Issuu on Google+

Gökçe PEHLİVANOĞLU Mehmet Akif MALATYALI Yuan ATMOJO TOPLULUKLAR ANFOK - Antalya Fotoğraf Kulübü PROJE Ali ÖZDOĞAN - Safari Sirki

RÖPORTAJ Süha DERBENT Özer KANBUROĞLU PORTFOLYO

FOTOĞRAFA DAİR

YIL:2 / NİSAN-MAYIS SAYI: 11 / www.6gendergi.com

6 GEN

1


HABERLER 4-7

SÜHA DERBENT 8-33

GÖKÇE PEHLİVANOĞLU 82-99

M. AKİF MALATYALI 100-115

2


ÖZER KANBUROĞLU 34-55

SAFARİ SİRKİ ALİ ÖZDOĞAN 56-81

YUAN ATMOJO 116-131

ANFOK 132-145

3


HABERLER “Dünden Sonra” 16 Şubat – 3 Haziran İstanbul Modern, kuruluşundan bu yana oluşturduğu fotoğraf koleksiyonundan bir seçkiyi “Dünden Sonra” adlı sergiyle izleyicilerle buluşturuyor. Türk fotoğrafının modern ve çağdaş örneklerini bir araya getiren sergi, Osmanlı’dan günümüze uzanan süreçte fotoğrafın teknik ve kavramsal gelişimini ortaya koyuyor. Serginin küratörlüğünü, açıldığı günden bugüne Fotoğraf Galerisi’nin yöneticiliğini yapan Engin Özendes üstleniyor.

“Başka Bir Zamanda” 31 Mart-27 Nisan Fototrek Fotograf Merkezi’nin İstiklal Caddesi Mısır Apartmanı’ndaki fotograf galerisinin Nisan ayı konuğu BAŞKA BİR ZAMANDA isimli çalışması ile YALÇIN VARNALI. Sergi, 31 Mart 2012 Cumartesi günü saat 19:00’da 360 İstanbul sponsorluğundaki kokteyl ile açılacak ve 27 Nisan 2012 tarihine kadar gezilebilecek.

“Masalsı Dünyadan Fısıltılar” 8 Mart-10 Nisan 21. yüzyılın büyük gezgin fotoğrafçılarından biri olma yolundaki ünlü fotoğraf sanatçısı Matthieu Paley; 1998 yılından beri Afganistan, Moğolistan, Çin ve Sibirya’da çektiği 19 fotoğraftan oluşan koleksiyonunu Gallery LiNART’ta sergiliyor! Paley’in sergide yer alan rötuşsuz fotoğrafları; izleyiciyi hiç bilmediği, tanımadığı, ayak basmadığı, alışılagelmiş yaşam çizgisinden uzak, sert, çetin bir o kadar da büyüleyici bir masal dünyasına sürüklüyor. “Whispers of a Fairytale World / Masalsı Dünyadan Fısıltılar” sergisi, 8 Mart – 10 Nisan 2012 tarihleri arasında Gallery LiNART’ta gezilebilir. 4


“Editions II” 16 Mart-19 Nisan Elipsis Galeri, uzun bir aradan sonra ‘Editions’ serisinin ikinci sergisi ile yine beş farklı fotoğraf sanatçısının çalışmalarını bir araya getiriyor. Sergi 16 Mart - 19 Nisan tarihleri arasında ev sahipliği yapıyor. Elipsis Gallery’nin son dönemde çıkış yapan genç sanatçılarından Yusuf Sevinçli bir kısmını daha önce gördüğümüz ‘Good Dog’ serisinden farklı çalışmalar ile karşımıza çıkıyor. ‘Editions II’ birbirinden farklı çıkış yapan genç beş fotoğraf sanatçısını bir araya getirerek çağdaş fotoğraftaki farkındalık ve yarattığı dinamik karışıma dikkat çekiyor. ”Hesaplaşma” 14 Mart-28 Nisan Başak Şenova’nın küratörlüğünü yaptığı Hesaplaşma sergisi 14 Mart-28 Nisan 2012 tarihleri arasında Akbank Sanat’ta açılıyor. Sergi Adel Abidin, Almagul Manlibayeva, Ayman Yossri Daydban, Bahar Behrani, Ceren Oykut, Constantinos Taliotis, İpek Duben, Özgül Ezgin, Rheim Alkadhi ve Yane Calovski’nin gibi yaklaşımları birbirinden oldukça farklı sanatçıları bir araya getiriyor.

Color Splah Fotoğraf Sergisi Fotoğraf içindeki en güzel noktaları renklendirerek ona farklı bir anlam yükleyen ve renk saçmak anlamına gelen “color splash” son yıllarda Photoshop programlarının yaygınlaşmasıyla birlikte birçok kişi tarafından kullanılan bir teknik haline gelmiştir. Sergi girişi ve sergilenecek fotoğraflar ücretli olup buradan elde edilen gelir çeşitli yardım kuruluşlarına bağışlanacaktır. Sergi ile ilgili güncel haberlere https://www. facebook.com/pages/Color-Splash/147881608660360 adresinden ulaşılabilir. ”Hiç Gitmedin” 15 Mart-28 Nisan Galerist, Mısır asıllı sanatçı Youssef Nabil’in (Kahire, 1972) İstanbul’daki ikinci kişisel sergisi You Never Left / Hiç Gitmedin’e ev sahipliği yapıyor. El boyamasıyla renklendirdiği fotoğraflarının yanı sıra Fanny Ardant ve Tahar Rahim’in rol aldığı ve kayıp bir Mısır’ın metaforu olan öteki bir yerde geçen kısa filmini sunmaya hazırlanan sanatçının sergisi 15 Mart – 28 Nisan 2012 tarihleri arasında Galerist Hasköy’de gezilebilir. 5


Epson’dan Panaromik Yarışma Panaromik fotoğrafa ilgi her geçen gün artarken bu fotoğraf türüne özgü dikkat çekici bir yarışma, Epson tarafından düzenleniyor. Epson, The Epson International Photographic Pano Awards adlı bir yarışma düzenliyor. Dijital panaromik fotoğraflarınızı, Adobe Photoshop görüntü düzenleme ile hazırlayıp 20 Nisan 2012 tarihine kadar http://www.thepanoawards.com web adresinden detaylarına ulaşılan şekliyle göndererek The Epson International Photographic Pano Awards’a katılabilirsiniz. “Niko Guido ile Fotoğrafa Dair” Ekranlarda Fotoğraf sanatının giderek yaygınlaşması ve fotoğraf çekimini bir adım öteye taşımak isteyen meraklıların artması ile birlikte fotoğraf sanatı ile ilgili teknik veya estetik konularda doyurucu bilgilere olan ihtiyacı televizyon kanallarında doldurmak amacından çıkan ‘Niko GUIDO ile Fotoğrafa Dair’ projesi, izleyicilerin fotoğraf çekimi ile ilgili merak ettikleri detayları ekranlara getirecek.

Pamukkale’den Pamukkare Fotoğraf Yarışması Seyahat firması Pamukkkale , Türkiye yollarında 50 yılını doldururken amatör , profesyonel farketmeden herkesin katılabileceği bir fotoğraf yarışması düzenliyor.. 14 Şubat – 15 Nisan 2012 Tarihleri arasında Facebook Pamukkare uygulaması aracılığıyla yarışmacılar tarafından fotoğraflar gönderilecektir. Gönderilen fotoğraflar arasından 16 – 20 Nisan 2012 tarihlerinde Pamukkale Seçici Kurulu tarafından ilk oylamaya hak kazanan 10 fotoğraf belirlenecek. Gönderilen fotoğraflar arasından Pamukkale Seçici Kurulu tarafından seçilen 10 fotoğraf, 21 Nisan – 30 Nisan 2012 tarihleri arasında Pamukkale Facebook hayran sayfası üyelerinin oylamasına sunulacaktır ve üyelerin en çok beğendiği ilk 3(üç) fotoğraf yarışma birincisi, ikincisi ve üçüncüsü olarak ilan edilecektir. Facebook oylaması haricinde Pamukkale jürisi tarafından seçilen fotoğraf jüri özel ödülüne sahibi olacak. 2 Mayıs 2012 Çarşamba günü ödüle hak kazanan yarışmacılar Pamukkale’ye ait web sitesi, Facebook ve Twitter hayran sayfasında ilan edilecektir ve ödül kazanan yarışmacılarla Facebook sayfalarında belirtilen e-posta adresleri aracılığıyla irtibata geçilecek. 6


ÇEKÜD Çevre Kuruluşları Dayanışma Derneği “Doğal Çevremizin Yaban Hayatı” Fotoğraf Yarışması Son Katılım Tarihi: 15 Mayıs 2012 Yarışmanın amacı ülkemiz’de yaşayan yaban hayvan türlerinin tabî yaşam alanlarında belgelenmesi, coğrafyamızın bu alandaki zenginliğinin tespit edilmesi, yaban hayatı hakkında bir farkındalığın oluşturularak, toplumsal bilgilenme, ilgi ve duyarlılık seviyesinin arttırılmasına katkıda bulunmaktır. Yarışma Takvimi: Seçici Kurul Toplantısı: 20 Mayıs 2012 Sonuç Bildirimi : 23 Mayıs 2012 Sergi ve Ödül Tören: Haziran 2012 (Kesin tarih ilan edilecektir) “Bir Işık da Siz Yakın!” Ulusal Fotoğraf Yarışması Son Basvuru Tarihi: 15 Nisan 2012 Her yıl binlerce gencimiz üniversiteyi kazanmasına rağmen ekonomik nedenlerden dolayı eğitimine devam edemiyor. Gelin, ÇYDD Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği ve Fotopya Fotoğraf Sanatı Portalı işbirliğinde düzenlenen “Bir Işık da Siz Yakın!” Ulusal Fotoğraf Yarışması üzerinde bu gençlerimize siz de destek olun. Tüm yapmanız gereken ÇYDD’nin “Bir Isık da Siz Yakın” burs kampanyasına “bu sorun ile ilgili farkındalık yaratabilecek özel anları” fotoğraflamak ve www.fotopya.com.tr adresine göndermek.

