Issuu on Google+

2

NORTH CYPRUS UK JULY 2011

İçindekiler

Gençlere Kuzey Kıbrıs’ta kamp yapma fırsatı

Bu yaz İngiltere’deki gençlere ilk kez Kuzey Kıbrıs’ta gençlik kampına katılma olanağı sağlanıyor. Ağustos ayına kadar İngiltere’deki temsilciliğimize müracaat eden gençler, Kantara’da bir hafta boyunca ücretsiz kamp yapma olanağına sahip olacak, Kuzey Kıbrıs’taki gençlerle kaynaşma olanağı bulacaklar. Haber 16

Girne Yat Limanı’nı incelediler

Haber 4

Super Gold (Garga Suyu) ve Bubble Up yeniden hayat buldu

Fashion TV, güzelini Rocks Hotel’de seçti…

Alina Zhingulina güzellerin en güzeli

Hedef İngiltere…

Haber 24-25 Sahibi: North Cyprus UK Ltd Genel Yayın Yönetmeni: Zorlu Cezaroğlu Editör: Misli Kad›oğlu Dizayner: Halil Yaltırık Kapak Fotoğrafı: Burçin Tuncer

Adres: PO BOX 57894, London SE26 9AU Kıbrıs: +90 533 863 5341 Londra: +44 7958 352 411 Mail: zorlucezaroglu@yahoo.co.uk zorlu@northcyprusuk.com

Shayna’ya manken çıkarması Haber Alıveriş KKTC 22

recycle Gazetemizde yay›nlanan fotoğraf, haber ve reklamlar›n her hakk› mahfuzdur

Yayın Tarihi: 13 Temmuz 2011

Haber 26

NORTH CYPRUS UK JULY 2011

3

4

NORTH CYPRUS UK JULY 2011

Haber

Editörden

Misli Kadıoğlu mislikadioglu@hotmail.com

Birlikte başardık tılan adımların yalnızca bir fikir, arzular ve ardından da cesaretle başladığı bir gerçek. Ancak gerisinin nasıl geleceği, hayallere ulaşıp ulaşmamak, iyi sonuç almak veya almamak gösterilen performansa bağlı. Buna en güzel örnek de sanırım şu an elinizde tuttuğunuz North Cyprus UK. Bir başlangıçla kalmayarak ve sürekli gelişerek, değişim ve başarının örneği olduğumuzu düşünüyorum. Bu ay ikinci yılımızı kutluyoruz. Hem de ikiye katlanan sayfa sayısı, çok daha okunur ve çok daha geniş bir yelpazede konularıyla. Önemli bir boşluğu doldurduğumuzdan artık eminiz. İngiltere’de Kıbrıs’ı, vatanlarını yüreklerinde taşıyan halkımıza, yalnızca özlemleri değil, aynı zamanda ülkeleri konusunda ihtiyaçları olanı ve göremedikleri, duyamadıklarını iletmeyi önemli bir görev bildik. Bu ay ikinci yılımızı kutlamanın yanında, toplamda 74 sayfa içerisinde ‘alışveriş eki’ ile de sizlere bir rehber armağan etmenin de mutluluğunu yaşıyoruz. Buram buram Kıbrıs ve buram buram Kıbrıslı kokan gazetemiz, sizler için ve sizlerle birlikte değerlerimize sahip çıkıyor. Tabi ki başarımızda en büyük paya sahip okuyucularımız, ayakta kalmamız ve hep daha iyiye gitmemizde önemli ölçüde katkısı olan reklam veren firmalar, bizlere her ay yazılarıyla destek veren köşe yazarlarımıza ve yolumuza çıkan, bizlerden bir tatlı sohbetini, bir fincan kahvesini esirgemeyen dostlarımıza sonsuz teşekkür ederiz. Daha güzel bir ülke için ve ülkemize sahip çıkmak adına, yok olan değerlerimiz ve kaybettiklerimize, en önemlisi de Kıbrıslı kimliğimize kenetlenmek için, bir birimize destek olmak sanırım son çaremiz… Hep birlikte, eski günlerin güzelliğinde, daha da iyi günleri paylaşmak dileğiyle…

A

Girne Yat Limanı’nı incelediler Turizm Çevre ve Kültür Bakanı Ünal Üstel, Girne Yat Limanı’nda yaşanan sorunlara çözüm üretmek amacıyla Limana bir ziyaret gerçekleştirdi ve incelemelerde bulundu.

urizm Çevre ve Kültür Bakanı Ünal Üstel, Girne Yat Limanı’nda incelemelerde bulundu. İnceleme öncesinde, Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanlığı’nın sorumluluğunda bulunduğunu halde, turistik önemi nedeniyle limanda yaşanan sorunlara duyarsız kalamayacaklarını belirten Üstel, sorunların; Girne Belediyesi, Kaymakamlığı, Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanlığı ile Turizm Çevre ve Kültür Bakanlığı yetkililerinin katılacağı bir toplantıyla daha kapsamlı olarak ele alınacağını söyledi. Ülkenin önemli bir değeri olan tarihi yat limanı Girne’ye yaraşır bir hale getirmek için işbirliği içinde çalışacaklarını kaydeden Üstel, bundan sonraki aşamada, liman için daha uzun vadeli projeler hazırlanacağını belirtti.

T

Adımlar atılacak Girne Belediye Başkanı Sümer Aygın da, “ortak hedefimiz Girne’nin her noktasını turizmin hizmetine kazandırmak” diyerek, limanın sorunlarıyla ilgili ivedilikle somut adımlar atılmasının gerekliliğine işaret etti. Limanda idari otorite boşluğu olduğuna vurgu yapan Aygın, Girne Yat limanı içinde her türlü gelişmeyi kontrol edecek idari bir mekanizma oluşturulmasını istedi. Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanlığı Müsteşarı Suat Yeldener, Deniz Turizmi İşletmecileri Birliği Başkanı Faik Gencer ile Kuzey Kıbrıs Deniz Temiz Derneği Başkanı Mesut Günsev de sırasıyla söz alarak, limanla ilgili sorunlar hakkında bilgi verdi, ardından incelemeye geçildi. İncelemenin ardından yeniden basına konu-

şan Bakan Üstel, liman içindeki tersanenin hukuka uygun bir şekilde liman dışına taşınması, yatların bağlandığı iskelelerin yenilenmesi, su sirkülasyonu

konusunda yaşanan sorunun drenajla çözülmesi, limandaki binalar ve çevrenin düzenlenmesine yönelik adımlar atacaklarını kaydetti.

6

NORTH CYPRUS UK JULY 2011

Haber Dr Muhammet Yaşarata muhammet@cypruspremier.com

‘Yüksek Kaliteli Hizmet’ veren yeni bir Hava Yolu istiyoruz eçen ay yazdığım gibi, bu yazımda sizlere Virgin America Hava Yolları modeli hakkında bilgi vereceğim. Bu modeli anlatmaktaki amacım kurulmasını planladığımız yeni ‘Kuzey Kıbrıs’ Hava Yollarının da böyle bir modeli benimsemesi gerektiğine yürekten inandığım içindir. Yeni kurulacak hava yollarımız öncellikle ‘Yüksek Kaliteli Hizmet’ sunmayı ön plana çıkarmalıdır. Şu anda KKTC’ye uçan ve daha fazla ‘Low Cost’ dediğimiz uçuş modellerini benimseyen hava yollarından farklılaşması en önemli politikası olmalıdır.Bunu özellikle vurguluyorum çünkü aşağıda bahsedeceğim modeli gerçekleştiren Virgin America Havayolları bu ilke sayesinde zarardan kara geçen, adından sıkça söz ettiren köklü bir havayolu olabilmiştir.

G

Virgin America Hava Yolları, 8 Ağustos 2007 tarihinde ‘Düşük Ücret’ ve ‘Yüksek Kaliteli Hizmet’ sunmak için, San Farnsisco Uluslararası Hava Alanını ‘hub’ (merkez) seçerek operasyona başladı. İngiliz girişimci Richard Branson, hava yolunun keşifcisi olmasına rağmen, ABD’deki yasalardan dolayı ancak % 25 hissesine sahip olabilmiştir. ABD yasalarına göre America’da kurulan hava yollarının çoğunluk hisseleri ve ‘fiili denetimi’ ABD vatandaşı kişiler tarafından olması gereklidir. Dolayıslyle, Virgin America’nın geriye kalan % 75 hisselerini Black Canyon Capital LLC (özel bir yatırım şirketi) almış ve üçte iki oranındaki yönetim kurulu üyelerini de yönetime bu şirket atamıştır. Yani, sekiz kişilik oluşacak yönetim kurulunda hava yolunu yaratan ve ismini veren Virgin Group’tan sadece 2 kişi yönetim kurulunda durumunda yer alabilmiştir. Virgin America, Ağustos 2007 yılında başladığı operasyonunda, 2010 yılının ilk iki çeğreğinde 270 milyon dolarlık bir kaybı olmasına rağmen, 2010 yılının üçüncü çeyreğinde 7,5 milyon dollar kar yapmayı başarmıştır. 2009 Mart ayının ilk aylarında ABD yatırımcıları hisselerini satmışlardı. Mayıs 2009 a gelindiğinde ise ise, Virgin America, tüm uçuşlarında internet üzerinden Wi-Fi erişimi sunan ilk hava yolu olarak diğer havayollarının sunmadığı özellikleri kendinde toplamayı ilke edinerek başarısının ilk adımını attı. Ayrıca, Skype üzerinden, uçak içerisinde konuşma yapmayı da gerçekleştirdi. Ocak 2010 yılına gelindiğinde ise Google’un desteğiyle ücretli sumuş olduğu Wi-Fi systemini ücretsiz sunmaya başlamıştır. 2010 yılında ayni zamanda uluslararası uçuşları da başlatıp ilk uçuşunu Kanada’ya yapmıştır. Virgin America, 39 Airbus A319 ve A320 uçaklardan oluşan filosu ile başladığı çalışma hayatına, faaliyet gösterdiği tüm uçuşlarında üç sınıf hizmet sunmaktadır - First Class, Premium Ekonomi ve Ekonomi. Tüm koltuklar Panasonic Aviyonik kişisel eğlence ile donatılmış “Kırmızı” diye adlandırılmış dokunmatik ekran sistemi yerleştirmiştir. Bu ekranın özelliklerinden birisi de uçuş sırasında alış veriş yapmaya ve de in-flight yiyecek içecek şiparişi vermeye elverişli hale getirmesidir. First Class koltuklarıa, 55 inçh (1400 mm) ve 28 inçh (710 mm) genişliğindedir. Koltuklar güç bağlantı noktaları, ayarlanabilir koltuk başlıkları, masaj fonksiyonu ve çeşitli yaslanmak kontrolleri özelliği taşımaktadır. Birinci sınıf oturan yolcuların ücretsiz yemek, içecek ve alkollü içkiler almak ve özel check-in yaptırmanın yanında, ücretsiz canlı uydu televizyon, on-demand filmler, talep üzerine televizyon programları ve oyunlarından oluşan bir seçki sunumaktadır. Premium Ekonomi, First Class Kabin koltukların hemen arkasında ve uçağın çıkış bölmelerinde yer alır. Burada, yolcular normal First Clas koltuklarda daha fazla kolaylıklar sunulmaktadır ve koltuk pitch 38 inçh (970 mm) ve özel bagaj kutuları mevcuttur. First Class gibi, yemekler, içecekler ve alkollü içecekler ücretsiz olarak prime televizyon kanalları ve film bu class da sunulmaktadır Geriye kalan tüm koltuklar da 32 inçh (810 mm) olup, bu sınıfta da güç bağlantı noktaları ve ayarlanabilir koltuk başlıkları mevcuttur.Bu sınıfta da ücretsiz canlı uydu televizyon, Pay-per-view on-demand film ve on-demand televizyon şovları, küçük bir seçim ücretsiz oyunlar ve oyun satın almak için daha büyük bir seçim sunmaktadır. Yolcular, sadece bu sınıfta, yemek ve içeceklerini satın almak durumundadırlar. İşte bu özellikleri hayata geçirerek operasyon yapmaya başlayan zarardan kar etmeyi başaran Virgin America şu anda America da adından söz ettiren bir hava yoludur.Bu model ile de yine Virgin Australia donatılmış ve zarar eden hava yolu kara geçirilmiştir. Havacılık sektöründe kötü giden dolulluk oranlarını en iyi dolluluk haline getirmek isteniliyorsa muhakkak kaliteli bir hizmet verme modeli benimsenmeli ve gerçekleştirilmelidir.. Yeni kurulacak ‘Kuzey Kıbrıs’ hava yolları Virgin America ve Virgin Australia modelinin en azından bazı özelliklerini uygulayabilirse, başarısını iki kat artıracağına inanmaktayım. Kim bilir, belkide yakın bir zamanda adamızı ziyaret eden Sir Richard Branson’u bu kez devlet düzeyinde davet ederek, fikir alış verişinde bulunmamız isabetli bir karar olabilir. İlerleyen günlerde yeni hava yollarımızın nasıl şekilleneceğini hep birlikte göreceğiz. Hayırlı aylar,herşey gönlünüzce olsun….

Anadolu Rock müziğinin sevilen ismi Haluk Levent, müzikseverlere renkli bir akşam yaşattı.

Haluk Levent Clissold Park’ta coşturdu... nlü rock müzik sanatçısı Haluk Levent, Day-Mer Kültür ve Sanat Festivali’nin son gününde Clissold Park’ta binlerce kişinin katılımıyla mükemmel bir konser verdi. Kuzey Londra’nın Newington Green bölgesinde bulunan Clissold Park’da organize edilen Park Festivali’ne ilgi büyük oldu. Haluk Levent, konserin yapıldığı parkın alanını tamamen doldurdu. Yeni ve eski albümlerinden birçok parça seslendiren ünlü sanatçı, DayMer’in festivaline katılmaktan ve sahne almaktan büyük keyif aldığını söyledi. Türkiye’de azınlıkarın hep yanında olduğunu ifade eden Levent, “Kürt halkının da her zaman yanında oldum. Türkiye’de ‘karşımda bazı bayraklar’ var diye 4 yıl yargılamdım. Ekonomik olarak iflas ettim ve hatta icralar bile geldi” diye konustu. Ünlü sanatçının seslendirdiği parçalara hep

Ü

birlikte eşlik eden hayranları, bir çok parçada kendilerinden geçti. IDMC, Day-Mer halk oyunları ekip-

lerinin yanı sıra, Feryal-Ferhat ikilisi ve Koma Ahmed gibi gruplar da sahne aldı.

NORTH CYPRUS UK JULY 2011

7

8

NORTH CYPRUS UK JULY 2011

Haber

Lycamobile’nin yeni yüzü “Eylem” Kıbrıslı şarkıcı Eylem, Lycamobile’in yeni reklam yüzü oldu. 1 yıl sürecek anlaşmaya göre Eylem, başta İngiltere ve Almanya olmak üzere tüm Avrupa şehirlerinde Lycamobile’i temsil edecek. ıbrıslı şarkıcı Eylem, ödemeli uluslararası telefon operatörlerinden Lycamobile’ın yeni reklam yüzü oldu. Lycamobile, Türkçe konuşan toplumda etkinliğini artırmak için Eylem Kızıl ile anlaşma imzaladı. 1 yıl sürecek anlaşmaya göre Eylem, başta İngiltere ve Almanya olmak üzere tüm Avrupa şehirlerinde konserler düzenleyecek, imza günlerine katılacak ve çeşitli etkinliklerde Lycamobile’ı temsil edecek. Bu olay Kuzey Kıbrıs’ın tanıtımı için de büyük önem taşıyor.

K

Organizasyonlar ve yardım etkinlikleri düzenlenecek Lycamobile’ın Canary Wharf’taki binasında yapılan imza törenine katılan Eylem, Avrupa’da yaşayanların sevdikleriyle görüşmesinin önemine değinerek, “Yüksek maliyet nedeniyle sevdiklerimizle iletişimsiz kalamayız. Lycamobile, düşük maliyetle bunu sağlıyor. Ben de uzun yıllar sevdiklerimden

ayrı yaşadım, yaşıyorum. Bu hizmeti çok önemli buluyorum. Lycamobile’la birçok güzel organizasyon ve yardım etkinlikleri düzenleyeceğiz” dedi. Yakın zamanda üçüncü albümü “Bugün Burada”yı çıkaran ve klibi televizyonlarda dönmeye başlayan güzel sanatçıyı imza töreninde anne ve babası İlkay – Halil Halabi çifti de yalnız bırakmadı. 14 ülkede 6.5 milyon müşterisi var “Lycomobile sizleri seviyor” sloganıyla yapılan anlaşma, Lycamobile’ın Türkçe konuşan müşteriler içindeki etkinliğini artırmayı hedefliyor. Şu anda 14 ülkede 6.5 milyon müşterisi bulunan firma, 2012’ye kadar bu sayıyı 20 milyona çıkarmayı hedefliyor. Firma, 30 operatör firmayla çalışıyor ve Avustralya, Belçika, Fransa, Almanya, İrlanda, Polonya, İspanya, İsveç, Norveç, İngiltere, Hollanda, Danimarka ve İtalya’da faaliyet gösteriyor.

Şarkıcı Eylem,Lycamobile’ın yeni yüzü oldu

Ancak firma 2011 yılında faaliyet gösterdiği alanı genişletmek istiyor. Özellikle yurtdışı aramalarda

ekonomik olarak büyük maliyet kolaylığı sağlayan cep telefonu hattından Türkiye’deki sabit hatla-

rı aramanın dakikası 1, cep telefonlarını aramanın dakikasıysa 9 penny.

NORTH CYPRUS UK JULY 2011

9

10

NORTH CYPRUS UK JULY 2011

Haber Mine Çeliker mceliker@gmail.com

Başarılar... Her insanın hayalleri vardır kendi için kurduğu… Kimi akışına bırakır gelen geçen hayatını rastlantıların peşine… Kimi farkında olmadan o rastlantılardan bir dünya kurar kendine… Kimi hayallerini gerçek yapar karşısına çıkan her rastlantıyı fırsata dönüştürme başarısını göstererek. Gerçek yaparken hayallerini ve değerlendirirken her fırsatı, etrafında gelip geçene bakmaz bile… Öyle bir odaklanır ki gözü görmez hiçbir şeyi… Kırar belki sevdiklerini, ya da daha iyi dönemeçler vardır yürüdüğü yolda ama bunu bilemez… Yarattığı hayalin gerçek olması, hayat amacı gibi görünür bazen hedefe odaklanmış insanın gözünde… Anacak o kadar yoğunlaşır ki insan hayallerine, onların amaç değil araç olduğunu bilemez… Öyle hayaller vardır ki imkansız gibi görünür herkese ama imkansızı başarmanın vereceği duyguyu düşündükçe başarır insan… Başarı analiz edilir sonra… Başarmanın tanjantı alınır, emeğe bölünür ve mutluluğa olan artısı hesaplanır. Sonra başarının ne kadar başarı olduğu tartışılır… Gerçekleştirilen bir rüya insanın bulunduğu şartlara göre değerlendirilir ve başarı olup olmadığı geçirilir gözden… Bu kadar şey düşünülür işte başarı için… Başarı uzmanıyla tanıştım geçtiğimiz haftalarda… Girne limanının güzel atmosferine hoş bir sohbet de eklendi ve başarı hakkında konuşmaya başladık… Varılan her noktanın başarı olup olmadığı insanına göre değişirmiş… Mesela, hapisanede eğitimini sürdürüp bölüm üçüncüs�� gelmek ciddi bir başarıyken, normal şartlarda üniversite okuyup bölümü birinci olarak bitirmek pek de başarı sayılmıyor diğerine kıyasla… Yani başarı içinde bulunduğun zorluk derecesiyle başarının büyüklüğü arasındaki farkta gizli aslında… Bulunduğun noktadan ne kadar uzaksa hayallerin, gerçekleştirdiğin anda alacağın değer daha da artıyor aslında… Sonra “Başarı mutluluğu getirir mi ?”diye tartışmaya başladık… Yoksa çıkılan noktanın bir üst noktası olduğunu bilerek sonu olmayan bir yola mı girilir? Yoksa bunların hepsi de gereksiz çabalar mı? Başta da söylediğim gibi her insanın farklı hayalleri vardır… Kiminin kendi için büyük, kiminin toplum için büyük, kiminin ise dünya için büyüktür bu hayalleri… Yani başarının matematiği bir yana, başarının başarı olması için önce insanın kendini bulması ve isklerini bilmesi gerekir. Kısaca, bana sorarsanız bu hayatta başarı; insanın istediği gibi yaşayabilmesi, bağımsız kararlar verebilmesi, yaşadığı her bir anın tadını çıkarabilmesi ve hayal kurabilmesidir. Hepinize başarılı ve mutlu bir hayat diliyorum…

25’inci Miss Kuzey Kıbrıs tacını takıyor 25’inciMiss Kuzey Kıbrıs 2011 Güzellik Yarışması’na sayılı günler kaldı. Londra’dan da yarışmacı kızların arandığı yarışma 28 Temmuz tarihinde Salamis Bay Conti Resort Otel’de yapılıyor. “25’inci Miss Kuzey Kıbrıs 2011 Güzellik Yarışması”, 29 Temmuz Cuma akşamı Salamis Bay Conti Resort Otel’de yapılacak. İletişim sponsorluğunu Bayrak Radyo Televizyon Kurumu’nun (BRTK) yapacağı yarışmanın konaklama sponsoru ise Salamis Bay Conti Resort Otel olacak. Günkut Ajans tarafından n BRT’de düzenlenen basın toplantısında, her yıl geleneksel olarak yapılan yarışma hakkında bilgi verildi. Basın toplantısında; geçen yılın 1. 2. ve 3. güzelleri yanında, 1988 Güzeli Fatoş Anıl, 1990 güzeli Şükran Paralik ve 2005 güzeli Hasret Kolcu da hazır bulundu. Basın toplantısında ilk sözü alan Günkut Ajans Direktörü Zehra Günkut, “25. Miss Kuzey Kıbrıs 2011 Güzellik Yarışması”nın 29 Temmuz Cuma akşamı Salamis Bay Conti Resort Otel’de yapılacağını belirtti. Bu yıl 25’inci yılı Daha sonra söz alan organizatör, koreograf ve sunucu Bülent Günkut, çeyrek asırlık bir ada geleneği olarak gerçekleştirilen yarışmanın, bu sene 25’incisinin yapılacağına işaret ederek, yarışmanın bu yıl, daha önceki yıllarda yarışmaya 10 defa ev sahipliği yapmış olan Salamis Bay Conti Resort Otel’de yapılacağını kay-

detti. Yarışmaya başvuruların başladığını ve 22 Temmuz’da sona ereceğini ifade eden Günkut, yarışmanın ön eleme turunun 22 Temmuz Cuma günü sabah saat 11.00’de BRTK sitesinde gerçekleştirileceğini belirtti. Yarışmada ilk üçe girecek güzellere Yakın Doğu Üniversitesi’nin (YDÜ) mezun olana kadar tam eğitim bursu vereceğini ifade eden Günkut, Turizm Çevre ve Kültür Bakanlığı tarafından 1. güzele 5 bin, 2. güzele 3 bin, 3. güzele ise 2 bin TL para ödülü verileceğini söyledi. Günkut, yarışmada ilk üç yanında dostluk güzeli ve Salamis Bay Conti Resort Otel güzeli de seçileceğini sözlerine ekledi. BRT’den canlı yayınlanacak BRT Televizyonlar Sorumlusu Raif Hızal da, 25 yıldır düzenlenen yarışmanın kalitesinin ortada olduğunu ifade ederek, yarışmayı BRT’den canlı yayınlayacaklarını kaydetti. Salamis Bay Conti Resort Otel Halkla İlişkiler Sorumlusu Vecihe Kaşifoğlu da, yarışmaya konaklama sponsorluğu yapmaktan duydukları memnuniyeti dile getirerek, yarışmaya ileriki yıllarda da katkı koymayı temenni etti.YDÜ Genel Koordinatörü Özgü Bayraktar da, organizasyona katkı koymaktan

Doğu Akdeniz Üniversitesi’nde Diyetisyen üzerine eğitim gören Tengül Yemenicioğlu, bu yıl 25’ncisi düzenlenecek olan Miss Kuzey Kıbrıs yarışmasına katılacak olan güzeller arasında yer alıyor.

duydukları memnuniyeti dile getirerek, YDÜ’nün yarışmada ilk üçe giren güzellere mezun olana kadara tam burs vereceğini kaydetti.

