Issuu on Google+

ÝMAN TEMELÝNDE ORTAK MÜCADELE Said Nursî eserlerinde ýsrarla “imaný tahkim” vurgusu yapýyor. Hýristiyan âleminin önde gelen isimleri de günümüzde “Allah'ý yok sayan anlayýþ”ýn yaygýnlýðýndan þikâyet ediyor. Ve ortak bir mücadele zemini bu temel üzerinde oluþuyor. KÂZIM GÜLEÇYÜZ’ÜN YAZI DÝZÝSÝ SAYFA 13’TE

Y GERÇEKTEN HABER VERiR

VAN ekimiz yarý ng

azetenizle birlik te ücretsiz

ASYA’NIN BAHTININ MÝFTAHI, MEÞVERET VE ÞÛRÂDIR

YIL: 42

8 TEMMUZ 2011 CUMA/ 75 Kr

SAYI: 14.860

www.yeniasya.com.tr

Özür aldatmacasý NEW YORK TIMES: TÜRKÝYE VE ÝSRAÝL, TÜRKÇEDE ÖZÜR GÝBÝ GÖRÜNECEK, AMA ÝBRANÝCEDE ÖYLE ANLAÞILMAYACAK BÝR KELÝME BULMAK ÝÇÝN ÇALIÞIYORLAR. ÝLÝÞKÝLERÝ TAMÝRE ÇALIÞIYORLAR

YUNANÝSTAN’A ÇAÐRI

u­ ABD'nin önemli gazetelerinden New York Times, Türk ve Ýsrailli diplomatlarýn, geçen yýl Gazze'ye yardým götüren Mavi Marmara gemisine Ýsrail'in yaptýðý saldýrýnýn ardýndan bozulan iliþkileri tamir etmeye çalýþtýklarýný yazdý. Gazete, iki ülkenin bir süredir ' Türkçede özür gibi görünecek, Ýbranicede ise öyle görünmeyecek bir kelime bulmaya çalýþtýklarýný'' ileri sürdü.

FÝLOYU SERBEST BIRAK uMüslüman Kardeþler Ör gü tü Yü rüt me Konseyi Rehberi Muhammed Bedii, Yunanistan’a “Gazze þeridi ne in sa nî yar dým götür mek isteyen özgür lük fi lo su nu ser best býrakmasý” çaðrýsýnda bulundu. Haberi sayfa 7’de

HÝSARCIKLIOÐLU:

Kaliteli demokrasi için vergi reformu þart uTOBB Baþkaný Rifat Hisarcýklýoðlu, vergi ve ka mu har ca ma re for munun çýkarýlmasý gerektiðini belirterek, ‘’Kamu har ca ma re for mu çýkmadan ne kadar vergi verirsek verelim, bizim kamunun harcamalarýna yetiþebilmemiz müm kün de ðil. Ge lir ver gi sin de, ku rum lar vergisinde reforma ihtiyaç var” dedi. Haberi sayfa 11’de

MEMURLARIN YÜZDE 64’Ü SENDÝKALI uTürkiye’deki 1 milyon 874 bin 543 kamu görevlisinin yüzde 63,75’i sendikalý olarak çalýþýyor. Temmuz 2011 istatistiklerine göre sendikalý memur sayýsý 1 milyon 195 bin 102’ye ulaþtý. n5’TE ISSN 13017748

UZLAÞINCAYA KADAR ERTELENECEK u­ Ýngiliz Independent gazetesi de, "Türkiye ile Ýsrail arasýndaki anlaþmazlýk nedeniyle BM'nin Mavi Marmara raporunun geciktiðini" yazdý. Geçen yýl 9 kiþinin öldüðü Mavi Marmara baskýnýnýn "bölgedeki en yakýn iki müttefikin arasýný açtýðýný" belirten gazete, "diplomatik kaynaklarýn, raporun iki ülke hükümetleri uzlaþýncaya kadar erteleneceðini söylediklerini" bildirdi. n7’de

Hükümetten ilk mesaj uBülent Arýnç, Hükümet Sözcüsü sýfatýyla, iktidarýn gündeme dair ilk mesajýný verdi. Arýnç, temsilde bir eksiklik olmadan tüm partilerin parlamentoda bulunmalarý gerektiðini belirterek, ‘’En kýsa zamanda partilerin parlamentoda eksik kalan yeminlerinin milletvekilleri tarafýndan ifa edilmesini bekliyoruz’’ dedi. Haberi sayfa 4’te

Bosna’ya hoþgörüyü derviþler götürdü uUluslararasý Saraybosna Üniversitesinden Prof. Dr. Mehmet Can, Bosna’ya Osmanl’dan önce gelip tekkeler kuran derviþlerin halkýn gönlünü kazandýklarýný vurgulayarak, ‘’Bosna topraklarýndaki hoþgörünün geliþimine Osmanlýdan önce bu bölgeye gelen der viþler önemli katký saðlamýþtýr’’ diye konuþtu. Haberi sayfa 7’de

BDP’liler Çiçek’i ziyaret etti uTBMM Baþkaný seçilen Cemil Çiçek, CHP’nin ardýndan BDP ile de sýcak temas saðladý. Çiçek, BDP Grup Baþkanvekili Hasip Kaplan ve Muþ Milletvekili Sýrrý Sakýk ile görüþtü. n4’te

SBS tamam, sýra tercihte

YETKÝSÝZLÝK GEREKÇESÝYLE

AYM’den Dicle’ye red uAnayasa Mahkemesi, Yüksek Seçim Kurulu tarafýndan, hakkýnda terör örgütü propagandasý yapmak suçundan kesinleþmiþ hapis cezasý bulunmasý nedeniyle milletvekilliði düþürülen Hatip Dicle'nin baþvurusunu yetkisizlikten reddetti. Haberi sayfa 4’te

“MÝLLETVEKÝLLERÝ ÇALIÞIYOR”

Yemin krizine ABD yorumu uABD Dýþiþleri Bakanlýðý Sözcüsü Victoria Nuland, TBMM’deki “yemin krizi” konusunda Türkiye’nin iç meselelerine müdahil olmak istemediklerini, ama “canlý ve güçlü demokrasiye sahip” Türkiye’de milletvekillerinin konunun çözümü üzerinde çalýþtýðýný söyledi. Haberi sayfa 4’te

Afganistan’da sivil katliamý protesto edildi uHaberi sayfa 7’de

Suriyeli aileler Hama’dan kaçýyor 1 milyon 54 bin 508 ilköðretim 8. sýnýf öðrencisinin girdiði SBS’nin sonuçlarý açýklandý. Yeterli puaný alan 1 milyon 9 bin 569 öðrenci tercihlerini 8-20 Temmuz 2011 tarihleri arasýnda yapacak. Haberi sayfa 3’te

u Yaz mevsiminin gelmesiyle

FETÝH TABLOLARI ZONARO’NUN DEÐÝLMÝÞ

birlikte güneþin zararlý ýþýnlarýndan korunmak için güneþ gözlüklerine yönelen vatandaþlarý uyaran göz hekimleri güneþ gözlüðü alýrken mut la ka dok tor kon tro lün den ge çe rek tavsiye edilen gözlükleri almalarý konusunda ikaz ediyor. Haberi sayfa 15’te

uSaray ressamý Zonaro’ya ait olduðu düþünülen, Fatih Sultan Mehmed’in Ýstanbul’a giriþini ve gemilerin karadan yürütülmesini tasvir eden resimlerin Balkan Savaþlarýnda þehit olan ressam Hasan Rýza’ya ait olduðu iddiasý, ressam Hüsnü Tengüz’ün ‘Sanat Hayatým’ adlý ha tý ra tý nýn or ta ya çýk ma sý i le kesinleþti. Haberi sayfa 10’da

RASTGELE GÜNEÞ GÖZLÜÐÜ ALMAYIN

Dicle, YSK kararýnýn iptali için baþvurmuþtu.

uHaberi sayfa 7’de

2

LÂHÝKA

8 TEMMUZ 2011 CUMA

‘‘ Hizmette sadakat, cesaret ve metanet

‘‘

En ziyâde yaralananlar, siperini býrakýp kaçanlardýr; en az yara alanlar, siperinde sebat edenlerdir. “De ki: Kaçtýðýnýz ölüm mutlaka gelip sizi bulacaktýr” (Cum’a Sûresi: 8.) mâna-i iþârîsiyle gösteriyor ki, “Firar edenler, kaçmalarýyla ölümüdahaziyâdekarþýlýyorlar.”

E

y kardeþlerim! Eðer ehl-i ilhadýn dalkavuklarý, sizi korkutmak ile kudsî cihâd-ý mânevînizden vazgeçirmek için size hücum etseler; onlara deyiniz: “Biz hizbü’l-Kur’ân’ýz, ‘Þüphesiz ki Kur’ân’ý Biz indirdik ve onu koruyacak olan da Biziz. (Hicr Sûresi: 9.)’ sýrrýyla, Kur’ân’ýn kal’asýndayýz. ‘Allah bize yeter; O ne güzel vekildir. (Âl-i Ýmrân Sûresi: 173.)’ etrafýmýzda çevrilmiþ muhkem bir surdur. Binler ihtimâlden bir ihtimâl ile, þu kýsa hayat-ý fâniyeye küçük bir zarar gelmesi korkusundan, hayat-ý ebediyemize yüzde yüz binler zarar verecek bir yola, bizi ihtiyârýmýzla sevk edemezsiniz.” Ve deyiniz: “Acaba hizmeti Kur’âniyede arkadaþýmýz ve o hizmet-i kudsiyenin tedbîrinde üstâdýmýz ve ustabaþýmýz olan Said Nursî’nin yüzünden, bizim gibi hak yolunda ona dost olan ehl-i haktan kim zarar görmüþ? Ve onun has talebelerinden kim belâ görmüþ ki, biz de göreceðiz ve o görmek ihtimâli ile telâþ edeceðiz. Bu kardeþimizin, binler uhrevî dostlarý ve kardeþleri var. Yirmi otuz senedir dünya hayat-ý içtimâiyesine tesirli bir sûrette karýþtýðý halde, onun yüzünden bir kardeþinin zarar gördüðünü iþitmedik. Husûsan, o zaman elinde siyâset topuzu vardý, þimdi o topuz yerine nur-u hakîkat var. Eskiden, Otuz Bir Mart Hâdisesinde, çendan onu da karýþtýrdýlar, bâzý dostlarýný da ezdiler; fakat, sonra tebeyyün etti ki, mesele baþkalarý tarafýndan çýkmýþ. Onun dostlarý, onun yüzünden deðil, onun düþmanlarý yüzünden belâ gördüler. Hem, o zaman çok dostlarýný da kurtardý. Buna binâen, bin deðil, binler ihtimâlden bir tek ihtimâl-i tehlike korkusuyla bir hazîne-i ebediyeyi elimizden kaçýrmak, sizin gibi þeytanlarýn hâtýrýna gelmemeli” deyip ehl-i dalâletin dalkavuklarýnýn aðzýna vurup tard etmelisiniz. Hem o dalkavuklara deyiniz ki: “Yüz binler ihtimâlden bir ihtimâl deðil, yüzden yüz ihtimâl ile bir helâket gelse, zerre kadar aklýmýz varsa, korkup, onu býrakýp kaçmayacaðýz.” Çünkü mükerrer tecrübelerle görülmüþ ve görülüyor ki, büyük kardeþine veyahut üstâdýna tehlike zamanýnda ihânet edenlerin, gelen belâ, en evvel onlarýn baþýnda patlar; hem merhametsizcesine onlara ceza verilmiþ ve alçak nazarýyla bakýlmýþ, hem cesedi ölmüþ, hem rûhu zillet içinde mânen ölmüþ. Onlara ceza verenler, kâlblerinde bir merhamet hissetmezler. Çünkü derler: “Bunlar mâdem kendilerine sâdýk ve müþfik üstadlarýna hâin çýktýlar, elbette çok alçaktýrlar, merhamete deðil, tahkire lâyýktýrlar.” Mâdem hakîkat budur. Hem mâdem bir zâlim ve vicdansýz bir adam birisini yere atýp ayaðýyla onun baþýný katî ezecek bir sûrette davransa, o yerdeki adam eðer o vahþî zâlimin ayaðýný öpse, o zillet vâsýtasýyla, kalbi baþýndan evvel ezilir, rûhu cesedinden evvel ölür. Hem baþý gider, hem izzet ve haysiyeti mahvolur. Hem, o canavar vicdansýz zâlime karþý zaaf göstermekle, kendisini ezdirmeye teþcî eder. Eðer ayaðý altýndaki mazlûm adam, o zâlimin yüzüne tükürse, kalbini ve ruhunu kurtarýr, cesedi bir þehid-i mazlûm olur. Evet, tükürün zâlimlerin hayâsýz yüzlerine! Hem, ey kardeþlerim, çoðunuz askerlik etmiþsiniz. Etmeyenler de elbette iþitmiþlerdir. Ýþitmeyenler de benden iþitsinler ki, en ziyâde yaralananlar, siperini býrakýp kaçanlardýr; en az yara alanlar, siperinde sebat edenlerdir. “De ki: Kaçtýðýnýz ölüm mutlaka gelip sizi bulacaktýr” (Cum’a Sûresi: 8.) mâna-i iþârîsiyle gösteriyor ki, “Firar edenler, kaçmalarýyla ölümü daha ziyâde karþýlýyorlar.” Mektûbât, s. 405-406.

Y

Hz. Câbir radýyallahu anh anlatýyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: "Gecede bir saat vardýr ki, Müslüman bir kimsenin Allah'tan, dünya veya ahirete müteallik bir hayýr talebi, o saate rastlarsa, Allah dilediðini ona mutlaka verir. Bu saat her gecede vardýr." Müslim, Müsafirin 166, (757).

Niçin Risâle-i Nûr okuyoruz? ÝZ yalnýz bu asýrda Kur’ân’ýn yüksek ve parlak bir tefsîri ve kâinatta en yüksek olan îmân hakîkatlarýný beyan eden Risâle-i Nûr’u okuyoruz.”1 Çünkü “Biz îmânýn cereyanýndayýz, gâyemiz rýzâ-yý Ýlâhîyedir.”2 Bedîüz zamân Hazretleri de “Sizler, ara sýra, Ýh lâs ve Ýk ti sât Lem’a la rý ný ve ba zan Hücûmât-ý Sitte risâlesini mâbeyninizde berâber okumalýsýnýz.”3 demektedir. *“Risâle-i Nûr yüz otuz parça hârikulâde risâlelerden müteþekkil bir þaheser külliyatý ve yirminci asrýn fünûn-u müsbetesiyle ulûm-u îmâniye ve hakâik-ý Kur’âniyeyi mezc ve te’lîf ederek bu asra kadar hiçbir eserde görülmediði ehl-i ilim ve hakîkatça filozof ve profesörlerce musaddak olan emsalsiz bir husûsiyete mâlik eserlerinin neþriyâtý Anadolu, Arabistan, Mýsýr, Pakistan, Avrupa ve A me ri ka’ya kadar inkiþâf etmiþ mü el li fi Bedîüzzaman Said-i Nur sî Ri sâle-i Nûr hak kýn da þöy le di yor: Ri sâ le-i Nûr, mâ ne vî ha kî katlarý ve îmân ilmini Avrupa’nýn fen ilimleriyle mezcederek gâyet kuvvetli burhan ve hüccetlerle aklen ve mantiken ispat eder. Risâle-i Nûr, hâl ve istikbâlin, il mî, îmânî, aklî ve fikrî ihtiyaçlarýna tam cevap verir bir kuvvet ve mâhiyet ve husûsiyettedir. Risâle-i Nûr’da baþka eserlerden nakil yoktur, Kur’ân’ýn mu'cîze-i mâneviyesidir. Risâle-i Nûr, yüz mânevî keþfiyâtý havî ve týlsým-ý kâinatýn muammasýný keþf ve halleden bir keþþâftýr. Risâle-i Nûr, yalnýz bu vatan ve bu millet için deðil, âlem-i Ýslâm ve beþeriyet için yazýlmýþtýr. Risâle-i Nûr, þu zamanýn yaralarýna en münâsip bir ilâç, bir mer hem ve zu lü mâ týn te hâ cü mü ne mâ’rûz heyet-i Ýslâmiyeye en nâfi’ bir nûr ve dalâlet vâdilerinde hayrete düþenler için en doðru bir rehber olduðu yüz binlerle kimseler tarafýndan tasdîk edilen bir eser külliyatýdýr” 4 demektedir. Bizler de böyle bildiðimizden Risâle-i Nûr’u okuyoruz. *Kur’ân her asra baktýðý ve ders verdiði gibi bu âhirzamân asrýna da bakýyor ve ders veriyor. Hem “Risâletü’nNûr, bu asrý, belki gelen istikbâli tenvîr edebilir bir mu'cîze-i Kur’ân’iye olduðunu çok tecrübeler ve vâkýalarla körlere de göstermiþ” 5 bulunduðundan “Ve bu za ma ný ten vîr e den bir mu’cî ze-i mânevîye-i Kur’âniyedir” 6 bildiðimiz den Risâle-i Nûr okuyoruz. *Nasýl ki bütün ilâçlar tabîattaki bitkilerden yapýlýyor. O bitkilerden herkes hastalýklarýna kendisi ilâç yapamýyor ve bir kimyagere ve eczacýya ihtiyaç duyuyorsa; aynen öyle de özellikle yaþadýðýmýz âhirzamân asrýnýn maddî ve mânevî hastalýklarýna da Kur’ân eczanesinden bir kimyager ve eczacý misillü müceddid olan Bedîüzzamân’ýn Risâle-i Nûr ilâçlarýna da ihtiyacýmýz zarûrîdir biliyoruz. Bu nedenle “Ne vakit bir araya gelsek, Sözler’den birini açýp okuyoruz, tatlý tatlý istifâde edip, Üstadýmýzla görüþüyoruz.” 7 Çünkü Üstad Bedîüzzamân Hazretleri, “Benim ehemmiyetsiz þahsýma bedel, Nûrdan elinize geçen hangi risâleyi okusanýz veya dinleseniz, benim âdi þahsým yerine Kur’ân’ýn bir hâdimi hâysiyetiyle beni o risâle içerisinde görüp sohbet edersiniz” 8 ve “Benimle hakîkat meþrebinde sohbet etmek ve görüþmek isteyen adam, hangi risâleyi açsa; benimle deðil, hâdim-i Kur’ân olan üstadýyla görüþür ve hakâik-i îmâniyeden zevkle bir ders alabilir” 9 diye ders vermektedir. *Hem bu asýrda aklýmýz, kalbimiz ve rûhumuz yaralanmýþ ve çok dehþetli vesvese ve vehimlerle imânýmýz sarsýlmýþtýr. Ýþte bu mânevî yaralarýmýzý, hastalýklarýmýzý, aklýmýzda ve kalbimizdeki vesvese ve þüpheleri en te’sîrli ve sarsýlmaz delillerle tedâvî eden ve iknâ eden eserler olan Risâle-i Nûrlarý okuyoruz.

B

bakicimic@hotmail.com / http://www.feyzinur.com

*Nasýl ki maddî bedenimizin her gün maddî gýdalara ihtiyacý varsa, aynen öyle de mânevî cephemiz olan akýl, kalb ve rûhumuzun da Kur’ân dersleri olan Risâle-i Nûrlara ihtiyacý vardýr. Bu sebeple de en te’sîrli olan bu eserleri bulduk ve onlarý okuyoruz. *Kur’ân, bütün akýllarýn Nûru, bütün kalblerin mürebbisi, bütün rûhlarýn ab-ý hayatýdýr. Bu sebeple de Kur’ân’ýn derslerine muhtacýz. Yoksa yolumuzu þaþýrýr, is ti ka -

me timizi kay be de riz. Her a sýr da üm metin istikameti için tecdîd vazîfesini derûhte eden eserlerden en te’sîrlisi olarak Risâle-i Nûrlarý bildiðimiz ve öyle inandýðýmýz için onlarý okuyoruz. *Bu asýr geçmiþ asýrlardan dahâ þiddetli ve dehþetli bir asýrdýr. Fitne ve fesâd, helâket ve felâket asrýdýr. Bu asýrdaki dehþetli dinsizlik cereyanlarý îmânlarý zayýflatmýþ ve i’tikâtlarý bozmuþtur. Ebedî hayatýmýzý sonsuz felâkete atacak olan desîseler ve cereyanlara karþý elbette çok müteyakkýz olmalýyýz. Ýþte böyle bir zamanda rahmet eseri olarak Risâle-i Nûrlarý bildiðimizden onlarý okuyoruz. *Nev-i insan Âdem’den (as) beri bir yolculukta ilerlemektedir. Bu zamanda çok dehþetli bir dilime ve bataklýða girmiþtir. Belki de hiçbir asýr bu asýrdaki kadar dehþetli bir fitne ve fesâdý görmemiþtir. Hatta kýrk vefîyattan ancak bir kaç tanesinin imânla kabre girdiði bir zaman diliminde yaþadýðýmýz düþünülürse bu eserleri niçin okuduðumuz da hâ iyi anlaþýlmýþ olmalýdýr. *Ýnsanlar nefis, heva, his, þeytan gibi en büyük düþmanlarýndan korunabilmek ve Allah’a hakîkî kulluk vazîfesini yapabilmek için devamlý donanýmlý ve idmanlý olmalýdýr. Bu mânâda en te’sîrli Kur’ân dersleri olarak da yine Risâle-i Nûr eserlerini bildiðimizden onlarý okuyoruz. *Risâle-i Nûr eserleri her okuyuþta yeni mânâlarla her bir duygumuza hitap etmekte ve sarsýlmaz ke sin bürhanlarla aklýmýzý ve kalbimi zi hat ta þeytaný ve nefsimizi ikna etmektedir. Böyle bir eseri o ku ma mak bü yük bir ka yýp ve ziyan bildiðimizden o eserleri okuyoruz. *Zübeyir Gündüzalp Aðabeyin “Þimdi oku, kabirde okuyamazsýn” sözü çok mühimdir. Risâle-i Nûrlarla birlikte bütün k��inat kitabýný okumayý öðrendiðimizden ve bu okumanýn ise “Bir saat tefekkür bir sene nafîle ibadetten hayýrlýdýr” 10 hadîsine müþerref olmak için de yine Risâle-i Nûr eserlerini okuyoruz ve de okumaya devam edeceðiz inþâallah. *Bizler Risâle-i Nûru okuyoruz. Risâle-i Nûra çok müþtakýz. Hem berâberce okuyoruz. Nûr Risâlelerinden çok, hem pek çok istifâde-

ler ediyoruz. Bizler þimdiye kadar Risâle-i Nûrda verilen çok kudsî dersleri; hiçbir kitapta görmedik, hiçbir hocadan iþitme dik. O pek kýymetli, pek güzel, pek tatlý îmân hakîkatleri bizim rûhumuzun gýdasýdýr. Risâle-i Nûrdaki mukaddes Kur’ân hakîkatleri; bizim kalblerimize iþliyor, kalbimizde nûrdan muhabbet alevleri yandýrýyor, îmânýmýza kuvvet veriyor, mânevîyatta derecâtýmýzý yükseltiyor. Risâle-i Nûr; bizi fitnelerden uzaklaþtýrýyor, tarîk-i müstakîme, Kur’ân yoluna intisâb ettiriyor. Bizi þeytanlarýn, cinnîlerin ve bizi din perdesi altýnda aldatýcý, kandýrýcý kimselerin þerlerinden emin kýlýyor.11 *”Biz Nûr Risâlelerine rûh-u canýmýzla sarýlýyoruz. Hanýmlar Rehberi, Gençlik

Rehberi, Küçük Sözler, Hastalar Risâlesi, Ýhtiyarlar Risâlesi bizim en büyük rehberimizdir. Bizim acýlarýmýzý gideren nûrânî derslerimizdir. Okudukça, okumak þevki doðuyor. Tekrar ettikçe anlayýþýmýz artýyor. Rûh ve kalblerimizde te’sîri ziyâdeleþiyor. Sözler’i, Hastalar Risâlesi’ni, Ýhtiyarlar Risâlesi’ni sýk sýk okuyoruz. Bu Ri sâlelere, bizler ekmekten, sudan, havadan ziyâde muhtaç olduðumuzu; okudukça idrâk ediyoruz, anlýyoruz. Böyle böy le Nûr Ri sâ le le ri ni dev re di yo ruz. Nûr Risâleleri bizim rûhumuzdur, kalbi mizdir, baþýmýzýn tacýdýr, gönlümüzün nûrudur. Nûrlarý sinemize basýyoruz. Onlarý yanýmýzdan, dilimizden, çantamýzdan eksik etmiyoruz...” 12 Elhamdülillâh! Dipnotlar: 1- Nur Çeþmesi, s: 140. 2- Nur Çeþmesi, s: 140. 3- Kastamonu Lâhikasý, s: 223. 4Nur Çeþmesi, s: 141. 5- Kastamonu Lâhikasý, s: 4; 6- Kastamonu Lâhikasý, s: 10. 7- Kastamonu Lâhikasý, s: 216. 8- Þuâlar, s: 489. 9- Kastamonu Lâhikasý, s: 25. 10- el-Aclûnî, Keþfü’l-Hafâ, 1: 310. 11- Hanýmlar Rehberi, s: 153. 12- Hanýmlar Rehberi, s: 157.

TALÝP ÇÝÇEK

Sevâd-ý Azam'a tâbî olmak addeten zengin bir ailenin çocuðu olarak dünyaya gelmiþti, her türlü imkâna sahipti. Çocukluk yýllarý refah içerisinde geçiyordu. Her istediðini alabiliyor, istediði her yere gitme imkânýna sahipti. Özel okullarda okumuþtu. Üniversite öðrencisi iken, 1970’li yýllarda özel arabasý vardý. Bu þartlara raðmen Cuma namazlarýný kýlmaya dikkat ederdi. Bu özelliði kendisine cemaat mensubu okul arkadaþlarýnýn ilgisini çekti. Bu yolla cemaatleri ve sonunda Risâle-i Nurlarý tanýmasý nasip oldu. Sohbetlere gitmeye baþladý. Ondaki deðiþim ailesinin dikkatini çekti. Bir taraftan memnun olunurken, diðer yönden kaygýlar yaþandý. Arkadaþlarýnýn kaldýðý evlere gittiðinde onlarýn yaþadýklarý sýkýntý ile kendi imkânlarýný kýyas etme imkâný buldu. Ve kullandýðý arabasýnýn anahtarýný ailesine teslim etmeye karar verdi. Kendince “savad-ý azam”a ittiba etmek gerektiðini düþünüyordu. Risâlei Nurdan “Aç adamlarýn önünde tok oluncaya kadar yeme”nin dinin adabýna uymadýðýnýn dersini almýþtý. Onun yaptýðý bir fedakârlýðýn örneðiydi. O dönemlerde benzeri olaylar sýk sýk yaþanýrdý. Nur dairesinde “aileden gelme” Nur Talebesi yok denecek kadar azdý. Ankara’da lise yýllarýnda Nurlarý tanýmýþtý Ahmet. Çocukluðu genellikle ordu evlerinde veya askerî birliklerin lojmanlarýnda geçmiþti. Bu zamana kadar çevresinde görmediði insanlarý tanýmýþtý. Bu yeni tanýþtýðý gençlerin konuþmalarý çok farklýydý bir birlerine hitaplarý genellikle ‘kardeþim’ þeklindeydi. Ýlk zamanlar bunun Bediüzzaman’ýn talebelerine karþý hitabýndan tevarüs etmiþ bir haslet olduðunu bilmiyordu. Kardeþim hitabý çok hoþuna gitmiþti. Sokaðýn argo tabirlerini kullananlar arasýnda bunlarý konuþmalarýndan fark etmemek mümkün deðildi. Onun hayatýndaki bu deðiþim aile içinde de gündeme geldi ve kendinin bu yeni arkadaþ çevresinden kurtarýlmasý için muhakkak baþka bir yere, þehir dýþýna gönderilmesi düþünülüyordu. O yýl girilen üniversite imtihanlarý sonrasý tercihleri bulunduklarý þehir dýþýndan yapýldý. Bu tercih onun da isteðiydi. Aile ortamýnda ibadetlerini rahat yapamýyordu. Gittiði yerde ayný duygularý taþýyan arkadaþlarýyla kalmasý mümkündü. Ailenin maksadý baþka da olsa kader ona bu imkâný hazýrladý. Dört yýl okul hayatý süresinde Nur derslerinin yapýldýðý bir ortamda kalma fýrsatý yakaladý. Kendisini yetiþtirmek için düzenli þekilde Nur Külliyatýný okumaya baþladý. Amacý bu kitaplarýn tamamýný kýsa zamanda bitirmekti. Bunun için günde en az yüz sahife okumasý gerekiyordu, o bunu baþarmak için azimle çalýþtý, bir yýlda tamamladý. Ailesi için de sürekli duâ ediyor, eve geldiði günlerde onlara okuduðu hakikatleri duyurmaya çalýþýyordu. Babasý bir gün hayatýndaki ilk Cuma namazýna gitmeye karar verdi. O gün Ahmet için hayatýnýn en büyük sevinçli günüydü. Adeta bayram ediyordu, çünkü o babasýný ebedî âlemde kaybetmek istemiyor, onun da iman ve ubudiyetle hayatýný geçirmesini istiyordu. Arkadaþlarýyla bu duygularýný, “Bugün benim bayramým” diye paylaþtý. Risâle-i Nur Mesleðin de þeyhlik yok, fakat hidayete vesile olmak noktasýnda þeyhinin þeyhi olan müritler gibi babasýnýn hidayetine vesile olan gençler çoklukla görülebilirdi. Her türlü maddî refah ve imkânýn içinde talebe evlerindeki mütevazi yaþantýsýný bu gençlere tercih ettiren sýr, orada kalp ve ruhlarýn huzur bulduðu, manevî gýdalarýn bulunmasý ve her insan gibi ebedî hayatlarýnda ihtiyaç duyulacaklarý kazançlarý meyve vermesiydi. Bediüzzaman, ‘’Âhirette seni kurtaracak bir eserin olmadýðý takdirde, fâni dünyada býraktýðýn eserlere de kýymet verme’’ diyordu. Hayatýmýzýn baki bir sümbülü netice vermesi dilek ve duâsýyla...

M

Not: Aðabeyimin vefatý sebebiyle gazetemize ilân vererek ya da telefonla arayarak acýmýzý paylaþan kardeþ ve dostlarýmýza teþekkür eder, saðlýk ve esenlikler dilerim.

HABER

Y

Genel Yayýn Müdürü

Yayýn Koordinatörü

Haber Müdürü Recep BOZDAÐ Ankara Temsilcisi Mehmet KARA Reklam Koordinatörü Mesut ÇOBAN Görsel Yönetmen: Ýbrahim ÖZDABAK

Kâzým GÜLEÇYÜZ

Abdullah ERAÇIKBAÞ

Abone ve Daðýtým Koordinatörü: Adem AZAT

Yeni Asya Gazetecilik Matbaacýlýk ve Yayýncýlýk Sanayi ve Ticaret A.Þ. adýna imtiyaz sahibi

Mehmet KUTLULAR Genel Müdür

Recep TAÞCI

Yazý Ýþleri Müdürü (Sorumlu) Mustafa DÖKÜLER Ýstihbarat Þefi Mustafa GÖKMEN Spor Editörü Erol DOYURAN

Yeni Asya basýn meslek ilkelerine uymaya söz vermiþtir.

Merkez: Gülbahar Cd., Günay Sk., No: 4 Güneþli 34212 Ýstanbul Tel: (0212) 655 88 59 Yazýiþleri fax: (0212) 515 67 62 Kitap satýþ fax: (0212) 651 92 09 Gazete daðýtým: Telefax (0212) 630 48 35 ÝlânReklam servisi fax: 515 24 81 Caðaloðlu: Cemal Nadir Sk., Nur Ýþhaný, No: 1/2, 34410 Ýstanbul. Tel: (0212) 513 09 41 ANKARA TEMSÝLCÝLÝÐÝ: Meþrutiyet Cad. Alibey Ap. No: 29/24, Bakanlýklar/ANKARA Tel: (312) 418 95 46, 418 14 96, Fax: 425 03 36 ALMANYA TEMSÝLCÝLÝÐÝ: Zeppelin Str. 25, 59229 Ahlen, Tel: 004923827668631, Fax: 004923827668632 KKTC TEMSÝLCÝLÝÐÝ: Avni Efendi Sok., No: 13, Lefkoþa. Tel: 0 542 859 77 75 Baský: Yeni Asya Matbaacýlýk Daðýtým: Doðan Daðýtým Sat. ve Paz. A.Þ.

Yayýn Türü: Yaygýn süreli

ISSN 13017748

8 TEMMUZ 2011 CUMA

NAMAZ VAKÝTLERÝ Hicrî: 7 Þaban 1432 Rumî: 25 Haziran 1427

Ýller Adana Ankara Antalya Balýkesir Bursa Diyarbakýr Elazýð Erzurum Eskiþehir Gaziantep Isparta

Ýmsak 3.34 3.25 3.53 3.47 3.39 3.09 3.08 2.52 3.36 3.25 3.49

Güneþ 5.19 5.20 5.38 5.41 5.35 4.57 4.59 4.47 5.30 5.11 5.36

Öðle 12.51 13.01 13.09 13.21 13.16 12.31 12.35 12.27 13.10 12.43 13.10

Ýkindi 16.40 16.56 16.58 17.15 17.11 16.22 16.28 16.22 17.05 16.32 17.00

Akþam 20.10 20.29 20.28 20.48 20.45 19.53 19.59 19.55 20.38 20.02 20.31

Yatsý 21.46 22.13 22.04 22.31 22.30 21.32 21.40 21.39 22.22 21.38 22.09

Ýller Ýstanbul Ýzmir Kastamonu Kayseri Konya Samsun Þanlýurfa Trabzon Van Zonguldak Lefkoþa

Ýmsak 3.33 3.58 3.11 3.23 3.40 3.02 3.19 2.50 2.53 3.19 3 .51

Güneþ 5.32 5.48 5.12 5.13 5.28 5.02 5.05 4.49 4.42 5.20 5.31

Öðle 13.16 13.23 12.57 12.50 13.02 12.47 12.37 12.33 12.18 13.05 12.58

Ýkindi 17.13 17.15 16.55 16.43 16.53 16.45 16.26 16.30 16.11 17.03 16.43

Akþam 20.48 20.47 20.30 20.15 20.24 20.19 19.57 20.05 19.42 20.38 20.13

3 Yatsý 22.36 22.27 22.19 21.55 22.02 22.09 21.33 21.53 21.22 22.28 21.44

ÞÝMDÝTERCÝHZAMANI 1 milyon 54 bin 508 adayýn girdiði ilköðretim 8. sýnýf SBS’de 921 öðrenci bütün sorularý doðru cevapladý. OYP’ye göre, 1 milyon 9 bin 569 öðrenci bugünden itibaren tercih yapabilecek. ÝZMÝR Mehmet Seniye Özbey Ýlköðretim Okulu öðrencisi Sinem Sýnmaz, Seviye Belirleme Sýnavý’nda (SBS) 499.242 puan alarak birinci oldu. Ýlköðretim 8. sýnýf öðrencilerinin girdiði SBS sonuçlarý açýklandý. SBS’ye 1 milyon 70 bin 445 aday baþvurdu. Bu adaylardan 1 milyon 54 bin 508’i sýnava girdi. Sýnava girmeyen aday sayýsý 15 bin 931 iken, sýnavý iptal edilen aday sayýsý 6 olarak tesbit edildi. Sýnavda, toplu kopyadan iptal edilen test, toplu kopyadan bazý testleri iptal edilen aday olmazken, ikili kopyadan iptal edilen test sayýsýnýn 460, ikili kopyadan bazý testleri iptal edilen aday sayýsýnýn ise 392 o-

12 Eylül Mýsýr’da

larak belirlendiði bildirildi. Ýlköðretim 8. sýnýflar için düzenlenen SBS’de bu yýl tüm sorularý doðru yapan öðrenci sayýsý 921 olarak belirlendi. 2011 SBS-8’de sýnýf puaný 500 Olan öðrenci sayýsýnýn 583 olduðu belirtildi. Ýlköðretim 6, 7 ve 8. sýnýflarda düzenlenen SBS’lerde bütün Sorularý doðru yapan öðrencinin bulunmadýðý bildirildi. 2011 OYP’ye göre tercih yapabilecek öðrenci sayýsý (196 Puan ve Üzeri) 1 milyon 9 bin 569 olarak belirlendi.

OYP, MEB internet sitesinden öðrenilebilecek SBS’ye giren adaylar sýnav sonuçlarýný ve Ortaöðretim Yerleþtirme Puaný’ný (OYP) Millî Eðitim Bakanlýðý’nýn ‘’www.meb.gov.tr’’ internet adresinden öðrenebilecek. 2011 yýlý OYP’ye göre dereceye giren ilk 3 öðrenci þöyle: 1. Sinem Sýnmaz Ýzmir Mehmet Seniye Özbey Ýlköðretim Okulu öðrencisi, 499.242 puan 2. Emre Kýzýltuð Manisa Özel Þehzade Mehmet Ýlköðretim Okulu öðrencisi, 499.063 puan. 3. Yaðmur Kasap Bursa Özel Emine Örnek Ýlköðretim Okulu öðrencisi, 498.918 puan. 3. Seniha Begüm Þentop Ýstanbul Özel Çamlýca Coþkun Ýlköðretim Okulu öðrencisi, 498.918 puan.

