Issuu on Google+

ZOOM [ Kıbrıs’ın ilk aylık turizm, haber, magazin, aktüalite dergisi ]

DÜNYANIN EN ESKİ TAKVİMİ NEREDE BULUNDU?

Serinlemek istiyorsan bir daha düsün! Kıbrıs'tan bir yıldız daha mı doğuyor?

Y

KUŞAĞININ

FARKI NE?

Bilgisayar faresinin mucidi öldü AĞIR EDEBİYAT:

Tuğla Kitaplar

Limasolbank için

"Bir dünya daha var"

Rüzgarın aşkı kitesurfing

GLASTONBURY Cennet te; cehennem de

Büyülü Kent

Varşova

YIL:6 SAYI:66 AĞUSTOS 2013

Bülent Ortaçgil

"KIBRIS BÜYÜLÜ BİR YER"

9 694851 900049 10 TL - TÜRKİYE FİYATI 15TL

MERİT LEFKOŞA HOTEL & CASINO Tüm organizasyonlarınızı, özenle sahipleniyor

TOPLANTI SEMİNER KONFERANS GALA GECELERİ DÜĞÜN NİŞAN DOĞUM GÜNÜ OUTSIDE CATERING

Teras A-La Carte Restaurant VIP Lounge Sultan Restaurant Merit Cafe Lobi Bar English Pub Bilgi ve Rezervasyon: 600 55 00 info@meritlefkosa.com / sales@meritlefkosa.com www.merithotels.com

T

N

R

EST

AUR

A

Eşsiz deniz manzarasında, taze balık çeşitleri, zengin balık mezeleri ile yemeğin keyfini çıkarmak size kalmış...

Rezervasyon; 4 0533 885 000

info@shayna-beach.com www.shayna-beach.com Çatalköy / Girne

Profil Reklam 227 7595

Balık a d ' a n y a Sh yenir

[ Dış Basın Birliği tarafından verilen 'EN İYİ DERGİ GRUBU' Ödülü ]

ZOOM

www.cypruszoom.com

14

20

zoommagazin@gmail.com (Sahibi) Genel Yayın Yönetmeni Birol Bebek (Sahibi) Genel Yayın Koordinatörü Gülsüm Gözenler Yayın Kurulu Başkanı Mesut Günsev Reklam Pazarlama Profil Reklam KATKI KOYANLAR Reha Arar / Derya Beyatlı Tuğberk Emirzade / Sanem Koç Aygen Ersalıcı / Zehra Bilgen Rauf Ersenal / Ali Özçil Grafik-Tasarım Profil Reklam Yayın Danışmanları Banu Bebek - Ersin Gözenler Stil Danışmanı Nurhan Günsev

Reklam Rezervasyon ofis: (0392) 22 77 595 (0533) 825 70 00 (0542) 875 96 66 (0533) 868 95 81 (0542) 875 55 04

Yayın Türü Aylık Süreli Turizm-Haber-Magazin Sanat - Aktüalite Dergisi Baskı Pelin Ofset www.pelinofset.com.tr

31

ZOOM YAYIN GRUBU, Profil Reklam ve Danışmanlık Limited Şirketi’ne aittir. Köşklüçiftlik / Lefkoşa - Posta Kutusu 888

ZOOM turizm, haber,

[ Kıbrıs’ın ilk aylık

alite dergisi

magazin, aktü

Saklı cennete merhaba deyin

MERİT CYPRUS GARDENS

Facebook rına kullanıcıla

5

ı önemli uyar

Dönemsel diyetler yetmez Şapkalar YARDIMTI İÇİN ÇIK

65

]

®

55

26

45

CLUB CAMELOT BEACHGÖZD YENIDEN E extra enerji içinu meyve suy

İSKOÇYA

MAYOLAR çiçek açtı

KER ile JOHNNIE WALkaynağına Yaşam Suyunun

ce

DELICIOUS

mekan deyin

chocolate coffee-cake-

YIL:6 SAYI:65

TEMMUZ 2013

900049 9 694851 15TL FİYATI 10 TL - TÜRKİYE

ZOOM DERGİ GRUBU Tüm yayınlarında çevre örgütlerine, çevre bilinciyle destek vermektedir.

8 ZOOM

24

Wine & Dine, it’s B&G time!

PARIS

NEW YORK

TOKYO

MOSCOW

®

0392 228 5747

ENJOY OUR QUALITY RESPONSIBLY

Follow us on Facebook / bartonguestier www.barton-guestier.com

birolbebek@gmail.com

Birol Bebek Genel Yayın Yönetmeni

Öteki dünyada Yer kaldımı acaba? Bunlar nereden aklıma geliyor diyeceksiniz. Geçtiğimiz ay içinde televizyonda bir program izlerken aklıma gelmişti. Sonra küçük bir araştırma yaptım. Dünya üzerinde bugüne kadar 108 milyar insan yaşamış. Bu şu demek. Şu anda dünya nüfusu, 7 milyar civarında. Yani dünya yaklaşık 15 buçuk kez, dolup boşalmış. Düşünsenize; eğer gerçekten cennet, ya da cehennem var ise, durum vahim. Cehennemdekiler yandı zaten, cennette ise herkes balık istifi. Ben şahsen oralarda boş yer kalmadığını düşünüyorum. Etrafınıza şöyle bir bakın, sürekli büyüyen şehirlerden; nasıl yeşil alanlar yok oluyor, nefes alabileceğimiz yaşam alanlarımız kalmıyor ise, öteki tarafta da durum vahimdir. Yani diğer tarafa gidince iyi bir yer bulurum diye, hayale kapılıp dünya nimetlerinden vaz geçmişseniz, bir daha düşünün. Sanırım en rahat yer cehennem tarafındadır. Gelen yandığı için yer sıkıntısı yok. Cehenneme ferah ferah gidilir. Ama kazara cennete giderseniz yandınız. Aklıma İstanbul'daki otobüsler geliyor. Sıkışıklıktan kimsenin memnun olacağını düşünmüyorum.

10 ZOOM

Pardon bir de yeniden hayata gelme durumu var. Yani reankarnasyon. Hatırladığım kadarıyla farklı bir canlı olarak ta gelebiliyoruz. Aslanı, kuşu filan anladık ta, başka bir hayvan olarak gelirsek yandık. Ne bilim işte; Benim gibi bir sürü insanın bunları sorguladığını düşünüyorum. Mademki sana keyif verecek şeyler bu dünyada var. Günah; ayıp diye neden bu güzelliklerden faydalanmayı öbür tarafa saklayacak sınız ki. Yapın; Bari yaşadığınızdan keyif alın. Ben yapabildiklerimi bu tarafta yapmayı tercih ediyorum. Gezebildiğim kadar gezmek, gülebildiğim kadar gülmek, yiyebildiğim kadar yemek, içebildiğim kadar içmek, ne güzel şey. Bu sayımızda, gidilip görülebilecek yerleri sizin için gezdik, fotoğrafladık yazdık. Henüz hayattayken gidin, görün, yiyin, için. Dünyaya bir daha gelir misiniz bilinmez. İşi şansa bırakmayın: Benden söylemesi. İyi keyifler.

haber

Dünyadaki değişim meslekleri de yetişen kuşaklar aracılığıyla değiştiriyor. Y kuşağı ile hayatımıza yeni meslekler girmeye başladı. Uzmanlar, Y kuşağı ile geleceğin mesleklerinin de sıralamasının değiştiğine dikkat çekiyor.

Y KUŞAĞININ MESLEKLERİ DE FARKLI

Y

kuşağı ve LYS sonuçları “geleceğin meslekleri neler olacak?” sorusunu bir kez daha gündeme getirdi. Önde gelen İK uzmanları ve beyin avcıları, gelecekte ilginin odaklanacağı meslekleri ve yeni trendleri sıraladı. Son dönemde sıkça sözü edilen “Y kuşağı”, birçok bilim adamı tarafından hemen her açıdan didik didik edilip analiz ediliyor, inceleniyor. Özellikleri, nitelikleri, sosyolojik tabanı, arzuları, siyasi eğilimleri saptanmaya çalışılıyor. Sosyal medya parlıyor Lisans Yerleştirme Sınavı (LYS), Y kuşağının geleceğine damga vuracak meslekler konusunu da gündeme getirdi. Tahmin edilebileceği gibi sosyal medya, geleceğin meslekleri klasmanında ilk akla gelenlerden oldu. Bu vesileyle biz de geleceğin mesleklerinin neler olduğunu, hangi mesleklerin öne çıkacağını ve önem kazanacağını insan kaynakları uzmanlarına soruldu. Bu araştırma sırasında, günümüzün gözde meslekleri de sıralandı. Ortaya yeni bir tercih çıktı.

Y jenarasyonu genel itibariyle; internet gençliği, cool, özgür, egosu yüksek, rahat, zeki, pozitif, sorumsuz, zeka yarıştıran, kibar, rahatına ve menfaatine düşkün olarak tanımlanıyor. Buna bir yönüyle çalışma hayatına ilişkin olarak zamanın hükmü gözüyle bakılabilir. Uluslararası firmaların rekabet konuları; çalışanların sosyal psikoloji yönüyle analizi değil, aynı zamanda ana sektörlerin oluşturabileceği yan sektörler, maliyetleri azaltıcı etkinliği artırıcı geleceğin meslekleri ve üretim teknolojileri, geleceğin tüketim alışkanlıkları, siyasal –sosyalekonomik makro dengelerin gelecekte nasıl bir seyir içinde olacağı ve buna karşılık kendi stratejilerinin ne olacağı gibi konular da bu rekabet konuları içine giriyor.

tasarımda

black museum

S

aat tutkunlarını eşsiz tasarımlarıyla buluşturan Movado’nun yeni koleksiyonu Black Museum serisi, göz dolduran görünümüyle erkeklerin yeni gözdesi olmaya aday! İsviçre’nin öncü saat markası Movado, yeni koleksiyonunun dikkat çeken serisi siyah PVD kaplamalı 42 mm paslanmaz çelik kasa ve Quartz makinesi, siyah silikon kayışı, çizilmelere karşı dayanıklı safir camı modayla şıklığı bir araya getiriyor. Movado Black Museum, 3 ATM su geçirmezlik özelliği ile de erkeklerin kalbini kazanıyor.

Uzmanlara göre küreselleşme, bireysel pragmatizm, evrensel insani değerlerin cazibesi, nüfus kalitesi, dijital yaşam tarzı, küresel iklim değişikliği ve teknolojik ilerleme gibi etkenler dünyada geleceğin mesleklerinin neler olacağını şekillendirecek.

İşte geleceğin meslekleri: - Sosyal medya ve sosyal ağlar iletişim uzmanları - İnternet pazarlama, - Mobil uygulama yazılımcılığı, - E-ticaret yazılımcılığı ve girişimciliği - Girişim ve proje danışmanlığı - Risk Yöneticiliği - Bilgi Teknoloji (IT) uzmanları ve denetçileri. - Özellikle; veri madenciliği yazılımı uzmanı ve yazılım geliştirme mühendisleri, veritabanı yöneticileri, SAP/ERP - Bilgi teknolojilerini kullanabilen İnsan Kaynakları uzmanları - İç kontrol sistem uzmanı (risklerin erken teşhisi için)

- Anlaşmazlıkların kanuna ve dışarıya yansımasını (marka değerine zararı) engelleyecek ve kendi içinde çözebilecek adalet birimleri/ uzmanları - İş ve çevre güvenliği uzmanı (Çevresel etki değerlendirmesi uzmanlığı dahil) - Çalışanların 360 derece kuşatılması için iş-meslek-yaşam danışmanları - Denetim , vergi ve teşvik uzmanları - Çağrı merkezi ve Müşteri ilişkiler uzmanlığı - İç ve dış çevreyi analiz edecek Sosyal ve Sektör araştırmacıları / uzmanları - Veri Analisti - İş zekası uzmanı - Proje yöneticisi

ŞİRİNLER 2 HAZIR

Raja Gosnell’in yönettiği ve Neil Patrick Harris, Brendan Gleeson, Jayma Mays ile Sofia Vergara’nın oynadığı ve seslendirdiği Şirinler 2 (The Smurfs 2), 01 Ağustos'ta vizyona giriyor. Çocuklar kadar büyüklerin de severek izlediği çizgi film kahramanlarına bu kez bir yenisi eklenecek. Gargamel'in şirinlerin içine sızmak için yarattığı yeni şirin ile komik ve eğlenceli bir film sizi bekliyor...

www.cypruszoom.com

11

haber

EN ESKİ TAKVİM BULUNDU

İ

Hollywood Senaryo Kabızı

Aynı konular, farklı yıldızlarla sahnede

B

eraber çalışmaya zorlanan birbiriyle rakip iki büronun 2 ajanını takip eden hareketli bir aksiyon filmi. Ama onların ittifaklarında büyük bir problem var: İki tarafta birbirinin gizli görevde olan bir federal ajan olduğunu bilmiyor. İki ajan birbirine güvenmeden görevlendirildikleri tüm suçluları yakalıyor. Fakat son görevlerinde para çalmakla suçlanınca adlarını temize çıkarmak için uğraşmaya başlıyor. Amerikan sinemasında nerdeyse alışkın olduğumuz bu senaryo, yüksek teknoloji ve uluslararası pazar imkanları ile tüm dünyada gösterime sunuluyor. Film değil ama senaryosunun mutlaka eleştirileceğini düşündüğümüz filmde, Oscar Ödüllü Denzel Washington ve Mark Wahlberg başrolü paylaşıyor. 80 milyon dolar bütçeli "2 Guns" filmi Ağustos ayı ile birlikte sinemalarda vizyona girecek. Bir aksiyon filmi olan 2 Guns'ın oskarlı başrol oyuncuları ile nasıl bir hasılat yapacağı merak ediliyor.

12 ZOOM

skoçya'nın kuzeyinde çalışan arkeologlar, dünyanın bilinen en eski ay takvimini bulduklarını belirtiyor. Arkeloglar, İskoçya'nın Aberdeenshire bölgesindeki Crathes Kalesi civarında yaptıkları kazılarda, Ay'ın hareketlerini gösteren ve kameri ayları izlemeye yaradığı sanılan oyuklar keşfetti. Birmingham Üniversitesi'nden araştırmacılar, kalıntıların yaklaşık 10 bin yıl önce yaşayan avcı-toplayıcı insan toplukularına ait olduğunu düşünüyor. Söz konusu oyuk sırası ilk olarak 2004'te tespit edilmişti. Son bulguya kadar, bilinen en eski zaman ölçüm aletlerinin, bir bölümü bugünkü Türkiye topraklarına uzanan Mezopotamya'da yapıldığı sanılıyordu. Internet Archaeology dergisinde yayımlanan analize göre, Warren Field alanındaki bu oyuklar avcı-toplayıcıların kış ortası gibi yılın önemli mevsim geçişlerini takip etemleri için yardımcı oluyordu. Birmingham Üniversitesi'nden Prof. Vince Gaffney, İskoçya'daki avcıtoplayıcı toplulukların, Yakın Doğu'da bilinen takvimler oluşturulmadan yaklaşık 5 bin yıl önce zamanı ve mevsim geçişlerini ay yılına göre hesaplayacak kadar gelişmiş olduklarının anlaşıldığını söylüyor. Prof. Gaffney'e göre, bu buluş "zamanın belirlenmesi ve tarihin kendisiyle ilgili önemli adımlara ışık tutuyor." St. Andrews Üniversitesi'nden Dr. Richard Bates de, Mezolitik Çağ'daki İskoçya hakkında heyecan verici bulgulara ulaştıklarını belirterek şöyle diyor: "Böyle bir yapıya ilişkin en eski örnek ve ne İngiltere'de ne de Avrupa'da karşılaştırılabilecek bir örnek bilinmiyor."

Profil Advert 227 7595

Web / e-mail

barındırma ve alan adı kaydı

Rakiplerinden bir adım önde ol, güvende ol. www.datumcenter.com www.

datumcenter 13149-12498

Adres: No:2 Fener Sokak Kızılbaş, Lefkoşa - Kıbrıs Tel: (0090 392) 444 22 98 - Fax: (0090 392) 225 84 25

www.gigabyteltd.com

haber

Bilgisayar faresinin mucidi Engelbart öldü

B

Mausun mucidi, 50 yıl önce insanların kullanımına giren buluşuna 1970 yılında patent alabilmiş. Ancak 17 yıl sonra bilgisayar günlük hayatın parçası olmadan patent süresi dolmuş..

14 ZOOM

ilgisayar faresinin mucidi Doug Engelbart, 88 yaşında California'da öldü. Bugün, günlük yaşamın bir parçası haline gelen, tüm dünyada bir milyardan fazla satılan bilgisayar faresini, Oregon'lu bir elektrik mühendisi olan Engelbart, yaklaşık 50 yıl önce, 1960'lı yıllarda tasarlamıştı. Doug Engelbart'ın tasarımı, o günlerde, 'çok ileri bir teknoloji' olarak değerlendirilmişti. Çalışma hayatına Amerikan Uzay ve Havacılık Dairesi NASA kurulmadan önce uzay ve teknoloji araştırmaları kurumunda başlayan Engelbart, daha sonra akademik araştırmalara başlamıştı. Üniversite çalışmaları sırasında 'çılgınca fikirleri konusunda konuşmaya son vermezse hiçbir zaman profesör olamayacağı' söylenmiş. 1968'te tanıtıldı Doug Engelbart, ahşap bir kabuk ve iki metal tekerlekten oluşan, tasarladığı ilk bilgisayar faresini 1968 yılında kamuoyuyla paylaştı. Öte yandan, Engelbart'ın 'cihazın nasıl kullanıldığını gösteren' tanıtımı, dünyanın ilk video konferansı olarak kabul ediliyor. Bir bilgisayarın içinde olanları, bilgisayarın dışındaki bir cihazla kontrol etmek, o dönem için 'çığır açan bir fikirdi'. Tüm dünyada milyarlarca bilgisayar faresi satılmasına rağmen, bu icat, Doug Engelbart'ı zengin etmedi. Engelbart, icadının patentini 1970 yılında aldı. Ancak partent süresi, 17 yıl sonra, bilgisayar fareleri günlük hayatın bir parçası olmadan önce sona erdi.

haber

MERİT CRYSTAL COVE HOTEL'E

"MÜKEMMELİK SERTİFİKASI"

Dünyanın en büyük otel değerlendirme sitesi” olarak adlandırılan ve milyonlarca takipçisi olan Tripadvisor, Net Holding bünyesinde KKTC’de faaliyet gösteren Merit Crystal Cove Hotel’i “Mükemmellik Sertifikası” (2013 Certificate of Excellence) ile ödüllendirdi. Tatilcilerin yaptığı yorumlar esas alınarak gerçekleştirilen değerlendirme sonucu verilen ödül, Tripadvisor Başkan ve Ceo’su Stephen Kaufer in özel imzalı mektubu ile bildirildi. Verilen bu ödülden dolayı onur duyduklarını belirten Merit Hotel Yönetim Kurulu Başkanı Reha Arar, misafirlerin otelden mutlu ayrılmalarının kendileri için en büyük ödül olduğunu söyledi. Hotel’de müşteri memnuniyetinin rekor olarak nitelenebilecek bir oran olan, yüzde 98 olduğunu belirten Arar, “Her bir misafirimizin Kuzey Kıbrıs’tan mutlu anılarla dönmesi için elimizden geleni yapıyoruz. Her şey dahil plus sistemde verdiğimiz hizmetin böylesi bir ödülle taçlandırılması bizi çok mutlu etti” dedi.

Dikkat Koyun çıkabilir!..

MOLEHİHA

MEVSİMİ GELDİ

K

ıbrıs'ın vazgeçilmez yemekleri arasında belkide ilk sıralarda olan Molehiya'nın tam mevsimi. Şimdilerde; özellikle de köylerde, yaygın olarak molehiya yaprakları ayıklayanlara rastlamak mümkün. Latince'de Corchorus olitorius denilen Jüt bitkisi, Kıbrıs'ta Molehiya olarak tanınıyor. Yaprakları dallarından ayıklanan Molehiya kurutulup, yine mevsimi gelene kadar Kıbrıs Mutfaklarında yaygın olarak kullanılıyor. Ortadoğu, Kuzey Afrika mutfağından ülkemiz mutfağına geldiği sanılan bu yiyecek, Kıbrıs Türk mutfağının en özel menülerinden. Ada'da yaygın olarak yetiştirilen Molehiya, kuzu eti veya tavuk etiyle pişiriliyor. Çukur tabakta pilav ve turşuyla yapılan lezzetli bir yemek.

Ö

nemsiz gibi görünen bu detay aslında unutulmaması gereken bir bilgi içeriyor. Ülkemize gelip araba kiralayan yabancılar, özellikle Karpaz Bölgesi'ni ziyaret ediyor. Bunun için yeni yapılan Girne-Karpaz rotasını tercih edenler, yol üzerinde fotoğrafa yansıyan benzer görüntülere sık sık rastlayabilir. Önünüzde sinyalini yakıp duran araçları gördüğünüzde sorun yok. Eğer hayvanların yolun karşısına geçmesi ilk size rastlarsa işiniz zor. Bölgede bu nedenle yaşanan kazalar düşünülürse, arabanızı daha dikkatli sürmeniz gerekecek. Tehlikeyi bilirseniz, korunmak kolay olacaktır. Bir hatırlatma yapmak istedik...

16 ZOOM

fotoğraf: ümit esinler

spontan

L

efkoşa'da Çetinkaya Burçları, yerli yabancı herkes için farklıdır. Özellikle de fotoğrafçılar için vazgeçilmez bir malzeme olan bölge, eski yapıları ile dikkat çekiyor. Sokakta yürüyen bir çift turist, sadece 10 metre ilerisinde Mısır'da valilik yapmış Beliğ Paşa'nın torununa ait konağın önünden, farkına varmadan geçiyor.. Onlar için bir duvarla ayrılan 2 ülke yeteri kadar enteresan olsa gerek...

RENK KÖRÜ

SON MEKTUP'U

YENİDEN YORUMLADI

M

üzik yapmak için bir araya gelen dört gençten oluşan RENK KÖRÜ, albüm çalışmalarından önce çıkarttıkları SON MEKTUP adlı cover çalışmalarıyla başta sosyal medya olmak üzere ilgi çekmeye devam ediyor. Kral Tv de yayınlanan KONUSAROCK adlı yarışma programında birinci olduktan sonra, Türkiye genelinde bir çok festival ve kulüp programlarında yer alan grup, ilk albüm öncesinde Sekiz Müzik Etiketi altında, Ünlü Arabeskçi Hakki Bulut’a ait olan ve Zerrin Özer gibi ünlü isimlerin de yorumladığı SON MEKTUP adlı şarkıya cover yaptı. Sertaç Ekiz'inprodüktörlüğünü yaptığı single çalışmasının kayıtları Ankara’da Volkan Yırtıcı tarafından hazırlanırken, Video Klip çalışması ise Hasan Kuyucu tarafından İstanbul’da çekildi. Vokalde Serhat Bayraktar, Gitarda Serkan Eles, Bas Gitarda Erman Erkılınç ve Davulda Fırat Bayraktar’dan oluşan grup halen sonbaharda yayınlanacak ilk albümlerinin çalışmalarına devam ediyor.

A Ş O K F E L ESKİ 18 ZOOM

Grubumuz Eylül’de çıkmasını planladıkları yeni albüm çalışması için hala stüdyoda. Yeni albümden çıkış için düşündükleri sürpriz şarkıda Türk Pop Müziğinin güçlü kadın seslerinden biri ile düet yaptılar..

Kıbrıs'ın en ucuz Hediyelik eşya mağazası

CHINA BAZAAR LTD. Tel: 223 81 32 - 223 81 33 Fax: 223 37 29 Şehit Gazeteci Hasan Tahsin Cad No:70 Kermiya - Lefkoşa www.chinabazaarcyprus.com info@ chinabazaarcyprus.com

CHINA BAZAAR LTD. Tel: 336 79 40 Fax: 336 79 43

Şehit İbrahim Hacı Caddesi Ayluka Bölgesi / Mağusa www.chinabazaarcyprus.com info@ chinabazaarcyprus.com

CHINA BAZAAR LTD. GİRNE/KARAKUM

haber fotoğraf: özgür gökaşan

Ada'nın en güzel yerine Yukarıdan bakmak!..