Yarışmaya Londra’dan katılan Hayriye Özesen, Miss Kuzey Kıbrıs 2008 Kraliçesi tacının sahibi olmuştu.

Londra’dan adaylar aranıyor Organizasyon adına gazetemize bir açıklama yapan Günkut Ajans Direktörlerinden Zehra Günkut, 29 Temmuz akşamı Salamis Bay Conti Resort Hotel’de gerçekleşecek olan 25. Miss Kuzey Kıbrıs Güzellik Yarışması’na Londra’dan katılacak olan adaylara da kapılarının açık olduğunu belirtti. Her yıl geleneksel olarak düzenlenmekte olan Miss Kuzey Kıbrıs’ın 2006-2007 ve 2008

Kraliçelerinin Londralı güzeller olduğuna dikkat çekti. Daha önceki yıllarda yarışmaya Londra’dan katılarak Kraliçe seçilen güzeller şöyle: Miss Kuzey Kıbrıs 2006 - Hazel Kentmen Miss Kuzey Kıbrıs 2007 Sevilay Aydın Miss Kuzey Kıbrıs 2008 Hayriye Özesen Yarışmaya Londra’dan katılmak isteyen adayların 07958 352 411 nolu telefona başvurmaları veya zorlucezaroglu@yahoo.co.uk adresine başvurmaları gerektiği açıklandı.

NORTH CYPRUS UK JULY 2011

11

12

NORTH CYPRUS UK JULY 2011

Haber Sevden Gülercan sevdengulercan@hotmail.com

Bir Uzakdoğu macerası iç şüphesiz herkesin tatil anlayışı farklıdır. Kimileri otele kapanıp kafa dinlemeyi sever, kimileri tarihi eserler yönünden zengin olan ülkeleri, kimileri de benim gibi kültür farklılığı olan değişik ülkeleri dolaşmayı sever. Eğer siz de benim gibi değişik kültürlere sahip ülkeleri dolaşmayı seviyorsanız kesinlikle gitmeniz gereken ülkelerden biri de Thailand olmalı. O kadar değişik ve mistik bir havası var ki inanın bana her köşesini gezmekten büyük bir keyif alacaksınız. Yönetimi, dini inançları, iklimi, ulaşımı her şeyi farklı olan gizemli bir ülke. Krallıkla yönetiliyor, budist inanışa sahipler, muson iklimi hakim heran bardaktan boşalırcasına yağmur yağabilir ve ulaşım hem hızlı hem de keyifli. Thailand’taki ilk günüm ‘tuk tuk’larla karşılaşmamla başladı. Tuk tuk üç tekerlekli motosikletlere verilen isim komik bir ulaşım aracı aslında, ilk bindiğinizde pek güven duygusu vermiyor ama sonra hemen alışıyorsunuz. Thailand’ta yaşayan halkın hemen hemen hepsi budist o yüzden krala ve budizme son derece bağlı ve saygılılar... muhteşem tapınaklara ve buda heykellerine sahipler. Thailand halkı gerçekten çok zeki insanlar aklınıza gelebilecek herşeyi turistlere yönelik yapmayı başarmışlar. Örneğin o kadar güzel orkide bahçeleri varki dolaştıkça kendinizi cennetteymiş gibi hissedersiniz. Kelebek parkları onlarda müthiş, düşünsenize binlerce rengarenk kelebek ve siz inanın bana harika bir duygu. Geceleri sokak mutfakları kurulur tai yemeklerinden tutun da kızarmış kurtçuklar ve çekirgelere kadar herşey mevcut, tabi yemek konusu biraz sıkıntı yarata bilir bunu da ayrıca belirteyim. Yemekten doğan sıkıntıları hepsi bir birinden güzel tropikal meyvelerle gidere bilirsiniz bu da farklı bir seçenek. Thailand’ta yok yok aslında canın safarimi yapmak istiyor fillere binip dolaş yok ben yüzmek istiyorum dersen bembeyaz bir kum ve turkuaz rengi bir deniz seni bekliyor. Ama ben bu saydıklarımdan önce yine Thailand’a özgü olan ve gerçekten işlerinde profesyonel olan spa ve masajı tercih etmiştim. Eğer giderseniz kesinlikle masajı tavsiye ediyorum. Aslında ‘anlatılmaz yaşanır’ derler ya Thailand işte öyle bir ülke anlatmakla olmuyor gidip görmeniz lazım. Daha bir birinden güzel olan adalarından bile bahsetmedim ama benim için en güzeli ve özeli Koh Samui sanki cennetten bir parça olağan üstü güzellikte doğası ve çevreci bir yapıya sahip olması sizi büyülüyor... her şeyden ve herkesten uzak dingin bir hayat kulağa gerçekten hoş geliyor o raya gittiğiniz zaman iç huzurunuz gerçeken yükselişe geçiyor. Bence siz bu yazdıklarmı dikkate alın ve hemen Thailad’a bir bilet alın.

H

Tatil yaparken sağlığınızı da kontrol edin! Girne’de, kaliteli ve otel konforunda hizmet sunan Erduran Tıbbi Tahlil Laboratuvarı, Kuzey Kıbrsı’a tatile gitmeye hazırlanan Kıbrıslı Türklere yaz kampanyası başlattı. Yaz dönemi boyunca tatile giderken sağlık durumu konusunda bilgilenmek isteyenler, 150 pounda full check-up yaptırabilecekler. irne’de bir yıldan bu yanadur otel konforunda hizmet veren Erduran Tıbbi Tahlil Laboratuvarı, Kuzey Kıbrıs’a tatile giden Kıbrıslı Türkler için bir kampanya başlattı. Londra’da yaşayan Türklerin tatile giderken sağlık durumları konusunda uzman ellerden bilgi almaları konusunda önemli bir adım atan laboratuvar, 150 pound’a full check-up hizmeti sunuyor. Randevu almadan, aynı gün alacağınız sonuçlarla, konforlu ve güvenilir bir hizmet garantisi veren Erduran Tıbbi Tahlil Laboratuvarı direktörü Metin Erduran, gazetemize konuşarak hem kampanyaları hakkında bilgi verdi, hem de Londralı Türk kardeşlerinden yatırımına destek istedi.

altında yaptıklarını belirterek, Londralı Türklerin 150 pound karşılığında check-up yaptırabileceklerini kaydetti.

Sonuçlar aynı gün çıkıyor 23 yıldan beridir Girne’de hizmet veren ve bir yıldan buyanadır da çok modern bir ortamda hizmetlerini sürdüren Erduran Tıbbi Tahlil Laboratuvarı Direktörü Metin Erduran, İngiltere’de yaşayan Kıbrıslı Türklere kaliteli hizmet yanında konforlu ve en hızlı tahlil sonucu almanın keyfini yaşatacaklarını söyledi. Erduran, aldıkları bilgilere göre, İngiltere’de hastaların birtakım tahliller yapmak için önceden randevu alması gerektiğini, bunun da birkaç ayı aldığını belirterek, kendilerinin bir check- up’ı yarım günde yaptıklarına işaret etti. Sonuçları da aynı gün verdiklerinin altını çizdi.

“Tahlil yapmasanız da kahvemizi için” Londra’da yaşayan Türkleri laboratuvarına davet eden Erduran, “ Analiz ve tahlil yapmasalar bile gelsinler bir kahvemizi içsinler, laboratuvarımızı gördükten sonra ülkelerine döndüklerinde her şeye rağmen bu ülkede güzel şeylerin yapılabileceğini anlatsınlar.” diye konuştu. Check- up yaptırmak için randevu almaya gerek olmadığına da dikkat çeken Erduran, sabahleyin aç karnı laboratuvara gelmelerinin yeterli olduğunu dile getirdi. Bunun yanında laboratuvara gelemeyecek durumda olanlar varsa da 444 99 44 numaralı telefondan arayıp, evlerinde hizmet alabileceklerini kaydetti. Erduean, Check-up’a dahil olarak; kan şekeri düzeylerini, kalp krizine neden olan kan yağlarını, böbrek fonksiyonları, karaciğer enzimleri durumunu, kemikler için gerekli kalsiyum fosfor gibi mineralleri, kansızlık, demir eksiklikleri, enfeksiyonlar, idrar yolları ve böbreklerin durumu, gut hastalığı ile ilgili sorun var mı ve ayrıca kan gruplarını da öğrenebileceklerini kaydetti. Erduran, daha çeşitli tetkikler için de ekstra tahliller yaparak normal fiyattan daha indirimli fiyatlara sonuçlar alabileceklerini

G

Londralı Türklere kampanya! Özellikle kendisinin uzman olarak, bütün hastalarla tek tek ilgilendiğini söyleyen Erduran, hastalarına, nelere dikkat etmeleri gerektiği konusunda da bilgiler verdiğini de kaydetti. Erduran, “Müşterilerimiz tatile gelmişken sağlıklarıyla da ilgili bilgi sahibi oluyorlar” dedi. Bu nedenle tamamen Londra’da yaşayan Türklere yönelik başlattıkları kampanya konusunda da bilgi veren Erduran, çok gelişmiş bir check-up’ı normal fiyatlarının

Avrupa’da dahi böyle konfor yok Kıbrıs’ta laboratuvar mesleğini sürdürebilmenin zorluğuna da değinen Erduran, bazı ilaçları bulabilmenin mümkün olmadığını ancak kendilerinin tüm bunlara rağmen Avrupa’da kullanılan en son sistem cihaz ve kitlerle laboratuvarında hizmet verdiklerini söyledi. Erduran, Avrupa’da insanların almış oldukları laboratuvar sistemlerinin aynısını kendilerinin daha uygun fiyatlarda sunduğunu ifade ederek “Avrupa’da bile olmayan konfor, hizmet ve kaliteyi sunmak konusunda iddialıyız.” dedi.

vurguladı. Bunun dışında da kanser, alerjiler, hormonlarla ilgili testler, kanın incelme derecesiyle ilgili testler, prostatla ilgili testler yapabileceklerini de belirterek, Girne Bellapais yolu üze-

rinde, trafik ışıklarını geçer geçmez sol tarafta bulunan laboratuvarlarına gelmelerinin yeterli olduğunu ifade etti. Londralı Türklere, yaz kampanyasından yararlanmalarını tavsiye etti.

Tüm olumsuzluklara rağmen… etin Erduran, ülkemizde çok ciddi ekonomik, sosyal ve kültürel sorunlar yaşandığını belirtti. Bu sorunların nedenlerinin büyük oranda Kıbrıs konusuna bağlı olduğunu ifade eden Erduran, “şu andaki mevcut yapıyla hayatımızda bir şeyler yapmamız gerekiyor” dedi. Erduran, gerek ülkede yaşayan gerekse ülke dışındaki Kıbrıslı Türklerin bir birleriyle yardım ve dayanışma içerisinde olması gerektiğinin önemine değinen Erduran, turizmde yaşanan olumsuzluklara rağmen birçok

M

yatırımcının da iyi işler başardığına işaret etti. Oscar işletmeleri, Malpas, Korenium, Niyazi’s Restoran, Eziç, Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi gibi yatırımlardan bahsederek bunların ümit verici yatırımlar olduğunu dile getirdi. Bunların yanında kendilerinin de önemli bir yatırım yaptığının altını çizen Erduran, bir laboratuvardan çok daha fazlasını yapmanın gururunu yaşadıklarını kaydetti.Tüm Kıbrıslı Türkler’in bir araya gelip kenetlenerek, birbirlerine destek olması gerektiğinin altını çizdi.

13

NORTH CYPRUS UK JULY 2011

Haber

Hyundai Alantra şimdi Kıbrıs’ta... yundai araçlarının KKTC Ana Bayisi Asok Ltd, Hyundai Alantra’nın tanıtımını Lefkoşa Asok Plaza’da gerçekleştirdi. KKTC Başbakanı İrsen Küçük, Maliye Bakanı Ersin Tatar, İçişleri ve Yerel Yönetimler Bakanı Nazım Çavuşoğlu ve Lefkoşa Belediye Başkanı Cemal

H

Bulutoğulları’nın da hazır bulunduğu tanıtım kokteyilinde Hyundai’nin yeni serisi olan Alantra’nın tanıtımını Zarina Ajans mankenlerinden Cansu Nur Çufalı yaptı. Oldukça kalabalık ve renkli geçen tanıtım kokteyilinde bir konuşma yapan Başbakan Küçük, Asok ailesine başarılar diledi.

14

NORTH CYPRUS UK JULY 2011

Haber

Hiç kimse yolda kalmayacak!

Hazırlayan

Dty. Zaliha Kiraz zaliskiraz@hotmail.com

Tiroid Bezi iroid bezi 20-30 gr olup boynun ön bölümünde gırtlağın hemen altındadır. Tiroid bezinin görevi, metabolizmayı (yaşamak için gerekli kimyasal ve fiziksel olayları) düzenlemektedir. Kemiklerin gelişmesini, büyümeyi, cinsel organların gelişmesini, deri ve kıl oluşumunu büyük ölçüde etkiler. Tiroid bezi 2 tane hormon yapar ve dolaşıma salgılar. Bu hormonlardan birine tiroksin (T4), diğerine tiriiyodotironin (T3) ismi verilir. T4 hormonunda 4 tane iyod atomu, T3’de ise 3 tane iyod atomu vardır. Hücre içinde T3 hormonu etkili olduğundan T4 hücreye girmeden önce T3’e dönüşür. Tiroid bezinin çalışması beyinde bulunan ve hipofiz adı verilen bir bezden salgılanan TSH hormonu ile kontrol edilir. Kan dolaşımındaki tiroid hormonları (T4 ve T3) azalınca hipofizden TSH salgısı artar ve bu hormon tiroid bezinden tiroid hormon salgısını artırır. Tersine, eğer dolaşımda T4 ve T3 artarsa bu takdirde hipofizden TSH salgılanması azalır. Tiroid bezinin iyi çalışıp çalışmadığını anlamak için kan testi yapılmalıdır. Kandaki T3, T4 ve TSH hormonlarının ölçülmesi ile tiroid bezinin nasıl çalıştığını anlayabiliriz. Tiroid Bezinin Hastalıkları Nelerdir? Guatr : Tiroid bezinin büyümesine guatr denir. Nodül : Tiroid bezinin içinde normal dışı doku oluşmasıdır. Tiroidit : Tiroid bezinin iltihabına denir. Bezde ağrı vardır. Hipertiroidi : T4 ve T3 hormonlarının bezden aşırı salgılanması durumudur. Hipotiroidi : Tiroid hormonlarının (T4 ve T3) az salgılanması durumudur. Kimler Risk Altında? İyod eksikliği olan bölgede yaşayan veya yeterli iyod almayan kişilerde Ailesinde tiroid hastalığı olan kişilerde Diabetes mellitus (şeker hastalığı), romatoid artrit ve persiniyöz anemisi olan kişilerde Gebe kadınlar ve yeni doğum yapmış kişilerde 60 yaşın üzerindeki kadınlarda 70 yaşın üzerindeki erkeklerde Kanser nedeniyle baş ve boyuna radyoterapi (ışın tedavisi) yapılan kişilerde Bazı ilaçları kullananlar (lityum, amiodaron ve interferon gibi).

T

Hipotiroidizm Tiroid bezinin az çalışmasına hipotiroidizm adı verilir. Hipotiroidizm tiroid bezinin az hormon salgılaması nedeniyle oluşan bir hastalıktır. Kan dolaşımında tiroid hormonları (T4 ve T3) düşük olduğundan metabolizma yavaşlar ve bu duruma bağlı şikayet ve belirtiler ortaya çıkar. Hipotiroidiye neden olan hastalıkların başında Hashimoto tiroiditi denilen ve tiroid bezinin nedeni bilinmeyen bir şekilde hasara uğramasıyla oluşan bir hastalık vardır. Hashimoto tiroiditindeönce guatr vardır, ancak yıllar içinde bez küçülür ve hormon salgılayamaz. En önemli özelliği bu hastaların kanlarında anti-TPO ve anti-Tiroglobulin antikorlarının çok yüksek olmasıdır. Hipotiroidiye neden olan diğer nedenlerden birisi de tiroid bezi ameliyatlarıdır. Tiroid ameliyatı sonrası hormon salgılayacak kadar yeteri kadar doku kalmayınca hipotiroidi gelişir. O nedenle tiroid ameliyatı geçiren hastalarda tiroid hormonlarını ölçmek ve izlemek gerekmektedir. Radyoaktif iyod tedavisi yapılan hastalarda da tiroid bezi tahrip edildiğinden yeteri kadar hormon salgılanamayacağından dolayı hipotiroidi gelişir. Bazen nadir olarak bazı ilaçlar (lityum, amiodaron, interferon, interlökin) yanısıra baş ve boyuna yapılan radyoterapi (ışın tedavisi) sonrası hipotiroidi gelişebilir. Hipotiroidi ayrıca şeker hastalarında, kansızlığı olanlarda, romatoid artritiolanlarda sık görülür. 60 yaşın üzerindeki kadınlarda da sık bulunur. Hipotiroidisi olan bir hastada şu şikayetler ve belirtiler olabilir : Halsizlik, güçsüzlük, kolay yorulma Üşüme, soğuğa tahammülsüzlük Seste kısıklık ve kalınlaşma El, yüz ve bacaklarda şişlik Göz etrafında şişlik Ciltte kuruma, kabalaşma veya kalınlaşma Saçlarda dökülme Kas krampları Depresyon, uyku bozukluğu, uyku hali Kabızlık Kadınlarda adet bozukluğu Kilo alma Hafızanın zayıflaması, hatırlamada zorluk Nabız sayısında azalma Hareketlerde yavaşlama Terlemede azalma Tedavi Hipotiroidi ömür boyu tedavi edilmesi gereken bir hastalıktır. Çok nadir olarak Hashimoto tiroiditli hastalarda % 10 – 20 oranında kendiliğinden düzelme olabilir. Hipotiroidi tedavisi kanda eksik olan tiroid hormonlarının normale gelmesi için tiroid hormon tabletleri verilerek yapılır. Tedavide hedef T4 düzeylerini normale getirmek ve TSH düzeyinin normal sınırlar içinde olmasını sağlamaktır.

Cyprus Ways Rent a Car’dan sınırsız hizmet Cyprus Ways Rent a Car, konforlu ve güvenilir seyahatlerin garantisini veriyor. Mağusa’nın en güvenilir araba kiralama firmalarından bir tanesi olan Cyprus Ways Rent a Car, filosunda bulunan 73 tane genç aracıyla, 24 saat sınırsız hizmet sunuyor.

uzey Kıbrıs’ta ekonomik ve güvenilir ulaşımın adresi Cyprus Ways Rent a Car, kiralık araç sektöründe iddialı. Filosunda 73 tane genç ve dinamik aracı ve güler yüzü hizmetiyle araba kiralama yanında, araba yıkama ve sigortacılıkta da sınırsız hizmet sunan şirket, müşterilerine sorunsuz ve rahat seyahatlerin garantisini veriyor. Yaz sezonunda da, kiralık araç sektörünün tercih edilen şirketleri arasında ön sıralarda yer alan Cyprus Ways Rent a Car, 24 saat kesintisiz hizmetle hiç kimseyi yolda bırakmıyor.

K

Müşteri memnuniyeti ön planda Cyprus Ways Rent a Car’ın Direktörü Çağrı Aktuğ, üç yıldan buyanadır kurdukları şirketlerinin her zaman müşteri memnuniyeti odaklı çalıştığını söyleyerek, hizmette sınır tanımadıklarını vurguladı. Aktuğ, yalnızca araba kiralamada değil, sigortacılık ve araba yıkama servisleriyle de müşterilerinin güvenilir, konforlu ve huzurulu hissetmesi için ellerinden geleni yaptıklarını söyledi. Havaalanı transferiyle de müşterilerine hizmet verdiklerine dikkat çekti. Araçların tümü ful sigorta Filolarında bulunan 70’i aşkın genç araçla, araba kiralama sektöründe tercih edilen firmalar arasına girdiklerinin gururunu yaşadıklarını belirten Aktuğ, tüm araçlarının ful sigorta

olduğunun altını çizdi. Aktuğ, “Özellikle Mağusa’da en güvenilir araba kiralama firmalarından bir tanesiyiz. Arabalarımızın tüm bakım, onarım ve ful servisiyle kalitemizi daha da artırdığımıza inanıyoruz” dedi. Güvenilir seyahatin adresi Ülke turizminde ve ekonomide, geçtiğimiz yıllarda yaşanan sıkıntılara işaret eden Aktuğ, özellikle bu yıl, gerek Kuzey Kıbrıs’a uçuşların artırılması, gerekse turizmde atılan yeni

adımlarla yaşanacak canlılıktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi.s Aktuğ, bu yıldan umutlu olduklarını belirterek, bu hareketliliğin şirketlerinde de hissedildiğini söyledi. Aktuğ, erken rezervasyonların önemine değinerek, müşterilerini, Kuzey Kıbrıs’taki seyahatlerinde güvenilir bir firmayla çalışmanın rahatlığını hissetmeye çağırdı. (8 Ötüken Sokak.Yenişehir, Gazimağusa,Telefon: +90(0)392 365 6444 – 8893444)

16

NORTH CYPRUS UK JULY 2011

Haber

Gençlere Kuzey Kıbrıs’ta kamp yapma fırsatı... Bu yaz İngiltere’deki gençlere ilk kez Kuzey Kıbrıs’ta gençlik kampına katılma olanağı sağlanıyor. Ağustos ayına kadar İngiltere’deki temsilciliğimize müracaat eden gençler, Kantara’da bir hafta boyunca ücretsiz kamp yapma olanağına sahip olacak, Kuzey Kıbrıs’taki gençlerle kaynaşma olanağı bulacaklar. encay Eroğlu, Kuzey Kıbrıs’ta yaptığı işlerle özellikle son zamanlarda adından sürekli söz ettiriyor. Uzun yıllar beden eğitimi öğretmenliği, okul idareciliği yaptıktan sonra iki yıldan buyanadır Gençlik Dairesi Müdürlüğü görevini üstlenen Gencay Eroğlu, adada gençlerin yaşamlarını kaliteli bir şekilde sürdürmesi adına adımlar atıyor. Öğretmenlik hayatına 1986 yılında Lefkoşa Türk Lisesi’nde başlayan Eroğlu, daha sonra Atatürk Öğretmen Koleji’nde öğretmenlik ve idarecilik yaptı. Yıllarca basketbol takımları ve halk dansları ekipleri çalıştıran Gencay Eroğlu, yurtiçi ve yurt dışında da birçok başarıya adını yazdırdı. İki kez Olimpizm ödülüne layık görülen Eroğlu, aynı zamanda Türkiye Cumhuriyeti Halk Dansları Danışmanlık Kurulu üyeliği ve Türkiye Cumhuriyeti Festivaller Birliği Danışma Kurulu Üyeliği ’de yapıyor. Geçtiğimiz günlerde, Gençlik Dairesi’ndeki odasında ziyaret ettiğimiz Gencay Eroğlu’yla biraz kendisinden ve yaptığı işlerden söz ediyoruz. Ardından da İngiltere’deki Türk gençlerine de büyük fırsatlar sunan çalışmaları yanında Kuzey Kıbrıs’taki son günlerdeki faaliyetleri hakkında ondan bilgi alıyoruz… Bu yıl ilk kez, Kuzey Kıbrıs’taki gençlik kamplarına İngiltere’de yaşayan Türk gençlerine de katılım olanağı sağlanıyor. Kayıtların Ağustos’a kadar sürdüğü ‘Gençlik Kampı’ hakkında da Eroğlu’ndan detaylı bilgi alıyoruz.