Ýlköðretim 8. sýnýf öðrencilerinin girdiði Seviye Belirleme Sýnavý sonucunda 499.242 ortaöðretim yerleþtirme puaný ile Türkiye birincisi Ýzmir’den Sinem Sýnmaz odu. Baþarýlý öðrenci, okulunun internet sitesinde yer alan fotoðrafta Teknoloji Tasarým Dersinde hazýrladýðý ayakkabýsýný baðlamakta zorlanan yaþlýlar, engelliler ve eðilmekte güçlük çekenler için geliþtirdiði “bas baðla” projesiyle görülüyor. FOTOÐRAF: AA

KAZALARDA YARALANMAYI YÜZDE 50 AZALTIYOR

Emniyetiçinkemer takýn EMNÝYET kemerinin etkileri hakkýnda yapýlan araþtýrmalar ilginç sonuçlarý ortaya koyuyor. Bursa Ýl Emniyet Müdürlüðü tarafýndan yapýlan açýklamada, emniyet kemerinin önemine vurgu yapýldý. Yapýlan araþtýrmalara göre, ölümlü kazalarda emniyet kemeri kullananlarýn yüzde 24.8’inin hiç zarar görmeden kazayý atlattýðýna dikkat çekilen açýklamada, emniyet kemeri kullanmayanlarda bu oranýn yüzde 6.3 olduðu vurgulandý. Açýklamada, ileri düzey araþtýrmalarda arka koltukta emniyet kemeri kullanýmýnýn, arka koltukta meydana gelen ölüm ve yaralanmalarýn 2/3’nün ve ön koltukta ölümlerin ise yüzde 6’sýnýn önlediðinin belirlendiðine iþaret edildi. Bütün aðýr yaralanmalarda ise arka koltuk emniyet kemerleri yaralanmanýn þiddetini yüzde 50 oranýnda azaltýyor. Araþtýrmaya göre, üç noktalý emniyet kemerleri, otomobilde seyahat edenlerin aðýr yaralanma risklerini yüzde 45, kamyonetlerde de yüzde 60 oranýnda azaltýyor.

irtibat@yeniasya.com.tr

nadolu Ajansýnýn üç gün önce geçtiði bir habere göre, Türkiye anayasasý, Mýsýr anayasa çalýþmalarýnda faydalanýlmak üzere Mýsýr Kültür Bakanlýðý bünyesinde oluþturulan bir kurul tarafýndan Arapçaya çevrilmiþ. Hukukçular, dil uzmanlarý, ilim adamlarý ve uzmanlardan meydana gelen kurul, 1982 anayasasýný 12 Eylül 2010 tarihinde yapýlan halk oylamasý sonucunda gerçekleþtirilen deðiþiklikler ile birlikte tam metin halinde Arapçaya çevirmiþ. Mýsýr Kültür Bakanlýðý Kamu Vakfý Arapçaya çevrilen Türkiye anayasasýnýn geniþ kitlelerce tanýnmasýný saðlamak amacýyla hukukçular, bilim adamlarý, kanaat önderleri ve basýn mensuplarýnýn katýldýðý bir sempozyum düzenlemiþ. Mýsýr Dýþ Ýliþkiler Konseyi Üyesi Büyükelçi Muhammed El Tantavî’nin baþkanlýðýnda yapýlan sempozyuma, Türkiye’nin Kahire Büyükelçisi Hüseyin Avni Botsalý ve Mýsýr’ýn ilk kadýn yargýcý Tahanî El Gebalî’nin yaný sýra birçok siyaset uzmaný ve Türkiye’deki geliþmeleri takip eden Mýsýrlý gazeteciler konuþmacý olarak katýlmýþ. 1982 anayasasýnýn bugüne kadar geçirdiði deðiþim ve son yapýlan halk oylamasý ile saðlanan geliþmelerin tartýþýldýðý sempozyumda, Mýsýrlý konuþmacýlar, Türk anayasasýnýn temelinin Ýkinci Meþrutiyete dayandýðýný, 20. yüzyýl içinde Türk ve Mýsýr anayasa oluþumlarýnýn, karþýlýklý olarak etkileþim içinde olduðunu anlatmýþlar. Mýsýrlý konuþmacýlarýn tamamý Türkiye’nin laiklik tecrübesine vurgu yaparak, Mýsýr’da toplumun tüm katmanlarýnda, bu tecrübenin her zamankinden daha çok ilgi çektiðini söylemiþler. Türkiye ile Mýsýr’ýn rakip olmadýðýný belirten Mýsýrlý hukukçular, Türk hukuk adamlarý Mýsýr anayasa çalýþmalarýna katký saðlamak isterlerse kendilerinin buna açýk olduðunu ifade etmiþler. Kahire Büyükelçimiz Botsalý, Türkiye’nin Mýsýr için model olmadýðýný, ama bazý sorunlarýn çözüm arayýþýnda ilham kaynaðý olabileceðini ve mukayeseli bazý problemlerin çözülmesinde Mýsýr’a çözüm anahtarý sunabileceðini kaydetmiþ. Türkiye ile Mýsýr’ýn birbirlerine ihtiyaçlarý bulunduðunu belirten Botsalý, bilgi ve tecrübe paylaþýmý konusunda Türkiye’nin Mýsýr için her türlü desteði vermeye hazýr olduðunu anlatmýþ... Bu haberi nasýl yorumlamak gerekiyor? Mübarek devrildikten sonra Mýsýr’da kurulan yeni düzenin orduya dayalý olduðunu ve süreci yönetme iþinin de orduya verildiðini biliyoruz. Ýktidar deðiþimi sonrasýndaki geliþmelere baktýðýmýzda ise, yer yer temkinli bir iyimserliði destekliyor gibi görünen bazý iþaretler olmakla birlikte, genel gidiþatýn pek iç açýcý olduðunu söyleyebilmek zor. Tahrir meydaný hâlâ gergin, provokasyon ve çatýþmalar hâlâ sona ermiþ deðil. Ve esas altý çizilmesi gereken nokta, diktatörlük sonrasýndaki sürecin orduya emanet edilmiþ olmasý. Mýsýr’ý demokrasiye ordu mu kavuþturacak? Böyle birþey mümkün mü? Olacak þey mi? Anlaþýlan ve yukarýdaki haberin de iyice teyid ettiði husus þu ki, Mýsýr þimdi Türkiye’nin 12 Eylül’ünü yaþýyor. Yeni yapýlanmada bizim darbe anayasasý örnek alýnýyor. Ve bu anayasayý halka da tanýtmak amacýyla etkinlikler yapýlýyor. Mýsýr, kendisi için yeni bir anayasa hazýrlamaya çalýþýrken, Türkiye’nin anayasa tecrübelerinden de yararlanmak istemesi bir yere kadar normal. Ama bizim yýllardýr kurtulmaya çalýþýp da hâlâ kurtulamadýðýmýz darbe anayasasýnýn baþtan sona Arapçaya çevrilip Mýsýr halkýna tanýtýlmak istenmesinde çok baþka mânâlar mevcut. Bu demektir ki, Türkiye’deki 12 Eylül düzeni, 30 yýl sonra Mýsýr’a taþýnmak isteniyor. Hem de Dýþiþleri Bakaný Davutoðlu’nun “Arap baharýnýn anahtarý Mýsýr’da. Orada olanlar diðer bütün Arap ülkeleri için örnek oluþturur” dediði bir zamanda. Ve Kahire Büyükelçimiz, 12 Eylül anayasasýnýn pazarlandýðý bir toplantýya katýlýp, Mýsýr’a “çözüm anahtarý” sunmaktan bahsediyor. Doðrusu, son derece düþündürücü ve kaygý verici bir haber bu. Dileyelim, Mýsýr halký bir an önce olayýn vahametini fark edip tavrýný koysun.

A

OKUL TERCÝHLERÝ BUGÜNDEN ÝTÝBAREN ALINACAK BU yýl ilköðretim 8. sýnýfý tamamlayarak, sýnavla öðrenci alan ortaöðretim kurumlarýna devam edecek olan OYP’ye göre yerleþtirilecek. MEB’den yapýlan açýklamada, OYP’ye göre yapýlacak tercih ve yerleþtirme iþlemlerinde, geçmiþ yýllara göre bazý farklý uygulamalar söz konusu olduðundan, yöneticilerin, velilerin, öðretmenlerin ve öðrencilere rehberlik eden diðer ilgililerin, ‘’http://oges.meb.gov.tr’’ adresinde yayýnlanan tercih ve yerleþtirme e-kýlavuzunu özenle ve dikkatle okumalarý gerektiðini vurgulandý. ‘’Özellikle, Tercih Listesinin bir kez düzenleneceði, daha sonra ikinci bir tercih ve/veya düzeltme iþlemi yapýlmayacaðý, tüm yerleþtirme iþlemlerinin bu tercihe göre yapýlacaðý dikkate alýnarak tercihlerin özenle ve dikkatle yapýlmasý gerekli görülmektedir’’ denildi. Geçen yýl uygulanmaya baþlanan yedek liste uygulanmasýnda yeni bir düzenleme ile okullarýn yedek kayýt listesinde yer alacak öðrenci sayýsý arttýrýlmýþ ve bir öðrencinin birden fazla okulun yedek listesinde yer almasýna imkân saðlandýðý belirtildi. Öðrenci velisi tarafýndan yerleþtirme iþlemleri için tercihler 8-20 Temmuz 2011 tarihleri arasýnda en fazla 12 tercih olmak üzere http://www.meb.gov.tr, http://oges.meb.gov.tr veya https://173;okul.meb.gov.tr internet adreslerinde yayýmlanan tercih listelerindeki okullarýn tercih kodlarýna göre bireysel olarak elektronik ortamda yapýlacak. Elektronik ortamda tercih yapamayan veliler, tercih ve yerleþtirme e-kýlavuzunda yer alan ‘’Yerleþtirme Ýþlemi Tercih Ön Çalýþma Formu’’nu doldurup imzalayarak okul müdürlüðüne teslim edecek.

YERLEÞTÝRME SONUÇLARI 26 TEMMUZ’DA OYP ile öðrenci alan okullarýn yerleþtirme sonuçlarý 26 Temmuz 2011 tarihinde http://www.meb.gov.tr ve http://oges.meb.gov.tr adreslerinde ilân edilecek. Öðrenciler T.C. kimlik numarasý ve okul numarasýyla sonuç bilgilerini öðrenebilecek. Yerleþtirme iþlemi yapýlarak öðrencilerin asil ya da mülâkat hakký kazandýklarý tercihleri belirlendikten sonra, herhangi bir tercihine yerleþen öðrencilerin yerleþtikleri tercihten daha üstteki tercihleri ile herhangi bir tercihine yerleþemeyen öðrencilerin bütün tercihleri dikkate alýnarak yedek yerleþtirme yapýlacak. Yerleþtirme sonuçlarý açýklanýnca tercihlerinden birini asil olarak kazanan öðrenci, 1-5 Aðustos 2011 tarihleri arasýnda saat 17.00’ye kadar asil olarak yerleþtirildiði okula giderek kaydýný yaptýrabilecek. Kayýt yaptýrmamalarý durumunda öðrenciler bu haklarýný kaybedecek. Ankara / aa

9 Temmuz

10 Temmuz

irtibat@yeniasya.com.tr

irtibat@yeniasya.com.tr

“Siyasiyyunu irþad” eçen Pazar çýkan “Aslî hizmetlere yoðunlaþmak” baþlýklý yazýmýz üzerine gönderilen ismi mahfuz bir okur katkýsý: “* Kavimlerine hademe olmaya talip olanlar için hemen baþ, göz, kulak ucunda o kadar güzel bilgiler, ifadeler, izahlar ve örnekler var ki, vazifeli olduklarý dönemde sadece bunlarýn taklit veya tatbikini iþ edinseler hiçbir kavgaya, kargaþaya vakitleri kalmayacak derecede meþguliyette olacaklar. Bundan ýsrarla uzak duran iþsizlerin ve divanelerin kavgalarýna ve kargaþalarýna yapýlacak katkýlar ise abesle iþtigal olacaktýr. * Risale-i Nur ispat ve izaha muhtaç bir dâvâ olmaktan çýkmýþ, bütünüyle hakikat olmuþ, ilk neþredildiði yýllardan bu zamana kadar milyonlarýn imanýný kurtararak kendisini ispat etmiþ çok büyük ve berrak bir hakikattir. Hal böyle olunca, Risale-i Nur hakikatlerinin tam muhatabý olacak nesl-i atiye zemin ihzar etmek gerekir. Bu nesil de yalnýzca güzelin tarif ve tasvir edildiði zeminlerde yetiþir. Bu meclislerde akýllar ve kalpler Sünnet-i Seniyyeye ittiba ile rýza-i Ýlâhiyeyi gözetir ve ister. Gayra bakmaz ve merak etmez, onlarla geveze olup vakit kaybetmez. * Risale-i Nur mekteplerde devlet eliyle okutulmadýðýndan onu tam tanýmamýþ ve bilememiþ veyahut inceliklerine vâkýf olamamýþ siyasîleri, idarecileri ve memurlarý bu hakikatlerden haberdar etmek vazifesi elbette ki devam etmelidir. Ama buna dozunda, az ve öz olarak yer verilmelidir. Kuvvetli tahþidata lüzum yoktur.” Okurumuz gerçekten önemli noktalara vurgu yapýyor. Bizim için her zaman, her hal ve þartta asýl olan, iman hizmeti eksenli temel meseleler olmalý. Ama bunu yaparken, hele iþi geliþen olaylarý yorumlamak, dahasý geliþmelere istikamet vermeye çalýþmak olan gazetenin konumunu iyi tahlil etmek lâzým. Güncelden ve gündemden uzak ve kopuk bir günlük gazete olmaz. Baþka alanlarda, meselâ derslerde veya yayýncýlýðýn kitap, dergi gibi diðer kollarýnda yapýlmasý gereken hizmetleri gazeteden beklemek, iþin gereðine ve hikmetine uymaz. Burada bütün mesele, olaylarý izlerken onlarýn üzerine çýkýp yön verebilecek bir tavýr ve üslûbu yakalayabilmek. Üstadýn “siyasiyyunu irþad” olarak ifade ettiði ve misyonu, olaylarý onun fikirlerine göre yorumlayýp siyasetçilere de mesaj vermek olan bir gazetenin vazifeleri arasýnda yer alan bu hususta üslûp, dozaj ve yöntemin ne þekilde olmasý gerektiðine dair görüþ beyan etmek isteyen okurlarýmýzýn da deðerli katkýlarýný bekliyoruz. *** Okurumuz Hayati Binler’in düzeltme notu: “6 Temmuz’da çýkan yazýnýzda ‘Fado yerel müzik ve eðlence, fiesta Akdeniz ve Orta Amerika halklarýnýn meþhur öðle uykusu anlamlarýna geliyor’ demiþsiniz. Fado lûgatta (Babylon ve Zargan lügatlarý) hüzünlü Portekiz þarkýsý; fiesta bayram, þenlik, (Latin Amerika’da) kutsal bir günün kutlanmasý mânâlarýna geliyor. Ýspanya’da çokça istimal edilen öðleden sonrasý uykusuna ise siesta deniyor. Hatta Ýspanya seyahatimizde bu siesta yüzünden sokaklarda yavaþça yürüyüp fýsýltýyla konuþmak zorunda kaldýðýmýzý hatýrlýyorum. Fakir de, 3 F’yi Futbol, Fuhuþ ve Fiesta olarak duyup kullananlardaným. Tabiî Türkçe versiyonu olarak.” Hayati Beye hem ilgi ve dikkati, hem de zühul kaynaklý bir hatamýzý düzelttiði için çok teþekkür ediyorum. Bilhassa günlük yazý serencamýnda farkýnda olmadan bu tür sehivler meydana gelebiliyor. Bir bilginin hafýzada yanlýþ veya silik/zayýf þekilde yer etmiþ olmasý, sathî bakýþ, diðer meþgalelerin yoðunluðu ve ayrýca hesapta olmayýp konsantrasyonu bozan sürprizler gibi sebepler de üstüne geldiðinde, “siesta”nýn “fiesta”ya dönüþmesi benzeri hatalara kaynaklýk edebiliyor. Burada bize düþen görev belli: Bu hatadan dolayý okuyucularýmýzdan özür dileyip, üç F’nin içinde yeri olmayan siesta’yý aslî konumuna iade ederek, fiesta’yý Hayati Beyin aktardýðý anlamlara uygun þekilde yerine oturtmak...

G

Siyaset ve aslî hizmetler eçimden sonraki iþaretler, siyasetteki kýsýr döngünün devam edeceði ve yemin krizi, Meclis boykotu gibi güncel sýkýntýlar bir þekilde aþýlsa bile, kronik sorunlarýn yol açtýðý týkanýklýklarýn daha da katmerlenme ihtimalinin hâlâ yüksek olduðu bir tabloya iþaret ediyor. Bunun detaylarýna girmeye gerek yok. Ki, aktüel yazýlarda yeteri kadar iþlemeye çalýþýyoruz. Burada asýl üzerinde durmak istediðimiz nokta, geçen hafta kýsmen yazdýðýmýz gibi, bu durumdan da ders çýkarýp, aslî hizmetlerimize yoðunlaþarak yolumuza devam etmemiz gerektiði. Önce o dersleri biraz detaylandýrmak lâzým. Bir defa, öncelikli gündemi dine hizmet olanlar açýsýndan, ahirzaman ortamýnda siyasetin, istenen sonuçlarý almak açýsýndan verimli ve faydalý bir alan olmadýðý, bir defa daha görülüyor. Nebevî irþadlardaki “O zamanýn dehþetli þahýslarýna ve icraatlarýna siyaset yoluyla galebe edilemez” mesajý, yeni tecrübelerle doðrulanýyor. Ýyice zayýflayan mâlûm zihniyetin “durumu muhafaza”ya çabaladýðý “dördüncü devre” aþamasýnda, can havliyle ve son bir hamleyle baþýmýza musallat ettiði 28 Þubat’ýn hâlâ bitirilemeyiþini baþka türlü izah edebilmek mümkün mü? Demek ki, üstelik bütün þartlar da lehte olduðu halde, bu tarz bir siyasetle netice alýnamýyor. Tam tersine, Abdurrahman Arslan’ýn da söylediði gibi, týkanan Kemalist sisteme nefes aldýrýlýp ömrünün biraz daha uzatýlmasý saðlanýyor. Dahasý, son derece zor þartlarda yýllarýn çile ve emeðiyle yetiþen kadrolar, üniversiteler baþta olmak üzere entellektel zeminlerde çok verimli olabileceklerken siyasetin çorak zeminlerine kaydýrýlmak suretiyle heba ediliyor ve harcanýyor. Hatýrlayanlar olacaktýr: RP’nin yükseliþe geçtiði 1990’lý yýllarýn ortalarýnda parti “En fazla profesör bizim kadrolarýmýzda” diye övünüyordu. Gerçekten, baþkaný rahmetli Erbakan baþta olmak üzere partinin önemli isimlerinin birçoðu profesör ya da doçent ünvanýna sahipti. Genel Merkezdeki parti yönetimi, Meclis grubu ve yerel yönetimler akademisyenlerden geçilmiyordu Peki, bunun getirdiði sonuç ne oldu? Siyaseti daha cazip bir hizmet alaný olarak gören ilim adamlarýnýn boþalttýðý üniversite kürsüleri, 28 Þubat zihniyetindeki kadrolarca dolduruldu. Bunun yol açtýðý sýkýntýlar hâlâ sürüyor. Bunun diðer bürokrasi kademelerindeki yansýmalarý da düþünüldüðünde, bilançonun çok daha fazla aðýrlaþtýðý gerçeðiyle yüz yüze geliriz. Siyaset hevesinin entelektüel cenahta yol açtýðý tahribatýn bir diðer boyutunu Ali Bulaç, “AKP döneminde hiç olmadýðý kadar politize ve iktidara angaje olan cemaatler, genç-dinamik entellektüellerini devletin memuru haline getirdiler” (Cemaatler kitabýmýz, s. 64) diyerek ifade ediyor. Ve bunun getirdiði sonuçlardan biri, Akif Emre’nin Yeni Þafak’taki bir yazýsýnda belirttiði gibi, Ýslâmî deðerlerle yetiþen aydýnlarýn, özgür ve özgün fikrî eserler ortaya koyarak düþünce dünyamýza yeni ufuklar açan mütefekkirler olmak yerine, merkezî ve yerel yönetimlere dosya çalýþmalarý yapan maaþlý raportörlere dönüþmeleri. Siyaset meraký, zaten yeterince geliþememiþ olan sivil toplum yapýlanmalarýna zarar verdi. Böylece orada da “binilen dalý kesme” durumu oluþtu. Çünkü siyasetin gücü ve etkinliði, arkasýný yasladýðý “örgütlü sivil toplum gücü”ne baðlý. Ama bizdeki STK oluþumlarý baðýmsýz bir konumda siyasete yön veren dinamikler olmak yerine, kendilerini partiye endeksleme gibi vahim bir yanlýþa düþtükleri için, hem adeta bütünleþtikleri partiye dahi faydalarý olmadý, hem de sivil toplumun saðlýklý geliþmesini inkýtaa uðrattýlar. Eðer dindarlar bu zamana kadar siyasete harcadýklarý enerji, vakit ve kaynaklarý tamamen sivil bir zeminde aslî hizmetlerini geliþtirme çabalarýna hasretmiþ olsalardý, bugün her bakýmdan çok daha farklý ve olumlu bir noktada olabilirdik Dileðimiz, tecrübelerden doðru dersler çýkarýp, hatalarý tekrarlamadan yola devam edilmesi.

S

HATAY’IN Ýskenderun ilçesinde geçen yýl yakalandýðý lenf bezi kanseriyle mücadele eden Uður Semerci’nin hastalýk yüzünden yaþadýðý acýlar, eþinin 2 çocuðunu alarak evi terk etmesiyle katlandý. Uður Semerci (24), 6 yýl önce saðlýklý bir þekilde eþi Firdevs Tuðba ile evlenerek yeni bir dünyanýn kapýlarýný araladýklarýný, çok güzel günler geçirdiklerini, bu evlilikten Pýnar ve ve Eylül adýný verdikleri iki çocuklarýnýn dünyaya geldiðini anlattý. Evlilikleri süresince Ýskenderun Belediyesinde taþeron iþçi olarak çalýþtýðýný anlatan Semerci, þöyle devam etti: “Doktorlar hastalýðýma lenf bezi kanseri teþhisini koyduktan iki çocuk sahibi olmak beni hayata baðladý. Onlarýn kokusunu hissederek, hayatta kalmam gerektiði yönünde kendime telkinlerde bulunuyordum. Geçen ay babamla hastaneye gittim, döndüðümde de eþim 2 çocuðumla yoktu. Ama hastalýðýmýn ilerlediði þu günlerde eþimin çocuklarýmý alarak evi terk etmesi beni adeta çaresizliðe itti.’’ Yaþadýðý duygularý ‘’evlât hasreti hastalýktan daha acý geldi’’ sözleriyle özetleyen Semerci, þöyle konuþtu: ‘’O günden beri eþimle bir kez telefonla görüþebildim. Ama bir daha ulaþamadým. Telefonlarýný da iptal ettirmiþ. Benim þu an en büyük arzum, çocuklarýmýn kokusunu hissedip onlarý öpebilmek.’’ Aðrýlarýnýn her geçen gün arttýðýný bildiren Semerci, ‘’Belki son günlerimi yaþýyorum. Eþimden son isteðim, hasta yataðýmda beni çocuklarýmdan ayýrmasýn’’ dedi. Eþinin gitmesinin ardýndan Uður Semerci’nin bakýmýný üstlenen baba Halil Semerci de, oðlunun her geçen gün gözünün önünde eridiðini belirterek, ‘’Oðlunun gözünün önünde erimesi, bir baba için en aðýr þey olsa gerek’’ dedi. Ýskenderun / aa

4

HABER

8 TEMMUZ 2011 CUMA

Y

cakir@yeniasya.com.tr

Özrü, kabahatinden büyük olmasýn atýrlanacaðý üzere geçen yýl, Gazze’ye uygulanan Ýsrail ablukasýný sona erdirmek ni ye tiy le ha re ke te ge çen Ma vi Marmara gemisi, 31 Mayýs 2010 tarihinde uluslar arasý sularda seyrederken Ýsrail askerlerince baskýna uðramýþ ve 9 sivil yolcu þehit olmuþtu. Ýsrail’in bu zülmü, hür dünyadan ve bilhassa Türkiye’den çok sert tepki almýþ ve o tarihten sonra iliþkiler iyice kopmuþtu. Ýliþkilerin askýya alýnmasý ve Ortadoðu’daki bazý rejim deðiþiklikleri Ýsrail’in aleyhine oldu ve Ýsrail her fýrsatta Türkiye ile arayý düzeltmeye çalýþtýðý intibaýný veriyordu. Bir yandan bu havayý yayýyor, ama bunun için gerekli olan ilk adýmý, özür dile meyi ise aklýna getirmiyor. Ýsrail’in iç siyaseti de bu konuda ittifak halinde deðil. Ýsrailli yöneticileri bu konuda eleþtiren Ýsrailliler de var. En baþta þunu bilelim ki, Ýsrail’in Filistinlilere yaptýðýný insanlýk kabul edemez. Hele Gazze’de ya þananlar, haftalarca süren savaþ reddedilmeyi hak ediyor. Bu konuda hazýrlanan BM raporu bile Ýsrail’in haksýz olduðunu ilân etmiþti. Konu ile ilgili hazýrlanan “Goldstone Raporu” Ýsrail’in yaptýðý zulümleri belgeliyor. (Goldstone Raporu, Filistin Platformu Yayýnlarý, Ýstanbul 2010) Ayný þekilde Birleþmiþ Milletler Ýnsan Haklarý Konseyi Uluslararasý Vaka Ýnceleme Heyetince hazýrlanan “Mavi Marmara Raporu”nda da Ýsra il’in haksýz ve hatalý olduðu ortaya konulmuþ durumda. (ÝHH Ýnsanî Yardým Vakfý yayýný, 2010) Bu raporlar yarýn bir þekilde inkâr edilse bile hakikatin deðiþmesine imkân yok. Medyaya yansýyan haberlere bakýlýrsa Ýsrail, özür dilememek için her yolu deniyor. Elbette özür dilenmesi, vefat edenleri geri getirmeyecek, belki de Filistin’deki durumu düzeltmeyecek. Ama özür, hata yapýldýðýný kabul etmek anlamýna gelir. Ýsrail bu güne kadar ‘hata yaptýðýný’ kabul etmemek için her yolu denedi, denemeyi de sürdürüyor. Fakat insanlýk âlemi nezdinde mahkûm durumdadýr. ABD’nin ünlü gazetelerinden New York Times’ýn (NYT) internet sayfasýndaki haberinde, BM’deki diplomatlar kaynak gösterilerek ‘’Ýsrail’in Mýsýr ile iliþkilerinin, Türkiye’nin de Libya ve Suriye ile iliþkilerinin soðuduðu, bu durumun da Türkiye ve Ýsrail’i daha güvenilir müt tefikler arayýþýna ittiði’’ yorumu yapýlmýþ. Ayný haberde, iki ülkenin bir süredir (Mavi Marmara baskýnýnýyla ilgili olarak Ýsrail’in Türkiye’den özür dilemesi konusunda) ‘’Türkçede özür gibi görünecek, Ýbranice’de ise öyle görünmeyecek bir kelime bulmaya çal��þtýklarýný’’ da iddia edilmiþ. (AA, 7 Haziran 2011) Hemen ifade edelim ki böyle bir iddia gerçekleþirse bu, “Özrü kabahatinden büyük” bir hal olarak isimlendirilebilir. Türkiye’ye ve dünyada “özür gibi” anlaþýlacak, ve fakat Ýsrail iç politikasýnda “Biz haklýydýk, özür dilemeyiz” anlamýna gelecek bir kelime ile bu dâvâ neticeye baðlanamaz. Türkiye’yi idare edenler böyle bir tuzaða düþmemeli. Gerek Gazze ve gerekse Mavi Marmara saldýrýsý hususunda Ýsrail, ‘yüzde’lerle ifade edilemeyecek nisbette hatalýdýr, suçludur ve kabahatlidir. Bütün dünya nezdinde kýnanmaya ve eleþtirilmeye lâyýktýr. Türkiye’den, Filistililerden ve belki de bütün hür dünya insanlarýndan özür di lemek durumundadýr. Özür de yetmez, ama hiç deðilse bunu yapmalýdýr. Ve bundan sonra “Ben ne dersem o olur” tavrýný bir kenara býrakmalý, dünyanýn bir ‘parça’sý, yüzlerce ülkeden bir ülke olduðunu kabul etmelidir. Aksi halde insanlýktan ‘bedduâ’ almaya devam eder. Ýçerde ve dýþarda “bedduâ alan”larýn uzun süre ayakta kalabilmeleri mümkün mü?

H

61. Hükümetin ilk Bakanlar Kurulu toplantýsý Baþbakanlýk Merkez Binasýnda Baþbakan Recep Tayyip Erdoðan’ýn baþkanlýðýnda toplandý. FOTOÐRAF:AA

Hükümetten ilk mesaj EKSÝKLÝK OLMADAN BÜTÜN PARTÝLERÝN PARLAMENTODA BULUNMASINI ÝSTEDÝKLERÝN ÝFADE EDEN HÜKÜMET SÖZCÜSÜ ARINÇ, “ÇABALARIN SONUNDA EN KISA ZAMANDA PARTÝLERÝN PARLAMENTODA EKSÝK KALAN YEMÝNLERÝNÝN MÝLLETVEKÝLLERÝ TARAFINDAN ÝFADE EDÝLMESÝNÝ BEKLÝYORUZ’’ DEDÝ. HÜKÜMET Sözcüsü ve Baþbakan Yardýmcýsý Bülent Arýnç, temsilde bir eksiklik olmadan tüm partilerin, Parlamentoda bulunmalarý gerektiðini belirterek, ‘’And içerek görevlerine sayýn milletvekilleri baþlasýn ve bundan sonraki yasal süreç en güzel þekliyle devam etsin. Biz bu çabalarýn sonunda en kýsa zamanda partilerin parlamentoda eksik kalan yeminlerinin milletvekilleri tarafýndan ifa edilmesini bekliyoruz’’ dedi. Arýnç, 61. Hükümetin ilk bakanlar kurulu toplantýsýnýn ardýndan Hükümet Sözcüsü sýfatýyla gündeme iliþkin açýklamalarda bulundu, gazetecilerin sorularýný cevapladý. ‘’Siz toplantýdayken MHP, CHP ile görüþtü. Sayýn Kýlýçdaroðlu TBMM Baþkaný ile bir araya gelecek. Bu yemin krizi çözülecek mi umudunuz var mý?’’ sorusuna Arýnç, þu karþýlýðý verdi: ‘’Dýþarýda yürütülen çabalarý veya Sayýn Meclis Baþkanýmýzýn kendi inisiyatifi ile yürüttüðü çabalarý, elbette biz de izliyoruz. Bu konuda olumlu bir gayretin olduðunu da seziyoruz. Bu konuyla ilgili çok þeyleri konuþtuk, hatta dün konuþtuk. Bugün

için bu konu ne Bakanlar Kurulunda gündeme geldi ne de bizim son geliþmelerle yeterli bir bilgimiz var. Ama iyi niyetli sürdürülen çabalarýn olumlu sonuçlanmasýný hepimiz dileriz. Gördüðünüz gibi TBMM çalýþmalarýna devam ediyor. Hükümetimiz kuruldu, bir tezkere kabul edildi, gerekli seçimler yapýldý, yarýn da hükümet programý konuþulacak, pazartesi de bunun üzerinde müzakereler yapacaðýz. Ýstiyoruz ki temsilde bir eksiklik olmadan tüm partiler, parlamentoda bulunsunlar. And içerek görevlerine sayýn Milletvekilleri baþlasýn ve bundan sonraki yasal süreç en güzel þekliyle devam etsin. Biz bu çabalarýn sonunda en kýsa zamanda partilerin Parlamentoda eksik kalan yeminlerinin milletvekilleri tarafýndan ifa edilmesini bekliyoruz.’’

21 bakan yardýmcýsý atanacak

Bakanlarýn görev daðýlýmlarý BAÞBAKAN Erdoðan ile Baþbakan Yardýmcýlarýnýn görev alanlarý belli oldu. Baþbakan Recep Tayyip Erdoðan’a Millî Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliði, Millî Ýstihbarat Teþkilâtý Müsteþarlýðý, Toplu Konut Ýdaresi Baþkanlýðý, Türkiye Yatýrým Destek ve Tanýtým Ajansý Baþkanlýðý baðlý olacak. Hükümet Sözcülüðü görevini de üstlenen Baþbakan Yardýmcýsý Bülent Arýnç, Danýþtay ile iliþkiler konusunda görevlendirilirken, sorumlu olduðu kurum ve kuruluþlar þöyle: ‘’Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu, Vakýflar Genel Müdürlüðü, Basýn-Yayýn ve Enformasyon Genel Müdürlüðü, Türkiye Radyo-Televizyon Kurum Genel Müdürlüðü, Anadolu Ajansý T.A.Þ. Genel Müdürlüðü, Radyo Televizyon Üst Kurulu.’’ Ali Babacan, ekonomik konularda genel koordinasyonu üstlenirken ekonomiyi ilgilendiren kamu kurum ve kuruluþlarýndan sorumlu. Baþbakan Yardýmcýsý Beþir Atalay ise Kýbrýs ile ilgili koordinasyon iþleri, Terörle Mücadele Yüksek Kurulu Baþkanlýðý, insan haklarýyla ilgili konularda koordinasyon, Medeniyetler Ýttifaký projesinin yürütülmesi gibi görevleri üstlenecek. TBMM ile iliþkilerle görevlendirilen Baþbakan Yardýmcýsý Bekir Bozdað’a da Diyanet Ýþleri Baþkanlýðý, Türk Ýþbirliði ve Kalkýnma Ýdaresi Baþkanlýðý, Yurtdýþý Türkler ve Akraba Topluluklar Baþkanlýðý baðlandý. Ayrýca, AB makamlarýyla yapýlacak tam üyelik müzakerelerinde ‘’Müzakere heyeti baþkanlýðý’’ ve ‘’Baþmüzakereci’’ görevini Avrupa Birliði Bakaný; kamu görevlileri sendikalarý ile ilgili faaliyetlerin koordinasyonu ile kamu toplu iþ sözleþmelerinin koordinasyonu Çalýþma ve Sosyal Güvenlik Bakaný; akaryakýt kaçakçýlýðý ile mücadele çalýþmalarýnýn koordinasyonu da Gümrük ve Ticaret Bakaný tarafýndan yürütülecek. Ankara / aa

Hükümet sözcüsü ve Baþbakan Yardýmcýsý Bülent Arýnç

BAKAN yardýmcýlýklarýna yapýlacak atamalarla ilgili soruyu da cevaplayan Arýnç, 21 bakanlýða yardýmcý atanacaðýný hatýrlattý. Arýnç, bakan yardýmcýlýklarýnýn hukuki niteliði, sosyal konumu ve atama usullerinin, 15 gün içinde yayýmlanacak bir kararname ile ortaya konulacaðýný bildirdi. Öte yandan, ‘’RTÜK Üyesi Zahid Akman ile ilgili bir operasyon oldu. bununla ilgili görüþünüz nedir?’’ sorusu üzerine Arýnç, bu konunun RTÜK’ün kurumsal kimliðiyle ilgili olmadýðýný, geçmiþten bu yana tartýþýlan bir konu olduðunu belirtti. Ankaraa / aa

Hatip Dicle’nin baþvurusuna ret

TBMM Baþkaný Çiçek, Danýþtay Baþkaný Hüseyin Karakullukçu ile de görüþtü. FOTOÐRAF: AA

BDP’liler Çiçek’i ziyaret etti TBMM Baþkaný Cemil Çiçek, yemin krizinin çözümü için Þýrnak Milletvekili Hasip Kaplan ve Muþ Millitvekili Sýrrý Sakýk’la önceki gün sürpriz bir görüþme yaptý. Edinilen bilgilere göre; görüþmede yemin boykotunu sürdüren BDP’nin istekleri ve her iki tarafýn çözüm önerileri masaya yatýrýldý. BDP’li Hasip Kaplan ve Sýrrý Sakýk’ýn bu görüþme için Diyarbakýr’dan Ankara’ya geldikleri öðrenildi. Sakýk ve Kaplan, görüþmeyle ilgi BDP’li millitvekillerine bilgi verecek. BDP’liler KCK tutuklusu 5 BDP’li milletvekili ve vekilliði düþürülen Hatip Dicle’yi gerekçe göstererek Meclis’te yemin boykotu yapýyorlardý. Bu arada, MHP’den de dün sürpriz bir giriþim geldi. MHP, AKP ve CHP’ye 4 aþamalý bir çözüm planý sunacaklarýný duyurdu. Ankara / aa

Yemin krizine ABD yorumu Mal Alýmý Ýçin Ýhale Ýlaný Metin DEMÝREL-Aktif Elektrik Jeneratör Makine Sanayi ve Bobinaj Atölyesi, Doðu Anadolu Kalkýnma Ajansý 2010 Kobi Mali Destek Programý kapsamýnda saðlanan mali destek ile Tuð Mah. Zirai Donatým Cad. No: 67 BÝTLÝS/ Tatvan'da Tarýmsal Ürün Ýþleme, Depolama, Paketleme Makineleri Ýmalatý Kapasite Artýrýmý Projesi 12 Adet makine ekipman (1- 3100*10 mm ABKANT CNC KONTROLLÜ 4 EKSEN, 2- 3100*10 mm GÝYOTÝN NC KONTROLLÜ, 3- 3100*10 mm3 TOPLU SÝLÝNDÝR HÝDROLÝK, 4- 3000 MM TORNA, 5- 35 BORU BÜKME, 6- 360 V ÇANTALI GAZ ALTI KAYNAK, 7250 TÝG KAYNAK MAK. 8- 32'LÝK SUTUNLU MATKAP, 9- 32'LÝK SUTUNLU MATKAP, 10- PLAZMA KESÝM MAK. 11BOYA FIRINI, 12- TEST MAKÝNESÝ) alýmý için mal alýmý ihalesini gerçekleþtirmeyi planlamaktadýr. Ýhaleye katýlým koþullarý, isteklilerde aranacak teknik ve mali bilgileri de içeren Ýhale Dosyasý Tuð Mah. Zirai Donatým Cad. No: 67 BÝTLÝS/ Tatvan adresinden veya www.daka.org.tr internet adreslerinden temin edilebilir. Ýhale ile ilgili detaylý bilgi 0 (434) 827 63 13 ve (0505) 469 70 57 nolu telefondan temin edilebilir. Ýsteklilerin tekliflerini, birim fiyat üzerinden KDV dâhil vermeleri gerekmektedir. Teklif teslimi için son tarih ve saati: 28/07/2011 Saat: 17:00 Gerekli ek bilgi ya da açýklamalar; www.daka.org.tr adresinde yayýnlanacaktýr. Teklifler, 29/07/2011 tarihinde, saat 17:00'da ve Tuð Mah. Zirai Donatým Cad. No: 67 BÝTLÝS/ Tatvan adresinde yapýlacak oturumda açýlacaktýr. www.bik.gov.tr B: 45275

ABD Dýþiþleri Bakanlýðý Sözcüsü Victoria Nuland, TBMM’deki “yemin krizi” konusunda Türkiye’nin iç meselelerine müdahil olmak istemediklerini ama “canlý ve güçlü demokrasiye sahip” Türkiye’de milletvekillerinin konunun çözümü üzerinde çalýþtýðýný söyledi. Nuland, günlük basýn toplantýsýnda Türkiye ile ilgili sorularý da cevapladý. Bir soru üzerine, ABD’nin Libya konusunda Türkiye ile çok güçlü bir iliþkiye sahip olduðunu belirten Nu land, Lib ya li de ri Mu am mer Kaddafi’nin iktidardan ayrýlmasý gerektiðini anlamasý yönündeki ortak hedef doðrultusunda da birlikte çalýþmaya devam edeceklerini kaydetti. Washington / aa

ANAYASA Mahkemesi, Yüksek Seçim Kurulu (YSK) tarafýndan, hakkýnda terör örgütü propagandasý yapmak suçundan kesinleþmiþ hapis cezasý bulunmasý nedeniyle milletvekilliði düþürülen Hatip Dicle’nin baþvurusunu yetkisizlikten reddetti. Hatip Dicle’nin avukatý Levent Kanat, Anayasanýn, ‘’Milletvekilliðinin Meclis’te düþürülmesine karar verilen kiþinin düþüm kararýndan sonra 7 gün içerisinde Anayasa Mahkemesine ‘kararýn iptali’ için baþvurabileceði, Anayasa Mahkemesinin de bu baþvuruyu 15 gün içerisinde kesin karara baðlayacaðý’’ þeklindeki 85. maddesine göre Yüksek Mahkemeye baþvuruda bulunmuþtu. Yüksek Mahkeme heyeti, dünkü gündem toplantýsýnda, Dicle’nin avukatý Kanat’ýn yaptýðý baþvuruyu, ‘’Anayasa’nýn 79. maddesi gereðince yetkisizlikten’’ reddetti. Anayasa’nýn 79. maddesi, ‘’Seçimlerin baþlamasýndan bitimine kadar bütün iþlemleri yapma, yaptýrma, seçim süresince ve seçimden sonra seçim konularý ile ilgili bütün yolsuzluklarý, þikayet ve itirazlarý inceleme ve ke sin ka ra ra bað la ma gö re vi nin YSK’da olduðunu, YSK kararlarý aleyhine baþka bir merciye baþvuru yapýlamayacaðýný’’ düzenliyor. Ankara / aa

GEÇMÝÞ OLSUN Gazetemiz eski çalýþanlarýndan

Turan Kajan

'ýn

trafik kazasý geçirdiðini öðrendik. Arkadaþýmýza geçmiþ olsun der, Cenâb-ý Allah'tan acil þifalar dileriz.

