteg-(yaklaş-); eligıtegür- (ele aH, �alc tegür ­ (hakkmı ver-); ökünç bul- (methedil-), bedüklük bul- (büyüklük kazan-); barğusı kel- (gitmek iste-), öwkesi kel- (öfkelen-) ; egin kütür- (kibirlen-), usı kötür- (uyk u s unu. k açır -) ; kün kör- , y arag kör- ( uy gu n gör-) ; elig al­ ' köngülal- ; köngülkeahn- (hatırda tut-), ası g alın- (faydalan-); emgek ıd­ (emek ver-), yumuş ıd- (haber gönder-) ; iş. it- (arkadaş et-), ün it(gürüllü et-) ; i t ig itin- (hazırlık yap-) ·

B . İki Tarafı Fiil Olan Birleşik Fiiller:

Bu durumda birleşik fiil teşkil eden yard ı mc ı fiiller şunlardır: bil-, bir-, tur-:, bar-, kel-. Bunlardan bil- yardımcı fiilli, bu dönemde artık iktidar şekli için kullanı lan u- fiilinin yerini .almak üzeredir : adra bil- (ayıra bil-), seçe bil-, tuta bUme- ; arturu bir- , ayu birme- (söyleyi ver-), kelü bir-, balca tur-, lcılu. tur-, yağa tur; itlü bar- (yavaş yavaş düzel-), arta bar-, körü bar- (dikkat et-) , alca kel- (akıp gel-).

17


VII. KARAHANLI TÜRKÇESİNDE FİİL ÇEKİMLERİ Karahanlı

taşı m aktad ır

.

Bu

mümkündür.

Türkçes i n d e fiil durumu fiille�in

çekimleri ken dine has özellikler çekimli şekillerinde açıkça görmek

A. BASİT KİPLER: 1. BİLDİRME KİPLERİ:

a) GörülenGeçmişZaman: -dı / -di, -du / -dü; -tı I -ti, -tu I -tü Görülen geçmiş zaman üçüncü şahıslarında ekin daima düz vokalli şekilleri kullanılmıştır. Birinci ve ikinci şah ıslarda ise, fiilin bü n ye sinde bulunan ünlüleriri durumuna göre düz ve y a yuvarlak ünlülü ekler getirilmiştir. Ekteki d ve t' li şekillerin gelmesi de fiilin s on undaki sese bağlıdır. Fiil ünlü ve sadalı ünsüzle bitiy or sa ekin d'li şekli, sadasız ünsü zle b itiy or sa ekin t'li' şeki ller i getirilir. Eserin Viyana nüsh asınçla d, t ile ilgili yazılışlarda k a rı ş ı kl ık gözlenmektedir: ard-tı, it-ti, kör-tüm, ye-ti vb. Kipin şahıslara göre çeki mi şöyledir

1. Tş. keçür-dü-m, be zen di-m, u zat tı m -

-

-

2.Tş. ayıt-tı-ng, eşit ti-ng .tiril-di-ng, yü gür dü ng -

,

-

-

3. Tş. altş-tı, u�-t.ı (anladı), beçlü -di (büyüdü)

1. Çş. �ıl-dı-mı-z 2. Çş. al-dı -s iz, keç-ti-siz

3. Çş. bul dı l ar kir-di-ler, sök-ti-ler -

-

,

Görülen geçmiş zaman çeki m inde şahts ekinden sonra, bazen şah ıs zamiri de getirilerek ifade y e ku vvet katılmak istenmiştir: keçür-dü�m men, sözle-di-ng sen

Bu çek imd e bazen de şahıs eki y eri n e öz kel i me s i nin iyelik eki almış şekli kullanı lır: ulc-tı özüm (anladı m), k.oc;l-tı özüng (terkettin)

Bazen -mış i le y ap ı lan sıfat-fiilin i y elik ekli şekli, ' yo,\c.' ile birli kte kullanılınca oluqJ.suz görülen geçmiş za man ifadesine sahip olur:kör-mi.ş-im yo,\c. (görmedim) 18


Bu kip bazen -mat I -met eki ile geni şlet i l m i ş olarak kul lanı l m ı ştı r : ke wil di-met (zayıfladı ), yuwal-dı-mat (yuvarl andı) . B unun d ı şı n d a -yuJ.c isi m-fiilinin de görü J en geçmiş zaman i fadesinde kullanıldığı olur sözle-yük ( s öy ledi ) Harezm Türkçes inde bunların dışında belirli ge ç m iş zaman için ; -p turur+ şahıs zamiri kulJanı lır: al-ı-p turur miz (aldık), o.lp-p turu r men (okudum) . B u n l ar ı n ol u m s u z ş e k l i ise; -madın turur� şah ıs zamiri şek linde yapılmaktadır: teg-medin turur men ( u l a şmad ı m ) silk-medin turur miz -

.

,

(silkmedik) . Bu şekil öğren ilen geçmiş zaman ifadesine de sah iptir.

Görülen Geçmiş Zaman Kipinin Diğer Fonksiyonları

a) Gen iş zamanh kesinlik ifadesi taşır: bilig birle buldı mesel kökke yol ( bi lg i

i le göğe dah i yol bulunur)

b) B i r isim cü mlesi ifadesi taşır:

lrnyusı örürek J.cayusı lcodı lcayusı yaruJ.craJ.c J.cayu eksil di (bazı ları dah a yü ksek, bazıları dah a a l çak tı r ; bazıları dah a çok bazı ları dah a az parl aktı r )

c) Görülen geç mi ş zaman bazen zarf-fiil gi bi k u l l an ı l m akta , ası l h ü km ü i fade eden geniş zamanl ı fiil arkadan ge l mektedi r: {calılc le.aşı tügdi közi yaş saçar (gök kaşi nı çatınca gözü nd e n yaş serpiliyor) ç) emdi' kelimesiyle kullanılınca ge lec ek zaman ifade si '

,

kazanır:

busug bolmasa bardl .m emdi naru ( ec el pususuna düşmezsem

şimdi oray� gidece gi m)

d) Emir ç eki mind en önce kullanıl ırsa ş a r t ifadesi taşı r : ki me edgü tuttung angar lcor\rn tur (kime i y i muamele ett in se ond an ko r k )

b) Öğrenilen Geçmiş Zaman : -mış / -miş Öğrenilen geçmiş zaman k i p eki olarak dai ma dü z ü nl ü l ü şek i l ler k u l l a nı l m ış y u va r l ak ü nlü lü ş ek i l l er e yer veril memiştir. Karah a n l ı Tü rkçes inde öğrenilen geçmiş zam an kipinin üçüncü şah ı s l arı y aygın o larak k u l l a n ı lm ı ş birinci ve i k i n ci tekl ik ş a h ı sl ar a çok az y er yer i l mişti r . Bu kipin çekiminde şah ıs eki yerine, şah ı s zamirleri kullanı l m ı ş ; birinci ve iki nc i tekl ik ,

,

19


sah ısta, şah ı s ifadesi için bazen de öz ke !j.mesinin iyelik eki almış şekillerine Kesinlik ifadesi için, kip ekinden sonra turur getirildiği de ü lü r . gör

�er verilmiştir .

men unut-mış men, özüm bar-mış; bekle-miş sen ; yör-miş ol ; lc.op-mış, kötü r-miş turur Öğrenilen Geçmiş Zaman Kipinin Diğer Fonksiyonları a) Kuvvetlendirme ve kesinlik ifadesi : Bu ifade tarzına, ait örneklerde çoğunl ukla 'ol' veya ' turur' kel imelerinin birlikte kullanıldığı görülür. odunmış turur ol lc.adaşıng tüket (Senin kardeşin gafletten tamamiyle kurtul muştur) .

bizinge anunmış turur bu ölijm (Bu ölü m bizim için de h azırlanmış) .

b) Ş üphe ve ihti mal ifadesi: lc.ayu aydı le.an tutmış emdi mum aça birgµ ekçek a\cıtgu le.anı

(B iri: -Ş imdi bunu kan tutmuş, damarını açmak ve kan akıtmak lazımdır, dedi.

c) Geniş Zaman Kipi:

-r;

-ur/-ür ; -ır/-ir ; -ar/-er

" Geniş zaman kip ekleri fiillerin özell iklerine göre farklı lık göstermekte­ dir. Ş öyleki:

a) Ünlü ile biten fiillere dai ma -r eki geti r i l i r : o\c.ı-r-lar b) ç, ğ, \c., k, m,- ng, p, s, v, z ile biten tek heceli fi illere

-ar/-er

getir i l i r .

c) 1, n, r, d i le biten tek heceli fiillerde durum karışıktır. Yani -ur/-ür;­ ır/-ir; -ar/-er şekilleri gelebilir.

ç) -n-, -1- , -ş-, t , -z-, -ar-, -er- , -dur-, -dü r- , - ğur-, -gür-. -gar-, -gerfi ilden fiil yapma eki alan fi il lere genellikleekin -ur/-ür şekli getirilir. -

-

Geniş zaman kipinde şah ıs eki yerine şah ı s zamirleri kullanılır.. Geniş zaman kipinfn olumsuz şekli ise -maz/-mez ekiyle kurulur.

l.Tş. bul-ur men, tut-ar men, yorı-r men, kü wen- mez .men 20


2.Tş. � adgur-ur sen (kaygılan ırsın), küçe-r sen (zorlarsın), topla maz sen -

3 .Tş. i t-er sü r-er, kes-mez, bec;lü-y-Ü'r (bü yü r) ,

1.Çş. � ı l-ur mız, tur-ur mız 2.Çş. yi-r -siz, iç-er -siz 3 .Çş. ay- ur- lar, olo-r -lar, tezgin-ür- ler (dolaşırlar) Diğer kiplerde olduğu gibi geniş zaman kipinde de 'öz' sıkça kullanılmaktadır:

ökn-ür 1 özüm (pişman olurum) , özüng terk keç-er (hemen geçersin) Geniş Zaman Kipinin Diğer Fonksiyonları a) Geniş zaman kipi, ayn ı zamanda şimdiki zaman ifadesi taşır: lcayudın kelir sen negü ol yatıng (nereden geliyorsun, memleketin neresidir?)

b) Geniş zaman kipi bazen gelecek zaman ifadesi için kullanılır: usanma ölür sen meningde basa (gafil olma benden sonra sen de öleceksin) d) Gelecek Zaman Kipi : -ğa' / -ge ; -ğay / -gey;

- ğu / -gü ; -daçı / -deçi , -taçı / -teçi Karah anlı Tü rkçesinde gelecek zaman kip eki olarak dört ayrı ek 'kullan ılmıştır:

-ğa / -ge; -ğay / -gey : Bu ekler dah a çok gereklilik ifadesine sah iptir. l .Tş. it-ge men, l<ıl-ğa men ; kesme-gey men 2.Tş. bol-ğa sen, bul-ğa sen 3 .Tş. tik- ge, kel-ge ; açıl -ğay , ayıt-ğay 1 . Çş. it-ge-miz

2.Çş. kel-ge-siz 3 .Çş. i v-ge - ler (acele edecekler), ü nde-ge-ler 21


Ş ah ı s ekleri yerine ' öz' kel i me s i görü lmektedi r : kü y-gey özüng (yanac;aks m)

ç ek i m d e

bu

de

kul l a n ı l d ı ğı

-gu / -gü :

Çok yaygın olmayan gel ecek zaman k i p eki olup teklik üçüncü şah ı st a bol kullanılmıştı r. ayıt

-

gu tu ru r l< ı l m a gu muz, körü n-gü , ,

-

l.o l-gu-m turur (yapacağım) ,

-daçı / - deç i , -taçı / te ç i :

yeçil-gü-ler (parçalanacak lar)

-

B u ekin k ul l a nı m ı n a sadece bir kaç yerde ra st l an ı r : tirig boldung erse

özüng ölteçi

( bugün dirisin fakat muh akkak ölecek si n )

.

Bunların dışı nd a y a lnı z üçüncü teklik şahısta yakın gelecek zaman i fadesi için -galır / - gelir ekinin de kullanıldığı görü l me kted i r Bu ekle yapıl a n gelecek zaman kipi, h areke t i n olmak ü zere bulunduğunu ifade eder : al- ga l ı r( al mak ü zere), bar-galır,kel-gelir .

Y ukar ı d a s ö zü n ü e t t i ği mi z ekl e rd en başk a dah a çok Harezm Türkçesin­ de ıs a r / i ser eki gelecek zaman ifadesi için ku l lan ı l m ıştır : yıgla-y-ısar (ağ­ lay acak) , sal-ısar (salacak) . Ayrıca ke s in gel ec ek zaman ifadesi için ; -mış + bol-gay + şahı s zamiri şe kl i nde bir uyg ul a ma da vardır: nal< l lo l m ı ş bol­ ,

-

-

-

gay men (göçmü ş olacağım), tolcu-mış bol-ğay sen (örmü ş olacaks ı n ) . Bunlard an baş k a g örü len geçmi ş zaman k i p i 'emdi' ile birlikte ku l l an ı l ı nc a gelecek zaman ifade s i ne s a h i p olur: bardım emdi (gideceğim) ,

,

-

Gelecek Zaman Kipinin Diğer a)

Fonksiyonları

Gelecek zaman ki pinin şart ifadesi taşıması: isizke lcatılma ay e c;lgü ki şi i siz b olg a {cıl{cıng

ol isiz

tuşı

(Ey iyi ins a n kötü ye katılma; kötülerle düşüp kalkarsan senin de h uyun kötüleşir. ,

b) G elec e k zaman kipinin tıpkı gen iş zamanda olduğu gibi, zaman ve bildirme bakımından kesinlik taşımayan ifadeler için kullanı lması:

isizlik yılan

ol sini tikge kör

(Köt ü l ü k yılandır, d i kkat et �eni s okar)

ilig tapgınga

bu yaragay,

.

d id i

(Hükü mdarın h izmetine bu yarar, de di ) 22

.


e )Ş imdikiZaman:

Orta Tü rkçe döneminde şimdiki zaman kipi için 'geniş zaman ' kipi kul lanı lmıştır. Ancak Harezm Türkçesi döneminde şimdiki zaman kip; -a, -u turur+ şahıs zamiri şekJinde· kurulmuştur: bar-a turur men (geliyorum, · gelmekteyim) , al-a turur miz (al ıyoruz) 2. TASARLAMA KİPLERİ :

a) Ş art Kipi : -sa / -se

Karah anl ı Tü rkçesinde şart kipinin çekiminde şahıs eki yerine genellikle şah ıs zamirleri kullanılmıştır. LTş . bar- sa men, kel-se men, yıgla-sa men 2.Tş. bilme-se sen, kizle-se sen 3 .Tş. ag-sa, aşu- sa (örtse), mang-sa (yü rü se) l .Çş. bulma-sa rnız, er-se miz, ur-sa mız

2.Çş. te-se siz (deseniz) 3 .Çş. bol-sa-laı; sev-se-1er

Bu kip için, az da oJsa -say I -sey kip ekinin kullanılış şekline rastlanmıştı r : kelme-sey, e<;ile-sey men (değer versem) Ş ah ı s zamiri yerine şart çekiminde de 'öz' keli mesinin i yelik eki almış şekillerinin kullanıldığı görü l rnektedir: tile-se özüng (istersen) Ş art kipinde önemli olan h ususlardan biri de; şekilce ü çü ncü şahsın, mana bakımından ikinci şah ı s ifadesine sahip oluşudur: mungar bütmese kör bu Nuşin-Revan (Buna inanrnazsan Nuşin-Revan ' a bak) . {(aça bu tiriglik neçe tutsa berk (Ne kadar sıkı tutsan da bu yiğitlik bir gün kaçar). B u dönemdeki şart kipi çekiminde, şah ı s zamirlerinin kullanılması yanında şah ıs eklerinin de kullanıldığı görülü r: bar-sa-m, kel-se-ii, yi-se-k Ş art kipi, bugün olduğu gibi o dönemde de doğrudan şart ifade eden cü mlelerde h ü kü m bildirmez. Ancak şartlı birleşik cü mleleri n şart unsurunu meydana getirir. Bu durumda şarttan önce bazen 'eğer' anlamın a gelen '\cal ı : v e 'apang' kelimeleri kullanılır: kalı kelse asgı tususı sanga yime kelmese sen yası yol,( manga (Eğer gelirsen, senin için faydal ı olur; gelmezsen de bana bir zarar 23


gelmez

Ş art kipi , gerekli lik ifade eden bir cü mleden sonra geliyorsa '-ması için' anlamında bir edat grubu teşkil eder: biliglig kerek' ke(l bütürse işig

(İşini iyi başarabilmesi için bilgili olması gerekir). b) Emir Kipi :

Emir kipinde her şah ıs için kullanı lan ekler farkhlık gösterir.

1 .Tş. : Ünsü zle biten fiilJere -ayın / -eyin; ünlü i le bitenlere -yın / •yin eki gr:tirilir: b k-eyin, iv-eyin, tut-ayın ; söyle-yin, tü nme-yin, beze-yin

Ekin az da olsa rastlanmaktadır : bar-ayım

-ayım I -eyim şeklindeki

kullanılışına

da

a) -gıl / -gil ; -gın / -gin

2. Tş.

ay-gıl, bolma-gıl ; o�ı-gın, bol-gın

b) Eksiz çök, bas, körme c) a I e ünleme edatları ile :

� ı l-a (y ap) , bul-a (bul), kör-gil-e, yan gı l-a

3 .Tş. : -su / -sü ; -sun / sün ; -sunı / -süni

bir-sü, bol-su ; kel-sün, sınma- sun ; kör- sün! öklit- süni (çoğaltsın)

1 .Çş.

Ünsü zden sonra -alım / -elim, Ü nlüden sonra -lım / -lim ; -alın/- elin bar-ahın, kir-elim ; sma-lım, o{( ı-hm ; kör-elin

2.Çş. : -ng ; -ngiar / -ngler ; -ıng / -ing ; -ıngız / -ungız : boşa-ng, yaşa-ng ; tut-u-nglar ; yatma-ng ; ayt-ıng ; \(ıl-ıngız, bul-ungız 3 .Çş. : -sular / -süler ; -sunlar / -sünler ögren-süleı; ögret-süler; bilme-sünler, ayınglama-sunlar(kötülemesinler) kip

Emi r kip ek lerinin şah ı s ifadesine sah ip ·olmasına rağmen, bazen· emir sonra, şah ıs zamirinin veya öz kelimesinin iyelik eki almış

eklerinden

24


şeki lleri nin getirildiği gör ü i li r :

kör-eyin men, olcıt-ğıl sen, tutun-su özü Emir Kipinin Diğer Fonksiyonları

a) Emi r kipi , birinci ve ü ç ü n c ü şah ı slarda istek i fadesi ne s a h i pti r : lcuta(lsu atı birsü iki cihan

(Adı kutlu olsun, Tanrı iki c ih and a aziz etsin).

bu ma'ni ulcayJn ayu bir manga (Bunun manasını an l ay ayım bana söyle).

ca

b) Teklik birinci' şah ı staki istek ifadesi '-eyin ti se ' şek l i nde kul lan ı lın­ '-mek isterse' an lamın a gelir: alcı suretin kiin köreyin tise (kim cö mert y ü zü görmek isterse)

c) negü, neteg, negü teg, gibi soru zarflarından sonra birinci şahts emirler, gereklik ifadesine sah iptir: ayu bir manga sen neteg tapnayın (Sen bana söyle, nası l h i zmet etmeliyim?)

negü tutzayın men sangaemdi söz

(Ben sana şimdi ne söylemel iyim?) tutuz-: n asih at etmek'

negü teg oJplım am ay beril (Onu buraya nasıl davet etmeliyim?)

c) Gereklilik Kipi : a) -ğu / -gü : Metinde bu ek, tek l ik ü ç ü ncü şah sın dışında �ulJanıJmaz: a� ıt-ğu, atm a -ğu, "bı ş ur -ğu , söyleme-gü , öld ü r - gü

B u kullanım şeklinde bazen, gereklilik eki nden sonra 'ol' zam i r i getiri lir:

bekle-gü ol, ögr�t-gü ol, ti-gü ol

Bu ekin, Kar a h an l ı Tü r kçesinde aynı zamanda fii i d e n isim yapma ve sıfat-fiil eki olarak da kullan ı ldığı unutulmamalıdır. B unları karıştı r mamak i ç i n , kullanılış ve m anfrl arı n a dikkat etmek gerekir. b)

-ğu l-gü+ kerek: 25


KAR�HANLI TÜRKÇESİ METİNLERİ YÜSUF tJASS ijACiB

Yusuf tıaşş ijacib, İslami Tü rk edebiyat ı nın ismi bilinen ilk şair ve mü­ tefekkiri olup {{utaçlgu Bilig i si ml i eserin yazarı olarak bilinmektedir. Yazara ait bilgilerimiz, bu eserde yer alan bazı bi l g i lerd en ve esere dah a s on ra eklen­ miş olan manzum ve mensur mukaddimelerde geçen aç ı k la ma l ard an i bare ttir .

Belirttiğimiz bu kısımlardan öğrendiğimize göre, onun ası l ' adı Yusuf olup Balasagun' da doğmuştur. Doğum tarih i h akkında verilen bilgiler kesin değildir. Ancak ü zerinde 18 ay çalıştığı eserini, 1 069 1 070 tarih inde tamam­ langığ ı nı ve eseri yazmaya başladığmda 50' yaşı nda olduğunu dikkate alırsak, 1 0 1 9 y ılında doğmuş o l abileceğ in i söyleyebiliriz. -

Asil bir aileye mensup olduğu belirtilen Yusuf, Balasagun ' da uzu n bir sü re kalmış ve eğiti mini burada tamamlamıştır. Eserini Balasagun 'da yazmaya ba ş lay an yazar, d aha son r a Kaşgar a giderek eserini orada tamamlayabilmiş­ tir. '

Yusuf eser i n i bi t i r in ce on�, devrin Karahanlı H ak an ı Tavgaç Uluğ Buğra {{ara Han' a takdim eder. Eseri çok beğenen Bugra Han, Yusuf u yanı­

na a lara k �na ' h ass h fic iblik' (baş dan ışmanl �k) unvanın ı verir. Böylece adı Yusuf Hass Hacib olur.

Doğum tar ih inde olduğu gibi, onun ölü m tarih i h akkında da kesin bilgi bulunmamaktad ı r. Ancak onun, eserin ilfive k ısmında kendisinden bah seder­ ken, h ayatını insanlara h izmetle geçirerek ihtiyarladığını, Ta_n rı ' ya ibadette geç kaldığı nı söylemesinden, oldukça uzun yaşamış olduğunu söyleyebiliriz.

KtşiLiöi:

' B alasag un ve Kaşg ar r n XI. yüzyılda önemli birer kü ltü r merkezi olma­ sı, Yfi s uf' un y et işmesinde büyü k rol oynamı ştır Kendisini bu merkezlt!rde ye­ tiştiren Yusuf un kişi1 iğini ve dünya görü şünü yine eserinden çıkartmak mü m­ kündür. '

.

Yazarın, eserin kahramanları olarak gösterdiği Ay-Toldı ve Ögdül­ miş'le i l g il i verdiği bilgiler kendi h ayatına büyük bir uyum sağlamaktadır. Eserde i leri sürü len bi l gi lerden, onun münevver ve mütefokkir bir kişi olar ak kendi devri, muhitiyle i lgili bilgileri ve fikirleri öğrenmiş olduğunu, İslam dün­ yasını ilgi lendiren ilim ve edebiyatı takip' ettiğini söylemek mü mkündür. Onun, devlet memurlarında ve bilhassa devlet reislerinde bulunması ge­ reken vasıflarla i lgili ileri sürdüğü fik i rlerle, İslam fil�minin filozofu olan Farabi'nin fiki rleri arasında büyük bir benzerlik görül�ektedir. Bu da onun Farabi'yi okuduğunu ve onu çok iyi anladığım ortaya koymaktadır, 28


İnanmış bir müslü man olan Yusuf, her iyiliğin ve kötü lü ğün Allah ' tan gel mesine rağmen, insanm ne ekerse onu biçeceğine inanır. O, ibadetin gerekl i olduğunu, ancak bu imn tek 11aşına bir gaye ol maması gerektiğini vurgulayarak insanın iyi l iğin in cemiyet .içinde faydalı olup olmamasıyla ölçü lmesi gerektiği­ ni savunur. O, ölü mü de insanları iyi yola sevk etmek için önemli amillerden birisi olarak görmekte, ancak cennet ve cehennemin önemli olmadığın ı belirt­ mektedir. Ona göre ası l öneml i olan, bu dünyada insanların onlar h aJ<kında verdikleri hü kümdür. İyi bir ad bı rakarak ölmek ve öldü kten sonra bu iyi ad sayesinde yaşamaya: devam etmek en yüksek gaye olmalıdır, görüşünü savun­ muştur. Bir ahlakçı olarak kabul edilen YusUf'un ah laki dü şü nceleri ; bilgi, iş ve doğruluk prensibinden ibarettir. Gerçekten de onun bilgiye çok değer vermesi, iyil iğin ve doğruluğun ü stü n bir fazilet olduğu görü şleri bu gün bile geçerliliği­ ni korumaktadır. Bunlardan da anlaşılacağı gibi Yusuf Hass Hacib, sadece bir edebiyatçı değil, aynı zamanda devrinin en büyük al im ve mütefekkirlerinden birisidir.

:{{UTAPGU Btt..iG:

Eser, mesnev i tarzmda yazılmış olup · 6645 beyitten ibaret bir siyasetnamedir. Esere başkaları tarafından sonradan yazı larak ilfive edilen manzum ve mensur mukaddimelerde, eser h akkında kısa bilgiler bulunmakta­ dır. Eser Tanr ı ' y a h amd, peygamberlere ve dört h alifeye övgü ile başlar. Bunu bah ar tasvirleri ve h ü kü mdara meth iye kısmı takip eder. Kitabın adı ve manası h akkı.nda bilgi verildikten sonra bilgi, dil ve iyil ik konuları ü zerinde durularak asıl h ikayeye geçilir. Yusuf eserini, dört kavramı karşılayan dört şahıs ü zerine kurmuştur. B unlar: a) Hü kü mda r: Kün Togdı (adalet), b) Vezi r

Ay Toldı (bah t),

c) V.ezirin oğlu : Ögdülmiş (akıl), ç) Vezirin kardeş i : Odgurmış (akı bet)' dur. Bu kahramanlar•n eserde devaml ı karşılıklı olarak konuşmaları , esere tiyatro h avası katmaktadır. Bu monologlarm arasına canlı tabiat tasvirleri de serpiştirilmiştir. Eser, bütü n bu füelliklefr ile yarı h ikaye, yarı tiyatro tarzmda kur �nuş allegorik manzum bir mesnevi şeklini almıştır·. · Muhtevası:.

Eser, ismlnden de anlaşılacağı gibi in·sana her iki dünyada mutlu olmak için gereken yolu göstermek maksadıyla kaleme alınmı ştır. Eserde fert, cemi­ yet ve devlet h ay atının ideal bir şeki lde tanzimi için gerekl i olan zi hniyet, bilgi ve fazi letlerin neler olduğu ve bunların ne şekilde elde edi l ip kullanılacağı ü ze­ rinde durul muştur. 29


Yusuf bütü n bu konuları an]atırken kuru bir nasih atçi olmaktan sıyr ı l­ masını bilmiş ve i nsan h ayatını n manasını tah lil ve onun cemiyet ve devlet içindeki vasifesini tayin eden bir felsefi sistem kurma yolunu tercih etmiştir.

Yusuf un bu tü r bir eseri yazmasının esas sebebi, o devi rde hanedan mensupl arı arasındak i çekişmeler sonucu zayıflayan cemiyet ve devlet arasın­ daki bağları tekrar güçlendirmektir. Ş ai r bunu yaparken bir taraftan geçmiş günlerdeki ideal cemiyetin vasıflarını gözler önü ne sermiş, diğer taraftan da kendi devrindeki durumunu tenkit etmiştir.

Eserde işlenen esas tema, ' i deal insan' dır. O, id e al insanda bulunması gereken · özellikler ü zerinde durur. Bu insan tipi; bütün kötü vasıfl ardan arın­ mış , iyi h uylarla bezenmiş, Allah ' a bağl ı, takva sah ibi bir rnü ' mindir. Bu i nsan tipi aynı zamanda devr inin bµtü n ilim ve h ü nerlerini öğrenmiş ali m ve h akimdir. Ş air, bu insan tipini mücerret olarak ortaya koymaz; onu cemiyet içine yerleştirerek fertlerin, diğer fertlerl�ve devletle olan mü nasebetlerin i in­ celer . Böylece eser, h em sosyoloji hem de siyaset iJmi ile ilgili bir h al al ır. Bu sebeple kelime an lamı 'mesut olma b ilgisi ' olan eser, terim olarak siyµsetname manasın ı kazan mıştır. Eserin 'Edebü ' 1 - Mülük, Ayinü '1-Mem­ leke, Zinetü ' l - Ümera, Ş ahname-i Türki, Pendname-i Mülük' gibi isim­ lerle anı lmas ı , onun siyasetname manasını kazandığını açıkça göstermektedir. Eserde, cemiyetteki muhtel if tabakalar ve meslek mensuplarının (h ü­ kü mdardan çiftçiye kadar) sah ip olmaları gereken h al ve h areket tarzları tefer­ ruatlı bir biçim_d e anlatı lır. Eserdeki siyasi, h ukuki, icti mal ve ahlaki fikirler Tü rk- İslam geleneğine bağlı ol arak iş l e nmi şt ir. Tü rk h ükü mdarları tarafından düzenlenen töre ve Tanrı tarafından Tü rk h ü kü mdarları na bah şedilen kut (dev]et, talih ) Türk dev­ letinin ve h akimiyetinin temelini teş k i l eder. Eserde bun l arın önemi açıkça be­ l irtil mi ş ve törenin doğru uygulanması ile adaletin temin edileceği v urgulan­ mıştır. İşte Yusu f Hass Hacib, bu milli temel i le Tü rklerin yeni girdiği İ slam medeniyetinin unsurl arı nı ustalı kla bir leştirerek Türk-İslam sentezini sağlamış­

tır.

Şekil Özellikleri :

Mesnevi tarzında düzenlenmiş olan eserdeki beyitler, aruz veznın ın fefil ü n I felllün I fetllün / feUl kalıbıyla yazı lmıştı r . Es erde 6520 beyit bulun­ maktadır. Bu sayı, sonradan yapılmış eklerle 6645 beyite çıkmıştı r. Eserde aruz h atalarından olan i maleye sıkça rastlanmaktadır. Ayrıca şairin vezni tut­ turmak için lüzumsuz doldurma kelimelere yer verdiği de olmuştur. Nazı m şekli ve vezni bakı mından Şeyb name geleneğine bağlı olan eser, kafiye bakı­ mından h al k şiir geleneğine uyar. Yani genellikle yarım k afiye kullanılmıştır. Redifler yok denecek kadar az görü lü rken cinaslı kafiyeye de çôk az rastlanır. Eseri n b i r diğer özelliği de Uygur şiirinde görülen mısra başı kafiyesine seyrek de olsa yer verilmiş olmasıdır. Eserde 1 73 tane de h alk şi ir geleneğine bağ l ı dörtlük görü l mektedir. Bunların kafiyeleniş biçimi, a - a - x - a şe�lindeki man i tarzı ndadır .

30


ü neşr

teşbih , tenasü b ve teşh is gibi gibi s an a t l ar a d a rastlanmaktadı r.

Eserde

sanatl arın yanında i n tak, iade, leff

NÜSHALARI:

Eserin Viyana, Fergana

ve

Mısır , ol mak ü zere üç

nü sh ası

mevcuttur.

a) Viyana (Herat) Nü sh ası :

Kutadgu B il i g i n ilk o l a r ak bilinen ve dolayı s ı y la bu eser ü zeri nd e çalış­ malara esas teşkil eden n ü sh ası Viyana n ü sh ası dır. Nü sh a, Arap h arfleri i le '

yazı l m ı ş başka bir n ü s h adan Uygur h arfleriyle i stinsah ed i l m i ştir. Bu nü s h a,

çok i tinasız olarak kaleme alı n mı ş bir mü svedde görünü mündedir. Bazı mı sra­ ların yerleri değiştirilmiş, bazı kelimeler ve s atı rlar atl anm ı ş ve bazı kelimele­ rin ü zeri ç i zi l mi şti�. Mü stensih bti nü sh ada, bazı vokal ve konsonantları kendi telaffuzu nu esas tutarak y azmı ştı r. B ulunan i l k nüsha olması sebebiyle incele­ melerin bu n ü s h a Ü zerinde y ap ı l ması Türk d i l bilgisi açı sından bir şanssızl ı k sayı lab i lir.

Şems

Eserde verilen bilgilerden, n ü s h anın 1 439 y ı l ında Hasan Kara S a ' il

birisi tarafı ndan Herat 'ta istinsah edildiği anlaşı l maktadır . Daha Tokat' ta bulunduğu öğrenilen bu n ü s h anın, 1 474 yılında Abdü rrezzak Şey-zada Bah şı için Fenar-i zade Kadı Ali tarafından me ktupl a istetilerek To­ kat' tan İstanbul ' a ,getirtilrrtlş olduğunu öğrenmekteyiz. XVIII y ü zyı l son lar ı n­ da İstanbul' a gelen Hammer , eseri Viyana'ya götürerek oradaki S aray Kü ­ sonra

adında

tüph anesi 'ne verir.

1 825 y ı lı nd a A. Jaubert

1 870 y ı l ında H. Wambery,

eser i ilim alemine tanıtan - ilk yazıyı yayımlar.

bey i tl i k ile, metin transkripsiyonu ve Al­ manca tercü mes i n i vererek İ nnsbruck ' ta bastırır. Eserin tamamı 1890 yı l ı n d a W. Radlof tarafrndan {>etersburg'da ne şredil ir Radlof. eseri189 1 yılında b u defa .. h u susi o larak döktü rdü ğü Uygur h arfleriyle neşneder. Radlof bundan eserin değişik kısı mlarından seçtiği 9 1 5

-

k ı smın ı matbaad a döktü rdü ğü Uygur :harfleri

.

sonra da eser in transkripsiyonu ve tercü mesi ü zerinde çalışı r .

b ) Fergana Nü sh ası : . Bu n ü s h a 1 9 1 3 yılınd a Nernengan ' da bir şah sı n özel kü tüph anesinde Z. Velidi Togan tarafı ndan b u l unur. Togan, bir yazıyla bu nü sh ayı i l i m alemin e tanıtır. Es�rin b u nü sh ası d ah a sonra 1927 yılı nda Fitret tarafı ndan i k i nci kez keşfedi lerek Özbekistan ' da neşredilen Ma 'arif Olrntğuçı mecmuasında tanı tı­ lır . Bu y ayımlardan edi ndi ği m i z bilgilen�den, eserin s ay falar ı dağılmış, sonra­ dan bir araya getiri lerek dikilmiş ve mısraları n altın suyu i le yazı lmı ş olduğu­ nu öğreniyoruz. ,

son k ı sı mlarının eksik ol m ası sebebiyle; nü sh an ı n ne­ tarafından ve kimin için y az ıJd ı ğı hakkındaki bi lgiJer Nü sh a n ı n yazı lış tari hiyJe i l gi l i bilgi ler sadece tah minlerden

Nü sh anın baş ve

rede, ne zaman , k i m in

b u l unamamı ştır .

31


ibaret kalmaktadır. Fitret, nüsh anın yazısından h areketle Viyana n ü sh asından önce yazı l m ı ş olacağını tah min etmekle yetin miştir. Arap ya�ısı uzmanı Moritz de Fer g an a nüsh asmın Mısır nüsh asından dah a eski bir devre ait olduğu fikri­

n i ortaya atm ı ştır.

Eser, 445 sayfa ve 6095 beyitten ibaret olup Arap h arfleriyle yazı l mıştır. Bu nüsha h alen Taşkent ' te bulunmaktadır. c) Mı sır Nü shası : Eserin üçü ncü n ü sh ası, 1 896 yılında Kah ire' deki Hidiv Kü tü ph anesi ' nde Al­ ma n Moritz tarafından bulunmuştur. Açık ve okunaklı nesih bir yazıyla i stin­

sah edil miş olan bu n ü sh anın bazı kısı mları kaybol muştur. Nü sha, Memluk kumandanlarmdan İzzet Aydemir ( 1 303- 1 357) adına 14. yüzyı lda ( 1 374' ten ö n ce) istinsah edi l m iş t ir ve h alen Hidiv Kütüph anesi ' nde bulunmaktadır. Arap ' h arfleriyle yazı l mış olan eserde 5800 beyit- mevcuttur.

l{utadgu B il ig Hakkında Yapılmış Çalışmalar : Eser h akkında yukarıda bel irttiğimiz çalışmalar dışın da, 1 9.40 y ı l ı na kadar ya­ pı lan çalı şmalar genel likle pek bir ağırl ı k taşımamaktadır. Bunlar ar a s ı nda S . E. Malov' un l 92 6 y ı lı nda Taşkent'te, L . . Bonelli' nin 1 933 y ı lında N apoli'de, R. R. Arat ı n 1936 y ı l ı nda Ü lkü dergisinde çıkan yazı l arı bulunmaktadır. Sa­ moyloviç, 1 934 yılında yapıl an İkinci Türk Dili Kurult(!y ı ' nda eserin Fergana nü s ha s ı nı n fotoğraflarım kurultaya .armağan eder. Bunun ü zerine Mısır nüsh a­ sınm fotoğraflan da temin edi lir. Türk Dil Kurumu; 1 942 yılında, Rad lof u n t 890 yı h ndaki neşrine dayanarak Viyana nüsh asını , 1 943 yıhnda ise Mısır ve Fergana nü.sh alarını tıpk ı basım olarak yayımlar. '

'

R. R . Arat eser ü zerinde J 5 yıl çalışarak 1947 yılında, Kutadgu Bilig ! Metin, adlı eseri İstanbul' da neşreder. Bu eser, Kutadgu Bilig' in üç nüsh asm.ı n da mukayesel i olarak transkribe ed il miş şeklidir.

1 950 y ı lı nda Saadet Çağatay ' Türk Lehçeleri örnekleri' i si ml i kitabında Kutadgu B i l ig 'den 1 22 beyi t almıştır. Çağatay bu eserinde, nüsh alardaki bü ­ yük farklılıklar gösteren mısraları alt al ta satırlar h a linde göstermiştir . ,

E. Malov, 1 95 1 yı lında Leningrad 'da yayımladığı Orhun, Uygur ve Arap h arfleriyle yazılmış pek çok parçanın yer aldığı kitabı nda bu nü sh alarla ilgili bazı kısı mlara yer vermiştir.

S.

R . R. Arat 1 959 yılında, mukayeseli metni Türkiye Türkçesine tercü �e ederek yayımla r(Kutadgu Bilig il, Tercüme, Ankara, 1 959) ·

A. Dilaçar, 1 972 y ı l ı nda yayımlanan 'Kutadgu Bilig İncelemesi' isi mli ese­ rinde; Karah anl ı l ar dönemi ve Karah anlı Türkçesi h akkında bazı bilgiler ver­ dikten sonra eserden bazı parçalar alarak tercü meler yapmıştır.

32


urdu m �utadğu bilig lrntadsu olcıghlc.a tutsu eliğ

kitab atı

Kitabm adını saadet veren bilgi koydum. Okuyana sa�<lct versin ve elin i tutsun.

atı ur- : ad ver­

at+: i .k .

+ı:

3 .Tş. iyelik

ur-: f. k. -du- : görülen geçmiş z. -m:

k.

l . Tş. e.

lc.utadgu : mutluluk veren le.ut+: i . k . +ad-: i . f. y. e . -gu: sı fat-f. e . bilig : bilgi bil-: f. k. -i-: y. ü . -g: f. i . y . e. lmtadsu : mutl uluk versin le.ut+: i . k. +ad-: i. f. y, e. -su: emir 3. Tş.

olcıglılca : okuyana ole.+: i. k. +ı- : i . f. y. e.

-ğlı+: sıfat-f.

e.

+lc a : yönelme h.

e.

elig tutsu : elini tutsun tut-: f. k. -su : emir 3. Tş.

33

e.


J4 . �AıtJ� Y.) ��� . . • · , ·. �1.. · .h �ıJ�' <·�t.ı frc"".,.,.

«:,. .

P. "'

,

. .•

·

,

..

,

, < 't

,.

··•·>

sözüm sözledim men bitidim bitig sunup iki ajunnı tutgu elig Ben sözü mü söyledim

tu tacak bir eldir.

ve

kitabı y azd ı m; (bu kitap) uzanıp iki dünyayı

sözü m : sözü mü söz: i . k. -ü-: y . ü . +m: l . Tş . iyelik

sözledim: söyledim söz+: i. k. +le-: i . f. y . e. di : görü len geçmiş z. k. e. -m: 1 . Tş. e. -

-

bitidim : yazdım bit+: i . k. (fırça) +i- : i. f. y. e. -di- : görülen geçmiş z. k. e. -m: 1 . Tş. e. bitig : kitap bit+: i. k. +i- : i . f. y. e. -g: f. i . y. e. sunup : uzamp sun-: f. k. -u- : y . Ü . -p: zarf-f. cıjunnı : dünyayı ajun+: i. k.

+nı : bel irtme h .

e.

tutgu elig : tutacak e l di r tut..: : f. k . -gu: sıfat-f. elig: eldir (eksiz 3 . Tş . bildirme)

34


bu kün toğdı ilig tidim söz başı tözü kin (yör i g in ) ayayın ay edgü kişi Söz başınd a bu Kündoğdu h ü kü mdan söy ledim. Ey iyi kişi- yorumunu söyleyeyim.

ilig < illig : h ü kü mdar il+ : i. k. i . y. e. <+lig+ ( ü nsüz dü şmesi)

+ig : i.

tözü gin < yörigin : tabirini yör- : f. k . (tabir et- � yor-)

-ü-: y.

-g+: f.

Ü.

i . y . e . (tbir)

+i+: 3. tŞ. i yeJ ik. e. +n : belirtme h . e.

ayayın : söyleyeyim ay- : f. k. -ayın: emir 1 Tş. .

edgü : i y i

basa aydım emdi bu ay toldını anıngdın yarµyur ıdu\c \cut küni S onra bu Ay-ToJdı ' yı söyleyeceğim. Mübarek saadet gü neşi onun l a

parlar.

basa : sonra bas- : f. k. -a: zarf-f. (kal ıplaşmı ş) aydım : söyledim ay-: f. k. -dı-: görü len geçmiş z. k . e. 35


-m : 1 . Tş. e. aydım emdi: söyleyec�ğim (bk. görülen geçmış zamanın diğer fonksiyonları). anıtı >

amdı > emdi

ay toldını : Ay Toldu 'yu ay toldı+ : i . k. +nı : belirtme h . e. -

anıngdın:

ondan

+dın: uzaklaşma h . e.

yaruyur : aydınlanır yaru- : f. k. (pa rl a-) -y- : y . Ü .

-ur : geniş

z.

3.Tş.

ı�ulc : mübarek ı4- : f. k. ( u laşt ır )

-u-: y. Ü . -l e f. i . y . e.

-

lcut küni : saadet güneşi kün+: i .. k. +i: 3. Tş. iyelik e.

bu kün toğdı tigli törü ol köni bu ay toldı tigli (cui:. ol kör anı Bu Kün-Toğdı denen doğrudan ., doğruya kanundur; bu Ay-Toldı denen

sa adettir

,

onu gör.

tigli : denen

ti-: f. k. -g li : s ıfat-f.

törü ol : kanundur törü : i . k�

ol: 3 . Tş. bildirme

köni :

doğru

36


kön- : f. k. -i: f. i. y. e.

(doğrul-)

lcut ol : saadetti r

sewünçin yörügli iy edgü yigit sözümni yawa \cılma könglün eşit Ey

sevinçle yaşayan iyi gen ç, sözü mü y aban a atll}a, gönü lden dinle.

sewün__çin : se v i nç le sev-:f. k . -ü·- : y . Ü . -n- : f. f. y . e. -

ç+ : f i . y .- e . . .

\,

-ı-: y. u. -n: vasıta h.

e.

yörügli : yürüyen yörü-: f. k. -gli: sıfat-f. sözümni : sözü mü. söz+: i. k. -ü- : y. Ü . +m+: 1 . Tş. i yel ik e. +ni: belirtme h . e. yawa lcılma- : ya bana atma­ yaw-: f. k. (y akl aşt ır -) -a: zarf-f. (kalıplaş�ış f. i y. e.: lcıl-: f. k. -ma: f. f. y . e. (olumsuzluk)

boş)

--: emir 2. Tş.

könglün : gönü lden köngl+ : i. k. < köngü l (ünlü düş mes i ) -ü-: y . Ü . +n : vasıta h . e . (uzaklaşma h . e . fonksi y onunda)

37


.. J'

\(atıglan yangılma könilik yolın yigitlik yawa kılma asğın alın al.

Gayret et y a n ı l ma, doğru l uk yolunu tut. Gençl iği boşa geçirme,

faydasını

katıglan : gayret e t lcat- : f. k. -ı - : y .

Ü.

-g+ : f. i . y . e . (sert) +lan-: i. f. y. e. ( +la- / +/ -n-)

- - : emir 2. Tş.

yangılnla : yan ı l ma yan g- : f. k .

ı- : y . ü . -1-: f f. y. e.

-

.

-ma: f. f. y. e. (olumsuzluk) emir 2. TŞ . könilik : doğruluk kö n : f. k. (doğrul-) -i+: f. i. y. e. (d oğru ) +lik: i . i . y. e. -

asgın fay das ı nı asg+ : i . k. (fayda), < asığ .(ünlü dü şmesi) . +ı+: 3. Tş . i y elik

+n: bel irtme h. e.

4\;tj �.� ��4�-d kü süş tut yigitlik keçer sinde terk i.caçar bu tiriglik neçe tU:tsa berk Gençl i ği aziz tut, senden ç ab uk geçer. Ne k ad ar sıkı tutsan da bu canlılık

ka<ç ...ı.r.

_kü sü ş tut : aziz .tut ·kil süş : özl e ne n kü sü - : f. k. <kü se- ( özle-) , e > ü 38


-

ş : f. i . y . e. (özlenen)

sinde : senden sin+: i . k. <sen +de : bul unma h . e . (uzaklaşma fonk.) tiriglik : ca!llıhk tir- : f. k. (yaşa-) -i- : y . ü .

-g+: f. i . y . e. +lig: i. i. y. e.

neçe : ne kadar ne+: i. k. +çe: eşitlik h . e . berk: sıkı

seningdebarerkenyigitlikküçi yawalcılmata at tapuğ l p l tuçı '

Gençlik gücü sende varken boş geçirme, d� vamlı kulluk ve ibadet et.

bar erken. : varken bar-: L k . er: f. k. (cevher fiili) -ken: zarf-f. kiiçi : gücü küç+: i. k . +i: 3 . Tş. iyelik tapuğ �ıl : kulluk et tap-: f. k . -ll"' : y. Ü . - g : f. i . y. e . lol-: f. k . emir 3 .Tş.

ta' at: ibadet

tuçı : devaml ı , dai ma tu- : f. k. (kapla-) 39


-çı : f. i. y . e.

�( � · . > � b' � · � · · · \.- ..t. .·· � � ·�

.

\ ,< � . t ,..' . . ,.,� r.,...-:.> u Jf.V . ...�� \ �

.

.

"

• ·

. ..

'

•..

, . ..

,'

. . . . ;. .

:<

.

,•

. .

. . .

.

·.

<

.

. . · . ,. ·� '(. ,,.. •

.· �

.

�-

.

kü ser men yigitlikke öknür özüm ökünçüm .asıg yolc keser men)özüm Yiğitliğe arzu duyarım (gençliği özlerim), pişman olurum. Pişmanhğm faydası yok. Sözü mü keserim.

küser men : arzularım kü se-: L k. (arzula-, özle-) -r: geniş z. k. e. men: 1 . Tş. e. yigitlikke : yiğitliğe yigit+:i. k. +lik+: i . i. y . e. +ke: yönel me h. e. öknür özüm : pişman olurum ökn-: f. k. < ökün- (ü nlü dü şmesi) -ür: geniş z. k. e. özüm : 1 . Tş. e� ökünçüm pişmanlığım ökün- : f. k. -ç+: f. i. y . e. (pişmanlık) -ü-: y. Ü . +m: 1 . Tş. iyelik e. "

asığ : fayda keser men : keserim kes-: f. k. -er: geniş z. k e. men: 1 . Tş. e. sözüm : sözü mü söz+: i. k. -ü-: y. ü . +m: 1 . Tş. iyelik

(eksiz belirtme hali) 40


toğardın ese keldi öngdün yili ajun itgüke açtı uştmab yolı Bahar yeli doğudan eserek geldi, dünyayı dü zenlemek için cen netin yolunu açt l .

togardın: doğudan toğ- f. k. -ar+: r. i. y. e. (kahplaşmı ş yön gös. h . e.) +dm: uzaklaşma h. c. ese : eserek es- : f. k.

- e : zarf-f.

öngdün : önceden, bah ar öng+: i . k . -dün: u za k laş m a h . e. itgüke : düzenlemek için it-: g. k. -güke: zarf-f. e . uştmab < uçmalc : cennet l.<>b uşt=: f. k . -mab+: f. i . y . e . aj un: dü nya

yağiz yir yıpar toldı kifllr kitip bezenmek tiler dünya körkin itip Kafur gidip yağız yer miskle doldu . Dünya güzelliğini dü zenleyerek sü slenmek istiyor.

yıpar :

m isk

41


kafür : bir

koku

kitip : giderek kit- : f. k. -i- : y . Ü . -p: zarf-f. bezenmek : sü slenmek beze- : f. k. -n- : f. f. y. e . (dön ü şlü l ii k) mek : f. i . y . e.

-

tiler : i ster ti l + : i . k. +e- : i . f. y . e . - r : geniş z . 3 . Tş.

körkin : g ü zeJ li ği n i kör- : f. k . -k+:J. i . y . e . (gü zel l ik. sü s) +i+: 3. Tş. iyelik e. +n : bel irtme h . e.

irinçig lcışığ sürdi yaz\cı esip yarulc yaz yana lcurdı devlet yasın B ahar esintisi sefil kışı s ü rd ü götü rdü , ay d ı n l ı k yaz yine devlet yayını kurdu.

irinçig : zavallı ir-: f. k . (usan-) - i- : y . ü . -n-: f. f. y. e. (ü ş en ) -ç+: f. i . y. e. (sefillik) +ig+: i. i. y . e. < +lig+ (Ünsüz dü şmesi) -

lc.ışıg : kışı lc.ış+: i . k. -ı- : y . Ü . +g: be li rtm e h .

yaz\cı : bah a ı y az+: i . k.

-


+kı : i . i . y .

e.

esin : r ü zga r es- : f. k. -i- : y. Ü . -n: f. i . y . c . yarulc : aydınlık yaru-: f. k . (parl a-)

-lc: f. i. Y� c.

yana: y i ne yasın:yay ı nı ya+ : i . k. < yay (ü nsü z dü şmesi) +sı+: 3. Tş. iye l i k c. +n : bel i rtme h . e.

lcurımış yığaçlar tonandı yaşıl bezendi yipün al sarığ kök �ızıl Kurumuş

ağaçlar

ye�i le

donand ı . Mor, al, sarı ,

kı zıl

lmrımış yıgaçlar : kurumu� ağaçlar lrnrı-:f. k. -mış: sı fat-f. yıgaç+ : i . k. +lar: çokluk e. · tonandı : d on a n d ı , sü slendi ton+: i. k. (elbise) +a- : i. f. y. e. -n- : f. f. y. e . (dünü şlü) -dı : görü lcn geçmiş z. 3. Tş. /

yipün : mor

43

renklerle bezendi.


yağız yir yaşıl tor\cu yüzke badı bıtay ar\cışı yadtı tawğaç edi Yağız yer yeş i l

yaydı .

ipeği

yü zü ne

bağladı, Hıtay

kervanı da Ç i n kumaşını

yaşıl : yeşi l torlc u; ipek yüzke : y ü zü ne

yüz+: i . k .

+ke: yönelme h .

e.

badı : bağladı ha- : f. k. (bağla-) -dı: gör ü l en geçmiş z. 3. Tş . bıtay ar�ışı : Hıtay kervanı ar\cış+: i . k. +ı : 3. Tş. iyelik e. yadtı : yaydı, serdi yad.- : f. k. <yay-

-tı- : görü Jen geçmiş z.

3 .Tş.

tawğaç edi : Ç in kumaşı ec;l+: i . k. {ku maş) +i: 3 . Tş. i yelik e.

yazı, tag, {cır, oprı töşendi yadıp

itindi \(olı, \caşı kök , al kel;lip

Ova, dağ, kır, dere bunu yayıp döşendi. Yamacı , k ı yı s ı yeşil,

al gi yer ek s ü slendi.

yazı : ova 44


yaz- : f. k . (ser-) -ı : f. i. y. e. tağ :

opr ı :

dağ

dere

tö ş en d i : döşend i töşe- : f. k. -n- : f. f. y. e. (dönüşlü ) -di: görü len geçmiş z. 3 . Tş .

y aö ı p : yayıp yaçl-: f . k. <yay­ -ı - : y. ü . -p: zarf-f.

itindi : süslendi : it-: f. k. (sü s le-) i :y ü -n-: f. f. y . e.(dönüşJü ) -di: görü len geçmiş z. 3. -

-

.

.

Tş.

le.oh : y amacı

le. ol+: i. k. +ı: 3. Tş. iyelik e.

lcaşı : kıyısı lcaş+: i . k. +ı : 3. Tş. iyelik e. kök :

yeşil

keçiip : giyerek ked : f. k. (giy-) <key­ i : y. Ü . -p : zarf-f. -

-

-

?����

tü men tü çiçekler y azıldı küle yıpar toldı kifôr ajun yıçl bile Onbiülerce

çeşit

çiçek

gü lerek yayıldı ve dünya misk, kafür kokusuyla

doldu.

45


tümen : on bi n tü : tii r', çeşit

yazıldı : yay ı ld ı yaz-: f. k . (ser-)

-ı- : y. Ü .

-1- : f. f. y . e.

-dı : görü len ge ç m i ş z. 3 .Tş .

kü le : gü l erek kül-: f. k . -e : zarf-f.

yıpar : m isk yıçl : koku bile : ile bl+: i. k . < bir+ (ü nsü z d ü ş mesi) +le: vasıta h. e .

şaba yili lc.optı lcaranfil y ıçl ın aj un bar ça bütrü yıpar burdı kin Saba yeli yle karanfil kokusu kalktı, bü tü n dü nyay a tamamen m i sk koku s u saç ı ld ı .

lc.optı : kalktı lc.op.;.: f. k. �tı : görü len geç m i ş z. 3 .

Tş.

yı<;lın : kokusunu

yıçl+: i . k

+ı+ : 3 . Tş . iyel i k e.

+n : bı;!l i rtme h . e.

ajun : dü nya b arç a : bütü n bar+: i . k . +ç a: tşitlik h . e . (kalı plaşmış) bütrü < bütürü : baştan başa : f. k. (sona ermek)

bü t

-

46


-r-: f. f. y . e. < -ü r- (ünlü dü şmesi) -il : zarf-f. (kalıplaşmış) burdı : koku saçtı bur- : f. k. d ı : görü len geçmiş z. 3 .Tş . -

kin :

misk

J.caz ördek lcuğu lcıl {<.alı{<.ıg tudı lcalcılayu lrnynar yolcaru J.codı Kaz, ördek , kuğu, yaban örde ğ i gök yüzünü kapladı, bağırarak yukarı aşağı kaynaşıyorlar. lcı l : yaban ördeği J.calı.lpg : gökyü zü nü lc.alıJ.c+: i . k. (gökyüzü ) -ı-: y. Ü . +g: belirtme h . c. tudı : kapladı tu- : f. k. -dı : görü len geçmiş

z.

3. Tş .

lcal:cılayu : bağırarak lcalc+: i. k . -ı- : y. Ü . +la-: i . f. y . e . -y- : y. Ü . -u: zarf f. -

lcaynar : kaynaşıyor lcayna-: f. k. -r: geni ş z . 3 .Tş. (şimdiki z. fonk.) yo{caru : yukarı yolc+: i. k . -aru: yön gös . h . e . .\codı : aşağı

47


i lig aydı u\c.tum köni sözleding kereki bu erdi bilig yazmadıng Hükü md a r

söyledi: Anladım doğru söyledin, bana gerekli olan bunlar

iui, -bi lg ide yandmad m .

ili g < ill ig : hükümdar il+: i. k . +ig: i . i . y . e.<+lig (ü nsüz d ü ş mes i) aydı : söyledi : ay-:

f. k.

-dı : görü len geçmiş z. 3 Tş .

.

u\c.tum : anladım u\c.-: f. k. ( anla-)

-tu- : görülen geçmiş z. k. e. -m:

1 . Tş. e

sözleding : söyledin

söz+:

i. k.

+le-: i. f. y. c . -di- : görli len geçmiş z . k. e .

-ng : 2.

Tş. e .

kereki : gerekli kerek+: i . k. +i : belirtme h . �. yazmadıng : yam lmadın yaz- : f. k. (yanıl-, şaşır-) - m a- : f. f. y. e. (olumsuzluk) -dı- : görülen geçmiş z. k. e. -ng: 2 .

Tş. e.

tatn bir ayıtgu sözüm bar sanga 48


anı ma açulduğ ayu bir- manga Sana soracak bir sözü m dah a var. Onu da bana açı kça söyleyiver.

talcı : dah a ayıtğu sözü m : soracak sözüm ay- : f k. -t- : f. f. y . e . -ı-: y. Ü . -ğu: sıfat-f. söz+: i. k. -ü- : y . Ü . +m: l Tş. iyeli k e. .

.

sanga : sana san+: i. k. <sen +ga: yönelme h . e. ma : dahi, de, da açulclug: açıklık aç- : f. k. -u-: y. Ü . -le.+: f. i . y . e. +lug: i. i. y . e. ayu bir : söyleyiver ay-: f. k. -u: zarf-f. bir-: f. k. --: emir 2. Tş.

bu yanglığ begi bolsa erdem tolu veziri nigü teg kerek ay talu Ey seçkjn insan, beyi böyle erdem dolu o lursa veziri n ası l olmahdır ki yanglıg : böyle, gibi · yang: i. k. (tarz) +lığ: i . i. y . e. 49


begi : beyi beg+: i . k +i: 3 . Tş . iyelik e. bolsa : olsa bol-: f. k. -sa: şart 3. Tş. tolu : dolu tol-: i . k . -u: f . i. y. e. nigü : nasıl ni : i. k. <ne +gü : i . i . y. e .. teg : gibi talu : seçkin tal- : f. k . -u: f. i. y . e. .

"bÔlsa kerek : olmalıdır bok f. k. -sa kerek : gereklilik 3. Tş . (bk. gereklilik kipi).

lcalın lcaznalc ursa gör altım kümüş itilse ili artsa ol k�nd uluş Altın ve gü mü şten zengin bir h azine toplasıh, memleket \;J._ü zene konsun, �

şeh ir ve kentler çoğalsın.