www.madenturk.org Madencilik Fotoğrafları Yarışması Yarışma, ülkemiz madenciliğinde yaşanan zorluklara ve tüm şartlara farklı bir bakış açısı getirmek, madenciliğin ülkemize katkısının vurgulanması, ülkemiz madenciliğinde yaşananlar ve sanat ile madenciliği biraraya getirmektir. Yarışmaya katılım online yapılacaktır. Son katılım 23 Nisan 2012 olarak belirlenmiştir. Bu tarihten sonra gönderilen fotoğraflar yarışmaya kabul edilmeyecektir. Katılımcıların bilgileri eksiksiz doldurmaları gerekmektedir. Katılımcılar e-mail ile fotoğraflarını gönderirken aşağıdaki bilgileri dolduracaktır. Başvuruların gönderileceği mail adresi : foto@madenturk.org Son başvuru tarihi : 23 Nisan 2012 Online Oylama : 24 Nisan - 8 Mayıs 2012 Seçici Kurul Oylaması : 9 Mayıs – 13 Mayıs 2012 Sonuçların İlanı : 15 Mayıs 2012 7


SÜHA

DERBENT

Vahşi doğa fotoğrafçısı Süha Derbent ile gerçekleştirdiğimiz röportajımızda vahşi doğa fotoğrafçısı olmaya nasıl karar verdiğini;”Sevmediğim bir işi yapamayacağım, sevdiğim işten para kazanacağım diye yola çıktım. Benim için asıl sebep doğada olmak ve hayvanlara yakın olmaktır.” diyerek anlatıyor. Sizleri de bu keyifli röportajı okumaya ve vahşi doğa ile ilgili merak ettiklerinizi öğrenmeye davet ediyoruz.

8


Fotoğrafın kopyalanması ve kullanılması yasaktır. Fotoğrafı kopyalayan ve kullananlar hakkında yasal işlem yapılacaktır. 9


Öncelikle sizi biraz tanıyabilir miyiz? 1963 yılında İstanbul da doğdum. Fotoğrafa 20 yaşında başladım. Fotoğrafçılığı 1 yıl kadar hobi olarak yaptıktan sonra profesyonel olarak çalışmaya başladım. Seyahat fotoğrafçılığı yaptıktan sonra çeşitli gazete ve dergilerde çalıştım. Cumhuriyet Gazetesi, Atlas Dergisi, Maria Claire Dergisi’ndeki seyahat sayfalarında, arkasından da National Geographic Traveler Dergisi’nde görsel yayın yönetmeni olarak çalıştım. 1998 yılından bugüne kadar da freelance olarak çalışıyorum. Dergide çalışırken hayvan fotoğrafçılığına başladım ve halen sürdürüyorum. Bunun yanı sıra bu konuda fotoğraf çekmek isteyen insanlara danışmanlık yapıyorum. Dünya’nın yaban hayatı olan çeşitli yerlerinde, fotoğraf çekmek isteyen insanlar için bu seyahatleri organize ediyorum. İsterlerse kendileri gidebilecek şekilde, isterlerse benimde katılımımla bu danışmanlık hizmetini fotoğraf, sağlık, seyahat ve hayvan davranışı konularında veriyorum. Fotoğrafçılığı mesleğiniz haline getirmeye 20’li yaşlarınızda nasıl karar verdiniz? Sevmediğim bir işi yapamayacağım, sevdiğim işten para kazanacağım diye yola çıktım. Eğitiminizi bu yönde mi aldınız? Hayvan fotoğrafçılığına başladıktan sonra Güney Afrika’da 2 yıl hayvan davranışları üzerine bir eğitim aldım. Arkasından tabi ki doğadaki rehberlerimden çok şey öğrendim. Peki vahşi doğada uzmanlaşma sebebiniz nedir? Birincisi doğada olmayı çok seviyorum. İkincisi kedilere büyük 10

bir hayranlığım var. Üçüncü olarak da yapılmamış bir şeyi yapmak istedim. Bir işi tekrar etmek yerine, Türkiye’de kimsenin yapmayı seçmediği bir işi seçtim. Bu konuda Türkiye’de gelişmiş bir arşiv yok. Doğada yaban hayatı fotoğraflayan insanlar vardı ama mesleği vahşi yaşam fotoğrafçısı olan kimse yoktu. Uzun soluklu bir iş seçtim kendime. Ama benim için asıl sebep; doğada olmak ve hayvanlara yakın olmaktır. Fotoğraf çekerken hiçbir zaman sanatsal kaygı duymadım. Belgesel tadında bir şeyler yapmaya çalıştım. Türkiye’de yapılmayan bir işi seçtim dediniz. İnsanların tepkisi nasıl oldu? İlk başladığım zamanlarda çok bilinmeyen bir alan olduğu için, ilgi gösteren insanlar tabi ki hayretle karşıladılar. Uzun soluklu çalışmalarla, bu alanda belli bir noktaya geldikten sonra konu ile ilgili olan insanların tanıdığı bildiği bir insan haline geldim. Gittiğiniz şehirlerden bahseder misiniz? Daha çok yaban hayatı ile ilgili çalışıyorum. Dolayısıyla çoğunlukla benzer yerlere gidiyorum. Tam sayıyı bilmemekle beraber 70’den fazla ülkeye gittim. Kenya, Güney Afrika ülkeleri gibi Afrika kıtasındaki ülkelerin bazılarına 100 defadan fazla gittim. Ayrıca Hindistan’da, Amerika’da, Orta Amerika’da, Kosta Rika’da, Brezilya’da, Güney Amerika’da da çalıştım. Benim hikâyem hayvanların peşinden giden bir hikâye aslında. Bunun dışında boş kalan vakitlerimde şehirde durmayı sevmediğim için seyahat ediyorum. Her hafta pazar günleri Vatan Gazetesi’nde seyahat sayfam var. Seyahat haberleri yapıyorum. Bu

sebeple çeşitli Avrupa ülkelerine ve yurtiçi seyahatlerine de gidiyorum. Yani sürekli seyahat ettiğim bir işim var. Bu bahsettiğim benim ikinci işim. Asıl işim, hayvan davranışı ve doğa rehberliği yapmak, fotoğraf danışmanlığı yapmak. Artık bunu kurumsal olarak da yapmaya başlıyorum. Bugüne kadar insanlar bana tavsiye aracılığıyla veya internet sitemden ulaşıyorlardı. Grup seyahatleri değil de kişiye özel seyahatler yapıyordum. Böyle olunca da bütçesi yüksek oluyordu. Şimdi ise herkesin katılabilmesi açısından yeni bir çalışmaya başlıyoruz. Türkiye’de bu işi yapan en eski ve en iyi kurumlardan olan konusunda uzman, Setur ile bir iş içerisine girdik. Daha çok yeni ama yakında tanıtımları başlayacak ve arkasından turlara başlayacağız. Sadece vahşi doğaya değil, kentlere, dünyanın ve Türkiye’nin her yerindeki doğa ortamlarına, 15–20 kişilik fotoğraf turları organize edeceğiz. Benim rehberliğimde ya da benim yetiştirdiğim kişiler önderliğinde gidecekler. Hepsi fotoğrafa odaklı, kaliteli seyahatler olacak. Düzenleyeceğiniz turlarda fotoğrafçılığı sevdirmek gibi bir amacınız olacak mı? Yok zaten fotoğrafçılığı seven, fotoğraf çekmekten keyif alan insanların katılacağı bir etkinlik olacak. Ben fotoğraf çekiyorum ama biraz daha iyisini nasıl çekerim konusunda yardımcı olacağım. Elinde makinesi, karşısında çekeceği konu, takıldığında ise soru sorabileceği konu ile ilgili bir uzmanı yanında bulacağı ve boş zamanlarımızda fotoğraf konusunda sohbet edebileceğimiz keyifli bir organizasyon olacak.


Vahşi yaşam fotoğrafçılığı ile ilgili gezileriniz de karşılaştığınız zorluklardan bahseder misiniz? Dışarıdan bakınca herkese zor gelebilir. Ama bana göre de dışarıdan baktığımda cerrahlık da zor bir iş, taksicilikte. İnsan sevdiği işi yapınca herkese zor gelen işler, sizin için zaten rutin hale geliyor. Örnek verecek olursak; Brezilya da 60 0C ve % 100 nem ile çalışmak zorundasınız. Amerika’da, Rocky Dağları’nda fotoğraf çekecekseniz, –40 0C de çalışmak zorundasınız. En ideal koşullar Afrika’da vardır. Kenya 20 0C civarındadır. Doğa ve arazi şartlarında uyum sağlamak, böceklerle içli dışlı olmak, doğayı kendimizden daha küçük, önemsiz ve hükmedebileceğimiz değil tam tersine hiç bir zaman hükmedemeyeceğimiz, onunla barışık olmak zorunda olduğumuz bir olgu olarak kabul ederek yaklaştığımızda bu zorlukların üstesinden gelmek, bu işi de seviyorsanız hiçte zor olmuyor. Bunu yapan bir sürü insanda var zaten. Gideceğiniz yerleri önceden araştırıp, hazırlıklar yapıyor musunuz? Gezi öncesi hazırlık aşamaları nasıl işliyor? Evet zaten ilk defa gittiğimiz bir yerle ilgili hazırlıklarımız 1 yıla yakın sürelerde oluyor. Yazışmalar yapıyoruz, karşılaşacağımız sürprizleri minimize etmek amacıyla sorularımız oluyor, o sorulara gelen yanıtlar, bizim yeni sorularımızı doğuyor. Adım adım, sürprizleri minimize edebileceğimiz bir organizasyon haline getirmeye çalışıyoruz. Sürekli gittiğimiz yerlerde ise; mesela Kenya’ya giderken evden çıkmadan yarım saat önce çantamı hazırlar giderim. Çünkü artık ne olacak ne olmayacak biliyorum. Sürekli seyahat