Y

millet@yeniasya.com.tr

Acil Serviste insanlýk dýþý muamele “USTALIK dönemine” adým atan AKP hükümetlerinin saðlýk politikalarýnda baþarýlý olduðu, hastalarýn hekime ulaþmasýnýn kolaylaþtýðý ve yeterli saðlýk hizmeti al dýðý söylenir, yazýlýr çizilir. Evet, belki eskiye nazaran bazý uygulamalar deðiþmiþ, doktora, ilâca ulaþmak kolaylaþmýþ olabilir. Parasý olan için özel hastaneler beþ yýldýzlý otel kalitesinde hizmet vermektedir. Ama bazý devlet hastanelerinde—genellemek iste mem—ayný köhne zihniyet devam etmektedir. Has talar itilip kakýlmaktadýr. Önceki akþam (6 Temmuz) Ýstanbul- Numune Hastanesi acil servisine bizim de yolumuz düþtü. Eþim tansiyon yükselmesine baðlý olarak beyinde bir zonklama, ensede müthiþ aðrý yaþadýðýný söyledi. Önce bir özel hastaneye gittik, nöbetçi doktorlar tam teþekküllü bir hastanenin Nöroloji Servisine acilen gitmemizin iyi olacaðýný belirttiler. Biz de hastamýzý en yakýnýmýzda bulunan Numune Hastanesine götürdük. Evet, acil servisler eskiye göre daha az karmaþýktý, belli bir düzen saðlanmýþtý. Donaným iyiydi belki, ama saðlýk çalýþanlarý anlaþýlan bu iyileþmeden nasibini almamýþtý. Acil serviste görevli doktor, aðrýdan ayakta durmakta zorlanan eþimi bir el iþaretiyle yanýna çaðýrmýþ, bir hekime yakýþmayan bir þekilde ayak ayak üstünde bizi karþýlamýþ, umursamaz bir tavýrla hastalýðýný sormuþtu. Bu aþaðýlayýcý tavýr ve insanî olmayan, týp etiðine yakýþmayan bu davranýþý bir saðlýk çalýþanýna yakýþtýramadýðýmýz söylendiðinde, yine ayný alaycý bir tavýrla cevap almýþtýk. Özel hastane doktorunun Nöroloji’ye sevkini istediði hastamýzýn “birþeyi yok” gerekçesiyle, “Yarýn gelin” diyerek sevkini de yapmayan, “Felç geçirmesi halinde bunun sorumlusu kim olur?” dediðimizde de ayný umursamazlýkla cevap veren bu doktor, bu anlayýþla kime, hangi hizmeti verecektir? Numune Hastanesi Baþhekimliði, Ýstanbul Ýl Saðlýk Müdürlüðü ve Saðlýk Bakanlýðý ilgililerini yapýldýðýný belirttiðiniz iyileþtirmeleri gölgeleyen bu tip çalýþanlar hakkýnda gerekli iþlemi yapmaya dâvet ediyorum. Çaðrýma da ilgili kuruluþlardan acil cevap bekliyorum., (Not: Doktorun ismi bizde saklýdýr.) Abdullah Eraçýkbaþ abdullah@yeniasya.com.tr

HABER

Y

8 TEMMUZ 2011 CUMA HABERLER

Kördüðümü at, sonra çözmeye uðraþ mkara@yeniasya.com.tr

eçimlerin hemen ardýndan önce kriz çýktý, þimdi ise krizi aþmak için Ankara’da çözüm yollarý aranýyor. Krize sebep olanlar þimdi çözüm için yeni seçilen TBMM Baþkaný Cemil Çiçek’e ümitlerini baðlamýþ durumdalar. Sanki Çiçek’in elinde sihirli bir deðnek varmýþ gibi. Yani seçimin ardýndan Ankara’da tam bir kördüðüm hali yaþanýyor. TBMM yeni baþkanýný seçti. Bakanlar Kurulu Köþk’ten onay aldý. Yeni kabine iþbaþý yapýyor. Meclis bir an önce “normal çalýþma düzeni”ne geçmek istiyor. Ancak CHP’nin Mustafa Balbay ve Mehmet Haberal’ýn tahliye edilmemesi dolayýsýyla yemin etmeme kararý hâlâ devam ediyor. BDPliler ise desteklediði Hatip Dicle’nin milletvekilliðinin düþürülmesi ve KCK sanýklarýnýn tahliye edilmemesi dolayýsýyla býrakýn Meclis’i Ankara’ya dahi gelmiyorlar. CHP Meclis’e gelip oylamalara katýlmazken, BDP Meclis’i boykot etmeyi sürdürüyor. Yemin krizinde gelinen nokta siyaseti adeta týkanmanýn eþiðine getirdi. Ankara’da þu sýralar cevabý aranan tek bir soru var o da yemin krizinin nasýl aþýlacaðý.

S

Peki bu krizden nasýl çýkýlacak? Siyasette yaþanan bu týkanýklýk restleþme ile baþladý. Önce Baþbakan Yardýmcýsý Bülent Arýnç CHP’li ve BDP’li vekillere “devamsýzlýk olursa Meclis Genel Kurulu gereðini yapacaktýr” demiþti. CHP’li Ýsa Gök “Önümüzde diz çökecekler, kuzu kuzu çözecekler” diye tartýþmayý sürdürdü. Peþinden Baþbakan Erdoðan, yemin etmedikleri için oturumlara katýlmadýklarý gerekçesiyle milletvekilliklerinin düþürülebileceði imasýnda bulundu. Hatta, “Meclis CHP’siz de çalýþýr” ve “Tükürdüklerini yalayacaklar” dedi. Genel Baþkanýnýn bu imasýný açýkça dile getiren Grup Baþkanvekili Mustafa Elitaþ’ýn, “Ýnadý býrakýn diyoruz, ama bunu da yapmazlarsa her halde 15 Temmuz tarihi son tarih olur” sözü CHP ile AKP arasýnda restleþmelere sebep oldu. CHP bunu tehdit ve þantaj olarak deðerlendirirken, Kýlýçdaroðlu parti grubunu toplayýp 16 maddelik sert bir açýklama yaptý. Ve “Her bedeli ödemeye hazýrýz. Tehdide ve þantaja boyun eðmeyeceðiz” restini gösterdi. AKP’nin diðer bir grup baþkanvekili “bunun bir hatýrlatma olduðunu ve katiyyen þantaj olmadýðý”ný söylese de CHP kanadý bedel ödemeye hazýr olduðunu söyleyip, “yürekleri varsa düþürsünler” diyerek sert çýkýþlarýný sürdürdüler. Bu arada CHP ve BDP’nin milletvekillikleri düþürülürse ara seçimde AKP’nin anayasayý deðiþtirecek çoðunluðu çýkarabilecek

kadar milletvekili alabileceðinin hesaplarý dahi yapýldý. Hatta CHP’nin böyle bir durumda 50 milletvekili dahi zor çýkarabileceði yazýlýp, çizildi. “Ara seçimin tartýþýlýyor olmasý kimin iþine yarayacak?” sorusu sorulmaya baþlandý. Görünürde AKP’nin yararýna olacak ara seçim, baþka tartýþmalarý da beraberinde getireceði için gündemden hemen düþürüldü. Hukuken CHP ve BDP’lilerin milletvekilliklerini düþürmek mümkün. Fakat, bu baþka tartýþmalarý beraberinde getirecektir ve kaosa kapý açacaktýr. *** Dün itibari ile de bu krizden gerçek mânâda çýkýþ yollarý aranmaya baþlandý. Önce Erdoðan, “Grup Baþkanvekili arkadaþýmýz Elitaþ’ýn ayýn 15’i ile ilgili açýklamasý olmuþ. Sürçülisandýr. Ben böyle bir tarih vermeyi doðru bulmuyorum” derken, Baþbakan Yardýmcýsý Arýnç, 15 Temmuz itibariyle vekilliklerin düþmesini doðru bulmadýðýný söyleyerek yumuþama sinyalleri verdiler. Peþinden CHP’nin “akil adamlarý” Çiçek’le görüþüp meseleye çözüm yolu araþtýrmaya baþladýlar. Son haftada söylenen sözler bir kenara býrakýlýp yeni seçilen Meclis Baþkaný Cemil Çiçek’ten medet umulmaya baþlandý. Peki, Meclis Baþkaný’nýn tek baþýna uzlaþma mesajlarý, partiler arasý görüþme trafiði, siyasî havayý bir nebze yumuþatsa da krizi çözmek için yeterli olabilir mi? Þu aþamada herkes bu soruyu kendi kendine soruyor. Çiçek’in “uzlaþmacý

kiþiliði” ile meseleyi çözebileceðinden ümit edilirken, onun elinde de sinirli bir formül olmadýðý muhakkak. Hukuk ve içtüzük ne diyorsa onu yapacaktýr. Belki yemin etmeyenleri ikna etmesi söz konusu olabilir, ama CHP’li yetkililerinin “Bedeli neyse ödemeye hazýrýz” noktasýnda olmasý bunu da zorlaþtýrýyor. Siyaset gerçekten garip bir hal aldý. Bunca lâf, restleþme, hatta tehdide varan konuþmalarýn ardýndan, Kýlýçdaroðlu’nun Çiçek’i ziyaret edip, Çiçek’in de “sorunun çözümünde inisiyatifi ben alýyorum” demesi ile Kýlýçdaroðlu’nun “o zaman biz de yemin edelim” açýklamasý, meselenin “tatlýya” baðlanabileceði sinyallerini verirken, bu da krize reçete olarak gösteriliyor. Bugün Meclis’te hükümet programý okunacak, önümüzdeki Çarþamba günü de hükümetin güven oylamasý yapýlacak. Bu kriz bugünlerde çözülür mü, bunu bilemeyiz, ancak böyle devam ederse, hem Meclis Baþkanlýðý seçimi, hem de iki partinin Meclis’te oy kullanmadýðý kararlar yargýya taþýnýrsa “asýl kriz”in o zaman çýkacaðýný söylemek yanlýþ olmaz. (Bu yazýyý yazdýðýmýz saatlerde kriz devam ediyordu.) Sorunlara çare olmasý gereken siyasetin kendisi sorun haline gelirse iþte böyle oluyor. Ancak siyaset sorun çözmek için vardýr. Bu tartýþmalarýn demokrasiye yaralar açtýðý da muhakkak. Bakalým Türkiye bu krizlerden nasýl çýkacak ve daha fazla yara almadan nasýl kurtulacak...

Ýhale yolsuzluðunda 10 kiþi gözaltýna alýndý ANTALYA’NIN Gazipaþa ilçesinde yürütülen soruþturma kapsamýnda gözaltýna alýnan Gazipaþa Belediye Baþkaný Cemburak Özgenç ve beraberindeki 10 kiþi, adliyeye sevk edildi. Gazipaþa Cumhuriyet Savcýlýðý tarafýndan yürütülen, ‘’Ýhaleye fesat karýþtýrma, ihale yolsuzluðu’’ soruþturmasý kapsamýnda gözaltýna alýnan Gazipaþa Belediye Baþkaný Cemburak Özgenç, 2 belediye baþkan yardýmcýsý, bazý birim müdürleri ve müteahhitlerin de aralarýnda bulunduðu 11 kiþi, dün sabah saatlerinde adliyeye sevk edildi. Gözaltýnda bulunanlardan bir firmada sekreter olan D.Y, savcýlýk tarafýndan serbest býrakýldý. Baþkan Cemburak Özgenç ve diðer zanlýlarýn savcýlýktaki ifade verme iþlemlerinin sürdüðü bildirildi. Antalya’nýn Gazipaþa ilçe belediyesinde yürütülen ‘’Ýhaleye fesat karýþtýrma, ihale yolsuzluðu’’ soruþturmasý kapsamýnda Gazipaþa Belediye Baþkaný Cemburak Özgenç’in de arasýnda bulunduðu 11 kiþi, 5 Temmuz’da düzenlenen operasyonla gözaltýna alýnmýþ, belediye binasýnda geniþ çaplý araþtýrma yapýlarak bilgisayar ve çok sayýda evraka el konmuþtu. Gazipaþa / aa

Türkiye’de, 9 bin 291 Suriyeli var BAÞBAKANLIK Afet ve Acil Durum Yönetimi Baþkanlýðý, bugün itibarýyla Türkiye’de bulunan Suriye vatandaþlarýnýn sayýsýnýn 9 bin 291 kiþi olduðunu bildirdi. Baþbakanlýk Afet ve Acil Durum Yönetimi Baþkanlýðý, Türkiye’de bulunan Suriye vatandaþlarýna yapýlan insanî yardýmlara iliþkin açýklama yaptý. Açýklamada, þunlar kaydedildi: ‘’Bugüne kadar ülkemize gelen Suriye Arap Cumhuriyeti vatandaþý: 15.387. Bugüne kadar geri dönüþ yapan Suriye Arap Cumhuriyeti vatandaþý: 6.096. Bugün (dün) itibarýyla ülkemizdeki Suriye Arap Cumhuriyeti vatandaþý: 9.291. 6 Temmuz - 7 Temmuz 2011 tarihlerinde ülkemize giriþ yapanlardan 197 kiþi kendi istekleri ile ülkelerine dönmüþ olup, ilâve olarak 16 Suriye Arap Cumhuriyeti vatandaþý ülkemize kabul edilmiþtir. Yayladaðý’nda 2, Altýnözü’nde 2, Reyhanlý ilçesinde 1 ve Merkez Ýlçeye baðlý Apaydýn Köyünde 1 olmak üzere toplam 6 çadýr kent kurulmuþtur. 35’i refakatçi olmak üzere, 102 kiþi hastanede, 8 kiþi kadýn sýðýnma evinde bulunmaktadýr.’’ Açýklamada ayrýca günlük olarak 3 öðün sýcak yemek verilmeye devam edildiði bildirildi. Ankara / aa

Nöbet kulübesinde intihar

KÝLÝS’TE nöbet kulübesinde ölü bulunan 21 yaþýndaki askerin intihar ettiði ileri sürüldü. Yaklaþýk 10 ay önce vatanî görevini yapmak için askere giden Ramazan Bulut, Haziran ayý baþýnda izin kullandýktan sonra yaklaþýk 15 gün önce vatani görevini yaptýðý Þerif Kaya Hudut Karakolu’na geri döndü. Nöbet deðiþimi için kulübeye gelen asker, Bulut’un cesediyle karþýlaþtý. Bulut’un kendisine zimmetli tüfekle baþýna ateþ ederek intihar ettiði öne sürüldü. Ýntihar haberi Bulut ailesine Dursunbey Ýlçe Jandarma Komutanlýðý’nda görevli astsubaylar tarafýndan iletildi. Anne Zahide Bulut, oðlunun intihar ettiði haberini alýr almaz sinir krizi geçirirken, baba Osman Bulut, “Oðlumun hiçbir sorunu yoktu sadece içine kapanýktý. Ýntihar ediþine bir anlam veremedim” dedi. Er Bulut’un cesedi ayrýntýlý otopsi yapýlmak üzere Gaziantep Adlî Týp Kurumu’na kaldýrýldý. Olayla ilgili soruþturma baþlatýldý. Kilis / aa

YILMAZLAR Holding Üst Yöneticisi (CEO) Ahmet Reyiz Yýlmaz, Ýsrail’de Yýlmazlar Holding bünyesinde istihdam edilen 800 Türk vatandaþýnýn vize sorunuyla ilgili Türkiye tarafýndaki sorunun çözüldüðünü, ‘’Buna raðmen Ýsrail hükümetinin hala vatandaþlarýmýzýn vizelerini uzatmayarak, hem firmayý hem çalýþanlarýmýzý maðdur ediyor" dedi. Yýlmaz yaptýðý yazýlý açýklamada, Ýsrail hükümetinin uyarýlmasýný istedi ve þu ifadelere yer verdi: ‘’Türk Savunma Sanayi, 3 ay önce Ýsrail tarafýna vize ve ofset uygulamasýna yönelik süre uzatým yazýsýný yollamýþ olmasýna raðmen Ýsrail Dýþiþleri Bakaný Liberman’ýn politik süreci bahane ederek, insanlarýmýza zülüm etmesi kabul edilemez. Ýsrail hükümeti keyfi uygulama yaparak, insanlarýmýzý maðdur etmektedir. Türkiye’de baþta hükümet hiç kimse Ýsrail firmalarýna zerre kadar sorun çýkartmazken Ýsrail’de faaliyeti olan bir tek Türk þirketinin, Ýsrail hükümeti tarafýndan hedef alýnmasý kabul edilemez.” Ankara / aa

Tunceli’de mayýn patlamasý

TUNCELÝ’DE teröristlerin yerleþtirdiði mayýnýn patlamasý sonucu bir er hafif yaralandý. Genelkurmay Baþkanlýðýnýn internet sitesindeki bilgiye göre, güvenlik güçlerince önceki gün merkeze baðlý daðlýk arazi kesiminde yürütülen faaliyet sýrasýnda, teröristlerce araziye yerleþtirilmiþ el yapýmý mayýn patladý. Patlamada hafif yaralanan bir er Elazýð Asker Hastanesine sevk edilerek tedavi altýna alýndý. Öte yandan Ovacýk ilçesinin daðlýk kesiminde teröristlerce yola döþenen mayýn bulundu. Mayýn güvenlik güçlerince etkisiz hale getirildi. Ankara / aa

Tanzanya’dan TOKÝ’ye teklif

BAÞBAKANLIK Toplu Konut Ýdaresi Baþkanlýðý (TOKÝ) yetkilileriyle görüþen Tanzanya heyeti ‘’TOKÝ bizi desteklesin, malzemeleri Türkiye’den alalým’’ teklifinde bulundu. TOKÝ’den yapýlan açýklamaya göre, Tanzanya Ulusal Konut Kurumu Genel Müdürü Nehemiah Mchechu baþkanlýðýndaki heyet, TOKÝ Baþkan Vekili Ahmet Haluk Karabel ile görüþerek TOKÝ’nin Tanzanya’da konut yapmasýný istedi. TOKÝ’nin çalýþmalarýný daha önceki ziyaretlerinde gördüklerini ve çok etkilendiklerini ifade eden Nehemiah Mchechu, TOKÝ’nin çalýþma sistemini Tanzanya’da uygulamak istediklerini kaydetti. Mchechu, Tanzanya’da 3 milyondan fazla konut ihtiyacý olduðunu kaydetti. Ankara / aa

Tüp patladý, ortalýk savaþ alanýna döndü GÜNGÖREN’DE bir tatlýcý dükkânýndaki tüpün patlamasý sonucu yaklaþýk 9 iþ yerinde büyük çapta maddî hasar meydana geldi. Cadde üzerinde bulunan iþ yerindeki patlama sonrasýnda herhangi bir yaralý ve can kaybý yaþanmadý. Olay sabah saatlerinde Akýncýlar Mahallesi Posta Caddesi üzerinde bulunan bir tatlýcý dükkânýnda meydana geldi. Görgü þahitlerinin ifadelerine göre sabah saatlerinde kapalý olan tatlýcý dükkânýnda gaz sýzýntýsý yapan bir tüp þiddetli gürültüyle patladý. Patlamanýn þiddetiyle tatlýcý dükkânýnda ve çevresindeki iþ yerlerinde büyük çapta maddî hasar meydana geldi. Þiddetli patlamanýn etkisiyle dükkân içinden fýrlalayan eþyalar ortalýðý adeta savaþ alanýna çevirdi. Patlamanýn erken saatlerde yaþanmasý, gün içerisinde oldukça iþlek olan caddede muhtemel bir facianýn önüne geçti. Patlama sonrasý olay yerine sevk edilen itfaiye ekipleri ise dükkânlarýn çerçevelerinde kalmýþ olan cam kýrýklarýný temizledi. Polis ekipleri de olay yerine gelerek çeþitli incelemelerde bulundu. Olayla ilgili geniþ çaplý araþtýrma baþlatýldý. Ýstanbul / cihan

2011 Temmuz istatistiðine göre, 1 milyon 874 bin 548 kamu görevlisinin yüzde 63,75'ini oluþturan 1 milyon 195 bin 102'si sendikalý olarak çalýþýyor. FOTOÐRAF: AA

Memurlarýn yüzde 64’ü sendikalý SENDÝKALI MEMUR SAYISI 1 MÝLYON 195 BÝN 102’YE ULAÞIRKEN, MEMUR-SEN 515 BÝN 378 ÜYE SAYISIYLA KONFEDERASYONLAR ARASINDA ÝLK SIRADA YER ALDI. TÜRKÝYE’DEKÝ 1 milyon 874 bin 543 kamu görevlisinin yüzde 63,75’i sendikalý olarak çalýþýyor. Temmuz 2011 istatistiklerine göre sendikalý memur sayýsý 1 milyon 195 bin 102’ye ulaþtý. Sendikalara üye olan kamu görevlisi sayýlarýna dair 4688 Sayýlý Kamu Görevlileri Sendikalarý Kanunu Gereðince Kamu Görevlileri Sendikalarý Ýle Konfederasyonlarýn Üye Sayýlarýna Ýliþkin 2011 Temmuz Ýstatistikleri Hakkýnda Teblið Resmî Gazete’de yayýmlandý. Ýstatistiðe göre, 1 milyon 874 bin 543 kamu görevlisinin 1 milyon 195 bin 102’si sendikalý olarak çalýþýyor. Konfederasyonlar arasýnda Memur-Sen 515 bin 378 üye sayýsýyla ilk sýrada yer alýrken, Türkiye Kamu-Sen 394 bin 497 üye sayýsýyla ikinci, KESK ise 232 bin 83 üye sayýsýyla üçüncü oldu. Birleþik KamuÝþ’in 26 bin 422, DESK’in 4 bin 146,

BASK’ýn 3 bin 627, Hak-Sen’in 3 bin 499 üyesi bulunurken, herhangi bir konfederasyona baðlý olmayan baðýmsýz sendikalarýn üye sayýsý toplamý ise 15 bin 450 oldu. 515 bin 378 üyeye sahip olan Memur-Sen, Hükümetle yapýlacak toplu görüþmelerde yetkili konfederasyon olma hakkýný da elde etmiþ oldu. Memur-Sen Genel Baþkaný Ahmet Gündoðdu, toplu görüþmelerde kamu görevlileri heyetine baþkanlýk edecek. Büro, bankacýlýk ve sigortacýlýk hizmetleri iþ kolunda çalýþan 181 bin 595 kamu görevlisinden 98 bin 912’si, eðitim, öðretim ve bilim hizmetleri iþ kolunda çalýþan 909 bin 168 kamu görevlisinden 524 bin 484’ü, saðlýk ve sosyal hizmetler iþ kolundaki 381 bin 436 kamu görevlisinin 274 bin 489’u, yerel yönetim hizmetleri iþ kolundaki 99 bin 655 kamu görevlisinin 83 bin 31, basýn yayýn ve ile-

tiþim hizmetleri iþ kolundaki 36 bin 895 kamu görevlisinin 26 bin 200’ü, kültür ve sanat hizmetleri iþ kolundaki 17 bin 961 kamu görevlisinin 9 bin 415’i, bayýndýrlýk, inþaat ve köy hizmetleri iþ kolundaki 31 bin 870 kamu görevlisinin 18 bin 628’i, ulaþtýrma hizmetleri iþ kolundaki 26 bin 47 kamu görevlisinin 15 bin 628’i, tarým ve ormancýlýk hizmetleri iþ kolundaki 52 bin 120 kamu görevlisinin 43 bin 846’sý, enerji, sanayi ve madencilik hizmetleri iþ kolundaki 37 bin 891 kamu görevlisinin 23 bin 253, diyanet ve vakýf hizmetleri iþ kolundaki 99 bin 905 kamu görevlisinin 77 bin 216’sý sendika üyesi. Toplu görüþme yetkisi alan sendikalarýn 6’sý MemurSen’e, 4’ü Türkiye Kamu-Sen’e, biri KESK’e baðlý. Kamu görevlilerinin sendikalaþma oraný ise yüzde 63,75 olarak hesaplandý. Ankara / aa

Þike’den 15 kiþi tutuklandý FUTBOLDA þike iddialarýna iliþkin soruþturma kapsamýnda, 20 kiþiden 15’i tutuklanarak Metris Cezaevi’ne gönderildi. Alýnan bilgiye göre, Beþiktaþ’taki Ýstanbul Adliyesinde mahkemeye sevk edilen 20 kiþiden Fenerbahçe Spor Kulübü yöneticileri Þekip Mosturoðlu ve Ýlhan Ekþioðlu, Fenerbahçe Spor Kulübü Alt Yapý Koordinatörü Cemil Turan, sözleþmesi dondurulan Eskiþehirspor Teknik Direktörü Bülent Uygun, Sivasspor Kulüp Baþkaný Mecnun Od-

yakmaz, eski futbolcu Ümit Karan, futbolcu Korcan Çelikay, Ahmet Çelebi, Yusuf Turallý, Abdullah Baþak, Bülent Ýbrahim Ýþcen, Tamer Yelkovan, Mehmet Yenice, Sami Dinç ve Ali Kýratlý tutuklanarak Metris Cezaevine gönderildi. Mahkemeye sevk edilenlerden Doðan Ercan, Mehmet Þen, Cengiz Demiral ve Erdem Konyar serbest býrakýldý. Mahkeme ayrýca Yavuz Aðýrgöl’ün yaþ ve saðlýk sebebiyle serbest býrakýlmasýna karar verdi. Ýstanbul / aa

Kalkýnma siyasî kargaþalara kurban edilmesin

FOTOÐRAF: AA

Yýlmaz Holding’ten Ýsrail’e tepki

5

Þike iddisýndan tutuklananlara taraftarlar tepki gösterdi.

 TÜM Sanayici ve Ýþadamlarý Derneði (TÜMSÝAD) Genel Baþkaný Hasan Sert, “Bizim beklentimiz iktidarýyla, muhalefetiyle herkesin bir birinin gözlerine bakýp, el ele vererek bu sorunlarý çözmesi” dedi. Türkiye’nin yakýn bir zamanda genel seçimleri gerçekleþtirdiðini hatýrlatan TÜMSÝAD Genel Baþkaný Sert, þunlarý söyledi: ‘’Sað salim seçim geçirmiþ olmamýzdan dolayý mutluyuz. Biraz gergin giden, ama tatlý kapanan bir seçim vardý. Fakat seçim sonrasýnda gerilim ortamýna doðru gitti Türkiye. Seçim sonrasý durumlar iþ dünyasýný üzdü. Türkiye, demokratik bir ülke ve bütün sorunlarýný demokrasi ortamýnda çözebilecek olgunluða gelmiþ nadir ülkelerden biridir. Bu sorunlarýn çözüm yeri de Meclis’tir. Ben ne oluþumlarý, protestolarý ne de Türkiye’deki iç meselelerin Avrupa’daki çeþitli kurumlara þikâyetini doðru bulmam. Türkiye bir çýkýþ, lider olma, aðabey olma, üretim, kalkýnma hýzý yakalamýþtýr. Bunlarýn boþa gitmemesi lâzým. Ýç siyasî kargaþalara bizim kalkýnmamýz kurban edilmemeli. Türkiye’nin huzurunu bozmaya kimsenin hakký yoktur. Bizim beklentimiz iktidarýyla, muhalefetiyle herkesin bir birinin gözlerine bakýp, el ele vererek bu sorunlarý çözmesi. Bunun yolu direnç göstermek, çatýþma ortamý yapmak deðildir.’’ Trabzon / aa

6

8 TEMMUZ 2011 CUMA

cevatcakir53@hotmail.com

“Et”in çevreye verdiði zarar eygamber Efendimiz’in (asm) inek etini tavsiye etmemesindeki hikmeti yýllar sonra öðrenebildim. “Sizlere inek sütünü tavsiye ederim. Zira ineðin sütü þifa, eti ise derttir” buyurmuþtur. 1 Týbb-ý Nebevi Ansiklopedisindeki bilgilere göre ise, “Sýðýr etinin mizacý soðuk ve kurudur. Hazmý zor, mideden yavaþ iner, kirli kan yapar, sadece çok çalýþan kimselere uygundur. Devamlý yiyen kimseler de alaca, uyuz, demreði, cüzzam, bacak þiþliði, habis tümör, evham, vücut ýsýsýnýn yükselmesi ve daha bazý hastalýklarý meydana getirir. Sýðýr eti sert ve kurudur. Bazý hastalýklar meydana getirir. Çok çalýþanlardan baþkalarýnýn yemesi iyi deðildir. Sýðýr eti basur hastalýðýný tahrik eder, bu sebeple basur hastasý olan kimselerin sakýnmasý lâzýmdýr.” 2 Said Nursî Hazretlerinin de onbeþ g��nde bir et yemiþ olmasýný daha iyi anlýyorum. Ve günümüz insanlarýnýn da çeþitli hastalýklara düþmesini de. Þimdi de ineklerin küresel ýsýnmaya etkilerini aktaralým: Büyük baþ hayvanlar, küresel ýsýnmaya yol açan sera etkisi yapan metan gazý çýkarýyor. Bu sebeple büyükbaþ hayvanlar sera gazlarýnýn yüzde 18’inden sorumlu tutuluyor. Bir inek yýlda 1.5 ton karbondioksite eþit, yaklaþýk 75 kilo metan gazý üretmektedir. Birleþmiþ Milletler raporunda çiftlik hayvanlarý sera gazýnýn yüzde 18’inden sorumlu tutuluyor. 3 Doðal Hayatý Koruma Vakfý’nýn Almanya þubesinin yaptýðý araþtýrmaya göre, bir inek bir otomobil kadar iklime zarar veriyor. Doðal Hayatý Koruma Vakfý (WWF) bir ineðin, yýlda 18 bin kilometre yapan küçük bir otomobil kadar çevreye atýk býraktýðýný belitiyor. WWF’nin tarým uzmaný Tanja Drae gerde’nin bu konuda tavsiyesi þöyle: Daha yerel ve organik ürün, daha az et ve pirinç. Zira özellikle ýslak tarým alanlarýnda yetiþen pirinç, dünya genelinde en büyük çevre sorunlarýndan biri. Kýrmýzý et kaynaðý bir ineðin bir günde atmosfere saldýðý metan gazý 0,23 gr civarýndadýr. Bunun karbondioksit karþýlýðý 4,83 kg olup tükettiðimiz piþmemiþ 1 kg sýðýr eti için tabiata 34.6 kg karbondioksit salýnmaktadýr. 4 Bugün insanlar, aþýrý yemek yemekten dolayý bir çok hastalýða yakalanmýþ durumdadýr. Ýktisat ve kanaat esasýný bozmasýnýn karþýlýðý olarak da bir çok problemle karþýlaþmýþtýr. Bir milyar insan aç durumda iken, bir milyar insan da aþýrý yemekten dolayý hasta durumdadýr. Günümüz insaný kanaatsýzlýðýndan bir çok konuda sisteme müdahale ederek dengeyi bozmuþtur. Ýnsanlarýn hizmetlerine sunulan bir çok nimet bu þekildedir. Günümüzde hormonuyla oynanmayan kaç tane gýda kalmýþtýr? Ýþte eti için beslenen hayvanlar da bunlardandýr. Vaktinden önce geliþen ve aþýrý kiloya ulaþan hayvanlar... Ýnsanýn acelesi var, fýtrî seyri bekleyemediðinden her þeye müdahale etmektedir. Endüstriyel hayvancýlýkta da daha çok kazanmak için hem insanlarýn saðlýklarýyla oynanmakta, hem de sisteme müdahale edilmektedir. Bu da insanlara ceza olarak geri olarak dönmektedir. Ýnsanlýk, az tüketmeyi öðrenmediði ve uygulamadýðý müddetçe maþûku olduðu dünyayý kendisine dar edecektir.

P

Kaynaklar; 1- Hakim týp, 4/196, Kenzul Ümmal, 10/28209. 2- L. Ukul 1/533. 3- Portakal.com. 4- Wings Dünyasý.

YURT HABER

Düðün törenleri kýrdan denize indi SON YILLARDA FARKLI BÝR ATMOSFERDE EVLÝLÝÐE ADIM ATMAK ÝSTEYENLERÝN TERCÝH ETTÝÐÝ KIR DÜÐÜNLERÝNE ALTERNATÝF OLARAK YAT DÜÐÜNLERÝ DE ÝLGÝ GÖRMEYE BAÞLADI. SON yýllarda evlenmek için açýk mekânlarý tercih eden çiftlerin kýr düðünlerinden sonra yeni alternatifi yat düðünleri oldu. Kira fiyatý teknelerin büyüklüðüne göre bin liradan baþlayan yat düðünlerinde, çiftler en mutlu günlerini denizin ortasýnda geçiriyor. Bugüne kadar genellikle salonlar ve otellerde gerçekleþtirilen düðünler için özellikle sýcak yaz akþamlarýnda açýk mekânlar tercih edilmeye baþlandý. Son yýllarda genç çiftlerden raðbet görmeye baþlayan kýr düðünlerinin yaný sýra farklý bir atmosfer isteyenlerin tercihi ise yat düðünleri oluyor. Her geçen gün daha fazla ilgi gördüðü belirtilen günlük yat turlarýndan yola çýkan giriþimciler, evliliðe adým atan çiftlerin en mutlu günlerini deniz ortasýnda geçirmeleri adýna çeþitli alternatifler sunuyor. Mersin’deki en büyük yat organizasyon þirketlerinden Latife Sultan Yatçýlýk Yönetim Kurulu Baþkaný Serhan Akyürek, 2001 yýlýnda tek yat ile baþladýklarý hizmetlerinde, sektörün ilgi görmesiyle kýsa zamanda büyüdüklerini söyledi. Gelinen süreçte farklý büyüklüðe sahip 4

yat ile hizmet verdiklerini anlatan Akyürek, ‘’Teknelerimiz günü birlik gezilerin yaný sýra farklý organizasyonlar için deðerlendirili yordu. Bunlara son yýllarda düðünler de eklendi’’ dedi. Düðünleri için farklý mekân arayýþýnda olan çiftlere yat kiralamaya da baþladýklarýný ifade eden Akyürek, þöyle devam etti: ‘’Önceden insanlar kýr düðünlerine ilgi gösteriyordu. Ama farklýlýk arayan çiftler için yatlar son dönemde çok daha çekici bir alternatif olmaya baþladý. Denizde dalga sesleri ve kimi zaman ay ýþýðý eþliðinde bir atmosferde dünya evine girmek isteyen çiftler ekonomik sayýlabilecek bu yeni trendi benimsiyor. Genelde pahalý olduðu düþünülen yat düðünlerine bir kez katýlanlar çevresinde evlilik hazýrlýðý yapan çiftlere tavsiye ediyor.’’ Düðün organizasyonlarý için istenen yatlara, büyüklüðüne göre kira bedeli biçildiðini bildiren Akyürek, büyüklüðün yaný sýra kullanýlan süsler ve yapýlacak ikramýn fiyatý belirlediðini, ancak genel olarak fiyatlarýn 1 ila 5 bin TL arasýnda deðiþtiðini vurguladý. Mersin / aa

Kýrýkkale yaðmura teslim KIRIKKALE’DE etkili olan ve aralýklarla devam eden saðanak yaðmur dolayýsýyla bazý cadde ve sokaklar adeta göle döndü. Þehir merkezinde yaklaþýk bir saat süren yaðmur, günlük hayatý olumsuz etkiledi. Kýrýkkale’nin Zafer, Millet, Barbaros Hayrettin ve Doðu caddeleri ve bazý sokaklarda yaðmur yollarý kapadý. Ev ve iþ yerlerinin giriþlerine sýðýnan vatandaþlar, su birikintilerinin bulunduðu yerlerde zaman zaman mahsur kaldý. Mehmet Âkif Caddesi’nin kesiþtiði kavþakta, de reyi andýran görüntüler oluþtu. Kýrýkkale / cihan

HABERLER

Hastayý býraktýktan sonra dönüþ yolunda kaza yaptý.