\ç.alın : kalabalık, çok \ç.al-: f. k. - ı- : y .ü . -n: f. i. y . e. lcaznalc ursa : h azine toplasa �aznak < lrnzınalc lcaz-: f. k. '-n- : f. f. y . e. (ü nlü dü şmesi) 50


-a\ c f. i. y. e. ur- : f. k. - sa: şart 3 . Tş. itilse : dü zene konsa it-: f. k. (dü zene koy- , yap- ) i :y Ü.

-

-

.

-1- : f. f. y . e.

-se: şart 3 . Tş .

artsa. ol : fazlalaşsa art- : f. k. -sa- : şart k. e . ol: 3 . Tş. e . uluş : şehir·

ilin itse bassa tüz öngdün bulup isinse erat köpgli eçlçü bulup ·

Memleketini dü zene koyarak doğru kanunu bulu p idare etsin. olanların gön lü "i yilik bulup o n a ısınsın .

ilin : memleketini il+: i. k. +i+: 3. Tş. iyelik

+n: bel i rtme h .

e.

itse : düzene koysa it- : . f. k. -se:' şart 3. Tş bassa : idare etse bas- : f. k . ..,sa : şart 3 . Tş. tü z: do ğru öngdü n : adaleti

öng+: i. k.

'

.

,

.

+dü +: i. i : y . e. {kanun, adalet) +n: belirtme h . e. .

51

Hizmetinde


bulup : bularak bul-: f. k. -u-: y . . Ü . -p: zarf-f.

erat: h izmetinde olanlar isinse : ısınsa, bağlansa is+: i. k. +i- : i . f. y . e. -n-: f. f. y. e. -se: şart 3 . Tş. köngli : gönlü köngl+: i .

k. < köngü l (ünlü düşmesi)

+i: 3. Tş. i ye lik e.

buc;lun inçke tegse elig tegmese begi atı ec;lgü yac;lılsa basa Halk huzura kavuşsun,

kimse ona el uzatmasın . Sonra beyin

yayılsın .

buc;lun : � alk

inçke :

h uzura

inç+: i. k. ( h u zur) +ke: yönelme h . e. tegse : ulaşsın teg-: f. k. •se: şart 3. Tş. tegmese : uzatmasın teg-: f. k. -me-: L f. y. e. (olumsu zlu k) -se: şart 3 . Tş. basa : sonra bas- : f. k. -a: zarf-f. ' (kalıplaşmtş) 52

adı iyilikle


yadılsa : .y ayı lsa yad- : f. k. <yay­ -ı-: y. Ü . -1- : f. f. y . e . - sa: şart 3 . Tş. edgün : iy ilikle edgü+: i . k. +n: vasıta h . e. begi atı : beyin adı

yanut birdi ögdülmiş aydı ilig · vezir boldı beglerke sungu elig Ögdü lmiş cevap verdi : Ey h ü k ü mdar, vezir beylere uzanacak el oldu(vezir onların el i demektir).

yanut : cevap yan-: f. k. (d0n-)

u : y. Ü . -t: f. i . y . e. -

-

birdi : verdi bir-: f. k'. <ver- ' e > i -di : görü len geçmiş z. 3. Tş. beglerke : beylere / beg+: i . k. +ler+: çokluk e. +ke: yönel me h. e. sungu elig bol - : uzanacak el ol­ sun-: f. k. -ğu: sıfat-f.

sisiksiz kerek boldı begke vezir vezir edgü bolsa beg inçin uçlır

53


Ş üph esiz b eye v ezi r gerektir. Vezir · i yi o lursa o . h uzurl a u y ur . siziks iz : şü h hes iz siz- f. k. <sez-, e>i -i - : y . Ü . -k+ : f. i . y . e. +siz: i. ·i . y. e.

kerek boldı kerek+ : i . k. bold ı : 3. T�.

: gerektir

bildirme

inçin : h uzur .içinde, h uzurl a i nç + : i. k. "-i- :' y . Ü . +n : vası ta h . e.

u<;iır : uyur u<;i+ : i. k. (uyku) - ı -: f. f. y. e. (uyu-) -r : geniş z. 3 . Tş.

ulcuşı ökü ş bolsa' biligi tengiz lcamug i ş bü türse lcızartsa mengiz Akl ı çok ve bil gisi deniz gibi olmal ı ,

!?ü ldürmeli.

h er iŞi bitirmeli ve beyin yü zünü

ulrnşı ! aklı ulc-: f. k. (anla-) u : y ü. -ş+ : f. i . y . e . (akıl ) +ı : 3 . Tş . i y e l i k e . -

-

.

öküş : çok ök- : f. k. (y ı ğ-) -ü- : y . Ü . -ş: f. i . y . e. tengiz bolsa (kerek)

:

deniz gibi olmalı


lcamuğ : bütün, hep bütü rse (kerek) : bitirmeli büt- : f. k . (sona er-) -ür- : f. f. y. e. -se (kerek): gerekl ilik 3 . Tş. \ç.ızartsa (kerek) güldü rmeli kız-: f. k. (gü l-) -ar-: f. f. y. e. -t- : f. f. y . e. sa (kerek) : gereklilik 3. Tş mengiz : beniz, yü z

uruğlu..lc kerek h em sa..lcınulc köni könilik öze keçse ötrü kün i Soylu v e takva sah ibi . dürü st olmalı, h ay at ı dürü stlükie geçmeli . urugluk : soyluluk urug+: i. k. (nesil, soy) +luk: i . i. y. e. sa.lcınuk : takva sah ibi sa- : f. k. -le+: i. k. (dikkatli) +ı- : i . f y. e . (ciddi ol-) -n-: f. f. y. e .. (dü şün-) -u - : y. ü . -l e f. i . y . e. könilik : doğruluk kön-: f. k. (doğrul-) -i: f. i. y . e.(doğru) +lik: i. i. y. c . öze : ü stü nde, ü zerinde, h akkında ötrü : ötü rü , bundan dolayı keçse kerek : geçmeli 55


keç- : f. k .

-se kerek: ge rekl i lik 3 . Tş.

·M��lt:.:�'1r� ulug iş bu işke er öQrüm kerek bütünlük bile lc ıllu köQrüm kerek Vezirlik mü h i m bir i ştir, bu iş için seçkin insan lazı mdır. O, doğru ve asil

tabiatlı olmalıdı r.

fü;lrü m : seçi l mi ş

ÖQr- : f. k. <öQür- (seç-) -ü -: y. Ü . -m: f. i . y . e. bütünlük : doğruluk büt- : f. k. ( i n an - , sona er-) -ü- : y. Ü . -n+: f. i . y . e . (doğru, dürü st) +lük: i . i . y . e-. bile < birle : i le, beraber bi+: i. k. <bir+ +le : vasıta h . e. köc;lrü m : yüksek, seçk in

lcıllcı : < lcılılcı : h uyu, tavrı lcıl- : f. k.

-ı-: y. ü . (ü nlü düşmesi) -le+: f. i. y. e. +ı : 3 .Tş. iye l ik

ulcuşlug kerek hem biliglig kerek tetiglik kerek hem siliglik kerek (Vezirlik için) akıllı, b il gi l i , zeki ve temiz yürekli' olmak gerekir. 56


ulrnşluğ : akı H ı u-: f. k. (anla-) -le-: f. f. y. e. -u-: y. Ü . -ş+: f. i . y . e . +luğ: i . i . y . e. tetiglik : zekil ik tetik+: isi m k. (zeki) +lik : i. i. y. e. siliglik : temizlik, tatl ı di lli l ik

si l - : f. k.

-i-: y. Ü . -

g+ : f. i . y. e. (nazik)

+lik: i . i. y.

e.

uleuşluğ kişi urgı eçlgü uruğ leopar lcayda �olsa bu lcalmas lcurug Soyu iyi o lan akı l lı kişi her yerde y ü ksel ir ve h içbir şeyden mahrum kal maz.

urgı : soyu urğ+ : i. k. < urug +ı : 3. Tş. iyelik e .

(soy), ü nl ü d ü ş mesi

leopar : y ü kselir lcop- : f. k. (yü kse 1-) -ar: geni ş z. 3. 'TŞ. lcayda : nerede {cay+: i. k.- < lcayu ( ü n lü +da: bulu n ma h . e. lcuruğ : kuru , \rnru-:f. k . .,-g: f. i . y . e.

d ü ş mesi)

boş

lcalmas : kalmaz lcal-: f. k . -mas : olumsuz gen iş z. 3. T ş . z > s 57


salonulc kerek din içlisi arıg im i n bolsa il buğnı andın arıg (Vezir) takya sahibi imanlı ve temiz olmalı ; memleket ve h alkı oridan emin olmali . ,

içlisi : sah ibi idi+ : i. k. (sah ip) + s i : 3 . Tş. iyelik e. arıg : temiz arı- : f. k. (temiz o l-)

-ğ: f. i. y. e. (temiz)

imin bolsa (kerek) : emin olmal ı

i mi n : em in e > i

imin bol-: f. --sa (kerek) : gereklilik 3 . Tş. buÇinı : h alkı buçln : i. k. < bu<;lun (ünlü düşmesi) +ı : 3 . Tş . iyelik e.

andın : ondan a+.: i. k. o>a -n- : y. ü .

+dm: uzaklaşma h . e.

salc ı nulc kişi i şte saldılc lcılur yaragsızlca yalc mas i ş oğrın bilür Takva sah ibi kişi işte tedbirli davranır ; yakışıksız i şlere yaklaşmaz

işin vakti ni bilir.

saldı.le lcılur : dikkatli davranı r 58

v�


sa-: f. k. -]:c+: f. i . y . e. +lılc : i . i. y . e. lol-: f. k . -ur : geniş z . 3 . Tş. yaragsız�a: i mkansıza , faydasıza yar-: f. k. -a- : f. f. y . e. -ğ+: f. i. y . e. {fayda) \c>ğ +sız+: i . i . y. e . +lrn: yöüelme h. e.

ya\(mas : yaklaşmaz yal,<.-: f. k. (yaklaş-) -mas: ol umsuz geniş z. 3 . Tş. z > s

iş oğrın: işin vaktini

ogr+: : i . k. < ogur (vakit) +ı: 3 . Tş. iyelik e. +n: belirtme h . e.

beginde basa ilke elgi uzun vezir ol iligke ]:cılınçın sözün Beyinden sonra h ükümdara, memlekete h areket ve söz i le h ükmeden vezirdir .

beginde : beyinden beg+: i. k. +i+: 3. Tş. iyelik e. -n-: y. ü . +de: bulunma h . e. ( uzaklaşma fonk.) ilke : memlekete il+: i . ,k. +ke: yönelme h. e.

elgi uzun : h ükmeden elg+: i. k. < elig (ünlü düşmesi) +i: 3 . Tş. iyelik e. iligke : h ü kü_mdara


il+: i . k. +i g+ : i . i . y . e . < +l ig+

( ü nsüz d ü şmesi)

+ke: yönel me h . e.

�ılınçın : davranışla lol-: f. k. -ı- : y . ü .

-n-: f. f. y . e . -ç : f. i . y . e. (davranı ş) -ı- : y. Ü . +n : vas ı ta h . e .

sözün :

söz ile

söz+: i. k. -il-: y. Ü . +n: vasıta h . e.

uruğsuz kişiler· arığsız bolur arığsız veZirka yarağsız bolur Soysuz kiş iler temiz olmazlar ; terqiz o lmayan ki mse vezi r liğe yakışmaz.

urugsuz : soy suz arığsız bolur : temiz ol maz arı-: f. k. -ğ+: f. i. y. c . +sız: i. i . y. e. (olumsuz) bol-:.f. k. -ur: geniş z . 3. Tş.

yaragsız bolur : yaramaz, yar-: f. k . · -a- : f. f. y . e. -g+: f. i . y . e . +sız: i . i. y . c. (olumsuz) bol-: f. k. -ur : geni ş z. 3 .Tş.

60

yakış maz


sebep bolsa erdi manga eçlgüke tirilgey mü erdi köngül ay böke

beni iyiye sevk etmesi idi ; ey peh livan gönlü m tekrar canl anabil ir mi? bolsa erdi : olsaydı bol- : f. k . -sa: şart k . e. er- : f. k . -di : h i kaye 3 . Tş . eçlgüke : iyiye ec;lgü : i . k. +ke: yönelme h . e. tirilgey mü : dirilecek mi tir- : i. k. (yaşa-) -i- : y. Ü . -1-: f. f. y . e. (passi fl i k) -gey- : gelecek z. 3 . Tş . mü : soru e. böke : p eh li v an

tirendi unamas berü kelgeli ne iş tuş \{adaşlar yüzin körgeli B u raya gelmeye direndi; eş , dost ve akrabaların yüzü nü görmeye razı olmadı . tirendi : d irendi tir-: f. k. -e- : f. f. y. e. (direk dik-) -n- : f. f. y. e. (dönü şlü) -di: görü len geçmiş z . 3 . Tş. unamas : razı olmaz una- : f. k. (razı ol-) 61


-mas : ol umsuz geniş z. 3 . Tş. z>s berü : buraya kelgeli : gel mek için kel- : f. k. -geli : zarf-f. ·

tuş : eş, benzer lrndaşla r : akrabalar 1,c.a+: i . k. (akraba, aile) +daş+: i . i. y. e. +lar: 'Çokluk e. yüzin : yüzünü yü z+: i . k. +i+ : 3 . Tş . iyelik e. +n: bel i rtme h. � · körgeli : görmek için kör-: f. k. -geli: zarf-f.

ol aymış sözüg körse barça köni küçese yime balına� emdi anı. Dikkat Jers doğru o] maz. _

n

söylediklerinin h epsi doğrudur, onu şimd i yine zorlamak

aym.. ş sözilg : söylediği sözlerin ay- : f. k. -mış: sıfat-f. söz+: i. k. +ü+ : 3 . Tş . iyelik+g: belirtme h. e. {ilgi h. fonk.) barça : h ep, bütün köni ol : doğrudur kü çese : zorlasa· kü ç+: i. k. 62


+e- : i . f. y. e. (zorla-) -se: şart 3 . Tş. yime : yine bolmas : ol m az bol-: f. k . -mas: olumsuz gen iş z . 3 . Tş. z > s

sanga ma ökü ş tegdi eıiıgek yorıp tilin sözleding hem yü gürdüng arıp Sana da gidip gelmek zah met oldu,çok konuştun ve çok yoruldun .

ma : de, da, ve ökü ş : çok ök-: f. k. (yı ğ-) -ü- : y. Ü . ş : f . i . y . e. -

emgek : emek, eziyet emge- : f . k. (eziyet çek-) -k: f. i. y. e. yorıp : yürüyüp yon : f. k . (yürli -) -p: zarf-f. tilin sözleding : konuştun til+: i . k.

i :y ü +n: vasıta h . e. -

-

.

.

söz+: i . k. +le : i . f. y . e. -

-di-: görü len geçmiş z . k . e. -ng : 2. Tş . e.

yügürdüng : koşturdun yüg- : f. k. -ür- : f. f. y; e. -dü- : götü len geçmiş z. k. e. 63


-ng: 2.

Tş . e .

arıp : yorul up ar-: f. k. (yorul-) ı :y Ü. -p: zarf-f.

-

-

.

�}�,\� ;,��l�,!�rt\;J küdelim körelim yime ay alcı nigü ol abır \lal ö<;l ö<;llek ta\c ı Ey cömert, bekleyel i m bakal ım, sonu ne olacak ve zaman ne gösterecek.

küt;lelim : bekleyelim kü- : f. k. (koru-) -d- : f. f. y. e . {bekle-) -elim : emir J Çş. •

alcı :

cömert k.,

alc.- : f.

-ı : f. i . y . e.

nigü : nasıl, niç in, ne ni+: i . k. < ne +gü : i . i . y . e. öc;llek : felek ö<;l+: i. k. (zaman) +le-: i. f. y. e. -k: f. i. y. e. ta\cı :

de, da, dah i

le.ara tün içinde turur kelgen iş yarutur yaru� kün aya eçlgü iş Gelecek

iş kara gece içindedir; ey arkadaş, gü neş iyi i şler.i aydınlatır. 64


tün : gece kelgen iş : gelecek iş kel-: f. ,k. -gen: sıfat-f. içinde turur : içindedir iç+: i. k.

+i+ : 3 . Tş . iyelik e. -n- : y. ü . +de: bulunma h . e. turur : 3. Tş. bildirme

yarutur : aydınlatır yaru-: f. k.( parla-) -t- : f. f. y. e. (faktitif) -ur : .geniş z. 3 .Tş.

y ar ulc : aydınlık yaru-: f. k. ··le : f. i. y. e. kün : güneş aya : ey arkadaş

bayat b.ükminge J.cod \(amuğ işlerig öçli kelse itlür açar. ay tirig Ey yaşayan (gönlü diri insan), bütün işlerini Tanrı emrine bı rak ; vakti gelince y ol una girer ve açılır.

bayat : Tanrı bükminge : h ü kmüne, emrin� lıükm+: i. k . +i+: 3 . Tş . iyelik e .

-n- : y. ü . +ge: yönel me h . e.

lcoçl : l<oy, b ı r ak lcod-: f. k. (koy-) -

-

:

emir 2. Tş.

65


i şlerig : i şleri iş+: i. k.

+ler+: çok l u k e.

-i- : 3. Tş . iye l i k e.

+g: bel i rtme h.

e.

ketse : gel ince kel- : f. k .

- s e : � a r t 3 . Tş . (-se, -ince a n l amı nd a)

itl ü r < itil ü r : it-: f. k .

yoluna koy u l ur

-1- : f. f. y. e . < it il (ü n l ü dü şmesi ) -ür: gen i ş z. 3 . Tş . -

tirig : yaşayan tir- : f. k. ( y aşa ) -i-: y . Ü . -g: f. i. y . e . -

· · �·· . . · · ... c .

·o . . · · · � . . . . u��­ · .· >t� � .. , � •

..

.

.

·

·

.

·

.

.'

-�;·

.

-

·

·. ,

.

.

· · ,�

.

.

. .·

o

-

.

..

l<:ayu iş k.ılup bulmasa ol tatığ :(coçlu birgü ançan ay bilgi batığEy deri n bilgi l i ins an·, in s an h angi işle uğraşır da ond�n tat (netice)

almazsa, onu

bir zaman bir tarafa bırakmalı . tatıg : tat, lezzet tat-: f. k. -ı-: y. ,ü . -ğ: f. i . y . e . \co çlu b i r gü : koy u ver mel i lrnçl- : f. k. -u: zarf-f,

bir- : f. k -gü : gereklik 3 .Tş.

anç.an : bir zam�n

batı g :

d erin

66


bat- : f. k . -ı-: y . Ü . -ğ: f. i. y. e .

küft(elim bir ança sınalım anı negü teg açar (abır) bal zamane küni bi ze

B i raz bek1eyelim ve on u deneyelim; sonu ne olacak ve gelecek gü n ler

ne gösterecek.

küd.elim: bekleyelim kü-: f. k. (koru-, gözle-) -4-: f. f. y. e. (bekle-) -elim: emir l . Çş

sınalım : den ey e l i m sına-: f. k. -hm : e mir l . Tş. < -alım �egü teg : nasıl l

..;,� ...sg��� yana bolga bizni tilegey turup pzi öz yigin le.ılga yetrü körüp Olabi l ir ki bir gü n bizi ister; iyice düşünüp kendi si için fayd a l ı ol an ı y a p ar .

bolğa : olacak bol-: f. k. -ga: gelecek z. 3 . Tş. bizni ·: b i zi biz+: i . k. +ni: belirtme h . e. tilegey : i steyecek til+: i . k . +e-: i . f. y . e . 67


- gey : gel�cek z. 3 .Tş . yigin : daha iyi, yeğ yig+: i . k. -i-: y. Ü .

+n:i. i . y . e.

\(ılga :

yapacak

Jpl-: f. k. -ga: gelecek z. k 3 . Tş.

yetrü

:

iyice k. -rü : f. i. y. e.

yet-: f.

68


EDİB AHMED BİN MAHMUD YÜKNEKİ Edib Ahmed' in yaşadığı devir, çevre ve hayatı hakkındaki bilgiler, açık ve kesin olmayıp destani denebilecek türçlendir. Ali Ş ir Nevai' nin Nesayi­ mü ' l- Mah abbe ad lı eserinde ( 1 5.yy .) Edib Ahmed' in Türk olduğu, doğuştan kör, dindar ve zeki bir insan olarak tanındığı, İmam-ı A zam dan ders aldığı kaydedilmiştir. Yazarın adı ve h ayatı ile ilgili bazı bilgilere eserin sonunda sonradan Emir Arslaiı Hoca Tarh an tarafından yazıl an manzumede rastlanmaktadır( 14- 1 5.yy.). Orada da Edib Ahmed' in gözler in in kö·r olduğu ve Yü knek denilen yerde (Yüknek, Türkistan' da Taşkent civarında kesin olarak bilinmeyen bir yerdir .) doğduğu ve babasının isminin Mahmud olduğu '

,

belirtilmiştir.

Edib Ahmed' in 1 1 . asrın sonları ile 1 2. asrın ilk y arı sında yaşadığı tahmin edilme}ctedir. Onun, devrinin takdir edilmiş bir din adamı ve edibi olmasına karşılık, kudretli bir şair olduğu söy lenemez .

ATEBETÜ'L�HAKAYIK: Edib Ahmed tarafından kaleme alınan ve "h ak ik.atlerineşiği" anlamına gelen bu eser, Türk ve Acem ü lkelerinin meliği, emir-i azam Muhammed Dad İspehsalar Beg' e sunulmuştur. Nü sh alardaki farklı yazılardan dolayı eserin adı , Hibetü ' l - h ak ayık, Gaybetü ' l - hakayı k, Atebetü ' l - h akayık şeklinde okunmuştur. 1 2. yüzyılın ilk yarısında Taşkent dolaylarında yazıldığı sanılan esefin dah a sonra birkaç nü sh ası bulunmuştur. Dörtlükler h alinde düzenlenen eserde

484 mısra bulunmaktadır. Eserin

sonunda, sonradan i Hive edilen üç kısım vardır. Bunlardan birincisi yazarı belli olmayan bir dörtlü ktür. Bu dörtlükte Edib Ahmed' in gözlerinin doğuştan kör olduğu ve eserin 14 babdan meydana geldiği, bir fil yükü altın değerinde olduğu belirtilmektedir. İkinci ilave kısım ise, Temür devri emirlerinden Sey­ feddin Barlas' a ait bir dörtlüktür. Burada da Edib Ahmed' den edibler edibi · ve faziletli bir kişi olarak söz edilmektedir. Üçüncü ilave ise Arslan Hoca Tarhan' a ait olan 17 beyitlik bir manzumedir . Ed ib Ahmed h akkındaki birçok bilgiyi ve eserin Karalı.anlı Türkçesiyle yazılmış olduğunu buradan , öğrenmekteyiz.

69


Eser, Tü rk-İsHiın muh iti nin kü ltü r çerçevesi içinde, fertlerin ter b i y es i için tanzi m edi lmiş olan esaslar ı , Türkçe ve man ?'.um olarak tekrarlay an bir

ah lak kitabıdır. Eserdeki fiki rler çoğu · kez ayet ve h ad i slerle doğrulanmaya çal ışılmı ştır. Eser, yazı l d ı ğı tah min edilen devirlerde bu esasl arı h er okuyanm

rah atl ı k l a an l ay acağ ı ve ak ı l da tutabi leceği bir tarz� a

açık bir dil i le ve

,

manzum olarak mey d an a getirilmiştir. İs l a m i bilgileri yay mak maksadıyla Lırzı h ak i md i r.

yazı l an eserde, l i rizm ve sanat�arl ı ktan çok di daktik bir i fade Eserin,

y azı ldı ğ ı

tari h ten

uzun

bir

sü re

sonra

) -;niden

yazı l m ı ş

ol mas ından v e bi rçok edibin eserden takdi rle bah setme lerinden eser h akkında bir değerlend i r me yapmak mü mkü ndü r . Eseri ilk defa i l i m al emine metni n bir

tanıtan Necib Asım-ol mu�tur.O, l 906i<la

kısmı i le d ah a s o n r a 19 I 8 ' de bi ri faksimi le ve diğer i meti n , tercü me ve Ası m bunlardan başka bir de l 925 ' te eser i n B n ü sh ası ile A n ü shas ı n ı karş ıl aştı ran bir makale yay ı ml amıştır. Batı l ı ali mlerdeı1 T. Kowalski ( 1 928) ve J . Deny'nin (1925) de eser h ak k ın d a bazı çalı şmaları bulunmaktadır. Eser h akkı nda a s ı l ciddi ve i lmi ara ş t ı rmay ı yapan ise R. R. Arat ol muştur. O, eserin ü ç n ü sh a s ı n ı karşı laştırmalı olarak incelemiş ve tcn k id l i bir metin h a zı r l ay a rak 195 1 y ı tında yayı mlamıştır. izah olmak üzere eseri n tamamını neşretm i ştir. Neci b

EserinNü shaları :

A Nü sh ası 1 444 y ı l ı n da Semenkand ' da yazı l mı ş olan bu riü sh a mevcut nü sh aları n en i y isidir. Devrin t�nı nmış h attatlarından Zeynü ' l ' abidin tarafından y a zı ld ığı samlan nü sh a dah a sonra İ st a nb u l' a getir i l miştir. Eser i n kim tarafı nd an ve ne şek ilde İstanbul' a getirildiği b i l inmemektedi r . Nü sh� Uygur yazısıyla y a zı lm ı ş olup Ay asofy a Kü tü ph anes i ' nde bulunmaktad ır. Nü sh a h akkı nda i lk malumatı v � . en Neci b Ası�m ol muştur. -

B Nü sh ası 1480 yılında Şeyh-zade Abdürrezzak B ah şı t a r afı n d an İ stanbul ' d a yazı lmıştır. Abdü rrezzak Bah şı ' m n eseri i stinsah ederken A

n ü sh a s ınd an

'

faydalanmış olduğu sanı lmaktadır. Eser

h arfleriyle yazı l m ı ştır .

Metinde siyah

Uygur

ve

Arap

mü rekkeple ve Uygur h arfleriyle

yazı l m ı ş m ı sralar, altı n a kırmızı mü rekeple Arap h arfl�riyle tekrar edi l m iştir .

Neci b Ası m, İ stanbul ' un Ayaso fya Kü tü phanesi' nde b u l d u ğ u b u nü sh a y ı

i l k defa l 906 y ı l ı n d a ili m alemine tan ı tmış v e

tü ' 1 - Hakayık" a d ı y l a neşretmişti r.

70

daha

sonra

1 9 1 8 yılında ,. "Hibe­


C Nü sh ası

:

Eserin bu n ü sh ası İ stanbul, Topkapı S arayı kü tü ph anesi­

nin hazine k ı sµı ında bulunmaktadır. Harekel i Arap h arfleriyle yazı l m ı ş olan bu nü sh anın mü sten s ih i ve y azıl ı ş tarih i h akkında bilgimiz bul unmamaktadı r .

Ancak n ü sh anın altı nda ll. B ayezid ' in ( 1 48 1 - 1 5 1 2) m ü h rü n ü n bulunması v e meti ndeki bazı sözlerin i mla şekiller i , eseri n İstanbul'da i stinsah ed i ldiği gö­ rü şü nü k u v vetlendi rmekted i r . B u n ü s h ad aki baş l ı klar ile d i ğer Arapça i l aveler, pek az fark l ar

bul u nmas ı n a rağmen,

A ve B n ü sh aları ile aynı d ır. B u da mü sle n s i h i n bu

n ü s h ayı y azarken A ve B nü s h a l arından istifade ettiği n i göstermektedir.

D Nüsh ası

Arap h arfleriyle yazı l mı ş olan bu n ü sh a, Uzunköprü ' de

Seyi d A l i ' n i11 kitapları arasında bu l unmuş ve dah a sonra torunu Vah id tara­ fın d a n Ankara' d a Kü tü ph ane Müd ü r ü Hasan Feh mi Turgal ' a gönderi l miştir . Bu n ü s h an ın baş ı , sonu ve ortaları ndan bazı varaklar· eks i ktir. Bu yü zden de k i m tarafından ve n erede y azı ldığı bilinmemektedi r . N ü sh ada eserin ad ı

"Gaybetü ' 1 - Hakayık ;' o l arak yazı l mıştır. Nü sh anın sadece 22 sayfası rnev­

cuttur . Dehri D i lç i n ' i n

bu n ü shay l a ilgili

bir çalı şma y apmış olduğun u b i li­

yoruz. Ancak bu çalışma h en ü z y ay ı mlan mış değildir. B u n ü sh a ların d ı şında Atabetü ' l-h akay ı k ' J a il gili bazı bilgilere ve dört­ lü klere dır.

de

rastlanmı ştır. Ancak bunlar. kayda değer bir özellik taşı mamakta­

71


biligdin ayur (urur) men sözümge ula biligligke ya dost özüngni ula bilig. birle bilinür (bulnur) sa'adet' yolı bilig bil sa'adet yolını bula Bilgiden sözüme temel atarım. Ey dost, bilgiliye yönelmeya çalış. Sa 'adet yolu bilgi ile bulunur. B ilgi edin ve sa 'adet yolunu bul. bi li gd in : bilgiden

bil-: f. k. - i- : y.. ü . -g+: f. i . y .e. +din: uzakla§ma h .

e.

ula urur men : temel atarım ula ur- : temel atur- : f. k. -ur-: geniş z. k. e. men: L. Tş. e. sözü mge : sözüm söz+: i. k. -ü - : y .ü .

-m-: iyelik 1 .Tş. -ge: y önelme h .e . biligligke: bilgiliye

72


bil-: f. k.

-i-: y . ü . -g+: f. i . y . e. +lig+: i. i. y. e. +ke: yönelme h. e. özüngni : özünü , kendini öz+: i. k. -ü- : y . Ü .

+ng+: iyelik 2. Tş. +ni: belirtme h . e.

ula : yaklaştır ul-: f. k. (dağılacak h ale gel-) -a-: f. f. y. e. --: emir 2.Tş.

birle : ile bir+: i. k. +le: vasıta h. e. bulnur : bulunur

bul- : f. k.

-n-: f. f. y. e.(dönü şlülük) < bulın- (ünlü" dü şmesi) -ür: geniş z. 3.Tş. e. yolı : yolu yol+: i. k. +ı : 3 . Tş. iyelik yolını : yolunu

yol+: i. k. +ı+: iyelik 3 .Tş. +nı: belirtme h . e.

73


. �. l �. ..

·

�,..jv' � ••

,

-

/

.

,,

1

/

IJ

..:. ,. , ı ı , L '�... v..; . ....- (.!..W.. ur---.. ' " D.-J, �.. .,,, •

' __.,

bahalıl.c dinar ol bi Üglig kişi bu cahil biligsiz bab asız hişi biliglig biligsiz {(açan teng bolur biliglig tişi ir cahil ir tişi B i l g i li i nsan k ı y metl i dinardrr, cah i l ve bilgisiz (adam) değersiz bir akçe­ dir. Bilgili ile bilgisiz denk olur mu? B ilgili dişi erkek, cfth il erkek d işidir. .

bahalıl.c : kıymetl i baha+: i . k . +lıl<, : i . i . y . e.

biligsiz : b il g i s iz bil-: f. k . -i-: y . ü .

-g+: f. İ . y . C'. +siz:i i . y . e. hişi : akçe, pul l.<:açan :

ne zaman

74


j_u, •;i�•, \Ç'��>- .ft-.. : � ., · - -�� I

Jl ... .,,.. '

J

•• \

ı

.... ..

.,,,, ,,,

süngekke yilig teg irenge bilig iren körki 'alcl ol sü ngekning yilig bi ligsiz yi l igsiz sü ngek teg bali

yiligsiz sü ngekke sunulmas ilig

Kem i k için i l ig ne i s e , i nsan i ç i n bilgi od ur. İnsan ı n ziyneti ak l ldır, kemi­ ğinki i se i l i kti r . Bilgisiz (kimse) i l i ksiz kemik gibi poştu r. iliksiz kemiğe ki mse

el uzatmaz.

süngekke : kemiğe sün-: ( k . -gek+: f. i . y . c . +ke: yönel me h . e . yi li g :

frenge

ilik

insana

ir+: i . k. < er , e < i +en+: i . i. y . e . (çokluk) +ge: yönelme h . c.

körki : ziy n e t i , s ü s ü kör-: f. k. -k+: f. i.·y. e . (sü s) +i : i yelik 3. Tş . süngekning: kemiğin sün-: f. k. -gek+: f. i. y. e. 75


+ning: ilgi

h.

e.

gali : boş

sunulmas: uzatılmaz sun-: f. k. -u-: y .Ü . -1�: f. f. y. e. (passiflik)

-mas: olumsuz geniş z. 3.

Tş .

e. z>s

ilig < elig : el (e > i)

�)tJr Ot�

6-�.l �L •

'

••

' · ·.>

ili

;;;,

bilig bildi baldı eren belgülüg biligsiz tirigle yitik körgülüg biliglig ir öldi atı ôlmedi biligsiz isen (tirig) irken atı ölüg İnsan bilgisi ile tanınır; bilgisiz h ayatta iken kaybolmuş sayılır . Bilgili adam ölür, adı kalır; bilgisiz sağken ölüdü r.

belgü lüg: belli belgü+: i . i . y. e. (alamet, nişan) +lüg: i. i. y. e. belgülüg baldı : tanınır bol- : f. k. -dı : gör. geç. z. 3.Tş.(geniş zaman fonksiyonu) tirigle: h ayattayken tir-: f. k.

76


-i- : y. ü . -g+: f. i. y. e. +le: vasıta h. e. körgülüg : sayılır kör-: f. k. -gü+: f. i. y. e. +lüg: i . i. y. e. yitik : kayıp, kaybolmuş yit-: f. k. -i-: y. Ü . -k: f. i . y. e.

tirig : diri, sağ tir-: f. k. -i-: y. Ü . -g: f. _ i . y . e. irken : iken

ir- : f. k. < er- , e > i -ken:zarf-f. e. atı : adı

at+: i. k. +ı: iyelik 3. Tş .

.:. •

"

'

;

1

� , ". .,..... _A..., .,e \ , ..!Ll, ��·�" .

.

. / . '

.. (""' � .\

-

..

�ru .. •• 7

••

;/

-, ,,

" .

. � \Wll :J •• '

....,.... ..

�,

l� ·� ...

� <.!U '

•:,.. ;..

., ,,., ,,.,. � .:!l l '· ' � ..=:,.... ••

. ..

\

••

biliglig biringe biligsiz mingin tingegli (tengegli) tin gedi (tengedi) biligning tingin balca körgil imdi ulca sınayu ne neng bar bilig teg asıglılc öngin 77


tartan -k imseye göre, bir b i l g i l i bin bilgisize denktir. ve sınayarak etrafa bir bakıver; bilgi kadar faydalı başka ne

B i l g i n i n ağı r l ı ğ ı m Ş i mdi an layarak

var?

biringe :

bir+: i.

biri ne

k.

+i+:·· iyel i k

-n-: y .

3 . Tş .

ü.

+ge: yö n e l me h .

e.

mingin : bini ming+: i. k. (b > m)

3 . Tş. belirtme h . e.

+i+: iyel i k

+n+:

tin geg lk ten gegli mukayese eden, tartan ting+: i . k. < teng, e > i +e-: i . f. y . e.(rnukayese et-) -gli: sıfat-f. tingedi

< tengedi

karşı l aştı rd ı

ting+ : i. k. e>i

+e- : i . f. y . c. -di; görü len geç miş z.

3 . Tş.

biligning: bilginin bil-: f. k . -i-: y . ü .

-g+: f. i y. e. +ning : ilgi h. e. tingin <tengin e>i

dengi

ting+: i. k .

+i+: iyelik 3 .Tş. +o: bel irtme h . e.

ba1'a körgil : bakı ver ba1'-: f. k. - a : zarf- f.

kör-: f. k.

- gil : emir 2.

Tş. 78


ul<a : anlayarak ul<-: f. k. - a : zarf- f. sınay u : deneyerek sı-: f. k. (boz-, yen-) -n- : f. f. y. e. (dönü şl ü l ü k) -a- : f. f. y. e. -y- : y . ü . -u: zarf- f. neng : kadar asıglıl< : faydalı as- : f. k . -ı- : y . ü .

-g+: f. i . y . e. +lılc: i. i. y. e .

öngin : başka

öng+: i. k. - i-: y. ü . +n: vasıta h . c . (kahplaşmış)

'

ti ���� ��� ·� �/ j\

'\j l:� t d_� rJ �/

_:j / / :/ \ � � �"/

'\ /

�� d�J_;_ L:.�\ o;d� ·';ti •• / .. . ,· . / bilig birle 'alim yol<ar yo).c.ladı biligsizlik imi çökerdi ).c.odı ., bilig bil usanma bil ol ba).c. resiil bilig kimde irse siz ar\(ang didi

Alim bilgi ile yükseldi, bilgisizli k insanı aşağı

79

/

, ......

dü şürdü .

Bilgiyi öğren,


usanma; bil ki

o Allah'ın elç i si :

"Bilgi ki mde

ise siz arayını z. " dedi.

yolcar : yukarı yo-: f. k. (yok ol-)

-le+: f. i. y . e . +ar: yön gösterme h. e. (kalıplaşmış)

yo:{cladı : ç ı ktı yükseldi yo:{c+: i. k. ,

+la-: i. f. y. e.

-dı: görü len geçmiş z. 3, Tş. irni < erni insanı ir+ : i. k. <er , e > +ni: belirtme h . e.

i

çökerdi lcodı : aşağı dü şürdü çök-: f. k. -er-: f. f. y. e. -d-: f. f. y . e. t > d -i: zarf- f.

\(o-: f. k. -dı: görülen geçmiş z. 3. Tş. usanma : bıkma usa-: f. k . -n-: f. f. y . e.(dönü şlülük) -ma: f. f. y. e.( olumsuzluk) --: emir 2.Tş. arl.cang : arayınız ar-: f. k. (dolaş-) lc. a : f. f. y. e. ng: e mi r 2. Çş.

-

-

-

irse : ise ir- : f. k. < er�, e > i -se: şart .3 . Tş.

80


nikim kelse irge tilindin kilür

bu tildin kim edgü kim isiz itür işit büt bu sözke \qlmug tangda teng l<opup tilge yüknQ_p taıarru ' l<ılur İnsan_a ne gel irse dilinden gelir; d i l i yü zünden kimi iyi , kimi kötü ol ur.

Dinle v e söze inan ki vücut her sabah kalkıp eğilerek dile yalvarır. nikim : ne kelse : gel se kel-: f. k.

-se: şart 3 .Tş . irke insana ir+: i. k. < er, e>i

+ke : yönelme h . e .

tilindin: dilinden til+: i . k. +i+: iyel i k 3. Tş.

-n-: y. ü . +din: uzaklaşma h .

c.

kilür : gel ir kil-: f. k. < kel, e > -ür: geniş z. 3 . Tş.

i

isiz :

kötü

81


büt: i n an büt- : f. k. e m i r 2.T�. tangda : saba h ta tang+: i . k. ,+da: bulunma h . c . .

teng :

te n ,

vücut

�amug

her, bü t ü n

lrnpup

kalkıp

�op- : f. k. -u- : y .

ü.

-p: zarf- f.

yüknüp < y ü kü nü p eğilerek, secde ederek yük- : f. k .(eğ-) -n-: f. f. y. e. (dön ü ş lü lü k) <yükün-ü-: y. ü . 1

-p: zarf- f.

tilge : d ile til+ : i . k. +ge: yönelme h.

e.

ta�arru ' 1'ılur :

yalvarır

ipi-: f. k.

-ur: geniş

z. 3. Tş .

82


,.) /' 1 l ' ., \ � � 0.� .>.: � � �3·/ J� I

.,..,,

••

il� J,

o

:

I

"

I

1

••

,

-:ı

o

., ı

,

/J ,.,,.

"

..VJb.��'.J-e � � �.� ; JJ\� \1

,,,,. A..

..

/'

\

küdezgil tilingni kil az �ıl sözüng gü dezilse bu ti l güdezlür özüng resiil irni ot(ta yüzin atl<uçı til ol didi yıg til yul otdın özü ng Dil ini s ı k ı Lut, gel sözünü kısa kes ; bu dil korunursa kend i n korunmuş

'İn s am yüzü koyun ateşe atan dild ir . ' dedi. Dilini sıkı tut, kend ini ateşten ·kurtar. olursun. Resfil

küdezgil : gözet küd- : f. -k .(bekle-) -e- : 'f. f. y. e. - z : f. f. y. e. -gil: emir 2. Tş . -

tilingni : d i J i n i til+: i . k . -i-: y . ü . +ng+: iyel ik 2 . Tş . +ni : belirtme h . e.

kil : gel kil-: f. k. <kel- , e > i -- : emi r 2 . Tş. sözüng : sözü n ü söz+: i. k . -ü - : y . ü . +ng+: 2 . Tş. iyelik e.

--

: eksiz bel irtme h.

e.

83


gü dezilse : korunursa, gözetilirse güd- : f. k. < küd, k > g -e-: f. f. y . e . -z- : f. f. y . c .

-i-: y . ü .

-1- : f. f. y .

-

s e : şart

e.

(passifl ik)

3. Tş.

güdezlür özüng güd-: f. k . -e-: f. f. y . e . -z-: f. f. y . e.

korunursun

-1-: f. f. y. e . (passifl ik) <

-ür: gen i ş z. k. e . özüng : .2.Tş . e .

küdezil-

irni : i nsanı

ir+: i. k . < er, e > i +ni: bel irtme h . e. otlrn ateşe ot+: i. k.

+lca: yönel me

h. e.

atlrnçı : atan at- : f. k. -lrnçı : sıfat- f. (-ku+ : f. i. y. e. ; +çı+: i. i. y. e . )

til ol : di ldir ol : bildirme 3 . Tş. yü zi n : yü z ü stü yüz+: i. k.

-i-: y . ü .

+n: vas ı ta h.

e.

yıg : men ' et yıg- : f. k . emir 2. Tş. yul : çek kurtar yul-: f. k . ,

84


emir 2. Tş .

ötdın : ateşten ot+: i . k. +dm : uzaklaşma h . e. özii ng : kendini öz+: i. k. -ü-: y . ü . +ng+: iyel i k 2 .Tş.

e k si z belirtme h . e.

��----,...

.... _ · _..._

�-�' �-

-

J

�/

� ,,,

� �(..� �\ ��.� ü�.

�.s:ı

��

iki neng birikse bir irde balı tükendi ol irge mürü vvet yolı bir ol yangşar irse kireksiz sözin ikinç yalgan irse ol irning tili

Eğer bir kişide iki şey birleşirse o kişiye insaniyGt yolu kapan m ı ştır. B i ­

risi gereksiz sözle gevezelik etmek, ikincisi ise yalan söylemekti r .

neng : şey birikse : b irikse, birleşse bir+: i.k. i- : y ü +k- : f. i . y. e. -se: şart 3. Tş. -

.

.

balı <�alı: eğer, şayet 85


Bu kel ime, genel l i kle şart kip ek i al m ı ş fillerden öne� geldiği h alde, bu­ rada sonra gel miştir. ( bk . �art kipi)

tü kendi kapand ı tü k- f. k. ( bağla-) -e- : L f.

y. e.(tamamla-)

-n-: f. f. y . c.(dönü şl ü l ü k) -di: görü len geçmiş z. � . Tş . y-angşar irse : gevezel i k ederse yangşa- : f. k .

-r- : geniş z. k . e. ir� f. k . <er-se: şai·t 3 . Tş. kireksiz : gereksiz, l ü zu m s u z kirek+ : i . k. < kerek, e > i +siz: i . i . y . e.(o l umsuzluk) sözin :

söz i'le

söz+ : i . k .

-i-: y. Ü .

+n : v as ı la

h . e.

iki nç : ik i nc i

iki+: i . k . y . e. (sıralama sıfatı yapar)

+nç : i. i.

yalgan irse : y alan söylerse yal- : f. k . -a- : f. f. y . e. (töh metle-, ü n l ü dü şmesi) -ğan : f. i. y. e . (sıfat-fi il) ir- : f. k. -se: şart. Tş. tili insanın dili ir+: i. k. +ning: ilgi h. e

irning

til+: i. k. +i : iy e l i k 3. Tş .

86


6 I

_J).)

1 I .J .) ..J..1-' ."'

,

.

, J

"' "' J

'3 :; _,_, "J;y �.. \- � / ,, \

. .

'r:"

u .JJ ... \

tili yalğan irdin yıral,( tur tize kiçür sen me ' ömrüng könilik öze ağız til bezegi köni söz durur köni sözle sözni tilingni beze Yalan söyleyen insandan uzak dur, kaç ; sen ömrünü doğrul uk ile geçir . Ağzın ve dil i n ziyneti doğru sözdür; sözü doğru söyle, dilini sü sle.

irdin erden, i n s a nd an ir+: i . k . +din: u zaklaşma h . e . yıralc. tur : uzak dur yıra- : f. k. -le. : f . i . y . e. tur- : f. k. emir 2.Tş. ti:ze : kaç tiz- : f. k . (kaç-) < tez-, e > i -e-: i stek 3. Tş. kiçür sen : geçir kiç- : f. k. < keç-, e > i -ür: g en i ş z. k. e. sen : 2.Tş. me : dah i , de, da ' ömrü ng: ömrünü 87


' ömr+: i . k .

- ü - : y. ü .

+ng: iyelik 2;Tş .

eksiz be l i rtme h . e .

könilik :

doğru luk

köni+:i .k .(doğru)

+Hk: i. i . y . e.

öze : i le til bezegi

d i l i n süsü, ziyneti

bez+ : i. k. (nakış, süs)

+e- : i . f. y. c. (sü sle-)

-g+: f. i. y. c. k>g +i : iyelik 3. Tş.

söz durur : sözdür dur- : bil d irme -ur: geni� z. 3. Tş . sözle

söy le

söz+: i . k.

+le-: i. f. y . e. emir 2.Tş. sözni : sözü

söz+: i. k .

+n i : bel irtme h. e . tilingni: til+: i. k. -i - : y . ü .

dilini

+ng+: iye l ik 2 . Tş. +ni : bel irtme h. e.

beze : s ü sle bez+:i. k.

+e-: i. f. y . e. - - : emir 2. Tş .

88


...-- "' J:d � ..

d

I

1.\

ıJ J J

.. '

köni söz ' asel deg bu y al ğan besel besel yip acıtma ağız yi 'asel ye yalğan söz ig deg köni söz şifa bu bir söz ozagı urulmış mesel Doğru söz bal , yal an söz soğan gibidir . Soğan y iy i p ağzım acılandırma;

ba l ye. Yalan söz h astal ı k ve doğru söz şifa gibi dir. B u söz

bir meseldir.

'asel : bal besel < basa l

soğan

y ip : y ı y ıp yi-: f. -p:

k. zarf- f. c.

acıtma acı-: f. k . -t-: f. f. y . e. -ma: f . f . y . e .

--: emir 2 .Tş. ig : h as talık

ozağı : önceki , önceden

oz-: f. k.(geç-)

-a+: f. i. y. e.(önce) +gı : aitl ik e. <-ki

urulmış mesel : söy len miş özl ü söz 89

e s k ide n

söylen mi ş


ur- : f. k. -u-: y . Ü . -1- : f. f. y . e . (passifli k) : mı ş : s ı fat- f. eki

):{ an ı ah d emanet l<. anı edgü lüg l

köni keldügünçe bayr kitgü lü g

Ha n i ' a h d , emanet, h an i iy i l i k? Son gün geli ne� h ayı rl ı i ş l e r de ortadan k a l kaca k .

'ahd : söz I.< anı : h an i

e�gü lük: iyi l i k edgü+: i. k . +lük: i . i . y. e . küni : günü kü n + : i . k. +i: i yelik 3 . Tş . keldü günçe: gel �nce

kel:-: f. k. -dügünce:zarf-f. e.

kitgü lü g< ketgü l ü g gidecek kit- : f. k . <ket-gü+: f. i. y. e .(gelecek zaman anlamı gizlidir) +lüg: i. i . y. e.

90


'amel lc.oydı ' a l i m zah id züh d vera ' ' arif ra\<.ş ç ı\<, arur urur boş sema' bida 'dın yıgılc.h kişi le.almadı anı n kü nde arta, turur bu bida'

Al i m ameli

B id ' atten men ;

ve zah j d tak v a y ı b ı raktı ; ar i f raks ç ı karı p h oş sema

eden

ins:.ın

k a l madı , o n u n içi n b u bid ' at

e<lcr. her gü n artmaktad ı r.

vera ' : tak va, yasak l a rdan kaç ı n ma

zü h d : kend i n i i badet� veren çılc.arur çı�- : f.

k.

-ar-: f. f. y . e .

-ur : geniş z. 3 . Tş. sema ' urur : sema ' yapar bida 'dm : b i d ' adın, sonradan ç ı kan ,şey lerden

yığıldı kişi : men' ede n kişi yıg-: f. k . ( ma n i o l-) -ı-: y. Ü .

-le.it+: sı fat-f. e. le.almadı k. -ma-: f. f. y . e. (olu msuzl u k) -dı: görü len geçmiş z. 3 . Tş .

\cal-: f.

künde : h e r gü n kün+: i .

k. 91


+de : bulunma h . e. (burada yapı ri1 eki fonksiyonunJadır) anın : onun

a+ <o: i. k . +nı n: i lgi h. e. arta turur : artar art- : f. k.

-a: zarf- f. e.

tur-: f. k.

-ur: gen i ş z. 3. Tş .

.

,.

.µJ�� �;.� );. �� 1ı �· kim ol yürçi (yüzçi) irse kişi yigi ol kirek irse yiglik yon borçı (yü zçi) bol kim ol yollulc irse anıng yolı yolc kim ol yolsuz irse anga kingrü yol Ki m ik i yüzl ü ise o itibar sah ibidir; itibarda olmak istersen git -İki yüzlü ol . Y o l ki min h akkı ise onun yol u yok; yol h akkı ol m ay ana gen i ş yol vardlf.

yüzçi : iki

y ü zl ü

yüz+ : i. k. +çi:i. i. y. e. kişi yigi ol : daha iyidir, itibar sah ibidir kirek irse yiglik : itibar sah ibi olmak istersen kirek < kerek : gerek

92


ir- <er-: f. k. -se: şart3. T� . yiglik : yig+: i .

(2 . Tş . fonksiyonunda)

itibarl ı k. (dah a i y i) <y eg

+lik: i. i;

y. c .

yüzçi bol : iki yollı� irse : yo l + : i . k.

+h�: i.

yü zlü

ol

h a k l ı ysa

i . y . e.

a nı n g : onun a+: i . k.

+nıng i lgi h. c . yolsuz : h ak s ı z anga: ona a+: f. k. -n-: y . ü . +ga: yönel me h . e.

kingrü yol

: gen iş yol

king+: i. k . (ge n i ş) +ril : yön göşterınc

h . e. (blı pl aşmı �)

aya artağ işlig sevünçin salın sening ruzigarıng bu köngülçe lç.ılın tilekçe tiril inç ferab �adğtısız yorıgıl tilegil özüng boşluğın 93


Ey ah i aksız se v i n ç l e dolaş; bu senin zamanındır. istediğini yap, i sted iği1� gi bi bygu suz ve ın ü slcrih ya�a: h o� u mı gi ttiği şeki lde, d i lediğince ya�a.

artag işli g: ah laksız arta-: f. k . ( bozu l-,köti.i lq-) -ğ+: f. i. y . e .(bozuk)

iş+: i .k . +li g : i . i . y . e .

sevünçin : sevi nçle

sev- : f.

k.

- ü - : y.' Ü .

-n- : f.

f. y . e.

-ç+: f. i . y . c . -

i

-

: y.

+n :

(uöni.i şlü l ü k)

li .

vas ı ta h . e .

salın : dolaş sal-: f. k.

-ı- : y . li .

-n-: f. f. y . e.(dönü �lülük) --: emir 2. Tş. sening : seni n t

:m+: i . k. +ing: ilgi h.

ruzigarıng :

e. za man ı n

n1zigar+: i . k . -ı-: y . Ü .

+ng: i yelik 2. Tş. köngü lçe

l_(ılm : istediğin gibi yap

k. < köngü l (ünlü dü şmesi) +çe: eşiti ik h . c. J.cıl-: f. k . köngü l+: i .

-ı-: y . ü . -n-: f. f. y . e.(döiıü şlü lü k)

--: emir 2. Tş. tilekçe : arzu nca til+: i .

k. 94


+e-: i . f. y . e . -k+: f. i . y . e. +çe: e�itli k h .

e.

tiril : y aşa tir-: f. k . (y aşa-) -i-: y. Ü . -1-: f. f. y . c.(passifl ik)

--: emi r 2. T�. inç : rah at,

huzur

]:c adğusız : tasasız, k aygı sız l.<ad-: f. k . (ÜZÜ 1 - ) -.ğu+: f. i . y .

c.

+sız: i: i . y . e.

yorıgıl : y ü rü yorı- : f. k . -gıl: emir 2. Tş. tilegil : dile til+: i. k. +e-: i. f. y . e . -gil : emir 2 . Tş.

boşlugın: h oşuna gittiği şekilde b oş + : i . k .

+lug+: i . i . y . e .

-ı-: y . ü . +n: vası ta h.

e.

95


edib ab med atı m edeb pend sözüm sözü m munda lc.alur barur bu özü m kilür küz kiçer yaz barur bu 'ömür tükefür 'ömürn i bu yazum küzüm

Adı m Edib Ah med, sözü m edeb ve nasihattir. Vücudum gider sözüm burada kal ı r. Bah ar geçer gü z gelir; ömür gider. Bu baharım ve güzüm ömrü tli kctir. atı m : adım at+ : i . k. -ı - :

y. l.i .

+m: l Tş iyelik .

.

c.

pend : nasih at munda : burada mun+: i. k . < bu, b > m +da: bulunma h . e. kilür : gelir kil- : f. k . < kel- , e < i -ür: geniş z. 3 . Tş . barur : varır, gider bar-: f. k. -ur: geniş z. 3. Tş. tüketür : bitirir tüke- : f. k. (bit-) -t- : f. f.

y. e.

-ür: geniş· z. 3. Tş. 'ömürni : ömrü 96


•ömür+: i . k. +n i : bel irtme h.

c.

.

�,,,. .

• .

"-'-

1

. ..

I

..,,

,

.

·

�� ; '\ \'

;�\ \.:;'. j.\ı;. . ..

·: ' • . . ,.

an ın uş ç*ardım bu tü rkçe kitab kirek �ıl deyp iy dost kirek �ıl •itab bitidim bu tangsu\( turfa sözlerin balı barsa özilın atı m {c.alsu dip Omm İ·r i ı ı işte bu Türkçe k i ı abı ç ı k ardı m . Ey dost, ister bunu kafi bul, i :�tcr i l tı \'c et. Eğer kendim g idersem uJnn kalsı n diye bu (kitabı) nadide ve za rif sözlerle y :.tzd ı m . çdrnrd ı m

çdc-: f. k .

-ar-: f. f . y . c. -dı-: görü len geçmi� -m: 1 . T�.

z.

deyp : deyip

de- ; f. k. < ıi­ -y- : y. li . -p: za,rf- f. e . ' itab : azarlama

kirek llıl- : iste-, gerek l i bultangsulc : nadide, nefis, zarif

turfa :

nadide

sözleri n : sözlerle

97


söz+: i . k. +ler+: Ç. e. -i-: y . Ü .

+n:

vasıta

h . e.

balı < \(alı

: eğer

barsa özüm :

bar-:f. k.

gidersem

-sa: şart k. e. özüm: 1 . Tş. \ç.alsu : kalsın � a l - : f. k. - s u : emir 3. Tş.

J

� -""J1'- J�� � .. o

I

.

\.$...

,

\

.�. J

,.

;-

1

.

1

c

o

.. . \

9

._.., ,, � .J . .. '

••

/

•/ l

� �.

..

/

.C 7' -

/ f .- � � ,' � � \..:_.. :;::' .. ' . . ••

/ '•

aya mende kidin keligli mum o\(.ugan du' ada unutma mini sanga bedye lnldım .bu tangsulc sözüm manga hedye �ılsu du 'a dip sini Ey benden sonra gelen, bunu okursan beni duada unutma. Sen de bana dua h ediye edersin diye bu nadide sözlerimi sana hediye ettim.

aya : ey mende : benden men+: i. k. +de: bulunma h. e.(uzaklaşma h ali fonksiyonunda)

98


kidin : sonra kid+: i . k. -i-: y. Ü . +n : vasıta h e ( y apıme k i fonk.) .

.

keligli : gelen kel-: f. k .

:y Ü. -gli: sıfat- f. e. -

i

-

.

munı ; bunu olcugan : ok uyan ole � : i . k . +ı-: i . f. y. e. -ğan : f. i. y. e .

sanga : sana san: i. k. <sen +ga: yönelme h . e . hedye lcıldı m : h ediye ettim lpl-: f. k. -dı-: görü len geç mi ş z. k. e. -m: l. Tş·. h edye lcılsu : hediye etsin J.cıl-: f. k. -su: emir 3. Tş. manga : bana nian : i. k. < men < ben +ga: yönel me h . c . sini : seni

99


KAŞGARLI MAHMUT Kaşg:.ır l ı Mah mut ' u n h ay a ı.ı

ve

şah siyeti h akkı nda ver ilen bj lgi ler, kend i adı ve ese­ ri h ak k ındaki i lk bilg iye Keşf-iiz Zü nun 'da rast l a maktay ı z. B u eserdek i kay­ da göre, müelli fi n ası l aJı M a h m u d bin Hü seyin bin Muh ammed ' di r . Mücl­ l'if, eseri nde de kendi adını n Mah mud, baba s ı n ı n admın <la Hü seyin olJuğunu belirtmişt ir. Yine eserinde n , Mah mu t ' u n Kaşgar'da doğd uğunu öğreniyoruz. Kendi rivayetine göre babası , Isı k gölü s a h i i i nde kuru lmu � olan B arsgan şeh ­ r i n<len b i r zattı r . O, babas ı n ı Tü rklerin en fasih konuşanlarından, en

e seri olan Divan-ı Lfıgat i ' t-:Tü rk i l e sı nı r l ı kal mıştır. l\/lii d ! i fi n a�ı l

'

açık anlayanlarından ve nesepçe en ilerde bulunanJari ndan' rak kü hürlü bir aileden geld iğini bel irtmektedir.

diye a n l ata­

Kaşgar l ı Mah mut, bu eserinde kendisini de; iyi kargı k u l l anan,

pek

ve gü ç l ü

bir

k i ş i ol arak

tamtmakta,

dinç, gö­

k ağ a n soy u ndan ge ldiği n i bel irt­

mekted i r. O, araştır ma h e vesiyle Tü rkler i n bü tü n i l ler i n i , obalar ı n ı ve bozk ı r­ larını dolaş m ı ş ,

Türkmen, Oğuz. Çigil , Yağma, K ı rg ı z vb. 26 leh çey i öğren­ Türkçey i öğretmek maksad ı y l a eser yazmasından,

mişti r . O nun, Araplara

Arapçayı da çok iyi b i l d i ğ i a n l aşı lmaktadır. Kendisini Kaşgar ' d a yetiştiren

Mah mut, dah a sonra Bağdat' a gitmiştir.