eden biri olduğum için de her şeyi nereye koyduğum bellidir. 70’den fazla ülkeye gittim, bazılarına 100 defadan fazla gittim. Tabi ki bir tecrübe oluşuyor. Biliyorsunuz bu hayatta parayla satın alamayacağınız en pahalı şeydir tecrübe ve benimde bu alanda tecrübem var. Bu tecrübemden de insanların yararlanması, işlerinin severek yapmaları, geliştirmeleri için bundan sonra Setur’la kurumsal organizasyona başlıyoruz. Fotoğraflanacak canlının önceden tanınmasını, biyolojik döngülerini, davranışlarını ve yaklaşabileceğiniz mesafelerle ilgili araştırma yapılmasını hatta eğitim alınması gerekliliğine katılıyor musunuz? Özellikle bir hayvanı çekmeyi hedefleyerek yola çıktığımız seyahatlerde, ilk olarak o hayvanın dünyanın nerelerinde yaşadığını araştırıyorsunuz, yaşadığı yerleri öğrendikten sonra en kolay nerede görüntülenebildiğini tespit ediyorsunuz. Sonra en az riske girerek ve en az bütçeyle nerede çekebiliriz bunu tespit ediyorsunuz. Bütün bunlar çok uzun yazışmalar sonucu ortaya çıkan şeyler. Bu süreçleri yazışma anlarında da çekime gittiniz zamanlarda da yaşıyorsunuz. Yerel bir rehberin aracına bindiğimde, o rehber beni gezdiriyor mu yoksa hayvanı mı arıyoru anlamam eskiden günler sürerken şimdi kendim 10 dakika içerisinde hayvan davranışını algılayabilecek bilgi birikimine sahibim. Süha Derbent’in yaptığı işlerdeki farkı nedir? Benim uzmanlığım bu işi ne zaman, nerede, hangi koşullarda yapılacağını bilmek zaten. Dolayısıyla o ülkenin kurak ve ıslak zamanlarını bilmek, o hayvanın temel davranışlarını bilmek,

bunun yanında o hayvanın iklim ve coğrafyaya göre değişebilen alt davranışlarını da bilmek gerekiyor. Doğru yeri, doğru zamanı tahmin etmek ve bu süreçte gittiğiniz iklime ve yere göre doğru rehberi bulabilmek önemli. Benim dünyanın her yerinde bu işle ilgili çalışabileceğim partner rehberlerim var. Sürekli aynı insanlarla çalışıyorum. Özellikle Afrika’da fotoğraf ışığına dair rehberlik yapabilmesi için eğittiğim 4 tane rehber var. Sadece onlarla çalışıyorum. Güney Afrika’da bu konuda çok iyi eğitimli bir rehber var. Ben ondan çok şey öğrendim, orada onunla çalışıyorum. Hindistan’da ise dünyada kaplanı en çok görmüş ve fotoğraflamış insanla çalışıyorum. Dünyanın en geniş kaplan arşivine sahip kendisi ve fotoğrafçı aynı zamanda. Dolayısıyla gittiğimiz yerlerde yerel hizmet anlamında doğru kişileri bulma zorunluluğumuz var. Mesela dünyada hiç bir acente kaplan fotoğrafı çekmeyi, turu satarken size garanti etmez. Ben 15 günde kaplan görme garantili tur düzenliyorum. Ama bu benim doğru kişiyi bulma sebebimle ilgili. Doğru kişiyle, doğru zamanda yola çıktığınızda bunu garanti edebilir hale geliyorum. Gitmediğiniz bir bölge var mı? Antarktika’ya gitmeyi çok istiyorum. İmparotar penguen’i çekmeyi istiyorum. Bir şekilde, bir yolunu bulup giderim. Onun dışında göremeyip de görmeyi çok istediğim bir yer yok. Aslında bu anlamda şanslıyım da diyemeyeceğim, hepsini kendim çabalayarak oluşturdum. Alaska da olabilir.

11


Bu yönde çalışmalarınız var mı? İşlerini araştırdım, bütçelerini, sürelerini, sezonlarını, çalışılacak kişilerle iletişimi uzun süreli yazışmalarla kurdum. Sadece karar verip bütçe bulmak gerekiyor. Onun dışında bir eksiğim yok. Bunlar tamamlandığında toparlanıp gidebilecek durumdayım. Çünkü çok uzun yazışmalarla seyahatin tüm detaylarına varıncaya kadar oluşturmuş durumdayım. Yaptığınız işlerin bütçelerini nasıl karşılıyorsunuz? Genellikle ya bölgeden o hizmeti satan firma sponsor olmuş oluyor ya da Türkiye’den bazen de yurt dışından bir firma sponsor oluyor. Konuya ve projenin içeriğine göre değişiyor. Ama dediğim gibi ben hayatımda gittiğim her yere sponsorla gittim. Hayatım boyunca hiç uçak bileti parası, otel parası ödemedim. Ama tabii ki bu hizmetleri alırken bende karşılığında hizmet sunduğum için bu böyle. Vahşi yaşam fotoğrafçılığının Türkiye’deki durumunu nasıl değerlendiriyorsunuz? Dünyada Türk fotoğrafı diye bir şey tanınmıyor. Vahşi yaşam fotoğrafçılığını da özel olarak indirgediğimizde, Türkiye’de kendi alanlarında çalışan insanların bildiği ama diğer insanların hiç bilmediği çok iyi kuş fotoğrafçıları var. Türkiye bu işe çok uygun. Çünkü hem gözlem yerleri hem göçmen kuşlar var. Ben o çalışmaları elimden geldiğince izliyorum, çok başarılı insanlar var. Ama hani Türkiye dışında çalışıp da Dünya’da bu konuda ünlenmiş biri zaten yok. Ayrıca şunu söyleyebilirim; fotoğrafçılığı hobi olarak yapan, benim danışmanlığımda Afrika’ya ve çeşitli yaban hayatı ortamlarına gidip fotoğraf çeken 12

insanlar var ki birçok profesyonel fotoğrafçılardan çok daha iyi fotoğraf çekiyorlar ve bu insanların bundan bir gelir elde etme hedefleri yok, sadece çok mantıklı bir bakış açıları var. Yani iddia ediyorum dünyadaki başarılı vahşi yaşam fotoğrafçıları kadar başarılı Türk vahşi yaşam fotoğrafçıları var. Bizzat benim yanımda fotoğraf çektikleri için biliyorum. Nasıl geliştirilebilir? Bunu fotoğrafçılığa indirgemeden bakmak gerek. Bu ülkede doktor olduğunuzda da, bir restoran açtığınızda da aynı soruna sahipsiniz. Bu işi yapan bir sürü kişi var. Sen daha iyisini, kalitelisini yaparak sıyrılabilirsin. Her işte olduğu gibi bu işte de ciddi rekabet var. İyi öğrenen, kalıcı işler üreten, istikrarlı olan ve giderek kendini geliştirip daha iyiye giden kişiler kalacaktır. Geri kalanlar bir şekilde her alanda olduğu gibi yitip giderler. Bu anlamda ben, 50 yaşına gelmiş ve 30 senedir fotoğrafla uğraşan biri olarak insanlara en somut ve samimi önerim şu olabilir; uzmanlık alanlarını belirlesinler, onun dışında hiçbir şeyle uğraşmasınlar. Onun dışında uğraştıkları, farklı şeylere ayırdıkları zamanın hepsi kayıptır. Benim doğrum buydu, ben bu doğruyla davranmadım ve ne kadar da iyi bir şey yaptığımı görüyorum. Keşke daha önce alanımı belirleseymişim bu bana daha çok maddi ve manevi kazanç olarak geri dönerdi. Vahşi doğanın size kattıkları neler? Her şeyimi belirledi diyebilirim. Ben bu işi yapabilmek için bu şekilde yaşamayı öğrendim. En temel öğreti bu. Sabretmeyi, hedef koymayı, stratejik olmayı... Bunların hepsini doğada hayvanları izleyerek öğrenebilirsiniz. Çünkü

işimin öyle bir avantajı var. Neyi iyi ve doğru buluyorsanız en doğrusu doğada ve vahşi yaşamda var. Herkes sıralarda diresek çürütüyor. Mesela bir doktorun mezun olduktan sonra da sürekli okuması gerekiyor. Çünkü sürekli değişen, gelişen şeyler var. Bende kariyerimi dağda, bayırda yaptığımı söyleyebilirim. Her meslekte de böyledir aslında. İnsanoğlu işini yaparken ilk önce iletişimi kurar, iletişimlerde deneyim kazanır. Hatalarını görür ve kendini yenilemeye çalışan ve hatalarını düzeltmeye kazanacaktır. Ben hemen hemen hayatta bana faydası olacak her şeyi doğadan öğrendiğimi söyleyebilirim. Çünkü zamanımın çoğu orada geçiyor. Yayınladığınız kitaplardan bahsedebilir misiniz? İş Bankası Kültür yayınlarından “Yüz yüze” adlı kitabım 2001 yılında çıktı. 2000 adet basılmıştı. Sanırım baskısı tükenmiştir. Tek tek satılarak tükenmiş bir kitaptır. Bunu vurgulayarak söylüyorum çünkü prestij kitapları Türkiye’de tüketilemiyor, genelde tükenenlerde toplu alımla tüketiliyor. Bir de “Türk Fotoğrafçılığı Kütüphanesi” diye bir seriden benim adıma bir kitap çıktı. O zamandan bu yana kitap yapmadım. Şu an içinde yapmayı düşünmüyorum. Tabi ki o zamandan bu yana yaptığım işler çok değişti ve gelişti. 2001’ den bu yana yaptığım iş katlanarak büyüdü. Bir dönem uluslar arası bir yayıncının bastığı internet ortamında satılabilen, dünyanın en ünlü kütüphanelerinde de bulabilen bir kitap istedim. Amerika’da bunu yapabilecek yayıncılarla görüşmelerimden sonuç alamadım. Bir türkün adıyla kitap yapma riski almak istemiyorlar. Açıkçası bende yoruldum. Çünkü