Ambulans devrildi: 2 ölü

 KARS’IN Sarýkamýþ ilçesinde bir ambulansýn devrilmesi sonucu meydana gelen kazada, 2 kiþi öldü. Karip Gerekçi’nin kullandýðý Kars Devlet Hastanesine ait 36 EE 481 plâkalý ambulans, Erzurum’a hasta býraktýktan sonra Kars’a dönerken, Kars-Sarýkamýþ karayolunun Asboða Köyü mevkiinde yoldan çýkarak devrildi. Kazada, ambulans þoförü Gerekçi olay yerinde, araçta bulu nan hemþire Selma Kýzgýn ise kaldýrýldýðý Kars Devlet Hastanesinde vefat etti. Olayla ilgili soruþturma baþlatýldý. Sarýkamýþ / aa

Seyyid Burhaneddin adýna sempozyum

 MEVLÂNÂ Celâleddin Rumî’nin hocasý Seyyid Burhaneddin Muhakkýk Tirmizi adýna Kayseri’de uluslar arasý sempozyum düzenlenecek. Kayseri’nin manevî mimarlarýndan Seyyid Burhaneddin’in fikirlerinin daha iyi anlaþýlmasý ve günümüz insanýyla buluþturulmasý amacýyla 30 Eylül’de gerçekleþtirilecek sempozyumda, konuyla ilgili çalýþmalarý bulunan yerli ve yabancý akademisyen ve araþtýrmacýlar bildiri sunacak. Erciyes Üniversitesi (ERÜ) Sabancý Kültür Sitesi’ndeki sempozyum için katýlýmcýlarýn bildiri metinlerini 15 Temmuz’a kadar Düzenleme Kurulu’na ulaþtýrmalarý gerekiyor. Kayseri / aa

Hanönü’nde þap karantinasý

 KASTAMONU’NUN Hanönü ilçesinde, 4 büyükbaþ hayvanda þap hastalýðýnýn görülmesi üzerine Gökbelen Köyü Sarnýç Mahallesi karantinaya alýndý. Hanönü Ýlçe Tarým Müdürlüðü yetkililerinden edinilen bilgiye göre, Gökbelen Köyü Sarnýç Mahallesi’nde yaþayan Adnan Ersoy’a ait bü yükbaþ hayvanlarýnda þap hastalýðý teþhis edildi. Ýlçe Tarým Müdürlüðü Veteriner Hekimi Halil Kayar, Ersoy’a ait 4 büyükbaþ hayvanda þap hastalýðý görüldüðünü, bu sebeple Sarnýç Mahallesi’nin bir ay boyunca karantinaya alýndýðýný bildirdi. Kayar, 10 günlük aralýklarla hayvanlarýn kontrollerinin yapýlacaðýný bildirdi. Kastamonu / aa Üzerinde "Ask me / Bana sor" yazýlý tiþörtler giyen 16-25 arasý gönüllü turizm elçileri, hem yabancý dillerini geliþtiriyor hem de harçlýklarýný çýkarýyor.

Gönüllü turizm elçileri FATÝH Belediyesinin hayata geçirdiði ‘’Gönüllü Turizm Elçileri’’ projesi kapsamýnda, yabancý dil bilen 16-25 yaþ arasý gençler, tarihî yarýmadaya gelen turistlere her konuda yardýmcý oluyor. ‘’ASK ME/BANA SOR’’ Yazýlý giysileriyle turistlere yar dýmcý olan gençler, hem yabancý dillerini geliþtiriyorlar, hem de cep harçlýklarýný çýkarýyorlar. Fatih Belediye Baþkaný Mustafa Demir, ‘’Gönüllü Turizm Elçileri’’ projesi-

nin ilk olarak geçen yýl baþladýðýný dile getirerek, bu yýl 4 Temmuz’da baþlayan proje için baþvuruda bulunan 700 öðrenciden Ýngilizce sýnav ve çeþitli mülâkatlarla 300 öðrenciyi bu göreve seçtiklerini ifade etti. Sýnavlarda baþarýlý olan öðrencilere Tarihî Yarýmada ve rehberlik gibi konularda eðitim verdiklerini anlatan Demir, ‘’Bu öðrenciler, Ýstanbul’un tanýtýmýna katkýda bulunmakla birlikte geleneklerimizi, göre-

neklerimizi, kültürümüzü ve medeniyetimizi de temsil edecekler’’ dedi. Demir, 1625 yaþ arasý gençlerden oluþan ‘’Gönüllü Turizm Elçileri’’nin, Tarihî Yarýmada’ya gelen turistlere adres sormaktan, þikâyetlere kadar her konuda yardýmcý olacakla rýný söyleyerek, turistlerden gelen þikâyetlerin, anýnda zabýtaya iletileceðini ve koordineli bir þekilde çözüme kavuþturulacaðýný ifade etti. Ýstanbul / aa

Kaleden kopan kayalar halký tedirgin ediyor

Belediye, hastalara evinde hizmet veriyor MAMAK Belediyesi, ilk defa uygulanan projeyle hasta insanlarýn evinde bakýlmasý uygulamasýný hayata geçirdi. Mamak Belediyesi tarafýndan ilk defa uygulanan evde bakým hizmetiyle ilgili açýklamalarda bulunan Gazi Üniversitesi Týp Fakültesi Öðretim Üyesi Mehmet Cindo ruk, bu projenin 2007 yýlýndan beri 5 yýldýr uygulandýðýný söyledi. Cindoruk, evde bakým hizmetinin 5 yýlda 25 bin eve ulaþtýrýldýðýný belirtti. Bu projeyi ilk olarak Mamak Belediyesi’nin uyguladýðýný, bunun, bakanlýk ve diðer belediyelere örnek olduðunu ifade etti. Bu uygulamada, doðrudan hastanýn evine gidildiðini söyleyen Cindoruk, evlerinde hastalara hizmet verildiðini kaydetti. Mehmet Cindoruk, bu sayede, hem devletin saðlýk bütçesine katkýda bulunduklarýný hem de aileyi iþin içine katarak, refakatçi hizmetinden yararlandýrdýklarýný ifade etti. Cindo ruk, evde hasta bakýmý hizmetinde küçük hastalýklara bakýlabildiðini, meselâ yara bakýmý, diyabetli hasta bakýmý, fizik tedavi hizmeti ve beslenme konularýnda hastalara yardým ettiklerini belirtti. Ankara / cihan

Y

Edirne’de Kýrkpýnar hareketliliði 650. Tarihî Kýrkpýnar Yaðlý Güreþleri’ni takip etmek için Edirne’ye gelen güreþ tutkunlarý þehir ekonomisine canlýlýk getirdi. Edirne’deki bu ekonomik canlýlýðý deðerlendirmek isteyen bazý illerdeki esnaf da Edirne’ye geldi. Tarihî Alipaþa Çarþýsý esnaflarýndan Ahmet Tatlýses, Kýrkpýnar’ýn þehre büyük bir hareket getirdiðini söyledi. Edirne halký olarak þehre gelen konuklara en iyi konukseverliði sergileyeceklerine inandýðýný ifade eden Tatlýses, ‘’Bu hareketlilik esnafýmýzý müsbet yönde etkileyecektir. Yýllardýr en iyi þekilde konuklarýmýzý aðýrlýyoruz, Edirne Belediyesi organizasyonunda güzel bir hafta geçiyor. Umarým hem esnafýmýz hem konuklarýmýz güzel günler geçirir’’ dedi. Esnaf Suna Çelik ise 650. Tarihî Kýrkpýnar Yaðýþ Güreþleri faaliyetlerinden çok memnun olduðunu dile getirdi. Çelik, ‘’Kýrkpýnar Haftasý dolayýsýyla þehir içindeki tüm insanlar mutlu ve güleryüzlü. Ýnsanlarý güleryüzlü, sevinçli görmek bizleri de mutlu ediyor. Artýk ‘Kýrkpýnar’ bir karnaval havasýna büründü. Kýrkpýnar gibi þenlik haftalarý hem Edirne’nin tanýtýmý, hem de ekonomik olarak Edirne esnafýna faydalý olmaktadýr’’ diye konuþtu. Edirne / aa

MUÞ’UN Korkut ilçesine baðlý Karakale beldesinde kaleden kopan kayalar yetkilileri harekete geçirdi. Kaymakamlýk, bazý evlerin tahliye edilmesi için çalýþma baþlattý. Karakale beldesinde tabiî yollarla oluþan ve halk tarafýndan Karakale diye adlandýrýlan taþ kütlelerinin kopmasý, beldede yaþayan vatandaþlarýn tedirgin ediyor. Beldenin ismini aldýðý ‘Karakale’den kopan tonlarca aðýrlýktaki büyük kaya parçalarýnýn evlerinin üzerine düþmesinden endiþe ettiklerini dile getiren vatandaþlar, tedbir alýnmasýný istedi. Vatandaþlarýn þikâyetleri üzerine harekete geçen Korkut Kaymakamý Oðuz Þenlik, Ýl Afet ve A cil Durum (AFAD) Müdürlü ðü’nden teknik ekip istedi. Bölgeye giden jeoloji mühendisleri, tehdit altýnda bulunan evlerin tesbitini yaptý. Bölge de 36 e vin teh dit al týn da ol du ðu nu belirleyen mühendisler, bir rapor hazýrlayýp Muþ Valiliði’ne suna cak. Muþ / cihan

Akülü tekerlekli sandalye sevinci

 BURSA Belediye Baþkaný Recep Altepe’nin gönderdiði akülü tekerlekli sandalye, Dursunbey’deki engelli vatandaþa teslim edildi. Dursunbey Belediye Baþkaný Mehmet Ruhi Yýlmaz, Recep Altepe’nin gönderdiði akülü tekerlekli sandalyeyi Mehmet Ali Kalem’e verdi. Sandalyesini teslim alan ve çok mutlu olduðu gözlenen Kalem, Mehmet Ruhi Yýlmaz ve Recep Altepe’ye çok teþekkür etti. Recep Altepe ile bir süre önce Dursunbey ziyareti sýrasýnda yolda karþýlaþtýðýný dile getiren Kalem, ‘’Recep Altepe ile bir süre sohbet ettik. Kendisi bana akülü tekerlekli sandalye göndereceði sözünü verdi. Doðrusu bu kadar kýsa sürede sözünü yerine getireceðini tahmin etmiyorum. Belediye baþkanlarýma çok teþekkür ediyorum’’ diye konuþtu. Balýkesir / aa

Küçükçekmece Göl Festivali baþlýyor

KÜÇÜKÇEKMECE Belediyesi tarafýndan her yýl geleneksel olarak düzenlenen Uluslararasý Göl Festivali’nin 6’ncsý 9 Temmuz Cumartesi günü baþlýyor. 8 gün sürecek olan festivalde çeþitli sanatçýlar ve halk danslarý gruplarý gösterileri düzenleyecek. Küçükçek mece Belediyesi tarafýndan bu yýl 6.’sý düzenlenecek olan Uluslararasý Göl Festivali renkli görüntülere sahne olacak. Festival, yarýn saat 14.30’da Ýstiklal Caddesi Galatasaray Lisesi önünden baþlayan kortej yürüyüþüyle start alacak. Festival kapsamýndaki Dragon Bot yarýþlarý da yapýlacak. 12 kiþilik gruplar halinde gerçekleþecek Dragon Bot yarýþlarýnda, 36 takým mücadele edecek. Yarýþlar 10 Temmuz Pazar günü saat 13.00’te Küçükçekmece Gölü’nde yapýlacak. Ayarýca halat çekme, yoðurt içinde altýn bulma, çuval ve yumurta gibi kültürümüze ait yarýþmalarda ekipler hünerlerini sergileyecek. Kanada, Hýrvatistan, Kýrgýzistan, Meksika, Rusya, Romanya, Senegal, Ýspanya ve Ýsviçre’den gelen gruplarýn gösterileriyle þenlenecek olan festival 16 Temmuz Cumartesi günü son bulacak. Ýstanbul / Yeni Asya

DÜNYA

Y

Müslüman Kardeþler’den Yunanistan’a: Filoyu býrak

8 TEMMUZ 2011 CUMA

MÜSLÜMAN Kardeþler Örgütü Yürütme Konseyi Rehberi Muhammed Bedii, Yunanistan’a “Gazze þeridine insanî yardým götürmek isteyen özgürlük filosunu serbest býrakmasý” çaðrýsýnda bulundu. Mýsýr’dan yayým yapan Mehver televizyonunun haberine göre, Bedii, söz konusu yardým konvoyunda 44 ülkenin vatandaþlarýnýn bulunduðunu belirterek, insanlarýn sevgisini kazanmanýn siyonistlerin sevgisini kazanmaktan daha iyi olduðunu söyledi. Mübarek rejiminin, ABD ve Ýsrail tarafýndan Mýsýr halkýný ezmek ve Filistin halkýný abluka altýna almak için kullanýldýðýný ifade eden Beddi, artýk o dönemin sona erdiðini kaydetti. Kahire / aa

7

HABERLER

Halk, sivilleri öldüren NATO’yu protesto etti

 AFGANÝSTAN'IN batýsýnda silâhlý kiþilerin, mayýn temizleme örgütünde çalýþan 32 kiþiyi kaçýrdýðý bildirildi. Ferah valisi Ruhullah Amin, kimliði belirsiz silâhlý kiþilerin, mayýn temizleme ekibinin 32 üyesini kaçýrdýðýný ve araçlarýný yaktýðýný söyledi. Bu arada, yüzlerce kiþi, NATO’nun düzenlediði hava saldýrýsýnda sivillerin ölmesini protesto etti. Gazni vilayetinin emniyet müdürü Zelaver Zahit, Khogyani kasabasýnda yaklaþýk 250 kiþinin, NATO’nun düzenlediði hava saldýrýsýnda 2 çobanýn öldürülmesini protesto ettiklerini söyledi. Göstericilerin Gazni þehrine girmeye çalýþtýklarý, sadece 50 kadarýnýn þehre girmesine izin verildiði, burada 2 saat boyunca “yabancý askerlere ölüm” sloganlarý attýklarý belirtildi. NATO ise Gazni vi layetinde düzenlenen hava saldýrýsýnda, yola el yapýmý bir bomba yerleþtirdiði görülen bir kiþinin öldüðünü açýkladý. Gazni / aa

AÝHM, Ýngiltere’yi mahkûm etti

Türkiye ve Ýsrail arasýnda krize sebep olan Mavi Marmara baskýný ile ilgili BM raporu hâlâ açýklanmazken, iki ülke de iliþkilerin düzelmesi adýna ortak görüþlerin yer aldýðý bir raporun açýklanmasýný istiyor.

‘Özür’ için uygun kelime aranýyor! NYT: ÝKÝ ÜLKE TÜRKÇE’DE ÖZÜR GÝBÝ GÖRÜNECEK, ÝBRANÝCE’DE ÝSE ÖYLE GÖRÜNMEYECEK BÝR KELÝME BULMAYA ÇALIÞIYOR. ABD'NÝN saygýn gazetelerinden New York Times (NYT) gazetesi, Türk ve Ýsrailli diplomatlarýn, geçen yýl Gazze’ye yardým götüren Mavi Marmara gemisine Ýsrail’in yaptýðý saldýrýnýn ardýndan bozulan iliþkileri tamir etmeye çalýþtýklarýný yazdý. Gazetenin internet sayfasýndaki haberde, BM’deki diplomatlar kaynak gösterilerek Türk ve Ýsrailli diplomatlarýn New York’ta görüþmelerde bulunduklarý belirtildi. Her iki ülkenin diplomatlarýnýn, ‘’Ortadoðu’da deðiþen iliþkilerin, iki ülkenin jeopolitik hesaplarýný da deðiþtirdiðini ve (ikili iliþkilerdeki) bu çýkmazdan bir çýkýþ yolu

bulma yönünde harekete geçirdiðini’’ söyledikleri kaydedilen haberde, ‘’Ýsrail’in Mýsýr ile iliþkilerinin, Türkiye’nin de Libya ve Suriye ile iliþkilerinin soðuduðu, bu durumun da Türkiye ve Ýsrail’i daha güvenilir müttefikler arayýþýna ittiði’’ yorumu yapýldý. Gazete, bölgedeki gerginliklerin Türkiye’nin arabuluculuk rolünü de zayýflattýðýný ileri sürdü. Diplomatlarýn, ‘’Türkiye ve Ýsrail’in, Mavi Marmara saldýrýsýný soruþturan BM Soruþturma Komisyonu’nun hazýrladýðý raporun üslûbu üzerinde uzlaþmaya varmaya istekli olduðunu’’, ayrýca, ‘’BM Soruþturma Komisyonu’nun bulgularý-

nýn iki ülkeyi de muhtemelen rahatsýz edeceðini’’ söylediklerini yazan gazete, yine diplomatlara göre raporun son taslaðýnýn ‘’Ýsrail’in Gazze ablukasýnýn meþrû olduðunu ileri sürdüðünü, ancak bazý durumlarda Ýsrail komandolarýnýn Mavi Marmara’ya el koyarken aþýrý güç kullandýklarýný’’ belirttiðini de kaydetti. Gazete, raporda, Gazze’ye yardým filosunu organize eden yardým derneði ÝHH’nin niyetinin de sorgulandýðý, ayrýca Türkiye’nin Mavi Marmara gemisini durdurmak için yeterli çaba göstermediði yönünde ifadeler olduðunu da belirtti.

“HÝÇBÝR ZAMAN SAVAÞ HALÝNDE OLMADILAR” BM Soruþturma Komisyonu’nda Türkiye’yi temsil eden emekli Büyükelçi Özdem Sanberk ile yapýlan mülâkata da yer verilen haberde, Sanberk’in, ‘’Arap Baharý olaylarýnýn, bölgenin iki istikrarlý ülkesi Türkiye ile Ýsrail arasýndaki ihtilâfý çözme gereðini arttýrdýðýný, her iki ülkenin de uzlaþma yönünde güçlü bir siyasî iradeye sahip olduðunu, ayrýca iki demokratik ülke olan Türkiye ve Ýsrail’in birbirleriyle hiçbir zaman savaþ halinde olmadýklarýný’’ söylediði kaydedildi. Sanberk’in, Türkiye’nin bu konuda Ýsrail’den özür ve tazminat talebinde ise bir deðiþiklik olmadýðýný söylediðini de yazan gazete, Sanberk’in, ‘’Bir ülke, uluslar arasý sularda seyreden silâhsýz bir gemiye müdahale eder ve 9 insanýn ölümüne neden olursa, özür dilemesi ve kurbanlarýn yakýnlarýna tazminat ödemeyi teklif etmesi nefes almak kadar doðaldýr. Bu, Türkiye açýsýndan ikili iliþkilerin normale dönmesi için bir ön koþuldur’’ þeklinde konuþtuðunu da yazdý. Gazete, iki ülkenin bir süredir ‘’Türkçede özür gibi görünecek, Ýbranice’de ise öyle görünmeyecek bir kelime bulmaya çalýþtýklarýný’’ da iddia etti. New York / aa

þenliklerin büyük coþkuyla yapýldýðýný belirtti. Bosna’ya Osmanlý’dan önce gelen derviþlerin tekkeler kurarak, halkýn gönlünü kazandýðýný vurgulayan Can, ‘’Bosna topraklarýndaki hoþgörünün geliþimine Osmanlý’dan önce bu bölgeye gelen derviþler önemli katký saðlamýþtýr’’ diye konuþtu.Fatih Sultan Mehmet’in Fransisken rahiplerine özgürlük bahþeden ‘’Ahidname’’ye de deðinen Prof. Dr. Mehmet Can, Ahidname’nin bütün gayrimüslimlere verilen bir özgürlük fermaný olduðunu vurguladý. Saraybosna / aa

Meksika’da 27 insan haklarý eylemcisi öldürüldü Fukuþima Daiçi'nin çevresinde diðer nükleer elektrik santralleri de yer alýyor.

Mal Alýmý Ýçin Ýhale Ýlaný Nurettin Gücü-Emin Ticaret, Doðu Anadolu Kalkýnma Ajansý 2010 Kobi Mali Destek Programý kapsamýnda saðlanan mali destek ile Aydýnlar Mah. Cum. Cad. Ýstikbal Mobilya Maðazasý No: 106 BÝTLÝS/Tatvan'da Doðu Anadolu bölgesinde PVC üretimi gerçekleþtirilmesi 11 Adet makine ekipman (1- Tam otomatik Çift Kesim Testeresi-Q:450 mm 2Otomatik Dijital Çýta Kesim Testeresi (Dijital Ölçüm Aparatlý) 3- Açýlý Tek Baþ Kaynak Makinesi 4- Otomatik Ýki Býçaklý Orta Kayýt Alýþtýrma Frezesi (Açýlý) 5- Otomatik Üçlü Su Tahliye Makinesi 6- Üçlü Delme Kopya Frezesi Makinesi 7Otomatik Dikey Destek Sacý Vidalama Makinesi (Konveyörlü) 8- Dört Köþe Kaynak Makinesi 9- CNC Köþe Temizleme makinesi Soðutma Ýstasyonu 10- CNC Köþe Temizleme makinesi Döndürme Tablasý 11- CNC Köþe Temizleme Makinesi) alýmý için mal alýmý iþi ihalesini gerçekleþtirmeyi planlamaktadýr. Ýhaleye katýlým koþullarý, isteklilerde aranacak teknik ve mali bilgileri de içeren Ýhale Dosyasý Aydýnlar Mah. Cum. Cad. Ýstikbal Mobilya Maðazasý No: 106 BÝTLÝS/Tatvan adresinden veya www.daka.org.tr internet adreslerinden temin edilebilir. Ýhale ile ilgili detaylý bilgi 0(434) 827 03 67 ve (0532) 392 40 79 nolu telefondan temin edilebilir. Ýsteklilerin tekliflerini, birim fiyat üzerinden KDV dâhil vermeleri gerekmektedir. Teklif teslimi için son tarih ve saati: 28/07/2011 Saat: 17:00 Gerekli ek bilgi ya da açýklamalar; www.daka.org.tr adresinde yayýnlanacaktýr. Teklifler, <29/07/2011> tarihinde, saat <11:00>'de ve Aydýnlar Mah. Cum. Cad. Ýstikbal Mobilya Maðazasý No: 106 BÝTLÝS/Tatvan adresinde yapýlacak oturumda açýlacaktýr. www.bik.gov.tr B: 45290

 SURÝYE'NÝN kuzeyindeki Hama þehrinde, askerlerin operasyonlarýnýn yoðunlaþmasýndan korkan yüzlerce ailenin kaçtýðý belirtildi. Suriye Ýnsan Haklarý Gözlem Kuruluþundan yapýlan açýklamada, binlerce kiþinin þehirden ayrýlarak 30 kilometre uzaklýktaki El Salamya’ya gittikleri ifade edildi. Ulusal Ýnsan Haklarý Örgütü Baþkaný Ammar Kurabi yaptýðý açýklamada, güvenlik durumunun kötüleþtiðini, arama operasyonlarý, adam öldürme ve tutuklamalarýn devam ettiðini söylemiþti. Suriye yönetimine yakýn El Vatan gazetesinin haberinde ise Hama’da, durumun sakin olduðu ve göstericilerin sokak barikatlarýnýn kaldýrýldýðý kaydedildi. Gazetenin haberinde, göstericilerin eski valinin geri dönmesini, son günlerde gözaltýna alýnan göstericilerin serbest býrakýlmasýný, güvenlik güçlerinin müdahalede bulunmayacaklarý yönünde taahhüt vermesini ve gösteri yap ma özgürlüðü istedikleri belirtildi. Lefkoþa / aa

 SUDAN'DA kabile çatýþmalarý ve isyancý þiddetin de bu yýl 2 bin 300’den fazla Güney Sudanlýnýn vefat ettiði bildirildi. BM’nin Güney Sudan’da görev yapan insanî yardým yetkilisi Lise Grande, þiddet o laylarý ve çatýþmalarda Haziran ortalarýna kadar bin 800 Güney Sudanlýnýn vefat ettiðini, ancak Haziran ayýnýn son iki haftasýnda artan þiddet sebebiyle 500’den fazla insanýn öldüðünü, yýlbaþýndan Haziran ayýnýn sonuna kadar ölenlerin sayýsýnýn 2 bin 368 kiþiye yükseldiðini söyledi. Grande, Haziranýn son iki haftasýndaki ölümlerin çoðunun petrol zengini Jonglei eyaletinin Pibor bölgesinde kabileler arasýnda sýðýr hýrsýzlýðý olaylarý sonrasý çýkan çatýþmalarda meydana geldiðini belirtti. Bu arada BM rakamlarýna göre Sudan’da þiddet yüzünden, 100 bini tartýþmalý bölge Abyei’de olmak üzere 270 bin kiþinin evlerini terk etmek zorunda kaldýðý bildirilirken, 9 Temmuz’da (yarýn) güney ve kuzey olmak üzere ikiye ayrýlacak ülkede Ekim ayýndan beri 300 binden fazla kiþinin gönüllü olarak güneye döndü ðü kaydediliyor. Juba / aa

BOSNA TOPRAKLARINA OSMANLI’DAN ÖNCE GELEN DERVÝÞLER TEKKELER KURARAK, HALKIN GÖNLÜNÜ KAZANMIÞLARDI. döneminden bu yana ülkedeki hoþgörünün hep yaþatýldýðýný ifade eden Prof. Dr. Can, ‘’Tolerans bu topraklarda Bosna Kilisesi’yle baþlatýldý ve Osmanlý tarafýndan desteklenip geliþtirildi’’ dedi. Ortaçað Bosna Devleti’nde faaliyet gösteren Bosna Kilisesi’nin Papa ile yaþadýðý bazý anlaþmazlýklarý anlatan Can, bu dönemde Bosna topraklarýna Anadolu’dan derviþlerin gelmeye baþladýðýný söyledi. Bu derviþlerin ilkinin Manisa Akhisarlý olan Ayvaz Dede olduðunu anlatan Can, Ayvaz Dede’yle ilgili her yýl geleneksel

Suriyeli aileler Hama’dan kaçýyor

Bu yýl 2 bin 368 Güney Sudanlý öldü

Bosna’ya hoþgörüyü derviþler götürdü BOSNA Hersek’in baþþehri Saraybosna’da bir zamanlar merhum Aliya Ýzzetbegoviç’in baþkanlýðýný yaptýðý Mladi Muslimani (Genç Müslümanlar Derneði) tarafýndan ‘’Fatih Sultan Mehmet’’ konulu konferans düzenlendi. Konferansta, Uluslararasý Saraybosna Üniversitesi Öðretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Can, ‘’Bosna-Hersek’te kültür toleransýnýn temelleri’’ konusunu anlattý. Osmanlý tarafýndan fethedilmeden önce Bosna topraklarýnda yaþayan Bogomiller (Hýristiyanlýðýn tek Tanrý’yý kabul eden mezhebi)

 AVRUPA'NIN Ýnsan Haklarý Mahkemesi (AÝHM), 2003 yýlýnda Irak’ýn güneyindeki Basra bölgesinde devriye gezen Ýngiliz askerlerin açtýðý ateþ sonucu vefat eden 6 Iraklý sivilin yakýnlarýnýn açtýðý dâvâda Ýngiltere’yi suçlu buldu. AÝHM’in büyük dairesi, sivillerin ölümüyle ilgili ‘’Ýngiltere’nin etkili bir soruþturma yürütmeyerek’’, Avrupa Ýnsan Haklarý Sözleþmesi’nin 2. maddesini ihlâl ettiðine hükmetti. AÝHM kararý gereði, Ýngiltere, haklarýnda baþvuruda bulunulan 6 Irak vatandaþýndan birisi dýþýnda, diðer 5 kiþi için 17’þer bin avro para cezasý ödeyecek. Ýngiltere ayrýca, toplam 50 bin avro mahkeme masrafý ödeyecek. Ka rar, Ýngiltere’nin, kendi topraklarý dýþýndaki bir insan haklarý ihlâlinin belirlenmesi açýsýndan önem taþýyor. Strasbourg / aa

Nükleer santraldeki soðutma sistemine kývýlcým ertelemesi JAYON Tokyo Elektrik Þirketi (Tepco), Fukuþima Daini nükleer elektrik santralinin reaktörlerinin birinde elektrik kývýlcýmlarýnýn çýktýðýnýn tesbit edilmesi üzerine, reaktörün soðutma sistemini durdurdu. Kyodo haber ajansý, baþþehir Tokyo’nun 240 kilometre uzaðýndaki Fukuþima Daini’nin iþletmecisi Tepco’nun, santralin 1 numaralý reaktöründeki soðutma sistemini bir an önce onarmayý planladýðýný duyurdu. Fukuþi ma Daini, 11 Mart’ta Japonya’da meydana gelen þiddetli deprem ve tsunamiden ciddî biçimde zarar gören Fukuþima Daiçi nükleer enerji santralinin birkaç mil uzaðýnda bulunuyor. Tokyo / aa

 MEKSÝKA'DA son altý yýlda 27 insan haklarý eylemcisinin öldürüldüðü bildirildi. Ulusal Ýnsan Haklarý Komisyonu Baþkaný Raul Plascencia, yayýmladýðý raporda, Ocak 2005’den Mayýs 2011’e kadar olan sürede insan haklarý savunucularýný hedef alan “toplam 27 cinayet vak'asý” tesbit edildiðini, bu suçlarýn çoðunun cezasýz kaldýðýný belirtti. Raporda, bu tarihler arasýnda insan haklarý eylemcilerine, cinayet, saldýrý, zorla alýkoyma veya keyfi gözaltýna alma gibi þikâyetleri içeren toplam 523 baþvuru yapýldýðý ifade edildi. Meksiko / aa

8

MEDYA POLÝTÝK

8 TEMMUZ 2011 CUMA

Temizlik duygusunu Allah sevgi ve korkusundan alan anneler s.bulut@saidnursi.de

960'larýn baþýndaki Türkiye'de ve þehre en uzak mesafede bir dað köyü… Köylülerin senede en çok iki-üç kez merasim halinde þehre inebildiðini düþündüðünüzde, teknolojinin henüz uzaktan da olsa “Merhaba!” diyemediði bir zamaný anlatmaya çalýþtýðýmýzý anlarsýnýz… Bu dað yöresinde, arkalarýný daða yaslamýþ üç katlý ahþap evlerde yaþayan insanlar fazla birþey tüketmiyorlardý. Daha doðrusu baþkalarýna muhtaç olarak tüketmiyorlardý. Evlerdeki el tezgâhlarýnda birçok yünlü ve pamuk kalemler dokunuyor, mefruþat olarak döþek ve yorganlarýn kýlýf ve yüz kumaþlarý dýþýndakileri kendileri üretiyorlardý. Tükettikleri maddeler belliydi: Gazyaðý, tuz, özel isimleri olan fabrika dokumalarý ve son zamanlarda lastik ayakkabýlar… Þeker ve çay gibi maddeler özel misafirler için ancak bazý evlerde bulundurulurdu. Kazma, kürek, orak, balta, tahra ve týrpan gibi ziraat aletleri için de ya þehre veya

1

‘‘

Annem namaz vakitlerine çok dikkatliydi. Ailenin vaktinde ve evde iseler cemaatle namaz kýlmasýna çok dikkat ederdi. Namaz için onun ikazlarýyla muhatap olmamýþ bir fert hemen hemen yoktu evde. Baðda, yayla yolunda ve tarlada… “Önce namaz” derdi… Tarla iþlerinin bitip ailenin eve toplanmasýyla, evimiz bir mescide dönüþürdü…

nahiyeye inmek gerekiyordu. Þehir hayatýna ihtiyaç duymadan altý aya yakýn beyaza bürünmüþ yüksek daðlar arasýnda yaþayanlarýn köylerindeki sosyal zenginliðin þehri aþmasa da geri kalmadýðýný rahatlýkla söyleyebiliriz. Bazen birkaç günlüðüne misafir olduðunuz köylerden ayrýlmak istemez ve onlarýn oluþturduðu kültürel zenginlikler arasýnda aylarca yaþamak isterdiniz: Gündüzleyin onlarca çocuk oyunlarý… Sohbetler… Akþamlarý ise köy odalarýndaki merasimli okuma, muhabbet ve tarih sohbetleri… Samimiyetin dört duvardan önce sizi kuþattýðý ve muhabbetin ocak veya sobalardan daha çok sizi ýsýttýðý o zamanlarýn köyleri de insanlarýyla birlikte Cennete uçtu. Yine size anneciðimi anlatmak istiyorum. Yukarýda tasvire çalýþtýðým köylülerden bir anne… Okuma yazmayý okula giden erkek çocuklarýndan kaçamakla öðrenmiþ. Kur'ân'ý ise evlerin gizli bölmelerinde, kuytu köþelerde yaþlý teyzelerden kem küm kapmýþ. Tarla, hayvanlar, bað bahçe iþlerinden fýrsat buldukça ev iþi yapabilen anneleri, bizim neslimiz de artýk zor izah edebilecek. Arkadan gelip o hayatlarý yaþamamýþlara o zamanýn gerçeklerini izah giderek imkânsýzlaþýyor. Genel imkânlarýndan dolayý dýþ görünüþ itibariyle gayet kirli olmasý gereken çevrede, temizlik ve nezafetin kokusu ve sembolü annelerin, bulunduklarý çevredeki paklýklarýnýn dinî inançlarýndan kaynaklandýðýný herkes fark edemez. Allah korkusunun tetiklediði temizlik anlayýþýna sahip o annelerin bu güzel hasletlerini onlarýn ellerinden ekmek ve katýk yiyenler daha iyi bilirler.

Çocuklarýný abdestsiz emzirmeyen, saðdýklarý hayvanlarýnýn sütlerini abdestsiz mayalamayan ve abdest-namazla baþý hoþ olmayan kadýnlarýn piþirdiklerini yemeyen annelerin içinde yetiþtikleri manevî atmosferi buradan takdir etmek de kolay olmayacaktýr. Ben mi ona çok baðlýydým, yoksa o mu bana… Tarlada, bahçede, hayvanlarla ilgilendiðinde, yaylaya çýktýðýnda, inekler için ot biçtiðinde ve babacýðýmýn büyük gayretle yetiþtirdiði koca koca dut aðaçlarýnýn altýnda mevsiminde dut topladýðýn da hep ya ným da ol du ðu nu zan ne di yo rum. Çalýþýrken ilâhî tarzýnda bazý þeyleri mýrýldanýr ve mütemadiyen gözlerinden yaþlar dökülürdü… Ýstifham dolu bakýþlarýma dayanamaz; “Birþeyim yok yavrum, Allah için aðlýyorum” derdi… Daha önce de arz ettiðim üzere tarikattan dersli olduðundan, belki de rabýta-i mevti dünyasýndan çý karmýyordý. Allah korkusunu, bize anlattýðý hikâyeciklerden, annesinden aldýðýný biliyoruz. Uzun kýþ gecelerinde ocak baþýnda, annesi kendisine tekrar ettirerek namaz sûrelerini ezberletirken, arada ölüm hakikati, kýyamet ve ahiret menzille riyle ilgili hakikatleri de yavrusuna bildirmiþ ve böylece Allah korkusunun onun da kalbine yerleþmesine vesile olmuþtu. Yine burada bize anlattýðý bir çocukluk hatýrasýný anlatayým. Henüz küçücük bir kýz çocuðu… Kuzularýn yanýnda hoplaya zýplaya oynaþarak dýþardaki bir çeþmede su içmeye gidiyor. Çeþmenin baþýnda birbirine dolanmýþ iki müthiþ yýlaný görüyor. Elinde oynadýðý yünden bükme ince kuþaðýný yýlanlarýn üzerine atýp kaçýyor. Ýki yýlanýn birbirine dolanmasýyla ilgili köylülerin bir inancý vardýr. Bu haldeki yýlanlarý görenler hayvanlarýn üzerine birþey atýp dilekte bulunurlarsa, Allah duâlarýný kabul eder diye bir inanç… Anneciðim de; “Allah’ým, cehennem kurulduðunda, dev kazanlarýn altýnda ateþler yükselip o kazanlarda sular fokurdadýðýnda, beni o kazanlarýn içine atýlmaktan koru” diye dilekte bulunmuþ… Minnacýk bir kýz çocuðu. Çocukluðumdaki telkinlerinden birisini, “Evlâdým, baþkasýnýn aðacýnýn altýndaki çöpü kaldýrmayacaksýn” sözüyle hatýrlýyorum. Sözün mânâsýna nüfuz edemeyen çocukluðum, meyvelerden geçerek çöplere de korkuyla bakardý. Namaz vakitlerine çok dikkatliydi. Ailenin vaktinde ve evde iseler cemaatle namaz kýlmasýna çok dikkat ederdi. Namaz için onun ikazlarýyla muhatap olmamýþ bir fert hemen hemen yoktu evde. Baðda, yayla yolunda ve tarlada… “Önce namaz” derdi… Tarla iþlerinin bitip ailenin eve toplanmasýyla, evimiz bir mescide dönüþürdü… Zaten merhum pederim, evin pozisyonunu kýbleye göre belirlemiþ ve odamýzýn kýbleye bakan güney duvarýna bir mihrab yaptýrmýþtý… Çok geniþ ve bir tarafý yükseltilmiþ odada annemin aðaçtan yapýlmýþ köþkü perde ile ayrýlmýþtý. Daha önce evi görmüþ olanlar, perdenin arkasýndaki annemin varlýðýndan haberdar olamazlardý. Bu anlattýklarým daha çok 50 yaþlarýndan sonraki zamanlara ait. Odadaki dinî, tarihî ve siyasî sohbetleri dikkatlice takip eder, misafirler gidip biz bize kaldýðýmýzda, detaylýca tekrarlardý bize… Sabah güneþlerinin hiçbir zaman kendilerini gaflette yakalayamadýðý annelerin çalýþma þevklerine hayran kalamamak elde deðildi. Maraton koþucusuna taþ çýkartýrcasýna hayata sarýlýrken; ahireti köye abanmýþ daðýn arkasý kadar yakýn düþünen annelerin kurduklarý muhteþem dengeyi, mektepli modern anneler kurmakta hayli zorlanacaklardýr. Sabah namazýný müteakiben ev ahalisinin kahvaltýsýný hazýrlarken, diðer taraftan uzun süre tarlada çalýþacak þekilde ev iþlerini tertibe sokan annelerin hikâyeleri yeni nesilde artýk masala dönüþüyor. Ýkinci asr dedikleri ikindi sonrasýndaki “çorba vakti” denilen belli bir zamanda, yani gölgelerin üç dört misli uzadýklarý vakitte annelerin eve dönüþ telâþýný görenler, onu henüz sabahýn þevkinde zannederlerdi…

TEBRÝK Muhterem kardeþimiz Nurettin Abut ve Nuriye Hanýmefendinin

Ayþe Begüm ismini verdikleri bir kýz çocuklarý dünyaya gelmiþtir. Anne ve babayý tebrik eder, saðlýklý ve uzun ömürler dileriz.

Yýlmaz - Mevlüde ERGÜN

Y

Yerli muhafazakârlýðýn resmîleþmesi RESMÝ muhafazakârlýðýn, týpký sol Kemalizm gibi (sol muhafazakârlýk da denebilir) en bariz özelliði elitist özellikler taþýmasýydý. Bu elitist sað muhafazakârlýk merkez dýþýnda kalan sessiz çoðunluðun tepkilerini emerken diðer tarafta dini duyarlýlýklar baþta olmak üzere kültürel, geleneksel deðerler paranteze alýnýyordu. Böylece sitemin yedeðine alýnan dini duyarlýlýk edilgenleþtirilirken varlýðý korunuyor görüntüsü veriliyor ve etkisiz hale getiriliyordu. Post-Kemalist dönem bu resmi muhafazakârlýðýn (sol ve sað versiyonlarý ile) bitiþ dönemidir. Post-Kemalist dönem doðrudan ‘yerli muhafazakârlýk’ üzerinden þekillenen siyasal ve toplumsal yapýnýn resmidir artýk. Yerli muhafazakârlýðýn yükseliþinin toplumsal temelleri olduðu kadar yaþanan siyasal dönüþümle paralel iþleyen bir etkileþim de söz konusu. Her þeyi muktedir siyasetin belirlediði, hatta daha “üst siyasetin” yani küresel hegemonlarýn nizamat çektiði sanrýsý saðlýklý bir yaklaþým deðil. Ne var ki son iki yüz yýldýr bu memlekette meydana gelen temel dönüþümlerin dýþ dinamiklerin etkisi yok sayýlarak açýklanamayacaðý da bir gerçek. Bu çerçeveden bakýldýðýnda Türkiye’nin NATO’ya girmesi nasýl resmi muhafazakârlýðýn yükseliþine kapý açan dönüþümü zorladýysa AB süreci sonuçlarý itibariyle küresel geliþmelerin Türkiye’ye yansýmalarýný biricik/unique kýlýyor. Yerli muhafazakârlýk bir yanda sosyo ekonomik yükseliþi ve iktidar arayýþý ile post-Kemalist dönemi þekillendirecek tek toplumsal dinamik olarak sahnede yerini aldý. Zira Kemalist ortodoksi toplumsal hareketliliði anlama, tepki verme ve kontrol etme refleksini zaten yitirmiþti. Ýdeolojik katýlýðý toplumu anlamasýnýn önünde en büyük engeli olduðu gibi temsilcisi olmakla övündüðü “çaðdaþlýk” gibi büyülü sözlerin de yaldýzý dökülmüþtü.