Mah mut nedense eseri nde, Tü r k kü ltü r ve d i l i n i n kaynağı olan Kaşgar' dan

B ağdat' a gidiş s e beb i n i açı kl amamı ştır. Ancak o devirde bilgin lerin,Tü rk i l le­

birçok yöresinden Bağdat ve Mısır ' a gitti kleri bi l in mektedir . Kaşgarlı , b i r i h t i ma l l e Bağdat' a geld ikten sonra , eseri n i 1 068 y ı lı nda burada yaz- . maya baş l amı ş ve 1 072 y ı hnda Ja mamlamı ştır .

rini n

bü yük

Kaşgar l ı ' n ın ne zaman

öldüğü hakkında da kesin bilgi m i z bu l u n mamak­

t ad ı r. Onun, yaptı ğı çalışmalardan ve yazd ı ğ ı eserden genç y��ta ö l mediğini� h em yaşça h e m de b i l g ice olgun bir k işi

olduğunu söy1emcmiz mü mkü ndür.

Kaşgarl ı Mah mut' un Di van-ı Lugati ' t-Tü rk d ı ş ın d a , Araplara Türkçe­ n i n grameri ni öğretmek için

yazdığı Kitabu Cevah iri' n - nah vi fi Lilgati ' i

Türki adlı kayıp bir eseri olduğu da söylenmektedi r .

Eserin Yazılış Se�ebi : O çağda

-

Bağdat' taki Arap makamları v e h a life

s arayı Türkler i n n ü fuzu -altına girmişti. Halifeliği destekleyen Tü rklerd i ve bu

1 00


sebepten de o n a i sted i k lerini yaptırma imk[miarı vard ı . BüHi n s i y asal işler Tü rkler i n d i ndeyd i ; v i l fiyet lçre a n c a k Tüt k vali ler gönderikbiliyordu. Böyle­ ce Tü r k l er e yanaşmak ve Türklerle iyi geçiirnıck i st eye n l e ri n Tü rkçe y i öğren­ meler i bir ih tiyaç h alini a l mıştı. Ayr ıca, lı adi�lcrJc de Türklerin uz�1 sü re lüi kü mran o l acaklannın tey id edil mesi ve on l a r ın di l lerinin öğrenil mesi nin tavsiye ed i l mi� o l ması , bu i h t iyacı kar�ı lamak ü zere D i v:ın-ı Lfıgati ' t-Türk ' ü n yazı lmasma sebep o l mu ştu r .

DİVAN-! LOGATİ'T - TÜRK

Eser, i sm i n de n de an l aş ı l ac ağı gibi, ya l n t z o dönemdeki c an l ı Tü rk şive­ i c r i n i n bir l ı1gatı ol mayıp o de v i r Tii rk d i l i n i , kü ltürünü ve mede n i ye ti ni tem­ si l eden emsals i z b ir h azi ne d u ru mun d adı r. Eserde, b u gü n kul l a111lmayan bir­ ç.ok g ü zel ke l i me b u l u nd u ğ u g i b i , o. devir . kil ltü r ve me de n i y et i n i ta111tan değer­ ler de bulunmaktadır.

Eserde topl anan kel i me l e r , A rap s i st e m i ü zer i ne vezi n kal ı plarına ayrı l­ m ı ş ve değişik bah islere b öl ü n m ü � lli r . A,r ap transkripsiyonuna uyularak yazı ­ lan eserde Arap al fabcs.i nde b u l u n lnay a n fakat Tü rk ş ivesine has seslet: deği­ şik şek i l lerde y a zı l mı �t ı r. Şöy lcki : Uzun a iki elif ( i l ), w üç n okta l ı v ( ı-1), k u l lanı l mışt ı r. B u na göre o, Arap i mla gel e neği n e uymay ı p Tü rkç e kel i melere mah sus bir imlii s istemi ortaya çıkararak kelimelerdeki te l a ffuzl a rı n gerçek değerlerini . koru muştur. Buna rağmen yeni bir gramer m e todu kabul et hıe m iş , ana_di l in i Arap gramer k u ı: a l l a r ı iÇerisine s ık ı ştı r m ak mecburiyetinde kalmış­ tı r. İ şte bu sebepten eserden fayda lanmak için, Arap grameri n i iy i bilmek gc­ rnkmckted ir� Eserde çeşitl i aç ık l am a l arı i h t iva eden kısı mlar Arapça olarak y azı l m ı ştır. Kitapta fi i l ledn yap ı s ı n ı gö�leren kısı mlarda d i l ü zerine önemli kuralla­ gramer h ft l l cr i n e ve ağı z fark l ı l ı klarma yer veri l miştir. Büt ü n bunları gösterm ek için bol ve zengin örnekler sı ral an mıştı r . Bu örnek­ ler tek bir kel i me olduğu g ibi, c ü m l e , atasözü , bey it, dörllü k ve daha uzun par­ çal a r şek li nded i r . Eserdeki kel i me h azi n e s i , sadece h alk ağzındaki kcl i ıneler le sınır'l ı kalmayıp esk i Tü rk şiir ve e deb iy atı ör,ncklerinden µlınmış klasik Türk­ çeden ke l i me l e r i de ihti va et me k ted i r . Eserde v er i le n bu örn e kl erde n yaln ı z d evrin d i l özelliklerini ö ğ re n m ek l e kalmı yor, devrin Türk tari h in i , ede bi y atı nı , · yaşay ı ş biçi mini vc d ü nya görü şü n ü de b i rl ikte öğrenme fır s atm ı yak a l a mış o l u y o ruz. ra , ses deği şmele r ine,

Eserin yazma nü sh ası b i r tanedir. B u n ü sh a, bir ci lt ve 3 1 9 sayfadan yerleri rutubet görôüğü için k ararm ı �t ı r. Kaşga r h ' 111 11 , b u ese­ ri yukarıda da be l i r tt i ği m i z gibi 1 068 yı t ı nda yüzın aya başladığm ı ve 1 072 yı­ l ı nda tamam lad ığını y i n e Divan'dan öğren mektey iz. K a ş ga r l ı , Divan' ı yazdık­ tan sonra dört defa kontrol ettiğin i de bu rada be l i r tm i ştir. Eser 1 072 y ı lında ibaret olup bazı

101


b i tt i ğ i ne gü.re eseri n , o tarih te h a l i fe ıned ü ' 1-

olan ve Abbasi tah t ı nd a oturan Muham­

Mukted i ' yc sunul muş olması muh temeldir.

K i tapta , eseri n nerede y az ı l d ı ğ ı hakkında b il g i ye rastlanmamakla bera­

ber, B ağdat ' ta h a l i fe y e s u n u lmuş

olmasından orada yazı l mı ş olma ihti mali B ağdat' ta y azı lm ı ş ol ma i h t ima l i n i kuvvetlendiren o devirde B ağdat' m bir Tü rk şeh ri d uru m una gelmiş bu­

ku vvetlen mekted ir. E s e r i n d iğer b ir h u sus da, l u n mas ı d ı r .

Eser i n İstan b u l M i l l et

Kü tüph anesi'nde bu l u n an tek n ü s h as m ın istinsah ı , yaşayan Meh med b i n Ebi Bekr ibni Ebi ' I- Feth tara­ fı ndan 1 266 gü nü Ş am ' d a tama ml an m ı �t ı r. Y azı lış ı n d a n aşağı y u k ar ı 200 se­ ne sonra i sti n sa h edilen bu nüsh ada Tü rkçe ve Ara pç a yazı mlarda yapı lan y an l ı ş l ı kl ard an, mü stensih Şamh Meh met' in T ü rkç ey i ve Arapçayı iyi b i l me ­ d i ğ i aç ı kça gö rü l mekt ed i r . Kilisli Rıfat bu h atalardan bir kısmmı dü zeltmiş ise de çoğu o l d u ğu gibi kalmıştır. Save ' de doğup Ş a m' d a

Eser Üzerine Yapılan Çalışmalar : Eser ü zer i nd e ilk Ç'llışan bilim adamı, Sami d iller p rofe sör ü olan Broc­ kel ınaıi n ' dtr. O, e serde geçen Tü rkçe kelimeleri cetvel liyerek 1 928 senesinde .tek c i l t h ftl inde b a s t ı r m ı şt ı r . Broc�elmaıin bu ç a lış masm ı n dışında, eserde bu­ lunan b ey i t v e p arç alar ı da· ayrıca tercü me ederek neşre tmişt i r .

Divan üzerinde Almancadan başka Macarca, Rusça, Fransızca ve İngi­ lizce b i r ç ok y azı y az ı lm ı ş t ı r . Bizde, bu e se rden faydalanı larak yapı lan ça l ı ş ­ mal arın başında, Besim Ata l ay ' ı n İ va n ' dak i gramer kural l arın ı bir araya top• layıp 1 93 1 y ı l ı nd a yayımladığı Türk Dili Kuralları gelir. Dah a sonra Al i Ulvi, Divan 'daki beyitlerin ve p arçal a r ı n bazı larım dilimize çev i rerek Bursa'da çı­ kan U lud �ğ adındaki mecmuada y ayım l am ı ştır . Bunu, Necip Asım'ın Di­ van 'daki savları top lay arak ufak bir risale halinde İstanbul'da bastırdığı çalış­ ma takip eder . Bu k on u d a Fuat Köprülü 'nün Milli Tetebbul ar Mec mu as ı ve d iğer dergilerde yayımlanan yazıları oldukça önem taşımaktadır. Hü seyin Na­ mık Orkun da D i v an ü zerine bazı a raştır ma larda bulunmuştur. Eserin ilk te rc ü mesi Kilisli Rıfat'a a i tt i r . 22 defter tutan bu tercü me, İs­ tanbul ' da Darü ' 1 -fö n u n Edebiyat Kütüph anesi'ne konulmuş, daha son ra An­ kara'ya getirilmiştir . .

Ki lisli Rıfat' tan s on ra bir tercüme dah a yapı lmış ancak bastırılmamış­ tır. B unl arın dışında Van mil letveki l i Tevfik Bey adında b i r zatın da bir tercü ­ mesi bulunmaktadır. Bu tercü me d iğerleri ne göre daha çok hatalıdır. Bunların ü çü d e Dil Kurumunda s akl an m aktad ı r . Dah a sonra bu tercüme işini Besi m Atalay yü klenmiş ve eserin tercü me­ onun tarafından t am a ml an a ra k bası mı l 94 1 yıl ında Türk Dil Kurumunca gerçek) eştir i 1 mi şti r . si

1 02


Prof. Dr. Talat Tekin, 1 989 yılında yayımlan_an 'XI. Yüzyıl Türk Şiiri' adl ı eserinde, Divan-ı Lügati't-Türk' ten bazı nazım parçalar alanı� bunları in­ celemiştir.

İştip ata anangnıng sawlarını lcadırma Neng lcut bulup küwezlik lcı lnıp yana ·lcuturma

Anne ve babanın sözlerini (öğütlerini) işittiğin zaman reddetme; mala, mü lke ve ikbale eriştiğin zaman kibirlenip böbürlenme ve şı marma. iştip : işitip işt-: f. k. < işit- (ünlü düşmesi) i : y. Ü . -p: zarf-fiil e.

-

-

anangnıng : ananın ana+: i. k. +ng+: 2. Tş. iyelik e. +nıng: ilgi h . e. sawlarını : sözlerini saw+: i. k. +ları+: 3 . Çş. iyelik e. + n ı : belirtme h . e. J.cadırma : reddetme \cadır�:f. k. -ma- : f. f. y. e. (olumsuzluk) --: emir 2. Tş. neng : mal, nesne l;c.ut: talih, ikbal bulup bul- : f. k. - u� : y. ü . -p: zarf-f. e. 1 03


kü weıHk !f_ıhup : kibirknip küwez+: L k. (kibir) +lik: i. i. y. e. �ıl-: f. k. -n-: f. f. y. c. (dönü şlülü k), < .\{ılın- ü nlü dü �ll1C-si +: y . ü . -p: zar f-f.

e.

yana : y ine yan-: f. k. (dön-) -a : f. L y. c.

�uturma : şı mLtrma

�utur-:f. k. (�imar-)

·ma-: f. f. y . e. (olumsuzluk)

--

: emir 2. Tş.

yü�inge körklü g yüzin körü ngil Yawla� küdez tı hngm edgil sawıg tilengil

Kü lse kişi

Bir k i mse sen in yti zii nc gülerse, (ona) gü ler yiizle

lini gözet. i y i şöh ret d i le (daima iyi söz söylemeye çalı ş).

külse : gü l se kü l- : f. k.

-se: şart 3 . T�.

yüzinge :

yüz+: i. k. - i-: y . Ü .

+ng+: 2 .

y ü züne

Tş.

+e: }'Öllelmc

iyel ik e.

h.

e.

körklüg : gü ze ll i k kör-: f. k.

-k+: f. i . y . e. (gü ı.el) + l ü g: i. i . y. e.

104

ğörii n . Kötü liikten di­


yüzi n : )'üzie yüz+: L k. -i-: y . Ü . + n : nı.s ıta h . c. körü ngH : gür ii n kör-: f. k. -ü-:y . ii . -n�: r. r. y . c. (dönii şfü JH k) -gi l : cmir 2. Tş.

yawla� : kötü küdez : gözet kii-: f. k. (koru-, gözle-) u· d---: f. f. y. c. (gözle-) �e- � r. f y. �·.. ·-z� : f. f. y. c . �.. : emir 2. Tş . tı h rıgf ü . d i lini til+: i . k.

+ng+� ı. sawıg : söhreH

saw,,.< i k. , �öh ren .. � - : y, ii . +g: bchrtmı.:ı; h. . e .

tiiengii : dile til+: i . k. +le-: f. i . y. c. -gi l : emir 2. Tş.

ı.::.w!. 1

/ ;

fi

-

il p .j

� �_,_.. � ,.

1

t ..>-""'

"

li...!. I �

,_ ,

J

" ,.

"

"

�jl �J I \S4 ·

, ,

,,

cq

,,,.

'··

ı:.r.-: � � ,J.) ·

·

·

"

1

Bilge erig eQr;U tutup sözin iş-it Erdemini ögreni ben ı şl<a sura.

1 05


B i lgin kimseyi h oş tutup ·sözü nü dinle; faziletini öğrenerek öğrendiğini

işte kul\an .

bil ge : bi lgin, h ikmet sah ibi bil-: f. k. -ge: f. i. y . e.

erig : kişiyi er+: i. k. -i-: y. ü . +g: belirtme h . e. sözin : sözü nü söz+ : i . k. +i+: 3 . Tş. iyeli k e. +n: belirtme h. e. erdemini erdem+: i. k. +i+: 3 . Tş. iyelik e. +ni : belirtme h . e. ögreniben : öğrenerek ö-: f. k. -g+: f. i . y. e.(akıJ) < ök, k> g +re-: i . f. y. e. -n-: f. f. y . e. (dönü şlü lük) -iben : zarf-f. e.

ışlc.a : işte ış+: i. k. (iş) +lca: yönelme h . e. (bulunma h. e. fonksiyonunda) sura : kullan sura-:f. k. (kullan-) - -: emir 2. Tş.

, /

,

c.s

f..S, l::i

,

' � lSL /

.

,;

,.

, I ,,,

<-. - �:. L.., � ._,--

""

•/ '

,

, , ,

l "A .. � ' � ı.J- ı � � � , , " / •

6

,.,

· -

Tegür inenin sawımnı bilgelige ay ! Tınur lcah atatsa tcısralc sıpı tay 1 06


Hey ! Sözü mü bi lgelere eriştir; kısrağın tayı at olursa kısrak dinlenir.

tegü r : yetiştir., ulaştır. teg : f. k. ü r : f . f. y. e. --: emir 2. Tş. -

-

-

menin : benim

men+: i. k. < bent b > m +i n : ilgi h . e. sawı mnı : sözii mü saw+: i . k .

-ı- : y . Ü .

+mt: ı . Tş. iyel ik e. +nı : bel irtme h. e. bilgelige : bilgelere, ali mlere bil : f. k. -ge+: f. i. y. e. +lig+: i. i . y. e. +ge: yönelme h . e. ..

tınur : dinlenir tın-: f. k. (dinlen-) -ur: geniş z. 3. Tş. ltah : eğer

atatsa : at oJursa

at+: i. k.

+at-: i. f. y. e

. .

-sa: şart 3 . Tş. sıpı : tayı

sıp+ : i. k. (iki yaşına girmiş tay)

+ı : 3. Tş. iyel ik e..

1 07


Telim başlar yuwıldı m:1 t Yağı andın yawa1dı m.\ı l Küçi anıng kewildi mct

�ıhç �ınl<a küçün sığdı

1 B irqok ha� l ar y u varl a nd ı , dü şman bu yü zden y avaşiadı , ku vveti gevşed i . Kı lH.: kma güç lü kle sığd ı .

telim : \=Ok yuw ıldımat : y uvarlandı yuw- : r. k . (yuvarla·-) ·+ : y. ii . -1-: f. f. y . e. (passiflik) -dı mat : göriilen geçmiş z. 3. yawaldımat: yavaşladı yaw+: i. k. (yavaş)

Tş. (bk. görülen geçmiş z.)

+a-: i. f. y. c . -1-: f. f . y . e . (passiflik) -dı mat: görü len geçmiş ,z. 3. Tş .

andın : ondan a+: i . k; <o -n-: y . ü . +dın: uzaklaşma h .

e.

k ü ç i : gücli , ku vveti küç+: i . k . +i : 3. Tş. iye l i k an mg

:

a+: i. k.

c.

onun

+nmg: i lgi h .

c.

kewi idi met : gc vşetu i. 1 08


kew- : r. k . -i- : y . Ü . - 1- : r. f.y . c. (p�ıssif) �di mct :gör ü len geç miş

z.

3 . Tş.

lon�a : kına .l<ın+: i. k.

+�a: y önel me h. e .

küçü n : gü ç.l ü k l�

küç+: "i . k.

- ü - : y. ü .

+n : vas ı t a

h.

c.

Usıtgan � uyaş

j�ı.psadı

Umunçlug acjaş tepsedi Ertiş suwm keçsedi

Budun a m n ü.rküşü r

S usatan g ü neş (orta hğ) kapladı ; (ken<lis.inden dostl uk) u mulan arkadaş çekememezlik etti . (Dü şman) İrtiş suyunu geçmek istedi, bu y ü zden h a l k kor­ ku ve tcL'.lşü kapı lclı. us�tgan: susatan USu· : f. k . (susa-)

-ı-: y . Ü . +: f. f. y . e . (faktitii) -ga1ıı afat-f. e .

�uy?.Ş : gü neş � apsa1ı : kaplad ı , sardı

l<.ap+: L k.

+sa-: f. i. y . e. -dı : görü len geçmiş z. 3. T�. umunçlug·: umu l an� bck kncn

u m- : f: · k .

1 09


-u-: y. Ü .

-n-: f. f. y . e . (dönü şlülük): ü mitlen-

-ç+: f. i. y. e. (ü mit lenme)

+lug: i. i. y . e .

a�aş : �rkadaş, dost tepsedi : çekemedi , h aset etti teps+: i. k. < tepiz (h aset eden) 'z > s +e-: i .. f. y. c. (h aset et-)

-di: görü len geçmiş z. 3. Tş . suwın :

Ertiş

suwın : suyunu

İrtiş ırmağını

suw+: i. k.

+ı+: 3. Tş. iyelik e; +n : belirtme h . e. keçsedi : geçme k istedi

keç-: f. k.

-se-: f. f. y. e. -di: görülen geçmiş z. 3. Tş.

anın

:

ondan, bu sebepten

ürküşür : korku ve teliişa kapı lır Ü rk-: f. k.

- ü -: y . Ü .

-ş-: f. f. y. e. (işteşl ik) -ür: geniş z. 3. Tş.

Tegre alıp egrelim Attın tüşüp yilgrelim Arslanlayuk.ükrelim Küçi

anıii kewilsün

(Dü şmanı) çepe-çevre kuşatalım ve atlardan _inerek (düşmana doğru) ko­

şarak ilerleyelim. Arslanl ar gibi k ü k re ye l i m k i (dü şmanın moral) gücü azal-

1 10


sı n . tegre : etraf, çevre egrelim:kuşatah m eg-: f. k . -r"".: f . f . y . e. <cgir- (ün l ü d ü ş mesi)

-elim: emir 1 Çş. •

attın : attan at+: i. k. +tın: uzaklaşma h . e. tüşüp : inip tü ş-: f. k. -

ü : y. Ü . -

-p: zarf-f.

e.

yügrelim : koşalım yüg- : f . k -r- : f. k . < yil gilr-

-elim: emir l. Çş . arslanlayu: arslan+ : i . k.

(ü nlü

d ü şmesi)

arslan gibi

+l ayu : vası ta h . e.

kükrelim : k ü kreyeJ im

kük re : f. k . -l im: emir 3. Tş . < -re+ elifn -

kewilsün: gevşesin kew-: f. k. -i-: y . ü .

.. }-: f. f. y. e. (passiflik)

-sü n : emir 3 . Tş. (istek fonksiyonu) küçi : gücü küç+ : i . k.

+i : 3 . Tş. iyel ik � .

111


Kudrul<.1$.atığtügdü miz

Tengrigöküşögdü miz

Kcmşipatığtegdimiz

AJdapyana�açtımız

(Atların) k uy ru k( larmı) sıkıca dü ğü mledik; Tanrı'yı pek çok övd ü k . (Atı) sli rerek saldırdık. (Arkamıza (Hi�sü ı ı lc r d iye onları ) aldatı p y ine kaçtık.

�udrult : kuyru k

l<atığ: sıkı ({at�: f. k . (kaskalı ol-) - ı- : y . Ü . -g: f. i . y.

e.

tügdü miz : düğü mledik tüg-: f. k. (düğü mle-)

-dü -: görü len geçmiş z. k. c .

-rniz: l . Çş. e.

Tengrig: Tanrı'y ı Tengri+: i . k . +g : bc li rlmc h . c.

öküş : çok

ök-: f. k. (yığ-, topla-) - ü -: y . Ü .

-ş: f. i . y . c .

ögdü miz : övdü k ög- : f. k .

-dü-: görü l en geçmiş z . k . e .

-miz: J Çş;. c .

·

kemşip : sü rü p

_

kemş-: r. k. < kemiş- (ünlü dü şmesi)

- i-: y. Ü .

-p: zarf-f. e .

1 12


atıg : alı at+: i. k. - ı -: y . ü .

-ğ: belirtme h . e.

tegdimiz : saldırdık teg-: f. k. (saldır-) -di-: görü len geçini�

-miz: 1 .

Çş. c .

ı..

k.

c.

aldap : aldatıp

al+: i . k. (h ile)

+da-: i. f. y. e. - p : zarf-f. e.

yana : yine, sonra yan-: f. k.

-a: f. i . y .

e.

l{açtımız : kaçtık \c aç-: f. k. -

tı : görü len geçmiş z. k. e. Çş. e . -

-mız: 1

.

1 13


HAREZMTÜRKÇESİ B i r doğu İran kavminin adı olan Harezm bu kavmin b i r za manlar yaşadığı Amu Derya (Ceyh un) ı rınağmın aşağı yatağının sağ ve sol undaki bfüge için ku llan ı l ır ol muştur. B u bölgede y a ş ay a n h alka d a Harezmi' adı verilmiştir . ,

Komşuları olan Oğuz, Peçenek, Kıpçak, Kangl ı v e öteki Tü rk boyları i l e alış veriş yapan Harezm h alkı , dah a sonraları bu ticari i li ş k i l er i n i n s ı ıı ır1arını İ skandi navya, İslam ü lkeleri ve H indistan ' a kadar gen işleterek kı sa sü rede ! zenginleşmiş, ilim ve kü ltü r h ayatında oldukça yükselmiştjr. Harezmli lerin XI . yüzyı la kadar ayr ı bir dil kullandıkları ve bu dili XIII. yü zyıla kadar korudukları tarihi kaynakl ardan anfaşılmaktad ır. Harezm bölgesi, 7 1 7 tarih inde İslam orduları tarafı ndan feth edilmiş, fakat idaresi yine Harezm h ü kü mdarları na bı r ak ı lmış t ı r Btı sü lalenin id�resine Samanoğullan zamanında son veril miştir. .

1 O 1 7 yılı nda Gazneli Mah mud Harezm' i fetheç.i e rek idaresini ' komutanlarından AJtun Taş ' a vermiş, idare 1 04 1 yılından itibaren de Kıpç ak ve Kanglı boyları ndan komutanlann elinde bul unmuştur. Bölgeye bir s ü red e n beri yerleşmeye başlayan Oğuzlarm yartı s ı ra Kıpçak ve Kanglık 1 ar ın da yerleşmesiyle Harezm b öl ge s i n dek i etnik yapı, Tü rklerin J e hi n e nü fus yoğun laşmasına sebep olmuştur. Selçuklu1ardan Çağrı Bey ' i n Harezm' e girmesiyle d e bölgenin Türkleşmesi ta mamlanm ı ş böylece Hareznı ' de Kıpçak, Ka n g l ı ve Oğuz şi velerinin karışı m ı bir Harezm Tü rkçesi m eydan a ge l mi şt i r. ,

XI. y ü zyı ldan itiba:-en bölgede kurulan medreselerde yetişen i li m adamları v e sanatkarlar, orta çağ İslam dti nyasınıiı ı s ı m yapmış şah siyet ler idir. Tabii i l i mler sah asında B ir i n i , tefsir ve lügat alan ında ise Zemah şarl bu mü mtaz şah siyetlerdendir.

Tü rkçe, Harzemşah lar döneminde artı k saray ve ordu ç e vresinde kullanılan bir dil ol maktan ç ık ı p hem h alkın konu�ma dil i hem de ay d ın zü mrenin y azı ve edebi:,1at di li h aline gel miştir. B u bölgede konuşulan Tü rkçe ,

yöre h alkının etnik durumuna bağlı olarak Karah anl ı , Oğuz ve Kıpçak Türkçesi nin karışımından teşekkü l etmiş karma bir dil olarak karşımıza çıkmaktadır. Eski Uygurcanın devamı olan Kar ah an l ı Tü rkçesi , Harezm Tü rk çe si ü zerinde gerek i m la ve gerekse k e l i me kadrosu b a k ı mın d an etk i l i olmuştur. Ancı:tk bLinun y anında Kıpçak, Oğuz v e diğer Türk boylarının ş i v e ve ağ ı zl ar ı na ait unsurlarım Harezın Türkçesi nde bulunması, bu di1e farklı bir yapı kazandırmıştır .

1 15


1 3 . yüzyı ldan itibareJı ü rü nlerini v e r me y e başlayan ve Orta Tü rkçe döneminin ikinci basamağını teşk i l eden bu y azı d i l i , 14. yü zy ı lda alt ı n çağ ı n ı yaşamıştır. Harezm yazı d i l i , ku l l a nı m alanı olara k sadece bu böl geyle sınırlı kal mayıp AJtın-Ordu ' n u n beJ li baş lı şeh irlerinde, h atta Kın m ' da b i l e bir k ü l tü r ve edebiyat d i l i olarak k u l l an ı lmıştır. Dah a sonra Ti m u rl u l a r devrinde siyasi ü stü nlükle birl ikte gel işen Çağatayca yay g ı n l a şm ı ş ve Harczm Tü rkçesinin yerini a l mı ştır.

Orta Asya Türk d i lleri nin tar i h i i çinde Harezm Tü r kçesi n fo v a r l ı ğ ı n ı i l k atan A . N. Samoyloviç olmuştur. Fuat Köprü ili , b u dönemi Çağatay Tü rkçesi olarak kabul ederse de bu doğru bulunmamı ştır. ortaya·

Harezm Tü rkçesi, K ar ah an l ı ve Çağatay Türkçeleri arasında geçiş dili ol arak dil tarih i açısından büyük önem taş ı r. B u dönemin eserleri genellikle Arap h ar fler i y le y azı l mı ş ol up Uygur h arfler iyle yazı lanlara çok az rastlanmaktad ı r . Harezm Tü r k çes i yazı ve i mla geleneği olarak Karah an l ı Tü rkçesi geleneğini devam ettirmiş, metinlerdeki vokal ler Uygur yazı geleneğine bağl ı ka l ın ar ak yazı lmıştır. Hareke_li me ti n lerde bile vokaller h arflerle y a zı l ar ak bu g e l en e k sü rdürü lmü ştü r .

Harezm Türkçesini Karah anlı Türkçesinden Ayıran Başlıca Özellikler 1) d ' d e n meydana gel miş olan d 'ni n yanı nda lcadgu > lc adğu > lc ay gu

s ı k sık y 'ye d e

rastlanır :

2) Yapına haJ eki +g düşmü ştü r.

3) Görü len geçmiş zaman kipin i n çekiminde biri nci çokl uk şah ıs -dü miz yerine, -dulc leh i ne gel işme gösterir.

4) İsimden isim yapma eki olan +lıg / +lig

- +li şeki l leri n i n ku l l a n ı l d ı ğ ı görü l ü r .

ekinin

g ü ns ü zü dü şerek +lı I

5) Yaklaşma h fil ek i o l an + lrn I +ke' nin yan ı n d a a z da o l s a +a I + e ekin i n g ör ü l m ekt ed i r .

kul lan ı ld i ğ ı

6) Harezm Tür kçesi nde, Karah anlı Tü rkçesindeki gelecek za m a n kip eklerinin yanısıra - ı sar / -iser ; -ğu I gü ; .;.ası / -esi ekJeri de kullan ı l m ı şt ı r .

116


HAREZM TÜRKÇESİNİN.ÖZELLİKLERİ I. İMLA ve SES ÖZELLİKLERİ :

1)

Ese r d e Karahanlı Tü rkçesinde k ul lan ı l an

ed i lmiştir.

2) S o nra l a n y

sesine dönen Q, ·(

�-----·---

3)

ü

Ya k l a� rn a h fı.I eki ,

Le

J

) ile

(w)

sesi

muh afaza

gösterilmişti r: açlalum, {caçlgu

J.ca / ga şek l i n de yazı lmıştır.

4) Ü çü ncü şah ı s iyel ik eki ahm kel imelerden sonra u zak l a şm a h al eki­ nin get i r i l mesi nde, bazen araya -n- y ar d ı mc ı ü ns ü zü y azı l m ı ş b aze n y azll m a ın! �tır : had; şleri�n�din /badişleri-din ­

5) Fi i l ç ek i m l e r i nde I. çokl uk ş ah ı s eki o larak miz - biz ortak ol ar ak ,

kul lanı l mışt ı r.: lcaytur-miz,lc.aytur-biz

6) Gen i ş zamanın ol um�uzu nda -ınez I -mes b ir l i kte kü l l a n ı l mış tır : er­ mez,er-mes

7) Eserde p sesi genel likle b h arfi noktasız o la r ak yazıld ığı da görü l mektedir

l ..ı..J l:ı l:

i le

y azı l mıştı r. Bu ü nsüzü n pazen

'->�

<.SJ..f-:

bay,

yaptı,

yabanda

Ay n ı durum

c

-

se s l er i için de uygu l anmıştır :

ç

....... �

h i c ab

,

J� I

aç u k

,

8) Ese rde kal ı n l ı k-incel ik uy umu mevcuttur. D ü zlü k-yuvarlaklık uy u m� 1 i se h en ü z b a ş la n g ıç hfilindedir. ec;lgü lük,öıtirüngüz

9)

Vurgusuz

o r t a h ece ü n l ü s ü n de d ü şme h ad isesi v ard ır :

buyurul- > buyrul-, ötürü > ötrü , agızım > _agzım 1 0) Ar apç ad a n

ar asına bir

ünlü

tek heceli keli melerde yan y a na olan iki ünsüz gi bi h arekelen miştir: ş abr > şabır, şükr > şükür, faşl

geçen

girmi ş

>faşıl 1 1 ) Kapalı e ünsüzü. : Bu ü n s ü z kelime başı nda el if ve y� h arfleri Ü e, kelime içinde ye h arfi i le yazı l mı ştır :

� �I

eşleşti,

�J �

bitigdin

L,>J�

he r d i

,

�I

el

1 2) B azı yapım v e çekim ekleri genellikle kelime kök veya gövd e s inden ayn o l a r ak y azıl m ıştı r :

_,.J ura I J

daşlu

1 17

..)_,_!, �

suwsuz ,


1 3) Ün lü le r ve

(Tnlü

Uyumları :

Karah anlı Tü rkçesi nde ku l l a n ı l a n ün l ü l er H a rezm Tü rk çe si nd e de aynen k u l l a n ı lmı ştl f: Harezm Tü rkçesine ait eserlerd e e ve i yazı lışları h i ç bi r kurala uy madan değ i ş ip durmaktadır. S adece Neh cü ' l-feradis' te e h a k i md i r , Hü srev ü Ş i i i n de ise h er iki y azı l ı şa da rastlanmaktadır. B u sebepten bü y ü k bir ih ti­ m all e e'n i n 1 4 . y ü zy ı lı n ortalarına kad ar korunduğunu, sonra i y e geç i ş i n u m u m i l e ş ti ğ ini k ab u l ed e bi l i r i z '

,

'

.

Bu dönemde d u da k ü ns ü zl er i n in y an ınd a b u l un an ü n l ü l er de y u v a r l ak l aş maya sık rastlanmaktadı r : ş abı r > şabur, tapıg > \capug, tapıg > tapug, ya­ wız > yawuz, m i n ar a > münara ­

Dudak benzeşmesin in bi lh assa dudak u y u mu nun d ı ş ı nd a kalan belirli ek­ lerde de görü lmesi Harezm Tü rkçesin i n karakte.ristik özell i ğ id ir. Bilh assa ��ehcü ' l-feradis'te; iye l ik ekleri, i lgi hatf eki olan -nıii / -nuii, zarf-fiil eki d u ­ rumundaki -p ve bazı yapı m ek l er i ke l i men in b ü ny esi nde bulunan dudak ün­ sü zlerinin tesiriyle bir dudak benzeşmesine uğrayarak genellikle yuvarlak ün­ l ü l ü şekilleriyle birl eşi rler : 'aüb-um, 'avm-üm, kitlb-uii, tam-uii, ew­ ,

ü müz, _\(alam-ufiuz ; 'arab-nuii, imam-nufi, ew-nüii ; çap-up, tap-up, {caw­ up ; sevab-lug, lıabib-lük ; edeb-süz, bisab-suz ; tap�uğ, sew-üg ; sew-ün-, tap-ul-(bulun- ) ; yap-uş-

Har�zrn Türkçesinde ün l ü uyumu Tü r kçe ke li melerd e ta ma men k aideye u y g und u r Arapça ve far s çad an alınma kel i mele r Karah anlı Tü rkçe sin de ol­ duğu gibi ç o ğu n l u kl a kalın ü nlü lü ekler alırlar: minber-\ca, kifir-ga, kafir­ Iılc. Ancak Neh cü ' f-feradis ' te bu t ü r kel imelere ince ü nlülü eklerin kullanı l ı şı dikkati çekmektedir: Mekke-ke, hac-ke, mescid-ke, zihid-lik .

,

Harezm Türkçesinde, bazı eklerin sadece dü z şekillerinin, bazı eklerde ise sadece y u v a rl ak şe k i l l e r i n i n k u l l an ı ldığı görülmektedir. Sadece Duz şekilleriyl e kul lanı lan ekler ş u n lard ı r : ·

a) Üçü ncü şah ıs i y el i k eki

�apu-sı,

b) Yapma h fü eki -nı ve -ın : l:ıisabsuz-ın, c) Uzakl a ş m a

ç)

3 . şah ıs

h al eki -dm : ekindü-din,

görü len geçmiş zaman eki -dı : kör-di,

d) Öğren il e n geçmiş zaman eki -mış : tut-mış,

e) Bunların d ı şı n da - ğınça , -çı, -ı, -lı, �ı / ği. ek ler in i n düz ünlülü şe­ k i l1eri kullanılmıştır: -

,\(onş-ı, Ya '_\(ub ' lı, üstün-ki (üstteki)

Bu dönemde sadece yu varlak ünlülü şekilleri kullanılan ekleri şöyle sı­ ralamak mü mkü ndü r: a) B ir inci çokluk ş��h ı s g örü l en geçmi ş zaman eki -du\( : .

��d�

1 18


b) Fiilden isim yapma eki olan ; -dulc+, -ğu+, -urt, -gun+: tanı-dulc, bil-gü , obşa-y-ur, lcaç-ğun c) Zarf-fiil eki -u : al-u birdi ç) Fiilden fiil yapma eki olan ; -dur-/-tur,-ğur-/-gür,:-ğuz ,-ur-: ..

sın-dur-, ye-tür-, yat-ğur-, tir-güz-, lcaç-urd) Soru eki olan mu/ mü 1 4) ÜnsüzDeğişmeleri : Harezm, Türkçesinde genelde ü nlü lerde olduğu gibi ünsü zler de eski şe­ killerini korumuştur. �ncak bazı ü nsQzlerde değişmeler görülmektedir :

le > b : okşa- > obşa- , akşam > abşam, aktar- > abtar:- (Bu değişikli­ ğe dah a çok ünsü zlerden önce. rastlanır). Bu durumda olmayan iç sesteki \c ü nsüzü korunmuştur: salcın-, ·ç.alcır- (çağır-), ya\ctu- (parla-)., tolcta:- (dikilip kal-) le I g > w

yagu > y aw'u, sogık > sowu\c , yağuJ:<. > yawu\c (y akın)

c;l > y ac;lal< > ayale, l<oc;l� > lcoy- Bu değişim daha çok Nehcü ' 1feradis 'te görü lmekte olup diğer Harezm Tü rkçesi metinlerinde buna pek rast' lanmamaktadır. .

ny > ·n - y ayrılması : Harezm Türkçesinde bu ayrılmanın y ünsü zü yönünde olduğu görü lmektedir : lôtnyu > {cayu b > m : Harezm Tü rkçesinde b > m değişikliği genellikle kelime ba­ şında görü len bir h adisedir: bindi > mündi, ben > men. Aııcak az da olsa kelime içi � de de bu değişikliğe rastlanmaktadır: ıs111.arla > ısbarla b > w : Çok dah a ön(;e b'den dönmü ş olan w ünsüzü bu dönemde ken� dini korumuştur : eb > ew, sub > suw, yabuz > yawuz. Bu dönemde bazı w ünsü zlerinin v 'li kullanımına da rastlanmaktadır : çewür- / çevür-, lcaw-/

le.av-

ç > ş : Bıı değişime tünsü zü nden önce seyrek olarak rastlanır: iç-tiler > iş-tiler, l<aç-tılar > lcaş-tılar

Harezm Türkçesinde bu ünsü z değişmelerinin yanında bazı ünsüzlerinin kullanım şekillerinde farklılıklar görülmektedir . Ş öyle ki :

a) Bir diş ünsü zü olan t, ön ses durumunda iken kendisini koruduğu

119


halde iç seslerde t

>

d değ�imine uğramıştır: tuda\t, kintik > kindik (göbek)

Ek ön sesinde bul unan t ü nsüzü bulun ma ve uzaklaşma hal e k l e r i n de se­ dası z ü n sü zlerden son ra da çoğun lukla d'li şekilleriyle kullam lmışt ı r : kök-de,

\<.ula�-da ; topralc-dın, darabt-dın. Bu eklerin -ta ve bi lh assa -tın şeklindeki kuHaııı lı�ları çok seyrektir. Görü len geçmiş zaman ek i olan -dı I -tı, ü nlü ler­ den ve sadalı ü nsü zlerden sonra -d� diğerlerinden son r a -tı �ekli nde kul la­ m h \<al-dı � yun-dı, olu-dı ; \cop-tt, tüş-ti lik

b) Damak ü ns ü zü olan lc-k I ğ-g ü nsüzlerinin kul lanımında bir be l irg i n­

yoktur : burun-\o�stın-gı (a l tta k i ) , oza-lc.ı (önceki ), sa�sılc I sa{{sıg, ulul< I

ulug

Bu ü n s ü zl e r i n ek başmda bazen de dü ştüğü görü lür :

bel-gür- > belür-, \tul-ga\t > \(ula\(

g - g ü nsü zleri, şiirde vezi n ve kafiye gereği çoğu kez düşer; nesirde bu dü şme h adisesi ne çok az rastlanı r:

dır

sas ı ğ > sası, türlüg

>

türlü

\

Tü rkçesinde kelime ba ş md a y türemesine sık rastlanmaktaığaç > y ı gaç, ı ğl a- > yığla- (ağl a-), ıra\c. > yıra\c., inçü > yinçü

c)

Harezm

1 5) İkizleşme : H a rezm Tü rkçesinde i k i zle şme h adisesi geneili�le ·sayı ikki, yetti, sekkiz, tolclcuz

i � imlerinde görü lü r

16) Ünsü z Uyumu : Ünsü z uyumu bu dönemde söz k on us u olmayıp ba­ sı sedasız ü ns ü z i l e biten keli melere ge l e n eklerin sedasız oluşları bir benzeş­ me h ad i sesid i r . ·

il. HAREZM TÜRKÇESİNİN GRAMER ÖZELLİKLERİ :

A. YAPIM EKLERİ : Harezm Tü rkçesi nde

kullanılan yapJ m ekleri şunlardır:

1) İsimden İsim Yapma Ek leri : +an+/+en+:ogl+an, cr+en +ça+ I +çe+ : Eşitlik h fili nin birl i kte geld i ği kelimelerde kalı plaşmıştır: an+ç�, bar+ça, ne+çe +çı+ ı +çi+ : yol+çı, tewe+ç i +daş+ : '�ol-daş, �arm-daş

+le+ : tü n+le, bir+le +lığ+ I +lig+, +luğ+ I +lüg+ : körk+l ü g , yüz+lüg, at-lığ 1 20


+h \c.+ / +lik+, lulc.+ / +lük+ : aç+l t� , cçlgü+ l ü k +sız+ I +siz+, +suz+ I +süz+ : cdeb+sü z, i man+sız +ge+ : öz+ge

+sut<.+ : bagar-su� +sı + : y an+sı

+kek+ : cr+kek

2) Fiilden İsim Yapma Ekleri : -ma\c+ /-mek : agla-ma�-l arm cşitdim, öldür-mek -çı+ / -çi+, çu+ / -çil + : sevin-çi -

-

(alkış)

d u+ / -dü+, -dı+ / +di+ : ög-dü

-g+ / -g+ : arı -g, biti-g, �or�-u-g, ot l a-g, yun-u-g (yıkama) -gu+ / -gü : biç-gü , yı rat-gu , awı n-gu (avu n-), -ı+ / -i+ : teg-i , yar-ı -le+ / -k+ : eksü -k, emge-k, di le-k, ırga..;� - ulc. + I -uk+ : kon-u]5 , art- u�. aç-u�

-lc.u+ /-kü+ : uc;J-�u - �un+ / -kün : �aç-l.rnn, dü ş-kün

-n+ : ck-i-n, tol-u-n, eg-i-n (sırt) -sığ+ / ;.. s ig : y at-sığ -ş+ : bal'"ı-ş, tog-u-ş -u+ / -ü+ : ötü r-Ü (ötü r- : h atırlat-) -z+ : sö.:z, semü -z

121


3) İsimden Fiil Yapma Ekledi : +a- / +e- : boş+a-, bediz+e- (sü sle-), aş+a- (yemek ye-) köz+e- (arzu et-) ··

+ad- / +ed- : ulug+ad- >ulugay > ulgay (ulu ol-, bü yü-)

+ar- / +er- :

yaş+ar- (yeşer-); sarıg+ar-, �+ar-

+da- +de- : ü n +de-, iz+de-, al+da+gar- / +ger : �u+gar+ı- 1 +i- : renç+i- (incin-, zahmet çek-),

agaz+ı- (başla-, agaz: başlama)

+ırl.ca- / +irke- : tang+ırlrn- (hayrete dü ş-) +la- / +le- : baş+Ja,.. , ba g+la-, tang+la- (h ayret et-) +r-

:

_

belgü +r- (belir-, belgü +: alamet), çaşı+r-(lekele-)

+ra- / +re- : tit+re-, ing+re- (inle-) +sa- / +se- :

suw+sa-, ölü g+se-

+le.- / +k : tar-ı-l:c (daral-) , yol-u+lc- (karşılaş-) 4) Fiilden Fiil Yapma Ekleri :

-ar- / -er-

:

ç tl<-ar-, lcayıt-ar- > kaytar- (geri döndür-), kit-er- (kaldır-)

-d- ı-d- (gönder-, ı-: gönder-), lco-<;h tı-çl- (alıkoy-) '

-

1

dur /-dür : a l-dur-, y i-dür-

-gar / -ger-, -lcar- / -ker - : oy-gar- (uyandır-), lc urt-� ar-

-gez- : kc·r-gez- (göster-) -güz"." : kör-güz- (göster-) -gur- / -gür- : bit-gür-, tir-gü r- ( yaşat-) -lc- / -k- :

aş-u- l< (aş- , geç-), tur-u-lc- (durakla-), ö-k-

1 22


- 1 - : ört-li -1-, sözlet-i-1- (söyleti l-), ig-i-1-, tü ze-1-

-ma- / - me- : ta p-ma-, kiç-me-n- : alda-n-, sev-ü -n-, angla-n- (anlaşıl-) , bize-n-

-r- : ı-r,... (ayır-, ı-: gö nde r -), ki-r-sılc- / -sik- : ar-s*- (aldat-)

-ş- : ayt-ı -ş- (söyleş-), � uç-u-ş-, kül-ü -ş- ,kinge-ş-(genişle-) -t-

:

agr ı-t- , bagla-t-, il-t- (götü r-), ay-t-

-tur- / -tür - : a�-tu r- (akıt-), öJ.,tür-,kül-tür-u- / -ü - : sü r - ü - ur- /-ür- : art-ur-, iç-ti r-, öt-ür- (geçi r-, öt- : geç-) -vur- / -vü r- : ki-vür- <ki-gür- (girdir-) -z- : tö-z- : sabret-, tü t-ü-z- (tü ttü r-) B. İSİM ÇEKİM EKLERl : 1 ) ÇOKLUK EKİ : +Iar / -ler : Çokluk ekinin kulla nı l ı ş ı Türkçe ve yabancı kelimelerde aynıdır: tewe­ ler, alim-Jer , ew-ler. Yabancı kelimelerde bazı çokluk şeki llere tekrar çokluk eki getirildiği görü lü r : ulema-Jar.

2) İYELİK EKLERİ :

-m : ata-m, � a v m- u - m -ng : ata-ng, ogl-u-ng, ew-ü -ng -ı / -i ; -sı / -si : a<;l ag..:ı din"."i, ata- sı , aya-sı -mız / -miz ; -muz / -mü z : baber-i-miz, ,lcanndaş-ı-mız -ngız / -ngiz ; -nguz / -ngüz : ata.,ngız, ew-ü-ngüz -lar ı / -leri : emgek-leri, at-lan ,

3) HAL EKLERİ :

a) İlgi Hili : -nıng / -ning ; -nung / -nüng :

dü şman-nıng, �oy-nung,

m ü lk nfi ng -

1 23


Bu h fıl in ayn ca eksiz olarak sağlandığı da görü l ü r : ol dü şman o� ı (o dii şrnan ı n oku) b) Belirtme Hali : -nı / -ni ; -n :

bitig-ni ,

ata m-'111 , mallar-ı-ngı z-nı at-1 -11 (atını ), yollar-1..,11 (Ek i n bu

isip1 ierden son ra geti rilir.) llel irlmc

şek l i 3 . şah ıs i y el i k ,

eki

almış

hfili bazen eksiz olarak sağlanı r : yalgan söz t i n gl eme (sözü )

c) Yönelme Hali : -�a / -ke ; -ga / -ge :

arslan-ka ı:ra ' . ' kut. b

kü n-ke

İkincişahısiyelikekindensonra: nefs-ü-ng-e, ü ınmet-i-ng-e Üçüncü şah ısiyelikekindensonra: � apıg-ı-nga,evler-i-nge d) Bulunma Hali : -da / -de ; -ta / -te : ara m ı z-da, e l g i m-de,

�atı ng-da,

ew-de, l:\.at-ıa

e) Uzaklaşma Hili : -dın /;... din :

çeşme-d in, börü -din, i tlering-d i n , arası n -d m

Vasıta Hali : -n 1 ) ile manasına : e l i g i n urdı (eliyle vurdu) 2) Yer Gösterme : ü slü -n ba�tım 3) Zaman Gösterme : ol va\(tın Bunun d ı ş ında vasıta hali birle kel imesiyle yapılı

f)

g) Eşitlik Hali : -ça -çe

(kadar,

. . . . .

e göre,

a�eti m iz-çe, m i k tarı n-ça

. . .

r:

ole birle ursam

. de olarak) .

III. FİİL ÇEKİMLERİ A. BASİT KİPLER 1 BİLDİRME KİPLERİ : .

a) Görü len Geçmiş Z: -dı- / -di-, -du- / -dü-; -tı ... / -ti birip tur - min bar-dı-m bar-dı-ng birip tur - sin birip tur bar-dı bar-dı•\< birip tur - biz birip tur - siz bar-dı-ngız birip tur - lar bar-dı-lar b) Öğrenilen Geçmiş Z : -mış / -miş:

tap-mış -

men

tap- .nış - sen

1 24

...

, -tı- / -tü-


tap-mış tap-m•ş - biz / miz tap-mış - siz tap-mış - Iar

Ha rezın kullanı l ı r

Tü rkçesinde bel i rl i

geçmiş zaman için;

-p +turur+ şah ı s zamiri

al-ı-p turur - men ( aldı m, almışım) öltür..,ü-p turur - sen kör-ü-p turur al-u -p turur - miz lcıl- ı-p turur - siz bol-u-p turur - lar

Bunun olumsuz şekli ş ö y le yapıl maktadır:

ol arzum{ca teg-meöin turur men (o arzuma u laşamad ı m) bular mallarınıng zekatın bir-mey turur-lar (b u n l ar mal larının zekatım

vermemişlerdir)

c ) Gelecek Zaman

:

-ğay / -gey ; ..;.ga / -ge ; -gu/-gü+ iyelik e+ dur

bar-ğay-men bar-gay-sen bar-gay bar-gay-biz/miz

tap-ga-meiı tap"'.ga- sen tap-ğa

bar-gay-siz

bar-gay-lar

al-ğu- mdur al-ğu-ngd�r al-gu- sı dur al·ğu-mızdur al-gu- ngızdur al-gu- sılardur

Gelecek zaman ki p i bazen istek ifadesine de sah iptir: eger barsam yan­ gıl ma-gay men (eğer gidersem yan ı l mayayı m). B u n krı n dı şında kesin gele­ cek zaman için; -mış bolğay + şahıs zamiri kullan ı l ı r abırat\ca na\(l lcıl­ mı ş bolgay men (ben ah irete göçmü ş o l ac ağ ı m) . Harczm Tü r kç es i nd e gelecek zaman ge rek l i l i k ifadesine de sah iptir bil-gü mü 'min yalcın (mü ' ınin k e s in l i k le b i l meli )

d) Geniş Zaman : -r ; -ar / -er ; -ur I ..:fir ayt-ur-rnen ağırla-r-sen ü nde-r kör-er- biz/ miz kör-er-siz ayt-ur-Jar

Geniş zaman kipi ayn ı zamaı1da şimdiki zaman için k u ll anı l ı r. Gen i ş za­ manın o]umsuzunda - maz I -mez ; -mas I -mes eki ku1 1 anı h r: bil-mez men, bil-mez miz. Bazen geniş zaman olumsuz b irinci teklik şah ısta -man / -men

1 25


kul lanılır

\c.ılman (k ıl mam), bilmen (bil me m )

e) Şimdiki Zaman : -a ; -u + turur + şahıs zamiri bar-a turur men (gel mekteyim, geliyorum)

bar-a turur sen bar-a turur bar-a turur miz, işlah lul-u turur miz bar-a turur siz bar-aturur-Iar 2. TASARLAMA KİPLERİ : a) Emir Kipi Çekimi : ba\c-ayın;ty-ayım balc-ğıl bale-sun balc-ahngbıralc-ah m balc-ı-ngflyt-ı-ngız bal<.-sunla�el-sü nler e) Şart Kipi : -sa I -se al-sa-m al-sa-ng al-sa al-sa-le al-sa-ngız al-sa-lar B. BİRLEŞİK KİPLER :

1 ) Hikaye: er-di balc-tı-m erdi, ba\c-tı-ngız erdi lcıl-mış erdi-m, kiç-miş erdi yaşa-r erdi-m, yiy-ür erdü-k bir-gey erdi-m, bilme-gey erdi 2) Ş art: er-se, bol-sa

Ş art birleşik za m an çek i mi şart manasından çok . ... -ınca/. . . . -incean l amı ­ na gelir. tegdi erse (drğince)

kel-miş bol-sa-m, kel-di-ngiz er-se, ur-ğay er-se, al-ur er-se-ng, \cayt-ur bol--sa-lc (geri dönersek)

1 26


HAREZM .TÜRKÇESİ METİNLERİ 1 ) Mu).c.addimetü ' 1 -Edeb : Ma!ı mud bin Ömer ez-Zemah şarl tarafından l 1 27- 1 144 yıl lan arasınd a yazılmış b i r eserdir. Eserde esas metin Arapça olmasına rağmen, satır altın d a Harezm Tü rkçesiyle tercü meleri bulunmaktadır. Bi lhassa sözlük açısından önem taşıyan bu eserin pek çok nü sh ası vardır. Bu eser bü tü n ü y le ilk defa Nuri Yü cel tarafından incelenmi�, metin ve indeks olarak 1 988 y ı l ınd a ya y ı mlanmıştır .

2) J.{ışaşu' l - Enbiya : Eser 13 1 O yılında Naşıredd in bin Burhaneddin er Rabg uzi tarafından -

yazılmıştır. Moğol prensi Naşıredclin To15. Buga adına, Farsça biı· tercü meden

Türkçeye adepte edilen bir siyer-i nebi derlemesidir.

Avrupa ve. Rus kü tü ph anelerinde bir çok nü s h a lar ı En esk i ve en iyi nü shası 1 948. y ı l ı nda Kopenh ang' ta tıpkıbasımı yapı lan Londra nüsh asıdır. İstinsah tarih inin 1 5 . yüzyıldan dah a önce olamayacağı belirtilen bu nüşh ada, bazı Çağatay Tü rkçesi özeBi klere de rastlanmaktadır. Eserin- bir k aç tane de Kazan nüsh ası mevcuttur. Eseri n

bulunmaktadı r .

3) Mu 'inü ' 1 - Mürid :

B u eser, Harezm ' de 1 3 1 3 yı lında Şeyh Şerif Hoca t a�afı n d an manzum olarak y azı l m ı ş Harezm Tü rkçesinin · örneklerinden birisidir. Eser, esas itibariyle Kaşgar şivesi ü zerine yazı lmış olmakla beraber yerli Harezm şi vesine uygun bir şekılde harekelenmiştir. Eserin manzum olması sebebiyle bir ço k yerde vezin icabı , ana şi veden uzaklaşmalar göze çarpmaktadır. Eser tek nü sha olarak Bursa'daki Orh an Kütüph anesi'nde bulunmaktadır. Eser Türk Dil Kurumu tarafından temin edilmiş, ancak şimdiye kadar yayıml anmamıştır. Mu 'lnü ' l-Mürid, d ini bilgiler veren manzumelerden müteşekkildir. Eserde: Tanr ı ' yı ve Peygamber' i bil me; vaaz ve nasi h u�ler; namaz, abdest, oruç, zekat vb. konular i şlenmiş, tasavvuf h akkında bi lgiler verilmi ştir.

4) Hüsrev ü Şirin :

Hü srev ü Şiri n , aslen Harezmli olduğu sanılan Altın-Ordu ş a ir lerinden Kutb tarafından yazılmış manzum bir eserdir. Tini Beg Han ( 1 341 - 1 342). ve karısı Han Melek Hatun adı na yazı lmı ş olan eser, Nizaml'nin aynı isimli eserinin bir benzeri olan romantik bir mesnevidir. Eser 1 383 y ı l ın d a Mısır' da, Kıpçak Türklerinden olan Berke Fa�ih tarafından istinsah edilmiştir. Tek nü sh ası olan eser Paris ' te bulunmaktadır. Eser A. Zajaczkowski ve bizde de N. Hacıeminoğlu tarafından incelenerek l 968 yılında neşredilmiştir. Abdulkadir İnan'ın, 'Kutb'un Hüsrev 1 27


ü Ş i ri ı ı ' i nden Örnek l e r ' a d lı eser ind e t ı p kı b a s ı m v e çevr iyazı yer a l m a kt ad ı r

.

5) Muh abbet-n ame : ese r i n

Bu

y ı l ında

1 35 3

Hü sey i n

Hari zml

tarafmdan

yazı ldığı

sanı l maktad ı r. Eser. s ahasın ın edebi d il i iJe y�zı l masın a rağmen, Kı pçak şi vesine karşı ·gen i ş b ir y a k ı n h k arz etmektedir. Eserin biri Uygur, d iğe r l e ri Arap h a r fl e r i y l e yazı lmış olan i k i n ü s h ası bilinmekteydi. B u n lardan Uygur

n ü s h a 1 432

yazı sı y l a olan

,

Mansur tarafı ndan Mü zesi nd e

da

y ı l ı nda Emir Cel a ledcin Firuz Ş ah

yazıl m ı ş o l u p B artold

bulunmuştur.

Bak ır

adrna

tarafından Lodqı' dak i

British

Eserin A rap h arfler iyle yazı l m ı ş olan d iğer n ü s h ası

ayn ı kü tü ph anede bulunmaktad ı r . Uzun s ü re e se r i n iki n ü sh as ı nı n olduğu

s a n ı l ırken d ah a so n r a ese r i n Arap h arfl i y e n i iki n ü sh a sı

tarafı ndan İstanbul A l i Emiri

Kü tü p hancsi'nde bu l u n ara k

Osman S ertk ay a ç ı karılmıştır.

ortaya

Eseri n Uygur h arfl i nü sh as ı önce J 957/ 1 95 8 y ı l l ar ı n da T. Gandjei , dah a sonra da 1 959'da A . M. Şçerbak tarafın d a n i ş l enmiştir. Arap h arfü n ü sh a , 1 96 1 y ı l ın d a E. N . ·Nadjib tarafı ndan ' Horizınl, Müh abbet-Name' adı ile

Moskova' da neşred i l mi ştir.

6) Mi 'rac-name :

Yazan bel l i olmayan bu eseri n biri Uygur, d i ğ ed Arap h arfl e ri y l e yazı l mı ş i ki n ü shası vardır. Uygur h arfli nü sl\a Paristc, Arap h arfl i n ü sh a i se İstanbu l 'da bu l u n maktadı r . Eser 1 88� y ı lında A. Courteille tarafından neşred i l m i şt ir.

7) Miftabu�ı

-

' adi adl ı

anonim bi r fık ı h k i tabı da H ar e zın Türkçesi

özel l i k l e r i n i ta�ı maktad ı r .