Türkiye’de kitap yapmak benim için çok büyük bir önem taşımıyor. O yüzden kitap yayınlamaktan vazgeçtim. 7 Kedi projeniz hakkında bilgi verebilir misiniz? Dünya da vahşi kedileri çeken insanların sayısı çok fazla değil. Özellikle bazılarını görüntülemek zor. Dünya da 7 vahşi kediyi ortamlarında görüntüleyebilen 8. kişi ben oldum. 1 yıl önce İstanbul’da “7 kedi” diye bir sergi de açtım. O projede nihayetinde son bulmuş oldu. Herkes kendisinden sonra birileri yetişsin ister, son 4–5 yıldır ben de benimle birlikte seyahat eden insanlara bildiklerimi aktararak, öğreterek çok büyük tatmin sağlıyorum. Onlara, hayvanın ne yapacağını önceden söylüyorum, ayağa kalkamadan önce kalkacağını, kalktıktan sonra ise ağacın hangi dalına çıkacağını, çıkarken hangi dalı kullanacağını, orada ne kadar duracağını, ne zaman kafasını sola çevireceğini, ne zaman sağa çevireceğini... Aklınıza gelen her şeyi önceden söylüyorum. yüzde 80 oranında da bu öngörülerim gerçekleşiyor. Bir fotoğrafçı için 400–500–600 mm dar açılı lenslerle çalışırken, önceden nerede, ne zaman, ne olacağı bilmek fotoğrafı garanti etmektir. Diğer türlüsü bu işi şansa bırakmaktır. Vahşi yaşam fotoğrafçılığının temeli nedir? Olmazsa olmazları nelerdir? Hepsi hayvan davranışını bilmek, iklimin o hayvanda yarattığı veya değiştirdiği davranışları bilmek, o hayvanın huyunu tahmin edebilmek, ayak izlerinden yaşını, türünü, cinsini belirleyebilmek. Dışkısından hayvanı tanımlayabilmek... Mesela bir leopar ağaçta duruyor,

bunu beklemek gerekmez, ağaçtan 4 saatten önce inmez diyorum, 4 saat sonra geliyoruz o hala ağaçta, ben o 4saati kazandırıyorum. Yoksa bunu bilmeyen 4 saat boyunca bekler orada. Turlarınızı sponsorlar ile destekleyerek daha çok kişiyi ulaşma çalışmalarınız var mı? Ben Türkiye’deki fotoğrafçılığı geliştirmek gibi bir misyon edinmiş değilim. Yaptığım işi iyi yapmaya çalışan ve bunu da insanlarla paylaşmayı seven biriyim. Fotoğrafla çok ilgili bir insan değilim. Böyle bir yanılgı oluşuyor. Kaç tane sergiye gittiniz derseniz, kendi sergilerim ve bir iki arkadaşımın sergisine gittim. Kendi alanıma odaklanmış ve sadece kendi işini yapan biriyim. Özellikle bu fotoğrafın üzerindeki tartışmalar bölümünde hiç olmadım olmam, çünkü bunu zaman kaybı olarak görürüm. Benden bir şey öğrenmek isteyen biri benimle iletişime geçebilir ve pratik için yaptığım seyahatlere katılabilir. Yaptığınız çalışmalarla insanları küresel ısınmaya, vahşi yaşamın tehlikede olmasına dikkat çektiğinizi düşünüyor musunuz? Bu bilimsel bir konu. Karar vericileri de politikacılar. Küresel ısınma nedir, sonuçları ne olur konusunda sağda solda okuduğum kitaplar, basında okuduğum haberler üzerinden bilgim var. Herhangi bir insandan biraz daha fazla araştırıyorum. Yazı yazmam gerektiğinde ya da bir görüş bildirmem gerektiğinde doğanın korunmasının önemini, hayvanların yok edilmemesinin veya doğaya özensiz davranılmasının sonuncunda bizimde yok olacağımızı söylüyorum. Buna kendimde inandığım için bunları söylemlerimde kullanıyor, yazıla-

rımda sürekli hayvanların korunmasından söz ediyorum. Hepimiz; insan, hayvan, bitki doğanın eşit birer parçasıyız. Onlar bizden daha az önemli değil. En az bizim kadar önemli olduğunu vurgulamaya çalışıyorum. Benim misyonumda budur. Çekmediğiniz hayvan var mı? İmparator penguenini ve kar baykuşunu çekmeyi çok istiyorum. Siyah leopar (melanistik leopar) çekmek isterim. Çekmesi çok zor. Son 10 yılda doğada çeken olmadı. Araştırdım ancak garanti seyahatler organize edemediğim için kimseye sunmadım. Çekmeyi garanti edemediğim hiçbir organizasyonu satmaya çalışmadım. Ne zaman ki garanti ederim, kendim inanırım çekeceğime, o zaman satmaya çalışırım. Ama siyah leoparla ilgili dünyanın hiç bir yerinde bu garantiyi alamıyoruz. Doğanın izin verdiği kadarını kabul etmek zorundayız. Okuyucularımıza son olarak söylemek istedikleriniz neler? İnsanlar, suhaderbent.com ’dan web sayfama ulaşabilirler. Benimle e-mail yoluyla iletişim kurabilirler. Fotoğrafa meraklı, kendini bu konuda geliştirmek isteyen, ben bunu yapıyorum ancak biraz daha iyisini yapsam daha iyi olur diyen insanlar için önümüzdeki bir iki ay içerisinde duyuruları basında ve çeşitli tanıtım yerlerinde yer alacak olan Setur’la birlikte yapacağımız yurt içi ve yurt dışı seyahat organizasyonlarını veya yine kişisel olarak ya da grupla katılabilecekleri vahşi yaşam organizasyonlarını sunuyor olacağız. Bunlara katılmalarını tavsiye ederim...

13


14

Sevmediğim bir işi yapamayacağım, sevdiğim işten para kazanacağım...


Fotoğrafın kopyalanması ve kullanılması yasaktır. Fotoğrafı kopyalayan ve kullananlar hakkında yasal işlem yapılacaktır. 15


16


Bir işi tekrar etmek yerine, Türkiye’de kimsenin yapmayı seçmediği bir işi seçtim...

Fotoğrafın kopyalanması ve kullanılması yasaktır. Fotoğrafı kopyalayan ve kullananlar hakkında yasal işlem yapılacaktır. 17


18


Fotoğrafın kopyalanması ve kullanılması yasaktır. Fotoğrafı kopyalayan ve kullananlar hakkında yasal işlem yapılacaktır. 19


20

Benim hikayem, hayvanların peşinden giden bir hikaye....


Fotoğrafın kopyalanması ve kullanılması yasaktır. Fotoğrafı kopyalayan ve kullananlar hakkında yasal işlem yapılacaktır. 21


22


Hepimiz; insan, hayvan, bitki doğanın eşit birer parçasıyız...

Fotoğrafın kopyalanması ve kullanılması yasaktır. Fotoğrafı kopyalayan ve kullananlar hakkında yasal işlem yapılacaktır. 23


24


Fotoğrafın kopyalanması ve kullanılması yasaktır. Fotoğrafı kopyalayan ve kullananlar hakkında yasal işlem yapılacaktır. 25


26


Fotoğrafın kopyalanması ve kullanılması yasaktır. Fotoğrafı kopyalayan ve kullananlar hakkında yasal işlem yapılacaktır. 27


28


Dünyadaki başarılı vahşi yaşam fotoğrafçıları kadar başarılı, vahşi yaşam fotoğrafçılarımız var...

Fotoğrafın kopyalanması ve kullanılması yasaktır. Fotoğrafı kopyalayan ve kullananlar hakkında yasal işlem yapılacaktır. 29


30


Fotoğrafın kopyalanması ve kullanılması yasaktır. Fotoğrafı kopyalayan ve kullananlar hakkında yasal işlem yapılacaktır. 31


32

10 dakika içerisinde hayvan davranışını algılayabilecek bilgi birikimine sahibim...


Fotoğrafın kopyalanması ve kullanılması yasaktır. Fotoğrafı kopyalayan ve kullananlar hakkında yasal işlem yapılacaktır. 33


ÖZER KANBUROĞLU Kocaeli Üniversitesi, Güzel Sanatlar Fakültesi, Fotoğraf Bölümü’nde “Bölüm Başkanı” olarak görev yapan Özer Kanburoğlu, iyi fotoğrafı; doğru zamanda, doğru ışıkta, doğru bakış açısında ve doğru objektif kullanılarak ortaya çıkartılmış hikayesi olan fotoğraflar olarak tanımlıyor. Kendisiyle fotoğrafçı kimliği hakkında ve mimari fotoğrafçılık alanında merak ettiklerimizi sorduğumuz keyifli bir röportaj gerçekleştirdik. 34


Fotoğrafın kopyalanması ve kullanılması yasaktır. Fotoğrafı kopyalayan ve kullananlar hakkında yasal işlem yapılacaktır. 35


Öncelikle sizi biraz tanıyabilir miyiz? 1964 İstanbul doğumluyum. 1994’de M.S.Ü. Güzel Sanatlar Fakültesi, Sahne ve Görüntü Sanatları Bölümü, Fotoğraf Ana Sanat Dalı’nda, “Lisans” eğitimimi, 1998’de M.Ü. Güzel Sanatlar Enstitüsü, Fotoğraf Ana Sanat Dalı’nda, “Yüksek Lisans” eğitimimi, 2002’ de İstanbul Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Gazetecilik Ana Bilim Dalı’nda “Doktora” eğitimimi tamamladım. “Temel Fotoğraf Bilgisi Ders Notları”, “Temel Fotoğraf Bilgisi”, “Fotoğrafta Çekim Teknikleri”, “Basında Haber Fotoğrafı Kullanımı”, “A’dan Z’ye Fotoğraf ”, “Yeni Başlayanlar İçin Fotoğraf ”, “Fotoğrafta Kompozisyon”, “Mimari Fotoğraf ”, “Amatörler İçin Dijital Fotoğraf ”, “Dijital Fotoğraf Rehberi” “İyi Fotoğraf Nasıl Çekilir?, “100 Soruda Dijital Fotoğraf ”, Ditjital Fotoğrafta Yaratıcı Teknikler”, adlı kitaplarım, “Mimariler” “Sepetçiler” ve “Öyküler” adlı albümlerim var. FIAP (Uluslararası Fotoğraf Sanatı Federasyonu) ve FOTOGEN üyesiyim Bunların dışında belgesel filmlerde yönetmenlik ve görüntü yönetmenliği yapıyorum ve halen halen Kocaeli Üniversitesi, Güzel Sanatlar Fakültesi, Fotoğraf Bölümü’nde “Bölüm Başkanı” olarak görev yapmaktayım. Fotoğrafçılığına nasıl ve ne zaman başladınız? 1998 yılında emekli Albay Hasip URAS’la birlikte Kadıköy Halk Eğitim Merkezi’nde başladım ve ardında da İFSAK’ta devam ettim. Bildiğiniz gibi arkasından da akademik eğitim aldım. Fotoğraf hayatınızı nasıl tamamlıyor? Ben profesyonelim. Hayatımda sa36

dece fotoğraf yok. Bunun yanında film çekiyorum, piyano çalmaya çalışıyorum ve ciddi bir şekilde de Atatürk fotoğrafları topluyorum. Dolayısıyla fotoğraf sadece hayatımın belli bir parçası, tamamı değil. “İyi bir fotoğrafı” nasıl tanımlarsınız? İyi fotoğraf doğru zamanda, doğru ışıkta, doğru bakış açısında ve doğru objektif kullanılarak ortaya çıkartılmış hikayesi olan fotoğraflardır. Sizce mimari fotoğrafçılığın önemi nedir? Mimari fotoğraf önemli çünkü mimari diye başlıklandırdığımız konu hayatımızın her yerinde. Evimiz çalışma ofisimiz ya da ofisimizin bulunduğu gökdelen. Evimize giderken geçtiğimiz köprü. Barajlar viyadükler… Bunların hepsi mimari fotoğrafın kapsamına giriyor. Tabii ki bunları da fotoğraflarken doğru fotoğraflamamız gerekiyor ki formlarını ve işlevlerini izleyiciye daha doğru anlatabilelim. İşte mimari fotoğraf bu işin nasıl ve hangi yöntemlerle yapılacağını anlatan bir dal.