G

İngiltere’deki gençlerimiz de kampa katılabilecek Gencay Eroğlu, İngiltere’deki

gençlere Kuzey Kıbrıs’taki gençlerle kaynaşma olanakları sundukları işaret ederek, onlara Kuzey Kıbrıs’ta bu yaz Kantara’daki gençlik kampına katılma olanakları sunduklarının altını çizdi. Eroğlu, İngiltere’deki gençlere ve genç ailelerine çağrıda bulunarak, “Gençlerimize, ülkelerini tanıtmak, ülkelerini sevdirmek bizim en büyük görevimizdir. İngiltere’deki gençlerimizi de kamplarımıza misafir etmeye hazırız. Bu bir ilk olacak. Bizleri arasınlar veya İngiltere’deki temsilciliğimizi arayarak kayıt yaptırsınlar” dedi. Gençlik Kampı’na İngiltere’den katılmak isteyen

gençlerin çalışmalar yapma olanağı bulduğunu, hem de uzmanlar tarafından ailelere çeşitli seminerler verildiğini belirten Eroğlu, ilkokul, orta okul, lise ve lise sonrası gençlere, halk dansları, izcilik, seramik, tiyatro, masa tenisi, satranç gibi alanlarda, eğitim verildiğini , bunun yanında da veli komiteleri oluşturduklarını söyledi. Eroğlu, veli komitesi oluşturmaktaki amaçlarını ‘veli, gençlik dairesi ve gençler’ arasındaki üçgeni oluşturmak olarak açıkladı. Türkiye ve Avrupa’ya ziyaretler Eroğlu, eğitmenler ve gönüllülerin desteğiyle, faaliyetlerine

North Cyprus UK’e konuşan Gençlik Dairesi Müdürü Gencay Eroğlu, “ Sevginin her şeyden önce geldiği inancındayım. Sevginin olduğu yerde ihanet ve düşmanlık olmaz. Gençlerle sık sık bir araya geliyorum ve onlara bunu söylüyorum” dedi. gençlerin, Ağustos ayına kadar Eğitim ve Kültür ataşesine bilgi verebileceklerini belirten Eroğlu, ortaokul ve lise olarak ayrılan kamp gruplarıyla bir haftalık ücretsiz kamp yapma olanağı sunulacağını kaydetti. Köylere gençlik merkezleri yapıldı Konuşmaya, Gençlik Dairesi Müdürlüğü’ne geldikten sonraki faaliyetleri hakkında devam ettiğimiz Eroğlu, göreve geldikten sonra ilk iş olarak köylerde kapatılan gençlik merkezlerini tamir edip faal hale getirdiklerini söyledi. Artık bu merkezlerde, hem

devam ettiklerine işaret etti. Gençlik Dairesi’nde, en büyük görevlerinden bir tanesinin de gençlere, yurt dışı kapılarını açmak olduğunun altını çizen Eroğlu, ülkemizdeki gençlerin yurt dışı ziyaretlerinde, diğer ülkelerin gençleriyle bir araya geldiğini ve tanışıp kaynaşma olanağı yakaladığını söyledi. Gençlerin sürekli olarak Türkiye ve çeşitli Avrupa ziyaretleri gerçekleştirdiklerine dikkat çeken Eroğlu, çeşitli festivaller ve gençlik kamplarında diğer gençlerle bir araya geldiklerini belirterek, “Gençlerimizin kendilerine olan güvenlerinin artması, sosyalleş-

melerine büyük katkı sağladığımıza inanıyorum.” dedi. Kültür turları sürüyor Gençlerin her yıl Türkiye’ye de kültür turlarına gönderildiğini anlatan Eroğlu, Türkiye Cumhuriyeti’yle işbirliği çerçevesinde ekipler halinde gençlerin Türkiye’ye gönderildiğini söyledi. Özellikle Türkiye’de gerçekleştirilen festivallere Halk Dansları Ekiplerimizin gönderildiğini kaydeden Eroğlu, Türkiye’den de çok sayıda gencin Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde ağırlandığını vurguladı. Önümüzdeki günlerde, Büyük Çekmece, Keşan, Çankaya, Denizli, Yalova Festivalleri ’ne katılım olacağını kaydetti. Karpaz’dan Lefke’ye tüm gençler artık faal Aynı zamanda, tüm ada genelinde faaliyetlerini sürdüğünü söyleyen Eroğlu, Karpaz’dan Lefke’ye kadar tüm orta 2 ve 3’üncü sınıf öğrencilerini, tarihi yerleri gezdirdiklerini ve öğrencilerin bu tarihi yerleri fotoğraflayıp sunumlar yaptıklarını anlattı. Geçtiğimiz günler-

de gerçekleştirdikleri “Gençsin Festivali” hakkında da bilgi veren Eroğlu, Türkiye’den de buraya gelen yetenekli dans hocalarıyla bir haftalık bir süre sonunda gençlerin gösteriler yaptıklarını söyledi. Eroğlu, aynı zamanda son dönemlerde gerçekleştirilmeye başlanan Liselerarası Orkestra Şöleni’yle de liselerde tatlı bir rekabet ortamı yaratıldığını ifade etti. Gençlik kampları yenilendi Çalışmaları çerçevesinde, Lapta Gençlik Kampı’nda açık hava fitness salonu yaptırdıklarını da ifade eden Eroğlu, Kantara Gençlik Kampı’nda da bu yıl yenilikler yapıldığına dikkat çekti. Buraya çok amaçlı bir de spor sahası yapacaklarını kaydeden Eroğlu, tüm bu faaliyetler ve çalışmalarla amaçlarının ülkesini, birbirini seven insanlar yetiştirmek olduğunu kaydetti. Eroğlu, “ Sevginin her şeyden önce geldiği inancındayım. Sevginin olduğu yerde ihanet ve düşmanlık olmaz. Gençlerle sık sık bir araya geliyorum ve onlara bunu söylüyorum” dedi.

NORTH CYPRUS UK JULY 2011

17

18

NORTH CYPRUS UK JULY 2011

Haber

Hayallerinizin peşini sakın bırakmayın! Hayallerinizdeki evi yaratmak artık zor değil. İskele Lefkoşa Anayolu üzerinde bulunan Home Mark Trading (Moderni) sizlere, kaliteli ve modern ürünlerle yaratacağınız farklı çizgilerle, yaşam alanlarınıza kendi tarzınızı yansıtma olanağı sunuyor. skele Lefkoşa Anayolu üzerinde hizmet veren Home Mark Trading (Moderni); mobilya, dekor, duvar kağıdı, aksesuar, ısıtma ve soğutma sistemleri, elektrikli ev aletleriyle, eviniz için gerekli her şeyi sizlere, fark yaratacak çeşitlerle sunuyor. Türkiye’nin tasarım alanında beğenilen markalarından Zet Decor, İdol Mobilya ve Venay Consept, yanında Siemens, Ariston, Gorenje, gibi prestij sahibi kullanışlı ve modern ürünlerle de, kalite ve uygun fiyat bütünlüğünü koruyor.

İ

Kuzey Kıbrıs’ta bir ilk Evlenecek ve evini yenileyeceklere, 2007 yılının Haziran ayından buyanadır, kaliteli ve güvenli bir şekilde hizmet veren Home Mark Trading, büyük bir girişim yaparak Mağusa’da ikinci şubesini açmaya hazırlanıyor. Kuzey Kıbrıs’ta Eylül ayı başlarında, eşi benzeri bulunmayan dev mobilya mağazasıyla müşterilerine hizmet vermeye başlayacak olan Home Mark Trading, herkese hayallerindeki evi yaratma imkanı sunacak.

Kendinizi özel hissedeceksiniz… Kendinizi özel hissedeceğiniz mekanlar, kıskanılacak tasarımlar, her türlü yaratıcılık ve rahatlıkla, kendi tarzınızı yaratabileceğiniz Home Mark Trading’de küçük ev aletleri de aynı zamanda en seçkin markaların en özel tasarımlarından oluşuyor. Beyaz eşyada Siemens, Ariston, Samsung, Sharp gibi markalarla çalışan mağaza, tüm ürünlerinde üç yıl garanti sağlıyor. Home Mark Trading’e www.modernikibris.com adresinden ulaşabilirsiniz.

Home Mark: Larnaka Bulvarı Yeni İskele Mobile: +90 533 820 3390 www.modernikibris.com

NORTH CYPRUS UK JULY 2011

19

20

NORTH CYPRUS UK JULY 2011

NORTH CYPRUS UK JULY 2011

21

22

NORTH CYPRUS UK JULY 2011

Denizin Kokusu Serhat İncirli Email: serhatincirli@hotmail.com

Kıbrıslı Türklerin keklikler ve tavşanlarla dansı! ıbrıs sorununun çözümünün önündeki en büyük engel, milliyetçilik, tutuculuk ve korkaklıktır… Milliyetçilik ve tutuculuk her iki tarafta insanların o kadar ruhlarına işlemiştir ki; seçim kazanma hırsıyla milliyetçi ve tutucu sloganları kullanmak siyasetçilerin o kadar yüreklerine kazınmıştır ki; güney ve Kuzeydeki mevcut siyasetçi yapısıyla asla çözüm olmaz… Ayrıca, Rum ve Türk taraflarını yönetenler arasında uçurum çok büyüktür. Peki iki taraf arasındaki derin uçurum kapanmaz mı? Elbette kapanır. Ama çok zor. Bedeli çok ağır… Mesela Rumların “geri dönme” konusuna bakalım… Girne’yi, Omorfo’yu, Pendaya’yı, Maraş’ı, Lapta’yı, Karava’yı bırakıp da arkasında tank, kıçında bir don, sırtında bir beyaz Kıbrıslı atletiyle Güneye kaçan adam

K

iki kere kızgındır. Önce, malını kaybetmiştir. Türklere karşı hırslıdır. Sonra, hayatında tek bir Türk askeri görmeyen Güneydeki Rumların mal zengini oluşlarına seyirci kalmıştır. Yani Türkler yanında, kendi insanlarına da hırs yüklüdür. Peki, bu insanlara, çocuklarına veya torunlarına “malınızı mülkünüzü unutun” diyebilir misiniz? Bunun bedeli çok pahalı olur! Mal Tazmin Komisyonu karşılayamaz bu bedeli… Üç - beş, on – yirmi kişiye tazminat ödemekle olmaz bu iş! Peki ne yapacağız? Ya tümden dönmelerini kabul edeceğiz -ki dönseler de malları eskisi gibi değildir-; ya da tazmin edeceğiz… Tazmini kabul etmezlerse ne olacak? Takas mesela? Çok zor… “Haydi 19 Temmuz 1974 tarihine geri

dönelim” desek mümkün mü? Değildir… Peki çözüm nasıl olacak? Bir başka örneğe bakalım; Rumlar bizi neden siyasi eşit bir toplum olarak kabul etsin? Etmezler kardeşim! Haksızlar mı etmemekle? İyi düşünerek yanıt verin… Biz kendimizi eşit tutmak için çaba harcadık mı? Biz eşit bir “halk” olabildik mi? Hangi halk? Kimlerden oluşuyor bu halk? Mehmet Ali Talat ya da Rauf Denktaş veya Derviş Eroğlu, bu halkın tarifini yapabilir mi? Biz 1958’de ipleri Türkiye’ye teslim ettik; hiç de şikayetçi olmadık. 29 yaşında, 30 seneden emekli olanı bilirim; keyfini çıkardık! Şimdi üç beş sendikacı eylem yapıyor. İyi de toplum nerede? Veya, CTP’nin mühim teorisyen ağabeylerine bir sorayım, “Kıbrıs Türk halkı kimdir ve nerededir?” Ne yazık ki Kıbrıs Türk toplumunun sindirilmiş olduğu şingyanın içinden kalkıp da

tarlaya çıkması; -avcılar çok iyi bilecek-; korkudan saklanmış tavşanın aynı şingyadan çıkmasından daha zordur. Elli çok iyi eğitilmiş köpek de getirseniz o tavşan çıkmaz… O kadar korkmuştur ki hayvancık, şingyayı ateşe verenler var bazen; yine çıkmaz… Yanar, kavrulur ama kafacığını kaldırmaz. Aha biz öyleyiz… Korkutulmuş tavşanlarız… Ne ilginçtir, kimimiz korkutulmuş, sinmiş tavşan; kimimiz ise soyuna ihanet eden keklikleriz… Ava düşkünlüğümüz bundandır belki de… Korkutulmuş tavşanlar ve soyuna ihanet eden keklikler oluşumuzdandır… Soyuna ihanet eden keklik mi? Avcıların ötmesi için yetiştirdiği kekliklerden bahsediyorum… Onlar öter, diğerlerini toplar ve avcılar hepsini vurur… İhanet eden keklik mutlu mudur değil midir bilemem ama karnı toktur kafesinin içerisinde…

Yunanistan ve KKTC arasındaki benzerlikler unanistan ile KKTC arasında çok ciddi benzerlikler var… Mesela devlet sektöründe müsriflik her iki ülkede temel yapıyı oluşturur. Yunanistan ve KKTC, “ayranı yok içmeye, atla gider çeşmeye” modeli, bol gösterişli törenlere bayılıyor. Vatandaş evine ekmek götürme derdinde; biz şatafatlı törenlerin, kutlamaların peşinde. Ağırlamalar da cabası. Neredeyse müdürlerin tümünün hizmetinde otomobil var. Emekliye ayrılan devlet memurlarının yıllık ikramiyeleri dudak uçuklatan cinsten! Hemen hiçbir şey üretmeyen, toplu iğneyi bile ithal eden Yunanistan’da insanlar mantıkla izah edilemeyecek lüks içinde yaşıyorlar. Yüzde yüz benzerlik var bu noktada. Yunanistan’a dıştan bakıldığında, dünyayı sarsan ekonomik kriz sanki bir tek Sokrates’in, Aristo’nun diyarına uğramamış gibi duruyor. KKTC’ye de dıştan bakıldığında, lüks araç satışı noktasında dudaklar paramparça olur uçuktan! Yunanistan’da milyarderler vergi ödemiyor; bizde durum yüzde yüz aynı… Zenginler hep zararda! Kamuda çalışanlar 50 yaşında emekli oluyor… Yunanistan ve KKTC tıpatıp aynı bu konuda.

Y

Yunanistan’da “yarı resmi rüşvet sistemi” var! Bu KKTC’de biraz farklı… Çünkü KKTC’de yarı resmi değil, resmi bir rüşvet mekanizması oluşmuş! Yunanistan’ın 12 milyonluk nüfusu içerisinde, maaşların yüksekliğine rağmen, yılda 90 bin Euro’dan fazla kazandığını beyan edenlerin sayısı sadece 5 bin kişi. Tıpatıp aynıyız… Lüks içerisinde yaşayan, Ferrari’den inip, yatlara binen Spiros Latsis gibi bizim de çok işadamımız, zenginlerimiz var… Hatta, tıpkı Yunanistan’daki gibi, yatırım yaptıkları için vergiden muaf tutulan çok da Türkiyeli işadamımız var… Yunanistan’dan fazlamız var, eksiğimiz yok bu açıdan… Bana göre Yunanistan’ın kurtuluşu yok! Ama bizim tek farkımız işte burada. Bizde kurtuluş umudu da ümidi de var. Ne mi? Çözüm... Kıbrıs sorununun çözümü, Kıbrıslı Türklerin mahvolmasını hatta yok olmasını önleyebilecek tek yoldur... Gerisi ya yok oluş ya Yunanistan’ın paketinin aynısı...

Her emekliye kaç bakıcı düşüyor? ECD’nin 2009 yılı raporları, her 100 emekliye kaç bakıcı kişinin düştüğünü de saptadı. Şöyle; sizin ülkede kaç yaşlı ya da daha doğrusu kaç emekli var? Diyelim ki 40 bin! Peki, bunlara bakım hizmeti vermek, günlük işlerini kolaylaştırmak hatta bazılarının altlarını dahi temizlemek için devletiniz kaç bakıcıyı ödüyor? KKTC adına yanıt veriyorum: Sıfır! Bizim ülkemizde bakıcı makıcı yok. Yaşlılara kendi evlatları bakıyor. Bakamıyorsa da şimdilerde moda oldu, ya Türkmenistanlı ya da Filipinli bir kadın tutuluyor... Devlet bunun hiç bir aşamasında yok... Geçtiğimiz günlerde İngiliz gazetelerinden birinde şöyle bir başlık vardı: “Her 100 emekliye sadece bir bakıcı; İngiltere’nin bakım rekoru utancı!”...

O

İsveç’te her yüz emekli yaşlıya bakması için devlet ortalama 12.3 bakıcıya para veriyor. İsrail’de 10.2, Norveç’te 8.9, Estonya’da 7.9, Hollanda’da 5.6, Amerika’da 5.5, Japonya’da 4.6, Güney Kore’de 4.2, İrlanda’da 3.1, Almanya’da 2,8, İsviçre’de 2.7, Çek Cumhuriyeti’nde 1.6, Slovakya’da 1.3 ve İngiltere’de 1... Her yaşlı bakıma muhtaç değil elbette... Büyük çoğunluk kendi işini görebiliyor... Önemli bir miktar da modern yaşlı evlerinde toplu olarak hizmet alıyor... Örneğin İsveç’te bakıma cidden muhtaç yaşlılar ele alındığında, belki de bire birdir oran... Yani her bir yaşlıya, bir bakıcı... “Devletim be devletim! Tanınsam da tanınmasam da devletim!” demekle devlet olunmayacağının çok bambaşka bir alandan ispatını yapmak istemiştim de! Bayrak dikmekle olsaydı; preh preh preh preh! Terzi İzzet abim bayrağı diker, ben göndere çekerdim! Öyle olmuyor işte!

KKTC sıcaktan kavruluyor… Gölgede öğle saatlerinde sıcaklık 40 dereceyi buluyor… Ama, illa ki ülkenin her yanı sıcak anlamını çıkarmayın… Mesela Karmi’ye gidin… Nefis gölgeler bulacaksınız… Yanıbaşınızdan sular akacak tıpkı eski günlerdeki gibi… 30 dakika suyun, rüzgarın ve kuşların sesiyle dinleneceksiniz… Bozulmayan yerlerden biridir Karmi… Bekleriz…

NORTH CYPRUS UK JULY 2011

23

24

NORTH CYPRUS UK JULY 2011

25

NORTH CYPRUS UK JULY 2011

Magazin

Magazin

Fashion TV, güzelini Rocks Hotel’de seçti... Alina Zhingulina güzellerin en güzeli Ünlü moda kanalı Fashion TV, Miss Fashion TV 2011 yarışmasını Girne’nin en gözde otelleri arasında yer alan Rocks Hotel’de gerçekleştirdi. Fashion TV’nin organize ettiği gecenin sunuculuğunu Türkiye’nin başarılı şovmenlerinden Mehmet Ali Erbil ve Sırp manken Sladjane Pelic birlikte yaptı.

ashion TV, organizasyonuyla Girne’nin gözbebeği olan otellerimizden Rocks Hotel’de gerçekleşen Miss Fashion TV 2011 yarışmasının en güzeli Alina Zhingulina oldu. Yasin Soy’un koreoğrafisini hazırladığı yarışmada ikincilik tacı Daniella Mijatovic’in üçüncülük tacı ise Raychel Raquelle Garisson’un oldu. Türkiye’nin sevilen sanatçılarından Berksan’ın da

F

sahne aldığı gecede sosyal paylaşım sitesi Facebook’ta yapılan oylama sonrası Maya Kljajic Miss Facebook güzeli olarak belirlendi. Yarışmaya katılan en genç model olan Zhanna Tekleva (16) Miss Rocks Güzeli olarak ünavanın sahibi oldu. Mehmet Ali Erbil’in esprileri ve Rocks Hotel’in havuzbaşında gerçekleşen Miss Fashion TV yarışmasına 38 ülkenin güzelleri katılmıştı.

24

NORTH CYPRUS UK JULY 2011

25

NORTH CYPRUS UK JULY 2011

Magazin

Magazin

Fashion TV, güzelini Rocks Hotel’de seçti... Alina Zhingulina güzellerin en güzeli Ünlü moda kanalı Fashion TV, Miss Fashion TV 2011 yarışmasını Girne’nin en gözde otelleri arasında yer alan Rocks Hotel’de gerçekleştirdi. Fashion TV’nin organize ettiği gecenin sunuculuğunu Türkiye’nin başarılı şovmenlerinden Mehmet Ali Erbil ve Sırp manken Sladjane Pelic birlikte yaptı.

ashion TV, organizasyonuyla Girne’nin gözbebeği olan otellerimizden Rocks Hotel’de gerçekleşen Miss Fashion TV 2011 yarışmasının en güzeli Alina Zhingulina oldu. Yasin Soy’un koreoğrafisini hazırladığı yarışmada ikincilik tacı Daniella Mijatovic’in üçüncülük tacı ise Raychel Raquelle Garisson’un oldu. Türkiye’nin sevilen sanatçılarından Berksan’ın da

F

sahne aldığı gecede sosyal paylaşım sitesi Facebook’ta yapılan oylama sonrası Maya Kljajic Miss Facebook güzeli olarak belirlendi. Yarışmaya katılan en genç model olan Zhanna Tekleva (16) Miss Rocks Güzeli olarak ünavanın sahibi oldu. Mehmet Ali Erbil’in esprileri ve Rocks Hotel’in havuzbaşında gerçekleşen Miss Fashion TV yarışmasına 38 ülkenin güzelleri katılmıştı.

ALIŞVERİS KKTC

JULY 2011

2 Haber

TPS çalışanlarının mangal sefası KTC’de 1998 yılından beri faaliyet gösteren The Phone Shop (TPS) direktörleri Mustafa Pit ve Biran Pit geçtiğimiz günlerde şirket bünyesindeki personeline bir yemek verdi. Girne Boğaz’ı piknik alanında mangalların yandığı günde şirket çalışanları hoşca vakit geçirerek birlik ve dayanışmalarını sergilediler.