8 ) Nehcü ' l - feradis :

Harezm Tü rkçesi ile y azı l m ı ş olan e.scrlerin i ç i nde, d i l aç ı sı n d an

de.ğcrli ol a11 1 h iç ş ü ph e s i z ki

Neh ci.i ' 1-ferfıd i s ad l ı eserdi r. Eser

M:.ıh muq bin A l i tarafından Saray Harezm k itabı

Türkçe.sicill

ferad i s,

en

1 357 y ı l ın d a

şeh ri nde yazı l m ı şt ı r .

öze llikleri n i

'cennetin açık yolu' olan 1-: scr dört babdan meyd an a

Neh cü ' 1-

,

en

bel i rg i n

bir

�ekik.le

a nl a m ı n a gel mektedi r . B ir

yansıtan

kı rk

h adis

gelmişti r . B ir i nc i babda peygamber i n

h ayatı ve y • ptıkları işlerle ilgi li k ı ssal ar a n l atı l ı r . İkinci babda dört h a l i fe

dönemi i l e i l g i l i k ıssa l ar ye r al maktadır. Üçüncü babda amel lerden, İslam ı n

kavramlarından; fakirlere y a rdı m ana-babaya i taa t v akti n değeri, h aram v e h e l al de n bah sedil i r. Dörd ü n cü babda i se, y ine ah laki bazı

esas

,

meselelere değ i n i lerek yap ı l maması gereken

,

işler sıralanı r.

Hal k di l i i le y a zı l m ı ş tamamen h areke l i olan metin i n l i ç n ü s h as ı

bulun maktadı r :

a ) Mercini Nüshası : Eser,

1 8 85

y ı h nda

Kazan

b i lg i nleri nden

Şeh abeddin

Mercani' ni n

Mü stefüdü 1 a h bür ad l ı kitabında tan ı t ı lmı şt ı r. Ancak Merdlni' nin '

-

1 28


faydalandı ğı bu n li sh amn sonrad a n kaybolduğu öğrenilmi�tir.

b) Yalta Nüshası :

,..., 1 928 yılında Yakup Kemiil tarafından Km m'da Yalla Doğu Müze­ si ' nde bulunmuştur. Bu nii sh anan müstensihi Kasım ibni Muh ammed olup is­ ti nsah t arih i 1 389'dur. Bu nüsh a, eserin sadece iki bölü münü ihtiva etmekte­

dir.

c) Yeni Cimi Nüsh ası :

Nehcü ' 1-foradis'in en eski nüsh ası olup 1 360 yılanda istinsah edi lmiştir. İstanbul Sü lcymaniye Kütii ph anesi'nde bulunan bu nii shayı 1 926 yı l ında Zek i Vcl idi Togai1 i lk nl ar;.ık Tü rk iyat Mecmuası ! nda sekiz sayfalık b i r fotokopi He i l i m alemine tanıtmlştsr. Bu nü sh a daha sonra 1 956 y ı h nda,J . Eckmann, Nchcü ' 1-ferfü.lis, I,Tıpkıbasım, adı altındaTürk Dil Ku ru m u tarafından neşre­ d i l m i ştir. Tamamıyla h arel(eli olan bu nüshanın mü stensih i Muhammed bin Husr e v ' el- Harezmi olup eseri müellifinin ölü münden d ör t gli n önce bitirmiş­ tir. 1. Eckmann eser üzerinde uzun süre çalışmışsa da bu çalışmaları neşre­ dilmeden ölmü ştür( l 97 1 ). J. Eckmann'm bu çal ı şmaları dah a sonr� Hamı.a Zü lfikar ve Semih TP,zcan tarafı ndan temin edilerek tamamlanmış ve Türk Dil Kurumu tarafından, Nehcü '-Feradis, 11, Metin, adı ile neşredilmiştir. Bu <'ser, Nehcü ' l-feradis' in transKripsiyonlu metnini ı h l i vfl etmektedir. Eser üze­ rinde çalışan bir diğer tü-rkolog da Ali Feh mi Karaıtıtınhoğk' dur. O, eser üzerinde yaptığı çalışmaları n bir kısmıaı 1 969- l 97 1 yıllan arası nda Türk Di­ li ve Edebiyatı Dergisinde yayı mlamış, ancak ölü mü üzerine bu çalı şmalar da y a r ı m kal mıştır.

1 29


�. 1 1 1..

...Uı.:;1j; ' • 'ı , ���J ••

.,

• '

"· • ! •

., • ı

:. ıl '

,,

,

·

, . . . , .., /'..;. J.� ı

ô.1r &...>���r��'-.J:_:��<i!J .•

• ' .• , ,

.

.

.

"

.,.

ı ; \J... ,, • •_ � ' \ '.;."' ' , . , ;(.;J,�r�'�J

,,

. �

.

.

��,i�;·, ��.PJ�:;ki��)!,>*���;.g;_,ıjjtt�ı �f.;.;_!}.;

, , ı ;. · ,-.�� .;J� � : .·:> tı; L'-� ; .. ,;, . '. ·�r ,,_ .1&1 �· , �,U:;;� � �:.J.��, �����,'�....-.>;. ·: �.J�..t'-'J:r.r!."' � , ,_

,

.•

. ... ..

.

.. • : '· . ,.,

.

·

...

_,�E&���·0t;?,J@.��rfu1����f�Jw.�(l;;�h �j. UJ. �,._,; i_#' :ıf..-.� ili.;. ·:ı?&.i:ı j�ı.;�· j�;}L:.it}jr.:�� _;;: !i.�;,;ı� �i;j� � J�J:;;,_k;ı�b&/.4-AG�;--!�ı ti�:ıı..rfu'}�� );�;,'tiı#. � �.

..-�

..

'-""'

.

LJv,·.

-,

( ..; ,

. ı

· .ıı$J> t·':.tf.Aro:, ru.ı� � , ., ... '"-' (' u. '� ı :. �.,L:, � · '·�\� "' :' · · -u-�J'· '· � �� �· ,� ı :f':I' l.:;G. c�· �,;t� /'�· \ t� 4' ı· � .,,..:;;> .

..

. . .. ı '· "-'

..

.

.- (.:: � ·

I .

, :

-

..

·

..

r '.. o. :.. l <"!_ · · · ""'(/ , . , "' · ·

t,;,,; 'f

� �·,

.,. ,

.

·

• ,

',

.

·..

..

',' ·;, .'/, , "' ,

t;-:4 !.ı\?),!J �J.�J.::�t>.o::r.��.t ıı:..Jy)J;��J;.ıM�r_,Ki,ık��ı '6;;ajı9i!J·;ıriıl�.i�J�.r.:.k:f�i����t.J.!f.6f:�j.i;��;r �.t;�J;ı;b;ı;�;;;..ı;. ıs-;;; �s;kt;:.ili:lf��6fbt�. ��t&J°;ı �;r Cl.j/, )t.: ' �6"�ir&�;li�� 'b�!.���.'�: 7'')tf.'��)����!(; J.r;),;,;�J:tf},;,,� ,;,-fj �J.sj;��s:ı.f6.�j �,6ki-k.;ı:;: _;ıb,�i�-6"�..s � �- ��Jı&.s W�ef�ı�.li.Jit'�ı: fr�t.-A;�.�;ı� kjL;_.;:ı;ı�.��bJ�;7;fi;ıLıf.��8t.s-� f:f�t.-ili ıi;:;&J�ir�hıj&kt;.::.U..&��� b;�.#�rıiıiJi �c·f.'z? ���;·ı � ıi;ıi_ .:ı�,1M��!.tf �;.ı�.r.�ıhs',,�ıi ı.;'.;,�ı . · L �� · (. ; ".5f' ��l t::.J),ı.;,., �>.UJ;�!i.f:"f8h' t?.Y .

I

,

'

'

,

••

.

'

j ••

'

"

"

'

1•

,

. __.,;'

'

.

.

"

. • '

,

,

'

,

.

,

·

.

,.

.

"

"

· ·

'

. ,,

,

•'

.

.

fJie;J:.;· b'.�'r.:+-b:ı;J

imam Sagani ( 1 ) ratımhi Meşarılrn' l-Envar atlıg kitabı içinde bu b adl şnikeltü rmiş(2) <l.J 1 J.J-'-".; � � ili 1 �.; 1.�JA � LS .J .;

UA'.J �� 1� �.J I �! J ü �j � .J � ill i � !-7� �,,,w 1 ..1..:' � ü-: .ı.1 1 J�

Bu l).ad l ş ma'n l si ol bolur kim Peygamber (3) ' as haber beril y arl� �ar : 1 30


Bu musu lmanl ı l< dini gari blul<ı n Zah ir boldı , I.<ıyamet etekinde takı ga rlblul< ın kaytgay. tioş1u\<. (4) bolsun gar ib l erl<. a .

'Ayişe raıb a aytur: Peygamber ' as peygamberlıl< kelmezdin oza rast tüşler i körü (5) başlad ı . Ne kim tü ş lcörse erdi, özi ta'bir k ılur erd i . Ol tüşler­ ning yorul< ı teg açul< rast kelü r erdi, h iç h a� a (6) k ı l maz erd i .

B ir kü n Peygamber 'as tıadicelrn aytur raıh a : Ya tıadi c e, kökdin avaz eşi ttim, ingen l<.orl<tum .(7) tedi erse, ijadlce raıb a ayd ı : Ya Mubammed, h iç korl<magı 1 ! Hal< te 'ala sen i ıayi ' lolmagay tedi erse, Peyga mbe r 'as (8) ay d ı : Ya tiadi ce, könglü m balvet olturmal<. tileyür . Manga azıl<. l<.ılu bergil ! Hira tagında bir gar bar, ol gar içinde bir kaç (9) kün b alvet olturayın tedi erse, tıadice raıh a azıl<. l<.ılu berdi . Peygamber ' as ol azıl<.nı alıp bardı takı (1 0) ol gar içinde bir l<. aç kün balvet l<. ı l dı Ol azıl<.nı tükendi. Yana keldi, aytur: Ya tia<lice, manga b al vet olturmal<. boş kelü r ( 1 1 ) tep hemişe azı l.<. alıp barıp balvet ler l<. ılur erd i . Bir kün keldi, tladicel<a aytur: Ya tiad i ce , kökdin heybet­ l ig fı vaz ökü ş ( 1 2) kelür boldı. l)::orl<.ar boldum, tal<ı h al v e t boş lul<ıdın keçü bilmez- men . Neteg kı layın? tedi erse, tıadice raıh a ( 1 3) aydı : Ya Mu))ammed, h iç l< or l<. m agı l . Bu i şning songı !J.ayr bolgay, Hal<. te ' ala seni ıayi ' l<. ı lmagay tedi erse, azıl<. alıp ( 14) Hira tagınıng gar ı içinde olturdı . B ir kü n ol gar içinde olturur erken bir kimerse (kimerlerse) peyda baldı tal<ı Peygamber { 1 5) ' as l<.atınga keldi. Aydı : Ya Muhammed., okıgı l ! ted i erse, Peygamber 'as aytur: Men ol<.ıgan ermes-men tedi m (16) erse, men i tuttı tal<.ı katıg l<. ı stı , andag kim talrntım kalmadı. Yana ıc;fa berdi tal<. ı a yd ı : Ya Mul) a mme d ol<.ı gı l ! Men ay d ım : Okıgan ( 1 7) e r me s - m en tedim erse, ekinç l<. at a ıueni tuttı tal<.ı an d ag l<. ı stı ki m h iç yaragım l<.almadı. Y an a boşadı, yana ayd ı : Ya MuI:ıammed, o l<.ı gı l .

,

atlıg : adlı at+: i . k. +lıg: i . i. y. e. J:ıadisni : h adisi l;ıadis+ : i . k. +ni: bel irtme h. e. keltürmiş : getirmiş kel- : f. k. -tür-: f. f. y. e. (faktitif) -miş: öğren ilen geçmiş z. 3. Tş. )).adis ma'nisi : h adisin ma ' n as ı :tı adis:+: i . k. --: eksiz ilgi h .

131


haber beril : haber vererek ber-: f. k.

-ü : zarf f. e. -

yarlı\c.ar : buyurur y ar +: i. k . +lı{c+: i. i . y . e . +a-: i . f. y. e ; -r: geniş z . 3. Tş.

ğariblu�ın : tuhaflıkla garib+:i . k. +lu.lc.+: i . i. y. e. < lılc -ı-: y . Ü . +n : v asıta h . e.

Zahir boldı :

ortaya çı ktı

(15. ıyamet) etekinde etek+: i. k. +i+: 3 . Tş. iyelik

-n- : y. ü .

+de: b ul u n ma h .e. ta\{ı : dah i, bile, ve ):caytğay : dönecek .lc.ay- : f. k. -t-: f. f. y . e. < lcayıt- . (ünlü dü şmesi) -ğay : gelecek z._ 3 . T�.

garibler.lc.a : gariplere ğarib+: i . k . +ler+: çokluk e. +lca: yönelme h . e. kelmezdin : gelmeden kel-: f. k . -mez+: sıfat-f. e . +din: u zak l aş ma h . e . (-mezdin zarf-f, e.) oza : önce oz-: f. k. ( i ler i geç-) -a: f. i. y. e.

rast : doğru 1 32


ne kim : ne zaman körse erdi : görseydi kör-: f. k. -se : şart k. e. er-: cevher f. -di: h i�aye 3 . Tş. özi : kendisi öz+: i. k. +i : 3 . Tş. iyelik ta'bir lcılur erdi : yorumlardı lcıl-: f. k. -ur: geniş z. k. e. er-: cevher f. -di: h ikaye 3 . Tş. tüşlerning : rü yaların tüş+: i. k. +ler+: çoİl.. !-:.�k e. i :y ü +ning: ilgi h . e. -

-

.

.

yorulö : tabiri, yorumu yor-: f. k. -

u : y ü. -

.

-�+: f. i . y . e .

+ı : 3. Tş. iyelik

lcılmaz erdi : yapmazdı �ıl-: f. k. -maz: olumsuz geniş z. k. er-: cevher f. -di: h i kaye 3 . Tş. aytur : söyler

ay-: f. k .

e.

-t-: f. ·r. y . e . < ayıt- (ünlü düşmesi) -ur: geniş z. 3. T�. kökdin : gökten kök+: i .

k.

+din: uzaklaşma h : e. eşittim : duydum 1 33


eşit- : f. k .

-ti-: görü len geçmiş z . k. e . -m : 1 . Tş. e.

i n gen : çok 1.rnrlctuı;ıı 1.rnrlc- : f. k. -tu- : görü len geçmiş z. k. e. -m: 1 . Tş . e.

lcorlcmağıl : korkma lcorlc-: f. k. -ma- : f. f. y. e-. (olumsuzluk)

-,gıl: emir .2. Tş. e.

( {'.ayi ') lcılmağay : ziyan etmeyecek 1,cıl- : f. k . -ma- : f . f . y . e. (olumsuzluk)

-gay : gelecek z. 3. Tş.

tedi er s e : deyince te- : f. k.

-di: görü len geçmiş z. k. e.

er- : cevher f.-

-se: şart 3 . Tş . (B urada -ince anlamındadır). balvet: yalrıız, ten h a

olturmalc : oturmak ol- : f. k. -tur- : f. f. y. e. oltur- : f. k. -malc : f. i. y. e. tileyü r : diler, ister

til+: i . k.

+e-: f. i. y. e.

-y-: y . Ü . geniş z. 3 . Tş. (şimdiki z. fonk.)

-ür :

lplu bergil : yapıver lcıl-: f. k. -u: zarf-f. e. ber- : f. k. 1 34


-gil: emir 2. Tş .

tagında: dağında tag+: i . k . +ı+: 3 . Tş. iyeJ ik e . -n-: y . ü . +da: bulunma h . e. m a ğ ara

gar :

içinde iç+: i k . +i+: 3 . Tş. iye1 ik e. -n- : y. ü . +de: bul u n ma h . e . .

olturayın: oturayım ol- : f. k. -tur-: f. f. y. e . . -ayın : emir l . Tş . (istek fonk.) azılcnı : azı ğ ı yiyeceği azılc+: i. k . +nı : belirtme h . e. ,

bardı : vardı , gitti bar- : f. k . -dı : görü len geçmiş z. 3 . Tş. tükendi : bitti tüke-: f. k. -n- : f. f. y. e. -di : görü len geçmiş z. 3. Tş. y ana : yine

manga : bana man+: i. k. < ben, b > m +ga: yönelme h . e. tep : d i yer ek te- :J. k. -p: zarf-f. e. h emişe : d ai ma, h er zaman

1 35


ökil ş : çok ök-: f. k. (top-)

-ü-: y. Ü .

·ş: f. i . y . e . kelür boldı : geliyordu kel- : f. k .

-ür: geniş z. k. e. (şimdiki z. fonk.) bol-: f. k . -dı: h ikaye 3 . Tş. lcor(car boldum : korkuyordum {cortc-: f. k. -ar: geniş z. k. e. (şimdiki z. fonk.) bol-: f. k.

-du-: h ikay� k. e.

-m: 1 . Tş. e.

boşlu{cıdın : gü zelliğinden boş+: i. k. +lu�+: i. i. y. e.

+ı+: 3. Tş. iyel ik e. +dın: uzakl�şııaa h . e.

bilmez- men : geçemem f. k. -ü : zarf-f. bil-: f. k. -mez-: olumsuz geniş z. k. e. -men: 1.. Tş. e . keçil keç-:

neteg : nası ı lcılayın : yapayım

lcıl-: f. k.

-ayın: emir L Tş.

işning : işin, durumun iş+: i. k. +ning: ilgi h . e. bolgay : olacak bol-:f. k. -gay: gelecek z. 3. Tş. tagınıng : dağını n 1 36


tag+: i. k. +ı+: 3. Tş. iyelik e. +nı ng: i!gi h . e.

olturur erken : otururken ol-: f. k. -tur-: f . f . y. e .•

-ur: geniş z. k . er-: cı..! v her r. -k.en: ZJrf-f. e .

kimerse :

e.

, ; mse

"atınP.� . : önü ne �at+ . 1. k. +ı-İ· . 3. T�. iyelik e. ·t -: y. Ü . -rga: yönelme h . e.

olc ı gı l : oku ole+: i. k. +ı-: i. f. y. e. -ğıl: cmir 2. Tş.

olcıg?.n : oku

ol:+: i . k .

.in

+ı-: i . f.

-gan: s ı ermf'

uı.:-n :

degilim z > s

er- · ! ' K . vs- : olu msuz gcn:ş z . k . e . - m(; n : l T ş . e.

o�rga.n ermes- t Jen ·

.

'kuyamam

� ı stı : kı stırd ı , S ! ı�tı )s.ıs,.: L k .

-tı : g< ı r ü len geçmiş z. 3.

Tş.

andag: ö;. ll.! ıda herdi : serbest bı raktı ı�-: f. k. (serbest

-a: ;,AJ.rf-f. e,

bırak-)

br�r-: f. k.

· -di: görülen geç mi ş z. 3. Tş. 137


ekinç : ikinci eki+: i. k. (iki) +nç: i . i. y. e.

l.cata : defa m�ni :

beni

men+: i. k. b > m +i : belirtme h . e.

yarağım : imkanı m

yar-: f. k.

-a- : f. f. y . e. -ğ+ : f. i. y . e. l.c >ğ -ı-: y. Ü . +m: l . Tş. iyelik e. boşadı

:

bıraktı

boş+: i. k. + a- : i. f. y. e. -dı : görü l en geçmi ş

z.

3 . Tş.


( 1 ) Mescidü ' 1-Haramlrn kirdiler. B akarl ar, bir mü ngü şde Peygamber

' as namaz J.<_ılur. Ebu Ceh l aytur yaranlarınlrn : f'.Cayu biringiz (2) barur, fulan

mab allede tewe boguzl ap tu,rurlar . Ol tewening necasetJ ıg bagarsul<-larını kel­ tü rü p bu Mub aın med secdeke barın ı şda (3) ü stü nge bıral<-sa, ton ları cü mle ne­ cis bolsa tep fermanladı erse, bir mel ' un aydı : Men barayın tep . Munlar 1 39


y ı ghşıp

(4) bakı. ;:·, t :�� ur erdi ler. Peygamber ' as xdeke bardı . Ol me l ' u n -�:">atl1g bü kenlcc i ni, bagarsu\clarını, (5) cü mlesini Pey ga mber 'as '' i ıt:wcn ü zl .0 .., k c m i �ti . Tonl arını cü m le necis � ı ld ı erse, Ebu Ceh l t a\c ı yaranları cümle kü lü ştiler. (6) İbuü Mes 'ud aytu r : Eger k udret i m boJ<-:· erdi, � rd i , Pe y ga m ber ü ı.esindeki necasetni ketergey erdim, vellkin İslam ?:a'iı kafirler galib erdi, yarağım bolmadı keternıekke. V dikin bir kimerst; bardı tu� ı Fa�ımal.rn raPıi b aber (8) herdi e rse , E'ı � ı ın a raıh a keldi. Bakar, Peygamber 'as secde içinde turur ta\cı bu �afirler kü lü şii (p) tururlar, Peygamber 'as' (9) nung Ü Z\.:si nde tewening nedı�e tleri bar. Bu bf1 ln ı körd i erse, bu kafir l er \c a sögti, ta� ı Pey ga m ber 'as' nu ng mü ba r ek ( 1 0) ar�a�ınd ı n o l necasetlern i bı r a� t ı erse, Peygamber ' as sccded in b aş l< aldurdı. Ba�ar, to­ nı cü mle nccis bol m ı ş . ( 1 1 ) H atırı basta u bezm a n baldı. Andın(sorg) eJgini köterdi ta� ı üç �ata aydı : Ey Bfı.: tJ.udaya, sen bu kafır lerni h e E ık l_cılgıl! ( 1 2) te<li erse, kafirler l.rnrl<tı lar, �açtı lar anı ng üçü n kim Peygam be r ' as' n u n g �arğışı elbette kelmedin J.< a l mas tep bi Hi r (13) erdi l er . İb�1ü Mes ' ad aytur ra�ha: Közü m bir'' körd ü m ol kafirlerni B e d i r to).< ı ş ı nda. Ha.k te ' a lfı Pcy giıınberka n u şr e L \ 4) berdi , anLu şatırada ş işip yat ur erdiler. Ad4.larıdm sü (d)rcp bir eski .kudug�a kemişti Jer sasıgı ki şi le rke tegmesün (1 5) tep. Su'al l p lurlar: U(ıud to�uşında İslam çerigi nde hezimet tü şd i , kafir ler gal ebe .kıldı­ lar. Peygamber ' as' nı ' Atabe atlıg (16) kafir taş bi r le urdı ta�ı mübarek tişi­ n i sındurdı . Peygamber ' as ymj 1 yı � ı ld ı , mübarek yüzi taş zabm ı d ın yarıldı ( 1 7) ta�ı l<an a):(a baş l ad ı erse, Peyğamber 'as' l<a şalJabcl�r aydıl ar : Ya •

Resa1 allah ,

bu kafirler\ca l<argagıl, c ü m les i helak ( l ) bolsunlar tediler. kirdiler: g i rd i ler kir-: f. k. -di-: görülen geçmiş z. k. e. -ler: 3 . Çş. e. müngü şde : köşede mü ngü ş+: i. k. (köşe) -+de: bu l u n ma h . e. yari.nlarınlca : dostlarına yar+: i . k. +an+: çokluk e . +Iar+: çokl uk e . +ı+: 3 . Tş. iyelik e . -n- : y, ü . +�a: yönelme h . e.

�ayu : h angi biringiz : biriniz bir+: i. k. -i- : y . ü . 140


Çş. iyelik e.

+ngiz: 2 . tewe :

deve

boguzlap tururlar : boğazl ıyorlar, boğ-: f. k. -u- : y. Ü . -z+: f. i J · e. +la-: : f. y. e, ·

-p: zai"f-f.

c.

-p + turur:

şimdiki -lar: 3 . Çş. e.

z . k.

e.

nec�seth g : pislikli necaset+:i. k . +lığ: i. i. y . e. bağarsulc.larınt bağırsaklarını bağarn.ılc i. k. < bağırsu{c, ı > a +lar+:çokluk e . +ı+: 3 . Tş. iyelik'. e. +nı : belirtme h . e. keltürüp : getirip

kel-: f. k.

-tü r- : f. f. y. e. (faktiti f) -ü - : y . Ü . -p: zarf-f. c .

secdeke: secdeye secde+: i. k. +ke: yönel me h . e. bar w şda : varınca, gidince bar- : f. k. -mı ş+: sı fat-f. +da: bul unma h . e. (-mışda zarf-fi il fonksiyon unda) ..

ü stü nge : ü s tii ne

ü st+ : i. k. +ü+: 3 . Tş . iyelik e. -n-: y. ü . +ge : yönelme h . e.

fermanladı erse : buyurunca 141

kesiyorlar


ferman+: i . k . + l a- : i . f. y . e . -dı : görü len geçmiş z . k . e . er-: cevher f. -se: şart 3. Tş. (-dı + erse = -ınca anlamında) barayın : gideyim bar- : ( k . -ayın: emir l . Tş. munlar : bunlar mu+: i. k. b>m -n- : y . ü . +lar : çokluk e .

yığlışıp : toplanıp yığ- : f. k . -1-: f . f. y . e. < yığ-ı-1- (ü nlü d ü şmü ş) -ı- : y. Ü . -ş- : f. f. y . e . (işteşlik) ı- : y . ü -p: zarf-f. e. -

.

balop turur erdiler : b akıyorlardı ba�- f. k. -ıp turur : şimdiki z. er- : cevher f. -di- : h ikaye k. e. -ler : 3 . Çş. e. bükenlerini : i şken besini bük- : f. k. -en : f. i. y. e. < -gen (ünsüz dü şmü ş) +ler+: çokluk e. +i+: 3. Tş. i yelik e. +ni: belirtme h . e. ü zesinge : ü zeri ne uze+: i. k . +si+: 3 . Tş . i yelik e . -n- : y . ü . +ge: yönelme h . e. kemişti : attı kemiş- : f. k. 1 42


-ti : görü len geçmiş z. 3 . Tş. necis lnldı erse : kir]etince külü ştiler : gülü ştüler kQl- : f. k. -ü - : y. Ü . -ş- : f. f. y . e . (işteşlik) -ti-: görülen geçmiş z. k. e . -ler : 3 . Ç ş . e. üzesindeki : ü zerindeki üze+: i . k. +si+: 3 . Tş . i yelik e. -n- : y. ü . +de+: bulunma h . e. +ki : aitlik e. ketergey erdim : gid eri r d im silerdim ket-: f. k. -er- : f. f. y . e. -gey : gelecek z . k. e. er- : cevher f. -di- : h ikaye k. e . - m : 1 . Tş. e. ,

ketermekke : silmeye ket- : f. k. -er- : f. f. y. e. -mek+: f. i . y . e. +ke: yönel me h. e. külüşüp tururlar : gü lü şü yorlar kül- : f. k. -ü- : y. Ü . -ş-: f. f. y . e . (i şteş) -üp turur : ş i md i k i z. � . -lar : 3 . Çş . e . sögti : sövdü sög- : f. k. -ti: görü len geçmiş z. 3 . Tş. ar\casındın : arkasından arlca+: i . k. +sı+: 3. Tş. iyelik e. 1 43


-n-:

y. ü.

+dan : uzaklaşma h.

e.

bezman : bezgin, bitki n bez-: f. k . -man: f. i. y. e.

elgini : elini elg+: i. k. < elig (ünlii düşmü ş) +i+: 3. Tş. iyelik ·e. +ni: belirtme h.. e.

: kaldırdı köt+: L k. +er-: i . f. y. e . -di: görülen geçmiş z . 3. Tş.

köteıdi

Bir : Tanrı kitirlerni : kafirleri kifir+:i. k . +ler+: çokluk e . +ni : be lirtme h . e.

tcargışı : bedduası �ar-: f. k. -ğı- : f. f. y . e. -ş+: f. J. y. e. +ı : 3. Tş. iyelik e. Bedir to\(ışında ; Bedir savaş ı nda

tokı- : f. k. ( vu.r-, döv-) -ş-t : f. i. y. e. +ı+: 3. Tş. iyelik e. -n- : y. ü . +da: bulunma h . e. nuşret herdi

yard ı m elti

yatur erdiler : yatıyorlardı

yat-: f.

k.

-ur : geniş z.

(şimdiki z. fonk.) er-: cevher f. -di-: hikaye k. e. -ler: 3. Çş. e. 1 44


adaldarıdın : ay akları ndan adale+: i. k. +lar+: Çokluk e. +ı+: 3. Tş. iyelik e. +dm : uzaklaşma h . sü (d)r ep : sürüyerek lmQuğ.\c.a : ku y u y a lrn<;fuğ+: i . k. +lca: yönelme h. e.

kemiştiler : attılar kemiş-:f. k. (at-) -ti-: görü len geçmiş z. k. e. -l�r : 3 . Çş. e.

sasıgı : kokusu sası-: f. k. (kok-) -ğ+: f. i. y . e . lc>g +ı: 3. Tş. iyelik e.

çeriginde : askerine çerig+:i . k. +i+: 3. Tş . -n- : y . ü .

iyelik e.

+de: bulunma h . e.(yönelrne h . sındurdı : lmdı sı- : f. k. (kır-) -n- : f. f. y . e. -dur-: f. f. y . e. (faktitif) -dı : görülen geçmiş z. 3. Tş. taş za!Jmıdın : taş yarasından zabm+: i. k. (yara)

+ı+: 3. Tş. iyelik +dm: uzaklaşma h .

e.

.\c.arğagıl : lanetle lcarğa- : f. k. -ğıl: emir 2. Tş .

1 45

fonk)


ZAMAHŞARİ

Zamahşari 1075 yılında Harezm� in ilçelerinden Zamah şar ' da doğmuş..; tur. Küçü k yaşta babası tarafından Harezm'e getirilip bir medreseye teslim edilen Zamah §ari, eğiti�ine b�rada başlamıştır. O, Harezm alim lerinden edebl bilgileri ve fıkıhı öğrenmiş, daha sorda bir kaç defa Bağdat a giderek il­ mini artırföıştır. Scjnradari Mekke'ye gidip orada beş yıl kalan Zamahşari, ·carullah (Taı.m 'ısnn komşusu) lakabıyla anılmıştır. Ona eserlerinin kazandır­ Qığı şöhretten dolayı Fabr-ı Uarezm (Harezm' in öv ü nc ü ) lakabı verilmiştir. '

Zamahşari daha sonra Harezm'e dönmüş ve Mul<addimetü ' l-edeb adlı eserini burada devrin hükü mdarı Atsız' a ithafetmiş, l 1 44 tarih i nde Ürgenç' te ölmü ştür. Zamah şarl'nin dil ve din alanında yazdığı 14 eseri bulunmaktadır. Bun­ lar arasında Kur'an tefsiri, gramer kitabı , sözlük, eski Arap atasözleri ve h a­ dislerle ilgili kitaplar bulunmaktadır. MU(CADDİMETO'L-EDEB

'Edebt öğrenime giri§' anlamına gelen bu eserin, Zam a h ş ari tarafından 1 1 28/1 1 44 yılları arasında yazıldığı tahmin edilmektedi r . Çünkü e seri ithaf et1tiği hükü mdar Atsız, 1 1 27-1156 yılları arasında h ü kü m sürmüştü !'. Eser, Arapça kelime ve kısa cümlelerden ibaret olan pratik bir sözlük­ tür. Eserde geçen, bir önceki kelime veya cümle ile bir sonraki arasında bağ yoktur. Beş bölüme ayrılmış olan eser; isimler, fiiller, harfler, isim çekimi, fii l çekimi kısımlarından teşekkül etmiştir� ··

Zamahşari eserinin önsözünde, devrin h ü kü mdarı Atsız' m Arap dilini öteki dillere tercih ettiğini ve zengin saray kü tüph anesi için bir nü sha yazma­ sını emrettiğini belirttikten sonra, kendisinin de bu emre uyarak eseri meydana getirdiğini söylüyor. Ese�in Zamahşari · tarafından yazdan asıl nüsh ası· kaybolmuştur. Bu eserden istinsah edilmiş pek' çok nüsha ,bu�unmakt,adır.. Eserde satı r altı terc ü ­ m�leri Har�z� Tü.rkçesi,. arsça, �9ğolca, Çağatayca .i'.ibi çeşitli dil v e ş i �e­ 1 lenje yapılmıştır. Arapça oğenrtıek ısteyenler asıl metn ı kalın uçlu I<: al e mle ıs­ tinsah etmişler; satır altında da ince uçlu 1kalemle Atapça kelimenin kendi dil­ lerince karşılığını yazmışlardır. Bilinen nü_sh·aıarıfi en eskisi, satır altı tercü­ me.lerin Harezmce ve Farsça ii� �azılmış olanıdır . ·

.Bunlar i_çinde Harezm Türkç��inin özellikl er ini en 1 47

iyi şekilde yansıtan


Ş uster n ü sh asıdır. Bu n ü s h a İran ' ın Şuster kasabasında, Şeyh Taki ' n in kütüp­ h an e si nd e bulunmaktadır. Bu n ü s h an ı n Süleymaniye Kütüph anesi'nde bi r m i k rofi l mi me vcuttur . Nü s h a 238+ 1 0 sayfadan ibaret olup Arapça metin kıs­ men h arekclenm i ş bir s ü l ü s k a r ak te ri i l e y a zı l mış , satır altındaki Farsça ve Harezm Tü r k ç e s i y l e olan tercü meler h arekesiz nes i h k ı r m as ı y l a kaleme a l ı n ­ mı ştır.

Eser i n baş kı s m ı n a ait 50-60 varak eksik olduğu iç in, eserin istinsah tari­ h i, · m ü s ten s ih i ve i stinsah e dild i ğ i y er h akkında b i l gi l e r b u lunam a mı ş t ı r . An­ cak eserin dil özellikleri nden XIII. y ü zy ı l a ait olduğu anlaşıl maktadır. Eseri n d i li, Karah an l ı özel l ikleri n i n ağı r bast ı ğ ı , fakat Oğuz, Kıpçak ve diğer Türk ş i v el e r i n d en a l ınan gramer ve fügat unsurlarının da yo ğun bir şe­ kilde bulunduğu tipik Harezm Tü rkçesidir.

Eser h akkmda günü mü ze kadar yerl i ve yabancı birçok dil bilgin i ince­

l e m e l e r yapmış, konu i l e i lgili m a k a le l er yayı mlamışlardır . Bunlar arasında; Ah met Ateş, Zeki Ve li d i Togan, N u ri Yü ce, J . G . �etzste i n , W. B arth o ld , N. Poppe, A. N. B orovkov, Kari H. Menges, Joh annes Benzig, Y. Z. Ş irvani v b .

bulunmaktadır.

Mulcaddimetü ' 1-edeb � ten

( 1) 1,<ıvandurdı anı , sewli .t k1 �l ıdi anı/ 1,<ısarladı am neme tapa/ (2) ayın­ dın aşnu saldı i nge n botJ- !:ın1, yaratığı eksü n öglan togırdı i n gen /ç tl< ar dı anı ol urun tapa/(3) d ü rd; b . g-ni / bitir dürüminde. (4) fuları n e m e bar / tün a v v al ın ­ da y ör ü d i ( ti' . :-: ı i.-ı de y ör ü mek/ (5) b ağlad ı 1,< ap u g- n ı / b a ğl and ı söz s öz l egen ü ze/ (6) J.< ı " J:: u ı ornındın, 1,<ararsız 1,< ı l d ı anı , tep retd i anı t ü bi n d in / y a kd ı çirag-nı/ edr: ··kdi (7) k öl i k- n i / yetiz bi şü rd i et-ni I açıldı yol/ (8) aslam herdi a ng0 ..�ge kirdi l on gar d ı i ş-n i Jp vandurdı : "ey indirdi J.<.ıv+: i. k. (' .. !det) +a-.: i. f. y. e . -n-: f. f. y . e. ( d önü ş lü l ü k ) -dur-: f. f. y. e. (faktitif) -dı : görü len geçmiş z. 3. Tş . sewündürdi: sevindirdi sew- : f. k . -ü-: y . Ü . -n- : f. f. y . e. (dönü şlülük) -dür-: f. f. y. e. (faktitif) -di: gö rü l en geç mi ş z. 3. Tş. J.cısarladı : sıkiştırdı l<.ıs-: f. k.

1 48


-ar+: f. i. y . e. +la-: : i . f. y. e. -dı : görü len geçmiş z. 3 . Tş. neme : şey tapa: -e doğru, tarafa ay ı n dı n : ayından ay+: i . k. +ı +: 3 . Tş. iyelik e. -n-: y . ü . +dın: uzaklaşma h . e. aşnu : önce aş-: f. k. -n-.: f. f. y . e. < aşın- (ünlü düşmesi) -u: f. i. y. e. (zarf-f. kalıplaşmış) ingen : dişi deve botasın : deve yavrusunu bota+: i. k. +sı+: 3. Tş . iyelik e. +n : belirtme h . e.

yaratığı : y aradılışı yara-: f. k. -t-: f. k.

-ı-: y . Ü . - g+ : f. i . y . e.

+ı : 3 . Tş. i y elik e.

eksün : eksik eks-: f. k . < ekis- (azal-) , ünlü dü şm es i -fi ,... ; y. Ü . -n: f. i . y . e.

togurdı : doğurdu t o ğ- : f. k. -ur- : f. f. y. e. -dı : görülen geç miş z. 3 . Tş . orun : yer, mekan

dürdi : katladı dür-: f. k. 1 49


-di: göriilen geçmiş z. 3. Tş. bitigni : mektubu bit+: i. k. (fırç a) +i-: i . f. y. e. (yaz-) -g+: f. i. y. e. +ni: belirtme h. e.

dürü minde : içinde muhtevasında dür-: f. k. -ü- : y. Ü . -m+: f. i . y. e. (iç, muhteva) +i+: 3. Tş . iyelik e. -n-: y. il . +de: bulunma h . e. ,

avvalında : öncesinde avval+ : i . k. <evvel,e>a +ı+: 3. Tş. iyelik e. -n-: y. ü . +da: bulunma h . e. b ağladı : bağladı .

ba-: f. k. (bağla-) -g+: f. i . y. e. +la- : i . f. y. e. dı : görü len geçmiş z. 3 . Tş. e. lcapugnı : kapıyı lcap.. : f. k. (kapa-) -ı-: y. Ü . - ğ+: f. i. y. e. +nı : belirtme h. e. sözlegen : söyleyen söz+: i k. +le-: i. f. y. e. -gen: sıfat-fiil e. .

leopardı lcop-: f. k. -ar-: f. f. y. e . -dı: görülen geçmiş z . 3. Tş. ornındın : yerinden

orn+: i. k. < orun (ünlü düşmesi) 1 50


+ı+: 3. Tş. iy el ik e. -n-: y. ü . +dın: µzaklaşma h . e. tepretdi : kımıldattı tepre-: f. k. -t- : f. f. y. e. (faktitif) -di: görülen geçmi ş z. 3. Tş. tübindin : dibinden tüp+: i. k. (d i p) +i+: 3. Tş. iyelik e. -n-: y. ü . -din:uzaklaşma h . e. eçlerledi: eyerledi eçler+: isim k. <eyer +le-·: i. f. y. e. -di: göi'ü len geçmiş z. 3 .- Tş . ·kölikni : binek h ay van ım kölik+:i. k. (binek h ayvanı) +ni : b el irtme h . e.

yetiz : mükemmel yet-: f. k. ( olg unl aş-) -i-: y. Ü . -z: f. i . y. e. aslam herdi : fayda sağladı aslam: fayd a ber-: f. k. -di: göre len geçmiş z. 3.Tş. ertege : sabaha ert-: f. k . (geç-) -e+: f. i. y ._ e. +ge: y önelm e h.

e.

Mu�addimetü '1-edeb' ten

( l ) ötkü rdi ok-nı / ıydım anıng tapa nerseni / (2) l.< urtg ar d ı anı yol,rnlma�dın / üyürdi anı (3) öngini ü ze / yalga berdi anga ew-ni, duralık-ga berdi anga e yı.r ni I (4) bu ter terge bermek / yari berdi anga, kü ç yövütkedi an­ ga/ sewündi ol neme birle, sewü nçlü g boldı nerse b i r le / (5) sewündü rdi anı -

151


öngin kiş i/ kördi anı / bal<.-sız kıldı anı , h addin keçü rd i anı , munduzlandurdı anı/ (6) yemiş ç ı � ardı y ı ga ç meyvelendi yıgaç, mey v e l ig boldı y ı gaç / kü­ çemledi an ı nerse ü ze, kü çün tuttı an ı fulün iş ü z / (7) ayal<ça y ör i di kemi I çlıydı yagı l,1 ac1-larnı, (8) yıgdı dü şman b acl-larnı tı ac-d ı n I l<atında l< oya berdi anga nemeni. b aıır l<ıldı anga nerseni , ketü rdi anga nerseni y ü gü rdi ,

-

ötkürdi : geç i r d i öt-: f. k. (geç ) _.kü r- : f. f. y. e. -di : görü len geçmiş z. 3 . Tş . -

ıydım : gönderdim k. (gönd er ) -dı-: görü len geç m i ş z. k. e. ıy-: f.

-m:

-

1 . Tş . e.

nerseni : şey i nerse+: i . < ne erse +ni: b e l i rt me h . e. J:cutgardı. : kurtardı lmt+ : i . k. (uğur, tal i h ) +gar- : i . f . y . e. -dı : görü len geçmi ş z. 3 . Tş. yolc. almalc.dın : yok olmaktan yolc.+: i . k. +al-: i. f. y. e. - m alc.+: f i . y . e. +dm: uzakla ş ma h. e, .

ü yürdi : seç ti üy-: f. k . ( vasıl ol-) -ür-: f. f. y. e. - di : görü len geçmiş z. 3 . Tş. y alga herdi : k iraya verd i yal+: i . k. (kira) +ga: yönelme h . e. ber- : f · k . -di: g ör ü len geçmiş z . 3 . Tş. duralılc.ga: eve dur-: f. k. -alc.+: f. i. y. e. -lılc.+: i . f. y. e. (ev) 1 52


+ga: yönel me h . e ter : kira terge her- : ki raya ver­ ter+: i. k. +ge: yönel me h . e. yari : yardım yövütkedi : y ardım etti yövüt+ : i . k. (yardım) +ke- : i . f. y. e. -di: görü len g eç miş z. 3. Tş. sewünçlüg ol- : sevin­ sew- : f. k. -ü- : y. Ü . -n- : f. f. y . e . (dönü şlülük) -ç+: f. i . y . e. +lüg: i. i . y . e. sewündürd i : sevindirdi sew- : f. k. -ü-: y . Ü . -n- : L f. y . e . (dönü şlü lük) -dür-: f. f. y . e. (faktitif) -di : görü len geç miş z. 3 . Tş. öngin : başka öng+ : i . k. i-: y . ü . +n: v asıta h . e. (kalıplaşmış)

-

ba1,csız J.cıl- : cesaretlender­ bal.c+ : i . k. (korku) +sız : i . i. y. e. (olumsuz)

munduzlandurdt nimetlendirdi, şimarttı munduz+: i. k. (nimetli, şımarık) +h- : i. f. y. e. -n- : f. f. y. e. (dönü şlü l ü k) -dur-: f. f. y. e. (faktitif) -dı : görü len geçmiş z. 3. Tş. küçemledi : baskı yaptı

1 53


küç+: i . k. +e-: i. f. y. i. -m+: f. i. y. e. +le-: i. f. y. e. -di": görü len geçmiş z. 3 . Tş. küçün tut- : zorla tutmak küç+: i. k. ü-: y . Ü . +n: vasıta h. e. -

ayalcça: aşağı, engine dıydı : engel oldu dıy-: f. k. (engel ol-) -dı: görülen geçmiş z. 3. Tş.

Mu�addimetü ' 1-edeb'ten ( 1 ) at / bu at yü gürmeki I (2) bahar berdi anga iş-ni, tegürdi anga iş-ni, bildürdi anga iş-ni / eksük kıldı (3) er terazônı I bazdı söz kesiş­ mek-ni / (4) artgaru tartındı andın, yüz ewürdi andın I bu sınılcıp lcaytmakı / (5) angdurdı . anga I çiçek-ledi yıgaç I sarlcut (6) J:ç.oydı içiiş içinde, \ç.alundu J:ç.oydı ,j<;Jiş içinde I seher va\ç.�ınga kirdi / yarudı tang/ (7) açıldı yüz I oyağ tutdı anı/ maşhfir l<.ıldı anı I duyd'urdı (8) anga iş-ni, bildürdi anga iş-ni I belgüledi lcurban tewesi-ni, nişan-lığ l<.ıldı J:ç.urban-lıl<.-nı I bu l<.urban nişanı yügürmeki : yürümesi yü-: f. k. (koş-) -gür-: f. f. y. e. -mek+:f. i. y. e. +i: 3. Tş. iyelik e. tegürdi : ulaştırdı teg-: f. k. -ür-: f. f. y. e. -di: görülen geçmiş z. 3. Tş. kesişmekni : kavgayı kes-: f. k. i : y. Ü . -ş-: f. f. e . (işt�şlik) -mek+: f. i. y. e. -

-

1 54


+ni: belirtme h . e. artgaru : arkaya art+: i. k. +ğaru: yön gösterme h . e. (kalıplaşmış) tartındı : yüz çevirdi tart-: f. k. (çek-) -ı-: y. Ü . -n-: f. f. y . e. (dönüşlülük) -dı: görülen geçmiş z. 3. Tş. ewürdi : çevirdi ewür�: f. k. (çevir-) di : görülen geçmiş z. 3. Tş. -

sınılcıp : yenilip sı-: f. k. (kır-, boz-) -n-: f. f. y. e. (dönü şlü lük) -ı-: y. Ü . -le-: f. f. y . e. -ı-: y. Ü . -p: zarf-f. e . .

\caytmalu : geri dönmeyi \cay- : f. k. (geri dön-) -t- : f. f. y. e. < \cayıt- (ünlü dü şmesi) -malc+:f. i. y. e. +ı : belirtme h . e. sar{cut : artık, kalıntı sar.{c-:f. k. -u-: y. ü . -t: f. i . y. e.

idiş : kap valctınğa: vaktine va{ct+: i. k. +ı+: 3. Tş. iyelik e. -n-: y. ü . +ga: yönelme h . e. yatudı: aydınlandı yaru-: f. k. (ışı-) -dı : görülen geçmiş z. 3. Tş. 155


uyag : uyanık uy+: i . k < ud +a-: i. f. y. e. -ğ: f. i. y. e.

belgüledi : işaretledi belgü + : i . k. +le- : i . f. y . e . -di : görülen geçmiş z. 3 . Tş.


KIPÇAK TÜRKÇESİ (Kuzey-Batlrürkçesi)

Orta Türkçe df;\lfesinin ikinci kısmında yanı XIIL yü zyı lda, Türk yazı dilinin en önemli h adiselerinden birisi diyebileceğimiz Tü rk yazı dili ş iveleri­ nin ortaya çıkması gerçekleşmiştir. Yeni yazı dillerinin ortaya çıkmasının en önemli sebebi ise, Oğuz ve Kıpçak gibi Tü rk boylarının batıya göçmeleri ve d,e ği şik coğrafi bölgelere yerleşmeleri olmuştur. Gerçi Türk soyundan olduk­ ları bilinen Hunlar, Avarlar, Peçenekler vb. dah a önce batıya göçmüşlerse de, bu göçler dah a eski devirlerde vuku bulmuş ve bu boylar oradaki h alklarla karı şarak özelliklerin i koruyamam ı ş, onların kültür potaları içinde eriyi p git­ mişlerd ir. Altın-Ordu devletinin kuru l uşundan çok dah a önce, XI. yüzyı ldan XV. yüzyıla kadar, gü ney Rusya bozkı rları Kıpçaklar tarafından i ş g a l ed i l miştir . Volga neh rinin aşağı mecrasından başlayarak Don ve Di nyeper neh irkri ara­ sına yayılan bu sah a, Arap ve İran edebiyatında 'Deşti Kıpçak' olarak zikre­ dilmektedir. Burada Kıpçaklar; Bizans kaynakları nda ' Kuman, Koman ' , Rus kaynaklarında ise 'Polovets ' i smiyle anı lmışlardır. Kı pçaklar, XI ve XV. asırlar arasında Karadeniz' in kuzeyi nde h akimiyet kurmuş; siyasi ve idari rolleri Kafkasya, Suriye ve Mısır ' a kadar n ü fuz etmiş bir Tü rk boyudur. Oğuzların İran ü zerinden batıya göçmeleri gibi, Peçeneklerden sonra Kıpçaklar da Hazar ve Karaden iz' in kuzeyinden batıya göçmeye devam eder­ ler . XIII. y ü zyıl ortalarına doğru Moğal akınlarının artması ile bunlardan bir kısn:ıı Ukrayna, Macaristan h atta Polonya içlerine kadar yayılmı şlardır. Bu kadar büyük bir nüfus potansiyeline sah ip olan Kı pçakları n , genel­ likle göçebe bir h ay at sü rdü rmeleri onların mü stakil bir devlet kuramamala­ rı nın en bü yük amili olmuştur. Bun a rağmen Kıpçakların, h em Altın-Ordu devletinin h em de Memlukluların idari mekanizmasında söz sahibi oldukları da bir gerçektir . Kıpçaklar, XI. yüzyılda yıkılan Ermeni devletinden sonra Kırım' a göçen Ermenileri n orada Kıpçak Türkçesini resınl ve dini dil olarak benimsemelerini sağlamışlardır. Kırım ' da Kıpçak Türkçesini benimseyen Er­ meniler. dah a sonra yerle ştikleri Ukrayna'da Ermeni h arfleri ile Kıpçakça yazm ay a devam etmişlerdir. Bugün Ermeni Kıpçakçası denilen metinler bun­ lardır.

Altı n-Ordu devl eti zamanında onlara bağlanmayan b ir kısı m Kıpçaklar, esh yurtlarına dönerken bir kısm ı da köle olarak Mısır' a götürülmü şlerdir. Abbasiler zamanında olduğu gibi, Kıpçaklar Mısır' a dah a önceden gekn di1 57


ğer Türk unsurlarıyla birleşerek burada Memluklular (Kö1emenler) devletini kurarlar. Memluklu devletinde, Türk sultanlarının başt_a bulunmaları ve haki­ miyetin Türklerin elinde olması sebebiyle, Türkçeye karşı ilgi artmış ve Araplaı:a Türkçeyi öğretmek maksadıyla kitaplar- yazılmıştır. Ayrıca başka sahalarda yazılan Türkçe eserler de istinsah ettirilmiş ve Arapça, Farsçadan tercümeler yaptırılmıştır. Böylece Kıpçaklar gittikleri her yerde kendi yazı dillerini geliştirmişler ve Kıpçak Türkçesiyle eserler ortaya koymuşlardır. Bun �arın meydana getir­ dikleri eserleri üçe ayırmak mümkündür: 1) Gotik h arfleriyle yazılmış olan Codex Cumanicus 2) Altın-Ordu, Mısır ve Suriye'de yazılan eserler.

3) Kırım'da XIII..XIV. asırlar arasında Ermeni Kıpçakçası ile yazılan

eserler.

1 ) Codex Cumanicus :

Codex Cumanicus, Kıpçakçanın en eski ve en büyük eseridir. Eserin or­ jinal nüsh ası Venedik'teki Saint- Marcus Kütüphanesi'nde bulunmaktadır. "Kumanlara ait bilgiler" anlamına gelen bu eseri, İ�alyan tüccarları ve Al­ man rahipleri gotik harfleriyle yazmışlardır. Çeşitli kişiler tarafından kaleme alınan parçaların bir araya getirilmesi ile ortaya çıkarılan eserin yazıldığı yer kesin olarak belli değildir. Eserin, Karadeniz'in kuzeyinde, Kıpçak bozkır­ larına yakın bir yerde yazıldığı tahmin edilmektedir.Eserin ilk satırı 1 303 ta­ rih ini taşımaktadır. Samoyloviç bazı mukayeseler yaparak eserin 1294 yılın­ da yaztlmış olduğu sonucuna varmıştır .Eser, Petrarca adlı şair ve kitap me­ raklıs'7-0irisi tarafından 1 362 yılında Venedik cumh uriyetine hediye edilmiş­ tir. ' Bu bilgilerden de eserin 1 303- 1 362 yıUarı arasında yazıldığını söylemek mümkündü r. Eser iki ana bölümden meydana gelmiştir: "İtalyanca Codex" adı veri­ len birinci bölümde; Latince, Farsça ve Kıpçakça kelime grupları ile bazı ke­ lime kuralları yer alır. İtalyanca Codex 55 varaktan ibarettir. 'Almanca Co­ dex' denilen ikinci bölümde ise, bazı dua ve ilahiler, kırk yedi bilmece, baş ve son kısımlarında da Kıpçakça-Almanca sözlükler bul.unmaktadır. Bu eser de 27 varaktan meydana gelmiştir. ESerin, bir taraftan yabancılara Kıpçak Türkçesini öğretmeyi, diğer ta­ raftan da Kıpçaklar arasında kendi ana dilleriyle Hristiyanlığı yaymayı amaç­ layarak yazıldığı sanılmaktadır. Eserin el yazma metni ilk olarak l 880 yılında Comes Geza Kuun tara­ fından, Budapeşte'de Latinceye tercüme edilerek yayımlanmıştır. Daha sonra M. J. Klaproth 1 828 yılında esere ait bazı parçaları yayımlar. Bunu ·w.

Radloff ( 1 884- 1887), W. - �Bang ( 1 9 1 1 -1 9 1 2), J. Ne1J1eth ( 1 9 1 3- 1 930), İC:. 158,


Grönbech ( l 936- 1 942), A. Von Gabain ( 1 959) vb. gibi dilcilerin yaptığı ça­ lışmalar takip etmiştir. K. Grönbech'in yaı.dığı, Kumanca kelimelerin dizini ve bunların Almanca karşılıklarını ihtiva eden Kuman Lehçesinin Sözlüğü, Prof. Dr. Kemal Aytaç tarafından �ürkçeye çevirerek 1992 yılında -Kuman Lehçesi Sözlüğü ' adı ile yayımlarttr.

2) Altın-Ordu, Mısır ve Süriye ' de Yazılan Eserler : a) Tercü manü Türki ve Arabt :

Mısır'da Kıpçak Türkçesiyle yazılan en eski eserlerden birisi Tercüma­ nü Türki ve Arabi'dir. Eser 124,5 -yılında Konyalı Halil b. Muhammed b. ' Yusuf tarafından yazılmış veya istinsah _edilmiştir. Memluldu hakimiyetinden i bir müddet önce kaleme alıiıan eser 76 varaktan ibarettir. Eser, kelime çeşitle­ rine göre dü zenlenmiş bir lügat-gramer kitabıdır. Eserde geçen 1 260 kelime­ den 70 kadarı yazar tarafından Türkmence, geriye kalanı ise Tjirk-K.ıpçakça olarak nitelendirilmiştir. M. Th. Houtsmaq eserin gramer özellikleri hak­ kında brr çalışma yapmıştır. Houtsman, bu incelemeyi ve Arap harflerine gö­ re düzenlenmiş fihristi 1 894 yılında Almanca olarak yayımlamıştır.

b) Kitlbü'l- idrik li Lisanü'l- etrik : Bu eser Kahire'de 1 3 1 2 yılında yazılmıştır. Eseri, Gırnata doğumlu Esi­

-rü'd-'din Ebu Hayyan ( 1 256- 1 334) yazmıştır. Eserin iki nüsh ası bilinmekte­

dir. Bunlardan birisi 1 335 yılında istinsah edilmiş olan Vc-!iyüddin Efendi · nü sh ası olup İstanbul'da Veliyüddin Efendi Kütüphanesi'nde ôulunmaktadır. Eser 132 sayfadan ibarettir. Eserin ikin C i nüshası ise 1 402 tarih inde Ah med b. Ş afi'i tarafından Lazikiye'de istinsah edilmiş olup bu nüsha ü niversite nüsh ası olarak bilinmektedir. Nü sha 1 94 sayfadan ibarettir. Eser. alfabe sırasına göre düzenlenmiş bir lfigat ve bir de gramer kıs­ mından müteşekkildir. Türkçenin bilinen ilk gramer kitabı olması sebebiyle önem taşır. �

Veliyüddin Efendi nüshası ilk defa 1 895 yılında Selanikli Mustafa Efen­ di tarafından İstaribul'da yayımlanmıştır. Daha sonra Prof. Dr. Ahmet Cafe­ roğlu, üniversite nüshasından da faydalanarak hazırladığı eseri, tercü mesi ile bir�ikte Türkiyat Enstitü sü yayınları arasında.1 93 1 yılında yayımlar. Eserin sayfa yanlarında bulunan açıklamaları içeren h aşiyeler kısmı, 1 936 yılında Veled İzbudak tarafından "El- idrik Haşiyeleri" adı altında Türk Dil Kuru­ mu yayınları arasında yayımlanır; c) Et-tuhfetü 'z�zekiyye fi'l- IQgati't- TUrkiyye : , Eser, Kıpça� şivesi üzerine yazılmış bir gramer kitabıdır. Mısır'da yazıl­ dığı sanılan eserin yazım tarihinin 1425'ten önce olduğu anl_aşılmış olup ki­ min tarafından yazıldığı belli değildir. Eserin tek nüshası Veliyüddin Efendi -: Kütüp� aiıesi'nde. bulunmaktadır ve 9 1 varaktan ib�rettir. Eser, s'özlü k ve g�amer Qlma.k ü zere iki kısımdan müteşekkil olup,sözlük 159


kı smı Arapça kel i meler in alfabetik sıralamasına

rak olan bu

k ı s l mdaki

Arapça keli melerin

g ör e

d ü zenl enmiştir. 39 va­

kar ş ı l ı k l ar ı Tü rk�e

o l ar a k

verilmiş­

tir .

Eserdeıı i lk olarak 1 922 y ı lı nd a Fuat Köpr ü l ü bah seder . E ser h akkı nda ilk gen i ş ç al ı ş m ay ı y apan i se Zaj aczskowski o l m uşt u r ( 1 940). T. H a las i­ ·Kun'un da ü zer i nde çal ı ştı ğı bu eser , 1 945 yı lı nd a B esim Atalay tarafı ndan tercü me-d i zi n ve t ı p k ı bas ı m i le b i r l ikte Tü rk Dil Kuru m u y ay ı n ları ar a s ı n d a neşred i lm i şt i r . Eseri ayrıca T. Halasi-Kun Macari stan'da neşr e tmi şt i r .

ç) Kit ab ü Bulgati't- mü ştak fi l ôgati't - türk ve'l - Kıfçak : Eser . a s le n Tü r k o l an

Türki

d ir .

Cemalü'd -din Ehi Muhammed Abdullahi't­

tar afından Lel i f ed i l m işti r . Eserin y a z ı l ı .ş

tarihi kesin olarak belli değil­ yılında okuduğunu k ayde tm iş y azı l d ı ğı n ı göstermektedir. Eser , A. Za­

Ancak Ebu Bekr ad l ı b ir i s i n in esere, 1 45 1

o l mas ı , bize eserin

bu

tarihten önce

jaczskowsk'o/c göre S u riye'de y azı l mı ştır.