Yerli muhafazakârlýk bu tarihsel kýrýlma anýnda ortaya çýktý. Sistem dönüþmeye karar vermiþ; sistem içi elitlerden bir kýsmý, bu dönüþümü eski kadrolarýn statükosunu bozmadan yapmak istiyordu. Ne var ki dönüþümün içeriði ve hacmi atýl kadrolarýn boyunu çoktan aþýyordu. Hatýrlayalým; bu dönemde bir ilk olarak emekli generalin yolsuzluktan yargýlanmasý (Ergenekon’dan çok önce) statükonun deðiþim sinyalinden baþka bir þey deðildi. Ne var ki küresel sisteme entegre olmak için çok daha sarsýcý dönüþüme ihtiyaç vardý. Ve bu, merkezin karar mekanizmalarýndan uzakta tutulan kadrolar eliyle yapýlabilirdi.

‘‘

Sistem biraz daha muhafazakârlaþýrken muhafazakârlýk beslendiði deðer ve geleneklerden koptu.

Post-Kemalist dönemin yükselen aktörü olarak sahneye çýkan yerli muhafazakârlýðýn siyasal erki kontrol edebilmesi için üç farklý dinamiðin desteði gerekliydi: Toplumsal destek, dýþ destek, sistem içi destek. Bunlardan sadece sistem içi destek zayýftý. Zamanla bu da aþýlacaktý... Ancak bu noktada, yaþanmakta olan süreci kalýcý ve farklý kýlan sistemin dönüþüm kararý ile yerli muhafazakârlarýn dönüþme arzularýydý. Sistem yeni küresel düzene ayak uydurmaya karar vermiþ, muhafazakâr siyaset de bu dönüþümün taþýyýcýsý, aktörü olmuþ, böylelikle statükonun muktedir

kadrolarýnýn direncini aþabilmiþti. Bu noktada can alýcý soru Ýslamcýlýk meselsinin bu dönüþümde nerede durduðudur. Yerli muhafazakârlýk küreselleþtikçe/küreselleþmeye eklemlendikçe Ýslamcýlýktan uzaklaþtýlar. Ýslamcýlýðýn küresel vizyonuna (ümmet) karþýlýk muhafazakârlýðýn yerelliði küreselleþmeye eklemlenerek Ýslamcýlýðýn küresel vizyonunu devre dýþý býrakýldýðý bir paradoksal süreç yaþanýyor. Dünya ile daha doðrusu küresel sistemle bütünleþen, liberal politikalara uyum saðlayan muhafazakârlýk diðer tarafta sistemin toplumsallaþmasýný saðladýðý gibi toplumsal dinamizmi de yapýya dahil ederek yenilenmesini saðladý. Tam bu noktada Müslümancýlýk-Ýslamcýlýk zýtlaþmasý devreye girdi. Merkezde yer edinen yerli muhafazakârlar alternatif olma iddialarýndan vazgeçti ve Ýslamcýlýk yerine bir kadro dayanýþmasý olarak muhafazakârcýlýk þeklinde kavramsallaþtýrýlabilecek refleks sergiledi. Ýslamcýlýk yerine ikame edilen muhafazakârcýlýk belirleyici özellik haline geldi. Muhafazakârcýlýk siyaseti bir yanda sistemli olarak merkeze otururken diðer tarafta sisteme eklemlendi. Sistem biraz daha muhafazakârlaþýrken muhafazakârlýk beslendiði deðer ve geleneklerden koptu. Bunun en çarpýcý örneði Müslüman Kalvinizminin adeta coþkuyla benimsenmesidir. Dini düþüncenin, Ýslami dünya tasavvurunun biçimlendirdiði Ýslamcý iddialardan vazgeçildiði oranda sistemde yer açýldý. Küresel sisteme entegre olunduðu ölçüde de muhafazakâr kadrolarýn konumlarý güçlendi. Böylelikle alternatif olma imkaný elinden alýnan eski Ýslamcýlarýn küresel ölçekte model gösterilmeleri gurur okþayýcý bir zafer olarak iç politikaya geri dönecektir! Akif Emre / Yeni Þafak, 7.7.2011

Kan kana karýþýr... BURASI Türkiye... Burada kahpe pusular, kalleþ saldýrýlar yýllardýr ama yýllardýr nice insaný serivermiþtir kendi kanýnda, derin uykuya. Kimimiz, bunlarýn sadece bazýsýna yanarýz... Kimimiz her uzanýp da yatanda alev alev oluruz. *** 80 öncesi denendi. Gözümden gitmezdi, yaný baþýmýzda Prof. Ümit Doðanay’ýn kanlar içine yuvarlanmýþ hali. Prof. Cavit Orhan Tütengil’i de gördüm, Levent’te. Arkadaþlarýmýz. 16 Mart katliamýnda Ýstanbul Üniversitesi önünde o çocuklar. 1 Mayýs meydaný. Her an, her köþe. Bir millet, memleket; kendinden, kendi parçasýndan bu kadar nefret eder mi? Her yerde etmiþtir zamanýnda, o yüzden, etti diyelim; ama hiç bitmeden böyle sürer mi? Her çocuk baþýna, doðumundan ihtiyarlýðýna, bu kadar çok ölü düþer mi? Biz ölülerimizi sayarken doðanlar da þimdi bir bir öldürülüyor. Ama yolda, ama kaldýrýmda, ama daðda. *** Bu öyle bir memleket fotoðrafý ki, diyelim ki Ýstanbul’da, Þiþli’de bir kaldýrýmda, gazetesi önünde, Hrant’ýn boylu boyunca uzanmýþ silueti yatar... Yüksekova’da bir kaldýrýmda, sivilleri içinde, kira evleri önünde, iki uzman çavuþ, 25 yaþýnda Murat Özkozanoðlu ile 25 yaþýnda Yahya Karakaya uzanýr. Kan... Daðlardan yollara, yollardan kaldýrýmlara, kaldýrýmlardan derelere, derelerden denizlere akýp durur. Kan, kanýmýza karýþýr! *** Haberler diyor ki... “Lojmanlarý yoktu, ayný apartmanda oturuyorlardý. Sabah 7’de sivil giysiyle evden çýktýlar... Kaldýrýmda 22 kurþun isabet etti... Komutanlýktan da acil önlem geldi: Lojmaný

olmayanlar kýþlaya, eþleri memlekete.” Bu genç insanlar, biri yeni evli, biri dört ay sonra baba olma heyecanýnda, 5 yýllýk görevle gidiyorlar oraya... Peki nerede, nasýl yaþayacaklar? Ailesini, memleketinde deðil de, bir gurbette görev yapar gibi yanýnda götürmeyecek de ne edecek? Ölümle burun buruna olmak karþýlýðýnda aldýðý üç kuruþ paradan kirava vermeyecek de nasýl barýnacak? O kira evinden korka korka ancak sivilleri giyip çýkmayacak da nasýl gidecek?

‘‘

Lojmansýzlýk mahkûmiyetinde, karýsýnýn gözü önünde öldürülen yetmedi, eþine tecavüz edilen yetmedi; bir de bu çocuklar uzanýverdi kaldýrýma.

*** Karakollar basýldýðýnda, baþlarýndaki komutan sadece 21 yaþýnda astsubay olan o yaþta erler, hep birlik beþer, onar öldüðünde “karakollarýn döküntülüðü” gündeme gelmiþti; o esnada bir paþam tenis oynarken. Onca ölü pahasýna, Heron meron davasýna, kamuoyu karakol halini gördü, bildi. Aha þimdi de lojman meselesi, sevgili millet! Lojmansýzlýk mahkûmiyetinde, karýsýnýn gözü önünde öldürülen yetmedi, eþine tecavüz edilen yetmedi; bir de bu çocuklar uzanýverdi kaldýrýma.

O yüzden ki, 40’ýnda hastalansa “Artýk iþe yaramazsýn” diye kolayca kovulabilen bu gençlerin olmayan emekliliklerinin emekli derneði EMUZDER’in Baþkaný Esef Merdoðlu, “Vatan sað olsun” derken de, “Ancak” diye yutkunuyor ve “haberlerinizde haykýrmak istiyoruz” diyor. *** Neden? Baþka birisi anlatsýn: “Ben TSK’da muvazzaf astsubayým. TSK’da lojman sýnýrlý bir hak. TSK’nýn yüzde 20’sini oluþturan subaylara lojmanlarýn yüzde 55’i, yüzde 50’sini oluþturan astsubaylara lojmanlarýn yüzde 40’ý, yüzde 30’unu oluþturan uzmanlara yüzde 5’i tahsis edilmekte. (Bu daðýlýmýn daha kötü olduðunu söyleyen de var!.. Ayrýca lojmanlar arasýnda ciddi kalite farkýna dikkat çeken de!) Biz astsubaylar iki kez lojman hakký kullanýrsak üçüncü tayinde açýkta kalýyoruz. Uzman çavuþlarýn hali bizden vahim. Bizim çocuklarýmýz da birer can deðil mi? Suçlarý, babalarýnýn astsubay, uzman çavuþ olmasý mý?” (Bu arada, uzman jandarma haklarý için de 10 Temmuz’da Bolu’dan Ankara’ya bir yürüyüþ baþlýyor; herhalde sadece gez gör Anadolu olsun diye deðil!) Daha geçen, Van Saray’da þehit olan Astsubay Erkan Durukan’ýn eþi Emine neden “Hakkýmý vatana helal etmiyorum” diye baðýrmýþtý da... “Vatan”dan Güngör Mengi de “Meclis bu sese kulak vermeli” diye yazmýþtý! Sýrf Meclis mi? Not: Þimdi bakan olan TOKÝ Baþkaný Bayraktar’ýn Baþbakanla birlikte verdikleri lojman sözlerini hatýrlattý bir okur. Bir baþkasý da önceki Genelkurmay Baþkaný’nýn lojmanlarda da adalet ve eþitliðe dair vaatlerini. Onlarýn unuttuðunu okurlar hatýrlýyor galiba. Umur Talu HaberTürk, 7.7.2011

MAKALE

Y

8 TEMMUZ 2011 CUMA

9

Farkýnda mýyýz ne yiyor, ne içiyoruz? fersadoglu@yeniasya.com.tr

iyip içtiklerimizin ruh, duygu ve iç dünyamýza da tesir ettiðini biliyoruz. Bunun içindir ki, Kur’ân, Sünnet-i Seniyye, helâl dairesinde yaþamamýzý, helâl kazanmamýzý, helâl dairesinde yememizi emreder. Haziran’ýn son haftasýnda, Kafkas Üniversitesi talebeleri için tertiplenen okuma programý için

Y

Kars ve Iðdýr’a gittik. Hayvancýlýðýn merkezlerinden birisi olan Kars’a da ‘Angus’lar girmeye baþlamýþ. Hormonla þiþirilmiþ inek ithal ediliyor! Diðer taraftan haberimiz olmadan ne kadar et geliyor ve kasaplara daðýtýlýyor! Türkiye hariç, nerede ise bütün Ýslâm ülkeleri, yabancý memleketten et ithal edeceklerinde, kasaplarýn namaz kýlmasýný bile þart koþuyor. Namaz kýlmýyorsa onun et kesmesini istemiyor. Ne yazýk ki, Türkiye’ye her türlü gýda maddeleri giriyor. Bunlarý kim kontrol ediyor? Hiç kimse? Gazetelerde bazý büyük otellerde domuz eti yedirdiklerini okuyoruz. Piþip sofraya konduktan sonra ne eti olduðu anlaþýlmaz... Diðer taraftan jelatin, hayvan ve bitkilerden üretiliyor. Hayvanî gýda üretiminde donmuþ hay-

van yaðý alýyor Türkiye. Meselâ Avustralya’nýn Victoria eyaletinde helâl donmuþ yað üreten tek bir fabrika var. Helâl olmayan yað üreten yüzlerce... Türkiye yaðlarýný, mayalarýný kimden, nerden alýyor? Türk vatandaþý helâl gýda talebinde bulunmalý, þuurlanmalý. Eþek eti mi, domuz eti mi, ölü eti mi yediriyorlar, belli deðil. Yüzde 99’u Müslüman bir ülke olan bir ülkede buna karþý gelinmesi, çok garip bir durumdur! Yüzde 99 Müslüman olan ülkede helâl et iþini halledememiþ. Singapur helâl et istiyor, Malezya'nýn yüzde 60’ý Müslüman, helâl et istiyor. Türkiye et ihraç etmiyor. Halbuki Ýslâm devletleri istiyor. Ancak ‘helâl gýda’ uygulamasý yapmadýðý için Türkiye’den almýyorlar.

Ýslâmî kuruluþlar, Avrupa’nýn, Avustralya’nýn þekerine, balýna, tuzuna, peynirine bile helâl gýda sertifikasý veriyor. Ve öylesine cezaî müeyyideler var ki, hiçbir þirket hile yapamaz, buna cesaret bile edemez. Çünkü her maddenin üstünde helâl gýda damgasý vurduruyor. Ve hile yapanlara 5 yýl hapis cezasý var. Türkiye bir an önce helâl gýda iþini kanunlaþtýrmalý. Bir ara gündeme geldi. Fakat laikliðe aykýrý diye, üstlerine gittiler, geri çekildiler. Mesele kapandý böylece. Ne yazýk ki, iktidar bu meseleyi gündeme bir kere getirdi, küçük bir tepki olunca korktu, geri çekildi. Bir iktidar uðruna ya Rab, ne tavizler veriliyor, millete neler yediriliyor, neler içirtiliyor!

Devlete kafa tutan vali: Kavalalý için iyi dersler çýkarmayý baþardý. Mýsýr'da kaldýðý sürece, tarýmda, endüstride, sanayide ve bilhassa askerî donanýmda yenilikler yapmaya çalýþtý. Bunda da büyük ölçüde muvaffak oldu. Halkýn yararýna birtakým baþarýlara imza atmasýyla, bölge halkýný da kendine ýsýndýrdý ve yakýnlaþtýrmýþ oldu.

haliluslu1951@hotmail.com

Gýdalarda EHEC bakterisi! aðlýklý yaþamak ve saðlýkla uzun ömürler geçirmek bütün beþeriyetin vazgeçilmez hayat tarzýdýr. Baþta, Dünya Saðlýk Teþkilâ tý (WHO) olmak üzere, bütün týp dünyasý kendi mihverleri altýndaki nükleer santrallerin ürettiði zehirli gazlar ve beþerin “canlý hücreler üzerinde” yaptýklarý tahribatlar neticesinde sarî hastalýklar çoðalmaktadýr. Son dönemlerde Almanya’da baþlayan (EHEC) bakterisi salgýný, Avrupa ülkeleri arasýnda büyük tedirginlik husûle getirmiþtir. GDO derken þimdi de EHEC çýktý. Rusya, EHEC virüsünün kaynaðýnýn meyve sebzelerle ilgisi olmadýðý yönünde yapýlan açýklamaya raðmen, Avrupa’dan tarým ürünlerinin ithaline yasak koymuþtur. Çünkü, kendi ülkelerindeki hastalýklarla azamî derecede uðraþmaktadýrlar. Tepki gösterenlerin baþýnda Rusya Baþbakaný Vladimir Putin gelmektedir. Bu hususta Almanya Baþbakaný Angela Merkel, Baþkan Putin olmak üzere bütün AB ülkelerinden özür dilemiþtir. Fakat hastalýk alabildiðine devam etmektedir. Ölümcül virüsün etkilediði kiþi sayýsýnýn bin 500’ü geçmesiyle, Almanya’da klinikler kan baðýþý çaðrýsý yaptý. Bu arada Türkiye Saðlýk Bakanlýðý Basýn ve Halkla Ýliþkiler Müþavirliðinin yazýlý ve görsel basýna yaptýðý yazýlý bir açýklamasýna göre bakteri zehir üretiyor. Bu ölümcül hastalýða sebep olan EHEC virüsünün, çok kuvvetli bir zehir üretebiliyor olmasa korkutucudur. Hastalýk bu kuvvetli zehrin etkisiyle oluþmaktadýr. Gýdalara dikkat! Bu bakteriler insanlara, sýklýkla yiyip içtiðimiz gýdalarla bulaþmaktadýr. Bu bakteri insanlara, yedikleri çið sebze ve meyveler aracýlýðýyla bulaþabildiði gibi, bunun yanýnda iyi piþirilmemiþ et, tavuk ve süt ürünleriyle veya bakteriyi taþýyan hayvanlar yoluyla da bulaþabilmektedir. Dolayýsýyla bu hastalýðýn ve onun etkeninin salatalýkla sýnýrlandýrýlmasý konunun önemini azaltabilir.” Bundan önceki makalemde GDO üzerine araþtýrmalarýmý zikretmiþtim. Son günlerde bitki ler üzerine bir katliâm ve bir imha hareketi var. GDO yani “genetiði deðiþtirilmiþ organizma.” Bilim adamlarý 25 yýl önce, genleri DNA’dan “hücre çekirdeðinde bulunan kromozomu içinde bulunduran protein”i ayýrarak baþka bir canlýya yerleþtirebileceklerini keþfettiler. GDO’lu bitkiler yüksek alerji riski taþýyor. Ýnsan bilmediði besini tüketerek kendini riske atabiliyor. Rusya’da bir grup bilim adamý son beþ yýl içerisinde alerji belirtisi gösteren hastalarýn sayýsýnda 3 kat artýþ olduðunu ve bunun altýnda yatan sebebin genetiði deðiþmiþ ürünlerin (GDO) tüketimi olabileceðini açýkladýlar. Bu ürünlerin nasýl ve ne kadar kullanýlacaðý önemlidir. Rastgele ve yanlýþ ölçülerde kullanmak, istenmeyen sonuçlar doðurabilmektedir. Ayrýca bu bitkilerde GDO’lu maddeler olmamasý için Tarým Bakanlýðýnýn denetiminde olmasý çok önemlidir. Acaba ne kadar denetleniyor? Ne yiyip içtiðiniz çok önemli. Þimdiye kadar tesbit edilmiþ gýdalar ve en çok sorumlu olan kaynaklar þunlardýr. Az piþmiþ hamburgerler, taze elma püresi (pastörize edilmemiþ), süt, yoðurt ve peynir (pastörize edilmemiþ), et çeþitleri (iyi piþirilmemiþ veya pastörize edilmeden hazýrlanmýþ olanlar), çið köfteler ve emsali ve her türlü bilhassa dýþ dünyadan gelen ve o familyadan olan, baþta salatalýk ve domates ve amcazadeleri ve onlardan üretilen meyve ve su ürünleri üzerinde dikkatle durulmalýdýr. Bütün ilim dünyasýnda artýk mecburen kabul ettikleri çýkýþ yolunu Efendimiz (asm) 14 asýr önce çizmiþtir. Sirkenin her cihetle kullanýmý. Bilhassa yaz ve bahar aylarýnda. Etlerin iyi piþtikten sonra yenmesi gerekir. Sütler pastörize ürün alýnarak veya kaynatýlarak tüketilmelidir. Çið yenen her türlü sebze ve meyveler sirkeli suda çok iyi yýkanmalýdýr. Evvelâ eller, sonra meyveler yýkanmalý. Esasýnda sünnet buradan baþlýyor. Az ve ölçülü ye mek, bünyenin mukavemetini ve dayanýrlýðýný saðlar, sýhhate yardýmcý olur. Her meyveden bir tane yeter, her gün bir meyve ve bir salatalýk ayda 30 yýlda 365 eder. Yetmez mi? Yýllýk yediklerimizi ayrý bir makalemde ele alacaðým. Acaba kim kim den þekvacý? Can boðazdan nasýl geçermiþ acaba?

S

latif@yeniasya.com.tr

avalalý Mehmed Ali Paþa, Sultan III. Selim'in fermânýyla Mýsýr Valiliðine atandý. (8 Temmuz 1805) 1769'da bugünkü Yunanistan'ýn sýnýrlarý içinde kalan Kavala'da dünyaya gelen M. Ali Paþa, fýtraten gayet zeki, cevval ve azimli bir kiþiliðe sahipti. Gittiði her yerde, bulunduðu her ortamda kýsa zamanda sivrilir ve bu meziyetleriyle temâyüz ederdi. Bazý kayýtlara aslen Arnavut olduðu rivâyet edilmekle beraber, aslýnýn Anadolu'dan (Konya) Rumeli'ye göç etmiþ bir Türk aileye dayandýðý þeklindeki rivâyet, tarihçiler arasýnda genel kabul görmüþtür.

K

Büyük sýkýntýlar çekti Kavalalý, henüz küçük yaþlarda iken babasý vefat etti. (Babasý, Kavala'nýn bekçibaþýsý olan Ýbrahim Aðaydý.) Babasýnýn vefatýyla, amcasýnýn himayesi altýna girdi. Yine de, çok büyük sýkýntýlar, dayanýlmaz acýlar çekti. Çekmiþ olduðu sýkýntý ve acýlar, onu hem yoðurmuþ, hem de kýsa sürede olgunlaþtýrmýþ oldu. Öyle ki, henüz 18 yaþlarýnda orduya intisap etti. Osmanlý donanmasýnda bir nefer olarak hizmete baþladý. Bu tarihlerde (1798), Fransýz Ge nerali Napolyon Bonaparte Mýsýr'a asker çýkarmýþ ve bölgeyi iþgale baþlamýþtý. Ýskenderiye'den sonra kýsa sürede Kahire'yi de iþgal etti. Bunun üzerine, Osmanlý donanmasý Mýsýr üzerine sefere çýktý. Donanmanýn Kaptan–ý Deryasý ise, Küçük Hüseyin Paþaydý. Ýþte, Kavalalý M. Ali Paþanýn yýldýzý da, bu sefer esnasýnda parladýkça parladý. Fransýzlarla olan mücadele safhalarýndan, kendisine verilen vazifeleri hakkýyla ifa ettiði gibi, hiç umulmayan bazý baþarýlara da imza attý. Büyük düþündü M. Ali Paþa, bir yandan Fransýz kuvvetleriyle çarpýþýrken, bir yandan da taraflarýn teknik sahadaki geliþmelerini mukayese etmeye çalýþtý. Baktý ki, Avrupalýlar sanayi ve teknolojide çok ileri gitmiþler. Osmanlý devleti ise, nisbeten geri durumda kalmýþ, kendini yenileyememiþtir. Büyük düþündü ve bu durumdan gelecek

Merkez sarsýlýrken, Mýsýr toparlandý

Osmanlý devlet merkezi bunca sýkýntýlarla kývranýp dururken, Mýsýr ve çevresinde ise, toparlanma ve hemen her sahada inkiþâf devam etti. Kavalalý M. Ali Paþanýn bu bölgede gittikçe güçlendiðini gören merkezî idare, onu Mý sýr'dan çý ka rýp Hi caz'a va li o la rak Her tarafta karýþýklýk var tayin etmek istedi. 1800'lü yýllara geçildiði dönemde, OsM. Ali Paþa, buna razý olmayýp diretince manlý coðrafyasýnýn hemen her tarafýnda de, Mýsýr Valisi olma gayesinde muvaffak birtakým dinî, millî, fikrî, siyasî ve mezhebî oldu. (8 Temmuz 1805) karýþýklýklar baþgöstermiþ durumdaydý. Yeni Mýsýr valisi M. Ali Paþa, bölgedeki Özetle: Kö le men ler le Su dan'a mü da ha le et ti ve * Mýsýr, Fransýzlarýn saldýrýsýna ve iþgali- burayý da kendine baðladý. ne uðramýþ; yerli halktan bazý gruplar OsDaha sonra Girit ve Mora'daki isyanlarý manlýya karþý ayaklandýrýlmaya çalýþýlýyor- da bastýrma ve bölgede sükûneti saðlama du. çabalarý gösterdi. * Girit'te büyük bir gaile baþlamýþ, Mora Ardýndan, Hicaz'daki Vahhabî gruplarýn taraflarýnda ise isyanlar ayyuka çýkmýþtý. isyanlarýný bastýrdý. Böylelikle, Hicaz, Fi * Vahhabiler, Arabistan yarýmadasýnda listin ve Suriye'yi de içine alan geniþ bir hakimiyeti ele geçirme mücadelesine giriþ- coðrafyada hakimiyet tesis etti. miþ, hatta Taif'i muhasara altýna almýþlardý. Ýþte, bu derece güçlenen bir vali, gitgide * Bal kan lar'da Sýrp is yan la rý baþ la mýþ, zaten zaafa uðramýþ olan merkezî otoriteBelgrad elden gitmiþti. Bu vahim durum, ye de kafa tutmaya baþladý. bölgedeki diðer etnik unsurlarýn da iþtahýný Sultan II. Mahmud zamanýnda, devletin kuvvetleri ile Mýsýr valisinin kuvvetleri arasýnda bazý çatýþmalar vuku buldu. Vali sini maðlup etmede zorlanan padiþah, Ýngiltere ve Fransa'dan yardým istedi. Ýngiltere "Bu iþe karýþmam" dedi. Fransa ise M. Ali Paþaya yardým etme yolunu seçti. Sul tan Mah mud, bu du rum da "yý la na sarýldý" ve Kavalalýya karþý Rusya ile Hünkâr Ýs ke le si Ant laþ ma sý ný im za la dý. (8 Temmuz 1833) Rus donanmasý, Ýstanbul'a geldi. Bu geliþ, hiç de hayýrlý olmadý. Rusya, Boðazlar üzerindeki haklarý bu vesileyle elde etmiþ oldu. *** Sultan II. Mahmud'un Kavalalý'ya karþý Kavalalý Mehmed Ali Paþayý tasvir eden bir tablo. almýþ olduðu tedbirlerden hiçbiri iþe yaramadý. Durum daha da kýzýþtý. kabartmýþtý. Ýki tarafýn kuvvetleri 28 Haziran 1839'da * Osmanlý devletinin, Fransa dýþýnda ay- Nizip'te karþý karþýya geldi. Devletin ordu rýca Rusya ile bir savaþ gailesi vardý. 1806 su, Valinin kuvvetleri karþýsýnda bozguna yýlý sonlarýnda yeni bir Osmanlý–Rus savaþý uðradý. patlak verdi. Kargaþadan istifade eden ÝngiNizip Bozgunu haberi, padiþahý üzüntülizler de, donanmalarýný Çanakkale Boðazý sünden verem etti. (S. Mahmud'un vefatý, önlerine sevk ettiler. (Boðazý geçen bazý sa- boz gun dan üç gün son ra, 30 Ha zi ran vaþ gemileri, 20 Þubat 1807 günü Ýstanbul 1839'da vuku bulmuþtur.) önlerine kadar geldi.) Baþka hiçbir çare bulamayan devlet, M. * Çetin mücadeleler neticesinde Fransýz- Ali Paþanýn isteklerini kabul etmiþ, neticelardan kurtarýlan Ýskenderiye (Mýsýr), 20 de Mý sýr, Su dan, Hi caz, Fi lis tin, Su ri ye, Mart 1807'de bu kez Ýngilizlere teslim ol - Girit ve Cidde'yi kendisi ve oðullarýnýn idu. daresine verilmesi cihetine gidilmiþtir. * Bütün bu sýkýntý ve gaileler yetmezmiþ 1845'te Ýstanbul'a gelerek padiþaha baðgibi, bir de merkezi otoriteyi sarsan "Ka- lýlýðýný bildiren M. Ali Paþa, 1949'da Kahibakçý Mustafa Ýsyaný" patlak verdi. (25 Ma- re'de vefat etti. Onun neslinden gelenler, yýs 1807) tâ 1950'le re ka dar Mý sýr'ýn yö ne ti min de Bir anda, diðer bütün gaileleri bastýran etkili oldu. ve hepsini geride býrakýrcasýna alevlenen Son olarak, Ýttihatçýlarýn elebaþýlarýndan bu isyan hareketi, Sultan III. Selim'in halli Said Halim Paþaný da, Kavalalý M. Ali Paile neticelendi. Dahasý, zincirleme çalkantý - þanýn torunu olduðunu, bu vesileyle hatýrlarla, iþ padiþahýn katledilmesine kadar týr- latmýþ olalým. mandý.

GÜN GÜN TARÝH

Turhan Celkan

turhancelkan@hotmail.com

fikihgunlugu@yeniasya.com.tr www.fikih.info (0 505) 648 52 50

Malýn kirinden nasýl arýnacaðýz?

Adapazarý’ndan Hüseyin Bey: “Kur’ân’da ‘Kim zerre miktar þer iþlese karþýlýðýný görür’ buyruluyor. Bu ayet zerre miktarlara da bakýlacaðýný bildiriyor. Oysa kiþiler arasýnda taneciklerle ifade edilen haklar söz konusu olabiliyor. Meselâ esnaf ve müþteri arasýnda ne kadar hassas terazi ile de tartýlsa, tanecikler halinde haklar ya esnafta kalabiliyor, ya da müþteriye geçmiþ oluyor. Bu haklar nasýl telâfi edilecek?” iç þüphesiz mal sahibi bilerek veya bilmeyerek kazancýna kul hakký karýþtýrmýþ olabilir. Ve hiç þüphesiz bilerek yenen kul hakký zekâtla telâfi edilmez. Bunun telâfisi için, bire bir malý mal sahibine geri ödemek gerekiyor. Fakat mal sahibinin malýna, bahsettiðiniz gibi, bütün dikkatlerine raðmen, bilmeyerek, tanecikler halinde de olsa, kul hakký karýþmýþsa, cömertçe verilen zekât, maldaki böyle bilinmeyen kul hakkýnýn meydana getirdiði kirliliði giderir. Meselâ ortaklar arasýnda, komþular arasýnda, arkadaþlar arasýnda, kardeþler arasýnda, müþteri ile satýcý arasýnda, taraflardan birine bilmeyerek tanecikler halinde de olsa hak geçmesi söz konusu olabilir. Kazanç paylaþýmýnda ortaklar küçük ayrýntýlara girmemiþlerdir ve iki taraftan birisine pek belirgin olmasa da hak geçmiþtir. Adamýn tavuðu, komþusunun ürününe zarar vermiþtir. Satýcýnýn terazisinde bilinmeyen bir arýza vardýr ve eksik tartmýþtýr. Satýcý belki haklý sebeplerle malý pahalý tutmuþtur. Alýcý almak zorunda kalmýþtýr; fakat satýcýnýn fazla para aldýðýný düþünmektedir. Örnekleri arttýrmak mümkündür. Böyle bilinmeyen durumlarda taraflardan birisine kul hakký geçme risklerine karþý, dil ile helâlleþmek bir çözüm olmakla beraber, bilâhare fakire verilen zekât da bu helâlliði pekiþtirmekte ve malý bilinmeyen kiþilerin haklarýndan doðan kirlerden arýndýrmaktadýr. Böylece mal ayrýntýlarla gelen kirlerden temizlenir, helâl hüviyet kazanýr ve sahibine bir mahþer yükü olmaktan çýkar.

H

SEYAHAT NOTLARI - 1 Geçtiðimiz Çarþamba günü Ýzmir’den üç yol ve dâvâ arkadaþý olarak, dört mahalde derse katýlmak üzere yola çýktýk. Ýlk duraðýmýz Karamürsel oldu. Gemlik’ten Tevfik Aðabey ile Yalova’dan Mehmet Beyi de yanýmýza aldýk. Gözümüze takýlanlarý kýsaca aktaralým: Yalova, güzel insanlarýn katkýsýyla çok güzel bir hizmet merkezi yapmýþ. Yaklaþýk yirmi beþ öðrenci ayný anda okuma programý yapabiliyor. Üst katlar, öðrenci çalýþma ve yatma odalarý, ders salonu... vs hemen hemen tamamlanmýþ. Bodrum katý, mutfak ve seminer salonu olarak plânlamýþlar. Fakat henüz burasý bakir bir alan. Göz önünde deðil; ama burada yapacak çok þey var. Cennet meyvelerine talip ehl-i himmetin el atmasýný bekliyor. Orhan Gazi’nin ilk Kaptan-ý Derya’sý (Deniz Komutaný) Kara Mürsel Alp’in þehri Karamürsel’deyiz. Þehre giriþte saðda, ýþýklarýn yanýnda türbesi var. Iþýklar kýrmýzý yandý. Mehmet Bey diyor ki, “Bu ýþýklar burada hep kýrmýzý yanar. Kara Mürsel’e Fatiha okumak için.” Þehrin fatihine Fatihalar okuyoruz. Az sonra dersanedeyiz. Karamürsel’in müstakim cemaati de oradalar. Hep birlikte meleklerin kaydýna giriyoruz. Karamürsel’in manevî fatihleri ile sohbete doyum olmuyor. Bir arsalarý var Karamürsellilerin. Üzerine bina plânlýyorlar. Kýyamet gününde Nur hizmetine hüsn-ü þehadet edecek bir bina olacak. Gayretleri bu yönde. Allah yardýmcýlarý olsun. Ali Aðabey, elleri öpülesi validesinin bir duâ ve rahmet çeþmesine döndürdüðü cennet hanesinden geliyor derse. “Onlardan biri ya da her ikisi senin yanýnda yaþlanýrlarsa…” 1 âyetinden berat almýþ bir nümune-i imtisal görüyoruz karþýmýzda. Muhterem validesine Allah sýhhat ve afiyet versin. Dersten sonra Gemlik’e dönüyoruz. -Seyahat Notlarý devam edecek.Dipnot: 1- Ýsra Sûresi: 23.

VECÝZE Ey nefis! Böyle ebleh olmamak istersen: Allah namýna ver, Allah namýna al, Allah namýna baþla, Allah namýna iþle, vesselâm. Sözler, 1. Söz, shf.18

10

KÜLTÜR SANAT

8 TEMMUZ 2011 CUMA

Y

nesriyat@yeniasya.com.tr

ÝNSANI VE KÂÝNATI OKUMAK ÝÇÝN rifatokyay@hotmail.com

Üç “yeni” kitap birden!

Fýrsatlar dünyasý ütün þaþaasýyla nimetlerine kavuþarak yaþadýðýmýz bahar yerini yaz mevsimine terk ederken bizler de Rabbimizin her türlü ikramlarýna þükür ve hamd ile mukabele ediyoruz inþaallah. Bahar ve yaz mevsimlerinin eliyle maddî âlemde bizlere ikram edilen bütün nimetlerin yaný sýra manevî, kudsî nimetler ve hizmetler de ikram ve ihsan ediliyor elhamdülillah... Yaz mevsiminin gaflet ve unutkanlýklarýna kapýlmadan Rabbimizin nimetlerinin özellikle enfüsî dairede ve ýsrarla tadat edilmesinde, tefekkür ve tezekkürde bulunulmasýnda bizler için çok büyük faydalar vardýr. Ýyi, güzel, faydalý konular da birlik ister, beraberlik ister. Teþvik ve takdirle desteklenen beraberlikler kudsî manevî âlemlerimizde inþaallah nuranî çiçeklere, gül ve reyhanlara tebeddül eder... Allah yolunda... O’nun kudret-i ezeliyesinin taalluk ve tesirinin sergilendiði bu kudsî hizmet yolunda en mühim, en önemli mesele bir ve beraber olarak fikir ve düþünce dünyamýzda, akýl ve ruh dairelerimizde, kalb ve hayal ufuklarýmýzda Kur’ân’ýn emrettiði, Efendimizin (asm) arzu ettiði tarz, yol ve þekilde imanýn kudsî emir ve gereklerini hayatýmýzýn her ânýnda ve safhasýnda yaþayabilmeliyiz, gösterebilmeliyiz. Eðer vücudumuzun akýl, ruh, kalb, hayal ve diðer lâtife-yi Rabbaniye þubelerinde imanýn kudsî emir ve gereklerini göremez, gösteremez ve yaþayamazsak; hem kudsî manevî dünyalar dolusu hazinelere sýrtýmýzý döneriz, hem de sonsuz günah ve mesuliyetleri sýrtýmýza yükleriz. Her iþimizin, fiil ve harekâtýmýzýn baþýna imanýn kudsî emir ve yasaklarýný, istek ve arzularýný yerleþtiremezsek Rabbimiz tarafýndan çok önem verilen, bu insan olma hazinesini hiçliklere, yokluklara, boþluklara doðru serpmiþ, atmýþ oluruz. Elbette ki azýcýk þuuru olan diyecektir ki: Bu yapýlan iþ akýl kârý deðildir!.. Bütün kâinat bütün harekâtýyla hayýrda, güzellik ve iyilikte Rabbimize itaat ve inkýyadda, baðlýlýkta adeta yarýþýr bir vaziyette hareket ederken akýl ve þuur nimetiyle nimetlendirilen bizlerin ubudiyetten, kulluktan geri kalmasý ancak akýlsýzlýðýmýzdan olabilir... Her nimet, her zaman ikram ve ihsan edilmez. Ýkram ve ihsan edilmiþ ise kýymetini bilmek lâzým. Kur’ân’ýn emirlerini maddî-manevî her türlü lâtife ve azalarýmýzla azamî derecede yaþamaya çalýþmalýyýz. Gayret ve tevfik için Rabbimizin bizlere açtýðý kapýlar her zaman bizleri bekliyor.

B

Kitap okumayý sevdirme yarýþmasý “KARANLIÐA küfretmektense bir mumda sen yak” sloganýndan hareketle, Server Vakfý olarak Kitap Okumayý Sevdirme ve Özendirme amacýyla geleneksel hale getirdiði ve her yýldüzenlemekte olduðu Kitap Okuma Yarýþmasýna 2010-2011 yýlýnda da devam ediyor. Vakfýn düzenlemiþ olduðu bu yarýþmaya teþekkür ve takdir alan 4. 5. 6. 7. ve 8. Sýnýf Ýlköðretim öðrencileri ile Lise ve dengi okul öðrencileri son sýnýflar hariç katýlabiliyor. Baþvurularýn 15 Temmuz 2011 tarihine kadar vakýf merkezine yapýlmasý gereken yarýþmanýn, vakfa baþvuran ilk 500 öðrenciye Millî Eðitim Bakanlýðýnca tavsiye edilen 100 Temel Eserin de bulunduðu 3 adet kitaptan oluþan bir set hediye edilecek ve daha sonra bunlarla ilgili deðerlendirme yapýlacak. Geniþ bilgi için www.servervakfi.org.tr adresine baþvurulabilir. Kültür Sanat Servisi

O

Balkan Savaþlarýnda þehit olan ressam Hasan Rýza’nýn tablosu.