B

urası Kıbrıs'ın en güzel yeri. Neredeyse Ada'ya her gelenin görmeden gitmediği; Kıbrıs hakkında konuşulan sohbetlerin içinde, adı mutlaka geçen Golden Beach Plajı. Yamaç paraşütü denince akla ilk gelen isim olan Özgür Gökaşan'ın dediğine göre, burada Altın sahil üzerinde bir yamaç paraşütü uçuş alanı var. Rüzgar uygun olduğunda buradan harika uçuşlar gercekleştirilebiliniyor. Bu fotoğrafta o uygun zamandan. Bölgeye tatil için giden Özgür Gökaşan, rüzgarı da arkasına alarak Ada'nın en güzel yerine bir de yukarıdan bakıyor. "Sahil üzerinde, yelken uçuş tekniğini sahil kenarındaki alçak tepeleri kullandığımız bir uçuş tekniğidir ve oldukça zevklidir." diyen Gökaşan, Rüzgarı kullanarak saatlerce havada kalinabildiğine dikkat çekiyor. Bir kuş misali saatlerce, üstelikte Ada'nın en güzel noktasında, havada kalmanın keyfi düşünülürse; fotoğrafta gördüğümüzden fazlası var diyebiliriz. Ama şimdilik bununla idare ettik. Gün batımında çekilen bu fotoğraf, izleyenlerin de bu sporu yapanlar kadar keyif alabileceğini gösteriyor...

20 ZOOM

220 TL 215 TL

225 TL

Çift 1425 TL

Profil Ajans 227 7595

Aşkını Bulan Çiftlere 765 TL Çift 1450 TL

SAYGIN

Çift 1435 TL

Kuyumculuk

Kadınlar Pazarı Sokak No: 15 Lokmacı Kapısı / Lefkoşa +90 392 229 1361 / +90 533 868 6969 / mertali96@yahoo.com

12 Ay Taksit İmkanı

mekan

Sıcaklığın 35-40 derecelerde seyrettiği yaz mevsimlerinde, kapalı ofis ortamlarında bulunmak ilk etapta avantajlı gibi görünebilir fakat sıcak havalarda kapalı atmosferde bulunmanın olumsuz etkilerinden de mümkün olduğunca korunmak gerekir. Yaz aylarında kapalı ofis ortamının oluşturabileceği olumsuz etkileri ve çözüm önerilerine dikkat edin.

K

limalar, ofis çalışanları için kurtarıcı gibi gözükse de, bu durum zaman zaman olumsuz etkilere yol açabiliyor. Acıbadem Mobil Sağlık Evde Sağlık Hekimi Nimfe Acemi, bu konuda özellikle temiz hava almanın önemine dikkat çekerek, yapılması gerekenleri listeledi. ‘Klima’ her zaman kurtarıcı olmayabilir Klimanın soğuttuğu havaya doğrudan maruz kalmak, en basit adale tutulmalarından, komplike akciğer enfeksiyonlarına kadar geniş bir risk tablosuyla karşı karşıya kalınmasına sebep olabilir, o nedenle çalışma masası, klimaların altın-

22 ZOOM

da veya tam karşısında konumlandırılmalı. Temiz hava, serinlikten çok daha önemli! Sürekli nemli olan klima filtrelerinde zamanla mantar üreyebilir. Bu mantarlar, zaman içinde soluduğunuz havaya da karışarak tedavisi oldukça güç olan akciğer mantar enfeksiyonlarına neden olabilir. Çalıştığınız kurumların klima bakımlarını düzenli yaptırıp yaptırmadığını mutlaka sorgulayın. Soluduğunuz havanın temiz olması, çalışma ortamınızın ısı dengesi kadar önemlidir. Üst solunum yolları için tehdit: ‘Kuru hava’ Klimaların diğer bir olumsuz etkisi ise; özel-

likle nem - hava koruma özelliği olan klimalar seçilmemişse, havayı kurutması. Bu nedenle üst solunum yollarının koruyucu bariyeri olan nem ortadan kalkar ve hem filtre edici hem de partikülleri tutucu etkisi zayıflar. Koruma mekanizması devreden çıktığı için solunum yollarına yabancı partiküllerin geçişi de kolaylaşır. Bu durum, alerjik reaksiyonlara ve çeşitli enfeksiyonlara neden olur. Bu tür risklerden korunmak için, nem dengesini koruyucu klimalar tercih edebilir veya bulunduğunuz ortamda nemi sağlamak için, sürekli bir bardak su bulundurabilirsiniz. Özellikle kapalı

SERİNLEYİM DERKEN HASTA OLMAYIN

KLİMALARA DİKKAT

ortamlarda çalışıyorsanız, su tüketimine de özen göstermeniz önemlidir. ‘Soğuk-Kuru Hava’ ile ‘Sıcak-Nemli Hava’ arasında sıkışmayın! Ofis içerisindeki soğuk - kuru hava ile dışarıda bulunan sıcak - aşırı nemli hava arasında geçirdiği günün sonunda, boğaz ağrısı, boğazda kuruma, geniz akıntısı, göğüs adalelerinde ağrı ile başlayan solunum enfeksiyonları kendini belli etmeye başlar. Sürekli basınç farkı yaşamak da yorgunluk, halsizlik hissedilmesine sebep olabilir. Tüm bu durumlar, bir süre sonra dikkat dağınıklığına ve iş hayatında verimsizliğe neden olmaktadır. Odanızda bulunan klimayı gün içinde aralıklarla kapatırsanız, doğal hava dolaşımını sağlayarak, olumsuz etkileri biraz olsun azaltabilirsiniz.

Kapalı ortam sendromuna dikkat! Hava sıcaklığından bağımsız olarak, sürekli ofis ortamında yani kapalı ortamda çalışmanın, yapay hava soluması ve sağlıklı hava dolaşımının sağlanamaması nedeniyle yorgunluk, halsizlik hissi ve enfeksiyonlar daha sık gözlenmektedir. Ayrıca ofis çalışanlarından birinde gelişen gribal enfeksiyon, kolaylıkla kısa sürede bütün ofis çalışanlarına bulaşmaktadır. Kapalı ortamlarda çalışan kişilerin mutlaka kısa süreli olarak günde birkaç defa açık havaya çıkması uygun olacaktır. Belirli aralıklarla kendinize kısa süreli molalar belirleyin. Tercih ettiğiniz kıyafetlerin, hem ofis sıcaklığına hem de dış ortam sıcaklığına uygun olması da, vücudunuzun ısı dengesi açısından önemlidir.

www.cypruszoom.com

23

haber

24 ZOOM

Toplam 180 bin katılımcıyı ağırlayan Glastonbury Festival'i üç gün boyunca her türden müziksevere hitap etti. Buyıl "Cennet ve Cehennem" temasının işlendiği festival olimpiyatlar yüzünden iptal edildiği geçen yıla atfediliyor.

Cennet'te, cehennem de

Glastonbury Festivali'ndeydi

G

lastonbury Festivali, resmi adıyla Glastonbury Çağdaş Performans Sanatları Festivali yine sıradışı görüntülere evsahipliği yaptı. Beady Eyes adlı grubuyla Liam Gallagher'in açılışını yaptığı festivalde Rita Ora, Chic, Dizzee Rascal ve Arctic Monkeys, Arctic Monkeys Grubu sahne aldı. Toplam 180 bin katılımcıyı ağırlayan festival, üç gün boyunca her türden müziksevere hitap etti. Buyıl "Cennet ve Cehennem" temasının işlendiği festival geçen yıla atfediliyor. Londra Olimpiyatları nedeniyle geçtiğimiz yıl yapılmayan Glatsonbury'nin 'kıyamet yılı' olarak nitelenmişti. Festival alanı bu fikir doğrultusunda Cennet ve Cehennem olmak üzere iki parçaya ayrıldı. Katılımcılar kurşun delikleri ve tüfek fişekler-

le parçalanmış barlardan ve "şırıngalarla ruhu çekecek" transseksüel hemşirelerin bulunduğu cehennemin yedi katında dolaşmayı seçme şansı buldu. 'cennet' kısmında ise kürklerle süslenmiş kanepeler, cennet çeşmeleri bulunan barlar ile karşılandı. Festival alanının cennet bölümünde vaktini geçirecek katılımcılara 'baş meleği kendilerini onurlandırması için ikna etmeleri' gerekti. Bu yılki festivalde herkesi heyecanlandıran, festivalin en gözde grubu 50'inci yılını kutlayan The Rolling Stones'du. Festivalin olmazsa olmazı ise tabii ki yine çamur banyosu oldu. Festivale katılanların büyük ilgi gösterdiği çamur banyosu, fotoğrafçılara da iyi malzeme yarattı. Birbirinden enteresan fotoğraflara konu olan etkinlik festival konulu haberlerde en çok kullanılan materyal oldu...

www.cypruszoom.com

25

GUSTO 2013-2014

haber

T

asarımda çizgi aşıldı. Avustralyalı tasarımcı Darl Fitzgerald tarafından yaratılan tuğla kitaplar dünyanın her yanına yayılmaya başladı. Kullanılmış tuğlalardan yapılan kitaplar, evinizde ofisinize farklı bir görüntü yaratıyor. Bunun için edebiyatın en kült yayınları tercih ediliyor. Boyalı şablonlarla yapılan tuğlalar, zarif bir kitap görünümüne sahip oluyor. Bu tasarımlar için edebiyatın kült yayınlarının seçilmesi de bir rastlantı değil. "Edbiyatın ağır topları serisi" olarak gösterilen tuğla kitaplar, yıpranmadan uzun süre dayanıyor. Nerede nasıl sergileyeceğiniz size kalmış. ANcak bizde farklı fotoğraflarla neler yapılabileceğinin ipuçlarını vermeye çalıştık. Hadi kolay gelsin.

26 ZOOM

SONBAHAR-KIŞ KOLEKSİYONU BU SEZON DA GÖZALICI

Ağır edebiyat TUĞLA KİTAPLAR

H

er sezon kalite ve şıklığı modaseverlerle buluşturan Gusto, hazırladığı 2013 - 2014 Sonbahar- Kış Kadın Koleksiyonu ile bu sezon da dikkatleri üzerine çekiyor. Bu sene Futuristik görünüm, keskin hatlı elbiseler ve romantizm üzerine hazırlandı. Sezonun renk hikayesinde temel renkler gri, kırmızı, saks, haki, bordo, camel ve vazgeçilmez siyah kullanıldı. Gusto’nun yeni sezon kadın koleksiyonunda özellikle ekose, tvit, yün, kaşmir lüx dokular şıklığından ve kaliteden ödün vermek istemeyen kadınların vazgeçilmezi olacak. Leopar baskılı parçalar, kamujlaj desenli triko elbiseler, hayvan desenli takımlar, kap ve pelerinler, tvit şort ve yelekler, Gusto mağazalarında bekleyen yeni sezon ürünleri arasında yer alıyor. T - shirt kesimli bluzlar, ceket görünümlü hırkalar, kadınsılığı ön plana çıkarıyor. Gusto mağazalarının yanı sıra www.gustogiyim.com adresinde de güvenle alışveriş yapılabiliyor.

haber Doğtaş Hakkında 1972 yılında Çanakkale’de kurulan Doğtaş Mobilya, oturma gruplarından yemek odalarına, genç ve çocuk mobilyalarından, yatak odalarına ve Türkiye’nin ilk CE Medikal Sınıfı belgeli yataklarına kadar uzanan geniş ürün yelpazesiyle, uluslararası kalite standartlarında üretilen özgün tasarımlı modelleri ve fonksiyonellikle şıklığı birleştiren modern çizgili ürünleriyle, sektöründe fark yaratmıştır. Kalite ve tasarım konusunda sektöre birçok yenilik getiren Doğtaş, ISO 9001, ISO 10002, E-1, TS-EN İSO 50001, İSO 14001 ve OHSAS 18001 gibi birçok önemli belgeye de sahip. Ayrıca 2008 yılında aldığı Turquality belgesi ile de yurtdışı atılımlarına hız vermiştir. Doğtaş Mobilya bugün 65 ülke ihracatı, yurtiçi ve yurtdışındaki 200’ü aşkın mağazası ile büyümeye devam etmektedir. 2012 yılında attığı büyük adımla gücüne güç katan Doğtaş, Cumhuriyetimizin en eski mobilya markası Kelebek Mobilya’yı bünyesine katarak girişimci tavrını bir kez daha ortaya koyarken Türk mobilya pazarında da ikinci sıraya yükselmiştir. Doğtaş, Capital dergisinin 2012 yılı Türkiye’nin En Beğenilen Şirketleri Araştırması sonucuna göre 2011 yılında olduğu gibi yine sektörünün en beğenilen birinci şirketi seçildi.

65 ülkeye ihracat yapan;

DOĞTAŞ, ARTIK KIBRIS'TA

T

asarımlarında konfor, işlevsellik ve estetiği bir araya getiren Doğtaş’ın, yeni Exclusive mağazası Lefkoşa açıldı. Doğtaş Exclusive Lefkoşe mağazasının açılışı KKTC Meclis Başkanı Dr. Hasan Bozer, Doğtaş CEO’su Haluk Özmutlu, Doğtaş İş Geliştirme Direktörü Ali Rıza Çelik, Doğtaş yetkilileri ve çok sayıda davetlinin katılımıyla gerçekleşti. Açılışta konuşma yapan ve Doğtaş hakkında bilgiler veren Doğtaş CEO’su Haluk Özmutlu, “Hem yurt içi hem de yurtdışında açtığımız yeni Exclusive mağazalarımızla ailemizi genişletiyoruz. Büyüme stratejimizi devam ettirerek, yüzde 30 büyüme hedefi koyduğumuz 2013 yılında yeni mağaza açılışlarımızı sürdüreceğiz.” dedi. Doğtaş; özgün tasarım, bol seçenek, modern çizgi ve kalitesiyle de tercih edilen marka olmaya devam ediyor.

Exclusive mağazacılık anlayışıyla fark yaratan, sektörün en beğenilen markası Doğtaş, 65 ülkeden sonra, Lefkoşa’daki yeni mağazasını açılışını gerçekleştirdi.

www.cypruszoom.com

27

Harekatı'n adsız kahramanları: mesutgunsev@gmail.com

Mesut Günsev

HARP HEMŞİRELERİ BİR MEKTUBUN ÖYKÜSÜ

Yıllarca önceydi. Sanırım 15 yıl olmuştur... Barış ve Özgürlük Bayramı kutlamaları nedeniyle her yıl olduğu gibi Türkiye'den bir gazi heyeti Ada'ya gelmiş, hem anılarını tazeliyor, hem de Kıbrıs Türk halkı ile bayram mutluluğunu paylaşıyordu. Cumhurbaşkanı Denktaş’ın resepsiyonunda hemen dikkatimi çekti, sarışın kalpaklı madalyalı gazi hanım… Hemen yanına gittim ve “siz harekatta ana ve sancak gemisi Ertuğrul’un harp hemşiresi miydiniz ?”diye sordum. Evet dedi gazi bayan: “Ben Hemşire Gülten Tosun”, “Ben Üsteğmen Mesut” dedim. ”Belki hatırlarsınız. İtalya’da hastahaneden kaçıp ta çıkarmaya yetişemeyen subay. Amfibi Alay'dan. Ağlardan çıkarma botuna inmeden önce size bir mektup vermiştim”. Hemen hatırladı Gülten Hemşire… Yıllardır birbirimizi görmemişiz ama daha dün ayrılmış iki kardeş gibi kucaklaştık. Ve bir daha irtibatımız hiç kopmadı…

B

in, bir maceradan sonra Sardunya Adası'ndan Roma, İstanbul, Ankara, Mersin (Deniz Piyade Pilot Üsteğmen Savaş Salttürk, riskleri göze alarak Etimesut’tan beni uçağa atmış o gece kalkacak TCG Ertuğrul a yetiştirmişti) yolculuğu ile gemime ulaşmıştım. Birinci harekat bitmişti. Ama 20 Temmuz sabahından beri arkadaşlarıma, askerlerime kavuşma özlemi ve merakı beni yiyip bitiriyordu. İşte hala tüten Beşparmak Dağları artık karşımdaydı.. Biraz sonra lojistik malzemeyi almak üzere ana gemimiz TCG Ertuğrul’a aborda olacak çıkarma aracına halat ağlardan inecek ve kısa bir seyirden sonra henüz adını bilemediğim Pladani Plajı'na ayak basacaktım. Sevdiklerime Ada'ya gideceğimi söylemeden ve de tam veda etmeden kısa süre uğradığım evimden ayrılmıştım. Tek çocuk olduğum için zaten hastalığım annemi bitirmişti. Şimdi de Kıbrıs’a gidiyorum desem “annem bu kez me-

Harp Hemşiresi Gülten Tosun

28 ZOOM

raktan ölecekti. Ama hareketlerimden kaçacağımı da hissediyordu sanırım. Çatışmaya giden bir asker genelde iki şey yapar. Bir boy aptesti alır, ve ailesine kısa bir mektup yazar. Bir elimde silahım diğer elimde alel - acele yazılmış mektubum. Verecek birini arıyordum. O karmaşa içinde hemşire hanımı gördüm. Kısaca durumumu anlattım. Karaya ilk çıktığında mektubu postalayacağını söyledi. Bütün ısrarlarıma rağmen gönderme ücretini kabul etmedi. Oysa kim bilir ne kadar çok mektup emanet edilmişti kendisine. Ve o mütevazi maaşına rağmen hiç birinin parasını kabul etmemişti. Kendi gemim olduğu için Ertuğrul’da hemşire bulunmadığını biliyordum. Harekat nedeniyle24 saatlik tayinle İstanbul Kasımpaşa Deniz Hastahanesi'nden bir arkadaşı ile birlikte ana gemiye atandığını söyledi. Zaten gemi Mersin'e dönerken yaralı, esir personeli de taşıyordu. Adını bile öğrenemediğim bu gazi hemşire ile ayrılığımız böyle oldu. HARP HEMŞİRESİ GÜLTEN TOSUN Bu yazıyı hazırlamayı planladığımda Gülten Hemşireden kısa bir özgeçmiş istedim. İşte bana yazdıkları: ”Ben Gülten Tosun, Kıbrıs Gazisiyim. O sıralar Kasımpaşa Deniz Hastanesi'nde görev yapmaktaydım. Eşim meteorolojide çalışıyordu. Üç oğlum 1974 ve 1975 yıllarında Kara, deniz ve hava harp okullarından mezun olarak subay oldular.. (Harekat nedeniyle Meteorolog olan eşi de asker emrine alınınca, daha sonra ailede şu esprili söylem dolaşacaktır” Evde dört asker var, savaşa bir annemi çağırdılar!”) 18 temmuz Perşembe günü üç arkadaşımla birlikte beni Baştabipliğe çağırdılar. Geçici görevle Mersin ‘e gideceğimizi, hemen hazırlanmamızı ve gerekli ayrıntılı emri orada alacağımızı tebliğ ettiler. 19 Temmuz günü sabah erken saatlerde ekip olarak Mersin’e hareket ettik. Ben ve arkadaşım

dedi ki! “Karşıklı güvercinler uçurmazsan... buluşamazsın...” Safa Önal

tecrübe Memuru süslü avrat, zengini hayırsız evlat, Siyasetçiyi kör inat bitirir…

Osman Bölükbaşı

Hale Koray

ÖZLENMEMELİ O BU KADAR Gazi Hemşireler Gülten Tosun, Zeynep Süngü

Aysel Ekren, ana çıkarma gemisi Ertuğrul, diğer iki arkadaşım Zeynep Süngü ve İffet Şenkıl Ana Destek Gemisi Donatan'da görevlendirildik. 20 Temmuz cumartesi gecesi saat 03.00 bütün personel heyecanla bekler ve Kıbrıs’ a seyir devam ederken, saat 05.22 de komutan ana yayın devrelerinden harekatın başladığını duyurdu. Böylelikle Kıbrıs Harekatı başlamış oldu. Her iki harekatta da görevlerimizin başındaydık..” Gülten Tosun hemşirenin tek savaş görevi bu değil 1992'de ki Körfez Krizi'nde de Batman Harp Hastahanesi'nde görev almış. Şimdi emekli Ankara’da ve Altınoluk’ta yaşıyor. Gülten Tosun ve arkadaşları harp gemilerimizde başarı ile görev yaptılar. Acılara merhem oldular, yaraları sardılar. Yaralılara gereğinde abla gereğinde annelik yaptılar. Şehit olanların gözlerini kapattılar. Ben gazi karacı hemşirelerimiz de dahil bugüne kadar onlardan bahseden, hizmetlerine yer veren bir yazı bir röportaj görmedim. Savaşın bu sessiz ve adsız

kahramanları sadece onurlu görevlerinin anıları ile yaşıyorlar. Galiba bu anı - anlatı da gazi hemşirelerimizle ilgili bir ilk yazı. Selam olsun hepsine. PEKİ YA MEKTUP NE OLDU? Peki o mektup yerine vardı mı? Ve acaba ne yazıyordu? Mektup yerine vardı. Hala da bir çerçeve içinde duvarda asılı. Biraz sararmış kağıdı ve mürekkebi solmuş ama duruyor 39 yıldır. Şöyle yazıyor mektupta: “Nur ‘um, Hepiniz beni affedin fakat “akibet insanı aramaz, insan ona doğru koşar “der Solzenitsin, Anneme o geceyi benim tarafımdan izah et. Yakında her şeyin düzeleceğine eminim. Daha önce dediğim gibi bir şey olursa evlen ve oğlun olursa adını BURAK koy. Seni hep sevdim, Seveceğim. Mesut

Fesleğenleri özlediğimden de çok Özlüyorum seni Demektir ki Yokluğun Deli bir albatros gibi Uçacak yine bu gece Yırtarak yelkenlerimi… Hale Koray

21 Eylül 1977 de Nur’ la evlendik ve 24 Eylül 1979 da ilk oğlum doğdu. Tabii adı Burak

www.cypruszoom.com

29

röportaj röportaj: züleyha Karaman

Bülent Ortaçgil ve Birsen Tezer:

“KIBRIS BÜYÜLÜ BİR YER”

T

elsim’in platin sponsoru olduğu 17. Uluslararası Mağusa Kültür Sanat Festivali’nde sahneye çıkan Bülent Ortaçgil ve Birsen Tezer, Kıbrıs’ın “büyülü” bir yer olduğunu belirterek, Kıbrıs seyircisine hayranlığını dile getirdi. Geçmişte Namık Kemal Lisesi (NKL) öğrencisi olan Birsen Tezer, NKL’nin Telsim Freezone 1. Liselerarası Müzik Yarışması’nda birinci gelerek, Türkiye’de Vodafone Freezone 16. Liselerarası Müzik Yarışması’ndan üç ödül kazanmasından gurur duyuyor. Öğrencilik yıllarında kendisi de, liselerarası müzik yarışmasına katılarak, üç-dört ödül kazanan Birsen Tezer, Telsim ve Vodafone’nun liselerarası müzik yarışmasını yeniden düzenlemesini, gençlere yönelik “çok güzel bir destek” olarak niteledi. “Kitap yazmaktan korktuğunu” dile getiren ve şarkıları küçük büyük herkes tarafından sevilerek söylenen Bülent Ortaçgil ise, beşon şarkı daha yazmayı hedeflediğini söylüyor. Kıbrıs’ta bir çok kez konser verdiğini, Salamis Antik Tiyatro’da ilk kez seyici karşısına çıktığını belirten Ortaçgil, daha önce Mağusa festivali’ne katıldığını, Othello’da çaldığını aktardı. Birsen Tezer, Salamis Antik Tiyatro’da ilk kez seyirci karşısına çıktığını ve tarihi mekande seyirci karşısına çıkmaktan heyecanladığını belirtiyor. Ortaçgil ve Tezer, ortak projelere ilişkin olarak düşüncelerini paylaştı. Ortaçgil, “Benim kafamda bir proje ve birisiyle şarkı söylemek varsa, gideceğim bir iki insandan biri Birsen olur, onun kafasında ben ve benim benzerim birisiyle bir şey yapmak varsa, gideceği bir iki insandan biri ben veya öbürü olur” diyor. Ortaçgil’den “ustam” diye bahseden Birsen Tezer, “Bir renk katıyorsam çok mutlu oluyorum, Ortaçgil benim ustam ve onunla aynı sahnede olmak bana yetiyor” diye konuştu. HER YAŞDAN HAYRAN KİTLESİ Bülent Ortaçgil, her yaşdan hayran kitlesinin olmasıyla ilgili olarak şu değerlendirmeyi yaptı: “Türkiye’de çok uzun yıllardır müzik yapan, yaşayan insanlardan birisiyim, bu anlamda 5-10 kişiden birisi olduğum için işin içinde tarihsel birikim de var. Aynı zamanda şöyle bir şey de var; 30 yıl önce yazdığım şarkı ile

30 ZOOM

bugün yazdığım şarkı arasında tabi ki farklar var ama, büyük farklılıkları yok, dünya gözü değişmemiş, aynı dünya gözüyle yazılmış olduğu belli. İnsanların, fazla değişmeyen, günün koşullarına göre yeniden oluşmayan bir takım sabit mihenk taşlarına ihtiyacı var, bu önemli bir şey. Ben yanlış düşünebilirim, yanlış da söyleyebilirim ama benim o yolumu beğenen takdir eden bir sürü insan var, şarkılarımı beğenmeye bilirler ama kimse bu yolun üzerine bir laf edemez. O yol hafif seyri içinde hafif sağa sola giderek devam etti. İnsanlar akıllı, olayın ne olduğunu anlıyorlar, kimin değiştiğini, kimin değişmediğini anlıyor. İnsanla ilgili, derine inen bir şey söylediğiniz zaman onu 10 yaşındaki de anlıyor, 50 yaşındaki de anlıyor. 10 yaşındaki 40 yaşına geldiğinde yine hatırlıyor, anlıyor, o çocuğuna gösteriyor, çocuk 6 yaşından 18 yaşına geldiğinde de biliyor oluyor, mesele bundan ibaret.” Geleceğe ilişkin “bir hedef ve planı olmadığını” ifade eden Bülent Ortaçgil, “Beş on şarkı daha yazarsam çok sevineceğim. Yazacak gibi hissediyorum ama daha hiç bir şey yazmış değilim” dedi. “Müzik dışında farklı bir uğraşınız var mı, örneğin yazmak gibi?” sorusuna “Hayır” diyen Bülent Ortaçgil, “yazmaktan korktuğunu” da belirterek, şunları söylüyor: “Kitap yazmaktan korkuyorum, yoksa yazabilirim aslında ama korkuyorum. Çünkü, kitap yazma alışkanlığını masada oturma, el ve kağıt, kalemle ve bilgisayarla yazma alışanlığını edinmek için gençken uzun süre uğraşıyor olmak lazım. Şimdi o alışkanlığı edinmek için çok yabancılık hissediyorum, o yabancıllığı aşmak için bir kaç roman yazmak lazım, ondan sonra aşarsın. Ona da benim vaktim yok şu anda.”