·)

Eserin 7 1 varaktan ibaret o lan tek n ü sh as ı Paris'ıe: bulunmaktadır. Eser Arapça-Tü rkçe bir ki tap mah iyetinded ir. Zaj aczskowski eseri isi mler ve fii l� ler kısmı ol mak ü zere iki cilt h al inde h azır l ayar a k bun ları 1 93 8 - 1 954 yı llarında Varşova'da ya y ı ml ar . .

.

' "· '

·

d) El-Kavaninü 'l - külliyye li zabti'l- h1gati't - Türkiyye : Yazarı belli o l may an bu eser de Mıs ır'da yazılmıştı r . XV. asır başları n­ da yazı ldığı sanı l an eser, Araplara Türkçeyi öğr et mek maksa d ı y l a kaleme alınmı ş bir gramer kitab ı d ı r . Yazarının Tü rk o l mayı p Tü rkçeyi iyi b i l en birisi

olduğu söyl enmektedir.

, . Eseri n tek n ü s h as ı İstanbul'da Ş eh it Ah Paş a Kü tü ph anesi'nde bulun­

maktadı r . '

1 69 sayfadan i baret olan eserde sadece gramer kısmı bulunmakta,

sözl ü k kı smı yer almamaktadı r . Yazar bu eser d e, diğer ese r lerd e n farkl ı ola­

rak sa d ece Kıpç akçayı esas almış, Tü rkmence kelimelere yer vermemişti r .

Eser, Kilisli R�fat Bilge t arafı ndan · 1 928 y ı l ın da Tü rkiyat Enstitüsü y a yınl arı aras ı nd a neşredilmiştir . Daha sonra S. Telegdi'nin bu yayına daya­ narak h azı rl ad ı ğ ı eserin gramer özelliklerj ve fihristini i çeren çalışması , 1 937 y ı lı n da yayıml anır. B u eserle ilgili o l ar ak Türkan Aksu tarafından eserdeki ses, imla ve fiil ş ek i 1 leri n i inceleyen bir tez de h azırlanmıştır . B unl arı n d ı ş ı nda Kı pç ak Tü rkçesi- ile bazı eserlerin ter c ü mel eri yapıl­ mıştır. Bunların başında İran şairi Sa' dl'nin y azdı ğı. 'Gülistan ' adlı eserin ter­ cü mesi olan ve 1 39 1 yılında Seyf-i Sadiyi tarafından yazılan 'Gü listan Ter­ cümesi' gelmektedir. Nizami'nin Farsça mesnevisinden Kutb 'un çevi r diği Hü srev ü Ş irin adı lı eser d e bu d önemin örnekleri arasında yer alır . 3)

Ermeni Kıpçakçası İle Yazılan Eserler :

Ermeni Kıpçakçası ile mey d an a getiril en eserler ise ŞLınlardır : 1 559ait Kamenets-Podolsk Ermeni cemaatine ait bazı dosyalar. B unlar 1 943 y ı l ı n a kadar Ukrayna'nın Kiev şehrin.de bulunan ve l 944 yılında

1 664 yılları n a

1 60


Almanların çıkardığı yangı nda yanan be lgelerdir. Bun l ar ı n dJ şında Ermeni K ı pç ak ç a s ı ile y azı l m ı ş Paris, V en e dik , Viyana ve Kra kow kü tüph an el erinde y irmi sek iz yazma bulunmaktadır. Harezm Türkçesi i l e Kıpçak Türkçesi ArasındakiFarklar H arezm T ü r kçes i i le Kıpçak T ü r k ç es i arasında d i l özel l iği bakı mından çok az fark bul un makta o l u p bu farklar da normal gel işme den i l e b i lecek ölçü ­

d ed j r Bu fark l a rdan en öneml ileri ş u n l ard ır : .

1 ) Bu dönemde, ç o k heceli kelime sonundaki g l u kl a dü ştü ğü gör ü lmektedir.

-

g

ü nsüzlerinin çoğun­

arıg > arı , lrnrlcug > .lcorlcu , ti rig > tiri

Ancak bu özellik henü z geçiş devresinde

olması sebebiyle b azı kelimeler i k i

şekilli ol arak kul l anı lmay a d e vam etmiştir. lmtlug / ]iutlu , ulug / ulu , çerig /

çeri

2)

Ha re zm

Türkçesinde yönelme h al eki

ol arak yaygın bir şeki l de kulla­

; +ğa / +ge ek l er i , bu devrede y i ne kull am l m ı ş , ancak bilh assa iyelik ek li kelimelerde bu hat i çi n +a I +e ekinin k u l l am m ı yaygınlaşmı ştı r .

n ı lan +.lca I +ke

'

ana+m+a, kön g l ü + m+e, 3) Uzaklaşma

ana+st-n-a, k o ylar + a

hal eki olarak Harezm Tü rkçesinde k ul l an ı l a n +dın /+din

ekinin yanında, eki n +dan/ +den şekli sıkça kul l anilı r

olmuştu r .

d ü n ye+ den, i l + den, l.< ay a+d ın

4) Harezm Türkçesinde ' değil' kullanı lmı ştı r .

çe s inde

kullanılan ermez / ermes yerine, Kıpçak Tü rk­

5) Harezm Tü rkçesinde kullanılan -du.lc+ / -dük+

sıfat-fii l eki, bu dö­

nemde kullanılmaz.

6) Kıpçak Tü rkçesinde ğ > g > v geli şim i Gü li stan Tercü mesi dışındaki al m ışt ı r küyegü > kü yev

e se r le rde yaygın bir h al

.

KIPÇAK TÜRKÇESİNİN ÖZELLİKLERİ

SES ÖZELLİKLERİ : ! . ÜNLÜLER :

n o r mal 8 ü Q.lünün Kıpçak Tü rkçesinde de k u l l anı l d ığı gö­ Ancak uzun ü n l ü n ü n bulunup bulunmadığı ve kapa l ı e mes e le s i bu dönemde de ke s in h ükü m verilebilecek durumda de ğ ildir

Türkçedeki

rü lmektedir .

.

161


A.

ÜNLÜ DEGİŞMELERİ :

K ı pçak Tü r kçe � i nde ü n l ue� ı �,ılleleri n i n haşı nlb e > i değişimi gelmekte­ d i r : e l > H , emdi > i mdi , eki > ikki, eski > iski , ne > ni , teg > tig. Bunlaı

ın

y m rn d a b u dönemde

e ü n lü sü n ü k o ru ) a n

k i l l i · · u i l a ı ı ı l a�ı kel i n ,�:krc de rast l an maktad ı r :

keh meler i le iki şe­

eygü eygülik . b e l I bil, �

evlen- / ivlen- , etek / itek vb .

Diğ:er ü nl i ı dcğ i � melcrinc a i t şu örneklerı ı > a : y ıgcıç > ı g aç > agaç; u >a

ü>e

göstere b i l iriz:

: bogu z > boğaz , monçu� > munçal< ;

:

sü ı ıgük

>

süngek

B . YU VARLAKLAŞMA=

İlk h ecede g ör ü l en yuvarlaklaşma örne kl e r i şu nlardır: e v > öv, degü l > dögü l , sev- > söv- vb.

Bun ları n J ı � ın d a d i ğer h ecelerde veya eklerde dudak ü ns i.i zler inin etk isi i le bazı y u varh.ı klaş ına h ad i selerine rastlanmaktadı r : )5. a v l ü m , taptu m, çapup vb.

C

. DÜZLEŞME�

o.ı Lle -.. ınc, b u dev rede y u varl aklaşmaya göre dah a az ortay a çıka n bır ı 1 �iJ 1 1.,cı.. i d ı r :

ü nde- > inde-, öc,Jle > öyle > eyle Vurgusuz

Or ta Hece Ünlü sünün Düşmesi :

Tü rkçe de y aygın ol arak g ö rü l en bu ses h ad i sesi Kı pçak Tü r kçe sinde Je o l d u kça

y aygındır: ayırı l - >

y a l anguz

ayrıl- , oyuna- > o yn a- ,

> y alğuz , bağı r > bağrım

D. ÜNLÜ UY v MU :

Tü r kçen i n diger döne m l erinde olduğu gibi bu dönemi nde de k:.ı l rn l ık-i n c .._ lık uy u m u k e l ı rndcre y ayg ı n b i r şek i l de uy gulJ n ırken d u zl ü k-yuvar l aklık u u m u lı cn Li z ge l i :.ın i ş d u r u md a değ i l d i r . B unun bir s o n uc u olara k d a i ı n Lıd.t ban k ::ı n � ı k l ı kl a r ot tay a ç ı kmı ştı r .

1 62


Bu d ön emd e bazı

dık l arı gör ü l ü r :

kelimelerin d ü zleş me ve yuvarlakl aşmaya uyum sağla­

inçü > inci , {c:arşu > {<:arşı , öli > ölü , süngi > süngü , bulıt > bulut Kıpçak Tü rkçesinde de, yard ı mcı ses ve ekler i n d ü zl ü k-yu varl akl ık uyu­

muna tJ b i ol mamalarında dudak ü n s ü zl e r i n etki li olma ları dı�ında çü d c bu u y u ma uy ulduğu görü lmekteJ i r

bü y ü k ôl­

çapıp > çapup , çı�arıp > çı � any-ı tütün , uruş-, boyunga Dü zl ü k-yuvar l ak l ık uyumun a uymay an ekleri n başında görü len geçmi ş Tş . e k i v e i s i mden i s i m y apma eki o l a n +çı+/ +çi+ ge mekted i r .

zaman 3 .

gör-di , l.c.oş-tı ; közgü +çi uruş+çı �

Diğer ek lerde i se d uru m k ar ı ş ı ktır :

türli I türlü , l.cutlı / {c:utlu , keydir-/ keydürII. ÜNSÜZLER : Eski Tü rkçe devr i nden beri mevcut olan ü n s ü zler K ı pçak Tü rkçesi nde Jc kullanı lmışt ı r. Kıpçak Tü rkçesinde ü n s ü 7 i k i zleşmesi, keli me ba� ı nd a y­ dü �mcsi, k e l i me ortas ında -r- d ü �mesi ve h ece sonunda -1 dü şmesi h ad isele­ r i ne rastlan ı r .

isig > issig , kiçig > kiççig , ik i

>

ik.ki

yinçü > inçi , yüzgüçi > ü zgüçi (yüzü cü) berk > bek , 'urtul- > lmtulkeltü r- > ketürg I g ü nsü zlerin in durumu

i·se Harezm Türkçe�iııden farksı zd ı r .

A. ÜNSÜZ DEÖİŞMELERİ :

t

> d : Bu dcğ i � ikl i k

Q>y

:

Kı pça k Tü rkçesi nde y ay gınd ı r ·

tegü l > degü l , tur- > durKıpçak Türkçesi nde yayg ı n olan değ i � i k l ik l crden birj d ı r :

b o(l > boy

Hü :-, t<' V ü �

,

lrnçl- , > le.oy- , tod- > doy- .

Şirin \Je ise, h en ü z çl' l i �ckiller devam eder .

> b : B u dcği�i k l iğ i n örnekleri çok deği l d i r : 1 63


al.cşam > abşam, oJ.cşa- > obşa-

fi sesinin n ve ğ I g olarak inkişafında; ng > n durumunda özdeng ya­ nında özden, yalang yanında yalan şekillerini görü yoruz. Bunun yanında ng > ğ I g olarak kullanı ldığı da o lmuştur yalanguz > yalguz B. İKİ ÜNLÜ ARASINDA SEDALILAŞMA :

İki ü nlü arasında sedalı laşmayı 1.c kesin olarak görmekteyiz: -

-

> -g- ve -t- > -d- gelişmesinde

taJ.cı > dağı , bal.ca > bağa , ayal.c > ayağı , 1.culal.c > J.culagın ; nit- > nideyim Bunlara rağmen sedalılaşmayan örneklere de rastlanmaktadır : tuzaJ.cım, atı , öti

C.SEDASIZLAŞMA: ik i ünlü arasında sedalı laşmaya n azaran ünsüzlerin sedasızlaşmasına çok az rastlanmaktadır : izde- > iste- , -maz i -mez > -mas / -mes

D. ÜNSÜZ UYUMU : Kıpçak Tü rkçesinde ünsüz uyumu henü z kesinleşmemiş olan bir geçiş devresi izlenimi uyandırmaktadır. B azı eklerin bu uyum yönünden h enüz ikili kul lanımı sürdü rdü ğü görü lür: aytlcıl / aytgıl , sultanlca I sultanğa

E. YER D�GİŞTİRME : Bu dönemde az rastlanan bir hadisedir: alc r un > arlrnn (yavaş)

F. HECE YER DEGİŞTİRMESİ : Çok az görülen bir ses h adisesidir

1 64

kibi > bigi


Ş EKİL ÖZELLİKLERİ I . İSİM ÇEKİM EKLERİ : A . ÇOKLUK EKİ : Kıpçak Türkçesinde de çokluk eki normalde +lar I +ler d ir : baş+lar, '

kiçe+ler

Yabancı kelimelerde Türkçe çokluk eki kullanıldığı gibi, onların kendi çok­ lu}< ek1eri de kullanılmıştır: beyt+ler� ebyatBunların dışında bazen ·de çoklu­ ğun çokluğu gibi ,çokluk eki almış yabancı _kelimelere tekrar Türkçe çokluk eki getirilerek kullanıldığı da görülmektedir : ftr: an+lar, esbab+lar vb.

B. HAL EKLERİ :

1 ) İlgi Hfil i: +nıng / +ning ; +ıng I +ing Ekin yuvarlak şekilleri çok az kullanılmış olup +ıng/+ing şekilleri d ah a çok zamirlerde görülür :

böri+ning , lml+mng , .\c.ara+nıng , söz+ıiing/ söz+nüng, sen+ing Eksiz ilgi haline az da olsa rastlanmaktadır: közüm bebgi

2) Belirtme Hali : +nı / +ni : balı\c.+n ı , köz+ni

Üçüncü teklik şah ıs iyelik eki almış kelimelerde +n kullanılmıştı r :

el+i+n,köz+i+n

Bu h aliµ eksiz olarak karşılandığı da olur : közüng aç

3) Yönelme Hali : +ğa I +ge ; +ka I +ke ; +a I +e altun+ga , böri+ge , ot+lca , yir+e, kökler+e

4) Bulunma Hfili : +da / +de ; +ta / +te av+da , il+de , uruş+ta, cennet-de

5) Uzaklaşma Hali : +dan / +den ; +tan / +ten (+dm I +din az kullanılmıştır.) ayal.<. +tan, barça+dan, bulut+dan , kul+dın

6) Vasıta Hali : Bu h fil dah a çok bile, birle , birlen, bilen edatlarıyla karşı lanır. Bu h fil 1 65


içi n kul lanı lan +n ek i k a l ı p l a şm ı ş durumdadır: va�u+n. kündü zü+n, yazı+n vb. B u n l ar ı n d ı ş ı n d a az da ol sa +la , +layın e k le r i n i n kul lanı ldığı gör ü l mek ­ tedır: yı l+la (yı l l arca) , matlap+J ayın (istenilen şe k i lde)

7) E ş i tli k Hali :

+ça l +çe

Dah a ziyade 3 . Tş. iyelik eki

kel i melerde 'ku l l a nı mı ç o k azd ı r.

a1 mı ş kelimelerde kullan ı lır. Yalın h aJdeki gibi ' anla ml an verir zerre+çe,

'kadar,

S ü leyman+ça

8) Yön Gösterme Hali : +karı I +keri ; +garı I +ger i ; +ra/+re: i l +gcr i , ta ş+� arı , song+ra,

üz+re

Aitlik Eki :

Kı pç�1 k Tü rkçesinde aitl ik ekini n, ka l ın ü n l ü lü kel imelerde d a i m a + gı �e kl inde k u l l an ı l mas ı d i kk at çeken b i r özelliktir: başında+gı , lc.arşı+gı,

songra+gı C.

İYELİK EKLERİ :

B.u dlincınJ\� ku l l a n ı l a n i ye l i k eklerinin, Harezm T ürkçesinde ku l lanı lan İ) .._' l i k ekl eri nden fa rkl ı bir yanı yoktur .

alrr+m

baş- ı - m

ala+ng

b aş-ı-ng

ata+sı

ata+mız ata+n gız

ata+ları

b a ş +ı

baş�ı-mız baş-ı- ngız b a ş +I arı

II. FİİL ÇEKİMLERİ :

A. BASİT KİPLER : 1 . BİLDİRME KİPLERİ : a) Gör ü len Geçmi� Zaman

:

-dı / -di , du / -dil ; -tı / -ti, -tu / -tü

1 . Tş . : bar-dı-m, kör-dü-m , çek- t i- m 2. Tş. : "5.al-d ı-ng , b ı ra�-tı-ng ,

bol-du-n�

1 66


3 . Tş . :

bi l -d i , ay ı t-lı

tu t-tı

,

buyur-d ı

1.

Ç ş . : k ı l - cl u-l:c , kit-ti-k , i-dü-k

2.

Çş . : y i t-ti - ng i z , buy u r-dı-ngız

3.

Çş. :

al-d ı - l ar , çckiş-ti-:ler , ıut-t ı - l a r

Öğrenilen Geçmiş Zaman : -mı ş / mış

b)

-

Bu d öne mde de öğren i len geç mi� za man kip eki ol arak e k i n dai m:ı d ü z �ck i l lcri ku l la n ı l ı111 � o l u p y u varlak şeki llerine yer veril memişti r. B u k ip çeki­ minde �ah ı s zam i r i men şe l i e k ler kullanı l ı r : kel- miş- ınen, kel-mi ş-em, bol ­ ını�-M�n öl- m i ş . bol-ını ş-b i z, tur-m ı ş-si z, otır-m ı ş- I ar ,

Bu kip ayrı c a ; -p zarf-fi i l ek ine tur- y a rd ı mc ı fi i l i n in gen iş zaman şek l i olan turur g e t i r i l ip sonuna �alı ı s zam i r i eklenerek d e kurulmuştur : bislen-i -p

turur- men , lcal-ı-p turur- sen , ayt-ı-p turur , bol-u- p turur- biz

Bu k u l l a n ı ın ş e k l i n d e bazen, tur- yardı mc ı fi i l i d ü ş ü rü l mekte ve zarf-fii l eki ne doğr ud an d oğruya ş;.-ı h ı s eki _ get iri l mekted i r bil-i-p- sen, i t-i-p- men ,

�al-ı-p-scn

Üçü ncü tekl ik şah ı s l arda , y a rd ı mc ı fi i l ekleşm i ş o l arak veya h ece dü ş­

mes i ile, al-ı -p tur , bol-u-p tur , kiç-i-p dur şek i l leri nde de kul lanı l m ıştıL

c)

Geniş Zaman

: -ar

İ -er ; -ur I -ür ; -r

çıl_(-ar-men , kit-er men ; ayt-ur-men, ; tile-r-men ( a l - u r- a m

şekl i az da o l sa ku l l an ı l m ı ştır) .

çek-er-sen, kör-er-sen ; al-ur-sen ; yi'"'r-sen hi ş-er, ç ı].c -ar ; bul;.. u r, tiril-tir ; ti-r kel-ür-biz,turur-biz kiç-cr-siz, bul-ur-siz

at-ar•lar, iç-er-ler ; �ıl-ur-lar ; di-r-ler d) Şimdiki Zaman : K ı pçak Tü r kçesi nde � i mdiki zaman kipi i ç i n , bundan önceki dönemlerde

oltlu ğ u gibi gen i ş zaman k ip i nden i s t i fad e ed i l mişt i r . Ayrı ccı bu döne mde � i m­

dik i . zarna n ; -a/-e kar�ı l aı ı m ı �tı r :

zarf-fi i l ek i ne t u r- yard ı mc ı fi i l i n i n gen i ş zamanı getirilerek

biş-e turur

(pi ş i yor),

kil-e turur

(geliyor) . Zaman la

tur-

fiil i ­

n i n gen i ) zaman şek l i , h ece d ü ş me � i i le -a-dı r/ -e-dir şekl i n de kul l a n ı l may a ba�laıı n ıı � t ır :

1 67


1 . Tş. : ke l-e-dir-men , a l-a-d ı r- men 2. Tş . : al-a-d ır-seng, kel-c-dir-seng 3. Tş. : al-a-d ı r, kel -e-dir 1 . Çş. : al -a-dır-bi z, kel -e-dir-biz

2. Çş . : a l

-

a - d ı r - s z, kel-e-di r- siz

i

3 . Çş . : al-a-dır-lar, kel-e-dir-ler Bu ku l l anım şekli bazen de 2. te kl ik şahıs emir şeklini karşılamada1kul­ ayt-a-dır ! balc-a-dır !

lanılmı ştı r :

,

Kıpçak Tü rkçesinde bu kullanım şeki l1erinin dışında az da olsa -yor; yorur şeklinin kullanı mına da rastlanmaktadır: başla-yor, yumrukla-yor, başla-yorur ,kel-i-yorlar ,ket-e-yorur ke l-e-y orur ,

e) Gelecek Zaman : Kıpçak Türkçesinde gelecek zaman kipi için şu ekler kullanılmıştır:

-tday / -gey ; -lcay / -key : al gay -men , b il gey - sen çız-gay, bagla-gay-biz, bol-gay-siz, kel-gey-ler -

-

,

-ga /-ge ; -];ta / -ke : al-ga-sen, i ç -ke s en I.<ıl-ga -

-ısar / -iser : b o l- ı sar, k e l- i ser ö l- iser

,

,

2.

TASARLAMA

KİPLERİ:

a) Emir Kipi : 1 . Tş. : -ayı m / -eyim ; -gayı m / -geyim : tüş-eyim , ol.<ı-gayım 2 . Tş. : -gıl / -gi l -gul / -gül ; -.lcıl / -kil ; -gın / -gin ; eksiz : al-gıl , bı­ qıl<.-� ı l ; ayt bağışla, tur-gu l , kel-gin ,

,

3. Tş. : - sun / -sü n ; - sın / -sin : b i l -sü n , bol-sun , besle-sin, kit-sin, 1 . Çş

.

-alı m / -elim ; -galım / -gelim : kit-elim , tü ş-e1im, bar-galım,

k el ge l i m -

2. Çş. : -ng ; -ngız / -nguz : ç ız ı-n g tur-u-nguz, kör-ü-ngü z, kıl·+ngız -

,

3. Çş. : -sınlar / -sinler ; -sunlar / •sünler : bil-sü nler , kal-sunlar, yaz­ sunlar, ket-sinler, ur-sınlar

1 68


b) İstek Kipi : -a / -e Kıpçak Tü rkçesinde işlek olan istek kipine rastlanmaz. İ stek ifadesi için dah a çok emir, gelecek zaman veya şart kiplerinden istifade edil ir . Ancak bu­ mın yanında az da olsa i stek kipi nin -a / -e istek eki ile kurulmuş şekillerine de rastlamak mü mkü ndür kit-e, yan-a c) Şart Kipi : -sa / -se

Şart kipi, fi i l kök ve gövdelerine kip eki getirildikten sonra, iyelik menşeli şah ı s ekleri i lavesiyle kurulur:

bil-se-m, bol-sa-m, kel-se-sen, ayt-sa-ng, bil-se, kör-se-ngiz, \ol-sa-lar Kı pçak Türkçesinde, 2. teldik şah ı s şartı için bu ek,

-an / -en ile genişletilerek kullanı lmıştır: bql-sa-ng-anpil-se-ng-en B . BİRLEŞİK KİPLER : ı.

HİKAYE : i-di

Görülen Geçmiş Zamanın Hikayesi : Gü listan Tercü mesinde görü len geçmiş zamanın h ikayesine rastlanılmamaktadır. Ancak bir iki yerde -gan /­ gen sıfat-fii l eki ile yapılan örneklere tesadü f edilmiştir : bul-du-m idi,. eşit-ti-m idi, bol-du-k edi, çikme-gen idi, körme-gen idi. Öğrenilen Geçmiş Zamanın Hikayesi : Metinlerde öğrenilen geçmiş angla-mış edim, (örü) tur-muş idim, tur-muş iding, oltur-muş idi, (örü ) tur-muş idiniz, (örü ) tur-muş-lar idi.

zaman h ikayesine de az rastlanmaktadır

Bunun yanında öğrenilen geçmiş zaman h ikayesi için dah a çok -p turur ile yapı lan öğrenilen geçmiş zamanların kullanımı yaygınlık kazanmıştır:

bagl.a-p turur idim, .\coy-u-p turur-lar idi, 'bol-u-p turur idi.

Bu kip için tur- yardımcı fiilinin düşmü ş şekil leri de kullanılmıştır : buz­

lan-ı-p idi, it-i-p idi

Geniş Zamanın Hikayesi : ayt-ur idim , di-r idi , bil-ür idi, sögü ş-ür-ler idi

1 69


Gelecek Zamanın Hikayesi :

bo1-gay i di m, bağla-gay idik, 1p l-gay idi Ş ar tı n Hikayes i : lır:

Ş art

h i kayesi nde,

bo l - s a - m id i , kel-se- ng idi ,

şalHS ek i �art ekine getiri lerek y ap ı -

bol-se-di

2. ŞART : i-se

Görü len Geçmiş Zamanın Şartı : Kı pçak Tü rkçesi nde görü len geçmiş zaman şartı, şart h ikaye� i ı ıde oldu­ ğu gibi , şah ı s ek.i. görü len· geçmiş zaman kipine getirilerek yapı l ı r . Bu şeki lde

yapı lan görü len geçmiş zaman şartı genell ikle '- ı nca, -ince, -dığı zaman' lamlarını ifade etmektedir:

a n­

eşit-ti-m ez-se, _al-dı-m-sa, lc. ı l-dı-m ise, lcı l-dı-ng ise, ket-ti-n-se i şit- ti ise, bol-dı i-se, tur-dı i-sc ket-tü -k,.. s epl-du-k-sa ket-ti-niz-sefll-dı-nız-sa

ket-ti-ler-seal-dı-sa-la .

Geniş Zamanı n Şartı

ket-er-se-m, bil-ü r ise-ng, al-ur-sa-klc.et-er-se-niz

bol-ur i se,

III . SIFAT - FİİLLER :

Kıpçak Türkçesinde kul lan ı l an

- gan J -gen

sıfat-fi i l ekler i şunlardı r :

; -l.can / -ken :

at-lrnn ir (atlı er), başla-gan (ba ş l ay an), b i l - gen (bilen) B u sı fat-fii l eki, bazı d uru m lard a çek i mli fii l anlamı verir i şit- ken - ing bar ını (işi tti n mi?), körme-gen idi (görmemişt i) B u ek , -da / -de hal eki i le k u l l an ı l ın c a -dığı zaman, ,.dığmda, -ınca a n ­ laml arı nı

verir anı kör-gen-de (onu görü nce), atmişit-ken-de sögerler, bolma-gan-da

-mış/-miş: veri r :

Bu

biş - mi ş et, kızar-mış yü zlü ek,-gan/-gen s ı fat-fii l eki gibi, bazı 1 70

durumlarda

çekiml i fi il anlamı


olcı-mış-ng yolc ( ok u ma mı ş s ı n ), ayt-mış bol-sa (söy lemiş olsiı) S ı fat - fi i l ol arak k u l l an ı m ı nda genell ikle fi il e passiflik. anlamı ver ir: _\(avur-mış bu gday (kavrulmuş b u ğd a y ), şişle-miş le.az iti (şi şlenmiş kaz et i) -ar /-er ; -ur / -ür ; -r : a� - ar (su), bil-ür (kişi), uç-ar (kuş) -ası / -esi :

yat-ası (yir), kel-esi (mitı nct)

-aç alc/-eçek : kel-cçek(y irdü r), oltur-acalc( ev) -daçı / -deçi ; -taçı I "'."teçi :

kel-deçi (ay), yarat-taçı (yaradan)

IV . ZARF - FİİLLER : _ Kı pçak Tü rkçesinde ku llanı lan zarf-fi illeri şöy l e sıralamak mü mkü nd ü r : -a / -e : it-e bil- , oltur-a kal- , oynay kü l - e k i l - , � or�-a yürüBu e k, a ş - a (aş m ) , yan-a (yine) örnekleri nde kalıplaşmı ştı r. - u / -ü :

Çok a z k_u llan ı lm ı ştır : di-y-ü , agl a- y -u , y orı - y - u

- p : bar-ı-p , bol-u-p , taş-ı-p , kör-ü -p , � or�-u -p -ban / -ben ( <' -p+ an, -p+ en) : al-ı -ban , a t-ı.°"ban , kü l-ü -ben

- ğaç / - g eç ; - gaş / -ge ş ; k a ş / ke ş : ( .-ınca anl amında) -

al-gaş, kel-geş, t u r-gaş

- gal ı / - geli : ( . . . - mek için anlamındad ı r): kör-geli - ğı nça / -ginçe ; -l<.ınç a l -kinçe : ( . . .. -ıncaya kadar anlamında) : d i -g i n ç e , k i l - g i n çe , it-kinçe , at-� ı nça

- ı ç alc / -içek : ( . . . -ınca, .. -ince manasrnda): ç ı � - ı ç a� , kiç-içek

-mayın / - meyin : OJumsuz zarf-fiil eki olup meyerek an lamı m verir: ölü min ang-maym, ayt-mny ı n Bu zarf-fiil ek i bazen çekimli fii l şe k l i n d e ve olumsuz 5ğrenilen geçmiş zam<.ın ifadesinde ku l lanılır:

bil-meyin idi (bil memişti ) , mi b n eti n tat- m ayı n . 171


Bu ekin bazı örneklerde de -ça / -çe ile genişletilerek kullanıldığı görü l­ mektedir:

kil-meyinçe,kör-meyinçe,sor-mayınça

-ken < i-ken : b aşl ayyor - ke n -egeç : < (e + geç): tü şürgey-egeç ( düşü r ec ekken ) , .\cız-egeç (kızken) KIPÇAK TÜRKÇESİ METİNLERİ ve İNCELEMESİ GÜLİSTAN TERCÜMESİ Gü listan , İran' ın en büyük �air ve edibler i nden b iri olan Sa ' d i ' n i n d ü nya edebiyatmda tanınmı ş ü nlü eseridir. 1 25 8 yılında yazılan ese, h emen h emen bü tün dünya dillerine çe v r i lm i şti r. Türk edebiyat ı nda da i lgi görmü ş olan bu eser, d eğ i şik zamanlarda ve değişik çevrelerde tercü me edilmiştir . Bu tercü ­ melerden en eskisi, Kıpçak Tü rkçesiyle yazılmış olan Seyf-i S arayl'ye ait G ü listan tercü mesidir. Sarayı bu ter cü m eyi 1 39 l yıl ında tamamla m ı ştır .

Sa'di' nin Gü listan isimli eseri , doğuda ve· batıda çok ta n ınmı ş , bilh assa İslfim aleminde _ zevkle okun m u ştur . Nazım ve nesir karşık olarak yazılmış olan bu eser, bir başlangıç ile sekiz bölü mden ibarettir: Başlangıç kısmında mü nacat, na't, kitabın y azılış sebebi ve Atabek Ebu Bekr h akkında y azı l m ış meth iy e bulunmaktadır. B irinci bölü m padiş ah la r ı n tahiatı , ikinci bölüm der­ vi şlerin ahl akı , ü ç üncü bölü m kanaatin fazileti , dördü ncü böl ü m susman ın faydaları, beşinci böl ü m aşk ve gençlik, altıncı bölüm zayıflık ve ihtiyarlık, yed i nci bölü m terbiyenin tesiri, sekizinci bölü mde soh bet adabı ve muaşeret kaideleriyle ilgili h ikayeleri ihtiva eder. Sarayı hakkında bilinenler çok sınırlıdır . Onun adı ndan Altın-Ordu' nun b a şşeh ri olan Saray ' dan olduğu anlaşı lmaktadır. Ancak o, dah a sonra ne şe­

kilde o ldu ğu belli ol mayan olaylar sonucu Memluk l u muh iti olan lerek b u rada yerle şm işti r .

Mı s ı r ' a

ge­

Gü listan Tercü mesi, yukarıda verdiğimiz bilgiler den de anlaş ı la� ağ ı gibi Mısır Kıpçakçası i le kaleme , alrnmı ştır . Codex Cumanicus ' un Hristiyan muhi­ tinde tertip edil mi ş olmasına karşılık, bu eser Mü slü man muhitte meydana getirilmiştir. Bu devre y azı d i l i Türk d i l i tarih i açısından, meydan a geld i ği bölgede Oğuz Tü rk boyları ile Kıpçak Türklerinin birlikte yaşamalar ı sebe­ bi yle Kıpçakçanın Oğuzcalaşması, yan i Türkmenceleşmesi olarak görülmek­ tedir. G ü l is tan Tercü mesi, bütün bu karışım faktörü ne rağmen yine de Kıp­ çakça uns ur l arı en fazla k oru m uş olan eser olma özelliğine sah iptir. Eserin bu özell ig i , onun tür kmenceleşme h adisesinin h enü z bü yük ölçüde başlamadığı bir d e v reni n ve çe vrenin eseri olma ih t i ma li ni kuvvetlendir mektedir.

1 72


eyle ki m i rdem tevede yo� dağı arslanda bar d ü ş men çerisi I:ı adsiz köp idi dagı bular az cçma ' at lrnçm aga yüz tuttılar şi 'r

oğlan ayttı iy ireriler yat çerige ot urung ya barıp 'avrat lcumaşın kiyip ivde oturung

ol irenler bu sözni işitip gayretlenip oglanga uydı lar ol sa 'at içinde dü ştnen çerisi sındurdı­ l ar oglan kilip atası b ıdmatınga yir öpti 1 73


su l�an

dagı

o l o glı n ı I:w ç up

öpdi dagt du ·a

na:?:.ırt anıng

I_lase d i ltip

közü nden

kıl� ı �ün<len küne m ababbet

öze

zıyadet boldı �arı ndaşl arı

ol oglanga aş içinde agu

birdi ler bu l arnıng bir � ı z �arındaşı bar idi

irdem < erdem : fazilet, e > i �evede : devede teve+: i . k.

+de : bulu nma h . e. dağ ı : ve, de, d ah i talcı > dalcı > dağı

;

t > d , le > g

l;ıadsiz : sayısız bad+: i. k. +siz: i. i . y. e . (ol umsuzl uk) köp : çok

bular : bunlar bu+: i. k. +lar : çokluk e.

(-n- yard ın 'ıc ı ü . kull anı l mamış)

l_(açmaga : kaçmaya le.aç-: f. k . -mag+: f. i . y. c. lc > g +a: yönelme h . e . y ü z tuttılar : başlad ı l a r yü z tut-: f. tut-: f. k . -tı- : görü len geçmiş z . k . e. -lar : 3 . Çş. e. oğlan : oğlan ogl+: i. k. < ogı l (ünlü dü şı:nüştür) +an: i . i . y . e.

ayttı : söy ledi ay- : f. k. -t- : f. f. y. e. < ayıt- (ü nlü dü şmesi), -tı : görülen geçmiş z. 3 . Tş. e .

1 74


irenler k i ş i ler, do�tlar ir+: i. k. < er ; e > i

+en+: ç o k l u k e .

+le r : çok lu k e .

o t urung : y.ıkın ot ur- : f. k . (y ak-) -u- : y. Ü . -ng: emir 2 . Çş. barıp : varıp, gidip bar : f k. -

.

-ı-: y. ü . -

p : zarf-f.

e.

'�vrat lrnmaşın : kad ı n ı n kumaşını a v r at+: isim k.

'

eksiz ilgi b .

lcumaş-+: i . k . +ı+: 3 . Tş . iy e l ik e. +n : bel i rt me h. e . kiyip : g i y i p kiy- : f . k . <key- ; e > i

-i-: y. ü .

-p: zar f- f

�.

ivde : evde iv+: i. k . < e b ; e > i_ , b > v +de : b u l u n m a h . e . oturung : otu run

. 1 - : f. k . -tur- : f. k . < oltur- ( ü ns ü z d ü şmü ştür) -u- : y . ü . -ng : emir 2. Çş.

sözni : sözü söz+: i . k .

+ni : bel irtmc h . e .

gayretlenip: gayrete gel ip gay r et+ : i . k . +len-: i. f. y . e . <+lc-n­ -i - : y. Ü . -p : za rf-f. e .

1 75


oglanğa : o ğl a n a ogl+: i. k. < ogıl (ü n lü d ü ş me s i ) +an+: i . i . y . e. +ga: yönel me h . e. uydılar : ta bi oldular uy-: f. k. -dı-: görü len geçmiş z. k. e. -lar: 3. Çş. e. çerisin: askerini çeri+: i. k. +si+: 3 . Tş. iyelik e. +n: belirtme h . e . sındurdılar: kırdı lar sı- : f. k. (kır-) -n- : f. f. y. e. (dönü şlü lük e.) -dur-: f. f. y . e. (faktitif) -dı-: görü len geçmiş z. k. e. +Iar: 3 . Çş. e. atası bıdmatınga kilip : babasının h uzuruna ge lip ata+: i . k. +sı : 3. Tş. iyelik eksiz i lgi h .

bıdmat+:i. k.

+ı+: 3. Tş. iyelik e . -n- : y. ü . +ga: yönelme h . e.

lcuçup : kucaklayıp lcuç-: f. k. -u- : y . Ü . -p: zarf-f. e.

közünden : gözü nden köz+: i. k. +ü+: 3 . Tş. iyelik e. -n-: y. il . +den: uzaklaşma h . e.

anıng : onun a+: i. k. < o +n ı ng : i J gi h . e.

1 76


ziyi.det boldı : çok fazlalaştı ziyidetbol-: f. ziyide+:i. k. +t: Arapça çokluk < ziyadi.t bol-: f. k. -dı : görülen geçmiş z. 3. Tş. ,\carındaşları : kardeşleri .\carındaş < ,\carın + da + eş lcar-: f. k. -ı- : y . Ü .

-n+: f. i . y . e. +daş: i. i. y. e. < +da + eş +lar+:çokluk e. +ı: 3. Tş. iyelik e. based- iltip : kıskanıp ilt-: f. k. ( ulaştır-, ilet-)

-i-: y. ü . -p: zarf-f. e.

birdiler : verdiler bir-: f. k. e > i -di-: görü len geçmiş

z.

-ler: 3. Çş. e.

k. e.

bularnıng : bunların

bu+: i. k.

·

+lar+:çokluk e . +nıng: ilgi h . e.

bar idi : vardı

i-: cevher f. < ir- < er-

-di: görülen geçmiş z. 3. Tş.

1 77


ol �ız �alrndan kördi kim 15.arındaşına aş içinde agu birdiler ol I.<ız �a� anı yaptı ise oğlan feraset bilen bildi- ilin aştan çekip ayttı, bu muJ:üiJ irür kim irdem iri ölgey dağı irdemsizler anıng yirin tutl.<ay şi 'r

kitse cihan velayetini terk itip hümiy baylcuş köletkesine kişi kilmegi mu{ıal bu baber suHanga yitti ise hrındaşların ündep yigirip her birini bir yirde bakim l.<oydı b atta fitne 178


oturup ni zfı ' ortadan ki tgcy §��r sığar bir b ucr ağa on ikki mihman bir i\tEme sıgışmas ikki s u ltan \llkayet bir niçc hara miler tag başında yir itip oturur irdiler ti�adan: pencereden ta�a+: i . k . +clara : uzaklaşma h . e.

içinde iç+: i . k . +i+: 3 . Tş. iyelik e . -n-: ; ü . +de: bulunma h . e. .

yaptı ise : kapatınca yap-: f. k . (kapat-) -tı: görü len geç m iş z. k. e.

i-: cevher fiili

-se. şart 3 . Tş.

(Burada -tı ise, . -ınca••nlamındadır) .

feraset bilen : sezgiyle feriset+: i . k. bilen: vasıta h . bilen > bir + le + n (Kıpç- :" T. bi le birle, bilen kullanı � ır) ,

ilin : elini

il+: i . k. <elig +i+: 3. Tş. iyelik e. + n : belirtme h . c. mubal irür : mümkün değildir /mu{lal+: i . k. (mü mkün olmayan) mubi.I ir.;.: f. ir-: cevher f. · ür: geniş z. 3 . Tş

irdem iri : fazi let eri, faziletl i kişi öl gey : ölecek öl-: f. k . -gey: gelecek z . 3. Tş.

irdemsizler : faziletsizler 1 79


irdem+:i.

k.

+siz+: i . i . y. e. (olumsuzluk) +ter: çokluk e. yirin ; yerini yir+: i . k. +i+: 3. Tş. iyelik e,. +n: belirtme h . e. tut\cay : tutacak tut-: f. k. -\cay: gelecek z. 3. Tş.

h ü may : devlet kuşu köletkesine : gölgesine köletke+:i. k. (gölge) < kölitke, i > e +si+: 3 . Tş. iyelik e. -n-: y. ü . +e: yönelme h . e. kilmegi : gelmesi kil-: f. k. < kel- ; e > i -meg+: f. i. y. e. k > g +i: 3. Tş. iyelik e.

rfti

yitt i ise : e nce f. k. < yet• (eriş-, ulaş""), e > i yit-: -ti: görü len geçmiş z. k. e. i-: cevher f. < ir - < er-se: şart 3. Tş. \carındaşların : kardeşlerini \carındaş+:i. +lar+:çokluk e. +ı+: 3. Tş. iyelik +n: belirtme h . e . ünd ep : çağın p

ü n+: i. k. (ses) +de- : i. f. y. e. -p: zarf-f. e.

yigirip : azarl ayıp yig'."' : f k . (men et-) ı :y ü -

-

.

.

1 80


-r;.. : f. f. y. e. (azarla-) -i-: y . Ü . -p: zarf-f. e. b.akim ,lcoydı : vali yaptl t.ı atta : t a ki fitne: karıştklık oturup otur-: f. k. < oltur- (ünsüz düşmü ştür) -u- : y . ü . -p: zar f-f. e.

ni7.i·' : çekişme, ihtjlaf sığar : s ı ğar sığ- : f. k. -ar: geniş z. 3 . Tş.

op. ikki : on iki ( k k : ünsüz ikizleşmesi) mihman : konuk, derviş ildlme : memlekete

i\dim+:i. k . +e: y önel me h. e.

sığışmas : sığmaz sığ- : f. -k. -ı- : y . Ü . -ş-: f. f. y . e . (işteşlik) -mas: olumsuz geniş zaman 3. Tş. (z > s) yir itip : yer yapıp yir it-: f. it-: f. k. -i-: y . Ü . -p: zarf..,f. e. oturur irdiler_: oturuyorlardı otur- : f. k. <oltur-ur: geniş z. k. e. ( şi md ik i z. fonk.) ir-: cevher f. -di-: h ikaye k . -ler: 3. Ç ş . e .

181


sulta'lga ayıttı lar fü lan tağ başında barami-

ler bar kiçken kfırvanm urup yol kesip otururlar sul�an bir niçe bahadur irenlerni birip :di kim alarm tutup ketürgeyler ol irenkı kılip bi r y irile kizlendi ler ol )ı araınilcr n ı i.lgribden songra kil ip �afile urup mal ve n i ' met kitürdi ler sila�ları n şişip yat tı lar ol ircnler va�t sal dap furşatm gan imet körüp çı�lllar bul arnmg ser-vat: tma kilip ba�tıl ar illerin bağlap sultan bıdmatma kitiirdi­ Jer sultan buyurdı kim barçasm öldürü ng t i p bularnıng içinde bir oğlan bar idi k i m ·ömrining bustam yaşarıp tlüsni gü li yangla

fulan : be lirsiz bir şey, filan 1 82


tağ başında : dağın baş1 nda tağ+: i. k. eksiz ilgi h . baş+: i . k. +ı+: 3 . Tş. i ye l i k e. -n-: y . ü. +da: bulunma h . e . haramiler : eşkiyalar kiçken karvannı : geçen kervanı

kiç- : f. k.

-ken : sı fat-f.

e.

karvannı : kervanı karvan+: i . k . +nı : belirtme h . e .

otururlar otur-: f. k. < oltu- (ünsüz dü şmü ş)

-ur- : gen i ş z. k. e. -lar: 3. Çş. e.

bir niçç : bir kaç ni+: i . k. < ne ; e > i

+çe: eşitlik h . e. (kalıplaşmış) bahadur : cesur irenlerni: kişileri ir+ : i. k. < er+ ; e > i +en+: çokl uk c- . +ler+:çokluk e . +ni: belirtme h . e . birip idi : vermişti bir- : f. k.

-i-: y . ü . -p: öğrenilen geç mi ş z . k : e. i-: cevher f. -di: h i k ay e 3. Tş . alamı : onl arı a+: i. k. +lar+: çokluk e.

1 83


+nı: be l i rtme h . e.

ketürkeyler : getirecekler ke-: f: k. < kel- (ünsüz düşmüş) -tür-:f. f. y. e. (faktitif) -key-: gelecek z. k. e. -ler : 3 . Çş. e. kizlcndiler. : gizlendiler, saklandılar kiz+: i. k. (sır) +le-: i. f. y. e. n : f. f. y_. e. (dönü şlülük) -di-: görü len geçmiş z. k. e . . -ler: 3 . Çş. e. -

-

magribden : akşamdan mağrib+:i. k. (akşam) +den: uzaklaşma. h . e. songra: sonra song+: i. k. +ra: yön gösterme h. e. (kalıplaşmış) ltifile : birlikte yolculuk eden topluluk ltifıle urup : yolcuları soyup lcifilc ur- : yolcuları soy­ ur-: f. k. -u-: y. Ü . -p: zarf-f. e. kitürdiler : getirdiler ki-: f. k. < kel- ; e > i (ünsüz düşmüş) -tür-: f. f. y. e. (faktitit) -di-: görülen geçmiş z. k. e. -ler: 3. Çş. e. sililıların : silahlarım· silalı+: i. k. +ları+: 3. Çş. iyelik e. +n: belirtme h . e. şişip : çözerek §İ§-: f. k. (çöz-) -i-: y. il . -p: zarf-fiil e. 1 84


va).c.t sa).c.lap : zaman gözleyerek s�+: i . k. (uyanık) +la-: i. f. y. e. -p: zarf-f. e.

furşatnı : fırsatı furşat+:i. k. +nı: belirtme h . e. bularnıng : bunların bu+: i. k. +lar+: çokluk e. +nıng: ilgi h. e. ser vale.tına : kimse bulunmayan yere -

illerin : ellerini il+: i. k. < el ; e > i +leri+:3. Çş. iyelik e. +n: belirtme h. e. bıdmatına : h uzuruna, önü ne

bıdmat+:i. k.

+ı+: 3. Tş. iyelik e. -n-: y . ü . +a: yönelme h . e . .. barçasın : hepsini bar+: i. k.

+ça+:eşitlik h. e. (kalıplaşmış)

+sı+: 3 . Tş. iyelik e. +n: belirtme h . e.

öldürüng : öldürün öl-: f. k. -dür�: f. f. y. e. (faktitif) -ü-: y. Ü . -ng: emir 2. Çş.

'ömrining : ömrunün 'ömr+: i . k. +i+: 3 . Tş. iyelik e.

+ning: ilgi h. e.

bustinı : hahçesi 1 85


bustanr:

i. k.

+ı : 3. Tş. iyel ik

c.

yaşarıp : yeşerip yaş+: i. k. (kuru ol mayan) +ar-: i. f. y. e. -ı-: y. ii . -p: zarf-f. c . bü sni güli : gü zelliğinin güli.i

büsn+:. i . k. (güzellik)

+i+: 3. Tş . iyelik e. eksiz i l gi h . c. gül+: i. k . +i : 3. Tş. iyelik e .

yangl� : yenice, h en ü z yang+: i. k. (yeni) +la: vasıta h. e. (eşitl ik fonk. yıl+la: yıllarca)

1 86


a�� ı l ı p ı urur idi vezirlerden b ir i ilgeri kilip suh ,fuıga yir öp ü p ayltı bu og l an ' ömri ba gı ndan yimiş y i nı i şi yo� turur c i h fm sultanı öz keremi-nden yazu� m 'bagı ş l ap ariıd � ı l sa ni bolgay i<li bu söz sultanga hoş k i l mcdi yii zin bir yanı çı� arup a yttı şi 'r

terbiyet gayr eh line \{ılma\t kü nbed ü stünde {toz lcoymalctur öltü r a m kim ol yürüp diyim şan ' aL kim y ol u lcs a soyma{ctur

a y ı t t ı bu fesad eh l i ning nes l i 111 ü n lrnti bo l sa kirek yoksa •

ot söndürü p köz �oy ma� y ı lan öltü r ü p

ba lasrn beslemek 'a� i Jle r i ş i degü l

yağsa bulutdan ab-ı bayvan yalcin bil tal agaçında y i miş yotc

eger

1 87

şi 'r


yaman birle 'ömürni ıiyi ' itme ' lc.urı n eyden kişi şekker yimiş yolc. açılıp turur idi : açılmıştı aç-: f. k. -ı- : y. Ü . -1-: f. f. y. e. (pasiflik) -ı- : y . Ü . -p turur : öğrenifen geçmiş z. k . e.

i.:;,: cevher f.

-di : hikaye 3 . Tş . (bk. öğrenilen geçmiş z. h ikayesi)

ilgeri : i leri il+: i. k. +geri : y ön gösterme h. e. (kalıplaşmış) sult anğa : sultana sultan+:i. k. +ğa: yönelme h . e.

'ömri bağından : ömrü nün bahçesinden 'ömr.f. : i. k. +i+: 3. Tş. iyelik e.

-- : eksiz ilgi h. e.

bağından ba-: f. k. (bağla-) ğ+ : f. i. y. e. +ı+: 3 . Tş. iyelik e.

-

-n-: y . ü . +dan: uzaklaşma h . e. yimiş : meyve y i-: f. k. < ye- ; e > i -miş: f. i. y. e. (sıfat-f. e. kalıplaşmıştır) yimişi yolc. turur : yememiştir yi-: f. k. -ıniş+:sıfat-f. e. 3. Tş. iyelik yo\c+: i. k. (olumsuzluk.edatı) tur-: f. k. (bildirme) -ur: geniş z. 3. Tş. . +i:

kereminden : cömertliğinden 1 88


kerem+: i. k. +i+: 3. Tş. i yelik e. -n-: y. ü . +den: uzaklaşma h . e. yazulcın : günah mı (onun) yaz-: f. k. -u-: y. Ü . -lc+: f. i . y . e. +ı+: 3. Tş. iy eli k e. +n: belirtme h. e. bagışlap : bağışlayıp ba- : f. k. (bağla-) -g+: f. i. y. e. -ı-: y. Ü . +ş+: i . i. y .f. +la-: f. i. y. e. -p: zarf f. e. .

-

azad lcılsa : serbest bıraksa azadtcıI-: f

l<ıl-: f. k.

-sa: sart 3 . Tş . ni < ne ; e > i bolğay idi : olacaktı bol-: f. k. -ğay: gelecek z. k . e. i-: cevher f. -di: hikaye 3. Tş.

boş kilmedi : h oşuna gitmedi boş kil- : f. kil-: f. k. < kel-, e > i -me-: f. f. y. e. (olumsu�luk) -di: görülen geçmiş z. 3 . Tş. yüzin bir yanı çıkarup : suratını asıp yüzin bir yanı ç*ar- : f. çılc- : f. k.

-ar-: f. f. y. e.

-u-:

y. Ü .

-p: zarf-f. e .

1 89


sah i p ol mayan ı , eh i l olmayanı

gayr eh line :

terbiyet lplmalc : eğ i t me k terbiyetlcıl-: f. .\

lcıl-: f. k.

-malc f. i. y.

c.

künbed : tepe künb�t < kümbet, m > n

ü stünde : ü stü ne üst+: i . k . +ü+: 3 . Tş. iy e l ik

-n-: y . U .

r.dc: bulunma h :c.(yönelme h . fonk .)

lcoz : cevi z lcoymalctur lcoy-: f. k. -malt+: f. i . y .

e.

-tur: bildirme 3. Tş.

öltür :

öldü r

öl-: f. k.

-tür: f. f. y. e. --: emir 2 . Tş. yürüp : y ü rü y ü p yürü-:f. k.

- p : zarf-r.

e.

diyim : daima, h er zaman da' im > dayim

yblulcsa :

yol+: i . k .

-

u :y ü -

.

rastlarsa

.

+le-: i. i. y. e.

(rastla-)

-sa: şart 3. Tş .

soymalctur soy-: f. k . -malc+: f. i . y . e . +tur: bild i rme 3 . Tş 1 90


bolsa 'kirek : kesilmeli, kesilmiş o1mah milnlc.a�i ' bol- : f. (kes ilmi� ol-) bol- : f. k. s a ki rek : gerek l i lik 3� Tş .

mün\cati"

-

balasın :

yavrusunu

bala+: i . k.

+sı+: 3. Tş . iyelik e. +n: belirtme h . e . 'ildiler işi : ak l l l ı larm işi 'il<.il+: i . k. (ak ı l l ı ) +ler: çokluk c . --: eksiz ilgi h. c .

iş+: i . k . +i: 3. Tş.

iyel i k e .

ib-ı tıayvin :

h ay at veren

su

ya\dn : doğru tal ağaçmdan : söğüt ağacından ağaç+ : i . k.

+ı+: 3. Tş. iyel ik e. -n-: y. ü . +dan: uzaklaşma h . e. yaman

: kötü

birle : i le

'ömürni : ömrü < ömr (ünlü tü remesi)

' ömü r+: i. k.

+ni: bel irtme h .

şekker :

e.

şe�er

(k k ü nsüz i kizleşmesi)

191


ESKİ ANADOLU TÜRKÇESİ . Tü rk y azı dilinin tarih i ge l i ş imi n i incelerken, Xlll y ü zy ı l ı n sonlarına kadar tek. bir koldan devam eden Türk yazı dilinin, bu yüzyılın sonl arından i t i ba ren d a l l a nma lar a uğrad ı ğ ı n ı birinci b öl ümd e belirtmiştik. Böy lece Tü r k yazı d i l i : a) Doğuda, Doğu Tü�kçesi veya Çağatayc� b) K u zeyd e , Kuzey­ Batı Türkçesi veya Kıpçakç� c) B at ı da ise Güney-Batı Türkçesi veya Oğuzca c.ıd lar ı yla a n ı l ı r ol muştur. ·Bu nlardan G üney-Batı Türkçesi, Orta As­ ya' dan gli n e y -ba tıy a göç eden Oğu z boy l a r ı n ı n teşekkü l ettirdikleri yazL dili olanık bi l in mektedir. Bu yazı d i l i zaman ' a k u l l an ı m sah ası bak ı m ı ndan iki d a­ ire oluştwmuştur. B unlardan birisi, Azeri ve Doğu An ad o l u s ah as ı n ı iç in e alan Doğu Oğuzcası(Azeri Türkçesi), diğeri ise O s m a n ] ı sah asını i ç i n e alan Batı Oğuzcası dı r. XVII. asırda meydan a ge len bu ay r ı l ık, sadece konuşma di­ l.in de kalmış, yq.zı dili ise b u ndan ço k a z e tk i len m i ş t i r. Bu ş i ve ayr ı l ı ğ ı nı n se· - bebi i se, k uzey d e n gelen Kıpçak unsurları ile İlh aıi l ı l ardan kalan bazı Mo ğ ol izlerinin Azeri Türkçesinde etkili o l m as ı d ı r .

Batı O ğu zcas ı d iye ad l an dı r ı l a n ve An ad o l u ' ya göç eden Tü rk l er tara­ fından i şlen e re k yazı dili h aline getirilen bu şive, b u g ü n kul J andı ı m ı z yazı, d i li n in temelini teşkil etme kted i r . Yedi asırlı k bir geç m i şe sah ip olan bu yazı dili, kullanım sü�esi içinde pek çok değ iş m e ve gelişmelere uğramıştJr. İşte bu sebepten B atı Oğuzcasını, gös terd iğ i değ i ş i mler i · göz önü ne al arak üç ayrı devrede incelemek ge rek mek ted i r . Bu de vre lerden birinc isi, XIII-XV y ü ıy ı l ­ lar a r a sın da k u l l a nı l m ı ş 9lan yazı d i l i olup Eski Anadolu Tü rkç e s i adı y l a a n ı l mak tad ı r .

ğ

·

Fu at Köp r ü l ü , tarihi kaynak lar a ve ede bi ü r ü n l ere da y a n ar ak y aptı ğ ı a ra şt ı rm al ar sonunda, Anadolu ' da gelişen Eski Anadolu Tü rkçes i d e v ri n i XI11. yü zyılın i kinci yarısına kadar götü rebilmiştir. O, Orta Asya' dan Anado­ lu ' y a XI. yü zyılda başlayan O ğ u z-Türk men akı nının XIII. yü zy ı l Moğol ak ın­ larının etkileri aitında dah a da yoğunlaşarak, Anadolu ' y u genel y apısı itiba­

r iy le bir Tü rk ü l kesi h aline getirdiğ_i ni ortaya koymuş, böylece Anadol u edebi ­ y a t ı n ı n ba ş l a ng ıc ı nı XIII. y ü zyıl a kada r göt ü rmü ş tü r XIIL yü zy ı ldan- baş l a­ y arak , yavaş yavaş sözlü edebi, ge len ek l e r l e beslenen, fakat h a l k edebiyatın­ da n ayn , Orta Asya Eski Türk y azı dilinin özcJ l ik lerini de y an�ı tan y azılı bir dil v e edebiyat ortaya çı km ı ştı r. XIII ve XV. y ü zy i l lar ara s ı n da Je vam eden bu yazı d i li n i n değişik kaynaklarda; Eski Osmanlıca, Eski Türkiye Tü rkçesi i si m l e r i y l e de zi kted Hd i ğ i görü l mek tedi r .