K

Oldukça neşeli ve samimi bir ortamda gerçekleşen piknik partisinde KKTCELL Girne Kıbrıs Dağıtım Merkezi (KDM) ve Girne bölgesi Kıbrıs İletişim Merkezi (KİM) çalışanları hazır bulundu. TPS Şirketi direktörleri Mustafa Pit ve Biran Pit’in çalışanlarına yönelik organize ettiği mangal partisinde bir konuşma yapan Mustafa Pit, davete

katılan tüm personeline teşekkür etti. KKTCELL KDM ve KİM merkezlerinde toplam olarak 45 kişinin çalıştığını kaydeden Pit, 45 aileye istihdam olanağı sağladıklarından dolayı çok mutlu olduklarını kaydetti. TPS Şirketi’nin her geçen gün büyümekte olduğunu kaydeden başarılı iş adamı Pit, şirketin Ukrayna ve Moldovya’da da faaliyet

gösterdiğini ve TPS Group bünyesinde toplam olarak 140 kişine iş olanağı sağladıklarını ifade etti. Uluslararası Golla Fashion Aksesuarlarının da Kıbrıs ana bayisi olan TPS şirketi, çalışanlarına gösterdikleri üstün başarılarından dolayı teşekkür ve şirketin başarılasında onların da büyük emeği olduğunu ifade etti.

Mardo 23. Bayisini İskele’de açtı

Yılın genç kızı ve genç erkeği seçildi skele Belediyesi ve Havadis Gazetesi iş birliğiyle düzenlenen 28.Yılın Genç Kızı ve Yılın Genç Erkeği Yarışması’nda İskele Festival Gösteri Merkezi’ni, güzeller güzeli gençlerimiz heyecanla doldurdu. Geçtiğimiz yıla oranla gençlerin daha yoğun ilgi gösterdiği yarışmada, toplam 7 genç erkek ve 9 genç kız podyuma çıkarak boy gösterdi. Koreograf-sunucu Bülent Günkut’un düzenleyip, sunduğu ve BRT kanalından naklen yayınlan yarışmayı salonda izleyenler de fazlaydı.Yarışmada genç kızlarda birinciliği Esin Terzioğlu, ikinciliği Ecem Akköz üçüncülüğü ise Berfe Alisinanoğlu kazandı.Yılın genç erkeği Mehmet Yıldız olurken ikinci, Cemal Yaşınses ve üçüncü de Mustafa Gençalioğlu seçildi. Dereceye giren yarışmacılar, toplam 6 bin TL para ödülü ve zengin armağanlara layık görüldü.Yarışmada Bahar Gökhan, Murat Çırakoğlu, Doğan Baybora ve Eliz Fellahoğlu şarkıları ile geceye renk kattı.

İ

ardo, 23.bayisini Mağusa İskele bölgesinde açtı. Açılış konuşmasını Başbakan İrsen Küçük yaparken açılış kurdelesini ise yine başbakan İrsen Küçük, İç İsleri Bakanı ve İskele Belediye Başkanı Halil Orun kestiler. Zarina Ajans Modelleri Mel ve Cansu Mardo’nun açılışında renk katarken İskele Bölgesi halkı ise Mardo nun kendi bölgelerinde de hizmet vermeye başlamasının mutluluğunu yaşadılar. Dj Emrah Polat’ın müziklerinde sıcak ve renkli geçen atmosferde davetliler Mardo’nun ürünlerini de tatmış oldular. Mardo İşletme Müdürü Mehmet Aktunç ise Mağusa bölgesinden sonra İskele bölgesi halkına hizmet vermeye başlamanın mutluluğunu da yaşadı.

M

JULY 2011

ALIŞVERİS KKTC

3

ALIŞVERİS KKTC

JULY 2011

4 Haber

AEG, Electrolux, Zanussi, Fujicool Ve Fagor ile Elica markalarıyla beyaz eşyada 2 bine yakın çeşitle ihtiyaç duyabileceğiniz tüm ürünleri bulabileceğiniz HALOS, Mağusa, Girne, Lefkoşa, Alsancak’tan sonra İskele’ye de mağaza açdı.

Bir evin tüm ihtiyaçları HALOS’ta Bir evin tüm ihtiyaçlarını karşılayabilecek zengin çeşitleriyle beyaz eşya satışında en güvenilir firmalar arasında ön sıraya yükselen HALOS, yedek parçalar ve servis garantisiyle de müşterilerinin her zaman yanında. eyaz eşya satışında ülkenin en büyük ve en güvenilir firmaları arasında ön sıralara yükselen Halos Trading, Lefkoşa, Girne, Mağusa ve Alsancak’ta bulunan mağazalarının ardından İskele’ye de mağaza açıyor. AEG, Electrolux, Zanussi, Fujicool ve Fagor ile Elica markalarıyla beyaz eşyada 2 bin iki yüze yakın çeşitle ihtiyaç duyabileceğiniz tüm ürünleri, yedek parçalarını ve servis garantisiyle sunan Halos Trading, kaliteli hizmet anlayışıyla sizlere güven dolu bir hizmet veriyor.

B

5 mağazada zengin çeşitlerle hizmet Halil Giritli ve Osman Öztay tarafından 2000 yılında kurulan şirket, 2001 yılında Mağusa’da 40 metrekarelik küçük bir dükkanda önce su sebili ithalatı ve klima satışıyla işe başladı. Halos Trading daha sonra vizyonunu büyüterek Fagor beyaz eşyanın bayiliğini aldı bununla birlikte 2004 yılında Lefkoşa ve 2007 yılında Girne şubelerini açarak halka hizmet vermeye başladı. Alsancak’taki mağazasının yanında şimdi de Mağusa’da 3 bin metre karelik bir alanda zengin ürünleriyle hizmet veren Halos Trading direktörlerinden Halil Giritli, müş-

teri memnuniyetini her zaman en önde tuttuklarını belirtti. Yedek parça garantisi Birçok beyaz eşya markalarını bayiliklerin alan Halos’un yedek parça garantisiyle de müşterilerine hizmet sunduğunu belirten

Giritli, Lefkoşa, Mağusa ve Girne’de servis ve montaj ekiplerinin de bulunduğunun altını çizdi. Müşterilerine ödeme de de her türlü imkân sağladıklarını ifade eden Giritli, profesyonel ev gereçleri ve havalandırma soğutma sistemleri satışı yanında, mobilya, dekor halı, beyaz eşya satışlarında da yedek parça

ve servis garantisi sunduklarının altını çizdi. Yaptığımız işte en iyisi olduğumuza inanıyorum Emin adımlarla yolunda ilerleyen şirketlerinin başarısını yaptıkları işte en iyi olma inançlarına bağlayan Giritli, başarılı olabilmek adına da ellerinden gelen çabayı yaptıklarını söyledi. Giritli, dürüstlük ve müşteri memnuniyeti düşüncesiyle çalıştıklarını dile getirerek, aynı zamanda zengin çeşit imkanıyla ve servis garantisiyle de müşterilerine büyük kolaylık sağlamanın kendilerini her zaman ileriye taşıdığını ifade etti. Aynı zamanda Halos Trading, tüm markalarında direk ithalatçı. Müşterileri ve fabrika arasında tek aracı durumunda olan şirket, yaşanan sıkıntılar sonucunda direk fabrika ile irtibata giriyor. Mutfakta ihtiyaç duyulan her şey Halos Ticaret’te mutfakta ihtiyaç duyulan her şeyi ve birçok marka seçeneği ile bulabilirsiniz. Küçük mutfak aletleri, klimalar, profesyonel ve çok fonksiyonlu Elica Davlumbazları AEG, Electrolux, Fagor, Zanussi ve Fujicool gibi önemli markalarda yıl boyunca farklı çeşit ve ürünlerde özel indirimlerin ve kampanyaların olduğu Halos Trading Limited’te. Ödemede her türlü kolaylık sağlanıyor. Kredi kartı, çek ve taksitle ödeme yapılırken, peşin ödemelerde yüzde 30’ları aşan indirim de var. Küçük mutfak aletlerinde de Philips, Tefal, Brown gibi kaliteli markaları da Halos’ta bulabilirsiniz.

JULY 2011

ALIŞVERİS KKTC

5

ALIŞVERİS KKTC

JULY 2011

6 Haber

Restaurant’ın sahibi Metin Efe, eşi Tracey Efe ile birlikte Restaurant’ın işletmeciliğini yapıyor.

Düşlerin gerçeğe döndüğü mekan:

Ambiance Restaurant & Beach Club Masmavi denizin ayaklarınızın altında akıp gittiği, yakamozun en güzel izlendiği, tarih ve doğanın buluştuğu noktada, serin bir yaz akşamının tatlı meltem esintisi ve eşsiz lezzetlerin harmonisi Ambiance Restaurant & Beach Club yaşanıyor. asmavi deniz, huzur ve keyifli bir yemeğin harmonisinde bir keyfi yakalamak hayatınıza bir anlam katabilir mi dersiniz? Tüm renkleri bir arada hissetmek sizlere çok mu uzak geliyor? Düşleri gerçeğe çevirmek çok mu zor? Öyle bir mekan hayal edin ki her gidişinizde, farklı bir şeyler keşfedebileceğiniz. Karaoğlanoğlu’nda, deniz kıyısında bulunan Ambiance Restaurant & Beach Club, böylesine rengarenk duyguları sizlere yaşatacak bir sihri barındırıyor. Adına yaraşır bir ambiyansa sahip Ambiance Restaurant & Beach Club tarih ve doğanın buluştuğu yerde en kaliteli lezzetlerle, hayatınıza farklı bir pencere aralıyor.

M

Akdeniz ayaklarınızın altında Kapalı alanı 90-100 kişilik, yazlık alanı da 150-180 kişi kapasitesine sahip Ambiance Restaurant & Beach Club, 400-500 kişiye kadar özel partiler, düğün ve nişan törenlerine hizmet verebiliyor. Sadece bir Restaurant değil, gündüzleri de turistik tesis sayılabilecek mekan, güneşlenme ve denize girme imkanını da sunarken, öğle yemeklerinde hafif ve güzel yemekler yemenize olanak sağlıyor. Geceleri ise mekan bambaşka

bir havaya bürünüyor. Kıbrıs’ın geleneksel karışık kebabı, tadına hiçbir yerde rastlayamayacağınız tavuk yemekleri, bonfileler ve balık yemekleriyle oldukça geniş bir menü sizleri bekliyor. Restaurantın 50’nin üzerinde alakart seçeneği yanında, Akdeniz’in ayaklarınıza serildiği, yakamozun en güzel izlendiği, eski Zeyko Yağ Fabrikası’nın muhteşem tarihi güzelliğiyle zenginleşen bir yerde keyifli saatler geçirmeniz kaçınılmaz… Yemek yemekten ötesi… Menüde bulunan her yemeği farklı bir lezzette yerken, aynı zamanda iskele üzerinde, romantik bir akşam yemeğinde, Gin and Coriander Steak, Sweet Chilli Chicken, Moracco usülü baharatlarla tatlandırılmış levreği yerken lezzeti doruklarda yaşayacaksınız. Ambiance Restaurant & Beach Club, yalnızca yemek yemek için değil, eşsiz bir mekanda içki içebileceğiniz barı ve yine iskele üzerindeki rahat koltuklarında huzuru yaşatıyor. Kuzey Kıbrıs ve Türkiye’den üst düzey protokol yemeklerine de ev sahipliği yapan mekanda, müşteri profili yerli halk ve turistlerden oluşuyor. Düşlerin gerçeğe dönüşümü Restaurant’ın ilginç bir de öyküsü bulunuyor. Ambiance Restaurant & Beach Club’ın yaratıcısı ve sahibi Metin Efe, 11 yaşından beridir Restaurantcılık mesleğiyle uğraşıyor. Kıbrıs’a 1990 yılında garson olarak gelen Metin Efe, 7 yıl boyunca, Girne’de bir

Restaurantda garsonluk ve yöneticilik yaptıktan sonra, 1998 yılında bir ortaklık işletmesi olan Adress Restaurant’ın kuruculuğunda bulunuyor. Burada geçen 7 yılın ardından, Metin Efe, köpeklerini gezdirirken şu anda Ambiance Restaurant & Beach Club’ın bulunduğu yerde olan küçük bir tatil evinin hayallerindeki Restauranta dönüşebileceğini düşlüyor.Ve 2003 yılında kiraladığı bu yerin projelendirilmesi, çevre düzenlemesi gibi her işinde bizzat kendisi emek veriyor.Ve Ambiance Restaurant & Beach Club 2004 yılından buyanadır, yerli ve yabancı halka en iyi hizmet veren Restaurantlardan bir tanesi oluyor.

“Beklenen hizmet kalitesini sunuyoruz” Ambiance Restaurant & Beach Club’da görüştüğümüz Restaurant’ın Direktörü Metin Efe, başarısındaki sırrı, müşterilerinin her zaman beklediği hizmet kalitesini vermeye bağlıyor. Personelin güler yüzü ve saygılı tavırlarının da buna bir etken olduğunu belirten Efe, Ambiance Restaurant & Beach Club’ın müşterilerine eşsiz bir ortam sunmasının da önemine değiniyor. Metin Efe, “Burada koy tamamen bize ayrılmış gibi, bu da müşterilerimizi çok memnun ediyor” diyor.Ve herkesi, kendi düşlerini yakaladığı bu mekanda, eşsiz güzellikleri paylaşmaya davet ediyor.

JULY 2011

ALIŞVERİS KKTC

7

ALIŞVERİS KKTC

JULY 2011

8 Haber

İlkay M. Genç Ltd. Direktörü Mustafa Genç, sektörel değerlendirmeleri ve yeni yatırımlarını North Cyprus UK’e anlattı:

Müşteri ve çalışanların tercih ettiği firma Yapı malzemelerinde lider firmalardan bir tanesi olan İlkay M. Genç Ltd, Lefkoşa, Mağusa ve Girne’de bulunan dev şubeleriyle aradığınız her şeyi uygun fiyat ve yüksek kalitede sizlere sunuyor. Kıbrıs konusunun çözülmemiş olmasına rağmen dünyaya açılma hedefiyle çalıştıklarını ifade eden Mustafa Genç, kurdukları Gench International şirketi ile hem Türkiye iç piyasasına, hem de Türkiye’den diğer ülkelere Türkiye’de üretilen inşaat ve yapı malzemeleri ürünlerini satma amacında olduklarını söyledi

anyo ve seramikten, bahçe malzemelerine, çeşmeden hortuma, kereste, kiremit ve boyaya, menteşeden kapı koluna kadar inşaat, hırdavat, tesisat ve bahçe ürünleri; klimalı ortamda, geniş ve yüksek standartlarda şubeleriyle Mağusa, Lefkoşa ve Girne’de, İlkay M. Genç Ltd.’de bulunuyor. 1959 yılında kurulan İlkay M. Genç Ltd.’in yarım asırdır ayakta duran ender şirketlerden bir tanesi olduğunu ifade eden İlkay M. Genç Ltd

B

Direktörü Mustafa Genç, bugüne kadar şirkette üç kuşağın çalıştığını, kendisinin de 12 yıldır şirkette görev yaptığını söyledi. Yapı malzemelerinde lider İlkay Genç Ltd’in Mağusa merkezli bir şirket olarak kurulduğunu ancak bugün ada genelinde hizmet veren büyük firmalardan bir tanesi olduğunu hatırlatan Mustafa Genç, firmanın yaklaşık 90 personeli, Mağusa bölgesinde dört tane iş yerleri ile Lefkoşa ve Girne olmak üzere toplamda altı işyeri bulunduğunu belirtti. 16 farklı ülke ile çalışarak yaklaşık 20 bin ürün çeşidini ithal etiklerini ve yapı malzemelerini Mağusa merkezli lojistik hizmet ağıyla tüm ada genelinde pazarladıklarını belirten Mustafa Genç, şirketlerinin Kıbrıs’ta yapı malzemeleri konusunda lider konumda bulunduğunu ifade etti. Kurumsallaşma önemli Şirket olarak geçtiğimiz yıl bir danışmanlık hizmeti aldıklarını da söyleyen Genç, müşteri hizmeti, satış sonrası hizmet ön planda olarak, sonuç odaklı çalışmalar yaptıklarını, personel ile yapılan bu bilgi paylaşımının da satışlara önemli yansıdığını açıkladı. Kurumsallaşmaya önem verdiklerini anlatan Genç, müşterilerin ve çalışanın tercih ettiği firma olmanın da vizyonları olduğunu söyledi. Genç Ltd. sosyal sorumluluk projelerine imza atıyor Şirket olarak en büyük sermayelerinin çalışmalarını dürüst ve etik ticari anlayışıyla sürdürmeleri olduğunu vurgulayan Mustafa Genç, işlerini kural ve yasalara bağlı olarak yürüttüklerini, çalışmalarında ise müşteri memnuniyetinin her zaman ön planda tutulduğunu belirtti. Bu yıl içerisinde farklı sosyal sorumluluk projelerine de imza koyacaklarını belirten İlkay Genç Ltd. Direktörü Mustafa Genç, sosyal ve kültürel etkinliklerde yapacakları sponsorluklarla halktan kazandıklarını yine halkla paylaşarak çalışmalarını sürdürmeye devam edeceklerini vurguladı. Bunun ilk örneğini de Mağusa Kültür ve Sanat Festivaline yaptıkları sponsorlukla başlattıklarını söyledi. İlkay M. Genç Ltd. dünyaya açılıyor Geçtiğimiz yılın sonunda Türkiye’den uluslararası bağlantılar ve çalışmaları gerçekleştirecek Gench International isimli şirketlerini kurduklarını ifade

eden Mustafa Genç, bu konuda çok heyecanlı olduklarını, bu şekilde dünyaya açılım yönünde önemli bir adım atıklarını belirtti. Kıbrıs konusunun çözülmemiş olmasına rağmen dünyaya açılma hedefiyle çalıştıklarını ifade eden Mustafa Genç, kurdukları Gench International şirketi ile hem

Türkiye iç piyasasına, hem de Türkiye’den diğer ülkelere Türkiye’de üretilen inşaat ve yapı malzemeleri ürünlerini satma amacında olduklarını söyledi. Genç, şu anda pazar araştırmalarının sürdüğünü, araştırmalar sonrasında faaliyete geçeceklerini söyledi.

JULY 2011

ALIŞVERİS KKTC

Haber 9

Peri büyüledi... Babutsa Grubu’ndan ayrıldıktan sonra ilk kez sahneye çıkan Peri, izleyenlere coşkulu bir akşam yaşattı. Cyprus Meze Bar & Restaurant’ta hayranlarıyla buluşan genç sanatçı, muthiş bir sahne performansı sergiledi.

abutsa Grubu’ndan kısa bir süre önce ayrılan Peri, geçtiğimiz hafta Londra’nın seçkin mekanlarından Cyprus Meze Bar’da sahne aldı. Sahnede yaklaşık olarak bir saat kalan genç sanatçı oldukça heyecanlıydı. Repertuarında

B

günümüzün sevilen şarkılarına yer veren Peri, başarılı bir performans sergiledi. Salonu dolduran konuklardan tam puan alan Peri, Babutsa’dan ayrı olarak ilk kez sahne aldı. Semra İleten, Kerem ve Eray’ın da sahne aldığı gece sabahın ilk ışıklarına kadar sürdü.

Genç TV program sunucusu DJ Celil’in de hazır bulunduğu gecede herkesin keyfi yerindeydi.

ALIŞVERİS KKTC

JULY 2011

10 Haber

Anadolu Ateşi büyüledi ünya genelinde yaptığı dans gösterileri ile izleyenleri büyüleyen Anadolu Ateşi 15. Uluslararası Mağusa Kültür-Sanat Festivali’nde Salamis Antik Tiyatro’da yaptığı gösteri ile izleyenlere muhteşem bir gece yaşattı. Salamis Antik Tiyatro’yu hınca hınç doldu-

D

ran kalabalığa sunduğu görsel şölen ve birçok dansı sentezleyerek ortaya çıkardığı kültürel zenginlik izleyenler tarafından tam not aldı. Yaklaşık 2 saat sahnede kalan sanatçılar sergiledikleri performansla büyük beğeni toplarken, gösteri sonunda antik tiyatroda bulunan yaklaşık 2 bin 500

Gommalar’dan rüya gibi konser 15. Uluslararası Mağusa Kültür-Sanat Festivali kapsamında 6 Temmuz akşamı sahneye çıkan ülkemizin müzik gruplarından Gommalar izleyenlere rüya gibi bir gece yaşattı. Gommalar, “Bir Yaz Rüyası” adını verdikleri gecede, birbirinden tarz olarak farklı, yetenekli müzisyenleri biraraya getirerek, zengin müzik yelpazesiyle, geceye katılanlara unutulmayacak bir yaz rüyası yaşattılar. 30’a yakın elemanıyla Salamis Antik Tiyatro’da verdikleri konserde Sertunç Akdoğu, Fikri Karayel, Simge Akdoğu, Emre Pehlivan, Çağrı Çerkez ve Aytunç Akdoğu’nun bestelerini seslendirirken, geceye herkesin yaratıcı gücüne ve sıcacık sevgisine hayran olduğu sanatçı Sevcan Çerkez de katılarak şarkı söyledi. Kanserli çocuklar ve ailelerinin desteklenmesi için Altın Kurdeleler’in satı-

şının da yapıldığı gecede, Emre Pehlivan’ın bu kampanya için yazdığı “Süper Kahraman” şarkısı da seslendirildi.Geçmiş yıllarda yerli etkinliklere gösterilen ilgiye kıyasla Gommalar’a ilginin fazla olması Kıbrıslı sanatçıların desteklenmesi açısından olumlu karşılandı. Gommalar’ın “bir yaz rüyası” konser ekibinde şu isimler yer aldı: “Ahmet Zilci, Alev Parıldak, Aytunc Akdoğu, Cahit Kutrafalı, Çağrı Çerkez, Eda Kanol, Emre Pehlivan, Emre Yazgin, Erhan Aytaç, Fikri Karayel, Görkem Müniroglu, Gözde Pehlivan, Güneş Kozal, Heran Mirillo, Hüseyin Akça, Kemal Tunay, Mehmet Atun, Mehmet Erdoğan, Muharrem Cemoğlu, Onur Kasapoglu, Oytun Ersan, Serhan Öncal, Selma Caner, Sertunç Akdoğu, Simge Akdogu ve Uğur Güçlü”

kişi tarafından ayakta alkışlandı. Temel konsepti doğu ile batı kültürlerinin buluşması olan Anadolu Ateşi, evrensel barış mesajları veren bir dans portresi olarak, halk danslarını bale, modern dans ve dansın diğer disiplinleri ile sentezleyerek Kıbrıslılara sundu. 20 Haziran 11 Temmuz

tarihleri arasında düzenlenen 15. Uluslararası Mağusa Kültür-Sanat Festivali’nde bu yıl da binlerce kişinin izlediği ünlüler geçidi yaşandı. Festival, 11 Temmuz’da aşk şarkılarının tutkulu sesi Randy Crawford ile Joe Sample konseriyle muhteşem bir final yaşattı.

JULY 2011

ALIŞVERİS KKTC

11

ALIŞVERİS KKTC

JULY 2011

12 Haber

JULY 2011

ALIŞVERİS KKTC

13

KKTC Maliye Bakanı Ersin Tatar, genç çifti ilk kutlayanlar arasındaydı.