NAMIK KEMAL LİSESİ İLE GURUR DUYDU Öğrencisi olduğu Namık Kemal Lisesi’nin Telsim Freezone. 1. Liselerarası Müzik Yarışması’nda birinci gelerek, Türkiye’de Vodafone Freezone 16. Liselererarası Müzik Yarışması’ndan 3 ödülle dönmesini “Harika” olarak niteleyerek, gururlandığını belirten Birsen Tezer, KKTC’de Telsim’in, Türkiye’de ise Vodafone’nun gençlere yönelik liselerarası müzik yarışması düzenlemesiyle ilgili şu değerlendirmeyi yaptı:

Geçmişte NKL öğrencisi olan birsen tezer, nkl’nin, vodafone freezone 16. liselerarası müzik yarışmasın’daki başarısı ile gurur duyuyor ve ekliyor “Geç üretmeye başladım. o yüzden daha yapacaklarım var”

“Bazı markaların güçlerini, çocukları ve müziği desteklemek üzere kullanması çok hoşuma gider. Müzik insanın ihtiyacı olan şeylerden bir tanesidir. Çünkü, ne kadar fark edilmese de müziksiz yaşanmaz aslında. Çok güzel bir destek olarak görüyorum. Liselerarası müzik yarışmasının çok popüler olduğu bir ara yarışmalara katılmıştım. Sonradan, hayatın bu yarışmaları savsakladığını gördüm, açıkcası üzülüyordum, ben iyi dönemini yaşamışım diyordum. Şimdi tekrardan bir destek var, çok gü-

zel bir şey, çok mutlu oldum.”

ması yeteri kadar ilginç” diye konuştu.

Birsen Tezer, gelecek planlarıyla igili olarak, “Yaşım bayağı geç olmasına rağmen geç üretmeye başladım. O yüzden daha yapacaklarım var” diyerek, “Tecrübe edindikçe oluşacak şeyleri yazacağım, ısmarlama bir şey olmayacak” ifadesini kullandı.

Tarihi Salamis Antik Tiyatro’yu tıklım tıklım dolduran sanatseverler, Bülent Ortaçgil ve Birsen Tezer’den unutamayacakları bir konser dinledi. Ayrı ayrı ve birlikte canlı performans sergileyen Bülent Ortaçgil ve Birsen Tezer, şarkılarını zaman zaman coşkulu kalabalığın eşliğinde seslendirdi.

Festivalle ilgili değerlendirme de yapan Ortaçgil ve Tezel, “Kıbrıs zaten büyülü bir yer, Mağusa ilginç bir yer. Böyle bir mekanda böyle bir etkinliğin yapılıyor ol-

www.cypruszoom.com

31

haber Tecrübeli sanatçı Oğuzhan, Merit Park Hotel’in geçtiğimiz ay işbaşı yapan mekanı SUNSET BA R'da sahneye çıkıyor...

SUNSET bAR oğuzhan İLE GÜZEL

G

ecelerin renkli isimlerinden Oğuzhan tecrübesi ile yine gözde bir mekanda sahne almaya başladı. Girne'nin parlayan yıldızı Girne Park Hotel'in yeni açılan mekanı SUNSET Bar'da sahneye çıkan isim, bildik performansı ile yine alkışlandı. Lefkoşa ve Girne'nin tanınmış simalarının da katıldığı program, Oğuzhanın şarkılarıyla  çok keyifli saatlere sahne oldu. Deniz manzaralı konseptiyle beğeni toplayan SUNSET Bar, sahnelerin tecrübeli ismi Oğuzhan ile önümüzdeki döneme imza atması bekleniyor.

Merit Park Hotel’de düzenlenen Top Model of Cyprus Yarışması’nda 10 numara ile yarışmaya katılan Melis Kaçar kraliçelik tacını taktı

merİt Park Hotel Güzellerİnİ Seçtİ

32

ZOOM

Y

az ayları, turizm tesislerinde de özel organizasyonlara sane oluyor. Merit Park Otel ve H&V Ajans organizasyonuyla gerçekleşen “Top Model of Cyprus” Yarışması'nda güzeller taçlarını giydi. 12 finalistin yarıştığı gecede, birincilik tacı 10 numara ile yarışan Melis Kaçar’ın oldu. Balagül Apduali'nin ikinciliği elde ettiği yarışmada, üçüncülüğü Eylül Uzel aldı. Organizasyonda Türkiye’nin ünlü ismi Nil Anka ve özel dansçıları, adamızın ve sahnelerimizin tecrübeli sanatçısı Rüya Seven şarkıları ile sahnedeydi.

mekan

BEŞ YILDIZLI BALIK RESTORANI

FORA RESTAURANT

Merit Park Hotel, geçtiğimiz aydan itibaren balık yemek isteyenlere hizmet verecek 5 yıldızlı restoranı Fora'yı hizmete soktu...

"

Balık yemek istiyorum, ancak istediğim yeri bulamadım" diyenlere müjde. Merit Park Hotel, yeni balık restoranını hizmete soktu. Otel bünyesinde hizmete giren restoran, geçtiğimiz ay içinde iş başı yaptı. Pazartesi günleri hariç hergün hizmet verecek olan Fora Restaurant'ta Çarşamba, Cuma ve Cumartesi günleri fasıl programı yapılıyor. Fix menü ve A la cart menü olarak çalışan restoran, farklı mezeleri, özellikle de iddialı balık yemekleri ile tercihlerinizi zorlayacak. Ülkemizde az bilinen Deniz Börülcesi, lakerda, Çiroz gibi mezelerin de bulunduğu zengin mezeleri, birbirinden özel balık yemekleri, denizi manzarası ile sunuluyor. Muhteşem gün batımı manzarası ile hep aklınızda kalacak mekan, balık yemek isteyenlere 5 yıldızlı bir fırsat sunuyor..

www.cypruszoom.com

33

röportaj

lı ı r a ş a b n i Kanal T'n n u ' M O O Z i er k i p s r e b a ı; h d a t ı n a y ı soruların en Ülkemizin haber istikrarlı inden spikerler n i, ZOOM'u c in k E a Ferd yanıtladı. ı ın r la u r so için gelip il t a t a 'y Ada rıs ci ile Kıb in k E n le yerşe k. ı konuştu ın s a r e c ma a a kamer 'y a y d e M , başlayan a d ın s a ark n sonra e t ik t ş le r e Kıbrıs'a y önünde ın n a r e işe kam başarılı n e d e m deva or 'da yaşıy a d A , im is . Geriye lu t u m n olmakta ğü k üzüldü e t a d ın baktığ e i başarı il d im ş , e detay is ikerliği p s r e b a h sürdüğü lif e'de tek iy k r ü T i işin cesaret ın ş r a k e edilmesin ne si. Yarın e m e m e ed ma Kıbrıs a ; z e m olur bilin üzü u güzel y b ı n a r k e onlarına iy v le e t Türk ilir. kaptırab

34 ZOOM

FE

İ C N İ K E A RD

E

kran önündeki sunumu, konuşmaları, soruluları ile özel televizyonlarda alışkın olmadığımız profesyonel bir görüntü sergileyen, Ferda Ekinci, bizim gibi birçok kişinin de dikkatinden kaçmadı. Televizyonda her izlediğinde "bu ustalık, nereden geliyor" diyenlerin sesi kulağımıza geldi. Biz de ekranın en istikrarlı haber spikeri ile sizin için konuştuk. Ada'ya tatil için gelip, yerleşme kararı alan Ekinci, İstanbul'da kamera arkasında başlayan meslek hayatına; şimdilerde başarı ile sürdürdüğü haber sipikerliği ile devam ediyor. Okumayı seven, çantasında nescafe taşıyan Ekinci, şair Cemal Süreyya hayranı. "Tek pişmanlığım, rahmetli gazeteci Ufuk Güldemir'in yıllar önce ekran önüne çıkma teklifini" o zaman reddetmiş olmam" diyen Ekinci, Kıbrıs'ı seviyor. Kendisine gösterilen ilgiden memnun, başardıklarının farkında. Gelecekte nerede olacağı konusunda net bir yanıt vermekten kaçınıyor. Mesleğine Türkiye'de ulusal bir kanalda devam eder mi bilinmez. Ama giderse de sürpriz olmaz, İşte başarılı spikerin sorularımıza verdiği yanıtlar; Televiyona ne zaman ve nasıl başladın Bir hikayesi var mı? Ada'ya yerleşmeden önce İstanbul'da çeşitli gazete ve medya gruplarında çalıştım. Medya ile ilk 1994'de Sabah Gazetesi'nde başladım. Ardından Milliyet ve Haber Türk Televizyonu oldu. Haber Türk'te kamera arkası ilan prototip servisinde, haftalık reklam yayın akışları servisinde çalışıyordum. Birgün merhum Gazeteci Ufuk Güldemir odamıza geldi, o dönemde Haber Türk'ün başında o vardı ve bir süre sonra yayına başlayacak bir programdan bahsetti. Biraz çalışmayla bu işi bana verebileceğini söylemişti. Ben

o güne kadar hiç kamera önüne çıkmayı düşünmemiştim ve doğal olarak kabul etmemiştim. Aslında kabul etmeyişimin ardında gizli bir güvensizlik duygusu olduğunu biliyordum. Nese ki; Ada'ya yerleşmeye karar verdiğimde asıl mesleğimin haber spikerliği olduğunu yıllar sonra görecektim. Ufuk Güldemir, o yıllarda bunu görmüştü. Hiç kanal değiştirdiniz mi? Evet değiştirdim. Ada'da bir-iki televizyonda çalıştım. Aslında bizim mesleğimizde kanal değiştirmek orta vadede izleyicide güven kaybına yol açsa da; karakterim gereği huzursuz olduğum hiçbir yerde çalışmam. Ben de meslekte iyi bir yere gelene kadar, elimdekilerle yetinmeyip kanal değiştirmişdim; 5 yılı aşkın profesyonel bir çizgide olan ve Ada'nın ilk özel televizyonu Kanal T'de görevliyim. Şu anda neler yapıyorsunuz kanalda? Kurumumuzda her sezon yayın kuşaklarımız ve yaptığımız projeler; kış dönemi yayın öncesi hazırlanır. Yönetim Kurulu Başkanımız Sibel Tatar'a, her yeni yayın sezonu öncesi proje sunarız. Ben genellikle siyasi-aktüel ve ekonomi programları sunarım. Aynı zamanda kurumumuzun ana haber spikerliği görevini sürdürüyorum. Yaptığınız iş sizi tatmin ediyor mu? Görev tanımı çerçevesi içinde yapabileceğimin en iyisini sunmaya çalışıyorum izleyicinin karşısında. Bunu yeterli bulmuyorum. Eğer ekran önündeyseniz ve izleyici sizden sürekli yenilikler ve farklı bir stil yaratmanızı isterse; sizin asla yerinde saymanıza izin verilmez. Bulunduğumuz ortamda kurum içi rekabeti değil: bilakis kurumlararası rekabeti önemsiyorum. Çünkü kurumda biz bir ekibiz. Arkadaşlarımın başarısını alkışlarım. Fakat bizler profesyonel birer takım oyuncusuyuzdur.

www.cypruszoom.com

35

röportaj

Uzun süredir Kanal T'de haber spikeri olarak görev yapan Ferda Ekinci, bireysel başarıdan çok, ekip olmaya inanıyor. Nescafe'sini yanından ayırmayan ekranın başarılı ismi, kariyeri konusunda da sürprizlere açık...

Oyunda paslaşmayı yapmak kadar, karşı oyuncunun hamlelerine de bakmamız gerekiyor. O bakımdan elbette elimdekilerle yetinmiyorum ve daha iyi yerde olmanın planlarını yapıyorum. Kanal T'nin diğerlerinden farkı ne? Her televizyon kurumunun kendi yayın politikaları vardır ve bu politikasını beyaz camdan izleyicilerine sunar. Kanal T uzunca bir süredir bir siyasi partinin politbürosu gibi çalışıyor şeklinde bir görüntü vermişti. Fakat 2008 yılında kurumumuzun başına geçen Yönetim Kurulu Başkanımız Sibel Tatar; bir süre sonra o çizgisinden ayrıldı ve daha yenilikçi, daha sıradışı, daha objektif ve tarafsız bir haber kanalı haline geldik. Ben bu gelişmeleri ve geçiş sürecini elbette yakından izleyen bir personel olarak Sibel Hanım'ın bu başarısını ayakta alkışlayanlardan birisiyimdir. Çünkü siz ne verirseniz, izleyici onu alır. Kurumumuz yıllar geçtikçe daha profesyonel ve yenilikçi olmaya devam edecek. Bildiğimiz kadarıyla uzun süredir ana haber bülteni sunuyorsunuz. Ana haber sunmak farklı bir şey mi? Evet asıl işim ana haber spikerliği olsa da; dediğim gibi aynı zamanda aktüel siyasi programlar da hazırlayıp sunuyorum. Ana haber bülteni spikerliği bir kere yüksek sorumluluk getiriyor. Zaten o koltuğa bunu bilen birisi olarak oturuyorsunuz ve haberlerinizi su-

36 ZOOM

nuyorsunuz. Haber spiker introlarımı bizzat ben yazarım. Çünkü haberi verirken kendi cümlelerinizle izleyiciye geçmesini sağlamak isterim. Fakat bu demek değildir ki: bazı haberlerin sonunda bir yorum yapmayalım. Son yıllarda enterasan bir trend oluştu bizim camiamızda. Verilen haberin sonunda spiker kendi yorumunu katıyor ve bazen de ileriye gidebiliyor. Oysa getirilen yorum kesinlikle kişisel olmayıp; kurumunuzun yayın politikasına uygun düşmeli. Yani demem şu ki; yaptığınız haber arası yorumlarda; diliniz ile beyniniz senkronize olmalı. Benim stilim ise haberi verirken; yorumunu da içinde izleyiciye aktarmak. Bu durumda hem aslında ne demek istediğinizi baştan izleyiciye sunmuş oluyorsunuz; hem de haberin sonunda yorum yaparken abartılı sözlerden de kaçınmış oluyorsunuz. Haber sunarken vücut dili ve mimikler de çok önemli. Haberin ruhunu yansıtmalısınız ki izleyiciye bu geçebilsin. Unutamadığınız bir haber var mı? Özellikle unutamadığım bir haber olmadı. Yalnız ilk kez bir pazar sabahı kahvaltı haberlerini sunarken ağlamıştım. Kurucu Cumhurbaşkanı merhum Denktaş'ın vefat haberi beni derinden sarsmıştı. Ağladığım için hiç eziklik duymamıştım kendimde; sonuçta bu insani bir durumdu. Karakteristik özellikleriniz içinde en sevdiğiniz?

Kendimi anlatmak konusunda pek hünerli olmasam da karakteristik özelliklerimde en çok kararlı, sezgisel ve aldığım işi tam bitirmek gibi özelliklerimi seviyorum. Bir insanda aradığınız en büyük özellik nedir? Öncelikle duruşu olan biri olmalı. Entellektüel bir yapıya sahip olmalı. Çok daha önemlisi "insan" olmalı. Kendinizde bulduğunuz, sizi rahatsız eden kusurlar var mı? Benim farkında olmayıp da yakın çevremin benimle ilgili eleştirileri var. Bunu da yeni keşfettim. Benim için huysuz, kaprisli, sert mizaçlı, kinci ve birden sinirlenen ve sonradan yatışan birisi olduğumu söylüyorlar. Mutlu olmak için ne yaparsınız? Sadece doğru anın gelmesini beklerim. Bazen de hiç bir şey yapmam: top ayağıma gelir ve ben de mutluluk topunu altın ağlara gönderirim. Mutluluk da hüzün gibi kalıcı bir şey değil. Fazla bir şey yapmam. Sadece seyirci kalırım çoğu zaman. Sizi en çok ne mutsuz eder? Bunu pek düşünmedim. Mutsuz ya da huzursuz olduğumda bunu beden dilimle zaten belli ederim. Fakat şu var: bulunduğum ortamlarda görgüsüzlüğe, kaba saba hareketlere, düşüncesizce yapılan şakalara, sürekli kendinden bahseden insanlara; insanları hor gören züppelere hiç ta-

hammülüm yok; yeri geldiğinde de ayar vermesini bilirim. Yaşlanmak istediğiniz ülke/şehir neresi? Ada'da olmak uzun vadede beni rehabilite etti. Büyük kentten geldim fakat yaşadığım yere kolay entegre oldum. Şu anda böyle düşünüyorum fakat; günlerin ve yılların ne getireceğini kim garanti edebilir ki? Okumaya vaktiniz var mı? Daima. Okumaya her zaman zamanım vardır. Bahanesi yok. Sevdiğiniz yazarlar/şairler? Uluslararası ilişkiler ve diplomasi kültürüne ait kitaplar okumayı çekici buluyorum. O kitaplardan pek çok şey öğreniyorum. En son Erol Mütercimler'in Komplo Teorileri'ni almıştım. Şairlerden de İran asıllı şairlerin şiirlerini seviyorum. İçinde derin felsefeleri olan her türlü şiiri severek okurum ve anlamaya çalışırım.. İç dünyamızın zenginliğini körüklüyorlar. Türk şairlerden de Cemal Süreya'nın erotik şiirlerini çekici buluyorum. Sevdiğiniz kitap/kurgu kahramanı (erkek/ kadın) var mıdır? Gustave Flaubert'in Madame Bovary karakterini ilginç buluyorum. En nefret ettiğiniz şey? Mazaretsiz verdiği sözden geri dönen insanları sevmiyorum. Aslında kimseden ya da herhangi bir şeyden belirgin bir biçimde nefret etmem. Doğa üstü bir gücünüz olsun ister miydiniz? Evet isterdim. Görünmez olmayı ve insanların beyinlerini okumak çok güzel olurdu. Sevdiğiniz bir söz var mı? Bir İran Atasözü der ki: "Yalancının hafızası olmaz." Yaptığınız en büyük savurganlık? Kendime Coton'dan her ay yeni bir kıyafet almak. Hangi durumlarda yalan söylersiniz? Herkes gibi, başım sıkıştığında pembe yalanlar söylerim. En çok kullandığınız kelimeler, ya da cümleler nelerdir? Kesinlikle! / Gerçek şu ki: / Bu da bir alternatif olabilir./ Objektif olmamız gerekirse... vs. vs. Hayatınızın en büyük aşkı? Hayatımı döküp saçmayı sevemedim. Bu soruyu geçelim. Kusursuz mutluluk hakkındaki düşünceniz? Kusursuz mutluluk diye bir şey yoktur ki: mutluluk anlıktır. Yeterki o anda farkında olalım..

www.cypruszoom.com

37

haber

B

eyoğlu’nun kült kafelerinden biri olan Leman Kültür artık Kıbrıs'ta. Türkiye'de 11 ilde 14 şubeye ulaşan kafe zinciri, 15. şubesini Lefkoşa'nın en popüler bölgesi olan Dereboyu'nda açtı. Özellikle üniversite kentlerine franchising vererek büyümeyi hedefleyen Leman Kültür'ün Kıbrıs şubesi, ilk yurtdışı şubesi olma özelliğini sahip. Açıldıktan sonra büyük bir hayal kırıklığı ile kapanan Mezze'nin binasında açılan mekan için, aylar önce anlaşma yapılsa da hazırlık çalışmalar kısa bir süre öncesini gösteriyor. Hummalı bir çalışmayla kısa sürede yeniden yapılan bina, önümüzdeki yıllarda belki de Türkiye'nin en büyük franchising markası olacak Leman Kültür olarak yeniden işbaşı yaptı. Serhat Akpınar'ın sahibi olduğu Leman Kültür'ün işbaşı yapmasıyla Dereboyu'nde dengeler bir kez daha değişeceğe benziyor. Dereboyu'nun en büyük alana sahip mekanlarından biri olan Leman Kültür, farklı dekoru, sıradışı menüsü ile çok konuşulacak.. LEMAN KÜLTÜR HAKKINDA Beyoğlu İstiklal Caddesi’nde bundan 18 yıl önce Leman Dergisi’nin alt katında yazarların ve okurların buluşabileceği bir lokal olarak kurulan Leman Kültür, KIbrıs dışında bugün 11 ilde 14 şubeye ulaşmış bir kafe zinciri. Yaklaşık 13 bin metrekarede ayda ortalama 750 bin kişiye istihdam sağlayan Leman Kültür, franchising yolu ile büyümesini sürdürmeyi hedefliyor. Amaç üniversite olan her şehirde şube açmak. Uzun vadede şube sayısını 50'ye çıkarmayı planlayan Leman Kültür, Avrupa’da ve dünyada da şube açma planları yapıyor.

KIBRIS'A ÇIKTI 38 ZOOM

Beyoğlu'nda başlayıp Türkiye'de 11 ilde 14 şubeye ulaşan Leman Kültür'ün, 15. şubesi Başkent Lefkoşa'nın popüler bölgesi Dereboyu'nda açıldı. ilk yurtdışı şubesi olma özelliğini

taşıyan mekanın sahibi Serhat Akpınar, bölgede dengeler altüst edecek bir projeye imza atarak, yine dikkatleri üzerine topladı...

www.cypruszoom.com

39

haber

HASEKİ HÜRREM

ARTIK KIBRIS'TA

T

ürkiye'de ve dünyada ses getiren Muhteşem Yüzyıl, ülkemizde de yakından izleniyor. Hürrem Sultan'ı; zaten bilmeyeniniz yoktur. Dizide adından en çok söz ettiren Haseki Hürrem Sultan, önümüzdeki dönemde Kıbrıs'ta da kendini hissettirecek. Kıbrıslı bir yatırımcının "Haseki Hürrem Sultan" adıyla açmaya hazırlandığı otelde son hazırlıklar yapılıyor. GirneKarşıyaka'da inşa edilen tesis butik otel anlayışına yeni bir renk getirecek.