bilgi her zaman fotoğrafınıza katkı sağlar. Mimari fotoğraf çekerken çarpık kentleşme hali fotoğrafa değer katan bir öğe olabilir mi? Eğer fotoğrafta karşıtlığı yani zıtlığı sosyal belgeci olarak anlatmak istiyorsanız doğrusu budur. Ama yapıya reklamcı gözüyle bakarken yapının satınabilirliği artırmak adına bu zıtlığı kullanmak bir yana bunu göstermemek için her türlü açı ya da objektifi denemek zorunda kalırsınız. Dolayısıyla sonuçtan o fotoğraftan ne beklediğiniz önem kazanır. Çekim yaparken nelere dikkat ediyorsunuz? Öncelikle ışığın buradaki fonksiyonu unutmamak gerekir. Eğer ışığın rengini yoğunluğunu ve de en önemli olan yönünü kontrol etmeden mimari fotoğraf çekmeye başlarsanız, durduğunuz yerin ne kadar doğru bir yer olduğu tartışılır. Ama mimari fotoğraf söz konusu olduğunda 3 farklı duruş noktası vardır. Bunlar sol 45 derece, tam orta nokta yani aks ve sağ 45 derecedir.

Mimari fotoğrafçılığın Türkiye’deki durumunu nasıl görüyorsunuz? Sizce mimari fotoğrafçılık hangi Mimari fotoğrafçılık Amerika’da konulara değer katıyor? 1920’lerde kurumsallaşmışken Fotoğraf sever okumalar yapmaz, yani onlarca mimari fotoğraf çesanatsever seviyesine gelemezse ken özel kurumlar varken, günükendini geliştiremez. Bir fotoğraf müzde ülkemizde hala oluşmamış sever arkeolojiyi de bilmeli figüra- olması düşündürücüdür. Bugün tif resimle deneysel resmi de ayıra- hangi profesyonel fotoğrafçıya bilmelidir. Deneyimli entelektüel sorarsanız sorun “mimari fotoğbirikimi olan fotoğrafçı bir mimari raf çekerim” der. Halbuki mimari yapıdaki sütunlara baktığında o fotoğrafı diğer fotoğraf uzmansütün başlığının” iyon” mu yoksa lıklarından ayıran süreçler vardır. “korint” mi olduğu saptayabilmeAma ne işveren ne de fotoğrafçı lidir. Dolayısıyla gerek mimarlık bunların farkında değildir. Dolakonusunda gerekse resim konuyısıyla ülkemizde mimari fotoğraf sunda bu hangi konu olursa olsun alanında körler maalesef sağırları


ağırlıyor. Fotoğraf sanatını bütünüyle yaşamak size neler hissettiriyor? Ben yaptığım işi sonuna kadar doğru ve dolu dolu yapmayı severim. Yani, benim maymun iştahlığım yoktur. Bir işe başladığım zaman sonunu getiririm. Sanırım çalışmalarının yoğunluğu ve kalitesi bu yaşam felsefemden geliyor. Ama şunu da belirmek isterim ki; ödül almanız en iyi olduğunuzu göstermez. Sadece doğru iş yaptığınız gösterir.

Açtığınız sergilerden bahsedebilir misiniz? Bugüne kadar İzlenimler, Sepetçiler, Mimariler, Öyküler ve Detaylar adlı sergiler açtım. Bunlarda 3 tanesini de albüm olarak yayımladım. Sırada Renkler adlı sergi çalışmam var. Önümüzdeki sene 25. Yılımı kutlarken açmayı planlıyorum. Birçok ödül aldınız, bunlardan sizin için en değerlisi hangisidir ve hikâyesini anlatır mısınız?

Benim içim önemli olan ödüllerim Şinasi Barutçu Kupası, Altın Kamera ve Sami Güner Kupası ödüllerimdir. Çünkü bu saydığım ödüllerde hep bir portfolyo ya da seri fotoğraflar yarışır. Tek fotoğrafın rastlantısal başarısını ölçen klasik yarışmalardan ayrılır ve bu ödülleri almak için de bazılarında 5 kez bazılarında ise 3 kez üst üste kazanma zorunluluğu vardır. Oysa klasik yarışmalarda 1 fotoğrafınız dahi olsa 1.olabilirsiniz.

Fotoğrafın kopyalanması ve kullanılması yasaktır. Fotoğrafı kopyalayan ve kullananlar hakkında yasal işlem yapılacaktır.

37


38


Fotoğrafın kopyalanması ve kullanılması yasaktır. Fotoğrafı kopyalayan ve kullananlar hakkında yasal işlem yapılacaktır. 39


40

Mimari fotoğraf önemli çünkü, mimari diye başlıklandırdığımız konu hayatımızın her yerinde...


Fotoğrafın kopyalanması ve kullanılması yasaktır. Fotoğrafı kopyalayan ve kullananlar hakkında yasal işlem yapılacaktır. 41


Fotoğrafın kopyalanması ve kullanılması yasaktır. Fotoğrafı kopyalayan ve kullananlar hakkınya yasal işlem yapılacaktır. 42


Fotoğrafın kopyalanması ve kullanılması yasaktır. Fotoğrafı kopyalayan ve kullananlar hakkında yasal işlem yapılacaktır. 43


Fotoğrafın kopyalanması ve kullanılması yasaktır. Fotoğrafı kopyalayan ve kullananlar hakkınya yasal işlem yapılacaktır. 44


Fotoğrafın kopyalanması ve kullanılması yasaktır. Fotoğrafı kopyalayan ve kullananlar hakkında yasal işlem yapılacaktır. 45


Fotoğrafın kopyalanması ve kullanılması yasaktır. Fotoğrafı kopyalayan ve kullananlar hakkınya yasal işlem yapılacaktır. 46


Ben yaptığım işi sonuna kadar doğru ve dolu dolu yapmayı severim...

Fotoğrafın kopyalanması ve kullanılması yasaktır. Fotoğrafı kopyalayan ve kullananlar hakkında yasal işlem yapılacaktır. 47


48


Ödül almanız en iyi olduğunuzu göstermez, sadece doğru iş yaptığınız gösterir...

Fotoğrafın kopyalanması ve kullanılması yasaktır. Fotoğrafı kopyalayan ve kullananlar hakkında yasal işlem yapılacaktır. 49


50


Fotoğrafın kopyalanması ve kullanılması yasaktır. Fotoğrafı kopyalayan ve kullananlar hakkında yasal işlem yapılacaktır. 51


52


Fotoğrafın kopyalanması ve kullanılması yasaktır. Fotoğrafı kopyalayan ve kullananlar hakkında yasal işlem yapılacaktır. 53


54


Fotoğrafın kopyalanması ve kullanılması yasaktır. Fotoğrafı kopyalayan ve kullananlar hakkında yasal işlem yapılacaktır. 55


SAFARİ SİRKİ

Ali Özdoğan

Safari Sirki, 2002 yılında Türkiye’nin ilk sirki olarak başlayan gösterileri, yıllarca ülkemizin her iline ve ilçesine ilk sirk gösterilerini ulaştırdı. Daha sonra turlarını sürekli hale getirerek yıllardır seyirciyle buluşuyor.

56


Fotoğrafın kopyalanması ve kullanılması yasaktır. Fotoğrafı kopyalayan ve kullananlar hakkında yasal işlem yapılacaktır. 57


Fotoğrafın kopyalanması ve kullanılması yasaktır. Fotoğrafı kopyalayan ve kullananlar hakkınya yasal işlem yapılacaktır. 58


