Issuu on Google+

1TCV

13.06.2012

“Aşağıdaki içerik tamamen kişiseldir. Herhangi bir kurum ya da oluşumun görüşlerini yansıtmamaktadır. Bu mesajları almak istemeyenlerin bildirmesi, ilgilenenlerin ise bilgilendirmek adına paylaşması rica olunur.”

DeğerlendiriYORUM “Sonunda iktidar ve muhalefet el ele verdi. Suçsuz yere tutuklu bulunanların salıverilmesi, suçluların adalete teslim edilmesi ve açılım konusunda büyük adımlar atıldı. Öğrenciler, öğretmenler, memurlar, sanatçılar nihayet hak ettikleri değeri görmeye başlayacak. ‘İleri demokrasi’ bayrağı taşıyarak özgürlüklerin artırılması ve kadına şiddetin azaltılması için uğraşan, din ve devlet işlerini birbirine karıştırmayan laik siyasilerin bu çabaları gerçekten takdire layık.” … derken bir ürperti ile uyandım. Üzerinde uyukladığım gazetede bir haber çekti dikkatimi: “Habur’da başarılı olamadık... Tutukluluk süreleri uzun... Halkın yargıya güveni azaldı... MİT’e emri veren benim...” Yıllardır söylediklerimizi tekrarlıyordu biri. Emin olmak için bir kez daha okudum haberi. Evet, başbakandı bunları itiraf eden. Ve bu kez uyanıktım. Gözlerime inanamadım. “Nihayet” demek istedim ancak gündem maddelerini yan yana koyduğumda değişen, iyiye giden hiçbirşey göremedim… Sahte kanıtlarla muhalif kesimi tutuklatan zihniyet sorgulanmaya başlandı. Özel yetkili mahkemeler belki de ucu birilerine dokunacak diye artık irdeleniyor. İktidar ve cemaat bu konuda bir kez daha karşı karşıya geldi. Laik cumhuriyetimizin içine düştüğü durum bakınız… Diğer gündem maddesi ise terör zirvesi idi. Kadınlarımızın kürtaj çığlığından çağrışım yapan muhalefet kimsenin ne olduğunu bilemediği Kürt açılımına sarıldı. Birbirlerine demedik laf bırakmayanlar bir saçılımın etrafında barış çubukları tüttürdü ve sonra herşey kaldığı yerden devam etti. Dünyaca ünlü piyanistimiz Fazıl Say’ın 1,5 yıl hapsi istendi. Atatürk’ün bir sözü geldi aklıma: “Efendiler! Bakan, başbakan, hatta cumhurbaşkanı olabilirsiniz… Ancak sanatçı olamazsınız.” Bir SBS daha geride kaldı. Üniversite sınavlarındaki kopya skandallarını hatırladım bir an. Sonra biberle acısı büyüyen protestolar, eylemler, şehitler geçti gözümün önünden... Gündemin yine nasıl başarıyla değiştirildiğini farkettim. Hep kötü şeylerden mi bahsedeceğiz? Biraz da rekorlarımıza bakalım... Türkiye, Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü’nün (OECD) yaptığı araştırmada yaşam kalitesi düşük ülkeler sıralamasında 1. olmuş. Diğer bir rekor da tutuklu sayıları.... 35.595 tutuklu varmış ve %75’i son 1 yılda tutuklanmış. Sezar’ın hakkı Sezar’a... Ustalık dönemi çok iyi gidiyor... İyi uykular...

Gündemden Kaçırılanlar... Jandarmanın görev alanı daraltılmaya devam edildi. Tutuklu milletvekilleri, kürtaj yasağı, THY grev hakkı yasağı konularında tepkiler devam etti. 2 paşa daha tutuklandı. 2 askerimiz daha şehit oldu. Ak transfer teklifini geri çeviren Bodrum Belediye Başkanı tutuklandı. Bodrum halkı ayaklandı. 4+4+4 ile imam hatibe çevrilmesi gündemde olan okulların öğrencileri ve velileri sokağa döküldü. Devletin dağıttığı ve yüzlerce öğrencinin zehirlenmesine yol açan sütlerin bozuk olduğu belgelendi. Parasız eğitim için pankart açan gençlere 8 yıl hapis cezası verildi. Şiddet mağduru kadınlar için açılan hatta başvuru yağdı. Vatandaşları mağdur edeceği belirlenen Türk Ticaret Kanunu düzeltilmeye başlandı.


DegerlendiriYORUM - 13.06.2012