40 ZOOM

Dağ ve deniz manzarasını bir arada yaşamanıza olanak sağlayan otelin, 100 metre mesafede özel bir plajı olacak. 10 bin metrekare alan üzerine kurulu lüks butik otel, müşterilerine özel transfer hizmetlerin ücretsiz olarak sunmayı planlıyor. Şehire ve alışveriş merkezlerine taşıt ile 20 dakikada ulaşabileceğiniz otelde aradığınız huzuru bulacaksınız. SPA, Sauna, Hamam, Masaj 250 kişilik diskosu, Havuzbaşı, Snack bar, Havuzbaşı Terrace bar, Yüzme havuzu, 30 kişilik

haber

tiyatro Mini Hayvanat bahçesi Eglence merkezi, otelde bulunabilecek hizmetler arasında. Sahip olduğu konum nedeniyle hem dağ hem de su sporları yapmak için tercih edebilecek otel, bu sporları yapabilmeniz için rehber eşliğinde özel servis hizmetleri sağlayacak. 18 lüks otel odasından oluşacak butik otelde, 1 kral dairesi ve 13 bungalows bulunuyor. 100 yatak kapasiteli otelde, 120 kişi kapalı restoranı ve

150 kişilik Terrace Restaurantı da olacak. 200 kişilik havuz başı restoranı Osmanlı Mutfağı, İngiliz Mutfağı, Fransız Mutfağı, İtalyan Mutfağı ve Kıbrıs Mutfağı’nın seçkin lezzetleri sunulacak. Kısa bir süre içinde tamamlanması beklenen otelin, havuz ve bungalows'ları, bitmiş durumda. otelin kalanında ise sadece detaylar tamamlanıyor..

Karşıyaka'da hizmete girecek "Haseki Hürrem Sultan" butik oteli, konumu ile bölgenin en özel yerinde inşaa edilmiş.

www.cypruszoom.com

41

kitap

DENGESİZ ADIM ve Diğer Öyküler

Hristos HACIPAPAS

GEZİ PARKI'NDA DİRENİŞ BİTMEDİ AMA YAZILAN KİTAPLARIN SAYISI ARTMAYA DEVAM EDİYOR. Gezi Günlükleri Editör: Gamze Erbil Yayıncı: Yazılama

Y

aşayan en önemli Kıbrıslırum öykücü olarak kabul edilen Hristos Hacıpapas’ın Dengesiz Adım ve Diğer Öyküler adlı kitabı, Işık Kitabevi Yayınlarından çıktı . Hristos Hacıpapas’ın bugüne kadar yayımlanan, Büyük Yalan (1981); Kesinlikle Normal (1984); Eros Fırında (2001) ve Dengesiz Adım (2009) adlı öykü kitaplarından seçilen öyküler yer alıyor bu kitapta. 1947 yılında Limasol’un Trimiklini köyünde doğan Hristos Hacıpapas, öykü yanında, şiir kitapları ve romanları da yayımlandı. Yaklaşık 20 boyunca Kıbrıs Yazarlar Birliğinin başkanı olan Hristos Hacıpapas, Kıbrıs Türk Yazarlar ve Sanatçılar Birliği ile eskiden beri sıkı dostluk ilişkilerini sürdürmektedir. Rumcadan Türkçeye çevrilmiş ilk öykü kitabı olma özelliğini taşıyan Dengesiz Adım ve Diğer Öyküler’i Düriye Gökçebağ çevirdi; Gürgenç Korkmazel editörlüğünü yaptı ve önsözünü yazdı.

42 ZOOM

Çapulcunun Gezi Rehberi Yazar: Eylem Aydın Yayıncı: Hemen Kitap

Gezi Direnişi: Türkiye'yi Sarsan Otuz Gün Yazar: Emre Kongar, Aykut Küçükkaya Yayıncı: Cumhuriyet Kitapları

Çapulcuların Sosyal Medya Paylaşımları Yazar: Hasan Kargı

İsyanın Sözü: 1-8 Haziran Türkiye Yayıncı: Epos

Gezi Direnişi Broşürleri 1 Occupy/İşgal Et Yazar: Noam Chomsky Yayıncı: Agora Kitaplığı

Bir Çapulcunun Hatıra Defteri Yazar: Erol Hızarcı Yayıncı: Destek

Gezi Parkı Sürecine Dijital Vatandaş’ın Etkisi Yazarlar: Meltem Banko, Ali Rıza Babaoğlan Dijital kitap: geziparkikitabi.com

EYLEM RUHU: KIŞKIRT, HAYAL GÜCÜNÜ KULLAN, ISTE, DIKLEN!

Y

Ortadoğu ve Mısır’ın gizli kodları bu kitapta

T

ürkiye’nin Arap Baharı sürecinde oynadığı rol her yönüyle tartışılırken, AK Parti’nin en önemli stratejistlerinden Ahmet Davutoğlu’nu anlattığı kitabıyla uzun süre gündemden düşmeyen televizyoncu Gürkan Zengin, bu kez AK Parti iktidarının ve Türkiye’nin Ortadoğu politikalarını masaya yatırıyor. Al Jazeera Turk Anchorman’i Zengin’in İnkılâp Kitabevi’nden çıkan son kitabı Kavga, Türkiye’nin çok merak edilen Ortadoğu stratejisini, Tayyip Erdoğan’ın Arap Baharı’yla birlikte Körfez ülkelerinde artan popülerliğini, Türkiye’nin tüm dünya tarafından dikkatle izlenen ve yorumlanmaya çalışılan jeostratejik liderlik rolünün şifrelerini gözler önüne seriyor. Kavga; aşağıdaki soruları ve daha fazlasını yanıtlıyor. Bugüne dek yaşanan sürece dair karanlıkta kalan noktaları aydınlatıyor, Ortadoğu, Türkiye ve bölge liderleri hakkında pek çok açıdan zihninizde yeni sorular oluşturuyor. —Türkiye’nin Hüsnü Mübarek’e, “İktidardan çekil artık,” çağrısı yapmasının altında yatan gerçek neydi? Ankara bu riskli kararı nasıl aldı? O gece kulislerde neler yaşandı, neler konuşuldu? Erdoğan-Esed kardeşliği neden bitti? Doğru bir analiz yapmak isteyenler için İnkılâp Kitabevi’nden çıktı.

HAYATA İZLER 2 - SÖYLEŞİLER -

Y

aptığı özel röportajları ile Kıbrıs medyasında farklı bir yeri olan usta gazeteci Nezire Gürkan, Hayatın İzleri 2 ile yeni bir kitaba daha imza attı. Geçtiğimiz ay, Başbakan Sİbel Sİber'in de katıldığı özel bir organizasyonla duyurusu yapılan kitap, başarılı meslektaşımız Nezire Gürkan'ın, politikacı Enver Emin, Türkiye’nin eski Lefkoşa büyükelçilerinden Şakir Fakılı, gazeteci-yazar Ahmet Tolgay, merhum şairlerden Fikret Demirağ, emekli yargıçlardan Gönül Erönen, hukukçu Hasan Sözmener, iş kadını Bilge Nevzat, tiyatro sanatçısı Ayla Haşmet, iş kadını Semral Erel, sanatçı Sevcan Çerkez, iş kadını Münüse Taşer, piyanist Rauf Kasimov, iş kadını Özgül Kızılbora ve doğuştan engelli şair yazarlardan Orkun Bozkurt’la yaptığı röportajları konu alıyor. Türk Ajansı Kıbrıs’ta yayımlanmış 14 röportaj ve Enver Emin ile yaptığı özel röportajın kitaplaştırıldığı yayın, Gürkan'ın ikinci kitabı olma özelliğine sahip. Nezire Gürkan'ın ilk kitabı da yine ünlü isimlerle yaptığı özel röportajlarını içeriyordu...

ayımlandığı an dünyada olay yaratan Vajina Monologları’nın yazarından olay yaratacak bir kitap daha: Genç Kızların Gizli Yaşamı’nda Eve Ensler, “duygusal birer yaratık” olarak tanımladığı okurlarına sesleniyor: “Kışkırt, Hayal Gücünü Kullan, Kamçıla, Diklen, Kendini Tanı!” Ensler’in çağrısı, size de son günlerde meydanlardan yükselen sesleri anımsatmıyor mu? Genç Kızların Gizli Yaşamı İnkılâp Kitabevi’nden çıktı! Edebiyatın cesur kalemlerinden Eve Ensler, dünyada olduğu kadar Türkiye’de de olay yaratan Vajina Monologları’nın ardından bu kez de genç kızlara yönelik cesur ve eğlenceli bir kitapla olay yaratmaya aday. Ensler, dünyanın farklı bölgelerindeki genç kızlarla yaptığı söyleşilerden esinlendiği bu son kitabında, yaş, etnik köken ve yaşadıkları sorunlarla birbirinden çok farklı hayatlar yaşayan bu genç kızların ortak sorunlarına; özgürlük ve mutluluk arayışlarına atıfta bulunuyor. Derin tahlillerin kolay okunur ve eğlenceli bir dille anlatıldığı kitap, içinizdeki kıza, yani duygusal bir yaratık olan varlığınıza sesleniyor ve ona dilediği hızda ilerlemesini, istediği adımları atmasını, içinden gelen renkleri giymesini öğütlüyor. Eve Ensler, sosyal çevre, yaşanılan ülke, etnik kimlik ya da ekonomik düzeyleri ne olursa olsun genç bir kızın sadece bir genç kız olduğu gerçeğini değiştirmeyeceği düşüncesiyle onların sessiz ve gizli kalmış dünyasını tüm dünyaya haykırıyor: Kışkırt, Hayal Gücünü Kullan, Kamçıla, İştahını Tatmin Et, Diklen, İste, Kendini Tanı, Kafa Tut!

www.cypruszoom.com

43

bu bir reklamdır

haber Yaz sıcağı nedeniyle sokak ortasına çıkarılan masalarda, sıradışı bir gece yaşanıyor. Yediğiniz herşeyin tadı farklı. Hepsi köyden, hepsi hormonsuz, etiniz de zaten aynı zamanda kasap olan mekandan olunca, lezzet inanılmaz...

Dağyolu'nda

Sokak Meyhanesi

Bu saatler KAÇMAZ

B

ilen bilir. Kıbrıslı nerede güzel; nerede özel bir mekan var, mutlaka bulur gider. Önceki ay İskoçya'ya giden gazeteci grubu, bu kez de Fota'ta da, yani Dağyolu köyündeydi. Köy meydanında kasabın yerinde buluşan ekip, çok özel bir mekanda, gerçek bir Kıbrıs Meyhane'sinde yemek yemenin keyfini yaşadı. Masanın donatılmasından, yemeklerin sunumuna kadar, buram buram Kıbrıs kokan bir gecede, sıradışı bir ortamdaydık. Aldığımız keyfi paylaşalım istedik. Meraklısı Dağyolu'na gidip "Kasabın yeri"ni sorarsa eminim bizim aldığımız keyfi alacaktır. Anlattıklarımızla yetinmeyin gidin, görün, tadın bizden söylemesi.

G

erçeği le arasındaki tek farkı fiyatı olan saatleri bulunabileceği tek adres Kıbrıs. Özellikle Kıbrıs'a gelen ziyaretçilerin çok tercih ettiği saatlerin adresi Lefkoşa'da Arasta çarşısının gözde kuyumcusu Saygın Altın&Saat'te. Başka hiçbir yerde bulamayacağınız birinci kalite, Japon mekanizmalı saatlere sizinde ulaşmanız çok kolay. Eğer saat takmaktan hoşlanıyor ve tercihiniz kaliteden yana ise, yüzlerce çeşit sizi bekliyor.. Tel(0392) 229 1361

Yolüstü mekanı Tepe Restaurant

B

u fotoğraf Karpaz'a giderken Kumyalı'da çekildi. Adını konumundan alan mekan, bölgeyi gezmeye gidenlerin önemli bir bölümünün uğramadan geçmediği bir durak. Özellikle fırın kebabı ile dikkat çeken mekan, tipik bir Kıbrıs restoranı. Yiyip içtiklerinizden bile Kıbrıs'ta olduğunuzun farkına vardıracak tesisin kapalı olduğuna hiç tanık olmadık. Siz de oralardan geçerseniz, en azından birşeyler içmek için ziyaret edebilir siniz. Unutmadan, içeriden çok güzel bir manzaraya sahip olduğunu da hatırlayım.

44

ZOOM

haber gezi

Büyülü Kent

Varşova

www.cypruszoom.com

45

Tarihi boyunca dört kez yıkılıp yeniden yapılmış olan Varşova, Rus- Alman işgalleri arasında harap olmuş, 1795 yılında Avrupa haritasından silinmiş, ülkeyi Almanya, Rusya ve Avusturya aralarında paylaşmış, 123 yıl boyunca Polonya diye bir ülke olmamış. Ancak Polonya’nın mevcudiyetini tanıyan tek ülke Osmanlı olmuş.

fotoğraflar: oya avkan

Y

yazı & fotoğraflar: banu bebek

oğun bir çalışma temposundan çıktıktan sonra sıcak mı sıcak, nem oranı yüksek ve büyük bir olasılıkla göz açıp kapayana dek bitecek olan bir yaz mevsimine daha girecektik. O yüzden elimizi çabuk tutup kuzenlerimle birlikte bir seyahat programı yaparak Baltık Ülkelerini gezmeye karar verdik. Yine büyük bir heyecanla iklim koşullarına uygun olarak seyahat hazırlıklarımızı tamamladık. Baltık ülkelerinden ilk durağımız Polonya’nın başkenti Varşova oldu. Tarihi boyunca dört kez yıkılıp yeniden yapılmış olan Varşova, RusAlman işgalleri arasında harap olmuş, 1795 yılında Avrupa haritasından silinmiş, ülkeyi Almanya, Rusya ve Avusturya aralarında paylaşmış, 123 yıl boyunca Polonya diye bir ülke olmamış. Ancak Polonya’nın mevcudiyetini tanıyan tek ülke Osmanlı olmuş. 1918 yılında yeniden kurulan Polonya'da 2. Dünya Savaşından önce 400 bin Yahudi yaşıyormuş. Ancak Almanlar 2. Dünya Savaşı’nda Varşova’nın yüzde 70'ini yerle bir etmişler. 1944’te Polonyalılar'ın ayaklanmasında 200 bin Polonyalı öldürülmüş. Kalanlar da İsrail’e dönmeyi tercih etmişler. Ve şuan Yahudiler yok denecek kadar az. Roman Polanski’nin "Piyanist" filmi de burada çekilmiş. Filmde şahit olduğumuz Yahudi Kültüründen kalan izlerden ancak tahmin etmek mümkün oluyor. Yıkılan kent aslına uygun olarak yeniden yapılarak Unesco Dünya Mirasları Listesine alınmış. Planlı park ve yeşil alanları, çiçekleri bol olan şehrin görülmeye değer yerleri; Üç haç Meydanı, Stalin Mimarisi örneklerinden Bilim ve Kültür Sarayı, Madam Curie’nin evi, Aziz Jan Kilisesi, 3. Zigmund Heykeli, Lazienki Parkı ve Sarayı, Varşova dışında Krakow...  Varşova’ya yazarlar, bestekarlar ve Chopin’in Şehri de deniyor. Chopin 20 yıl boyunca Varşova'da yaşamış, ilk konserini Varşova aristokrasisine vermiş. Ölümünden sonra kalbi Varşova'daki Holy Cross Kilisesi'ne gömülmüş. Varşovalılar Chopin'i çok sahiplenmişler. Lazienski Parkı'na heykelini yapmışlar. Ancak mezarı Paris’te. Polonya’nın en uzun nehri Vistula, şehri ikiye bölüyor. Old Town Varşova’daki en eski ve tarihi bir yer. Ve bence Varşova’daki en güzel ve turistik yeri. Eski kentin etrafında orijinaline sadık kalınarak yeniden inşaa edilmiş Barbakan Kalesi'nin kızılımsı surları, mükemmel bir şekilde gizlice ışıklandırılmış... Masalsı bir hava taşıyor. 13. Yy'da prensin sarayı olarak kurulmuş, etrafı surlarla çevrilmiş. Old Town II. Dünya Savaşı’nda en çok zarar gören yerlerin başında geliyor. Polonyalılar, ressamların resimlerinden yararlanarak şehri eskisi gibi yeniden inşaa etmişler. Renk renk binaları ve tarih kokan atmosferi ile fotoğraf çekmek mükemmel. İhtişamlı katedraller, kuleler ve restoranlar burada sizi bekliyor. Restoranlar çiçekli ve sevimli.. Varşova genelde eğlenceli bir şehir. Genç nüfus çok. İnsanlar eğlenmeyi seviyor. Varşova’nın hemen her yerine yürüyerek gidebiliyorsunuz. Yollarda kaybolmak çok eğlenceli. Çünkü farklı yerler keşfedip,

46 ZOOM

gezi

www.cypruszoom.com

47

gezi farklı mekanlar görüyorsunuz. Eninde sonunda başladığınız noktayı bulup “ohhh... iyi ki kaybolmuşum” diyorsunuz. Hava bazen yağmurlu, bazen güneşli... havanın güneşine aldanıp sakın yağmurluksuz çıkmayın. Saniyeler içinde hava birden bire bozabiliyor. Old Town da kocaman bir meydan ve sokağa taşan kafeler var. Bu kafeler ortama sıcak bir hava katıyor. Ancak gece 11.00'de müzik duruyor ve sizi meydandaki cafelere almıyorlar. Ancak içeriye oturabilirsiniz diyorlar. Polonyalılar votka içmeye bayılıyor. Ballı votka oraya has ama ben denemeye cesaret edemedim. Deneyecek olursanız votka parlementi önerebilirim. Fiyatlar çok uygun. Para birimi zloty. Ve kesinlikle euro geçmiyor. 1 euro 4 zloty’e eşit. Hesap gelirken yanında da vişne likörü getiriyorlar. Milli kıyafetleri içindeki garson kızlar servis yapıyorlar. Taksi fiyatları uygun ancak aklınızda bulunsun gece 24.00'den itibaren taksiler 3 katına çalışıyorlar...biz bilmediğimiz için az daha rehin kalıyorduk!.. Bir şehri ya da kültürünü tanımanın yollarından biri de mut-

48 ZOOM

faktan geçer. Ancak Polonya da kendilerine has bir yemek pek yok gibi... yemekleri çok yağlı ve ağır.. sarımsaklı ekmekleri ve biftekli salataları lezzetli ve önerebileceklerimden.. Varşova’da bir gece kaldıktan sonra ertesi günün sabahı sabah Krakow’ a doğru yola çıkıyoruz. Trenle 2.5 saat, otobüsle 5 saat sürüyor. Dümdüz, dağı tepesi olmayan yemyeşil ovalar arasında gidiyorsunuz. Krakow, Polonya’ya 50 yıl başkentlik yapmış, zengin bir tarih ve kültüre sahip. Ayrıca Schindler’in Listesi gibi filmlerin geçtiği bir mekan burası. 2. Dünya Savaşı’nda Alman bombardımanından korunabildiği için tarihi dokusu korunmuş bir şehir. Oradakiler “gerçek Polonya’yı görmek istiyorsanız Krakow’u görmelisiniz” diyorlar. Krakow’un Old Town’ı Avrupa'daki en büyük meydan ünvanına sahip ve Rynek meydanının ortasında Krakow’un ilk alışveriş merkezi niteliğini taşıyan Kapalı Çarşı bulunuyor. Cloth Hall (kapalı çarşı) Kıbrıs’taki Belediye Pazarı'na benziyor. İçinde yöresel kıyafetler, oyuncaklar, hediyelik eşyalar satılıyor. Alışveriş yapılabilir. Fiyatlar uygun. Yine saat kulesi ve st. Maria Kilisesi tüm gösterişiyle bu meydanda yer alıyor. Yapımı 14.yy'da tamamlanan bu kilise için anlatılan efsanelerden biri de, kiliseyi yapan iki kardeş hakkında. Bu kardeşlerden büyük olanı çok kıskançmış. Kardeşinin yaptığı işi kıskanıp kardeşini öldürmüş. Sonra yaptığına çok pişman olmuş ve kendini de öldürmüş. Kulelerden kısa olanını küçük

Varşova’ya yazarlar, bestekarlar ve Chopin’in Şehri de deniyor. Chopin 20 yıl boyunca Varşova'da yaşamış, ilk konserini Varşova aristokrasisine vermiş. Ölümünden sonra kalbi Varşova'daki Holy Cross Kilisesi'ne gömülmüş. Varşovalılar Chopin'i çok sahiplenmişler. Lazienski Parkı'na heykelini yapmışlar. Ancak mezarı Paris’te.

Old Town da kocaman bir meydan ve sokağa taşan kafeler var. Bu kafeler ortama sıcak bir hava katıyor. Ancak gece 11.00'de müzik duruyor ve sizi meydandaki cafelere almıyorlar. Ancak içeriye oturabilirsiniz diyorlar.

Yapımı 14.yy'da tamamlanan bu kilise için anlatılan efsanelerden biri de, kiliseyi yapan iki kardeş hakkında. Bu kardeşlerden büyük olanı çok kıskançmış. Kardeşinin yaptığı işi kıskanıp kardeşini öldürmüş. Sonra yaptığına çok pişman olmuş ve kendini de öldürmüş. Kulelerden kısa olanını küçük kardeşin yaptığı söyleniyor. Eşsiz vitrayları olan bu kilise her saat başı çalan ve yarısında kesilen “Hejnal” (trompet) ile tanınıyor.

www.cypruszoom.com

49

gezi

Bu gezide öğrendiğimiz en ilginç şeylerden biri de Bagel’in anavatanının Krakow şehri olduğuydu. Çeşitli kaynaklara göre Türkiye’deki simit alışkanlığının da bagel den gelme olasılığı yüksek. Krakow’da her köşe başında simitçiler var.

Polonyalılar votka içmeye bayılıyor. Ballı votka oraya has ama ben denemeye cesaret edemedim. Deneyecek olursanız votka parlementi önerebilirim. Fiyatlar çok uygun. Para birimi zloty. Ve kesinlikle euro geçmiyor. 1 euro 4 zloty’e eşit. Hesap gelirken yanında da vişne likörü getiriyorlar. Milli kıyafetleri içindeki garson kızlar servis yapıyorlar.

50 ZOOM

kardeşin yaptığı söyleniyor. Eşsiz vitrayları olan bu kilise her saat başı çalan ve yarısında kesilen “Hejnal” (trompet) ile tanınıyor. Efsaneye göre: bir sabah güneş doğarken kulede bulunan yalnız bir itfaiyeci Tatarların yaklaştığını görür ve halkı uyarmak için trompetiyle bir "Hejnal" çalar. Ancak tam orta yerinde atılan bir okla boynundan vurulur. Ama artık şehir uyanmıştır. Ve kendini savunur. Tatarlar tarafından öldürülen bu adam anısına Hejnal hala tam orta yerinde kesilir. 12 Haziran 2000 yılında Krakow’un "2000 yılı Avrupa Kültür Şehri" olması şerefine Rynek’te Avrupa’nın her yerinden gelen 2000 üflemeli çalgı Hejnalı çalmış. Beyaz faytonlar Polonya’nın ve Krakow şehrinin simgelerinden. Büyük güçlü atların çektiği bu faytonlar eski şehrin her yerindeler. Geleneksel kıyafetli arabacıların kullandığı bu faytonlar şehir turu atmak isteyenler için favori bir seçenek. Krakow şehrinin ortasından Polonya’ nın en büyük akarsuyu olan Vistula nehri geçiyor. Nehrin güneyinde eski şehir ve eski Yahudi Mahallesi olan Kazimierz, kuzeyinde ise Nazi işgalinde Yahudilerin sürüldüğü ve Schindler’in Listesi filminde anlatılan olayların yaşandığı Getto olan Podgorze var. Bu gezide öğrendiğimiz en ilginç şeylerden biri de Bagel’in anavatanının Krakow şehri olduğuydu.