Esk i Anadolu Tü r kçes i ni, tariht ve s os y al o l ay l ar içer isinde ü ç devreye . ayırmak mü mkündür: a) Selçuk lular D ön e ıp i Tü rkçesi, b) A nado l u B ey l ikleri Dönemi Tü rkçesi', c) İstanbul'un Feth ine Kad ar Olan Osmanlı Tü rkçesi Döne1 93


mı .

a) Selçukl ular Dönemi Türkçesi : Eldeki eserlere göre, XII y ü zyıl sonları qdan itibaren başlatı laıı ve XIII . yü zy ı l sonl arına kadar devam eden Selçuklular döı1emi, KJralı anlı ve Oğuz Tü rkçesi öze l l i k lerin i birl ikte taşı maktad ı r . Selçuklu lar devri Anado l u ' sunda medrese d i l i , i l i m d i l i , d ı ş yazışmalar ve şer ' 1 işler d i l i olarak Arapça; edebi­ yat d i l i ol arak da Farsç a yerleşmiş bulu n uyord u. Ne var ki , bu dönemde i l i m v e edebiyat di l i o larak k u l lanılan Arapça v e Farsçanın yanısıra , Tü rkçen in de yeri olJuğu su göt ü r mez b i r gerçektir. Ha1kın konuşma di l i Tü rkçe olduğuna göre, devktin h alkla olan yazı şmaları nda Tü rkçeyi ku1 1 an ması olağand ır . Kaldı ki h alka sesl enen d ini ve basit muhtevalı eserlerin Tü rkçe yazıl mı ş ol� ması da bu durumu açıkça göstermekted ir. O h alde, bu dönem için hem ko­ nu�ma d i li hem de yazı d i l i o lan bir Selçuklular dönemi Tü rkçesinden sJz et­ mek gerekir. Selçuklular dönemi Tii rkçesi ses bilgisi, şekil bilgisi ve keli me hazines i bakı mı ndan bir de·r eceye kadar, Karah an l ı yazı d i l i geleneğine bağlı olan bir dönemd ir. B u dönem, tarihi bakımdan Anadol u Se lçukl uları devrine rastlad ı ğ ı için Selçuklu Türkçesi dönemi adı y l a anılmaktadır. Kıssa-i Yusuf ·(A l i ' ni n) ve B eh çetü ' 1- h adaik fi mevi' zeti' l- h alaik bu dönemi n ilk ve en iyi eserleri arası nda kabul edi l m i ştir. Bunlardan Behçetü ' l-h adfiik, XIII y ü zy ı l da yazı l mı p1aaz kitab ı d ı r . Ya­ kesin olarak bili nmeyen bu eser dini ve ah laki vaazl ar ı içeren didaktik mah i yette bir eserdir. Eser 4 1 meclise ayr ı l mı �tır. B u meclislerde tevh id, Re­ cep, Ş aban, Ramazan ayl arı, bayram ve a�ureni n faziletleri , Hz .. İ brah i m , Ya­ k.up ve Musa Peygamber'in vefatlar ı , Yfisuf kı ssaları gibi h i kayeler, ve ayet ' tefsirler i ne yer veri l miştir . Men sur olan eserde yer yer aruz ve h ece vezniyle yazı l m ı ş manzum parçalar da bulunmaktad ı r . Bu manzum parçalar ı n çoğu Tü rkçe ol ma s ı n a karşılık, bir k ı sm ı da Arapça ve Far sçad ı r. İsmail Hikmet Erta:yJ an tarafmdaı1 i l i m alemine tanı tı l an eserin nü shası 353 say fadan ibaret­ . t i r. Bu nü s h a Şeyh Ali bin Muh ammed tarafından 1 303- 1 304 y ı l ları arasın­ da i stin sah cdil ıni �tir. Eserin d i l i , XIII. yü zy ı lda Anadolu ' ya gelen Tü rklerin yazı l ı edebiyat geleneği aç ı sından dikkate değerd i r . zan

-Selçuklu Tü rkçesinin ilk döneminde meydana getirilen bu eserler, Orta A�ya Türk yazı d i l i ile Eski Ana d olu Tü rkçesi arasında bir köprü d urumunda­ dır. Yani XIII. y ü Lyılda ortaya çıkan Anadolu Tü rk yazı dili, sonrada n teşek­ k ü l etm i ş Oğuz Tü rkçesi ol mayıp Tü rkleri n Orta Asya' da kul landı kları yazı dilinin gel i ş i m i o l arak kar) ı mıza ç ı k m;ıktadır. Karışık dilli eserler d iye ad­ laildın lan y ukarıda bel irttiği m i z bu eserlerde dikkati çeken h usus, bunlarda h e m Doğu Tü rkçesinin h em de Eski Anadolu Türkçesinin özeHikleri nin bir arada bul unına�ıdır. Xl-XIII. yüzyı l lar arası nda meydana getiri len bu eserle r­ de, Doğu Tü rkçesi n i n etki s i dah a bel i rgin bir şekilde görü ldü ğü h alde, bu et­ k in in Xlll-XlV yü 7'.y ı llar arasında meydana getirilen eserlerde giderek azal­ d ı ğı ınu�ah ede �di l mektedir. Karı ş ık d i l l i eserl erden bir diğeri ise XIII. yüzy ı lda yazı lmış olan 24 yapraklı Kitab-elFeraiz' d ir. Anadolu' da yazı l an eser, dah a sonra 1 334 y ı l ı n1 94


da istinsah ed ilmiştir. Dini muhtevaya sahip olan bu eser, Eski Tü rk yazı dili­ nin özelliklerini ihtiva etmesi bakı mından önem taşı maktadır. B u dönemde meydana getiri len eserler i :: Esl(i Tü rk yazı dili arasınJaki ortak özellikler şunlardı r:

l) Kelime başında b- > m- değişimi bakımından

m-' J i şeklin yaygın ol­

ması : men, min ü m, munça

2) An adolu böl gesinde v'ye dönen b ü nsü zü n ü n korunmuş olması : bar-, ·barlık, bir3) bol-, ol- yardımcı fiilleri bakı mından, bol- şeklinin yaygın olması: bol ınasın, bulmaya kim, boldı 4) B irden fazla h eceli kel i nwlerin sonlarında bulunan g / g ü nsüzlerinin genel likle korunmuş olmas ı : �apug, tapug, sarıg, otag

5) Kel i me yapım ekleri başı ndaki g I g ü nsü zlerinin yer yer korunması : kav-gan (kovan), ey-g ü , sar-gar6) Yönelme h al eki +ğa I +ge; gelecek zaman ve istek kip eki -ğa / -ge ve -gan i -gen, gası l-gesi i sim-fiil eklerindeki ğ I g ünsü zlerinin k orunması : biz-ge, kör-ge men, yat-ga sen,_ tut-ma-gan, öl-gesi 7) B azen ü nsü zle biten kel i melerde +nı I +ni bel irtme h ali ve +nıii / niii ilgi h ali eklerinin kull anılması : söz+ni , �ulJarum+nı,Yusuf nıfi 8) Seyrek olarak Eski Tü rkçede kullan ı l an +dm I +din uzakl aşma hfrl eki nin kullanı lmas ı : daş+dın, sofi+dın

9) Gelecek zaman ve istek kip eki olarak -ğay -gey ve -ga / -ge ekleri­ ni n kullan ıl ması di-gey, bi r-gey, yat-ga- ·;ın, kemi ş-ge ( atacak) B u bağlantı lar sadece svs ve şek i l i lgisiyle k_almayıp i mla yönünden de kendi sini göstermektedir. Şöyle ki:

a) Türkçe kelimelerde yer yer h arekelerle birl i kte 1 , .J , r...> gibi ü nl ü işaretleri d e kul lanı lmıştır. B u durum özell ikle, keli melerin i l k hecelerinde gö­ rü lmektedir. Bu i mHi durumu, Uygur i miasındaki ü nl ü yazı lışlarını n Arap ya­ zısına uygul anmış olmasındun ileri gelmiştir . ,

� .,, _,.:ı �

(getü rüfi), jl.J-:1

b) fi sesi için � yanında �

(song),

(bol maz) , �

( s ag)

,

(göngül), �

(ta�ı),

(su),

(yonar lar)

h arflerinin kullanı l mış olması :

c) Kalın sı r a d a n Tü rkçe kel imelerde ü nsüzl erin in kullanı l mı ş o l m as ı :

t�

.,,J � >=

d.:J..:i ,

yerine

w�

(�ı Jung)

u.ı.ı ,

(ton)

.b yerme

d) B azı yapı m ve çekim eklerinin Uygur imlasına uyularak kökten ayrı yazıl ması :

1 95


( ' ft limler), .) � (y ü kler), .) � � (işü m�ii r) �J J� ( ba k ın akd a), ,,; J �I Bu d öne min sonları nda ve XIII. y ü zyılı n ikinci yarısına giren eserlerde

Doğu 'Türkçesi ile olan bağl antı g i t tikçe zayıflamış ; ortak özellikler yav.a ş ya­ vaş kökleşmeye başl am ı ş tır . XIII. yüzy ı l Moğol ak ı nl ar ı n ı n sebep olduğu yı­ kım, bu döneme ait eserlerin pek ç o ğu n un günü müze kadar ulaşmasına engel olmuştur. Mevlana ve Sultan Veled in Türkçe şiirleri, Ahmed Fakih (Çarh narne), Şeyyad Hamza (Yusuf u Zeliha), Dehh ani (Şeyh name) bu dö­ nemin eserleri bize gelebi len başl ıca temsi lci leridir. '

b) Anadolu Beylikleri Dönemi Türkçesi : Eski Anadolu Tü r kçes i n in bu dönemi , XIII. y ü zy ı l sonlarından XIV yüzy ı l ortalarına kadar devam eden devredir. Buna genel çizgileri ile, Selçuk­ lu devletinin y ı kı lışınd an O�manl ı devletinin imparatorluk temellerinin atıl ı şı­ na kadar olan devre d i ye bi l i r i z . Ancak şu r a sı unutulmamalıdır ki, b ir in c i dö­ nemin bitimi i le bu dönemin b a ş l ai'n a sını kesin sınırlarla ayı rmaya imkan yok­ tur. XIII. y ü zyı l sonlarına rastlayan eserlerde, h er iki döpemin özelliklerine rastlamak mü mkündür. İlk dönemi karakterize eden doğu özeHikleri, bu dö­ nemde artık si l inmek ü zeredir. Bu bakımdan XIII. y ü zy ıl sonu, bu iki dönemi kaynaştı ran geçiş h al k as ı durumundadır. XIV y ü zyıl d a , Eski Anadolu Türk­ çesi, ses ve şekil bilgisi b akı m ın dan yerli ağı z özelliklerinin y azı d ilinde daha da yoğunlaşması ile Oğuzcaya dayanan yerli biı; yazı dili durumuna geçebil­ miştir. B u döne m � e Karaman.o ğl u Meh med Beyin, 1 278 tarih inde yay ı mladığı fermanla Türkçeye ve Türkçenin gelişmesine büyük önem verilmiş, bu neden­ le Anadolu ' da, te] if ve çeviri olmak_-_üzere pek çok eser yazıl mı ştır. Yazılan didaktik nesir, d in i, destani' h alk hikfiy @ ler i ve manzu m eserlerin dili sade ve h alk Tü rkçesidir . Bu eserlerde yabancı terkipler ve Arapça, Farsça kelimeler azdı r.

c) İstanbul'un Fethine Kadar Olan Osmanlı Türkçesi :

XIV. yüzy ı l ile birlikte edebiyat alan��nda ay d ı n kesi min edebiyatı oJ_arak kabul edi l en Divan Edebiyatı teşekkü l etmeye başlamıştır . Böylece klfisik öncesi Osmanl ı Tü rkçesi ortaya ç ı kmıştır. Arap ve Fars edeb i y atı n ı n bu dô­ ne mde aydın kesim tarafından takdir edilmiş ve benimsenmiş ol ması, yazı d i­ limizde bazı değişikliklerin ortaya çıkmasına sebep olmuştur. Arapça ve Fars­ ça kelimeler tekrar dil i m ize girmeye başlamış ve y azı l an edebi tü rler, bu m il­ letlerin edebi türlerinin birer taklidi olma özelliği göstermiştir. Bu dönem XV yüzyılın ortalarına kadar devam etmiştir. xıv y ü zy ılı n tems i lc ilerini ve meydana getirmiş oldukları bell i, başlı eserleri şöyle sı ralayabiliriz:

1 96


Yunus Emre : Divan Kadı Burhaneddin : Divan Hoca Mes 'ud bin Ahmed : Sühey l' ü Nevbah ar , Ferh engname-i S a 'd1 Tercü mesi Erzurumlu Mustafa Darir : Yusuf u Zeliha Aşık Paşa

:

Garlbname , Fakrname

Ahmetli : İskendername , Cemşid ü Hurşid Kul Mes 'ud : Kel ile ve Dimne Gülşehri : Mantıku ' t-Tayr Tercü mesi De.de Korkut Şeyhoğlu-: Hutşidname, Marzubanname Tercümesi XV y ü zyılın temsilcileri ve belli başlı eserleri şunl ardır:

Sü leyman Çelebi : Vesiletü ' n-necat Ahmed Da 'i : Divan, Yazıcı-zade Meh med : Muh ammediye Mercimek Ahmed : Kabusnarne Şeyhi : Divan , Harname, Hü srev ü Ş irin Aşık Paşa-zade : Tevarih -i Al-i Osman .

.

Ibn-i Hatib : Ferahname

Ahmed Paşa : Divan

Necati Bey : D i van

Sinan Paşa : Tazarruname, Maarifname,Tezlfüetü ' !-evliya Battal Gazi Destanı Danişmendname

1 97


ESKİ ANADOLU TÜRKÇESİNİN ÖZELLİKLERİ Tü rkçen i n b ü tü n dönemleri nde olduğu g·i bi, bu dönemde de, gerek . keli­ me köklerinde ve gerekse eklerde, çeşitli faktörlerin tesiri ile bazı , gelişme ve değişmeler gözlenmektedir. ·

SES ÖZELLİKLERİ I. ÜNLÜLER

A. ÜNLÜ DEGİŞMELERİ : i /e meselesi : i > e, e> i, e Türkçede bu mesele oldukça karı � ıktır. Bu konuda çeşi tl i açıklamaları n yapıl masına i�ağınen, b u gü ne kadar kesin b i r sonuca varı lmış değild�r. Bazı dilciler, aynı kel imenin f' ve e şekli bulunmasından h are ket l e her iki sesi ken­ d i'nde toplayan bir kapalı e sesinin varlı ğ ı ndan söz eder�k bunun sonradan e ve i şekl inde gel işimini i leri sü rmü şlerdir. Ancak d i lc i l erde n bazı ları i s e buna karşı çıkmı şlar ve bazı lehçelerde de aynı şekilde ikilik gösteren diğer ü nl ü le­ rin nasıl açıklanacağ ı nı i l e r i sü rerek bu görüşü k ab u J etmemişlerdir. .

Metinler üzerinde yapı l a n incelemeler, bu konuda şu s o n uçl ar ı ortaya koymuştur:

a) Asl ında i ü nl ü sü taşıya�1 bi r çok keli me bugün i > e değişmesine uğ­ ramış durumda kullan ı l maktadır: yi- > ye- , gice > gece

b) Eski Anadolu Türkçesinde e' li olan bazı kel imeler ise e > i deği ş i mi ­ ne uğrayarak i ' l i �ekilde kullanı l makta d ı r : gey- > giy- , eyü > iyi

c) Eski Anadolu Türkçesinde i şekli nde yazı l ıp, bu g ün e olarak y azı di­ l inde kul l an ılan bazı kelimeler ise Anadolu ağızları nda kapah e şeklinde

tel&ffuz edi lmektedir.

Anadolu Türkçesi metinlerinde kapalı e sesinin bulunup bulunmadığını kesin olarak söylemek mümkün deği ld i r Çünkü k u l l anı l an alfabede bu sesi gosteren bir h arf mevcut değildir. Bu sebepten metindeki yazı lış şekillerine sadık kalmak en çıkar yoldur: gic �, biz, hiş, yi-, yini ; eyü , g,,..y- vb. B u esas alınarak .Eski Anadolu Türkçesi metinleri incelendiğinde, kapalı e ' l i keli-:­ melerin bu dönemde çoğunlukla i tarafında olduğu görü l mekkdir. .

u/o

;

ü /ö

değişimi :

Arap alfabesinde bu h arfler için ayrı işaretler bulunmadı.ğından uğra-, uyan-, gü zel vb. kelimelerin o ve ö i le mi, y ok s a u ve ü i İ e mi yazı lmı ş olduğu­ nu kestirmek kol ay değildir . Bu ko nuda, Türkçe kel i melerde ilk hece dışınd a o-ö seslerinin bulunmadığı dikkate alınması gerekmektedir.

1 98


B . ÜNLÜ UYUMU : 1 ) Kalınlık - İncelik Uyumu : Bu u y u m , Tü rkçen in h e r devr inde olduğu gibi bu d önemde de s ağ l am b i r şekilde u y g u l an mışt ı r . Kel i meler i n a s l ı n d a olduğu g i b i eklerde de b u uyu m u n tam o lduğu görü l ü r . Bugü n u y u ma u y may an '-ki' aidiyet eki n i n E s k i Anado­ lu Tü rkçesinde kal ı n şekl i n i n me vcut o l m a s ı d i kkat çeken öze l l i k lerdendir: bo­

yunda-gı , ba�tıııda-gı, h i.sa rda-gı

Cevh er fii l i o l a n i- fi i l i n in iyelik ekli -dük s ı fat-fi il �ekl i olan idü g-i ke­ l i mesi de , ek g i b i tel akki ed i ld i ğinden o lsa gerek , bu u y u m a tabi tutu l muştu r : a z ı d u gın ,

h ak

ı dugın

B ugü n o lduğu gibi o dönemde de -iken zarf-fi il eki bu u y uma tabi ıutul­ gel - mi ş- iken

mamıştır: y:.ıpar-iken,

2) Düzlük - Yuvarlaklık Uyumu : Bu u y u m , dah a önceki y ü zy ı l l arda o l d u ğ u gibi Eski Anadolu Türkçesi döneminde de h enü z tamamiyle u mu mlleşmemiştir. Bu dönemde ayr ı ca, eski .yazı d i li nden farklı o larak bi rçok keli mede y uvarl akl a�ma kend i n i göstermek­

tedir. B u olay Eski A n adol u Tü rkçesinin eı1 önem l i fonet i k öze l l iklerinden b i­ r i n i teşk i l etmektedir . Kel imelerde meyd ana gelen yu var lak l aşmay ı şu sebep­

_ l er e

bağlamak mü mkü n d ü r : Kelimelerde Yuvarlaklaşma :

a) Önceki dönemlerde kelime son l arı nda mevcut olan -g ve - g sesl eri­ nin d ü ş mes i kend inden önceki ü nl ü y ü yu varlakl aştırmı ş tır : ar ı g > aru , b i lig > bilü , s aç ı g > saçu B un u n y a n ın da lcapu ve sevil gibi keli me l erde ortaya çıkan y u · ' : r ! a k ­ 1 laşmay a , kel i me n i n bü n yesi nde bulunan p, v g i b i ü n s ü zlerinin etk is i n i n de u l ­

d u ğ u u n u tulmamal ı d ı r . Metinde bun l ar ı n yan ında, sondaki - g v e - g ü ns ü zleri dü ştü ğü h alde y u varl akl a�manın uygulan madı ğı kel i me ler de vard ı r : açıg > acı, çerig > ·çeri, � at ı g > l,catı vb.

b) Dudak ü ns ü zler i o l an b, p, m tes iri ile de bazı kdi melerde y uyar­ kirpük, tapı g > tapu , tırnak > tırmulc

lak laşma görü l ü r : k i rpi k >

c) -ul,c / -ük ; -garu I -geril gibi bazı yapı m ek lerinin b ü nyes i nde bulu­ art-ulc, aç-u.{c, ü nlü ler sebebiyle bu ol ay ortaya çı k m ı ştır del-ilk ; iç-geril , yolc-garu > yolrnni nan

dır

yuvarl ak

ç) B u nların dı şı nda, bi r sebebe bağlı o l mayan y u varlak laşmalar d a var­ altun, beril, azulc, ılduz, .d elil

1 99


Eklerde Yuvarlaklaşma :

Eklerin yazı l ı ş larında görü len k l işeleşmi ş durumlar. Eski Anadolu Tü rk­ çe s i nd e de muayyen b i r şeki lde o l m u ştu r. Bun ları i k i grupta incelemek yerin­ de oluı::

a) Aslı � da Yuva: lak Olan Ekler :

Bu gruba 'g i re n

ek l er ,

E sk i

Tü rk ç e devri nden beri yuvarlak ün l ü l ü ola-

rak kullanı lmı ş · olan eklerd i r :

-up / - ti p ; -uban / -il ben (zarf-fi i l e k i ) : bin-üp, ya�-up; baglan-uban, id-ü ben

-dur- / -dü r- (faktitif eki): bi l-dü r-, yaraş-dur-, y ağ-d� r - ur

-ur- /- ür- ; -gür,..

(faktitif ekleri): i r-ü r-di, geç-ü r-ür,

y i t- ü r- mez; ir - gü r - d i , dir-gü r-ü r-ler

-sun / - s ü n

; -sunlar / -sünler

(emir eki):

art-sun, damla-sun; diıne-sünler, çagır-sunlar -dur / -dü r (bildirme eki): iş-dür, ya�ın-<lur, güneş-dür

b) Ünlüsü Sonradan Yuvarlaklaşan Ekler : - (u )m

/-(ü)m ; -(u)fi / -(ü)ii ; -(u)muz / -(ü)müz;

-(u)fiuz/� (ü)fiüz ,iyel i k ekler i :

Eski Tü r k ç e d e köke bağlı olan birinci ve ikinci şah ı s iyeli k ekleri, bu dö­ bü n y es i n de bulumı)ı m ve ii ü nsü zlerinin tesiri i l e yuvarlaklaşmıştır: bagru-muz-a, 1� at-um-da, mih r-ü il-den, cemal-ü n-den, �apu-iiuz-da

nemde

-ufi / -üfi ; -nufi / -n ü fi

ilgi

hali

ekleri :

Esk i "Tü r kçede köke bağlı olarak kullanılan i lgi hali eki, Eski Anadolu Tü rkçe si n d e yu varlak şekliyle ku llanılmıştır. Bunun sebebi de ekteki ii ünsü­ zü n e bağla � maktadı r : ceng-ü fi, l a l e- n ü fi , ben..:üm, iş-üfi -lu / -lü ; -su z/ -sü z

yapım

ekleri :

B unlardan -lu I - l ü eki n i n yuvarlaklaşma sebebi, aslında eki n sonunda yag-lu, yaş-lu, saadet-iti

b u l u.na n g ü ns ü zü n ü n d ü şmes i d i r :

-suz / -sü z e k i n i n yuvarlak oluşu, -lu I -lü ekine bağh olarak analoj i yo­ l uy l a ortay a ç ı k m ı ştır : b i l ü - s ü z; sen-sü z, ılan.;suz, diken-sü z Gör ü len geçmiş zaman birinci ve ikinci şahıs e�leri :

Eski Anadol u Tü rkçesinde görü len geçmiş zaman ekleri sadece iiçü ncü ş a h ı s l a rd a d ü z, diğerlerinde y u varlak şekilJeriyle kullanılmıştır:

200


ayrı l-du- m, beiizet-d ü-m, yaz-du-m; gel me-dil-fi, 15. tl-du-fi ; gel-dü-k, � ıl­ ma-du-�

. -uz / -üz çokluk birinci şahıs bildirme eki : Bu ek, biz zamirinden b > v değişmesi i le önce v ol muş, sonra ünlü i le k�ynaşarak onu yuvar l akl aştırrriıştır. biz > viz > -uz t-üz : kem-ü z, perişan­ uz

-a-vuz / -e -vüz istek birinci çokluk şahıs eki : ir-e -vü z, � urtıl-a-vuz, bi l-e-vüz

-v'iJz / -vüz şart birinci çokluk şahıs eki :

B u ek de biz zamirinden gel mekte ve aynı şeki lde ünlü y uvarlaklaşmış bulunmaktadır: irmez-se-vü z, görmez-se-vüz, olur-sa-vuz -ur / -ü r

geniş zaman eki :

Eski Tli rkçede geniş zaman eki olaqık -ar I er ; -ur / -ür; -ır I i r ; -r ku llan ı l mıştır. B u dönemde ise ekin -ır / -ir şekli kul lanı l mamış, sadece -ur / ür şekline yer veri lmiştir: -

-

.

vir-ü r, btJ-ür, al-ur, gİl:,- ür

-u / -ü zarf-fiil eki : Eski Anadolu Türkçesinde bu ekin genellikle yuvarlak şekli kullanı lmış,

-ı / -i şekline çok az yer ver i lmiştir : di-y-ü , o� ı-y-u gör-, tur-u gel-, � urtar-ı vır-

c) Düz Ünlü Taşıyan Ekler :

Eski A n ad o l u Türkçesinde bazı ekler, kökü n ünlüsüne bağl ı olmadan daima düz şeki l leriyle kullanıl mıştır. Bu bir fonetik mesele olduğu kadar, bir imla h ususiyeti de olabilir. Bu durumdak i ekler şunlardır:

-ı / -i ; -nı / -ni Belirtme Hali Eki : kanu m- ı , sözlerüfi-i, cam-ı; y ü zi·.ılİ, barmagı-nı -ı

/ -i ; -sı / -si İyelik Eki : boynuz-ı, ok-ı ; �apu-sı, �obc-sı

-dı / -di Görülen Geçmiş Zaman 3. Tş. Eki : turma-dı , ur-dı , �on-di

mı I mi Soru Eki : do gdı mı, ola mı, usandufi mt

-cı / -ci ; ( ı ) n I -(i) n ; (ı) l / -(i) 1 ; -lı1' / -lik ; -ıcı / -ici Yapım Ek-

leri:

20 1


� ap u c ı ; b u l mdu � , u r ı n d ı ; y afi ı l m ı ş , örti l e mi ; togrı l ı l,( , k o n u k l ı k ; gör i c i , gideri c i A ncak bun l ardan

-hlc / -lik

eki n i n , a z d a o l s a

- lulc / -lük

şek li ne de rast­

l anmaktadır : nazü k- l ü k, ey- l ü k, � u l- 1 u k

-gıl /-gil Emir 2 .Tş. Eki :

o1-gı l , koma -'g ı J , itme gi l , i ş i t-gil -

-mış / m i ş Öğrenilen Geçmiş Zaman Eki : •

ol-mış, g ö y ü n-mi ş, l u l -ın ı ş-am

-sin /-sin Fiil Çekimlerinde 2. Tş. ve Bildirme Ekinde : bu l ur-sın, s a n a- s ı n ; koıı u k - s ın , e y ü - s i n

-sız / -siz Fiil Çekimlerinde 2.Çş ve Bildirme Ekinde : dü ze-siz, .an a­

s ı z; c an l a rum - s ı z dernıfı n l anım-sız ,

-ınca / -ince Zarf-Fiil Eki : k ı l- ı n c a , gör-i nce, ç ı k ına-y- ı n c a

-ısar / -iser Gelecek Zaman Eki : d i-y-i ser- vcn,

b al<.-ı sar , gör-i scr

C. ÜNLÜ TÜREMESİ : Ü n l ü tü remes i ,

Eski Anadolu Tü rkçes inde ancak kel i me ortası nda ve

sadece bir kaç örnekte görü lmektedir. Bunun sebebi ya v ezi n zar uret i ne ya d a

ü n sü zl er in y a n y ana te1 5.ffuz ed i l memelerine bağlı d ı r : (dah a i y id ir )

az-a-cuk,

y ig i -r ek-d ü r -

D . UNLÜ DÜŞMESİ :

a) Ke l i me baş ı n d a çok az rastlanan bir olaydır : ısıtma > sıtma, w;lı -k u > uyu-l<.u > yulcu b)

Kel i me o rt as ı nd a bu o l ay ol d ukça y ay gındır. Bunun en bü yü k

de, Tü rkçedeki orta h ece ü nlü sünü n d ü şme temay ü l ünd e olu şu d u r :

sebebi

gönü l > göfiH befiiz > befizi, eyülük > eylük, oğul > oğlı, ü zere ·� üzre. Bu n un d ı şınd a i- yard ı mc ı fi i l inin i s i çok defa dü şmektedir : ister ise ·> ister-se, sa­ ça idi > saça-y-dı '

E. ÜNLÜ BİRLEŞMESİ

(Contraction) :

B i r l eş me ; ü n l ü i l e biten bi r kel imed e n sonra ü n lU i]e baş l ay an bir ek ve­

ya kelime geldiğinde, ü n lü lerden b i r i n i n dü şerek iki keli meni n birleşmesi h a­

d i sesid i r . Bu şek i ldeki ü n l ü dü şmeler i ya geç i c i ya da kalıcıd ı r . Geçici ol anlar

202


gene llik l e anız zar ureti nden ortaya ç ı kar l a r : ne+içün > ni'çün, ne+it- > n ' it-, nice+ol- > n ' ol-, şu+ol > şol, şu+i mdi > şimdi

il.ÜNSÜZLER A. ÜNSÜZ DEÖİŞMELERİ :

le > b Deği şimi

:

a) Tü rkçede k el i m e başın d a b ü nsüzü yoktur. Bugü n h ile başlayan kel i meler Eski Türkçe döneminde le ile yazı liniş ve bu durum Esk i Ana­ dolu Tü rkçesinde de devam etmiştir : �anı, kanda, kaçan, kangı vb.

bazı

b) Kelime ortas ı n d a bulunan, bazı hece baş ı le ü nsü zlerinin Eski Ana­ dolu Tü rkçesinde ·ı.c. > b d eğ i şim i n e uğrayarak kullanı ldı ğı gör ü lmektedir. Ancak b u durum kesin olmayıp mü stensih lere göre değişmektedir. Aynı k e l i­ menin, aynı eser içinde iki değiş ik şekilde yazı l masına rastl amak mü mkün­ dür :

uyJ.cu > u y!Ju, J.c.oku > lcobu, arkası > arbası , alpdur > abıdur ; uy).<u, ar).<ası c) Kelime ve h ece sonundak i çolcdur

>

b az ı

le ünsü zleri b olur

çobdur, yolc > yolJ , ıra\< > ırab, yanaldan

k > g Değişimi

>

yanabları

:

Eski Tü rkçe d ö n emi n dek i k ünsü zü nün Batı Tü rkçesinde h o l ar a k i nki­ şaf ettiği görü l mektedir. Ancak bu durum genel, değildi r: kel- > gel-, ket- > git-, köger- > göger-

alfabesinde k g ay ı rı mı yapıhniadığı için, bug ü n k sesi bazı kelimelerin bu değişime uğramadığı söylenebi lir : kendü , kiçi , ki­ şi, kendü zi Ancak Arap

-

taş ıyan

ğ I g Seslerinin Gelişimi : Türk d ilinin gelişim seyri içinde bu sesler önemli bir yer işgal eder. Öyle ki bazı şivelerin tasniflerinde bu sesler esas alınır.

a) Tek heçeli kelime sonlarında :

Tek hecel i kelimelerin sonunda bulunan g sesi Batı Türkçesinde �Y (ğ), Doğu Türkçesinde ise sertleşerek k ol muştur. Batı Tü rkçesinde g sesi a y n en kalmakta, öb ü ı şivelerde -v sesine dönüşmektedir dög, beg, sög b) Birden fazla h.eceli kelime sonlarında :

B irden fazla h eceli keli me sonlarındaki g I g sesleri 203

ile

eklerin sonundaki


g / g sesleri Batı Türkçesinde düşm�kte, Doğu Tü rkçesinde le I k olmaktadır. Eski Anadolu Tü rkçesinde ise g I g dü şerken genellikle kendinden önceki ü n­ lüyü de yuvarlaklaştm r (bk. Yuvarlaklaşma): ulug > ulu, lcamug > lcamu, yaylağ > yayla, lcanhg > lcanlu

c) Yapım eklerinde ve kelime bünyesine dahil hecelerde : Bu duru mda olan g I g ü nsüzJerinin Eski Anadolu Türkçesi dönemine gelmeden düştüğü görü lü r emgek > emek, kergek > gerek, lculğa\c >

lculak., suwğar- > suvar-

ç) Sıfat-fiil ve zarf-fiil ekleri başında :

Bu ekler-in başındu buluna n g I g ü nsüzleri, Eski Anadolu Tü rkçesi başlarında, belki de bundan kısa bir süre önce dü şmü ştür:

-gan / -gen > -an/-en: al-an, giy-er-ler, dut-an-ı -ğınca / -gince > -meal-ince: lcıl-ınca, ir-ince

-ğalı /-geli > -alı/-el i : ol-ah, id-eli, vir-eli g > v Değişimi : Bu değişim Türkçede kelime ve h ece sonuyla, kel ime ortası ve h ece ba­ şında g > v şeklinde inkişaf etmiştir". Bu değişim bilh assa yuvarlak ünlü lü keli melerde görü lmektedir. Bugün g > v veya g > ğ > y şekl inde gelişme gösteren g ünsü zünün E,ski Anadolu Türkçesi döneminde korunduğu -görü­ lü r : dög-, sög-, dügün, degirmen, yigit

b >

v

Değişimi :

Eski Anadolu Tü rkçesinde kelime ve ek başında görü len bir değişimdir:

6ar > var, bir- > vir-, bilür ben > bilür-ven, bile biz > bile-vüz ; eb > ev, yabuz

>

yavuz

b > p Değişimi : Eski Anadolu Türkçesinde asli olan b ünsüzünün kendini koruduğu gö­ rü l ü r

barınak, bıfiarı, busuya fi > m Değişimi :

Bugün yuvarlak ünlü lerden sonra gelen fi ü nsüzü bazı kelimelerne fi >

m değişimine u ğramtştır. Eski Anadolu Türkçesinde ise bu ü nsüz kendisini

korumaktadtr

tofiuz, lcoiişu

fi > g / n > g Değişimi :

204


Çok az ke l i mede bu değişikliğe rastlanır afiır- > ağı r- . B u g ü n ng şeklinde t e laffu z edilen fi bu dönemde kendisini ko r u m uş tu r : süfül

t

>

d Değişimi :

Aslında t sesinin d ,ş ek l in d eki ge l i ş i m i E sk i Türkçen i n sonlarında başla­ mıştır. Eski Anadolu Türkçesinde bu durum mü stensih e göre değişmektedir. Bazen ay nı nüshada bir kelimenin hem t hem de d şekliyle yazı ld ı ğ ı ol ur : tad

>

titre -

dad, ta\c>

>

dal<.-,

ter >

der, terzi

>

derzi, tilkü

>

4ilkü,

d i t re -

Eski Anadolu Tü rkçesi nde ka-i ın ünlülü keli m eler de t ses inin gene llikl e korunduğu görü lü r:

tc:t,g-," tagıl-, tol-, to{(un-, tolu, toğru vb. B. ÜNSÜZ BENZEŞMESİ:

a) İmlası Kalıplaşmış Ekler :

Tonsuzla biten kelimelere getir i len ekl er i n baş ı n d ak i ü nsü zün, ünsüz uyumuna göre tonsuz olması gerektiği h alde, Eski Anadolu Türkçesi metinle­ rinde bu kurala u y ul madığ ı görü lür. Bu durum, eklerin klişeleşmiş bir h atde yazı lmasından kaynaklanmaktadır. Bu durumda o l a n ek l e r şun l anl ı r : -da I -de B ul unm a Hal i Eki : baş-d a , ayak-da, h ikayet-de

-dan / -den Uzaklaşma Hali Eki : inayet-den, iş - den

-du / -dil Görülen .Geçmiş Zaman Eki : befi zet- d ü m , g it-d ü fi , tut-dı

-du\c / -dük Sıfat-Fiil Eki : geç -d ü k , aç-dugını , geç- d ü kl e ri n i

-dur / -dür Fiilden Fiil Yapma Eki : ç ek- d ü r-ü r , ulaş-dur-up durur, -dur B ildirme Eki : iş-dür, çol<. durur b) Kelime İçinde Tonlulaşma:

Tü r kç ed e iki ü nlü arasında kalan t on s u z unsüzün ton l u l aşm as ı h adisesi­ dir. Sonorisation adı da verilen bu ses hadisesine Eski Anadolu Türkçesinde şu örnekl erde rastlanmaktadır: -t-

-k-

almag-a

>

-d- : git-er > g i d- er , i ş it -en - I er > i şi d - en -ler , uzat-ur > uzad-ur

> -g-

yü zü k - i n

> yüzü g-in, işlemek-e > işle meg-e , almal<.-a >

C. YER DEGİŞTİRME (Metatez) :

Bu ses h adisesi dah a çok ağızlarda yaygın olup yazı dilinde çok az yer

almıştır·:

205


l< avra- > �arva-, boryad > !Joyrat D. ÜNSÜZ TÜREMES İ : a) Y a r d ı mc ı

-n·· ,

-y- Ünsü zlerinin Türemesi

:

Yardı mcı sesler dışmda ü nsü z t ü re m e s i ne h emen h e men h iç rastlanma­

maktad ı r. Ünlü ile biten bir kel imeye, yine ünlü ile ba�layan bir ek veya e d at getirileceği za ma n araya -n- veya -y- ünsü zü girer. İ yellk eki olan +ı I +i ; +sı / +si· ek lerinden sonra a raya g i r en yardımcı ü nsüz -n-'dir göz-i-rı ,i, ke­

nar-ı-n-a,

ayine-si-n-e ; ne-y-içün, gizle-y-em

Bu dönemde, işaret s ı fat ve zamirleri nde ikili bu- n-lar, buları / bu-n- l arı b) s ikizleşmesi :

ı s ı > ı ss ı ,

ası > assı (fayda),

usu fiı

k u l l a n ı m görü l ü r :

> u s suf ü (aklını)

E. ÜNSÜZ DÜŞMESİ :

Yukarıda -g I -g d ü şmelerini ü nsüz dü şmelerine rastl anmaktadır:

bu-lar /

görmü ştük. B unun

dı şmda

me t i nler de

şu

a) Orta hecede -1- dü şmesi :

keltür- > getür- oltur- > otur,

b)

-

y- dü şmesi : yılan > ı lan, yıldız > ılduz,

yıra� > ı r a� yı rla- > ırla,

Farsça bazı kelimelerde gör ü l en -y ünsüzlerinin , geneHikie ·"'zi n zaru­ retinden veya tamlama yapma sırasında Eski Anadolu Tü rkçe s i m�tinlerinde

dü ştüğü

görü l ü r :

buy > bu, cfiy > cfi, n1y > rt1

E. HECE DÜŞMESİ (Hap.lologie) :

rak

Hece d ü şme s i nin meti nlerdeki en )· a yg ın örneklerine, bildirme eki o l a... kullanılan tur- fii l inin geniş za m an ı ulan 'durur ' şek l i ne rastlanmaktadır:

senüii-dür, güneş durur > güneş-dür

206


ŞEKİL BİLGİSİ

I. İSİM ÇEKİM EKLERİ A. ÇOKLUK EKi : Çok l u k ğu g i b i

ek i

olarak Esk i

+ lar / +ler

Anadolu Tü rkçesinde

de d iğer dönemlerde o] du­

eki k u l lan ı l m ı ştı r : göfi ü l-Icr, ökü z-lcr, tag- l ar

B. İYELİK EKLERİ :

1 .Tş . : +m ; +(u)m / +(ü )m : 2. fş . : +fi ; +(u)fi I +(ü )fi :

yaş-u-ın-da,

ömr-ü-ın-i.i fi

dü �- ü -fi , saç-u- fi , y o ldaş-u- fi

3 .Tş. : +ı l+i ; +sı / +si : göz- i -n i . u l u-sı, o� - ı 1 .Çş. : +muz / +müz ; +(u)muz/ +(ü )mü z : 2.Çş . : +fiuz / +iiü z ; +(u)iiuz/ +(ü)fiü z : 3 .Çş. : +lan / +ler i

t lduz-u-muz� ömr-ü-ınüz

baba- fiuz, i �-ü -fiü z, ata-fi.uz

: baş- lan -na, leb- leri-n ü fi

C. HAL EKLERİ :

1 ) İlgi Hali Eki : +ufi I +ü fi ; +nufi I +nü.fi. : l a l e - n ü n ,

ufı

Tekl i k ve çok luk birinti

şah ıs

nefesi-nün, kuş-

zamirleri için +um kullanılır :

ben­

ü m(ad u m), biz-ü ın(]\u l u muz)

2) Bel irtme Hali Eki :

a) +ı +i ; +(y)ı / +(y) i : b i z-i, yol-ı, cefiı..;y-ı ,

nılır :

b) Üçüncü şahıs iyelik eki almış isimlerden sqnra +n kul la­

ayag7ı-n, baş-ı-n,

Bir k ı sm ı

birinci ve

� apu-sı -n, �ol-ı-n, göz-i-n

c ) +nı / +ni : Üçü ncü şah ı s i y e l i k

kullanı J mıştır·.

ş ı l an ması

serboş-L

eki

almış

bu-nı, şu�nı, du 'a-sı-nı , yüz-i·ni

isimlerden sonr a az

ç) Eksiz : Eski Anadolu Tü rkçesi nde belirtme halinin eksi z kar­ öurunıunda ba ze n bel i rs; d i k h ak i md i r : her bir lcadeh nuş idesin i se an l a m olarak beJ irli olup ôksiz y ap ı lmı ştır. Bu du r u m dah a çok ikinci şah ı s iyelik eki almış keli melerde görü lür: 207


yüregim �an idüp, elüm tutğıl, elüfi yu 3) Yönelme Hali Eki : +a I +e

şeh ri-n-e, başum-a, öl i-y-e; zam i r l erd e : bafia,

4) Bulunma Hali Eki : +da I +de gönü l-de, ı ş ı l_<-da,

aya�-da, çemen-de

5) Uzaklaşma Hali Eki : +dan I +den gon c a.:. dan , elin-den, iş-den

6) Vasıta Ha li Eki : +n, ile, +Iayın I +leyin ; +cılayın I +cileyin gündü z-i-n, i l k-i-n, ugi.ır-lay ı n , an-cı lay ı n , ben-ci leyin

7) Eşitlik Hali Eki : +ca I +ce

Eski Anadolu Türkçesi nde gen elli k le 'kadar, miktar' anlaml arı na ge l ir: �ıl-ca- �alursa, tag-ca derdi var. B u anlamların dı şında 'ardın-ca' ke­ l imesinde 'ardından ' ; 'pir Ü cevan-ca olımadulc ' örn e ğ ind e ·-a göre' an la­ m ında, ni+ce kel i mesinde ise ne kadar, nasıl anlamlarına gelmektedir.

bun-ca,

8) Yön Gösterme Hali Eki : +ra I +rC? ; +aru I +eril iç-re, taş:.. r a, il-geril > i l-eril

D. SORU EKİ : mı I mi Ekin dai ma d ü z şekilleri kul lan\lmıştır :

geldi m i , gördün m i

Eski Anadolu Türkçesinde. Hal Eklerinin Farklı Kullanılışları :

1)

Yö ne l me h ali yeri ne belirtme salaydı 0YGsuf ardın-ı

hfü e k i n i n l<ull an ı l ması:

azin

aglar idi kend ü vasfı bal in-i 2) Beli r t me h ali )'erine yönelme h alinin kullanımı : 208


� ı şşa-i Y usu f a bünyad ideJ ü m -

dilerler aluban gitmeg-e 3) Yönelme h ali bazen bulunma hali yerine kullanılır: Yusuf �atın-a söyleşdi ler 4) Yöne l me h fili bazen de uzaklaşma h ali yerine kullanı lmıştı r: b a ş- a giçmi� i şler

5) Yönel me h al i bazen ile ed atı yerine kul lanılmıştır: ayş-e meşgul a ld ı l a r

6) Bulunma h ali bazen yönelme hal i yerine kul lanılır: ol terazu kefesin-de Yusufı �odılar b arf i çin de bu l<. adar ma 'na sığar -

7) Bulunm a hfüi sık olarak uzakla�ma h ali yerine kullanılır: Beşir elin-de görrilegi Ya 'lrnb alur. kafirler-de bir kafir

BİLDİRME EKLERİ (cevh er fiili) Haberin geniş zaman h filini ifade için kullanı lan birinci ve ikinci şah ıs ekleri, şah ıs zamirleri nden ; üçü ncü şah ı s eki ise tur- fi ilinden meydana gel­ miştir. Haberin görü len geçmiş zaman, öğrenilen geçmiş zaman ve dilek-şart kipi ise i- cevheri fii li i le yapıl ır.

Geniş Zaman : _1 .Tş. : -am -em : ışl<.ufi şehidi-y-em, ben-em, h er i şüfie nazır-anı

-van / -ven : biçare ben-ven, dost-ven 2.Tş. : -sın / -sin : I.<.onul<.-sın, kişi-sin, gözü m nfirı-sın, 3 .Tş. : -durur ; -dur / -dür : nadan durur, gözü me tag durur, güneş-dü r, l .Çş. : -uz / -üz : peşiman-uz '<em-üz, biz-üz, I.<.onug-uz

2.Çş. : -sız I -siz : dermarilarum-sız 3. Çş. : -durlar / -dürler : kem-dü rler, dost-durlar

-durur eki, -p zarf-fiil eki ik yapılan belirli geçmiş zaman kipinde de görü l mektedir: di-y-üp durur 209


Görülen Geçmiş' Zaman : i-di I i-dü

gü 1 idü fi, kısuda idi , varıdı, gürbü z idi,pür-safii - y-idük

Öğrenilen Geçmiş Zaman : i-miş işü mii z a h Ü vay i miş, berk i miş,

Dilek - Ş art : i-se ne-y-isem, h akikat eh li-y-iseii, er isen, degü l-sefi, gün ise I1 FİİL ÇEKİMLERİ

Eski Anadolu Tü rkçesi döneminde fiil çekimlerinde kullanılan şahı s ek­ leri ü ç grupta toplanmaktadır:

a) Ş i mdiki zaman, gen iş zaman, öğrenilen geçmiş zaman, gelecek za­ man, istek ve gerekl ilik kipleri için ku1lanılan şah ı s ekleri şahıs zamiri menşe­ li olup kullanılan ekler şunlardır: 1 .Tş . a) -van / -ven : gel-ü r-ven, di-y-iser-ven b) -am / -em : okı-mış-am c) -ın /-in : bal<.-ar-ın 2.Tş . -sın I -sin : di-miş-sin, bul-ur-sın 3 .Tş. eksiz veya -durur; .-dur / -dü r : lrnrar-mış, ol-mış-dur, olı sar durur

1 .Çş . -vuz / -vüz : gel-e-vü z, sor-a-vuz -uz / -üz: var-ur-uz, bil-ür-üz 2.Çş. -sı z / -siz : bil1miş-siz

3 .Çş. -lar / -ler :· ol-a-lar, ol<.ı-mış-lar

b) Görü len geçmiş zaman ve şart ki pinde kullanılan şah ıs ekleri, iy el ik eki menşelidir.. Bu ekler şunlardır: l .Tş. - m : git-dü - m

2.'fş . - fi : gör-se-fi 3 .Tş . eksiz : gel-di 2 10


1 .Çş. -l<. / -h / k -

: bi l-d ü - k , bak -du- b ,

2.Çş. -fiuz / -fi.ü z :

bul sa -

-

k

yaz-du-fiuz

3 .Çş: -lar / -ler : bul-dı-lar

c)

Emir kipi nde k u l l an ı l an şah ıs ekleri :(bk. emir kipi

çekimi)

A. BASİT KİPLER :

1 . BİLDİRME KİPLERİ a) Görü len Geçmiş Zaman Kipi : -dı / -di ; -du / -dü

1 .Tş. git-dü-m 2. Tş. git-dü-fi 3 .Tş. git-di l .Çş. git-dü-k

2.Çş. git-dil -fi.ü z 3 . Çş . git-di-ler Çeki mde gör ü ldü ğü

gibi,

kip eki sadece ü ç ü ncü ş a h ı s lar da d ü z, d iğer

şah ıslard a i se y u v ar l a k ü nl ü alarak

kullanılmaktadır.

b) Öğrenilen Geçmiş Zaman Kipi : -mış / - miş ; u p I -üp -

1 .Tş . ol<.ı-mış-am 2.Tş . ol<.ı-mış-sın 3 .Tş. ol<.ı-mış /ol<.ı-mı ş-dur, gel-üp-dür 1 .Çş. ol<.ı-mı ş-uz 2 .Çş . ol<.ı-mış-sız 3 .Çş. o1 p-mı ş-lar, ol<.ı-mış-lar-dur

Bu

ğı

çeki mde -up / -üp kip ekin i n , dah a çok ü ç ü ncü şah ı s için kul l an ı l d ı ­

gör ü lür.

c) Geniş Zaman Kipi : -ur / -ür ; -ar / -er ; -r 211


Eski Anadolu Türkçesinde bu eklerden, kökü tek h eceli olan fii llere ge­ nellikle -ar / -er, sonu ü nlü ile bitenlere ise -r şekli getirilmiştir. 1 . Tş . bil-ür-ven, gel-ür-em, ba�-ar-am 2. Tş. sevin-ür-sin, sat-ar-sın, bul-ur-sın 3 . Tş . vir-ür, al-ur, aldan-ur,. yi-r l .Çş. bil-ür-üz, gel-ür-üz

2.Çş. id-er-siz, gel-ür-siz 3 .Çş.yürü -r-ler, göster-ür-ler

Geniş zaman kipinin olumsuz şeklinde -maz / -mez eki kullanılır: bil­ mez-em, bul-maz, �al-maz-sın , dile-mez-ven.

Geniş zaman kipi için bu dönemde bazen istek eki olan -a I -e k ul l an ıl .. mıştır: kim dame dü şü,p h amle �il-a daneye �arşu d) Gelecek Zaman Kipi : -ısar I -iser ;

-a / -e

(istek eki) ; - ası / -esi ;

-sa gerek di-y-iser-ven,bul-ısar-sın,lc,al-ısar · gitme-y-iser-üz,bul-ısar-sız,gel-iser-ler

pes bilüfi gelmedi h em gelme-y-e eyle ol-ası-sın (öyle olacaksın) ol-sa gerek '(olacak)

e) Ş imdiki Zaman Kipi :

Eski Anadolu Tü rkçesinde bu zanian içüı ayrı bir kip eki olmayıp. şimdi­ ki zaman kipi, genellikle geniş zamanla karşı lanmaktadır. Bunun dışında ör­ nekleri az olmakla birlikte fiilin sonuna -a+ / -e+ zarf-fiil eki getirildikten sonra, yon- fiilinin g�niş zaman şekli olan yorır şeklinin _ilavesiyle de şimdi� ki zamanın karşılanmasına rastlan maktadır. B ilindiği gibi, bu kullanı m şekli daha sonra h ece d ü şmesine uğrayarak bugün kullandığımız şimdiki zaman kip ekinin ortaya çıkmasın� sağlamıştır-. dög-e yorır (dövüyor)

212


2. TASARLAMA KİPLERİ a) İstek Kipi :

-a

/ -e

l .Tş. bil-e-m, yaz-a-m 2. Tş. san-a;.. s ın, gör-e-sin 3 .Tş. bul-a, del-e 1 .Çş. ol-a-vuz, gör-e-vüz 2.Çş. birik-e-siz, an-a-sız 3 .Çş. iç-e-ler, sun-a-lar Eski Anadolu Türkçesinde istek kipinin kendi fonksiyonu dışında da kul­ lanıldığı gör ü l mekte ve böylece değişik anlamlar i fade etmektedir. İ stek kipi­ nin ifade ettiği anlamlar şunlardır:

a) Gelecek zaman ifade eder : pes bilüfi kim .gelmedi hem gelme-y-e (gelmeyecek) nice" bir çalın-a bu tabl-ı heves (�alınacak) o b) Geniş zaman ifade eder : bi_r çare bul-a-m diyil anıii çarelerinden (bulurum)

c) -ınca / -ince zarf-fiil eki anlamını veri r : B unun için ç ü , çün , çünkü , \(açan, kim gibi edatlarla birlikte kullanıl­ ması gerekir: gör-e-m �açan ki cemalüfii şermsar oluram. (görü nce) ki l:copar çun � ıy am id-e l:c ı yamet (kıyam edince)

d) Bağlama edatı 'ki ' ile kullanılınca dilek-şart ifade eder : kime ki derdü mi eyd-e-m benüm olur elemüm (söylesem)

e) Bağlama edatı ki, kim ile kullanılınca -ma / -me ; -malc / -mek fiilden isim yapma eki fonksiyonunu yükleni : diler göfiü l ki ayagufia yüz sü r-e h eyh at

b) E mi r Kipi :

Emir kipi için kullanılan şahıs ekleri, diğer iki tip şah ı s ekinden farklılık göstermektedir . Ş öyle ki; bu kipte kullanılan şahı s eklerinde şah ıs eki ile kip eki kaynaşmış bir durum arz etmekteciir.

l .Tş. -ayın / -eyin ; -ayı m / -eyim : var-ayın, öl-eyin, bul-ayın

2.Tş. -gıl / -gil ; eksiz: itme-gil, kılma-gıl, işit-gil ; ko, agla 213


3 .Tş . -sun / -sün : öldü r-s ü n , tap-sun, gözle-sü n

1 .Çş. -alum / -eltim : bi l-elü m, dut-alum, geç-elü ın

2.Çş. -fi ; -ufi I -ün ; -fiuz / -fiü z ; -unu z / -ünü z : d in le-fi, getü r-ü fi , y ap-ufı,

�al-ufiuz, bil- ü fi ü z, eyle-fi ü z

3 .Çş. -sunlar / -sü nler : d i- s ü n ler c) Dilek-Şart Kip i : -sa /-se 1 .Tş. uğra-sa-m 2.Tş . eyle-se-fi 3 .Tş. dü ş-se 1 .Çş. bul""sa-lc

2 .Çş. bul-sa-fiuz

� .Çş. vir-se-ler d) Gereklilik Kipi :

Eski Anado l u Tü rkçesi nde gerekl i l ik kipi için ayrı

bir ek bulun mamak­

tad ı r. Bu k i p genell i k le d i l ek-şart k ipine 'gerek' keli mesin i n eklen mesi y l e y a­ pı l ı r, B un l ardan bir kı smı gelecek za man manası da vermektedir.

iste-se-mgerek, yine germ olsa gerek bade-i h amra gicesi B. BİRLEŞİK KİPLER : ı . Hikaye : i-di

Eski Anadol u Tü rkçes inde h ikaye, basit kjp

ü zer i n e

i- yard ı mcı fiilinin

görü len geçmiş zaman ı o l an i-di getirilerek yapılır.

döşe-di-y-dümpl-a-y-dum dut-mış-d ı , ar-ar-dı, bul-mış idi, yi-mez-di, sal-sa-y-idi it-mişi-d ü-k, san-ur-du-lc 2. Rivayet : i-miş Rivayet, basit k ipten sc:mra

i-miş getirilerek y ap ı lır.

i- fiilinin öğrenilen geçmiş zaman şekli olan

dir i-miş, h ürmet eyler i-miş, gelür i-miş 3. Ş art : i-se

Şart k ipi

de basit kipe,

i- fi i l i n i n ş art şekli o l an i-se getirilerek y ap ı l ı r

bul-�r-sa-m, söyle-r i-se-m, vir-ür-se-fi 2 14

.


III. SIFAT - FİİLLER B u dönemde kullanılan sıfat-fi i ller i ; gen i ş zaman, geçmiş zaman ve gele­ cek zaman sıfat-fiil leri olmak ü zere üç grup altında toplay abiliriz.

I- Geniş Zaman Sıfat-Fiilleri :

1 ) -an / -en : bil-en, al-an, diy-en-ler, d ayan-an

2) -ar / -er : ak -ar su, es-er yilden

3) -maz i -mez : y ara-maz bir h ava, işid-mez gişi

il- Geçmiş Zaman Sıfat-Fiilleri : 1 ) -dul< / -dü k : aç-dug-ufi, agla-duk-laru m

2 ) -mış / -miş : çü ri-miş ölü y ü , arpa görd i göger-miş III- Gelecek Zaman Sıfat-Fiilleri :

1 ) -acal< / -ecek : ir-eceg-in bilü p, diy-eceg- i m i l müfie ma ' lı1m 2) -ası / -esi : unutma gel-esi-ni gid-esi-ni , k apumuz yok sı gın-ası

iV. ZARF - FİİLLER

1) Hal Zarf-Fiilleri : 1 ) -a / -e

:

sor-a sar-a

2) -ara).< / -erek ; -ura).< / -ürek: gez-erek, bak-arak, otla-y-urak, acı-y-urak

3) -u / -il

:

di-y-ü , agla-y-u, iste-y-ü

4) -ken I iken : dirilür-ken, ider iken , fikr olur-ken

il) Zaman Zarf-Fiilleri :

1 ) -ınca / -ince : gözi gör-ince, bak-ınca, bırag-ınca (Bu ek -ı nca­ ya kadar anl amını da veriı : subh ol-ınca kı ldı zarı)

2) -madın / -medin : dürü st ol-madı n , elden ayakdan dü ş-medin _ 3) -alı / -eli : ol-alı, aç-al_ı , id-eli yurt, destan ol-alı. -eliden beril / -eli beril : vir-eliden berü , gör-eliden berü \,

4) -ıcal,c. / -icek ; ıcağaz / -icegez : (-ınca/- ince anlamına gel ir) esen ol-ıcagaz, o lma-y- ı cak, kısmet id-icek, silk-icek

215


5) -mazdın öfi / -mezdin öii : sür-mezdin öfi 6) -du,\(ça /-dükçe : var-dul.<ça, um-dul.<ça, i t dükçe -

7) -dugınca / -dü gince : (-çhğı kadar, -dığı miktarda) atı l-dugınca, sın­ dugınca; gözle-düklerince, gi zle-d ükl er ince

8) -du,\(da / -dükde : g it

-

dü kd e

,

ol-dul<da, görün-dükde

9) -duğında / -düginde : gir-dü ginde, işit-düginde ili. Bağlama Zaf-Fiilleri :

1 ) -up /-üp : bin-üp, atla-y-up, afi-up, çek-ü p 2 ) -uban / -üben : baglan-uban, giy-üben, di-y-ü ben (Ekin, XIV. yüzyıl me­ tinlerinde -ubanı / üheni şekli de kullanılmıştır.) -

216


ESKİ ANADOLU TÜRKÇES İ METİNLERİ ve İNCELEMESİ ŞEYYAn HAMZA ve Yôsuf ve Zeliha

Ş eyyad Hamza'nın h ayatı hakkında fazla b ir şey bilinmemektedir. Ş air­ le ilgili olarak, Bursalı Lami i Çelebi' nin Letaif' inde nakledilen iki fİ kr ay a .gö­ re, Nasreddin Hoca ile m uasır olduğu anlaşılmakta ve onun XIII. yüzyılda ya­ şadığı sanılmaktadır. Ş airin doğup yaşadığı yer kesin olarak bilinmemekle birlikte kızı Aslı Hatun ' a ait bir kitabenin Akşeh ir mezar lığında bulunması, onun da bu h avalide yaş ad ı ğ ı ihtimalini kuvvetlendirmektedir. Ş airi edebiyat alemine ilk olarak tanıtan Fuat Köprülü olmuştur. Şeyyad Hamza'nın şimdiye kadar bilinen eserleri, bazı mü nferid manzumeleri ile Yus�· ve Zelih a isimli mesnevisidir. Şeyyad H a mza ' n ı n yazdığı b u mesnevi ile Ali' nin 1 232 y ı l ı nda yazdığı aynı adlı ve Doğu Türkçesi ile yazılmış eser arasında büyük benzerlikler bulunmaktadır.

Şeyyad Hamza, Yusuf ve Zeliha ınesnevisini aruzun fa'ilatün/fi'ilatün / fa 'ilat kalı b ı ile yazmıştır. Mesı;ı,evı.de daha ç ok h ikay en i n Kur ' an' daki şek­ line bağlı kalı n mı ş , ayrıca tefsiderdeki açıklamalardan da faydalanılmıştı r . Ş air' böylece konu y u kendi d uygu ve düşünce ler i ile iş leyerek sade ve samimi bir dille oldukça canlı bir şekilde nakletmeye muv affak olmuştur. Eserin 1 03 sayfa ve 657 beyitten ibaret olan nµŞU,sı Dehri Dilçin tar afı nd an h azırlana­ rak Tü rk Dil Kurumu tarafından 1 946 yılında yayımlanmıştır . Bu nü sha, vezin ve imla bakımından bazı aksaklıklar göstermekle bir­ l ikte, yine de Eski Anadolu Türkç�sinin ses ve şekil özelliklerini gen i ş ölçüde aksettirmesi yönünden önem t a �t adı r . Ali ve Ş eyyad Hamza'nın cfişında yazılan Yusuf ve Zü l eyha adlı eserler bulunmaktadır. Bunlardan biri si , XIII. asrın sonlarında Sula Fakih tar afın ­ dan yazılan ve 4800 bey itten ibaret olan e serdir . Di ğer i ,ise, XVI. yüzyılda Kemil Paşazade tarafı ndan yazılan Yusuf u Zel ih a adlı. mesnevidir.