Dome Hotel’in havuz başında aşklarını ilan eden Özlem ve Yaşar Zengi çiftinin mutlulukları gözlerinden okunuyordu.

Lapta Belediye Başkanı Fuat Namsoy düğün töreninde yakınlarıyla birlikte idi.

Düğün törenine katılan KKTC Meclis Başkanı Hasan Bozer ve Turizm, Çevre ve Kültür Bakanı Ünal Ünsal, Cyprus Paradise ve Cyprus Premier şirketlerinin Direktörü Muhammet Yaşarata ile bir sure sohbet ettiler.

Yaşar ‘Özlem’ine kavuştu uray - Mehmet Çınar çiftinin güzel kızları Özlem ile Sultan - Hasan Zengi çiftinin yakışıklı oğulları Yaşar geçtiğimiz hafta parlak bir düğün töreniyle aşklarını sonsuzlaştırdılar. Girne Dome Hotel’in havuz başında gerçekleşen nikah töreninin ardından aşklarını ilan eden Özlem ve Yaşar Zengi çiftinin mutluluklarına diyecek yoktu. Nikah töreninin ardından tebrik yağmuruna tutulan genç çiftin nikah şahitliklerini KKTC Meclis Başkanı Hasan Bozer ve Lapta Belediye Başkanı Fuat Namsoy birlikte yaptı. Nikah törenin ardından uzun bir tebrik kuyruğunun oluştuğu törende KKTC Turizm, Çevre ve Kültür Bakanı Ünal Üstel, Maliye Bakanı Ersin Tatar, UBP Lefkoşa Milletvekili Hasan Taçoy, genç çiftin yakınları ve tüm dostları hazır bulundu. Düzenlen düğün töreninin ardından balayı için Antalya’ya uçan Özlem ve Yaşar çiftine North Cyprus UK Magazin Servisi olarak bizler de nice güzel, mutlu yarınlar diyoruz. Herşey gönlünüzce olsun…

N

Genç çift düğün töreninde tebrik ve takı yağmuruna tutuldu.

ALIŞVERİS KKTC

JULY 2011

12 Haber

JULY 2011

ALIŞVERİS KKTC

13

KKTC Maliye Bakanı Ersin Tatar, genç çifti ilk kutlayanlar arasındaydı.

Dome Hotel’in havuz başında aşklarını ilan eden Özlem ve Yaşar Zengi çiftinin mutlulukları gözlerinden okunuyordu.

Lapta Belediye Başkanı Fuat Namsoy düğün töreninde yakınlarıyla birlikte idi.

Düğün törenine katılan KKTC Meclis Başkanı Hasan Bozer ve Turizm, Çevre ve Kültür Bakanı Ünal Ünsal, Cyprus Paradise ve Cyprus Premier şirketlerinin Direktörü Muhammet Yaşarata ile bir sure sohbet ettiler.

Yaşar ‘Özlem’ine kavuştu uray - Mehmet Çınar çiftinin güzel kızları Özlem ile Sultan - Hasan Zengi çiftinin yakışıklı oğulları Yaşar geçtiğimiz hafta parlak bir düğün töreniyle aşklarını sonsuzlaştırdılar. Girne Dome Hotel’in havuz başında gerçekleşen nikah töreninin ardından aşklarını ilan eden Özlem ve Yaşar Zengi çiftinin mutluluklarına diyecek yoktu. Nikah töreninin ardından tebrik yağmuruna tutulan genç çiftin nikah şahitliklerini KKTC Meclis Başkanı Hasan Bozer ve Lapta Belediye Başkanı Fuat Namsoy birlikte yaptı. Nikah törenin ardından uzun bir tebrik kuyruğunun oluştuğu törende KKTC Turizm, Çevre ve Kültür Bakanı Ünal Üstel, Maliye Bakanı Ersin Tatar, UBP Lefkoşa Milletvekili Hasan Taçoy, genç çiftin yakınları ve tüm dostları hazır bulundu. Düzenlen düğün töreninin ardından balayı için Antalya’ya uçan Özlem ve Yaşar çiftine North Cyprus UK Magazin Servisi olarak bizler de nice güzel, mutlu yarınlar diyoruz. Herşey gönlünüzce olsun…

N

Genç çift düğün töreninde tebrik ve takı yağmuruna tutuldu.

ALIŞVERİS KKTC

JULY 2011

14 Haber

Yenilikler dünyayla birlikte Kıbrıs’ta

Filli Boya Kuzey Kıbrıs’ta da lider Türkiye’nin lider boyası Filli Boya, dekoratif boyalarla evinizin duvarlarını adeta bir şölene çeviriyor. Duvar kağıdı görünümündeki boyalar, hem hayatınıza renk katıyor, hem de fark yaratmanızı sağlıyor. Filli Boya Kıbrıs Distribütörü C&D Home Store Direktörü Mustafa Candemir, 2000 yılından beridir Türkiye’de lider olan Filli Boya’nın Kuzey Kıbrıs’ta da lider konumda olduğunu söyledi. Candemir, yenilikleri dünyayla birlikte Kuzey Kıbrıs’a taşıdıklarını işaret etti. ürkiye’nin 2000 yılından beridir hızla büyüyen şirketlerinden bir tanesi olan Filli Boya, 2004 yılından buyanadır da C&D Home Store tarafından

T

Kuzey Kıbrıs’ta faaliyet gösteriyor. Kuzey Kıbrıs’ta her geçen gün artan bir satış grafiği izleyen Filli Boya, burada da lider durumda. Türkiye’de yeni çıkan tüm ürünler, aynı anda Kuzey Kıbrıs’ta da müşterilerin hizmetine sunuluyor. Dekoratif ve efekt boya koleksiyonuyla duvarlarda yaratılabilecek dekoratif eserler, Türkiye’den gelen uzmanlar tarafından ülkemiz boyacıları ve evlerinde yenilik yapmak isteyenlere tüm seçenekleriyle gösterilip anlatıldı. 34. Kuzey Kıbrıs Fuarı’nda odak noktası olan Filli boya stan-

dında konuştuğumuz C&D Home Store Direktörü Mustafa Candemir, sorularımızı yanıtladı.

müşteriyle fuarda buluştuğuna işaret eden Candemir, burada müşteriyi bilinçlendirme olanağı da bulduklarını vurguladı.

Fuarda uygulamalı sunum Filli Boya Kıbrıs Distribütörü C&D Home Store Direktörü Mustafa Candemir, yenilikleri KKTC halkına dünyayla aynı anda tanıştırmak için Filli Boya’nın sektörde devrim yaratan dekoratif ve efekt boya seçeneklerini fuarda uygulamalı olarak sergilediklerini açıkladı. Dünyadaki yenilikleri KKTC’ye getirmenin mutluluğunu yaşadıklarını kaydeden Mustafa Candemir, 2000 yılından beridir Türkiye’de lider olan Filli boyanın ürün yelpazesinin genişliğine dikkat çekerek, Filli boyanın her eve gireceğini söyledi.

M. Candemir Construction inşaatta da iddialı 1992 yılında M. Candemir Construction Ltd. olarak kurulan şirket, daha önce de Candemir Construction olarak 60 yıldan buyanadır hizmet veriyor. Daha önce sadece inşaat üzerine hizmet veren şirket, 2003 yılından beridir de hırdavat sektöründe de yolunda emin adımlarla ilerliyor. Ayrıca şirket inşaat sektöründeki yerini de koruyarak yapsatlarına da ara vermeden devam ediyor. (C&D Home Store: Atatürk Caddesi, Şirin Apartmanı, No: 16 Yenişehir/ Lefkoşa Tel: 0392 22 84 495 Danışma Merkezi: 444 1 222)

“Montalama sistemini yaygınlaştırmak hedefindeyiz” Öte yandan Candemir, önümüzdeki kısa süre içerisinde dış cephe montalama sistemlerini daha da yaygınlaştırarak ekonomik fiyatlarla piyasaya sunma hedefinde olduklarını belirtti. Kalitesiyle her zaman adından söz ettiren Filli Boya’nın montalamada da lider konumda olduğuna dikkat çekti. Jakuzi’den voseptik arıtma sistemine birçok ürün tanıtıldı Candemir, geçmiş yıllardan farklı olarak, bu yıl fuara 4-5 ürünle katıldıklarını söyleyerek, müşterilerine sunmak istedikleri ürünleri ön plana çıkardıklarını anlattı. Candemir, bunların başında jakuzi, yağmur suyu arıtma sistemleri, voseptik arıtmaları fuarda sergilediklerinin altını çizdi. Aynı zamanda Alman parkeleri olan Favori Parke’nin de bire bir

JULY 2011

ALIŞVERİS KKTC

15

ALIŞVERİS KKTC

JULY 2011

16 Haber

Kalite standardımızdır Döveç Construction Ltd. on yıl garantiyle, 32 bin stg’den başlayan fiyatlarla herkesi ev sahibi yapıyor. Kaliteli yapı malzemeleri kullanarak, uygun fiyatlarda ve söz verilen tarihte ev sahibi yapmanın haklı gururunu yaşayan şirket, “kalite standardımızdır” sloganı ile yolunda emin adımlarla ilerliyor. öveç Construction Ltd. birbirinden yenilikçi ve kaliteli projeleriyle adından söz ettirmeye devam ediyor. Salamis, Longbeach ve Boğaz bölgelerinde villa projeleri devam ederken talep eden kişiler buradan boş arsa satın alarak hazır proje veya arzu edilen tasarıma göre evlerinin inşasını Döveç Construction Ltd’ye yaptırabiliyorlar. Sattıkları mülke 10 yıl garanti veren şirkette, 32 bin sterlinden başlayan fiyatlarla mülk sahibi olunabiliyor. Döveç Construction Ltd. Direktörü Burçin Döveç, şirketin 1989 yılında Muharrem ve Elmas Döveç tarafından kurulduğunu ve o günden itibaren şirketin “kalite standardımızdır” sloganı ve müşterilerine “içten, dürüst ve samimi” yaklaşımı ile hizmet verdiğini söyledi.

D

Başarımızın sırrı: Kadromuz Kaliteli yapılarıyla da ada halkının takdirini kazandığını ifade eden Direktör Burçin Döveç, hep daha iyi prensibiyle hareket ettiklerini ve projelerine her zaman yenilikçi bakış açısını eklediklerini, ayrıca her bütçeye uygun yapılarıyla söz verdikleri tarihte projeleri tamamlamanın gururunu da yaşayarak birçok kişiyi ev sahibi yaptıklarını sözlerine ekledi. Başarıda müşteri odaklı çalışmanın,  prensiplerin ve  ekip çalışmasının öneminin tartışılmasız payı olduğunu belirten Burçin Döveç, rakipselliğin giderek arttığı iş dünyasında uzman kadroya sahip olmanın önemine değindi. Döveç, başarılarının sırrının genç dinamik, çok dilli, uzman kadroya sahip olmalarından kaynaklandığını söyledi. Satılan mülke 10 yıl garanti veriliyor Şirket olarak “müşteri memnuniyetine” her zaman önem verdiklerini belirten Burçin Döveç, konut sahibi olan her aileyi kendi aileleri gibi görmeyi ilke edindiklerini, müşterilerin sadece satış öncesi değil satış sonrası da yanında olduklarını, satış sonrası da müşterilere her türlü hizmeti verdiklerini ve sattıkları mülke 10 yıl garanti verdiklerini, bu nedenle de müşterilerinin Döveç Construction’a güven duyduğunu belirtti. Şirketin misyonunun mükemmel ve kusursuz yapılar ortaya çıkarmak olduğunu belirten Döveç, vizyonlarının ise öncelikli olarak müşterilerin istekleri doğrultusunda en iyi kalitedeki yapı malzemelerini kullanarak, uygun fiyatlarda ve söz verilen tarihte ev sahibi yapmak olduğunu kaydetti. Başarımız tescillendi Şirketlerinin inşaat sektöründe birinci sınıf yapı sertifikası bulunduğunu ve bu belgenin her yıl yenilendiğini belirten Döveç

Construction Direktörü Burçin Döveç, şirketin 1S0 9001:2008 “Kalite Yönetimleri Belgesi”ne de sahip olduğunu söyledi. Bunun projelere de yansıdığını söyleyerek, “her proje için doğru ekip”, “her ekipte en iyi çalışanlar,” “yaratıcı yaklaşımlar, uygulanabilir çözümler” mantığı ile hareket ettiklerini ifade etti. Döveç Construction projelerinin ayrıcalıklı ve kaliteli olduğu ve bir çok kesim tarafından da takdir edildiğini ifade ederek müşterilerinin taktirinin en büyük ödül olduğunu belirtti. Döveç, ayrıca bunu 2009 yılında Deniz Feneri projesiyle de Property NC dergisi tarafından organize edilen “Property NC 2009”da “Best Penthouse” ödülünü alarak tescillediklerini belirtti. Müşteriye zamanında müstakil koçanları veriliyor Toplamda yaklaşık 800’ün üzerinde konut inşaası yapıldığını, son üç yılda ise 204 adet konut’un teslimatını yaptıklarını belirten Burçin Döveç, şirketlerinin en büyük özelliklerinden bir tanesinin mülk koçanlarını anahtar tesliminden yaklaşık bir ay sonra teslim ettiklerini ve koçanların hisse koçan değil birey adına verilen müstakil koçan olduğunu ifade etti. Esnek ödeme imkanı Döveç Construction Satış ve Pazarlama Danışmanı Server Yavaş ise, Döveç Construction’ın halen sürmekte olan ve geleceğe yönelik gerçekleştirilmesi planlanan mülk inşaatları konusunda bilgiler verdi. Mağusa merkezi, Gülseren, Sakarya ve Sosyal Konutlar bölgesinde şirketin sürmekte olan projelerinin bulunduğunu belirten Server

Yavaş, Kaliland bölgesinde bulunan Apartman 37’nin kısa süre sonra satışlarına başlanacağını ve 36 ile 48 aya kadar esnek ödeme imkanı ve 5 bin Stg’den başlayan ön ödemelerle satışların yapılacağını belirtti. 32 bin sterlinden başlayan evler Sosyal konutlar bölgesinde de Apartman 35’in temel atılma aşamasında olduğunu, alt kat dükkan, üst katlar daire ve en üst katın ise penthouse şeklinde inşa edileceğini ifade eden Yavaş, satışların sürmekte olduğunu belirtti. Tercihe göre gerek merkezde şehrin en popüler olduğu bölgelerde, gerekse de sessiz bölgelerde 32 bin sterlinden başlayan fiyatlarla mülk sahibi olunabileceğini söyleyen Server Yavaş, Sakarya bölgesinde bulunan Apartman 36 projesinin de merkezi olarak önemli bir bölgede bulunduğunu ve Döveç Construction’ın diğer projeleri gibi ayrıcalıklı bir proje olduğunu ifade etti. Şehrin popüler bölgeleri olan Karakol ve Kaliland bölgesinde Türk koçanlı mülk sahibi olmak isteyen müşte-

riler için de alternatiflerin bulunduğunu belirten Server Yavaş, Apartman 30 ve Apartman 32 Elit Life projelerinin konforlu mülkler olduğunu, Apartman 32 Elit Life projesinin kapalı otopark, merkezi jeneratör, uydu sistemi, ebeveyn yatak odası ve barbekü gibi birçok özelliğiyle refah ve konforlu bir ortamda yaşam sunduğunu sözlerine ekledi. Arredo Design Kitchen & Furniture Showroom Döveç Construction merkez binasının bünyesinde bulunan 200 m2’lik Arredo Kitchen & Furniture Showroom’unda müşterilerinin talep ettikleri tasarımlarda mutfak, gömme dolap, kapı, kitaplık, vestiyer ve diğer ahşap işlerinde örnekler sunarak çok yönlü hizmet verdiklerini hatırlatan Server Yavaş, böylelikle müşterilerine bir ön seçim sunarak kötü süprizlerden uzaklaştırdıklarını da ifade etti. Müşteri talebine göre uygun ödeme planı Çalışmalarını müşteri odaklı sürdürdüklerini, müşteri memnuniyeti ve güven, satış sonrası hizmetin çok önemli olduğunu belirten Döveç Construction Satış ve Pazarlama Danışmanı Server Yavaş, esnek ödeme planları yaptıklarını, ayrıca müşterilerin talebine göre de ödeme planı hazırladıklarını vurguladı. Satış öncesinde olduğu gibi satış sonrasında da en iyi hizmeti verme anlayışından hareketle mülk almak için gerekli izinlerin çıkarılması ve gereken yazışmaların yapılmasını müşteri adına takip ettiklerini belirten Server Yavaş, böylece mülk satın alma stresini en aza indirdiklerini ifade etti.

JULY 2011

ALIŞVERİS KKTC

17

ALIŞVERİS KKTC

JULY 2011

18 Haber

Acapulco’da lunaparkla eğlence Çatalköy’ün gözde otellerinden Acapulco, yeni yaz sezonunda müşterilerine doyasıya eğlence sunmaya devam ediyor. Hizmetlerine yeni eklediği lunaparkla da 7’den 70’e herkese eğlenceli saatler yaşatıyor.

Acapulco Resort Convention Spa Otel, hizmetlerine bir yenisini daha ekledi ve çocuklar için lunapark inşa etti. Otele gelen çocukların eğlenebilmesi amacıyla inşa edilen lunaparkta; dönme dolap, atlı karınca, tren, uçak, gondol ve çeşitli atari oyunları yer alıyor. Adamıza gelecek olan çocuklu ailelerin sayısını arttırmak ve turizme bir çeşitlilik yaratmak amacıyla yapılan bu girişim, özellikle çocuklu ailelerde büyük sevinç yarattı.

JULY 2011

ALIŞVERİS KKTC

19

ALIŞVERİS KKTC

JULY 2011

20 Haber

Tüketici şikâyet hattı Alo 171 Satılan bozuk, tarihi geçmiş ürünler ve alışverişinizle ilgili yaşadığınız sorunlar için Alo 171 Hattını arayarak şikayette bulunabiliyorsunuz. uzey Kıbrıs’ta büyük bir eksiklik ve sorun oluşturan Tüketici Hakları meselesiyle ilgili çalışmalar yoğunlaştı. Tüketici Şikayet Hattı (Alo 171) hizmete girdi ve Tüketicilerin Bilinçlendirilmesi Broşürü yayınlandı. Sorunlar tamamıyla sona erdirilmemiş olsa bile yürütülen çabalar ve elde edilen sonuçlar açısından bu adımlar umut verici olarak niteleniyor. Tüketicilerin karşılaştıkları sorunları bildirmeleri için kurulan 171 Alo Hattı önemli bir olumluluk olarak göze çarpıyor. Şikayetleri olan tüketiciler bu numarayı arayarak şikayetlerini bildiriyorlar.

K

Tüketicilerin bilgilendirilmesi için broşür Yaygın dağıtımı yapılan ve tüketicilerin haklarıyla ilgili çok önemli bilgiler içeren Tüketicilerin Bilgilendirilmesi Broşürü’nde ise yasanın amacı, tüketici-bilinçli tüketici, kusurlu mal-hizmet kavramları özlü bir şekilde açıklanıyor ve kusurlu mal ya da hizmet karşısında nasıl bir yol izleneceği belirtilerek tüketiciler bilinçlendiriliyor. Tüketicilerin haklarıyla ilgili bilgilerin verildiği broşürde, önemli bir uyarı da dikkat çekiyor. Fiş, fatura ve makbuzunuzu atmayınız Tüketicilerin Bilgilendirilmesi Broşürü’nde dikkat çeken nokta, tüketicilerin sorunlarına tam anlamıyla yanıt almasının yolunun fiş, fatura ve makbuzları ellerinde tutmaları gerektiği. KDV ödememek için fiş ya da fatura almayan çok sayıda tüketicinin varlığı dikkate alındığında, bu belgelerin mal veya hizmetin alındığına dair kesin delil teşkil etmesinin önemi bir kez daha ortaya çıkıyor. Fiş, fatura veya makbuz alınmaması veya saklanmaması halinde, mal veya hizmette sorun yaşandığında bu sorunun çözümünün satıcının iyi niyetine kalacağı gerçeğinden hareketle, KDV ödemeyerek daha ucuza mal veya hizmet satın almak, ürünün satın alındığının ispatını ortadan kaldırma tehlikesi içeriyor. Sorumluluklarınızı bilin =Makbuzlarınızı atmayınız =Şikayetinizin çözümü için erken davranınız =Almış olduğunuz bir ürünü sonradan fikir değiştirdiniz diye geri verme hakkınız doğmaz. Haklarınızın bilincinde olunuz... Satıcının Sorumlulukları: (40/ 2003 Tüketicileri Koruma Yasası) Ürüne/Hizmete İlişkin Bİlgiler: =Ürün Hizmet tanıtımı ile örtüşmeli =Kullanım amacına uygun olmalı =Kendinden beklenilen faydayı sağlamalı Bunlarda eksiklik görürseniz; =Öncelikle ücretsiz tamir, yenisi ile değiştirme. =Kusur oranında bedel indirimi veya sözleşmeyi iptal etme haklarına sahipsiniz

Alışveriş yaparken, dikkat! Alışveriş yaparken en üst düzeyde fayda sağlanması için bilgi, davranış ve zamanın para kadar önemli olarak değerlendirilmesi gerekiyor. Bilinçli bir alışveriş için alışverişin püf noktalarına dikkat edin. aha iyi bir yaşam amacıyla ihtiyaç duyulan yüksek kalitedeki mal ve hizmetleri düşük fiyata satın alarak para, zaman ve enerjiden üst düzeyde fayda sağlayabilmek için dikkat edilmesi gereken bazı püf noktaları var. Bilinçli alışverişin planlama, alışveriş yapma ve değerlendirme olmak üzere 3 aşamada gerçekleştirilmesi mümkün. Planlama aşamasın-

D

da uyulması gereken temel ilkeler şöyle özetleniyor: “Kıt kaynaklar ve sonsuz ihtiyaçlar arasında denge kurulmalı, bu nedenle istek ve ihtiyaçlar arasında seçim yapılmalı, öncelikli olanlar belirlenmelidir. Satın alınacak malın kullanım yerine göre hangi kalitede uygun olduğu, piyasadaki çeşitler, kullanım ve bakım özellikleri hakkında bilgi edinilmelidir. Alışverişte bilgi, davranış ve zaman, para kadar önemli bir unsurdur. Alışveriş için uygun zaman belirlenmeli, mümkünse çarşı ve dükkanların tenha olduğu zamanlarda alışveriş yapılmalıdır. Alışveriş öncesi alınacakların listesi hazırlanmalı, liste hangi ürünlerden ne miktarda alınacağını göstermelidir. Böylece unutma ve plan dışı satın alma önlenebilir.”