Çeşitli kaynaklara göre Türkiye’deki simit alışkanlığının da bagel den gelme olasılığı yüksek. Krakow’da her köşe başında simitçiler var. Wavel Tepesi Krakow’un ilk yerleşim yeri ve burada Wavel Sarayı bulunuyor. Polonya, xı. Yüzyılın ilk yarısından xvıı. Yy'ın başlarına kadar Wawel Sarayı'ndan yönetimiş. Dünya’nın Güneş’in etrafında döndüğünü ileri süren Kopernik’in Evi de burada. Maria Magdelena Meydanı, 12 Havariler Kilisesi, görmeniz gereken yerlerden. Ve unutmadan eklemeliyim ki oradan patates yemeden dönmeyin. Çok lezzetli! Ve bizim pirohu, orada da satılıyor. Ama içi ıspanaklı... Lezzeti için bizimkiyle mukayese edemeyeceğim maalesef... Bizim pirohumuz çok daha güzel. Bir gün yolunuz Krakow’a düşecek olursa ve oraya has farklı şeyler denemek istiyorsanız aklınızda bulunsun diye yazıyorum; pierogi; mantı, Ligos; lahana yemeği ve mantarlı biftek, Barszcz; pancar çorbası, en meşhur vodkası; Bison vodka, Krupnik; ballı likör, wisniowka: vişne likörü. Eminim yapılacak, görülüp gezilecek daha çok şey vardı; ama zamanımızın dolması nedeniyle Varşova’dan anlatabileceklerim bu kadar... Önümüzdeki ay Litvanya’yı anlatırken görüşmeyi iple çekiyorum. Beni merakla bekleyin.

www.cypruszoom.com

51

haber

LÜBNANLILAR,

KIBRIS’TA

COŞTU

M

erit Crystal Cove Hotel, Lübnanlı misafirlerini çok özel bir gecede ağırladı. Defile ile başlayan gece, Lübnanlı sevilen sanatçıların konserleriyle devam etti. Otelin iskelesinde yaklaşık 600 misafirin ağırlandığı etkinlik, Natalie Fadlallah'ın sahibi olduğu model ajansının defilesi ile başladı. Birbirinden zevkli elbiseleri

giyen mankenler, alkışlar arasında yürürken güzellikleri ile dikkat çektiler. Lübnanlı aşçılar tarafından hazırlanan yemeklerin sunulduğu gece, Lübnan’ın sevilen şarkıcıları Christina Haddad, Marc Reaidy ve Rabih Al Amin’in şarkıları ile devam etti. Gecenin finalinde sahne alan Walid Toufic ise, Lübnanlı misafirleri coşturdu.

FERHAT GÖÇER’E ANLAMLI HEDİYE

Ü

nlü şarkıcı Ferhat Göçer, Kuzey Kıbrıs’ta Merit Crystal Cove Hotel’de sahne aldı. Özellikle kadın hayranlarının büyük alkışı ile sahneye çıkan sanatçı, romantik parçalarının büyük bir kısmını hayranlarıyla birlikte hep bir ağızdan söyledi. Gecede, Merit Otelleri Yönetim Kurulu Başkanı Reha Arar sahne alan Ferhat Göçer’e uzun yıllar doktor olarak görev yaptığı Haydarpaşa Numune Hastanesi’nin bir tablosu hediye edildi.

Çevik ile keyifler yerinde

TATİLCİLERİN FASIL KEYFİ

M

erit Crystal Cove Hotel’in geleneksel hale getirdiği fasıl gecesinde sahne alan Fasl-ı İstanbul Grubu, otel misafirlerine unutamayacakları bir eğlence yaşattı. Grubun şarkılarını hep bir ağızdan söyleyen konuklar, eğlencenin tadının sonuna kadar çıkardı. Solist Kamil Topçu öncülüğünde kurulan, ud, kanun, keman, klarnet ve ritim sazın ağırlıklı olarak kullanıldığı Fasl-ı İstanbul, Türk sanat müziği, Türk halk müziği ve günümüz popüler eserlerinden oluşan geniş bir repertuar sundu.

52 ZOOM

M

erit Crystal Cove Hotel & Casino’nun geleneksel "Çarşamba geceleri" bu kez Deniz Çevik”i ağırladı. Müzik çalışmalarına Timur Selçuk Müzik Okulu’nda şan ve solfej dersleri alarak başlayan, Melih Kibar, Ali Kocatepe, Aysun Kocatepe, Ajda Pekkan ve Ferhat Göçer gibi pek çok isimle çalışan Deniz Çevik, Merit Crystal Cove Hotel misafirlerine keyifli bir gece geçirtti.

haber

"ALLAH BENİ SERDAR ORTAÇ OLMAKTAN KURTARDI"

K

ıbrıs’ta Merit Park Hotel’de sahne alan Soner Olgun, şarkıları kadar espirileriyle de seyircileri eğlendirdi. “Ben de popüler olabilirdim. Allah beni Serdar Ortaç olmaktan kurtardı” diyen Olgun, konserini stand up şovuna dönüştürdü. Merit Park Hotel’de sahne alan ünlü şarkıcı Soner Olgun, konserine şiir okuyarak başladı. Her gün bayram yaşadığını belirterek konukların bayramını kutlayan Olgun, özellikle kadın hayranlarını sürekli olarak dansa kaldırdı. Seyircilerin hep bir

ağızdan eşlik ettiği şarkılarının aralarında stand up şovlar yapan Olgun, Serdar Ortaç’a da takıldı. “Ben de popüler olabilirdim. Allah beni Serdar Ortaç olmaktan kurtardı” diyen Olgun, seyircilere takılmayı da ihmal etmedi. Eğlencenin tavan yaptığı gecede sahnede yaklaşık 3 saat kalan Soner Olgun, Taksim’de yaşanan olaylara da değindi. “Şikayeti olan yok mu? Yok mu aranızda çapulcu?” diyerek “Hakim Bey” şarkısını seslendiren Olgun, konser boyunca sergilediği performans ile büyük alkış aldı.

www.cypruszoom.com

53

RÜZGARIN AŞKI KITESURFING

İlki düzenlenen Kitesurfing yarışmaları, bu spor için doğal bir yarışma parkuru olarak nitelenen Güzelyurt Bölgesi'ndeki Akdeniz Caretta Beach'te düzenlendi. Uluslararası bir organizasyona dönüştürülmek istenen organizasyon için şimdiden kollar sıvandı. Rüzgarı ile ünlü Türkiye'deki Gökova sahilleri her yıl binlerce kitesurfing meraklısı turisti ağırlıyor.

M

eraklı sayısı her geçen gün artan, Beach Kitesurfing bu yıl ilk kez bir yarışmaya gündeme geldi. Uluslararası bir yarışmaya dönüştürülmesi planlanan organizasyonun ilki, bu sporun için gerekli en iyi rüzgarın olduğu Akdeniz Köyü sahillerindeydi. İki gün planlanan yarışmanın ilk günü, rüzgarın azizliğine uğrasa da, program ertesi gün hayata ge-

54 ZOOM

çirildi. 20 sporcunun katılımı ile gerçekleşen ilk Beach Kitesurfing yarışmasının kazananı Hüseyin Uğursöz oldu. Güzelyurt Körfezi’ndeki Akdeniz Caretta Beach’te gerçekleşen yarışmada mücade eden 20 sporcu, kelebeği andıran kitesurfingler sayesinde hem denizini hem de gökyüzünün mavisini renklendirdiler. Zıplama, mesafe ve hareket olarak üç ayrı branşta

haber

Bu yıl ilk kez düzenlenen yarışmanın ilk günü, rüzgarın azizliğine uğrasa da seyircilerin ilgisinin azalmasına neden olmadı. Geleneksel hale getirilmeye çalışılan yarışma ile bölgenin kitesurfing turizm ile hareketlenmesi hedefleniyor..

yapılan yarımada, dereceye giren sporculara ödülleri, yarış sonrası düzenlenen törenle, ayni zamanda yarışmanın sponsoru olan Akdeniz Caretta Beach Direktörü Tarık Bozalan tarafından verildi. Gelecek yıl ikincisi düzenlenecek yarışma ile birlikte Akdeniz Caretta Beach Kitesurfing Yarışmanın, geleneksel hale getirilmesi planlanıyor. Akdeniz Caretta Plajı bu spor için doğal bir yarışma parkuru olarak gösteriliyor.

www.cypruszoom.com

55

56 ZOOM

röportaj

KIBRIS'TAN

BİR YILDIZ DAHA MI?

BRT'de birçok başarılı programa imza atan Ayşegül Zayim sonunda hayalini gerçekleştirdi. İnternette 5 milyon izlenme oranı ile fenomene dönüşen şarkısı Türkü Gözlüm, Zayim'e albüm yolunu açtı...

BRT nasıl gidiyor? "Ayşegülle Çat Kapı" programı sonrasında, uzun bir süre "Müziğin izinde" programını yaptım, sonrasında "Akustika", şimdilerde ise yaz dönemindeyiz benim programım tatilde. Şu an yaz dönemi boyunca sürecek bir programın yapımcı ve yönetmenliğini yapıyorum. İlk albümün mü? Evet ilk albümüm Albümün önünü açan neydi? İyi bir altyapım var. Albümün sosyal medyada patlamış olması; biraz şans, biraz da inanç ve dualarla albüm hayalim gerçekleşti. Nasıl oldu. Bir hikayesi varmı albümün. Nasıl başladı ne kadar sürdü? Türkü gözüm şarkısı facebook’ta 5 milyondan fazla tıklandı. Türkiye'de telefon melodisi oldu. Sonra birçok albüm teklifi geldi farklı şirketlerden. Son olarak DMC’nin Genel Müdürü Samsun Demir’den teklif geldi, ENBE orkestrası Behzat Gerçeker ile single çalışması yaptık. Mustafa Ceceli aranjorlüğünü yaptı. Bir kaza geçirdim ondan dolayı çalışmayı durdurduk. Sonra Hülya Avşar Yetenek sizsiniz yarışmasında Türkü Gözlüm şarkısını dinledi çok beğendi. Sonra Hülya Avşar’ın orkestra şefi Taşkın Sabah benimle çalışmayı teklif etti. O sırada Unkapanın’da TFM Müzik şirketi albüm yapmayı önerdi ve onlarla anlaşmayı imzaladım. LAL Prodüksüyon adı altında 10 şarkılık bir albüm yapıldı. Çalışmalar 1 yıl sürdü. Kimler var albümde?

Çok önemli isimler var albümde. Aranjörlüğünü Semih Erdoğan yaptı. Türkiye’de çok iyi bilinen Semih Erdoğan, aynı zamanda Selami Şahin’in orkestra şefi. Albümün Mastering çalışmasını, Tarkan ve Sezen Aksu gibi sanatçılar birlikte çalışan Muammer Tokmak yaptı. Sezen Aksu, Tarkan, Sıla gibi dev sanatçıların orkestralarında çalışan müzisyenlerden oluşan bir orkestra da albümün çalışmasında yer aldı. Albüm ne zaman çıtkı? Geçtimiz ay çıktı. Şu anda tüm Türkiye’de D&R’larda ve Kıbrıs’ta tüm müzik shoplarda var. Bu kısa sürede, bir çok şehirde hiç üstelik reklam yapılmadan en çok satılan albüm oldu. İlk klip ne zaman ve hangi şarkı için olacak? İlk klip için Deniz Seki’nin kardeşi, yönetmen Serdar Seki ile görüşmelerimiz başladı. Türkü Gözlüm birçok yerde bilinmesine rağmen bana ait olduğu bilinmiyor. O yüzden ilk albüm bu şarkıya olacak. Kemal Bağbuğ ile de, ikinci klibi çekmeyi düşünüyoruz. Gelecek ay diye planımız var. Bundan sonra ne olacak? Klipler çekilecek, İstanbul'da bir lansman yapılacak. İstanbul'da birçok radyo ve TV programlarında albümü tanıtacağım. Konser planları var. Konserlerden kazanılan paralardan bir bölümü, okumak isteyip okuyamayan çocuklar için kullanılacak.

iyi tanınırsa, ben o kadar iş yaparım. Ben ne kadar iş yaparsam, o kadar çocuk okuma şansı bulur. Albüm yapmak kolay mı? Çok zor. Öncelikle koca bir yürek ve ciddi sabır gerektiriyor. İstanbul çok zor bir şehir. Orada ayakta durabilemek için iyi bir altyapı ve nüfuza sahip olmanız gerekiyor. Albüm hazırlanmasındaki en zor kısım neresiydi? Telif çok önemli. Eğer söz ve besteleriniz yoksa, telif ödeyerek bir albüm yapmak çok ciddi paralar gerektiriyor. O nedenle şarkıların söz ve müziklerini bana ait olması benim için büyük bir avantajdı. Zaten albüm teklifleri de bu yüzdendi. Çünkü Türkiye’de muhteşem sesler var, kenilerine ait şarkıları olmadığı için öne çıkamıyorlar. Kıbrıs’ta olman senin için artı ya da eksi bir katkısı olur mu? Kıbrıs’ta yaşıyor olmam, Kıbrıslı olmam kesinlikle çok büyük bir dez avantaj. Eğer işler çok iyi giderse, en azından albümün promosyon döneminde 3 ay İstanbul’a yerleşebilirim. Ama sürekli olarak Kıbrıs’tan başka bir yerde yaşama planım yok. Çünkü evim, ailem burada. Kıbrıs benim için başka bir aşk.

Albümden ne bekliyorsun? İyice tanınmasını bekliyorum. İddialı bir çalışma yapıldı. Albüm ne kadar

www.cypruszoom.com

57

DeryaBeyatlı

Trenler, Nehirler, Denizler ve Şehirler..

B

ir tren yolculuğu, en sevdiğim türden. Sahilden, aküdüklerin (su köprüleri) üzerinden, ağaçların arasından, kanalların kıyısından kıvrılarak, yavaş yavaş ilerliyor trenim. Camdan izlediğim peyzaj durmadan değişiyor, sarılar, yeşiller, maviler ton ton uzanıyor önümde, gözümün alabildiğince engin. Gemiler saygı duruyor trenime, kuşlar eşlik ediyor. Yolculuk arkadaşım konuşmaya pek meraklı, binbir soru yağmuruna tutuyor beni, yolculuğun sıkıcılığını muhabbet ederek gidermeye çalışanlardan. Dikkatini dışarıya yönlendirmeye çalışıyorum, denizi gösteriyorum uzakta, kısa cevaplar sıralıyorum, manzarayı kaçırmaya pek niyetli değilim. Martılar geçiyor üzerimizden çığlık çığlığa, gülümsüyorum. Her gülüşümün bir anlamı varmış, öyle demişti bir dost, onu hatırlıyorum, gülümsemem daha bir yayılıyor yüzüme. Yan komşum iyice deli olduğuma karar vermiş olacak ki, beni bana bırakıp uykuya dalıyor. Bu da yolculuğu çekilir kılmanın başka bir yolu kendince. Tren beni Avignon şehrine götürüyor, bir yıldır heyecanla beklediğim tiyatro festivaline gidiyorum. Sokaklarda oynanan piyesleri izleyip, tüm Avrupa’dan Avignon’a akan coşkulu kalabalık ile birlikte tam gün tiyatro solumaya hazırlanıyorum, düşündükçe heyecanımı katlıyorum, sabırsızlanıyorum. Voltaire’i, Camus’u, Saint-Exupéry’i kendi dilinde yeniden keşfetmeye yol alıyorum bu sıcak Temmuz gününde, öylesine mutluyum... Varılacak nokta bunları vaad etse de, yolculuk hiç bitmesin, bu güzelliğin tadını damağımdan hiç atamayım istiyorum. En az gidilecek yer kadar önem kazanıyor gitme şeklim, yolculuk böylesine keyif verdikçe. Makinist tarafımı tutuyor hemen, durulabilecek tüm istasyonlarda duruyor, keyfime keyif katıyor. İnsanlar biniyor, insanlar iniyor, ben izliyorum. Hep-

58 ZOOM

sine bir hikaye uydurmaya başlıyorum. Şu koşarcasına yol alan adam sevgilisine bir an önce kavuşma telaşında, korkak adımlarla sanki geri geri yürüyen genç kız iş mülakatına gidiyor, gerginliği yüzüne yansımış. Torununun bıcır bıcır anlattığı hikayelerle kendi çocukluğuna dönen muzip bir ihtiyar genç duruyor platformda, kızını bekliyor. İhtiyar gençler ve genç ihtiyarlar üzerine aylar önce girdiğimiz felsefik bir sohbet geçiyor aklımdan, özlemle anıyorum şimdi uzaklarda olan dostları. Camın kenarına bir serçe konuyor, en güzel gülüşlerimden birini hediye ediyorum, kabul ediyor sevinçle, camı tıklatarak teşekkür ediyor. Göçmen kuşları anlatıyor bana, onları ne kadar kıskandığından dem vuruyor, başını alıp gitme isteğini ekleyerek sonuna. Git diyorum, ne duruyorsun, mevsim erken ama yine de göç istersen, ağaç değilsin ya, kök salmış bu toprağa. Dikkat et ama, uçma çok uzaklara, kanatların dayanmaz senin deli fırtınalara. Göçmen olmalıyım evet diyor, gitmeliyim ben de, uçuyor, gidiyor... Çantamdaki Göçmen Kalem (Yaşar Seyman) kitabını hatırlatıyor bana serçe, yeniden gülümsüyorum, biraz okusam mı diye düşünürken. Hemen kovuyorum bu düşünceyi kafamdan, gözlerimi camdan ayırmam ne mümkün, bir kitap dahi olsa çağıran. Hızla kayarken önümden görüntüler, gideceğim şehri düşlüyorum. Ortasından geçen Rhône nehrini, arnavut kaldırımı sokaklarını, 20 asırlık geçmişini, sellerin yarısını yuttuğu Avignon köprüsünün iç burkan yalnızlığını... Nehirleri pek bir severim, bana hüznü çağrıştırsalar da yine de severim. Şiirlerin yazıldığı yerlerdir nehir kenarları, aşkların başladığı, yalnızlıkların demlendiği, iç yolculuklarının yapıldığı. Burdadır nehirlerin güzelliği.

↘ “Varış noktasına değil, yolculuğa odaklanan.

İşin keyfi tamamlanmasından çok yapılmasındadır.” Greg Anderson

Asildir içinden nehir geçen şehirler, mağrurdurlar. Yalnız ve üzgün bulurum ben bu şehirlerde yaşayan insanları. Terk edenler hep bu şehirleri terk eder denize akmak için, nehirler bile. Deniz insanının coşkusu yoktur onlarda. Azgın dalgaların içlerinde yarattığı fırtınadan da, köpük köpük dalgalara dertleri bir şafak vakti boca etmekten de bihaberdir nehir insanları. Bir denizci gibi çılgınca sevemez bir gondolcu, onun işi delilik değil romantizmdir, Roma’yı falan da yakamaz zaten. Usul usul kendi yalnızlığına gömülür hırçın tutkulardan uzak gecelerde. Denizin afacan çocuklarının yerini nehrin ağır abileri alır. Güvenlidir bu şehirler, sakindir, şefkatlidir belki, ama gridir güvenin rengi ve de nehirinki. Tekdüzedir, upuzun bir sıkıntı çizgisidir hayat bu şehirlerde, heyecana teğet geçer durur.

Deniz öyle midir ya? Masmavi uzanırken karşında, kıpırtısız dursa da bilirsin içindeki zenginliği, her daim yeni bir süprize gebe olduğunu hissedersin. Her an bir tufana kapılma riskin de vardır, eşsiz güzellikte bir yunusla dans etme de. Deniz kucaklar seni tutkuyla, canını yaksa da ara ara, acı da denizden gelir, aşk da. Hem nehri hem denizi olan bir şehirde yaşamak nasıl olur diye meraklanırken birden Delfin beliriyor omuzumda. Harikasın, hemen deneyelim diyor heyecanla şehir isimlerini arda arda dizerken. Hadi gidelim, hadi gidelim... Kanıma giriyor çabucak, gidelim diyorum, göçmen kuş yolunda gerek, ama önce oyun izlemeli. Yağmur damlaları vurmaya başlıyor cama, birden bire boşalan yaz yağmuru bu. Bir güne daha kaç mucize sığacak diye düşünürken trenim duruyor son durakta. Asaleti, hüznü, dinginliği, şiiri ve tiyatroyu kucaklamaya iniyorum Rhône nehri kıyısına. Delfin hala şehir ismi düşünüyor, ben kocaman bir gülümse daha giyerek yüzüme, yaşamanın güzelliğine şapka çıkarıyorum. 21 Temmuz 20ar13 ya Avignon-M sil

www.cypruszoom.com

59

SERİNLEMEK İSTERKEN

Sıcak havaları yaşadığımız şu günlerde akla gelen en kolay ve ulaşılabilir serinleme aracı olan su, bazıları için kurdeşen döktüren kabus dolu günleri de beraberinde getiriyor.

Alınabilecek Önlemler Nedir?

Halkın serinlemek için plajlara akın ettiği şu günlerde kişilerin su alerjisine karşı alabilecekleri önlemler: - Kişi duştan ve denizden çıktıktan sonra kurulanma işlemini yüzde yüz pamuklu havlular ile yapmalıdır.

60 ZOOM

PİŞMAN OLMAYIN!..

G

ündelik hayatta çoğumuzun adını duymadığı nadir bir alerji türü olan Su alerjisi, gerekli önlemler alınmadığında sağlık açısından ciddi sonuçlar doğurabiliyor. Alerji Uzmanı Prof. Dr. Yonca Tabak, sağlık açısından vazgeçilmez bir kaynak olan su ve suya alerjisi olanlarla ilgili önemli açıklamalarda bulundu. Bunaltıcı sıcaklıkların giderek arttığı ve ferahlamaya fazlasıyla ihtiyaç duyduğumuz şu günlerde, serinlemek için suyun keyfini daha çok çıkartmak isterken ciddi sağlık sorunları kapınızı çalabilir. Günlük hayatta adını çoğumuzun duymadığı Su alerjisi;. kişinin su ile teması sonrasında adına kurdeşen (ürtiker) denilen; ciltte meydana gelen yanma, kaşıntı, kızarıklık, şişkinlik ve döküntü şeklinde ortaya çıkıyor. Deniz ve çeşme suyu dışında, kişinin teri ve hatta gözyaşı bile ciltte kurdeşene benzeyen döküntüler oluşturabiliyor. Hastanın su ile teması sonrasında canını yakacak boyutlarda yanma ve kaşıntı söz konusu. Bu sıkıntılı durum kişinin alerjiye olan duyarlılığına bağlı olarak 10 dakika ile 2 saat arasında sürebilİyor. Suyun sıcaklığının ya da soğukluğunun

- Cilde suyla temasını engelleyecek su geçirmeyen kremlerin veya doktor tavsiyeli olarak ağızdan alınan koruyucu alerji ilaçları kullanılmalıdır. - Duşta kalma süresi mümkün olduğunca kısa tutulmalıdır. - Serin ve gölge alanlar tercih edilerek mümkün oldukça terlememeye özen gösterilmelidir. - Uzun süre denizde kalınmamalıdır.

Su alerjisinin vücuda etki derecesinde fark yaratmıyor. Su alerjisinin yanma ve kaşıntı gibi durumlarla birlikte genellikle göğüs ve bacakların üst kısmında 2-3 mm çapında kabarmaların meydana gelir. Su alerjisinden en çok kadınlar etkileniyor. Su alerjisi olan çok ağır hastalarda, su içmeyle bile boğazda şişme gözlenebildiğinin altı çizilirken, söz konusu vakalarda temizlik amaçlı duş almanın, banyo yapmanın veya denize girmenin imkansız hale geldiği belirtiliyor.. Su Testi Yaptırmak Şart Alerji Uzmanı Prof. Dr. Yonca Tabak, halk arasında adı pek duyulmamış Su alerjisinin gerekli önlemler alınmadığı ve doğru bir tedavi süreci uygulanmadığı takdirde sağlık açısından kalıcı kötü sonuçlar doğurabileceğine vurgu yaparak: Kişilerin, Su alerjisi olup olmadıklarını bilmeleri ve kendilerine doğru bir tedavi sürecinin uygulanabilmesi için mutlaka alanında uzman bir hekime danışıp ‘su testi’ yaptırmaları gerektiğine işaret ediyor. Ergenlik sırasında ortaya çıkan ve çocukları nadiren etkileyen bu alerjinin "su testi" yapılarak erkenden teşhisi konulabiliyor.

haber

Limasol Sosyal Sorumluluk Kurumu için;

"Bir dünya daha var"

L

imasol Sosyal Sorumluluk Kurumu’nun bir buçuk yıldır devam eden "Bir dünya daha var" projesinde; çocuk tiyatrosuna destek veriliyor, sınıf ortamında sanatçılar ve uzmanlar eşliğinde "yaratıcı okuma" çalışmaları düzenleniyor, çocuklarla galeriler ziyaret edilip atölye çalışmaları yapılıyor ve ilkokul öğretmenlerine yönelik eğitici konferanslar düzenleniyor.