ÜNLÜ RESSAM ZONARO’NUN FETÝH RESÝMLERÝNÝN ORÝJÝNALÝNÝN ÞEHÝT RESSAM HASAN RIZA’YA AÝT OLDUÐU, HÜSNÜ TENGÜZ’ÜN HATIRATININ ORTAYA ÇIKMASIYLA KESÝNLEÞTÝ. SANAT eleþtirmeni Ömer Faruk Þerifoðlu, geçtiðimiz aylarda uzun tartýþmalara yol açan Zonaro ve Hasan Rýza’nýn Fetih konulu tablolarý hakkýndaki gerçekleri 1453 Ýstanbul Kültür ve Sanata Dergisi’nde kaleme aldý. Ýstanbul Büyükþehir Belediyesi Kültür A.Þ. yayýnlarý arasýnda üç aylýk periyotta 12. sayýsý çýkan dergi, konu ile ilgili netlik kazanamayan bilgilere, Hüsnü Tengüz‘ün hatýratýyla ýþýk tutuyor. Saray ressamý Zonaro’ya ait olduðu düþünülen, Fatih Sultan Mehmed’in Ýstanbul’a giriþini ve gemilerin karadan yürütülmesini tasvir eden resimlerin Balkan Savaþlarý’nda þehit olan ressam Hasan Rýza’ya ait olduðu iddiasý, ressam Hüsnü Tengüz’ün ‘Sanat Hayatým’ adlý hatýratýnýn ortaya çýkmasý ile kesinleþti. Sanat eleþtirmeni Ömer Faruk Þerifoðlu, 1453 Kültür ve Sanat Dergisi için hazýrladýðý makalede, Esliha-i Atika (Eski Silâhlar) Müzesi Komisyonu’nda Zonaro ile birlikte görev yapan ressam Hüsnü Tengüz’ün, orijinali Deniz Müzesi koleksiyonunda bulunan hatýratýnda yazýlanlarýn bu iddiayý kesinleþtirdiðini söylüyor. Tengüz hatýratýnda “Bir gün Hoca Ali Rýza ve Ahmet Ziya ile Zonaro’nun Beþiktaþ’ta, Akaretler’de oturduðu daireye gittik. Biz içeriye girdiðimiz zaman Fatih’in Dolmabahçe’den gemileri karaya çekiþinin tablosunu yapýyordu. Bu tablonun orijinali rahmetli Hasan Rýza Bey’indir. Zonaro yaðlýboya ile yapmakta olduðu tabloda Fatih’in bindiði atýn resmiyle meþguldü.

Hazýrlayan: Erdal Odabaþ (erdalodabas@mynet.com)

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10

Saray ressamý Zonaro’ya ait Fetih konulu tablo.

Fetihtablolarýaslýnda Zonaro’nundeðilmiþ

BULMACA 1

kullarýn tatil olduðu, dolayýsýyla okumalarýn epey azaldýðý bir yaz mevsiminde bile Yeni Asya Neþriyat (YAN) olarak kitap üretmeye devam ediyoruz. Kliþe tabirle, “Hizmette sýnýr yok!” Geçen haftaki yazýmýzda belirttiðimiz gibi, bu hafta yepyeni üç kitabýmýzdan bahsedeceðiz (alfabetik sýrayla): (1) Gölgelerin Secdesi, (2) Kelimelerin Dili, (3) Kendinizle Yürüþüne Çýkýn. Ýlk kitabýmýz “Gölgelerin Secdesi” (Hasan Güneþ), 13,5 x 19,5 cm ebadýnda ve 240 sayfa. “Düþünmeye Deðer,” “Kendini Bilmek,” “Ýlme Yöneliþ” ve “Olumlu Bakýþ” baþlýklý dört bölümden meydana gelen eserde, her biri tefekküre sevk eden birbirinden güzel 69 yazý yer alýyor. Kitap, ismini, üçüncü bölümdeki ayný baþlýklý yazýdan almýþ. Dolayýsýyla, kapak yazýsý da ayný yerden. Þöyle ki. “Güneþ, Ay ve Yerküre’nin vazifelerini verilen emir ve çizilen rota doðrultusunda þaþmaz bir ölçü içerisinde yapmalarý, Âlemlerin Rabbine itaattir ve azametli bir ibadettir. “Cenâb-ý Hak, Nahl Sûresinde þöyle ferman eder: ‘Onlar, Allah’ýn yarattýðý þeyleri görmezler mi ki, gölgeleri sürünerek Allah’a secde eder hâlde saða sola dönüp durur.’[…] “Gölgenin Âlemlerin Rabbine secde etmesi bile, bütün ilimlerin Cenâb-ý Hakka secde etmesinin bir göstergesidir. Çünkü fen ilimlerinin esasý ve temeli matematik, geometri ve fiziktir. Hepsi de Cenâb-ý Hakkýn isimlerinin birer tecellisidir, ilimlerin þahý ve padiþahý olan marifetullaha dönüktür…” Ýkinci kitabýmýz “Kelimelerin Dili” de, üretken yazarýmýz Süleyman Kösmene’nin kaleminden çýkma. Bu eser 13,5 x 19,5 cm ebadýnda; fakat 112 sayfa. 39 yazýdan oluþan eserin “Takdim”inde þu ifadeler dikkat çekici: “Bu çalýþmada ilâhiyatçý yazarýmýz Süleyman Kösmene, varlýk âlemine ait çok önemli kavramlarý Kur’ânî bir bakýþ açýsýyla ele alýyor. Maddî-manevî birçok mevzuda akla gelebilecek pek çok soruya cevap olacak açýlýmlar yapýyor… Referans kaynaðý ise, büyük âlim Bediüzzaman Said Nursî’nin eserleri: Risâle-i Nur Külliyatý…” (s. 8.) Dipnotlara bakmak bile, eserin üstün kalitesini ortaya koymakta. Çünkü kaynaklar hep Kur’ân, hadis ve Risâle-i Nur. Kýssadan hisse, hocamýz yine kendisinden beklenen çapta bir eser ortaya koymuþ. Üçüncü kitabýmýz “Kendinizle Yürüyüþe Çýkýn” ise, son birkaç yýldýr genelde “insanlýk,” özeldeyse “gençlik” üzerine gözlemleriyle dikkat çeken yazarýmýz Sebahattin Yaþar’a ait. 13,5 x 19,5 cm ebadýndaki bu eser, 232 sayfa. Eserde “Yýpranmamýþ Sevdalara Dönük,” “Zor’a Direnmek,” “Ýnsaný Anlamak Üzerine,” “Hayatýn Renkleri,” “Benim Dediklerim,” “Bakýþ Açýsý Oluþumu,” “Öteki Yazýlar,” “Kendine Dönük Yazýlar,” “Dost Yazýþmalar” baþlýklý dokuz bölüm var. Son dönemdeki yazýlarýnda ele aldýðý konular itibarýyla, özellikle genç ve ebeveynlerin dert ortaðý-sýrdaþý hâline gelen Sayýn Yaþar— yazýlarýnýn satýr aralarýndan öðrendiðimiz kadarýyla—çevresindeki fiilî vak’alarda da insanlarýn arasýný buluyor, vaki ya da muhtemel problemleri onarýyor. Kýsacasý, kendisini gençlik problemlerine adamýþ bir gönül insaný… Eserin “Takdim”inde þöyle deniyor: “Bu küçük, ama ‘dolu’ eserinde yazarýmýz Sebahattin Yaþar, ‘insan’ eksenli bir beyin jimnastiði yapýyor. Hayata dair ince dokunuþlarla ‘insan’ gerçeðine deðiniyor, onu donuklaþtýran yanlýþ algý ve anlayýþlarý sarsýyor, âdeta ezber bozuyor. Rýza-i Ýlâhî’yi, dolayýsýyla Cenneti kazanmanýn kolay, kaybetmeninse zor olduðuna bizleri ikna ediyor ve Rabbimizin teþvik edip peygamberlerin öncülük yaptýðý ‘sarat-ý müstakim’e çaðýrýyor…” (s. 11-12.) Görüldüðü üzere, kitaplarýmýzýn üçü de birbirinden faydalý ve “güzel” çalýþmalar. En kýsa zamanda sizlerin de incelemeniz ve istifade etmeniz dileðiyle…

2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12

Bu tablo gibi aslý Askerî Müze’de bulunan Fatih’in Büyük Toplarý Edirne’den Ýstanbul’a Nakli adlý tablosu da Hasan Rýza’nýndýr ve Zonaro tarafýndan kopya edilmiþtir” yazýyor. Þerifoðlu, Zonaro’nun da hatýratýnda

bu tablolarý yaparken Bahriye (Deniz) Müzesi’nden aldýðý tablolardan yararlandýðý söylediðini belirterek “90’lardan beri bu tablolarýn aslýnda Hasan Rýza’ya ait olduðu, Zonaro’nun onun eserlerini kopya ettiði iddasý vardý. Ama elde bunu ispatlayacak belge yoktu. Tengüz’ün hatýratýnda yazýlanlar Zonaro’nun Hasan Rýza’dan tablolarý kopya ettiðini doðruluyor. Artýk olayýn bir þahiti var” diyor. Þerifoðlu hazýrladýðý makalede, tablolarýn Hasan Rýza’ya ait olmadýðýna dair iddialarda, bu resimleri ancak Batýlý bir ressam tarafýndan yapýlabileceði düþüncesinin aðýr bastýðýný belirterek, “Böyle düþünmek çok doðru deðil. Hasan Rýza, Ýtalya’da resim eðitimi almýþ bir ressam. Tablolarýn ona ait olduðu da artýk kesinleþti” diyor.

Zonaro fetih konulu 4 tablo çalýþtý Fausto Zonaro, anýlarýnda söz konusu tablolarýn talep edilmesinden tamamlanmasýna kadarki bütün süreci içtenlikle anlatmýþtý. Dahasý, Fatih’in Topkapý’dan Ýstanbul’a Giriþi adlý meþhur tabloda Fatih Sultan Mehmed’in solunda yer alan yeniçeri askerini Hasan Rýza gibi kendisi de kendi portresini koyarak resmetmiþti. Zonaro Fetih konulu 4 tablo çalýþtý: Fatih Sultan Mehmed’in Ordusuyla Edirne’den istanbul’a Yürüyüþü (1903). Hasan Rýza’nýn ayný konulu çalýþmasý Deniz Müzesi’ndedir. Fatih Sultan Mehmed’in Topkapý’dan Ýstanbul’a Giriþi (1903), Hasan Rýza ayný kompozisyonu birkaç kez çalýþmýþ, 1898 tarihli çini mürekkebi çalýþmasý Deniz Müzesi’nde, yaðlýboya bir versiyonu ise özel koleksiyondadýr. Ýstanbul’un Kuþatýlmasý Sýrasýnda Fatih Sultan Mehmed’in Gemilerin Karadan Yürütülmesine Nezareti (1908), Hasan Rýza’nýn 1889 tarihli çini mürekkebi çalýþmasý Deniz Müzesi’nde, yaðlýboya çalýþmasý ise Edirne Belediyesi’ndedir. Fatih Sultan Mehmed Ordularýný Yönlendirirken (1908). Hasan Rýza’nýn benzeri bir çalýþmasýna rastlanmamýþtýr.

SOLDAN SAÐA—1. Ýnsan ve toplumla ilgili her tür olayý konu alarak abartýlý bir biçimde belirten, düþündürücü ve güldürücü resim. - (Tersi) Ýlâve. 2. Þanlýurfa'nýn eski adý. - Ýki ülke arasýnda yapýlan alýþ veriþin karþýlýklý olarak malla ödenmesi. 3. Adale. - Roma papasý. 4. Ýngilizcede tamam. - Gelincik, kakým. 5. Ortalama. - Özünden akonitin elde edilen zehirli bitki. 6. Resul-ü Ziþan Efendimizin (asm.) hane halký. - Nazi hücum kýtasý. 7. Diðerlerine nisbeten daha uygun. Ön Asya'da yaþamýþ eski bir kavim. 8. Ölüm, vefat. 9. Çok sayýda taksinin bir arada çalýþtýðý ve baðlý olduðu iþletme. - Özlenen. 10. Bayramdan önceki günün halk arasýnda söyleniþi. - Damak sesleriyle baþlayan kelimeleri ve heceleri tekrarlayarak birdenbire söyleyen ve keserek konuþan. YUKARIDAN AÞAÐIYA—1. Kaþ ilçesi yakýnlarýnda bir ada. - Kaz Daðýnýn eski adý. 2. Tuna Nehrinde, nüfusun çoðu Türk olan bir ada. - Vücudda beliren bir yumru. 3. Biyolojide çekinik. - Arjantin'in trafik iþareti. 4. Duman kiri. BÝR ÖNCEKÝ BULMACANIN CEVABI Saman küreði. - Baðýþlama. 5. 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 Kuddüse Sýrruhu'nun kýsasý. Kalaylý sac. 6. Ýsviçre’de bir a- 1 Y E M A M E S A V A Þ I karsu. 7. Tayin etmek. 8. Ku- 2 A T A L E T T S E Z E R marda kazanmak. - Defa, kez. 3 L Ý M A N T T A R A B A 9. Kuvvetli ayak vurma sesi. - 4 A K Ü A E R E N E T E M Tedâvi etmek. 10. Moðol hü- 5 M E L E K U T E S A K A kümdarý. - Sayý, bir adet. 11. 6 U T T A Þ R Ý A Ý N E K Geçici heves. maymun iþtahlý7 K A K Ý E R K E N R S E lýk, insanýn zayýf tarafý, evham. 8 A K A S A N K M E L E Z Gerçek, ehliyetli, yetkin, kusur- 9 F E R A S E T K M A L A suz. 12. Gerçekten, doðrudan. 10 A S A L E T K H A Z A N - Hangi þey mânâsýnda soru.

Kýnalý Kuzular’ýn mektuplarý bu kitapta BÝLECÝK Eðitim Derneði Baþkaný eðitimci-yazar Muzaffer Tekelioðlu’nun ‘’Elleri Kýnalý Analarýn Kýnalý Kuzularýndan Mektuplar ve Ýbretlik Hikâyeler’’ adlý kitabý yayýmlandý. Tekelioðlu, ilk ve orta öðretim öðrencilerine yönelik hazýrladýðý kitabýnda Çanakkale Savaþý sýrasýnda askerlerin ailelerine gönderdiði mektuplar ile savaþ sýrasýnda yaþanan ibretlik olaylarýn anlatýldýðýný ifade etti. Kitabýn, Bilecik Valiliði tarafýndan ilk ve orta öðretim kurumlarýnda öðrenim gören öðrencilere tavsiye edildiðini anlatan Tekelioðlu, þunlarý kaydetti: ‘’Kitabýmý, ülke genelinde 1 yýl süren araþtýrmalar kapsamýnda o dönemde asker olan kiþilerin aileleriyle gerçekleþtirdiðim görüþmeler sonucunda oluþturdum. Savaþta ailelerine mektup yazan, o dönemde yaþanan sýkýntýlarý mektupta ifade eden kýnalý ellerin duygularý bu kitapta yer alýyor. Bilecik Belediyesi, toplam 84 sayfadan oluþan kitaptan 5 bin adet satýn aldý. Okullar açýldýðýnda öðrencilere da-

Muzaffer Tekelioðlu, kitabýnda Çanakkale Savaþý sýrasýnda askerlerin ailelerine gönderdiði mektuplar ile savaþ sýrasýnda yaþanan ibretlik olaylarýn anlatýldýðýný ifade etti.

ðýtýlacak. Diðer belediyelerimizden de böyle bir talep gelirse, bunu da karþýlayabiliriz. Kurtuluþ Savaþý’nýn en önemli muharebelerinden olan Çanakkale Savaþý’ný çocuklarýmýza daha iyi anlatabilmek, askerlerimizin çektiði sýkýntýlarý ve þehitlerimizin manevî duygularýný gençlerimizin daha iyi idrak edebilmeleri için bu kitabý hazýrladým.’’ Bilecik / aa

EKONOMÝ

1 ABD DOLARI

yi belediyecilik ve belediye baþkaný deyince aklýma “Þehir ve Adam” adlý dizideki belediyecilik anlayýþý ve belediye baþkaný tipi gelir. Dizinin jeneriðinden hatýrlayanlarýmýz vardýr. Belediye baþkaný güneþle birlikte uyanýr. Ýþe yaya olarak giderken fýrýndan kendi eliyle satýn aldýðý ekmeði ýsýra ýsýra yer bitirir. Baþkan karnýný doyurmuþtur artýk. Iþe koyulur ve gün batýncaya kadar yöre halkýna hizmet için çalýþýr durur. 1977 yýlýnda TRT’de gösterilen orijinal ismi “The Man and the City” olan bu dizinin baþrolündeki Anthony Quinn bir kasabanýn belediye baþkaný idi. Bilenler bilir, alýþýlmýþ belediye baþkanlarý gibi deðildi, kasabalýnýn her derdi ve kiþisi ile yakýndan ilgilenirdi. Küçükle küçük, büyükle büyük olurdu. Herkesin dostu, arkadaþýydý. Dizide belediye baþkanýnýn ismi Tom Alcala idi. O dizinin gösteriminden sonra Türkiye’de birazcýk baþarýlý olan her belediye baþkaný hemen bu dizideki Anthony Quinn ile kýyaslanýr olmuþtu. Belediye, beldenin yerel ve ortak mahiyetteki ihtiyaçlarýný karþýlamak için kurulur. Belediye baþkaný ise yörenin seçme hakkýna sahip vatandaþlarý tarafýndan belli süreliðine seçimle iþ baþýna gelir. Deðiþik ülkelerde yaþamýþ biri olarak belediyelerimize not vermem gerekirse en iyisi toplam kalitede yedibuçuktan sekizi ancak alýyor. Pek çoðu da sýnýfta kalýyor. Sosyal ve kültürel alandaki belediyecilik faaliyetlerine en yüksek notu verdiðimi öncelikle vurgulamak isterim. Buna karþýn Batýlý ülkelerde yap iþlet devret modeliyle yýllar önce yerli veya yabancý finans çevrelerine inþaa ettirilip tamamlanan büyük metro yatýrýmlarýný öz kaynaklarýmýzla bitirmek için hâlâ büyük çaba sarfediyoruz. Bununla beraber düzensiz yapýlaþma, alt yapý, çevre ve ulaþým problemleri neredeyse her belediyenin öncelikli sorunlarý arasýnda gözüküyor. Kanal projeleri, yeni kent merkezleri kurulmasý, geliþmiþ konut projeleri… Evet bunlar güzel ve kulaða hoþ gelen yatýrýmlar. Biliyorsunuz en iyi, iyinin düþmanýdýr. Belediyenin iyi iþlediðini ve belediye baþkanýnýn iyi çalýþtýðýný ben nasýl test ederim biliyor musunuz? Çok basit! Yaðmurlu bir günde yere döþenmiþ kaldýrým taþlarý arasýndan “pýrt” diye paçanýza su sýçrýyorsa veya kaldýrým taþlarý ayný izada olmadýðý için düþme tehlikesi atlatýyorsanýz iþte o belediye iyi çalýþmýyor demektir. Ýnsanlar kanallardan belki yýlda bir kez veya ömründe bir defa geçer yada hiç geçmez. Ancak yola döþenmiþ kaldýrýmlar üzerinden her gün defalarca geçerler. Maalesef bu basit testi geçen belediye sayýsý ülkemizde oldukça azdýr. Bir gencin iþi gücü yoksa ona ‘kaldýrým mühendisi’ yakýþtýrmasý yapýlýr. Ýstatistiði tutulmuþ sayý olarak en çok müteahhit, þehirlere kaldýrým döþenmesi gibi iþlerde iþtigal ediyor. Bununla birlikte belediye yatýrým harcamalarýnýn büyük yekûnu kaldýrým ve tratuar döþeme iþlerinden oluþmaktadýr. Ne diyelim hal böyle olunca her devrin belediye baþkanýna iþ çýksýn diye sanýyorum bizde kaldýrým iþleri ‘gecici’ süreli yapýlýyor. Baþkanlarýmýz ise maalesef toplam kalitede Anthony Quinn gibi ‘iyi belediyecilik’ örneði sergileyemiyor.

Ý

Ýstikbal’den EV‘lenin ÝSTÝKBAL, bugüne kadar ürün gruplarýnda uyguladýðý indirim ve kampanyalarla tüketicisini kazandýrmaya devam ediyor. 1 Temmuz -30 Eylül tarihleri arasýnda ‘Mutluluðun anahtarý Ýstikbal’de’ isimli yeni kampanyasýnda çekiliþle 1 kiþiye Ýstanbul’da Esenbahçe Konutlarý’nda bir daire, 11 kiþiye Fiat Grande Punto 1.4 Actual Start – Stop 2011 Model araç, 111 kiþiye Apple iPad 16GB Wi-Fi 3G, 211 kiþiye Vestel 32 VH 3004 32’’ LCD TV hediye ediyor. Üstelik yüzde 25’e varan indirimler, uygun fiyatlar ve ödeme þartlarýyla sunulan kampanyada tüm Deco halýlarda da ikinci ürüne yüzde 30 indirim de uygulanýyor. Kampanya kapsamýnda her alýþveriþ yapan tüketiciye bir þifre veriliyor. Bu þifreyle birlikte ad, soyad ve adres bilgilerini dileyenler tüm operatörlerde geçerli olan 3141 numaralý hatta ücretsiz kýsa mesaj göndererek kampanya katýlabildiði gibi dileyenler de www.istikbal.com.tr web si tesi üzerinden kampanya formunu doldurarak çekiliþe katýlabilecek. Ýstanbul / Yeni Asya

ALIÞ

EFEKTÝF SATIÞ

1 ÝSVÝÇRE FRANGI 1 ÝSVEÇ KRONU

EFEKTÝF ALIÞ

SATIÞ

1.9274 0.25520

1.9398 0.25786

1.9245 0.25502

1.9427 0.25845

1.6847 5.8721

1.6923 5.9494

1.6785 5.7840

1.6987 6.0386

1.6331 1.7445

1.6242 1.7252

1.6355 1.7550

1 KANADA DOLARI

0.31412 2.3430

0.31236 2.3302

0.31484 2.3465

1 NORVEÇ KRONU

1 EURO

0.31258 2.3318

1 SUUDÝ ARABÝSTAN RÝYALÝ

0.29974 0.43468

0.30176 0.43546

0.29953 0.43142

0.30245 0.43873

1 ÝNGÝLÝZ STERLÝNÝ

2.6007

2.6143

2.5989

2.6182

100 JAPON YENÝ

2.0031

2.0164

1.9957

2.0241

1 DANÝMARKA KRONU

1 KUVEYT DÝNARI

SERBEST PÝYASA

DOLAR

EURO

ALTIN

DÜN 1,6380 ÖNCEKÝ GÜN 1,6340

DÜN 2,3400 ÖNCEKÝ GÜN 2,3420

DÜN 80,50 ÖNCEKÝ GÜN 79,60

Üretim yapýsý deðiþmeli TOBB BAÞKANI HÝSARCIKLIOÐLU, SANAYÝNÝN ÝTHAL ARA MALI ÝHTÝYACINI AZALTACAK, CARÎ AÇIÐI RÝSK UNSURU OLMAKTAN ÇIKARACAK VE ÜRETÝM YAPISINI DEÐÝÞTÝRECEK ADIMLAR ATILMASINI BEKLEDÝKLERÝNÝ SÖYLEDÝ. TÜRKÝYE Odalar ve Borsalar Birliði (TOBB) Baþkaný Rifat Hisarcýklýoðlu, yeni Bakanlar Kurulu’nu deðerlendirirken, ‘’sürdürülebilir büyüme için üretim yapýmýzý deðiþtirecek adýmlarý hýzla atmalýyýz’’ dedi. Hisarcýklýoðlu, yaptýðý yazýlý açýklamada, Tür kiye ekono-

mi si nin gös ter di ði se vin di ri ci performansý devam ettirmek ve sürdürülebilir büyüme için yapýsal reformlarýn devam ettirilmesi gerektiðini kaydetti. Yeni Bakanlar Kurulunun hayýrlý olmasý dileðinde de bulunan Hisarcýklýoðlu þunlarý kaydetti: ‘’Türkiye ekonomisi yýlýn ilk çeyreðinde dünya rekoru bir büyümeye imza attý. Þimdi öncelikli beklentimiz, özel likle sanayinin ithal ara malý gereksinimini azaltacak, carî açýðý risk unsuru olmaktan çýkaracak ve üretim yapýmýzý deðiþtirecek a dým lar at mak týr. Ye ni Ka bi ne’nin de bu ko nu da ge re ken de ðer len dir me le ri ya pa ca ðý na yürekten inanýyoruz. Bunun yanýnda daha demokratik yeni bir anayasaya büyük önem veriyo ruz. ’’ Ankara / aa

Kaliteli demokrasi için vergi reformu þart TOBB Baþkaný, Konya Ticaret Odasý (KTO) Meclis Toplantýsý’nda da, ‘’2000 yýlýndan beri her platformda bunu dile getirdim. Allah’a çok þükür bugün artýk Türkiye’de ortak bir konsensüs haline geldi. Ýktidarýyla, muhalefetiyle herkes, ‘yeni bir anayasa’ diyor. Þimdi sistemin deðiþebilmesi için yeni anayasa olmazsa olmazýmýz’’ diye konuþtu. Hisarcýklýoðlu, vergi ve kamu harcama reformunun çýkarýlmasý gerektiðini belirterek, sözlerini þöyle sürdürdü: ‘’Kamu harcama reformu çýkmadan ne kadar vergi verirsek verelim, bizim, kamunun harcamalarýna yetiþebilmemiz mümkün deðil. Gelir vergisinde, kurumlar vergisinde reforma ihtiyaç var. Hesap verilebilir, þeffaf, anlaþýlabilir ve ödenebilir bir vergi sisteminin gelmesi lâzým ki kimse defolu olmasýn. Ýþte güçlü ekonomi ve kaliteli demokrasi için muhakkak, olmazsa olmazýmýz vergi reformu... Bu olmadan güçlü bir ekonomiden ve kaliteli bir demokrasiden bahsedebilmemiz mümkün deðil.”

Sivil havacýlýk sektörünün 2002 yýlýnda 2.2 milyar dolar olan cirosu geçen yýl 12 milyar dolara ulaþtý. Yolcu trafiði de 88 binden 102 milyona yükseldi.

Havacýlýkta ciro 12 milyar dolara yükseldi ULAÞTIRMA Bakanlýðý Sivil Havacýlýk Genel Müdürlüðü 2010 Faaliyet Raporu, Türkiye’de sivil havacýlýk sektöründe 8 yýlda yaþanan önemli geliþmeleri gözler önüne seriyor. Son 5 yýlda hava taþýmacýlýðýndaki talep yýllýk yüzde 16’dan fazla arttý. Türk sivil havacýlýk sektörü bünyesinde ticari hava taþýmacýlýðý yapan havayolu iþletmelerine ait büyük gövdeli hava aracý sayýsý ise 2002’de 110 iken, son 8 yýlda yüzde 202 artýþla 332’ye yükseldi. Bu uçaklardan 26’sý kargo, 306’sý ise yolcu uçaðý olarak hizmet veriyor. Türkiye’de 2002 yýlýnda sadece Türk Hava Yollarý tarafýndan 2 merkezden 25 noktaya toplam 8.5 milyon yolcu taþýnýrken, 2010 yýlý sonu itibariye 6 havayolu tarafýndan 7 merkezden 44 havaalanýna 50.5 milyon yolcu taþýndý. Yine

2002’de yurt dýþýnda 60 noktaya uçuþ gerçekleþtirilirken, 2010 sonuna kadar dýþ hatlarda uçuþ aðýna 97 yeni bölgenin eklenmesiyle, yurt dýþýndaki uçuþ noktalarýnýn sayýsý 157 oldu. Türkiye’de 2002 yýlýnda toplam 532 bin 531 olan havayolu trafiði, havacýlýk konusunda yaþanan olumlu geliþmeler çerçevesinde, geçen yýlýn sonuna kadar yüzde 127.8 büyüyerek 1 milyon 213 bin 125’e ulaþtý. Yolcu trafiði ise 33 bin 783 iken, geçen yýl 102 milyon 705 bin 805’e yükseldi. Son 8 senede, yýllýk ortalama büyüme uçak trafiði için yüzde 16, yolcu trafiði içinse yüzde 25.5 olarak gerçekleþti. Sivil havacýlýk sektörünün 2002 yýlýnda 2.2 milyar dolar olan cirosu ise geçen yýl 12 mil yar dolara ulaþtý. Ankara / aa

Haziran ayýnda açlýk ve yoksulluk arttý MEMUR-SEN tarafýndan yapýlan araþtýrmaya göre, açlýk ve yoksulluk sýnýrlarý, Haziran ayýnda, bir önceki aya göre artýþ gösterdi. Mayýs’ta 959 lira olarak hesaplanan 4 kiþilik bir ailenin açlýk sýnýrý 19 lira artarak 978 liraya çýktý. 4 kiþilik ailenin yoksulluk sýnýrý ise, Mayýs ayýna göre, 247 lira artýþ göstererek 2 bin 740 lira olarak tesbit edildi. Haziran ayýnda Mayýs ayýna göre gýda madde fiyatlarýnda ortalama yüzde 0.89’luk bir azalýþ gösterirken, gýda madde fiyatlarýnda Mayýs ayýna göre en göze çarpan deðiþimin yüzde 26.92 artýþla elma, yüzde 9.03 artýþla limon, yüzde 7.53 artýþla yer fýstýðý, yüzde 5.48 artýþla tavuk yumurtasý, yüzde 5.18 artýþla mýsýrözü yaðý ve yüzde 5.17 artýþla sivri biber fiyatlarýnda olduðu tesbit edildi. Gýda madde fiyatlarýnda en göze çarpan düþüþ, Mayýs ayýna göre kuru soðan yüzde 32.43, patates yüzde 30.83, domates yüzde 22.08 ve sarýmsak yüzde 18.61 düþüþ yaþadý. Haziran ayýnda Mayýs ayýna göre giyim madde fiyatlarýnda ortalama yüzde 11.77’lik bir azalýþ gözlendi. Ankara / cihan

Avrupa’da 26 banka desteðe ihtiyaç duyabilir ULUSLAR ARASI kredi derecelendirme kuruluþu Moody’s, Avrupa’daki 91 bankaya uygulanan stres testinden 26 bankanýn desteðe ihtiyaç duyabileceði sonucu çýkabileceðini bildirdi. Kuruluþ yaptýðý açýklamada, teste tabi tutulan bankalarýn yaklaþýk üçte birinin dýþ desteðe ihtiyaç duyabileceðine dikkat çekerek, stres testi sonuçlarýnýn bankalarýn kredi notlarýna etkisinin sýnýrlý olacaðýný vurguladý. Moody’s, testlerin 26 bankanýn dýþ yardýma ihtiyaç duyacaðýný ortaya çýkaracaðýný düþündüklerini belirterek, testte baþarýsýzlýða uðrayacak bankalarýn ise düþük kredi notuna sahip ya da not verilmeyen bankalar arasýndan çýkmasýný beklediklerine dikkat çekti. Avrupa Bankacýlýk Otoritesi’nin (EBA) 91 Avrupa bankasýna uygulanan stres testi sonuçlarýný gelecek hafta açýklamasý bekleniyor. Avrupa Birliði maliye bakanlarýnýn gelecek hafta salý günü stres testi sonuçlarýný deðerlendirmek üzere toplanacaðý belirtiliyor. Londra / aa



Ýyi belediyecilik

DÖVÝZ SATIÞ

DÖVÝZ SATIÞ

1.6253 1.7332

1 AVUSTRALYA DOLARI

hekometre@gmail.com

ALIÞ

ALIÞ

11

C. ALTINI DÜN 542,11 ÖNCEKÝ GÜN 536,16



Cinsi

Cinsi



6 TEMMUZ 2011

MERKEZ BANKASI DÖVÝZ KURLARI

8 TEMMUZ 2011 CUMA



Y

HABERLER

‘2013’te ekonomiyi kusursuz fýrtýna bekliyor’

 EKONOMÝST Nourel Roubini, potansiyel büyük ekonomik sorunlarýn, 2013’te ‘’kusursuz fýrtýnaya’’ yol a ça bi le ce ði ni söy le di. No u rel Ro u bi ni, CNBC’ye verdiði röportajda, Avrupalý liderlerin, Yunanistan ve Portekiz gibi ülkelerde borç sorunlarýný çözmeyi ertelerken, ABD’nin de önemli malî reformlarý 2012 seçimlerinin ertesine býrakabileceðini ifade ederek, bunun da potansiyel büyük ekonomik sorunlarýn 2013 yýlýnda gündeme gelebileceði anlamý taþýdýðýný belirtti. Roubini, ‘’Potansiyel büyük ekonomik sorunlar 2013’te kusursuz fýrtýnaya yol açabilir’’ dedi. ABD’nin mali tasarruf tedbirlerini beðendiðini ancak bu planlarýn ekonominin yavaþlamasýndan kaçýnmak için birkaç yýla yayýlmasý gerektiðini belirten Roubini, ekonomik büyümenin bu yýlýn ilk yarýsýnda istisnaî olarak yavaþ olduðunu ve ikinci yarýda sadece biraz daha iyileþeceðini dile getirdi. Roubini, kýsa vadede, ABD’de istihdam raporlarýnda bir miktar iyileþme görülece ðini, ancak genel büyüme trendinin hâlâ zayýf olacaðýný tahmin ettiðini kaydetti. New York / aa

Ýhracatçýlardan Boydak’a ödül

Soldan (Saða): Abdullah Tever (Ýstanbul Aðaç ve Orman Ürünleri Ýhracatçý Birlikleri Baþkaný), Murat Bozdað (Boydak Dýþ Ticaret Genel Müdürü), Murat Yalçýntaþ (Ýstanbul Ticaret Odasý Baþkaný)

 ÝSTANBUL Ýhracatçý Birlikleri’nin (ÝÝB), Türkiye’nin en baþarýlý ihracatçýlarýný seçtiði ödül töreninde, Boydak Dýþ Ticaret, mobilya kategorisinde ilk sýrada yer aldý. 2010 yýlýnda en fazla ihracat yapan 103 firma arasýnda deðerlendirilen Boydak Dýþ Ticaret, en iyi ihracatçý ödülünün sahibi oldu. Mobilya kategorisinde birinci olan Boydak Dýþ Ticaret’in birincilik ödülünü Boydak Dýþ Ticaret Genel Müdürü Murat Bozdað aldý. Boydak Dýþ Ticaret, bugün Boydak Holding markalarý Ýstikbal ve Bellona’nýn ihracat kanalý olarak hizmet veriyor. Þirket altý kýt'ada; Almanya, Fransa, Belçika, Danimarka, ABD, Avusturalya, Orta Doðu, Kuzey Afrika, Rusya ve Türki Cumhuriyetler dahil olmak üzere 100’e yakýn ülkeye yaptýðý ihracat ve 5 bin satýþ noktasýyla dünya pazarlarýnda yer alý yor. Ýstikbal’in bütün dünyadaki maðaza sayýsý 250’yi aþtý. Ýstanbul / Yeni Asya

DRD Filo Kiralama Soylu ve Cengiz ile anlaþtý

Bankalar hâlâ KKDF alýyor TÜKETÝCÝ Haklarý Derneði Baþkaný Turhan Çakar, Danýþtay’ýn yürütmeyi durdurma kararýna raðmen, bankalarca kredilerden fazladan yüzde 5 Kaynak Kullanýmý Destekleme Fonu (KKDF) tahsilatýnýn devam ettiðini belirterek, hükümeti bu konuda göreve çaðýrdý. Çakar, yaptýðý yazýlý açýklamada, Danýþtay’ýn KKDF’yi yüzde 10’dan yüzde 15’e çýkaran Bakanlar Kurulu Kararý’nýn geriye dönük olarak uygulanmasýnýn yürütmesini durdurduðunu hatýrlattý. Bu karara hemen hemen hiçbir banka ve finans kurumunun uymadýðýný belirten Çakar, haksýz yere alýnan yüzde 5 KKDF tahsilatýnýn sürdürüldüðünü ve bankalarýn bugüne kadar olan fazla tahsilatý tüketicilere iade etmediðini vurguladý. Çakar, þunlarý kaydetti: ‘’Þimdi bu bankalarý, mahkeme kararlarýna saygý göstermeye ve uymaya çaðýrýyoruz. Danýþtay’ýn kararýna göre, artýk 28 Ekim 2010 tarihinden önce alýnmýþ ve o tarihte devam eden TL esaslý sabit ödemeli tüketici kredilerinden fazladan yapýlan yüzde 5 kesintileri vatandaþýmýza iade etmeye ve bu kredilerden devam edenlerinin KKDF oranlarýnýn önceki oran olan yüzde 10’a indirmeye çaðýrýyoruz.’’ Hükümeti de gereðini yapmaya dâvet eden Çakar, tüketicilere bu konuda yardýmcý olacaklarýný bildirdi. Ankara / aa

 TÜRKÝYE’NÝN yerli sermayeli “En Büyük Ope rasyonel Filo Kiralama Firmasý” unvanýný taþýyan ve ayný zamanda sunduðu hizmetler bütünüyle sektörde lider ve öncü bir konuma sahip DRD (Derindere) Filo Kiralama, halkla iliþkiler ve organizasyon faaliyetleri ortaðý olarak Soylu ve Cengiz Danýþmanlýk’ý seçti. DRD Filo Kiralama’nýn yeni PR ajansý olarak görev almaya baþlayan Soylu ve Cengiz Danýþmanlýk, halen Electroworld, OYDER (Otomobil Yetkili Satýcýlarý Derneði) ve Faruk Yal çýn Zoo’ya halen iletiþim danýþmanlýðý hizmeti verirken, Arkas Holding’e ise yönetim danýþmanlýðý hizmeti vermeye devam ediyor. Ekonomi Servisi