Keyfiniz yoksa alışveriş yapmayın Bilinçli alışveriş için uyulması gereken temel ilkelere göre, alışveriş sırasında da birçok püf noktasına dikkat edilmesi gerekiyor. Uzmanlar vatandaşları alışveriş sırasında ürünün reklamına veya markasına göre değil, kalite ve işlevine göre tercih edilmesi konusunda uyarıyor. Alışveriş sırasında dikkat edilmesi gereken ilkelerden bazıları da şöyle: Aç, yorgun, hasta veya keyifsiz iken alışverişe çıkılmamalıdır. Alınacak ürünün markasına değil, kalite ve işlevine para ödenmelidir. Alınacak ürün alışveriş sırasında kontrol edilmeli, alışverişe o kadar zaman ayrılmalıdır. İndirimli satışlarda ürünün modelinin eski, serisi bitmiş, defolu veya bozuk olmamasına dikkat edilmelidir. Ürünün satıldığı diğer yerler karşılaştırılmalı, alınan ürünün iade veya değişiminin yapılıp yapılamayacağı, garanti kapsamı ve şartları sorulmalıdır. Tartı ve ölçü aletlerinin doğru kullanıldığı kontrol edilmelidir. Kötü malı sineye çekmeyin Bilinçli alışverişte uyulması gerekli temel ilkeler bunlarla da sınırlı kalmıyor. Uzmanların, alışveriş sonrası için önerdiği bilinçli alışveriş kuralları ise şöyle: Aldığınız ürünün kullanma ve bakım talimatını mutlaka okuyun. Alışveriş sırasında verilen makbuz, fatura ve garanti belgelerini saklayın. Aldığınız ürün hatalı veya arızalı ise ilk olarak satın aldığınız yere başvurun. Şikayetçi olmaktan çekinmeyin, sonuca ulaşmada kararlı olun ve hemen pes etmeyin, kötü malı sineye çekmeyin.

JULY 2011

ALIŞVERİS KKTC

21

ALIŞVERİS KKTC

JULY 2011

22 Haber

Super Gold (Garga Suyu) ve Bubble Up yeniden hayat buldu

Hedef İngiltere… Yerli ürünlerimiz Garga Suyu olarak bilinen Super Gold ve Bubble Up yeni şişelerinde yeniden hayat buldu. İngiltere’deki Türklere ulaşmayı hedefleyen Super Kola Şirketi, bu günlerde bunun yollarını arıyor. uzey Kıbrıs’ın marka haline gelen yerli ürünlerinden Super Gold (Garga Suyu) ve Bubble Up, yeni şişeleriyle yeniden hayat buldu. 1962 yılından buyanadır direnen Super Kola Şirketi’nde, torun Melih Eyupoğlu, dededen devraldığı Super Gold markasını ve Bubble Up’ı yaşatmayı, hatta İngiltere’de bu tadı özleyenlerle buluşturmayı hedefliyor. 23 Mayıs 1987 tarihinde Mağusa’da doğan Melih Eyupoğlu, lise eğitimini Gazi Mağusa Türk Maarif Kolleji’nde, üniversite eğitimimi ise İngiltere’de Canterbury Christ Church Üniversitesi’nde tamamladı. Askerlik görevini tamamladıktan sonra, babasının ve dedesinin de desteğini ve tecrübelerini kullanarak Super Gold (Garga Suyu) ve Bubble Up isimli ürünlerin yeniden hayat bulması için çalışmalara başladı.

K

1962’den buyana… Bir aile işletmesi olan Super Kola, 1962 yılında Ali Eyupoğlu’nun büyük ve takdire değer çabaları ile Mağusa’da kuruldu. Üretim yapmanın çok zor olduğu o yıllarda yerli üretime güzel bir örnek teşkil eden Super Kola, varlığını bugünlere kadar sürdürmeyi başardı. 1963-74 yılları arasında adada yaşanan olaylar, diğer yerli üretim işletmelerini olduğu gibi

Eyupoğlu ailesini de olumsuz etkiledi ve dağıtım ağlarının kısıtlı kalmasına neden oldu. Adadaki savaş halinin sona ermesi ile ekonomide gelişmeler yaşanırken Super Kola, yerli meşrubat sektöründeki faaliyetlerine daha aktif ve verimli olarak devam etmeyi başardı. 1982 yılından itibaren Ali Eyupoğlu’nun oğlu Kutlu Eyupoğlu’nun da şirketin yönetimine katılması ile aile şirketi gelişmeye devam etti ve bugünlere kadar gelmeyi başardı. Yaşanan sorunlar ve işletmenin geçtiği/geçmekte olduğu süreç “Girdi maliyetlerinin yüksek olması (hammadde tedariği, nakliye masrafları, vs.)”, “pazar payının kısıtlı kalması”, “yerli üreticiler ile karşılaştırıldığında yatırım gücü kat kat fazla olan dünya devleri ile rekabet edebilirlik oranının düşük olması”, “piyasa talebinin üretim kapasitesine göre düşük kalması” gibi sebeplerden dolayı, yaptığı yatırımlardan hedeflediği verimi alamayan Super

Kola, 2005 yılında kendi fabrika üretimini durdurdu. Ancak, 1990’lı yıllarda 45-50 aileye istihdam sağlayan işletme, yılların getirisi ile KKTC genelinde belirli bir müşteri kitlesi oluşturarak kendini kabul ettirmeyi ve sevdirmeyi başardı. Her şeye rağmen var olma savaşı Bu nedenle şirket, bu yerli ürünleri yaşatmak ve günümüz zorlu ekonomik yapısında büyük mali zorluklar yaşamamak ve üretim yatırımını daha az riskli hale getirmek için 2005 yılından itibaren hâlihazırda üretim yapan bir kardeş firma ile fason üretime geçiş yaptı. Böylece, hem ürünlerini hayatta tutmaya, hem de yerli üretime olan katkılarını sürdürmeye devam ettiler. Ancak gelinen noktada, Super Kola himayesinde bulunan yerli markaları kurtarmak ve yeniden canlandırmak adına bazı adımların atılması gerekliydi. Artık depozitosuz şişelerde Bugüne kadar 250 ml.’lik depozitolu cam şişede üretilen “Süper Gold Mandarin” (halk dilinde Garga Suyu) ve 2000’li yılların başında şirketin Ramiz Manyera’dan devraldığı “Bubble-Up” isimli ürünler, yine 250 ml. hacminde olan ancak depozitosuz olarak değiştirilen cam şişelerde üretilip, ada genelinde ve lokal olarak dağıtımı yapılmaya başlandı. Bu iki ürün yenilenerek piyasaya sunuldu. Gazetemize bilgi veren Melih Eyupoğlu, ürün ambalajında yenilik yaparak, daha geniş bir tüketici kitlesine daha verimli bir şekilde ulaşmayı, ürünleri market ve süpermarketler aracılığı ile tüketiciye ulaştırabilmeyi ve değişen tüketici alışkanlıklarına cevap verebilir konuma gelmeyi hedeflediklerini söyledi.

Bu ürünlere bir şans daha Eyüpoğlu, “Kişisel değerlerin yanısıra, Kıbrıslı Türklerin yıllarca severek içtiği ve değer verdiği, ayrıca büyüklerimin de takdire değer bir özveri ile yaşattığı bu ürünlere bir şans daha verilmesi gerektiğini düşünüyorum” diyen Eyupoğlu, bu nedenle bu markaların yaşatılmasının büyük önem taşıdığının altını çizdi. Super Gold (Garga Suyu)’nu ve Bubble Up’ı yıllarca severek içen herkese bu geri dönüşü müjdelediklerini ifade etti. İleriki günler içerisinde de Bixi Kola için de planlarının olduğunun altını çizdi. Haziran ayından itibaren ürünlerini piyasaya sunduklarını söyleyen Eyupoğlu, ada genelinde bayilikler şeklinde ve marketlere ürünlerini verdiklerini belirtti. Aynı zamanda “Arayın kapınıza gelsin” geleneğini de sürdürdüklerini kaydetti. Hedef İngiltere’deki Türklere ulaşmak Yurtdışında yaşayan Kıbrıslı Türklere de bu damak alışkanlığını yeniden hatırlatmak istediklerini söyleyen Melih Eyupoğlu, özellikle İngiltere’de yaşamlarını sürdüren Kıbrıslı Türklerin bu ürünlere ulaşabilmeleri için bir takım çalışmalar yaptıklarını ve bağlantılar kurmaya çalıştıklarını vurguladı. Bu yerli iki markanın en kısa zamanda İngiltere’deki sevenleri ile buluşturulmasında kendileri ile işbirliği yapmak isteyen herkesin, kendileriyle bağlantı kurabileceğini ifade ederek, özellikle Londra’da bayii arayışı içerisinde olduklarının altını çizdi. Eyupoğlu, konuşmasının sonunda North Cyprus UK gazetesine kendilerine göstermiş olduğu ilgiden dolayı teşekkür ederek, çalışmalarında başarılar diledi. (Super Kola iletişim adresi: Tel: (0090) 392 366 24 71, Mobile: (0090) 533 865 28 90, Fax: (0090) 392 366 69 60, E-mail: superkolaltd@gmail.com, melih_eyup@hotmail.com

JULY 2011

ALIŞVERİS KKTC

23

5

NORTH CYPRUS UK JULY 2011

Haber

North Cyprus UK iki yaşında Kuzey Kıbrıs ve İngiltere arasında üstlendiği köprü görevini, okuyucularından aldığı tam destekle ve başarıyla sürdüren North Cyprus UK iki yaşına bastı.

uzey Kıbrıs ile İngiltere’deki Türkler arasında önemli bir köprü görevi yapan North Cyprus UK, bu ay iki yaşına bastı. Sahibi ve Genel Yayın Yönetmenliğini Zorlu Cezaroğlu ve Editörlüğünü Misli Kadıoğlu’nun üstlendiği gazete, ilk çıktığı günden buyana daha zengin içerik ve artan bir okuyucu kitlesiyle yolunda emin adımlarla ilerliyor. 32 sayfa ile yayına başlayan North Cyprus UK, Alışveriş özel ekiyle birlikte 72 sayfaya yükselen sayfa sayısıyla, dolu dolu bir içerik ve dergi kalitesinde görünümüyle

K

okuyucularından tam destek alarak hem Kuzey Kıbrıs’ta hem de İngiltere’de önemli bir boşluğu dolduruyor. Kuzey Kıbrıs’ı İngiltere’ye taşıyoruz Ağustos sayısından itibaren daha zengin bir içerik, güçlü bir yazar kadrosu ve renkli konularıyla okurlarıyla buluşmaya devam edecek olan North Cuprus UK, kaliteli bir baskı ve kaliteli bir içerikle İngiltere’de yaşayan Kıbrıslı Türklerin tutkusu haline geldi. Gazete, her sayısında yer verdiği Kuzey Kıbrıs’taki güzel-

likler, tarihi yerler, oteller, otantik Kıbrıs mutfağı, konut yapımı, eğlence ve iş dünyası gibi konularıyla İngiltere’de yaşayan Türkleri ülkelerine bir adım yaklaştırmayı başardı. Aylık olarak yayınlanan ve her ayın ilk haftası, toplam 12 bin adet basılıp Kıbrıslı Türklerin olduğu her ortamda ücretsiz olarak dağıtılan North Cyprus UK, çıktığı ilk günden bu yana İngiltere’de Kuzey Kıbrıs’ı sayfalarına taşıyıp pazarlayan tek yayın olma görevini de başarıyla sürdürüyor. Bizleri destekleyen herkese teşekkür ederiz.

26

NORTH CYPRUS UK JULY 2011

Haber

Restaurant, plaj ve eğlence birarada

Shayna’ya manken çıkartması

uzey Kıbrıs’ın en gözde mekanlarından biri olan Shayna Beach Club, geçtiğimiz hafta KKTC’nin gözde mankenlerine ev sahipliği yaptı. Günkut Ajans Mankenlerinin konuk olduğu Shayna Blue Moon’da DJ Doğuş Kılıç’ın müzikleriyle sabahın ilk ışıklarına kadar dans edip eğlenen Ajans mankenlerinden KKTC 2010 Güzellik Kraliçesi İmge Kemaloğlu, 2007 Güzeli Sevilay Aydın ve Ceyda, o gece güzellikleri ve kıpır kıpır danslarıyla göz kamaştırdılar. Gunkut Ajans sahipleri Zehra ve Bülent Gunkut’un da hazır bulunduğu Shayna Blue Moon, adeta podyuma dönüşmüştü.

K

NORTH CYPRUS UK JULY 2011

27

28

NORTH CYPRUS UK JULY 2011

Olasılıklar Üzerine Misli Kadıoğlu Email: mislikadioglu@hotmail.com

Karpaz’dan kısa bir analiz sentez

Huzuru arayış... evmek nedir ki? Ya sevilmek? Sevmek mi isterdin en fazla yoksa sevilmek mi? Sevmek zordur ya hani öyle derler, sevilmekse kolay, sence hangisi? Kafa yormamak bunlara, en iyisi. Ne güzel yazmış Can ücel…”Bağlanmayacaksın” diye. İşte bir noktadan sonra daha az vermek istiyor insan, daha az sevmek, daha az açmak gönlünü, daha çok başka şeylere yönelmek, aslında kaçmak.

Daha uzak, belki daha ruhsuz, belki daha umursuz olmak, belki de sınırları daraltmak…Böyle durumlarda, daraltılan çemberlerde beklentisiz, özensiz, değersiz hissediliyor sanırım. Birşeyler belki de tükeniyor. Daha fazlası daha iyisi daha güzeli yaşanmalı elbette. Ancak böyle anlarda güçsüz kalıyor insan, hevessiz, isteksiz, arzusuz…Huzur arıyor sadece…

S

zellikle yaz aylarının gelmesi ile birlikte, Karpaz ziyaretleri benim için kaçınılmazdır. Başka bir ülkeye kaçış gibi, doğayla iç içe olmak gerçekten de ruhumu dinlendiriyor. Geçtiğimiz günlerde Karpaz’a yaptığım ziyarette eski tahta evlerin yerini artık daha modern tahta evler ve kamp alanları aldığını gördüm. Bu da sevindiriciydi. Bunun yanında Karpaz’ın

Küçük çingene ve o an Ö azetecilik mesleğini yapmaya başladığım günden buyanadır, her zaman bahsettiğim gibi, unutulmaz insanlar ve unutulmaz anlara şahit oldum. Farklı farklı insanlar görmek, onlarla sohbetler etmek, elbette ki yaşamıma önemli bir dokunuşta bulunmuştur. En değerli anlarımdan bir tanesi de Akova’da çadırlar kurarak farklı yaşam tarzlarını sürdür-

G

meye çalışan gurbetlere gerçekleştirdiğim ziyaretti. Çok esmer ve farklı görünümlerinin yanında farklı sohbetimiz unutulmaz…Tüm bunların yanında da sarışın ve renkli gözlü küçük gurbet kız ise oldukça dikkatimi çekmişti. Farklı bir asillikte görünümü, farklı bir enerji yayıyordu. Bu fotoğraf beni tinsel bir yolculuğa çıkarır ve söylenecek çok da fazla şey bırakmaz…

insanları da benim için hep özel olmuştur. O nedenle, yine bir yol ve yine bir Karpaz serüveninden bir kareyi sizlerle paylaşıyorum. Ancak her güzel şeyin bitmesi gibi, Karpaz’ın da bir gün lüks otellerle dolması, kişiler tarafından parsellenmesi korkusunu da her zaman duyarım. Ne yazık ki kişisel çıkarların özgürlüğümüz ve yaşam alanlarımızı daraltması bence hiç de adil değil.

Şezlongun üstünde mi? Altında mı güneşlendiniz? u da benim gafım. Geçtiğimiz sayıda “Editörden” köşemde, editörün hatasına bakın. “Elinizdeki dergiyi Kıbrıs’ta bir ağacın gölgesinde okumak sizce nasıl bir keyif olur? Ya da şezlongun altında, mis gibi kumsalda, huzur dolu deniz keyfini çıkarırken…” Şezlongun altında mı yatılır, yoksa üstün de mi? Bu bir şaka değil. Bir okuyucumuzdan gelen bir soruydu bana. Farkında olmadan yaptığım bu hatayı dikkatli okuyucularımız fark etmiştir. Ancak Kıbrısımda 40 dereceyi aşan sıcaklarda, belki de şezlongun altına girmeye çalışanlar vardır. Kim bilir?

B

Kalabalık yalnızlıklar H ep bir ihtimal üzerine adım atıyoruz, kararlar üretiyoruz, erteliyoruz, suçluyoruz. Hızla akan zaman içerisinde birden çepeçevre sarıyor hayatları yalnızlık. Ya kalabalıklar besliyor içimizdeki yalnızlığı, ya da yenilgiler... Kim bilebilir, belki de anlaşılamamaktır bunca tutsaklaştıran bizi. Kah yalnız kalmak adına, içsel dünyamıza dönmek

adına bir savaşım yaşıyoruz. Kah yalnız kalışlarda eğiden yüzleşiyoruz korkularımız ve kaygılarımızla. Eğer bir de gerçekleşmeyen hayallerden uzaklaşma durumuyla kaldıysanız, durum vahim demektir. O nedenle, her neyse içinizdeki karmaşa, ben bu hayallerinize sarılma fırsatıdır derim. Kalabalık yalnızlıklardan kurtulmanın bir yolu da budur...

NORTH CYPRUS UK JULY 2011

29

30

NORTH CYPRUS UK JULY 2011

Haber

Çağımızın Mesleği İç Mimarlık ve Tasarım

“Tasarımla yaşam, tasarımda yaşam…” ağın değişimiyle birlikte, evlerimizde, iş yerlerimizde, kısacası yaşam alanlarımızda, tasarım konusunda da değişiklik ve gelişim yaşanıyor. Artık, daha rahat ve huzurlu, karakterimizi yansıtacak ortamlar yaratmak için uzmanlardan yardım alarak daha da özgün mekanlar yaratabiliyoruz. Bu konuda daha da bilinçli olabilmek, doğru insanlarla çalışabilmek adına İç Mimarlık Bölümü Öğretim Üyesi, Bölüm Başkanı Yard. Doç. Dr. Kağan Günçe’den çağımızın mesleği İç Mimarlık ve Tasarım konusunda bilgi aldık. Günçe’ye göre, geleneksel yaşamda bölgesel kültür, tasarımın en önemli belirleyicilerindenken; bugün tasarım dünyamızın kültürel şekillendiricisi durumunda. Tasarımla yaşam, tasarımda yaşam çağımızın sloganı olmuştur. Bu anlayışla bakıldığı zaman, yaşanılan mekanlardan, yaşamımızdan tasarımın çıkarılmaması gerekiyor.

Ç

NCUK: Okuyucularımıza iç mimarlık mesleği ile ilgili bilgi verebilir misiniz? Çağımızın önemli mesleklerinden biri olan iç mimarlık mesleği, yapılaşmış çevrenin iç mekan tasarımı konusunda yoğunlaşan, yaşam seviyemizin belirlendiği çok yönlü bir uzmanlık alanıdır. Aynı zamanda, özellikle iç mekana yönelik olarak şekillenmiş olan, mekanın gerektirdiği işleve yanıt verecek ve onu kullanacak olanların fiziksel özelliklerine ve hareketlerine uyum gösterecek işlevsel, yapısal ve estetik ölçütlere göre en uygun tasarımı sunmak için çözümler üreten meslek dalıdır. İnsanın doğa karşısında etken durumdan edilgen duruma geçmesi ile başladığı var sayılan iç mimarlık mesleği; sektörsel ve eğitimsel anlamda yirminci yüzyılın başında Amerika Birleşik Devletlerinde varlık göstermeye başlamıştır. Yirminci yüzyılın ortala-

rından itibaren de dünyaya yayılan meslek, özünde ‘Güzel Sanatlar’ı barındıran, plastik değerleri içeren, estetik bilgi ile yoğrulmuş, mimarlık odaklı olarak yapılanmıştır. Günümüze yaklaştıkça da meslek, mimari yapı bütünlüğünde açık – yarı açık ve kapalı her çevrenin, hacim donatı değerleri ile birlikte işlevselliğinin incelenerek başta insan faktörü, fizyolojik, ergonomik, psikolojik değerler, sosyal, kültürel, politik ve ekonomik kriterler paralelinde planlaması ve bilimsel, sanatsal, teknik kuramların tasarımı olarak tanımlanabilir. Söz konusu tasarım, yapı, hacim, işlev, birey, toplum ile biçim, renk, malzeme, teknik, zaman, ekonomi, kuramlarının bilimsel, sanatsal, teknik içeriğinin, bilgide, beceride, tasarım yeteneğinde bütünleşmesiyle gerçekleşebilir. İç mekan tasarımı sadece iç mimari problemleri çözmek için değil aynı zamanda inşa edilen mekanların estetik değerlerini ön plana çıkararak güzelleştirilmesidir. Tasarımcı Karim Rashid’in söylediği gibi; “Tasarım, hayatlarımızın şairane bir biçimde, estetik açıdan, deneyimsel olarak, duyularla ve duygusal olarak daha iyi bir şekle sokulması ile ilgilidir. Gerçek arzum insanları zamanımızın tarzı ile yaşarken, modern dünyaya katılırken ve kendilerini nostaljiden, eski geleneklerden, eskimiş ritüellerden, zevksizliklerden ve anlamsızlıklardan kurtardıklarını görmektir. Bilinçli olmalı ve bu dünyaya şuanda ayak uydurmalıyız. Eğer insan do��ası geçmişte yaşamak ise, dünyayı değiştirmek insan doğasını değiştirmektir.” Dinamik ve devinen bir dünyada ve tasarım çağında yaşadığımız bilinci ile bu değişimlere ayak uydurmalıyız. NCUK: İç Mimarın Görev ve Sorumlulukları nasıl ifade edilebilir? İç mimarın görevi, özellikle iç mekana yönelik, kullanıcı ihtiyaçları ve ergonomisine uyum sağlayacak; işlev, estetik ve sağlamlık koşullarına uygun; mekanın gerektirdiği işleve yanıt verecek gereksinimler doğrultusunda alan analizi, tasarım kararları, projelendirme, malzeme kararları ve detaylandırma, modelleme, sunma, uygulama ve üretim konularına yönelik bir çalışmayla, doğru mekanlar ve donatılar tasarlamaktır. Bir başka değişle, insanca yaşanılası mekanlar ve donatılar, iç mimarlarca, değişik açıların göz önünde bulundurulup değerlendirilmesiyle, mimari mekan verilerine ek olarak mekan algısında büyük önem taşıyan tüm etkenlerin (aydınlatma, akustik, renk, doku, mobilya, malzeme, vs.) kararları yanında, mekan fonksiyonu ve kullanıcı profili gibi açıların da ele alınması ve uygun organizasyonun yapılmasıyla kurgulanır. Doğu Akdeniz Üniversi-

tesi, İç Mimarlık Bölümündeki iç mimarlık eğitimi, tüm bu amaç ve yaklaşımlar doğrultusunda planlanmıştır. Eğitimimiz, birey ve toplulukların değişik amaçlarla yararlandıkları mimari mekan olarak tanımlanabilecek tüm çevrenin ve mobil-

rı, çarşı, tiyatro sahnesi, televizyon stüdyosu, yat, uçak, tren veya benzer hareketli araçların iç mekan tasarımı; ya da mobilya tasarımcılığı, modüler inşaat ve bitirme malzemesi veya mobilya üreten firmalarda tasarımcı, kontrolör ve/veya

yaların tasarlanması doğrultusunda şekillenirken; iç mimarlık eğitimi alan öğrencilerin eleştirel düşünme, sanatsal ve biçimsel araştırma, yakın disiplinlerle ortak çalışma yöntemlerine uyum, kişisel yetenekleri ile tasarımlama yönlerinin gelişmesini amaçlar. İç mimarlık eğitimi almış kişiler, mimarlık bürolarında, mimar – iç mimar – inşaat mühendisi – ve ilgili mesleklerden oluşan bir grupta takım çalışması ile üretilen tasarımlar yanında, var olan mekanların yenilenmesi ya da yeniden işlevlendirilmesini gerektiren tasarımlarda, bireysel olarak da geniş bir alanda çalışma olanağı bulabilmektedir. Örneğin, mağaza vitrini, fuar alanları, sergi mekanla-

uygulamacı olarak çalışma olanağına sahiptirler. Genel olarak, iç mimarlık eğitim sürecinde, görme, algılama, düşünme, inceleme, irdeleme, fikir geliştirme, uygulama biçimleri, araştırma ve karşılaştırma yöntemleri ile analiz – sentez metotları kuramsal anlatımlar, deneysel pratik uygulamalar alan öğrenciler tasarım becerilerini geliştirerek iç mimarlık mesleğine hazırlanırlar. NCUK: İç mimar / tasarımcı ve kullanıcı arasında olması gereken bağı tanımlar mısınız? Mekan, en basit anlamda, sınırlanan boşluk ile sınırlayan öğelerin ortak olarak oluşturdukları bir olgu olarak tanımlanabilir. Doğru tasarımlarla

31

NORTH CYPRUS UK JULY 2011

Haber Mühendis ve Mimar Odaları Birliği kanuna dayanarak 2011 yılında KTMMOB çatısı altında İç Mimarlar Odası kurulmuştur. Oda kısa bir geçmişe sahip olmasına karşın iç mimarlık eğitimi 1997 yılında ilk olarak Doğu Akdeniz Üniversitesinde verilmeye başlanmıştır. Şu anda, Türkiye’de otuz iki; Kuzey Kıbrıs’ta ise biri Doğu Akdeniz Üniversitesi İç Mimarlık Bölümü olmak üzere toplam beş iç mimarlık eğitimi veren bölüm vardır.

tasarlanan mekanın kullanıcı tarafından ‘algılanabilmesi’ ve ‘yaşanabilmesi’ gerekir. İç mimarlık, kullanıcı (insan) odaklı olan bir meslektir. Bir başka değişle, mekan kullanıcıları ile doğrudan ilgili bir meslek alanı olarak sunulan hizmetin değerinin yüksek tutulması önemli bir kavram olarak iç mekan tasarımının özünde yer almaktadır. Tasarımcının tasarı-

ma başlamadan önce kullanıcının veya kullanıcıların kim ya da kimler olduğunu iyi tanıması ve tanımlaması gerekmektedir. Çünkü mekanı yaşanır kılan onu kullanan birey ve/veya bireylerdir ve mekanlara yaşanmışlığını verende bu birey ve/veya bireylerin oluşturduğu kimliğin mekanlara aktarımıdır. Kullanıcı veya kullanıcıların istekle-

ri her zaman dikkate alınmalıdır. Ancak geleceğin fotoğrafını çekecek olan tasarımcıdır ve o fotoğrafın çekilmesinden önceki kurgu tasarımcı tarafından şekillendirilmelidir. NCUK: İç mimarlıkla ilgili mesleki örgütlerin varlığından haberdarız. Bu meslek örgütleri ile ilgili bilgi vermenizi rica edebilir miyiz?