Manisa’nın Akhisar ilçesinde yaşayan İbrahim Yağcızeybek’in 11 çocuğundan 6’sı tiyatro, gösteri, sirk ve sahne sanatlarına gönül verdi. Çocuklardan Servet ve Muharrem Yağcızeybek tarafından Türkiye’nin ilk sirki unvanına sahip olan uluslararası Avrasya sirki kuruldu. Diğer 4 kardeşin de katılımıyla bu kolektif daha büyük bir hal almış ve uluslararası arenada yer buldu. Daha sonrasında kardeşler ayrılıp büyük arena sirki, salon sirki ve safari sirklerini kurdular. Halen Avrasya sirki ve safari sirki gösteri yaşamına devam ediyor. 2008 yılında İsmail Hakkı Yağcızeybek, Ahmet Şevki Yağcızeybek ve Aygün Can Yağcızeybek ortaklığıyla yeniden yapılanarak Safari Sanat Gösteri Merkezi adını alan kuruluş, Safari Sirki Gösterileriyle bugüne kadar aralıksız turnelerine devam etti. Yılın her günü ülkemizin tüm bölgelerinde performansına devam eden sirk, bünyesine katığı uluslararası sirk sanatçılarıyla başarısını sağlıyor. 2010 yılında ilk kez Sirk Tiyatrosu formatında sahnelenen Gılgamış Destanının gösterimini Akdeniz Bölge turnesinde gerçekleştirerek, kamuoyunun dikkatini çekti. 2011 yılında 42 metre çapında, şu an Avrupa’da gösterimdeki sirk çadırlarının en büyüğü olan gösteri çadırıyla Kıbrıs turnesi yapıldı ve bu turnede Lefkoşa fotoğrafçılar Derneği ile birlikte, ‘’Kıbrıs’ta Sirk’’ konulu Fotoğraf yarışması da düzenlendi. Ekim 2011 Çorum’da gerçekleştirilen gösterimler sırasında Hitit Üniversitesi Hitit Tarihi Araştırma Enstitüsü Müdürü Prof. Ahmet Ünal ile birlikte düzenlenen tarihi basın açıklamasında, dünyanın

ilk sirk performanslarının Çorum Alacahöyük’teki şenliklerde gerçekleşmiş olduğu bilimsel verilerle kamuoyuna açıklandı. Şu anda Kırgızistan, Fas, Ukrayna, Rusya, Özbekistan ve Moğolistan uyruklu sirk sanatçılarını bünyesinde barındıran safari sirki, ip cambazlarıyla ve akrobatlarla akrobasi gösterileri, trapezciler, junglerler, silk palotna ve kord de parel, ateş gösterileri persh balance, kauçuk gösterileri clown showlar, dev yılan piton gösterileri ve sayısız bir çok gösteriyi sunarak, gösteri ve sirk sanatlarını seyirciyle buluşmayı kendilerine amaç edindi. 3 tıra yaklaşan ekipmanları, yaşam karavanları, teknik malzemeleri ile gösteri reprivizitler, her iki haftada bir değişik şehirlere ve ilçelere varmak üzere yollara çıkıyor. Yüklü maliyetleri olmasına rağmen, çok düşük fiyatlarla seyirciyle buluşan safari sirki, kuruluşundan bu yana çok yol kat ederek, dünyanın her ulusundan gelen sanatçıları Türk seyircisiyle buluşturmayı başardı. Ünlü rejisör ve sanat yönetmeni Varlam Nikoladze, yönetiminde Türk tarihçi ve yazar Bilgin Adalı ve Oksana Yağcızeybek kaleminden çıkan, kareografisini dünyaca ünlü kareograf, jimnastikçi ve model Elena Tkachenka’nın hazırladığı Gılgamış Destanını sahneye koymak üzere bir kez daha hazırlanan Safari Sirki, gerek uluslararası arenada gerekse kamuoyunda ve basında büyük yankı uyandıracak olan projesiyle kendini tekrar kanıtlamak üzere son rütuşlarını tamamlıyor.

59


60


Fotoğrafın kopyalanması ve kullanılması yasaktır. Fotoğrafı kopyalayan ve kullananlar hakkında yasal işlem yapılacaktır. 61


Fotoğrafın kopyalanması ve kullanılması yasaktır. Fotoğrafı kopyalayan ve kullananlar hakkında yasal işlem yapılacaktır. 62


Fotoğrafın kopyalanması ve kullanılması yasaktır. Fotoğrafı kopyalayan ve kullananlar hakkında yasal işlem yapılacaktır. 63


64


Fotoğrafın kopyalanması ve kullanılması yasaktır. Fotoğrafı kopyalayan ve kullananlar hakkında yasal işlem yapılacaktır. 65


66


Fotoğrafın kopyalanması ve kullanılması yasaktır. Fotoğrafı kopyalayan ve kullananlar hakkında yasal işlem yapılacaktır. 67


68


Fotoğrafın kopyalanması ve kullanılması yasaktır. Fotoğrafı kopyalayan ve kullananlar hakkında yasal işlem yapılacaktır. 69


70


Fotoğrafın kopyalanması ve kullanılması yasaktır. Fotoğrafı kopyalayan ve kullananlar hakkında yasal işlem yapılacaktır. 71


72


Fotoğrafın kopyalanması ve kullanılması yasaktır. Fotoğrafı kopyalayan ve kullananlar hakkında yasal işlem yapılacaktır. 73


74


Fotoğrafın kopyalanması ve kullanılması yasaktır. Fotoğrafı kopyalayan ve kullananlar hakkında yasal işlem yapılacaktır. 75


76


Fotoğrafın kopyalanması ve kullanılması yasaktır. Fotoğrafı kopyalayan ve kullananlar hakkında yasal işlem yapılacaktır. 77


Fotoğrafın kopyalanması ve kullanılması yasaktır. Fotoğrafı kopyalayan ve kullananlar hakkında yasal işlem yapılacaktır. 78


Fotoğrafın kopyalanması ve kullanılması yasaktır. Fotoğrafı kopyalayan ve kullananlar hakkında yasal işlem yapılacaktır. 79


ALİ ÖZDOĞAN Uzun uzun yazılan yaşam öykülerinin aksine en kısa sı hayatımın söyleyemediklerimi yazıp besteleyip derleyip toplayıp hayatımdaki üçüncü kadınım dediğim gitarımla aktarıp paylaşma yanlısı bir insan oldum hep yasa dışı yaşanılanlara inat ardından bir başka sevgili olan fotoğraf makinasıyla tanışmam çok uzun yıllara dayanmasada çok kısa zamanda çok sevmiştik birbirimizi ki yaşamın görünmeyen yanlarınıda onunla göstermeye başladığımda buldum kendimi... Temel fotoğraf ve uygulamalı fotoğraf atölyelerini tamamlayıp karanlık oda fotoğraf kollektifinde kısmen de olsa kendimi fotoğraflarımla kanıtladığıma inanıyorum benim gibi inanan izmirli fotoğraf sever ve çekerlerle birlikte koda yani karanlık oda fotoğraf klübünü kurduk tuncay dersinlioğlu ve erdem donuktan önderliğinde güzel bir oluşumun içinde yer almak şu an bulunduğum noktada bana belgesel fotoğrafçılığın önünü açtı. 4 aya yakın bir süredir safari sirki yaşam portfolyosunun üzerinde çalışıyor 10 ayrı ülkeden 30 a yakın sanatçının hayatlarını fotoğraflıyorum onlarla birlikte karavanda yaşıyor zaman zaman çay partilerinin aranan isimlerinden olarak onlara gitar çalıp birlikte ayrı dillerden aynı şarkıları söylemenin özgürlüğüne varıyorum. sanat yanlısı bir insansanız eğer kısmende olsa biraz müzik yapıyor çalıyor söylüyor sanatı sadece duysal değil görsel olarakta belgeliyorsanız eğer aşk fotoğrafın müzikle buluştuğu yerde başlıyor benim için. bu aşk evli üniversiteyi terk etmiş eşini çok seven sanatın her alanın da kendini bulduğunu iddaa eden bir adamı tanımlamaksa mesele olan işte o benim. fotoğrafçılığımın bu kısmına kadar bilmem öğrenmem duymam ve görmem gerekenleri erdem ve tuncayın eğitimlerinde ayrıca kerem yücel , yücel tunca ve selahattin sevi workshoplarına dahil olarak onlarla tanışıp paylaşımlar yaşamak yeni insanlar yeni yüzler tanımak ve fotğraflamak gibisi yok bir not fotoğrafa olan bağlılığım yıllar önce fotoğraflarımı çeken iyi bir arkadaşım bir zamanların haber fotoğrafçısı ezgi tekin in sayesinde olmuştur şükranlarımı sunuyorum. çektiklerim çekeceklerimin teminatı değildir ama çekeceklerim çektiklerimin yatırımıdır. durağan bir cismi bir ismi bir şehri fotoğraflamak herkesin harcıdır önemli olan hareketi ismi şehirle çekebilmektir.

80


Fotoğrafın kopyalanması ve kullanılması yasaktır. Fotoğrafı kopyalayan ve kullananlar hakkında yasal işlem yapılacaktır. 81


GÖKÇE PEHLİVANOĞLU

Benim için fotoğraf; renkli ve renksiz ruh hallerimin, duygu patlamalarımın kadraja saçılmış hali, zaman kavramına olan karşı çıkışımın sembolüdür. Sinema ise, kendi zamanını yaratan pedikül, beni büyüleyen bir dünya. Fotoğrafın hem güçlü hem kırılgan ama anları içinde yaşatan anaç yapısı, sinemayı da doğurması ile desteklenmiştir sanki. Bu nedenle fotoğraftan dünyaya gelen sinema, adeta asi bir çocuk ve sınırları zorlayan, algılarımızı birçok yönden tatmin eden sonsuz bir evren. Sinemanın b zenginliği beni çocukluğumdan beri etkilemiştir. İlk çektiğim karelerin ileride yapmak istediğim film lere birer katkı olduğunu düşünürken, her bir fotoğrafım kendi ayakları üzerinde durmayı başarmıştı Zamanla fotoğraflarıma bakan insanların “daha çok çek” isteği beni kendimi bir gün fotoğrafçı olarak bulmama neden oldu. Aradan yaklaşık sekiz sene geçti ve ben şimdi de kendimi daha çok hareketli karelerde buluyorum. Artık videonun fotoğraf çekmek kadar kolay hale gelmesi beni kendiliğinden b sürece daha çok sürükledi; ve ben şimdi daha çok video çalışmalarıyla ilgilenmek üzere yoluma devam ediyorum. 82


U

i

i bu mı. k

bu Fotoğrafın kopyalanması ve kullanılması yasaktır. Fotoğrafı kopyalayan ve kullananlar hakkında yasal işlem yapılacaktır. 83


84


Fotoğrafın kopyalanması ve kullanılması yasaktır. Fotoğrafı kopyalayan ve kullananlar hakkında yasal işlem yapılacaktır. 85


86


Fotoğrafın kopyalanması ve kullanılması yasaktır. Fotoğrafı kopyalayan ve kullananlar hakkında yasal işlem yapılacaktır.