217


-

�� ..u<'�� 'll ,..3 �.)� •

I

Budur agir _\(ışşalarun görklüsi :((u ra� i 9re muşl;ıaflarufi y azusı

B u , Kur ' an i çindek i sayfalarm yazı sı dı r ve en son güzel h ikayelerdir. abir: son , son olarak, en son _\( ı ş ş alar ufi : h ikayelerin lcı$şa+: i. k . +lar+:çokluk e . +ufi : ilgi h . e .

görklü si : g ü zeli gör-: f. k. k > g -k+: f. i . y . e. (gü zellik) +lü+: i. i . y. e. <+lig +si : 3. Tş . iyelik e .

içre : içinde iç+: i. k. +re: yön gösterme h . e. (kalıplaşmı ş) mu şJ;ı aflar ufi : ki t ap h a l ine getirilmiş sayfal ar m u ş J;ı af+: i. k. +lar+:çokluk e. +ufi : ilgi h. e. ya z u s ı yaz- : f. k . -u+: f. i. y . e. <- ığ ( g dü şmü ş) +s ı : 3 . Tş . iyel ik e.

İmdi difilefi sözüme tutufi lculalc Bir söz ay d u m kim şekkerden tatluralc tatlı .

Ş imd i sözü me kulak v er i n d inl ey i n; bir söz söyledim ki şekerden d aha difilefi : dinl eyin di fi +: i. k . +le- : i . f. y . e. 218


-fi: emir 2. Çş .

\\_ula.le tutun : kulak verin l<.ula\ctut- : f. -ufi: emir 2. Çş. aydum : s öy led i m ay- : f. k . -du-: görü len geç miş z . k. e. - m : 1 . Tş . e. tatlural<. : dah a tatlı tat+: i. k . < tat-ıg +lu+: i . i. y . e. < +lığ +ralc : i. i. y. e. ( 'dah aü stün' anlamında

sıfat ve zarf

- -

yapar)

.. -

#�..,, tı,; l.: Cczf_:,,; � 1

_, _

· �

Var-ıdı Ken ' an ' d a bir server kişi Adı Ya '�ub kendü peygamber kişi Fi l istin ' de bir ulu k i ş i vard ı ; kendi peygamberdi ve adı Yak u b ' d u .

Ken ' an : Yakub' un memleketi, server : ulu, rei s .

Fil istin

Yusuf adlu b i r oglı vardı anufi İmdi işit bu sözi varsa canufi Onun

Yusuf adlı bir oğlu v ardı. Ş i md i can ı n varsa bu sözü dinle. adlu ad+: i. k. +lu: i. i. y. e. <+lığ

oğlı ogl+: isi k k. < oğul ( ü nl ü dü şmü ş) +ı : 3. Tş . iyelik e. 2 19


anufi : onun a+: i. k. < o +nufi : ilgi h . e.

şimdi şi mdi> imdi

imdi :

şu+ imdi >

sözi : sözü söz+ : i . k . +i : b eli rt m e h .

e.

Yidi yaşında idi Yusufneb i

Sureti bfib yogıdı anufi gibi Yusüf Peygamber yedi yaşındaydı ve onun yüz gü zelliği kimsede yoktu.

yaşında id i y aş+ : i k. +ı+: 3 . Tş. iyelik e . +da : bulunma h. e. i- : cevher fiili -di : ·görülen g eçmi ş z. 3. Tş . .

nebi : p ey gamber

şfireti : yüzü şôret+: i. k. +i: 3 . Tş. iyelik e . bôb : güzel

yok idi: yoktu yog+: i. k. < yo�; lc>ğ

yogıdı<

Bir gice y aturken ol düş görür İrte turur anı Ya'lcub' a şorur

220


O, b ir gece yatarken rüya_ görür ve sabah leyin kalkaı: onu Yakub' a so-

rar.

yaturken : yatarken yat- : f. k. -ur-: geniş z. k. e. -ken : zarf-f. e. < i-ken i;.. : ce vh er fiili -ken : zarf-f. e. irte : sabah leyin turur : kalkar tur-: f. k. -ur: geni ş z. 3. Tş .

�'r-r��.,��..{ Aydur iy baba yaturdum bu gice Bir 'aceb dü ş görürem işit nice

Söyler: Ey baba, bu gece yatıyordum bir acayip rüya görüyoru'm, dinle nasıl. aydur : söyler ay- : f. k. -d- : f. f. y . e. < ay-ı-t- ( t > d) -ur: geniş z. 3. T� . yaturdum : yatıyordum yat- : f. k. ·-ur-: geniş z. k. e.(şimdiki z. fonk.)

-du- : h ikaye k. e. -m: 1 . Tş. e . görü rem

gör- : f. k.

-ür- : geniş z. k. e. -em: 1 . Tş. e.

nice : nasıl ne+çe > nice

221


�\i\���.J�.' -1

Aydı vir ta ' birini anufi bafia Aydayım ol gördü güm düşi safta O görd ü ğü m rü yayı

sana söyleyeyim, bana onun tabirini söyleyiver.

aydı vir : söyleyi ver ay- : f. k . -d- : f . f . y . e. < ayıt- , d < t

-ı+: zarf-f. e. vir- : f. k . --: emir 3 . Tş.

ta ' birini : yorumunu ta ' bir+ : i . k. +i+: 3. Tş . i yelik e. -n - : y . ü . +i : belirtme h . e. bafia ben+ga > bafia ( e > a) +ga: yöne l me h . e. aydayı m : söyleyey im ay- : f. k. -d- : f. f. y . e. d < t (ayıt-> ayt-) -ayı m: emi r 1 . Tş (istek foıık.) gördügü m gör- : f. k., -dü g+: sıfat-f. e . <-dük+ ( k > g ) - ü- : y . Ü . +m : 1 . Tş. iyelik

Gördüm ay ve güneş on bir yılduz

Ş ecde l.olurlar {camusı hafta düz

Gördü m ay, güneş ve on bir yıldız h epsi bana doğru secde ediyorlar . 222


secde ).olurlar : secde ediyorlar secdel.<ıl-: f. kıl- : f. k. -ur-: geniş z. k . e. ( ş i mdi k i z. fonk.) -lar: 3. Çş . e. l.<amusı : h epsi l.<amu+: i. k. < l.<amug < l.<ama-ıg (�ama- : çev i r-) +sı : 3 . Tş. iyelik e . dü z : doği·u

Döndi Ya 'l.<ub s öyledi aytdı canum S al.<la dü şün sözü mi işit benü m

la.

Yakub döndü , .söyledi : Can ım benim, sözü mü işit (dinle) ve düşüriü s ak-

salda sa- : f. k. -1.<+ : f. i. y. e. (uyan ı k) +la: i . f. y . e. emir 3 . Tş. dü şü n : rü yanı dü ş+: i . k . il : y . Ü . + fi : 2. Tş . iyelik e . eksiz belirtme h . -

-

sözü mi

söz+: i. k. -ü-: y. Ü . +m+: 1 . Tş. iyelik e. +i: belirtme h. e .

,.,._�� J Y���' ••

'ı '·

�'

.,

r::-'�t:.�U� r���&J'. A

'8

j

••

i

\

.

...

Olmaya kim söyleyesin da!J.ıya İşide �ü şü fi safta l.<abıya S akın başkaşına sô ylemeyesin, (onlar) r ü yanı işitince sana kı zar. 223

••


olmaya ol-: f. k. -ma-: f. f. y. e. (olumsuzluk) -y-: y . Ü . -a: istek l< . Tş . söyleyesin söy+: i . k. < söz

+le-: i. f. y . e.

-y-: y. Ü . -e- : istek k. e . -sin: 2 . Tş. e.

dabıya : başkasına dab ı+: i. k. < dalcı < ta{cı -y-: y . Ü . +a: yönel me h . e. işide : i şitince işid- : f. k. t > d -e: istek 3. Tş. (-ince anlamında) \c.abıya : kızar lcab-: f. k. le > b -ı-: f. f. y . e. -y : y . ü . -a: istek 3. Tş . ( geniş z. fonk.) -

dü şüfi : rü yanı dü ş+: i. k. ü : y. ü +fi: 2. Tş. iyelik -

-

.

eksiz belirtme h .

ljoşdur ya oğıl senüfi dü şüfi Sultanlıg-ıle geçiser 'ömrü n yaşuii Ey

oğul, senin rü yan gü zeldir. Ömrü n, yaşın sultanlıkla geçecek.

sultanlıg-ıle: sultanlıkla sultan+: i. k. 2 24


+lılc+ : i .

i. y. e.

.ile.� vasıta h .

e.

\c>ğ

fonk.

geçi ser : geçecek geç-: f. k. k > g -iser : gelecek z.

3.

Tş.

Yusuf' un kardeşlerine e.ri şdirir, nasıl gördü, yoru ıtı l a nı:.L

aber verir .

\cardaşlarına \cardaş+: i . -Iar+: . çokluk e . +ı+: 3 . Tş . iyelik e . -n- : y . ü . +a: y önelme h . e . degürür : eriştirir, tebliğ eder deg- : f. k . -ü r- : f . f. y . e . -ür: gen iş z . 3 . Tş. yorı ldı :

yor u m fondı

yor-: f. k. -ı- : y . ü .

1 : f. f. y . e. (pasiflik) -dı : görü len geçmiş z. 3 . -

-

Tş .

virür : ve rir vir- : f. k. < bir- ( b > v ) -ür: geniş z. 3 . Tş .

_s �t'-� � �k�r·' .·�;·��;·(�·> \R�lf""'tl , . ul ı '-'1.lr.L/�.,ı;. 1

·

..

·.

· ;l�>. '

.

.

·

Aytdılar sultan olursa ol bize Buyruğ idiserdür �amumuza

Söyledi ler : O bize sultan olursa h epimize emredecektir.

225

..

..


aytdılar : söy Iediler ay-: f. k. t : f f. y. e.

-

-

.

-dı-: görü len geçmiş z. k. e..

-lar: 3 . Çş.e. olursa ol-: f. k.

-ur-: geniş z. k. e. -sa: şart 3 . Tş. <i-se buyruğ : emir buyr-:J. k. < buyur- (ünlü düşmüş) -uğ: f. i. y. e. idiserdür : edecektir id- : f. k. t > d

-iser-:gelecek z. k. e. -dür: bildirme 3 .Tş. e. lcamumuza: h epimize .lc amu+: i. k. +muz+: 1 . Çş. iyelik e. +a: yönelme h . e.

'Ar degül mi turavuz tapusına

Ya varavuz bi,z a,nuii lcapusına

Onun kapısına gideceğiz veya h izmetinde olacağız, (bu bizim için) 'ar d�ğil mi? turavuz : duracağız tur-: f. k. -a-: istek k. e. (gelecek z . fönk.) -vuz: 1 Çş. e. (biz>vuz; h>v ) .

tapusına : h izmetine tap- : f. k. -u+: f. i. y. e. < -ıg+ (ünsüz düşmü ş) +sı+: 3. Tş. iyelik e. -n- : y . ü .

�26


+a: yönelme h . e. ;

varavuz : gideceğiz var-: f. k. -a- : istek k. e. (ğelecek z. fonk.) -vuz: 1 . Çş. e. lcapusına lcap-: f. k. -u+: f. i. y. e. < -ığ+ (ünsüz dü şmesi) +sı+: 3. Tş. iyelik e. -n-: y. ü . +a: yönelme h . e.

Anı bunda indeyelüm şoralum düşin Ol bod bize aydı virür görü şin Onu buraya çağıralım, rüyasını soralım. O da bize görüşünü söyleyiverir.

bunda : buraya bu+: i. k. -n- : y . ü . +da: bulunma h . e. (yönelme h . fonk.)

indeyelüm : çağıralım in+:·i. k. < ün +de-: i. { y. e. -y- : y . Ü .

-elü m: emir 1. Çş . .,şoralum şor-: f. k. -alum: emir 1 . Çş. bod : de, d a görüşin : görü şünü gör- : f. k. -ü -: y. Ü . 227


-ş+: f. i. y . e. +i+: 3. Tş. i yelik e. +n: belirtme h . e.

u

tC�J� � '

�l \._.... .

lım.

•. .

u,-�

t

Atıvalini bileıü m anufi belgü lü Götürelü m aradan fitne J.cılu Onun duru m u n u aç-ık olarak bilelim ve fitne çıkararak or t ad an kaldıraabvalini : durumunu a J;ı val+ : i . k. +i+: 3. Tş. -iyeli k e. +ni: belirtme h . e.

bilelü m

bil- : f. k.

-elti m : emir 1 . Çş.

belgülü : aç ık olarak, bell i belgü + : i . 1 ' +lü : i . i . y . e. < +lig+ (ünsüz dü şmü ş) götürelü m adadan götür- : ortadan kaldır­ gö- : f. k. < kö-tür-: f. f. y . e. -elüm: emir ,1 . Ç ş . aradan :ortadan ara+: i. k . +dan: u zaklaşma h . e .

fitne Jplu : fitne çıkararak fitne lcıl-: f. kıl- : f. k. -u: zarf-f. e.

İndediler Yilsiıf' ı getürdiler Çevresinde Yusuf' uii oturdılar 228


Çağırdılar, Yusuf' u getirdiler, Yusuf'un çevresinde oturdular. indediler : çağırdı lar in+: i . k . +de- : i . f. y. e. -di- : görü len geçmiş z. k. e. -ler: 3 . Çş . e. getürdiler ge- : f. k. <kel- (ü nsü z dü şmüş) -tür- : f. f. y. e. -di- : görü len geçmiş z. k . e. -ler: 3 . Ç ş e. .

çevresinde çevre+: i . k . +si+: 3 . Tş. iyelik e. -n- : y . ü nsü z +de: bulunma h . e . oturdılar < olturdılar o-: f. k. < ol- ( ü nsü z düşmesi) -tur-: f. f. y . e. -dı- : görü len geçmiş z. -lar: 3 . Çş. e.

Aytdılar kim nice gördün dü şi sen Gördügü:ii düşi gerek kim ayda sen Söylediler ki: Sen rüyayı nasıl gördü n? Gördüğü n rüyayı anlatmal ı sın.

gördügüfi : gördüğün gör- : f. k. -düg+: sıfat-fiil ,k > g -ü-: y. ü nlü +fi : 2. Tş. iyelik e. gerek ki m ayda sen : anlatmalı sın ay-: f. k . -d-: f . f. y . e. t > d -a: istek k . e. 229


sen : 2. Tş. e. ( bk. gereklilik kipi)

Eyle kim gördiy-idi aytdı düşin Aytdılar n' itmek gerek bunuii işin _ Rü yasını

gördüğü gibi

anlattı .

Bunun işini ne yapmalı, dediler.

ey le kim : benzetme edan eyle < o+ile \

gördiy-idi gör- : f. k. -di- : görü len geçmiş z . k. e. -y - : y . Ü . i-: cevher fiili -di: h ikaye 3 . Tş. dü ş in düşünü dü ş+: i . k. +i+: 3 . Tş. i y el i k e. +n: belirtme h . e. n' itmek gerek : ne yapmalı ne+it- > n' it- (ü nlü- dü şmesi) -mek: f. i. y. e . ge r ek : (gereklil_ik k . 3 . Tş.) bunun bu+: i. k. +nufi: ilgi h . e. işin : işini

iş+: i. k.

+i+: 3 . Tş. iyelik e.

+n: belirtme h. e.

Bunufi düşi toğru gelürse n'idevüz Aytd ı l ar g e lü fi bum öldüre.vüz 230


Bunun

rüyası doğru çıkarsa

ne y ap arız, gelin 9unu öldürel im, dediler .

gelürse gel- : f. k. k > g -ür-: geniş z. k. e. -se: ş art 3. Tş. < i-se n' idevüz < ne+id-e-vü z : ne yaparız ne+ : i k. id-: f. k. ' t> d -e-: i stek k. e. (geniş z. fonk.) -vüz: 1 . Çş. e. .

gelüfi gel- : f. k., k > g -üfi : emir 2. Çş. öldürevüz : öldürelim öl- : f. k. -dür- : f. f. y. e. -e-: istek k. e. -vüz: l . Çş. e.

l(amu tedbir itdiler öldürmege İmdi dilerler aluban gitmege Hepsi ö ld ür meğe çare aradılar. Ş imdi (onu) a larak gitmeyi isterler.

tedbir itdiler : çare aradılar tedbirit-: f. it-: f. k . -di-: görüicn geçmiş z. -ler: 3. Çş. e. öldürmege: öldürmeyi öl- : f. k. -dür- : fr f. y . t . -meg+: f. i . y. e. k > g +e: yönelme h . e.

23 1


dilerler

i. k. t > d +e-: i . f. y . e. -r-: gen i ş z. k. e . -ler: 3 . Çş. e . dil+ :

aluban : al- : f.

alarak

k.

-uban: zarf-f. e.

gitmege : gitmey i git- : f. k. k>g

·· meg+ : f. i . y .

+e :

e. k>g yönelme h . e .(belirtme h . fonk.)

İltdiler Ytisuf u Ya'lcub \(atına

Söyledi ler sözlü sözin yatına

Yusuf' u Yak ub' un huzuruna getirdile · ve durumu anlattılar. iltdiler : getirdi ler, ilettiler

il- : f . k.

-t- : f. f . y . e. -di - : görü len geçmiş z. k. e. -ler : 3 . Çş. e. �atına : h uzuruna lcat+ : i. k . + ı + : 3 . Tş. iyelik e . -n- :

y. ü .

+a: yönelme

h . e.

sözlü söz+: i. k.

+lü : i. i. y . e . <: +lig yatına : durumuna

yat+: i . k.

+ı+: 3 . Tş. iyel ik e. - n- : y . ü . +a: yönelme h . e. 232


AHMED FAKİH

Muıasavvuf ş a i r Ah med Fakih , 1v1evlev1 ve Bektaş! geleneğine bağlı XIII. yüzyıl A n ado lu Türk ş ai r ler i n den birisidir . Asıl adı Kıdvetü ' 1-abdal Hoca Ah med Fakih ' tir . Şair, Sultan Hoca ve Mev l an a Ahmed isimleri i le de anılır. XIII. yüzy ı l ı n birinci yarısında Horasan'dan Konya 'ya gel miş ve burada medrese tah sili görmüştür. Mevlana' nın babası Bah aeddin Veled' in yanında da fıkıh ilmini öğrenmiş ve bu sebepten fakih adını al mıştı r . Ah med Faklh d a­ h a sonra Hicaz'a gitmiş ve· Kudü s'te bir müddet k aldı k tan sonra geri dön m ü ş­ olup

tür.

Tasavvufun, Anadolu' da hızla yayıldığı dönemde şairliğini halkı yetiş­ tirmek yolunda kullanarak sanat kaygısından uzak, basit nasihatnameler y azdı­ ' ğr kabul edi lmektedir. O, çok meşhur olmakla birli k le Mevlana Celaleddin Rumi ile öiçü lemez. Şairin ölü m tarih inin 1 252'den önce olması gerekir. Onun h ayatı hakkındaki bilgileri, Bektaşilerin vetayetnamelerinden, S al t u kna rn e ' den ve Eflakl ' n i n Menakıbü 'l - arifin' de yazı l ı olan men kı bel e r­ den öğreniyoruz. Ayrıca Şeyh Piri Meh m ed H uy l' n i n 'Hızırname' sinde Ah­ med Fakih h akkında, Anadolu' nun baş l ıca velilerinden biri&i olarak söz ed i l ­ mektedir. Onun Anadolu ' daki şöhreti, XIII. y ü zy ı lda y azı l mı ş bi( dergiye alı­ nacak kadar yaygı nlaştni ştı r . Ah med Fakih ' in Çarbname ve Kitabu Evsifı Mesacidi' ş-Ş �rife isim­ li eserleri bulunmaktad ır.

ÇARij - NA.ME

Ah med Faklh ' in en önemli eseri: Eğirdirli Hacı Kemal' in Cami'ü ' n­ neza' ir adlı eserinin.arasında bu l un an 88 bey itl ik Çarb-name-i Ahmed Fakih der bi-vefai-i rôzgar başl ı k l ı kaside şeklindeki manzumesidir .. Eser XllI. yüz­ yılı n ilk yarısına ait o ld u ğu n a göre, zamanımıza kadar gelebilmiş Eski Anado­ lu Türkçesi metinlerinin en eski örneği olması bakımından değer taşır. Çarb-name, dünyanı n faniliğinden, dünya zevklerine kapılmamak ge­ rektiğinden, bu d ü n y ad a ah iret için hazırlanmanın şart o lduğund an bahisle, bu­ nun da ancak ibadet, tevazu gi bi dini ve ah l aki' işlerle sağlanabileceğini öğütle­ yen dini-sofiyane bir eserdir. Eser, aruzun mefa'ilün / mefa 'ilün/fa'Ulün vezniyle yazıl mıştır. Nazım , tekniği bakımından kusurlu olan eserin ü zerinde İran ü slı1p ve edası hakimdir. 233


XIII. yüzyılda şekil ve vezin bakımından İ slami edebiyatın ilk örneği olması ile de önem taşır. Eser, aynı zamanda XIII. yü zyılda Arıadolu' daki Türkler ara­ sında İslam edebiyatı geleneğinin benimsenmiş olduğunun da delili durumun­ dadır. Eserde Arapça ve Farsça kelimeler çokça kullanılmıştır. Ancak bunların çoğu konu ile ilgili tabirler, bir kısmı da kafiye teşkili için kullanılanlardır. Bu durum aklımıza, eserin Farsça bir örneğinin tercü me şeklinde nazire olması ih­ timalini getirmektedir. B unlara rağmen, eserin canlı Türkçe kelimelere bol yer veren Eski Anadolu Türkçesinin ilk örneği olması bakımından değeri tartı­ şı lamaz.

"' ' "' ts:

� "'J "'J � �

w ı ..> ı ..J..A 0 � ı &�

�..H �

1 ) Diriğa çargufi elinden hezaran

Ki l<:ılmışdur mu 'attal bunça karan Feleğin elinden binlerce eyvah , çü nkü bunca işi işe yaramaz kılmıştır. diri ga : eyvah çarg: fe lek hezaran : binlerce mu 'attal: i şe yaramaz, karan : işler

çarbufi: feleğin çar!J+: i . k. +un: İlgi h . e. elinden el+: i. k . +i+: 3. Tş. iyelik e . -n-: y . ünsüz· +den : u zaklaşma h . e. l<ılmışdur l<ıl-: f. k . -mı ş- : öğrenilen g. z . k . e . -dur: bildirme 3 . Tş. e . bunça: b u kadar 2 34


bu+: i. k. -n-: y. ünsüz +ça: eşitlik h. e.

w l � l �� L>..>-U J � l w� 2) İşid imdi bu atı.vali iy {tardaş Çün ümmetdür bili birine ıbvan Ey kardeş, şimdi bu halleri işit, çünkü ü mmet birbirinin kardeşidir.

ibvan: dost, kardeş ü mmet: aynı peygambere inanan cemaat iy: ey

� I JJ Ü u!- l JJ Ü � � :,->= iJ � l � 0 :,� � JJ .-·· i.!$ ..,, 3) Yavuz sanmaya lcardaş lcardaşına

HalcUcatdur bu sözüm, baiia inan

�Katcfoş, kardeşine kötü lük düşünmesin, bu sözüm gerçektir bana inan. o

yavuz sanmaya : kötülük dü şünmesin yavuz+:i. k. (kötü) · sa-: f. k. -n- : f. f. y. e. -ma-: f. f. y. e.(olumsuzluk) ·

-y- : y. ünsüz

-a: istek 3. Tş. lcardaşına ].c.ardaş+:i . k.

+ı+: iyelik 3. Tş. e. -n-: y . ünsüz +a: yönelme h . e.

sözüm söz+ : i k. .

-ü-: y . ünlü +m+: 1 . Tş. iyelik e.

235


inan in+: i. k. (in an ç) +a- : i. f. y. e. -n-: f. f. y. e. --: emir 2. Tş.

�,_,..b J.Ü �J .) � � J � ! LJ 1 J.S'. _,.L d...J ,.,_i u-4 J .) � JS Lo _) J.S'. 4) İşitdüfi-ise sözüme lculalc tut

Giderme gil ·sözü mi lculagufidan

İşittiysen sözüme kulak ver, sözümü kulağından çıkarma.

işitdüfi-ise : işittiysen işit-: f. k. -dü-: görü len g. z. k. e. fi: 2. Tş. e. i- : f. k . (cevher f.) -se: şart k. e . -

gid�rmegil : çıkarma gid- : f. k. < ket-; k > g, d > t -er-: f. f. y. e. -me- : f. f. y . e.(olumsuz) -gil: emir 2 . Tş . \culagufidan lculag+: i. k. lc > g (J.< ul-gal.<) -u-: y . ü n l ü +fi+: 2. Tş. iyelik e. +dan: uzaklaşma h. e. sözü mi söz+: i . k. -ü-: y . ü nlü +m+: 1 . Tş. iyeli k e. +i : Belirtme h. e.

5) B ilür misin n' içün geldüfi cih ana

Seni lcullug-içün yaratdı sultan 236


'

Dünyaya niçin geldiğini bilir misin? Sultan seni kulluk için yarattı. bilürmisin bil-: f. k.

-ür: geniş z. k.e. mi: s o r u e. -sin: 2. Tş. e. n ' içün <ne+içün (ünlü birleşmesi) içün < uçun i ç+ <uç+: i. k. u > i (uç: sebep)

-ü-: y. ünlü +n: vasıta h. e. (kalıplaşmış)

geldüfi ge l- f. k. k > g -dü-: görü len g. z. k.e.

-ii: �· fş.

e.

lcullug-içün

\rnl+: Vk . +lu\c-+ : i . i . y . e. lc. > g

yaratdı yar+: i. k . +a- : i. f. y . e. (uygun gelmek) -t-: f. f. y. e. -dı : görü len g. z. 3. Tş.

� � � .)�jJ � � ü-� ı � I .;J� � L.:ı�

6) Safia ni ' m et virüpdür bi nih ayet l:Juşfişa kim lc.ılupdur ehl-i iman

Sana sonsuz ni met vermiştir ve seni ozellikle iman eh l i yaratmıştır. saii.a ı< sen+ga sen+:· i. k. n > fi +a: yönelme h . e.

virüpdür : vermiştir vir-: f. k. 237


-ü- : y . ü nlü -p-: ö ğren i len geçiniş. -dür: b i ldirme 3 . Tş.

z.

k. e.

(cılupdur:yaratmıştır (cıl-: f. k . -u-: y . ü nlü

-p- : öğrenilen geçmiş z. k. e. -dur: bildirme 3. Tş.

\ �,_,_,., cı.JS J ��� . .,. .: . ,, •, w i � 6 ..1-&!ı l � � J 1 J d� .-

7) Nasibat tutar-isefi diiile sözüm

Hünerüii var-ise gel uşda meydan

Nasih at tutarsan sözümü dinle. İşte meydan, h ünerin varsa gel .

tutar-isefi : tutarsan tut-: f. k. -ar- : gen i ş z. k. e. i-: f. k. -se-: şart k. e .. -fi: 2 . Tş . e. hünerüfi

hüner+: i. k . ü : y ün iü +fi: 2 . Tş. iyelik e . .

-

-

.

uşda<uşta: işte t>d uş+: i. k. +da: bu l un m a h . e. (kalıplaşmış) ,,

�..H.J µ.J ı G, Ü ..H � w �J-A � 'i .J I J J �..H ...>-" cLS:

8) Sana bir (c�ç ögütler vireyin ben Ki her biris dürr Qla ya mercap. Sana bir ka�övü � vereyim k,i onların her biri ya incidir ya mercan .

sana < sen+g a 238


ögütler : öğü tler ö-: f. k. -g-: f. f. y e. (dü şü n-) -ü-: y . ü nlü -t+: i. i. y. e. +ler: çokluk e. �

vireyin : vereyim vir- : f. k. -eyin : eınir 1 . Tş. (istek fonk.)

9) Ögü dü m bu : Günehden tevbe eyle

Ki iman lcaşdın eyler bil ki şeytan

Öğüdü m bu : Günahtan tövbe et, ç ü nkü

dü şünür.

� il

ki şeytan imana kötülük

ögüdü m : öğ üdü m ö-: f. k. -g-: f. f. y. e. -ü- : y. ünlü -t+: f. i . y. e. t>d -u-: y . ünlü +m: 1 . Tş. iyelik e. günehden< günah tan güneh+: i. k. +den: uzaklaşma h. e.

l<.aşdıneyler:kötülük düşünür ).<.aşdı n ey le- : birleşik f. -r: gen iş z. 3 . Tş.

>= J

� � � tiJ l w �J l

wY�

'"' �

J�

cLS

J,Ü ,J J I J�

.10) Uşafi olma başufia 'alduiiı dir Yol uzalcdur ki yo:\cdur badd u payan 239


Gafil olma, aklını başına topla, çünkü yol u zaktı r sınırı ve sonu yoktur. ,

"

1

usan : gafil us+: i. k. (h ayır ve şer ' i ayırt ediş) +a-: i . f. y. e. -fi: f. i. y . e.

uza{cdur uz+: i . k. (uzunluk) +a-: i. f. y. e. -\(+: f. i . y. e. +dur : bildirme 3 . Tş . yo{cdur yo-: t k. -le+: f. i. y e. +dur: bildirme 3. Tş. . .

başufia baş+: i . k. -u-: y. ü nlü +fi+: 2. Tş . iye li k e. +a: yönefme h . e. tı add: sınır payan: son

<->' � ı) � I � G. i ..:J j fi � IJ.;S <.>.J� .; ��� cLS 4fi cLS �J

1 1 ) Gözün aç gaflet içre yatma ey dost Ki

göçmege tutupdur yüzi kervan

Ey dost, gaflet içinde yatma ve gözü nü aç, çü nkü (zaman) kervanı göçmeye karar vermiştir.

gözün : gözünü gö�:·f.

k.

-z+: f. i . y . e . -ü- : y . ü nlü +fi: 2. Tş. iyel ik e. --eksiz belirtme h . içre: içinde iç+: i . k. 240


+re: yön

gösterme

h . e. (kalıpla.ş mış)

göçmege:·göçmeye

göç- : f. k. -meg+:.f. i . y . e . k>g

+e: �önel me h . e .

yüz(utupdur:

tut- : f. k.

karar vermiştir

-u-: y. ü nlü -p-: öğreni len geçmiş z . k. -dur: bildirme 3. Tş.

e.

t>J� �J� ��,.,S t.SP J I J� w ' .J� ��.JJ �i J J� � ,_,J

1 2) Yol erenleri göçüp yola girdi Döge yorur abır dü nbeg i servan

Yol arkad aş l arı göçüp yola koyuldu. Kervan başı

erenleri :

arkadaşları

er+: i. k.

+en: i. i. y. e. (Çokluk) +ler+: çokluk e . +i : bel irtme h. e.

göçüp : göçerek göç : f k. -

.

-ü- : y . ü n l ü

-p: zarf-f.

e.

döge yorur : dög- : f. k.

çalıyor

-e yorur : ş i mdiki z. -e: zarf-fiil e .

3. Tş .

yoru- < yon- : fiil -r: gen iş z. 3. Tş.

d ü nbeg i : d avulu dünbeg+ : i . k . k > g ' +i: yönel me h . e.

servan : kervan başı 24 1

son davulu çatıyor.


J.4 t.S I o � � o 4 � � w 4..,, ı (.S� ' � �.., ı w J..)-o ) � ı 1 3) Niçe bir yatasın ğafletde ey yar

Ecel ermezdin öiidin imdi uyan

Ey dost, ne zamana kadar gaflet içi nde yatacaksın? Ş imdi ecel ermeden önce uyan.

niçe < neçe : ne zamana k ad ar ni+: i. k. ne > ni +çe: Eşitlik h . e. {kal ıplaşm�ş) yatasın : yatacaksın yat-: f. k. -a-: i stek k . e. (gelecek -sın: 2. Tş . e.

z. fonk.)

ermezdin : ermeden er-: f. k. -mezdin:zarf-f. e

(-mez+: sıfat-fiil e . +din:

öödin: önce öö : i. k. +din: uzaklaşma h .

e.

uzaklaşma h . e.)

(kalıplaşmış)

uyan : uyan uya-: f. k. < uc;l-ı- (uyu-) -n-: f. f. y. e.

- - : emir

ili: i

01 o l .

2. Tş.

�_,,.J � ti Le J-:-i �

..

o

eş i � J .., I J� � 1 �

1 4) Nazar lol 'aleme balüfii afila Yarağa. meşğıll ol sen iy müselman 'Aleme bak ve h alini anla. Ey mü slüman sen h azırlığınla meş gul ol.

lıalüfii : . durumunu bal+: i. k. -ü-: y. ünlü 242


+fi+: 2. Tş. iyelik e. +i: beli r tme h . e. aiila afi+: i. k. +la: i. f. y . e. --: emir 2. Tş. yarağa : h azırlığa yar+ : i . k. +a-: i. f. y. e. (h azırlan-) -g+: f. i. y. e. +a: yönelme h . e.

'-'• l..:a

bJ..7ayi. i ��I U..Ü.l

..

� - �

r t..:a

I <'

�I

� VJ> J J...a. •

15) Eger nim ister-iseii ibıretde Yidürgil H� yolına dünyada nan Eğer ahirette ad istersen, dünyada Allah yoluna ekmek yedi r .

ister- isei : istersen is+: i . k. < iz+ +de-: i. f. y. e. -r: geniş z. k. e. i-: f. k. -se�: şart k. e. -ii: 2. Tş. e. yidürgil : yedir yi-: f. k. -dür-: f. f. y. e. gi l : emir 2. Tş. -

nin: ekmek , - , .,,, ...

� µ..,ı �-� <Ş' � �.;.. J .ı �,,....., , ô� . a •,

1 6) Olanlar safta yitmez mi naşitıat

N, içün uşşuii ı dirmezsin sen iy ci.n

243


Bu nasih atlar sana yetmez mi? Ey dost, sen n i çi � aklını baş ı na topl arnazsın .

olanlar ol-: f. k. -an+: s ı fat f e. +lar: çokluk e. -

.

yitmez mi : yetmez mi ylt-: f. k. -mez: olumsuz geniş z. 3 . Tş. mi: soru e.

uşşufiı : aklını uş+: i. k. ş ş (ünsüz ikişleşmesi ) -u-: y . ü nlü +fi+: 2. Tş. iyelik e. +ı: belirtme h . e.

dirmezsin : toplamazsın dir-: f. k . mez : o lu m s u z geniş z. -sin: 2. Tş. e. -

-

:. L ı.!L �� ., LJ� •

.

w l .;,J J

·

..

t � .; .; l;,,:A

c.LJ W J � ..

..

w ..ı..:ı ı �

1 7) Bu dünyaya n'içün _pek yapuşursın Seni andan lcoparur çarb- ı devran Bu dünyaya niçi n sıkı yapışıyorsun? Zamanın çarkı seni ondan koparı r .

pek : sıkı yapuşursın yap-: f. k . -u--: y . ünlü -ş-: f. f. y. e. (işteş) -ur-: geniş z. k: e. (şimdiki z. fonk.) -sın: 2. Tş. e. lcoparur lc.op_� : f. k. -ar- : f. f. y . Jl. .

244


-ur: geniş �. 3 . Tş. çarb- ı devran : felek, zamanın çarkı

� � Ju� � ü�j J � w i �..ı ö ..ıSj..C. I � J j J '->'..w....!..J I 1 8 ) Bu rı.zlc-içün niçe teşviş çekersin

U şandı rı.zlc yiyü agzuiida dendan

Bu rı zk için ne zamana kadar sıkıntı çekeceksin? Rızk y iye yiye ağzında dişler ufalandı .

niçe : ne zamana kadar niçe < ne+çe uşandı : ufalandı , döküldü .uş+: i. k. +a-: i . f. y . e. -n-: f. f. y . e. -dı : görü len g . z. 3 . Tş. yiyü : y iyerek, ye mekten .. yi- : f. k. -y-: y . ü nlü -ü : zarf-f. e. agzufida : ağzında agz-: i. k. < ağız (ünlü dü şmesi -u-: y. ü nlü +fi+: 2. Tş. i y el ik e. +da: b u l u n m a h. e.

� l: ö�l � �.& � I w l:� J� l: � � 0�) 0 ,., ı ut-t

\ '\

1 9) Eger girü p sin içre yatasın

Beş on arşun bez-He ya!Jud 'oryan Beş on arşın bezle veya çıp lak olarak mezar içine girip yatacaksın. sin: mezar

245


yatasın : yatacaksın yat-: f. k. -a-: istek k. e. (gelecek z. fonk.) -sın: 2. Tş. e. içre : içinde iç+: i. k. +re: yön gösterme h . (kahplaşmış) 'uryin: çıplak

• .�j.J d;a � f • � J.JJ-"-0 4..:. ö i � .J J L!. � 4.J J .J-:? ..H � --.--:-

,f A

"•

• -

20) Ne mağrôrsın cihanuii leü.etine Niçe bir yoruyasın şid u bandin &

Dünyanın tadına ne kadar 'bağlısın, ne zamana kadar neşe ve sevinç içinde yürüyeceksin.

mağrQr: gü venilmeyecek ·şeye aldanıp güvei1en cihinufi cihin+:i. k. +ufi: ilgi h. e. yoruyasın : yürüyeceksin yoru-: f. k. <yüri-y-: y. ünsüz -a-: istek k. e. (gelecek z. fonk.) -sın: 2. Tş. e. şad u bandin : n�şe ve sev�nç

2 1 ) Gelecek nesne gelür çire yo�dur Gerek sen yaşa yirine aglağıl · \can Sen yaşarsan kan ağlasanda gelecek olaQ gelir ve buna çare yoktur.

geleceknesne gel-: f. ·k. ecek+ : s ı fat..f. e -

246


yaşa yaş+: i. k. +a: i. f. y . e. (emir 2. Tş.) yirine yir+: i. k. +i+: 3. Tş. iyelik e. -n-: y. ünsü z +e: yönelme h . e. ağlagıl : ağla ag+: i . k. +la-: i . f. y . e. -gıl : emir 2. Tş. e.

j..1.1.1 J I J w �� -H JJ I u!.J.Jl,;-:a w -� b � I JJ I J J J � ,.,J J I 22) Yaradılmış bu şerbetden dadısar

Ulu kiçi durur ol işde �eksim

Yaradılmı ş olanlar bu ·şerbetten tadacaklar. Kü,çü!<ı büyük bu işte birdir.

yar adılmış yara.,.: f. k. •d-:f. f. y . e. t > d -ı-: y . ünlü 1 : f f. y. e. -mış: sıfat-f. e. -

-

.

dadısar : tadacak dad-: f. k. t > d -ısar: gelecek z. 3 . Tş. ulu < ul+lug : büyük kiçi < kiçig: küçük yeksan: bir� beraber

247


23) Diriga kim uçısar lcuş lcafesden Diriga kim çüriyiser bu ebdan Ey vah , kuş kafesten uçacak ve bu bedenler çürüyecek.

diriğa : eyvah uçısar : uçacak

uç-: f. k . -ısar: gelecek z. 3 . Tş. çüriyiser : çü rü yecek çür+: i . k. +i-: i . f . y . e . -y-: y . ü n sü z -iser : gelecek z. 3 . Tş.

ebdan : bedenler

b �I � j J .; � 4 �.; J w la ) � w J� J I Y " .! ? < 24) Dir iga yatısaruz sin içinde Geçiser ü stümüme niçe ezman Eyvah , mezar i ç i n d e yatacağız. Ü stü müzden ne kadar ç ok zaman geçecek. yatısaruz : yatacağız yat- : f. k. ıs ar : gelec ek z. k. e. -uz: 1 . Çş. e . -

sin

-

:

m e zar

geçiser : geçecek geç-: f. k. k > g -iser : ge l ec ek z. 3 . Tş. ü stümüzde: ü stü mü zden ü st+: i . k. -ü- : y . ü nlü +müz+: 1 . Çş. iyelik e. +de : bulunma h . e. (uzaklaşma fonk.)

248


KİTABU EVSAFI MESACİDİ'Ş - ŞERİFE Ah med Fakih ' in bu eseri Çarh name' den dah a h acimli olup başlı başına bir kitaptır . Eserin yazması British Museum' da bulunmakta olup eser h are­ keli nesih yazı ile yazı lmıştı r. Eser, Ah med Fakih ' i n h ac sırasında gezdiği Ş am, Kudü s, Mekke ve Me­ dine kentleri i le onun buralarda ziyaret ettiği kutsal yerleri an latır. Eserde 389 beyit bir mısra bulunmaktadır. B u eser Ah med Faklh ' in çağının iyi bir şairi olduğunu dah a belirgin bir · şeki lde ortaya koymaktadır. O, bir yandan İ ran şiirine benzeyen örnekler ya­ zarken bir yandan da mim zevke ve edebiyat geleneğine bağlı hece ölçü sü yle şiirler de yazmıştır. Bu durum, XIII. yü zyılda Anadolu'da Türkçe o larak ya­ zıl mı ş dini ş iirimizin özell ikl�rini ve gelişimini gösteren önemli bir noktadır. Eserdeki bazi beyitler Çarh name' deki beyitlerin söyleniş özelliklerine çok benzemektedir. Bunda da bazı vezin bozuklukları ve söyleyiş aksaklıkları bulunmaktadır. Ancak bunların yanında kolay anlaşılır ve güzel söylenmiş beyi tler de çoktur. Ah met Fakih bu eseri nde, kutsal yerlerde duyduğu coşku ve h ayranlığı büyük bir samimiyetle sade ve akıcı b ir ü s lupla anl at�r. Ancak işlediği konunun gereği olarak Arapça, Farsça kelimelere de çokça yer ver­ miştir.

Eserin İ mla Özellikleri :

1 ) Bazen kelime kökü nde veya eki n sonundaki yazı l maz ve h areke .ile gösteril ir: �ı ü sti, rh J.;_,s gördi -

2) Farsça kelimelerde yer yer (

yazıl mı ştır:

J

<.S

h arfi yigirmi,

) h arfi ( j

ü mlz,

) i le

şazı l ı l<

3) Bazı Arapça v e Farsça kelimelerin yazı mı bozulmuştur: boca, 'w� figan � 4) uygulanmamıştır:

Türkçe

kelimelerde

b�J / b� t> J..rb /t> J .; J

belirli

bir

yazım

kuralı

taşra / daşra, turdı / durdı

5) Türkçe kelimelerdeki ç' ler c, p' ler b olarak yazılmıştır olmuştur:

.6)

Arapçanı n

imla

l JJ-Afi kömü rden, l � l

249

özellikleri

bazen

metinde

etkili


Kiti.bu Evsafı Mesicidi' ş - Şerife' den

Evine varmayınca eglenimez Hem eh lin görmeyince diiilenime·z Evine varmayınca duramaz ve eşini görmeyince dinlenemez.

evine ev+: i. k. +i+: 3. Tş. iyelik e. -n-: Y.· ·ü nsü z +e: yönel me h . e. varmayınca var-: f. k. -ma-: [ f. y . e . (olumsuz) . -ınca: zarf-f. e. eglenimez : duramaz eg+: i . k. +le-: i. f. y. e. -n-: f. f. y. e;(dönü şlülük) -i-: yeterlik -mez: olumsuz geniş z. 3. Tş. ehlini : eşini ehi+: i. k. +i+: 3. Tş. iyelik e. -n-: y. ünsü z +i: be l irtme h . e. difilenimez diii+:i. k. +le-: i. f. y e. -n-: f. f y. e. (dönüşlü lük) -i-: yeterlik -mez: olumsuz geniş z. 3. Tş. . .

.

250


Alındulc armağan-ile birer at Ki ol günde seçilür Rum-ile Tat Armağan olarak al man birer atdan, o zaman İranlı ile Anadolu' da oturan

fark edi lir.

alındulc : alınan

al-: f. k. -ı-: y. ü nlü -n-: f. f. y. e. (dönüşlülük) -dulc: sıfat-f. e.

armağan

ar-: f. k. (aldat"")

-ma-: f. f. y. e. (olumsuzluk) - gan: f i. y. e. .

birer bir+: i. k. +er: i. i. y. e. (ü leştirme s.) seçilür : fark edilir, ayrılır seç-: f. k. -i- : y . ünlü -1-: f. f. y. e.(pasiflik) -ür: geniş z. 3. Tş.

Yidi gün turdu� ertesi gönüldük Zemin-ile ki bir gün eve irdük Yedi gün bekledik ve daha sonra yöneldik, bir zaman sonra eve vardık.

turdu�

t ur : f. k. -

-du-: görü len g . z. k. e. -le 1. Çş. e.

ertesi:yarın, sabah erte+: i. k. +si: 3. Tş. iyelilt''="·' gönüldük : yöneldik gön-: f. k. < kön- (dü zel-, doğrul-) 251


-ü -: y . ünlü -1- : f. f. y .

e.

-dil-: görü len g. z. k. e. -k: 1 . Çş. e. irdilk : erdi k ulaştık ir- : f. k. -dil-: görü len g. z. k. e. -k: l . Çş . e. ,

İşiden dostlar-ile yil gril şil ben :((u ça \<uça görişdük sevnişüben

İ şiten dostlarla koşuşup kucakJaşıp, sevinerek görü ştük. işiden (dostlar) işit- : f. k. -en: sıfat-f. e. yilgrü şüben : koşuşarak yü- : f. k. -gür-: f. f. y. e. (ünlü di;i şm� si) -il- : y. ünlü -ş-: f. f. y . e. (işte ş li k) ü ben : zarf f e .

-

-

.

.\cuça ,\(uça : kucaklaşarak .\cuç- : f. k. (kucakla-) -a: zarf-f. e. görişdük gör- : f. k. -i-: y. ünlü . -ş-: f. f. y . e. -dü-: görülen !ieçriıiş. z. k. e. -k: 1 . Çş. e.

s evni şüben : sevinerek sev- : f. k. -i-: y. ünlü (ünlü dü şmesi) -n-: f. f. y. e. -�-: y. ünlü

252


-ş- : f. f. y . e . -üben: zarf-f. e .

Kimi batır şorar kimi b u yoldan Kimi lıaccun l<.abul it�ün yaradan Kimi h atırı mı, ki mi yolculuğumu sorar; bazıları da Allah h accı nı kabul etsin der. baccun : h accını bacc+: i . k. -u-; y. ü nlü +fi : 2. Tş . iyelik e. (eksiz belirtme h .) itsün : etsin it- : f. k . -sün : emir 3 . Tş. (istek fonsiyonunda) yaradan:yaratan, Allah yara- : f. k. -d- : f. f. y. e. t < d -an: s ıfat-f. e. (kalıplaşmış)

Yarenler şordı hafta ne gördün Hikayet eyle bize sen ki gördün Dostlar bana sordu : Ne gördü n? Gördüğünü bize anlat. yarenler : dostlar yar+: i . k . +en+: i . i . y. e.(çokluk) +ler : çokluk e. -gördü fi

gör-: f. k. -d il - : görü len geçmiş. z. k. e. 253


-fi: 2. Tş. e. hikayet eyle- : anlat­ eyle-: f. k --: emir 2. Tş.

Bu medbi çun balcınca difi.lemişdüm Aluban hem bilemce gizlemişdüm Çünkü bu övgü yü doğr u olarak dinlemiştim ve alarak yanımda saklamıştım.

medbi : övgüyü medtı+: i . k. +i : belirtme h. e. balcınca : doğru olarak bale+: i. k. (doğru, gerçek) +ı+: 3 . Tş. iyelik e. -n-: y . ünsü z +ça: eşitlik h . e. difi.lemişdüm diii+:i. k. +le-: i. f. y. e. -miş-: öğrenilen geçmiş. z. k. e. -dü-: h ikaye k. e. _-m: 1 . Tş. e. aluban. : alıp, al arak

al-: f. k. -oban: zarf-f. e.

bilemce : yanımda bi+: i. k. < bir (ü nsü dü şmesi) +le+: vasıta h. e . ..(kalıplaşmış) +m+: 1 . Tş. iyelik e. +ce: eşitlik h. e. (bulunma h. fonk.) 254


gizlemişdüm giz+: i. k. +le-: i . f. y . e. -miş- : öğrenilen geçmiş. z. k. e. -dü-: h ikaye -m: 1 . Tş. e.

Sunu virdü� olcurlardı işitdüm Mu(ıabbet şavlcı düşdi bir ah itdüm Takdim ettim okuyorlardı, (onları) işittim ve (içime) sevgi ışığı dü ştü bir ah ettim.

şunu virdüm şun-: f. k.

:

sundum

-u: zarf-f. e. vir-: f. k. -dü-: görü len geçmiş. z. k e. -m: 1 . Tş. e. olcurlardı : okuyorlardı ole+: i. k. +u-: i. f. y. e. u < ı -r-: geniş z. k. e.(şimdiki z. fonk.) -Iar: 3. Çş. e. -dı: h ikaye

şav:\c.ı : ışığı (muhabbet şav ]:e ı) şavlc+: i . k. +ı : 3 . Tş. iyelik e.

O dostlar kim dirilmiş bunı dinler Kimi 'aşılc oluban niyyet eyler o dostlar ki toplanmış bunu dinliyor, bazısı da aşık olup niyet ediyor.

255


dirilmiş : toplanmış dir-: f. k. < tir- (topla-) -i-: y . ü nlü 1 : f f. y . e. (dön ü ş. fonk.) -

-

.

-miş: öğrenilen geçmiş.

z.

3. Tş.

diiiler din+: i. k. +le-: i . f. y . e. +r : geniş z. 3.Tş. (ş i mik i z. fonksiyonunda)

Hele şaglığ-ıla geldük eve biz Gücünüz yitse faq:du tiz gidüii siz .

Hele biz sağlıkla eve geldik; farzdır gücünüz yetiyorsa acele s iz de gidin.

şaglığ-ıla : sağlıkla şag+: i. k. . +lığ+: i. i . y. e. lc>g ıhı < i le gücünüz güc+: i . k . -ü-: y . ü nlü +fiüz: 2. Çş. iyelik e. gidüfi gid-: f. k. t>d -üii: emir 2. Çş.

Bu yolda sermaye şağlı\c. ıy lcardaş Dabı mt1nüs olıcak eyü yoldaş

Ey kardeş, bu yolda sermaye, sağlı k ve sadık olan iyi yol arkadaşıdır.

ıy : ey mt1nü s < munis: sadık, yakın


HOCA DEHHANİ Deh h an1, Horasan ' dan gel ip Konya'ya yerleşen ve Selçuklu S ultanı III . Alfi e ddi n Keykubat' ın takdirini kazanan XII. y ü zyı l Tü rk şairleri ndend i r . Ha­ yatı h akkında k ay naklarda fazla bilgi bulunmayan Deh h anl' ye 'n akışçı ' an­ l amına gelen bu ınah l asın verilmesinin sebebi, minyatü r gibi sü slü şiirler ka­ leme alması · veya n akı ş ü zerinde çalışması o labilir. Onun devrinde Selçuklu saray mda kullanı l an dil Farsçad ı r. Ancak Tü rkçe de o yıllarda devlet dairelerinde ve tekkelerde yavaş yavaş yaygın l ı k kazanmaya başlamıştır. Dehh ani b u iki d ille d e ş i irler yazm ı ş v e ustalı ğım or­ taya koym uştur. O, Anadolu ' da kHisik Tü rk edebiyatının temelini atan şairler­ den birisidir. Bu devirde Ah med Faklh , Sultan Vel ed gibi şairlerin çoğunlukla tasavvufi mah iyette şiirler yazmalarına kar ş ı lı k, Deh h anl şi irleri nde gene l l ik­ le dü nyevi zevkleri işlemiştir. Deh h anl' nin d i l i , çağd aşları na göre o ldukça sade ve akı cıd ı r . Selçuklu sarayının Farsçayı Tü rkçeden ü stün tuttuğu bir ortamda, onun klfLsi k Tü r k edebiyatını n örneklerin i verip bunu h ükü mdara beğendirrn esinde, Tü rkçeyi kullanmadaki başarısının rolü bü y ü k olmuştur Onun ü s lubu a h enk l i o l u p kend inden sonra gelen lere örnek olabilecek özelliktedir. Ş ai r i n bir k asidesi ile bazı gazelJerine, ' Ömer hin Mezld tarafıdan 1 437 yılında yazılan Mecmu ' atü ' n-Neza' ir _isimli mecmuada rastl.anmıştır.

257


Gaze l

ıihi gevher ki aruh�da güher - veşdür dişi lü ' lü ' Yuzin görüp urur yire özin her dem . gü l-i boz.:ra

Ne güzel cevherdir ki temizlikte cevher gibidir. Kendi kendine yetişen gül, onun yü zü n ü görünce her zaman kendini yere vurur.

zih i : ne güzel arululcda : temizlikte, saflıkta ar- : f. k. -u+: i. k < -ıg (ünsüz d ü ş mü ş ) ı > u +lulc : i. i. y. e. +da: bulunma h. e. veşdür : gibidir veş+ : i. k. +dür: bildirme 3. Tş. e. dişi diş+: i. k. +i: 3. Tş . iyelik e. lü ' lü ' :inci yüzin : yüzünü yüz+: i . k. +i+ : 3 . Tş. iyelik e. +n: belirtme h . e.

özün : kendini öz+: i . k. +i+ : 3. Tş. iyelik. e. . +n: b el i rtme h. e.

gül-i boz-ru : kendi kendine biten gül 258


Yüzi güldür saçı sünbül boyı servü lehi şekker Melek siret 1.ıasen şôret lcaşı fettan gözi cam Melek endamlı, güzel yüzlü , kaşı fitne koparıcı, gözü kötü lük saçan o sevgilinin ·yüzü gü l, saçı sünbü l, boyu servi ve dudağı şeker gi b id ir.

siret : endam 1.ıasen : güzel fettan : fitne koparıcı

Bilüsüzlik idüp bu kim mtıldıbil oldı yüzine �amôya ruşen Qldı kim le.atı yüzlü yimiş gözgü

'

Bu ki ş i bilgisizlik (cah i ll i k) edip ona karşı geldi. Herkesçe bilinen bir şey ki ayna katı yüzlüymüş.

bilüsüzlik : cahillik bil- : f. k. -ü+: f. i. y. e. < ig (ünsüz düşmüş) +süz+: i. i. y. e. +lik: i. i. y. e . -

mulcabil : karşı yüzine yüz+: i. k. 259


+i+: 3 . Tş . iyelik e . -n- : y. ü nsü z +e : yönelme h . e.

k amuya : h erkese < lcamfiga

kam-.: f. le. -u+: f. i. y. e. < uğ -y- : y ü nsüz +a: y önel me h.

e.

ruşen : aydın lık, açık le atı < � atıg � at- : f. k . -ı + : f. i . y . e . < -ığ

yüzlü yimiş < yü zlig i-miş yü z+: i. k. +lü+: i. i. y . e . < +lig+ (ü nsü z dü şmesi) -y- : y. ü'nsüz i- : fi i ] k . (cevh er fiili)

-mi ş : öğrenilen g.

z.

3 . Tş.

gözgü < közüngü : ayna göz- : f. k . -g ü : f. i . y . c . közüngü köz+: f. k . +ü- : i . f. y . e . -n- : f . f. y . e . (görünmek) -gü : f. i . y. e.

Yiridür taglara düşsem bugün Ferhad veş andan Ki şirin sözleri vardur şekerden hem dagı tatlu

O sev g i l inin şekerden dah a tatlı sözleri v a rd ı r Bu yü zden bugün Ferh ad gibi dağlara dü şsem yer i d i r . .

2 60


yiridür : yeridir, uygundur yir+: i. k� +i+: 3. Tş. i y e l i k e. +dü r : b i l d i rme e. taglara �ag+: i . k . +lar+: çokluk e . +a : yönelme h . e . dü şsem dü ş- : f. k . -se- : ş ar k k . e . - m : J . Tş . e . tatlu<tatıglıg tat- : f. k . -ıg+: f. i . y . e . +lığ: i . i . y . e.

Niçe gözleyem ol �aşı ki hışmı yasını .\mrmış Atar kirpükler ob ını peyapey gözü me lc arşu H ı ş ı m yayın ı ku rup

okları nı

kaşını dah a ne kadar gözleyey im.

ard arda gözü me karşı atan sevgi l i n in

niçe : ne kadar n i+ : i. k. < ne

+çe : eşitl i k h . e .(kalıplaşrn ı ş)

gözle yem göz+: i . k. +le- : f. i . y. -

y

-

: y. Ü .

-e- : istek k .

-m: J . Tş . e .

yasını :

e. e.

y ay ı n ı ya+: i . k. < y ay

(ünsü z dü şmesi) 26 1


+sı+ : 3 . Tş. iyelik e. +nı : belirtme h. e. lrnrmış .(cur-: f. k .

-mış: öğrenilen geçmiş. z. 3 . Tş. atar at-: f. k. -ar: gen i ş

z.

3. Tş.

obmı : okunu ob+: i. k .lc>b +ı+ : 3 . Tş. iyelik e. -n- : y. ü nsüz +ı : belirtme h. e. .

peyap ey :- peşi peşine, ara sıra

gözü ine göz+: i . k. -ü- : y. Ü . +m+ : 1 . Tş. iyelik e. +e : yönelme h . e.

Belinden kimsene hergiZ gaber .virmeye bir \cı lc a Kemer ger lnl yaranlara baber virmez-ise gizlü

Eğer kemer, kılı kırk yaranlara gizlice h aber vermezse, ·başka bir kimse asla onun belinden bir kıl kadar h aber vermesin. belinden bel+: i. k. +i+ : 3 . Tş . iyelik e. -n- : y. ü n sü z +den: uzaklaşma h . e. kimsene < kim i-se ne 262


kim+:i. k. (suru zamiri) i-: cevher fiili -se: şart 3. Tş. ne+: i. k.

hergiz : asla virmeye : vermesin vir- : f. k. <bir-, b > v -me:-: f. f. y . e. (olumsuz) -y-: y. ünsüz -e: i stek 3 .Tş. \cılca:kıl k adar lcıl+: i. k. +ca: eşitlik h . e.

yaranlara ·yar-: f. k. -an+: sıfat-f. e. +lar+: çokluk e. +a: yönelme h. e. gizlü giz+ : i. k. +lü :i. i. y. e. <+lig (ünsüz düşmesi)

-� v\

. . /"

, (;

/

,

. ,

',

,

n ...

,,_,

w�J/r:� ->

'./ :.. '}(' '"''",/, � � / , �,

,..,µ v�u-.,.., .. u �.)� :; :;:, · ' / / t!..-y v

Degül mümkin ki gönülden ögütle çılrnram anı Ağarmaz hiç Dehh ani yuyuban şôret-i hindô

Ey Dehhani esmer yüzlü birini yıkamakla beyazlaştırmak nasıl mü mkün değilse, kalbe giren birini de öğütle çıkarmak mü mkün değildir.

ö- : f. k. -g- : f. f. y. e. (dü şünmek) -ü- : y . ünlü -t+: f. i . y. e. +le: vasıta h. e. <ile 263


ç * aram :

çı\c- : f.