Mimarlığın gelişmesi ve yaygınlaşması ile günümüze gelindikçe iç mimarlık, bir uzmanlık alanı olarak ortaya çıkmış; mimarlıktan koparak kendini yeni bir meslek alanı olarak geliştirmiştir. Bu gelişimle birlikte mesleki örgütlere de ihtiyaç duyulmuştur. IFI (International Federation of Interior Architects / Designers) uluslararası bir iç mimarlık örgütüdür. Bu örgüt, IDA (International Design Alliance – Uluslararası Tasarım İttifakı)’nın üç üyesinden birisidir. IFI 1963 yılında, kar amacı gütmeyen ve uluslararası platformda iç mimarlar arasında bilgi ve deneyim paylaşımı, evrensel eğitim, araştırma ve uygulama gibi konularda ortak bir platform oluşturmak için kurulmuştur. Farklı üyelik guruplarında bulunan değişik kurum, dernek, okul, firma üyeleri ile dünyanın dört bir tarafından 50 farklı ülkenin bulunduğu, yaklaşık 80.000 iç mimarı temsil etmektedir. Özetle IFI, profesyonel iç mimarlık mesleğinin küresel sesi ve otoritesi konumundadır. Doğu Akdeniz Üniversitesi İç Mimarlık Bölümü olarak ‘Kurumsal Üye’ olduğumuz IFI –(Uluslararası İç Mimarlar Federasyonu)’nun iç mimarlık alanında çalışacak olan kişilerin sahip olması gereken özellikler olarak benimsediği temel özellikler aşağıdaki gibi tanımlanmıştır: İç mekanların işlevsel ve nitelikli olabilmesine ilişkin sorunları tanımlayarak araştıran ve yaratıcılığını katarak çözen; İç mekanı tasarlayan, tasarım analizi yapan, şantiye denetimi, yapı sistemleri, estetik, iç mekana ilişkin yapı bilgisi, donatı, malzeme, ekipman konusunda bilgi veren, İç mekana ilişkin çizim ve dokümanları hazırlamak üzere eğitim ve deneyimle donanmış kişiler olması gerekmektedir. Türkiye Cumhuriyeti’nde, Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği kanuna dayanarak 1976 yılında TMMOB çatısı altında İç Mimarlar Odası kurulmuştur. Oda 35 yıllık bir geçmişe sahip olmasına karşın iç mimarlık eğitimi 1950’lerden beri verilmektedir. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde ise, Kıbrıs Türk

KKTC Temsilcisi:

NCUK: Bu alanda yapılan, çağımızı yansıtan – özgün çalışmalarla ilgili bilgi verir misiniz lütfen? Tasarım çağında yaşadığımız ve günümüzdeki teknoloji – malzeme çeşitliliği dikkate alındığında, iç mimarlık mesleğinin öneminin daha iyi anlaşıldığı şüphesizdir. Daha iyiyi, daha doğruyu ve daha güzeli arama çabasında yaşamlarımızı geçirdiğimiz iç mekanların, çağın gerekleri doğrultusunda, yaşam çevrelerinin istek ve gereksinimlerine göre tasarlanması, mesleğin önemini ortaya koymaktadır. Günümüzde tasarım dendiği zaman, çok sayıda karmaşık kriterler yumağı akla gelmektedir. Bunlar, ünlü tasarımcı Karim Rashid’in tasarım felsefesine göre şu şekilde ifade edilir: “İnsan deneyimi, sosyal davranışlar, global, ekonomik ve siyasal konular, fiziksel ve zihinsel etkileşim, form, vizyon ve modern kültür için kesin bir anlayış ve arzu. Üretim ise diğer bir kriterler topluluğuna bağlıdır: sermaye yatırımı, pazar payı, üretim kolaylığı, yaygınlaşma, büyüme, dağıtım, bakım, hizmet, performans, kalite, ekolojik konular ve sürdürülebilirlik. Bu faktörlerin kombinasyonu objelerimizi şekillendirir, biçimlerimizi, görsel kültürümüzü, fiziksel mekânları ve modern insani deneyimlerimizi bildirir. Bu niceliksel yapılar işlerimizi, kimliğimizi, marka ve değerimizi şekillendirir. Bu güzellik işidir. Her iş tamamen güzellikle ilgili olmalıdır- bu her şeyden öte insani bir ihtiyaçtır. Tamamen farklı bir dünyada – gerçek çağdaş ilham verici objelerle, mekânlarla, yerlerle, dünyalarla, ruhlarla ve deneyimlerle dolu – yaşıyor olabileceğimize inanıyorum.” Kaynaklar Ball, V.K.; Opportunities in Interior Design & Decorating Careers. USA: McGraw-Hill, 2002. Farr, M.; Top 100 Careers for College Students. Indianapolis: JIST Works, 2007. TMMOB, İçmimarlar odası web page – http://www.icmimarlarodasi.org.tr http://www.ifiworld.org http://www.uibtrendseminer.com/in dex.php?sayfa=karim-rashid http://www.karimrashid.com

İlker Yıldırım Tel: 0533 8420302 Email: groupmondial@hotmail.com Email: mondialparis@hotmail.com

32

NORTH CYPRUS UK JULY 2011

NORTH CYPRUS UK JULY 2011

33

34

NORTH CYPRUS UK JULY 2011

Kültür Dikmen’de yaşayan Naciye Alioğlu, kültüründen hiçbir zaman vazgeçmedi. En büyük zevki de kızlarıyla birlikte sabah erken kalkarak evlerinin bahçesindeki fırını yakarak orada sevdiklerine çörek, pilavuna, hellimli ve zeytinli yapmak…

Tadı da kokusu da bir başka... Dikmen’de geçtiğimiz günlerde evinin bahçesindeki fırını yakan Naciye Alioğlu ve kızları, bir birinden güzel pilavunalar, çörekler, hellimli ve zeytinliler yaptı. Her ne kadar da eski günlerdeki kadar sık fırınlar yakılıp çörekler yapılmasa da bu geleneği sürdürenler hala daha var… ıbrıs’ın çöreklerinin, pilavunalarının lezzeti bir başkadır. Hele hele de taş fırınlarda pişirilmişse. Eskiler hala daha bu alışkanlıklarını bugün de sürdürmeye çalışıyor, az da olsa. Özellikle köylerde yaşayanlar adına, hafta sonları, fırınların yakılması için bir fırsat. Dikmen’de yaşayan Naciye Alioğlu’da geçtiğimiz günlerde hafta sonunu fırsat bilerek kızlarıyla birlikte evlerinin bahçesinde bulunan taş fırını erkenden kalkarak yaktı. Ardından da aile fertlerinden bayanlar toplanarak bir birinden lezzetli çörek ve pilavunaları yapıp, öğle saatinde fırına verdiler. Sıcak sıcak, hellimli, zeytinli, pilavuna ve çöreklerin tadı ve kokusu bir başkaydı.

K

NORTH CYPRUS UK JULY 2011

35

36

NORTH CYPRUS UK JULY 2011

Haber

Evinize ve hayatınıza

Feng Shui ile dokunun... Seçtiğiniz evler size bazen basitçe bir eşya, bir duvar, bir oda gibi görünse de, esasen yaşamdan küçük sahneler, kesitler gibidirler. Rüzgar ve Su’yun doğadaki serüveni gibi, enerjilerin de hayatımızda bir düzen içinde seyretmekte olduğu gerçeği Feng Shui ile yüzyıllardır anlatılıyor… aşam alanlarımızdaki ufak tefek değişikliklerin bile, hayatımızı önemli ölçüde etkilediğini biliyor muydunuz? Konsantre olabilmek, çalışabilmek, huzurlu bir uykuya sahip olabilmek, bereketli sofralarda yemek yiyebilmek ve bunlar gibi tüm aktivitelerimizi mekanların enerjileri etkiliyor. Biz de kökü binlerce yıl öncesine dayanan Feng Shui konusunda Feng Shui Uzmanı Afet Çeliker’le kısa bir söyleşi gerçekleştirdik. Daha mutlu, daha huzurlu ve bereketli bir yaşam için ufak tüyolar aldık.

Y

Merhaba. Öncelikle sizi tanıyabilir miyiz? Doğu Akdeniz Üniversitesi, Mimarlık Bölümü mezunuyum. Yükseklisans ve doktora çalışmalarım da yine aynı üniversitede sürdürdüm. Şu anda Uluslararası Kıbrıs Üniversitesi, Güzel Sanatlar Fakültesi’nde öğretim görevlisi olarak çalışıyorum. Doktora çalışmalarım kapsamında uzakdoğu felsefelerinden etkilenerek mekanda kullanıcının iyi hissetme durumunu araştırırken, feng shui ile tanıştım. Bu vesileyle, katıldığım birtakım sertifika kursları dolayısıyla da feng shui uzmanı oldum. Feng Shui nedir kısaca bize anlatır mısınız? Feng shui, Çin’de ortaya çıkmış bir felsefedir. 5000 yılı aşkın bir geçmişe sahiptir. Tam Türkçe anlamı “rüzgar” ve “su” olmakla birlikte, kullanıcın çevreyle uyum içinde bir yaşam sürmesini amaçlamaktadır. Böyle bir uyum ve bütünlük içerisinde kişilerin daha huzurlu, mutlu, başarılı, sağlıklı ve bereketli olmasını sağlamaktadır. Bunun gerçekleşmesi için kullanıcının yaşadığı mekanları çevresiyle birlikte analiz ederken, kullanıcılarla ilgili birtakım hesaplamalar da yapılmaktadır. Mekanlardaki olumlu ve olumsuz enerji sektörleri belirlendikten sonra, yıllık enerji döngüleri de gözönünde bulundurularak kullanıcıya en uygun haline yönelik önerilerde bulunulur. Bu süreçte

yin-yang teorisi, 5 element döngüsü ve bagua diye bilinen sembolle bu işlemler gerçekleşir. Şu sıralarda son derece popüler olan feng shui tamamen pusula yönleriyle hesaplanır. Birtakım televizyon programlarında bahsedildiği gibi belirli bölgelere mor, kırmızı gibi bazı renkleri yerleştirilerek problemler çözülmez. Çok daha derin bir analiz, hesaplama ve uygulama süreci vardır. Yaşadığımız mekanlar hayatımızda etkili mi? Ne gibi etkileri vardır? Kesinlikle, yaşadığımız mekanlar hayatımızda etkili. Kullanıcıya hissettirdiği duygular bizim göremediğimiz, dokunamadığımız ve belki de farkında olmadığımız enerjilerle ilintilidir. Bir kişinin son derece huzurlu olduğu bir mekan bir başkasına çok sıkıcı ve bunaltıcı gelebilir. Zaten bahsedilen kişiye göre hesaplamalar da bunları anlamak için yapılmaktadır. Konsantre olabilmek, çalışabilmek, huzurlu bir uykuya sahip olabilmek, bereketli sofralarda yemek yiyebilmek ve bunlar gibi tüm aktivitelerimizi mekanların enerjileri etkilemektedir. Dolayısıyla, yaşamımızdaki belirgin problemleri çözebilmek için feng shui felsefesi son derece önemli bir yere sahiptir.

Çevremizde bizi etkileyen iyi ve kötü faktörler nelerdir? Yaşadığımız mekanların çevresindeki binaların fonksiyonları önemli bir konu. Bazı fonksiyonlar, mezarlık, elektrik santralleri, itfaiye ve benzeri, kişide çağrıştırdığı durum bakımından olumsuz hisler uyandırır. Çocuk yuvası, ilkokul, çok gürültülü olmayan eğlence mekânları ise daha olumlu hisler uyandırır. Bunların dışında, yoğun trafik akışı olan bir cadde olumsuzken, daha az yoğun trafik akışıyla düzenli bir sokak olumludur. Çevrede bir su elemanın olması olumluyken, bu su elemanının kötü koku saçması olumsuz olabilir. Kısacası, iyi hisler uyandıran, bina fonksiyonları, çevre

düzenleri, su elemanları, ve peyzaj son derece olumludur. Bina içindeyse, sarkan kirişler, hiç beklenmedik noktalarda tek başına duran kolonlar, sivri köşeler, kuytu ve karanlık bölgeler olumsuzdur. Aydınlık ve ferah mekanlar, düzenli alanlar ise olumludur. Ev dekorasyonu yaparken ne gibi şeylere dikkat etmemiz gereklidir? Okuyucularımıza verebileceğiniz tüyolar var mı? Öncelikle okuyucularımız kendilerini iyi hissettirecek şeyleri evlerinde barındırsınlar. Bu iyi bir tablo, mutlu oldukları herhangi bir şeyi çağrıştıracak bir fotoğraf dahi olabilir. Renkleri de bir denge içinde kullanmaları faydalıdır. Örneğin bir mekan ağırlıklı

olarak kırmızıdan oluşursa ve onu dengeleyecek başka bir renk mevcut değilse ateş elementi ağırlıklı olur ve fonksiyonla uyumlu değilse, örneğin mutfakta, yangın tehlikesi oluşur. Bu renk yatak odasında ağırlıklı olarak kullanılırsa uyku düzeninde bozukluk olur. Canlı renkler, aktif olarak kullanılan mekanlarda, daha dingin renkleri ise dinlenmeye yönelik kullanılan mekanlarda önerilir. Her şeyden öte, temiz ve tertipli olmakta fayda vardır. Nedeni ise, mekanlar içindeki enerjinin akışını engelleyen en önemli şey düzensizliktir. Ayrıca daha önce de belirttiğim gibi mekanların havalandırılması ve aydınlık olması da faydalı olacaktır.

NORTH CYPRUS UK JULY 2011

37

38

NORTH CYPRUS UK JULY 2011

Teknoloji

Bir günde 200 milyon ‘tweet’ atılıyor...

Google’dan ilginç veri ve istatistik! Google’ın hükümetlere sağladığı bilgilerin miktarını görünce sizin de aklınız karışacak... ünya üzerinde hükümetler birçok kez internet sitelerinden kullanıcı bilgilerini almak için başvuruda bulunuyor-

D üm dünyada giderek daha fazla ilgi görmeye başlayan mikro-blog sitesi Twitter’da günde 200 milyon “tweet” atılıyor. Merkezi California’nın San Fracisco kentinde bulunan web sitesinden yapılan açıklamada, Ocak 2009’da günde 2 milyon olan “tweet” sayısının geçen yıl 65

T

milyona, bu yıl da 200 milyona yükseldiği belirtildi. 2006’da kurulan mikro-blog sitesinin şu anda yaklaşık 200 milyon kullanıcısı bulunuyor. Pew araştırma merkezi tarafından yayınlanan verilere göre, Kasım 2010’da yüzde 8 olan Twitter kullanıcısı Amerikalı yetişkin oranı bu yıl yüzde 13’e yükseldi.

lar. Çoğu site bu başvuruları açıklamazken, Google hükümetlerin istekleri hakkında bir istatistik yayınlamaktan çekinmiyor.

Arama devinin açıkladığı 2010 yılının Temmuz ve Aralık süre zarfı içerisinde Birleşik Devletler hükümeti 4,601 kez kullanıcı bilgisi talep etmiş. Google bu taleplerin yüzde 94’ünü kısmen ya da tamamen gerçekleştirirken, en çok bilgi talebinde bulunan diğer ülkeler arasında Brezilya, Hindistan, İngiltere ve Fransa bulunuyor. Tüm ülkeler altı aylık süre zarfında ise Google’dan 14 bin kullanıcı bilgisi talebinde bulunmuş. Listeye Çin’in girmemesi dikkat çekerken, nedeninin Çin’in zaten interneti kendi kontrolü altında tutması gösteriliyor.

Dünyanın en hızlı porseleni Bugatti dünyanın en hızlı, spor porselenini üretti.

N9’dan bomba gibi bir iddia! Nokia’nın N9 hakkında yaptığı bomba açıklama, N9’u bekleyenleri daha da heyecanlandıracak!

ransız üst sınıf otomobil üreticisi Bugatti, 1.2 milyon sterlin fiyatla satışa sunduğu Veyron modelini sollayan yeni spor arabası ‘L‘Or Blanc’ı Berlin’de tanıttı. 1.4 milyon sterlin fiyat ile satılan ‘L’Or

F

Blanc’ın koltukları porselenden yapıldı. 2 sene önce 100. yılını kutlayan Bugatti’nin, Berlin Kraliyet Porselen Fabrikası (KPM ) ile başlattığı ortaklık şerefine üretilen ‘beyaz altın’ araba, KPM fabrika binasının

önünde dün görücüye çıktı. KPM’nin sahibinin “Dünyanın en hızlı porselenini ürettik” dediği porselenin iç ve dış tasarımda kullanıldığı ilk otomobil, L’Or Blanc’ın türünün tek örneği olduğu belirtiliyor.

Yol bulan fotoğraf makinesi P okia’nın iddialarına göre N9 en hızlı fotoğraf çekebilen cep telefonu. Yakında piyasada olması beklenen N9’la ilgili bu tür açıklamalar Nokia hayranlarını da sabırsızlandırmaya devam ediyor. Yayınladığı grafikte hangi telefonun kaç saniyede fotoğraf çektiğini gösteren firma, N9’un iPhone 4’ü ve Galaxy II’yi geçti-

N

ğini açıkladı. Grafiğe göre, iPhone 4 üç saniyede görüntü alabilirken, Galaxy II bundan biraz daha uzun sürede alıyor. N9’un görüntü alma süresi ise 2.6 saniye. N9’un hızlı kamerası dışında, devamlı otomatik odaklama, 720/39p görüntü kaydetme, çift LED Flash’ı ve 8 megapiksellik görüntü alma özellikleri bulunuyor.

entax’dan her araziye uygun ve suya dayanıklı iki yepyeni model « Optio WG1 ve Optio WG1-GPS » fotoğraf makinesi serisi. Daha da dayanıklı ve dış mekan kullanımı için uygun modeller, en zorlu maceralarda en yakın yol arkadaşınız olacak. Birbirinden canlı renklere sahip Optio WG1 modeli siyah mavi ve mor, Optio WG1 GPS modeli ise yeşil ve gümüş renkleri ile Ağustos ayından itibaren satışa sunulacak. (Optio WG1 999 TL,

Opttio WG1 GPS 1.099 TL) Optio WG1 GPS fotoğraf makinesi ile yolunuzu bulmak çok daha kolay. Seyahat meraklıları için Optio WG1 GPS model dahili GPS özelliği sayesinde fotoğraflarınıza “geotagging” (bulunduğunuz lokasyonu etiketleme) yapabilme imkanı sunuyor. Fotoğrafı çekerken, cihaz otomatik olarak yer konumu verinizi hesaplar ve kaydeder, aynı zamanda tarihi de saklar. Böylece eve geri döndüğünüzde, fotoğraflarınızı herhangi

bir haritada kolayca konumlayabilirsiniz (Google Earth, FlickR, Picasa…) Bu sayede, değerli anlarınız ve gezileriniz her zaman kayıtlı kalacak.

NORTH CYPRUS UK JULY 2011

39

40

NORTH CYPRUS UK JULY 2011

Mutfak

Hem hafif, hem de basit Simit (İrmik) helvası... Kıbrıs kültürüne diğer kültürlerin etkisiyle yerleşen Simit Helvası, hem yapılışı basit hem de yemesi hafif bir tatlı.