87


88


Fotoğrafın kopyalanması ve kullanılması yasaktır. Fotoğrafı kopyalayan ve kullananlar hakkında yasal işlem yapılacaktır. 89


90


Fotoğrafın kopyalanması ve kullanılması yasaktır. Fotoğrafı kopyalayan ve kullananlar hakkında yasal işlem yapılacaktır. 91


92


Fotoğrafın kopyalanması ve kullanılması yasaktır. Fotoğrafı kopyalayan ve kullananlar hakkında yasal işlem yapılacaktır. 93


94


Fotoğrafın kopyalanması ve kullanılması yasaktır. Fotoğrafı kopyalayan ve kullananlar hakkında yasal işlem yapılacaktır. 95


96


Fotoğrafın kopyalanması ve kullanılması yasaktır. Fotoğrafı kopyalayan ve kullananlar hakkında yasal işlem yapılacaktır. 97


98


Fotoğrafın kopyalanması ve kullanılması yasaktır. Fotoğrafı kopyalayan ve kullananlar hakkında yasal işlem yapılacaktır. 99


MEHMET AKİF MALATYALI Mehmet Akif Malatyalı 1982 yılında Tekirdağ, Şarköy’de doğdu. Orta öğrenime kadar eğitimini Bartın ve Bursa’da devam ettirdikten sonra, Üsküdar Amerikan Lisesi’ne başlayarak İstanbul’a yerleşti. Lise çağlarında resim ve illustrasyon ile sanata ilk adımını atan Mehmet Akif Malatyalı, eğitimine Yeditepe Üniversitesi Grafik Tasarım bölümünde devam etti. Üniversite yıllarında yazar, yönetmen Gökhan Yorgancıgil’in asistanlığına başlayarak sinema dünyasına giriş yaptı. Gökhan Yorgancıgil’in asistanı ve kameremanı olarak Kırgızistan’da Cengiz Aytmatov konulu bir belgesel, Almanya’da da Türk - Alman evlilikleri üzerine ‘Evet/Ja’ adlı belgeselde çalıştı. 2006 yılında senaryo grubunda da yer aldığı, Gökhan Yorgancıgil tarafından yazılıp, yönetilen sinema filmi ‘Sıfır Dediğimde’ projesinin ortak yapımcılığını üstlendi. 2007 yılında sinemelarda gösterilen Sıfır Dediğimde filmi ile 2009 yılında Amerika’daki Houston Worldfest Film Festivali’nden ‘Sinema Filmi’ ve ‘İlk Film’ dalında 2 ayrı Jüri Özel Ödülü kazandı. Son yıllarda fotoğraf sanatını icra eden Mehmet Akif Malatyalı İstanbul’un, özellikle de Tarihi Yarımada’nın güzelliklerini yakalayan şehir fotoğrafları çekiyor... 100


Fotoğrafın kopyalanması ve kullanılması yasaktır. Fotoğrafı kopyalayan ve kullananlar hakkında yasal işlem yapılacaktır. 101


102


Fotoğrafın kopyalanması ve kullanılması yasaktır. Fotoğrafı kopyalayan ve kullananlar hakkında yasal işlem yapılacaktır. 103


104


Fotoğrafın kopyalanması ve kullanılması yasaktır. Fotoğrafı kopyalayan ve kullananlar hakkında yasal işlem yapılacaktır.

105


106


Fotoğrafın kopyalanması ve kullanılması yasaktır. Fotoğrafı kopyalayan ve kullananlar hakkında yasal işlem yapılacaktır.

107


108


Fotoğrafın kopyalanması ve kullanılması yasaktır. Fotoğrafı kopyalayan ve kullananlar hakkında yasal işlem yapılacaktır. 109


110


Fotoğrafın kopyalanması ve kullanılması yasaktır. Fotoğrafı kopyalayan ve kullananlar hakkında yasal işlem yapılacaktır.

111


112


Fotoğrafın kopyalanması ve kullanılması yasaktır. Fotoğrafı kopyalayan ve kullananlar hakkında yasal işlem yapılacaktır.

113


114


Fotoğrafın kopyalanması ve kullanılması yasaktır. Fotoğrafı kopyalayan ve kullananlar hakkında yasal işlem yapılacaktır.

115


Fotoğrafın kopyalanması ve kullanılması yasaktır. Fotoğrafı kopyalayan ve kullananlar hakkında yasal işlem yapılacaktır. 116


YUAN ATMOJO 28 sene önce Jakarta’da doğdum, bir kaç sene sonra da Tangerang city’e taşındık. Çocukluğumu bana sosyal konular öğreten bir aileyle geçirdim bunu da bana verilmiş bir hediye olarak görüyorum çünkü bu olay benim hayatı ve bu dünyadaki her şeyin kendi içinde tek olduğunu anlamamı sağladı. Adım Yuan Atmojo, iki kardeşin büyük olanıyım. Jakarta’da bir enstitüde gazetecilikten mezun oldum ve şu anda Jakarta’da bir dergide fotoğrafçı olarak çalışmaktayım. Çocukluğumdan beri hayat yolculuğundaki her şeyin güzelliklerini yakalamanın hayalini kurmaya başladım, sosyal geçmişim beni insanlarla tanışmayı ve iletişim kurmayı seven biri olmamı sağladı bu da benim fotoğrafçı olma isteğimi güçlendirdi. 2005’de lisedeyken elime bir şans geçti. Bir dijital fotoğraf makinesine ve Endonezya Cumhuriyeti finans departmanında iç tabloda bir işe sahip oldum. Siyah ve beyaz fotoğrafçılığın ne olduğunu öğrendiğimden beri beni büyülemiştir. Siyah beyaz benim ruhu herhangi bir engel olmadan görmemi sağlıyor. Sosyal geçmişim fotoğrafçılığımı, insanları fotoğraflama aşkımı inşa etti. Çünkü bağlanmışlık, gözler, gülümsemeler ve nesnelerin geçmişi aynı zamanda doğanın güzelliği hayatıma olumlu bir etki getirdi. Bahasa Endonezya’sında bir değim olan anlamı “arkadaşça ya da nazik birini gülümsemeyle karşılama” olan “Salam Senyum”u hayatımda sürekli söylüyorum. Çalışmalarımda siyah beyaz fotoğrafların sürekliliğini devam ettirmekle birlikte bunu bütün insanlarca kabul gören bir iş sahası haline getirmek için sürekli çabalamaktayım.

117


118


Fotoğrafın kopyalanması ve kullanılması yasaktır. Fotoğrafı kopyalayan ve kullananlar hakkında yasal işlem yapılacaktır. 119


120


Fotoğrafın kopyalanması ve kullanılması yasaktır. Fotoğrafı kopyalayan ve kullananlar hakkında yasal işlem yapılacaktır. 121


122


Fotoğrafın kopyalanması ve kullanılması yasaktır. Fotoğrafı kopyalayan ve kullananlar hakkında yasal işlem yapılacaktır. 123


Fotoğrafın kopyalanması ve kullanılması yasaktır. Fotoğrafı kopyalayan ve kullananlar hakkında yasal işlem yapılacaktır. 124


Fotoğrafın kopyalanması ve kullanılması yasaktır. Fotoğrafı kopyalayan ve kullananlar hakkında yasal işlem yapılacaktır. 125


126


Fotoğrafın kopyalanması ve kullanılması yasaktır. Fotoğrafı kopyalayan ve kullananlar hakkında yasal işlem yapılacaktır. 127


128


Fotoğrafın kopyalanması ve kullanılması yasaktır. Fotoğrafı kopyalayan ve kullananlar hakkında yasal işlem yapılacaktır. 129


130


Fotoğrafın kopyalanması ve kullanılması yasaktır. Fotoğrafı kopyalayan ve kullananlar hakkında yasal işlem yapılacaktır. 131


132


Antalya Fotoğraf Kulübü ( ANFOK ) ,eşsiz doğası ve tarihi güzellikleri ile Türkiye turizminin başkenti olan Antalya’da kuruldu. Bu güzel coğrafyada fotoğraf sanatını canlı tutmak ,fotoğraf sevdalılarına ışık olmak ve Antalya’da fotoğraf denildiği zaman akla gelen ilk isim olabilmek için 13 Mart 2008 tarihinde fotoğraf tutkunu Aykut Sarıyıldız tarafından temelleri atıldı.

133


Antalya Fotoğraf Kulübü (ANFOK),eşsiz doğası ve tarihi güzellikleri ile Türkiye turizminin başkenti olan Antalya’da kuruldu. Bu güzel coğrafyada fotoğraf sanatını canlı tutmak, fotoğraf sevdalılarına ışık olmak ve Antalya’da fotoğraf denildiği zaman akla gelen ilk isim olabilmek için 13 Mart 2008 tarihinde fotoğraf tutkunu Aykut Sarıyıldız tarafından temelleri atıldı. ANFOK’un Kuruluşu Aykut Sarıyıldız’ın girişimleriyle sosyal medya üzerinden bir topluluk oluşturuldu ve dernekle ilgili ilk düşünceleri internet ortamında paylaşmaya başladı. Daha sonrasında bir araya gelen fotoğraf severler, buluşmalarını rutine dönüştürme kararı aldılar. ANFOK’a katılan ilk üyeler çevrelerine bu fotoğraf topluluğundan bahsetmeye başladığı zaman katılımcıların sayısında gözle görülür değişimler yaşanmaya başlandı. Fotoğraf sohbetleri ve buluşmalar kısa sürede Antalya’nın doğal güzelliklerine yapılan fotoğraf gezilerine taşındı. Antalya’da yaşayan ve bireysel olarak fotoğraf çalışmalarını sürdürmekte olan fotoğraf sanatçısı M.Uğur Umay, 2008 yılının Eylül ayında ANFOK kulüp merkezinde Aykut Sarıyıldız ile tanıştı. İkili dostluklarını kulüp yöneticiliğine taşıdı M.Uğur Umay’a yönetimde yer alması teklif edildi. Böylelikle ANFOK’un yönetim kadrosu oluşmuş oldu. Fotoğraf Gezileri ANFOK kurulduğu yıldan bu yana birçok günübirlik fotoğraf gezisi düzenledi, genelde tercih edilen yerler Antalya’nın tarihi ve doğal güzellikleri ile ünlü beldeleri oldu. Üyelerin birbiri ile daha iyi 134