Bu yıl yürütülen projede, Milli Eğitim, Gençlik ve Spor Bakanlığı, Kıbrıs Sanat Müzik ve Bale Okulu, Art Terapi, Lefkoşa Belediye Tiyatrosu, Ayhatun Ateşin, Ayşen Dağlı, Hatice Tezcan, Veliye Martı, Yrd. Doç. Dr. Devrim Y. Besim, Doç. Dr. Mesude Atay, Çağıl İşgüzar, Rıza Şen ve Ammar Dadizadeh ile çalışılmış.

"Çocuklara bırakabileceğiz iki önemli miras vardır; birisi kökler, diğeri de kanatlardır" www.cypruszoom.com

61

B

ankamızın ve diğer hissedarı olduğumuz kurumlardan kazandıklarımızın bir kısmı ile topluma faydalı olmak için her zamansponsorluklara ve sosyal sorumluluk projelerine katkı yaptık. Dağınık olan bu faaliyetlerimizi düzenlemek ve daha kalıcı işler yapabilmek için Limasol Sosyal Sorumluluk Kurumunu kurduk. Ticari faaliyetlerimizde olduğu gibi bu işimizi de büyük bir titizlikle yürütüyoruz. Bunun yanında her bölgedeki kültür

sanat aktivitelerine de destek olmaya devam ediyoruz. 2012 yılında kurulan Limasol Sosyal Sorumluk Kurumu topluma, çevreye, dünyaya artı değer katması için, sürdürülebilir bir dünya çalışıyor. Limasol Sosyal Sorumluluk Kurumuna bu yüzden çok önem veriyoruz. Bu yılki çocuklarla ilgili olan projesinin de başarıyla yol aldığını görmek bizi hem gururlandırıyor hem de gelecek projelerimiz için motive ediyor.

Hüseyin K emaler YK Başkan

ı

İpek Halim

Emine İnsay Uzman Psikolog

Proje Danışmanı

(Milli Eğitim Gençlik ve Spor Bakanlığı- Psikolojik Danışma Rehberlik ve Araştırma Şube Amiri)

Limasol Türk Kooperatif Bankası’nın yan kuruluşuyuz. Kar amacı gütmeyen bir şirket olan Limasol Sosyal Sorumluluk Kurumu’nun bu ilk çalışmasında çocukların iletişim becerilerini geliştirip özgüvenlerini kuvvetlendirmeyi hedefledik. Dört ana başlığı olan projenin oluşum aşamasında Doğu Akdeniz Üniversitesi, İletişim ve Eğitim Fakülteleri’nden akademisyenler, çocuk tiyatrosu uzmanları, ve Milli Eğitim, Gençlik ve spor Bakanlığı’ndan uzman psikologlar ve ilk öğretim dairesi uzmanları ile çalıştık. Proje kapsamında; 8500 çocuğu tiyatro ile buluşturduk. 500 çocuğa klasik müzik eğitimi verdik. 650 çocukla birebir "yaratıcı okuma" çalışmaları yaptık. Haspolat İlkokulu ve SOS Çocuk Köyü öğrencileri ile galerilerde atölye çalışması yürüttük İlkokul öğretmenlerine yönelik konferanslar düzenledik. Dipkarpaz, Haspolat, Atatürk, Esentepe, Ziyamet, Gelibolu, ESK, Paşaköy, Karaoğlanoğlu, Alsancak, 23 Nisan ve Güzelyurt Barış İlkokullarıyla çocukların iletişim becerilerini geliştirecek farklı çalışmalar yürüttük. Yeni akademik dönemde "Bir Dünya Daha Var" projemize devam etmenin yanı sıra tamamen yeni projelere de imza atacağız. Çocuk ve spor alanında ön çalışmalarımızı neredeyse bitirmek üzereyiz.

62 ZOOM

Bahar Çıralı Sanat Terapisti

Projeyle olan ilişkiniz? Alanım çerçevesinde danışmanlık. Projesi ile ilginiz? Alsancak ilkokulunda 3 günlük yaratıcı kitap okuma çalışması yaptık. Ayrıca “Anlamak Değiştirir” adlı konferansta konuşmacı olarak görev aldım. Çalışmalar hakkındaki düşünceniz nedir? Proje planlı ve disiplinli şekilde oluşturulmuş. Konusu birçok farklı yönden ele alınarak kapsamlı çalışma yapılmış, böylelikle etki alanı ve de kalıcılığı artmıştır. Projenin topluma-çocuklara ve size bir katkısı olduğunu düşünüyorsanız? Projede birçok sanatçı, eğitimci ve de farklı alanlardan uzmanlar işbirliği yapmış, bu da kolektif çalışmanın faydalarını hem bireysel hem de toplumsal düzeyde deneyimlememize olanak sağlamış. Toplumun bu tip "birleştirici" çalışmalara ihtiyacı olduğunu düşünüyorum. Kuzey Kıbrıs’ın bir ucundan diğer ucuna kadar birçok köy ve şehirde yapılan çalışmalar toplumun her kesimine eşit fayda sağlamış.

Proje hakkında ne düşünüyorsunuz? Benzer sosyal sorumluluk projelerine örnek olacak düzeyli kaliteli. Her ayrıntı bilimsel olarak alan uzmanlarına danışılıp çalışılmış, zaman, emek harcanarak en etkili şekliyle İpek Halim’in süzgecinden geçirilip titizlikle uygulanmaya konulmuş. Tüm çalışma ekibi coşku ve zevkle çalışarak çocuklarla olumlu etkileşim içerisinde olmanın verdiği motivasyonla devam ediyor. Projenin size, çocuklara ve topluma katkısı olduğunu düşünüyor musunuz? Proje yalnız çocuklara değil, diğer tüm elemanlara da pozitif katkı sağlamış. Bilimsel çalışmadan sapmadan da keyif alıcı aynı zamanda eğitici olunabilir. Okul ortamına kaliteli uygulamalar bakımından da esin kaynağı olmuş. Proje vesilesiyle birçok değerli, yetenekli kişiyle tanışma olanağı bulmam da benim kazançlarımdan biri oldu. Projenin geliştirilerek daha geniş kesimlere ulaşıp sürmesi dileklerimle katkı koyan herkesi kutluyorum.

haber

Ayşen Dağlı Çocuk Kitabı Ya zarı Hatice Tezcan nı/yönetmen Çocuk Tiyatrosu Uzma

Proje ile ilişkiniz? LSS, Lefkoşa Belediye Tiyatrosu’nun çocuklar için sahnelenmiş çocuk oyununa destek olmuştur. Böylece Limasol Sosyal Sorumluluk Kurumu’nun katkılarıyla "İki Bavul Dolusu" oyun binlerce çocukla bulunmuştur. Yaptığımız anlaşma gereğince bu yılki yeni oyunumuz da aynı işbirliği çerçevesinde sahnelenmeye başlayacaktır. Proje hakkındaki düşünceniz? Sosyal sorumluluk projesinin bir ayağında olmak tüm derdi çocuklara ve onların geleceğine dokunmak ve iz bırakmak olan bir grup gönüllünün yanında olmak son derece tatminkar bir deneyim oldu. Geçen yıl yoksun kalmış bölge ilkokullarında gerçekleştirdiğimiz "yaratıcı okuma" ve drama çalışmalarında gördük ki çocukların hayal gücünün sınırı yok ve onlarla birlikte çocukluğumuza dönmek paha biçilmezdi. Ayşen Dağlı’nın çocuk kitabı Süslü’den yola çıkarak Okuduğumuzu anlama oynama ve yorumlama çalışmaları yaptık. İpek Halim’in bu çalışmalarda bizlerle olması enerjimize enerji kattı. Her çalışmanın kayıt altında tutulması ise iyi bir arşiv ve geçmişe Işık tutması açısında çok iyi bir kaynak oldu. Projenin size, çocuklara ve topluma katkısı nedir? Limasol Sosyal Sorumluluğun sloganı olan ‘kökler ve kanatlar’ benim çok değer verdiğim bir yaklaşım oldu. Çocukların ayakta sağlam durabilecekleri kökleri olduğunu hatırlatıp uçabilecekleri kanatlar vermek. İşte bütün amacımız bu. Umarım bu kurumsal sosyal sorumluluk projesi örnek olur ve imkanı olan herkes taşın altına elini koyar. Birlikte çok daha yükseğe uçabilmek dileğiyle her oyunda tekrarladığımız gibi

Özgür Boztaş psikolojik Danışman Projeyle olan ilişkiniz? Proje koordinatörü sevgili İpek Halim’in beni telefonla arayarak, ‘Bir Dünya Kitap Var’ konulu sempozyuma konuşmacı olarak davet etmesiyle başladı. Ve daha sonra çeşitli bölgelerdeki ilkokullara giderek, 7-8 yaş grubu çocuklarla masal okumalarında buluşarak devam etti. Proje hakkındaki düşünceniz? İpek hanım öyle tatlı, öyle inançlı, öyle coşkulu ve kendini sezdiren ama asla rahatsız etmeyen, öyle dozunda bir ısrarla geldi ki kaçmaya çalıştımsa da yakalandım. İyi ki yakalandım çünkü bu proje, son birkaç yıldır kaybettiğim kendimi, yeniden bulmamı sağladı. Bu projeyle gittiğimiz her bölge okulunda gerek öğretmenler olsun, gerekse çocuklar olsun herkes bizi içten, sıcak yoğun bir enerji ve ilgiyle karşıladı... Ve süresi sınırlı olan her çalışma sonunda herkes öyle doyumsuz kaldı ki, yaptığımız işin hem kendisinin hem de yönteminin doğruluğuna yalnız ben değil herkes ikna oldu; motivasyonumuz arttı. Her defasında içimin kuruyan söz ırmakları çağladı yeniden. Benim için en önemli olan, bu buluşmalar sayesinde henüz işimin bitmediğini hissetmem hatırlamam buna yeniden inanabilmemdi. Bu projeyle gerçek anlamda yeniden hayat buldum diyebilirim. Projenin size, çocuklara ve topluma katkısı nedir? Hani durgun suya bir taş atarsınız da göbekten başlayan dalgalar birbirini tetikleyerek kıyıya kadar vurur ya, işte bu proje öyle bir şey diye düşünüyorum. Yarının yetişkinleri olacak olan çocuklara dokunarak, hayatın durağan suyunu dalgalandırıyor bu proje.

Projeyle olan ilişkiniz? Fikir paylaşımı, bol bol alkış, birazcık da etkinliklere katılım. Proje hakkındaki düşünceniz? Tüm yöneticilerin ve ekip üyelerinin "bu işler böyle yapılır!" dedirtecek bir çalışma anlayışı var. Sorumluluk, saygınlık ve samimiyet… Gelecek zaman kipinde dünyamız olarak adlandırabileceğimiz çocuklara yönelik katkıların; birer iyilik olmanın ötesinde, bugünün sorumluluğu olduğunu unutmamalıyız. Projenin size, çocuklara ve topluma katkısı nedir? Birçok öğrenci; profesyonel sanatçıların yer aldığı etkinliklerle ilk kez bu proje sayesinde tanışmış oldular. Kendilerini daha değerli ve üretken hissettiler. Haftanın beş günü gittikleri ve sıradanlaşan sınıflarının farklı dünyalara ev sahipliği yapabileceğini gördüler. Okul hayatına dair algıların ve anlamlandırmaların daha olumlu seyredeceği kuşkusuz. Aynı zamanda sınıf öğretmenleri de, sınıf içine taşınabilecek farklı etkinlik örneklerini izlemiş oldular. Sosyal sorumluluk çalışmalarının; özen, emek ve süreklilik sayesinde başarıya ulaşabileceği hususlarında topluma önemli mesajlar verildiğini düşünüyorum. Ayrıca projeler süresince kişilerden çok faaliyetlerin ön plana çıkarılması ve kurumsal bir yapının tercih edilmesi takdire değer bir yaklaşımdır. Nitelikli ve özverili insanlarla tanışmış olmanın benim için önemli bir kazanç olduğunu düşünüyorum. Daha iyisiyle devamının gelmesini diliyorum.

www.cypruszoom.com

63

röportaj

röportaj: züleyha Karaman

Genç müzisyen

Erkan Erzurumlu

: “GENÇ YETENEK GÜZEL BİR KAPI LERİN ÖNÜNE AÇILDI”

Ü

lkemizin yetiştir diği genç ve yetenekli sana tçılardan Erkan Erzurumlu, Telsi m’in, düzenlediği liselerarası müzik yarışmas ı ile genç yeteneklerinin ön üne “güzel bir ka pı açtığını” söylüyor. Telsim’in platin sponsor olduğu 17. Uluslararası Mağusa Kültür-Sanat Festivali’nde, ge nç yeteneklerd en oluşan Grubu ile sahneye çıkan Erkan Erzurumlu'nun, ön ünde bir de albü m hedefi var. Hazırlıklarına ba şladığını belirten genç yetenek, Türkiye ’de çıkaracağı al bü m çalışmasında yaba ncı müzisyenlerin de ye r alacağını kayded iyor. Erzurumlu'nun, hedefleri bununl a da sınırlı değil. Türk iye ve Avrupa’da bi r çok festivale katılmak için çalışmaların sü rdüğünü söylüyor. “Müziğe nasıl ba şladınız?” 6-7 yaşlarında klavye çalarak başladım. Babam ve amcam müzisyen , evde sürekli müzik or tamı olduğu için estrümanlarla haşır ne şir durumdaydım . Daha sonra klavyeyi ka rdeşime öğrettim , ben 9 yaşlarımda gita ra geçtim. Orataokul yıllar ımda kendi kendimi geliştirmeye çalıştım. Namık Ke mal Lisesi’ne geçtiğ imde okul orke st ra sı ile Liselerarası Orke stralar Yarışmas ı’n a katılmaya başladık.

İlk profesyonel müzik hayatım Namık Kemal Lisesi’nde başladı. Lisenin ardından DAÜ Müzik Bölü mü’ne başladım. Orada 5 yıl klasik müz ik eğitimi aldım. DAÜ’de okurken Güney Koreli Profosör Dr. Hyun jin Min’den klasik gitar eğitimi aldım. Üniversite yıllar ımda Amerika, Türkiye ve diğer bir ço k ülkeden Kıbrıs’ a gelen gruplarla çalıştım .”

“Bu yıl birincis i düzenlenen "Telsim Freezone 1. Liselerarası M üzik Yarışması’nı na sıl değerlendiri yo rs unuz” “Çok teşvik ed ici bir proje. Ya rışmalar veya diğer ko nularda gençleri teşvik etme açısından aslında başka ku ru m lara da görevler düşü yor. Bu konuda Te lsi m’i tebrik ederim. Gerçekten genç liği teşvik edici bir yarış ma oldu. Kazana nların, özellikle bu yarış madan sonra Tü rk iye ’ye gitmeleri, onlar için önlerine açıla n gü zel bir kapı oldu.”

“Gelecek hede finiz nedir?” “Önümde bir albü m hedefim var. Al büm çalışmalarına ba şladık. Albümü Türkiye ’de çıkaracağız, albüm çalışmasında ya bancı müzisyen le r de olacak . Yurtdışınd aki festivallerle görüşmelerimiz sürüyo r. İnşallah kısmet ol ursa Avrupa veya Türkiye’deki bir çok festivale katılma durumumuz var.”

“Önümde bir alb üm hedefim var. Albüm çalışmala başladık . Avrupa rına veya Türkiye’dek i bir çok festivale katılma durumu muz var”

64 ZOOM

gezi

www.cypruszoom.com

65

Lyon’daki Bellecour meydanında Renault Trucks halka eşsiz bir deneyim sundu: Dünyanın en büyük 3 boyutlu çizilmiş sokak sanatı eserinin içinde bulunmak. Perspektiflerle oynayıp belirli noktalardan üç boyutlu resimler ortaya çıkartmaya dayanan bu performans ile Renault Trucks, Guinness Rekorlar Kitabına girdi.

66 ZOOM

haber

RENAULT TRUCKS,

GUINNESS REKORLAR KİTABINDA

L

yon sakinleri, Bellecour meydanında Renault Trucks ve sanatçı François Abélanet tarafından gerçekleştirilen ve dört ayrı sahne şeklinde 3 boyutlu olarak yaratılan eseri hayranlıkla izleme fırsatı buldu. Bu sokak sanat eserlerinin prensibi perspektiflerle oynamaya dayanıyor ve belli bir noktadan bakıldığında üç boyutlu resimlerin ortaya çıkmasını sağlıyor. 4227,5 m2 alana yayılmış olan eser Renault Trucks’ın Guinness Rekorlar Kitabına “dünyanın en büyük anamorfoz resmi” olarak girmesini sağladı. Rekor Sertifikası geçtiğimiz ay içinde Lyon senatörü ve valisi Gérard Colomb’un katıldığı törenle Renault Trucks başkanı Bruno Blin’e verildi. 4227,5 m2 alana yayılan anamorfozla ilgili rakamlar: 10 kilometre dikiş 2,5 kilometre fermuar 50 GB boyutunda tek bir dosya 8 milyar piksel

www.cypruszoom.com

67

haber

68 ZOOM

François Abélanet tarafından gerçekleştirilen 3 boyutlu fotoğrafta projenin sponsörü Renault Trucks'ın üretim atölyesi görünüyor.

www.cypruszoom.com

69

haber

Bellecour meydanında 3 boyutlu çizilmiş resmin üstüne çıkıldığında içindeymiş hissi veren çalışmalar, halka sıradışı bir deneyim yaşatıyor. Renault Trucks desteğiyle, Guinness Rekorlar Kitabına giren projede, çizimler 4227,5 m2 alan üzerine çizildi...

4 ayrı çizimden oluşan projede, “dünyanın en büyük anamorfoz resmi” sergilendi..

70 ZOOM

haber

Yeni yöntemlerle Ameliyatsız incelin!

E

ski yöntemlerle yapıldığında günlerce dinlenme gerektiren estetik operasyonlar, artık ağrısız ve acısız bir şekilde kolayca uygulanabiliyor. Yeni teknolojiyle geliştirilen yöntemler, vücut şekillendirmede estetik cerrahi işlemlerinin yönünü değiştiriyor. Böylece kadınlar, hayal ettikleri vücuda daha kolay bir şekilde ulaşabiliyorlar. Superplast Estetik Cerrahi Merkezi’nden Estetik Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Hüseyin Güner ameliyatsız vücut şekillendirmeyle ilgili şu önemli bilgileri aktarıyor: “Çok sayıda temel bilimcinin geçmişten günümüze yapmış olduğu buluşlar ve ortaya koydukları bilimsel kuramlar sayesinde geliştirilen teknolojiler hayatın her alanında olduğu gibi estetik amacıyla da kullanılmaktadır. Özellikle son yıllarda teknolojide meydana gelen gelişmeler estetik alanında çok büyük bir çığır açtı. Bunun sonucunda yapılacak işlemlerin planlanma aşamasından estetik ameliyatların sonuçlarının mükemmelleştirilmesine kadar pek çok aşamada geliştirilen teknolojiler, tedavinin bir parçası haline geldi. Üstelik bu teknolojiler, yüz gençleştirme ve vücut şekillendirmede pek çok cerrahi işlemin daha az tercih edilmesine veya daha ağır bozuklukların ortadan kaldırılmasında kullanılmasına sebep olmaktadırlar. Örneğin, burun veya meme ameliyatı olmak isteyen bir kişide bir üç boyutlu görüntüleme ve simülasyon sistemi olan 3D Vectra teknolojisiyle hastanın istediği meme boyutu ve burun şeklinin ameliyat sonrası nasıl bir görüntü oluşturacağı önceden izlenebilmektedir.”

İncelmek için tercih edilen cerrahi yöntemler, artık acısız ve ağrısız olarak uygulanabiliyor. Superplast Estetik Cerrahi Merkezi’nden Op. Dr. Hüseyin Güner, ameliyatsız vücut şekillendirme ile ilgili bilgiler aktararak, acısız bir şekilde hayal edilen bedene kavuşmanın yollarını anlatıyor.

“Odaklı ultrason ve çok kutuplu radyofrekans teknolojileri (Ulthera, Ulthrashape ve 3DEEP RF) ile uygun kişilerde ameliyatsız yüz gençleştirme ve bölgesel incelme sağlanabilirken, lazer teknolojileri ile (Lazer Lipoliz, Slim Lipo, Smart Lipo, FraksiyonelErbiyum Yag 1540, Max G, DEEP IR, v.b.) yine minimal invaziv bölgesel incelme ve ameliyatsız yüz gençleştirme işlemleri gerçekleştirilebilmektedir. Yine lazerler (Palomar ICON) cilt lekeleri, varisler, dövmeler ve istenmeyen tüylerin ortadan kaldırılmasında en çok tercih edilen yöntemlerin başında gelmektedir. Bu yöntemler estetik cerrahinin çoğunlukla bir alternatifi değil bir parçasıdır. Kök hücre teknolojisi ve tedavisi ise saçtan tırnağa tüm yüz ve vücutta gençleşme ve yenilenme sağlar. Hangi yöntemin ve cihazın hangi durumda nasıl kullanılacağı kişinin değerlendirmesi sonucunda kişiye özel belirlenir. Teknoloji kullanımın temel avantajı uygulama daha etkin ve başarılı sonuçlar sağlarken kişin sosyal hayata çok daha erken dönmelerini sağlamalarıdır. Hatta bazı işlemler bittiği anda kişi sosyal hayatına ve işine geri döner.”

www.cypruszoom.com

71

sanemkoc1@windowslive.com

Sanem Koç Bir umut Bir umut içimizde Yaşamak Yaşamak gönlümüzce Bir ömür Bir ömür mutlulukla Neden olmasın Ha bugün ha yarın oldu olacak Neden olmasın Çoktan yıkılırdık biz çoktan Umut olmasa

72 ZOOM

HA BUGÜN, HA YARIN

E

vet, sözler tanıdık geliyordur diye tahmin ediyorum. Sabah sabah şarkının nakaratı aklıma takılınca, büyük usta Kayahan’a hürmeten, “Neden olmasın” şarkısının sözlerinden bir kısmıyla başlamak istedim yazıma. İyi de yapmışım diye düşünüyorum, sözler gerçekten çok güzel, okurken bile insanın içine işleyen cinsten. Söz ve müziğinin büyük ustat Kayahan’a ait olan bu parça güne başlamak için ideal. Bir ömür mutlulukla, gönlünce yaşayabileceğin bir günün umuduyla güne

başlamak neden olmasın... Aslında, bu yazının ilhamını veren başka bir olay, ama durum insanın içini acıtan cinsten olduğu için, yazıma çıkardığım hayat dersinden sonra aklıma gelen şarkıyla başlamak istedim. Azrailin pençesine düşmüş, boyunca torunları olan yaşlı bir amca. Senelerce dinlenmeden, çalışmış çalışmış, biriktirmiş. Tatile çıkabilecekken, başka ülkeleri görebilecekken o hep ertelemiş. Hayallerini emeklilik tarihinin arkasına saklamış hep. Gün geldi, zaman geçti, artık aynada yaşlı ve hasta bir adamın yansıması vardı. Zamanı ve parası olduğu halde, onu taşıyan vücudu iflas etmiş, çözümsüzlüğün içinde çırpınır olduğunu farketti. Hayallerini gerçekleştirmek şöyle dursun, yarın ayağa kalkmayı başarıp başaramayacağını bile bilemiyordu... Daha fazla hüzünlenmeden, bu hikayeden çıkarılacak derse geçmek gerek. Güne bir umutla başlamak gerek, mutluluğu ertelememek, gönlünce yaşamak gerek. Seni mutlu eden şeylere, hayallerine odaklanmak gerek. Günün sonunda, seni mutsuz eden insanlar ve olaylar her zaman olacaktır. Doğanın kanunu gereği, dengenin sağlanması adına, kaçınılmaz bir gerçek bu. Ama, zamanımızı ve olayları nasıl değerlendireceğimiz bize kalmış. Bir umutla başlamak güne, yaşamak gönlümüzce, neden olmasın...