Kuzey Kıbrıs’ı Londra’ya bağlayan TEK gazete…

“Sizin gazeteniz” Duyuru ve ilanlarınız için hemen bizi arayınız Email: zorlucezaroglu@yahoo.co.uk North Cyprus: 0533 863 5341 UK: +90 7958 352 411

1 bardak irmik (simit) 1 bardak şeker 2 bardak su 2 kaşık sıvı yağ 1/2 çay bardağı badem yapılışı: tencereye sıvı yağ konulur, badem içleri hafif pembe renk olana kadar kavrulur, irmik eklenir devamlı karıştırılarak un kokusu gidene kadar kavrulur. Sıcak şerbet eklenir ve karıştırılarak şerbeti çekmesi sağlanır. İster sıcak ister soğuk olarak servis yapılır. şerbeti: Su ve şeker kaynama noktasına gelene kadar ısıtılır içine bir kaşık limon suyu katılır istenirse çiçek suyu eklenir. Veya karanfil atılır. servis önerisi: Helva sıcakken bir kaseye ortası açık

bir şekilde konulur, ortasına vanilyalı dondurma koyulur, düz bir tabağa ters çevrilip servis yapılır. İsteğe bağlı olarak siz de bizim gibi helvanızın üzerine bahar serpebilirsiniz. Kıbrıs Kültürüne has tatlılardan bir tanesi de Simit Helvası veya İrmik Helvası adı ile bilinir. Yapılışı bir o kadar basit olan bu tatlı da Kıbrıs kültürüne diğer kültürlerin etkisiyle girmiştir. Özellikle eskilerin ölülerin arkasından yaptıkları bir tatlı çeşidi olarak bilinen ve Kıbrıslıların Simit Helvası dediği bu tatlı, halen daha günümüzde yapılmakta. Yapılışı ise şöyle: Bir kilo irmik (simiti) alınır. Kaliteli tereyağı içinde ve kısık ateşte krem rengine ulaşıncaya kadar kızartılır. Kıvamına gelince bir tepsiye yayılır, önceden hazırlanan şerbet azar azar simite içirilir. Üzerine veya içine soyulmuş badem içi sıralanır ve soğumaya bırakılır. Sonra kesilip yenilir.

Birçok ülkede ‘helva yapılıyor’ Helva, Türkiye’de ve pek çok Orta Doğu ülkesinde ve Kıbrıs’ta yaygın bir tatlıdır. Helvanın birçok farklı ülkede birçok çeşidi vardır. Türk mutfağında özellikle un helvası, irmik (simit) helvası yaygındır. Temel malzemeleri un ya da irmik, yağ, şeker, süt, kaymaktır. İrmik unu, şeker, su, tuz ve tarçın çeşitlemeleri ile yapılan özellikle Ortadoğu ve ön Asya’da sevilen tatlı çeşitleridir. Türkiye gelenek ve göreneklerine göre doğumlarda, ölümlerde, askere giderken, hac dönüşünde, okula başlayan çocuklar için, yeni bir eve sahip olunca, okul bitince, yağmur dualarında, çeşitli helvalardan biri yapılır ve eşe dosta dağıtılır. Kuzey Kıbrıs’ta da özellikle eskiler ölülerin arkasından bu tatlıyı yapıyorlardı. Halen daha bu tatlı mevlitlerde de ikram ediliyor.

NORTH CYPRUS UK JULY 2011

41

42

NORTH CYPRUS UK JULY 2011

Haber

Eğlencenin ilk durağı plajlar, doldu... Hava sıcaklığının artmasıyla birlikte hem tatilciler hem de vatandaşlar soluğu plajlarda aldı. Ülkenin bir birinden güzel plajları ve tesislerine koşan halk, serin suların keyfini çıkardı.

ava sıcakları arttıkça, serinlemenin yolunu denizde arayan vatandaşlarımız ve adamıza çeşitli ülkelerden gelen turistler, plajlara ve bir birinden

H

güzel tesislere akın etti. Bu yıl geç gelen sıcaklar nedeniyle özlemi duyulan yaz ayının keyfi de böylelikle yaşanmaya başlandı. Ülkedeki otellerin %100’e yakın dolu-

luk oranını yakalaması sevindirirken, sahiller de renkli görüntülere sahne oldu. 7’den 70’e plajları dolduran yerli ve yabancı halk, akşamları ise birbirinden güzel kulüpler, canlı müzik ortamları kısacası eşsiz eğlence mekânları ile eğlenceyi doyasıya yaşıyor. Yıllardan buyanadır, Mağusa Bölgesi’nin en iyilerinden Salamis Otel plajı ve Çatalköy’deki Shayna Beach Club’ın sunduğu eşsiz plaj keyfi de yaşanmaya değer. Hava sıcaklığı 40 dereceyi aştı Temmuz ayının başlamasıyla birlikte artan sıcaklıklar 45 derecenin üzerine çıktı. Uzun zamandır beklenen sıcaklıklar sonunda kapımıza dayandı. Yer yer mevsim normallerinin üzerine çıkan hava sıcaklıkları insan sağlığını tehdit ediyor. Uzmanların yaptıkları açıklamalarda; özellikle kalp ve şeker hastaları, yaşlılar, çocuklar ve hamile bayanların mecbur kalmadıkları sürece gündüzleri 10:00-15:30 saatleri arasında sokağa çıkmamaları gerektiği belirtildi. Bunaltıcı sıcakların başlamasıyla birlikte şehir merkezinde vakitlerini denize girmeye ayıranlar ilginç görüntülere sahne oluyorlar.

43

NORTH CYPRUS UK JULY 2011

Haber

Shayna Beach Club

KKTC Temsilcisi:

襤lker Y覺ld覺r覺m Tel: 0533 8420302 Email: groupmondial@hotmail.com Email: mondialparis@hotmail.com

44

NORTH CYPRUS UK JULY 2011

Köylerimiz Yazı Dizisi 24

Bağlıköy’de muhteşem köy evleri dikkat çekici güzellikte..

Adını aldığı bağı kalmamış ama muhteşem güzellikteki eski evleri hala ayakta ve korumaya muhtaç...

Bağlıköy’ü mutlaka görün! tantik Kıbrıs evleri görmek isteyen, özellikle güney Kıbrıs’ta, Kakopetriya ve civarındaki Trodos köylerine gidebilir... Eski evlerimiz dendiğinde benim aklıma en çok Kuzey Kıbrıs’ta Karmi; Güney’de ise Lefkara köyleri gelir... Peki Bağlıköy? Gidip görmekte ve o evlerin korunması için daha çok çaba harcamakta yarar olduğu inancındayım. O güzelim evleri korumak için en büyük görev tabii ki hükümetlere düşer ama köylü de istekli olmak zorunda...

O

Bağlıköy’deyiz... Köylünün en ciddi sorunlarının başında öğrencileri Gemikonağı ve Lefke’deki okullara taşıyan minübüsün yetersizliği geliyor... Evet okulları merkezileştirdiniz. Evet küçük okulları kapatıp, daha iyi bir merkez okul açtınız... Peki öğrencilerin bu merkez okula taşınması ne olacaktı? Evet, bazı köylerde otobüs sıkıntısı olmayabilir ama Bağlıköy’de var... 25 kişilik bir minibüse 35 öğrenci doluşuyor... Allah korusun, ya kaza olsa, ya bu çocuklara bir şey olursa! Hesabını kim verecek? 900 olan nüfus 350’ye düşmüş Evet Bağlıköy’deyiz... Bağlıköy, Lefke’nin yanıbaşında eski bir Türk köyü... Gemikonağı – Yeşilırmak yolundan ayrılan

Bağlıköy yolu, sanki cennete açılıyor... Yani filmlerde tasvir edilen cennet herhalde bu yol olsa gerek... Sağlı sollu narenciye bahçeleri... Yeni yeşermeye başlayan kırlar... Kıvrılarak yükselen bir virajlı yol ve bu yol etrafındaki tepecikler, okaliptüs ağaçları... Eski adı Ambeligu olan Bağlıköy, 1974 öncesi 900 olan nüfusunun üçte ikisini göçle kaybetmiş. Şu anda köyde 350 civarında kişi yaşıyor ve bunların 155’i seçmen... Bağlıköy adı, yine eskiden köyü çevreleyen bağlardan adını almışsa da şu anda köyde bağ kalmamış... Köydeki bakkal dükkanlarının birinin önünde bayanlarla başlıyoruz sohbetimize... Arzu Ersev, Emine Tahsildaroğulları, Şükran Kalkan, Dursun Kamuran Barbulli, Hidayet Ersev ve Şerife Tahsildaroğluları en büyük sıkıntı olarak yukarıda bahsettiğimiz minibsü dile getiriyorlar. Emine Tahsildaroğulları defalarca bu konuyu yetkililerin gündemine getirdiklerini anlatıyor. 35 öğrenciyi 25 kişilik bir minibüsle taşıdıklarını kaydeden Emine Tahsildaroğulları, “Minibüs köye 7.30’da gelir. Okul 8’de başlar. Çocuklarımız her gün okula geç gider. Özellikle ortaokul ve liseye giden öğrenciler her gün geç kağıdı almak zorunda kalır” diyor.

Eko turizm yeterince anlaşılmadı, anlatılmadı! Köy, eko turizm kapsamına dahil edilmiş. Devlet, bu çalışma kapsamında dileyen köylülere, yıkılmaya yüz tutmuş evlerini eski haliyle restore edebilmek için kredi verecek. Ancak köylü “güvenmemiş” bu projeye... Devlete güveni yitirmenin en bariz örneği. Pek fazla başvuran yok. Hatta Şükran Kalkan’a göre, “kimse başvurmadı”... Oysa Bağlıköy’deki eski evler gerçekten görülmeye değer. “Hanay” dediğimiz iki katlı, geleneksel Kıbrıs evleri, inanılmaz güzellikte... Fotoğraf meraklılarına bu arada duyurum olsun, mutlaka bu köye gidin ve eski evleri görüntüleyin... Köyün nüfusu 900’dü 1974 öncesi... Hidayet Ersev’e göre işsizlik dolayısıyla çok sayıda insan yurt dışına göç etti. Hidayet Ersev, “köyde üniversite mezunu işsiz gençler dolaşıyor” diyor. Arzu Ersev ise köyde üç – dört ailenin geçim kaynağı olan hayvancılığın öldüğünü anlatıyor. “Yağmur yok, hayvanların yiyeceği çayır da yok” diyor bir köylü... Şerife Tahsildaroğulları’nın derdi de işsizlik. “Torunum geçici öğretmendi, sonra almadılar, şimdi işsiz” diye dile getiriyor tüm ülkede büyük sıkıntı yaratan bu soru-

nu... Ve eleştiriyor hükümeti! Yollar! Köy yolları hem çok dar hem de asfalt oldukça kötü durumda. Pek genişletme olmayabilir ama asfaltlama yapılması kaçınılmaz. 1974 öncesi köye adını veren bağcılık şimdilerde sıfırlandı... Bağların bir bölümü sınırda kaldı... Lefke Üniversitesi’nin köye bir katkısı yok Köy bir vadi içerisinde... Köyün bir yanında, Kireç Tepe adlı tepe yer alıyor. Bu tepenin Batı yamacı Bağlıköy’e, Kuzey yamacı ise Lefke Üniversitesi’ne bakıyor... Üniversitenin köye bir katkısı olmamış... Üç dört kişinin çalışması dışında, örneğin öğrenciler Bağlıköy’den ev kiralamıyor... Çünkü ulaşım yok! Köyde evlerin nostaljik ve otantik havasının yanısıra, 1940’lı yıllarda kadınların çamaşır yıkadığı eski çeşmesi de görülebilecek değerler arasında. Bu çeşme de devletten ilgi bekliyor... Yarısı derenin taşıdığı toprağa gömülü duruyor. Bir el atılırsa, bu güzeide eser yüzeye çıkarılacak... Ayrıca, köyün Güney tarafında, güney Kıbrıs sınırına yakın bölgesinde, Aletri tepesinin yamacında, altı oyuk büyük bir kaya da Bağlıköylüler için çok önemli...

45

NORTH CYPRUS UK JULY 2011

Köylerimiz

Birçok ev terkedilmiş. Ancak içinde yaşanılan evler çiçeklerle ve ağaçlarla çevrili

Çeşme 1944’te yapılmış... Yıllarca Bağlıköylü kadınlar burada çamaşırlarını yıkamışlar... Şimdi bu çeşmenin yarısı toprağa gömülü...

Bağlıköy’de Danimarkalı ölü askerler için yaptırılan anıtta, “Barşa hizmet için yaşamını yitirdiler” yazıyor... Burada ölen iki askerin isimleri Çavuş Benth Schullz Christensen ve Er Carsten Busk Andersen... Çavuş öldüğünde 22, er ise 23 yaşındaydı.

Muhtar Hasan Ersev gençlere arsa dağıtımı konusunda oldukça kızgın...

Dereye inilen yol parke döşenmiş ama köy içi yollar çok dar ve asfalt tamir bekliyor...

Bağlıköylü bayanlar, güneşte sohbet etmenin keyfini çıkarırken

1974 yılında köy saldırıya uğradığı zaman Bağlıköylüler bu kayanın altındaki mağaraya, ya da oyuğa sığınmışlar. Bir gece burada kaldıktan sonra dağlardan yürüyerek Lefke’ye ulaşmışlar... Köyün yaşılarından biri olan 80 yaşındaki Bahriye Köksallar’ı çamaşırlarını asarken objektifimize konuk ediyoruz... Ve yaşını soruyoruz... “60’lık varım” diyor... Komşuları kahkahaya boğuyor... Yüzünden gülücükler saçan biri...

İnanın satın aldığım yerde bana o tüfeği alıp gitmem için beş Sterlin vermişlerdi. Şimdi devlet benden bin TL gümrük talep ediyor. Köpeğimizi getirdik. Üç hafta karantinada tuttular. Karantinada tuttukları yeri Avrupalılar görse, orada yaşananları, yerlerdeki iğneleri, hele hele de öldü diye çöpe atılan kedinin nasıl koktuğunu ve ilk atıldığında hala yaşıyor halde bulunduğunu... Devlet bize bu ülkeye geri gelin demek yerine birşeyler yapmalıdır”...

Gümrüklerle Londra’dan döndüğüne pişman ettiler Ve Londra’dan gelen bir köylü... Evet köyün büyük nüfusu şu anda Londra’da olabilir ama Londra’dan dönen de var. Hatta muhtara göre Avustralya’dan dönen bile var... Bu konuya sonra yine değiniriz... Londra’dan altı ay kadar önce eşiyle birlikte köye dönen 36 yaşındaki Hakan Ersev’i dinleyelim isterseniz: “Ben İngiltere’de doğdum... 12 yıldır evliyim. Eşimle birlikte altı ay önce köyümüze döndük. Aşağı Bağlıköy’e ev yapacağız... Devlet geri dönmek isteyen vatandaşlara bazı kolaylıklar sağlamalı diye düşünüyorum. Biz bir van araç getirdik. Gümrük belimizi kırdı. İki av tüfeği getirdik. Hele bir tanesi Rus malı, çok ucuz bir tüfek.

Arsaları köyün gençlerine değil yabancılara vermişler Ve muhtar... Bağlıköy’ün muhtarı 36 yaşındaki Hasan Ersev... Muhtar da yolların genişletilmesi ve asfaltlanmasını istiyor... Ayrıca muhtarın bir de dağıtılan arsalarla ilgili derdi var. Köyde gençler için arsa dağıtılmış. Ama ne ilginçtir ki arsalar köylülere değil, gizli gizli başkalarına verilmiş... Hatta yeşil alan ilan edilen yerler bile bazı torpillilere peşkeş çekilmiş muhtara göre. Muhtar da işsizliğin gençleri zorda bıraktığından yakınıyor... Köyde tek sevindirici şeyin, yurtdışına göçen bazı Bağlıköylülerin geriye dönmesini görmeleri olduğunu kaydeden genç muhtar, “ancak ülkeye geri dönenlere de analarından emdikleri süt

Bakım ve tamir isteyen evler büyüleyici güzellikte. Ancak tamir edilmezlerse, yerle bir olmaları an meselesi

burunlarından getirilmek isteniyor, devletimiz birşeyler yapmalı” diye ekliyor... Bağlıköy... Eski adı Ambeligu... Köyde bir cami ve bu caminin bahçesinde bir de şehitlik var... Şehitlik bakımlı... Bu köyde sadece Kıbrıslı Türk şehitler yok... 16 Ağustos 1974’te yaşamını yitiren iki de Danimarkalı Birleşmiş Milletler Askeri için köy yolunda

güzel bir anıt yaptırılmış... Birleşmiş Milletler’in yaptığı bu anıtta görevde yaşamını yitiren 20’li yaşlardaki iki Danimarkalı askerin isimleri yazılı... Muhteşem manzarası, tekrar ediyor olsak da; otantik ve de nostaljik eski evleri ile Bağlıköy’e bir hafta sonu gezmeye gidin dersem, zamanınızı harcatmış olmam...

46

NORTH CYPRUS UK JULY 2011

Sağlık Hazırlayan

‹ç Hastal›klar› Uzman›

Dr Okan Dağlı dagliokan@gmail.com

Denizlerimiz ve Denizlerin Temizliği Y

az geldiğinde ençok konuşulan konuların başında denizler ve güneşimiz gelir. Bunların sağlığımız üzerinde etkileri veya oralarda geçirdiğimiz zamanlar gündemimizi oluşturur. Denizlerimizin temizliği en büyük zenginliğimizdir. Fakat son dönemlerde kanalizasyonlar veya pis atıkların denize o veya bu şekilde akması, çevreden geçen gemilerin pisliklerini sahillerimize yakın yerlere bırakması bu konuda bizi tereddüte düşürüyor.

Denizleri kirleten ne? Denizleri en çok kirleten insanların atıklarıdır. Kalınbarsakta yaşan Koli Basili(e.coli) bu işin 1 numaralı sorumlusudur! Koli Basili insan barsağında yaşayan önemli bir bakteridir. Bir gram dışkıda yüz milyondan bir milyara kadar koli basili bulunabilir. Koli basili, hayatın ilk dakikalarından itibaren kalın barsağın sürekli misafiridir. Sindirim maddeleri artıklarını parçalayarak geçinen, bu yoldan insanlara faydalı olan bir bakteridir. Koliyi barsakta zararsız bir durumda tutan, barsağın direncidir. Sağlam bir barsak, koliye geçit vermez. Özellikle pis suların döküldüğü plajlar, koli basilinin yol açtığı hastalıkların kaynağıdır. İnsan dışkısının içinde devamlı bulunduğu için koli basili miktarı, suların dışkıyla kirlenmesinde ölçü kabul edilir.

Hem İngiltere’de hem KKTC’de dağıtılan TEK Gazete!

“Sizin Gazeteniz” North Cyprus: 0533 863 5341 UK: +44 7958 352411 Email: zorlucezaroglu@yahoo.co.uk

Hangi deniz temiz sayılır? Şurası temizdir dememizin belli koşulları vardır. Sadece rakamları görerek, belki bazı arkadaşlarımız burası temiz, buraları da kirliymiş, diye bir sınıflandırma yapabilir. Gerçek ölçüt ise şudur: Dünya Sağlık Örgütü standartlarına göre, kıyıdan 200 metre açıkta, güneşin doğuşundan önceki saatlerde, steril şişelere alınan deniz suyu örneklerinde 3- 4 gün süren laboratuvar araştırmasından sonra bakterilerin türü ve sayısı belirlenmelidir... Ortaya çıkan rakamların yorumlanması bir uzmanlık işidir. Bir noktadan alınan örnekte 10 binin altında koli basili bulunsa bile, daha sonraki saat ve günlerde alınacak örneklerde, akıntının kirli yerlerden getireceği kirlilikle bu sayı artabilir. 15-20 gün içinde yeniden alacağımız testlerle bu sayıdaki değişik-

likler tespit edilebilir. Ülkeler, insan sağlığı açısından sakıncalı sayılabilecek olan litredeki e.coli (koli basili) sayısını kendileri belirler. ABD’de 2 bin 400 olan bu sayı, örneğin Türkiye’de Sağlık Bakanlığı tarafından 10 binin altı olarak belirlenmiştir. E.coli (koli basili), deniz suyuna kanalizasyon karıştığının belirtisidir. İnsan sağlığına zararlı virüs, mantar, parazitlerin çoğu kanalizasyonla denize karışacağından e.coli, deniz suyu örneklerinde aranır. Bunun dışındaki bakteriler çok fazla miktarda olabilir ama kanalizasyon karıştığını göstermez. Total bakteri olarak belirlenen sayının yüksek olması insan sağlığı açısından önemli tehdit oluşturmaz. Deniz kirliliği; fiziksel, biyolojik ve kimyasal kirlilik olarak üç bölümde değerlendirilir. Kirli denizlerden hangi hastalıkları alırız? Bir yer, bakteriyolojik olarak kirliyse, bakteriyel enfeksiyonlar, mantar enfeksiyonları çeşitli virüs hastalıkları, çeşitli paraziter hastalıklarla karşılaşabilirler. Mantar gibi cilt enfeksiyonları, göz enfeksiyonları, orta kulak ve dış kulak iltihapları, suyun yutulması halinde mide, bağırsak enfeksiyonları, idrar yolu enfeksiyonları, özellikle bayanlarda sudan kaynaklanan idrar yolu enfeksiyonları gibi enfeksi-

yonlar daha çok görülebilir. Parazit bulaşabilir. Virüs olursa kana karışır, karaciğere giderse sarılık yapar, bir başka organa giderse, o organda yetmezliğe neden olur. Yani, bulaşan mikrobun yaptığı hastalık çeşidine göre hastalıklar ortaya çıkar. Bakteriyolojik açıdan temiz olduğu tespit edilen, ancak kimyasal kirlilik bulunan yerde denize girilmesi halinde vücuda temas edecek petrol artığı ve diğer kimyasal maddeler de kanserojen maddeler olarak insan sağlığını etkiler. Güneş ışığı, UV ışığı kimyasal maddelerin hücre içindeki etkilerini artırır. Hücre içindeki protein sentezi, karbonhidrat sentezi, lipit sentezi gibi hücrenin hayatiyetini sürdürmesine neden olan hayati fonksiyonları üzerinde etkili olur. UV ışığının kendisi, hücre içerisinde kanser öncesi mutasyon dediğimiz, DNA bilgileri üzerine etki eden mutanajik bir ajandır. Kimyasal maddenin bulunduğu yerde kimyasal maddenin hücreye olan zararlı etkisini artırır. Bu nedenle, sudan çıktıktan sonra mutlaka sabunlu suyla duş alınmalı. Temiz denizlerin standartları nasıl belirlenir? Temiz denizler Blue Flag(Mavi Bayrak) ile ödüllendirilir. Bunun için aşağıdaki testlerden geçer not almak gerekir: - Deniz suyu analizlerinin

uygunluğuna bakılır. - Ön arıtmasız atıksular plaj alanına boşaltılmamalı. Belediye arıtma deşarj suları, Avrupa Birliği Atıksu Standartları’na uygun olmalı. - Kirlilik kazalarıyla mücadele acil durum planları olmalı, kirlilik olasılığına karşı halk uyarılmalı. - Alg ve diğer bitkilerin plajda birikip çürümesi önlenmeli. - Mavi Bayrak Ödüllü plaj hakkında kullanıcılar bilgilendirilmeli. - Çevre eğitim etkinlikleri yapılmalı. - Kıyı alanlarını içeren imar planı yapılmış olmalı. - Yeterli sayıda çöp kutusu bulunmalı, çöpler lisanslı, geri dönüşüm programı yapılan merkeze atılmalı. - Plaj sezon boyunca her gün temizlenmeli. - Otomobillerin plaja girmesi, kamp yapması engellenmeli. - Plaja ana arterden rahat ve güvenle ulaşım sağlanmalı. - Temiz ve yeterli sayıda duş tuvalet ve soyunma kabini olmalı. - Plajda ilk yardım olanakları olmalı. - Plaj bekçileri - cankurtaranlar görevde olmalı. - Hayvanların plajlara girişleri kontrol altında tutulmalı. - Plajda ücretsiz içme suyu olmalı. - Kolay ulaşılır telefon olanağı bulunmalı. - En az bir plaj engellilere yönelik düzenlenmeli.

NORTH CYPRUS UK JULY 2011

47


24