diyaloglar kurabildiği ANFOK Eğitmenlerinin yeni başlayanlara uygulamalı olarak fotoğraf eğitimler verdiği bu geziler hem eğlenceli hem de fotoğraf adına çok verimli bir hal alıyordu. Amatörden profesyonele, birçok fotoğrafçının uğrak yeri olan ANFOK ilk gezisini 31 Ağustos 2008 tarihinde, Antalya’nın Sinan Değirmeni Köyüne düzenledi. Bu ilk gezi; ANFOK’un gezi geçmişinin ilk kilometre taşı olarak dernek tarihine geçti İkinci gezilerini Ekim 2008’de KumlucaFinike rotası olarak belirlediler ve bu geziye büyük bir katılım sağladılar. 15.03.2009 tarihine düzenlenen Tahtalı Teleferik-Ulupınar gezisi ANFOK’un birinci yaşının kutlaması oldu. Bu gezide aynı zamanda Antalya’da yaşayan Buzuki Sanatçısı Ali Özen’in kulüp için bestelediği marşa klip çekimi yapıldı. 16 Mayıs 2009 tarihinde gerçekleştirilen Olimpos Fotoğraf Kampı, ANFOK’un geleneksel hale dönüştürdüğü bir etkinlik oldu. Daha sonraki yıllarda, Mayıs aylarında bu etkinlik büyük katılımlarla yeniden düzenlendi. 28 Haziran 2009 tarihinde düzenlenen Alanya gezisinde Alanya Fotoğraf Sanatçıları Kulübü (AFSAK) ANFOK’a ev sahipliği yaptı ve kardeş kuruluş olarak benimsendi. Ekim 2009 tarihinde düzenlenen Fethiye gezisinde, Fethiye Fotoğraf Kulübü (FFK) ANFOK’a ev sahipliği yaptı. Büyük bir katılımla gerçekleşen gezi ANFOK tarihinde unutulmayanlar arasındadır. ANFOK’ta takip eden dönemlerde düzenli olarak fotoğraf gezileri de-

vam etti. Karain Mağarası, Isparta, Adrasan, Phaselis, Saklıkent, Gelidonya Feneri gibi rotalarda kulüpüyeleri eşsiz karelere imza attılar. ANFOK’un Web Sitesi Yayinda Kurucu başkan Aykut Sarıyıldız ve kulübün başkan yardımcılarından Tolga Kavas ANFOK’un internet sitesini kurdular. Böylelikle insanlara ulaşmak daha rahat bir hale dönüşmüştü. ANFOK yaptığı gezileri ve verdiği eğitimlerin haberlerini web üzerinden duyurdu. Üyelerin gezilerde çektiği fotoğraflar paylaşılmaya ve beğeni toplamaya başladı. Kulübün internet sitesi, aynı zamanda webmaster olan Tolga Kavas tarafından tasarlandı ve görsel olarak zenginleştirildi. Web sitesinin hayata geçmesinin ardından “ANFOK Üye Kartı Sistemi” devreye sokuldu, üye kartı ile anlaşmalı işyerlerinden üyelere indirim imkanları sunuldu. ANFOK’un Resmi Marşi Var ANFOK ülkemizdeki birçok fotoğraf kulübünden farklı olarak, Buzuki sanatçısı ALİ ÖZEN tarafından hazırlanan bir marşa sahip. Özen bu marşın tüm haklarını ile ANFOK’a hediye etti. Kulübe ait keyifli ve özel beste ile ANFOK büyük bir yeniliğe imza attı. Eğitimde ANFOK Farkı Perşembe günlerinin vazgeçilmez günler olduğu ANFOK, kulüp toplantılarını bu günlerde düzenliyor, haftalık toplantılarında temel fotoğrafçılık eğitimleri, fotoğrafkritikleri, fotoğrafyarışmaları, başarılı ve ünlü fotoğraf sanatçılarının konuk olarak ağırlandığı bir merkez haline geldi.


Tüm bunlara paralel olarak eğitim çalışmalarına hız kazandıran ANFOK, 2.Dönem Temel Fotoğrafçılık eğitimi sonrasında 23 Ocak 2011 tarihinde “Eğitim Sonu Sergisini”Antalya DeepoAVM’de açtı. Böylelikle ANFOK’un temel görevlerinden birisi de ‘eğitim’ oldu. Eğitim adına atılan en büyük adım ise, Muratpaşa ilçesindeki 11 tane ilköğretim okulunun öğrencilerine temel fotoğrafçılık eğitimi vermek oldu. Bu eğitim sonunda öğrenciler “Muratpaşa’da Yaşam” isimli bir sergi açmıştır. Bu sergide ANFOK, İl Milli Eğitim Müdürü tarafından plaket ile onurlandırıldı. ANFOK fotoğraf eğitimlerinin düzenli olarak ve ücretsiz yapıldığı, üyelerin dilediğince sunum yapabildiği, foto kritiklerin gündemde olduğu, özel konukların davet edildiği, uygulama etkinliklerinin ve her ay farklı rotalara gezilerin düzenlendiği bir merkez haline geldi ve gün geçtikçe üye sayısında fark edilir artışlar yaşandı. Ünlü Konuklara Ev Sahipliği Yapiyor ANFOK’un haftalık toplantılarına davet edilen fotoğraf sanatçıları arasında Atilla Alaca yer alıyordu. Alaca’nın “Bohem Bedenler” isimli fotoğraf gösterisi üyeler tarafından oldukça beğeni kazandı. Ertesi haftalarda ise reklam-tanıtım fotoğrafçısı Levent Şen ANFOK’ta özel bir sunum yaptı. Aralık 2009’da Antalya’da sergi açan usta foto-muhabir Ali Öz, ANFOK yönetiminin davet teklifini kırmadı ve bir akşam özel konuk olarak üyelere sunumlar yaparak sohbet gerçekleştirdi. Antalya’da yaşayan İngiliz

fotoğraf sanatçısı JonathanStigner, ANFOK’un özel konuğu oldu ve sunumu çok büyük bir ilgiyle karşılandı. ANFOK’un şeref konuğu ise, emekli foto-muhabir ve duayen fotoğrafçı Sökmen Baykara oldu ve özel bir gecede üyelere sunum yaparak söyleşi gerçekleştirdi. İstanbul’daki Bella Fotoğraf Stüdyolarının sahibi, Yeşilçam’ın ünlü yüzlerinin fotoğrafçısı Ali Mermer için düzenlenen özel sunum gecesinde ise fotoğraf adına tam bir nostalji havası esti. Ali Mermer gibi usta bir isimi konuk etmek kulüp üyelerini Yeşilçam dönemlerine götürdü. Fotoğraf dışında görsel sanatların farklı dallarında çalışmalar yapan sanatçılar da ANFOK’un konukları arasında yerlerini aldı. ANFOK’un Düzenlediği Fotoğraf Sergileri ANFOK ilk karma sergisini 14 Şubat 2009 tarihinde, Muratpaşa Belediyesi Sergi Salonunda “Aşkınız Hiç Bitmesin” adı altında gerçekleştirdi. Sevgililer gününde açılan ve aşkı anlatan bu sergi Antalyalılar tarafından oldukça ilgi gördü ve yerel basında kendine yer edindi.

ulusal basına birçok kez yer alarak, sesini fotoğraf severlere duyurdu. ANFOK’un 4.Yıl Kutlamaları 13 Mart 2012 tarihinde 4.yaşına gircek olan ANFOK Antalya’da fotoğrafı ve fotoğraf sanatını sevdirmek ve ayakta tutmak adına bir çok etkinlik yapacak. Bu kapsamda 13-20 Mart 2012 tarihleri arasında arasında 50 fotoğrafçının 100 adet fotoğrafının olacağı büyük bir sergi açacaklar. ANFOK’un 4.yıl kapsamındaki sergisinin konusu Antalya olup sergide fotoğraf üstadlarının seçkin fotoğraflarına da yer verilecek. 4. yılın şerefine 11 Mart’ta Olimpos teleferik 2365 metre’ye bir gezi düzenlemeyi planlayan ANFOK’un yönetim kurulu ise şöyle; Başkan: Aykut SARIYILDIZ Başkan Yardımcısı: M.Uğur UMAY Başkan Yardımcısı: S.Tolga KAVAS Başkan Yardımcısı: A.Alper YALÇIN Web Adresi: www.anfok.com

İkinci karma sergi 28.03.2010 tarihinde Tahtalı Teleferik İşletmelerinde “ANFOK 2.365 Metrede” adı altında açıldı. ANFOK son sergisini geçtiğimiz yılın başında eğitim sonu sergisi olarak a��tı.Dördüncü sergi hazırlıkları ise devam etmekte ve mart ayında yüksek katılımlı ve bol fotoğraf sunumlu bir sergi açmayı hedeflemektedir. Dernek açtığı sergilerle yerel ve 135


ANFOK Başkanı YardımcısıAlper Yalçın 136

Fotoğrafın kopyalanması ve kullanılması yasaktır. Fotoğrafı kopyalayan ve kullananlar hakkında yasal işlem yapılacaktır.


ANFOK Kurucu BaşkanıAykut Sarıyıldız

Fotoğrafın kopyalanması ve kullanılması yasaktır. Fotoğrafı kopyalayan ve kullananlar hakkında yasal işlem yapılacaktır. 137


Ayfer Pınar Gözde Kavas 138

Fotoğrafın kopyalanması ve kullanılması yasaktır. Fotoğrafı kopyalayan ve kullananlar hakkında yasal işlem yapılacaktır.


Fotoğrafın kopyalanması ve kullanılması yasaktır. Fotoğrafı kopyalayan ve kullananlar hakkında yasal işlem yapılacaktır.

Erdeniz Sanlav 139


Mustafa Gümüş 140


Fotoğrafın kopyalanması ve kullanılması yasaktır. Fotoğrafı kopyalayan ve kullananlar hakkında yasal işlem yapılacaktır. 141


Sadrettin Emre 142


Fotoğrafın kopyalanması ve kullanılması yasaktır. Fotoğrafı kopyalayan ve kullananlar hakkında yasal işlem yapılacaktır. 143


Murat Ĺženlik 144


Fotoğrafın kopyalanması ve kullanılması yasaktır. Fotoğrafı kopyalayan ve kullananlar hakkında yasal işlem yapılacaktır. 145


gelecek sayı görüşmek üzere... www.facebook.com/6gendergi www.twitter.com/6gendergi 146


6GEN Fotoğraf Dergisi Nisan-Mayıs Sayı-11