KUZEY KIBRIS DİSTRİBÜTÖRÜ: EKİN ADADEMİR LTD. Neşe Sok.No:9 Ekin Adademir Ltd.binası Hamitköy-Lefkoşa. Tel: 0392 225 49 50/53/62 Fax: 0392 225 49 51 www.ekinadademirltd.com info@ekinadademir.com

74 ZOOM

haber

HALSİZLİĞİNİZİN NEDENİ

SUSUZLUK OLABİLİR

Y

az mevsimi nedeniyle hem hava sıcaklığı hem de vücut sıcaklığı artış gösteriyor. Bugünlerde sağlık için yapılması gereken en önemli şey su içmek! Artan sıvı kaybının halsizlik, baş dönmesi, tansiyon düşüklüğü, böbrek yetmezliği hatta bilinç kaybı bile yapabileceğini söyleyen Liv Hospital Nefroloji ve Hipertansiyon Uzmanı Prof. Dr. Tekin Akpolat “Özellikle kalp, böbrek veya karaciğer gibi sıvı dengesinin belirli bir dengede olması gereken hastalar kendilerine çok dikkat etmeli, almaları gereken sıvı miktarını doktorlarına sormalıdır. Sağlıklı kişiler eğer aşırı miktarda su kaybetmiyorsa genellikle günde 2-3 litre sıvı almalıdır” diyor… Yaşlılar ve çocuklar dikkat! Yaşam için vazgeçilmez bir madde olan suyun vücudumuzdaki dengesi böbrekler başta olmak üzere birçok organ tarafından sağlanır. İdrar, dışkı, ter ve solunum yolu ile kaybettiğimiz suyu yediğimiz yemekler, içtiğimiz su/sıvılar ile yerine koyar, vücut için gereken dengeyi farkında olmadan sağlarız. Yaz günleri gibi havanın sıcak olduğu zamanlarda özellikle terleme ile daha fazla sıvı kaybederiz. Sıvı kaybı özellikle yaşlılarda ve bebeklerde daha belirgin olur. Sokakta oynayan çocuklar da farkında olmadan sıvı kaybedebilirler. İshal, kusma gibi olağan dışı sıvı kayıpları yaşlı ve çocuklarda dramatik sorunlara yol açabilir.

Sıvı Kaybı Böbrek Yetmezliği, Bilinç Kaybı Bile Yapabilir Su kaybının en sık belirtisi susuzluk hissi ve halsizliktir, ağız kurur. Halsiz kalan kişi kendini kötü hisseder, canı bir şey yapmak istemez. Sıvı kaybı artınca baş dönmesi, tansiyon düşüklüğü ortaya çıkar. İleri sıvı kayıplarında tansiyon düşer, nabız artar, kas krampları oluşur, böbrek yetmezliği ortaya çıkar ve bilinç kaybı olabilir. Aşırı sıvı kayıplarına bağlı ortaya çıkan sorunlar kalp, beyin, böbrek, karaciğer gibi organlarda ilave bozukluklara yol açar. Bu bozuklukları tedavi etmektense önlemek her zaman hem daha kolay hem de daha ucuzdur. Bu nedenle özellikle kalp, böbrek veya karaciğer gibi sıvı dengesinin belirli bir dengede olması gereken hastalar kendilerine çok dikkat etmeli, almaları gereken sıvı miktarını doktorlarına sormalıdır. Sağlıklı kişiler eğer aşırı miktarda su kaybetmiyorsa genellikle günde 2-3 litre sıvı almaları yeterlidir. Su İçemiyorsanız Sulu Meyveler Tüketin Su içemeyen veya içmeyi sevmeyenler alternatif sıvıları tercih edebilirler. Meyve suları, çay, kompostolar, ayran, süt, limonata, taze meyve suları, karpuz, kavun gibi meyveler iyi seçeneklerdir. Meyve suları şeker hastalarında veya çocuklarda problem yaratabilir. Tuzlu ayran da kalp veya yüksek tansiyon hastalarında sorun yaratabilir.

Su kaybının en sık belirtisi susuzluk hissi ve halsizliktir, ağız kurur. Halsiz kalan kişi kendini kötü hisseder, canı bir şey yapmak istemez. Sıvı kaybı artınca baş dönmesi, tansiyon düşüklüğü ortaya çıkar. İleri sıvı kayıplarında tansiyon düşer, nabız artar, kas krampları oluşur, böbrek yetmezliği ortaya çıkar ve bilinç kaybı olabilir.

www.cypruszoom.com

75

astroloji

ağı olmuştur. Geçmişten Astroloji her zaman ilgi od ilginin , farklı bakış açısıyla hep da lar um pl to lı rk fa e üz m günü de. İşte size aylara göre em nd gü de n gü bu ji lo tro merkezi olan as burçların kişilikleri... OCAK AYINDA DOĞANLAR eyi ve öğretmeHırslı ve ciddi kişilik öğrenm ı ortaya çıkarmayı yi sever İnsanların zaafların planlı programlıdır. sever. Çok eleştirir. Akıllı ve arlı ve derin hisleri Çok çalışır ve üretkendir. Duy edeceğini bilir. Aşırı olan biridir İnsani nasıl mutlu . Zor heyecanlanır. dikkatlidir. Bünyesi kuvvetlidir e etmekte zorlanır. Romantiktir ama aşkını ifad ık bir eş olur Kolayca Çocukları sever. Evcil ve sad ıftır. kıskanır. Sosyal yönden zay ŞUBAT AYINDA DOĞANLAR Değişkendir. SesSomut şeylere önem verir. . Kendine güveni pek siz utangaç ve ağır kanlıdır e düşkündür. Bayoktur. Dürüsttür. Özgürlüğün ayan işlerden hoşzen saldırganlaşır. Kesin olm n peşinden gider. lanmaz İnatçıdır. Hayallerini Batıl inançlara eğilimlidir. MART AYINDA DOĞANLAR tutucu. Esrarengiz. Çekici kişilik. Utangaç ve a düşkün. Duyarlı. Cömert ve sempatik. Rahatın Kolay sinirlenmez. Hizmet etmekten zevk alır. verir. İyi bir gözlemGüvenilir. Nezakete önem etmeyi sever. Dikkat cidir. İntikamcıdır. Seyahat meraklıdır. Tempoçekmeyi sever. Dekorasyona ndir. lu müzikleri sever Çok değişke

76 ZOOM

NiSAN AYINDA DOĞANLAR uk karar verip çaAktif ve enerji doludur. Çab . Mantığını dinler. buk pişman olur, şefkatlidir elli etmeyi sever. Diplomatiktir. İnsanları tes ından ilgilenir. CeDostlarının sorunlarıyla yak gisini ve ilgisini belli surdur. Maceraperesttir. Sev ve göğüs hastalıklaeder. Hafızası güçlüdür. Baş rına eğilimlidir. MAYIS AYINDA DOĞANLAR Kolay ilgi çeker. FiSert yapılı Kolay sinirlenir. Motivasyona ihtiyacı ziksel güzelliğe önem verir. al kurmayı sever. yoktur. Sistematik çalışır. Hay inleştirilir Anlayışlıdır. İleri görüşlüdür. Kolay sak sastır. Edebiyat ve Kulak ve boyun bölgesi has yı sevmez. Çocukları sanatla ilgilidir. Evde oturma pek sevmez. R HAZiRAN AYINDA DOĞANLA düşünür. Nazik ve Ayni anda birden fazla şey ızdır. Komik ve eğtatlı dillidir. Hassastır. Karars ay arkadaş edinir. lencelidir. Konuşkandır. Kol bünyesi vardır. Çok Kolay incinir. Gribe yatkın inatçıdır.

R TEMMUZ AYINDA DOĞANLA sı güç biridir. Aşırı İyi bir sırdaştır. Anlaşılma elerine aşırı önem gururlu, başkalarının düşünc

az. Semverir. Sokulgandır. Kin tutm Kolay öğpatiktir. Yalnız olmayı sever. z. Mide me çek ı ntıs renir. Arkadaş sıkı r. Ağır olu sorunları olabilir. Zor ikna işleri sever.

R AGUSTOS AYINDA DOĞANLA ve ilgiŞakalaşmayı sever. Duyarlı özellikleri lidir. Korkusuzdur. Liderlik ay proKol r. eni ilgil vardır. Ruhbilimle Baidir. birl ted voke edilir. Dikkatli ve eterm gös ğımsızlığına düşkündür. Yol yi sever. Romantiktir. EYLÜL AYINDA DOĞANLAR vurmayı İnsanların hatalarını yüzüne İyi bir kosever. Detaylarla uğraşır. lirdir. Soeni nuşmacıdır. Sadık ve güv i ve kültüre rumluluk almayı sever. Bilg ti sever. önem verir. Spor ve seyaha ni kendine İlişkilerinde seçicidir Hisleri saklar. EKİM AYINDA DOĞANLAR sever İlgi Herkesle sohbet etmeyi ılığı yapodağı olmak ister. Yalanc

şlarına çok macıklığı sevmez. Arkada uk toparönem verir. Çabuk kırılıp çab yardim en ind lanır. Bencildir. Kendiliğ eleünc düş teklif etmez. Başkalarının ır. Kendine rine önem verir. Duygusald an çabuk kolay güvenmez. Etrafınd etkilenir. KASIM AYINDA DOĞANLAR kolay etEğlenceli kişilik. İnsanları k sahibi. kiler. Çalışkan ve sorumlulu er. Enerjik Kontrolü ele almayı sev biridir. İyi ve çevresini motive eden severdir. dım yar bir liderdir. İçten ve Hataer Adil davranır. Sürprizleri sev ür. Derin ları affetmez. İradesi güçlüd uğu gibi duygularla sever Herkesi old . bilir ayı kabul eder. Sır saklam R ARALIK AYINDA DOĞANLA . Birlikırsız Sab Sadık ve cömert. kişilik. eli te vakit geçirmesi eğlenc li. DostlaAzimli. Sosyal yönü kuvvet r. Kızgınlığı rını kendinden fazla düşünü hissetmek ini uzun sürmez. Sevildiğ . ister. Espri anlayışı gelişmiştir

www.cypruszoom.com

77

haber

ÇOCUK SAHIBI OLMANIN IDEAL YAŞI BELIRLENDI

Yapılan ankette, çocuk sahibi olmak için 31-35 yaş aralığında erkeklerin yüzde 47’si baba olmak isterken; kadınlarınsa yüzde 23’ü anne olmaya hazır görünüyor. Aynı fikir ayrılığı, 25-30 yaş aralığı için de geçerli. Kadınların yüzde 52’si çocuk sahibi olmaya ‘evet’ derken; erkeklerin sadece yüzde 25’i bu yaş aralığında çocuk sahibi olmak istiyor. 78 ZOOM

W

eb üzerinden yapılan bir ankete göre çocuk sahibi olmak için ideal yaş netliğe kavuştu. Erkekler çocuk sahibi olmak için acele etmiyor, kadınlar hem kariyer hem de çocuk yapmak istiyor. İlişki Danışmanı KI. Psikolog Ayşegül Denizci, sosyal refah arttıkça evlenme ve çocuk yapma yaşının arttığını ve çocuk sayısının azaldığını belirtiyor. 2 bin 846 kişinin katıldığı anketin sonuçlarına göre, erkekler erken yaşta baba olmak istemezken; kadınlar çocuk sahibi olmak için 25-30 yaş aralığının ideal olduğuna inanıyor. Yapılan ankette, çocuk sahibi olmak

için 31-35 yaş aralığında erkeklerin yüzde 47’si baba olmak isterken; kadınlarınsa yüzde 23’ü anne olmaya hazır görünüyor. Aynı fikir ayrılığı, 25-30 yaş aralığı için de geçerli. Kadınların yüzde 52’si çocuk sahibi olmaya ‘evet’ derken; erkeklerin sadece yüzde 25’i bu yaş aralığında çocuk sahibi olmak istiyor. Sosyal refah arttıkça çocuk sayısı azalıyor İlişki Danışmanı KI. Psikolog Ayşegül Denizci, ‘İş yaşamını planlamış kişiler için evliliğin, artık cinselliği yaşamak için bir baskı olmaktan çıktığını söylüyor.

Radyo

dinlemeyi

özlemistik. .

f / radyojuke 90.9

www.radyojuke.com

Atatürk Caddesi, Candemir 7 Apt., No: 9-10, Yenişehir / Lefkoşa | 444 1661

f / radyojuke 90.9 Atatürk Caddesi, Candemir 7 Apt., No: 9-10, Yenişehir / Lefkoşa | 444 1661

haber

Terlemek kader değil!

T

er miktarı kişiden kişiye göre değişebildiği için aşırı terlemenin tanısı ve değerlendirmesi çoğu kez zordur. Terin salgılanması insanlarda sinir sisteminin çalışması ile doğru orantılı olup, aşırı terleme toplumun yüzde 1’inde karşılaşılan bir sorundur. Bu durumun tedavisi ise yeni geliştirilen yöntemlerle artık mümkün. Superplast Estetik Cerrahi Merkezi’nden Estetik, Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Coşkun Levent Taşçı, terleme tedavisiyle ilgili şu bilgileri aktarıyor: “Aşırı terlemenin en önemli nedenleri arasında stres, değişik uyaran ilaçlar (emetikler, insülin), tiroid bezinin aşırı çalışması, böbrek üstü bezinde görülen hastalıklar, menopoz, hipoglisemi, şişmanlık, bazı kanserlerin tedavisinde kullanılan ilaçlar ve hormonlar yer alır. Sistemik hastalıklardan diyabete ve kalp yetmezliğine kadar pekçok sağlık sorunu da bu tür terlemeye yol açabilir. Pratikte en çok görülen terleme şekli; strese bağlı olan ve özellikle avuç içi, ayak tabanı, koltuk altı ve daha az olarak da yüz ve kasıkta terleme yapan tiptir. Terleme olan bölgelerde bakteri üremesi kolaylaşacağı için aşırı terleme kokuya da neden olur ve kişinin fiziksel ve sosyal hayatını negatif yönde etkiler. Bu gibi durumlar özellikle ellerde, ayak tabanında, yüzde ve gövdede oluşabilir, böylece kişinin terlemesi ile stres arasında kısır bir denge oluşur. Stres durumu ile birlikte bu bölgelerde hızlı bir terleme gözlenir. Bu soruna karşı çok değişik terleme tedavisi şekilleri uygulanabilir: - Hastanın beyaz renkli, hafif, pamuk elyaf içeren giysiler ve çoraplar giyilmesi tavsiye edilir.

- Bölgeye yönelik kurutucu pudra ve solüsyonlar kullanılması tavsiye edilir. Pudralar nemi alıp, bölgenin kurumasını sağlayabilir ve antiseptik ilaçlar ikincil enfeksiyonun yerleşmesini engelleyebilir. - İyontoforez: Özellikle ellerdeki, ayaklardaki ve koltuk altı bölgesindeki aşırı terlemede kullanılan bir yöntemdir. Sık tekrarlanması gereken bu yöntemle, bölgesel, hafif ve orta derecede terlemesi olan hastalarda oldukça iyi cevap alınıp, 1 – 3 aylık iyileşme dönemleri sağlanabilir. - Botoks ile terleme tedavisi: Özellikle el içi, ayak tabanı ve koltuk altı terlemesinde kullanılan bir ilaçtır. Bu yöntem ter bezlerini çalıştıran sinirlerin faaliyetlerini azaltarak terlemeyi birkaç kat azaltır ve ortalama etki süresi 8 – 10 aydır. El içi, ayak tabanı ve koltuk altındaki terlemeye karşı botoks uygulamaları oldukça pratik bir şekilde uygulanır. Son derece ince uçlu, insülin enjektörü vasıtasıyla problemli olan bölge içine botoks ilacı enjekte edilir, aşırı bir acı hissi duymadan, tedavi için defalarca zaman ayırmadan ve cerrahi herhangi bir bakıma gerek kalmadan ortalama 10 – 12 ay boyunca hem terlemenin miktarı oldukça azalır, hem de terin rahatsız edici kokusundan kurtulunur. Botoks, bu bölgede aşırı çalışan ter bezlerinin ve kasların istenmeyen hareketlerini etkilediğinden, terleme sorunu da giderilmiş olur. Bugün bilinçli, eğitimli ve tecrübeli binlerce hekim tarafından uygulanan bu yöntem ile oldukça yüz güldürücü sonuçlar alınmaktadır. Hem kadın hem de erkeklerde, birçok yaş grubunda tercih edilebilecek bu yöntem, sadece bu konuda bilinçli uzman hekim tarafından uygulanmalıdır.”

Terleme insanlarda doğal olarak görülen bir durumken, aşırı terleme büyük sorunları beraberinde getiriyor. Özellikle ter bezlerinin fazla çalışmasına bağlı olarak deri yüzeyine salınan terin artması sonucu, kişide gündelik yaşamı etkileyecek derecede fazla ve rahatsız edici terleme görülebilir. Bu soruna karşı çok değişik terleme tedavisi şekilleri uygulanabiliyor.

80 ZOOM ZOOM

haber

MERİT LEFKOŞA HOTEL & CASINO’DA GALLİS RUM TAVERNASI

T

ürkiye’de Rum taverna müziğinin vazgeçilmezleri arasında yeralan Gallis zengin repertuarı ve eğlenceli sahnesi ile Merit Lefkoşa Hotel & Casino’da sahne aldı. Rum tavernası konseptiyle düzenlenen konserde; Gallis’in Türkçe, Rumca ve Yunanca şarkılarından oluşan sahnesi öncesinde, vokalisti Fulya sahne aldı. Merit Lefkoşa Hotel & Casino’da verdiği konser ile eğlenceyi zirveye taşıyan Gallis’in nefis yorumu ve zengin Repertuarı ile gecede çok güzel vakit geçiren konuklar, nefis sirtaki ve Zeibekiko dansları ile sanatçıya eşlik ettiler.

GURUP DİSKOPAT İLE DİSKO NOSTALJİ

D

iskopat Show adından da anlaşıldığı gibi disko fanatiklerinin bir araya geldiği 70-80-90’ların yerli ve yabancı enerjisi yüksek parçalarının, zamanın kostümleri ile sahneye taşıdığındığı özel konsepti ile Merit Lefkoşa Hotel & Casino’da müzik severler ile bir araya geldi. 70-80-90'lı yıllara damgasını vuran hit olmuş, anılardan silinmeyen şarkıların seslendirildiği konserde konuklar geçmişe yolculuk tadında bir gece yaşadılar.

www.cypruszoom.com

81

haber

"Sensİz Olmaz"

R

ojas ve Rodriguez” Flamenko Topluluğu, Luz Casal, Erkan Erzurumlu ve Grubu, Natalie Cole konserlerine sahne olan festival çok özel anılarla hatırlanacak. Haziran ayında başlayan 17. Uluslararası Mağusa Kültür Sanat Festivali, "Benimle Oynar mısın", "Sensiz Olmaz", "Değirmenler", "Olmalı mı Olmamalı mı", "Bozburun", "Bahar Türküsü" gibi eserleriyle tanıdığımız, Türkiye’nin en büyük ozanlardan Bülent Ortaçgil’i de ağırladı. Canlı performansı ile Birsen Tezer’in ruhu dinlendiren ipeksi sesinin de dahil olduğu Salamis Antik Tiyatro’yu dolduranları kendinden geçirdi. 1998 yılında Bülent Ortaçgil’in Light adlı albümünde Ortaçgil’le "Kimseye Anlatmadım" isimli şarkıda düet yapan ikili festival seyircisi için de düet yaptı.

82 ZOOM

haber

MODAYI KOLUNUZDA TAŞIYIN Dünyaca ünlü moda markası Calvin Klein, iddialı çanta modelleriyle bu sezon kadınların vazgeçilmez aksesuarları arasında yerini alıyor. Yaz sezonuna uygun, farklı tasarımlardaki çantalar ile bu sezon şıklık her an yanınızda.

M

odanın gerisinde kalmak istemeyenlerin markası Calvin Klein, tasarım harikası çantalarıyla bu yaz kadınların şıklığına şıklık katacak. Çantalar günlük kullanımın yanı sıra gece de şıklığından ödün vermeyen kadınların ilk tercihi olacak. Koleksiyonda logo baskılı çantaların yanı sıra farklı çizgilere sahip modellerdeki çantalar da kadınların beğenisini kazanacak. Marka koleksiyonunda yer alan çantalar, zarif tasarımları ve farklı tarzlarıyla tüm dikkatleri üzerine çekiyor. Koleksiyonunda yer alan spor tarzdaki çantalar günlük kıyafetlerin tamamlayıcısı olurken, klasik çizgilerle tasarlanan çantalar ise yaz partilerinin olmazsa olmazları arasında yer alacak. Kahverengi, bej, yeşil, turuncu renklerindeki çantalar bu yaz kadınların elinden düşmeyecek.

www.cypruszoom.com

83

Peugeot'nun bilgi birikiminin sembolü olan sportif coupe modeli RCZ'nin "supercharged" versiyonu RCZ R modelini gün yüzüne çıkardı.

Özellikler

V

erilen bilgilere göre, RCZ R versiyonu 270 hp/199 kW gücüyle Peugeot tarihinin en güçlü seri üretim modeli ünvanına sahip oldu. 0'dan 100 km hıza 6 saniyeden kısa sürede ulaşarak güçlü bir ivmelenme performansı gösteren yeni versiyon spor coupe sınıfında referans oluşturacak şekilde sadece 145 g/km'lik karbondioksit emisyonuna sahip bulunuyor. Peugeot RCZ R'nin 1,6 litre silindir hacmiyle 270 hp güç üreten yeni motoru THP sınıfında spesifik güç rekorunu kırdı, yaklaşık 170 hp/l ile bir seri üretim otomobil için dünyanın

84 ZOOM

en iyileri arasında yerini aldı ve şimdiden Euro 6 emisyon standartlarına uyum gösteriyor. RCZ R, ateş kırmızısı, inci siyahı, sidobre grisi ve buzul beyazı olmak üzere 4 renk seçeneği ve sunulan RCZ R yarı mat ya da parlak karbon tavan, stikerlar ve parlak siyah dikiz aynası kapaklarından oluşan bir kişiselleştirme paketi ile de satışa çıkacak. Yüksek güvenlik ve konfor donanımları RCZ R'de sürüşe duyarlı Xenon farlar ve far yıkamasi WIP Nav Plus multimedya sistemi ile tamamlanıyor.

otomobil

P

eugeot, Goodwood Hız Festivali'nde tasarım ve sürüş deneyimi açısından Peugeot'nun bilgi birikiminin sembolü olan sportif coupe modeli RCZ'nin "supercharged" versiyonu RCZ R modelini gün yüzüne çıkardı. 270 hp gücündeki 1,6 litre silindir hacimli yeni motoru, 145 gram/kilometre düzeyindeki düşük karbondioksit emisyon seviyesiyle RCZ R'i güçlü bir performans ve verimlilik düzeyine taşıyor. Bu motor ile uyumlu olarak, Torsen kilitli diferansiyelle eşleşen özel yürüyen aksamı yüksek verimlilik düzeyi ile birlikte dinamik sürüş performansı sunuyor.

RCZ R, eylül ayında Frankfurt Otomobil Fuarı’nda dünya prömiyeri ile tanıtılacak ve 2014 yılının başlarında pazara sunulacak. Peugeot Ürün Direktörü Xavier Peugeot, yeni RCZ'nin güçlü tasarımının sportif model meraklılarına yönelik bu R versiyonun dinamik performansı ve 270 hp gücü ile daha da yükseltildiğini kaydetti. Peugeot Sport Direktörü Bruno Famin ise "Yarış için geliştirilen RCZ Peugeot Sport modelinin sportif başarıları ve otomobil severlerde uyandırdığı tutku cevapsız kalamazdı. Yeni RCZ’nin daha sportif ve daha yüksek performanslı bir seri versiyonunun Peugeot Sport tarafından geliştirileceği belliydi" değerlendirmesinde bulundu. RCZ Ürün Müdürü Xavier Nicolas da "Şartnamemiz iddialıydı; RCZ'nin daha yüksek, yani pistte kullanmaya dönük, fakat gündelik kullanıma da izin verecek konfor ve keyif niteliklerini aynen koruyan ve aynı zamanda referans teşkil edecek yakıt tüketimi ve karbondioksit emisyonları sergileyen ultra performanslı bir versiyonunu geliştirmek" ifadelerini kullandı.