Enerji tasarrufu saðlayan Kristalbond Türkiye’de

 KBT kimya, hayat konforu ve enerji tasarrufu için güneþin zararlý ýþýnlarýna karþý kalkan oluþturan Kristalbond’u Türkiye’ye getirerek uygulamaya baþladý. Isý yalýtýmý ve otomotiv sektörüne yönelik yenilikçi ürünleri ülkemize getiren KBT kimya, e nerji tasarruflu sývý cam kaplamasý Kristalbond’u piyasaya sundu. KBT Kimya Genel Müdürü Iþýk Tolgay, Kristalbond ile ilgili þu bilgileri verdi: “Kristalbond sol-gel teknolojisi ve nanoteknoloji’nin birleþmesiyle ortaya çýkan iki kompanetli sývý cam kaplamasýdýr. Amacý güneþin tüm ýþýnýný içeri alýrken zararlý etkilerini engellemektir. Yazýn uygulan dýðý ortamda 6 ile 10 derecelik bir serinlik saðlarken, kýþýn içerideki sýcaklýðýn kaçmasýný önlüyor. Cildi ve eþyalarý koruyor. % 99 Morötesi ýþýnlarý ke sen kristalbond, cilt pigmentasyonundan ve cilt kanserinden korumayý; mobilyalarý ve deðerli eþyalarýn hýzlý bir þekilde solmasýný; iç mekân ýþýklarýndan yayýlan UV ýþýnlarýnýn çektiði böcekleri uzak tutmayý da saðlýyor.” Nagehan Bayram / Ýstanbul

12

ÝLAN

8 TEMMUZ 2011 CUMA

Y

Y seri i l â n l a r Uygun Fiyata Satýlýk DEVREMÜLK Afyon Hilal Termal Tatil Köyünde 17-27 Eylül arasý kullanýma hazýr, 14.000TL satýlýk Not: Araba ile takas olunur. Gsm: 0542 240 03 42

ELEMAN Takým arkadaþlarý arýyoruz. Pazarlama departmanýna yetiþtirilmek üzere elemanlar alýnacaktýr. 0(212) 655 88 59

Otomotiv Sektöründe Yetiþtirilmek üzere 4 yýllýk üniversite mezunu bayan sekreterler alýnacaktýr. DORA OTOMOTÝV Tel: 0(212) 422 22 23 Topkapý'daki okulumuza resim, müzik, beden eðitimi ve çocuk geliþimi öðretmenlerine ihtiyaç duyulmaktadýr. 0532 605 00 02 0506 836 89 00 Web Ofsette çalýþacak makina ustasý ve yardýmcýlarý aranýyor. (0535) 278 52 18 saidaydin@yeniasya.com.tr Kýrtasiye sektöründe deneyimli pazarlama elemaný araç kullanabilen Tel : 0(212) 544 19 20 Gsm: (0506) 860 95 68 Grafik ve Tasarým elemaný aranýyor. Tel : 0(212) 544 19 20 Gsm: (0506) 860 95 68 Özel Duyu Özel Eðitim ve Rehabilitasyon Merkezine Ýþitme Engeliler Öðretmeni alýnacaktýr. Ücret Dolgundur. (0532) 374 68 07 (0505) 778 34 39 Antakya/Hatay Sultanahmet bölgesinde ki otelimiz için Ýngilizce bilen bay resepsiyon elemaný aramaktayýz. Ýrtibat tel : 0(212) 528 95 32 E Ehliyetli Kamyon Þoförü aranýyor. 0(212) 671.51.71  ÝHRACATÇI FÝRMA-

LARLA Telefon trafiðini yürütebilecek seviyede Ýngilizceye vakýf yüksek okul mezunu tesettüre riayet eden Bir Bayan Elemana ihtiyaç vardýr. Çalýþma yeri Rize'nin Pazar Ýlçesidir. Ýrtibat Telefonu: (0542) 223 82 11

KÝRALIK DAÝRE

 Sahibinden Eyüpsultan Akþemsettin Mah. ÝETT Son duraðý Ülker Ýlköðretim Okulu yanýnda kombili cadde üstü iki tarafý açýk 80m2 yeni 2+1 acil ihtiyaçtan satýlýk 115.000TL 0505 374 41 70  Ankara Hilal 92 Arsa ve konut kooperatifindeki 180m2 'lik daire, iþ merkezi ve arsa hisselerim ihtiyaçtan devren satýlýktýr. 0533 761 46 80  Sahibinden Denizli'de Kiralýk zemin dükkân Bayrampaþa Ulu Cami Yaný Ulu Çarþý Ýþhanýnda zemin 11 nolu dükkân Kaloriferli-Kapalý Otoparklý Ýþyeri 300 TL (0533) 712 48 06  Sahibinden Denizli Mehmetçik mahallesi Diþ Hastanesi yanýnda Kombili Daire 100m2 2+1 Yeni Bakýmdan çýkmýþ 280 TL (0533) 712 48 06  75 m2, 1+1, 4 katlý, 1.KAT, Bina yaþý 5-10 yýl arasý, 500 TL depozit, kira 350 TL 0(212) 640 58 88  3+1, kombili, masrafsýz, orta kat, 120 m2, bina yaþý 5-10 yýl arasý, 3 katlý, 2.kat, kat kaloriferli, krediye uygun 700 TL (0536) 313 81 79  90 m2, 2+1, bina yaþý 5-10 yýl arasý, 3 katlý, 3.kat, doðalgaz sobalý kiralýk daire 500 TL kira,

1000 TL depozit (0536) 313 81 79

SATILIK DAÝRE

 SAHÝBÝNDEN DENÝZLÝ Pýnarkent'te satýlýk Dubleks villa 214 m2 bahçeli 115.000 TL Tel: (0535) 423 83 79  Sahibinden DENÝZLÝ'de daire üçlerde 800.yüzyýl konutlarýnda 3+1 kaloriferli 120 m2 (0533) 712 48 06  ASYA TERMAL KIZILCAHAMAM Tatil Köyü'nde SATILIK Devre mülk. 15.Dönem TemmuzAðustos (Sayran Konaklarý B2-2-15) ve 19.Dönem Aðustos-Eylül(Park Evleri C1-065-19) Müracaat Tel:0532-2637221  Kumburgaz 'da Sahibinden satýlýk dubleks daire 180m2 130.000TL Krediye Uygun 0542 512 54 28  Þirinevler 'de Hürriyet mahallesinde Sahibinden satýlýk kombili asansörlü 120m2 daire 115.000TL 0542 512 54 28 Satýlýk Triplex 350m2 kapalý alan 500m2 müstakil bahçe, deniz manzaralý. Beylikdüzü, Kavaklý, Ýstanbul 0532-2366370  Küçükköy Yenimahalle'de 3.Kat 100 m2 Doðalgazlý-Kombili Tapulu-Krediye uygun 120 bin lira Acil ihtiyaçtan satýlýk azda olsa pazarlýk payý var. 0537 712 39 91  400 TL Taksitle Tamamý 39.300 TL'den baþlayan fiyatlarla Samsun Panorama Evlerinde Site içerisinde % 82 yeþil alan, yarý

olimpik açýk havuzu, fitness saðlýk kabini, oyun merkezi, çocuk oyun parký, 24 saat güvenlik, kamelyalar, otoparklar hayalinizdeki yaþama merhaba demek için Arsa Bizim Ýnþaat Bizim Ev Sizin Erken Gelen Kazanýyor Kampanyasýný Kaçýrmayýn. Çekiliþsiz kurasýz istediðiniz daireyi seçme imkaný Ön Kayýt Ýçin: Satýþ Ofisi:0362 428 07 65 Gsm: (0532) 494 85 00 www.alangayrimenkul.com.tr  Sahibinden Denizli'de Üçler 800. yüzyýl Belediye Toki Konutlarýnda 3+1 Asansörlü Isý Ýzalasyonlu 120 m2 çevre düzenlemesi ve sosyal tesisleri faal 82.000 TL (0533) 712 48 06

SATILIK ARSA

 Bilecik Gölpazarýnda 500m2 arsalar tamamý 1.500TL'den baþlayan fiyatlarla 0534 558 02 68  Sakarya Kaynarca'da Ýstanbula 100 dakika mesafede dönümü 10.000'den 20.000'e kadar müstakil tapulu araziler 0536 770 04 97  Yalova Fevziye köyünde asfalt cepheli 4200m2 85.000TL 0532 631 12 25  Yalova 'da Sahibinden 2300m2 arazi 80.000TL 0532 631 12 25  Arnavutköy 'de Sahibinden yerleþim içerisinde elektriði, suyu çekilebilir. 500m2 tamamý 22.000 Yarý peþin yarýsý vadeli Hemen tapulu arsa, 0(212) 597 99 21 (0532) 552 5973 Trakya'nýn muhtelif yerlerinde sanayi-tarým hayvancýlýk veya kýsa ve

T. C. KARTAL 1. SULH HUKUK MAHKEMESÝNDEN ÝLAN ESAS NO: 2011/471 Esas. KARAR NO: 2011/673 Mahkememizin yukarýda dosya ve karar numarasý yazýlý kararýyla, Aleksandýr ve Safiye Olga'dan olma ,1984 Rusya doðumlu Sergey ROTOZIY kýsýtlanarak 1964 doðumlu annesi SAFÝYE OLGA KIRGIZ'ýn VELAYETÝ ALTINA KONULMUÞTUR. Ýlan olunur. www.bik.gov.tr B: 44947

T. C. KADIKÖY 2. SULH HUKUK MAHKEMESÝ ÝLAN Esas No: 2010/1675 Vasi Tayini. Mahkememizce verilen 21/06/2011 tarih, 2010/1675 Esas ve 2011/989 Karar sayýlý karar ile Eskiþehir Ýli, Odunpazarý Ýlçesi, Akçaðlan Mah./Köyü, Cilt No: 3, Hane No: 168, Birey Sýra No: 37'de nüfusa kayýtlý, Bahattin ve Hürmüz'den olma, Zara - 12/08/1945 doðumlu, 13247163704 T.C. Kimlik Numaralý AYSELÝ YALAMA'nýn TMK'nun 405. maddesi gereðince VESAYET ALTINA ALINARAK TMK. 419. mad. gereðince kendisine 39142296972 T.C. Kimlik Numaralý kýzý SELMA SERGER vasi tayin edilmiþtir. 21/06/2011 www.bik.gov.tr B: 45012

ÝNCÝRLÝOVA ASLÝYE HUKUK MAHKEMESÝNDEN (AÝLE MAHKEMESÝ SIFATIYLA) ESAS NO: 2010/270 Esas. KARAR NO: 2011/76 Davacý MUHAMMED AK aleyhine mahkememizde açýlan Nüfus (Ad Ve Soyadý Düzeltilmesi Ýstemli) davasýnýn yapýlan açýk yargýlamasý sonunda; Davanýn KABULÜ ile Afyonkarahisar ili, Emirdað ilçesi, Derköy köyü cilt 51, hane 11 BSN 30'da kayýtlý 21844153356 TC nolu Ramazan ve Hacer'den olma, 04/04/1981 doðumlu MUHAMMED AK'ýn isminin MOHAMED MUSTAPHA AK olarak DÜZELTÝLMESÝNE karar verilmiþtir. Keyfiyet üçüncü kiþilere MK.nun 27/2. maddesi gereðince ilan olunur. 11/05 2011 www.bik.gov.tr B: 44871

T. C. KADIKÖY 2. SULH HUKUK MAHKEMESÝ ÝLAN 2010/726 Vas. Tayini. Mahkememizce verilen 01/03/2011 tarih, 2010/726 E., 2011/233 K. sayýlý karar ile Süleyman ve Saadet'ten olma, 23/03/1951 d.lu, CELAL ÝÞÝTMEZ'in TMK'nun 405. maddesi gereðince VESAYET ALTINA ALINARAK TMK. 419. mad. gereðince kendisine kýz kardeþi 1956 d.lu, Süleyman kýzý NÝLGÜN ÝÞÝTMEZ vasi olarak tayin edilmiþtir. 03/03/2011 www.bik.gov.tr B: 45013

T. C. ÝZMÝR 6. ASLÝYE HUKUK MAHKEMESÝNDEN ÝLAN Esas No: 2011/100 Karar No: 2011/236 Davacý/Davacýlar EYLEM YÜKSEL ile davalý/davalýlar NÜFUS MÜDÜRLÜÐÜ arasýnda mahkememizde görülmekte olan Nüfus (Ad Ve Soyadý Düzeltilmesi Ýstemli) davasý nedeniyle; Davanýn kabulü ile Tokat ili, Zile ilçesi, Sofular mah./köyü, cilt 56, hane no: 19, Birey sýra no: 25'de kayýtlý 65416007234 TC vatandaþlýk nolu Hüseyin ve Safiye kýzý Sivas 01.09.1979 doðumlu EYLEM YÜKSEL'in EYLEM olan isminin ELÝF olarak DEÐÝÞTÝRÝLMESÝNE, Dair 10.05.2011 tarihli kararýn TMK.nun 27. mad. gereðince 1 yýl içinde itirazý kabil olmak üzere gazetede ilan olunur. www.bik.gov.tr B: 44854

ADANA 1. ASLÝYE HUKUK MAHKEMESÝ ÝLAN ESAS NO: 2011/386 Esas. KARAR KARAR NO: 2011/300 Karar. (Davanýn KABULÜNE, Adana ili, Kozan ilçesi, Ilýca köyü, Cilt no: 0066, Aile no: 00055, Sýra no: 0172 T.C. No: 15457221052'de nüfusa kayýtlý Hüseyin ve Atike'den olma 12.12.1975 Adana Doðumlu Tülay Berber'in nüfus kaydýndaki Tülay olan isminin iptali ile isminin Gülay OLARAK TASHÝHÝNE, karar verilmiþtir. www.bik.gov.tr B: 44619

T. C. KARTAL 1. SULH HUKUK MAHKEMESÝNDEN ÝLAN ESAS NO: 2011/208 Esas. KARAR NO: 2011/1083 Mahkememizin yukarýda dosya ve karar numarasý yazýlý kararýyla, Ordu ili, Gölköy ilçesi, Kozören mah/köy nüfusuna kayýtlý Ahmet kýzý, 1947 doðumlu FATMA ÇÝÇEK hacir altýna alýnarak, kendisine 1977 doðumlu GÜLDEREN KARAKOCA VASÝ OLARAK ATANMIÞTIR. Ýlan olunur. www.bik.gov.tr B: 44845

Dosya No: 2010/26 Müteveffa Sultana Baruh hakkýnda mahkememizde görülmekte olan vasiyetnamenin açýlýp okunmasý davasý nedeniyle; Mirasçýlardan Kalo Eskinazi adýna çýkartýlan vasiyetnamenin tebliðine iliþkin tebligatýn yapýlamadýðý ve bu mirasçý adýna yapýlan zabýta araþtýrmasýna raðmen de adresinin bulunamadýðý ve adrese dayalý nüfus kayýt sisteminden de kontrol edildiðinde þahsa ait herhangi bir adres tespitinin yapýlamadýðý bildirilmiþ olduðundan mahkememizce muris Sultana Baruh tarafýndan yapýlan vasiyetnamenin yasal mirasçý Kalo Eskinazi'ye ilanen tebliðine karar verildiðinden, muris Sultana Baruh'a ait Beyoðlu 6. Noterliði tarafýndan düzenlenmiþ 25 Kasým 1999 tarih ve 23515 yevmiye nolu Düzenleme Þeklinde Vasiyetnamesi'nde "Ýstanbul ili Adalar ilçesi Maden Mah. Yeni Açýlan Yol Sokak ve Büyükada mevkiinde kain ve tapunun 32 pafta, 222 ada, 106 parsel sayýlarýnda kayýtlý 4 kat, 17 daireli kargir apartman nitelikli, 958 m2 yüzölçümlü apartmandaki 70/1400 arsa paylý zemin kat 7 no'lu baðýmsýz bölüm ile Ýstanbul ili, Þiþli ilçesi, Þiþli Mahallesi, Sýracevizler Sokakta kain ve tapunun 153 pafta, 1031 ada, 141 parsel sayýlarýnda kayýtlý kargir iki blok apartman nitelikli, 350.35 m2 yüzölçümlü taþýnmazdaki B Blok mesken nitelikli 160/5520 arsa paylý, 1. kat 22 no'lu baðýmsýz bölümdeki 1/2 nispetindeki hissem ile yine ayný taþýnmazýn 1/2 hissedarý bulunan murisim Miþon Baruh'un vefatý nedeni ile diðer mirasçýlar meyanýnda bu 22 nolu baðýmsýz bölümdeki 1/2 hissesinden bana da intikali gereken hak ve hisselerimin tamamýný ve Ýstanbul Karaköy, Voyvoda Cad. No: 35/37 adresinde bulunan OSMANLI BANKASI ANONÝM ÞÝRKETÝ ("BANKA") KARAKÖY ÞUBESÝ nezdinde bulunan; B/1360 sayýlý kasa içerisinde çýkacak olan hertürlü menkul deðerleri eþit olarak paylaþýlmak üzere Okçumusa Cad. No: 15 Demet Apt. D: 10 Þiþhane-Ýstanbul adresinde bulunan "OR-A HAYÝM HASTANESÝNE YARDIM DERNEÐÝ" ile merkezi Ýstanbul, Þiþli, Abide-i Hürriyet Cad. Atlas Apt. No: 157/9 adresinde bulunan "FAKÝR HASTALARA YARDIM DERNEÐÝ"ne ve diðer taraftan; Türkiye Cumhuriyeti Hudutlarý dahilindeki muhtelif bilumum Bankalarýn merkez ve þubelerinde TL veya Döviz olarak açtýrmýþ bulunduðum vadeli, vadesiz TL veya Döviz bazýndaki tüm hesaplarýmda bulunan nakit paralarý da merkezi; Tayyareci Fehmi Sk. No: 28/3 Osmanbey/Ýstanbul adresinde bulunan YETÝMLERÝ KORUMA VE BARINDIRMA DERNEÐÝ'ne vasiyet ediyorum." þeklindeki vasiyetnamenin (bu vasiyetnameye karþý tebliðden itibaren bir ay içerisinde itirazýnýz var ise mahkememiz dosyasýna bildirmeniz) ve 06/10/2011 günü saat 14:00 olan duruþma gününün yasal mirasçý Kalo Eskinazi'ye tebliði yerine kain olmak üzere ilan olunur. 10/06/2011 www.bik.gov.tr B: 45022

T. C. BAKIRKÖY 3. AÝLE MAHKEMESÝ ÝLAN ESAS NO: 2009/396 04/07/2011 KARAR NO: 2011/506 Davacý Yunis Gökaydýn tarafýndan davalý Fatma Gökaydýn aleyhine açýlan boþanma davasýnda: Davalý FATMA GÖKAYDIN (T.C. 39574223218) yaptýrýlan zabýta tahkikatýnda da tebligata yarar açýk adresinin tespit edilemediðinden mahkememize ait 10.06.2011 tarih, 2009/396 esas, 2011/506 sayýlý kararýn Türkiye genelinde yayýmlanan gazetelerin birinde ilanen tebliðine karar verilmiþtir. 1- Davanýn KABULÜ ile; ERZÝNCAN Ýli, MERKEZ Ýlçesi, BALIBEYÝ KÖYÜ, Cilt 59, hane 20'de nüfusa kayýtlý, SÜLEYMAN ve ÞEFÝKA'dan olma, 21/01/1949 doðumlu davacý YUNÝS GÖKAYDIN ile ayný hanede nüfusa kayýtlý, (Binnatova kýzlýk soyadý ile gelen) ALÝRZA ve PIRHANIM'dan olma, 09/08/1952 doðumlu davalý FATMA GÖKAYDIN'ýn T.M.K.'nun 166/1 maddesi uyarýnca þiddetli geçimsizlik nedeni ile BOÞANMALARINA, 10.06.2011 tarihinde karar verilmiþ olup iþ bu ilamýn yayýmlandýðý tarihten itibaren yedi (7) gün sonra teblið edilmiþ sayýlacaðý teblið tarihinden itibaren 15 gün içinde temyiz edilmediði takdirde kesinleþeceði hususu davalýya ilanen teblið olunur. www.bik.gov.tr B: 44982

T. C. ÝZMÝR 6. ASLÝYE HUKUK MAHKEMESÝNDEN ÝLAN Esas No: 2010/616 Karar No: 2011/148 Davacý/Davacýlar HÜSEYÝN SÜLLÜ ile davalý/davalýlar NÜFUS MÜDÜRLÜÐÜ arasýnda mahkememizde görülmekte olan Nüfus (Ad Ve Soyadý Düzeltilmesi istemli) davasý nedeniyle; Davanýn kabulü ile Muðla ili, Yataðan ilçesi, Elmacýk köyü, cilt 21, Hane 37, Birey sýra no: 12'de nüfusa kayýtlý 32663150556 TC vatandaþlýk nolu Yaþar ve Fatma'dan olma Yataðan 25.07.1981 doðumlu HÜSEYÝN SÜLLÜ'nün HÜSEYÝN olan isminin KEREM HÜSEYÝN olarak DEÐÝÞTÝRÝLMESÝNE, Dair 22.03.2011 tarihli kararýn, TMK.nun 27. mad. Gereðince 1 yýl içinde itirazý kabil olmak üzere gazetede ilan olunur. www.bik.gov.tr B: 44856

SERÝ ÝLANLARINIZ ÝÇÝN email: reklam@yeniasya.com.tr Fax: 0 (212) 515 24 81 uzun vadeli yatýrýmlýk imarlý, imarsýz arsa ve tarlalar için arayýn. Abdullah Gürman (0532) 323 94 27 - 0(282) 653 66 67 0(282) 651 66 40 www.gurmanarsaofisi.com Çorlu/Tekirdað

VASITA

 2006 GAZELLE sobol

çok temiz 44.500 km de vade ve takas olur, gaz 2752 model, 44500 km de, motor hacmi 18.012.000 cm3, motor gücü 101125 arasý, beyaz renk, manuel vites, dizel yakýt, takaslý, ikinci el 10.000 TL. 0(212) 640 58 88 2003 model Transit connect 160,000 km 12.000 TL kapalý kasa (0532) 365 06 37 /Ankara 2005 model Transit connect 151,000 km 14.000 tl kapalý kasa (0532) 365 06 37 /Ankara

ÇEÞÝTLÝ

Gebze Abdi Ýpekçi Mahallesinde (Tren Ýstasyonu Yaný) bulunan "Ucuzluk Japon Pazarý" Dükkânýmý Uygun Þartlarda Devretmek Ýstiyorum. (0537) 334 58 94 Acele Devren Satýlýk veya Kiralýk Pastane (0539) 260 53 08/Fatih

NAKLÝYE

Semerkand Þehiriçi Þehirlerarasý marangozlu 0212 217 29 30 0216 482 93 23 0532 590 16 03

PÝKNÝÐE DÂVET "Þehitler diyarý Çanakkale mezunlarý ve mensuplarý kýr gezisi ve þehitlik ziyareti" bu yýl 10 Temmuz 2011 Pazar günü yapýlacaktýr. Çan ilçemizde yapýlacak piknik akabinde arzu eden aileler için Pazartesi günü (Mehmet Kaplan Rehberliðinde) Þehitlik ziyareti gerçekleþtirilecektir. Ýrtibat: Ramazan Durgun (0505) 646 29 29 Mehmet Kaplan (0542) 291 24 50 BAKIRKÖY 1. ASLÝYE HUKUK MAHKEMESÝ HAKÝMLÝÐÝNDEN ÝLAN Bakýrköy 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 22.03.2011 tarih, 2010/206 esas, 2011/50 karar sayýlý kararý ile Aksaray, Ortaköy,Sarýkaraman, cilt 33, hane 14'de kayýtlý Pempe Demirer'in, nüfusta Pempe olan isminin Zeynep Feray olarak düzeltilmesine karar verilmiþtir. www.bik.gov.tr B: 44945

T. C. BÜYÜKÇEKMECE 1. ASLÝYE HUKUK MAHKEMESÝ ÝLAN ESAS NO: 2011/359 KARAR NO: 2011/429 Yukarýda esas ve karar numarasý belirtilen Mahkememizin 03/06/2011 tarihli kararý ile; Davacýnýn davasýnýn KABULÜNE, SÝÝRT-BAYKAN-ÇUKURCA-CÝLT 9, HANE 60' DA NÜFUSA KAYITLI Mehmet ve Methiye'den olma. 1991 d.lu. 14375854816 TC nolu ÜMRAN SEVÝMLÝ'nin Kayden "ÜMRAN" olan ön adýnýn "EMRAH" olarak tashihen TESCÝLÝNE, ÝLANINA, karar verilmiþtir, ilan olunur. 04/07/2011 www.bik.gov.tr B: 44829

PENDÝK 1. ASLÝYE HUKUK MAHKEMESÝNDEN ÝLAN ESAS NO: 2011/37 KARAR NO: 2011/253 Davacý Zümret Vatansever tarafýndan davalý Pendik Nüfus Müdürlüðü aleyhine mahkememizde açýlan Nüfus (Ad Ve Soyadý Düzeltilmesi Ýstemli) davasýnýn yapýlan açýk yargýlamasý sonunda; Davanýn kabulü ile Sakarya, Akyazý, Cumhuriyet Mah. C: 1, H: 375'de nüfusa kayýtlý Abdullah ve Hayriye'den olma, 28/11/1966 doðumlu ZÜMRET VATANSEVER'in isminin T.M.K. 27. maddesi uyarýnca ZÜMRÜT olarak tashihen düzeltilmesine karar verildiði ilan olunur. Ýþ bu ilanýn yayýnlandýðý tarihten itibaren 7 gün sonra teblið edilmiþ sayýlacaktýr. 05/07/2011 www.bik.gov.tr B: 44960

T. C. ANKARA 10. ASLÝYE HUKUK MAHKEMESÝ ÝLAN ESAS NO: 2011/148 Es. Davacýlar tarafýndan davalý Nüfus Müdürlüðü aleyhine açýlan soyadý tashihi davasýnýn Mahkememizce yapýlan yargýlamasý sonunda; Çorum ili, Ýskilip ilçesi, Hacýpiri mah/köy, cilt no: 5, hane no: 234, BSN: 9'da nüfusa kayýtlý Serdar ile Nimet oðlu 16/05/1979 Ýskilip doðumlu 35128216828 TC kimlik numaralý Uður Utankaç'ýn nüfusta kayýtlý olan Utankaç soyadýnýn BORAN olarak TASHÝHÝNE, karar verilmiþtir. M.K. 26. maddesi gereðince ilan olunur. 23/06/2011 www.bik.gov.tr B: 44902

T. C. SUSUZ ASLÝYE HUKUK MAHKEMESÝNDEN ÝLAN Esas No: 2010/120-145 Esas. Davalý: BAÐDA GARÝP Yolboyu Köyü Susuz/ KARS Davacý Ulaþtýrma Bakanlýðý tarafýndan aleyhinize açýlan Kamulaþtýrma (Taþýnmazýn Tescili Ýstemli), davasýnýn yapýlan yargýlamasýnda; Mahkemenizce dava dilekçesinde belirtilen adresinize duruþma gününü bildirir davetiye çýkarýlmýþ olup, bu adresinize tebligat yapýlamadýðý kolluk araþtýrmalarýnda da tespit edilen adreslere çýkartýlan davetiyelerin sonuçsuz kaldýðý tebligat yapýlamadýðýndan dava dilekçesi ve duruþma gününün ilanen tebliðine karar verilmiþtir. Duruþma Günü: 20/09/2011 günü saat: 10:25'de duruþmada bizzat hazýr bulunmanýz veya kendinizi bir vekille temsil ettirmeniz, Aksi taktirde H.U.M.K.'nun 3156 sayýlý yasa ile deðiþik 213/2 maddesi uyarýnca yargýlamaya yokluðunuzda devam olunacaðý hususu, Dava Dilekçesi ve duruþma günü yerine geçerli olmak üzere ilanen teblið olunur. www.bik.gov.tr B: 45054

DÝZÝ

Y

8 TEMMUZ 2011 CUMA

13

‘‘

Said Nursî’nin istikbale dair verdiði müjdelerin gerçekleþmesini beklerken, onun önemle altýný çizip vurguladýðý þartlarýn tahakkuk edip etmediðine veya hangi ölçüde ettiðine de bakmamýz lâzým. Bunu yaparken bize düþen vazife, son âna kadar müjdelerin ve tahakkuk þartlarýnýn takipçisi olmak.

diði emirleri tanýmak, günah ve emre muhalefet ettiði vakit, kalben tevbe ve nedamet etmek (piþmanlýk duymak) iledir. Yoksa büyük günahlarý serbest iþleyip istiðfar etmemek ve aldýrmamak, o imandan hissesi olmadýðýna delildir.” (Emirdað Lâhikasý, 177) Bu ifadeler, inanç ve fikir mücadelesi alanýnda çoktan teslim bayraðýný çekmiþ olan ateizmin uygulamada ve günlük hayatta çok daha tehlikeli ve yaygýn bir versiyonu olan “pratikte ateizm”e karþý “imaný tahkim” hizmetinin global çapta taþýdýðý önemin temelini oluþturuyor. Ratzinger’in “Avrupa’da yeni bir ideoloji haline getirilip Hýristiyan vizyonuna kamusal alanda yer býrakmayan laiklik anlayýþý din özgürlüðünü zedeliyor” tesbiti ise Müslümanlarýn da muztarip olduðu bir diðer önemli problemin altýný çiziyor. Ve ortak mücadele alanlarý böyle þekilleniyor. ***

ÝMAN TEMELÝNDE ORTAK MÜCADELE Said Nursî eserlerinde ýsrarla “imaný tahkim” vurgusu yapýyor. Hýristiyan âleminin önde gelen isimleri de günümüzde “Allah'ý yok sayan anlayýþ”ýn yaygýnlýðýndan þikâyet ediyor. Ve ortak bir mücadele zemini bu temel üzerinde oluþuyor. Ortak mücadele

atikan Dinler Arasý Cizvit Sekreteryasý eski Genel Sekreteri Prof. Dr. Thomas Michel, günümüzün en büyük tehlikelerinden birinin “pratikte ateizm” hastalýðý olduðunu söylemiþ ve bunun açýklamasýný da þöyle yapmýþtý: “Ýnsanlar açýkça Allah’ý inkâr etmiyorlar, ancak lâkayt bir tavýr içindeler. Günlük yaþantýda Allah’ýn varlýðý hissedilmiyor. Geçmiþte insanlar bilimsel bazý verilere dayanarak Allah’a inanmadýklarýný söylüyorlardý. Bugün durumun öyle olduðunu zannetmiyorum. Yalnýzca ilgilenmiyorlar, oralý olmuyorlar. Eðlenceler, þarkýlar, danslar ve seksle kendilerini avutup, düþünmemeye çalýþýyorlar.” (Köprü, Kýþ-2003, s. 20) Aradan zaman geçti. Bir baþka Vatikan sözcüsünden þu tesbitler sâdýr oldu: “Siyaset arenasý, Allah’ý sanki bu dünyayla hiç ilgisi yokmuþ gibi bir kenara iterek kendi normlarýyla kendi yolunda ilerliyor. Ayný þey ticarette, ekonomide, özel hayatta da yapýlýyor.” Bu beyanlarýn sahibi, daha sonra Papalýk makamýna oturan

V

KÂZIM GÜLEÇYÜZ

-10-

irtibat@yeniasya.com.tr

Vatikan Dinî Öðretiler Kurulunun Baþkaný Kardinal Joseph Ratzinger. “Allah’ý tümüyle yok sayan toplumlar, kendi yýkýmlarýný hazýrlamaktadýrlar” diyen Ratzinger, bunun örneklerinin geride býraktýðýmýz yüzyýlda totaliter rejimlerde görüldüðüne dikkat çekiyor. Türkçeye “Eðer Allah Ýsteseydi” baþlýðýyla çevrilip Yeni Asya

Risale-i Nur ve Papalýk B ediüzzaman Said Nursî’nin Emirdað mektuplarýnýn toplandýðý Emirdað Lâhikasý isimli eserinin ikinci cildini açanlar, Papalýk Makam-ý Âlîsi Kalem-i Mahsusu Baþkitabet Dairesi antetli, Vatikan çýkýþlý, 22 Þubat 1952 tarihli ve Vatikan Bayn Baþkâtibi imzalý þöyle bir mektupla karþýlaþýrlar: “Efendim! Zülfikar nâm el yazýsý olan güzel eseriniz Ýstanbul’daki Papalýk makam-ý vekâleti vasýtasýyla Papa Hazretleri ne takdim edilmiþtir. Bu nazik saygýnýzdan dolayý gayet mütehassis olduklarýný bildirirken, üzerinize Cenab-ý Hakkýn lütuflarýný dilediklerini tebliðe beni memur ettiklerini arza müsâraat (teþebbüs) eylerim. Bu vesile ile saygýlarýmý sunarým efendim.” (1994 Yeni Asya baskýsý, s. 303) Katolik dünyasýnýn kalbi olan Vatikan’ýn Ýslâma bakýþýnda henüz yumuþama belirtilerinin pek fazla su yüzüne çýkmadýðý bir dönemde, acaba Bediüzzaman—Kur’ân’ýn mu'cizeliðini ve Peygamberimizin risaletini izah ve ispat eden—Zülfikar isimli eserini niçin Papa’ya göndermiþti? Ve eserin gönderilmesi münasebetiyle Vatikan’dan iletilen mesajý, kýyamete kadar okunup istifade edilecek olan bir eserine niçin koydurmuþtu? Bu dikkat çekici tavrýn sýr ve hikmetleri, aradan yýllar geçtikten sonra bir bir ortaya çýkýyor. Ýþte 1990’larýn ba þýnda Paris Papalýk Epskopatlýðý tarafýndan hazýrlanan bir rapordan bazý pasajlar:

 Hýristiyan olup da son aylarda Ýslâmiyeti tercih ettikleri resmen tesbit edilen kiþilerin sayýsý 58.135. Bunlarýn dýþýnda, bir sene içinde 130 bine yakýn Hýristiyanýn daha Ýslâmiyeti kabul edeceði tahmin ediliyor. Ýslâmý seçen eski Hýristiyanlar, bu tercihlerinin asýl sebebi olarak, yüzde 74 oranýnda, materyalizmin yol açtýðý boþluk ve panik karþýsýnda Ýslâmýn tesellî, huzur, kurtuluþ, yaþama gücü ve sevinci vermesini gösteriyorlar.  Yeni Müslümanlarýn yüzde 89’u, Hz. Muhammed’in (a.s.m.) örnek ve efsaneden uzak gerçek hayat mükemmelliðini, Ýslâmiyeti tercih ediþlerindeki ana saik olarak görüyor.  Ýslâm tarihini ve Ýslâmî eserleri okuyarak Müslüman olanlarýn oraný yüzde 30; Mevlâna, Gazalî gibi Ýslâm âlimleri nin eserleri, hadis kitaplarý ve Ýslâm ülkelerinde çýkan çeþitli kitaplar vesilesiyle Ýslâmý seçenler yüzde 38. Ve yeni Müslümanlarýn yüzde 32’si, Risale-i Nur’un tercümesini okuyarak Ýslâmý seçtiklerini söylüyorlar. Risale-i Nur’un insan ve kâinata bakýþýnýn kendilerini bunalýmdan ve boþluktan kurtardýðýný ifade eden bu Müslümanlar, Ýslâmdan baþka hiçbir izah tarzýnýn kendilerini tatmin etmediðini kaydediyorlar. Papalýðýn raporlarýndan birkaç cümle daha: Avrupa’da gerek Katolik, gerekse Protestan cemaatine

Yayýnlarýnca neþredilen kitabýn Müslümanlarla diyalog konusunda çok ilginç açýlýmlar getiren yazarý Michel Lelong da insanlýðýn probleminin Allah’la irtibatýný kesmesinden sonra baþlayýp yoðunlaþtýðýný belirtmiþti. Katolik âleminin önde gelen üç ismince dile getirilen probleme, hayatýný “iman hizmeti”ne vakfetmiþ bir Ýslâm düþünürü olarak Bediüzzaman’ýn da hassaten vurgu yaptýðýný görmekteyiz. Nitekim Risale-i Nur’un iman noktasýndaki tahkimatýný eleþtirip “Herkes Allah’ý bilir, onu daha yeni ders almaya ihtiyacýmýz yok” diyenlere verdiði cevap bu açýdan dikkate þayandýr: “Bir Allah var deyip, bütün mülkünü esbaba ve tabiata taksim etmek, (...) herþeyin yanýnda hâzýr irade ve ilmini bilmemek ve þiddetli emirlerini tanýmamak ve sýfatlarýný ve gönderdiði elçilerini, peygamberlerini bilmemek, elbette hiçbir cihette Allah’a iman hakikati onda yoktur. “Ona iman etmek, Kur’ân-ý Azîmüþþanýn ders verdiði gibi, o Hâlýk’ý (Yaratýcýyý) sýfatlarý ile, isimleri ile umum kâinatýn þehadetine istinaden kalben tasdik etmek ve elçileriyle gönder-

baðlý olan kiliseler son yýllarda cemaat yokluðundan kapanmakta ve baþka iþleri tercih edenlerin çokluðu karþýsýnda kiliseler papazsýz kalmaktadýr. Buna karþýlýk, sadece Fransa, Hollanda, Belçika, Almanya, Lüksemburg ve Danimarka’da son beþ yýl içinde kapanan veya iþyeri haline getirilen yahut cami þekline tahvil edilen kiliselerin sayýsý 1800’ü aþmýþ ve bu memleketlerdeki camilerin sayýsý 2500’ün üzerine çýkmýþtýr. ... Þayet gerekli tedbirler alýnmazsa, önümüzdeki on yýl içinde Hýristiyan Avrupa’nýn din mozayiðinde büyük deðiþme meydana gelebilecektir.” Batý toplumunda giderek hýz kazanan “Hýristiyanlýktan Ýslâma yöneliþ”te Risale-i Nur tercümelerinin sahip olduðu role dikkat çekilen bu ilk Papalýk raporunun ardýndan, müteakip senelerde de benzer raporlar hazýrlandý mý, o zaman on yýl sonrasý için öngörülen “deðiþme” yönünde ne gibi geliþmeler meydana geldi ve Papalýðýn bu konuda en son deðerlendirmesi hangi istikamette; bilmiyoruz. Ama iþaretler “manevî fütuhat”ýn bütün hýzýyla sürdüðünü ve merhum Mehmet Emin Birinci’nin “Hýristiyan Nur Talebelerinin birincilerinden” olarak nitelenen Thomas Michel (Yeni Asya, 23.3.2005) örneðinde gö rüldüðü gibi bizatihî Vatikan’ýn içine kadar nüfuz ettiðini gösteriyor.