çı karay ı m

k.

-ar- : f. ( y . e . istek e. -m: 1 . Tş. e. -a-·:

agarmaz : beyazlaşmaz ağ+ : i. k. < alc +ar- : i . f. y . e. -maz: olumsuz geniş .z. 3 . Tş. yuyub an : yıkayarak yu- : f. k.

-y- : y . ü . -uban: zarf-f. e.

h indfi : s iyah , esmer

GAZEL

·-:.-� :�·:u :_- �. · Ll'�---,,�_gsJ�,, ;=-� -:�- J-! "")�fi �-�:,.- . '.� �ı ıı �� L..J,,

__,- r

/

I

\

..

.. . ' .

\

" -·�- '

;; .,. ' .. /

\

..

I

/

:>J�..,, , � a

'Aceb bu derdü müfi dermanı yo.lc mı

Ya bu

mu?

1

ş ab r

itmegüii oranı yolc mı

Acaba bu derdimin dermanı yok mu? Ya bu sabır etmenin oranı yok derdümüfi derd+: i. k. -ü - : y . ü nlü +m+: 1 . Tş . iyelik e. +lifi : i l gi h.

e.

itmegüfi : etmenin it-: f. k. -meg+: f. i . y. e. < -mek+ +ü fi : ilgi h . e. oranı or- : f. k. (kesmek , b itmek) - an+ : f. i . y. e. < -gan+ (ünsüz dü şmü ş)

+ı: 3. Tş. iyelik e.

264


Yanaram mumlayın başdan ayağa Nedür bu yanmağun payam yolc mı Mu m gibi baştan ay ağa y a n ı yor u m . Acaba bu yan ma nı n

s o n u yok mu?

yanaram : yarnyo rurn yan- : f. k . -ar-: geni ş z . k . e. ( ş i md iki z . fonk.) -anı: 1 . Tş . e . mumlayın :

mum+: i . k.

m u m gibi

+layın: vasıta h. e. yanmağufi : y anmanı n yan- : f. k . -mag+ : f. i . y . e. < -malc+ +ufi : i lgi h . e.

Güler düşmen benüm ağladuğuma 'Aceb şol kafirüfi imanı yolc mı D ü ş man beni m ağl adı ğı ma gü l ü yor . Acaba şu kafirin imanı yok mu?

ağladuguma ag+ :.. i k. + l a : i. f. y. e . -dug+: sıfat-f. e . I.<. > g -u- : y . ü n l ü +m+: l . Tş . iyelik e . +a: yönelme h. e . .

-

ş ol < şu+ol

kafirüfi kafir+: i . k . +ü n : i l gi h . e . 2 65


Delil pdür cigerümi gamzefi olcı Ara yürekde gör payanı (peyk �qıı ) yo\c

B akışının oku ciğerimi delmiştir. Ara, yürekte bak okun ucu yok mu?

delüpdür : delmiştir del-: f. k. ü : y ünlü --p+: öğrenilen geçmiş. z. k. e. +dür: bildirme 3. Tş. e. -

-

.

cigerümi ciger+:i.k. -ü- : y. ü nlü +m+: 1 . Tş. iyelik e. +i: belirtme h. e. peykan: okun ucu, temren ..

,

,,

· '

�'-'Cıjlıb:.J' ) k ·��� f / ••

,

/

Gözi bançerleyin boynuma çaldı 'Aceb ol �alimüfi imanı yolc mı Gözünü h ançer gibi boynuma vurdu, acaba o zalimin imanı yok mu?

gözi : gözünjj göz+: i . k. +i: 3. Tş. iyelik e. - - : eksiz belirtme h ali banç erleyin : h ançer gibi gançer+:i. k. +leyin: zarf-f. e. boynuma boyn+: i. k. <boyun+ (ünlü düşmesi) -u- : y. ünlü 266


+m+: 1 . Tş. iyelik e. +a: yönelme h. e. çaldı : vurdu çal-:J. k . -dı: görü len g.

z.

3 . Tş.

ıalimüfi ıalim+: i. k. +üfi: ilgi h. e.

Su gibi lcanumı.toprağa \cardufi

Ne şanursın ğaribüfi \canı yolc mı

Kahımı su gibi toprağa kardın; ne sanıyorsun garibin kanı yok mu? ,

lcanuını \can+: i. k. -u-: y . ünlü ı>u +m+: 1 . Tş. iyelik e .. +ı: belirtme h . e. lcardufi : karıştırdın lca:ı:-: f. k. -du-: görülen geçmiş. -fi: 2. Tş. e.

z.

k. e.

şanursın : sanıyorsun şa-: f. k. -n-:f. f. y. e. -ur-: geniş z. k. e. (şimdiki z. fonksiyonu�da) _ -sın: 2. Tş. e.

Cemal-i lıüsnüfie mağrôr olursın Kemal-i .büsnüfiüfi no\csanı yolc mı 267


mu?

G ü zel

yüzü nle

g urur d u y uyors u n . Ta m

cemal-i b ü sn+: i .

-ü-: y. Ü .

sandı ğın

g ü zell i ğ i n in

eksiği

yok

l:ı ü snü fie : g ü zel y ü zü n le

�-

+fi+: 2 . Tş . i y el i k e.

+e: yöne l me h .e . ( vasıta h. fonk.) magriir olursm : guru rl anıyors u n

m a griir

ol- :

ol- : f . k .

( k.

-ur- : gen i� z. k e . (ş i d i k i z . -sın: 2. Tş . e .

fonk.)

J;ı ü snüfiüfi : sen in gü zelliğinin

J;ı ü sn+: i. k . -

il

-

: y . ü n lü

+fi+ : 2 . Tş . iyelik e . +üfi: i l g i h . e.

Begü m Dehhan i ' ye ölmezden öfidin Tap una irmegüfi imkanı yolc mı Bey i m , Deh h an i ' ye ö l meden önce senin h uzuruna girmenin i mkan ı yok mu?

begü m : beyim beg+: isim k. -ü - : y . ü n J ü

+m : 1 . Tş . iyelik e .

ölmezden : öl meden öl- : f. k. -mezden : zarf-fi i l e (-mez+sıfat-fii l . öfidin : önce öfi+: i. k . +din: uzakl aşma h .

tapuna : huzuru n a

e . (kalıpl aşmış)

f. t

t a "": . k . . . -u+: f. ı. y . e. < -ı g +fi+ : 2. Tş . iyel i k e . + a : yönelme h . e .

268

e.+den u zakl a şm a h . e . )


DEDE KORKUT KİTABI Asıl adı ' Kitab-ı Dede Korkut ala lisan-i taife-i Oğuzan ' olan ve k ı ­ Dede Korkut Kitabı o l ar ak da anıl an bu eser, Türk edebiyatı ve Tü rk kü ltürü açı sından olduğu kadar, Türk d i l i yönü nden de i ncelen meye değer mü him eserler ara s ı nda yer a lmaktad ı r . s aca

Eser de, esas ol aq.k Oğuzl arın IX-XI. y ü zy ı l l ar arasınd ak i mücadeleleri konu edilmekted ir. Dah a sonra b at t y a göçen Oğuzlar, Doğu Anadolu ' da giriş­ tikleri, m ü c ad e le r den de bazı u nsurları bunlara katarak işlemişler ve a ğ ı zd an ağıza a n l at ı l an bu olay l ar za ı'nan l a ba ğ ı m s ı z h i kayeler şeklini a lmı ştır. H ikayelerin yazıya geçiri liş tarih i kesin olarak bilinmemektedir. Ancak, h ikayelerde ge çe n tarihi ol ayl ard an ve kull anı lan d i l özel likleri nden h areket ede� araştı rmac ı lar, e s er i n XV y ü zy ı l ın ortalarında veya son u nd a y azıya ge­ çirilmiş o l a b i l e ce ğ i fikrinde b i r l eşmişlerdi r . Eserin kimin ta r a fı n d an yazı ld ığı d a bilinrhemektedir. P N. B orat a v W Rubeıı , E. Ro s s i H. Araslı h ikayeler i n tek bir y azar ın eseri olduğunu fi krini ,

,

i leri

sü rerken Orh an Şai k Gökyay ise, böyle bfr şeyin mü mkü n olamayo.cağı

fi k r üı i savunmuştur.

Eser on i ki h ikayeden i b a re t olup bunlardan ikisi Oğuzlar ı n k en d i arala­ geçen iç mü cadel e leri, ikisi tab i at ü stü ve i n s a n ü stü ku vvetl erfe mü ca­ deleleri : seki z ta n eş i de Oğuzl ar ı n dış dü şmanl arıyla mü cadelelerini anlat­ maktadır. H ikayelerde anlatı l an olay lar, h em destan hem de h ikaye özelliği t � ş ı rnası s e beb i y l e destani h ikayeler o l arak da isimlendiri lmektedir. rında

,

,

Eser, şekil b akı m ın d a n nazı m, nesir k ar ı ş ı k b i r durumdad ı r. O laylar

n e­

sir şeklinde anlatı lı rken kah raman lar ı n konu şmal arı ve bazı tasvir kısı mları

manzum o l a r ak i fade edil miştir. Hikayelerdeki n e s i r k ı sı mlar d a al ı ş L l rn ı ş ne­ s ir şek linde o l m a y ı p ah enkli c ü m le ve seci li an l atı mlar ı n bolca kul l anı ldı ğı , nazına y akın bir nesi r özel l iği arz etmektedir. M an zu m k ı s ı mlar d a gerek muh­ tev a, gerek şekil bakı mından destani Tü rk şiirinin orj inal örnekler ini görmek mü mkü nd ü r . Genelde yarı m kafiyeli olan manzum kısı mların bazı yerlerinde, kafiye yerine tek r arl ar kpllanılmı ş ve _b öylece akıcı bir ü slfip sağl an mı ş t ı r . Eserde, İslftm dinin in etkisi i l e b azı Arap ç a , Far sç a kelimeler kullanı lmış ise de bunların sayılan anlatımı bozacak oranda değildir. Eserdeki canlı ifade tarzı , h alk ı n günlü k konuşma diline yer vererek sağl anm ı ş t ı r . Eser, dil yönün­ den Esk i Anadolu Tü rkç e si n i n özell iklerini taşımaktadır. Eserin dil özell.ikleri incelend iğinde bir yandan Eski Türkçeni n i zl e r i ile karşı l aş ı lırken diğer yan­ d an da Osmanl ı Tü rkçesi özellikleri göze ç ar p m akt ad ı r Bu durum, eser in Es­ ki Anadolu Tü rkçesi ile O smanl ı Tü rkç esi arasında bir geçiş d e vres i mah sulü o l d uğunu ortaya koymaktadır. Eski Anadolu Türkçesinin son döneminde ya.

269


zıya geçirilmiş olan eserde kullanılan yer adlarından, kei l me ve deyimlerden, eserin Oğuz Türkçesinin Azeri sahasına ait olduğu anlaşılmaktadır .

Eserin iki nü shası mevcuttur. Bunlardan birisi Almanya'nın Dresteii, diğeri ise İtalya' nın Vatikan Kütüph anesi'nde bulunmaktadır. Dresten nü sh a­ sı ilk olarak- H. O. Fleischer tarafından bulunmuş, fakat eser ilk olarak H. F. Von Diez tarafından ili.m alemine 1 8 1 5 yılında tanıtılmıştır. Diez, ayrıca nüs­ h anın bir kopyasını çıkararak Berlin Kütüpharıesi'ne bırakmıştır. Bundan sonra Theodor Nöldeke Dresten nü sh asını 1 859 yılında istinsah ederek ü zerinde çalışmış . ancak bu çalışmasını yayımlamamıştır. W. B arthold, eser ü zerinde ilk makalesini Deli

'�::-.

Dlıpırul h ikayesinin Rus-

ça tercü mesiyle birlikte 1894 yı l ı nda yayı mlamış, buİiu değişik tarih lerde yazdığı makaleler izlemiştir. B izde Dede Korkut Kitabı h akkında ilk incelemeyi yapan Kilisli Mual­ · lim Rıfat"(Bilge) olmuştur . O, Diez'in Beri in kopyasının· fotoğraflarına daya­ narak yaptığı çalışm �sını 1 9 1 6 yılında yayımlar.

Eser ü zerinde değerli çalışmalardan birisi de Orh an Şaik Gökyay,.!-� ait­ tir. O, 77 sayfalık qaşlangıç ile Dede Korkut Kitabının tam metnini içi rte l lan çalışmasını 1 93 8 yılında yayıml�mıştır.

Esedn Vatikan nü sh ası ise, E. Rossi tarafından bulunarak 1 950 yı lında yazdığı bir makale ile ilim alemine tanıtılmıştır. Dr'esten nüshası 1 2 h ikayeden meydana gelmesine karşılık bu nü shada altı h ikaye bulunmaktadır. Vatikan nü sh ası, Dresten nü sh asına göre daha bo­ zuk bir i mla ile kaleme alınmış, Dresten nü sh asındaki okunamayan bazı keli­ meler atlanmış ve h arekeli olarak yazılan metinde pek çok h arekeleme h ata­ ları yapı l mı ştır. B u .nüsh alar ü zerinde yurt içi ve yurt dışında bir çok ilmi çalışmalar ya­ pılmış , kitap ve makaleler yayımlanmıştır. Yukarıda belirttiğimiz çalışmalar dışında; Pertev Naili Boratav, Fuat Köprülü , Suat Hizarcı, Şükrü Elçin . Fah­ rettin Kırzıoğlu, Meh met Kaplan, Abdulkadir İnan, H. Namık Orkun, Adnan Sadık Erzi, Ömer Faruk Akün; Samoyloviç, Hamit Araslı, Muhtar Avezov, J . Heinz, P. Pelliz, Bolşe, V. M . Cırmunskiy gibi ilim adamlarının çalışmalarını sayabiliriz. Muh arrem Ergin bu konuda en h acimli ilmi incelemeyi y aparak bunu iki cild h alinde yayımlamıştır. Bunlardan birinci cilt, ilk baskısı 1 95 8 yılında yapılar giriş, metin ye inceleme kıs ımlarından oluşan Dede. Korkut Kitabı adlı çalışmadır. Kitapta Dresten nüsh ası esas alınmış, Vatikan nü sh ası da yardım­ cı nüsh a olarak kullanılmıştır. Metin bölümünde, Dede Korkut Kitabının edisyon kritiğ} yapılmıştır. Muharrem . Ergin daha ·sonra, indeks ve gramer kısımlarını ihtiva eden kitabının ikinci cildini 1 963 yılında yayımlayarak çok değerli bir çalı şmayı dah a il i m alemine kazandırmıştır.

270


Bismi' llah i' r-Ra.tımani 'r-Ral;ıim

vebihinasta 'in

Resfil ' aleyhi ' s�selam zamanına yalcın B ayat bayından l<.orlrnt Ata (2) l<.optı . er bir dirler Oguz'un ol kişi tamam bi,.. Iicisiydi. Ne dirse (3) olurdı, gayıbdan dürlü Hale söylerdi. haber Ta' a la anufi köfil_i ne (4) ilham iderdi. IS:orl.<.ut Ata .._._J! ,... ayıtdı : Ahır zamanda . . banlıl<. girü (5) {(.ayıya dege, kimsene ellerinden almaya, agır zaman olup JJJ\.;. b,\-�_;,,�;:...' \:\ .:,...,j .Jj �.>J.l"� fl.>{ l<.ıyamat (6) l<opınca. B u didügi ' Osman neslidür, t �$, ":'.'* ' u\-_j_;... ' •....l �l;- �.,\ ,. .. . iŞde sürilü p gide y o�ır . (7) Ve dagı niçe bufia söyledi. söz benzer •: . ., . , Oğtiz Ata l(.orl,<.ut I.<.avminüfi (8) mü şkilini b all iderdi. Her ne iş olsa l<.orl.<.ut _Ata'ya (9,J.ıanma­ • � �.J.,__,5"'-! \;\�) �.I \ şınca (tanışmayı�a) işle­ mezlerdi . Her ne ki bu­ yursa kabul iderlerdi . ( 1 0) Sözin tutup tamam • ., iderlerdi . Dede l(.orl,<.ut -şoylamış: ( 1 1) Allah Al­ ..�\�.ı�' .;' işler dimeyince lah onmaz, kadir Tafirı vir­ meyince er bayımaz. ( 1 2) Ezelden _yazılmasa l<:ul ba­ şına 1.<.a�a gelmez, ecel va' de irmeyince

J

�r \;�J} �j_;.' ,sJ;.iJ�;,,; J"f�!l;\�\;,;� :1�.r-�)J, �.� � ı)J' u.;.)l

����..u--- �) •.ı)�� \;. S.,>�" �J ���'\:'�.i�j ·��.ir.J-$.. \s-.Y. � �u ,

� J!;..,. �.ı)J,,_) Jp .._.J..:.�;���)�\ltify� V..-�Jı111 �.;:, ���iJJ-) \-w�}V:.;r

��J\�_, ...s:f;..1 �\;):;\)J

{copdı

:

ortaya çıktı

lcop-: f. k. -dı : görülen gçmiş bilicisiydi: bil-: f. k.

bilicisiydi 27 1

z.

3 . Tş .


-İci+: f. i . y . e.

+ s i + : 3 . Tş. iyel i k e. -y-: y . ü . - d i : görü len

g eç m i ş z. 3 . Tş . <i-di

<lirse : derse

di- : r. k. e < i -r- : geni ş zaman k . e. -se: şart 3. Tş . gayı bdan : kayı ptan gay ı b+ : i. k. < ga 'ib +dan : u zaklaşma h . e.

söylerdi : söy lerdi söy+: i ., k. < söz +l e - : i . f. y . e. -r- : g e n i ş zaman k . e . -di : h i kaye

3. Tş.

dege : gelecek deg- : f. k. t > d -e: istek 3 . Tş . (gelecek zaman fonksiyonunda) kimsene : ki mse ellerinden el+: i. k.

+leri+ : 3 . Çş. iyelik e. - n- : y . ü . +den: u zak laşma h . e. almaya : alamayacak al- : f. k . - ma- : f.

-a: i s te k

f. y . e . (olumsuzluk)

3 . Tş . (gelecek zaman fo n ksiyonunda)

lcop ınca : lcop -: f. k.

koptuğu za m an

-ınca: zarf-f. e.

d id ü gi :

ded iği

di- : f. k. e > i ..,dü g+: sı fat-f. e. k > g +i: 3 . Tş . iyelik e . .

272


sürilü p:�ürüp. sQr.. : f. k. i : y. ü . ·

-

·

-

-1- : f. f. y. e. (passiflik)

-ilp: zarf f. e. -

gide yorır : gidiyor gid-: f. k. < ket, k > g, t > d -e yorır: şimdiki .zaman 3. Tş. -e: zarf- f. e. yorı-: f. k. -r: geniş zaman 3. Tş. \cavminilft : kavminin tcavm+: i; k. +i+: 3. Tş. iyelik e. +nüii: ilgi�b . e. milşkilini : zorluklarını milşkil+:i. k. +i+: 3. Tş. iyelik e. +ni+: belirtme h , e. tanışmayınca: danışmayınca, sormadan tanı- : f. k. -ş-: f. f. y. e. (işteşlik) -ma-: f. f. y. e. (olumsuzluk) -y-: y. ü -mca: zarf f. e. .

-

işlemezlerdi: yapmazlardı iş+: i. k. +le-: i. f. y. e. (yap-) -mez-: olumsuz geniş zaman k. e. -ler-: 3. Çş. e. -di: h ikaye k. e. lcabul iderlerdi : kabul ederlerdi lcabul itid-: f. k. t> d -er-: geniş zaman k. e. -ler-: 3. Çş. e. -di: h ikaye 3 . Tş. şoylamış : deyiş söylemiş şoy+ : i. k. (manzume) +la-: i. f. y. e . -mış : öğrenilen geçmiş z . 3. Tş. virmeyince·: vermeyince vir-: f. k. < ber-, b > v , e > i 273


-me-: f. f. y. e. (olumsuzluk) -y-: y. Ü . -ince : zarf-f. e. bayımaz : z.engin olmaz bay+:i. k. (zengin) +ı-: i. f. y. e. -maz: olumsuz geniş z. 3. Tş.

3. Tş.

yazılmasa : yazılmamışsa yaz-: f. k. -ı-.: y. Ü . -1-: f. f. y . e . (passiflik) -ma-: f. f. y. e. (olumsuzluk) -sa:

( 1 ) kimse ölmez. Ölen adam dirilmez, çıban can girü gelmez. Bir yigidüfi (2) \cara tag yµmrısınca malı olsa yıgar direr taleb eyler, naşibinden jl�,,r"\ j,\ .:),' J (3) artugm yiye bilmez. şular taşsa \J ...:... \_\ ll, , Uluşuban � . ' \ j\. defiiz tolmaz. Tekebbürlik �� �""-'.V 4--'J �-'!t ·� (4) eyleyeni Tafirı sev- !)\<"·�\ ·<' · • \ . \. _ :\ ' �:t';ı._,,�U.J�_.�_,.:..,,l mez, köfilin yüce tutan erde devlet olmaz (5) Yad ".)i'..;}J , .�} ,;j-4'f"J! Jt..I ·.;..,.... }:' ogulı şa{(lamagla ogul pl­ maz, böyüyende şalur gi­ der, (6) gördüm dimez. J;.\ �'-. Kül depeçük olmaz. �ara eşek başına uyan (7) ursafi {(atır olmaz, {(ara­ , •\• ,\ . \ t" :tL ; . , \ • ., \ \ \ vaşa �on geyürsefi \cadın �J , �..�-. __,_.._,-"! IJ� '-'-' ; y ' _,v :.Jwl.J , ,olmaz. (8) Yapa yapa );car­ . · ıar yagsa yaza \calmaz. j..f � . � \; .:, \... �).1 Eski panbul;c biz olmaz, );carı dü'şmen dost olmaz. ( 1 0) .Kı�gunca J;cayma­ yınca yol alınmaz, \cara polad öz \cılıcı çalmayınca ( 1 1 ) );carım dönmez, er. �Jf11.,\:� ·�'-!' .. \ �·. :;, m&lına \cıymaymca adı çıl;cınaz. �z anadan gör­ u�'C' meyince ( 1 2) ögüt almaz, ogul atadan görmeyince j�· ),j,, � •J ) ._s_,j:,j.j s .J � ..,,.;.,_ .:J;,\:t şufra çekmez. Ogul ( l 3)

��,,-)(, fu\.u� •

· ·

·

·

·

·r. ��.ıJJ

·

'-!';;. � ,,1�.J\,.,���_,\ �\...� .. ,, u�,,, ���\.} :),\ ��, � Y.:' f ) ,f

·

\

�.f;

'-; \il;.\;-. ��\-:...:, , �,,�_; .�).:,_ =.,��\:)\;

��_.;J \ ..J'"'(� .,t

.)\).,,�.� �� ·) � ;j�,,\ .. (� �;l'-� ·��Jf �""\�U\ �\· -

2 74

.

..

-

.


atanufi yetüridür, iki gözinüii biridür. Devletlü oğul dirilmez dir-: f. k. < tir- (yaşa-) t > d

-i-: y. Ü . -1-: f. f. y . e . (passiflik) -mez: olumsuz geniş z. 3. Tş.

çıban : çı kan çıb-: f. k . � > b -an: sıfa-f. e.

yigidUii : yiğidin yigid+: i. k. t > d +Ol: ilgi h. e.

tepesi kadar yumrı-t! i. k. +sı+: 3. Tş. iyelik e. n : y ü. +ca: eşitlik h. e.

yumrısınca:

-

-

.

artuğın :. fazlasını

art-: f.

k.

-uğ+: f. i. y. e. < � +ı+: 3 . Tş. iyelik e. +n: belirtme h. e. yiye bilemez : yiyemez yi-: f. k. e > i y- : y ü . -e: zarf-f. e. bil-!'f. k. -e: yeterlilik e. -mez: olumsuz geniş z. 3. Tş. -

.

uluşuban : bağırar.ak ulu-: f. k. -ş-: f. f. y. e. (işteşlik) -uban: ı.arf- f. e. tekebbflrlik: cimrilik tekebbür+:i. · k. +lik: i. i. y. e. eyleyeni: yapanı 275


eyle- : f. k. -y-: y . ü . -en+: sıfat-f. e. +i: bel irtme h. e. şa\damağla: saklamakla şa-: f. k. -le+: f. i . y. e. (d ikkatli) +la- : i. f. y. e. -mağ+:f. i. y . e. < -malc, le > g -la:, vasıta h . e. < ile

böyüyende : büyüyünce böyü-: f. k. �y- : y. Ü . ende : zarf

-

-

f e. .

şalur gider : bırakıp gider uyan : gem ursa.fi: vursan ur-: f. k. < vur- (ünsüz düşmesi) -sa-: şart k. e. fi : 2. Tş . e._

-

lcaravaşa : h izmetç iye lc.aravaş+: i. k. +a: yönelme h . e. geyürsefi : giydirsen

gey-: f. k. e > e

-ü- : y . ii . r : f f. y . e . (faktitif) -se- : şart k. e. -fi: 2. Tş. e. -

-

.

yapa yapa : lapa lapa yapağulu : yaprağı bol yapağu+:i. k. +lu : i. i . ' y . e. panbulc : pamuk lcızağuca : kızak g i bi lcızağu+: i. k. (kızak) 276


+ca: eşitlik h . e. polad: çelik < pfil a d lcarım : h asım

ögüt: öğü t ög-: f. k. -ü-: y. Ü . -t: f. i . y . e. ( l ) beyan ider: Meger g anum Tırabuzan teküri bigler bigi (2) · o l an Ban .Kazan 'a bir şah in göndermişdi. Bir gice yiyü p içüp (3) otururken şah inci ba­ şına aydur: Mere şabah 272 şah inleri (4) al balvetçe ava binelü m didi. İrken ·"'�� bindiler av yirine vardı­ lar. (5) Gördiler bir süri �az oturur. J.(azan şah ini şaldı. (6) A lı madı ş a h in \;. .) jJJ'r pervaza agdı Gözlediler, Tomartın (7) ş a h in J.(al 'asına indi. J.(azan ga yet sabt aldı. Şahinüii \� � '-!'j.r�)�ıf ardı na (8) düşdi. Dere <le­ pe aşdı , kafir i li ne geldi. .ı:,\.).� :;/'�;.' .j ı.., -'; � \;, �� \)_\ Giderken �azan'ufi (9) �arangulu gözi n i uybu al­ dı. Bigler a yıld ı lar : tianu m dönelü m. (1 O) \ �� ·)� '-P.,;_) J.(azan aydur: Birez dab ı i lerü varaJum, d i d i Ba1,(dı bir �al ' a ( l l ) gördi. Ay­ dur: Bigler gelüfi yat�­ lum, didi. J.(azan ' ı küçü ­ çük ( 1 2) ölü m tutdı, uyu­ dı. Meger b an um Oguz bigleri yidi gün ( 1 3) uyur­ di . Anufi-çü n küçüçük '-!' ' �� \ .ölü m <lirlerdi. Meger ol

")-(�t.ı.,.,., J \)�,

f��J�

,

.

��� �\;,_,. ;.l/u\.;.. JJ\ . . - . . . es�..ı.i-f . ��\;, ��ti'.1.>:'.�.i�t{:6 ,;:; �=)����' J�th, ·�., ) �u\�P- �' ����\!- u':İ •J.J.İ.,

\:-�) ;.�)�\;.•':'J,\��\& u\J e�\.;_..,� ,

.

�r;ıh�. tN';.l:'J. �� . .

�,:�\;t�����\ �j �)Ş.\} ����·�··� e\t.ı):'�-U.;..e.t\u\:i

� f�\J ·�..ı:>()4..:),lıı'}(J.ı.:'·�_,_,f ...:.}'':5 .> � �:..* ( "

•'-:'-..>: , �}.�,\

),�� ).;_ �,,�.f'v./; ı . �,,.JJ!'' ..

..

göndermişdi gön-: f. k. (yola çık-) <kön -, k > g -der-: f. f. y. e. -miş- : öğrenilen geçm iş z. k. e. 277


-di: hikaye

3.

Tş.

< i-di

otururken o-: f. k. < ol- (ünsüz dü şmesi)

-tur-: f. f. y. e. (faktitif) -ur-: geniş ı.aman 3. Tş. ken; ı.arf f e. < i-ken -

-

.

balvetçe : tenhaca balvet+: i. k. +çe: eşitlik h. e. binelU m : çıkalım bin-: f. k. -elOm: emir 1 . Çş. alımad: alamadı al-: f. k. ı-: yeterlilik e. < u-ma-: f. f. y. e. (olumsuzluk) -dı : görülen geçmiş z. 3. Tş.

pervaza : uçmaya pervaz+: i. k. _, +a: yönelme

h.

e.

ağdı : yükseldi ag-: f. k. -dı: görülen geçmiş

z. 3. Tş.

gözlediler: takip ettiler göz+: i. k. +le-: i. f. y. e. -di-: görü len geçmiş z. k. e. -ler: 3. Çş. e.

sabt oldı : kederlendi uybu < udtcu : uyku (uı;I+ > uı;l-ı- > uı;lı-k.u) ayıldılar : söylediler ay-: f. k. -ı-: y. ü . -t-: f. f. y . e . (faktitiO -dı-: görü len geçmiş z. k. e. ·�lar: 3 . Tş . e .


gelüii : gelin

gel-: f. k. <kel­

-üfi: emir 2. Çş.

( 1 ) gün Toman 'ın gaI 'asınufi teküri ava binmişdi. Casus (2) geldi, aydur: Bir bölük atlu geldi, 273 i çinde bigleri yatdı (3) !"'. • \ uyudı. Tektir adam şaldı, u-,,-�·u.�u\ kim idügin bilüfi, didi. Gelenler (4) bildi kim �...;.,\., t,s)';' �\"'�); \..:,).\�-':�>:.\ '-!'lf bunlar Oguz erenlerindendür. Gelüp teküre ��' \ \ t;j.} \-- r-' \-' J:_Y't;� > .:.)_A,. baber virdiler. (5) Tektir dahı heman çerisini dir- �· j,\);� �� di, bunlarufi üz.erine geldi. (6) gazan' nufi bigleri c...J.� · •J' lf"!'� ba�dılar gördiler kim • yağı gelür. �Ayıtdılar: · ·\ ·· \ .. , v� <� gazan ' ı (7) bıragur gi- � ; �>: .) r '.· " � �J <""' �"' \ \ dersevüz ivinde bizi . · U.J '� 'I�. e).,1 � �J'. ı>-.1.. .J, � . �ovarlar, yigregi budur • :,L , ki (8) bunda �ırılavuz, diu . . , .1' e>- ?. , diler. Kafiri �arşuladılar, .�.�.,' �)��j �J' • •..r� �..... cenk . itdiler. (9) r" . �. ''l \ •• • gazan' nufi üz.erine yigir- ;;J,�"\I�� \ �� ��-":'"�-'' .;..A.1 - ...., mi hiş bigini şehid itdiler. gazan' ufi 'ü z.erine ( 1 0) \ .):; '·)� , ) düşdiler.;. uyud:ugı yirde tutdılar, elin ayağın berk ... J.:;:,l":.�? � bağladıla, ( 1 1 ) bir 'ara­ baya yükletdiler, ' araba­ �-!'-'!' "· � 'ci\J � ya mölıkem urganla şar­ dılar. 'Arabayı çekdiler. . ... ü.l'J! '-!; r . ( 1 2) yorıyu virdiler. Gi­ . derken 'araba .l<:ıcırdısın­ dan :((azan oynatdı (oyanqı). ( 1 3) Gerindi, bu elindeki urganları hep �opardı, 'arabanufi •

..

·

· ·

·

'

_,t: ,,,,:;-> r (J:� 1:,, .4'.}S�)t('!uıl.;�.ı\ \.:)).,-,; !J,,_, ,�,;rıJ\,�,,J K j.);�J.� �\j J;;,. '., •

�.J,f. �l;,,,).: v\..;- '->; •

,

·

·

..

�.:)�ı>\.J ı.r.!

.

.,

,

·

a

·

�·���_,�,

;�;_,_p.)��\i., ,' ���� -: J'.,.>f·>: �;\.!� x,.,.

,.;.�'-!-�\;,_,J,�

binmişdi : ç ıkmıştı

bin· · f. k.

-miş- : öğrenilen geçmiş z. k. e.

-di: hikaye 3. Tş.

kim idQgini : kim olduğunu i-: cevher f.

-düg+: sıfat-

f. e.

k>g

279

·

• •


+i+: 3. Tş. iyelik e. +n: belirtme h . e. gelenler gel-: f. k. -en+: sıfat- f. e. +ler: çokluk e. erenlerindendür : yiğitlerindendir er+: i. k. +en+: i. i. y. e. +ler+: çakluk e. +i+: 3. Tş. iyelik e. -n-: y. ü . +den+: uzaklaşma h . e. +dür: bildirme 3. Tş. e. bunlaruft : bunların bu+: i. k. -n-: y. u . +lar+:çokluk e. +uii: ilgi h . e. gidersevüz : gidersek gid-: f. k . < ket- . t > d -er-: geniş zaman k. e. -se-: şart k. e. -vüz: 1 . Çş. e. i vinde : evinde iv+: i. k. < ev < eh ; e > i, b > v +i+: 3. Tş. iyelik e. -n-: y. ü . +de: bulunma h . e. yigregi : iyisi yig+: L k. +reg+: i. i. y. e.(karşılaştırma), k > g +i: 3. Tş. iyelik e. lcırılavuz : öleceğiz \cır-: f. k. -ı-: y. Ü . -1-: f. f. y . e . (passiflik) -a-: istek k. e. (gelecek zaman fonksiyonu) -vuz: 1 . Çş. e. 280


\carşuladı lar : karşıladılar lcarşu+: i. k. +la-: i. f. y. e. -dı-: görülen geçmiş z. k. e. -lar: 3. Çş. e. uyudugı (yirde) uyu-: f. k. -dug+ : s ı fat f. e. < -du\c+, le > g +ı :- 3. Tş. iyelik e. -

yükletdiler : yüklediler yük+: i . k. +le-: i. f. y. e. -t-: f. f. y. e. (faktitif) -di-: görülen geçmiş z. k. e. -ler: 3. Çş. e. yorıyu virdiler : yürü yü verdiler yorı-:f. k. -y-: y. Ü . -u: zarf- f. e. vir-: f. k. -di-: görülen geçmiş z. k. e. -ler: 3. Çş. e.

giderken g i d- : f k . t > d -er-: geniş zaman k. e. -ken: zarf- f. e. < i-ken .

lcıcırdısından : gıcırtısından \cıc+: i. k. (tabiat taklidi ses) -ı-: y . Ü . +r- : i . f. y . e. -dı+: f. i. y. e. -tı+>-dı+ +sı+: 3. Tş. iyelik e. -n- : y . il . +dan: uzaklaşma h . e.

28 1


( 1 ) üzerine oturdı. Elin eline çaldı, I.caŞ l.caş '-!'J . � ı ,_.,.),, ' ;.,� J \ . güldi. (2) Kafirler aydur­ lar: Ne gülersin? l.{azan �->�);\(.,,,_, J:' "'� • ı.r-) I aydur: Mere kafirler bu 'arabayı (2) bişigüm şandum, sizi yamrı yum­ rı tadım dayam şandum . . . (4) didi. Hele {(azan' ı getürdiler, Toman'ın . . . . . . l.{al 'asında bir lcuyuya (5) bırakdılar. l(uyunufi ı..,) ..JJ'' J.. U.v.h . . . . ağzına bir degirmen taşı lwydılar. Yimegini şuyı­ ü'.J,_,�, . . nı (6) degirmen taşı de­ . . . . . lüginden virürlerdi. Bir \���)(";, \;. •.ş""·a J--.J,,,\N gün tekürüfi 'avratı (7) aydur: Yarayın, l.{azan' ı �.... � �\.J-' ; "''j !->e l ..,,._> göreyin ne tıallü kişidür bunca adamlara (8} ıru J ururmış, didi. l::Jatun ge­ lüp zindancıya lcapuyı açdurdı. (9) Çağirdı, ay­ dur: l.{azan Big, nedür balüfi, dirligin yir altın­ da mı (1 O) boşdur yobsa yir yü zinde rlıi boşdur? Hem şimdi ne yirsin ( 1 1 ) ne içersin ve neye binersin, didi. J.{azan aydur: Ölülerüfie aş virdügifi (12) val.cit ellerinden aluram, hem ölülerüiiüzüfi yorğasına binerem kahillerin (13) yederem, didi. Tektir 'avratı aydur: Dinüfi içtin ((azan Big,

���\;"\;.

�.:-}'

f)J>.\))�

�.\, '---<")"(.»U.�J'�":'J ���-(.:, '--P-:-: ��..,. ��v'- �J,.,;l" \:,i>- ..,;,.,. .) ��eJ.:,,)� U.u-t-;_.-;:;,ı.:ı.�.�.,a_,, , Jlı·:l.1�u.h ".;$)�

.)..�Jl·.1�'.; TJ.,.J/�\:)

��?,� ���

4

\rnpardı {cop-: f. k.

-ar- : f. f. y. e. -dı: görülen geçmiş z. 3. Tş.

aydurlar .: söylerler ay�: f. k. -d-:f. f. y. e. t < d, < ayıt- (ünlü düşmesi) -ur.- : geniş zaman k. e. �tar.: 3. Çş. e. dayam .:.dadım, süt ninel\lD daya+: i. k. < tayam, t >. d

282

1-:


+m: 1 . Tş. iyelik e. şandum şa-: f. k.

-n-: f. f. y. e. (dönüşlülük)

-du-:.görülen geçmiş z. k. �.

-m: 1 . Tş. e.

getOrdiler ge-: f. k. < kel- (ünsüz düşmesi) -tür-:f. f. y. e. (faktitif)

-di-: görülen geçmiş z. k. e. -ler:3. Çş. e.

tcuyunuii tcuy-: f. k. (dök-, dökül-) -u: f. i. y. e. < lcuyug (ünsüz düşmesi) -nuii: ilg i h . e. ağzına : ağzına agz+: i. k. < ağız (ünlü

+i+:

3. Tş. iyelik e. -n-: y. ü . +a: yönelme h . e.

düşmesi)

yimegini : yemeğini yi-:J. k. < yii-, ı; > i -meg+: f. i. y. e. < -mek+. , k > g +i+: 3. Tş. iyelik e. +ni: belirtme h . e. delüginden : deliğinden del-: f. k. -üg+:f. i. y. e. < -ük+. k > g +i+: 3. Tş. iyelik e. -n-: y. ü . +den: u7.aklaşma h . e. virürlerdi :. veriyorlardı vir-: f. k. e >. i, b >- v -ür- : geniş zaman k. e. (şimdiki zaman fonksiyonunda) -ler: 3. Çş. e. -di: hikaye varayın : varayım, gideyim var-: f. k. < bar.- , b > v - ayı n: emir 1 . Tş.

283


ıarb urutmış : darbe vururmuş zarbur-: f. ur-: f. k. < vur- (ünsü z dü şmesi) -ur-: geni ş zaman k. e. -mış: rivayet 3. Tş. dirligüii : yaşayışın, düzenin dir-: f. k. < tir-, t > d -i+: f. i . y . e. (dü şmü ştür) +lig+:i. i. y. e. -ü-: y. Ü . +fi: 2. Tş. i ye l ik e. yir yüzinde : yeryü zünde yir+: i. k. e < i yilz+: i. k. +i+: 3. Tş. iyelik e. -n- : y. ü .

+de: bulunma h . mi: soru e.

e.

binersin : biniyorsun bin-: f. k. -er-: geniş zaman k. e. ( şi md i ki zaman fonksiyonunda) -sin: 2. Tş. e. ölülerüiie : ölülerine

öl-: f. k.

-ü+: f. i. y. e. < ölig (ünsü z düş mesi) +ler+:cokluk e. -ü : y . Ü . +ii+:,2. Tş. iyelik e. +e: yönelme h. e. -

aluram : alıyorum al-: f. k. �ur-: geniş zaman k. e. ( şimd ik i zaman fonksiyonunda) -am: l . Tş. e. ölü lerüiiüzüii : ölü lerinizin öl-: f. k. -ü+: f. i. y. e. +ler+: çok lu k e. -ü -: y . Ü . +fiüz+ : 2. Çş . i y elik e. +ilii: ilgi h. e. yorğas ına: atın rah van yürü yenine yor-: f. k. < yorı- (ünlü düşmesi) -ğa+: f.' i . y. e. 2 84


+sı +: 3. Tş. iy el ik e. -n- : y. ü .

+a: yönelme h . e.

kihillerin : yavaş ; hareket edenlerini

kah il+: i. k. +ler + : çokluk e. +i+: 3 . Tş . iyelik e. -n- : y. il . +i: belirtme h . e.

yederem : yedeğimde götü rü yorum y�d-: f. k. < yet- (yedeğinde götür-) er : geniş zaman k. e. (şimdiki z. fonksi y on unda) -em: 1 . Tş. e. -

-

( 1 ) yidi yaşt!,lda bir ).<.ızçugazum ölm işd ü r, kerem eyle afia binme (2) di­ di. :{{azan aydur: Olü lerüiiüzde andan yorga yolcdur, hep (3) afia biner em , di­

di. 'Avrat aydur: Vay senü fi elüiiden ne yir (4) yü zi nde dirimüz ve ne yir altında ölü mü z ).<.urtılur­ mış, didi.(5) Ge ldi teküre aydur: Kerem ey le , ol ta­ tarı ).<.uyudan çılcar, (6) lcızçugazufi bilini ü zer, yir altında lcızçugazuma bi­ nermiş (7) lcalan ölülerü­ mü zi cem' idermiş, hem

ölülerümüz içün virdügü ­ mü z (8) aşı e l ler inden çe­ küp alup yir imiş, anufi elinden ne öl ü mü z ne (9) �urtılurmış, dirimüz dinüfi 'ışlcına ol eri 1.<. uy u ­ dan çılc ar ( LO) didi. Tektir biglerini cem ' eyledi, ay­ dur: Gelüfi IS:azan' ı lcu y u ­ dan ( 1 1 ) çıl.carufi, bizi ög­ sün OguZl şındursun, on­ dan şofi.ra ( 12) şar� eyle­

bizüm sün ilümü ze yagılıga gelmeye, didi. Vardı l ar ( l 3) IS:a zan ' ı ).<.u yud an çılcarup getürdi­ ler. Ayıtdılar: And iç kim

ı..;>9.ıJ.t,j.J.JI_ u,j.\ ·�h))_,\.,,>.\u\-J> ·�)

"J}'t.!.�"!�-\ �_J ·�,�P.."' �J;;' ' ..? }:J;,�)' \ ��;, e/ e,;.;,_ .)� 1J)��..,, \: \: J,\ J,._\th�'·,f:'-!11

.J1; • •

J.'

.J

· .:. �ı..,, U,,\ l !} ·_;,.·.9 . �)._,.: ---.·..:...� �· .r ,� '-'"

., •

��-"! u� �)),\t�-'>-.,\ ��.:,,_; ) , u:.19 �jJ,'; u;.J \ ..:l_;, \ w\..r. � '�°":";. }l \ ..!-' � \).)� �} J,\��ı ,;...J;;J�j-wl'.j �� � \;.!l)' -':\ •'f .._\..� ��Xc., �·t:'>.ı S::. ı.>,;.. u,,...J..a:-. &.ıS. j;.\ ;, ,_s;,.. . . .;.!),J \;... ,

"

\.

'

��J\,-'!'�,$� � '-.._ ;, A' c.;. u�'.lt; �

.

r5e;;.\�\�•.J;s'":'(.l,�u ·� �\j 285


�ır.çugazum: kızcağızım tcız+: i. k. +çuğaz+:i. i. y. e. -u-: y. ü. +m: iyelik 1 . Tş. e. lcurtılurmış. : kurtulurmuş lcurtıl-: f. k. -ur-: geniş zaman k. e. -mış: rivayet 3. Tş. < i-miş bilini : belini bil+: i. k. < bel+, 15 > i +i+: 3 . Tş. iyelik e. n :y ü +i: belirtme h . e.

-

-

.

.

il7.er: koparır, keser

:üz-: f. k. -er: geniş z.aman 3. Tş. virdügümüz: verdiğimiz vir�: f. k. -düg+: sıfat- f. e. k > g ü -: y Ü +müz: 1 . Çş. iyelik e. -

.

ellerinden el+: i. k. +leri+:3. Çş. iyelik e. +den: uzaklaşma ·h . e. y ir imiı :

yermiş

yi-:f. k. -r-: geniş z.aman k. e. 'i-: cevher f. ... miş: rivayet 3. Tş. şındursun : kırsın, kötülesin şı-: f. k. -n-: f. f. y. e. (dönü şlülük) -dur� f. f. y. e. (faktitif) -sun: 3. Tş. emir (istek "· fonksiyonunda) gelmeye: gelmesin gel-: f. k. -me-: f. f. y. e. (olumsuzluk)

-y-:

-e :

y. Ü . istek 3 . Tş.

286


( 1 ) bizü m ilümüre 276 gelmeyesin, yagılıga hem bizi ög Oguzı şındurgıl (2) seni J.coyu virelüm var git didiler. j !.(azan aydur: Yallah bil­ lah (3) toğrı yolı görür iken egri yoldan gelme­ .ıJ.1. -1.f\ \_,�f yeyin, didi. Ayıtdılar: (4) Yallah �azan eyü �nd inçdi (içdi) didiler. imdi gazan Big di bizi •�>.� d,\ �. ög didiler. ({azan aydur: \• ...\ ., � \ Men yir yüzinde adam _< \ �(.'-:..:,., ". ,.J ,-r� · �J.J�),.J\, �� f:' .l ögmezin, (6) bir adam getürüfi bineyim, sizi \��'-'. }'J;J' ögeyim, didi. Yardılar .::...-- }.:.\; ��.a..1 ;.(''="= • ....\;. bir der (er) kafır (7) getürdiler. Bir eyer bir uyan didi, getürdiler. Kafirüfi arbasına (8) ·-\;.,�·.......;. ·��"'' ! eyer şaldı, ağzına uyan "' urdı, J.colafiını çekdi, (9) � \ " \. \· � ;;,� \·� ,.,� ıi�, ��4.f _,,.,.J ,_,,. :,9-\e�� . . ş�çradı arlcasma bindi . Okçesin ökçesine J.c�dı, . lrnpurgasın ( 1 0) ).camına lrnvşurdı. Uyanın çekdi, ağzın ayırdı . Kafıri ( 1 1 ) oldürdi, çökdi ü zerine oturdı. Aydur: Mere •( . �\\ .. '\ . l. \ < !. l. \ \ •.: \, �; (._�.. ,.rJ-;..,-:� .JJ! '-:'fl � •.n�J Y � kafirler ( 1 2) lcopuzum getürüfi, sizi <;>geyin didi. Vardılar, lrnpuzı (13) getürdiler. Eline alup burada şoylamış görelüm hanum ne şoylamış:

��,\!L''=':rt ı.r-���.,;A'ı"��.6a'.J.J�'v' .)-':.��\_, �V/-!.İ�

J.;.'�! �..r

,$._

,+�'!->).

v.:h'(�\t,-:ıJ.?,.V'-'>:\rJ\:}

u\,, �.Jr.s�;•'f'.J'\ ��,\;�\�\...,,J \;_;,�\ıı"�' •

·

·

·

�.)\(./J):.\ •��Jİ'J \� .İJı\ �J'"!�.J�ıt _

yağılığa : dü şmanlığa yağı+: i. k. +lığ+: i. i. y. e. l<>g +a: yönelme h . e. gelmeyesin gel- : f. k. -me� : f. f. y. e. (olumsuzluk) -y-: y. ü . -e-: istek k. e. -sin: 2. Tş. e. şındurğıl : kır, yen şı-: f. k . -n-: f. f. y. e . (dönüşlülük) •dur-: f. f. y. e. (faktitiO 287


-

ğı l : emir 2. Tş.

l.coyu virelilm : serbest bırakalım \co-: f. k. -y-: f. f. y. e. < lto-d-u: zarf- f. e. vir-: f. k. -eltim : emir 1 . Çş. e. gelmeyeyin : gelmeyeyim gel-: f. k. -me-: f. f. y. e. (olumsuzluk)

-y-: y. Ü .

-eyin: eı:nir 1 . Tş. ögmezin : övmem ög : f. k. < ök­ -mez-: olumsuz geniş z. k. e. -in: 1 . Tş. e. -

uyan c gem uy-: f. k. -an: f. i. y. e .. (kalıplaşmış sıfat-f. e.) ökçesin : ökçesini ökçe+: i. k� +si+: 3 . Tş. iyelik e. +n: belirtme, h . e. lta\c.dı : vurdu lca\c-: f. k. -dı : görijlen geçmiş z. 3 . Tş. \capurgasın: kaburgasını ltapurga+: i. k. +sı+: 3. Tş. iyelik e. +n: belirtme h. e. \c avş urdı : kavuşturdu, birleştirdi \cavş- : f. k. <: lcavış- (ünlü dü��mesi) -ur-: f. f. y. e. (faktitit) -dı: görü len geçmiş i. 3. Tş.

288


BiBLiYOGRAFYA Akalın, Mehme (Çev.) : A. Von Gabaın, Eski. Türkçenin Grameri, TDK. Yay., Ankara, 1 988, ss. 31 3. ---------- : Tarihi Türk Şiveleri, Atatürk Üni. Yay. , Ankara, 1 979, ss. 262.

Arat, Reşit Rahmeti : Kutadgu Bilig ss.656.

1

- Metin, 2. b., TDK. Yay. , Ank, 1 979, ·

---------- (Çev.) : Yusuf Hass Hacib, Kutadgu Bilig

11-

Çeviri, TIK. Yay. ,

Ankara, 1 974, s. 4n.

------- -- : Kutadgu Bilig 111 - İndeks, Neşre Haz.: KemAI Eraslan, Osman F. Sertkaya, Nuri Yüce, Araştı rma Erıs. Ya.y., Ankara, 1 979, ss. 565. ---------- (Haz.) : Edeb Ahmed b. Mahmud Yükneki, Atabetü'I - Hakayı k, 2. b . , TDK. Yay., Ankara, 1 992.

K

LOgatl't-

Atalay, Besi (Haz): Mahmud-el- aşgari, Divanü Türk, C. TDK. Yay. , Ankara, 1 992, ss. 530- 366- 462- 885.

ı-ıV,

3. b. ,

Aytaç, KemAI (Çev.) : K. Grönbech, Kuman Türkçesi Sözlüğü, Kültür Bak. Yay., Ankara 1 992, ss. 238. ·

Banarl ı , Nihat SA.mi : Rsimli Türk Edebiyatı Tarihi, C. İstanbul j 1 971 .

1-11,

ME. Bas•mevi,

Büyük Türk KIAsikleri, Ötüken Yay., lstanbul, 1 985. Caferoğlu,, Ahmet : Eski Uygur Türkçesi Sözlüğü, TDK. Yay., lstanbul, 1 968, ss. 320. ---------- : Türk Dili Tarihi

1-H, 3. b. ,

Enderun Başımevi, lstanbul, 1 984, ss. 446.

Canpolat, Mustafa (Haz.) : Ömer bin Mezid, Mecmu'atü'n - NezA'ir, TDK.

289


Yay., Ankara, 1 982, ss. 3,iq.

ve Erimer, Kayı han (HU.n Yay. , Ankara, 1 981 , şs. :ıiŞ.

Türk OiU ve Edebiyatı Örnekten, DTC F. ·

Çağalay, Saadet Ş. : Türk Lehqtıeri ômekleri, 2. b. , OTCF. Yay., Ankara, 1 963, ss. 372.

t:

Cemiloğlu, i sm e

Kısas-ı

En�. TOK. Yay., Ankara,

1 994, ss.271 .

'ap�de, Yusuf u ZOleyha, Kültür ve Turz.

Demire, Mustafa (Haz.) : Kem4t Bak. Yay., Ankara. 1 983.: IJ Develioğlu,. Ferit (Haz.) Ankara, 1 970.

Dilaçar A.

:

:

Kutadgu Bilig

241.

Osml"tıca

..

Türkçe An•ildopedik LOgat,

i ncelemesi, TOK. Yay . , Ankara,

Doğuş Ltd. ,

1972, ss. 208.

Oilçin, C em (Haz.) : Mes'Od bin Ahmed, Süheyl ü Nev Bahar, TOK. Yay. , -

Ankara

1 991 ,

ss. 676 .

Eckmann, Janos (Çev.) : Nehfl,)'h

Fer6diş, Yay;mtayan:

Semih Te;zcan,

Hamza Zülfikar, TDK; Yay., Ankara, 1 984, sa. 31 3.

Eraslan, Kemal (H�.) : AiT 1 993, ss. 1 98 . .

----------

ŞtrlıfJylyf,

Evzin, TDK. Yay. , Ankara,

: Eski TOrkçşde lşim Ftttttr; lstanbul Üni. Ed. Fak. ..

Ercilasun, Ahmet B. 1 984, ss. 1 96.

: Kutadgu ltlfQ Grameri - Fiil, Gaıi

Yay., 1 980, ss. 1 74.

Üni. Yay., Ankara,

f-ı f Giriş.. �tin- Faksimile, 2. b., TDK. SU} : Dede Korkut Kita.,ı U j,,_. Gramer, TOK. Yay . , Ankara, 1 963, ss.

Ergin, Muharrem: Dede Ko rku Yay. , Ankara, 1 989 ss. -------�--

MiltnO'I�

.

483.

290


---------- : Türk D i l Bilgisi, İstanbul Ü n i . , Ed. Fak. Yay. , İstanb u l ,

Gencan, Tah i r Nejat, D ilbilgisi ,

2.

b . , TDK. Yay. , İstanb u l ,

1 971 ,

1 962,

ss.

ss.

384.

502.

Hacıeminoğ l u , Necmettin : Kutb'un H us rev ü Şirin'i ve Dil Hususiyetleri , İstanbul Ü n i . Yay. , İstanb u l ,

1 968,

ss.

477.

---------- : Türk D i l i nde Edatlar, 3. b., M EG SB. Yay. , Ankara, ---------- : Yapı Bak ı m ı ndan Türk D i l inde Fiiller, Eskişehir,

2.

1 -984,

ss.

336.

b. Kültür Bak. Yay . ,

1 992, s s . 21 9.

Hatiboğlu, Vecihe: Türkç enin E kleri,

2.

b . , TDK. Yay., Ankara,

1 981 , ss. 1 73.

Hızarcı , Suat (Haz.) : Dede Korkut Kitabı , Varl ı k Yay . , İstanb u l , ss.

1 26.

Karahan , Leyla (Haz.): E rzu rumlu Darir, Kı ssa-i Yusuf - Yusuf u Züleyha, TDK. Yay. , Ankara,

1 994,

ss .

431 .

Karamanoğlu, Ali Fehmi (Haz.) : Seyf-i Sarayi, G ü l istan Tercümes i , TDK. Yay., Ankara,

1 988, 595.

---------- : Kıpçak Türkçesi G rameri , TDK. Yay. , Ankara,

1 994, ·ss. 1 64.

Kocatürk, Mahir : Türk Edebiyatı Tarihi, Edebiyat Yayı nevi, An kara, ss.

1 964,

856.

Korkmaz, Zeynep (Haz.) : Sad ru'd- din Şeyhoğlu, Marzuban-name Tercümesi, DTCF. Yay., Ankara, -ası Belleten

I -esi 1 968,

1 973,

ss.

460.

Gelecek Zaman İs im-Fi il Ekinin Ya p ı sı Üzerine, TDAY 1 969, s. 31 -39.

Ankara,

---------- : Türkç ede E kl e ri n Kullanı lı ş Şekilleri ve Ek Kal ıplaşması Olayları , TDK. Yay., Ankara, 1 994, ss. 92.

Köprülü , M. Fuat : Türk Edebiyatında İlk Mutasavvuflar, Yay . , Ankara ,

1 966,

ss.

375. 29 1

2.

b., Diyane İşi. Bak.


Türk Edebiyatı Tari h i ,

3.

b . , Ötüken Yay. , İstanb u l , 1 984, ss.

Levent, Agah S ı rrı : Tür Edebiyatı Tarihi, C. 1 , TTK. Yay. , Ankara,

440.

1 973,

ss.

666.

Mansuroğlu , Mecdut (Haz.) : Ahmed Fakih, Çarhname, İstanbul Ü n i . Ed. Fak. Yay. , İ stanul,

1 956,

ss.

Şeyyad Hamza·nm TDAY-Belleten

1 956,

98.

Doğu Türkçesine Yaklaşan

Ankara,

1 956,

s.

Manzumesi,

1 25-1 44.

Mazıoğlu, H asibe Haz.) : Ahmed Fakih, Kitabu Evsaf-ı Mesacidi'şTDK. Yay. , Ankara,

Onur, Naci {Haz.)

1 974,

ss.

Şerife,

1 1 9.

: Ak-$emsAddln-Zade Hamdullah Hamdi, Yusuf ve Züleyha�

Ertem Matbaacı l ı k, Ankara,

1 986,

ss. 1 87

Özön , Mustafa N i hat : Osmal ı ca - Türkçe Sözlük, Bilgi Yayı nevi , An kara,

1971 .

Şemseddin Sami : KamCıs-ı Türki, E nderun Yay., ls�anbul,

1 989.

Taymas, Abd ullah (Çev.) : K. K. Yud h i n , K ı rgız Sözlüğü 1-11, 2. b . , TDK. Yay . , Ankara,

1 988,

ss.

809.

Tekin, Talat: XI. Yüzyıl Türk Şiiri, TDK. Yay. , Ankara,

1 989,

ss.

272.

Timu rtaş, Faruk Kadri : Eski Türkiye Türkçesi XV. Yüzy ı l , İstanbul Üni. Ed . Fak. Yay. , İstanbul, 1 977.

Tü rk Dil Kurumu: Derleme Sözlüğü C. 1-Xl l , Tarama Sözlüğü C. 1-Vl l l , Ankara, ---------- : Türkçe Sözlük C.

1-11, 5. b. ,

2.

b . , Ankara,

1 993. ,

1 963-1 977.

A n kara,

1 990.

---------- : Kutadgu B ilig - Tıpkıbasım� ı , Viyana N üshas ı , İstanbul,

1942.

---------- : Kutadg u Bilig - Tıpkıbası m U, Fergana Nüshas ı , istanbul , 1 943.

292


---------- : Ku tadgu

- --- ------ : Nehç ü' I -

Bilig

- Tıpkıbasım

111,

Mısı r Nüshası, istanbul,

1 943.

Feradis- T ı pk ı bası m , Ankara, 1 956, ss . 444.

Türk Dili ve Edebiyatı AnsjkJopedisi, Dergah Yay . , İ sta n b ul ,

1 977.

Yavuz, Kemal (Haz.) : Şeyhoğlu , Kenzü'I- Kübera ve Mehekkü'I - Wlema, TIK. Yay., Ankara,

1 991 ,

ss.

501 .

Yüce, Nuri (Haz.) : Zamahşari, Mukaddimetü'I - Edeb, TDK. Yay. ,

1 988 . 230.

293

Ankara,


Burhan paçacıoğlu orta türkçe