PEUGEOT RCZ R GÖRÜCÜYE ÇIKTI www.cypruszoom.com

85

BMW X5

KASIM'DA SATIŞTA

Alman otomobil üreticisi BMW, 2014 model X5 tasarımını resmi olarak tanıttı. BMW, 2014 model X5'i Kasım ayında satışa sunuyor.

86 ZOOM

otomobil

İ

lk bakışta farkedilen yeniliklerinin yanı sıra yeniden tasarlanmış olan crossover modeli evrimsel tasarımına rağmen piyasadaki mevcut modelini açıkça andırıyor. Önceki modeli andıran tasarıma karşın 2014 X5'in önızgarası daha belirgin ve aerodinamik ön tamponunun yanı sıra opsiyonel LED adaptif ön farları ile eski modelinden ayrılıyor. Diğer özellikler arasında arka tarafta bulunan "Aero Blades" ve yeni "Air Curtains" bulunuyor. Air Curtains sayesinde hava çamurluklar çevresinde yönlendirilerek sürüklenme en aza indirgeniyor. İç kabin oldukça tanıdık ancak içeride en üst kalite materyaller ve geliştirilmiş bir tasarım egemen. En dikkat çekici özellikler arasında LED destekli ortam ışığı, özgür bir iDrive ekranı, parlak siyah aksanlar ve Oxside Silver, Aluminum Hexagon veya Poplar Grain seçenekleri ile sunulan ağaç aksanlar mevcut. Modelin artan boyutları gereğince genişleyen iç hacim ve daha iddialı bir bagaj kapasitesi de 1,870 litre ile yüzleri güldürüyor. Opsiyonlar arasında konfor/spor koltuklar, arkaya yatan ikinci sıra ve ısıtmalı/soğutmalı ön koltuklar mevcut. Model ayrıca dört bölgeli otomatik klima kontrolü, üçüncü sıra bir koltuk, Harman Kardon veya Bang & Olufsen ses sitemi ve yeni, tablet tarzındaki iki ekranı ile arka kısım eğlence sistemi ile donatılabiliyor.

Dünyanın önemli markaları arasında yer alan BMW'nin Kıbrıs Distribütörlüğünü Çangar Motors yapıyor...

Tanıtım ile birlikte araç üç farklı motor seçeneği ile birlikte sunuluyor olacak. X5 xDrive50, çift turbolu 4.4 litrelik V8 motoru ile 450 beygir üretirken 650 Nm de tork gücüne sahip olacak. Bu donanım sayesinde 0'dan saatte 100 kilometreye tam 5 saniyede ulaşan araç hız göstergesinde en son olarak 250 km/s'yi görebiliyor. Verimlilik ve yakı tüketimi açısından bakıldığında ise araç sahipleri X5'lerinden 100 kilometrede 10.4 ile 10.5 litre arasında yakıt tüketiminin yanı sıra 242

ile 244 g/km arasında karbondioksit emisyonu bekleyebilirler. Bir başka seçenekten bahsedecek olursak X5 xDrive3.0d'nin 3.0 litrelik TwinPower Turbo altı silindirli motoru 258 beygir ile birlikte 560 Nm tork üretebiliyor olacak. Bu sayede 0'dan 100'e 6.9 saniyede ulaşan aran maksimum hız olarak 230 km/s'yi görebiliyor. Ekonomik ve tutumlu motoru sayesinde X5 xDrive30d, 100 kilometrede ortalama olarak 6.2 litre yakıt tüketiminin yanı sıra kilometrede 162 – 164 gramlık karbondioksit dışa salımına sahip. Son olarak X5 Md'nin üçlü turbolu 3.0 litrelik altı silindirli dizel motoru 381 beygir üretirken araca 740 Nm tork gücü sağlıyor olacak. Bu istatistiklerle 0'dan saatte 100 kilometreye 5.3 saniyede ulaşan ve 250 km/s'lik en yüksek hız ile sınırlanan araç, etkileyici performansına rağmen 100 kilometrede 6.7 litrelik tüketimi ve kilometrede 177 gramlik karbondioksit emisyonu ile dikkat çekiyor. Yol tutuşu ön plana alındığında BMW çeşitli süspansiyon paketleri sunuyor olacak. Dinamik adaptif süspansiyon paketi ile birlikte gelen Dynamic Drive aktif yuvarlanma stabilizasyonu, BMW'nin sunduğu ayrıcalıklardan. Ayrıca Comfort adlı aktif süspansiyon paketi arka havalı süspansiyonlara ve dinamik amortisör kontrolüne sahip. Eğer tercih yapmaktan hoşlanmıyorsanız ve bu iki paketten de vazgeçemiyorsanız, profesyonel adaptif süspansiyon paketi sayesinde hem Comfort'un özelliklerine hem de Dynamic'in ayrıcalıklarına sahip olabilirsiniz. Son olarak M Sport paketi tercih edildiğinde araç dinamik amortisör kontrolüne sahip adaptif M süspansiyonlarıyla, arka havalı süspansiyonlarla ve daha sportif olarak düzenlenmiş genel ayarlar ile donatılabiliyor. 2014 model BMW X5 Güney Carolina'da ki Spartanburg'da üretilirken Almanya'da teslimat tarihi olarak Kasım ayı uygun görülüyor.

www.cypruszoom.com

87

olarak , otolambalarına ek a an pl ön i iğ smında yer portifl mobilin arka kı ş dı ni i de MINI’de çıkaran ye alan model ism na di ha tasarımı, da bir ilk . in alçaltılmış urma pozismik bir sürüş iç Yükseltilmiş ot n ca ye he ve ön yolcuya süspansiyonu yonu, sürücü ve n de ni ye e emmel bir verici bir şekild her yönde mük , la ıy an mek ndırıyor. tasarlanmış iç görüş açısı kaza ceman Pa I IN M ni li geniş ve ye tümüyle Gösterge pane r. zı ha e er üz hız göstergesizi etkilemek yuvarlak orta ru yo é up co pek çok tanıCountryman’in sini de içeren I IN M ış nm rla dırıyor. mu olarak tasa dık bileşen barın n itibada an m ns rçevesi la Paceman Ancak siyah çe e yl ği ne çe se or parlak siren beş mot ve son derece e er kl ne çe se dekoratif sunuluyor, bu yah veya krom ce de sa za hı , yeniden 0’dan 100 km/s iç daireleri yeni I IN M aşan valandırma 7.5 saniyede ul tasarlanmış ha hil. da da an m ce eri de öyle. Cooper S Pa kanalı çerçevel I IN M u on ve i üretilen MINI karakter Bugüne kadar ğba na nı la de hız gösailesinin geri ka bütün MINI’ler uç ip tasarım da bulunan layan belirgin tergesinin altın ’in an m ce Pa lı pı i ise kapı ları ile üç ka cam düğmeler da ın an ı rım ası paneline eşsiz dış tasa döşeme kaplam ve n er od M Pacemen’de göze çarpıyor. taşınmış. MINI e in kl e şe -kart hakietkileyici gövd ndine özgü go ke ni man, ye nel dört çeker sahip olan Pace miyeti, opsiyo em ön a rım sa ta ile geliştibir modelde sürüş seçeneği p zi ca in iç er Paceman’in veren müşteril rilmiştir haliyle la ıy ac am ı mas mel bir unbir seçenek ol çekiciliğinin te yaratıldı. suru. çizgileri ve Belirgin yatay İ BİR TEMPO MINI İÇİN YEN yüzeyleri lı ım vr kı ik m dina ceman MINI Cooper Pa rmans vaasportif bir perfo 0 km/s hıza modeli 0’dan 10 ın bütünündederken, arac çıkabilen, CO2 ilk bakışta 10.4 saniyede deki sade şıklık ce 140 g/km emisyonu sade Altıgen rad. lir bi ile ed rk fa ’de sadece olan ve 100 km ve geniş krom yatör ızgarası keten ve 122 şen dik ön 6.0 litre yakıt tü çerçeve ile birle cmindeki ’e özgün bg’lik 1.6 litre ha ızgara Paceman nuluyor. bir motor ile su tıyor. Coupé bir görünüş ka Paceman S MINI Cooper ış yan yüzey stilinde uzatılm etmek için uzun kapıALL4 184 bg ür Paceman’e özgü geliştirilmiş , daha önce aynı motorun ları da içerirken llanıyor. versiyonunu ku görülen kaMINI Coupé’de 7.5 saniyede za aracılığıyla 100 km/s hı ar nl tu sü ış ılm rart yakıt tükeçıkan bu aracın süzülüyoradeta havada emisyon n tavan da timi 6.7 litre ve muş gibi görüne 143g /km değeri sadece evcut. Paceman’de m doğru seviyesinde. Aracın arkasına rformansını en in Mutlak MINI pe imle yumuşak bir eğ ğini arayanarlıkta son ve arzu edilirli ve entegre rüzg bg’lik John lar için ise 218 e siyah, bebulan tavan is Paceman Cooper Works e renginde yaz veya gövd ında bu araç or. MINI için seçenekler aras sipariş edilebiliy hıza sadece 0’dan 100km/s aracın genişbir ilk olan ve kıyor. 6.9 saniyede çı an yatay stop liğini vurgulay

S

88 ZOOM

otomobil

Yeni MINI Paceman ÇANGAR MOTORS’DA

Modern ve etkileyici gövde şekline sahip olan Paceman, yeni bir modelde tasarıma önem veren müşteriler için cazip bir seçenek olması amacıyla yaratıldı. MINI karakteri ve onu MINI ailesinin geri kalanına bağlayan belirgin tasarım ipuçları ile üç kapılı Paceman’in eşsiz dış tasarımı anında göze çarpıyor.

www.cypruszoom.com

89

haber

seçmek zorlaştı

İ

ster plajda, ister işyerinde, ister tatilde olun rengarenk yazlık kıyafetlerimizi artık rengarenk takılar ve saatler ile tamamlamadan dışarıya adımımızı atmıyoruz. Çünkü saatlerimiz ve takılarımız artık bizim için giyimimizin ve modanın bir parçası! İşte tam da bu noktada bu yaz ne taksak takıştırsak diye düşünürken; Bünyesindeki dünyaca ünlü moda markası saat ve takıları ile dileyenlere online, dileyenlere de mağazalarında alışveriş imkanı sunan mağazalar sizi bekliyor. TAG Heuer, Maurice Lacroix, Versace, Fendi, Burberry, Salvatore Ferragamo, Hamilton, Emporio Armani, U-Boat, Gc, Balmain, Hugo Boss, Welder, Ceruti 1881, Glam Rock, Tommy Hilfiger, Guess, Diesel, DKNY, Michael Kors, Jacques Lemans, Citizen, Esprit, Fossil, Ice Watch, Adidas gibi dünyanın en büyük marka saatlerini www.saatvesaat. com.tr ve tüm seçkin saat mağazalarında. Alın evinize gelsin...

90 ZOOM

www.cypruszoom.com

91

Burun kanaması Ne zaman tehlikelidir?

B

urun kanamaları, ister çocukta ister erişkinde olsun, oldukça rahatsızlık verici bir durumdur. Toplumun yaklaşık yüzde 10'u en az 1 kez burun kanaması geçirmiştir. Bu kişilerin çoğu bir sağlık kuruluşuna başvurmaz ve sadece yüzde 10 - 15'inin bir KBB uzmanın yardımına ihtiyacı vardır. Çoğu burun kanamaları hafif kanamalar olmasına rağmen, hayatı tehdit eder ölçüde şiddetli kanamalar da olabilir. Burun kanamalarını tıbbi olarak ön ve arka burun kanamaları olarak iki başlık altında incelenebilir. Çocuk ve genç erişkinlerde daha çok ön burun kanamaları yaşlı kişilerde damar sertliği ya da hipertansiyonu olan kişilerde daha çok arka burun kanamaları görülür. Ön burun kanamaları: Daha çok çocuk ve genç erişkinlerde görülür. Çoğu burun kanaması, burun orta bölümünde bulunan kılcal bir damarın çatlaması nedeniyle tek taraflı olur. Bu bölgedeki damarlar oldukça ince ve yüzeyde olduklarından burun sümkürülmesi, çocuklarda burun ile oynama nasal travma ve hatta ufak dokunuşuyla dahi kanayabilirler. Arka burun kanamaları: Sıklıkla orta ve ileri yaşlarda ve özellikle hipertansiyon hastalığı olanlarda görülür. Burnumuzun içinde arka üst bölgelerden kanama olur ve şiddeti burun ön kanamalarına göre fazladır ve sıklıkla geniz ve burundan aynı anda kan gelir. Kanamayı nasıl ayırt edebiliriz? Ön burun kanamaları sıklıkla kuru iklimlerde veya kış aylarında kuru ve sıcak oda havası nedeniyle burun içini kaplayan koruyucu tabakanın kuruması sonucunda oluşan kabuklanmalar ile olur. Bunu önlemek için az miktarda yumuşatıcı bir krem veya damlalar burnun içine kullanılabilir. Genellikle burun ön kısmına (burun kanatlarına burun delikleri ile burun kemiğinin arasındaki yumuşak bölge) uygulanan parmak baskısı ile durdurulabilir. Kanamanın arkadan olup olmadığı önemlidir. Arka burun kanamaları genellikle yaşlı insanlarda, yüksek tansiyon hastalarında veya burun ve yüz yaralanmalarında olur. Ağız ve boğaza doğru kanama devam eder. Bu bölgenin kanamaları daha şiddetli olur ve ciddi olarak ele alınmalıdır. Bu nedenle,

92 ZOOM

mutlaka hastaneye başvurulmalı ve bir KBB uzmanı hatta İç Hastalıkları uzmanı ile hasta değerlendirilmelidir. Burun neden kanar? - Kaşıntıya yol açan alerji, enfeksiyon veya kuruluk durumlarında burun karıştırılması. - Kuvvetli burun sümkürme yaşlı veya genç hastalarda burun damarlarının çatlamasına yol açabilir. - Kanama pıhtılaşma bozukluğu olan kişiler veya Aspirin ve benzeri ilaç kullanımı. - Karaciğer hastalıkları, yüksek tansiyon - Burun eğrilikleri - Burun kırılmaları, baş ve yüz yaralanmaları ciddi durumlardır. - Tümörler (oldukça nadir) Ön burun kanamasını durdurmak için ne yapmalı? Burun kanaması ile karşılaşıldığında uygulanabilecek bazı yöntemler vardır: - Kanaması olan kişiyi sakinleştirmeye çalıştırılmalıdır. Heyecanlı ve panik halinde

olanların Ön burun kanamasını durdurmak için ne yapmalı? Burun kanaması ile karşılaşıldığında uygulanabilecek bazı yöntemler vardır: - Kanaması olan kişiyi sakinleştirmeye çalıştırılmalıdır. Heyecanlı ve panik halinde olanların tansiyonu yükselir ve kanamanın şiddeti artabilir. - Baş hafifçe öne doğru eğilmeli yutularak mideye gitmesi engellenmelidir. Kanama miktarı anlaşılamadığı gibi bulantı ve kusmaya da yol açabilir. - Burnun yumuşak olan kısmını tamamen kavrayacak şekli de başparmak ve işaret parmaklarla 5 dakika kadar sıkıştırılmalıdır. - Dik oturulmalı veya yatmak gerekiyorsa mutlaka baş yüksekte kalacak şekilde yatılmalıdır. Ne zaman doktora başvurmak gerekir? - Tekrarlayan burun kanamalarında doktora başvurmak gerekir. - Burun dışında başka yerlerden kanama olması durumunda (örneğin idrar ve dışkılama ile) - Vücutta hafif darbelerle bile morarma ve çürüklerin varlığında - Aspirin benzeri kan sulandırıcı ilaçların kullanıldığı durumlarda - Pıhtılaşma bozukluğu yaratabilecek karaciğer, böbrek veya hemofili gibi hastalıkların bulunduğu durumlarda, - Yakın zamanda kemoterapi alınmış olması durumunda mutlaka hekim ile temasa geçilmelidir. - 10 dakika boyunca burun sıkıştırıldığı halde kanama halen devam ediyorsa - Kanamanın kısa süre sonra tekrarlıyorsa - Fenalaşma, sersemlik veya bayılma hissi varsa - Çarpıntı veya nefes almada zorluk varsa - Kan tükürülmesi veya kusma ile ağızdan kan geliyorsa - 38,5 derece ateş ve döküntü / kızarıklık gibi ek belirtiler varsa vakit kaybedilmeden bir hastaneye gidilmesi gerekir.

haber

Düğünden önce Kına Artık şart oldu..

Y

akın bir geçmişe kadar, arada sırada gördüğümüz geleneksel kına geceleri, şimdilerde şart oldu. Artık evlenmek isteyen gençler, mutlaka düğün öncesi kına düzenliyor. Kıyafetinden, müziklerine kadar, tüm detayları ile uygulanan eski kınalar, tabiri caizse "yeni moda" oldu. Geçtiğimiz ay bu geleneğe uyan yeni çiftimiz, Özdemir ve Yankı çiftiydi. Lefke bölgesinin tanınmış ailelerinden Zayımlar ile Çatalköy'ün sevilen ailelerinden Bağcıer aileleri çocuklarının mutlu günü öncesinde Çatalköyde buluştular. Yakın dostların da katıldığı gece, farklı görüntülere sahne oldu. Özdemir Zayımlar ve Yankı Bağcıer düğün öncesi, eski usul kına gecesiyle yeni hayata merhaba dediler..

Şehit Hasan Cafer İlkokulu öğretmenleri, okul müdürleri Hilmi Bağcıer'in kızının bu özel gününde yanlız bırakmadılar...

www.cypruszoom.com

93

Kıbrıs'ın ilk Binicilik Okulu

Karaoğlanoğlu/GİRNE 0533 851 38 13

Tunaç Riding

Club

• • • •

Binicilik dersleri Dağ gezisi + Piknik turları Engel atlama dersleri Çocuklar için Midilli ve Pony'lerle eğitim

USB

Kıbrıs'ın ilk On

line Teknolo

ji Dergisi

Kıbrıs’ın yem

yıl:2 sayı:23

Korsanlar kişinin 58 milyonçaldı şifrelerini

n Tren camlarında Reklam ak yayınlanac

z Akıllı telefonunu la ruh Arkadaşlarınız cak halinizi paylaşa

yıl:1 sayı:10

B&O  Play ile Müziğe bakış açınız değişecek

ilk Dünyanın bilinen isi 3 boyutlu kent gez ata geçiyor Bergama'da hay

nları için Artık cep telefo Işık sorun değil

[

Gurme ek, içki ve m

[

utfak kültürü

Dergisi

Reha Arar; "Orfoz"

Ali Özçil'den "Soğuk Çorb alar" Haluk Erim Mevsimin içec eği "Blush"

Tok kalmak için Sü Kolay sindirim içint Meyve suyu için

Halsizliğin Nedeni Susuzluk Olabilir

Ufuk Yaman Otelcilikte misafir ağırlam a san

atı Aygen Ersa lıcı'dan Denenmiş ev yemekleri Ihsan Erol Özç il'den Mutfağın vaz geçilmezi "Mantar"

Bilgisayaurcidi sinin M ldü re a F Ö g n E elbart

Me

İLKER ÇİNER'DE Domates N Reçeli

HUZURLU BİR MEKAN AR AYANA

DELICIOUS

rit Park Ho 5 Yıldızlı Balık tel'den Restoranı

Denenmiş Yemek Tarifleri

15. Şube Kıbr

ıs'a

YIL:2 SAYI:2

3 AĞUSTOS 2013

9 694851 90001 8 10 TL TÜRK İYE

FİYATI 15TL

KIBRIS'IN “İLK ve TEK”

BİLİŞİM ve TEKNOLOJİ DERGİSİ

“İLK ve TEK” GERÇEK YEMEK VE İÇKİ KÜLTÜRÜ DERGİSİ

Ülkemizden ve dünyadan bilişim ve teknolojideki gelişmeleri takip edebileceğiniz "USB" Dergisi, sanal alemde. İnternet üzerinden dünyanın her yerinden ulaşılabilecek dergi, konsept, içerik ve yayın şekliyle ülkemizin ilk ve tek bilişim ve teknoloji yayını.

GURME

Ağustos sayısı bayiilerde w w w. c y p r u s z o o m . c o m

w w w. u s b d e rg i . c o m

AGAMA AGAMA OUTDOOR OUTDOOR Equipment & Expedition Equipment & Expedition

Adres: Bellapais, Girne Tel: +90 392 815 3721 Gep: +90 533 869 0530 E-mail: tugberkemirzade@hotmail.com www.agamaoutdoor.com

Adres: Girne Gep: (+90 533) 869 0530 tugberkemirzade@hotmail.com www.agamaoutdoor.com

haber

SERCEM GROUP

North Cyprus

FOR SALE

0392 444 0717 - 0548 883 0717

SATILIK OTEL Adanın en güzel balıkçı restoranlarının bulunduğu, Mağusa Körfezi’nde Balıkçılar Köyü olarak bilinen Boğaz’a (Monarga) yürüyüş mesafesinde olan otel, Ercan Havaalanı’na 35 dakikalık mesafede, tarihi şehir Mağusa’dan 15 dakikalık mesafede bulunmaktadır. Otel deniz sahilinde yer almaktadır.

• Hotel 4 binadan oluşmaktadır ve toplam 60 odalıdır. Bu odalar üç farklı tiptir. Odalardan 42 tanesi hotel bloğundadır. Hotel binası üç katlıdır; resepsiyon da bu binada yer almaktadır. Bu 42 odadan 6 tanesi (yani her katta 2 adet olmak üzere) suit odadır. Geri kalan 36 tanesi tamamen birbirinin aynıdır. • Toplam 60 odanın diğer 16 tanesi ise mevcut iki bungalow bloğunda yer almaktadır. Bu odalarda, hotel bloğundaki 42 taneden farklı olarak açık mutfak ünitesi yer almaktadır. • 60 odanın diğer iki tanesi ise hotelin girişindeki en küçük bloğun üst katındaki 2 odadır. Bu odalar da, hotel bloğundaki gibi mutfak ünitesi olmayan odalardır. Hemen girişteki bu bloğun zemin katında ise, dükkan amaçlı düşünülmüş farklı büyüklükte iki ayrı oda yer almaktadır. • Hotel bloğundaki standart odalar 25 m2 büyüklüğündedir. Suit odalar ise 50 m2’dir. Bungalow bloklarındaki odaların her biri ise 40 m2’dir. • Hotel binasının güneyinde tesisin tümüne hizmet verebilecek yani yaklaşık 150 kişilik bir restoranı bulunmaktadır. Bu restoranın mutfak ekipmanları başta olmak üzere eşyaları mevcuttur.

• Girişteki binanın 2 odası dışında tüm odalar eşyalıdır. 60 odanın 58’inde mini bar, klima, koltuklar, perdeler, yatak örtüleri ile iki kişilik bir yatak veya tek kişilik iki yatak standart olarak mevcuttur. • Tesisin toplam arazisi yaklaşık 40 000 metrekaredir. Bu arazi Karpaz - İskele ana yolundan itibaren sahile kadar uzanmaktadır. Mevcut binalar 12 dönümlük bir alan üzerinde yer almaktadır. Tesiste 2 tane de açık yüzme havuzu bulunmaktadır. • Yüzme havuzlarından bir tanesi 190 m2 büyüklüğündedir. Öteki yüzme havuzu ise 220 m2 dir. • Mevcut tesisin yaklaşık toplam 150 kişilik yatak kapasitesini 350 ye çıkarmak üzere ilave tesis inşaatı için planlar hazırdır. Tesisin 350 yatak kapasitesine çıkarılması durumunda casino çalıştırılabilmesi mümkün olabilecektir. • Otel sahili yaklaşık 20 dönümlük alandan oluşmaktadır. Yat limanı olmaya elverişlidir. • Proje özel izinle maksimum 1000 yatak kapasitesine kadar çıkarılabilir.


Zoom Agustos 2013