Müjdelerin tahakkuku için

Bediüzzaman’ýn, en zorlu ve karanlýk dönemlerde bile istikbale dair ümit dolu müjdeler verdiði mâlûm. “Ben acele ettim, kýþta geldim, sizler Cennetâsâ bir baharda geleceksiniz. Þimdi ekilen nur tohumlarý zemininizde çiçek açacaktýr” ifadesi, bunlarýn en çok bilinenlerinden biri. Selef-i Salihînin ve her asrýn manevî temsilcilerinin teþkil ettiði muhteþem meclisten sâdýr olan “Ümitvar olunuz, þu istikbal inkýlâbý içinde en yüksek gür sadâ Ýslâmýn sadâsý olacaktýr” mesajýnýn Said Nursî vasýtasýyla umuma mal olduðu da. Ancak bu müjdelerin tahakkuku ve en görünür ifadeleri olan “dindarane ve mes’udane haletler”in toplum ve siyaset âleminde ihlâsla hazmedilip yaygýn þekilde tezahürü, þartlara baðlý. Nitekim Bediüzzaman’ýn Münâzarât, Hutbe-i Þamiye, Sünûhat ve Muhakemat gibi eserlerindeki izahlarda bu þartlarýn da anlatýldýðýný görmekteyiz. Meselâ Ýslâmýn hakikatlerinin mazi kýt'asýný tamamen istilâ etmesini engellemiþ olan “ecnebilerin cehli, vahþeti, dinlerine taassuplarý, papazlarýn ve ruhanî reislerin tahakkümü ve insanlarýn körü körüne onlarý taklit etmesi” gibi sebeplerin, ilim, eðitim, medeniyet, fikir hürriyeti ve gerçeði arama meylinin inkiþafý gibi müsbet geliþmelerle izale olmaya baþladýðýný söylüyor Said Nursî. Ve medenîlere galebe çalmanýn, söz anlamayan vahþiler gibi icbarla deðil, ikna ile olacaðýný ifade ediyor. Bu ikna bahsindeki en önemli noktayý da, “Müslümanlarýn yaþayýþ ve ahlâklarý ile Ýslâma ayna olmasý” olarak tarif ve tavsif ediyor. Bediüzzaman’ýn dikkat çektiði þu hususlar da Müslümanlarla ilgili: Ýstibdat, ahlâkî zaafiyet ve “Dinle bilim çatýþýyor” yanýlgýsý. Ve bunlarýn da ortadan kalkmakta olduðunu gösteren iþaretlere dikkat çekiyor. Vicdanýn dinî ilimlerle, aklýn modern fenlerle aydýnlanacaðýný ve ikisinin kaynaþmasýyla hakikatin tecellî edeceðini ifade ile, hem dini bilen ve yaþayan, hem de çaðýn getirdiði yeniliklere açýk nesiller yetiþtirmenin ideal formülünü veriyor. Ama bu fikirler yüz sene önce gündeme getirilmesine raðmen, resmî mahfillerce kulak verilmedi. Dahasý, tam tersi yönde uygulamalar yapýldý. Bu da, müjdelerin gerçekleþme þartlarýnýn oluþmasýný engelledi, sabote etti veya geciktirdi. Bunun sebebi ise, Kur’ân’a karþý bin yýllýk düþmanlýklarla biriken taarruz ve imha planlarýnýn, tarihte misli görülmemiþ dehþetli taktiklerle uygulamaya konulmasý ve doðrudan imanlarýn hedef alýnmasýydý. Ama Said Nursî bunlara da Ýlâhî bir tavzifle telif ettiði eserlerle karþýlýk verdi ve risaleler üzerine bina edilen hizmet, planlarý bozdu. Böylece, herþeye raðmen, epeyce gecikmeli de olsa, istikbal müjdelerinin tahakkukuna müsait imanlý ve þuurlu bir toplum yapýsý teþekkül etti. Tahkikî iman ve onun verdiði þuur temeline dayanan bu toplum yapýsýnýn korunmasý ve geliþtirilmesi için dikkat edilmesi gereken hassas ölçüler yine Bediüzzaman’ýn izah ve ikazlarýnda mevcut. Söz geliþi, imanýn getirdiði dindarlýðýn, dünyevîleþtirme tuzaklarýyla dejenere edilip içinin boþaltýlmamasý, ihlâs odaklý, rýza-yý Ýlâhî ve ahiret eksenli bir hayat üslûbunun muhafaza edilmesi noktasýnda bu izah ve ikazlar çok önemli. Bunlara hassasiyetle uyulmasý, istikbal müjdelerinin her türlü þaibe ve tartýþmadan âzade bir þekilde gerçekleþmesi açýsýndan da çok hayatî. Velhasýl, Said Nursî’nin verdiði müjdelerin gerçekleþmesini beklerken, onun önemle altýný çizip vurguladýðý þartlarýn tahakkuk edip etmediðine veya hangi ölçüde ettiðine de bakmamýz lâzým. Keza, onun “Çabuk kýyamet kopmazsa... Dünyanýn ömrü kalmýþsa...” gibi ifadelerle koyduðu kayýtlarý da gözden kaçýrmamak gerekiyor. Zira iman-küfür mücadelesinin her geçen gün daha da þiddetlendiði ahirzaman sürecindeyiz. Burada bize düþen vazife, son âna kadar müjdelerin ve tahakkuk þartlarýnýn takipçisi olmak.

{

SON

{

20 yýl önce hazýrlanan bir Vatikan raporuna göre, Avrupa'daki yeni Müslümanlarýn yüzde 32’si, Risale-i Nur’un tercümesini okuyarak Ýslâmý seçtiklerini söylemiþ. FOTOÐRAF:YENÝ ASYA

14

SPOR

8 TEMMUZ 2011 CUMA

Y

Þikeye karýþan 20 kiþi Metris Cezaevinde

Fenerbahçeli futbolcular tepkili

Düzce'nin Kaynaþlý ilçesindeki Fenerbahçe Topuk Yaylasý Kamp ve Dinlenme Tesisleri'nde yapýlan antrenman öncesinde futbolcular neþeli bir çalýþma gerçekleþtirdi. FOTOÐRAF: A.A

ALIN TERÝYLE KAZANDIK DÜZCE TOPUK YAYLASI KAMPINDA SON YAÞANAN GELÝÞMELERÝ KENDÝ ARALARINDA KONUÞAN FENERBAHÇELÝ FUTBOLCULAR, ÞAMPÝYONLUÐU SAHADA MÜCADELE EDEREK VE ALIN TERÝYLE KAZANDIKLARINI SÖYLEDÝ. DÜZCE'DE yeni yapýlan Topuk Yaylasý Tesislerinde yeni sezon hazýrlýklarýný sürdüren Fenerbahçeli futbolcularýn kampta kendi aralarýnda son yaþanan geliþmeleri konuþtuðu ve þampiyonluðu sahada mücadele ederek, alýnlarýnýn teriyle kazandýklarýný söyleyerek, bu yaþananlara tepkili olduklarý bildirildi. Oyuncularýn þampiyonluðu sahada zorlu þartlar altýnda, emekleriyle kazandýklarýný söyledikleri kaydedildi. Futbolculardan Gökhan Gönül, þike yaptýðý söylenen Emenike'nin kendilerine karþý oynamadýðýný belirterek, ''Oynamayan adam nasýl þike yapar. Korcan'ýn yediði gol konuþuluyor. Futbol hatalar oyunudur, Galatasaray'dayken Leo Franco da öyle bir gol yedi. Alnýmýzýn teriyle þampiyonluðu kazandýk. Eðer gerçekten bir þey varsa kim yaptýysa o cezasýný çeksin. Biz temiziz'' dedi. KOCAMAN: YIKILMADIK, AYAKTAYIZ Düzce'de kamp yapan Fenerbahçe, yeni sezon hazýrlýklarýný sürdürüyor. Kaynaþlý Ýlçesindeki Fenerbahçe To-

puk Yaylasý Kamp ve Dinlenme Tesisleri'nde yapýlan antrenman öncesinde futbolcularýný sahada etrafýnda toplayan teknik direktör Aykut Kocaman, kýsa bir toplantý yaptý. Kocaman'ýn sakalýný kesen Güiza'ya ''Böyle daha iyi olmuþ'' dedikten sonra oyuncularýna þunlarý söylediði bildirildi: ''Dünkü basýn toplantýsýnda söylediðim gibi baþta kaptan Alex olmak üzere herkes çok iyi çalýþýyor. 1 Temmuz'da baþlayan grup için tempoyu yükselteceðiz, diðerleri özel programda çalýþacak. Bugün takým tamamlanacak. Bizim er meydanýmýz yeþil sahadýr. Hadi þimdi hep birlikte sahaya.'' Bu arada, antrenmandan önce idari menajer Hasan Çetinkaya ile birlikte göl kenarýnda yürüyüþ yapan Aykut Kocaman, yanýna gelen iki taraftarýn ''Hocam iyi haberler var mý?'' sorusu üzerine, ''Ýyiyiz, iyiyiz. Yýkýlmadýk, ayaktayýz'' dedi.Kocaman'ýn toplantýsýnýn ardýndan futbolcular, koþu, ýsýnma, 3 grup halinde 5'e 2 pas çalýþmasýnýn ardýndan gruplara ayrýlarak, yarý sahada çift kale maçlar yaptý.

ALEX: TARAFTARLA YÜRÜMEK ÝSTERDÝM

Fenerbahçe kaptaný Alex, "Biz bu maçlarda detaylarý deðerlendirip kazandýk, lekeli bir þekilde kazanmakdýk" dedi.

FENERBAHÇE futbol takýmý kaptaný Alex De Souza, dýþarýda bir çok þeyin konuþulduðunu ama þampiyonluðu hak ederek kazandýklarýný belirterek, ''Tüm maçlarýmýzý alnýmýzýn teriyle, bileðimizin hakkýyla kazandýk'' dedi. Topuk Yaylasý Tesislerinde basýn toplantýsý düzenleyen Alex, tatilden döndükten sonra herkesin kendisine ''Senin ve takýmýn morali nasýl'' diye sorduðunu ifade ederek, ''Her þey yolunda. Takýmýn morali, çalýþma motivasyonu üst düzeyde. Geçen sezon ikinci yarýdaki çýkýþýmýzla 9 puanlýk farký kapatýp, þampiyon olduktan sonra buraya gelip kötü olmamýz beklenemez'' diye konuþtu. Fenerbahçe'nin 100 yýlý aþmýþ, büyüklüðünü daima sürdüren bir kulüp olduðunu kaydeden Alex, ''Bizim bildiðimiz, gösterdiðimiz alýn teridir. Bunun karalanmasýný, bu emeðin yok edilmesini kesinlikle kabul edemiyoruz'' dedi. Taraftarlarýnýn kendilerine sonuna kadar destek verdiðini anlatan Brezilyalý futbolcu, ''Eðer imkaným olsaydý taratarlarýn göstereceði tepkide, bu davada ben de onlarla birlikte Baðdat Caddesinde olurdum'' þeklinde konuþtu.

TABURCU OLAN YILDIRIM EMNÝYETTE TUTULUYOR

Fenerbahçe Spor Kulübü Baþkaný Aziz Yýldýrým, Ýstanbul Üniversitesi (ÝÜ) Kardiyoloji Enstitüsünden taburcu edildi. Bir grup Fenerbahçe taraftarý, ''En büyük baþkan bizim baþkan'' þeklinde tezahürat yaptý.

FUTBOLDA þike iddialarýna yönelik soruþturma kapsamýnda hakkýnda yakalama emri çýkarýlan Fenerbahçe Spor Kulübü Baþkaný Aziz Yýldýrým, hastaneden taburcu edilmesinin ardýndan Ýstanbul Emniyet Müdürlüðü yerleþkesine getirildi. Ýstanbul Üniversitesi Kardiyoloji Enstitüsünden taburcu edilen Yýldýrým, Ýstanbul Emniyet Müdürlüðü'nün Vatan Caddesi'ndeki yerleþkesine garajdan giriþ yaptý. Futboldaki þike iddialarýna yönelik soruþturma kapsamýnda gözaltý iþlemi uygulandýðý sýrada rahatsýzlanmasý üzerine Ýstanbul Üniversitesi Kardiyoloji Enstitüsü'nde tedavi altýna alýnan Aziz Yýldýrým, taburcu edildi. Yýldýrým bir otomobille hastaneden ayrýldý. Yýldýrým'ýn hastaneden çýkýþý sýrasýnda bir grup Fenerbahçe

taraftarý, ''En büyük baþkan bizim baþkan'' þeklinde tezahürat yaptý. Hastane önünde bekleyenlerin meydana getirdiði izdiham nedeniyle Yýldýrým'ýn çýkýþý sýrasýnda polis ekiplerince yoðun güvenlik önlemi alýndý. F.BAHÇELÝ YÖNETÝCÝLER ADLÝYEDE Öte yandan Fenerbahçe Kulübü Baþkanvekili Nihat Özdemir ile asbaþkanlar Ali Koç ve Cihan Kamer, Beþiktaþ'taki Ýstanbul Adliyesinden ayrýldý. Fenerbahçe Kulübü Baþkanvekili Nihat Özdemir ile Asbaþkanlarý Ali Koç ve Cihan Kamer, futbolda þike iddialarýna iliþkin soruþturmayý yürüten özel yetkili Cumhuriyet Savcýsý Mehmet Berk ile görüþerek soruþturmaya iliþkin bilgi aldý. Özdemir, Koç ve Kamer daha sonra, duruþma salonlarýnýn bulunduðu kapýyý kullanarak adliyeden ayrýldý.

ÝÞTE ÞÝKE YAPILDIÐI ÝDDÝA EDÝLEN MAÇLAR ÝSTANBUL EMNÝYETÝ SÜPER LÝG VE BANK ASYA 1. LÝGÝ'NDE 19 KARÞILAÞMANIN DELÝLLENDÝRÝLDÝÐÝNÝ AÇIKLADI. ÝSTANBUL Emniyet Müdürlüðü, "Þike Operasyonu" kapsamýnda dün önemli açýklamalar yaptý.Ýstanbul Emniyeti, soruþturma kapsamýnda Futbol Federasyonu'nun, 31 Mart’ta gerçekleþtirdiði futbolcu temsilcisi sýnavý sorularýnýn, suç örgütü tarafýndan ele geçirildiði ve daha sonra sýnava katýlan adaylara fahiþ fiyat karþýlýðýnda satýldýðýnýn belirlendiðini kaydetti. Emniyet açýklamasýnda, "Örgütlü bir þekilde, Süper Lig ve Banka Asya Birinci Ligi’ndeki toplam 19 maçta þike ve teþvik faaliyetlerinin gerçekleþtirildiði tespit edilmiþ ve delillendirilmiþtir" denildi, Ýþte o maçlar: 30. HAFTA Fenerbahçe, Trabzonspor'un, Eskiþehir'de 2 puan býrakmasýyla liderlik þansýný yakalamýþtý. Bucaspor, Musa Aydýn'ýn golüyle öne geçti,

Emre skoru eþitledi. Musa Aydýn, 31. dakikada topu kaleci Volkan'a niþanladý. Buca, Abdülkadir'in golüyle ilk yarýyý 2-1 önde kapattý, ayný oyuncunun attýðý gol farký ikiye (3-1) çýkardý. 59'da penaltýdan topu aðlara gönderen Alex, 62'de skoru 3-3'e getirdi. Güiza, 71'de konuk ekibi öne geçirdi, Andre Santos 90+2'de 5-3 yaptý. Bucaspor-F.Bahçe: 3-5 34. HAFTA Sarý-lacivertli takým, 6’da Santos'la öne geçti, Navratil 20'de skoru eþitledi. 41’de Selçuk uzak mesafeden kaleyi denedi, Korcan'ýn elinden seken top filelere gidince Fenerbahçe ilk yarýyý 2-1 önde kapattý. Konuk ekip 51'de Alex'le farký ikiye çýkarýrken, Sivas 65'te Erman Kýlýç'ýn golüyle umutlandý. Yobo, 67'de skoru 4-2 yapan golü attý.

90+1'de Erman sonucu 3-4 olarak belirledi ve Fenerbahçe þampiyon oldu. Sivasspor-F.Bahçe: 3-4 28. HAFTA Maça hýzlý baþlayan ev sahibi takým 7. dakikada Batuhan'ýn golüyle üstünlüðü yakaladý. Caner'in 2 dakika sonra attýðý gol skoru eþitlerken, Niang 14. dakikada Fenerbahçe'yi 2-1 öne geçirdi. 74. dakikada Batuhan'ýn kafa vuruþunda top yan direðe çarptý, savunma tehlikeyi uzaklaþtýrdý. 85'te Ümit Karan'ýn röveþata þutunda kaleci Volkan gole izin vermezken, 86. dakikada Gökhan Gönül'ün pasýný alan Fenerbahçeli Semih maçýn skorunu 3-1 olarak belirleyen golü attý. Eskiþehir-F.Bahçe: 1-3 24. HAFTA Fenerbahçe, 14. dakikada kaleci Serdar'ýn u-

zaklaþtýramadýðý topu önünde bulan Lugano ile golünü attý. 22'de Serdar, Niang'ý indirdi, penaltýyý kullanan Alex farký ikiye yükseltti. 25'te Orhan Þam, baþkent ekibi adýna fileleri havalandýrdý, 45'te Hurþut þýk vuruþla skoru 2-2 yaptý. Niang, 62'de kaleci Serdar'ý avlayarak takýmýný yeniden üstünlüðe taþýdý. Fenerbahçe, Andre Santos'un 68'de attýðý golle sahadan 4-2 galip ayrýldý. Gençlerbirliði-F.Bahçe: 2-4 30. HAFTA FIFA kokartlý hakem Bülent Yýldýrým'ýn yönettiði karþýlaþmada üstün bir futbol ortaya koyan taraf Trabzonspor oldu. Ancak bordo-mavililer özellikle Alanzinho, Umut ve Burak'la net pozisyonlarý gole çeviremeyince mücadele 0-0 sona erdi. Eskiþehir-Trabzon: 0-0

FUTBOLDA þike iddialarýna iliþkin soruþturma kapsamýnda, 20 kiþiden 15'i tutuklanarak Metris Cezaevi'ne gönderildi. Alýnan bilgiye göre, Beþiktaþ'taki Ýstanbul Adliyesinde mahkemeye sevk edilen 20 kiþiden Fenerbahçe Spor Kulübü yöneticileri Þekip Mosturoðlu ve Ýlhan Ekþioðlu, Fenerbahçe Spor Kulübü Alt Yapý Koordinatörü Cemil Turan, sözleþmesi dondurulan Eskiþehirspor Teknik Direktörü Bülent Uygun, Sivasspor Kulüp Baþkaný Mecnun Odyakmaz, eski futbolcu Ümit Karan, futbolcu Korcan Çelikay, Ahmet Çelebi, Yusuf Turallý, Abdullah Baþak, Bülent Ýbrahim Ýþcen, Tamer Yelkovan, Mehmet Yenice, Sami Dinç ve Ali Kýratlý tutuklanarak Metris Cezaevine gönderildi. Mahkemeye sevkedilenlerden Doðan Ercan, Mehmet Þen, Cengiz Demiral ve Erdem Konyar serbest býrakýldý. Mahkeme ayrýca Yavuz Aðýrgöl'ün yaþ ve saðlýk sebebiyle serbest býrakýlmasýna karar verdi.

SÝVASSPOR'DAN AÇIKLAMA

Kaleci Korcan'ýn sözleþmesi feshedildi FUTBOLDA þike iddialarýna yönelik soruþturma kapsamýnda tutuklanan Sivasspor kalecisi Korcan Çelikay'ýn sözleþmesinin, ''oyuncunun içinde bulunduðu durum itibarýyla tek taraflý feshedildiði bildirildi. Sivasspor Yönetim Kurulu adýna, kulübün resmi internet sitesinde yapýlan açýklamada, futbolda þike iddialarýyla ilgili soruþturma kapsamýnda tutuklanarak cezaevine konulan kaleci Korcan Çelikay'ýn sözleþmesinin feshedildiðiduyuruldu.Açýklamada, ''Beþiktaþ Kulübünden kiralýk olarak takýmýmýzda oynayan kaleci Korcan Çelikay ile ilgili olarak; menajeriyle olan telefon görüþmelerinden dolayý davasý devam etmektedir, kendisi hakkýnda mahkeme tarafýndan tutuklama kararý verilmiþtir. Korcan Çelikay'ýn içinde bulunduðu durum itibarýyla yönetim kurulu tarafýndan sözleþmesi tek taraflý olarak feshedilmiþtir'' denildi.

THY AVRUPA LÝGÝ

F.Bahçe ve Efes'in rakipleri belli oldu FENERBAHÇE Ülker ile Anadolu Efes'in Türk Hava Yollarý (THY) Avrupa Ligi grup maçlarýnda karþýlaþacaðý takýmlar belli oldu. Barcelona'da yapýlan kura çekimine göre, A Grubu'nda yer alan Fenerbahçe Ülker, Olympiacos (Yunanistan), Caja Laboral (Ýspanya), Bizkaia Bilbao Basket (Ýspanya), NGC Cantu (Ýtalya) ve Sluc Nancy Basket (Fransa) ile mücadeleedecek. C Grubu'na düþen Anadolu Efes'in rakipleri ise Real Madrid (Ýspanya), Maccabi Electra Tel Aviv (Ýsrail), Partizan Belgrad (Sýrbistan), EA7 Emporio Armani (Ýtalya) ve A elemesinden gelecek takým oldu. Öte yandan kura çekiminde, Galatasaray Cafe Crown ile Banvit'in Avrupa Ligi ön eleme turunda karþýlaþacaðý takýmlar da belirlendi. Buna göre Galatasaray Cafe Crown, Yunanistan'dan PAOK, Banvit ise Çek Cumhuriyeti'nden Cez Nymburg ile ön eleme maçý oynayacak. Avrupa Ligi'ne doðrudan katýlma hakkýna sahip 22 takýma, eleme turlarýndan gelecek 2 takým daha katýlacak ve maçlar, 6'þar takýmlý 4 grup halinde oynanacak. 29 Eylül ve 2 Ekim'de yapýlacak eleme maçlarýnda 16 takým, bu iki biletin sahibi olmak için mücadele verecek.

Trabzonspor taraftarý Energy formasýný seçti TRABZONSPOR taraftarlarý arasýnda yapýlan ankette en beðenilen forma ''Energy formasý'' secçildi.Bordo-mavili kulübün resmi internet sitesinden yapýlan açýklamada, bir süre önce sosyal paylaþým sitesi olan Facebook'da baþlatýlan forma anketinin sonuçlandýðý belirtildi. Açýklamada, taraftarlarýn ''2011-2012 sezonu formalarýmýzdan en çok hangisini beðendiniz?'' sorusuna verdikleri cevaplarla en beðenilen yeni sezon formasýnýn belirlendiði ifade edilerek, ''Buna göre gönderilen oylarýn yüzde 50'sini alan 'Energy' formamýz taraftarýmýzýn en çok beðendiði forma oldu'' denildi.

Beþiktaþ 2 NBA yýldýzý transfer edecek TRANSFERDE uzun süredir sessiz kalan Beþiktaþ Erkek Basketbol Takýmý, sessizliðini flaþ transferlerle sonlandýrmayý amaçlýyor. Sponsorluk arayýþlarý devam eden siyah-beyazlý takým, bir yandan da transfer çalýþmalarýný sürdürüyor. Geçen sezon Allen Iverson'ý getirerek büyük sükse yapan Beþiktaþ, yine hedef olarak NBA oyuncularýný belirlerken, bu kapsamda Deron Williams ve Zaza Pachulia ile görüþmelerini sürdürüyor.

AÝLE - SAÐLIK

Y

Gölgeniz, sizden küçükse güneþte kalmayýn PROF. DR. BÝRSEL KAVAKLI: GÜNEÞ IÞINLARININ DÝK GELDÝÐÝ SAATLERÝ GÖLGE BOYUNUZA BAKARAK ANLAYABÝLÝRSÝNÝZ. GÖLGE BOYUNUZ SÝZÝN BOYUNUZDAN KISAYSA GÜNEÞ ALTINDA FAZLA KALMAMANIZ GEREKÝR. MEMORÝAL Ataþehir Hastanesi Dahiliye Bölümünden Prof. Dr. Birsel Kavaklý, güneþ ýþýnlarýnýn dik geldiði saatlerde gölge boyunun kiþilerin boyundan kýsa olduðunu, bu durumda güneþ altýnda kalýnmamasý gerektiðini vurguladý. Prof. Dr. Kavaklý, aniden bastýran sýcak havalarýn, mevsim normallerine alýþkýn olan vücudun dengesini bir anda alt üst ettiðini, güneþ, havuz ve denizin keyfini yaþamak bir kenara insanlarýn zaman zaman sokaða çýkmaya korkar hale geldiðini belirtti. Yaz aylarýnda sýkça karþýlaþýlan güneþ çarpmasýnýn, önemli bir tehlike olduðunu ifade eden Kavaklý, þu bilgileri verdi: ‘’Yüksek ateþ, terleyememe, komaya kadar giden sinir sistemi bozukluklarý, halsizlik, baþ aðrýsý, baþ dönmesi, kusma, bulantý, nabýz hýzlanmasý ilk belirtiler olabilirken, algýlama ve koordinasyon yeteneðinin bozulmasý, görme netliðinde bozulma, göz çukurlarýnýn belirginleþmesi, bilincin kaybolmasý ileri belirtilerdir. Vakit kaybetmeden bir saðlýk merkezine baþvurulmalýdýr." Kavaklý, ayrýca, þunlarý kaydetti: ‘’Güneþ ýþýnlarýnýn uzun vadede deri kanserlerine neden olabileceðinin unutulmamasý gerekir. Özellikle çocuklar, yaþlýlar, hamileler, kalp, þeker ve tansiyon hastalarý zorunlu olmadýkça sýcaklýðýn en belirgin olduðu 11.00-15.00 saatleri arasýnda dýþarýya çýkmamalýdýr. Güneþ ýþýnlarýnýn dik geldiði bu saatleri gölge boyunuza bakarak da anlayabilirsiniz. Gölge boyunuz sizin boyunuzdan kýsa ise bu durum güneþ altýnda fazla kalmamanýz gerektiði anlamýna gelir.’’ Ýstanbul / aa

DÝKKAT EDÝLMESÝ GEREKENLER

Kalp hastalýðý veya hipertansiyonu olanlar dýþýnda gýdalarla tuz alýmý arttýrýlmalýdýr. Tuz kýsýtlamasý yapmak zorunda olanlar ise sývý ve tuz kaybý konusunda dikkatli olmalýdýrlar. Hava sýcaklýðýnýn yüksek olduðu günlerde aþýrý egzersizden kaçýnýlmalýdýr. Açýkta çalýþmak zorunda olanlar mümkün olduðunca güneþ altýnda korunmasýz kalmamaya, sýk sýk bol sývý ve mineral almaya dikkat etmelidirler. Kýyafet seçimi doðru yapýlmalý, hafif, teri emen, ince, pamuklu, bol giysiler giyilmelidir. Geniþ kenarlý þapkalar güneþ ýþýnlarýndan korunmada yararlý olabilir. Ayaklarda mantar oluþumunu engellemek için pamuklu çoraplar giyilmeli, ayaklar her gün yýkandýktan sonra iyice kurulanmalýdýr. Sýcak havalarda serinlemek için duþ almak iyi bir seçenek olacaktýr. Böylelikle kiþi hem ferahlamýþ hem de sýcak havanýn olumsuz etkilerini üzerinden atmýþ olur. Duþ alma süresi için 5 dakika yeterlidir.’’

8 TEMMUZ 2011 CUMA

15

Güneþ gözlüðü aksesuar deðildir YAZ mevsiminin gelmesiyle birlikte güneþin zararlý ýþýnlarýndan korunmak için güneþ gözlüklerine yönelen vatandaþlarý uyaran göz hekimleri güneþ gözlüðü alýrken mutlaka doktor kontrolünden geçerek tavsiye edilen gözlüklerin alýnmasý konusunda ikaz ediyor. Güneþ gözlüðünün aksesuar olarak görülmemesi gerektiðini ifade eden Gaziantep Özel Mirkelam Göz Lazer Göz Merkezi Hekimi Dr. Süleyman Yýldýrým, “Göz saðlýðý için gerekli ve hayatî bir araç olarak kabul edilmeli ve saðlýk malzemesi olarak kullanýlmalýdýr” dedi. Güneþ gözlüklerinin mutlaka hekim kontrolünde optiklerden alýnmasý gerektiðini vurgulayan Dr. Süleyman Yýldýrým, ”Yazýn gelmesiyle birlikte vatandaþlarýmýz güneþin zararlý ýþýnlarýndan korunmak için yoðun olarak güneþ gözlüðü olmaya baþladý. Güneþ gözlüðü insanlar için önemli bir ihtiyaçtýr ve her yaþ gurubundaki insanýn mutlaka kullanmasý gerekir” dedi. Güneþ gözlüðü alacaklarýn konuyla ilgili doðru seçimi yapabilmesi ve gözlerine uygun güneþ gözlüðünü alabilmeleri için mutlaka uzman bir hekimin kontrolünden geçmesini tavsiye eden Yýldýrým, “Son zamanlarda bir çok market ve özellikle cadde üzerlerinde kurulan tezgâhlarda rastgele satýlan ve menþei bilinmeyen gözlükler kullanýcýlar için en büyük tehlikedir” diye konuþtu. Dr. Süleyman Yýldýrým, güneþ gözlüðü alacaklar için þu tavsiyelerde bulundu: “Güneþ gözlüðü aksesuar olmak görülmemeli. Göz saðlýðý için gerekli ve hayatî bir araç olarak kabul edilmeli ve saðlýk malzemesi olarak kullanýlmalýdýr. Güne gözlüðü kullanmak insanlarda küçük yaþtan itibaren alýþkanlýk haline getirilmelidir. Uzun süre güneþte kalacak vatandaþlarýmýz mutlaka güneþ gözlüðü kullanarak güneþin zararlý ýþýnlarýndan korunmalýdýr. Güneþ gözlüðü seçimi yüz þekline göre yapýlmalýdýr. Gözlüðün yüze tam olarak oturmamasý durumunda Yaz aylarýnda bol su ve sulu gýdalarýn tüketilgöz, yan kýsýmlardan sýzan gümesi gerektiðini belirten Kavaklý, þu bilgileri verdi: neþin zararlý ýþýnlarýna maruz ka‘’Sindirimi kolay hafif besinler tercih edilmeli, labilir. Her güneþ gözlüðü ultravigünde en az 22.5 litre su tüketilmeli, gazlý içecekyole ýþýnlarý tutmaz, bunun için ultralerden uzak durulmalýdýr. Çok sýcak havalarda ve viyole ýþýnlarýný tutabilecek özellikler taaþýrý egzersiz durumlarýnda bu miktar arttýrýlaþýyan güneþ gözlükleri tercih edilmelidir. bilir. Susamamýþ olsanýz bile su içilmelidir, Gözlüklerin belirli bir standardý ve kalite susamak vücudun su ihtiyacýný belirten belgesi olmasý gerekir.” Gaziantep / cihan güvenilir bir iþaret deðildir.

BOL SU VE SULU GIDALAR TÜKETÝN

Ü M Ý T V Â R O L UN U Z : Þ U Ý S TÝ K B A L Ý N KI L Â B I Ý Ç Ý NDE EN YÜKSEK GÜR SADÂ ÝSLÂMIN SADÂSI OLACAKTIR

Y 8 TEMMUZ 2011 CUMA

I S Acemi forvet I Aman baþkan, dikkat et, falsolu girdin topa; kýrmýzý kart, seyirciden de sopa, R Hakemden Görmek ihtimali var, maðlup sayýlmak caba... G Boþa gidecek sonra onca gayret ve çaba... A SEYFEDDÝN YAÐMUR isirgan60@hotmail.com N

Obezliðin çaresi 15 dakika egzersiz

 HER gün 15 dakika düzenli egzersiz yapmanýn, obeziteyi önlediði açýklandý. Kanada Saðlýk Bilgileri Enstitüsü ile Kanada Halk Saðlýðý Ajansý’nýn ortaklaþa gerçekleþtirdikleri çalýþma, ülkedeki her 4 yetiþkinden biri ve yine her 11 çocuktan birinin obez olduðunu ortaya koydu. Kanada Saðlýk Bilgileri Enstitüsü Araþtýrma ve Analizlerden Sorumlu Baþkan Yardýmcýsý Jeremy Veillard, ‘’Bu çalýþma bize, saðlýklý beslenme ve fiziksel aktivitelerin, insanlarýn saðlýðý üzerindeki olumlu etkilerini bir kez daha gösterdi. Her gün 15 dakika temel fiziksel egzersizleri düzenli olarak yapmak, ülkedeki 1 milyonu aþkýn yetiþkinin obezite sorununu ortadan kaldýracaktýr’’ dedi. Toronto / aa

19 gün sonra kurtarýldý

Bursa'da çok sayýda anýt aðaç var. Özellikle geniþ gövdeleriyle çýnar aðaçlarý þehre ayrý bir güzellik katýyor. FOTOÐRAFLAR:CÝHAN

Asýrlýk çýnarlara koruma kalkaný OSMANLI DEVLETÝNÝN KURULUÞUNU TEMSÝL EDEN ÇINAR AÐACI, YÜZYILLAR GEÇMESÝNE RAÐMEN BÜTÜN ÝHTÝÞAMI ÝLE BURSA'YI SÜSLEMEYE DEVAM EDÝYOR. BURSA'YA gelenlerin görmeden gitmedikleri ve onlarca kiþinin ancak kucaklayabildiði meþhur Ýnkaya Çýnarý baþta olmak üzere, Oyukçýnar Mahallesine adýný veren ve 18,2 metre gövde geniþliði ile Türkiye’nin en büyük çýnarý bunlardan bazýlarý. Halkalý ve Dudaklý Çýnarý ile her yýl içinde leyleklerin yuva yaptýðý Kiremitçi Çýnarý ve Orhan Camii avlusundaki çýnar da Osmanlý Devleti ile yaþýt. Bursa’nýn kayda deðer diðer anýt aðaçlarý arasýnda; Kovukçýnar (Ulufeliçýnar), Eskicibaba Çýnarý, Duâ Çýnarý, Pirinç Haný Çýnarý, Altýparmak Çýnarý, Kültürpark’taki Yaycýlar Pýnarý Çýnarý, Müþkire Çýnarý, Ýznik’teki Havuzbaþý, Beypýnarý, Hespekli, Kaymak Köþkü, Lefke Kapýsý, Sanayi ve Davud-u Kayseri Çýnarý aðaçlarý bulunuyor. Bunlar arasýnda, belki de en ünlüsü Çekirge Uludað yolu Ýnkaya Köyü’nde bulunan 603 yaþýndaki Ýnkaya Çýnarý. Adýný, Ýnkaya Köyü’nden alan ünlü çýnar aðacý, 13 ana kola sahip. Boyu 35 metre olan çýnarýn dallarýnýn kalýnlýðý 3-4 metreyi buluyor. Dünyaca ünlü çýnar, 9.2 metrelik çevresiyle Türkiye’nin en yaþlý ve büyük aðaçlarýndan biri. Osmanlý ile yaþýt Ýnkaya Çýnarý, Bursa’ya yolu düþen yerli-yabancý turistlerin uðramadan geçmediði önemli bir sembol olarak þehre ayrý bir deðer katýyor.

ANIT AÐAÇLAR BURSA'DAKÝ anýt aðaç niteliðindeki çýnarlar koruma altýna alýnýrken, kuruyanlar ise birer anýt gibi þehrin tarihî mekânlarýný süslüyor. Baþta Büyükþehir Belediyesi olmak üzere, yetkili kurum ve kuruluþlar Bursa ile özdeþleþen anýt çýnarlarý ‘A ðaç Koruma Politikasý’ çerçevesinde koruma altýna alýyor. Yapýlan bir envanter çalýþmasýna göre, Bursa’da 11 farklý türde, yaþlarý 100 ile 650 arasýnda deðiþen yaklaþýk 880 anýt aðaç bulunuyor. Asýrlýk aðaçlardan 250 kadarý tescil edildi. Þu ana kadar tesbit edilen en yaþlý aðaç Hürriyet Mahallesi’ndeki Nostalji Bahçesi’nde bulunan 610 yaþýndaki çýnar. Günümüze ulaþamamasýna raðmen Oyukçýnar Mahallesi’ne adýný veren çýnar aðacý ise 18,2 metre gövde geniþliði ile Türkiye’nin en büyük aðacý unvanýný elinde bulunduruyor. Bursa Büyükþehir Belediyesi’nden alýnan bilgiye göre; Bursa’da tescillenmiþ ve tescillenmeye aday farklý türlerden 880 adet anýt aðaç bulunuyor. Ýlgili aðaçlarýn rutin bakým ve budama iþlemleri düzenli olarak takip ediliyor. Bursa / cihan

 ÝSPANYA'NIN güneyinde, Cortijo del Ýman adlý yerleþim yerinin yakýnlarýnda bir nehrin yataðýna düþen 48 yaþýndaki Hollandalý turist kadýn, 19 gün sonra kurtarýlabildi. Tatil amacýyla bölgede bulunan ve 17 Haziran’da dað yürüyüþüne çýktýktan sonra kendisinden haber alýnmayan Mary Anne Goossens adlý Hollandalý kadýn, nehir yataðýndan çýktý. Bölgedeki bir grup turist tarafýndan fark edilen Mary Anne’i kurtarmak için yetkililere haber verildi. Helikopter yardýmýyla gerçekleþtirilen kurtarma operasyonunun baþarýyla sonuçlandýðý kaydedildi. Hollandalý turistin, çok bitkin olduðu ve baþkalarýnýn yardýmýyla yürüyebildiði bildirildi. Madrid / aa

Çevre yoluna para yaðdý

 MOSKOVA'NIN çevre yolu MKAD’ta reklâm amacýyla basýlan bin rublelik banknotlar trafiði alt üst etti. MKAD yolunun güneydoðu kýsmý üzerine “paralar” yaðýnca vatandaþlar arabalarýný durdurarak “serveti” toplamaya çalýþtý. Fakat çok kýsa sürede paralarýn reklâm amaçlý olduðu anlaþýlýnca herkes hayal kýrýklýðýna uðradý. Geçen yýl yaþanan benzer bir vak'anýn vatandaþlarýn baknotlara “saldýrmasýnda” etkili olduðu iddia ediliyor. Moskova / cihan

Toshiba, yeni notebook modelini Ýstanbul'da da tanýttý.

Gözlüksüz 3D notebook TOSHIBA bir ilke daha imza atarak, gözlüksüz 3D Qosmio F750 notebook modelini dünya ile ayný anda Ýstanbul’da yaptýðý lansman ile tanýttý. Gerçekleþen basýn lansmanýnda Toshiba’nýn Türkiye’deki daðýtýcýsý TNB A.Þ Genel Müdür Aytaç Biter, Toshiba‘nýn Türkiye’ den sorumlu Pazarlama Müdürü Esin Demirbilek ve Toshiba Tüketici Elekt roniði Ürünleri Satýþ Müdürü Michael Leonhardt hazýr bulundu. 3D filmleri gözlüðe ihtiyaç duymadan izlettirilebilen F750’nin ekrabýnda ayný anda 2D görüntüler de izle nebiliyor. Kullanýlan 3D teknolojisinin en çarpýcý tarafýysa izleyicinin yüz ve göz konumunu otomatik olarak tesbit edip ekrandaki görüntüyü ona göre ayarlamasý.


08 Temmuz 2011